PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ZAMANDA TESADÜF


Sayfa : [1] 2

dine mine ne
05-01-2016, 20:44
Yaşamın altında yatan sonsuz Deniz boşluktur. Her şey boşluktan meydana gelir ve boşluğa geri döner. Ufacık bir parçasında bile bütünün bilgisini barındırır. Var etme gücüne sahip sonsuz potansiyel enerji. Belki de bütün düzenin sırrı budur.

Boşluğun elimizdeki yorumlanışı parçacıkların her an ortaya çıkıp kaybolmalarıyla kapsadığı alanların dalgalanmaları ile dolu muazzam enerjiye sahip bir ortam olduğu şeklindedir.

Maddeyi meydana getiren parçacıkların içinden doğdukları boşluktan ayrı olmamaları ve bu ortamın her an her yerde mevcut olduğu kabul edilir.
Belki de bu yüzden kuantum alan teorisi bir parçasın kendisini saran uzaydan ayri kabul edilemeyeceğini öngörür.
Bu boşlukta istemediğiniz kadar enerji bulunduğu öne sürülüyor. Boşlukta meydana gelen bir parçacık ve anti parçacık çifti gibi kısa sürede birbirlerini yok ederek enerjiye dönüşüyormuş.
Uzayda herhangi bir noktada sanal var olma durumuna sıçrayan ve daha sonra hemen birbirini yok eden bir parçacık ve onun anti parçacıgi boşlukta dalgalanmalar meydana getirir( boşluk dalgalanmaları). Bu dalgalanmalar sonsuz sayıda parçacık çifti gerçekliğin bir içine girip bir dışına çıkarak yaratılış ve yok oluşun muhteşem bir göstergesi gibi karşımıza çıkmaktadır.
Anladınız değil mi?. Yoktan var( Gerçek) oluyorlar ve yine yokluğun içinde kaybolub gidiyorlar. bilim boşlukta var olmuş veya var olabilecek her şey halihazırda potansiyel olarak orada diyor.
Toparlayacak olursak bu boşlukta her şeyi var edebilecek olan (big bang,multi universler) ENERJI nedir?.

hiç bitmeyen hep var olan tükenmek bilmeyen enerji neyin nesidir ?.

Hep var hiç tükenmiyor(ölmüyor). Iyide bu nasil olabilir . Bilim bizi kandirmiyorsa o zaman yokluk hiclik yok. O zaman büyük ihtimal bizde ölünce enerji olucaz , cünkü hersey gibi bizlerde ordan geldik.

Ben iste tam bu noktada tanrinin gemisine atliyorum.
Tabiki bu tanri iispati degildir, olamazda zaten ama en azindan bu teori tanri severleri yol da birakmiyor.
Ateistler bu konuda,iste bakin görün, hersey kendiliginden oluyor diye bilirler.

O zamanda tesadüf tartismalari ortaya cikiyor iste. Ne yapicaz ben de bilmiyorum.
Ama bildigim bir sey var o da yoklugun olmadigi.

Oradan geldik oraya geri dönücez gibi görünüyor.
1)Bilincli gelmedik ama bilincli mi gidecez ?. Bilincli gidersek birseyler görücez mi ?,göre bilirsek neyi görüp neyi yasiyacaz?.
2)Bilincli gelmedik ,bilincsiz de gider isek neyin anlami kalir ?. Sonsuz bir potansiyellikde tesadüfen gelmis anlamsiz gitmis oluruz.
Ama bu anlamsizlik nasil olabilir. Hayatimizda gördügümüz herseyin bir anlami yok mu ?. Maddeyi olusturan atomlardan, hücreden canlilara kadar ,her sey anlamli ve bilincli bir sekilde calismaktadir.
Sonsuzlukta zaman olmadigindan tesadüf olabilir ama hayatimizda zaman dedigimiz olay yüzünden tesadüf hesaplari tutmayacak derecede yoktur.
Hayatimizin icinde olup bitenleri hesaba vurursak tesadüf teorisi yok denecek derecede sayif kaliyor. Ama biz yok yoktur demisdik degilmi , ozaman tesadüf yok cümlesini kurmus olmam yanlis olmus olur degilmi , ama ne zaman yanlis olmus olur?. Iste zaman oldugu vakit hesaplarda tesadüf yok oluyor, ama zamanin olmadigi yerde tesadüf ola bilir.

Bu zaman dedigimiz seyin neden var oldugunu kendime hep sormusumdur ,.
Tesadüf cümlesini düsünmemiz icin olmasin sakin ?.

world
05-01-2016, 22:28
Tesadüf değil oluş var kardeşim oluş kafanız mı basmıyor anlamıyorum ki ne biz tesadüfüz ne gezegenler ne bok böceği ne osuruk böceği.Öyle olması gerektiği için burdayız şartlar bu gezegende bu şekilde olduğu ve bu şekilde olduğundan maddenin , cansızlığın farklı bir dalı olan canlılık oluştuğu için burdayız.Neresi zor bunun anlamıyorum mk?

Ayrıca diyelim ki nasıl olduğumuzu bilmiyoruz.
Bilmiyoruz gayet de bilimsel bir cevaptır senin hayalgücündeki Tanrın veya Tanrılarını yerin dibine sokar bu cevap.

İlahimasal
05-01-2016, 22:39
Dine mine niye tanrı'nın kayığına biniyorsunki.

Şayet tanrı evrende ne varsa yarattım diyorsa ,yaratmadan öncesi ve sonrası var demekdir.

Hele birde lehvi mahvuz da her şey yazıldı diyor ise bunu yazdım diyen EZELİ se lehvi mahfuzda yazılı olan her ne ise hepside ezeli olur.ZAMANDA o kitapda yazılı ise .zaman tanrı ile ezeli ve tanrı ile birlikde sonsuzdur.

Bir tek onlarmı sen,ben,o hepsi ezeli oluyoruz.


Tabiki bu tanrınin kayığındakilerin idaası olan ezeli tanri fikrinin idaaları neticesinde ortaya çıkmış bir fikir olur.


Ben tanrınin kayığına da imamın kayığına da binmem.

world
05-01-2016, 22:42
Dinleri hem teolojik olarak hem felsefi olarak hem bilimsel olarak hem antropolojik olarak hem siyasi olarak hem etik olarak hem tarihi olarak çok rahat bir şekilde çürütebiliyoruz.Tanrıyı Bigbang'in öncesine kadar kovaladık ki öncesi var mı bilmiyoruz.Büyük ihtimal yoktur zaman madde ile başladığına göre.Zamann yoksa neden-sonuç da olamaz dolayısıyla yaratıcı bir güç olamaz.Çünkü neden ve fail olamaz.

Aleph
05-01-2016, 23:12
Ama bildigim bir sey var o da yoklugun olmadigi.


Ha şunu bileydiniz.. :)

https://www.youtube.com/watch?v=7ImvlS8PLIo

Nana Buluku
06-01-2016, 18:00
Tesadüfün anlamını bilmediğine eminim.

İlahimasal
06-01-2016, 18:23
Tesadüfün anlamını bilmediğine eminim.

Nana buluku

Tesadüf demek---varlığı kesin olana kişinin istemesi dışında rast gelmesi demekmi oluyor.

Ben hiç tanrıya tesadufende olsa rastgelmedim.

Tanrı diye bir hiçe çok rast geldim.

dine mine ne
06-01-2016, 19:12
Matematik insanoğlunun elindeki anahtardır. Bu elindeki anahtarla birçok soruya cevap bulur.

Tesadüften anladığım rastgele raslantı anlamlarına kullanılan bir kelime oldugudur.

Sadece bir amino asitin veya protein molekülünün bile tesadüfen oluşması için dünyanın şu andaki yaşının kat kat aşan seneler gerektiği hesaplanmaktadır.

Tesadüfe insan inanabilir , ama bir tesadüf den bir yasam olusmaz, cünkü yaşam karmaşık bir yapıdır

Düşünün ki hayatınızda milli piyangoyu vurdunuz, işte buna tesadüf diyebilirsiniz , ama siz her gün milli piyangoyu vuruyorsanız , matematik orada ortaya çıkar ve bu olamaz der.

iste bende bu konuda matematiğin verdiği cevaba inanıyorum , hepsi bu.

Nana Buluku
06-01-2016, 20:04
Tesadüften anladığım rastgele raslantı anlamlarına kullanılan bir kelime oldugudur.

Haksız çıkarmadın.

Rastgele ile tesadüf kelimeleri birbirinden çok farklıdır. Tesadüf olayın özel bir amacı olmadığını anlamına gelir. Yani evren Tanrı tarafından bir amaca yönelik yaratılmadı. Evren tesadüfen oluştu dendiğinde anlatılmak istenen budur.

iste bende bu konuda matematiğin verdiği cevaba inanıyorum , hepsi bu.


Yalanlara inanıyorsun.

dine mine ne
07-01-2016, 00:21
Haksız çıkarmadın.

Rastgele ile tesadüf kelimeleri birbirinden çok farklıdır. Tesadüf olayın özel bir amacı olmadığını anlamına gelir. Yani evren Tanrı tarafından bir amaca yönelik yaratılmadı. Evren tesadüfen oluştu dendiğinde anlatılmak istenen budur.



Yalanlara inanıyorsun.

1) iki kelime üzerinden evrenin neden yaratildigi tartismasini yanlis buluyorum.
Tanri yi ispatlayamadikdan sonra bu amac tartismasini yapsak ne olur. Ha yapa biliriz bu
baska ama bu tartismada herks sadece kendi fikrini ortaya koymus olur.

AMAC,tanri varsa ancak var olur. Tesadüf de amac yok dur. Kuantuma göre yok olmadigina göre birseyler ola bilir diyor ve fikrimi paylasiyorum .

2) Yalanlara inanıyorsun diyorsun iyide matematik yalan degilki . YASADIGIN MÜDDETCE
Milli piyango olamaz diyor. Hayat birkac sayinin yanyana gelmesinden ötedir,daha karmasiktir.

Bunu anlamak icin matematik uzmani olmaya da gerek yok, köydeki copan dahi anlar yani.
Hayatin olusumunda kanun yoktur, olsa idi laberatuvar ortaminda hayat olusurdu. Belki bir gün
Insanlik bunu basara bilir, ama bu da tanrinin olmadigini bize kanitlamaz.
Insanoglu sadece isin sirrini cözmüs olur, ama olayda kendisinin bilincli tetikleyici oldugunu unutur.

Bu dogadaki tetikleyiciyi gözlemliyemiyorus diye de tetikleyici yok diyemeyiz.
Bilim bile belirli yerlerde sinira gelmistir artik.
Isigi gözlemleme siniri gibi. Adeta buraya kadar diyen bir güc var karsimizda.
Isik seklini degistiriyor, ama bilincli bir gözlemci oldugu zaman Dalga seklinden parcacik hali sekline giriyor. Gözlemlendigi an seklini neden degistirmez? kimse bilemiyor.
Isik Gözlemlendigini nasil anlar ? Bilncin oldugunu nasil anlar ? Kendisinin ölcüldügünü nerden bilir?.

Hani ben bir güc ten bahs ediyorsam , kafadan sallamiyorum, bunu anlatmaya calisiyorum size.

Su yalanlara inaniyorsun cümleni aciklarsan sevinirim ,matematik yalanmi ?.
Matematik elimizdeki tek anahtar, bu anahtar da giderse ne yapariz, kime nasil inaniriz.

world
07-01-2016, 01:23
1) iki kelime üzerinden evrenin neden yaratildigi tartismasini yanlis buluyorum.


Yaratılmış olduğu kanısına nasıl vardın?Buyur açıkla .
Yaratılmışlığın ne demek olduğunu açıkla ve sonra amacını açıkla da biz de böyle bir iddiayı ciddiye alıp konuşalım aksi takdirde zırvadan ileri gidemiyorsun.

Yaratılmış ifadesi kasıtlılık içerir.Neden yaratılmak zorunda olsun?

dine mine ne
07-01-2016, 02:50
Yaratılmış olduğu kanısına nasıl vardın?Buyur açıkla .
Yaratılmışlığın ne demek olduğunu açıkla ve sonra amacını açıkla da biz de böyle bir iddiayı ciddiye alıp konuşalım aksi takdirde zırvadan ileri gidemiyorsun.

Yaratılmış ifadesi kasıtlılık içerir.Neden yaratılmak zorunda olsun?

Yaratılmış olduğu kanısına matematik üzerinden varıyorum. Hayat , canlilik bir Piyango ile açıklanamiyor.
Hayatın oluşabilmesi için milyarlarca piyangoya ihtiyaç var, işte matematik tam bu noktada bu olamaz diyor,bunu ben demiyorum. Olasılık bir matematik ve hesap konusudur. 10 üzeri 10 üzeri 123 de bir ihtimal , imkansız demektir.
En önemlisi de bu hesabın bir defa daha tutması ,yaşam çarkının dönmesine yeterli olmaz deniliyor.


Kozmoloji, matematik, kuantum fiziği varken ,körü körüne tesadüfe yokluğa mi inanayim.

Eski zamanlarda bu bilgiler olmadığından dolayı belki ateizme inanabilirdim , ama yirmi birinci yüzyılda bu benim için imkansız.

Tanrı konusu mantığa sığmaz , ama kuantum teorisi mantığımızın dışında olanları hayatımızın içine soka bilmiştir.
Mantigimiza girmeyen seylerinde gercek oldabildigini bizlere göstere bilmistir.

spartacus
07-01-2016, 03:32
Yaratılmış olduğu kanısına matematik üzerinden varıyorum. Hayat , canlilik bir Piyango ile açıklanamiyor.
Hayatın oluşabilmesi için milyarlarca piyangoya ihtiyaç var,
Eh o zaman kuyudan gökyüzüne bakmayı bırakman gerekiyor...

Sahi tanrın hangi piyangonun şanslısı? Matematik bunuda söylüyor mu? Matematikmiş...

Evrende her salisede katrilyonlarca çekiliş oluyor zaten, tabi bu işe piyango diyecesek... Hem neden kendini çok özel sayıyorsun ki? Olmaz deme şansını dene :)

dine mine ne
07-01-2016, 06:51
Eh o zaman kuyudan gökyüzüne bakmayı bırakman gerekiyor...

Sahi tanrın hangi piyangonun şanslısı? Matematik bunuda söylüyor mu? Matematikmiş...

Evrende her salisede katrilyonlarca çekiliş oluyor zaten, tabi bu işe piyango diyecesek... Hem neden kendini çok özel sayıyorsun ki? Olmaz deme şansını dene :)

Yunan tarihinde kalmis ateizim kafa yapisi inanc yolu üzerinden aciklamari kapul edmeyebilir.
Ama 21 yüzyilda kuyudan gökyüzüne bakanlar kendileridir.

Ben bilimin söyledikleri üzerinden fikirimi ortaya koyuyorum.
Sen tanrinin fotorafi pesindesin.

Tanri Piyango sanslisi olmus ola bilir, cünkü boslukta zaman olmadigindan olasilik üzerinden gidersek bunu matematik onaylar.

Boşlukta meydana gelen bir parçacık ve anti parçacık çifti gibi kısa sürede birbirlerini yok ederek enerjiye dönüşüyormuş.
Zamanin olmayisi boslukta , enerji boslukta, var olma kaybolma bu boslukta , burda üstün bilinc neden olusmasin. Artik sadece isteyi ile yaratan bilen bir yaratici neden olmasin?.
Senin benim bilincim olusmus,ama tanrisiz olusamaz . Neden ? cünkü zaman yeterli degil,Uzun zaman bile gecse mutlak bir bilince muhtac var, elimizdeki anahtar matematik bunu söylüyor .
Bilincsiz karmasik hayati zamanin varligi yüzünden matematik onaylamiyor.
Ama zamanin olmadigi boslukta hersey olabilir .Yaratan bir tanri dahi olusmus ola bilir , cünkü zaman yok .Tanri milli piyangonun kendisi ola bilir.

world
07-01-2016, 17:09
Hayat özel bir şey değil ki o kadar onu evrenin diğer kısmından ayrı tutuyorsun.Hayat evrenin kısıtlı koşullarında var olabilen koşullara muhtaç olan bir madde davranışı.Bunu büyütmeyin.

Nana Buluku
07-01-2016, 17:50
AMAC,tanri varsa ancak var olur. Tesadüf de amac yok dur. Kuantuma göre yok olmadigina göre birseyler ola bilir diyor ve fikrimi paylasiyorum .

Kuantum mistisizminin sözde bilim olduğunu biliyor musun ?

Bu sahte bilimi anlatma boşuna. Dikkate alan olacağını sanmıyorum.


Su yalanlara inaniyorsun cümleni aciklarsan sevinirim ,matematik yalanmi ?

Matematik elimizdeki tek anahtar, bu anahtar da giderse ne yapariz, kime nasil inaniriz.

http://www.evrimagaci.org/makale/349

spartacus
07-01-2016, 18:13
Yunan tarihinde kalmis ateizim kafa yapisi inanc yolu üzerinden aciklamari kapul edmeyebilir.
Ama 21 yüzyilda kuyudan gökyüzüne bakanlar kendileridir.

Ben bilimin söyledikleri üzerinden fikirimi ortaya koyuyorum.
Sen tanrinin fotorafi pesindesin.
Bilim mi? ne bilimi, mantık dışı şeyler söylüyorsun, kendi kendine kaideler uydurup, sonrada bunları önermelerde kendin kullanıyorsun... Bilimin lafını yapman bilimsel olduğunuz anlamına gelmez, en çok bilimden sözdebilimciler bahseder. (https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6zdebilim)

Bir konu ikna konusu haline gelmişse, ancak ikna ettiğinde anlam katabiliyorsan o konu her ne olursa olsun bilimsel değildir, ideolojik denebilir. Yani ben inanıyorum bana göre var demek ayarı bir anlam taşımaz, bana göresi olmayacak şeyler öne sürmeniz şart, o nedenle yaratmak, yaratılmak gibi, önsel ŞARTLAR-ŞARTLILIK öne koyamazsınız.. Bilim lafzı edeceğinize, önce bilimin dilini öğrenin.

Her şey yaratılmıştır -> o halde bir yaratıcı vardır.
O halde yine sana göre
Hiç bir şey yaratılmamıştır -> o halde yaratıcı yoktur
Önce BİR KABUL ŞARTI VAR, bu tür mantık önermeleri kelime oyunudur, safsatadır.
Tanri Piyango sanslisi olmus ola bilir, cünkü boslukta zaman olmadigindan olasilik üzerinden gidersek bunu matematik onaylar.
Anlamsız kaideler, o halde tanrı olabiliyorsa, evrende olabilir... Evreni görüyoruz, gözlemliyoruz, gördüğümüz evren, bir tanrı görmüyor ve gözlemlemiyoruz. O halde sizin iddialarınız, zorlama olur.

Matematik neyi onaylayacak, bıkmadınız mı bu klişelerden(sözdebilimcilerin klişeleri, bilim onaylıyor, matematik onaylıyor-oys matematik zihinsel bir eyleme de tekabül eder, masal da okuyabilirsiniz, matematiğe uyar) Boşluk diye bir şey yok! Boşluğu ne kadar doğal kabul edebiliyorsanız, efendim boş olmayanıda o kadar doğal kabul edin, ikide bir ayırıp durmayın... Tek başına boşluktan söz edilemez, bunu bir madalyon gibi düşünmelisiniz.. Önü yoksa arkası olur mu, arkası yoksa önü? Siz mantıksız bir biçimde bunalrı birbirinden ayırıyor birini, diğeri olmadan öne sürüyorsunuz, bu bırakın bilimi, matematiği, saçma...

dine mine ne
08-01-2016, 03:38
Bir konu ikna konusu haline gelmişse, ancak ikna ettiğinde anlam katabiliyorsan o konu her ne olursa olsun bilimsel değildir, ideolojik denebilir. Yani ben inanıyorum bana göre var demek ayarı bir anlam taşımaz, bana göresi olmayacak şeyler öne sürmeniz şart, o nedenle yaratmak, yaratılmak gibi,önsel ŞARTLAR-ŞARTLILIK öne koyamazsınız.. Bilim lafzı edeceğinize, önce bilimin dilini öğrenin.

Boşluk diye bir şey yok! Boşluğu ne kadar doğal kabul edebiliyorsanız, efendim boş olmayanıda o kadar doğal kabul edin, ikide bir ayırıp durmayın... Tek başına boşluktan söz edilemez, bunu bir madalyon gibi düşünmelisiniz.. Önü yoksa arkası olur mu, arkası yoksa önü? Siz mantıksız bir biçimde bunalrı birbirinden ayırıyor birini, diğeri olmadan öne sürüyorsunuz, bu bırakın bilimi, matematiği, saçma...


Modern bilimde atom seviyesindeki dünyayı açıklayan kuantum teorisidir. Bu teori bilgisayar lazer nükleer santral gibi günümüz dünyasında vazgeçilmez birçok nice icadinda oynadığı rolü başarmış ve başarmıştır. Kuantum teorisi modern bilim açısından vazgeçilmez ,teknoloji üretiminde bu kadar başarılı olmasına rağmen bunu nasil görmezden gele bilirsiniz.

Kuantum teorisi sayesinde tuşlara basarak burada bir şeyler paylaşabiliyoruz, Ideolojiye kendilerini katptirmislarin sayesinde degil.

Spartacus bosluk yok diyorsun o zaman statik bir evrenden bahs ediyorsun sen ?.

1)Termodinamiğin ikinci yasası evrende kendi haline doğal şartlara bırakılan tüm sistemlerin zamanla doğru orantılı olarak düzensizliği dağınıklığa bozulmaya doğru gideceğini söyler. Bu yasa herşeyin yıprandığını söyleyen yasadır. Termodinamiğin ikinci yasası doğruluğu deneysel olarak kanıtlanmış bir kanun olmakla beraber yüzyılımızın en büyük bilim adamlarından biri kabul edilen Albert Einstein bu kanunu bütün bilimlerin birinci kanunu olarak tanımlamıştır.
Bu yasa her şeyin yıprandığından bahsediyor yani bu senin statik evrenine de geçerlidir.

2) Genişleyen bir evreni destekleyen hubble teleskopunun gözlemini nasıl açıklayacaksin.

3) kozmik mikrodalga arkaplan ışıması neyin nesi ?,budamı sözde bilimcilik. Fotoğrafı koyanlar insanlığımı kandırıyor sence?.

4) insanlar artık evrenin ilk zamanındaki halini bile görebiliyorlar yani o kadar geriye bakabiliyorlar ve hatta hesapladıkları nötr hidrojen hattını ( çizgisini) bile gözlemlemişler ,bulmuşlar. Bu da mı yalan.

5) Işığın yorulma teorisini biliyorsun , tamam da ışığın yorulmasına neden olabilecek miktarda kitle yok ki evrende.Görünen kitle sadece 5% .Bu 5% mi isigi yorultuyor?.


6) eskiye dönük o kadar derinlere baka biliyorlarki , galaxylerin gecmis zamanda ne kadar birbirilerine yakin olduklarini bile ölce biliyorlar.

Ehh bu adamlar yalan mi söylüyorlar simdi ?????.
Bu yalanlari atmak bu kadar kolay mi saniyorsun.?????

Bu birbirinden ayrilan evrenlere inanmiyormusun?.ADAMlar gözlemliye biliyoruz diyor,
hesabida biraktim yahuuuu.

Adamlar millyarlar harciyor arastiriyor sen kalkmis ben inanmiyorum diyorsun, iyide ispat sunuyorlar , bunu ne yapicaz?. Bunlar ispat degil bunlarin hepsini cöpe atabiliriz mi diyorsun?.

Biz herseyi cöpe atsaydik burda tuslara nasil basacaktik.Ideolojimize uymuyor diye cöpe atmak geri kafalilik olmazmi ?.
Tuslara basa bildigimiz icin kuantuma tesekür borclu degilmiyiz?.

Dialectics
08-01-2016, 09:28
Yaratılmış olduğu kanısına matematik üzerinden varıyorum. Hayat , canlilik bir Piyango ile açıklanamiyor.
Hayatın oluşabilmesi için milyarlarca piyangoya ihtiyaç var, işte matematik tam bu noktada bu olamaz diyor,bunu ben demiyorum. Olasılık bir matematik ve hesap konusudur. 10 üzeri 10 üzeri 123 de bir ihtimal , imkansız demektir.
En önemlisi de bu hesabın bir defa daha tutması ,yaşam çarkının dönmesine yeterli olmaz deniliyor.


Kozmoloji, matematik, kuantum fiziği varken ,körü körüne tesadüfe yokluğa mi inanayim.

Eski zamanlarda bu bilgiler olmadığından dolayı belki ateizme inanabilirdim , ama yirmi birinci yüzyılda bu benim için imkansız.

Tanrı konusu mantığa sığmaz , ama kuantum teorisi mantığımızın dışında olanları hayatımızın içine soka bilmiştir.
Mantigimiza girmeyen seylerinde gercek oldabildigini bizlere göstere bilmistir.

İyi bari, sen büyük ikramiyeyi çeken evrene denk gelmişsin. Amorti çeken bir evrene düşeydin belki sadece fotosentez türevi bir şeyler yapmakla yetinecektin ya da belki de sadece bir taşın içinde dönüp duran bir elektron olacaktın..

Sana 2 tane matematiksel denklem de ben söyleyeyim:

(1/1) = 1

ve de

(1.000.000.000.000.000.000/1.000.000.000.000.000.000) = 1

Yani ya torbadaki tek bilettin ya da torbadaki sonsuz ihtimalden sadece birisin ki her iki durumda da gerçekleşme olasılığın 1 yani %100.

Bu arada antropik ilkenin en temel eleştirilerinden biri de şudur: Antropik ilkeyi savunanlar, "biz burdayız çünkü evren burada olmamız için ayarlanmış" derken; eleştirenler "evren yasaları böyle olduğu için biz şu an burdayız" der. Yani bunu şuna benzetebilirsin, sen şimdi mesela geçen gün şu alıntıladığım mesajı yazmışsın ya misal.. Bir antropikçi bu durum için ne derdi biliyor musun "sırf dine mine ne tam da dün o mesajı yazabilsin diye yıllar önce doğdu ve yaşamında başına gelen her olay da sırf o anı gerçekleştirmek için yaşandı"

Senin gibi akıllı tasarım meraklılarına benim tavsiyem bir 20 TL verip, şu Richard Dawkins'in "Yeryüzündeki En Muhteşem Gösteri" adlı kitabını alıp, hiç olmaz ise o kitabın "akılsız tasarım" kısmını bir okumaları...

Bir de dipnot olarak diyalektik felsefenin pirî Spartacus'ü evrenin statik olduğunu düşünmek ile itham etmek gibi neredeyse küfür sayılabilecek bir gaflette bulunmuşsun. Okkalı bir cevap seni bekliyor olsa gerek.. :)

world
08-01-2016, 10:28
Sizce evrenin yasaları farklı şekilde işleseydi canlılık farklı şekilde oluşabilir miydi?

dine mine ne
08-01-2016, 11:12
Senin gibi akıllı tasarım meraklılarına benim tavsiyem, oradan buradan bulduğu kuantum ve termodinamik söylemlerini filan paylaşmadan önce bir 20 TL verip, şu Richard Dawkins'in "Yeryüzündeki En Muhteşem Gösteri" adlı kitabını alıp, hiç olmaz ise o kitabın "akılsız tasarım" kısmını bir okumaları...
Kendi adıma darwinizm bilgisizlik üzerine kurulmuştur ve bilimsel değildir .Charles Darwin 1850lerin adami ,adam daha mikrobiyolojinin ne demek olduğunu dahi bilmiyordu.Iddia ettiği teorisi'nde , kendisi bile ara geçiş formlarınin olmadığından yakınmış.
Richard dawkins,de düzenbazin teki benim icin ,Yirmi birinci yüzyılın mikrobiyoloji dalındaki edinilen bilgileri gözardı edip ,1850lerin Kafa yapısı üzerinden para kazanıyor.
Adama soruyorlar bize ara formları sayabilir misiniz diye, düşüne düşüne aklına hiçbir şey gelmiyor bu olacak iş mi?.
Evrim teorisi gerçekten olsa idi ortalık ara geçiş formları ile dolu olması lazım di.
Evrim türlerin kendi içinde olmuş olabilir aynı günümüzdeki olduğu gibi.
Darwinizm Marksizm artık din olmuş ,felsefe dir, ama bilim değildir .
Bilimden bir yaratıcıyi açıklamaya bakıyorsun,adamlar fotoğrafını istiyor.Fotoğrafın yoksa bu bilim değildir diyor. Ben de iyi ozaman seninkisi bilim ise o zaman sen de bana Proteini anlat diyorum, Proteinler tesadüfen oldu diyorsunuz .Ehh bu şimdi bilimsel bir açıklama mı.
Aslına bakarsanız büyük bir ayıp yapıyorsunuz .
Bilmiyorum diyeceğiniz noktada tesadüf kelimesini kullanabiliyorsunuz . Ben en azından tanrıyı bilmiyorum, ama bilimin söylediklerinden tanrının var olabileceğini açıklamaya çalışıyorum.
Çift yarık deneyi dedim, Işık dedim, dalgalanma dedim, enformasyon dedim, eski zaman kodunun videosunu ekledim, balıklar ışınlama da şeklinin değiştiğini gösterdim(evrim) .
Yani dünyanın elektrostatik alanı değişse bir anda her canlının şeklinin anında değişeceğinden eminim. bu denemeler bitkilerde yapılmış , bir de balıklarda yapılmış ve aynı sonuç elde edilmiştir. Gözlem diyorsunuz , deney diyorsunuz, ispat diyorsunuz ,O zaman, eski zaman kodu videosunu izleyin.
Ama ne kadar izlerse izlesinler ideolojik kafa sahibi olduklarından, kendilerinin de bir şeye inandıklarından gördükleri gerçeği kabulenemeyecekler.
Dinci kafaları eleştirirler ama kendi inançlarına toz kondurmazlar.


Bir de dipnot olarak diyalektik felsefenin pirî Spartacus'ü evrenin statik olduğunu düşünmek ile itham etmek gibi neredeyse küfür sayılabilecek bir gaflette bulunmuşsun. Okkalı bir cevap seni bekliyor olsa gerek.. https://lh3.googleusercontent.com/L-7NSQ-xenf2gcY2xhGUxR7LkdpIdBVf9oAmdfGuhiRmnL6CnHrEYw8Ja luGaB1SX0SYA97dTUa0iNDsxC9hmB9wxTquJZXbPKaj3lVxoij ysNUSLfUm8n0nxvd-YERFQz_R5X65

Spartacus boşluk yok dedi benim de aklıma statik evren geldi.

dine mine ne
08-01-2016, 11:55
Sizce evrenin yasaları farklı şekilde işleseydi canlılık farklı şekilde oluşabilir miydi?

Bilim adamları Evrendeki mükemmel dengeden bahsediyor. Bu olmasaydı falan oluşamaz şu olmasaydı böyle gitmezdi diye açıklamalar yapıyorlar.

Ama senin sorun işleseydi diye bittiği için yeryüzünde yaşam bir yolunu bulur olurdu diyorum.


https://evrimarsivi.wordpress.com/2012/09/17/hidrotermal-bacalarda-yasamin-olusumu-demir-kukurt-kurami/ (https://evrimarsivi.wordpress.com/2012/09/17/hidrotermal-bacalarda-yasamin-olusumu-demir-kukurt-kurami/)

Verdiğim linkteki yazı da benim için evrim değil akıllı tasarımdir.

İlahimasal
08-01-2016, 14:56
Toparkdan adam yarattim diyen el-ilahı(mhmd)

Kaburgadan kadın yarattim diyen el-ilahı(mhmd)

Gokleri direksiz tuttum diyen el-ilahı( mhmd)

............v.s

El ilahın ipini bırak, gel sen bilimin, bilim adamlarının ipine sarıl ,bu mhmd ümmeti çok enteresan bir yapı.


Bilim adamlarının araştırmalarına göre EL-İLAH diye bir tanrı YOK.
Var diyen bilim adamınızı getirin.Namaz kılmakdan fırsat bulup gelirse tabi.

Nana Buluku
08-01-2016, 17:47
Proteinler tesadüfen oldu diyorsunuz .Ehh bu şimdi bilimsel bir açıklama mı.
Bilmiyorum diyeceğiniz noktada tesadüf kelimesini kullanabiliyorsunuz .

Tesadüfün ne anlama geldiğini ne zaman öğreneceksin ?

Anlamak bu kadar zorsa söyle de 5 yaşındaki çocuğa anlatır gibi anlatmayı deneyeyim.

Dialectics
08-01-2016, 17:52
Kendi adıma darwinizm bilgisizlik üzerine kurulmuştur ve bilimsel değildir .Charles Darwin 1850lerin adami ,adam daha mikrobiyolojinin ne demek olduğunu dahi bilmiyordu.Iddia ettiği teorisi'nde , kendisi bile ara geçiş formlarınin olmadığından yakınmış.
Richard dawkins,de düzenbazin teki benim icin ,Yirmi birinci yüzyılın mikrobiyoloji dalındaki edinilen bilgileri gözardı edip ,1850lerin Kafa yapısı üzerinden para kazanıyor.
Adama soruyorlar bize ara formları sayabilir misiniz diye, düşüne düşüne aklına hiçbir şey gelmiyor bu olacak iş mi?.
Evrim teorisi gerçekten olsa idi ortalık ara geçiş formları ile dolu olması lazım di.
Evrim türlerin kendi içinde olmuş olabilir aynı günümüzdeki olduğu gibi.
Darwinizm Marksizm artık din olmuş ,felsefe dir, ama bilim değildir .
Bilimden bir yaratıcıyi açıklamaya bakıyorsun,adamlar fotoğrafını istiyor.Fotoğrafın yoksa bu bilim değildir diyor. Ben de iyi ozaman seninkisi bilim ise o zaman sen de bana Proteini anlat diyorum, Proteinler tesadüfen oldu diyorsunuz .Ehh bu şimdi bilimsel bir açıklama mı.
Aslına bakarsanız büyük bir ayıp yapıyorsunuz .
Bilmiyorum diyeceğiniz noktada tesadüf kelimesini kullanabiliyorsunuz . Ben en azından tanrıyı bilmiyorum, ama bilimin söylediklerinden tanrının var olabileceğini açıklamaya çalışıyorum.
Çift yarık deneyi dedim, Işık dedim, dalgalanma dedim, enformasyon dedim, eski zaman kodunun videosunu ekledim, balıklar ışınlama da şeklinin değiştiğini gösterdim(evrim) .
Yani dünyanın elektrostatik alanı değişse bir anda her canlının şeklinin anında değişeceğinden eminim. bu denemeler bitkilerde yapılmış , bir de balıklarda yapılmış ve aynı sonuç elde edilmiştir. Gözlem diyorsunuz , deney diyorsunuz, ispat diyorsunuz ,O zaman, eski zaman kodu videosunu izleyin.
Ama ne kadar izlerse izlesinler ideolojik kafa sahibi olduklarından, kendilerinin de bir şeye inandıklarından gördükleri gerçeği kabulenemeyecekler.
Dinci kafaları eleştirirler ama kendi inançlarına toz kondurmazlar.



Spartacus boşluk yok dedi benim de aklıma statik evren geldi.

Ara tür yok mu :) Bahsettigim kitabı alirsan sadece ara türlerin resimlerini görmekle kalmaz, o ara türlerin fosillerine dünyanın hangi müzelerinde denk gelebileceginibde ögrenirsin.

Örnegin hiç gırtlak sinirimizin direk beynimizden gırtlagimiza gitmek yerine gögsümüze kadar inip oralardan dolasip geri gırtlaga ciktigini merak ettin mi? Zürafalarda ayni sinirin boyu 20 metre... Akilli bir tasarimci icin oldukca müsrifce bir davranis.

Neden sinüs bosluklarimizin burun deliklerimizin altinda üst yanak bölgemizde oldugunu merak ettin mi? Neden sinüsleri atmak icin yercekimine karsi mucadele etmeliyiz? Iskeletimizin vucudumuza olan uyumsuzlugunu cektigimiz sirt agrilarini?

Neden gözlerimizde birer kara nokta oldugunu, isigin görüntüyü olusturmak icin gözlerimizde neden garip bir yol izledigini?

Neden damarlarimiz ve si irlerimiz arap saci gibidir? Sen bir mühendis olsan su borularını ve elektrik kablolarını öyle mi döserdin?
Neden kuyruk sokumu kemigimiz var?
Neden koalaların cepleri asagi bakar?
Neden yunuslar denizde yasadiklari halde nefes almak icin yüzeye cikmak zorundadir?
Neden kanatli oldugu halde ucmayi unuttugunu bile unutan hayvanlar var?

Neden tüylerimiz kediler gibi ürperdigimizde diklesir? Kimi korkutmak istiyoruz tüylerimizi diklestirerek?

Yarasa iskeleti ile insan iskeletinin birbirine ne kadar benzer oldugunu hic gördün mü?

Türler arasi gecis yok diyorsan o zaman hadi acikla, yeryüzünün daha ve daha eski katmanlarina indikce neden hep daha ve daha ilkel canlilarla karsilasiyoruz?

Sen bana bir tane örnek ver ki o katmanda kendinden sonraki katmandan daha gelismis bir canli fosili bulunmus olsun... Bir tanecik yeter?

Senin boyun Darwini çürütmeye yetmez. Kendi adına bilgisizlik üzerine kurulmusmus. Evet Isvicreliler zırcahilin önde gideni ki yuzde 85i evrimi kabul ediyor. Kilisede aptallasmis olmali ki evrim vardir diye aciklama yapiyor. Ama elbette onlar senin bilgine yetisemezler...Dawkins ayrica kitabında o bahsettigin olayin aslını ve kadinin takilmis motor gibi israrla ayni her türlü cevaba ragmen aynı seyi evirip cevirip soruşunu acikliyor. Dedigim gibi oku sen..

Bu arada bir dipnot daha. Tüm türlerin ve canlıların DNAsı aynıdır. Aynı proteinlerden olusur. Farklilasan gen dizilimleridir. Öyleyse aynı tür icindeki gen degisimlerine inaniyorsun da türler arasi gen degisimlerine neden inanmıyorsun? Yüzmilyonlarca yildan bahsettigimizi de hatirlatirim. Bunun için simülasyon programlari bile var, genlerdeki degisimin neler ortaya cikarabilecegini gösteren.

spartacus
08-01-2016, 18:54
Modern bilimde atom seviyesindeki dünyayı açıklayan kuantum teorisidir. Bu teori bilgisayar lazer nükleer santral gibi günümüz dünyasında vazgeçilmez birçok nice icadinda oynadığı rolü başarmış ve başarmıştır. Kuantum teorisi modern bilim açısından vazgeçilmez ,teknoloji üretiminde bu kadar başarılı olmasına rağmen bunu nasil görmezden gele bilirsiniz.Teoriler ancak e-dair, e-görelerini açıklayabilir. Sözdebilim üzerine link verdim, o linkte ifade edilenleri yapıyorsun. Teori nedir?Bilmiyorsun, bunu bile bilmiyorsun...Kuantum teorisi sayesinde tuşlara basarak burada bir şeyler paylaşabiliyoruz, Ideolojiye kendilerini katptirmislarin sayesinde degil.Ne alakası var üfürüklerinizle Kuantum teorisinin. MANTIKSIZ bir kaç sözünü irdeledim.., Kuantum teorisine dair tek bir eleştiri bile yapmadım ki! Hem üfürklerinizin bilimle de teorilerlede zerre alakası-bağı yok! bu tarza soytarılık, -Allah ile korkutma, Allahla kandırma tarzı- deniyor bilmem farkında mısın?.

Elektriği kullanıyor olmam, helvanın nasıl yapılacağına dair teorinin elektrik teorisi olduğu veya yoğurdun nasıl yapıldığını açıklayan teorinin Kuantum Teorisi olduğu anlamına gelmez, bu kadar mesnetsiz, fütursuz davranmamalı.Spartacus bosluk yok diyorsun o zaman statik bir evrenden bahs ediyorsun sen ?.Orada anlatılan ne idi? Üstelik şu cevabın o kadar saçma ki. kabul alakasız ama alaka kursak bile, salt boşluktan dem vuran sizsiniz, salt boşluk lafzı gerzekçedir ama böyle bir durumda da dinamik ortamdan söz edilemez, yani bana dair çıkarttığın sonuç dahi saçma, ters :) Akıl ve mantığını tatile çıkartmış kardeşim, yazımı tekrar okur musun? Lütfen ne alakası var bu dediğinle? Hem sen o mantıksızlığınla SALT BOŞLUKTA zamanın olmayacağını bile idrak edemiyorsun, oturup olması mümkün olmayan şey içinde tesadüf zırvasıda üfüroyorsun, bilinçsiz olduğunuz belli, ama akıl ve mantığınız da mı yok?

Üstelik kendi şahsına münhasır bir zaman yoktur, bu bir soyutlamadır! SOYUTLAMA! Öyle zamanın bir yerlerinden evren, tanrı şu bu tesadüf edemez, cahil kardeşim, zaman ancak senin o zamanın bir yerinde tesadüf eden dediğin zırva ile hayat kazanabilir... Bir insan aleni bu kadar saçmalığa, nasıl bu kadar edebiyat dizer?!

Var-yok, bir madalyonun iki yüzüdür, birisi olmadan diğeri olmaz.
Boş-dolu -> bir madalyonun iki yüzüdür, birisi olmadan diğeri olmaz.
Bunların evrenin niteliğinin ne olup, olmadığyla ne alaksı var insaf :)

Bir daha cevap vereceksen lütfen ne denmiş, neye dair denmiş ona göre dön, hiç lafzı edilmemiş şeylerin edebiyatını yapıp, boşa kirlilik üretme, muhatabını da boşuna yoruyorsun...vaktini anlamaya harcasaydın daha sağlıklı olmaz mıydı?

sizin üfürükleriniz TEORİ değil, siz düşüncem(ideolojik), inancım, saplantım, hezeyanım, sanrılarım, zanlarım vb diyebilirsiniz, lakin teori diyemezsiniz...

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kuram

Bilimde kuram veya teori; bir olgunun (https://tr.wikipedia.org/wiki/Olgu), sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler baz alınarak yapılan bir açıklamasıdır.

şimdi siz o cevabımı tekrar okuyun lütfen ve bir cevap vereceksenizde ne olursunuz, size ifade edilenle gelin. Bekliyorum, bakalım bir ama bir cevabında olsun, kendi, kendine üfürüp yellenmektense, ifade edilenleri konuşmayı başarabilecek misin....

dine mine ne
08-01-2016, 20:15
Beş yaşındaki çocuğa anlatır gibi değilde aklı başında olan adama anlatır gibi ben sana anlatayım.

Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığı 19.yüzyılda canlılığın temel yapısı hakkında çok az şey biliniyordu. Sahip olunan mikroskoplarda hücre sadece kara bir leke gibi göründüğü için Darwin'in canlılık ilkel bir hücrenin kendi kendine tesadüflerle olursup gelişmesiyle var olduğu şeklinde iddiası çok fazla yadirganmadi .Ama günümüzdeki gelişen bilim ve teknoloji sayesinde hücrenin ne kadar kompleks bir yapıya sahip olduğunu biliyoruz.

Biliyoruz ama ne fayda sizler Charles Darwin'in daha eski tarihlerde okuduğu dualara inanıyorsunuz.Benim de anlamadığım nokta tam burası işte.

1. Aminoasitlerin uygun dizilme ihtimali: 10 üzeri 650 de bir ihtimal.

2. Aminoasitlerin sol elli olma ihtimali: 10 üzeri 150 de bir ihtimal.

3.Amino asitlerin aralarında peptid bağı ile bağlanmaları ihtimali: 10üzeri üzeri 150i de bir ihtimal.

Toplam ihtimal : 10 üzeri 950 de bir ihtimal. Bu rakamın yanına 950 sıfırın gelmesi ile oluşacak astronomik bir sayıdır.

Bu astronomik sayıları bırakalım. Anlayabilmeniz için işin basitinden gidelim.

Düşünün ki önünüzdeki tuşlara basarak Tesadüfenarka arkaya 20 tane bilgisayarın şifresini kırmaya bakıyorsunuz.

Hedefimiz herhangi bir sisteme girmektir.

20 tane bilgisayardan bir tanesinin şifresini yanlış girdiğiniz anda ceylanlar kesiliyor( ölüm) gerçekleşiyor ve hedefinize ulaşamıyorsunuz.

20 tane bilgisayarın şifresini peşpeşe tesadüfen girebilseniz dahi hedefinize ulaşamayacaksınız.

Çünkü bana muhtaçsınız sizin başardığınızı bende başsarmam lazım.

Harflerin tesadüfen yere düşüp bir şiir oluşturması değil mesele.

Mesele harflerin oluşması

Şifreleri peşpeşe kırıp harf oluşturacaksınız , bunları yan yana getirip bir kitap oluşturacaksınız, kitaplar olduktan sonra kütüphaneyi bunlar ile dolduracaksınız.

Bunu yaptıktan sonra Dine mine ne gelecek gördün mü NANA Bu gördüğün tesadüf değecek.
Ses yirmi birinci yüzyılın bilimin ne dediğine bakmıyorsunuz, siz daha 1800 lerin safsatalarına inanıyorsunuz.

Tanrının varlığına inanmamakta özgürsünüz , ama bilimi arkanıza almaya çalışmayın.

Yirmi birinci yüzyılın teknolojisi ve bilimi sizinle değil artik.

Modern bilim olan kuantum fiziğini mistisizm içinde bulandırmaya bakmayın.
Kuantum sayesinde önünüzdeki tuşlara basıp bana cevap vermeye çalıştığınızı unutmayın.

Unutmayın ki bilim ne derse desin ,ikimiz de inanç yolumuzda her daim hür kalacaz.

Biz herzaman düsünmekten öte gidemeyecez.Tüm bu gırgır şamata mizda bu yüzden zaten.

Yani demek istediğim kazanan olmayacak. Olursa şayet ne olmuş olur?.
Sen kazanırsan insanlık anlamsızlığın içine dalabilir.
Ben kazanırsam insanların inanç hürriyeti elinden alınmış olur .

Bu Hürriyet meselesinden zaten dinlerden uzaklaşmışimdir .
Benim inandığım yaratıcının yolu herkesin müdahale edebileceği kitaplarda değildir , herkesin yolu kendi içindedir.
Hangi duruma göre hangi karari verdin meselesidir .

öldürmek kötü bir şey midir, hayir öldürmek duruma göre kötü bir şey değildir.

Benim ailemi gözümün önünde kesip biçeni , ben de biçerim ve yaratıcıdan korkmam( varsa sayet).

Ama suçsuz bir insanın canını almak , izdırap çektirmek ,zulüm etmekten uzak dururum bunların yanlış olduğunu kendiliğimden bilirim.

Yanlisi bilmek icin kitaba gerek yoktur , varsa sayet tanridan kormaya da gerek yoktur diyorum.

Dialectics
08-01-2016, 20:21
Darwini elestirmek diye girip sacma sapan seylere baglamissin konuyu... Bir tane dogal secilim kelimesi dahi gecmiyor güya su cocuga anlatmadigin aciklamada.

Darwini cürütemeyecegin anlasildi böylece.
Kripto dersi vermissin neyi izah ettigini sandiysan.
Amino asitlerin tek baglanabilecekleri bicimin bu olmadigini ispatlar misin bize? Geriye kalan o milyarlarca ihtimalinin hepsinin aslinda gerceklesmesi eş ihtimalli olasiliklar oldugunu? Fizik yasalari torbadaki diger ihtimallere olanak veriyormuymus da o dedigin ihtimal gerceklesmis?

spartacus
08-01-2016, 20:41
Yine soytarılık, bir dolu kir, ne alakası var bu üfürüklerinin, öteki üfürmelerinle, ne alakası var yazdıkalrımla, irdelediklerimle, bir cevabında da ne olursun konuyla, ifadeyle dön demiştim :)

Be adam sen bir şey iddia edeceksen, arı, duru biçimde heleki hiç vakıf olamdığın şeyleride katarak yapmaya mecbur musun? Bırak Darwin, Kuantum teorisi, Bilim lafızlarını, kendi iddiana bak, herhangi bir alaksı yok... Bırak darwin'i şunu bunu, sen ne iddia ediyorsun neye DAYANIYORSUN dayanakalrını OBJEKİTF olarak sunsana! Hayret bir şey...

Zamanda, ZAMANSIZ tesadüf etmek diye bir şey olmaz, bu saçmadır. Herhangi bir şey ve hareket-değişimden söz edemezsek, zamandan da söz edemeyiz, tesadüftende..

Şimdi bu meselenin Darwin ile ne alakası var?

İkincisi saltık yokluktan söz etmek, bu zamanda ben akıl ve mantığımı tatile çıkarttım, hala bana aşılanan bir kaç bin yıl öncenin masallarının saplantısını yaşıyorum, gökte, gök düşmesin diye görünmez sütunlar var kafasındayım demektir.

Ha Ortadoğuda Dünya dönmüyor diye iddia edenler ha siz gerçekten anlattıklarınız ve yöntemleriniz bakımından hiç farkınız yok...

Şimdi bir dolu gereksiz, savsak, çarpık kirlerinizi ve kof edebiyatı bırakın, bu şekilde üste çıkamazsınız, sizin derdiniz inanç da değil, ideolojik dayatım kafası, o endenle de alakasız yerleri kaşıyor, birde dejenere ediyorsunuz(tu-kaka ilan etmeye kalkıyorsunuz). kendi kendinizle oyun filan mı oynuyorsunuz? Ne anlatmak istiyorsun, bize ne söylemeye çalışıyorsun, dayanağın nedir(bizimde o dayanağı tecrübe edebileceğimiz şekilde)? net, katışıksız, şunlar, bunlar diye kendi üfürdüğün saçma sapan tanrı masallarınla alakasız 3.şahısları da karalama derdinde olmayan bir biçimde, bir anlat...

Nana Buluku
08-01-2016, 21:10
[B][COLOR=#000000][FONT=Arial]Beş yaşındaki çocuğa anlatır gibi değilde aklı başında olan adama anlatır gibi ben sana anlatayım.

Hayatında kaç tane bilim ve felsefe kitabı okudun ki sen ?

Kaç tane bilimsel makale okudun ?

Hayatında tek kitap okumadan Darwin'i, Dawkins'i eleştiriyorsun.

Tesadüfün ne olduğunu açıklıyorum hala tesadüf diyorsun yaw. Bir sorunun varsa söyle ki bu kadar insanı uğraştırma.

Sözde bilime inanmıyoruz diyorum hala kuantum mistisizmi anlatıyorsun. Birde bu sözde bilimi, kuantum mekaniği sanıyorsun ne cahil adamsın yaw.

Tesadüf, rastgelelik diyorsun sonra da proteinin oluşma ihtimali 10 üzeri 650 diyorsun. Üzerinde konuştuğun kelimelerin hiç birinden haberin yok. Rastgelelik yoksa nasıl olasılık hesabı yapabiliyorsun ?

1. Aminoasitlerin uygun dizilme ihtimali: 10 üzeri 650 de bir ihtimal.

Nasıl yaptın bu hesabı açıkla ?

Dialectics
08-01-2016, 22:50
Misal dine mine yine gelecek ve yine buraya abuk bir yerlerden devşirme, bir yerlerde imlası düzeltilmiş bir cevap yazacak. Bunun ihtimali kaç biliyor musunuz arkadaşlar? 10 üzeri 10 üzeri 36

Eger baska bir ailenin cocugu olarak dogmus olsaydi, baska bir ilkokula gitmis olsaydi, cocuklugunda daha cok kitap okusaydi, baska bir mahallede dogsaydi, daha politik bir berbere gitse ya da lisede daha haylaz arkadaslar edinse ya da baska bir kadına asık olsa, baska bir yerde askerligini yapsa, baska bir ise girse, imla kurallarini düzelten o programci dogmasa ya da kuranla kuantumu bagdastirmak caresizligine düsmese bazi müslümanlar, ya da filanca tarihte hamburgun bir sokağındaki iki katli evindeki balkondan düsen saksı dine mine nenin kafasına düşse o mesaji yazamazdi.... Bakin 10 uzeri 10 uzeri 36 ihtimal iste, demek ki dine mine ne buraya bu mesaji yazabildigine göre Tanri var, dahasi adi da Allah o Tanrinin.. Kesin yani... Matematik söylüyor...

spartacus
09-01-2016, 00:35
Gerçi sözdebilimci tiplerin farkına varamadıkları mantıksız tesadüf lafızlarına şurada bir örnekleme yaptım, ama asla idrak edemeyecek, etmekten korkacak, çünkü tabularına dokunmaktan korkacak, inancım sarsılır diye korkacak, kendisini çoook özel, ayrıcalıklı, evreninde merkezi sanmaya devam edecek(adam evrenden, kibrit kutusundan bahseder gibi bahsediyor)...
Şimdi anlaşılmalı olasılık hesabı nasıl yapılır?
1 milyar kişi oynamış ise ve atıyorum 6 haneli bir rakam ise, rahatlıkla üstelik atmasyon söylüyorum ki, çıkma olasılığı %99.999999 olur... Kime çıktığı meselesi asli olasılıktan ayrıdır, işin o kısımı tesadüfün olasılığı kısmıdır, olasılık %99,999999. Doğru olasılık hesabı budur, yok efendim illa bana, sadece 1 ama 1 kişinin özeline denk gelmesi olasılığından dem vurulacaksa işte o milyarda birdir, piyangonun çıkma olasılığı milyarda 1 değil, %99.999999, milyarda 1 olan özel birine, sadece 1 kişiye çıkma olasılığıdır. Umarım mantıksızlık, zekasını kullanmamak, yalıtmak ile neyi kastettiğim anlaşılır ve doğrusu birilerine çıkma ihtimali %99,99999 olan bir çekilişte, kime çıktığının bir ayrıcalığı yok. Milyarda 1 şansı olan birisine çıkmamış olabilir, lakin önceden seçilmemiş, bu nedenle de tesadüf diyebileceğimiz biçimde birilerine çıkmıştır sonuçta! :)

Sonuç olarak bir ilahi güce inanıyorsanız, bu ve benzer saçmalıklardan dolayı olacaksa, ne yazık ki akıl, mantık ve zekadan yoksun çıkarımlar...

dine mine ne
09-01-2016, 07:47
Sayın Dialectics

Evrim teorisi Vertigo hastalığı dir , bundan uzak durun. Bu teori ile hayatın oluşumunu açıklamak yalancılıktır, düzenbaz çılıktır.
Darwinizm bilgisizlik üzerine kurulmuştur ve bilimsel değildir.
Darwinizm'in merkezinde canlıların cansız maddeden kendiliğinden oluştuğunu iddia eder.

Bu bir spekülasyondur aynı benim tanriyi speküle etmem gibi yani. Ortada sadece bir fikir vardır.

Sizler ve ben bilim adamlarına gitsek , tamam sizin bu spekülasyonunuz hipotezolabilmesi icin bizim kriterlerimize göre ölçülebilmeli , diyecekler.
Tabii ki bu noktada ben tirtlamis olucam. Yani benim iddiam ,bilim önünde ölcülenemedigi icin hipotez bile olamıyor.
Bilim açısından hipotez dediğimiz sey sadece doğrulanabilinir olması gerekir, bu şartdir, yoksa bilimsel olamaz.

Tüm Bunlar olduktan sonra bilim sizin ortaya attığınız hipotezi deneyler.
Deneyin sonucu ,ortaya attığıniz hipotez ile aynı ise , bilim tarafından onaylanmış olur.
Zamanla bu deneyin sonucu,bilim çevrelerince devamlı onaylanırsa, ne olmuş olur bu deneylerle elde edilen sonuc ?. Şimdi buraya dikkat.

Ancak şimdi teori olmuş olur

Bilimsel teori demek ,geçerlik ve güvenirliği bilimsel yöntemlerle tekrar tekra tespit edilmiş olan demektir.

Bilimsel teorilere örnek:
1- Evrim teorisi:ohwell: ortaya atiginiz hipotez onaylanmismi, tekrar tekrar?. (bilimsel dediginiz bu mu)
2- İzafiyet teorisi
3- Kuantum teorisi (gözüm benim) Spartacusa selam(sözde bilim?) :kiss:
4- Big bang teorisi

Dialectics
09-01-2016, 10:59
Sayın Dialectics

Evrim teorisi Vertigo hastalığı dir , bundan uzak durun. Bu teori ile hayatın oluşumunu açıklamak yalancılıktır, düzenbaz çılıktır.
Darwinizm bilgisizlik üzerine kurulmuştur ve bilimsel değildir.
Darwinizm'in merkezinde canlıların cansız maddeden kendiliğinden oluştuğunu iddia eder.

Bu bir spekülasyondur aynı benim tanriyi speküle etmem gibi yani. Ortada sadece bir fikir vardır.

Sizler ve ben bilim adamlarına gitsek , tamam sizin bu spekülasyonunuz hipotezolabilmesi icin bizim kriterlerimize göre ölçülebilmeli , diyecekler.
Tabii ki bu noktada ben tirtlamis olucam. Yani benim iddiam ,bilim önünde ölcülenemedigi icin hipotez bile olamıyor.
Bilim açısından hipotez dediğimiz sey sadece doğrulanabilinir olması gerekir, bu şartdir, yoksa bilimsel olamaz.

Tüm Bunlar olduktan sonra bilim sizin ortaya attığınız hipotezi deneyler.
Deneyin sonucu ,ortaya attığıniz hipotez ile aynı ise , bilim tarafından onaylanmış olur.
Zamanla bu deneyin sonucu,bilim çevrelerince devamlı onaylanırsa, ne olmuş olur bu deneylerle elde edilen sonuc ?. Şimdi buraya dikkat.

Ancak şimdi teori olmuş olur

Bilimsel teori demek ,geçerlik ve güvenirliği bilimsel yöntemlerle tekrar tekra tespit edilmiş olan demektir.

Bilimsel teorilere örnek:
1- Evrim teorisi:ohwell: ortaya atiginiz hipotez onaylanmismi, tekrar tekrar?. (bilimsel dediginiz bu mu)
2- İzafiyet teorisi
3- Kuantum teorisi (gözüm benim) Spartacusa selam(sözde bilim?) :kiss:
4- Big bang teorisi


Evet 10 üzeri 10 üzeri 36 ihtimal gerceklesti. Dine mine ne bir yerlerden devsirme, evrimi çürütmenin yanından bile gecemeyecek bir garip cevapla yazdı. Demek kiiii Tanrı var:))

Keske şöyle cevaplar yazmadan önce google da filan biraz arastirma yapsan. Hipotez nedir, teori nedir filan bir okusan...

Gözlemler sonucunda meydana gelen verilere bağlı olarak oluşturulan, kesin olmayan öneri şeklindeki genellemelere hipotez adı verilir. Hipotez adı verilen bu önermeler çeşitli yöntemlerde kontrol edilir. Bu kontroller sonucunda hipotezin geçerli olup olmadığı açıklığa kavuşur. Belirli bir zaman diliminden sonra hipotez tekrar kontrol edilir ve doğruluk derecesine bakılır. Eğer hipotez kesinleşiyor ise hipotez, teori adını alır.



Hipotezlerin yardımları ile desteklenen ve başka bir teori ile doğruluğu çürütülmeyen, bilimsel gerçekliği uzun zaman süren bilimsel çözümlemelere Teori (Kuram) adı verilir.

Demek ki evrim teorisi neymiş, uzun zamandır başka teoriler ile çürütülemiyor ve başka hipotezlerle de uzun zamandır (birkaç asır) destekleniyormuş. Yani senin Tanrı fikrinden bayağı bir farklı bir şey...

Sana 3 mesajdir evrimi çürüten kanıtlar soruyoruz, tek bir sey yazamadin. Sana bir ton canli ve vücudumuzdaki garipliklerle ilgili neden öyle diye soru sorduk, Tanrinla bile aciklamaya cüret edemedin. Edemezdin de zaten çünkü kafandaki mükemmel Tanrı simgesi çökerdi.
Tek bildigin laf ebeligi, evrim vertigodur, hastaliktir gibi tartismayi çürütmek adina zerre etkisi olmayan zirvalar.
En tehlikeli tip cahilsin. Ne bildigini de bilmiyorsun. Bilmedigini bilen cahiller bile senden mantiklidir.

dine mine ne
09-01-2016, 13:29
Sen ilk önce okuduğunu anla ondan sonra birilerine kitap öner.
Bakın ben neler yazmışım .

Darwinizm bilgisizlik üzerine kurulmuştur ve bilimsel değildir.
Darwinizm'in merkezinde canlıların cansız maddeden kendiliğinden oluştuğunu iddia eder.

Bu bir spekülasyondur aynı benim tanriyi speküle etmem gibi yani. Ortada sadece bir fikir vardır.

Konuya ilişkin ciddi misiniz değil misiniz belli değil.
Ben darwinizm'in merkezinden bahsediyorum, evrimden değil.
Şu kırmızı yazılanları bir oku bakalım . Evrim teorisinin teori kısmı budur. Ben canlıların maddeden kendiliğinden oluştuğunu eleştiriyorum,darwinizm'in merkez İddiasi bilimsel olarak tekrar tekrar tespit edilemediğinden, bilimsel teori kelimesini burada kullanamazsınız diyorum.
Sen kalkmış konuyu evrime çekiyorsun.

Kardeşim Evrim konusu ayrı birde darwinizm'in Merkez öğretisi Ayrı.
Canlıların maddeden kendiliğinden oluşması ile, canlıların şartlara göre değişime uğraması aynı mı? Hadi söyle bakalım. Ben ne yazıyorum Sen ne cevap yazıyorsun.

Canlıların maddeden kendiliğinden oluştuğunu darwinizm tekrar tekrar tekrar tekrar kanıtlamışmi,da teori olabilmis.
Hadi söyle bakalım kanıtlanmış mı tekrar tekrar tekrar.

Dialectics
09-01-2016, 14:18
Sen ilk önce okuduğunu anla ondan sonra birilerine kitap öner.
Bakın ben neler yazmışım .

Konuya ilişkin ciddi misiniz değil misiniz belli değil.
Ben darwinizm'in merkezinden bahsediyorum, evrimden değil.
Şu kırmızı yazılanları bir oku bakalım . Evrim teorisinin teori kısmı budur. Ben canlıların maddeden kendiliğinden oluştuğunu eleştiriyorum,darwinizm'in merkez İddiasi bilimsel olarak tekrar tekrar tespit edilemediğinden, bilimsel teori kelimesini burada kullanamazsınız diyorum.
Sen kalkmış konuyu evrime çekiyorsun.

Kardeşim Evrim konusu ayrı birde darwinizm'in Merkez öğretisi Ayrı.
Canlıların maddeden kendiliğinden oluşması ile, canlıların şartlara göre değişime uğraması aynı mı? Hadi söyle bakalım. Ben ne yazıyorum Sen ne cevap yazıyorsun.

Canlıların maddeden kendiliğinden oluştuğunu darwinizm tekrar tekrar tekrar tekrar kanıtlamışmi,da teori olabilmis.
Hadi söyle bakalım kanıtlanmış mı tekrar tekrar tekrar.


Google Kullanma Kılavuzu

Adres çubuğuna www.google.com yazılır. Gelen dikdörtgen kutucuğun içerisine hangi konuda cahil isen o yazılır. Örnegin "Darwinizm nedir" Çıkan sonuçlar içersinide Darwinizmin tanımını yaptığı linklere tıklanılır ve biraz zaman ayrılıp okunarak, okudugunu da anlamaya çalışarak Darwinizmin ne olduğu hakkında bilgi edinilir.

Yok eğer tartışmak istediğin şey hayatın nasıl oluştuğu ise aynı dikdörtgen çubuğun içerisine örneğin "canlılık nasıl başladı" yazılır. Çıkan sonuçlar arasında cansız maddeden canlı maddenin ortaya çıkışını inceleyen bilimsel yaklaşımın adının Abiyogenez olduğu ögrenilir. Biraz bu linkler incelenirse canlılığın nasıl basladığı konusunun evrim kuramının konusu olmadiginin belirtildigine de rastlanir.

Iste bu esnada kafanın içinde "trinnnkkk..." diye bir ses gelmesi lazım. Jeton düşme sesi.. O sesi duyduktan sonra hala biraz daha rezil olmayı kaldırabilecek utanma duyun kalmış ise gelip burada "abiyogenez vertigodur, hastalıktır" filan yazabilirsin...

Dialectics
09-01-2016, 14:45
Bir de yeri gelmişken Richard Dawkins'in hoşuma giden bir tespitini aktarayım. Mesela dine mine ne bikaç mesaj önce tür içinde evrim mümkün ama türler arası evrim safsata dedi. Biraz üzerine gittik , ben evrimden degil canlılığın ortaya çıkışından bahsediyorum demeye başladı.

Tıpkı Dawkinsin tespit ettiği gibi bu yaradılışçıların en bilinen yöntemlerinden biridir. Bilimin aydinlatamadığı karanlık bir noktaya saldırmak, bilim o noktayı aydınlattığında ise hemen kendilerine yeni bir karanlık nokta aramak.

Halbuki hiç bir zaman kendi inançlarını ispat etmek gibi bir kaygı duymazlar. Iste dine mine ne nin nasıl teoriden, hipotezden vs. bahsettigini görüyoruz. Ancak hadi kendi Tanrının varlığına dair bir gözlem sun, bir veri ver vb. dediğimizde tek yapabildigi bir takım bilimsel kuramlara çamur atarak benimki de o o teoriler gibi bir fikir sadece diye çıkış aramak..

spartacus
09-01-2016, 19:46
Canlıların maddeden kendiliğinden oluştuğunu darwinizm tekrar tekrar tekrar tekrar kanıtlamışmi,da teori olabilmis.
Hadi söyle bakalım kanıtlanmış mı tekrar tekrar tekrar.

E be güzel dostum sen cahil isen teoriler ne yapsın... Sana önce yazmadım mı? Kuantum Teorisi yoğurdun tarifini vermek amacı taşımaz. Evrim diyorsun, sonrada yobaz dinciler gibi oluşmak, yaratmak saçmalıyorsun, Evrim Teorisinin işi EVRİMDİR. Bunu sana bu güne kadar 50 kere söyledik, Evrim Teorisi adı üzerinde Evrim(sürece yayılmış değişim!!!) üzerinedir.

Şimdi maddeler hareketli ve değişken değil mi? Değişimler nitelik-form eksenidne değil mi? Bu değişimleri gözlemleyen insan değil mi? Bu değişimleri izah ve açıklama ile yükümlü olan teori Evrim teorisi değil mi? İşini yapıyor mu? Yapıyor... Bilim sizler gibi cahillere ne yapsın? EVRİM TEORİSİ TEOLOJİYE dair değil ki, teolojik sebeplerle eleştirebilesin.. Bir kezde tane, tane gidelim; Şimdi bu meseleyi idrak edebildiniz mi? Evrim Teorisi, canlı ve cansızların hareket, değişimlerini gözlem, deney(fosillerde dahil), bulgu-veri ekseninde açıklamak üzerine kuruludur. Kısaca Evrim teorisi bu değişimleri anlamak-izah etmek amacıyla, gayesiyle yapılan bilimden açığa çıkan hipotezdir. Bitti işi bu... Sana, TEOLOJİK MESELELERİNDE cevabı Evrim teorisi vermez, veremez, KİLİSELER, CAMİLERDE cevap ara, TATMİN-DEŞARJ OL! Muhatabın bilim değil, oralar! Ben ise sana cevap veririm ve verdim veriyorum;

MADDE OLUŞMAZ, MADDE VAR OLMAZ, MADDE YOK OLMAZ, bunlardan azade zemindir.... Oluşmak, NİTELDİR-FORM DÜZEYİDİR, bir şeyler birleşir başka bir şeyi -> niteliği yansıtır, o nitelik her ne ise işte ona OLUŞMAK denir... Zaman maddenin HAREKETİ-DEĞİŞİMİ(farklı nitelik yansıtımları!) ile birlikte hayat kazanır, maddenin öncesi, sonrası yok, maddenin dünü, bu günü yarını da olmaz, öncesi, sonrası, dünü, bu bugünü olan ve yarınına dair öngörüler yapabileceğimiz olan NİTELİKTİR! Maddenin YAŞI OLMAZ, niteliğin yaşı olur, EVREN BİR NİTELİKTİR bunun yaşından söz edilebilir, GÜNEŞ BİR NİTELİKTİR bunun da öncesi, sonrasından, ama madde NİTELİK değildir, öncesi, sonrası yoktur.. Sizin üfürkleriniz, MANTIKSIZ düşüncelerdir, gözlemide olmayacak olan üfürüklerdir...

Elma çürür, elma çürüdü dersiniz, işte çürük OLUŞMAKTIR, çürüğün sonunda elmalıkta kaybolandır(nitelik!!!)... 2 Hidorjen ile 1 oksijen atomu bileşik yapar SU OLUŞUR, ayrışır başka şeylere dönüşür! 3 Oksijen molekülü bileşik yapar OZON oluşur, ayrışır başka şeylerle bileşir ya da daha fazla, az sayıda moleküler bileşik yapar başka şey oluşur... Lakin OZON da, SU'da maddedir, ozon olmuş, su olmuş madde zemininde ayrım taşımaz, ayrım nitelikçedir.

Siz bu oluşlar açısından önce, sonra diye zırvalayabilirsiniz, ortada ve hareketli, değişken bu sayede de ortaya binbir çeşit NİTELİK çıkıyor, bu nitelikler OLUŞUYOR VE KAYBOLUYOR, kaybolan da, oluşan da madde değil NİTELİKTİR, FORMDUR ve bunun altında yatan ise HAREKET-DEĞİŞİM-İLİŞKİ-REAKSİYON-KOMBİNSYONLARDIR.... Kısaca maddi zemini siz çarpık mantığınızla katrilyonlarca yıllık devinim olarak düşünebilirsiniz(idrak edesiniz diye yoksa aslında o zemin, zaman mefhumu taşımaz)...

Yazacaksan bu konuda yazacaksın, Evrim Teorisini, Kuantumu şunu bunu alet etmeyecksin. Çünkü bu teorilerin sizin YARATIM zırvalığınızla alakası yok! BİLİMSEL DOĞRULAMA, GÖZLEM, DENEY VE SINANABİLİRLİK ekseninde anlam taşır. O halde siz her İDDİANIZI gözlemlenebilir, sınanabilir, doğrulanabilir, yanlışlanabilir bir biçimde sunmak zorundasınız. Bilim diyeceksen, teori diyeceksen bu şekilde, bitti bu kadar basit.

Sana bilinç dünyasına ilk adımı atman namına örnek bir kriter söyleleyim; "Başkasının yanlışı, sizin doğrunuz değildir", 3.şahıslar-söylemler üzerine teori inşa etmek, halt yemektir. TEORİNİN ZEMİNİ PRATİKTİR, sizin bakacağınız asli zemin fiili zemin, pratik olmalı, ne sizin ne de bir başkasının ne dediği esas-bağlayıcı değildir... Evren nitelik olarak oluşumdur, bileşiyor, ayrışıyor, ilişki halinde, değişiyor, dönüşüyor, böylelikle de farklı nitelikler OLUŞUYOR-KAYBOLUYOR, kaybolan MADDE değil BİÇİMDİR(bileşiğin yapısı, dizilim, ebadı, muhtevası zartı ve zurtu)...

Bu değişim ve dönüşümler kısaca oluşumlar, kısaca zart ve zurt için herhangi bir tanrının gerekmediği ise açık! Peyniri güneşe bırakıyorum, 3 gün sonra niteliğini değişmiş, başka bir niteliğe dönmüş görüyorum, örneğin KÜF! ve açıkcası bu oluşum arasında bir tanrıyı ne görüyorum ne de gereği var! İşte GERÇEK bu, gözlemleriz, sınarız, milyar kere deneyimleriz, değişim, BİLİM in işi ise misal peynir nasıl KÜF'e dönüşüyor, KÜF nasıl OLUŞYOR(!), bunu açıklamaktır... hang ilişki, ağlardan, reaksiyonlaran hangi ortamlar eliyle geçiyor bunu açıklamaktır... sizin asıl yanlışınız cehaletiniz, akıl ve mantığınızı kullanmamanız... Kavramları da, bilimide, yanlış bilmeniz, çünkü lafzını aldıkalrınıza dair hiç bir kitap okumamışsınız. Darwin'i mi eleştireceksin, al Türlerin Evrimi eserini, paragraf, paragraf oku, eleştir, ama hakkaniyetle, objektif, dürüst, şartsız, bilimsel, amenna!

Seninle neden normal insanlar gibi tartışamıyoruz, çünkü dürüst davranmıyorsun, çünkü sağ gösterip sol vurma yöntemini kullanacam diye ifadelerin şebeğe dönüyor, çünkü muhataplarını okumuyorsun, çünkü okuduğun şeylere göre değil, ODAKLANDIĞIN ARTLILIĞIN-SAPLANTILARINA göre davranıyorsun, alaksız bir dolu KARALAMA kafasıyla, ÇAMURLA dönüyorsun, çünkü alakasız şeyleri öne sürüp teorileride MESUL tutup İTİBARSIZLAŞTIRIP kendine itibar açmaya kalkıyorsun(bok yemek), kendi üfürklerine yer açmaya çalışıyorsun, çünkü HİÇ BİR YÖNTEMİN, TUTARLI BİR DAYANAĞIN YOK, çünkü mecburen OMURGASIZ davranış sergiliyorsun, SAYGISIZSIN bu tür tutumlar bilimde soytarılık, şarlatanlık olarak işlenir...

BİLİM'Mİ diyeceksin, YÖNTEMİ belli, GÖZLEM, DENEY, SINANMIŞLIK, TECRÜBE EDİLEBİLİRLİK! Bunları kapsamayan şeyler iddia ediyorsan, düşüncem de, inancım de, ideolojik saplantım de, ne dersen de ama lütfen bilim deme, teori deme ve üste çıkmak için tu-kaka, çamur kafası, böylelikle kendini üste çıkartma telaşıyla teorilerin nanesini yeme... BİLİMSEL GÖRÜŞLERDE KİŞİ KEYFİYETİNİN değeri yoktur, olamaz, olmamalı ve önsel hiç bir ŞARTA DA BAĞIMLI OLMAMALISINIZ. Önce bu cesareti gösterin.

gelin sizinle normal insanlar gibi tartışalım, AKADEMİK dile geçebilelim, bırakalım bu cahil seviyesini... İlk iş cevaplarınızda sağa, sola çamur atmak telaşını kaldırın, siz ne diyorsunuz, SİZİN FİKRİNİZ, GÖRÜŞÜNÜZ NE, NEOLUR ARI, DURU, NET biçimde önce MERAMINIZI anlatın, sizin çamur, karalama, alakasız sağa sola laf atmalarınızla uğraşmaktan sizinle muhtaplık kuramıyoruz, deniyoruz ama her defasında yukarıda açıkaldığı biçimlerde, aynı tarzla geri dönüyorsunuz, nakarat gibi ezberden sayıp döküyorsunuz...


sizin iddianız ne, gerekçeleri neler?
Dayanaklarınız neler ve neye dair, neye dayanıyor?
Neyi gözlemlediniz?
Neleri sınadınız?
Ne gördünüz? (bizde görebilmeliyiz)...

Demirin paslanması, PASIN OLUŞMASI için TANRI masalına ihtiyacımız yok, sebeplerine değin AÇIKLIYORUZ, BİLİYORUZ, milyar kere gözlemler, deney yapabilir, sınayabiliriz.... Peynirin küflenmesi, küfün oluşması için tanrıya gerek yok, EVREN -> OLUŞUMDUR, tanrıya gereği yok ve her an bir bütün halinde yeniden ve yeniden OLUŞUYOR(değişiyor, kapsam niteliği değişiyor, dinamik!). hem biz sizin TANRINIZA KARŞI TANRISAVAR(BUZDOLABI!) KULLANIYORUZ! Doğal süreçleri lütfen bu kadar çarpıtmayın..:fish:

Gel bir MİLAD oluşturalım, birlikte, AKADEMİK dile geçelim, sen şu yukarıda tarzını ve başta belirttiğim YÖNTEMSİZLİĞİ, KRİTERSİZLİĞİ bırak ve yine yukarıda maddelerle verdiğim biçimde konuyu, meramını anlat, ama ne olur çamur, karalama, isnat, teorilerinde ilgi alanı olmayan, mesul olmadıkları şeylerle suçlayan tavırlarını, gereksiz kiri bir yana bırak, tepkilerle ne sen ne de tepki verenler boğuşmasın, muhataplarını ciddiye al, sana ne diyorlar ona göre dön, bir dene, ne kaybedersin?

Sana tepkinin sebebi, fikirlerin değil, fikirlerini başka fikir, görüş ya da bilimsel teorileri itibarsızlaştırma böylelikle kendininkileri itbarlı kılma yoluna girdiğin için veriliyor! Fikirlerini arı, duru, özgürce(hiç bir görüşe BAĞIMLI OLMADAN), hiç bir görüşün omzuna basıp yükselme telaşı olmadan, kendi gerçekliğinle sunmayı dene...

Aleph
09-01-2016, 19:59
dine mine ne, çok cahilsin ama bundan daha kötüsü ne biliyor musun? Cehaletinin farkında değilsin. Buradaki insanlar cehaletini hatırlatarak sana iyilik yapıyorlar ama sen bu iyilikten de anlamıyorsun. Halen bi b*k biliyormuş gibi ahkam kesiyorsun. Buradaki ahalinin senin alıntı yaptığın o dandik kaynaklardan haberi yok mu sanıyorsun?..

Sana tavsiyem:
Edebinle otur, oku, dinle.. Uzunca bir süre.. Hiç yazma..

dine mine ne
10-01-2016, 01:28
Ben inandigim tanrimin hipotez bile olamadigini yazdim, benim icin sorun yok. Inancimin bilimsel yönü yoktur demisim, siz kalkmis soytariliktan cahilikten bahs ediyorsunuz.

Evrim bilimsel degildir,olamazda .Herhangi bir gercegi izah etmek icin ortaya atilan hipotez, cok sayida deney ve gözlemlerle test edildikten sonra elde edilen neticelerden dogrulama veja yanlislama durumuna göre teori durumuna yükseltilir veya terk edilir.
Evrim terorisi , kandirmaca , afyonlamaca . burda asla bilimden söz edilemez.
Benim gibi bir seylere inana bilirsiniz ama inandiginizin bilimsel oldugunu ortaya atamazsiniz.
Sizin inanciniz benimkisi gibi fikir de kalir.

Siz de malesef mitomani hastaligina yakalanmisiniz ayni dinciler gibi.

spartacus
10-01-2016, 01:54
Ben inandigim tanrimin hipotez bile olamadigini yazdim, benim icin sorun yok. Inancimin bilimsel yönü yoktur demisim, siz kalkmis soytariliktan cahilikten bahs ediyorsunuz.

Evrim bilimsel degildir,olamazda .Herhangi bir gercegi izah etmek icin ortaya atilan hipotez, cok sayida deney ve gözlemlerle test edildikten sonra elde edilen neticelerden dogrulama veja yanlislama durumuna göre teori durumuna yükseltilir veya terk edilir.
Evrim terorisi , kandirmaca , afyonlamaca . burda asla bilimden söz edilemez.
Benim gibi bir seylere inana bilirsiniz ama inandiginizin bilimsel oldugunu ortaya atamazsiniz.
Sizin inanciniz benimkisi gibi fikir de kalir.

Siz de malesef mitomani hastaligina yakalanmisiniz ayni dinciler gibi.
yine aynı şeyi yaptın... yani senin amacın görüşünü, fikrini beyan etmek değil, bok atarak üste çıkmak, üstelik bok atarken de OBJEKTİF olmamak. sizin abuk-subuk tanrınızla, Evrim(sürece yayılmış değişim!) olgusuna dair teorinin ne alakası var? Bir kezde dürüst olun, ne kaybedersiniz, hiç bir şeyin ardına saklanmayın... daha öncede defalarca yaptın bunu, bir düşüncen-inancın varsa e-dair yaz, tartışalım, bizede anlat! Evrim teorisine dair elştirileriniz olacaksa -ki iddialarınız namına hiç alakası yok!- Bilim forumunda ilgili başlıklarda, kaynağını, dayanaklarını paylaş.

Evrim konusunda hiç bir gözlem deney sorunumuz yok, GÖZLEMLİYORUZ, sorun EVRİM değildir.EVRİM = > OLGUDUR. Haliyle Evrim teoriside ancak olguya göre anlam kazanabilir, sizlerin TEOLOJİK SANCILARINIZIN ne sebebidir ne de devası. sizin, teolojik sorularınızın muhatabı değildir, o nedenle zaten size cevap veremez, bu teorinin bilim dışı olamdığını göstermez ki, aksine bilim olduğunu gösterir :)

Evrim olgudur, lam, cim etmeyeceksiniz... Siz EVRİMİ daha iyi açıklayacak hipoteze sahipseniz lütfen paylaşın! İnanç filan değildir, sen dünyanın döndüğüne inanıyor musun? Aslında dünya dönmüyorda siz öyle inandığınız için mi? üzgünüm çok cahilsiniz, daha teori nedir, inanç nedir, bilgi nedir, düşünce nedir, kurgu nedir, hayal nedir, atmasyon nedir bir kriteriniz, bilginiz yok...İnanç insanın arzu ettiği, etmek istediği, beklentiye girdiği şu ya da bu biçimde EMİN olmadığı ancak emin olmadığı, elde de yeterli bilgi olmadığı halde kendi, kendine gelin-güvey olma durumudur, emin olmak istediği gibi görme-kabullenme eğilimidir. Bir çeşit motivasyondur(güdüleme) ve köken olarak gütmek fiiliyle akrabadır... insan ister kendisinin çobanı olsun, isterse başka çobanların koyunu, inanç bu kökenden gelir, güdülenmek-güdülemek..Evrim teorisine İNANMIYORUZ, bilimden söz edip inançtan bahsediyorsun :)
Evrim olgusunun AÇIKLANMASI-TEORİSİ, eksik, hata görüyorsanız lütfen ilgili başlığına, pasajlar halinde alın ve eleştirin, bizde görelim. haydi, bilimi eleştirerek, teorileri eleştirerek bilime destek olun, katkı sunun. (eleştirmek DESTEK-KATKIDIR, senin yaptığın tarz eleştiriye girmiyor, karalamaya giriyor, ne destektir, ne katkı sadece kendine köstek)

Temiz bir sayfa açalım, basit gidelim ve rahatlıkla bize İNANÇ diye isnat ettiğin şeye bakalım, eminim yan çizeceksin;

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur? (bakın gözlemlenen dedim)

dine mine ne
10-01-2016, 02:07
Spartacus bok atmak degil , az gelir hedef yerin dibine batirmak.
Cünkü Darwinizim de inanctürü oldugundan yalan dolandir.

Canli kendiliginden olustu mu ?????. bunu ispatladinizmi?.
Teori kelimesini agziniza almayi utanmiyormusunuz.
Teori kelimesi üzerinden bilimselikten nasil bahs edersiniz.

Dinciler gibi yalanlariniz ile insanlari neden kandiriyorsunuz.

spartacus
10-01-2016, 02:13
Spartacus bok atmak degil , az gelir hedef yerin dibine batirmak.
Cünkü Darwinizim de inanctürü oldugundan yalan dolandir.

Canli kendiliginden olustu mu ?????. bunu ispatladinizmi?.
Teori kelimesini agziniza almayi utanmiyormusunuz.
Teori kelimesi üzerinden bilimselikten nasil bahs edersiniz.

Dinciler gibi yalanlariniz ile insanlari neden kandiriyorsunuz.
Kandırma ve aldatma eğiliminde olduğun yazıalrındaki tutumundan belli değil mi? Tamam sana göre, Dünya dönmüyor, ama biz dile getirmekle insanları mı kandırıyoruz, amacımız bu mu? Senin cehaletinin merkezinide, kaynağınıda biliyorum, ne yazık ki durumun vahim, mason, muson, H.Yahya, materyalizm, koministler bilmem ne kaynakları, yani balon gibi üfürülüp, üfürülüp, şişip gelip buralarda patlıyorsun-uz, yazık...

Tamam her şeyi bırakalım, boşverelim, bırak Evrim teorisini, diyorum yahu, boşver, at gitsin, soruya dönelim, bak dürüst olamıyorsun, o nedenle sen kendini kandırıyorsun;

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur? (bakın gözlemlenen dedim)

dine mine ne
10-01-2016, 02:17
Sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak oldu senin işin

yine soruyorum ispatladınız mı ,ispatlamadınız mı ?.

spartacus
10-01-2016, 02:22
Daha soruyu sorarken bile nasıl bir tutuma gireceğini öngörebiliyorum, ne zaman meseleye gelinir, o zaman yan çizeceksin, onca yaptığın edebiyat, kafa ütüleme de cabası. Tamam kendini kandır, ama 3.şahısların omzuna basarak, başkalarını kaka, kötü, çamur ilan ederek yapmaya kalkma bunu, Evrim teorisi külliyen yanlış bile olsa, bu sizin tanrı masalanıza anlam katmaz, sizi doğrulamaz, kendinizi kandırmak için bu yolu tutturmuşsunuz, ama uğraşın nafile olur, çünkü sizi doğrulamaz(her koyun kendi bacağından asılır)... Başkasının çamuru, seni temiz yapmaz, başkasının yanlışı seni de doğru yapmaz. Hadi soruya yanıt ver...
Temiz bir sayfa açalım, basit gidelim ve rahatlıkla bize İNANÇ diye isnat ettiğin şeye bakalım, eminim yan çizeceksin;

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur? (bakın gözlemlenen dedim)

dine mine ne
10-01-2016, 02:31
Evreni , kuantum , ve benim tanriyi daha sonra tartisa biliris , kacmiyoruz burdayiz.

Ben zamaninda dinimden cikmisim , senin gibi korkak degilim.
Sen daha bir soruyu bile cevaplayamiyorsun. Gercekler icin gercek cevap yazman sart.
ben düsman da deegilim bunu aklindan cikar.
At su dinci kafayi .
Sorum ortada duruyor halen.

spartacus
10-01-2016, 02:50
Soruya soru ile dönülmez, konumuz o değil, o konuya da gireriz, gireceğiz, ama soruya siz cevap vereceksiniz ki, en temelden tavana doğru ilerleyebilelim, siz tavanı sormaya kalktınız, soru ise temelde... Lütfen cevap verin;

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur?

dine mine ne
10-01-2016, 03:03
Soruya soru ile dönülmez, konumuz o değil, o konuya da gireriz, gireceğiz, ama soruya siz cevap vereceksiniz ki, en temelden tavana doğru ilerleyebilelim, siz tavanı sormaya kalktınız, soru ise temelde... Lütfen cevap verin;

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur?

Spartacus önce teori anlamini tartisalim , cünkü iki kelimede olay anlasilacak.
Evrene meselesine de girecez tabiki .
Neden ilk yumrugu atan kazanir misali gidiyorsun.

Konu evrimin yanlis darwinizmin yanlis oldugu degil ki.
Konumuz teori konusu. Yasamin kendiliginden olsdugunu darwinizim bilmsel olarak ortaya koyamamisdir, bittttiiiiiiii bu kadar.
Bu yüzden de Darwinizim de teori kelmesini ve bilimsel kelimesini kulanamazsiniz.

spartacus
10-01-2016, 05:24
Spartacus önce teori anlamini tartisalim , cünkü iki kelimede olay anlasilacak.
Evrene meselesine de girecez tabiki .
Neden ilk yumrugu atan kazanir misali gidiyorsun.

Konu evrimin yanlis darwinizmin yanlis oldugu degil ki.
Konumuz teori konusu. Yasamin kendiliginden olsdugunu darwinizim bilmsel olarak ortaya koyamamisdir, bittttiiiiiiii bu kadar.
Bu yüzden de Darwinizim de teori kelmesini ve bilimsel kelimesini kulanamazsiniz.
Bak kaç kez cevap verdim, Kuantum Teorisi yoğurdun nasıl yapılacağının tarifini vermek amacı taşımaz, Evrim teoriside hayatın nasıl başladığını açıklamakla mükellef değildir. Biten ne ki bittiii diyorsun. Bitmedi yeni başlıyoruz. cevabı verilmiş ve alakasız muhataplı sorular sormayın.

Darwinizm mi? O ne, Evrim teorisi hipotez, kuram, Darwinizm deme dönemleriniz bitti çünkü bu konu ekol, idol tartışması yapılacak bir mesele değil... Manyaklığın lüzumu yok. Bir teori ancak dayanakları ve e-dairliği ile ele alınabilir, o nedenle sana en temel soruy soruyorum!.. MANTIK YOKSUNU, ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARTAN TEOLOJİK MESELELERİNİZ için muhatabınız Evrim Teorisi değil(şapkadan tavşan çıakrtmaz! çıkartamaz!), kiliselere gidin! Vaaz dinleyin, kaç kere verdim bu cevabı, KAÇ KERE?!...

Şimdi 5 keredir sorduruyorsun, korkuyor musun? Sebep?

Tekrar temele gelelim baca meselesine sonra geliriz ve bu arada temel konusunda bakalım elini temele atılacak kaç taşın altına koyacaksın görelim.

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur?

Aleph
10-01-2016, 05:30
Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur?

Böyle zor sorular sorma, beynini yakacaksın çocuğun.. :D

dine mine ne
10-01-2016, 06:21
Tekrar temele gelelim baca meselesine sonra geliriz ve bu arada temel konusunda bakalım elini temele atılacak kaç taşın altına koyacaksın görelim.

Gözlemlenen Evrende hareket-değişim mevcut mudur?

Ben senin gibi korkak adamin biri degilim spartacus .Sen kaybetmekten korkan birisin.

Ben yillar önce gercekleri ögrenmek icin korkakligimi birakdim , sen ise bir soruyu cevaplamaktan kactin.
Bir kere olsun haklizin, darvinizim ,evrim teorisi istese de en azindan suan bilimsel olamaz diyemedin.

Evet gelelim senin soruna . Cevabim evet mevcut.

aliyarasfal
10-01-2016, 06:48
Dine mine ne,

Senin savunupta haklı olduğun bir şey henüz görülmedi.:)

Dur sana ipucu vereyim, bak googleda var, Abiyogenez - göktaşları -ilk canlılık teorileri yaz, oku.

Evrim canlılığın nasıl çıktığına değil nasıl gelişim, değişim, dönüşüm gösterdiğine dair teoridir.
Farkı anladın mı?

Şundan başla istersen, fikir açısından Dünyanın evrimi (http://www.cangungen.com/2011/04/20/1066/)


Bu arada seninle tartışan hiç kimse bilimin söylediği dışında bir iddia ile cevap vermedi sana, sense bilimsel teoriye inançla karşılık verdiğini sanacak kadar tuhafsıın. Sen iddiana (baştan sona komik kavram hataları ile dolu) bilimsel makale mi sundunda konuşuyorsun a şaşkın? Senin tüm yaptığın yalan dolan, inançsal masallara bilimsel süs vermeye çalışan desteksiz, kanıtsız ve tutarsız savlarileri sürmek.

Pişkin adam birde karşı taraf yanlışını gösterince "bir kerede hatalı olduğunuzu kabul edin" zırvalamasıyla saçmalıklarını lütfen kabule zorluyor:9 La geeeeeet.

Evrimi Almanyadaki okullarda yasaklamışlar duyduğuma göre, incilden adem havva pasajlarını zorunlu koymuşlar. :)


Neyse ben araya girmiş olmayayım, sen spartacusu canından bezdirmeye cehaletinle ve anlamama yeteneğinle devam et :)



Şimdilik saygımla gittim...

dine mine ne
10-01-2016, 06:48
Böyle zor sorular sorma, beynini yakacaksın çocuğun.. :D

Inanclarina toz kondurmak istemeyenler karsindakini her daim yakmak ister, isi samataya ceker, anlatilani anlamak istemez.

hayatin kendiliginden olusduguna inaniyorsaniz buna saygim vardir , cünkü bu sizin fikrinizdir.
Ben de bir yaraticiya inaniyorum ,bu da benim fikrimdir, buna sizin sayginiz olsun.

Ama bana sallak bilmem cahilikle gelmeyin, ben sizlere bu tür geliyormuyum.

Benim fikrim bilimsel degilse , sizinkide bilimsel degildir .Bunu dile getirenin beynini yakmaya
çalışsanız bile gercekleri degistiremezsiniz. Tartisan arkadasin bunu bir kere olsun itiraf
edemedi .Gercekleri itiraf edemeyenler neyin pesinde?,gerceklerin, mi samatanin mi anlamadim gitti.

dine mine ne
10-01-2016, 07:05
Dine mine ne,

Senin savunupta haklı olduğun bir şey henüz görülmedi.:)

Dur sana ipucu vereyim, bak googleda var, Abiyogenez - göktaşları -ilk canlılık teorileri yaz, oku.


Bilimsel teorinin ne demek oldugunu yazdim.
Abiyogenezinize bilim abi yok o genlesmez dedi .
Göktaslari da bir fikirdir ayni benim tanri gibi .
Bilimsel degildir. Bilimsel ne demek oldugunu acil kavramaniz lazim.

Bilimsel teori fikir demek degildir ,bilimsel teori demek tekrar tekrar kanitlanmis demek.
Var mi boyle bir sey ????????????????.Google da verdigin linkleri iyi oku .

Bilimsel evrim teroisi yoktur , cünkü bilimin önünde attigi hipotezleri bir kere bile olsun dogruluyamamistir.

spartacus
10-01-2016, 07:22
Ben senin gibi korkak adamin biri degilim spartacus .Sen kaybetmekten korkan birisin.

Ben yillar önce gercekleri ögrenmek icin korkakligimi birakdim , sen ise bir soruyu cevaplamaktan kactin.
Bir kere olsun haklizin, darvinizim ,evrim teorisi istese de en azindan suan bilimsel olamaz diyemedin.

Evet gelelim senin soruna . Cevabim evet mevcut.
O halde bilim, bu değişimleri irdeleyerek, çok çeşitli nitelikler bakımından bu değişimi tetikleyen faktörleri, nasıl ortaya çıktığını anlamak, kavramak ve açklamakla da mükelleftir değil mi? Sürece yayılmış değişimlere kabaca evrim diyoruz ve evrende ortada, evrim dünyanın dönüyor olması gibi bir olgu... Evrim'in bu bahisle OLGU olduğunuda söyleyebiliyor musun? Muhtemel. Bu değişimler canlı, cansız ayrımı olmaksızın tüm formalrı da kapsadığını kavrayabiliyor musun? Mümkün...

Cansızlar açısından gözlem hayli yerinde ve açık, canlılar açısından ise elde FOSİLLER var, hatta aynı tür canlıların koşulların değişkenliğinde farklı özellikler sergilediğide biliniyor ve hatta gerçekten de farklı koşulalrda farklı davranış ve nitelik arzeden canlıalrda artık GÖZLEM dahilinde, ispatlı....

Sonuç olarak evrim, bir olgu ise ve canlı, cansız ayrımı olmaksızın gerçekleşiyor ise, bilim bu konuda, bu DAL'DA, bilginin hamallığını yapar. Bu konuda amaç, evrimin altında yatan faktörler, nasıllar, nedenler düzlemini aydınlatmakla mükellef. Evrim teorisi, SENİNDE MEVCUT DEDİĞİN OLGUYU, açıklamak, izah, kavramak üzerinedir. Evrim Teorisini eleştireceksen, mükellef olduğu şeyle yapman gerekir, bunu yaparsan bu saygın bir davranış, yerinde bir eleştiri olur, Evrim teorisi şapkadan tavşan çıkartamıyor, elidne sihirli değneği yok, hayat nasıl başladı BİLMİYOR diye eleştirirsen bu eleştiri olmaz, bir teori ancak dile getirdikleriden sorumludur, henüz dile getiremediği herhangi bir şey adına, sen çıkıp TANRI kararına varmışsan, bu senin sorunundur.

Tutturmuşsun Evrim Teorisi şöyledirde, darwinizm çöktüde, bilmem şu bu ne olduda, arkadaş Evrim Teorisi yeni olanaklar, yeni veriler ışığında revize edilebilir, çökmez, çünkü gözleme-veriye dayanıyor. Bu teroiyi Big bang ile karıştırmayın, Evrim gözlem veren bir olgudur, Big Bang ise gözlem veren bir olgu değil, eldede fosil yok!

Eğer siz CANLILIĞIN NASIL(bakın NASIL!!) OLUŞTUĞUNA DAİR, BİLİMSEL VERİLERE SAHİPSENİZ, BUYRUN PAYLAŞIN, Evrim teorisi bu konuda hasmınız değil! Vay efendim madde nasıl oluştu(bu soru mantıksız!), vay canlılık nasıl oluştu(canlılığın nasıl oluştuğunu bilip, bilmememiz bizi gözlemlediğimiz ve bulguladığımız evrimi anlamak, ifade etmekten alıkoymaz!)

Hatta canlılığn nasıl başladığına dair hiç bir zaman veri, bilgi sahibide olamayabiliriz, bilmiyor oluşumuz,teolojinin üfürüklerini doğrulamaz, BİLMİYORUM, BİLEMİYORUM DEMEK ERDEMDİR, bunun yerine masal kahramanı uydurup budur demek ise hüsnü kuruntu olur, zira siz elma için bir yaratıcı bulmakla elmanın gerçekte nasıl olduğunua yanıt vermiş olmuyorsunuz, tanrı dediğiniz olabiliyor ve üstelik evrendeki fiziğiede aykırı hareket edebilecek kadar abartı olabiliyorsa, elmada hayli, hayli olur, hayır elma illa yaratılmalı ise elmayı yaratanda yaratılmalıdır. Neden bilemediğim şeyler için masallar uydurup, bilimi suçlayım ki! Sonuç olarak bir Tanrıdan bahsedecekseniz untumayın alanınız TEOLOJİDİR. Bilim ne hasmınız olabilir ne de kulvarınız, o nedenle Evrim teorisine mükellef olmadığı şeylerden yüklenip, teolojik iddilarınızı güçlendiremezsiniz, gerçekte halinize güldürürsünüz...

Şimdi gelin objektif bir dille, bu konuda görüşleriniz varsa anlatın, Evrim teorisi çöktüüüüü diye, Ortaçağda Dünya dönüyor diyenler çöktüüüüüüü tadında, bize bir şey anlatmış olmuyorsunuz... Boşu, boşuna tepki çekiyorsunuz, görüşlerinizi sunamıyor ve tartımasınıda böylece imkansız kılıyorsunuz. Bu şekilde tartışma MONOLOG olur yani siz kendi kendinze tek başına bir tiyatro sergilemiş olursunuz... Bizim ise 2 tercihimiz var, ya bu tür monologlarını sadece koltuktan izlemek, yer yer gülmek, ya da dahil olup sizi bu monologdan çıakrtmak(eğer burası bir forum ise!).. Tercihimizi iki biçimde de değerlendirme hakkımız bizlerin tasavvurdur ve dahil olmaktan vazgeçersek, sende bir kaç kez boşa yazacaksın kaybolup gidecek...

Şimdi elin adamı taa Plütonalrın dışına gidiyor, neden araştırıyor, her bir haltı bilse neden araştırsın? Sen 30 yıl önce Plüton hakkında hiç bir sağlam bilgi yok, Kozmoloji çöktüüüüüüü diyen birisne benzemiş oluyorsun... 1960 larda hayli var, AY'A GİDİLMEZ O BİR NURDUR, BUNALR ŞEYTANIN İŞİ diyen, önyargılarınızı bir kırın, abidik, gubidik kara propaganda veya teolojik çıkar peşindekileri veya İNANCIMA DOKUNUYOR HEZEYANIYLA abananları bir boşverin, gidin ilk elden öğrenmeye çalışın.

Benim diyeceklerim bu kadar, aynı biçimde dönerseniz o halde ben size, ilk elden aynı türe ait fosiller vereceğim, sen anlatacaksın değişimin sebeplerini, çünkü Evrim teorisi çöktüüü dersen, diyende sen isen, benim sorularıma yanıtında sende olduğunu düşünürüm! Daha canlıalrın türlere ayrılmasının bile sebeplerini, ortam, koşullarını bilmezken kalkıp canlılık nasıl oluştu, çöktüüüüüü hezeyanına düşmüşsünüz, önünüzdekini bitrdiniz mi? Daha burnunuzun önündekini görmüyorsunuz, Fizan'da bilmem neyi tartışmaya kalkıyorsunuz... Bunuda bilme be kardeşim, öne sürdüklerin zaten BİLME potansiyelinde değil, İNANÇ POTANSİYELİNDE, üfürük, inançlarına bel bağlayacağına, bilme, bir şey kaybetmezsin, üfürüp, elinle put yapıp, resmen putuna tapınca daha iyi bir meziyet mi sergilemiş oluyorsun?... daha kansere çare bulamamışsın, bir çok şeye, insanalr hayvanalr gibi yaşar hale gelmiş, bir çok halt burnunun ucunda, senin ölüm, kalım meselesi ettiğin konulara bak, kendinden haberin yoksa ne yapacaksın Fizandakinden haberdar olmayı? Çok mu önemli?

spartacus
10-01-2016, 07:25
Bilimsel teorinin ne demek oldugunu yazdim.
Abiyogenezinize bilim abi yok o genlesmez dedi .
Göktaslari da bir fikirdir ayni benim tanri gibi .
Bilimsel degildir. Bilimsel ne demek oldugunu acil kavramaniz lazim.

Bilimsel teori fikir demek degildir ,bilimsel teori demek tekrar tekrar kanitlanmis demek.
Var mi boyle bir sey ????????????????.Google da verdigin linkleri iyi oku .

Bilimsel evrim teroisi yoktur , cünkü bilimin önünde attigi hipotezleri bir kere bile olsun dogruluyamamistir.
Açtığın başlığa, içinde ettiğin zırvalara bak, birde yukarıda kızılaştırdığım sözüne! İnsaf :) atma, atma, genel konuşma, bu SİTEDE BİLİM FORUMU VE EVRİM BAŞLIKLARI VAR, GİT adam gibi oralarda yaz! Neyin kanıtı lazımda neyi kanıtlamamış? Böyle yuvarlak LAFLA değil, ADAM GİBİ OBJEKTİF DAYANAKALRINLA AL eleştir, elini öpecem!

Hadi anlat bize, Zürafa'nın boyunu nasıl ve neden uzamıştır? O kadar kolay soru sordum ki, çünkü Zürafa'yı gözlemleyebiliyorsun, daha ne olsun! kabak gibi önünde, git fosilleride incele şimdi! Sen anlat, sen! Bir şeyi eleştireceksen gerçekten dayanakalrınla, mümkünse alternatifinle gelirsin, sen neye dayanıyorsun? (afedersin ardına!)

aliyarasfal
10-01-2016, 08:28
Dine mine ne;

Cahil yanında melek kalır:)

Demek bilim sana özel vahiyle geliyor? Bak açtığın başlıkta zaman- tesadüf- olasılık- bilim- teori- gibi kavramlar geçiyor. Ama okuyan herkesin gördüğü tek şey senin bu kavramlar hakkında doğru kavrama anlamayı geçtik neyle ilgili olduğunu bile bildiğin hakkında ciddi kuşkular duymaya başladık.:)


Bilimsel diyorsun ya ahan orda koptum ben:)



Göktaşları gözlem verir, senin tanrın ne verir? Beynindeki düşüncelerinin dışına çıkamayan , sana mahkum soyut bir kavram. Yanından bile geçemez somut varlıklarla soyut kavramların karşılaştırması yapılabilir sanan kişi bilimselliğin :)


Bilimsel ne demek kavramış gibi adam birde evrime posta koyuyor:)HY 2:)

Sen zürafayla devam et, gerçi zahmet edip nedir bir araştırayım demeden spartacusa yine bi dolu demogojik, cevap niteliği taşımayan laf salatası dizeceğine iddiaya girerim. Çünkü yaptıkların yapacağının teminatı:)



Şimdilik saygımla gittim...

dine mine ne
10-01-2016, 12:03
Evrim teorisi şapkadan tavşan çıkartamıyor, elidne sihirli değneği yok, hayat nasıl başladı BİLMİYOR diye eleştirirsen bu eleştiri olmaz, bir teori ancak dile getirdikleriden sorumludur, henüz dile getiremediği herhangi bir şey adına, sen çıkıp TANRI kararına varmışsan, bu senin sorunundur.
Canlıların sadece değişime uğramasın dile getirmiyor evrim teorisi ,Dikkatini çekerim.
ilk canlının kendiliğinden oluştuğunu da dile getiriyor, ama bunu ispatlayamıyor. Ispatlayamadığı içinde bilimsel teori olamıyor maalesef.
Teori olamıyor, sadece bir hipotez ortaya atabiliyor.
Havada duran bir hipotez insanlara bilimsel teori olarak satılıyor.

Yaratıcı benim fikrim olduğundan ve fikirlerin bilimsel olmadığından dolayı kimseyi bağlamaz.
Ama teori kelimesi altında insanlara büyük bir yalan yuturuluyor.
Fikir ile yalanı çarpıştırmak yanlış hesapdir diyorum.

Eğer siz CANLILIĞIN NASIL(bakın NASIL!!) OLUŞTUĞUNA DAİR, BİLİMSEL VERİLERE SAHİPSENİZ, BUYRUN PAYLAŞIN, Evrim teorisi bu konuda hasmınız değil!

Canlıların nasıl olduğunu bilmedikten sonra neyini paylaşayım.
Yaratıcı hakkında da bir bilgim yok paylaştıklarım sadece fikerlerimdir. Bu suç mu?. Evrim teorisi ilk canlı nasıl ortaya çıktıgini ispatliyamiyor ama ortada bilimsel teori olarak kendini insanlara satıyor, bu bir suctur arkadas.
Hipotez olarak arastirmalar yapila bilirdi, buna kimse birsey demezdi , cünkü bilime hipotez lazimdir .
Ama sen kalkip ispatlanmamis hipoteze teori dersen ,insanlari kandirmis olursun.





Vay efendim madde nasıl oluştu(bu soru mantıksız!), vay canlılık nasıl oluştu(canlılığın nasıl oluştuğunu bilip, bilmememiz bizi gözlemlediğimiz ve bulguladığımız evrimi anlamak, ifade etmekten alıkoymaz!)
Evrim teorisi ifadesi yanlıştır yanlış olduğu için ifade edilmesi yasaklanmali, cünkü yorganin altinda saklananlar var

Evrim teorisi ne diyor?.

1. Canlılar evrim geçirdi (güzel)
2.Canlilar kendiliginden olustu (ispat yok)
3.Tüm canlilar bir yerden türedi (ispat yok)

Evrim teorisi yorganınin altında saklananlar var . Bunu anlatmaya çalışıyorum.
Gercek evrimin altinda saklananlar var sizde saklanmayin diyorum , sizde yanlis yapmis olursunuz diyorum, ispatlanmamis hipotezler var diyorum .

Ben yaratici hakinda fikrimi anlatmaya calistim,mi soytari oluyorum.
Siz evrimin yorgani altinda bilimsel oldunuzmu akilli oluyorsunuz.
Ben ise cahil oluyorum.
Yahu bunu daha kac sayfa anlaticam .Bu isin lami cimi yok ki ,hersey ortada.


Hatta canlılığn nasıl başladığına dair hiç bir zaman veri, bilgi sahibide olamayabiliriz, bilmiyor oluşumuz,teolojinin üfürüklerini doğrulamaz,
Böyle konuş canımı al.
Teolojinin anlattıkları gelecek zamanda da fikir olmaktan öteye gidemeyecek, buna bende dahil.




BİLMİYORUM, BİLEMİYORUM DEMEK ERDEMDİR, bunun yerine masal kahramanı uydurup budur demek ise hüsnü kuruntu olur
O kadar da kuruntu değil maalesef.
Big bang teorisi yoktan gelen bir evrenden bahseder. Bu evrenin sonsuz bir alan içinde genişlediğini söyler.
Kuantum Fiziği de sonsuz alandaki enerjiden bahseder.
Bu enerji hep vardır yok olmaz der.
Bu iki teori bilimsel teori dir yani tekrar tekrar kanıtlanmıştır.

Dine mine de bu enerjinin tanri olabilcegi fikrini sizlerle paylasiyor.Olan biten bu.
Sen big bang teorisine inanmaya bilirsin, sonsuz bir alanın içinde büyüyen bir evrene karşı çıkabilirsin. Sonsuz alandaki Hep var olup tükenmeyen bir enerji yok diyebilirsin.
İstersen bu teoricilere mektup dahi yazabilirsin.
Bunların hepsini yapabilirsin ama benim fikirlerime soytarılık diyemezsin. Ben fikrimi sizi gülüp eğlendirmek için yazmıyorum burada.
Benim Tanrı fikrimi üfürükcülük ile de eleştiremezsin , bu yaptığın önyargıdır , bilmeden suçlamaktır, Çünkü ben Tanrı fikrimi bir sonuç elde etmek için anlatmıyorum ki burda.
Herkes gideceği yolu kendi bilir , ben kimseyi yolundan almayı hedeflemiyorum, bu senin yaptığına camur atma denir, Çamur at tutmazsa iz bırakır. Çok büyük ayıp yapıyorsun Spartacus.

Ben ama darwinizme ve ateizme çamur atmıyorum dikkat edersen.
Ben sadece darwinizm'in teori kelimesi üzerinden oynadığı oyunu açıklamaya çalışıyorum.
Evrim teorisi ne diyor?.

1. Canlılar evrim geçirdi (güzel)
2.Canlilar kendiliginden olustu (ispat yok)
3.Tüm canlilar bir yerden türedi (ispat yok)

ikisi bire yapismis birin bilimseligini de batiriyor diyorum.
Ikiye karşı bir diyorum ,birin içine de etmeyin diyorum.
Yahuuuu dedigim budur , bunun nersesi yanlis arkadas.

Darwinizm, kendisini bilim altında satmaya çalışıyor diyorum.
Bu söylediklerimin Ateistler ile ne alakası var.


Ateistler teistlerin hipotez dahi kurmaya haklari olmadigindan varliklarini rahatlikla sürdüre bilirler. ALLAHIN ADAMI :sorry:

Yahu sizleri kitap okuyan adamlar diye biliyorum.
Okudugunuz kitaplarida hep götünüzden mi anliyorsunuz ,anlamadim gitti.

Dine mine ne , tanrinin fotorafini buraya koyacagindan mi korkuyorsun.
Insanlik bir gün, canlinin olusdugunu ispatlasa bile ,ben yaraticinin varligina inanmaya devam edicem.
O zaman gelirse sayet ,insan bu isi tetikledi diyecem, ama yoktan tetikleyen bir enerji olabilir diyecem.
Bu benim inancim , bunu inancimi kimse elimden alamaz.
Ha bu enerji olmasaydi , ve canlilik kendiliginden olsaydi , belki yamulurdum.
Ama böyle olunca isler ,yikilmadim ayakdayim , varmi lan bana yan bakan misalindeyim.
Birde kuantum fizigi olunca cepte, beni kim tutar diyorum, ama Spartacus dostum 1850 ,lerin esegine oturmus dıgıdık dıgıdık pesimden geliyor.

Beni yakalayamayincada sinirlenip ara sira, ulan dine mine bu nasil kacmak böyle, sende mutlak arap ati var diyor. :lol:

İlahimasal
10-01-2016, 12:40
Dine mine

alttaki yazıyı tesadüfen mi yazdın?

**********************
"Evrim teorisi ifadesi yanlıştır yanlış olduğu için ifade edilmesi YASAKLANMALİ, cünkü yorganin altinda saklananlar var"
**********************

Batılı gelişmiş topluluk içerisinde hemde EVRİM kelimesinin ve fikrinin üretildiği ülkede "evrimin ifade edilmesi YASAKLANMALI " diyebilmen enteresannnn.

YASAKCI kafa ile orada nasıl barınıyorsun şaşdım kaldım ,aklıma senin avrupada deilde arabistanda yaşadığın geldi.

Yasakcı olan kafalara diyorumki
Eğer yasaklanması gereken bir fikir varsa o da TANRI kelimesidir . Karanlık çukurlardan haykırılan bu kelime hiç bir zaman ispatlanamayacak.

dine mine ne
10-01-2016, 13:15
Dine mine

alttaki yazıyı tesadüfen mi yazdın?

**********************
"Evrim teorisi ifadesi yanlıştır yanlış olduğu için ifade edilmesi YASAKLANMALİ, cünkü yorganin altinda saklananlar var"
**********************

Batılı gelişmiş topluluk içerisinde hemde EVRİM kelimesinin ve fikrinin üretildiği ülkede "evrimin ifade edilmesi YASAKLANMALI " diyebilmen enteresannnn.

YASAKCI kafa ile orada nasıl barınıyorsun şaşdım kaldım ,aklıma senin avrupada deilde arabistanda yaşadığın geldi.

Yasakcı olan kafalara diyorumki
Eğer yasaklanması gereken bir fikir varsa o da TANRI kelimesidir . Karanlık çukurlardan haykırılan bu kelime hiç bir zaman ispatlanamayacak.



Evrim teorisi ne diyor?.

1. Canlılar evrim geçirdi (güzel)
2.Canlilar kendiliginden olustu (ispat yok)
3.Tüm canlilar bir yerden türedi (ispat yok)

ikisi bire yapismis birin bilimseligini de batiriyor diyorum.


Iki tane hipotez bilimsel gercek olmadigindan evrim teorisinden cikartikmali diyorum.
Evrim gercek teori olsada pacasina iki tane hipotez takilmis .Bu hipotezler cikartilmali ve
evrim teorisi kurtarilmali diyorum. Evrim ve bilim adina bu sart.

İlahimasal
10-01-2016, 13:30
Iki tane hipotez bilimsel gercek olmadigindan evrim teorisinden cikartikmali diyorum.
Evrim gercek teori olsada pacasina iki tane hipotez takilmis .Bu hipotezler cikartilmali ve
evrim teorisi kurtarilmali diyorum. Evrim ve bilim adina bu sart.

Ben senin YASAKCILIĞINDAN bahsetmisdim .Hemde avrupanın göbeginde,
Neyse cevap vermek istemeyebilirsin.

Evrimi kabullenmiş gibi gördüm seni.Evrim var diyorsun ve insanların ve diğer canlıların evrim ile gelisdiğinede kanaat getirmiş oluyorsun,bilimsel olarakda kabul ediyorsun.

İnsanların ortak atalarının maymun olabileceğine de rey veriyorsun.
Evrimi kilise bile kabul etmişken ben neden red ediyim demen gayet güzel bir gelişme.

Tek sıkıntın YASAKCI kafa.

world
10-01-2016, 13:33
2.Canlilar kendiliginden olustu (ispat yok)
3.Tüm canlilar bir yerden türedi (ispat yok)

Bu nasıl bir rezalet?dine mine ne 2.cisinin evrimle ilgisi yok canlılık biyokimyayla ilgilidir.Ayrıca evet hiçbir doğaüstü bir müdahele olmadan oluştuğu artık kabul edilmektedir velev ki öyle olmasın velev ki uzaylılar ilk canlıyı oluşurmul olsun bu yine de evrim gerçeğini değiştirmiyorç.

3.cüsü doğru filogenetik soy ağacı evrimsel geçmiş falan bilmediğin için konuşuyorsunuz.

Aleph
10-01-2016, 14:55
Hatta canlılığn nasıl başladığına dair hiç bir zaman veri, bilgi sahibide olamayabiliriz, bilmiyor oluşumuz,teolojinin üfürüklerini doğrulamaz, BİLMİYORUM, BİLEMİYORUM DEMEK ERDEMDİR, bunun yerine masal kahramanı uydurup budur demek ise hüsnü kuruntu olur,


Bunu beyinlerine çaakaa çakaaa belletmek lazım dindoşlara, et tekraru ahsen velev kane yüzeksen.. biraz da onların yöntemini kullanalım.
https://scontent-fra3-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xfl1/v/t1.0-9/12507625_10153175096566432_2980799957081360956_n.j pg?oh=9ccb798742953770af83837bf972d44e&oe=57046BCE

spartacus
10-01-2016, 21:28
Canlıların sadece değişime uğramasın dile getirmiyor evrim teorisi ,Dikkatini çekerim.
ilk canlının kendiliğinden oluştuğunu da dile getiriyor, ama bunu ispatlayamıyor. Ispatlayamadığı içinde bilimsel teori olamıyor maalesef.
Teori olamıyor, sadece bir hipotez ortaya atabiliyor.
Havada duran bir hipotez insanlara bilimsel teori olarak satılıyor.

Yaratıcı benim fikrim olduğundan ve fikirlerin bilimsel olmadığından dolayı kimseyi bağlamaz.
Ama teori kelimesi altında insanlara büyük bir yalan yuturuluyor.
Fikir ile yalanı çarpıştırmak yanlış hesapdir diyorum.EVRİM TEORİSİNİN yekünü EVRİM OLGUSU ÜZERİNE, canlılığın nasıl oluştuğu meselesiyle MÜKELLEF değil-tek başına mükellefte olamaz-tutulamaz!-, şu an eldeki veriler yetersiz, sen ise VERİ YOKSA TEORİNİNDE OLMAYACAĞINI dahi bilemeyecek kadar bilime uzak, bilim düşmanı, ama bir o kadarda iki yüzlüsün. EVRİM KOSUNDA İSE SORUNUMUZ YOK!

Oysa YÖNTEMİN OLMALI, DAYANAĞIN OLMALI, TUTARLI GEREKÇELERİN OLMALI, mantığınla;

Kuantum Teorisi yoğurdun tarifini vermemiş, teori çöktüüüüüü... Bundan başka bir şey yapmadın...

BİR DAHA DİYORUM bu sitede BİLİM FORUMU VAR, EVRİM KONULARI VAR, orada yaz da görelim!

Big Bang teorisine göre Evrim Teorisi çok daha objektif, olguya ve ispata dayalıdır. Diğeri ise KURGU boyutlasrında ve GÖZLEMİ olmayan sorunalr yaşar, eldeki veri çok yetersizdir, ama sen piç bir masal kahramanın namına Big Bang'in de şakşakçılığını yapıyorsun, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Her şeyden önce dürüst ol, bilmedikelrinden korkma, öğrenmekten korkma, hepimiz bilmiyoruz ve hepimiz öğreniyor, öğrenmeye çalışıyoruz...

dürüst davranmıyorsun, eleştirmiyor, haksız saldırılarda bulunuyorsun, tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış duurmu... bilimsellik nedir, bilimsel eleştiri nasıl yapılır, teoriler nedir, bir teori nasıl eleştirilir, görünen şu ki; bunları öğrenmeniz şart!

Uzatmaya gerek yok sorumu tekrar ediyorum, madem Evrim Teorisi çöktü, o halde senden öğrenmemiz gerekiyor, madem işin piri sizsiniz o halde lütfen merakımı giderin.

Zürafa'nın boyunu neden uzundur, nasıl uzadı?

bursali68
11-01-2016, 00:54
Merhaba,

Yıllardır araştırdım, okudum, sorguladım...Bir ateist gibi dinden tam anlamıyla çıkamadım...Ancak yaptığım araştırmalar ve sorgulamalar ( yaklaşık 1991 yılından buyana ), bana şunları gösterdi...:

- Kur'an EVRİM e karşı değil...!

- Kur'an " BİLGİ, ÖĞRENMEK " üzerine vurgu yapar...!

- Kur'an " ARAP TOPLUMUNA " izlenmesi için bir kaynaktır...!

Kur'an ister Yaratıcı tarafından ( ki bu Yaratıcının nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum, uzaylı yani bizden daha üst bilinçte varlık mıdır, yoksa geröekten bir Yaratıcı, yani anlatıdığı gibi bir Yaratıcı mıdır bilmiyorum) vahy olsun, ister ateist arkadaşların söylediği gibi " Muhammed " tarafından yazılmış veya yazdırılmış bir kaynak olsun, sonuçta içerisinde daha öncesinden bilinenlerin de olduğu, daha sonrasında olacakların da söylenmiş olduğu bazı ifadelerin olduğunu gördüm...Bu anlamda, inançlı da olsam adıma " Müslüman " denir mi denmez mi bilemiyorum ancak ben " Mü'min " derken buna ateist, agnostik, deistlerin de dahil olabileceğine inanıyorum...Bu benim düşüncem...Adıma tam olarak ne deneeğime ait bir kanaatim yok ancak SÜNNİ liği kabul etmeyen, buna tepki gösteren biriyim...

Hem Kur'an'ı, hem İncil'i, hem de Tevrat ve Zebur'u defalarca okuyan, araştıran ve halen buna devam eden biri olarak, dinlerin KAVGADAN, KANDAN, ZULÜMDEN başka da bir şey getirmediğini görüyorum...Hırsız bir Müslümandansa, temiz bir ateistin soframda her zaman yeri vardır...Tecavüzcü bir MOLLA yerine, atesit birine, agnostik birine evlatlarımı emanet edebilirim...Bana bu güveni veren buraki ateist, agnostik, deist diye tanımladığımız arkadaşlardır...Spartacus'tür, Vartor ağabeydir, Neva 'dır, adını sayamadığım ( kusuruma bakmasınlar ) diğer arkadaşlardır...Beni BEN olarak kabul ettiler, sevdiler, saydılar...!

Tüm dünyaya bakınca her ne hikmetse adalet, eğtim, sağlık, gelir...v.s. konularda ateist toplumların pozitif anlamda ZİRVEDE yer aldığını görünce bunun dinle ilgisinin olmadığı, İNSAN OLMAK, ADAM GİBİ ADAM OLMAK ile ilgisi olduğunu anlamın hiç de zor olmadığı kanısındayım...

Bu yazdıklarımdan YOBAZ düşüncedekiler bir pay çıkartnaya kalkışmasın, yeri geldiğinde nasıl tartıştığımı yukarıda saydığım arkadaşlar da gayet iyi bilir...Ama hiç bir zaman saygıda, sevgide kusur etmediler, bir kez bile...

" İnsan olarak anılmadan önceki devirler ",

Ve buna benzer, evrimi düşündüren bir çok ayet beni EVRİM VARDIR demek zorunda bırakıyor...Doğruya doğru, eğriye eğri...

Sağlıcakla kalınız...

world
11-01-2016, 02:00
Merhaba,

Yıllardır araştırdım, okudum, sorguladım...Bir ateist gibi dinden tam anlamıyla çıkamadım...Ancak yaptığım araştırmalar ve sorgulamalar ( yaklaşık 1991 yılından buyana ), bana şunları gösterdi...:

- Kur'an EVRİM e karşı değil...!

- Kur'an " BİLGİ, ÖĞRENMEK " üzerine vurgu yapar...!

- Kur'an " ARAP TOPLUMUNA " izlenmesi için bir kaynaktır...!

Kur'an ister Yaratıcı tarafından ( ki bu Yaratıcının nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum, uzaylı yani bizden daha üst bilinçte varlık mıdır, yoksa geröekten bir Yaratıcı, yani anlatıdığı gibi bir Yaratıcı mıdır bilmiyorum) vahy olsun, ister ateist arkadaşların söylediği gibi " Muhammed " tarafından yazılmış veya yazdırılmış bir kaynak olsun, sonuçta içerisinde daha öncesinden bilinenlerin de olduğu, daha sonrasında olacakların da söylenmiş olduğu bazı ifadelerin olduğunu gördüm...Bu anlamda, inançlı da olsam adıma " Müslüman " denir mi denmez mi bilemiyorum ancak ben " Mü'min " derken buna ateist, agnostik, deistlerin de dahil olabileceğine inanıyorum...Bu benim düşüncem...Adıma tam olarak ne deneeğime ait bir kanaatim yok ancak SÜNNİ liği kabul etmeyen, buna tepki gösteren biriyim...

Hem Kur'an'ı, hem İncil'i, hem de Tevrat ve Zebur'u defalarca okuyan, araştıran ve halen buna devam eden biri olarak, dinlerin KAVGADAN, KANDAN, ZULÜMDEN başka da bir şey getirmediğini görüyorum...Hırsız bir Müslümandansa, temiz bir ateistin soframda her zaman yeri vardır...Tecavüzcü bir MOLLA yerine, atesit birine, agnostik birine evlatlarımı emanet edebilirim...Bana bu güveni veren buraki ateist, agnostik, deist diye tanımladığımız arkadaşlardır...Spartacus'tür, Vartor ağabeydir, Neva 'dır, adını sayamadığım ( kusuruma bakmasınlar ) diğer arkadaşlardır...Beni BEN olarak kabul ettiler, sevdiler, saydılar...!

Tüm dünyaya bakınca her ne hikmetse adalet, eğtim, sağlık, gelir...v.s. konularda ateist toplumların pozitif anlamda ZİRVEDE yer aldığını görünce bunun dinle ilgisinin olmadığı, İNSAN OLMAK, ADAM GİBİ ADAM OLMAK ile ilgisi olduğunu anlamın hiç de zor olmadığı kanısındayım...

Bu yazdıklarımdan YOBAZ düşüncedekiler bir pay çıkartnaya kalkışmasın, yeri geldiğinde nasıl tartıştığımı yukarıda saydığım arkadaşlar da gayet iyi bilir...Ama hiç bir zaman saygıda, sevgide kusur etmediler, bir kez bile...

" İnsan olarak anılmadan önceki devirler ",

Ve buna benzer, evrimi düşündüren bir çok ayet beni EVRİM VARDIR demek zorunda bırakıyor...Doğruya doğru, eğriye eğri...

Sağlıcakla kalınız...

Embriyo ve insan yaratılmadan öceki çamur halindeki aşama olduğu daha mantıklı değil mi sizce?

Burda bir peri masalını bilimle bağdaştırmaya çalıştığınızın farkında değilsiniz.

bursali68
11-01-2016, 02:09
Embriyo ve insan yaratılmadan öceki çamur halindeki aşama olduğu daha mantıklı değil mi sizce?

Burda bir peri masalını bilimle bağdaştırmaya çalıştığınızın farkında değilsiniz.

Merhaba,

Sevgili World...

Başka bir tartışma başlatma amacıyla yazmadım bu mesajı...Ne benim bildiğimi, inandığımı sorgulama durumuna sahipsiniz şu an, ne de ben sizin...Bu sadece KISIR DÖNGÜYE götürür her ikimizi de...O yüzden bu kadarla kalmasını yeğlerim bu yazışmanın...Belki ileride...

Sağlıcakla kalınız...

vartor
11-01-2016, 02:26
Eger butun dindarlar, ki bu sinifa muslumani, hristiyani budist, musevi hindusu ve digerleri de dahil, Bursali 68 gibi olabilselerdi, emin olun ateistler sessiz kalirlar, gereksiz bulacaklarindan, tartismaya bile girmezdi. Ne yazik ki, kendi inancini ustun gorup, digerlerini assagilayanlar, dini silah gibi kullanip, bir karinca ezmekten bile kacinan insanlari bile canavarlastirabilmislerdir. Iste tam da burada, insanliga verdikleri zarari goren ateistler seslerini yukseltmeye baslarlar. Ulkemizde az bir oran olsa da, ozgur dusunceye zincir vurmayan, bazi Avrupa ulkelerinde cogunluk olmamiz bize umut vermekte.
Adi ustunde, bir inanc olan dini bilgilerle, evrim teoriisi karsilastirildiginda, ozgur dusunebilen her insanin hangisini mantikli bulacagini da Bursali 68 kardesimiz kendi cumleleriyle hepimize aciklamis. Bir yanda bilim, diger tarafta masal, (inanc). Masallarin gercek olmadigini anlamak bu derecede guc olamaz.

dine mine ne
11-01-2016, 11:21
şu an eldeki veriler yetersiz, sen ise VERİ YOKSA TEORİNİNDE OLMAYACAĞINI dahi bilemeyecek kadar bilime uzak, bilim düşmanı, ama bir o kadarda iki yüzlüsün. EVRİM KOSUNDA İSE SORUNUMUZ YOK!

Yanılıyorsun, evet aynen benim dediğim gibi veri yoksa teoride olamaz , ama burada bir kelime eksikliği var, o kelime de bilimsel teori,dir( kanıtlanmış olan).
Veri kanıt yok ise fikir hipotez olarak ortada kalır.

Veri kelimesini araç yapma , oyun oynama, demagoji de yapma.
Veri ne demektir

1. Bir fikrî faaliyet için hareket noktası olan şey,

2. Bir araştırma sonu*cunda ortaya çıkan şey.


Fikri faaliyeti noktasıni engelleyen bilim düşmanı gibi beni gösteremezsin, bu yaptığına çamur atmak denir, çamurdan başka bir şey de bildiğin yok.
Fikri faaliyet noktası bilimde hipotez olur , ben bu kelimeyi yazdım mı yazdım ,hemde kaç defa yazdım. Yok bilim düşmanı Mış Mış Mış da uzak mis mis .

Ben burada iki numaradan bahsettiğim apaçık ortada değil mi, kelime oyunları üzerinden demogoji oyunlarını ne zaman bırakacaksın.
Şimdi sen bak bakalım aynaya iki, yüzlülüğünü göre bilecek misin.

Seni yanlış anlayıp yanlış yorumladiysam da senden özür dilerim.




Big Bang teorisine göre Evrim Teorisi çok daha objektif, olguya ve ispata dayalıdır.

Diğeri ise KURGU boyutlasrında ve GÖZLEMİ olmayan sorunalr yaşar, eldeki veri çok yetersizdir, ama sen piç bir masal kahramanın namına Big Bang'in de şakşakçılığını yapıyorsun, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Bilimin matematiği vardır. Bu anahtarla insanoğlu mantığınin dışında olan gerçekleri bulur, maddeciliğinden gelen nesnel düşünce tarzın sana mantık konusunda sorunlar yaratıyor olabilir, ama bilim için bu bir sorun değildir. Yaşadığın sorunlardan dolayı da hiçliğin olmadığını kavriyamiyorsunve ve her şeyi lahana turşusu olarak görüyorsun. Ben
mantık dışı gerçekleri anlatamanin peşinde koşan bilimin arkasındayım.
Sen ama sakın mi sakın yaşadığın sorunların nesnel düşünce tarzından geldiğini gözden geçirme, Sen her şeyi lahana turşusu görmeye devam et.
Yeri geldi mi de kendini sözde bilimcilik ile avut.





dürüst davranmıyorsun, eleştirmiyor, haksız saldırılarda bulunuyorsun, tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış duurmu... bilimsellik nedir, bilimsel eleştiri nasıl yapılır, teoriler nedir, bir teori nasıl eleştirilir, görünen şu ki; bunları öğrenmeniz şart!
Dürüstlüğümden den dolayı ben evrim teorisi kelimesinin(yorganin) altinda, kendilerini bilimsel olarak satışa sunanları eleştiriyorum.

Uzatmaya gerek yok sorumu tekrar ediyorum, madem Evrim Teorisi çöktü, o halde senden öğrenmemiz gerekiyor, madem işin piri sizsiniz o halde lütfen merakımı giderin.

Evrim teorisi insanların aklında ilk olarak her şeyin kendiliğinden oluştuğunu ve günümüze evrilerek geldiğine inandırıyor.

Bunun bilimsel olarak başı yanlış ama sonu doğru.
Ama maalesef çoğu insan bunu gözden kaçırıyor. Açtığım başlık

ZAMANDA TESADÜF

bu cümle ile başlıyor “yaşamın altında yatan sonsuz Deniz boşluktur.”

Açtığım başlıkta ben tesadüf, kuantum fiziği ,yaratıcı ,hayat konuları üzerine tartışmak istiyordum, ama gördüğün gibi neden ise evrim teorisinde takılı kaldık.
Bu takılmamızın en büyük nedeni Dialectics.

Spartacus bu yazdığın sözlerinle
EVRİM TEORİSİNİN yekünü EVRİM OLGUSU ÜZERİNE, canlılığın nasıl oluştuğu meselesiyle MÜKELLEF değil-tek başına mükellefte olamaz-tutulamaz!-, şu an eldeki veriler yetersiz
Baştan beri bana arka çıksaydın konu çoktan kapanmış olacaktı.
Dialectics,e bu cümlelerini neden yazmadin?. Dialectics,di aslinda bu cümleleri hak eden , ben degil.
Dialectics bilgisizligi yüzünden konuya evrim teorisini sokan.
Hayat ,mathematik , oranlar diye giderken , Dialectics bilgisizligi yüzünden gelip konuya evrim teorisini sokdu.


Konuda tanrı olunca hepiniz bir koldan kenetleniyor sunuz,bu sana da gecerli , sözlerini dialecticse yazacagina bana yaziyor ve benimle demagoji yapiyorsun.Sizin hicbirinis de ciddiyet yok.
Heleki sen de ciddiyet sifir. Ben adamla orda kac sayfa senin bana yazdigin cümleyi tartisiyorum ,bana destek cikmiyorsun, evrim teorisini adama aciklamaya bakinca hemen bana karsi oluyorsun.

Oysa gercek pesinde olsaydin alintalidigim cümleni dialecticse yazip ,bana arka cikmaliydin .

aliyarasfal
11-01-2016, 13:28
Gülümse:)

Big bang teorisinde devasa bir vakum ortamında devasa enerji dalgalanması içinde (ölçümlenemeyen hızda hareket nedeni ile (bize göre) yük yüklenen enerjinin bir reaksiyon sonucu tetiklenmesiyle oluştuğu söylenen evrenin hangi kısmında yokluktan var olunduğu iddiası(enerjinin yoktan var edildiği) vardır? Yoktur. Bu kısım dindoşlarca özenle uydurulur ve yamanır ve utanmadan bilimsel-filimsel naraları duyarsınız.:)Bunu ispatlayan bilimsel makale sunun(bilim insanı - dergisi vesaire) dediğinizde size uyduruk yaratılışçı sitelerden yazılar sunmaktan öteye geçemezler.


Evrim teorisinin oldukça sağlam yasalarla canlıların soy ağacı haritasını(dna) ve değişim gelişimini gösteren teori olduğu gerçeğine ise inatla darwini aşamayarak , ilk teoremden fersah fersah öteye geçmiş olduğunu ve verilerle desteklendiğini bile bile ve alakasız olan ilk canlılığın ortaya çıkışını açıklayamıyor salaklığı ile(evrim canlılığın ilk çıkışıyla ilgili teori değildir) YASAKLAYIIIIIIIIIIIIIIIIN ,ben çok bilim biliyooooooom, ben acaip pilimseliiiimmmmm diyen cahilliğin kitabını yazmış haykırışşşşşşlar eşliğinde tanrımada ihtimal veriiiin, onlar varsa benimkide var, hemide bilim onun var olduğunu söylüyor noktasına kadar gelinir.:)



Sonada bilimin mantıkla işi olmadığını söyletecek kadar saçmalar. Bilim materyali inceler, varlığı, onun yasaları ile(veri elde ettikçe-özelliklerini kavradıkça) mantıksızlık diye bir şey olmadığı gibi dahada anlaşılır olur ,veri (elde edilebilmiş) tam ise mantık dışılık imkansızdır.


Bilimin mantığa aykırı diye tanımladığı her şey bilgiyle ve maddenin özellikleri ve oluşturduğu yasalarla daima mantıklı hale gelip anlaşılır olmuştur, olacaktır.

Göğün direksiz ayakta duramayacağı savı (mantıksızdır o çağ için) bu gün bilim sayesinde(yerçekimi) mantıklı ve direklerle işi olmadığı noktasında iken bu yanlış bilgi karşımıza din ve tanrı olarak inatla karşımızda durur ve bilimin ne dediği dindarların umrunda dahi değildir.


İşte bu günümüz yeni yetme kulaktan dolma üfürmeci dindarların durumuda bundan farksızdır. Bilim bu gün evrenin kendi yasaları ile bir tanrıya (dış müdaheleye)ihtiyacı olmadan süregeldiğini rahatlıkla söylerken , dinler ve tanrılar big bang denen ve evrenin(ölçümlenebilen harekete sahip enerjinin) başlangıç noktasının öncesindeki veri elde edilemeyen ana tanrı sokuşturma dışında masallarına yaşam alanı kalmadığı gerçeğinden ürkmekte, big bangin bu bilinmeyen(verisiz) noktasına tanrı montelemeye çalışmaktalar.

Ancak olmuyor çünkü enerji evrenin öncesindede var diyor bilim, hiçlikte devasa kuant dalgalanmaları şeklinde var diyor, amma bu kısmı inatl görmezden geliyor din tellalları ve "yoktan varolmuşuz işte bize ne" diyerek insanlar maymundan gelir çarpıtmasına benzer bir yaygarayla big bangi yanrı denen masala maletmeye çalışırlar.


Bilimin umrunda değil gerçi tanrılarıda amma gelde göğü direksiz tutan yokturu anlat bu vatandaşlara.:)

İlla bir inanç sokuşturacaklar bilime.


birde Dialecticse karşı spartacusu kışkırtaya çalışmıyor mu, öldüm gülmekten, ülen baştan sona uyduruk yalan yanlış çıkarım ve savlarla dolu mesajların, senin neyine destek olacak aklı başında bir insan?


Son mesajında teori için googlea bakmayı akıl etmişin, onu bile anladığın kuşkulu hala:)
Elzeus sabır versin yarini yitirene :)


Şimdilik saygımla gittim...

Dialectics
11-01-2016, 17:18
Spartacus bu yazdığın sözlerinle

Baştan beri bana arka çıksaydın konu çoktan kapanmış olacaktı.
Dialectics,e bu cümlelerini neden yazmadin?. Dialectics,di aslinda bu cümleleri hak eden , ben degil.
Dialectics bilgisizligi yüzünden konuya evrim teorisini sokan.
Hayat ,mathematik , oranlar diye giderken , Dialectics bilgisizligi yüzünden gelip konuya evrim teorisini sokdu.


Konuda tanrı olunca hepiniz bir koldan kenetleniyor sunuz,bu sana da gecerli , sözlerini dialecticse yazacagina bana yaziyor ve benimle demagoji yapiyorsun.Sizin hicbirinis de ciddiyet yok.
Heleki sen de ciddiyet sifir. Ben adamla orda kac sayfa senin bana yazdigin cümleyi tartisiyorum ,bana destek cikmiyorsun, evrim teorisini adama aciklamaya bakinca hemen bana karsi oluyorsun.

Oysa gercek pesinde olsaydin alintalidigim cümleni dialecticse yazip ,bana arka cikmaliydin .
[/B]

Dine mine ne; sendeki at gözlüğünün alanı sadece görüş alanını değil, kıçın dahil en ilkel düzeyde herhangi bir veri algılayabileceğin nere varsa orayı da kaplamış.

Antropik ilkendeki mantıksızlığı ortaya koyduk, evrim abiyogenez farkını anlattık, bize inanmıyorsun diye google kullanma kılavuzu koyduk, teori ve hipotezin ne olduğuna dair linkler paylaştık ancak tartışmanın başında neyden bahsediyorsan 60-70 mesaj sonra hala aynı iddialarla yazıyorsun. "E be adam hiç mi okuyorsun yazılanları" diye arada baya bir seni dürttüler ancak dediğim gibi senin beynine kıçın yoluyla dahi bir şey iletmek imkansız.

Bundan obninlerce yıl önce yaşasaydın kesin karanlığı açıklayamadığı için güneşe tapanlardan olurdun. Sonrasında da geceleri gökyüzündeki ayı farkedip ona tapmaya başlardın. Gözlemleyemediğin için kesin ortaçağda dünya dönüyor diyenleri bilgisizlikle suçlar, dünya düzdür diye diretirdin ve dahası bir dev kaplumbağanın üstünde yaşadığımıza da inanırdın.

Sahi sen neden güneşe tapmıyorsun? Dünyanın yuvarlak olduğuna ve güneşin etrafında döndüğüne nasıl kanaat getirdin? Uzaya çıkıp kendi gözlerinle mi gördün de? Ya da fotoğrafların photoshop olmadığını nereden garanti ediyorsun? Senin Tanrı fikrin kadar hipotez değil mi bunlar da???

Dialectics
11-01-2016, 17:20
Spartacus bu yazdığın sözlerinle

Baştan beri bana arka çıksaydın konu çoktan kapanmış olacaktı.
Dialectics,e bu cümlelerini neden yazmadin?. Dialectics,di aslinda bu cümleleri hak eden , ben degil.
Dialectics bilgisizligi yüzünden konuya evrim teorisini sokan.
Hayat ,mathematik , oranlar diye giderken , Dialectics bilgisizligi yüzünden gelip konuya evrim teorisini sokdu.


Konuda tanrı olunca hepiniz bir koldan kenetleniyor sunuz,bu sana da gecerli , sözlerini dialecticse yazacagina bana yaziyor ve benimle demagoji yapiyorsun.Sizin hicbirinis de ciddiyet yok.
Heleki sen de ciddiyet sifir. Ben adamla orda kac sayfa senin bana yazdigin cümleyi tartisiyorum ,bana destek cikmiyorsun, evrim teorisini adama aciklamaya bakinca hemen bana karsi oluyorsun.

Oysa gercek pesinde olsaydin alintalidigim cümleni dialecticse yazip ,bana arka cikmaliydin .
[/B]

Dine mine ne; sendeki at gözlüğünün alanı sadece görüş alanını değil, kıçın dahil en ilkel düzeyde herhangi bir veri algılayabileceğin nere varsa orayı da kaplamış.

Antropik ilkendeki mantıksızlığı ortaya koyduk, evrim abiyogenez farkını anlattık, bize inanmıyorsun diye google kullanma kılavuzu koyduk, teori ve hipotezin ne olduğuna dair linkler paylaştık ancak tartışmanın başında neyden bahsediyorsan 60-70 mesaj sonra hala aynı iddialarla yazıyorsun. "E be adam hiç mi okumuyorsun yazılanları" diye arada baya bir seni dürttüler ancak dediğim gibi senin beynine kıçın yoluyla dahi bir şey iletmek imkansız.

Bundan obninlerce yıl önce yaşasaydın kesin karanlığı açıklayamadığı için güneşe tapanlardan olurdun. Sonrasında da geceleri gökyüzündeki ayı farkedip ona tapmaya başlardın. Gözlemleyemediğin için kesin ortaçağda dünya dönüyor diyenleri bilgisizlikle suçlar, dünya düzdür diye diretirdin ve dahası bir dev kaplumbağanın üstünde yaşadığımıza da inanırdın.

Sahi sen neden güneşe tapmıyorsun? Dünyanın yuvarlak olduğuna ve güneşin etrafında döndüğüne nasıl kanaat getirdin? Uzaya çıkıp kendi gözlerinle mi gördün de? Ya da fotoğrafların photoshop olmadığını nereden garanti ediyorsun? Senin Tanrı fikrin kadar hipotez değil mi bunlar da???

Nana Buluku
11-01-2016, 17:36
Açtığım başlıkta ben tesadüf, kuantum fiziği ,yaratıcı ,hayat konuları üzerine tartışmak istiyordum,


Önce bu kelimelerin anlamlarını öğren sonra gel tartışırız. Kuantum mistisizmi ile kuantum fiziğini ayırt etmeyi de öğrenmen gerek.
Kelimelerin anlamlarını öğrendikten sonra en az bir tane evrim, bir tane bilim felsefesi ve genel olarak bilimin ne olduğunu ve sözde bilim ile arasında ki farkları öğrenmek için bir kitap bitir. En azından cahil olduğunun farkına varır ve daha az saçmalayıp daha sağlıklı tartışmalar yapabilirsin.

spartacus
11-01-2016, 18:47
Yanılıyorsun, evet aynen benim dediğim gibi veri yoksa teoride olamaz , ama burada bir kelime eksikliği var, o kelime de bilimsel teori,dir( kanıtlanmış olan).
Veri kanıt yok ise fikir hipotez olarak ortada kalır.
Dine mine ne, veri yoksa bilgi yoktur diyorum, bak geri dönüp böyle diyorsun, illa bir şey söylemiş olmak için söylemek zorunda değilsin. Veri yoksa teori yoktur, bilimsel teori demenin de alemi yok ki, farketmiyor :) Ah be Dine mine ne, ne zaman kendi, şartları uğruna kendini kandırmaya and içmiş insan olmaktan çıkıp(kısaca bağnazlıktan), normal bir insan olma noktasına adım atacaksın.Veri yoksa E-DAİR, A-DAİR, E-GÖRE de yoktur, yani hayatın nasıl başladığına dair(A-DAİR), teorileri hedef alıp çamur atman boş olur, çünkü bilim VERİ oldukça yorumlayabilir. Peki ne yapılabilir, elde olan gözlemlenir, nedir elde olan? MADDE, hangi alanlar bu konuda VERİLER ELDE edebiliyor(güncel olarak) kimya, biyoloji, jeoloji, dallandırabilir miyiz evet, evrim teorisi, bir DÜZİNE bilim alanı çalışmalarına göre şekillenir.
Hadi en kolay ve basitinden başlayalım. https://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırt edilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.Şimdi haketmediğin halde, elimizden geldiğince gör "kral çıplak" diyoruz, keyfiyetinle kendini gülünç duruma soktuğunu görüyoruz, sana GERÇEĞİ aktarıyoruz DEMAGOJİ YAPTIĞIMIZI iddia ediyorsun, çünkü İŞİNE VE İNANCINA, SAPLANTILARINA UYMUYOR... Saldırıyı seçiyorsun, itibarsızlaştırmayı, tu-kaka demeyi, çamuru seçiyorsun... PAŞA GÖNLÜN BİLİR, beyin senin, akıl ve mantığınla yürüttüğün savaş senin, Dünya Dönmüyor ayarında mantık yürütüyorsun farkında değilsin... Bu konuda sen madem Kuantum Teorisini işleyeceksin o halde o teoriyide doğru öğren, SÖZDE BİLİM-SAHTE BİLİM söylemlerini papağan gibi tekrarlıyorsun, sonra da TEORİLERİ ALAKASI OLMADIĞI alanlarda kullanıyorsun, kime ne yapıyorsun? Kimseye bir şey yaptığın yok, ne yapıyorsan kendine yapıyorsun... Yalnız iftira, isnat, çamur attığınla KALMAZ, o nedenle buradayız... Bu yöntem, yani çamur at, itibarsızlaştır üste çık, hayatımızın her alanında egemen hale gelmiş, bizim akıl ve mantığımızı örümcek ağı gibi sarmış durumda. bu durum yani kullandığın YÖNTEM, ne yazık ki 21.Yüzyıl insanının akıl ve mantığına karşı safsata silahıyla savaşı, insanın bu yöntemle elde edeceği akıl ve mantığını devre dışı bırakmak olacak. Bu yöntemi gördüğüm her konuya elimden geldiğince girip, yazmaya çalışırım, tepki de veririm, zira ŞOKA GİRMİŞ İNSANA TOKAT ATMAK GEREKİR, bu yöntem-ŞOK insanın akıl ve mantıktan yoksunluğunun bir göstergesi, akıl ile olan imtihanda sınıfta kalmasıdır.. Bu yöntemi ise sahte bilimciler, sözdebilimciler, inanç sömürgenleri BAŞTACI etmiş durumda, bu sayede cehaleti sömürüyorlar... Dilersen sana beslendiğin kaynakalrdan yüzlerce alıntı yapıp, kullandıkalrı bu yöntemi ifşaa edebilirim, lakin sen yine de işine gelmediği için sırt çevireceksin.

hayatın nasıl başladığı yönünde, bu meseleye odaklı çalışmalar, ABİYOGENEZ üzerine yoğunlaştı, abiyogenez öne çıktı çünkü BİLİMSEL DENEYLERDE VERİ ELDE EDİLDİ. Bu durumda hangi dalda VERİ elde ediliyorsa, elbette araştırmanın yönelimi o dallarda yoğunlaşıyor.... Evrim teorisi, konuyla ilgili ancak bu çalışmalar ışığında çokta önemli ise -ki canlılıkta bir evrimsel sürecin sonucu ise -ki aslında öyle!!!!- işte o zaman içeriğine eklenir, zengileşir. Hayatın nasıl oluştuğu meselesi, bir bütün halinde felsefe-bilim'in sorunudur. Hayatın nasıl başladığı, EVRİM TEORİSİNİ çökertmez, çünkü EVRİM TEORİSİ nasıl başladığı değil, ESAS olarak başladıktan sonraki dilimi kapsar, o nedenle Evrim teorisini, çökertecekseniz Zürafa'nın boynundan başlamalısınız, uzamış mı? Eskiden daha mı kısaymış, değilmiymiş? İspatlayacaksınız, çünkü bu teori uzadığını ispatladı...

Tarzını, yanlış yöntemini ve vakıf olmadıklarını gözden geçir. AKILLI TASARIM, TANRI veya benzer İNSAN HAYAL GÜCÜ KURGULARININ bilimsel PRATİKTE bir yeri yok, TERCİHTEN değil, çünkü bilimsel çalışma ancak gözlem-deney-dayanak ölçeğinde yapılabilir. Bilim periler bilimi diye bir dal açamaz, üzerinde çalışamaz, Evrim teorisi'de yapmaz, yapamaz. Karar verin ya bilimsel yoldan gideceksiniz, ya da TEOLOJİK yoldan, teolojik iddialarla, bilime çatamazsınız, çatarsanızda kendi, kendinizi kandırmaktan daha ileri gidemezsiniz...

Şimdi Zamanda Tesadüf lafzının, Kuantum Teorisiyle bir ilgisi yok.. Bu tür METAFİZİK kurgularınız için bilimden dayanak aramayın, buna sözdebilim, sahte bilim deniyor ve açıkcası CEHALET olarakta mimlenir... BU SİZE SON CEVABIM, atıp tutun, zira bir kaç konuda vakıf olmadığınız ve yanlışlarınız üzerine detaylı açıklamaları paylaştı-m-k, üzerim-ize-e düşeni yaptı-m-k, bu saatten sonra aynı MİNVALDE devam edeceksen artık ciddiye almaya değmez.

world
11-01-2016, 19:26
Dine mine ne, veri yoksa bilgi yoktur diyorum, bak geri dönüp böyle diyorsun, illa bir şey söylemiş olmak için söylemek zorunda değilsin. Veri yoksa teori yoktur, bilimsel teori demenin de alemi yok ki, farketmiyor :) Ah be Dine mine ne, ne zaman kendi, şartları uğruna kendini kandırmaya and içmiş insan olmaktan çıkıp(kısaca bağnazlıktan), normal bir insan olma noktasına adım atacaksın.Veri yoksa E-DAİR, A-DAİR, E-GÖRE de yoktur, yani hayatın nasıl başladığına dair(A-DAİR), teorileri hedef alıp çamur atman boş olur, çünkü bilim VERİ oldukça yorumlayabilir. Peki ne yapılabilir, elde olan gözlemlenir, nedir elde olan? MADDE, hangi alanlar bu konuda VERİLER ELDE edebiliyor(güncel olarak) kimya, biyoloji, jeoloji, dallandırabilir miyiz evet, evrim teorisi, bir DÜZİNE bilim alanı çalışmalarına göre şekillenir.
Hadi en kolay ve basitinden başlayalım. https://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Şimdi haketmediğin halde, elimizden geldiğince gör "kral çıplak" diyoruz, keyfiyetinle kendini gülünç duruma soktuğunu görüyoruz, sana GERÇEĞİ aktarıyoruz DEMAGOJİ YAPTIĞIMIZI iddia ediyorsun, çünkü İŞİNE VE İNANCINA, SAPLANTILARINA UYMUYOR... Saldırıyı seçiyorsun, itibarsızlaştırmayı, tu-kaka demeyi, çamuru seçiyorsun... PAŞA GÖNLÜN BİLİR, beyin senin, akıl ve mantığınla yürüttüğün savaş senin, Dünya Dönmüyor ayarında mantık yürütüyorsun farkında değilsin... Bu konuda sen madem Kuantum Teorisini işleyeceksin o halde o teoriyide doğru öğren, SÖZDE BİLİM-SAHTE BİLİM söylemlerini papağan gibi tekrarlıyorsun, sonra da TEORİLERİ ALAKASI OLMADIĞI alanlarda kullanıyorsun, kime ne yapıyorsun? Kimseye bir şey yaptığın yok, ne yapıyorsan kendine yapıyorsun... Yalnız iftira, isnat, çamur attığınla KALMAZ, o nedenle buradayız... Bu yöntem, yani çamur at, itibarsızlaştır üste çık, hayatımızın her alanında egemen hale gelmiş, bizim akıl ve mantığımızı örümcek ağı gibi sarmış durumda. bu durum yani kullandığın YÖNTEM, ne yazık ki 21.Yüzyıl insanının akıl ve mantığına karşı safsata silahıyla savaşı, insanın bu yöntemle elde edeceği akıl ve mantığını devre dışı bırakmak olacak. Bu yöntemi gördüğüm her konuya elimden geldiğince girip, yazmaya çalışırım, tepki de veririm, zira ŞOKA GİRMİŞ İNSANA TOKAT ATMAK GEREKİR, bu yöntem-ŞOK insanın akıl ve mantıktan yoksunluğunun bir göstergesi, akıl ile olan imtihanda sınıfta kalmasıdır.. Bu yöntemi ise sahte bilimciler, sözdebilimciler, inanç sömürgenleri BAŞTACI etmiş durumda, bu sayede cehaleti sömürüyorlar... Dilersen sana beslendiğin kaynakalrdan yüzlerce alıntı yapıp, kullandıkalrı bu yöntemi ifşaa edebilirim, lakin sen yine de işine gelmediği için sırt çevireceksin.

hayatın nasıl başladığı yönünde, bu meseleye odaklı çalışmalar, ABİYOGENEZ üzerine yoğunlaştı, abiyogenez öne çıktı çünkü BİLİMSEL DENEYLERDE VERİ ELDE EDİLDİ. Bu durumda hangi dalda VERİ elde ediliyorsa, elbette araştırmanın yönelimi o dallarda yoğunlaşıyor.... Evrim teorisi, konuyla ilgili ancak bu çalışmalar ışığında çokta önemli ise -ki canlılıkta bir evrimsel sürecin sonucu ise -ki aslında öyle!!!!- işte o zaman içeriğine eklenir, zengileşir. Hayatın nasıl oluştuğu meselesi, bir bütün halinde felsefe-bilim'in sorunudur. Hayatın nasıl başladığı, EVRİM TEORİSİNİ çökertmez, çünkü EVRİM TEORİSİ nasıl başladığı değil, ESAS olarak başladıktan sonraki dilimi kapsar, o nedenle Evrim teorisini, çökertecekseniz Zürafa'nın boynundan başlamalısınız, uzamış mı? Eskiden daha mı kısaymış, değilmiymiş? İspatlayacaksınız, çünkü bu teori uzadığını ispatladı...

Tarzını, yanlış yöntemini ve vakıf olmadıklarını gözden geçir. AKILLI TASARIM, TANRI veya benzer İNSAN HAYAL GÜCÜ KURGULARININ bilimsel PRATİKTE bir yeri yok, TERCİHTEN değil, çünkü bilimsel çalışma ancak gözlem-deney-dayanak ölçeğinde yapılabilir. Bilim periler bilimi diye bir dal açamaz, üzerinde çalışamaz, Evrim teorisi'de yapmaz, yapamaz. Karar verin ya bilimsel yoldan gideceksiniz, ya da TEOLOJİK yoldan, teolojik iddialarla, bilime çatamazsınız, çatarsanızda kendi, kendinizi kandırmaktan daha ileri gidemezsiniz...

Şimdi Zamanda Tesadüf lafzının, Kuantum Teorisiyle bir ilgisi yok.. Bu tür METAFİZİK kurgularınız için bilimden dayanak aramayın, buna sözdebilim, sahte bilim deniyor ve açıkcası CEHALET olarakta mimlenir... BU SİZE SON CEVABIM, atıp tutun, zira bir kaç konuda vakıf olmadığınız ve yanlışlarınız üzerine detaylı açıklamaları paylaştı-m-k, üzerim-ize-e düşeni yaptı-m-k, bu saatten sonra aynı MİNVALDE devam edeceksen artık ciddiye almaya değmez.


Gerçek noktalık bir cevap olmuş.Dine Mine Ne bu cevaba karşı bir kulp bulursa hakkaten çok yazık.

Khaos
11-01-2016, 20:59
Gerçek noktalık bir cevap olmuş.Dine Mine Ne bu cevaba karşı bir kulp bulursa hakkaten çok yazık.

senin fikrin ne peki.
tam olarak noktalık, on numara bi yazı.

ama buna da kulp bulacak mı, bulmayacak mı...
bence bulacak.

siz ne zannediyorsunuz ki,
gerçek çok çetrefil o nedenle de bazıları anlamakta mı zorlanıyor.
yok dostum.

gerçek açık ve net.
anlaşılması da gayet kolay.

sadece bir tek şey
şarlatan olma yeter; ne kendine ne başkasına..

world
11-01-2016, 21:33
senin fikrin ne peki.
tam olarak noktalık, on numara bi yazı.

ama buna da kulp bulacak mı, bulmayacak mı...
bence bulacak.

siz ne zannediyorsunuz ki,
gerçek çok çetrefil o nedenle de bazıları anlamakta mı zorlanıyor.
yok dostum.

gerçek açık ve net.
anlaşılması da gayet kolay.

sadece bir tek şey
şarlatan olma yeter; ne kendine ne başkasına..

Katılıyorum gerçek sadece gerçek işte. spartacusten falan baya şeyler öğrendim.Sizden de teşekkür ederim.

dine mine ne
12-01-2016, 12:06
Ha şimdi seni anladım Spartacus , sözdebilim dediğin şey bu olsa gerek.

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/idafosil8d0wh76mln.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/lemur5uk8mah01w.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/3588054176eb78ek3u0fpwbl.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

Harun Yahya çok fena yakalamış konuyu. 47 milyon yıl önce mükemmel şekilde varlığını sürdürmüş kusursuz bir canlıdır demiş.

Darwinizm propagandası bu olsa gerek, senin de dile getirdiğin sözde bilimcilik bu olsa gerek.
Materyalizmin bilimsel bir düşünce olduğunu artık Kimse daha fazla iddia edemez. Evrim teorisi canlıların yaratılmış oldukları gerçeğini reddeder doğal süreçlerin ve rastlantısal etkilerin ürünü olduklarını savunur.
Oysa daha canlılığın oluşabilmesi için var olması gereken tek bir hücrenin hatta tek bir proteinin bile nasıl oluştuğunu açıklamaktan aciz .
Bilimsel çalışmalar bir yaratıcının varlığını ispatlamaya devam ediyor nasılmi, tesadüf olması imkansız olan buldukları her buluşla. Bugün kuantum fiziği ile elde edilen veriler binlerce yıl önce kadim öğretiler ile anlatılan şeylerin yaklaşık aynısıdır.

Tanrıya ve gerçeğe akıl ve araştırma yolu ile değil de gönül yolu ile gidilirse buna mistisizm denir. Ben ise gönül yolu ile değil bilimin yolu ile bunu yapıyorum. Bu bilimin adı kuantum mekaniği dir. Madde ve ışığın atom ve atom altı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen bir bilim dalı.
Kuantum sayesinde Tanrıya sadece gönül yolu ile değil artık bilimin yolu ile gidilebilmektedir.

Kuantum değil aksine darwinizm sözde bilimdir.

Yokluk yoktur , sonsuz bir enerji vardir,sonsuz enerjiden gelen bir universum vardir, iste tüm bunlar bilimin bizlere sundugu gerceklerdir .Bu gercekleri kelime oyunlari ile yok edemezsiniz.
demagoji ile de bir yerlere varamazsiniz.

Sözde bilimciligi kendiniz yapib bunu gercek bilimin üzerine atamazsiniz.

dine mine ne
12-01-2016, 12:13
IDA,yi insanligin dedesi diye satamazsiniz,Bu sarlatanlara sözde bilimcilere destek vererek gercek bilimi karalayamazsiniz.

aliyarasfal
12-01-2016, 13:34
Gerçek bilim gelmiş daaalın:)


HY alıp gelmiş, ordinaryus prof vede evrim çökertmecisi kedicik motorlu taşıtlar vergisinden muaf vede adam bilim diyor hala :)))=)


Burada kuantumu rededen bir adet kişi gören var mı? Kuantumun tanrı diye bir şey ispatladığını söyleyen bilim insanı var mı? Yok. Ama kıçından anlayıp kıçıyla anlatanlar bilimden söz edip uydurduğu masallarla ilgisi nedir bir türlü ortaya koyamayan demogog papağan oturmuş hy şarlatanlığı resimler koyup evrimi çökerttiğini sanar, kuantum mekaniği demeklede tanrı masalı kanıtlandı sanar. :)


EEE anlat bize evrimi çökerten bilimsel makale nerde? HY nin kedicikleri fazla seyretme :) Kuantum mekaniği tanrıyı nerde ne zaman nasıl ispatlamıştır? Yok, adam şarlatanlıkta sınırsız.Bilim diyor bilimden gram haberi olmayan saçma sapan şeyler koyuyor.



Yok umudum kalmadı, bu adamın beyni bile terketmiş ,beyin göçü yaşadığından beyinsiz olduğunu bile farketmesi imkansız.


İbretlik ülke olduk, müslüman kardeşler İstanbulda toplanır devletimizin himayesinde, aynı anda canlı bomba patlar,insanlar ölür, terörle mücadele ediyoruz diyerek çocuklar öldürülür, askerler, polisler siviller savaştırılır, Barış paylaşımı yapan öğretmenler için pilli eğitim bakanı ispiyonlayın genelgesi yayınlar, Suruç, Ankara katliamnını protesto edenler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilir, diyanet baba kızını becermek isteyebilir ,olur diye fetva verir ama haberini yapanlar suçludur, evrimi hy ve kedicikleriyle filimsel olarak çökerttiğini sananlar cirit atar, kuantum mekaniği yazınca masallarının gerçek olduğunu sanar bilimsel makale sunmaktan aciz tipler çoğalır, ve bizler umutla huzur ve istikrar ve sanat ve bilim ve isteriz, araki bulasın. Amma sorarsan bu süper çoğunluk olduğu için haklı olduğunu sanan cahil sürüsüne her şey yolunda ve onlar haklı :)


İbretlik kalmalı bu konu, torunlarımız ilerde okuyup"OHA" desin diye , böyle tiplerde mi yaşadı desin diye:)


Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
12-01-2016, 14:08
Bu'muydu bütün derdin.

Başından beridir diyorum ya, HY vb yerlerden ancak gaza gelir, buralarda deşarj olursunuz.

HY kim bilim kim yahu?

Zürafa'nın boyunu dedim uzamış mı? Uzamamış mı? el cevap

dine mine ne
12-01-2016, 15:41
Zamanda Tesaadüf gibi algilanan bu olaydir. Burda da bile tesaadüf yoktur.Zaman ile düzeni ,dengeyi ,kanunu görürsünüz.

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/128pxdoublesl4arjl21fs6.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)


Cift yarik deney fotorafi da bunun kanitidir. Kaos gibi , tesaadüf gibi görünür , ama öyle degildir.Arkasinda bir denge vardir.

Meşhur fizikçi Roger Penrose bu büyük mucizevi olayı şöyle anlatır:
Hayatin olusumuda tesaadüf gibi görünür , ama degildir .
Okuyucu bir an durmalı, bu olağanüstü olayı düşünmelidir. Işığın bazen parçacıklar bazen de dalgalar gibi davranmasında olağanüstü bir durum yoktur. Olağanüstü olan, her bir parçacığın, tamamen tek başına, bir dalga gibi davranması ve bir parçacıkla ilgili değişik olasılıkların bazen birbirini yoketmeleridir.
Tek bir fotonla yapılan deneyler, ışığın deneyin türüne göre parçacık veya dalga özelliği gösterdiğini ortaya koymuştur. İşte bu deneyler, bu yönüyle de bir felsefenin sonunu getirmiştir. Materyalist ve realistler algılayandan bağımsız bir mutlak dünya görüşünü öne sürüyorlardı. Ancak bunun doğru olmadığı bilimsel olarak da anlaşılmıştır.

Bilincin, bu deneyin sonucunu degisdirmesini nasil acikliyorsunuz ?.

world
12-01-2016, 16:51
Olum Harun Yahya diyor adam ya. Kanıt olarak verdiği adamı Richard Dawkins rezil etti onun yüzünden Türkiye'nin de adı geçti adam Harun Yahya'nın evanjelist kaynaklı yayınlarından örnek veriyor.Evrimcileri çatlatacak mısın bakayım sen çatır çatır?

dine mine ne'ye ne cevap verirseniz verin adam iflah olmaz bir ilahçı.

aliyarasfal
12-01-2016, 18:46
Şimdi bu gereksiz adamın bize hala bilimsel makale sunmak yerine (tanrı masalını kanıtlayan) materyalin kuant halindeki(tekil halde enerji) davranışı olan , aynı anda iki farklı hareket olan dalga ve parçacık hali sergilemesini ;

Soru şu, maddenin bu özelliğinin tanrıyla ilgisi nedir?Ne alaka? nerden, nasıl ve hangi mantıkla tanrıyla ilişkilendirildiğini açıklayan bir yer duyan gören okuyan var mı?Bilimsel makale var mı?

Efenim kuantlar aynı anda iki yerde olabilir? Nedir kuant? Madde:) EEE?

İşte bu nedenle tanrı vardır taaammmı?

He taaaaam.


Gelelim hiçlik tanrıyı yaratabilir diyen bu salak yaratılışçıların düşünmekten aciz oluşuna. Tanrıyı neyden yaratıyonuz? Maddeden olsa gerek. Çünkü başka şansınız yok. Madde ve türevleri dışında kuant dünyası dahil farklı bir şey (veri) elde edilmedi, gözlemlenmedi.

Tanrı dediğiniz her ne hezeyansa,hiç bir veriye sahip olmaksızın olasılık bile olamayacağını görmezden gelip onun varolabildiğine inanıyonuzda iş canlılığa gelince ondan(tanrıcıklarınızdan) daha basit-süper basit oluşumun oluşma ihtimali dahi varken, ammmaniiiin bizim adam hesap etmiş, çok zor ihtimalmiş ve hatta bu hesaba göre imkansızmış mış diye niye yırtınıyonuz ?


canlılık ihtimalmidir?Evet veriden elde edilen bilgiyle bu olasılık hesaplanabiliyor. Çok mu zormuş, evet, imkansız mıymış? Hayır. İmkansız olsa zaten canlılık olurmuydu diye düşünemeyen ileri geri dahiler hıristiya yaratılışçı masallarıyla gelip hezeyan pazarlıyor.


O deneyin sonucunu bilinç mi değiştiriyormuş? Yalandan kim ölmüş. O deneyin sonucunun değişmemesi gerçeğini görmeyip, sanki her seferinde farklı sonuç çıkıyor sanıyor(veya öyle zannettirme çabasında) :)


Bilinç yok, kuantların tekil haldeki davranış biçimi bu, her seferinde aynı sonuç. Yani kendi özelliği dışında ne ortada bilinç nede farklı davranış gözlemlenmemiştir .Sallamayalım lütfen.

O kuantlar bağlandığı anda birbirine(tekilliği bittiğinde) bu davranışı asla sergileyemiyor ,çünkü artık tek başına olmaması ile karalı bir davranış göstermek zorunda kalıyor. Yani ya parçacık, yada dalga ki bunu belirleyende bileşimin diğer kuarklarla girdiği(özellikleri gereği) etkileşim ve oluşan yapının toplu bir hareket sergileme zorunluluğu. Tamamen fizik kuralı.


Bu yaratılışçı hıristiyan üfürükçünün 1989 yılındaki tamamen bilim dışı ve kişisel inancı olan sözlerini bilimsel diye yutturmaya çalışan soytarılar tonla.

Hatta basitçe soralım, kuantum mekaniğinin hangi gözleminden,deneyinden yola çıkarak hangi gözlemlenebilir veriye ulaşılmıştır tanrı denen masal hakkında? Lütfen bilimsel makale sununuz?

Mistizm dolu inançla sadece kişisel görüşün ötesine taşamayan (bilimsel makale olma özelliğinden uzak) yorumlar bilimin umrunda mı?

Materyalizme materyalle kafa tuttuğunu sanıyo:)


Ha unutmadan daha önce çok güldüğüm bir cümlesi var önceki mesajlarında;

Diyoki çok pilimsel arkadaş;

parçacıkla antiparçacığı çarpıştırıyolar ortaya enerji çıkıyo. Hani görende parçacık-antiparçacık başka bi şey sanır. Lan enerji ve antisi çarpıştırılyo dediğin, ne çıkacak sanıyodun? Madde ve türevleri ile yapacağın her deney gözlem yine maddeye ulaşır bilgi olarak.:)Tanrıyada anca masallarda ulaşılırsın.

Didim size, bunlarda beyin göç.


hiçlikten tanrı çıktığına inanıyolarda daha basit olan canlılığın çıkacağına inanamıyolar. pilimseeeeeeeeeeel


off sen git diyanetten fetva al:) hıristiyanların üfürüklerinden medet uman bir adet sözde deist. Gizli maaşlı troll.

Pis pisi pisi. kedicik nerdesin?

Sanırım kedicikler dalga boyundan parçacık (motor parçası) boyutuna geçti.

Elzeus aşkına, peygamberleri AO.:)



Şimdilik gülerek gittim...

Nana Buluku
12-01-2016, 19:10
dine mine ne'den daha cahiline denk gelen var mı ?

spartacus
12-01-2016, 19:12
Hayatın oluşumu tesadüf değil, KAÇINILMAZDIR. halbuki 2 ayrı başlıkta tesadüf kelimesini işlemiştik, 10 yılı aşkındır bu site üyeleri bu tesadüf diye gelen bir çok dinciye kavramı çarpıtmaması için cevap verdi... Hadi sil baştan mı(!!!!)? Cehaletinizde yüzün.Tesadüf denilen herhangi bir şeyin özeline, özneline dair açıda anlam kazanır, çerçevelidir, gerçek ise kaçınılmazdır. İlgili forumlarda zaten izah edildi. Daha bu kelimeyi-kavramı bile bilmeyen, idrak edemeyenler nelere kalkışıyor... Böyle safsata yargılar üretin, üfürün dönün ve tapın...

Sahi Zürafa'nın boyun'u uzamış mı? Uzamamış mı? Evrim Teorisini, evrimi çökerten pirimizden bir türlü öğrenemedik ki şimdide çift kazık diye geldi.. Birazdan kuantum diyecek, sıkıştıkça içeriğine dair hiç bir bilgi edinme zahmetine girmediği bilimsel teorilerin lafzını kullanıp, isim sayacak...

neyse şansımızı, birde böyle deneyelim, bilimsel siteler ağır geliyor olamaz mı? (HY tarzı sitelerin EDEBİYAT dili(6 yaş çocukların dahi beğenisini kazanbilen masal tarzı-alanı) hafifliğinde uçtuğuna göre ağır gelmesi normaldir) :)
http://onedio.com/haber/evrim-teorisiyle-ilgili-14-yanlis-bilgi-386330

adam kafayı çok daha kompleks olan bir tanrıyı masal gibi gaipten üfürmeye takmış... Elinde dolaşık bir ip varmış, 40 düğüm daha atmış, kafayı kemiriyor... Karınca mı? Yoksa masal diyarlarında şen, şakrak gezen 6 yaş civarındaki, teolojik masalın tanrı kahramanı mı? Hangisi hayret verici, hangisi yaratılmaya muhtaç? Ve insan tanrıyı yaratır...

world
12-01-2016, 21:22
Canlılık bir olasılık değil bu evren içinde kaçınılmazdır özünde özel aman aman bir tarafı da yoktur.Onu özel gören evrenin neyi yapıp yapmayacağını kendi kapasitesi etrafında yorumlayan kuyruksuz bir maymun türü.

Khaos
12-01-2016, 23:21
dine mine ne, çok cahilsin ama bundan daha kötüsü ne biliyor musun? Cehaletinin farkında değilsin. Buradaki insanlar cehaletini hatırlatarak sana iyilik yapıyorlar ama sen bu iyilikten de anlamıyorsun. Halen bi b*k biliyormuş gibi ahkam kesiyorsun. Buradaki ahalinin senin alıntı yaptığın o dandik kaynaklardan haberi yok mu sanıyorsun?..

Sana tavsiyem:
Edebinle otur, oku, dinle.. Uzunca bir süre.. Hiç yazma..

cahillik suç değildir, aşağılanmayı da gerektirmez.

dmn; cahil değil, şarlatan ve münafık...

Khaos
12-01-2016, 23:31
Canlılık bir olasılık değil bu evren içinde kaçınılmazdır özünde özel aman aman bir tarafı da yoktur.Onu özel gören evrenin neyi yapıp yapmayacağını kendi kapasitesi etrafında yorumlayan kuyruksuz bir maymun türü.

dostum; ne demiştim...

bi adam şarlatan olmayagörsün, aradıktan sonra bir değil bin tane kulp bulur.
bulur ama, sadece kendini deşifre eder.

şu konular bu forumda defalarca tartışıldı.
forumun derinlerine göz atan görür.
ama 25 yıllık masaldır bu akıllı tasarım -ki indirgenemez komplekslik- argümanına dayanır, sahibi michael behe bile çark etti bu zırvadan.
sözde indirgenemez olduğu iddia edilen zırvaların indirgenebildiği defalarca ortaya kondu.

evrim olgusu ile evrim teorisi arasındaki farkı ve ilişkiyi mi anlamaktan aciz bu adam yani.

hiç sanmam.

tanıyın şarlatanları.

spartacus
13-01-2016, 18:09
Gözünüzden kaçmasın, ilk resimde canlının alt tarafına bakın, balık kancasını göreceksiniz, daha çekiç, çiviler bir dolu photoshop maceraları, 10 tonluk iskelet ile günümüzde benzer 200 gram kuşu bir ve aynı gösteren söylemler(salt görüntüye bakan), işin kötüsü kancası ve ilgili resimin günümüze ait olduğu açığa çıkınca bu seferde işte ispatlandı, insanlık 30 milyon yıl önce olta ile balık tutmuş diyebiliyorlar, cahil insanı aldatmaktan daha kolay bir yol yoktur, yeterki inandırıldığı, kandırıldığı, şartlandırıldığı kısaca duymak istediğini verin, dilerseniz masal anlatın kabul eder, çünkü irdeleyebilecek veriye, birikime, irdeleyebilecek kıyas, karşılaştırma nesnelerine, bilgisine haiz değildir :)
b5LXXpbKG6E

dine mine ne
14-01-2016, 05:18
Spartacus ,açtığım başlığın adı zamanda tesadüf. Gözlerimizle gördüğümüz herşey,bize tesadüf gibi gelebilir ama değildir,Her şeyin arkasında bir düzen, denge ,kanun vardır.
Evrime ben big bang olayi gibi bakiyorum ,her şey bir noktadan geldigi icin birbiriyle bağlantılıdır . Kafalari karistiran nokta tam burasidir.

Atomlardan olusan dünya, ay, ve galaksiler,de , evrim konusu gibidir.Ayni noktadan geldikleri icin ama ayni degildirler.Bu canlilar icin de gecerlidir .

Venus dünya degil ,insanda maymun degil. Maymundan geldi dersen ozaman atiyorum venus dende dünya oldu demen lazim.Yanlis burada.
Bende evrime inaniyorum ama sizinki gibi degil.
Dünya olusmus, venüs olusmus ve sürekli degisim icindedir. Aynisida maymun ve insana gecerli.

Canlinin ayni noktasi sadece proteinler ,aminoasitlerdir , ama canlinin olusumu Dünya ile venüs gibidir.
Biribirinle ilskisi yoktur.Iliski , sadec basta kendilerini olusturan taslardadir.
Dünya,nin ve venüsün olucagi varmis ,maymun ve insanin da ayni.
Burdan o cikti ordan bu geldi sonra suraya gidib agaca cikti yok.Ucan canlilarin ucacagi varmis ucmus iste.Olurken öyle olmus, olucagi varmis, ayni galaksiler, dünya venüs gibi.


Peki, neden bu benzerlik o zaman ,diye bilirsin.
http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/eldenkanatagei6d2tsyh8e.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

Dünya yuvarlak, venüs de yuvarlak diye bunlarin birisi öbüründen evrimlesdi denilemez, aynisi canlilara da gecerli.

Bu isin icinden ancak akil ile cika bilirsin. Akil matematikdir.Akil olmaz ise matematik ise yaramaz. Demek ki bu benzerlik konusunun icindende matematik ile cikacaz.

Geometrie de bir hesapdir,beni takkmadigini bildigim icin de kisa yoldan gidecem.

Bu geometrie evren ve canlilarda vardir , misal

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/index1uvx1tg7nsf.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

Lütfen video,yu sonuna kadar izle, ben bunlari biliyorum deyip atlama.
https://www.youtube.com/watch?v=NxKh-zddTrg

Resimdeki ve videodaki benzerlikleri görüyorsun.
Benzer degil geometri matematikdir , matematik aklin imzasidir.
Bu yüzden ben evrim degilde akilli tasarim diyorum ,evrim degisimdir
olusum degil . Galaksinin icinde dünya olusur venüs olusur.
Bu ikisi zamanla degisime ugrar , bu degisim de evrimdir dir.

Bu benzerlilklerden evrim aciklanamaz Spartacus.Bu gördügün geometri neyin nesidir ? neden vardir ?, bizlerle ne alakasi vardir.
Dikkat ediryorsan soru hep ayni , soru hep neden sorusu.

Canlilarin benzerlikleri , agiz kafa burun kol kanat gibi evrimden degil burdan gelir.
Ha evrim varmidir vardir tabi,ki
Evrim hayat sartlarina göre degisimdir , baska birsey degil.
Ama hayatin kendisi , evren gibidir , galaksiler gibidir , essiz bucaksidir.

Hani benim de bir arap atim vardi bir zamanlar, o zamanlar kabedeki insanlarin dönüsü
galaksilerin dönüsünü bana hatirlatirdi.

Bence bu dinleri icaat eden insanlar bu bilgileri biliyorlardi ,ve bu bilgilerini dinlerin icerisine sokdular.

Bana kiziyorsun mason konsunda ama daha pentagramin bile nerden geldigini bilmiyorsun.
Buyur izle .Hexagramin icinde pentagram

https://www.youtube.com/watch?v=Kb4nBRnn8UM
Masonlukta 5 ve 6 sayilari burdan gelir .
5 vakit namaz gibi, 32 farz=5 ,33farz=6 gibi
Her yerde bunlarin imzalari vardir .

Samdanlar , pentagramlar bir signaturdur , imzadir . Kimin mi?.
Dinciler tanri der , ben ise mason derim .Sende her ikisinde kizarip durursun .

Yaratici dinle masonla ne alaka .Ateizim yaratici ile ne alaka.

Yaratici hayat ile alaka.Düzen ile alaka , kanun ve tesadüfle alaka.

Hayatimizda matematigin var olusu bile ,akilin bilincin var oldugunun en büyük ip ucudur.
Kanit yoktur , ip ucu vardir.

Matematik madde midir ?. Matematigi neyle ispatlarsin, akil ile . Akil maddemidir.? Enerjimidir.
Bu sorular bigbang gibidir, Hepsi ayni nokta ile iliskili ama ayni degildir.
Senin icin yaraticiya kanit yoktur, benim icin de yok yoktur.

Matematik zaman diliminde tesadüf yok diyorsa , aklin yok degisine
inanirim .
Bu yüzden basligin adi Zamnda tesadüf.

Bu anlitiklarim tabiki tanri ispati degildir ,yanlis anlama.

Sen kanit yok diye bilirsin , bende yok yok diyebilrim.

Yoku yok eden sonsuz enerjidir. Iste ben burda yarticiyi ariyorum.

Kuantum la bunu yapiyorum , ama sen bana hep arab atini satiyorsun.
Kendin ise 1850 esegine pinmis beni kovaliyorsun.
Ama dikkat , arap ati bile senin esege 10 ceker.
Cünkü arap atini mason icaat etmisdir.
Bilgisinle , isiga vurgu yapmisdir , genislemeye vurgu yapmistir.

Senin komünistligin bile bunlarin icaadidir, bunu unutma .
Bir birini kirmak akilsizliktdir ,kanli devrim insana yakismaz.Akil sözdedir, söz ile devrim insana yakisandir.
Savaslari insanlar yapmaz , savaslari mason yapar.

spartacus
14-01-2016, 06:25
Spartacus ,açtığım başlığın adı zamanda tesadüf. Gözlerimizle gördüğümüz herşey,bize tesadüf gibi gelebilir ama değildir,Her şeyin arkasında bir düzen, denge ,kanun vardır.
Evrime ben big bang olayi gibi bakiyorum ,her şey bir noktadan geldigi icin birbiriyle bağlantılıdır . Kafalari karistiran nokta tam burasidir.
Bu senin inancın, ÖZNELLİK temelli düşünme biçimi - ki bilimsel değildir. Evrende tesadüf diye bir şey yok, zaten olmasıda gerekmiyor, her şey nasılsa öyle. Olduğu gibi... Tesadüf ise bir soyutlamadır, öznel bir soyutlama, evren ise nesneldir. Öznel soyutlarımızla evreni yorumlayamayız... Örneğin düzen, simetri şu ya da bu gibi söylemleri merkeze koymak, ben öznel yargılar üreteceğim demektiri oysa evren nesneldir, yargılar nesnel-ojektif olmalı.

Evrende bir düzen olduğu söylemi insanın kendisini evrenin bir yerinde, konumuyla birlikte kendisini merkeze koymasıdır. Daha önce bir kuyudan gökyüzüne bakmaktan söz etmiştim. İnsan kendini ne kadar olayların, doğanın, hayatının merkezine kor, bakış açısı da o kaadr darlaşır ve bu merkeze koyma sonrasında üretilen yargılar ise kuyunun duvarlarını örer. Evrende herhangi bir düzen yok, "düzen" lafzı özneldir. Venüs'e gidip 1 gün kalmalısın, veya kaosu görebilmelisin, bakalım ne düzeninden bahsedecesin...Atomlardan olusan dünya, ay, ve galaksiler,de , evrim konusu gibidir.Ayni noktadan geldikleri icin ama ayni degildirler.Bu canlilar icin de gecerlidir .Maddi zeminde bir yerden gelmek(zaman olarak), bir yere gitmek(zaman olarak), bir şeyden gelmek(yer olarak) gibi mefhumlar geçersizdir, bunlar ortada gördüklerinin HAREKET-DEĞİŞİMİ ölçeğinde yağtığın SOYUTLAMALARIN. Bu da ilk paragraftaki gibi, öznel yargılardır, neye inanmak istersen kendini onunla kandırabilirsin.. Misal evrende düzen olması yargın gibi! Düzen ancak LOKAL ve belirli bir konum-merkez ölçeğinde anlamlıdır, yoksa evrenin bütünü açısından tek başına bir düzenden söz edilemez.
Venus dünya degil ,insanda maymun degil. Maymundan geldi dersen ozaman atiyorum venus dende dünya oldu demen lazim.Yanlis burada.İnsan, maymun değil, insanda MAYMUNDAN GELMEZ! Bunlar aynı dilimde birlikte ortada olan FARKLI canlılar.Bende evrime inaniyorum ama sizinki gibi degil.Dünya olusmus, venüs olusmus ve sürekli degisim icindedir. Aynisida maymun ve insana gecerli.Evrime inanmıyoruz, inanılacak bir yanı yok, Evrimi gözlemleyebiliyor ve teorisini okuyabiliyoruz. Evrim bir gerçekliktir, Evrim teorisi ise bu gerekliği, olguyu açıklayan teoriye deniyor. Bu teori bilismeldir, haliyle nedir? Eleştirilebilir, ama evrim teorisi ne senin ne de sizleri(yeterince bilgi almamış, emek sarfetmemiş, vakıf olmamış ve AŞIRI öznel yargılar besleyen) kandırarak maddi, manevi çıakr elde eden H.Y ve bilhassa merkezi ABD de olan, sözde Evrim karşıtı enstitülerin(özde ise Ortaçağda bilinen Kilise sömürüsü) yaptığı gibi eleştirilmez.

Alırsın bir tür için, bu türün öteden beri değişimlerini(EVRİM!) ortaya serersin, o tür veya benzer türlerde Evrim teorisinin eksiği, yanlışı varsa işte o zaman, bu şekilde eleştirme şansın olur. Mesela verdiğim videoya baktın mı? H.Y'nin 300 milyon yıllık diye atıp tuttuğu aslında balıkçılar tarafından kullanılan yapay(PLASTİK!) sinek, tırtıl, böcek kısaca balığına göre balıkların sevdiği yiyeceklerin taklidi... Evrim teorisi öyle resimle filan eleştirilecek bir teori değil, HY milyonalrca yıl değişmemiş diye çıkıyor hiç alaksız ama görsel olarak benzeyen farklı canlıalrı öne sürüp, işte bakın hala yaşıyor vs diyor, oysa oradaki benzerlik sadece şekilseldir!Burdan o cikti ordan bu geldi sonra suraya gidib agaca cikti yok.Ucan canlilarin ucacagi varmis ucmus iste.Olurken öyle olmus, olucagi varmis, ayni galaksiler, dünya venüs gibi.
Evrim Teorisinde tesadüfler ayrı olgular için dile getiirliyor, sürüngenin uçması tesadüf denmiyor ki! Canlıya 1 BİREY olarak değil tür ve SÜREÇ olarak bakacaksınız, o zaman tesadüf ifadesi anlam kazanır, zira birisinde olmayan gen şu ya da bu değişimleri, baskın-uyum sağlayan hale gelebilir, bu halde tür ne olur? Uyum sağlayan çerevede kalıcı hale gelir, uyum sağlayamayan ise yok olur...Dünya yuvarlak, venüs de yuvarlak diye bunlarin birisi öbüründen evrimlesdi denilemez, aynisi canlilara da gecerli.Evrim Teorisi birlikte ayrı tür olarak ortada olanlar birisi ÖTEKİNDEN GELİŞTİ demiyor, ORTAK ATADAN bahseder, eni sonu tüm canlıların ortak atası İLKEL FORMLARDIR! Burada esas mesele DALLANMADIR, EVRİMTEORİSİ dallanmaya ve arka planı aydınlatmaya bakar. Kaç çeşit karınca çeşidi var? Sen söyle! Maymunla, insanın atası ortak, daha derine gidersek MEMELİLERİN ATASI ortak... Tür, ayrışma, dallanma milyon yıllarda, minicik değişimlerle, sıçramalı(nicelin, nitele dönüşmesi) oluşuyor.

Misal bir kaşar peynirinin küflenme sürecini gözlediğinizi düşünün, küf aniden oluşmayacaktır. Niteliğe baskın hale gelmeden uzun bir süre geçecektir, o anda küflenme mevcuttur lakin nicel ölçektedir, dış görünüşe yansımaz, ancak bu birikim öyle bir noktaya gelirki, nitel yüzeyde baskın hale gelir, işte 2 gün süren değişim, belkide 1-2 saat gibi bir dilimde küfe sıçrayacaktır. Ara form ile kasıt dilimi kısa süreli olan sıçrama öncesidir, aslında her form, kendinden sonraki için ara formdur da... Oysa aynı peynir antartikada olsa, belkide hiç küflenmeyecekti lakin bir buzula dönüşebilirdi. İşte canlılar da ortama göre aynı tür bile olsa değişkenlik arzeder, bir çok koşul, zorunluluk ve görece farklılıklar da, ayrışmayı, dallanmayı sağlar... Bu bir kaç ünde, bir ka bin yılda değil, onbinlerce yılda hakim-baskın hale gelir. 1 Siyahi, hiç bir beyaz ile evlilik yapmasa, ancak soy hayatına 10.000 yıl batıda, görece daha soğuk iklimde devam etse, sonunda ten rengi siyah olmayan bir görünüme sahip olabilir... Burada asli faktör ne sizin aklınız ne bir başkasının iradesi değil ORTAM-KOŞUL-ZORUNLULUK ve organizmanın UYUM SÜRECİDİR... TEMELDE İSE özünde maddenin özellikleri, etki-tepki düzeyi, belirleyiciliği yatar.. Örneğin kaynayan bir su AKLI OLDUĞU için kaynamaz, canlı organizmalarında neredeyse yarısı bu maddeden oluşur, demek ki bu madde değişken ortamda değişken davranış(!iradeden bağımsız) sergiliyor. Organizma bir bütün halinde ortam değişirse, ortama göre tepkilenir, çünkü maddeler, birbiriyle ilişkiye girdiğinde yapıları, dizilimleri, formları-nitelikleri etkilenir...

Bu iş Dünya, Venüs kıyası gibi bakılacak ve salt akıla, mantığa, öznelciliğe(!) indirgenecek(indirme, yalıtma! hatası) iş değil, eniş açıda düşünmek ve teoriye vakıf olmanız şart. Nasıl ki ilgili verdiğim videoda H.Y bir deniz yıldızı ile balık arasında ara form yoktur diye saçmalıyor ve yarısı balık, yarısı deniz yıldızı tarzında bir şekil yapıyor bu bilmemekten ya da bilmeyeni kandırmak arzusundan, üste çıkmak çabasından kaynaklı. Aslında komedi :)
Bu isin icinden ancak akil ile cika bilirsin. Akil matematikdir.Akil olmaz ise matematik ise yaramaz. Demek ki bu benzerlik konusunun icindende matematik ile cikacaz.Akıl matematik değildir, matematik insan aklının, zekasının mantık düzleminde kullandığı bir ARAÇTIR, matematiik konusunda da muhtemel sözdebilimcilerin abartılarına kurban gidiyorsunuz ve dahi ilgili başlıklarında yapılan bu İLAHİ YÜCELTİMLERİN yanlışına, hatasına dair görüşlerimizi paylaşıyoruz...

Mantık dinamik olanın DURDURULMASIDIR, zira HAREKET HALİNDE MANTIK İŞLEMEZ, işlevsizleşir! MANTIK bu açıda FOTOĞRAF MAKİNESİDİR, GERÇEK ise VİDEO, siz dinamizmi belirli konum ve kendinizi merkez yaparak durdurup, matematiksel işlemler yapabilirsiniz, lakin matematik gerçeğe uymaz, çünkü gerçekte sabit referanslar alamazsınız, şu ya da bu diye şahsa özel, gözlemcinin durduğu konumu esas alamazsınız, gerçek zemin-açıda özne yoktur, konumu, referansları önem arzetmez. Size göre, Kuzeyde iseniz Dünyanın yukarısı kuzeydir, Güneyde iseniz Güneydir, peki dünyaya göre neresidir, Evren'e göre? Hiç birisi, çünkü gerçekte yön yoktur, haliyle yön hesaplı matematik işlemini ancak siz bulunduğunuz konumu sabit alarak yapabilirsiniz. Akıl oyunları ile matematik arasında doğru orantı-ilişki vardır... Kısaca YÖNTEM, bu konularda yöntem çok önemli!

Canlıların evrimi akıldan ziyade BİLGİ düzlemindedir, BİLGİ = ALGI ile olur. Algının temelinde ise duyu organları yatar, ETKİ-TEPKİNİN yorumlanması ise işte bilgiyi oluşturur. Üzerine hızla koşan bir köpek gören kedi, kaçmak ister, çünkü VERİ(!) almış ve yorumlamıştır. Evrimde böyle ZORUNLUDUR, ORTAM DEĞİŞİR, CANLIALRDA DEĞİŞİR, UYUM SAĞLAMAK ZORUNDADIR ve bu bir günde, bir kaç bin yılda olacak iş değildir. sandığın gibi akıl-irade hakim değildir, bilgi-veri, yorumlama temel düzeyde ancak srece yayılmış bir uyum düzlemine sahiptir. o halde siz aklınızla solungaç çıkartın ve okyanuslara tüpsüz dalın...

Diğer söylediklerin ve video için vakit öldürmeye değmez, yöntemleri yöntem değil. O videolardan ve benzer kaynaklardan uzak durmazsan, sen bilirsin lakin vaktin ve ömrün, bilimdışı bir inan, düşünme, mantık, yargı ve şartlanmışlık ekseninde, duymak istediklerini duymanın hazzıyla boşa gidecek.

Son olarak bu şekilde yazışmamız iyi olur, kendi görüş ve fikirlerini paylaşır, benim çamur dediğim tarzı bırakırsan karşılıklı herkesle rahatlıkla sohbet edebilir, fikirlerini paylaşabilir, hatta ikna dahi edebilirsin, yeterki başka görüşlerin eksiğinden, boşluğundan kendi inancın, görüşün vb için avantaj sağlama yönteminden vazgeçmiş ol(bu yöntemi ne yazık ki HY kullanır, sözdebilim, sahte bilimciler kullanır, bu türe eleştiride denmiyor bilimsel eleştiride, sadece ideolojik propagandaya girer).
Örneğin HY sitesinde bir çok bilim insanının sözlerinide çarpıtarak, şu ya da bu konuda hatalı çıkarımlar yapmışız vb açıklamalarını Bilim İnsanları da Evrim Teorisinin yanlış olduğunu itiraf etti diye verir. Oysa burada çarpıtan dikkat edersen HY'dir, bilim insanları ne Newton'un ne Kopernik'in evren modeli doğrudur demez, hatalarını, eksiklerini dile getirir, bu Bilimin çöktüğü anlamına gelmez, yine diğeri içinde bilim insanı hangi dalda, türde hangi konusunda, hangi kapsamda şu ya da bu çıkarımız eksik, hatalı demişse, oraya eğilmeli. Neden anlatıyorum, YÖNTEM çok önemli, OKUMAK ANLAM İFADE ETMEZ, ANLAMAK-İDRAK İÇİN -> YÖNTEM şart. Yerçekimsiz ortamda gelişgüzel uçan, üfüren kim olursa olsun, okumak yarar sağlamaz, yöntemsiz okursanız, karşınızdakinin UÇTUĞUNUN-ÇARPITTIĞININ farkına varamazsınız, ve vakit kaybetmeye de, böylelikle ciddiye almaya da değmez. Kısaca bir bilim İnsanı Newton'un yasaları şu, şu konuda, şu açıda geçersizdir derse, HY gibisi çıkıp bilim çöktü derse, çıkıp NE ALAKA? diyebilmek lazım :)

Bana düzen, simetri(halbuki amaç görsel güzellik filan değil, olası en kolay yol olduğu için, eşeyli bir durum, su'yun kıvrılarak akması kadar doğal), matematik vb diye geleceksen bu bilimsel yaklaşım olmaz... Önce şartlılığı bırakman ve kendi şartların için yalancı şahit aramaktan vazgeçmen, şartlılık psikolojisini kırman gerekir. Kendi şartlılığın için dayanak araman, dayanaklarını ikincil-önemsiz gördüğün anlamına da gelir ve yöntemsizlik... İşte evrende DÜZEN dedin, oysa gözlemlenen evrene hakim olan düzen değil düzensizliktir(hiç bir şey göründüğü gibi değil ve gördüğün konumda kalmıyor), çünkü her şey değişiyor, çünkü evren dinamik, çünkü iradeden bağımsız deviniyor...

Sürece yayılmış değişim evrim, süreci bünyesinde taşıyan ve ani olan değişim ise DEVRİM'dir. Evrim, devrim sürecine yenik düşer, aniden bir göktaşı dünyaya çarpar doğayı değiştirirse, göktaşından fiziksel olarak hiç etkilenmeyen türlerde hayata devam edemeyebilir çünkü o göktaşı sonrası atmosfer kapanmış, güneş enerjisi alınamaz ve ortamda solunamaz, yiyecek bulunamaz hale gelmiş olabilir... Ayak uydurabilen varsa ne ala, yoksa ...

dine mine ne
21-01-2016, 18:54
"Bir şekilde,,,, Evren bizim geleceğimizi sanki hep biliyordu."
Freeman Dyson(terorik fizikci)


" Tasarımın bıraktığı izlenim başdöndürücüdür."
Paul Davis (Teorik fizikci)


"Fiziğin yanında biyoloji ve kimyayla daha uğraşan bir üstün akıllın olduğu görünüyor.
Tabiatta kör kuvvet diye bir şey yoktur."
Fred Hoyle (Eski Ateist Fizikci)


Daha önce Dünya'nın Güneş'e mesafesi biraz farklı olsaydı yanarak veja donarak ölürdük sözünü duymuşsunuzdur, bu sözdeki ölçü evrende mevcut olan diğer ölçülerin en basiti ve halk arasında en çok bilinen şeklidir. Bu ölçü halk arasında çoğu zaman bir santim olarak bilinir, bu halk arasında bilinen bu bir santim yanlış olsa da bu bir santimden daha ince ayarlar vardır. Bilim dünyasında bu ayarlar hassas ayar(Fine Tunning) olarak bilinmektedir. Bu Ayarlara dayanan bir yaratıcının varlığına dair argüman ise hassas ayar argümanı veya teleolojik argüman olarak bilinmektedir. Evrende hassas ayarlari kabul etmek otomatikman bu ayarların bir yaratıcının varlığına dair bir argüman olduğunu kabul etmek demek değildir, bunu karıştırmamak lazım. Evrende hassas ayarlar olduğunu kabul ederek alternatif bir açıklamaya gittikleri için bir yaratıcıya inanmayan birçok ateist de vardır.

Birçok ateist Allah'ın varlığına dair bilimsel kanıt bekleme içersindedir. Doğrudan bir bilimsel kanıt olmadan inanmayiz derler . Allah'ın varlığı için deneysel veya gözlemsel kanıt beklemenin neden mantıksız olduğuna bir bakalım.

Her doğruya ancak bilimsel kanıt ile ulaşabilinir iddiası bilimsel araştırmalardan çıkmış bir iddia değildir ki, bu iddianın hiçbir temeli yoktur. Bir araştırma yapıpta demek ki her şey için bilimsel kanıt gerekliymiş denilemez.

Misal sevgi ve üzüntü gibi meselelerde bilimsel kanıtı olmadığından bu duygularımızın varlığına yok diyemeyiz. Bu İddia ateistlerin hiçbir temele dayanmadan öne sürdükleri bir iddiadır, bu İddia sadece bir varsayımdan ibarettir.
Eğer her doğruya bilimsel kanıt gerekiyorsa o zaman bu iddianın kendisine de bilimsel Kanıt gerekir.

Eğer bir yaratıcının varlığına dair bir gözlemsel kanıtın olması için yaratıcı fiziksel bir şey olması lazım.
Dinlere göre de Allah fiziksel bir şey değildir zaten, Kur'an onun hiçbir benzeri yoktur der mesela. Dinlerin onu görebilirsiniz diye iddiasi yoktur, böyle bir durumda gözlemsel Kanıt beklemek zaten mantıksız olur.
Bilim deneysel metotlar ile yürür. Mesela bir deney bin kere tekrarlanırsa ve her defasında aynı sonuç çıkarsa artık bu deney bilimsel olarak onaylanır. Böyle bir durumda deneyin her bir sonraki tekrarında aynı sonucun çıkması beklenir. Bu yöntem birçok şey için uygun bir yöntem olsa da bir o kadar şey içinde uygun olmayan yöntemdir.

Profesör John Lennox kitabında:
"Bir olay mahallinde yerde yatan bir adam gördüğümüzü düşünelim. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Böyle bir durumda bunu Deneysel bir yöntemle tekrar gerçekleştirelim diyebilir miyiz?..."

Böyle bir şey elbette söz konusu olamaz, böyle bir durumda deneysel bir kanıt olmasa bile
Olay mahallindeki kalıntılardan yine de bir mantıksal sonuç çıkartılabilir.

Felsefe, tarih, ve adli tıp konularında deneysel yöntemlere başvurulamaz, Bu yüzden bu gibi konularda uygun bir yönteme başvurulmalıdır. Allah deneyler ile tespit edilecek bir şey değildir. Allah sorusu zaten Felsefi bir soru olduğu için cevabının bilimsel olması gerekmez.
Felsefede bilinen mantıksal tümevarım metodu ile de Allah'ın var olup olmadığı anlaşılabilir.

Eğer Allah'ın varlığı yokluğundan daha olası ve mantıklı ise, Allah'ın varlığı doğrudan bilimsel kanıt olmadan da kabul edilebilir.

Yaratıcı, kuvvetlerin işlemesi ile alakalı herhangi bir kanun veya bir kuvvetler topluluğu değildir ki fizikte ya da astronomide onun adı geçsin.
Hassas ayar ile kastedilen şey, evrende hayatın oluşmasını sağlayan fiziksel unsurların hayatın çıkmasını sağlayacak değerlerde olmalaridir.
Bu Ayarlardan en küçük değişim bile hayatın oluşmasını imkansız kılar. Evrende bildiğimiz gibi 3 hassas ayar bulunmaktadır.

1. Fizik yasalarının hassas ayarı

2.Evrenin başlangıçtaki hallerinin hassas ayari

Evrende hassas ayarların olduğu kabul görmüş bir gerçektir, bu konuda yüzlerce bilimsel makaleler yayınlanmıştır.

Hassas ayarı kabul eden bazı bilim adamları:
Barrow,Carr ,Carter,Davies,Dawkins;Deutsch,Ellis,Greene ,Guth,Harrison,Hawking;Linde,
Page,penrose,Polkinghorne,Rees,Sandage,Smolin,Suss kind,Tegmark,Tipler,Vilenkin,Weinberg,Wheeler,Wilc zek.

Kaynak: The Fine Tunning of the Universe for inteligent life,Luke A.Barnes. Sayfa 7.

Bu listede ateistlerin de bulunduğuna dikkat edin.Bu listede bulunan isimlerin hassas ayarı benimsemeleri bir yaratıcıya inandıkları anlamına gelmiyor.
Kendisinin bir yaratıcıya inanmayan astrofizikçi MARTIN RESS 6 rakam kitabına BAKALIM:

Ress kitabında evrende yaşamı sağlayacak 6 tane rakamın bulunduğunu ifade ediyor.
Bu rakamlarda eğer bir küçük değişim olsaydı, evrende hayatın oluşması imkansız olurdu diyor. Bu kitabın yazarı bir yaratıcıya inanmadığıni da unutmayalım lütfen.

Başka hassas ayar örnekleri için kozmolok John D.Barrow ve Frank j.Tipler,in THE COSMOLOGICAL PRINCIPLE isimli kitabını göz atabilirsiniz.

Hassas ayar örneklerinden Omega :
Bu Omega simgesi evrendeki madde miktarını temsil ediyor, Omega tam olarak bire eşittir.
Astrofizikçi REES kitabında bu değerin büyük patlamadan hemen sonra Bir saniye içinde
birden farklı olsaydı, hayatın oluşmayacağını söyler. Eğer Omega birden biraz fazla olsaydı
Evren uzun zaman önce çökerdi ve yaşam oluşamazdı, Eğer bu Omega birden biraz küçük olsaydı galaksiler oluşamazdı, evren sonsuza kadar genişlerdi ve yine yaşam oluşamazdı.
Omega'nın hayatın çıkmasını sağlayan değeri 10 üzeri 15 gibi bir hassas ayardır.

10^15= 1.000.000.000.000.000 / yani omeganın Tesadüf sonucu bir değerde olması 15 tane sifirli rakamda bir ihtimaldir.

Ikinci örnek: elektromanyetik kuvvetin ayarı ve çekim kuvvetinin ayarı birbiriyle belli bir orandaymis. N harfi bu orani temsil ediyormus.
Bu oran ise 10^36 hassas ayardaymis .Bu böyle olmasaymış hayat bildiğimiz şekilde oluşamaz mış.

Üçüncü örnek lamda :
Lamda evrenin hızlanarak gelişmesini sağlayan kozmolojik sabit olarak bilinir ve değeri 0,7dir , yine Bu değerin Biraz daha büyük veya küçük olması evrenin seyrini değiştirebilirmis.
Kozmolojik sabit bilim dünyasının en şaşırtıcı buluşlarından biridir.

Kozmolojik sabit ayarı tam olarak 10 üzeri eksi 122 imis.

Astrofizikçi leonard susskind kozmolojik sabit hakkında şaşkınlığını şu sözlerle ifade etmektedir:
""""kozmolojik sabit fizikteki problemlerin anasıdır ve gelmiş geçmiş en kötü tahmindir.
O kadar hassas ki bu değer çok çok küçük bir oynama yapmaya kalksanız burada olamazdık. Matematiğin bu şekilde söylemesi değil aslında. Bu sadece bilinmeyen bir sebepten ötürü, evren'i ne yarattıysa artık ( kim yarattı demeyi sevmiyorum)

Ve devamında Şöyle devam ediyor.

" """"fizikçiler kim yarattı dese de bunu kast etmezler aslında, her neyse kim yarattıysa çok çok hassas bir sabitede yaratmış. Inanılmaz derecede küçük, yan yana bir sürü sifir koyabiliriz bunu göstermek için,"123" tane koyabiliriz, işte bu kadar büyük sayıda bir ihtimal.
Bildiğimiz tek şey ,eğer bu kuvvet biraz daha güçlü olsaydı, galaksiler yok olurduyıldızlar oluşamazdı. Bakın anlamamız lazım galaksiler, yıldızlar ve gezegenler çekim gücü onları bir araya getirdi için vardır.
Evrenin başlarına bakarsak, bu zıt şekilde işleyen anti çekim gücü bunu engelleyebilirdi, yani yıldızların ve galaksilerin oluşmasıni engelleyebilirdi.
Bu değerden çok büyük olsaydı yani, yani "00000" değerinde, varlığımız olmayacaktı.
Fizikçiler hiçbir zaman bu kadar küçük değere sahip olmasını anlayamadı." """"

Tüm gün denemekte zar ile 5 kere arka arkaya 6 atilamıyorsa , 156 kere altının çıkacağına inanmak çok geniş bir hayal gücü gerektirebilir.
Aklı başında hiçbir insan bunun tesadüf olduğuna inanmaz. Zaten bu yüzden birçok ateist bile bunun tesadüf olmak yerine alternatif bir açıklamaya gider.
Bu kadar düşük olasılıklara rağmen hala bunun bir tesadüf olduğunu iddia eden varsa aslında kendini kandırıyordur.

"Aklı başında hiçbir insan bunun tesadüf olduğuna inanmaz" Bu cümle 49 harften oluşuyor, Türk alfabesinde 29 harf bulunuyor.
Bu cümlenin rastgele tesadüf sonucu oluşma olasılığı 29 üzeri 49 dur, teorik olarak bu cümlenin bizim rastgele klavyedeki harflere basmamız sonucu oluşmuş olabilir.
Fakat buna rağmen hiçbirimiz cümleyi rastgele harflere basarak oluşturduğumuzu düşünmez, neden düşünmez? çünkü zihin düşük olasılıklı şeyleri otomatikman eliyor.
Bir insanın bunu tesadüf kabul etmesi , kendisini kandırması demekten başka bir şey değildir.

1.)Uzun bir süreçte gerçekleşebilir diyerek hassas ayar eleştirisi yapılır. Bu olasılıklar bir anda değil de bir süreçte oluşuyor denilmekte.

Evrenin yaşının 13,7 milyar yil olduğunu düşünürsek, uzun süre bekleme sonucu bu olasılıklar tesadüfen oluşabilir, Bu yüzden bu düşük olasılıklara yönelik iddialar geçersizdir, deniyor.

Bu tarz eleştiride bulunan ateistler ya hassas ayarlanmış sabitler hakkında yeterince bilgi sahibi değiller , ya da bu olasılıkları protein oluşumu olasılıkları ile karıştırıyorlar.
proteinlerin oluşmasına yönelik verilen cevaplar kozmoloji de geçerli değildir.
Evrendeki hassas ayarların bir kısmı evrenin başlangıç halinde de mevcuttur ,13,7 milyar yılı bırakın daha henüz bir saniye içinde bile hassas ayarlanmış sabitler vardır, mesela az önce bahsettiğimiz omeganin büyük patlamadan hemen sonra birden hassas bir değerde olduğunu biliyoruz. Yani anlayacağınız bu eleştiri tamamen geçersiz bir eleştiridir.

2) Hassas ayarlara şaşırmamız gerekmez eleştirisi
Bu ayarlar bu değerde olmasaydı biz zaten hiç oluşamazdik. Yani ayarlar bizim için oluşmadı,. biz bu ayarların olduğu için oluştuk. Bu yüzden bunda şaşılacak bir şey yoktur, denilmektedir.

Bu eleştiri mantıksal açıdan son derece hatalı bir eleştiridir. Sadece hassasca ayarlanmış bir evrende canlıların oluşabiliyor olması gerçeğinden hassas ayarlar olması gerekiyor sonucu çıkmaz. Bu tarz eleştirilerde sık sık" Affirmig the concsequent " diye sonuca başvurulan mantık hatası yapılıyor.

1) Ben şu an İstanbuldayım / (yani) Türkiye'de. İstanbul'da bulunan biri, aynı zamanda otomatikman türkiye dedir. İstanbul'dan mantıksal olarak Türkiye sonucu çıkar.

2) Ben şu an Türkiye'deyim / Istanbul'da. Bir kişi Türkiye'de bulunduğu için otomatikman İstanbul'da olmak zorunda değildir.

Birinci cümlede Istanbul'dan Türkiye sonucu çıktığına göre tam tersini de geçerli olduğu varsayılarak ikinci cümlede bir yanılgıya düşülüyor. Birinci cümle doğru iken ikinci cümle hatalıdır.

felsefeci John Leslie evrendeki hassas ayarlara şaşırmamiz gerekmez diyenlerin yanılgısıni çok güzel bir analoji ile gösteriyor.Leslie bize bir keskin nişancı örneği sunuyor , bunu internetten bakıp okuyabilirsiniz.

Bu analoji şöyledir:
Düşünün ki sizi kurşuna dizerek idam etme kararını veriyorlar. Sizin gözlerinizi bağlıyorlar ve 100 keskin nişancı cok yakın mesafede sizi vurmak için ateş emri bekliyor. Ateş Emre verilir verilmez silah sesleri duyuyorsunuz ve hala hayatta olduğunuzu fark ediyorsunuz, şimdi kendinizi bu durumun içine koyun, bu durumu nasıl değerlendirirdiniz.
Ben hayatta olduğuma göre şaşılacak bir şey yok, Eğer hayatta olmasaydım şu an bu durumu gözlemlememiş olurdum mu derdiniz, yoksa 100 keskin nişancı bu kadar çok Ateş edip ,beni bu kadar yakın mesafeden vuramadıklarını göre ,bu durumun bir açıklaması olmalı mı derdiniz.

Hiç şüphesiz bizim varlığımız için gereken kritik değerlerin oluşmasının olasılık olarak imkansızlığı, 100 keskin nişancının çok yakın mesafeden isabet ettirememellerinin çok çok üzerindedir.
Kendi hayatta oluşumuzu ileri sürerek, 100 keskin nişancının isabet ettirememesini tesadüfi isabetsizliğe bağlamanın saçma olduğunu anlıyorsak , evrenin sunduğu olağanüstü kritik değerleri tesadüfe bağlamanın çok daha saçma olduğunu anlamamız gerekir.

Dawkins bile bu analoji nin mantıklı olduğunu ve şaşırmamış gerekmez gibi yorumların ikna edici olmadığıni söylüyor.

Nana Buluku
21-01-2016, 19:47
Omega'nın hayatın çıkmasını sağlayan değeri 10 üzeri 15 gibi bir hassas ayardır.

10^15= 1.000.000.000.000.000 / yani omeganın Tesadüf sonucu bir değerde olması 15 tane sifirli rakamda bir ihtimaldir.


Nasıl hesapladın ?

Matematiksel izahını yap ?

Dialectics
21-01-2016, 19:53
Dine mine ne, bu kadar emek verip hassas ayardan, olasılıktan, hesaptan kitaptan bahsediyorsun da bir şeyi hatırlatmakta fayda var: senin adına Allah dediğin Tanrının kitabında doğru dürüst matematik denklemi olmadığı gibi, ucundan matematige girisip basit kesirli toplama ve bölme islemlerinin oldugu miras ayetlerinde de matematik hataları vardır..

Dolayısıyla şunu sormak istiyorum, senin burada varlığını ispatlamaya çalıştığın Tanrı tam olarak hangisi?

aliyarasfal
21-01-2016, 23:28
Maaşını sordum kaç kez, bu hy copy paste yalan dolan çorba tarzında bilim adamlarının adlarını kullanarak bir şey kanıtladığını mı saıyorsun a trol?

Bilimde imkansız yoktur, özellikle adını kullandığın ve cahil kesimi bilimselmiş imajı ile kazıklama amacınıza alet ettiğiniz leonard susskind ne der bilir misin?


İmkansız dediğin anda ve kesin doğru dediğin anda orda bilim yoktur.


Bu adam demek imkansız diyormuş canlılığın oluşmasının :)



Şimdi al bu saçmalıklar derlemeni git islamcı sitelerde pazarla.


Sizden hiç dürüstlük göremeyeceğiz bu kesin.

Şimdi se get maaşını al trol efendi.:)

Şimdilik saygımla gittim...

world
22-01-2016, 00:24
"Bir şekilde,,,, Evren bizim geleceğimizi sanki hep biliyordu."
Freeman Dyson(terorik fizikci)


" Tasarımın bıraktığı izlenim başdöndürücüdür."
Paul Davis (Teorik fizikci)


"Fiziğin yanında biyoloji ve kimyayla daha uğraşan bir üstün akıllın olduğu görünüyor.
Tabiatta kör kuvvet diye bir şey yoktur."
Fred Hoyle (Eski Ateist Fizikci)


Daha önce Dünya'nın Güneş'e mesafesi biraz farklı olsaydı yanarak veja donarak ölürdük sözünü duymuşsunuzdur, bu sözdeki ölçü evrende mevcut olan diğer ölçülerin en basiti ve halk arasında en çok bilinen şeklidir. Bu ölçü halk arasında çoğu zaman bir santim olarak bilinir, bu halk arasında bilinen bu bir santim yanlış olsa da bu bir santimden daha ince ayarlar vardır. Bilim dünyasında bu ayarlar hassas ayar(Fine Tunning) olarak bilinmektedir. Bu Ayarlara dayanan bir yaratıcının varlığına dair argüman ise hassas ayar argümanı veya teleolojik argüman olarak bilinmektedir. Evrende hassas ayarlari kabul etmek otomatikman bu ayarların bir yaratıcının varlığına dair bir argüman olduğunu kabul etmek demek değildir, bunu karıştırmamak lazım. Evrende hassas ayarlar olduğunu kabul ederek alternatif bir açıklamaya gittikleri için bir yaratıcıya inanmayan birçok ateist de vardır.

Birçok ateist Allah'ın varlığına dair bilimsel kanıt bekleme içersindedir. Doğrudan bir bilimsel kanıt olmadan inanmayiz derler . Allah'ın varlığı için deneysel veya gözlemsel kanıt beklemenin neden mantıksız olduğuna bir bakalım.

Her doğruya ancak bilimsel kanıt ile ulaşabilinir iddiası bilimsel araştırmalardan çıkmış bir iddia değildir ki, bu iddianın hiçbir temeli yoktur. Bir araştırma yapıpta demek ki her şey için bilimsel kanıt gerekliymiş denilemez.

Misal sevgi ve üzüntü gibi meselelerde bilimsel kanıtı olmadığından bu duygularımızın varlığına yok diyemeyiz. Bu İddia ateistlerin hiçbir temele dayanmadan öne sürdükleri bir iddiadır, bu İddia sadece bir varsayımdan ibarettir.
Eğer her doğruya bilimsel kanıt gerekiyorsa o zaman bu iddianın kendisine de bilimsel Kanıt gerekir.

Eğer bir yaratıcının varlığına dair bir gözlemsel kanıtın olması için yaratıcı fiziksel bir şey olması lazım.
Dinlere göre de Allah fiziksel bir şey değildir zaten, Kur'an onun hiçbir benzeri yoktur der mesela. Dinlerin onu görebilirsiniz diye iddiasi yoktur, böyle bir durumda gözlemsel Kanıt beklemek zaten mantıksız olur.
Bilim deneysel metotlar ile yürür. Mesela bir deney bin kere tekrarlanırsa ve her defasında aynı sonuç çıkarsa artık bu deney bilimsel olarak onaylanır. Böyle bir durumda deneyin her bir sonraki tekrarında aynı sonucun çıkması beklenir. Bu yöntem birçok şey için uygun bir yöntem olsa da bir o kadar şey içinde uygun olmayan yöntemdir.

Profesör John Lennox kitabında:
"Bir olay mahallinde yerde yatan bir adam gördüğümüzü düşünelim. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Böyle bir durumda bunu Deneysel bir yöntemle tekrar gerçekleştirelim diyebilir miyiz?..."

Böyle bir şey elbette söz konusu olamaz, böyle bir durumda deneysel bir kanıt olmasa bile
Olay mahallindeki kalıntılardan yine de bir mantıksal sonuç çıkartılabilir.

Felsefe, tarih, ve adli tıp konularında deneysel yöntemlere başvurulamaz, Bu yüzden bu gibi konularda uygun bir yönteme başvurulmalıdır. Allah deneyler ile tespit edilecek bir şey değildir. Allah sorusu zaten Felsefi bir soru olduğu için cevabının bilimsel olması gerekmez.
Felsefede bilinen mantıksal tümevarım metodu ile de Allah'ın var olup olmadığı anlaşılabilir.

Eğer Allah'ın varlığı yokluğundan daha olası ve mantıklı ise, Allah'ın varlığı doğrudan bilimsel kanıt olmadan da kabul edilebilir.

Yaratıcı, kuvvetlerin işlemesi ile alakalı herhangi bir kanun veya bir kuvvetler topluluğu değildir ki fizikte ya da astronomide onun adı geçsin.
Hassas ayar ile kastedilen şey, evrende hayatın oluşmasını sağlayan fiziksel unsurların hayatın çıkmasını sağlayacak değerlerde olmalaridir.
Bu Ayarlardan en küçük değişim bile hayatın oluşmasını imkansız kılar. Evrende bildiğimiz gibi 3 hassas ayar bulunmaktadır.

1. Fizik yasalarının hassas ayarı

2.Evrenin başlangıçtaki hallerinin hassas ayari

Evrende hassas ayarların olduğu kabul görmüş bir gerçektir, bu konuda yüzlerce bilimsel makaleler yayınlanmıştır.

Hassas ayarı kabul eden bazı bilim adamları:
Barrow,Carr ,Carter,Davies,Dawkins;Deutsch,Ellis,Greene ,Guth,Harrison,Hawking;Linde,
Page,penrose,Polkinghorne,Rees,Sandage,Smolin,Suss kind,Tegmark,Tipler,Vilenkin,Weinberg,Wheeler,Wilc zek.

Kaynak: The Fine Tunning of the Universe for inteligent life,Luke A.Barnes. Sayfa 7.

Bu listede ateistlerin de bulunduğuna dikkat edin.Bu listede bulunan isimlerin hassas ayarı benimsemeleri bir yaratıcıya inandıkları anlamına gelmiyor.
Kendisinin bir yaratıcıya inanmayan astrofizikçi MARTIN RESS 6 rakam kitabına BAKALIM:

Ress kitabında evrende yaşamı sağlayacak 6 tane rakamın bulunduğunu ifade ediyor.
Bu rakamlarda eğer bir küçük değişim olsaydı, evrende hayatın oluşması imkansız olurdu diyor. Bu kitabın yazarı bir yaratıcıya inanmadığıni da unutmayalım lütfen.

Başka hassas ayar örnekleri için kozmolok John D.Barrow ve Frank j.Tipler,in THE COSMOLOGICAL PRINCIPLE isimli kitabını göz atabilirsiniz.

Hassas ayar örneklerinden Omega :
Bu Omega simgesi evrendeki madde miktarını temsil ediyor, Omega tam olarak bire eşittir.
Astrofizikçi REES kitabında bu değerin büyük patlamadan hemen sonra Bir saniye içinde
birden farklı olsaydı, hayatın oluşmayacağını söyler. Eğer Omega birden biraz fazla olsaydı
Evren uzun zaman önce çökerdi ve yaşam oluşamazdı, Eğer bu Omega birden biraz küçük olsaydı galaksiler oluşamazdı, evren sonsuza kadar genişlerdi ve yine yaşam oluşamazdı.
Omega'nın hayatın çıkmasını sağlayan değeri 10 üzeri 15 gibi bir hassas ayardır.

10^15= 1.000.000.000.000.000 / yani omeganın Tesadüf sonucu bir değerde olması 15 tane sifirli rakamda bir ihtimaldir.

Ikinci örnek: elektromanyetik kuvvetin ayarı ve çekim kuvvetinin ayarı birbiriyle belli bir orandaymis. N harfi bu orani temsil ediyormus.
Bu oran ise 10^36 hassas ayardaymis .Bu böyle olmasaymış hayat bildiğimiz şekilde oluşamaz mış.

Üçüncü örnek lamda :
Lamda evrenin hızlanarak gelişmesini sağlayan kozmolojik sabit olarak bilinir ve değeri 0,7dir , yine Bu değerin Biraz daha büyük veya küçük olması evrenin seyrini değiştirebilirmis.
Kozmolojik sabit bilim dünyasının en şaşırtıcı buluşlarından biridir.

Kozmolojik sabit ayarı tam olarak 10 üzeri eksi 122 imis.

Astrofizikçi leonard susskind kozmolojik sabit hakkında şaşkınlığını şu sözlerle ifade etmektedir:
""""kozmolojik sabit fizikteki problemlerin anasıdır ve gelmiş geçmiş en kötü tahmindir.
O kadar hassas ki bu değer çok çok küçük bir oynama yapmaya kalksanız burada olamazdık. Matematiğin bu şekilde söylemesi değil aslında. Bu sadece bilinmeyen bir sebepten ötürü, evren'i ne yarattıysa artık ( kim yarattı demeyi sevmiyorum)

Ve devamında Şöyle devam ediyor.

" """"fizikçiler kim yarattı dese de bunu kast etmezler aslında, her neyse kim yarattıysa çok çok hassas bir sabitede yaratmış. Inanılmaz derecede küçük, yan yana bir sürü sifir koyabiliriz bunu göstermek için,"123" tane koyabiliriz, işte bu kadar büyük sayıda bir ihtimal.
Bildiğimiz tek şey ,eğer bu kuvvet biraz daha güçlü olsaydı, galaksiler yok olurduyıldızlar oluşamazdı. Bakın anlamamız lazım galaksiler, yıldızlar ve gezegenler çekim gücü onları bir araya getirdi için vardır.
Evrenin başlarına bakarsak, bu zıt şekilde işleyen anti çekim gücü bunu engelleyebilirdi, yani yıldızların ve galaksilerin oluşmasıni engelleyebilirdi.
Bu değerden çok büyük olsaydı yani, yani "00000" değerinde, varlığımız olmayacaktı.
Fizikçiler hiçbir zaman bu kadar küçük değere sahip olmasını anlayamadı." """"

Tüm gün denemekte zar ile 5 kere arka arkaya 6 atilamıyorsa , 156 kere altının çıkacağına inanmak çok geniş bir hayal gücü gerektirebilir.
Aklı başında hiçbir insan bunun tesadüf olduğuna inanmaz. Zaten bu yüzden birçok ateist bile bunun tesadüf olmak yerine alternatif bir açıklamaya gider.
Bu kadar düşük olasılıklara rağmen hala bunun bir tesadüf olduğunu iddia eden varsa aslında kendini kandırıyordur.

"Aklı başında hiçbir insan bunun tesadüf olduğuna inanmaz" Bu cümle 49 harften oluşuyor, Türk alfabesinde 29 harf bulunuyor.
Bu cümlenin rastgele tesadüf sonucu oluşma olasılığı 29 üzeri 49 dur, teorik olarak bu cümlenin bizim rastgele klavyedeki harflere basmamız sonucu oluşmuş olabilir.
Fakat buna rağmen hiçbirimiz cümleyi rastgele harflere basarak oluşturduğumuzu düşünmez, neden düşünmez? çünkü zihin düşük olasılıklı şeyleri otomatikman eliyor.
Bir insanın bunu tesadüf kabul etmesi , kendisini kandırması demekten başka bir şey değildir.

1.)Uzun bir süreçte gerçekleşebilir diyerek hassas ayar eleştirisi yapılır. Bu olasılıklar bir anda değil de bir süreçte oluşuyor denilmekte.

Evrenin yaşının 13,7 milyar yil olduğunu düşünürsek, uzun süre bekleme sonucu bu olasılıklar tesadüfen oluşabilir, Bu yüzden bu düşük olasılıklara yönelik iddialar geçersizdir, deniyor.

Bu tarz eleştiride bulunan ateistler ya hassas ayarlanmış sabitler hakkında yeterince bilgi sahibi değiller , ya da bu olasılıkları protein oluşumu olasılıkları ile karıştırıyorlar.
proteinlerin oluşmasına yönelik verilen cevaplar kozmoloji de geçerli değildir.
Evrendeki hassas ayarların bir kısmı evrenin başlangıç halinde de mevcuttur ,13,7 milyar yılı bırakın daha henüz bir saniye içinde bile hassas ayarlanmış sabitler vardır, mesela az önce bahsettiğimiz omeganin büyük patlamadan hemen sonra birden hassas bir değerde olduğunu biliyoruz. Yani anlayacağınız bu eleştiri tamamen geçersiz bir eleştiridir.

2) Hassas ayarlara şaşırmamız gerekmez eleştirisi
Bu ayarlar bu değerde olmasaydı biz zaten hiç oluşamazdik. Yani ayarlar bizim için oluşmadı,. biz bu ayarların olduğu için oluştuk. Bu yüzden bunda şaşılacak bir şey yoktur, denilmektedir.

Bu eleştiri mantıksal açıdan son derece hatalı bir eleştiridir. Sadece hassasca ayarlanmış bir evrende canlıların oluşabiliyor olması gerçeğinden hassas ayarlar olması gerekiyor sonucu çıkmaz. Bu tarz eleştirilerde sık sık" Affirmig the concsequent " diye sonuca başvurulan mantık hatası yapılıyor.

1) Ben şu an İstanbuldayım / (yani) Türkiye'de. İstanbul'da bulunan biri, aynı zamanda otomatikman türkiye dedir. İstanbul'dan mantıksal olarak Türkiye sonucu çıkar.

2) Ben şu an Türkiye'deyim / Istanbul'da. Bir kişi Türkiye'de bulunduğu için otomatikman İstanbul'da olmak zorunda değildir.

Birinci cümlede Istanbul'dan Türkiye sonucu çıktığına göre tam tersini de geçerli olduğu varsayılarak ikinci cümlede bir yanılgıya düşülüyor. Birinci cümle doğru iken ikinci cümle hatalıdır.

felsefeci John Leslie evrendeki hassas ayarlara şaşırmamiz gerekmez diyenlerin yanılgısıni çok güzel bir analoji ile gösteriyor.Leslie bize bir keskin nişancı örneği sunuyor , bunu internetten bakıp okuyabilirsiniz.

Bu analoji şöyledir:
Düşünün ki sizi kurşuna dizerek idam etme kararını veriyorlar. Sizin gözlerinizi bağlıyorlar ve 100 keskin nişancı cok yakın mesafede sizi vurmak için ateş emri bekliyor. Ateş Emre verilir verilmez silah sesleri duyuyorsunuz ve hala hayatta olduğunuzu fark ediyorsunuz, şimdi kendinizi bu durumun içine koyun, bu durumu nasıl değerlendirirdiniz.
Ben hayatta olduğuma göre şaşılacak bir şey yok, Eğer hayatta olmasaydım şu an bu durumu gözlemlememiş olurdum mu derdiniz, yoksa 100 keskin nişancı bu kadar çok Ateş edip ,beni bu kadar yakın mesafeden vuramadıklarını göre ,bu durumun bir açıklaması olmalı mı derdiniz.

Hiç şüphesiz bizim varlığımız için gereken kritik değerlerin oluşmasının olasılık olarak imkansızlığı, 100 keskin nişancının çok yakın mesafeden isabet ettirememellerinin çok çok üzerindedir.
Kendi hayatta oluşumuzu ileri sürerek, 100 keskin nişancının isabet ettirememesini tesadüfi isabetsizliğe bağlamanın saçma olduğunu anlıyorsak , evrenin sunduğu olağanüstü kritik değerleri tesadüfe bağlamanın çok daha saçma olduğunu anlamamız gerekir.

Dawkins bile bu analoji nin mantıklı olduğunu ve şaşırmamış gerekmez gibi yorumların ikna edici olmadığıni söylüyor.

OLaya tersten bakıyorsunuz düşünün ki bir hidrojen atomu kendine baksın ve kendisinin oluşmasını imkansız görsün.

Nedenlerle sonuçları acayip karıştırıyorsunuz.Hayatı özel bir şey sanmanız başlı başlın hata ne diyeyim Allah(!) hidayet versin.

spartacus
22-01-2016, 00:26
10^15= 1.000.000.000.000.000 / yani omeganın Tesadüf sonucu bir değerde olması 15 tane sifirli rakamda bir ihtimaldir.
Bu ucube olasılık hesaplarının, mantık yanlışlarından, art niyetli şartlı çıkışlarından, tesadüf ile kastın ne olduğundan habersizliğinden, defalarca hem bu başlıkta hem ilgili başlıklarında defalarca bahsettik. Yine de başladığın yerdesin, her zaman ki gibi(software robot).

1 İddian var, 3-5 dayanak gösterdin, dayanaklarının atmasyon, YALAN, ÇARPIK, ÇÜRÜK olduğunu defalarca izah ettik, sorun ne? şartlı mısın, saplantı düzeyinde mi?

Hem, Nana sana soruyor yine soruyor, bu hesabı-hesapları nasıl, neye göre yaptın, senden bir türlü cevap gelmiyor.

Olasılık hesapları, keyfiyetle her türlü yapılabilir, tecridle, yalıtık hesap yapılamaz. kendinizi ve başkalarını kandırırsınız.

Bu tür olasılık hesapları şöyle diyor;
460 Rakamlı çekiliş yapılıyor. 46 katrilyon kişide oynamışsa, olasılık 46 katrilyonda bir'dir deniyor, OYSA gerçekleşme olasılığı %90+ civarıdır(bilmem kaç katrilyonda bir filan değil), ha özelde kime çıktığı mevzusu, bunun REEL OLASILIK(%90+) açısından bir bağlayıcılığı yok, bakın o kadar çok kişiye çıkmış ki, bir dolu tür, bir dolu galaksi, katrilyonlarca yıldız gezegen. :)

Görünen evrende 200 milyarı aşkın galaksi, ortalama her galakside 200-300 milyar yıldız, her an katrilyonlarca katrilyon ilişki(her salise milyarlarca çekiliş!) olasılıklar ne kadar yüksek olursa olsun KABUL, AMA BİR O KADARDA ÇEKİLİŞ MECVUT

6 Kişilik sayısal loto için, her salise çekiliş olsa

3 13 18 27 41 45

Bu rakama denk gelme olasılığı kaç gündür? hadi hesapla, evren diyorsanız çok geniş açıyla bakmalısınız. Dünya kimin umurunda, herhangi bir yerinde, herhangi bir şeyin olma olasılığı milyarlarca galaksiye göre bakılır, nerede gerçekleştiğinin bir önemi, ayrıcalığı yok, zira her yer, herhangi bir yerdir...

Neyse sen bu hesabı nasıl yaptığını anlatırsın artık...

Sonra, öyle bile olsa gerçekleşmiş, demek ki gerçekleşebiliyormuş, bitti...

Bir tanrının var olma ihtimali ise o verdiğin rakamın üssünü, 1 trilyon kadar daha haneli hale getir yine kafi gelmez, çünkü tanrı olasılıksız'dır. tanrının kimyasını oluşturan madde nedir hadi bunu anlat? Ama diyorsun ki tanrıyı oluşturan hiç bir madde yok, o hiçtir, hiçin kapsamında herhangi bir bireyden söz edilemeyeceğine göre, olasılık hesabı saçma olmaz mı? kısaca olmayan masalın, olmayan kahramanı üzerine kafa patlatıyorsun. :)

kısaca bir tanrının olma olasılığı SIFIR, sıfırdır çünkü bir tanrı kendisini var eden kimyayı yaratamaz, değil mi ama, daha kaç inat üretip, kaç cevap alacaksın bakalım :)

dine mine ne
22-01-2016, 03:57
Nasıl hesapladın ?

Matematiksel izahını yap ?


Hem, Nana sana soruyor yine soruyor, bu hesabı-hesapları nasıl, neye göre yaptın, senden bir türlü cevap gelmiyor.


Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ? , Siz yazdıklarımı okumuyor musunuz?.
Bakin ne yazmisim


Kendisinin bir yaratıcıya inanmayan astrofizikçi MARTIN RESS 6 rakam kitabına BAKALIM:

Ress kitabında evrende yaşamı sağlayacak 6 tane rakamın bulunduğunu ifade ediyor.
Bu rakamlarda eğer bir küçük değişim olsaydı, evrende hayatın oluşması imkansız olurdu diyor. Bu kitabın yazarı bir yaratıcıya inanmadığıni da unutmayalım lütfen.

Başka hassas ayar örnekleri için kozmolok John D.Barrow ve Frank j.Tipler,in THE COSMOLOGICAL PRINCIPLE isimli kitabını göz atabilirsiniz.


Sizde biraz olsun ilgi olsaydi kendiniz arayib bulabirdiniz .
http://www.ichthus.info/BigBang/Docs/Just6num.pdf

Bana hesabin nasil yapildigini neden soruyorsunuz ki ? Ben sadece bilgiyi paylasiyorum burada .

world
22-01-2016, 04:17
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ? , Siz yazdıklarımı okumuyor musunuz?.
Bakin ne yazmisim



Sizde biraz olsun ilgi olsaydi kendiniz arayib bulabirdiniz .
http://www.ichthus.info/BigBang/Docs/Just6num.pdf

Bana hesabin nasil yapildigini neden soruyorsunuz ki ? Ben sadece bilgiyi paylasiyorum burada .

Kardeşime neyin yanıtını arıyorsun?Tesadüf dediğin şey neden-sonucun her halkasında bulunan itimallerden birinin gerçekleşmesi ve biz sonucuz ve özel değiliz canlılık da özel değil ve kısıtlı koşullarda var olabiliyor.

spartacus
22-01-2016, 04:29
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ? , Siz yazdıklarımı okumuyor musunuz?.
Bakin ne yazmisim



Sizde biraz olsun ilgi olsaydi kendiniz arayib bulabirdiniz .
http://www.ichthus.info/BigBang/Docs/Just6num.pdf

Bana hesabin nasil yapildigini neden soruyorsunuz ki ? Ben sadece bilgiyi paylasiyorum burada .
ne anladığını senden görmek istiyorum... ben anlayamıyorum, kapasitem sıfır, sen anlat istiyorum... olamaz mı? kaynağa da bakmadım, bakmam ki, ben senle muhabbet ediyorum, senin gibi yazıyorum, senin gibi davranıyorum, kitap okumam ben, eleştirdiğim hiç bir teoriyi okumamışımdır, bilimsel kaynakalrı bilmem, ama Kur'an2ı hatim etmişliğim ar, o bana yeter... Beğenmedin mi?

Olasılıklar gerçekleşir, ikincisi Big bang'i kurgu temelini kabul etmeyen birisiyim, mecbur değilim ki senin tabirinle MASONLARIN yalanlarına inanmaya :) muhabbet ediyoruz işte, ayarı bu zira sen böyle belirliyorsun, 8 yaş çocuk fantazisiyle...3 yazı önce her şeyi, masona indirgiyorsun, sonra da Kuantum teorisi, yok bu rakamlar.... eee bunlarda mason o zaman, senin verdiğin rakamlarda mason. ne ala, ala işine gelmeyene mason diyor, işine gelenide alıyor, dürüstlüğüne imrendim :)

neyse

Boşver bunları, olasılık mı, gerçekleşmiş demek ki, sonra da devam ederiz, bir bakmışız, aaaa bu olasılığın gerçekleşmesi o değilmiş ki, %90+ imiş...

Big bang'e sadık kalırsam söyleyim, o olasılık, 999.999.999.999.999.9999.999.999.999.999.999.999.9 99.999.999.999.999.999.999.999.999.999.999.999.999 .999.999.999.999.999.999.999.999.999.999.999.999.9 99.999

Sayılı patlamada gerçekleşti, daha başka böyle, MASONİK olasılıkcıkların varsa, tümü için, dön dolaş yukarıdaki rakama bak, çünkü ne diyoruz, yaratıcı yok, tasarımda yok :)

Diyeceksin ki bunca şeyi nereden biliyorsun? kendime Dine mine ne yöntemini model aldım, bundan sonra böle.peki yukarıdaki rakamı nereden mi biliyorum? Bu yazıyı göndermeden önce önizleme yaptım, rakamları orada gördüm... (Dine mine ne, bu şekilde yazıştığımız için üzgünüm ama başka çare bırakmıyorsun, software, robot kardeşim, bundan sonra beraberiz)

sahi Tanrı'nın kendini meydana getiren kimyasını yaratmasının olasılığı kaçtır? Ben Sıfır diyorum, tanrıcılık ardına gizlenmiş mason kardeşim benim, yaa gördün m, sıfır (dünya 5'den büyüktür kardeşim) :)

dine mine ne
22-01-2016, 04:31
Dine mine ne, bu kadar emek verip hassas ayardan, olasılıktan, hesaptan kitaptan bahsediyorsun da bir şeyi hatırlatmakta fayda var: senin adına Allah dediğin Tanrının kitabında doğru dürüst matematik denklemi olmadığı gibi, ucundan matematige girisip basit kesirli toplama ve bölme islemlerinin oldugu miras ayetlerinde de matematik hataları vardır..

Dolayısıyla şunu sormak istiyorum, senin burada varlığını ispatlamaya çalıştığın Tanrı tam olarak hangisi?

Sayın Dialectics

Adi önemli degil ki. Neyini nasil ispatlamaya calisayim ki ?.
Sevgini üzüntünü dile getirmeye çalışsan ,bunu bana ispatlamis mi olursun.Benim derdim böyle bir sey iste .
Bir sey var ama, neydir, nerdedir ,neyin nesidir bende bilmiyorum. Ama benim için var gibi , olmalı gibi. Yok yok ise o neden olmasın ki. O olsa ne olur ki?.

world
22-01-2016, 04:38
Sayın Dialectics

Adi önemli degil ki. Neyini nasil ispatlamaya calisayim ki ?.
Sevgini üzüntünü dile getirmeye çalışsan ,bunu bana ispatlamis mi olursun.Benim derdim böyle bir sey iste .
Bir sey var ama, neydir, nerdedir ,neyin nesidir bende bilmiyorum. Ama benim için var gibi , olmalı gibi. Yok yok ise o neden olmasın ki. O olsa ne olur ki?.

''Olmalı '' hem de ''senin için'' hem kasıtlı bir yaklaşım maalesef bu yaklaşıma göre gerçek değişmez ve bu nasıl bir kibirdir bu nasıl bir kibirdir?

dine mine ne
22-01-2016, 04:42
Maaşını sordum kaç kez, bu hy copy paste yalan dolan çorba tarzında bilim adamlarının adlarını kullanarak bir şey kanıtladığını mı saıyorsun a trol?

Bilimde imkansız yoktur, özellikle adını kullandığın ve cahil kesimi bilimselmiş imajı ile kazıklama amacınıza alet ettiğiniz leonard susskind ne der bilir misin?


İmkansız dediğin anda ve kesin doğru dediğin anda orda bilim yoktur.


Bu adam demek imkansız diyormuş canlılığın oluşmasının :)


https://www.youtube.com/watch?v=2cT4zZIHR3s

world
22-01-2016, 04:44
https://www.youtube.com/watch?v=2cT4zZIHR3s

Arkadaşım imkansız olsa oluşabilir miydi?:rip:

dine mine ne
22-01-2016, 04:52
Kardeşime neyin yanıtını arıyorsun?Tesadüf dediğin şey neden-sonucun her halkasında bulunan itimallerden birinin gerçekleşmesi ve biz sonucuz ve özel değiliz canlılık da özel değil ve kısıtlı koşullarda var olabiliyor.

Çok haklısın World canlılık özel degil , olamazdı zaten nasıl olsun ki.Etki tepki vardı değil mi? , yersen sıçarsin , hayatta senin gözünde böyle bir şey olsa gerek.

Kısıtlı koşullarda var olabiliyor cümleni nasıl ve neye güvenerek kurdun?.

dine mine ne
22-01-2016, 05:09
Arkadaşım imkansız olsa oluşabilir miydi?:rip:

Videoyu izlediysen adam 0000 larda bir kayma olsa idi biz burada olamazdık diyor.Bu yüksek olası kaymaların olmadığından dolayı bu imkansızligin olmadığına vurgu yapıyor.

world
22-01-2016, 05:17
Çok haklısın World canlılık özel degil , olamazdı zaten nasıl olsun ki.Etki tepki vardı değil mi? , yersen sıçarsin , hayatta senin gözünde böyle bir şey olsa gerek.

Kısıtlı koşullarda var olabiliyor cümleni nasıl ve neye güvenerek kurdun?.

Evreni düşün ve canlılığın olmadığı onca yeri. Olduğu yerlerde canlılığın ne kadar zamanda oluştuğunu ve ne koşullarda hangi kısıtlı koşullarda yaşayabildiğini.

Biz tesadüf değiliz cansız dediğimiz maddenin farklı bir davranış şekliyiz.

world
22-01-2016, 05:19
Videoyu izlediysen adam 0000 larda bir kayma olsa idi biz burada olamazdık diyor.Bu yüksek olası kaymaların olmadığından dolayı bu imkansızligin olmadığına vurgu yapıyor.

Evrenin hiçbir yerinde mi canlı oluşamazmış. Olmuş olan şeye neden olmuş demek sayısal lotonun tutturulmasına ''mucize'' demekle eşdeğer.

Burda olmasaydık evren için hiçbir şey değişmezdi Dünya için de 7 milyon yıl Dünya canlılık olmadan var oldu bu neyi değiştirdi?Canlılığın özel tarafı ne imanlı kardeşim?

spartacus
22-01-2016, 05:19
Hz Mükerrer.

spartacus
22-01-2016, 05:19
Big bang'in kurgu düzeyi, imkansız dedirtecek olasılıklar dizebiliriz, zor değil ki. Evrim teorisi içinde yapmışlardı, görüldü, gerçek, kimsenin kurgusuna benzemiyor, bir çok mantık hatası, yanlı çıkarım, indirgeme, keyfiyet FELSEFİK yksunluk(günümüz biliminin en önemli sorunu) var... (en altta basitçe örnekleyeceğim)

tarihin her döneminde teologlar, masonlar(!) :) bilimin boşluklarından faydalandı, çoğuda genelde varsayım düzeyini aşmamış, kurgusal boşluklardır ve genelde akıl oyunudur.

Şimdi istersek Dünyanın, Güneşe olan mesafesini katrilyonda bir olasılığa indirgeyebiliriz, gerçekten yapabiliriz. Çünkü fizik değil, zihin dünyasıdır, dilerseniz olasılık yapayım...
hemen başladım;

Son gezegen bulundu haberini es geçersem, olasılık 1/8 idi... Bu imkansız, tek seferde 1/8' tuturması kabul edilemez. Ha bu rakamı neye göre söyledin derseniz 8 gezegen sayısı...

Bir rakam daha söylüyorum;

Dünyanın Güneşe uzaklığı:149 milyon küsür

Sonuç: Dünyamızın bu mesafede olması en azından 1/149.000.000 (km bazlı, siz milimetre hesaplayın) gördünüz mü? Bu imkansız(!).

insan zihninin sınırsızlığı, öznelliğin, seçiciliğin, kendini özel kılmanın getirdiği izafilik, ah....

Ama istersem bu rakamı daha da imkansızlaştırabilirim. Yapayım mı? peki;

Samanyolu galaksisinde tahminen kaç yıldız var? 200-400 milyar arası.

Tamam 300 alalım.

Gördünüz mü, dünyamızın, güneşin uydusu olması olasılığı 1/300.000.000.000

peki Samanyolunun merkezi ne kadar uzaklıkta? takriben 26.000 ışık yılı.

Hadi oturup güneşin şimdiki konumda olmasının olasılığını yapalım, yapalım mı? (En iyisi ben gidip uyuyayım, vaktime yazık, ama katrilyonlarda bir ihtimalleri konuşmuş olurduk, sonra aklımız başımıza gelirde ben ne yapıyorum ya ne alaka demezsek, görünür evrenide işe katarız)

gördünüz mü? camon, camon, hahahahahah (Fikren ve bedenen(diyemem görmedim), yöntem olarak Dine mine ne'ye çok benzeyen, elinde konuların kan ağladığı, güç bela kurtulduğumuz-acaba diyesim var- "insannedir" adlı game over(camon, camon) geçmiş üyemizi yad edesim geldi, elbette hahahahah, camon, camon ve gülücük olarak, fazlası etik olmaz). hahahaha, camon, camon :)

Oysa ne dünyanın, ne güneş'in evren ölçeğinde kendi şahsına münhasir hiç bir yanı, yönü yok, kimsenin referans aldığı bir şey değiller, ortadaki herhangi parçalardan birisi... Alın 50 misket dönerek savurun, neyin olasılığından bahsediyoruz ki? O misketler illa bir mesafeye düşecek, illa ve HERHANGİ bir mesafeye, öyle rakam, matematik filan yok, siz bu hesapları düştükten sonra, yine kendinizin belirlediği birimlerle yapabilirsiniz, yorum realitenin, 3. basamağında hayat kazanır, siz dilediğiniz şeyi yalıtıp, referans alabilirsiniz, yukarıda kaç adet örnekleme yaptım işte, yetmedi mi? daha da yaparız isteyin yeter(takriben 200 milyar (ki bana göre iki katıda gayet mümkün) galaksiyi katarız işin içine)... :)

dine mine ne
22-01-2016, 06:37
Bu ucube olasılık hesaplarının, mantık yanlışlarından, art niyetli şartlı çıkışlarından, tesadüf ile kastın ne olduğundan habersizliğinden, defalarca hem bu başlıkta hem ilgili başlıklarında defalarca bahsettik. Yine de başladığın yerdesin, her zaman ki gibi(software robot).

Bu alintidan sana 1 puan vere bilirim spartacus ,cümlenin sonunu en azindan akilli tasarim ile bitirmisin ,helal sana.




Bu tür olasılık hesapları şöyle diyor;
460 Rakamlı çekiliş yapılıyor. 46 katrilyon kişide oynamışsa, olasılık 46 katrilyonda bir'dir deniyor, OYSA gerçekleşme olasılığı %90+ civarıdır(bilmem kaç katrilyonda bir filan değil), ha özelde kime çıktığı mevzusu, bunun REEL OLASILIK(%90+) açısından bir bağlayıcılığı yok, bakın o kadar çok kişiye çıkmış ki, bir dolu tür, bir dolu galaksi, katrilyonlarca yıldız gezegen. :)

Görünen evrende 200 milyarı aşkın galaksi, ortalama her galakside 200-300 milyar yıldız, her an katrilyonlarca katrilyon ilişki(her salise milyarlarca çekiliş!) olasılıklar ne kadar yüksek olursa olsun KABUL, AMA BİR O KADARDA ÇEKİLİŞ MECVUT


Bu yazdıklarının konumuzla ne alaka?. Konu başlığımız zamanda tesadüf , dünyadaki hayat ile ilgili. Son yazdığım ise evrendeki hassas ayar ile ilgili olduğundan tüm evreni kapsıyor.
Bir o kadar da çekiliş mevcut olsa da ne olmus olur?. Hassas ayarlar evrenin taaa baslangicindan beri oldugundan tüm evreni kapsiyor, cekilis olsa ne yazar.
Ben evrende baska hayat olamaz mi dedim?.



Sonra, öyle bile olsa gerçekleşmiş, demek ki gerçekleşebiliyormuş, bitti...

Bitti kelimesi hiç güzel olmamış, Spartacus. Bitti düşünmenin önüne geçer. Düşünmeden de akıl zeka gelişmez. Insanlık her şeyi kesip atıp bitirseydi ne olurdu halimiz.




kısaca bir tanrının olma olasılığı SIFIR, sıfırdır çünkü bir tanrı kendisini var eden kimyayı yaratamaz, değil mi ama, daha kaç inat üretip, kaç cevap alacaksın bakalım :)

Çok güzel bir cümle kurmuşsun.

1)Tanrının olma olasılığı SIFIR diyorsun ama bu sifir noktasındaki enerji neyin nesidir.
Tanrının nereden geldiğini bilmiyoruz ama bu enerjinin de nereden geldiğini ve neden bitmediğini de bilmiyoruz.

2) Enerjinin kimyasi neyin nesidir spartacus. Ben enerjiden bahs ediyorum sen kimyasal diyorsun. Kardesim enerji olmadan kimyasal nasil olsun?.
Kütle ve enerji - nükleer bağlanma enerjisi vs sonucta hersey bu enerjiden olusumuyormu?.
Senin o cok sevdigin maddenin icinde de bile bu enrji karsina cikiyor.Allllüüüüüüü.
Kuran ne diyordu , Sah damarindan daha yakiniz.

Bu kitablari acaba kimler yazdi diye hep diyorum ama kimse beni anlamiyor.

aliyarasfal
22-01-2016, 07:04
Spartacus, bu adam bildiğin zeka yoksunu. adam diyorki tanrının nerden geldiğini bilmiyoruz diyor, sanırsın ortada enerji gibi kanıtlı bir varlık varda onu diğeriyle karşılaştırıyor. Bilimden bahsediyor, bence dang-alak içek :)

Adam kafa yapıyor resmen ,sınırları zorluyor, tam bir karmaşa, yüzeysel demogoji , sen a diyorsun o b, sen bütün halinde iyi niyetle cavap veriyorsun, o cümlelerini cımbızlayıp ne anlattığını umursamayıp saçma sapan boş iletiler yazıp(mantık ve bilgi hatası dolu) cevap verdim sanıyor.:)


Bildiğin trol, her kalıba girer, her türlü iki yüzlülüğe yalana dolana alışmış, geniş derler ya hah o cinsten. savunduklarına bak ne olduğunu anla, cehaletide eşantiyon :)


Bulmuşun kopkoyu cahili başına bela, adama yeni beyin tak işe yaramaz, her hücresine kadar işlemiş bu kişiliksizlik. Sıfır empati, sıfır insani değer, bildiğin tipik hy müslüman modeli.:)


Tek yaptığı eline tutuşturulmuş ve ezberletilmiş şeyleri maaşını haketmek için pervasızca savunmak. Şu siteye girip senin yazdıklarını okuyanların geneli bunun cevap diye yazdıklarını gördüklerinde sana üzülüyor eminim. Sabrına hayran olmamak mümkün değil.

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
22-01-2016, 08:13
Bu yazdıklarının konumuzla ne alaka?. Konu başlığımız zamanda tesadüf , dünyadaki hayat ile ilgili. Son yazdığım ise evrendeki hassas ayar ile ilgili olduğundan tüm evreni kapsıyor.Neyi kapsadığının önemi yok ki, girme o halde o konulara.Bir o kadar da çekiliş mevcut olsa da ne olmus olur?Hassas ayar filan yok, o hüsnü kuruntu, olasılıkla ilgili son mesajıma bakarsan anlarsın, nasıl görmek isterseniz öyle görürsünüz, çünkü sizin referansınız zihin(metafizik). O yazımın sonunda 50 bilya olayı var, bu tür hassas ayar vb, rakamalr, uçuşan inançlar tümüde insanın kendi hüsnü kuruntularından kaynaklı, bilim keyfiyet tanımaz. O vakit yat uyu, saksıyı böyle kıracağına, daha hayırlı iş yapmış olursun.
Bitti kelimesi hiç güzel olmamış, Spartacus. Bitti düşünmenin önüne geçer. Düşünmeden de akıl zeka gelişmez. Insanlık her şeyi kesip atıp bitirseydi ne olurdu halimiz.Bir dirhem gelişme oldu sende, haklısın o halde ne diyoruz, YARATILMIŞTIR demiyoruz, düşünmenin önüne geçer, yaratıcı var demiyoruz, düşünmenin önüne geçer. Yaratılmış, yaratmış, varolmuş gibi anlamsız, muhatapsız söylemleri şart edinmiyoruz. hadi hayırlısı bakalım sözüne sadık olacak mısın?1)Tanrının olma olasılığı SIFIR diyorsun ama bu sifir noktasındaki enerji neyin nesidir.
Üfürmendir.
Tanrının nereden geldiğini bilmiyoruz ama bu enerjinin de nereden geldiğini ve neden bitmediğini de bilmiyoruz.madde enerjiyi açığa çıkartıro, bir yerden gelip, bir yere gittiği yok, enerji dediğin öyle bir eşy ki insan üretip, sarf olarak bile kullanır, bak ülkeme, Avrupa güneş-rüzgar, yenilenebilir kaynak, enerji ÜRETİMİ(!)diye koşarken, AKP yandaşlarını ihya etmek için hala Hidroelektrik santrali(HES) peşinde. Sebep? tanrıyı, afedersin maddeden enerji dönüşümü sağlayıp, kullanmak için, ama maksat ihtiyaca binaen değil, maksat yandaş sevinsin, toplumun hazine malını babasının malı gibi dağıtsın, alsın... O nedenle bunlara tanrı şart, yoksa kendilerini s-aklayamazlar. Mesela Erdoğan bir karede diyor ki, Allah'ta bizimle(bizden yana), küçük bir çocuk babasına soruyor; - baba Allah'ta mı hırsız :) çaktın köfteyi?

daha önce anlattım, geri dönüp bakarsın, enerjinin ne olduğuna dair en ufak fikrin yok, enerji-ruhtur dönemleri o kadar eskide kaldı ki, artık gülemiyoruz(bir fıkrayı insan kaç kez dinlerse, artık gülmez hale gelir, biz artık gülemiyoruz, bıktık)...

Ne var biliyor musn? MADDE, bitti... Bir yerden gelmez, bir yerede gitmez(yani realite dışından veya zaman ölçeğiyle bir zman diliminden filan).. Ortadadır devinir, senin tüm çıakrımalrın maddenin ortadalığının, 2. basamağının(hareket, değişim, ilişki ağı), 3. basamağa yansıyan (etki-tepki, nitelik) üzerinden yaptığın soyutlamalardır. Senin tanrın, 3. basamaktan sonra, yine senin 3. basamakta yarattığın bir guraba(belkide Kasımpaşa Canavarı, Kasımpaşa cuk oturdu, sen anlıoor beni?)...
2) Enerjinin kimyasi neyin nesidir spartacus. Ben enerjiden bahs ediyorum sen kimyasal diyorsun. Kardesim enerji olmadan kimyasal nasil olsun?.MADDE, kimyası madde :)

Şimdi bunlar gözleme dair, gözlemimize dair, ortada olana dair, sen ortalıkta olmayan tanrının kimyası nedir, senin işin evreni, maddeyi-enerjiyi(enerjiyi maddeden ayrı ele alamazsın), bilgiyi ret etmek, karalamak, çamur atmak değil ki, tanrını ispatlamak, kafa şişirme...

Tanrının kimyası nedir, o kimyayı yaratan kimdir! başından beri sen yanlışsın, çünkü tabanı olmayan metafizik şartlanmaların var, sonra da onlara dayanak arıyorsun, güzel kardeşim, ZİHİN TABANINDA, HAYAL TABANINDA dayanak dilediğin kadar bulursun, Noel baba bile bulmuşken sen hayli, hayli... Bu kendini kandırmak, senin bulman gereken dayanak, GÖZLEM TABANI olmalıdır. Tanrının kimyasının formülü ne? madem tasarlanmış, hadi saadete gel? saadet evde yok? E hadi başka kapıya!

Son olarak başından ebri kullandığın sözdebilim, sahte bilim, o olasılık, rakam şu ya da bunalr 3. basamak sonrasıdır, 1. basamak, 3. basamakça belirlenmiyor, 3. basamak 1.basamak(madde) zemininde belirleniyor...

Katranı kaynatsan olur mu şeker? Sen düşüncende olur diyebilirsin, inandım o halde olur diyebilirsin, bunlar senin sorunun, lakin gerçekte ne olup olmayacağını gözlem tabanı, yani katranın, kimyasal reaksiyonunda(elektron alışverişi yapmasına sebep olacak bir başka madde! ilişkisinde, açığa çıkan ısı->enerji) belirler.. Yani senin hüsnü kuruntuna, iradene, neye inanıp, inanmadığına bağlı değil, senin tabanın gözlem, referansın madde-ilişkidir. Bu bahisle geçerli bir argüman geliştirme şansın var... Bu halde ısı enerjisinin nasıl ortaya çıktığınıda öğrenmiş oldun...

Şimdi hassas ayar düzen denge, insan hüsnü kuruntusu, ego merkezli, bana gözlem tabanından bahset. Evrende hiç bir tasarım görmüyorum, kaosun, dinanizmin etken olduğu ve tekdüzeliğin olmadığı bir ortam görüyorum... hele ki akıllı tasarım, ancak senin zihninde ürettiğin güzelleme.... O halde dayatma, görmüyorsak, görmüyoruzdur, gözlem tabanı bize ne veriyorsa elimizde olan o, binbir taklaya, üfürüp kanmaya lüzum yok.

sözdebilim, sahte bilim elbette seni etkileyebilir, milyonlarca Allah inanlısı gibi, sende bunlara inanabilirsin, bunu anormal görmüyorum, benim canımı sıkan kendini haklı çıkartman uğruna alavere, dalavere, takla, dümen işine girmeniz, çarpıtmanız, göz, göre, göre kendinizi kandırmanız, insaf el vermiyor da, muhatap oluyoruz.

Son mesajımda gördün mü hassas ayarı, Dünyayı nasılda Güneşe o mesafeye çakmış, harbi süper akıllı tasarımcıymış... ihtimal 1/149.000.000 da bir idi(gerçekten bu saçmalığa inanıyorsun, oysa ben ağzımla söylüyorum, bu yaptığım oran saçmalık. üstelik dilediğim noktaları baz aldığım bir çeşit oyun gibi, gerçekte ise gelişigüzel ve herhangi birisinin, diğerine özel ayrıcalığı olmayan, katrilyonlarca yıldız, gezegen gibi, elinden etrafa saçtığın bilyeler gibi gelişigüzel mesafelerdi. Hiç bir bilye emin ol, hiç bir matematik hesabı yapmadı, sen savur, o illaki düşecek, işte buda fizik yasası, maddi zeminin kaçınılmaz tokadı! Mesafe mi, kimin umurunda? hem kime, neye göre? sana göre mi almak zorundayız, ben buradan alırsam, ayağın dibindeki bilyanın mesafesi ne olacak? Kime, neye göre?). camon, camon, hehehehe :)

Bak geçmişte de Zenon paradoksu denmişti, bir daha özetleyim, uzayda sonsuz sayıda noktayı, sonsuz sayıda referans alabilirsin, sonsuz sayıda yön tayin edebilirsin, hiç bir şey senin keyfiyetinle ve aklınca belirlediğin referanslara bağlı değil. İşte o zaman senin hassas ayarın, dengen sudan çıkmış kediye döner, kendini(tanrıyı!) evrenin merkezine koymaktan vazgeçersen, özgürlüğe adım atacaksın. ne zaman hoşgeldin diyelim, ne zaman ise, ama artık bir an önce o girdiğin kara delikten çık gel, yoksa bu kadar kafaya takıpda iğne ucu kadar olsun bilmeden göçersen üzülürüm, iyi kötü karşılıklı içtik şurada! naçizane.

Nana Buluku
22-01-2016, 09:04
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ? , Siz yazdıklarımı okumuyor musunuz?.
Bakin ne yazmisim.


Olasılık belkide 1/2 ama siz yalan atıyorsunuz. Olamaz mı ? Bu argümanı savunan insanların büyük bir kısmı bilim düşmanı değil mi ? Neden bilim düşmanlarına güveneyim ? Zaten Planck sabiti gerçek fizik sabiti değil ama bu insanlar gerçek fiziksel sabitmiş gibi anlatıyor. Gerçek fizik sabitleri bir elin parmaklarını geçmiyor.

Olasılığın gerçekten 10^15'de bir olduğunun matematiksel izahını yapman gerek. Aslında sadece bu izahta yeterli değil. Olayın rastgele gerçekleşip gerçekleşmediğini nereden biliyoruz ?

Bu değerin oluşmasını sağlayan mekanizma belkide yer çekimi gibi işliyor. Yani kesin olarak cismin yere düşmesi gibi. Başka bir olasılık var mı ? Kesin düşecek.

Ayrıca olayı etkileyen değişkenler nelerdir ? Örneğin, yazı-tura gelmesi olayında paranın atış hızı olayın sonucunu etkiliyor. Bu olayın sonucunu ne etkiliyor ?

Bu hesabın yapıldığı bilimsel makale hangi dergide yayımlanmış ? Hakem denetiminden geçmiş mi ?

NOT: Şimdi sen cahil olduğun için rastgelenin ne olduğunu bilmiyorsun. Olasılık hesabı yaptığın olaylar rastgeledir. Yani önceden tahmin edemezsin. Belirli olasılıklar vardır ve sen hangisinin gerçekleşeceğini önceden bilemezsin.

dine mine ne
22-01-2016, 17:56
Olasılık belkide 1/2 ama siz yalan atıyorsunuz. Olamaz mı ? Bu argümanı savunan insanların büyük bir kısmı bilim düşmanı değil mi ? Neden bilim düşmanlarına güveneyim ? Zaten Planck sabiti gerçek fizik sabiti değil ama bu insanlar gerçek fiziksel sabitmiş gibi anlatıyor. Gerçek fizik sabitleri bir elin parmaklarını geçmiyor.

Yaw ne bilim düşmanlığından hangi yalancılığımdan bahsediyorsun sen?.
Ortada olan dönüp dolaşan bilgileri paylaşıyorum araya da kendi fikrimi koşturuyorum olan biten bu.
Herkes kendi inandığı şeyleri burada koşdurmuyormu ?. Ben koşturdugum zaman neden yalancı oluyorum?.
Sorgulamayan, düşünmeyen, kavruk insan yapısı çokmu güzel oluyor.

Misal materyalistler statik evren modelini savunuyor, sonsuzdan geldi diye. Einstein hesaplıyor Yok ya diyor statik filan değil diyor . Genişleyen bir evren var diyor.
Halen inanmayanlar var aramızda ,ama onlar gerçekçi oluyor, ben ise yalancı.

Bilim dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırmış adamları bile kendi inancınız için
görmezden geliyorsunuz, sonra da bilim düşmanlığından bahs edebiliyorsunuz.

Büyük patlamaya inanmayabilirsin, Planck sabitesi / kuantuma inanmayabilirsin senin bileceğin iştir arkadaşım.
Ama lütfen Einstein gibi Planck gibi adamlara inanmayıp , bilim düşmanlığından bahsetme.

Olasılığın gerçekten 10^15'de bir olduğunun matematiksel izahını yapman gerek. Aslında sadece bu izahta yeterli değil.

Galaksilerin yıldızlardan, atom ve atom altı parçacıklar bütün yapılar evrenimizde sayılar tarafından belirlenmiş. Bunun matematiksel izahına git bunu ortaya atanlara sor ,bana neden soruyorsun?.

Olayın rastgele gerçekleşip gerçekleşmediğini nereden biliyoruz ?
Hileli olmayan herhangi bir zar ile 6 atma olasılığı 1/6 dir.
2 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6 = 0,027778
3 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6x1/6 = 0,00463
4 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 = 0,000772
5 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 x1/6 = 0,000129

Görmüş olduğunuz gibi 6 atma adeti arttıkça olasılık düşüyor. 5 kere 6 atma olasılığınin hesabı matematikte kısaltılmış olarak şu şekilde de yazılabilir (1/6) ^5 . (1 bölü 6 üzeri 5)
Bunu hesap makinesine tikarsanız ayni hesapdaki sonucun cikdigini göreceksiniz.

5 kere arka arkaya veya 5 tane zar ile aynı anda 6 atma olasılığı 0,000129 gibi gayet düşük bir olasılıktir. Bütün gün yemeden içmeden bunu deneseniz bile muhtemelen bunu başaramıyacaksınız.

(1/6) ^5 Hal böyle iken 10^15 veja 10°122 nasil olur ?. Yani tesadüften daha bahs edilebilinirmi.


Sir Martin Rees:
"Fizikçiler nereye bakarlarsa baksin, onlar hassas ayarın örneklerini gözlemliyorlar"

Stephen Hawking:
"Şaşırtıcı gerçek şu ki, bu sayıların değerleri yaşamın gelişimini sağlamak için çok hassas bir şekilde düzenlenmiş gibiler."

David Deutsch:
Eğer birisi evrenin bu özel özellikleri hakkında şaşırmadığını iddia ediyorsa o kafasını kuma görmüştür.

Git bu adamlara derdini anlat arkadasim ,beni niye yalancilik ile
sucluyorsun???????......

dine mine ne
22-01-2016, 18:02
Olasılık belkide 1/2 ama siz yalan atıyorsunuz. Olamaz mı ? Bu argümanı savunan insanların büyük bir kısmı bilim düşmanı değil mi ? Neden bilim düşmanlarına güveneyim ? Zaten Planck sabiti gerçek fizik sabiti değil ama bu insanlar gerçek fiziksel sabitmiş gibi anlatıyor. Gerçek fizik sabitleri bir elin parmaklarını geçmiyor.

Yaw ne bilim düşmanlığından hangi yalancılığımdan bahsediyorsun sen?.
Ortada olan dönüp dolaşan bilgileri paylaşıyorum araya da kendi fikrimi koşturuyorum olan biten bu.
Herkes kendi inandığı şeyleri burada koşdurmuyormu ?. Ben koşturdugum zaman neden yalancı oluyorum?.
Sorgulamayan, düşünmeyen, kavruk insan yapısı çokmu güzel oluyor.

Misal materyalistler statik evren modelini savunuyor, sonsuzdan geldi diye. Einstein hesaplıyor Yok ya diyor statik filan değil diyor . Genişleyen bir evren var diyor.
Halen inanmayanlar var aramızda ,ama onlar gerçekçi oluyor, ben ise yalancı.

Bilim dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırmış adamları bile kendi inancınız için
görmezden geliyorsunuz, sonra da bilim düşmanlığından bahs edebiliyorsunuz.

Büyük patlamaya inanmayabilirsin, Planck sabitesi / kuantuma inanmayabilirsin senin bileceğin iştir arkadaşım.
Ama lütfen Einstein gibi Planck gibi adamlara inanmayıp , bilim düşmanlığından bahsetme.

Olasılığın gerçekten 10^15'de bir olduğunun matematiksel izahını yapman gerek. Aslında sadece bu izahta yeterli değil.

Galaksilerin yıldızlardan, atom ve atom altı parçacıklar bütün yapılar evrenimizde sayılar tarafından belirlenmiş. Bunun matematiksel izahına git bunu ortaya atanlara sor ,bana neden soruyorsun?.

Olayın rastgele gerçekleşip gerçekleşmediğini nereden biliyoruz ?
Hileli olmayan herhangi bir zar ile 6 atma olasılığı 1/6 dir.
2 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6 = 0,027778
3 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6x1/6 = 0,00463
4 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 = 0,000772
5 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 x1/6 = 0,000129

Görmüş olduğunuz gibi 6 atma adeti arttıkça olasılık düşüyor. 5 kere 6 atma olasılığınin hesabı matematikte kısaltılmış olarak şu şekilde de yazılabilir (1/6) ^5 . (1 bölü 6 üzeri 5)
Bunu hesap makinesine tikarsanız ayni hesapdaki sonucun cikdigini göreceksiniz.

5 kere arka arkaya veya 5 tane zar ile aynı anda 6 atma olasılığı 0,000129 gibi gayet düşük bir olasılıktir. Bütün gün yemeden içmeden bunu deneseniz bile muhtemelen bunu başaramıyacaksınız.

(1/6) ^5 Hal böyle iken 10^15 veja 10°122 nasil olur ?. Yani tesadüften daha bahs edilebilinirmi.


Sir Martin Rees:
"Fizikçiler nereye bakarlarsa baksan, onlar hassas ayarını örneklerini gözlemliyorlar"

Stephen Hawking:
"Şaşırtıcı gerçek şu ki, bu sayıların değerleri yaşamın gelişimini sağlamak için çok hassas bir şekilde düzenlenmiş gibiler."

David Deutsch:
Eğer birisi evrenin bu özel özellikleri hakkında şaşırmadığını iddia ediyorsa o kafasını kuma görmüştür.

Git bu adamlara derdini anlat arkadasim ,beni niye yalancilik ile
sucluyorsun???????.....

dine mine ne
22-01-2016, 18:03
Olasılık belkide 1/2 ama siz yalan atıyorsunuz. Olamaz mı ? Bu argümanı savunan insanların büyük bir kısmı bilim düşmanı değil mi ? Neden bilim düşmanlarına güveneyim ? Zaten Planck sabiti gerçek fizik sabiti değil ama bu insanlar gerçek fiziksel sabitmiş gibi anlatıyor. Gerçek fizik sabitleri bir elin parmaklarını geçmiyor.

Yaw ne bilim düşmanlığından hangi yalancılığımdan bahsediyorsun sen?.
Ortada olan dönüp dolaşan bilgileri paylaşıyorum araya da kendi fikrimi koşturuyorum olan biten bu.
Herkes kendi inandığı şeyleri burada koşdurmuyormu ?. Ben koşturdugum zaman neden yalancı oluyorum?.
Sorgulamayan, düşünmeyen, kavruk insan yapısı çokmu güzel oluyor.

Misal materyalistler statik evren modelini savunuyor, sonsuzdan geldi diye. Einstein hesaplıyor Yok ya diyor statik filan değil diyor . Genişleyen bir evren var diyor.
Halen inanmayanlar var aramızda ,ama onlar gerçekçi oluyor, ben ise yalancı.

Bilim dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırmış adamları bile kendi inancınız için
görmezden geliyorsunuz, sonra da bilim düşmanlığından bahs edebiliyorsunuz.

Büyük patlamaya inanmayabilirsin, Planck sabitesi / kuantuma inanmayabilirsin senin bileceğin iştir arkadaşım.
Ama lütfen Einstein gibi Planck gibi adamlara inanmayıp , bilim düşmanlığından bahsetme.

Olasılığın gerçekten 10^15'de bir olduğunun matematiksel izahını yapman gerek. Aslında sadece bu izahta yeterli değil.

Galaksilerin yıldızlardan, atom ve atom altı parçacıklar bütün yapılar evrenimizde sayılar tarafından belirlenmiş. Bunun matematiksel izahına git bunu ortaya atanlara sor ,bana neden soruyorsun?.

Olayın rastgele gerçekleşip gerçekleşmediğini nereden biliyoruz ?
Hileli olmayan herhangi bir zar ile 6 atma olasılığı 1/6 dir.
2 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6 = 0,027778
3 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6x1/6 = 0,00463
4 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 = 0,000772
5 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 x1/6 = 0,000129

Görmüş olduğunuz gibi 6 atma adeti arttıkça olasılık düşüyor. 5 kere 6 atma olasılığınin hesabı matematikte kısaltılmış olarak şu şekilde de yazılabilir (1/6) ^5 . (1 bölü 6 üzeri 5)
Bunu hesap makinesine tikarsanız ayni hesapdaki sonucun cikdigini göreceksiniz.

5 kere arka arkaya veya 5 tane zar ile aynı anda 6 atma olasılığı 0,000129 gibi gayet düşük bir olasılıktir. Bütün gün yemeden içmeden bunu deneseniz bile muhtemelen bunu başaramıyacaksınız.

(1/6) ^5 Hal böyle iken 10^15 veja 10°122 nasil olur ?. Yani tesadüften daha bahs edilebilinirmi.


Sir Martin Rees:
"Fizikçiler nereye bakarlarsa baksin, onlar hassas ayarın örneklerini gözlemliyorlar"

Stephen Hawking:
"Şaşırtıcı gerçek şu ki, bu sayıların değerleri yaşamın gelişimini sağlamak için çok hassas bir şekilde düzenlenmiş gibiler."

David Deutsch:
Eğer birisi evrenin bu özel özellikleri hakkında şaşırmadığını iddia ediyorsa o kafasını kuma görmüştür.

Git bu adamlara derdini anlat arkadasim ,beni niye yalancilik ile
sucluyorsun???????......

world
22-01-2016, 18:11
Yaw ne bilim düşmanlığından hangi yalancılığımdan bahsediyorsun sen?.
Ortada olan dönüp dolaşan bilgileri paylaşıyorum araya da kendi fikrimi koşturuyorum olan biten bu.
Herkes kendi inandığı şeyleri burada koşdurmuyormu ?. Ben koşturdugum zaman neden yalancı oluyorum?.
Sorgulamayan, düşünmeyen, kavruk insan yapısı çokmu güzel oluyor.

Misal materyalistler statik evren modelini savunuyor, sonsuzdan geldi diye. Einstein hesaplıyor Yok ya diyor statik filan değil diyor . Genişleyen bir evren var diyor.
Halen inanmayanlar var aramızda ,ama onlar gerçekçi oluyor, ben ise yalancı.

Bilim dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırmış adamları bile kendi inancınız için
görmezden geliyorsunuz, sonra da bilim düşmanlığından bahs edebiliyorsunuz.

Büyük patlamaya inanmayabilirsin, Planck sabitesi / kuantuma inanmayabilirsin senin bileceğin iştir arkadaşım.
Ama lütfen Einstein gibi Planck gibi adamlara inanmayıp , bilim düşmanlığından bahsetme.



Galaksilerin yıldızlardan, atom ve atom altı parçacıklar bütün yapılar evrenimizde sayılar tarafından belirlenmiş. Bunun matematiksel izahına git bunu ortaya atanlara sor ,bana neden soruyorsun?.


Hileli olmayan herhangi bir zar ile 6 atma olasılığı 1/6 dir.
2 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6 = 0,027778
3 kere 6 atma olasılığı: 1/6 x1/6x1/6 = 0,00463
4 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 = 0,000772
5 kere 6 atma olasılığı: 1/6x1/6x1/6x1/6 x1/6 = 0,000129

Görmüş olduğunuz gibi 6 atma adeti arttıkça olasılık düşüyor. 5 kere 6 atma olasılığınin hesabı matematikte kısaltılmış olarak şu şekilde de yazılabilir (1/6) ^5 . (1 bölü 6 üzeri 5)
Bunu hesap makinesine tikarsanız ayni hesapdaki sonucun cikdigini göreceksiniz.

5 kere arka arkaya veya 5 tane zar ile aynı anda 6 atma olasılığı 0,000129 gibi gayet düşük bir olasılıktir. Bütün gün yemeden içmeden bunu deneseniz bile muhtemelen bunu başaramıyacaksınız.

(1/6) ^5 Hal böyle iken 10^15 veja 10°122 nasil olur ?. Yani tesadüften daha bahs edilebilinirmi.


Sir Martin Rees:
"Fizikçiler nereye bakarlarsa baksin, onlar hassas ayarın örneklerini gözlemliyorlar"

Stephen Hawking:
"Şaşırtıcı gerçek şu ki, bu sayıların değerleri yaşamın gelişimini sağlamak için çok hassas bir şekilde düzenlenmiş gibiler."

David Deutsch:
Eğer birisi evrenin bu özel özellikleri hakkında şaşırmadığını iddia ediyorsa o kafasını kuma görmüştür.

Git bu adamlara derdini anlat arkadasim ,beni niye yalancilik ile
sucluyorsun???????......

Gibiler , şaşıram insan, ben de lotoyu tuttursam şaşırırım ama olasılık dahilinde üstelik evrende bir sürü kart var bir sürü galaksi bir sürü gezegen var sınırsız koşul sınırsız yer var elbet bir an bir vakit bir canlı filizi görülebilir bu olasılık dahilindedir ve olmuş bir şey için imkansız denemez saçmalıyorsunuz.

dine mine ne
22-01-2016, 19:56
Gibiler , şaşıram insan, ben de lotoyu tuttursam şaşırırım ama olasılık dahilinde üstelik evrende bir sürü kart var bir sürü galaksi bir sürü gezegen var sınırsız koşul sınırsız yer var elbet bir an bir vakit bir canlı filizi görülebilir bu olasılık dahilindedir ve olmuş bir şey için imkansız denemez saçmalıyorsunuz.


Aminoasitlerinbelirli türde, belirli sayıda, ve belirli diziliş sırasında karakteristik düz zincir de birbirlerine bağlanması lazım.

Bu olmadan protein oluşmaz deniliyor. 400 Amino asitin belli bir sırayla dizilme ihtimali 10^520de bir ihtimaldir.

Aynı olasılık hesapları, David Shapiro, Harold Morovitz, Francis Crick;Carl sagan,Lecomde du nuoy,Frank Salisbury tarafindan yapilmis ve ayni rakamlar elde edilmis.

Sen basit bir lotodan sasiriyorsun ama hayata gelince tik yok nedense.

Evrenin neresinde olursan ol ,olsalik hesabi evrendeki kartlara da gecerli.
Nerde olursan ol fark etmez.
Hayatin olusmasi icin tüm apartmanin lotoyu tutmasi lazim , sadece sen degil.
Lotoyu tutsan sasirdin diye mutlak ciglik aticaksin , tamamda seninle beraber tüm apartman bagirirsa ne yapacaksin????????.
Konu tüm apartman sade sen degil.

Tüm apartman tuttu ama sende tutmadimi, yandi bitti kül oldu hersey ve yine bastan baslayacan oynamaya.

Protein olusum olasiligi okadar düsük ki ,bügüne kadar kendiliginden olusmamis.

Sen aminiasitsin ,sen ile tüm apartman tutugu zaman Protegin olacak (hayat hala yok).
Komsu apartmanlarda(proteinler) hayatin olusmasi icin lazim,yani onlarda lotoyu tutmasi lazim .
Sen kendi tuturmana sasiyorsun ama apartmanlari gözden kaciriyorsun.

Nana Buluku
22-01-2016, 20:07
Cevap var mı ?

YOK.

İnsan kuşkucu olmayınca her duyduğuna inanır. Sonuç olarak savunduğu şeyin ne olduğun dahi haberi olmuyor.
Sahtekarlar insanların duymak istediği yalanları atınca inanan çok oluyor.

Nana Buluku
22-01-2016, 20:09
Bu olmadan protein[COLOR=#434343][FONT=Arial] oluşmaz deniliyor.

Diyen kim ?

Bilim düşmanları.(Evrim karşıtları.)

Peki, biz buna inanır mıyız ?

Hayır.

dine mine ne
22-01-2016, 22:36
Cevap var mı ?

YOK.

İnsan kuşkucu olmayınca her duyduğuna inanır. Sonuç olarak savunduğu şeyin ne olduğun dahi haberi olmuyor.
Sahtekarlar insanların duymak istediği yalanları atınca inanan çok oluyor.

Evet dogru söylüyorsun, hayat kendinden olusuyor diyen sahtekarlarin yalanlari bir cogunun karnini doyurdugu icin zaten inanma ihtiyaci duyuluyor.Sizde bu yalanlara ihtiyac duymasaydiniz bu sahtekarlara inanmazdiniz.

dine mine ne
22-01-2016, 23:30
Çoğu oyunda önemli olan herhangi bir rakamı atmak değil de altı atmaktır, birçok Oyunda 6 atan oyunu kazanıyor, bu durumda 6 rakamının spesifik bir değeri vardır.
Aynı şekilde yaşam barındıran evreninde spesifik bir değeri vardır, sadece belirli bir rakamda yaşam çıkabilir.
Şimdi arkadaşlarınızla bir oyun oynadığınızı düşünün , bu oyun için herkes kendi evinden bir zar getirdiğini düşünelim. Oyunda en çok altı atan kazanacak. Arkadaşınızın sürekli arka arkaya durmadan sürekli altı attığını düşünün. Tabii ki doğal olarak bu durumdan şüphelenecek, arkadaşınıza bu işte bir hile var mı diye soracaksınız. Bunun üzerine arkadaşınızda size " Yahu neden hile olsun Sonuçta 5 atma olasılığıda 6 atma olasılığı kadar Aynı düşüklük de değil mi "diyecek. Peki siz buna ikna olur musunuz?. Bu işte bir tuhaflık olduğu için ,pek ikna edici gelmez değil mi.

Şimdi gelelim yapılan hataya, bu zar örneğin de iki tane herhangi bir değer birbiriyle kıyaslanıyor, Halbuki kıyaslanması gereken şey kazanma ve kazanmama olasılıklarıdir. Herhangi bir değer kıyaslandığında her değer 1/6 olduğu için elbette bunda şaşılacak bir şey olmaz. Şimdi kazanma ve kazanmama değerlerini kıyaslayıp farkı görelim. Az önce bahsettiğimiz gibi kazanma Yani 6 atma olasılığı 1/6 dir. Kazanmama Yani 6 atmama olasılığı ise bu durumda : 1- 1/6 =5/6 dir. Kazanmama Yani 6 atma olasılığı daha yüksek olduğu için 6 çıkmamasına nispeten daha az şaşırırız, altı çıkmasına ise daha çok şaşırırız. 6 çıkma adedi çoğaldıkça bizim şaşkınlığımız doğal olarak artar.

Dialectics
22-01-2016, 23:56
Sana daha önce bunu sormustum yine soruyorum: senin su anda buraya tam da bu anda bu yaziyi yazma olasiligin kacti?

Antropik ilke bu baglamda sacmadir. Hersey ayarlanmis diyorsun. Hersey ayarlanmis ise derdin ne o zaman? Hersey ayarliysa ve o ayara göre isliyorsa sen niye bir seyi ispatlamaya calisiyorsun? Ayarli olanlar neye ayarlandiysa ayarinin gerektirdigini yapmayacak mi o zaman?
Kaldi ki sundugun tüm olasiliklar da sacma seyler. Daha önce de sorduk cevaplamadin. Kozmolojik sabitin baska bir sey olma olasiligi varmiymis acaba? Ama nato mermer nato kafa...

spartacus
23-01-2016, 01:48
Evet dogru söylüyorsun, hayat kendinden olusuyor diyen sahtekarlarin yalanlari bir cogunun karnini doyurdugu icin zaten inanma ihtiyaci duyuluyor.Sizde bu yalanlara ihtiyac duymasaydiniz bu sahtekarlara inanmazdiniz.hayat kendinden oluşmaz, hayat bir sonuçtur... Kendiliğindeni, kendisi içini, tesadüfü, olasılığı, hiç bir kavramı doğru-düzgün bilmiyorsunuz, çünkü kafa, işe yaramayan ve kıvrılıp, buruşturulup atılan kağıtların çöplüğü gibi, doldurulmuş.

Kaç kez yazdım, tepki alıyorsun ama sebebi çok açık. SENİN EN TEMEL YANLIŞIN, ART NİYETİN, MERAMIN BAŞKA AMACIN BAŞKA OYNUYOR.

sana defalarca dedim, tepki çekmenin sebebi, dürüst olmayışın, arkadaş çamur atma, boşverrrrrrrrrrrrrrrrr, başkasını ne kadar kötülersen kötüle, bu senin düşünceni ayyuka çıkartmayacak, otur yalana, yanlışa düşmeden, gayet insani, objektif biçimde neye nasıl inandığını anlat... Bunca sayfa geçti hala bunu yapmadın, Evrim teorisi kaka, mason, siz mason, o mason, kaka, siz kaka, saçma sapan çarpıtılmış sözdebilim, sahtebilim, HYahya ayarlı akıllı tasarımcıların sizleri kandıran uyanık akıl oyunları... Sana bunlar lazım değil, sen bu sitede yazacaksan, ki yazıyorsun, demek ki artık idrak ve düşünme vasfını harekete geçirmişsin, koyunluğu ve papağanlığı bırak...

Sen neye inanıyorsun, neden inanıyorsun, 2,3.şahısları katmadan, kendine sor ve ilk elden, 1.şahıstan(kendinden) insan gibi, bir anlatmayı denesene..

hayatın oluşması, içtiğin çayı içmek için kaynattığın suyun kaynaması kadar doğal... Sen kaynatmıyorsun, su kaynıyor, senin yaptığın sadece ortamını sağlamak, yani sen ARACISIN burada, ne için? kaynaması için. Evrende öyle bir ilişkiler ağı var ki, işte ortam doğal olarak sağlanıyor, KENDİLİĞİNDEN. Kimse yakmasada orman yangınları çıkar, doğal sebeplerle, hayat, işte o da böyle, gayet doğal sebeplerle başlar ve gelişebilir. Çünkü MALZEME MEVCUT, ORTADA, tek sorun kalır geriye, ORTAM, UYGUN ORTAM. O DA MEVCUT;

200 MİLYAR GALAKSİ, Samanyolu galaksimiz, o 200 milyardan sadece birisi, katrilyonlarca parçacık ortam elbette suyun kaynaması için senin zahmet etmen şart değil... oturup geçersiz, ama gerçekten çok ahmakça, OLASILIK YAPACAKSAN, 200 MİLYAR GALAKSİYİ DAHİL EDEREK YAPMALISIN...

Anlayamazsın, çünkü dincisin, en fazla çamur atar, isnat eder, demagojiye sarılırsın..

Olsa olsa senin tanrı hikayen de senaryon ve kahramanın, 200 milyar galaksi varmış, devreye gireyimde hayata olanak tanıyacak ortamları yok edeyime çalışır, çünkü der, bunca zenginlikte, bunca madde yükünde, bunca ortamda, tanrıda olsam buna ben bile engel olamam, bari şarkı söyleyim, bu akşam ölürüm(öldür beni dine mine ne!!!), bunu kimse tutamaz, yıldızlar tutamaz, dine mine bile tutamaz...

İNANCINA SAYGIM OLUR, BU TUTUMUNA ASLA OLMAZ, ETRAFINA PİSLEME, başkasının pisliği seni temiz kılmaz, inancını YAŞA!:flock:

Şimdi anlat, bu tanrı kim, nasıl peydah olabildi, Olasılığı nasıl %100 hesap ettin, kimyası nedir, o kimyayı kim ortaya koydu, tanrıyı oluşturan bileşimleri, tanrıdan önce yaratan kim? Anlatmakla mükellefsin, bilmiyorsan, çamur atma, otur, oturduğun yerde, dilersen git kurbağaya inan, tap, saygı duyarım, ama sen kurbağaya tapıyorsun diye etrafa çamur saçma, gir batağına tependen, aağına kadar çamurunla yüz...

Bu paragrafımı aydınlatmadığın sürece, sadece boş zaman geçirilecek kadar ciddiyetin olur...

dine mine ne
23-01-2016, 03:13
spartacus

1)Big bang olayina inaniyormusun ,inanmiyorsan neden inanmiyorsun.
2)sifir nokta enerjisinide ben üfürüyormusum ,buna da inanmiyorsun .Neden ?.

Bigbang yok kuantum yok iyide sen neye inaniyorsun?.

Seni anlayabilmem icin kisa ve öz yazarsan sevinirim.

spartacus
23-01-2016, 04:07
spartacus

1)Big bang olayina inaniyormusun ,inanmiyorsan neden inanmiyorsun.
2)sifir nokta enerjisinide ben üfürüyormusum ,buna da inanmiyorsun .Neden ?.

Bigbang yok kuantum yok iyide sen neye inaniyorsun?.

Seni anlayabilmem icin kisa ve öz yazarsan sevinirim.
Hiç bir şeye inanmıyorum :)
Bak yine benim ne düşündüğüme yöneldin, oysa biz okuyup, idrake tmek gerekirse anlamak namına senin ne düşündüğünü öğrenmek isteyen, merakından ölmek üzere olan kediler gibiyiz.

1.) Big Bang olayı diye bir olay tanımıyorum, muhatap olamadık.
2.) Sıfır nokta vs diye bir durum söz konusu değil...
3.) Big Bang'den öncesinden söz etmekte, Big bang teorisini ret etmek olur. 2 karpuz bir koltukta durmaz.

Kuantum yok demedim, sizin öne sürdükelrinizle, bu hali-durumun alakası, ilişkisi yok diyorum...

O kadar açık anlatmıştım ki, herhangi ilgisiz bir olayın sebebi, tüm diğer ve bir bütün halinde tüm olayların sebebi olarak işlenemez, gösterilemez... İŞİN EGELİYOR diye tutup sarılıyorsan, elbette tepki çekeceksin, çünkü BİLİM'in lafzını yapıyorsun.

Bak şu alıntıdan ne anladın, iyi düşün, defalarca ifade ettiğim hatalarından bir kaçı burada da mevcut;

"İnsanlar sık sık bilime dayandırarak haklı çıkarmaya çalıştıkları şeyleri satmaya çalışıyorlar."

"Ama bizler klasik objeler gibi belirli bir sebepten dolayı hareket ederiz: Boyutumuz büyük, birçok partikülümüz var, ve birbiriyle etkileşim halindeler."

"Kuantum mekaniğin gariplikleri laboratuvarda özel koşullarda, ya da inanılmaz derecede küçük ölçeklerde geçerliliğini gösterir. Evrene yer-çekimi ile de bağlıyız, ve gezegenlere yer-çekimi ile bağlıyız. Ama bu astrolojinin doğru olduğunu göstermiyor."

"Kuantum mekanik korelasyonları, kuantum mekaniğin bir mesafede gösterdiği korkutucu davranış, sadece dünyanın geri kalanından (tamamen) izole edilerek özel olarak hazırlanmış sistemlerde geçerlidir. Bizler kesinlikle dünyanın geri kalanından izole edilmiş değiliz. Günün her saniyesinde birçok şey ile bombardımanediliyoruz. Sonuç olarak özel olarak hazırlanmış kuantum mekaniksel sistemler değiliz ve cisimler üzerinde garip kuantum güçleri uygulayamayız."

Lawrence KraussKimdir:https://tr.wikipedia.org/wiki/Lawrence_Krauss

Dine mine ne, ben senle böyle yazıştığım için üzülüyorum, aşırıda rahatsız oluyorum, ama çarede bırakmıyorsun, elimden geldiğince önce sende eksik gördüğüm analtıyorum, eksiğini analttım diye HASIM moduna giriyorsun, benle hasım moduna girersen MİNDERDEN kaçmam, kaçamam, çünkü gereksiz yere kurduğun mindere çıkmazsam, buseferde hükmen yenik sayıyorsun, bu halde de madem forum ve tartışma şansımız var, seni öylece bırakamıyorum...

Şunu yap, TÜM ÖNSEL ŞARTLARINI sil, bir dene! ne kaybedersin.

her şey yartılmıştır diye gidersen, böyle bir şartlanman olur, sana artık herkes çivi, kendinde çekiç olarak görünür hale gelir... Ne kazanacaksın ki? Öyle şartlanırsan, suyunu bile her defasında kaynatanın tanrı olduğuna inanırsın, su kaynamaz da tanrı sen çay içesin diye kaynatıyor diye bile düşünmen olasılık haline gelir.

Şu an okuduğun AKILLI TASARIM, SAHTE BİLİM, SÖZDEBİLİM, HY bunları zaten hayatının bu güne kadarki anında DİN görüntüsü altında, seni kusturana kadar okudun, üstelik bunalrın YÖNTEMİ çok seviyesiz, farkında deilsin sadece, bir farkına varsan iğreneceksin. Neden kendine bir kez olsun o ağdan çıkma şansı tanımıyorsun...

Sal kendini, korkma, rahat ol, tüm şartları sıyır at ve bu başlıktaki yöntemide bir daha kullanmamak üzerine bırak(Başkasının eksiği, gediği sizin kalenize bir tuğla bile koymaz, siz önce kendi kalenize bakın, ortada kaleniz yok, tek bir tuğla bile yok, karşıya koyduğunuz kalelerin tuğlalarında gedik arıyorsunuz, amacınız gedik bulmak ise önünde eğilirim, ama amacın olmayan kaleni, diğerlerinin gedik tuğlalarını göstererek varsaymak)

Muhatpalrını eleştireceksen de kulak ver, her cevapta gerçekten hiç alakası olmayan ama hani kavgalarda altta kalmak istemeyenin olağanüstü etki yaratacak şeyler arayıp, alaksızca oradan yüklenmesi gibi durumalr olurya, o tarza yöneliyorsun, muhtabında madem kavga edeceğiz, öyle olsun diye geri döner...

ha benim yazıalrım sesli düşünme yazılarıdır, forumda olduum için bu böyle, çünkü forum alanı karşılıklı, çok farklı düşüncedeki insanların katılımıyla gerçekleşiyor, makale yazmayı andıran, monolog taşımaz. İçten ol, dilersen bana hadi lan oradan de, ama şahsıma değil, ettiğim bir söze olsun, yerinde olsun, al yerden yere vur. Ama döner mason hahahahah, mison, illuminati, şeklinde gelirsen şu sözü unutmaman gerekir;

Küçük insanalr kişileri, büyük insanalr fikirleri tartışır.

Sende bu tarzınla gördüğüm, akşam güneşine durup, gölgesine bakan cüce, ne kadar da uzun bir gölgem var diyen bir cüce...

neyse, Kuantum felsefesi diye bir felsefe yok, kafanı ve vaktini bunlarla heba etme, zaman değerli, geçip, gideceğiz, Akıllı Tasarım, böyle bir teori yok, gözlem tabanıda yok, insan bu hayal gücü, kurgu gücü yüksek, zihin dünyası ile gerçek dünya aynı değil... HAKLI olmak için bu kadar ihtiraslı olma, objektiflik en güzeli. BİLMİYORUM demedikçe, ama dememek için İNANÇ uydurdukça, insan cehalete yol alır. İnanmak, bilmediğini itiraf edip, kesinlikle biliyorum demektir.

Hiç bir şeye inanmıyorum... Big bang, sıfır noktası dediğin vb inanmadığım gibi bu teroide de böyle bir durum söz konusu değil.... Sonsuz kütle diye kütle de olmaz, kütleden söz etmekle zaten bir limit, sınır tayin etmiş oluruz. Bg bang terosinin ise AKILLI TASARIMLA ne alakası var? Sen bir araba yapmak için dinamit mi patlaıyorsun? hangi tasarımı böyle yaparsın? patlama kaostur, tasarımın zıttıdır..

Kuantum Teorisinin de Akıllı Tasarıma zerre kazandırdığı bir şey yok, akıllı tasarımcılar çarpıtmayı, yalanı, iki yüzlülüğü severler, çünkü işlerine öyle gelir, ve bunların çoğu milyonalrın cehaletini sömürmek için mesai yapar(hasılı budur), bildiğin fal, muska yazmanın bir başka biçimi. bu salt kişiliklerinin bozukluğundan gelmez, ŞARTLI OLMALARINDAN veya ÇIKAR elde etme ümitlerinden gelir... Harun Yahya okulunu bile okuyacak kadar paradan yoksun bir aileden gelir, şimdi bak birde?Ülkede onca bilim insanı vardır kisme adını bile bilmez, onca emek sarfedelerler, alınteri dökerler, ama hayatları gösterişten, cennet ortamından uzak geçer, birde diğerine bak, kıyasla, sen bilim insanlarını okumazsın, ama HY okursun, çünkü o sana ŞARTLI OLDUĞUN ŞEYDE duymak istediğini propaganda eder, milyonlar HY okur ama bilim insanlarını okuyan binlerle ifade edilir...

Bir müslüman ne zaman irdelemeye yönelse, BENİM AKLIM ALMAZ, ERMEZ der, düşünmek istemez, irdelemeyen ise nedir? Köle, kul... irdelemeyen düşünemez... sen ise yaratıcı diyorsun, her şey yaratılmış diyorsun, önsel, mutlk şartlar belirliyorsun, sonrada YALITTIĞIN, YALITIK ORTAMLRDA PARÇALADIĞIN KÜÇÜCÜK PARÇALARDAN evrenler kurup, yıkıyorsun, ABSÜRD OLASILIK HESAPLARI yapıyorsun, ama OLASILIKLARIN NEDENSE MİNİCİK NOKTALARDA, AÇILARDA SEYREDİYOR. EVRENDE 200 MİLYAR GALAKSİ VAR BİR DÜŞÜN, SEN BUNU HESABA KATMADAN, küçücük bir canlının, bilmem ne hücresindeki, bilmem ne kimyasalı alıp, tövbe bunun olasılığı bilmem neyde ney diyen AHMAKLARIN oyunlarıyla heba oluyorsun... Abicim, ozonun oluşmasıda bilmem neyde, ne olasılıktır, ama sana demiyoruz ki illa gel DÜNYADA OLUŞMA OLASILIĞI YAP, 200 MİLYAR GALAKSİ var, birinde oluşmamışsa, diğerinde oluşabilir, görmüyor musun üslü rakamlar, imkansız dediğin üslü rakamlar kadar, ortam mevcut... Derdin ne ki, evrenin merkezine kendini koyuyorsun bir de böyle yalıtık, küçücük noktaya hapsedilmiş olasılık hesapları. Kuyrukluyıldızlarda bile su var...

Son olarak kendi görüşünü, hiç bir fikre, görüşe yaslanmadan ya da omuzuna basmadan ifade edemezsen, kendi elinde veya başkalarının elinde oyuncağa dönersin.

Bir canlının evren ortamında, koşulunda oluşmasının imkansız olduğunu isptlasan dahi, bu TANRININ ispatı olmaz, buradaki asli yanlışını, yöntemsizliğini o kadar net söylüyorum ki, sen tanrıyı ancak o üfürk olasılık hesaplarında yaptığın gibi kimyasıyla ortaya koyabilirsen konuşabilirsin... ben de sana sorarım, şu karıncanın oluşmaması namına bunca edebiyat yaptın, çarpıttın, evreni kavanoza indirdin, peki güzel kardeşim karıncanın oluşmasının imkansız olduğu şu koşulda, milyarlarca galaksiyi tasarlayabilecek dirayette bir KARINCA(tanrı) nasıl oluşuyor anlat derim... ben sorarım sen anlatmakla mükellefsin, senin derdin benim ne bilip, bilmediğimle uğraşmak, beni itibarsızlaştımak olmamalı, ben soranım, sen açıklayan olmak zorundasın. cevabın bana saldırmak olmamalı. Aldığın tepki mi var sebebi bu ve cehalet timsallerini kırmaman(inanıyorum o halde kesin biliyorum! çelişkisi vs, bilen inanmaz, inanan bilmez)

world
23-01-2016, 04:31
Hiç bir şeye inanmıyorum :)
Bak yine benim ne düşündüğüme yöneldin, oysa biz okuyup, idrake tmek gerekirse anlamak namına senin ne düşündüğünü öğrenmek isteyen, merakından ölmek üzere olan kediler gibiyiz.

1.) Big Bang olayı diye bir olay tanımıyorum, muhatap olamadık.
2.) Sıfır nokta vs diye bir durum söz konusu değil...
3.) Big Bang'den öncesinden söz etmekte, Big bang teorisini ret etmek olur. 2 karpuz bir koltukta durmaz.

Kuantum yok demedim, sizin öne sürdükelrinizle, bu hali-durumun alakası, ilişkisi yok diyorum...

O kadar açık anlatmıştım ki, herhangi ilgisiz bir olayın sebebi, tüm diğer ve bir bütün halinde tüm olayların sebebi olarak işlenemez, gösterilemez... İŞİN EGELİYOR diye tutup sarılıyorsan, elbette tepki çekeceksin, çünkü BİLİM'in lafzını yapıyorsun.

Bak şu alıntıdan ne anladın, iyi düşün, defalarca ifade ettiğim hatalarından bir kaçı burada da mevcut;

Kimdir:https://tr.wikipedia.org/wiki/Lawrence_Krauss

Dine mine ne, ben senle böyle yazıştığım için üzülüyorum, aşırıda rahatsız oluyorum, ama çarede bırakmıyorsun, elimden geldiğince önce sende eksik gördüğüm analtıyorum, eksiğini analttım diye HASIM moduna giriyorsun, benle hasım moduna girersen MİNDERDEN kaçmam, kaçamam, çünkü gereksiz yere kurduğun mindere çıkmazsam, buseferde hükmen yenik sayıyorsun, bu halde de madem forum ve tartışma şansımız var, seni öylece bırakamıyorum...

Şunu yap, TÜM ÖNSEL ŞARTLARINI sil, bir dene! ne kaybedersin.

her şey yartılmıştır diye gidersen, böyle bir şartlanman olur, sana artık herkes çivi, kendinde çekiç olarak görünür hale gelir... Ne kazanacaksın ki? Öyle şartlanırsan, suyunu bile her defasında kaynatanın tanrı olduğuna inanırsın, su kaynamaz da tanrı sen çay içesin diye kaynatıyor diye bile düşünmen olasılık haline gelir.

Şu an okuduğun AKILLI TASARIM, SAHTE BİLİM, SÖZDEBİLİM, HY bunları zaten hayatının bu güne kadarki anında DİN görüntüsü altında, seni kusturana kadar okudun, üstelik bunalrın YÖNTEMİ çok seviyesiz, farkında deilsin sadece, bir farkına varsan iğreneceksin. Neden kendine bir kez olsun o ağdan çıkma şansı tanımıyorsun...

Sal kendini, korkma, rahat ol, tüm şartları sıyır at ve bu başlıktaki yöntemide bir daha kullanmamak üzerine bırak(Başkasının eksiği, gediği sizin kalenize bir tuğla bile koymaz, siz önce kendi kalenize bakın, ortada kaleniz yok, tek bir tuğla bile yok, karşıya koyduğunuz kalelerin tuğlalarında gedik arıyorsunuz, amacınız gedik bulmak ise önünde eğilirim, ama amacın olmayan kaleni, diğerlerinin gedik tuğlalarını göstererek varsaymak)

Muhatpalrını eleştireceksen de kulak ver, her cevapta gerçekten hiç alakası olmayan ama hani kavgalarda altta kalmak istemeyenin olağanüstü etki yaratacak şeyler arayıp, alaksızca oradan yüklenmesi gibi durumalr olurya, o tarza yöneliyorsun, muhtabında madem kavga edeceğiz, öyle olsun diye geri döner...

ha benim yazıalrım sesli düşünme yazılarıdır, forumda olduum için bu böyle, çünkü forum alanı karşılıklı, çok farklı düşüncedeki insanların katılımıyla gerçekleşiyor, makale yazmayı andıran, monolog taşımaz. İçten ol, dilersen bana hadi lan oradan de, ama şahsıma değil, ettiğim bir söze olsun, yerinde olsun, al yerden yere vur. Ama döner mason hahahahah, mison, illuminati, şeklinde gelirsen şu sözü unutmaman gerekir;

Küçük insanalr kişileri, büyük insanalr fikirleri tartışır.

Sende bu tarzınla gördüğüm, akşam güneşine durup, gölgesine bakan cüce, ne kadar da uzun bir gölgem var diyen bir cüce...

neyse, Kuantum felsefesi diye bir felsefe yok, kafanı ve vaktini bunlarla heba etme, zaman değerli, geçip, gideceğiz, Akıllı Tasarım, böyle bir teori yok, gözlem tabanıda yok, insan bu hayal gücü, kurgu gücü yüksek, zihin dünyası ile gerçek dünya aynı değil... HAKLI olmak için bu kadar ihtiraslı olma, objektiflik en güzeli. BİLMİYORUM demedikçe, ama dememek için İNANÇ uydurdukça, insan cehalete yol alır. İnanmak, bilmediğini itiraf edip, kesinlikle biliyorum demektir.

Hiç bir şeye inanmıyorum... Big bang, sıfır noktası dediğin vb inanmadığım gibi bu teroide de böyle bir durum söz konusu değil.... Sonsuz kütle diye kütle de olmaz, kütleden söz etmekle zaten bir limit, sınır tayin etmiş oluruz. Bg bang terosinin ise AKILLI TASARIMLA ne alakası var? Sen bir araba yapmak için dinamit mi patlaıyorsun? hangi tasarımı böyle yaparsın? patlama kaostur, tasarımın zıttıdır..

Kuantum Teorisinin de Akıllı Tasarıma zerre kazandırdığı bir şey yok, akıllı tasarımcılar çarpıtmayı, yalanı, iki yüzlülüğü severler, çünkü işlerine öyle gelir, ve bunların çoğu milyonalrın cehaletini sömürmek için mesai yapar(hasılı budur), bildiğin fal, muska yazmanın bir başka biçimi. bu salt kişiliklerinin bozukluğundan gelmez, ŞARTLI OLMALARINDAN veya ÇIKAR elde etme ümitlerinden gelir... Harun Yahya okulunu bile okuyacak kadar paradan yoksun bir aileden gelir, şimdi bak birde?Ülkede onca bilim insanı vardır kisme adını bile bilmez, onca emek sarfedelerler, alınteri dökerler, ama hayatları gösterişten, cennet ortamından uzak geçer, birde diğerine bak, kıyasla, sen bilim insanlarını okumazsın, ama HY okursun, çünkü o sana ŞARTLI OLDUĞUN ŞEYDE duymak istediğini propaganda eder, milyonlar HY okur ama bilim insanlarını okuyan binlerle ifade edilir...

Bir müslüman ne zaman irdelemeye yönelse, BENİM AKLIM ALMAZ, ERMEZ der, düşünmek istemez, irdelemeyen ise nedir? Köle, kul... irdelemeyen düşünemez... sen ise yaratıcı diyorsun, her şey yaratılmış diyorsun, önsel, mutlk şartlar belirliyorsun, sonrada YALITTIĞIN, YALITIK ORTAMLRDA PARÇALADIĞIN KÜÇÜCÜK PARÇALARDAN evrenler kurup, yıkıyorsun, ABSÜRD OLASILIK HESAPLARI yapıyorsun, ama OLASILIKLARIN NEDENSE MİNİCİK NOKTALARDA, AÇILARDA SEYREDİYOR. EVRENDE 200 MİLYAR GALAKSİ VAR BİR DÜŞÜN, SEN BUNU HESABA KATMADAN, küçücük bir canlının, bilmem ne hücresindeki, bilmem ne kimyasalı alıp, tövbe bunun olasılığı bilmem neyde ney diyen AHMAKLARIN oyunlarıyla heba oluyorsun... Abicim, ozonun oluşmasıda bilmem neyde, ne olasılıktır, ama sana demiyoruz ki illa gel DÜNYADA OLUŞMA OLASILIĞI YAP, 200 MİLYAR GALAKSİ var, birinde oluşmamışsa, diğerinde oluşabilir, görmüyor musun üslü rakamlar, imkansız dediğin üslü rakamlar kadar, ortam mevcut... Derdin ne ki, evrenin merkezine kendini koyuyorsun bir de böyle yalıtık, küçücük noktaya hapsedilmiş olasılık hesapları. Kuyrukluyıldızlarda bile su var...

Son olarak kendi görüşünü, hiç bir fikre, görüşe yaslanmadan ya da omuzuna basmadan ifade edemezsen, kendi elinde veya başkalarının elinde oyuncağa dönersin.

Bir canlının evren ortamında, koşulunda oluşmasının imkansız olduğunu isptlasan dahi, bu TANRININ ispatı olmaz, buradaki asli yanlışını, yöntemsizliğini o kadar net söylüyorum ki, sen tanrıyı ancak o üfürk olasılık hesaplarında yaptığın gibi kimyasıyla ortaya koyabilirsen konuşabilirsin... ben de sana sorarım, şu karıncanın oluşmaması namına bunca edebiyat yaptın, çarpıttın, evreni kavanoza indirdin, peki güzel kardeşim karıncanın oluşmasının imkansız olduğu şu koşulda, milyarlarca galaksiyi tasarlayabilecek dirayette bir KARINCA(tanrı) nasıl oluşuyor anlat derim... ben sorarım sen anlatmakla mükellefsin, senin derdin benim ne bilip, bilmediğimle uğraşmak, beni itibarsızlaştımak olmamalı, ben soranım, sen açıklayan olmak zorundasın. cevabın bana saldırmak olmamalı. Aldığın tepki mi var sebebi bu ve cehalet timsallerini kırmaman(inanıyorum o halde kesin biliyorum! çelişkisi vs, bilen inanmaz, inanan bilmez)

Tek itirazım Big Bang aslında bir patlama değil bir genişlemedir gerçek adı zaten Dinamik Genişleyen Evren Modeli.

dine mine ne
23-01-2016, 05:08
Sana daha önce bunu sormustum yine soruyorum: senin su anda buraya tam da bu anda bu yaziyi yazma olasiligin kacti?
Yazi yazmam benim istegime bagli (özgür irade)
Bunun da olasilik hesapimi varmis?.
Hersey ayarlanmis ise derdin ne o zaman?
Hedefim sen ve arkadasin spartacusa namaz kildirmak.:whip:
Hersey ayarliysa ve o ayara göre isliyorsa sen niye bir seyi ispatlamaya calisiyorsun?
Ispat degil kardesim olan bitenlerin arasina kendi fikirlerimi sizlerle paylasiyorum.
Ehhh sonucta namazi size nasil kildiracam.:whip:
Ayarli olanlar neye ayarlandiysa ayarinin gerektirdigini yapmayacak mi o zaman?
Yapamiyacakdi yanlis ,olmayacakti dogru.
Ince ayarla kast edilen şey evrenin temel fiziksel yapısındaki değerlerin hassasca ayarlanmış / dengelenmiş olmasıdır.
bu değerlerdeki en küçük değişim bile hayatın oluşmasıni imkansız kılardı deniliyor.
araştırmalar göstermiştir ki, karbon atomundaki enerji seviyeleri evrenin genişleme oranına
kadar tabiattaki temel sabitlerni neredeyse tamamı, hayatın var olması için tam da gerekli olan değerlere sahiplerdir. Onlardan birinde meydana gelebilecek en küçük değişim bile; evrende hayatın var olmasıni ve hayatın varlığın imkansız olacaktı deniliyor.
Dünyada hayatın var olması için öncelikle bol miktarda karbon tedarikine ihtiyaç vardır. Karbon ya 3 helyum çekirdeği birleşiminden oluşturulur ya da helyum ve berilyum çekirdeklerinin bileşiminden. Seçkin bir bilim adamı ve matematikçi olan Sir Fred Hoyle , bunun olabilmesi için, nükleer hal enerji seviyelerinin birbiriyle uyumlu bir şekilde hassasca ayarlanmaları gerektiğini keşfetmiştir ve bu fenomene rezonans adı verilmiştir. Eğer sapma herhangi bir yönde %1 oranında dahi olsa, evrende hayat devam edemez.

Hoyle daha Sonraları, bir şeyin onun Ateizm inancını , bu buluşun sarstigi kadar sarsmadigini itiraf etmisdir. Hoyle söyle demisitir." fizigin yaninda biyoloji ve kimyayla da ugrasan bir süper akilin oldugu görünüyor.Tabiyatta kör kuvvet diye bir sey yok".

(Kaynak: Annual reviews of Astronomy and Astophisics,20,1982,s16)


Mesela teorik fizikçi Paul Davies nükleer kuvvetin, elektromanyetik kuvvetin oraninda , 10^16 da bir farklilik olsaydi hicbir yildiz olusamazdi der.Ayni sekilde elektromanyetik kuvvet sabitesinin, çekim kuvveti sabitesine orani da benzer bir hassas denge içinde olmalıdır. Oradaki 10^ 40 ta 1 artıs sadece küçük yıldızlarin var olmasını olanak verecekti.

Eğer evrenin başlangıcından sadece 10^40 saniye sonra genişleme ve çekme kuvvetlerinin 10^55 de 1 kadar küçük bir farklılaşma olsaydı, ya genişleme çok hızlı olacak ve evrendeki galaksiler olusmayacaklardı , ya da daha yavaş genişleme yüzünden sonunda çok hızlı bir cöküs meydana gelecekti.

(kaynak:A.H Guth, Inflationary universe, Physical Review D .S344)

world
23-01-2016, 05:31
Ben bu arkadaştan ümidi kestim şahsen spartacus zamanına yazık arkadaş bildiğini okuyor.

Dialectics
23-01-2016, 14:59
Dine mine ne,

Senin buraya yazma ihtimalin yani 1/sonsuz muydu? Özgür iradenin de ihtimali mi olurmuşla herhalde böyle bir şeyi kastettin. Yani senin buraya yazman demek ki evrenin oluşmasindan bile daha zayıf bir ihtimalmis. Demek ki Tanrı var, adı da Allah hem de, hani şu senin matematik bilmeyen Tanrın :)

Hani bu kadar alıntı yapıyorsun ya, bir ara girip su wikipedia da antropik ilke diye aratip, antropik ilkenin ciddi bir bilimsel görüş bile sayılmadığını, çünkü bir bilimsel tezde olması gereken "yanlışlanabilirlik" özelligine bile sahip olmadigini da okusana.


Sana 55. kere bir daha söyleyeyim. Benden alıntı yaparken hep niyeyse o kısmı pas geciyorsun. Kozmolojik sabitin farkli bir deger olma olasiligi varmiymis? Big bang esnasinda bahsettigin genislemenin farkli bir anda gerceklesme olasiligi var miymis?

Yok saniyenin su kadar da biri kadar yavas olsaymis hayat olusmazmis diyenin, bilimsel olarak böyle bir ihtimalin bulundugunu da ortaya koymasi gerekir, anliyor musun?

Neden biz insanların akcigerleri var ve akcigerlerimiz atmosferde en cok bulunan oksijeni kullanacak sekilde? Oksijen yerine hidrojen soluyan akcigerlerimiz olsaydi ya? Oksijen soluyan cigerlerimizin olma olasiligi kac peki sence?

Hayati islevlerimiz icin su yerine civa gerekiyor olsaydi ya? Tesadufe ve olasiliga ve sansa bak ki tam da yeryüzünde en cok bulunan su bizim hayati islevimiz olmus. Buradan da senin Allahina yol yapabilir miyiz? Hani su bizim icin yere sogan eken ve bizi de tam da sogani sindirecek midelere sahip yapan Allahina? Kimbilir ayni anda sogan bitkisinin ve sogan sindirebilen midelere sahip canlilarin olusma olasiligi kacti???

Sana 35bin783 kere dendigi gibi "hersey birbirine göre" Hersey birbirine bagli, birbiri ile iliskili. Bu sana bir sey ifade ediyor mu?

Neden insan gibi görünuyorsun? Konusan bir maymun olma ihtimalin kacti da insan oldun acaba?
O saniyedeki sapma miktarini hesaplayan bilim adami, senin bir maymun olmani saglayacak dna bozuklugu ihtimalini de hesaplasa da bir kez daha senin tam da insanda olmasi gereken dna dizilimine sahip olmana saşıp Tanrına ulassak degil mi?

Antropik ilkenin bir diger elestirisi de budur iste. Insan olmana sasmiyoruz cunku insandan insan yavrusu dogar. Günü gelince kozmolojik sabitin de neden öyle olduguna şasmayacagiz cünkü neden o degeri aldigini ögrenecegiz. Hepsi bu... Ve siz yaratiliscilar yüzyıllardir yaptiginiz gibi kendi mucizevi tanrinizi ispatlamak adina yeni bir karanlik nokta arayisina gireceksiniz...

Khaos
23-01-2016, 15:08
Ben bu arkadaştan ümidi kestim şahsen spartacus zamanına yazık arkadaş bildiğini okuyor.

spartacus, o'na yazmıyor...
bize yazıyor.
zamanına yazık değil, düşüncelerini ortaya koyuyor.
ve biliyor ki,
bu düşünceleri alıp değerlendirenler var.

o ümidi kestiğin arkadaş, ta başından beri konunun nesnesi sadece.
ve bu durum onun seçimi.

o ve onun gibilere ihtiyacımız var.

ki idealizmin ne menem bi zavallılık olduğunu deşifre edebilelim.

dine mine ne
23-01-2016, 22:58
Hiç bir şeye inanmıyorum

Hic bir seye inanmiyorsun ama Lawrence krauss linki veriyorsun.Bu adam ilk karanlik enrji fikrini ortaya atanlardan birisi .
"Karanlık enerji;fiziksel evrenbilim (https://tr.wikipedia.org/wiki/Fiziksel_evrenbilim)'de,astronomi (https://tr.wikipedia.org/wiki/Astronomi)'de,astrofizik (https://tr.wikipedia.org/wiki/Astrofizik)'te vegök mekaniği (https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6k_mekani%C4%9Fi)'nde,evreni (https://tr.wikipedia.org/wiki/Evren) sürekli genişlettiği vegalaksileri (https://tr.wikipedia.org/wiki/Galaksi) birbirlerinden uzaklaştırdığı varsayılan birenerji (https://tr.wikipedia.org/wiki/Enerji) türüdür."
Yani olay big bang.

Ama sen ne diyorsun:
1.) Big Bang olayı diye bir olay tanımıyorum, muhatap olamadık.
Big bang tanimiyorsun ama Lawrence krauss diyorsun , neden diyorsun?, cünkü adamin kuantum hakkinda söylediyi sözler hosuna gittigi icin.
Sen sikca sartlanmis kelimesini kulaniyorsun, burdaki davranisindan kendinde böyle oldugunu görebilirsin, cünkü cimbizlama yapiyorsun.

Ama bana gelince bak ne diyorsun.
Şunu yap, TÜM ÖNSEL ŞARTLARINI sil, bir dene! ne kaybedersin.

Her neyse birakalim bunlari da Krauss ne demis bir bakalim:

""""İnsanlar sık sık bilime dayandırarak haklı çıkarmaya çalıştıkları şeyleri satmaya
çalışıyorlar."""""

Bu cümlenin mücadelesini ben kendiligininden canli olusur diyenler icin vermistim.
Seninde bu cümlen aklimda kaldi .

EVRİM OLGUSU ÜZERİNE, canlılığın nasıl oluştuğu meselesiyle MÜKELLEF değil-tek başına mükellefte olamaz-tutulamaz!-, şu an eldeki veriler yetersiz

Devaminda ne demis Krauss:
""""Kuantum mekaniğin gariplikleri laboratuvarda özel koşullarda, ya da inanılmaz derecede küçük ölçeklerdegeçerliliğini gösterir. Evrene yer-çekimi ile de bağlıyız, ve gezegenlere yer-çekimi ile bağlıyız. Ama bu astrolojinin doğru olduğunu göstermiyor.""""
Dikkat edersen adam gecerliligini gösterir diyor ,Tabiki özel kosullar olucak neden , cünkü yasadigimiz ortamda vakuum olmadiginda dolayi ,bunu laboratuvar ortaminda deneyliyorlar.Yanlis nerede?, varmi yanlis.
Kuantum icin kücük ölceklerden bahs ediyor,

Yercekiminden gezegenlere ordanda astrolojiye ucmus.
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır.Kuantumdan sonra Astrolojiyi agzina dolamis ? , metafizigi dogrulamas diyor.

Ve bu sözlerle bitiriyor:
""""Kuantum mekanik korelasyonları, kuantum mekaniğin bir mesafede gösterdiği korkutucu davranış, sadece dünyanın geri kalanından (tamamen) izole edilerek özel olarakhazırlanmış sistemlerde geçerlidir. Bizler kesinlikle dünyanın geri kalanından izole edilmiş değiliz. Günün her saniyesinde birçok şey ile bombardımanediliyoruz. Sonuç olarak özel olarak hazırlanmış kuantum mekaniksel sistemler değiliz ve cisimler üzerinde garip kuantum güçleri uygulayamayız."""""

Sevgili spartacus burdada adam dogrulari söylüyor.

1)Mesafede korkutucu davranis dedigi sey Dolanıklık Teorisi
2)Özel olarak hazirlanmis dedigi sey (vakuum) .
3)Biz izole edilmis degiliz , Kuantum mekaniksel sistemler degiliz, garip gücler uygulayamayiz ,bilim adina bir seyler satmaya calisanlar sözleride. Dine mine ile alakasi yok

QUANTUM İYİLEŞME EĞİTİMİ ile ilgili:
İçerik:
FARKINDALIK ile hayatımıza yapacağımız TANIKLIK ve oluşan potansiyelimizle BAĞIMLILIKLARIMIZDAN kurtulacağımız dengeli yaşam. diye insalara satilan safsatalari dile getiriyor adam.

Krauss ateist bir yaraticiya inanmiyor, yaratılışçıliga karşı çıkıyor tamamda bu sözleri benimle ilgili degil.Seni anliyorum ama gercekten benimle ilgili degil.



2.) Sıfır nokta vs diye bir durum söz konusu değil...
"Sıfır nokta enerjisi (ZPE) adı verilen bu enerji , kuantum vakum sıfır noktası enerjisi adıyla da anılır.
Senin Krauss da bunu söylüyor,misal en son kitabında dinamik sanal parçacıklarin kuantumda var olduğunu söylüyor.


3.) Big Bang'den öncesinden söz etmekte, Big bang teorisini ret etmek olur. 2 karpuz bir koltukta durmaz.
Neden????.
Iste hep diyorum ya. Öncesinden hep var olan yok olmayan bir sifir nokta enerjisi var .
Biga bang öncesinden bu yüzden bahs edile bilinir.Burdan geldi bizim evren denile bilinir.
Meatafizik diye bilirsin ama ne yapican , bu enerji gözlemlenmis ve ispatlanmis, bunun öncülerinden birisi zaten senin krauss.

Krauss da ne yapicagini bilmiyor , yaraticiyi istemiyor ,metafizik diye.
Ama multiuniversler de metafizigin anasi oldugunu gözden kaciriyor.
Yoktan gelen bir evren istiyor ama kendisinle celisiyor.
Hem kendisi kuantumcu yok yok , vakuum da enerji var( yok olmuyor hep var) hemde yoktan evren istiyor.
Coklu evren modeli istiyor iyide ,Coklu evrenler olsa ne olur ? ne degisir ki?.
Ateistlerin çoğu çoklu evren modellerini seçerler ama nedenini anlamış değilim.
Tesadüfen böyle bir evrenin oluşabilmesi için de bir tane değil de ,sonsuz sayıda Evren vardır derler. Dawkins tanrı yanılgısı kitabının 146 nci sayfasında aynı tezi savunur.

Bu tez söyledir:
"Eğer sonsuz sayıda evren varsa bunların en az birinde, ihtimal çok düşük de olsa hayatın oluşması için tüm Şartlar uygun olabilir. Evrenin tesadüfen oluşmasını mümkün kılar."

Evrenin bizim için mi ayarlanmış olmasının yoksa bizim mi ince ayarın sonucu olduğumuzun zaten bir önemi yoktur. Sonuçta orta da inanılmaz derecede ince ayarlanmış sabitler vardır. Tesadüf sonucu bu sabitlerin oluşması daha önce de açıkladığımı gibi imkansıza denktir. Çoklu evren tezine gelecek olursak.
Birden fazla evren olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur (tenri gibi). Yani ateistlerin Bu itirazı tamamen varsayıma dayalı bir itirazdir ve yalnızca çoklu evren tezi doğru olursa geçerli olur.
Önde gelen kuantum teorisinin isimlerinden John polkinghorne, çoklu Evren tezi hakkında şunları söylüyor.

""""" Bu tür spekülasyonlarin ne olduklarını açıkça ortaya koyalım. Bunlar fizik değil, baştan aşağı metafiziktir. Bir Evren topluluğuna inanmayı gerektirecek hiçbir bilimsel gerçek yoktur.
Yapıları itibariyle diğer dünyaları bilmemiz mümkün bile değildir. Oysa ki eşit şartlarda şöyle bir izah çok daha mantıklıdır: Bu Dünya böyle ayarlanmıştır cünkü yaratıcının İdaresi onun böyle olmasını istemiştir ve böyle yaratmıştır.
(kaynak :One World, SPCK, s80.

Spartacus, Ateistler için durumu daha da vahim yapan şey çoklu evrenin doğru olması takdirinde bile bu tezin evrenin yaratılmış olma tezini ortadan kaldırmamasi, çünkü kozmolojik argümanında gördüğünüz gibi hala evrenin başlangıcı problemi vardır. Yani çoklu Evren doğru olsa bile bunları da başlatan olması lazım. Bu konu hakkında ünlü fizikçi Stephen Hawking in taleplerinden biri şöyle bir itirafta bulunur:

"""" çoklu Evren teorisi doğru olsa bile, ki henüz bunun doğru olduğunu bilmiyoruz, bu evreni tanrı yaratmadığı anlamına gelmezdi.""""

Gördügün gibi Senin Krauss da kacmaya yer ariyor sadece .
Coklu evren olsa ne olur , bunlar nerden geldi proplemi onlara da gecerli olurdu.
Coklu evrenler olsa bile bu Dine mine ne nin isine yarar.Neden?, cünkü bu hiyar yaratan bir güce inaniyor da ondan.

Bu adami susuturmak icin bize statik bir evren modeli lazim , bu inek ancak ozaman susar,inan bana.

Kuantum yok demedim, sizin öne sürdükelrinizle, bu hali-durumun alakası, ilişkisi yok diyorum...
Sen sifir nokta enerjisine inanmıyorsun ayni zamanda kuantum yok demiyorsun sonra hic bir seye inanmiyorum diyorsun ,anlamadim gitii.

Dine mine ne bu vakuum enerjisinden tanri cikarman aklim almiyor dersen anlarim, ama alaka yok dersen sapkalari degisiriz.

Hep var olan yok olmayan Enerji (benim yaratici) alaka buradan.





Dine mine ne, ben senle böyle yazıştığım için üzülüyorum, aşırıda rahatsız oluyorum, ama çarede bırakmıyorsun, elimden geldiğince önce sende eksik gördüğüm analtıyorum, eksiğini analttım diye HASIM moduna giriyorsun, benle hasım moduna girersen MİNDERDEN kaçmam, kaçamam, çünkü gereksiz yere kurduğun mindere çıkmazsam, buseferde hükmen yenik sayıyorsun, bu halde de madem forum ve tartışma şansımız var, seni öylece bırakamıyorum...

Üzülme Spartacus , neden üzülüyorsun üzülme.
Ara sira kapismalar olucak, normaldir. Benim icin önemli olan sahsima yazilsin , Ailem isin icine karisdirilmadigi müddetce benim icin sorun yok.

Senle benim durum arti eksi gibi. Hemen hemen her fikrimiz birbirine zit.
Minder olayinda haklisin, bende bazen öyle düsünüyorum, ama hakli olmak icin degil .
Tepkileri görüyorum ve dogal olarak daha cok derdimi anlatmaya calisiyorum.

Biz aslinda yanlis tartisiyoruz , Tartisma cok dagiliyor, bir cok konu birbirine karisiyor.
Az ama öz yazmamiz lazim.
Bunun suclusu sensin , bir basladinmi bitirmek bilmiyorsun ,kafan attimida artik kacan kurtulur .


Hiç bir şeye inanmıyorum... Big bang, sıfır noktası dediğin vb inanmadığım gibi bu teroide de böyle bir durum söz konusu değil.... Sonsuz kütle diye kütle de olmaz,

kütleden söz etmekle zaten bir limit, sınır tayin etmiş oluruz. Bg bang terosinin ise AKILLI TASARIMLA ne alakası var? Sen bir araba yapmak için dinamit mi patlaıyorsun? hangi tasarımı böyle yaparsın? patlama kaostur, tasarımın zıttıdır..
Söz etmekle neden sinir limit koymus olalim, mantigimiz algilamadigi iicn mi bunu söylüyorsun???.
Uzun ,kisa / kalin,ince varsa, limitin karsiligi sonsuzluk neden olmasin ?????.Sonsuz kütle /enerji olmaz degib neden isin icinden cikiyorsun.
Sonucta bu enerji gözlemleniyormus (ispat li yani).
Inanmiyorum derken neye inamiyorsun ????. Bunlar sarlatanlik yapiyordur ,gözlem var diye yalan atiyorlar mi diyorsun?. kisa yoldan bunlar komplo mu diyorsun?????.

Hic bir seye inanmiyorsun , vakumda enerji yok big bang de yok, sonsuz evrende yok .
Anladiysam arap olayim.
HERSEYIN TEORISI bulunacak diyenlerde var ,evrenimizi, teoriye dayali bir zorunlulukdan dolayi aciklama gayesi de var.
Peki senin fikrin ney ozaman??????.

patlama kaostur, tasarımın zıttıdır.. dogru gibidir ama dogru degildir.Yasam kaos gibidir ama degildir, kaos olsa olusamazdi. Atteistler kaosdan her seyin olusumunu tesadüf ile aciklamaya bakiyorlar. Tesadüf kibar kelime , aslinda dogru olan esek sansidir .
Akil bilinc yerine esek sansina inanirlar.
Hayatimiza dünyamiza bak , bitkiler yesillik kirli havayi alir temiz hava geri verir, her sey uyum icinde . nereye bakarsan bak karsina tesadüf cikiyor, bende zigerim böyle tesadüfü artik diyorum ,yeterse yeter artik ,ula burda bir sey var ama neyin nesidir diyorum.

Matematigin yüzünden bu tesadüf aciklamisi karnimi doyurmuyor spartacus , Karnim ac kaliyor.

peki güzel kardeşim karıncanın oluşmasının imkansız olduğu şu koşulda, milyarlarca galaksiyi tasarlayabilecek dirayette bir KARINCA(tanrı) nasıl oluşuyor anlat derim...

Soruna cevap ,basligin adi " zamdanda tesadüf """"" Zamanda, kaosdan olusum olasiligi bicak sirti spartacus.
Bes kardesten birinine denk gelir meselesi degil mesele.Hayat cok karmasik oldugundan
Aklimizin anahtari olan matematik ile soruna isik tutmaliyiz. Mantik ile degil.
Mantigin ile kütle de nasil sinir limit koydugunu görüyorsun. Elimizdeki anahtarda limit varmi?.

Mantigimiz ile (limitl/sinirla) bugun yazisamazdik ,ama elimzdeki (sonsuz) anahtar ile bak yazisiyoruz.

Al sana gözlem , tespit ,ispat.

Nana Buluku
23-01-2016, 23:41
Biz aslinda yanlis tartisiyoruz , Tartisma cok dagiliyor, bir cok konu birbirine karisiyor.

Aslında yanlış tartışıyoruz değil tartışmıyoruz olacak. Sana bilimsel gerçekleri anlatmaya uğraşıyorlar ancak anlamıyorsun yada anlamak istemiyorsun.

Evrimi kabul ettikten sonra 'evrimsel süreçte doğal seçilim mi yoksa genetik sürüklenme mi daha etkili ?' veya 'evrim birey üzerinde mi yoksa gen üzerinde mi işler ?' ya da 'insan zekasının evrimini en fazla etkileyen sebepler nelerdir ?' gibi soruları tartışabiliriz. Tartışılabilir olan bunlardır.

Yıldıztozu
23-01-2016, 23:42
Sevgili dine mine ne; eğer bigbangi anlamak istiyorsan sana birkaç kitap önereyim.

1- Steindhart ve Turok - Sonsuz evren
2- Hawking- Büyük Tasarım
3- John Gribbin- Çoklu evrenler
4- Lawrence Krauss- Hiç yoktan bir evren
5- Roger Penrose- Zaman döngüleri
6- Lee Smolin- Evrenin Yaşamı

ilk dördünü okudum ve son ikisini de okuyacağım. Bigbang artık her şeyin başlangıcı olarak kabul edilmekten çıkmış durumda. Bir sürü alternatif var. Karadeliklerle bigbang arası benzerlikler, çoklu evrenler, döngüsel evrenler, kuantum dalgalanmaları, zar çarpışmaları, boyut kırılmaları gibi.

Bu kadar çok mümkün açıklama varken, bilinçli bir tanrı tarafından tasarlandığını iddia etmek geçmiş insanların yaptığı ''yıldırımları zeus gönderdi'' demekten farksız kalıyor.

spartacus
23-01-2016, 23:52
Hz Mükerrer

spartacus
23-01-2016, 23:52
Off Dine Mine ne offf, okumadğını düşünüyorum, bu yazımı gerçekten oku... İnat et oku bir.

İnanmıyorum diyorum, kavramları ne zaman öğreneceksin. İnanıyorum demek -> Bilmiyorum demektir. fakat kesin biliyorum da demektir... Senin durumun yani = cehalet.

Big Bang, andığın kısımlar teorinin spekülatif(kurgu) düzeyi ve bir çok sahtebilimci, şarlatan o kurgular üzerinde dilediği gibi eğip, büküp senin gibileri pandikliyor.

Olasılık hesapları yapan dilediği kadar olsun, YANLIŞ HESAP yapıyorlar. Bir örnekle ne yaptığını nasıl düşündüğünü söyleyim;

Bir tuz parçası alıyorsun, balkona koyuyorsun. Sonra diyorsun ki bu tuz'un benim balkonumda, tekrar bu şekilde yeniden oluşma veya balkonumda oluşma olasılığı, bu imkansız diyorsun... -> 1/99999999999999999999999999999999999999999999999999 999999999999999999999999

çıkıp sana kabak gibi Tuz gölünün resmini paylaşıyorum! neden bu kadar darlaştırıp, YALITIYORSUN, illa senin balkonunda mı olmalı, sebep? İZOLE düşünüyorsun? İZOLE, şimdi o alıntıma git, bak nerede geçiyor, anlamını biliyor musun! :)

Bu tür olasılık hesaplarında kafa ANGUT çalışırsa, ahmaklıktan öteye gitmez... bak balkon örneğinde gitmedi, İNANCIN İÇİN GEREKÇE ÜRETMEKTEN, üste çıkmak için etrafına ÇAMUR atmaktan vazgeç, ÜRETİYOR, TÜRETİYORSAN zaten yanlış yapıyorsun demektir... Yani sen TANRININ, yani o varsaydığın TANRININ ancak senin ZİHİNSEL ve akli oyunlarınla var olabileceğini itiraf etmiş oluyorsun...

Dön baba dönelim, sonu yok...

Şimdi tuz örneğini anladın mı?

Alıntı yapıyorum, dönüp bana yine aynı şeyi yapıyorsun, SEN ALINTIDAN ÇIKARTMAN gereken ana temayı çıkqrttın mı? Çıkartmadın mı? :) Ona baksana..

Karanlık madde, enerjiye nerede inanıyorum ya da inanmıyorum demişim ki, iyi misin? hem ne alaka?

Ama en kötüsüde CEHALET timsalini sürdürmen, karanlık enerjiye inanıyorum, inanmıyorum demem, sana yaptığım alıntının ANA TEMASINDAN çıkartman gerekene ENGEL Mİ? Ne anladın o alıntıdan? Şu ana kadar Kuantum lafzı ile saçma-sapan sahtekar ve şarlatanların SENİ KANDIRDIĞINI, bu konuda, burada ettiğin onca sözün kıymet-i harbiyesinin olmadığını anlamalıydın... Sen ne yapıyorsun, yine döndün beni sorguluyorsun, bilmiyor musun, bu cehalettir, bu safsata yöntemidir.

SON OLARAK;
Yaptığın açıklama geçersiz, mantıklı, objektif bir açıklama yapmak zorundasın. hayatın çeşitliliği ve karmaşıklığı bir şeyin ispatı olmaz, aksine çeşitlilik, bu çeşitliliğin ortaya sereceği YAPI-FORM namına, olgu ve OLAYLARDA özel bir iradeye gereksinim olmadığını gözler önüne serer. Doğal yollarla ormanlarda yangın çıakbileceğini gösterir, illa ,insan-tanrı gerekmediğini!

Sen şimdi neyi ispatladın? bana ne anlattın da anlayayım?

Zamanda tesadüf, ayrıca bu saçma bir ifade, bu ifade zamanı, kendi şahsına münhasır bir dışkınlığa atıyor oysa zaman varlıkta içkindir, dışında soyutlanamaz :)

Benim senden beklediğim bir kez olsun düşünce ve görüşlerini, cehalet yönteminden uzak dile getirmen. Alıntı ne diyordu?

Gezgenlere yer çekimiyle bağlıyız, ama bu astrolojinin doğru olduğu anlamına gelmez.

Bu başlıkta sen astroloji araklıyorsun, astrologlardan aşırıp buraya yapıştırıyorsun öyle düşün... Bize falcılıktan, büyüden dem vuruyorsun, bir an öyle düşün... Gördüğümüz, o haldesin yani, emin ol ve lakırdıyla geçiştiriyorsun....

Bir daha diyorum Akıllı Tasarımcıları geç, onlar sahtekar, defalardır sahtekarlıkalrını ispatlıyoruz ama hala aynı yöntemle geliyorsun... Bak hala tesadüf kelimesini yanlış kullanıyorsun, ama hala ve ısrarla.. Kaç kere anlatıldı sana, yanlış kullanıyorsun, yanlış biliyorsun olasılığıda yanlış biliyorsun...

Tesadüf nedir;
hayat tesadüf değil, KAÇINILMAZDIR, tesadüfler GENELDE DEĞİL ÖZELDE, ÖZELE İNİLMİŞ ZEMİNDE SÖZ KONUSU OLUR, RASLANTISALDIR hepsi bu. Hem diyorsun karmaşık(ÇEŞİTLİ) hemde raslantısallığı RET EDİYORSUN, şaka mı yapıyorsun?.

Aynen verdiğim örnekte suyun ısınması gibi, ORTAM eliyledir ve ortama muhtaçtır. Evrene bakarsın milyarlarca galaksi, bu da demek ki ortamın olması OLASILIK dahilinde... Nerede olduğunun, kime denk geldiğinin bir önemi yok, denk gelecek KAÇINILMAZ(anladın mı kaçınılmaz derken kastımı! Ama dünya da olması meselesi, NEDEN illa dünya diyorsun! işte o da tesadüf deniyor, ortam bu coğrafyada denk gelmiş!, bakın hayat kaçınılmaz, ortamın nerede rastladığı ise seçili değil, neye tesadüf deniyor öğren artık!)!.. Sen olasılık diye çıkıp, denk gelmiş herhangi bir ortamı, saltıklaştırıyorsun, tuz örneğimi düşün, çık yukarı, örnek verdim bir bak! mantığın yanlış, ciddi sorunlu düşünüyorsun, yani AKILSIZCA...

Hala bize ait olmayan kendi cehaletini KUSUYORSUN, BIRAK BİZİ, SENİN ÇIPLAK, HİÇ SU KATILMAMIŞ FİKİRLERİN NELER?

Tanrının Kimyası nedir?
O tanrıyı oluşturacak kimyayı, tanrıdan önce yaratan, birleştiren, tasarlayan kimdir?
Bu tanrı kimin tasarımı?
Bu tanrıya akıl, fikir ihsan eden kim?
Bu karınca(tanrı) neyin karıncası, kimyası, fiziği ne, bu kimya nasıl bir araya geldide tanrıyı, koordine hareket etmesini oluşturdu?

Bu soruları üreten sensin, biz değiliz ki! Değil mi? O halde cevap vermekle mükellef olanda sensin, biz değiliz, vermedikçe de kafa şişirme, vaktine, uğraşına, kendini körü, körüne şartladığına değmez.

Dialectics
24-01-2016, 00:09
Dine mine ne,

Ilk neden problemini çözememekten dolayı artik bir Tanrı varsaymak demode bir fikir. Ilk nedenini anlayamadigin evreni aciklamak icin ilk nedenini aciklayamadigin bir Tanri varsaymak kisir bir döngüdür, çözüm degildir ve neye benzer biliyor musun:

Zamaninda, bundan bikac yüzyil önce filan, bir seminerde bir kadın dünyanin günesin etrafinda döndügünü aciklayan bir uzmana inanmadigini belirterek dünyanin bir kaplumbaganin sirtinda oldugunu iddia etmis. Adam sormus, peki kaplumbaga neyin üstünde? Kadin da cevaplamis, baska bir kaplumbaganin üstünde... Adam yine sormus peki o kablumbaga neyin üzerinde? Kadin, oh bayim nereye varacaginizi anladim demis...

Simdi hani sende evreni ya da tüm muhtemel paralel evrenlerin ortaya cikmasina sebep olan ilk nedenin Tanri olacagini iddia ediyorsun ya... Ben de sana soruyorum o zaman: Tanrinin ortaya cikmasinin nedeni ne?

Ha dersen ki ben Tanriyi algilayip anlayamam, e o zaman ben de derim ki "ilk neden" problemi i de algilayip anlama yetenegin yoktur o zaman... Algilayamadigin problemi de Tanri ile çözmeye calisman bu durumda sacma olur...

spartacus
24-01-2016, 00:59
Sevgili Dialectics

keşke dediğin gibi olsa, amenna, ama arkadaş onu yapmıyor, etrafına çamur atmakla meşgul(cehalet düzeyini aşamadı, başkasının yanlışının, kendisinin doğrusu olamayacağını bir türlü anlamadı).. Sıkıntıda bu, onu yapsa dediğini, saygı duyarım, yapsın, kim ne diyebilir ki? Paşa gönlü bilir, ama o mevcut başka görüşlere, fikirlere pisliyor, kendisi ise ortya hiç bir şey koymuyor, bizim pislediği düşüncelerimiz var, tamam madem pisledin diyoruz, o halde yerine bir şey koy...

Misal o kadın en azından kaplumbağa demiş, bir şeyler söylemiş, ama bizimkisi O'nuda söylemiyor, hiç bir şey söylemeden, çok şey söylemiş olmak durumu var. Hem hiç bir şey söylemiyor hem de çok şey söylüyor, söyledikeleri ise süreğen 2. ve 3. şahıslar üzerinden edebiyat(kötüleme hazzı, psikolojisi hakim görünüyor, tipik inançlı saldırganlığı, öyle rahatlayabiliyor)... Yani şuna benziyor;

örneğindeki Kadın itiraz etmiş olsun, ama kaplumbağası yok! Hiç bir yanıtı yok, ama iddia sahiplerine de siz yanlışsınız diyor, o halde deniyor sen söyle doğrusu ne, sana göre ne? Bizimki çıkıp devam ediyor sen şöylesin de, böylesinde, senin iddian şu da buda, aynı tutumu şaşmadan tekrar edebilmek gibi bir vasfı var, sıfıra, sıfır elde var sıfır :)

dine mine ne
24-01-2016, 18:01
Simdi hani sende evreni ya da tüm muhtemel paralel evrenlerin ortaya cikmasina sebep olan ilk nedenin Tanri olacagini iddia ediyorsun ya... Ben de sana soruyorum o zaman: Tanrinin ortaya cikmasinin nedeni ne?

Ha dersen ki ben Tanriyi algilayip anlayamam, e o zaman ben de derim ki "ilk neden" problemi i de algilayip anlama yetenegin yoktur o zaman... Algilayamadigin problemi de Tanri ile çözmeye calisman bu durumda sacma olur...

Sordugum soru hep suydu ,ben nerden geldim, bilymiyorum. Neden bilmiyorum?.Olusmadan önce bilincim olmadigindan dolayi ,öncesini bilmiyorum.

Simdi ne biliyorum?. Genisleyen bir evreni biliyorum.
Genisledigi icin bir baslangici vardir diyorum.

Peki bu baslangic nerden geldi diyorum, Vakuumdaki enerjiden geldi diyorum.
Vakkumdaki enerji nerden geldi diyorum,dogasi geregi kendiliginden olusdugu icin o hep vardi diyorum .
Benim baslangicim vardi ,evrenin vardi , ama bu enerjinin baslangici sonu yok diyorum, baslangicida olamaz zaten diyorum, cünkü zaman yok orda diyorum.

Zaman neden yok diyorum, cünküölcüm ve alanolmadigi icin diyorum.
Baslangicin basi ve sonu (alan) olmadigi icin degil (onu kendimiz de koyabiliriz) sabitligin olamadigi icin ölcümde yapamiyoruz.

Hadi alani kendimiz blirleyebillirz ama sabit olmayan bir seyi nasil ölcecen?.


http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/ppckleinjpg60dv72ij9b4n.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

Bu iki (kendi koydugumuz)alan arasi (vakumda) dalgalanmalardabasinc olusuyor ve biz bunu (Enerjiyi) ölcebiliyoruz.

Simdi dikkat:Spartacus
Enerjiyi kendimiz alan icine aldimiz zaman gücünü ölcüyoruz sadece.
Ama alanin icericisinde kendisi sabit olmadigi (Dalgalanma) icin ölcemiyoruz
Ölcüm yok, zaman yok.
Oyüzden baslangic ,yani ne zamandan beri var sorusu gecersizdir.

Bu enerji rüya gibi. Dışarıdan sadece ölçe biliyorsun, icine giremiyorsun.

Tanri ispati ayni ayni ayni rüya gibi , beyin aktivesini, Vakkumda enerjiyi gözlemlersin ama rüjanin ,tanrinin kendisini asla kanıtlayamazsın.

1) TANRININ cikma nedeni (dogasi geregi) ispat 0nokta enerji.
2) ne zamandan beri var , ne zaman oldu geldi gecersiz soru .
3) kimyasi ney (enerji).
4) telefon numarasi var mi ? / telefonun markasi elma degil armut numarayida kaybettim Ätschhhhhhh.

spartacus
25-01-2016, 01:06
Bir şeyin genişlemesi = BAŞLANGICI var demek değildir, sadece şu an genişlediği, evvelce daha DAR olduğu anlamına gelir

Ona genişleme başlangıcı denir, ŞEY'İN başlangıcı değil, şey'in başlangıcı olamaz :)

Bu noktayı anladınız mı?

Elmanın çürüdüğünü bilmen, elma çürüyor demen, ancak ÇÜRÜME BAŞLANGICINI gösterir, elmanın olmadığını değil.

Defalarca açıkladık, ZAMAN insan tarafından HAREKET-DEĞİŞİM-NİTELİK KIYASIYLA SOYUTLANMIŞ bir kavramdır, kısaca materyal zamana bağlı değişmez, zaman materyaldeki hareket-değişime BAĞLI soyutlanır, önce materyal gelir, ortadadır, sonra materyalin hali-durum değişiminden(hareketten) zaman soyutlanır...

Tanrı'nın kimyası nedir? Enerji diyorsun, oysa bu cevap değil, madde-enerji zaten ortada, bu halde tanrıyı tasarlayan kim(madem tasarımcısın) buna yanıt vermelisin.

Bizde canlının kimyası enerji-madde diyoruz. Sana göre, bir tanrı yaratan enerji, bir karıncayı hayli, hayli yaratır -eğer doğru ifade yaratımsa. oysa yaratım demiyoruz, malzemenin yoğrulmasıyla oluşan nitelikler, formlar, dönüşüm diyoruz, dönüşümlerinde ortamı-süreci mevcut, evrene bakınca da gayet olası, doğal olduğunu görüyoruz, koca evrende olasıdır diyoruz.

Biz enerjiyi yaratan canlıdır demiyoruz, canlıyı bir form-nitelik olarak meydana getiren madde-enerjidir diyoruz sen ise tanrının kendi kimyası olan madde-enerjiyi(bunları ayıramazsınız) yine kendisi yarattı diyorsunuz, burada ciddi bir mantık hatası var farkedemiyor musun? :)

Misal senin sorunla sana soruyorum yine! Verdiğin cevapdan hiç bir bilgi, anlamam gereken bir sonuç çıkartamadım, çünkü enerjinin varlığı illa bir tanrıyı yaratacak anlamına gelmez, tanrı olabiliyorsa, bu karınca da olabilrdi, neden olmasın? Gördüğüm şu, koskoca evreni akılla tasarlattığın ama kendinden bihaber, ne idüğü neyi gereği olduğu açık olmayan, bir tanrı(Noel babab ve hediye) uyduruyorsun, ama küçücük karıncaya gelince yan çiziyorsun, hala teolojinin etkisindesin, bilime uzaksın.

Eğer demiş oluyorsun, insanlar hediye alıyorsa, bu bize Noel Baba'yı gösterir. (eğer genişliyorsa vs, neden ki genişlemek imkansız mı? madde-enerji, hareketle ortada, genişlerde, daralırda, bileşir, ayrışırda, metafizik mi değil, gayet doğal fizik)

Tanrının kimyasını tasarlayan kimdir?

dine mine ne
25-01-2016, 02:17
Bir şeyin genişlemesi = BAŞLANGICI var demek değildir, sadece şu an genişlediği, evvelce daha DAR olduğu anlamına gelir
Ona genişleme başlangıcı denir, ŞEY'İN başlangıcı değil, şey'in başlangıcı olamaz https://lh4.googleusercontent.com/na0ywouuu1H7zlNRDejtZw6wjzPNvjX36uYqHlsC99kB2MC_Pu iXezmVsjnxH0NEGxetSz0qiTc9PKv1CgcJMnu-fAu3WbbilKbTNSCilx5qlriPc3WgJAZN44rdeNFYPD3G4C8l

Bu noktayı anladınız mı?

Filimi neden geri sarmiyorsun?. Dügmeye bastin mi ne olucak?. Anlik düsünüyorsun, yada mantigin sana engel oluyor.
Kendini düsün, senin baslangicin yokmuydu. Büyüme baslangicini geri sardinmi ne olacak?,
Evvelden varmiydin?.
Sen neysen big bang de o.
Enerjiden evren geldi, evrende sen dogdun. Evren enerji sen enerji , geldigin enerjiyi neden istemiyorsun.

Corba düsün ,corbayi olusturan malzemeleri düsün. (Canim da corba cekti yaa)
Günümzde big bang den 300,000yil sonrasina yani 14,5milyar öncesini insanoglu görebiliyor.
Zamanda geri bakdigimizda evrenin tarihini de görmüs oluyoruz. Ne kadar derine bakarsak, o kadar cobanin yavaas yavaas cözüldügünü görüyoruz.( sen ile ben de öyle)
big bang den 300,000 yil sonra gözlem bittiyor, spekülasyonlar basliyor.

Ayni hayatin baslangici gibi big bang.
Bir yere kadar gözlem, sonra tik yok.

dine mine ne
25-01-2016, 03:06
Defalarca açıkladık, ZAMAN insan tarafından HAREKET-DEĞİŞİM-NİTELİK KIYASIYLA SOYUTLANMIŞ bir kavramdır, kısaca materyal zamana bağlı değişmez, zaman materyaldeki hareket-değişime BAĞLI soyutlanır, önce materyal gelir, ortadadır, sonra materyalin hali-durum değişiminden(hareketten) zaman soyutlanır...
https://lh5.googleusercontent.com/R1i6B5caDB8IP-KwUkRKYrDBBGqQj6u9yiYLrVORl-Np4Ckk0MJqUWtKXaxv03lKghAC5O2mOJNXRsZqdM54K0PvKxyV ZXfpgX54igsEygrYHBzpiWM8iEbxFqbyaZ0BX8YQPNgM
OOOOfff offf yahu gördügün resim ,quantumun vakumu , zamanin gercekten olmadiginin da kaniti olarak da görülebilinir.
Yani bu resim senin dedigini destekliyor , ve diyor ki sana: spartacus zaman gercekten yok ,zaman insan soyutlamasi.
O yüzden Dine mine ye ,tanri ne zaman ortaya cikti diye bosuna sorma diyor.Sorun gercersiz soru diyor.Anladinmi?.Burda insanoglu ölcüp bicip soyutlama yapamaz diyor.
Gecersiz soru soramaz diyor,ama namazi kiliyorsa ......UUUPS.:behindsofa:

dine mine ne
25-01-2016, 03:59
Tanrı'nın kimyası nedir? Enerji diyorsun, oysa bu cevap değil, madde-enerji zaten ortada, bu halde tanrıyı tasarlayan kim(madem tasarımcısın) buna yanıt vermelisin.
1) Sen babanin parcasi ,deden yildiztosundan ,evren derken baslangic bu enerji.
Sonucta hersey ama hersey enerji degilmi . Tanri da enerji dersek neden cevap olmasin.

2) Senin mantik burda kilitleniyor iste , babani dedeni unutamiyorsun.
Enerjinin varligi kendiliginden olusuyor (tasarim yok) .
Enerjinin kendiliginden olusdugu icin zaten hiclik yokluk yok.

Dikkat edersen kuantum bize dogrulari söylüyor.
Zaman gercekten yoktur diyor, yokluk hiclik yok diyor.
Enerjiden geldik enerjiye geri dönecegiz ,biz onun bir parcasiyiz bu kesin.

Bilinçsiz geldik ama bilinçli mi gideceğiz işte orasını bilmiyorum.
Dünyada ölüme yakin anlatimlar var hastane raporlarinda,doktorlar dahi sahitlik ediyor anliyacagin.Ama bu baska konu.

Bilinçli gidersek şayet, ikimiz orada bile tartışacağız, bu kesin.

spartacus
25-01-2016, 04:01
https://lh5.googleusercontent.com/R1i6B5caDB8IP-KwUkRKYrDBBGqQj6u9yiYLrVORl-Np4Ckk0MJqUWtKXaxv03lKghAC5O2mOJNXRsZqdM54K0PvKxyV ZXfpgX54igsEygrYHBzpiWM8iEbxFqbyaZ0BX8YQPNgM
OOOOfff offf yahu gördügün resim ,quantumun vakumu , zamanin gercekten olmadiginin da kaniti olarak da görülebilinir.
Yani bu resim senin dedigini destekliyor , ve diyor ki sana: spartacus zaman gercekten yok ,zaman insan soyutlamasi.
O yüzden Dine mine ye ,tanri ne zaman ortaya cikti diye bosuna sorma diyor.Sorun gercersiz soru diyor.Anladinmi?.Burda insanoglu ölcüp bicip soyutlama yapamaz diyor.
Gecersiz soru soramaz diyor,ama namazi kiliyorsa ......UUUPS.:behindsofa:
Dine mine ne

Tamam işte

Enerji demiyor musun?

Kabul, BAŞLANGICI yok, geçersiz soru

Bu halde Başlangıç -> Başlatan tanrı

Bu mantıksız.

Buraya kadar hemfikir miyiz?

spartacus
25-01-2016, 04:21
1) Sen babanin parcasi ,deden yildiztosundan ,evren derken baslangic bu enerji.
Sonucta hersey ama hersey enerji degilmi . Tanri da enerji dersek neden cevap olmasin.
Dine mine ne;
Enerji değil, MADDE-ENERJİ
Senin kurguda sorun şurada çıkıyor -> TASARIM

Biz zaten madde-enerji diyoruz
ama tasarım değil

DÖNÜŞÜM :) Gözlemlediğin evrende mevcut olan, nasıl ki zaman için söylediklerini yukarıda irdeledik

Hareket-değişim, madde-enerji ile BİRLİKTE... Bu da çeşitli dönüşümleri(oluşumları) tetikliyor..

Bütün mesele bu, sen bakıp TASARIM diyorsun oysa tasarım demek -> İRADE SAHİBİ BİR GÜCÜN ÖNCEDEN PLANLAYARAK iş yapması demektir.

Evren'de dediğin bir durum gözlemlenmiyor..

Suyun kaynaması gibi, gayet doğal dönüşümler var ve katrilyonlarca oluşumun, değişimin yol açacağı nitelikler-formalr var...
2) Senin mantik burda kilitleniyor iste , babani dedeni unutamiyorsun.
Enerjinin varligi kendiliginden olusuyor (tasarim yok) .
Enerjinin kendiliginden olusdugu icin zaten hiclik yokluk yok.
Enerji oluşmaz, daha doğrusu madde oluşmaz, NİTELİKLER oluşur, kaybolur... DÖNÜŞÜR->dönüşüm -> hammadddesi -> madde. Kuantum deyip duruyorsun, nedir oradaki parçacık? -> madde, madde enerjiye dönüşür...

Yani un, su, helva, ısı bir araya gelir, helvayı oluşturur... Bu şekilde, materyal oluşmaz, sadece dönüşerek, ilişkisel zeminde çeşitli nitelik-formalrın açığa çıkmasına KAYNAK-TEMEL olur.

Kuantum bize bu konuda bir şey söylemiyor, gerekte yok, madde-enerji BAŞLANGIÇ sorusunun aten muhatabı olamaz, bizim başlangıç-bitiş dediklerimiz FORM çerçevesinde. Elma -> çürüdü, su toprakla karışıt->çamur, ısı enerjisi etki etti -> su ayrıştı -> gaz, ısı düştü -> gaz yoğunlaştı -> su....

Mevcut sadece oluşlar ve kayboluşlardan ibaret, bizim tüm kavramalrımızda bu zeminde hasıl oluyor.Şimdi bu nokta da sen diyorsun ki, OLUŞALRA SEBEP -> TANRI...
Biz diyoruz ki GEREK YOK, oluşlara sebep MATERYALİN DEVİNİMİ(DEĞİŞKENLİĞİ)..

Burada ayrıştık mı? Ayrıştık ve biz devam ediyoruz -> Bu oluşları gözlemliyoruz...

Temelde olan ise -> madde-enerji.

Ama biz ona TANRI demiyoruz, madde-enerji diyoruz, ortaya çıkan çeşitlilik, forma ise madde-enerjinin açığa çıkarttığı nitelikler diyoruz. Yani madde-enerji her halükarda illa bir şeye benzeyecek, çünkü ortaya bir nitelik koyuyor.
Sen dersen ki, madde-enerjinin, hareket-değişim özellik, niteliğini ben kabullenemem, SAYGI duyarım, ama bunun yerine bizim madde-enerjideki değişimlerin evrimsel süreçlerle niteliğe büründüğü görüşümüzü karşına alırsan farklı bir konuyu tartışıyor olursun ki dahi biz gerçeği-OLGUYU söylüyoruz(KURGUYU DEĞİL!), katılmayabilirsin, paşa gönlün bilir, ama mesnetsiz bir biçimde kaka durumuna getirme(bu bağlamda sahtekar, şarlatan, çakal TEOLOGLARDAN uzak dur, zira sen onlardan alıyorsun ama onalr senin görüşüne de, aynı yöntemlerle(kafa karıştıran akıl oyunu) karşı çıkıyor)... Madde-enerji değişerek, dönüşerek nitelikler açığa çıkartıyor diyoruz, hepsi bu.
Alırsın bir peyniri, bir odanın köşesine bırakırsın, 1 hafta sonra bakarsın... 1 Yıl sonra? 1.000 yıl sonra? Yani değişecek, dönüşecek, KAÇINILMAZ, bu anlamda da diyoruz ki, bize göre FORMLAR, OLUŞLAR KAÇINILMAZ, İRADİ DEĞİL, KENDİLİĞİNDEN->DOĞAL ve Evrendeki çeşitlilikte bir çok BİÇİMDE FORMLARIN oluşumu namına yeterli bir BÜYÜKLÜK sağlıyor. Evreni kavanoz gibi izole, özellikle seçilmiş bir kaç parçacık darlığında düşünemeyiz...
Misal bir kavanoza 1 oksijen atomu bırakıp, milyar yılda gözlesek OZON oluşmaz, en azından 3 mol Oksijen gerekir, evrene bakarsın milyonalrca mol oksijen, ozon'un oluşması kaçınılmaz olur, ama neden illa dünyada, Mars'ta yok dersen, koşulları dünyaya denk gelmiş(katrilyonlarca gezgen var, rastlantısal bir biçimde birisinden, birinde ozonun oluşması kaçınılmaz, ihtimalin katrilyonda bir olması anlam taşımıyor, oksijen de sonuçta daha hafif elemenlerin DÖNÜŞÜMÜNDEN oluşuyor).. Bunun gibi, evren geniş, evren büyük, evren binbir çeşit özellik sunuyor..

Sonuç olarak gerçek; MADDE-ENERJİ-HAREKET-DEĞİŞİM-İLİŞKİ->DÖNÜŞÜM.

dine mine ne
25-01-2016, 05:10
Bizde canlının kimyası enerji-madde diyoruz. Sana göre, bir tanrı yaratan enerji, bir karıncayı hayli, hayli yaratır -eğer doğru ifade yaratımsa. oysa yaratım demiyoruz, malzemenin yoğrulmasıyla oluşan nitelikler, formlar, dönüşüm diyoruz, dönüşümlerinde ortamı-süreci mevcut, evrene bakınca da gayet olası, doğal olduğunu görüyoruz, koca evrende olasıdır diyoruz.

Biz enerjiyi yaratan canlıdır demiyoruz, canlıyı bir form-nitelik olarak meydana getiren madde-enerjidir diyoruz sen ise tanrının kendi kimyası olan madde-enerjiyi(bunları ayıramazsınız) yine kendisi yarattı diyorsunuz, burada ciddi bir mantık hatası var farkedemiyor musun? https://lh4.googleusercontent.com/qtdU_oF_SE-vXzgimNGGmJ866YnXxgKIUegRE0Ky5oUCTY30NJ62diVGJZExP C8qa_F9DIeTqUuQGAKp_WRq80gto0Aa-GKLdVaE4HT_nICb27PXM7GLkg59GwK1zAN21sqq2HeF
1) Mantik hatasi yok, mantigin seni engellemesi var.
Sen, baban ,deden ,yildiztozu, evren , enrji demistik . Su dan kar ordanda buz olmaz
hele ki buhar hic olamaz gibi mantik yürütüyorsun.
Kendisinin bir parcasiyiz iste, ne var bunda.
Kendisinin de kendisini yaratigi degil.
Kendiliginden olma var (sifir enerji demistik), ne zaman oldu , gecersiz soru, cünkü zaman
yok.

Ama senin demek istedigin bu degil galiba. Sen enerji kendiliginden olusuyorsa , biz de enerji isek ozaman tanri yok dur demeye getiriyorsun isi degilmi?.Eger buysa ben bunu eskiden cok düsündüm Spartacus .
Iste burda matematigin dedigi esek sansi degilde, akilin olmasi lazim dedigim nokta yüzünden deist oldum.

2) Tabiki olasidir ama matematik esek sansi diyor ,hayat icinde malzeme yogruluyor ama
kivamina girmiyor nedense, degilmi.
Matematik, birakin ugrasmayin diyor , öyle bildiginiz sans degil ben esek sansindan bahs
ediyorum diyor, ama adami dinleyen yok.

world
25-01-2016, 05:35
dine mine ne neden polideist olmadın.belki çok Tanrı vardır ne malum?

aliyarasfal
25-01-2016, 05:42
Spartacus sendeki eşek şansı, buda sana denk geldi napcan :)

Ben bu enerjiye hayran kaldım organize süper tanrılar yaratıyorda uyduruk bi canlılığı yaratamıyor. Vay arkadaş :)

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
25-01-2016, 06:04
1) Mantik hatasi yok, mantigin seni engellemesi var.
Sen, baban ,deden ,yildiztozu, evren , enrji demistik . Su dan kar ordanda buz olmaz
hele ki buhar hic olamaz gibi mantik yürütüyorsun.
Kendisinin bir parcasiyiz iste, ne var bunda.
Kendisinin de kendisini yaratigi degil.
Kendiliginden olma var (sifir enerji demistik), ne zaman oldu , gecersiz soru, cünkü zaman
yok.
Evet kendisinin bir parçasıyız.
KENDİSİ => MADDE-ENERJİ :)

Ne olmaz diye mantık yürütüyorum? madde-enerji, niteliğin-formun zemini, bu kadar bir dolu, binbir çeşit form-nitelik oluşabilir, sonra NASIL diye soruyoruz, cevabı buluyoruz -> HAREKET-DEĞİŞİM-İLİŞKİ-DÖNÜŞÜM=OLUŞUM(nitelikler -> su, buhar, gaz, sıvı, katı, sert, yumuşak vs)...
Ama senin demek istedigin bu degil galiba. Sen enerji kendiliginden olusuyorsa , biz de enerji isek ozaman tanri yok dur demeye getiriyorsun isi degilmi?.Eger buysa ben bunu eskiden cok düsündüm Spartacus .
Iste burda matematigin dedigi esek sansi degilde, akilin olmasi lazim dedigim nokta yüzünden deist oldum.
Yok öyle demiyorum, MATERYAL oluşmaz diyorum, oluşlar nitelikçedir, formcadır diyorum. MATERYAL ne oluşmuştur, ne yaratılmıştır ikiside değil :) Açıkcası bunu diyorum. Oluşlar elma, armut şu bu nitelikçe geçerli. Materyal dediğimizi HAMUR gibi düşüneceksin, hareketli-değişken, böylelikle süreğen yoğruluyor ve envai çeşit nitelik çıkıyor açığa...

2) Tabiki olasidir ama matematik esek sansi diyor ,hayat icinde malzeme yogruluyor ama
kivamina girmiyor nedense, degilmi.
Matematik, birakin ugrasmayin diyor , öyle bildiginiz sans degil ben esek sansindan bahs
ediyorum diyor, ama adami dinleyen yok.

hayır matematik eşek şansı demiyor matematik diyor ki

OLASILIK %100, nasıl mı hamur yoğruluyor, STATIC değil ki, her AN yoğruluyor, yani zemin durağan değil, karşım statik değil... Bir yerlerde Hidrojen, helyuma, helyum daha ağır elementelere, o şu bu derken misal, belirli sayıda oksijene dönüşüyor, bu oksijen gariplerim birbirine sarılıyor, 3 mol oksijen sarılmışsa buna OZON deniyor...

Oluşmasını engelleyecek hiç bir şey yok! Yok yani, kaçınılmaz ki, oluşuyor.

Misal matematik diyor ki;
Dünyada TUZ'un oluşma olasılığı %90

Ama atıyorum coğrafyanın şurasında oluşma olasılığı %50, %10, %0.1, %1, Dine mine ne'nin balkonunda oluşma olasılığı %0,000000000000000000000000000000000001

Misal evrende ABİYOGENEZ maddenin oluşma olasılığı %90 -> uygun ortam olasılığı %0,000000001

Evrende 200 milyar galaksi var,

takribi, 30.000.000.000.000.000.000.000 YILDIZ var. Bu halde olasılık bu ebadla düşünülmek zorunda,

neden şimdi tuz'un oluşması, Ozon'un oluşması olasılığı
%0,0000000000000000000000000000001

olsun ki? Tuz'da ozon'da sonuçta maddenin, bileşiminin ortaya koyduğu bir şey... Mani ne? Engel ne?

vay efendim neden dünyada oluştuda, Jüpiter'de değil, arkadaş atıyorum 60.000.000.000.000.000.000.000 küsürde GEZEGEN var, çok mu önemli nerede oluştuğu? Olasılıktır, raslantısaldır, aynen kimse çıakrtmasada yanan ormanlar gibi... Ortam nerede oluşmuşsa orada oluşmuştur idrakı zor değil ki. Yeterki sen Benim Balkonumda Tuzun oluşma olasılığı diye indirgeme... Senin balkonunda oluşursa ona da tesadüf deniyor işte, milyarlarca olası yerden birisidir sadece..

gelipde küçücük damla olan dünya çerçevesinde-açısında düşünmemeli, olasılık öyle değil dediğim gibi geniş açıda yapılır. Bir LOTO'NUN ÇIKMA OLASILIĞI %90 civarıdır, ama kime çıkacağının olasılığı %0,000.000.01 olabilir. Gerçekten idrak edebiliyor musun? Seni, kandırıp, pandikliyorlar farkında değil misin? Olasılık %90 görmüyor musun? Kime çıkacağına ise tesadüf deniyor, raslantısallık, %90 olasılıkla illa birine denk gelecek..

Yani 30.000.000.000.000.000.000.000 oyuncu, rakam da 60 haneli olsun, oyuncu sayısına göre olasılık ne olabilir? %99+ :)

herhangi birine denk gelme olasılığı ne olabilir? 1/30.000.000.000.000.000.000.000, 3/30.000.000.000.000.000.000.000, 10/30.000.000.000.000.000.000.000, 60/30.000.000.000.000.000.000.000

Oysa gerçekte gerçekleşme olasılığı kaç? %99+ -> birilerine denk gelmesi ne olur -> KAÇINILMAZ.. matematikse al sana matematikle anlatıyorum, pandikleniyorsun :) Seni kandıranlar benim söylediğimi gizleyip, sana kime çıkacağının olasılığını söylüyorlar, oysa ASIL OLASILIK o değil, %99+ olan, onu ise göremiyorsun çükü açın dar kardeşim, merkeze dünyayı, kendini koyuyorsun, sen sadece %99+ piyangosu vurmuş raslantısın sadece, sen olmasan başka bir gezgen olurdu, bunun asli olasılık adına bağlayıclığı yok!.

Understand me? Verstehst du? Ulertzen duzu? Apakah Anda mengerti? Czy rozumiesz? Anlıyor musun?

spartacus
25-01-2016, 06:18
Spartacus sendeki eşek şansı, buda sana denk geldi napcan :)

Ben bu enerjiye hayran kaldım organize süper tanrılar yaratıyorda uyduruk bi canlılığı yaratamıyor. Vay arkadaş :)

Şimdilik saygımla gittim...
Sevgili dostum

Çıkmamış candan ümit kesilmez :)

Dialectics
25-01-2016, 09:47
Sevgili dostum

Çıkmamış candan ümit kesilmez :)

Sn. hocam,

Vatandaş açıkladı, sana namaz kıldırana kadar pes etmeyecekmiş :)

Gerçi enerji diyor, başlangıç yoktur, sonsuzdur diyor; vakumdan kendiliğinden oldu herşey filan diyor, doğal seçilim vardır diyor vs. vs. Sanki biraz kendi kafası da karışıyor gibi ya, ama dine mine ne'nin kendini fabrika ayarlarına resetlemekte üstün bir kabiliyeti var.

Khaos
25-01-2016, 14:36
Defalarca açıkladık, ZAMAN insan tarafından HAREKET-DEĞİŞİM-NİTELİK KIYASIYLA SOYUTLANMIŞ bir kavramdır, kısaca materyal zamana bağlı değişmez, zaman materyaldeki hareket-değişime BAĞLI soyutlanır, önce materyal gelir, ortadadır, sonra materyalin hali-durum değişiminden(hareketten) zaman soyutlanır...



sevgili sartacus'ün iletisinden benim adıma önemli olan yukardaki kısmı alıntıladım.

ileti, dmn'nin iletisine cevaptı, bu iletiye de dmn'den başka bir cevap geldi.

dikkat çeken ise şu:

alıntıladığım cümleye hiç değinilmemiş.
ya anlaşılmamış ya önemsenmemiş.

100 yıl boyunca, nobel ödüllü fizikçiler bile bu tespite kulak tıkamaya kalkmıştı.
sonunda ne oldu, alan guth patlamayı şişme teorisine çevirmek zorunda kaldı.

felsefenin bilime ayar vermesini sindirmekte zorlansalar da, bilim adamları bu tespiti kulaklarının üstüne yatmakla görmezden gelemeyeceklerini zike zike kabul ettiler.

dmn, bu tespiti görmezden gelemez.
belki de yediği tokatın farkına varamayacak kadar küçük akıllıdır, o durumda bişey diyemem.

lamatriadan beri 100 yıllık direnişin sonunda fizik, felsefenin yukarda spartacus tarafından ifadelendirilen tespitine kendini uyarlamak zorunda kaldı.

uzun lafın kısası, soyutlamanın ne olduğunu bilmeyen adamlar ordan burdan c/p yapmakla bu işin altından kalkamazlar.
tecavüz kaçınılmaz.

devam et spartacus.
bu yarımakıllılar ne duruma düştüklerini kendileri göremiyor, ama biz görüyoruz.

Yıldıztozu
25-01-2016, 17:56
Defalarca açıkladık, ZAMAN insan tarafından HAREKET-DEĞİŞİM-NİTELİK KIYASIYLA SOYUTLANMIŞ bir kavramdır, kısaca materyal zamana bağlı değişmez, zaman materyaldeki hareket-değişime BAĞLI soyutlanır, önce materyal gelir, ortadadır, sonra materyalin hali-durum değişiminden(hareketten) zaman soyutlanır.

Nihilist alıntı yapınca fark ettim. Bu tanım, zamanı büyük oranda açıklıyor. Fakat bir eksiklik hissettim. Tanımdaki eksiklik, göreceli zamanı kapsamaması. Mesela hıza bağlı olarak zamanın yavaşlamasını ve kütleçekimine bağlı olarak zamanın yavaşlamasını sadece hareket ve değişimin soyutlanması şeklinde ele alamayız sanırım.

İnsan yaşlanıyor ve bu değişimi zaman ile soyutluyoruz. Fakat aynı değişim, karadeliğin yanından gelmiş bir ikiz kardeşin dünyadaki diğer ikizinden daha genç kalmasını sağlamış oluyor. Aslında ikisi de eşit yılda yaşlandı ama dünyada buluştuklarında dünyadaki kişi dünyanın zamanına göre diğer kardeşinden erken yaşlanmış oluyor.
Yani Dünyaya dönen kişi, dünyanın zamanında geleceğe dönmüş oluyor. Senin tanımında bu olayın açıklaması nasıl olabilir merak ediyorum. Sadece hareket ve değişimin soyutlanmasından daha farklı bir olay gibi sanki..

Khaos
25-01-2016, 18:01
Nihilist alıntı yapınca fark ettim. Bu tanım, zamanı büyük oranda açıklıyor. Fakat bir eksiklik hissettim. Tanımdaki eksiklik, göreceli zamanı kapsamaması. Mesela hıza bağlı olarak zamanın yavaşlamasını ve kütleçekimine bağlı olarak zamanın yavaşlamasını sadece hareket ve değişimin soyutlanması şeklinde ele alamayız sanırım.

İnsan yaşlanıyor ve bu değişimi zaman ile soyutluyoruz. Fakat aynı değişim, karadeliğin yanından gelmiş bir ikiz kardeşin dünyadaki diğer ikizinden daha genç kalmasını sağlamış oluyor. Aslında ikisi de eşit yılda yaşlandı ama dünyada buluştuklarında dünyadaki erken yaşlanmış gibi oluyor.
Yani Dünyaya dönen kişi, dünyanın zamanında geleceğe dönmüş oluyor. Senin tanımında bu olayın açıklaması nasıl olabilir merak ediyorum.

tanım; fiziğe değil felsefeye ait.
fizikteki süre ile felsefedeki zaman birbirine karıştırılmamalı.

biri niceliktir, diğeri nitelik.

felsefedeki zaman, bir bütün olarak evrenin niteliğidir.
x cisminin y mesafeyi t sürede katetmesi fizikle ilgilidir, felsefeyle değil.

Yıldıztozu
25-01-2016, 18:12
tanım; fiziğe değil felsefeye ait.
fizikteki süre ile felsefedeki zaman birbirine karıştırılmamalı.

biri niceliktir, diğeri nitelik.

felsefedeki zaman, bir bütün olarak evrenin niteliğidir.
x cisminin y mesafeyi t sürede katetmesi fizikle ilgilidir, felsefeyle değil.

hmm tanımlar arası farklılıklar vardır diyorsun sanırım. Tanımlara bağlı olarak tanımlamaların açıklamaları da değişiyor. Olabilir.
Ama felsefe fiziği de kapsamaz mı? gerçeğe ulaşmak için ikisini birbirine karıştırmamız ve bir bütün olarak değerlendirmemiz gerekmez mi?

Süre ve zaman farklı şeylerdir diyorsun, peki o halde ''zamanın göreceliği'' tabiri hatalı mıdır? onun yerine ''sürenin göreceliği'' tabiri mi kullanılmalıydı?

Khaos
25-01-2016, 18:21
hmm tanımlar arası farklılıklar vardır diyorsun sanırım. Tanımlara bağlı olarak tanımlamaların açıklamaları da değişiyor. Olabilir.
Ama felsefe fiziği de kapsamaz mı? gerçeğe ulaşmak için ikisini birbirine karıştırmamız ve bir bütün olarak değerlendirmemiz gerekmez mi?

Süre ve zaman farklı şeylerdir diyorsun, peki o halde ''zamanın göreceliği'' tabiri hatalı mıdır? onun yerine ''sürenin göreceliği'' tabiri mi kullanılmalıydı?

işte bi bu mesele kaldı çözemediğim.
bunu da çözebilirsem, dücane gibi bu ülkenin tek filozofu benim dicem. şaka bi tarafa; zamanın, bi referans bağlamında indirgenmiş biçimidir süre.

zamanın göreceli olduğunu sanmıyorum.
bir bütün halinde evrenin niteliği olan hareketi işaret ettiği sürece göreceli olamaz.

ama süre, referansa göre göreceli olacaktır.

ikinci bi aynştayn beklememiz lazım.

ben doğru soruları yanlışlarından biraz ayırd edebiliyorum,
ancak biçok sorunun cevabı bende de yok sevgili dostum.

dine mine ne
25-01-2016, 19:18
Dine mine ne

Tamam işte

Enerji demiyor musun?

Kabul, BAŞLANGICI yok, geçersiz soru

Bu halde Başlangıç -> Başlatan tanrı

Bu mantıksız.

Buraya kadar hemfikir miyiz?
Ya spartacus sen benden daha akıllı adamsin ,yapma böyle gözünü sevdigim.
Gerçekte zamanın olmadığı konusunda hemfikiriz . Başlangıç konusunda değil.
Bu gördüğün resimdeki enerjinin başlangıç yok. Neden olmadığını da yazmıştım.
https://lh3.googleusercontent.com/UVxB38pEmGeO3ZTd6NJ9ZuAeFZTRNlErTGNeOsOksD0E7LgPdW H2SHi3LyQj37Lvn9FHJZkqgBGlGXgZNHV8hfW8ETkHYQ32dYUG WQ5KK9CbMRMuPPCxBUVpXZjkhBuMfC4CQgYy
Gördüğün ,bildiğin evren işte bu resimden geldi.Senin strauss,unda bunu diyor.
Başlangıç sadece bizim evren için geçerli. Evrenin başlangıcı zaman var yok diye değil, başlangıç büyüdüğü için genişlediği için(senin gibi),senin başlangıcın var, evrenin de var.

Evrenin derinliklerine baktığımızda geriye bakmış oluyoruz (zaman da geri bakma).Hani zaman yoktu bu nasil oluyor.?????.

Zamanı bizler ışığın sayesinde iki referans noktası arasındaki hareketi gösterdiğinden dolayi soyutluyoruz.
Zaman kendi dışındaki objeleri ve olgulara anlam veren bir kavramdır tek başına mevcut değildir. Tek başına zamandan bahsedilemez, tek başına bir değer değildir, anlam taşımaz, tek başına ölçülemez.
Atom üstü dünyada Işık hızı referansına bakarak zamanı değerlendirebiliriz. Böyle bir referans atomaltı dünyada yoktur. Hareketi referansı olarak almanız gerekir ,ama belirsizlik İlkesi zamanı kesin olarak saptamamizi önler, Çünkü hareketin kesinliksizligi vardır(sifir enerji).

Evet kendisinin bir parçasıyız.
KENDİSİ => MADDE-ENERJİ https://lh6.googleusercontent.com/yTtFBh6UEBiVrMIxivyOOi4JgsFumbdHHeDa9vDN9osdX8ie5Z vYwyBB5IPIDGe8ObPWTvR77iGjrtWm3bvpji7yUfakpT4ioczd Dj9zVUx881hohD26aSzZp86QgPJCizKlICpC

koyduğum resmin içinde madde yoktur (atomlar yoktur) , Proton, elektron ,nötron, yoktur. Tüm bu saydıklarım vakumun içinde yoktur, içinden her sey alınmıştır.Ama bu enerji icnden alinamiyor.YOk edemiyorsun.
Gözlemlenen enerji , ışık gibi ,şimşek gibi. Görünüp kayboluyor.
Aynı gözümüzü kapatıp karanlığın içinde bir şeyler (karincalar) görmemiz gibi,

dine mine ne
25-01-2016, 20:12
Sevgili dostum

Çıkmamış candan ümit kesilmez :)

Dis agrisindan betersin, spartacus.
Can ciksada kurtulsak diyorum sen kalkmis ümit bekliyorsun.

dine mine ne
25-01-2016, 20:17
Sn. hocam,

Vatandaş açıkladı, sana namaz kıldırana kadar pes etmeyecekmiş :)


Iyide sen nereye kaciyorsun, namaz sanada var,burasi hababam sinifimi uyanik.Ben kül yutmam.:whip:

spartacus
25-01-2016, 22:44
koyduğum resmin içinde madde yoktur (atomlar yoktur) , Proton, elektron ,nötron, yoktur. Tüm bu saydıklarım vakumun içinde yoktur, içinden her sey alınmıştır.Ama bu enerji icnden alinamiyor.YOk edemiyorsun.
Gözlemlenen enerji , ışık gibi ,şimşek gibi. Görünüp kayboluyor.
Aynı gözümüzü kapatıp karanlığın içinde bir şeyler (karincalar) görmemiz gibi,
Off Dine min ne

Ne olursa olsun iradi bir şey mi?

KAYNAK dersin, diyebilirsin, bak vakum konusunda yanlış bildiklerine girmiyorum bile. Konumuz bu değil, KAYNAK->MATERYAL, biz ona materyal diyoruz.

Sonuç olarak OLASILIK saçmalıklarından vazgeçti isen -ki geçmen lazım bak kaç adet gezegen sayısı verdim, olsıdır- vakum konusunda söylediklerinde sana yaptığım alıntı gibi izoledir, izole ortamlardan bir sonuç çıkmaz, ikincisi sanıyorum sen AKILLI TASARIMCI diye gezen ŞARTLATAN, SAHTE BİLİMCİ, SÖZDEBİLİMCİLER den araklıyorsun, o konuya şimdi girmeyeceğim, lakin o konuyuda hem yanlış söylüyorlar hem çarpıtıyorlar, boşluk diye bir şey yok olsa vakum olmaz....

İkincisi neymiş bu enerji?

Gözlemledinde mi söylüyorsun yoksa Adem ile Havvayı bile masal da olsa kurgulayan insanın, senaryo-kurgu bağlamında, hayal ürünü olarak mı söylüyorsun?

İkincisi şimşek gibi dediğin PLAZMADIR, dahi Evren'de görünen maddedin %99'u plazmadır. Bildiğin şimşek gibi, mum alevi gibi(görünür, kaybolur)... Tüm yıldızlar -> PLAZMADIR, tüm yıldızların, egezegenlerin hammaddesi, plazmadır...

Dahi Big Bang değil Plazma Evren Modelini destekleyen birisiyim, daha sağlam ispatlara sahiptir(sağlam ile kasıt, çürütülmemiş dayanaklar). Kurgularla vaktimi öldüremem, bir şey edinemem.. Bilmiyorsam bilmediğimi itiraf ederim, bir şey kaybetmem, çünkü bilgi -> gözlem ile elde edilir, gözlemi olmayanın bilgisi de olmaz.

Şimdi senle tartışmamız gereken maddenin, enerjinin, kısaca materyalin yapısı değil, senle tartışmamız gereken Akıllı Tasarımı yapan iradenin ne olduğu, bunu nasıl başardığı, o tasarımcıyı kimin nasıl oluşturduğu, senin nasıl bu kadar rahat emin olduğun olmalı değil mi? ifadelerin bize bir şey anlatmıyor, bizide yanlışlamıyor, mesele senin bize AKILLI TASARIMCIYI anlatman, kimyasını, fiziğini...

De ki dediğin gibi enerji olsun, bu enerji abuk subuk bi,r akıllı tasarımcıyı var edebiliyorda, karıncaya gelince mi tökezliyor? Bu soru sana defalarca sorulmuş..

Not: Mindere çıktıysak, bana namaz kıldıramazsın, ama yol yakınken benle muhatabı bitirmeni tavsiye ederim, çünkü inancından olursun, sonu namazla değil içmekle biter(yılda 2 şişeden fazla içki kullanmasam bile hatrın için sayıyı 3 yaparız)...

Dialectics
25-01-2016, 23:14
Iyide sen nereye kaciyorsun, namaz sanada var,burasi hababam sinifimi uyanik.Ben kül yutmam.:whip:

Seni ben stres topu olarak kullanıyorum. Bir yere gittiğim yok... Nasıl olsa bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlayıp durduğundan ve de bir şeyler bildiğini zanneden bir cahil oldugundan ( ki bunu da defalarca ispatladık) canım filan sıkılınca gelip saçmalıklarını yüzüne vurup rahatlıyorum.

Sendeki taktikler belli. Isine gelmeyen soruları cevaplama, sıkışınca kaç git sonra iki gün sonra aynı teranelerle sanki amerikayı keşfetmiş gibi yeniden gel. Ve güya burdaki materyalistlerle başabaş tartıştığını san...

Ne evrimle ilgili sorularımıza yanıt verebildin, ne abiyogeneze, ne antropik ilke hakkındaki eleştirilere, ne ilk neden problemi ile ilgili sana sordugumuz hususlara... Asıl bunu yemezler matematik bilmeyen Allahın şaşkın kulu..

Senin burada bizlere namaz kıldırma şevkiyle kurduğun fantaziler uğruna nasıl rezil olmaya devam ettiğini gülerek izlemeye devam edecegiz.
Sana nato mermer nato kafa da demiştim, biliyorsun. Mermer kafaya ne yakışır en çok: aynı kafayla devam etmek. Sen de fantazilerine devam et böyle olur mu? Lazım oldukça ben gelirim, senmerak etme:)

Dialectics
25-01-2016, 23:50
Misal bak, sadece yazdığın son 2 mesaja baktım ve hemen nasıl saçmaladığını gösteren bir örnek gözüme çarpıverdi:

Demişsin ki iki mesaj önce dine mine ne:

Ölcüm yok, zaman yok.
O yüzden baslangic ,yani ne zamandan beri var sorusu gecersizdir.

Halbuki bu cümleden önce uzun uzadıya başlangıç, ilk neden diye geveleyip durmuşsun.

Sabır küpü Spartacus de, sende bir idrak potansiyeli gördüğü umuduyla, başlangıç sorusu geçersizdir deyince sen sormuş sana: başlangıç yoksa başlatan nasıl oluyor diye?

Tabi her zamanki senin güya kül yutmaz taktiklerin, safa yatıvermişsin:

Ya spartacus sen benden daha akıllı adamsin ,yapma böyle gözünü sevdigim.
Gerçekte zamanın olmadığı konusunda hemfikiriz . Başlangıç konusunda değil.

Yani burada da tekrar başlangıç var demişsin, ancak zamanın olmadığında hemfikiriz de demişsin. Amma 3 cümle sonra:

Evrenin derinliklerine baktığımızda geriye bakmış oluyoruz (zaman da geri bakma).Hani zaman yoktu bu nasil oluyor.?????.

Burada şaşşmışsın zaman nasıl olmaz diye :)

Sana bu saatten sonra gülmeyip de napalım yani. Ateistlere namaz kıldıracağım fantazisiyle oradan buradan bilimsel söylem araklarken devreleri çizeceksin haberin olsun.

dine mine ne
26-01-2016, 02:11
Ne evrimle ilgili sorularımıza yanıt verebildin, ne abiyogeneze, ne antropik ilke hakkındaki eleştirilere, ne ilk neden problemi ile ilgili sana sordugumuz hususlara... Asıl bunu yemezler matematik bilmeyen Allahın şaşkın kulu..

Sen de fantazilerine devam et böyle olur mu? Lazım oldukça ben gelirim, senmerak etme:)

1)Evrimin isaptini ,görünümlü degisim videosunu bile buraya ekledim (Eski zaman codu).
Evrimin canlilarin olusmasinla ilgisi olmadigi fikrimi sizinle paylasdim,senin hocan dahi
eldeki veriler yeterli degil dedi.

2)Abiyogenez = Abi yok o genlesmez dediginide yazdim.

3) Antropik ilke fikrine katilmiyorum.

4) Benim icin ilk neden problemi yok, o senin icin gecerli.Banslangici olan bir sey herseyin aciklamasi olamaz.Ben ezeli olan bir tanriya inaniyorum.

5) O gel git fantezilerini kendine sakla ,saklamazsan bende fantesilerimi anlatirim migden
bulanir, haberin olsun.

aliyarasfal
26-01-2016, 02:31
Adam gerçekten komik.:)


Evrimin canlıların oluşumu ile ilgisi olmadığına ilişkin fikrini burda yazmışmış. Ulan zaten ilgisi yok, varmış gibi yırtınan sendin, abiyogenezde seni aşar, genleşmez demişmiş, vaşşşş bilimsellikten geberdik.

Arkadaş katılmıyormuş, kimin umrunda :)

Başlangıcı olan evrendir madde değil(onuda ispatlamak big bang inanırlarına düşer). Tanrın madde ,dede rahatla gizli ateist-deist müsloş kırması :)


Sabır taşları çatlar bu yine reset yer gelir. Adam statik-durağan bir yapıya sahip düşünsel ve cehalet anlamında. Asla devinmiyor, zamansız resmen :)



Sabri sabır daat olum millete hynin peygamberi geldi. Peygamberin peygamberi:)


Şimdilik saygımla gittim...

dine mine ne
26-01-2016, 02:33
Misal bak, sadece yazdığın son 2 mesaja baktım ve hemen nasıl saçmaladığını gösteren bir örnek gözüme çarpıverdi:

Demişsin ki iki mesaj önce dine mine ne:



Halbuki bu cümleden önce uzun uzadıya başlangıç, ilk neden diye geveleyip durmuşsun.

Sabır küpü Spartacus de, sende bir idrak potansiyeli gördüğü umuduyla, başlangıç sorusu geçersizdir deyince sen sormuş sana: başlangıç yoksa başlatan nasıl oluyor diye?

Tabi her zamanki senin güya kül yutmaz taktiklerin, safa yatıvermişsin:



Yani burada da tekrar başlangıç var demişsin, ancak zamanın olmadığında hemfikiriz de demişsin. Amma 3 cümle sonra:



Burada şaşşmışsın zaman nasıl olmaz diye :)

Sana bu saatten sonra gülmeyip de napalım yani. Ateistlere namaz kıldıracağım fantazisiyle oradan buradan bilimsel söylem araklarken devreleri çizeceksin haberin olsun.

Isine gelmeyenleri atlarsan veja okuyup anlamiyorsan sormalisin. Peki zaman hani yoktu bu nasil olur diyen benim , sasirdigim icin degil aciklamaya gitmek icindi bu cümlem.

Bunlari neden alintilamadin ???? anlamadigin icin olsa gerek.



Evrenin derinliklerine baktığımızda geriye bakmış oluyoruz (zaman da geri bakma).Hani zaman yoktu bu nasil oluyor.?????.

Zamanı bizler ışığın sayesinde iki referans noktası arasındaki hareketi gösterdiğinden dolayi soyutluyoruz.
Zaman kendi dışındaki objeleri ve olgulara anlam veren bir kavramdır tek başına mevcut değildir. Tek başına zamandan bahsedilemez, tek başına bir değer değildir, anlam taşımaz, tek başına ölçülemez.
Atom üstü dünyada Işık hızı referansına bakarak zamanı değerlendirebiliriz. Böyle bir referans atomaltı dünyada yoktur. Hareketi referansı olarak almanız gerekir ,ama belirsizlik İlkesi zamanı kesin olarak saptamamizi önler, Çünkü hareketin kesinliksizligi vardır(sifir enerji).


koyduğum resmin içinde madde yoktur (atomlar yoktur) , Proton, elektron ,nötron, yoktur. Tüm bu saydıklarım vakumun içinde yoktur, içinden her sey alınmıştır.Ama bu enerji icnden alinamiyor.YOk edemiyorsun.
Gözlemlenen enerji , ışık gibi ,şimşek gibi. Görünüp kayboluyor.
Aynı gözümüzü kapatıp karanlığın içinde bir şeyler (karincalar) görmemiz gibi,

Zamanin sifir noktasinda (vakumda) olmadigini yazmistim. Vakum atom alti.
Ben atom üstü everendeki zamanin gercek olmasada bizim icin neden var oldugunu anlattim burada.
Su cikisin , yazdiklarimdan hic birsey anlamadigini bana gösteriyor.

Senin maksat anlamak degil hocana tac takmak.

spartacus
26-01-2016, 03:30
Küçük bir adım atalım :)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Vakum

Vakum, içinde hiç atom (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atom) ya da molekül (https://tr.wikipedia.org/wiki/Molek%C3%BCl) bulunmayan boşluk. Genellikle, hava basıncı (https://tr.wikipedia.org/wiki/Hava_bas%C4%B1nc%C4%B1) çevresindeki atmosferik basınçtan (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferik_bas%C4%B1n%C3%A7) daha düşük olan (basıncı alınmış) ortamları tanımlamak için kullanılır. Pratikte vakumun, yani tamamen boşaltılmış bir boşluğun, laboratuvar şartlarında elde edilmesi mümkün değildir.

Sonra vaktim oldukça, yıllardır Vakum lafızlarıyla kafa şişiren Akıllı Tasarımcıların üfürdüklerine elverirse gireriz...
ha Kuantum fiziğinde de vakum diye anılan özünde boş değildir, boş(vakum) varsayılır ve tamamen izole, parçalanmış atom parçacıklarınında parçasıyla(kuark düzey) yapılan gözlemleri kapsar(ben buna Deli Dana gözlemi diyorum).

Gözlemcinin, gözlem yapabilmesi için enerjiye ihtiyaç duyulur bu bağlamda deli dana görünür enerji düzeyine erişemezse(muhtemel salınımla) gözlemden çıkar, tekrar bir yoğunlaşma durumunda gözlem verir vs, vs...

Bu demektir ki, parçacığında parçalanması, lakin gözlem tabanı için yeterli şartlar mümkün mü? İşte bu şimdilik muamma.

Bakalım Dine mine ne, akıllı tasarımda(!) yapan, yüksek iradeli(!), diz çöküp namaz kılacağı tanrısını bulacak mı?

spartacus
26-01-2016, 03:30
Küçük bir adım atalım :)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Vakum

Vakum, içinde hiç atom (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atom) ya da molekül (https://tr.wikipedia.org/wiki/Molek%C3%BCl) bulunmayan boşluk. Genellikle, hava basıncı (https://tr.wikipedia.org/wiki/Hava_bas%C4%B1nc%C4%B1) çevresindeki atmosferik basınçtan (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferik_bas%C4%B1n%C3%A7) daha düşük olan (basıncı alınmış) ortamları tanımlamak için kullanılır. Pratikte vakumun, yani tamamen boşaltılmış bir boşluğun, laboratuvar şartlarında elde edilmesi mümkün değildir.

Sonra vaktim oldukça, yıllardır Vakum lafızlarıyla kafa şişiren Akıllı Tasarımcıların üfürdüklerine elverirse gireriz...
ha Kuantum fiziğinde de vakum diye anılan özünde boş değildir, boş(vakum) varsayılır ve tamamen izole, parçalanmış atom parçacıklarınında parçasıyla(kuark düzey) yapılan gözlemleri kapsar(ben buna Deli Dana gözlemi diyorum).

Gözlemcinin, gözlem yapabilmesi için enerjiye ihtiyaç duyulur bu bağlamda deli dana görünür enerji düzeyine erişemezse(muhtemel salınımla) gözlemden çıkar, tekrar bir yoğunlaşma durumunda gözlem verir vs, vs...

Bu demektir ki, parçacığında parçalanması, lakin gözlem tabanı için yeterli şartlar mümkün mü? İşte bu şimdilik muamma.

Bakalım Dine mine ne, akıllı tasarımda(!) yapan, yüksek iradeli(!), diz çöküp namaz kılacağı tanrısını bulacak mı?

dine mine ne
26-01-2016, 05:42
Off Dine min ne

Ne olursa olsun iradi bir şey mi?
Ne olursa olsun degil , madde olmadigini anlaman lazim sparatacus.
Bilincli bir güc oldugunu ben matematik ten (olasiliktan) cikariyorum. Evrenden canlilara kadar olan olasiliklar tesadüfi degil, bilinci gerektirir diyorum( esek sansi degil diyorum biliyorsun).


KAYNAK dersin, diyebilirsin, bak vakum konusunda yanlış bildiklerine girmiyorum bile.

Vakum konusuna girmen gerekir ki beni tuslayasin, güres biter, minder kalkar.
Yanlislari dile getirmen gerekir.


Konumuz bu değil, KAYNAK->MATERYAL, biz ona materyal diyoruz.
Vakum atom alti ,sifir enerjide(adi üstünde sifir .maddesis) atom proton zart zut yok dedim.Madde atomlardan olusur.Madde Atomlarin hareketinden dolayi enerji .

Simdide ben yok ,sen var demeye basladin.Madde yok enerji var gercek olan enerji , ezeli olan enerji , ezeli olan herseyi aciklar.Ezeli bu enerjidir. bilincli oldugunuda matemetik den cikara bilirsin.

Sonuç olarak OLASILIK saçmalıklarından vazgeçti isen -ki geçmen lazım bak kaç adet gezegen sayısı verdim, olsıdır- vakum konusunda söylediklerinde sana yaptığım alıntı gibi izoledir, izole ortamlardan bir sonuç çıkmaz
Bilnci tesadüf ile yok etme cabasi bu, anliyorum seni.
Ama kac gezegen sayisi gecersiz ,neden mi bak:

Diyelimki canli bir yerde tesadüfen olusutu ve meteor ile dünyaya geldi.Cok güzel de bu nasil canli böyle , hic düsündünmü?.Esek ,katir kadar olucakar degil ya, öyle degilmi?.
Meteorlarda misal söyle organik moleküler gele biliyor (bozulmadan).Misal böyle
http://www.grenzwissenschaft-aktuell.de/organische-molekuele-auf-rosetta-kometen20150731/

Iyi geldi etti tamamda insanlik bu organik molekülerden hayat olusturmaya bakiyor zaten, oluyormu ? oldumu?ol ma di . Sende elimizdeki veriler yeterli degil demistin bu konuda ,öyle degilmi.
Ben simdi ne yapayim metor daki organik molekülü.

Hadi organik molekül degilde kos kocaman bir bakteri sporu geldi .
BAKTERİ SPORU NEDİR?
Bazı bakteriler bulundukları yerde uzun süre çoğalıp gelişemeyeceklerini algıladıklarında saatler içerisinde birer spora, tohumsu bir yapıya dönüşürler. "Spor" kelimesi Yunanca tohum anlamına gelen "spora" kelimesinden köken alır. Bakteri, spor formuna dönüştüğünde açlık, yüksek ısı, radyasyon ve her türlü kimyasal artık onu etkilemez olur, toprak ya da suda yıllarca yok olmadan kalabilir. Bakteri sporları bir hayvan ya da insan vücuduna girdiklerinde tekrar birer canlı bakteri haline dönüşürler. Bakteri sporları ile oluşan en tanınmış hastalıklar, tetanos, botulizm ve şarbondur.
Simdi sana soruyorum bu meteorlardan daha ne gelmis olabilir????????.

Ne organik molekül tutuyor nede bakteri tutuyor. Bakterinin sporlasmasi (tohum haline) gelmesi bile sizin bu olasilik ümidinizi yok ediyor.
Tohum toprak istemiyor canliyi istiyor .

Meteordan molekül gelse ne yazar buna karsi cikan kim?. Ben kendiliginden olusmadigindan bahs ediyorum,bilincden bu yüzden bahs ediyorum.
insanlik molekülerin geometrik yapisina inmis bilgi topluyor.Sen meteor olasilik diyorsun.
Diyorsunda ne geldigini de söylede, elestirbileyim.
Bu güreste hep ben mi adim aticam .
http://images.google.de/imgres?imgurl=http://2.bp.blogspot.com/-NT_cXgxnQmY/Uoy4ky5JoJI/AAAAAAAAApc/taRiTsERI_0/s1600/molek%25C3%25BCl%2Bgeometrisi%2B4.png&imgrefurl=http://kimyaygs.blogspot.com.tr/2013/11/molekul-geometrisi.html&h=555&w=622&tbnid=bi6uPtdiv9-prM:&tbnh=99&tbnw=111&docid=Hf_8nwuS00I4sM&usg=__vtfZYimJICz8Pgzig_6d3tLCuEo=&sa=X&ved=0ahUKEwiMw4-KnMbKAhWHXRoKHSYHCLYQ9QEIVjAI


Gözlemledinde mi söylüyorsun yoksa Adem ile Havvayı bile masal da olsa kurgulayan insanın, senaryo-kurgu bağlamında, hayal ürünü olarak mı söylüyorsun?
Ben neden gözlemleyim?.inanmiyorsan inama zorlayacak degilim.
Başlangıcin kuantum dalgalanmalarini kozmik fon radyasyonunun büyütülmüş halinde de bulunuyormus.
http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/inflation09gzxswc061r5.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

Gecelegin yatarken gözümüzü kapatigimizda da bu tür seyler görmüyormuyuz.


Dahi Big Bang değil Plazma Evren Modelini destekleyen birisiyim, daha sağlam ispatlara sahiptir(sağlam ile kasıt, çürütülmemiş dayanaklar). Kurgularla vaktimi öldüremem, bir şey edinemem.. Bilmiyorsam bilmediğimi itiraf ederim, bir şey kaybetmem, çünkü bilgi -> gözlem ile elde edilir, gözlemi olmayanın bilgisi de olmaz.
Sifir nokta enerji gözlemlenebiliniyor diyorlar, Sen bana sen gördünmü diye soruyorsun.Sen kendi gözünle görmedigsen nasil inanir gibisine yani.
Big bang den 380.000 yil sonrasina (Dark ages) kadar gözlemliye biliyorus diyorlar .
Adamlar gözlemliyoruz diyor, sen gözlemi olmayanin bilgisi de olmaz diyorsun.Ama sen plazma evren modelini destekliyorsun. Plazma oldugu icin degilde , sonsuz oldugunu zannedigin icin destekliyorsun.Ezeli oldugunu zannedigin icin.
Banslangici olan bir sey herseyin aciklamasi olamaz diye ,sen gözlemlenemeyen sonsuz ezeli bir palsma evreni destekliyorsun , oysaki gözlemi olmayanin bilgisi olmaz diyorsun. Elektrik plasma gözlemi icin destek vermiyorsunki sen, sen sonsuz oldugu icin destekliyorsun ,öyle degilmi?.
Iyide bu senin sonsuz plasma evreninde termodinamigin ikinci yasasi (Fizik kanunu)nasil isliyor?.Bunadami inanmiyorsun yoksa??.
Bu fizik kanununa göre evrendeki enerji miktarı düşüyor Ve bu yüzden mesela Güneş te bir gün yok olacaktır.Ehh o zaman nasil Ezeli olacak bu evren???.


Şimdi senle tartışmamız gereken maddenin, enerjinin, kısaca materyalin yapısı değil, senle tartışmamız gereken Akıllı Tasarımı yapan iradenin ne olduğu, bunu nasıl başardığı, o tasarımcıyı kimin nasıl oluşturduğu, senin nasıl bu kadar rahat emin olduğun olmalı değil mi? ifadelerin bize bir şey anlatmıyor, bizide yanlışlamıyor, mesele senin bize AKILLI TASARIMCIYI anlatman, kimyasını, fiziğini...


Enerjiyi olusduran yok ,kendiliginden olusuyor.Akilli tasarimi yapan seninde dedigin (ezeli) kaynak. Yaratici.Sen bilincli enerjisin ,bu enerjide bilincli.
Banslangici olan bir sey herseyin aciklamasi olamaz.Ben ezeli olan bu bilincli enerjije inaniyorum.Gözlemlene bilen bir enerji ama sen sonsuz bir zannedilen bir palsma evreni setekliyorsun.
Bir de üstelik gözlemleneyemen de bilgi olmaz diyorsun.
Ezeli enerji kendiden olusuyor ve gözlemleniyor, ama sen inanmiyorsun.

Yalan mi atiyorlar yani?????????????????.


De ki dediğin gibi enerji olsun, bu enerji abuk subuk bi,r akıllı tasarımcıyı var edebiliyorda, karıncaya gelince mi tökezliyor? Bu soru sana defalarca sorulmuş..

Enerji tanriyi yaratmiyor ,enerjiyi kendisi olarak kabul ediyorum.

Karinca neden tökezliyor???? Anlamadim.Kim sormus ?.


Not: Mindere çıktıysak, bana namaz kıldıramazsın, ama yol yakınken benle muhatabı bitirmeni tavsiye ederim, çünkü inancından olursun, sonu namazla değil içmekle biter(yılda 2 şişeden fazla içki kullanmasam bile hatrın için sayıyı 3 yaparız)...

iyi isde icmeyi bende severim, kafayi bulmak ara sira iyi oluyor.

dine mine ne
26-01-2016, 07:26
Küçük bir adım atalım https://lh5.googleusercontent.com/Pqra-2zgpx7m3WF7TGtsR2O8v4el5Qq04J3Meyh4hcPW7aKwNySDuVA aFS_eAtlRR_YSOKRK0uWw7EFQ8bNJ5Mq9qlNL2dZM_uP99QdVP zKArhh_4nYs57kWXVPPccqBkUJc8E4r

https://tr.wikipedia.org/wiki/Vakum (https://tr.wikipedia.org/wiki/Vakum)

Vakum, içinde hiçatom (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atom) ya damolekül (https://tr.wikipedia.org/wiki/Molek%C3%BCl) bulunmayan boşluk. Genellikle,hava basıncı (https://tr.wikipedia.org/wiki/Hava_bas%C4%B1nc%C4%B1) çevresindekiatmosferik basınçtan (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferik_bas%C4%B1n%C3%A7) daha düşük olan (basıncı alınmış) ortamları tanımlamak için kullanılır. Pratikte vakumun, yani tamamen boşaltılmış bir boşluğun, laboratuvar şartlarında elde edilmesi mümkün değildir.


Biz kalkdik mindere ciktik, bas pelivan hem güresiyor hem bir taraftan kendi sacini cekiyor.
Senin durum bu spartacus.
Tamamen bosaltilamamasinin nedeni, icinde kendiliginden olusan bu sifir nokta enerjisidir.
Krauss,dan alintilar yapiyorsun, bunlari bilmen lazim.

ha Kuantum fiziğinde de vakum diye anılan özünde boş değildir, boş(vakum) varsayılır ve tamamen izole, parçalanmış atom parçacıklarınında parçasıyla(kuark düzey) yapılan gözlemleri kapsar(ben buna Deli Dana gözlemi diyorum
Bizde bosdur demiyoruz .Konumuz bu zaaaateeeeeeeen.Bos olsa, enerji nasil olsun?.
Bos olsa sen hakli olacan.
Varsayilir diye birsey yok ,tamamen izole edildikten sonra bosluk elde edilmek istenir,ama basariya ulasilamaz nedeninide anlata anlata yoruldum artik.
Güresi kaybedersem nedeni yorulma olucak.

kendiliginden parcacik ile anti parcaciklarin olusumunu ve bunlarin bir birlerini yok etmelerinden olusan enerjiyi adamlar gözlemeye basliyor.

Bu nasil olur dedigin icin deli dana oluyorsun ,anliyorum seni.

Varsayilan cümlende ,sanki koskoca bilimadamlarini salak yerine koyuyorsun.
Bak hocaliya bu türden adimlar yakismaz, ögrencilerine iyi örnek olmuyorsun.

Dialectics
26-01-2016, 10:41
3) Antropik ilke fikrine katilmiyorum.
.

Hani şu sanal alemde bir gülme efekti vardır ya: puahahah ya da muahahahah filan diye. Hani neresiyle güldüğü belli degildir yapanın. Hiç yapmam gerçi ama tam da o efektin yeriymiş hani şu cümlen.

Adını bile bilmediğin teorileri oradan buradan araklayıp paylaşırsan işte bu duruma düşersin. Hani sana google kullanma kılavuzu da verdik ama fayda etmiyor belli ki.

Tüm o matematik ve olasılık hesaplarıyla akıllı bir tasarım ürünü oldugumuzu ispatlamaya çalışıyorsun ya, iste ona antropik ilke denir.

spartacus
26-01-2016, 11:21
Varsayilir diye birsey yok ,tamamen izole edildikten sonra bosluk elde edilmek istenir,ama basariya ulasilamaz nedeninide anlata anlata yoruldum artik.
Güresi kaybedersem nedeni yorulma olucak.

kendiliginden parcacik ile anti parcaciklarin olusumunu ve bunlarin bir birlerini yok etmelerinden olusan enerjiyi adamlar gözlemeye basliyor.

Bu nasil olur dedigin icin deli dana oluyorsun ,anliyorum seni.

Varsayilan cümlende ,sanki koskoca bilimadamlarini salak yerine koyuyorsun.
Bak hocaliya bu türden adimlar yakismaz, ögrencilerine iyi örnek olmuyorsun.
Gördün mü arakladığın dinci sitelerden nelere sarılacağını biliyordum...

farzet boş değil, tanrı ya da akıllı tasarımı ispatlamış mı oluyor?

İkincisi boş kılınamasının sebebi -> atomik yapıların içeride kalması... Oysa senin dinci sitelerden arakladığın o vakum ve enerji ifadesi, ATOMUN, KUARK bileşenleriyle, yani vakum'un kelime anlamıyla, boşluk anlamıyla ilgili ve parçacığın davranışı üzerine ifade ediliyor...

Enerji diye sayıklıyorsun, misal protonun parçası... Proton nedir? (https://tr.wikipedia.org/wiki/Proton) Maddeye ait, maddenin bir bileşeni, üfürdüğün tanrının değil, maddenin.

Parçacığın parçaçcığından evrenler kurup yıkıyorsun, yetmiyor birde AKIL yükleyip, yetmiyor birde adacıklarıyla trilyonu bulan galaksiler tasarlatıyorsun.. Trilyon galaksi...

Bunu efendim kuarkın parçalanmış parçacık altı zeminden, o dediğimiz özele indirgenmiş deli dana izolasyonuyla yapıyorsun...yaptığın, kayadan 1 atom almak, insandan da bir atom almak, kaya atomunu inceleyip, işte bu insandır demek... Peki öyle mi imam hazretleri? Bu noktaya geleceğini daha kaç gün öncesinden bildiğim için, bu işin içinde bir bilim insanından ALINTI yaptım, anladın mı diyede sormuştum. 3-5 Satır ifadeyi dahi anlayamamışsın, bu halde söyler misin, bu durumunla bize ne anlatabilirsin? Parçacıkla, tüm ilişkisel ağı(izole olmayan) bütünü ifade etmek mümkün mü imam hazretleri? Öyleyse sen bir boksun, üstelik senin ifadene dayanırsak tasarlanmış bir boksun...

Üfür paşam üfür, çöpçü gel, kiri süpür..

Sonuç olarak bu dediklerinden akıllı bir tasarımcıya nasıl çıkıyoruz, bunu anlat.Kaç yazıdır diyorum mesele bunlar değil, mesele senin nasıl oluyorda bir tanrı masalı dizebildiğin, üstelik birde PLAN yapıp tasarlayan bir yapıda sunduğun. Senden beklenen bunlar değil, senden beklenen tanrını bize açıklaman. Yok efendim vakumda enerji kalır, ne yapılırsa yapılsın boşaltılamaz da, işte o enerji=tanrı, akıllı tasarımcıdırda vs.... Sorun nerede? Akıllı tasarım-TASARIMCI! anlamı yüklemende, akılsız olamaz mı? Parçacıkalrın, parçaların bir araya gelerek, atomalrın çeşitli ilişkisel ve hareket bağında NİTELİKLER KENDİLİĞİNDEN oluşamaz mı? İlla tasarlanmalı mı? Yani illa akıllı ve tasarımlı mı olması gerekir? Sebep?

Misal su kaynar mı? Yoksa tanrı tarafından kaynatılır mı?

Sen tanrı tarafından kaynatılır diye iddia ediyorsun, çünkü diyorsun madde hareket zeminine sahip değil, ilişkisel zemine sahip değil, etki/tepki, reaksiyon zeminine sahip değil. Peki tek ama tek bir tane deney var mı seni destekleyen?

Dialectics
26-01-2016, 13:06
Gelelim senin zaman kavramı ile olan mücadelene,
Ne demişsin bana cevaben:

Zamanı bizler ışığın sayesinde iki referans noktası arasındaki hareketi gösterdiğinden dolayi soyutluyoruz.
Zaman kendi dışındaki objeleri ve olgulara anlam veren bir kavramdır tek başına mevcut değildir. Tek başına zamandan bahsedilemez, tek başına bir değer değildir, anlam taşımaz, tek başına ölçülemez.
Atom üstü dünyada Işık hızı referansına bakarak zamanı değerlendirebiliriz. Böyle bir referans atomaltı dünyada yoktur. Hareketi referansı olarak almanız gerekir ,ama belirsizlik İlkesi zamanı kesin olarak saptamamizi önler, Çünkü hareketin kesinliksizligi vardır(sifir enerji).

Bu söylediğin şey diyalektik materyalist yaklaşımın sözleridir. Zamanı biz hareketten soyutlarız. Yani mutlak zaman diye bir şey yoktur, hareket vardır, zaman da hareketi tanımlamakta kullandığın bir boyuttur. Aslolan harekettir, hareketin doğası da diyalektiktir. Yani bu söylediğin şeyin sonucu şunlardır:

1. Mutlak zaman diye bir şey yoktur
2. Zaman bir soyutlamadır.
3. Mutlak zaman diye bir şey yoksa, zaman bir soyutlamaysa, aslolan tek şey hareket ise ve bu hareketin gözlemleyebildiğimiz tek şeyi diyalektik doğası ise o zaman "ne zaman başladı" gibi bir soru sormak abestir. Keza sadece dönüşen, değişen, devinen, başlangıçsız, statik olmayan bir hareket için ilk neden'den bahsedilemez, çünkü o "ilk neden"in bu sürekli devinen hareketten önce gelmesi gerekir ki bu da başlangıçsızlık ya da mutlak zaman yoktur gibi kabullerle çelişir. Neden çelişir? Çünkü neden sorusu başlı başına zamanla ilişkili bir sorudur da ondan. Bir şeyin, olayın vb.nin nedeni zamansal olarak kendinden önce gelmelidir.


Gelelim şimdi bizi de kendin gibi bizi de taptırtma fantazisine girdiğin Allah'ının ayetlerine. Ne demiş senin Allahın evrenin, kendi deyimiyle yer ve göklerin yaratılışı için bakalım:

54. Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

Yunus Suresi
3. Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah'dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!

Hud Suresi
7. O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resûlüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler.


İslam camiasınca sahih kaynaklı kabul edilen bir hadise de başvuralım, ne demiş Muhammed:

-Yer'i (dümdüz biçimiyle) cumartesi
-Dağları pazar
-Ağaçları pazartesi
-Mekruh'u (kötü'yü ve kötülüğü demek istiyor) salı
-Nur'u çarşamba
-Hayvanları perşembe
-Adem'i cuma (Müslim, e-sahih,kitabu sıfatı'l-münafıkın/27,hadis no 2789;Ahmed ibn hanbel,Müsned 2/227) TANRI ALTI GÜNDEN SONRA UZANARAK AYAK AYAK ÜSTÜNE ATIP DİNLENDİ *


Yani bu ayet ve hadislerden neler anlıyoruz:

Normalde ARŞ'ta yaşayan Allah'ın, bir şekilde evrenin bulunduğu yere gelmiş dünya üzerinde bulunan ademi (yani insanı), hayvanları, ağaçları ve dağları yaratmak için dört gün ve geriye kalan tüm evreni yaratmak için de 2 gün olmak üzere toplam 6 gün harcamış ve sonra tekrar kendi mekanı olan ARŞ'a istiva etmiş.

Şimdi tabi "gün" derken Allah'ın ne kastetmiş acaba. Yani Muhammed'in hadisine bakılacak olursa dünyanın kendi çevresinde 1 tur dönmesiyle ortaya çıkan gün'den bahsetmiş ki bu biraz Allah'ın ayetiyle çelişiyor. Netice henüz yaratmadığı dünyanın kendi çevresinde dönme hızına bağlı bir "gün" kavramını Allah ne diye kullansın değil mi?

Her neyse, bir şekilde Allah'ın biz zavallı kulları anlayabilsin diye sembolik bir "gün" ifadesi kullandığını varsayalım. Kimi islami ulema bir Allah katındaki günün bizim 50bin yılımıza filan tekabül ettiğini söylemiş olsa da kulak asmamak lazım çünkü dünyanın evrenden 8 milyar yıl filan daha yaşlı olduğu ortaya konmuş durumda.

Ancak önemli olan ne, senin Allah'ın diyalektikten pek nasip almamış. Kendi de zamana tabii ki, kendi katında günleri var.
Bugün bilim ispatlamıştır ki tüm gezegenler ve yıldızlar önceleri yoğun gaz bulutları iken bugün bildiğimiz maddeye çökmüşler. Yani senin Allah'ın ARŞ'tan teşrif edip samanyolu galaksisine güneş sistemini koyması, güneş sistemine de dünyayı koyması gibi değil. Hali hazırda ortada olan gaz bulutlarının galaksilere, yıldızlara ve gezegenlere dönüşmesi olay... Bu dönüşme peki tahmin et, sence Allah'ın üfürmesiyle mi olmuştur yoksa o gaz bulutlarının soğumasıyla mı??


Şimdi kendi mutlak zaman, zamanı soyutlamak, başlangıçsızlık vb. gibi söylemlerinle Allah'ının söylediklerini bizim için karşılaştırabilir misin?

dine mine ne
26-01-2016, 16:00
Gördün mü arakladığın dinci sitelerden nelere sarılacağını biliyordum...

farzet boş değil, tanrı ya da akıllı tasarımı ispatlamış mı oluyor?

İkincisi boş kılınamasının sebebi -> atomik yapıların içeride kalması...

1) yine dinci siteler deyip çamur atmaya başlamışsın, Ne alaka anlamış değilim.
Alıntısını yaptığın Strauss da ateist kuantumcu , o da ne yaziki ezeliyeti Multi üniverslerde arıyor, sen ise ondan beter haldesin ,ezeliyti sonsuz bir evrende arıyorsun.

2) doğada var Olup da doğal faktörlerle ortaya çıkma olasılığı aşırı derecede küçük olan yapılar, bilinçli bir tasarımın bilimsel kanıtıni oluşturuyor benim icin.

Evreni geciyorum , örneğin fonksiyonel bir protein molekülünün doğadaki 20 den farklı amino asitin rastlantısal bir araya gelmesiyle oluşma ihtimali matematikte imkansızin altında.

3) Ateist strauss senin yazdiklarini okusa sana götünle gülecek , bu kadar da üfürmek olmaz ki arkadas. Hadi senin düsündügün gibi olsun, iceride madde kalsin, iyide bu madde neden kendini yok edip yine olusturuyor.Sen böyle madde gördünmü.Atomik yapıların içeride kalsa bunlar gözlemlenir ama Kaybolmaz.
Iceride bir seyler unutuyorlar demen cok komik oluyor.

dine mine ne
26-01-2016, 16:09
Misal su kaynar mı? Yoksa tanrı tarafından kaynatılır mı?


Misal hesap makinesini düsün. formülün yazilimini yazarsin olay biter.

Suyun kaynamasi ,kanunlarin islemesi konusunda yazilim gibi düsünüyorum.

spartacus
26-01-2016, 22:24
Önceki yazın için, kimseyi güldürecek halde değilim, güldürecek bir ifadem de yok.

Okuduğunu anlamıyorsun, sorunlusun, ben sana diyorum ki, TANRI, AKILLI TASARIM ne alaka? :)

Misal hesap makinesini düsün. formülün yazilimini yazarsin olay biter.

Suyun kaynamasi ,kanunlarin islemesi konusunda yazilim gibi düsünüyorum.
Madde o kanunlarla birlikte zaten, fizik o kanunlarla birlikte, beraber... İşte o kanunlarla birlikte binbir çeşit nitelik açığa çıkıyor(DOĞAL!, çıkmaması için bir neden yok! O nedenle illa bir akıllı tasarımcı üfürmenin gereği yok) Ne demişti Hawking?

"Yerçekimi varsa, tanrıya gerek yok"

Peki bir çok Akıllı Tasarımcı geveze, bir çok dinci bu sözü nasıl anlamıştı? Hawking'in tanrısı yer çekimiymiş... Kendileriyle dalga geçtiler, oysa Hawking diyor ki, bu kanunalr fiziğin bir parçası ise, şu senin enerjin kadar doğal ve yaratılmamışsa, birlikte ise, o halde bu kanunlar bir çok niteliği, formu meydana getirebilir, bu halde tanrı gereksizdir. Yerçekimi orada metafor sadece, bir örnek, misal teşkili...

Meselenin özünde;

Hareket-ETKİLEŞİM!, etki-tepki, alışveriş(ilişki) olan bu, bunlar ise OLGU... Yani madde gibi DOĞAL, OLAĞAN...

3 mol oksijen bir araya gelince Ozon oluyor, 2 Hidrojen 1 oksijen bileşik yaparsa SU oluyor... Burada öncelikle ilişki var, sadece KANUN değil!. Bir yere kontrolsüzce çarparsan yamulabilirsin, bu evvela bir ilişkidir, sonrası ise etki/tepki, fiziksel kanunlar. Tamamen doğal yani, o sayıkaldığın enerji gibi doğal...

Atomlar özünde nitelikçe farklı parçalar değil, misal Carbon, çeşitli dizilimlerde çok farklı nitelikle maddeler açığa çıkıyor. Karbon atomları dizilimiyle farklı nitelikte oluşabilir (tahmin 1.000 çeşit nitelik) ... Burada neyi kastettiğimi anlayabiliyor musun?

Ortamda atomların birbiriyle ilişki kurmasını engelleyecek hiç bir olağanüstü durum yok, bu halde olağanüstü tasarım, tanrıya, akıla da gerek yok.

Suyun kaynaması dediğimizde özünde İLİŞKİDİR, kimyasal reaksiyondur, atomlar arasında yoğun elektron alışverişidir, bu ise açığa ısı enerjisi çıkartıyor, ısı enerjisi ise maddenin dizilim ve bileşik yapısında değişime yol açıyor, bu halde su HAL değiştiriyor. Hal, nitelik değişiyor....

Evrende gördüğün her bir çeşit şey niteliktir, formdur, formların yapıtaşı ise maddedir. Aynı atomlar bir araya gelerek çok farklı nitelik açığa çıkartabilir, moleküler dizilimle çok farklı nitelik ortaya koyabilir, ortamdan bağımsız değildir, ortam dahilinde süreğen ilişki BOMBARDIMANINA maruzdur buda süreğen değişime yol açar. KENDİLİĞİNDEN-DOĞAL!

Sen Tasarım dediğin ilişkisel ağda gerçekleşen DEĞİŞİMLER...

1 Kaşık suya bir avuç toprak atarsan ne olur? Nitelikçe değişimler meydana gelir. Çamurun oluşması için illa senin bunu yapman şart değil, doğada bu ortam mevcut değil mi?

İlla akıl tanrı gerekmiyor, gerektirmesini öngörmek saçmadır(gereksiz kalabalık ve içinden çıkılamaz kördüğüm atmaktır). Neyse bu kısım sana mantıken defalarca anlatıldı, inanmak istedikten sonra dilediğine inan...

Böyle düşünüyorsan saygı duyarım, dilediğine inanırsın kim ne diyebilir? Yalnız başından beri geldiğin gibi, Evrim teorisi yokturda, çöktüde, şu, şudur da, HY alıntılarıyla amacın üzüm yemek değil bağcı dövmek olursa sorun olur. Çünkü bu tutumun normal bir islamcının kendinden gayrısına kafir deyip, olmadık karalama yapmasına benziyordu...

Demek senin tanrın, izole ortama dayalı ifade edilen enerji salınımı durumuna dair söylenen vakum öyle mi? Bunun Akıllı Tasarımla ne ilgisi var? Yine de peki akılsız neden olamasın? Misal kabul enerji diyorsun, akılsız olup, ama bir çok enerji bağıyla bir araya gelince çok çeşitli nitelikler KENDİLİĞİNDEN, KAÇINILMAZ ortaya çıkyıorsa? Olamaz mı? Neden olmasın?

Yıldıztozu
26-01-2016, 22:55
Misal hesap makinesini düsün. formülün yazilimini yazarsin olay biter.

Suyun kaynamasi ,kanunlarin islemesi konusunda yazilim gibi düsünüyorum.

İlk nedeni illa bilinçli bir varlık olarak düşünmek istiyorsun. Beynine yerleşmiş bir düşünce var; her şeyin kaynağı illa bilinçli ve iradeli birisi olmalıdır.
Bu bir varsayım. Böyle olması gerektiğine dair delilin nedir?

Su kaynar ve hiç kimse tarafından yazılımı yapılmamıştır. Doğa kanunları birer tanrıdır. Bilinçli ve iradeli olmayan yaratıcı unsurlardır.
Ama sen illa arkasında bilinçli bir varlık arıyorsun. Bu varsayımdan kurtulman lazım önce.

dine mine ne
26-01-2016, 23:11
Gelelim senin zaman kavramı ile olan mücadelene,
Ne demişsin bana cevaben:



Bu söylediğin şey diyalektik materyalist yaklaşımın sözleridir. Zamanı biz hareketten soyutlarız. Yani mutlak zaman diye bir şey yoktur, hareket vardır, zaman da hareketi tanımlamakta kullandığın bir boyuttur. Aslolan harekettir, hareketin doğası da diyalektiktir. Yani bu söylediğin şeyin sonucu şunlardır:

1. Mutlak zaman diye bir şey yoktur
2. Zaman bir soyutlamadır.
3. Mutlak zaman diye bir şey yoksa, zaman bir soyutlamaysa, aslolan tek şey hareket ise ve bu hareketin gözlemleyebildiğimiz tek şeyi diyalektik doğası ise o zaman "ne zaman başladı" gibi bir soru sormak abestir. Keza sadece dönüşen, değişen, devinen, başlangıçsız, statik olmayan bir hareket için ilk neden'den bahsedilemez, çünkü o "ilk neden"in bu sürekli devinen hareketten önce gelmesi gerekir ki bu da başlangıçsızlık ya da mutlak zaman yoktur gibi kabullerle çelişir. Neden çelişir? Çünkü neden sorusu başlı başına zamanla ilişkili bir sorudur da ondan. Bir şeyin, olayın vb.nin nedeni zamansal olarak kendinden önce gelmelidir.


Zaman konusunu aciklaya aciklaya agzimda tügü bitti be arkadas.Daha mi anlamadin.

1) dogru ,ama mutlak yani kendi başına var olamadigi icn, hiçbir şeye bağlı olmayan olamadigi icin, bağımsız olamadigi icin. Zaman yok olur.Ama genisleyen bir evrenin icinde mutlak ölür, ve kendisi dogmus olur,yani vardir.

2) Dogru. evren genislediginden, zaman hakkinda zihinsel islem dogrudur.
3) hatali ,neden?. "ne zaman başladı" gibi bir soru sormak abestir dedigin icin.Sorulabilir cünkü.

Zamanı bizler ışığın sayesinde iki referans noktası arasındaki (ileriye dogru) hareketi gösterdiğinden dolayi soyutluyoruz ,ve bu yüzden zaman sorusu abes degildir.
Evren ileriye dogru genisledigi icin zaman dogmus olur .Evren ileriye dogru genisledigi icin bizim icin zaman gercektir.Bu yüzden zaman sorusu yanlis degildir.

Zaman kendi dışındaki objeleri ve olgulara anlam veren bir kavramdır tek başına mevcut değildir. Tek başına zamandan bahsedilemez, tek başına bir değer değildir, anlam taşımaz, tek başına ölçülemez. Evrende kendisinin dogumu icin her sey mevcuttur, ve yanliz degildir.

Atom üstü dünyada Işık hızı referansına bakarak zamanı değerlendirebiliriz.

Vakumda yanlizdir:
Böyle bir referans atomaltı dünyada yoktur. Hareketi (degisim hareketi degil dikkat) referansı olarak almanız gerekir ,ama belirsizlik İlkesi zamanı kesin olarak saptamamizi önler, Çünkü hareketin kesinliksizligi vardır, (sifir enerji). Vakumun icinde zaman bu yüzden yoktur.

Dialectics
27-01-2016, 12:57
Zaman konusunu aciklaya aciklaya agzimda tügü bitti be arkadas.Daha mi anlamadin.

1) dogru ,ama mutlak yani kendi başına var olamadigi icn, hiçbir şeye bağlı olmayan olamadigi icin, bağımsız olamadigi icin. Zaman yok olur.Ama genisleyen bir evrenin icinde mutlak ölür, ve kendisi dogmus olur,yani vardir.

2) Dogru. evren genislediginden, zaman hakkinda zihinsel islem dogrudur.
3) hatali ,neden?. "ne zaman başladı" gibi bir soru sormak abestir dedigin icin.Sorulabilir cünkü.

Zamanı bizler ışığın sayesinde iki referans noktası arasındaki (ileriye dogru) hareketi gösterdiğinden dolayi soyutluyoruz ,ve bu yüzden zaman sorusu abes degildir.
Evren ileriye dogru genisledigi icin zaman dogmus olur .Evren ileriye dogru genisledigi icin bizim icin zaman gercektir.Bu yüzden zaman sorusu yanlis degildir.

Zaman kendi dışındaki objeleri ve olgulara anlam veren bir kavramdır tek başına mevcut değildir. Tek başına zamandan bahsedilemez, tek başına bir değer değildir, anlam taşımaz, tek başına ölçülemez. Evrende kendisinin dogumu icin her sey mevcuttur, ve yanliz degildir.

Atom üstü dünyada Işık hızı referansına bakarak zamanı değerlendirebiliriz.

Vakumda yanlizdir:
Böyle bir referans atomaltı dünyada yoktur. Hareketi (degisim hareketi degil dikkat) referansı olarak almanız gerekir ,ama belirsizlik İlkesi zamanı kesin olarak saptamamizi önler, Çünkü hareketin kesinliksizligi vardır, (sifir enerji). Vakumun icinde zaman bu yüzden yoktur.



Senin gibi bozuk plağa takılınca biz de plak gibi dediklerimizi tekrarlayıp durmaya başladık.

Velhasıl özetle diyorsun ki "başlangıç vardır" ve de "ne zaman başladı" ya da "ilk neden nedir" sorusu caizdir. Bu soruya da verilebilecek en iyi cevap "Tanrı"dır. Mutabık mıyız?


Biz de diyoruz ki "Tanrı"nın ilk nedeni nedir? Tanrı'yı başlatan nedir?


Cevap bekliyoruz.


Not: Yazdığın şeyleri rengarenk hale bürümekle, kalın kalın yazmakla , çeşit çeşit font kullanmakla daha anlaşılır olmuyorsun. Daha anlaşılır olmak için Türkçe'yi daha düzgün kullanman lazım. Önemli olan şekil değil işlev yani..

dine mine ne
27-01-2016, 13:26
İlk nedeni illa bilinçli bir varlık olarak düşünmek istiyorsun. Beynine yerleşmiş bir düşünce var; her şeyin kaynağı illa bilinçli ve iradeli birisi olmalıdır.
Bu bir varsayım. Böyle olması gerektiğine dair delilin nedir?


Benim için önemli olan,big bangin ortaya koyduğu şeylerden bir tanesi evrenin bir başlangıç olduğunu göstermesidir. Tarih boyunca iki tane temel tez ortaya konulduğunu söyleyebiliriz .
1) Tek tanrılı inancına sahip olanların tezi ( bir yaratıcı var ve her şeyi o yaratmıştır)
Ezel olan yaratıcıdir görüşü .
2) Bunun karşı tezi evren ezelîdir, geri kalan herşeyse Evrenin içindeki Doğa yasaları çerçevesi içinde tesadüflerin arka arkaya gelmesi ile oluşmuştur tezi.

Eğer evren yaratılmışsa ozaman evrenin bir başlangıcı olması gerekiyor .
1. Madde ,ya evren ya yaratıcı ezelidir.
2. madde, bu evrenin bir başlangıcı vardır gösterebiliyoruz ,gözlemliyoruz.
3.Madde, Eğer bu evrenin bir başlangıcı var ise , ezeli olan her şeyin açıklaması olan bir ezeli bir evren olamaz. O zaman bundan otomatik man çıkan sonuç , yaratıcının varlığının her şeyin açıklaması olduğunu anlayabiliriz.

Bing Bang teorisi evrenin başlangıç tarihini bize gösterecek bir şekilde bir bilimsel yardımda bize bulunuyor.
Entropi yasası da sürekli olarak evrende bir düzensizliğe doğru bir gidişin olduğunu bize söylüyor.
Mantıksal argümanlar ile ele alırsak,eğer evrenin geçmişi sonsuz olsaydi, o zaman biz sonsuzu açıp bu noktaya gelmemizi gerektirirdi .

Materyalist felsefenin en temel tezi olan bu görüşe göre yalnız madde gerçektir ve onun dışında hiçbir şey yoktur. Madde yaratılmamıştır yok edilemez kendiliğinden varlığını sürdürür, evrenin tek yapı taşıdır. Materyalizmin bu inancından çıkarttığı sonuca göre Tanrı yoktur ,cünkü ezeliyeti evrene baglarlar.

Gördügün gibi birseyin olusumu herseyin aciklamasi olamadigindan olayi ,insanlar ezeliyet pesinde.


Geri kaldi bilinc, onuda matematikle tamamliyorum , ve is tamamdir diyorum, benim is bu kadar basit.
Matematik formülleri ile belli yapılan deneylerin veya diğer şeylerin birleşmesiyle bir kanaata varabiliyoruz.
Matemetikle, matematigin verdigi gücle deneyler gözlemler birlestirilib bir yerlere variliyor. Geri kalan bilimlere karşı işte fiziğin bir avantajı bu . Fizik çok öncesi için konuşuyor 13,7 milyar yıl önce big bangin başlangıcı. Burada bu kadar başarılı bir şekilde x saniyelerde geri kalan parçacıklar üzerine deneyler yapılması ve sonra tahmin edilen şeyin bulunmasının temelinde matematiğin evreni anlamamızda çok müthiş bir araç olması yatıyor. Matematik olmazsa hiç bir bilim olmaz, matematigi bilimin dili olarak kabul ediyorum. Matematik tasadüf icin esek sansi diyor.
Esek sansina degilde matematige güveniyorum ,o yüzden böyle gidiyorum.

Benim bigbangim var (gözlenebilinen).
Birde ezeli olan, her yerde bitmek tükenmek bilmeyen vakumdaki enrjim var.
Bir de matematigi icine atigim zaman, tadina doyum olmuyor.

Evren hakkında ne düşündüğümüz gerçekten de önemlidir. Evren hakkındaki görüşümüz, evrenin bir parçası olan kendimiz hakkındaki görüşümüzü de oluşturmaktadır.Evren önmlidir ama malesef bence ezeli degildir.Cok üzgünüm.

Benim corbayin tadina sende bak istersen ,tadi cok güzel ,cünkü icinde esek mesek yok,esek varsa corbayi sunan dine mine biraz esek ola bilir, o kadar .

Dialectics
27-01-2016, 13:58
1. Madde ,ya evren ya yaratıcı [/FONT][/COLOR]ezelidir.
2. madde, bu evrenin bir başlangıcı vardır gösterebiliyoruz ,gözlemliyoruz.
3.Madde, Eğer bu evrenin bir başlangıcı var ise , ezeli olan her şeyin açıklaması olan bir ezeli bir evren olamaz. O zaman bundan otomatik man çıkan sonuç , yaratıcının varlığının her şeyin açıklaması olduğunu anlayabiliriz.

[/B]

Evreni gözlemlersen bazı temel prensipleri farkedersin. Bunlardan en önemlisi evrendeki hemen herşeyin periyodik olmasıdır, frekansa tabii olmasıdır. Atom çekirdeğinin çevresinde elektronlar belli bir periyot ile dönerler. Elektronları oluşturan alt parçacıklar da periyodik bir şekilde spin hareketini yaparlar. Gezegenler bir güneşin etrafında ve kendi etrafında periyodik olarak dönerler, böylece mevsimler, günler ve geceler oluşur. Güneş ise bir galaksinin içinde galaksi merkezinin etrafında döner. Işık ve ses belli bir frekansa sahip periyodik dalgalardır.

Evrenin bir başlangıcı var diyorsun da, evrenin periyodik bir dönüşümün parçası olmadığını nereden biliyorsun, sürekli küçülüp büyüyen, küçüldüğünde big bang noktasındaki sıfır hacim sonsuz kütle durumuna giden, buraya ulaştığında ise tekrar maksimum entropiye doğru genişlemeye başlayan bir hareketi takip etmediğini nereden biliyorsun?

spartacus
27-01-2016, 14:07
EVREN -> NİTELİKTİR, nitel formlardan oluşur, her form evrenin bir parçası olup, toplamda evreni meydana getirir. Gelip geçici olan, önceli, sonralı olan, sebep/sonuç bağlamında olan formca, nitelikçedir. Bu niteliğind eğişimini sağlayan iletişim-hareket düzleminden ise zaman soyutlanır, o da nitelikçe belirlenmiştir. Bu anlamda formların başlangıcı, bitişinden söz edilebilir(kime, neye göreli!), materylin başlangıcından söz edilemez, falsetur. Formların gelişigüzel hareket değişimi veya ortamların görece farkları ise zamanın göreceli biçimde soyutlanmasına varır...

Başlangıcı olmayan MATERYAL'dir, materyalin çeşitli devinimiyle açığa nitelikler çıkar...

Spin hareketlerinin temelinde ise enerji salınımı ve/veya etki-tepki, karşılıklı iletişim zıt kuvvetler vb yatar.. Yani önceden kurgulanıp, tasarlanmış değil...

Her cisim enerji salınımında dönme hareketi yapar, merkez etrafında döner(üstten sola, alttan sağa veya tersi görünür, çünkü boşlukta enerji salınımı demek, tepkilenmek, iteneğe maruz kalmak demektir)..

Örneğin maddeler arası ilişkide, elektron alışverişleri olur, buradan da açığa ısı enerjisi çıkar. Yani komple bir iletişim-etki-tepki ağında, bir bütün dahilinde işleyen doğal bir durumdur, olgudur(iradeden bağımsız), olağanüstü değil, olması içinde olağanüstü bir şey veya çaba gerekmiyor.. Olması için olağanüstü çaba gerektirmek, olağanüstü çaba sarfedenin olağanüstü varlığının açıklanması gerekir demektir, bunu açıklayamayan, sadece üfürür, masal anlatıyor demektir.

Dialectics
27-01-2016, 14:26
Benim için önemli olan,big bangin ortaya koyduğu şeylerden bir tanesi evrenin bir başlangıç olduğunu göstermesidir. Tarih boyunca iki tane temel tez ortaya konulduğunu söyleyebiliriz .
1) Tek tanrılı inancına sahip olanların tezi ( bir yaratıcı var ve her şeyi o yaratmıştır)
Ezel olan yaratıcıdir görüşü .
2) Bunun karşı tezi evren ezelîdir, geri kalan herşeyse Evrenin içindeki Doğa yasaları çerçevesi içinde tesadüflerin arka arkaya gelmesi ile oluşmuştur tezi.

Eğer evren yaratılmışsa ozaman evrenin bir başlangıcı olması gerekiyor .
1. Madde ,ya evren ya yaratıcı ezelidir.
2. madde, bu evrenin bir başlangıcı vardır gösterebiliyoruz ,gözlemliyoruz.
3.Madde, Eğer bu evrenin bir başlangıcı var ise , ezeli olan her şeyin açıklaması olan bir ezeli bir evren olamaz. O zaman bundan otomatik man çıkan sonuç , yaratıcının varlığının her şeyin açıklaması olduğunu anlayabiliriz.

Bing Bang teorisi evrenin başlangıç tarihini bize gösterecek bir şekilde bir bilimsel yardımda bize bulunuyor.
Entropi yasası da sürekli olarak evrende bir düzensizliğe doğru bir gidişin olduğunu bize söylüyor.
Mantıksal argümanlar ile ele alırsak,eğer evrenin geçmişi sonsuz olsaydi, o zaman biz sonsuzu açıp bu noktaya gelmemizi gerektirirdi .

Materyalist felsefenin en temel tezi olan bu görüşe göre yalnız madde gerçektir ve onun dışında hiçbir şey yoktur. Madde yaratılmamıştır yok edilemez kendiliğinden varlığını sürdürür, evrenin tek yapı taşıdır. Materyalizmin bu inancından çıkarttığı sonuca göre Tanrı yoktur ,cünkü ezeliyeti evrene baglarlar.

Gördügün gibi birseyin olusumu herseyin aciklamasi olamadigindan olayi ,insanlar ezeliyet pesinde.


Geri kaldi bilinc, onuda matematikle tamamliyorum , ve is tamamdir diyorum, benim is bu kadar basit.
Matematik formülleri ile belli yapılan deneylerin veya diğer şeylerin birleşmesiyle bir kanaata varabiliyoruz.
Matemetikle, matematigin verdigi gücle deneyler gözlemler birlestirilib bir yerlere variliyor. Geri kalan bilimlere karşı işte fiziğin bir avantajı bu . Fizik çok öncesi için konuşuyor 13,7 milyar yıl önce big bangin başlangıcı. Burada bu kadar başarılı bir şekilde x saniyelerde geri kalan parçacıklar üzerine deneyler yapılması ve sonra tahmin edilen şeyin bulunmasının temelinde matematiğin evreni anlamamızda çok müthiş bir araç olması yatıyor. Matematik olmazsa hiç bir bilim olmaz, matematigi bilimin dili olarak kabul ediyorum. Matematik tasadüf icin esek sansi diyor.
Esek sansina degilde matematige güveniyorum ,o yüzden böyle gidiyorum.

Benim bigbangim var (gözlenebilinen).
Birde ezeli olan, her yerde bitmek tükenmek bilmeyen vakumdaki enrjim var.
Bir de matematigi icine atigim zaman, tadina doyum olmuyor.

Evren hakkında ne düşündüğümüz gerçekten de önemlidir. Evren hakkındaki görüşümüz, evrenin bir parçası olan kendimiz hakkındaki görüşümüzü de oluşturmaktadır.Evren önmlidir ama malesef bence ezeli degildir.Cok üzgünüm.

Benim corbayin tadina sende bak istersen ,tadi cok güzel ,cünkü icinde esek mesek yok,esek varsa corbayi sunan dine mine biraz esek ola bilir, o kadar .


Bir de bu tip bir yaklaşımda bir şekilde Tanrı olması gerektiğine dair bir çıkarım yaparken varsaydığın önkabullerden de bahsetmek lazım. Zamanında bu konuda çok uyarırdım. Şimdi Tanrı olması gerekir diyenlerin düştüğü bariz önkabuller nelerdir?

1. Tanrı var ise insanlığı uyarmak zorundadır.
2. İnsanlığı uyarmasının en iyi yolu bir kitap göndermesidir.
3. Bu kitabı göndermesinin en iyi yolu insan peygamberler kullanmasıdır.
4. Dolayısıyla bir Tanrı varsa adı Allah peygamberi de Muhammed olmalıdır ve İslam diniyle bu Tanrı insanları uyarmış olmalıdır.

Bunu da buraya dipnot olarak düşelim.

Yıldıztozu
27-01-2016, 16:26
DNM, evrenin bir başlangıcı yok. Evren, tanımı gereği ezelidir. Hani siz tanrı için tanımı gereği ezelidir diyorsunuz ya onun gibi.
Bigbang olayı evrenin bir parcasisindaki değişimin başlangıcı. Karadelikleri düşün, uzay ve zamanın tek bir noktaya sıkıştığı yerlerdir, aynı bigbang gibi. Bu karadelikler belki yeterince biriktirme yaptıktan sonra saçılarak yeni bir evren parçasının değişimini doğurabilirler. Aynı bigbang olayı gibi.
Bigbang her şeyin başlangıcı değil, bilim ve bilim otoriteleri de artık bunu söylüyor.

Evren tanımı gereği ezeli olmak zorunda. Ezeli olmayan şey evren değildir. O ancak evrenin bir parcasindaki veya yerindeki değişimin başlangıcı olabilir.

dine mine ne
27-01-2016, 22:04
Evreni gözlemlersen bazı temel prensipleri farkedersin. Bunlardan en önemlisi evrendeki hemen herşeyin periyodik olmasıdır, frekansa tabii olmasıdır. Atom çekirdeğinin çevresinde elektronlar belli bir periyot ile dönerler. Elektronları oluşturan alt parçacıklar da periyodik bir şekilde spin hareketini yaparlar. Gezegenler bir güneşin etrafında ve kendi etrafında periyodik olarak dönerler, böylece mevsimler, günler ve geceler oluşur. Güneş ise bir galaksinin içinde galaksi merkezinin etrafında döner. Işık ve ses belli bir frekansa sahip periyodik dalgalardır.

Evrenin bir başlangıcı var diyorsun da, evrenin periyodik bir dönüşümün parçası olmadığını nereden biliyorsun, sürekli küçülüp büyüyen, küçüldüğünde big bang noktasındaki sıfır hacim sonsuz kütle durumuna giden, buraya ulaştığında ise tekrar maksimum entropiye doğru genişlemeye başlayan bir hareketi takip etmediğini nereden biliyorsun?

1)Bildigin gibi frekans dalgadir , enformasyonun seklidir, Eski zaman codu videosundaki canli bitkileri nasil eski haline döndürdügünü görebilirsin.
Enformasyon sonucu bilinc olmasi lazim, actigim akilli tasarim basliginda bu frekansi anlatmaya calismistim.

2) Periyodik dönüsümü engeleyen entropi yasasidir benim bildigim. Geri dönüsümde tipkisinin aynisini( genisleme hizi)olmaz, olamaz.Hasas ayarlarda oldugu icin atiyorum ikinci geri dönüsümde evren icine cökerdi.Ayni top misali siblar ikinciye daha az siplar gibi.

dine mine ne
27-01-2016, 22:25
Bu niteliğind eğişimini sağlayan iletişim-hareket düzleminden ise zaman soyutlanır, o da nitelikçe belirlenmiştir. Bu anlamda formların başlangıcı, bitişinden söz edilebilir(kime, neye göreli!), materylin başlangıcından söz edilemez, falsetur. Formların gelişigüzel hareket değişimi veya ortamların görece farkları ise zamanın göreceli biçimde soyutlanmasına varır...

Evrinin dderinliklerindeki gördümüz cözülen corba neyin nesi ?, zaman ve zaman da olusum iste ,gözlem ve ispat.

Başlangıcı olmayan MATERYAL'dir, materyalin çeşitli devinimiyle açığa nitelikler çıkar...

Vakumda materyal yok dur , bunu sen diyorsun, vakumun icinde biir seyler unutuyorlar diyorsun.
Materyal kendiliginden kaybolmaz. Kendiliginden olusan kaybolan parcacik ve anti parcaciklardir, materyal olmadiklarindan dolayi kendilerini yok ederler, yok etme sonucu (disardan) bu enerji ölüle biliniyor.
Materyal kaybolmaz burda görülen enrjinin saf halidir.


Spin hareketlerinin temelinde ise enerji salınımı ve/veya etki-tepki, karşılıklı iletişim zıt kuvvetler vb yatar.. Yani önceden kurgulanıp, tasarlanmış değil...

Iste hata burada, meselemis ezeliyet spartacus. Hangi önceden bahs ediyorsun.
Vakumdan bahs ediyoruz , burda zaman yok.Zamani soyutluyamiyorsun.


Örneğin maddeler arası ilişkide, elektron alışverişleri olur, buradan da açığa ısı enerjisi çıkar. Yani komple bir iletişim-etki-tepki ağında, bir bütün dahilinde işleyen doğal bir durumdur,

Tabiki dogal durumdur ama madde zamana baglidir, zamanin icindedir , bu yüzden olusumun icindedir.
Ama saf enerji zamana bagli degildir.Nedenini de yazdim.

Dialectics
27-01-2016, 22:34
1)Bildigin gibi frekans dalgadir , enformasyonun seklidir, Eski zaman codu videosundaki canli bitkileri nasil eski haline döndürdügünü görebilirsin.
Enformasyon sonucu bilinc olmasi lazim, actigim akilli tasarim basliginda bu frekansi anlatmaya calismistim.

2) Periyodik dönüsümü engeleyen entropi yasasidir benim bildigim. Geri dönüsümde tipkisinin aynisini( genisleme hizi)olmaz, olamaz.Hasas ayarlarda oldugu icin atiyorum ikinci geri dönüsümde evren icine cökerdi.Ayni top misali siblar ikinciye daha az siplar gibi.

1) Frekans, bir dalganın tepe noktasının bir sn. de kaç kez oluştuğunun ölçüsüdür. Senin akıllı tasarım fikrini hatırlarsan bundan 50-60 mesaj kadar önce çürütmüş, doğada akılsız tasarım ürünü organlardan, canlılardan bahsetmiştik. Unuttun mu??? Evrim bilgisizliktir demekten öteye gidememiştin. Sana doğadaki ve vücudumuzdaki tasarım hatalarından bahsedip neden diye sormuştuk ve hiçbir yanıt alamamamıştık.

2) Tıpkısının aynısı olacağını iddia etmedik ki zaten. Sen her yıl her mevsimi tıpkısının aynısı gibi mi yaşıyorsun? Evrendeki tüm yıldızlar günün birinde sönüp çöktüğünde ve karadeliğe dönüşüp etrafındaki herşeyi çekmeye başladığında ya da bir başka deyişle evrenin ısı ölümü gerçekleştiğnde belki de büyük çöküş başlar ve tüm evren big bang tekilliğine doğru yol alır. Ve ardından bir big bang daha, ama bu sefer farklı yıldızlar, farklı sistemler, farklı gezegenler ve farklı yaşam bicimleri ortaya çıkabilir. Senin üfürükçü, 4 günde dünyayı, 2 günde de geri kalan uzayi yaratan tanri fikrinden cok daha mantikli degil mi?

dine mine ne
27-01-2016, 22:37
Bir de bu tip bir yaklaşımda bir şekilde Tanrı olması gerektiğine dair bir çıkarım yaparken varsaydığın önkabullerden de bahsetmek lazım. Zamanında bu konuda çok uyarırdım. Şimdi Tanrı olması gerekir diyenlerin düştüğü bariz önkabuller nelerdir?

1. Tanrı var ise insanlığı uyarmak zorundadır.
2. İnsanlığı uyarmasının en iyi yolu bir kitap göndermesidir.
3. Bu kitabı göndermesinin en iyi yolu insan peygamberler kullanmasıdır.
4. Dolayısıyla bir Tanrı varsa adı Allah peygamberi de Muhammed olmalıdır ve İslam diniyle bu Tanrı insanları uyarmış olmalıdır.

Bunu da buraya dipnot olarak düşelim.

Bu türden olusturma gücüne sahip yaratici kitablara ihtiyac duymaz diyorum.Kablumbaga dogusunda nasil denizi ariyorsa kitaba muhtac duymuyor ise , insan da böyledir.
Ne yapacagini, iyi bilir. Iyi ve kötüyü bilir, icinde calisan vicdan,sevgi,üzün , nefret ile haytindaki
yolunu özgürce kendi cizer.Kitaba luzüm yoktur.

Dünyamizdaki tüm durumlara göre dogru davranisi sergilemek ,kitablara sigmaz.

dine mine ne
27-01-2016, 22:49
1) Frekans, bir dalganın tepe noktasının bir sn. de kaç kez oluştuğunun ölçüsüdür. Senin akıllı tasarım fikrini hatırlarsan bundan 50-60 mesaj kadar önce çürütmüş, doğada akılsız tasarım ürünü organlardan, canlılardan bahsetmiştik. Unuttun mu??? Evrim bilgisizliktir demekten öteye gidememiştin. Sana doğadaki ve vücudumuzdaki tasarım hatalarından bahsedip neden diye sormuştuk ve hiçbir yanıt alamamamıştık.

2) Tıpkısının aynısı olacağını iddia etmedik ki zaten. Sen her yıl her mevsimi tıpkısının aynısı gibi mi yaşıyorsun? Evrendeki tüm yıldızlar günün birinde sönüp çöktüğünde ve karadeliğe dönüşüp etrafındaki herşeyi çekmeye başladığında ya da bir başka deyişle evrenin ısı ölümü gerçekleştiğnde belki de büyük çöküş başlar ve tüm evren big bang tekilliğine doğru yol alır. Ve ardından bir big bang daha, ama bu sefer farklı yıldızlar, farklı sostemler, farklı gezegenler ve farklı yaşam bicimleri ortaya çıkabilir. Senin üfürükçü, 4 günde dünyayı, 2 günde de geri kalan uzayi yarayan tanrinfikrinden cok daha mantikli.

Tasarim hatasi felan yok bunlar sizin korkup kacma teknikleriniz, bilmediginiz bir seyden neden korktugunuzu bile bilmiyorsunuz.Bunlara ben cevap vermisitim. zührafanin bogasi , gögsümüzdeki sinirler hakkinda yazmistim, görmedin her hal.

Eski zaman videosun daki canli degisimi , ezkiye dönük ,hayatsartlarina göre, dünyamizin elektrostatik alaninina göre canlilarin kendini nasil degistirdiginin ispati . Bilincin ,akilin ,tasarimin ispati, sonucta ennformasyon sonucu bir seyler degisirse , bu tasarim olmus olur.

Ben üfürükcü den bahs etmiyorum ,ben gercek yaraticidan bahs ediyorum.
O iki günde masallarini üfürükcülere anlat bana degil.

Benim maksadim, yaraticimi sana ve üfürükcülere anlatmak.

Dialectics
27-01-2016, 22:50
Bu türden olusturma gücüne sahip yaratici kitablara ihtiyac duymaz diyorum.Kablumbaga dogusunda nasil denizi ariyorsa kitaba muhtac duymuyor ise , insan da böyledir.
Ne yapacagini, iyi bilir. Iyi ve kötüyü bilir, icinde calisan vicdan,sevgi,üzün , nefret ile haytindaki
yolunu özgürce kendi cizer.Kitaba luzüm yoktur.

Dünyamizdaki tüm durumlara göre dogru davranisi sergilemek ,kitablara sigmaz.

Tanrı iyiyi ister mi? Isterse neden ister?
Bu evren iyi bir Tanrinin tasarimi ise neden bu kadar çok acı var? Dogadaki canlılar nesillerini devam ettirirken birbirlerinin ne kadar aci cektigini umursuyor mu? Demistim sanirim, mesela ichneumon türü esek arisi nasil türer biliyor musun?

Insan da dedigin gibi dogustan iyiyi kötüyü bilmez. Insanlardaki suç islemekten sorumlu gen ve bu genin cevreyle etkilesimi dahi bilimsel makalelere konu olmustur.

Insan evrimin yapmamasi gereken bir hatasidir diye bir tez bile savunabilir. Bu gezegenin dengesini bozup, bu kadar kana bogan baska bir canli türü var mı?

Bu dünya çoğu icin bir cehennem, senin iyi Tanrindan cennet cıkması lazımdı.

dine mine ne
27-01-2016, 23:14
Ne aciklamasi, her seyin neyini acikladin? :)

Peki acikladin, sonuc? Cozulen nedir? Namaz mi kiliyoruz?

Ben degil sadece siz , kafami agirtiginiz icin.Ceza.
Ben icecem, kafayi bulacam ama size yok.:eyebrows:

Hic bir "sey" ezeli ve ebedi degildir nitelik ve tabani ayirt etme zahmetine girecek misiniz?

Zaman olmayan yerde enerji oldugu zaman bu ezeli demektir, bunun zartu zurtu yok.



Sizin "tanri" deyip irade ve bilinc yuklediginiz zemine, biz yuklemiyoruz. Neden yuklemiyoruz? Cunku bunlarin nitelik oldugunu goruyoruz, siz gormuyorsunuz, cunku gozlemlemiyorsunuz, gozlemlemediginiz icin, farkindaliginiz yok, dolayisiyla felsefeden nasibinizi alamiyorsunuz.

Irade bilinc yüklemesini Ezki zaman codu videosunda görbilirsin.matematigi de birakdim, yüklem degil gözlem.
Frekanz ,ses , dalga ,enformason, degisim ,tasarim. videoda bunu göre bilirsin.
Enformasyon sonucu olusum = tasarim.
Görebilirsin, ama inanmak icin kendini biraz iteklemen lazim.
Korkunun ecele faydasi yok.
Burda gercek pesinde degilmigiz.
Birakinda dinlerden uzak gercek yaraticinin izlerine bakalim.
Siz bu ön sartlariniz ile buldugumuz izleri bile anlamiyorsunuz.

dine mine ne
27-01-2016, 23:45
DNM, evrenin bir başlangıcı yok. Evren, tanımı gereği ezelidir. Hani siz tanrı için tanımı gereği ezelidir diyorsunuz ya onun gibi.

Evren ezeli olsaydi bizlerde sonsuzlugu asip, olusmus olmamizi gerektirirdi.
Sen dogura bilirler ile gidiyorsun , ihtimal üzerinden evreni ezeli yapma beklentisi icerindesin.

Ezeli evren de gözlem yoksa ,bilme de olmaz.
Ama Ezeli olan enerjiyi biliyoruz görüyoruz , ölcüyoruz.



Evren tanımı gereği ezeli olmak zorunda. Ezeli olmayan şey evren değildir. O ancak evrenin bir parcasindaki veya yerindeki değişimin başlangıcı olabilir.

Anlamadim , o dedigin ney ?.Kendiliginden var olan enerjimi ?.

Evren ezeli olsa ne olacak, bunu tespit edememek hosuna mi gidecek?. Hayali yasamdan mutlumu olacan. Bunun ispatini nasil bekleyecen??????. gözlem ölcüm olmadimi ezeli evren model fikir üzerinden mi kabul edicen?.

Matematik , gözlem , ölcüm , bu ana kaynakta var iken , bunu kabul edemezken, ezeli evreni
Hangi sartlarda kabul edebilecen.
Isdiyorsun diyemi kabul edecen?.

Sana kim nasil hangi yöntemle ezeli evreni ispatlayacak. aciklama ile mi.?

Yıldıztozu
28-01-2016, 00:56
Evren ezeli olsaydi bizlerde sonsuzlugu asip, olusmus olmamizi gerektirirdi.


Bu cumlende evren yerine tanrıyı koy, tanrı nasıl sonsuzluğu aşıp bugüne gelebilmiş?
Tanrıya atfettigin özelliklerin tamamını evrene atfedebilirsin. Bilincli ve iradeli olması dışında.

dine mine ne
28-01-2016, 01:18
Bu cumlende evren yerine tanrıyı koy, tanrı nasıl sonsuzluğu aşıp bugüne gelebilmiş?
Tanrıya atfettigin özelliklerin tamamını evrene atfedebilirsin. Bilincli ve iradeli olması dışında.

Tanri sonsuzlugu asip gelmesine luzüm yok cünkü kendisi ezeli enerji .
Kendisi olusuma tabi degil, vakumdaki enerji kendiliginden var oluyor .

Özellikleri de evrene asla atfedilenemez , cünkü evrendeki sonuzlugun asla gözlemi olmayacak.
Gözlem olmadigi icinde asla emin olamiyacaksin.
Ama bu enrjiden emin olabilrsin , sen onun bir parcasisin.

dine mine ne
28-01-2016, 01:29
Kendini seviyorsan ,yaraticiyi da seviyorsundur.Kendiden korkuyorsan yaraticidan da korkarsin.

Ölüme yakin raporlarda , insanlarin cogu kendilerini sevmedikleri gösteriliyormus.

Bu raporlarda ateistler de var . Ateist de yalan atacak degil. Ama isin komik tarafi bazilari yinede inanmiyor, ama öümden korkmuyorlar.

Yıldıztozu
28-01-2016, 01:34
Tanrı ezeliyken sonsuzluğu aşıp gelebiliyorsa, evren neden sonsuzluğu asamasin ?
Kendi dusuncelerinle celisiyorsun d.m.n. Ben bırakıyorum artık.

İlahimasal
28-01-2016, 01:42
Çoklu evren fikirleri ortaya atılmış ve ciddiye alınıp araştırılırken
Nedir bu ya
Vakum?
Tanrı?

Kedilerine mini etek giydirip et pazarlayan bir adamın saçma sapan fikirleri ile burada nutuk atmak AYIPDIR.
Onun anladığı fizik kadın fiziğidir.

Yıldıztozu
28-01-2016, 01:54
Onun anladığı fizik kadın fiziğidir.
:D:rapture:

dine mine ne
28-01-2016, 02:21
Tanrı ezeliyken sonsuzluğu aşıp gelebiliyorsa, evren neden sonsuzluğu asamasin ?
Kendi dusuncelerinle celisiyorsun d.m.n. Ben bırakıyorum artık.

Tanri ezeliyken sonsuzlugu asip gelmesine gerek yok cünkü o zaten her an her yerde .
Enerji mikro sevjede Atom alti dünyasinda , orda zaman yok (quantum).
Belki kuantum ile einstein teorisi bu yüzden badasmiyor.(Zaman proplemi)

Evrenin sonsuzlugu asip gelmesinden bahs etmedim, canlilari dedim.
Big bang de 13,7 milyari asip olusduysak. Sonsuzlugu asip nasil olusacaktik diye sordum.

İlahimasal
28-01-2016, 02:32
Ne yani şimdi tanrı dedikleri şey mikro düzeyde bir şeymi?

Tanrı'yı nasıl patlatıyor bu insan denen basit varlık.( atom bombası)

Hani tanrı tekdi?

Ortalık atom kaynıyor sonsuz sayıda Tanrı fikri. Ne kadar atom o kadar TANRI vay be
Hımm kadın fiziği ile alakadar arkadaşmı üfürdü bunu.

Mhmd yalancı oluyor o vakit ,tanrının mekanına yukseldim diyor.kadın fizikciye göre atom altı maddelere girdi bu mhmd uçmadı burakla göklere.

dine mine ne
28-01-2016, 02:41
Çoklu evren fikirleri ortaya atılmış ve ciddiye alınıp araştırılırken
Nedir bu ya
Vakum?
Tanrı?

Kedilerine mini etek giydirip et pazarlayan bir adamın saçma sapan fikirleri ile burada nutuk atmak AYIPDIR.
Onun anladığı fizik kadın fiziğidir.

Ezel bir enerji gözlemlendigi halde coklu evren fikirleri halen ezeliyet pesinde kosuyor.
Bu ezeli evrenler fikirler nasil ispatlanacak, gözlemlenecek hic düsündünüzmü?.

Ezeli bir enerji , burdan olusan gelen bir big bang bir yaratciya isaret oldugu icin.
Kacma arayislari icine sokuyor bunlari.
Istedikleri kadar fikir yürütsünler ,ispat olmadikdan sonra neye yarar.


Kadin fizigi iyidir diyorum , bu fizik olmasaydi evren bile bu eksiklige dayanamaz , batardi diyorum.

İlahimasal
28-01-2016, 02:51
Ezel bir enerji gözlemlendigi halde coklu evren fikirleri halen ezeliyet pesinde kosuyor.
Bu ezeli evrenler fikirler nasil ispatlanacak, gözlemlenecek hic düsündünüzmü?.

Ezeli bir enerji , burdan olusan gelen bir big bang bir yaratciya isaret oldugu icin.
Kacma arayislari icine sokuyor bunlari.
Istedikleri kadar fikir yürütsünler ,ispat olmadikdan sonra neye yarar.


Kadin fizigi iyidir diyorum , bu fizik olmasaydi evren bile bu eksiklige dayanamaz , batardi diyorum.

100 yıl önce galaksimiz bile yokdu...BULDULAR
100 yılın içinde diğer galaksileri de buldular

100 yıl içindede başka EVRENLER bulununca o sığındığınız bin bang de iyi bir liman olmayacak.

Nedense bu tip şeylere ilk önce tanricilar karşı çıkar sonrada kaçacak yer kalmayınca babalarının malıymış gibi onlar sahiplenirler.

Evrim konusuna karşı çıkan kadıncı fizikci hocanızın ömrü yeterse ve sizinde ömrünüz yeterse Evrim olayına tapulu malları gibi onların sahip çıktığını gœreceksiniz.

Biz onların bu durumuna alışdık siyasetcisinden ,kadın bedeni fizik prf larına kadar.

dine mine ne
28-01-2016, 02:56
Ne yani şimdi tanrı dedikleri şey mikro düzeyde bir şeymi?

Tanrı'yı nasıl patlatıyor bu insan denen basit varlık.( atom bombası)


Sen maddeyi patlatiyorsun tanriyi degil,Madde zamana bagli , ama bu yaratici enerji zamana bagli degil.
Yaraticinin enerjisi bizden sadece zamandan ayri. Atom üstü zaman var , atom alti dünyada yok.
Einsein ve kuantum teorisi bu yüzden uyusmuyordur.
Her iki teori, kendi dünyalarina gayet iyi islemekte gibi ama birlestirilemiyorlar.
Benim gözümde bu iki dünya ayri mekan olmasi lazim.
Birinden zaman var biri zamansiz .

Kuantum teorisini bu yüzden insanlar anlamakta zorlaniyorlar. O rada ucuk seyler mümkün.

İlahimasal
28-01-2016, 03:08
Sen maddeyi patlatiyorsun tanriyi degil,Madde zamana bagli , ama bu yaratici enerji zamana bagli degil.
Yaraticinin enerjisi bizden sadece zamandan ayri. Atom üstü zaman var , atom alti dünyada yok.
Einsein ve kuantum teorisi bu yüzden uyusmuyordur.
Her iki teori, kendi dünyalarina gayet iyi islemekte gibi ama birlestirilemiyorlar.
Benim gözümde bu iki dünya ayri mekan olmasi lazim.
Birinden zaman var biri zamansiz .

Kuantum teorisini bu yüzden insanlar anlamakta zorlaniyorlar. O rada ucuk seyler mümkün.

Hani sen diyrsun ya İSPAT!

Benim gözümde demişsinde olmadı fikrimde demen lazımdı .
Senin gözlemin neki atom altı parçacıkların birinde zaman var birinde yok.

Fizikciler bile henüz atom altı parçacıkları tam ne olduğunu tesbit edememişken sen o dünyaaaa gözünle gorebiliyorsun .elektron mikroskopumu senin gözün ,hemde atom altı zaman tesbiti yapabiliyorsun.

Şu mini etek ,çakma mehdi ve türevlerinin fikirleri ile buraya gelip hikaye anlatmasan olmazmı?

Benim gibi bu konularda bile bilgi seviyesi dipde olan birisi için komik durumlara düşüyorsun.

Naçizane tavsiyem.

Fizik insanlarının kanıtlanmış net bilgilerini burada tartış.

Ne o ya tanrıyı atom yapdın ,atomu zamanlı zamansız ikiye ayırdın.
Ayetmi geliyor sanada dine mine.

dine mine ne
28-01-2016, 03:16
100 yıl önce galaksimiz bile yokdu...BULDULAR
100 yılın içinde diğer galaksileri de buldular

100 yıl içindede başka EVRENLER bulununca o sığındığınız bin bang de iyi bir liman olmayacak.


Galaksimiz yok du yanlis, vardi da biz bulamadik.
Galaksileri bulmakla da kalmadik. Artik evrenin derinliklerinde corbanin nasil olsdugunu dahi görebiliyoruz.
Malzemelerden git gide corbanin nasil olusdugu gözlemlenebiliniyor. Iste bu gözlem big bangin
En salam limani .

Ezeli bir evren olsaydi olusumunu göremezdik.
Ancak tekar acip kapanan bir evren modelinde bu gördügümüz corbayi görbilirdik, Buna en büyük engelde entropi yasasi. Buna rahmen bir acip kapanan bir evren olsada dahi bununda baslangici
Olmasi lazim.
Acip kapanmak tepki olmus olur ama etkiye yine muhtac vardir.

Etkinin kendisi ezeli (enerji) Evren ,acilip kapanip ucu verse ne yazar.

aliyarasfal
28-01-2016, 03:24
Atom altı dünyada enerji hareket ediyorsa orda zamandan söz edilir. Etmiyorsa zaten enerji yoktur. Olmayan bir şeyden söz ediyorsunuz (şey bile değildir) demektir.

Şunu der bilim, ölçümlenemez(bizim tarafımızdan) hızda harekete sahip enerji. Yani öyle bir hareketki şu anki teknoloji ile mümkün değil bizim gözlemleyeceğimiz bir zaman birimi ile ifade edilecek gözlemi versin.Bizm hareket algımızdan kat kat hızlı hali ile çok anlık ve sayısal ifade edilmesi gözlemlenmesinin zorluğundan şu an için mümkün değil.

Yani soyut zaman hareket eden atomaltı parçacık için var, bize göre ölçümlenemediğinden , çok küçük bir boyutlu.


Zaman hareket olmadan mümkün değildir.

Ya vardır ya yoktur.


Bilimi anlamayan matematiksel hesaplamanın zorluğunu, gözlemlenememezliği, hızın büyüklüğünü anlamadığından zaman yoktur ama varlık var, tanrı oda der durur.:)

Zaman soyutluğu varlık varsa hareketle ilişkilidir ve bizim ölçemiyor oluşumuz zamansızlık değildir.

Anlayana etki-tepki saz anlamayana matematik hesplamadaki durağanlık az.


Şimdilik saygımla gittim...

İlahimasal
28-01-2016, 03:34
Galaksimiz yok du yanlis, vardi da biz bulamadik.
Galaksileri bulmakla da kalmadik. Artik evrenin derinliklerinde corbanin nasil olsdugunu dahi görebiliyoruz.
Malzemelerden git gide corbanin nasil olusdugu gözlemlenebiliniyor. Iste bu gözlem big bangin
En salam limani .

Ezeli bir evren olsaydi olusumunu göremezdik.
Ancak tekar acip kapanan bir evren modelinde bu gördügümüz corbayi görbilirdik, Buna en büyük engelde entropi yasasi. Buna rahmen bir acip kapanan bir evren olsada dahi bununda baslangici
Olmasi lazim.
Acip kapanmak tepki olmus olur ama etkiye yine muhtac vardir.

Etkinin kendisi ezeli (enerji) Evren ,acilip kapanip ucu verse ne yazar.

100 yıl öncesi galaksiler yokdu
100 yıl öncesi dünyayı dinciler,tanrıcılar yönetiyordu
100 yıl öncesi galaksileride ,evrenin sırlarınıda ARAMAK yasakdı.

100 yıl öncesi HAYAT bile yokdu

Bu gün bile halen tanrıcı mahluklar olmayan tanrılarının ,nimetlerini kayıp etmemek için bilimin verdiği hayatı kullanarak tanrilarını yaşatmak istiyorlar .

Nafile bir çaba .Tanrı öldü.Yakinda nostaljik bir yunan tanrısi gibi MÜZELERDE tarih kitaplarinda rastlanacak tanrınıza .Arayan kalırsa tabi!

Bin bang dediğin şey den başka bir çok teori var.
Bin bang yılın modası gibi modası geçince onuda atarlar tarih kitaplarına.
O limanda bekleyenler beklesin

Bak bende şöyle bir fikir sallayım hemen

Atom dan başlamak üzere her madde bir kütle çekimi ile biribirin etrafında dönuyor ya. Ay,Dünya,güneş sistemi,galaksi

Aha bu galaksilerde bir ŞEYİN etrafında dönüyor.
o ŞEYDE başka bir şeyin etrafında dönüyor.
o ŞEYDE başka bir şeyin etrafında dönüyor.

Bu şekilde sürekli devam ediyor .SONSUZZZZZ

senin ve diğerlerinin tanrısıda bizim küçücük dünya gezegeninde teistlerin beyninin içinde dönüp duruyor.ama sonsuza kadar deil.

Bak kuarklardan,sicimden bahsediyor bilim isanları
Tanriyla falan işleri yok..o insanlarin beyninde son bulmuş tanrı.
Bizlerde de öyle ,darısı sizin başınıza.

spartacus
28-01-2016, 04:29
Misal belirsizlik lafzına yaptığı atıf, bildiğiniz cahil akıllı tasarımcıların, sözdebilimcilerin atıfı :) Oysa defalarca açıkladık, belirsiz olan parçacık değil, gözlemcinin, parçacığın momentum ve konumunu AYNI ANDA kesin ölçemeyişi üzerine...

Yani belirsiz olan ÖLÇME..

Şöyle düşünelim, saatte 500 km hızla giden bir araç olsun, bizde bu hızı tam doğrulukla ölçememiş olalım, bu aracın belirsiz olduğu anlamına gelir mi?

Bunu sitede, net ortamında dincilerin, sözdebilimcilerin, akıllı tasarımcıların milyonlarca sayıda yaptığı çarpıtmayı düzeltme namına, belkide 100 kere izah etmişizdir...

Şu linkide 100 kere vermişiz..
https://tr.wikipedia.org/wiki/Belirsizlik_ilkesi
"belirsizlik ilkesine göre, bir parçacığın momentumu (https://tr.wikipedia.org/wiki/Momentum) ve konumu aynı anda tam doğrulukla ölçülemez"

Bizim dinci, akıllı tasarımcılar ise b kadarcık cümleyi dahi anlayamıyor, burada anlaşılmayan ne var? Belirsiz olan ölçüm, belirsizliğide TAM DOĞRULUKLA ölçülememesi. Yani birisini(momentumu) tam doğru ölçersek, konumunu tam doğru ölçememek, konumu ölçerse, momentumu tam doğru ölçememk, üstelik ölçüme konu olan parçacık DELİ DANA...

Gözlemcinin gözleme etki ettiği (foton gönderdiği, parçacığı vurduğu) her gözlem spekülatif oluşturur, bunda da anlaşılmayacak ne var. Belki ileride gözlemcinin, gözlem nesnesine müdahale etmeden ölçmenin bir yolu bulunabilir, o zamana kadar da bu sorun, sorun olmaya devam eder.

Peki determinizmin nesi yıkılmıştır özünde?

Determinizmde bir örnek vardır "Her şeyin ama her şeyin anlık hareketi, konumu ölçülürse bir sonraki adım önceden bilinebilir"... İşte bu deneyde göstermiş ki, konumu doğru ölçseniz dahi momentumu ölçemezsiniz, tam doğrulukla ölçemeyeceğiniz için, değişimin bir sonraki adımını önceden belirleyemezsiniz denmiş oluyor. Oysa 200 yıldır materyalistler diyor ki, her şeyi ölçemezsiniz, örneğin ilişkisel zemin, çünkü o düzeye inerseniz zeminde geçerli olan ölçülemez, referans alınamaz noktalarıda barındıran bir kaos düzlemidir(gelişigüzellik durumu da vardır)...

neyse daha 1 satırlık cümleyi dahi okuyup anlayamanlarla, hayallerini tartışıyoruz... Mesele idrak sorunu değil aslında, mesele kaabiliyet sorunu da değil, mesele yeterince okumamak, tartıştığı konu ve meselelere vakıf olmamak meselesi, yani mesele özünde cehaletin cesareti...

dine mine ne
28-01-2016, 04:30
Zart zurt ettigimiz o degil, daha neye zart zurt edildigini anlamamissin.

Ek olarak, ben varligin ezeli-ebedi olup olmadigi hususunda ortaya bir iddia koymadim, nihayetinde de asli gercege 'var' ya da 'yok' seklinde, fenomene dair tanimlari kitleyip, kendimi kendi soyutlamalarimda bogacak kadar beyinsiz degilim.


Bilimin sundugu verilerden devam düsünüp bir noktaya varma kendini bogmakmi, beyinsizlikmi. Ipatlanamiycak bir evren pesinde kosmanin ne oldugunu ben san yazdimmi?.




Almanca bilmiyorum, fakat postladigin videodaki isimleri google ettim, ve bana gore sen zivanadan cikmissin, yahut daha muhtemeli; zivanaya hic girmemissin, kusuruma bakma..

Olay bu;https://en.wikipedia.org/wiki/Electroporation (https://en.wikipedia.org/wiki/Electroporation)

Irade-bilincle/tasarimla ne alakasi var ki bunun?


Iste kafa inancli oldugu icin, kapali .
Bilincle akil ile alakasi oldgunu göremiyormusun usta. Kendini ele veriyorsun haberin yok.

Birde üstelik olay bu diyorsun , bilimsel aciklamasini koymaya calisiyorsun.

Senin yaptigin aynen su bak simdi.

Einsteinin formeline bakip deney yapmak , dogruladigin zamanda einstein yok,
bunun bilincle alakasi yok demek gibi sey .

Bir sandalyenin nasil yapildigini örgrenmek , sandalyeyi yapani ortadan kaldirmaz.
Aksine bize sandalyeyi yapanin bilincli ve akilli oldugunu gösterir.Olmadigini degilki.

Frekansin , dalganin enformasyon oldugu bilim dünyasinda bilinir , internet , telefonu düsün.
Ezki zaman videosunda canlilarin bu eletrostatik alandan etkilenip(dalga enformasyon) sekilerini ezkiye dönük degisdiklerini gördügün halde , kafani kuma sokuyorsun. Cok yazik.

Sayin Dine mine ne, artik biraz ilerle, evrenselles, evrensel-insan ol. Evren, zihninin icine sigdiramayacagin kadar buyuk ve limitsiz, ama zihnini evrene sigdirabilirsin, ve bunu basardigin zaman, evrenin merkezine kendi bilincini koymayacak kadar da aklin basina devsirilmis olur..

Evrensellesmek nasil olucak ? sen kafani kuma sokuyorsun. Ben degil.


Elektro statik alani ,dünyamizda ,günesin sayisende olusur.
Canlilarin enformasyon üzeri degisime ugradiginin (Ezki zaman codu videosu) en büyük kanit dir.

Baliklarin cenesinin altinda kemik cikiyor, 150 yil önceki sekilerine dönüsüyor baliklar.
Dna si degismeden degisime ugrayamaz.
Dna bilgisini bu elektro statik alandan aldigini göremeyecek kadar ,kafani neden kuma sokuyorsun.

Aynimi ayni dinci kafasindasiniz bunu unutmayin.
Ispat , gözlem ,video dahi yardim etmiyor sizlere . Demeki insan nasil geldiyse öyle gidermis. 7 si ney ise 70i de oymus arkadas.

Vay anasini geriye , ezkiye dönük bir degisim nasil olabilir diyecegin yerde , kafani kumun icine sokuyorsun.

Aciklama pesinde kosarken enforasyon konumuzu unutuyorsun.

Cift yarik deneyindeki isgin dalgadan ( enformayon) halinden parcacik haline dönüsdügünü bile aklinin ucundan gecirmiyorsun. Bunu da ,ölcüldügü zaman yaptigini sindiremiyorsun.

Düsünüp tasin ma ,ama evrenlesmeden bahs et. Evrenden gelen enformasyonu görmezden geliyorsan bahri lesmeden bahs et , evrenlesmeden degil.

dine mine ne
28-01-2016, 05:13
Şöyle düşünelim, saatte 500 km hızla giden bir araç olsun, bizde bu hızı tam doğrulukla ölçememiş olalım, bu aracın belirsiz olduğu anlamına gelir mi?


Giden diyorsun ,yani ilerleme var (gözden kaciriyorsun) . sonrada konuyu ölcüme bagliyorsun.

Dogru ölcemiyorsan bu senin hatan olmus olur.Sen hata yapmis isen beklentin yanlis olmus olur.
yanlis sonuca varmis olursun , bu yüzden dende sorun temelinden yanlis olmus oluyor.

Yer cekimini yanlis hesaplarlarsan , masanin üstünden atlar , ve yasiyorum diye kafayi yersin.
Ama yercekiminde deneyini yapmis oluyorsun , en azindan.

Ama aracin hizini da deneyimle tespit edebilirsin yani , gelip carptigi zaman belirsiz olup olmadigini anlarsin.

dine mine ne
28-01-2016, 05:47
Gözlemcinin gözleme etki ettiği (foton gönderdiği, parçacığı vurduğu) her gözlem spekülatif oluşturur, bunda da anlaşılmayacak ne var. Belki ileride gözlemcinin, gözlem nesnesine müdahale etmeden ölçmenin bir yolu bulunabilir, o zamana kadar da bu sorun, sorun olmaya devam eder.


Fitneciligin senin bu iste. Kurdugun cümleye bir bak sayin fitneci , foton gönderdigi. kim gönderiyor bu fotonu??????????.
Parcacigi vurdugu ne demek ? x parcacigini mi anlatiyorsun.

Momentum dan spekülatifi de yapisdirdi , oldu bitti pasta.

Cift yarik deyindeki bilnc ve gözlem olayini da sokmusun buraya, bu da senin pastanin sosu olmali.

Vakum daki enerjiyi bosaltamamak nerdeeee ,senin foton gönderenler nerde sayin fitneci.
Fitneci oldugun kurdugun cümlelerden beli.

Üc dört yerden calma yapib kendine kacacak yer ariyorsun. Minderden kacmakta kaybetmek demekdir usta.
Bu pastalarini pisire pisire mitomani hastaliginada kapilmisin . Bende hep düsünürdum bu bizim
saprtacus bu hastaligi nerden kapti diye.
Bu yalan dolan pastalarindan vaz gec spartacus.Bu pastalarin seni zehirliyor.
Bu zehir, seni baska isanlara camur atmani da sagliyor , isin kötü tarifida bu zaten.
Bilime de saldiriyorsun haberin yok.

Böyle bende seninle yazismak istemiyorum, üzülüyorum, ama olmuyor.
Temiz adamsin ama bazi gercekleri neden görmek istemiyorsun.
Bu yaptigin fitnecilik degil de ne.
Güresimizin asil püf noktasi bu ezeliyet oldugunu caktin .
Hemen kendince olusturdugun deli danayi, vakumun icine sokmaya calisiyorsun.
Ateist strauss bu yazdiklarini bir görse varya ,adam kalbden den giderdi.

dine mine ne
28-01-2016, 06:02
Hani sen diyrsun ya İSPAT!

Benim gözümde demişsinde olmadı fikrimde demen lazımdı .
Senin gözlemin neki atom altı parçacıkların birinde zaman var birinde yok.


Benim fikrimi kim sikler ki.
Ben bilimin dedgini aktariyorum , ve nedenini aktariyorum, o kadar.

Zaman meselesinide yaza yaza biktim artik.

Nana Buluku
28-01-2016, 10:08
Ben bilimin dedgini aktariyorum , ve nedenini aktariyorum, o kadar.


Önce bilimin ve sahte bilimin ne olduğunu öğren sonra aktarırsın.

dine mine ne
29-01-2016, 10:19
Önce bilimin ve sahte bilimin ne olduğunu öğren sonra aktarırsın.

Bilimsel teori demek ,geçerlik ve güvenirliği bilimsel yöntemlerle tekrar tekra tespit edilmiş olan demektir.

Kuantum ve Bigbang bilimsel teoridir. Ikisinde de gözlem var .
Sahte bilim ile neyi kast ediyorsun?.

Kurdistannn
29-01-2016, 15:38
Sahte bilim ile neyi kast ediyorsun?.


Gerçekten de sahte bilimin ne olduğunu bilmiyor musun?

Nana Buluku
29-01-2016, 20:10
Sahte bilim ile neyi kast ediyorsun?.


Sahte bilim, gerçek dışılıktan taviz vermeyen ama bir yandan da çarpık bir bilimsel terminoloji ile sanki kanıtlarla destekleniyormuş gibi izlenim veren genel olarak sahtekarlar tarafından para kazanmak amaçlı uydurulan bilgilerdir.

Bir çok kişi sahte bilim ile bilimi birbirine ayırt etmekte zorlanır. Sebebi tabi ki çarpık bilimsel terminolojisinden kaynaklanıyor. Bilimin terminolojisinden bihaber insanlar bu saçmalıkları gerçek sanması çok kolaydır. Ancak neyin sahte bilim neyin gerçek bilim olduğunu anlamak için bilimsel terminoloji bilmeye gerek yoktur.

Bir kaç sahte bilim örneği: Astroloji, akıllı tasarım, kuantum mistisizm, ufolar.

Bu açtığınız başlıklarda neyi savunduğunuzun farkında değilsiniz çünkü sahte bilim üretenlerin amacı budur. Eğer okuduğunuz yazının içerisinde olur olmaz yerde karşınıza bilimsel terimler çıkıyorsa ve bu durum yazıyı anlamanızı güçleştiriyor ise o makale büyük ihtimalle sahte bilimciler tarafından yazılmıştır.

Şuan yaptığın o yazıları buraya kopyalamak. Okuyup ezberliyorsun sonrada buraya yazıyorsun. Önceki sayfalara dönüp yazdıklarına bir bakmalısın burada seninle tartışanlar sana ne yazarlarsa yazsınlar sen sürekli aynı saçmalıkları tekrarlıyorsun. Tartışma bir adım dahi ilerlemiyor.

spartacus
29-01-2016, 20:40
Sahte bilim, sözdebilim Bilimsel öngörü, teorileri öncelikle çarpıtarak alır. Cımbız yapar. Sonrada işte bilim AKILLI TASARIM'ı kanıtladı vb kendi teorilerinin kanıtı sayarlar. Sıksık bilimden söz edip blime vurgu yaparlar.

Ahmak kandıran ama bir çok ahmağında kolayca farkedemeyeceği kandırma, yanıltma, süslü laf taktikelri kullanırlar. (bir çoğuna bazı konualrda örnekler vererek değindim).. Örneğin Big Bang'in bir noktada, kurgusal zemindeki ifadeleri cımbızlanır... İşte tanrı denir, sonrada bir tanrı kurgusu üretilir ve okuyucu bu kurguyu Big Bang'in desteklediği zannına kapılır, okuduğu metin sözdebilimdir, yazar bilinçli olarak takla atan, dansöz gibi kıvıran, edebiyatıda iyi kullanarak okuyucuları etkileyen bir yol çizer...

örneğin ne Big Bang, ne de Kuantum Fiziği, Akıllı bir tasarım ve tasarımcıyı doğrulamaz, gözlem tabanı da sunmaz, ama sahte bilimci, bunlardan cımbızlayıp, kendi masalını yazar ve bu masalıda bilimsel teori diye sunar(?!). Okuyucuyu da biliminde bu MASALI doğruladığına ikna eder...

Oysa mantıken, gözlemde, gözlem sonucu ancak gözlemlenen namına bir sonuç verir! Bu yazıda aktarmıştım;

"Gezegenlere yer çekimi ile bağlı olmamız, astrolojinin doğru olduğu anlamına gelmez."

İşte bu yöntemin, ahmak kandıran sahte bilimin yöntemi böyle işler... Bilim, gezegenlerle birbirimize, yerçekimi ile bağlı olduğumuzu ispatladı, o halde astroloji diye girer, giydirir, ahmakları pandikler...

Ahmaklarda çıkıp, ne alaka? diyemez, genelde diyemez zaten duymak istediği şeylerle ŞARTLI olarak, sözdebilimcinin ağına düşmüştür, sözdebilimcide hem etkili konuşma, hem akıl oyununda ustadır, bizim şartlı ahmağımız da duymak sitediğini sözdebilimcide, etkili biçimde bulunca, yelkenleri indirip teslim olur. Orada da durmaz, bloglar açar, sözdebilimci tarafından pandiklenen eleman, NET ortamında iflahsız bir kir ürtmeye başalr, arama motorlarında gerçekten bilismel konuları ararsanız, kirden dolayı aradığınızı bir türlü bulamazsınız, çünkü ortam akıllı tasarımcı, dinci, teistler, sözdebilimciler ile kirletilmiştir.

Örneğin net ortamında, insanlar ayırdımına varmadan, muhtemel %90 oranında bilim diye sözdebilim okumaktalar, bu duruma kurban gitmenin bu başlıkta da örnekleri mevcut...

Misal bu sitede verdiğim örneklerden belirsizlik ilkesi... Ölçüm üzerinedir, ama sahte bilimci, sözdebilimci bunu söylemez, öyle bir anlatır ki, belirsiz olan parçacık, madde, nesnel dünyaymış gibi hal al-dırıl-ır... (bu başlıkta bile Dine mine ne'nin o kafayla, pandiklenmiş biçimde değindiğini ve bu ilkenin akıllı tasarımı desteklediğini filan sandığını görecekseniz)... Şimdi internette gezinsek, bir dolu kir görebiliriz, sahte, sözde bilimciler o kadar çok kir yaratmış durumdaki, bilimsel makaleler bunların yanında denizde damla gibi kalmakta...

HY'nin photosopları kullanması, bilim insanlarının sözlerini, cımzılayıp çarpıtarak aktarması, hatta hiç olmayan bilim insanı bile uydurmaları, hatta balık tutmakta kullanılan(ki bunu biliyor! bilerek yapıyor) plastik böcekleri dahi kullanması da aynı temelden beslenir, okuyucular ise ahmak yerine konmuştur, alan, satan memnundur. Çoğunlukla-kimse yalanla, çarpıtmayla kendisine aktarılanın yanlış olduğuna inanmak istemez, defalarca ispatlasanızda yine de gider kendisini kandıran kişileri okur, çünkü ŞARTLIDIR, yalan bile olsa duymak istediğini duyar...

Siyasette bile böyledir, soyan, çalan insan hakkaniyetle yönetebilir mi? Ama duymak istediğini ve şartlı olduğunu söylediği için insanlar teslim olur, yalan bile olsa duymak istediğini duymuştur, çünkü şartlıdır, şartlandırılmıştır...

Şurada net ve kısa açıklaması var;
https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6zdebilim

Sözdebilim veya sahte bilim (İngilizce pseudoscience), bilimsel argümanlar kullanılarak ileri sürülen, ancak bilimsel çalışmaların gerektirdiği materyal, metot, test edilebilirlik (doğrulanabilirlik) gibi standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen iddia, inanç, bilgi ve uygulamalar bütününe verilen addır. Sözde bilim genellikle belirsiz, çelişkili, eleştirilere yönelik aşırı tepki ve kişiselleştirmeler, destekleyici verilerin abartılması, sonuçlara yönelik doğrulanması imkansız abartılı iddialar ile karakterize, kullanıcıları açısından da sosyal, maddi-manevi kazançlar sağladığı düşünülebilecek konular üzerinden yürütülür.

aliyarasfal
29-01-2016, 20:48
Gökyüzünde 12 burç vardır,bunlar ay yükselir etkilenirler, venüs soldan fırtar, boğa ikizlere dalar işte astroloji doğrudur, hatta el-lah kuranda buna işaret etmiş ayların sayısı 12 diye net belirtmiştir.

Bilim astrolojiyi kanıtlamıştır hatta kullanmaktadır. doğum gününüz burçların yeriyle etkileşimlidir, ters yada düz doğmanız onların konumuyla ilgilidir, ünlü bilim adamı medyum memiş ketoya burçların yükseliş açısı ile çakarken rezzan kiraz kiraz yemenin keriz yemekten zor olduğunu farketmiş, bilimde bunu doğrulamıştır.

Amin.

Şimdilik saygımla gittim...

aliyarasfal
29-01-2016, 21:28
Yeni kanıtlarla geldim hemide bilimsel.

Bakınız astro-loji

Astro nedir düşünelim, jetgillerdeki uzay köpeğinin adı nedir? Astro, gördünüz mü kökeni bulduk,uzay. Peki loji nedir?

-loji son eki, İngilizcedeki (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngilizce) -ology veya -logy den Türkçeye (https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e) girmiştir. Bir çalışma alanını veya akademik (https://tr.wikipedia.org/wiki/Akademik) bir disiplini tanımlar. Benzer şekilde -olojist son eki de, bu alan üzerinde çalışan kişiyi tanımlar.


Birde lo-ji olarak düşünelim, lo>la> lan>oğlan> uzaylı oğlan
ji= de-da eki- farsça


O göğü nasıl direksiz yükselttiğimizi görmüyorlar mı ayetinden etkilenerek ilk uzay bilimini ve uzaylıyı farslılar keşfetmiş ve bunu islamla gerçekleştirmişlerdir.


Vay canına astroloji tamamen bilimin dibi dimekmiş. Ben demiyom bilim ve etimiloji beraber diyo.

peki astro-no-mi nedir?


Astro zaten çalıntı, kökeni belli ikinci kelime nedir? No, evet no, ne dimektir, ingilizce hayır dimektir.( olumsuz)Mi soru ekidir. Uzayla ilgilimi acaba sorusu gizlice içinde yatmaktadır ve kendi yalanlarını ele verirler, no, hayır değil, tamamen yalan söylüyok derler.Ben demiyom bilim ve etimoloji diyoooooo....

Şimdi anladıkmı gerçek bilim ile sahte bilim uydurma bilimin farkını? Kime soruyom bu soruyu, tabiki hedef kitlem olan Rezzan keriz bilincine sahip çok bilgili, araştırmacı, yüksek oy ve rant kapasitesine sahip mutlu uyanık(kurnaz) çoğunluğa.benim her dediğimi tastike hazır o doğruyu değil inandığını duymak isteyen, doğruyu söyleyeni kurban etmeye hazır, kendinden olanı yalan yanlış bile yapsa canı uğruna savunan vefalı kitleye. Öpüyoom sizi kuzucuklar.


Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
29-01-2016, 22:43
Birde lo-ji olarak düşünelim, lo>la> lan>oğlan> uzaylı oğlan
ji= de-da eki- farsça


O göğü nasıl direksiz yükselttiğimizi görmüyorlar mı ayetinden etkilenerek ilk uzay bilimini ve uzaylıyı farslılar keşfetmiş ve bunu islamla gerçekleştirmişlerdir.


Vay canına astroloji tamamen bilimin dibi dimekmiş. Ben demiyom bilim ve etimiloji beraber diyo.
Allah razı olsun kardeşim...

Şüpheci Dinsiz
30-01-2016, 00:38
Benzer şeyler yazdığının farkında değil bu tırt herif.

http://scontent-fra3-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xfa1/v/t1.0-9/6853_1129720920373863_5296280349865790975_n.jpg?oh =e23ec1033ce088ea346abc19997160cf&oe=5747C1B0

dine mine ne
30-01-2016, 01:27
Sahte bilim, gerçek dışılıktan taviz vermeyen ama bir yandan da çarpık bir bilimsel terminoloji ile sanki kanıtlarla destekleniyormuş gibi izlenim veren genel olarak sahtekarlar tarafından para kazanmak amaçlı uydurulan bilgilerdir.


Benim yazdiklarimda "üfürülmüs destekler" hangileri ozaman.
Sahte bilim deyib isi bitiriyorsun.
Bu üfürülmüs destekler hangileri ? Bunlari sayman lazim ki tartisalim.

Quantumun ,big bangin sahtekarlari kimlerdir???????????.
Bunlarin icinde dincisi de var, ateisdi de var.

Sen bana sahtekar diyebilirsin elin adamindan ne istiyorsun.
Bana sahtekar dememen icin de bilimsel teorilerin kanitlari üzerinden
gidiyorum.

Bana sahtekar diybilmen icinde bilimsel teorilerin kanitlari olmadigini benimle tartisman lazim.Öyle sahte deyib olmuyor.

Sonucta aciklamaya calistigim yaraticiyi ben bu kanitlar ile anlatmaya
bakiyorum. Senin kanitlarin bilimsel degil demis oluyorsun,iyide neden?.

aliyarasfal
30-01-2016, 02:28
Benim hakkımda sahtekar diyebilirsiniz, amma asla astrologlarla ilgili kabul etmem. Rezzan ablam vede HY abim saygılar.

Kedi beslemek istiyom ben.:)

Bişi deel spartacus, incelememi istediğin bilimsel konular olursa bi habar ver ekibi toplim iki dakkada bu bilinç ve entellüktel anlamda uygarlıklar üstü halka neyin doğru olduğu ve neyi doğru kabul etmeleri gerekltiği hakkında toplum mühendisliği ile (halkın oyu ile) her şeyi yuttururum. pardon anlatırım.


Bu halk istesin(istediğini sandır) bilimi bile ezer geçer. Halk her zaman haklıdır.:)


Buda şurdan aklıma geldi, hani aleviler Diyanete karşı ya, bizim başbakan bir mitingde soruyor halka ya, hatırlayın

Diyanetin kaldırılmasını istiyor musunuz?

Cevap toplu

Eveeeet

hemen refleks şu, Hayııııır istemiyoorsunuz.

Aynı anda topluluktan tepkiii, Hayııııııır.

Aman dadaş hoşmisan :)

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
30-01-2016, 03:39
Efendim ilk şuradan başlayın... Dikaktinizi çekti mi? hani bu başlıktaki tesadüf zırvaları, abuk, subuk olasılık hesapalrı, sıkışıncada Kuantum, Big bang lafızları...

http://www.evrimagaci.org/makale/411

Caner Taslaman'ın "Big Bang ve Tanrı", "Kuantum Teorisi, Felsefe ve Tanrı" gibi kitaplarını okuyanlar, gayet kıvrak sözdebilim yöntemlerini bulabilirler. Bu başlıkta ise genellikle sağdan, soldan edinilmiş bilgiler benzer kaynakların net ortamına yayılan kiri gibi görünüyor...

Örneğin Caner Taslaman yukarıda değindiğim ikinci kitabında "Belirsizlik İlkesini" bilinçli biçimde çarpık ifade etmiş ve neredeyse sayfalar dolusu ifadeyi kendi çarpık kurgusu üzerine kurabilmiştir. Okuyucu kitlesi düşünüldüğünde ise bilime uzak ama dine yakın çevreler yani okuyucular genelde donanımsız yakalanır...

İşte örneği;
http://www.canertaslaman.com/2011/10/tanri-evren-iliskisi-acisindan-determinizm-indeterminizm-ve-kuantum-teorisi/

Kuantum durumunu açıklayan Heisenberg’in Belirsizlik İlkesi’ne göre atom seviyesinde parçacıkların konum ve hızını aynı anda tam olarak hesaplamamız(!?) imkansızdır. Bu ilkeye göre, bir parçacığın konumunu ne kadar doğru olarak belirlersek, hızı o kadar belirsizleşir; parçacığın hızını tamamen doğru olarak belirlersek ise konumu tamamen belirsizleşir.

hesaplamak, belirlemek, belirsizleşmek.... Bu kelimeler bilinçli olarak seçilmiş, oysa parçacığın konumu belirsizleşmez! ölçüm tam doğrulukla sağlanamaz... Şimdi parçacığın konumu mudur belirsizleşen?

(Akıllı Tassarımcıların bu tarz taktiklerine, üstelik aynen bu konuyla da örnek vererel bu başlıkta bir kaç kez dile getirdim ve ısrarla aynı tarz devam ettirilebildi-şartlılık refleksi, tutunulan dal-çarpıtma!, alakasız sonuç üretme safsatası-!)

Buyrun
Özellikle bunu okuyun
http://ahmetdursunarsivi.blogspot.com.tr/2015/02/kuantum-teorisi-allah-ve-ahreti.html
Albert Einstein zamanında bu ruhu keşfetmiş fakat o zamanın şartları ile ne olduğunu tarif etmekte zorluk çektiği için “uzaktan garip bir eylem“ olarak nitelendirmiş.

http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kuantumpotansiyel/

http://degisimehazirim.com/blog/kuantum-dusunce-ne-dusunursek-onu-yasariz-ne-dusunursek-o-oluruz/

Şimdi vakit dar, istensin dincisinden, Akıllı Tasarımcısına bir çok sahte bilim, sözdebilim metinleri burada ele alabiliriz...


STANDART YÖNTEMLERİ
Bağıntısız, ilişkisiz YARGILAR üretmektir, NE ALAKA!? cinsinden. Bu en temellerinde duran yöntemdir. Bu yöntemle bir şey, her an her şey yapılabilir, o düzeyde etkili ve safsata bir yöntemdir ki, kişiler Big Bang, Kuantum Fiziği içerisinde bir kaç şeyi cımbızlayarak Kur'an'ın bir çok ayetini yeniden yorumlayabilir.

Örneğin Dine mine ne bize bu başlıkta vakumdan bahsetti, efendim dışlanamaz enerjiden falan, filan, bunun akıllı bir tasarımcıyla ne alakası kurulabilir? Hiç, çünkü akıllı tasarım diye iddia edilen şey, evvelyatında bir tanrının(! sıfatları ne???) her şeyi akıllıca tasarladığını iddia etmek, böyle bir iddiayı, öne sürülen enerji kanıtlar mı? Bu şuna benzer, madem yağmuru Zeus yağdırmıyor o halde nasıl yağıyor? Bilim bile yağmurun yağdığını söylüyor, o halde bu demektir ki, Zeus yağdırıyor, buna benzer çıkarımlar...

dine mine ne
30-01-2016, 10:17
Efendim ilk şuradan başlayın... Dikaktinizi çekti mi? hani bu başlıktaki tesadüf zırvaları, abuk, subuk olasılık hesapalrı, sıkışıncada Kuantum, Big bang lafızları...

http://www.evrimagaci.org/makale/411 (http://www.evrimagaci.org/makale/411)
Hani sen Harun Yahya sayfalarını nasıl görüyorsan Bende bu senin verdiğin linkteki Evrim ağacı sayfasına aynı gözle bakıyorum.
Bak adamlar ne yazmış;

indirgenemez biçimde karmaşık olduğu düşünülen her türlü yapının, esasında son derece indirgenebilir olduğu ve pek tabi kademeli bir evrimselsüreç sonucunda evrimleşebileceği gösterildi.


kızma ama işte sende inanmak istediğin için bu safsata satanlara inanıyor ve bu adamları sorgulamıyorsun .
Bak adamlarevrimleşebileceği gösterildi diyor. Evrimleşebileceği demek bir varsayımdır, düşüncedir bunun ispatı yoktur(sözde bilim budur). Ama her neyse.

Bakın doğada akıllı tasarımın (bilincin) her yerde olduğunu, Doğa araştırmaçılarından görüyoruz. Bilginin kendisini de tesadüfe bağlayamazsınız. Bunu da tesadüfe bağlarsanız dangalakligin daniskakasını yapmış olursunuz.
Doğada bilgi olmasaydı insanlar bu araştırmalardan bilgisine bilgi kaatamazdi.


Her şeyin nasıl olup bittiğini anlamak için bilgilenmek için doğamızı araştırmıyor muyuz.
Flagelum motoru Hadi sizin dediğiniz gibi olsun, süreçle olsa bile, Flagelum kuyruğu , sıvı bir ortamda ilerliyemeyeceği için, 360 derece dönen bir motora dönüşmesi bile akıllı gerektirir.
Siktiğimin süreci ile akıll ne alaka?. Akıllı Tasarım değilse akılsız tasarım olmuş olur.

Akıl olmayan yerden bilgi toplayamazsıniz. Akıllı bir bilgi elde edemezseniz, işinize yaramaz. onu bırakın iki tane hücrenin birbirileriyle olumlu bir şekilde çalışabilmesi bile akıllı gerektirir , kaldı ki milyarlarca vücudumuzdaki hücreler tesadüf çalışsin.
Hücrelerimizin birbiriyle akıllı bir şekilde irtibatta olmalarıntesadüf bir kanun değildir. Bilinçli bir kanundur. Neden mi?
Diyelim ki günümüzdeki bilim, hayatın nasıl oluştuğu kanununu bulamıyor.
Gelecekte insanlar bu sırrı çözdüğü zaman hayat oluşturabilecek.

Bu İşin sırrı çözüldü diye orada akılin , bilginin olmadığını bize göstermez.
zekamızla bu işin sırrıni bizler çözdük diye , çözülen şeyin içindeki bilgisini alıp kendi çıkarımıza kullandıktan sonra , burada bir şey yoktu diyemeyiz. Bir şey yok olsa idi neyini arayıp taradın o zaman bunca yıldır diye sormazlar mı adama.

Günümüzde bir uzaylı gelse ve hayatı gözümüzün önünde oluşturabilse, ne derdik. Bunlar bu işi biliyor derdik, değil mi.
Günümüzde birçok şeyi kendimiz Çözebildiğimiz için uzaylılara yaratıcı gözüyle bakmazdık. Bir şeyin bir şeyden geldiğini bildiğimiz için, uzaylıların da oluştuğunu biliriz ve yaratıcınınezeliyet taçıni onlara takmayız.

Sizler bilgiyi akıllı bilinci Kanun ile açıklamaya bakıyorsunuz. Iyi de gözden kaçırdığınız nokta, İşleyen bir kanunun akıl ile alakası olmasıdır.
Akılsız bir kanun çökmeye mahkumdur. Işleyen bir kanunda her daim bilgi mevcuttur.

Aradığımız bilgiler acayip bir şekilde karmaşıktır, tesadüfler ile açıklanamayacak derecede karmaşıktır. Bıçağın sırtı kadar keskindir.
Hani saçından bir tel düştü diye ,mantar yerden çıkmıyor, sizin zannettiğiniz tesadüf bu türden.

Ama öyle değil işte , is Bıçak Sırtı Olayı. Bir hastanın ilacınin hazırlandığını düşünün. Birkaç fazla mikrogram hastayı hayatından edebilir (FLAGELUM MOTORU). Aradığımız Bıçağın Sırtı. Onu bulduğumuz zaman ancak bilgimiz artıyor.

Her seyi ilacin olusumu gibi düsüne bilirsiniz . Insanlar doğası gereği (matematiğin olasılığı yüzünden) bu ilacıntesdüf sonucu olusduguna inanmaz.
Bunu mahkemede anlatırsanız sizi içeri atarlar, ama bu ilaç doğada oluşdu derseniz paçanızı kurtarabilirsiniz, Çünkü insanlık doğada bilmediğimiz bilgilerin olduğunu öğrenmiştir ,anlamıştır.

Hem tüm bilgileri doğadan alıyorsunuz sonra da orada akıl yok diyorsunuz, Bu nasıl çelişki böyle. Doğadan aldığınız karmasik bilgileri tesadüf zannediyor ama kendi üretdiginiz ilaci,bir iradenin bilincli ve dengeli bir şekilde olusturduguna inaniyorsunuz.

Ilacın ayarı, hayatın oluşumu gibi , işleyen kanunda Saçım düştü yerden mantar çıktı değil de, yaratıcının iradesi gibi düşünüyorum.

Nana Buluku
30-01-2016, 11:02
Sen bana sahtekar diyebilirsin elin adamindan ne istiyorsun.
Bana sahtekar dememen icin de bilimsel teorilerin kanitlari üzerinden
gidiyorum.

Bana sahtekar diybilmen icinde bilimsel teorilerin kanitlari olmadigini
benimle tartisman lazim.Öyle sahte deyib olmuyor.

Sen sahtekar olanlardan değilsin. Sen kandırılan taraftasın. :)


Sonucta aciklamaya calistigim yaraticiyi ben bu kanitlar ile anlatmaya
bakiyorum. Senin kanitlarin bilimsel degil demis oluyorsun,iyide neden?.

Elinde kanıt yok ki bilimsel olup olmadığını tartışalım. Sadece laf cambazlığı var.

dine mine ne
30-01-2016, 11:36
Sen sahtekar olanlardan değilsin. Sen kandırılan taraftasın. :)
Yani bana sen busun diyorsun . :deadhorse: Kandirilmis esek.


Elinde kanıt yok ki bilimsel olup olmadığını tartışalım. Sadece laf cambazlığı var.

Bende bu kanitlari , laf cambazligi ile döndürmeye calisan kisilerin, sizleri kandirdigini düsünüyorum.
Ben misal bilim adina gözlemliyorum desem hemen polis gelir kapiya. Adamlar yillardan beri kanitlanmis gözlem var diye götünü yirtiyor. Laf cambazligini Spartacusa bu yüzden yüklüyorum.
Deli dana gözlemi deyip duruyor.
Iyide be kardesim bilimin sayesinde iyi kötü insanlik ilerliyor.
Bak bu Quantum olmasaydi misal günümüzde bu tür buluslar olmazdi.
Bulusun adini bile "Quantum Dot Laser"koymuslar.
http://www.welt.de/wirtschaft/webwelt/article5108681/Mini-Laser-soll-Fernseher-ueberfluessig-machen.html

Nana Buluku
30-01-2016, 11:42
Kandirilmis esek.

'Kandırılmış maymun' dersek daha doğru olur. :)

Bende bu kanitlari , laf cambazligi ile döndürmeye calisan kisilerin, sizleri kandirdigini düsünüyorum.

Biz kolay kolay kanmayız. Popüler bilimde hata olabileceğinin farkında olduğumuzun için o makaleleri okurken dahi kuşkuculuktan ödün vermeden okuruz.


Iyide be kardesim bilimin sayesinde iyi kötü insanlik ilerliyor.

Bilimin sayesinde, sahte bilimin değil.

Kurdistannn
30-01-2016, 12:16
dine mine ne; tesadüf denen şeyi yanlış anlıyorsun kanımca.Şu ilaç kendi kendine olmaz, şu proteindeki bu kadar aminoasit kendi kendine olamaz vs... gibi şeyler diyorsun ama onlar da bir anda olmuyor ki. Çok uzun evrimsel süreçlerin sonucu. İlaçlar bile binlerce yıllık insan deneyiminin araştırmasının o an vardığı bilgi düzeyi. Tek bir kişinin de değil.

Doğada kendi kendine olamaz denilen şeyler de, belki birkaç bin yıl önce yoktular ya da birkaç milyon yıl önce...Yani, evrimsel süreçte üzerine basamak basamak konuyor. Güçlü olan, duruma adapte olan, doğaya uyum sağlayan ayakta kalıyor ve daha da gelişiyor zamanla, ya da değişiyor. Çok uzun bir geçmişi olan bu süreçlerin sadece son basamağına bakan insanlar, o geçmişleri düşünmeyip, bu elimizdeki mükemmel yapı tesadüfen olamaz diyorlar.

Yani bu iş milli piyango gibi değil ki, büyük ikramiyenin çıkma olasılığı gibi örneğin 20 milyonda bir olsun. Bu tarz olasılık durumlarında çerçeve bellidir, ona göre hesabını yaparsın. Ama evrende ve doğada sayısız parametre var ve her şey uzun bir zaman aralığında oluyor. O mükemmel denilen sistemler ha deyince olmuyor ki olasılığını hesaplayasın.

Tanrı var mı yok mu bilmiyorum. O beni aşan bir şey.


Her neyse, kuantum ya da big bang gibi konularda bir şey paylaştığında; şöyle yapman daha yararlı olur. Önce bilimsel olan şeyi söylersin, buna da kaynak gösterirsin, sonra da, bu da buradan çıkardığım felsefi yorumum dersin, olur biter. Diğer şekilde çorba oluyor.
Kaynaklar da, bilim camiasının kabul ettiği kaynaklar olursa ve de İngilizce olursa seviniriz. Ortak bir dil üzerinden gidelim.

spartacus
30-01-2016, 15:18
Hani sen Harun Yahya sayfalarını nasıl görüyorsan Bende bu senin verdiğin linkteki Evrim ağacı sayfasına aynı gözle bakıyorum.
Bak adamlar ne yazmış;

indirgenemez biçimde karmaşık olduğu düşünülen her türlü yapının, esasında son derece indirgenebilir olduğu ve pek tabi kademeli bir evrimselsüreç sonucunda evrimleşebileceği gösterildi.
Dine mine ne, en güzeli bilmediğin sularda bu kadar açılmaman. Daha bir makaleyi dahi okuyamıyorsun, birde bak ne diyor diye bana yazıyorsun :)

Bak makele girişinde
"İndirgenemez Karmaşıklık" safsatasını ileri sürerek "Akıllı Tasarım" hipotezinin ateşli savunucularından biri olarak karşımıza çıkan

Oysa alıntıladığın yer. Behe'nin yani Akıllı Tasarımcıalrın iddialarını çürüten bir kısım :) Sen bu başlıkta Evrim karşıtlığı ile girmedin mi? Gerçekten hiç vakıf olmadığın konularda karşıt ahkamlar kesiyorsun, kendinle dalgadasın, bakalım nereye kadar...

İkincisi HY ile Evrim Ağacını hangi akıla, zekaya bir tutuyorsun anlat bizde bilelim... Müridliğin mi kabardı?

Oku bakalım Evrim Ağacı neymiş.
http://www.evrimagaci.org/sayfa/biz-kimiz

Senin gibi kara cahilleri sömürmek için yalan mı yazıyorlarmış, inanç piyasasında sömürü adayları mıymış? Bilimde İNANCA YER YOKTUR, her türlü bilimsel metin doğası gereği, gözlem tabanı gereği HATAYA, YANILGILARA AÇIKTIR... Sen ve müridi olduğun dinci, akıllı tasarımcı teologlar ise asla hata yapmazlar, yanılmazlar çünkü inanca dayanırlar, bilimsel olarak ele alınamaz, doğrulanamazda, yanlışlanamazda, o nedenle de ne derlerse desinler, kendilerine göre yanlış olmaz :)

Dalga mı geçiyorsun? Bilimden dem vuracaksan BİLİMİN KAYNAKLARINI okuyacaksın, sahte bilimcileri, bilim karşıtı dincileri, duymak istediğin ŞARTLILIĞIN sana duyurup seni mest edeni değil...

Sözdebilim hakkında link verdim, son kısımına baktın mı? (maddi, manevi kazanç! Etrafına bir bak bakalım bunu kimler yapıyor?)

Neyse bu başlıkta bir kum tanesi kadar olsun bir şey öğrenebildiysen ne ala, öğrenemediysen elden bir şey gelmez, dilediğin yerde, dilediğin gibi pandiklen, paşa gönlün bilir.

Her zaman ki gibi sende, o'da, şu da safsatasına sarıldın, alıntı yaptığım yerde sana seni nasıl, hangi yöntemlerle pandiklerinden, çarpıttıklarından örnekle bahsediyorum, sen çarpıtmayı bile savunmaya geçiyorsun, cehalet böyle bir şeydir işte, koyunun, kasaba olan aşkıdır...

spartacus
30-01-2016, 15:49
Yani bu iş milli piyango gibi değil ki, büyük ikramiyenin çıkma olasılığı gibi örneğin 20 milyonda bir olsun. Bu tarz olasılık durumlarında çerçeve bellidir, ona göre hesabını yaparsın. Ama evrende ve doğada sayısız parametre var ve her şey uzun bir zaman aralığında oluyor. O mükemmel denilen sistemler ha deyince olmuyor ki olasılığını hesaplayasın.

Sevgili Kurdistannn
Olasılık hesaplarıyla ilgili hayli açıklamada bulundum, piyango gibi bile alsalar kocaman bir mantık hatası yapıyorlar.

Mesela sen 20 milyonda 1 demişsin ya işte bu OLASILIK asli olasılık değildir, gerçekte olasılık %90+ dahi olabilir. Yani öyle bile baksalar ciddi derecede bönce akıl yürütebiliyorlar... Örneğin

6 haneli sayısal lotoyu, 12.000.000 kişi oynamış olsun olasılık, 12 milyonda 1 midir? hayır değildir muhtemel olasılık %90+ dır, kime çıkacağı 12 milyonda bir filan ifade edilebilir, kime çıktığı konusuna da tesadüf denir.yani birilerine denk gelebilirdi, kime geldiğinin özel bir yeri yok, o nedenle de tesadüf denir ve tesadüf kişi, özne şahsına münhasır ifade de dile gelir...

Yani şöyle diyelim;
6 haneli sayısal loto oynanmış ve 20.000.000 kişi oynamış olsun, birilerine çıkma olasılığı olasılık %100 e yakındır, iki, üç kişiye çıkma olasılığı da atıyorum %70, %50, %40 olsun :)

Evrende ise ortamlar mevcut, ilişkisel ağ mevcut yani bu loto işi gibi baksak bile bu çekiliş her saniye olur ve evrendeki her bir toz parçasıda oyuncu gibidir.. Olasılık kime çıktığı değil, çıkıp, çıkmama olasılığı olarak değerlendirilebilir... Efendim aminoasitlerin oluşması için ortam gerekli ise, aminoasit oluşur, ortamın olasılığıda oluşan aminoasit şahsında değil, ortam bileşenleriyle anlam kazanır. İşte yukarıda sayısal loto örneği verdim, olasılıklar %90 civarı seyredebiliyor, mesele kime çıktığı meselesi değil, olasılığın gerçekleşip, gerçekleşmeme meselesi.

Örneğin 40 haneli rakam olsun, 400.000.000 kişide oyuncu olsun, olasılık 400 milyonda 1 midir? Gerçekten bu dinci, akıllı tasarımcı veya idealist düşünenlerin üfürükleri gibi öyle midir? Yoksa olasılık %90 civarında oalbilir mi? Kime denk geldiğinin ise önemi yok, birilerine denk gelmiş, gelecek, işte ona da şahsında tesadüf denir o kadar ve gerçekte iseİ yani OLASILIKTA ise durum KAÇINILMAZDIR...

Örneğin bir nehir kenarından geçen 2.000 başlık bir büyükbaş sürüden birileri timsaha yem olabilir, olasılık %90+ larda olabilir.
Bu halde dinci, akıllı tasarımcı, cahiller timsahların, av yakalamasını 2.000 de 1 olasılık olarak alırlar, yani neredeyse İKMANSIZ!(2000 kez sürü geçecekte bir timsah bir hayvan yakalayacak onalara göre???!), yani kime denk geldiği ölçeğiyle, indirgeme, parçalama kısaca idealist parçala, izole et, yorumla hatasına düşerler, oysa gerçekte timsahların herhangi bir hayvanı ham yapmalarının olasılığı atıyorum %90 civarıdır, 1/2000 değildir:). Hangi hayvana denk geldiği ise raslantıdır, vay efendim neden şu kurtulan hayvan değilde bu hamile hayvana denk geldi vs, şahsında tesadüf...

Yani katrilyonalrca gezegen içinde dünya da bu raslantısallığın bir üyesi, tüm diğerleride, hepside olasılıkta birer adaydırlar :)

Aha bunca gün, onca mesajlaştık, Dine mine ne yaptığı basit mantık hatasını dahi anlayamadı, hala tesadüf zırvalıyor, çünkü yanlış olduğunu bilse bile, inancı için tutunduğu dal, o nedenle de yanlış işine geldiği için sürdürmeyi yeğliyor(kendini kandırma, pandikleme, paşa gönlü bilir, yalnız sorun şu, kendini pandikleyip dnüp bu yanlışı tekrar ederek bize cevap vererek, üstün gelme hissine kapılıyor ki, buda sanırım psikolojik, zira bilimsel düşünme, bilimsel method arkadaşın yanından bile geçmiyor)...

Örneğin şu an atmosferde kaç oksijen bileşiği ayrıştı, kaç tanesi birleşti? Bir tane ozon veya allotrop (https://tr.wikipedia.org/wiki/Allotrop)bileşiğini laboratuvara alıp, tekilleştirip, izole edip, aha bu 3 adet oksijen atomunun bir araya gelmesi veya bu şekilde dizilmesi(dizilim değişirse özellikte değişiyor!) 400.000.000 da birdir denmekte(yukarıdaki 400.000.000 oyunculu lotoya bakın), oysa doğada trilyonlarca oksijen artomu ve anlık bir o kadarda İLİŞKİ var, birleşirde, ayrışırda -> KAÇINILMAZ... Diyelim ki elmas, efendim şu elime aldığım elmasn oluşma ihtimali bilmem kaç milyarda birdir vs denir, oysa doğada karbon miktarına, ortama bakılmalı ki, gerçek olasılık ortaya çıksın, izole ortamalrda olasılık hesabı yapılamaz, izole mikro dünyalarda, makro dünya teorileri üretilemez, bu bilimede aykırı....

dine mine ne
30-01-2016, 16:24
dine mine ne; tesadüf denen şeyi yanlış anlıyorsun kanımca.Şu ilaç kendi kendine olmaz, şu proteindeki bu kadar aminoasit kendi kendine olamaz vs... gibi şeyler diyorsun ama onlar da bir anda olmuyor ki. Çok uzun evrimsel süreçlerin sonucu. İlaçlar bile binlerce yıllık insan deneyiminin araştırmasının o an vardığı bilgi düzeyi. Tek bir kişinin de değil.

Ilaç meselesini Spartacus için , akıllı tasarım konusunu yorumlamaya çalışmıştım. Ilaç hakkında kurduğun cümlen de dikkat edersen deneyim, araştırma, ve birlikte çalışma kelimeleri geçiyor. Bu kelimelerin hepsi bizlere akılin olduğunu gösterir, değil mi. İnsanların bu çabası dengeyi ( ( Bıçağın Sırtıni)bulmaya yönelik olduğu içindir.

Doğada seninde dediğin gibi her şey süreç içinde oluştuysa ki bende bunda katiliyorum , bizlere burada aklın olmadığını göstermez.
sürecin kendisi Aklı yok etmez ki. Yaratıcı varsa eğer şıp diye her şeyin olup biteceği diye bir şey de yok. Yaratıcı ezeli olduğundan (Kendiliginden olusan enerji) Matematikteki zamanın çizgisi ,kendisine işlemez.

Bizim evrenimizin gidişatı olduğu için, matematiğin zaman çizgisi vardır. Bu süreci yaşamamız, algılamamız, matematiğin zaman çizgisi yüzündendir. Yani biz bu oluşum sürecini yaşadığımız için zamanla her şeyin kendiliğinden tesadüf ile oluştuğunu zannetmekteyiz.

Yaratıcı olsaydı, süreç olmazdı ve her şey şıp diye olurdu gidiyoruz,ama yaratıcıda zamanın çizgisi olmadığını unutuyoruz, diye düşünüyorum.

Big Bang de ileriye doğru bir gidişatın var olduğu için zamanın çizgisi vardır.
kuantum daki sıfır enerjide zaman çizgisi olmadığından ,ezeli olmuş oluyor, kendisini de zaten yok edemiyorsun.

Spartacus yok öyle bir şey diyor, konuya deli dana gözlemi diyor.
Nana işin içinde kuantum olduğu için mistizm den geliyor, Sözde bilim diyor, araya ikide birde astrolojide sokuyorlar.

Yahu benim sucum ne ?, Adamlar gözlemliyoruz diyor bende basliyorum ötmeye, ne yapayim, ben körü körüne deist olmadim ki.

Bildigin gibi tarih de insalar ezeliyetin kendisi her seyi aciklayabilecegini düsünmüsler.

Bana karsi cikan arkadaslar da ezeliyet pesindeler dikkat edersen, sonsuz evren cabalari , multi kulti evrenler hep bu yüzden zaten.

Insan oglu bu türden ezeliyeti asla ve asla gözlem ile ispatlanamiyacaksa ,ne anladım bundan ben o zaman.
Yeri geldiği zaman gözlem olmayan yerde bilgi olmaz diyorlar.
Ama Sonsuz gözlenemeyen bir sonsuz evrenden hayal kuruyorlar.

Tanrı var mı yok mu bilmiyorum. O beni aşan bir şey.

Sade seni degil , konu herkesi asiyor. Gözlem olsa dahi ispat yok.
Düsüncede kaliyor. Rüya gibi. Gercek midir degilmidir,Gercek nedir ki?.
Gördümüz mü , görmedigimiz mi ?.
Rüyayi gördügmüz icin gercek olmadigini bildigimiz halde ,sadece gördümüzü biliyioruz. Bende yaratici meselesinde tam tersini söylüyorum.
Yaraticiyi göremedigimiz icin, gercegi gördügümüz halde , sadece görmedigimizi billiyoruz.

Göremedigimiz nice gercekler (Dalga /enformasyon) oldugundan , bir yaraticiyi da tam olarak atamayiz diyorum.

Ben kendimin neden deist oldugumu anlatmaya calisiyorum.
Satisa sundugum bir seyde yok, Ben nerden neyi neden cimbizlayib aldigimi anlatiyorum.

world
30-01-2016, 18:38
Ilaç meselesini Spartacus için , akıllı tasarım konusunu yorumlamaya çalışmıştım. Ilaç hakkında kurduğun cümlen de dikkat edersen deneyim, araştırma, ve birlikte çalışma kelimeleri geçiyor. Bu kelimelerin hepsi bizlere akılin olduğunu gösterir, değil mi. İnsanların bu çabası dengeyi ( ( Bıçağın Sırtıni)bulmaya yönelik olduğu içindir.

Doğada seninde dediğin gibi her şey süreç içinde oluştuysa ki bende bunda katiliyorum , bizlere burada aklın olmadığını göstermez.
sürecin kendisi Aklı yok etmez ki. Yaratıcı varsa eğer şıp diye her şeyin olup biteceği diye bir şey de yok. Yaratıcı ezeli olduğundan (Kendiliginden olusan enerji) Matematikteki zamanın çizgisi ,kendisine işlemez.

Bizim evrenimizin gidişatı olduğu için, matematiğin zaman çizgisi vardır. Bu süreci yaşamamız, algılamamız, matematiğin zaman çizgisi yüzündendir. Yani biz bu oluşum sürecini yaşadığımız için zamanla her şeyin kendiliğinden tesadüf ile oluştuğunu zannetmekteyiz.

Yaratıcı olsaydı, süreç olmazdı ve her şey şıp diye olurdu gidiyoruz,ama yaratıcıda zamanın çizgisi olmadığını unutuyoruz, diye düşünüyorum.

Big Bang de ileriye doğru bir gidişatın var olduğu için zamanın çizgisi vardır.
kuantum daki sıfır enerjide zaman çizgisi olmadığından ,ezeli olmuş oluyor, kendisini de zaten yok edemiyorsun.

Spartacus yok öyle bir şey diyor, konuya deli dana gözlemi diyor.
Nana işin içinde kuantum olduğu için mistizm den geliyor, Sözde bilim diyor, araya ikide birde astrolojide sokuyorlar.

Yahu benim sucum ne ?, Adamlar gözlemliyoruz diyor bende basliyorum ötmeye, ne yapayim, ben körü körüne deist olmadim ki.

Bildigin gibi tarih de insalar ezeliyetin kendisi her seyi aciklayabilecegini düsünmüsler.

Bana karsi cikan arkadaslar da ezeliyet pesindeler dikkat edersen, sonsuz evren cabalari , multi kulti evrenler hep bu yüzden zaten.

Insan oglu bu türden ezeliyeti asla ve asla gözlem ile ispatlanamiyacaksa ,ne anladım bundan ben o zaman.
Yeri geldiği zaman gözlem olmayan yerde bilgi olmaz diyorlar.
Ama Sonsuz gözlenemeyen bir sonsuz evrenden hayal kuruyorlar.



Sade seni degil , konu herkesi asiyor. Gözlem olsa dahi ispat yok.
Düsüncede kaliyor. Rüya gibi. Gercek midir degilmidir,Gercek nedir ki?.
Gördümüz mü , görmedigimiz mi ?.
Rüyayi gördügmüz icin gercek olmadigini bildigimiz halde ,sadece gördümüzü biliyioruz. Bende yaratici meselesinde tam tersini söylüyorum.
Yaraticiyi göremedigimiz icin, gercegi gördügümüz halde , sadece görmedigimizi billiyoruz.

Göremedigimiz nice gercekler (Dalga /enformasyon) oldugundan , bir yaraticiyi da tam olarak atamayiz diyorum.

Ben kendimin neden deist oldugumu anlatmaya calisiyorum.
Satisa sundugum bir seyde yok, Ben nerden neyi neden cimbizlayib aldigimi anlatiyorum.




Ne alakası var görmekle kızılötesini görmüyoruz kızılötesi dalgaları falan ama gözlemlenebiliyor senin mitolojik Tanrın nerde gözlemlenmiş?Kanıtın nedir?Kanıtın yokluğu senin için neden varlığın kanıtı oluyor ve bu derece saçmalıyorsun?

spartacus
31-01-2016, 02:15
Ilaç meselesini Spartacus için , akıllı tasarım konusunu yorumlamaya çalışmıştım. Ilaç hakkında kurduğun cümlen de dikkat edersen deneyim, araştırma, ve birlikte çalışma kelimeleri geçiyor. Bu kelimelerin hepsi bizlere akılin olduğunu gösterir, değil mi. İnsanların bu çabası dengeyi ( ( Bıçağın Sırtıni)bulmaya yönelik olduğu içindir.

Doğada seninde dediğin gibi her şey süreç içinde oluştuysa ki bende bunda katiliyorum , bizlere burada aklın olmadığını göstermez.
sürecin kendisi Aklı yok etmez ki. Yaratıcı varsa eğer şıp diye her şeyin olup biteceği diye bir şey de yok. Yaratıcı ezeli olduğundan (Kendiliginden olusan enerji) Matematikteki zamanın çizgisi ,kendisine işlemez.
Dine mine ne, başından beridir -örneğin ben de söyledim- AKIL değil BİLGİ oldğunu, lakin bununda farkındaysan canlıalrın gelişimi, değişimi, ortama uyumu sürecini kapsadığını ifade ettim. Bu bir canlının kendi dışında metafizik temsil ettiği bir bilgi, akıl değildir ki.. Enformasyon (https://tr.wikipedia.org/wiki/Enformasyon)nedir bilir misin? iyide bu durum burada canlının bir niteliği, yani bilgi, akıl için önce canlı(organize olmuş madde) gerekir... Gördüğüm kadarıyla sen OKUMAKTAN HAZETMİYORSUN, hemen örnek vereyim; Sana bir Makale örneği verdim, sen o makaleyi okumak yerine, içerisinde bana karşı kullanabileceğin bir argüman var mı diye aradın, buldun ama ne yazık ki baltayı taşa vurdun, bu tutumun ne kadar sağlıklı?(iyi düşün), eminim bu yazım sana uzun gelecek ve aslında okuma tenezzülüne girmektense, içinde cımbızlayacağın açıklar arayacaksın(parça, pönçük okuyacaksın, resmen stres) Big Bang de ileriye doğru bir gidişatın var olduğu için zamanın çizgisi vardır.
kuantum daki sıfır enerjide zaman çizgisi olmadığından ,ezeli olmuş oluyor, kendisini de zaten yok edemiyorsun.

Spartacus yok öyle bir şey diyor, konuya deli dana gözlemi diyor.
Nana işin içinde kuantum olduğu için mistizm den geliyor, Sözde bilim diyor, araya ikide birde astrolojide sokuyorlar.
Zamanın olup, olmadığını belirleyen yokluk-varlık değildir, ortada olanın hareketi-değişimidir, soyutlanan taban budur. Herhangi bir maddi zeminden söz ettiğin sürece zaman yoktur diyemezsin, bu madde hareketsiz demektir. İkincisi incelenen bir KUARK, atom altı parçacık.. Spartacus sana DELİ DANA diye 1 ama 1 parçacıktan, etrafından, doğal ortamından izole edilmiş olduğu için DELİ DANA diyor... Spartacus sana mikro dünya gözleminden, makro sonuç-teori çıkartmanın SAFSATA, BİLİM DIŞI olduğunu söylüyor...

Sen izole, deli dana hale gelmiş en küçük 1 parçacığı, ama sadece 1 parçacığın gözlemlenen bazı hareketelerinden yola çıkarak tüm bütünü tanımlamaya kalkıyorsun, bu safsatadır, bu bilim dışıdır, bilimde ölçüt gözlem tabanıdır.. Bir olay, olgunun nedenini bilmemen onun ardından metafizik görünmez bir güç olduğu anlamına gelir mi? Dünya neden döner? Bu bilinmiyorsa, sen çıkıp akıllı, iradeli bir tanrı tarafından döndürülüyor demekle bir şeyi bilmiş veya bilim döndüğünü söylüyor demek ki tanrı mevcut tarzlı çıkışlarla(bu başlığın!) ne bir şeyi bildiğini söyleyebiliriz ne de bize bir şey ifade edebildiğini... Sen sadece o tanrına inanmamızı bekliyorsun oysa bilim dünyanın nasıl döndüğünü araştırmakla mükellef, gözlemlediği, görebildiği, deneyimlediği ölçektede sana bilgi sunar...

Oysa dünyanın dönmesinin sebebi, boşlukta enerji salınımı yapan her cisim döner çünkü salınım itenek vazifesi görür, bilim bunu söyledi diyorsun, sonrada işte tanrı olduğu açık vb demeye başlıyorsun, bu başlığın tamamen bu yöntemine, bu şartlılığına dayalı, bilim dünyanın döndüğünü söylemekle, ardında bir tanrı döndürüyor inancını doğrulamış oluyor mu?(İŞTE bilim ile, SAHTE BİLİM'i burada anlamalısın, sahte bilim, bilimin kabullerini kullanarak kendi görüş, düşüncelerini tersin geri bilim onaylamış gibi göstermektir) o nedenle de şartına uymayan her bilimsel teoriyi, kişi ya da görüşü karalamaya çalışıyorsun(mason vs demen de cabası, oysa bu tür şeyleri sana kim okuyorsa, pandikleniyorsun sadece, sen ateistler eroinmandır diyenlerede inanıyorsun kesin, aslında aksine mason diyenlerin mason olmadıkları ne malum? İnsan gözlem tabanı olan şeyler için, aklıbaşında birisi olsan gözlem tabanı olan şeyler için böyle komplo teorilerine bel bağlar mı? Bağlıyorsan sen bilimden hiç söz etme, misal dünyanın dönüşünü ilk açıklayan bilim insanına birisi mason demiş olsun, sana göre o kişi masondur, oysa senin burada eğilmen gereken o kişinin ne olduğu değil, dünyanın ne olduğu, nasıl döndüğü, bu kişinin söylediği gerçekle bağdaşıyor mu temeli olmalıdır, bilimin yolu budur, seninkisi bilimsel yol değil)...

Şimdi BİLMİYORUM diyeceğin hiç bir konuda ATMASYON yapmamalısın, çünkü bu sorunu çözmez, daha da çözümsüz kılar.
2. OLASILIK hesaplarında verdiğim tarz İZOLE, YALITIK düşünceyle, bütün hakkında yorum, KARAR KILMAN seni yanlışa sürükler.
3. Bilmediğin bir nedeni, BİLMİYORUM-ARAŞTIRIYORUM demektense AKILLI TASARLAYAN->TANRI, KESİN BİLİYORUM yaparsan bu mantıklı olmaz, o halde sana deniyorki, bu TANRININ OLUŞMASI, VARLIĞI, EVRENİN VARLIĞINDAN daha da büyük SORUN! Nasıl oluyor diye sorduğumuzda da BİLMİYORUM diyorsun... BİLMİYORUM diyeceksen baştan söyle hiç olmazsa BİLİYORUM -> AKILLI TASARIM VE TASARIMCIDIR deme, diyeceksende böyle bir akıllı tasarımcının kimyasını, nasıl OLUŞTUĞUNU bize BİLİSMEL bir yolla analtmakla mükellefsin... Ya da dersin ki ben İNANIYORUM, BU BİR İNANÇ MESELESİ, eyvallah, inan kardeşim, neye istersen inan yeterki inancını pekiştirmek namına 2. ve 3. şahısları karalama yoluna başvurma, bu gerçekten hem safsata yöntemidir, kendini kandırmanın yoludur hemde irrite eder, sana bir şey kazandırmaz.

Senin yaptığın İNANCINA delil aramak, bu kadar zorlamana gerek yok, işte İslam, Hristiyanlık, seç birini git rahatla, onalr da delil arayıp duruyor.. tanrıları konuşuyor ama bu tanrı bildiğin AĞA TİPLEMELİ bir tanrı... Oysa hangsine sorsan tanrının böyle olduğu, böyle konuştuğundan vs nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? Cevap İnanıyorumdur... İnanıyorsan emin değilsin demektir, delil arıyorsan bu emin olmadığını gösterir!

Şimdi canlıların gelişiminde AKLIN ROLÜ desen ANLAŞILIR, ama sen CANLIDAN EVVEL BİR AKIL PEYDA ediyorsun, ama bu eşyanın tabiatına aykırı... Akıl o canlı ile birlikte var oluyor, oysa sen aklın rolünü abartmaktansa, aksine aklı kimyasız metafizik tanrı poziyonuna çekiyorsun...

Bizde haklı olarak sana soruyoruz, bu akıl nasıl peyda oluyor? Hangi niteliğin ürünü(kimyası ne)... nasıl oluyor? Cevabın bilmiyorum... Bunu diyeceksen, O'nu savunmayacaksın arkadaş, ya bilimden söz etmeyeceksin ya da ediyorsan kendi sözüne sadık kalacaksın...Bir an senin gibi düşüneyim, hiç bir şeyi çözmediğimi üstelik daha da içinden çıkılamaz bir soruna dönüştürdüğümü görüyorum, bu halde bunun altında yatan, bence sendeki TEİST ŞARTLANMA ve fizik, kimya, biyoloji konusunda da yeterli bilgiye sahip değilken, sahte bilimcilerin, sözdebilimcilerin, dincilerin ağına düşmüş olman...

Bir akıllı tasarım söz konusu olsa, o halde ben haklı olarak sorarım, Mars'ta neden hayat yok? Hadi cevapla, bana oturup zaten benim söylediklerimi tekrar edeceksin, ORTAMI-KOŞULU YOK! İnsaf, canlılık ortam, koşula mı bağlı? Hani akıllı bir tasarımdı? Yani tersinden canlılığın oluşması için ortam-koşulun olmasını kendin itiraf etmiş olursun, burada akıl önem taşıyor mu? hayır...

Benim senden beklediğim alışkanlık edindiğin başkasının fikir, görüşlerini dezenforme et, çarpıt, kötüle, cımbızlı izole donuçalr üret, sonrada kendini üste çıakr yönteminden dönmendi... Sonuç olarak tartışmanın ilerleyen dilimlerinde artık bunu yapmaktansa, neyi, neye göre düşündüğünü açıklama çabasına, üzüm yeme çabasına girdin ki, ne diyeyim, seninkisi sadece bir inanç olmaktan öte gitmiyor, bu durumda gidemezde...

Akıllı Tasarım sana hidayet versin kardeşim ne diyeyim..

Birde şu dediğimi sakın unutma, İNDİRGEMECİLİK ciddi bir SAFSATADIR, düşme... Yani ben bir kaydan atom alıp, birde senin bir kan örneğindeki tek bir atomu alıp, inceleyip, kayaya işte atomları aynı, demek ki dine mine ne=kayadır diyemezsem, sende bunu hiç bir bilimsel teori veya kendi öngörülerin namına yapma. Deli dana mı dedim, dediğim izole, yalıtık incelediğin bir parçadan makro fikrler üretmenedir, bu geçerli değil. Parça bütünü ancak ilişkisel ağı ve bileşimiyle, ortamıyla, dizilimiyle, o ağdan kopmamak-kopartılmamak koşuluyla temsil edebilir, koparttığın an artık bahse konu ettiğin bütün değildir, parçadır ve ifadende bu her an her şey olabilir ve bu bağlamda da bir çok yanlış görüşünü, düşünceni, inancını dayanaklayabilirsin, lakin bu yol yol değil.

Bir bok parçasından bir atom alsam, sonra senden alsam, ben o parçaya bakıp, makro düzeyde bu şudur, budur diyemem... Klaruss'dan alıntı yaptım doğru, ama kısacık ifade de dahi neyi yanlış yaptığını, sana yaptırıldığını göstermek istedim...Atomların nitelik, özellik ortaya koyması İLİŞKİSEL bir zeminde mümkün, aynı atomlar bileşik yapsa bambaşka, çok çeşitli, farklı oluşumlar-NİTELİK, FORM, ÖZELLİK yanısıtır, bunalr farklıdır, çünkü atomik ilişkide dizilim, bileşimin yapısı, adedi önemli olur ve bildiğimiz cisimler böyle oluşur, farklı atomik bileşim, kimya, ilişkide farklı cisimleri, nitel bakımdan ortaya kor. Bunun için akıl gerekmiyor, sadece ortamda katrilyonalrca mevcut atomların birbiriyle girdiği ilişkisel bağ yeterli oluyor...

Mars'ta neden hayat yok? Hadi bilimsel olarak açıkla, bilim ne diyor bu konuda? Madem bilimi esas aldığını iddia ediyorsun! işte tamda bu noktada sahte bilim ile bilimi ayırt edeceksin, senin akıllı tasarım diye şartlı öne sürümün sahte bilim olur ya da bize Mars'ta neden hayat yok sorusuna bilim değil, akıl ölçekli bir cevap vermen lazım... Ortam yok deme, dersen o halde demek ki dünyada da ortam olmuş demek ki, bu canlılık için yeterli-KAÇINILMAZ derim, haksız mıyım? İşte buna direnenler başından beri MANTIK YANLIŞIYLA olasılık hesapları üfürüyor, olasılığı dünyayı merkeze koyarak yapıyorlar oysa evreni merkez almaları lazım. Katrilyonlarca gezegen, ortamın oluşması olası değil mi? üstelik abiyogenez bu konuda ciddi bir bilgi-veri ortamı sundu bize. Belkide %1 civarıdır, katrilyonlarca gezegen, bu da Dünya'dan başka bir çok gezegende hayat olabileceğini gösterir, bakın görmek böyle bir şeydir, öngörebiliriz çünkü dayanağımız belli-SOMUT(gözlem tabanı mevcut=dünya)oysa diyorum ki, evrende katrilyonlarca gezegen var, birinden, birine ortam denk gelebilirdi, anlaması zor değil ki.

BİLMİYORUM diyeceksen başta söyle inatla biliyorum deyip sonrada bilmiyorum demenin sana da, bizede bir yararı yok...

dine mine ne
31-01-2016, 06:23
Sen izole, deli dana hale gelmiş en küçük 1 parçacığı, ama sadece 1 parçacığın gözlemlenen bazı hareketelerinden yola çıkarak tüm bütünü tanımlamaya kalkıyorsun, bu safsatadır, bu bilim dışıdır, bilimde ölçüt gözlem tabanıdır
Ben paracik yok diyorum.sen parcacik var diyorsun.
Benim zaten temel düsüncelerim buradan basliyor. Ezeli olan bir enerji var diyorum.
Kendiliginden olusuyor diyorum, sen 1 tane parcacigin izole edilip deli danaya döndügünden bahs ediyorsun.

Bu bir tane parcacigin deli danaya dödügünü kimden aldin ? linkini ver bana .
Ben bu tür seyleri ilk defa senden duyuyorum. Su anlatdigin 1 parcacik olayi . inanilmaz .

Artik tane tane parcacik parcacik gidecez.

Birde de almancan var mi , okuyup anliyormusun.

spartacus
31-01-2016, 15:23
Ben paracik yok diyorum.sen parcacik var diyorsun.
Benim zaten temel düsüncelerim buradan basliyor. Ezeli olan bir enerji var diyorum.
Kendiliginden olusuyor diyorum, sen 1 tane parcacigin izole edilip deli danaya döndügünden bahs ediyorsun.

Bu bir tane parcacigin deli danaya dödügünü kimden aldin ? linkini ver bana .
Ben bu tür seyleri ilk defa senden duyuyorum. Su anlatdigin 1 parcacik olayi . inanilmaz .

Artik tane tane parcacik parcacik gidecez.

Birde de almancan var mi , okuyup anliyormusun.

Kuantum Fiziğinde incelenen nedir Dine mine ne? Hadi anlat bana, misal kuark nedir?

Sen neden okuduklarını bir türlü anlamıyorsun -> şartlısın.

Parçacık
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kuark

Şimdi anlayabiliyor musun parçacık, izole ile neyin kastedildiğini, neden deli dana dendiğini(çünkü atom parçalarına ayrıştırılıyor, başı boş parçacıklar üzerinde gözlem yapılıyor, "kuarklar asla yalnız bir şekilde bulunmazlar")? Anladıysan ilgili paragrafları, ifadelerimi yeniden oku...

Deli Dana ifadesini tabiki ilk defa ve benden duyacaksın, ilk defa ifade eden benim...

Sen ordan, burdan kirleri üstünkörü okuyup atlıyorsun, Kuantum diyorsun, ama daha incelenenin ne olduğunu, mikro düzey olduğunu, DOĞAL ORTAMINDAN, İLİŞKİSİNDEN, ATOMDAN KOPARILMIŞ PARÇACIK(böylelikle deli dana) olduğunu dahi bilmiyorsun... Kaç defa anlattım, neden deli dana dediğimide anlattım, hala anlayamadın, hala...

Senin herhangi bir atomunu alsak, belediye çöplüğüne gitsek herhangi bir çöpten atom alsak, ikisinide incelesek, seninki seni temsil edecek mi? O artık bir deli danadır, senle, ortamında, o ilişkisel ağda bir yeri vardı, ayrıştırıldığında artık seni ne temsil eder, ne de senin bir parçan değildir, bunu idrak edebiliyor musun? O nedenle kuantum fiziği üzerinden makro üfürükler saçamazsınız, bu safsata olduğu gibi bilim dışıdırda.

Kuantum Fiziği, metafizik değil bildiğin maddenin en küçük birimlerinin tek başına incelenmesinde açığa çıakr, incelenen ise maddedir, maddenin maddeden AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ, AYRIŞTIRILAMAZ(mantıken, bütün namına) parçasının, ayrıştırılarak, tek başına incelendiği(izole!) hal ve hareketleri üzerinedir. İncelenen MADDEDİR, deli danadır çünkü kafası kesilmiş bir horoz gibidir artık...

dine mine ne
01-02-2016, 15:17
Sen neden okuduklarını bir türlü anlamıyorsun -> şartlısın.
Şimdi anlayabiliyor musun parçacık, izole ile neyin kastedildiğini, neden deli dana dendiğini(çünkü atom parçalarına ayrıştırılıyor, başı boş parçacıklar üzerinde gözlem yapılıyor, )? Anladıysan ilgili paragrafları, ifadelerimi yeniden oku...

Deli Dana ifadesini tabiki ilk defa ve benden duyacaksın, ilk defa ifade eden benim...

Şimdi anlayabiliyor musun parçacık, izole ile neyin kastedildiğini, neden deli dana dendiğini(çünkü atom parçalarına ayrıştırılıyor, başı boş parçacıklar üzerinde gözlem yapılıyor, "kuarklar asla yalnız bir şekilde bulunmazlar")? Anladıysan ilgili paragrafları, ifadelerimi yeniden oku...


Sen ordan, burdan kirleri üstünkörü okuyup atlıyorsun, Kuantum diyorsun, ama daha incelenenin ne olduğunu, mikro düzey olduğunu, DOĞAL ORTAMINDAN, İLİŞKİSİNDEN, ATOMDAN KOPARILMIŞ PARÇACIK(böylelikle deli dana) olduğunu dahi bilmiyorsun... Kaç defa anlattım, neden deli dana dediğimide anlattım, hala anlayamadın, hala...

Kurduğun cümleler Çok karmaşık, atom parçalarına ayrıştırılıyor da ne demek ?????????

Bir anayın yavrularından ayrılması gibi mi.? öyle bir durum söz konusu değil ki.
Kuarklar güçlü bir çekim gücü ile bir arada tutulurlar. kuarklari bir arada tutan faktör ise bu gluonlardir.Gluonlar tarafından bir arada tutulan kuarklar birbirlerinden
uzaklaştırıldaklarinda, aralarındaki çekim gücü daha da artar.
Senin anladığın manada, anadan ayrılan evlatlar yok ki.
Ana evlatlarınla birlikte evden dışarı/(kuantum alanı) çıkarılıyorlar. Evin içinde hiç kimse kalmadığı için Zaten vakum oluşabiliyor.
"kuarklar asla yalnız bir şekilde bulunmazlar"diyorsun iyide kuarklar yalniz değiler ki zaten, ana evlatlarınla evden çıkmış . Ölçülen kuantum alanının dışında lar.Bu yüzden deliren yok.
Vakumun icinde saf hamur /enrji kaliyor.

Bir de şu senin 1 parçacık dediğin olay da vardi. Yani sanki ananin evlatlarından bir tanesi evin içinde kaldığı için deliriyor .
Sankili bu bir parçacık bu kuantum alanının içindeki dalgalanmayı başlatıyor gibi, senin cümlelerin. Bildiğin gibi vakumun içinde yok oluş da var, peki senin bu bir parçacığın kendi başına kendini nasıl yok edebiliyor?.
vakumdan bahsettiğimiz zaman zaten havanın kendisinden bahsetmiş oluyoruz. Havayı pompayla çektiğin zaman, ana ve evlatları kuantum alanının içinde kalamıyor zaten, hepsi dışarıda olduğu için içeride deliren kimse olamaz.


Senin bahsettiğin Quark bu olsa gerek, bunun icindede bir parca ,var. Oluşturduğu dalgalanmayı görebiliyor musun?.
Muzlu Quark pardon kuark..
http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/kizilciksurubu6xbj2twre5.jpg (http://www.fotos-hochladen.net)

spartacus
01-02-2016, 17:43
İlahi akıllı Mukerrer

spartacus
01-02-2016, 17:43
Bu linki bir oku
http://yelkovalayan.net/2015/10/12/trol-tanima-ve-defetme-rehberi/

Senden bir atom alsak, birde herhangi bir bokdan alsak, ben senden aldığım atoma bakıp, sıçılan bokmuşsun desem gücenir misin? Şu ana kadar sana izah ettiğim halde, defalarca izahını verdiğim halde hala evet ben bir bokum çünkü benim atomuma bakmışlar, bokun atomuna bakmışlar fark bulamamışlar diyorsan, izole ortamdan, küçücük ama izole edilmiş parçacık davranışından evren ölçekli sonuçlar çıkartırım, azimle yaparım diyorsan gücenmemelisin zira senden bir parça aldım. Bütünden ayrılan her parça, ortam dahilinde bir bütünle buluşana kadar = deli danadır, ne yapacağı kestiririlemez, çünkü maddeler, daha alt zeminde parçalar, daha da alt zeminde parçacıklar, fiziksel kuvvetler kadar ilişkisel ağ ortamına da dahildir...

Kuantum Fizik atom altı fiziğidir, atom altı denince ne anlaşılır? Tüm ilişkisel ağından kopartılmış veya dışta tutulmuş parça(dışlanabildiği oranda alt zemine inilebilir). Daha sonra parçacıklara inilir, onlarda normal ilişkisel ağından kopartılarak, tamamen İZOLE ORTAMDA çeşitli gözlem-ler- yapılır...

Örneğin atom çekirdeği parçacık değil, parçacıklardan meydana gelir, parçacık fiziği demek PARÇA FİZİĞİ DEMEK DEĞİLDİR, PARÇACIK FİZİĞİDİR, parçacıklarında ne olduğunu defalardır dile getirdim, sen ise şu ana kadar yoğurttan başka bir şey anlayamamışsın. Atomaltı demek, parçacık dünyası demektir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Atomalt%C4%B1_par%C3%A7ac%C4%B1k

kendinle dalga geçip benimle dalga geçtiğini sanıyorsun, ilk başta verdiğim şu linki gerçekten bir oku(gerçi sen okumayı sevmeyen birisisin, hazırcılığından mütevellit, ne kadar önkabulün, inançsal şartlanman varsa, her okuduğun makalede hızlıca önkabulünü destekleyecek şeyler arıyorsun-hiç bir okuduğun yazıyı doğru düzgün anlayamıyorsun-, bu okumak, okuma değil. Muhataplarına karşı da aynı tavrı sergiliyorsun-cımbızla çekip çarpıtacağın yerler arıyorsun)...
http://yelkovalayan.net/2015/10/12/trol-tanima-ve-defetme-rehberi/

Tekil örneklerle(İZOLE->b.n Spartacus) çürütülemeyecek hiçbir olgu yoktur. Trol bunu kullanır. Ortalama eğilimleri, aynı dağılımın uç sonuçlarıyla çürüttüğünü iddia eder.

Her düşünceyi ana fikrinden, tarihçesinden, amacından, hedefinden koparıp parçalayacak, çıkış mantığından uzağa savuracak, ortada tartışılmakta olan meselenin ne olduğunu karıştırıp unutturacak saldırı araçlarıyla hareket eder.

Trole sürekli olarak “ben onu demek istemedim, bunu demek istedim” demek zorunda kalırsınız. Ve trol, siz her ne demek isterseniz isteyin sizin bakış açınızdan bakmaya yanaşmaz.

dine mine ne
01-02-2016, 19:26
Senden bir atom alsak, birde herhangi bir bokdan alsak
Sana kaç oldu soruyorum, deli dana gibi laftan da anlamıyorsun. konuları bilinçli bir şekilde karıştırıyorsun.
Günümüzün tanımına göre madde fermiyonlardan ( kuark ve leptonlar) olusur.
Femionlar temel parçacıklar olduğundan bunlar bir kitleye sahiptirler.

kuantum alanınin içinde oluşan bu 0 nokta enerjisi saf enerjidir . Işığın kardeşidir, kitlesi yoktur, Bu yüzden buraya madde,ni sokmaya çalışma bok herif.

saf enerji madde değildir, Işık dediğimizde aslında enerji dalgalanmasından başka bir şey değildir, Bu yüzden bu saf enerjinin kardeşidir .
0 nokta enerjisi zeminin durumu, hamur ,saf olarak gibi görebilirsin.Bu yüzden senin bu 1 parcani yerim senin artik.

Bizim konumuz kuantum alanın içindeki 0 nokta enerjisi olduğundan , sen bu 1parcacigi neren buldun ?????????????????????.
Ezeli olan bu enerjinin önüne deli danaya döndügünden 1parcayla mi geliyorsun.
Al o parcacigini mutlu ol, ama bilimadamlarina kafan basmiyor diye kir atip durma.
O troll linklerini de sana arka cikan trolerine ver bana degil .
OOO Spartacus efeeenniiim cooooktaaa aydinlatiiciii olmusss.

Ulan nasilda böyle oyun üçkağıtçılıgi yapıyorsun sen böyle ya.
Biz saf enerjiden bahs ediyoruz burada, kalkmis dine mine bilmem sen ve boktan, atomdan, cöpten zırvaliyorsun.

Senin o boktan atomun nerden cikti ??????. Meseleyi atomdan dolaniklik meselesine nasil getiriyorun.Hani izole bir durum vardi ya ne oldu.
Cift yarik deyeninde isigin önü kesildigi zaman hangi dolanikligi görebiliyorsun????????.
Hem izole diye götünü yirt sonra ise dolaniklik meselesine getir isi
Hem alan var diyorsun sonra koscoca atomdan dolanikliga variyorsun, sen ne hizlisin böyle.
Maddeci kafa yapin kacmaya gelince , Sener sen gibi isiktan hizli gidiyorsun.

spartacus
01-02-2016, 21:19
Troll bile halt etmiş yanında.. Ne anlatıyorsun sen bana?
kuantum alanınin içinde oluşan bu 0 nokta enerjisi saf enerjidir . Işığın kardeşidir, kitlesi yoktur, Bu yüzden buraya madde,ni sokmaya çalışma bok herif.Yazdığın yazıda devşirdiğin bilgi ne diyor->madde, onu aktarıp, sonrada madde sokuşturma diyorsun, dalga mı geçiyorsun? İkincisi dolanıklık mı ? Hiç bahsetmedim! Kuantum fiziği, parçacık fiziğidir, dolanıklıkmış, hadronda çarpıştırmakmış tümü de dahil... 10 mesaj boyunca sana sabırla izah etmeye çalıştım, hala ishalin durmadı. hatalı düşündüğün, yanlış ifade ettiğin yerler olduysa da elimden geldiğince, senin gibi bir cahile anlatmanın zorluğunda dilimin döndüğünce açıklamaya çalıştım...

Bu tarzınla, ruhuna toz kondurmadığın dinci, akıllı tasarımcı hatta AKP sitelerinde trollüğünü yaparsın, bu forumu mıncıkladığın artık yeter.İnsan gibi geri dönersin 10 mesajı okursun, onca uyarıya rağmen her mesajında aynı bönlüğü yapabiliyorsun.. Kısaca boktan alacağım bir atom, senden alacağım bir atomu incelersem senin atomuna bakıp bu Dine mine ne'dir diyemem, ama sen bana ısrarla demelisin diyorsun, derdin ne?

Mikroskopik açıdasın, açın o kadar dar, 0.000000000000001 derece, ama sen bu açıdan 360 dereceyi yorumladığını ve karara vardığını iddia ediyorsun, bizlerle de dalga geçiyorsun.

Sana hitap olarak, adından başka hiç bir argümanı kullanmadım, senle, bok arasında farkın olmayışı, senin mantığına göredir, BEN MANTIĞINA GÖRE YORUMLADIM SADECE, ne bir iddiam oldu ne de hitabım, o MANTIK SENİN MANTIĞIN. O halde, indirgemeci, parçalayıcı,mikroskobik açılı mantığını terket ve İZOLE kelimesini sindirmeyi öğren ki, farkın olsun... Ya da kendi düşüncene saygın olsun hayıflanma, hoşgörüyle kabul et. Eğer birisi bana 10 mesaj boyunca, mikrodan, izoleden, yalıtıktan bütün hakkında yorum yapamayacağımı örneklerle anlatsa, doğrusu teşekkür ederdim, ama aksini yaparsam elbette bu halde benim hiç bir şeyden -bokta dahil- farkım kalmaz, çünkü mikro düzeyde ve yalıtık-izole ortamlarda her şeyin maddesi ortak, dolayısıyla 1 parçacığın davranışına, durumuna bakarak ben bütün hakkında yorum yapamam, yaparsam HATA olur(ki yapmıyorum, yaptığını da güzelce örneklerle defalarca anlattım, sen ise boğmak adına, gaipten gazel okuyorsun). Yapıyorsan hata yapıyorsun, ya hatanı kabul edersin ya da kendi yargılarına saygı duyarsın...

Düşünsene tutturmuşsun bir saf enerjiiii, koskoca evreni akılla tasarlattın, evrim teorisini geçersiz, mason kıldın, iyi de senden ve boktan alınacak küçücük bir atomun parçacıkalrına bakıp yorum yapmaktan ne farkı kaldı bu davranışın?...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Enerji

http://yelkovalayan.net/2015/10/12/trol-tanima-ve-defetme-rehberi/

Khaos
01-02-2016, 21:54
spartacus,
dostum şu paylaştığın
http://yelkovalayan.net/2015/10/12/t...fetme-rehberi/
linki okudun mu diye sormak istiyorum, okuduğunu bildiğim halde.

yahu bilader,
bu alçakların bu forumda barınmasına paylaşım özgürlüğü, site tüzüğü falan gibi gerekçelere istinaden
izin vermemen gerekir.

bunu bir anarşist olarak söylüyorum.
sonuna kadar tüm özgürlüklerin arkasında duran bir adam olarak.

bu adam tek kelime ile dansöz.

siktiret bu aşağılık herifleri burdan,
yüzlerce gerici sikik forum/site var.

siktirsin gitsin oralarda trolluk yapsın...

aliyarasfal
01-02-2016, 22:01
Bizim bi çatlak vardı; " Beyni kabız, dili ishal"" derdi

Çok kızardım insanlara böyle diyor diye, ne bileyim böyle tipleri teşhiste daha doğru bir bakış yokmuş meğer. :)


Spartacus; öğrenmeyi bırakmış ve her şeyi bildiğini sanan kişi artık hiç kimseye bir şey öğretemez. Çünkü o yanlışlarını bile düzeltme yetisinden mahrum kaldığından asla hatalarını fark edemez, bu nedenle öğretmeye kalktığı her şeyin yanlışlar üstünde yükseldiğini görmediğinden vardığı ve sunduğu -içinde doğru bilgiler olsa dahi- sonuç genelde yanlıştır.

Bunu farkettiren kişiler ne derse desin, sabit, hep kendini tekrarlayan, sayıklamaları andıran aynı teranelerle cevap verir ve hiç bir temele dayanmayan, kullandığı bilgilerle sonucun bağlantısı nedir anlaşılamayan yanlış mantık yürütmelerle sabit doğrularını inatla kanıtladım sansısıyla sarsılmadan durur karşında.


Dipsiz cehaletin dayanılmaz hafifliği.Bilimi fanatik bir idealizme bulayıp hatta politik faşizm sosuna banıp buna birde maaşlı trollük ekledinmi sonuç her konuda hep aynı saçma itham ve desteksiz fikirlerin inatla öne sürüldüğünü görmek kaçınılmaz ve sonuçta;

Beyin kabız, dil ishal.

Başlığıda değiştirin;

Ateist ortamda gizli müslüman trollüğü


Şimdlik saygımla gittim...

dine mine ne
02-02-2016, 01:08
Eyvah eyvah iki tane trolde maasini alabilmek icin kivranmis.

dine mine ne
02-02-2016, 01:22
Troll bile halt etmiş yanında.. Ne anlatıyorsun sen bana?

Yazdığın yazıda devşirdiğin bilgi ne diyor->madde, onu aktarıp, sonrada madde sokuşturma diyorsun, dalga mı geçiyorsun?

Sifir nokta enrjisi madde degilir, kitlesi yoktur.Isigin kardesidir. Madde fermiyonlardan ( kuark ve leptonlar) olusur dedim. Bu enerjide bunlar yoooooooooktur.
Bunlar yok iken ne maddesinden bahs ediyorsun sen ?.
Bilim sifir enerji diyor, sen kalkmis madde diyebiliyorsun.
Bu ezeli olan enerjiyi kabulenemiyorsun. Götünteki kili koparamadigin icinde de kasintindan deli danaya dönüyorsun.Icinde bulundugumuz durum bu.
Götündeki kila bak degince de bana saldiriyorsun.Iyide sana yardim etmek istiyorum.
Madde degil abisi.
madde yok ortada , hamur var. Hamur ama isik gibi agirligi yok . Isik ve sifir enerjinin ortak yani dalgadir, bu ikisinde de vardir, bu yüzden kardes gibidirler.Senin inandigin madde bu enerjiden olusuyor.

Kısaca boktan alacağım bir atom, senden alacağım bir atomu incelersem senin atomuna bakıp bu Dine mine ne'dir diyemem, ama sen [B]bana ısrarla demelisin diyorsun, derdin ne?
Dine mine yi olusturan bir atommu?.
Kaldiki bu soruyu materyalistlere sorcaksin, maddeye tapan sizsiniz, siz maddeyi ezlestirme pesinde kosuyorsunuz ben degil.
Ben isigin kardesi olan bu sonsuz enerjiye inaniyorum.

Kaldiki bok ta madde oldugundan enerjidir, hersey enerji oldugundan zaten birlik burdan gelir. Ha yildiztozu ha bok ne fark eder.
Olmak kötü iken boku yemek neyin neysi, bu gücüne gitmiyormu.
adam gidiyor tarlaya atiyor sonucta, degilmi. Boku neden bu kadar indirgiyorsun ?.

O halde, indirgemeci, parçalayıcı,mikroskobik açılı mantığını terket ve İZOLE kelimesini sindirmeyi öğren ki, farkın olsun...
Sen aslinda bu ezeli enrjiyi sindirmeye calis .Izole kelimesinden oyun oynuyorsun bu boklu kafanla, bilime karsi konusuyorsun .
Izole ölcüm icindir ,gecicidir. Izole etmek den de senin düsüncelerin cikmaz.
Daha halen bu ortaya atigin 1 parcacik havada duruyor , haberin olsun.
Bütün hakkinda her seyin enrjisi bir oldugundandir.

O izole senin gibi materyalistlerin agzinin payini vermek icindir.
Senin ve trollerinin agizinin payini bilim verdigi icin izole kelimesinden kendine pay cikarma pesindesin ,anliyorum seni.
Maddeni bok gibi buraya yapistirma pesinden.
Hani bir roman sarkisi vardi ,nasildi o?.
Maddesiz olamam yasayamam ben.

Düşünsene tutturmuşsun bir saf enerjiiii, koskoca evreni akılla tasarlattın, evrim teorisini geçersiz, mason kıldın, iyi de senden ve boktan alınacak küçücük bir atomun parçacıkalrına bakıp yorum yapmaktan ne farkı kaldı bu davranışın?...
Ilk saf ve ezeli olan enerjiyi anliyacan ,ondan sonra neden bilncli oldugunu anliyacan. Sonra senin(benimde) begenmedigin bu din kitablari ,seni yerle bir edebilecegini anliyacan. Bunlar oturdukdan sonra da masonlara gecis yapacaz.
Masonlari kabul etmez isen dinleri kabul etmek zorunda kalirsin.
Sakin sorma yazmiyacam.

Ilk önce bu benim enerjinin madde olmadigini ve ezeli oldugunu tartisalim. Boksuz olursada sevinirim .

aliyarasfal
02-02-2016, 02:44
Kendi gibi herkesi birinin kapatması sanan salak trool, maddenin tanımını lise biyolojiden öğrenip gelmiş. Madde ve enerji arasında yoğunluk dışında fark yoktur(senin seviyendeki anlamda) İlk saf olan enerjiyi anlamışmış. yuh artık adam kuantumda çığır açtı . Bilimin haberi niye yok lan bundan? Millet teori üretir, bizimki olanla kel alaka metafizik havalarında alakasız saçma bir şeyler uydurur ve her seferinde rezilolur ama ne gam, umurunda değil.

Maddeyi bi kafana sokabilsen(enerjinin her biçimi-materyal) lise fiziğinden kurtuılup belki ışığında enerji olduğunuda anlayacan, materyalizmin bakışı ile hepsinin madde olarak tanımlandığınıda anlayacaksın ama senin durum vahim.Kütlesi varsa madde- yoksa materyal değil sanrını materyalizme mal ediyorsun salak herif.Yüklü-yüksüz-kütleli-kütlesiz, var olan her tür biçimi enerjinin materyaldir, senin keyfine göre değildir materyalizmin bakışı, atom üstü materyalizm, atomaltı değil, kuarklar değil, kim diyor, bir salak troll diyor.


Bilim materyali inceler, oda materyalizmin kapsamındadır. Enerjinin her tür ve biçimi maddedir. Bu materyalizmin bakışıdır, bu böyle adlandırlır, tanımı budur, senin saf enerji diye ad uydurman, yada yüksüzlüğü materyal olduğu gerçeğini asla değiştiremez. istersen ilkel enerji de, senin ne uydurduğun materyalizmin sıkıntısı değil.


Bilim enerjiyi kuant düzeyinde senin seviyedekilerin öğrendiği şekilde madde olarak tanımlamak yada öyledir demekle ilglenmiyor. Bilim materyalizmin madde tanımına karar vermiyor. Sende veremezsin.

Daha kısa beynin alıyorsa şöyle diyelim, madde ve enerji birbirine neden dönüşür?Ya peki senin algındaki madde(enerji olmadığını sandığın) neyden oluşur? Nasıl ortaya çıkmıştır. Senin uydurduğun saf enerji dediğin şey maddeyi (lise seviyesi) oluşturmuyor mu? Yoksa maddenin kökü başka enerjinin ki başka mı? Saf madde varda senin saf enerji ile saf madde mi çiftleşiyorda evrenler oluşuyor? Ha şu galaksinin plazma alanı tıpkı babasına benzemiş, ama şu gezegen ve güneşte tıpkı annesi canım, saf saf olduk bakıyok :)


lan ben ilkokul terkim ama sizin gibileri görünce yuh diyorum, yok bunlar saf beyinsiz.



Öyle salak bir adamsınki, sözlerinin her biri defalarca yanlışlığı bilimsel olarak ortaya konuyor ve sana anlatılıyor, sen demogoji ile tersi bir durum varmış gibi havalara girip (komedi filimlerindeki anlamaza yatan salak tipler gibi) tersini anlatıp "bakın dediğime gelddiniz" aptallığınla geziyorsun ortada.

Harbiden beynin kabız, ağzın ishal.:)


Seni okumak insan beynine ve bilime hakaret. Çaresiz spartacusun vicdanına , onun iyi niyetine sarılmışsın sömürüyorsun sonuna kadar. Gerçi işin bu ,sömürmek :)


Şimdilik saygımla gittim...

dine mine ne
02-02-2016, 04:43
Madde ya da özdek, uzayda yer kaplayan (hacim), kütlesi olan tanecikli yapılara denir.
Sen daha neye madde denildigini bile bilmiyorsun .

Yüzyıllar boyunca bilim madde ve parçacıklar üzerine odaklanmıştır.Su anki duruş noktası ise ,maddenin gercek olmayisidir. günümüzdeki bilim kuantum dalgalarının tek tip mekansal yapısı olduğunu ve bu yapının her yer deki şeyi birbirine bağladıgini ortaya koymuştur.
Bu quantum maddenin anasini aglatti siz daha hala anlama bozuklugu yasiyorsunuz.

aliyarasfal
02-02-2016, 04:53
Bir insan ne kadar bilimi piç edebilir?

Adam hala lise bilgisini tanım diye koyuyor. Yavrum lisede maddenin üç hali var diyede anlatıyorlar, plazmayı bilen yok.

Cahilliğin sınırsız keyfinde bu şahıs gibi sınırsız. Bir saplantılıki , materyalistin madde tanımını dahi kavramıyor, enerji ve maddenin( kendi anlayışında) tuğlalarla yapılmış birduvar ile tuğla kadar fark olduğunu anlamayacak derecede salaklığını kanıtlıyor.

Birde bilim madde (materyal) yoktur diyormuş, demiyor mu? Bilim öpsün seni, sana özel mi söyledi lan ? :)


Ulan kuant dediğin enerji, madde(senin lise bilgindeki) dediğin enerji, hepsi materyal, aynı şey, bilim materyalizmin dışına ne taştı nede taşabilir. Materyali(maddeyi ve yapı taşlarını) incelemek ve açıklamak dışındada hiç bir şey değildir kuantum.


Yürü git kabız beynini az doğru bilgiyle doldur, ishal dilinide bilimden uzak tut belki düzeilirsin üç vakte kadar :)


Her yere bilim yazınca bilimsel olduğunu sanıyor :)

Seyredin aynı ısrarlı saçmalamasını tekrarlıyacak :)

Şimdilik saygımla gittim...

aliyarasfal
02-02-2016, 05:47
Özel görelilik teorisi durgun gözlemciye göre hareketli sistemlerde zaman genleşmesi ve boy kısalması öngörür. Ama gözlemcinin zaman genleşmesini ve boy kısalmasını hissedebilmesi için sistemin ışık hızına yakın hızlarda hareket etmesi gerekir.[ Modern Fizik Taylor – Zafaritos ]

Bu teoriye göre zaman ve uzay kişiden kişiye değişir. Yani bu kavramlar göreli kavramlardır.

Özel görelilik teorisine göre enerji

E = gmc2 = K + mc2

Formülü ile verilir. Burada mc2 cismin durgun enerjisidir, g ise cismin hızından hesaplanan 1’den büyük bir değerdir ve cisim hızlandıkça değeri büyür. Bu formüle madde - enerji eşdeğerliği formülü de denir.

Bu eşitlik madde ile enerjinin aynı şeyler olduğunu söylüyor. Maddeden enerji elde edilebildiği gibi(nükleer reaktörler), enerjiden de madde elde edilebilir(çift oluşumu).

Cisimler atomlardan, atomlar çekirdek ve elektronlardan, çekirdekler proton ve nötrondan, bunlar ise enerjiden oluşmuştur diyebiliriz. Bizim gördüğümüz madde enerjinin yoğunlaşmış halidir.


Buradan şu sonucu çıkarıyoruz ki madde ve enerji birbirinin eşdeğeri, birbirlerinin farklı görüntüleridir.






...................




Ama biz kime anlatıyoruz, adam gayetde farkında bunların ve bile bile çarpıtıyor. Çünkü tanrı diye bir hezeyan montelemesi gerekiyor ve bilim-pilim diyerek kendi uydurduğu tanımları hem bilime hem materyalizme zorla dikte ettirme peşinde.


Bu adam her konuştuğunda bilimsel makale isteyin, size dediklerini, uydurduklarını destekleyebilecek bilgi sunamaz. Ancak bir tanımı alır, sonrada kel alakasız olduğu halde HY modunda ahan gördünüz mü der. Bilim diyooo, ben dimiyooooom.

Yok o tanımı lise düzeyliler diyo, bilim materyal inceler, onunda tanımı Einstein tarafından gayet güzel yapılıp formülüze edilmiş. Matematik diyor ya bide ahan orda koupyom, 2+2= 5 diyerek bide bilimsel diye yutturmaya çalışıyor.


Şimdi eşşeğin semeri olunca ona eşşek denmez eşşek dediğin saf eşşektir saçmalamasını (teşbihte hata olmaz) ortaya attı, saf eşşekten fil yapcak bize.:) Tüm saf eşşeklerin toplamı fildir. Onlar fil olunca ot yemezmiş, semerli eşşek farklıdır o farklı, saf eşşek farklı.Ulan varsay enerjiden oluşmuş varlıklar var, olum hiç mi kafan basmıyor, materyal köken aynı, farklı bir form olmak ve aldığı-alacağı form maddenin özellikleriyle sınırlanmaktan başka hiç bir şansı yok.



Hepsi aynı yapıtaşlarında oluşmuş canlılar değil mi? Yok deeel. Piki.:)



Şimdilik saygımla gittim...