Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammed'in Kalbindeki Sır!
Felâsife
21-12-2016, 00:33
Mükemmel bir aşk hikayesinin ardında ki sırrı, daha doğrusu Muhammed'in sırrını dinlemeye hazır mısınız?
Tarihin belkide en çetrefil, bir o kadar gizemli bu hikayesi, gün ışığına çıkmış okunmayı bekliyor, biraz vakit ayırıp okumanız hiç fena olmaz, öyle özenle işlenmiş, gizemler içinde kalması içinde bir o kadar emekte sarf edilmiş ki bu gizemi okumak gerek. Bu eski hikayenin kahramanları Muhammed, Zeyd, Zeynep ve tabi ki de olayın başından beridir olaydan haberdar olan, önceleri o da örtse de, sonradan bu olayı haber veren Tanrı'dır.
Zeyd ile Zeynep boşandıktan sonra patlak veren, kuranda (Ahzap 37) içinde saklıyordun diye anlatılan, bir sır ve öncesinde gelişen olaylar! Aslında olay demek yetersiz kalır, gizem ve sırlarla dolu bir hikaye bu!
Bu hikayeyi yazarken tamamen objektif kalmaya özen gösterdiğimi bilmenizi isterim, zaten öyle olmasa kaleme de almak imkansızdır. Zira bu hikaye zaten oldum olası hep nefret ve sevgi ile yaklaşılmış, o yüzden de üzerinde amansız, anlamsız fırtınalar da kopmuştur, oysa meseleye "taraf" olmadan bakınca, ardında ki gerçekler de kendini öylece göstermektedir.
Devamını PDF formatın da okumak için tıklayınız >>> (https://yadi.sk/i/FIXrl4g434BTLw) (347 kb)
Aslında pdf biraz uzun ama öyle de olmak zorundaydı, zira mesele hakikaten tek tek ince detaylarında gizli, okumak için vakit ayırmanız gerekecek.. Pdf 'in üzerinde de yazım tekniği olarakta çok çalıştım, bire bir buraya da geçirmem zor olduğu için, bu hikayeyi anca böyle paylaşabiliyorum.
Forumdan @Sundance arkadaşımızın bir mesajından da soru olarak yararlandım, kendisine teşekkür ederim.
Konu ile ilgili şurası olmamış, öyle değil filan diye düşündüğünüz yerler olursa, seve seve cevap vermeye çalışırım.
Bahsettiğim şey ciddi anlamda çok boyutlu bir şey çünkü, eksiklerim, yanlışlarım, gözümden kaçan noktalar olmuş olabilir.
Sevgiler
Asinus Orientalis
21-12-2016, 09:25
Mükemmel bir aşk hikayesinin ardında ki sırrı, daha doğrusu Muhammed'in sırrını dinlemeye hazır mısınız?...
Sevgili Felasife, içindeki pozitif anlayış olayı aşk olarak yorumlamana yol açıyor. Aşk karşılıklı yaşanır, bayan Zeynep'in ne hissettiğini bilmiyoruz. Bu daha ziyade başkasının karısına göz koymaktır.
Çıkış 20:17 : Komşunun karısına göz dikmeyeceksin.
Bay Muhammed son derece pragmatik, muhtemelen başta inançlı ama sonra ateiste dönen, muhtemelen testosterondan saçı dökülmüş tutkulu ve akıllı bir adam. Vaat ettiği cehennem'in en ön sırasında şu an bekleyen. :evil:
Felâsife
21-12-2016, 12:08
Sevgili Felasife, Muhammed'in "eşini tut" ifadesini 'emir' olarak nitelemişsiniz, fakat ifadeyi takip eden olayları izlediğimde orada Muhammed'in sadece/üstü kapalı olarak 'eşini bırakmaya hazırlan' dediğini anlıyorum,
Bu ayet geldiğinde Zeyd ve Zeynep zaten boşanmış durumdalar, seni evlendirdik derken bile, Muhammed Zeynep'le evli durumda da değiller. Zeyd boşanmış aradan bir kaç ay geçmiş, bu ayet geliyor yani.
Aslında ortalık süt liman. (evlendirdik denen yer dünya değil, eskileri gök nikahı dediği şey, bu yerde henüz gerçekleşmemiş durumda, bu ayetten sonra zaten Muhammed gidip Zeynebi alıyor, gerçi o kısımda ilginç ama fazla detay yok)
Geçmiş ayette donmuş gibi göründüğü için, mesele karışıyor haliyle, bu ayet geldiğinde Aişe yanında Muhammed, sonrası zaten soğuk duş etkisi gibi, aslında herkes şaşırıyor... Dahası pek çokları Muhammed sapıttı diye onu terkte ediyor, ayrılanlar çok oluyor, bir sürü dedikodular zaten alıp başını yürüyor, olay öyle aldım oldu olmuyor yani.
Aişe de sonradan Muhammed kurandan ayet çıkaracak olsa bunu çıkarırdı diyor.
O yüzden eşini boşama doğruda, boşayana hiç bir ceza filan gelmemesi kısımları, enteresan, yazıda bahsettim zaten.
Aklı başında hiç kimse, hele de bu kadar göz önünde olan biri, o aşamada Zeynep gibi bir kor ateşi almaz... alanı yakar çünkü, aslında almıyor da zaten mecbur bırakılıyor.
Yalnız bana göre bu hikaye "tamamen" size ait :)
Aynen bunun bir benzeri sanmam ki olsun, forumda @Mürit Kefer adlı birinin var, o da sizin altta değindiğiniz yarı çıplak görmüşte, kısmından işlemiş bu Aşk meselesini, ama genede harika bir yazı.
ben Muhammed'in öyle romantik bi adam olduğunu düşünmüyorum
Ben de aynı fikirdeyim, bildiğimiz anlamda romantik değil, içe kapanık, ketum, kimselere bir şeyini anlatmayan yapısı, ta Hatice döneminden belli zaten, mağaraya gidiyor, sebebini hâlâ bilen yok, o devirde de yok.
Velhasıl kapalı kutu, ama nedir, aşk denilen şey kimi vurmaz da o kişi yoldan çıkmaz.
Demiri eritir, taşı eritir bu şey.
Aslında romantik demek insan ağzı laf yapan insandır, :) yani güzel konuşan insandır :D canım, cicim, şekerim gırla gider, bir adam aşık olacak bunları aşkına sıralayacak, bu mümkün değil, o aşk değil, aşıkta değil.
O cinsellik, şehvet dediğimiz şey olur, kötü mü elbet değil ama aynı şeyler de değil.
Aşık olan sessiz olur, bu sessizlikleri yüzünden de öküz, hödük gibi aşağılanmaları çok kolaydır.
Sevgili Felasife, içindeki pozitif anlayış olayı aşk olarak yorumlamana yol açıyor.
O kesin, zaten o yüzden meselenin bu yönü beni mıknatıs gibi çekti, aşk 'ı görmesem, bunca edebiyatta yapmazdım, yoksa bu hikaye dindarlar için bile bir TABU iken, aslında herkes için TABU iken, öyle çünkü, buna AŞK demek delilik olur.
Üstte T.Dursun'un dediği gibi, doğru bildiğim inandığım bir meseleyi mezara götürüpte ne yapayım, işime yaramaz.
Aşk bir enerji, bunun isimleri, cisimleri, kimlikleri benim için hiç önemli değil, benim için tabu teşkil etmez, çünkü insani bir duygu ve bu duygu bu meselede de çok yoğun.
Dediğim gibi o enerjiyi almasam, Muhammed'den bana ne, peygamberliği ile zerre alakam yok. Yıllar önce kapadım o defteri.
Aşk karşılıklı yaşanır, bayan Zeynep'in ne hissettiğini bilmiyoruz.
Aynen yazıda da dediğim gibi en az detay Zeynep'te var, evlenmemesi, 35 yaşında olması, muştuyu alınca havalara uçması, Peygamber dediği halde geçimsizlik etmesi yeterli aslında.
Birde olayın başka tarafı, bu evliliğin kötü gitmesi, şöyle dedikodulara da sebep vermiştir, nikahı Muhammed kıydığı halde, yürümeyen bir evlilik! bu adamın yakınları sözü geçmiyor, sözünü dinletemiyor, biz niye dinleyelim, resmen Muhammed'in prestijini yerle bir edecek bir şey de bu.
Zeynep ile Zeyd'nin nikahını da Muhammed kıymıştır büyük ihtimal.
Zeyd'le evlenirken Peygamber nikahımı kıydı diye sevinmeyen kadın, Muhammed'le evlenince nikahımı Rabbim kıydı diye, gururla bu sevincini her yerde söylüyor.
Hani Zeyd'i tembihledi, Zeyneb'i zorla boşattırdı, öyle kendine aldı diyenler için, bu bile aslında yeterli olmalı, meselenin ZOR kullanılmadan olduğunu gösteriyor.
Hasılı bu bir gönül işi, iki gönül bir olmaktan da asla mutsuz değil.
Çıkış 20:17 : Komşunun karısına göz dikmeyeceksin.
Tevratın cinsellik olayı evlere şenlik zaten, şurada ki (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=592744&postcount=251) kitabı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Onlara göre değil komşu karısı, kendi karına bile yan gözle bakmayacaksın, bakarsan da bir dünya ritüel sıralamışlar ki şaşmamak elde değil. Lilith milith korkuları ayyuka çıkmış, boşanma filan yok, bir acayip gerçekten.
Bay Muhammed son derece pragmatik, muhtemelen başta inançlı ama sonra ateiste dönen, muhtemelen testosterondan saçı dökülmüş tutkulu ve akıllı bir adam. Vaat ettiği cehennem'in en ön sırasında şu an bekleyen. :evil:
Zeyneb'in yüzünden zaten hiç çıkmadı ki oradan, bu gidişle de çıkamaz. :D
bilgivehis
21-12-2016, 15:09
Muhammedin bir tanrı inancı olsaydı zaten korkudan kendini peygamber olarak yutturamazdı. Bu zatın bütün yapmak istediği ve yaptığı, ölene kadar zevki sefa içinde yaşamak. Hem peygamberlik yutturmak hem göz koyduğu kadınları elde etmek için yazdığı ayetlerin saçma olmaması zaten imkansızdır. Ayetlerin bütününden de anlıyoruz ki, muhammed kendi zevki uğruna sadece katliam emirlerini veren değil, aynı zamanda bir ırz düşmanıdır. O tarihlerde ayetlerin içeriğinden belki bu anlaşılmayabilirdi ama günümüzde anlaşılıyor ki, arkasında onbinlerce inanan karşısında zeyd çaresiz kalmış ve hatta sesini dahi çıkaramamıştır...
Evli bir karı kocanın yıkılmasına neden olmak muhammed gibiler için çok kolaydır ve ırz düşmanlarının aşkı yine ırz düşmanlığından öte gitmez...
Sevgili Felâsife, pdf dosyaya tıklayıp Yandex'e yönlendirildiğim anda bilgisayar dondu...
Bu arada Tweakos kullanıyorum, yeni çıkmış, Debian tabanlı, ben bu kadar kullanışlı ve kararlı bir dağıtım görmedim, sana da öneririm, en azından bir dene...
https://illedelinux.blogspot.com.tr/2016/12/tweakos.html
Felâsife
21-12-2016, 16:03
Sevgili bilgivehis yorum için teşekkürler.
Yazınında başında dediğim gibi bu olay "Sevgi ve Nefret" ile bakıldığı için, olayın kabulü zaten zordur, zira öncesinde karar verilmiştir, bahsedilen kişi ya ırz düşmanı, ya da Allahın sevgilisidir, fark etmez her iki halde de bunun kalbinde aşk diye bir şey olamaz.
Ya İhtiras ya Allah olmalıdır. Bu açıdan bakılınca her ikisi içinde bahsedilen şey İNSAN değil, başka bir şeydir!
O yüzden bahsettiğim şeyi forumda ki dindar görünenler de kabul etmeyecektir.
Edilmesi mümkün değil, çünkü inandığı şey o değil, bunu biliyorum, ama nedir; T.Dursun'un dediği şey mezara mı götüreyim, bende böyle bakıyorum olaya. :)
Sevgili Felâsife, pdf dosyaya tıklayıp Yandex'e yönlendirildiğim anda bilgisayar dondu...
Bu arada Tweakos kullanıyorum, yeni çıkmış, Debian tabanlı, ben bu kadar kullanışlı ve kararlı bir dağıtım görmedim, sana da öneririm, en azından bir dene...
https://illedelinux.blogspot.com.tr/2016/12/tweakos.html
Sayfa sanırım flash istiyor, o yüzden donma olmuştur, flash'ını kontrol ettin mi?
Aslında Debiş ile şu an aram çok iyi, gerçi ben BSD ciyim, Opera'nın yeni versiyonu gelmedikçe de, onu maalesef kullanamayacağım, ama geldiği gün, gene FreeBSD ye geçerim, zaten sistemde de kurulu fakat fırsat bulupta bakamıyorum bile.
Operaya çok alıştım, büyük konfor, bu ara onda da flash sorunu var, ilerde düzelir herhalde.
Tweakos hayırlı olsun, Openbox şimdilik bana zor gelirde, ama ileride imkan olursa denerim tabi, bu aralar yazmaktan başka bir şey yaptığımda yok :D
Şimdiki bu makineyide bir kaç ay oldu alalı, Mate'i bıraktım artık, KDE4 'ü ful ayarlarda kullanıyorum, aynı Openbox gibi uçuyor zaten.
Kde benim için çok daha iyi, helede grafik programları filan bana çok lazım da oluyor. Mate kullanırken de zaten gene aynı programları da kuruyordum mecburen.
Sevgiler
Sundance
21-12-2016, 16:49
Sevgili Felasife;
Yazınızda çok ince bir noktayı belirtmişsiniz.
Zeyd, Muhammed izin vermediği halde Zeynep'i boşuyor. Üstelik Muhammed, Zeyd'e eşini boşamamasını hem kendi söylüyor, hem de eşini boşaması durumunda Allah'tan sakınılacak duruma düşeceğini belirtiyor.
Buna rağmen Zeyd, Muhammed'e ve Allah'a karşı gelerek eşini boşuyor.
Böylece Zeyd, kafir olmuş oluyor.
3:32 - De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez
Bu kafir daha sonra Muhammed tarafından savaştan savaşa gönderilerek savaşta ölmesi sağlanıyor. Ayak altında dolanıp da ortalıkta abuk subuk laflar etmesi engelleniyor.
Meselenin aşk içeren bölümü güzel olmuş. Madem hikayeden konuşuyoruz benim de bir hikaye denemem var. :)
Muhammed ile Zeynep beraber büyüyorlar. Biri Kureyş kabilesinin varlıklı ailesinden diğeri ise anasını babasını kaybetmiş gariban bir yetim. Acaba gençlik dönemlerinde bu gençlerin birbirlerini sevip de bu sınıf ayrılığının araya girmesi gibi bir durum olmuş mudur?
Muhammed, bir garip oğlan sevdiği kıza ulaşamamak, sevdiği kızın ailesi ve hatta belki sevdiği kız tarafından bile hor görülmek çok dokunmuş olmalı.
Sonra hayatına Hatice giriyor. Ki Hatice çok ilginç bir kadın. Sırf Hatice'nin kervanının büyüklüğü, Mekke'deki tüm diğer tüccarların kervanından daha büyük. Mekke'nin sahibi denir ya hani o derece. Ama bu kadın açları doyurmayı, köle azat etmeyi çok seviyor, Muhammed ile tanışmadan önce bile. Yanında da Varakas adında bilgili, eski ve yeni ahit izleyicisi, şair bir kuzeni var. Bütün kölelerini azat etmesine rağmen, yanında tuttuğu Zeyd adında delikanlı bir kölesi var. Ki Zeyd bile bilgisi ile görgüsü ile örnek o devirde. Belli ki Hatice tarafından özel olarak eğitim verilmiş ve ilgilenilmiş.
Bu Hatice kendisine Mekke'nin diğer tüm önde gelenleri talip olduğu halde gidiyor Muhammed gibi düşük profilli bir eş seçiyor kendine. Muhammed, Hatice'nin kervanları peşinde dağ bayır dolaşa dursun, Zeyd de ev işlerinde Hatice'ye yardım ediyor.
Zeyd'i, Muhammed de çok seviyor. Öyle ki çok daha sonraları Zeyd'i kölelikten azat ediyor ve hatta o zaman gerçek oğul yerine geçecek şekilde evlat ediniyor Zeyd'i.
Bu mutlu aile yuvası bu şekilde devam ederken, Muhammed'in peygamber olduğu ortaya çıkıyor. Hatice ile evli olduğu sürece Muhammed, tebliğler yapıyor. İnsanları eski ahitten örnekler vererek iyiye ve güzele davet ediyor. Ancak devamını görmeye Hatice'nin ömrü yetmiyor. Hatice ölüyor.
Hatice öldükten sonra Muhammed'in peygamberliğinde bambaşka bir dönem başlıyor(!?). Öncelikle birbiri ardına savaşlar başlıyor. Sonrasında ise Muhammed ardı ardına evlilikler gerçekleştiriyor. Hatice dönemindeki Muhammed ile Hatice'den sonraki Muhammed farklı kişiler adeta.
Hala kızı Zeynep'i de hiç yakışık almayacak bir şekilde eski kölesi ve o anki evlatlığı Zeyd ile evlendiriyor. Zeynep de ailesi de bu durumdan çok rahatsız oluyorlar. Muhammed tarafından mağdur ediliyorlar. Ancak peygambere karşı çıkamıyorlar ve evlilik gerçekleşiyor.
Ancak daha sonra Muhammed'in içinde gizlediği bir şey ortaya çıkıyor. Artık Muhammed'in içinde gizlediği bu şey Zeynep'i bir şekilde görünce mi ortaya çıktı yoksa başka bir sebeple mi ortaya çıktı bilemiyoruz. Ancak belli ki Zeyd, Muhammed'in içinde gizlediği bu şeyin farkına varıyor. Muhammed'e gelip Zeynep'i boşaması konusunda isteğini danışıyor. İşte Muhammed, Zeyd'e "Eşini boşama, Allah'tan sakın" derken aslında kendi isteğini söylemeyip içinde gizliyor. Muhammed "eşini boşama, eşini boşaman durumunda Allah'tan korkman gerekir" demesine rağmen, Zeyd dinlemiyor, kafir olmak uğruna Zeynep'i boşuyor. Zeyd, uğruna kafirliği göze almak için Zeynep'i boşamasının şart olduğu nasıl bir duruma düşmüş olabilir?
Daha sonra Zeyd, Muhammed tarafından ardı ardına savaşlara gönderiliyor. En son gönderildiği savaşta öldürüleceği kesin. Bile bile ölüme gönderiliyor. Adeta bir ölüm cezası veriliyor kendisine.
İyi de nasıl oluyor da Muhammed çok sevdiği, oğlu yerine koyduğu bir adamı bilerek ölüme gönderiyor? Ve hatta çok sevdiği, çok yakın olan, oğlu yerine koyduğu bu adamın sevdiği kadın hakkında içinde böyle bir şey gizliyor? Ve hatta bu içinde gizlediği şeyi uygulamaya koyuyor? Zeyd'i evladı olarak görmeye bilir ancak çok sevdiği, oğlu yerine koyacak kadar çok sevdiği ortada. Acaba Zeyd'in daha önceden Muhammed'e karşı işlediği bir durumun sonradan farkına varmış olabilir mi? Bir anda soğuyacak kadar!
Hatice'nin sağ olduğu dönemde mutlu mesut olan, en yakın, en iyi dost olan Zeyd. Karısından oluyor, babasından oluyor, onurundan oluyor, savaşta canından oluyor. İster istekli ister isteksiz ne derseniz deyin mağdur oluyor.
bilgivehis
21-12-2016, 17:14
Sizlere fikir vermesi açısından kendim şahit olduğum bir olayı anlatayım.
Gariban çocuğun biri bir kıza aşık oluyor, kız ise 13 yaşlarında eniştesi tarafından tecavüze uğruyor ve hatta düşük yapıyor. Buna rağmen gariban çocuk bu kızı istiyor. Ne var ki, çocuğun ailesi yaralı bu kızı istemese de kızı isteyip alıyorlar.
Kızın gelin geldiği daha ilk aylarda çocuğun babası sürekli gelinine sulanıyor.
Bu kız daha önceden yaşadığı tecavüz olayının da bunalımıyla artık dayanamayıp durumu kocasına söylüyor. Çocuk babasına durumu açıkladığında bakın babası ne cevap veriyor.
Başkalarıyla yatmış bu kızı gelin yapacağımı mı sandın, bu kızı senin için değil, kendim için aldım...
Felâsife
21-12-2016, 18:07
Sevgili Felasife;
Yazınızda çok ince bir noktayı belirtmişsiniz.
Zeyd, Muhammed izin vermediği halde Zeynep'i boşuyor. Üstelik Muhammed, Zeyd'e eşini boşamamasını hem kendi söylüyor, hem de eşini boşaması durumunda Allah'tan sakınılacak duruma düşeceğini belirtiyor.
Buna rağmen Zeyd, Muhammed'e ve Allah'a karşı gelerek eşini boşuyor.
Böylece Zeyd, kafir olmuş oluyor.
Sevgili Sundance
Aynen, bende yazıda buna değindim, Muhammed'i dinlemediği için Zeyd imandan oluyor ve hiç ceza meza yok, verdiğin gibi ayetler çok var, Muhammed dediyse bitti... bunun iki olma şansı yok.
Bu meselede sadece Zeyd değil, Zeynep'te aynı emri dinlememe konumunda.
Dediğin gibi Zeyd ölüm görevlerine giderken, hepsini de bile bile adeta ölümüne gidiyor, en sonunda da ölüyor zaten, ölüm filan var diye gitmemezlik etmiyor. Emir emirdir diyor, çünkü imanı onu gerektiriyor.
Hatta bazıları ölüm riski çok diye gitmek bile istemiyor, o sahabelerin ünlüleri bunlar, Muhammed onları azarlıyor, hele birinde siz geçen de verdiğim göreve gitmediniz, ona da Zeyd gitmişti, gene o gidiyor diyor. Bazende onun komutasına girmek bile istemiyorlar, zira Zeyd sonuçta bir köle ve bu köle özelliği aslında hiç değişmiyor, adamların hayatı insanlık üzerine değil, kölelik ve asillik üzerine, kendilerini asil görüyorlar.
Hasılı Zeyd, Muhammed öl desin ölecek, öldür desin öldürecek biri, bu kesin.
Ama aynı savaşçı bu adam bir kadını isterse öldürebilir bile, gözünü kırpmaz ama öldürmüyor, Muhammed'e rağmen genede boşuyor.
Öte yandan kafirde oluyor, bu da sabit...
Zeyd neden boşuyor, güzel soru.
Bu çok başka bir şey, bu adamın kalbini yumuşatan bir şey var, o da aşk meselesidir, başka bir şey olmasına mümkün gözükmüyor.
Bu kafir daha sonra Muhammed tarafından savaştan savaşa gönderilerek savaşta ölmesi sağlanıyor. Ayak altında dolanıp da ortalıkta abuk subuk laflar etmesi engelleniyor.
Eheh, güzel, boşamasa Zeynebi başına bunlar gelmeyecek bir Muhammed var, kim bilir bu adam sonra başına ne belalar açabilirdi. :D
Meselenin aşk içeren bölümü güzel olmuş. Madem hikayeden konuşuyoruz benim de bir hikaye denemem var. :)
Sağ olasın.
Her türlü hikayeye varım ben, severim yeter ki duygusu olsun, konusu olsun, başım gözüm üstüne. :)
Hatice dönemindeki Muhammed ile Hatice'den sonraki Muhammed farklı kişiler adeta.
Aynen.
Düşük profil bir eş tanımlaması güzel :) zaten olanda aynen öyle aslında, Hatice eş değilde, bir köle alıyor kendine adeta, güçlü bir kadının altında ezilmek, pek anlayacağımız da bir şey değil.
Zeyd, uğruna kafirliği göze almak için Zeynep'i boşamasının şart olduğu nasıl bir duruma düşmüş olabilir?
En önemli meselede bence bu zaten.
İyi de nasıl oluyor da Muhammed çok sevdiği, oğlu yerine koyduğu bir adamı bilerek ölüme gönderiyor?
Herkes her yere gidiyor aslında, sadece Zeyd gitmiş değil, bir ordu içinde ölmek, an meselesidir, dönmekte öyle.
Acaba Zeyd'in daha önceden Muhammed'e karşı işlediği bir durumun sonradan farkına varmış olabilir mi? Bir anda soğuyacak kadar!
Sanmam, tek kişinin gittiği bir özel görev olsa belkide, ordu içinde kim öle kim kala belli olmaz.
Hatice'nin sağ olduğu dönemde mutlu mesut olan, en yakın, en iyi dost olan Zeyd. Karısından oluyor, babasından oluyor, onurundan oluyor, savaşta canından oluyor. İster istekli ister isteksiz ne derseniz deyin mağdur oluyor.
Zeyd'in hayatı zaten hep kaybetmek üzere olmuş, çocuk yaşta evden kaçırılan biri, öz anası babası da hali vakti yerindeymiş, bir düşmanlık sonucu çocuklarını kaçırmışlar, sonra köle olarak start eden bir hayat, Hatice yanında mutlu olması bir şey değiştirmez aslında, o hep mutsuz olmuş.
Muhammed himayesine almış, vasiyetine ortak etmiş, lakin kuran bunuda iptal etmiş, evlenmiş gün görmemiş, bir skandalın tam göbeğinde kalmış. Derdini de zaten anlatamamıştır.
Mesela, dese ki Muhammed'le Zeynep bir birlerine aşık, ben onun için aradan çekildim, KİMSE inanmazdı, Muhammed'e çamur atıyorsun, Zeyneb'i kıskanıyorsun filan derlerdi... Çünkü o bir KÖLE idi ve hep öyle kaldı, sözde âsil Araplar arasında hiç bir kıymeti hiç bir zaman olmadı.
Hele evlatlığın hanımı ile evlenmek adeti bile, âsil bir Arap nasıl olurda, bir evlatlığın hanımı ile evlenebilir derken, ardında yatan âsil ırk takıntısıymış, Zeyd'in kölelikten gelmesi zaten aşağılayıcı bir durum, evlatlık olmasıda köleliğin bir üstü ama genede âsillik olmadığı için, aşağılanma hep devam etmiş.
Mesela onun komutasına girmem diyenler var, çünkü onu insan bile görmüyorlar.
Hasılı Zeyd 'in onca onurun incinmesine, kırılmasına, aşağılanmasına rağmen, yaptığı işin kesinlikle bir tarifi yok, bu hikayede dediğin gibi bir mağdur varsa o Zeyd'dir, aynen katılırım.
Âsil olan sadece odur çünkü.
Ötekiler bir işi becerememiş ellerine yüzlerine bulaştırmış, arada Zeyd'i yakmışlar ama Zeyd zaten yanmaya alışkın. pdf te de dediğim gibi o nadide bir mücevher.
Ve inanıyorum ki o bu sırrı kimseyle paylaşamadan da ölmüştür, onun âsil yalnızlığının boyutunu tahmin etmemiz bile, mümkün olmasa gerek.
Bu arada kaptırmışım uzunca yazmışım, kusura kalmayın.
felasife
Arap paganizmde boşanma hakkının sadece erkeğe ait olduğuna dair herhangi bir delil yoktur.Bu durum islamcıların uydurmasından başkaca bir şey değil.Aynı kız çocuklarının öldürülmesi gibi....
Felâsife
21-12-2016, 18:44
Sevgili marcos
Bu konularda dediğin gibi pek çok bilgi var, zaten ataerkil bir yapıya geçmiş, bir durumu bahsettim, yoksa kadının da bazı hakları var islam öncesi (http://www.mistikalem.com/islam-oncesi-nikah-adetleri-34210-haberi/) nikahlarda lakin ibre çoğunca erkekte.
O devirde de güçlü olan kadın/erkek çok fark etmiyormuş anlaşılan.
İslamda boşanma hakkı kadının zaten yok.
Çok daha önceleri 1000-1500 yıl önceleri Arabistan anaerkil bir yapıymış, sonradan Yahudiler filan ataerkil yapıya geçtikçe onlarda etkilenmiş bundan anlaşılan. Onlarca kadın almak filan varmış zaten İslam öncesinde de.
Sevgili marcos
Bu konularda dediğin gibi pek çok bilgi var, zaten ataerkil bir yapıya geçmiş, bir durumu bahsettim, yoksa kadının da bazı hakları var islam öncesi (http://www.mistikalem.com/islam-oncesi-nikah-adetleri-34210-haberi/) nikahlarda lakin ibre çoğunca erkekte.
O devirde de güçlü olan kadın/erkek çok fark etmiyormuş anlaşılan.
İslamda boşanma hakkı kadının zaten yok.
Çok daha önceleri 1000-1500 yıl önceleri Arabistan anaerkil bir yapıymış, sonradan Yahudiler filan ataerkil yapıya geçtikçe onlarda etkilenmiş bundan anlaşılan. Onlarca kadın almak filan varmış zaten İslam öncesinde de.
Mesela hangisi çok eşliydi.Ebu Lehep Ebu Cehil veya diğerleri Muğribe Ebu As kaç eşleri vardı.
Birde o dönemde hala Tanrıça adına mabet var.Taifliler mesela Uzza tapınağı onlarda.
İllada altın çağı yaşamaları gerekmiyor.
Felâsife
21-12-2016, 22:38
Mesela hangisi çok eşliydi.Ebu Lehep Ebu Cehil veya diğerleri Muğribe Ebu As kaç eşleri vardı.
Bunu bilmem neyi değiştirecek onu çok anlamadım, adamın biri Muhammed'e gelip eş değiştirme teklifi bile etmiş mesela, bu islam varken oluyor, 10-15 eşli olanları okudum da kadın meselesi çok problem değil, cariye filan zaten hiç hesapta yok.
Birde o dönemde hala Tanrıça adına mabet var.Taifliler mesela Uzza tapınağı onlarda.
İllada altın çağı yaşamaları gerekmiyor.
Buralarda kadın egemenliği biraz daha baskındır tabi, ama o coğrafya bir şekilde yavaş yavaş tanrıçalara veda ediyor. Aslında son kaleleri bile diyebiliriz Arap çoğrafyası için.
Araplardan sonra acaba başka var mı, biliyor musunuz? Tanrıça ibadeti yapan bir millet?
Gerçi semavi dinler süpürmüştür kalanları da.
Sundance
21-12-2016, 23:13
Herkes her yere gidiyor aslında, sadece Zeyd gitmiş değil, bir ordu içinde ölmek, an meselesidir, dönmekte öyle.
Sevgili Felasife;
Muhammed'in Zeyd'i gönderdiği son savaş pek ordunun savaşması için gönderilen savaşlara benzemiyor. Resmen katledilsinler diye gönderilmişler.
Peki Muhammed bu kadar çok sevdiği, oğlu yerine koyduğu Zeyd'i niye özellikle göndermiş? Sadece savaşa göndermek değil söz konusu, mirasından çıkarmak, evlatlıktan çıkarmak, karısını elinden almak, küçük düşürmek gibi olaylar söz konusu.
Sanki Muhammed'in, Zeyd'e olan sevgisi nefrete dönüşmüş gibi. Zeyd'in arka arkaya gelen bir mağduriyet silsilesi altında kalması gibi bir durum var. Ve bunların hepsinin altında yatan sebep Muhammed.
Felâsife
21-12-2016, 23:26
Sanki Muhammed'in, Zeyd'e olan sevgisi nefrete dönüşmüş gibi.
Yani bu da olası bi ihtimal, olabilir elbet, :D ama Zeyd sanırım 3. müslüman olan kişi, Muhammed taifte mi ne bir yerde taşlandığında da yanında biri, hatta uzak bir yere filan gittiğinde, yerine Zeyd'i bıraktığı bile olmuş.
Hasılı ilk baştan beridir islam cefalarını çekende biri.
Hatta şöyle bir notta düşülmüş, ölmeseydi, Muhammed onu yerine halife bırakacaktı diyede var, fakat ölünce mesele kapanmış.
Kuranda sahabelerden tek ismi geçen kişi ki, suikast bile yapabilir sözde âsil Araplar.
Özetle Zeyd bu tip görevlere zaten hep gitmiş, hatta birinden gene ağır yaralı kurtuluyor, sonra gene devam tabi.
ilahimasal
04-01-2018, 22:26
Mekke de ki her inananın kıblesi KABE , Muhammedin kabesi , Zeyneb in EVİ
"kendi nefsinde saklı tutuyordun"
Evet sevgili felasife
Aşk bu aşk , aşk için insan her şeyi yapar , oğulluğunu be satar.
Felâsife
05-01-2018, 03:22
Sevgili Fabula
Yazıda da geçtiği üzrere, Zeyd bu hikayede ki nadide bir mücevher, onun ASİL davranışının bir tarifi yok.
Kitaplar yaz(a)maz o yaptığı asaleti. bunu yazacak kalemde yok, kağıtta yok, yazarda yok.
Öyle bir şey yapıyor ki hem Muhammed'i hemde Tanrıyı zora sokuyor, zira Muhammed eşini boşama diyor ama o boşuyor, Allah ve resulu bir şeye hükmettiği zaman inanan için seçim hakkı yoktur diye ayetlerde var ama Zeyd hepsini elinin tersiyle itiyor ve Zeyneb'i boşuyor.
Bu hikayede ki en püf nokta bu!
Zeyd'in bu yaptığının adı "Bilerek İNKAR" 'dır.
Ceza da almıyor...
Almadığı gibi, ismi kuranda geçen tek sahabe!
Zeynep bile o kadın hükmünde, isimsiz ama Zeyd'in sabit bir biçimde ismi var.
Fakat bu hikayede ki en etkisiz de eleman konumunda, çünkü o hâlâ bir köle birilerince, Zeyd'in bu gerçeği hiç ama hiç değişmiyor/değişmemiş.
Öyleki,
Muhammed onu azat ediyor, azatlığını Araplar tanımıyor.
Olmadı evlat ediniyor, bu seferde evlatlığını Tanrı tanımıyor.
Boşadığı kadını alıyor, vay evlatlığının boşunu nasıl alırsın deniyor.
Diyeceğim Zeyd çok özel "kilit" biri.
Zeyd kapıları ya açıyor ya da kapatıyor, Zeyd kiliti herkese uyuyor yani. Ama Zeyd'in kendi kilit, o açılmıyor mesele o.
Bu durumu şurada ki (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=615765&postcount=31) bilerek iman ve inkar yazımla anlatabilirim anca, Zeyd burada bilerek iman ve inkarı uyguluyor, tüm inancını bir kenara itiyor, tıpkı Şeytan gibi yani, emri dinlemiyor, Şeytan da dinlemiyor nihayetinde bilerek inkar ediyor, aynı şeyi Zeyd'de yapıyor.
O yüzden Zeyd'i bu hikayede satmak almak mümkün değil. Helede ki Zeyd'in yaptığını düşününce, onu almak satmak hiç mümkün değil. Saklı bir hikayeyi adeta gün yüzüne çıkartıyor.
Çıkartmasa kimsenin bir şeyden haberi olmayacak, hoş gerçi çıkarttı genede olmadıya.
Neyse, Zeyd köle olamayacak kadar asil, kuru kuru iman etmeyecek kadar doğru bildiğine inat biri.
Ama tabi yazımda da geçtiği üzere bu bakış açılarına göre değişir, bana kalırsa Muhammed, hala kızı Berre ile zoraki nikahlarken sattı Zeyd'i ama Zeyd bu hikayeden bir kahraman olarak doğdu.
Aşklar sırdır, doğrudur, o sırlar bile bir gün ifşâ olurlar, ebediyyen saklı kalamazlar ama bu tipte adamlar, işte onlar asla ifşâ olmazlar, onlar saklı kalırlar.
Onların sırları bilinmezlikleridir, bu da kilit oluşlarındandır.
Zeyd'e selam olsun !...
Mekke de ki her inananın kıblesi KABE , Muhammedin kabesi , Zeyneb in EVİ
@Mürit Kefer'in yazısını mı okudunuz? buna benzer bir şekilde o da söylüyordu merak ettim.
Sevgiler
Muhammedi insan üstü varlık Tanrıyı İnsandan arındırılmış bir yapı gibi düşündün mü. Bir çok olumsuzluk bulunur.
Mükemmeli aradın mı Bu mükemmeli kimde arasın Ta tanrıda ya Peygamberde. Çünkü kafamızdaki yargı sistemi bu . Bu yapılar insan üstü yaratıklar olarak bize yansır.
Sonunda Muhammed her kes gibi bir insan, zaafları, hırsları, iktidar istekleri, hastalıkları ve menfaatleri olan bir insan. Sadece diğer insanlardan tek farkı insanların önüne düşüp bir hedef göstermesi.
Tanrıda öyle insanlar tarafından bir ihtiyacı karşılamak için yaratılmış soyut bir anlayış biçimi.
Bütün olumsuzlukları bunlara yükledin mi bir karşı inanç oluşur ki karşıtının aynısı olur.
RollingStones
05-01-2018, 14:06
Öyle bir şey yapıyor ki hem Muhammed'i hemde Tanrıyı zora sokuyor, zira Muhammed eşini boşama diyor ama o boşuyor, Allah ve resulu bir şeye hükmettiği zaman inanan için seçim hakkı yoktur diye ayetlerde var ama Zeyd hepsini elinin tersiyle itiyor ve Zeyneb'i boşuyor.
Bu hikayede ki en püf nokta bu!
Zeyd'in bu yaptığının adı "Bilerek İNKAR" 'dır.
Ceza da almıyor...
Almadığı gibi, ismi kuranda geçen tek sahabe!
Zeynep bile o kadın hükmünde, isimsiz ama Zeyd'in sabit bir biçimde ismi var.
Fakat bu hikayede ki en etkisiz de eleman konumunda, çünkü o hâlâ bir köle birilerince, Zeyd'in bu gerçeği hiç ama hiç değişmiyor/değişmemiş.
Öyleki,
Muhammed onu azat ediyor, azatlığını Araplar tanımıyor.
Olmadı evlat ediniyor, bu seferde evlatlığını Tanrı tanımıyor.
Boşadığı kadını alıyor, vay evlatlığının boşunu nasıl alırsın deniyor.
Diyeceğim Zeyd çok özel "kilit" biri.
Zeyd kapıları ya açıyor ya da kapatıyor, Zeyd kiliti herkese uyuyor yani. Ama Zeyd'in kendi kilit, o açılmıyor mesele o.
Bu durumu şurada ki (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=615765&postcount=31) bilerek iman ve inkar yazımla anlatabilirim anca, Zeyd burada bilerek iman ve inkarı uyguluyor, tüm inancını bir kenara itiyor, tıpkı Şeytan gibi yani, emri dinlemiyor, Şeytan da dinlemiyor nihayetinde bilerek inkar ediyor, aynı şeyi Zeyd'de yapıyor.
Sevgiler
Sevgili Felasife,
Zeyd'in emri dinlememesi, inkar ettiği yönündeki görüşünüz, Ahzab-37 dikkatle okunduğunda uyumlu görünmüyor.
36'ıncı ayet Allah ve "Resulu", yani elçisi, yani kendi fikri olmayıp sadece allah'tan aldığı sözleri ileten olarak bir şey istendiğinde mümünlerin uyması gerekir denilerek bir kural konuluyor.
37 ‘de ise, peygamberin bir resul olarak değil, zaafları olan bir kişi olarak, allah'ın tasvip etmediği bir tavsiyede bulunduğundan bahsediyor.
İnsanlardan çekindiğini, asıl korkması gerekenin allah olduğunu vurguluyor.
Zaten 38'de de, allahın, peygamberi bu iş için yükümlü kıldığını yazmış.
Bu durumda zeyd, allahın değil, peygamberin -dikkat edin bu bir hüküm değil, kişisel bir istektir- hatalı hükmünü yerine getirmiyor.
Peygamberler sadece allahın ayetlerini uygular, uygulatırken resuldürler, diğer zamanlarda bizim gibi, hataya açık -kuranda bir çok örneği var- zaafları olabilen insandır.
Sonuç olarak zeydin durumunun, imanla, şeytanla bir alakası yoktur.
Sevgiler,
Felâsife
05-01-2018, 19:42
Sonuç olarak zeydin durumunun, imanla, şeytanla bir alakası yoktur.
Sevgili RollingStones
İmanla alakası yok tabi, (Şeytanla var) zira Zeyd bu hareketiyle "imanın ötesine" geçiyor.
İmanın sınırına gelmiş ve ötesine geçmiş.
İman sahibi bunu inkar etmek zorundadır, dolayısıyla sana bir şey diyemem, sen et!
Bu konuda bir bilgin olmadığını da görüyorum, o yüzden sen iman açısından bakabilirsin. Ama unutma ki içinde olduğun şeyin boyutunu bilemezsin.
İmanın ötesi olur mu dersen, olay ortada, meseleyi görememen böyle bir olayı yaşamamandan kaynaklanır. Yaşasan bilirdin.
Çünkü öğretilere göre "imanın ötesi" diye bir şey yoktur.
Bak Yunus bile biliyormuş iman ötesini...
Unuttum din diyânet kaldi bende
Bu ne mezhebdürür dinden içeri
Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri
Bunun adı da bilerek inkardır.
Yunus'da selam olsun !...
Sevgiler
RollingStones
05-01-2018, 20:51
Sevgili RollingStones
İmanla alakası yok tabi, (Şeytanla var) zira Zeyd bu hareketiyle "imanın ötesine" geçiyor.
İmanın sınırına gelmiş ve ötesine geçmiş.
İman sahibi bunu inkar etmek zorundadır, dolayısıyla sana bir şey diyemem, sen et!
Bu konuda bir bilgin olmadığını da görüyorum, o yüzden sen iman açısından bakabilirsin. Ama unutma ki içinde olduğun şeyin boyutunu bilemezsin.
İmanın ötesi olur mu dersen, olay ortada, meseleyi görememen böyle bir olayı yaşamamandan kaynaklanır. Yaşasan bilirdin.
Çünkü öğretilere göre "imanın ötesi" diye bir şey yoktur.
Bak Yunus bile biliyormuş iman ötesini...
Unuttum din diyânet kaldi bende
Bu ne mezhebdürür dinden içeri
Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri
Bunun adı da bilerek inkardır.
Yunus'da selam olsun !...
Sevgiler
Sevgili Felasife,
Bu yanıtınız, ne olduğuna değil, ne anlaşılmasını istediğinizi dair.
Halbuki elimizdeki parametreler belli ve çok azlar.
Eşini boşamak isteyen Zeyd, toplum baskısından korkan ve boşama diyen bir peygamber, peygambere uyarıda bulunan allah.
Hepsi bu.
Tabi böyle bir Zeyd'den fazla malzeme çıkmaz, bu yüzden hayali bir karakter yaratılabilir.
Bu sizin bileceğiniz bişey, ben bilmem, anlamam.
Sevgiler
Felâsife
05-01-2018, 21:34
Hepsi bu.
Bu kadar basit diyorsun yani, eyvallah.
Aslında ben bu konuda diyeceklerimin yarısını bile söyledim sayılmaz, bu meselede o kadar çok malzeme var ki, mesela bu meseleyi okuyan kim, Tanrıya güvenebilir!
Yani bir sırrı var diyelim ve bunu Allah ifşâ etmez diye kim güvendedir.
Muhammed bile güvende olmamış, "kendi nefsinde saklı tutuyordun" diye Allah'ı ifşâ etmiş.
Peygamberininkini ifşa eden kiminkini ifşâ etmez!
Fakat bu olay o kadar hassas ki ifşâ etmese Muhammed elden gidecekti, forumda @Mürit kefer adlı bir üye bunu anlamış, uzunca bir yazı ile değinmişti meseleye.
Ayrıca Lilith'in aşkı yazımda da ara ara bende değindim. Zira o yazıda burada ki yazı ile irtibatlı.
O yüzden malzemenin azlığı diye bir şey yok, sadece "iman" denen olay meseleyi düşündürtmüyor, izin vermiyor hepsi bu. :)
Sevgiler
ilahimasal
05-01-2018, 21:53
Muhammed in , kafasından uydurduğu tanrı denilen yok ki ? Ne uyarısı yapmış olsun.
Ortada bir tanrı olmadığına göre , muhammed çevrenin , o güne kadar görmediği bir olaydan dolayı , kınanmamak için , AŞKI uğruna , tanrı diye uydurduğunun , olmayan uyarısını ortaya sürmüş.
Bak ben istemiyorum ama tanrım istiyor.
Muhammed AŞKI için , oğulluğunu , toplumu , EŞLERİNİ , tanrı uydurması ile manipule etmiş.
Tanrım böyle emretti. Tanrı senin uçkuruna ne karışır diyen olmamış.
Bu konuda biz , Muhammed in , AŞKI için , kıblesi için , her yolu denediğini işliyoruz.
Zeyd bu konuda AŞKA hörmet eden bir tip olarak duruyor. Zeyd karısını muhammede vermiş.
Zeynebi , muhammed daha çok hak ediyor bence , zeyd zeynebe 1 numara büyük gelmiş.
Zeynep muhammede bu derece Aşık mı bilemiyoruz. Zeynep Muhammed için SIRADIŞI bir girişimde bulundumu ?
Bulunmadıysa , tek taraflı bir AŞK olabilir.
Zeynebin , muhammede aşık olduğunu da sanmıyorum. Olsaydı Muhammed den önce kendisini gösterirdi. Zeynebin Muhammedi evveliyatında da istemediğini biliyoruz.
Muhammed kesinlikle ve kesinlikle Zeynebe Tutulmuş. ve her kara sevdalı gibi , topluma ters gelen sıra dışı bir girişimle AŞKINA sahip olmuş.
Muhammed in AŞKINA lütfen kulp uydurmayın. Kabul edin. Muhammed de AŞIK olabilir . Muhammed de , kıblesini değiştirebilir.
Sevgili felasife
Muhammedin aşkını fark edebilmek iyi bakabilenlerin özeliğidir.
Felâsife
05-01-2018, 22:55
Muhammed AŞKI için , oğulluğunu , toplumu , EŞLERİNİ , tanrı uydurması ile manipule etmiş.
Tanrım böyle emretti. Tanrı senin uçkuruna ne karışır diyen olmamış.
Olmaz olur mu :biggrin1:
Başta Aişe gibi bir var ki @Mürit kefer o ve Hafsa için iki kaplan benzetmesi yapıyor ki, bu meseleler sonrası Aişe şöyle bile diyesi ;
"Görüyorum ki, senin Allah'ın yalnız senin şeyinin keyfi için koşturuyor."
(Kaynak: Buhari, Tefsir, 7; Tecrid, Hadis, 1721; Müslim, Rıda, 49, 50, Hadis, 1464; Ibni Mace, Nikah, 57, Hadis, 200; Ahmet Ibn-i Hanbel, 6/134, 158, 261)
Bu mesele Muhammed için tam bir skandal'a dönüşüyor yani, bir yanda rezil oluyor, çokları bu yüzden onu terk ediyor, bu dünyalık bir adammış filan da diyenler çoğunlukta. Bir yandan da itibar kaybediyor. Dedi kodu gazeteleri bu mesele ile çalkalanıyor. Gerçek bir skandal bu gerçekten, gizli saklı kalması onun için en iyisiydi ama Zeyd oyunu bozuyor. :evil:
Zeynep muhammede bu derece Aşık mı bilemiyoruz. Zeynep Muhammed için SIRADIŞI bir girişimde bulundumu ?
Bulunmadıysa , tek taraflı bir AŞK olabilir.
Zeynep sağda solda laf etmiş önceden ama daha ileri gitmemiş, o ilk hamleyi Muhammed'den beklemiş doğal olarak, öteki türlü ilk hamle ondan gelse, o kötü bir kadın olarak anılacaktı ki Zeynep için böyle bir şeyi kimseler diyemiyor, çünkü öyle biri değil.
Yani Zeynep naz eden taraf.
Hasılı olay Muhammed'de tıkanıp kalıyor, lakin onda da tık yok, diyemiyor bir türlü. Neyse ki Zeyd kiliti açıyor bir şekilde, gerçi Zeyd sadece boşuyor, fakat bu da olay bir boşama, çok manidar, peygamberi dinlemiyor. Bakın bakın Muhammed'in bir sırrı var filan da demiyor ama denmesinin zeminini hazırlıyor.
Zeynebin Muhammedi evveliyatında da istemediğini biliyoruz.
Ben buna ihtimal vermiyorum, zira bu meselede çok şeyler söylenmiş.
Sevgili felasife
Muhammedin aşkını fark edebilmek iyi bakabilenlerin özeliğidir.
Eyvallah.
ilahimasal
06-01-2018, 00:06
d için tam bir skandal'a dönüşüyor yani, bir yanda rezil oluyor, çokları bu yüzden onu terk ediyor, bu dünyalık bir adammış filan da diyenler çoğunlukta. Bir yandan da itibar kaybediyor. Dedi kodu gazeteleri bu mesele ile çalkalanıyor. Gerçek bir skandal bu gerçekten, gizli saklı kalması onun için en iyisiydi ama Zeyd oyunu bozuyor .
Aşk için mucadele işte budur. Aşkı için her sivri dile direnmek. O sivri dil , en minik eş bile olsa.
Varsın bana tanrı elçisi demesinler
Varsın bana kabeye sırtını dönmüş desinler
Varsın bana kitaba ek yapmış desinler
Varsın bana zeyneb in duvarına ağlamış desinler.
Aşk için tanrıy a yazdırdım.
Aşk için kabey i karartım
Aşk için kitab a sızdırdım
Aşk için zeyneb e bağlandım
Âşkı Muhammed e yakıştıramayanlarda ki maksak nedir bilemem ama Muhammedin AŞKI dikkate alınmasa da , mutlu sonla bitmiş mitolojik bir aşk hikayesi.
Müslümanlar , nebilerinin sünneti olan ASKI neden dile getirmezler de , sürekli namazı orucu abdesti sünnet budur diye yüceltirler.
Muhammed aşık olana kadar secdesini boşa , aşık olduktan sonra doluya yaptığını biliyor
Muhammed aşık olunca , 1 saniyelik aşk acısının , 1 aylık mide acısına dahi denk olmadığını anlamıştır.
Kabeyi tavaf ederken yorulup , zeynebin evini tavaf ederken ayaklarının yerinden kesildiğine eminim.
Hazin son şu ki ; evlilik AŞKI öldürür. Nikah birde göklerde yapılıp , evlilik vuku bulunca AŞK bittiii ! Ve yine yeni aşklara.
Felâsife
06-01-2018, 00:44
Aşk için mucadele işte budur. Aşkı için her sivri dile direnmek. O sivri dil , en minik eş bile olsa.
Varsın bana tanrı elçisi demesinler
Varsın bana kabeye sırtını dönmüş desinler
Varsın bana kitaba ek yapmış desinler
Varsın bana zeyneb in duvarına ağlamış desinler.
Aşk için tanrıy a yazdırdım.
Aşk için kabey i karartım
Aşk için kitab a sızdırdım
Aşk için zeyneb e bağlandım
Âşkı Muhammed e yakıştıramayanlarda ki maksak nedir bilemem ama Muhammedin AŞKI dikkate alınmasa da , mutlu sonla bitmiş mitolojik bir aşk hikayesi.
Aynen.
Aslında Muhammed'e aşkı yakıştıramayanlar ona başka bir aşkı yakıştırdıkları için yakıştıramıyorlar.
Yani yazıda da geçen İlahi aşk meselesi, Aşkın 3 hâli... (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40188) yazımda değindim meseleye, Muhammed'de ki sıkıntı 2 aşk girdabına takılması.
Herkes bir şekilde 1 aşkı görebiliyor bu meselede.
Meseleyi esas karıştıran bu, 2 si birden görünmüyor, buna dair bir bilgi de yok kitaplarda. Haliyle de insanlar böyle bir şeyi bilmiyorlar.
Ama tabi kime sorsan da bunu bilmiyorum demeyecek! Bu da bilenin düştüğü girdap :D
Hazin son şu ki ; evlilik AŞKI öldürür.
Kesinlikle aşkı öldürür.
Ama aşığı da canlandırır. :evil:
tolonbey
06-01-2018, 14:45
İşte böyleee,
Yazılarınızı okudum.
Muhammedin SEVDİGİNE(aşık olduğuna) ınanan arkadarlar sanırım sevmemişler.
Amarıkada bir zenci kızla mektuplaşıyordum.
Bir gün, Muhammet konusunda ne düşünüyorsun dedigimde,şöyle yanıt verdi,O aslında ınanmamış ama 1,5 milyar ınsanı UYDURDUĞU dine ınandırabilmiş,çokmu çok kurnaz,sevgi yoksunu, gerçek TANRI ınancı bulunmayan biridir demişti.
Mektubuna verdigim yanıtta dedimki, kendilerini peygamber olarak geçenler in SAHTA olmayanını ben bulamadım.
Şimdi,aslında bunları ağıza alıp konuşmak bunları yazmak bile USA zarardır.Ama KANDIRILAN ınsanları aydınlatmak için bu CENEBET konuları, yazıp duruyoruz işte.
Bizim SULTANI EVLİYANIN nasıl bir kişilige sahap olduğunu öte dünyaya göçmüş ADEM babanız bile sanırım öğrenmiştir.
Ne demişti ,NESİMİ AZİZ bizim ülkenin %70 fıttırıktır.
O zaman arabıstanın emininki %99,9 fıttırıktı.
Şimdi % 70 şi Fıttırık olan TÜRK ınsanı kimi seçer,kime meylerler,kime bağlanır tabiki kendilerinin boynuna ip bağlayıp SÜRÜKLEYECEKLERE bağlanır, bana bağlanacakları yokya.
Muhammet birgün Zeydin evine gelince ki Zeyt evde yok.Zeynebin gözüne bakınca içi gider ,kız Zeynep senin gözlerin nekadar güzelmiş der.Zeydde gelince Zeynep Zeydederki senin BABALIĞIN bana kız ZEYNEP senin gözlerin nekadarda güzelmiş dedi.
Zeydin beynine bir kurt düşer.
Zeyt derki karısına,bu adamın gözü var sende ben seni boşıyacağım.
Zeynebinde gözü varmış helhaldaki,içinden OH CANIMA DEYSIN dedigini duyar gibi olmuş komşular.
Arkadaşlar, bu Muhammet dersin bu çağın ingilteresinde yaşamış o devirde.---Çoh möhterem Muhammet Zeyde diyürkü,Zeyd git karını iste bana.
Biz olsak orada canını alırdık ama
Zeyt gidiyor karısına diyürki,yaaaa Zeynep,babalığım seni karılığa istiyor.Ne diyorsun deyınce Zeynep,biraz düşünmek gerek der.
İçtende yan cebime koy der.
Uzatmıyalım, Türklerin oçağda KADINA, birbirlerine verdikleri degerleri okuyunca, ınsan bunları ülkenin hudutlarına bile yanaştırmamak gerek deye düşünüyür.
47 yılım Avupada geçti.
Bir çok ülkeyi dolandım.
Çalıştığım işyerinde Araplarda vardı.
Beş para etmezdiler.
7 kere yunanistana gittim.Gezdigim ülkelerin endürüstü ve Türkü öz kadaş gibi seveni yalnız YUNANLILARI gördüm.
Halıyla Yunanlılardanda TEK TÜK bizlerden hoşlanmayanlarda var ama Terbiyesizlik edeni hiç görmedim
NE ŞAMIN ŞEKERİ , NEDE ARABIN YÜZÜ,nede biberi TUZU.
Tolonbeg
tolonbey
06-01-2018, 16:16
İşte böyleee,
Muhammedin yüregindeki SIR,
Demek sizin YÜREGİNİZ kan pompalamaktan başka işlerlede uğraşıyor.
Pekiiiii,BEYNİNİZ ne yapıyor,müslümanlar gibi sonsuz uykuyamı yattı.
Çok yazık.
Desenize acınacak haldayız.
Vah beni vahhhh vahhh.
Tolonbeg
Muhammed in kalbindeki sır Tanrı İnsandır.
Bu sırrı kime söyledi söyledi mi bilmiyorum. Ama tanrıyı arayan bütün dervişler dönüp dolaşıp kendilerine (insan ı kamil e) ulaşırlar. Buna da ilahi aşk derler. Bazıları bu sırrı açıklar Hallaç ı Mansur gibi. Bazıları açıklayamaz ya otoriteden korkarlar ya otoriteleri sarsılacak diye korkarlar.
Felâsife
07-01-2018, 02:44
Çok yazık.
Niye yazık olsun ki?
Bilakis çokta yerinde, öyle ki senin gibi "üst seviye" bir arkadaş'a "yazık" demenin zeminini hazırlamışım. Yazık deyin ki kendinizi rahatlatın.
Yoksa kendinizi bile bilemezdiniz.
Herkes aynı olunca "fark" kalır mı?
Kalmaz!
Tabi benim şahsi fikrim sizle aynı değil, aynı şeyleri düşünmek gibi takıntılarım da yok, (aynı değiliz) o yüzden sizden aferin almaktansa, yazık demeniz tercihimdir, zaten aferin içinde yazılmadı ki bu konu, yazık demenizde size yazıktır, enerji israfıdır nihayetinde. Lakin enerji de böyle bir şeydir esasında, sarf edin ki yerine yenisi gelsin. Bu da benim "fark" ımdır.
Sevgiler
tolonbey
09-01-2018, 22:48
İşte böyleee,
İslam öncesinde kadında 4 kocaya kadar alabiliyorsu.