Orijinalini görmek için tıklayınız : Ezan Türkçe Olmalı mı?
Velhelebe
10-11-2018, 01:52
Bu konudaki tartışma tekrar gündeme çıktı son zamanlarda. Deniyor ki ezan dünyada tek tip olsun ki herkes ezan olduğunu anlasın. Yani Arapça olsun deniyor.
Ben ise şöyle düşünüyorum. Tek tip olunca kendi dilimiz olmuyor ve anlamıyoruz. Yurtdışından gelecek turist ezan olduğunu anlayacak diye biz anlamını anlamamış oluyoruz. Anlamını öğren diyen olabilir. Olmaz işte. Dilimiz Türkçe ve kendi ülkemizde başka dil olması nasıl doğru olsun ki? Çoğunluk Türkçe konuşuyorsa Türkçe olmalı vatandaşa hitap eden şeyler. Turist de bir zahmet o dili biraz öğrensin ya da sorarak ezan olduğunu anlasın. Oldu olacak turist için dilimizi de değiştirelim. Olacak şey mi.
Meselenin diğer açısı ise dinde durumun ne olduğu. Halkın çoğu zaten hadisleri kabul etmiyor. Dolayısıyla Arapça olmalı diye hüküm çıkarmak çok zor olur. Herkesin kendi dilinde olması gerektiği hükmü de çıkmayabilir ama bu tercihtir. Bir zorunluluk yoksa tercih edilebilir uygun bir şekilde. Aksini düşünen yazabilir yanlışsın diye.
Bu tartışma başka ülkelerde var mı bilmiyorum. Almanya ve Avustralya'da ezan okunuyor camilerde. Orada Almanca yada İngilizce dayatması olduğunu daha duymadım. Takmışlar bir Türkçe ezana. Yerel seçimler yaklaşınca bir yandan Andımız diğer yandan Türkçe ezan tartışması açıldı.
Türkçe olsa ne Arapça olsa ne.
Hiç ilgilenmiyorum.
Velhelebe
10-11-2018, 02:36
Ezan önceden Türkçe okutuldu diyerek mağduriyet kasar bazıları. Zulüm gibi anlatırlar. Dine saldırı gibi anlatırlar. Anlaşılsın diye yapılan şey zulüm olur mu? Kur'an tercüme edilince sorun yok ama ezan dilimize çevrilince şikayetler başlıyor. Bu durum siyasi propaganda ile alakalı olabilir. Ardından hemen başörtüsü yasaklandı falan deyip suçu CHP'ye atmak isterler. Sürekli söylenince insanlar da inanıyor.
Ezan önceden Türkçe okutuldu diyerek mağduriyet kasar bazıları. Zulüm gibi anlatırlar. Dine saldırı gibi anlatırlar. Anlaşılsın diye yapılan şey zulüm olur mu? Kur'an tercüme edilince sorun yok ama ezan dilimize çevrilince şikayetler başlıyor. Bu durum siyasi propaganda ile alakalı olabilir. Ardından hemen başörtüsü yasaklandı falan deyip suçu CHP'ye atmak isterler. Sürekli söylenince insanlar da inanıyor.
Velhelebe; ilgilenme. Seçim öncesi gereksiz tartışma üretiyorlar. Bize havalimanın da ki kayıp kaçak oranını anlatsınlar. Bir kaç saat önce Hakkari'de bir karakolda patlama olmuş ve 25 yaralı 7 kayıp var. Kayıplar büyük ihtimal öldüler. Bizi Andımız ve Ezan ile oyalıyorlar.
Bu siyasiler böyle gereksiz ve hiç bir getirisi olmayan ideolojik tartışmalar açıyorlar birbirlerine oy geçişlerini engelleyip kendi tabanlarına mağduriyet oynuyorlar. Demogaji yapıyorlar. Adeta birbirlerini kolluyorlar.
Ne oldu 2 uzman çavuşun donarak öldüğü mesele, ne oldu kadın cinayetleri ? Bana ne sonu tükenmek bilmeyen ezan ve and tartışmalarından.
Sizde böyle düşünün. Birbirlerini besliyorlar.
Velhelebe
10-11-2018, 02:51
Velhelebe; ilgilenme. Seçim öncesi gereksiz tartışma üretiyorlar. Bize havalimanın da ki kayıp kaçak oranını anlatsınlar. Bir kaç saat önce Hakkari'de bir karakolda patlama olmuş ve 25 yaralı 7 kayıp var. Kayıplar büyük ihtimal öldüler. Bizi Andımız ve Ezan ile oyalıyorlar.
Bu siyasiler böyle gereksiz ve hiç bir getirisi olmayan ideolojik tartışmalar açıyorlar birbirlerine oy geçişlerini engelleyip kendi tabanlarına mağduriyet oynuyorlar. Demogaji yapıyorlar. Adeta birbirlerini kolluyorlar.
Ne oldu 2 uzman çavuşun donarak öldüğü mesele, ne oldu kadın cinayetleri ? Bana ne sonu tükenmek bilmeyen ezan ve and tartışmalarından.
Sizde böyle düşünün. Birbirlerini besliyorlar.
Haklısınız. Gündem değiştirme taktiği bunlar. Gündem değişince ekonomi ve şehit meselesi gibi meseleleri insanlar pek konuşmuyor. Bu sembol siyasetidir işte. İnsanların değerlerine atıf yapılarak oy toplanır. Ama insanlar da fena etkileniyor. Sadece icraatlere bakmak lazım.
Haklısınız. Gündem değiştirme taktiği bunlar. Gündem değişince ekonomi ve şehit meselesi gibi meseleleri insanlar pek konuşmuyor. Bu sembol siyasetidir işte. İnsanların değerlerine atıf yapılarak oy toplanır. Ama insanlar da fena etkileniyor. Sadece icraatlere bakmak lazım.
Bakın siz bile "şehit" dediniz. Bende şehit diyorum. Halbuki buna inanmıyoruz ki. Bu bir lisan bir görenek olmuş bizde. Aslında için için her sevdiğimiz insan yada gencecik askerlerimiz öldüğünde onların ruhlarının cennete gitmesini isteriz.
Tutup Şehit demeyeceksiniz, çünkü cennet yok ve onlar öldüklerinde hiçliğe giderler, siz şehit yerine eski Türkçe bir kelime kullanacaksınız diye bize dayatma yapsalar müslüman olmadığımız halde buna itirazımız olur. Şehit kelimesi Arapçadan geldiği halde bunu dert etmeyiz. Çünkü lisanımız böyle şekillenmiştir. Buna dokunulmaz, dokunulsa da başarılı olunmaz. Çünkü inançtan gelen sanırım "hams" dediğimiz bir kültürümüz vardır. Bunun içinde Alevilerde var. Cemevlerinde günümüze uygun kelimelerle beyitler şiirler okuyacaksınız diye dayatabilir misin ? Bir Alevi, bizim bugün ki lisanımızla anlamadığım bir kelimeyi anlar. O onun kültürü olmuştur. Kültür yenilenemez, kendi kendisine oturur.
Siyaset nedir, kimilerine göre savaş stratejisi... Savaşa hazırlık dönemi... Toplum bilimi...Toplumları belirli çizgilerle ayırma ve yönetme...Politika...Devleti yönetme...Hedefe varma.
Biz sadece ayrıştırma, yönetilme ve hedefe varma kısmını görüyoruz. Bu hedef vatandaşın değil para sahiplerinin ve siyasetçilerin kendi hedefleri. Savaşa hazırlık yok, toplum bilimi yok.
Türkiye'de ki siyaset tuhaf. İrdeledikçe dahada kızgınlaşıyor insan.
Bize ne ezanın lisanından. Din vicdan ve inanç özgürlüğü verip arkasından dolanmak ne iştir ?
Müslüman cemaat isterse Çince okutur o onu ilgilendirir. Bizi ilgilendiren bu özgürlüğü korumak. Kendi özgürlük sınırımıza müdahaleye kadar bir şey diyemeyiz. Bu yüzden hep tartışma olarak kalıyor çünkü hukuki bir karşılığı yok. Şimdi anlatabilmişimdir umarım. Sonuca varmayacak yada vardığında sokakları kızıştıracak bir vites kutusuyla oynuyorlar. Ben hastanede sıra bulamıyorum, arabamın deposu hep çeyrek duruyor. Fırıncılara ekmeğe zam yapmayacaksınız diye baskı yapılıyor kaç tane esnaf battı bu ara. Bana ezan yada andımızı gösterdiklerinde bunları tutup anlatamam çünkü ideolojik çeperler yüzünden insanlar andımız yada ezanın her şeyi halledeceğine inanıyorlar. Şimdi 25 asker yaralı bazıları şu an hastanede inim inim inliyor. 7 kayıp asker var en az 100 aile şu an uyuyamıyor. Bu bir çatışma bile değildi. Siyasetçi asıl görevini icra edip bunların hesabını versin.
Andımız gelmeyecek ve ezanın lisanı değişmeyecek. Seçim bitince bunlarda bitecek. Uyandırın gençleri.
Velhelebe
10-11-2018, 03:49
Bakın siz bile "şehit" dediniz. Bende şehit diyorum. Halbuki buna inanmıyoruz ki. Bu bir lisan bir görenek olmuş bizde. Aslında için için her sevdiğimiz insan yada gencecik askerlerimiz öldüğünde onların ruhlarının cennete gitmesini isteriz.
Tutup Şehit demeyeceksiniz, çünkü cennet yok ve onlar öldüklerinde hiçliğe giderler, siz şehit yerine eski Türkçe bir kelime kullanacaksınız diye bize dayatma yapsalar müslüman olmadığımız halde buna itirazımız olur. Şehit kelimesi Arapçadan geldiği halde bunu dert etmeyiz. Çünkü lisanımız böyle şekillenmiştir. Buna dokunulmaz, dokunulsa da başarılı olunmaz. Çünkü inançtan gelen sanırım "hams" dediğimiz bir kültürümüz vardır. Bunun içinde Alevilerde var. Cemevlerinde günümüze uygun kelimelerle beyitler şiirler okuyacaksınız diye dayatabilir misin ? Bir Alevi, bizim bugün ki lisanımızla anlamadığım bir kelimeyi anlar. O onun kültürü olmuştur. Kültür yenilenemez, kendi kendisine oturur.
Siyaset nedir, kimilerine göre savaş stratejisi... Savaşa hazırlık dönemi... Toplum bilimi...Toplumları belirli çizgilerle ayırma ve yönetme...Politika...Devleti yönetme...Hedefe varma.
Biz sadece ayrıştırma, yönetilme ve hedefe varma kısmını görüyoruz. Bu hedef vatandaşın değil para sahiplerinin ve siyasetçilerin kendi hedefleri. Savaşa hazırlık yok, toplum bilimi yok.
Türkiye'de ki siyaset tuhaf. İrdeledikçe dahada kızgınlaşıyor insan.
Bize ne ezanın lisanından. Din vicdan ve inanç özgürlüğü verip arkasından dolanmak ne iştir ?
Müslüman cemaat isterse Çince okutur o onu ilgilendirir. Bizi ilgilendiren bu özgürlüğü korumak. Kendi özgürlük sınırımıza müdahaleye kadar bir şey diyemeyiz. Bu yüzden hep tartışma olarak kalıyor çünkü hukuki bir karşılığı yok. Şimdi anlatabilmişimdir umarım. Sonuca varmayacak yada vardığında sokakları kızıştıracak bir vites kutusuyla oynuyorlar. Ben hastanede sıra bulamıyorum, arabamın deposu hep çeyrek duruyor. Fırıncılara ekmeğe zam yapmayacaksınız diye baskı yapılıyor kaç tane esnaf battı bu ara. Bana ezan yada andımızı gösterdiklerinde bunları tutup anlatamam çünkü ideolojik çeperler yüzünden insanlar andımız yada ezanın her şeyi halledeceğine inanıyorlar. Şimdi 25 asker yaralı bazıları şu an hastanede inim inim inliyor. 7 kayıp asker var en az 100 aile şu an uyuyamıyor. Bu bir çatışma bile değildi. Siyasetçi asıl görevini icra edip bunların hesabını versin.
Andımız gelmeyecek ve ezanın lisanı değişmeyecek. Seçim bitince bunlarda bitecek. Uyandırın gençleri.
Şehit kelimesi dilimize girmiş. Birçok dilde olan bir olay bu. Diller etkileşim halindedir, o dilden o dile kelimeler girer. Dile kelime girmesi ayrı ama tutup da başka dille konuşmak ayrı. Konuşurken Türkçe konuşuyoruz, tutup da Arapça konuşmuyoruz mesela. Kültürün gereği kendi dilimiz.
Bu özgürlük meselesi de değil. Yani biri bize Türkçe konuş diye dayatmıyor. Dilimiz neyse onu konuşuyoruz. Ezan meselesi de böyle. Kimse dayatma yapılsın demiyor. Dilimiz Türkçe olduğu için olması gereken Türkçe diyorlar. Bu fikir tartışma zemini, özgürlük ve dayatma ile alakası yok. Ya da hukuken yaptırım gücü var mı ile alakası yok.
Tabi bu konular teferruat kısmı. Asıl meseleler ekonomi ve refah gibi meseleler. Öncelik ezanın dili ne olmalı değil de ekonomi ve alım gücü falan olmalı.
Siyaset vatandaşa hizmet yapma sanatı ya da sorun çözme sanatı falan diye tanımlanır. Hedefe varma, savaş yapma gibi unsurlar tanım tarafından içerilir, teferruattır onlar. Aslı tanımdaki gibi denir. Ama tanım olması gerekendir, olan değil. Bu konular siyaseti neyin belirlediği ile de alakalı. Parayı verenin düdüğü çaldığı bir dünyada adam gibi bir yaşam nasıl olacak? Her şeyi sermaye sahipleri kontrol eder, siyasetçiler de sermaye sahiplerinin çizdiği yerde görev alır ve yaranmaya çalışır. Kaçınılmaz olarak sermaye sahiplerinin cebi önem taşır. Halkın görevi sermaye sahiplerinin karını arttırmak oluverir. Yani siyaset halk için değil sermaye sahipleri için oluverir.
Bana kalırsa halkın çıkarı esas alınmalı ve ön planda olmalı. Kapitalizmde bu mümkün mü emin değilim. Çünkü parayı veren düdüğü çalıyor. Çok ufak bir azınlık gücü elinde bulundurup her şeye yön veriyor. O azınlık halkı mı düşünür kendisini mi? Pasta nasıl paylaştırılır? Bu soruların cevabı siyasetin de nasıl işlediğini ortaya koyuyor. Siyaseti şu kişi bu kişi mi belirliyor yoksa sermaye sahipleri mi? Hani dünyayı gizli örgütler bilmemneler yönetiyor diye komplo üretiyorlarya. Komplolara gerek yok, sermaye sahipleri gizli değil ki. Medya bile sermaye sahiplerinin elinde. Bu durumda bağımsız bir medya imkansızdır, bütün dünyada bu böyle.
Son kertede çoğumuz kapitalizm sosyalizm falan nedir bilmiyoruz. Bilen az kişi var. Bilmediğimiz için kapitalist propagandalara kanıp iyi sanıyoruz ve sosyalizmi falan karalıyoruz. İşi hakikaten bilen birisi bu konuları bize anlatsa iyi olur. Siyasetin gerçek yüzü ortaya çıkmış olur.
Ezan ın Türkçe okunmaması bu devletin ayıbıdır Hem yerli hem milli olacaksın ibadete çağrıyı kendi dilinle yapmayacaksın Bu anlayış kendi dilini küçümsemek geçersizleştirmektir.
Ben ateistim ezan sesinin biraz azaltılması ve insanları rahatsız edilmemesi taraftarım. Yoksa Arapça veya Türkçe olması beni ilgilendirmiyor.
Ama merak ediyorum bu ülkelde Türkçe okuyup yazanlar Türkçe konuşanlar Türklüğü kavga sebebi sayanlar niçin ezanın kendi dillerinde okunmasına karşı çıkıyorlar Kendi dinlerini kendi dillerinde öğrenmeye karşı çıkıyorlar anlamış değilim.
İşte ben bu gibi insanların milliyetçiliğinden şüphe duyarım.
Kendi dillerini küçümseyen onun için kavga bile vermeyen milliyetçiler bence palavra milliyetçileridir. O zaman aklıma bir soru takılıyor siz Türk milliyetçisi misiniz yoksa devletçi misiniz.?
Eğer Türk milliyetçisi iseniz kendi dininizi kendi dilinizle öğrenmek için niçin ısrarcı değilsiniz ?
Eğer devletçi iseniz, bu devlet Türk devleti değil de Arap Türk karışımı bir devlet mi?
Dedim ya beni ilgilendiren taraf ezan sesinin ve camilerden taşan seslerin kendi içinde kalacak biçimde ayarlanması. Gerisi başkalarına kalmış sorundur.
Leonardo
10-11-2018, 18:17
Bu da basit ama derinliği olan bir konu.
Eskiden Eski ve Yeni Ahit de latince / yunanca imiş. yani okuma-yazma öğrensen bile, dilini anlamak için ya asil ya da papaz olman gerekirmiş. (Onların bile ne kadar anladıkları meçhul)
Şimdi bizde de aynı şey var. Vakti olan Arapça öğrenip Kuran'ı kendi dilinden anlamaya çalışıyor. Ciddi anlamda dindar kişiler için de aslında normal. Koyu hıristiyanlar da mesela Aramice öğrenip Yeni-Ahitin ilk halini okurlar. O işin mistik boyutu.
Ama sıradan insan için dinin Türkçeleştirilmesi daha iyi. Mesela sadece Ezan değil. Batı o konuda bizi eleştiriyor. "Anlamadığınız şeyi papağan gibi tekrar edince ne oluyor?" diyorlar. Ben o kadar katı değilim. Ama Duayı bile kendi diline çevirip okumak daha mantıklı geliyor.
/Ezan, Çan sesi gibi bir şey. Manasını herkes biliyor. Tek sorun bazı yerlerde çok cami yapılıp ezan saatinde gürültü kirliliği yaratılması + Türkiyedeki İmamların düzgün ezan okuyamaması :)