PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : AKP seçimden büyüyerek çıkarsa ne olur?


sargon
03-05-2007, 21:37
Bu sorunun cevabını gerçekten merak ediyorum. Farzedelim ki, 22 Temmuz seçimlerinde AKP eskisinden de güçlü bir şekilde meclise girdi. Cumhurbaşkanını da değiştirecek gücü buldu. Hatta bu sefer 27 Nisan'dan da daha rahat bir şekilde hareket edebilecek bir AKP olacak. Bu durumda ne olacak peki? Özellikle muhtıra konusunda olumlu görüşe sahip olan arkadaşların görüşlerini merak ediyorum.

Aklıma gelen şeyleri sıralıyorum:

1. İşte o zaman darbe olur. Ülkenin şeriata gitmesine izin verilemez, müdahale kaçınılmaz olur.
2. Millet sözünü söylemiştir. Kimsenin söyleyecek sözü kalmamıştır. Darbe falan olmaz, Kemalistler halkın kararını kuzu kuzu kabullenirler.
3. AKP daha pervasız davranır, ordu da bunu kabullenmesz ve bastırır. Darbe olursa iç savaş çıkar. AKP yeraltına çekilir ve Irak'a döneriz.
4. Gerilim söndürülmüş olacağı için sanıldığı gibi büyük sorunlar yaşanmaz. Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olur. Birkaç yıl ordu-hükümet gerginliği olur, sonra genelkurmay başkanı falan değiştirilir. AKP kazanır, böylece demokrasi de kazanmış olur. En kısa zamanda da AB'ye gireriz.
5. Ülke hızla şeriata doğru gider. Ordu müdahale yapamayacak duruma getirileceği için ancak sivil direnişler olur. 10 yıla varmadan laiklik falan gider, İran kadar olmasa da ona yakın bir şeriat rejimine gireriz.

Evet, diyelim AKP güçlü bir şekilde geldi ve istediği kişiyi de Cumhurbaşkanı yaptı. Ne yaparsınız?

dilaver
03-05-2007, 21:52
sevgili sargon

* * bizim topraklarımız ve bölgemiz en çok acıların çekildigi, inanılmaz sömürünün hüküm sürdügü, insan hakları ihlallerinin olagan oldugu yerlerden biridir. Bu yüzden bu topraklarda teorik ve pratik olarak sosyal bilimleri derinleştirme olanagı vardır, bu yapılmaktadır da.

* * *Gerek emek cephesinden, gerekse İslami kesimden teorik ve düşünsel katkıların boyutunu küçümsememek gerekiyor. Hatta Harun Yahya ve Akıllı Tasarımcıların neden Türkiye gibi bir İslam ülkesinde bu kadar güçlü oldugunu da irdelemek gerekiyor. Diger İslam ülkelerinde buna gerek yoktur, anlamı da yoktur ama red potansiyeli taşıyan tek laik görünümlü ülke biziz de ondan.

* * * 29 Nisanı yerli yerinde degerlendirmek gerekiyor. Bu miting düzenleyicileri aşmış ve kahrolsun şeriat degil, Ne darbe ne şeriat sloganı mitinge damgasını vurmuştur. Bu potansiyel de bir kere yuvasından çıktı mı kolay kolay sakinleşmez. Gücünün farkına varmıştır ve kendine güveni vardır.

* * * *Muhtemel bir AKP iktidarı da bu güce karşı ılımlı olmak zorundadır. Muhtemel bir AKP iktidarında son derece uzlaşmacı bir tavır izleyecegimize eminim. DTP liler şayet bagımsız olarak meclise girip te bir grup oluşturabilirlerse önümüzdeki dönemde şeriatın unutulabilecegini düşünüyorum.


* * * * saygılarımla

pante
03-05-2007, 22:25
Akp isterse 450 milletvekilinin tamamını alabilecek şekilde seçimden başarı ile çıksın.
Buna halkın herhangi bir tepkisi olmaz. Geçmişte olmadığı gibi.
Halk ona cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği ortadan kaldırsın diye oy vermiyor.
Konuşmalarında bunlara karşı çıksalar, o da iddia edilebilir. Ancak hiç kimse halkın takiyyeye oy verdiği iddiasında bulunamaz.
Akp'ye verilen oy hükümet olması ve yasama yetkisi içindir. Cumhurbaşkanlığı için değildir.
Cumhurbaşkanlığı parti makamı değildir. Meclis başkanının yaptığı gibi partizanca kullanılamaz.

Halk böyle bir amacı sezinlediğinde yeniden tavrını koyar.
Halkın tavrı darbeci değil devrimcidir.
Mustafa Kemal'in Bursa nutkundaki öğütlerini aynen uygular.
Gerekirse devrim yapar.
Bu aşamada darbe olurmuş, demokrasi tehlikeye girermiş halk ona bakmaz. Çünkü asıl tehlike karşı devrimdir. Karşı devrime karşı kendi savunmasını, ya da kendi devrimini yapmak ister.
12 Nisan ve 29 Nisan da bu devrimi yapabilecek güç ve potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Üstelik devrime yöneldiğinde bu güç ulusal cepheye dönüşür ve çığ gibi büyür. Emperyalist işbirlikçilerin ve yandaşlarının dışında tüm halk bu devrime katılır.
Türkiye'nin bu devrime ihtiyacı vardır. Halkı zorlamaları, bunalım yaratmaları devrimi getireceğinden bu aşamada böyle bir girişim iyi de olur. Varsın kazansınlar.

Ama durum hiç de öyle görünmüyor. Birilerinin hevesi kursağında kalacak gibi görünüyor. En başta ABD'nin. Çünkü son yaşananlar öncesinde Akp'nin oyu zaten düşüş içinde idi. %25-32 arasıydı. Bu aşamada Akp'nin çok fazla kan kaybettiği kesindir. Ayrıca sağ ve soldaki birleşmeler Akp'ye artık iktidar yüzü görünmeyeceğini göstermekte. CHP-DSP-SHP-GP vs. ittifak %30'a yakın oy demektir. Geçen dönemin küskün 10 milyon seçmeninin DSP ve ANAP'lı olduğunu unutmayalım. Onlar şimdi ayaktadır. Ayrıca DTP'nin bağımsız adayları da çok etkili olur, baraj altı partilerin oyları Akp hanesine yazılmaz. Akp'nin genel seçimden güçlenerek çıkması mucize gerektirir. Onlarsa mucize peşinde değil, düzenbazlık ve hile peşindeler.
İç savaş ise bu aşamada mümkün değildir. Çünkü halkla birlikte orduyu da karşılarında bulurlar.

03-05-2007, 23:40
Sevgili sargon,

"3. AKP daha pervasız davranır, ordu da bunu kabullenmesz ve bastırır. Darbe olursa iç savaş çıkar. AKP yeraltına çekilir ve Irak'a döneriz."

AKP nin kitlesi oyle kemiklesmis bir kilesi yok, bu oyla secimlede olmaz. AKP ye bugun oy verenlerin buyuk bolumu, AKP yeraltina cekilmeye baslarsa korkup desteklerinden vazgececeklerdir. Bu kimseler is guc coluk cocuk ve sayginlik sahibi kimseler.

Ayrica AKP'nin buyumesi soz konusu olamaz, buyurse demokrasinin geregidir, kimse birsey soyleyemez.

04-05-2007, 00:22
Aslında Akape'nin seçimden tek başına iktidar çıkacağını düşünmüyorum. Tek başına ve büyük çoğunlukla iktidarken hep kendini muhalefette sanmış ve son sıralarını, beceriksizliğini ispatla geçirmiş. Ancak bu varsayımı dışladığımız duruma göre:

Ben 5. şıkkı düşünüyorum. Dilaver'in söylediklerini de geçerli buluyorum. AKP dersini aldı. Çok daha ılımlı davranacaktır. Acele ettiği son sıralarda kurbağanın suyunu hızlı ısıttı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili tavrı sadece manevradır. Parti üyelerine ve taraftarlarına moral aşılamak içindir. Bülent Arınç'ı - yani çıkıntı tipleri - geri planda tutacaklarını sanıyorum, bunun göstergesi vekalet sorununda ortaya çıktı. Eğer daha güçlü gelirlerse yavaş yavaş Milli Eğitimdeki etkinliklerini arttıracaklardır. Bence de halk takiye yapmıyor ama Akape takiyeye devam eder. Neden 25 yaşa düştük? Sebebi yeni yetişenlere güvendiklerindendir. Gerçi ilk defa meydanlarda gençler görüldü. Ama şimdiye kadar hep panellerde falan hep yaşlılar olurdu. Gençleri de bohçabaş, düşünmeyen, ezberci yetiştireceklerdir. Aşağıdan itibaren bu şartlanmada geliyorlar artık.

Hilmi Özkök zamanında TSK'ya da nüfuz ettikleri söyleniyor. Her koldan yavaş kurbağa ısıtması yapmaya devam edeceklerdir.

Mitinglerde politik görüşü merkezde olanlar da çoktu. Ancak görünen hem Anap hem de DYP muhafazakardırlar. Erkan Mumcu'nun söyleni farklı değil. Bunlar da seçim propagandalarında, görürsünüz, dini kullanacaklar. Dolayısıyla Dilaver'in ve Pante'nin bahsettikleri bilinçlenmeden ben umutlu değilim. Ama elbette umarım aksi olur.

Son olarak, bu süre 10 seneyi geçebilir. İran tipi mi olur, nasıl olur bilinmez. AB'nin ve ABD'göremediği de burasıdır. Cumhurbaşkanı Sezer'in söylediği gibi "ılımlı İslam" diye bir şey olmaz, o takiyyedir ve RTE'nin söylediği gibi uygun durakta demokrasi tramvayından inerler ve "radikal islam" gelir.

exclusive
04-05-2007, 03:00
akp öncesini düşündüğümde şeriatçı gösterileri hatırlıyorum. O zamanlar meydanlarda hep şeriatçılar, türban eylemcileri, cuma vaazcıları, hizb'ul tahrirciler, fethullahçılar vs. vardı. Şimdi hiç biri ortalıkta gözükmüyor çünkü 5 yıldır iktidardalar. Meydanlara dökülmelerine gerek yok çünkü 5 yıldır bu ülkeyi onlar yönetiyor.

Bu sessizlik ortamını "şeriat tehlikesi yok" diye yorumlayanlar çok yanılıyor. Sessizler çünkü 5 yıldır emin adımlarla amaçlarını gerçekleştirme yolunda ilerliyorlar. Amacına ulaşmakta olan bir kesim meydanlara dökülüp isyan edecek değil ya. Elbette meydanlarda olmayacaklar.

İlk defa şeriatçıların amaçlarını gerçekleştirmeye bu kadar yaklaştıklarını düşünüyorum. Tabi 2002 seçiminden sonra bunların hepsi buhar olup uçmadıysa...

Bu yüzden bence 5 nolu ihtimalin gerçekleşme olasığı daha önce hiç olmadığı kadar yüksek:
5. Ülke hızla şeriata doğru gider. Ordu müdahale yapamayacak duruma getirileceği için ancak sivil direnişler olur. 10 yıla varmadan laiklik falan gider, İran kadar olmasa da ona yakın bir şeriat rejimine gireriz.

Peki ne yaparım?

Tabi ki savaşırım. Mustafa Kemal'in Bursa nutkunda söylediği gibi taşla, sopayla, elime ne geçerse onunla savaşır, gerekirse hapse atılır ya da çarpışırken can veririm.

Şeriatı durdurmak için üstüme düşen görev neyse onu yaparım. Umutsuzluğa da düşmem, "şeriat geldi, artık bitti" demem. Vaktiyle en ırkçı, en faşist iktidarın %80 oyla başa geldiği Almanya nasıl şimdi faşizme ve ırkçılığa karşı en sert tedbirleri alan ülkeyse Türkiye de şeriat'ı yaşadıktan sonra buna karşı en sert tedbirleri alan ülke olur. Belki ben bu şeriat döneminden sağ çıkıp o günleri göremem ama birileri mutlaka görür. Önemli olan da bu.

sodomo--
04-05-2007, 04:06
Bence hiçbirisi olmaz ve laik bir halk devrimi olur ve Erdoğan ile saz ekibi helikopterle kaçarlar.
Tabii Sargon 29 Nisan mitingini görmedi ya, o yüzden bu ihtimali hesaba katmamış :)

degisim
04-05-2007, 09:51
Bencede Akapenın, erbakan secmenının dısında kemıklesmıs bır oy potansıyle yok,sandıga gıtmeyen 10 mılyon ınsanın gerı donecegını ve merkez sagdan 2002 de kacan oyların tekrar merkez saga donecegını varsayıyorum vede oyle olması gerekır dıye dusunuyorum bu durumda akapenın guclu cıkma sansının olamdıgını dusunuyorum.Gelırlerse tekrar daha guclu olarak soyle bır ıhtımal var bence daha yumusak gorunebılırler *son C.baskalnlıgı secımlerındekı gıbı bır tavır takınmazlar tabıkı ama bu seferkı gelıslerı destekcılerının daha holıganlasmalarına neden olacagı acık gorunmektedır
ve bu durumda da ordunun goreve gelecegını yanı gerekenı yapacagına hıc kuskum yok.

Secenegım;
*1. İşte o zaman darbe olur. Ülkenin şeriata gitmesine izin verilemez, müdahale kaçınılmaz olur.

mhmd
04-05-2007, 10:10
"ve bu durumda da ordunun goreve gelecegını yanı gerekenı yapacagına hıc kuskum yok."

Alkış......
Kınalar dünden hazırmış.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

degisim
04-05-2007, 10:22
Elbette hazır sen ne beklerdın cemaatı muslım olupta eyvallah denmesını mı ?

commandante
04-05-2007, 10:41
BEN TÜRKİYE HALKININ ÇOĞUNLUĞUNDAN ÜMİDİMİ KESTİM BENCE 3. SEÇENEK AĞIR BASIYOR AMA HALKIM TAVRINI KOYSUN İSTERİM.

mhmd
04-05-2007, 10:47
Kınalar yakılacak... Yaaaak..

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

degisim
04-05-2007, 10:48
SelamunAleykum dıyelecek DEEEEE !!!!! :D

mhmd
04-05-2007, 10:50
:lol:

Komikti ama uymadı ve de olmadı Sn. değişim.
Sizden daha orijinal fikirler beklemek hakkımız.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

degisim
04-05-2007, 10:57
Komıklık olarak soylemedıgımı belırtmek ısterım eger bıraz dusunursenız sn. mhmd ne gıbı bır anlam cıkarılabılınır anlarsınız sanırım.Sızınde orjınal fıkırlerınızı takıp ettıgımı belırtmek ısterım ayrıca.

sargon
04-05-2007, 11:01
Islamci arkadaslarin goruslerini de merak ediyorum. Belki kendi acilarindan net olabilirler, demokratik hakkimiz diyebilirler, ama hangi tepkilere karsi nasil tepkiler gelistirirler acaba? Bunlari ogrenmek ilginc olacaktir.

liopleurodon
04-05-2007, 12:57
Bir hususu unutuyoruz:

TSK İç Hizmet Kanunu, Madde 35:

Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.

Peki anayasa ile T.C. nasıl tayin edilmiş:

T.C. ANAYASASI MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Demekki, bu maddede sayılan hususlardan birine yönelik tehdit durumunda, ordunun bu tehditi bertaraf etmek için gerekeni yapması, kanuni olarak göreviymiş. Eğer, laikliğe karşı (mesela) bir tehdit varsa, orduda orada uyukluyorsa, bu durumda bilfiil görevini ihmal etmiş olur..

İşte anlaşılmayan şey budur.. Bu tehditin nasıl bertaraf edileceği bir tartışma konusu olabilir, ama bu hususta darbe de dahil, her türlü yol açıktır.. Siyasiler safsata yapmayı çook iyi bilirler, ama kanunları da bir hayli bilirler.. Böyle bir durumda, külliyeten haksız çıkacaklarını da bilirler.. Çünkü, bu işlerde hak güçlü olandadır.. Ve elinde tank, top, füze ve piyadeleriyle güçlü olan ordudur..

İşte o yüzden ordu yıpratılmaya güçsüz düşürülmeye çalışılmaktadır.. Bu darbe vs. söylentileri de laftan ibaret değildir, sadece gene orduyu yıpratmaya yönelik bir diğer girişimden ibarettir. Çünkü, irtica tehdidini bertaraf etmek için ordunun darbe yapmaktan çok daha kolay ve etkili yöntemleri de vardır: Sıkıyönetim vs. gibi..

Diğer yandan, sorun AKP iktidarı değildir. AKP'nin çizgisine bakınca, özgürlüklere yönelik bir uğraş içinde oldukları görülür. Evet, türban, tekkeleşme vs birer özgürlüktür.. Ve kendi siyasi yapıları nedeniyle bu özgürlükleri istemeleri doğaldır, makuldur.. Fakat, sorun, bu özgürlüklerin yozlaşıp, diğer tüm özgürlükleri yok edeceğidir.

Fakat, şu anki duruma bakarsanız, zaten bunun bilfiil yaşanmakta olduğunu görürsünüz. TSK'nın açıklaması, artık bu işleri düzenlemek için askeri çözümlere gerek duyabileceği yönünde bir uyardır.. Peki bu bir darbe mi olur? Hiç sanmam.. Tankların eğitime giderken şu yoldan değil bu yoldan gitmesi bile pek çok aklı başa almaya yetebilmektedir..

Ama bunların yapılabilmesi için, milletten ordunun destek bulması lazımdır. Ne zaman ki, milletin bu desteği ümitsiz olur, darbe o zaman bir seçenek olur ancak..

sodomo--
04-05-2007, 14:30
Islamci arkadaslarin goruslerini de merak ediyorum. Belki kendi acilarindan net olabilirler, demokratik hakkimiz diyebilirler, ama hangi tepkilere karsi nasil tepkiler gelistirirler acaba? Bunlari ogrenmek ilginc olacaktir. (Sargon)

Dur Sargon, ben onlar adına söyleyeyim:

14 Nisan'dan sonra : İstesek 10 katını toplarız
29 Nisan'dan sonra : İstesek 3 katını toplarız
5 Mayıs'dan sonra : İstesek 2 katını toplarız
İzmir mitinginden sonra : İstesek aynı kalabalığı toplarız

İkinci Ankara mitinginde : Geliyorlar kaçıııın !

:) :) :)

DrLecter
07-05-2007, 19:41
Akp yönetim kadrosu izlediği sinsi politika ile bir taraftan ' demokrasiye kurşun sıkılmıştır' deyip demokratik zannedildi, mazlum görüldü *öteki yandan iktidar olduğu dönem içerisinde radikal tabanını memnun edemediği için -en azından türbanı üniversiteye sokamadığı için- Çankaya ya sokmaya çalıştı ve radikal tabana bakın TSK bize neler yaptı! dedirtti.Bu politika ile bu adamlar %50 alırlar bu ülkede bu oyunu yiyecek % 60 var..