Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 27-11-2015, 06:22
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı

Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı


  • Kasım 26, 2015






Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı









Gazeteci Can Dündar MİT TIR'ları kapsamında tutuklandı. Ayrıca Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Erdem Gül'e de tutuklama kararı çıktı.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR’larıyla ilgili yayınlanan haberlerden dolayı ifade verdiği savcı tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. İfadelerinin ardından Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül MİT TIR’larıyla ilgili yaptıkları haberler nedeniyle tutuklanarak Silivri cezaevine gönderildi.


http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/...talebi-995825/

Can Dündar: Üzülmeye gerek yok, bunlar bizim için şeref madalyası


  • Kasım 26, 2015













Tutuklama kararının ardından kısa bir açıklama yapan Can Dündar, "Üzülmeye gerek yok. Bunlar bizim için şeref madalyasıdır" dedi.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 27-11-2015, 07:05
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart








Pes diyoruz pes!!!!







Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 27-11-2015, 08:14
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart

Komünistlerden Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına yanıt!

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklanmasına Komünist Parti'den yanıt geldi.



Cuma, 27 Kasım 2015 01:31


Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün MİT TIR'larına ilişkin yaptıkları haberden dolayı tutuklanmalarına, Komünist Parti'den "Hükümsüzdür" yanıtı geldi.
Komünist Parti'nin yanıtının tamamı şu şekilde:
Çetelerin hamisi şuursuz bir diktatörün emriyle alınan hiçbir kararın hükmü olmaz.
“Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek açıklamak ve silahlı örgüte üye olmamakla birlikte bilerek veya isteyerek yardım etmek suçlarından tutuklanmalarına...” Nöbetçi 7. Sulh Ceza Hakimliği
KOMÜNİSTLERİN YANITIDIR:
HÜKÜMSÜZDÜR!
Tüm yasaları ve Anayasa'yı hiçe sayarak, Suriye'yi kana bulayan çetelere tırlarla silah yollayanları yargılaması gereken mahkemeler, bu suçları belgeleyenleri tutukladı.
Tutuklama kararında geçen “devletin güvenliği” ancak kendisini İslam Devleti olarak adlandıran Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak bilinen vahşet örgütünün güvenliği olabilir.
Çetelerin hamisi şuursuz bir diktatörün emriyle alınan hiçbir kararın hükmü olmaz.
Halka yalan söylemek suçtur.
Halktan gerçekleri gizlemek suçtur.
Halktan gerçekleri gizleyenleri korumak suçtur.
Komünistler olarak bunu dün olduğu gibi bugün de, yarın da tekrar tekrar söyleyeceğiz.
Bu bildiriyi her yerde yayacağız. Duvarlara asacağız. Meydanlarda dağıtacağız.
27 Kasım Cuma günü saat 12.00'de Şişli'de Cumhuriyet Gazetesi'nin önünde olacağız.


http://haber.sol.org.tr/turkiye/komu...a-yanit-137536
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27-11-2015, 08:22
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart

Can Dündar ve Erdem Gül'ün savunmalarının tam metni

'MİT TIR'ları' haberi nedeniyle tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün mahkemede yaptıkları savunmaların tam metni yayımlandı.



Cuma, 27 Kasım 2015 02:15


Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül, "MİT TIR"ları haberi nedeniyle tutuklandı. İşte Erdem Gül ve Can Dündar'ın mahkemede yaptığı savunmaların tam metni:
Can Dündar:
MİT TIR'ları meselesine gelirsek, bunu ilk yazan ben değilim. Bu olay sizin de bildiğiniz gibi bahsettiğimiz iki yapının arasındaki kavgadan ortaya çıkan bir şey. Nasıl olur da bir ülkenin jandarması ile istihbartaçıları birbirine silah çekecek duruma geliyor?Nasıl olur da jandarma kolundan çekerek istihbaratçıları ayağının altında ezer silahını alır? Nasıl olur da bir ülkenin savcısı bir ülkenin valisi ile çatışma haline gelir. İşte bu kurulan ikili yapının sonuçları bunlar.
Savcılar, MİT TIR'larının nasıl çevrildiğini ifade ettiler. Fotoğraflar yayınlandı. Ve o MİT TIR'larının nasıl çevrildiğinin görüntülerine ulaştık. MİT dedi ki ülke dışına silah nakli yapılmıyordu; ülke içine yapılıyordu. Başbakanlık ise gıda ve insani yardım taşıyorduk dedi. Sonradan bunun gıda olmadığı ortaya çıkınca 'Türkmenlere gönderildi dendi. O zamanki ana muhalefet genel başkan yardımcısı Tuğrul Türkeş dedi ki: Ben bizzat biliyorum vallahi billahi o TIR'lar Türkmenlere gitmiyordu. O şahıs şu anda Başbakan yardımcısı gerkirse mahkemede tanıklığına başvurulabileceğini düşünüyorum.Bu görütüler elimize ulaştı ve bir gazeteci olarak vermemiz gereken karar ; Ülkenin istihbarat teşkilatı kendi görev tanımında olmayan bir silah nakli gerçekleştiriyordu. Yani suç işliyordu. Bu ulusal hukukta da suç uluslar arası hukukta da suç.
Ben ülkemin milli menfaatlerinin yalan söylemekten geçtiğine inanmıyorum. Ben bu halkın milli menfatlerinin istihbarat teşkilatının kanun dışı silah ve insan ticaretinde olduğun inanmıyorum. Hiçbir suç gizli damgasıyla örtbas edilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz. Bir devlet adamının görevi böyle durumlarda devletin düştüğü zor durumdan kurtarmak olabilir ama hatırlatmak isterim ki gazeteci bir devlet memuru değildir. Benim görevim halk adına devleti denetlemek devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışs kamu adına bunun hesabını sormaktır.
Uluslararası çapta yakısı olan bir olay.. bir silah nakli.. devlet adamları o TIR'larda ilaç vardı diyor. İlaç kutularını kaldırdığınız zaman içinde silah olduğunu görüyorsunuz.
Nereye gittiğini de bilmiyoruz. Bundan birisinin hesap sorması lazım. Bu devlet içindeki çatışmadan olabilir. Uluslararası bir tezgah olabilir. Devlet radikal islamcıları silahlandırıyor olabilir ve hiçbir milli menfaaat bunu mechu göstermez. Gazeteci olarak benim görevim kamuyu bundan haberdar etmektir. Bunu yaparak devleti de önemli bir yanlıştan kurtardığımızı düşünüyorum. Daha önce Susurluk'ta gördük. Devlet illegal yollara başvurabiliyor. suçluluları kullanabiliyor. Suç işleyebiliyor. ve çok rahatlıkla yaptığı vahim hataları çok gizli damgalı dosylarla devlet sırrı haline sokup kendini aklamya çalışıyor. Bunlara karşıya çıktık ve yayınlayarak belki devletin daha temiz bir topluma evrilmesine yardımcı olduk. Bugün de aynı durum var. Ne yazık ki devlet bütün uluslar arası toplumun tepki gösterdiği bir silah ve insan ticaretine aracılık ediyor. Bütün uluslar arası basında bunlar yer aldı. Biraz da milli sır (Devlet sırrı) meselesinin biraz da uluslararası boyutundan söz etmek isterim. Benim doktora tezim bu konunaydı. Dünya örneklerini inceledim.
Bunların en bilinenleri Watergate skandalıdır. Daha sonra Irangate skandalı gelir. Günümüzde wikileaks belgelerinin yayınlanması yine bu konuyu gündeme getirdi. Burada temel mesele şudur.
Devletin güvenlik ihtiyacı var. Bunun karşısında da halkın bilme hakkı ve gazetecilerin ifade özgürlüğü var.. bunlar çatıştığı zaman ne olur . aslında temel konumuz bu. ben burada ifade özgürlüğünün devletin güvenlik ihtiyacının önüne çıktığını düşünüyorum belli konularda. hiçbir şekilde devletin suç işleme özgürlüğü yoktur. Hiçbir güvenlik gerekçesi suçu
Örtmeye yetmez. Eğer biz bu haber nedeniyle tutuklanır, yargılanır mahkum olursak. Bu hem Türkiye'de hem uluslararası kamuoyu önünde bir yalan haber yaptığımız iddiasıyla olmayacaktır. Bu devletin halkına yalan söylediğini belgelediğimiz için olacaktır ve bütün mahkeme sürecinde biz bu yalanı belgeleriyle ortaya koyacağız watergate'te aynı şey oldu.
Devlet gizlemeye çalıştı. Sonunda olay başkanın istifasıyla sonuçlandı. İrangate'te Amerika'nın iran'a gizli silah satışını belirledi bütün sorumlular mahkeme önünde hesap verdi.
Wikileaks Amerika'nın Irak'taki bütün suçsuz uygulamalarını belgeleriye ortaya koydu. Burada beni casuslukla itham edebileceğiniz hiçbir konu yok. Kendi ülkemizn istihbaratı dahil hiçbir ülkeyle ilişkim yok. Sözünü ettiğiniz Fetullah terör örgütüyle ilgim yok. Bir casus düşününki Elde ettiği bilgiyi ertesi gün okurlarıyla paylaşıyor. Bir casus düşünün ki paylaştığı haberden beş buçuk ay sonra karşınıza geliyor, beş buçuk aydır elini kolunu sallayarak geziyor. Ben yapılanın iyi bir gazetecilik olduğunu düşünüyorum.
Bugün olsa yine yayınlarım. kamuoyu iyi ki bunları öğrendi. İyiki cumhurbaşkanı dün 'silahsa silah ne olmuş yani' noktasına geldi. Böyle diyerek bu görütülerin montaj ve sahte olduğunu iddialarını da boşa çıkartmış oldu, kabul etti. Bu bile bize yönelik suçlamanın düşmesi için yeterli olduğuu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı 'silahsa silah ne olmuş yani diyorsa' ben de ' haberse haber ne olmuş yani' diyorum.
Erdem Gül:
"'Jandarma var dedi' isimli haberim üzerine devletin sır bilgilerini ifşa etmek ve bir terör örgütüne yardımcı olmak gibi suçlamalarla karşılaştım. Hiçbir şekilde bu suçlamaları mantığım almıyor çünkü gazetecilik zor bir şeydir.
Ben 20 yıla aşkın gazeteciyim. Gazetecilik tehlikeli bir şeydir bazen iktidarların, devlet otoritesini kullanan yetkililerin çatışmalarını içerir. Dünyada buna beşinci kuvvet denilmesinin nedeni de budur.
Bir gazeteci olarak bu tür tehlikelerin ve sıkıntıların farkıdayım ama asla bir terör örgütü ile bir haberin ya da casusluk faaliyetinin yan yana anılmasını, kendi tecrübem ve biraz da hukuk bilgisi bakımından bunu bir çerçeveye oturtamıyorum.
Haberle ilgili konuşmam gerekirse Can Dündar da anlattı. Ben Can Dündar'ın görüşlerini tekrarlamamak için biraz da Ankara gazeteciliginden bahsetmek isterim. Ben esas olarak Ankara gazeteciliği yürütüyorum. Öğrenciyken bize nelerin haber olacağı anlatılır. Ankara gazeteciliği alt birimine gelindiğinde; devlet organlarının faaliyetleri anlatılır. Ankara gazeteciliğini en önemli görevi; devlet organların faliyetlerini izlemek, takip etmek ve haberleştirmektir.
Dolayısıyla buradaki haberdeki esas unsur devletinin en önemli organlarından biri olan jandarmaya ait bir belgedir. Benim için haber değeri taşıyan budur. Ben bir habere bakarken kim kiminle kavga ediyor, bu haber kimin işine yarayabilir, kime zarar verebilir sorularını sormam. Benim için önemli olan toplumun huzuru güveni ve barışıdır.
"Benim görevim halktan bir şeyler saklanıyorsa bunları ortaya çıkarmak ve paylaşmaktır"
Benim daha çok görevim devlet aygıtını kullanan iktidarı izleyip haberleştirmek ve halktan bir şeyler saklanıyorsa bunları araştırmak, ortaya çıkarmak ve paylaşmaktır.
Ben devlet güvenliğini daha çok şöyle düşünüyorum:
Halkın güvenliği, ülkenin güvenliği gibi düşünüyorum. Mesela bir devletin güvenliği ancak halkın güvenliği varsa olabileceğini düşünüyorum. Silahlar meselesi de şu açıdan bir gazeteci olarak önemlidir; halkın güvenliği ve barış içinde yaşaması anca silahsızlanma ile mümkündür. Yasal silahlanma dışında ülkenin ordusu ve polisi var. Ancak bunların dışında bir silahlı faaliyetler varsa ve bu durum topluma zarar vereceğinden gazeteci bunu halka haber vermelidir.
Ayrıca bir örnek daha vermek istiyorum: Örneğin ülkede ağır bir salgın hastalık olabilir. İktidara gelen parti seçimi kaybetmemek için bu durumu halktan saklayabilir. Bunu öğrenen gazetecinin de bu durumu yazmaması mesleki açıdan suçtur. Ben silah meselesinde bu bakış açısını savundum.
"Bu suçlarla yargılanmak medyayı daha fazla korkutacak"
Aslında bunları yazan sadece biz değiliz. Gazetelerde, televizyonda ya da sosyal medyada bunlar yazıldı. Dolayısıyla benim bakış açım tamamen halkın bilgilendirilmesi mantığıyla hareketle oluşmuştur.
Son olarak söyleyeceğim ise savcılık tutuklanmamı istedi. Sonuçta ben hiçbir örgüt üyesi değilim. Bilerek ya da isteyerek bir terör örgütüne yardım etmeyi asla kafamdan geçirmedim. Üzerimdeki casuslu suçlamasını son derece üzücü olarak değerlendiriyorum. Ben bu suçtan ceza alıp yargılanırsam bu aynı zamanda ülkedeki düşünce özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ve medyanın iktidarı denetleme görevi çok azalmış olacaktır.
Bu suçlarla yargılanmak medyayı daha fazla korkutacak. Halkın gerçekleri bilmesinin önüne geçen bir süreç başlayacaktır. Suçlamaları reddediyorum, serbest kalıp haber yazmaya devam etmek istiyorum.


http://haber.sol.org.tr/turkiye/can-...m-metni-137542
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27-11-2015, 09:52
Selmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Selmet Selmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2013
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 514
Standart

Su veren itfaiyenin hortumunu bilmem ne yapayim! unutmadim rte ile birlik oldugu gunleri! "mustafa" belgeselini. Beter olun. Bu gunleri siz hazirladiniz! Zevkini cikarin.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 27-11-2015, 09:56
Selmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Selmet Selmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2013
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 514
Standart

.........
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 27-11-2015, 10:13
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart

Bu nasıl birlik?
Sen erdoğanla dost diyorsun .
Erdoğan nefret ediyor.
Saçmalamışsın, galiba mevziden yazıyon!



Erdoğan Can Dündar’a müebbet istedi
Yorum Yap Yazdır Facebook'ta Paylaş

Erdoğan Can Dündar’a müebbet istedi

MİT TIR’larındaki silah görüntülerini yayımladığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tehdit edilen Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Can Dündar, “Tehdidi bırak, bu 20 soruya yanıt ver” dedi. Dündar, iktidarın yaptığı çelişkili açıklamalara dikkat çekti. Erdoğan ise Dündar’dan iki kez müebbet hapis talebiyle davacı oldu.


03 Haziran 2015 Çarşamba 08:00

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 27-11-2015, 10:31
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart

Akp'nin,savcıları,hakimleri,Hsyk'sı mutlak iktidarı ve kendi diktatöryal hukuku ,bir gecede değişen yasaları var.
Halka karşı vatan cepheleri,biber gazları ,copları ve silahları var.
Kırk haramilerin mahkemelerinin Ergenekon davalarını unutmadık.
Onların ceza evleri işkenceleri var .
Bizim sadece umudumuzla beslenen,faşizme ''No pasaran'' diyen yüreklerimiz var.
Diktatör yıkılacak ,zındanları yıkılacak.
Can Dündar ve Erdem Gülün sahsında basın özgürlüğü mücadelesi kazanacak.
Trollere ekmek yok.





TUTUKLAMA KARARI VEREN HAKİM TANIDIK ÇIKTI
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün, tutuklanmasına karar veren 7. Sulh Ceza Hakimi İsmail Yavuz da "tanıdık" çıktı.
İsmail Yavuz'un, Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a saldıran kişilerden biri olan Kamuran Ergin'i serbest bırakan kişi olduğu ortaya çıktı.
Hakim İsmail Yavuz ayrıca Cemaat'in İngilizce gazetesi olan Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş'i, attığı tweet nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret"ten tutuklamıştı. Keneş, daha sonra yapılan itirazların ardından serbest bırakılmıştı.




http://odatv.com/hukumet-sucustu-yak...611151200.html
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27-11-2015, 10:37
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart




NASIL YANİ!
Can Dündar ve Erdem Gül

BUNLARIN NAMUSUNUMU ELLERİNDEN ALMIŞ?
Şimdi namusları kalmamışmı ?
Vah vah vah
Vay Namussuzlar!!!!!


Yandaş yazar Cem Küçük: MİT TIR’ları bizim namusumuz


Can Dündar ve Erdem Gül'ün Çağlayan’da ifade verdiği sıralarda Kanal 24’te açıklamalarda bulunan AKP tetikçisi Cem Küçük, “MİT TIR’ları bizim namusumuz. Can Dündar’ın tutuklanması lazım” dedi.


http://haber.sol.org.tr/turkiye/yand...musumuz-137548
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27-11-2015, 12:09
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Selmet´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Su veren itfaiyenin hortumunu bilmem ne yapayim! unutmadim rte ile birlik oldugu gunleri! "mustafa" belgeselini. Beter olun. Bu gunleri siz hazirladiniz! Zevkini cikarin.
"Mustafa diye bir belgesel yapınca RTE ile birlik oldu"ymuş.

"Sarı Zeybek" belgeselini de Can Dündar yaptı. Onu da Tansu Çiller için mi yapmıştı?

Bu ırkçı-milliyetçilerin yarısı Ak Partili yarısı da aha bu Selmet gibi alık Atakurtçu tipler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
AKP milletvekilinin yeğeni dolandırıcılık suçundan tutuklandı xcan Politika 1 03-06-2018 23:39
emine şenlikoğlu tutuklandı. İlahimasal Konu-dışı 2 13-05-2015 16:40
Mescid-i Aksa'da namaz kılanlar tutuklandı. Neva Politika 1 08-10-2012 06:48
Hanefi AVCI tutuklandı! naper Politika 33 02-10-2010 12:26
Can Dündar- Kader hayko Politika 0 10-06-2010 21:46

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 .