Orijinalini görmek için tıklayınız : Herkes kanser...
Dikkat edilirse son 10 yılda kanser vak'alarında bir "patlama" gözlenmekte; nerdeyse "herkes kanser."
Bir sebebi olmalı tabii, tıp ilerlerken kanserin düşeceği yerde patlama yapmasının...
Eskiden "(Tarımda) Kendi kendine yetebilen yeryüzündeki yedi ülkeden" biriydi Türkiye, böyle öğrendik. Ama şimdi? Her türlü tohumdan, etten, sütten, sebzeden, meyveden, hububatdan, hatta otdan, buğdaydan... evet, nerdeyse herşey artık "ithal giriyor" ülkeye.
Bana göre kanser vakalarındaki patlamanın baş sorumlusu da bunlar, genetiğiyle oynanmış gıdalar (bir de başıboş gıda sektöründe, daha "fazla kâr için" yapılan bin bir türlü hile-hurda).
Ama İslam'la beyni arızaya uğramış insanlara bir şey anlatamazsın ki. :(
En iyi ihtimalle, "Haklısın, en başta kendi gıdamızı kendimiz üretebilmeliyiz" derler; sonra yine AKP %50'yle sandıktan çıkar. Kendi, ya da yakınlarının başına gelirse bir kanser vakası, "Takdir-i ilahi buymuş" der geçerler...
Ben belki de kanserden değil, "veremden" gideceğim. :)
Kurdistannn
16-12-2015, 16:48
Genetik doktoramı kanser üzerine yapmıştım. Üzerinde uzun yıllar boğuştuğum bir alan. Görünmez düşman derdim ilk zamanları ona:)
Sadece yediklerinize içtiklerinize odaklanmayın. Gelişen teknolojinin yan etkilerinden birisi de kanser. Kanseri tamamen yok etmemiz çok zor. Ama etkileri ölümcül olmaktan çıkarılabilir. Yani kansere yakalanırsın ama ölmezsin.
Bu arada dediğin doğru. Benim de çocuk yaştan beri çevremde ölen herkes kanserden öldü. Normal ölüme nerede ise hiç raslamadım. Akrabalarım, komşularımız, arkadaşlarım...Hep kanserden öldü.
Bir 30 yıl kadar sonra ölümcül etkisini yitirir diye düşünüyorum.Ama bir süre daha maalesef kayıplar vermeye devam edeceğiz.
Kansere genetik yatkınlığı olanların çocuk yapmasının önüne geçilmeli. Gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuz var. Yetiştirme yurtlarında bir sürü sahipsiz çocuk var. Gitsinler, bir tanesini evlat edinsinler. Şu, ancak kendinden olanı sevme ve sahiplenme ilkelliğinden kurtulmalıyız. Hayvanlardan farklı olduğumuzu iddia ediyoruz ancak hiç de farklı davranmıyoruz. Gündelik hayatta çoğunlukla içgüdülerimizle ve alışkanlıklarımızla yaşıyoruz..
aliyarasfal
16-12-2015, 22:29
Kansere çare bulunurda biz bu cahilliğe nasıl çare bulacağız.
Kanser öldürür, cehalet katliam yapar.
Şimdilik saygımla gittim...
Insan omrunun uzamasinin, kanserle direk iliskili oldugunu zannediyorum; Yaslandikca, kansere yakalanma ve ondan dolayli olme vakalari da cogalmakta.
Eskilerin "eceliyle oldu" dedikleri sey artik mevcut degil; hastaliklari tanidikca, olumun sebeplerini de anlayabiliyoruz. Belki eskiden de bu derecede yaygindi da, ancak teshis edilemiyordu olabilir.
Butun olumsuz gunumuz sartlarina ragmen, gelismis ve gelismekte olan ulkelerde, insanin ortalama omru uzamakta. Bunun sonucu olarak da kansere yakalanma sansi yukselmekte. Sonucta teknik ve tipta yapilan gelismeler, olumsuz degil, olumlu etkiledigini dusunuyorum.
Kurdistannn
16-12-2015, 23:57
Kansere genetik yatkınlığı olanların çocuk yapmasının önüne geçilmeli.
Üstad, bu çok ağır oldu yavv:)
Çalışma ortamı radyasyondan mümkün olduğu kadar uzaksa, sigaradan, alkolden uzak durup, düzenli spor yapıp, sağlıklı beslenebiliyorsa bir kişi, sülalesi kanserden de ölse kansere yakalanma oranı çok azalır.Bir de rutin kontroller yaptırırsa(yılda 1 kez azından testler yaptırırsa) kansere yakalansa bile erken teşhis ile kanser ölümcül olmaktan çıkarılabilir.
Erken teşhis çok önemli. Geç kalındığında, kanserli hücreleri ameliyatla alsalar bile, kan yolu ile vücuda kanser artık yayılmış oluyor.
Tabi henüz nedenini çözemediğim, yukarıda söylediklerimi yalanlayan şeyler de mevcut. Sanırım biraz da yaşla da alakalı. Yaş ilerledikçe vücut direnci düşüyor. Benim nenem 80 yaşında kanserden vefat etti.Köy kadını idi. Köyde, yumurtayı besledikleri tavuktan,; eti ve sütü de, besledikleri koyunlardan,keçilerden,ineklerden alırlardı.
Köyümüz, 3-5 haneli, yüksek rakımlı bir dağ köyü idi. Tertemiz havası, sanayiden uzak bir doğası vardı. Nenemin sigarası, içkisi yoktu. Kadın, hayatı boyunca doktor yüzü görmedi. Ama Son 2-3 yılda kansere yakalandı. 77 yaşlarında falan...
Bir noktadan sonra ipimizi çekip gitmemiz lazım:)
Ama yine de sağlıklı yaşam mümkün.En azından 20 li, 30 lu,40 lı, 50 li hatta 60 lı 70 li yaşları sağlıklı yaşayabiliriz.
Mesela benim her iki dedemde de yüksek tansiyon vardı.Hatta birisi yüksek tansiyondan vefat etti. Amcalarımda da vardı.Dahası babam yıllardır yüksek tansiyon hastası ama ben de hiç olmadı. Hepsi 30 lu yaşlarda yüksek tansiyona yakalanmış.
Bunları bildiğim için beslenmeme hep dikkat ettim. Mesela kahve, sigara, maden suyu vb..şeylerden uzak durdum.Malum, bunlar tansiyon yükseltiyor. Besinlerim arasına,mevsimine göre, her gün muz, mandalina, limon,pancar suyu, bol salata,tuzsuz besinler vb. ekledim.Bunlar düzenli alındığında yüksek tansiyona ilaç gibidir.
Yani hem yapılmaması gerekenlerden uzak durmak, hem de yapılması gerekenleri yapmak; vücuda çok fayda sağlar ve direnci artırır.
Özetle; mutlu olun, pozitif olmaya çalışın, yılda 1 kez sağlam bir yerde check up yaptırın, spor yapın ve sağlıklı beslenin. En azından hayatınızı olumsuz etkileyecek rahatsızlıkları, yaşamın son anlarına ötelemiş olursunuz.