PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Aziz Sancar: Ben Allah'a inanıyorum evrime isteyen inanır


Ahlaksız
18-06-2017, 16:35
Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, yeni bilimsel çalışmasını anlatırken ülkemizdeki sorunlara da değindi ve "Ben Allah'a inanıyorum. İsteyen evrime inanır" sözleriyle gündeme oturdu
Devamı...
http://www.milliyet.com.tr/aziz-sancar-ben-allah-a-gundem-2470087/
Tayyip'in bilim adamı sonuçta..Yani diyor ki bu sözde bilim adamı,''Bırakın çocuklara biyoloji öğretmeyi filan,çocuklara Muhammed'in hayatını öğretin''..
''Bu tartışmalar boşuna,isteyen evrime inansın,biz Allah'a inanıyoruz'' diyor..Tam bir radikal müslüman kafası..
Türkiye'deki ünlü profesörümüz Celal Şengör gibi bir kafa yapısına sahipmiş..Celal'de ''ezandan rahatsız olan dağa çıksın'' demişti..
Türk profesörlerimiz bu haldeler..!

disbelief
18-06-2017, 16:57
Wiki'den baktım da adamın kardeşi emekli general, kuzeni de HDP'li Mithat Sancar. Siyaseten baya karışık. :biggrin1:

Bu adam biyokimyacıymış. Büyük ihtimalle çalışmalarında o kadar detay şeylerle uğraşıyor ki büyük resmi görmekte zorlanıyor. O yüzden evrime inanmıyordur. Yazık tabii. Yakışmıyor da.

kartopu
18-06-2017, 17:12
Ben Allaha inanmıyor Biliyorum.
Allah insandır. Bu kadar savaşacak bir şey yok Allah la savaş insanla savaştır.
Aziz Sancar da kendini rahatlatmak istemiş Toplumla, sistemle, devletlerle çatışma yerine toplumla uzlaşmayı seçmiş.
Allah soyuttur onu somut yapan insandır. İyi insanların elinde olursa iyi kötü insanların elinde olursa kötü oluyor.

Vefik Sami
18-06-2017, 17:26
Bir bilim adamı "Evrime inanmıyorum" diyorsa demek ki evrim teorisi henüz kanıtlanabilirlik düzeyinde değil. Zaten kanıtlanmış olsa "teori" denmez, Evrim yasası adını alırdı. Nobel ödüllü bir bilim adamı da bu durumda "inanmıyorum" şeklinde bir ifâdeyi tercih etmezdi.

Saddam Hussein
18-06-2017, 17:29
Aziz Sancar başarılı ve bu başarısı bizzat akademik olarak tescillenmiş bir bilim adamıdır. Fakat diğer yandan Lenin'in belirttiği gibi sınıflı toplumlarda sınıflardan bağımsız bir bilim anlayışı yoktur. Dolayısıyla Aziz Sancar'ın bu yorumunu bilimsel olmaktan ziyade, ideolojik olarak değerlendirmeliyiz.

Ayrıca akademik sıfatları bu kadar abartmamalı, sahibinin ağzından çıkan her sözün mutlak doğruluk taşıması gerektiği kanısında olmamalıyız bence. Tarihe damgasını vurmuş, pek çok bilimsel disiplin içinde önemli buluşlara ve gelişmelere yol açmış bir çok kişinin akademik sıfatı yoktu.

NickMickyok
18-06-2017, 18:21
Bir bilim adamı "Evrime inanmıyorum" diyorsa demek ki evrim teorisi henüz kanıtlanabilirlik düzeyinde değil. Zaten kanıtlanmış olsa "teori" denmez, Evrim yasası adını alırdı. Nobel ödüllü bir bilim adamı da bu durumda "inanmıyorum" şeklinde bir ifâdeyi tercih etmezdi.

Big Bang de yasa değil:)Ama evrim kadar eleştirilmiyor.Hatta ayet bile değiştiriliyor yorum olarak big bang e uysun diye:)
Celal Şengör yorumu ile Aziz Sancar ın asıl demek istedikleri
https://m.youtube.com/watch?v=l3KxhzAHd7w

Yıldıztozu
18-06-2017, 18:36
Bir bilim adamı "Evrime inanmıyorum" diyorsa demek ki evrim teorisi henüz kanıtlanabilirlik düzeyinde değil. Zaten kanıtlanmış olsa "teori" denmez, Evrim yasası adını alırdı. Nobel ödüllü bir bilim adamı da bu durumda "inanmıyorum" şeklinde bir ifâdeyi tercih etmezdi.

Evrime inanmıyorum dememiş. Bunu derse zaten nobel ödülünü geri isteyebilirler..
Halk açısından konuşmuş, yani halk inanıyorum dese de inanmıyorum dese de fark etmez demiş, ülkenin daha önemli problemleri var demiş.

Onun dışında evrim yasası var zaten. Evrim yasası ve evrim teorisi farklı şeyler. Evrim teorisi evrim yasasının canlılar üzerindeki işleyişini açıklayan kısmı.

Aziz Sancar kimya konusunda uzman olabilir, ama gerçekten müslümansa din konusunda cahil kalmış demektir.

Evrimi bilmenin ne önemi var diyorsa, bu ifadesi kendi hayatı boyunca yaptığı işe hakaret olur. Madem önemsiz o halde kendisi niye bilimle uğraşmış sürekli..

Ona birileri bilimi anlatmasaydı bilimle ilgilenemeycekti ve nobel alamayacaktı. Kendi söylemlerini kendi pozisyonu çürütüyor.
Belki ifadeleri yanlış anlaşılmıştır veya kendisi yanlış ifade etmiştir.

Vefik Sami
18-06-2017, 19:07
Big Bang de yasa değil:)Ama evrim kadar eleştirilmiyor.Hatta ayet bile değiştiriliyor yorum olarak big bang e uysun diye:)


Teoriler bünyelerinde ne kadar güçlü argümanlar barındırsalar da yanlışlanabilir özelliğe sâhiptirler. BingBang da bir kuram olduğu için yanlışlanabilir. Bir kimsenin "Evrenin, büyük patlama ile oluştuğuna inanıyorum" demesinde bir yanlışlık yoktur.


Onun dışında evrim yasası var zaten. Evrim yasası ve evrim teorisi farklı şeyler. Evrim teorisi evrim yasasının canlılar üzerindeki işleyişini açıklayan kısmı.


Eğer bir olgunun tanımı yasa düzeyine ulaşmışsa açıklanması için teorilere gerek yoktur. Bilimsel yasa, henüz aksi bir durumun gözlemlenmediği bir olguyu matematiksel bir kesinlikle tanımlayan açık, sade, hassas önermelerdir.

Amon yarebbi
18-06-2017, 19:18
Sancar hoca inanıyorumdemiş. VAR diyememiş.

İnanıyorumla - var demenin ayrımını onlar çok iyi bilirler.


Bir bilim insanı mesajını bu kadar politik verirse , bilimden siyasete kaydığı yada kaydırıldığı , dikkatli gözlemcilerden kaçmaz.

Bende süpermene inanıyorum ama var demiyorum.

Ahlaksız
18-06-2017, 22:02
Bir bilim adamı "Evrime inanmıyorum" diyorsa demek ki evrim teorisi henüz kanıtlanabilirlik düzeyinde değil. Zaten kanıtlanmış olsa "teori" denmez, Evrim yasası adını alırdı. Nobel ödüllü bir bilim adamı da bu durumda "inanmıyorum" şeklinde bir ifâdeyi tercih etmezdi.
Vefik sami;Bilim adamları da inançlı olabilir..Bu çok abes bir durum değil..
Bir kişinin Nobel ödüllü bir profesör olması,o kişinin tüm sözlerinin doğru olduğu anlamına gelmez..Profesörler de saçmalayabilir ve bu profesörün yaptığı da budur..Saçmasapan bir açıklama yapmış ve siz de bu açıklamasını,kişinin statüsü yüzünden ciddiye almışsınız..Sizin tavrınız doğru..Çünkü bilmiyorsunuz konuyu..

İnanmak,bilmek ve anlamak..
Nuh tufanının tarihi bir olay olduğuna inanabilirsiniz ve bu inanmak,tamamen akıl dışı birşeydir..
Nuh tufanının bir mit olduğunu bilebilirsiniz..Bunu birkaç kitap okuyarak öğrenebilirsiniz..Buna rağmen Nuh tufanına inanabilirsiniz..Bu mitin sizi pozitif yönde geliştirdiğini söyleyip,bu tufana inanmaya devam edebilirsiniz..
Nuh tufanının Sümer ve devamındaki toplumlarda,köleleri kontrol altında tutmak amacıyla yazılmış bir mit olduğunu anlayabilirsiniz..Bunu anladığınız zaman,otomatikman bu tufanın gerçekliğini iddia edenleri ciddiye bile almazsınız..

Bir Hristiyan biyolog evrimi herkesten daha iyi bilebilir ama yine de İsa'nın öldükten sonra dirildiğine inanabilir..Ya da Hristiyanlara göre Dünya'nın yaşını gerçek kabul edip,buna inanabilir..Aslında Dünya'nın gerçek yaşını bildiği halde,inancının söylemini kabul edebilir..
Niye?
Çünkü anlama kapasitesi yok..İdrak/algı sorunu var..Yani bilmek herşeyi çözmez..Asıl bundan sonrası,yani anlamak önemlidir..

Evrime inanıyorum veya inanmıyorum söylemleri hatalıdır..Evrimi ya kabul edersiniz,ya da etmezsiniz..Eden normal bir insandır,etmeyen anormal..

Bakın teori neye deniyor;

Bilim ve Yaratılışçılık
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisinin Görüşü kitabındaki teori tanımı;

Kuram(Teori): Bilimde, doğal evrene ilişkin olarak
bilimsel anlamda gerçekleri, yasaları, çıkarımları ve
sınanmış hipotezleri içeren ve kuvvetle desteklenen
bir açıklama.
Evrimin “bir bilimsel gerçek olarak değil, yalnızca
bir kuram” olarak öğretilmesini isteyenler, gerçekte
bu sözcüklerin genel kullanım anlamlarıyla, bilimsel
anlamlarını karıştırmaktadırlar. Bilimde, bulguların
birikimiyle kuramlar gerçeğe dönüşmezler. Tam
tersine, kuramlar bilimin son noktasıdır. Kuramlar,
yoğun bir gözlem, deney ve bilimsel yaratıcılık
sonucu geliştirilmiş ileri bir anlayış gösterirler. Çok
büyük miktarda bilimsel gerçek, sınanmış hipotez ve
mantıksal çıkarım içerirler. Bu anlamda evrim, en
güçlü ve yararlı bilimsel kuramlardan biridir.
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39327
Teoriler bünyelerinde ne kadar güçlü argümanlar barındırsalar da yanlışlanabilir özelliğe sâhiptirler.
Teori tanımı üstte..Dikkatlice okuyun lütfen..
Evrimi yanlışlayamazsınız..Artık bu konu kapanmıştır..Evrim,Dünya'nın dönmesi kadar gerçektir..Yani şempanzeler sizin kuzeninizdir..Bundan 1 yıl sonra da,1000 yıl sonra da şempanzelerin sizin kuzeniniz olduğu gerçeği değiştirilemeyecek..
Evrimin yanlışlanabilir olduğunu söyleyen birisi,evrimi anlamamıştır..

Vefik Sami
18-06-2017, 22:37
Teori tanımı üstte..Dikkatlice okuyun lütfen..
Evrimi yanlışlayamazsınız..Artık bu konu kapanmıştır..Evrim,Dünya'nın dönmesi kadar gerçektir..Yani şempanzeler sizin kuzeninizdir..Bundan 1 yıl sonra da,1000 yıl sonra da şempanzelerin sizin kuzeniniz olduğu gerçeği değiştirilemeyecek..
Evrimin yanlışlanabilir olduğunu söyleyen birisi,evrimi anlamamıştır..

EVrim denen düşünceleri anladığımı-bildiğimi iddia etmedim. Bu sebeple de evrimle ilgili tartışmalara katıl(a)mıyorum. Burada bahsetrtiğim şey teori. Teori bir olguyu açıklamaya yarar. Misâl; atom bir olgudur. Dalton 19. yy başlarında atomun parçalanamayacağını ileri sürmüştü. Buna "Dalton atom teorisi" dendi. Sonra atom parçalanınca Dalton'un teorisi yanlışlanmış oldu.

Başka bir örnek de yerçekimi teorisidir. Her insan yerçekimini bilir. Ama bunun nasıl gerçekleştiğini açıklayan düşünceler vardır. Bu düşünceler içerisinde en kuvvetli argümanlara ship olan ve şimdilik aksi ıspat edilemeyen açıklama teori olur. Teori yanlışlansa dahi, bu yerçekiminin olmadığını göstermez.

Evrim teorisi denen şey aslında teori de değil; hipotez.
Çünki; yerçekimi veya atom örneğinde olduğu gibi varlığı kesin kabul gören bir husus değil.

Natan
18-06-2017, 23:06
Inancli biri de bilim insani olabilir. Inanc ic dunyasiyla ilgili, duygulariyla imaniyla ilgili bir konu. Inancli olabilir, inancsiz da olabilir. Bilim farkli bir alandir. Bilim inanctir, iman etmektir dese, tamam..bilim insani kimligini sorgulariz da, inancli diye "soz de" yakistirmasi gereksiz ve anlamsiz.

Ahlaksız
18-06-2017, 23:44
Evrim teorisi denen şey aslında teori de değil; hipotez.
Çünki; yerçekimi veya atom örneğinde olduğu gibi varlığı kesin kabul gören bir husus değil.
Vefik sami;''hayvan'' olduğunuzu kabul etmek zor tabi..Neyse..Size göre hipotez olsun..
Inancli biri de bilim insani olabilir. Inanc ic dunyasiyla ilgili, duygulariyla imaniyla ilgili bir konu. Inancli olabilir, inancsiz da olabilir. Bilim farkli bir alandir. Bilim inanctir, iman etmektir dese, tamam..bilim insani kimligini sorgulariz da, inancli diye "soz de" yakistirmasi gereksiz ve anlamsiz.
Natan;bu tarz insanların bilime yaptığı kötülük inanılmazdır..Bakın evrimi bilmediğini söyleyen Vefik sami,bu kişinin açıklamasından yola çıkarak ''evrim hipotezdir'' filan diyor..Der tabi..Arkasına kocaman Nobel ödüllü profesörü almış..
Akpliler bu profesörün açıklamalarını işaret edip,okul müfredatlarından azaltılan veya kaldırılan biyoloji derslerinin doğru bir karar olduğunu söyleyebilirler ve bu akplilere söylenecek pek fazla şey de olmaz..Çünkü ne söylersek söyleyelim bizi dinlemeyeceklerdir..Sonuçta ''Nobel ödüllü bir profesör bizim yanımızda,siz kimsiniz? diyeceklerdir.. O yüzden nazikçe ''sözde bilim adamı'' dedim..Çok daha ağır şeyler demekte isterim açıkçası..

Faşizme,milyonlarca çocuğun geleceğine negatif anlamda etki edip,sigaranın zararlarını keşfettiğini söyleyen bilim adamı değil,başka birşeydir..
Türkiye yangın yerine dönmüş,gericiler her yerden darbe alıyorlar..Bu da tutmuş gericileri destekleyen bir açıklama yapmış..Bu profesöre göre,ne gerek varmış evrimin tartışılmasına filan..Allah varmış ya..Herkes ona inansınmış..Evrime inananlar da evrime inansınlarmış..Evrimi inanç sanıyor..Evrimi Allah'la bir tutuyor..Bu tam bir ışid kafasıdır..
Sen kimsin de,Türkiye siyasetini yorumlama gereği duyuyorsun?
Siyaset bilimci misin,siyasi misin,gazeteci misin?
Sıradan bir bilim adamısın..Türkiye'den defolup gitmişsin ama Türkiye'deki iktidarı yalayacağım diye,yırtınıyorsun..Çok seviyorsan gelsene buraya..Gelirler mi?Onlar oradan konuşacak,Tayyip bizi düdükleyecek..Onlar oradan oy verecek,Binali bizi düdükleyecek..
Gerçek bu..

Ahlaksız
19-06-2017, 00:09
Celal Şengör konu hakkında konuşmuş;
https://www.youtube.com/watch?v=db1BhBV7fj4

Vefik Sami
19-06-2017, 00:11
Vefik sami;''hayvan'' olduğunuzu kabul etmek zor tabi..Neyse..Size göre hipotez olsun..


Benim hayvanlarla hiç problemim olmadı.
Onları, başkalarına hakâret ve aşağılama aracı olarak kullanmadım.
Bu yaşıma kadar ne kötülük gördüysem, adına "insan" denen mahlûktan gördüm.
Zor olan 'hayvan' olmak değil.

İnsan olmak

Tanrı fikrini yadsıyan, yok sayan hiçbir düşünceyi kabul edemem.
Meselenin aslı, faslı bu !..

bakkalmahmud
19-06-2017, 00:28
Ben biliyorum demicem cünkü benim konu hakkinda fazla bilgim yok ama izlediyim videolar beni ikna etdiyi icin evrile evrile bugüne geldiyimize inaniyorum ama kafami bir soru kurcaliyor,madem primatlardan evrile evrile bugüne geldik,neden birden cok atalarimiz yokda afrikada tek bir ciftden üredigimiz iddia ediliyor?Birde bu evrim degisimse neden evrim denince hep maymundan geldik anlasiliyor?Dünyada birzamanlaar ates topuyken degiserek toprak oldu,buda bir evrim deyilmi?

Natan
19-06-2017, 01:12
Bilim insani kimligi ile konusuyorsa, oyle bir agirliga sahipse, kalkip da bilimsel dusuncenin onemine ve evrime atifta bulunabilir, bu dusunceyi gelistirmek adina bir mesaj verebilirdi.

Bilim butunu parcalara bolerek inceler, kategorize eder, test eder, tanimlar. Olani ortaya koyar. Ne dedik en cahil durumumuzla? Konulari alanlarinda inceler. Biyolojik evrim olgusu..neyse dogrusu ortaya koy. Yaw, tc'nin binbir turlu derdi var, ne ugrasiyosun bu tartismalarla soylemi DOGRU BIR YAKLADIM DEGILdir.

Evrimse konu, soyle gercekleri.

Tc'nin saplantili ve fasizan yonetimi ise, onu da nesnel olarak ortaya koy.

Bu ayni seye benzedi..
Yaw paran yok, bosver duaunme, sorgulama, ogrenme..ne isin var senin bunlarla..sen olayina bak..koyver kendini bosver..

Gibisinden..

Sosyolojisi ise toplumsal normlari yada duzenekleri ortaya koyabilirsin.
antropoloji ise, o olcude nesnel verileri paylasabilirsin..

Ama bu ne yaa!!

NickMickyok
19-06-2017, 02:26
Teoriler bünyelerinde ne kadar güçlü argümanlar barındırsalar da yanlışlanabilir özelliğe sâhiptirler. BingBang da bir kuram olduğu için yanlışlanabilir. Bir kimsenin "Evrenin, büyük patlama ile oluştuğuna inanıyorum" demesinde bir yanlışlık yoktur.


Bir teorinin yanlışlanabilir olması, yanlış olduğu manasına gelmez.
Evrim teorisi, yanlışlanana kadar doğrudur.Bir başkasının ona inanıp inanmaması birşeyi değiştirmez.

Bilimdeki yanlışlanabilirlik, dogmatik olmayışının özelliğidir. Yoksa, kabul gören teoriler yasa olana kadar, ister inanın ister inanmayın her ikisi de makbuldür demek değildir.

Vefik Sami
19-06-2017, 12:57
Bir teorinin yanlışlanabilir olması, yanlış olduğu manasına gelmez.
Evrim teorisi, yanlışlanana kadar doğrudur.Bir başkasının ona inanıp inanmaması birşeyi değiştirmez.

Bilimdeki yanlışlanabilirlik, dogmatik olmayışının özelliğidir. Yoksa, kabul gören teoriler yasa olana kadar, ister inanın ister inanmayın her ikisi de makbuldür demek değildir.

Ben farklı birşey söylemiyorum zâten. Teorinin yanlışlanabilirliğini "Bilimsel yasa" ile karıştırılmaması bâbında söyledim. Misâl; yer çekimi bir olgu/gerçekliktir. Yer çekiminin işleyişini açıklamaya çalışan teoriler vardır. Farz-ı muhâl; bu teorilerin tümüyle "yanlış" olması yer çekiminin olmadığını göstermez.

Fakat evrim konusu böyle değil. Darwinden bu tarafa bir araştırma konusu, hipotez. Türlerin evrimine ilişkin bulunanlar mevzuyu "yasa" düzeyine taşımadı henüz. Eğer, evrimle ilgili ortaya konanlar bilimsel yasa olsa idi herhangi bir bilim adamının "evrimi kabul etmiyorum" ya da "inanmıyorum" demesi bir matematik prof.unun 2 kere 2 üç eder demesi kadar absürd olurdu.

aliyarasfal
19-06-2017, 13:12
Aziz Sancar neden böyle bir cümle kurdu bilmiyorum



Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmak isteyen inanır, ben Allaha inanıyorum demekten farklı değil , eğer karşılaştırma amaçlıysa resmen saçma olmuş kurduğu cümle.


evrim inanmakla ilgili bir konu dahi değil.



Neyse bence biraz ne sorulduğu ve neye göre o cevabı verdiğini kendi biliyor ki bence özensizce verilmiş bir cevap.



Çünkü çok tuhaf olmuş ve bilim ve din karşılaştırması gibi olmuş.



Şimdilik saygımla gittim...

NickMickyok
19-06-2017, 14:11
Fakat evrim konusu böyle değil. Darwinden bu tarafa bir araştırma konusu, hipotez. Türlerin evrimine ilişkin bulunanlar mevzuyu "yasa" düzeyine taşımadı henüz. Eğer, evrimle ilgili ortaya konanlar bilimsel yasa olsa idi herhangi bir bilim adamının "evrimi kabul etmiyorum" ya da "inanmıyorum" demesi bir matematik prof.unun 2 kere 2 üç eder demesi kadar absürd olurdu.

Ama bir bilim adamının "Evrimi kabul etmiyorum" açıklaması, ancak iddiasını delillendirmesi ile mümkündür.
Ama yaklaşımları genelde şu: Evrimi kabul etmiyorum, çünkü ben bir müslümanım(ya da hristiyanım vs..)

Oldu mu şimdi. Olur mu hiç böyle. Evrimi savunan bilim adamları diyor ki, evrim vardır, şu şu nedenlerle...
Karşı çıkanlarda diyor ki, biz evrime inanmıyoruz çünkü biz inançlıyız.

Ama bu haksız bir karşılaştırma. Evrime inanmayabilirler ama evrimcilerin hatalarını gösterip çürütmeleri lazım.
Yoksa ortada bir yasa yok diye at koşturmak, bilim adamlığı kimliğine yakışmaz. Mertçe değildir.

Vefik Sami
19-06-2017, 14:57
Evrimi kabul etmiyorum, çünkü ben bir müslümanım(ya da hristiyanım vs..)

Oldu mu şimdi. Olur mu hiç böyle.

Elbette olmaz.
Bunu avamdan biri olarak ben söyleyebilirim.
Ama; bilim adamına böyle gerekçe üretmek yakışmaz tabii.

Belki de neden kabul etmediği ile ilgili detaylı açıklamalara girmekten ve bu açıklamaların oluşturacağı polemikler ile sun'i günden oluş(turul)masından çekinmiş olabilir.
Ayrıca, Aziz Sancar'ın ifâdesi sadece kendisini bağlar.
Kendisi gibi düşünmeyen binlerce bilim adamı vardır mutlakâ.

Ahlaksız
19-06-2017, 19:12
Vefik sami;ben bir hayvanım,sizde bir hayvansınız..
Öyle bir algı yaratılmış ki,hayvan demek hakaret sanki..Halbuki gerçeğin ta kendisi..
Bilimsel adımız homo sapiens..Homo insan,sapiens zeki demek..
Siz bu homo ifadesine yüce bir anlam yüklüyorsunuz..İnsanın,yani homonun diğer hayvanlardan farklı olduğunu düşünüyorsunuz ama evrimin bize öğrettiği en önemli şey,insanın yani homo cinsinin,diğer hayvan cinsleri ile aynı önemde olduğudur..
Ben insanım demek,ben homo cinsindenim demektir..Yalnız hangi tür olduğunuzu da belirtmeniz lazım..Homo sapiens dediğiniz zaman,bir anlam taşır..Yoksa sadece homoyum/insanım demek doğru değildir..
Şöyle..
Mercedes marka bir otomobilsiniz diyelim..Size ''kimsiniz/necisiniz?'' dendiğinde ''ben mercedesim'' demeniz yeterli olmaz..Mutlaka modelinizi de söylemeniz lazım..Mercedes marka bir kamyon mu,yoksa Mercedes marka bir spor otomobil mi?
Homo ergaster,homo neandertal veya homo erectus..Bu türlerin hepsi farklıdır ama özünde hepsi insandır..Yani homo cinsine mensupturlar..Bugün hiçbiri yok..!

Yani insan,bizim cinsimizin adı..Türümüz adı ise sapiens..
Zor olan insan(homo) olmak dediğiniz zaman,onbinlerce/yüzbinlerce yıl önce yaşamış olan diğer insan cinslerini de kastediyor olursunuz..Farzımuhal,bugün dağda karşınıza bir homo erectus çıksa,sizi öldürüp yiyebilir..Sonuçta insan bu da..

Ayrıca evrim bir düşünce değildir ve evrim YANLIŞLANAMAZ..!
Evrim içeriğindeki parçalar değişebilir ama evrim hep olduğu gibi kalacaktır..Bu olduğu gibi kalan şey de,sizin bir hayvan cinsine mensup olmanızdır..Sizin hayvan olmanız kesindir ve bu gerçek YANLIŞLANAMAZ..Gelecekte sizi bitki olarak kabul eden bilim adamları olmayacak..Yani önünüzde iki seçenek var..Ya hayvan olduğunuzu kabul edeceksiniz,ya da bitki..!
Profesörler de saçmalar..Bunu daha önce demiştim..Size daha önce bir papazın ettiği lafı da belirtmiştim..Ne demişti bu papaz?
''TANRI MANTIKLI OLMAK ZORUNDA DEĞİLDİR..''
Bu lafı tüm Dünya'da izlenen bir tv kanalında söyledi..
Bu papazla,bu Aziz Sancar aynı kafaya sahipler..Yani BOŞ kafa..Kafa boş olunca,içinden değişik değişik sesler geliyor işte..
Nobel ödüllü bir profesör ''evrime kim inanırsa inansın'' diyebiliyor..Çünkü kafa boş..
Sizde bu kafası boşların laflarını dikkate alıp,evrim bir hipotezdir filan diyorsunuz..Yapmayın bunu..Bilmediğiniz konuda atıp tutmayın..Evrimin bir hakikat olması,Dünya'nın dönmesi veya yerçekiminin varlığı kadar KESİNDİR..Hipotez apayrı bir konu..Size teori tanımı da verdim ama dikkate almıyorsunuz yazılanları..!

Antika;primatlardan evrile evrile bugüne gelmedik..Zaten biz de bir primatız..Burası önemli..
Tek bir atamız yok..Tek bir çiftten geliyor filan değiliz..İnsan neslinin haritası bilimsel olarak çıkarılıyor ve en eski dişinin ve erkeğin varlığı bulunabiliyor..Mesela ilk homo sapiens dişinin 170.000 yıl önce yaşadığı düşünülüyor..Yalnız bu zaman aralığında başka dişiler de vardı..Bu dişi tek başına doğada gezinmiyordu sonuçta..
Bu maymundan gelme söylemleri gericilerin söylemleri..Hem bilimi,hem de maymunları aşağılamak için böyle söylüyorlar..
Tekrar belirteyim..Biz maymundan gelmedik,zaten maymunuz..!
Evrim sadece canlılar için geçerli değildir tabi..Cansızlar da evrim geçirir..Buna galiba jeolojik evrim deniyor..

Vefik Sami
19-06-2017, 19:41
Vefik sami;
Ben insanım demek,ben homo cinsindenim demektir

Vallâ ben "evrim" hipotezini kabul etmediğim için insan denen canlıya bir takım latince isimler koymuyorum. Başka dilllerde ne dendiği de umurumda değil. Siz kendiniz için "homo" nitlemesi yapabilirsiniz. Bunun beni ilgilendiren bir tarafı yok."Homo" argoda eşcinsel anlamına geldiği için doğrudan "Ben Homo'yum, siz de Homosunuz" gibi ifâdeler farklı anlamlara çekilebilir. Okuyanlar değişik anlamlar çıkarabilir.

Dikkatli yazmak lâzım !..

"Ben "Âdem/adam" olduğum kanâ'atindeyim.
Siz "Homo" iseniz bu beni ilgilendirmez.

Ahlaksız
19-06-2017, 20:24
Vefik sami;evrim hipotez değil,TEORİ..!

Homo bizim cinsimizin adı..Mesela köpek gibi..Dünya'da binlerce,belki daha fazla köpek türü var..Sivas kangal köpeği,fino köpeği,buldogg köpeği gibi bir sürü TÜR var..İnsan da(yani homo) böyledir..Bugün Dünya'da bir tür homo var ve bu homo türünün adı da sapienstir..Diğer türler,mesela ergasterler veya neandertaller yok oldular..Bu yok olan türlerin hepsi de homoydu..Yani insandı..
İnsan=hayvan..Homo=İnsan..Bakın bu söylediklerim asla yanlışlanamaz ve yanlışlanamayacak..Bu konular kapanmıştır artık..Sadece teori içindeki verilerde oynama/revizyon olabilir..Teori olduğu gibi kalacaktır..

Asinus Orientalis
19-06-2017, 21:47
Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, yeni bilimsel çalışmasını anlatırken ülkemizdeki sorunlara da değindi ve "Ben Allah'a inanıyorum. İsteyen evrime inanır" sözleriyle gündeme oturdu...
Aziz bey uzmanlık alanının dışına çıkmış. Bir tanrı olabilir, ama biz artık bay Allah'ın olmadığını iyi biliyoruz.

Aziz bey'in, bay Allah'ın Arapların Odin'i olduğunu anlamadığı pek aşikar. Cehaletten kurtulmak için asla geç değildir Aziz amca. Ama biz seni yine de seviyoruz, bilesin. :baby:

bakkalmahmud
19-06-2017, 23:58
Bizde insanlar inananlara yalakalik olsun diye islami ve hayali tanrisi allahi savunur böylece yüceltir yükseltir ama bu zorbaligin altinda inim inim inleyenleri zerre kadar düsünmezler.Benim inancima göre bu tür yalakalikla islamin bütün zulmüne ortak oluyorlar.(yalakalar yalakaligini yapar ama inaniyorum dedikleri dinin hükümlerinide tinlamazlar,inaniyorum dedikleri ilahda söyle der onlar icin.Allahin indirdigiyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir) Yalakalik kolay ama artisini eksisini hesapliyan yok.saygilar

Amon yarebbi
19-06-2017, 23:59
Ben Allah'a inanıyorum. İsteyen evrime inanır, isteyen inanmaz fakat bunu kalkıp büyük devlet, millet sorunu yapıp kavga ederek bütün enerjimizi boşa harcıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bilim insanı olan birisinin böyle tutarsız bir cümle kurması siyasete gireceğinin delili olabilir. Bekleyip göreceğiz.

Evrime inanmak ne demek ? Evrim teorisi de bari.

Evrim teorisi tartışmasından sebep Enerjimizi boşuna harcıyorsak , sen ne bok yemeye bu konuya dahil olup körükledin. Birileri DEHH sancar dediyse, semerin altın olsa ne olur.

Anlamıyorum bu adamları ? Birilerine rahatlık işte bunun gibilere de bilim batıyor.

kartopu
20-06-2017, 07:57
Ben Allah'a inanıyorum. İsteyen evrime inanır, isteyen inanmaz fakat bunu kalkıp büyük devlet, millet sorunu yapıp kavga ederek bütün enerjimizi boşa harcıyoruz" ifadelerini kullandı.

Tam bir siyasetçi gibi konuşmuş En popilist cümleleri kurmuş birde alçak gönüllü gibi davranıp benim sözlerimi mesele yapıp kavga etmeyin diye tavsiyede bulunmuş.

Arkasında bir şeyler olabilir.

Engse Hohol
27-06-2017, 09:09
Celal Şengör, Aziz Sancar'ın o şekilde verdiği evrim yorumuna sebebin, Amerika'daki yaşadığı ortama uyum sağlamak ve Amerika'da çevresinden tepki çekmemek için olduğunu söylüyor ve evrim mekanizmalarına pek de kafa yormamış birisi olduğunu...

https://www.youtube.com/watch?v=db1BhBV7fj4

upuaut
27-06-2017, 10:22
Aziz Sancar: Ben Allah'a inanıyorum. İsteyen evrime inanır, isteyen inanmaz fakat bunu kalkıp büyük devlet, millet sorunu yapıp kavga ederek bütün enerjimizi boşa harcıyoruz" ifadelerini kullandı.

Aslında milletçe her ikisinde de boşa zaman harcıyoruz. Fakat Aziz Sancak dini seçmiştir.

Marifet bunu burada söylemek değil; Nobel ödülünün alındığı yerde söylemektir!

NickMickyok
27-06-2017, 10:43
Aziz Sancar ın işi çok zor.
Mardinli olduğu için, Nobel aldığıı ilk duyulduğunda, türk milliyetçileri, gene ülke düşmanına ödül verdiler, demiş ve yaygara koparmışlardı.Kürtler ise bizden biri ödül aldı demiş ve sevinmişlerdi. (Malum, Aziz Sancar ın akrabası HDP li Mithat sancar)
Sonra Atatürkçü olduğu ortaya çıkınca, Kürtler ona hain, dönek derken , bu seferde ilk başta ona küfreden Türk Milliyetçileri bu sefer ona sahip çıktı:)

Tüm bunlar tam bitti denirken, evrimi havada bırakan söylemi ile, toplumu gene 2 ye böldü:)

Bana göre, Aziz Sancar evrime inanıyor, ama ya Türkçesi derdini anlatmaya yetmedi ya da popülist yaklaşmaya çalıştı.

Cercis Hz Circis
27-06-2017, 10:53
Aziz Sancar, kendisine ateist denilmesin diye allah'a inanıyorum demiş gibi bir hali vardı videoda. Kendisine ateist denilmesinden korkuyor sanki. Aziz Sancar 70 yaşında bir adam. Yaş faktörüyle beraber durumu değerlendirmek lazım. İlber Ortaylı da Teketek programında din değiştirenleri tartışırlarken Fatih Altaylı'ya şöyle bir şey demişti:"Bazıları çekinmeden din değiştiriyorlar, ben bu yaştan sonra pasaportumu bile değiştirmem." 70 yaşındaki insanların etrafında gençliklerine oranla daha az sayıda dostları vardır. Bu dostları zaten en sağlam olanlarıdır ve onları kaybetmek istemezler. Aile faktörünü çevreden korumak da işin içine girince, asli fikirlerini arka plana itmeleri kaçınılmaz olabiliyor. Ben anlayışla karşılıyorum şahsen. Bütün bunlarla beraber yerinde olsak bir çoğumuz da aynısını söyleyebilirdi.

yucemanitu
29-06-2017, 17:34
http://turandursun.com/forumlar/data:image/png;base64,iVBORw0KGgoAAAANSUhEUgAAAosAAACSCAIAAAC izhc6AAAgAElEQVR4nO1dPZLbPLadrbWW82kZPS9l4KqZBfi97 IusKYfOOnFE15RTx6zqTegFEkncX1yAIAV1n1MO3E3i4v4fAFS L/7gCAAAAANAf/vFoBQAAAAAAUACGBgAAAIAeAYYGAAAAgB4BhgYAAACAHgGGBgA AAIAeAYYGAAAAgB4BhgYAAACAHuEw9Pu3L28vr2/DL/Lb6fvPl9e3ly+/p6zsX+PL69vL689v+VtT/BlelXmrMA6n0+l0Gsai24KjBKL2NjTwc2C6nE8cxdFJcY9wTlB 6W5N5E6nnS1lVFEM4bfcZC7Ta5sVUiBajBkEyYMSutoH4NzbxF fDkyDP0y+uYpsjjGTpN60y3oxVgDswVWHBGz967US9f/wgD00vVmBvVhyxnjaHrjaXSPN5Su/9WL89Co4RZFVld8w6S4+b8jYqkQqwY7bIesWK3J0OX+epD94FK PLdPIgxNyOPhDD032GGk/9dAKsAemCmw6IyOvdPvv26e/PJ7YgaSS7VYWKeLjVJrCKcvbbmm6OJHJPc7V5+u5F5d7QmjhGT URHYekw6ZLpceGtR0OW9P0lSIiFHpCqgAZux2ZOgyMz52H6hDz Ce3uzp0W4yhE758OEOXAKfcHwLKsqh+XXwXFqlF0f2vmwngfgR z3vX8UtO7E0yX83a7UyHS1t22THbsdmTo59z4PR0KusLBCDyH/jqmZ90KQ9+ZiXP5yljfR+XqIuqVnaUHCIwebdEkVo5Eh1EUA2n 6boF5Aykce+8b5Rt5q3von9+m+f/JPvt+27LPttySJthN4WFMPaFtA+nv+WkhdYYqLZ10XYKugtIzh 1ViMko9vVaKxGPov4fbGNaXjQzhVvoVqTId2aCO+uwZiefLhbd m0xUV7lpvNNSpiLWmpOpq7mzHOfGkzXp0vVdZQVG1o8YaMymxC z8mM3Q4DWNWB9PJtS7dUO//979iU8pObcz+LFLib7u7xluKD0a+SgMUT0r0e8nklu2Nkm1Fnq H/+v5n/s/7VTA0ZVnKIpS553/3Leb4VV66kXTwlFvNL/2J5bEMrdlbxND+P/X0QlYmxy0f5DX7aZ41YrkmGdoHSeFtDL1WxQ+qHyvhnJ0VDE1+ O8rZPawfYrCepAjtahja/yhcVay1T54No5Ftap+WzokmbcClFAp5yuulM9qxyzF0pcNDIat 06cZ6F49REovd/ixSwumu8ZbigzC02gB1hjYyx7O9WbIliDD0e8oilKHZp5zmg/Hb1ZmxbtS+0A8TmA4cfl1zDM0W5NRffLUunXcEQ+fsDTD0zZ8L 5X/9c10XQ+pzbqUyWZ9Mkj5Z/00T+w83OSiNbdvog2ISJOM8yTs95j5PHwfLDZqbIZtPuan8shP Vtcm7B5zEFRXuonechIY1sbYnNKVlnRNMWh9675tHcu8lH48un NGNXWYPXeVw6irTyZUu3Vjv+p5ZqQhjc80PtVyGzrYUH0qbkg1 QXjAzx7S9XbKliDH0suX98ntMGZoTLX0Wy5/Lzvz99Y+6857nchlaNqykjYqO+hCGVuwtZWj2ITLtqNx2Cy9gf c8nO61Ysmq+SaVpDM0KU55sq5RDq8+yTkCJayZD1OsmwnvoEoI 28spyRYW7EhDPeWfqwVh7tMClZZ0TTVoX4sa0sVuJo+2E/Rn92GUYusbhUSdXu3RbvRNpCRVlqi+3ttEYOt9SfBh7aDrSYFe B1LPM9nbJRhBl6JVXbo+lyS454YyURcoZOr+HlqYlvvXi/4wM7dzJEK9MuuewTjBN3wQZmg3zl7Hy0Y5unVRO0c/PEPGTC7WOtJ1liKGN3V461n7KVeIuc2bneUQu1lZLcaQ9iKHTC JUs7dwZM7FzG0idw6NOrnLp9npPLyQEnau+DQzttBQf7E61AYY ZmmQ2tb1ZslHEGZo+ZyV7aO3TYQpDr0fi7gfCI3tovSMH9tB8B RlmaHUghW1vRwxNf6meWWmnXrsxdGQ/6G3grD20ydkbGZoeUBUwtNHkpWtV0i5xl2vItljzaT1p/TC0KqVkxlzsvAZS6XDpJ93JNS5tUO/pnbf/UGuN6sutpw9gaDrx/HuDoS3xmu2tko2hhKGvyce7Cp5Dz4wyE3z64eRE+Pv4i27Wy59 DG5mXMjRtHgUMrQ6kyNv7cIZO/io2KQBWC+4usSlDs0dNFooY2s2Q6zaGZmVdwtDKncQsyxUV7iJ hTtVW+l401nQffr3en+B50h7E0KRCefCv1+s0jukeMDJjLnYhh i51uDUXz+8Klzao93Sy81nablSfxdBad92FofUGqLQYJ3Ms29s kG0cZQ6+UXP1Z7nlg9rPcyW8I1MME90BJPYNI/6wxXSIPI/vRG0jh2Ksx9N3AIxla8Y9wgH5pF4ZWw6VkbRlDuxkiS9tpeNbW yTqks0XpFiiLJOGKCncZZaA+5iAmuX1ECk0XvpqDjmRoQwX9eg E7RmKXaSC1Ds/ZWM/QDeqd+IAo41afSAmnuxYwtNcg9DWuUI24hKxJdZ+rtm9PNolSh p55yPx76JQ/UipSRFGS/vlter99sC5hfePbP6Q7F6QxmItFtJgkAnQDI1qh8mM6kMK2l5I rMfD3kQw9XUgOWQl3+ynI990xtJ8hrM8sOijzKgXH5lF3S1KUR d3rpvhHQ4aexsHqQ3TWgljzgafTabhMkyftcQytB2l12DQVzJi P3VjQQMocng9ZrUu31rvvHLP6/PU07a4FDO2dbNLmYzZAscwSdiyZ49q+LdkU4N1WAAAAQA3M3cr BsBct++EY28HQAAAAQDnu29OHE3RyUnoYjrIdDA0AAAAUYT2cP pgZO8ChtoOhAQAAgCJ4nyj/6DjUdjA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMD QAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9Agw9DYc9713 8RcdPheOt6vtjB81LvuhY4+Jl5N08YVZXpPpxJmdqPEBcQBD7/0NLA/9dptb8ZROnebz7f/hl/hUWdnzFwCBoT8bevVY/CWPB8NrMp04sxM1PiD2Z2jv9X7PID8we+nM6XvV3FebpthQA49 1UQZg6EOx/SVAmyXs67Fa9eYiSUdOl0sPYfWaTCfp14kaHxA45d6G6XI+KC8/ag2AoY+E8o7fwyXs6rFq9Qpe2Xs0vCbTSfp1osYHRIah2Tvbx+ t1PQxKcjk5RZ1fBLb86kf6Au1lfbueKLEXoBsv97ajL19anrz9 m6jJT7Hoq8HVUfI94alp2XSkBpDip8ososSDMGZbxD9uCFooqY 5SNurptsRyvl/bzRJG8es//1WnsC5Nfee7nyO6tnP00qu+jRnPW+E8kbzWdJYJr0lgnKimk6y jZZp4iPMTBdTLR8OnQuElv+eIXMnlSaTJlKdfTsmMrUpmaWpHi rFIk4rWVGhp//AYWnsukzw6XQ1Pf2aDhjGtEJV/jGQwZ2eQDK1L1K7ZV6jC6n3Rc2k5RHXD7VqcoW3/uCFooaQxStDCqrLt/AhD+8gnjC5l8UuhwpY0N8cCfndkcGfxUY4h7pzaSsSeTXMLp0A jnbIM7eM2Lj/RFoamInk6VnUP7ZNnw2j0KdPnoZLIpJ+rZFh+vufku1OBJlWtq UD+c8BmaJ7Z6QcK6QKPREes/VSGZgFPq1ihRja7rSfb3lNdpkkuwYg1yii1KQSPckRrmBVgcvT 9jtBL7WuB6GiabFXSGMUsSTU2nR9k6C0Jw/2xzlijsC3NNdN3u6It6/Hny+SMcgzxJ46ERj08EbsqNQqz8AhDF4XYzFtXvSxsfqzpHtpx Y5XPFQ3L0s9tjFH5gZ6T705xTepaU1z+k8BkaGtpS1p06nO6hl k9ojE0862Mqz+7pqi3z9TPxYzsIqOczpLHWu5Ebdky+JkEGayX oucfNwRtlDRGkZvYospwfoyhtySM8K7SuuIKu9IcM1WzFG2FP1 abI0HXDFFmplErCo1PgZF00hk6G+LQRBsZWrpDVBH3Ur57eIGI +XxFZfplGmNIfrznlKS3qUllayqQ/xwoZmhRSDcX2OdrDkPbK6/M7IqiufDkD4eaMzRfktNlXZIzVlfR0tCvAdWeTJOqU1IdlY5La SJwchZi6KqEERNoe5awwp40z0zVrMgE6xbhv25R6IYYMyupZos sYWgjMeIM7ezGQhnYgKGJHuzwT3rJ6R4WO1SXQ3X6lTK0Jj/ec0rS22XQitb06RjatuzOzMNwJrc1ZeiIX2PhYceA2j5qB4amA g0niCwS22fpK9c/hQxdp6Q6Kp389h95VskVbMrQzlLcStFChQObDNVMzSzvUINn48 n/OIFhSHbm8tDEKHBt0ub2dytDqxO1Y2hteV/XPXgo6suhOv2ivMVlKPIDPacivd3wlLSmz8PQSrCu0zjK0waWT 20YOj87VyPI0LQt78vQyV9TkunJ5NzUxat8Gr2vaf4pYugqJc1 RyWTnM69Y1fmNGNpxiNG5KhV2pLlm6nYp4WP+8Oa+0qJQDMk6t Dw0okGS7DISoz1DWxnoq+eB/fGz5vjC7kH34dfr9fYotb4cqtMvzFtescR7Tjy9PQatak2fiKH 5GcOJWn41yKQRQ+dn1+TnT5w0gTsxtHLWw3JKuaZeItU+32v7p 4Shq5R0RtGLnGYcbZkQJmtTwhiHbryHBxV2pHlmcpjaqkL0k10 uX18zO/Oe17/q0WTqCc8laAXORWl1dL9ax9B2BnrqRRZNFE5uRchPCs3lSa7J1 KVfnLfcYsn2HFeX7ZoEWtOnYugrd/T5MpFPC94uU+ObMXR+dik/Wi3LijM3ahNDTxeiPx3HGwm1hkLor/aNxT9FDF2jZGaU1ghN52t2XcWwrQmTunUYRd6WKexI80YJ6NrK 3qYWmLTRMMSdNt0aSZ2thFcp9lbgLDGYx7SI/zcc4shErnrLvBofjIOz6qzrHiJZTqfhMvl5EmgyFelXxFvEf4M +cnU7/bR+ItVN7whDV7Wmz8bQAFCBW1lElzIdoCOFS5+laKMfbcg4HKT EYRN9WmxLR2AzwNBAa9yX089T1F0pvKUl9mHIup3aWZHDJvq0U B4oA8cCDA00xNozn6Sm+1O4kqE7MmSapmPWCodN9KmgPEKGdx8 HMDTQEJHnoF2hP4UrGbofQ7CFfmqIT8LAuQ8FGBoAAAAAegQYG gAAAAB6BBgaAAAAAHoEGBoAAAAAegQYGgAAAAB6BBgaAAAAAHo EGBoAAAAAegQYGgAAAAB6xH4M7byuoZ/veq3V5IDvY3/6r3xPcXjEj/Ne+O2Ge6n0uGpyX0sGdIZwohL42WVfnS5n9v6KJ+hkwVKq82Ql PiFDp9++9AkZ+iFfPtUZQ6fq3P6fdbM5pAlDbwnKg6qJfvfUE7 Tfz44HMPTp+AypKG19cIuSb4HPx9DkFXSfj6G9N/Dth74YOn2nJX+/pQF7SAuG3hSUB1VTPwdhQAjHMnRy9chmU1HaCYg5DUq+BT4fQz fR5HkZ+jHoi6Gb4pOech/apYAGOJ6hnw5Pd8rN33JCNGfHGMlKg7xNnL/OWz1btiZa30G+3iFfOh/RVuhtvi+dvXHdzczzJXnJeEDI/LJ15aBd3NxwCsv85WXC8vXrYoL1977CurRwxKX+P8IKBwPEdJl F/fNfYh+7vHvv3/+jDhnGq5vnYZVkTjoRlLGht6mJoQxILNVzyfY2j94iiF5INDfC ur20RZYq5xHsHYqWkn52FbWXrXYJd/2tJy1VlvjByhk9UX1NHI9zA22H3S4F+0+OBHXh2jUvCZP65UOM LlFW8i3gMLTyFrLFD/IpwzBOVPP0B+ZvZr09kZp9ukqetgQuQ2tSNMdr97mqqHUwjI7a zaawzfemkNf0Uo4pHI641D+qcDhAZu2Jl+Eud0bL1e0rjkpaTq 4eMDKYwQ4PIwjuODOXbIVVhlanMCK+OttDvrTVLLXj6CtZVg5+ e2lrl5eBVQytN2RHEz4xhbU9y9wWrYiC/C9LQkdUk5JvAW8PPU3JrETj2VSml8HQ1upqXfVbEy0OZO2HXJx XXaa2zCqbobmi9rtnmQNSVTwhyrbIVLvdFKb5bIp0qIjZomdUY aJIOOJS/6DC8QDlm51oTrFyzRRrNKC5CPLrkn8yCUwUcYa43ja3TGzTboW qSWkbWWrG0VfSt7esvWxsWcJdXgYakTU0UxM1qwlbxGRyr/C2SP+RRirCS5PQEdWk5FvAfw4tlxgk0XiGesuo9N7IyYk2kf6j cVanKShGEU2s5a/i//s4MbW9N9C2b67aLacwzDdOENj6VpjvK+xJy0dc3hlVOBogt/bSYZKrvHKlVmhwVHLPdTJikvsjCUwpwx3ietsoPnnYaBjVprSt LDXi6CuZya6i9tLGrnWCAEOzyJqa6XeFNHFyLzUteJvncJv6os KVu7Pto4yhvTRoB5uhnbMEqzG6Bx2JHerOVZuIJ6K95fVOPhwl Qwxtb9EK6FMlsRIn107hmO9nLD0TYju/wMx28/OC9ViGTsYpBxORcrU935ahteadTeDlBoci1iFFDC1D4RvVqrTV LM3E0VAyTxiWXxO0sauYoWVkTc2k9mFNPLUkQ+du28TQqvDCJA yI2lbyLWAyNDsg0A6XQnvos/KRF5UXIxOZ6e4J0Q2zGTpyZMFTYTXRFcLV8tRuNIVnfojwlhaY 83OYod1g7cTQSQ4aW6O70GWK23/UvYNx5CXyPKxS2z20lcDaJssbUrOHlu1uK0PHSptkKbktjaOvp G1veXvZaJfFHX7S+lxhJmpck9j+lctrytAR4dEkDOyht5V8C2Q ZmuUAiVRSn5Oo2mgyehMVp7uqrWqYFjMZ/es0jg4PMoNIlmhCLIbW1G40hWe+l7HT5aJoGVA4ztBeajVm6HQ OPZX5avl8PmdUFOWqxSWmUglDG8WUS4xl3c/kOkOKGJrXHJO7naHVUOhZasbRVzLP0PH2stEui6G1DLQia2gmE zWuSSD3nH7fhKFd4YVJ6IlqUvItYJ9yL0oR8EUbuWAxtFEK93H ORPEjI1dbAq0birjkhKjT8UBLIWbhKTe3msIxP18hMa3CDH2/wQtWW4bWvMdNu/VwWbfJ77whTp6XqhRiaONMkrcSdkUdJGuACCtjaH0KvXKvjUrb ylIrjr6Sjr3F7WVjyzLdNWPNQCeyqmZKogY0uf/Gyb1UfPC2Kob2878uCW09F8RKfoc9tftZbpLit59Wl1ET/L+2uiaRZuYzOqATxdM9p62wSo6iC631l+RzjjN4UrOZDCFK87X VbjaFab5XIdOFyLcaX6JwpKEv4nNWb2Vo13s86Ld7rQ1LZoiX5 1GVihiaanMa7uf2izQ1Mfw+rudSIUMLQem1DQztpJydpVYcPSW jCRxpLxtblt8oSAbWMbTdkLl1fF4r9yzxp9NpGFZztjO0I9yPr 1pZdilVlPyPeUjDLfW27xQbB24wADw/OGUDzwnEsQ8EFp2dCn88NjH0snjY7xQeAI7GfYn8UUv+0wBx7A O7Pqvd/0Hwg7GFocdxxDIV+EhYT7Y+bMV/CiCOD4byaLsdR+wqvDdsYmhsoYGPhR0+6QE8AIjjYyEejrcMxK 7Cu8N+77YCAAAAAKAeYGgAAAAA6BFgaAAAAADoEWBoAAAAAOgR YGgAAAAA6BFgaAAAAADoEWBoAAAAAOgRYGgAAAAA6BE5hhZ/Hd7zt5OMX99eXt/++v7eXvSv8eX17eX157c+rfe+4PAZvrd2upzZN+jn88z/cv3PDeeVItp9rXPjGUPju8K+WpO6T4Hq3Oik4ThJ+EymuQwdf+ daF/gzvL69vL69fPndvkKegqH1yHRSMC5qFoLPSANHwWNo5S24YOiN DP0se5gSPBONadiboQ/63jqHobXvJE/emN4d7iT69vL6NvzaSXjXDO2/qu2xBWO/rm/Buh6M9bhnpIGj4DD0lL4h73MxtJuEtQydXO3Q5A0AQ0skA6cd3 jSpwWHo6ElZJ7gfcX/5+fL69vL1T2Ppz8DQVc3lGOzRsjulgS6AU24FoXcOd1xEBwMML dHXKfeySMguHOlty9uu+CuwuVwyzJK2vFM7c6hwO+L++e37jUr H9VXx338ue+vl3/Ksml5dRv0Zbqfl8758+M/M0N+1nXqyfV/kLJLX5+LT77+S3zDF7tI0Uevvv/5ZhLhP3JXXuuf8rAxeo5aep7hxP18m9k505WHJetM6g3aT31Tp NfJCekUif8G7mp+sAOcb7j9Tp5IX3FO/kCW2+W557jpdJfnGe7uyViwMfRn4ZMRtSsehVmbK0Lg5Fxo1kE xKvCH8bSVeqkg2CaUrjCKqSN1gfLUQpldW33uJqkdKVzIrJ5K9 Jb4KWeflYTZ/IkkYT/uwabu9BTP8HJq7SHtGTVJdvaY8tRnGyZPGLxmhuhHYl9/T/DR6oU+HoW/bbo0R50fayy85cb4lW2p28/Is/P3bF/pc/Ne6ehBa/Rx+vduiJHOnCjAoKXWiVaf5WZOwXFpTuiLu2eZoKxxlaH6fKtF o/YkNgYbF5em6K7IrS0Y2ekN6tjo1V/FWpY1TO3zS55SbvdDkkrW8IYSMLWXoYE7GbouGQw0iL0Ll6YSX qHRdwJQsYGgnIlX161jnpVYk07NJGE/7uGl7PZbOfZbb5sdpmsRtJENYQWnXrnlpMcvTT3HfeVc76J4p+ ee3adnRLiR3J9Th13VlykXITJD3bSvbDU/JXlah4fsUiWLmh9osUVyBZXMvn7hzhxFv2n6malCKTm+Mxp2IE JWq9S9F4RhDm7sathyn1a/kp9OwpAUT7U6MyAh9zy6pKBnNUVpl6TmgxMKhJWOdo38uxrvZC Y2vaBLdeEOIGusmIXNFMCcLb8vE13IOsVtjT5WhhX8UJUv20Nn sLaxf2zovtSgqkzCc9pWmtUTo76HJQmL1k1xfqJFNFkfs2NCex AidBbpv/sUPuu96zDvm223q3nqmQL4RF8+h5/3xncLnH429+F/f38kKYCZ47RNthihuVCqZmsnWpvnNgeraVAyrkGDcfX5bf+EpH GBoxQo5Kp3Dyc/Y1oRoY5yE+8Wfc50smZzmmSRI1LJpyToOUOd2b7ZDY8RwU0NwE q+WoYM5GU3dYHxd92j6hZjVU7JEjhWR2vo1rXNTK5MiyZ1OEkb Tvtq0hij4xhKyEMyfpDodUC6YbWkRhtZPgAn/yafCFkOne+gQQycPhuXz4/uy4Mvv6X5bSrfijNoRVcrQagPz/GyEe12COtXjMrTah2Sb8xSOMLQUkIwKtkuvYfHzJLZjU08stJO 2iOv6Ymg3uurNdmgyelqxTcWEGZrvnsoZOpeT0dStZegkbrchx jFthKFVJeNywiflBTRmWOemViBN8kkYTft609qh5DvFlM2wljH le2hPWoChtcfJ+hl1evR9Z2j9j6ezDL0eg7OjbE6ly4/LR72u5h7aE9ViD+36Wbp1vnr7D8n6grjn9tBcZClDn+WHCGWal e2h5+nUdF0LmvBulqG3lcxGhk48lGVovecYNOjujpTQ6Dduawh O4u27hw6nbjVDz7eeh+GsxFNNVIN1vT10Xo4TkS0bTdW6OPfVJ mE07XvfQ7M/flY6Lt9dZE9ZyD78er0/3PCk5RlasOlKdeN4TTam7Mk0fZZ8vV6v1/fx17sukzF08hiYzLUuFxYqve+2b38GNgsUz6Gn9+nqigoztFFL KUOrfpaYc/B8FoUaiDu5JjpxnroKGNoVIVySZ2iaeYsJF6a8Vgl5hi4smSYM bbpU3yelhw/jaKzmvJud0OiKbmoITuJpDG2sMiKExGVGU3cDQ6dbPGGymqjOk YIYG5bjRKS2fm3rvNTShxcmYTTtN5nWCJG/tiK4a7QEkyDL0IrQNFEUaTmGZqw2/3bdpG75LLf991QJv+pn7Oqfe3l/Azb8ckWFGdo6tcn52c8A3v7suFPw3J5/mT/+LWFoUUuqSNpdvDOeRdHzmWki5MVPuetKZhNDUyg7yfQ+K0HMM rRv9kKT1bS4IUSNdZOQuSKYk8HbtjD0OkfieydR7bWUraQn536 vE5HK+rWt81Irnz+BJAynfdy0zEq0HjZDT+Og96T5Omnft59Cf YRaPVymyZOWYWjxoes7ls9bjT/cv4emJP3z2/Q+TVdtX87/DiqlRsrBt6nTZ8y6kuxPsb9N756oOEMzFw/3xylihcT8rELZZufinoAIVjugRuDDEDtKskSoi4lEQnQFmRg1j NdpuhD7rJNwm6HrSqaOoUUwjKNdYS8feb5Mt8/w6mVo3JwLjRrIWcgwFjYEJ/F4/nhJyF1hFVFF6m5i6Gtav5rTaKKqkbKU9OTwS17rCPoqbJ2I6pJ algB5p5eE4bSPm5Y7kawF3m11BG7rgPbfRbo/koKN3dogQ5sJ2gHj0Ktmz40tfu0oXzpSxcZTKAncAYbeH+mnuJ 8L93VirJYbFf5ux0UNsK6n0d6aYtnB1ES9G8bpOXUXPIWSwAIw 9K5Y/7h5l3di7oiVjKKlvKFRKs+BHt9vFUzTVLZqAUIYx7HouIaNfiR DP0XqPoWSgAow9K6wHpP3j/LHKvWNUnweo9P2gS30Tti0hX4oQz9F6j6FkoAOMDQAAAAA9Agw NAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAP QIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CJeh069Pct7yAZSh9XvLnBcoNB/1BDjqtXB8wj5K4yOE9fAIAlEc+e0w4bmmy5m9lsR+3ZshrcSuY 79VMMDQ4h0o29rQXu8AOUr+djRpQImZXlO2vVE36gnwvAzdwu0 fIaxFETzeqGdx4x7YztBx75UxdArnVdgBhs5pmNLi/sgzNHs3W6sXI+zVQfeW3wAtKCQ102nKjjfqRj0B8m+sbGxWV6X xEcJaEsHjjXoaN+6BzQxd4L2iudavHjdyI8zQWQ1TWtwfeYamb 7r9lAvHxsAp965w3LvP9rqr0vgIYVEFB3EAAAZPSURBVD08gkA UXZ5yN5BWfMp9WLGHPylmtqF58ZIUDT+BXfd5p+FHUmLrenhdA bH3a6fT0cMMw0XyxenL68aZmvyFL7NAZ1SRwpZ81mUyr7eX76V JXy+fvh/+fLkMfDKnoUVHiQhKNWlg0slkyJQVqvY+vPxt1C+JVpZ7/1YcyQqTJHnAcGWUFrr9S2OXsFq5Z0R2HSHEsmNIXgnGr0MRLDD KD4ejjxrufTqMooZdcds7Z0nlpibVC88ssZQnRrls0Twtm6Siu TFXeZnsimKGVrzHl+3pz8x1wziJNuSDP1IQs+t6apMTido1+0q 5wrb8q+ICI2FtpwfNzDN0dpSIYF7Q/R4jZIKQ9fWrd5vqF0az1kKG2JplaM/wfJSOKY19wupY5RSjIlY+JRxGq84IoYciWGSUF44+OoztrkBwV HnxYJ1ylXuVtVosPP8EIyrO/4SUzrWy1GOj6IyHogVDs5UocYVYe6htiAWBfHhcZRr743Ra/TDSvAd2SnJE+6CAMiqusCM/UTGzoOTOkxylmZnqEWDo3KjY5ybS3dWkLpbXkOmbYSHfvs3Y+Y gFkFSN/yLC0NmqfGxpMLQKazD3aGQ1scrOVQtFKqQkgkVGOeHopMNY7tJ 12NY5yyuXF0wD4WZwoikXHUU1Lxz1CGq+Y/spN7+oemIdpbUh1mll+K0loxJnpX74gm8eJaUqSUhGhRX25AcO sVR1cwwt5l3J0KmH7CiLQLkgNo0bsnRuuxVat0mjiC2Oe2sYOl +bDy0Nz2dsZElYndyLRFYYZZ2QqEJKIliWq2Y4Ou0wETPMH7Od s75yvd2rK9xJ3bqUizZJdXVcOOohaMPQydWbSfYJptOG7AWaFa HYCterBEVeQf3YK0pvX8WvZbqk2I50xtD8KEjlSWbsOrlD0NZt oryowo57H8DQe5eG7TKhXAVDa7nnRtYax1V1hZREsDRXjXD00m EMd9lWaOGKd87iyg0xtCM8z9CFKRdtkipDF456CBox9GzKeRjO J6cFbmPoXN5y+XYlkIMgNnMLhvbkJ/e5ZyhcRpihE6kFrdwaVUxUoZAtUm//yRJFeptMRW0PrbnXYmi+52nJ0DuXhuGxjWH1cs+NbOEeWhdSEs HyXFXD0WuH8XVo1TkXLs0OMRpZWPimPbR9oIE9dL4Npeuc5J5G bUgG4jqN8gMU19L6Yau95gytyfeYXPUoK/IcQ1u3MURHZXN0ulxY/0yFWCGb5zifM8KV21jfZjM57hVJTCUtvaQtQ+9bGgyNwhrIPTW yUuw8ct3VT5MyQSqkJIIV/VQNRycdxnKXYcK2zllRuepEFcIDZBtLuWiT1Hf/27vf7tj4STHlqJGa06wN0SMTOZEmP3+apAlswdCefGqYx9GGzw 2GpuD7SSE8OiqXo4qS6inXiYnRacsTr46Voj33EpWSPrr86nxe RFHDneOOR5cGwY5hXe+3I6uIlTfnhFREsKifquHoo8PY7lIt2N Q5ayo3vTKMFcKd1K1LuWCTZJoXjso3gd3QkKHvBlDft2xDNEjn y6QtL4P1w1v/7afcqBKFTfncMLpzYyB5NfhHMUpQvHOo4KhsK58uPC7WHCxkwX w3buOtelXIdS9vMUmYkugnzYcuur3FP8ORpWH5pT6s3FWDXhU8 srpY6qH1z4cMISURrNvxKOFw9KHYtcO47pIO3dQ5eeU665XVFb xeSoV7qUstH0YWJjM6oSYpNLfmyu+8Le13Ad5t9UR4/JGLjXEo12xlwxa3AXtic+7VJMgnBtxViZ6bZA3A0E8D95n1g7G uR+OVcR8TPJL8MBX3lNiee8s+p8f07Q9wVx16bpJ1AEN3DeXpS 5dUNU1TCZWuhO5WUvA2YBc0zb1xHHEYEgfcVYBnaZJ1AEP3DPG Es9PMK91Cb3sCDRyBtrmHPWER4K44nqVJVgIMDQAAAAA9AgwNA AAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQI MDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAA D0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQA AAAA9AgwNAAAAAD0CDA0AAAAAPQIMDQAAAAA9AgwNAAAAAD0CD A0AAAAAPeL/AXwbnxvcRDvJAAAAAElFTkSuQmCC
https://onedio.com/haber/aziz-sancar-aciklik-getirdi-evrim-gercektir-ve-inanc-meselesi-degildir-775264

ereninthenature
30-06-2017, 18:09
Once ben muslumanim dedi. Sonra evrim inanc meselesi degildir bilip bilmeme meselesidir dedi. Bu ikisini arka arkaya soylemesi daha iyi bence. Hem inancli olup hem evrimi kabul edebilirsiniz dedi yani sonuc olarak ki bu su an en cok ihtiyac duyulan pozisyon.

Ateistlerin evrim konusundaki gorusleri muslumanlari cok irite ediyor, korkutuyor. Argumanlari dinlemeyip tartismalarda safsatalara basvuruyorlar.

Dini egitim ile beyin yikamanin karistirildigi ulkemizde artik ilimli muslumanlarin destegine ihtiyacimiz var. Yoksa bir kac nesil daha kaybolacak.

Aziz hocanin ikili hamlesini cok takdir ettim. :hippie:

hoatzin
02-07-2017, 14:00
Yani başlığa söyle bir baktım da durum gerçekten içler acısı. Aziz Sancar gibi Nobel Ödüllü bir bilim adamının bilim adamlığı sorgulanmış.

Buna ne denir biliyormusunuz? Sizin millete yakıştırmayı çok sevdiğiniz "Yobazlık" denir.

Aziz Sancar evrimi kabul etmese ne olur? Buluşları bir anda yalan ve fizik kanunlarına aykırı hale mi gelir? Hayır.

Ama sizinkilerin bir kısmı artık ona "Bilim Adamı" demez, kutsal evrime karşı çıktığından. bilim adamı onlara göre "Evrim Mümini"dir çünkü. Siz aslında bir "Evrim Putperesti"siniz.

Adam evrimi reddetmemiş bu arada. Sadece "Kardeşim isteyen inanır isteyen İnanmaz" demiş. Ama bu bile bizim dogmatik evrimcilere çok ağır geliyor.

Sen kim oluyorsun da evrime imanı kişisel tercihe indiriyorsun. Salavat getir!

Ben dahil bu forumdaki hiç kimse o adamın labaratuvarındaki deney tüpü olamaz, buna rağmen adama yok Tayyip'in bilim adamı yok cahil falan diyebiliyorsunuz.

Aslında sizin derdiniz ne biliyormusunuz? Siz böyle bir bilimadamının Müslüman yada Hristiyan yani teist olmasını beğenmiyorsunuz.

Siz istiyorsunuz ki sizin sevmediğiniz, sizin gibi düşünmeyen insanlar aynı zamanda cahil insan olsun. Hatta o da yetmiyor aynı zamanda kötü bir insan olsun istiyorsunuz.

Putperestliğinizin size bunu yapmasına izin vermeyin.

Dönelim evrim konusuna, bal gibide evrime inanmak yada inanmamak diye bir şey vardır. Çünkü evrim içinde bir takım olasılıksal süreçler vardır. Olasılığın olduğu her yerdede inanç vardır. Olasılığın tanımı zaten inançtır.

Ancak evrim tartışılmaz bir gerçek, bunu en koyu Katoliğide, İslamcısıda kabul ediyor artık. Tür içi değişimler, mikro evrim su götürmez bir gerçek.

Kutup ayısı ve boz ayı, yapay seçilimle oluşturulmuş yüzlerce köpek ırkı, zencisinden asyalısına insan ırkları. Bunların hepsi evrime kanıt. Ama dikkat ederseniz bunların hepsi aynı tür.

Evrim Teorisi denilince işin rengi değişiyor işte. Çünkü Evrim Teorisi mikro evrimler birleşerek makro evrimi oluşturur diyor. Problemde zaten buradan çıkıyor.

Bakın arkadaşlar siz Darwin'yen Evrimin "kesin" bir gerçek olduğunu, akademik camiada bunun doğruluğunun tartışılmadığını falan sanıyorsun değil mi?

Evet öyle sanıyorsunuz çünkü sadece Evrim Ağacı sitesini okuyorsunuz. Ki bu sitenin amacı bilimsel paylaşım yapmak değil ideoloji pompası yapmak. Size çarpıtmalarını kanıtlarıyla gösterebilirim.

Arkadaşlar malesefki akademik camiyada işler "Dawkins Harikalar Diyarında" şeklinde gitmiyor, tam tersi bu teori gün geçtikçe kan kaybediyor.

Siz sanıyormusunuz ki artık akademik camia Evrim Teorisini tümden kabul etti? Bunun geçerliliği artık tartışılmıyor?

Tam aksine, her gün bu konuda bilimsel münazaralar yapılıyor, bilimsel makaleler yoluyla tartışılıyor. Siz sanıyormusunuz ki buna Harun Yahya'dan başka karşı çıkan yok?

Expelled: No İntelligence Allowed diye bir belgesel var, ilgili yerlerde alt yazılı bulabilirsiniz.

Evrim Teorisin kabul etmeyen biyologların ve biyo-kimyacıların nasıl kovulduklarını, çalışma yapmalarının engellendiğini anlatıyor.

Son olarak demem o ki; Evrim Teorsi hala kanıtlanmış, su götürmez bir gerçek değil. Akademik camiada hala çok tartışılıyor.

Not: Evrim Teorisine inanıyorsanız dahi bunu inançsızlığına sebep olarak görmeyin. İnanan biri çıkar Allah evrimle yaratmış der olur biter.

Vefik Sami
02-07-2017, 15:29
Sn. hoatzin;

Evrim konusunda girdiğiniz tartışmayı ilgi ile tâkip ediyor ve sayenizde birşeyler öğreniyorum.
Şahsen bu mevzûda bilgili olmadığımdan, bu tip tartışmalarda taraf olmuyor, izlemekle yetiniyorum
Benim kafama takılan husus şu:

Tanah'a göre Âdemden bu tarafa 6000 küsur yıl geçmiş. Fakat; bilimsel veriler bu günki insanın atalarının 170.000 yıl önce yaşadığını söylemekte. Gerçi Kur'an Âdemle ilgili bir tarih vermez. Ama; insan neslini bu şekilde açıklamaya çabaladığımızda ister istemez çoğalmak için ensest ilişki kurduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Kıpti Râhip Zekeriya Butros; "O zaman yasa yoktu" der. Ama; bir yanlışın insana söylenmemiş olması o yanlışı meşrulaştırmaz. Ensest yanlışsa bunu yapısallıkta aramak şarttır; yasada değil.

Bu noktalarda ne düşünmektesiniz ?
Yalnız, ben uzun yazıları okuyamıyorum.
Mümkün mertebe kısa bir cevap olsun isterim.
Saygılar.

Amon yarebbi
02-07-2017, 17:59
Tanrı denilen fikrin bile evrim geçirmiş olması evrime bir kanıttır.

Tanrı denilenin dönem dönem isminde ki değişimler , tanrı dediklerinin göndermiş olduğu iddia edilen dinlerin dönem dönem oluşan değişiklikleri de evrime bir kanıttır.

Aziz sancarın kendine özel bir tanrısı olabilir bunda sıkıntı yok.

Sancarın sıkıntısı bedenindeki değişiklikten sebep oluşan bunama durumudur. Bunamakta evrime dairdir.

Benim bildigim bir çok bunak , sağlıklı yaşamının ardından , bunamaya başlayınca , kendilerini cami kapısına bırakıyorlar. Ölüm yaklaşınca oluşan bu tanrı korkusu da evrime dairdir. Halbuki gençken her halttan bir avuç almışlardı.

Buraya gelip müslüman yada öbür dinlere mensup olduğunu söyleyen muhteremlerin evrimi konuşmak yerine , kendilerine en yakın noktadaki ibadethanede tapınmaları gerekirken burada tereciye tere satma durumları gavurluğa meyilli olduklarını gösteriyor.

Aziz sancar evet bilim insanıdır. Aziz sancara milli kimlikle bakmak olmaz . Birtek bizde yok sancar hocalar , dünyada bir çok bilim insanı var. Dünyadaki bilim insanlarınıda bilmek ve konuşmak gerekir.

Sancar hoca bilim insanıdır.
Taslaman hoca efendi hazretleri değildir.

SelGom
02-07-2017, 18:24
Yani başlığa söyle bir baktım da durum gerçekten içler acısı. Aziz Sancar gibi Nobel Ödüllü bir bilim adamının bilim adamlığı sorgulanmış.

Buna ne denir biliyormusunuz? Sizin millete yakıştırmayı çok sevdiğiniz "Yobazlık" denir.

Aziz Sancar evrimi kabul etmese ne olur? Buluşları bir anda yalan ve fizik kanunlarına aykırı hale mi gelir? Hayır.

Ama sizinkilerin bir kısmı artık ona "Bilim Adamı" demez, kutsal evrime karşı çıktığından. bilim adamı onlara göre "Evrim Mümini"dir çünkü. Siz aslında bir "Evrim Putperesti"siniz.

Adam evrimi reddetmemiş bu arada. Sadece "Kardeşim isteyen inanır isteyen İnanmaz" demiş. Ama bu bile bizim dogmatik evrimcilere çok ağır geliyor.

Sen kim oluyorsun da evrime imanı kişisel tercihe indiriyorsun. Salavat getir!

Ben dahil bu forumdaki hiç kimse o adamın labaratuvarındaki deney tüpü olamaz, buna rağmen adama yok Tayyip'in bilim adamı yok cahil falan diyebiliyorsunuz.

Aslında sizin derdiniz ne biliyormusunuz? Siz böyle bir bilimadamının Müslüman yada Hristiyan yani teist olmasını beğenmiyorsunuz.

Siz istiyorsunuz ki sizin sevmediğiniz, sizin gibi düşünmeyen insanlar aynı zamanda cahil insan olsun. Hatta o da yetmiyor aynı zamanda kötü bir insan olsun istiyorsunuz.

Putperestliğinizin size bunu yapmasına izin vermeyin.

Dönelim evrim konusuna, bal gibide evrime inanmak yada inanmamak diye bir şey vardır. Çünkü evrim içinde bir takım olasılıksal süreçler vardır. Olasılığın olduğu her yerdede inanç vardır. Olasılığın tanımı zaten inançtır.

Ancak evrim tartışılmaz bir gerçek, bunu en koyu Katoliğide, İslamcısıda kabul ediyor artık. Tür içi değişimler, mikro evrim su götürmez bir gerçek.

Kutup ayısı ve boz ayı, yapay seçilimle oluşturulmuş yüzlerce köpek ırkı, zencisinden asyalısına insan ırkları. Bunların hepsi evrime kanıt. Ama dikkat ederseniz bunların hepsi aynı tür.

Evrim Teorisi denilince işin rengi değişiyor işte. Çünkü Evrim Teorisi mikro evrimler birleşerek makro evrimi oluşturur diyor. Problemde zaten buradan çıkıyor.

Bakın arkadaşlar siz Darwin'yen Evrimin "kesin" bir gerçek olduğunu, akademik camiada bunun doğruluğunun tartışılmadığını falan sanıyorsun değil mi?

Evet öyle sanıyorsunuz çünkü sadece Evrim Ağacı sitesini okuyorsunuz. Ki bu sitenin amacı bilimsel paylaşım yapmak değil ideoloji pompası yapmak. Size çarpıtmalarını kanıtlarıyla gösterebilirim.

Arkadaşlar malesefki akademik camiyada işler "Dawkins Harikalar Diyarında" şeklinde gitmiyor, tam tersi bu teori gün geçtikçe kan kaybediyor.

Siz sanıyormusunuz ki artık akademik camia Evrim Teorisini tümden kabul etti? Bunun geçerliliği artık tartışılmıyor?

Tam aksine, her gün bu konuda bilimsel münazaralar yapılıyor, bilimsel makaleler yoluyla tartışılıyor. Siz sanıyormusunuz ki buna Harun Yahya'dan başka karşı çıkan yok?

Expelled: No İntelligence Allowed diye bir belgesel var, ilgili yerlerde alt yazılı bulabilirsiniz.

Evrim Teorisin kabul etmeyen biyologların ve biyo-kimyacıların nasıl kovulduklarını, çalışma yapmalarının engellendiğini anlatıyor.

Son olarak demem o ki; Evrim Teorsi hala kanıtlanmış, su götürmez bir gerçek değil. Akademik camiada hala çok tartışılıyor.

Not: Evrim Teorisine inanıyorsanız dahi bunu inançsızlığına sebep olarak görmeyin. İnanan biri çıkar Allah evrimle yaratmış der olur biter.

Bu sitedeki arkadaşlar mikro makro diye bakmıyor, bu iki ayrımı yapmıyorlar. Direk diyorlar ki her şey değişiyor demekki canlılar da değişiyor ve evrim gerçektir deyip meseleyi kapatıyorlar. Tür, cins, familya, takım, filum, alem vs bu bazda makro evrimlere odaklanmıyorlar, bunu görmezden geliyorlar. Yani bu tip ayrımların keyfi olduğunu ve aslolanın değişim olduğunu düşünüyorlar. Türler arasına kati sınırlar koyamasak bile farkları görüyoruz en azından. Değişim varsa bunun derecesi vardır. Azı çoğu vardır ve az ve çokluk birbirine göre anlam kazanabilir. İnsan popülasyonundaki sarı saçlıların oranının azalıp artması ile insanın başka bir türe dönüşmesi farklı değişimlerdir. Nicelikleri farklıdır en azından. Birinde daha ufak değişim varken diğerinde daha büyük değişim var. Makro denilen değişim de tür üstü değişimlerdir. Yani türleşmenin üstünde cins oluşumu, familya oluşumunu gerektirir en az. Yani en azından cins ve familya oluşacak buna makro evrim denecek. Caner Taslaman tam da burdan yakalıyor evrim teorisini. Cins ve familya oluşumunu görmüyoruz, yani makro evrimi görmüyoruz o halde evrim teorisi bilimsel kriterleri karşılamaz diyor. Evrim ağacı da her şeyi doğrudan gözümüzle göremeyiz, mikro evrimler makro evrimi doğurur diye düşünüyor. Hatta bilimdeki ilkeden örnek veriyorlardı. Evrendeki yasalar geçmiş şimdi ve gelecekte aynıdır, o yüzden değişim devam ettiği için bunlar makro evrime yol açmak zorundadır tarzında bir açıklama yapıyordu.

Aslında her şeyi şimdi birden göreyim, bütün süreci göreyim de o zaman kabul edeyim yaklaşımı tabiki yanlış. Her şeyi görmemiz mümkün değil, bazı şeylerde dolaylı gözlem yapabiliyoruz veyahut sürecin ufak bir kısmına tanık oluyoruz, tamamını şimdi görmemize imkan yok. Fakat tamamını bir anda görmedik diye de gerçekleri inkar edemeyiz. Her şeyi doğrudan görmeyi bekleyerek çoğu gerçeği inkar etmiş oluruz, bu yöntem doğru değil. Dolaylı gözlemle de gerçeklere ulaşmalıyız ama ne derece ulaşabiliriz o merak konusu. Mikro ve makro evrim arasında yalnızca nicelik farkı varsa uzun zaman sonra makroya yol açacaktır diye düşünmek mantıklı. Ama arada bariyer mariyer var da geçiş olmuyorsa yani bi nitelik farkı varsa o zaman elbette farklı mekanizmalar öne sürmek lazım. Yani makro evrimi kabul etmeyenler her şeyi doğrudan görme yanlışına düşmekteler. Fakat gerçeklerin tamamını doğrudan görmeden de bilebilirizi kabul ettikten sonra evrim şu nedenden dolayı bilinemez çünkü makro ile mikronun farkı niteliksel olarak şudur diye ortaya konması lazım. Mesela türleşme gerçekleşiyor, fakat bu yeni cinslere yol açmaz çünkü DNA'da limit vardır diye gösterilirse makro evrim çöpe gider. Fakat limit yoksa mikronun makroya yol açacağını varsaymak bana mantıklı geliyor. Ama mantıklı gelse bile bu bilimsel gerçek midir bu tartışılabilir. Bu forumdaki ateist felsefeciler bu konuya yaklaşımını ortaya koyarsa seviniriz.

Ufak zamanda ufak değişimler gerçekleşebiliyor. Düşünün mesela türleşme veya tür içindeki değişimler, yeni cins ve familya oluşumundan daha kısa sürecektir. Tabi türden tür değişebilir mesela bir böcek türündeki ile insan türündeki değişebilir ama denk tür ve grupları aldığımızda önce tür içinde değişim olacak sonra tür sonra cins diye devam eder. Yani hiyerarşik bir şey. Özelden genele gidiş var. Birden familya değişmez de önce tür ve cins değişecektir. Yani böyle bir yolda ilerleniyorsa fark nicelikseldir. Yani değişim az olduğu için mi türleşme ile yetiniyor türler yoksa farklı nitelikte bir değişime uğradıkları için mi? Farklı nitelikte bir değişim yoksa uzun zaman sonra birike birike daha büyük değişimlere yol açacaktır gerçekten. Aslında burda makro evrime varmak için natüralist de bakmak gerekiyor. Yani tanrı gökten düşürdü veya tasarlayıp dünyaya gönderdi açıklamalarını ciddiye almayarak, doğadaki mekanizma ve etki-tepki ile oluşmak durumundadır diye düşündüğümüzde makro evrime çıkıyor kapı. Aslında felsefi bir tartışma var. Natüralist baktıktan sonra evrimden başka şans yok, tanrı falan dersek her şekilde yaratabilir. Ama tanrı desek bile doğanın kendi içinde işleyişi var, etki-tepki ve koşullara bağlı olarak süreçler işliyor. Tanrı ise uzay zamanı aşkın bir şey olabilir ve uzaktan yönetiyor ya da sistemi kurmuş olabilir denebilir ama doğadaki işleyiş ayrı bir şey. Yani doğada bir işleyiş var, süreç ve koşullar var. Süreci takip ettiğimizde yolu makro evrime çıkıyor aslında. Yani böyle görünüyor. Ufak değişim için daha az zaman lazım, o ufak değişimler artınca da yani zaman geçince de büyümüş olurlar. Zamanın nasıl soyutlandığı ile ilgili de bir şey. Ufak dediğimiz mikro evrimler, makroya göre daha kısa sürede gerçekleşir. 1 günde bakteri insan olmaz, veya maymun insan olmaz. Milyonlarca, milyarlarca yıl sürer. Çünkü değişim birden olursa canlının vücut dayanmaz ve ölür. Tek nesilde büyük mutasyon değişiklikleri o yüzden genelde zararlı oluyor. Bu yüzden bu tür makro değişiklikler mantıki olarak zaten uzun zamana yayılmak durumundadır. O yüzden şimdi göreyim demek bence mantıklı değil. Dolaylı gözlemlerle nereye varılabiliyor ona bakmak lazım. Bazıları şöyle bakıyor canlılar bir ailedir, karmaşık canlılar birden oluşamaz öncüllerden gelir diyorlar. Aslında mesela bir meyve çürüyor ordan bir sinek böcek çıkması yani orada oluşmasına imkansız diyorlar. Cansız maddeden canlı çıkmaz diyorlar. Aslında doğrusu şu o oluşacak canlı karmaşık olduğu için onun öncülü basit cansızlar değildir öncülü canlılardır. Cansızdan canlı basit olursa oluşabilir ama kompleks bir canlı cansızdan oluşmuyor. Mesela cansız madde biraraya gelsin ve insan çıksın olmuyor, çıkacaksa bile çok basit ve öncül organizmalar çıkar. O yüzden canlılar öncüllerinden geliyor, görece kompleks ise canlıdan geliyor, canlı veya cansız diyemeyecek kadar basit ise orada oluşabilir. O yüzden kompleks canlılar aslında kendi öncüllerinden gelir, yani insan veya başka kompleks canlı pat diye oluşmaz. Atalarından gelmek durumundadır. Ataları da kendi atalarından gele gele bunu uzun zamana yayarsanız makroya ulaşmış oluyoruz. Yani fark nicelikteyse, değişimin azlığı ve çokluğundaysa birbirinden gele gele makro evirm olmuş oluyor zaten. Çünkü uzun zamana yayılmış olan makro, kısa zamandaki mikro ise zaten uzun zaman geçince daha büyük değişimler olabileceği için doğrudan makroya ulaşılır. Yok fark niteliksel ise o zaman makroya ulaşılamaz. Ama fark niceliksel ise makro evrimi böyle bilebiliriz sanırım. Filosof arkadaşlar ne der bu konuya

Amon yarebbi
02-07-2017, 18:33
Aziz sancar evrim bir gerçek tir dedikten sonra , dinci kafaların da bu gerçeği idrak etmeleri an meselesidir

Aziz sancar tanrıya inanıyorum demekle , tanrı denilen VAR diyemiyor. Diyemezde zaten. Bu durum birilerini okşamaktan başka da bir şey değildir.

Evrim bir gerçektir diyebilen bir bilim insanı , neden tanrı bir gerçektir diyemez ? Diyemez

SelGom
02-07-2017, 18:52
Aziz sancar evrim bir gerçek tir dedikten sonra , dinci kafaların da bu gerçeği idrak etmeleri an meselesidir

Aziz sancar tanrıya inanıyorum demekle , tanrı denilen VAR diyemiyor. Diyemezde zaten. Bu durum birilerini okşamaktan başka da bir şey değildir.

Evrim bir gerçektir diyebilen bir bilim insanı , neden tanrı bir gerçektir diyemez ? Diyemez

Aziz Sancar evrime bir gerçek gözüyle baktığını sanmıyorum, inanıp inanılmayacak bir şey olarak bakıyor. Yani agnostik olarak bakıyor, tıpkı Taslaman gibi. Taslaman da agnostik olarak bakıyor, evrim gerçek olsa bile Allah'ın varlığını dışlamaz diye düşünüyor. Hoatzin'in dediği gibi insanların önce ideolojileri, felsefi görüşleri sonra da bilim geliyor. Bilimi kendi felsefi görüşlerine göre değiştirmeye çalışıyor insanlar Mesela yaratılışçılar evrim yalandır yanlıştır diyorlar (hepsi değil) , bazı ateistler de big bang'e karşı çıkıyor hoatzin'in dediği gibi. Yani önce felsefede bir anlaşmak gerekiyor gibi.

Amon yarebbi
02-07-2017, 18:59
Aziz sancar net bir NOBEL ödülü almak istiyorsa , Evrimi yanlışlayacak kesin bir kanıt ortaya koymalıdır.

Nobel ödülü almak istemezmisiniz ?

Evrimi çürütün , buyrun.

Sancar bu durumu bildigi için "Evrim bir gerçektir" diyerek çark etmiştir.

Tanrıya inanmaya devam. ☺
Bende pambık prenses ve cücelere inanıyorum.

Tumagü İskicap
02-07-2017, 21:41
Daha sonra Aziz Sancar "evrim gerçektir ve inanç meselesi değildir" dedi. Aslında Aziz Sancar ilk röportajında bunu söylemişti ama beraberinde allah inancını da söyleyince, evrimin gerçekliği hakkındaki yorum kısmı perdelenmiş anlaşılan.

SelGom
02-07-2017, 21:42
Aziz sancar net bir NOBEL ödülü almak istiyorsa , Evrimi yanlışlayacak kesin bir kanıt ortaya koymalıdır.

Nobel ödülü almak istemezmisiniz ?

Evrimi çürütün , buyrun.

Sancar bu durumu bildigi için "Evrim bir gerçektir" diyerek çark etmiştir.

Tanrıya inanmaya devam. ☺
Bende pambık prenses ve cücelere inanıyorum.

Bazı evrim karşıtlarına ''hadi evrimi çürütün de nobel alın'' dendiğinde evrim karşıtları genelde şöyle cevap veriyor ''evrim yokki neyi çürüteyim'' aynı böyle diyenler oluyor. Aslında yanlış bir varsayım var burada. Yani olmayan şeyi çürütemem diyor, halbuki evrim olsa zaten gerçek olmuş olur, gerçek ise çürütülmez, iddialar ve önermeler çürütülür. O yüzden gerçeği çürütme bağlam hatasına düşmemek gerekir. Fakat gerçek olduğu sanılan bir şey çürütülebilir. Mesela ''evrim gerçektir'' veyahut ''makro evrim mikro evrim kadar gerçektir'' önermelerini çürütmeye çalışabilirler. Ama bu noktada benzer bir yaklaşım geliştirilmiş. Tıpkı tanrının yokluğu meselesi gibi yapılamaz diyorlar. Yani bu önermeler kanıt sunmuyor ki neye karşı çıkayım veya neyi çürüteyim deniyor. Bunu şöyle düşünebiliriz mesela ''cinler gerçektir'' demiş olalım. Hadi bu önermeyi çürütün diyelim. Kimse çürütemez. O yüzden bu önerme önce argüman ve ispat sunacak ki ondan sonra karşı argümanlar sunulacak ve öyle çürütme girişimleri yapılacak. Fakat evrim gerçektir önermesi ve evrim teorisinin sunduğu kanıtlar değersiz ve yetersiz olarak görüldüğü için ortada çürütülecek bir şey yok diye düşünülmekte. Meseleyi anlatabilmişimdir umarım.

Ayrıca akademik kariyerin arkasına saklanma, akademik dergi ve yayınların ve hatta nobel ödülü gibi otoritesel şeylerin arkasına sığınma ve bunları işaret etme durumu var. Evrimci hoca ve evrimci arkadaşlar bunu çok sık yapıyor. Madem yaratılış veyahut akıllı tasarım gerçek, o zaman hakemli ciddi bir bilimsel dergide yayınlatın da kabul edelim diyorlar. Fakat ciddi ve hakemli dergi olarak görülen dergiler evrimi savunan dergiler oluyor genelde. Yani Nature, Science gibi dergiler oluyor. Bu dergiler zaten evrimin gerçekliğini savunan dergilerdir. O yüzden herkes kendi tarafındaki bilim adamlarına görüşlerini sunuyor, kendi tarafında kabul görüyor. Evrimci çevrelerde evrim gerçektir ve evrim teorisi doğrudur, yaratılışçı çevrelerde de yaratılış gerçektir ve yaratılış teorisi doğrudur. Yani herkes kendi tarafından kendi görüşünü doğru olarak görmekte ve karşıdakinin bilimsel olmadığını söylemekte. Böyle kısır bir döngü var. Yani nobel şu bu gibi şeyler hangi tarafın elindeyse o görüşü savunanlara verecektir heralde.

Aziz Sancar'ın ''evrim gerçektir'' dediğini görmedim. Siz nerde gördünüz veya nerde duydunuz? Zahmet olmazsa link asın da bakalım ne demiş kendisi. İsteyen inanır isteyen inanmaz diyor Aziz Sancar. ''Gerçektir'' ifadesini kullandığı hakkında bir veri yok.

Tanrıyı bu tür meselelere katıp katmamak hakkında ihtilaf var, tartışmalar var. Evrime karşı görüş olarak yaratılış ve akıllı tasarım sunuluyor, başka karşı bir görüş yok. Alternatif bu. O yüzden tanrıyı illa meseleye katmak durumunda kalıyorlar. ''Doğayı yine doğa içinde kalarak, doğal koşul ve süreçlerle açıklamak gerekir'' ifadesini kabul etmez yaratılışçılar. Veyahut tanrının yaratmasını doğal olarak görürler. Ama doğa üstüne gidiş var, uzay zamanı aşkın ve evrende bulunmayan tanrı ile açıklıyorlar. Bazıları tanrı enerjidir veya evrenin kendisidir veya evren tanrının vücudur diyor ama yaygın görüş ise tanrı uzay zamanı aşkın bir varlıktır görüşüdür. Biyolojik bir meseleyi açıklarken buralara gitmeye gerek var mı? Uzay zamanı aşkın bir varlığın etki-tepki ilişkisiyle evrene müdahalesine girip hepsini tasarlamasına gerek var mıdır yoksa doğa ve doğal ilişkilerle mi açıklamak lazımdır sizce?

Vefik Sami
02-07-2017, 22:39
Sancarın sıkıntısı bedenindeki değişiklikten sebep oluşan bunama durumudur. Bunamakta evrime dairdir.

Benim bildigim bir çok bunak , sağlıklı yaşamının ardından , bunamaya başlayınca , kendilerini cami kapısına bırakıyorlar. Ölüm yaklaşınca oluşan bu tanrı korkusu da evrime dairdir. Halbuki gençken her halttan bir avuç almışlardı.

Nobel ödülü sahibi bir bilim adamına sırf "Tanrı'ya inanıyorum" dediği için böyle hakâretler savurmak, pek akıl kârı görünmüyor. Ama; sen evrimin gerçekliğini bilecek düzeyde zeka ve birikime sahip olduğuna göre, bu kem sözlerin bir "Hikmet"i olsa gerek.

Buraya gelip müslüman yada öbür dinlere mensup olduğunu söyleyen muhteremlerin evrimi konuşmak yerine , kendilerine en yakın noktadaki ibadethanede tapınmaları gerekirken burada tereciye tere satma durumları gavurluğa meyilli olduklarını gösteriyor.

İnançlı insanların forumda yazmaları seni neden bu kadar rahatsız ediyor ?
Bu hınç ve öfkenin kaynağı nedir ?
Ben şahsen kimse ile didişmem, sinkaf etmem.
Yazdıklarımızdan rahatsız oluyorsan, okumazsın; olur-biter.

Amon yarebbi
02-07-2017, 22:58
Alınganlıkta evrim ile açıklanabilir.

Bunamak evrimin bir kanıtıdır. Bende bunayacağım. Nobel ödülü almak bunamaya engel değildir.

Üzülmekte evrime dairdir. Sizi üzdüğüm için üzgünüm vefik sami.

Evrimden kaçış yok.

Vefik Sami
02-07-2017, 23:11
Ne alınganlık gösterdim, ne de üzüldüm.
Evet; yaşlı bir kimseyim.
Ama; henüz bunamadım.
Bunayacak kadar yaşar mıyım; yaradan bilir.

Düşünce ufkumu açan, canlandıran; genelde "aykırı" denebilecek fikirlerdir. Doğru olduğunu düşündüğüm mevzûlar beni pek meşgûl etmez. Ama; 'aykırı' fikirler ve sorular, araştırmak isteyen insanın zihnini kemiren "kurt"tur. Bir biçimde cevaba ulaşılamazsa sâhibini rahat bırakmazlar.

Bu forumda yazma nedenimi daha önce ifâde etmiştim.
Ne İslâmi siteler, ne de Hristiyan forum beni üye olarak kabul ediyor.
Kimliğimi anlayınca hemen şutluyorlar.
Diğer neden de benimle aynı düşünce ekseninde olmayan kişilerle fikir teatisinde bulunmak, tartışmak ufkumu açıyor.

hoatzin
03-07-2017, 18:23
Sn. hoatzin;

Evrim konusunda girdiğiniz tartışmayı ilgi ile tâkip ediyor ve sayenizde birşeyler öğreniyorum.
Şahsen bu mevzûda bilgili olmadığımdan, bu tip tartışmalarda taraf olmuyor, izlemekle yetiniyorum
Benim kafama takılan husus şu:

Tanah'a göre Âdemden bu tarafa 6000 küsur yıl geçmiş. Fakat; bilimsel veriler bu günki insanın atalarının 170.000 yıl önce yaşadığını söylemekte. Gerçi Kur'an Âdemle ilgili bir tarih vermez. Ama; insan neslini bu şekilde açıklamaya çabaladığımızda ister istemez çoğalmak için ensest ilişki kurduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Kıpti Râhip Zekeriya Butros; "O zaman yasa yoktu" der. Ama; bir yanlışın insana söylenmemiş olması o yanlışı meşrulaştırmaz. Ensest yanlışsa bunu yapısallıkta aramak şarttır; yasada değil.

Bu noktalarda ne düşünmektesiniz ?
Yalnız, ben uzun yazıları okuyamıyorum.
Mümkün mertebe kısa bir cevap olsun isterim.
Saygılar.

Vefik bey;

Hristiyanlık ve Yahudilik teolojisi konusuna tam hakim değilim ama eğer Hz. Adem'den bu yana 6000 yıl geçti deniliyorsa o noktada sıkıntı olduğu mutlak. Sanırım sıkıntı şuradan çıkıyor;

Hangi bölümde hatırlamıyorum ama "Rabbin 1 günü 1000 yıl gibidir" diyor. Burada gibidir ifadesi önemli bence gün uzunluğundan değil zamanın izafiliğinden bahsediliyor.

Birde dünyanın 6 günde yaratılmış olması var ancak bu gün de devir, çağ anlamı olabilir. Ben kutsal kitapta geçen gün ve yıl kelimelerinin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Zira bir çok Hristiyan teologta öyle düşünüyor diye biliyorum. Dediğim gibi teolojiniz konusuna pek hakim değilim ne desem yalan olur ama bizim bildiğimiz anlamda 6000 yıl diyorsa o noktada sıkıntı vardır.

Ensest konusuna dönecek olursak bunu yapısallıkla açıklayamayız. Zira Evrim'e göre insanın nihai amacı ahlaklı olmak değil, hayatta kalmak ve soyunu devam ettirebilmektir. Birbirine yakın gen nedeniyle yapısal olarak ensesti kabul etmeyecek olursak üreme kısıtlılığı olduğunda bu bize evrimsel sıkıntı olarak sıkıntı yaşatır. Çünkü nihai amacımızı değiştirip soyu devam ettirmek değil ahlak yapmış oluruz.

Dinler olmadan zaten ahlak temellendirilmesi yapılamaz. Zira dinin olmadığı bir yerde ensest ilişkinin tek engeli; birbirine yakın gen kombinasyonunun kalıtsal hastalık riskidir. Ama günümüz koşullarında genetik bilimiyle bu engellenebilir o zaman günümüzde ensest ilişkiyi kabul etmeliyiz. Tabiki böyle bir şey söz konusu değildir.

Bir şeyi iyi yada kötü nitelendirmek için dinlere ihtiyacımız vardır. İnandığımız dinin tanrısıda önceden izin verdiği birşeyi sonradan yasaklayabilir. Bu onun ilahiliğinden hiçbirşey eksiltmez. Rahip Butros çok doğru şöylemiş.

Ayrıca Evrim sebebiyle inancınızdan şüphe etmek için ortada hiçbir sebep yok. Zira dediğim gibi Evrim Teorisi bir kesinlik değil ve akademik camiyada hala çok tartışılıyor.

Sn. Selgom uzun bir yazı yazmışşınız ben sadece itiraz etmek istediğim yerleri alıntılayarak cevap vereceğim;

Evrim ağacı da her şeyi doğrudan gözümüzle göremeyiz, mikro evrimler makro evrimi doğurur diye düşünüyor. Hatta bilimdeki ilkeden örnek veriyorlardı. Evrendeki yasalar geçmiş şimdi ve gelecekte aynıdır, o yüzden değişim devam ettiği için bunlar makro evrime yol açmak zorundadır tarzında bir açıklama yapıyordu.

Tabikide doğrudan gözlemleeiz mümkün değil. Ancak şuan için mikro evrimlerin makro evrime yol açacağını idda etmek için yeterli bilgi yok.

Yapılan 1000 parçalık bir puzzle'ın 3-4 parçasına sahip olup tüm resmi tahmin etmeye çalışmak.

Zaten bu yüzden evrime örnek gösterin diyince sadece mikro gösterip geri kalanında senerya çiziyorlar. Hoş aslında gösterdiklerinin çoğu mikro evrime bile örnek değil.

Aslında burda makro evrime varmak için natüralist de bakmak gerekiyor. Yani tanrı gökten düşürdü veya tasarlayıp dünyaya gönderdi açıklamalarını ciddiye almayarak, doğadaki mekanizma ve etki-tepki ile oluşmak durumundadır diye düşündüğümüzde makro evrime çıkıyor kapı.

İşte o zamanda otomatik olarak "Akıllı Tasarım" fikri doğuyor. Çünkü Evrim Teorisinin bugün ancak mucize ile adlandırıla bilecek sıkıntıları var. Ancak evrime iman edenler kabul etmiyor bunu.

Mesela Michael Behe "İndirgenemez Kompleks Karaşıklık"tan bahseder. Mesela gözün evrimi gibi. (Sakın kimse ilk olarak ışığa duyarlı hücre oluştu savını ortaya sürmesin çok kötü bozarım)

Evrimci tayfa bu karmaşıklığın neden geçersiz olduğunu bir takım açıklamalarla aştıklarını öne sürdüler ancak Behe kitabının 10. Yıl özel baskısında açıklamaların neden geçersiz olduğunu delilleriyle gösterdi ve argümanlarını genişletti.

Yani doğada bir işleyiş var, süreç ve koşullar var. Süreci takip ettiğimizde yolu makro evrime çıkıyor aslında.

Neye dayanarak? Süreç neden makro evrime çıkıyor? Sürecin makro evrime çıktığını göstermek için makro evrime delil niteliği taşıyan bir şey göstermelisiniz.

Cansız maddeden canlı çıkmaz diyorlar. Aslında doğrusu şu o oluşacak canlı karmaşık olduğu için onun öncülü basit cansızlar değildir öncülü canlılardır. Cansızdan canlı basit olursa oluşabilir ama kompleks bir canlı cansızdan oluşmuyor.

Cansız maddelerden bırakın en ufak bir canlı çıkmasını, canlılığın temel yapı taşı olan amino asitlerden en basiti olan glisin bile ortaya çıkamıyor. (Miller-Urey Deneyi demesin kimse yine çok kötü bozarım)

Zira ünlü evrimci Richard Dawkins bile bir röpörtajında Akıllı Tasarıma göz kıpmak zorunda kalmıştır. Ancak tasarımcı beğenmez.

Yukarıda bahsettiğim belgeselin son sahnesinde bu var.

Fakat evrim gerçektir önermesi ve evrim teorisinin sunduğu kanıtlar değersiz ve yetersiz olarak görüldüğü için ortada çürütülecek bir şey yok diye düşünülmekte. Meseleyi anlatabilmişimdir umarım.

Değersiz ve yetersiz olarak görüldüğü için değil. Söyle örnek vereyim;

Bugün Evrimciler hayatın suda başladığına delil olarak canlı embriyolarındaki solungaç yarıklarını gösteriyorlar. Bilindiği üzere bu solungaç bir solunum organıdır.

Ancak embriyo gelişirken bu solungaç yarıkları ne hikmetse aort damar kıvrımını oluşturuyor. Yani solunum sitemine değil tamamen farklı bir sistem olan dolaşım sistemine katılıyor.

Yine insan vücudundaki körelmiş organlar örnek veriliyor, ama başlangıçta yüzleribulan körelmiş organlar günğmüzde sadece 20 yaş dişine kadar düştü.

Jonthan Wells adlı moneküler biyolog 2 ay önce Evrim Teorisinin neden gerçek olamıyacağını anlatan "Zombie Science" adlı kitabını çıkardı. Kitap 2 aydır en çok satanlar listesinde. Maalesef ki Türkçe baskısı yok.

Kitaba 2 aydır en ufak bir Evrimci itiraz dahi yok.

Ayrıca akademik kariyerin arkasına saklanma, akademik dergi ve yayınların ve hatta nobel ödülü gibi otoritesel şeylerin arkasına sığınma ve bunları işaret etme durumu var. Evrimci hoca ve evrimci arkadaşlar bunu çok sık yapıyor. Madem yaratılış veyahut akıllı tasarım gerçek, o zaman hakemli ciddi bir bilimsel dergide yayınlatın da kabul edelim diyorlar. Fakat ciddi ve hakemli dergi olarak görülen dergiler evrimi savunan dergiler oluyor genelde. Yani Nature, Science gibi dergiler oluyor. Bu dergiler zaten evrimin gerçekliğini savunan dergilerdir. O yüzden herkes kendi tarafındaki bilim adamlarına görüşlerini sunuyor, kendi tarafında kabul görüyor. Evrimci çevrelerde evrim gerçektir ve evrim teorisi doğrudur, yaratılışçı çevrelerde de yaratılış gerçektir ve yaratılış teorisi doğrudur. Yani herkes kendi tarafından kendi görüşünü doğru olarak görmekte ve karşıdakinin bilimsel olmadığını söylemekte. Böyle kısır bir döngü var. Yani nobel şu bu gibi şeyler hangi tarafın elindeyse o görüşü savunanlara verecektir heralde.

Tespit müthiş.

Zira bırakın hakemli dergilerde yayın iznini işlerinden kovuluyorlar. Yukarıda bahsetmiş olduğum belgesel izlenirse durum dahada iyi anlaşılır.

Evrim Teorisini kabul etmeyen kişilerin kendi görüşünü destekleyecek çalışma yapmalarına bile izin verilmiyor.

Aziz sancar net bir NOBEL ödülü almak istiyorsa , Evrimi yanlışlayacak kesin bir kanıt ortaya koymalıdır.

Nobel ödülü almak istemezmisiniz ?

Evrimi çürütün , buyrun.

Sancar bu durumu bildigi için "Evrim bir gerçektir" diyerek çark etmiştir.

Tanrıya inanmaya devam. ☺
Bende pambık prenses ve cücelere inanıyorum.

Postalabd sana ne desem bileiyorum. Aziz Sancar gerçek bir Nobel ödülü istiyorsaymış.

http://www.ntv.com.tr/teknoloji/aziz-sancar-nobel-kimya-odulunu-aldi,F10C10YMBEaCIMqnra3I2w

Adam aldı aslanım zaten en gerçeğinden bir adet Nobel ödülü. Sen burda yok o çark etti falan derken adam Türkiyeye gurur yaşatıyor.

Pamuk prensese inanmaya devam et belki uslu bir çocuk olursan şirinleride görürsün.

Tanrı denilen fikrin bile evrim geçirmiş olması evrime bir kanıttır.

Tanrı denilenin dönem dönem isminde ki değişimler , tanrı dediklerinin göndermiş olduğu iddia edilen dinlerin dönem dönem oluşan değişiklikleri de evrime bir kanıttır.

Aziz sancarın kendine özel bir tanrısı olabilir bunda sıkıntı yok.

Sancarın sıkıntısı bedenindeki değişiklikten sebep oluşan bunama durumudur. Bunamakta evrime dairdir.

Benim bildigim bir çok bunak , sağlıklı yaşamının ardından , bunamaya başlayınca , kendilerini cami kapısına bırakıyorlar. Ölüm yaklaşınca oluşan bu tanrı korkusu da evrime dairdir. Halbuki gençken her halttan bir avuç almışlardı.

Buraya gelip müslüman yada öbür dinlere mensup olduğunu söyleyen muhteremlerin evrimi konuşmak yerine , kendilerine en yakın noktadaki ibadethanede tapınmaları gerekirken burada tereciye tere satma durumları gavurluğa meyilli olduklarını gösteriyor.

Aziz sancar evet bilim insanıdır. Aziz sancara milli kimlikle bakmak olmaz . Birtek bizde yok sancar hocalar , dünyada bir çok bilim insanı var. Dünyadaki bilim insanlarınıda bilmek ve konuşmak gerekir.

Sancar hoca bilim insanıdır.
Taslaman hoca efendi hazretleri değildir.

Bir kişide çıkıp dine laf atmadan anlatamıyor şu teoriyi. Güzel kardeşim hele bi işin içine din, tanrı falan katmadan anlat bakayım şu teoriyi neymiş ne değilmiş.

Bana bilim kapsamında cevap ver, başka bir şey istemiyorum.

bakkalmahmud
03-07-2017, 19:18
Nüfüsun cogunligunun motoru saniyede en fazla 500 devir yaparken,motoru saniyede 10 000 devir yapan aziz babanin motorunu saniyede 500 devire düsürmesini iki türlü anlarim,ya motor cin maliydi devir gercekden düsdü ,yada birileri aziz babanin kulagina birseyler fisildadi.Buna türkcede,bayram deyil seyran deyil enistem beni niye öpdü derler.

hoatzin
03-07-2017, 19:42
Nüfüsun cogunligunun motoru saniyede en fazla 500 devir yaparken,motoru saniyede 10 000 devir yapan aziz babanin motorunu saniyede 500 devire düsürmesini iki türlü anlarim,ya motor cin maliydi devir gercekden düsdü ,yada birileri aziz babanin kulagina birseyler fisildadi.Buna türkcede,bayram deyil seyran deyil enistem beni niye öpdü derler.

Hala adama atıp tutuluyor. Sen o adamın labaratuvarındaki deney tüpü olamassın anladın mı aslanım?

http://www.turkjbiochem.com/2007/104-111.pdf

Adam DNA onarımının haritasını çizdi. O adamın bilim adamlığını sorgulamak için 40 fırın ekmek yemen lazım aslanım. Hatta o bile yetmez ya neyse.

Daha iki gün önce ben küçücük çocuğum diyordun, git okulunu bitir temel biyoloji öğren önce anladın mı?

Amon yarebbi
03-07-2017, 19:43
"Rabbin 1 günü 1000 yıl gibidir"

Benim için GÜN , bulunduğum dünyanın bir turuna verdiğim isim.
Başka gezegenler içinde tur daha düşük veya yüksek olarak bizim uydurduğumuz zaman kavramı ile açıklanıyor.


Allah dedikleri neyin üstün de TUR atıyor

Biz insanlar güneşe bakarak attığımız tura bir isim verdik.

Allah dedikleri neye bakarak attığı tura isim vermiş?

Tanrı dedikleri kendini zamana dair edip , ezeli ve ebedi kavramları da sahiplenince , gülmek en doğrusu oluyor.

Zaman diye bir şey yok . Harekete dair olduğunu spartaküs onlarca kez yazdı. Zaman denilen kavram geriye doğruda çalışmaz. Bu konuda belirtildi.

*************

Bilimin Evrim dedigi ismi , dincilerin siyasi bir kavram gibi görüp , sulandırmaları rahatsızlık veriyor. Evrim bilimdir ve her canlı ve cansızın harekete dair sürecteki DEĞİŞİMİDİR.

Anladığım kadarı ile dinciler EVRİM kelimesine siyasi baktıkları için rahatsız oluyorlar.

Tamam Evrim demeyelim. Değişim süreci diyelim. Çevrenizde ve kendi bedeninizde ki değişimleri görüp inat olsun diye mi DEĞİŞİM gerçek değil diyorsunuz ? Çevrenize bir bakın ! Değişim hareket ile birlikte sürekli oluyor.

Canlılar için Evrimin açıklaması olan durumları sürekli biz maymından gelmedik gardâş muhabbeti ile konuşup duruyorsunuz ki ? Bu bir teoridir . Değişimi açıklamak üzere ortaya atılmış bir fikir. Fikir olmaktan da öte gitmiş ve canlılara ait fosil kalıntıları ile de açıklanıyor.

Şuna dikkat edin !

Evrim bir gerçektir . Yanlışlanamaz ve çürütülemez.
Evrim teorisi ise canlılar tarafına bakarsak , evet bir değişim var . Bu değişime dair bulgularda var. Bunları çürütmeye dahi olanak bulamayan siz dinciler. Değişim sürecini mi ( evrim) yok sayıyorsunuz .

Bu konuyu dar dini siyasi kafanızla konuşmayı bırakın artık.

Dinler bir gerçektir ve değişime uğramış gerçeklerdir.

Tanrı !?!? O ne ? Safsata dır. Gerçekliği ve değişim süreci de yoktur. Değişime uğrayan tek durumu ise İSMİNİN sürekli değişimidir.

hoatzin
03-07-2017, 20:01
Benim için GÜN , bulunduğum dünyanın bir turuna verdiğim isim.
Başka gezegenler içinde tur daha düşük veya yüksek olarak bizim uydurduğumuz zaman kavramı ile açıklanıyor.


Allah dedikleri neyin üstün de TUR atıyor

Biz insanlar güneşe bakarak attığımız tura bir isim verdik.

Allah dedikleri neye bakarak attığı tura isim vermiş?

Tanrı dedikleri kendini zamana dair edip , ezeli ve ebedi kavramları da sahiplenince , gülmek en doğrusu oluyor.

Zaman diye bir şey yok . Harekete dair olduğunu spartaküs onlarca kez yazdı. Zaman denilen kavram geriye doğruda çalışmaz. Bu konuda belirtildi.

*************

Bilimin Evrim dedigi ismi , dincilerin siyasi bir kavram gibi görüp , sulandırmaları rahatsızlık veriyor. Evrim bilimdir ve her canlı ve cansızın harekete dair sürecteki DEĞİŞİMİDİR.

Anladığım kadarı ile dinciler EVRİM kelimesine siyasi baktıkları için rahatsız oluyorlar.

Tamam Evrim demeyelim. Değişim süreci diyelim. Çevrenizde ve kendi bedeninizde ki değişimleri görüp inat olsun diye mi DEĞİŞİM gerçek değil diyorsunuz ? Çevrenize bir bakın ! Değişim hareket ile birlikte sürekli oluyor.

Canlılar için Evrimin açıklaması olan durumları sürekli biz maymından gelmedik gardâş muhabbeti ile konuşup duruyorsunuz ki ? Bu bir teoridir . Değişimi açıklamak üzere ortaya atılmış bir fikir. Fikir olmaktan da öte gitmiş ve canlılara ait fosil kalıntıları ile de açıklanıyor.

Şuna dikkat edin !

Evrim bir gerçektir . Yanlışlanamaz ve çürütülemez.
Evrim teorisi ise canlılar tarafına bakarsak , evet bir değişim var . Bu değişime dair bulgularda var. Bunları çürütmeye dahi olanak bulamayan siz dinciler. Değişim sürecini mi ( evrim) yok sayıyorsunuz .

Bu konuyu dar dini siyasi kafanızla konuşmayı bırakın artık.

Dinler bir gerçektir ve değişime uğramış gerçeklerdir.

Tanrı !?!? O ne ? Safsata dır. Gerçekliği ve değişim süreci de yoktur. Değişime uğrayan tek durumu ise İSMİNİN sürekli değişimidir.


Kardeşim senin algılama problemin mi var. Hayır yani okudukların süzgeçten geçip beynine ulaşmıyor mu?

Dinlere saldırmayı bırak kardeşim şu mümini olduğun evrimi işin içine dinleri katmadan anlat bakalım göster neymiş ne değilmiş.

Anlat bakalım ne biliyorsun taptığın evrim hakkında. Evrim Teorisi fosillerce desteleniyormuş.

Sana sunayım mı fosillerin neden delil olamıyacağına dair bilimsel bir makale? Okurmusun?

Amon yarebbi
03-07-2017, 20:09
Allahın neyin üzerinde TUR attığina dair bir cevap gelmedi.
Oysaki allah birşeyin üzerinde TUR attığı için " benim buralarda 1 gün demiş"

Kuranda oturduğu tahttan bahsetmiş de , tahtının neye göre tur attığını açıklamamış.i

SelGom
03-07-2017, 20:27
Sevgili hoatzin

Bazıları evrimi mikro ve makro olarak bile ayıramayacağımızı düşünür. Evrim evrimdir derler, azı çoğu olmaz ve bu keyfi ayrımdır derler. Bence mikro ve makro diye ayrılabilir ama ayırırken dikkatli olmamız lazım, tanımını iyi yapmamız lazım. Evrimin nasıl tanımlandığını biliyorsunuzdur, bir popülasyondaki gen veyahut özelliklerin dağılımının değişmesi, frekansının değişmesi olarak tanımlanıyor. Yani popülasyondaki sarı saçlıların oranı değişse, artsa veya azalsa(ama gerçek sarı saç) bu evrim olur, dağılımı ve görülme sıklığı değişmiş oluyor. Diğer özelliklere oranla artmış veya azalmış oluyor. Ama bir de türleşme diye bir şey var. Kendi grubu içerisinde üreyen türler var, bazı istisnalar da var tür olmayanlar da üreyebiliyor ama genelde üreyebilenlere tür diyoruz. Farklı tür olup da üreyebilenler genelde yakın tür oluyor ve at ile eşek güzel örnek. İşte popülasyon içinde üreyebilirken, zamanla evrilerek üreyememeye başlıyorlar yani evrim geçiriyorlar, değişiyorlar. Burda kilit nokta türleşmedir, her şeyin temelidir. Eğer türleşme olmasa makro evrime belki gidemezdik çünkü türleşmede en azından yeni bilgi falan gerekiyor. Farklı türe geçmeden, aynı genetik bilgi ile sadece farklı yavrular gelirdi yani DNA rastgele karışırdı ama yeni bilgi eklenmediği için türleşmeye ve devamındaki değişimlere yol açamazdı. Burda dediğim gibi kilit nokta türleşmedir. Fakat yeni bilgi eklenip türleşiyor canlılar, türleşme örnekleri mevcut. Hatta bakterilere yeni bilgi de ekleniyor, meşhur Lenski deneyinde. Cins, familya, takım gibi sınıfların temelini tür oluşturur. Çünkü bunu keyfi olarak değil de objektif olarak ayırmak istiyorsak elimizde üreyip üreyemem ölçütü var. Yani nitelik olarak bu ölçüt var elimizde, diğer ölçütler ise nicelikseldir. Farklı tür de üreyemez, farklı cins de üreyemez örneğin ama fark niceliksel. Yani aralarındaki fark fazla, orana vurduğumuzda fark fazladır. Mesela bir çekik gözlü ile bir avrupalı insanı kıyaslayın ve bir de bunları şempanze ile kıyaslayın. Şempanzedeki fark yalnızca niceliksel olarak fazla değil, birlikte üreyemedikleri için niteliksel olarak da fazladır. Fakat bu türleşme denilen şey gerçekleşiyor, niteliksel değişim yaşanıyor. Yani mikro tür içindeki değişim bunun makroya taşınması için tür de değişiyor. Diğer ayrımlar, diğer gruplar zaten temelinde tür vardır. Üreme engelini de aşıp türleşiyorlar, geriye niceliksel olarak değişimin artması geliyor. Yani cins, familya vs devam edip gitmesi için üreme engeli yok artık çünkü türleşip bu niteliksel engeli aşıyorlar geriye niceliksel bir şey kalıyor. Yani niceliksel olarak değişim arttıkça bunu cins, familya vs diye sınıflandırmış olacağız. Yani değişim devam edip sürdükçe canlılarda birikecek, artık daha farklı biyolojik sınıflar ile gruplandıracaklar. Mesela türleştiler canlılar, ama hala aynı cinsler. Değişim arttıkça farklı cins, farklı familya, farkılı takım diye devam edecek. Aradaki farklı nicelikselse ve değişim devam ettikçe kaçınılmaz olarak bu gruplar oluşacak, bu gruplar bizim sınıflandırmamız ama temeli de değişimin azlığı ve çokluğuna yani niceliğe dayanıyordu. Değişi arttıkça zaten bu makro denilen yaşanmış olacak hocam. Fakat eğer tür içindeki değişim ve türleşmenin arasındaki fark gibi yani üreme gibi bir niteliksel fark gibi eğer DNA'da limit var ise o zaman makroya taşınmaz, ama sadece değişimin azlığı ve çokluğu farklı varsa zaten kısa zamandaki az değişim, zamanla artacak ve makro gerçekleşecek.

Yani şöyle diyeyim. İnsan ırklarını birbiriyle kıyas etmek ve şempanze ile kıyas etmek demiştim. Mesela yıldıztozu demiştiki bir çekik gözlü ile diğer insan kıyaslanması ve şempanze ile kıyaslanmasındaki farklar keyfidir demişti. Yani bir avrupalı ile çekik gözlü arasında ne kadar fark varsa bir şempanze ile de avrupalı arasındaki fark aynıdır, sadece keyfi kriterlere bağlı olarak tür diye ayırıyoruz gibisinden bir şey demişti. Ben böyle demiyorum, arada niteliksel bir fark var. Sadece farkların azlığı çokluğu değil dikkat ederseniz. Diyelim orana vurdunuz ve 2 ırk arasında şu kadar fark var ama şempanze ile de o insan arasında daha fazla fark var dediniz. İş sadece az fark ve daha fazla fark değil. O 2 insan ırkı birbiriyle üreyip verimli döl verebilirken şempanze ile üreyemez. Yani bir üreme bariyeri var, farklı tür olma durumu var. Türü böyle ayırt etmek objektiftir, o yüzden mikro makro ayrımı bu şekilde yapılmalıdır, keyfi şekilde yapılmamalıdır. Fakat cins, familya, takım gibi ayrımlarda üreme engelinden başka bir engel yok. Sadece yeni bilgi eklenecek, farklı tür olacaklar ve zamanla evrim daha da artacak yani niceliksel olarak değişim ve farklar artınca farklı olarak sınıflandıracaksın. Yani türleşme olduktan sonra değişimin azlığı çokluğuna kalıyor olay. İşte değişim devam ettikçe zaten farklar artacak ve cins, familya vs diye sınıflandıracaksın. Yani değişim devam ettikçe mantıken artacak ve bu makro denilen sınıflara ayrılacak. Bunu ispat için yeterli bilgi yok diyorsunuz ama yeterli bilgi diye istenen şey video ile çekmek gibi görmek isteniyor. Bu olmaz, eldeki verileri akıl yürütme ile yürütmek lazım. Diyorumya eğer DNA'da limit varsa ve türleşme olduktan sonra bu farklı cins ve familya gibi gruplara çeşitli sebeplerden ötürü ayrılamayacaksa o zaman makro varsayım olarak kalmış oluyor. Ama fark nicelikse yani değişimin azlığı ve çokluğu varsa zaten türleşmeden sonra değişim zaman içinde arttıkça makro olmuş olacak. Çünkü mikro daha kısa zamanda gerçekleşiyor, makro ise daha uzun zaman gerektiriyor. Zaman içinde değişimler biriktikçe zaten bu makro olmuş olur, çünkü türleşmedeki niteliksel bariyer de aşılıyor türleşme ile. Yani böyle devam ettirdiğimizde makroya ulaşılabilir diyorum. Ama kesinliği ne seviyededir net bir şey söyleyemiyorum, forumdaki filozof arkadaşlar da görüş paylaşsınlar bir zahmet de aydınlanalım hep beraber.

Hocam hayatın suda başlaması veyahut başka yerde başlaması bence önemli değil. Önemli olan başlamasıdır. Sonuçta başlamış. Sonuçta canlılar var, bir şekilde başlayacak. İşte bazı biyologlar bunun tamamen doğal süreçlerle olması gerektiğini savunuyor, yani kimyasallar çeşitli ilişkiler kurarak organizasyon meydana getirecekler ve buna canlı denecek diye düşünüyorlar. Dawkins de kendini kopyalayabilen molekül gerekli demişti. Forumdaki spartacus da bunun etki tepki ilişkisiyle olması gerektiğini söylüyor. Etki tepki ilişkisinde bazı kimyasallar direnç gösteriyor bazıları gösteremiyor, bazıları da bunu yorumlama yetisi kazanıyor. Yani o çorba içerisinde, o olasılık havuzu içerisinde bazıları organize olabilirken bazıları olamıyor. O olanlara da canlı deriz gibisinden düşünüyordu. Bahsettiğiniz deneylerde ise amino asit elde edildiğini söylemişti Çağatay hoca. Ergi hoca da canlıya çok benzer yapılı şeylerin ortaya çıktığını söylemişti. Evrim ağacı da protein elde edildiğini söylüyor, sordum birsürü link de verdi evrim ağacı. Deneylerin linki var ingilizce makaleler var. Fakat Türkçe makale elbetteki yok. O kimyasallar veya parçaların kendiliğinden bir araya gelemeyeceği için akıllı tasarımcı biraraya getirip birleştirsin diye düşünüyorlar. Hatta Dawkins de evet bir tasarımcıdan bahsetmişti izledim o videoyu. Fakat Dawkins tasarımcı olarak tanrıdan bahsetmiyor, evreni aşkın bir varlıktan bahsetmiyor. İnsandan çok daha ileri ve gelişmiş olan bir organizmadan bahsediyor, yani evrimle oluşup çok zeki ve akıllı olmuş bir organizmadan bahsediyor. O zeki organizma da dünya gezegenindeki yaşamın tohumlarını atmış olabilr diyor. Ama işte o zeki organizma öncesi sonrası olmayan ezeli ebedi bir varlık değil, o da darwinci evrimle oluşmuş olmalı Dawkins'e göre. Yani yine evren ve doğa içerisinde kalarak açıklamaya çalışıyor. Biyolojik organizmaların oluşumu ve evriminden bahsederken öncesi sonrası olmayan ve Big bang'in sebebi olduğu öne sürülen bir tanrıya gitmeye gerek var mı? Yani farklı konular değil mi? Yani taa ilk nedene gitmeye gerek var mı? İlk neden ne olursa olsun doğada bir işleyiş var değil mi. İşte doğayı kendi içinde açıklamak sizce gereksiz ve yanlış mı? Evreni aşkın bir varlıkla mı doğal işleyişi açıklamak gerekir?

Hocam indirgenemez kompleks hoş bir iddia. Sanat varsa sanatkarı vardır tadındaki iddialardan daha makul. Evrimleşemeyeceğini anlatmaya çalışıyor Behe. Fakat evrimciler dediğiniz gibi ışığa duyarlı hücreyi örnek veriyorlar. Hatta başka türlerdeki daha basit gözü örnek vermeye çalışıyorlar.Analog ve homolog meselesi de var. Evrime göre sürece yayılmış bir şekilde o parçalar gelecek ve öyle oluşacak değil mi. Yani bir bütün olarak hep var değil, zaman içinde oluşacak. Zaman içinde oluşacaksa o parçalar ilk başta bütün değildi, ayrı idi birbirinden. Fakat parçaların kendi başına anlamı ve işlevi varsa indirgenebilir karmaşık olmaz mı? Yani parçalar çıkartıldığında başka görev üstleniyorsa, başka bütünleri ortaya çıkartıyorsa evrimleşemez mi? Günümüzdeki gözün öncülleri hala mevcut ise yani parçaları eksikken çalışabiliyorsa indirgenebilir değil midir sizce?

Amon yarebbi
03-07-2017, 20:51
Cansız maddelerden bırakın en ufak bir canlı çıkmasını, canlılığın temel yapı taşı olan amino asitlerden en basiti olan glisin bile ortaya çıkamıyor. (Miller-Urey Deneyi demesin kimse yine çok kötü bozarım)

Topraktan yarattım! , tüm canlıları sudan yarattım!

İyiki toprak ve su varmış , olmasa neden yaratırmış , AKILLI TASARIMCI USTA!

Toprak ve suya İHTİYAÇ duymasıda ayrı bir sorun.

Bırakın şu ilk takıntısını. ( İmam hatipler kapatılsın)

SelGom
03-07-2017, 21:00
Hocam ahlak konusunda ben bir şey söylemek istiyorum. Evet evrim teorisi şunlarla evlenmeyin, böyle evlenin şöyle davranın demiyor. Sadece canlıların değişimini ve gelişimini anlatıyor. Fakat ahlak dinin tekelinde değildir diye düşünmekteyim. Kuranda mesela ahlaka ilişkin kurallar elbette var, neyin yapılıp neyin yapılmayacağı yazıyor. Fakat Kuran'a inanmayan bir insan da ahlaklı olabilir, bunu sanırım siz de kabul ediyorsunuz. Ateist olan kişilerin hepsi ahlaksız mı? O ülkelerde kural yok mu? Sanırım burda bir fikir ayrılığımız yok. Fakat bunun rasyonel temelinin din ve Allah olması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz, Taslaman da böyle düşünüyor. Aslında ahlak toplumdaki kurallardır basitçe. Günümüzde bu hukuk ve yasalar ile sağlanıyor, devlet bazı kurallar koyuyor. Eskiden devletler yokken kabilelerde bazı kurallar mevcut olabilirdi mesela çalmayacaksın ve öldürmeyeceksin gibisinden kurallar olabilir veya din ile yönetilen ülkelerde dinin kuralları geçerliydi. Fakat laik ülkelerde artık hukuk ve yasalar mevcut. Ahlak bunlarla sağlanıyor.

Ensest ilişki çok verilen bir örnek. Bana göre ensest ilişkide bir problem yok, toplum buna karışmamalı. Evet çocuk yapılmaz ise bir sıkıntı olmaz, çocuksuz bir ilişki yaşanabilir. Ama dikkat edin bu enses doğada hayvanlarda da olabiliyor, fakat içgüdüsel ve bilinçaltı olarak zaten aile bireylerine yönelmiyoruz. Salt düşünsel olarak yürümüyor, bilinçaltı olarak da işler yürüyor. Mesela yabancı ve karşı cins olan birine baktığımızda hoşlanıyoruz, cinsel istek duyuyoruz diyelim. Fakat ailemizdeki karşı cins olan kardeşimize baktığımızda böyle bir hoşlantı duyamıyoruz, aşık olamıyoruz. Yani biyolojik bir engel var gibi. Bunu evrimle falan açıklayabilirsiniz, türün geleceği ve verimli döl için böyle bir mekanizma var denebilir. Toplumda enses ilişki neden kötü görülmüştür? Şöyle açıklanabilir ki eskiden aile içi ilişkiler olup çocuk dünyaya getirildiğinde görülüyordu ki çocuklar genelde sakat doğuyor. Yani bunun kötü bir davranış olduğunu görmüşlerdi, o yüzden bunu ahlaken kötü olarak gördüler. O yüzden toplumlarda hoş karşılanmamaya başladı, nesilden nesile de kötü olduğu aşılandı hep. Yani kötü deneyimler neticesinde ahlaken kötü olduğu vurgulandı. Fakat çocuk yapılmazsa dediğim gibi kötü bir yanı yok, gayet güzel olabilir o bireyler için. Fakat belirttiğim gibi öyle bir mekanizma var ki aile bireylerinden hoşlanmıyoruz, ilgimizi çekmiyor ve seksi düşünceler içerisine genelde giremiyoruz. Elbette istisnalar var, ilişki yaşayanlar var ama istisnalar kaideyi bozmuyor, böyle bir mekanizma var. Yani o yüzden çok sık görülmüyor, dediğim gibi aşk ve hoşlantı duyamıyoruz engel var.

Hocam rasyonel temel olarak da birarada düzgünce yaşayabilmek ve ilerleyebilmek için denebilir. Çünkü herkes birbirini öldürüp çalarsa kimse rahat edemez, düzgün bir toplum olamaz. Hani insanlar diyorya hayvanlardan farkımız kalmaz diye. İşte farkımız kalmaz, herkes birbirini öldürmüş olur. Çok saçma bir şey olur, düzen sağlanamaz, insanlık devam etmez ve ilerleyemez, kalkınamaz, devlet diye bir şey olmaz. Bunun mantıki temeli bu, düşünerek bu hukuk kuralları koyulabilir. O yüzden ilkel kabilelerde bile mutlaka ahlak kuralları vardır; çalmayacaksın, tecavüz etmeyeceksin, öldürmeyeceksin tarzında kurallar vardır. Hatta bunu 10 emire benzetebiliriz, bunun gibi ahlak kuralları mutlaka vardır. Çünkü toplum düzeninin sağlanması lazım. Siz başka birisine zarar vermezseniz o da size vermez, çalmazsanız o da sizinkini çalmaya çalışmaz. Yani şöyle düşünün kısasa kısas diye bir şey var. Karşıdakine bir şey yaptığınızda aynısı size yapılıyor, bir kötülük ettiğinizde karşıdaki de size aynı kötülüğü etmeye çalışacaktır ve kargaşa oluşacağı için bir düzen olmayacaktır. Yani birarada yaşayabilmek için belli kurallar gerekir, herkes kendi kafasına göre davranırsa kaos ortamı olur ve insan diye bir şey kalmaz ortada, soyumuz tükenir ve tehlike ortamı ortaya çıkar. Bunun mantıki temeli budur sevgili hoatzin.

Fakat bazıları hiçkimsenin olmadığı bir yerde insan öldürme örneği vererek bunu hangi toplum ahlak kuralına dayandırıyorsun diye sorabiliyorlar. Kimsenin görmediği biyere gidip kurban kesme örneğine benziyor. Hiçkimse görmüyorsa bile Allah görüyor ve Allah olmadan temellendirilemez deniyor. Yani dağ başında birisine zarar vermek durumu olduğunda orada devlet ve hukuk olmadığı için mantıki temel çöpe gidiyor fakat Allah gördüğü için Allah'ın kanunları her yerde geçerli olduğu için hala mantıki temel olarak bu gerekli diyorlar. Fakat hocam insanlar toplum olarak yaşamaya o kadar alışmış ki kimsenin olmadığı biryerde de zarar vermemeye çalışır, çünkü bu içine işlemiştir. Ancak ölüm kalım durumlarında hayatta kalmak için yapabilir, onun dışında neden yapsın? Zaten hukuk ve ahlak kuralı olmasına rağmen devletlerin içinde bile insanlar birbirini öldürebiliyor, bunun ötesine geçmek mümkün değil. Yani din kuralı veya hukuk olsun olmasın yine de suç işleniyor. Ama en azından bir temel olsun diye bakıyor olabilirsiniz. Bir de insanın içinde de ahlak var. Yani ayna nöronları var, işte ahlak ve hukuk burdan çıkıyor. İnsan zarar görmeden yaşamak istiyor, birisine bir eziyet yapıldığında dayanamıyor, üzülüyor. Tabi bazıları sevinebilir çünkü nereden baktığına göre değişir. Yani kendisine benzer durumda olan birisi zarar görüyorsa üzülecektir, fakat düşman olarak gördüğü birinin zarar görmesi onu üzmeyecektir. Bu da hayatta kalmak ve doğal seçilimle açıklanabilir. İşte bu yüzden insanlar ahlak ve hukuk kuralları koyup birlikte yaşamaya çalışıyor. Bakıyor ki herkes biribirini öldürürse akıl karı değil, birbirine zarar vermeden modern bir toplum oluşturmaya çalışıyorlar. Kimsenin olmadığı biyerde birisine zarar verilse onun yakınları şusu busu o kişiyi bulmak isteyecektir, yani yine geri durma durumu var. Ayrıca bu toplum ve ahlak kuralları kişinin içine işlediği için yine bir mantıki temel olarak yapmayabilir kimse olmasa bile. Ama ahlak toplum içinde bir anlam kazanıyor, kimsenin olmadığı bir yerde değil. O yüzden toplum içerisinde bunu mantıki olarak temellendirmek lazım. Ama dediği gibi kimsenin olmadığı yerde de insanın içerisindeki ahlaktan kaynaklanan duygular ve intikam alınır korkusuyla geri durabilir, yine bir temel var.

Amon yarebbi
03-07-2017, 21:10
Adam DNA onarımının haritasını çizdi. O adamın bilim adamlığını sorgulamak için 40 fırın ekmek yemen lazım aslanım. Hatta o bile yetmez ya neyse.

Hem tanrıya inan , hem işine karış ! Olmaz ki .
Biraz yobazlık yapayım " allahın işine karışılmazzz"
Bok böceği hikayesi ve muhteremin birisinin ceviz ağacındaki ceviz hikayesi malumunuzdur.

Sencar hocama buradan selamlar. Bilim adına ne yapıyorsa takdir ediyor ve kutluyoruz. Ancak şu allahmıdır, nedir O , onu karıştırma .

Amon yarebbi
04-07-2017, 00:58
Kardeşim senin algılama problemin mi var. Hayır yani okudukların süzgeçten geçip beynine ulaşmıyor mu?



Ne anlattın ki hacı ?

Dinlere saldırmayı bırak kardeşim şu mümini olduğun evrimi işin içine dinleri katmadan anlat bakalım göster neymiş ne değilmiş.

Nerden kardeşim oluyorsun ?
Evrimi sana en sade biçimiyle söylüyoruz. Aşırısı devrelerine zarar veriyor.

Değişim süreci ( evrim ) çevrene bak. Çocukluk fotona bak , saçına bak , bokuna bak .

Evrim, yani değişim zaten olan birşey , kutsamak kutsallaştırmak gibi bir durum yok. ortada, sen veya senin gibiler o degişimin içerisindesiniz. Ölüncede devam ediyor.

Bu durumu anlamak çok mu zor? Siyasete çekmeyin.

Evrim siyasi bir konu değil . Biildigin ne varsa sürecteki değişimi.

Saldırmak !? Neye ?

hoatzin
05-07-2017, 20:12
Sn. Selgon;

Bazıları evrimi mikro ve makro olarak bile ayıramayacağımızı düşünür. Evrim evrimdir derler, azı çoğu olmaz ve bu keyfi ayrımdır derler. Bence mikro ve makro diye ayrılabilir ama ayırırken dikkatli olmamız lazım, tanımını iyi yapmamız lazım. Evrimin nasıl tanımlandığını biliyorsunuzdur, bir popülasyondaki gen veyahut özelliklerin dağılımının değişmesi, frekansının değişmesi olarak tanımlanıyor. Yani popülasyondaki sarı saçlıların oranı değişse, artsa veya azalsa(ama gerçek sarı saç) bu evrim olur, dağılımı ve görülme sıklığı değişmiş oluyor. Diğer özelliklere oranla artmış veya azalmış oluyor.

Evet bazıları bu şekilde düşünür ancak literatürde şu şekilde geçer;

Degisim, gelisim: ornek olarak arabalarin evrimi, sokagin evrimi, binanin evrimi...

Mikro evrim: kompleksligin belirlenmis sinirlar icersinde varyasyonu. adaptasyon.

Makro evrim: buyuk capli yenilikler, yeni organlar, yeni yapilar ve vucut sistemleri.

Yapay seleksiyon: insan eliyle bitki ve hayvanlarda yeni nesiller elde etme islemi.

Molekuler evrim: canli hucrelerin cansiz hucrelerden turemesi, abiyogenez.

İlk iki madde tamam ama dediğim gibi sıkıntı son ÜÇ maddeden kaynaklanıyor. Son üç maddenin kabul edile bilmesi için elde yeterli bulgu yok, hatta kabul edilmemesi için bulgular mevcut.

Farklı tür olup da üreyebilenler genelde yakın tür oluyor ve at ile eşek güzel örnek. İşte popülasyon içinde üreyebilirken, zamanla evrilerek üreyememeye başlıyorlar yani evrim geçiriyorlar, değişiyorlar.

At ile eşek güzel örnek.

Ama tam tersi olarak doğan katır evrime delil değil, evrimi sıkıntıya sokan bir hayvan. Tam tersi olarak "Akıllı Tasarım"a çıkıyor işin ucu. Şöyle bir makale var İngilizce biliyorsanız göz atın derim eğerbilmiyorsanız Türkçeye çevirebilirim;

https://evolutionnews.org/2016/11/hybrids_weave_d/

Burda dediğim gibi kilit nokta türleşmedir. Fakat yeni bilgi eklenip türleşiyor canlılar, türleşme örnekleri mevcut. Hatta bakterilere yeni bilgi de ekleniyor, meşhur Lenski deneyinde.

Korkunç bir yanılgı. Lenski Deneyinde en ufak bir türleşme gerçekleşmiyor, hatta Lenski Deneyi bir yeni bir sorun yaratıyor. Bu soruna yazımın sonunda değineceğim.

Şimdi Evrim Ağacından bir makaleyi buldum ki söylemek istediğim şey daha net kafanızda canlansın.

http://www.evrimagaci.org/makale/214

Makale kenarda dursun biz konumuza dönelim Aslında Lenski Deney'nin espirisi şu;

Normalde oksijenli ortada sitrat sindiremeyen bakteriler 33100. Nesil civarında oksijenli ortamda sitrat sindirmeye başlıyorlar. Ancak bakteride zaten sitratın hücre zarından geçmesini sağlayan proteinin üretimi için kullanılan gen var. Bu genin ismide "cilt"

Normalde kendi halinde olan bu gende bir mutasyon meydana geliyor ve "rnk" ismindeki komşu genin prometeri (geni aktif yada pasif yapan bir düğme gibi düşünülebilir) tarafından kontrol altına alınıyor. Bu sebeple "cift+" özelliği oluşmuş oluyor. İşin özünde yeni bir bilgiden ziyade; bir bilgi kaybı var. Ancak bu dezavantaj deney ortamındaki bakterilere avantaj sağlıyor.

İşte bunun evrim olduğunu savunanlarda aslında bu dezavantajın farkında; hatta bunu önceden savunmaya geçiliyor. Makalede söyle bir ksıım var;

"bu özelliğin bir benzeri ya da bir çeşit "alt yapısı" tür içerisinde halihazırda bulunuyor olabilir. bir özelliğin öncülleri veya benzerlerinin bir canlıda bulunması, evrimin kazandırdığı yeni bir özelliğin evrimsel değişim olmadığı anlamına gelmez. örneğin, dinozorlarda tüyler sıcaklığı ayarlamak için kullanılıyordu; ancak dinozorlardan evrimleşen kuş türlerinde uçmaya yaradı. bu durumda dinozorlarda halihazırda tüy ve tüy-benzeri yapılar olduğu için kuşların evrimi "evrim değildir" mi diyeceğiz? böyle bir şey kabul edilemez."

İyide kuş ve dinozor ne alaka. Bu bakteri başka bir türe dönüşmemiş ki. Bunu söyle örneklendire biliriz; düz saçlı bir insanda belirli bir yaştan sonra kıvırcık saç çıkar. Olay tamamen aynı ki vermiş olduğum örnek halk arasında sıklıkla görülür.

Zira deneyle ilgili ilginç başka kısımda şu;

Deneyin başka bilim adamlarınca kontrolü sadece 14 gün sürmüş ve çalışmaların sonuçlarının açıklanması istendiğinde bu açıklamalar yapılmamıştır. Buda işin içinde bir bit yeniği olduğu şüphesini doğurmuyor değil.

http://www.conservapedia.com/Richard_Lenski

Ayrıca bunun üzerine aynı deney Dustin van Hofwegen tarafından tekrar ediliyor ve aynı sonuçlar sadece 12. – 100. Nesiller arasında yakalanıyor. Buda çok sıkıntılı bir durum. Çünkü evrime göre mutasyonlar ortam şartlarına bağlı olmadan rastgele gerçekleşir. Ancak burada farklı mevkilerdeki aynı ortamlarda aynı mutasyon gerçekleşiyor.

Ancak nedense bazı evrim mümini siteler bu konuyu hiç açmıyor.

Bu sonuçlardan dolayı bu özelliğin asla evrime bir delil olamayacağı, türleşmenin bu şekilde mümkün olamayacağı, Lenski deneyinde bu özelliğin az görülmesinin sebebinin seçilmiş deney ortamı olduğu görülmüştür.

Lenski de buna karşılık deneyin amacının türleşmeyi görmek olmadığını, zaten bunun sadece potansiyel bir türleşmeye giden yolda ilk adımlar olabileceğini söylüyor.

Ancak ortada Evrim Teorisi açısından çok daha sıkıntılı bir durum var;

Bilindiği üzere deneyde bakterilerin seçilme sebebi hızlı üremeleri. Bakterilerdeki 50 bininci nesil insanlık için 1,5 milyon yıllık bir süreye denk gelir. Deneyde şu ana kadar 65 bininci nesil civarına gelinmesine reğmen sadece 33 bininci nesil civarında görülenden başka ilginç bir şey görülmemiştir.

Oysa insanın evrimsel zaman çizgisine bakıldığında homo cinsi 2,5 milyon yıl önce, sınıflandırmada bir alt tür olan homo sapiens 0,5 milyon yıl önce ve bir alt tür olan homo sapiens 0.2 milyon yıl önce ortaya çıkmıştır.

Homo cinsi bu kadar kısa sürede üstelik bakterilere göre popülasyonu inanılmaz derecede azken türleşebiliyorsa; bakterilerde şuan çoktan farklı farklı türler gözlenmesi gerekirdi.

Yada tersten bakarsak bakteriler için bu süre türleşme için yeterli değilse; homo cinsi üstelik nüfüsu bile yeterli değilken nasıl bu kadar hızlı türleşebildi.

Bu çok ciddi bir soru.

Farklı tür de üreyemez, farklı cins de üreyemez örneğin ama fark niceliksel. Yani aralarındaki fark fazla, orana vurduğumuzda fark fazladır. Mesela bir çekik gözlü ile bir avrupalı insanı kıyaslayın ve bir de bunları şempanze ile kıyaslayın. Şempanzedeki fark yalnızca niceliksel olarak fazla değil, birlikte üreyemedikleri için niteliksel olarak da fazladır. Fakat bu türleşme denilen şey gerçekleşiyor, niteliksel değişim yaşanıyor. Yani mikro tür içindeki değişim bunun makroya taşınması için tür de değişiyor.

Şimdi size çok ilginç bir şey söyliyeceğim. İnsan ile domuzun melezlenebildiğini biliyormuydunuz?

Bilim adamları organ nakli için labaratuvarda insan-domuz melezi ürettiler. Tabili bilimsel tabular nedeniyle tam bir melez şeklinde değilde sadece domuz vücudunda gelişen insan organları şeklinde gerçekleşrti çalışma. Çünkü tam bir melez denemesi yasalara aykırı.

https://bilimfili.com/ilk-insan-domuz-melezi-embriyo-uretildi/

Ancak insan-şempanze arası melezleme olmuyor. Eğer ki sizin dediğiniz gibi olsaydı insan ve domuz arası akrabalık; insan ve şempanze arasındakinden fazla olmak zorunda olurdu.

Ama tabiki öyle değil.

Bahsettiğiniz deneylerde ise amino asit elde edildiğini söylemişti Çağatay hoca. Ergi hoca da canlıya çok benzer yapılı şeylerin ortaya çıktığını söylemişti. Evrim ağacı da protein elde edildiğini söylüyor, sordum birsürü link de verdi evrim ağacı. Deneylerin linki var ingilizce makaleler var. Fakat Türkçe makale elbetteki yok.

Ergi hocanın söylediklerini dinlemedim ancak böyle bir şey söylemiş olacağını düşünmüyorum.

Öbür taraftan Evrim Ağacı yine uçmuş, protein elde edildi demiş, deneyde sadece 3 çeşit aminoasit oluşuyor. Bu nasıl bir çarpıtma? Daha öncede makale çevirirken işlerine gelmeyen paragrafı silip yerine kendi paragraflarını uydurmuşlardı. Sonradan birisi yakaladı yaptıklarını makaleyi silmek zorunda kaldılar.

Miller-Ulley deneyi geçersizdir. Neden mi? Stanley Miller bile deneyinin gerçekleri yansıtmadığını kabul etmiştir. İlkel dünya şartları bu deneyin yapıldığı ortamdan çok farklıydı.

1970'lerin sonlarında bu iyimser resim; erken atmosferin muhtemelen, miller-üre modelinde varsaydığı indirgeyici gazların karışımı yerine, karbondioksit ve azottan oluşan köken ve bileşimde volkanik olduğu açıkça ortaya çıkmasıyla değişmeye başladı ( 68, 77, 156). Karbondioksit olası monomerlere yol açan zengin sentetik yol dizisini desteklemediğinden, soru tekrar ortaya çıktı; Organik karbon bileşiklerinin birincil kaynağı neydi?

http://mmbr.asm.org/content/61/2/239.full.pdf

Jeologlar bugün; ilkel atmosferin Miller'ın kullandığı azaltıcı kompozisyon değerine sahip olduğundan şüphe ediyorlar.

https://astrobiology.gsfc.nasa.gov/analytical/PDF/Johnsonetal2008.pdf

Dünyanın en eski magmatik kayaçlarındaki jeokimyasal kanıtlar, yeryüzünün manto redoks durumunun geçmişte değişmediğini gösterir.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2944365/

Ayrıca bu deney ilkel dünyada bir ilkel çorba olduğu varsayımı üzerine kurulmuştur ki böyle bir çorba hiçbir zaman var olmadı.

Arkean manto kaynaklı erken volkanik gazlarda hayat bulmasına neden olabilecek moleküllerin ve hidrokarbonların abiyotik sentezi için önemli h2 ve co içermesini gerektirir. Ancak bu tür azaltılmış bileşenler, bugününkinden farklı olmayan; archean manto redoks senaryosu anlamına gelen bu ve diğer birçok araştırmanın sonuçları tarafından desteklenmemektedir. Hayat kökenlerini başka ortamlarda veya diğer mekanizmalara göre bulmuş olabilir.

https://www.researchgate.net/publication/223194874_Vanadium_in_peridotites_mantle_redox_and _tectonic_environments_Archean_to_present

Mesela Evrim Ağacı gibi tarafsız(!) siteler bu deneyi çok överken hayatın abiyogenezle başlaması için "RNA Dünyası" hipotezini kabul ederler. İyide bu hipotez zaten önceki deneylerin ilkel ortamının geçersizliği üzere ortaya atıldı. Nasıl olurda ikisini birden savunulur, diyorum ya kafaları karışık arkadaşların.

Hatta Dawkins de evet bir tasarımcıdan bahsetmişti izledim o videoyu. Fakat Dawkins tasarımcı olarak tanrıdan bahsetmiyor, evreni aşkın bir varlıktan bahsetmiyor. İnsandan çok daha ileri ve gelişmiş olan bir organizmadan bahsediyor, yani evrimle oluşup çok zeki ve akıllı olmuş bir organizmadan bahsediyor. O zeki organizma da dünya gezegenindeki yaşamın tohumlarını atmış olabilr diyor. Ama işte o zeki organizma öncesi sonrası olmayan ezeli ebedi bir varlık değil, o da darwinci evrimle oluşmuş olmalı Dawkins'e göre. Yani yine evren ve doğa içerisinde kalarak açıklamaya çalışıyor.

Tabikide doğal yollarla oluşmuştur diyecek. Çünkü bilimde tanrı yarattı diye bir şey yoktur. Bir bilim adamı bunu diyemez.

Çünkü bilim; bilmekten gelir. Eğer ki bilim tanrı yarattı derse bu bilimin sınırını gösterir. Bu sebeple bilimsel verilerin felsefi yorumu yapılır.

Ancak Dawkins'in bu deyiminde ilginç bir nokta var. Eğer ki bir tasarımcı varsa bu halk arası tabirle uzaylı da olabilir tanrıda olabilir. Akıllı Tasarım bu konuyla ilgilenmez, tanrı vardır demez. Sadece tasarımcının olduğunu savunur.

Ancak Dawkins'in tasarımcısının felsefi bir sıkıntısı var. Hani söyle bir argüman varya; Tanrıyı kim yarattı? Aynısı Dawkins'in tasarımcısı için geçerli. Tasarımcıyı kim tasarladı? Dawkins'in tasarımcısı bir takım süreçlerden geçip bilimi kontrol altına almış uzaylı bir ırktır. Dawkins onlarında evrime tabii olduğunu söyler. Bu durumda onlar nasıl ortaya çıktı. Mutlaka onlarda tasarlanmış olmalıdır diye bu sonsuza kadar gider.

Ancak eğer ki bu tasarımcı tanrıysa böyle bir sorun yoktur. Çünkü tanrı madde yada enerjiden oluşmaz, bu sebeple ezeli olabilir. Ancak madde ve enerjiden oluşan hiçbirşey ezeli değildir.

Biyolojik organizmaların oluşumu ve evriminden bahsederken öncesi sonrası olmayan ve Big bang'in sebebi olduğu öne sürülen bir tanrıya gitmeye gerek var mı? Yani farklı konular değil mi? Yani taa ilk nedene gitmeye gerek var mı? İlk neden ne olursa olsun doğada bir işleyiş var değil mi. İşte doğayı kendi içinde açıklamak sizce gereksiz ve yanlış mı? Evreni aşkın bir varlıkla mı doğal işleyişi açıklamak gerekir?

Akıllı Tasarım Teorisi artık sadece biyoloji ile ilgili olmayıp diğer bilim dallarınada sıçramıştır. Hatta şuan en güçlü argümanlarını fizik üzerinden üretiyor.

Evrenimizde bilindiği üzere nedensellik ilkesi var. Herşeyi peki o nasıl oldu diyerek geriye gidince Big Bang'e gidiyoruz. Eğer ki Big Bang bir tasarımcı tarafından gerçekleştirildiyse geri kalan herşey için bu tasarımcı tarafından gerçekleştirilmiş diyebiliriz.

Mesela bu tasarımcı ile ilgili ilginç bir teori daha var; Simülasyon Teorisi. Forumda daha önce tartışıldı mı bilmiyorum ancak ben onunlada ilgili başlık açıcam.

Hocam indirgenemez kompleks hoş bir iddia. Sanat varsa sanatkarı vardır tadındaki iddialardan daha makul. Evrimleşemeyeceğini anlatmaya çalışıyor Behe. Fakat evrimciler dediğiniz gibi ışığa duyarlı hücreyi örnek veriyorlar. Hatta başka türlerdeki daha basit gözü örnek vermeye çalışıyorlar.Analog ve homolog meselesi de var. Evrime göre sürece yayılmış bir şekilde o parçalar gelecek ve öyle oluşacak değil mi. Yani bir bütün olarak hep var değil, zaman içinde oluşacak. Zaman içinde oluşacaksa o parçalar ilk başta bütün değildi, ayrı idi birbirinden. Fakat parçaların kendi başına anlamı ve işlevi varsa indirgenebilir karmaşık olmaz mı? Yani parçalar çıkartıldığında başka görev üstleniyorsa, başka bütünleri ortaya çıkartıyorsa evrimleşemez mi? Günümüzdeki gözün öncülleri hala mevcut ise yani parçaları eksikken çalışabiliyorsa indirgenebilir değil midir sizce?

Öncelikle gözün indirgenmesinden bahsedeyim. Göz bilindiği üzere çok komplex bir organ, bir parçası eksik olduğunda çalışmıyor. Zaten Darwin de bu tür organların teorisi için sıkıntılı olduğunu bildirmiş.

Şimdi gözün indirgenmesi söyle gerçekleşiyor; Dan Erik Nilsson ve Susanne Pegler 1994 yılında gözün evrimi ile ilgili bir makale yazıyorlar. Bir ışığa duyarlı hücre ortaya çıkmış ve sonra devamı gelmiş olabilir diye. İşte bu makale öyle bir sahiplenildi ki gerçekmiş gibi sunuluyor.

Hala gözün evrimi diye aratılınca bu makale referans verilir.

Oysa ilgili makalede sadece bu şekilde olmuş olabilir yazıyor, kesin bir ifade yok. Ancak gözle ilgili bulunan ilk fosil komple bir göz olduğunu gösteriyor, daha eskisine ait bir fosil yok.

Bu durumda ama göz yumuşak organ fosilleşmesi çok zordur deniyor. İyide o zaman sen bu ışığa duyarlı hücre iddanı nasıl destekliyorsun? Bunu savunmak için en ufak bir delilin yok ki. Ayrıca 1994 yılından beri gözün evrimi için herhangi bir bilgisayar destekli model kurulamadı.

Yani bu ışığa duyarlı hücre olayı tamamen bir senaryo, kanıtı bırakın destekleyici en ufak delil bile yok.

İşte ben bu yüzden yazımın taa ilk başında evrim mümini demiştim. Gözün bu şekilde evrimleştiğini kabul etmek tamamen bir inançtır. Bu sebeple tanrıya inanan biriyle evrime inanan biri arası hiçbir fark yok.

Şimdi anladınız mı neden evrime inanç gözüyle bakıldığını?

Ancak İndirgenemez Kompleks Karmaşıklığın en büyük iddası göz değil, bu herkes kolayca anlasın diye kullanılıyor. Hatta çok daha sağlam argümanları var. Mesela;

DNA olağan üstü bir moleküldür, kusursuzca kodlanmış bir bilgi kapsülüdür. Ancak canlılık sadece DNA sayesinde olmaz. Çünkü DNA zinciri, içindeki olağanüstü bilgi kapasitesi ile birlikte var olsa bile, bu tek başına hiçbir şeye yaramamaktadır. Canlılık diye bir tanım yapabilmemiz için hem DNA olacak hem de bu bilgileri okuyup, kopyalayıp bu kopyalara göre üretim yapacak enzimler olacak.

İyide bu enzimler zaten kendiside yine bu DNA'daki şifrelere göre üretiliyor. Yani hücrenin içinde öyle bir fabrika vardır ki bu fabrika hem çok çeşitli ürünler üretmekte, hem de bir taraftan bu üretimi yapan robot ve makinelari de inşa etmektedir. Tek bir noktasında eksiklik olsa sistem çalışmayacak.

Bu noktasa şu soruyu sormalıyız;

Nasıl oldu da genetik bilgi, onu yorumlayan mekanizmalarla birlikte ortaya çıktı?

Mesela hayatın devamı için şart olan insülin hormonu önce pre-insülin olarak salgılanır. Önce proinsülin sonra da insülin'e dönüşür. Bunu gerçekleştiren enzimlerin sadece birinin eksikliğinde canlı ölür. Tek bir enzim eksik ve yaşam mümkün değil. Yaşam mümkün olmayınca bir sonraki nesile iletilebilecek en ufak bir genetik katkı yok çünkü bir sonraki nesil yok.

İşte bu gibi tanımlar herkes tarafından anlaşılamayacağı için İndirgenemez Komplex karmaşıklık basitçe fare kapanı örneğiyle göz ile ilişkilendirilerek anlatılıyor.

Yoksa göz argümanlar içerisinde en basiti.

Fakat Kuran'a inanmayan bir insan da ahlaklı olabilir, bunu sanırım siz de kabul ediyorsunuz. Ateist olan kişilerin hepsi ahlaksız mı? O ülkelerde kural yok mu? Sanırım burda bir fikir ayrılığımız yok. Fakat bunun rasyonel temelinin din ve Allah olması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz, Taslaman da böyle düşünüyor.

Ateistler tabikide ahlaklı olabilir hatta birçoğu dindarlardan çok daha ahlaklıdırlar, ancak bunu bir zorunluluk temellendiremezler. Mesela ilk örnek ensest üzerinden gelmişti bende onun üzerinden izah edeyim;

Bir ateist için öz kız kardeşle "karşılıklı rıza" olmak kaydı ile cinsel ilişkiye girmenin ahlaki sorunu nerededir?

Bir ateist için, bütün aile bireyleri toplu olarak cinsel ilişkiye girmek istiyorsa bunun etik dışılığı nereden geliyor?

Bir ateist için, bir erkek yüz kadınla evli olmak istiyor ve bu yüz kadın da buna onay veriyorsa, yüz kişiyle evlenmekle sonuçlanan poligami ne gibi sorun teşkil ediyor?

Daha da ilerisi, bir ateist için insanın bir hayvan ile cinsel deneyimler yaşaması ne gibi sorun teşkil ediyor?

Şu şekilde itirazlar geliyor ki sizde belirtmişşiniz. Bende hemen onlarında neden gerçersiz olduğunu anlatayım. Gerçi siz durumun farkındasınız, doğal karşılıyorsunuz. Ancak hala bunun farkında olmayanlar war.

İtiraz: Aile içi cinsel ilişkide sakat çocuk doğar.

Cevap: Günümüzde korunma yollarıyla bu engellenebiliyor; rezerwatif, spiral yada ameliyat buna örnek. Eğer ki bireyler çocuk yapmadan sadece cinsel paylaşım yaşayacaksa; o halde sorun nerededir?

İtiraz: Yakın gene meyil duymak doğal değildir.

Cevap: Doğallıktan kasıt nedir? Aynı mantıkla eşcinsel ilişki de doğaya uygun değil fakat bunu savunuluyor

İtiraz: Ama eşcinsel tavırlar sergileyen hayvanlar var

Cevap: Ensest tavırlar sergileyen hayvanlar da var. Biraz araştırmayla kullanırsan birçok örnekle karşılaşabilirsin.

Yani bir takım şeyleri doğada görüp kabul etmenin ama yine doğanın bir parçası olan ensesti kabul etmemenin hiçbir dayanağı yok.

Toplum kuralları mı? Geçmişte bir çok toplumda ensest son derece yaygındı. Demekki toplum kurallarıda son derece değişken olup bizim dayanağımız olamaz.

Tek şart "karşılıklı rıza"dır. Hoş o da doğal seleksiyona ters ama olsun.

Mesela burada çok ciddi bir iddada bulunacağım. Bundan 20 yıl önce eşcinsellik çok büyük bir ahlaki sıkıntı olarak görülürken günümüzde gayet olası görülüyor. Hatta onur yürüyüşü şeklinde propaganda yapılabiliyor.

Yine bugün dünyada ensest ilişki büyük bir sıkıntıdır. Ancak 10-15 yıl sonra normal görülecek hatta ensest özgürlüğü diye propaganda başlatılacak.

Forumda bi hoatzin vardı o söylemişti dersiniz.

Bir çoğu kabul etmez ama ahlak kuralları gündüz küfür edilen dinlerin toplumlara koymuş olduğu ahlaki etkilerden kaynaklanıyor.

Hocam rasyonel temel olarak da birarada düzgünce yaşayabilmek ve ilerleyebilmek için denebilir. Çünkü herkes birbirini öldürüp çalarsa kimse rahat edemez, düzgün bir toplum olamaz. Hani insanlar diyorya hayvanlardan farkımız kalmaz diye. İşte farkımız kalmaz, herkes birbirini öldürmüş olur. Çok saçma bir şey olur, düzen sağlanamaz, insanlık devam etmez ve ilerleyemez, kalkınamaz, devlet diye bir şey olmaz. Bunun mantıki temeli bu, düşünerek bu hukuk kuralları koyulabilir. O yüzden ilkel kabilelerde bile mutlaka ahlak kuralları vardır; çalmayacaksın, tecavüz etmeyeceksin, öldürmeyeceksin tarzında kurallar vardır. Hatta bunu 10 emire benzetebiliriz, bunun gibi ahlak kuralları mutlaka vardır. Çünkü toplum düzeninin sağlanması lazım. Siz başka birisine zarar vermezseniz o da size vermez, çalmazsanız o da sizinkini çalmaya çalışmaz. Yani şöyle düşünün kısasa kısas diye bir şey var. Karşıdakine bir şey yaptığınızda aynısı size yapılıyor, bir kötülük ettiğinizde karşıdaki de size aynı kötülüğü etmeye çalışacaktır ve kargaşa oluşacağı için bir düzen olmayacaktır. Yani birarada yaşayabilmek için belli kurallar gerekir, herkes kendi kafasına göre davranırsa kaos ortamı olur ve insan diye bir şey kalmaz ortada, soyumuz tükenir ve tehlike ortamı ortaya çıkar. Bunun mantıki temeli budur sevgili hoatzin.

İyi ama bu tamamen doğal seleksiyona ters. Mesela bu yeni sorular getiriyor;

Soru: Neden toplum bana bir değer yargısı dikte edebiliyor?

Cevap: Toplumun huzuru için.

İtiraz: Toplumun huzuru neye göre benim kendi huzurumdan üstün oluyor?

Cevap: Toplum huzurlu olursa sen de huzurlu olursun.

İtiraz: Ama ben şu an x fiilini yaparak, kolektif bir huzurdan daha büyük huzur elde edeceğim.

Bakın bir çok kişi bunun farkında değil ancak günümüz insan yaşantısı hastaneler, okullar, hapishaneler tamamen doğal seleksiyon denen olguya ters. Söyle örnek vereyim;

Mesela yasalar doğal seleksiyonu engelliyor. Ben güçlü olup gelip seni yok edebilirim, ailene ait toprak alanlarını zorla ilhak edebilir, bu doğrultuda türümü güçlendirebilir; sen de şartlara ayak uyduramadığın için yok olursun.

Neden ben daha fazla güç sahibi iken senin daha fazla toprak vb sahip olma ihtimaline göz yumayım? Bu iş güç işi, doğa güçlü olana göre ilerliyor. Yapay kanunlar neden doğal kanunların işleyişini engelliyor?

Hayvanlar aleminde iki aslan ölümcül bir karşılaşma yaşasa bu normal addediliyor, güçlü olan kazanıyor. Neden zayıfları korumak için bunca yasalar yapıyoruz?

Mesela aramızdaki engelli bireyleri neden ölüme terk etmiyoruz? Zira doğal seleksiyona göre elenip gitmeleri gerekiyor hatta böyle olmaları faydalı bile. Neden boşu boşuna onlara bakıp dertsiz başımıza dert alıyoruz.

Neden doğal selekiyona ters davranma eğilimimiz var.

Gelelim postalabd sana;

Nerden kardeşim oluyorsun ?
Evrimi sana en sade biçimiyle söylüyoruz. Aşırısı devrelerine zarar veriyor.

Değişim süreci ( evrim ) çevrene bak. Çocukluk fotona bak , saçına bak , bokuna bak .

Evrim, yani değişim zaten olan birşey , kutsamak kutsallaştırmak gibi bir durum yok. ortada, sen veya senin gibiler o degişimin içerisindesiniz. Ölüncede devam ediyor.

Bu durumu anlamak çok mu zor? Siyasete çekmeyin.

Evrim siyasi bir konu değil . Biildigin ne varsa sürecteki değişimi.

Saldırmak !? Neye ?

Birde yazının sonunu saldırmak niye diye sormuşşun. Bilmem farkındamısın ama bu forumdaki en saldırgan kişi sensin. Kafan pırıl pırıl.

Konuya dönersek ben sana evrim nedir diye sormadım zira yazımın başında evrim su götürmez bir gerçektir dedim. Sana Evrim Teorisini sordum.

Önce git ikisi arası farkı öğren, sonra tartışalım.

Amon yarebbi
05-07-2017, 20:40
Konuya dönersek ben sana evrim nedir diye sormadım zira yazımın başında evrim su götürmez bir gerçektir dedim. 6 Sana Evrim Teorisini sordum.

Önce git ikisi arası farkı öğren, sonra tartışalım.


İKİSİNİN ARASINDAKİ FARKI BEN ÖĞRETTİM SANA ( teşekkür et bana )


Bak altta EVRİMdiye sormuşsun hemde mümini diyerekde pekiştirmişsin. ( ne dediğini mi , ne yazdığını mı bilmiyorsun?


hoatzin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dinlere saldırmayı bırak kardeşim şu mümini olduğun evrimi işin içine dinleri katmadan anlat bakalım göster neymiş ne değilmiş


Birde yazının sonunu saldırmak niye diye sormuşşun.

Saldırmaktan bahsederken " niye " diyerek anlamı çarpıtmışsın. Ben NEYE diye sormuşum .

Cambazlık yapma ! Ayıp

Evrimi gerçek olarak sana kabul ettirip seni yola getirdiysek mesele yok.Yola geleceksin böyle
Diğer mevzunu , politika başlığında tartışabilirsin.

hoatzin
05-07-2017, 21:08
İKİSİNİN ARASINDAKİ FARKI BEN ÖĞRETTİM SANA ( teşekkür et bana )


Bak altta EVRİMdiye sormuşsun hemde mümini diyerekde pekiştirmişsin. ( ne dediğini mi , ne yazdığını mı bilmiyorsun?





Saldırmaktan bahsederken " niye " diyerek anlamı çarpıtmışsın. Ben NEYE diye sormuşum .

Cambazlık yapma !

Evrimi gerçek olarak sana kabul ettirip seni yola getirdiysek mesele yok.Yola geleceksin böyle
Diğer mevzunu , politika başlığında tartışabilirsin.

Evrimi sen mi öğrettin bana?

Ne içiyorsan aynısından istiyorum.

Ben bu forumda ilk yazılarımı Evrimsel Psikoloji üzerine yazdım, sen kimsin ki bana evrim öğreteceksin.

Çık yukarı bu başlığa ilk yazdığım yazıyı oku ne demişim evrim ile ilgili.

Amon yarebbi
05-07-2017, 21:15
Evrimi sen mi öğrettin bana?

Ne içiyorsan aynısından istiyorum.

Ben bu forumda ilk yazılarımı Evrimsel Psikoloji üzerine yazdım, sen kimsin ki bana evrim öğreteceksin.

Çık yukarı bu başlığa ilk yazdığım yazıyı oku ne demişim evrim ile ilgili.

Sakin ol şampiyon sinirlenince sürekli hata yapıyorsun.

Evrimi sana kabul ettirdik.

Evrim ve evrim teorisi arasındaki farkı sana ben öğrettim. Bayramda gel şeker veriyim.

Evrim öğrenilecek bir şey değil. İDRAK edilecek bir şey. Bakarsın ancak göremessin. Biz burada sana idrak ettirdik.

Senide evrim mümini yaptık. İleride kıvırmazssan.

birkkenau
06-07-2017, 01:50
postalabd, en kısa zamanda inandığın evrim teorinle evrimleşte görelim şekilsiz neyübelirsiz bir mahluka dönüşte cümle alem senin gibi rezilden aşağıların aşağısı mahlukdan kurtulsun [edit]

--/--

Moderasyon Notu
Hakaret içeren kelimeler kaldırıldı. Tekrarı halinde uzaklaştırma cezası verilecektir.
TuranDursun.com moderasyonu.

marcos
09-07-2017, 21:44
Evrim teoridir gerçekliği tartışılır isteyen inanır isteyen inanmaz diyenler keşke dürüst olsalar da yer çekimi teorisine de aynı şeyi söyleseler.Yerçekimine de aynı evrime olduğu gibi isteyen inansa isteyen inanmasa vede inancının/inançsızlığının gereğini yapsa.

Ne güzel olurdu.

hoatzin
15-07-2017, 00:34
Evrim teoridir gerçekliği tartışılır isteyen inanır isteyen inanmaz diyenler keşke dürüst olsalar da yer çekimi teorisine de aynı şeyi söyleseler.Yerçekimine de aynı evrime olduğu gibi isteyen inansa isteyen inanmasa vede inancının/inançsızlığının gereğini yapsa.

Ne güzel olurdu.

Yani o kadar yazı yazılmış okumadan gelip; Evrim Teoridir diye inanmayanlar Yerçekimi Teorisinede inanmasınlar demek nasıl bir cahillik anlaşılır gibi değil.

Ama sorsan teori ne yerçekimi ne kitap açmadan cevap veremez.

Defalarca anlatmaktan dilimizde tüy bitti ama karşıdaki hala aynı şeyleri söylüyor.

Evrim: Doğadaki canlıların değiştiğini anlatır.

Evrim Teorisi: Bu değişimin nasıl olduğunu, parametrelerini anlatır.

Yani anladın mı cahil kardeşim Evrim ve Evrim Teorisi birbirinden çok farklı şeylerdir.

Bu sebepten bir insan Evrim'e inanıp (ki kesin bir gerçektir) Evrim Teorisine inanmama hakkına (ki sanılanın aksine doğruluğu kanıtlanmış değil, akademik camiada hala tartışılıyor.) sahiptir.

Evrim teorisi bir tıpkı piramit gibi. En alt basamakta ne olduğunu bilmeden yoktur diyen geneli dinci olan bilgisiz kesim var.

Bir üst basamakta okuyan, Evrimi anlayan ve kesin bir gerçek kabul eden; bir alt basamağa oranla çok daha bilgili kişiler bulunuyor.

En üst basamakta ise Evrim Teorisinin sıkıntılarını, açmazlarını, çıkmazlarını bilen kesim var. Bu kesimin bazıları bu sorulara yanıt ararken bazılarıda bu sorulardan yola çıkarak Evrim Teorisinin neden doğru olamayacağını araştıran bilim adamları.

Evrim Teorisi demişken siz sanıyormusunuz sadece bir tane Evrim Teorisi var?

Şuan sizin Evrim Teorisi sandığınız şey bu teorinin bir alt teorisi olan Bencil Gen Teorisi.

Ha yeri gelmişken Yerçekimi Teorisine de gireyim. Sen şimdi Yerçekimi Teorisi kesinlikle kanıtlandı sanıyorsun değil mi?

Cünkü ne dediğini bile bilmiyorsun, internet köşesinde; Evrim bir teori diye inanmayanlar Yerçekimi Teorisine de inanmasın diye okudun Amerikayı keşfetmiş triplerine girdin.

Yerçekimi: Gökcisimlerinin; cisimleri kendi merkezine doğru çekmesi.

Yerçekimi Teorisi: Yerçekiminin nasıl olduğunu, parametrelerini inceleyen, denklemlerini hesaplayan teori.

Senin; o zaman ona da inanmayın diye atıp tuttuğun Yerçekimi Teorisi; "graviton" isimli bir parçacığın varsayımına göre kuruludur. Yani eğer bu "graviton" parçacığının aslında var olmadığı anlaşılırsa Yerçekimi Teorisi çöker.

Amon yarebbi
15-07-2017, 01:56
Yerçekimi teorisi çökerse , islamcıl gök itimi teorisi ve bizim görmediğimiz direkler teorisi ortaya atılırdı değil mi ?

Tanrıcıların en çok ipine sarıldığı , meşhur big bang teoriniz ! , karanlık madde , hayalett maddemi demeliydim ? , ee bu hayalet bulunamazsa , big bang çökecek , hımm iyiymiş.

Tanrı teorisi çöktüydü galiba☺ , peygamberleri öldüğü için.

hoatzin
15-07-2017, 08:43
Yerçekimi teorisi çökerse , islamcıl gök itimi teorisi ve bizim görmediğimiz direkler teorisi ortaya atılırdı değil mi ?

Tanrıcıların en çok ipine sarıldığı , meşhur big bang teoriniz ! , karanlık madde , hayalett maddemi demeliydim ? , ee bu hayalet bulunamazsa , big bang çökecek , hımm iyiymiş.

Tanrı teorisi çöktüydü galiba☺ , peygamberleri öldüğü için.

Yahu siz bilimi ne sanıyorsunuz? Yani Yerçekimi ile Yerçekimi Teorisi farklıdır diye kelime kelime anlatıyorum, adam gelmiş Yerçekimi Teorisi çökerse Gökitimi gelir demiş.

Bu kafadaki adama ne anlatılır ki?

"Graviton" parçacığının var olmadığı anlaşılırsa Yerçekimi Teorisi çöker; Yerçekimi'ne birşey olmaz. Anladın mı? Geçtimi süzgeçten?

Denklemler tekrar incelenir, yeni bir Yerçekimi Teorisi ortaya atılır.

Ayrıca karanlık maddeninde izi çok önce bulundu;

http://www.ntv.com.tr/turkiye/karanlik-maddenin-izi-bulundu,fwHs3h7pMUu2NOyfql2ZLg?_ref=infinite

pianola
15-07-2017, 10:31
Yerçekimi Teorisi: Yerçekiminin nasıl olduğunu, parametrelerini inceleyen, denklemlerini hesaplayan teori.

Senin; o zaman ona da inanmayın diye atıp tuttuğun Yerçekimi Teorisi; "graviton" isimli bir parçacığın varsayımına göre kuruludur. Yani eğer bu "graviton" parçacığının aslında var olmadığı anlaşılırsa Yerçekimi Teorisi çöker.

Sayın hoatzin

Graviton, yerçekimini kuantum mekaniksel terminolojiye ilişkilendirerek açıklamak üzere geliştirilen kavramlaştırmalardan biri olan «kuantum yerçekimi» dahilindeki matematiksel bir koyutlamadır, yani böyle bir temel parçacığın olabileceği düşünülüyor, ancak var olmadığı tespit edilirse de "teori çöker" diye bir durum söz konusu değil çünkü kuantum yerçekimi zaten henüz empirik bir teori değil, sadece «kuantum alan teorisi» (QFT) denilen etüdün önde gelen bir araştırma konusu ve onu şimdiye kadarki tamamlama girişimlerinde de çoğunlukla başarısız olundu. Kuantum alan teorisi ise standart parçacık fiziğini kuantum mekaniksel modellemelere göre içeriklendirmek üzere geliştirilmiş ve hem matematik denklemler hem de empirik verilerle çalışan bütünsel bir alan kuramıdır.

Bunun dışında bildiğim kadarıyla bilimsel literatürde "yerçekimi teorisi" diye bir şey yok, yerçekimi kanundur, matematiksel olarak öngörülebilirliği vardır, ve klasik fizik temel alınarak Einsteincı genel görelilik ile de eksiksizce açıklanıyor şu an için.

Yani temel olarak modern bilimin arzuladığı, yerçekimini klasik fizikten kuantum fiziğine taşımak , ve graviton da buna ilişkin yazılmış bir hipotezdir.

Amon yarebbi
15-07-2017, 12:06
Bu kafadaki adama ne anlatılır ki?

Şu gökleri , yeryüzünün çekim kuvveti , çok güçlü olduğu için , allah dedikleri üzerimize düşmesin diye tutuyormuş ! , bunu bize anlatsana.

Malumun allah diyor. Kuranda yazıyor.

Hac 65
Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de izni olmaksızın yere Düşmekten o tutuyor. ...........

marcos
18-07-2017, 17:41
Yani o kadar yazı yazılmış okumadan gelip; Evrim Teoridir diye inanmayanlar Yerçekimi Teorisinede inanmasınlar demek nasıl bir cahillik anlaşılır gibi değil.

Ama sorsan teori ne yerçekimi ne kitap açmadan cevap veremez.

Defalarca anlatmaktan dilimizde tüy bitti ama karşıdaki hala aynı şeyleri söylüyor.

Evrim: Doğadaki canlıların değiştiğini anlatır.

Evrim Teorisi: Bu değişimin nasıl olduğunu, parametrelerini anlatır.

Yani anladın mı cahil kardeşim Evrim ve Evrim Teorisi birbirinden çok farklı şeylerdir.

Bu sebepten bir insan Evrim'e inanıp (ki kesin bir gerçektir) Evrim Teorisine inanmama hakkına (ki sanılanın aksine doğruluğu kanıtlanmış değil, akademik camiada hala tartışılıyor.) sahiptir.

Evrim teorisi bir tıpkı piramit gibi. En alt basamakta ne olduğunu bilmeden yoktur diyen geneli dinci olan bilgisiz kesim var.

Bir üst basamakta okuyan, Evrimi anlayan ve kesin bir gerçek kabul eden; bir alt basamağa oranla çok daha bilgili kişiler bulunuyor.

En üst basamakta ise Evrim Teorisinin sıkıntılarını, açmazlarını, çıkmazlarını bilen kesim var. Bu kesimin bazıları bu sorulara yanıt ararken bazılarıda bu sorulardan yola çıkarak Evrim Teorisinin neden doğru olamayacağını araştıran bilim adamları.

Evrim Teorisi demişken siz sanıyormusunuz sadece bir tane Evrim Teorisi var?

Şuan sizin Evrim Teorisi sandığınız şey bu teorinin bir alt teorisi olan Bencil Gen Teorisi.

Ha yeri gelmişken Yerçekimi Teorisine de gireyim. Sen şimdi Yerçekimi Teorisi kesinlikle kanıtlandı sanıyorsun değil mi?

Cünkü ne dediğini bile bilmiyorsun, internet köşesinde; Evrim bir teori diye inanmayanlar Yerçekimi Teorisine de inanmasın diye okudun Amerikayı keşfetmiş triplerine girdin.

Yerçekimi: Gökcisimlerinin; cisimleri kendi merkezine doğru çekmesi.

Yerçekimi Teorisi: Yerçekiminin nasıl olduğunu, parametrelerini inceleyen, denklemlerini hesaplayan teori.

Senin; o zaman ona da inanmayın diye atıp tuttuğun Yerçekimi Teorisi; "graviton" isimli bir parçacığın varsayımına göre kuruludur. Yani eğer bu "graviton" parçacığının aslında var olmadığı anlaşılırsa Yerçekimi Teorisi çöker.

Süper akıllı yer çekimi teorisinden kastın Newton' un yer çekimi teorisi olduğunu ya anlamayacak kadar malsın yada ideolojik militansın.

Amon yarebbi
18-07-2017, 20:08
Matematik dünyasının Nobel'i olarak bilinen "Fields" ödülüne layık görülen tek kadın matematikçi olan Maryam Mirzakhani, 40 yaşında hayatını kaybetti

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ-2jiVTk0yRK_x37UcAc-Bl4-1CudNc2CUC_f8fcCt7i0iQE4pVw

http://www.diken.com.tr/fields-madalyasi-sahibi-matematikci-maryam-mirzakhani-hayatini-kaybetti/