PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Save The Day örneği


bilgivehis
03-04-2017, 15:01
Save The Day rümuzlu üye yorumları nedeniyle bu forumda ben de dahil bir çok kimse tarafından eleştirildi, azarlandı, hakaret edildi, küfür yedi.
Kimisi saygısız dedi, kimisi trollük yapıyon dedi, kimisi konuyu kaydırıyorsun dedi, kimisi de örgütlü bir yapılanmanın ürünü dedi...

Save, kendisi üzerine atfedilenlerin hepsini yaptığını görüyoruz, bu saydıklarımızın belki hepsi doğrudur belki de iyi niyetli yanlışlar yapıyordur, bilemiyoruz. Ancak uyarılara rağmen her başlığı ilgili-ilgisiz aynı konuya kaydırması ve başlıkların çoğunda taslamanı göstermesi iyi niyetli de olsa bu yaptığı T-D foruma aykırı davranışlardır.
Ayrıca kendini bir şey bilmeyen gösterip sonradan yaptığı entellektüel yorumlarıyla dürüst olmadığını görüyoruz...

Kendi fikrimi söylemek gerekirse, taslaman reklamcılığı, olduğu gibi görünmemesi ve her başlıkta aynı konuya kaydırma davranışından vazgeçmediği müddetçe forumda istemem ama bunlardan vaz geçer de biraz çeki düzen verirse sorun olmayacaktır.

Bu kadar açık yanlışlar, tutarsızlıklar ve taslaman seviciliğine rağmen bunu iyi niyete mi bağlıyorsunuz yoksa bu forumdan atılmasını gerekli görüyor musunuz?

NickMickyok
03-04-2017, 15:15
Save The Day, mükemmellik takıntısı olan birisi.
Bir ateist çıkıp Taslaman gibileri ekranda rezil etmedikçe, inanmayı sürdürecek.
Kesin kanıtlar arıyor.2 kere 2= 4 edercesine.

Belki diyeceksiniz ki, bu kadar şüpheci birisi neden inançlı olur?İnanç, kesin kanıta dayanmıyor ki....
Evet bu aslında çelişki.

Ama inancı hayatının merkezine oturtup, daha sonra başkalarının bunu çürütmesini bekliyor. Sonrasında kesin kanıtlar arıyor.

Save The Day
03-04-2017, 15:39
Entellektüel yorum demişsiniz. Teşekkür ederim. Ayrıca spartacus bile kendine cahil diyordu, ben kendimi bilgili olarak takdim edemem. Bak bilgivehis dostum sen düzgün bir adamsın. Öyle seziyorum. Güzel tespitlerin var ama benim hakkındaki tespitlerin pek doğru değil kanımca. Caner Taslaman reklamı falan yapmıyorum. Kendisi teizmi çok iyi savunuyor. Ben de ondan örnekler veriyorum. Bir çok inanan kimse Taslaman'dan örnekler veriyor. Ondan ilham alıyorlar. Ben mümkün olduğunca tarafsız olmaya gayet gösteriyorum. Bir tarafa meyletmemeye çalışıyorum. Mesela ben evrime inanan birisiyim fakat evrim karşıtıymış gibi tartışabiliyorum. Dar kafalı olmamaya özen gösteriyorum. Bu da olduğum gibi görünmediğimi düşündürtüyor sana dostum. Yani sanki dürüst değilmişim havası uyandırıyor. Fakat objektif olmaya çalışıyorum sadece. İnandığım şeye bile karşı çıkıp tartışabiliyorum. Dürüst olmamakla bir ilgisi yok. Objektifliği seviyorum. Sevgili NickMickyok güzel tespit etmiş. Mükemmellik takıntısı var demiş. Evet güzel tesbit. Bilim ve felsefenin mükemmelini arıyorum. TV programlarında Taslaman'ın karşısına çıkan karşıt görüşte insanlar maalesef tatmin etmiyor. Ben de soluğu bu forumda aldım. Bu forumda çok entellektüel filozof kimseler mevcut. TV programına çıkan proflardan daha çok tatmin ediyor bu forumdakiler açıkçası. NickMickyok'un bahsettiği gibi kesin kanıt önemli.

bilgivehis
03-04-2017, 15:40
Bir taraftan kesin kanıt yoksa o halde ateizm çürümüştür, dayatmasını getiriyor diğer taraftan zerre kadar kanıtı olmayan tanrıyı temel alıyor.
İşte buna kasıtlı davranış denir.
Üstelik bilimi tanrıyla sorgulamak ve her başlığa taslamanı yapıştırmak hiç de dürüst bir davranış değil...

bilgivehis
03-04-2017, 15:43
Senin tanrın dahi kesin kanıtı bulamamış da kanıt diye muhammedin dudağının arasına sıkıştırmış kendini.
Dünyanın yapısının kesin kanıta uygun olmadığını bile bile kesin kanıtı araman ve bunu da din üzerinden yapman hiç de inandırıcı değil...

Save The Day
03-04-2017, 15:44
Bir taraftan kesin kanıt yoksa o halde ateizm çürümüştür, dayatmasını getiriyor diğer taraftan zerre kadar kanıtı olmayan tanrıyı temel alıyor.
İşte buna kasıtlı davranış denir.
Üstelik bilimi tanrıyla sorgulamak ve her başlığa taslamanı yapıştırmak hiç de dürüst bir davranış değil...

Hayır dostum ateizm çürümüştür iması yapmadım. Ateizm felsefi bir görüş. Teizme karşı olarak ortaya çıkmış. Bir nevi tepki olarak diyebiliriz. Bu görüşün sağlam savunucuları var. Bu forumda örnekleri mevcut. Teizmin de sağlam savunucuları var. Ben ise fikirleri çarpıştırmak ve hangisi doğru onu bilmek isterim. Hatta kesin olarak emin olmak istiyorum ve bu çok zor. Diğer insanlar nasıl bilmem ama ben kesin olarak emin olmak isterim. Şüphe yer bitirir insanı. Bak dostum kanıtı olmayan tanrı demişsiniz. İşte tanrı var mı yok mu, kanıtı var mı vs onu tartışıyoruz. Taslaman olayını da şöyle düşün. Profesör akademisyenleri referans göstermek kötü bir şey mi? Bir de bu açıdan bak.

Sundance
03-04-2017, 15:45
Save The Day, mükemmellik takıntısı olan birisi.
Bir ateist çıkıp Taslaman gibileri ekranda rezil etmedikçe, inanmayı sürdürecek.
Kesin kanıtlar arıyor.2 kere 2= 4 edercesine.

Belki diyeceksiniz ki, bu kadar şüpheci birisi neden inançlı olur?İnanç, kesin kanıta dayanmıyor ki....
Evet bu aslında çelişki.

Ama inancı hayatının merkezine oturtup, daha sonra başkalarının bunu çürütmesini bekliyor. Sonrasında kesin kanıtlar arıyor.

Bu kanıyı save ile özel sohbetler ederek mi edindiniz?

Umumi mesajlarından sorgulama yerine tebliğ izlenimi ediniyorum ben daha çok. :)

İster tebliğ, ister tartışma olsun eğer bu forum serbest ise terbiyesizlik, cıvıklık, bayağılık olmadıkça, foruma katkıda bulunanların atılmasına karşıyım.

İlahiyatçılar, tarikatçılar kesinlikle girmiyorlar tartışmaya, Adnan hoca, Taslaman gibi soytarılar direk kontakt kurup yaldızlarının dökülmesini istemiyor. Normal dindar vatandaş zaten İslam'ın İ'sinden habersiz, tartışamıyor bile. Hiç bir forumda İslam adına tartışabilecek kimse kalmadı artık.

Son kalanlar da savetheday gibi işi saflığa verenler ve Hasan Akçay gibi yanlış anlaşıldıkçılar. Bunlar da kalsın atmayın artık. :)

bilgivehis
03-04-2017, 16:04
Taslaman olayını da şöyle düşün. Profesör akademisyenleri referans göstermek kötü bir şey mi? Bir de bu açıdan bak.

On binlerce bilim adamının aynı şekilde on binlerce taslamanın gelip geçtiği bu dünyada illa ki taslaman ile mi kesinliği arıyorsun, bak save buna kuşlar dahi güler. Kendini makul göstermeye çalışman dahi niyetinin dürüst olmadığını gösteriyor. Üstelik o kadar demogoji yapıyorsun ki, sıradan bir sorgulayana benzemiyorsun, her yorumun senin üzerinde daha çok kuşku bırakıyor ben de.
Ancak tekrar diyorum uyarıları ciddiye aldığın müddetçe kendi adıma kalmanı isterim ama gerçekten çok mazlumu oynuyorsun yorumların ise öyle demiyor...

NickMickyok
03-04-2017, 16:14
Bu kanıyı save ile özel sohbetler ederek mi edindiniz?



Yo hayır hiç özel mesajla konuşmadık.
Bu kanılara varmak için, "Lafla peynir gemisi yürümez" konusu bile yeterliydi benim için.

İlk mesajını okuduğumda, askıda kalan sözlerden ziyade, hemen yansımasını görebileceğimiz sonuç odaklı bir bakış açısını aradığını sezmiştim.

postalmarx
03-04-2017, 17:07
Bu kadar açık yanlışlar, tutarsızlıklar ve taslaman seviciliğine rağmen bunu iyi niyete mi bağlıyorsunuz yoksa bu forumdan atılmasını gerekli görüyor musunuz?

Forumda bir tane akıllı müslüman bulmuşsunuz, onu da atmayı mı hesaplıyorsunuz? Niye ki?

Bu kadar akılsız olmayın. Tam tersi böyle bu forumun varoluş amacı zaten akıllı müslümanlarla akıllı ateistlerin kaliteli tartışmalar yapmasıdır.

Bir sürü cahil cühela, kenarından marksizm duymuş, faşist zihniyetli, iki üç tekerleme dışında kafası boş, ağzı bozuk adamların kendi kendilerine din çürütüp birbirlerini alkışladığı bir yer mi olsun? Öyle yerler de var. Onlar da zaten kaliteli insanları (teist veya ateist) forumdan ikrah ettirip bıraktırarak şu anki oldukları entelektüel çöl haline getirdiler forumlarını.

Herkes tabii vizyonu ve kapasitesi elverdiğince bir "tartışma ortamı" hayal ediyor.

world
03-04-2017, 18:08
Entellektüel yorum demişsiniz. Teşekkür ederim. Ayrıca spartacus bile kendine cahil diyordu, ben kendimi bilgili olarak takdim edemem. Bak bilgivehis dostum sen düzgün bir adamsın. Öyle seziyorum. Güzel tespitlerin var ama benim hakkındaki tespitlerin pek doğru değil kanımca. Caner Taslaman reklamı falan yapmıyorum. Kendisi teizmi çok iyi savunuyor. Ben de ondan örnekler veriyorum. Bir çok inanan kimse Taslaman'dan örnekler veriyor. Ondan ilham alıyorlar. Ben mümkün olduğunca tarafsız olmaya gayet gösteriyorum. Bir tarafa meyletmemeye çalışıyorum. Mesela ben evrime inanan birisiyim fakat evrim karşıtıymış gibi tartışabiliyorum. Dar kafalı olmamaya özen gösteriyorum. Bu da olduğum gibi görünmediğimi düşündürtüyor sana dostum. Yani sanki dürüst değilmişim havası uyandırıyor. Fakat objektif olmaya çalışıyorum sadece. İnandığım şeye bile karşı çıkıp tartışabiliyorum. Dürüst olmamakla bir ilgisi yok. Objektifliği seviyorum. Sevgili NickMickyok güzel tespit etmiş. Mükemmellik takıntısı var demiş. Evet güzel tesbit. Bilim ve felsefenin mükemmelini arıyorum. TV programlarında Taslaman'ın karşısına çıkan karşıt görüşte insanlar maalesef tatmin etmiyor. Ben de soluğu bu forumda aldım. Bu forumda çok entellektüel filozof kimseler mevcut. TV programına çıkan proflardan daha çok tatmin ediyor bu forumdakiler açıkçası. NickMickyok'un bahsettiği gibi kesin kanıt önemli.
Caner Taslaman teizmi iyi falan savunmuyor yine propaganda işte.Hayatımda gördüğüm en aptalca argümanlar Taslamanda geliyor çünkü orjinal değil ithal argümanların kaynağı William Lane Craig.

Ahlaksız
03-04-2017, 18:26
Save the day,foruma katkı yapıyor..Spartacus gibi üyelerle sürekli yazışarak,forumda bir hareket yaratıyor..:)

Ben bu arkadaşı spartacus'a şikayet ettim..Zaten 3-5 kişiyiz,öyle gizlemeye filan gerek yok..Dedim ki,bu arkadaş TROL..Neyse aramızda biraz mesajlaştık..O ara save the day'e kaç yaşında olduğunu ve hayatında evrimle ilgili bir kitap okuyup okumadığını sordum..''18 yaşındayım ve bir tane bile evrimle ilgili kitap okumadım'' dedi:)
Böyle birisine evrimle ilgili mesaj yazmam ben..Benim açımdan save'in evrimle ilgili yazdığı her mesaj anlamsızdır..

Ateistforumda ''materyalist bilinç'' isimli bir arkadaş vardı..Zehir gibi bir ateistti..World,bilirsin sen:)

Yalnız ağzı biraz bozuktu ve ahlak konusunda sürekli konu açıyordu..Ateistlerin ahlakı kabullenmesine sinir oluyor ve sürekli ahlakın olmadığını anlattığı benzer konular ile forumda başka konuların tartışılmasına bir çeşit engel oluyordu..Banlanıyor,yeni hesapla geliyordu ve aynı şeyi yapıyordu..En sonunda ıp banlama yaptılar bunu..

Save the day'de bu arkadaşa benziyor..Sürekli evrim evrim..Yüzlerce mesaj yazılıyor save'e ama save yine aynı şeyleri söylüyor..Aynı videoları mesajlarının sonuna ekliyor..''Ateistlerin cevap veremediği sorular'' filan..:)

Save benim için hava hoş,ben senin evrimle ilgili yazdığın mesajları okumuyorum ama yöneticiler sana ne kadar sabreder,onu bilmiyorum..

Ben yine de senin forumda yazmandan yanayım..Sana şunu yapmak lazım aslında..Evrimle ilgili mesaj yazman yasaklanmalı:)

bilgivehis
03-04-2017, 19:19
Sevgili postalmarx, belki farkında değilsiniz kendi adıma iyi niyet göstererek kalmasına sürekli sabır gösteriyorum. Ben ve bazı arkadaşlar kibarca bazıları da kabaca sayısız uyarılara rağmen aynı davranışa devam ediyor.

Bir insan sağdan-soldan alıntı yapar, birilerini örnek gösterir ama hep aynı nakarat oldu mu takdir edersiniz ki, bıkkınlık verir. Üstelik bu nakaratlar bir reklama, bir tanrıya, konu kaydırmalara, bilmiyor görünüp tutarsız yorumlara ve hep taslamana dayanırsa elbette iyi niyetten şüphe duyarım.

Yani varsın reklam yapsın, isterse örgütlü trol olsun, ne isterse yapsın ama akıllı müslüman kalsın diyorsunuz. Tabi bu da bir görüş ama forum hareketli olsun adına düşünüyorsanız tavizler ne kadar doğru olabilir?

Ayrıca bu açtığım başlık tamamen kendi insiyatifim ile açılmıştır, yönetici arkadaşların haberi de yok, görüşmüşlüğüm de yok ve alakaları da yok.

Üstelik bu başlık ortama sunulmuş, Save gibi olanlar hakkında üyelerin görüşü alınmak için bir demokrasi göstergesidir.

Yıldıztozu
03-04-2017, 19:26
O geleceğin sağlam ateist adaylarından diye öngörüyorum. :)

Bazen troll gibi görünüyor. Hatta bedevi rumuzlu üye sanmıştım.

aliyarasfal
03-04-2017, 21:17
Burada save en ağır sözleri sarf eden kişi benimdir.

Nedenlerinide her konuda yazdım ve hakkındaki düşüncelerim aynen geçerli. Ancak böyle bir başlık açmak ve oylama yapar gibi vatandaşlıktan atalım tartışmaları fazla duygusal yaklaşımlar ki bu yaklaşımı zaman zaman ben dahil bir çok kişi yaşamıştır.Bu tarzı doğru bulmuyorum, gına getirsede anlamazı oynasada burası bir forum ve kuralları işletecek olanlar bellidir.


Bu kurallar çerçevesinde gerekli görülürse yöneticiler gereğini yapar, onun harici gına getiren tarzı konusunda uyarmak ( ben ağır ve kabaca uyarıyorum-doğrudur yanlıştır ayrı konu) dışında böyle başlıklar açmak bence gereksiz.


save the day ve niyetini (zihniyetini) tartışmak ise mesele onuda zaten katletiği her konuda yapabiliriz:) Neyse bir üye ne zaman yaptırımlara tabii tutulur ona eğer bizler ( üyeler) karar verseydik bu forum çoktan boşalır ve işlevsizleşirdi.


Bir birimize kızmamız çok doğal amma alışıyor be insan, demirbaşlar var , hep aynı şeyleri bile tekrarlıyor olsakta kimi zaman, bizi cahil bulan, beğenmeyenlerde olsa, sanırım arıyoruz bu alışkanlıklarımızı( dostları) . Alışmış kudurmuştan beterdir :)


Kurallar belli, işletecek olan yetkililer belli, kısacası kavga gürültüye devam :)



Şimdilik saygımla gittim...

Şüpheci Dinsiz
03-04-2017, 21:29
Sevinerek gördük ki, değerli üyelerimiz engizisyondan yana değil.
Olsalardı da fark etmezdi, çünkü forum yönetimi olarak engizisyondan yana değiliz.

Bu başlığı çöpe atmayı öneriyorum.

Save The Day
03-04-2017, 21:33
Sevgili arkadaşlar hepimiz insanız. Bazen hararetli tartışıyoruz, bazense gülüyoruz, eğleniyoruz. Burası bir aile gibi. Çok güzel bir forum. Beni çok yanlış tanımışsınız sevgili dostlarım. Ben forumu ve sizi sevdiğim için burada vakit geçiriyorum. Kötü bir niyetim yok. Fakat forumda tartışma kaçınılmaz oluyor. İnsan doğası gereği kendi gibi düşünenleri yanında istiyor. Ötekileri istemiyor. Küçük bebeklerde bile durum böyle. Sizinle bazı konularda ters düşüyoruz, farklı düşünüyoruz ama saygılı bir şekilde tartışmamıza engel olmamalı. Bazı şeyleri aşmalıyız artık. Ne konu olursa olsun önemi yok. Tanrı olur, materyalizm olur, idealizm olur, evrim olur önemi yok konunun. Forumdaşlar olarak burada birbirimizle iletişim halindeyiz. Etkileşiyoruz. Birbirimizi kırmadan tartışabilmeliyiz. Turan Dursun forum ailesi olarak bunu yapmalıyız.

Bazı kişileri referans gösteriyor olabilirim. Bunda bir sıkıntı görmüyorum. Hepimizin bazı savunduğu şeyler vardır. Kendi doğrularımız vardır. Bunları ne pahasına olursa olsun savunuyoruz. Sonuna kadar gidiyoruz. Bazense birbirimizi kırabiliyoruz, hararetli tartışmalar oluyor. Görüşlerimizin ayrı olması, bizleri ayırmamalı. Bazense kendimizi tekrar edebiliriz. Neticede insanız. İnsan üstü davranamayız. Neysek oyuzdur. Doğal dışı davranmaya da çalışmamalı. Kendimizi kasmadan, doğal davranmak en iyisidir. Dediğim gibi bu tip şeylere takılarak birbirimizi kırmanın bir alemi yok. Benim hakkımda böyle düşünmeniz şaşırttı beni. Örgüt bile diyenler olmuş. Ama biz insanız neler düşünmüyoruz ki. Her şey aklımıza geliyor. Fakat bir aile olarak bunu birbirimize yapmaya hakkımız yok. Biz forumdaşlar olarak forumda güzel vakit geçirelim, sohbet edelim birbirimizle. Birbirimizi göndermenin ve kırmanın alemi yok sevgili dostlarım. Yeri gelir birbirimizi kırarız sonuçta insanız. Ama hatamızın farkına varabilmek önemli zaten. Birbirimiz hakkında kötü düşünce ve önyargıları bir kenara bırakalım ve bir aileymiş gibi sarılalım birbirimize :)

Ahlaksız
03-04-2017, 22:29
Save,bırak artık şu evrim konusunu..Başka konuları oku,başka konularda yaz..
Sen zırnık bilginin olmadığı bir konuda,ısrarla yazmaya devam edersen;sana örgütte denir,trol de denir,sana küfür de edilir..Bunlar gayet normal..Anormal olan,senin bilmediğin bir konuda aylarca çok uzun yazı yazman..

Bak ben Türkiye ortalamasının çok çok üstünde bir dini bilgiye sahibim ama bu konularda yazarken zorlanıyorum..Senin bu rahatlığın insanları sinir eder/ediyor..

İmzamdaki konu..Gayet iddialıyım ve iddiamı kaynaklarla desteklemişim ve açmışım bir konu..İsteyen gelsin,bana itiraz etsin ama itiraz ederken kaynakları ile gelsin bana..Kendi subjektif görüşleri ile değil..!

Bu işler böyle olur save..Bir şey ortaya koyarsın ve kaynağını da belirtirsin..

Yalnız senin kabul etmediğin evrim konusu,benim ''rab allah'' konum gibi bir şey değil..Benim yazdığım yazıya,zor da olsa itiraz edilebilir..Çünkü dini/toplumsal/siyasi bir konu bu ama senin ''evrim yok'' iddian,iddia bile değildir..Zırvadır..Senin iddian ciddiye bile alınmaz,alınmamalıdır..Seni burada ciddiye alan arkadaşlar,tamamen iyi niyetli insanlar..Sen sana zaman ayıran insanlara papağan gibi aynı şeyleri söylüyorsun..Evrim yokta yok..Maymunlar neden insan olmuyor filan..Hep aynı şeyler..
Sonra da aileyiz filan:)
Tamam aileyiz de,aile de kavga da olur,dayakta olur,evden uzaklaştırma da olur..!

Naziksin..Bu senin avantajın..Yoksa birkaç kötü kelime kullansaydın,çoktan banlardı arkadaşlar seni..Sabırla aynı konuda,aynı şeyleri yazıyorsun..Bu da trol alameti işte..Sen trol değilsin belki ama yaptığın trol davranışı..Bunu anlamalısın..Belki hayatında hiç trolla karşılaşmadın ama biz iyi biliriz bu trolleri save..
Trol değilsen ve banlanırsan üzülürüz..Trolsen de fark etmez..Niye biliyor musun?Çünkü sana yazılan mesajlar sadece sana yazılmıyor..!

Forumda ne olur,onu da söyleyeyim sana..Forumda kitap okuyan insanlar yazarlar..Kabaca budur..Forumda yazmak için üniversite bitirme şartı filan yoktur..Sadece okumanız lazımdır..Çünkü okumayan yazamaz..!

Sen hiç okumadığın bir konuda sürekli yazıyorsun,sürekli..
Foruma bir ay girmesen,en azından 2 kitap okusan,ne olur?Bir tarafın mı eksilir?
Bu forumda sürekli ''maymunlar neden insan olmuyor?'' demen için,birileri kafana silah mı dayıyor?
Akpli troller gibi,maaş mı alıyorsun?
Adnan Oktar'ın adamı mısın?
Gördün mü?
Herşey söylenebilir sana:)

spartacus
03-04-2017, 23:02
Taslaman iyi bir safsata ustası ve kurnaz bir cambaz ve ağına düşenlerde çok olabiliyor.

Örnek verirsem;

Su 100C derecede kaynar.

Taslaman başlar;

Oradaki kaynamak, neden illa kaynamak olsun ki, kay kökünden bakarsak pakala kaynata, kaynana olabilir. Hem başkalarıda başka düşünür, kaynamayı, kaynata olarak düşünür vs....

Hem neden santigrad olsun ki, fahrenayt'da olabilir. Zaten orada anlatılmak istenen kaynatmak da olabilir ve bu ifade ortalığı kaynatmak, dersi kaynatmak da olabilir. Kaynata, kaynata katran olru mu ifadesinde, oradaki kaynata, kaynata, kaynatatdır, olabilir.... (ifadeye dair herhangi tutarlı bir ifade var mı yok, alakası var mı yok ama böyle kitap bile yazabilir)

Hasılı bu türden yazılar yazar veya benzer tür yöntemler kullanır, ortalığı arap saçına çevirir, yani siz suyun kaynama derecesiyle ilgili yazarsınız o kelimelerle oynar... Bu tür kurnazlıklar tüm bu grubun(dinci, akıllı tasarımcı) standart yöntemlerinden birisidir.

Saftasata örneğini ise defalarca örneklemişimdir, bilhassa Save sayesinde! Değinmeye gerek görmüyorum, sadece en çok kullandıkları yöntem, özel durumlardan genel sonuçlar çıkartmak veya genel durumları özel sonuçlara indirgemektir. Bir diğeride insanları peşinen kandırmak, başvurdukalrı yöntem ise akıl oyununa dayalı kurnaz olasılık hesapalarıdır. Daha önce örneklemiştim;

Bir mağara dönemi insanını öne sürüp, bu insanın bilgisayar yapma olasılığı kaçtır? %0, demek ki bilgisayarı yapıp, insana al kullan diye veren ilahi bir güç olmalı!

Yine diğer bir örnekle;
Dünya ile Mars kıyası yaparlar, derler ki, bu mars'ın, dünya olma olsılığı kaçtır? %0 civarı... O halde demek ki bu kendiliğinden oluşamaz(hönk!)... Oysa neden Mars, Dünya olmalı, neden mars'a indirgeme, dünya gibi, mars gibi katrilyonlarca gezegen var dolayısıyla olasılık ne oldu? %0 mı, olmuş, bitmiş üzerinden olasılık yapmak ayrı bir safsatadır, ama zaten farklı olanı bireye indirgeyip, O'nun beriki olmasının olasılığıyla GENELLEMEYE varmak başka bir safsata, benzerleri işte maymun neden insan, kurbağa neden manda olmuyor(olması mı gerekiyor? hem size kim böyle bir çarpazlamayı iddia ediyor ki, neye itiraz ediyorsunuz, kendi çarpıtmanıza, zavallı insanlarda bunlardan evrim, bilim öğrendiğini sanıyor)...

Hasılı, Save gibi, bir çok insan bu tür şarlatanların, oyunlarına düşerler ve kolayda çıkamazlar, lakin Save'de sorun şu ki, o kemikleşmiş-ileri derecede şartlanmış, dünyayı soytarılardan ibaret sanıyor, çok şey bildiklerini, çok büyük olduklarını düşünüyor oysa ortalama bir Cüppeliden çok da farklı değildir yaptıkları. safsatayı, kelime oyununu, basit kurnazlığı, akıl -kandırmaca oyunları, sihirbazlıkları 100 kerede gösterseniz, o 101 noluda, hala aynılarını tekrar ediyor, edebiliyor ve üstelik o safsatayı kullanan soytarılarında videolarını bir de yapıştırmıyor mu? yahu adam her adımda kelime oyunalrı, safsata üretiyor, video olunca değişen bir şey olmuyor.

Örneğin defalarca ifade etmişimdir Taslaman yöntemiyle bir adet safsata yaparsak;
Eğer oyuncak varsa bu Noel baba'nın oyuncak dağıttığını gösterir! Delilidir! Birde isim verelim O'nun gibi, "gösterme delili" olsun adı. Hooop sazanlar atlıyor, alayı kancada, delil nedir neye denir bunu bile sorgulayan yok...

Save ise bu tür safsataları konu ediyor, siz safsata olduğunu analtmaya çalıştığınızda da Save başlıyor başka telden çalmaya. Misal Save bu safsatadır.

Save dönüyor, safsata demek, saf kelimesini esas alırsa, saf altın gibi değerli bir şey olabilir. Şey demek kişiye göre değişebilir. Kişi dedimya kişi, kime neye göre. Göre dedim görelik kime göre? Dedim dedim, dedim demekle kastettiğim söylediğim bir şey olmayabilir... Olmamak dedim, olmayabilir dedin, olmayabilir dedim, dedinya olmayabilirin de bir olabilirliği olabilir.... Bu sonsuza kadar sürer ve arada da sizin ifadenizle alakasız böyle laf, lafı açıyor ifadelerine dayanıp bolca sorular yönetip, sizi de, kendisini de boğar... Çünkü başka şansı yoktur, o şartlanmıştır ve şartlandığı şeyin ipe-sapa gelmez olmasını kaldıramaz, bu tür lafızlarla ya olağanlaştırmaya ya da irdelenemez hale gelmesini sağlamaya programlıdır...

Hasılı bunlar bunca yazışmalardan sonra elde edilen analiz ve tespitlerdir, asla kişisel değildir, ben Save'nin bu durumları atlatacağını, aşacağını düşünüyorum ve elbette yanılıp, yanılmadığıma dair gösterge, Save'nin elinde.

Taslaman'mı hep aynı safsataya dayalı -örnek Noel baba!- sürekli kendini tekrar eden lakırdılarıyla, aslında üzerinde konuşmaya da , yazışmaya da değmez, bir süre balıkçılık yapacak, gelip, geçecek, o avladıklarıyla mutlu, avladıkça cüsse yapacak, sükse yapacak, basamakalrı hızla tırmanacak belki, namı yürüyecek cahil kesimler deryasında, avlananlarda avlıklarıyla mutlu, mesut olacaklar, çünkü av olanlara yeter mutluluk kancanın ucundaki yemi yutana kadar gerisi malum, kafayı takmayacaklar, öğrenme, bilinçlenme istekleri tamamen körlenecek, en kötüsüde irdeleme-sorgulama yetilerini, yöntemlerini kaybedecekler(Taslaman'ı dinleyen, takılıp kalan yöntemsizlikten öte bir şey görmeyecek, nalına, mıhına, işine nasıl gelirse, iler yok, tutar yok, akıl bu kurgula gitsin), emme-basma tulumba gibi kafa sallayan-onaylayan bir kitleye dönecekler, dert yok, tasa yok, o da öyle bir mutluluk olacak yem ve kancadan sonra...Lakin Save bir kez bu foruma gelmiş, özünde propagandayla girmiş olsada, istese de, istemesede farklı bir dünyaya tanık olacak, emme basma tulumba olmayan insanlar görecek, sorular soracak dilerse yanlı-taraflı ama ortamı, farklı dünyanın farklı insanlarını tanıyacak, böylece farklı düşünme, bilgi, bilinç, birikimle haşır neşir olacak, bu da belkide dar kalıpları, çitleri aşmanın bir diğer yoludur ve kimsenin şahsına özel değil, herkes, çeşitli fikir, görüşlerin dile geldiği bir ortamda farklı bir dünyaya açılmış oluyor.

Yıldıztozu
03-04-2017, 23:36
Müslümanken ben de Caner Taslamanı severdim. Çünkü mantıklı dindar olmaya çalışanlar için uygun bir örnekti. Sanki bilimsel-felsefi açıdan allahı ispatlıyor gibi hissettirirdi. Bu da ateistler karşısında bir güç verirdi.

Aslında sadece Caner değil, dünyada bunun örnekleri var.

Canerle yüzyüze tartışma fırsatlarım oldu. Konuşmayı seviyor. Ama idealizme fazla kaptırmış halde kendini.

Save'in seveceği son videoları yayınlanmış :)

https://www.youtube.com/watch?v=-60FeOLpQQs

https://www.youtube.com/watch?v=Zzmtrf28PlI

Bir de kitap çıkarmış. ''Bir müslüman evrimci olabilir mi'' diye.

Aslında dinleri reforme etmenin başlangıcı buradan geçiyor olabilir. Yani müslümanları direkt evrimci ateist yapmak yerine önce evrimci müslüman yapmak, onları ateizme yönelten geçiş aşaması olabilir.
Bu anlamda Caner gibi adamlar dinleri reforme ederek, uzun vadede ateizme katkı sağlayacaklardır.

Save The Day
04-04-2017, 00:01
Spartacus hoca farklı bir dünyaya tanık olmaktan bahsetmiş. Güzel tespit. Spartacus hoca ve onun gibi düşünen arkadaşlar azınlık. Dünyada bile azınlıktır sırf Türkiye değil. Zıt görüşte çok insan var. Hele Türkiye'nin çok büyük bir bölümü sizin gibi düşünmüyor ve zıt düşüncelere sahipsiniz. İnsan bu foruma ilk girdiğinde afallayabiliyor. Noluyoruz falan diye kalabiliyor öyle. Ben Türk TV programlarını çok izledim açıkçası. Oraya akademisyenler geliyor konuk olarak. Taslaman ile de tartışıyor akademisyenler. Fakat spartacus hocanın gösterdiği gibi kimse Taslaman'ın hatalarını gösteremedi TV'de. Hiç görmedim böyle bir şeyi. Hani spartacus hoca gibi izah edemedi kimse. Şundan şundan dolayı bu görüşleriniz safsatadır kimse demedi. İzah edemedi kimse. Karşıdaki adam prof bile olsa ders veremedi Taslaman hocaya. Taslaman hoca galip geliyor TV tartışmalarında. Hiçbir akademisyen de bileğini bükemiyor. İşte bu programları izleyen bir vatandaş bu foruma gelince de afallıyor. Mesela spartacus hoca materyalist felsefeyi anlatıyor. Spartacus'un anlattıklarını ilk defa görüyorum. Programda bir kişi bile anlatmadı ve o argümanlarla karşı çıkmadı Taslaman'a. Karşısına gelen akademisyenler açıkçası tatmin etmedi beni. Yeterli cevabı veremiyorlar. Hep Taslaman'ın galibiyetiyle sonuçlanıyor.

Taslaman ile fizikçiler arasında da tartışma olmuştu. Ne oluyor da matematik evrene uyuyor diye soru yöneltmişti Taslaman. Fizik profesörü benim alanım değil diyerek geçiştirdi. Halbuki fizik ile uğraşan birisi matematikle haşır neşirdir. Ki profesör olduğuna göre matematiği su gibi içmesi lazım. Bu soruya cevap vermesi lazımdı. Cevapsız kalmasına şaşırdım. Spartacus hoca matematikle ilgili uzunca yazmış ve tartışmıştı diye hatırlıyorum. Spartacus hoca tatmin edici cevaplar verebilir fakat neden profesörler tıkanıyor? Sadece bu konuda değil. Birçok konuda profesörler tıkanıyor ve Taslaman hoca galip geliyor. Fakat profesörlerin tıkandığı konuları da spartacus hoca açıklayabiliyor, ilginç. İşte insan bu sahneye tanık olunca şaşırıyor gerçekten. Apışıp kalıyor. Hani spartacus hoca işte şu şu yüzden safsatadır diye izah ediyor. Bir tane bile akademisyen bunu yapamaz mı yahu? Neden olmuyor? Neyse bahsettiğim matematik videosunu koyayım.

https://www.youtube.com/watch?v=Mjf57-GWbp0

bilgivehis
04-04-2017, 00:05
Sevinerek gördük ki, değerli üyelerimiz engizisyondan yana değil.
Olsalardı da fark etmezdi, çünkü forum yönetimi olarak engizisyondan yana değiliz.

Bu başlığı çöpe atmayı öneriyorum.

Bu değerlendirmenin hiç beklemediğim kişiden gelmesi beni hem şaşırttı hem de üzdü. Keşke bir başkası olsaydı, belki üzülmezdim.

Başlığa ve içeriğe dikkat ettiniz mi?
Başlıkta "Save örneği" denmiş, doğrudan bir şahıs gösterilmemiş.
Save ve onun davranışında olanlar hakkında diğer üyelerin görüşü alınmak istenmiş. Forum üyelerine save ve save gibiler hakkında ne düşünüyorsunuz gibi demokratik bir soru sorulmuş, bu şahıs gitsin denmemiş.
Savenin gitmesini isteseydim en azından bir yöneticiye şikayette bulunurdum.
Ama yöneticiye şikayet etme yerine forum üyelerinin görüşlerine sunmayı daha adil daha demokratik buldum.
Forum üyeleri de kendilerine göre gayet güzel değerlendirmeler yaptılar, hepsinin haklılık payı var.
Şimdi de bir yönetici olarak böylesine bir değerlendirmeyi eleştirmek yerine engisizyona benzeterek ve çöplük demekle gerçekten beni üzdünüz.
Umarım konunun başlığını, içeriğini ve verilmek istenen mesajı analiz etmeden acele yazılmış bir yorum olsun. Aksi takdirde sizin için oluşan olumlu bütün değerlerim alt üst olacaktır...

Save The Day
04-04-2017, 00:09
Müslümanken ben de Caner Taslamanı severdim. Çünkü mantıklı dindar olmaya çalışanlar için uygun bir örnekti. Sanki bilimsel-felsefi açıdan allahı ispatlıyor gibi hissettirirdi. Bu da ateistler karşısında bir güç verirdi.

Aslında sadece Caner değil, dünyada bunun örnekleri var.

Canerle yüzyüze tartışma fırsatlarım oldu. Konuşmayı seviyor. Ama idealizme fazla kaptırmış halde kendini.

Save'in seveceği son videoları yayınlanmış :)

https://www.youtube.com/watch?v=-60FeOLpQQs

https://www.youtube.com/watch?v=Zzmtrf28PlI

Bir de kitap çıkarmış. ''Bir müslüman evrimci olabilir mi'' diye.

Aslında dinleri reforme etmenin başlangıcı buradan geçiyor olabilir. Yani müslümanları direkt evrimci ateist yapmak yerine önce evrimci müslüman yapmak, onları ateizme yönelten geçiş aşaması olabilir.
Bu anlamda Caner gibi adamlar dinleri reforme ederek, uzun vadede ateizme katkı sağlayacaklardır.

Sevgili yıldıztozu Öymen ile Taslaman'ın tartışma videosunu koymuşsunuz. O programın tamamını izledim ben. Maalesef Öymen hoca tatmin edici itirazlar getiremedi Taslaman'ın argümanlarına. Taslaman diyorya argüman masadadır, ondan daha iyi argümanınız varsa getirin çürütün diyor. İşte Öymen hoca onu yapamadı maalesef. Bu sitede spartacus daha iyi işler çıkartıyor. Ben işte bunu anlamıyorum. Spartacus felsefe profesörü olmamasına rağmen nasıl felsefe profesöründen konuya daha yetkin? Felsefe profesörünün tıkandığı yerde nasıl spartacus tıkanmıyor da izah edebiliyor? Burası ilginç. Üniversitelerin boş beleş yerler olduğunu düşündürtüyor bu mesele bana. Sen de demiştinya işte spartacus ve pyrrhon felsefe proflarından daha iyi filozof diye. İşte bunu bir türlü anlayamıyorum. Nasıl oluyor?

Felâsife
04-04-2017, 01:32
Ben işte bunu anlamıyorum. Spartacus felsefe profesörü olmamasına rağmen nasıl felsefe profesöründen konuya daha yetkin? Felsefe profesörünün tıkandığı yerde nasıl spartacus tıkanmıyor da izah edebiliyor? Burası ilginç. Üniversitelerin boş beleş yerler olduğunu düşündürtüyor bu mesele bana. Sen de demiştinya işte spartacus ve pyrrhon felsefe proflarından daha iyi filozof diye. İşte bunu bir türlü anlayamıyorum. Nasıl oluyor?

Ne güzel işte. Her şeyi anlayacağız diye bir şey yok, zaten anladığında da büyüsü bozulur, bence bunun keyfini çıkart.
Sufiler "her gördüğünü Hızır bil!" derler bunun için, bilgi ve bilginin nerede kimde olduğu hiç belli olmaz.

Save The Day
04-04-2017, 01:44
Ne güzel işte. Her şeyi anlayacağız diye bir şey yok, zaten anladığında da büyüsü bozulur, bence bunun keyfini çıkart.
Sufiler "her gördüğünü Hızır bil!" derler bunun için, bilgi ve bilginin nerede kimde olduğu hiç belli olmaz.

Bir şeyi anlamamak ve çözememek hiç keyifli gelmiyor bana. Büyüsü falan da yok bana göre. İnsan bilmek ve anlamak ister. Anlamlandıramadığı ve cevap bulamadığı şeyler onu huzursuz ve rahatsız eder. Kafasına takılır durur. Problem haline gelir. İyi değildir insan için.

Hiç belli olmaz diyorsunuz. Neden? Belli olmayacağı sonucuna nasıl vardınız? Belli olmadığını da belli olduğundan bulmadınız mı? Belli olma diye bir şey olmasaydı belli olmaz diyebilir miydiniz? Bunlar birbirine bağlı değil mi? Üniversiteler boş beleş yerler mi sizce? Prof gibi ünvanlar sizce ne ifade ediyor? Kağıt üzerinde mi sadece? Ama bir taraftan da bakıyorum ki hastalanınca hastaneye gidiyoruz. Doktorlar tıp fakültesi bitirmiş insanlar. Hastalanınca gideceğimiz ve gittiğimiz yer gayet de belli. Doktorların tıpı bildiği gayet de belli değil mi? Sokaktan tıp alanında kendini geliştirmiş birini mi arıyoruz hasta olunca? Doktor moktor ne bildiği belli olmaz, en iyisi sokaktan rastgele adam bulayım mı diyoruz? Direkman doktora gidiyoruz. Çözümü orada arıyoruz. Tıp alanında üniversiteler kişiyi uzmanlaştırıyor da neden diğer alanlarda olamıyor? Üniversite dışı kimseler nasıl profları geçiyor?

aliyarasfal
04-04-2017, 02:07
Dur ben sana anlatayım nasıl geçtiklerini.


Hani diyorsun ya Spartacus ve Pyroon o prpflardan daha iyi felsefi olarak açıklıyor; yanlış, onların felsefi yönü ve bilgisi tartışılmaz, oonlar ve biz sana Taslaman denen çakma felsefecinin felseyle ilgisi olmadığını, safsata yaptığını açıklıyoruz :)


Ülke tam bir cehalet çemberinde din faşizmi ile kuşatılmış ve yönetilirken, bu ortamın nimetlerinden faydalanan Taslamman gibiler din ile bilimin karşısına çıkıyor. Sonrada üfürükleri( masal) ortaya koyup hadi tersini ispatla diyor bilim adamlarına. Yani somutun karşısına soyutu koyup, masalla gerçeği iki eşit ve karşıt olgu gibi sunup (dine bezeli) canlı yayında bilimsel olarak açıkla diyor soytarılar.


Dikkat etmiyorsun yada işine gelmiyor,görüyoruz o canlı yayınlarda insanların; yahu onlar masal, siz gerçekliğin, nesnele ait olan bilgisini alıp pinokyoya bağlıyorsunuz, neresi felsefe ve kısacası Allah yok din yalan deme noktasına kitleyip insanları, cesaret edip söylemesini, safsata ulan bu demesini bekliyorsunuz. intihar etsinler diyorsunuz.


Bu alçak tutumu senin gibiler burda pişkince propaganda malzemesi yapıyorsunuz.

Ne pyron ne spartacus burdasöylediklerinin( rahatça) 100 de birini cesaret edip söyleyemez bu faşizmin hüküm sürdüğü ve cehaletin çoğaltıldığı topraklarda.


Yani başlarım senin iki yüzlü propaganda yapmana :)

geçen seyrettim evrim tartışıyorlar sözde, bunlar din allah kitap üfüüyor( dindoş taslaman ve ekibi) karşıdaki hocalar resmen aman bir yanlış söz çıkar ağzımızdan korkusuna din ile ilgili tek kelime etmemek için çırpınıyor. İşte bu alçaklığı bu ortamı ortaya koymayıp, görmeyip, bu baskıyı yok sayıp efenim nasıl prof oolmuşlar diyenede yine hakettiği küfürleri edesim var:)


Aile içi şiddet mi oluyor bu benim niyetim bu durumda? :)

Asıl o soytarılar masallarla nasıl adama sayılıyorlar onu birdüşün , tabii amacın üzümyemekse.

Kısacası masada üfürük var, din faşizmi cehaletin sırtında şahlanmış, hoca cevap vercekmiş spartacus yada pyroon gibi:) Dinin ve tanrı masalının yalan olduğunu söylemeye cesaretin varsa buyursen denede görsün herkes canlı yayında.

Çok demokratik, hak hukuk gözetilen bir ülkedeyiz ve bilimden ölüyorsunuz okuyaokuya.

imam hatip denen cahil yetiştirme okulları çoğaldıkça taslamanlar ilah bile sanılır :) Felsefenin f sini bilmeyen adamların filozof olduğu yerde veprof ünvanı aldığı yerde doğrudur bilim insanlarının cesaret edipte bunlarmasal diyemediklerinden o proflukları geçersizdir. İlahiyatçı olmayandan prof mu olur amk:)







Şimdilik saygımla gittim...

Felâsife
04-04-2017, 02:18
Bir şeyi anlamamak ve çözememek hiç keyifli gelmiyor bana. Büyüsü falan da yok bana göre. İnsan bilmek ve anlamak ister. Anlamlandıramadığı ve cevap bulamadığı şeyler onu huzursuz ve rahatsız eder. Kafasına takılır durur. Problem haline gelir. İyi değildir insan için.
Bu cevabı sen bulacaksın, ben değil, benim tabikide bir cevabım hatta cevaplarımda var, sayfalarcada yazabilirim, böyle bir problemim yok ama vereceğim cevabında sana bir şey ifade etmeyeceği ortada, çünkü bu cevabı kendin bulmak istiyorsun ve bu yola düşmüşsün, vs. vs.

Soruyu soran cevabıda yanıtlayabilmeli, yanıtlayamıyorsa daha o düzeye gelmemiş demektir.

Eskiler "Soru sormak yarı ilimdir!" derler.
Yani sorduğun soru üzerinde bir bilgin, fikrin olabilmeli , değilse o soru, sadece soru olmaktan öteye geçemez. Hiç bir soru, o kişide cevabı yoksa bir anlam ifade etmez.

Hasılı sorduğun şeyi bilmiyorsan, gelen cevap ne olursa olsun, seni tatmin etmeyecektir, dolayısıyla soru soruyu doğuracaktır, zaten bunun da örneğini hastane, dr. filan karıştırıp, vermişsin. Felsefe ile Tıbbın ne alakası var, ap-ayrı alanlar.

Sözün özü: Hayatında bir değişiklik yap, ve keyfini çıkart. :)


Hiç belli olmaz diyorsunuz. Neden? Belli olmayacağı sonucuna nasıl vardınız?
Söylersem kopya olmaz mı, vardık bir yerden. :third:

Save The Day
04-04-2017, 02:41
Dur ben sana anlatayım nasıl geçtiklerini.


Hani diyorsun ya Spartacus ve Pyroon o prpflardan daha iyi felsefi olarak açıklıyor; yanlış, onların felsefi yönü ve bilgisi tartışılmaz, oonlar ve biz sana Taslaman denen çakma felsefecinin felseyle ilgisi olmadığını, safsata yaptığını açıklıyoruz :)


Ülke tam bir cehalet çemberinde din faşizmi ile kuşatılmış ve yönetilirken, bu ortamın nimetlerinden faydalanan Taslamman gibiler din ile bilimin karşısına çıkıyor. Sonrada üfürükleri( masal) ortaya koyup hadi tersini ispatla diyor bilim adamlarına. Yani somutun karşısına soyutu koyup, masalla gerçeği iki eşit ve karşıt olgu gibi sunup (dine bezeli) canlı yayında bilimsel olarak açıkla diyor soytarılar.


Dikkat etmiyorsun yada işine gelmiyor,görüyoruz o canlı yayınlarda insanların; yahu onlar masal, siz gerçekliğin, nesnele ait olan bilgisini alıp pinokyoya bağlıyorsunuz, neresi felsefe ve kısacası Allah yok din yalan deme noktasına kitleyip insanları, cesaret edip söylemesini, safsata ulan bu demesini bekliyorsunuz. intihar etsinler diyorsunuz.


Bu alçak tutumu senin gibiler burda pişkince propaganda malzemesi yapıyorsunuz.

Ne pyron ne spartacus burdasöylediklerinin( rahatça) 100 de birini cesaret edip söyleyemez bu faşizmin hüküm sürdüğü ve cehaletin çoğaltıldığı topraklarda.


Yani başlarım senin iki yüzlü propaganda yapmana :)

geçen seyrettim evrim tartışıyorlar sözde, bunlar din allah kitap üfüüyor( dindoş taslaman ve ekibi) karşıdaki hocalar resmen aman bir yanlış söz çıkar ağzımızdan korkusuna din ile ilgili tek kelime etmemek için çırpınıyor. İşte bu alçaklığı bu ortamı ortaya koymayıp, görmeyip, bu baskıyı yok sayıp efenim nasıl prof oolmuşlar diyenede yine hakettiği küfürleri edesim var:)


Aile içi şiddet mi oluyor bu benim niyetim bu durumda? :)

Asıl o soytarılar masallarla nasıl adama sayılıyorlar onu birdüşün , tabii amacın üzümyemekse.

Kısacası masada üfürük var, din faşizmi cehaletin sırtında şahlanmış, hoca cevap vercekmiş spartacus yada pyroon gibi:) Dinin ve tanrı masalının yalan olduğunu söylemeye cesaretin varsa buyursen denede görsün herkes canlı yayında.

Çok demokratik, hak hukuk gözetilen bir ülkedeyiz ve bilimden ölüyorsunuz okuyaokuya.

imam hatip denen cahil yetiştirme okulları çoğaldıkça taslamanlar ilah bile sanılır :) Felsefenin f sini bilmeyen adamların filozof olduğu yerde veprof ünvanı aldığı yerde doğrudur bilim insanlarının cesaret edipte bunlarmasal diyemediklerinden o proflukları geçersizdir. İlahiyatçı olmayandan prof mu olur amk:)







Şimdilik saygımla gittim...

Beklediğim bir cevaptı bu dostum. Klasik cevap vermişsin. Yani işte korkularından itiraz edemiyor TV'deki proflar. Spartacus ve Pyrrhon da yüzde birini söyleyemez falan diyorsunuz. Sizin dediğiniz İslam konusunda olabilir. Yani İslam hakkında atıp tutamazsınız TV'de. Bu konuda haklısınız bence. Fakat felsefi olarak tanrının varlığı konusunda bi sıkıntı olmaz. Örsan Kunter Öymen tanrının varlığı konusunu Taslaman ile tartışmıştı. Tartışma linkini de vereceğim. Maalesef Öymen hoca tatmin edici itirazlar getirmedi. Hani Taslaman diyorduya argümanlar masadadır, daha iyisini getirip çürütün diyor. Nerde hata yaptığımı gösterin diyor Taslaman. Spartacus forumda izah ediyor fakat programdaki proflar bunu yapamıyor. Korkuyla morkuyla alakası yok. Felsefi olarak tanrının varlığı tartışmasında bi sıkıntı olmaz. İslam'a hakaret falan edilirse o zaman o kişi hedef haline gelebilir ancak. Fakat felsefi tanrının varlığı konusunda sıkıntı olmaz dediğim gibi. Profların yetersiz kalmasına korku bahanesi gösterilemez. Yani felsefi olarak tanrının varlığı yokluğuna da mı itiraz edemiyor prof? Bundan da mı korkuyor?

https://www.izlesene.com/video/ateist-orsan-kunter-oymene-caner-taslamandan-felsefe-ayari/9271987

Save The Day
04-04-2017, 02:47
Bu cevabı sen bulacaksın, ben değil, benim tabikide bir cevabım hatta cevaplarımda var, sayfalarcada yazabilirim, böyle bir problemim yok ama vereceğim cevabında sana bir şey ifade etmeyeceği ortada, çünkü bu cevabı kendin bulmak istiyorsun ve bu yola düşmüşsün, vs. vs.

Soruyu soran cevabıda yanıtlayabilmeli, yanıtlayamıyorsa daha o düzeye gelmemiş demektir.

Eskiler "Soru sormak yarı ilimdir!" derler.
Yani sorduğun soru üzerinde bir bilgin, fikrin olabilmeli , değilse o soru, sadece soru olmaktan öteye geçemez. Hiç bir soru, o kişide cevabı yoksa bir anlam ifade etmez.

Hasılı sorduğun şeyi bilmiyorsan, gelen cevap ne olursa olsun, seni tatmin etmeyecektir, dolayısıyla soru soruyu doğuracaktır, zaten bunun da örneğini hastane, dr. filan karıştırıp, vermişsin. Felsefe ile Tıbbın ne alakası var, ap-ayrı alanlar.

Sözün özü: Hayatında bir değişiklik yap, ve keyfini çıkart. :)


Söylersem kopya olmaz mı, vardık bir yerden. :third:

Cevabı siz bulacaksınız demiyorum zaten. Fikrinizi soruyorum. Benim birtakım fikirlerim var bu konuda. Fakat forumun amacında zaten kişiler fikrini ortaya koyar. Amacı bu forumların. Ben de burada fikir soruyorum. Siz fikrinizi söylemeyin, bütün dünyayı gezeyin fikri ben bulayım demiyorum. Fikrinizi paylaşabilirsiniz diyorum. Mesela ben kendi fikrimi söyleyim. Şu olabilir ki üniversitelerin eğitimi yetersizdir, eğitim sistemi kötüdür. Ya da ünvan alan kişi haksız yere de almış olabilir. Şu da olabilir mesela ünvan alan kişi ezberleyerek sınavları geçmiş ve belli bi yere gelmiştir. Sonunda da prof olmuştur. Fakat bunu iyi ezber yeteneği ile başarmış olabilir. Olay tartışma ve açıklamaya gelince tıkanabilir. Çünkü sınavda hadi açıkla, hadi tartışalım demiyorlar. Ezberlediğini tak diye yazar. Bilgisayarlar nasıl kopyalayıp yapıştırıyorsa o da o şekilde yapıştırır. Fakat olay izah etmeye ve tartışmaya gelince tıkanır. Bu da olabilir. Ya da proflar çok yetkindir fakat korkuyor da olabilirler. Hepsi olabilir.

Tıp konusu şöyle. Örnekte dediğim gibi üniversiteler tıpta kişiyi uzman ediyorlar da diğer alanlarda edemiyorlar mı? Sebep? Bunu anlamlandıramadım. Hastalanınca sokaktan adam bulmuyoruz. Doktora gidiyoruz. Doktor da tıp fakültesini okuyup diplomasını almış adam. Peki diğer alanlarda neden üniversiteyi bitirip diplomasını almış ve prof olmuş kimseler yetersiz kalıyor da hiçbir ünvanı olmayan adamlar proftan daha iyi açıklayabiliyor? Bunu sordum.

Felâsife
04-04-2017, 03:11
Cevabı siz bulacaksınız demiyorum zaten. Fikrinizi soruyorum.
Farkında mısınız?
Bu konu sizin üzerinize açılmış durumda, sıkıntı var çünkü... Zira sürekli soru, soru soru ve yine soru ciddi bir sıkıntı ve dar boğaz oluşturuyor. Bu da bir PAYLAŞIM filan değil, aksine sabote gibi bir durumdur.

Bunun farkında değilseniz bilemem ama bildiğim kimse zaten forumlarda sorulara cevap vermek zorunda değildir, kimsenin böyle bir görevide yoktur, bu zorunluluk forumculuk doğasında aykırıdır, bu paylaşımda değildir.

Çok basit bir şey dedim ve keyfini çıkartın...

Keyfin sorusu olmaz yahu, keyif keyiftir.


Tıp konusu şöyle. Örnekte dediğim gibi üniversiteler tıpta kişiyi uzman ediyorlar da diğer alanlarda edemiyorlar mı? Sebep? Bunu anlamlandıramadım. Hastalanınca sokaktan adam bulmuyoruz. Doktora gidiyoruz.
Dr. a gideceksin tabi, tv bozulunca berbere gidersen olur mu?
Nihayetinde dr.lukta bir meslektir ve özel eğitimi gereklidir.

Düşünce ise bam-başka bir alan ve kişi kendini mükemmel bir şekilde de eğitebilir, yetiştirebilir, bunun için fakülteler şart olmasa gerek. Ha şart dersen o başka, onun adreside bura değildir zaten.

bilgivehis
04-04-2017, 03:12
Korkuyla morkuyla alakası yok.
Profların yetersiz kalmasına korku bahanesi gösterilemez.

On dakika sonra

Ya da proflar çok yetkindir fakat korkuyor da olabilirler.

Save The Day
04-04-2017, 03:27
Dr. a gideceksin tabi, tv bozulunca berbere gidersen olur mu?
Nihayetinde dr.lukta bir meslektir ve özel eğitimi gereklidir.

Düşünce ise bam-başka bir alan ve kişi kendini mükemmel bir şekilde de eğitebilir, yetiştirebilir, bunun için fakülteler şart olmasa gerek. Ha şart dersen o başka, onun adreside bura değildir zaten.

Ben de diyorum ki hastalanınca doktora gidiliyor, TV bozulunca tamirciye gidiliyor berbere gidilmiyor da başka alanlarda niye böyle olmuyor? Felsefe olur, fizik kimya biyoloji olur veya başka alan olur. Bu alanlarda neden proflar yetersiz kalabiliyor da prof olmayan kişi profun yetersiz kaldığı yerde açıklayabiliyor? Halbuki doktor örneğinde doktor olmayan kişi tedavi edemez. Doktor eder tıp eğitimi almıştır. Fakat diğer alanlarda bu niye olamıyor? Düşünce dediniz düşünce bir alan değildir. İnsan her yerde ve her alanda düşünebilir. Düşünce ile alakası yok konuştuklarımızın. Yani tıp alanında uzman diye doktora gidiyoruz da diğer alanlarda niye üniversite bitirmeyle uzman olunamıyor? Prof olmayan nasıl profu geçiyor da izah edebiliyor? Bunu soruyorum.

Save The Day
04-04-2017, 03:29
On dakika sonra

Bağlamından koparmışsın ama. İslam ve Kuran'a TV programlarında hakaret edilemez. Ederse bir kişi hedef olacaktır muhtemelen. Yani bu düzeyde bir eleştiriden korkabilirler. Bunu diyorum. Bir de olabilir demişim. Olabilecekleri söyledim. Ama felsefi olarak tanrının varlığı meselesinde korkacak bir şey yok, profların yetersiz kalmasına korku bahanesi verilemez bu konuda diyorum. Bağlamından koparırsan istediğin manayı verirsin.

Yıldıztozu
04-04-2017, 10:31
Felsefe profesörünün tıkandığı yerde nasıl spartacus tıkanmıyor da izah edebiliyor? Burası ilginç. Üniversitelerin boş beleş yerler olduğunu düşündürtüyor bu mesele bana. Sen de demiştinya işte spartacus ve pyrrhon felsefe proflarından daha iyi filozof diye. İşte bunu bir türlü anlayamıyorum. Nasıl oluyor?

Bu daha çok felsefenin yapısıyla ilgili. Mesela matematikte veya biyolojide bu pek geçerli olmazdı. Yani biyoloji eğitimi almamış biri biyoloji profu kadar iyi olamazdı. Ama felsefe farklı, çünkü felsefe ezber bilgiye dayanmıyor, bilgiyi yorumlamaya dayanıyor.

Üniversite ortamında felsefe doktorası yapan birini düşünelim, tez konusu ''özgür irade var mıdır'' olsun. Tezinden başarılı olabilmesi için kendi fikirlerini ve yorumlarını eklemesine gerek yoktur. Özgür irade hakkında filozofların görüşlerini toplar, bir araya getirir ve tez diye sunabilir. Başarılı bir çalışmadır bu da elbette.
Ama sadece düşünülmüş bilgileri bir araya getirmiştir. Yeni fikir üretmemiştir. Prof. olması için bunu yapması yeterli olabiliyor.

Hem günümüzde hem tarihte hiç adı duyulmamış, tanınmamış üst düzey filozofların var olduğuna eminim.

Bir kere ''tanınmak'' halkla ilişkilidir. Ancak filozof halkla pek ilişkili olmaz çoğu zaman. Popülist değildir filozof.

Hatta bir kişi sürekli televizyonlara çıkıp, felsefi kimliğiyle halk tarafından sürekli alkışlanıyorsa o kişi sırf bu özelliğinden dolayı filozof sayılmayabilir bile. Çoğunluğun alkışladığı kişi muhtemelen filozof değildir, çünkü felsefe çoğunluğa hitap etmez.

Felsefe çok geniş bi alan. Caner'in veya başka felsefe proflarının uzmanlık alanları vardır. Belki Caner siyaset felsefesinde yetkindir, başka proflar tarih felsefesinde yetkin olabilir, başkası fenimizm felsefesinde yetkin olabilir ama din felsefesinde kusurlu olabilir.
Ama hiç kimse tüm felsefeye hakim olamaz.

''Felsefe yolda olmaktır'' diye bir tanımlama duymuştum. Sürekli ilerleyişi ifade ediyor. Ama yolun sonu yok.
Bu yolda bir kere yanlış yöne sapmışsan artık karşılaşacağın tüm cevaplar kusurlu olacaktır. Mesela dinlere sapmışsa bu yolda, artık her bilgiye karşı kusurlu yorumlar üretecektir. Baştan yanlış yola saptığı için.
Caner gibi adamlar daha en baştan dinleri doğru kabul ediyor. (muhtemelen çocukluktan geliyor inancı) Daha sonra karşılaştığı her bilimsel felsefi veriyi dinlere uygun hale getirmeye çalışıyor.
Halbuki dinleri seçmeden önce bilimsel-felsefi verileri elde etseydi, kendiliğinden dinlere ulaşamayabilirdi.
Dogmalardan kurtulmak kolay değildir, prof bile olsa.

Şüpheci Dinsiz
04-04-2017, 11:14
Sevgili bilgivehis,
Bu değerlendirmenin hiç beklemediğim kişiden gelmesi beni hem şaşırttı hem de üzdü. Keşke bir başkası olsaydı, belki üzülmezdim.

Başlığa ve içeriğe dikkat ettiniz mi?
Başlıkta "Save örneği" denmiş, doğrudan bir şahıs gösterilmemiş.
Save ve onun davranışında olanlar hakkında diğer üyelerin görüşü alınmak istenmiş. Forum üyelerine save ve save gibiler hakkında ne düşünüyorsunuz gibi demokratik bir soru sorulmuş, bu şahıs gitsin denmemiş.
Demokrasi hakkında binlerce yazı yazılmış bu forumda, engizisyon'u, aforoz'u, demokrasinin çoğunluğun kararı olduğunu ima eden/kırıntısını içeren bir yazı görmek tüylerimi diken diken etmeye yetiyor. Çünkü demokrasinin pek de iyi bilinmediğini/anlaşılmadığını düşündürtüyor.

Savenin gitmesini isteseydim en azından bir yöneticiye şikayette bulunurdum.
Ama yöneticiye şikayet etme yerine forum üyelerinin görüşlerine sunmayı daha adil daha demokratik buldum.
Şu gitsin (hatta 'atın bunu', 'atın bu öküzü') diyenler oluyor. Forumun bir anayasası var. Bunun dışına çık(a)mayız, şu veya bu kişi için esnet(e)meyiz, kimseyi ötekileştir(e)meyiz, herkese eşit mesafedeyiz. Demokrasi, çoğunluğun veya tamamının kararını uygulamak değil, mevcut yasanın hak ve özgürlükler lehine ve herkese eşit uygulanmasıdır.

Forum üyeleri de kendilerine göre gayet güzel değerlendirmeler yaptılar, hepsinin haklılık payı var.
Şimdi de bir yönetici olarak böylesine bir değerlendirmeyi eleştirmek yerine engisizyona benzeterek ve çöplük demekle gerçekten beni üzdünüz.
Umarım konunun başlığını, içeriğini ve verilmek istenen mesajı analiz etmeden acele yazılmış bir yorum olsun. Aksi takdirde sizin için oluşan olumlu bütün değerlerim alt üst olacaktır...
Bilemiyorum, belki içinde bulunduğumuz günlerdeki demokrasi eksikliğinden, linç kültüründen yıldığım için aşırı tepki verdim. Sizi kırdıysam özür dilerim. Ancak, üyelerin hak ve özgürlükleri hakkındaki düşüncelerim budur.

Sevgiler

gungormez
04-04-2017, 11:14
Bu arkdaş frumda kalmalı.
Lakin uzun yazması sınırlanmalı(250)kelime ile.

Çünki; yazdıklarını unutuyor,yanıtlanmış sorularını sürekli tekrarlıyor.
İyi niyetli olduğunu düşünmesemde,hayat karşımıza böyle kozalakları çıkarıyor,çıkaracak. çünki, toplum çoğunluğu bu kozalaklardan oluşuyor.
Ya 4 soru sınırlaması ya kelime kısıtlamasıyla sonuna kadar dürüstçe tartşılabilir.
O'da dürüst olabilirse şayet.
Adım adım,madde madde.
Tertemiz üyeleri embsil ve sürekli yalanlarla ,Gobels taktikleriyle bulandırmasınada bir sınırlama gerektiği açıktır.
Bir takım güçler(faşizm) yemledikleri trolleri bu işe memur ediyor belli!.
Save gider,postal gelir,o gider lolipop gelir.
Çünki burada insanlığın aydınlık yüzleri var,halkın vicdanı yürekli yurtseverler var,bilim var,felsefe,mantık ve akıl var.

Natan
04-04-2017, 11:29
Kisi, dusuncesi neyse ifade edebilmeli. ( terorizme, gericilige yonlendirmiyorsa) lakin benim gordugum sey sudur ki, soz konusu arkadasimiz, kendisine detayli verilen cevaplarin uzerine ayni seyleri tekrar tekrar gundeme getiriyor her iletide. Yahu bu konu ele alinmis, konusulmus. Detaylica aciklanmis, ustelik kitap, makale bilimsel dokumanlari okumasi yonunde ricada bulunulmus, cevaplanmis. Tekrar sanki o konuda birsey soylenmemis gibi, ayni cumlelerle onumuze gelmis.

Bir cevap veriliyor.
sanki cevap verilmemis gibi davraniyor.
sayfalarca yazilmasina ragmen tekrar o basit argumanlara donup ayni sey soruluyor.

Ben bundan rahatsizim.

Hem de cok rahatsizim.
Normal bir yazar-site uyesi olarak rahatsizim.

Sayfalarca yazacaksin, yanitlayacaksin.
Sanki birsey soylenmemis, uzerinde kafa yorulmamis HATTA hic sorulmamis gibi ayni noktadan farkli forum basliklarinda devam edeceksin.

Kendini tekrardir.
Zararli degildir.

Ama ayni seylerdir.

Ben artik o tartismalari okumuyorum.
Pekcokari da okumuyor.

Ya ben kendimi duzeltmem gerekir yada gormezden gelmem lazim.

Yada forum raahaatsizligini gozeterek hareket etmem lazim.

Bakalim, gidisat ne olacak.

bilgivehis
04-04-2017, 13:06
Sevgili Şüpheci Dinsiz, suç işlemedin ki özür dileyesin, aksine ben kırdıysam ben özür dilerim. Ha eleştirin eleştiriden öte miydi evet eleştireden öteydi adeta kendimi ipe giden bir mağdur gibi hissettim. Bunun nedeni eleştiriyi yapanın yorumlarını genelde takdir ettiğim sen olmasıydı :)
Ayrıca demokrasi dediysek öyle demokrat falan değilim ve nerede demokrasi varsa orada faşim veya kapitalizm olduğunu düşünenlerdenim.
Ancak söz konusu olan forumu hangi niyette olursa olsun temiz tutma gibi bir sorumluluk içinde hissettiğim için tek seçenekti bu başlık.
Bu başlık bir anlamda da art niyetlilere veya kendini bilmezlere bir uyarı anlamındadır. Yani kabaca "sizlerin her kelimesi gözümüzden kaçmıyor, bize yutturmaya veya konuları iğdiş etmeye yeltenmeyin" şeklinde kibarca bir parmak göstermekti. İyide oldu, zira bu türlere insanların nasıl baktığını da görmüş olduk.
Yorumlarda bulunan arkadaşlarla hemen hemen aynı gözle bakıyoruz, kısaca genel fikir "forumda yazacaksınız sabır gösteririz ama yanlışlarınız da gözümüzden kaçmaz" gibi genel bir bakış gördüm.
Umarım bundan sonra save ve save gibiler enayi olmadığımızı anlar.
Bu türler, bu başlıkta sevgili Natan'ın yorumunu dönün dönüp okusun...

Ahlaksız
04-04-2017, 20:30
-Şu spartacus ile pyrrhon var ya..
-Eeee..
-Ne biçim açıklıyorlar herşeyi..Adamlar profesörlerin açıklayamadığı şeyleri bu forumda açıklıyorlar..!

Hem diyor ki ''bana evrim her türlü açıklanıyor'',hem de ısrarla kendisine açıklanan konuda sorular sormaya devam ediyor..

Evrimin bilimsel bir olgu olduğu sana 100 kere açıklandı mı?
Açıklandı..Bunu kendin itiraf ediyorsun..
O zaman kapat şu evrim konusunu..Caner Taslaman konusunu..
Evrim de evrim,evrim de evrim..
Caner de Caner,Caner de Caner..
Yeter artık:)

Save The Day
04-04-2017, 21:00
-Şu spartacus ile pyrrhon var ya..
-Eeee..
-Ne biçim açıklıyorlar herşeyi..Adamlar profesörlerin açıklayamadığı şeyleri bu forumda açıklıyorlar..!

Hem diyor ki ''bana evrim her türlü açıklanıyor'',hem de ısrarla kendisine açıklanan konuda sorular sormaya devam ediyor..

Evrimin bilimsel bir olgu olduğu sana 100 kere açıklandı mı?
Açıklandı..Bunu kendin itiraf ediyorsun..
O zaman kapat şu evrim konusunu..Caner Taslaman konusunu..
Evrim de evrim,evrim de evrim..
Caner de Caner,Caner de Caner..
Yeter artık:)

Profların açıklayamayıp spartacus ve Pyrrhon'un açıklaması bana çok ilginç geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Üniversiteler boş beleş yerler mi? Hadi diyelim ki üniversiteler boş beleş ve zaman kaybı. Fakat hastalanınca doktora gidiyoruz. Spartacus ve Pyrrhon gibi kendini geliştirmiş kimselere gitmiyoruz hastalanınca. Niye? Çünkü tıp fakültesinde doktorluğu öğrenip tedavi edebileceğini düşündüğümüz için. Yani fakülte bitirmek ve ünvan almanın kişiyi o konuda uzmanlaştırdığını düşünüyoruz. Tıp alanında kişiyi uzmanlaştırıyor da diğer alanlarda niye olmuyor bu?

Sorular bitmez. Mesela filozoflar bilge kimseler fakat ona rağmen ne kadar çok soru soruyorlar değil mi. Ben filozofum demiyorum, filozoflar bile ne kadar çok soru soruyor diyorum. Hatta felsefe deyince soru sormak akıllara geliyor. Soruyla ilgili felsefe. Yani filozof ne kadar bilgin olsa bile sorular tükenmiyor. Yani soru sormayı yanlış olarak algılamayın.

Save The Day
04-04-2017, 21:04
Bu daha çok felsefenin yapısıyla ilgili. Mesela matematikte veya biyolojide bu pek geçerli olmazdı. Yani biyoloji eğitimi almamış biri biyoloji profu kadar iyi olamazdı. Ama felsefe farklı, çünkü felsefe ezber bilgiye dayanmıyor, bilgiyi yorumlamaya dayanıyor.

Üniversite ortamında felsefe doktorası yapan birini düşünelim, tez konusu ''özgür irade var mıdır'' olsun. Tezinden başarılı olabilmesi için kendi fikirlerini ve yorumlarını eklemesine gerek yoktur. Özgür irade hakkında filozofların görüşlerini toplar, bir araya getirir ve tez diye sunabilir. Başarılı bir çalışmadır bu da elbette.
Ama sadece düşünülmüş bilgileri bir araya getirmiştir. Yeni fikir üretmemiştir. Prof. olması için bunu yapması yeterli olabiliyor.

Hem günümüzde hem tarihte hiç adı duyulmamış, tanınmamış üst düzey filozofların var olduğuna eminim.

Bir kere ''tanınmak'' halkla ilişkilidir. Ancak filozof halkla pek ilişkili olmaz çoğu zaman. Popülist değildir filozof.

Hatta bir kişi sürekli televizyonlara çıkıp, felsefi kimliğiyle halk tarafından sürekli alkışlanıyorsa o kişi sırf bu özelliğinden dolayı filozof sayılmayabilir bile. Çoğunluğun alkışladığı kişi muhtemelen filozof değildir, çünkü felsefe çoğunluğa hitap etmez.

Felsefe çok geniş bi alan. Caner'in veya başka felsefe proflarının uzmanlık alanları vardır. Belki Caner siyaset felsefesinde yetkindir, başka proflar tarih felsefesinde yetkin olabilir, başkası fenimizm felsefesinde yetkin olabilir ama din felsefesinde kusurlu olabilir.
Ama hiç kimse tüm felsefeye hakim olamaz.

''Felsefe yolda olmaktır'' diye bir tanımlama duymuştum. Sürekli ilerleyişi ifade ediyor. Ama yolun sonu yok.
Bu yolda bir kere yanlış yöne sapmışsan artık karşılaşacağın tüm cevaplar kusurlu olacaktır. Mesela dinlere sapmışsa bu yolda, artık her bilgiye karşı kusurlu yorumlar üretecektir. Baştan yanlış yola saptığı için.
Caner gibi adamlar daha en baştan dinleri doğru kabul ediyor. (muhtemelen çocukluktan geliyor inancı) Daha sonra karşılaştığı her bilimsel felsefi veriyi dinlere uygun hale getirmeye çalışıyor.
Halbuki dinleri seçmeden önce bilimsel-felsefi verileri elde etseydi, kendiliğinden dinlere ulaşamayabilirdi.
Dogmalardan kurtulmak kolay değildir, prof bile olsa.

Tıp hariç birçok alanda (fizik olsun kimya olsun biyoloji olsun vb) bu forumdaki filozof üyeler proflardan daha çok bilgi verdi ve izah etti. Profların tıkandığı yerlerde üyeler izah etti. Mesela evrim konusunda akademisyenler tıkanıyor. Fakat spartacus çok güzel izah etti. Akademisyen tıkanıyor suspus oluyor, izah edemiyor fakat buradaki üye edebiliyor. Yani sadece felsefe alanında değil daha başka alanlarda da bunu gördüm. Acaba eğitim sistemi mi kötü? Ezber mi yapılıyor? Fakat tıp alanında bakıyoruz ki fakülte okuyan ve diploma alan ünvan sahibi olan kişilere gidiyoruz hasta olunca. Sokaktan kendini geliştirmiş adam arayıp ona gitmiyoruz hasta olunca. Tıp konusunda fakülteler kişiyi uzmanlaştırır diye düşünüyoruz. Neden tıp alanında böyle oluyor da diğer alanlarda fakülte yetersiz kalıyor?

Sundance
04-04-2017, 21:13
Tıp hariç birçok alanda (fizik olsun kimya olsun biyoloji olsun vb) bu forumdaki filozof üyeler proflardan daha çok bilgi verdi ve izah etti. Profların tıkandığı yerlerde üyeler izah etti. Mesela evrim konusunda akademisyenler tıkanıyor. Fakat spartacus çok güzel izah etti. Akademisyen tıkanıyor suspus oluyor, izah edemiyor fakat buradaki üye edebiliyor. Yani sadece felsefe alanında değil daha başka alanlarda da bunu gördüm. Acaba eğitim sistemi mi kötü? Ezber mi yapılıyor? Fakat tıp alanında bakıyoruz ki fakülte okuyan ve diploma alan ünvan sahibi olan kişilere gidiyoruz hasta olunca. Sokaktan kendini geliştirmiş adam arayıp ona gitmiyoruz hasta olunca. Tıp konusunda fakülteler kişiyi uzmanlaştırır diye düşünüyoruz. Neden tıp alanında böyle oluyor da diğer alanlarda fakülte yetersiz kalıyor?

Akademisyenlerin tıkandığına, sus pus olduğuna nasıl kanaat getirdin?

Yaratılışçıların hazırladığı 5 dakikalık bir videoyu seyrederek mi?

Sen o akademisyenlerin akademik makalelerini inceledin mi?

Araştırmaları hakkında bilgi sahibi oldun mu?

Bu akademisyenlerin yetkinliği konusunda karar verebilecek kadar yeterli bilgi birikimine sahip misin?

Bu sorulara dürüstçe cevap verebilecek misin?

Eğer bu sorulara dürüstçe cevap verebilirsen göreceksin ki aslında o akademisyenler hakkındaki ithamların çamur atmak dışında başka bir şey değil... Ben bu şekilde çamur atmanın aşağılıkça olduğunu düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun bu konuda? :)

Save The Day
04-04-2017, 21:21
Akademisyenlerin tıkandığını, sus pus olduğuna nasıl kanaat getirdin?

Yaratılışçıların hazırladığı 5 dakikalık bir videoyu seyrederek mi?

Sen o akademisyenlerin akademik makalelerini inceledin mi?

Araştırmaları hakkında bilgi sahibi oldun mu?

Bu akademisyenlerin yeterliliği konusunda karar verebilecek kadar yeterli bilgi birikimine sahip misin?

Bu sorulara dürüstçe cevap verebilecek misin?

Eğer bu sorulara dürüstçe cevap verebilirsen göreceksin ki aslında o akademisyenler hakkındaki ithamların çamur atmak dışında başka bir şey değil... Ben bu şekilde çamur atmanın aşağılıkça olduğunu düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun bu konuda? :)

Baya bi TV programı izledim. Oralarda akademisyenler tartıştı. Evrimi de epey bi tartıştılar. Bir de o attığım 13 dakikalık video vardı. 5 dakikalık video değil o. 13 dakika falan sürüyor. Gerçi o video benim kafamı çok karıştırdı. Evrim ağacı ile konuştum ne oluyor falan diye. Bazı kısımların kesildiğini söylediler. Hatta link verdiler bana. Buradan okuyabilirsin diye. Linki burada paylaşayım hatta. İngilizcem iyi olmadığından ne dendiğini pek anlayamadım. Fakat videoyu izlediğimde tıkandığını gördüm akademisyenlerin. ''bakteri hala bakteri'' itirazına karşı öyle kalmamaları gerekirdi. Akademisyen olmayan birisi gidip akademsiyenleri sorularla sıkıştırabiliyorsa bunda bi sıkıntı vardır. Ya akademisyenlerde sıkıntı vardır ya da üniversiteler sıkıntılıdır. Bakın bu arada makalelerini okudun mu falan diyorsunuz. Makaleye bu kadar kafayı takmayın. Söz olabilir ya da yazı olabilir bunla karşıdakine görüşlerini ifade eder. Makale makale diye tutturmanın hiçbir mantığı yok. Ben sözle yapılan izahlarına baktım ve tıkandıklarını gördüm. Makale şu busuna bakmaya gerek yok. İşi biliyorsa videoda da gerekli açıklamayı yapardı. Yok makaleymiş yok şuymuş bunlar saçma şeyler. Bir de klasik sen ne kadar biliyorsun ki falan diyorsunuz. Zaten akademilerden kişilerin o konuda yetkin olmayabileceği ve tıkandıklarını konuşuyoruz. Akademiler kişinin bilgisini ortaya koymak için güzel bir ölçüt idi. İşte ünvanı şu, şuradan mezun olmuş demekki o konuya hakim diyebiliyorduk. Fakat akademiler ölçütü de elimizden alınınca bilgi seviyesini ölçmek o kadar kolay değil. Hani akademisyen bile cevaplayamıyorsa senin bilgin ne falan diye söylenmemek gerek. Evrim hakkında geçen tartışmaları izledim ve okudum. Tanık oldum. Fakat akademisyenin açıklayamaması gerçekten olmaması gereken bir şey. Hakkaten olmaması lazım. Neyse bu arada ilgili linki vereyim http://freethoughtblogs.com/pharyngula/2013/07/23/ray-comfort-confesses/

spartacus
04-04-2017, 21:45
Save Tıp'dan basitmişsin peki bir soru.

Doktorun görevi nedir?

Save The Day
04-04-2017, 21:47
Save Tıp'dan basitmişsin peki bir soru.

Doktorun görevi nedir?

Gelen hastayı tedavi etmek. Doktor dediğimiz kişiler kendisine gelen hastaları tedavi etmeye çalışır. Her zaman başarılı olamazlar fakat görevleri budur. Tabi aşama aşama önce şu sonra şu bilmemne diye anlatılabilir ama tedavi eder veya etmeye çalışır sonuçta.

Ahlaksız
04-04-2017, 21:48
Save the day;psikolojik bir rahatsızlığın var mı?

Save The Day
04-04-2017, 21:50
Save the day;psikolojik bir rahatsızlığın var mı?

Psikolojik analiz yapmıyoruz burda. Konumuzla alakasız. Herkes için bi analiz yapılabilir.

Ahlaksız
04-04-2017, 21:52
Varsa söyleyebilirsin..Söylersen belki yardımcı olacak birileri çıkabilir..Hem bu kötü bir şey değil..
Eğer Türkiye'de yaşıyorsan,böyle bir sorunun olması gayet normal..Asıl anormal olan,Türkiye'de yaşayıp bir psikolojik rahatsızlığının bulunmaması..

Save The Day
04-04-2017, 21:54
Varsa söyleyebilirsin..Söylersen belki yardımcı olacak birileri çıkabilir..Hem bu kötü bir şey değil..
Eğer Türkiye'de yaşıyorsan,böyle bir sorunun olması gayet normal..Asıl anormal olan,Türkiye'de yaşayıp bir psikolojik rahatsızlığının bulunmaması..

Dediğim gibi herkes için analiz yapılabilir ve bu tür psikolojik şeylerden bir yere varamayız. Yok şu kişi şöyle, bu kişi böyle diye analiz yapılabilir. Bunun konuştuğumuz konularla bir alakası yok ve bir yere de varamayız böyle.

Ahlaksız
04-04-2017, 21:58
Niye ''var'' ya da ''yok'' demiyorsun?
Konu sensin save..Seni tartışıyoruz burada..:)

Sundance
04-04-2017, 22:00
Baya bi TV programı izledim. Oralarda akademisyenler tartıştı. Evrimi de epey bi tartıştılar. Bir de o attığım 13 dakikalık video vardı. 5 dakikalık video değil o. 13 dakika falan sürüyor. Gerçi o video benim kafamı çok karıştırdı. Evrim ağacı ile konuştum ne oluyor falan diye. Bazı kısımların kesildiğini söylediler. Hatta link verdiler bana. Buradan okuyabilirsin diye. Linki burada paylaşayım hatta. İngilizcem iyi olmadığından ne dendiğini pek anlayamadım. Fakat videoyu izlediğimde tıkandığını gördüm akademisyenlerin. ''bakteri hala bakteri'' itirazına karşı öyle kalmamaları gerekirdi. Akademisyen olmayan birisi gidip akademsiyenleri sorularla sıkıştırabiliyorsa bunda bi sıkıntı vardır. Ya akademisyenlerde sıkıntı vardır ya da üniversiteler sıkıntılıdır. Bakın bu arada makalelerini okudun mu falan diyorsunuz. Makaleye bu kadar kafayı takmayın. Söz olabilir ya da yazı olabilir bunla karşıdakine görüşlerini ifade eder. Makale makale diye tutturmanın hiçbir mantığı yok. Ben sözle yapılan izahlarına baktım ve tıkandıklarını gördüm. Makale şu busuna bakmaya gerek yok. İşi biliyorsa videoda da gerekli açıklamayı yapardı. Yok makaleymiş yok şuymuş bunlar saçma şeyler. Bir de klasik sen ne kadar biliyorsun ki falan diyorsunuz. Zaten akademilerden kişilerin o konuda yetkin olmayabileceği ve tıkandıklarını konuşuyoruz. Akademiler kişinin bilgisini ortaya koymak için güzel bir ölçüt idi. İşte ünvanı şu, şuradan mezun olmuş demekki o konuya hakim diyebiliyorduk. Fakat akademiler ölçütü de elimizden alınınca bilgi seviyesini ölçmek o kadar kolay değil. Hani akademisyen bile cevaplayamıyorsa senin bilgin ne falan diye söylenmemek gerek. Evrim hakkında geçen tartışmaları izledim ve okudum. Tanık oldum. Fakat akademisyenin açıklayamaması gerçekten olmaması gereken bir şey. Hakkaten olmaması lazım. Neyse bu arada ilgili linki vereyim http://freethoughtblogs.com/pharyngula/2013/07/23/ray-comfort-confesses/

savetheday, neredeyse 200 yıllık bir bilim dalını bir kaç tartışma izleyip çözebileceğine ihtimal veriyor musun?

Yani yürüttüğün düz mantığın ne kadar çarpık olduğunu göstermek için söylüyorum.

- 13 dakikalık bir videoda akademislenler sus, pus oldu?
- Eeeeee!?
- E o zaman evrim şüpheli!

Yani gerçekten böyle mi yaklaşıyorsun?

180 yıllık evrim teorisi, üzerinde belki milyonlarca makale var, DNA ile ilgili, fosiller ile ilgili, embriyolar ile ilgili dünya kadar bulgu var. Dikkat et, milyonlarca makale, kayıt, deney, bulgu...

Bu yaratılışçıların hazırladığı, sadece senin görmeni istedikleri bölümleri gösterdikleri, 13 dakikalık video bütün bu bilgi birikimini çöpe atıyor demek istiyorsun öyle mi?

Şimdi ben gidip Einstein sokakta yürürken suratına mikrofonu ve kamerayı dayasam, sonra da sorsam:

Ben: Görelelik ile ilgili anlık kanıt sunar mısınız?
Einstein: Uzaydaki astronotların saatlerindeki zaman farkını örnek verebilirim size
Ben: Aaaaa ama o mikro görelilik! Ben size makro göreliliği soruyorum. Bana ışık hızında zamanın durduğu ile ilgili güncel bir örnek gösterir misiniz?
Einstein: !?!?!?!?


Yani aynen bu adamın yaptığı. :)

Einstein'ın teorisinde zerre geçmeyen, hiç bir şey ifade etmeyen mikro, makro diye kavramlar ekledim. Bu kavramlar Einstein'a ait değil, görelilik kavramında yok bu ayrım, ben ekledim. Ve Einstein'ın bana sunduğu teorisinin gözlemlenebilir bir örneğini kendi eklediğim bu kavramlardan biri ilan edip teoriden dışladım. Yok saydım.

Sonra da Einstein'dan yapılması mümkün olmayan ışık hızında bir araç ile göreliliği göstermesini talep ettim.

Ne oldu? Çöpe mi gitti şimdi görelilik teorisi?

Yoksa ne kadar laf cambazı olduğumu mu göstermiş oldum?

O videodaki, bu tartışmadaki kimin nasıl gözüktüğü, nerede es verdiği, nerede dili sürçtüğü bilimin kıstası olamaz. Bilimin kıstası yayınlanan makalelerdir. Yok makaleymiş şaçma şeyler diyorsun ya. İşte o makaleler aslında bilimin ta kendisi. Sen bilimi bırakıp "Yok onun duruşu, yok onun oturuşu, yok onun bıyığı" gibi görünüşe göre bulgu edinmeye çalışıyorsun. :)

Ne diyeyim istediğini yapmakta serbestsin tabii de, işte diyorum sana koskoca bilim dünyası, dünyadaki bütün üniversiteleri düşün yani kaç tane üniversite var, üstüne AR-GE içeren şirketleri ekle, üstüne tüm hastane, laboratuar vs vs ekle düşün yani nasıl bir camia ile karşı karşıyasın. Bütün bu camia bilimin kurallarına göre çatır çatır işlemekte. Yapılan araştırmalar makaleler olarak yayınlanmakta, diğer bilim insanları bu makaleleri inceleyip test etmekte, bulguları sınamakta, üzerine çalışmakta. İşe yarayan yöntem bu. İstediğin kadar "Ama o videodaki akademisyen benim gözüme hoş gözükmedi" de zerre bir şey ifade etmez bu yöntem için. Yine de sana kolay gelsin. :)

Save The Day
04-04-2017, 22:06
Niye ''var'' ya da ''yok'' demiyorsun?
Konu sensin save..Seni tartışıyoruz burada..:)

''Var, yok gibi kavramlar kognitize edilişleri takiben ontolojik geçiş unsurlarının durumsallarına ilişkin durumsallaştırma araçlarıdır. Zihinsel dramalardır. Benliğe dairdir bu tür dramalar. Bu kavramları sen meydana getiriyorsun. Kavramların meydana gelmesini sağlayan da koşullar var. Sen söylemezsen meydana gelmez bu kavramlar. Bilincin diyalektiğinde türeyen oluşumsal süregenlerden kollektif tabanda ayrışan ve benlik yanlsamasını vurgulayan bu tür kavramları kullanmaktan kaçınmak gerekir.''

Şaka bi yana bir psikoloğa gitmedim açıkçası. Pek gerek duymadım. Ama ad hominem yapılmak isteniyor gibi geldi bana. Yani ''falanca kişi psikolojik rahatsızdır, dolayısıyle sözlerine güven olmaz, dikkate almamak gerekir.'' bu tarzda bir şey sezdim. Gerek yok böyle şeylere.

postalmarx
04-04-2017, 22:13
Bu adam Caner Taslaman'ın ta kendisi daha anlamadınız mı? O yüzden Taslaman'ın TV'de diğer akademisyenleri ezip geçtiğine falan inanıyor. Kendinden razı olmaktan kolay ne var. Diğerlerine sorsan onlar da kendileri için aynısını der. Ama bu adam gelmiş burada başkası gibi konuşup kendisinin reklamını yapıyor. Bu da tabi biraz tuhaf. Narsizmde yeni bir seviye. Ya da belki de sadece insanları bu konuşmalar arasında çaktırmadan kendi videolarına falan sevkederek tebliğ yapıyordur. Amacı tamamen ulvidir. Tabii bizle tartışıyormuş gibi yaparken biraz numara yapması, sanki bizi hakkaten dinliyormuş gibi veya fikirlerimize değer veriyormuş gibi, ya da aslında kararsızmış ama yardıma ihtiyacı varmış gibi yapması gerekebilir. O kadar kandırıkçılık olacak tabi. Ulvi bir amaç burada sözkonusu! İslam dininin güzelliklerinin en birincisidir: Amaca giderken her yol mübahtır. Diğer müslümanlar neler neler yaptılar ülkemize ve coğrafyamıza ve dünyamıza daha çok yakın zamanlarda ve hala, çok iyi hatırlıyoruz ve uzun bir süre de unutulmayacak şeyler. Bu beyefendi sadece ufak bir yalan söylüyor. Bizle biraz oyun oynuyor. O da bizim faydamız için. Bu iyi müslüman. Bulabileceğiniz en iyisi bu. Böyle bir dünya işte.

Save The Day
04-04-2017, 22:16
savetheday, neredeyse 200 yıllık bir bilim dalını bir kaç tartışma izleyip çözebileceğine ihtimal veriyor musun?

Yani yürüttüğün düz mantığın ne kadar çarpık olduğunu göstermek için söylüyorum.

- 13 dakikalık bir videoda akademislenler sus, pus oldu?
- Eeeeee!?
- E o zaman evrim şüpheli!

Yani gerçekten böyle mi yaklaşıyorsun?

180 yıllık evrim teorisi, üzerinde belki milyonlarca makale var, DNA ile ilgili, fosiller ile ilgili, embriyolar ile ilgili dünya kadar bulgu var. Dikkat et, milyonlarca makale, kayıt, deney, bulgu...

Bu yaratılışçıların hazırladığı, sadece senin görmeni istedikleri bölümleri gösterdikleri, 13 dakikalık video bütün bu bilgi birikimini çöpe atıyor demek istiyorsun öyle mi?

Şimdi ben gidip Einstein sokakta yürürken suratına mikrofonu ve kamerayı dayasam, sonra da sorsam:

Ben: Görelelik ile ilgili anlık kanıt sunar mısınız?
Einstein: Uzaydaki astronotların saatlerindeki zaman farkını örnek verebilirim size
Ben: Aaaaa ama o mikro görelilik! Ben size makro göreliliği soruyorum. Bana ışık hızında zamanın durduğu ile ilgili güncel bir örnek gösterir misiniz?
Einstein: !?!?!?!?


Yani aynen bu adamın yaptığı. :)

Einstein'ın teorisinde zerre geçmeyen, hiç bir şey ifade etmeyen mikro, makro diye kavramlar ekledim. Bu kavramlar Einstein'a ait değil, görelilik kavramında yok bu ayrım, ben ekledim. Ve Einstein'ın bana sunduğu teorisinin gözlemlenebilir bir örneğini kendi eklediğim bu kavramlardan biri ilan edip teoriden dışladım. Yok saydım.

Sonra da Einstein'dan yapılması mümkün olmayan ışık hızında bir araç ile göreliliği göstermesini talep ettim.

Ne oldu? Çöpe mi gitti şimdi görelilik teorisi?

Yoksa ne kadar laf cambazı olduğumu mu göstermiş oldum?

O videodaki, bu tartışmadaki kimin nasıl gözüktüğü, nerede es verdiği, nerede dili sürçtüğü bilimin kıstası olamaz. Bilimin kıstası yayınlanan makalelerdir. Yok makaleymiş şaçma şeyler diyorsun ya. İşte o makaleler aslında bilimin ta kendisi. Sen bilimi bırakıp "Yok onun duruşu, yok onun oturuşu, yok onun bıyığı" gibi görünüşe göre bulgu edinmeye çalışıyorsun. :)

Ne diyeyim istediğini yapmakta serbestsin tabii de, işte diyorum sana koskoca bilim dünyası, dünyadaki bütün üniversiteleri düşün yani kaç tane üniversite var, üstüne AR-GE içeren şirketleri ekle, üstüne tüm hastane, laboratuar vs vs ekle düşün yani nasıl bir camia ile karşı karşıyasın. Bütün bu camia bilimin kurallarına göre çatır çatır işlemekte. Yapılan araştırmalar makaleler olarak yayınlanmakta, diğer bilim insanları bu makaleleri inceleyip test etmekte, bulguları sınamakta, üzerine çalışmakta. İşe yarayan yöntem bu. İstediğin kadar "Ama o videodaki akademisyen benim gözüme hoş gözükmedi" de zerre bir şey ifade etmez bu yöntem için. Yine de sana kolay gelsin. :)

Ben çözdüm demedim ki. Ayrıca akademisyenler bile işi çözemediyse ben ne yapayım. Benim sorunum mu.

O mantık yürütmeye göre ya evrim şüphelidir, ya akademisyenler bilgisizdir, ya da ilgili üniversitelerde sorun vardır. Direk evrim yanlıştır sonucunu çıkarmıyorum. Ama forum olsun şurda burda evrimi açıklayabilenler gördüm. Bu forumda mesela evrim açıklanabildi. Ama açıklanamasaydı evrimin yanlış olma ihtimali baya bi yüksek olurdu. Şüpheyle bakmamız gerekirdi. Düşünsene o şeyi kimse ispatlayamıyor, sorulara cevap veremiyor, tıkanıyor kalıyor vs bu durumda o iddia sakat olurdu. Fakat evrimi açıklayabilenler var yine de. İşte ben akademisyenlerin veya üniversitelerin sıkıntılı olduğu sonucuna varıyorum. Üniversiteler boş beleş midir, gereksiz midir diye sorguluyorum. Çünkü genel kanı şu; üniversiteler ilgili alanda kişiyi uzmanlaştırır. Kişinin ünvanı ne kadar yüksek ise o kadar uzmandır. Üniversite yolu gösterse bile o yolu başarıyla tamamlayanlar akademisyenlikte yükselirler vs gibi genel kanı var. İşte o video üniversitelerden şüphe etmemiz gerektiğini gösteriyor bize. Salt evrim ya da bi konu için demiyorum, genel olarak üniversiteden çıkan akademisyenler sıkıntılı olabiliyor. Konuya hakim olmayabiliyor, tıkanabiliyor. Salt evrim için geçerli olsa o zaman evrimin yanlışlığı ihtimali baya bi yükselirdi.

Bak kendin diyorsun o kadar bulgu var diye. İşte o kadar bulgu ve kanıta rağmen konuyu akademsiyen açıklayamıyorsa bi sorun vardır. Bunu görmemek pek mümkün değil. Görmek mümkün ama görmek istememe gibi durumlar mevcut. Adam isterse konuda kitap yazsın, profesör olsun, adamla tartışıldığında ve sorular sorulduğunda tıkanıyorsa bi önemi yokmuş demekki o yazılan kitapların. Çünkü onlar tek taraflıdır. Aslında birçok kimse kitap yazabilir. Ordan burdan bilgileri derler toparlar kitap yazar. Ya da iyi ezberci birisi akademsiyen olabilir, prof olabilir. İyi hafıza ve ortalama zeka gerekir sadece. Birçok makale de yazılabilir. Ama onlar monologtur. Oysa tartışma dialogtur. Monologta kişi iyi bile olsa ya da iyi hafızası olsa bile tartışmada tıkanabilir. Sınavlarda iyi ezberle bir yerlere gelir kişi. Akademisyen olur. Fakat olay tartışmaya gelince tıkanır kalır. Ezberlemek, tartışmaktan oldukça farklı. Tartışma ezberi kabul etmiyor. O kişinin tartışabilmesi ve izah edebilmesi için konuya hakim olması gerekir. Salt ezber yetmez. Ezberleyen kişi sadece ezberlediği kısımları sürekli papağan gibi tekrarlar. Farklı bir cümle bile üretemez. Cevap bile veremez. İşte konuya hakim olmak gerekiyor. İşte ben de diyorum ki üniversiteler boş beleş yerler mi? Oradan çıkan akademisyenler neden okuduğu alana hakim olmayabiliyor? Neden tıkanıyorlar?

Ahlaksız
04-04-2017, 22:17
Psikolojik rahatsızlığı normal karşıladığımı belirttim..Yani sen bana göre anormalsin..:)

Sundance
04-04-2017, 22:18
Neyse bu arada ilgili linki vereyim http://freethoughtblogs.com/pharyngula/2013/07/23/ray-comfort-confesses/

Linki okudun mu?

Kısa özet:

Videodaki akademisyenlerde biri videodaki montaj kurgusunda verdiği cevapların gösterilmeyerek kasıtlı olarak cevap verememiş şekilde kurgu yapıldığını anlatıyor.

Videoyu çeken Ray Comfort'un "Videoda tercihde bağlı montaj kurgusu var mı?" sorusuna karşılık "Elbette tercihsel olarak kurgu yapıldı, editörlerin işi bu" cevabına karşılık PZ Meyer (akademisyen) "Evet editörler neyin ilgi çektiğine bağlı olarak kurgularlar görüntüleri benim de dakikalarda süren konuşmalarımdan bir kaç cümle yayınladıkları çok oldu ama hiç bir editör eğer yalancı ve ideolojik korsan değil ise videoyu kişinin görüşünü çarpıtacak şekilde kesmez" yorumunu yapıyor.

Ve verdiği cevapların kesildiğini ve gösterilmediğini ifade ediyor. Ayrıca kendine bir ses kaydedici aldığını ve bir daha yaratılışçıların kendilerine yaklaşmaları durumunda bu kaydedici ile onun da kayıt yapıp gerektiğinde ifşa edeceğini belirtiyor.

Save The Day
04-04-2017, 22:21
Bu adam Caner Taslaman'ın ta kendisi daha anlamadınız mı? O yüzden Taslaman'ın TV'de diğer akademisyenleri ezip geçtiğine falan inanıyor. Kendinden razı olmaktan kolay ne var. Diğerlerine sorsan onlar da kendileri için aynısını der. Ama bu adam gelmiş burada başkası gibi konuşup kendisinin reklamını yapıyor. Bu da tabi biraz tuhaf. Narsizmde yeni bir seviye. Ya da belki de sadece insanları bu konuşmalar arasında çaktırmadan kendi videolarına falan sevkederek tebliğ yapıyordur. Amacı tamamen ulvidir. Tabii bizle tartışıyormuş gibi yaparken biraz numara yapması, sanki bizi hakkaten dinliyormuş gibi veya fikirlerimize değer veriyormuş gibi, ya da aslında kararsızmış ama yardıma ihtiyacı varmış gibi yapması gerekebilir. O kadar kandırıkçılık olacak tabi. Ulvi bir amaç burada sözkonusu! İslam dininin güzelliklerinin en birincisidir: Amaca giderken her yol mübahtır. Diğer müslümanlar neler neler yaptılar ülkemize ve coğrafyamıza ve dünyamıza daha çok yakın zamanlarda ve hala, çok iyi hatırlıyoruz ve uzun bir süre de unutulmayacak şeyler. Bu beyefendi sadece ufak bir yalan söylüyor. Bizle biraz oyun oynuyor. O da bizim faydamız için. Bu iyi müslüman. Bulabileceğiniz en iyisi bu. Böyle bir dünya işte.

Şakaysa komik, gerçekse komik değil. Yahu dostum burada söylenenlere ne çabuk kaptırmışsın ve inanmışsın :) Söylediğin kişi olsam emin ol çok sağlam bir şekilde tartışırdım. Argümanlarınızı çok rahat çürütürdüm. Burada düşünce ve fikirlerimi paylaşıyorum sadece. Sizi bir şeye inandırmak veya inandırmamak gibi amacım yok. Zorlamak gibi hiç amacım yok. Burada konuşup sohbet ediyoruz, birbirimizle iletişim kuruyoruz. Bunu iyi bi anlamak lazım. Biz burada ne yapıyoruz sorusu bile birçok şeyi farkettirmeye sebep olabilecek potansiyeldeki soru olmaya aday gösterilebilmektedir.

Save The Day
04-04-2017, 22:23
Linki okudun mu?

Kısa özet:

Videodaki akademisyenlerde biri videodaki montaj kurgusunda verdiği cevapların gösterilmeyerek kasıtlı olarak cevap verememiş şekilde kurgu yapıldığını anlatıyor.

Videoyu çeken Ray Comfort'un "Videoda tercihde bağlı montaj kurgusu var mı?" sorusuna karşılık "Elbette tercihsel olarak kurgu yapıldı, editörlerin işi bu" cevabına karşılık PZ Meyer (akademisyen) "Evet editörler neyin ilgi çektiğine bağlı olarak kurgularlar görüntüleri benim de dakikalarda süren konuşmalarımdan bir kaç cümle yayınladıkları çok oldu ama hiç bir editör eğer yalancı ve ideolojik korsan değil ise videoyu kişinin görüşünü çarpıtacak şekilde kesmez" yorumunu yapıyor.

Ve verdiği cevapların kesildiğini ve gösterilmediğini ifade ediyor. Ayrıca kendine bir ses kaydedici aldığını ve bir daha yaratılışçıların kendilerine yaklaşmaları durumunda bu kaydedici ile onun da kayıt yapıp gerektiğinde ifşa edeceğini belirtiyor.

İyi güzel de kesilen yerlerde ne açıklama yapmış, izah edebilmiş mi onu da yazsaymış.

Ahlaksız
04-04-2017, 22:23
Şu laflara bak;
Bu forumda mesela evrim açıklanabildi. Ama açıklanamasaydı evrimin yanlış olma ihtimali baya bi yüksek olurdu.
Save,sana bir soru daha soracağım..Save,sıçmıyor musun sen?

Ahlaksız
04-04-2017, 22:25
Devam ediyor save;
Argümanlarınızı çok rahat çürütürdüm.
Zorlamak gibi hiç amacım yok
Çürüt argümanlarımızı save..Zorla bizi save:)

spartacus
04-04-2017, 22:27
Gelen hastayı tedavi etmek. Doktor dediğimiz kişiler kendisine gelen hastaları tedavi etmeye çalışır. Her zaman başarılı olamazlar fakat görevleri budur. Tabi aşama aşama önce şu sonra şu bilmemne diye anlatılabilir ama tedavi eder veya etmeye çalışır sonuçta.
Peki sağlıklı tutmak kimin görevi?
Yani doktorun görevi sağlıklı tutmak mı, yoksa iş, işten geçtikten sonra iyileştirmek mi? hadi bunu geçtim, bu çok daha derin bir detay, iyi olanları, sağlıklı olanları kim kontrol edecek? Hasta, sağlıksız hayatını, yumurta son kerteye gelip düştüğünde farkedecekse, bu sağlık mıdır? Ayağına gelenden para almak sağlıklı tutma görevini icraa'mıdır? Görev için mi, para için mi?

Hasta nerede başlar, nerede biter?

Elbette basit, klişe düşünce ve şartlanmalarınıza göre-yerleşik anlayışlar adına-, hasta doktora geldiğinde başlar, doktor muayene ettiğinde biter...

Oysa hasta ancak iyileştiğinde biter ve doktorun görevi hasta iyileşene kadar ve bir daha da hastalanmaması için sürer. Çünkü doktorun görevi devrilen kağnıyı kaldırmak değil, devrilmesini önlemektir, doktorun görevi yrtıkları dikmek, yamamak değil yırtılmadan öncesidir, doktorun görevi arıza tamiri değil, arızalanmadan öncesidir, yani o sağlıklı tutmakla görevlidir ve her bir hastanın varlığı, sağlıklı tutma görevinin yerine getiril-e-mediğinin göstergesidir...

Aracına motor yağı koymayan, soğutma suyu koymayan, kontrol etmeyen birisi bilir ki, bu ileride arızaya yol açacak-hasta edecek, ama aynı dingil insanlar, hep çıkar üzre örgütlenen klişe ve empozlar içinde, nedense kendi sağlıkalrı mesele olduğunda aynı derinliğe sahip değillerdir. Araçlarının tamiri için gidip ancak arıza giderildiğinde para konusunu konuşanlar, doktora gittiğinde ise daha doktor görmeden parasını öderler, böylece sistem, lastikçinin, yola çiviler atması, kaportacının kazalardan medet umması gibi, sağlık da insanların hastalanmasından medet uman ve böylece para uğruna kendi görevlerini ortadan kaldıran bir yola girer... Ve kimse sormaz, bir ustanın görevi nedir, nerede başlar, bir doktorun?

Peki, yukarıdaki paragrafa rağmen, yine de hakim anlayışla devam edersek, A hastasısın, doktora gittin, ver bakalım parasını, verdin, peki sen neyin bedelini ödedin? iyileştin mi ki ödeyesin. Sen hasta mısın, yoksa müşteri mi? Müşteriysen, tıbbın görevi biter, orada artık ticaret başlar ve sağlıklı tutma görevi, artık ticari bir sektördür, artık görev yoktur, toplumu sağlıklı tutmak görevini kaybeder, böylece neyi kaybeder, anlamını...

felsefe diyorsun, işte bir soru namına bir yaklaşım sergiledim, defalarca söyledim, Türkiyenin durumu ortada ve talk şovlarla heleki defalaca dile getirdim taslaman gibilerin kendisine Engizisyon ortamını zırh edinerek karşısına kurbanlar çıkartmasına bakarak bir yere varamazsın, heleki sidik yarıştırmak, hiç bir meseleyi çözmez, hiç bir şeyi anlamanı sağlamaz...

İşte basit bir soru sordum sana...

Bırak onu, bunu, şunu, artık saksıyı çalıştırmaya başla, kafanda yığınla dizdiğin çöplüğü boşalt, bomboş gir ve henüz bir şey bilmediğini anımsa.... safsatalara bezeli bir dolu varsayımı veya şartlanması olan kör kalır ve o körlüğü de öyle bir propagandaya dönüştürür -ki kavgacı, horozcu Taslaman hoca, envai tür metafizik, sanrı, resmen paranoyaklaşmış insan yüceltimleri sizi ileri taşımaz, tavuk gribi olmuşçasına, kafanız hep bacak aranızdan geriye doğru eğilir çünkü omurganızı kaybetmişsinizdir, bir şeyi göremezsiniz-, iyi bir gözlemci olunmadan iyi bir analizci olunamaz, iyi bir analizci olmayan yorum yapamaz, sağlıklı değerlendiremeyen-yorum yapamayan bilinçlenemez, bilinçlenemeyen sürüye-papağana dönüşür ve papağandan daha fazla bir beyine de gereksinimi kalmaz. hele ki, süreğen ezberlenen ama hiç bir verisi olmayan absürt sözleri tekrar eden birisi, burada veri nerede ki ben neyi yorumlayacağım diyemiyorsa, zaten çoktan kaybetmiştir... Ve orada burada izlediğin ve durmadan klişeleştirip tekrar edip, papağanlaştığın talk şovların hiç bir anlamı yok dahi sen doğru-geçerli olanı, horozların dövüşüne bağlamışsan, senden de bir cacık olmaz, insan önce hıyar olmayı başarmalı. İşte güncel referandum örneği, iktidar yiyicileri ne diyor, neden evet demelisiniz, çünkü hayır diyenler terörist, oysa bu referandum meselesidir, orada evet ve hayıra anlam veren de referanduma gidilmesi öngörülen her ne ise o olmalıdır, hasılı hayır mı önce, referandum mu? Hasılı nasıl olurda hayır diyenlerin teröristliği propagandası, referandum gereğinden önce gelir ve nasıl olurda evet diyenler neye evet dediğini bilmez, sorgulamaz, sadece hayır diyenler hain, o halde evet diyorum der(ad-hominem)? Şu bardağı oraya koyalım mı? Bakınız soru bu, ama soruyla birlikte henüz kimse oyunu belirtmemişken, hayır diyenler teröristtir o halde siz bu sebeple evet diyeceksiniz! yani bardağı oradan, şuraya koymaya mı evet-hayır denecek, yoksa "hayır yerinde kalsın" diyen var diye mi? Dünyayı bunlar böyle yönetiyor, o taslaman'da şovlarını tamda böyle hazırlıyor, tipik benzeri, kolayca çıkartırsın ki, sistem yanlış, nesi yanlış, nasıl yanlış, nasıl geçit veriyor, sorgulamak ve gözlemlemek, veri toplamak zorundasın...

Yanlış sistemler yanlış insana gereksinirler, nerede yanlış sistemlerin tepesinde sorumlu kılınmış insan vardır, o yanlış insandır... yanlış klişeler de yanlış insanları bağlar, yanlış klişelere-kurallara, sistemlere, ideolojilere, doğru insan olunamaz... Sloganların, sembollerin kölesi olmayı bir yana bırak, aslolan talepdir, subjektif propagandaları, absürt subjektif lakırtıları uğruna, kendisine ezip, sükse yapacak kurban arayan horozları da, onlar yanlış insanlar, onlar kendi haklılıklarını sizin beğeninize endekslemişler, hasılı yanılırsınız. Birisi size süreğen duymak istediğinizi söylüyor, yetmiyor, her şey mükkemmel, her şey güzel, her şey ilahi bir ahenk içinde, her şey üstün-üst'de(o halde üstde olanı, üst yapan alt nerede, her şey üstün ise? her şey güzel ise çirkini nerede ki, güzeli tanımlasın, her şey ilahi bir uyum-düzen içinde ise, düzeni anlamlı kılan düzensizlik nerede? boş laflar, kelime oyunları) türünden boş lakırtılar ediyor, ama sizde koyunun kaval dinlemesi gibi dinliyorsanız sorun sizdedir...

Felsefemi dedin işte dünyası bu, ya girersin ya da hayatın boyunca seyirci kalırsın ve senin hayatını başkaları yazar...

Sundance
04-04-2017, 22:36
Ben çözdüm demedim ki. Ayrıca akademisyenler bile işi çözemediyse ben ne yapayım. Benim sorunum mu.

O mantık yürütmeye göre ya evrim şüphelidir, ya akademisyenler bilgisizdir, ya da ilgili üniversitelerde sorun vardır. Direk evrim yanlıştır sonucunu çıkarmıyorum. Ama forum olsun şurda burda evrimi açıklayabilenler gördüm. Bu forumda mesela evrim açıklanabildi. Ama açıklanamasaydı evrimin yanlış olma ihtimali baya bi yüksek olurdu. Şüpheyle bakmamız gerekirdi. Düşünsene o şeyi kimse ispatlayamıyor, sorulara cevap veremiyor, tıkanıyor kalıyor vs bu durumda o iddia sakat olurdu. Fakat evrimi açıklayabilenler var yine de. İşte ben akademisyenlerin veya üniversitelerin sıkıntılı olduğu sonucuna varıyorum. Üniversiteler boş beleş midir, gereksiz midir diye sorguluyorum. Çünkü genel kanı şu; üniversiteler ilgili alanda kişiyi uzmanlaştırır. Kişinin ünvanı ne kadar yüksek ise o kadar uzmandır. Üniversite yolu gösterse bile o yolu başarıyla tamamlayanlar akademisyenlikte yükselirler vs gibi genel kanı var. İşte o video üniversitelerden şüphe etmemiz gerektiğini gösteriyor bize. Salt evrim ya da bi konu için demiyorum, genel olarak üniversiteden çıkan akademisyenler sıkıntılı olabiliyor. Konuya hakim olmayabiliyor, tıkanabiliyor. Salt evrim için geçerli olsa o zaman evrimin yanlışlığı ihtimali baya bi yükselirdi.

Bak kendin diyorsun o kadar bulgu var diye. İşte o kadar bulgu ve kanıta rağmen konuyu akademsiyen açıklayamıyorsa bi sorun vardır. Bunu görmemek pek mümkün değil. Görmek mümkün ama görmek istememe gibi durumlar mevcut. Adam isterse konuda kitap yazsın, profesör olsun, adamla tartışıldığında ve sorular sorulduğunda tıkanıyorsa bi önemi yokmuş demekki o yazılan kitapların. Çünkü onlar tek taraflıdır. Aslında birçok kimse kitap yazabilir. Ordan burdan bilgileri derler toparlar kitap yazar. Ya da iyi ezberci birisi akademsiyen olabilir, prof olabilir. İyi hafıza ve ortalama zeka gerekir sadece. Birçok makale de yazılabilir. Ama onlar monologtur. Oysa tartışma dialogtur. Monologta kişi iyi bile olsa ya da iyi hafızası olsa bile tartışmada tıkanabilir. Sınavlarda iyi ezberle bir yerlere gelir kişi. Akademisyen olur. Fakat olay tartışmaya gelince tıkanır kalır. Ezberlemek, tartışmaktan oldukça farklı. Tartışma ezberi kabul etmiyor. O kişinin tartışabilmesi ve izah edebilmesi için konuya hakim olması gerekir. Salt ezber yetmez. Ezberleyen kişi sadece ezberlediği kısımları sürekli papağan gibi tekrarlar. Farklı bir cümle bile üretemez. Cevap bile veremez. İşte konuya hakim olmak gerekiyor. İşte ben de diyorum ki üniversiteler boş beleş yerler mi? Oradan çıkan akademisyenler neden okuduğu alana hakim? Neden tıkanıyorlar?

Nasıl yani!? Videoda gördüklerine göre mi evrim teorisi şüphelidir diyorsun!? :)

Bir video çeksem sadece seni kötü gösterecek bölümlerini yayınlasam bu videoyu da izlediğinde silip atar mısın kendini?


Forumda genel bir seferberlik oluştu herkes seni besliyor şu anda, trol beslemek dedikleri bu olsa gerek. :) Vaktini seni beslemeye adayan bu forumdakilerin evrimi nereden öğrendiğini sanıyorsun? Kendimiz keşfetmedik ya? :)

Bak kendi verdiğin linkte aslında akademisyenlerin nasıl tuzağa düşürüldüğü anlatılıyor sen hala kalkmış "tıkanıyorlar, sus pus olmuşlar, bu işi çözememişler" diyorsun.

Bu kadar basit mi yani?

Sana ısrarla tekrar tekrar ifade ediyorum ki:

Bilimde o akademisyenin, bu akademisyenin görüşünüşü hiç bir şey ifade etmez.

Bilimde tek geçerli olan edinilen bulgulardır.

Dolayısıyla o akademisyene, bu akademisyene bakıp yorum yapılamaz, bilim ne diyor, ne tür bulgular yayınlanmış onu referans almak zorundasın.

Sen ise ısrarla dönüp dolaşıp aynı şeyi söylüyorsun:

"Ama o akademisyenler benim gözüme hoş gözükmedi."

Eeee zaten videoyu yapanın amacı da sana bu izlenimi vermek.

Verdiğin linkte de nasıl şarlatanca verilen cevapların montajda kesilip, atıldığı, gösterilmediği anlatılıyor.

Eeeee böyle şarlatanlıkla, hileyle, hurdayla mı bilimsel konumumuzu alıcaz?


Bu arada videodaki bilim adamlarına bilmiyorlar diyerek haksızlık ediyorsun. Yapılan hiç bir bilimsel geçerliliği olmayan, kasıtlı olarak editlenmiş bir sokak röportajı. Tüm bilim adamlarının uzmanlık alanı da evrim olmak zorunda diye bir şey yok. Sen videoyu yayınladığın zaman bakmıştım bir çoğu saygın üniversitelerde saygın bilim adamları.

Sundance
04-04-2017, 22:47
İyi güzel de kesilen yerlerde ne açıklama yapmış, izah edebilmiş mi onu da yazsaymış.

Onu işte yayınladıkları makalelerde yazıyor bu bilim adamları denilen tipler kahretsin ki! :p

Ben bilimsel makalelerden anlamam diyorsan bunların halk dilinde, halkın anlayacağı şekilde yazdıkları bilimsel kitaplar var evrimi anlatan onları alıp okuyacaksın.

Haaa diyorsan ki "Ben hem makale okumam, hem kitap okumam, ben videoya şöyle bir bakarım gözüme hangisi güzel gözüküyorsa benim için doğru odur." o halde yarın öbür gün videoyu yapan adam şarlatan çıkınca da dönüp yine kendinde bulacaksın hatayı, akademisyenlerde değil.

Sundance
04-04-2017, 23:09
Bu arada ekleme:

Canlı yayın tartışması, söz ile yapılan birebir tartışma ile yazı ile yapılan tartışma arasında farklar vardır.

Bu forumda yazı yazarken konforlu odamızda, rahat kişisel alanımızda, elimizin altında internet, kitap ve diğer bilgi kaynakları, istediğimiz kadar zaman ve istediğimiz şekilde silip, düzeltme yapma imkanları ile yazmaktayız.

Canlı yayında, birebir tartışmada böyle bir imkan yok. Mikrofonu burnunuza dayadıklarında her şey farklılaşır bir anda. :)

Hele hele karşınızda bir laf ebesi, bir laf cambazı varsa ve o kişi sizin gösterdiğinizin tepkilerin sadece işine geleni montajlayıp kurguluyorsa artık bu tartışma veya fikir alışverişi değil düpedüz tuzak kurmak, dolandırıcılığa girer.

Bilimde dolandırıcılığa yer yoktur. Bu yüzden bir doktora tezi 3 - 4 senede yazılıyor. O doktora tezini yazan akademisyen o süre zarfında üniversitede araştırma yapıyor, doktora tezine ekleyebileceği bulguları edinip tezini bir an önce yayınlayarak akademik kariyerine devam etmeye çalışıyor. Bu süre zarfında doktora danışmanı ile birebir çalışıyor. Tezini, doktora jürisinden geçirmeye çalışıyor. Bir de bu jürinin denetimine tabii tutuluyor. Yani toplasan 40 - 50 sayfa yazı sana göre belki ama kaç senelik ve kaç kişinin birikimini ifade ediyor.

Aynı şekilde yayınlanan makaleler ve bulgular yine böyle bir birikim içeriyor. Üstelik diğer bilim adamları da kendi alanlarında ilerleyebilmek için bu makaleleri inceleyip, kendi bulguları ile örtüşüp örtüşmediğini gözlemleyip, sınamak zorundalar. Yani yayınlanan her bulgu da bilimin kendi içinde bir otodenetim mekanizması ile denetlenmekte.

Sonuçta işe yarıyor işte. Uçaklar uçuyor, arabalar gidiyor, Hadron çarpıştırıcıları Hadron çarpıştırıyor :P

Uzun lafın kısası bu bilim denilen şey EVRİM VAR diyor. İNSAN BİR TANRI TARAFINDAN ÇAMURDAN YARATILMADI! diyor.

Yoksa sen hala "Ama bakteri, bakteriye dönüşmüş, o mikro" dediğinde bilimi durdurduğunu mu sanıyorsun?

Sahi Einstein ile ilgili yazdıklarımı okudun mu? Mikro göreliliğe mi inanıyorsun yoksa makro göreliliğe mi? :)

gungormez
04-04-2017, 23:36
Save the day Çok değerli zamanımı önerdiğin iki videoyu izlemeye ayırdım.
Televizyonda bir bilim insanı bilimsel tavır ortaya koyarsa öğretim görevi biter bu bir,fetöcülükten içeri atılır.Örnekleri çok.Küçüköymen bin adet taslamanı cebinden çıkarır,kendisini tanıyorum.Gerek moderasyon, gerek öncül ikazlar,gerek taslamanın etik dışı müdahaleleri ile koca videoda Küçüköymenin tamamlanmış tek bir cümlesi olmadı hatırlanacak.
Ve sennin gibi boş birisi bu aptal kurgudan ne olduğunu hiç anlamıyacağım bir zafer çıkarmışsın Taslaman denen ahmak geveze, bilim ve insanlık düşmanına.
Acımaya başladım sana.
İnan Küçüköymen yellense bin adet Taslaman bırakır doğaya

Sundance
05-04-2017, 00:45
Caner Taslaman’ın argümanları arasında çarpık ve yanlış olanlar var.

Örneğin:

Hassas ayar kanıtı olarak öne sürdüğü argümanda başka alternatifler olduğu halde bunları yok sayıp, görmezden gelip sanki tek alternatif tanrı imiş gibi göstermesi ve tanrıyı kanıtladığını iddia etmesi.

Bir felsefe profesörünün böyle bir mantık hatası yapmaması gerekirdi. :)

Caner Taslaman’ın akademik yönü dışında bir de ilginç bir hikayesi var.

Caner Taslaman’ı ilk olarak Adnan Oktar tarikatı üyesi olarak tanıyoruz. Hani Adnan hocacılar diye anılan, zengin gençlere karı, kız, uyuşturucu pazarlayıp, tuzağa düşürdüğü insanların gizli görüntülerini şantaj ve tehdit malzemesi olarak kullanıp, bunları ve ailelerini batağa sürükleyen tarikat var ya, işte o tarikatın bir üyesi Caner Taslaman gençlik yıllarında. Ailesinin durumu da anlaşıldığı kadarı ile yerinde. Tarikat içinde bayağı bir popüler durumda anlaşılan Caner. Hatta o yıllarda Edip Yüksel ile tanışıklıkları var. Edip Yüksel’in sonradan yayından kaldırdığı “Bu Caner felaket bir çocuk, korkulur bundan” şeklinde videosu bulunmakta. İlginç tabii Adnan hoca, Caner Taslaman, Edip Yüksek gibi tiplerin bu kadar eski tanışıklıkları olması. 30 sene öncesinden söz ediyoruz.

Neyse derken bu Caner Taslaman ve birkaç arkadaşının Adnan hoca ile araları bozuluyor ve Adnan hoca’dan ayrılıp kendilerine Kızıl imam adı altında yeni bir tarikat kuruyorlar. Adnan hoca tarikatındaki fuhuş, uyuşturucu, tehdit ve şantaj uygulamaları bu Kızıl imam tarikatında da sürüyor. Bu yöntemlerle edindikleri muazzam parayı da borsayı manipüle etmekte kullanıyorlar. Zamanla ellerine muazzam bir finansal güç geçiyor.

Derken bir şikayet sonucu 1998 senesinde gözaltına alınıyorlar. Gözaltına alınanlar arasında Caner Taslaman da bulunmakta. Aşağıda bir soru önergesi ile kayıtlara geçen TBMM tutanaklarını inceleyebilirsiniz: syf – 59 – 60 – 61- 62- 63

https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=357&P5=B&page1=59&page2=59

Caner Taslaman’ın isminin emniyet tutanaklarında sehven (iki kere) Cafer ve Taner olarak yazılması enteresan.

Ancak ne hikmetse bu Kızıl imamcıların üstü örtülüyor ve hiçbir ilerleme olmuyor ondan sonra.

Caner Taslaman’ı sonra Boğaziçi üniversitesi sosyoloji bölümünden mezun olmuş bir şekilde Marmara ilahiyat fakültesinde yüksek lisans ve doktora yaparken görüyoruz. Bundan sonra yine ilginç bir hadise geliyor Caner Taslaman’ın başına. Yıldız teknik üniversitesi bünyesinde bulunmadığı halde ve üstelik bölüm kadrosunda atama sırası olan personel olduğu halde yani bütün teamüllerin aksine çok özel bir şekilde Yıldız teknik üniversitesine doçent olarak atanıyor Caner Taslaman.

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/yildiz-da-kizil-imamci-skandali-haberi-19310

Yıldız teknik üniversitesinde profesör ünvanı aldıktan sonra yine ilginç bir şekilde Okan Bayülgen ile bir medya furyası başlıyor Caner Taslaman için. Ardı ardına ana akım medyaya çıkartılıyor kendisi. Bir anda medyatik bir kişiliğe sahip oluveriyor.

Bir yandan da sosyal medyada aktifleşiyor Caner Taslaman. Sosyal medya organizasyonu için profesyönel bir ekiple çalıştığı aşikar.

Bu yapısı ile bana daha çok yurdun belli başlı şehirlerinde, hepsi aynı zamanda pırtlak gibi çıkan, hepsi aynı organizasyon ve dernek yapısına sahip çayhouse, sözlerköşkü, hayalhanem vs vs gibi sosyal medya platformlarını andırıyor.

Save The Day
07-04-2017, 21:45
Peki sağlıklı tutmak kimin görevi?
Yani doktorun görevi sağlıklı tutmak mı, yoksa iş, işten geçtikten sonra iyileştirmek mi? hadi bunu geçtim, bu çok daha derin bir detay, iyi olanları, sağlıklı olanları kim kontrol edecek? Hasta, sağlıksız hayatını, yumurta son kerteye gelip düştüğünde farkedecekse, bu sağlık mıdır? Ayağına gelenden para almak sağlıklı tutma görevini icraa'mıdır? Görev için mi, para için mi?

Hasta nerede başlar, nerede biter?

Elbette basit, klişe düşünce ve şartlanmalarınıza göre-yerleşik anlayışlar adına-, hasta doktora geldiğinde başlar, doktor muayene ettiğinde biter...

Oysa hasta ancak iyileştiğinde biter ve doktorun görevi hasta iyileşene kadar ve bir daha da hastalanmaması için sürer. Çünkü doktorun görevi devrilen kağnıyı kaldırmak değil, devrilmesini önlemektir, doktorun görevi yrtıkları dikmek, yamamak değil yırtılmadan öncesidir, doktorun görevi arıza tamiri değil, arızalanmadan öncesidir, yani o sağlıklı tutmakla görevlidir ve her bir hastanın varlığı, sağlıklı tutma görevinin yerine getiril-e-mediğinin göstergesidir...

Aracına motor yağı koymayan, soğutma suyu koymayan, kontrol etmeyen birisi bilir ki, bu ileride arızaya yol açacak-hasta edecek, ama aynı dingil insanlar, hep çıkar üzre örgütlenen klişe ve empozlar içinde, nedense kendi sağlıkalrı mesele olduğunda aynı derinliğe sahip değillerdir. Araçlarının tamiri için gidip ancak arıza giderildiğinde para konusunu konuşanlar, doktora gittiğinde ise daha doktor görmeden parasını öderler, böylece sistem, lastikçinin, yola çiviler atması, kaportacının kazalardan medet umması gibi, sağlık da insanların hastalanmasından medet uman ve böylece para uğruna kendi görevlerini ortadan kaldıran bir yola girer... Ve kimse sormaz, bir ustanın görevi nedir, nerede başlar, bir doktorun?

Peki, yukarıdaki paragrafa rağmen, yine de hakim anlayışla devam edersek, A hastasısın, doktora gittin, ver bakalım parasını, verdin, peki sen neyin bedelini ödedin? iyileştin mi ki ödeyesin. Sen hasta mısın, yoksa müşteri mi? Müşteriysen, tıbbın görevi biter, orada artık ticaret başlar ve sağlıklı tutma görevi, artık ticari bir sektördür, artık görev yoktur, toplumu sağlıklı tutmak görevini kaybeder, böylece neyi kaybeder, anlamını...

felsefe diyorsun, işte bir soru namına bir yaklaşım sergiledim, defalarca söyledim, Türkiyenin durumu ortada ve talk şovlarla heleki defalaca dile getirdim taslaman gibilerin kendisine Engizisyon ortamını zırh edinerek karşısına kurbanlar çıkartmasına bakarak bir yere varamazsın, heleki sidik yarıştırmak, hiç bir meseleyi çözmez, hiç bir şeyi anlamanı sağlamaz...

İşte basit bir soru sordum sana...

Bırak onu, bunu, şunu, artık saksıyı çalıştırmaya başla, kafanda yığınla dizdiğin çöplüğü boşalt, bomboş gir ve henüz bir şey bilmediğini anımsa.... safsatalara bezeli bir dolu varsayımı veya şartlanması olan kör kalır ve o körlüğü de öyle bir propagandaya dönüştürür -ki kavgacı, horozcu Taslaman hoca, envai tür metafizik, sanrı, resmen paranoyaklaşmış insan yüceltimleri sizi ileri taşımaz, tavuk gribi olmuşçasına, kafanız hep bacak aranızdan geriye doğru eğilir çünkü omurganızı kaybetmişsinizdir, bir şeyi göremezsiniz-, iyi bir gözlemci olunmadan iyi bir analizci olunamaz, iyi bir analizci olmayan yorum yapamaz, sağlıklı değerlendiremeyen-yorum yapamayan bilinçlenemez, bilinçlenemeyen sürüye-papağana dönüşür ve papağandan daha fazla bir beyine de gereksinimi kalmaz. hele ki, süreğen ezberlenen ama hiç bir verisi olmayan absürt sözleri tekrar eden birisi, burada veri nerede ki ben neyi yorumlayacağım diyemiyorsa, zaten çoktan kaybetmiştir... Ve orada burada izlediğin ve durmadan klişeleştirip tekrar edip, papağanlaştığın talk şovların hiç bir anlamı yok dahi sen doğru-geçerli olanı, horozların dövüşüne bağlamışsan, senden de bir cacık olmaz, insan önce hıyar olmayı başarmalı. İşte güncel referandum örneği, iktidar yiyicileri ne diyor, neden evet demelisiniz, çünkü hayır diyenler terörist, oysa bu referandum meselesidir, orada evet ve hayıra anlam veren de referanduma gidilmesi öngörülen her ne ise o olmalıdır, hasılı hayır mı önce, referandum mu? Hasılı nasıl olurda hayır diyenlerin teröristliği propagandası, referandum gereğinden önce gelir ve nasıl olurda evet diyenler neye evet dediğini bilmez, sorgulamaz, sadece hayır diyenler hain, o halde evet diyorum der(ad-hominem)? Şu bardağı oraya koyalım mı? Bakınız soru bu, ama soruyla birlikte henüz kimse oyunu belirtmemişken, hayır diyenler teröristtir o halde siz bu sebeple evet diyeceksiniz! yani bardağı oradan, şuraya koymaya mı evet-hayır denecek, yoksa "hayır yerinde kalsın" diyen var diye mi? Dünyayı bunlar böyle yönetiyor, o taslaman'da şovlarını tamda böyle hazırlıyor, tipik benzeri, kolayca çıkartırsın ki, sistem yanlış, nesi yanlış, nasıl yanlış, nasıl geçit veriyor, sorgulamak ve gözlemlemek, veri toplamak zorundasın...

Yanlış sistemler yanlış insana gereksinirler, nerede yanlış sistemlerin tepesinde sorumlu kılınmış insan vardır, o yanlış insandır... yanlış klişeler de yanlış insanları bağlar, yanlış klişelere-kurallara, sistemlere, ideolojilere, doğru insan olunamaz... Sloganların, sembollerin kölesi olmayı bir yana bırak, aslolan talepdir, subjektif propagandaları, absürt subjektif lakırtıları uğruna, kendisine ezip, sükse yapacak kurban arayan horozları da, onlar yanlış insanlar, onlar kendi haklılıklarını sizin beğeninize endekslemişler, hasılı yanılırsınız. Birisi size süreğen duymak istediğinizi söylüyor, yetmiyor, her şey mükkemmel, her şey güzel, her şey ilahi bir ahenk içinde, her şey üstün-üst'de(o halde üstde olanı, üst yapan alt nerede, her şey üstün ise? her şey güzel ise çirkini nerede ki, güzeli tanımlasın, her şey ilahi bir uyum-düzen içinde ise, düzeni anlamlı kılan düzensizlik nerede? boş laflar, kelime oyunları) türünden boş lakırtılar ediyor, ama sizde koyunun kaval dinlemesi gibi dinliyorsanız sorun sizdedir...

Felsefemi dedin işte dünyası bu, ya girersin ya da hayatın boyunca seyirci kalırsın ve senin hayatını başkaları yazar...

Hani derlerya kişi kendi doktoru olmalı diye. Kişi önce sağlığına dikkat etmeli. Hastalanmamak için ne gerekiyorsa yapmalı. Yani önlem almalı. Hastalandıktan sonra iş işten geçmiş demektir. Hastalanmamaya bakmalı. Aslında doktorların görevi tedavi etme olarak düşünülmüyor mu? Doktora gittiğinde şikayetin ne diye soruyor. Bir şikayeyin yoksa, bir sıkıntın yoksa ve doktora gidersen kovabilir doktor. Sıkıntın olmadan gelme diye azarlar. Yani hastalanınca gitsen anca kabul eder. Ama hasta mıyım değil miyim diye gidilebilir. Doktor inceler ve kanısını söyler. Tüm vücut mr diye bir şey var mesela. Hastalanman gerekmiyor. Gidip paranla her yıl kontrol ettirirsin bütün bedenini. Ama para ile tabi. Az muz bişey değil. Aslında doktorların görevi hem tedavi etmek hem de incelemek hem de önlemleri aktarmak olabilir. Fakat hastalanmamam için ne yapmam lazım diye doktora gidilirse kovar büyük ihtimalle. Direk şikayet ne diye soruyor çünkü doktorlar. ''Bir şikayetim yok, hastalanmamak için ne yapmam lazım?'' diye gidilmez maalesef. O tür önlemler şurdan burdan araştırılabilir. Fakat hastalık var mı, ne var bende diye gidilebilir. Bütün vücut analiz ettirilir ve gerekli para verilir. Yani doktor önlemi şuyu buyu anlatma görevi yok gibi. Daha doğrusu şikayetin yok ve gidiyorsun, vücudu kontrol de ettirmiyorsun ama hastalanmamak için ne yapmak lazım diye soruyorsun. İşte sırf önlemi anlatma amacı veya görevi yok doktorun. Yani vücudu kontrol etmek ve tanı koymak, ardından da gerekliyi tedaviyi uygulamak görevidir doktorun.

Bu arada bilim milim tıp falan filan kaptırmış diyor insanoğlu. Yahu farklı hastanelere gidince neden farklı sonuç çıkıyor? A hastanesi farklı sonuç veriyor, B hastanesi farklı. Test sonucu diyorum. Göz derecesi bile ölçtürseniz farklı hastanede farklı sonuçlar çıkıyor. Farklı cihaz, farklı insan sorunlarından kaynaklandığını düşünüyorum. Denebilir ki göz derecesi değişmiştir falan. Göz derecesi her gün değişmiyor ki. Gözün derecesinin değişmesi için belli bir süre olduğunu söylüyor doktorlar. Yani 1 günde değişemez mesela. Fakat alet farklı gösterirse ölçüm sonucu farklıdır denir. Göz aynı, hatta büyük ihtimalle derece de aynıdır fakat ölçüm sonucu farklı. İşte bu kusurlar insanı üzüyor. Nedir çaresi? Farklı insan ve farklı cihaz ile ölçüm yapılıyor. Yani farklı hastaneye gittiğinizde farklı cihaz ve farklı kişi var. Ölçen insan ve cihazın farklılığından mı kaynaklanıyor bu farklı sonuçlar? Yoksa ölçen adam ölçmeyi bilmiyor mu? Niye hastaneden hastaneye sonuçlar farklılık gösteriyor? Nerde kaldı bilim? Objektiflik nerede?

Aslında tıp örneğini şunun için verdim. Hastalanınca doktora gidiyoruz. Sokaktan adam aramıyoruz. Büyük ihtimalle sokaktaki adam tıpı doktor kadar bilemez ve ameliyat da yapamaz, müdahale edemez. Kendinde işe yarayan ilaçları söyleyebilir sadece. İşte görüyoruz ki tıp alanında fakülteler kişiyi uzmanlaştırıyor. Fakülteyi bitiren kişiler doktor oluyor. Yani bu alanda fakülteler kişileri uzmanlaştırıyor, o konuya hakim hale getiriyor. Fakat diğer alanlarda bu niye mümkün olamıyor? Felsefedir biyolojidir fiziktir kimyadır odur budur yani tıp haricindeki alanlarda neden fakülteler kişiyi uzmanlaştıramıyor? Sorum yanlış algılanmasın. Üniversiteler elbette sizi zorlayamaz ve sizin hayatınızı yaşayamaz. Herkes de üniversitelerde başarılı olamaz. Ben şundan bahsediyorum. Mesela adam üniversite bitirmiş, hatta akademisyen olmuş ve ilerlemiş. Bu kişi bitirdiği bölümün uzmanı olması gerekir ve öyle de beklenir. İşte tıp alanında bu uzmanlık mümkün oluyor da diğer alanlarda neden akademisyenler fos çıkıyor? Bunu soruyorum. Kapitalizm falan diyordunuz fakat tıpa kapitalizm işlemiyor mu? Diğer alanlardaki sorun ne?

Save The Day
07-04-2017, 21:47
Sevgili Ahlaksız dışkılamak falan ne alaka? Evrimle nasıl bağlantı kuruyorsunuz? Bu arada zorla bizi falan demişsiniz. Öyle bir niyetim yok. Güzelce sohbet edelim yeter öyle değil mi? :)

Ahlaksız
07-04-2017, 22:13
Save the day;sıçtığını kabul etmek istemiyorsun..Çünkü sıçtığını kabul etmek demek,hayvan olduğunu kabul etmek demektir..Evet,aynen öyle..:)

Bir şempanze sıçıyor,bir fil sıçıyor,sende sıçıyorsun..Ne farkın var bu hayvanlardan?Zerre farkın yok,zerre..!

Bir hiçsin save..Varlığının bu kainata zerre etkisi yok..Bir hayvansın..Hayvan oğlu hayvansın..Annen bir hayvan,baban bir hayvan..Haliyle sende bir hayvansın..Hepsi bu..

Bırak şu egonu..Bırak şu sana empoze edilen din denilen saçmalığı..Dinin sana empoze ettiği eşrefi mahlukat etiketini..!

Sen pis bir hayvansın sadece..Tavuk yiyen,balık yiyen,kuzu yiyen bir primatsın..Sadece kendini düşünen bir hayvansın..Gülerken,yürürken bile sadece kendini düşünen götü boklu bir primatsın..

Ossuran,sıçan,sümüğü akan,sivilcesi çıkan,2 gün yıkanmasa dışkı gibi kokan,ağzı leş gibi kokan,tırnakları uzayan,saçları/sakalı uzayan bir maymunsun..
MAYMUNSUN ULAN:)

Bu yazdığım mesajı,izlediğin videolarda akademisyenler söyleyemez işte..:)

Burada sana spartacus'ta söylemez bunları..Spartacus sana birşeyler anlatmaya çalışıyor..Ben sana ne olduğunu söylüyorum..

Save The Day
07-04-2017, 22:18
Sevgili Sundance

Videonun yayınlanmasında yapılan çakallık var ise tabi işin rengi değişir. Yani kesip çarpıtma varsa o çarpıtma üzerinden gidemeyiz. Yani cevap verilen yerlerin açıklaması kesildiyse dürüstlük yoktur orada. Yani değerlendirirken bunları göz önünde bulundurmak gerekir. Peki biz videoyu yayınlayanların ne arkadaşıyız ne de dostuyuz. Çarpıtma olup olmadığını nerden bileceğiz sizce? Nerden bilebiliriz? Kesilmemiş tam versiyonu yok mu videonun? Tam hali olsa o zaman aha şu video kesilmiş hali diyebiliriz. Tam hali var mı ki kesildi diye bilim adamına güvenelim? Bilim adamı itibarı için ya da rezil olmamak için durumu kurtarmak istemiş olamaz mı? Yani biz nerden bileceğiz?

Hocam hoş gözükme meselesi değil. Yani adamın tipine bakıp '' ya bunun güzel yüzü var'' , '' bu yakışıklı'' vs diye değerlendirmiyoruz ki. Adamın söylediklerine bakıyoruz. Siz aracı amaç haline getiriyorsunuz. Makale dediğiniz nedir? Yazıdır. Videoda ise sözle hitap vardır. Söz ve yazıyı amaç haline getirmeyiniz, içeriğe odaklanınız. Yani o yazılan bilimsel makaleler sözle de aktarılabilir. Sözle söyleyince farklı, yazıyla aktarınca farklı olmuyor. Aynı şey hem yazıyla hem de sözle aktarılabilir. Önemli olan içeriğin ne olduğu. Mesela biyoloji okumuş ve akademisyen olmuş bir kişinin evrim konusunda tıkanması ve cevapsız kalması beklenemez. Eğer öyle oluyorsa ya akademisyen bilgisizdir, ya üniversitede sıkıntı vardır ya da video yayınlanırken çarpıtma yapılmıştır. Peki 13 dakikalık ilgili videodaki durum hangisi? Çarpıtılması mı? Peki biz nerden bileceğiz ki? Biyologun dediğine inanmakla mı yetineceğiz sizce? Anlayamaz mıyız kesme ve çarpıtılma olup olmadığını? Bu arada bir biyologun evrimi izah edememesi ve açıklayamaması, sorulara cevap verememesi eğer videoda çarpıtma falan yoksa çok kötü bir durumdur. Bahanelerle geçiştirilemez. Yok süre yetmedi yok konuşturmadılar bilmemne gibi savunmaya çalışanlar da oluyor. Hatta biyolojiyi parçalara ayırıp indirgeyenler de oluyor. Biyologtur ama evrimi bilmiyordur alanı farklıdır diyor. Oysa evrim övülürken o kadar bilimsel ki neredeyse bütün bilim dallarını ilgilendiriyor, alakasız gibi gelen bilmem şu dallarda kullanılıyor vs diye söyleniyor. Alakasız gibi gözüken bilim dallarıyla bile ilgisi varsa ve kullanılıyorsa, biyolojinin tamamıyla tümden alakalıdır. Biyolojinin tek bir alanına indirgenemez evrim. Bütünüyle ilgilidir. Durumu kurtarmak isteyenler olabiliyor ne yazık ki. Bu arada bilim adamlarına bakılmaz bilime bakılır kanıtlara bakılır gibi bir şey söylemişsiniz. Bilim ve bulgular bilimcilerden bağımsız değil ki. O kanıtları bilim adamları ortaya koyuyor, bulguları onlar ortaya koyuyor ve izah ediyor. Bilim adamları olmadan bilim de olmaz. Dolayısıyle bilim adamlarının yaptığı açıklamalar çok önemli. Peki bilimcinin kendi alanındaki bir konuyu açıklayamaması durumunda biz ne anlamalıyız? Mezun olduğu üniversite kötü mü demeliyiz? Ya da hile ve hurdayla akademisyen olmuştur mu demeliyiz bunu genel soruyorum.

Söz ve yazı ile yapılan tartışmada elbette farklar var. Sözlü olanda hemen cevap vermeniz gerekiyor, yani zaten önceden o meseleyi etraflıca düşünmüş ve bilginiz olması gerekiyor. Düşünmek için yeterli süre yok. Yazılıda ise mesela forumda saatlerce düşünüp öyle cevap hazırlanabilir. Ama herhangi bir akademisyenin kendi alanını bilmemesi ve açıklayamamasına bahane olarak bu sözlü tartışma gösterilemez. Zaten akademisyen denilen kişi kendi alanında uzman değil mi? Yetkin değil mi? Yetkin olduğu için akademisyen olmamış mı, o yüzden üniversitede dersler vermiyor mu? Ders veren akademisyen adam sözlü tartışmada tıkanır mı yahu? Zaten sözlü anlatıyor. Zaten uzmanlaşmış. Sözlü tartışmada tıkanıyorsa gerçekten orada sorun vardır. Uzman değil mi o adam? Olmaması lazım o tıkanma olayları. Ha ama şu olabilir diyelim ki bi alanda (fizik, kimya, biyoloji vs) bi konu araştırılıyor. O konuyla ilgili yeterli bilgi olmayabilir. Yani bilim adamları o konuyu bilmiyordur ve öğrenmek için araştırıyorlardır. Bilinmediği zaman bilmiyorum diyebilir fakat su götürmez gerçek olarak sunulan şeyleri açıklayabilmeli bilim adamı. O kadar bulgu var kanıt var şu kadar kesin diye söylenen konuları kendi alanına dahilse açıklayabilmeli. Açıklayamıyorsa, tıkanıyorsa nasıl akademisyen olmuştur ilgili kişi? Eğitim sistemleri mi kötü dünyada? Veya hile hurda ile mi olmuş akademisyen? Kapitalizm bilimi mi engelliyor yoksa? Nedir olay?

Ben görelilikten falan bahsetmiyorum. Ki zaten tartışmadım sizle göreliliği. Pek bilgim de yok açıkçası. Yani evrime ilgi duydum ve araştırdım, programlar izledim, yazılar okudum. Akademisyenleri izledim. Göreliliğe ilgi duyup araştırsam o konuyu da sizlerle konuşmak isterdim. Ama şu an evrimi konuşuyoruz. Görelilik falan derken mikro ve makro demişsiniz. Bakın sevgili spartacus ile de evrim var mı yok mu olgu mudur değil midir vs olayını çok konuştuk. Mikro ve makro olayını bunla ilintilemeye çalıştık. Kendileri savunuyor ki doğada değişim vardır yani evrim bir olgudur fakat değişimin düzeyi derecesi falan gibi spesifik konular genele karşı çıkmak için kullanılamaz diyor adam. Doğru söylüyor. Ben de durumu şurdan ele almak istiyorum. Evrimin tanımına göre var veya yok diyebiliriz. Yani aha gerçektir veya değildir diyebiliriz. Popülasyondaki özelliklerin nesiller içerisindeki frekans değişimi olarak tanımlanıyor. Buna göre evrim vardır. Fakat evrim kendi içinde kategorize edilmiştir anlamak için. Bu kategorizeyi tıpkı isim vermek gibi düşünün. Şuna masa demişiz, diğerine ise bilgisayar mesela. Ayırt edip isim vermişiz ve kavramaya çalışmışız. Hatta değişimleri sınıflandırıp buna fiziksel değişim, buna kimyasal değişim demişiz. İşte evrimi de sınıflandırmak lazım anlamak için. Mikro ve makro olarak sınıflandırılıyor. Makro evrimin olmaması, evrime karşı çıkmak için yeterli sebep değil elbette. Spartacus'a bu konuda katılıyorum. Aslında benim bilmek istediğim doğa üstü herhangi bir gücün ya da yaratıcının bir müdahalesi var mı canlılar meselesinde. Mesela türler ayrı ayrı yaratılır ve kendi içlerinde değişirler. Yani kind diyorlarya ingilizcede işte kind aynı kalır, farklı kind denebilecek kadar büyük değişime uğramazlar. Yani yaratılır ve kendi içinde değişebilir. Buna da evrim diyebiliriz. Ama bunda makro evrim yoktur. Örnek veriyorum kelebek hala kelebektir fakat farklı kelebek türü olmuştur. Ama kind olarak aynıdır yani hala kelebektir. Bir balık türü farklı balık türüne evrilebilir ama hala balıktır. Yani kind aynı kalır, kendi içinde değişebilir. Yani kind'lar hokus pokusla pat diye yaratılır ve yalnızca kendi içlerinde değişim geçirirler. O evrim tanımına göre buna da evrim deriz. Ama sadece mikro boyutta ceryan etmektedir, makro boyutu yoktur. Hatta evrim olur fakat evrim teorisine ters olur. Evrim teorisinde yaratıcıdan bahsedilmiyor, türleşme ile bütün türlerin oluştuğu söylenir. Yani bütün canlılar akrabadır, ortak atadan gelmiştir ve türleşerek doğal yollarla oluşmuştur türler evrim teorisine göre. Yani demek istediğimi anlıyor musunuz? Yaptığımız tanıma göre evrim var dedik ama hala yaratılışçıların iddiası geçersiz olmuyor. Mesela Adem ve Havva olayına gelelim. Adem ve Havva Allah tarafından yaratılmıştır ve insanların ilkidir. Bütün insanlar Adem ve Havva'dan türemiştir ve zamanla insan türü bazı değişimlere uğramıştır ama hala insandır. Bu da tanıma göre evrimdir fakat makro evrim yoktur. Oysa evrim teorisine göre türleşme ile türler oluşur, yaratma ile değil. Sırf evrim tanımına göre gidersek bir şeyi çözemiyoruz. Varolmuş, varolan ve varolacak her bir tür doğal yollarla türleşme ile mi oluşuyor yoksa önce yaratılıyorlar ve birbirlerine dönüşmeden ve türün sınırları içerisinde mi değişim geçiriyorlar? İkisine de evrim deriz fakat bambaşka şeyler olurlar. Yaratılışçılar makro evrime karşılar ve bunu evrim yoktur diye dile getiriyorlar. Spartacus'un dediği gibi makro evrimin yok olması evrimin olmamasını göstermiyor. Evrimin sadece büyük boyutta olmaması demektir makro evrimin olmaması. Yani bu tür spesifik şeylerden evrim yok denilemez. Ama makro evrim yoktur denebilir. Tamam canlılar değişir ve dönüşür fakat bütün türler türleşme ile mi oluşmuş? Kind'lar nasıl oluşmuş? Cins, familya, takım, sınıf, filum, alem vs bunların hepsi türleşerek doğal yollarla mı oluşmuş yoksa önce yaratılmışlar da sonra birbirlerine dönüşmeden aynı kind olarak kalarak sınırlı bir şekilde mi değişmişler? Hangisi? Yani yaratıcı müdahil oluyor mu yoksa tamamen doğal süreçlerle mi ilerliyor ona bakmak lazım. Benim merak ettiğim budur. Biraz uzun anlattım ama kusura bakmayın artık hocam.

Taslaman meselesi ise şöyle. Şimdi bir link vermişsiniz. Tamam orada ismi geçiyor fakat bu suçlu olduğunu göstermez. Herkes göz altına alınabilir ve sorgulanabilir, suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur. Yani bunlar suçlu olduğunu göstermiyor. Ayrıca tarikat şu bu gibi ithamlarda bulunmuşsunuz. Kanıtınız var mı? Bahsettiğiniz şahısın yanında mıydınız da görmüş gibi şöyle böyle oldu diye anlatabiliyorsunuz? Ki ayrıca hadi diyelim ki bunları yapmış, bu neyi gösterir? İddialarının yanlış olduğunu mu gösterir? Kişiliğiyle ne alaka ki? Ad hominem oluyor mu? ''Sokrates ahlaksızdır dolayısıyle onun sözlerine itibar etmemek gerekir'' gibi bir mantık olmuyor mu?

Save The Day
07-04-2017, 22:22
Save the day;sıçtığını kabul etmek istemiyorsun..Çünkü sıçtığını kabul etmek demek,hayvan olduğunu kabul etmek demektir..Evet,aynen öyle..:)

Bir şempanze sıçıyor,bir fil sıçıyor,sende sıçıyorsun..Ne farkın var bu hayvanlardan?Zerre farkın yok,zerre..!

Bir hiçsin save..Varlığının bu kainata zerre etkisi yok..Bir hayvansın..Hayvan oğlu hayvansın..Annen bir hayvan,baban bir hayvan..Haliyle sende bir hayvansın..Hepsi bu..

Bırak şu egonu..Bırak şu sana empoze edilen din denilen saçmalığı..Dinin sana empoze ettiği eşrefi mahlukat etiketini..!

Sen pis bir hayvansın sadece..Tavuk yiyen,balık yiyen,kuzu yiyen bir primatsın..Sadece kendini düşünen bir hayvansın..Gülerken,yürürken bile sadece kendini düşünen götü boklu bir primatsın..

Ossuran,sıçan,sümüğü akan,sivilcesi çıkan,2 gün yıkanmasa dışkı gibi kokan,ağzı leş gibi kokan,tırnakları uzayan,saçları/sakalı uzayan bir maymunsun..
MAYMUNSUN ULAN:)

Bu yazdığım mesajı,izlediğin videolarda akademisyenler söyleyemez işte..:)

Burada sana spartacus'ta söylemez bunları..Spartacus sana birşeyler anlatmaya çalışıyor..Ben sana ne olduğunu söylüyorum..

Biyolojik olarak hayvanın tanımı ve kriterlerine bağlı bu söyledikleriniz. Sizin dışkılama olarak bahsettiğiniz boşaltım değil mi? Atılması gereken şeyler vücuttan atılıyor. Boşaltılıyor yani. Sadece hayvanlar mı yapıyor da hayvan etiketi yapıştırıyorsunuz? Bitkiler yapmıyor mu size göre? Bitkilerin de yaptığını kabul ediyorsanız o zaman biz bitki miyiz? Neye göre hayvandır diyeceğiz? Hayvanın tanımını yapıp kriterlerini koymalısınız. Bunu biyolojik olarak yapmalısınız. Yoksa bir anlam ifade etmiyor. Neyse bu arada şu aklıma geldi. Ergi Deniz Özsoy ile bir ilahiyatçı bu insanın hayvan olup olmama durumunu tartışıyordu. İlahiyatçı diyor ki hayvan hayvandır, insan insandır. İkisini böyle ayırıyor yani.

Ahlaksız
07-04-2017, 22:50
Demagoji yapma..Sana gerçeği,ne olduğun gerçeğini çok yalın bir şekilde yazıyorum ama sen laf cambazlığı yapmaya kalkıyorsun..
Karıştırma bitkiyi filan..Konu insanın ne olduğu ise,insan tartışılmalı..Ben sana insan böyledir diyorum..Var mı yazdıklarıma bir itirazın?YOK..Olamaz da..Bal gibi de ossuruyorsun,kokuyorsun,sıçıyorsun işte..Yaşın,statün ne olursa olsun bu dediklerimi yapıyorsun ve bu yaptıklarından,normalsen eğer rahatsızlık duyuyorsun..
Tanrı denilen şey neden bizi ossuran,sıçan bir hayvan olarak yarattı?
Konu bu..

Cennet'te mesela sıçmak yoktur,yediklerin ve içtiklerin ter olarak vücuttan çıkar denilir..Neden bu Dünya'da bunu düşünememiş Tanrı?
Cennet'te karı kız var,şarapta var,ırmakta var..Yani bu Dünya'da olan şeyler var ama cennette sıçmak yok..Neden acaba?
Çünkü cenneti tasarlayanlar sıçmanın kötü bir şey olduğunu kabul etmişler..Sıçmak kötü ise,neden sıçıyoruz?Tanrı neden terle filan bu konuyu halletmedi?

O üstün zekan ile bana demagoji yapmadan cevap ver lütfen:)

bilgivehis
07-04-2017, 22:53
Save bu başlığa yazmayım diyorum ama beni çok zorluyorsun.
Eğer muhammedin zamanında olsaydın belki de muhammedin yerine sen geçerdin. O kadar laf cambazlığı yapıyorsun ki, bunu bir şey bilmiyorum diyen birinin yapması çok komik.
Hani gülmüyor da değilim, bu kadar cambazlık çok açık veriyor o yüzden gülüyorum.

Videonun kesildiğinin kanıtı var mı diye çürütmeye çalışıyorsun ama diğer yandan da kesilmiş olabileceğini sormuyor ona bir şey demiyorsun.
Madem ki, videonun kesildiğine dair bir kanıt yok demeyi biliyorsun o halde kesilmiş olabileceğine dair de kanıt sorman gerekir.
İşte burada yanlı davranıyorsun ama yok ben yansızım ayağından gidiyorsun.
Forumda kimse sana iki yüzlü olman için dayatmıyor tam tersi tek yüzlü olmana kimse bir şey demez.
Hadi diyelim ki, bütün yazıları birilerinin yönergesiyle örgütlü yazıyorsun veya senin yapın bu olduğunu düşünelim. İşte bu iş böyle yürümez, bir sapta durman lazım. Sana siktir ol git de demiyoruz, bir şeyler yapmak istiyorsan dürüst olmanı söylüyoruz. Buradaki insanlar belirli tecrübelerden geçmiş ve belirli yaşları bulmuş insanlardan oluşuyor, senin bu tür davranışların ya ciddiye alınmıyor ya da gülünüp geçiliyor ama sen halen hiç değişmiyor, uyarıları hiç ciddiye almıyorsun bu da herkesin sana karşı önem vermemesini getiriyor. İki yüzlü ve ismini vermeyeceğim şu şahsın reklamını yapmaktan vazgeçmezsen maalesef hiç bir önemin kalmayacak. Hem sana bu söylediklerimiz iyi niyetliysen neden zor geliyor onu da anlamak mümkün değil...

Save The Day
07-04-2017, 22:56
Demagoji yapma..Sana gerçeği,ne olduğun gerçeğini çok yalın bir şekilde yazıyorum ama sen laf cambazlığı yapmaya kalkıyorsun..
Karıştırma bitkiyi filan..Konu insanın ne olduğu ise,insan tartışılmalı..Ben sana insan böyledir diyorum..Var mı yazdıklarıma bir itirazın?YOK..Olamaz da..Bal gibi de ossuruyorsun,kokuyorsun,sıçıyorsun işte..Yaşın,statün ne olursa olsun bu dediklerimi yapıyorsun ve bu yaptıklarından,normalsen eğer rahatsızlık duyuyorsun..
Tanrı denilen şey neden bizi ossuran,sıçan bir hayvan olarak yarattı?
Konu bu..

Cennet'te mesela sıçmak yoktur,yediklerin ve içtiklerin ter olarak vücuttan çıkar denilir..Neden bu Dünya'da bunu düşünememiş Tanrı?
Cennet'te karı kız var,şarapta var,ırmakta var..Yani bu Dünya'da olan şeyler var ama cennette sıçmak yok..Neden acaba?
Çünkü cenneti tasarlayanlar sıçmanın kötü bir şey olduğunu kabul etmişler..Sıçmak kötü ise,neden sıçıyoruz?Tanrı neden terle filan bu konuyu halletmedi?

O üstün zekan ile bana demagoji yapmadan cevap ver lütfen:)

Hocam laf cambazlığı değil. Ortaya tanım koymadınız ve kriterlerden bahsetmediniz. Siz boşaltımı öne sürerek insan türünün hayvan olduğunu iddia ediyorsunuz. Bunu dayanaklandırmadınız. Yani siz boşaltımı göstererek hayvandır diyorsunuz. Boşaltım yapılması hayvan olmanın ölçütü mü? Ayırt edici özelliği mi? Sizin dediğinizin doğru olması için boşaltımın yalnızca hayvan denilen grupta olması gerekir. Başka canlı gruplarında da boşaltım var ise boşaltım ayırt edici özellik değildir ve sadece boşaltıma bakılarak hayvandır denemez.

Save The Day
07-04-2017, 22:59
Save bu başlığa yazmayım diyorum ama beni çok zorluyorsun.
Eğer muhammedin zamanında olsaydın belki de muhammedin yerine sen geçerdin. O kadar laf cambazlığı yapıyorsun ki, bunu bir şey bilmiyorum diyen birinin yapması çok komik.
Hani gülmüyor da değilim, bu kadar cambazlık çok açık veriyor o yüzden gülüyorum.

Videonun kesildiğinin kanıtı var mı diye çürütmeye çalışıyorsun ama diğer yandan da kesilmiş olabileceğini sormuyor ona bir şey demiyorsun.
Madem ki, videonun kesildiğine dair bir kanıt yok demeyi biliyorsun o halde kesilmiş olabileceğine dair de kanıt sorman gerekir.
İşte burada yanlı davranıyorsun ama yok ben yansızım ayağından gidiyorsun.
Forumda kimse sana iki yüzlü olman için dayatmıyor tam tersi tek yüzlü olmana kimse bir şey demez.
Hadi diyelim ki, bütün yazıları birilerinin yönergesiyle örgütlü yazıyorsun veya senin yapın bu olduğunu düşünelim. İşte bu iş böyle yürümez, bir sapta durman lazım. Sana siktir ol git de demiyoruz, bir şeyler yapmak istiyorsan dürüst olmanı söylüyoruz. Buradaki insanlar belirli tecrübelerden geçmiş ve belirli yaşları bulmuş insanlardan oluşuyor, senin bu tür davranışların ya ciddiye alınmıyor ya da gülünüp geçiliyor ama sen halen hiç değişmiyor, uyarıları hiç ciddiye almıyorsun bu da herkesin sana karşı önem vermemesini getiriyor. İki yüzlü ve ismini vermeyeceğim şu şahsın reklamını yapmaktan vazgeçmezsen maalesef hiç bir önemin kalmayacak. Hem sana bu söylediklerimiz iyi niyetliysen neden zor geliyor onu da anlamak mümkün değil...

Video kesilmemiştir, kesilmiş olamaz gibi bir iddiam yok. Elbette kesilmiş de olabilir kesilmemiş de olabilir. Ama biyolog kesildiğini öne sürüyor. Ben de videoyu yayınlayan veya biyologa inanmak dışında ne yapabiliriz onu soruyorum. İnanmak dışında ne yapacağız? Yani videonun tam hali var mı da kesilmiş diyebileceğiz? Bakın biyologa inanmayalım bilelim diyorum. Dürüst olmama yaftası yapıştırmayın lütfen. Reklam yapmıyorum yahu. Referans göstermek reklam yapmak mıdır?

Ahlaksız
07-04-2017, 23:04
Demek bitkilerde sıçıyor..Tamam lan..
Bitkiler ossuruyor mu?
Bunu da dayanaklandırmam mı lazım:)
Hadi diyelim,bitkiler de ossuruyor..Ya da mikroorganizmalardan birkaçı ossuruyor diyelim..Peki..
Mikroorganizmalardan birisinin ağzı kokuyor mu?
Var mı böyle bir organizma?
Tırnakları uzayan,ya da sakalı çıkan bir bitki var mı?

Save The Day
07-04-2017, 23:09
Demek bitkilerde sıçıyor..Tamam lan..
Bitkiler ossuruyor mu?
Bunu da dayanaklandırmam mı lazım:)
Hadi diyelim,bitkiler de ossuruyor..Ya da mikroorganizmalardan birkaçı ossuruyor diyelim..Peki..
Mikroorganizmalardan birisinin ağzı kokuyor mu?
Var mı böyle bir organizma?
Tırnakları uzayan,ya da sakalı çıkan bir bitki var mı?

Bakın bitki ve hayvanların farklı özellikleri olabilir. Mesela A ve B türü hayvan olsun. Hayvanlar diye her özelliklerinin aynı olduğu anlamına gelmez. Yani işte efenim ağız kokusudur osurmaktır sakaldır gibi şeyleri saltıklaştırıyorsunuz. Zaten insana has özellikler olmasa ayırt edemezdik ki. Farklı olacak ki farklı tür diye sunacağız. Ama bunlar bitki ve hayvan olup olmamasını belirleyen kriterler değil. Hala tanım ve kriterler koymadınız. Bir türe ait özellikleri alıp indirgeme yapıyorsunuz.

Ahlaksız
07-04-2017, 23:14
Tanımları Google'a soracaksın save..
Demek sen ossurmaktan,sıçmaktan,sümüğünün çıkmasından hoşnutsun ya da rahatsız değilsin..Öyle mi?

bilgivehis
07-04-2017, 23:20
Video kesilmemiştir, kesilmiş olamaz gibi bir iddiam yok. Elbette kesilmiş de olabilir kesilmemiş de olabilir. Ama biyolog kesildiğini öne sürüyor. Ben de videoyu yayınlayan veya biyologa inanmak dışında ne yapabiliriz onu soruyorum. İnanmak dışında ne yapacağız? Yani videonun tam hali var mı da kesilmiş diyebileceğiz? Bakın biyologa inanmayalım bilelim diyorum.


Buraya kadar memnunlukla okudum.


Dürüst olmama yaftası yapıştırmayın lütfen.


Ricanı kabul ettim.


Reklam yapmıyorum yahu. Referans göstermek reklam yapmak mıdır?

Ama burada yine her zaman yaptığını yaptın.

Şimdi her kelimeyi alta alacağım iyi anlaman için.

Biz sana ne demiştik,

referans almanın bir mahzuru yoktur,

sürekli bir yerden ve hep aynı kişiden alırsan,

ve bu aldığın kişi için

sistem adamı,

safsatacı,

dediğimiz halde,

mekanik dişli gibi devam edersen,

bu referansın adı,

soytarılık olur,

buradaki insanlarla,

dalga geçmek olur,

ve daha önemlisi,

reklam olur.

Bu kadar net açıklama yaptığımız halde ve spartacus daha geniş anlattığı halde halen bir şey anlamıyor veya işine gelmiyor görünürsen, ciddiyetten koparsın, iyi niyetliysen güven veremezsin, art niyetliysen zaten hiç yerin olmaz. Umarım bu yoruma da taslaman şöyle demişti demezsin...

Save The Day
07-04-2017, 23:32
Tanımları Google'a soracaksın save..
Demek sen ossurmaktan,sıçmaktan,sümüğünün çıkmasından hoşnutsun ya da rahatsız değilsin..Öyle mi?

İddiayı yapan sizsiniz. Tanımı ortaya koyun hocam. İddiayı ben yapmıyorum ki siz yapıyorsunuz. O tanım ve kriterlere göre bir şey söyleyebiliriz, yoksa sallamış olmaz mıyız?

Niye rahatsız olmayım? Hoş şeyler değil elbet. Fakat bu saydıklarınız insan türünün özellikleri. Bir türün özellikleri alınıp hayvan olup olmaması irdelenemez ki. Her hayvan türü de farklıdır. Kendilerine has özellikleri alınıp bunlar hayvan değildir mi deniyor? Hayvanın tanımı yapılmalı ve kriterler ortaya koyulmalıdır. Yoksa rahatsızlıkla hayvan kavramının bir alakası yok. Rahatsız olduk diye hayvan mı oluyoruz? Bu arada ben halk arasında kullanılan hayvan kavramını demiyorum. Biyolojik hayvan kavramını kastediyorum.

Save The Day
07-04-2017, 23:35
Ama burada yine her zaman yaptığını yaptın.

Şimdi her kelimeyi alta alacağım iyi anlaman için.

Biz sana ne demiştik,

referans almanın bir mahzuru yoktur,

sürekli bir yerden ve hep aynı kişiden alırsan,

ve bu aldığın kişi için

sistem adamı,

safsatacı,

dediğimiz halde,

mekanik dişli gibi devam edersen,

bu referansın adı,

soytarılık olur,

buradaki insanlarla,

dalga geçmek olur,

ve daha önemlisi,

reklam olur.

Bu kadar net açıklama yaptığımız halde ve spartacus daha geniş anlattığı halde halen bir şey anlamıyor veya işine gelmiyor görünürsen, ciddiyetten koparsın, iyi niyetliysen güven veremezsin, art niyetliysen zaten hiç yerin olmaz. Umarım bu yoruma da taslaman şöyle demişti demezsin...

Sevigli dostum bir de olaya şöyle bak. İşte safsatacı falan filan diyorsunuzya. Spartacus da hatta iddiaları ele almıştı, şu yöntemleri kullanır şu olasılık hesaplarını yapar falan diye anlatmıştı. Yani irdeliyoruz. O kişinin argümanlarını irdeliyoruz gibi bak olaya. Gerçekten insanların kafasına takılıyor. Taslaman alternatif görüş yok demiyor. Materyalizmin alternatif görüş olduğunu biliyor. Kendi görüşünün alternatif görüş veya görüşlerden daha rasyonel olduğunu savunuyor, delil olarak görüyor. Yani biz de Taslaman hocanın görüşü mü doğru yoksa materyalizm mi diye irdeleyebiliriz. Taslaman hocanın görüşlerini ele alabiliriz, argümanlarını irdeleyebiliriz. Ben de işte şöyle diyor görüşü bu diye dile getiriyorum ve irdeliyoruz.

bilgivehis
07-04-2017, 23:48
O halde açarsın bir başlık o başlıkta sadece bu konuyu yürütürsün.
Her başlığa bu konuyu yapıştırmazsın, böylece dürüstlüğün hakkında da güven kazanabilirsin.

Anlaştık mı?

Ahlaksız
07-04-2017, 23:56
Hayvanın tanımını yapayım yani..Şaka mı yapıyorsun?Forumda tanım yapılmaz..Burası okul mu?

Sana dediğim çok açık..Bak bir daha yazayım..
Fil ossuruyor mu?
Ossuruyor..
Fare sıçıyor mu?
Sıçıyor..
Sen ossuruyor ve sıçıyor musun?
Evet..
Burada anlamadığın konu ne?
İlla sana teknik birşeyler mi yazmak lazım?

İnsan dediğin şey,bir hayvan türüdür..İnsan denilen hayvanın teknik/biyolojik adı homo sapienstir(al sana teknik,google bilgisi:))..Sen insan kavramını yücelten dincilerin paçasından tutarak,benim ne demek istediğimi anlamıyorsun işte..Ya da anlamamazlıktan geliyorsun..

Sana insan denilen hayvanın en önemli özelliklerinden birini söyleyeyim..Bu hayvan,gelişen beyni yüzünden gerçeği kabullenmekte zorlanır..Yani senin gibilerin düştüğü durum normal..Sen gerçeği kabul etmek istemiyorsun..Çünkü gerçekler acıdır..

Save The Day
08-04-2017, 01:01
Hayvanın tanımını yapayım yani..Şaka mı yapıyorsun?Forumda tanım yapılmaz..Burası okul mu?

Sana dediğim çok açık..Bak bir daha yazayım..
Fil ossuruyor mu?
Ossuruyor..
Fare sıçıyor mu?
Sıçıyor..
Sen ossuruyor ve sıçıyor musun?
Evet..
Burada anlamadığın konu ne?
İlla sana teknik birşeyler mi yazmak lazım?

İnsan dediğin şey,bir hayvan türüdür..İnsan denilen hayvanın teknik/biyolojik adı homo sapienstir(al sana teknik,google bilgisi:))..Sen insan kavramını yücelten dincilerin paçasından tutarak,benim ne demek istediğimi anlamıyorsun işte..Ya da anlamamazlıktan geliyorsun..

Sana insan denilen hayvanın en önemli özelliklerinden birini söyleyeyim..Bu hayvan,gelişen beyni yüzünden gerçeği kabullenmekte zorlanır..Yani senin gibilerin düştüğü durum normal..Sen gerçeği kabul etmek istemiyorsun..Çünkü gerçekler acıdır..

Hocam senin dayandığın şeyler ortaklık/benzerlik. Hayvanlarla benzerliğimiz var diye niye biz de hayvan olalım? Benziyorsak benziyoruzdur. Bakteriyle de benziyoruz, bitki ile de benziyoruz. O zaman biz bitki miyiz veya bakteri miyiz?

Hocam dışkılamaktan dem vuruyorsunuz sürekli. Dediğiniz anlıyorum da onlar belirleyici mi ki? Yani özünde boşaltım. Adına yok şu dersin yok bu dersin önemi yok. Bitkiler de boşaltım yapar, başka canlılar da yapar. Hayvanlara özgü değildir. Boşaltım yapmak hayvanlara özgü değil dediğim gibi. Dolayısıyla boşaltım yapan her şey hayvan demek değil. Bu kriter yeterli değil. Boşaltım şekilleri farklı olabilir, ama bu neden hayvan yapsın ki bir canlıyı? Hayvan olmanın kriterlerini ortaya koymadınız. Bir canlının hayvan olup olmamasını belirleyen nedir? Boşaltım yapması mı? Bitkiler de boşaltım yapıyor. Peki bunu ne yapacağız? Ayrıca hayvanlarla benzer yönlerimiz olması, neden bizi hayvan yapsın? '' İnsan insandır, hayvan hayvandır'' itirazına ne demek istersiniz?

Save The Day
08-04-2017, 01:04
O halde açarsın bir başlık o başlıkta sadece bu konuyu yürütürsün.
Her başlığa bu konuyu yapıştırmazsın, böylece dürüstlüğün hakkında da güven kazanabilirsin.

Anlaştık mı?

Ama sadece bi konuda konuşmuyor ki. Birçok konuda konuşuyor Taslaman. Ben de yeri geldiğinde ondan veya bir başkasından örnekler veriyorum. Bakın herkesin yanlışları ve doğruları olabilir. Mesela diyelim ki benim bi hocam var. Adam biyoloji profesörü ya da başka bi alanın hocası. O hocadan örnekler versem ne sıkıntı olacak? Taslaman yerine x koyun. X hocadan örnek versem sürekli, sıkıntı nedir? Hoca olduğu için örnek veriyorum, görüşü ilgimi çekiyor veya kafama takılıyor. X hocasının doğrusu yanlışı olması reklam olduğunu göstermez ki.

spartacus
08-04-2017, 01:16
Sevgili Save

İnsan->hayvandır, ama hayvan->insandır denemez, hayvanlık üst grup, üst alem.

İnsan kelimesi ise özele inmiş bir isimlendirme.

Örneğin;
Kedi, köpek, kelebek, maymun, tavşan, at, eşek...................., insan, tavuk, inek, fare, ördek, karga, leylek......

Leylek, leylektir, hayvan değildir. Sebep?
Leylek, leylektir de ondan->totoloji....

O cevabı verenin verdiği cevaptan haberi yok.

Efendim köpek hayvan değildir.
Sebep?
Köpek, köpektir...
Kedi, kedidir.
Kelebek, kelebektir.
Ördek, ördektir.
maymun, maymundur.
Hindi, hindidir.
İnsan, insandır.

Şimdi, yukarıdaki ifadelere bakarsak ve ciddiye alınamaz o totolojiyi de ciddiye alırsak(?), anılanlar adına, hayvan görebiliyor musun? cevap mı o şimdi?

Save The Day
08-04-2017, 01:28
Sevgili Save

İnsan->hayvandır, ama hayvan->insandır denemez, hayvanlık üst grup, üst alem.

İnsan kelimesi ise özele inmiş bir isimlendirme.

Örneğin;
Kedi, köpek, kelebek, maymun, tavşan, at, eşek...................., insan, tavuk, inek, fare, ördek, karga, leylek......

Leylek, leylektir, hayvan değildir. Sebep?
Leylek, leylektir de ondan->totoloji....

O cevabı verenin verdiği cevaptan haberi yok.

Efendim köpek hayvan değildir.
Sebep?
Köpek, köpektir...
Kedi, kedidir.
Kelebek, kelebektir.
Ördek, ördektir.
maymun, maymundur.
Hindi, hindidir.
İnsan, insandır.

Şimdi, yukarıdaki ifadelere bakarsak ve ciddiye alınamaz o totolojiyi de ciddiye alırsak(?), anılanlar adına, hayvan görebiliyor musun? cevap mı o şimdi?


Sevgili hocam bu anlattıklarınızı ben de düşündüm. Aklın yolu birmiş demekki. Tam düşündüklerimi yazmışsınız. İnsan insandır, hayvan hayvandır olayına örnek vereyim. Mesela elma elmadır, meyve meyvedir demek gibi oluyor. Buna göre elma meyve değildir çünkü elma elmadır, meyve de meyvedir demiş oluyoruz. Totoloji denilen burada başımızı derde sokup sorunlar açıyor. Fakat maalesef biyolog bu hatayı düzeltemedi. Hatalısınız, totolojidir diyemedi.

Tabi bir de özel genel mevzusu var. İnsan dediğimiz bir türü ifade ederken, hayvan ise daha genel ve bir canlı grubunu ifade ediyor. Yani hayvan, insana göre daha geneldir. İnsan da hayvana göre daha özeldir. Şöyle düşünelim mesela insanın insan olması, şempanze olmasına engel doğru. Hem insan hem şempanze olamaz aynı anda. Bakın ikisi de türdür ve genellik derecesi aynı. İşte aynı derecede olan şeyler aynı anda birbiri olamaz. İnsan insandır, şempanze şempanzedir denebilir. Ama şempanze şempanzedir, dolayısıyla şempanze hayvan değildir denemez. Hayvan denilen tek bir tür değil. Tek bir tür olsa geçerli olurdu. Hem kendi türü hem diğer tür aynı anda olamazdı fakat hayvan ifadesi daha geneldir ve canlı grubunu ifade eder. Bir canlı türünün kendi olması, hayvan olmasına engel değil. Zaten kendi olarak hayvan olarak ifade ediliyor. Başka bişey olmuş olmuyor, sadece kategorize edilmiş oluyor. Yani diğer ortak özellikleri taşıyanlar da hayvan diye anılıyor, bizim seçtiğimiz tür de hayvan olarak anılıyor. Yani özel bir şeyin kendisi olması, daha genel bir şeye dahil olmadığı anlamına gelmiyor. Ben böyle düşünüyorum. O insan insandır ifadesini söyleyen ilahiyatçı çok safsata yaptı. Haddi hesabı yok safsataların. Spartacus hocam siz o programda olsanız belki de kriz geçirirdiniz :) Ben ne düşündüğümü söyledim. Peki sizce nasıl yaklaşmalıyız olaya? Totoloji yapmamalı mıyız? İnsan insandır demek totolojidir fakat totoloji yapılmalı mıdır yoksa yapılmamalı mıdır? Totoloji bir safsata türü müdür yoksa farklı bir şey mi? Totoloji yanlış bir şey mi? Bir de sizce özel bir şeyin kendisi olması, daha genel bir şeyin elemanı olmayacağı anlamına gelir mi? Neden?

Sundance
08-04-2017, 14:19
Sevgili Sundance

Videonun yayınlanmasında yapılan çakallık var ise tabi işin rengi değişir. Yani kesip çarpıtma varsa o çarpıtma üzerinden gidemeyiz. Yani cevap verilen yerlerin açıklaması kesildiyse dürüstlük yoktur orada. Yani değerlendirirken bunları göz önünde bulundurmak gerekir. Peki biz videoyu yayınlayanların ne arkadaşıyız ne de dostuyuz. Çarpıtma olup olmadığını nerden bileceğiz sizce? Nerden bilebiliriz? Kesilmemiş tam versiyonu yok mu videonun? Tam hali olsa o zaman aha şu video kesilmiş hali diyebiliriz. Tam hali var mı ki kesildi diye bilim adamına güvenelim? Bilim adamı itibarı için ya da rezil olmamak için durumu kurtarmak istemiş olamaz mı? Yani biz nerden bileceğiz?

E madem bilemiyorsun savetheday o halde niye insanları bilgisizlikle itham ediyorsun?

Bu doğru bir davranış mı?

Videoyu yapan Ray Comfort videoyu "selective" olarak editlediğini kabul etmiş. Programın sahibi "producerların" temasına uygun olarak editlemiş.

Röportaj yapılan PZ Meyers da "Verdiğim cevaplar yayınlanmadı" diye beyanda bulunmuş.

Şimdi buna rağmen aklında belirsizlik gibi bir durum var ise artık bu belirsizlik üzerinden insanlara ithamlarda bulunuyorsan çok yanlış yapıyorsun demektir.


Hocam hoş gözükme meselesi değil. Yani adamın tipine bakıp '' ya bunun güzel yüzü var'' , '' bu yakışıklı'' vs diye değerlendirmiyoruz ki.

Aynen öyle yapıyorsun. Bir insanın mesleki kariyerini 2-3 dakikalık bir video dilimi ile değerlendiremezsin. Üstelik o video, o insanı hedef alan birisi tarafından hazırlanmışsa, herhangi bir hazırlık olmadan rastgele çekilmişse, bilimsel bir geçerliliği yoksa bu videoyu o insanın akademik bilgisini değerlendirmek için kullanmak çok yanlış bir davranış olur. Eğer bunu kötü niyetle yapıyorsan en hafif deyimi ile aşağılıkça olur. Değerlendirmen gereken üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından yayınlanan ve KARAR NİTELİĞİNDE OLAN makalelerdir.


Adamın söylediklerine bakıyoruz. Siz aracı amaç haline getiriyorsunuz. Makale dediğiniz nedir? Yazıdır. Videoda ise sözle hitap vardır. Söz ve yazıyı amaç haline getirmeyiniz, içeriğe odaklanınız. Yani o yazılan bilimsel makaleler sözle de aktarılabilir. Sözle söyleyince farklı, yazıyla aktarınca farklı olmuyor. Aynı şey hem yazıyla hem de sözle aktarılabilir. Önemli olan içeriğin ne olduğu. Mesela biyoloji okumuş ve akademisyen olmuş bir kişinin evrim konusunda tıkanması ve cevapsız kalması beklenemez. Eğer öyle oluyorsa ya akademisyen bilgisizdir, ya üniversitede sıkıntı vardır ya da video yayınlanırken çarpıtma yapılmıştır. Peki 13 dakikalık ilgili videodaki durum hangisi? Çarpıtılması mı? Peki biz nerden bileceğiz ki? Biyologun dediğine inanmakla mı yetineceğiz sizce? Anlayamaz mıyız kesme ve çarpıtılma olup olmadığını? Bu arada bir biyologun evrimi izah edememesi ve açıklayamaması, sorulara cevap verememesi eğer videoda çarpıtma falan yoksa çok kötü bir durumdur. Bahanelerle geçiştirilemez. Yok süre yetmedi yok konuşturmadılar bilmemne gibi savunmaya çalışanlar da oluyor. Hatta biyolojiyi parçalara ayırıp indirgeyenler de oluyor. Biyologtur ama evrimi bilmiyordur alanı farklıdır diyor. Oysa evrim övülürken o kadar bilimsel ki neredeyse bütün bilim dallarını ilgilendiriyor, alakasız gibi gelen bilmem şu dallarda kullanılıyor vs diye söyleniyor. Alakasız gibi gözüken bilim dallarıyla bile ilgisi varsa ve kullanılıyorsa, biyolojinin tamamıyla tümden alakalıdır. Biyolojinin tek bir alanına indirgenemez evrim. Bütünüyle ilgilidir. Durumu kurtarmak isteyenler olabiliyor ne yazık ki. Bu arada bilim adamlarına bakılmaz bilime bakılır kanıtlara bakılır gibi bir şey söylemişsiniz. Bilim ve bulgular bilimcilerden bağımsız değil ki. O kanıtları bilim adamları ortaya koyuyor, bulguları onlar ortaya koyuyor ve izah ediyor. Bilim adamları olmadan bilim de olmaz. Dolayısıyle bilim adamlarının yaptığı açıklamalar çok önemli. Peki bilimcinin kendi alanındaki bir konuyu açıklayamaması durumunda biz ne anlamalıyız? Mezun olduğu üniversite kötü mü demeliyiz? Ya da hile ve hurdayla akademisyen olmuştur mu demeliyiz bunu genel soruyorum.

Sana daha önceki mesajda anlattım işte makale yayınlamak ile sözlü TV programı tartışması yapmanın farkını. Birinde insanlar üzerlerinde uzun süreçli bir çalışma verip bilim camiasına yayınlıyorlar bulgularını, öbüründe anlık tartışma programı. Senin açından ikisi de aynı kefede olabilir ancak bilimin yöntemi belli ve benim dediğim şekilde işliyor.

Evrim elbette biyolojinin geneli ile ilgili ama biyolojinin tamamı değil. Her biyolog sular seller gibi evrimi bilecek, hangi fosil hangi devirde sayabilecek kadar tek tek bütün biyolojik geçmişi ezbere bilecek diye bir şey yok. Böyle bir beklenti de yok.


Söz ve yazı ile yapılan tartışmada elbette farklar var. Sözlü olanda hemen cevap vermeniz gerekiyor, yani zaten önceden o meseleyi etraflıca düşünmüş ve bilginiz olması gerekiyor. Düşünmek için yeterli süre yok. Yazılıda ise mesela forumda saatlerce düşünüp öyle cevap hazırlanabilir. Ama herhangi bir akademisyenin kendi alanını bilmemesi ve açıklayamamasına bahane olarak bu sözlü tartışma gösterilemez. Zaten akademisyen denilen kişi kendi alanında uzman değil mi? Yetkin değil mi? Yetkin olduğu için akademisyen olmamış mı, o yüzden üniversitede dersler vermiyor mu? Ders veren akademisyen adam sözlü tartışmada tıkanır mı yahu? Zaten sözlü anlatıyor. Zaten uzmanlaşmış. Sözlü tartışmada tıkanıyorsa gerçekten orada sorun vardır. Uzman değil mi o adam? Olmaması lazım o tıkanma olayları. Ha ama şu olabilir diyelim ki bi alanda (fizik, kimya, biyoloji vs) bi konu araştırılıyor. O konuyla ilgili yeterli bilgi olmayabilir. Yani bilim adamları o konuyu bilmiyordur ve öğrenmek için araştırıyorlardır. Bilinmediği zaman bilmiyorum diyebilir fakat su götürmez gerçek olarak sunulan şeyleri açıklayabilmeli bilim adamı. O kadar bulgu var kanıt var şu kadar kesin diye söylenen konuları kendi alanına dahilse açıklayabilmeli. Açıklayamıyorsa, tıkanıyorsa nasıl akademisyen olmuştur ilgili kişi? Eğitim sistemleri mi kötü dünyada? Veya hile hurda ile mi olmuş akademisyen? Kapitalizm bilimi mi engelliyor yoksa? Nedir olay?

Savetheday adamlar neye göre kime göre tıkanıyor? Yani adamın tekinin çektiği bir video var, o videoya bağladın her şeyi. Yani biraz daha uzasa mevzu "Bilim adamları yalan söylüyor, aslında aya gidilmedi, Allah'ı keşfettiler ama müşrik olduklarından saklıyorlar" filan diyeceğinden korkmaya başladım. Kendine gel yahu, bilim camiasında evrim hakkında şüphe yok, burada da merak ettiğin sorulara yanıt verildiğini söylüyorsun eeee o zaman daha ne uzatıyorsun?

Eğer modern bilim yöntemlerinin işe yaramadığı gibi bir iddian varsa söyle. Günümüzdeki gelişimi bilime ve bilim adamlarına mı borçluyuz yoksa dine ve imamlara mı?


Ben görelilikten falan bahsetmiyorum. Ki zaten tartışmadım sizle göreliliği. Pek bilgim de yok açıkçası. Yani evrime ilgi duydum ve araştırdım, programlar izledim, yazılar okudum. Akademisyenleri izledim. Göreliliğe ilgi duyup araştırsam o konuyu da sizlerle konuşmak isterdim. Ama şu an evrimi konuşuyoruz. Görelilik falan derken mikro ve makro demişsiniz. Bakın sevgili spartacus ile de evrim var mı yok mu olgu mudur değil midir vs olayını çok konuştuk. Mikro ve makro olayını bunla ilintilemeye çalıştık. Kendileri savunuyor ki doğada değişim vardır yani evrim bir olgudur fakat değişimin düzeyi derecesi falan gibi spesifik konular genele karşı çıkmak için kullanılamaz diyor adam. Doğru söylüyor. Ben de durumu şurdan ele almak istiyorum. Evrimin tanımına göre var veya yok diyebiliriz. Yani aha gerçektir veya değildir diyebiliriz. Popülasyondaki özelliklerin nesiller içerisindeki frekans değişimi olarak tanımlanıyor. Buna göre evrim vardır. Fakat evrim kendi içinde kategorize edilmiştir anlamak için. Bu kategorizeyi tıpkı isim vermek gibi düşünün. Şuna masa demişiz, diğerine ise bilgisayar mesela. Ayırt edip isim vermişiz ve kavramaya çalışmışız. Hatta değişimleri sınıflandırıp buna fiziksel değişim, buna kimyasal değişim demişiz.

Buraya kadar gayet güzel geldin.


İşte evrimi de sınıflandırmak lazım anlamak için. Mikro ve makro olarak sınıflandırılıyor. Makro evrimin olmaması, evrime karşı çıkmak için yeterli sebep değil elbette. Spartacus'a bu konuda katılıyorum.

İşte bu kısımda üstte o yazdıklarının hepsi güme gitti.
Evrimi anlamak için sınıflandırmak lazım!? Mikro makro diye mi sınıflandırmak lazım!? Nereden çıkıyor bu sınıflandırma? Evrim teorisinde yok mikro – makro diye bir sınıflandırma.

Evrim teorisinde olmayan bir sınıflandırma uyduruluyor sonra da gözlemlenen, evrimi kanıtlayan örnekler bu uyduruk sınıflandırmaya göre geçersiz sayılıyor.

Şarlatanlık bu.


Aslında benim bilmek istediğim doğa üstü herhangi bir gücün ya da yaratıcının bir müdahalesi var mı canlılar meselesinde. Mesela türler ayrı ayrı yaratılır ve kendi içlerinde değişirler. Yani kind diyorlarya ingilizcede işte kind aynı kalır, farklı kind denebilecek kadar büyük değişime uğramazlar. Yani yaratılır ve kendi içinde değişebilir. Buna da evrim diyebiliriz. Ama bunda makro evrim yoktur. Örnek veriyorum kelebek hala kelebektir fakat farklı kelebek türü olmuştur. Ama kind olarak aynıdır yani hala kelebektir. Bir balık türü farklı balık türüne evrilebilir ama hala balıktır. Yani kind aynı kalır, kendi içinde değişebilir. Yani kind'lar hokus pokusla pat diye yaratılır ve yalnızca kendi içlerinde değişim geçirirler. O evrim tanımına göre buna da evrim deriz. Ama sadece mikro boyutta ceryan etmektedir, makro boyutu yoktur. Hatta evrim olur fakat evrim teorisine ters olur. Evrim teorisinde yaratıcıdan bahsedilmiyor, türleşme ile bütün türlerin oluştuğu söylenir. Yani bütün canlılar akrabadır, ortak atadan gelmiştir ve türleşerek doğal yollarla oluşmuştur türler evrim teorisine göre. Yani demek istediğimi anlıyor musunuz? Yaptığımız tanıma göre evrim var dedik ama hala yaratılışçıların iddiası geçersiz olmuyor. Mesela Adem ve Havva olayına gelelim. Adem ve Havva Allah tarafından yaratılmıştır ve insanların ilkidir. Bütün insanlar Adem ve Havva'dan türemiştir ve zamanla insan türü bazı değişimlere uğramıştır ama hala insandır. Bu da tanıma göre evrimdir fakat makro evrim yoktur. Oysa evrim teorisine göre türleşme ile türler oluşur, yaratma ile değil. Sırf evrim tanımına göre gidersek bir şeyi çözemiyoruz. Varolmuş, varolan ve varolacak her bir tür doğal yollarla türleşme ile mi oluşuyor yoksa önce yaratılıyorlar ve birbirlerine dönüşmeden ve türün sınırları içerisinde mi değişim geçiriyorlar? İkisine de evrim deriz fakat bambaşka şeyler olurlar. Yaratılışçılar makro evrime karşılar ve bunu evrim yoktur diye dile getiriyorlar. Spartacus'un dediği gibi makro evrimin yok olması evrimin olmamasını göstermiyor. Evrimin sadece büyük boyutta olmaması demektir makro evrimin olmaması. Yani bu tür spesifik şeylerden evrim yok denilemez. Ama makro evrim yoktur denebilir. Tamam canlılar değişir ve dönüşür fakat bütün türler türleşme ile mi oluşmuş? Kind'lar nasıl oluşmuş? Cins, familya, takım, sınıf, filum, alem vs bunların hepsi türleşerek doğal yollarla mı oluşmuş yoksa önce yaratılmışlar da sonra birbirlerine dönüşmeden aynı kind olarak kalarak sınırlı bir şekilde mi değişmişler? Hangisi? Yani yaratıcı müdahil oluyor mu yoksa tamamen doğal süreçlerle mi ilerliyor ona bakmak lazım. Benim merak ettiğim budur. Biraz uzun anlattım ama kusura bakmayın artık hocam.

Canlılara tür isimlerini veren onları isimlendiren biziz. Şimdi sen diyorsun ki bizim verdiğimiz bu isimlere göre değişim gözlemlenen evrim örneği var mı? Ama bir E.coli bakterisinin başka bir bakteriye dönüşmesini kabul etmiyorsun. Diyorsun ki ben ona da bakteri buna da bakteri ismini veriyorum o yüzden bunlar değişmiş sayılmaz. Kuş örneği veriliyor diyorsun ki ben ona da kuş buna da kuş diyorum o yüzden değişmiş sayılmaz. E iyi de evrimde yok böyle bir isime göre değişim gösterme kriteri. Canlı değişim gösteriyor ise evrilmiş demektir.

Adem ile Havva'nın ilk insan olduğunu iddia eden insanın zaten konudan haberi yok demektir. Toplama çıkarma bilmeyen birine integral anlatır gibi bir durum oluyor böyle. Cidden savetheday önce şu evrimi adam gibi kaynağından öğren, sonra yorum yap.

Sana görelilik örneği vermemin sebebi evrim için yapılan mikro – makro şarlatanlığını uyguladığında bu şarlatanlığın ne kadar mesnetsiz olduğunu gösterebilmek idi.

Göreleliğe göre zaman ışık hızına yaklaştıkça yavaşlıyor ve ışık hızında duruyor biliyorsun. Bunu dünya üzerindeki yörüngede kalan astronotların saatlerinde gözlemleyebiliyoruz. Yörüngedeki astronotlar ile dünya üzerindeki insanlar arasında çok az bir zaman farkı yaşanıyor. Yani göreleliğin güncel bir gözlemi var. Ama birisi mikro görelelik – makro görelelik diye kafasına göre kavramlar uydursa sonra da bu astronotlarda gözlemlenen mikro göreleliktir, makro görelelik ışık hızına çıkılıp zamanın durmasıdır hadi bana onu gösterin dese, ne olur? Güncel olarak ışık hızında zamanın durduğunu gözlemleyebilme imkanımız yok diye görelelik teorisi çöpe mi gidiyor yani?


Taslaman meselesi ise şöyle. Şimdi bir link vermişsiniz. Tamam orada ismi geçiyor fakat bu suçlu olduğunu göstermez. Herkes göz altına alınabilir ve sorgulanabilir, suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur. Yani bunlar suçlu olduğunu göstermiyor. Ayrıca tarikat şu bu gibi ithamlarda bulunmuşsunuz. Kanıtınız var mı? Bahsettiğiniz şahısın yanında mıydınız da görmüş gibi şöyle böyle oldu diye anlatabiliyorsunuz? Ki ayrıca hadi diyelim ki bunları yapmış, bu neyi gösterir? İddialarının yanlış olduğunu mu gösterir? Kişiliğiyle ne alaka ki? Ad hominem oluyor mu? ''Sokrates ahlaksızdır dolayısıyle onun sözlerine itibar etmemek gerekir'' gibi bir mantık olmuyor mu?

Adnan Oktar'ın Caner Taslaman ile tanışıklığını anlattığı videolar var. Edip Yüksel'in Adnan Oktar ve talebeleri ile olan videolar var. Emniyet tarafından gözaltına alma tutanakları var. TBMM tutanaklarında, tarikat borsa manipülasyonu sırasında borsa işlemleri yürüttüğüne dair kayıt var.

Bütün bunlar neyi gösteriyor savetheday? Bu adamın sütten çıkmış ak kaşık olduğunu mu? Eğer böyle bir iddian varsa insanları salak yerine koymuş oluyorsun.

Save The Day
08-04-2017, 15:56
Sevgili Sundance

Hocam neden itham ettiğimi sormuşsunuz. Video kesilip de cevaplar yayınlanmadıysa ithamım yanlış olur. Ama kesilmemiş ve görülen kısımlarda yetersiz kaldı bence. Yani 13 dakikalık o videoyu kesilmemiş olarak varsayarsak yetersiz bir bilimci olur. Fakat gerekli izahları yaptıysa yani o itirazları çürüttüyse ve o yerler kesildiyse bilgisiz değildir. Ben de merak ediyorum ki o kesilen yerlerde ne demiş? Makro mikro evrim veya kind yoktur mu demiş? Ya da bizim sınıflandırmamız mı demiş? 2-3 dakikalık şeyler değerlendirme diyorsunuz. Ama çok önemli mevzu yahu. Hocam anlayın beni. Bir bilim adamının tıkanmasını kabullenemiyorum. Olamaz yahu. Daha doğrusu şöyle anlatayım. Bilim insanları her şeyi bilmez ki. Bilmedikleri de birçok şey var. Ama o konuda bilmiyorum der geçer. Fakat çok iyi bilindiği ve gerçek olduğu söyleniyor evrimin. İşte abd'deki bilimcilerin %98'i kabul ediyormuş öyle yazıyor vikipedide. Yani bu kadat net bir mesele. İşte bu bilinen ve net meseleyi açıklayamıyor ve bilmiyorsa işte orada sıkıntı vardır diyorum. Biyologun evrimi bilme meselesi ise şöyle. Evrim teorisinde de bilinmeyen birçok nokta var. Bilinmeyenleri bilmek zorunda değil. Ama bilinen şeyleri de bilsin bir zahmet. Forum köşelerinde sade vatandaşlar(biyolog olmayanlar) açıklayıp da biyolog açıklayamıyorsa olmaz bu. Her şeyi bilsin demiyorum, evrim hakkında bilinenleri bilsin. Fosili de o kadar bilmesine gerek yok. Fosil biyolojinin konusu değil. Evrimle ilgili de her şeyi bilmesine gerek yok biyologun. Ama kendi alanının en önemli teorilerinden olan ve bu kadar bilinen net bir şeyi baya bi bilmesi lazım. Su gibi içmesi lazım. Yoksa biyologta sorun vardır. Kabul edin bunu yahu hocam. Bilim adamıysa bilsin yahu. Boşa mı bilim adamı olmuş.

Makro mikro evrimi ben uydurmuyorum. 13 dakikalık o videoda başka bir akademisyen makro evrimden bahsetti. Familyaların evriminden bahsediyorsak makro evrimden bahsediyoruz falan dedi. Yani akademisyenler de makro mikro evrim diyor. Uydurma bişey değil. Bir popülasyonun özelliklerinin nesiller içerisindeki frekans değişimi olarak evrimi tanımlarsak evrim gerçektir deriz. Fakat bu ne düzeyde, ne kadar olur ona bakalım. Yani işte efenim bir canlı değişir ama ne kadar değişir? Bu tanıma göre evrim gerçektir fakat ne kadar değiştiğini ortaya koymak lazım. Yani işin teorisindeyiz. Evrim teorisine göre bütün türler türleşme ile oluşmuş. Yani kendisinden önceki türlerin değişimiyle yeni türler oluşmuş. Yani hepsi doğal yollarla ve türleşme ile oluşmuş teoriye göre. İşte bunun kanıtını soruyorum. Tamam değişir ama bütün türler türleşme ile mi oluşuyor? Yoksa yaratıldıktan sonra tür içinde olacak şekilde mi değişiyor? Bütün türler akraba mı ve ortak atadan mı geliyor? Aslında ortak ata meselesi işi çözecek nokta. Bütün canlılar akraba ve ortak ataları varsa zaten türleşme ile oluşmuştur deriz. Fakat canlılar yaratıldıktan sonra kendi içlerinde değişim geçiriyorlarsa türler akraba değildir ve ortak ataları yoktur. İşte 3.8 milyar yılı da göremeyeceğimize göre türlerin akraba olup olmadığını ortaya koymak lazım. Bütün türler akraba mıdır? Ortak ataları var mıdır? Kanıtı nedir bunun? Türlerin birbirine benzemesi neden akraba olduklarını göstersin? Benzerliklerden nasıl akraba olduğu sonucuna varılıyor?

Yaratılışçılar kind diyorlar tür için. Aslında biyolojide familya veya cinse karşılık geliyor kind. Yani daha büyük değişimi istiyorlar. Makro istiyorlar. Mesela bakteri türleşebilir, başka bakteri türüne dönüşür fakat bakteri olmaktan çıkmaz yaratılışçılara göre. İsim verme olayı ise şöyle. İnsan evet şeylere isim verir. Mesela bakteri diyoruz. Ona artık bakteri demememiz için çok daha fazla değişmesi lazım. Yani artık bakteri diyemeyeceğimiz kadar çok değişirse makro denir. Fakat değişiklikler görece daha azsa isim değiştirmeyiz bakteri deriz. Bakteri diyemeyeceğimiz kadar değişmesini görmek istiyor yaratılışçılar. Yani cins, familya evrimini görmek istiyorlar. Tabi cins ve familya değişimiyle evrime karşı çıkılmaz. Evrim daha genel bir kavram. Fakat evrim şu düzeyde şu kadar işliyor denebilir. Yani evrim mikro boyutta işler, şu kadar değişir denebilir. Oysa evrim teorisinde makro değişimler var. TAa bakteriden bu hale gelmişiz. Yani tek hücrelilerden milyar yıl evrimle kompleks canlılar çıkmış. İnanılmaz büyük bir değişim. Yani bakterinin bakteri denmeyecek kadar büyük değişimini istiyorlar. Bizim de buna ömrümüz yetmiyor maalesef. O zaman makro evrimi nasıl kanıtlayacağız? Canlıların akrabalık ilişkisini kurabilirsek bize yeter mi? Bir de akrabalığı nasıl kuracağız ki? Canlılarda işte efenim kemikler benziyor, genetik şu kdaar benziyor diye veriler var. İşte insanlar şempanze şu kadar benziyormuş, yok şu canlıyla şu canlı şu kadar benziyormuş deniyor. İşte benzerliklerden nasıl akraba olduğu sonucuna varılıyor? Benzemesi neden ortak atadan geldiklerini göstersin? Ortak ata ve akrabalık olmadan da benzeyemez mi? Niye benzerliği ortak ataya yoralım?

Ahlaksız
08-04-2017, 19:14
'' İnsan insandır, hayvan hayvandır''
Bu ne oğlum?
Hasta mısın sen?
Spartacus açıklamış sana işte..Niye anlamamakta diretiyorsun?
Diyeceğin şu;''doğru söylüyorsunuz ama benim kafa basmıyor''

Spartacus,ben,bilgivehis,Sundance ve sana laf anlatmaya çalışan diğer arkadaşlar hep doğru söylüyoruz ama sen anlamamak istiyorsun..Aslında arada ''çok iyi açıklıyorlar bana'' diyorsun ama bu da kafanın basmadığının itirafıdır aslında..Sana çok iyi açıklanıyorsa,sen neden papağan gibi aynı noktada tekrarlar ediyorsun?

İnsan denilen şey bir hayvandır..Bunu kafana kazıman lazım..Bu senin sürekli tekrarladığın lenski deneylerinden,Caner hocandan,bakteri neden bakteri olarak duruyordan çok daha önemli..Önceliğin insanı anlamak olmalı..Bunu yapmak için gerekirse,popondan dışkı çıkarırken kendini videoya bile çekebilirsin..
(Arada popo,dışkı,bok,sıçmak gibi şeyler yazıyorum..Kimse kusura bakmasın..)
Şimdi save..Sana laf anlatmaktan yana değilim ama yine de biraz teknik birşeyler yazmak istiyorum..
Ortak ata diyoruz ya..Ortak atadan evrimleşen türlere CİNS,cinslerin farklı kollarına da TÜR denir..
Senin cinsin HOMO,türün de SAPİENS..
Bunu her zaman aklında tut..
Homo denilen şey İNSAN oluyor,sapienste ZEKİ demek..
Ortak ata ne oluyor?Bitki mi?Hayır,işte..Ortak ata sincap benzeri bir hayvan..Yani bizim atamız bir hayvan..Biz bu hayvan sayesinde var olduk..Sen insan insandır derken,homo homodur demiş oluyorsun..Homo zaten homo..Homo homodur derken,benim kafam çalışmıyor veya ben bir şey bilmiyorum demiş oluyorsun..
Bir şey anlamadın değil mi:)

Wikipedia'da bu homo hominid gibi şeyleri biraz araştır,oku..

Save The Day
08-04-2017, 19:23
'' İnsan insandır, hayvan hayvandır''
Bu ne oğlum?
Hasta mısın sen?
Spartacus açıklamış sana işte..Niye anlamamakta diretiyorsun?
Diyeceğin şu;''doğru söylüyorsunuz ama benim kafa basmıyor''

Spartacus,ben,bilgivehis,Sundance ve sana laf anlatmaya çalışan diğer arkadaşlar hep doğru söylüyoruz ama sen anlamamak istiyorsun..Aslında arada ''çok iyi açıklıyorlar bana'' diyorsun ama bu da kafanın basmadığının itirafıdır aslında..Sana çok iyi açıklanıyorsa,sen neden papağan gibi aynı noktada tekrarlar ediyorsun?

İnsan denilen şey bir hayvandır..Bunu kafana kazıman lazım..Bu senin sürekli tekrarladığın lenski deneylerinden,Caner hocandan,bakteri neden bakteri olarak duruyordan çok daha önemli..Önceliğin insanı anlamak olmalı..Bunu yapmak için gerekirse,popondan dışkı çıkarırken kendini videoya bile çekebilirsin..
(Arada popo,dışkı,bok,sıçmak gibi şeyler yazıyorum..Kimse kusura bakmasın..)
Şimdi save..Sana laf anlatmaktan yana değilim ama yine de biraz teknik birşeyler yazmak istiyorum..
Ortak ata diyoruz ya..Ortak atadan evrimleşen türlere CİNS,cinslerin farklı kollarına da TÜR denir..
Senin cinsin HOMO,türün de SAPİENS..
Bunu her zaman aklında tut..
Homo denilen şey İNSAN oluyor,sapienste ZEKİ demek..
Ortak ata ne oluyor?Bitki mi?Hayır,işte..Ortak ata sincap benzeri bir hayvan..Yani bizim atamız bir hayvan..Biz bu hayvan sayesinde var olduk..Sen insan insandır derken,homo homodur demiş oluyorsun..Homo zaten homo..Homo homodur derken,benim kafam çalışmıyor veya ben bir şey bilmiyorum demiş oluyorsun..
Bir şey anlamadın değil mi:)

Wikipedia'da bu homo hominid gibi şeyleri biraz araştır,oku..

Diretmiyorum hocam. Spartacus o insanın insan olması konusunda yerden göğe kadar haklı. Zaten karşı çıkmadım onun yorumuna. Destekleyici şeyler yazdım. Fakat hala akla takılan şeyler olabiliyor. Piyasada o kadar çok mantık hatası ve safsata var ki insanların kafası karışabiliyor. Çözmek için belli bir birikim gerekiyor. Bakın insan insandır ifadesi totolojidir evet. Fakat totoloji bir safsata mıdır? Totoloji bir mantık hatası mıdır? Totoloji bir yanlış mıdır? Neden kullanmamalıyız? Bunları konuşmak lazım. Yani ilahiyatçı totoloji yaptı diye söyledikleri geçersiz mi olmuş oluyor?

Bir de bir türün kendi olması, kendinden daha genel bir kümenin elemanı olmasına engel değil. Mesela köpek hayvan değildir diyelim. Neden değildir? Çünkü köpek köpektir, hayvan da hayvandır. Yanlışı hemen görebildik. Fakat başkasına açıklamak ve kelimelerle ifade etmek zor olabilir. Yani görece özel şeyin kendi olması, görece genel şeyin elemanı olmadığını göstermez. Bu yüzden ilahiyatçının ifadeleri yanlıştır. Fakat bir de şuna bakalım. Özel ve genellik dereceleri aynı olsun 2 şeyin. Mesela insan ve şempanzeyi ele alalım. İkisi de biyolojik tür. Yani ikisinin de özelliği aynı. İnsan insandır, şempanze de şempanzedir diyebilir miyiz? Buradaki totoloji doğru olur mu? Yani özellik dereceleri aynı olan şeyleri ayırt etmek için bu totoloji kullanılabilir mi? Spartacus'un düşüncelerini merak ediyorum bu konudaki. Koskoca biyologlar falan bile bu basit gibi gözüken totolojide tıkanıyor. Programda biyolog tıkanmıştı. Bir şey diyemedi bu totolojiye karşı işte. Totoloji yapıyorsunuz, hatanız şudur safsatadır falan diye izah edemedi. Sanırım kavramları adam gibi kullanabilmek için düzgünce felsefi ve mantık eğitimi almak ve düşünmek lazım. Yoksa bilim bile yapılamıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Şimdi sizin asıl iddianıza gelelim. Tamam ilahiyatçıın hata yaptığını fark ettik. Peki insan hayvan mıdır onu konuşabiliriz. İnsanlar ile hayvanlar birbirine benziyor. Benzerliğin olması neden insanın hayvan olduğunu göstersin?

Ahlaksız
08-04-2017, 19:35
İnsan hayvan değilse,nedir?
Sana ne diyelim mesela?
Sana ya bitki diyeceğiz,ya hayvan..Başka bir seçenek var mı?
Bitki olmadığına göre,hayvansın işte..
Çok basit save..

bilgivehis
08-04-2017, 20:22
Sıfatları, isimleri, yakıştırmaları ve hatta argoları koyan biziz.
Her madde bazen bakış açısına göre, bazen bilimsel olarak, bazen de yakıştırma ile ismini alır.
İsimler bazen kendisi ile örtüşmeyebilir, örneğin sürekli ağlayan adamın adı "Gülen".
Ya da birden çok anlam içeren suda yüz, şakağımızın altındaki yüz ve yüz rakamı gibi.
Örneğin, hissiz bilginin olamayacağını düşündüğüm için kendi adıma bilgivehis yakıştırdım.
Kimine göre biz hayvanız, kimine göre biz hayvanın bir türüyüz, kimine göre biz maymunuz, kimine göre insanız.
Bakış açısına göre değişiyor, bana göre biz insanız, aynı süreci yaşayan diğer canlılara göre daha hızlı değişim geçirmişiz, farklı bir fiziğe sahibiz, farklı üretim yapabiliyoruz, hayallerimizi gerçekleştirebiliyoruz ve hayallerle kendimizi kandırabiliyoruz. Aynı özellikler diğer canlılarda da var ancak onlarda henüz gelişmemiş. Sonuçta hayvanların bir türüyüz, bizim adımıza da insan denmiş...

Save The Day
08-04-2017, 20:32
İnsan hayvan değilse,nedir?
Sana ne diyelim mesela?
Sana ya bitki diyeceğiz,ya hayvan..Başka bir seçenek var mı?
Bitki olmadığına göre,hayvansın işte..
Çok basit save..

Halkın kanısına göre canlılar 3'e ayrılır. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler. İlahiyatçı da bunu kasteddi sanırım. Yani hayvan bitki değildir, hayvan hayvandır, bitki bitkidir. Olaya böyle bak. Böyle bakınca saçma olmuyor. İnsanı da böyle gördü. Yani 3'e ayırdı ilahiyatçı. İnsan hayvan değilse nedir demişsiniz. İnsandır halkın kanısına göre.

Ayrıca siz insanın hayvan olmasını ileri sürerek bunu evrime bağlamak istiyorsunuz. Biz de hayvanız, diğerlerinden bir üstünlüğümüz yok dolayısıyle evrimle oluşmuşuz tanrıya manrıya gerek yok demek istiyorsunuz. Yanlış mıyım?

Save The Day
08-04-2017, 20:40
Sıfatları, isimleri, yakıştırmaları ve hatta argoları koyan biziz.
Her madde bazen bakış açısına göre, bazen bilimsel olarak, bazen de yakıştırma ile ismini alır.
İsimler bazen kendisi ile örtüşmeyebilir, örneğin sürekli ağlayan adamın adı "Gülen".
Ya da birden çok anlam içeren suda yüz, şakağımızın altındaki yüz ve yüz rakamı gibi.
Örneğin, hissiz bilginin olamayacağını düşündüğüm için kendi adıma bilgivehis yakıştırdım.
Kimine göre biz hayvanız, kimine göre biz hayvanın bir türüyüz, kimine göre biz maymunuz, kimine göre insanız.
Bakış açısına göre değişiyor, bana göre biz insanız, aynı süreci yaşayan diğer canlılara göre daha hızlı değişim geçirmişiz, farklı bir fiziğe sahibiz, farklı üretim yapabiliyoruz, hayallerimizi gerçekleştirebiliyoruz ve hayallerle kendimizi kandırabiliyoruz. Aynı özellikler diğer canlılarda da var ancak onlarda henüz gelişmemiş. Sonuçta hayvanların bir türüyüz, bizim adımıza da insan denmiş...

Evet insanı maymun türü olarak görenler de var. Fakat maymun denilenlerden çok farklı değil miyiz? Dört ayak üzerinde yürüyen, aşırı kıllı, kafatası küçük, çenesi çıkık vs yani maymunlardan farklıyız bence. Mesela Richard Dawkins maymundan gelme olayını anlatıyordu. İnsanı da diğer maymunların yanına sınıflandırmış akraba olarak. Fakat insan o sıralamayı bozuyor gibi duruyor. Yani şempanze, goril, organgutan uyuyor da insan farklı bir canlı gibi durmuş.

https://www.youtube.com/watch?v=83rUhtwM5-w

Ahlaksız
08-04-2017, 20:53
Çok zekisin save:)

Kim şu ilahiyatçı?
Ne kadar ilahiyatçı varsa:)

Save,wikipediaya bak diyorum,sen bana ilahiyatçı falan filan diyorsun..Bak şu linke;
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan
İnsanın biyolojik soy ağacına bak..Ya da sağ taraftaki bilimsel sınıflandırmanın altına odaklan..Bilimsel sınıflandırmanın en altında insan var,en üstünde hayvan..Dikkat et yazılanlara..

Ahlaksız
08-04-2017, 20:56
Save,bir ormana çıplak olarak git..Yanına sadece yiyecek ve içecek al..1 ay ormanda yaşa..O zaman bak bakalım şempanzeye benziyor musun,benzemiyor musun:)

spartacus
08-04-2017, 21:01
Save hem saçma, sapan bir cevabı öne sürüyorsun hemde dolandıra, dolandıra o cevabı haklı çıkartmaya çalışıyorsun...

Evrim teorisinden dolayı değil, insanın, hayvanlar alemine ait olmasından dolayı, teori farklı bir şey mi söyleyecekti...

Omurgasızlar, omurgalılar, memeliler, sürüngenler neye göre bu ayrımlar sence?

video şempanzelerden söz ettiği gibi, 6.000.000 yıl önce ayrıldığından ve hiç birimizin şempanzelerden gelmediğimizden, kuzen olduğumuzdan söz ediyor, sen ise şekil, şemal kıyası yapmakla meşgulsün, üstelik şempanze ile insan kıyası yapıyorsun ve sanki iddia edilen insan=şempanzeymiş gibi, zaten bazı farklılıklardan dolayı ayrı isimlendirilir.

Köpeklere baktın mı hiç? hangisi köpeğe uymakta, hangisi uymamakta, bunu ebadıyla, kulağıyla mı ayırt edeceksin?

Bir insanla, şempanzenin DNA'sının %96 düzeylerinde, bonobolarla ise daha yüksek oranda ortak olması önemsiz bir detay mı?

O halde şunu yapalım, şempanzeler, orangutanlar, bonobolar ve insanlar hayvan değildir diyelim, bonobo, bonobodur, şempanze, şempanzedir, insan insandır, ne ala... hem insanın da hayvan grubunda olmasıyla, bu söylediklerinin alakası ne?

Farzedelim konu "memeliler" olsun, ne diyecektin, insan, insandır, memeli değildir mi diyeceksin? Ya da inek memelidir, ama insan değildir mi diyeceksin?

Save The Day
08-04-2017, 21:12
Save hem saçma, sapan bir cevabı öne sürüyorsun hemde dolandıra, dolandıra o cevabı haklı çıkartmaya çalışıyorsun...

Evrim teorisinden dolayı değil, insanın, hayvanlar alemine ait olmasından dolayı, teori farklı bir şey mi söyleyecekti...

Omurgasızlar, omurgalılar, memeliler, sürüngenler neye göre bu ayrımlar sence?

video şempanzelerden söz ettiği gibi, 6.000.000 yıl önce ayrıldığından ve hiç birimizin şempanzelerden gelmediğimizden, kuzen olduğumuzdan söz ediyor, sen ise şekil, şemal kıyası yapmakla meşgulsün, üstelik şempanze ile insan kıyası yapıyorsun ve sanki iddia edilen insan=şempanzeymiş gibi, zaten bazı farklılıklardan dolayı ayrı isimlendirilir.

Köpeklere baktın mı hiç? hangisi köpeğe uymakta, hangisi uymamakta, bunu ebadıyla, kulağıyla mı ayırt edeceksin?

Bir insanla, şempanzenin DNA'sının %96 düzeylerinde, bonobolarla ise daha yüksek oranda ortak olması önemsiz bir detay mı?

O halde şunu yapalım, şempanzeler, orangutanlar, bonobolar ve insanlar hayvan değildir diyelim, bonobo, bonobodur, şempanze, şempanzedir, insan insandır, ne ala... hem insanın da hayvan grubunda olmasıyla, bu söylediklerinin alakası ne?

Farzedelim konu "memeliler" olsun, ne diyecektin, insan, insandır, memeli değildir mi diyeceksin? Ya da inek memelidir, ama insan değildir mi diyeceksin?

Peki hocam totoloji mantık hatası mıdır veya safsata mıdır? İnsan insandır demek veya başka totolojilerden kaçınmamız gerekir mi? Bakın ben o konudaki düşüncemi size şöyle aktarayım. Genel ve özellik derecesi aynı olan şeyler için totoloji yapılabilir. Mesela insan insandır, şempanze de şempanzedir denebilir. Ama hayvan denilen ise alemdir. İnsan denilen ise türdür. Yani hayvan insana göre daha geneldir, insan ise hayvana göre daha özeldir. Görece özel şeyin kendisi olması, görece genel şeyin elemanı olmadığını göstermez. İnsan hem insan hem de hayvan olabilir. Fakat insan hem insan hem de şempanze olamaz aynı zamanda. Böyle düşünüyorum. İlahiyatçı ise şurdan yaklaştı. Hayvanlar alemdir, insan türdür falan diye yaklaşmadı. Canlılar 3'e ayrılır; insan, hayvan ve bitki diye düşündü bence. O yüzden insan insandır, hayvan hayvandır dedi. Şöyle düşünün bitki hayvan değildir çünkü bitki bitkidir, hayvan da hayvandır. Yani genellik dereceleri aynı olan şeyleri totolojiyle birbirinden ayırabiliriz. Fakat genellik derecesi farklıysa totoloji orada saçma oluyor. İngilizce wiki'ye de baktım. İnsan hayvanlar aleminde geçiyor.

Bir insanla, şempanzenin DNA'sının %96 düzeylerinde, bonobolarla ise daha yüksek oranda ortak olması önemsiz bir detay mı?

Önemsiz olur mu hiç. Çok önemli bir detay. Peki bu benzerlik verisini nasıl yorumlayacağız? Neye yoracağız objektif şekilde? Örneğin 2 türü ele alalım. X ve Y türlerini alalım. Bu 2 tür birbirine benziyor. Benzemeleri bize neyi gösterir? Benzerlik taşımaları, akraba olup ortak atalardan geldiklerini gösterir mi bu türlerin? Bu türler akraba mıdır? Akrabalığı nasıl ve neye göre tesbit edeceğiz?

Save The Day
08-04-2017, 21:19
Sevgili Ahlaksız

Bir video linki vereceğim. Evrim tartışmalarının kilit noktasını oluşturuyor. 2 dakika izlemeni isteyeceğim. Linke tıkladığında 10:56'dan başlıyor. 13:05'e kadar izle. Ne düşünüyorsun merak ediyorum.

http://dai.ly/xph697?start=656

bilgivehis
08-04-2017, 21:27
Evet insanı maymun türü olarak görenler de var. Fakat maymun denilenlerden çok farklı değil miyiz? Dört ayak üzerinde yürüyen, aşırı kıllı, kafatası küçük, çenesi çıkık vs yani maymunlardan farklıyız bence. Mesela Richard Dawkins maymundan gelme olayını anlatıyordu. İnsanı da diğer maymunların yanına sınıflandırmış akraba olarak. Fakat insan o sıralamayı bozuyor gibi duruyor. Yani şempanze, goril, organgutan uyuyor da insan farklı bir canlı gibi durmuş.


Biz maymunun ta kendisiyiz, evrim geçirmiş farklılaşmışız. Artık kendimize insan ismini koymuşuz.
Bahsettiğim fark buydu, yoksa maymun olmadığımız veya atamızın maymun olmadığı anlamına gelmez.
Üstelik bu konuda senin gibi şüphe de duymuyorum, çünkü evrim olduğunu katıksız biliyorum.
Bu bilgiyi senin gibi sorularla kazanmadım, zaten senin gibi yapsaydım halen tanrı var mı evrim var mı sorularıyla uğraşır olurdum.

Bak okumanın önemini bilmiyorsan ya da önemsemiyorsan sana kendimden örnek vereyim.

Aldığım kitapları evdekilerden saklardım, görürlerse haberim olmadan yakarlardı. Sırf kitapları korumak için hani şu gelin sandığı var ya ondan almıştım. Gece okumak için herkesin yatmasını beklerdim ama ışığı yakamazdım, biraz ay ışığı biraz uzaktan vuran sokak ışığı sayesinde okurdum. Sabaha kadar o şekilde kitap okur sabah da işe giderdim.
Aynı konu üzerinde onlarca bazen de yüzlerce kitabı aynı anda açar adeta bir savaş ortamına girerdim. Fikirleri, görüşleri, karşı görüşleri o anda dövüştürürdüm. Sadece kuran kitabı belki ellinin üzerindeydi.
Sadece okumakla kalmaz bunu çeşitli şekillerde yaşama geçirirdim.
Bazen sıradan dindar olur bazen tarikatlara katılır, bazen de komünist olurdum.
Bütün bunlar kafamdaki soruları aydınlatmak içindi.
Daha önce bahsettim mi hatırlamıyorum.
Ben okul yüzü görmedim, okuma-yazmayı kendi kendime öğrettim.
Ama insanlara soru sorarak pek bir şey öğrenemeyeceğini daha o zamanlar farkına varmıştım. Çünkü herkes kendi doğrusunu söyler, bu şekil pek bir şey elde edilmez ama kitaplara daldın mı birinden öbürüne ondan berikine geçerek sorulara cevaplar bulunabilir, biraz da kendinde olacak.
İşte Turan Dursun bu yüzden benim için önemlidir.
O da benden daha fazlasını yaparak gerçeklere ulaşmış.
Ama sen soruları esas almışsın, onun yeteceğini zan ediyorsun.
Oysa sorularla alim de olsan illaki eksik kalırsın.
spartacus diyorsun ama onun yaptığını yapmıyorsun, onun salt soru sorarak bu duruma geldiğini düşünmüyorsun herhalde.
Hatta şu senin adamın var ya sahtekar da olsa o da kitap okuyarak bir şeyler elde etmiştir...

Maymun muyuz, hayvan mıyız, insan mıyız ya da daha başka bir madde miyiz?
Bunun cevabını kendin bulacak kendin vereceksin.
Yoksa ben sana etten-kemikten oluşmuş "hesap makinesiyiz" de diyebilirim, ayıkla pirincin taşını...

Ahlaksız
08-04-2017, 21:43
Save,wikideki açıklamaları oku sen..Bırak ilahiyatçı çakalların ne dediğini..
Videodaki bilim adamı cevabını vermiş zaten..Benim ne dememi bekliyorsun?

gungormez
08-04-2017, 21:58
Peki hocam totoloji mantık hatası mıdır veya safsata mıdır? İnsan insandır demek veya başka totolojilerden kaçınmamız gerekir mi? Bakın ben o konudaki düşüncemi size şöyle aktarayım. Genel ve özellik derecesi aynı olan şeyler için totoloji yapılabilir. Mesela insan insandır, şempanze de şempanzedir denebilir. Ama hayvan denilen ise alemdir. İnsan denilen ise türdür. Yani hayvan insana göre daha geneldir, insan ise hayvana göre daha özeldir. Görece özel şeyin kendisi olması, görece genel şeyin elemanı olmadığını göstermez. İnsan hem insan hem de hayvan olabilir. Fakat insan hem insan hem de şempanze olamaz aynı zamanda. Böyle düşünüyorum. İlahiyatçı ise şurdan yaklaştı. Hayvanlar alemdir, insan türdür falan diye yaklaşmadı. Canlılar 3'e ayrılır; insan, hayvan ve bitki diye düşündü bence. O yüzden insan insandır, hayvan hayvandır dedi. Şöyle düşünün bitki hayvan değildir çünkü bitki bitkidir, hayvan da hayvandır. Yani genellik dereceleri aynı olan şeyleri totolojiyle birbirinden ayırabiliriz. Fakat genellik derecesi farklıysa totoloji orada saçma oluyor. İngilizce wiki'ye de baktım. İnsan hayvanlar aleminde geçiyor.



Önemsiz olur mu hiç. Çok önemli bir detay. Peki bu benzerlik verisini nasıl yorumlayacağız? Neye yoracağız objektif şekilde? Örneğin 2 türü ele alalım. X ve Y türlerini alalım. Bu 2 tür birbirine benziyor. Benzemeleri bize neyi gösterir? Benzerlik taşımaları, akraba olup ortak atalardan geldiklerini gösterir mi bu türlerin? Bu türler akraba mıdır? Akrabalığı nasıl ve neye göre tesbit edeceğiz?
Kuş kuştur dediğinizde ne gibi bir katkı-izahat-bilgi sıçmış oluyorsun.
Nature ikiye ayrılır;
Canlılar-cansızlar.
Canlılar ikiye ayrılır;
Bitkiler- hayvanlar.
Bu sınıflama bilimsel.
Sen kendini nereye koyuyorsun?
Babalık akrabalık testleri bilimsel.
Korelasyon.
Şempanze insan korelasyonu Yüzde 98.
Bu neyi gösterir?.
Not;Göt göttür demek bilimde yok.

spartacus
08-04-2017, 23:29
Diretmiyorum hocam. Spartacus o insanın insan olması konusunda yerden göğe kadar haklı. Zaten karşı çıkmadım onun yorumuna. Destekleyici şeyler yazdım. Fakat hala akla takılan şeyler olabiliyor. Piyasada o kadar çok mantık hatası ve safsata var ki insanların kafası karışabiliyor. Çözmek için belli bir birikim gerekiyor. Bakın insan insandır ifadesi totolojidir evet. Fakat totoloji bir safsata mıdır? Totoloji bir mantık hatası mıdır? Totoloji bir yanlış mıdır? Neden kullanmamalıyız? Bunları konuşmak lazım. Yani ilahiyatçı totoloji yaptı diye söyledikleri geçersiz mi olmuş oluyor?
Sevgili Save

Söylediklerine dayanak olarak totolojiyi gösteriyor, sorun totoloji olması değil kendi başına, dayanağın totoloji olması... haliye söyledikleri geçersiz oluyor, çünkü totoloji, söylediklerini geçerli hale getirmiyor-o öyle olması için kullanıyor-, ama buna rağmen o, söyleminin dayanağı olarak totolojiye dayanıyor.
Bir de bir türün kendi olması, kendinden daha genel bir kümenin elemanı olmasına engel değil. Mesela köpek hayvan değildir diyelim. Neden değildir? Çünkü köpek köpektir, hayvan da hayvandır. Yanlışı hemen görebildik. Fakat başkasına açıklamak ve kelimelerle ifade etmek zor olabilir. Yani görece özel şeyin kendi olması, görece genel şeyin elemanı olmadığını göstermez.
Save, konuşulan genel ise özel ile karşı cevap vermek zaten safsatadır, bu yetmemiş bir de totoloji yapılmış...

Örneğin, insanlar kulağı vasıtasıyla duyar, böylece kulak organının işlevi duymaya dönüktür.... hayır efendim bu yanlış, sebep, sağır insan duymuyor demek ki insan kulağıyla duymaz->safsata, safsatadan sonrada, insan kulağıyla duymaz, çünkü(dayanak!) kulak, kulaktır, duymak ise duymaktır->totoloji.
Mesela insan ve şempanzeyi ele alalım. İkisi de biyolojik tür. Yani ikisinin de özelliği aynı. İnsan insandır, şempanze de şempanzedir diyebilir miyiz? Buradaki totoloji doğru olur mu?
Doğru olmaz, şu -şu özlelik nitelikleriyle- insandır, bu da -şu özellik nitelikelriyle-şempanze, doğrusu bu, çünkü senin ifaden bir KIYAS mahsulü içeriyor, o halde kıyası neye göre yaptığınla ayırt etmen gerekir, insan, insandır, şempanze, şempanzedir demek, herhangi bir fark-ayrım-benzerlik ölçütü taşımaz...
Peki insan hayvan mıdır onu konuşabiliriz. İnsanlar ile hayvanlar birbirine benziyor. Benzerliğin olması neden insanın hayvan olduğunu göstersin?
Save insan denmesinin sebebi farklılığıdır, hayvan denmesinin sebebi ise ORTAKLIĞI... Benzerlik geçerli bir argüman değil. Örneğin insan ile inek, memeli olmakla benzer midir? Yoksa burada ölçüt ortak bir gruba, organa, işleve sahip olması mıdır?

benzerlik kavramını sürekli indirgeme olarak alıyorsun, bunu bir yana bırakmalısın, çünkü aslolan faktör farktır. konu evrim(farklılaşma) olacaksa, insanı ve şempanzeyi ayırmamızın ve ortak gruba almamızın sebebi, aralarındaki ORTAKLIK-FARKTIR. Bu fark ve ortaklık ise, NİTELEMEYİ anlamlı kılar.

Bir bonobo ile insan DNA'sı %98, kritik bölge incelemelerinde ise %99,4. Şempanzeler, bonobolar(insansılar) insanın akrabasıdır.
Örneğin çakal, köpek, tilki de akrabadır değil mi? Bunlara gelince kolayca kabulleniyorsundur, ama insan ile şempanze akrabalığına gelince ikircikli davranıyorsun, çünkü farkı zeka veya sosyal yaşam-ilişkisi olarak belirlemeye kalkıyorsun, oysa akrabalığın temeli saltık bir faktör değil, biyolojik ortaklık.

İnsan canlı mıdır Save?
Şempanze de, inek de, solucan da, bitki de canlı mı?

Şimdi bu ana grup, canlıdır hepsi değil mi? cevap->evet.


Monera
Arkeler
Protista
Fungi
Bitkiler
Hayvanlar

Yukarıdaki de canlıların, farklarına göre sınıflandırılması->bir alt grup, insan ne zaman anlam kazanacak? hayvanlar grubu dallandırıldığında.

Son olarak daha öncede değinmişimdir
İnsan toplamda, organik yapı bağlamında nelerden meydana geliyor? Hücreler+bakteriler... Öyle bakteri, hücre diye küçümsememek lazım, canlının farklı nitelemelerinin temel kaynağı organize(ögütlü) yapıdır. kibrit çöplerinden maket, gemide yaparsın, ev de, peki neye göre niteledin?...
https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre

Save The Day
09-04-2017, 00:30
Sevgili Save

Söylediklerine dayanak olarak totolojiyi gösteriyor, sorun totoloji olması değil kendi başına, dayanağın totoloji olması... haliye söyledikleri geçersiz oluyor, çünkü totoloji, söylediklerini geçerli hale getirmiyor-o öyle olması için kullanıyor-, ama buna rağmen o, söyleminin dayanağı olarak totolojiye dayanıyor.

Save, konuşulan genel ise özel ile karşı cevap vermek zaten safsatadır, bu yetmemiş bir de totoloji yapılmış...

Örneğin, insanlar kulağı vasıtasıyla duyar, böylece kulak organının işlevi duymaya dönüktür.... hayır efendim bu yanlış, sebep, sağır insan duymuyor demek ki insan kulağıyla duymaz->safsata, safsatadan sonrada, insan kulağıyla duymaz, çünkü(dayanak!) kulak, kulaktır, duymak ise duymaktır->totoloji.

Doğru olmaz, şu -şu özlelik nitelikleriyle- insandır, bu da -şu özellik nitelikelriyle-şempanze, doğrusu bu, çünkü senin ifaden bir KIYAS mahsulü içeriyor, o halde kıyası neye göre yaptığınla ayırt etmen gerekir, insan, insandır, şempanze, şempanzedir demek, herhangi bir fark-ayrım-benzerlik ölçütü taşımaz...

Save insan denmesinin sebebi farklılığıdır, hayvan denmesinin sebebi ise ORTAKLIĞI... Benzerlik geçerli bir argüman değil. Örneğin insan ile inek, memeli olmakla benzer midir? Yoksa burada ölçüt ortak bir gruba, organa, işleve sahip olması mıdır?

benzerlik kavramını sürekli indirgeme olarak alıyorsun, bunu bir yana bırakmalısın, çünkü aslolan faktör farktır. konu evrim(farklılaşma) olacaksa, insanı ve şempanzeyi ayırmamızın ve ortak gruba almamızın sebebi, aralarındaki ORTAKLIK-FARKTIR. Bu fark ve ortaklık ise, NİTELEMEYİ anlamlı kılar.

Bir bonobo ile insan DNA'sı %98, kritik bölge incelemelerinde ise %99,4. Şempanzeler, bonobolar(insansılar) insanın akrabasıdır.
Örneğin çakal, köpek, tilki de akrabadır değil mi? Bunlara gelince kolayca kabulleniyorsundur, ama insan ile şempanze akrabalığına gelince ikircikli davranıyorsun, çünkü farkı zeka veya sosyal yaşam-ilişkisi olarak belirlemeye kalkıyorsun, oysa akrabalığın temeli saltık bir faktör değil, biyolojik ortaklık.

İnsan canlı mıdır Save?
Şempanze de, inek de, solucan da, bitki de canlı mı?

Şimdi bu ana grup, canlıdır hepsi değil mi? cevap->evet.


Monera
Arkeler
Protista
Fungi
Bitkiler
Hayvanlar

Yukarıdaki de canlıların, farklarına göre sınıflandırılması->bir alt grup, insan ne zaman anlam kazanacak? hayvanlar grubu dallandırıldığında.

Son olarak daha öncede değinmişimdir
İnsan toplamda, organik yapı bağlamında nelerden meydana geliyor? Hücreler+bakteriler... Öyle bakteri, hücre diye küçümsememek lazım, canlının farklı nitelemelerinin temel kaynağı organize(ögütlü) yapıdır. kibrit çöplerinden maket, gemide yaparsın, ev de, peki neye göre niteledin?...
https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre

Sorun dayanağın totoloji olması diyorsunuz. Peki nasıl olmalıydı ki? Dayanak ne olmalıydı? Totoloji yardımcı unsur olarak mı kullanılmalıydı? İnsan ve şempanze konusunda tamam insan şu nitelikleriyle insandır, şempanze şu nitelikleriyle şempanze deriz. Fakat insan ve hayvan konusunda ne denir? İnsan şu nitelikleriyle insandır, hayvan şu nitelikleriyle hayvandır, insan şu benzerlikleriyle hayvandır mı diyeceğiz? Peki şunu sorayım. İnsan ile hayvanlar arasında benzerlik ve ortaklıkların olması, neden insanı hayvan yapsın? İnsanı farklılıkları sayesinde ayırt ediyoruz bu doğru. Fakat insanı hayvan grubuna neden benzerlikleri yüzünden dahil edelim? Özel bir şeyi bir gruba dahil ederken benzerliklere mi bakılır ki? Nedir ölçüt?

Bakın insanlarla şempanze ve bonobonun şu kadar benzerliği var demişsiniz. DNA'ları şu kadar benziyor diye oran vermişsiniz. Hatta başka canlıların akraba olmasını anlıyorsun da insanla şempanzeyi niye anlamıyorsun diyorsunuz. Hatta akrabalar demişsiniz. Ben de bir şey soracağım. Önce şunu söyleyim. Canlıları sınıflarken ve birbirinden ayırt ederken farklılıklara bakarız doğru. Fakat akrabalık mevzu bahis olduğunda benzerlik/ortaklıklara bakılıyor. Ben de şunu soruyorum. Türlerin akraba olup olmadığı neye göre tespit edilir? Belirleyici olan nedir? Benzerlikten veya farklılıktan nasıl akraba olup olmadıklarını anlayabiliriz türlerin?

Save The Day
09-04-2017, 01:00
Biz maymunun ta kendisiyiz, evrim geçirmiş farklılaşmışız. Artık kendimize insan ismini koymuşuz.
Bahsettiğim fark buydu, yoksa maymun olmadığımız veya atamızın maymun olmadığı anlamına gelmez.
Üstelik bu konuda senin gibi şüphe de duymuyorum, çünkü evrim olduğunu katıksız biliyorum.
Bu bilgiyi senin gibi sorularla kazanmadım, zaten senin gibi yapsaydım halen tanrı var mı evrim var mı sorularıyla uğraşır olurdum.

Bak okumanın önemini bilmiyorsan ya da önemsemiyorsan sana kendimden örnek vereyim.

Aldığım kitapları evdekilerden saklardım, görürlerse haberim olmadan yakarlardı. Sırf kitapları korumak için hani şu gelin sandığı var ya ondan almıştım. Gece okumak için herkesin yatmasını beklerdim ama ışığı yakamazdım, biraz ay ışığı biraz uzaktan vuran sokak ışığı sayesinde okurdum. Sabaha kadar o şekilde kitap okur sabah da işe giderdim.
Aynı konu üzerinde onlarca bazen de yüzlerce kitabı aynı anda açar adeta bir savaş ortamına girerdim. Fikirleri, görüşleri, karşı görüşleri o anda dövüştürürdüm. Sadece kuran kitabı belki ellinin üzerindeydi.
Sadece okumakla kalmaz bunu çeşitli şekillerde yaşama geçirirdim.
Bazen sıradan dindar olur bazen tarikatlara katılır, bazen de komünist olurdum.
Bütün bunlar kafamdaki soruları aydınlatmak içindi.
Daha önce bahsettim mi hatırlamıyorum.
Ben okul yüzü görmedim, okuma-yazmayı kendi kendime öğrettim.
Ama insanlara soru sorarak pek bir şey öğrenemeyeceğini daha o zamanlar farkına varmıştım. Çünkü herkes kendi doğrusunu söyler, bu şekil pek bir şey elde edilmez ama kitaplara daldın mı birinden öbürüne ondan berikine geçerek sorulara cevaplar bulunabilir, biraz da kendinde olacak.
İşte Turan Dursun bu yüzden benim için önemlidir.
O da benden daha fazlasını yaparak gerçeklere ulaşmış.
Ama sen soruları esas almışsın, onun yeteceğini zan ediyorsun.
Oysa sorularla alim de olsan illaki eksik kalırsın.
spartacus diyorsun ama onun yaptığını yapmıyorsun, onun salt soru sorarak bu duruma geldiğini düşünmüyorsun herhalde.
Hatta şu senin adamın var ya sahtekar da olsa o da kitap okuyarak bir şeyler elde etmiştir...

Maymun muyuz, hayvan mıyız, insan mıyız ya da daha başka bir madde miyiz?
Bunun cevabını kendin bulacak kendin vereceksin.
Yoksa ben sana etten-kemikten oluşmuş "hesap makinesiyiz" de diyebilirim, ayıkla pirincin taşını...

Sadece soru sorma, kitap da oku diye güzel konuşuyorsunuz. Fakat bu konuda yine kafama soru takılıyor. Mesela bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmalı? Örneğin fizik, kimya, biyoloji, felsefe vs yani bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmak gerekiyor? İlgili alanın fakültesini okumak mı yoksa kitap okumak mı? Görüyorum ki o kadar kitap okuyup da fos çıkan oluyor. Herkes spartacus gibi olmuyor ki. Neden? Zeka ile mi alakalı? Aşırı zeki mi olmak lazım? Bir de niye fos akademisyenler çıkıyor? Üniversiteler yetersiz mi?

Save The Day
09-04-2017, 01:05
Save,wikideki açıklamaları oku sen..Bırak ilahiyatçı çakalların ne dediğini..
Videodaki bilim adamı cevabını vermiş zaten..Benim ne dememi bekliyorsun?

Turan Güven akraba olduklarını gösterir ama birbirinden geldikleri ne malum, ortak atayı nasıl anlıyorsun demiş. Ergi hocanın yanıtı güzeldi. 2 şey akraba ise zaten ortak ataları var demektir. Burada bir sorun yok. Ergi hoca o programda akrabalığa kanıt olarak genetik veriler sundu. O genetik veriler benzerliğe dayanıyordu. Yani canlıların benzer olduğu ileri sürülerek akraba oldukları ve ortak ataya sahip olduklarını söyledi Ergi hoca. Ben de şunu soruyorum. Benzerlikler/ortaklıklar neden akrabalığı göstersin? Akrabalık neye göre tespit edilir? Benzerliklerden akraba olma sonucuna nasıl varılıyor?

Bir de ortak materyallerle yaratılmış diyor Turan Güven. Yani o benzerliğin akrabalık ve ortak atadan değil, ortak materyallerle yaratılmaktan kaynaklanabileceğini söyledi Turan Güven. Yani canlıları ayrı ayrı yaratma olayı. Akrabalık, ortak ata falan olmadan canlıları benzer yaratır demek istiyor. İlla evrimle açıklamaya gerek yok, böyle yaratılmışlardır diyor. Hatta Turan Güven'den sonra da ilahiyatçı diyor ki şempanze öyle yaratılmıştır, insan böyle yaratılmıştır bunu niye kabul etmiyorsunuz falan diyor. Yani evrime karşı yaratılış sunulmakta. Daha doğrusu akrabalık ve ortak ataya karşı yaratıcının benzer yaratması sunulmaktadır. Yaratılışın yanlış olduğunun gösterilmesi, doğrudan ortak ata ve akrabalığı doğru yapar mı? Alternatifsiz kalırsa mecbur ortak atadan gelmişlerdir mi diyeceğiz? Ya bilmediğimiz farklı bir şekilde olduysa?

spartacus
09-04-2017, 03:00
Sorun dayanağın totoloji olması diyorsunuz. Peki nasıl olmalıydı ki? Dayanak ne olmalıydı? Totoloji yardımcı unsur olarak mı kullanılmalıydı?
Save totolojilerde, safsatadır, ne yardımcı unsurdur ne de asli unsur :) Elbette insan ile şempanzenin farklılıkları-ortaklıklarına bakılmalıydı.
İnsan ve şempanze konusunda tamam insan şu nitelikleriyle insandır, şempanze şu nitelikleriyle şempanze deriz. Fakat insan ve hayvan konusunda ne denir? İnsan şu nitelikleriyle insandır, hayvan şu nitelikleriyle hayvandır, insan şu benzerlikleriyle hayvandır mı diyeceğiz?
İnsan da canlı mıdır Save?
Peki şunu sorayım. İnsan ile hayvanlar arasında benzerlik ve ortaklıkların olması, neden insanı hayvan yapsın? İnsanı farklılıkları sayesinde ayırt ediyoruz bu doğru. Fakat insanı hayvan grubuna neden benzerlikleri yüzünden dahil edelim? Özel bir şeyi bir gruba dahil ederken benzerliklere mi bakılır ki? Nedir ölçüt?
İnsan da canlı mı? Neye göre soktun bu gruba? hayvan grubuna da girişi ona göredir, canlı grubunun kriteri, daha genel iken, hayvan kriteri daha az genel(biraz daha özel), tür kriteri ise daha da özele detaylanan ve inilen kriterlerle oluyor. canlılığın kıstasında, "insan mı, kedi mi, köpek mi" diye bir ayrım-kriter yok, anlıyorsundur umarım. Bu bağlamda da hayvanın kritiği ve tanımında ayrım "kedi mi, köpek mi, şempanze mi, insan mı" diye yapılmıyor, organik yapıya göre yapılıyor, umarım bunu da anladın. Tür dediğin bu gruplandırmalardan sonra geliyor, yani öncesine dair türü öne sürerek gruplandırma kıstası yapamazsın, bunu da anladıysan kafi.
Türlerin akraba olup olmadığı neye göre tespit edilir? Belirleyici olan nedir? Benzerlikten veya farklılıktan nasıl akraba olup olmadıklarını anlayabiliriz türlerin?
Genetik, DNA, fosil kayıtları-zinciri! ve elbette fosillerinde genetiği-.

Köpekle, tilki akraba mı? neye bakılıyor?

Hasılı
------------ A ------------
---|---|---|---|---|---|---
---B--C---D--E---F--G--

A -> CANLI Grubu
G -> alt grubu(hayvanlar)

Ve tekrar soruyorum, insan CANLI'mı dır? Solucan da, ağaç da, bitki de bir canlı mı?
Sen bu gruba, bitki ile, solucan nasıl canlı grubunda olur, bunların neyi benzer ki, birisinin kökü toprakta, diğeri bilmem ne diye gelirsen sorun nerede? Sende, çünkü bu grup bu kriterlere göre oluşturulmadı, sadece yapının organize olup, olmamasına göre oluşturuldu hepsi bu.

Hayvan kelimesinin kökeni nedir bilir misin? Yaşayan ruh. yani insanlar evvel dönemlerde tek bir köke muhtaç ve hareketi kısıtlı bitkiler ile ayakalrı üzerinde gezinip, avlanabilenleri böyle ayırt etmiş, o zamanlar da beyin faktörü, zeka faktörü pek bilinmediği için ayrımı ruhlular ve ruhsuzlar olarak yapma yoluna gitmişler...

Hayvanları, diğerlerinden(örneğin bitkiler) ayıran özellikler de, efendim kedi mi, solucan mı, insan mı, şempanze mi diye bir ayrım yok, fotosentez yapmazlar, karbon alıp oksijen salmazlar, çok hücreli, seksüel, kendi besinlerini üretememeleri-besin-, hücre yapısı, üreme vb gibi kriterlerle ayrılırlar!

Hayvanın neye göre ayrıldığını da az çok kestirmiş olman lazım hasılı, insan da, köpek de, maymunda eşeyli üreme yapar, hücre yapıları ortaktır, solunum, sindirim, besin sistemleri farklı değildir vs... Yani yukarıda iyi kötü saydığım kriterleri taşıyorsa(1 tanesi eksik-farklı bile olsa! diğerleri uyuyorsa yine sorun yok çünkü GENEL bir gruptur tanımlanacak olan).

Şimdi canlının tanımı, neye dendiği, hayvanın, bitkinin neye göre ayrıldığı meselesinde, TANRI'NIN işi ne? ne alakası var? Öyle, üfürüğü kabul bile etsek, sınıflandırmayı değiştirir mi? HAYIR! Çünkü sınıflandırmanın kriterlerinde, kedi mi, köpek mi, yaratılmış mı yaratılamış mı, ismi nedir ona göre diye bir ayrım görüyor musun? Efendim bir gökdelen dairesindeki banyo, banyodur da, bir apartman dairesideki banyo, ardiye midir? bunların ev, apartman, gökdelen olmasına göre-neye banyo dendiği konusunu değiştirir mi ki, bu türden zırvalıklar cevap diye verilebilsin?

Canlı nasıl kriterleniyor gruplandırılıyorsa, cansızdan ayırt ediliyorsa, hayvanında kriteri, canlılar arasındaki yapısal farklılıklar-ortaklıklarla gruplanıyor böylece örneğin bitkiden ayırt ediliyor. Bu kriterde canlının hücre yapısı, sindirim, solunum vb yolları kriter edilir, köpek mi, solucan mı, dişli mi, dişsiz mi vb diye bakılmaz, çünkü sınıflandırılan CANLIDIR(insan, kedi, köpek değil çünkü canlılığın kriterine göre açılım yapılacak)!. hayvanlar alemide kendi içinde sınıflandırılır, işte omurgalı, omurgasız, memeliler, sürüngenler vb, senin insan, şempanze, kedi, köpek dediğin ayrım-kriterler ise nice alt grupdan sonraki iştir.hasılı insan canlı mı? Canlı! Bitkide, mantar da, solucan da, balık da.... hepside CANLI ve sen de o grubun içindesin, insan olman seni cansız yapmıyor! Örneğin daha alt gruplara inersek-daha neye göre insan, kedi denir kısmına gelmedik bile!- inek de memeli midir, omurgalı mıdır? İnsan olman seni memesiz yapmıyor değil mi? Eeeee memeliler grubuna girmemen için hiç bir kriterin yok, çünkü o grubun adı, memeliler, memesi olup olmayan göre ayrılıyor, birleşiyor(kıstas belli ve sen kabul etmicemmmm, ben inekle aynı grupda olamam, mememi keserim vb desende boş, bir anlamı yok, sen inekle aynı gruplara hayvanlar alemi içinde alt gruplar olarak envai türden ayrımlarla çoktan girdin bile, ama tencere, kapağını beğenmiyor, yok yaratan beni insan, ineği inek yaratmış vs itirazları, iyi ya öyle bile inansan, memesiz yaratmamış, o gruba dahilsin!). Sonra canlılar alemide dediğim gibi bazı benzer ve farklı özellikler üzerinden, gövdelerden, dallara doğru inilerek, yani her alt grupda daha detay özellik-nitelik-yapı farkı-ortaklığı kurularak ayrılır, hepsi bu! ve insan olman seni cansız yapmadığı gibi canlılar ana grubunun bir alt grubu olan hayvan olmaktan da alıkoymuyor, çünkü hayvan, bitki gibi ayrımların kriteri form-yapıya, organizmanın yaşam biçimlerine dayalı yapılıyor, yani sen o zeminde kendini en fazla bitkiler ve diğer 4 kalemle kıyas edebilirsin...

Sen ben bir canlı değilim insanım diyebilirsin, sen hayvan değil insanım da diyebilirsin, bunun asıl sebebi, toplumun sana enjekte ettiği cehalettir, cehalete dayalı kavramları, kriterleri ve ayrımları bilmemesi, yüzyıllarca kediye, köpeğe hayvan, kendisine de insan demesidir, oysa kedi nasıl bir isimlendirme ise insan da öyle bir isimlendirmedir, yani insanla, kediyi kıyaslayabilirsin, ama insanla hayvanı, kediyle hayvanı kıyaslayamazsın. Örneğin insan canlı mıdır? Bu halde insan ile canlıyı kıyaslaman hatadır çünkü canlılığın tanımında tür kriteri yoktur. hayvanın tanımıda, canlının sınıflandırması adınadır, yani bölünen bir ekmek gibi, ekmek ne? Canlı, neye göre bölündü? (yukarıda açıkladım).

bana tanrı, yaratım gibi ALAKASIZ -bağlamsız-mesnetsiz->safsata- şeylerle gelme, çünkü alakası yok, o üfürüğü kabul bile etsek, ortalıktaki şeyleri özellik, niteliklerine dayalı zaten sınıflandıracaktık(değil mi?). Silgilerin rengine bakıp aaaa bu kırmızı buna halgu diyelim, aaa bu yuvarlak buna gakla diyelim, aaa şu üçgen buna takla diyelim veya bunu Faber-Castell yapmış silgi değilde, castello diyelim, aa bunu Milan yapmış milano diyelim-farklı tanımlayalım- diye kriterlerin mi var? veya bunlar silginin tanımını değiştiriyor mu? Silgi, neye göre tanımlanır? belirleyen de odur. A camisini Mimar Sinan yapınca cami, bilmem ne mimar B camisini yapınca sinagog mu oluyor?

bilgivehis
09-04-2017, 06:50
Sadece soru sorma, kitap da oku diye güzel konuşuyorsunuz. Fakat bu konuda yine kafama soru takılıyor. Mesela bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmalı? Örneğin fizik, kimya, biyoloji, felsefe vs yani bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmak gerekiyor? İlgili alanın fakültesini okumak mı yoksa kitap okumak mı? Görüyorum ki o kadar kitap okuyup da fos çıkan oluyor. Herkes spartacus gibi olmuyor ki. Neden? Zeka ile mi alakalı? Aşırı zeki mi olmak lazım? Bir de niye fos akademisyenler çıkıyor? Üniversiteler yetersiz mi?

Aynı soruları bin defa sordun bin defa cevap aldın.
Dalga geçtiğini düşünerek sinirlendim,
yine de iyi niyetli olma ihtimaline karşı sakin olarak cevap vermeye çalışacağım.

Bu defa aklında kalmasını istediğim yeri büyüteceğim.
Ben yukarıda bir yorumda bulundum, kendimden de örnek verdim, o yorum senin önceki soruna cevap değildi,
son sorduğun sorunun yani şu anda senden alıntı yaptığım sorunun sorulacağını bildiğim için önceden verilmiş cevabıydı.
Yani ANLAMAN İÇİNDİ.
Ama anlayamadın yine de sordun ve yine beni güldürdün...
Ha bazen böyle beni güldürmen şu stresli halime birazcık moral de olmuyor değil hani...


Sadece soru sorma, kitap da oku diye güzel konuşuyorsunuz. Fakat bu konuda yine kafama soru takılıyor. Mesela bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmalı?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Örneğin fizik, kimya, biyoloji, felsefe vs yani bir alanda uzmanlaşmak için ne yapmak gerekiyor?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


İlgili alanın fakültesini okumak mı yoksa kitap okumak mı?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Görüyorum ki o kadar kitap okuyup da fos çıkan oluyor.


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Herkes spartacus gibi olmuyor ki. Neden?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Zeka ile mi alakalı?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Aşırı zeki mi olmak lazım?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Bir de niye fos akademisyenler çıkıyor?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !


Üniversiteler yetersiz mi?


MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !

Şimdi tekrar soracağın soruları bildiğim için sen sormadan cevaplayayım.
Önce soracaklarını sıralayım:

-O proflar yeterli mücadele etmediği için mi, yeteneklsizler mi, yoksa üniler mi yetersiz ondan mı foslar?

-Burada zekanın rolü yok mu, verdiğiniz yanıta zekayı katmamışsınız?

-Bu saydıklarınız yeterli olsaydı proflar enayi mi onlar da en iyi yere gelmek için bunları uygulamazlar mıydı?

-herkes spartacus gibi olmadığına göre bunda zekanın rolü daha önemli değil mi?

-bu saydıkların bir alanda uzlaşmak için yeterli olacağını sanmıyorum?

-hem bu proflar prof oluyor bir makama geliyor ama boşlar bir makamı olmayan spartacus onların aksine dolu o halde yanlış giden nedir?


Tekrar soracakların muhtemelen bunlar ve daha fazlasıdır, cevabı altta.

MÜCADELE, SABIR, İSTEMEK, YETENEK VE İLLE DE MÜCADELE !

Tabi bu cevap seni kesmeyeceğini biliyorum, yine aynı soruları sormaya devam edeceğini de biliyorum, ancak sana bugüne kadar bu konuda sayfalar dolusu anlatılanların özeti budur...

dine mine ne
09-04-2017, 08:34
Biz maymunun ta kendisiyiz, evrim geçirmiş farklılaşmışız.
. İdeolojik yorumdan öte bir şey göremiyorum. Farklılaşmanın bilimsel kanıtı var mı?.YOK. Yoksa o zaman Yorumlara karnımız tok.


Artık kendimize insan ismini koymuşuz.
İşte asıl iş o ismi koyabilmekte. ?. İnsanoğlundan hariç başka bir canlı bu işi başarabilmiş mi?. hem ismin ne önemi varki. İsmimiz maymun oğlu maymun olsaydı ne yapacaktın? ,zilleri takip göbek mi atacaktın.



Bahsettiğim fark buydu, yoksa maymun olmadığımız veya atamızın maymun olmadığı anlamına gelmez.

Fark buydu mu. Fark sadece isim demi yani. Yukarda evrim geçirmişiz farklılaşmışız yazan şen değil miydin.
İnsan kelimesini indirgemeye Çalışırsan İşte bu durumlara düşersin.

Yani senin demene göre evrim geçirdin ve sadece işimin değişti ama geri kalan aynı.koskoca evrimde sadece isim değişmiş geri kalanı aynı, vay anasını. Ya usta seni severim yanlış anlama ama bana lütfen bir resmini yollar mısın .
Evrim sürecinde sadece isim üzerinden farklılık olduysa ne bileyim ama.........????????. Aha dur resmin geldi bir saniye.OHAAA tchuuuss,ooff off, aman yarabbi o da ne öyle . Ulan bu bildiğin şeye benziyor resmen ,hadi neyse vazgeçtim söylemeyim.

Nasıl, hoşuna gittimi?. Bak bilgi reis . Bir insan kendisini insan olduğu için hayvanlardan üstün görüyorsa diyecek bir şeyim yok Çünkü bu bir gerçek. Fakat insan olduğu için hayvanları hakir veja aşağılık bir varlık olarak görürürse İşte ancak o zaman iş değişir. Birilerinin ideolojileri İnsanı hayvan kılıfına sokuyorsa bu sadece onların problemidir bizi bağlamaz.

Atamızdan Bahsediyorsun .
İyi güzelde elinde birkaç veriden başka ne var. Veriler her ideolojiye göre yorumlanabilinir.İçinde bulunduğumuz durumda bu zaten .herkes (bilim adamları da buna dahil)karşı tarafa kendi ideolojik yorumunu (varsaydığını)gerçekmiş gibi satmaya çalışıyor. . Tüm tartışmalardan buradan çıkıyor zaten., evrim konusunda bilimsellik diye bir şey olsaydı zaten tartışılamaz olurdu.
Varsayımları ,(böyle olmalı = İdeolojik yorumlar) ayırt edemediğiniz Müddetçe de devam edecektir ,etmelide, çünkü doğru olan budur .

Bir çok kez kendisine anlatılmasına ramen, yine aynı telden gibi cümleleride kurmaktan bu yüzden vazgeçmeniz lazım.
İnsanoğlu sorar, sorularına cevap arar, ÖLENE KADAR.

Evrim konusu 2+2= 4 eder konusu değildir. Bir adaya iki maymun bırakdim zamanı gelir olur sana bir fil kanunu yok.Biolojide
bu na yönelik hiçbir kanun vs bilgi yok.
Makro evrimin bilimsel ispatı olmadığı müddetçe benzerlikler üzerinden bir yerelere varmak böyle olmuş olmalıdan öteye geçemeyecektir.

Ahlaksız
09-04-2017, 12:37
Yaratılışın yanlış olduğunun gösterilmesi, doğrudan ortak ata ve akrabalığı doğru yapar mı? Alternatifsiz kalırsa mecbur ortak atadan gelmişlerdir mi diyeceğiz? Ya bilmediğimiz farklı bir şekilde olduysa?
Evrime kabul etmeyen kişi gerizekalıdır..Kişinin evrimi kabul etmemesi de anlaşılabilir..Çünkü insanın gerçekleri zor kabul etme gibi bir özelliği vardır..
Yaratan deniyor ya,hangi yaratan?
Binlerce yaratan var..Bizi hangisi yaratmış?İslamın tanrısı mı?
Bak bu gerizekalılık işte..Gerizekalılığı hakaret algılamayın..Zekanın yeterli olmaması olarak algılayın..Senin zekan evrimi algılayamıyor,mitolojiyi algılayamıyor ve seni bu yüzden hor görmüyoruz,suçlamıyoruz..Yalnız bize ukalalık etmenden rahatsısız..Ben rahatsızım..Bir tane bile kitap okumamış birisinin burada ukalalık etmesinden rahatsızım..
Ettiğin laflar saçma sapan..Yaratılış yanlış,evrim de yanlış..Hadi başka bir şey varsa..Yok ebenin:)
Senin bir hayvan olduğun,bir primat olduğun KESİN..!Buna itiraz edemezsin..Seni bir tanrının yaratmadığı da KESİN..Buna da itiraz edemezsin..Yani bu konular tartışmaya açık filan değil..Biz burada sadece vakit öldürüyoruz..Laftan anlamayan çocuklara birkaç cümle yazıyoruz..Hepsi bu..

Bir de sana arkadaş gelmiş save..Dine mine ne..:)

Dark_Prince
12-04-2017, 22:10
Şimdi konuyu baştan sona okudum, aklımda kalan kısımlara cevap yazıyım :)

Save;

Panpa senin şu sözel tartışmalara olan aşırı hassasiyetini saçma bulanlardanım. Makaleleri filan da boş vermişsin anladığım kadarıyla :) Kusura bakma ama hacı aşırı saçma. Birisi bir fikri temsilen bir sözel tartışmaya girmişse ve bu tartışmada tıkandığı yerler olmuşsa, o fikir çöptür diyorsun resmen, en azından benim anladığım bu, anlamadığımsa bu tartışmadan fikre ne? Bir fikir, kendisini temsilen birinin girdiği bir tartışmada, o kişinin tökezlemesiyle, tıkanmasıyla doğrulanıp yanlışlanamaz. Bir fikri çürütmek istiyorsan o fikre karşı delillerin olması gerekir, sidik yarıştırmayla, görsellikle, fikri savunanla filan olmaz o işler.

Fikri savunan o fikir hakkında yeterince bilgi sahibi olmayabilir, karşı görüşü savunanlarca montajlanmış olabilir, fikrin savunucusunun o gün başı ağrıyor da olabilir ve tartışmaya tam odaklanamaz ve tökezler ve hatta karşı görüşü savunanlarca paraya boğulmuş olabilir ve tartışmada mağlup görünmesi de iştenebilir, aynı şekilde tahdit altında olup mağlup görünmek zorunda da kalabilir ki ülkemizde bu pek sıradanlaştı artık :) Yani demem o ki binlerce ihtimal olabilir fikri savunanın tökezlemesi için, sen buna bakıp karar veremezsin, fikri güçlü kılan delilleridir. Araştırırsın, bulursun ve bu konuda en birinci kaynak da ne yazık ki(!) makalelerdir :)

Fikri savunan sözel tartışmada kötü de olabilir, Caner Taslaman'ın iyi bir laf cambazı olduğu da herkesçe bilinen bir gerçektir ve yukarıda saydığım ihtimallerle birlikte arkadaşlar bunu da dile getirmişler zaten. Mesela kendimden örnek vereyim, benim sözel tartışmalarım aşırı berbattır, haklı olduğum konuda haksız düşerim yani o derece, o yüzden Edip Yüksel'in sesli tartışma isteğini de reddetmiştim mesela, ağzım iyi laf yapmaz pek :)

Senin mantığa göre gidersek eğer hiç bilimsel araştırmaya, deneyler yapmaya vslere gerek yok o halde, bir bilim adamı ortaya bir tez atsın, sonra bir televizyon programında karşıt görüşlülerle tartışsın galip gelirse tez teoriye yükselsin gelmezse çöpe gitsin. Var mı böyle şey, böyle bir mantığı nasıl kurabilirsin anlamış değilim.

Sen git makale oku televizyon programlarına fazla takılma, böyle saçma bir sonuca erişebilmenden belli zaten makaleleri sallamadığın, Türk televizyonlarını bari izleme izliyosan da git bi National Geographic ya da ne bileyim Discovery Channel filan izle. Arada da Brazzers'a filan gir kafan dağılsın :)

İkinci konuya gelirsek;

Tıp okuyan adam süper de diğer fakülteleri bitirenler neden berbat demişsin. Şimdi sen kitaplardan vslerden tıp hakkında her şeyi öğrenebilirsin ama ameliyat yapamazsın, ilaç yazamazsın neden? Çünkü pratik eksiğin vardır, teorik bilgiyle pratik bilgi bir değildir, teorik bilgiyi pratiğe dökebilmek için -hele de doktorluk gibi hataya tolerans olmayan bir meslekte- yıllarca o teorik bilgiyi pratik etmelisin, bi kas hafızan oluşmalı, soğukkanlı olmalısın vs. Sen ne kadar teorik bilgi bilirsen bil ameliyat masasında donar kalırsın paratiğin yoksa. Ve kanunen de yasaktır zaten, bi kere senin gerekli teçhizatın yoktur, adamı nasıl muayene edeceksin, karpuz değil ki bu tıklatıp anlayasın :)

Bunu İngilizce gibi düşün, herkes İngilizce bilir ama çok azı İngilizce konuşabilir, neden? Çünkü pratiği yoktur, ama yeterince pratik yaparsa düşünmeden konuşmaya başlar Allah'ın izniyle :) Yani bazı şeyler için salt bilgi yetmez, o bilgileri gerçek hayatta uygulayarak yıllarını geçirmen gerekebilir. O yüzden ben bir ilahiyat profesörü ile tartışabilirim ama bir doktorla tartışamam, çünkü birinde salt bilgi yeterlidir, diğerinde ise pratik gerekir, işin içinde pişmek gerekir, oturduğun yerden, ağlayarak milyonları götürmeye benzemez bu.

Ve evet Türkiye'deki üniversiteler aşırı yetersiz, ben bi kere bir Üniversite İngilizce kitabı gördüm, neredeyse ilkokul İngilizcesi, sırf olsun diye koymuşlar yani. Tabi 3-4 tane kaliteli üniversite var ama bunlar dışında senin Türkiye'de okuduğun üniversitenin Avrupa'da denkliği yok, sen ne kaliteli eğitiminden bahsediyorsun.

Üçüncü konu;

Şu insan hayvan mı yoksa insan mı? sorusu da saçma, spartacus hocam harika bir şekilde açıklamış ama ben de birkaç şey söylüyüm gelmişken. İnsanın hayvan olduğu ne zamandır bilinen çok eski bir konu. Bunun neyini tartışacaksın ki? Tabi tartışılamaz değil ama senin bir anti-tezin(yaratılışçılık dışında) ya da anti delilin filan var mı da bu konuyu tartışmak istiyorsun? Buna sırf düşünceyle, inançlarla, saçma mantığınla filan karşı çıkamazsın ki. Buna karşı çıkabilmek için delilin olması gerekir, aksi halde aksini iddia etmen saçmadır, senin karşı delilin yok ki, neye dayanarak reddediyorsun? Bir karşı fikir üretip bunu deneye tabi tutup, didik didik ettin mi? Yaptıysan ne gibi verilere ulaştın, bu deneyi yapmak için nelerden yararlandın, nasıl yaptın, nerede yaptın, nerede yayınladın? Analizleri görmek isteriz, ha yapmadıysan, dediğim gibi saçmalamaktan başka iş yapmamış olursun.

İnsan hayvandır, peki neden hayvandır? Bunu spartacus hocam çok güzelce açıklamış, oraları iyi okumanı öneririm, gerçi yazı, söz değil ama olsun sen yine de oku. Şimdi efendim insan insansa, şempanze şempanzeyse, karetta karetta kaplumbağası da karetta karetta kaplumbağasıdır, ee o zaman hayvan yok :S Bu insanoğlu hayvan gibi gereksiz bir kelimeyi neden üretmişler ki acaba, insanoğlu değil mi varoluşu bile gereksiz zaten. İnsanın hayvan olmaması için Tanrı tarafından filan yaratılması gerekir ancak insanın hayvan olduğuna dair sayısız kanıt varken Tanrı'nın yarattığına dair tek bir kanıt bile yoktur, eğer varsa kanıtın, insanın evrimleşmediğine, gökten indiğine ve insan olduğuna dair, aynen yukarıda söylediklerim bunun için de geçerli, deneyin sonuçlarını nerede yayınladıysan, görelim.

Bilim adamları tarafından bulunan sayısız delile göre, insanın(belli olsun diye hayvan içine almadım), hayvanın, bitkinin, canlı her şeyin kökeni aynı, aslında Patatesle bile akrabayız :) Özünde aynı şeyin seçilimle beraber farklı şekillere bürünmesidir bütün canlılar alemi. Şimdi sana da mecbur hep Bilal'e anlatır gibi anlatıyoruz, kafan çok karışmış çünkü. Bir örnek vereyim: mesela buğdayı ele alalım;

Buğday şempanze ile insanın ortak atası olsun. Şimdi sen buğdayı öğütür ve un elde edersin. Bu undan da bi ekmek ve bi pasta yaptığını hayal et. Bak undan daha sayısız çeşit ürün elde edebilirsin, börek yaparsın, tatlı yaparsın vs. Ve bunların ortak atası buğday. Ben de evrimden pek anlamam ama dilim döndüğünce bu meselyi böyle anlatmak istedim, yani neymiş buğday pastanın, böreğini ekmeğin, baklavanın vs. ortak atasıymış. Ama bunlar en nihayetinde buğday değil mi? Buğday farklı bir şekle büründü diye buğdaylıktan çıktı mı yani? Ee peki bizim ortak atamız farklı şekillere büründü ve maymunlar, bizler ortaya çıktık diye, o ortak ata hayvanlıktan çıkmış mı oldu? Yoksa hepimiz aslında o ortak ata yani hayvan olmamıza rağmen şeklimiz değişti diye hayvanlıktan çıkmış mı olduk? Demek ki neymiş? Madde şekil değiştirebilirmiş ama en nihayetinde aynı maddeymiş değil mi?

Akraba konusuna takıldım ben bir de, senin genlerin, kromozomların, DNA'n en çok kime uyuyorsa en yakın akraban o dur. Her canlıda DNA vs. olduğuna göre de bunlar bir şekilde bağlı demektir. Bugün emin olamadıkları çocukları DNA testine sokup kendi çocukları olup olmadığını bile öğreniyorlar, daha neyin tartışmasını yapıyoruz ki :) Neymiş? Demek ki türlerin akrabalıkları genlerden vslerden anlaşılabiliyormuş :) Yani "neye göre akraba" demek de saçma, buna göre akraba, adam domuz kalbi naklediyor insana, sen daha neye göre akraba diyorsun :)

Şimdi kurt ile köpek akraba değil mi sence? Şimdi sana göre Kutup ayılarıyla boz ayılar da farklı türlerdir, akraba değillerdir kesin :) Neymiş şempanze kıllıymış da insan kılsızmış, her şey gösteriş mi be kardeşim, sana patatesle bile akrabasın diyoruz sen kıla tüye takmışsın :) Şimdi sana göre siyahi insanlarla beyaz insanlar da akraba değillerdir, farklı türlerdir kesin, ya biz ya da siyahiler insan değil mi acaba? :) Peki ya kadınlar ve erkekler? Görünüşe bakarsan işin zor be hacı, insanlar neden kıllarını dökmüşler de şempanzeler kıllı kalmış onu bi araştır istersen, internette dolu sağlan kaynak var :)

Neyse evrimden de bişey anlamam, DNA nedir RNA nedir bilmem ama yine de, bi kere mantığın saçma, o yüzdenbu konuya da değineyim dedim, mantık çarpıştıralım biraz diye :)

Felsefeden de anlamam ama felsefe öyle kendi düşüncelerine göre yapılmaz benim tahminime göre. Elinde deliller olur ve onlar üzerinden fikir yürütürsün ya da aklında fikirler olur, felsefesini yaparsın, delillendirirsin ve sunarsın. Sen felsefeyi boş muhabbet sanıyorsun, demagojiyi felsefeyle karıştırıyorsun. Delil olmadan atıp tuttuğun şeye felsefe denemez, en fazla yalan makinesine dönersin :)

Son olarak şu Caner Taslaman'ı çok büyütüyorsun gözünde, gerçi ben hiçbir videosunu filan izlemedim onun(bu tiplerden tiksiniyorum artık, tahammül edemiyorum) ama ben buraya "Caner Taslaman ve ben" diye bi diyaloğ yazarım, sanki Caner'le tartışıyorum sanırsın, ben %100 eminim ki bin yıldır söylenen saçmalıkları papağan gibi tekrarlayıp duruyordur, ezberledik artık. Akademisyenliğe filan çok takmışsın, yukarıda da bahsettim. Ben buranın bırak Akademik seviyeyi, belki de en cahil üyesiyim, daha Lise diploması almaya uğraşıyorum, Lise mezunu bile değilim yani, madem çok güveniyorsun getir Caner'i buraya din, dinler tarihi, mitoloji vb. konularda ikili tartışmaya girelim, ben kendimden %100 eminim, kesin gözüyle bakıyorum tartışmadan galip çıkacağıma, daha Lise mezunu dahi olmamama rağmen, getir tartışalım kardeşim, kendine güveniyosa gelsin, gelmem derse Akademik kariyeri yok dersin, güven aşılarsın :)

Neyse şimdilik bu kadar yeter, bi yemek yiyim :)