bilgivehis´isimli üyeden Alıntı
Kukla ve kuklabaz arasında geçen bu tiyatro, toplumların yaşam biçimi haline getirilmiş, seyircisi de yine kendisi olmuştur...
Şimdi kukla diyor ki, "Ben daha iyi kuklayım"...
|
Sevgili bilgivehis söyleyeceklerim sizinle ve diğer forumda ki arkadaşlarla ilgili değil, oldukça genel bir şey olacak, öncelikle bunu belirtmek isterim.
Öteki türlü zaten siyasi ve politik olaylarda açıkcası hiç ilgimi çeken şeyler de olmadı hiç bir zaman.
Ama dediğiniz kuklacılar ve kuklalar arsında ki mantığı, işleyişini incelemek tarafında olmak, bana her zaman da sıcak gelmiştir, bunu da itiraf edebilirim.
Dediğiniz gibi bu tiyatroya dikkatli bakınca pek çok aksayan yön var, herşeyi aksak çünkü, işin garibi bu tiyatro dediğimiz şeyde,
hayatın bizatihi kendisi değilde, insanların kurduğu, yönettiği, organize ettiği bir tiyatro, bunların içinde ki din, siyaset, ideolojik şeylerde bu tiyatronun, kostüm ve dekorları gibiler. Çoğunca her şey bir birine de karışmış, bir biriyle de ilişki içinde ki, n'oluyor yav bile diyebiliyor insan.
Özetle demek istediğim bu tiyatro da KAOS tan başka bir şey görünmüyor, zaten aksinin görülmesi de mümkün değil, çünkü sürekli birileri de adeta, tiyatroya gel, tiyatroya bak, kuklacılar böyle, kuklalar şöyle diyerek, oyunu her daim CANLI tutuyor.
Zaten kaos olan bu yapı, kendi içinde de kaos için de kaoslar oluşturuyor.
Hasılı bu tiyatronun amacı KAOS!
Çünkü bu seyirci çekiyor ve insanların dikkati de her zaman sahnede oluyor vs.
İşte ben bu noktada ASLA tiyatro bak, kuklaya bak, cambaza bak gibi sözlere hiç bir zaman sıcak bakamadım, içimde bir his, sezgi hep buna mani oldu.
Şimdi kuklaya bakmayınca, haliyle ters tarafa bakma keyfiyeti otomatikman doğdu ki o da ne! insanlar bunu hiç ama hiç önemsememişler, çünkü baktıkları taraf başka zaten, ilgi alaka, odak, diğer tarafta.
Haliyle o bakmadıkları taraf DOĞA!
Hatta diyebilirim ki insanların yücelttiği, yükselttiği ve içinde ki irili ufaklı rollerinin bulunduğu o tiyatro, insanların ortak bilinçleri, ortak projeksiyonları, en kutsal mabediymiş.
Doğaya bakmamak, onu görmemek için, bu tiyatroya bakıyorlar!
Ya da
Doğaya açtıkları gizli savaşı, sanal bir karmaşa ile örtüyorlar!
Maksat doğaya gıcıklık olsun.
Hasılı bir amaç varsa o amaç belli;
doğaya bakma! tiyatroya bak!
Yaban insanları doğaya bakarlarmış tiyatro eğlenceleriymiş, medeni toplumlarda tiyatroya bakıyorlar doğa eğlenceleri!
Şu sahne gözümün önüne çok gelmiştir, İnsanlar dinleri ideolojileri için bir birlerini yerlerken, boğazlarken, doğa çatırdayıp ateşler, dumanlar içinde çökende, acaba ne oluyor diye arkalarına dönüp bakarlar mı?
Bencileyin baksalar bile, bir birlerini suçlayacaklardır, o diyecek suçlu sensin, o diyecek suçlu sensin!
Suçlu kim?
Bunda istisnasız hepimiz de suçluyuz lakin şehirliyiz, medeniyiz dedikçe de medeniyetler bize suçlu anca karşındakidir-i öğretti.
İşin acı tarafı da mağdur olan da gene insan! ilginç...
Sevgiler