PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çok Başörtülü var


Leonardo
14-04-2019, 00:09
Bu biraz konu dışı bir yazı olacak. Zaten nereye ekleyeceğimi de bilemedim.
Başörtüsü olayı beni 90’larda da rahatsız ederdi. Bana göre iğrenç bir görüntü sunuyor. Bir tek (yine o zamanlar) Arap kadınlarında yakıştırırdım. Sebebini bilmiyorum ama bence onlara çok yakışıyor. Onların kültüründe olan bir şey olduğu için, başörtüsünü güzel örtüyorlar ve aynı zamanda makyajla filan da dengeliyorlar. Birde onlar zihinsel olarak Türkiye’nin 1970’lerdeki hali gibiler. Örneğin erkek sürücüler bayanların yanında durup, hiçbir kötü niyet olmadan “Sizi bir yere bırakabilir miyim?” filan derler.
Neyse yani bizdeki olay kesinlikle iğrençlik, çünkü yarı yarıya siyaset, Yarı yarıya benim inandığım cinsel özgürlük / cinsel eşitlik olayının tam tersi. Hatta “Bunlar bu kadar örtüyor madem, o zaman o kadar çocuk nasıl oluyor? Bunlar nasıl şey yapıyor?” diye düşünmeden edemiyorum. Hatta peşinen söyleyeyim: Ben tek eşliğin bile belli bir yaştan sonra, insanın aile kurmaya karar verdiğinde olabileceğine, ondan önce denemenin bile sahtekarlık olduğuna inanıyorum. Hatta ben Marquis de Sade filan da okurum. İnsanın kendi cinselliği ile savaşması kadar saçma bir şeyin olamayacağına inanıyorum.
Peki o zaman bu insanları güdülendiren ne? Amin Maalouf (ünlü bir romancı) “1979 senesinde progresizm (İlerlemecilik) bitti” diyor. Yani bu tarihten itibaren toplumdaki sorunların gelişim, daha çok modernlik ve her alanda daha çok ilerleme ile çözüleceğine inanmamaya başlıyorlar. 1979 İran’ın şeriat olduğu tarih. Amin Maalouf’un anavatanı Lübnan bu dönemde parçalanmaya başlıyor. Mısır’da Naserizm bu dönemde bitiyor. Bu dönemde Çin’de Mao’cu ideallerden vaz geçiliyor, Ülke liberalizme yöneliyor. Sovyetlerin biteceği bu dönemde anlaşılıyor. Türkiye’de Kenan Evren darbesi, İmam hatiplerin çoğaltılması, Ülkenin tekrar şeyhlere şıhlara teslim edilmesi bu tarihte oluyor.
Şu anda olay patlama noktasına gelmiş. Türkiye’yi boş ver. 90’lardan beri dünya çapında bir örtü modası çıktı. Eskiden Almanya’ya giden Almanlar gibi olmaya, bu şekilde milette hava atmaya filan çalışırdı. Bugünün modası orada yaşarken “müslüman” ve “Türk” kimliğine tutunabilmek.
İyice köşe yazısı gibi olacak da. Amin Maalouf’Un çıktığı TV programında Tunuslu bir yazar da vardı. Bu da “Asrı saadet” denen dönemin aslında bir siyasi bocalama ve Peygamberin ölümünün ardından ortaya çıkan bir güç savaşı dönemi olduğunu anlatıyordu. Yarısını anlamadım, Ama benim bu forumlarda okuduklarıma benziyor. Dinde birçok şeyin Siyasal İslamcıların anladıkları gibi olmadığı anlatılmış. Konuyu temelden bilmediğim için ben bunlara çok kafa yormuyorum. İslam bu şekilde de ele alınabilir. Yani bu konuda ben asla “ben öyle anlamak istiyorum” demedim. Ben “bu kadar biliyorum” filan dedim.
Bir de şu var. Konuyu bilmediğim için, ben otomatik olarak bana en yakın kim varsa, onun gözünden anlamaya çalışırım. Bu kişi de Yaşar Nuri hoca. Benim çevremde, laik İslam kabul edilir. Kendini geliştirmek isteyen de YNÖ okur. Bunun basit sebebi: 1) Din bireysel olarak yaşanır. Tanrı ile insan arasındadır. Aracı yoktur. 2) Din uygulanabilmelidir. Mesela YNÖ “dilerseniz günde tek sefer namaz da kılabilirsiniz, önemli olan niyettir” filan demiştir. Bizim sevdiğimiz İslam bu İslam. İslam benden istediği kadar mücahit olmayı talep etsin. Ucunda cehennem korkusu bile olsa ben bu saaten sonra mücahit filan olamam. Dinin de bir görevi vardır: Beni rahatlatmak, bilgilendirmek, İnandığım konularda beni desteklemek vs. gibi.
Ama din aynı zamanda siyasal bir silahtır. Tıpkı Nazizm gibi, demokratik toplumların açığını kolar. Amacı da kendi sözde “adil” düzenini getirmektir. Yani “Ben biliyorum” diyenin oyuncağıdır (Hıristiyanlık da öyle). Onun için ben tereddüt etmem. Resmi yerlerde filan başörtüsünü yasaklarım çünkü 1) bizim kültürümüzde vardı. Doğru. Ama o şekilde yoktu. İnanmayan siyah-beyaz fotoğraflara filan bakabilir. Bunlar Nasreddin hoca karikatüründeki karılara benziyorlar. 2) Bu tür çekişmeler dini tahrip ediyor. Sonunda Avrupa gibi olacağız. Nesiller boyunca, dini gerçekten önemseyen kalmayacak. Din toplumsal hayattan tamamen çıkıp dinin sadece olumsuz yönleri hatırlanacak.
Şu anda da o oluyor zaten. Bunu Atatürk – İnönü de görmüş. Belirli halk kesimi inanmaya devam ediyor. Diğer herkes halkı S.mek adına sözde inanıyor, sözde namaz kılıyor, sözde ibadet ediyor filan. O yüzden bizde biraz yasaklanırsa, Avrupalı da bize bakıp “Bakın Türkiye’de yasak. Öyleyse bende soytarı gibi giyinenleri okula almayıveririm, olur-biter” diyebilir. Onlar da rahat ederler.

ForumKirpisi
14-04-2019, 02:16
2004 Yılın Avrupalısı Erdoğan dönemlerinde Almanyada diğer ülkelerde falan sol partiler veya en kötüsü merkez sol merkez sağ koalisyonlar varken AB Türkiye'ye başörtüsünün serbestleşmesi için AKPyi destekliyoruz falan demişti.

Çarşaflılara baskıyı sonlandırın falan diyolardı.

Erdoğan hapse girerse ya da AKP kapanırsa AB ile ilişkiler biter demişti Merkel, tehdit etmişti üstü kapalı açık.
Bütün liderler toplanıp AKPyi kurtarmaya çalışıyorlar demokrasi methiyeleri düzüyolardı.

Bunlar 2012 öncesi idi. O zaman Sarkozy gelip Türkiyeye mesafe tutan tek kişiydi, Ermeni mafyaları-baba babalarıyla küresel bi lobinin parçası idi kısacası Fransa'da tüm iktidarlar hep Ermeni lobisinin yararına çalışıyor ülkenin adı Fransa yerine Suudi Fransa ya da Farmenia falan olsa daha iyi. Tek başına takoz koyan Fransa idi.
Onun harici tüm rota bize doğruydu. Fransadan önümüz açıldı derken hiç bişeyin değişmediği ortaya çıktı çünkü AKP rotayı değiştirdi.

Terörizm finanse olunca, medya da yönlendirilerek popülizm arttırıldı. Sonra alın bakın bu terörizm yüzünden fakirleşiyorsunuz ayağına
tavır alındı.

Bugün İngiltere'de peçeyle okula gidebiliyorsun. Lakin diğer ülkelerde ve her yerde çarşaflılara örtülülere önyargı var.

Türkiyede en azından peçeyle gidemiyorsun, bir sıkıntı okullarda serbest olması artık küçük ilkokul bebeleri bile örtülü. Kur'an kursuna
gidiyorlar sanıyorsun okula gidiyorlar.

Bi de medreseler açıldı falan.

İngilterede de medreseler vardı gelen paki afganlar açıyor.

Aynı yoldan gidiyolar işte.

Leonardo
14-04-2019, 14:00
İngiltere farklı bir kültüre sahip. ABD'de filan da öyle. Mesela İslami okullar filan var. İsteyen çocuğunu oraya gönderiyor.

Bu konuda ince felsefi ayrımlar var. "Sen benim özgürlüğüme karışamazsın" denince, Anglo-sakson ülkelerde "Haklısın kardeşim karışamam" deniyor.

Ama bizde ve kıta Avrupa'sında, en azından 2000 yılı civarında, ayrım yapılırdı.

Mesela 1) "Ben buna inanmayı seçiyorum, öyleyse başımı örtme özgürlüğüne sahibim" demek ile

2) "Benim dinim bana bunu emrediyor. Sen Tanrı'dan daha mı önemlisin?" demek arasında fark var.

Biz bu ayrımı eskiden yapabiliyorduk. 1) diyebilirsin. Kendi özel hayatında, sokakta, ibadet yerlerinde inanmayı seçtiğin şeyi yerine getirebilirsin. Kimse de sana karışamaz. Dini inanç meselesi. Çarşaf + peçe güvenlik nedeniyle, yine belli yerlerde sınırlandırılabilir. Çünkü terörizmin olduğu dünyada içindeki nedir? İçindeki insan mıdır? onu bile bilemezsin.

Ama 2)'yi dediğin anda, doğrudan laikliği hedef alıyorsun. Bu Almanya'da da böyle, Türkiye'de de böyle. İlk cümleye dikkat: "Benim dinim bana bunu emrediyor". Benim buna otomatik cevabım: - "Sen senin dininin sana bunu emrettiği düşünüyorsun, sen dini bu şekilde yorumluyorsun, sen bunun böyle olduğunu düşünmeyi seçiyorsun". Yani ben buna yanıt verdikten sonra, 2) numaralı ifade 1) numaralı ifadeye dönüyor.

Haçlılarla ilgili filmlerde de "God Wills it" dediklerini duyarsınız (Cennetin Krallığı filminde filan). Yani "emir büyük yerden, ben buna uymaya mecburum" gibi bir yaklaşım var ve bu ilk mesajda anlattığım progresizm / İlerlemecilik anlayışı ile taban tabana zıt.

Yani Amin Maalouf'un dediği gibi 1979'da bir şeyler değişti. Özellikle doğuda artık ilerlemeden, gelişimden, mantıktan ve bilimden uzaklaşıldı ve eski mistik zihniyete yönelik bir özlem filan duyulmaya başlandı.

Bilmediğim: Bunu emperyalizm bilerek ve isteyerek mi bu hale getirdi ("bunlar sadece pazar olsunlar, bizim ürettiğimizi satın alsınlar" diye düşünerek) yoksa kendi kendine mi oldu? onu bilmiyorum.

Mesela Almanya'da da çok çarşaflı var. Demek ki bu insanlar bulundukları ülkeye bile uyum sağlayamıyorlar ya da bunu istemiyorlar. Sosyolog olsam bu konuya çok kafa yorardım :)

Tengrizm
14-04-2019, 14:12
Evet çok fazla türbanlı var. Bu islam arapların dini ve onlara uygun. Yani islam dini biz Türklere uygun değil.

Leonardo
14-04-2019, 17:34
Ben öyle bir şey demedim.

spartacus
14-04-2019, 19:43
Kur'an'da ilgili ayet başınızı örtün de demiyor.

Çöl etkisi, yapısı gereği o bölgelerde, erkeklerde başalrını örtüyor, sıcaktır, kum fırtınasıdır, gelenektir vs.

Ayet ise şu şekilde;

Yeri geldiğinde, ziynet yerlerininin, başlarda bulunan örtü ile örtülmesi. başındakini al, kamuya açık alnlarada, ziynet yerlerini, takıların varsa vs de dahil ört. Kısaca başındakiyle(haliyle çıkart) ört.

AKP hükğmeti kaybetsin, yerine AKP gibi olmayan bir yapı geçsin-imkanı varsa- o zaman baş örtülü saysı da yarıi yarıya azalır diye düşünüyorum. Yoksulluğun egemen olduğu dünya da cahilin kenince kurbazlığı etken olarak görülebilir, ilgil idurumudnan topyekün kurtulmayı akıl etemez,sebeplerini de sorgulayacak, bilecek bilince sahip değildir, içi-dışı, altı-üstü menfaat olan dini herkes çıakrınca kullanır...

genel, kaba anlamda, belirli bir kesimin çıkarları ne yönde ise rüzgarları da o yönden eser.

ForumKirpisi
14-04-2019, 20:04
@spartacus'e katılıyorum. türkiye'de toplum hafızası diye bişey yoktur.
kin tutmaz, belli bi şeyi uzun süre sürdürmez.

TAKİ İSLAM'a kadar diyebilirsiniz ama katılmıyorum.

Ama bunun da iktidar değişimiyle kaybolacağına eminim. Dakikada bizim kökten dinciler
aslında biz Atatürkçüydükte aslında laikiz falan bize uymaz İslam falan der.

Bu ülke porno kuşağı yaşamış her fırsatta ABDcilik yapanlara prim veren, ABDye özenen, ABye özenen bir ülke.

Türkiyede bi tehlike de bu kemiksizliktir bence.

Bu konuda hukuksuzluklardan dolayı karamsarım ama toplumdan ümit var.

ForumKirpisi
14-04-2019, 20:22
Türkiyede kadınlar terleyip açılıp kapanıyolar. Örtünme açık güneşe karşı koruyor hatta insanı güneşin olumsuz etkilerinden çok korur.

Ama bizim insanımız isilik olur, alışkın değil. Mesela Urfada tarladan isot toplarken güneşe karşı örtünürsün hatta şapka takıp siperlik yaparsın. Enseyi falan her yeri kaparsın.
Yoksa yanar.

Bi de soğuktan koruma etkisi vardır.

Bi de moda etkisi vardır.

Lakin göze hoş gelmeyen, sağlıklı bişey olmadığı açık türbanın. Yüzünü açıkta bırakır yanarsın. Kafanı pişirir ve hava aldırmaz. Altına bone takıyolar o bone ölüm gibi bişey.

Baş örtüsü ise hava geçirgendir, kolay açılır, kolay kapanır ve kolay örtülür. Ayrıca şirin bir görüntüsü vardır. Altına bone takılmaz.

Başörtüme dokunma!

Leonardo
14-04-2019, 22:06
Bunlar doğru. Benim buna ekleyebileceğim de şu var: Olan samimi anlamda inançlı kişilere oluyor. Mesela tanıdığım yaşlı ve dindar kişiler (bundan 20 sene önce) "Bayanların durumu çok kötü" filan derlerdi.

Onların kast ettikleri şey tabi ki bu yapılan şey değildi. O. her yerini açınca kendi bedenini bir nevi satmış oluyor. Dindar kişiler en çok buna karşı çıkıyormuşlar gibi görünür. Gerçekte verilen mesaj daha kapsamlıdır. YNÖ kitaplarında da geçer. Minareyi süngü yapamazsın, kubbeyi kalkan yapamazsın, dini kullanarak siyaset yapamazsın ve tabi ki (kadın) bedenini kullanarak kendin gibi olmayanlara psikolojik harekat yapıp onları kendin gibi olmaya zorlayamazsın, veya onlar güç gösterisi yapıp "biz çok kalabalığız" mesajı veremezsin.

- Tabi bu mevcut yorumlardan bir tanesi. Ama mevcut İslamiyet yorumlarının önemli bir kısmı aynen benim bu dediğimi bu şekilde ifade etmektedir.

/Neyse.

Göz sağlığım etkilenince şöyle bir şey yapıyorum:

Bara gidiyorum. sinema, tiyatro, okul, restaurant, metro... her yere giriyorlar. Ama bara giremiyorlar. Barda dikkat edilmesi gereken erkek başörtülüler var. Onun için yer seçmek lazım. Çünkü İslamın Feto vs. yorumuna göre bu şeyler kadınlara yasaktır. Erkeklere (evlilik dışı seks dahil) hiçbiri yasak değildir.

Bir de şu var: Eski kadınlar evde otururlardı. Bunlar niye evde oturmuyorlar?

:confused:

kartopu
15-04-2019, 18:12
Leonardo Mesela Almanya'da da çok çarşaflı var. Demek ki bu insanlar bulundukları ülkeye bile uyum sağlayamıyorlar ya da bunu istemiyorlar. Sosyolog olsam bu konuya çok kafa yorardım
------------------------
Bu ülkede 1980 öncesi doğru dürüst baş örtüsü takan yoktu Sadece geleneksel örtüler vardı Siyasi simge olan baş örtüsünü Erbakancılar takardı Bunlarda çok etkili değildi. Hatta 1970 lerin başında kızlar en çok pantolon giymeyi tercih eder bunun için aileleri ile çelişirdi.

Fakat devlet denilen bir olgu varki en çok korktuğu şey komünizm di bu korkunun tarihi kurtuluş savaşı yıllarına kadar uzanır.
Devlet komünizm e karşı olmak için her türlü uzlaşmaya girdi bunu türkçülük ve dincilik te dahil. Devletin bu korkusu 1965 gibi tarihte Feytullah Gülen hareketini desteklemek daha sonra 12 eylül 1980 sonrası her türlü cemaat ve tarikatlarla iş birliğine dönüştü.
Bu gün baş örtüsü ve cemaat, tarikatlar devletin o günlerde attığı tohumlardır. Yani bu günler o günlerin meyveleridir .
Bütün mesele devletin komünizm korkusudur.

Bu günlerde her yerde sakallı baş örtülü görülüyorsa tarihin gerilerine doğru yolculuk yapmalıdır.

O günlerde atılan bu tohumlar her yeri ayrık ve kanyaş otu gibi sardı Bu otlardan kurtulmak ancak ülkede geniş bir zehirleme hareketi ile mümkündür. Bu iki ot tohumdan çoğalmıyor köklerinden çoğalıyor bu otla mücadele yapraktan alınan ot zehirinin ta köke kadar girmesi ile oluyor.

Bu tür giyim ve örgütlenme islamla hiç alakası yok. İslam sadece onları besleyen besin maddesidir.
Bu tür giyim ve örgüt biçimlerine bakarak islamı suçlamak doğru değildir İslamda hoş görülmeyen 3 şey vardır Yalan Haram ve Gıybet. Bu örgütlerinse bu üç şey ağızlarında ellerindeki teşbihtir.

İslam ı bile bunların elinden kurtarmak gereklidir Bunu için günümüzde en çok tartışma konusu İslam nedir ve nasıl yaşanması gereklidir.

Khaos
15-04-2019, 18:24
sevgili kartopu

tahlillerine genel olarak katılmakla birlikte
bu ülkeyi ve bu ülkede olup bitenleri dünyadan ve emperyalist hiyerarşiden bağımsız ele almamalı
soyutlama darlığına düşmemeli
sadece devletin kendi beka refleksleri değildi islamcılıkla ve milliyetçilikle flört etmesi

yeşil kuşakla başlayan gladio ile devam eden nato operasyonu
öncesinde truman ve marshall doktrinleri
çok daha öncesinde fransız devriminin has adamının kilise okullarına yaptığı güzellemeleri hatırlayın
burjuvazinin gericileşmesi paris komününe kadar gider

perspektife bunlar ısrarla dahil edilmeli derim

sizde o perspektif zaten var farkındayım
ancak bu forumda bu perspektiften ya yoksun olan
ya da bilerek bu bütünlüklü bakışı ufak ufak eriten soyutçu tipler var
onlara inat
diyalektik bilen emekten yana olan bonapartizmi bilen herkes
bu geniş perspektifi dile getirmeli

eleştiri değil küçük bi katkı bu ileti
saygılar

ForumKirpisi
15-04-2019, 18:26
Anti Komünizm dönemini Kurtuluş Savaşına kadar atıyorsun.
Maksadın bunu da Atatürke bağlayıp boklamak. Ama bişey gösteremiyon.

Ben İnönü - ABD yakınlaşması dönemi bile Anti Komünizm olmadığını düşünüyorum.
Anti Komünizm DP ve dincileri coşturmasıyla başlamıştır. Elimizdeki ispat bu.
Sen kafadan tarih uyduruyon fantezi olarak.

Khaos
15-04-2019, 20:06
Anti Komünizm dönemini Kurtuluş Savaşına kadar atıyorsun.
Maksadın bunu da Atatürke bağlayıp boklamak. Ama bişey gösteremiyon.

Ben İnönü - ABD yakınlaşması dönemi bile Anti Komünizm olmadığını düşünüyorum.
Anti Komünizm DP ve dincileri coşturmasıyla başlamıştır. Elimizdeki ispat bu.
Sen kafadan tarih uyduruyon fantezi olarak.

len beyaz yakalı artığı
kurtuluş savaşı da ne len
kimden kurtuldun
yunandan mı

italyanlar bile çekip giderken yunana inat
silahlarını kuvvacılara bıraktı
fransızlar suriye'ye odaklıydı
bonapartizmi tartışmak için uygun zaman değil

şu an islamo-faşizm var
kemalizm denen zırva ile biz zaten hesaplaştık
ipliğini pazara çıkardık

gün kemalizmi deşifre ederek islamo-faşizmin değirmenine su taşıma günü değil

bizi buna zorlama

diyorum ya sende taktik-stratejik yetersizlik var
haybeye demiyorum

gereksiz tartışma açma

Leonardo
15-04-2019, 20:21
- Katopu + Nikola Teslis düzeltmesi gayet mantıklı.

Bu konuda Atatürk'e kadar gitmem. Ama Nazım Hikmet yanılmıyorsam İnönü zamanında hapse girip çıkmaya başladı.

Yani her şey dünyadaki gelişmelere paralel gelişti. Bizdeki "Gomonist" korkusu, ABD'deki büyük casusluk operasyonları ile aynı dönemde başladı.

ABD 1989'a kadar Güney Amerika'da da Anti-komünist ne varsa desteklemiştir. CIA kendi ülkesine, bu anti-komünistleri desteklemek için, uyuşturucu sokmuştur.

Avrupa'da sol veya sağ terör örgütü üyeleri bugün bile yakalanmaya devam ediyor (Geçenlerde adamın birini Arjantin'de yakalayıp İtalya'ya iade ettiler örneğin)

Müslüman ülkelerde de, İslamcıları önce bunlar azdırdılar. Yoksa Cumhuriyetin kurucuları, Hatta Kenan Evren'e kadar bence askerler bile tarikatların teşkil ettikleri tehlikeyi biliyorlardı.

Atatürk + İnönü'nün bunlarla oturup kalkması düşünülemez bile. menemen olaylarını filan biliyorsunuz. Sonraki yöneticiler de aşama aşama gitmişler. DP köy enstitülerini kapatmış. birinci darbede imam ve hatip okulları açılmış, ikinci darbede bunlara kız öğrenci alımı serbest bırakılmış, üçüncü darbede bunların sayısı artmış, Özal döneminde iyice serbest bırakılmış.

En son 90'Ların sonunda 8 yıl çıktıydı, ne kadar kıro varsa TV'ye çıkıp elleri ile 5+3 hareketi filan yapıyorlardı :D :D

Yani Blitkrieg konuya derinden girmiş.

Ben o kadar detaya giremem. Ama ABD Komünizmin yayılmacı anlayışını erken fark etmiştir. Soğuk Savaş'da, adı üstünde bir savaştır. Yoksa her ülkeye yerleşmiş olan Komünist partinin o günkü amacı dünya egemenliğidir. Hatta Kastro "Ben sakalımı Komünizmin mutlak zaferi gerçekleşince keseceğim" demiştir. Ama ölürken de sakalı kesememiştir.

Yani İnönü'ün Komünizme karşı büyük bir empatisi olduğunu sanmıyorum. İnönü zamanında asıl tehlike Almanya + İtalya idi. Sonra DP belki Amerikancıydı. Ama Adamı asmışlar. Yani o dönemin paşaları ne sağ ne sol. Onlar Kurtuluş savaşını görmüş paşalar filan.

Yine çok iyi bilmediğim alandayım. 70'lerde olayın suyu çıkıyor. Bu dönemde Avrupa ülkelerinde de ciddi siyasi krizler var. Orada da birbiriyle sürtüşen sağ ve sol gruplar var. ve ülkelerin az gelişmişliği, fakirliği, halkın cehaleti ve demokrasi kültürünün gücü bu olaylarda belirleyici rol oynuyor. Yine de Fransa gibi güçlü demokrasiler bile sallanıyor.

Bizde işlerin suyu çıkıyor. Ama Feto vs gibi tarikatları azdırmak cumhuriyetçi zihniyetin yapacağı iş yine değil. CIA destekli bile olsa sakat bir karar. Zaten gençlerin okul ortamında birbirini kırması filan da sakat bir durum. Yani anormal şeyler İsmet paşa döneminde başlıyor da diyebiliriz.

Ne olursa olsun, cumhuriyet isen, olayı hukuk devletinden çıkmadan, medenice ele alabilmen gerekir. Yani en iyi ihtimalle ciddi bir başarısızlık var. Demokraside, sağ ve solun mecliste çekişmesi gerekir. Bütün medeni ülkelerde bu böyle.

Ama kesin bildiğim: CIA uyuşturucu karteli, Pablo eskobar, Afrika'lı cani diktatörler, Çin'de faşistler vs. uçan kuşu bile komünizm karşıtı olması koşuluyla desteklemiştir. Zaten Bu tarikatların bu kadar parası olmasını da hep tuhaf bulmuşumdur. Köylerden filan para toplayarak bunlar nasıl o kadar okul açıp, o kadar "yeşil sermaye" filan oldular? Bi yerden para alıyor olmaları lazım.

+ 2000 sonrası bu çokça konuşuldu. Yani soğuk savaşta ABD'ye hizmet eden güçler ABD'ye sorun çıkartmaya başladı. Şimdi de Obama döneminde filan "Ilımlı İslam ile sorunumuz yok" demeye başladılar. Yani özetle: "Ne yaparsanız yapın" diyorlar. Bazen bu İslam coğrafyasında popüler olmaya çalışan Rusya ile sürtüşür gibi görünüyorlar. Gerçekte umursadıklarını zannetmiyorum. Rusya artık komünist olmadığı için "al hepsi senin" de diyebilirler (hele Trump döneminde bu böyle).

Soğuk savaş sonrası AB'nin tek derdi de bu ülkelerin pazarına erişmek. İran dahil.

O yüzden bir nevi başa döndük. Yani ayakta duramayan Osmanlıcı zihniyet + bu ülkeyi paylaşmak isteyen açgözlü yabancı sermaye. Çözüm de cumhuriyet mantığına geri dönmek. Ama bu saaten sonra olur mu, olmaz mı o kesin değil :)

ilahimasal
16-04-2019, 00:46
Sanane insanların başındaki bezden
Böyle bir konu başlığı bu foruma yakışıyor mu ?

Adam birde igrenç demiş . Belli bir kesime karşı nefret söylemidir bu . SUÇTUR.

İnsanlar dilediği gibi giyinir. Şayet birisi birisine bu durumu dayatırsa TARTIŞMAYA dahi açılmadan yargısı hukuken yapılır.

O kesimden biriside kalkıp başın açıklıgı igrençtir dese ki diyemez. Nasıl bir tavır alınırdı?

Konunun birde cinsiyet üzerinden kullanılması var ki tam bir sapkın durum.
Ne demek arap kadınlarına örtü yakısıyorda diğerlerine yakışmıyor demek.

İnsanlar diledikleri gibi giyinir.

Böyle konu başlıkları çöpe atılmalı.

Şüpheci Dinsiz
16-04-2019, 00:57
gün kemalizmi deşifre ederek islamo-faşizmin değirmenine su taşıma günü değil

bizi buna zorlama

diyorum ya sende taktik-stratejik yetersizlik var
haybeye demiyorum

gereksiz tartışma açma

Aynen katılıyorum.

kartopu
16-04-2019, 08:08
sevgili kartopu

tahlillerine genel olarak katılmakla birlikte
bu ülkeyi ve bu ülkede olup bitenleri dünyadan ve emperyalist hiyerarşiden bağımsız ele almamalı
soyutlama darlığına düşmemeli
sadece devletin kendi beka refleksleri değildi islamcılıkla ve milliyetçilikle flört etmesi

yeşil kuşakla başlayan gladio ile devam eden nato operasyonu
öncesinde truman ve marshall doktrinleri
çok daha öncesinde fransız devriminin has adamının kilise okullarına yaptığı güzellemeleri hatırlayın
burjuvazinin gericileşmesi paris komününe kadar gider



Çok haklısın Blitzkrieg.

Bunun emperyalizm boyutunu da düşünmek gerek Ben sadece tarihi biraz kısa tuttum.
Katkıların için Teşekkür ederim.

kartopu
16-04-2019, 08:18
Anti Komünizm dönemini Kurtuluş Savaşına kadar atıyorsun.
Maksadın bunu da Atatürke bağlayıp boklamak. Ama bişey gösteremiyon.

Ben İnönü - ABD yakınlaşması dönemi bile Anti Komünizm olmadığını düşünüyorum.
Anti Komünizm DP ve dincileri coşturmasıyla başlamıştır. Elimizdeki ispat bu.
Sen kafadan tarih uyduruyon fantezi olarak.



Mustafa Suphilerin (28 ocak 1921) öldürülmesi ve bu insanların bakü de aldıkları kararla ulusal kurtuluş savaşına katılmak için gelmeleri kuşkuyu daha da derinleştiriyor.

Bunun için biraz tarih bilmek yeterlidir.
Tarih sadece tarih yazanlara ait değildir.
1924 anayasası Devletin dini islamdır. Bu uzlaşma kiminle acaba.

Bu gün bir uzlaşma zorunluluğu var Devrimcilerle Kemalistler arasında buna zarar verecek şey yazmak istemiyorum.

ForumKirpisi
16-04-2019, 08:49
Mustafa Suphilerin (28 ocak 1921) öldürülmesi ve bu insanların bakü de aldıkları kararla ulusal kurtuluş savaşına katılmak için gelmeleri kuşkuyu daha da derinleştiriyor.

Bunun için biraz tarih bilmek yeterlidir.
Tarih sadece tarih yazanlara ait değildir.
1924 anayasası Devletin dini islamdır. Bu uzlaşma kiminle acaba.

Bu gün bir uzlaşma zorunluluğu var Devrimcilerle Kemalistler arasında buna zarar verecek şey yazmak istemiyorum.

Bilmiyorum ki karşıda çocuk mu var? 1923 ve İslam coğrafyasında Komünizm kavrulsun :D
Hadi bir anda komünizm!

Enver 0 - Evrüpa 1

türkiyeyi dualar kurtarmıştır. erab alfabesi dualarla değişmiştir. atatürk değil askerleri kurtarmıştır falan. her şeyi de başkaları teklif etmiştir o üstüne yatmıştır. çünkü bi yerden alerjik oluyorsun. hep bi başkası yapmıştır falan işte.

hiç bi vizyon kazandırmamıştır. türkiyeye vizyonu kazandıran sovyet falan olmuştur stalin olmuştur. lenin olmuştur.

bu kadar saçmalığa anca bunlar yazılır. birader sevmiyorum Uzaylıyım Alienim Vatansızım Aleviyim Ötekiyim Kürdüm Zazayım bana batıyor bize gelmedi ki size geldi bilmemneyim işte problemim var deyip çekip atabilirsin yani. başka altında yatan bi sebep yok ki. özellikle batan bişeyler var çünkü.
2019 senesinde bi şekilde vurma gereksinimi duyuyon. Kadir Mısıroğlu gibi.

Biz zaten literatüre aşığız hep böyle ilkokul Meb kitabıyla konuşuyoruz. sokaklarımızı paktlarla süslüyoruz. Klasiklerde başka bi hastalık var. CHP'nin içine de girdi bunlar şimdi.

CHP pek yakında tam istediğin kıvamda olabilir ama popülizmde tatlı belli olmaz.

1924 İslam derken 2019 İslam. Halifelik üstüne komünizmin ilanı güzel olurdu. TBMM'de boğazlanan Atatürk olmamak lazım. Napıyorsun birader sen bu ülkenin dinini kaldırıp!

ilahimasal
16-04-2019, 12:10
kemaliz mi ve çercevesini çizinde, kimi deşifre etmişsiniz ! Kime zorunlusunuz ! Emperyalizmin boyutlarını düşününce ne oluyor ! Kim neye göre haklı ! Biliversek.

Tartışsak ne olacak?
Birileri birilerine kızıpta umulmadık yerlere destek mi verecek? Kendinize mi güvenemiyorsunuz. Nerede durduğunuzu söylerseniz küsen olur diye mi tedirginsiniz?

Belkide herkes kendi amacına ulaşmak için birilerinin trenine biniyor.

Madem böyle kaygılar var ne diye kendinizi kandırarak motive olmaya çalışıyorsunuz.

Bah gafamı bozmayın deşifre ederim haaaa,
Hahlısın gardaş
Doru deyon hemserim zorunluluk var.

bilgivehis
16-04-2019, 12:52
Bu gün bir uzlaşma zorunluluğu var Devrimcilerle Kemalistler arasında buna zarar verecek şey yazmak istemiyorum.

Hem Atatürkçüyüm hem komünistim, bu konuda benim işim daha zor:)

Ne Atatürkçüler komünistleri anlayabildi ne komünistler Atatürkçüleri.

Ben her ikisi birden olduğum için ikisini de iyi anlıyorum, bu noktada da şanslı sayılırım.

Bugün istisna dışında komünistler Atatürk'e saldırıyor, tabi dinciler de saldırıyor, bu noktada komünistler ve dinciler aynı yoldalar.

Bu yüzden komünistlere kızıyorum.
Bugün Atatürkçüler aynısını komünistlere yapsa bu defa da onlara kızarım.

Lakin işin kötü yanı Atatürk'e saldıran komünistler kendilerini çok bilinçli zanederek büyük yanılgı içindeler, ben bunu görebiliyorum.

Bu yanılgının ana kaynağı ise sadece görmek istediklerini görmek istemelerinden kaynaklanıyor.

Eğer komünistler Cumhuriyete kapitalist, gerici demeyip de ona sahip çıksalardı, iddia ediyorum bugün bu ülke devrim eşiğinde olacaktı.

Çünkü komünistler, Cumhuriyetin işçi sınıfını yarattığını ve devrime zemin oluşturan bir sistem olduğunu maalesef halen anlamış değiller.

Kapitalizmi yıkacağız diye diye Cumhuriyetin getirdiği devrim olgusunu hep dışladılar, bu dışlama da sürekli dincilere, patronlara yaradı ve kendileri de etkisizleşti.

Oysa kapitalist sistem, binlerce yıldır süregelen, kölelik, marabalık, sömürü ve baskıya son vermenin, devrimi getirmenin biricik çıkış yoludur, tek köprüdür.
Sömürüye son vermek için başka bir alternatif sistem yoktur.
Komünistler bu imkanı yüz yıldır kullanamadılar, göz göre göre kapitalistlere, dincilere, ayrılıkçılara ve ırkçılara teslim ettiler.

Yine iddia ediyorum, fikir olarak olmasa da devrim hatırına komünistler CHP'ye sahip çıksaydı, dinciler bu ülkeye hakim olamazdı, kapitalistler rahat at oynatamzdı, sarı sendikalar türeyemezdi, resmen işçi sınıfının borusu ötecekti.............

Turdur
16-04-2019, 12:54
Hem Atatürkçüyüm hem komünistim, bu konuda benim işim daha zor:)


Hem müslümanım hem ateistim demek gibi bir şey olmuş bu. Hem komünist olmuşsun hem de burjuva devrimcisi.

bilgivehis
16-04-2019, 13:04
Hem müslümanım hem ateistim demek gibi bir şey olmuş bu. Hem komünist olmuşsun hem de burjuva devrimcisi.

Zaten bunu anlatmaya çalıştım, komünistler ön yargılardan kurtulmadığı müddetçe ne demek istediğimi anlamakta zorluk çekecekler.
Şöyle bir örnek vereyim, bu ülkenin devrimcileri Fransız devrimini savunmadan doğrudan sosyalizm istiyorlar.
Bizde aynısı oldu, padişahlığı yıkan ve devrime köprü vazifesi gören Cumhuriyeti dışladılar.
Yani daha emeklemeden koşmaya çalıştılar, bu da doğaya aykırı.

karakedi
16-04-2019, 13:26
Bizde burjuva devrimi emperyalist isgale karsi bagimsizlik savasi olarak gelistigi icin; devaminda gelen isci sifininin baski altinda tutulmasi, milli burjuvazinin yaratilma cabalarinin kemalizmin tarihinde oldugu geri planda kaldi.

Bugun AKP de gericilik, MHP de mafyacilik, faşistlik tehditlerinin somutluk bulmasi, kitlelerin kemalizmde halen ilerici yönler bulabilmesine sebep oluyor. Yani AKP nin cumhuriyeti yikmasiyla beraber, kemalizm tarihinin de yeniden yazildigini goruyoruz. Yani kemalizmden gunumuzun ihtiyaci olan degerlerini aliyoruz.

Ben bunda sakinca gormuyorum. Bizde ataturkculuk katiksiz bir burjuva devrimciligini ifade etmez. Bugun kemalizmin toplumda direnç noktasi olarak gorulmesi onun nihai kurtulus ideolojisi oldugunu da gostermez. Bence turkiyede basarili bir halk orgutlenmesinin yapilabilmesi icin komunistlerle kemalistlerin bu gerici ittifaka karsi ortak hareket etmesi gerektigini gosterir. Bu ittifagin bir ayagi da kürtler olmali. Onlar da artik bu "tas devri ataturk dusmanligi"ni birakmali, tarihi yeniden yazmalilar.

spartacus
16-04-2019, 13:40
Zaten bunu anlatmaya çalıştım, komünistler ön yargılardan kurtulmadığı müddetçe ne demek istediğimi anlamakta zorluk çekecekler.
Şöyle bir örnek vereyim, bu ülkenin devrimcileri Fransız devrimini savunmadan doğrudan sosyalizm istiyorlar.
Bizde aynısı oldu, padişahlığı yıkan ve devrime köprü vazifesi gören Cumhuriyeti dışladılar.
Yani daha emeklemeden koşmaya çalıştılar, bu da doğaya aykırı.
Yanlış.

Burjuva devrimi, feodaliteye karşı yapılır, dışlanamaz. gerçekleşmiş ve feodalizmin yerine kapitalizm gelmişse, ilgili devrim hem mahiyeti bakımından(burjuva devrimi), hem de misyonu bakımından artık kullanılamaz.

Doğaya aykırı olan ise, aksine kendi söylediğin...

Anadolu'da devrim, 1905 de yapıldı. Ancak İttihat ve Terakki'nin karşı devrim hamlesi başarılı oldu ve ilk burjuva devrim yenildi... tarih konusuna girmeyi gerekli görmesem de, eşyanın tabiatı ve doğanın tabiatı doğru okunmalıdır diye düşünüyorum.

Stratejik olarak bakarsak da, merdivenin 12. basamağına çıkmak için, tekrar 10. basamağa inmiyoruz...

Türkiye'de yapılan en büyük hata ise, basitçe -ki şefik Hüsnü ve dönemi ilk başlangıç-, geri-burjuva devriminin savunulması, bu yapılırken de burjuva milliyetçiliği, devletçiliği üzerinden kötürümleşme, gericileşme, burjuva iktidarının yedeğine dönüşme... detaylar derin.

peki neden geri burjuva devrim dedim? Burjuva devrimi feodaliteye karşı hem ilerici, hem de devrimcidir. Ama bir sosyalist için, ya da ileriye dönük bakan herhangi birisi için, kıstas feodalizm değil, kapitalizm olacaksa, burjuva devrimi artık geride olanı temsil eder, zira kapitalizm koşullarında burjuva devrim misyona ermiştir, artık stotükoyu temil ederken, kapitalizme karşı devrim ise, ileriyi temsil eder. haliyle, feodalizme karşı devrimin karakteri burjuva devrim iken kapitalizme karşı devrimin karakteri ise sosyalist devrimdir.

Gündelik ve kısa vadeli siyasette ise -varsa!- burjuva denokrasisinin getirileri bunlarda desteklenir, mücadelesi verilir, ama bu stratejik alanı temsil etmez, hak ve özgürlükler alanını temsil eder.

Seçme ve seçilme hakkı, sendika ve örgütlenme vb haklarına karşı olan tek bir sosyallst gördünüz mü? Oysa tam tersine TC devleti bu hakların karşısında olmuştur. Dolayısıyla nasıl olurda, hak ve özgürlük mücadeleleri yerine, bunlara karşı olan TC devleti ile birlikte hareket edilmesi düşünülebilir! tabi sol içinde TRUVA ATLARI hayli etkin olmuşlar, meseleleri "MİLLİ!" adı altında, İtalyan usülü faşizmle bezemişler, yetmemiş, kapitalizmin, emperyalizmin anlamını da değiştirip, çarpıtmayı başarmışlar(etkilerinde cahil gruplar oluşturabilmişler). Milli yukarı, milli aşağı, ne anladık bu siyasetten? İşte AKP tam da bu türden siyasetlerin ürünü, milli olmazsa dini kullan... tamamen manipülatif...

Oysa ne kadar doğal ve ne kadar basit.

1 yüzyıl boyunca yapılan en büyük hata, "sosyalist devrim, bilinç demokrasi, örgütlenme anlayışı" yerine ne idüğü belirsiz ve zaten gerçekleşmiş olan "milli demokratik devrim anlayışı ve darbeciliğinin" savunlması olmuştur. Buradan ise, darbeci, sekter, derin devlet kafalı, dinci, sembol, millet, şoven fetişizmi, tamamen subjektif, kof aidiyet istismarcısı, neye karşı oldukları, gerçekte neyi savudukları(kof kelimelere yüklenen mitolojik anlamlar) bilinmeyen garip anlayışlar ortaya çıktı. ne yazık ki bu salt fiili olarak değil, insanların yaklaşımından tutalım da, oluşturduğu cehalete kadar bir yığın olumsuz rol oynadı. yetmedi insanlar yanlış bildikleri ve yönlendirildikleri biçim ve anlayışlarda kemikleştiler, cahilleştiler.

Leonardo
16-04-2019, 17:29
Spartakus:

Seçme ve seçilme hakkı, sendika ve örgütlenme vb haklarına karşı olan tek bir sosyallst gördünüz mü? Oysa tam tersine TC devleti bu hakların karşısında olmuştur. Dolayısıyla nasıl olurda, hak ve özgürlük mücadeleleri yerine, bunlara karşı olan TC devleti ile birlikte hareket edilmesi düşünülebilir! tabi sol içinde TRUVA ATLARI hayli etkin olmuşlar, meseleleri "MİLLİ!" adı altında, İtalyan usülü faşizmle bezemişler, yetmemiş, kapitalizmin, emperyalizmin anlamını da değiştirip, çarpıtmayı başarmışlar(etkilerinde cahil gruplar oluşturabilmişler). Milli yukarı, milli aşağı, ne anladık bu siyasetten? İşte AKP tam da bu türden siyasetlerin ürünü, milli olmazsa dini kullan... tamamen manipülatif...

Oysa ne kadar doğal ve ne kadar basit.

1 yüzyıl boyunca yapılan en büyük hata, "sosyalist devrim, bilinç demokrasi, örgütlenme anlayışı" yerine ne idüğü belirsiz ve zaten gerçekleşmiş olan "milli demokratik devrim anlayışı ve darbeciliğinin" savunlması olmuştur. Buradan ise, darbeci, sekter, derin devlet kafalı, dinci, sembol, millet, şoven fetişizmi, tamamen subjektif, kof aidiyet istismarcısı, neye karşı oldukları, gerçekte neyi savudukları(kof kelimelere yüklenen mitolojik anlamlar) bilinmeyen garip anlayışlar ortaya çıktı. ne yazık ki bu salt fiili olarak değil, insanların yaklaşımından tutalım da, oluşturduğu cehalete kadar bir yığın olumsuz rol oynadı. yetmedi insanlar yanlış bildikleri ve yönlendirildikleri biçim ve anlayışlarda kemikleştiler, cahilleştiler.

İlk yazılanlar ayrı bir mesele. Aslında kısmen de katılıyorum. Ama halkın cumhuriyet düşüncesini öğrenmesi gerekir. Bakınız Rusya'da Demokrasi kültürü olmadığı için şu anda sistem işlememektedir ve bu yüzden Putin gibi bir adama teslim olmuşlardır. Tüm eski doğu bloğu ülkelerinde aynı sorun var. Hırvatistan, Polonya vs gibi ülkelerde de milliyetçilik / şovenizm / AB karşıtlığı diz boyu. Hatta Yugoslavya gibi dünyanın önemli güçlerinden biri sayılan bir ülkede bile, bırakınca soykırımlar filan yaşandı.

Yani adama sorarlar: - Bu tarz sosyalizm "ileri" bir düzey ise, doğru Avrupalı zihniyeti Batı Avrupalı zihniyetinin neden o kadar gerisinde? Türkiye bile bunların birkaç adım önündedir bana sorarsan. Yani onların demokrasi kültürleri hiç yok.

Birde anarşist kitaplarda da sürekli bir "burjuva devrimi / burjuva hukuku" gibi şeylerden söz edilir. Yani "Aristokrasi bitmiştir paranın / sermayenin hakimiyeti gelmiştir" denilmektedir. BU en iyi haliyle bir benzetmedir. Daha doğrusu evet bu doğrudur. Ama gerçek bir cumhuriyet düzeni zayıfa da söz hakkı tanımaktadır.

Bu söylenilenler yıllardır, Türkiye cumhuriyeti için doğrudur. Bunun sebebi de sistemin güçlü olmaması, ülkenin yeterince gelişememesi, insanların eski zihniyeti bırakamamalarıdır.

Yani sizin "Demokrasi böyle bir şey, bu burjuva demokrasisi" dediğiniz her şey, aslında yanlış yapılan işlere örnektir. Milletvekili maaşlarının bu kadar yüksek olması, seçim barajının %10 olması, vs gibi saçmalıklar vardır.

Bir de sağlam bir cumhuriyet düzenini ben asla hafife almam. Çünkü ABD demokrasinini bitirmeye çalıştılar. Fransa demokrasisini 3 kere filan bitirdiler.

Demokrasi olmadan sosyalizm ancak Stalinizm ve Maoizm şeklinde olabilir. Cumhuriyet olmazsa sol parti nasıl olacak? - Olamaz.

Ama "demokrasi kültürünün gelişmesi" diye bir şey var. Suriye'ye giderseniz, Esat da size "ben diktatör değilim, ben demokratik olarak seçilmiş bir cumhurbaşkanıyım" filan der.

Bir de mesela Türkiye'de yıllardır örgütlü toplum olmasın, sendika olmasın, sol parti olmasın, serbest basın olmasın, parasız eğitim olmasın, millet okumasın / çocuk yapsın filan diye uğraşılıyor. Bu da bir siyasi dengesizlik. Kenan Evren döneminde Sağ siyasetin, sağ politikacıların her türlü önü açıldı. Yine ne yapıldıysa merkez-sol hükümetler tarafından filan yapıldı.

Yani bu Türk işi demokrasidir. "Demokrasi değildir" demedim. Ama Batı-Avrupa'ya göre, daha çok demokratik bir girişimdir. AKP devam ederse, artık o da olmayacak. Rusya'Nın uydusu haline gelmiş, İran benzeri bir şey olacak. Ben de bunu kabul edecek kadar karamsar değilim :)

spartacus
16-04-2019, 22:49
Spartakus:
İlk yazılanlar ayrı bir mesele. Aslında kısmen de katılıyorum. Ama halkın cumhuriyet düşüncesini öğrenmesi gerekir. Bakınız Rusya'da Demokrasi kültürü olmadığı için şu anda sistem işlememektedir ve bu yüzden Putin gibi bir adama teslim olmuşlardır. Tüm eski doğu bloğu ülkelerinde aynı sorun var. Hırvatistan, Polonya vs gibi ülkelerde de milliyetçilik / şovenizm / AB karşıtlığı diz boyu. Hatta Yugoslavya gibi dünyanın önemli güçlerinden biri sayılan bir ülkede bile, bırakınca soykırımlar filan yaşandı.
ABD'de Trump, Almanya'da Merkel, Türkiye'de Erdoğan gibi mi? Cumhuriyet bir biçimdir, kapitalizm ise bir sistem. Demokrasi de bir biçimdir, sistem değildir, hasılı, ismi cumhuriyet ya da demokrasi koymakla olmuyor. kaldı ki, ifadelerimden böyle bir sonuç çıkartma şansın yok :)

Rusya çöktüğü, manipüle edildiği veya kesildiği, yenildiği için bu durumda. kaldıki benim demokrasinin ne olduğuna, nasıl olması gerektiğine dair yazılarım mevcut, bu başarılmadan demokrasi kültürü olmaz, demokrasi olmaz. Cumhuriyet içinde aynısı geçerli, ismi var, cismi yoksa, orada o da içselleşemez.

Bu bir tecrübe, deneyim süreciydi, yaşandı...

Rusya'da Merkel gibi iktidarın sesi hükümet olunduğunda da o toplum demokrasi kültürünü öğrenmeyecek aksine demokrasiden vazgeçme namına, kırıtılarla yetinecek, zira kapitalizm koşullarında demokrasi kültrü, ancak hak ve özgürlük mücadelesiyle kopara kopara elde edilir, kapitalist temsili sirkinin nasıl olduğuyla değil(sermayen yok, parası olanın, yani burjuva olanın düdüğü çaldığı koşulda kendini(milyonlarca kişi olarak bakınız) nasıl, nereye kadar temsil edeceksin, ama ne zaman ki hak ve özgürlükler mücadelesi yükselir, o akımda kendisini bulur kendisini nasıl temsil edebileceğini o zaman kavramaya başlar, yani demokrasi örgütlü topluma dairdir, örgütlü toplumla(konseyler) mümkündür). Rusya'nn demokrasiyi anlaması, esasında hem toplumun vereceği hak ve özgürlükler mücadelesi, hem de ekonomosiyle yani dünya kaynaklarından aldığı payla da ilgili. Açlık, yoksulluk, gelecek kaygısı öncelikli olan toplumlarda, heleki burjuva iktidarı din, millet, ırk vb aidiyetler üzerine siyaset yapıyorsa, demokrasinin toplum tarafından kavranması hiçte kolay olmayacaktır ve böylesi toplumlarda demokrasinin içselleşmesi ancak toplumun kapitalizme ve mevcut iktidara karşı verdiği iş, ekmek, özgürlük, hak, hukuk mücadalesiyle anlam kazanabilir. tepeden inmez, tepeden ancak burjuva diktatörlüğü, emperyalist hegomanya altında olma koşullarında -satın alınmış hırsızlar yönetimi -ki dikkat ederseniz başbakan olanlar olmazdan önce ABD de-n mazbata almaktalar, onay almaktalar veya ABD vatandaşıdırlar- kleptokrasi gelir ve bu tür yönetimler ağır bir bürokrat sınıfına gereksinim duyarlar, bürokrasi yönetir.

Dediğim gibi, sürekli söyledim, Batı Avrupa vb dediğinde dünya kaynakalrından aldıkları payı unutma! Bu durum değişirse, o batı Avrupa dediğin, bugün doğu dediğin ülkelerin de gerisine düşer. neden mi? Basit, doğu avrupa yağıyla kavrulurken bu durumda yani süreç yaşanmış, yaşanıyor, birden olmuyor. Örneğin AKP İstanbul belediyesini vermemek için nasıl da direniyor, gün geçtikçe nasılda daha fazla despotlaşıyor değil mi? Bu esasında her kapitalist iktidarın karakteridir Çünkü sorun siyaseten kayıp sorunu değil, sermaye(kapital), sınıflar arası çatışma(sermayenin kendi içindeki rekabeti, gruplaşması, çatışması da dahil), sömürü, ekonomik kayıp üzerine kurulu(!). Olanı kaybederse yani batı Avrupa, dünya kaynaklarını kendisine akıtamaz olduğu gün, çıplak faşizmi yaşar neden? bunu da sen bul.

Burjuva medya ise aldatıcı, yalancı, manipülatif, seçicidir. Açlık, sömürü, yoksulluk, sistemin açmazları, hak ve özgürlükler, insan hakları ve işçi-emekçi haber değeri dahi taşımaz, cilalı manşetleri okur, okur dünyayı farklı okursunuz. AkİT gibi gazeteler henüz çırak diyebiliriz..

kaldı ki hiç bir ifadem de cumhuriyet'e dair birşey söylemedim, zaten bıraktık, 100 yıl oldu, gelinen noktada ortada. Öyleyse sorun nerede? işte sorgulaman gereken tamda burası. Sistemi sorgulamadığın sürece bir sonuca varamazsın. Bu toplum statükoyu savunarak ne demokrasiyi ne de cumhuriyeti öğrenemez, aksine bu tabanda hak ve özgürlükler mücadelesi esastır, öyleyse bu mücadele neye, kime karşı, hak ve özgürlükleri kısıtlayanlar neresi? Bunu çözmeyi başarabildin mi?
Yani adama sorarlar: - Bu tarz sosyalizm "ileri" bir düzey ise, doğru Avrupalı zihniyeti Batı Avrupalı zihniyetinin neden o kadar gerisinde? Türkiye bile bunların birkaç adım önündedir bana sorarsan. Yani onların demokrasi kültürleri hiç yok.
Efendim batı Avrupa dediğinin de -KALDIYSA!- demokrasi kültürünün esası sosyalizmdir. Bu durumun klişelerle ilgisi yok. batı Avrupa da demokrasi kalmadı, durumu sözde demorkasi ile değil, kitlelere, kitlelerle girilen dişe, diş mücadelede, tanımak zorunda kaldıı sosyal güvencelerle kotarmaya devam ediyor ancak kaynakları daralıyor(!) gelecek yıllar Avrupa kitlesel eylemlere ve iktidarın faşizan karşı koyuşlarına gebe.

Almanya, İngiltere, Fransa vb 200 yıllık emperyalist ülkeler, dünya kaynaklarının yarısı olduğu kadar Amerika, Afrika kıtasının da tüm zenginliklerini sömürüp almış ülkeler! Doğu Avrupa ülkeleri ise, işgal edilmiş satıhlardı(öyle değil mi??) Biraz aklı-başı yerinde, mantıklı ve objektif gözlem, analiz lütfen. 3 gün aç kalmış tavukla, darı ambarındaki tavuğun yumurtalarını tokuşturmayla olmuyor.

Yugoslavya konusunu ise hiç dahil etme, araştır ardındaki gerçeği öğren. Heleki o batı Avrupa ve ABD nin rollerini...

Birde anarşist kitaplarda da sürekli bir "burjuva devrimi / burjuva hukuku" gibi şeylerden söz edilir. Yani "Aristokrasi bitmiştir paranın / sermayenin hakimiyeti gelmiştir" denilmektedir. BU en iyi haliyle bir benzetmedir. Daha doğrusu evet bu doğrudur. Ama gerçek bir cumhuriyet düzeni zayıfa da söz hakkı tanımaktadır.
Gerçek cumhuriyet düzeni nedir, nerededir, cumhuriyet ve demokrasi söylemi birilerinin ipoteğinde midir?? Zayıf ile kastedilen nedir? Bunu nasıl sağlıyor?
Demokrasi olmadan sosyalizm ancak Stalinizm ve Maoizm şeklinde olabilir. Cumhuriyet olmazsa sol parti nasıl olacak? - Olamaz.
Sosyalizm olmadan da demokrasi olmuyor. Demokrasyle ilgili yazılarımı okuduğunu sanıyorum, her konuya bu tür progandif manipülasyonla dönme artıki önce demorkasi nedir bunu öğren.
Demokrasi olmamasının sebebi kişiler değil, sovyet iktidarının kurulamamsıdır, sovyet demek ne demek? KONSEY. defalarca ifade ettim demokrasinin esası KONGREDİR! Öyleyse kongreye gidecek organlar olacak? İşte onlarda konseylerdir, yani BİRİMLERDİR. Bu birimler işyeri, mahalle, okul vb gibi birimlerdir, yerinde birimelrdir ve onlar KONGRE YAPARLAR, onlar belirler, onlar sorumluluk verir, onlar alırlar ve kendi bölgelerini onlar bizzat BİRİMCE, demokratik kararlar alarak, bir arada yönetirler. Demokrasi KABACA budur, detaylarına dair ise zaten bir kaç başlıkta yazdım. demokrasi diyeceksen bana gböyle geleceksin, gelemiyorsan, adını andığın her ne ise demokrasi değildir. ne zaman ki sen işyerinde sorumluları kendin seçer, sorunalrını kendin tatışabilir, gelir, gider, blanço hesplarında vs bulunabilirsin, ne zamanki mahallenin sorunlarını sizler tartışır ve sorunu ortaya koyup, çözümü sizler arar ve çeşitli fikirler arasından seçimi bizzat kendiniz yaparsınız, ne zaman ki mahallende bir yeşil alanın çocuk parkı yapılması yerine, belediyece, hükümetçe(size rağmen size hükmeden!), birilerine, sizden habersiz, size rağmen peşkeş çekilemez ve bizzat kararı siz verirsiniz, o zaman bana demokrasiden söz etmeye başlayabilirsin. Senin iraden dışında ne işyerinde ne mahallende ne de evinde, kimse sana ramen senin adına karar veremez, veriyorsa bu tecavüzdür. bunu anladığında ve başardığında demokrasiden söz edersin.

bilgivehis
16-04-2019, 22:54
Seçme ve seçilme hakkı, sendika ve örgütlenme vb haklarına karşı olan tek bir sosyallst gördünüz mü?
Oysa tam tersine TC devleti bu hakların karşısında olmuştur. Dolayısıyla nasıl olurda, hak ve özgürlük mücadeleleri yerine, bunlara karşı olan TC devleti ile birlikte hareket edilmesi düşünülebilir!


75-76 yıllarıydı, 14-15 yaşlarındayım, 15-20 kişilik komünist arkadaşlarla bir bakanı protesto edeceğiz.
Önümüzde yüz kadar toplum polisi duruyor. Öyle durduğumuz yerde polislerin bazıları birden bize coplarla saldırdılar. Bize saldıran polislere başka polisler müdahale etti, bu defa onlara da saldırdılar.
Bir anda polis-polisle çatışma ortamı oluştu.
Eğer o polisler müdahale etmeseydi bizler hem coplanacak hem de eylemi yapamayacaktık.

POL-DER, TÖB-DER, TİB, DİSK gibi örgütlenmeler sayesinde kapitalizm öyle rahat at oynatamıyordu, az veya çok bir gücümüz vardı, halk ile içiçeydik, halkın sempatisi kazanılmıştı, bütün devrimci eylemlere yediden yetmişe herkes katılıyordu.

Ben sahip çıkılması gerekiyor derken böyle bir ortamdan bahsettim.
O zamanki bu mücadele şekli gerçek komünist hareketiydi ve o zamanki sol gerçekten ne yaptığını bilen akıllı bir soldu.
12 Eylül darbesinden sonra bu ülkede Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yeşertildi, sürekli propaganda yürütüldü, böylece kapitalizm ve dincilik güçlendikçe sol hareket de pasifleştirildi.
Zaten darbe de bunun için yapılmıştı.
İşin daha da vahimi neyle mücadele edeceğini doğru zemine oturtamayan ve ağlayan bir sol türedi.

spartacus
16-04-2019, 23:04
POL-DER, TÖB-DER, TİB, DİSK gibi örgütlenmeler sayesinde kapitalizm öyle rahat at oynatamıyordu, az veya çok bir gücümüz vardı, halk ile içiçeydik, halkın sempatisi kazanılmıştı, bütün devrimci eylemlere yediden yetmişe herkes katılıyordu.

Ben sahip çıkılması gerekiyor derken böyle bir ortamdan bahsettim.
O zamanki bu mücadele şekli gerçek komünist hareketiydi ve o zamanki sol gerçekten ne yaptığını bilen akıllı bir soldu.
12 Eylül darbesinden sonra bu ülkede Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yeşertildi, sürekli propaganda yürütüldü, böylece kapitalizm ve dincilik güçlendikçe sol hareket de pasifleştirildi.
Zaten darbe de bunun için yapılmıştı.
İşin daha da vahimi neyle mücadele edeceğini doğru zemine oturtamayan ve ağlayan bir sol türedi.
Bu örgütler doğal örgütler zaten, burjuva devrimi üzerine ifade ettiklerinle alakası yok ki.

O zamanların solu ne yaptığını tam anlamıyla bilen değildi.
Bugünün solu da o günün mirası, (feodal köylü-küçük burjuva siyaseti) henüz yenisi doğmadı. Komünist mi, parmakla sayılacak kadar az, ama komünistim diyen gırla. Bunun sebebi bana göre yeterince bilmmek, düşünmemekle de ilgili lakin bu süreçlerin yaşanması da gayet doğal, emekleyecek, ayağa kalkacak, bir dönem de sendeleyecek, sonra yürüyecek, sonra koşmayı öğrenecek.

dediğim gibi
iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın, dost(mümin)-düşman(kafir) edebiyatının, objektif koşulların analiziyle elde edilen çözümlemenin değilde, salt aidiyet, grup, ideolojik tarafgirlik düşüncesiyle verilen her türlü davacılık, klişecilik, sembolcülük, mücadele, inancın esas alındığı örgütlülük ve inanç davası, idealisttir, dindir.

Bu gün sözde solun(feodaliteye göre sol!), en önemli sorunlarından birisi budur.

ForumKirpisi
17-04-2019, 03:10
Kemalizm, Atatürk'ü anlayamayanların ürünüdür. Anti-Kemalizm'de öyle.

Atatürk ortaya Kemalizm veya Kemalist manifesto atmaz, sarsılmaz bir ürün koymaz. Atatürk sadece o zaman, kafasında olanı yapmaya çalışmıştır. Atatürk çizim adamı değil aksiyon adamıdır. Kitaplar ortaya koyup bu olsa keşke dememiştir, yapmıştır.

Atatürk ulaşılması gereken bir ideal değildir. Bir rehberdir. Tamamlanmış değildir.
Kaldı ki etrafı yalaka doldukça zamanı çok verimsiz ve yanlış geçmiştir.

Emin olun bugün Atatürk olsa, kendisini kabe yapanlara kıl olurdu. Kendisine karşı olanlara da morarırdı.

Atatürk, burjuva devrimcisi değildir. Avrupa beyfendisi olmayı burjuva olmak zannediyorsunuz. Avrupa beyfendisi, beş parasız
bir işçide olabilir. Ortadoğu kafasının sonucu bu.

Size göre bir işçi niye pis ve ucuz olmak zorundadır? Bence Türkiye'de vatansız komünistlerin en büyük problemi asıl sınıfçının kendileri olmasıdır.

Türkiye'de aksiyon alabilecek kişiler o dönem burjuvaları olabilir, çünkü Osmanlı halkı tabaka tabaka böldü.
Cam ustasının parası var mıydı mesela.

kartopu
17-04-2019, 08:37
2019 senesinde bi şekilde vurma gereksinimi duyuyon. Kadir Mısıroğlu gibi.
[/B]
Ne oldu tarih canını mı sıktı.

Biraz daha yakınlaştıralım tarihi Sene 1980, 12 diye bir darbe olmuş Duvarlarda aranan insanların isimleri asılı bu isimlerin içinde Feytullah Gülen de var ama F. Gülen İzmir, konakta tam emniyet müdürlüğün arkasındaki camii de cuma günleri fetva veriyor o camiye polislerde gidiyor.

Halbuki 12 eylülde ordu ülkeyi vatan hainlerinden kurtarmak için darbe yaptı.
TV ler istiklal marşı ile açılıyor Atatürk le kapanıyor. vatanı kurtarmak için 16 solcu astı 3 de MHP li.

Yani Mısırlı oğlu gibi kişilikler bu gün çıkmadı hep vardı zaten.
Senin anlayacağın bu halklar bu devletten çok çekti hala çekiyor. Bu işte bir çapanoğlu varda işte bunu her kes anlayamıyor.

kartopu
17-04-2019, 08:46
Hem Atatürkçüyüm hem komünistim, bu konuda benim işim daha zor:)

Ne Atatürkçüler komünistleri anlayabildi ne komünistler Atatürkçüleri.
.............
Sn bilgivehis
Senin katagorin de insanlar Aydınlıkçılar Yani PERİNCEKÇİLER. Merak etme ikisi de birbirini anladı bu ülkede Atatürk adına 2 darbe 2 muhtıra oldu.
Ama Denizler İbolar Mahirlerde de anti emperyalist ulusal kurtuluş çu idi, Tıpkı Mustafa Suphiler gibi ya ipe ya kurşuna geldiler.

ForumKirpisi
17-04-2019, 09:05
Önce Feytullah Gülen değil o Fethullah Gülen.

Çok boş yapıyon yabancı.

TV mv ne alaka. TVmiş büstmüş bayrakmış ne alaka.

Suphi Muphi bilmediğin konuda atış serbest değil.

Emin ol Suphiyi Atatürk öldürttü çünkü Atatürk Anti Komünist ırkçı faşistti değil mi?
He Atatürk ABDden emir alıyordu!!!!
Vayy başarısız adam sen Osmanlıdan bi Sovyet çıkaramadın vay

Sen öyle istersen öyle olur. Adı AtaTÜRK ya! - başköylü nicki üyenin imzasındaki gibi ha! mussolininin ustası.
Hatta Alman ırkçı ekolünü çıkardı değil mi!!!

Böyle bi ışınlandı oraya bi ışınlandı buraya! Kafatasçı değil mi! Rumları Ermenileri falan hançerledi.

Sen PKKnın Marksist uzantı sitelerinden makaleler falan oku yoldaş.

Sen Kürtçüsün, HDPlisin. Etnikçinin alasısın. APOcusun.

Bahçeliye etnik sebepten taşlayıp, kendi bahçelini yüceltirsin.

Çözüm sürecinde destekliyordun değil mi AKP'yi. Yetmez ama evet.

Liboşun başka bi cinsi. Hasan Cemallerin Komünist versiyonu.

ALLAHtan sitedeki diğer komünisler senin gibi değil yoksa hiç çekilmez.
Ben Komünizmden böyle tipler yüzünden soğudum.

Etnik değil gibi gözüküp HALKLAR parantezi açıp overload yaparsınız.

Tarihiniz geçti.

Khaos
17-04-2019, 11:22
Kemalizm, Atatürk'ü anlayamayanların ürünüdür. Anti-Kemalizm'de öyle.

Atatürk ortaya Kemalizm veya Kemalist manifesto atmaz, sarsılmaz bir ürün koymaz. Atatürk sadece o zaman, kafasında olanı yapmaya çalışmıştır. Atatürk çizim adamı değil aksiyon adamıdır. Kitaplar ortaya koyup bu olsa keşke dememiştir, yapmıştır.

Atatürk ulaşılması gereken bir ideal değildir. Bir rehberdir. Tamamlanmış değildir.
Kaldı ki etrafı yalaka doldukça zamanı çok verimsiz ve yanlış geçmiştir.

Emin olun bugün Atatürk olsa, kendisini kabe yapanlara kıl olurdu. Kendisine karşı olanlara da morarırdı.

Atatürk, burjuva devrimcisi değildir. Avrupa beyfendisi olmayı burjuva olmak zannediyorsunuz. Avrupa beyfendisi, beş parasız
bir işçide olabilir. Ortadoğu kafasının sonucu bu.

Size göre bir işçi niye pis ve ucuz olmak zorundadır? Bence Türkiye'de vatansız komünistlerin en büyük problemi asıl sınıfçının kendileri olmasıdır.

Türkiye'de aksiyon alabilecek kişiler o dönem burjuvaları olabilir, çünkü Osmanlı halkı tabaka tabaka böldü.
Cam ustasının parası var mıydı mesela.

rahat mısın sen
bu başlıktaki 25 nolu iletiyi okudun mu
anladın mı

kemalizm atatürk'ün kabe yapılması değildir
işin çerez kısmına niye takıldın ki

atatürk burjuva devrimcisidir ne demek düşün bakalım
atıf yaptığım iletiyi oku öyle düşün
atatürk kendisinden yüzyıl önce başlamış osmanlı aydınlanmacılığında nereye tekabül eder
atatürk emek-sermaye çelişkisi temelinde bi devrimci miydi
yoksa, feodal/aristokrasiye karşı burjuva değerlerin mücadelesesini mi verdi
kendi tarihsel işlevini yerine getirmiştir
üstelik de bonapartist biçimiyle
işlevi bitmiş, son kullanma tarihi dolmuştur

anlamadığınız anlayamayacağınız ise
altyapı-üstyapı olayıdır

bugün islamo-faşizm dediğimiz şeyin

altyapıda kemalizmle bi çelişkisi yoktur
çelişki üstyapıya dairdir

komünistlerin ise verili tüm dünya sistemiyle çelişkisi var

neden sen ve senin gibiler
bu kadar rahatsınız len
bi bok bilmeden, üstüne düşünmeden
üstelik de konunun temeline dair yazılar iletiler varken
böyle üfürebiliyosunuz

burjuva devriminin ne olduğunu bile bilmeden
komünizmi bilmeden
feodal toplum ile endüstri toplumunun üretici güçleri arasındaki çelişkiyi bilmeden
endüstri toplumunun üretici güçlerinin
kendi arasındaki uzlaşmaz sınıfsal çelişkileri bilmeden
o sınıfların kendi içindeki iççelişkileri bilmeden
ne çok konuşuyosunuz
hep aynı teraneler üstelik

az konuşup çok düşünün

provakatif cümleler kurma gerzek
ortadoğu kafasıymış da falan filan
kimsin lan sen
insanları ortadoğu kafalı olmakla suçlayacak bilgin bilgeliğin mi var

ForumKirpisi
17-04-2019, 11:39
+ Ayrıca yazıyı cımbızlamışsın ırkçı durumunu 2019'a çekmişsin diyorum, ordan 1980'e falan...
Neyse Kürtçülüğünü her türlü karıştıracan.

ForumKirpisi
17-04-2019, 11:46
nereden burjuva? subay olarak mı? (ordudan atılmış bir subay olarak mı?)

ali rıza beyin altınlarıyla mı?

eminim, Atatürk paraya para demeyen bi tüccarmış hatta.

Donald Trump'ın örnek aldıkları listesinde bir emlak zenginiymiş.

Khaos
17-04-2019, 12:58
nereden burjuva? subay olarak mı? (ordudan atılmış bir subay olarak mı?)

ali rıza beyin altınlarıyla mı?

eminim, Atatürk paraya para demeyen bi tüccarmış hatta.

Donald Trump'ın örnek aldıkları listesinde bir emlak zenginiymiş.

beyincikle olmaz bu işler
beyin lazım

atatürk burjuvaydı kim dedi
yaptığı sözde devrim burjuva devrimidir
üstelik de ondan bir asır önce başlamış bir sürecin ürünüdür
m.reşit, 2. mahmut, 3. selim jön türkler, ittihatçılar
bütün bu süreçleri bi gözden geçir

bi daha da özelden mesaj atma
kürdo falan demişsin bana
ben kürt değilim

ama senin gibi slav dönmesi olup ırkçılık da yapmam
kıpçak türküyüm
oğuzlara da benzemem
araplaşma bizde çok sonradır
anladın mı öztürk

ForumKirpisi
17-04-2019, 13:06
beyincikle olmaz bu işler
beyin lazım

atatürk burjuvaydı kim dedi
yaptığı sözde devrim burjuva devrimidir
üstelik de ondan bir asır önce başlamış bir sürecin ürünüdür
m.reşit, 2. mahmut, 3. selim jön türkler, ittihatçılar
bütün bu süreçleri bi gözden geçir

bi daha da özelden mesaj atma
kürdo falan demişsin bana
ben kürt değilim

ama senin gibi slav dönmesi olup ırkçılık da yapmam
kıpçak türküyüm
oğuzlara da benzemem
araplaşma bizde çok sonradır
anladın mı öztürk

etnisitenin etiket olduğunu 193219932932. kere didik.
ırkçılık falan demişin gayet komik.
google playde ırkçı göktürk alfabesiyle TÜRK falan yazan içi boş
kitap görünce moralim bozuluyor. hani tarihi falan olsalar.
bunlar da çok satıyor malum dünya siyaseti.
dikkat çekmeye çalışmak için her şeyi yapıyodum onu geç sen.

başaramamış bizim ki bu kadar napalım :(
size özel sipariş verdik tam devrimci getireceğiz.
dolmabahçede falan da kalmayacak söz.

yiğidi öldür hakkını ver manasında demiştim en azından.

atatürk ilahmış demiyoruz. sen ise süper egonla kendini tarihe gönderip hayallerinde
kendini yerine koymaya falan mı çalışıyon bilemicem.

yoksa türkiyenin içinde bulunduğu durum erdoğan işte. öyle süper bi milletiz ki
başımıza bunu getirebiliyoruz.

Khaos
17-04-2019, 13:34
ulan lavuk

özelden bana dediklerine karşılık sana ırkçı dedim
kürdo demedin mi
aşiret ağan ne yapıyo demedin mi

kafanda tavşanlar var senin
emek-sermaye çelişkisi diyeni kürt zannedip türkçülük yapmaya kalkıyosun

germe lan beni zırto

hala daha ilah yok ego
hep aynı teraneler
kimin kuyruğuna bassam aynı masallara başlıyo

oğlum o oyuncağı elinize ben veriyorum
önce düşünce sonra bikaç galiz laf ediyorum

kim düşünceme düşünceyle karşılık verecek
kim ise kolay yoldan belden aşağa saldıracak test ediyorum

hep yaptım bunu
hep yediniz
hala daha da yiyosunuz
olum yok ki sizde bi numara

kedi böyle yakalanır
duvara sıkıştırılmaz
kapı önüne tuzak kurulur
ona kaçacak yer bırakılır
açık kapıya koşar tuzağa düşer

şu ana kadar
kimse çıkıp da ettiğin küfürlerle ilgilenmiyorum
ama şu düşüncen kofti diyemedi

hep yok küfr ediyon
yok ego
yok zart yok zurt

niye

size açık kapı bırakan benim
salaksınız çünkü
hemen ordan kaçmaya kalkıyosunuz

götün yiyosa
osmanlı aydınlanmasını konuş

bu arada
senin ülken var ya
bosna
orda sırplar erkeklerinizi öldürüp kızlarınızı düdüklerken

ilk ölen türk kim biliyo musun

selami yurdan
kürttür
aç gogıl amcan sana söyler

ilahimasal
17-04-2019, 13:38
Hah sonunda slogan soslu etiketinide yapıştırdı foruma.

Ben "kıpçak türküyüm" "bize araplık çok geç bulaştı " sonucta bulaşmış.

Birisi
Ata türkü
Birisi
Kıpcak türkü Eeeee yaniii arap soslu kıpçak türkü , Ata türkün emek sermaye devrimi yapıp yapmadığını sorguluyor!!!! Doinnng Kıpçak türkü yapmış galiba.

Bende seni bisey sanardım. Fos çıktın.
Nihilistken daha bi karizman vardı. Nik deişince sende deiştin.

Bu iŞler Süreç işidir bir yerden başlar bir yere evrilir. 2 mahmuttan atat türke ve oradan ta buralara kadar evrilmiş sürecin bir noktasındaki kişiyi seviliyor diye sürecin dışına çıkarmak olsa olsa kıpçak beyimde olurdu oldu. Daha sonra ?

Ben henüz aklı başında birinin ata türkün sosyalist olduğunu komunist olduğunu iddia ettigini görmedim duymadım ama senin bu ata türk atar giderine de anlam veremedim.

Devrimci olmak başka birsey

Devrimci nin önüne arkasına sıfat eklemek başka birsey.

Ata türk Devrimci mi Devrimci Bitti gitti. Yaptıgı devrim kimin hoşuna gidiyor kimin hoşuna gitmiyor mesele o

Kemalist dedigin kesim Atatürk devrimleri den hoşnut . Digerleri ise başka başka kategorilerde ve hoşnut deil.

Siz hangi kategorideydiniz efemmm diye soracaktım ki , kıpcak beyimiz kıpcak oldugunu foruma nakış gibi işledi.

Kıpcakların diger insanlardan bir farkı vardır ki sen kıpcak oldugunu buraya yazdın. Bir örne verirsen bizde kıpcaklıgın önemini anlarız.


Bu mesele biraz daha uzarsa IRKCILIK hortlayacak herkes benim kanım en degerli kan demeye başlayacak.

Kıpcak beyimize.

ForumKirpisi
17-04-2019, 13:44
seninle geyik bile yapılamıyor blitz patron. al bıraktım al.
hemen mızrak kaldırıp-hoca stance'ına geçiyon.

senin dediğini diyeyim mi:

bu savaşlar hep bonapartist şovenist. köle olmayın.
ondan dolayı savaşmamak lazım, sevişmek lazımdır.

materyalist anarşist oldum tamam. tüm değerlerimi yok ettim şimdi
bileklerimi kesmeye gidiyom.

Khaos
17-04-2019, 13:44
derdiniz ne ulan sizin
beni yasaklatmak ise söyleyin

direk ananıza küfredeyim, siz de amacınıza ulaşın

sen beni engellemiştin ya hani
hangi yüzle yazabiliyosun sen karşıma geçip lan

manyetik alan yakalayıp tamponuna bağlamayı bıraktın da bana muhatap mı oldun
kimsin lan sen
düşünce fukarası

cümleleri bağlamından koparmak
kime
hangi özel mesaja istinaden söylendiğini bilmemek
ne gerizekalısın bi bilsen

ForumKirpisi
17-04-2019, 13:58
benim ülkem bosna imiş. shqipëri oldu sana bosna. :[

bazı şeyler değişmiyor. ırkçı olduk, türkçü olduk, boşnak olduk.
düdüklendik bi de. son pmden çıkardı ırkçılığı önceki durumlar yoksayıldı.

valla laiklik falan seviyorum, suç mu anlamadım ki. yani atatürkün getirdiği laiklik
olayını destekliyorum.

türkçe ezan yerine hiç olmasaymış daha iyiymiş.

akp foruma girsem bu kadar sövmezler. :D

Ali Nesin valla garip bi adam entellektüel falan ama sizin değiminizle liboş galiba
bi ara yetmez ama evetçi miydi?
ama o bile Kadir Mısıroğluna öyle demeyin o bizim rengimiz falan demiş.
Dincilerin imdadına koşmak iyi değil bence.

tamam kötü devrimci elimizde bu var, daha iyisini sen bul vallaha reddetmicem.

derdi var herkesle. elon musk konusu açsak gelip bonapartistsiniz falan dicek.

M Kemal Atatürk mü M Kamal(adını değiştirdi diyolar ya) mı bilemicem bazı değişiklikleri var, savaşı var,
bi mücadelesi var. İster beğen ister beğenme de millete ne saldırıyon.

Khaos
17-04-2019, 14:23
benim ülkem bosna imiş. shqipëri oldu sana bosna. :[

bazı şeyler değişmiyor. ırkçı olduk, türkçü olduk, boşnak olduk.
düdüklendik bi de. son pmden çıkardı ırkçılığı önceki durumlar yoksayıldı.

valla laiklik falan seviyorum, suç mu anlamadım ki. yani atatürkün getirdiği laiklik
olayını destekliyorum.

türkçe ezan yerine hiç olmasaymış daha iyiymiş.

akp foruma girsem bu kadar sövmezler. :D

Ali Nesin valla garip bi adam entellektüel falan ama sizin değiminizle liboş galiba
bi ara yetmez ama evetçi miydi?
ama o bile Kadir Mısıroğluna öyle demeyin o bizim rengimiz falan demiş.
Dincilerin imdadına koşmak iyi değil bence.

tamam kötü devrimci elimizde bu var, daha iyisini sen bul vallaha reddetmicem.

derdi var herkesle. elon musk konusu açsak gelip bonapartistsiniz falan dicek.

M Kemal Atatürk mü M Kamal(adını değiştirdi diyolar ya) mı bilemicem bazı değişiklikleri var, savaşı var,
bi mücadelesi var. İster beğen ister beğenme de millete ne saldırıyon.

afferim sana
kıvır şimdi böyle 9/8 'lik

olum üstyapı sizin kafanızdaki tavşan
siz aklınızı özgürleştiremezsiniz

birisi burjuva devrimi deyince
-atatürk burjuva mıydı
diyen

o da yetmedi
bizi doğu kafalı ilan ederken
aslında kendini batılı ilan eden
kürdo deyip, ırk üzerinden türkçülük yapan
ama kendi sonradan türkleşmiş olan
kaç çeşit tutarsızlıklarınız var böyle sizin ya

ne man kafalısınız ne kadar aptalsınız

emek-sermaye diyeni kürtçü ilan etmek
kürtçü olmamak için de burjuva devrimciliğine demir atıp
şovenleşip
bi de utanmadan kendini devrimci/ilerici falan diye sunmak

ne olduğunuz belli değil
**** gibin **** gibin bişeysiniz

ilahimasal
17-04-2019, 14:32
ne olduğunuz belli değil
**** gibin **** gibin bişeysiniz

Bişey olmak zorundamıyız? Mecburmuyuz ? Kölemiyiz.
Hem sen bizim ne olduğumuzu seçmişsin. ......noktalı yere belirtmişsin AGAM efendim. Kıpcak beyimiz.

Kıpcak olmak istersek ne şartlar isteniyor?

ForumKirpisi
17-04-2019, 14:36
sen ırkçının böyle ne bileyim, kazandibi tatlısı var ya eskiden en yoğun yerden
alınıyormuş o hasısın hası. öyle diyeyim sana :D

kürdoyu falan geç sen. oralara çok takıldın hani düşmanım ya.

Bişeylere saldırıp Kürtçüyüm demek bu kadar zor mu. Forumda bunlar çok çok tartışılıyor.

Hani kendin çok eleştiriyon ya üst yapı üst yapı. Senin planların belli. Kıskançlık çekememezlik bi travma olmuş,
bilinçaltında.

Basbaya bi intikamla kendini değersizleştirmişsin. Kendini bir de kıpçak diye ben de aslında
sizdenim hikayesine koymuşsun.

Gerek yok sana kimse burda değilsin diye bişey de yapmıcak.

Hani ben Kürtçüyüm, böyle ne bileyim hasıyım aslında ama da değilim ben Türküm diye bir kalkan hazırlayıp,
kendine sahte bir tarih biçip(belki de doğrudur bilemeyiz), avutuyorsun.

Bir de bana sonradan diyorsun! Secereme mi baktın. Ayrıca sana ne.

Kim sonradan değil ki! Hangi millet hangi ülke neresi! Kim ne olduğunu nereden bilecek.

Bir insan bunca yaşa gelip bu kadar mı saygısız, kalitesiz olur olur. Her tür olur.

Ben senin gibi travmatik kötü halde yaşamadım.

pisliğini nereye bulaştıracaksan bulaştır. Nefretini bilmemneni git büst falan kır rahatla.

Ülkeden kaç ülkeden. Diyorsun ya. Nasıl olsa bi değerin bişeyin de yokmuş.

İnsan hastalıklı olduğunu bilir de uzak durur. Yazık.

Khaos
17-04-2019, 14:42
Bişey olmak zorundamıyız? Mecburmuyuz ? Kölemiyiz.
Hem sen bizim ne duğumuzu seçmişsin. ......noktalı yere belirtmişsin AGAM efendim. Kıpcak beyimiz.

Kıpcak olmak istersek ne şartlar isteniyor?

ne oldu
tutunacak bişey buldun mu en sonunda
ihtiyacın varmış
söyleseydin ya
ben tutacağın bişey ayarlardım sana

ulan mal

herif boşnak, bana kürdo diye
ırkçılık yapıyo
ona istinaden o söz söylendi
anlamadın mı
sabunlumuydu

yoo anladın tabii
o kada da salak değilsindir
öyle misin yoksa

anladın ama
yok ki benle uğraşacak argümanın
elli kere şovenliğin deşifre oldu
felsefi idealizmin
düşünmekten aciz oluşun

bak yine bi ufak küfür eklicem
sen yine onla oyalanacaksın

açık kapıya koşan zavallı kediciğim benim

**** gibin **** gibin bişeysiniz
olmaz sizden devrimci

ForumKirpisi
17-04-2019, 14:44
Bişey olmak zorundamıyız? Mecburmuyuz ? Kölemiyiz.
Hem sen bizim ne duğumuzu seçmişsin. ......noktalı yere belirtmişsin AGAM efendim. Kıpcak beyimiz.

Kıpcak olmak istersek ne şartlar isteniyor?

Alttan çok çok başka şeyler çıkıcak ama tatsız tartışma oluyor, küfür falan ediyor.
Çocuk kandırıyor işte :D Toplumda değerlerim yok diyen ama değerlerinin kendisini travmatik konuma soktuğu bi vaka. Aşağılık kompleksi. Kıskançlık. İntikam. Eziklik.

Kötülemek için de söylemiyorum. Ben öyle düşmanlık güderek travmatik yoğrulmadım. :hippie:
Çalışan başarır. Çalışamayan da bok atar. Bu kadar basit.

Sparta falan zannetmesin bu şahsiyet, milliyetçiliğin köhne bir anlayış olduğuna gönderme yapıyor. Onun derdi başka. Yoksa milliyetçiliğin aptal işi olduğu şüphe götürmez.

ilahimasal
17-04-2019, 14:52
herif boşnak, bana kürdo diye
ırkçılık yapıyo
ona istinaden o söz söylendi
anlamadın mı

Sende gaza gelme

Sen
Ben şuyum ben buyum bennn bennn ben varya ben diyorsun + hakaretlerine bakıpta gaza gelip BEN ŞUYUM BUYUM diyormuyuz? Ot falan takılsak yaparmıyım bilmem!

Kim devrimciyim diye iddia ettiki , " sizden devrimci olmaz " dedin

Biz devrimciyi İŞARET edebiliyoruz. Biz devrimciyiz demiyoruz. Mesela seni devrimci olarak işaret etmem. Otcu diyebilirim ama.

ForumKirpisi
17-04-2019, 14:55
benden iyi bilen varsa söylesin lafını sakınmasın.

bizim fistanımız urfanınkine bin basar. al sana cevap.
bi kere renkler ve desenlerde üstün. avrupa fistanıdır (fistanski).
kimse benim fistanım iyidir demesin bizim fistanı görene kadar.

sizin fistan tarlada cart diye yırtılıyor.

Khaos
17-04-2019, 15:06
Sende gaza gelme

Sen
Ben şuyum ben buyum bennn bennn ben varya ben diyorsun + hakaretlerine bakıpta gaza gelip BEN ŞUYUM BUYUM diyormuyuz? Ot falan takılsak yaparmıyım bilmem!

Kim devrimciyim diye iddia ettiki , " sizden devrimci olmaz " dedin

Biz devrimciyi İŞARET edebiliyoruz. Biz devrimciyiz demiyoruz. Mesela seni devrimci olarak işaret etmem. Otcu diyebilirim ama.

hala daha aynı terane

ben şuyum ben buyum meselesi olmadığı aşikarken
niye yeni gelin gibi iki elle tuttun bırakamıyosun

kürt değilim kıpçağım demek ben var ya ben demek mi
sizde öyle mi anlaşılıyo
yoksa öyle anlamak mı işine geliyo

ot muhabbeti yapma lan
sen suluya takıl
ot içmek senlik değil

benle de polemiğe girme
şoven, idealist kof bi adamsın sen
feodalizmin karşısında ilerici olan bi ideolojinin verili koşullarda ilericilik adına bi anlamı olmadığının ayırdına varacak kapasiten yok
sizin kemalistliğiniz de zaten yanılsamalı bile olsa ilericilik adına değil
faşo olduğunuz için bi maske sadece
kemalizm üzerinden tek yaptığınız sadece şovenlik oldu

bi eko-politik
bi felsefe
bi devrimci duruş
var mı
yok

hikayesiniz yani

sen manyetik alan yakala
ben kedi yakalamaya devam ederim
kediciim benim

ilahimasal
17-04-2019, 15:21
............


Gazı verdim kendini anlat övvv yücelt Ben varyaa ben dememi istiyorsun ama ben sen deilim. Gaza gelmem BEN demem.

Konuyu buralara sen getirdin.

Turban hakkında bir iki kelam yazda bilelim.

Konuya dair fikrimi söyledim. Konu kafadan ırkci ayrımcı tutucu bagnaz yobaz dedim.

Konu çöplük dedim.

Dedik ama

Konu kıpçak türküne kadar uzadı.

Evet Turban ?????

Khaos
17-04-2019, 15:41
balık hafızalıyı mı oynuyosun şimdi
bu başlıktan kaç mesaj silindi
bunlar da silinecek

mesele türban değil
ben o şekilde dahil olmadım bu başlığa
zaten başka bi bağlam vardı
o bağlama ilişkin yazdım

kanınıza dokundu
birer ikişer kendinizi ele verdiniz
açıkça ırkçılık/şovenlik yaptınız
kemalizm bunun maskesi

sizin emek-sermaye tabanlı çelişkiye dair fikriniz zaten yoktu
feodalite-burjuva çelişkisinden de habersizliğiniz açığa çıktı
kemalizmin bir asırlık geçmişinden de habersizsiniz

sen zaten hangi konuda sistemli düşünebildin ki

türbanmış
bana ne türbandan

sen tak o türbanı beline
başla kıvırmaya
ancak kıvırmayı becerebilirsin

kof adamsın sen kof
boş tenekesin
kedisin sen kedi
oynatırım seni ben

Leonardo
17-04-2019, 17:15
Diğer arkadaşlara bakamıycam. Sadece Spartakus'u yanıtlamaya çalışacağım.

Hatta karışık olarak yanıtlayacağım:

Sosyalizm olmadan da demokrasi olmuyor. Demokrasyle ilgili yazılarımı okuduğunu sanıyorum, her konuya bu tür progandif manipülasyonla dönme artıki önce demorkasi nedir bunu öğren.
Demokrasi olmamasının sebebi kişiler değil, sovyet iktidarının kurulamamsıdır, sovyet demek ne demek? KONSEY. defalarca ifade ettim demokrasinin esası KONGREDİR! Öyleyse kongreye gidecek organlar olacak? İşte onlarda konseylerdir, yani BİRİMLERDİR. Bu birimler işyeri, mahalle, okul vb gibi birimlerdir, yerinde birimelrdir ve onlar KONGRE YAPARLAR, onlar belirler, onlar sorumluluk verir, onlar alırlar ve kendi bölgelerini onlar bizzat BİRİMCE, demokratik kararlar alarak, bir arada yönetirler. Demokrasi KABACA budur, detaylarına dair ise zaten bir kaç başlıkta yazdım. demokrasi diyeceksen bana gböyle geleceksin, gelemiyorsan, adını andığın her ne ise demokrasi değildir. ne zaman ki sen işyerinde sorumluları kendin seçer, sorunalrını kendin tatışabilir, gelir, gider, blanço hesplarında vs bulunabilirsin, ne zamanki mahallenin sorunlarını sizler tartışır ve sorunu ortaya koyup, çözümü sizler arar ve çeşitli fikirler arasından seçimi bizzat kendiniz yaparsınız, ne zaman ki mahallende bir yeşil alanın çocuk parkı yapılması yerine, belediyece, hükümetçe(size rağmen size hükmeden!), birilerine, sizden habersiz, size rağmen peşkeş çekilemez ve bizzat kararı siz verirsiniz, o zaman bana demokrasiden söz etmeye başlayabilirsin. Senin iraden dışında ne işyerinde ne mahallende ne de evinde, kimse sana ramen senin adına karar veremez, veriyorsa bu tecavüzdür. bunu anladığında ve başardığında demokrasiden söz edersin.

- Marksist demokrasi anlayışını daha önce tartışmıştık. Bence tekrar bu konuya dönmeyelim. Konsey / Sovyet ilkelerini yeterince anlattınız. Ama bu ilkelerin uygulanmasında sorun var. Şu veya bu nedenle bunlar ya uygulanmamış, ya da uygulanamamış. Geçmişte İspanya İç-savaşında bazı anarşist gruplar bu şekilde işlemiş. Ama solun tarihi çok karmaşık. 20 yy'da baskın sol düşünce olan Stalinizm bu tür demokratik girişimleri burjuva iktidarlardan önce yok etmiş. Yani bir uygulama sorunu var. Ama ilke olarak gayet mantıklı bir proje olduğunu söyledim.

ABD'de Trump, Almanya'da Merkel, Türkiye'de Erdoğan gibi mi? Cumhuriyet bir biçimdir, kapitalizm ise bir sistem. Demokrasi de bir biçimdir, sistem değildir, hasılı, ismi cumhuriyet ya da demokrasi koymakla olmuyor. kaldı ki, ifadelerimden böyle bir sonuç çıkartma şansın yok

- Ben Merkel'i seviyorum.

Trump, Putin, Erdoğan popülist liderlerdir. Tıpkı tarihteki anlattığım güçler gibi, demokrasinin gereksizliğine inanıyorlar. Temel cumhuriyetçi ilkelerle çelişiyorlar. Ve afedersin "salak" halk kitleleri bunları tam olarak bu yüzden seviyorlar.

Rusya çöktüğü, manipüle edildiği veya kesildiği, yenildiği için bu durumda. kaldıki benim demokrasinin ne olduğuna, nasıl olması gerektiğine dair yazılarım mevcut, bu başarılmadan demokrasi kültürü olmaz, demokrasi olmaz. Cumhuriyet içinde aynısı geçerli, ismi var, cismi yoksa, orada o da içselleşemez.

Bu bir tecrübe, deneyim süreciydi, yaşandı...

- Ben öyle düşünmüyorum. Bence Yeltsin dönemi şimdiki dönemden iyiydi. Ülkenin durumu 90'larda çok kötüydü. Putin gibi bir adamın gelip ortalığı toparlaması gerekiyordu. Mafya filan alıp başını gitmişti. Da bu geçici çözümdür. Gerçek / kalıcı çözüm, demokrasi kültürünün bu ülkede gelişebilmesidir.

Rusya'da Merkel gibi iktidarın sesi hükümet olunduğunda da o toplum demokrasi kültürünü öğrenmeyecek aksine demokrasiden vazgeçme namına, kırıtılarla yetinecek, zira kapitalizm koşullarında demokrasi kültrü, ancak hak ve özgürlük mücadelesiyle kopara kopara elde edilir, kapitalist temsili sirkinin nasıl olduğuyla değil(sermayen yok, parası olanın, yani burjuva olanın düdüğü çaldığı koşulda kendini(milyonlarca kişi olarak bakınız) nasıl, nereye kadar temsil edeceksin, ama ne zaman ki hak ve özgürlükler mücadelesi yükselir, o akımda kendisini bulur kendisini nasıl temsil edebileceğini o zaman kavramaya başlar, yani demokrasi örgütlü topluma dairdir, örgütlü toplumla(konseyler) mümkündür). Rusya'nn demokrasiyi anlaması, esasında hem toplumun vereceği hak ve özgürlükler mücadelesi, hem de ekonomosiyle yani dünya kaynaklarından aldığı payla da ilgili. Açlık, yoksulluk, gelecek kaygısı öncelikli olan toplumlarda, heleki burjuva iktidarı din, millet, ırk vb aidiyetler üzerine siyaset yapıyorsa, demokrasinin toplum tarafından kavranması hiçte kolay olmayacaktır ve böylesi toplumlarda demokrasinin içselleşmesi ancak toplumun kapitalizme ve mevcut iktidara karşı verdiği iş, ekmek, özgürlük, hak, hukuk mücadalesiyle anlam kazanabilir. tepeden inmez, tepeden ancak burjuva diktatörlüğü, emperyalist hegomanya altında olma koşullarında -satın alınmış hırsızlar yönetimi -ki dikkat ederseniz başbakan olanlar olmazdan önce ABD de-n mazbata almaktalar, onay almaktalar veya ABD vatandaşıdırlar- kleptokrasi gelir ve bu tür yönetimler ağır bir bürokrat sınıfına gereksinim duyarlar, bürokrasi yönetir.

- Bence aşırı basite indirgiyorsunuz. Batı siyasetinde sürekli sınıf savaşı vardır. Hatta sınıf savaşı hiç bitmez. Bir yanda, aynen senin dediğin gibi olmasını isteyen sermaye, diğer tarafta da halk vardır. Halk sürekli sermaye ile savaştadır. ve hükümet de bu ikisinin arasında denge kurmaya çalışır. Medyayı takip edin. Batı Avrupa'da bu böyle.

Ama bu sistem mükemmel işliyor demek değil. Bazen de, mesela Brexit olayındaki gibi, popülist korkular, azınlığın menfaatı, bilgisizlik filan üstün geliyor. Cumhuriyet dediğin, futbol sahası gibi. Hakemin filan olduğu adil bir mücadele alanı sağlıyor. O yüzden halkın bilinçli olması isteniyor. Rusya ve TR'deki gibi sürekli bilgisizlik ile beslemiyorlar. Ya da eğitim sistemleri ezberci değil. Bilinçli yurttaş yetiştiriyorlar. Başörtülü hocaların alahü teala öğrettiği saçma sapan ve paralı eğitim sistemi yok.

- Sen entelektüel birine benziyorsun, ama bence Batı'ya hiç gitmemişsin. O yüzden de teorik bilgilerden yola çıkıyorsun.

Dediğim gibi, sürekli söyledim, Batı Avrupa vb dediğinde dünya kaynakalrından aldıkları payı unutma! Bu durum değişirse, o batı Avrupa dediğin, bugün doğu dediğin ülkelerin de gerisine düşer. neden mi? Basit, doğu avrupa yağıyla kavrulurken bu durumda yani süreç yaşanmış, yaşanıyor, birden olmuyor. Örneğin AKP İstanbul belediyesini vermemek için nasıl da direniyor, gün geçtikçe nasılda daha fazla despotlaşıyor değil mi? Bu esasında her kapitalist iktidarın karakteridir Çünkü sorun siyaseten kayıp sorunu değil, sermaye(kapital), sınıflar arası çatışma(sermayenin kendi içindeki rekabeti, gruplaşması, çatışması da dahil), sömürü, ekonomik kayıp üzerine kurulu(!). Olanı kaybederse yani batı Avrupa, dünya kaynaklarını kendisine akıtamaz olduğu gün, çıplak faşizmi yaşar neden? bunu da sen bul.

- AKP olayını takip etmeyi yıllar önce bıraktım. Ne .ok yerlerse yesinler. İsterlerse Krallık olsunlar. Hiç uğraşamam.

- Her şeyi bu "emperyalizm" ile açıklayamazsın. Batı'da halkın bu "emperyalizm" den pay almaya başlaması belki 50'Li yıllardan sonra başladı (yani emperyalizmin çöktüğü dönem) Yüzyılın başında fakirlik çok yaygındı. zorunlu eğitim sistemi yoktu. kadınların oy hakkı yoktu. Germinal romanını al oku. Aynı bizim Soma faciası olayını yıllarca yaşamışlar. Yani "adam dünyayı sömürdü" diyorsun tamam. Ama kendi halkını da sömürdü. Unutma. Gandhi'nin otobiyografisinde geçer. "Medeni" İngilizlerin başkentinin fakir semtlerini görünce şoke olmuş.

Yani bu bir eğilimdir. Bırakırsan öyle olur. Dünyanın %1'i yer. %99'u bakar, adına da "tabiat yasası" denir. O yüzden toplumsal örgütlenme / mücadele şart. "Gerçek" demokrasiler bunu sağlıyorlar. Batı Avrupa'da bu var. Bizde Soma olayından sonra, insanların toplanmasına bile izin vermediler (o gün ben sokaktaydım ve biber gazı atılmıştı + tutuklananlar olmuştu). Bir de Sarı Yelekliler olayına bak. Yani görmek istemiyorsan, onu söyle ben de ısrar etmeyeyim :)

Burjuva medya ise aldatıcı, yalancı, manipülatif, seçicidir. Açlık, sömürü, yoksulluk, sistemin açmazları, hak ve özgürlükler, insan hakları ve işçi-emekçi haber değeri dahi taşımaz, cilalı manşetleri okur, okur dünyayı farklı okursunuz. AkİT gibi gazeteler henüz çırak diyebiliriz..


- Medya bir üründür. çeşit çeşittir. Eğitim düzeyine göre herkes gidip bir şeyler alıyor işte. Kimisi için bu Taraftar, kimisi için "Yeni akit" benim içinse, dış basın. Herkes kendi seçiyor. Normali de bu :)

kaldı ki hiç bir ifadem de cumhuriyet'e dair birşey söylemedim, zaten bıraktık, 100 yıl oldu, gelinen noktada ortada. Öyleyse sorun nerede? işte sorgulaman gereken tamda burası. Sistemi sorgulamadığın sürece bir sonuca varamazsın. Bu toplum statükoyu savunarak ne demokrasiyi ne de cumhuriyeti öğrenemez, aksine bu tabanda hak ve özgürlükler mücadelesi esastır, öyleyse bu mücadele neye, kime karşı, hak ve özgürlükleri kısıtlayanlar neresi? Bunu çözmeyi başarabildin mi?

- Bunu zaten yanıtladım. Thomas Jefferson'un Devlet ve Özgürlük" kitabı vardır. Pahallı olduğunu da zannetmiyorum. Madem Sovyet modeline o kadar inanıyorsun. Bir de İsviçre modelini dene (Çünkü Thomas Jefferson dediğim kitapta tam olarak onu anlatıyor). Yani illa ki "Lada" marka alacaksın diye bir mecburiyet yok. Bir de "Opel"'e bak. O da fena değil.

Efendim batı Avrupa dediğinin de -KALDIYSA!- demokrasi kültürünün esası sosyalizmdir. Bu durumun klişelerle ilgisi yok. batı Avrupa da demokrasi kalmadı, durumu sözde demorkasi ile değil, kitlelere, kitlelerle girilen dişe, diş mücadelede, tanımak zorunda kaldıı sosyal güvencelerle kotarmaya devam ediyor ancak kaynakları daralıyor(!) gelecek yıllar Avrupa kitlesel eylemlere ve iktidarın faşizan karşı koyuşlarına gebe.

- Kalmaz işte onu diyordum. Hatta Notre Dame Katedrali yandı dün. Aynı onun gibi. Büyük bir yapı. 1000 yaşında. Çok güzel. Ama bırakırsan, koruyamazsan, mücadele etmezsen, 1 kıvılcıma bakar.

Yalnız haklı olduğun konu şu:

Eskiden cumhuriyet rejimi, cumhuriyet rejimini desteklerdi. Mesela ABD - Fransa arasında yakınlaşma vardı. Dünya savaşlarında, "özgür dünya" diğer baskı rejimi güçlerine karşı birleşti.

Şimdi cumhuriyet ucuzluğa çıktı. "gereksiz zaten" filan denilmeye başlandı. Erdoğan'In güç kazanması Batı'Nın umrunda değil. Putin bütün demokratik yapıları bitirmek için tam zamanlı çalışıyor. Yani senin anlaman gerekiyor. Sosyalizm nasıl militan bir zihniyetse, cumhuriyet de militan bir zihniyettir. Çünkü bırakırsan yıkarlar. satarlar. özelleştirirler :)


Almanya, İngiltere, Fransa vb 200 yıllık emperyalist ülkeler, dünya kaynaklarının yarısı olduğu kadar Amerika, Afrika kıtasının da tüm zenginliklerini sömürüp almış ülkeler! Doğu Avrupa ülkeleri ise, işgal edilmiş satıhlardı(öyle değil mi??) Biraz aklı-başı yerinde, mantıklı ve objektif gözlem, analiz lütfen. 3 gün aç kalmış tavukla, darı ambarındaki tavuğun yumurtalarını tokuşturmayla olmuyor.

Yugoslavya konusunu ise hiç dahil etme, araştır ardındaki gerçeği öğren. Heleki o batı Avrupa ve ABD nin rollerini...

- Bende onu diyecektim. 1950'lerde, Portekiz ve İspanya gibi asıl emperyalistler fakirdi. Şimdi de Avrupanın en fakir ülkeleri bunlar. Halbuki dünyanın yarısı Protekizce veya İspanyolca konuşuyor.

Almanya'nın çok kısa süreliğine 1 tane filan sömürgesi oldu (Afrikada bir yerlerde). Ama 20 yy Avrupa tarihini hep Almanya belirlemiştir.

"Fransa ve İngiltere" diyeceksin. Fransa 1960'lardan sonra artık "emperyalist" sayılmaz. En son Cezayir ve Vietnamda dayak yedikten sonra o olay bitmiş. Hatta yerini Amerika'ya bırakmış.

İngiltere'nin de "Common Wealth" adında, gidip de yerleştiği ülkeler yani Kanada + Avustralya'sı var. Bu da toprak büyüklüğü demek. Emperyalizm demek değil.

Bugün kültür emperyalizmi, ekonomik emperyalizm gibi şeyler var. Mesela Çin'İn "yeni ipek yolu" projesi ile Avrupayı sömürge yapmak istemesi var.

Yani Marksistlerin en büyük sorunu: Dünya çok hızlı değişiyor. Siz halen Stalin döneminin söylevlerini tekrarlıyorsunuz. Oysa ki dünya değişiyor.

Gerçek cumhuriyet düzeni nedir, nerededir, cumhuriyet ve demokrasi söylemi birilerinin ipoteğinde midir?? Zayıf ile kastedilen nedir? Bunu nasıl sağlıyor?

- Cumhuriyet demek, konuşan, tartışan, örgütlenen, sesi olan, gücü olan halk demek.

Mecliste yer kapmış adam demek değil. Kleptokrasi filan değil. BU işlemeyen, çarpık işleyen demokrasi demektir.

Ama hiç yoktan da iyidir. Bu konuya da girmemiz gerekecektir. Nerede eksik var? sorun nedir? bunlar hep tartışılır. Ama genel olarak, sol siyaset toparlayıcı / düzeltici güçtür. Sağ siyaset bir çok eksikliği görmezden gelen siyasettir.

Dengeler Türkiye'de kurulamamıştır. Hiç kurulamamıştır. Bunları tartışmak gerek.

Son Kısım: Valla ben demokrasi içinde sol siyasete daha çok inanıyorum. Devrimci sosyalizmin de karşısında değilim. Beni bu noktaya getiren de burada tartıştığımız şeylerdir.

Yani halkın bilinç kazanması meselesidir. Sadece eğitim ile olsaydı Doğu Avrupa + Rusya'da olması lazımdı.

Kaldı ki Türkiye'de halk da çok cahil. Hatta "eğitimli" dediğin kişi de o kadar bilgili değil. Bir Avrupalı gibi dünyada olup biteni doğru dürüst takip edemiyor. Mesela komplo teorileri inançları Türkiye'de çok yaygın. Gidip de "toplum sözleşmesi" kitabını okuyacak vakti olmaz. Ama dinlersen Rusya'nın gizli projelerinin hepsini bilir filan.

Böyle bazen biraz sert konuşuyorum ama, cumhuriyet rejimi kurmuşsan, ve ortalama taksici bu ülkede, cumhuriyetin önemini anlamışsa. Zaten yatıp kalkıp şükretmen lazım. Çünkü bilinçsiz / anlamıyor / bir sürü şeye kafası basmıyor. Abartıyor muyum sence? :)

ForumKirpisi
17-04-2019, 17:25
Sen Merkel'i seviyon ama Merkel seni sevmiyor.

Merkel geçen gün Suudi Arabistan'a yüklüce silah sattı. Ama Törköyöyö satmam vörmöm

Suudi Arabistan ile İsrail beraber hareket ediyor.

Merkel gibi bir GERİCİ, ABD köpeği ve Hristiyan Sosyal Birlik / Hristiyan Demokratik Birlik gibi

aşağılık partileri nasıl sevilir bilmem ki?

Merkez sağdan ağır popülist çizgiye kaydılar. Yabancı karşıtı, içe kapanmacı, Amerikan işbirlikçi,
Hristiyan Katolik Bağnaz, Bölgeselci, Extremist daha nası sıfat bulam

Seni hiç sevmiyolar söyliyim çok aptallar. Hatta kimseyi sevmiyolar kendilerini bile.
Rabbiyesirsiz karı.

Hatta sana şahıs olarak daha da nursuz ******i söylerim, seni gördü mü boğarlar. O derece
nefretçiler.

bilgivehis
17-04-2019, 17:51
Senin katagorin de insanlar Aydınlıkçılar Yani PERİNCEKÇİLER.

Keşke beni Hitlere benzetseydin ondan iyiydi:)

Perinçekçiler her şey olabilir ama Atatürkçü, sosyalist, komünist asla olamazlar, bu değerleri kullanan ajanlardan başka bir şey değildirler, aksine bu değerlerin hepsine zararları olan bir örgüttür.
"Atatürk Dersimde soykırım yapmıştır, Atatürk faşist ve gericidir" diye yayınladıkları 2000'e doğru dergisinde bizzat kendim okudum, yakın zamanda aynı şeyleri Aydınlık dergisinde tekrarlayan bizzat merkez yöneticileriydi, "Bundan sonra bu partide sosyalizm-komünizm kelimesi kullanılmayacak" diyen yine merkezin emriydi. Daha neler neler, saymakla bitmez.

Bütün çocukluğunu, gençliğini, ömrünü ve hatta bütün ailesini komünizm uğruna feda eden bilgivehis'i bu ajan ve döneklere benzetmene üzülmemin asıl nedeni, bunları Ataürükçü ve komünist saymandır:confused::)

kartopu
17-04-2019, 18:40
Keşke beni Hitlere benzetseydin ondan iyiydi:)

Perinçekçiler her şey olabilir ama Atatürkçü, sosyalist, komünist asla olamazlar, bu değerleri kullanan ajanlardan başka bir şey değildirler, aksine bu değerlerin hepsine zararları olan bir örgüttür.
"Atatürk Dersimde soykırım yapmıştır, Atatürk faşist ve gericidir" diye yayınladıkları 2000'e doğru dergisinde bizzat kendim okudum, yakın zamanda aynı şeyleri Aydınlık dergisinde tekrarlayan bizzat merkez yöneticileriydi, "Bundan sonra bu partide sosyalizm-komünizm kelimesi kullanılmayacak" diyen yine merkezin emriydi. Daha neler neler, saymakla bitmez.

:confused::)

Yanlış bir benzetme yapmışsam kusura bakma

Benim anladığı Aydınlıkçılar Çin ci sosyalistler ve Atatürkçü .Çin de de han milliyetçiliği hakimiyeti var Türkiye de de Türk milliyetçiliği hakimiyet.

Ben o dergiyi okumadım ama bir çok yazılarında benim benzetmem doğru çıktı.

Yani bir insan hem sosyalist hem Atatürkçü olması beni şaşırttı.

Atatürk sosyalistlere karşı pek hoşgörülü değildi Elbette bu onun meselesi Ama modern iteyi ve kapitalist kalkınma modelini benimsemiş bir liderdi.
muhassır medeniyet te Avrupa ulusları idi. Elbette her kes sosyalist olmak zorunda değil.

Bütün çocukluğunu, gençliğini, ömrünü ve hatta bütün ailesini komünizm uğruna feda eden bilgivehis'i bu ajan ve döneklere benzetmene üzülmemin asıl nedeni, bunları Ataürükçü ve komünist saymandır

Kusura bakma üzüldüm şimdi özür dilerim

spartacus
17-04-2019, 19:54
Öncelikle sana tavsiyem bu siteyi takip et bir şey kabetmezsin, burada bizim imkanlarımız kısıtlı.
http://ozguruniversite.org/guncel-yazilar/
- Marksist demokrasi anlayışını daha önce tartışmıştık. Bence tekrar bu konuya dönmeyelim. Konsey / Sovyet ilkelerini yeterince anlattınız. Ama bu ilkelerin uygulanmasında sorun var. Şu veya bu nedenle bunlar ya uygulanmamış, ya da uygulanamamış. Geçmişte İspanya İç-savaşında bazı anarşist gruplar bu şekilde işlemiş. Ama solun tarihi çok karmaşık. 20 yy'da baskın sol düşünce olan Stalinizm bu tür demokratik girişimleri burjuva iktidarlardan önce yok etmiş. Yani bir uygulama sorunu var. Ama ilke olarak gayet mantıklı bir proje olduğunu söyledim.
Afganistan, İran'da kapitalist. öylese kapitalizm=Afganistan veya örneğin bir Meksika diyebiliyor musun? Uygulanamamış olması, uygulanamayacağı anlamına gelmez.

Ya demokrasi demekten vazgeçeceğiz, ya da demokrasiyi kabul edeceğiz Leanordo. Demagograsi demokrasi değildir.
- Ben Merkel'i seviyorum.
Ötekide Tayyip'i seviyor.

Trump, Putin, Erdoğan popülist liderlerdir. Tıpkı tarihteki anlattığım güçler gibi, demokrasinin gereksizliğine inanıyorlar. Temel cumhuriyetçi ilkelerle çelişiyorlar. Ve afedersin "salak" halk kitleleri bunları tam olarak bu yüzden seviyorlar.
Popülist demek halkçı demek. Merkel'de farklı bir koltuğu temsil etmiyor, hepsi aynı koltuğa farklı biçimler üzerinden oturuyor, şartlar ve koşullar.
- Bence aşırı basite indirgiyorsunuz. Batı siyasetinde sürekli sınıf savaşı vardır. Hatta sınıf savaşı hiç bitmez. Bir yanda, aynen senin dediğin gibi olmasını isteyen sermaye, diğer tarafta da halk vardır. Halk sürekli sermaye ile savaştadır. ve hükümet de bu ikisinin arasında denge kurmaya çalışır. Medyayı takip edin. Batı Avrupa'da bu böyle.
Aşırısına gerk yok zira konu BASİT, demokrasi nedir belli, nasıl işler belli, KISTAS belli.
- Sen entelektüel birine benziyorsun, ama bence Batı'ya hiç gitmemişsin. O yüzden de teorik bilgilerden yola çıkıyorsun.
Sevgili Leonardo fikir sahibi olabildiğim Afrika'ya da gitmedim, ama batı konusunda yanılıyorsun, bir dönem hayli içli dışlı oldum. Hatta o düzeydeki, Doğu ve batı Almayaya dair, bir çok arşivi de okudum, sıcak irtibat ve ilişkilerim vardı. Gitmemiz gerekmiyor.

Öncelikle, dünya kaynaklarından alınan pay konusunu anlamamakta ısrar ediyorsun. ben bu bir SEBEPTİR demiyorum, bu bir çok kopartılan sosyal hak ve özgürlüklere dair verilen tavizin sağlayıcısıdır diyorum. Almanya'da işsizlik %20 olsa, hiç bir sosyal güvence verilemez hale gelse ne olur? Bu önemli. İşte burası önemli, bu çok önemli, burası önemli :)
- Her şeyi bu "emperyalizm" ile açıklayamazsın. Batı'da halkın bu "emperyalizm" den pay almaya başlaması belki 50'Li yıllardan sonra başladı (yani emperyalizmin çöktüğü dönem) Yüzyılın başında fakirlik çok yaygındı. zorunlu eğitim sistemi yoktu. kadınların oy hakkı yoktu. Germinal romanını al oku. Aynı bizim Soma faciası olayını yıllarca yaşamışlar. Yani "adam dünyayı sömürdü" diyorsun tamam. Ama kendi halkını da sömürdü. Unutma. Gandhi'nin otobiyografisinde geçer. "Medeni" İngilizlerin başkentinin fakir semtlerini görünce şoke olmuş.
Emperyalizmin çöktüğü dönem mi? :) Ne desem bilemedim, yok öyle bir şey, emperyalizm şimdi daha örgütlü, daha az maaliyetle işliyor(!).

Zaten her şeyi emperyalizmle açıklamadım ki, gözlemlediğim ve analiz ettiğim dünya, objektif ve konjonktürel edinimelrimden, verilerden, analizlerden edinip açıklıyorum, üzerinde düşünüyorum. Gözlem yaptığım her an sadece bir gözlemciyim, ne komünistim ne şu ya da buyum ne de kapitalizm diye birönyargım var, gözlem ve veri. Nazım Hikmet'in dediği gibi, [tI]oprak, güneş ve ben[/I].. Andığın yerler de ise elbette asli-yekünü, dünya kaynaklarından aldığı pay ve pazar payları oluşturuyor, oluşturmuyor mu? Burada önemli olan yekünde aldığı paydır, yoksa sadece bundan ibaret değil.

yani o ülkeler kapitalist-emperyalist ağın nimetlerinden faydalanamasın(yekünde tuttuğu pay), yazılarında örnek teşkil etmeyeceklerdi, bu kadar net söylüyorum, çünkü bu kadar basit.

örneğin AKP nasıl gidecek? Ülkede toplumsal muhalefet yok, sınıf mücadelesi dipte, ama nasıl gider? Ekonomiyle... Aç ve yarınından kaygılı insan, sosyal güvencesiz insan nereye kadar uyutulabilir?

Ama bir Almanya böyle değil, defalarca anlattım;

kapitalizmin bildik ekonomi-politik dışında, ciddi bir çelişkisi daha vardır.
1 kalem üretmek için, burjuva piyasaya 3 TL bırakırsa(modern köle işgücü, enerji, hammadde, pazarlama gideri vs), kalemi 6 TL den satar, satmaya çalışır. Değer üretmeyen ve değer taşımayan KAR dediğimiz üzerine konur. Peki 3 TL bıraktığın piyasadan, 6 TL'yi nasıl alacaksın? Alamazsın, devlet para basar, paradokstur, paranın değeri düşer, paranın değeri düşünce piyasaya bırakılan para da yükselir, o zaman ürünün satış fiyatı da, enflasyon vb doğru orantılı yükselir. Gayri-safi hasılada paylaşım ve gelir adaletsizliği baş gösterir. Bu durumda, toplum fakirleşirken, sermaye zenginliğini koruma eğilimindedir ve burjuva devlet sermayeyi ayakta tutmak namına çalışır ve bir çok noktada bürokrasi de kaçınılmaz hale gelir, toplum daha da yoksullaşır. Geçmişte sahip oldukları haklar varsa kaldırılır, yoksa hak istemleri BASTIRILIR vs....... vs..... vs.... örneğin sözde son Ekonomik takvim namına AKP'nin sermayedarların bankalarına verdiği desteğin 5.000.000.000 TL olduğunu biliyor musun(ha bu rakam bu koşullarda komiktir, zira piaysayı da, şu durumdaki bankaları da kurtarmaz)

peki ya Almanya nasıl yapıyor, sermayedar 3 TL bıraktığı piyasadan 6 TL yi rahatlıkla alıyor çünkü ürettiği ürünü, diğer ülklere pazarlara satıyor. kendi piyasasına 3 TL bırakmışken, bir de üzerine dış pazara sattığı her üründen, 6 TL daha katıyor, böylece piyasaya o ürün adına 9 TL girmiş oluyor.(üretirken 3 TL bırakmıştı-hammadde kaynak vb- dışarıya 6 TL ile sattı, kendi namına 3 TL kazanırken, piyasaya da +3 TL bırakmış oldu, understand me?
peki bizde üretelim mi dedim, eee neden üretmiyorsun? bunun sebebini de bir zahmet emperyalsit ilişkielrde ve egemen olan komprador burjuvazide ara, sen üretirsen, işbirikçi ne akazanacak? O tüccarlıkla köşeyi dönüyor ve ülkedeki her bir kurumun tepesinde... Ne dedik toplumsal bilinç, ne dedik, egemen olan komprador burjuvazi ,iktidar medya ve kitle denetim güç-örgütlerine, kolluk kuvvetine(asker, polis vs.. din adamlarına, sözde yazar aydınlara!), para yedirdikleri bürokratlara, bu bürokratların yönettiği mahkemeler, asker, polis, eğitim, hatta sağlık örgütlerine değin-rağmen hiç de kolay değil, ama ne dedik başarılırsa, Almanya, ABD gibi ülkeler ve onlarla işbirliği yapan egemen yerli tüccarlar zayıflar, o ülkeler zayıflarsa o ülkelerde karikatürist demokrasi de zayıflar. tarım ve sanayi neden bitirildi sanıyorsunuz, işbirlikçiler kazansın diye, kim bunlar, bizzat hakim sermayenin, hükümet halinin içindeki akrabalar, bürokratlar, holdingleri vs, ağ IŞİD'den petrol alıp, İsrail'e taşıyacak düzeyde, çok geniş. Buna rağmen neden bu toplum hala AKP peşimdedir, komprador, yani kendisini satan burjuvazin peşindedir, bunu da sen bul. Medyayı, çeşitli kurumlardaki hakimiyeti, sermayenin gücüyle konuştuğu, parası olanın düdüğü çaldığı kapitalist demagograsiyi yanlış bilme ve bu kadar küçümseme.

bakınız sadece çok basit bir konuyu ele aldım. Muazzam bir sonuç ortaya çıktı.

Peki Almayanın sömürge haline getirdiği ülke nelere sürükleniyor? Piyasasına giren her kuruşu da, dışarıya vermek zorunda kalıyor. peki kimler kazanıyor? Almanya ve sömürdüğü ülkenin İŞBİRLİKÇİ(kompador) burjvazisi. Peki sömürülen ülkeledeki halk ne duruma düşüyor? peki o ülkelerde halkın bilinçlenmesi istenir mi? HAYIR. Kimler istemez? başta Alman burjuvazisi ve onunla işbirliği halindeki komprador burjuvazi. Peki komprador burjuvazi iktidarı kendi çıkarlarını savunmayana bırakır mı? Bırakmaz, egemendir ve her bir şey onun elindedir, demokrasinin gelişmesini ister mi? istemez. En çok neleri kullanır, din, millet gibi subjektif aidiyetleri. başka neler olur, uluslararası sermayeler, konsorsiyumlar, 50-100 yıllık planlar yaparlar, Türk-İslam sentezi gibi, islam sentezleri gibi, örneğin Afganistanda şeriatın yükselmesinde aslan payının ABD de olması gibi, bir çok CIA operasyonu ve bir çok okul vb eğitim kurumlarında işledikleri konular gibi... basit anlatıyorum ama hiçte basit değil, araştırabilseniz keşke...

peki oldu da devran döndü, sömürge ülkelerde halklar blinnçlendikçe, bağımsızlık durumu arttıkça, Almanya gibi ülkeler artık bugünkü sömürü ve pazar payını kullanamaz oldu ne olacak? Tamda Türkiye'de, o beğenmediğin Rusyadaki gibi olacak! neyse boşa yazıyorum, anlamak istemiyorsun.
Yani bu bir eğilimdir. Bırakırsan öyle olur. Dünyanın %1'i yer. %99'u bakar, adına da "tabiat yasası" denir.
Eğer demokrasi aksini sağlıyor idiyse, %99-%1 sorunu nedir, yok %99, %1 sorunu varsa o halde demokrasi nerede? Tarttığım ciğer ise kedi nerede, yok kedi ise, ciğer nerede?.
- Bunu zaten yanıtladım. Thomas Jefferson'un Devlet ve Özgürlük" kitabı vardır. Pahallı olduğunu da zannetmiyorum. Madem Sovyet modeline o kadar inanıyorsun. Bir de İsviçre modelini dene (Çünkü Thomas Jefferson dediğim kitapta tam olarak onu anlatıyor). Yani illa ki "Lada" marka alacaksın diye bir mecburiyet yok. Bir de "Opel"'e bak. O da fena değil.
Dışarıdan, içeriye opel alacak kadar durumun yoksa, ithal edebilecek cari'n yoksa edemezsin, ama mesele salt o değil. Derdin ulaşım ise, SSCB ulaşım sorunu yaşamayan ender ülkelerdendi, sen Türkiye'de mercedes görüyorsun da ne oluyor? İstanbul içini bile yarım günde kat ediyorsun ve çoğu insan o araçlara zaten binemiyor. Akıl ve mantıklı yaklaş bencilce değil. şimdi şehrin altında metro ağı olsa, sabahtan akşama bedava seyahat etsem, Üsküdar, kadıköy, Şişli-bakırköy aası 1 saat yeine 10 dk sürse, günlük çalışma süresi 6 saat olsa, devlet güvencesiyle evim olsa, 6 saat çalıştığım işim olsa, bedava eğitim, sağlık, çocuk yetiştirme, kreşler vb olsa da, tek Opel'im olmasa. hakkında bir dolu yalan sokak efsanesi ve propaganda uydurulmuş andığın sovyetler 100 yıl savaştan çıkmamış, 50 yıl fiili savaş ekonomisi yaşamış ve ilk tecrübenin tüm olumsuzluklarını taşımış. Aynı durumda İsviçre olsa Opel'e kim bakabilir? Lada o koşullarda üretim ve alım gücü namına, bir tercih değil, bir mecburiyet, bunu anlayabileceğini sanmıyorum zira daha içinde olduğun sistemi anlamış değilsin.

Somali'de kapitalist bir ülke değil mi? Neden İsviçre demeyi tercih ediyorsun? Afganistan!da açlıktan ve susuzluktan kıvrılan insanların temel sorunu Opel'e bakmak mı? İşte asıl sorun bu, objektif koşullara bakakaman, gerçeği anlamamakta ısrar, seçici davranman.

Bu tarzından vazgeç bu tarz safsata kıyaslarla kendini kandıracağın gibi, bir şeyde öğrenemezsin. Biçimleri kıyaslama(boyayı bırak, öze bak), yumurta tokuşturma, 8 yaş çocukları gibi benim babam, senin baban türünde kıyaslardan kurtul.
Yani Marksistlerin en büyük sorunu: Dünya çok hızlı değişiyor. Siz halen Stalin döneminin söylevlerini tekrarlıyorsunuz. Oysa ki dünya değişiyor.
Dünya konumuz(!) temelinde değişmiyor, dünya kapitalizm ortadan kalktığında değişecek. Niteliği belirlemeyen değişimler elbette ve sürekli, buna itirazımız yok, ama bizim ele aldığımız konular NİTELİK ÜZERİNE ise,NİTELİK DEĞİŞMEMİŞSE, değişmiş diyemeyiz.

ne demokrasinin niteliği değişti ne de kapitalizmin, bunlar değişmedikçe bizde elbette tanımlarımıza göre analiz edeceğiz değil mi? Bu kadar basit olmasına rağmen hala anlayamadın.

Dünya değişiyor diye biz AKP'ye boylu-boyunca amenna diyebilirmiyiz, çünkü sap ile samanı karıştırmamayı bir türlü öğrenemedin.
- Cumhuriyet demek, konuşan, tartışan, örgütlenen, sesi olan, gücü olan halk demek.
HAYIR, halkın kendi, kendisini yönetmesi demektir ki bu kurumsaldır. ne temsili ne de lafızda.peki nasıl olacak, konseylerle(sovyetlerle) mümkün, çünkü bu bir KURUM. ÖYLEYSE KURUMLARDAN MEYDANA GELMİŞ OLMALI.... Lafızda bir kelime olarak kullanmanın hiç bir anlamı yok ve 5 yılda bir yapılan sirk cambazı seçimlerinin de, ne demokrasi nede cumhuriyet kavramlarıyla alakası yok. Cumhuriyet de de, Demokrasiler de yönetim namına ayrışmış, gruplaşmış, mezhepleşmiş, güçlü olanın diğerini ezdiği biçimiyle partilerin işi yok, onlar ancak ideolojik kulvarda fikri temelde boy gösterebilirler aslolan sınıf, halk örgütleri yani konseylerdir, her konsey yereldir ve doğaldır, dışarıdan taşınmaz ya da dışarı taşınmaz, yerinde örgüldür ve yerinde işlev görür. Oradan, burdan özel sırtı kalınlar getirilip, oraya buraya atanıp, yerleştirilip, adayınız budur seçin vs denemez.

Demokrasiyi, insan vücudu gibi düşünmelisiniz, organlardan oluşur. herhangi bir organınız, tırnağıız, dudağınız vb kalbinizin yerine geçemeyeceği gibi, temsil de edemez değil mi? neden, 9 yaş metaforlarına girmek zorunda kalıyorum ki?...

Turdur
17-04-2019, 20:10
Ama bir Almanya böyle değil, defalarca anlattım;

kapitalizmin bildik ekonomi-politik dışında, ciddi bir çelişkisi daha vardır.
1 kalem üretmek için, burjuva piyasaya 3 TL bırakırsa(modern köle işgücü, enerji, hammadde, pazarlama gideri vs), kalemi 6 TL den satar, satmaya çalışır. Değer üretmeyen ve değer taşımayan KAR dediğimiz üzerine konur. Peki 3 TL bıraktığın piyasadan, 6 TL'yi nasıl alacaksın? Alamazsın, devlet para basar, paradokstur, paranın değeri düşer, paranın değeri düşünce piyasaya bırakılan para da yükselir, o zaman ürünün satış fiyatı da, enflasyon vb doğru orantılı yükselir. Gayri-safi hasılada paylaşım ve gelir adaletsizliği baş gösterir. Bu durumda, toplum fakirleşirken, sermaye zenginliğini koruma eğilimindedir ve burjuva devlet sermayeyi ayakta tutmak namına çalışır ve bir çok noktada bürokrasi de kaçınılmaz hale gelir, toplum daha da yoksullaşır. Geçmişte sahip oldukları haklar varsa kaldırılır, yoksa hak istemleri BASTIRILIR vs....... vs..... vs.... örneğin sözde son Ekonomik takvim namına AKP'nin sermayedarların bankalarına verdiği desteğin 5.000.000.000 TL olduğunu biliyor musun(ha bu rakam bu koşullarda komiktir, zira piaysayı da, şu durumdaki bankaları da kurtarmaz)

peki ya Almanya nasıl yapıyor, sermayedar 3 TL bıraktığı piyasadan 6 TL yi rahatlıkla alıyor çünkü ürettiği ürünü, diğer ülklere pazarlara satıyor. kendi piyasasına 3 TL bırakmışken, bir de üzerine dış pazara sattığı her üründen, 6 TL daha katıyor, böylece piyasaya o ürün adına 9 TL girmiş oluyor.(üretirken 3 TL bırakmıştı-hammadde kaynak vb- dışarıya 6 TL ile sattı, kendi namına 3 TL kazanırken, piyasaya da +3 TL bırakmış oldu, understand me?
peki bizde üretelim mi dedim, eee neden üretmiyorsun? bunun sebebini de bir zahmet emperyalsit ilişkielrde ve egemen olan komprador burjuvazide ara, sen üretirsen, işbirikçi ne akazanacak? O tüccarlıkla köşeyi dönüyor ve ülkedeki her bir kurumun tepesinde... Ne dedik toplumsal bilinç, ne dedik, egemen olan komprador burjuvazi ,iktidar medya ve kitle denetim güç-örgütlerine, kolluk kuvvetine(asker, polis vs.. din adamlarına, sözde yazar aydınlara!), para yedirdikleri bürokratlara, bu bürokratların yönettiği mahkemeler, asker, polis, eğitim, hatta sağlık örgütlerine değin-rağmen hiç de kolay değil, ama ne dedik başarılırsa, Almanya gibi ülkeler zayıflar

bakınız sadece çok basit bir konuyu ele aldım. Muazzam bir sonuç ortaya çıktı.



Kalem örneğinden yola çıkarsak şu soru sorulmaz mı? Kalemin üretimi, satışı (yurt dışına) ve bu gelirden elde edilen kazancın dağıtılması.. Bu kalemi sürekli kullanan yâni ithal eden ülke neden hızlı bir şekilde batmıyor?
Üretim ve para döngüsü çok hızlı ve yelpaze yaygın. Araba, kalem, tıbbi malzeme, silah, cep telefonu say say bitmez.

spartacus
17-04-2019, 20:29
Kalem örneğinden yola çıkarsak şu soru sorulmaz mı? Kalemin üretimi, satışı (yurt dışına) ve bu gelirden elde edilen kazancın dağıtılması.. Bu kalemi sürekli kullanan yâni ithal eden ülke neden hızlı bir şekilde batmıyor?
Üretim ve para döngüsü çok hızlı ve yelpaze yaygın. Araba, kalem, tıbbi malzeme, silah, cep telefonu say say bitmez.
Sevgili Turdur, öncelikle itiraz ettiğin nokta mı var?

Evet 1 kalem üretmek istersen piyasaya maaliyetini bırakırsın. Peki kaça satacaksın? Öyle değil mi?

Aslında her ürünün gerçek maaliyeti nedir? üretim maaliyetidir, kapitalizmde bir ürünün gerçek maaliyetini bulmak isterseniz, kar'ı, satış fiyatından çıakartmalsınız.

neden batmıyor? batmadığını kim söyledi? Şu an Türkiye ekonomisinin batık olmadığını mı düşünüyorsun?

Dolar mı yükseliyor, yoksa TL mi değer kaybediyor? Peki TL nasıl değer kaybediyor?

Elbette sömürge ülkelerin bazıları da ucuz-işgücü satarak(iş gücü sömürü denir buna), bazı ürünleri ihraç ederek durumu dengelemeye çalışır, ancak dengeleyemez, zira aslan payını temsil eden ürünler namına, birer pazardırlar.

Bu durumda, merkez bankaları karşılıksız para basarlar, bu paraları da devlet çalışanlarına, devlet ihalelerine ödenek ve bankalara aktarımla piyasaya sürmeye çalışır, sürer. Para değer kaybeder, değer kaybedince ürünler zamlanır, eski değerden satılamaz, eski değerden satılamayınca, maaliyetlerde rakamsal olarak yükselir, bu bir paradoksa dönüşür.

Türkiye her 10 yıl da bir batan ülkedir, ha ekonomik olarak çıktımışlığı oldu mu? hayır, çıkmamıştır, ama batağın da bir derinliği, basamağı var. 3. batak basamağından, her 10 yılda bir 10. basamağa düşer.

peki nasıl idare eder?

1 insan 40 çalışır ancak bir ev alır, bu 4 yılını nafile geçirir, bir çok ihtiyacından vazgeçmiştir öyle ki ,sorunlu ihtiaçalrı dahi feda etmiştir.

60 küsürden sonra emekli olur ama aldığı maaş 1 ev kirası eder.

Toplumun büyük çounluğu insanca koşullarda yaşamaz, ama buna alıştırılmış, çeşitli aidiyetlersiyaseti ile mankurtlaştırılmış, şartlandırılmıştır. hasılı bir kez geldiğ dünyada acılar, yoksunluklar çekerek, bunun da nedenini bile bilmeden veya KADER olduğuna inandırılmış olarak(çoğu) ölür gider, ülke kocaman bir insan çiftliğine benzer...

Akademik dilde konuşmamız gerekirse, sayfamız almaz, ve bulunduğumuz platformda anlaşılabilir olmaktan uzaklaşırız, basitce örnekledim diye düşnüyorum.

Şimdi, 1 kalem ürettiğini düşün, tüm prosesleri(adımları) detaylıca ele al ve hesabını yap. nasıl bşr sonuca vardık? Sorun piyasa sorunu değil, orada hem karşılıksız, hem gereksiz, hem de fazla olan bir şey var? değer üretmeyen ve kendisi bir değer olmayan, taşımayan bir şey var orada...

Khaos
17-04-2019, 20:41
buna birde
her geçen yıl artan marjinal maliyetlerle doğru orantılı olarak
artarak artan (üstel) doğal kaynak sömürüsünü de ekleyin.

gezegen son 50 yılda 10.000 yılda sömürüldüğünden daha çok sömürüldü.

bu durumun durması yavaşlaması beklenmiyor
artarak devamı bekleniyor
artan marjinal maliyeti teknolojideki gelişmeler bile yavaşlatamıyor.

bunun adı endüstri toplumunun çöküşü
kapitalizmin çöküşüne keşke razı olaydık diyeceksiniz
ama galiba endüstri toplumu kapitalizmden önce çökecek

https://cokus.wordpress.com/2009/05/27/kesisen-yollar-ekonomi-ekoloji-enerji/

kartopu
18-04-2019, 11:17
Sabahleyin ATV de hava durumunu sunan bir haberci başına turban takmış ama yüzüne olanca makyajı sürmüş gözleri dudakları yüzü bütün makyaj malzemeleri ile dolu bir tek kafası kapalı saçları görünmüyor ama yüzündeki makyaj bütün dikkatleri yüzünde topluyor.

Kendi kendime sordum bütün günahlar saçlarda mı onlar saklanırken gözler dudaklar yanaklar niçin dikkat çekici süslerle kaplanıyor.
Din bu mu.
Eğer din buysa kadın kim, Süs eşyası mı, satın alınacak mal mı, vitrine konulacak manken mi.

Leonardo
18-04-2019, 16:34
Popülist demek halkçı demek. Merkel'de farklı bir koltuğu temsil etmiyor, hepsi aynı koltuğa farklı biçimler üzerinden oturuyor, şartlar ve koşullar.


- Hiç alakası yok. CHP / DSP halkçıdır. MHP / AKP popülisttir.
ANAP / DYP'de "kültür partisi" dediğimiz şeydir. BU ayrımları yapabilmemiz lazım.

Emperyalizmin çöktüğü dönem mi? Ne desem bilemedim, yok öyle bir şey, emperyalizm şimdi daha örgütlü, daha az maaliyetle işliyor(!).

- Emperyalizm dediğin sömürgeciliktir. Sömürgecilik bitmiştir. Bazı Afrika ülkeleri "keşke bitmeseymiş" dedirtiyor.

O dönemin sömürgeciliği ile bugünün ticaret savaşları aynı şey değil. Ve bu günkü ekonomik emperyalizm insanların umrunda bile değil.

- Almasınlar. Niye her şeyin "Alman malı" olanını alıyorlar. Almasınlar :)

Zaten her şeyi emperyalizmle açıklamadım ki, gözlemlediğim ve analiz ettiğim dünya, objektif ve konjonktürel edinimelrimden, verilerden, analizlerden edinip açıklıyorum, üzerinde düşünüyorum. Gözlem yaptığım her an sadece bir gözlemciyim, ne komünistim ne şu ya da buyum ne de kapitalizm diye birönyargım var, gözlem ve veri. Nazım Hikmet'in dediği gibi, [tI]oprak, güneş ve ben[/I].. Andığın yerler de ise elbette asli-yekünü, dünya kaynaklarından aldığı pay ve pazar payları oluşturuyor, oluşturmuyor mu? Burada önemli olan yekünde aldığı paydır, yoksa sadece bundan ibaret değil.

- Farkındayım. Ben yine de kapitalizmi "yegane kötülük" olarak görmüyorum. Bir süredir bu böyle. Kapitalizm / kapitalist bireycilik bence yaşamamız gereken bir evredir.

Çünkü sokağa çık bak. Bütün bu görüntüler feodalizme duyulan özlemdir. Yani kapitalizm çok bile bunlara. Ben öyle düşünüyorum :)

örneğin AKP nasıl gidecek? Ülkede toplumsal muhalefet yok, sınıf mücadelesi dipte, ama nasıl gider? Ekonomiyle... Aç ve yarınından kaygılı insan, sosyal güvencesiz insan nereye kadar uyutulabilir?

- Bu ülkeye Küba tarzı sosyalizm getirebiliyorsan getir. Ben varım.

Ama bu sorduğun sorunun yanıtı: seçim barajının düşmesi, birleşik ve parasız eğitim sistemi (ve laik), Güçler ayrılığı, hukuk devleti, ifade özgürlüğü, fırsat eşitliği ve laiklik. Yani Atatürk'ten baştan başlamak gerekiyor :)

/Muhalefet olması için 70'li yıllarda sol görüşlüleri asmaman, inşkence etmemen, hukuk devleti kurallarına / cumhuriyet ilkelerine uyman gerekiyordu.

Bir insan hırsızlık yapınca nasıl sonucuna katlanıyorsa, toplumlar da yaptıkları hataların sonucu ile karşılaşırlar.

kapitalizmin bildik ekonomi-politik dışında, ciddi bir çelişkisi daha vardır.
1 kalem üretmek için, burjuva piyasaya 3 TL bırakırsa(modern köle işgücü, enerji, hammadde, pazarlama gideri vs), kalemi 6 TL den satar, satmaya çalışır. Değer üretmeyen ve değer taşımayan KAR dediğimiz üzerine konur. Peki 3 TL bıraktığın piyasadan, 6 TL'yi nasıl alacaksın? Alamazsın, devlet para basar, paradokstur, paranın değeri düşer, paranın değeri düşünce piyasaya bırakılan para da yükselir, o zaman ürünün satış fiyatı da, enflasyon vb doğru orantılı yükselir. Gayri-safi hasılada paylaşım ve gelir adaletsizliği baş gösterir. Bu durumda, toplum fakirleşirken, sermaye zenginliğini koruma eğilimindedir ve burjuva devlet sermayeyi ayakta tutmak namına çalışır ve bir çok noktada bürokrasi de kaçınılmaz hale gelir, toplum daha da yoksullaşır. Geçmişte sahip oldukları haklar varsa kaldırılır, yoksa hak istemleri BASTIRILIR vs....... vs..... vs.... örneğin sözde son Ekonomik takvim namına AKP'nin sermayedarların bankalarına verdiği desteğin 5.000.000.000 TL olduğunu biliyor musun(ha bu rakam bu koşullarda komiktir, zira piaysayı da, şu durumdaki bankaları da kurtarmaz)

peki ya Almanya nasıl yapıyor, sermayedar 3 TL bıraktığı piyasadan 6 TL yi rahatlıkla alıyor çünkü ürettiği ürünü, diğer ülklere pazarlara satıyor. kendi piyasasına 3 TL bırakmışken, bir de üzerine dış pazara sattığı her üründen, 6 TL daha katıyor, böylece piyasaya o ürün adına 9 TL girmiş oluyor.(üretirken 3 TL bırakmıştı-hammadde kaynak vb- dışarıya 6 TL ile sattı, kendi namına 3 TL kazanırken, piyasaya da +3 TL bırakmış oldu, understand me?

-Hayır anlamadım.

peki bizde üretelim mi dedim, eee neden üretmiyorsun? bunun sebebini de bir zahmet emperyalsit ilişkielrde ve egemen olan komprador burjuvazide ara, sen üretirsen, işbirikçi ne akazanacak? O tüccarlıkla köşeyi dönüyor ve ülkedeki her bir kurumun tepesinde... Ne dedik toplumsal bilinç, ne dedik, egemen olan komprador burjuvazi ,iktidar medya ve kitle denetim güç-örgütlerine, kolluk kuvvetine(asker, polis vs.. din adamlarına, sözde yazar aydınlara!), para yedirdikleri bürokratlara, bu bürokratların yönettiği mahkemeler, asker, polis, eğitim, hatta sağlık örgütlerine değin-rağmen hiç de kolay değil, ama ne dedik başarılırsa, Almanya, ABD gibi ülkeler ve onlarla işbirliği yapan egemen yerli tüccarlar zayıflar, o ülkeler zayıflarsa o ülkelerde karikatürist demokrasi de zayıflar. tarım ve sanayi neden bitirildi sanıyorsunuz, işbirlikçiler kazansın diye, kim bunlar, bizzat hakim sermayenin, hükümet halinin içindeki akrabalar, bürokratlar, holdingleri vs, ağ IŞİD'den petrol alıp, İsrail'e taşıyacak düzeyde, çok geniş. Buna rağmen neden bu toplum hala AKP peşimdedir, komprador, yani kendisini satan burjuvazin peşindedir, bunu da sen bul. Medyayı, çeşitli kurumlardaki hakimiyeti, sermayenin gücüyle konuştuğu, parası olanın düdüğü çaldığı kapitalist demagograsiyi yanlış bilme ve bu kadar küçümseme.

- Evet ticaret savaşları vardır. Öyle olmasa cumhuriyetin kurucuları cumhuriyeti kurup giderlerdi. Az mı uğraştılar sanayi geliştirelim, tarımı geliştirelim, demiryolu yapalım, şeker üretelim, pancar üretelim diye? Cumhuriyet dönemindeki bu tarım / sanayi atılımları Lenin'in sanayi / tarım atılımlarına benzerdir.

Ama "Emperyalizm vardır" dedik. Bu dünyada kimse bir şeyi umursamaz. Adam sana, senin zengine satacağı ayakkabıya / arabaya bakar. Ve sağ hükümet bunu umursamaz. gerektiğinde borç alır, ki kendi kesimi cip satın almaya devam edebilsin.

- Bir çok şeyi doğru anlıyorsun ayrıca. Evet öyle :)


Peki Almayanın sömürge haline getirdiği ülke nelere sürükleniyor? Piyasasına giren her kuruşu da, dışarıya vermek zorunda kalıyor. peki kimler kazanıyor? Almanya ve sömürdüğü ülkenin İŞBİRLİKÇİ(kompador) burjvazisi. Peki sömürülen ülkeledeki halk ne duruma düşüyor? peki o ülkelerde halkın bilinçlenmesi istenir mi? HAYIR. Kimler istemez? başta Alman burjuvazisi ve onunla işbirliği halindeki komprador burjuvazi. Peki komprador burjuvazi iktidarı kendi çıkarlarını savunmayana bırakır mı? Bırakmaz, egemendir ve her bir şey onun elindedir, demokrasinin gelişmesini ister mi? istemez. En çok neleri kullanır, din, millet gibi subjektif aidiyetleri. başka neler olur, uluslararası sermayeler, konsorsiyumlar, 50-100 yıllık planlar yaparlar, Türk-İslam sentezi gibi, islam sentezleri gibi, örneğin Afganistanda şeriatın yükselmesinde aslan payının ABD de olması gibi, bir çok CIA operasyonu ve bir çok okul vb eğitim kurumlarında işledikleri konular gibi... basit anlatıyorum ama hiçte basit değil, araştırabilseniz keşke...

- Konsorsiyumların yaptığı plana...

Küresel ısınma niye var o zaman? 40 senedir küresel ısınma var. Adam kendi elde ettiği kar haricinde bir şeyi önemsiyor mu. Dahası ABD gibi ülkelerde bile halk sağlığını tehdit eden maddelerin üretimine devam ediliyor. Sebep: Adamın gücü var / lobisi var. kar ettiği şeyi değiştirmek istemiyor. Ancak kitleler örgütlenince bir şey değişiyor. Bazı durumlarda halk bunları mahkemeye veriyor ve zehirli kimyasalların üretimi bu şekilde duruyor.

Ama daha önce de dediğim gibi, bu türden "düzgün demokrasi" asla sosyalizm gibi bir ütopya değildir. Yani Sosyalizm, senin anlattığın gibi, tüm bu meselerin zaten çözüldüğü, üretimin halk için yapıldığı, ütopik bir düzendir.

Gerçek hayatta ise, mücadele etmek zorundasın. çünkü kapitalizmde toplumun itici gücü bu "sermaye" denen şeydir. Ama toplumu en çok tehdit eden şey de bu "sermaye" denen şeydir. İyi işleyen demokrasi bu ikisi arasında denge kurmaya çalışır.

O yüzden sağ ve sol partiler vardır. mücadele vardır. denge vardır.

peki oldu da devran döndü, sömürge ülkelerde halklar blinnçlendikçe, bağımsızlık durumu arttıkça, Almanya gibi ülkeler artık bugünkü sömürü ve pazar payını kullanamaz oldu ne olacak? Tamda Türkiye'de, o beğenmediğin Rusyadaki gibi olacak! neyse boşa yazıyorum, anlamak istemiyorsun.

- Biraz anlar gibiyim. Bu bilinç ile alakalı değil. Türk insanı Jaguar'ı satın almayı biliyor. Üretmeyi kafasına dert etmiyor.

Almanlarda da kapitalist, gösteriş budalası salak tipler var. Ama her şey daha düzgün. Mesela fakir çocuk, okuyup adam olabiliyor. Feto'ya muhtaç olmuyor. Üniversite parasız. ve düzgün. Yurtlar ucuz. istersen çalışarak tek başına okuyabiliyorsun. Bu ne demek peki? Sen çok çocuk yaptın. ama yaptığın çocukların yarısını heba ettin. Amele / kıro / başörtülü filan oldular. Bir sürü üstün zekalı çocuk tarikatların eline düştü. O orada Senegallinin getirdiği çocuğa bile Üniversite'de okuma imkanı sağladı.

Ne oldu?

- Senin kaynakların daha çok. Nüfusun daha çok. Ama o iyi kullandı, sen yarısını ısraf ettin.

E peki kişi başına gelirin onun ülkesinde daha yüksek olması normal değil mi? Bunun suçlusu emperyalizm mi? Bunu söylüyorsan kendine acıyorsunudur. yanlış yoldasındır.

Diğer bir örnek de savaş. Avrupa'da ikinci dünya savaşı bittiğinden beri savaş olmadı. Orta doğuda ise sürekli savaş var. O orada yaparken sen burada yıkıyorsun. Yani öyle de olmaz.

Ve sistem. Belçika'da da hükümet kurulamıyor filan. Ama ülke yönetiliyor mu? - yönetiliyor. Burada adam akrabasına / tarikat hemşerisine saray yaptırıyor. Milletvekili maaşları çoğu işadamının gelirinden daha yüksek. Okuldaki ilkokul öğretmeni baş örtülü....

Filan. Yani sosyalizm "ama o emperyalistlik yaptı" diye kendine üzülmek değildir.

Yok emperyalizm filan. Türk halkı kendi kendine yapıyor. Tayyibi emperyalistler mi iktidar yaptı?

Yani bunları düşünelim :)

Mesajın geri kalanı:

- bunları tabi ki düşünüyorum. Bir sürü BM var, yardım kuruluşları var. Ama ben sana asla "dünyadaki siyasi düzen mükemmel işliyor" demedim. Çok büyük dengesizlikler var. Atatürk boşuna mı askerlerine "siz ölün, sizden sonrakiler yerinizi alacak" demiştir? sence Atatürk cani ruhlu bir insan mıdır?

- Dünyada tabi ki adaletsizlik var. Ama "kapitalizm şans tanımıyor" diyemezsin ya da dememelisin. İdeal olarak, Mesela Çin'in ekonomik sömürgesi de olmak istemiyoruz. Fabrikaların hepsi Çin'e gitsin, diğer bütün ülkeler fakirleşsin de istemiyoruz.

Mesela bir kaşık bile Çin'den geliyor. Bizim aşık üretecek bilgimiz yok mu? Bunlar kapitalizmin dizginlenmesi gereken vahşi yönleridir. Mutlak çözümümüz de yok.

Ama 1 önerimiz şöyledir: "Daha çok üretelim". en azından basit şeyleri kendi ülkemizde ucuza üretebilmemiz lazım. Ona göre uluslar arası düzeyde de örgütlenmek lazım. Komünizm bunu yapıyordu. Komünizm nedeniyle eskiden kapitalist ülkeler de bunu yapıyordu.

Şu anda bu dengeleri sağlamak zorlaşıyor. AB bile kriz yaşıyor.

Ama bu sorun doğru. Ama buna liberalizm de bazı çözümler öneriyor. Bana göre yine belli bir sosyalist anlayış gerekiyor. Yani böyle bir vahşi kapitalizm ya da uluslar arası rekabet devam edemez. Bir yerde denge kurmak gerekecek.

ForumKirpisi
18-04-2019, 16:37
Leonun halkçı ve popülist ayrımı çok güzel. 1 cümlede adam 1 kitap yazmış.
Sevmiyonuz eksik ve yanlış buluyonuz ama adamın paragrafta doğru lafları var.

ben de bi cümle ekleyeyim:


halkçı halkın faydasına,
popülist ise halkın ağzına bakar.

ForumKirpisi
18-04-2019, 16:41
Sabahleyin ATV de hava durumunu sunan bir haberci başına turban takmış ama yüzüne olanca makyajı sürmüş gözleri dudakları yüzü bütün makyaj malzemeleri ile dolu bir tek kafası kapalı saçları görünmüyor ama yüzündeki makyaj bütün dikkatleri yüzünde topluyor.

Kendi kendime sordum bütün günahlar saçlarda mı onlar saklanırken gözler dudaklar yanaklar niçin dikkat çekici süslerle kaplanıyor.
Din bu mu.
Eğer din buysa kadın kim, Süs eşyası mı, satın alınacak mal mı, vitrine konulacak manken mi.

ben de tayt giymiş türbanlı gördüm. dar pantolon gördüm.
kolsuz askılı giyen gördüm. şort gördüm(pek kısa değil ama olsun).

türbanlı spiker olayını oldum olası anlamam:

YABANCI ERKEĞE KENDİNİ GÖSTERME mantığıyla yapılmış bi hareket.

Komple kara çarşaf siperlikli falan giymen lazım sesini de digitize edersen ancak hak veririm.

ama bunlar kemalistler olabilir. al burda da espriyi soktum.

spartacus
18-04-2019, 16:42
- Hiç alakası yok. CHP / DSP halkçıdır. MHP / AKP popülisttir.
ANAP / DYP'de "kültür partisi" dediğimiz şeydir. BU ayrımları yapabilmemiz lazım.
:) kavramları yanlış kullanıyorsun o zaman. Population(nüfus)..
Zeusuliahi...
- Emperyalizm dediğin sömürgeciliktir. Sömürgecilik bitmiştir. Bazı Afrika ülkeleri "keşke bitmeseymiş" dedirtiyor.
Yanlış. Doğrusunu öğren... senin bildiğin, feodal imparatorluklar, kolonicilik zamanında kalmış olan tanım (servet, toprak mülkiyeti yayılımı), 300 yıl eskiye ait olan, feodaliteye ait olan...

kapitalizmde sermaye yayılımı esastır, sermaye esas alınır, imparatorluk, tahtı ve alanını değil, artık sermayeyi temsil eder. kapitalizm çağında, emperyalizmin ne olduğunu öğrenmeyi başarırsan bunun da ne anlama geldiğini kavrayacaksın.

Sermaye alanında, kişi, kişilik, temsil gibi kavramlar kapitalizmle birlikte -ki kaçınılmaz olarak- değişti.

Yanlış bildiklerinle devam ettiğin yazının geriye kalanını ciddiye alıp, cevap vermenin anlamı yok.

Şimdi yanlış bildiklerinin doğrusunu öğren. ne kadar süre lazım sana? Zira kendin öğrenirsen anlamak istemeyen sana anlatma zahmetinden kurtulurum.

Turdur
18-04-2019, 17:18
- Hiç alakası yok. CHP / DSP halkçıdır. MHP / AKP popülisttir.
ANAP / DYP'de "kültür partisi" dediğimiz şeydir. BU ayrımları yapabilmemiz lazım.


CHP halkçı değilde elitçi gibi durmuyor mu? ANAP AKP müteahhit partisi. DSP evet halkçı. Tek DSP geçerim onunda numarası lideriydi.

ForumKirpisi
18-04-2019, 17:23
akp yeni islamcı-elitlerini düşünene kadar chpnin elitleri bitti be.

ilahimasal
18-04-2019, 18:05
Şu elitle müteahhit arasındaki farkı birisi bana anlatabilir mi ?

Elite bir örnek
Müteahhit e bir örnek

Sanayicisi var
Pangacısı var
İthalatcısı var
Ihracatcısı var
Askere gitmeyeni var
Tarikatcisi var
Reyisi var
Mafyası var

Varda var , bunlarla elit arasında ne fark var? Şu üsttekilerin hangisi kümelenmiş seçkin değil.

Elit ne ? Eliti digerlerinden ayıran ne ?
Sadece İSİM mi ?

ForumKirpisi
18-04-2019, 18:14
Elit İmamoğlunun ilk işi belediyede başkana özel antrikotu, işçilere özel musakka ile eşitlemek oldu.

Cemaat ve AKP elitçiliği iyi bilir. Özel Lisede belediye kadrosuna pideli köfte çıkar, yemek üstüne de öğrencilere yasak
lüks katta(retina ile el iziyle girilir) taze sıkma portakal suyu verilir. Dini sohbetle falan.

Yavaş retinalı kata girsin, o retinalı katlar FETÖ katıdır. Fetönün tüm mekanlarında olur. Lüks ofisler, pansiyon, restoran, kafe ve sohbet odaları bulunur.

Yemek şirketi AKPlidir, en ucuz ne varsa onu yapar. Yakında onu da hallederler.

Asgari ücret 2200 lira oldu.

CHP Elitist partisi derken, İmamoğluda CHP'li değil mi?

İster İmamoğlu CHP kafasında değil, ister CHP bu değil deyin şu anda Yavaşta İmamovda CHP'lidir.

Pratik ile insanların hormonlarındaki CHP farklı. Önyargılarski.

Romantizmle iş dönmüyor.

Turdur
18-04-2019, 19:08
CHP Elitist partisi derken, İmamoğluda CHP'li değil mi?

İster İmamoğlu CHP kafasında değil, ister CHP bu değil deyin şu anda Yavaşta İmamovda CHP'lidir.


İmamoğlu elit ailede büyümemiş mi? Yavaş ne zaman CHP'li olmuş haberim mi yok, yoksa ülkücü değil miymiş?
Elit derken İmamoğlu'nu kastetmedim CHP ideolojisi kastettim. Örnek vereyim, Türk ırkını elit görmelerinden başla. Mesela 1 adet Türk dünyaya bedel olabiliyormuş.

ForumKirpisi
18-04-2019, 19:20
İnsanın cehalet dönemi olabilir. Ailesi de cahil olabilir.

Belki bilirsin Said-i Nursinin'de Eski Said dönemi yok mu?

İmamoğlu ekonomik durumu iyi. Benim de iyi. Bu ne demek? Sokaktaki
simitçiden ben de simit alıyorum.
Ben de eski püskü araçlara biniyorum, ben de toplu taşıma kullanıyorum.
Ben de uyduruk kaydırık kahvehanelerde çay içiyorum.
Gecekonduda oturan adamla ben de oturuyorum.

Mühim olan nasıl tavır takındığı.

Belli bi seviye olan elit(?!?) insanımız var bi de süprüntü insanımız var. Ne yazık ki belli
bi seviye insanımızda da bi aşağılık kompleksi var. Eğitimsiz bi sülaleden gelmiş olab. durumu.

Sen Baltık Baronlarıyla veya İngiliz Lordlarıyla mı karıştırıyorsun bu elitliği acaba?
Ha bu baronlar ve lordlar gelip kebapçıda dandik meyhanede de yer içerler.
İnsanlar hep önyargılı. Bi ara doktorlar zengin vardı falan filan.

ilahimasal
18-04-2019, 20:08
Bırakın Türkiye yi , Dunyada Yahudiler ve Muslumanlardan daha elit bir topluluk var mı ?

Tanrıları onları seçkin kılmadımı ?
Cinselikleri bile seçkince degil mi ? Çok azarlarsa yahudulikte kızlarına müslümanlıkta gelinlerine yürümeleri konusunda tanrılarından seçkin mazbataları yok mu ? Bu konuları kutsal kitaplarında yazıp övmeleri konusunda bile elit adamlar

Yahudiler ve muslumanların elitliğini konuşmak için bile onların seviyesine çıkmam gerekir , elir olmayı ret edersen kafan gövdenle birlikte gezemez.

Bunlar varkene chp mi konuşulurmuş allaseeennn.


Aaasss Osmannı ailesini yazmadık kine ???
Çokk ayıp bu kadar torunu olan bir elit aileden bahsetmedik. Gücenecekler.

Hepsi , elit bir ailenin , kendi sulalerinin üzerinden geçtiğini övünerek anlatmıyor mu !

" Osmanlı torunuyuzzz " hangisinin ?

ForumKirpisi
18-04-2019, 20:38
Şu anda HT Bloombergte Aslı Şafak konuğu AARON NOMMAZ var.

Henry Ford'un Yahudiler'e borcu olduğundan dolayı nasıl Yahudi düşmanı olduğunu anlatıyor.
500.000 kitap bedava dağıtması vesaire.

Yahudilerin nasıl ve niye zengin olduğunu ve aslında zengin olup olmadığına değindi.

Osmanlı hakkında da ezberi bozuyor. Osmanlının 5 büyük padişahta azınlıkların durumunun Avrupaya
kıyasla çok daha iyi oldunu söyledi.

Sitede galiba Yahudi düşmanı olmayan tek tük kişiden biri benim. Burda Kürt düşmanı falan diye onu bunu
eleştirenler var onlara soralım Yahudiler genetik olarak şerefsizdir falan diye düşünüyor.
İstediği kadar gizlesinler.

Ben tam tersine bu toplumdan örnek alacağımız şeyler olduğunu savunuyorum. Netenhayu gibi Tayyip çakması
ABD köpeklerini kastetmiyorum. Netenyahu gibi köpekler kendilerine sövenleri kral yapıyor. Aynı Arapları kral eden
Tayyip gibi.

ForumKirpisi
18-04-2019, 22:38
İmamoğlu elit ailede büyümemiş mi? Yavaş ne zaman CHP'li olmuş haberim mi yok, yoksa ülkücü değil miymiş?
Elit derken İmamoğlu'nu kastetmedim CHP ideolojisi kastettim. Örnek vereyim, Türk ırkını elit görmelerinden başla. Mesela 1 adet Türk dünyaya bedel olabiliyormuş.

Türk Irkı derken? Irk derkenski?

AKP'de karşılığı 1 müslüman tüm hristiyanlara bedel olab.

Atatürk'ün Türk tanımı dillerde. İlkokul 1'de öğrettiler bize, kendini Türk hisseden veya tanımlayan herkes Türktür diye. Türkiye Cumhuriyeti paydasında buluşan herkes Türktür diye.

Zırt kökenli Türk zart kökenli Türk.

Almanya'da mesela çok gelişmiş diyolar herkese zart kökenli Alman falan yazıyorlar.

Amerika, Afro American Asian American Zart American...

İnsanları nasıl tanımlayalım bilmem ki? Türkiyeli. Alamanyalı. Rusyalı.
Olur mu? Bilmem belki olur.

Rusyalı :D Russianianish falan mı.

Türkçe konuşan Turkish diyolar aynı zamanda etnik tanım oluyor falan.

Yıl 2019. Malesef Dünyada aşırı solundan aşırı sağına her türlü ülkede her kesimde hakim olan
etnik isimler.

Irk derken bence senin iddia çok atmasyon olmuş.

1 Türk ırkı, böyle ne diyeyim hep anası babası çiftleşmiş aynı 2 kişi. Superb Akraba evliliği.
Böyle genetik zincirinde göktürk alfabesiyle yazar olmuş. Kalbi atarken dombra falan çalıyor, ok atıyor at biniyor otağda kalıyor. :D

Neva
19-04-2019, 11:51
Mustafa Suphilerin (28 ocak 1921) öldürülmesi ve bu insanların bakü de aldıkları kararla ulusal kurtuluş savaşına katılmak için gelmeleri kuşkuyu daha da derinleştiriyor.

Bunun için biraz tarih bilmek yeterlidir.
Tarih sadece tarih yazanlara ait değildir.
1924 anayasası Devletin dini islamdır. Bu uzlaşma kiminle acaba.

Bu gün bir uzlaşma zorunluluğu var Devrimcilerle Kemalistler arasında buna zarar verecek şey yazmak istemiyorum.

Elbette, objektif tarih,

Ama once bir 1893'lere filan uzanmaniz da gerekir. 11 eylul 1893'e gidelim bakalim neler olmus. Kimmis mesela orada islami temsil eden?

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Parliament_of_the_World%27s_Religions

Yanisira Fergana vadisi tarihini yeniden yazmaya gerek var mi? Vahabilik filan?

spartacus
19-04-2019, 21:19
Sevgli Leonardo

Sarı Yelekliler ifadesni sık kullandığın için, ilgili yazıyı paylaşıyorum (ki benim, bugün demagograsi dediğim, orada, Plütokrasi olarak ifade ediliyor)

"İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimleri sonrasında peydahlanan ‘temsilî demokrasinin' demokrasiyle bir ilgisi yoktu. Aslında söz konusu olan hakların değil, plütokrasilerin iktidarıydı. İnsanlar plütokrasi tarafından sahnelenen ‘temsil oyununun' figüranlarıydı sadece… 4-5 yılda bir tekrarlanan seçimler, sömürüyü, yağma ve talanı oylatmaktan-onaylatmaktan ibaretti… Esasen temsilî demokrasi bir oxymore‘dur ve oxymore yan yana gerilmemesi gereken iki kelimeyi veya kavramı yan yana getirmektir. Olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeyi amaçlayan ideolojik bir manipülasyondur. Neden sürdürülebilir kalkınma deniyor? Eğer gerçekten kalkınma diye bir şey olsaydı, kalkınmanın önüne "sürdürülebilir" niteleme sıfatı getirilir miydi? Eğer gerçekten demokrasi olsaydı, önüne "temsilî" niteleme sıfatı koymaya gerek olur muydu?

Aslında ‘temsilî demokrasi', demokrasinin önünü kesmeyi amaçlayan bir manipülasyondu. Temsil, Ortaçağın bir pratiğiydi. Monarklar, Krallar, İmparatorlar, temsili, varlıklı sınıflardan vergi almanın bir aracı olarak görüyorlardı… Başka türlü söylersek, vergi alma karşılığında verilmiş bir ödündü ve zaten dönemin sloganı da temsil yoksa, vergi de yok… şeklindeydi."

http://ozguruniversite.org/2019/01/15/sari-yelekliler-plutokrasiye-karsi-fikret-baskaya/