PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğu Seyyahlarına Bir Şiir


manas
09-05-2017, 00:34
Herman Hesse'nin boncuk oyunu romanında geçen bir şiir.

Aşamalar

Nasıl ki bir çiçek sararıp solar ve gençlik
Bırakırsa yerini ihtiyarlığa, tomurcuklanır
Aşamaları yaşamın, erdemleri, bilgelikleri,
Gelince vakti saati veda etmek için hayata.
Her çağrısında yaşamın, hazır olmalı yürek
Yeniden başlamaya eskiyi bırakıp gerilerde,
Kucak açmalı yeni ilişkilere, yeni bağlara
Yaslara bürünmeden, cesaretle ve gözüpek.
Her yeni başlangıçta bir büyü saklı yatar,
Tutar elimizden, kol kanat gerer yaşamımıza.
Bir mekandan bir mekana konup göçeriz şen,
Vatan bilmeden, fazla eğleşmeden hiçbirinde,
Evrensel ruh açar ufkumuzu, özgür kılar bizi,
Aşama aşama alıp çıkarır yücelere, enginlere.
Bulur bulmaz yeni bir çevrede kendimizi,
Alışınca biraz, bir gevşeme sarar bedenimizi,
Yollara, yolculuklara hazır olanlardır ancak,
Yakalanmaz alışkanlıkların ağına amansız.
Belki de bir gün ölüm çıkıp geldiğinde
Yeni mekanlara yollar bizi henüz gencecik,
Yaşamın çağrısı duyurur sesini sürekli...
Durma ey gönül, veda et, kavuş esenliğe!

Felâsife
09-06-2017, 17:43
Hoş bir şiir, Sufi bir tat bile alınıyor şiirinden, çok beğendim.
Hani kimin olduğunu bilmesem, bir Batılı bunu yazmış deseler çok ihtimal de vermezdim.
Belki de bir gün ölüm çıkıp geldiğinde
Yeni mekanlara yollar bizi henüz gencecik,
Yaşamın çağrısı duyurur sesini sürekli...
Durma ey gönül, veda et, kavuş esenliğe!
Müthiş.


YİNE DE SUSUZLUĞUNU ÇEKERİZ GİZLİCE ...

Hoş, tinsel, arabeskler kadar zarif ve ince
Döner yaşamımız, adeta perilere benzeriz,
Sevimli danslarla bir hiçliğin çevresinde
Varlığımızı ve şimdi'mizi kurban ettiğimiz.

Düşlerdeki güzellik, tatlı, şirin oyun,
Bir nefes kadar ince, içerir bir ahengi saf,
Şen yüz altındaki derinlikte yanar için için
Geceye duyulan özlem ve kana ve barbarlığa.

Döner boşlukta zorlamadan yaşamımız özgürce,
Yoksunluktan uzak, oyunlara gönüllü her vakit,
Yine de çekeriz susuzluğunu gerçeğin gizlice,
Doğurtmaların ve doğumların, acıların ve ölümün.

Özellikle ilk dörtlüğünü çok beğendim, muğlak bir anlatım ki harkülâ de olmuş.