Orijinalini görmek için tıklayınız : Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı
Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı
Kasım 26, 2015
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/26/can-dundar-2.jpg
http://i.sozcu.com.tr/Sozcu_V2/assets/images/logo_contrast.svg (http://www.sozcu.com.tr/)
Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı
Gazeteci Can Dündar MİT TIR'ları kapsamında tutuklandı. Ayrıca Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Erdem Gül'e de tutuklama kararı çıktı.
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/26/can-dundar.jpg Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR’larıyla ilgili yayınlanan haberlerden dolayı ifade verdiği savcı tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. İfadelerinin ardından Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül MİT TIR’larıyla ilgili yaptıkları haberler nedeniyle tutuklanarak Silivri cezaevine gönderildi.
http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/can-dundara-tutuklama-talebi-995825/
Can Dündar: Üzülmeye gerek yok, bunlar bizim için şeref madalyası
Kasım 26, 2015
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/26/manset-6707.jpg
Tutuklama kararının ardından kısa bir açıklama yapan Can Dündar, "Üzülmeye gerek yok. Bunlar bizim için şeref madalyasıdır" dedi.
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/26/can-dundar1.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/433761_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 582300567
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/433773_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 584365855
Pes diyoruz pes!!!!
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/26/433673_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 576809046
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/26/433271_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 567112895
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/26/yeni_manset2.jpg
Komünistlerden Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına yanıt!
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklanmasına Komünist Parti'den yanıt geldi.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/ctxylefwcaag0b7_0.jpg?itok=3Sdzz4W0
Cuma, 27 Kasım 2015 01:31
(http://twitter.com/share?text=Kom%C3%BCnistlerden+Can+D%C3%BCndar+ve+ Erdem+G%C3%BCl%27%C3%BCn+tutuklanmas%C4%B1na+yan%C 4%B1t%21&url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunistlerden-can-dundar-ve-erdem-gulun-tutuklanmasina-yanit-137536&via=solhaberportali) (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunistlerden-can-dundar-ve-erdem-gulun-tutuklanmasina-yanit-137536) (https://plus.google.com/share?url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunistlerden-can-dundar-ve-erdem-gulun-tutuklanmasina-yanit-137536)
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün MİT TIR'larına ilişkin yaptıkları haberden dolayı tutuklanmalarına, Komünist Parti'den "Hükümsüzdür" yanıtı geldi.
Komünist Parti'nin yanıtının tamamı şu şekilde:
Çetelerin hamisi şuursuz bir diktatörün emriyle alınan hiçbir kararın hükmü olmaz.
“Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek açıklamak ve silahlı örgüte üye olmamakla birlikte bilerek veya isteyerek yardım etmek suçlarından tutuklanmalarına...” Nöbetçi 7. Sulh Ceza Hakimliği
KOMÜNİSTLERİN YANITIDIR:
HÜKÜMSÜZDÜR!
Tüm yasaları ve Anayasa'yı hiçe sayarak, Suriye'yi kana bulayan çetelere tırlarla silah yollayanları yargılaması gereken mahkemeler, bu suçları belgeleyenleri tutukladı.
Tutuklama kararında geçen “devletin güvenliği” ancak kendisini İslam Devleti olarak adlandıran Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak bilinen vahşet örgütünün güvenliği olabilir.
Çetelerin hamisi şuursuz bir diktatörün emriyle alınan hiçbir kararın hükmü olmaz.
Halka yalan söylemek suçtur.
Halktan gerçekleri gizlemek suçtur.
Halktan gerçekleri gizleyenleri korumak suçtur.
Komünistler olarak bunu dün olduğu gibi bugün de, yarın da tekrar tekrar söyleyeceğiz.
Bu bildiriyi her yerde yayacağız. Duvarlara asacağız. Meydanlarda dağıtacağız.
27 Kasım Cuma günü saat 12.00'de Şişli'de Cumhuriyet Gazetesi'nin önünde olacağız.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunistlerden-can-dundar-ve-erdem-gulun-tutuklanmasina-yanit-137536
Can Dündar ve Erdem Gül'ün savunmalarının tam metni
'MİT TIR'ları' haberi nedeniyle tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün mahkemede yaptıkları savunmaların tam metni yayımlandı.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/can-dundar-ve-erdem-gul-e-tutuklama-istemi-6329105.jpeg?itok=QAUlSWTY
Cuma, 27 Kasım 2015 02:15
(http://twitter.com/share?text=Can+D%C3%BCndar+ve+Erdem+G%C3%BCl%27%C3 %BCn+savunmalar%C4%B1n%C4%B1n+tam+metni&url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/can-dundar-ve-erdem-gulun-savunmalarinin-tam-metni-137542&via=solhaberportali) (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://haber.sol.org.tr/turkiye/can-dundar-ve-erdem-gulun-savunmalarinin-tam-metni-137542) (https://plus.google.com/share?url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/can-dundar-ve-erdem-gulun-savunmalarinin-tam-metni-137542)
Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül, "MİT TIR"ları haberi nedeniyle tutuklandı. İşte Erdem Gül ve Can Dündar'ın mahkemede yaptığı savunmaların tam metni:
Can Dündar:
MİT TIR'ları meselesine gelirsek, bunu ilk yazan ben değilim. Bu olay sizin de bildiğiniz gibi bahsettiğimiz iki yapının arasındaki kavgadan ortaya çıkan bir şey. Nasıl olur da bir ülkenin jandarması ile istihbartaçıları birbirine silah çekecek duruma geliyor?Nasıl olur da jandarma kolundan çekerek istihbaratçıları ayağının altında ezer silahını alır? Nasıl olur da bir ülkenin savcısı bir ülkenin valisi ile çatışma haline gelir. İşte bu kurulan ikili yapının sonuçları bunlar.
Savcılar, MİT TIR'larının nasıl çevrildiğini ifade ettiler. Fotoğraflar yayınlandı. Ve o MİT TIR'larının nasıl çevrildiğinin görüntülerine ulaştık. MİT dedi ki ülke dışına silah nakli yapılmıyordu; ülke içine yapılıyordu. Başbakanlık ise gıda ve insani yardım taşıyorduk dedi. Sonradan bunun gıda olmadığı ortaya çıkınca 'Türkmenlere gönderildi dendi. O zamanki ana muhalefet genel başkan yardımcısı Tuğrul Türkeş dedi ki: Ben bizzat biliyorum vallahi billahi o TIR'lar Türkmenlere gitmiyordu. O şahıs şu anda Başbakan yardımcısı gerkirse mahkemede tanıklığına başvurulabileceğini düşünüyorum.Bu görütüler elimize ulaştı ve bir gazeteci olarak vermemiz gereken karar ; Ülkenin istihbarat teşkilatı kendi görev tanımında olmayan bir silah nakli gerçekleştiriyordu. Yani suç işliyordu. Bu ulusal hukukta da suç uluslar arası hukukta da suç.
Ben ülkemin milli menfaatlerinin yalan söylemekten geçtiğine inanmıyorum. Ben bu halkın milli menfatlerinin istihbarat teşkilatının kanun dışı silah ve insan ticaretinde olduğun inanmıyorum. Hiçbir suç gizli damgasıyla örtbas edilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz. Bir devlet adamının görevi böyle durumlarda devletin düştüğü zor durumdan kurtarmak olabilir ama hatırlatmak isterim ki gazeteci bir devlet memuru değildir. Benim görevim halk adına devleti denetlemek devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışs kamu adına bunun hesabını sormaktır.
Uluslararası çapta yakısı olan bir olay.. bir silah nakli.. devlet adamları o TIR'larda ilaç vardı diyor. İlaç kutularını kaldırdığınız zaman içinde silah olduğunu görüyorsunuz.
Nereye gittiğini de bilmiyoruz. Bundan birisinin hesap sorması lazım. Bu devlet içindeki çatışmadan olabilir. Uluslararası bir tezgah olabilir. Devlet radikal islamcıları silahlandırıyor olabilir ve hiçbir milli menfaaat bunu mechu göstermez. Gazeteci olarak benim görevim kamuyu bundan haberdar etmektir. Bunu yaparak devleti de önemli bir yanlıştan kurtardığımızı düşünüyorum. Daha önce Susurluk'ta gördük. Devlet illegal yollara başvurabiliyor. suçluluları kullanabiliyor. Suç işleyebiliyor. ve çok rahatlıkla yaptığı vahim hataları çok gizli damgalı dosylarla devlet sırrı haline sokup kendini aklamya çalışıyor. Bunlara karşıya çıktık ve yayınlayarak belki devletin daha temiz bir topluma evrilmesine yardımcı olduk. Bugün de aynı durum var. Ne yazık ki devlet bütün uluslar arası toplumun tepki gösterdiği bir silah ve insan ticaretine aracılık ediyor. Bütün uluslar arası basında bunlar yer aldı. Biraz da milli sır (Devlet sırrı) meselesinin biraz da uluslararası boyutundan söz etmek isterim. Benim doktora tezim bu konunaydı. Dünya örneklerini inceledim.
Bunların en bilinenleri Watergate skandalıdır. Daha sonra Irangate skandalı gelir. Günümüzde wikileaks belgelerinin yayınlanması yine bu konuyu gündeme getirdi. Burada temel mesele şudur.
Devletin güvenlik ihtiyacı var. Bunun karşısında da halkın bilme hakkı ve gazetecilerin ifade özgürlüğü var.. bunlar çatıştığı zaman ne olur . aslında temel konumuz bu. ben burada ifade özgürlüğünün devletin güvenlik ihtiyacının önüne çıktığını düşünüyorum belli konularda. hiçbir şekilde devletin suç işleme özgürlüğü yoktur. Hiçbir güvenlik gerekçesi suçu
Örtmeye yetmez. Eğer biz bu haber nedeniyle tutuklanır, yargılanır mahkum olursak. Bu hem Türkiye'de hem uluslararası kamuoyu önünde bir yalan haber yaptığımız iddiasıyla olmayacaktır. Bu devletin halkına yalan söylediğini belgelediğimiz için olacaktır ve bütün mahkeme sürecinde biz bu yalanı belgeleriyle ortaya koyacağız watergate'te aynı şey oldu.
Devlet gizlemeye çalıştı. Sonunda olay başkanın istifasıyla sonuçlandı. İrangate'te Amerika'nın iran'a gizli silah satışını belirledi bütün sorumlular mahkeme önünde hesap verdi.
Wikileaks Amerika'nın Irak'taki bütün suçsuz uygulamalarını belgeleriye ortaya koydu. Burada beni casuslukla itham edebileceğiniz hiçbir konu yok. Kendi ülkemizn istihbaratı dahil hiçbir ülkeyle ilişkim yok. Sözünü ettiğiniz Fetullah terör örgütüyle ilgim yok. Bir casus düşününki Elde ettiği bilgiyi ertesi gün okurlarıyla paylaşıyor. Bir casus düşünün ki paylaştığı haberden beş buçuk ay sonra karşınıza geliyor, beş buçuk aydır elini kolunu sallayarak geziyor. Ben yapılanın iyi bir gazetecilik olduğunu düşünüyorum.
Bugün olsa yine yayınlarım. kamuoyu iyi ki bunları öğrendi. İyiki cumhurbaşkanı dün 'silahsa silah ne olmuş yani' noktasına geldi. Böyle diyerek bu görütülerin montaj ve sahte olduğunu iddialarını da boşa çıkartmış oldu, kabul etti. Bu bile bize yönelik suçlamanın düşmesi için yeterli olduğuu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı 'silahsa silah ne olmuş yani diyorsa' ben de ' haberse haber ne olmuş yani' diyorum.
Erdem Gül:
"'Jandarma var dedi' isimli haberim üzerine devletin sır bilgilerini ifşa etmek ve bir terör örgütüne yardımcı olmak gibi suçlamalarla karşılaştım. Hiçbir şekilde bu suçlamaları mantığım almıyor çünkü gazetecilik zor bir şeydir.
Ben 20 yıla aşkın gazeteciyim. Gazetecilik tehlikeli bir şeydir bazen iktidarların, devlet otoritesini kullanan yetkililerin çatışmalarını içerir. Dünyada buna beşinci kuvvet denilmesinin nedeni de budur.
Bir gazeteci olarak bu tür tehlikelerin ve sıkıntıların farkıdayım ama asla bir terör örgütü ile bir haberin ya da casusluk faaliyetinin yan yana anılmasını, kendi tecrübem ve biraz da hukuk bilgisi bakımından bunu bir çerçeveye oturtamıyorum.
Haberle ilgili konuşmam gerekirse Can Dündar da anlattı. Ben Can Dündar'ın görüşlerini tekrarlamamak için biraz da Ankara gazeteciliginden bahsetmek isterim. Ben esas olarak Ankara gazeteciliği yürütüyorum. Öğrenciyken bize nelerin haber olacağı anlatılır. Ankara gazeteciliği alt birimine gelindiğinde; devlet organlarının faaliyetleri anlatılır. Ankara gazeteciliğini en önemli görevi; devlet organların faliyetlerini izlemek, takip etmek ve haberleştirmektir.
Dolayısıyla buradaki haberdeki esas unsur devletinin en önemli organlarından biri olan jandarmaya ait bir belgedir. Benim için haber değeri taşıyan budur. Ben bir habere bakarken kim kiminle kavga ediyor, bu haber kimin işine yarayabilir, kime zarar verebilir sorularını sormam. Benim için önemli olan toplumun huzuru güveni ve barışıdır.
"Benim görevim halktan bir şeyler saklanıyorsa bunları ortaya çıkarmak ve paylaşmaktır"
Benim daha çok görevim devlet aygıtını kullanan iktidarı izleyip haberleştirmek ve halktan bir şeyler saklanıyorsa bunları araştırmak, ortaya çıkarmak ve paylaşmaktır.
Ben devlet güvenliğini daha çok şöyle düşünüyorum:
Halkın güvenliği, ülkenin güvenliği gibi düşünüyorum. Mesela bir devletin güvenliği ancak halkın güvenliği varsa olabileceğini düşünüyorum. Silahlar meselesi de şu açıdan bir gazeteci olarak önemlidir; halkın güvenliği ve barış içinde yaşaması anca silahsızlanma ile mümkündür. Yasal silahlanma dışında ülkenin ordusu ve polisi var. Ancak bunların dışında bir silahlı faaliyetler varsa ve bu durum topluma zarar vereceğinden gazeteci bunu halka haber vermelidir.
Ayrıca bir örnek daha vermek istiyorum: Örneğin ülkede ağır bir salgın hastalık olabilir. İktidara gelen parti seçimi kaybetmemek için bu durumu halktan saklayabilir. Bunu öğrenen gazetecinin de bu durumu yazmaması mesleki açıdan suçtur. Ben silah meselesinde bu bakış açısını savundum.
"Bu suçlarla yargılanmak medyayı daha fazla korkutacak"
Aslında bunları yazan sadece biz değiliz. Gazetelerde, televizyonda ya da sosyal medyada bunlar yazıldı. Dolayısıyla benim bakış açım tamamen halkın bilgilendirilmesi mantığıyla hareketle oluşmuştur.
Son olarak söyleyeceğim ise savcılık tutuklanmamı istedi. Sonuçta ben hiçbir örgüt üyesi değilim. Bilerek ya da isteyerek bir terör örgütüne yardım etmeyi asla kafamdan geçirmedim. Üzerimdeki casuslu suçlamasını son derece üzücü olarak değerlendiriyorum. Ben bu suçtan ceza alıp yargılanırsam bu aynı zamanda ülkedeki düşünce özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ve medyanın iktidarı denetleme görevi çok azalmış olacaktır.
Bu suçlarla yargılanmak medyayı daha fazla korkutacak. Halkın gerçekleri bilmesinin önüne geçen bir süreç başlayacaktır. Suçlamaları reddediyorum, serbest kalıp haber yazmaya devam etmek istiyorum.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/can-dundar-ve-erdem-gulun-savunmalarinin-tam-metni-137542
Su veren itfaiyenin hortumunu bilmem ne yapayim! unutmadim rte ile birlik oldugu gunleri! "mustafa" belgeselini. Beter olun. Bu gunleri siz hazirladiniz! Zevkini cikarin.
Bu nasıl birlik?
Sen erdoğanla dost diyorsun .
Erdoğan nefret ediyor.
Saçmalamışsın, galiba mevziden yazıyon!
Erdoğan Can Dündar’a müebbet istedi
Yorum Yap Yazdır Facebook'ta Paylaş
Erdoğan Can Dündar’a müebbet istedi
MİT TIR’larındaki silah görüntülerini yayımladığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tehdit edilen Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Can Dündar, “Tehdidi bırak, bu 20 soruya yanıt ver” dedi. Dündar, iktidarın yaptığı çelişkili açıklamalara dikkat çekti. Erdoğan ise Dündar’dan iki kez müebbet hapis talebiyle davacı oldu.
03 Haziran 2015 Çarşamba 08:00
http://www.meydangazetesi.com.tr/images/haberler/erdogan_can_dundara_muebbet_istedi_h6135_fcf53.jpg
Akp'nin,savcıları,hakimleri,Hsyk'sı mutlak iktidarı ve kendi diktatöryal hukuku ,bir gecede değişen yasaları var.
Halka karşı vatan cepheleri,biber gazları ,copları ve silahları var.
Kırk haramilerin mahkemelerinin Ergenekon davalarını unutmadık.
Onların ceza evleri işkenceleri var .
Bizim sadece umudumuzla beslenen,faşizme ''No pasaran'' diyen yüreklerimiz var.
Diktatör yıkılacak ,zındanları yıkılacak.
Can Dündar ve Erdem Gülün sahsında basın özgürlüğü mücadelesi kazanacak.
Trollere ekmek yok.
TUTUKLAMA KARARI VEREN HAKİM TANIDIK ÇIKTI
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün, tutuklanmasına karar veren 7. Sulh Ceza Hakimi İsmail Yavuz da "tanıdık" çıktı.
İsmail Yavuz'un, Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a saldıran kişilerden biri olan Kamuran Ergin'i serbest bırakan kişi olduğu ortaya çıktı.
Hakim İsmail Yavuz ayrıca Cemaat'in İngilizce gazetesi olan Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş'i, attığı tweet nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret"ten tutuklamıştı. Keneş, daha sonra yapılan itirazların ardından serbest bırakılmıştı.
http://odatv.com/hukumet-sucustu-yakalandi-2611151200.html
NASIL YANİ!Can Dündar ve Erdem Gül
BUNLARIN NAMUSUNUMU ELLERİNDEN ALMIŞ?
Şimdi namusları kalmamışmı ?
Vah vah vah
Vay Namussuzlar!!!!!
Yandaş yazar Cem Küçük: MİT TIR’ları bizim namusumuz
Can Dündar ve Erdem Gül'ün Çağlayan’da ifade verdiği sıralarda Kanal 24’te açıklamalarda bulunan AKP tetikçisi Cem Küçük, “MİT TIR’ları bizim namusumuz. Can Dündar’ın tutuklanması lazım” dedi.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/1416662113001_2.jpg?itok=Qn_H6QGx
http://haber.sol.org.tr/turkiye/yandas-yazar-cem-kucuk-mit-tirlari-bizim-namusumuz-137548
Su veren itfaiyenin hortumunu bilmem ne yapayim! unutmadim rte ile birlik oldugu gunleri! "mustafa" belgeselini. Beter olun. Bu gunleri siz hazirladiniz! Zevkini cikarin.
"Mustafa diye bir belgesel yapınca RTE ile birlik oldu"ymuş.
"Sarı Zeybek" belgeselini de Can Dündar yaptı. Onu da Tansu Çiller için mi yapmıştı?
Bu ırkçı-milliyetçilerin yarısı Ak Partili yarısı da aha bu Selmet gibi alık Atakurtçu tipler.
"Mustafa diye bir belgesel yapınca RTE ile birlik oldu"ymuş.
"Sarı Zeybek" belgeselini de Can Dündar yaptı. Onu da Tansu Çiller için mi yapmıştı?
Bu ırkçı-milliyetçilerin yarısı Ak Partili yarısı da aha bu Selmet gibi alık Atakurtçu tipler.
her türlü kullanıma açık bir gazeteci!!!??? işte. yaptığı işlerde asla samimi değildi.. zevkini çıkarsın hapishanenin. basın! kahramanı oldu işte!
ırkçı-milliyetçilerin
ırkçı, milliyetçi görmemişsiniz siz! Türk e ve cumhuriyete sözvmekle demokratik, solcu olunmuyor! bu yüzden yerlerde sürünmeye mahkumsunuz..
Beğenmediğin gazeteciler ölsünmü?
ölçü beğenilerinmi?
Bu gazeteciler haber yaptığı için tutuklandı.
Ve yasa dışı olarak.
Hırsız değil ,katil değil.
Sen ne yaptın halkın bilgilenme hakkı için?
Embesil Trollükten başka.
Ya adam gibi eleştir
Yada basın özgürlüğüne saldırabileceğin ayrı bir başlık at.
Bu konudan toz ol gübre.
Gezi eylemine saldırıldığı o vahşet gününde Can Dündar hıçkırıklar içinde ağlıyordu tv'de ve şöyle diyordu
''Faşist katiller çocuklarımıza saldırıyor,öldürüyorlar Allahınızı seviyorsanız koşun ,kurtaralım onları''
ve''Ben şimdi tomaların altına yatmaya gidiyorum'' ve gitti.
Can gibi birine dil uzatan alçak bu konudan defol.
İğrenç faşist:
ırkçı, milliyetçi görmemişsiniz siz! Türk e ve cumhuriyete sözvmekle demokratik, solcu olunmuyor! bu yüzden yerlerde sürünmeye mahkumsunuz..
Ulusalcı yargılarla kendi beyninizi yediniz bitirdiniz, şimdi RTE sizin yerinize aynı işi yapıyor ne güzel değil mi? Nasıl topluyor ama dinci milliyetçilik parsasını?
Siz o kadar büyük adamdınız, memlekete o kadar sahiptiniz ki üç sene önce milliyetçiliği ayaklar altına aldığını söyleyen adam bugün milliyetçilikle, askercilikle %50 oy alıyor.
Ben solcu değilim, demokratlığım da tartışılır ama siz objektif bir sosyalistin bastığı kaldırım taşı kadar vizyon üretemiyorsunuz. Yarattığınız anti demokratik devletçi hegemonyanın, gayri insani yönetim biçiminin, kişi kültü kültürünün çilesini çekiyoruz hâlâ kalkmışsın solcular sürünmeye mahkumdur diyorsun.
Ölmüşsünüz gömeniniz yok, ama andavallılığınızdan gram eksilme olmuyor.
Türkiye Barolar Birliği Can Dündar ve Erdem Gül için HSYK’nın kapısına dayandı
(http://www.kaynakyayinlari.com/amerikan-koridoru-p363928.html)
http://odatv.com/images/2015_11/2015_11_27/turkiye-barolar-birligi-can-dundar-ve-erdem-gul-icin-hsyknin-kapisina-dayandi-2711151200_m2.jpg Türkiye Barolar Birliği, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına tepki göstererek “Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz” dedi.
http://cat.fr.eu.criteo.com/delivery/lg.php?cppv=1&cpp=tDywU3w0Z3ZMYS9YRno3UC9laHdwWXZUN2FWalB4ZGYrV1 VuWHRNYzRYTFI1VGd2TlAyd2tBbjRydTN3UE43eVhqQUJSYm1D QjdpTXJXajBNSng4RHByMVAycDlVK3FzaFZ6VkRsWThScVJoM3 B5YStOSXduRG96Yzl1Sm50THVYTHdmeGpVZDVGREo1NXJ2bFdn OVBja2JReUF0djFodmE4akgxNVpvODMzcTY0UXRQa0E1cHppaU 5JS1NMaFFia0ZENTJVenNkQ1MwNDl3RFJEMVV5RU5ldllOcmta bExmUTdQQmhyTS8rRVRWaE1zPXw%3D
27.11.2015 12:35 Karakter boyutu : http://odatv.com/tplimages/font_02.gif http://odatv.com/tplimages/font_04.gif
Türkiye Barolar Birliği, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına tepki göstererek “Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz” dedi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) başvuru yapılacağı belirtilen açıklamada, “Ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bu kararla ilgili adli ve idari soruşturma açılması için de bugün Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na başvuracağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz” ifadeleri yer aldı.
Türkiye Barolar Birliği yazılı açıklama yaparak, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberi nedeniyle tutuklanmasını eleştirdi.
Tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu belirtilen açıklama şöyle denildi:
1- Tutuklama bir ceza değildir. Tutuklama sadece, delillerin karartılması veya şüphelilerin-sanıkların kaçması somut tehlikesi varsa uygulanması gereken bir tedbirdir.
2- Kamuoyunda “MİT Tırları Soruşturması” olarak bilinen soruşturmada, şüpheli olarak adı geçen gazetecilerin şu ana kadar kaçmamış olmaları ve kamuoyunun daima önünde yer almaları, kaçma-saklanma somut ihtimalinin bulunmadığının ispatıdır. Soruşturma konusu, esas itibariyle, yayımlanmış bir haberden ibaret olduğuna göre, delillerin karartılmasından da söz edilemeyeceği açıktır.
3- Şu halde gazetecilerin tutuklanması, daha önce siyasi içerikli pek çok ceza soruşturması ve davasında kamuoyunun yakından izlediği üzere bir tedbir olarak uygulanmamıştır. Bu yapılan, Ceza Muhakemesi Kanunu’na, Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılığı tartışmasız bir baskı ve yıldırma amaçlı keyfiliktir.
4- Hukuka aykırılığı açık olan bu keyfi kararın verilebilmiş olması, Sulh Ceza Hâkimliklerinin siyasi iktidarın yeni sopası olduğu yolundaki iddiaların da ispatı niteliğindedir.
GAZETECİLERİN YAPTIKLARI BİR HABERDEN DOLAYI SOMUT OLAYDA SUÇLANMASI HUKUKA AYKIRIDIR
1- Anayasamıza göre basın özgürdür ve sansür edilemez. Basın özgürlüğü ortadan kaldırılırsa vatandaşlar, “siyasi iktidarın uygulamaları hakkında bilgi edinme hak”larını yitirirler. Böylece siyasi iktidarlar denetimsiz kalır. Tarih, denetimsiz kalan siyasi iktidarların toplumları felakete sürüklediği nice örneklerle doludur ve tarih ondan ders almayanlar yüzünden tekerrür eder.
2- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, basın özgürlüğünün önemine değindiği çeşitli kararlarında basın özgürlüğünün, “demokratik bir toplumda” en temel özgürlükler arasında olup; basının “…siyasi hayatın bekçisi…” olduğuna işaret etmiştir (Lingens v. Avusturya 1986). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü koruma altına alan 10. maddesi bağlamında, basına, hazırlık çalışmalarını ve haber kaynaklarının gizliliğini de kapsayan en geniş koruma sağlanmıştır. Bu bağlamda gazetecilere haber kaynaklarını açıklamaları için emir verilemeyeceği gibi (Goodwin v. Birleşik Krallık 1996), bilgileri sızdıran resmi görevlilerin tespiti amacıyla gazetecilerin evi ve işyeri dahi aranamaz (Roemen ve Schmit v. Lüksemburg 2003). Gazetecilere tanınan haber kaynakları hakkında susma imkânı, gazetecilerin şahsi bir ayrıcalığı değildir; her bireyin haber alma hakkının korunmasına ilişkin bir haktır. Unutulmamalıdır ki, demokrasilerde ifade özgürlüğü asıl, sınırlanması ise istisnadır. Ulusal mahkemelere düşen görev, basın özgürlüğünün muhafızı olmak ve onu demokratik bir toplum için ölçüsüz olan her türlü müdahale karşısında korumaktır.
3- Gazetecilerin yayımladıkları bu haberler sebebiyle suçlanmasına dayanak olarak gösterilen bütün hükümler, Anayasamızın 90/5. maddesinin emredici hükmü ışığında yorumlanmalıdır. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özgürlükçü içtihadı, aksine yorumlara daima üstün gelmeli, gazeteciler mesleklerini icra ettikleri için ceza tehdidine uğramamalı ve özgürlük kısıtlamalarına tabi tutulmamalıdır. Gazetecinin yayımladığı haberin içeriğinde devlet sırrı yer aldığı iddia ediliyorsa, bu bilgileri yasa dışı yollardan elde edenler veya sızdıranlar soruşturulsa dahi, bunları yayımlayan gazeteciler suçlanamaz.
Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması ve soruşturulması, yukarıda açıkladığımız sebeplerle demokrasimize ağır zarar vermiştir. Öte yandan bu tutuklama, haberin içeriğine ilişkin siyasi iktidar temsilcilerinin yaptığı yalanlamalarla da önemli bir çelişkiye düşmektedir. Şöyle ki, haberin içeriği yetkililerce söylendiği gibi gerçek dışı ise, ortada ifşa edilen bir devlet sırrı yoktur. Haberin içeriği gerçek ise, bu durumda soruşturulması gereken gazeteciler değil, terör örgütüne silah ve mühimmat sağlayanlardır. Dolayısıyla adı geçen gazeteciler hakkında ceza soruşturması açılmış ve tutuklama kararı verilmiş olmasının etkisi, yalnızca uluslararası camiada Türkiye’yi demokrasi ve insan hakları standartları açısından aşağılara çekmekle kalmayacaktır. İşaret ettiğimiz büyük çelişki, ülkemizi izahı fevkalade zor ve sonuçları uluslararası hukuk açısından ağır olabilecek bir çıkmaza da sokacaktır. Türkiye bunu hak etmemektedir. Dileriz yargı eliyle verilen bu zararı, en kısa sürede yine yargı telafi eder.
Türkiye’nin dört bir yanının ateş çemberiyle sarıldığı bu dönemde siyasi iktidara düşen görev ise, özgürlük kısıtlamaları ve baskıcı uygulamalara son vermek suretiyle toplumun kutuplaşmasını önlemek, birlik beraberliği sağlamak ve böylece krizleri el birliğiyle aşmamıza öncülük etmektir.
Türkiye Barolar Birliği olarak hukuksuzlukların karşısında dimdik durmaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor; Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz. Ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bu kararla ilgili adli ve idari soruşturma açılması için de bugün Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na başvuracağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Saygılarımızla.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
Odatv.com
Türkiye Barolar Birliği Can Dündar ve Erdem Gül için HSYK’nın kapısına dayandı
http://odatv.com/images/2015_11/2015_11_27/turkiye-barolar-birligi-can-dundar-ve-erdem-gul-icin-hsyknin-kapisina-dayandi-2711151200_m2.jpg Türkiye Barolar Birliği, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına tepki göstererek “Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz” dedi.
http://cat.fr.eu.criteo.com/delivery/lg.php?cppv=1&cpp=tDywU3w0Z3ZMYS9YRno3UC9laHdwWXZUN2FWalB4ZGYrV1 VuWHRNYzRYTFI1VGd2TlAyd2tBbjRydTN3UE43eVhqQUJSYm1D QjdpTXJXajBNSng4RHByMVAycDlVK3FzaFZ6VkRsWThScVJoM3 B5YStOSXduRG96Yzl1Sm50THVYTHdmeGpVZDVGREo1NXJ2bFdn OVBja2JReUF0djFodmE4akgxNVpvODMzcTY0UXRQa0E1cHppaU 5JS1NMaFFia0ZENTJVenNkQ1MwNDl3RFJEMVV5RU5ldllOcmta bExmUTdQQmhyTS8rRVRWaE1zPXw%3D
27.11.2015 12:35 Karakter boyutu : http://odatv.com/tplimages/font_02.gif http://odatv.com/tplimages/font_04.gif
Türkiye Barolar Birliği, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına tepki göstererek “Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz” dedi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) başvuru yapılacağı belirtilen açıklamada, “Ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bu kararla ilgili adli ve idari soruşturma açılması için de bugün Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na başvuracağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz” ifadeleri yer aldı.
Türkiye Barolar Birliği yazılı açıklama yaparak, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberi nedeniyle tutuklanmasını eleştirdi.
Tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu belirtilen açıklama şöyle denildi:
1- Tutuklama bir ceza değildir. Tutuklama sadece, delillerin karartılması veya şüphelilerin-sanıkların kaçması somut tehlikesi varsa uygulanması gereken bir tedbirdir.
2- Kamuoyunda “MİT Tırları Soruşturması” olarak bilinen soruşturmada, şüpheli olarak adı geçen gazetecilerin şu ana kadar kaçmamış olmaları ve kamuoyunun daima önünde yer almaları, kaçma-saklanma somut ihtimalinin bulunmadığının ispatıdır. Soruşturma konusu, esas itibariyle, yayımlanmış bir haberden ibaret olduğuna göre, delillerin karartılmasından da söz edilemeyeceği açıktır.
3- Şu halde gazetecilerin tutuklanması, daha önce siyasi içerikli pek çok ceza soruşturması ve davasında kamuoyunun yakından izlediği üzere bir tedbir olarak uygulanmamıştır. Bu yapılan, Ceza Muhakemesi Kanunu’na, Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılığı tartışmasız bir baskı ve yıldırma amaçlı keyfiliktir.
4- Hukuka aykırılığı açık olan bu keyfi kararın verilebilmiş olması, Sulh Ceza Hâkimliklerinin siyasi iktidarın yeni sopası olduğu yolundaki iddiaların da ispatı niteliğindedir.
GAZETECİLERİN YAPTIKLARI BİR HABERDEN DOLAYI SOMUT OLAYDA SUÇLANMASI HUKUKA AYKIRIDIR
1- Anayasamıza göre basın özgürdür ve sansür edilemez. Basın özgürlüğü ortadan kaldırılırsa vatandaşlar, “siyasi iktidarın uygulamaları hakkında bilgi edinme hak”larını yitirirler. Böylece siyasi iktidarlar denetimsiz kalır. Tarih, denetimsiz kalan siyasi iktidarların toplumları felakete sürüklediği nice örneklerle doludur ve tarih ondan ders almayanlar yüzünden tekerrür eder.
2- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, basın özgürlüğünün önemine değindiği çeşitli kararlarında basın özgürlüğünün, “demokratik bir toplumda” en temel özgürlükler arasında olup; basının “…siyasi hayatın bekçisi…” olduğuna işaret etmiştir (Lingens v. Avusturya 1986). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü koruma altına alan 10. maddesi bağlamında, basına, hazırlık çalışmalarını ve haber kaynaklarının gizliliğini de kapsayan en geniş koruma sağlanmıştır. Bu bağlamda gazetecilere haber kaynaklarını açıklamaları için emir verilemeyeceği gibi (Goodwin v. Birleşik Krallık 1996), bilgileri sızdıran resmi görevlilerin tespiti amacıyla gazetecilerin evi ve işyeri dahi aranamaz (Roemen ve Schmit v. Lüksemburg 2003). Gazetecilere tanınan haber kaynakları hakkında susma imkânı, gazetecilerin şahsi bir ayrıcalığı değildir; her bireyin haber alma hakkının korunmasına ilişkin bir haktır. Unutulmamalıdır ki, demokrasilerde ifade özgürlüğü asıl, sınırlanması ise istisnadır. Ulusal mahkemelere düşen görev, basın özgürlüğünün muhafızı olmak ve onu demokratik bir toplum için ölçüsüz olan her türlü müdahale karşısında korumaktır.
3- Gazetecilerin yayımladıkları bu haberler sebebiyle suçlanmasına dayanak olarak gösterilen bütün hükümler, Anayasamızın 90/5. maddesinin emredici hükmü ışığında yorumlanmalıdır. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özgürlükçü içtihadı, aksine yorumlara daima üstün gelmeli, gazeteciler mesleklerini icra ettikleri için ceza tehdidine uğramamalı ve özgürlük kısıtlamalarına tabi tutulmamalıdır. Gazetecinin yayımladığı haberin içeriğinde devlet sırrı yer aldığı iddia ediliyorsa, bu bilgileri yasa dışı yollardan elde edenler veya sızdıranlar soruşturulsa dahi, bunları yayımlayan gazeteciler suçlanamaz.
Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması ve soruşturulması, yukarıda açıkladığımız sebeplerle demokrasimize ağır zarar vermiştir. Öte yandan bu tutuklama, haberin içeriğine ilişkin siyasi iktidar temsilcilerinin yaptığı yalanlamalarla da önemli bir çelişkiye düşmektedir. Şöyle ki, haberin içeriği yetkililerce söylendiği gibi gerçek dışı ise, ortada ifşa edilen bir devlet sırrı yoktur. Haberin içeriği gerçek ise, bu durumda soruşturulması gereken gazeteciler değil, terör örgütüne silah ve mühimmat sağlayanlardır. Dolayısıyla adı geçen gazeteciler hakkında ceza soruşturması açılmış ve tutuklama kararı verilmiş olmasının etkisi, yalnızca uluslararası camiada Türkiye’yi demokrasi ve insan hakları standartları açısından aşağılara çekmekle kalmayacaktır. İşaret ettiğimiz büyük çelişki, ülkemizi izahı fevkalade zor ve sonuçları uluslararası hukuk açısından ağır olabilecek bir çıkmaza da sokacaktır. Türkiye bunu hak etmemektedir. Dileriz yargı eliyle verilen bu zararı, en kısa sürede yine yargı telafi eder.
Türkiye’nin dört bir yanının ateş çemberiyle sarıldığı bu dönemde siyasi iktidara düşen görev ise, özgürlük kısıtlamaları ve baskıcı uygulamalara son vermek suretiyle toplumun kutuplaşmasını önlemek, birlik beraberliği sağlamak ve böylece krizleri el birliğiyle aşmamıza öncülük etmektir.
Türkiye Barolar Birliği olarak hukuksuzlukların karşısında dimdik durmaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor; Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için derhal özgürlük talep ediyoruz. Ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bu kararla ilgili adli ve idari soruşturma açılması için de bugün Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na başvuracağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Saygılarımızla.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
Odatv.com
Ulusalcı yargılarla kendi beyninizi yediniz bitirdiniz, şimdi RTE sizin yerinize aynı işi yapıyor ne güzel değil mi? Nasıl topluyor ama dinci milliyetçilik parsasını?
Siz o kadar büyük adamdınız, memlekete o kadar sahiptiniz ki üç sene önce milliyetçiliği ayaklar altına aldığını söyleyen adam bugün milliyetçilikle, askercilikle %50 oy alıyor.
Ben solcu değilim, demokratlığım da tartışılır ama siz objektif bir sosyalistin bastığı kaldırım taşı kadar vizyon üretemiyorsunuz. Yarattığınız anti demokratik devletçi hegemonyanın, gayri insani yönetim biçiminin, kişi kültü kültürünün çilesini çekiyoruz hâlâ kalkmışsın solcular sürünmeye mahkumdur diyorsun.
Ölmüşsünüz gömeniniz yok, ama andavallılığınızdan gram eksilme olmuyor.
ha bire hakaret.ediyorsun alik, andaval gibi sozlerle. senin seviyene inmeyecegim forumun duzenini bozmamak adina!
Çok üzüldüm. Bizi ileride nasıl günler bekliyor? Bunun karamsarlığını yaşıyorum.
Bir gün buna neden olanların da yargılandığı günleri görebilecek miyim acaba? Onların sonu nasıl olacak?
Yargıç İsmail Yavuz: Saldırganları bırakmıştı
Can Dündar ve Erdem Gül’ü tutuklamaya sevkeden Başsavcı Vekili İrfan Fidan’ın ismi ilk olarak 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması ile duyuldu.
CANAN COŞKUN (http://www.cumhuriyet.com.tr/haberkaynagi/644/CANAN_COSKUN.html)
Yayınlanma tarihi: 28 Kasım 2015 Cumartesi
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/28/434805_resource/266.jpg
SAVCI İRFAN FİDAN
Soruşturmada takipsizlik kararı verilmesinin ardından o zaman düz savcı olan İrfan Fidan HSYK kararnameleri ile “başarı” merdivenlerini bir bir tırmanmaya başladı. Önce Başsavcı Vekili yapıldı, ardından da “Gülen cemaatine” yönelik “paralel devlet” soruşturmalarına bakmakla yükümlü “seçilmiş” Başsavcı Vekillerinden biri oldu. “Selam Tevhid kumpas” soruşturmasına ilişkin 10 bin 529 sayfalık iddianameye imza attı. İddianamede MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin tespitlerde bulundu.
YARGIÇ İSMAİL YAVUZ
Saldırganları bırakmıştı
Can Dündar ve Erdem Gül’ün hakimlik sorgusunu gerçekleştiren İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği yargıcı İsmail Yavuz’un ilk önemli kararı ise Today’s Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş’in tutuklanmasına ilişkin karar oldu. Keneş “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla önce İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevkedilmiş ardından serbest kalmıştı. Daha sonra savcılığın itirazını kabul eden hakimliğin tutuklama kararını icra eden mahkeme Dündar’ı ve Gül’ü tutuklayan hakimlik oldu. Yargıç Yavuz bunun hemen ardından Hürriyet Gazetesi Ahmet Hakan’a saldırı olayıyla ilgili serbest kalan şüphelilerin tutuklanması itirazını ise reddeden isim oldu.
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/434789_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 662075410Siyasilerden çok sert tepki: Faşist darbe rejimi
(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/434789/Siyasilerden_cok_sert_tepki__Fasist_darbe_rejimi.h tml)
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/28/434797_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 665884999TÜSİAD: Özgür basın yoksa demokrasiden söz edileme
(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/434797/TUSiAD__Ozgur_basin_yoksa_demokrasiden_soz_edileme z.html)
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/434755_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 659644458
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/434743_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 658929337
Saray yargısı tutukladı
Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT’e ait silah yüklü TIR’ların haberini yaptıkları gerekçesiyle tutuklanması, bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yönettiği bir sürecin sonunda geldi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/11/27/434763_cover_mainslider_big.jpeg?lastModified=1448 660112303