Orijinalini görmek için tıklayınız : Reenkarnasyonun mantıklı oluşu
Yıldıztozu
24-04-2016, 22:17
Ölümden sonraki cennet-cehennem inanışlarına kıyasla reenkarnasyonun daha mantıklı olduğu söylenebilir.
Bildiğim kadarıyla reenkarnasyona göre bir insan öldükten sonra bilinci başka bir insanın bedeninde tekrar ortaya çıkabilir. Ya da herhangi bir canlıya, bir çiçeğe veya bir hayvana dönüşebilir.
Doğanın işleyişine bakarsak bizler öldüğümüzde bedenimiz ayrışır, başka canlılara yem olur ve dolayısıyla bedenimiz diğer canlıların var olmaya devam etmesine katkı sağlar. Belki bir çiçeğe mineral sağlayabilir ve çiçeğe dönüşebilir. Belki devamında başka bir insanın bedenine kadar katkı sağlayabilir.
Her insan, her bilinç, her canlı aynı doğanın birer parçasıdır. Bunların hepsi doğal olarak birbiriyle ilişkili oldukları için aralarında dönüşüm geçirerek döngüsel bir süreçle var olmaya devam edebilirler.
Konuyla ilgili bilimsel araştırmalar yapıldığı da iddia ediliyor. Mesela şöyle bir cümle alıntılayayım ''Söz konusu ölen kişilerde ölüm ve yaralanmaya yol açmış yara izlerinin söz konusu çocuklarda doğum işareti ve doğum kusuru olarak belirmiş olduğunu, otopsi fotoğrafları gibi tıbbi kayıtlarla doğruladı.''
https://tr.wikipedia.org/wiki/Reenkarnasyon#Reenkarnasyon_.C3.BCzerine_bilimsel_ ara.C5.9Ft.C4.B1rmalar
Tabi bu araştırmaların ne kadar bilimsel olduklarına şüpheyle yaklaşıyorum.
Save The Day
24-04-2016, 22:28
Yok olmaktansa tekrar hayat bulmak güzel olabilir.
SlayerCommand
24-04-2016, 23:04
Tabi mantıklı açıları da var reenkarnasyonun ama dediğiniz gibi ne kadar bilimsel araştırmalar olduğu şüpheli.
Hatay'lı bir arkadaşım var onun olduğu bölgede Nusayriler inanıyor. Hatta biri öldüğünde ölenle aynı anda aynı bölgede(böyle olması şart değil sadece aynı anda aynı yerde reenkarne olmuş) doğan bir bebek 4-5 yaşlarında ölenin nasıl öldüğünü falan anlatıp ben oyum diyormuş.Belki psikolojik çevresel belki de başka bir şey.Şüpheci olmak lazım öncelikle niye sadece buna inananlar bunu yaşıyor sormak lazım.
Dialectics
24-04-2016, 23:11
Varsayalim ki reenkarnasyon var ve su an 358nci yasamini yasiyorsun. Sana bir faydasi var mi? Geriye kalan 357 yasamin hakkinda en ufak bir fikrin var mi? O 357 yasamda ögrendigin neyi bu yasama aktarabildin? Yürümeyi bile sifirdan yine ogrenmedin mi? Dolayisiyla reenkarnasyonun olmasi ile ölümün bir hiclik olmasi arasinda pratikte bir fark yok. Her iki durumda da hicbirsey hatirlamayacaksin.
Yıldıztozu
24-04-2016, 23:27
Varsayalim ki reenkarnasyon var ve su an 358nci yasamini yasiyorsun. Sana bir faydasi var mi? Geriye kalan 357 yasamin hakkinda en ufak bir fikrin var mi? O 357 yasamda ögrendigin neyi bu yasama aktarabildin? Yürümeyi bile sifirdan yine ogrenmedin mi? Dolayisiyla reenkarnasyonun olmasi ile ölümün bir hiclik olmasi arasinda pratikte bir fark yok. Her iki durumda da hicbirsey hatirlamayacaksin.
Evet doğru. Bilinçlerimizdeki hafıza sıfırlanmış oluyor. Ama en azından yaşadığımız sürece bizi daha iyi bir dünya bırakmaya motive edebilir. Çünkü bizim bilincimizden sonra gelecek olan bizimkiyle benzer veya aynı bilinçler olacak ve şu an hissettiklerimize paralel hislere sahip olacak.
Bir bakıma ''gelecekteki kendime'' yardım etme hissi.:)
Ayrıca şu an hafızalarımız sıfırlanmış olsa bile, gelecekte belki reenkarnasyonun gerçekleştiği kanıtlanacak ve dolayısıyla gelecekteki ben, uzun zamandır var olduğunun farkına varacak. Nasıl ki biz şimdi geçmişte birer yıldıztozu olduğumuzun farkına vardıysak bundan binlerce/milyonlarca yıl sonra benzer şekilde geçmişimizi keşfedebiliriz.
Reenkarnasyonun kanıtları nasıl anlaşılabilir? Bilinci daha iyi anlayarak veya bilinçle ilgili yeni şeyler keşfederek belki.
Tabi bunların hepsi fantastik birer düşünce.
Hipnozla yapıyorlardı bu geçmiş hayatını hatırlatma işini ama şarlatanlık bence.
Nasıl oluyorda bilinç döngüsel süreçte devam edebiliyor onu anlamadım ben? Ölünce bilinç havada bir kütleye sahibi olarak başka bir beyne mi nakit oluyor? O beynin hangi evresine denk geliyor nakil bu olayı? Tam doğum anına mı? Öncesinde şekillenen beyin bilinçli değil o halde? Yani feci tutarsızlıklar var. Biri şu işi açıklarsa sevinirim.
Budizm, Caynizm gibi dinlerde/felsefelerde de var bu görüş/inanç. Bu nedenle ölümden sonraki bedenlenmeye yönelik yaşarlar. Et yemezler örneğin, çünkü et yerlerse yani başka canlılara zarar verirlerse, bir sonraki bedenlenmede eti yenen bir hayvan olarak doğabilirler ve böylece yeniden insan olarak doğmaları kim bilir ne kadar sürer? Çünkü hayvanken ölünce yine hayvan olarak doğacaksın, insan kademesine yükselmek milyonlarca yıl alabilir. Ya da başka canlıları yedikleri, onlara kötülük yaptıkları için bir sonraki bedenlenmede sakat biri olarak doğabilirler vb. Mevcut hayatında kötülük yapan, insanlara zarar veren biri de bir sonraki yaşamında yine sakat olarak vb. doğabilir.
Bir ara Caynist bir yoginin konuşmasını izlemiştim, youtube'da bulamadım şimdi, epey zaman önceydi. Şöyle bir örnek vermişti, Mahavira (Caynizm'in kurucusu, lakabının anlamı Büyük Kahraman) bir gün ormanda oturup meditasyon yaparken adamın biri gelip gözüne bir çubuk saplıyor ve Mahavira'nın gözü kanamaya başlıyor. İzleyenleri adamı buluyorlar ve yakalayıp getiriyorlar, Mahavira adamı serbest bırakmalarını söylüyor, bu olayın nedeninin, geçmiş yaşamında birisine böyle bir olay yapması olduğunu söylüyor.
Bu Cayna yogi, bu konuşmasının bir yerinde de şöyle bir örnek vermişti, bir ara Moğollar Hindistan'a da hakim oluyorlar ve Mugal imparatorluğu denen bir hakimiyet kuruyorlar. Bu yıllarda orada hüküm süren bir Moğol hükümdar, yakalattığı birine ceza olarak kulağından içeri erimiş kızgın kurşun döktürüyor, adam acıdan inleye inleye ölüyor. İşte diyor Cayna yogi, bunu yapan adam bir sonraki yaşamında mutemelen sağır olarak doğacaktır, yani doğuştan sağır biri olarak bedenlenecektir vb.
Bence tüm bu görüşlerin Cennet-Cehennem inancından pek bir farkı yok. İnsanlar yaşamdaki ters giden olaylara, dünyadaki adaletsizliğe, kötüler tıkırları yerinde yaşarlarken kimi iyilerin ise sefalet içinde yaşamalarına vb. bir anlam bulmaya, bir anlam vermeye çalışıyorlar. Bence tüm bunlar züğürt tesellisi...
Herkes meşrebine, kültürüne göre bir açıklama denemesinde, anlamlandırma çabasında bulunmuş. Çünkü hakikaten bu dünyada adalet yok, eşitlik yok, hak etmeyenler hak etmedikleri kadar iyi ve gönenç içinde yaşarlarken, çok daha iyi yaşamayı hak eden nice iyi insan ise berbat hayatlar sürüyor. İnsanlar, bu durumu hazmedemiyorlar, kimi isyan ediyor ama ne yazık ki haklı olanın değil güçlü olanın kazandığı bir yer burası, insanlarda buna isyan duygusu var. İnsanlarda adalet özlemi var, hak eden kötünün, yaptıklarının karşılığını görmesi isteği, hak eden iyinin de iyiliklerinin ödülünü alması isteği var. Ancak tüm bunlar birer temenni, olması dilenen şeyler... Herkes ya da pek çok kişi bunu diliyor diye bu gerçek olacak diye bir kural yok. Bu adaletsiz, kötü, eşitliksiz dünyada bulamadığımız adaleti, eşitliği, hakkı ister Cennet-Cehennem açıklamasıyla, ister reenkarnasyon açıklamasıyla bulacağını um, ikisinin de hiçbir kanıtı yok.
Felâsife
01-02-2017, 13:57
Evet doğru. Bilinçlerimizdeki hafıza sıfırlanmış oluyor. Ama en azından yaşadığımız sürece bizi daha iyi bir dünya bırakmaya motive edebilir. Çünkü bizim bilincimizden sonra gelecek olan bizimkiyle benzer veya aynı bilinçler olacak ve şu an hissettiklerimize paralel hislere sahip olacak.
Bir bakıma ''gelecekteki kendime'' yardım etme hissi.:)
Zaten reenkarnasyonda ki olay, gelecekte ki kendime odaklanma değil mi?
Kafa hep geleceğe odaklı kalınca, bugünü ıskaladıklarını da fark edemiyorlar, zira kafa geleceğe takılı kalıyor.
Öteki türlü "daha iyi bir dünya" bırakma bilinci bile bu meyanda samimi değildir, yoksa dünya yanmış yıkılmış umurunda da olmaz.
Tabi bu reenkarnasyon olayını bu kadar güncel tutan şey, TEKAMÜL denen, hep o gelecekte ki MÜKEMMEL kişiliktir. Ona ulaşma sevdasıdır.
Oysa İnsan hayattayken, yaşarken tekamül edeceği kadar etmiştir, MALZEME BUDUR, bunun daha ötesini arzulamak, bunun için tutuşmak, içsel bir ihtirastır.
Her zaman dahasına ulaşmak gayesidir.
Kısacası HAYALDİR.
Mistik dünya da ihtiras kaldırmaz, ama kaldırdığını zannedenler bunu icat etmişlerdir.
Dünyanın hepi topu budur, insanları budur, gerçeği budur, bunu alıp başka bir şekillere sokup, geleceğe odaklanmak bugünü ISKALAMAKTIR.
Bugünü ıskalayan, geleceği de zaten ıskalamış demektir.
Aslında bu çok BASİT bir şeydir, ama bir o kadar da zordur.
Bugünü yaşayan, bunu gerçekten hisseden, başka bir günün hayalini bile kurmaz ama mistik öğretiler her ne hikmetse TEKAMÜL denen saçmalık yüzünden, bugünü yok ederler.
Oysa yok olan gelecektir, var olan bugündür, şimdidir.
20 gun kadar once ananem öldü. Cem evinden kaldirdik, geldik, iki uc gun sonra bi kedi dadandi kapiya. Sut veriyoruz, mama veriyoruz, peynir veriyoruz, yogurtlu ekmek veriyoruz yemiyor. Surekli olarak kapida bekleyip miyavliyor. Kovuyoruz yine kapidan ayrilmiyor. Penceremize cikip miyavliyor, sonra kapiya gidip tirmikliyor. Surekli miyavlamasi cogu zaman rahatsiz ediyor.
Ac olsa doyururuz da, derdini bir turlu anlayamadik.
Ac degil, susuz degil, bu kedi dakikalarca bagirip cagiriyor.
En son acaba ananemin ruhu olmasin mi diye sakalastik evde :)
Bu kedide bi is var.
Felâsife
01-02-2017, 21:02
Sevgili Natan öncelikle başınız sağ olsun.
Bizim burada da kedilerin sesleri bayağı çoğaldı, sanırım eş arama olayları başladığı için tatlı bir telaş içerisindeler.
Geçen karşı binada 2. katta ki bir balkona kedi çıkmış, o evin kedisi de değil bildiğim, oraya nasıl çıktı onu görmedim, sanırım borulardan tırmandı. Bayağı bir kapıyı tırmaladı filan, evde kimse yoktu, epey süre de tırstı inemedi, o kadar gözledim nasıl inecek diye ama sonra inmiş olacak ki balkonda yoktu.
Hasılı kediler insana en yakın insanlar, bilmediğimiz yönleri de vardır muhakkak, enerjiyi tanımaları çok farklı olabilir.
Diyeceğim ananneniz adına küçük bir hayır veya varsa bir hayali, bir vasiyeti onu yapın, ihmal etmeyin hem böylelikle içiniz de rahat eder.
Dediğiniz gibi hayvanlar bizler gibi boş değildir.
Sevgiler
spartacus
02-02-2017, 05:16
20 gun kadar once ananem öldü. Cem evinden kaldirdik, geldik, iki uc gun sonra bi kedi dadandi kapiya. Sut veriyoruz, mama veriyoruz, peynir veriyoruz, yogurtlu ekmek veriyoruz yemiyor. Surekli olarak kapida bekleyip miyavliyor. Kovuyoruz yine kapidan ayrilmiyor. Penceremize cikip miyavliyor, sonra kapiya gidip tirmikliyor. Surekli miyavlamasi cogu zaman rahatsiz ediyor.
Ac olsa doyururuz da, derdini bir turlu anlayamadik.
Ac degil, susuz degil, bu kedi dakikalarca bagirip cagiriyor.
En son acaba ananemin ruhu olmasin mi diye sakalastik evde :)
Bu kedide bi is var.
Üşüyor olabilir ve tek dileği içeri almanız...
hypatiaa
19-02-2017, 21:03
Ruh göçü bakımından bir döngü bana mantıklı gelmiyor ama insan öldüğü zaman insan vücudunda bulunan her türlü element(hidrojen, karbon vs ) toprağa ve havaya karışıyor. Buralardan da tekrar bir canlı vücuduna giriyor ve o canlı için yaşam kaynağı oluyor. Olaya metafiziksel değilde biraz gerçekçi bakınca sonuç böyle.
Reenkarnasyonun bir gerçeklik olduğunu düşünüyorum ben de. Az bu değil, belki milyonlarca kez gelip gidiyoruz. Aralarda derin düşünce, tefekkür aleminde bir süre yapıp ettiklerimizi düşünüyoruz.
Tüm canlıların ruhları var ve olgunlaştıkça bir üst aşamaya geçiliyor. Biz insanlar 3. Yoğunluktayız. 2.de hayvanlar, 1.de bitkiler, mineraller, kayalar vb var. Bizim üstümüzdekiler de var tabii...
"Bir daha mı gelecez dünyaya" şarkısının cevabı "evet, pek çok kez olageldiği gibi" olmalı. :)
Bir daha gelmeseydik ve sonsuz derin bir uykuya dalsaydık belki daha zahmetsiz olurdu ama pek çok kez gelip gideceğiz.
Önceki hayatlarımızda işlediğimiz kötülükler bize yol-su-elektrik olarak geri dönecek. İyiliklerimiz de öyle...
Karma yasası bu...