Orijinalini görmek için tıklayınız : "Ben daha iyi kuklayım"
bilgivehis
23-01-2017, 06:00
Devletlerin kullandığı din, mezhepçilik, milliyetçilik, demokrasi gibi kavramlar sömürü sistemini ayakta tutmak için uydurulmuş ama baş tacı yapılmış ideolojik araçlardır. Ülkede bulunan spor, sanat, kültür, medya, bilim ve diğer sosyal aktiviteler devlet tarafından bu ideolojileri destekleme amacıyla kullanılır.
İdeolojiler ve sosyal aktivitelerin kullanım şekli rast gele değildir. Hangisinin daha çok ön plana çıkacağı zamana ve ortama göre dizayn edilir. Bu dizaynı bozabilecek herhangi bir oluşum insanlık tarihinin en yararlısı da olsa çeşitli yollarla engellenir. Devletler bu sistemi yürütmede tek başına değildir, devletleri de kontrol altına alan diğer kapitalist devletlerdir...
Kapitalist devletler ve diğer kukla devletler bu gücü yine halktan alır.
Her iki devletin de ordusu, bürokrasisi, memuru ve bütün hizmetlileri bizzat halktan oluşur. Devletlere dogrudan hizmet eden bu kesim, toplumun yüzde yirmi ila yüzde otuzunu oluşturur. Hizmetli de diyebileceğimiz bu ortalama yüzde yirmi beşlik kesim diğer yüzde yetmiş beşlik üzerinde her türlü baskı oluşturma hakkını yine devletten alır. Bir de bu yüzde yirmibeşlik kesimin kemiğini yalayan bir başka yüzde yirmibeş kesimin de oranı azınsanmayacak kadardır...
Yüzde yirmibeş hizmetli, yüzde yirmi beş kemik yalayıcı olması aynı zamanda toplumu ayrıştırmış ve çatışmaya hazır hale getirilmiştir.
Bu çatışma potansiyeli devletlerin ayakta durmasının bir anlamda bel kemiğini oluşturmaktadır...
Devlet ideolojileri aslında halk için de bir araçtır.
Devlet ideolojilerle halk üzerinde eğemenlik kurarken, halk da aynı ideolojiler vasıtasıyla birbiri üzerinde eğemen olma yarışındadır.
"Ben daha dindarım", "Ben daha milliyetçiyim", "Ben daha demokratım" gibi çatışmalar aynı zamanda sistemden nemalanma çatışmasıdır.
Her halikularda kazanan yine devletin sömürü düzeneğidir, zira bu çatışma ortamını da yaratan yine devletin kendisidir.
Kukla ve kuklabaz arasında geçen bu tiyatro, toplumların yaşam biçimi haline getirilmiş, seyircisi de yine kendisi olmuştur...
Şimdi kukla diyor ki, "Ben daha iyi kuklayım"...
Ülkede bulunan spor, sanat, kültür, medya, bilim ve diğer sosyal aktiviteler devlet tarafından bu ideolojileri destekleme amacıyla kullanılır.
İdeolojiler ve sosyal aktivitelerin kullanım şekli rast gele değildir. Hangisinin daha çok ön plana çıkacağı zamana ve ortama göre dizayn edilir. Bu dizaynı bozabilecek herhangi bir oluşum insanlık tarihinin en yararlısı da olsa çeşitli yollarla engellenir.
Sevgili bilgivehis,
Bu engellemelere iliskin cozumunuz nedir?
Ne yapacak insanlar, bu saydiklarinizdan oturu, gelene agam, gidene pasam "biat" mi edecekler? Seslerini hicbir sekilde cikarmadan, evlerine kapanip, nasilsa kapitalist/emperyalist urunler olmasi sebebiyle tv, radyo, gazete, dergi, sinema, tiyatro, konser, resim, muzik, kitap vs. kullanmaksizin filan oturmalilar mi?
Nedir formulunuz?
bilgivehis
23-01-2017, 06:22
Sevgili bilgivehis,
Bu engellemelere iliskin cozumunuz nedir?
Ne yapacak insanlar, bu saydiklarinizdan oturu, gelene agam, gidene pasam "biat" mi edecekler? Seslerini hicbir sekilde cikarmadan, evlerine kapanip, nasilsa kapitalist/emperyalist urunler olmasi sebebiyle tv, radyo, gazete, dergi, sinema, tiyatro, konser, resim, muzik, kitap vs. kullanmaksizin filan oturmalilar mi?
Nedir formulunuz?
Kısa ve öz, kukla olmaktan çıkmak için kuklabaza karşı birleşecekler ve komünizm yolunda adım atacaklar...
Kısa ve öz, kukla olmaktan çıkmak için kuklabaza karşı birleşecekler ve komünizm yolunda adım atacaklar...
99'luk tesbih ve seccade de alsinlar mi ellerine?
bilgivehis
23-01-2017, 07:02
99'luk tesbih ve seccade de alsinlar mi ellerine?
Onu elinden bırakmayan zaten kukla olmaya kararlı demektir...
Onu elinden bırakmayan zaten kukla olmaya kararlı demektir...
Sevgili bilgivehis,
Sunun gibi mi?
lCV_yQTQHdg
bilgivehis
23-01-2017, 07:54
Ya da bunun gibi...
https://www.youtube.com/watch?v=rSG6xccAhGQ
Guzel, sizin komunizm anlayisinizda nasil olacak bu din isleri?
bilgivehis
23-01-2017, 08:08
Guzel, sizin komunizm anlayisinizda nasil olacak bu din isleri?
Komünizme giden yolda din ve dincilik zaten kendiliğinden çürür, çünkü kuklalık yapmak için dine ihtiyaç duymayacaklar...
Felâsife
23-01-2017, 16:36
Kukla ve kuklabaz arasında geçen bu tiyatro, toplumların yaşam biçimi haline getirilmiş, seyircisi de yine kendisi olmuştur...
Şimdi kukla diyor ki, "Ben daha iyi kuklayım"...
Sevgili bilgivehis söyleyeceklerim sizinle ve diğer forumda ki arkadaşlarla ilgili değil, oldukça genel bir şey olacak, öncelikle bunu belirtmek isterim.
Öteki türlü zaten siyasi ve politik olaylarda açıkcası hiç ilgimi çeken şeyler de olmadı hiç bir zaman.
Ama dediğiniz kuklacılar ve kuklalar arsında ki mantığı, işleyişini incelemek tarafında olmak, bana her zaman da sıcak gelmiştir, bunu da itiraf edebilirim.
Dediğiniz gibi bu tiyatroya dikkatli bakınca pek çok aksayan yön var, herşeyi aksak çünkü, işin garibi bu tiyatro dediğimiz şeyde, hayatın bizatihi kendisi değilde, insanların kurduğu, yönettiği, organize ettiği bir tiyatro, bunların içinde ki din, siyaset, ideolojik şeylerde bu tiyatronun, kostüm ve dekorları gibiler. Çoğunca her şey bir birine de karışmış, bir biriyle de ilişki içinde ki, n'oluyor yav bile diyebiliyor insan.
Özetle demek istediğim bu tiyatro da KAOS tan başka bir şey görünmüyor, zaten aksinin görülmesi de mümkün değil, çünkü sürekli birileri de adeta, tiyatroya gel, tiyatroya bak, kuklacılar böyle, kuklalar şöyle diyerek, oyunu her daim CANLI tutuyor.
Zaten kaos olan bu yapı, kendi içinde de kaos için de kaoslar oluşturuyor.
Hasılı bu tiyatronun amacı KAOS!
Çünkü bu seyirci çekiyor ve insanların dikkati de her zaman sahnede oluyor vs.
İşte ben bu noktada ASLA tiyatro bak, kuklaya bak, cambaza bak gibi sözlere hiç bir zaman sıcak bakamadım, içimde bir his, sezgi hep buna mani oldu.
Şimdi kuklaya bakmayınca, haliyle ters tarafa bakma keyfiyeti otomatikman doğdu ki o da ne! insanlar bunu hiç ama hiç önemsememişler, çünkü baktıkları taraf başka zaten, ilgi alaka, odak, diğer tarafta.
Haliyle o bakmadıkları taraf DOĞA!
Hatta diyebilirim ki insanların yücelttiği, yükselttiği ve içinde ki irili ufaklı rollerinin bulunduğu o tiyatro, insanların ortak bilinçleri, ortak projeksiyonları, en kutsal mabediymiş.
Doğaya bakmamak, onu görmemek için, bu tiyatroya bakıyorlar!
Ya da
Doğaya açtıkları gizli savaşı, sanal bir karmaşa ile örtüyorlar!
Maksat doğaya gıcıklık olsun.
Hasılı bir amaç varsa o amaç belli; doğaya bakma! tiyatroya bak!
Yaban insanları doğaya bakarlarmış tiyatro eğlenceleriymiş, medeni toplumlarda tiyatroya bakıyorlar doğa eğlenceleri!
Şu sahne gözümün önüne çok gelmiştir, İnsanlar dinleri ideolojileri için bir birlerini yerlerken, boğazlarken, doğa çatırdayıp ateşler, dumanlar içinde çökende, acaba ne oluyor diye arkalarına dönüp bakarlar mı?
Bencileyin baksalar bile, bir birlerini suçlayacaklardır, o diyecek suçlu sensin, o diyecek suçlu sensin!
Suçlu kim? (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34646)
Bunda istisnasız hepimiz de suçluyuz lakin şehirliyiz, medeniyiz dedikçe de medeniyetler bize suçlu anca karşındakidir-i öğretti.
İşin acı tarafı da mağdur olan da gene insan! ilginç...
Sevgiler
bilgivehis
23-01-2017, 17:17
Sevgili bilgivehis söyleyeceklerim sizinle ve diğer forumda ki arkadaşlarla ilgili değil, oldukça genel bir şey olacak, öncelikle bunu belirtmek isterim.
Öteki türlü zaten siyasi ve politik olaylarda açıkcası hiç ilgimi çeken şeyler de olmadı hiç bir zaman.
Ama dediğiniz kuklacılar ve kuklalar arsında ki mantığı, işleyişini incelemek tarafında olmak, bana her zaman da sıcak gelmiştir, bunu da itiraf edebilirim.
Dediğiniz gibi bu tiyatroya dikkatli bakınca pek çok aksayan yön var, herşeyi aksak çünkü, işin garibi bu tiyatro dediğimiz şeyde, hayatın bizatihi kendisi değilde, insanların kurduğu, yönettiği, organize ettiği bir tiyatro, bunların içinde ki din, siyaset, ideolojik şeylerde bu tiyatronun, kostüm ve dekorları gibiler. Çoğunca her şey bir birine de karışmış, bir biriyle de ilişki içinde ki, n'oluyor yav bile diyebiliyor insan.
Özetle demek istediğim bu tiyatro da KAOS tan başka bir şey görünmüyor, zaten aksinin görülmesi de mümkün değil, çünkü sürekli birileri de adeta, tiyatroya gel, tiyatroya bak, kuklacılar böyle, kuklalar şöyle diyerek, oyunu her daim CANLI tutuyor.
Zaten kaos olan bu yapı, kendi içinde de kaos için de kaoslar oluşturuyor.
Hasılı bu tiyatronun amacı KAOS!
Çünkü bu seyirci çekiyor ve insanların dikkati de her zaman sahnede oluyor vs.
İşte ben bu noktada ASLA tiyatro bak, kuklaya bak, cambaza bak gibi sözlere hiç bir zaman sıcak bakamadım, içimde bir his, sezgi hep buna mani oldu.
Şimdi kuklaya bakmayınca, haliyle ters tarafa bakma keyfiyeti otomatikman doğdu ki o da ne! insanlar bunu hiç ama hiç önemsememişler, çünkü baktıkları taraf başka zaten, ilgi alaka, odak, diğer tarafta.
Haliyle o bakmadıkları taraf DOĞA!
Hatta diyebilirim ki insanların yücelttiği, yükselttiği ve içinde ki irili ufaklı rollerinin bulunduğu o tiyatro, insanların ortak bilinçleri, ortak projeksiyonları, en kutsal mabediymiş.
Doğaya bakmamak, onu görmemek için, bu tiyatroya bakıyorlar!
Ya da
Doğaya açtıkları gizli savaşı, sanal bir karmaşa ile örtüyorlar!
Maksat doğaya gıcıklık olsun.
Hasılı bir amaç varsa o amaç belli; doğaya bakma! tiyatroya bak!
Yaban insanları doğaya bakarlarmış tiyatro eğlenceleriymiş, medeni toplumlarda tiyatroya bakıyorlar doğa eğlenceleri!
Şu sahne gözümün önüne çok gelmiştir, İnsanlar dinleri ideolojileri için bir birlerini yerlerken, boğazlarken, doğa çatırdayıp ateşler, dumanlar içinde çökende, acaba ne oluyor diye arkalarına dönüp bakarlar mı?
Bencileyin baksalar bile, bir birlerini suçlayacaklardır, o diyecek suçlu sensin, o diyecek suçlu sensin!
Suçlu kim? (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34646)
Bunda istisnasız hepimiz de suçluyuz lakin şehirliyiz, medeniyiz dedikçe de medeniyetler bize suçlu anca karşındakidir-i öğretti.
İşin acı tarafı da mağdur olan da gene insan! ilginç...
Sevgiler
Sevgili Felâsife, adamın birinin bilgisayarında 4 GB ram var diye az buluyor ve dert yanıyor.
Bu adama Linux ile 2 GB ram kullandığımı ve oyun, video vs, her işimi de rahat yaptığımı söyleyince adam kıçına nişadır yemiş gibi bana saldırdı.
Ee kukla Windows'tan başka tiyatroda oynamayınca işte böyle oluyor.
Oysa nedir bu Linux, bir de ben deneyim dese halbuki o 4 GB ram'i başının üstüne koyacak ama kukla işte gölge oyununu bırakamıyor :)
Felâsife
23-01-2017, 17:40
Sevgili Felâsife, adamın birinin bilgisayarında 4 GB ram var diye az buluyor ve dert yanıyor.
Bu adama Linux ile 2 GB ram kullandığımı ve oyun, video vs, her işimi de rahat yaptığımı söyleyince adam kıçına nişadır yemiş gibi bana saldırdı.
Hahaha, tahmin edebiliyorum, sen adamı sahne dışına çekmek istemişsin, bundan dolayı kısa devre olmuş :D
Zaten o sahnede ki en büyük eğlencelerden biridi de bu değil mi, tüketim tüketim, tüketim ve daha, daha, daha.
Adama sen kanaat et demişsin, oysa o YASAK o tiyatroda.
Tüketecek ve daha da dahasını isteyeceksin ki doğa bitsin, tükensin, yok olsun, kaynak kalmasın.
Oysa ne güzel değil mi, 2 gb ile oyun oynamıyorsan yıllarca kullanabilirsin. Helede programcı filan da değilsen, film, net, resim sörf işleri için, rahat rahat yeter.
Yok illa dahası...
Dahası tamamda, bir bak saha bitiyo, kaynaklar tükeniyo, dünya çatırdıyo, bu istirasın sonu nereye kadar! bir sonu yok mu?
Ee kukla Windows'tan başka tiyatroda oynamayınca işte böyle oluyor.
Oysa nedir bu Linux, bir de ben deneyim dese halbuki o 4 GB ram'i başının üstüne koyacak ama kukla işte gölge oyununu bırakamıyor :)
Doğrudur.
Yıllarca Linux camiasında şunu savundum, "Linux'un gücü çoklu yapısından gelir" eğer tek bir yerden yönetilseydi, birileri bu gücü ele alır, alırlar satarlardı.
OpenOffice böyle oldu mesela.
Zira birileri bu Linux çok karışık, böyle olacağına Win gibi tek yerden idare edilse filan, çok daha güzel olur derdi.
Çoklu yapının güzelliği orada zaten, alınıp satılamıyor, alsa hangi birini alacaklar, o yüzden tekelleşmiş bir sistem, iyi bir şey değildir derdim. MAHKUM eder.
Neyse, kuklacıların sistemleri, tüketimi coşturmak için var, bize lazım değil, sukûnet her zaman iyidir.