PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 48 aylık bebeklere dini eğitim


Ahlaksız
26-10-2017, 20:00
Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü “okul öncesi eğitim” adını verdikleri programla henüz 48 aylık olan bebeklere Kuran, Arapça ve dini eğitim vereceklerini duyurdu.
http://odatv.com/48-aylik-bebeklere-dini-egitim-2610171200.html

bilgivehis
26-10-2017, 20:17
Çocuk daha doğmadan dini eğitim vermenin bir yolu var mı?

Evet var.

Binlerce yıl süren dinsel yaşamda doğan çocuklar dine yatkın olarak doğar, onu daha kolay algılar.
Bunun yanında çocuk doğar doğmaz kulağına ezan okuyarak, ezan sesine aşina olmasını sağlarlar.
Böylece çocuk daha doğmadan dine zincirli olarak doğar.
Bu ortamda yetişen çocuklara bu yüzden özgürlüğü anlatmak çok zordur...

kartopu
27-10-2017, 13:41
Bence bu ülkede dindar çok az kaygı veren dindarlık olmamalı diye düşünüyorum. Bu ülkede tüccar çok din iman ticareti yapan dini kullanıp iş bulan işinde yükselmek isteyen ticaret yapıp yükselmek isteyen çok .

Ben şunu anlıyorum bu ülke de çok iki yüzlü insan var. Bir de dinini bile bilmeyen onu tanımayan hatta bilmek öğrenmek için çaba harcamayan insan sürü ile.

İşte bundan en çok faydalananlar da politikacılar.
Şu feto culuğa bak devlete yerleş sermayeni katla prof ol iş yerinde yönetici ol ve bunların hepsini siyaset yolu ve devletin yardımı ile yap.
Ne dini buz gibi siyaset ve destek.

Bu gün aynı şeyleri başka cemaat ve tarikatler yapıyor.

Çocuklara din eğitimi de bu çerçevede .Keşke bir çok insan arapça bilse bir dil bir insan iki dil bir insanda iki kişilik gelişme.

Ahlaksız
27-10-2017, 18:18
bilgivehis;islam alimlerinin cilt cilt kitapları vardır..Ne yazar bu kitaplarda?
Mesela şunlar yazar..
Seks esnasında çıplak olmalı mıyız?
Seks esnasında okunan dualar..
Seks öncesi ne yapmalıyız?
Seks sonrası okunan dualar..
Seks yaparken korunmanın yolları..
Seks sonrası temizlenme..
Seks yapacağımız gün hangisi olmalı?
Seks yapacağımız saatler..
Cilt cilt anlatılır bu konular..
Yani daha çocuk ortada yokken,dualar başlar:)
Doğarken dualar,doğduktan sonra ezan okumalar,falan filan..
Öldün artık..Aradan diyelim 50 sene geçmiş..Biri hatırlar ve bir fatiha okur size..:)
Yani bırakın hayattayken yapılan faşizmi,daha siz hayatta yokken ve hayata veda ettikten sonra bile nasibinizi alırsınız..

bilgivehis
27-10-2017, 21:03
bilgivehis;islam alimlerinin cilt cilt kitapları vardır..Ne yazar bu kitaplarda?
Mesela şunlar yazar..
Seks esnasında çıplak olmalı mıyız?
Seks esnasında okunan dualar..
Seks öncesi ne yapmalıyız?
Seks sonrası okunan dualar..
Seks yaparken korunmanın yolları..
Seks sonrası temizlenme..
Seks yapacağımız gün hangisi olmalı?
Seks yapacağımız saatler..
Cilt cilt anlatılır bu konular..
Yani daha çocuk ortada yokken,dualar başlar:)
Doğarken dualar,doğduktan sonra ezan okumalar,falan filan..
Öldün artık..Aradan diyelim 50 sene geçmiş..Biri hatırlar ve bir fatiha okur size..:)
Yani bırakın hayattayken yapılan faşizmi,daha siz hayatta yokken ve hayata veda ettikten sonra bile nasibinizi alırsınız..

İş bunlarla da bitmiyor.
Örneğin ne zaman hangi pozisyona geçilir, hangi delik ne zaman helal olur.
İsmi de konmuş "Kadınlar sizin tarlanızdır".
Bunları 70'li yıllarda küçücük çocukların teslim edildiği kuran kursundan aldığım kitaplarda okumuştum...

Ahlaksız
27-10-2017, 21:51
bilgivehis;çok detaylı anlatırlar tabi..
Gazali demiş ki,arkadan yaklaşmak helaldir..İbni Rüşd ise buna şu şu nedenlerden dolayı itiraz etmiş..
Kitaplar da yazanlar bunlar..:)
Ebu Hanife kadının altta yatmasını uygun görmüş..İmam maliki ise,duruma göre pozisyon değiştirilebilir demiş..
İslam bu işte..!

Karaiskakis
27-10-2017, 22:35
Aynı çocuklara geçmişte Kemalist ideolojinin öngördüğü eğitim müfredatı doğrultusunda ideolojik eğitimde veriliyordu. Halbuki bu çocukların yaşı, ideolojik propagandaya maruz bırakılamayacak kadar küçüktü. O dönemde bir tepki gösteremeyen insanların şimdi konu dinsel eğitim olduklarında gösterdikleri tepkiyi samimi bulmuyorum. Bu dini eğitime karşı çıkanlar mesela 5-6 yaşlarındaki çocuklara okutulan ve adına ''Andımız'' denilen ideolojik seremoniye karşı çıkmıyorlardı. Neyse ki Ak Parti'nin Kemalistlere göre çok daha ileri bir demokrasi anlayışına sahip olması hasebiyle şu andımız denilen metninin çocuklar tarafından okutulması uygulmasıda kaldırıldı. Böylelikle daha özgür düşünceli nesiller yetiştirilmesinin önü açıldı.

bilgivehis
27-10-2017, 22:49
Aynı çocuklara geçmişte Kemalist ideolojinin öngördüğü eğitim müfredatı doğrultusunda ideolojik eğitimde veriliyordu. Halbuki bu çocukların yaşı, ideolojik propagandaya maruz bırakılamayacak kadar küçüktü. O dönemde bir tepki gösteremeyen insanların şimdi konu dinsel eğitim olduklarında gösterdikleri tepkiyi samimi bulmuyorum. Bu dini eğitime karşı çıkanlar mesela 5-6 yaşlarındaki çocuklara okutulan ve adına ''Andımız'' denilen ideolojik seremoniye karşı çıkmıyorlardı. Neyse ki Ak Parti'nin Kemalistlere göre çok daha ileri bir demokrasi anlayışına sahip olması hasebiyle şu andımız denilen metninin çocuklar tarafından okutulması uygulmasıda kaldırıldı. Böylelikle daha özgür düşünceli nesiller yetiştirilmesinin önü açıldı.

Ne zırvalıyorsun yine, Kemalist ideolojide dayak mı atılıyordu da bu kadar yalana, sahtekarlığa başvurdun.
Hey troll, bu çocuklar senin övdüğün zamanda dayak yiyorlar.
Bu kadar olayları çarpıtman normaldir, nasıl olsa mesleğin trollük...

Karaiskakis
27-10-2017, 23:21
Kemalist ideolojide dayak mı atılıyordu


Atılmıyormuydu? Eğitim sistemine Kemalist ideolojinin yön verdiği yıllarda okullarda dayak karakteristik bir olaydı.

Ayrıca devlet tarafından küçük yaştaki çocukların zihinsel yapısının şekillendirilmesini eleştiriyorsak bunu sadece dinsel olarak yapıldığında değil, ideolojik olarak yapıldığında da eleştirmeliyiz.

bilgivehis
27-10-2017, 23:47
Atılmıyormuydu? Eğitim sistemine Kemalist ideolojinin yön verdiği yıllarda okullarda dayak karakteristik bir olaydı.

Ayrıca devlet tarafından küçük yaştaki çocukların zihinsel yapısının şekillendirilmesini eleştiriyorsak bunu sadece dinsel olarak yapıldığında değil, ideolojik olarak yapıldığında da eleştirmeliyiz.

Elbette dayak olayı yoktu, dayak atılan yerler merdiven altı dinci guruplardı...

Karaiskakis
27-10-2017, 23:52
Elbette dayak olayı yoktu, dayak atılan yerler merdiven altı dinci guruplardı...

Hayır, vardı. Hemde oldukça yaygındı.

Ayrıca yasakçı ve tektipçi bir anlayış hakimdi. Mesela ana sınıfı ve ilkokula giden kız öğrencilerin türban takmasına izin verilmiyordu.

bilgivehis
28-10-2017, 00:18
Mesela ana sınıfı ve ilkokula giden kız öğrencilerin türban takmasına izin verilmiyordu.

Haa, konuyu kaydırmak istiyorsun, pekala hadi istediğin olsun.

O tarihte laik temelli bir devletin inşaasına çalışılırken, din figürlü giyim ile devlet okullarına girilmesi kadar mantıksız bir anlayış olabilir mi elbette devlet ile din bir şekilde ayrıştırılacaktır.
Adı üstünde laik sistem, hiç bir dine ve ideolojiye bağlı olmayan yönetim biçiminin temelleri atıldığı sıralardan bahsediyoruz.

Bir diğer yanılgı da türban kilise rahibelerinin baş örtüsüdür.
Son zamanlarda islam simgesi gibi gösterilerek politikaya alet edilmiş, bunun üzerinden duygu sömürüsü yaparak dindar kesim laik sisteme karşı kışkırtılmıştır.
Zira yerel kadınların kullandığı baş örtüsü, diğer ismi yazma olan ezeli örtü aynı işi yapmazdı, bu yüzden görünümü daha cazip olan kilise örtüsü tercih edildi.

Ayrıca bugün "Bi taraf olan ber taraf olur" anlayışının hakim olduğu dinci faşizmi buna karşı özgürlük gibi göstermeniz, bir başka saçmalığın daniskasıdır...

Karaiskakis
28-10-2017, 00:47
Haa, konuyu kaydırmak istiyorsun, pekala hadi istediğin olsun.O tarihte laik temelli bir devletin inşaasına çalışılırken, din figürlü giyim ile devlet okullarına girilmesi kadar mantıksız bir anlayış olabilir mi elbette devlet ile din bir şekilde ayrıştırılacaktır. Adı üstünde laik sistem, hiç bir dine ve ideolojiye bağlı olmayan yönetim biçiminin temelleri atıldığı sıralardan bahsediyoruz.



Saçmalamışsın. Çünkü, o çocuklar devlet hizmetini veren değil, alan konumundalar. Dolayısıyla devleti temsil eden kişiler gibi tarafsız olmak gibi bir mecburiyetleri yok.. Ayrıca Türkiye hiç bir zaman ideolojik olarak tarafsız bir devlet yapısına sahip olmadı. Bürokrasiyi ve orduyu Kemalist prensipler şekillendirdi. İslamcıların kamusal alanda varolma hakları gasp edildi. O zaman hiç biriniz bu konuda bir rahatsızlık belirtisi göstermediniz. Eğer bunu yapsaydınız şimdi belki de İslamcıların benzer bir şekilde devleti şekillendirmesi karşısındaki muhalefetinizin bir meşruiyeti ve samimiyetinden söz edebiliriz.

Bir diğer yanılgı da türban kilise rahibelerinin baş örtüsüdür.
Son zamanlarda islam simgesi gibi gösterilerek politikaya alet edilmiş, bunun üzerinden duygu sömürüsü yaparak dindar kesim laik sisteme karşı kışkırtılmıştır.

Sana ne bundan? Belki müslüman kadınlar kilisedeki rahibele gibi örtünmek istiyorlar. Ayrıca iki dininde semavi olduğu göz önüne alınırsa çeşitli yönlerden benzerlikler taşımaları olağandır.

Ayrıca bugün "Bi taraf olan ber taraf olur" anlayışının hakim olduğu dinci faşizmi buna karşı özgürlük gibi göstermeniz, bir başka saçmalığın daniskasıdır...

Ben bu sözde bir anormallik göremiyorum. Sen kendini Komünist olarak adlandırmıyormusun ( hoş, sadece lafta Komünistsin. Komünizmin teorik yapısı hakkında bir halt bildiğin yok ya neyse). Komünizm sınıf savaşımı üzerine kuruludur. Lenin'in en fazla eleştirdiği kesimler bu savaşımı reddederek, sınıfsal uzlaşıyı savunan kişilerdir. Özellikle bu noktada Kautsky'e yönelik eleştirileri meşhurdur. Bu bakımdan Lenin'in de bir tür ''taraf olmayan bertaraf olur'' tarzı bir anlayışa sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Sundance
29-10-2017, 02:29
Sübyan mektebi denilen bir şey çıkarmışlar şimdi. Yetkin olmayan bir şekilde yapılan yönetimin sonucu olarak halkın sırtına bindirilen vergi ve ekonomik yükler nedeni ile çocuklarını pedagojik yeterlilikte anaokullarına göndermeye mali güçleri olmayan insanlar bu sübyan mekteplerine muhtaç bırakılmakta. Bu mekteplerde gerçekleşen dini öğretim sonucu çocuklar travma geçirmekte.

http://www.diken.com.tr/sibyan-mektebi-manzaralari-anne-olarak-calismam-dogru-degilmis-resim-gunahmis/

Çocuklarının gidişatını gözlemleyebilme yetisine sahip veliler için korkunç bir durum ancak maalesef bu tür mekteplerin asıl hedefi bu gözlemi yapamayan, gözü kapalı çocuklarını teslim eden, sorgulamayan bilinçsiz kitleler. Sübyan mekteplerinin uygulamalarından rahatsız olan velilerin temizlenip geriye sadece istediklerini istedikleri gibi dikte edebilecekleri güruhun kalmasını tercih ediyor bile olabilirler.

Bırakın bu tür bir İslami baskı ile çocuklarda travma yaratmayı soyut düşünce gelişimi daha başlamamış 12 yaşın altındaki çocuklara dini öğretim vermek çocuk istismarıdır.

Çok küçük yaşlardan itibaren tanrı, günah, cehennem gibi travma yaratabilecek kavramlar ile baskılanan çocuklar zihinsel gelişimlerinde travma yaşamaktadır.

Kritik düşünme yetisinin kaybı, benlik bilincinin yetersizliği, içe kapanıklık, depresyon, öfke, kin, sağlıksız cinsel gelişim, seküler toplum düzenine uyum sağlayamama gibi sonuçlara neden olmaktadır.

Koyu kelimelere özellikle dikkatinizi çekerim. Birilerinin idealindeki toplum oluşturuluyor.

Türbanı, baş örtüsünü serbestlik olarak gösterenler, çocuklarına çok küçük yaştan itibaren sadece İslami dogmaları dikte ettiklerini, çocuklar üzerinde baskı kurduklarını ve gelişimlerini yönlendirdiklerini itiraf ediyorlar mı?

Baş örtüsünün bir seçim olduğunu ifade edenler, küçük yaşlardan itibaren tüm dinler ve dinsizlik hakkında eşit bilgiler verip seçimi çocuklarına bıraktıklarını söyleyebiliyorlar mı?

Onun yerine gördüğümüz bu tür forumlara gelip dinlerini savunmak adı altında Allah'larını kendi ağızlarından konuşturarak kendilerinin de çocukluklarında yaşadıkları bu travmanın izlerini gidermeye çalışmaları oluyor.

manas
29-10-2017, 05:02
kulağa okunan ezanla gelip sela ile gidiyoruz zaten, yani din yaşamımızın her evresinde tepemizden eksik olmuyor ama en kötüsü de böyle körpe beyinlere ideolojik din aşılamak. bu böyle büyüyerek devam eder. çocuklar travma yaşar mı diye düşünende hiç olmaz.

kartopu
29-10-2017, 09:28
Mesele hukukun üstünlüğü. Hukukun bütün kurumları denetliyor olması. Hukuk her kesi yargılayabilir olması.
Esas tehlike Adil hukukun olmasıdır.