Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 14-04-2019, 00:09
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart Çok Başörtülü var

Bu biraz konu dışı bir yazı olacak. Zaten nereye ekleyeceğimi de bilemedim.
Başörtüsü olayı beni 90’larda da rahatsız ederdi. Bana göre iğrenç bir görüntü sunuyor. Bir tek (yine o zamanlar) Arap kadınlarında yakıştırırdım. Sebebini bilmiyorum ama bence onlara çok yakışıyor. Onların kültüründe olan bir şey olduğu için, başörtüsünü güzel örtüyorlar ve aynı zamanda makyajla filan da dengeliyorlar. Birde onlar zihinsel olarak Türkiye’nin 1970’lerdeki hali gibiler. Örneğin erkek sürücüler bayanların yanında durup, hiçbir kötü niyet olmadan “Sizi bir yere bırakabilir miyim?” filan derler.
Neyse yani bizdeki olay kesinlikle iğrençlik, çünkü yarı yarıya siyaset, Yarı yarıya benim inandığım cinsel özgürlük / cinsel eşitlik olayının tam tersi. Hatta “Bunlar bu kadar örtüyor madem, o zaman o kadar çocuk nasıl oluyor? Bunlar nasıl şey yapıyor?” diye düşünmeden edemiyorum. Hatta peşinen söyleyeyim: Ben tek eşliğin bile belli bir yaştan sonra, insanın aile kurmaya karar verdiğinde olabileceğine, ondan önce denemenin bile sahtekarlık olduğuna inanıyorum. Hatta ben Marquis de Sade filan da okurum. İnsanın kendi cinselliği ile savaşması kadar saçma bir şeyin olamayacağına inanıyorum.
Peki o zaman bu insanları güdülendiren ne? Amin Maalouf (ünlü bir romancı) “1979 senesinde progresizm (İlerlemecilik) bitti” diyor. Yani bu tarihten itibaren toplumdaki sorunların gelişim, daha çok modernlik ve her alanda daha çok ilerleme ile çözüleceğine inanmamaya başlıyorlar. 1979 İran’ın şeriat olduğu tarih. Amin Maalouf’un anavatanı Lübnan bu dönemde parçalanmaya başlıyor. Mısır’da Naserizm bu dönemde bitiyor. Bu dönemde Çin’de Mao’cu ideallerden vaz geçiliyor, Ülke liberalizme yöneliyor. Sovyetlerin biteceği bu dönemde anlaşılıyor. Türkiye’de Kenan Evren darbesi, İmam hatiplerin çoğaltılması, Ülkenin tekrar şeyhlere şıhlara teslim edilmesi bu tarihte oluyor.
Şu anda olay patlama noktasına gelmiş. Türkiye’yi boş ver. 90’lardan beri dünya çapında bir örtü modası çıktı. Eskiden Almanya’ya giden Almanlar gibi olmaya, bu şekilde milette hava atmaya filan çalışırdı. Bugünün modası orada yaşarken “müslüman” ve “Türk” kimliğine tutunabilmek.
İyice köşe yazısı gibi olacak da. Amin Maalouf’Un çıktığı TV programında Tunuslu bir yazar da vardı. Bu da “Asrı saadet” denen dönemin aslında bir siyasi bocalama ve Peygamberin ölümünün ardından ortaya çıkan bir güç savaşı dönemi olduğunu anlatıyordu. Yarısını anlamadım, Ama benim bu forumlarda okuduklarıma benziyor. Dinde birçok şeyin Siyasal İslamcıların anladıkları gibi olmadığı anlatılmış. Konuyu temelden bilmediğim için ben bunlara çok kafa yormuyorum. İslam bu şekilde de ele alınabilir. Yani bu konuda ben asla “ben öyle anlamak istiyorum” demedim. Ben “bu kadar biliyorum” filan dedim.
Bir de şu var. Konuyu bilmediğim için, ben otomatik olarak bana en yakın kim varsa, onun gözünden anlamaya çalışırım. Bu kişi de Yaşar Nuri hoca. Benim çevremde, laik İslam kabul edilir. Kendini geliştirmek isteyen de YNÖ okur. Bunun basit sebebi: 1) Din bireysel olarak yaşanır. Tanrı ile insan arasındadır. Aracı yoktur. 2) Din uygulanabilmelidir. Mesela YNÖ “dilerseniz günde tek sefer namaz da kılabilirsiniz, önemli olan niyettir” filan demiştir. Bizim sevdiğimiz İslam bu İslam. İslam benden istediği kadar mücahit olmayı talep etsin. Ucunda cehennem korkusu bile olsa ben bu saaten sonra mücahit filan olamam. Dinin de bir görevi vardır: Beni rahatlatmak, bilgilendirmek, İnandığım konularda beni desteklemek vs. gibi.
Ama din aynı zamanda siyasal bir silahtır. Tıpkı Nazizm gibi, demokratik toplumların açığını kolar. Amacı da kendi sözde “adil” düzenini getirmektir. Yani “Ben biliyorum” diyenin oyuncağıdır (Hıristiyanlık da öyle). Onun için ben tereddüt etmem. Resmi yerlerde filan başörtüsünü yasaklarım çünkü 1) bizim kültürümüzde vardı. Doğru. Ama o şekilde yoktu. İnanmayan siyah-beyaz fotoğraflara filan bakabilir. Bunlar Nasreddin hoca karikatüründeki karılara benziyorlar. 2) Bu tür çekişmeler dini tahrip ediyor. Sonunda Avrupa gibi olacağız. Nesiller boyunca, dini gerçekten önemseyen kalmayacak. Din toplumsal hayattan tamamen çıkıp dinin sadece olumsuz yönleri hatırlanacak.
Şu anda da o oluyor zaten. Bunu Atatürk – İnönü de görmüş. Belirli halk kesimi inanmaya devam ediyor. Diğer herkes halkı S.mek adına sözde inanıyor, sözde namaz kılıyor, sözde ibadet ediyor filan. O yüzden bizde biraz yasaklanırsa, Avrupalı da bize bakıp “Bakın Türkiye’de yasak. Öyleyse bende soytarı gibi giyinenleri okula almayıveririm, olur-biter” diyebilir. Onlar da rahat ederler.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-04-2019, 02:16
ForumKirpisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Merkez/Çin
Mesajlar: 1.838
Standart

2004 Yılın Avrupalısı Erdoğan dönemlerinde Almanyada diğer ülkelerde falan sol partiler veya en kötüsü merkez sol merkez sağ koalisyonlar varken AB Türkiye'ye başörtüsünün serbestleşmesi için AKPyi destekliyoruz falan demişti.

Çarşaflılara baskıyı sonlandırın falan diyolardı.

Erdoğan hapse girerse ya da AKP kapanırsa AB ile ilişkiler biter demişti Merkel, tehdit etmişti üstü kapalı açık.
Bütün liderler toplanıp AKPyi kurtarmaya çalışıyorlar demokrasi methiyeleri düzüyolardı.

Bunlar 2012 öncesi idi. O zaman Sarkozy gelip Türkiyeye mesafe tutan tek kişiydi, Ermeni mafyaları-baba babalarıyla küresel bi lobinin parçası idi kısacası Fransa'da tüm iktidarlar hep Ermeni lobisinin yararına çalışıyor ülkenin adı Fransa yerine Suudi Fransa ya da Farmenia falan olsa daha iyi. Tek başına takoz koyan Fransa idi.
Onun harici tüm rota bize doğruydu. Fransadan önümüz açıldı derken hiç bişeyin değişmediği ortaya çıktı çünkü AKP rotayı değiştirdi.

Terörizm finanse olunca, medya da yönlendirilerek popülizm arttırıldı. Sonra alın bakın bu terörizm yüzünden fakirleşiyorsunuz ayağına
tavır alındı.

Bugün İngiltere'de peçeyle okula gidebiliyorsun. Lakin diğer ülkelerde ve her yerde çarşaflılara örtülülere önyargı var.

Türkiyede en azından peçeyle gidemiyorsun, bir sıkıntı okullarda serbest olması artık küçük ilkokul bebeleri bile örtülü. Kur'an kursuna
gidiyorlar sanıyorsun okula gidiyorlar.

Bi de medreseler açıldı falan.

İngilterede de medreseler vardı gelen paki afganlar açıyor.

Aynı yoldan gidiyolar işte.

Nasıl olsa Bade' lenen daha evvel de bade' lenmiş Hatta bazıları '' Nur Çeşmesinden '' içerek ?? nurlanmışlardırlar
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-04-2019, 14:00
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

İngiltere farklı bir kültüre sahip. ABD'de filan da öyle. Mesela İslami okullar filan var. İsteyen çocuğunu oraya gönderiyor.

Bu konuda ince felsefi ayrımlar var. "Sen benim özgürlüğüme karışamazsın" denince, Anglo-sakson ülkelerde "Haklısın kardeşim karışamam" deniyor.

Ama bizde ve kıta Avrupa'sında, en azından 2000 yılı civarında, ayrım yapılırdı.

Mesela 1) "Ben buna inanmayı seçiyorum, öyleyse başımı örtme özgürlüğüne sahibim" demek ile

2) "Benim dinim bana bunu emrediyor. Sen Tanrı'dan daha mı önemlisin?" demek arasında fark var.

Biz bu ayrımı eskiden yapabiliyorduk. 1) diyebilirsin. Kendi özel hayatında, sokakta, ibadet yerlerinde inanmayı seçtiğin şeyi yerine getirebilirsin. Kimse de sana karışamaz. Dini inanç meselesi. Çarşaf + peçe güvenlik nedeniyle, yine belli yerlerde sınırlandırılabilir. Çünkü terörizmin olduğu dünyada içindeki nedir? İçindeki insan mıdır? onu bile bilemezsin.

Ama 2)'yi dediğin anda, doğrudan laikliği hedef alıyorsun. Bu Almanya'da da böyle, Türkiye'de de böyle. İlk cümleye dikkat: "Benim dinim bana bunu emrediyor". Benim buna otomatik cevabım: - "Sen senin dininin sana bunu emrettiği düşünüyorsun, sen dini bu şekilde yorumluyorsun, sen bunun böyle olduğunu düşünmeyi seçiyorsun". Yani ben buna yanıt verdikten sonra, 2) numaralı ifade 1) numaralı ifadeye dönüyor.

Haçlılarla ilgili filmlerde de "God Wills it" dediklerini duyarsınız (Cennetin Krallığı filminde filan). Yani "emir büyük yerden, ben buna uymaya mecburum" gibi bir yaklaşım var ve bu ilk mesajda anlattığım progresizm / İlerlemecilik anlayışı ile taban tabana zıt.

Yani Amin Maalouf'un dediği gibi 1979'da bir şeyler değişti. Özellikle doğuda artık ilerlemeden, gelişimden, mantıktan ve bilimden uzaklaşıldı ve eski mistik zihniyete yönelik bir özlem filan duyulmaya başlandı.

Bilmediğim: Bunu emperyalizm bilerek ve isteyerek mi bu hale getirdi ("bunlar sadece pazar olsunlar, bizim ürettiğimizi satın alsınlar" diye düşünerek) yoksa kendi kendine mi oldu? onu bilmiyorum.

Mesela Almanya'da da çok çarşaflı var. Demek ki bu insanlar bulundukları ülkeye bile uyum sağlayamıyorlar ya da bunu istemiyorlar. Sosyolog olsam bu konuya çok kafa yorardım
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-04-2019, 14:12
Tengrizm Tengrizm isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 17 Jan 2018
Mesajlar: 124
Standart

Evet çok fazla türbanlı var. Bu islam arapların dini ve onlara uygun. Yani islam dini biz Türklere uygun değil.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-04-2019, 17:34
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Ben öyle bir şey demedim.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-04-2019, 19:43
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Kur'an'da ilgili ayet başınızı örtün de demiyor.

Çöl etkisi, yapısı gereği o bölgelerde, erkeklerde başalrını örtüyor, sıcaktır, kum fırtınasıdır, gelenektir vs.

Ayet ise şu şekilde;

Yeri geldiğinde, ziynet yerlerininin, başlarda bulunan örtü ile örtülmesi. başındakini al, kamuya açık alnlarada, ziynet yerlerini, takıların varsa vs de dahil ört. Kısaca başındakiyle(haliyle çıkart) ört.

AKP hükğmeti kaybetsin, yerine AKP gibi olmayan bir yapı geçsin-imkanı varsa- o zaman baş örtülü saysı da yarıi yarıya azalır diye düşünüyorum. Yoksulluğun egemen olduğu dünya da cahilin kenince kurbazlığı etken olarak görülebilir, ilgil idurumudnan topyekün kurtulmayı akıl etemez,sebeplerini de sorgulayacak, bilecek bilince sahip değildir, içi-dışı, altı-üstü menfaat olan dini herkes çıakrınca kullanır...

genel, kaba anlamda, belirli bir kesimin çıkarları ne yönde ise rüzgarları da o yönden eser.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-04-2019, 20:04
ForumKirpisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Merkez/Çin
Mesajlar: 1.838
Standart

@spartacus'e katılıyorum. türkiye'de toplum hafızası diye bişey yoktur.
kin tutmaz, belli bi şeyi uzun süre sürdürmez.

TAKİ İSLAM'a kadar diyebilirsiniz ama katılmıyorum.

Ama bunun da iktidar değişimiyle kaybolacağına eminim. Dakikada bizim kökten dinciler
aslında biz Atatürkçüydükte aslında laikiz falan bize uymaz İslam falan der.

Bu ülke porno kuşağı yaşamış her fırsatta ABDcilik yapanlara prim veren, ABDye özenen, ABye özenen bir ülke.

Türkiyede bi tehlike de bu kemiksizliktir bence.

Bu konuda hukuksuzluklardan dolayı karamsarım ama toplumdan ümit var.

Nasıl olsa Bade' lenen daha evvel de bade' lenmiş Hatta bazıları '' Nur Çeşmesinden '' içerek ?? nurlanmışlardırlar
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-04-2019, 20:22
ForumKirpisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Merkez/Çin
Mesajlar: 1.838
Standart

Türkiyede kadınlar terleyip açılıp kapanıyolar. Örtünme açık güneşe karşı koruyor hatta insanı güneşin olumsuz etkilerinden çok korur.

Ama bizim insanımız isilik olur, alışkın değil. Mesela Urfada tarladan isot toplarken güneşe karşı örtünürsün hatta şapka takıp siperlik yaparsın. Enseyi falan her yeri kaparsın.
Yoksa yanar.

Bi de soğuktan koruma etkisi vardır.

Bi de moda etkisi vardır.

Lakin göze hoş gelmeyen, sağlıklı bişey olmadığı açık türbanın. Yüzünü açıkta bırakır yanarsın. Kafanı pişirir ve hava aldırmaz. Altına bone takıyolar o bone ölüm gibi bişey.

Baş örtüsü ise hava geçirgendir, kolay açılır, kolay kapanır ve kolay örtülür. Ayrıca şirin bir görüntüsü vardır. Altına bone takılmaz.

Başörtüme dokunma!

Nasıl olsa Bade' lenen daha evvel de bade' lenmiş Hatta bazıları '' Nur Çeşmesinden '' içerek ?? nurlanmışlardırlar
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-04-2019, 22:06
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Bunlar doğru. Benim buna ekleyebileceğim de şu var: Olan samimi anlamda inançlı kişilere oluyor. Mesela tanıdığım yaşlı ve dindar kişiler (bundan 20 sene önce) "Bayanların durumu çok kötü" filan derlerdi.

Onların kast ettikleri şey tabi ki bu yapılan şey değildi. O. her yerini açınca kendi bedenini bir nevi satmış oluyor. Dindar kişiler en çok buna karşı çıkıyormuşlar gibi görünür. Gerçekte verilen mesaj daha kapsamlıdır. YNÖ kitaplarında da geçer. Minareyi süngü yapamazsın, kubbeyi kalkan yapamazsın, dini kullanarak siyaset yapamazsın ve tabi ki (kadın) bedenini kullanarak kendin gibi olmayanlara psikolojik harekat yapıp onları kendin gibi olmaya zorlayamazsın, veya onlar güç gösterisi yapıp "biz çok kalabalığız" mesajı veremezsin.

- Tabi bu mevcut yorumlardan bir tanesi. Ama mevcut İslamiyet yorumlarının önemli bir kısmı aynen benim bu dediğimi bu şekilde ifade etmektedir.

/Neyse.

Göz sağlığım etkilenince şöyle bir şey yapıyorum:

Bara gidiyorum. sinema, tiyatro, okul, restaurant, metro... her yere giriyorlar. Ama bara giremiyorlar. Barda dikkat edilmesi gereken erkek başörtülüler var. Onun için yer seçmek lazım. Çünkü İslamın Feto vs. yorumuna göre bu şeyler kadınlara yasaktır. Erkeklere (evlilik dışı seks dahil) hiçbiri yasak değildir.

Bir de şu var: Eski kadınlar evde otururlardı. Bunlar niye evde oturmuyorlar?

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 15-04-2019, 18:12
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Leonardo Mesela Almanya'da da çok çarşaflı var. Demek ki bu insanlar bulundukları ülkeye bile uyum sağlayamıyorlar ya da bunu istemiyorlar. Sosyolog olsam bu konuya çok kafa yorardım
------------------------
Bu ülkede 1980 öncesi doğru dürüst baş örtüsü takan yoktu Sadece geleneksel örtüler vardı Siyasi simge olan baş örtüsünü Erbakancılar takardı Bunlarda çok etkili değildi. Hatta 1970 lerin başında kızlar en çok pantolon giymeyi tercih eder bunun için aileleri ile çelişirdi.

Fakat devlet denilen bir olgu varki en çok korktuğu şey komünizm di bu korkunun tarihi kurtuluş savaşı yıllarına kadar uzanır.
Devlet komünizm e karşı olmak için her türlü uzlaşmaya girdi bunu türkçülük ve dincilik te dahil. Devletin bu korkusu 1965 gibi tarihte Feytullah Gülen hareketini desteklemek daha sonra 12 eylül 1980 sonrası her türlü cemaat ve tarikatlarla iş birliğine dönüştü.
Bu gün baş örtüsü ve cemaat, tarikatlar devletin o günlerde attığı tohumlardır. Yani bu günler o günlerin meyveleridir .
Bütün mesele devletin komünizm korkusudur.

Bu günlerde her yerde sakallı baş örtülü görülüyorsa tarihin gerilerine doğru yolculuk yapmalıdır.

O günlerde atılan bu tohumlar her yeri ayrık ve kanyaş otu gibi sardı Bu otlardan kurtulmak ancak ülkede geniş bir zehirleme hareketi ile mümkündür. Bu iki ot tohumdan çoğalmıyor köklerinden çoğalıyor bu otla mücadele yapraktan alınan ot zehirinin ta köke kadar girmesi ile oluyor.

Bu tür giyim ve örgütlenme islamla hiç alakası yok. İslam sadece onları besleyen besin maddesidir.
Bu tür giyim ve örgüt biçimlerine bakarak islamı suçlamak doğru değildir İslamda hoş görülmeyen 3 şey vardır Yalan Haram ve Gıybet. Bu örgütlerinse bu üç şey ağızlarında ellerindeki teşbihtir.

İslam ı bile bunların elinden kurtarmak gereklidir Bunu için günümüzde en çok tartışma konusu İslam nedir ve nasıl yaşanması gereklidir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:01 .