Orijinalini görmek için tıklayınız : Vehbi Koç belgeseli
Felâsife
10-12-2018, 14:54
Türkiye de ilk fabrikalardan, ilk AŞ. ye, ilk Holding'e derken, iş alanında bir imparatorluk kuran, Angaralı kurtzade Vehbi efendi'nin hikayesi.
https://www.youtube.com/watch?v=NOhRDgE5wzQ
Vehbi Koç yemek yemeye lokanta girdiğinde yemeğini yiyip hesap öder fakat garsonlara bahşiş vermezmiş.
Garsonun dikkatini çekmiş efendim oğlunuz bahşiş verirdi siz niye vermiyorsunuz?
Vehbi koç geriye dönüp garsona, benim babamda Vehbi Koç olsaydı bende verirdim, demiş. :biggrin1:
Vehbi Koç un hikayesini yıllar önce okumuştuk Erol Toy un kitabında Sanırım Kitabın ismi İmparator du.
geçmiş zamanda bir veri paylaşılmıştı Japonyada sınıf atlamak için 3 nesil, Almanya da 2 nesil Türkiye de ise 5 yıl gerekiyormuş.
Türkiyede iktidar olan partinin kuyruğuna yapıştın mı oldun patron onun içinde 5 yıl yeterli oluyormuş. Vehbi Koç da bu kuyruğa yapışanlardan Erol Toy a göre.
Kimilerine göre Vehbi Koç, Cumhuriyet devrimlerinden sonra burjuva eksiğini kapatmak için devlet imkanlarıyla zengin edilmiş ancak görevini getirmemiş birisidir.
Şüpheci Dinsiz
11-12-2018, 17:31
Koç Grubunda bir süre çalıştım. Vehbi Bey'in bilgisayarını bir kaç kez tamir etmişliğim var, kendisiyle de sohbetlerimiz oldu. Çok mütevazi bir insandı, bize roketi icat etmişiz gibi saygı duyar, ikrama boğardı. Oğullarıyla birlikte çok yemek yemişliğimiz var, onlar da yemekhanede sıraya girer, tabldotta ne varsa onu yerlerdi, çok mütevazi insanlardı. O zamanlar Koç Grubu diğer kapitalistlere pek benzemezdi, çoğunlukla üretim sektöründeydi, yanlış hatırlamıyorsam 160.000 çalışanı vardı, 2 tek 1 çift maaş verirlerdi, yılbaşlarında-bayramlarda Migros çeki, kışın 1 maaşa yakın yakacak yardımı verirlerdi, sağlık için haftada 1 doktor gelirdi, isteyene istediği ilacı yazardı. Yemekhanesi çok iyiydi, kaliteden-masraftan kaçınmazlardı. Koç Grubunda çalışanların Koç Grubunun üretimlerinden %20 indirim hakkı vardı. Askere gittiğimde yarım maaş ödemeye devam ettiler.
Tofaş haricinde üretimde kaliteden kaçınmazlardı. Örneğin Arçelik-Beko buzdolabı-çamaşır makinesi-bulaşık makinesi alsan en az 10 yıl kullanırdın. Gerçi hala öyle, evdeki buzdolabı 25, çamaşır makinesi 12, bulaşık makinesi 22 yıllık. Bozulduğu için değil, çok elektrik tükettiği için değiştirmek zorunda kalınıyor. Ben onları evin ahalisinden gördüğüm için değiştirmiyorum.
Tofaş konusu da şöyle; İtalyanlarla (Fiat) yapılan sözleşme gereği kritik malzemeleri Fiat'dan alma zorunluluğu vardı, her sene artan sayıda yedek parçaları Türkiye'de üretmek için epey yatırım yaptılar, çaba gösterdiler, böylece kendisini de yan sanayiyi de geliştirdi. O dönemde Türkiye'nin diğer kapitalistleri faiz-rant-peşkeş peşindeyken Koç Grubu üretimi tercih ediyordu. Üretimin yarısına yakını 65 ülkeye ihraç edilirdi.
Vehbi Bey sohbetlerimizde imkanlar dahilinde Japon kalkınma modelini takip etmeye çalıştığını söylerdi. Japonya'da kalkınma döneminde üretilen mallara iç piyasaya 10 yıl garanti verilmiş, yurt dışına 1 yıl. Japonlar vaktiyle önce kendi halkını kalkındırmayı hedeflemiş, halkın refahı konusunda sonuç ortada.
Profilo'da staj yapmıştım, Vestel'e bir konuda kısa süreli danışmanlık yaptım, kalitesizliğin ne olduğunu oralarda gördüm. Benim gördüğüm Koç Grubu fabrikalarında hile-hurda yoktu.
Sakıp (Sabancı) Bey ile de tanışmışlığım var. Ona ciddi sorular sorduğum halde kendisiyle dalga geçtiğimi veya hakaret ettiğimi zannedip benle dalga geçmişti. Genelde insanlar hakaret eder, para ister veya dalga geçerlermiş, o da ceplerini tersyüz edip gösterir "gördün mü sen benden zenginsin" dermiş. Güleryüzlü, muzip ve hazırcevap bir insandı, sürekli hakarete uğradığından, para istendiğinden, alay edildiğinden kösele suratlı olmak zorunda kalmış sanırım. Gerçekten de kim bunu görse hemen ya hakaret ya alay ederdi, ben etmedim. 7-8 kez karşılaştım, hep yalnızdı, yanında ne koruma ne başkası.
Zenginlerin kendi dertleri, kendi evrenleri oluyor. Bu ayrı konu.
Felâsife
12-12-2018, 23:38
Kimilerine göre Vehbi Koç, Cumhuriyet devrimlerinden sonra burjuva eksiğini kapatmak için devlet imkanlarıyla zengin edilmiş ancak görevini getirmemiş birisidir.
Bunu bir şekilde Cemal Kutay da dile getiriyordu, hatta Atatürk'ün Vehbi Koç'u bizzat azarladığını söylüyordu.
Bu yola beraber çıktık, sen fabrika işlerine dalıp davanı da bizi de unuttun diye azar çekesi.
Belgesel de bu konulara hiç girilmemiş, sadece CHP li oluşu ve sonradan ondan da istifa ettiği geçti.
Hakikaten bu denli işin içinde miydi, yoksa CHP ye destek vermedi diye mi böyle dendi, açıkcası burası biraz muğlak kalmış.
Ama video da gördüğümüz Koç, Angara ağzını bile terk etmemiş, babacan biri gibi profil çizdi bana göre.
Çocukları belki onun mirasını, maddi olarak daha ileri götürdü ama bir nüfus planlama olayı var ki o konuda hiç seslerinin çıktığını duymadım. Bu konularda pasifler görünen o. Varsa da ben bilmiyorum.
Vehbi amca kalabalık ile kalkınma filan olmayacağını biliyormuş, tv ler de çok denk gelmiştim, böyle sözlerine.
@Şüpheci Dinsiz
İlk elden tecrübelerin paylaşımının, kıymeti daha bir başka elbet.
Paylaşım için çok teşekkürler.
Sevgiler
Bunu bir şekilde Cemal Kutay da dile getiriyordu, hatta Atatürk'ün Vehbi Koç'u bizzat azarladığını söylüyordu.
Bu yola beraber çıktık, sen fabrika işlerine dalıp davanı da bizi de unuttun diye azar çekesi.
Buna değinmek istemiştim siz yazmışsınız. Koç bu ülkeyi kalkındırsın diye zengin edilmiş ancak 10 Kasım günlerinde spot yayınlamanın pek ötesine geçememiş, montaj işlerine dalmış bir holding. Tamamen piyango çıkmıştır. Neden seçildiğini bilemiyoruz. 16 yaşındayken bakkal işletmiş, 19 yaşında TBMM çalışanı olmuş sonra da gel zaman git zaman ülkenin en zengini oluvermiş. Daha Atatürk ölmeden su koyuvermiş.
Türkiye'nin sermaye ağasıdır. Büyük otoyol ihaleleri çoğunlukla Koç holdinge gitmiştir. Araba yapacağına göstermelik Anadol ile idare etmiş ardından distribütörlük kolayına gelmiştir. Bu ülkenin geri kalmasını genelde İslam inancına bağlarız ancak ülkede dinamo olması gerekenlerin eksiklerini hiç akıl etmeyiz. Amerika'nın maddi büyümesine bakarsanız altından bugünün büyük patronlarının dedeleri çıkar. Bizimkiler ise futbol kulübü başkanlığıyla uğraşıp duruyorlar.
Bir ülkede zorlamayla gelişmişlik bu kadar oluyor Halbuki bu kapitalist sisteme uygun Tüccar zanaatlar ve tarım dan anlayan Rumlar Ermeniler Yahudiler vardı bu insanların meslek ve deneyleri Osmanlıya dayanıyordu.
İllada kapitalist Türk olacak dediğinde zorlama oluyor köksüz oluyor.
İşte Koç ailesi bu zorlamanın ürünleri.
Kemalizm yolunu bu köklü olanlarla devam etse idi Türkiye bu günden daha çok gelişmişlik seviyesine ulaşmış olurdu. Kökeni Türk olanlarda çıraklık eğitimi alır daha çok üretgenlik seviyesine ulaşırdı.
İlla da Müslüman olacak hem de devletin Müslümanı. Böyle düşündün mü bu kadar oluyor.
Felâsife
13-12-2018, 14:53
Buna değinmek istemiştim siz yazmışsınız. Koç bu ülkeyi kalkındırsın diye zengin edilmiş ancak ....
Daha Atatürk ölmeden su koyuvermiş.
Bunun belki başka savunucuları da vardır ama bildiğim en ateşli savunucusu Cemal Kutay'dı.
Fakat Kutay'ın da fanatik Atatürk sevgisinden fark edemediği bir mesele vardı ki Atatürk'te su koyvermişti.
İlk başlarda ki sözler vaatlerle yola çıkışıyla, sonra ki yola devam edişi tamamen başkaydı.
Neticede sistemi kurmaya çalışmak bir sorun, (yumuşak olmalısın, taban yapabilesin) onu ayakta tutmak başka bir sorun (sert olmalısın ki çatlak ses kalmasın), onun devamını sağlamak ise daha başka bir sorundur. (daha sert olmalısın)
Diyeceğim o devirde su koyveren koyvereneymiş zaten, Koç'un su koyvermesi belki Atatürk'ün tam yanında olmamaktır ama Atatürk'te ister istemez, bir yandan da çevresini kendi dağıtmıştır. Çünkü sistem kurulmuş, güç ele geçmiştir. Koç belki de bu yüzden uzaklaşmıştır, gerçi bu kadar yakın mıydı o da meçhul.
Adamın kafası hesap kitaba zehir gibi de çalışıyormuş.
Siyasetin altın kuralı: "Bizden değilsen, düşman taraftansındır" ölçüsü gereği, otomatik düşman saflarında sayılmış.
Vehbi Koç görünen o ki "ne İsa'ya yaranabilmiş, ne de Musa'ya yaranabilmiş", CHP liler onu DP li olmakla, DP liler de onu CHP li olmakla suçlamış durmuş. Hakikaten zor bir durum.
Ayrıca, biz ne dersek diyelim zengin kısmının, her zaman yönetimlerle flört ettiği de bir gerçektir, onlar ne kadar bunu gizleseler de, gizli gizli aşıklar tepesinde hasrette giderirler. :D
Koç'un distrübütörlük yaptığı zamanlarda, aslında onu bile yapması büyük bir işmiş diye düşünüyorum, şimdi bir esprisi yok ama o zamanlar durum fenaymış, öyle yabancı sermaye filan hikayeymiş, fabrika açmak imkansızlıklarla örülüymüş, tavizler vermeden kimse size makine bile vermiyormuş, fabrika açsan bu sefer kime satacaksın, deterjan bile 70 lere kadar anca zengin sınıfının kullandığı bir ürünmüş.
Anadol arabasının da belgeselini izlemiştim, onda da bir dünya zorluklar çekilmiş, ortaya çıkan ürün aslında hiç kötü de değil, çağının bile ilerisi orijinal bir ürün ama benzin zamları, enflasyon, yabancı hayranlığı derken, kepenk kapatılmak zorunda kalınmış.
Sevgiler
Felâsife; keşke bize de böyle bir lütufta bulunsalardı da arada kalan biz olsaydık :D
Felâsife
13-12-2018, 15:10
Felâsife; keşke bize de böyle bir lütufta bulunsalardı da arada kalan biz olsaydık :D
Eheh, güzel. :biggrin1:
Türkler osmanlı da ne ticaretten anlıyordu ne de sanayi denilen şeyin ne olduğunu biliyorlardı... tüm bunlar yahudilerin rumların ermenilerin elindeydi, bizler tarlada saban süren, şehirlerde zenaatla uğraşan insanlardık. cumhuriyet kurulurken eğitimli insan eksikliğinin yanında ticaret ve sanayileşme bilgisi olan insan eksikliği de çekilmişti. ulus devleti kurulduğu için bu işler gayri müslimlerden alınmak istendi. gençliğinde yahudi tüccarın yanında işi öğrenmiş Türkler bu işlere ön ayak oldu diyebiliriz, bence vehbi koç'ta bir yahudiden ticaretin inceliklerini öğrendi ve yolu açıldı, yoksa kuru kuruya ankaranın bozkırından gelen biri böyle bir hanedanlığın temelini atamazdı.
Felâsife
12-01-2019, 01:14
https://www.youtube.com/watch?v=5cl7JIl63Kk
ForumKirpisi
12-01-2019, 03:23
Türkler osmanlı da ne ticaretten anlıyordu ne de sanayi denilen şeyin ne olduğunu biliyorlardı... tüm bunlar yahudilerin rumların ermenilerin elindeydi, bizler tarlada saban süren, şehirlerde zenaatla uğraşan insanlardık. cumhuriyet kurulurken eğitimli insan eksikliğinin yanında ticaret ve sanayileşme bilgisi olan insan eksikliği de çekilmişti. ulus devleti kurulduğu için bu işler gayri müslimlerden alınmak istendi. gençliğinde yahudi tüccarın yanında işi öğrenmiş Türkler bu işlere ön ayak oldu diyebiliriz, bence vehbi koç'ta bir yahudiden ticaretin inceliklerini öğrendi ve yolu açıldı, yoksa kuru kuruya ankaranın bozkırından gelen biri böyle bir hanedanlığın temelini atamazdı.
türk diye bir ayrım yapılmamıştır o dönem. müslüman ve gayri müslimler diye yapılmıştır. müslümanların hayatta geri kaldığı doğrudur. fakat türk kavramı osmanlı toplumuna çok sonradan tekrar kazandırılmış, hatta cumhuriyet kurulduktan sonra da türk kavramının karşılığı anlaşılamamıştır, öyleyse müslüman olanlara türk diyelim denmiş müslümanlar türk ilan edilmiştir, hatta hristiyan türkler de mübadelede yunanistana gönderilmiştir bir kısmı da bulgaristana göçmüştür. genel itibariyle dünyada durum böyleydi, balkanlar ve orta avrupa hariç. milliyetçilik, etnik kavga tohumları orada ekildi.
Bunun belki başka savunucuları da vardır ama bildiğim en ateşli savunucusu Cemal Kutay'dı.
Fakat Kutay'ın da fanatik Atatürk sevgisinden fark edemediği bir mesele vardı ki Atatürk'te su koyvermişti.
İlk başlarda ki sözler vaatlerle yola çıkışıyla, sonra ki yola devam edişi tamamen başkaydı.
Neticede sistemi kurmaya çalışmak bir sorun, (yumuşak olmalısın, taban yapabilesin) onu ayakta tutmak başka bir sorun (sert olmalısın ki çatlak ses kalmasın), onun devamını sağlamak ise daha başka bir sorundur. (daha sert olmalısın)
Diyeceğim o devirde su koyveren koyvereneymiş zaten, Koç'un su koyvermesi belki Atatürk'ün tam yanında olmamaktır ama Atatürk'te ister istemez, bir yandan da çevresini kendi dağıtmıştır. Çünkü sistem kurulmuş, güç ele geçmiştir. Koç belki de bu yüzden uzaklaşmıştır, gerçi bu kadar yakın mıydı o da meçhul.
Adamın kafası hesap kitaba zehir gibi de çalışıyormuş.
Siyasetin altın kuralı: "Bizden değilsen, düşman taraftansındır" ölçüsü gereği, otomatik düşman saflarında sayılmış.
Vehbi Koç görünen o ki "ne İsa'ya yaranabilmiş, ne de Musa'ya yaranabilmiş", CHP liler onu DP li olmakla, DP liler de onu CHP li olmakla suçlamış durmuş. Hakikaten zor bir durum.
Ayrıca, biz ne dersek diyelim zengin kısmının, her zaman yönetimlerle flört ettiği de bir gerçektir, onlar ne kadar bunu gizleseler de, gizli gizli aşıklar tepesinde hasrette giderirler. :D
Koç'un distrübütörlük yaptığı zamanlarda, aslında onu bile yapması büyük bir işmiş diye düşünüyorum, şimdi bir esprisi yok ama o zamanlar durum fenaymış, öyle yabancı sermaye filan hikayeymiş, fabrika açmak imkansızlıklarla örülüymüş, tavizler vermeden kimse size makine bile vermiyormuş, fabrika açsan bu sefer kime satacaksın, deterjan bile 70 lere kadar anca zengin sınıfının kullandığı bir ürünmüş.
Anadol arabasının da belgeselini izlemiştim, onda da bir dünya zorluklar çekilmiş, ortaya çıkan ürün aslında hiç kötü de değil, çağının bile ilerisi orijinal bir ürün ama benzin zamları, enflasyon, yabancı hayranlığı derken, kepenk kapatılmak zorunda kalınmış.
Sevgiler
Koc aslinda bildigini uygulamis siyasete bulasmamis iyiden iyiye parti babinda, ancak ulkeye baska sekilde destek vermis. Hala da yurtdisinda Turkiye babinda yuzaki isletmelerden biridir.
Bu iktidar doneminde de cook arastirildi, fakat yikilamadi.
Ataturk ile yanyana surekli gorunseydi, belki de bugunku Koc olmazdi.
Anadol da bu ulkenin ilklerinden biri neticede, o yillarda o kadar yapilabilmis. Her ne kadar okuz yer diye dalga gecildiyse de, sonucta o yillarda guzel bir is basarilmis.
http://www.patronlardunyasi.com/haber/-Anadol-u-okuz-yer-diye-alay-ettiler/41154
Felâsife
12-01-2019, 22:55
Anadol da bu ulkenin ilklerinden biri neticede, o yillarda o kadar yapilabilmis. Her ne kadar okuz yer diye dalga gecildiyse de, sonucta o yillarda guzel bir is basarilmis.
Kesinlikle Anadol o zamanlar için, güzel bir başarı hikayesiymiş, hakkında bir kaç belgesel de seyretmiştim, işin güzel tarafı tam bir halk arabası, tamir bakım olayları da kolaymış, şimdi ki arabalara asla halk arabası da denemez, çünkü tamirinden tamirciler ile anlamadığı durumlar oluyor.
Bizde tabii böyle bir şeyler yapınca, bilir bilmez kötülemek için hücum ediliyor, fiberglas çürümeyen ve hafif malzeme, ama öküz eşek yer diye tefe çekilmiş. Ötekini de pas yiyor ne fark eder ki, işin garibi bu güne gelmiş Anadollar orijinal haliyle bile durabiliyor, çünkü pas dertleri yok.
Sevgiler
bilgivehis
13-01-2019, 01:31
Bu başlığı görüyordum ama ilgimi çekmiyordu, doğrusu yorumlar beni şaşırttı.
Bütün yorumları okudum, neredeyse başına bir taç takmadığınız kalmış.
Üstelik işin derin gerçeklerine kimse değinmemiş, hep övgüyle bahsedilmiş.
Kişi olarak övgüyü hakeden biri ama ticari başlangıç ve sonrasında durum çok farklı.
Hiç de yorumlardaki gibi değil, Koç süreci yorumlardakinden aksi yönde gelişti.
Ömrü biten Osmanlı feodalizminin ardından yeni kurulan bir Türkiye devleti var.
Bu devlet doğal olarak kapitalizme geçiş yapmak zorunda, ancak ortada henüz kapitalist yok.
Diğer yandan da ABD'ye bu ülkede yerli işbirlikçi kapitalist lazım.
Tam o sıralar Vehbi Koç mahalle pazarlarında peynir satıyor. Bakanlıkta çalışan bir yakınıyla ayaküstü sohbet ediyor. Bu yakını devlete kiremit lazım olduğunu ama bir yerde bulamadığını söylüyor. Vehbi Koç bu kiremiti kenar mahallelerden oldukça zeka dolu bir şekilde tedarik ediyor.
Ardından bir bakkal dükkanı açıyor, dükkanda fıçıyla gazyağı satıyor.
Kiremitleri farklı yöntemle bulmuş olması ve dükkanda gazyağı satması ABD'nin dikkatini çekiyor. O andan itibaren devreye ABD giriyor, Vehbi Koç'a bir petrol bayisi açıyorlar. Koç işletemiyor, iflas ediyor. Akabinde yine ABD buna bir petrol bayisi açıyor. Bu defa iş tutuyor ve devamı malumunuz.
Atatürkle uzaktan-yakından hiç alakası yok, bunu da belirteyim.
Peki sonra ne oluyor?
Tamamen ABD desteğiyle büyüyen koç, çok iyi bir yerli işbirlikçi oluyor, ABD ne dese onu yapıyor ve yapmak zorunda zaten.
Daha sonra tam kapitalist sıfatına erişince sadece kapitalistlerin kabul edildiği CFR, Bilderberg gibi örgütlerin üyeliğine kabul ediliyor. Bu örgütlere üye olmak için kapitalist olmak yetmiyor sadece vahşi kapitalist düzeyinde olanlar o deliğe girebiliyor. Yani sömürü, baskı, katliam, işgal ne varsa bunları kabul eden ve yapan örgütlere üyedirler...
bilgivehis; Yeni rejim kendi kapitalistini ve burjuvasını arıyordu. Olup biten sadece budur ve dediğiniz gibi büyük kapital ile uyumlu olması gerekiyordu.
Bende yorumları okurken şaşırıyorum.
Felâsife
13-01-2019, 18:43
@Bilgivehis
@Turdur
Sevgili dostlarıma öncelikle şunu söylemeliyim ki, bizler "EZİK" bir toplumuz, bilinç altında bizler bir şey başaramayız düşüncesi hakimdir, başardığımız an da ise, ya vatan hainiyizdir, ya da küresel sermayenin uşağıyızdır.
Bunu vurguladıktan sonra Vehbi Koç'a gelelim, adam daha gençken gözlemliyor toplumu ve bir şeyler yanlış diyor, bunun böyle olmamasının gerektiği bilincine eriyor. Akabinde okulu bırakıp, ticarete atılıyor ve bakkaliyeyi babası ile birlikte kuruyor, at eşek sırtında İstanbul'dan mallar getiriyor, durmuyor, peşine kundura, nalburiye derken, orta zengin sayılacak bir seviyeye zaten geliyor. Bunları bir iki senede zaten başarmış.
Sonra Cumhuriyet, meclis derken çorbada tuzum olsun hesabıyla meclise giriyor, matbaa kısmında görev alıyor, sonra burada bir sorun oluyor, başta ki yetkili matbaa da ki herkesi ceza gibi askere gönderiyor. Koçta böylelikle askere gidiyor, o zaman askerlik 2-3 yıl tam emin değilim, geldiğindeyse inşaat malzemeleri işine giriyor.
Şimdi Vehbi Koç, kiremitten sermaye edindi, orada yürüdü denmesi, Vehi Koç'un zekasına, gayretine, iş aşkına bence hakarettir, adam kuruşun bile hesabını yapan biri, kolay kazansa böyle yapar mı? Sonrasın da küresel sermayenin oyuncağı oldu denmesi, onu maşa oyuncak görüp, küçümsemekten başka bir şey değildir.
Amerikalılar mesela böyle küçümsemeleri çok severler, Clinthon'du galiba "50 lerde biz olmasaydık Türkler kominist olmuştu" dedi.
Bir Allahın kulu da buna cevap veremedi, çünkü ona muhtaçsın, eziksin ne diyeceksin ki.
Bilakis Koç, küresel sermayeyi kendi hedefleri için kullanmış, onu kendine oyuncak etmiş, görünen odur.
Osmanlı Batıdan taviz vermeden, tek bir çivi mi alabiliyormuş? Öyle bir baba yiğit kişi duymadık, Cumhuriyet döneminde Atatürk harici, ileriyi hedefleyen başka biri mi varmış, yok.
Diyeceğim Kapitalizm denilen küresel sermayeyi bile, kendi hedefleri için kullanan biri ki Vehbi Koç, bu açıdan zaten 2. Atatürk'tür.
Ama üstte dediğim bu memlekette biri bir şey mi yaptı? Vatanı satmıştır!
Biri iyi işlere imza mı attı? Kapitalizmin kölesidir!
Acaba gerçekten kölesi mi? Yoksa onlar mı onun kölesi oldu?
Daha çocuk yaşta, gayri-müslimleri çalıştırıp onların zekasını kullanan biri, bu zekaya daha okul çağında erişecek, ticaretin içine girdiğin de onları yönetemeyecek!
Yönetti diyelim, biz bunu nasıl anlayacağız ki? Zekamız yetmez anlamaya! Anlayamıyoruz zaten.
Bizim sorunumuz bu, biz "Başaramayız", bu "EZLİKLİKLE" başarana da inanmayız, ötemiz yok.
Ama biride demez ki kardeşim, bu eziklik hep mi bakidir? demez. Ya da bir şeyler başaran hiç mi olmayacak? demez.
Koç başarmış !...
Bir şeyler götürmemiş, aksine getirmiş.
Laf üretmemiş, ilklere imza atmış.
Bugün de dikkat edelim hep aynı şey olur, hikayemiz hiç değişmez, bir şey mi yapıldı? O ya vatan hainliğidir, ya da uşaklıktır!
Bunun sağla solla alakası yok, hepimiz böyleyiz, hepimiz eziğiz. Ezik bir neslin ahvaliyiz, bir şeyler başarıla bileceğine imkan ihtimal veremeyiz, hafsalamız almaz.
Deveye sormuşlar, inişi mi seversin, yokuşu mu seversin?
Devede, Ya bunun hiç mi düzü yok! demiş.
Her ne hikmetse, ağzı laf yapan, kalemi de yazanlar, vatanperver oluyorlar, lakin ürettikleri bir şey var mı? Yok! Üretemeyen de ne yapacak, kötüleyecek.
Madem Koç iyi şeyler yapmadı, iyisini sen yap! Böyle örnek ol, bakın bu böyle yapılabilir de, icraat yok, olamaz ki nasıl olsun, olduğu an kendide hain olacak.
Burada ki mesele, başarı denene yargılamadan bakmakta, bir yargılamadan bakabilsek zaten, arkasında ki incelikleri görebileceğiz de olma ihtimali, olmama ihtimalinin yanına bile yaklaşamıyor ki?
Video da Vehbi amca "Namazımı da kılarım, her akşam 1 kadeh viskimi de içerim, Allah affetsin" diyor.
Yav adam Allahı bile yönetiyormuş, sermayeyi mi yönetemeyecek? Süper :D
Bence Vehbi Koç'un çok incelenecek yönü var, çok, çok, çok. Onu küçümsemek anca kayıplara neden olur.
Sevgiler
bilgivehis
14-01-2019, 01:46
Sevgili Felasife, Vehbi Koç konumundaki insanların biz mücadelesine, zekasına değil, durduğu yere bakarız.
Mücadele ve zeka sonucunda nerede durmuş, bizi burası ilgilendirir.
Bütün diktatörler de mücadeleci ve zekidir, tayyip diktatörü de Hitler de aynı keza.
Bu insanlar oraya hangi engelleri aşmış gelmiş bizi pek ilgilendirmez, bizi netice ilgilendirir, yani biz sonuca bakarız.
Vehbi Koç ailesi ve bütün varlığıyla vahşi kapitalizme bağlıdır ve nihayetinde kendileri de bizzat vahşi kapitalistlerin bir üyesidirler.
Tayyipten memnun değilsen, Hitler senin için kötüyse, dünyanın herhangi bir yerinde katliamlar oluyorsa, milyonlarca insan yurtsuz-yuvasız kalıyorsa, çocuklar acı çekiyorsa bunların bütün sebebi Vehbi Koç'un bulunduğu örgüttür.
Vehbi Koç'u övdüğün zaman doğal olarak bunca kan ve göşyaşının sebebi olanları da övmüş oluyorsun.
Yani kişisel olarak bakarsan son derece başarılı ve takdir edilen birisidir ama sonuca baktığın zaman da tam tersi bir gerçekle yüzyüzeyiz.
Bu yüzden kendi adıma tepeleri nasıl aştığı değil, tepelerden sonra nerede durduğu beni ilgilendirir.
Saygılar, sevgiler ustam, kırdıysam affola:)
Felâsife; bütün darbe ve krizlerden hatta devalüasyonlardan bile etkilenmeyen aksine dahada güçlü çıkan bir sermaye yapısı hakkında yazışıyoruz. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında meclise girmiş işlerini yürütmüş işte.
Yazdığınız kadar masumane olduğunu sanmıyorum. Amerikan kapitalinin Türkiye ayağı olduğunu düşünüyorum. Çokta düşünmüyorum aslında, sonuçta "çok para haramsız çok söz yalansız olmaz" demişler.Bugün Bilal Erdoğan ve abisine de sorsak onlarda hakkıyla kazanmışlardır. Hele şu Amerikan kartelleri. Onlar hiç mi çalışmamışlar yâda akıl etmemişler, tabi ki etmişler. Bu onların ezen ve hak yiyen tarafında olmadıkları anlamına gelmiyor. Biz burada kişilik analizi yapmıyoruz, iyidir kötüdür bilemeyiz. Biz sistemin ne sonuç doğurduğuyla daha ilgiliyiz.
Bir kaç aile ülkenin kaynağını kaymağını yiyor. Ali Sabancı kendi dedi zaten, eşit doğmuyoruz diye. Bu Koç Üniversitesi var.. İstanbul ormanlarını kesip kesip yaptılar. Doğaya da çok zararları oldu, belki doğa deyince kafanız değişir :D
Hiç bir şey üretmeden, otoyol gişelerinin ihaleleri bir yana 1915 yâni Ermeni Olayları döneminde Ermenilerin mallarına çökenler vs. Öyle çalıştım yaptım muhabbeti beni hiç sarmıyor anlayacağın.
karakedi
14-01-2019, 09:30
Bence Vehbi Koç'un çok incelenecek yönü var, çok, çok, çok. Onu küçümsemek anca kayıplara neden olur.
şu linkte vehbi koç'un nasıl zengin olduğunu incelemişler
http://www.ulusal.com.tr/amp/index.php?tur=makale&id=1602
bu linkte de koç ailesinin reyiz zamanında nasıl zenginleştiği yazıyor
http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/yeni-baslayanlar-icin-koc-1-239222
şu rıza sarraf olayı bile bu işin içinde neler döndüğünü anlamaya yeter. devlet ve bir takım siyasiler sırf tüpraş rafinerisi için amerikanın iran ambargosunu deldi. birbirlerine 700bin tllik saat aldılar.
en azından biz 3-5 haber okuyan, gündemi takip eden insanlar olarak vatandaşlardan biraz daha duyarlı olmalıyız diye düşünüyorum.
hoş gerçi vatandaşın suratına sövdüler "bunların amına koycaz" diye ama kimsenin umurunda değil.
ama nerede bedava tulumba tatlısı desen orada kadınlar birbirini eziyor.
nerede geçiçi iş var desen 40bin kişi izdiham yapıyor.
adama memnun musun diye soruyorlar memnunum diyor. halbuki kıçında don yok.
nasıl olacak bilmiyorum.
Sevgili dostlarıma öncelikle şunu söylemeliyim ki, bizler "EZİK" bir toplumuz, bilinç altında bizler bir şey başaramayız düşüncesi hakimdir, başardığımız an da ise, ya vatan hainiyizdir, ya da küresel sermayenin uşağıyızdır.
Vehbi Koç bir şey başarmış değil. Demir çelik köprüyü icat etmedi, petrolü aydınlatmadan motorlarda kullanılan enerjiye çevirmedi, elektriğin aydınlatmada kullanılmasını da keşfetmedi ki. Bildiğimiz kapital, bankacılık sektörüyle ne katıyor, distribütörlük ve montaj sanayisi ile ne katıyor. Bir Mercedes yok, McDonald yok, Airbus yok, Apple yok. Devrim zenginidir kendisi. O olmasaydı başkası onun yerinde olacaktı orası da farklı bir konu. Çalışıp yapmak bu kadar basit değildir sanırım. Bir şey icat etmeden hele.
Ali Ağaoğlu ne katmış örneğin, siyaset ve toprak sahipliğiyle büyümüş. Sistemden ve siyasetten nemalanmış.
Sn karakedi
en azından biz 3-5 haber okuyan, gündemi takip eden insanlar olarak vatandaşlardan biraz daha duyarlı olmalıyız diye düşünüyorum.
Biz deyince neyi kast ediyorsun.
Biz hangi sınıftanız yoksa bütün sınıfları aşıp sınıfsızlığa mı ulaştık.
Anasına sövülmüş aldırmamışlar bizim de anamıza sövüldü aldırmadık aldır sa idik işsiz kalacaktık evde ekmek bekleyenler aç kalacaktı.
Sonunda işçi idik emek gücümüzü belli bir fiat a satıyorduk başka yolumuz başka çaremiz yoktu başka satılacak şeyimizde yoktu. Bu ara şef müdür patron bize anamıza sövdü sesimizi çıkaramadık çıkarsak biliyorduk ki açlık sefalet bizi kapıda bekliyordu.
Bazen hayatın gerçeği (biz ona şamarı diyoruz ) yüzümüze yüzümüze çarpar da sesimiz bile çıkmaz.
Marks En alt sınıflarla en üst sınıflarda ahlak yoktur Ahlak orta sınıfın işi der.(bazı arkadaşlar Marks ı her şeye maydonoz yapıyorsun diyecek biliyorum ama bazıları için referans da olmuyor değil )
hoş gerçi vatandaşın suratına sövdüler "bunların amına koycaz" diye ama kimsenin umurunda değil.
ama nerede bedava tulumba tatlısı desen orada kadınlar birbirini eziyor.
nerede geçiçi iş var desen 40bin kişi izdiham yapıyor.
Bu sınıf, Ne yapacaklar tek çareleri bunlar. Ahlak peşinde koşsalar onları açlık soğuk sefalet bekliyor Onları da anlamak gerekiyor onları ancak onlar gibi olanlar anlar. Onlar gibi olmayanlar onları kınar bunu onlarda biliyor ama çaresizlik işte.
Ahlak ne garip şey Genel ev işçisi çocuklarını bakmak için o işi yapar müşterisi ona Orosbu der. İşte ahlak biri ahlaksız diğeri ahlaklı.
Birileri bedava tulumba tatlısı için birbirini çiğner diğeri onlara güler hayır dağıttığını düşünür. O hayır diye dağıtılan kazancın Temellerinde kimin teri kimin kanı kimin anasına sövüldüğü ile kimse ilgilenmez. İşte ahlak namus.
Koç ailesi de bu ahlaksız sınıfın içindekilerden dir . Ona göre ger şey satılır alınır satın alınmayan satılık olmayan bir şey yoktur. Para kazanmak hedeftir kimin kanı akacak kimin anası dikilecek onları ilgilendirmez.
Hedef. Güç +İktidar = SERVET.
ForumKirpisi
14-01-2019, 10:40
@Turdur, Koç yine de türkiyenin hacmi en büyük firması. Hani mega cityli vestelden falan daha iyi imaj yapmış ürünleri falan daha iyi gibi oluyor. yurtdışında da popüler Beko ürünleri. Aristondan daha iyi imajı öyle diyim.
Gidiyon mesela gavurların çalıştığı bi beko tükkanı görüyon şaşırıyon garip geliyor doğal olarak.
Vestel ne yapıyor ne ediyor o şeyi kıramıyor sen o kadar büyük fabrika ol bir panel üreticimiz yok hala. Bir LED panel üreten yok. TSK vakıfları üretiyor ancak. TVnin en önemli parçası panel. Onun harici dışardan çok ara parça getiriyorlar. Zorluda bi iş becerememe var know-how idare konusunda çok zayıflar beğenmiyorum zorluyu. Ürünleri fena değil ama sıkıntı var özgünlükte.
Koç, Grundig'i falan da alarak iyi işler yaptı aslında. Ama yine problem Koç'un Türkiyeye güvenerek parasını Türkiyede tutmaması. Aynı Zorlu gibi. Diğerleri gibi. Kimse parasını Türkiyede tutmuyor. O türbanlı reis orada sonuçta. Ülker çıkardı mesela parasını dışarı ilk.
Döviz niye böyle ah o yüzden.
Ama mesela, Almanyaya falan satış yapamazsın ancak gurbetçiler çünkü onlar kendi mallarını kullanırlar sana da satarlar.
O yüzden bizim arabamız olabilirdi, araba hem bir ülkeye imaj katar dışarıda tanıtım için en önemli şeydir hem de herkes her yerde alır güzel bişey ortaya çıkarsa. Araba bizim eksiğimiz Koç araba yapmadığı için bok yesin şimdi koşturup çamaşır makinası falan satsın.
Elindeki imkanlara göre daha iyi olabilirmiş ama bizde nitelikli eleman
sıkıntısı var. Bunun sebebi de İslam, ha nereden diyeceksiniz. Uluslararası çalışan da gelmiyor hoca da gelmiyor anladınız umarım.
Koç gibi bi şirket daha olsa birbirlerini desteklerlerdi. Reisin yancıları sonradan görme ve spastik zekalı onlardan bi şey olmaz.
İnşaat şirketleri zaten bir ülkenin ileri götürücü etmeni değildir, inşaat ihtiyacını giderirler. Aynı alt yapı uygulayıcıları gibi.
İnşaat ayrıca ithalle yürür kaliteli inşaat daha da ithalle yürür. İthalatın patlamasının sebeplerinden biri de inşaattı.
Getirdiğin parkenin odunu gavur malı kimyasalların gavur malı çatın gavur malı, yapıştırıcın, matkabın, çalışan işçi kaçak yabancı, iş makinan, yakıtın, elektriğin, pencerendeki pvc, avizenin ledi bilmemnesi, kapının kolu, mobilya odunu, mobilya yan ürünleri contasına kadar gavur malı her şeyin dışarı para çıkarıyor. Bi derdimiz de bu. Yerli 404 var diyoruz herif gidip henkel alıyor. Bilinç yok o kafa evrilmemiş.
karakedi
14-01-2019, 11:04
benim çalıştığım yerin yanında tüpraş rafinerisi vardı. işçi 70 metreden düştü öldü. haberlerde tek bir satır yazı çıkmadı. polis bile gelmedi...
bunlar bizim hayatımızda görmediğimiz paraları rüşvet diye vergiden kaçırır, bizim ruhumuz duymaz. bu şekilde kamu kaynaklarını yağmalıyorlar. diğer taraftan işte yok yapıkredi sanat kültür, yok atatürk belgeselleri sempati yaratıyorlar.
bunların kazandığı her kuruş halkın cebinden çıkan milli gelirdir. de aradaki bağlantıyı kursan bile millet umursamaz. herkes karanlıkta gözüne fener tutulan tavşan gibi ağzını ayırıyor...
Erdoğan Demirören, istanbulda el konulan ermeni varlıklarına çökenlerin başında geliyormuş. karamehmetler büyük toprak sahipleriymiş. aramızda adanalı varsa o zaman bilmesi lazım. dedelerini ninelerini yıllarca bunların ağası sömürmüş. şimdi çocukları ülkede fink atıyor.
bu iktidar kendi zengin sınıfını da bunların arasına sıkıştırdı. işten anlamayan insanlar türkiyede proje üstüne proje yapıyor. köprü, yol vs yaptırıp bizim vergileri kendi adamlarına aktarıyorlar. proje bitiyor, yeterli araç geçmedi diye bir daha aktarıyorlar. nereye kadar böyle gidecek?
akp şu an bu zenginlerin en çok sevdiği parti. kimse sesini çıkartamıyor, hakkını arayamıyor, grev yapamıyor. koç, sabancı falan bunlar bizim gözümüze aydın gözüküyor, diğer yandan ömürlerinde görmedikleri kadar at koşturuyorlar.
koç akp döneminde en çok büyüyen şirketlerin başında geliyormuş. bakmayın siz gezi olaylarında atatürk rozetleri falan şeysi oldu. tüpraştaki işçiler zam isteyelim dedi. vali bütün emniyet müdürlüğünü gönderdi... niye? gezidekiler insan da, rafineridekiler ****** çocuğu mu?
Sn karakedi
Söylediğin her şey katılıyorum da bunlar Koç ailesini toplumun gözünde düşürmüyor. Koç ailesi her zaman iktidara en yakın durmuş diğer sermaye gurupları da öyle.
Biz 1980 de MESS in gazetelere tam sayfa ilan verip DİSK ve DİSK üyesi işçiler hedef alan mesajlarını da biliyoruz 12 EYLÜL darbecilerini çağrılarını da biliyoruz.
Ama sorun işçi olmak ve işçi olmaktan ne anlamak .
O inşaattan düşen işçinin yerine ne kadar talep var onu anlamak. Benim anlatmak istediğim bu.
karakedi
14-01-2019, 11:36
sitemim size değil yanlış anlamayın. hatta kimseye. öyle sisteme karşı söyleniyorum.
sadece merak ediyorum, daha ne kadar böyle devam edecek.
bu sadece işini kaybetme korkusu da değil.
topyekün bir cahiliye dönemi yaşıyoruz. kimsenin umurunda değil.
kimse derken de işte solcuları, sol partileri vs kastediyorum.
neyse.
Yine MARKS dan söz edeceğim (bazılarının canını sıksa da)
Manifesto işçiler ve komünistler bölümü.
İşçi sınıfı ekmeğine bir dilim ilave etmek için değil onurunun kurtarmak için mücadele ettiğinde devrimcidir.
Başak bir madde de
Komünistler le işçi sınıfının kavgası aynıdır.
Yani bu her türlü sınıf olmayı red eden (komünistler) le işçilerin ileriki mesafede aynı olacaklarının bu günkü kavgasını vereceklerini anlatıyor.
Biri (komünistler) kavganın başında sınıf olmayı red etmiş, diğeri (işçi sınıfı ) kavganın sonunda red edeceğinin maddesi.
İşçilerin yanında komünistler yoksa o boşluğu ya din ya para doldurur. Bu cahiliye dönemi çok ta yadırganacak bir şey değil bunu burjuvalardan beklemek de doğru değil. İşçilerin yoksulların cahil kalması onların menfaatine hatta uğraş alanları.
Cahil insan birde yoksulsa kölelik durumunu kabullenmiş insandır ona sadece bu kölelik durumunu sürdürecek imkanlar verilmesi yeterlidir.
Hegel- Köle Efendi diyalektiğin de bunu çok iyi anlatır. Bunun için iki koşuldan söz eder. Biri kölenin kölelik durumunu sağlayacak koşul. ikincisi, korku.
Felâsife
14-01-2019, 12:42
Yani kişisel olarak bakarsan son derece başarılı ve takdir edilen birisidir ama sonuca baktığın zaman da tam tersi bir gerçekle yüzyüzeyiz.
Bu yüzden kendi adıma tepeleri nasıl aştığı değil, tepelerden sonra nerede durduğu beni ilgilendirir.
Anladım.
Peki burada o sermayenin yanında olmasaydı Koç, burada insanlar daha mı mutlu olurlardı? yoksa Osmanlıdan kalma nargile ve tütün tüttürmeye devam mı ederlerdi?
Mesela biz bunları eleştirebilir miydik, var ki eleştirebiliyoruz, yoksa eleştirebileceğimiz bir şey bile olmazdı, bizde bir köşede nargilenin dibine vururduk.
Halk zaten hasta adam denen bir imparatorluğun, miskinliği ve yokluğu içindeydi, o önem belgeselleri bile var nette, vurgun yemiş dalgıçlar gibiler.
Okuma yok yazma yok, zanaât yok, iş yok, ekonomi yok, şehirlerde üretimde yok, miskinlik iliklerine kadar işlemiş bir halk.
Diyeceğim o kapitalist veya adı her neyse, bu memlekete çekilmeseydi, buranında Afrika'dan bir farkı olmazdı, işin garibi petrol de yoktu ki, Suriye, Iraktan bile daha kötü olurduk.
Neticede Vehbi Koç kırılmaz denen miskinliği kırmış adam.
Atatürk'ün 1. ve 2. kalkınma hamleleri var mesela, o da Sermayenin oyuncağı gibi düşünebilir, adam kalkınma hamlesi yapmış ötesi yok.
Gerçi o bile yargılanıyor bu memlekette.
Saygılar, sevgiler ustam, kırdıysam affola:)
Af ne demek, böyle yazışa bildikten sonra, ne yazarsan yaz, başımla gözüm üstüne, aldım kabul ettim. Anlaşamadığımız noktalar anca farklarımız olabilir, gerisi zaten aynı gemide ki neferler misali, daha iyi daha güzel bir dünyanın, arzulanan özlemleridir. Sende kabul et, sevgilerimi.
Felâsife; bütün darbe ve krizlerden hatta devalüasyonlardan bile etkilenmeyen aksine dahada güçlü çıkan bir sermaye yapısı hakkında yazışıyoruz. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında meclise girmiş işlerini yürütmüş işte.
Cemal Kutay da bunun için Atatürk, Vehbi Koç'u yanına çağırıp fırçaladı demişti, ben bunu TV de bizzat Kutay'dan dinlemiştim, Kutay İnönü'ye de çok kızıyor paraya resmini bastırdı, oysa kanun bile varmış, İnönü kanuna göre hareket etmiş, ama bu fırçalama meselesine dair hiç bir kayıtta bulamadım nette, anca TV arşivlerinde vardır belki.
Açıkcası bana da imkansız gelmiyor, Atatürk 1. ve 2. kalkınma hamlesi yapacak, ekonomik rüzgarlar esecek, Koç, Atatürk'ün yanında olmayacak, biraz tuhaf ama buna dair bilgi yok, belki de hiç olmadı zira Kutay dedemiz tam bir fanatik.
Belkide küresel sermayeyi iki koldan çekmek için, gizli bir ittifak kurdular böyle hareket ettiler. Sonra da yollar ayrıldı.
Sonuçta devletin vereceği tavizler var, veremeyeceği tavizler var, Koç şahıs olarak bir problem teşkil etmez sermaye için. Ama devlet eder.
Öyle veya böyle ülke de kazançlı çıkmış mı bu işten, buna da bakmak gerekiyor.
Bu Koç Üniversitesi var.. İstanbul ormanlarını kesip kesip yaptılar. Doğaya da çok zararları oldu, belki doğa deyince kafanız değişir :D
Zaten o DOĞA değil mi bana bunları yazdıran, :D benim ne işin olur ekonomiyle, ticaretle ama altın kural Güçlü olan ayakta kalır'ı burada da görmesem, ben bunları yazar mıydım?
Bu sözüme çokları hoplayacak belki ama yapacak bir şey yok, gücün de evrilişi diye bir şey var, insanlar göre Evrim biyolojik bir şey, başka bir numarası yok.
Olmaz mı, tüm numaralar var onda. :)
Koç'un krizlerden çıkması bile, Evrimsel bir şey, krizleri bile, kendi lehine yönetmiş adam.
Diyorum bu adam eleştirileceğine iyi incelenmeli, kemikleri, saç teli, hayatı filan ne varsa iyice incelenmeli.
Rahmi Koç'ta da var benzer bir şey, yıllar önce gümrük birliğine daha girilmemişti ama az kalmıştı, 80 veya 90 lardı galiba.
Gümrük birliği bir sürü sıkıntılarıyla geliyordu çünkü.
Rahmi Koç: Gümrük birliği, kim suyun altında kim başını çok tutarsa, onları etkilemez, zayıfın elendiği güçlünün kaldığı gibi bir şey demişti. Bunu bir sabır sınavı gibi görmüştü.
Güçlü isen etkilenmezsin, aksine ondan daha da güçlenerek çıkarsın, Buzul çağını atlatan Homo sapiens gibi, Neandartel elenip gitmiş mesela.
Şimdi bu okuyanlara acayip şekilde ters gelecek, kim dedi ki Evrimde "acıma ve merhamet" var diye, tamamen güçlü olana yaşam sunan bir sistemde, eşitlik, sosyal hak gibi tamamen insani bakışlar zaten onun bilinmemesinden kaynaklanıyor.
Konuş dur, bir şey değişmiyor, şartlar her zaman zordu.
Evrim sadece karanlık çağlarda değil, şimdi de zor, EVRİLİŞ böyle bir şey. Onu bugüne adapte etmezsek-ki etmiyoruz-meseleyi ıskalıyoruz demektir.
Sevgiler
Felâsife
14-01-2019, 13:17
şu linkte vehbi koç'un nasıl zengin olduğunu incelemişler
http://www.ulusal.com.tr/amp/index.php?tur=makale&id=1602
Ben sizin ne düşündüğünü daha çok merak ederdim, mesele @Bilgivehis ve @Turdur bir ana fikir belirleyip, bu konuda sözlerini söylemişler, ama siz bugünün meselelerin de kalmışsınız. Yani konumuz Vehbi Koç'tu, bu konuda kalabilirsek daha iyi olur sanki.
Vehbi Koç bir şey başarmış değil.
...
Bir şey icat etmeden hele.
Bazıları ÜRETİRLER, bazıları YÖNETİRLER, bazıları da TÜKETİRLER.
Benim gibi inatçı olanlar da DİRETİRLER ki Toplum bunlarla bir bütündür diye. :)
N.Tesla müthiş bir dahi, üretiminin sınırı yok, ama bunu hiç bir zaman da pazarlayamıyor, yönetemiyor. Edison ise onun kadar dahi de değil ama o Yönetebiliyor. Biri zengin oluyor, biri otel odasında yokluk içinde ölüyor.
O günün şartlarında ülkede bişi yok, Ankara da hiç yok, bakkala alacağı 5 kalem malı bile, anca İstanbul'dan alıyor, yoksa o da yok.
Bu şartlar da adam niye üretmemiş dersek, üstüne üstelik Amerika'yla, Avrupa'yla kıyas edersek, adamların zaten eli sıkı, vermemişler bir şey, bu ilk başta dediğim şeye « EZİKLİK » meselesine denk geliyor, başarıyı sadece üretmekle ilişkilendirirsek, üreteni de başka bir şeyle ilişkilendirmeyeceğimiz ne malum (?)
Bu çok basit bir soru aslında, kendimize dürüstçe sormalıyız, o zaman kabul eder miyiz?
Bahane üretmeye, programlıysak üretimin de kuyruğuna çok kolay teneke takabiliriz, çünkü "başarı" denen şeye alışık değiliz, hazmedemiyoruz, bu toplumda kimse hazmedemiyor.
Sevgiler
karakedi
14-01-2019, 17:49
haklısınız sn Felasife. aslında sorun bizde. vehbi koç'un başarısını hazmedemiyoruz. onu kıskandığımız için hakkında böyle olumsuz konuşuyoruz.
Felâsife
14-01-2019, 18:56
haklısınız sn Felasife. aslında sorun bizde. vehbi koç'un başarısını hazmedemiyoruz. onu kıskandığımız için hakkında böyle olumsuz konuşuyoruz.
Kıskançlık demiyorum o çocuksu bir duygu, daha büyüklere mahsus bir şey var ki, altını çize çize bu bir "EZİKLİK" diyorum. Yakın Tarihin de bir başarın yok, hep geri gitmişsin.
Bir şey başarama meselesi mesele, başarı denen şeyi algılayamıyoruz, örneksiz kalmışız, başaranı da ya vatan hainliği ya da uşaklıkla damgalıyoruz, bundan başka bir seçeneğimiz yok.
Ondan sonra falan milletler bizden ileri diye, bir de feverân ediyoruz, ne istediğimizi de bilmiyoruz.
Sevgiler