Orijinalini görmek için tıklayınız : Antalya’da sahte propaganda: Sözde Kürdistan haritası
Antalya'da HDP tarafından yapıldığı izlenimi verilen sözde Kürdistan haritalı afişler dağıtılmaya başlandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel "Kirli propaganda ile halkımızın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar" dedi. Konuyu yargıya taşıyan Saadet Partisi Antalya İl Başkanı ise "Tarih böyle şerefsizlik az görür ya da bir daha görmez." yorumunda bulundu.
Antalya'nın merkez ilçelerinde üzerinde sözde Kürdistan haritasının bulunduğu "Bu bir halk ayaklanmasıdır" başlıklı broşürler dağıtılmaya başlandı.
HDP tarafından hazırlandığı izlenimi verilen ve CHP, İYİ Parti, Saadet logolarının da bulunduğu broşürde, "Cumhur ittifakının adaylarına oy verilmemesi" isteniyor. Söz konusu broşürler evlerin kapılarına ve araç sileceklerine bırakılıyor.
Konuyla ilgili HDP Antalya İl Başkanlığı "Bizim haberimiz yok" derken CHP'den ise "Bu kirli ve kara bir propaganda" tepkisi geldi.
Konuyla ilgili Sözcü'ye konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel "Kaybedeceğini görenler kara propagandaya yöneldiler biz sadece İYİ Parti ile ittifak yapıyoruz. Fakat bütün vatandaşlarımızın oyuna talibiz. Bu tür aslı astarı olmayan broşürlerle halkımızı aldatılmak, kafalarını karıştırmak istiyorlar. HDP'liler de böyle bir bildiriden haberlerinin olmadığını söyledi. Tamamen kara propaganda" dedi.
https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/anlatyada-kirli-propaganda-sozde-kurdistan-haritasi-4121102/
AKP'li Burhan Kuzu sahte bildiri paylaştı, sosyal medya dalga geçti
https://www.birgun.net/haber-detay/akpli-burhan-kuzu-sahte-bildiri-paylasti-sosyal-medya-dalga-gecti.html
bilgivehis
25-03-2019, 23:38
Yaşamın her alanında diktatörlük tarafından açıkça ortada tek taraflı bir saldırı var.
Bu saldırıya bir şekilde karşılık verilmediği müddetçe şiddeti daha da artacaktır.
Orta Anadolu Türkleri olduğu müddetçe de bu durum değişmeyecek, saldıranların arkasında onlar bulunuyor. Aslında Orta Anadolu Türkleri sadece bunda değil, bu ülkenin bu hale gelmesinde baş rol oyuncularıdır. Arap milliyetçiliği yapan onlardır, Arap dini için dombalan onlardır, hatta asıl Türk düşmanı yine onlardır.
karakedi
26-03-2019, 00:31
valla sokaklar fokurduyor. eğer türkiyedeki bu sol partiler ıngırık zıngırık detaylardan dolayı böyle fraksiyon solculuğuna devam ederse bu kriz de bize fatura edilir. ondan sonra o AKP li milletvekilinin dediği gibi biz halk olarak öküzün trene baktığı gibi bakarız. onlar da bizden topladığı vergilerle sermaye sınıfını kurtarır.
AKP hala işçi ve esnaf sınıfından ciddi oranda oy alıyor. ha bu son gelişmeler, yerel seçimler vesaire oy kaybeder, gidişat değişirse bilemem. bana düşecek gibi geliyor fakat bunlar 2008 krizinden sonra bile toparlamasını bildiler. her yerde eşşek gibi ayakkabı kutusu olayı deşifre edildi. erdoğan, çocuğunu aradı paraları sakla polisler geliyor diye. bugünkü durum meydanda. sadece ekonomiyle, sadece laiklikle bu adamlar gitmiyor. halkın homurdanik tepkisi sistemli bir tepkiye yönlendirilmeli. halk bunu bekliyor.
sol örgütler de bu saçmasapan fraksiyon solculuğunu bırakacak. temel ilkelerde birleşecek. temel ilkeler belli. aş iş eşitlik kalkınma aydınlanma kamuculuk. hdp de bu pkk işini bırakacak. türkiye solunu destekleyecek.
yoksa biz daha çok suçlu ararız.
https://www.youtube.com/watch?v=lN6Z8RoLm64
"ictenlik"
26-03-2019, 00:55
Yaşamın her alanında diktatörlük tarafından açıkça ortada tek taraflı bir saldırı var.
Bu saldırıya bir şekilde karşılık verilmediği müddetçe şiddeti daha da artacaktır.
Orta Anadolu Türkleri olduğu müddetçe de bu durum değişmeyecek, saldıranların arkasında onlar bulunuyor. Aslında Orta Anadolu Türkleri sadece bunda değil, bu ülkenin bu hale gelmesinde baş rol oyuncularıdır. Arap milliyetçiliği yapan onlardır, Arap dini için dombalan onlardır, hatta asıl Türk düşmanı yine onlardır.
Belki bunların üst sınıfı?
Belki denilen durumu da onların eline veren biri var tarih boyu..
Biz de eskiden böyle ya da buna yakın düşünürdük ancak üst sosyolojik sınıflar var mı?
Bilgiyi elinde tutanlar yada bu kontrolü, durumu ve bu yaşantıyı onlara biçen buyuranlar ya da üstünde olanlar/duranlar var mı?
Toplumsal katmanlaşma/tabakalaşma ya da sınıf denen ve bunun bilinci var mı?
Bu sınıfı yukarı çekmeyen aydınlatmayan bununla birleşmeyen yukarı uzanan ve aşağıyı dibe ya da daha aşağıya mahkum eden bir üst sınıflar var mı?
Tarih boyu yönetilmiş üstten bilinç almış bir toplumdan sözediyoruz...
Bu alt sınıf denene yarı hayvan, köylü, doğalı, taşralı vb. muamalesi yapılıyor mu?
Biri rahatı konforu yerinde diyor ki savaş sürsün, ayrılıkçılık sürsün?
Kimin savaştığı belli.
Dün de ben bunları düşündüm. Konforu yerindekiler konforundan ödün vermedikçe mevcut statükonun birilerinin işine geleceği sürmesini bekledikçe?
Üst sınıfın bilgi bilinçlenmesi aydınlanması aşağı inmiyor. Bunlar aşağıdakini cahillikle suçlayıp duruyor.
Bu bağlar, toplumsal bağlar, oldukça koparılıp aşındırılmış...
Eskiden aydın sınıf (üst sınıf toplumsal birleştiriciler) felan denilir onlara görev yüklenirdi. Birinin ,birilerinin çıkıp doğruları yapması söylemesi beklenirdi.
Toplumda güven merkezi, bilgi merkezi ya da kutup denilebilecek yapılar vardı.
Tüm toplum bireyciliğe bölünmüş durumda, ayrıştırılmış durumda.
Bunu yapan bir özne diye birilerine suç yükleyerek bu aşılmıyor. Olduysa tüm toplumun gözü önünde zamanla oldu.
Bunları durdum düşündüm.
Bir de eskiden biz de böyle düşünürdük dedim.
Biz ayrıca sonra okumalarımızdan toplumun en az yarısının yerli ve doğa bilinçli olması, bir diğer yarısının kişiye özgü bağımsız yapı bilinci olması benzeri bir kavram edindik.
Bizim şimdi buna dayanarak yerli bilinç dediğimiz bir şey var. Bu hayvandan biraz hallice yeni insan bilinci...
Bu nereye yüz döneceğini bilmiyor. Tek anladığı kavram yarı buçuk sevgi ve bireysel ilgi arayışı...
Bu yerli bilinç dediğimle bir hayvanı eğitmek yetiştirmek güven kazanmak gibi bir süreçten geçilmesi gerekiyor. Eskiden toplumda bunun uygun örüntüleri vardı bunlar yıkıldı sanırım...
Daha bir nesil önce okul tımarı asker tımarı vardı. Toplumsal büyük bilgili görgülü sayılan yapılar vardı.. Din anlayışı başkaydı..
Bunlar kutup arıyorlar... Tıpkı bir din, öğreti, lider gibi yönelecek güvenecek koruyacak güven merkezi arayışı gibi...
Birbirine tutunuluyorlar....
Güvenilen bir merkezden, yönetim, bilgi, sorumluluk, görüş ya da öğüt almalılar.
Tüm toplum birbirini suçlayıp duruyor...
Herkes kendi derdinde.
Yani resmen biri -birileri yol gösterip kulak çekmeli ikna etmeli. Doğruyu üstüne basa basa her ne pahasına olursa olsun söylemeli yönlendirmeli.
Ters taraftan değil.. Bir yetişkin gibi..
Yine siyasal sosyolojik kriz ve tıkanmalar ve yine bunların göstergeleriyle bu sorunlar zaten aşılırsa aşılacak artık...
Ayrıca kimse irdelemek ya da görmek istemese de başlığın içerdiği konunun başka bir yönü/yüzü ve uzantısı da bu toplumsal parçalanma ve çöküş ün içyüzerinden biri ...
"ictenlik"
26-03-2019, 01:35
Yaşamın her alanında diktatörlük tarafından açıkça ortada tek taraflı bir saldırı var.
Bu saldırıya bir şekilde karşılık verilmediği müddetçe şiddeti daha da artacaktır.
Orta Anadolu Türkleri olduğu müddetçe de bu durum değişmeyecek, saldıranların arkasında onlar bulunuyor. Aslında Orta Anadolu Türkleri sadece bunda değil, bu ülkenin bu hale gelmesinde baş rol oyuncularıdır. Arap milliyetçiliği yapan onlardır, Arap dini için dombalan onlardır, hatta asıl Türk düşmanı yine onlardır.
Şimdi 4-5 yıl kadar önceydi sanıyorum. Ben kendi sosyal çevremden bir konuşmaya tanık oldum.
Herşey güllük gülistanlıktı. Bu arkadaşlar memleket kurtarıp siyaset konuşup Yunan adalarını, Musulu Kerkük'ü geri alıyorlardı. Eskiden orada bizimdi. Burada bizimdi diye konuşuyorlardı. Ben sosyolojik ortamımdan biliyorum. Bir durdum düşündüm. Tuhaf oldum. Aklı başında eğitimli genç insanlar, çocuklar bunlar. Refahları yerinde. Yakılmış semaver çay içiliyor yıldız ışığına karşı. Dert bu mu?
İstemeye istemeye de olsa bir kaç laf söyledim. Yüz yıllık sınır bunlar dedim. Misak-ı milli barış felan. Yüz yıllık barış sınırı, barışık sınır. Siz savaş mı istiyorsunuz? Burda rahatınız yeirnde değil mi? Savaşın, barışın ne olduğunu biliyor musunuz felan dedim. Şavaşabilir misiniz? Şavaşmak ister misinize kadar getirip sordum?
Yaa olur mu? bilmem ne dediler bu arkadaşlar bana...
O günü hatırlıyorum. Rahatsız olmuştum. Ne halde olunduğunu görmekte denilebilir...
Aynı dönemde ben kendimce yarı buçuk bir siyasi sosyolojik uyanış/yarılma geçirmiş bir de üste işsiz güçsüz kalmışım forumlarda dünyaya açılmayı deniyorum. bugününü bugünlerin ya da yarınların sancısı daha o zaman basmış gibi bize.
Bir kafama baktım. Bir kafaya baktım..
O gün başka bir forumda yazmıştım. Bu arkadaşları Full Metal Jacket'sı bir son bekliyor diye...
Yazıyı da belki bulabilirim de sanırım..
Şimdi bunun gibi onlarca örnek.
Ben mesela bu dediğim siyasal sosyal çevreyle, siyaset -sosyoloji, din vb. ne adına olursa olsun az çok etkileşime ve bilgileşime giriştiğimde (ki o da hiç mümkün değil) fersah fersah anlanmama dinlememe gibi denilebilecek bir şeyi defalarca yaşadım. Sesim benden ona gitmiyor o kadar. Bunun gibi. Ben yokum yani. Kopmayı gördük.
Lafın yanına yanaşamıyoruz ya da ileri gitsek biz öteki beriki olacağız. Zaten biz bilmeyen, görmeyen felan az-çok ilan edilmişizdir ediliyoruzdur. Siyasi sosyolojik öteki.. Ki ben ılımlıyım yani.. Yine bir saygı var görüyoruz da.
Çok yüksek bilgileri var bu arkadaşların her şey hakkında.
Şimdi kendi suçları olmayabilir. Resmi bilgilendirmeler ve öğretiler.
Hiç karşı bilgi almıyorlar. Görgü almıyorlar. Bilgiye hiç tamah yok, saygı yok.
Ya da çok zora dara uyanışa gelince kapana sıkışınca biraz
Sonuçta;
Tarih her ne getirirse getirsin deneyimlenip dersler alınıp/çıkarılıp yola devam edilecektir.
Yine de Anadolu coğrafyası kültürü denilende bir birleşme, barışma uzlaşma, öğrenme-gelişme, sıcaklık ve insan kültürü-tabanı var. Hala yerinde yeller esmiyorsa. Buna güveniyoruz bakalım neler olacak.
Ya da bir gün uygun elleri bulacaklar ya da kime güvenileceğini öğrenecekler. Bu mecbur..
Yani sosyolojik yıkımlardan sonra ayağa kalkabileceğine ve dibe vurmalardan yön görebileceğine, birleşim çıkarabileceğine umudumuz var. Tersi de olabilir tabi...
Ama birlerinin, eli vicdanı aklı tutanların tarihi sosyolojik görev, görevler alması gerektiği kaçınılmaz.
Muhalefet edebilen bir grup kalmıştı sanırım o da sanırım hapiste.
Ne olursa olsun bir ülkedeki toplumdaki siyasal sosyolojik ekonomik tüm çatışma ve yıkımların hepsi içiçe ve elele...
Yukarıdaki yazı bile bunu gösteriyor.
Yazı 3 maymun gibi değil mi? Ne görüyoruz.
Burada tarihi sosyolojik özleşetiri yazamıyoruz.
Ya da toplumun, topluluğun gücüne gidecek ya da ne desende anlanmayacak ters tepki olur diye bazı yerlere girilmiyor bile..
Ekonomi deniyor "a" ya da "b" sorunundan bağımsız değil. Sorunu getiren o görmüyorlar.
Tüm bir toplumun üstten aşağı özeleştiri yapması gerekiyor ya da alınacak dersler var..
Sosyolojik kaçınılmaz kaderler.
Başa gelenle biz amenna..
Ben kendime acımayı, kendi durumuma kafa takmayı da bıraktım zaten bir grup olarak bunları izliyorum dıştan..
"ictenlik"
26-03-2019, 02:27
Az önce yukarıda dediğim mesajımı aramak için zaman zaman yazdığım özellikle geçmişte bulunduğum bir foruma gittim
Bu mesajı aramak benim için zaman geçidi gibi oldu...
Sevgili evrensel-insan "IŞID sınrımıza dayandı" diye bir başlık açmış. Gördüm aklıma geldi. Adam din, siyaset ne yazsa-assa açıktan susturulmaya çalışırdı. Bir forum dolusu yarı trol hücüm ederdi. Şimdi ben onu hatrlayınca herşey müstehak dedim..
Bir başka arkadaş gelmiş 2014 sonlarında ortalarında artı ken zamansa "Meleket Yangın Yeri Filozoflar Uyuyor mu?" diye başlık açmış. Bombalar patladığı dönemler mi? Mülteci krizi mi? Ben ne olduğunu bile bilmiyor hatırlamıyorum. Hep aynı tarih ben de kurulu. TV yokedilmiş bende.
Bu arada 5 yıl önceki kendimi gözden geçirme fırsatı buldum. Dünyadan beş kuruş haberim yokmuş benim- Kelebek gibi yaşıyor muşum. Bu kötü bir şey mi bilmiyorum ama siyasi sosyolojik bilincim hala var diyemem ama dünkü çocukmuşum...
Bir de zaman geçidi gibi oldu dedim ya. Daha dün gibi. O gün bugün gibi..
Yani geçmişin tepkisizlikleri, suskunlukları ya da etkinliksizleri ile bir şeyler sindirilmiş susturulmuş ve daha o günler de bugünler inşa edilmiş gibi.
Bugün bir face gezdim aylar sonra. 5-10 ekli grup var. Çoğu karşı dinci gruplar ama bir iki de siyasi sosyolojik grup var.
Başlıklara ve içeriklere bir baktım. Bildiğin Orwell'ın Hayvan Çiftliği hissi uyandı ben de yine.
Yayın, propgpaganda tek merkezden gibi. Yani bu kadar boş içeriği ve boş sosyolojik teması böylesi bir zamanda insan nasıl üretir? Bunu biri mi yayınlıyor yayınlatıyor dedim. Yani sanki tek elden yapılıyor gibi. Trol içinde trol, trollük içinde trollük türetmişler...
Foruma girdim burda bir başlığa; tüm toplum herkes trol olmuş yazdım, ondan
Tamamen uyunuyor. Mışıl mışıl uynuyor
Bu toplum uyanır mı?
Alper Taş aleyhine yalan dolu bildiriler dağıtan provokatörlerin eşkâli belirlendi.
CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş'ın kazanma ihtimali güçlendikçe rakipleri kirli yollara başvurmaya başladı.
Beyoğlu'nun çeşitli yerlerinde Alper Taş aleyhine yalan bilgilerle dolu broşürler dağıtıldı. Broşürleri dağıtan provokatörler güvenlik kameralarına yakalandı.
Alper Taş'ın seçim ekibinden yapılan açıklamada "Söz konusu şahısların eşkâlleri belirlendi. Gerekli yasal başvurularda bulunacağız" denildi.
Bildirilerde Alper Taş için çok sayıda yalan bilgiye yer verilerek ‘terörist' ifadeleri kullanılıyor.
https://www.birgun.net/haber-detay/alper-tas-aleyhine-yalan-dolu-bildiriler-dagitan-provakatorlerin-eskali-belirlendi.html
ForumKirpisi
26-03-2019, 09:27
@bilgivehis
Kendi yaptıkları milliyetçiliğin altında kendilerinin neye ait olup olmadıkları da belli değil. Karmakarışık bir çorba gibi.
Bir gurbetçiler bi Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz/Anadolu bu ülkenin acısı.
Bir ülkücü İslamcılık yaparken İslam bir ülkü mü?
Falan fişmekan.
Şimdi Dünyada göçmen düşmanlığı, bizde de bunların göçleri gittikleri yerlerdeki oyları etkiliyor. Mesela Erzurumlu ve Artvinli oyları Bursa B.B. oylarını AKP yapıyor, bir de Osmanlı dönemi Arap ithalleri var ama onlar çok kısıtlı bir çevre(Arap İslamcı ithal etmiş bir Osmanlı, parasıyla).
@içtenlik
Bir de içtenlik evrensel'e yarı-trol saldırısı vardı demiş. Evrensel'e saldırı derken evrensel kutsal mı? Bir de ben bir şey bilmiyormuşum demiş. Şimdi biliyorsun mu demek istedin?
Ben ondan diyorum kafayı bir şeye bağlamayın diye. Benim eskilere baktığım kadarıyla evrensel kafayı az buçuk bir şeylere bağlamış.
Genelde gurbete giden özellikle kendini problemliler/fikirsizler uzaklaşıyor, o da toksik bir etki, Anadolu'ya has.
"ictenlik"
26-03-2019, 12:08
@içtenlik
Bir de içtenlik evrensel'e yarı-trol saldırısı vardı demiş. Evrensel'e saldırı derken evrensel kutsal mı?
Bu ne demek Nikola?
Ben tüm bir toplum nerdeyse herkes trol olmuş'ta dedim. Bunu unutma..
@içtenlik
Bir de ben bir şey bilmiyormuşum demiş. Şimdi biliyorsun mu demek istedin?
Şunu demek istedim
Şahin-ler iyi bakarsa belirli uzaklıktan karıncaları bile görebiliyor
Belki de o zamanlar iyi ve yeterince bakmayı bilmiyordum ve aksine inandırılmıştım. Bu gün biraz daha iyi görüyorum
Ne demek istiyorsun Nikola?
Atmaca gözlüğünü bilir misin sen? At gözlüğü de var. Toplum bunu yapar. Yanlış ve karanlık bilgi bunu yapar. Biliş görüş sisi...
Gözlerim sınırlanmıştı ya da bakış..
Benim eskilere baktığım kadarıyla evrensel kafayı az buçuk bir şeylere bağlamış.
Genelde gurbete giden özellikle kendini problemliler/fikirsizler uzaklaşıyor, o da toksik bir etki, Anadolu'ya has.
Şimdi ben az buçuk bir şeyden bahsettim. Tarihi kayıtları var.
Yazılı kayıtlar.
@içtenlik
Bir de ben bir şey bilmiyormuşum demiş. Şimdi biliyorsun mu demek istedin?
Bilgi nesnel tabanda. Bak bunu sana şöyle açacağım. Bir barajın önünde durup bir kazma vurup tüm barajı paraçalayıp, tüm bir barajın patladığını, patlayan suyu düşün, suyun aktığını.. Çizgi film gibi. Bu bildiğin herşeyin -ya da biriktirdiğin tüm her şeyin elinden yitmesi.. Öznel olanın kaybı..
Bir akış problemi kalmıyor, birikme de ..
Bu nesnellik denilen bir kez çözülürse ve belki bir kaç şey daha bilgi problemi kalmıyor ya da bakış...
Su toplamaya da baraja da gerek kalmıyor.
Bilgi derede ya da su işte her an erişilebilir.
Bir gün anlarsın.
Subjektivieden sıyrılmak/kurtulmak dediğimiz bir şey var. Bilgi problemi kalmıyor ya da evrensel oluyor.
Bilgi bakıştır..
Ve sana şunu söyleyelim. Nesnel bilgilendirme yazmak çile. Her yönden çile. Bir sürü subjektif çelişki boğuşma ve çatışkı, subjektif tepki göze alınmalı. Etki de denebilir. Buna genel bir trollükte diyebiliriz.
Eğer öyle bakarsak. Subjektifin ne kadar dirençli ve uğraşkan olduğuna bağlı... Bu kendi kökünü sökmek gibi. kendinle de bir savaş...
Muhalefeti karalayan sahte gazete bastılar!
Antalya'da önceki gün yaşanan 'korsan broşürlü kara propaganda' örneğinin bir benzeri Kocaeli'nde yaşandı. Kentte gece yarısı ev ve iş yerlerinin kapılarına ve araçların sileceklerine, muhalefeti karalayan 'künyesiz' korsan sözde gazeteler bırakıldı. CHP'den “Biz bu gazeteyi kimlerin bastırdığı çok iyi biliyoruz. Bizi bu paçavralarla yıpratamayacaklar." açıklaması geldi.
https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/muhalefeti-karalayan-sahte-gazete-bastilar-4147345/
PTT, Tunç Soyer’i karalamak için 490 bin adet bedava gazete dağıttı.
https://www.birgun.net/haber-detay/ptt-tunc-soyeri-karalamak-icin-490-bin-adet-bedava-gazete-dagitti.html
"ictenlik"
28-03-2019, 16:52
https://tele1.com.tr/cnn-turk-chpli-adayin-yayinini-kesti-42835/
---
Ordululara gönderilen bir SMS Mesajı
BIR YEREL TV KANALI BUYUKSEHIR ADAYIMIZ VE CHP'miz Aleyhine yayin yapmaktadir. ITIBAR EDILMEMELIDIR.
...
PTT’ye Tunç Soyer’i karalamak için bedava gazete dağıttıran şirket ortaya çıktı.
https://www.birgun.net/haber-detay/pttye-tunc-soyeri-karalamak-icin-bedava-gazete-dagittiran-sirket-ortaya-cikti.html