PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrime inanmıyorum


Vefik Sami
12-02-2017, 12:16
Başlığı görüp de "Bu gerzek ne diyo la ?" diye celâllenenler olmuştur muhakkak. Başlığa konu olan iki kelime bana âit değil. Türkiyede evrim teorisi karşıtlarının başında geldiği ve evrim teorisinin 'yanlışlığı' üzerine "Bi kamyon" kitap yazdığı ileri sürülen, hakkında 'mason' olduğuna dâir bolca söylenti bulunan, memleketin "mümtaz" şahsiyetlerinden Adnan Oktar'ın televizyonundaki bir programda, belki otuz farklı insana evrimle ilgili sorulan soruya, mikrofon uzatılan kişilerin verdiği cevap !

"Evrime inanmıyorum"

Evrim teorisi hakkında ciddi itirazları ve bilimsel çalışmaları olduğu iddia edilen sn. Oktar'ın kanalında, bu kadar abuk-subuk konuşmaların, röportajların yapılabileceğini rüyamda görsem hayra yormazdım. Adı üzerinde "Evrim teorisi" Yâni; temeli, bir takım araştırma ve bilimsel çalışmalara dayanıyor. Bu teoriye karşı olanlar, yine bilimsel olmak kaydıyla kendi argümanlarını, gerekçelerini ortaya koyduktan sonra, "Evrim teorisini kabul etmiyorum" diyebilir. Ama; kesinlikle, "inanmıyorum" diyemez. Bir teorinin mantıksal ve bilimsel temelleri varsa, artık o "inanmak" konumundan çıkar ve kabul etme-etmeme noktasına gelir.

Benim bu konudaki şahsi kanâ'atim ise şudur:

Evrim teorisi dünyadaki canlı hayat üzerine kurulu. Kâinatın evriminden söz edilmiyor. Sâdece dünaydaki biyolojik evrimden hareketle, tüm kâinat hakkında hüküm vermek, buradan Tanrı'nın varlığı ile ilgili inancı temelinden sarsacak hükümler çıkarmak, benim açımdan mümkün görünmüyor.

Tanrı'nın varlığı bilmin değil, inancın konusudur. Bilim Tanrının varlığı noktasındaki inancı temelinden sarsacak buluşlara imza atarsa, işte o zaman fikrim değişebilir. Böyle bir durumu görmeye de ömrümün yeteceğini sanmıyorum. Belki de teori şu an bu noktaya gelmiş de olabilir ve ben incelemediğim için farkında olmayabilirim.

Ne var ki; evrimi bahâne ederek "ateist" olduğunu ileri süren, buna rağmen inanmadığı Tanrı'yı muhatap alıp, sabahtan-akşama kırk kez sinkaf eden, Tanrı fikrine olan muhalefeti, evrimden ziyâde içinde yaşadığı yobaz çevrenin baskı ve hakaretleri ile şekillenen "ateist"(!) olmak bana uymaz.

Bu tiplere ateist değil, "Küs mü'min" deniyor.

NickMickyok
12-02-2017, 12:36
Aslında bilim, bizim gibiler için de inanç işi.
İşin mutfağında değiliz çünkü.Bilim dünyasına güveniyoruz ve evrim var diyoruz.Yani işin mutfağında olanlar derinlemesine bilir, biz ise inanırız.Bu kadar insan aynı anda yanılıyor olamaz, diyoruz,.
ArgümalarınI ortaya koyuyorlar, çürütülemediği müddetçe kabul ediyoruz.Yoksa hiçbirimizin ömrü yemez tüm bilimlere vakıf olmaya.

Dinlerden farkımız şu. Onların inancı yanlışlanamaz, 1000 yıl önce neyse şimdi de o. Ama bilim yanlışlanabilir ve güzel tarafı da bu.
Yoksa halk tabanında her ikisi de inanca dayalı.Ama bilimi doğrudan hayata katıp test edebiliyoruz. Antibiyotikler sayesinde evrimin mantığını halk tabanında da anlayabiliyoruz vs..

Vefik Sami
12-02-2017, 12:52
Aslında bilim, bizim gibiler için de inanç işi.
İşin mutfağında değiliz çünkü.Bilim dünyasına güveniyoruz ve evrim var diyoruz.Yani işin mutfağında olanlar derinlemesine bilir, biz ise inanırız.Bu kadar insan aynı anda yanılıyor olamaz, diyoruz,.
ArgümalarınI ortaya koyuyorlar, çürütülemediği müddetçe kabul ediyoruz.Yoksa hiçbirimizin ömrü yemez tüm bilimlere vakıf olmaya.

Dinlerden farkımız şu. Onların inancı yanlışlanamaz, 1000 yıl önce neyse şimdi de o. Ama bilim yanlışlanabilir ve güzel tarafı da bu.
Yoksa halk tabanında her ikisi de inanca dayalı.Ama bilimi doğrudan hayat katabiliyoruz. Antibiyotikler sayesinde evrimi mantığını halk tabanında da anlayabiliyoruz vs..

Bu samimi mesajınızdan ötürü sizi kutlamak isterim. Benim; "Dünyada inanmayan insan yoktur" şeklinde bir iddiam vardı. Bu iddianın açılımı da şu idi: "İnsanların bir kısmı Tanrı'nın varlığına, geri kalanlar da böyle bir Tanrı'nın olmadığına inanır." Buna en çok itiraz edenler, kendilerini "ateist" olarak nitelendirenler olmuştu.

Gerekçeleri ise:

"Olmayan şeyin ıspatı olmaz. Bilimsel olarak Tanrı varlığını ıspat edemzsin" şeklindeydi.

Evet doğru.
Ama; olmadığının ıspatı da mümkün değil.
Kaldı ki Tanrı'nın varlığı bilmin konusu değil.
Tanrı, daha ziyâde inançla ilgili bir kavram.
İnanç ise kişinin bir takım bilgi, tesbit, ön kabûl ve kanâ'atlerine dayanıyor.

"Tanrı yoktur" diyerek, bilimsel temelli bir çok argüman ortaya koymak mümkündür. Ama; tüm bunlar, Tanrı'nın olmadığını ıspatlamaz. Zâten bilim, Tanrı'nın var olmadığına dâir kesin kanıtlar ortaya koymuş olsa idi, bu gün inançlı tek bilim adamı kalmazdı.

Ahlaksız
12-02-2017, 12:53
Ateist olmak için evrime ihtiyacınız yok..Evrimi,kendi inançsızlığımız için bir araç olarak kullanmıyoruz..Materyalistlerin evrimi kendi görüşleri için kullandıkları gibi saçma bir fikir var..Böyle bir şey yok..
Evrim salt tanrı fikrini çürütmek için kullanılacak bir bilimsel teori değildir..Bunu yapıyoruz ama bunu yapmadan da tanrı fikrini çürütebiliriz..
Evrimin asıl işlevi,aklı başında kişilerin kendilerine sordukları ''ben kimim?'' sorusunun cevabını vermesidir..Eğer kim olduğunuzu,ne olduğunuzu öğrenmek istiyorsanız,evrimi öğrendikten sonra anlamaya çalışmanız da lazım..Salt öğrenmekle olmaz bu..Eğer evrimi anlarsanız da,kim olduğunuzu öğrenmiş olursunuz..Kim olduğunuzu öğrendiğiniz zaman,tüm mitolojiden otomatikman uzaklaşırsınız zaten..

Sn.vefik Sami'nin şu cümlesi de önemlidir;
Bir teorinin mantıksal ve bilimsel temelleri varsa, artık o "inanmak" konumundan çıkar ve kabul etme-etmeme noktasına gelir.

Evrimi ya kabul edersiniz,ya da etmezsiniz..Bu tıpkı yerçekimini kabul edip etmemek gibidir..Bugün yerçekimini kabul etmiyorum diyene ne denirse,evrimi kabul etmiyorum diyene de o denir..

Ahlaksız
12-02-2017, 12:57
Sn.vefik sami;evrim Tanrı'nın var olmadığına dâir kesin kanıtlar ortaya koymuştur..Evrimi anlarsanız,ne demek istediğimi de anlarsınız..

Ayrıca tanrının olmadığına inanmak diye bir şey yoktur..Ateistin lugatında inanmak yoktur..Bu dini kavramları,ateizmin üstüne yıkamazsınız..

Vefik Sami
12-02-2017, 13:31
Sn.vefik sami;evrim Tanrı'nın var olmadığına dâir kesin kanıtlar ortaya koymuştur..Evrimi anlarsanız,ne demek istediğimi de anlarsınız..

Ayrıca tanrının olmadığına inanmak diye bir şey yoktur..Ateistin lugatında inanmak yoktur..Bu dini kavramları,ateizmin üstüne yıkamazsınız..

Öğrenciliğim esnâsında Fen bilimlerine karşı son derece ilgisiz ve yetersiz idim. Özellikle matematik ve kimya hiç sev(e)mediğim derslerdi. Bir ara Biyolojiye merak saldım. Konular ilerleyip de latince kelime ve kavramlar çoğaldıkça bu dersten de soğudum. Bu nedenle, evrimle ilgili kuramları okuyup anlayabileceğimi sanmıyorum. Anlayanları tebrik etmekten öte, söyleyecek bir şeyim olamaz. Zâten evrim teorisi temelinde yapılan hiç bir münâkaşaya müdâhil olmadım. Bilmediğim için, olmam da abesle iştigâl olur. Burada yazdıklarım; bir tartışma başlatmaktan çok kişisel kanâ'atlerimi açıklamak amaçlıdır.

Ahlaksız
12-02-2017, 13:48
Evrimin kabaca bize dediği şudur;hayat devam ediyor..Biten bir şey yok..Değişmeyen tek şey değişim..
Tanrının kabaca bize dediği şudur;ben yarattım..OL dedim,oldu..Birkaç gün uğraştım ve bitti..
Mevzu bu..
Bir tarafta devam eden bir süreç,diğer tarafta biten bir süreç..Biten sürece inanırsınız,devam eden süreci bilirsiniz/anlarsınız..

Evrim o kadar zor bir konu da değil..Fizik gibi anlaşılması zor değil..
Evrimi anlamak için kendinizi ve çevrenizi de gözlemlemeniz lazım..

Hiç hayatında evrimi bile duymamış birisiyle bir belgesel izlerken,bu kişinin veya kişilerin belgeseldeki şempanzeleri gördüğünde ''ne kadar da bize benziyor..'' dediğini duymadınız mı veya böyle bir şey demediniz mi?

İlahimasal
12-02-2017, 14:32
O dinden bu dine dansöz misali geçen bireylerin evrim üzerinden , ateistler çevresel faktörlerden etkilenip evrimi bahane edip benim yüce tanrıma sinkaflı sözlerle isyan etmeleri demek. gülünç ve komik oluyor.

Evrim bilimsel bir konudur.İnanmışların evrim konusuna sinkaflı cümleler kurması birşey ifade etmez. Boş lakırtı olur.

Vefik Sami
12-02-2017, 14:50
O dinden bu dine dansöz misali geçen bireylerin evrim üzerinden , ateistler çevresel faktörlerden etkilenip evrimi bahane edip benim yüce tanrıma sinkaflı sözlerle isyan etmeleri demek. gülünç ve komik oluyor.

Evrim bilimsel bir konudur.İnanmışların evrim konusuna sinkaflı cümleler kurması birşey ifade etmez. Boş lakırtı olur.

İnsanların fikirleri değişebilir.
İnançları da.
Bunu "Dansözlük" olarak nitelemek, çamur atmak, mevzuyu kişiselleştirmek için "Fincancı katırları"nı ürkütmüş olmak gerek herhalde.

Yoksa "Küs Mü'min"ler mi demeliydim ?

İlahimasal
12-02-2017, 15:13
Küsmek ile terk etmenin ayrımını yapamamak , inançlı bir düşüncenin ürünüdür

Aynı köyde iki cami olur hemde hiç gerek yok iken.
Sebebi ihtiyaçtan deil küskünlükten kaynaklanır. Aynı şeylere inandıkları halde birbirlerine küsen MÜMİNLER ibadet yerlerini değiştirirler. O inancı terk etmezler.

İşde din deiştirenler sadece ibadet yerlerini değiştirirler fakat değişkenin inancın binası olduğunu idrak edemezler. Değişmeyen tanrı inançlarıdır . Sadece ibadet ettikleri müminlere küstükleri için diğer müminlerin yanına giderler. Orda da rahat durmazlar. Pastörlerine, hocalarına küsüp mezhep adı altında ayrılırlar.

Ateistler sonradan ateizm tercih edenler öylemidirler? Değildirler.
Tümünü terk etmişlerdir.

Terk etmelerine etken olanlar ise bilimin gerçekliğidir. Evrim bunların başında gelir.

Bir insanın ateizm kavraması da evrim gibi süreç ister. Öyle hemen olmaz. Oluncada inancı TERK etmesi tescillenir.

Küsmek ve terk etmeyi anlamanı umuyorum.
Darısı başına.

Vefik Sami
12-02-2017, 16:18
Karnı aç olan yüz kişiden sâdece birisinin elinde ekmek olduğunu varsayalım. 99 kişi, o bir kişinin ekmeğime bakarken, ekmeği olan da rahat olamaz. Ama; aç 100 kişinin hepsinin elinde ekmek olursa, herkes kendi ekmeği ile ilgileneceği için, kimsenin, kimseyle “dâvâ”sı olmaz.

Acabâ anlatabildim mi ?
Biraz açayım:

Ateist olarak, inancın prangasından ve insanlara yaptığı kötülüklerden kurtulduğunu düşünen kişi, diğer insanların da aynı “huzur”a kavuşmasını istemeli. Kendi mutlu olmuşsa, bu mutluluğu paylaşmalı. Çünki; o, “mutluluk”a ulaşamayan diğer insalar, kendisini rahatsız etmeye devam edeceklerdir. Mutluluğu – Ya da doğruları – paylaşmanın yolu da “öteki”ni aşağılamak, inandığı “Tanrı”ya hakâretler savurmaktan geçmez. Böyle yapılırsa, karşıdaki kitle daha da ketum hâle gelir. Öte yandan, bir münâkaşayı kişiselleştirmek, muhatabı “ti” ye alıp sinkaf etmek, bunları yapanın egosunu tatmin eder belki. Ama, tek faydası sahibine vereceği sadistçe "haz”dır. “Öteki”ne bir fayda sağlayacağını sanmam.

Hasılı kelâm; “inandım” demek çok kolaydır.
Zor olan, inancı terk etmektir.
Her inancı terk eden de ateist olmayabilir.
Agnostik veya deist de olabilir meselâ.
Ateist olmak; bir ölçüde entellektüel birikim gerektirir.
Belli bir birikime, entellektüel kapasiteye sahip olan bireyler de kendisi gibi düşünmeyenleri aşığılamaz, onların “kutsal”llarına sinkaf etmez.
Hattâ, terbiyesize aynı seviyeden muhatap olmaya bile tenezzül etmez.

Yakışmaz çünki…
İşte benim ayrım ölçütüm.

bilgivehis
12-02-2017, 16:54
Ateist olarak, inancın prangasından ve insanlara yaptığı kötülüklerden kurtulduğunu düşünen kişi, diğer insanların da aynı "huzur"a kavuşmasını istemeli. Kendi mutlu olmuşsa, bu mutluluğu paylaşmalı. Çünki; o, "mutluluk"a ulaşamayan diğer insalar, kendisini rahatsız etmeye devam edeceklerdir.

Sevgili Vefik Sami, tamamen beni anlatmışsınız :)
Bazı ateist arkadaşlarla bu noktada anlaşamıyoruz maalesef.
Oysa sizin de belirttiginiz gibi ateist olmak gerçek mutlulugun sadece bir ayagıdır.
Bu durum belki kişisel olarak huzur verebilir ama bir noktaya kadardır, diğer insanlar aynı gerçege ulaşmadıgı müddetçe de rahatsızlık her zaman kapına dayanacaktır...

İlahimasal
12-02-2017, 17:06
Ateist kimseye gel benim gibi ol demez. Bunu demesi için kanun hükmünde uyulması gereken bir kutsal kitabı ve yöntem olarak tebliğ yapma gibi bir görevide yoktur.

Ateist hürdür, özgürdür.

Ateist olan birey in her kelimesi , inançlara küfür olarak algılanıyor.
En basitinden.
İnançlı kesime Tanrı yok demek bile hakaret
Ve küfür olarak inanılır.inandıkları kitap şablon alınmak zorundadır onlar için.
Bakmayınız siz inançlı insanların başka insanları kandırmak için takiye yapmalarına.
Merhamet, iyilik falan filan

Onlar o kitabın emirlerine uymak zorundadır.
İşde ateist o kitaplarda ki çelişkilere , bilime uymayan vs yerlerine sorgulama yöntemi ile fikir beyan ederler. Bu durum bile hakaret küfür sayılır. Tanrı sorgulanamaz derler.

Ateist olmak başka , bilgi ve birikimli insan olmak başka . Bunları birbirine karıştırmayın.
İnsan bilgi ve birikim olarak ateist bireyden daha üst seviyede olabilir fakat inançlı olabilir. Bu durum ateistim diyenin de değilim diyeninde durumunu değiştirmez.
Değişim için anlamak gerekir. Anlayan da değişir. Anlamadıysa yerini korur. Anlamak için halen yer deiştirenler var. Dinler gibi.

Ateist olmak bireysel bir durum benim için kimseyi ateist yapmak gibi kutsal bir derdim yok. Bakarım ve sorgularım.

Evrime inanmak yada inanmamak mevzu bile olamaz anlamak önemli.
Biyoloji uzmanı bir insan gibi evrimi bende bilemem ancak anlayabilirim.

Tanrı varmış! Yokmuş bilimin konusu değildir.
Darısı başınıza.

Vefik Sami
12-02-2017, 17:56
Kimse, kimseyi değiştiremez zâten. Ancak; kişi kendisi değişimi istemiş ise o başka. İnançlı kesime "Tanrı yok" dediğinizde bunu hakâret olarak algılıyor; bu doğru. Hattâ; Adnan Oktar, kendi kanalında bir ateist'in görüşlerini okuyup "Allah'a hakâret ediyor" demişti. Halbuki, içinde hakâret sayılabilecek tek kelime dahi yoktu. Ama; benim bunları kasdetmediğimi biliyor olmalısın. Şu an ki inancım da dâhil, dinlerde öyle açmazlar, çelişkiler var ki; ek olarak 'sinkaf'a ihtiyaç yok. Bunları dillendirmek kâfi. Münâkaşa belaltı vurmaya kadar seviyesizleşince, haklı olmak gibi bir durum da kalmıyor zâten.

Her ne ise.

Maksadım, hiç kimseye "edep-âdap" dersi vermek değil.
Ayrıca, böyle bir haddim/görevim de yok.
Münakaşalar belli bir düzeyde devam ederse, tâkip eden herkes faydalanır.
Hattâ iştirak edenler çoğalır.
Seviye düştüğünde ise katılımcılar değil, seyirciler artar.
Zâten, benim de kimse ile bir derdim-meselem olmadı/olmaz.

Ahlaksız
12-02-2017, 19:27
Ateist olarak, inancın prangasından ve insanlara yaptığı kötülüklerden kurtulduğunu düşünen kişi, diğer insanların da aynı “huzur”a kavuşmasını istemeli.
Sn.vefik sami;''Ateist olmak huzur getirir'' diye bir kaide yok..Ateizm bir din değildir..Bu dediğiniz şey dinler için geçerlidir..Ateizmde ''tebliğ'' yoktur..Eğer bir ateist,insanların ateist olması için çabalıyorsa;bu seçim ona aittir..Bu ateiste bakıpta,diğer ateistlerde böyledir denemez..
Ateist olmak,birey olmaktır..Mutlu olmak filan değildir..Bireyden kastım ise,sürüden kopmaktır..Sürüden kopma,dediğiniz gibi önce küsme ile başlar,sonra sorgulama devam ederse ateizme kadar gider..

Siz sürüden koptunuz ama başka bir sürüye karıştınız..Bu sizin en doğal hakkınız..

Sizin evrim konusundaki tavrınız doğrudur..

''Evrime inanmıyorum'' demek yerine ''evrimi anlamıyorum'' söyleminiz kabul edilmelidir..Evrime inanmıyorum veya inanıyorum söylemi kabul edilemez..Saçmasapan bir söylem çünkü..

''Evrimi anlamıyorum'' veya ''evrim ilgimi çekmiyor'' veya ''evrimi umursamıyorum'' veya ''evrimi bilmiyorum'' veya ''evrimi biliyorum ama bu inancıma olumsuz bir katkı yapmıyor'' gibi söylemler kabul edilmelidir..

''Evrime inanmıyorum'' veya ''evrime inanıyorum'' demek,evrimi tanrı veya ruh yerine koymak demektir..

Evrim bir bilimsel olgudur ve bu olguyu ya bilirsiniz,ya da bilmezsiniz..Hepsi bu..

pianola
13-02-2017, 09:02
Tanrı'nın varlığı bilmin değil, inancın konusudur. Bilim Tanrının varlığı noktasındaki inancı temelinden sarsacak buluşlara imza atarsa, işte o zaman fikrim değişebilir.

entelektüel özentisini mazur görün ama,

bu iki ifadeniz çelişmiyor mu? ya da ne tür bir buluştan bahsediyorsunuz.

Her halükarda, nesnel bir algı, belirli bir nitelikte ya da kıvamda iken inancı yok edebiliyorsa, inancı varlaştıranın sadece koşullar olduğunu, ya da inanç faktörünün epistemik (https://tr.wikipedia.org/wiki/Episteme)-cehaletten başka bir temeli olmadığını zaten itiraf etmiş oluyorsunuz. Sizce bu durum, tanrı kavramının tamamen insan aklının bir ürünü olduğunun göstergesi değil midir?

Vefik Sami
13-02-2017, 11:56
entelektüel özentisini mazur görün ama,

bu iki ifadeniz çelişmiyor mu? ya da ne tür bir buluştan bahsediyorsunuz.

Her halükarda, nesnel bir algı, belirli bir nitelikte ya da kıvamda iken inancı yok edebiliyorsa, inancı varlaştıranın sadece koşullar olduğunu, ya da inanç faktörünün epistemik (https://tr.wikipedia.org/wiki/Episteme)-cehaletten başka bir temeli olmadığını zaten itiraf etmiş oluyorsunuz. Sizce bu durum, tanrı kavramının tamamen insan aklının bir ürünü olduğunun göstergesi değil midir?

Muhterem; neyin özentisi içinde olursan ol; bu seni ilgilendiren bir husus.
Yazdıklarını okurken, kendimi bulvar gazetesinin bulmaca köşesinde hissediyorum.
Burası forum.
Her tür insan gelir; okur.
Daha sâde ve anlaşılır olma iyidir.
Ama; nasıl yazacağın, senin bileceğin iş.

"Episteme" için kaynak verecek kadar "cahal" bir olarak görüyorsan beni, neden yazma gereği duyuyorsun ?
Ya da - en azından yaklaşık anlam içerse de - doğrudan Türkçesini yazmak yeterli olmuyor mu ?

Benim gibi birinden gelecek cevabın zât-ı âliniz için ne önemi olabilir; değil mi ?
Tabii gerçekten ne düşündüğümü öğrenme husûsunda samimi isen.
Sorduğun soru da ciddiyetten uzak.
Epey bir zaman önce uyarmıştım ciddi olman için.
Ama; görünen o ki, kendini zeki, gayrısını "saf" bilme gibi bir huyun var.

Selâmetle.

Vefik Sami
13-02-2017, 12:10
Sn.vefik sami;''Ateist olmak huzur getirir'' diye bir kaide yok..Ateizm bir din değildir.

(...)

Ateist olmak,birey olmaktır..Mutlu olmak filan değildir..

Kasdım; gerçeği görmek/bulmakla elde edilen "mutluluk" idi.
Milli piyangodan büyük ikrâmiye kazanmak gibi bir şey değil yâni...

Bireyden kastım ise,sürüden kopmaktır..Sürüden kopma,dediğiniz gibi önce küsme ile başlar,sonra sorgulama devam ederse ateizme kadar gider..

Ben de bunu anlatmaya çabalıyorum. İçinde bulunulan toplumun kültürüne, değer yargılarına ve nihayet inanç denen olguya gösterilen ilk tepki, o kişinin ateist olduğunun kanıtı değildir. Çünki; hiç bir ateist; "Olmayan Tanrı" yı muhatap alarak günde kırk defâ sorgulamaya kalkmaz. Daha ziyâde inancın çelişkilerini nazara verir. Ki; okuyanlar da üzerinde düşünsünler. Misâl; Turan Dursun ve İlhan Arsel'in İslâm hakkındaki makâle ve kitapları hep bu anlayışla yazılmıştır.

pianola
13-02-2017, 13:09
"Episteme" için kaynak verecek kadar "cahal" bir olarak görüyorsan beni, neden yazma gereği duyuyorsun ? Böyle birinden gelecek cevabın ne önemi olabilir ki ?

Sizi cahal biri olarak görmediğimi biliyorsunuz.

sadece sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yiyor, episteme, felsefe terimi olduğu için korkudan linkledim :)

Tabii gerçekten ne düşündüğümü öğrenme husûsunda samimi isen.

Samimiyim, ne düşündüğünüzü öğrenmek istiyorum.

Sorduğun soru da ciddiyetten uzak.

Nasıl, ciddiyetten uzak?

/arkadaşlar, soru ciddiyetten uzak mı?

1 — Tanrı'nın varlığı bilmin değil, inancın konusudur.

2 — Bilim Tanrının varlığı noktasındaki inancı temelinden sarsacak buluşlara imza atarsa, işte o zaman fikrim değişebilir.

Bilim denilen, son kertede ampirik bilgidir, yani temel olarak insan algısının, nesnenin davranışı üzerinden rasyonalize edilip, kavramlaştırılmasıdır. Bu bağlamda eğer bilimsel bir bulgu-buluş, metafizik bir inancı yadsımaya kadir ise, inancı temelleyenin, varlığın ötesinde-dışında bir "esas" olmadığı, haliyle onu psikolojiye indirgemenin de mümkünlüğü anlaşılır.

Soru kısaca buydu: siz inanç denilenin, tamamen koşulsal, haliyle psikolojik olduğunun, doğal olarak da bilimin konusu olduğunun kabulünde misiniz?

Ahlaksız
13-02-2017, 20:02
Sn.vefik sami;ateist olmak çok zor..
Bence ateist olmak o kadar da önemli değil..Önemli olan şu evrim denilen şeyi anlamak,idrak etmek..
Ateist olmak kişide önemli bir farkındalık yaratmaz ama evrimi anlamak kişide önemli bir farkındalık yaratır..

Tanrı'nın bir mitolojik figür olduğu gerçeğini öğrenmekle,bir ''hayvan'' olduğunuzu öğrenmek arasında muazzam bir fark vardır..

Kişinin bir hayvan olduğunu anlaması,kişinin hayata bakış açısını komple değiştirir..Diğer taraftan tanrı inancından kurtulmak,kişi de o kadar önemli değişiklik yapmaz..Tabi ki bu da önemlidir ama dediğim gibi evrimi anlamak daha önemlidir..Zaten evrimi anladığınız anda,otomatikman ateizme kapı aralamış olursunuz..

Turan Dursun ve İlhan Arsel,İslam'ın özünü ortaya koymuş yazarlardır..Yazılarında bilimsellik/rasyonellik o kadar da bariz değildir..Sizin belirttiğiniz ''küs'' insan tipine daha uygun yazılar yazmışlardır..Özellikle Turan Dursun..
Böyle yaparak daha samimi olmuşlardır aslında..Bu taraftan bakılırsa iyidir ama bu kişilerin yazdıklarını okuyan bir ateist,bu kişilerin ateist olduğunu söyleyemez..Çünkü bu konuda pek tarafları belli değildir..Daha çok islama odaklanmışlardır..
Arif Tekin'de öyledir..Hatta Muazzez İlmiye Çığ'da..

Bu arada Sn.Pyrrhon eleştirisinde haklıdır..
Bilim,maddenin kendiliğinden var olduğunu veya Dünya'daki hayvanların kendiliğinden evrim geçirdiğini KESİN OLARAK KANITLAMIŞTIR..Bunu görmek isteyen görebilir..Siz geçmişte ''inanç benim için bir ihtiyaç'' demiştiniz sanırım..Böyle düşünürseniz,bilimin ne söylediği pek de umurunuzda olmaz..

Vefik Sami
13-02-2017, 22:01
Sn.vefik sami;ateist olmak çok zor..
Bence ateist olmak o kadar da önemli değil..Önemli olan şu evrim denilen şeyi anlamak,idrak etmek..
Ateist olmak kişide önemli bir farkındalık yaratmaz ama evrimi anlamak kişide önemli bir farkındalık yaratır..

Evrim teorisini incelemek, kendi ölçeğimde anlayabilmek o kadar zor değil. İnancı reddedebilirsiniz ama; varoluşu açıklamak hep teorilerde kalacak gibi. Hiç bir zaman varlık aleminin gerçeğini çözemeyeceğiz. Bütün soruların cevabını "Tanrı" da bulmak daha kolay görünüyor benim için.

Tanrı'nın bir mitolojik figür olduğu gerçeğini öğrenmekle,bir ''hayvan'' olduğunuzu öğrenmek arasında muazzam bir fark vardır..

Varoluşu bütün yönleriyle açıklayamadığımız, bildiklerimiz teori düzeyinde kaldığı müddetçe Tanrı'nın varlığı noktasında "acabâ"lar hiç bitmeyecek gibi. Kâinatın her şeyini bilmeden-çözmeden "Tanrı yok" demek, kendimizi tanrılaştırmak oluyor. Benim kanâ'atim bu yönde.

Diğer taraftan tanrı inancından kurtulmak,kişi de o kadar önemli değişiklik yapmaz..

Bu biraz da kişideki inancın niteliği ile ilgili. İnancım; burnumun üzerindeki "sinek" misâli ise, inançlı ile inançsız olmak arasında pek bir fark olmaz. Zaten; inançsız başkadır, ateist başka...

Turan Dursun ve İlhan Arsel,İslam'ın özünü ortaya koymuş yazarlardır..Yazılarında bilimsellik/rasyonellik o kadar da bariz değildir..Sizin belirttiğiniz ''küs'' insan tipine daha uygun yazılar yazmışlardır..Özellikle Turan Dursun..
Böyle yaparak daha samimi olmuşlardır aslında..Bu taraftan bakılırsa iyidir ama bu kişilerin yazdıklarını okuyan bir ateist,bu kişilerin ateist olduğunu söyleyemez..Çünkü bu konuda pek tarafları belli değildir..Daha çok islama odaklanmışlardır..

Yapmayın yahu !.. İlhan Arsel Hukuk profesörü/akademisyen. Turan Dursun Medrese tahsili görmüş, İslâmı öğrenme noktasında ömür tüketmiş birisi. Bu insanları ve eserlerini iki satır yazıya mahkûm etmek; bırakın kendilerini, harcadıkları emeğe haksızlık olur. Kusura bakmayın ama; mevzuyu bu denli basit ele alıp, hüküm verdikten sonra, Evrim teorsini anladığını iddia etmek, hele hele "ateist'im" demek, gerçekten ironik.


Bilim,maddenin kendiliğinden var olduğunu veya Dünya'daki hayvanların kendiliğinden evrim geçirdiğini KESİN OLARAK KANITLAMIŞTIR..Bunu görmek isteyen görebilir.

Hiç bir şey "var"dan yok; "yok"tan da var olmaz. Maddenin kendi kendine oluştuğu şeklinde "bilimsel" bir açıklama/teori yoktur. Dindarların Tanrı için söyledikleri "Ezel-ebed" nitelemesi madde için yapılmakta. Ama; maddenin nasıl-ne şeklide olduğu açıklanamamaktadır. Var olan açıklamalar da teoriden öteye gitmiyor. Bing-Bang dahi tartışılır oldu artık.

Ahlaksız
13-02-2017, 22:25
Teori kelimesine bir açıklık getirelim;

Bilim ve Yaratılışçılık
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisinin Görüşü kitabındaki teori tanımı;

Kuram(Teori): Bilimde, doğal evrene ilişkin olarak
bilimsel anlamda gerçekleri, yasaları, çıkarımları ve
sınanmış hipotezleri içeren ve kuvvetle desteklenen
bir açıklama.
Evrimin “bir bilimsel gerçek olarak değil, yalnızca
bir kuram” olarak öğretilmesini isteyenler, gerçekte
bu sözcüklerin genel kullanım anlamlarıyla, bilimsel
anlamlarını karıştırmaktadırlar. Bilimde, bulguların
birikimiyle kuramlar gerçeğe dönüşmezler. Tam
tersine, kuramlar bilimin son noktasıdır. Kuramlar,
yoğun bir gözlem, deney ve bilimsel yaratıcılık
sonucu geliştirilmiş ileri bir anlayış gösterirler. Çok
büyük miktarda bilimsel gerçek, sınanmış hipotez ve
mantıksal çıkarım içerirler. Bu anlamda evrim, en
güçlü ve yararlı bilimsel kuramlardan biridir.

Sn.vefik sami;kainatın herşeyini bilmemiz mümkün değil..Ben size bildiklerimizi söyledim..Madde denilen şeyin,yani Evren'de bilebildiğimiz herşeyin KENDİLİĞİNDEN var olduğu kesin olarak biliniyor..Fizikte ''kendiliğinden simetri kırılması'' diye bir konu var..Bu konuyu araştırırsanız,bu kendiliğinden var olma söylemini anlayabilirsiniz..

Saydığım isimlerin kitapları yanımda duruyor..Bırakın da iki cümle ile özetleyebileyim..Ben diyorum ki ''bu insanlar sadece mitoloji yorumluyorlar..!''
Mitoloji yorumlayan birisi bilimsel yazmış filan ol(a)maz..Bu kişilerin yazdıklarına bakıpta bu kişiler ateisttir veya agnostiktir diyemeyiz diyorum..

Vefik Sami
13-02-2017, 23:18
Saydığım isimlerin kitapları yanımda duruyor..Bırakın da iki cümle ile özetleyebileyim..Ben diyorum ki ''bu insanlar sadece mitoloji yorumluyorlar..!''
Mitoloji yorumlayan birisi bilimsel yazmış filan ol(a)maz..Bu kişilerin yazdıklarına bakıpta bu kişiler ateisttir veya agnostiktir diyemeyiz diyorum..

Bakınız; ben, inceledikleri konunun bilimsel olduğunu iddia etmedim. İslâma dâir getirdikleri eleştirilerde, en azından bilmsel metodları kullanıyorlar. Zâten başka türlü nasıl olur da ele aldığınız düşünceyi, doktrini veya inancı yanlışlayabilirsiniz ? Bilimsellik olmadan mümkün mü bu ?

Turan Dursun ve İlhan Arsel; sâdece İslâm'ı değil, diğer dinleri de eleştirmişler. Buradan hareketle, kendilerinin ateist veya agnostik olabileceğini ileri sürmek yanlış olmaz. Gerçi münâkaşa edilen konu bu değildi. Neci olurlarsa olsunlar, bizi ilgilendirmez. Ben, ortaya koydukları eserler ile ilgiliyim.

Ahlaksız
14-02-2017, 18:26
Sn.vefik sami;Turan Dursun bir mitoloji yorumcusudur..Futbol yorumcusu gibi anlayın bu...Futbolu yorumlamak için maçı izlemek,futbolu bilmek yeterlidir..Öyle üstün yeteneklerinizin olmasına gerek yoktur..Turan Dursun'da islamı biliyor,hem de çok iyi bir şekilde ve bu bilgisini zekası ile yorumluyor..Yorumlarken kullandığı metot bilimsel değildir..Çünkü islamı,islamın içeriğindeki verilerle yorumluyor..Bir hadisi veya bir ayeti ele alıp,bunu başka hadislerle veya ayetlerle yorumluyor..Yani içeriğin içindeki çelişkileri,içeriğe bağlı kalarak yorumluyor..Bunu yaparken kullandığı üslupta bilimsel filan değildir..
Örnek veriyim ki,sallamadığım anlaşılsın..

Kutsal kitapların kaynakları 1-2-3 kitabının bir başlığı şudur;
''Vedalardaki gizli bilgi ve Muhammed'in pazarlaması''
Bilimsel davranan birisi böyle bir başlık atabilir mi?
Müslümanların canını vermeye hazır oldukları birini ''pazarlamacı'' olarak sunuyor..

Bilimsel yazmak ne demek?
Yazdıklarınızı sağlam/güvenli kaynaklarla temellendirmek,yazdıklarınıza dair bilimsel(arkeoloji gibi) veriler sunmak,yazdıklarınızın yanlışlanabilirliğini ifade etmek ve benzeri metotlar ile yazılan teoloji yazıları,bilimseldir..

Öncelikle Muhammed'in yaşadığına dair bir kanıt sunmak lazım..Bu sunulmadığı takdirde,Muhammed ile ilgili yazan herkes,arap mitolojisini yorumluyordur..Demek istediğim bu..
Yazdıklarınızın kaynağı Ebu Davud veya Cahiz gibi isimlerse;sizin yazdıklarınız bilimsel değildir..Eğer islam hakkında bilimsel yazacaksınız,buna en temelden;yani Muhammed'in varlığından başlamanız lazım..

Bugün Muhammed'in yaşadığı kabul edilerek yazılan tüm islami metinler BİLİMSEL DEĞİLDİR..!

bilgivehis
14-02-2017, 20:47
Sayın Ahlaksız, Turan Dursun'un bilim adamı olmaması onun idialarının kanıt taşımadıgı anlamına gelmez. Aksine onun kanıtları bilim adamlarının ortaya koyacagı kanıtlar kadar geçerlidir belki daha fazlası da olabilir. Çünkü en iyi kanıt içinde yaşanmış olan kanıttır. Diğer dinsiz bilim adamlarının kanıtlarıyla da çelişmeyen hatta bilim adamlarının yolunu aydınlatan bir kişilige sahiptir. Turan Dursun iddia edilen dinin en kökünde yaşamış bir aydın bir araştırmacı ve çok iyi bir sorgulayandır. Sorgularıyla buldugu sonuçları ölümü pahasına paylaşan bir vasfı olması da ayrıca onu daha değerli yapmaktadır. Oysa çağımızda benzer konularda araştırma yapan hiç bir bilim adamı bu kadar hedef gösterilmemiştir. Onun adını taşıyan bu foruma dahi katlanamamış bu kadar saldırıya uğrayan olmamıştır.
Bir şeyleri ispatlayabiliyorsan ve bilimle de çelişmiyorsa bilim adamı olman gerekmiyor. Turan Dursun aynı araştırmayı yapan bilim adamlarına dahi kanıtlarıyla yol gösterebilmişse onu bilimsel değil şeklinde küçümsemek bilimi de küçümsemekle eşdeğerdir. Bilim adamı olmadıgı halde onu daha değerli yapan bu vasıfları için onu takdir ediyoruz...

Turan Dursun dini sahtekârlıkları-iddiaları çürütme başarısı göstermiştir, yarın bir başkası da Muhammed'in yaşayıp yaşamadıgı hakkında kanıtlar getirir, derken bir yerlere varlır. Bilim, araştırma işleri böyledir, her şey bir anda sonuca ulaşmayabilir. Olaylara biraz da bu yönde bakarsak eleştiriler daha yapıcı olur...

Ahlaksız
14-02-2017, 21:48
Sn.bilgivehis;yazdıklarımdan Turan Dursun'u küçümsediğimi anlamayı nasıl başardınız?

''Bu insanlar miti,mitle yorumluyorlar/eleştiriyorlar'' diyorum..Bu bilimsel değildir..!

Bilimsel bakış açısına sahip olmak,gerçekten farklı bir konum/durum..

Bakın size bir şey diyeyim..Geçen bitirdiğim ''homo sapiens'' kitabı,Türkiye'de çok satan bir bilim kitabı..Yazar tüm bilimselliğini kitabında konuşturmuş..Yalnız mesela ''Ermeni soykırımı'' konusunda s.çmış..Yazar bu mevzuyu savunan tarihçilerin papağanlığını yaparak,tüm bilimselliğini bir kenara bırakmış..Eğer gerçekten bir bilim adamı olsaydı,bu meseleyi adam gibi öğrenirdi ve ermeni soykırımını Yahudi soykırımı ile bir tutma aymazlığına düşmezdi..
Bu yazarın bu kitabı bilimsel mi?
Bence değil..İçeriğindeki tüm tarihi/bilimsel verilere rağmen,bilimsel değil..Çünkü çorbanın içine sinek düşmüş..

Şimdi ben bu yazara,sırf bir konuda aymazlık etti diye ''bilimsel değil'' diyebiliyorsam;bilimle zerre alakası olmayan Turan Dursun gibi yazarlara nasıl ''bilimsel yazıyorlar'' diyebileyim?!
Dalga mı geçiyorsunuz benimle?!

Bunu dediğim için beni Turan Dursun düşmanı ilan edeceksiniz..!

Turan Dursun ölümsüzdür..
Turan Dursun bir entelektüeldir..
Turan Dursun bir adamdır..
Turan Dursun bir teologdur..
Turan Dursun bir aydındır..
Yeter mi bu kadar?!

spartacus
14-02-2017, 21:48
Tanrı'nın varlığı bilmin değil, inancın konusudur. Bilim Tanrının varlığı noktasındaki inancı temelinden sarsacak buluşlara imza atarsa, işte o zaman fikrim değişebilir.
Yani şu an, böylesi bir üfürük-kurgu namına hiç bir fikre-bilince sahip değilsiniz, öyleyse değişmesinden söz etmeniz de anlamsız değil mi? Fikrinizin değişme koşulu yok-çünkü fikriniz yok!-, ancak belki inanca başvurmaktan, inancımdan, şartlanmalarımdan vazgeçebilirim diyebilirsiniz, neden yapmıyorsunuz? Madem herru, merru olmayacak, nalına, mıhına olmayacak, bilim size tanrının varlığına dair bir ispat sunmadı ki, yokluğuna dair sunmasını önemsiyorsanız, varlığına dairliğide önemseyeceksiniz, değil mi? Size nasıl güveneceğiz, yokluğunu ispatlarsa diyorsun, o zamana kadar tanrıya inancağım, iyi de siz varlığını ispatlamadığı koşulda inanmaktan söz ediyorsunuz(oluyor mu böyle??)... Burada yargılarımız, ayrıcalıklı, ikircikli, iki-yüzlü olmamalı. Zaten öne sürdüğünüz koşulda yine geçersiz. Bilim size öyle bir ispat sunmak zorunda değil, siz sunması için gözlem-deney tabanı verebiliyor musunuz - böyle bir taban var mı?- bu önemli? haydi bende Tor'a, Kül kedisine inanıyorum, haydi, varlığını ispatlayın -ondan sonra o varlık zemini-ispatı koşulundan söz edin.
Ne var ki; evrimi bahâne ederek "ateist" olduğunu ileri süren, buna rağmen inanmadığı Tanrı'yı muhatap alıp, sabahtan-akşama kırk kez sinkaf eden, Tanrı fikrine olan muhalefeti, evrimden ziyâde içinde yaşadığı yobaz çevrenin baskı ve hakaretleri ile şekillenen "ateist"(!) olmak bana uymaz.
HAKLSINIZ, yalnız her durumda değil, ayrıştırmakla mükelelfsiniz. Bu zemin öznel mi, nesnel mi, politik mi?

Örneğin şimdi bir EVET baskısı mevcut değil mi? Siyasi, bu bağlamda hayırın seçimide, ifadeside, evetin şu ya da busunun, şu ya da bu olumsuz yönünün ifadeside, kişilerin ne olduklarının ölçütü veya beliryeni değildir. Böyle iken, eğer toplumsal baskı dinsel evren görüşü, dini kaidelere, kurallara itaat, dinsel köhnemişliklerin asla sorgulanmaması temelli baskı ise, elbette bu koşulda karşı siyaset anlam kazanacaktır.
Bu tiplere ateist değil, "Küs mü'min" deniyor.
Ve evet işte tamda, henüz teist tarz düşünme, siyaset, benmerkezciliğin bazı hallerde ise sitemin(!), klişe ve slogan, salt propaganda(anti-propaganda dahil) düzeyinin aşılamadığı durumlar, geçiş süreçleri yaşanır, yaşanabilir, bu temelde size katılıyorum...

Son olarak hiç bir şeye inanmıyorum, hem de hiç bir şeye, çünkü şey'i, şeyleyen asli faktör iradelerden bağımsız ortadalığı, gözlem, deney, ya da en azından tespittir, bunlar yoksa, şeylemenin koşuluda yoktur, ancak bir farkla, insan hayal gücüyle üfürebilir(Kül Kedisi, Sindirella, Tepegöz, Alaaddin ve cini ve uçan halısı, Allah, Zeus, Tor, Ra, Ziusudra, Ahura mazda, Şeytan-iblis, Ehrimen ....)

Evrim teorisine de inanmıyorum, bilim bize salt cümleler değil, milyonlarca gözlemlenip, algılanabilir kaynak, dayanaklarda sunuyor veee milyonlarca gözlemci şansını. Yok efendim siz illa da bilim insanı olmalısınız türündeki öngörülerde safsatadır, zira bilimin yöntemi vardır ve her gözlemci diğerinden bağımsız gözlem-deney şansına sahiptir, böylece toplamda eldeki dayanak, kanıtlar ve kıyaslar ve dahi çevrenize baktığınızda evrenin-doğanın dinanizmini çıplak gözle gözlemleyebilirsiniz. Hatta çok çeşitli objektif araçlarla yapılmaktadır, yani bir önlük giymiş bilim insanı gaipten çıkıp orada bir galaksi var uzakta demiyor(kara göründü ifadesinde gözleme yansıyan kzra gibi, objektif araçalrla gözlemleniyor ve o kişiye has değil, gemidekilerin hepsi görebiliyor, imkana sahip ve materyallerle, fosil müzeleriyle! sergiliyor):)

Örneğin Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmıyorum ya da birisi çıkıp dünyanın düz olduğuna inanıyorum demişse, kimse önlük giymenizi dayatmaz, İngiltereden doğuya, Japonyadan batıya(aksi) gidin, bakalım nerede buluşacaksınız(düz bir dünya inancı(!) geçerli olsaydı buluşamayacaksınız)...

Hasılı, bir ateist inanmaz, bu dünya görüşüyle->ateizmle çelişir, öngörmek, düşünmek gibi ifadeler kullanılır bu halde bunalrın da gözle zemini verileri açık olmalıdır(yarın yağmur yağabilir, çünkü atmosferik gözlemler .......) Ama bir teist inandığı ya da inanmadığı ne varsa ölçütü, inanıp, inanmaması, safsata üzerine kurar, tamamen öznelci. ,haliyle bu temelde yürütlen her propaganda namına hadi oradan dümbük denmeli-boş zaman israflığı ve gereksizce bataklığa çekme ise cabası elbette vaktini değerli gören kişiler için.

http://www.safsatakilavuzu.com/safsata%20turleri%20ve%20guncel%20ornekler-3.htm

Bu bölümdeki safsatalarda ortak olan nokta, iddiayı kabul ettirmek için, bir otoriteye veya geleneklere, adetlere v.s. başvurulmasıdır.

örnekler
-Tanrı vardır. Çünkü insanların büyük bir kısmı onun varlığına inanıyor.
-Tarih hocam aya inişin bir hile olduğunu söyledi. Ona inanıyorum, çünkü o benden daha fazla tahsil yapmış biri. [Ay'a inişin kıstası tarih hocasına inanmak olabilir ya da Ay'a inilip, inilmediğine illa inanıp, inanmamak isteyen birisinin ölçütü, Ay dururken, tarih hocasının tahsilli oluşu olabilir mi? Böyle bir inanç biçimi var mı?]

bakın tarih hocam safsatası, evrime inanıp-inanmama zırvalığıyla öne sürülen ifadelerin temelindeki safsata değil mi(cuk oturuyor)? Sanki bir teoriyi anlamak, kavramanın ölçütü, o teorinin, deneyinsunumunu yapanın şu ya da bu özelliği, kişiliği, giydiği önlüğüymüş gibi... efendim size ne sunuyor bu önemli!...

İnandığım hiç bir şey yok çünkü hiç bir olgunun ve şey'in belirleyeni, benim ya da ötekinin inancı olamaz, o nedenle de sanki böyleymiş gibi, bilime böyle bir kıstas-yöntem, safsata dayatıp, sonrada bilimin tanrının olmadığını kesinlikle ispatlarsa fikrim değişir(sanki şimdi fikir sahibiymiş gibi!) türünde ifadeler de boştur(ilk paragrafınız). Elinizde hiç bir bilimsel gözlem, tespit yokken tarıdan söz ediyorsunuz, ama çıkıp öznel kurgularınızın da -örneğin tanrının yokluğu- ispatını bilime yıkıyorsunuz, olmadı, olamazda(bir kere bilim diyorsunuz, ama metafizik üfürklerden bahsediyorsunuz, burasıda olmuyor, biliminz emini fiziktir, metafizik olamaz(gözlem, deney yapamaz çünkü!)). Kül kedisini ele alalım, bilim Kül kedisininin yokluğunu ispatla mükellef mi? Üstelik objektif kanıtla(nasıl?), var olduğunu iddia eden sizsiniz, bilim değil, o halde doğru söz, tanrının varlığını, iradelerinizden, zoraki yüklemeler ve kurgularınız, safsata mantığından bağımsız, objektif, rasyonel olarak-yani bilime gözlem tabanı sunan- bir zeminde siz varlığını ispatlamasınız, ispatlayamıyorsanız varlığından da söz etmeyeceksiniz(böylece yokluğu sorunu da olmaz), yok öyle bilim tanrının, kül kedisinin gerçekte yokluğunu ispatlasın pişkinliği!...

hem biz bir tanrıya inansak ne inanmasak ne, kül kedisine inansak ne, inanmasak ne?Gözlemlediğimiz olay ve olguların neden ve nasılalrını açıklıyor mu? yada kül kedisi inancı bize, kül kedisinden mesajlar, buyurklar filan iletiyor mu, daha doğrusu hadi orasını geçelim, bizden beklentileri mi oluyor, iradesi filan?

Vefik Sami
15-02-2017, 14:03
Yani şu an, böylesi bir üfürük-kurgu namına hiç bir fikre-bilince sahip değilsiniz, öyleyse değişmesinden söz etmeniz de anlamsız değil mi? Fikrinizin değişme koşulu yok-çünkü fikriniz yok!-, ancak belki inanca başvurmaktan, inancımdan, şartlanmalarımdan vazgeçebilirim diyebilirsiniz, neden yapmıyorsunuz? Madem herru, merru olmayacak, nalına, mıhına olmayacak, bilim size tanrının varlığına dair bir ispat sunmadı ki, yokluğuna dair sunmasını önemsiyorsanız, varlığına dairliğide önemseyeceksiniz, değil mi? Size nasıl güveneceğiz, yokluğunu ispatlarsa diyorsun, o zamana kadar tanrıya inancağım, iyi de siz varlığını ispatlamadığı koşulda inanmaktan söz ediyorsunuz(oluyor mu böyle??)... Burada yargılarımız, ayrıcalıklı, ikircikli, iki-yüzlü olmamalı. Zaten öne sürdüğünüz koşulda yine geçersiz. Bilim size öyle bir ispat sunmak zorunda değil, siz sunması için gözlem-deney tabanı verebiliyor musunuz - böyle bir taban var mı?- bu önemli? haydi bende Tor'a, Kül kedisine inanıyorum, haydi, varlığını ispatlayın -ondan sonra o varlık zemini-ispatı koşulundan söz edin.

Efendim; Tanrı hakkındaki fikirlerinin bir kısmına, zaman zaman çoğuna katılmasam da bilgi ve birikimlerinden şüphe duymadığım üyeler var. Bazen bu arkadaşların yazılarını anlama noktasında üç-dört defâ okuma durumunda kaldığım da oluyor. (Pyrrhon'ı kasdetmiyorum. O arkadaşın yazılarını anlamam mümkün değil.) Bu durumda hayret ettiğim şey; bu birikimdeki insanların basit birkaç satır yazıyı anla(aya)mamış olması.

Ve şüpleleniyorum.

"Beni 'ti'ye mi alıyorsunuz?" diye.
"psikolojik sorunlarım" da - öyle iddia edildiği gibi - problem teşkil edecek düzeyde değildir.

Diğer bir ihtimal; polemik üzerinden münâkaşa sürdürmek.
Bunu da size yakıştıramam doğrusu.
Özellikle yanlış algı oluşmasın diye başta belirttim "Bilimin konusu Tanrı değildir" şeklinde.
Mâdem ki anlaşılmadı, açayım:

Bilimin; ontolojik ve epistomolojik anlamda elde ettiği sonuçlar bir "yaratılış" iddiasını kesinkes çürüttüğünde, ben de bunu okuyup anladığım vakit, Tanrı fikrini yeniden değerlendiririm veya tümden vazgeçerim diyorum. Gerçi buna ömrümün yeteceği de şüpheli.

"Küs mü'min" nitelemesi bana âit değil. Net'te bir araştırma esnâsında tesâdüfen buldum. Çok da hoşuma gitti; zaman zaman kullandım, kullanacağım. "Her inançsız ateist" değildir derken dayanak noktam şu:

İnsanın "ateist" olması için evvelâ teist olması gerekir. Tanrı fikri inanca dayanır. Kişi inancın ne olduğunu bilecek ki ona neden karşı çıktığını da idrak etsin. Dinsel hassasiyetleri zayıf bir çevrede yetişmiş; din, inanç, iman, Tanrı kavramları hakkında kulaktan dolma ezberi dışında en ufak bir fikri olmayan, "entellektüel" görünme adına veya ateist görünmeyi bir çeşit "moda" olarak algıladığı için, kendisini "atesit" olarak tavsif edenler var. Bu tipler; Tanrı'nın olmadığını iddia eden basit birkaç cümlenin ardından, başlar; Tanrı'ya, inanca ve inançlııya sinkafa. Ha; sık sık "evrim"den söz etmeyi de ihmâl etmezler. Tanrı fikrine reddiye noktasında, ne denli "ciddi" olduklarını ıspatlama adına. Ne var ki evrim ile ilgili cümleleri, evrimi övmekten öteye gitmez. Ben, evrim hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabilirim. Ama; bu iddiada bulunanların da ne denli "birikimli" oldukları hakında zihnimde bir fikir oluşması için "Darwin" olmam gerekmiyor.

Tanrı'ya inanmak kolaydır. Ama; inancını terk edip Tanrı fikrini reddetmek bir çaba ve birikim işidir. Ben, böyle düşünmekteyim. Bu nedenle, Tanrı inancına karşı olduğunu beyan eden herkesi ateist olarak görmem. İnançsız (atayis-ateyizz) başka, "küs mü'min" başka ateist başka...

Vefik Sami
15-02-2017, 14:45
Sn.vefik sami;Turan Dursun bir mitoloji yorumcusudur..Futbol yorumcusu gibi anlayın bu...Futbolu yorumlamak için maçı izlemek,futbolu bilmek yeterlidir..Öyle üstün yeteneklerinizin olmasına gerek yoktur..Turan Dursun'da islamı biliyor,hem de çok iyi bir şekilde ve bu bilgisini zekası ile yorumluyor..Yorumlarken kullandığı metot bilimsel değildir..Çünkü islamı,islamın içeriğindeki verilerle yorumluyor..!

Zevkli.org adlı forumdan tanıdığım fthgzl79 müstearlı üyenin bir mantığı, yazılarında belli ölçüde tutarlılık vardı. "Ahlâksız"lığa terfi edince, akıl-mantık berhavâ olmuş. Kusura bakma. Böyle bir üslûp benim harcım değil. Genelde de kullanmam. Ne var ki sen bunu hakediyorsun.

Bu güne kadar dünyadaki tüm dinlerin eleştirisini yapan eserler ortaya kondu. Bu eserlerin sahipleri de genelde imamlar ve papazlar değil. Çoğu, bilim adamı. Eserleri de elbette bilimsel nitelikte. Ayrıca bir düşüncenin, makâle'nin veya eser'in bilimsel olması için sahibinin "bilim adamı" titr'i taşıması gerekmez. Daha önce de yazdım: Bir olguyu, düşünceyi, inancı yanlışlamak için bilimsel yöntemler kullanmazsanız, ortaya koyduğunuz sonuçları kim ciddiye alır ? Öte yandan, yorum başka, araştırma ve inceleme başka. Siz Turan Dursun'u anladığınızı ileri sürerken, bu "anlamış olma hâliniz"i de futbol yorumcusu örneği ile ıspatlamaya çabalarsanız, buna ancak gülünür. Bu denli basit çelişkilere düşerken, içinde bulunduğu durumu fark edemeyen birinin, "Evrim"den dem vurması da ayrı bir garâbet doğrusu.

spartacus
15-02-2017, 15:03
Bilimin; ontolojik ve epistomolojik anlamda elde ettiği sonuçlar bir "yaratılış" iddiasını kesinkes çürüttüğünde, ben de bunu okuyup anladığım vakit, Tanrı fikrini yeniden değerlendiririm veya tümden vazgeçerim diyorum. Gerçi buna ömrümün yeteceği de şüpheli.
sevgili Vefik Sami, belirttiğin gibi bir yanlış anlaşılma mevcut, beni yanlış anlamışsınız, şahsileştirmişsiniz de...

Bilim şimdi size, ontolojik ve epistemolojik açıda, yaratılış iddiasını sunuyor mu ki, gelecekte bir gün çürütmesini, aksini bekleyesiniz. Bende size diyorum ki, şahsi anlamda değil, tutarlı olalım... Eğer kıstasınız bilim olacaksa, şimdi de olmalı. Şimdi ölçütünüz, bilim eğer yaratılış iddiasını ispatlamışsa, bende şimdi yaratılış iddiasını kabulleneyim olmalı... Ömrünüz yetiyor.

Elbette yukarıdaki paragraf sizin ifadelerinize dayanıyor, bilimsel zeminde ise değil ömrünüz, dünyanın sonuna kadar dahi yaşasınız, o üfürkler namına beklentinizin karşılığını alamazsınız, çünkü metafizik, gözlem tabanı yok.

Misal ben Hulasula diye bir şey uydurayım, aklıma ne gelirse, nitelik, sıfat şu bu yükleyeyim. Doğaya bakayım, olaylara, olgular ve her birisine cevap olarak Hulasalula tarafından yapıldığını iddia edeyim. Bilim nesini -olumlu ya da olumsuz- kanıtlayacak? Eğer bunu esas alırsanız, bilim kalmaz, bilime gereksiniminiz de kalmaz, bilmeye, anlamaya, kavramaya, açıklamaya da gereksiniminiz kalmaz, böylece düşünmeye de... Bu şekilde, bilim kaldı mı -ki ömrünüz yeterse, bu iddialar namına bilimden söz edebilmiş olun.

yaratmak fiili, nesnel zeminde geçersizdir, hem de her yönden, ama bilim bugün size "madde varken yok, yok iken var edilemez" demiyor mu, neden ömrünüzün yetmesini bekliyorsunuz? Bu gün bilim size, madde yaratılamaz dediği halde, siz maddeyi yarattığı iddia edilen, yani bilime ters bir tanrıdan vazgeçmezken, yarın nasıl vazgeçeceksiniz? Aksini göstersin diyorsunuz gösteriyor işte, madde var edilemez, yok edilemez diyor, bugün sırf inanca(bilim dışı) dayanıp, ama, ama derseniz, yarında ama, ama dersiniz. kaldı ki, madem nesnel zeminde geçersiz olan yaratmak fiilini alacağız, peki kabul alalım, sözde var ettiğini idia ettiğim Hulasula'yı yaratan ne?.

Söylemek istediğim basit, tutarlılık...

Vefik Sami
15-02-2017, 15:33
Bilim şimdi size, ontolojik ve epistemolojik açıda, yaratılış iddiasını sunuyor mu ki, gelecekte bir gün çürütmesini, aksini bekleyesiniz.

Yarın, öbür gün maddenin nasıl meydâna geldiğine dâir, kesin ve net veriler ortaya çıkar, bu verilere bakılarak yaratılış iddiasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılırsa, dolaylı olarak Tanrı'nın olmadığı noktasındaki düşünceler kuvvet bulmuş olur.

Ahlaksız
15-02-2017, 17:58
Size gülüyorum sn.vefik sami..Başka da bir şey demiyeceğim..

world
15-02-2017, 18:28
Yarın, öbür gün maddenin nasıl meydâna geldiğine dâir, kesin ve net veriler ortaya çıkar, bu verilere bakılarak yaratılış iddiasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılırsa, dolaylı olarak Tanrı'nın olmadığı noktasındaki düşünceler kuvvet bulmuş olur.

EĞer bir kesinlik yoksa ateist olmalısınız .Var olduğu kesin olarak kanıtlanana kadar olma ihtimali olan sonsuzlarca olasılıktan birini seçip bana iyi hissettiriyordoğru olmalı diyemezsiniz.

İlahimasal
15-02-2017, 18:37
Hristiyan teolojisinin en çok mücadelesi ve korkusu EVRİM için oldu.

Evrim , Hristiyan din adamları tarafından İLK tepki alan bilim dalıdır.

Bizdeki mümin müslümanların evrim karşıtı olmalarına sebep , Hristiyan din kardeşleridir.
Hristiyan PAPAZLARIN bu hallerine yedek lastik, baston olma durumu da bundandır.

Halbuki kur-an da evrime karşıt bir görüşde yoktur. Tek söylediği YARATTIM dır.
Mhmd evrim gibi bir olayı o dönemlerde bilmiş olsa idi , elbetteki yaratılış masalına karşı bir durum olduğu için ayet yazacaktı. Yada ondan sonraki islam ileri gelenleri kur-an a ekleyiverecekti.

Hristiyan papazlar
Darvin ve benzerlerinin ortaya koyduğu bu bilimsel çalışmayı hazm edemedikleri için , kiliselerin de karalama ya , bu uğurda yok etmeye başladılar. Bu bilimsel çalışma ortaya konana kadar Hristiyan ve türevlerinde bu konuya dair , eskiden verilen bir tepki varmı? Elbetteki yok.

Memleketimizde bu bilimsel konuya karşı siyasi çalışmalar yapan Adnan Oktar da hristiyanlık faaliyetlerine ortak olmuş diyebiliriz. Ve benzerleride.

Sn Vefik sami beye de çok birşey dememek lazım. Onun inandığı dinin papazları böyle buyurmuş. İncil dedikleri kitapta olmamasına rağmen.

Burada YÜZ sefer söylenmesine rağmen anlamayanlara bir daha diyelim.
Evrim ne tanrınızla ? Ne de yaratılış hikayesi ile alakadar olmazzz.
Evrim evrimin oluşumunu inceler. Bulduklarının da insanlarla paylaşır. Çarşaf çarşaf, kitap kitap, makale makale bir çok yazı var. Bi zahmet bulup okuyunuz.

Evrim tanrınızı tınlamıyor anlayın be Hristiyan teologlar.

world
15-02-2017, 18:41
Hristiyan teolojisinin en çok mücadelesi ve korkusu EVRİM için oldu.

Evrim , Hristiyan din adamları tarafından İLK tepki alan bilim dalıdır.

Bizdeki mümin müslümanların evrim karşıtı olmalarına sebep , Hristiyan din kardeşleridir.
Hristiyan PAPAZLARIN bu hallerine yedek lastik, baston olma durumu da bundandır.

Halbuki kur-an da evrime karşıt bir görüşde yoktur. Tek söylediği YARATTIM dır.
Mhmd evrim gibi bir olayı o dönemlerde bilmiş olsa idi , elbetteki yaratılış masalına karşı bir durum olduğu için ayet yazacaktı. Yada ondan sonraki islam ileri gelenleri kur-an a ekleyiverecekti.

Hristiyan papazlar
Darvin ve benzerlerinin ortaya koyduğu bu bilimsel çalışmayı hazm edemedikleri için , kiliselerin de karalama ya , bu uğurda yok etmeye başladılar. Bu bilimsel çalışma ortaya konana kadar Hristiyan ve türevlerinde bu konuya dair , eskiden verilen bir tepki varmı? Elbetteki yok.

Memleketimizde bu bilimsel konuya karşı siyasi çalışmalar yapan Adnan Oktar da hristiyanlık faaliyetlerine ortak olmuş diyebiliriz. Ve benzerleride.

Sn Vefik sami beye de çok birşey dememek lazım. Onun inandığı dinin papazları böyle buyurmuş. İncil dedikleri kitapta olmamasına rağmen.

Burada YÜZ sefer söylenmesine rağmen anlamayanlara bir daha diyelim.
Evrim ne tanrınızla ? Ne de yaratılış hikayesi ile alakadar olmazzz.
Evrim evrimin oluşumunu inceler. Bulduklarının da insanlarla paylaşır. Çarşaf çarşaf, kitap kitap, makale makale bir çok yazı var. Bi zahmet bulup okuyunuz.

Evrim tanrınızı tınlamıyor anlayın be Hristiyan teologlar.

Hristiyan teologlarından evrimi ilk duyduğunda kabul edenler de olmuştu.

Vefik Sami
15-02-2017, 20:13
Hristiyan teologlarından evrimi ilk duyduğunda kabul edenler de olmuştu.

Bildiğim kadarıyla Hristiyan Cizvit tarikati, evrim teorsine karşı çıkmıyor; hattâ, Kitâb-ı Mukaddes'in evrim ile çelişmediğini iddia ediyorlar. Buraya kadar; ne dediklerinin, ne yaptıklarının, neleri anlatmaya çabaladıklarının gerekçelerini belki bir şekilde izah edebilirler. Ne var ki bu hususda attıkları taklaların sayısını kendileri de hesap edemezler. Bu güne kadar bulunan ve bilinen rakamlar, matematik hesaplamalar. atılan takla sayısını hesap edilmesi için kâfi gelmez.

Sadece Hristiyanlar mı ?
"Dindar" olduğunu söyleyip de evrimin dinle bağdaştığını iddia eden herkes, bu "takla" dan atmak mecbûriyetindedir.

Din ile evrim birbiriyle uyuşmaz.
Birisi gerçek ise diğeri "taç"a çıkar.
Kıvırmanın âlemi yoktur.

Daha evvel de yazdım. Bir daha yazayım: Dünya, uzay içerisinde toz zerreciği kadar dahi hükmü olmayan bir gezegen. Buradaki biyolojik evrimden hareketle, tüm kâinat hakkında hüküm vermenin anlamını da "Bilimsel" takılanlar açıklar muhtemelen. Çünki bu "Dindar-geri kafalı"nın zekâsı, bunu uyarlama, uyuyanları uyandırma mahâretine sâhip değil.

Kâinatın işleyişinde evrim var mıdır ?
Varsa, yeri-yurdu nedir ?
Bu sorulara cevabı olanlar vardır belki.
Benim yok.

Öğrenmeden de hiç kimsenin lâfı veya yönlendirmesiyle hareket etmem mümkün değil.

spartacus
15-02-2017, 20:38
Yarın, öbür gün maddenin nasıl meydâna geldiğine dâir, kesin ve net veriler ortaya çıkar, bu verilere bakılarak yaratılış iddiasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılırsa, dolaylı olarak Tanrı'nın olmadığı noktasındaki düşünceler kuvvet bulmuş olur.
Peki, yarın, öbür gün öyle olursa, böyle bir şeyi o zaman düşünün, şimdi değil(şimdi gözlem tabanınız yok ki, neye dayanarak şu ya da bu diyebiliyor, şu ya da bu fiili, sıfatı yüklüyorsunuz->hiç, ama buna rağmen bilimden söz edecekseniz, tutarlı olmak gerekir)... unutmamalı, bugün gözlem tabanınınız olmalı-aksini ispatladınız mı? hayır o halde?...

Madde meydana gelmedi, meydandaydı... meydana sadece yapı-formlar gelebilir, o da bünyevi değişimden başka bir şey değil...

Ve ben size yine sorarım, meydana getirdiğini iddia ettiğiniz hokus pokus nasıl meydana geldi? Yoksa gelmedi mi?

Vefik Sami
15-02-2017, 20:46
Sn Vefik sami beye de çok birşey dememek lazım. Onun inandığı dinin papazları böyle buyurmuş. İncil dedikleri kitapta olmamasına rağmen.

Burada YÜZ sefer söylenmesine rağmen anlamayanlara bir daha diyelim.
Evrim ne tanrınızla ? Ne de yaratılış hikayesi ile alakadar olmazzz.
Evrim evrimin oluşumunu inceler. Bulduklarının da insanlarla paylaşır. Çarşaf çarşaf, kitap kitap, makale makale bir çok yazı var. Bi zahmet bulup okuyunuz.

Evrim tanrınızı tınlamıyor anlayın be Hristiyan teologlar.

Hiç kimsenin, bir başkasını iknâ etme veya "öteki"nin fikirlerini çürütme gibi bir görevi yok. Münâkaşa ile iddialaşama arasında çok kalın bir çizgi bulunmaktatdır. Maalesef; bâzen egomuzun, bâzen de gereğinden fazla heyecan yapıp kendimizi kasmanın neticesinde, eski tâbir ile "Uhûlet ve Suhûletle" devam etmesi gereken tarışma, bir anda 'ray'ından çıkıyor. Konu; taraflardan biri "ahmak" diğeri "akıllı" noktasına geliyor veya getiriliyor.

Ben, düşüncelerimi aktarıyorum. Gerçek olduğu noktasında iddialı olduğum hususlarda muhakkak kaynak veririm. İşkembe-i Kübrâ'dan sallama huyum yoktur. İslâm ve Hristiyanlığa ilişkin eleştirilerimin olduğu başlıkları okuyanlar "Kitap ve müellif adı, cild ve shf no, âyet no" verdiğimi bilirler. Sâdece kişisel tesbit ve kanâ'atlerime dayanan hususlarda kendimce kurabildiğim "mantık"ı göz önüne sermeye çabalarım. Ama; hiç kimse bunları kabul etmek mecbûriyetinde olmadığı gibi, inandığım bu düşünceler nedeniyle beni aşağılama hakkına da sâhip değildir.

Ha, yine de sinkaf eden olur mu ?
Olur tabii.
İnsanın ağzı torba değil ki büzesin.

Münâkaşa konusu şahsileşmediği, cıvımadığı müddetçe, girdiğim hiç bir tartışmadan geri çekilmem. Bilemediğim hususlarda hiç çekindemden 'bilmiyorum' der, yanlışımı görürsem, açıkça söylerim. Yaşım 63. Şimdiye kadar "adam" olabildiysem oldum. Olamadıysam, "sanalda adamlık"ın ne bana, ne de başkalarına bir yararı olur.

İlahimasal
15-02-2017, 21:38
Evrime inanmamak? İnanmak?
Ne kadar saçma

Evrimi anlamak veya anlamamak üzerinden tartışmak gerekli.

Hristiyan teolojisi evrimi anlasa dahi karşı çıkmak zorunda idi ,aksi takdirde Hristiyanlığın var olduğu dönemlerde ,hiç bir şekilde anlaşılamayan dinleri, sadece inanç ile ayakta duramazdı.

Bir tek evrime karşı durmadıki Hristiyan din adamları.Dünyanın şeklinden dolayı bilim insanlarına zulüm ettiler. Dünyanın düz olduğu hakkında zorbalıkla hüküm veren bu Hristiyan din adamları bu gün bunu söyleyebilirmi ? Asla söyleyemezler. Evrim içinde durum bu yönde hızla ilerlemekte.

Sn Vefik sami siz ne kadar bilim bana net bir bilgi versin deseniz de , inançlarınız sizi prangaladığı için kanıtlar önünüze konsada zihninizdeki inanç merkeziniz bunu kabul etmeyecek.

Yüzyıllar önce dünyaya düz diyen din adamlarının devamı olan bu günki takipcileri bu durumu sindirebildilermi ? Hiç sanmıyorum. Halen direniyorlar bilimin karşında. Dirençleri ise inançtan ibaret.

Evrim varmıdır ?
Elbetteki vardır. Hem maddesel , hem kavramsal, hemde olanak olarak vardır.

Tanrı varmıdır ?
Elbetteki vardır fakat kavramsal olarak vardır.
Ne maddesel
Nede olanak olarak yoktur.

Tanrı dışında kavramsal olarak , supermen de var . Tanrıya yüklediğim her özelliği , kavramsal olarak supermene de yüklerim . Zihnim bana her oyunu oynar yani.

Evrim öylemi? Deil işde.

Hristiyan din adamları Evrime karşı bu kadar karşıt propaganda yapmasaydı, bilim insanları yinede bu gerçeği bulup insanlığın önüne koyacaktı.

Yine söylüyorum
Bizı geç , Evrim ile alakadar olan bilim insanları tanrı gibi gereksiz olan konularda tartışma ya dahi girmiyorlar . İşlerine bakıyorlar.

Din adamları ne yapıyor?
Dini tarikatı mezhebi tanrılarını bırakmış Evrimi yok saymaya uğraşıyorlar.

İlahimasal
18-02-2017, 18:26
Evrim karşıtlığı Hristiyan din adamlarının siyasi propagandalarıdır.

Adeta önümüzdeki referandumda birbirlerine pas atan " sende varmısın " harekatına benzer şekilde , Hristiyanlar , müslümanlara evrime karşı sende varmısın gibi bir pas atmışlar , müslümanlar da pası almışlar.

Bu pas 1800 lü yıllara kadar yok. Darvin den hemen sonra atılmış.

Bu yüzyıldan önce islam coğrafyasında astronomi , fizik, biyoloji , tıp vs gibi bilim dalları üzerinde araştırmalar yapıp kaleme alan bir çok insan var.

Bu insanların içerisinde benim dikkatimi çeken kişi Erzurumlu İbrahim Hakkı ismindeki İslamcı hali ile tanınan kişi. Bu kişi bir yazısında adeta EVRİM den söz ediyor ancak o dönemlerde Darvin isimli kişi ortaya evrim lafını atmadığı için , Hristiyan din adamlarının karşıt propagandasına da , İslami Adnan Oktar vari propagandalarına maruz kalmıyor.

Erzurumlu ibrahim hakkı denen kişi 1700 lü yıllarda , Darvin ise 1800 lü yıllarda yaşıyor. Darvin denen kişi İbrahim hakkı dan haberdar oldumu evrim benzeri yazdıklarını gördümü bilemem.

Evrime karşıt duruş ve benzeri marx'a , komünizme karşı duruşun ana kaynağı batılı Hristiyan din adamları ve bu durumu hem sahiplenip hemde Hristiyan dan daha Hristiyan bir yapı ülkemizde kediciklere mezleke eşliğinde göbek artırırken, bir diğer kısmı da Amerikalı bir diğer batılı güç tarafından yurdumuzda cemaatleşerek evrim, komünizm gibi fikirlere islam adı altında genellikle KANLI yöntemleri uygulayarak yok etme yolunu seçiyorlar.
Biraz daha tarafsız düşününce Hristiyan din oyunlarına alet olmuş islam maskeli cemaat ve grupları net olarak görüyoruz. Ve peşindeki koyun sürülerini.

Konu dağıldı gibi görünse de erzurumlu ibrahim hakkının şu kısa ve enteresan yazısına dönsün.
Bu adamın hayvan ve insan arasındaki bağlantıya ne Hristiyan din adamları , nede islam uleması gak guk etmemiş.


“…Hak Teala’nın emir ve tesiri ile gökler ve yıldızlar dönüp hareket ederek anasır-ı erba’ayı (su, hava, ateş, toprak) birbirine karıştırıp yoğurmuştur. Böylece, önce madenler, sonra, bitkiler, daha sonra hayvanlar meydana gelmiştir. Bu bileşik cisimlerin dört mertebesi arasında, yani maden, bitki, hayvan ve insan arasında aracı bileşik cisimler de vardır. Madenler ile bitkiler arasında vasıta ve geçit olan mercandır. Çünkü mercan katılıkta taş gibidir. Bitki gibi zerre zerre denizin dibinden bitip suyun yüzeyinden yukarı çıkıp kuruduğunda sert olur. Bitkiler ile hayvanlar arasındaki geçit hurma ağacıdır. Çünkü o bitki olmasına rağmen hayvan gibi erkeğine yakın olmadıkça (döllenme olmayıp) neticesi hurma olmaz. Başını kestiklerine helak olup, kuruyup, yaprak ve meyvası kalmaz. Hayvan ve insanlar arasında geçit olanların en açığı maymundur. Çünkü bütün organlar, kıl ve kuyruğundan başka, dışı ve içi insana benzer. Mercan, hurma ağacı ve maymun gibi maden, bitki, HAYVAN VE İNSAN arasında, geçit olanların varlıklarındaki hikmet, her birinin kendi mertebesi aşağısından son yükseklik derecesine ulaşması, varlıklardaki mertebelerin o silsile yoluyla tertip edilmesi ve insanlık mertebesinde nihayet bulmasıdır

Ahlaksız
18-02-2017, 18:39
Sn.ilahimasal;Erzurumlu ibrahim hakkı gibiler,kime insan diyorlar?
Kendilerine..!

Kendilerini maymundan üstün görüyorlar..Halbuki evrim böyle bir şey söylemez..

Bu alıntı yaptığınız yerler gösterilerek,müslümanların evrime karşı olmadığı veya Kuran'ın evrimle çelişmediği gibi sözler söylenemez..

Bu kişiler hem maymunlardan/hayvanlardan kendilerini üstün görüyorlar,hem de gayrimüslimleri insan kabul etmiyorlar..Bunlara göre sadece müslümanlar insan..Bunların kafa yapısı budur..

İlahimasal
18-02-2017, 19:38
sn Nolan ben sizin gibi bakmıyorum bazı konulara.

Evrime sert çıkış hristiyan din adamlarından sonra buradaki hristiyan sözcülerine geçiyor. halk bu durumu okuyup öğrenmedikden sonra anlayamaz.

İbrahim Hakkı denen kişi Darvin den yüzyıl kadar önce kendince bir çıkarım yapmış ve bu günki , özelikle insan evrimi ile alakalı duruma yaptığı çıkarım konusunda bu günki islam uleması pek ses çıkartamamış... varsa yoksa Darwin araştırmalarına karşı akla ziyan çalışmalar yapıyorlar.

İbrahim hakkı anladığım kadarı ile islam harici insanlar insan deildir gibi bir çıkarımda yapmamış . nereden bulup söylediniz bunu anlamadım. İbrahim Hakkı insanların boy ve tiplerine dair karekter özelikleri çıkarımı da yapmış. hemde komik derecede..

Bak mesela İbrahim Hakkı dan önce yaşamış. İbn Miskeveyh var o ne diyor.
İnsan ve maymun arasında pek az bir mesafe vardır; Eğer
maymun bu mesafeyi kat ederse insan olur. İnsanlaştığı zamanayakta
yürür ve hayvanlar ufkunun yakınında ilkel insan mertebesine uygun
olan temyiz melekesini birazcık olsun kazanır

Dönemine göre bu insanların söylemleri bu günki radikal evrim fikri düşmanları için ne yenilir ne de yutulur derecede . Bunları fazla medyatik hale gelmedikleri için yerden yere vurmuyorlar. Bk bu adamların fikirlerini ortaya koy da neler olduğunu gör..mezarını bulur içinden çıkarır yakarlar... o kadar yani.

Ben bu tip insanlara değer veriyorum.. ve Bu insanların eserlerinin de okunup bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Aklı bağlı Müslüman la tartışırken İslamda ilim bilim adamı yok dediğin anda . bu insanların yüzeysel isimlerini vermekden geri durmazlar ancak bu konular hakkında neler yazdığını asla bilmezler. .

Adnan Oktar ve türevlerinin Evrim konusu hakkında yaptığı ret çalışmalarını muhakkak görmüşsündür. hatta o dereceki bu yüzyılın hristiyan diye tabir ettikleri bilim adamlarından evrim karşıtlığına çalışmalar bulup reklam yaparlar.

Sen Adnan Oktar ve türevlerinin İbrahim Hakkı , İbn Miskeveyh , Farabi,ihvan el safa vb gibi isimlerin ortaya koyduğu evrim çıkarımlarından reklam ettiği bir çalışma gördünmü?

Artık çok emiğnimki Hristiyan din adamlarının buradaki şubeleri, evrime karşı bu adamlarla iş birliğindeler.. yeşil kuşak , antikomunizm çalışmaları gibi.

Yahudilerde evrim karşıtlığı ne derecede bilemiyorum ancak bu hristiyan din adamları evrime kökden karşı. Karşı olsalarda evrimin gerçekliği hakkında en başarılı çalışmalarda onların toplumunun içindeki insanlardan çıkıyor.


Sn Nolan ben doğru gördüğüm insana doğru derim..

mesela Hüseyin
mesela Hanefi denilen insan gibi .. bu durum din seviciliği deil..doğrunun ve mazlumun yanında durmakdır.


Spartaküsün bir sözü vardı. ilham kaynağı

Filistinde müslümanım
Almanyada yahudi
Amerikada zenci
Afrikada aç

Türkiyede ki durum ne? Varın siz karar verin.

Ahlaksız
18-02-2017, 20:22
Sn.ilahimasal;Hristiyan din adamlarının buradaki şubeleri derken;sn.vefik Sami'yi mi kastediyorsunuz?
Forumda başka Hristiyan yokta..!

İbrahim hakkı veya bir başkası..Sonuçta bir Müslümana göre Müslüman olmayan insan değildir..Cizye verirsen kellen yerinde durur,yoksa kellen uçar..Hepsi bu..O da bu Müslümanların düşündüğü gibi düşünürsen,insan olabilirsin..Yani mevzunun birde mezhep kısmı var..

Bu Müslümanlar yüzlerce yıl önce maymunun insana benzerliğini keşfetmişler..Hepsi bu..Maymunun insana benzediğini bir çocuk bile görebilir/anlayabilir..İbrahim Hakkı ve benzerleri maymun insana benziyor veya maymun az ilerlerse insan olur demişler diye,bu Müslümanları bilim adamı ilan edecek ya da evrimin islamla çelişmediğini söyleyecek değiliz..
Bu,evrime sıcak bakan Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin söylemleridir..Bunlar sadece çırpınmadır..

Evrim Dünya'daki tüm mitolojileri ilga etmiştir..Hepsini..İstisnasız..Ne tanrı,ne din,ne cin,ne ruh..Hepsi buhar olup yok olup gitmiştir..Hiçbir dini,hiçbir inancı evrime yaklaştıramazsınız..Mümkün değil bu..

Vefik Sami
18-02-2017, 22:47
Sn.ilahimasal;Hristiyan din adamlarının buradaki şubeleri derken;sn.vefik Sami'yi mi kastediyorsunuz?
Forumda başka Hristiyan yokta..!


Beni; kimin, nasıl gördüğü hiç önemli değil. Ancak; bâzı yanlış değerlendirmelerin yapılması da hoşuma gitmez. MESİH'e olan inanç algım nedeniyle, Protestanlar da dâhil, hiçbir Hristiyan mezhebi içlerine almaz beni. Sâdece bir Baptist Kilise pastörü durumumu bile bile iki yıl kadar evvel gelip vaftiz etmişti. O günden bu tarafa arayıp-sorduğu yok. Kendisine bir-iki soru sordum. Doğru dürüst geri dönüşü bile olmadı.

Forumdaki arkadaşların şunu bilmesini istirham edeceğim.
Şu an Türkiyede yaşayan Hristiyanlara bakarak beni de aynı safta görmeyin lütfen.
Ben sadece MESİH'e inanırım.
Pavlus, Petrus, vahiy kitabı üfürmeleri beni enterese etmiyor.
Sorulursa, "Böyle bir inanç var mı ?" diye.

Olup-olmadığını bilmiyorum.
Tek kişilik "kilise"m var.
Pastörü de cema'ati de benim.
Saygılar.

Felâsife
19-02-2017, 07:32
Bu insanların içerisinde benim dikkatimi çeken kişi Erzurumlu İbrahim Hakkı ismindeki İslamcı hali ile tanınan kişi. Bu kişi bir yazısında adeta EVRİM den söz ediyor ancak o dönemlerde Darvin isimli kişi ortaya evrim lafını atmadığı için , Hristiyan din adamlarının karşıt propagandasına da , İslami Adnan Oktar vari propagandalarına maruz kalmıyor.

Erzurumlu ibrahim hakkı denen kişi 1700 lü yıllarda , Darvin ise 1800 lü yıllarda yaşıyor. Darvin denen kişi İbrahim hakkı dan haberdar oldumu evrim benzeri yazdıklarını gördümü bilemem.

Evrime karşıt duruş ve benzeri marx'a , komünizme karşı duruşun ana kaynağı batılı Hristiyan din adamları ve bu durumu hem sahiplenip hemde Hristiyan dan daha Hristiyan bir yapı ülkemizde kediciklere mezleke eşliğinde göbek artırırken, bir diğer kısmı da Amerikalı bir diğer batılı güç tarafından yurdumuzda cemaatleşerek evrim, komünizm gibi fikirlere islam adı altında genellikle KANLI yöntemleri uygulayarak yok etme yolunu seçiyorlar.
Biraz daha tarafsız düşününce Hristiyan din oyunlarına alet olmuş islam maskeli cemaat ve grupları net olarak görüyoruz. Ve peşindeki koyun sürülerini.

Konu dağıldı gibi görünse de erzurumlu ibrahim hakkının şu kısa ve enteresan yazısına dönsün.
Bu adamın hayvan ve insan arasındaki bağlantıya ne Hristiyan din adamları , nede islam uleması gak guk etmemiş.

Edemezler sevgili İlahimasal edemezler.
Bu adamın sözlerini tam olarak aldığınızda, "Deme şu niçin şöyle Yerincedir ol öyle" felsefesini de almanız lazım ki bu zaten İslam anlayışına ters, adam hiç bir şey yapma diyor kısaca, bununla kitleler nasıl hareket eder, mümkün değil.
Bu geçmişte de böyleydi çünkü, tasavvuf hiç bir zaman kitlesel bir hareket olmadı, çünkü zemini ona göre değildi hiç bir zaman, olsun diyede uğraşmadı.
Sufi deyimle, bir garip bir öğretiydi, öyle oldu, öyle yaşadı, öylede devam eder.

Yoksa dediğin gibi tam zamanı gelmiş, Darwinden çok önce de yazmış adam, alın bunu kullanın değil mi?
Ama, aması var işte, cıs eden bir şey var.

Evrime hiç bir sufi karşı gelemez, zira öğretisi var bunun, bu Mevlana'da da böyle, hepsinde de böyledir. Araştırılsa daha neler çıkar kim bilir.

Cemadât - Cansızlar
Nebadât - Bitkiler
Hayvanât - Hayvanlar
İnsanât - İnsanlar

Bunlar makamdır ve bundan soyutladığınızda bişi değilsinizdir, herkeste bu farklıda olur, olayın güzelliği de buradadır.
Üsteki tablonun evrimden ne farkı var mesela.

Asırlardır bu öğreti vardır tasavvufta.
Ama dedikya tasavvuf bir garip öğretidir, hiç bir zaman zamanının öğretisi olmamıştır.

Ahlaksız
19-02-2017, 12:10
Sn.vefik sami;sizi ben biliyorum..Zaten öyle misyoner olsanız,anında anlarız...O kadar da saf değiliz..
Kendi halinizde inançlı birisisiniz..Hepsi bu..

Vefik Sami
19-02-2017, 15:00
Sn.vefik sami;sizi ben biliyorum..Zaten öyle misyoner olsanız,anında anlarız...O kadar da saf değiliz..
Kendi halinizde inançlı birisisiniz..Hepsi bu..

Teşekkür ederim.
Baştan dediğim gibi.
Hakkımda kimin ne düşündüğü o kadar mühim değil.
Ben kendimin ne olduğunu bilmeliyim.
Kendimden emin değilsem, şahsımla ilgili yapılmış ve yapılacak tüm ithamlarda belli ölçülerde 'gerçeklik' payı olur.

Sâdece; etrafına sahte sevgi pıtırcıkları dağıtan, her gördüğüne "Bağışlayın" deyip, en ufak bir fikir ayrılığında bile, kendisini "imanlı" gayrısını "sapkın" gören riyâkârlara benzetilmekten hoşlanmıyorum. Şahsımla ilgili her tür hakâret ve aşağılamaya bir dereceye kadar katlanabilirim. Ama; ikiyüzlülere ve bunlara benzetilmeye tahammülüm yok.

Bu arada, kendisini "Hristiyan" olarak tanımlayan herkesi "riyâkâr" görüyor değilim. Bu, son derece saçma olur. Ama ma'alesef, şimdiye kadar tanıdıklarım içerisinde en azından özü-sözü bir birine rastlayamadım. Üstelik inanç anlamında da son derece sığ görüyorum. "Rab benimle konuştu. MESİH'i rüyamda gördüm" gibi ıspat edilemeyecek iddiaları "dolap beygiri" gibi tekrar edip duruyorlar. İnsan, bir biçimde içine doğan her düşünceyi iyice ölçüp tartmadan, "Rab, benimle konuştu" diyerek, idda ettiği "konuşma"(!) üzerinden kendi reklâmını yapmamalı. MESİH birine konuşursa, sanırım şunu der:

"Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!" (Matta: 5/16)

Saygılar.