Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanah'taki Çocuk Düşmanı Peygamber - Elişa
2. Krallar 2:23-24 :
23 Elişa oradan ayrılıp Beytel`e giderken kentin küçük çocukları yola döküldüler. "Defol, defol, kel kafalı!" diyerek onunla alay ettiler.
24 Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve RAB`bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı.
Kendisini alaya alan çocukları sırf kel kafalı dedi diye lanetleyen ve hayvanlara parçalattıran bir peygamber ,sözde hocası İlyas. Bu konuyu Hristiyanforum'da sormuştum ve kıvırmaktan beter oldular. Bu adamlar Tevrat'taki veya Tanah'taki canilikleri savunmak için ne kadar takla atsalar da boş.O zaman o savunmalarla Kuran da aklanır.Rezalet.
Elişa dostlar yanlışlıkla Elyesa yazdım konu açarken hiç dikkat etmiyorum şu başlıklara. Ayrıca Tevrat değil de Tanah dersek biliimsel açıdan daha doğru olur çünkü Tevrat ilk 5 kitaba verilen bir isim.
spartacus
09-03-2017, 18:09
isim düzeltildi...
Sağolun bu başlık işleri beni delirtecek hep yanlış yazıyorum :)
Vefik Sami
09-03-2017, 22:20
Sn world;
Hangi ırk veya kültürden olduğunuz, ateist olup-olmadığınızla ilgili değilim. Musevilik ve Hristiyanlık konusundaki birikiminizden istifâde etmek isterim. Ben de yıllarca İslâm'ı araştırdım. Kendi çapımda bilgi sahibiyim. İnançları; kalabalıklara veya peygamberlerinin mucizelerine göre değerlendirmiyorum. İnancın temelinde bir ilkesellik var mı, buna bakmaktayım. Dört Gospelde belli ölçülerde bunu gördüm. Ne var ki cevaplanamaz çelişkileri de gördüm. "Evetiniz evet olsun" buyuran MESİH'e dalaveracı kahya'nın nasıl övdürüldüğünü gördüm. Bu "övgü"nün hemen sonrasında MESİH'in;
"Dünyanın aldatıcı serveti konusunda güvenilir değilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder? " (Luka: 16/11)
buyurduğunu okuyunca kendime sordum.
Hangisi MESİH ?
Luka: 16/11 deki cümleyi kuran mı ?
Yoksa şarlatan kahyâyı öven mi
Her ne ise.
Sizin açtığınız başlığa aynı mantık temelinde benzerlikler gösteren bir İncil pasajını aktarıyorum;
Kenanlı Kadının İmanı
21 - İsa oradan ayrılıp Sur ve Sayda bölgesine geçti.
22 - O yöreden Kenanlı bir kadın İsa'ya gelip, ‹‹Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda›› diye feryat etti.
23 - İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, ‹‹Sal şunu, gitsin!›› diye rica ettiler. ‹‹Arkamızdan bağırıp duruyor.››
24 - İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.
25 - Kadın ise yaklaşıp, ‹‹Ya Rab, bana yardım et!›› diyerek O'nun önünde yere kapandı.
26 - İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.
27 - Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››
28 - O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun.›› Ve kadının kızı o saatte iyileşti.
Evladına şifa arayan bir annenin feryadına MESİH'in ilgisiz kalması, hattâ kadıncağızı aşağılaması beni hep düşündürmüştür. Günahkârlarla, hayat kadınlarıyla gezen, elit tabakaya yüz vermeyen MESİH bu mu diye sorarım hep kendime. Tuhaf olan da o ki koca İncilde MESİH topu topu iki kişinin imanını övmüş. Birisi bu kadın; diğeri Romalı bir yüzbaşı. İkisi de "İsrail'in kaybolan koyunlarından" değil. Hristiyan forumda yazmaya çabaladığım devrede kendi yorumlarımı yapar, hemen altına da "Bu kendi fikrimdir. Kilise onaylı öğretiş değildir." diye not düşerdim. Buna rağmen, "Sen burada öğretiş veremezsin, biz veririz" diyen "sadmin" tarafından ban edildim.
Ne kadar ilginç değil mi ?
Hayatında kilise görmemiş, tek kaynağı İncil olan bu fakirin bir kaç senede ancak öğrenebildiği kırık-dökük bilgileri kendisiyle "rekabet" edecek düzeyde görmüş olmalı.
Başka bir açıklama bulamıyorum çünki.
Ahlaksız
09-03-2017, 23:12
Vefik sami;İsa'nın kadın için köpek tanımlaması yapması ile Muhammed'in kadınlarla köpekleri bir tutması hadislerinin olması ilginç değil mi?
Ayrıca İsa'nın kadını dışlaması ile kurandaki yüzünü ekşitti söylemi benzemiyor mu?
Vefik Sami
09-03-2017, 23:33
Vefik sami;İsa'nın kadın için köpek tanımlaması yapması ile Muhammed'in kadınlarla köpekleri bir tutması hadislerinin olması ilginç değil mi?
Ayrıca İsa'nın kadını dışlaması ile kurandaki yüzünü ekşitti söylemi benzemiyor mu?
Kadına "köpek" demiyor.
Kızını kasdediyor.
Kadın, kızı için şifâ arıyor.
Muhtemelen, kız pagan olmalı.
Zâten İncilde bu hikâye "Kenanlı kadının imanı" başlığı ile veriliyor.
Yine de "köpek" nitelemesi keskin, ağır...
Ne kadar kıvırıp, yumuşatmaya çabalasam da mızrak çuvala sığmıyor.
*
"Yüzünü ekşitti" ibâresi Abese sûresinde geçer.
Şimdiki mealciler yüzünü ekşitenin İslâm Peygamberi olmayıp, Velid bin Mugire olduğu iddiasındalar.
Gerekçeleri de daha önce "inen" âyetlerle Muhammed'in ahlâkının övülmüş olması.
"Allah, Hz. Peygamberin ahlâkını övdüğüne göre; O, böyle bir şey yapmış olamaz" diyorlar.
Ahlaksız
09-03-2017, 23:51
Hem Muhammed herkes gibi bir insan derler,hem de yüzünü ekşitemez derler..
Velid bin muğire'nin kuranda ne işi olabilir?
Neyse..
Muhammed'in İsa olduğunu söylerim..Metinler analiz edildiğinde karşımıza bu gerçek çıkıyor..
Konudaki eski ahit ifadeleri bile bana Muhammed'in Taif macerasını hatırlattı..Yani metinler değiştiriliyor,isimler,mekanlar değiştiriliyor ve alın size yeni bir mitoloji..Yersen tabi..!
Sn world;
Hangi ırk veya kültürden olduğunuz, ateist olup-olmadığınızla ilgili değilim. Musevilik ve Hristiyanlık konusundaki birikiminizden istifâde etmek isterim. Ben de yıllarca İslâm'ı araştırdım. Kendi çapımda bilgi sahibiyim. İnançları; kalabalıklara veya peygamberlerinin mucizelerine göre değerlendirmiyorum. İnancın temelinde bir ilkesellik var mı, buna bakmaktayım. Dört Gospelde belli ölçülerde bunu gördüm. Ne var ki cevaplanamaz çelişkileri de gördüm. "Evetiniz evet olsun" buyuran MESİH'e dalaveracı kahya'nın nasıl övdürüldüğünü gördüm. Bu "övgü"nün hemen sonrasında MESİH'in;
"Dünyanın aldatıcı serveti konusunda güvenilir değilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder? " (Luka: 16/11)
buyurduğunu okuyunca kendime sordum.
Hangisi MESİH ?
Luka: 16/11 deki cümleyi kuran mı ?
Yoksa şarlatan kahyâyı öven mi
Her ne ise.
Sizin açtığınız başlığa aynı mantık temelinde benzerlikler gösteren bir İncil pasajını aktarıyorum;
Kenanlı Kadının İmanı
21 - İsa oradan ayrılıp Sur ve Sayda bölgesine geçti.
22 - O yöreden Kenanlı bir kadın İsa'ya gelip, ‹‹Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda›› diye feryat etti.
23 - İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, ‹‹Sal şunu, gitsin!›› diye rica ettiler. ‹‹Arkamızdan bağırıp duruyor.››
24 - İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.
25 - Kadın ise yaklaşıp, ‹‹Ya Rab, bana yardım et!›› diyerek O'nun önünde yere kapandı.
26 - İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.
27 - Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››
28 - O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun.›› Ve kadının kızı o saatte iyileşti.
Evladına şifa arayan bir annenin feryadına MESİH'in ilgisiz kalması, hattâ kadıncağızı aşağılaması beni hep düşündürmüştür. Günahkârlarla, hayat kadınlarıyla gezen, elit tabakaya yüz vermeyen MESİH bu mu diye sorarım hep kendime. Tuhaf olan da o ki koca İncilde MESİH topu topu iki kişinin imanını övmüş. Birisi bu kadın; diğeri Romalı bir yüzbaşı. İkisi de "İsrail'in kaybolan koyunlarından" değil. Hristiyan forumda yazmaya çabaladığım devrede kendi yorumlarımı yapar, hemen altına da "Bu kendi fikrimdir. Kilise onaylı öğretiş değildir." diye not düşerdim. Buna rağmen, "Sen burada öğretiş veremezsin, biz veririz" diyen "sadmin" tarafından ban edildim.
Ne kadar ilginç değil mi ?
Hayatında kilise görmemiş, tek kaynağı İncil olan bu fakirin bir kaç senede ancak öğrenebildiği kırık-dökük bilgileri kendisiyle "rekabet" edecek düzeyde görmüş olmalı.
Başka bir açıklama bulamıyorum çünki.
hristiyan forum beni sırf Yeşeya 53'te İsa'yla ilgili bir kehanet yok dedim diye atmıştır. Mesajlarımı bile onaylamıyorlardı günlerce, orası karışık bir yer Katolik ve Ortodoks dışındakilere söz hakkı inanılmaz az.
Bahsettiğiniz pasajın yazım tarihi açısından çok da kötü bir laf göremiyorum. Örneğin Davut'un Mezmuru 22:16 ne diyor:
'' Köpekler kuşatıyor beni, Kötüler sürüsü çevremi sarıyor, Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar.''
ki bu yanlış çeviri aslında bunu İsa'ya uyarlamak için kasıtlı olarak yanlış çevirmiş Hristiyanlar doğru çeviri de şu:
''Köpekler kuşatıyor beni, kötüler sürüsü çevremi sarıyor, bir aslan gibi, ellerimde ve ayaklarımdalar.''
Burdan şunu anlayabiliriz köpekler İsa'nın toplumunda Yahudi olmayanları yani kötü olanları ya da sünnetsiz olanları da temsil ediyor. İsa'nın davranışı ise aslında İncil'deki İsa'nın misyonu için doğru. Çünkü İsa ''ben İsrail'in kaybolmuş koyunlarına gönderildim'' der. İsa'nın öncelikli misyonu İsrail'dir bu bir nebze de olsa Tanah'a da uygun bir söylem. Tanah'taki kehanetlere göre de daha doğrusu geleneksel Yahudilik'e göre de Mesih İsrail'e önce kendini kanıtlar sonra tüm dünya onun ve İsrail'in önünde barış ve Tanrı için Tanrı'nın tapınağında bir araya gelir. Benim yorumum bu hatalı olabilirim.
Yeni antlasma da, son kitabinda iman etmeyenleri kopek olarak tanimlamistir. Bu sevgi kitabinin baska yerlerinde de durum benzerdir. Zannediyorum -yanlis hatirlamiyorsam- Kuran'da da inanmayanlari "assagilik maymunlar" olarak niteliyordu, degil mi?
Yeni antlasma da, son kitabinda iman etmeyenleri kopek olarak tanimlamistir. Bu sevgi kitabinin baska yerlerinde de durum benzerdir. Zannediyorum -yanlis hatirlamiyorsam- Kuran'da da inanmayanlari "assagilik maymunlar" olarak niteliyordu, degil mi?
Bütün söyledikleriniz doğru sadece ''maymunlar'' kısmı için ''sadece Şabat gününü çiğneyen Yahudiler'e '' deniyordu sanırım. Çünkü o konuda bir araştırma yapmış ve bu maymuna dönüşme olayının olası kaynaklarını aramıştım.
Hem Muhammed herkes gibi bir insan derler,hem de yüzünü ekşitemez derler..
Velid bin muğire'nin kuranda ne işi olabilir?
Neyse..
Muhammed'in İsa olduğunu söylerim..Metinler analiz edildiğinde karşımıza bu gerçek çıkıyor..
Konudaki eski ahit ifadeleri bile bana Muhammed'in Taif macerasını hatırlattı..Yani metinler değiştiriliyor,isimler,mekanlar değiştiriliyor ve alın size yeni bir mitoloji..Yersen tabi..!
Araf 175-176'da Balam'dan bahsedildiğini öğrenmem beni bayağı şaşırttı bunu aslında Talmud'ta İsa konusu için Balam'ı araştırırken buldum. Tefsircilere göre(Müslüman-) Araf 156-157'de Çölde Sayım 22-26 arasında öyküsü anlatılan İsrailoğulları'ndan olmayan tek peygamber olan Balam'dan bahsediliyor.
Şimdi Eyüp falan da İsrailoğlu olmayıp da peygamberdi diyen var ama Eyüp hakkında Midraşlardan birinde dürüst bir açıklama vardır der ki: Eyüp karakteri büyük olasılıkla kurgudur, karakteri kurgu olmasa bile hikayesi yani hayat öyküsü kurgudur. Bu kitabı Musa yazmıştır.
Yani Eyüp yaşamamış biri burdan bu çıkar bunu inançlı Yahudiler bile kabul edebilir asıl sorunsa Kuran'da yaşamış biri gibi bahsedilmesi.İnsan derinlere inince böyle ilginç sonuçlarla karşılaşıyor. Balam'dan Kuran'da üstü kapalı şekilde bahsedilmesi ilginç bir konudur araştırınız o konuyu.
Felâsife
10-03-2017, 02:51
Kenanlı Kadının İmanı
21 - İsa oradan ayrılıp Sur ve Sayda bölgesine geçti.
22 - O yöreden Kenanlı bir kadın İsa'ya gelip, ‹‹Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda›› diye feryat etti.
23 - İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, ‹‹Sal şunu, gitsin!›› diye rica ettiler. ‹‹Arkamızdan bağırıp duruyor.››
24 - İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.
25 - Kadın ise yaklaşıp, ‹‹Ya Rab, bana yardım et!›› diyerek O'nun önünde yere kapandı.
26 - İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.
27 - Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››
28 - O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun.›› Ve kadının kızı o saatte iyileşti.
Evladına şifa arayan bir annenin feryadına MESİH'in ilgisiz kalması, hattâ kadıncağızı aşağılaması beni hep düşündürmüştür. Günahkârlarla, hayat kadınlarıyla gezen, elit tabakaya yüz vermeyen MESİH bu mu diye sorarım hep kendime. Tuhaf olan da o ki koca İncilde MESİH topu topu iki kişinin imanını övmüş. Birisi bu kadın; diğeri Romalı bir yüzbaşı. İkisi de "İsrail'in kaybolan koyunlarından" değil.
Sevgili Vefik Sami, meseleyi haber ettiğin için öncelikle teşekkür ederim. Hakikaten ilginç meseleymiş.
Kadın kesinlikle "İsrail'in kaybolan koyunlarından" değilmiş, ama öyle değil diye bu onun RUHANÎ imanının onaylanmayacağı anlamına gelmiyormuş, zaten onaylanmışta.
Şurada (https://books.google.com.tr/books?id=4UlqBAAAQBAJ&pg=PT54&dq=Ruhani+iman+ve+itaatkarlık&hl=tr&sa=X&ved=0ahUKEwiEoK6j0srSAhWG1ywKHa5lBJQQ6AEIGzAA#v=on epage&q=Ruhani%20iman%20ve%20itaatkarl%C4%B1k&f=false) (Ruhani iman ve itaatkarlık bölümü) bu mesele anlatılmış, aslında o kitabı alıp okumakta gerekir.
Biraz altında da Havarileri kıt imanından dolayıda azarlayan bir İsa var.
Hasılı İsa ruhanî iman arıyormuş, lakin İsrail içinde onu çok bulamamış olsa gerek. Bula bula köpek olarak, ya da hiç olarak görülen birinden bulması, ilginç hakikaten, bu işe İsa da şaşırmıştır ama hakkını da vermiş.
Vefik Sami
10-03-2017, 11:46
Yeni antlasma da, son kitabinda iman etmeyenleri kopek olarak tanimlamistir. Bu sevgi kitabinin baska yerlerinde de durum benzerdir. Zannediyorum -yanlis hatirlamiyorsam- Kuran'da da inanmayanlari "assagilik maymunlar" olarak niteliyordu, degil mi?
Sâdece inanmayanlar için değil, inanlılar için bile kullanılır.
Pavlus; eski anlaşma hükümlerinin geçerliliğini yitirmediğini düşünen MESİH inanırlarını köpeğe benzetir.
"Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet bağnazlarından sakının!" (Filipililer: 3/2)
Aynı Pavlus; başka uluslardan olup MESİH'e inananları "yabâni zeytin dalları" şeklinde nitelerken, MESİH inanırı olmayan Yahudileri "Asıl Zeytin ağacı" olarak görür. Yâni Pavlus'a göre en büyük kötülük; hem Mûsâ'nın yasasına hem de MESİH'e inanmış olmaktır. Öyle bir "Din" uydurmuştur ki esas amaç; bu dinin Yahudi Şeriatinden uzak durması ve Yahudi kültürüne karışmamasıdır. Başlangıçtan günümüze kadar gelen "Hristiyanlık" ve kendilerini "Hristiyan" olarak niteleyenlerin sayısın dikkate alırsak, "Truva atı" Pavlus gerçekten başarılı olmuş görünüyor. MESİH'in çevresinde toplananlara, çarmıh üzerinde iken bırakıp kaçan havarilere bakarsak eğer; Pavlus'un yönlendirmesi ile oluşan kalabalık, kıyas kabul etmez biçimde daha fazla. Pavlus'un üfürmeleri neticesinde oluştuğunu varsaydığım bu yeni "din" de MESİH, ma'alesef "konu mankeni" yapılmış.
Beni en çok düşündüren şeylerden birisi de - gospellerde anlatılanlar gerçekleşmiş ise şâyet - mucizevi işleri görüp/yaşayan, şâhit olan insanlar en ufak bir tehdit neticesinde MESİH'i terk ederken; MESİH'i hiç görmemiş, - Muhtemelen İncil'i hiç okumamış - Pavlus'un ziyâretleri ya da mektupları ile yönlendirilmiş insanların, vahşi hayvanlar tarafından parçalanma pahasına inançlarından vazgeçmemiş olmaları. Birileri, gelişen - ya da kurgulanan - hadiseler ile bu hâdiselerin yaşandığı süreçler arasındaki çelişkilere hiç dikkat etmeden "hikâye"ler uydurmuş. Çağlar boyunca her kültür dindarı da "Benim inancım doğru. Ölünce Cennet'e gideceğim" düşüncesiyle sorgulama yapmamış.Buna en büyük sebep; zannederim, çevremizdeki büyük kalabalıkların da "aynı" inanışta olduğuna dâir sanrımızdır. İnancı ruhunun derinliklerinde yaşamak isteyenler; araştırıyor, sorguluyor. Bu sorgulama süreciyle birlikte ya imanda derinleşiyor ya da ateist, deist, agnostik vs. oluyor.
Ahlaksız
10-03-2017, 19:06
World;araf suresinde Balam veya benzeri bir kelime geçmiyor..Bu ayetler,önceki kutsal metinlerden kes/yapıştır kuralı dikkate alınarak oluşturulmuştur..Metinlerin içindeki isimler değiştirilmiş veya çıkarılmıştır..Eğer dikkatlice bakılırsa,ayetlerin geçmişteki mitlerin son versiyonu olduğu görülür..
Kutsal kitapta inançsızlar köpek olarak lanse edilmiş,araf suresinde de aynı yöntem var..Niye kaplumbağalar,sırtlanlar,örümcekler filan değil de;hep köpekler?
Çünkü birbirinin devamı olan metinler bunlar..
World;araf suresinde Balam veya benzeri bir kelime geçmiyor..Bu ayetler,önceki kutsal metinlerden kes/yapıştır kuralı dikkate alınarak oluşturulmuştur..Metinlerin içindeki isimler değiştirilmiş veya çıkarılmıştır..Eğer dikkatlice bakılırsa,ayetlerin geçmişteki mitlerin son versiyonu olduğu görülür..
Kutsal kitapta inançsızlar köpek olarak lanse edilmiş,araf suresinde de aynı yöntem var..Niye kaplumbağalar,sırtlanlar,örümcekler filan değil de;hep köpekler?
Çünkü birbirinin devamı olan metinler bunlar..
Son tercüme çalışmamda yazdığım bir notu daha paylaşayım belki geçtiğini bir nebze olsun kanıtlayabilirim.İsim olarak geçmiyor zaten.
''Balam Çölde Sayım kitabında ismi zikredilen (Çölde Sayım 22 ila 24. bölümler arası) başlangıçta Tanrı'nın gizli ismini bilen ve ondan bilgi alabilen biridir fakat İsrailoğulları'na karşı beddua etmesi istenmiş bu yüzden Moav Kralı Balak tarafından İsrail'e beddua etmesi için tutulmuştur fakat 3 defa Tanrı Balam'a İsrail'e beddua değil hayır duası etmesi için vahiy gönderince işler tam tersine dönmüştür hatta Balam kendisini tutmuş olan Moav Kralı'na ve halkına dahi Tanrı'nın isteğiyle kötü sona uğrayacaklarının bildirisini yapmıştır. Balam işin sonunda Tanrı'ya sadık bir İsrailoğlu olmayan bir adam olarak olarak Tanrı'ya boyun eğmiştir fakat Rabbinik yazılarda yani Geleneksel Yahudilik'le Balam'ın ölmeden evvel hayatının sonunda büyücülük yaptığı ve Tanrı'dan saptığı inancı da vardır. Yazar aşağıda buna değinecektir. Ayrıca notu bitirmeden evvel Balam'ın hayatının sonunda kafir olduğu ile ilgili Kuran'da da üstü kapalı bir referans olduğunu söylemeden geçmeyelim. Tefsircilerin çoğu Araf Suresi 175-176. ayetlerde Balam'dan bahsedildiğini söylemiştir. İşte o ayetler:
"Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat. Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler'' (Araf Suresi / 7: 175-176) ''
2. Krallar 2:23-24 :
23 Elişa oradan ayrılıp Beytel`e giderken kentin küçük çocukları yola döküldüler. "Defol, defol, kel kafalı!" diyerek onunla alay ettiler.
24 Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve RAB`bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı.
Kendisini alaya alan çocukları sırf kel kafalı dedi diye lanetleyen ve hayvanlara parçalattıran bir peygamber ,sözde hocası İlyas. Bu konuyu Hristiyanforum'da sormuştum ve kıvırmaktan beter oldular. Bu adamlar Tevrat'taki veya Tanah'taki canilikleri savunmak için ne kadar takla atsalar da boş.O zaman o savunmalarla Kuran da aklanır.Rezalet.
Niye aciklayamamislar ki? Takla atmalarina filan da luzum yok oysa.
42 cocuk, 2 ayi ve kel insan aslinda cok bilinen bir bahistir. Eskiye yonelik, bircok toplumda, inanclarda da gorulur.
Su olabilir belki, cehennem inanci tasidiklari icin aciklayamamis olabilirler. Pasajlarin oncesini de okursan, o kel insanin sulari temizledigini, tuz bahsini vs. de gorebilirsin. Ilyas deseniz malum, bilinen figur.
Ha bir de Ali Baba ve 40 haramiler versiyonu da vardir kulturumuzde ayri konu. Tartismalidir. 40 miydi, 41 miydi filan diye.
---/----
Erihalı peygamberler karşıdan Elişa'yı görünce, "İlyas'ın ruhu Elişa'nın üzerinde!" dediler. Sonra onu karşılamaya giderek önünde yere kapandılar.
16 "Yanımızda elli güçlü adam var" dediler, "İzin ver, gidip efendini arayalım. Belki RAB'bin Ruhu onu dağların ya da vadilerin birine atmıştır." Elişa, "Hayır, onları göndermeyin" dedi.
17 Ama o kadar direttiler ki, sonunda Elişa dayanamadı, "Peki, gönderin" dedi. Elli adam gidip üç gün İlyas'ı aradılarsa da bulamadılar.
18 Sonra Eriha'ya, Elişa'nın yanına döndüler. Elişa onlara, "Ben size gitmeyin demedim mi?" dedi.
Elişa Suları Paklıyor
19 Erihalılar Elişa'ya, "Efendimiz, gördüğün gibi bu kentin yeri iyi ama suyu kötü, toprağı da verimsiz" dediler.
20 Elişa, "Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin" dedi. Kap getirilince,
21 Elişa suyun kaynağına çıktı, tuzu suya atıp şöyle dedi: "RAB diyor ki, 'Bu suyu paklıyorum, artık onda ölüm ve verimsizlik olmayacak.' "
22 Elişa'nın söylediği gibi, su bugüne dek temiz kaldı.
Bu pasajdaki hikayede, Elisa tuz kullanmak suretiyle bir nevi meshetmis suyu, bunun nesini aciklayamadilar ki acaba? Roman, Aztek vb. mitolojisini bilmiyorlar mi?
Gunumuzdeki havuzlari veya sulari filan nasil temizliyorlarmis peki, onu da dusunememisler herhalde!!
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/04/Salacia_Queen_of_the_Ocean.jpg/800px-Salacia_Queen_of_the_Ocean.jpg
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3c/Huixtocihuatl.jpg/800px-Huixtocihuatl.jpg
Niye aciklayamamislar ki? Takla atmalarina filan da luzum yok oysa.
42 cocuk, 2 ayi ve kel insan aslinda cok bilinen bir bahistir. Eskiye yonelik, bircok toplumda, inanclarda da gorulur.
Su olabilir belki, cehennem inanci tasidiklari icin aciklayamamis olabilirler. Pasajlarin oncesini de okursan, o kel insanin sulari temizledigini, tuz bahsini vs. de gorebilirsin. Ilyas deseniz malum, bilinen figur.
Ha bir de Ali Baba ve 40 haramiler versiyonu da vardir kulturumuzde ayri konu. Tartismalidir. 40 miydi, 41 miydi filan diye.
---/----
Erihalı peygamberler karşıdan Elişa'yı görünce, "İlyas'ın ruhu Elişa'nın üzerinde!" dediler. Sonra onu karşılamaya giderek önünde yere kapandılar.
16 "Yanımızda elli güçlü adam var" dediler, "İzin ver, gidip efendini arayalım. Belki RAB'bin Ruhu onu dağların ya da vadilerin birine atmıştır." Elişa, "Hayır, onları göndermeyin" dedi.
17 Ama o kadar direttiler ki, sonunda Elişa dayanamadı, "Peki, gönderin" dedi. Elli adam gidip üç gün İlyas'ı aradılarsa da bulamadılar.
18 Sonra Eriha'ya, Elişa'nın yanına döndüler. Elişa onlara, "Ben size gitmeyin demedim mi?" dedi.
Elişa Suları Paklıyor
19 Erihalılar Elişa'ya, "Efendimiz, gördüğün gibi bu kentin yeri iyi ama suyu kötü, toprağı da verimsiz" dediler.
20 Elişa, "Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin" dedi. Kap getirilince,
21 Elişa suyun kaynağına çıktı, tuzu suya atıp şöyle dedi: "RAB diyor ki, 'Bu suyu paklıyorum, artık onda ölüm ve verimsizlik olmayacak.' "
22 Elişa'nın söylediği gibi, su bugüne dek temiz kaldı.
Bu pasajdaki hikayede, Elisa tuz kullanmak suretiyle bir nevi meshetmis suyu, bunun nesini aciklayamadilar ki acaba? Roman, Aztek vb. mitolojisini bilmiyorlar mi?
Gunumuzdeki havuzlari veya sulari filan nasil temizliyorlarmis peki, onu da dusunememisler herhalde!!
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/04/Salacia_Queen_of_the_Ocean.jpg/800px-Salacia_Queen_of_the_Ocean.jpg
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3c/Huixtocihuatl.jpg/800px-Huixtocihuatl.jpg
Açıklayamadıkları çocuk düşmanı olması.