Orijinalini görmek için tıklayınız : Corona Virus Emperyalizmin Oyunudur
Baskoylu
11-04-2020, 22:57
Saygideger Dostlar,
Emperyalizm Dunya Halklarin Bas Dusmanidir, Ayni Zamanda Kendi Kendisinin de Dusmanidir.
"Emperyalizm" gecmisin Empro (Imparatorluklarin gelistirilmis versiyonudur)
Emperyalizm Dunyaya egemen olan, Egemen sinifin kendisidir, Ozellikle kendi sistemlerinde ve az gelismis ulkelerde yani yasamin her alaninda izledikleri yontem, BOL, BARCALA VE YONET taktigidir, Bolmezsen ve Parcalamazsan Yonetemezsin.
Egemen olduklari KOLECI TOPLUMDA en buyuk yenilgilerin olmasinin sebebi, bu taktigi uygulamadiklarindandir.
Irkci, Milliyetci, Din ve icinde bolunmeleri yaratarak farkli mezsep ve kutuplasmalari da beraberinden getirerek, Egemenliklerini temkinli adimlarla duzen ve sistemlerini surdurmeye devam ettirmek en buyuk amaclaridir.
Tarihi inceledigimizde cok farkli can alan Viruslerin ortaya ciktigini gormek mumkundur. Bu viruslerin ortaya cikisi ile Virusten etkilenip yasamini yitirenler elbette halk yiginlari ve ozellikle imkan ve olanaklarin az oldugu topluluklar daha fazla etkilenmistir.
Bir cok hastaliklarin kim ve kimler tarafindan veya nasil ortaya ciktigi tespit edilmemis, bazi hastaliklarda insanlik buyuk kayiplar vermistir, butun bu kayiplar icinde Egemenlerde kayip yok sayilir olmasi buyuk bir suru isareti olsa da, Bolup Parcaladiklari toplumun bu gibi olumsuzluklari inceleme ve arastirma gibi bir imkan verilmemistir.
Tipki Dinci Yobaz ve Fasist Erdogan`in kendisine yonelik olabilecek ufak bir elestiri veya kendisine gosterilen tepki karsisinda SUC DUYURUSUNDA BULUNUP, TEROR ORGUT MENSUBU gosterip zindanlara atmasi gibi.
Burada "SUC" Erdogan`dami? yoksa urkutulmus, sindirilmis insanligi ayaklar altina almis KORKAK toplumun kendisindemidir?
Elbette sindirilmis, urkutulmus ve korkak toplumun kendisindedir.
SUSMA SUSTUKCA SIRA KENDISINE DE GELECEGINI DUSUNMIYEN BIR TOPLUM YOK OLMAK ZORUNDADIR.
Boylesi bir toplum her turlu haksizligi, zulumu ve olumsuzlugu hak ettigine inaniyorum.
CORONA VIRUSU
Ilk kez aralık ayinda gorulen ve '2019-nCoV' olarak adlandirilan virus, koronavirus adiyla biliniyor.
Coronavirusler, buyuk bir virus ailesinin bir alt turudur;
ust solunum yolu enfeksiyonları ile benzer belirtiler gosterir. Enfeksiyon belirtileri arasinda solunum problemleri, ates, oksuruk, nefes darligi ve nefes alma zorlugu bulunur.
Daha ciddi vakalarda, enfeksiyon pnomoniye (akciger iltihaplanmasi), ciddi akut solunum sendromu, bobrek yetmezligine ve hatta olume neden olabilmektedir.
Coronavirus enfeksiyonlarinin MERS ve SARS gibi turleri olumculdur.
Bir Coronavirusun yol actigi siddetli akut solunum yolu sendromu olan (SARS), Çin'de 2002 yilinda salgindan etkilenen 8 binden fazla insanin 774'unun olumune sebep olmustu.
Suudi Arabistan basta olmak uzere Ortadogu ulkelerinin korkusu haline gelen Coronavirusu bir turu olan MERS ise (Middle East Respiratory Syndrome – Ortadogu Solunum Sendromu), akcigerleri ve bobrekleri tahrip eder. Bagisiklik sistemini cokerten MERS virusunun uzun sureli yakin temasla bulasabilecegi belirtiliyor. Kaynagi hakkinda yeterli bilgi olmayan viruse karsi maalesef hicbir koruyucu asi veya antibiyotik ilac tedavisi bulunmuyor.
AIDS hastaligi Egemenler tarafindan ozellikle Afrika kitasinda cikarilmasinin insanlar uzerinde yapilan farkli deneyimler sonucu ortaya cikmistir.
Sonuc olarak Egemenlerin son oyunu olan Corona Virusun cikarmalarin tek amaci ve bu Virusa karsilik sozde tedavi asisi bulma politikasinin yavas alma taktigi, Genel olarak 65 yas ustunu yok etme politikasidir, 65 yas ustu insanligin daha uzun yasamasi elbette egemenlerin isine gelmemektedir, Emeklilik parasinin yani sira saglik tedavileri oldukca bunlar icin yuklu bir masraf oldugu icin, 65 yasina kadar calismis, vergisini odemis, mezarda emeklilik politikalari bile az gelmis olacakki, 65 yas ustu olan insanlari toplu nasil katledebilirim politikasindan baska bir sey degildir.
Devami Olarak Tarihte Insanlik Uzerinde Oynanmis Oyunlari Siraliyabiliriz....
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Baskoylu
11-04-2020, 23:53
Dunyayi parmaginin ucunda oynatan, Dunya halklarinin ve insanligin bas dusmani olan Emperyalizme karsi mucadele vermek...
INSANLIGIN KURTULUSU ICIN VERILEN MUCADELEDIR
2003 yilinda Canada Basbakani ile ABD Basbakani arasinda cok ciliz bir surtusme ortaya cikmisti, Sebep ise Orta doguda devam eden haksiz savas ve petrol kavgasina alet olmiyacaklarini dolayisiyla ASKER gondermiyeceklerinin tepkisinden dolayi. ABDE buna karsilik kafasina gore bir saldiri veya misilleme politikasini yuruttu, yuruttu yurutmesine de her zamanki gibi Baltayi kendi ayagina vuran geri zekali politikasinin bir devamini yapti.
ABD, deli dana hastalığına yakalanan Holstein türü ineğin iki yıl önce Kanada'dan ithal edildiğini iddia ederken Kanadalı yetkililer bunun kanıtlanması için DNA testi yapılmasını istediler.ABD Tarım Bakanlığı Başveterineri Dr. Ron DeHaven, deli dana hastalığı taşıdığı belirlenen Holstein cinsi ineğin, Kanada'daki Alberta'dan ABD'deki Eastport'a gönderilen 74 baş sürünün içinde olduğundan şüphelendiklerini bildirdi. DeHaven, bu hayvanların süt inekleri olduğunu ve büyük olasılıkla çoğunun yaşadığını ifade etti.Kanada ise, ABD'nin ülkede deli dana hastalığı taşıdığı belirlenen Holstein cinsi ineğin yaklaşık 2 yıl önce Kanada'dan ithal edildiğine ilişkin açıklaması için ‘‘çok erken''yorumunu yaptı.Kanada Gıda Denetleme Dairesi Başveterineri Brian Evans, düzenlediği basın toplantısında, ‘‘Şu anda böyle bir sonuca varmak için çok erken. Ayrıca deli dana hastalığı taşıyan ineğin Kanada'dan ithal edildiğine ilişkin kesin bir kanıt yok'' dedi. Evans, birkaç gün içinde beklenen DNA sonuçlarının bu iddianın doğru olup olmadığını göstereceğini belirtti.ABD'nin bu sonuca varmak için öne sürdüğü delillerden kuşku duyduğunu söyleyen Evans'a göre, hayvanın kulağındaki ‘‘bang hastalığı''na ait aşı künyesi ineğin Amerika'da doğduğunu gösteriyor çünkü Kanada bu hastalığı 1980'ler ortasında yenmiş ve bu aşıyı yapmayı bırakmıştı.
ABD ve onun gibi Dunya halklarin bas dusmani olan Emperyalist guclerin bir birlerine rekabet politikalari tarihler boyunca surdu, surdurmeye de devam etmektedirler.
Gezegenimizin her köşesini diğer canlılarla paylaşıyoruz. Bunların arasında mikroskobik ölçekte olan bakteriler, mikroplar ve virüsler de var. Aralarında yediklerimizin oluşmasını sağlayanlar ve bize yardımcı olanlar da bulunuyor ancak sonumuzu getirebilecek olanlar da.
Şu anda bile vücudunuzun üzerinde, ellerinizde ve ağzınızın içerisinde kötü huylu bakteriler ve mikroplar var. Örneğin ölümcül stafilokok bakterisi taşıyor olma ihtimaliniz yüzde 25. Bu bakteri size zarar vermeyebilir fakat bir başkasından alırsanız hayatınızı kaybedebilirsiniz.
Bağışıklık sistemimiz ve günümüz tıbbının imkanları çoğu zaman bizi korumaya yeterli oluyor ancak bu mikro organizmalar bizden çok daha uzun süredir dünyada yaşıyor ve dayanıklı olup soylarını devam ettirmek konusunda bizden daha kararlı ve istikrarlı görünüyorlar.
Elbette insanoğlunun hayatta kalma azmi de küçümsenemez. Büyük kayıplar verilse de insanlık bugüne kadar başına gelen en korkunç salgınları atlatmayı ve türünü devam ettirmeyi başardı.
İşte insanlık tarihini şekillendiren en ölümcül salgın hastalıklar:
1) Antoninus (Galen) salgını
MS 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu'nda yaşanmış olan ve doğu seferlerinden dönen askerler tarafından getirilmiş salgın bir hastalık olan Antoninus vebası günde 2 bin kişinin ölümüne neden olmuş bilinen ilk büyük veba salgınlarından biri.
Araştırmacılar yaşanan hastalığın çiçek ya da kızamık olduğundan şüphelenmiş olsa da gerçek sebebi hala belirsizliğini koruyor. Salgın, Roma İmparatorları Lucius Verus ve Marcus Aurelius Antoninus'un da hayatını kaybetmesine sebep olurken imparatorluk toplam nüfusunun yüzde 30'unu yitirmişti.
2) Jüstinyen Vebası
541 yılında Konstantinopol'de İmparator Jüstinyen tahtta otururken Avrupa'da başlayan bir salgın önce Mısır'a oradan Filistin'e, Suriyeye ve oradan da Anadolu'ya ulaştı. Jüstinyen Konstantinapol'a tüm giriş çıkışları kapattıysa da salgın hastalık askeri birliklerin şehre getirdiği malzemeler arasında yer alan fareler yoluyla girdi.
Farelerin tüyleri arasına gizlenen ve bir milimetreden küçük 'Xenopsylla' isimli uçucu bir böcek, midesinde 'Pasteurella pestie' denen ölümcül veba bakterisi taşıyordu. Bu böcekler uçarak çevrede bulunan diğer farelerin tüyleri arasına yerleşip hızla üredi.
İnsan vücudunun herhangi bir noktasına konup ısırarak veba mikrobunu aktaran böcekler hastalığı bulaştırdıkları kişilerin birkaç gün içerisinde ölmesine neden oldu.
Bir hafta içinde veba şehirde hızla yayıldı ve ölümler başladı. Sarayın çevresi askeri birliklerce karantinaya alındı. Başlangıçta günde birkaç yüz olan ölü sayısı, kısa süre sonra binlere ulaştı. Mezar yerleri dolunca, ölüler denize atılmaya başlandı.
Hastalık normal seyrini sürdürdü ve zamanla kendiliğinden yok oldu ancak o zamana kadar dönemin en kalabalık şehirlerinden olan Konstantinopol nüfusunun yüzde 40'ını kaybetti. Salgın iş gücü ve asker sayısını kaybeden Bizans'ın zayıflamasına ve saldırılara açık hale gelmesine neden oldu ki bu durum Avrupa tarihini kökten değiştiren gelişmelerin yaşanmasına vesile oldu.
3) Kara Veba
1346 - 1353 yılları arasında meydana gelen Kara Veba salgınının 75 ila 200 milyon arasında insanı öldürdüğü düşünülüyor. Tam sayıları bilmek mümkün olmasa da özellikle Avrupa nüfusunun bu yıllarda yüzde 30 ila yüzde 60 oranda azaldığı belirtiliyor.
Yaşanan kıyım sonrası toplumda tanrının ve kilisenin sorgulanmasına sebep olan Kara Veba salgınının dinde reformun ve hayatın pek çok alanında rönesansın başlamasının başlıca nedenlerinden biri olduğu biliniyor
4) Amerikan yerlilerinin (KIZIL-DERELI) suçiçeği ile karşılaşması
15. yüzyılda Avrupalılar yeni dünyayı keşfetti. Amerika kıtasındaki yerliler ile temas eden Avrupalı kaşifler beraberlerinde getirdikleri virüs ve bakterileri buradaki insanlara bulaştırdılar.
Suçiçeği hali hazırda Avrupa'nın üçte birini öldürmüştü ancak bağışıklık sistemleri Avrupalılar gibi gelişmemiş olan ve ilaçları da yetersiz kalan Amerikan yerlilerinin hiçbir şansı yoktu. Milyonlarca insan öldü ve o dönem yerli nüfusun yüzde 90'ı yok oldu. Bu durum Amerika kıtasının Avrupalılarca kolonileştirilmesini son derece kolaylaştırdı.
19. yüzyılın başına kadar toplamda her iki Amerikan yerlisinden biri Avrupa'dan gelen hastalıklar nedeniyle öldü.
5) Cocoliztli salgınları
16. Yüzyılda 'Yeni İspanya' adı verilen bugünkü adıyla Meksika olan bölgede görülen birkaç farklı hastalığın aynı dönemde oluşmasıyla yaşanmış salgın felaketi 'cocoliztli salgınları' olarak anılıyor.
Bugün yapılan incelemeler sonucunda balıklarda bulunan salmonella bakterisi kaynaklı olduğu düşünülen salgınların 1520 - 1576 yılları arasında toplamda 15 milyona yakın insanı öldürdüğü, Maya uygarlığı için sonun başlangıcı olduğu ve yıllar içerisinde günümüz Venezuela'sından Kanada'ya kadar yayıldığı sanılıyor
6) Yedi farklı Kolera salgını
Uygarlık tarihimizde yedi büyük kolera salgını yaşandı ancak bunlardan en ölümcül olanı üçüncüsü olan ve 1852 - 1860 tarihleri arasında meydana gelen salgındı. Koleranın başlıca sebebi içme sularının kirlenmesi ancak sebebin bu olduğu üçüncü salgına kadar anlaşılamadı.
Uzun dönemler boyunca insan dışkıları ve atıkları aynı zamanda içme ve pişirme için kullanılan su kaynaklarına döküldü. Bunun büyük bir felaket haline geldiği yer ise o tarihlerde Hindistan oldu.
Bugün bile dünyanın en kirli nehirlerinden biri olan Ganj nehri 2011'de yapılan bir çalışmaya göre 100 mililitresinde 1,1 milyar dışkı bakterisi barındırıyor. Bu oran içerisinde yıkanabileceğiniz en kötü suda olması kabul edilebilecek oranın 500 bin katı. Hindular bu nehirde yıkanmanın kutsal olduğuna inanıyor ve günlük işlerinde nehir suyundan azami şekilde istifade ediyorlar. Bu nedele kolera bu bölgede sıklıkla karşılaşılan bir hastalık türü.
Ne var ki, 19.yy'da yaşanan büyük salgın ile kolera tüm Hindistan'a oradan Afganistan'a ve Rusya'ya yayıldı. Resmi kayıtlara göre sadece Rusya'da bile 1 milyon insanın ölümüne neden olan salgın oradan Avrupa'ya ve Afrika'ya son olarak da Amerika'ya ulaştı.
Kolera bulaşan her 5 kişiden 1'inde tehlikeli derecede ishal görülüyor. Hızla tedavi edilmezse bu kişilerden yarısı hayatını kaybediyor. Yedi kolera salgınında toplamda ölen insan sayısı tam olarak bilinmese de bunu milyonlarla ifade etmek mümkün.
Üçüncü salgın ile doktorlar koleranın nedenini buldu ve o tarihten sonra içme suyunun arıtılması ve kaynatılması gerektiği bilgisi dünyada yaygınlaştı.
7) Üçüncü Veba salgını
1855 - 1859 yılları arasında Çin'de başlayarak dünyaya yayılan ve sadece Çin'de ve Hindistan'da bile 12 milyon insanın ölümüne neden olan bu salgına Jüstinyen Vebası ve Avrupa'nın Kara Vebası ardından 'Üçüncü Veba' denildi.
Etkileri bir asır kadar süren salgın Amerika kıtasına uzak doğudan gelen farelerle taşındı. Daha önceki vebalardan farklı olarak ilerlemiş olan tıp bilimi bu hastalığın incelenmesine ve tedavi edici ilaçlar oluşturulmasına imkan sağladı. Bunların başında da antibiyotikler geldi.
8) Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Tifüs salgını
1914 - 1918 yılları arasında Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu salgın savaşın beraberinde getirdiği bir olguydu. Avrupa ve Asya'da 25 milyon kişi hastalandı ve özellikle Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insan hayatını kaybetti. Batılı ülkeler salgına neyin neden olduğunu daha hızlı anladı ve bitlerden kurtulmak üzere önlemler alındı. Doğu ülkeleri ise daha geç önlem aldı ve bu nedenle dünyanın bu kısmında çok daha fazla sayıda insan hayatını kaybetti.
9) 1918 İspanyol Gribi salgını
Birinci Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda 500 milyon insana bulaşan H1N1 influenza virüsü neden olduğu yüksek ateş ile dünya genelinde 50 ila 100 milyon arasında sağlıklı insanın ölümüne neden oldu. Bu sayı birinci ve ikinci dünya savaşlarında ölen insan sayısının toplamından kat kat daha fazladır.
Bu virüsü diğerlerinden ayıran şey saldırdığı bünyenin bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse ateşin de o kadar yüksek meydana gelmesiydi. İspanyol Gribi tarihteki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti.
10) 1957 Asya Gribi salgını
Çin'de başlayan Influenza-A virüsünün ördeklerde mutasyona uğrayarak insana geçen bir hastalık olduğu düünülüyor. Asya Gribi olarak adlandırılan hastalık 4 milyona yakın insanın canına mal oldu. Aynı bulunan bir aşı ile salgının önüne geçildi. Bir yıl içerisinde 40 milyon kişi aşılandı.
Asya Gribi kitlesel aşılanmanın önemini ve etkisini gösteren en önemli örneklerden biri haline geldi.
11) HIV (AIDS) virüsü
20. yüzyılın ortalarında maymunlardan insana geçtiği anlaşılan HIV virüsünün saptanabilen ilk örneği 1959'da Kongo'da görüldü. Ne var ki, teşhisi ve adı ancak 1980'lerde konuldu. Son 30 yılda 36 milyon insanın hayatına mal olan virüsü kesin tedavi edebilecek bir çözüm hala bulunmuyor. Sadece önlem almak ve hastalığa yakalandıktan sonra ömür boyu ilaç tedavisi kullanmak gerekiyor.
Emperyalizme, Sosyal Emperyalizme ve Herturden Bagnazliga, Barbarliga, Gericilige ve Fasizme Karsi Verilecek Mucadele, Insanligin Kurtulusu Olacaktir...
Bunun Adina SINIRSIZ VE SINIFSIZ BIR DUNYA YARATMAKLA GECECEKTIR...
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
Baskoylu
12-04-2020, 05:33
Sahgideger Dostlar.
Egemenlerin Oyunlarini Bosa Cikarmanin Yolu, Butun imkan ve olanaklarimizi kullanarak ozellikle basta kendimizi daha sonra buyuklerimizi korumak ve kollamak zorundayiz.
Kendimizi koruyamazsak buyuklerimizi ve sorumlulugunu aldigimiz etrafimizdaki insanlari koruyamayiz.
Ozellikle
1,Kelle- Paca corbasini tuketin,
2,Zencefil (Cinger) cay ve cig cig aci olmasina ragmen turketmekte yarar var.
3. Ezdiginiz Sarmisak, Bal ve Limon karisimini gunde bir kez tuketmeye calisin.
https://hisarhospital.com/corona-virusu-kendisi-kucuk-ama-tahribati-buyuk/
Baskoylu
14-04-2020, 06:24
Gülfer AKKAYA yazdı:
Evde kal çağırılarına uyabilen kişiler gerçek anlamda evde mi kalıyorlar, yoksa bu günlerde ellerinde telefonları, parmakları ucunda mağaza mağaza, market market, lokanta lokanta dolaşmaya devam ederek koronavirüsü yaymaya devam mı ediyorlar?
Koronavirüs salgınının dünyayı ele geçirdiği şu günlerde daha önce tanıklık etmediğimiz çokça toplumsal davranışa tanıklık ediyoruz.
Kapitalizmin toplumu ve dünyayı istediği şartlara ve biçimlere nasıl dönüştürüp, istediği insan tipini oluşturarak yönetebilme gücünü en ince ayrıntılarına dek gördüğümüz günlerden geçiyoruz.
Bu nedenle koronavirüs günlerinde evde kalabilenlerin durup kendilerini ve davranışlarını gözden geçirmek için önemli bir fırsata sahip olduklarını düşünüyorum.
‘Evde kalanlar' gerçekten evde kalıyor mu?
Evde kal çağırılarına uyabilen kişiler gerçek anlamda evde kalıyorlar mı, yoksa bu günlerde ellerinde telefonları, parmakları ucunda mağaza mağaza, market market, lokanta lokanta dolaşmaya devam ederek, oturdukları yerden verdikleri siparişler aracılığı ile koronavirüsü yaymaya devam ediyorlar mı?
Koronavirüsün yayılmasına karşı önlem olarak evde kal çağırılarına uyup evde kalabilme şansına sahip kesimlerle, onlar kadar şanslı olamayan ve her zamankinden çok daha ağır koşullarda, üstelik ölüm pahasına çalışmak zorunda kalan şanssız kesimler olarak karşı karşıya getirildiğimiz günlerdeyiz.
Üstelik bu zulmü görebilen ve bundan rahatsız olanların sayısı o kadar az ki…
Herkesin başta kendi canını düşünmeye kilitlendiği koronavirüs günlerinde bir yandan işe gidenlerin de evde kalmasını talep ediyoruz ama diğer yandan evde kalanlar olarak sosyal medya üzerinden çok çeşitli (kıyafet, yiyecek, kitap vb.) alışverişlerimizi üstelik her zamandakinden çok daha artmış şekilde sürdürüyoruz.
Zaten bizleri evde otururken alışveriş yapmaya teşvik etmek için debelenen korona fırsatçısı sermaye durur mu? Hemen kolları sıvıyor.
Sermaye hemen duruma uyum sağladı
Market zincirleri hızla duruma uyum sağladılar. Yaptıkları reklamlarla koronavirüse karşı nasıl duyarlı firmalar olduklarını ve halk sağlığı için "evde kal" çağırılarını nasıl önemsediklerini "Sen evde kal, siparişlerini yolla, kapına getirelim" tutumlarından anlıyoruz.
Kimi market zincirleri çalışanlarına sözleşmeleri dâhilinde olmayan birçok iş yükledi korona günlerinde. Market içinde çalışmakla yükümlü işçiler artık evlere sipariş götürmeye başladılar. Geçim derdi, örgütsüzlük işçileri ölümü göze alarak çalışmaya zorluyor.
O siparişleri biri kapınıza dek getirecek
Sorunun önemli ve esas büyük kısmı bu. Diğer kısmı ise bu reklamlara gözü kapalı kapılıp, ne yapıyorum ben diye durup düşünmeden sipariş yollayanlar. Sırf kendi canının ve konforunun derdine düşen evde kalabilenler. Markete gidersem yolda, markette, yanımdan geçen birinden virüs kaparım diye korkup, kendisine bir şey olmasın diye sipariş yazıp yollayanlar.
Oysa o siparişleri biri kapısına dek getirecek. Üstelik o kişi bu işi gün boyunca defalarca yapacak, markette, yolda, yanından geçeceği birinden o da virüs kapabilecek. Siparişleri kapısına bıraktığı kişi ile -ki bu gün boyu çok fazla kişi demek- temasla virüsü kapma risk ile yüz yüze olacak.
Siparişi verenler gibi bu kişinin de birlikte yaşadıkları, sevdikleri, gittiği bir evi var ve o evdekiler de bu yüksek tehlike ile yüz yüze yaşayacak.
Devlet gibi mi davranacağız?
Bunlar olabilecekken daha önemli olan şey şu: Tıpkı devlet, iktidar, sermaye gibi, kısmen daha şanslı kesime ait olan evde kalabilenler olarak hep beraber kimlerin yaşayacağına, kimlerin öleceğine biz de karar veriyor olacağız.
Kendimizi koruduğumuz virüse karşı başkalarının hayatlarını kendi hayatlarımız gibi kayırmayacak, hiçe sayacağız. Markette çalışan işçinin kapımıza gelmesinden rahatsız olmayacağız, aksine bu "hizmetten" memnun olacağız. Çünkü bizi ölümden koruyor olacak. Aynı "hizmetin" kimleri ölümün kucağına attığı ile ilgilenmeyeceğiz. Hele hele buna araç olduğumuzu asla düşünmeyeceğiz.
O marketleri yönetenler bu yanımızı bildiği için bu tür insanlık dışı önerilerle gelebiliyorlar. İşçiler ise örgütlü olamadıklarından ve açlık, işsizlik korkusu nedeniyle buna karşı çıkamıyorlar.
Oysa parmaklarımız akıllı telefonlarımızın üzerinde en akıl dışı siparişleri vermeden birkaç saniye durup düşünebiliriz. O sipariş ile bir insanın ölmesine neden olabiliriz.
Gücümüzün bir yanı da tüketmemek
Gerçekten zaruri olmayan siparişlerden vazgeçmek zor değil. Ve kendimiz önlem alarak çıkıp alışverişimizi yapabiliriz. Gerçekten ihtiyacı olanlar haricinde kimse başkasından hizmet istememeyi öğrenmeli artık korona günlerinde. İhtiyacı olanlar için de belediyeler vb. kamu kurumları devreye girmeli, çalışanların hayatına kıymet vermeyen işçi katili kapitalistler değil.
Unutmayalım ki, kapitalizme karşı gücümüz sadece üretimden gelmiyor, bu gücün önemli bir tarafı da tüketmemekten geliyor. Vereceğimiz her siparişe, yapacağımız her alışverişe bir de buradan bakarsak, kapitalizmin önümüze sürdüğü ve işçinin emekçinin sağlığına, yaşamına neden olacak "hizmette sınır yok" vahşiliğine "hizmete sınır koy" diyerek karşı çıkabiliriz.
Dayanışma, mücadele yaşatır bizi ancak
Koronavirüsü de bir kesime evde kal deyip diğer bir kesimi "hizmette sınır yok" diye çalıştırarak, sokaklara salarak yenemezsiniz.
Hafta sonu sokağa çıkma yasağının konmasıyla bir kez daha gördük ki koronavirüsü yaygınlaştıran en temel şey kapitalizmin kâr hırsı.
Başkalarının hayatı da bizim hayatımız kadar önemli. Dayanışma, mücadele yaşatır bizleri ancak. Bunun için hizmette sınır yok diyenlere "Hizmete sınır koy" diyerek o hizmeti reddedip, evde kalırken de daha güzel günler için mücadele edebiliriz. Bu hem mümkün hem de böyle sınıfsal dayanışmalara ihtiyacımız var.
Sahi yaa, Basta Erdogan olmak uzere Meclisteki sozde Millet Vekiller neden Calisamak zorunda olduklarini soylediginiz Emekciler gibi "Hizmette sinir yok" politikalarinizla sokaklara cikmiyorsunuz...
Hani oy avciligina geldigi zaman Vaatleriniz, yapamiyacaklarinizi yiginla siralarken, bazilariniz da kapi kapi dolasirken, neden simdi hizmet vermiyorsunuz?
Caniniz COK TATLI DEGILMI?
Baskoylu
14-04-2020, 06:29
Demokrasi İçin Birlik (DİB),
Meclis'te görüşmeleri devam eden infaz indirimi düzenlemesiyle ilgili yaptığı açıklamada "siyasi tutuklular ölüme terk edilmek isteniyor" dedi.
'Korona Yasaları; Salgının Ortasında Büyüyen Karanlık' başlığıyla yayımlanan açıklamada "Uyarıyoruz, salgından daha az kayıpla çıkmanın yolu otoriterleşmeyi artırmak değil, demokrasi ve şeffaflıktır. İktidarın önceliği toplum üzerindeki baskıyı artırmak değil" denildi.
Açıklamada infaz düzenlemesi ve torba yasada yer alacağı konuşulan düzenleme ile "siyasi tutukluların ölüme terk edileceği, emekçilerin de kazanılmış haklarını bile gasp edileceği" belirtildi.
"İktidar, yönetilemeyen salgın krizine karşı büyüyen toplumsal tepkiden korkuyor"
Açıklamada şöyle denildi:
"Salgınla ilgili hayati önlemleri almayan, salgın sürecini şeffaflıktan uzak biçimde, saraydan yöneten tek adam rejimi, bildiğini okumaya devam ediyor. Salgınla mücadele adı altında meclise sunulan yasa tasarılarıyla toplumsal muhalefeti bastırmak, otoriterliği artırmak, emekçilerin haklarını gasp etmek peşinde. Çünkü yönetilemeyen salgın krizine karşı büyüyen toplumsal tepkiden korkuyor.
"Torba yasada ve infaz yasası düzenlemesinde yer alan değişikliklere göz atalım: İnfaz yasası düzenlemesinin amacı yağma, dolandırıcılık, kasten yaralama, tehdit, hırsızlık, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek gibi suçlardan hüküm giyenlere af çıkarıp, cezaevlerini muhaliflerle doldurmak. Yasa tasarısıyla, cumhurbaşkanına hakaret ve düşünce suçlarının kapsamı genişletiliyor. Sosyal medya mesajıyla ya da konuşmalarıyla düşüncelerini ifade ettikleri için ceza alanlar 18 ayın altında hapis cezası aldıklarında cezaevine girmezken değişiklikle 7 ay hapis yatacak.
"İnternet kullanımıyla ilgili düzenleme ile haberleşmeyi engellemeyi amaçlıyor"
"İnternet kullanımıyla ilgili düzenlemelerin yer aldığı yeni torba yasa tasarısı, toplumsal muhalefeti baskılamak, haberleşmeyi engellemek, düşünce ve ifade özgürlüğünü tümüyle yok etmek anlamına geliyor. Yasanın amacı, muhalif görüşlerin yaygınlaştığı, iktidar medyasında dışında habercilik yapılabilen tek mecra olan interneti tamamen kontrol altına almak.
"İşten atmalar üç ay erteleniyor, ücretsiz izin yasalaşıyor"
"İşçi sendikaları uyarıyor, Koronavirüs salgını fabrikalardan her gün can almaya başladı.
'İşten çıkarmalar üç ay yasaklanıyor' iddiasıyla ortaya atılan yasa tasarısı ise, işten atmaları yasaklamıyor, üç ay erteliyor, ücretsiz izin yasalaşıyor.
İşverenlere işsizlik fonundan ücretsiz izne çıkarma hakkı tanınarak yeni kaynak aktarılıyor.
İşçilere tek yanlı ücretsiz izne çıkmaları halinde ayda sadece 1177 lira (günde 39 lira) aylık ödenecek. Üç ay sonra işten atılanlar işsizlik sigortasından da yararlanamayacaklar. Yani ya açlık ya korona."
DİB, Koronavirüs salgınına karşı alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:
■ Ülke çapında özellikle büyük kentlerde tam karantina sağlanmalıdır.
■ İşlerini ve gelirlerini kaybedenlerin geçimleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
Baskoylu
14-04-2020, 19:00
Turkiye deki Egemenler Yalanlarina ve Iki Yuzlu politikalarini surdurerek, Oldurmek istediklerini oldurme politikalarina devam etmektedir.
Herkes Bizi ORNEK aliyormusmus.
Herkes Diktator ve Yalancilarimizi ORNEK ALIYORMUSMUS!!!!!
ANKARA – WHO Sözcüsü Dr. Margaret Harris, koronavirüs vaka sayılarına dair, "İtalya ve İspanya dahil Avrupa'nın bazı yerlerinde düşüş gösterirken, Britanya ve Türkiye'de salgın hala artıyor" açıklaması yaptı.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Sözcüsü Dr. Margaret Harris, Cenevre'de gerçekleştirdiği basın toplantısında koronavirüse (Kovid-19) dair açıklamalarda bulundu. Türkiye'de artan koronavirüs vaka sayılarına dikkati çeken Harris, "Kovid-19'a dair yeni vaka sayıları İtalya ve İspanya dahil Avrupa'nın bazı yerlerinde düşüş gösterirken, Britanya ve Türkiye'de salgın hala artıyor" dedi.
Dünya çapında salgın tablosuna bakıldığında vakaların yüzde 90'ının Avrupa ve ABD'den geldiğini not eden Dr. Harris, "Henüz pik noktasını kesinlikle görmüyoruz" diye belirtti.
Öte yandan aşı konusunda yeni bir bilgi paylaşan Dr. Harris, "Aşıyı 12 aydan daha önce görmeyi beklememeliyiz" ifadesini kullandı. (MA)
Baskoylu
15-04-2020, 03:36
Babalarinin oyununu Turkiye de yasiyan insanlarin nabzina gore vermeye calisan, surekli insanlari kandirip yalan ustune yalan soyliyen ulkenin yetkilisi.
firsat bu firsat NE KADAR YASLI VE EMEKLI INSANLARI OLDUREBILIRSEM KARDIR. Mantigini istedigi gibi uygulamaktadir.
Coronavirus`u az kapmislar daha fazla kapmalari icin Gece 21:45 de gece yarisindan sonra sokaga cikma yasagi olacak politikasi ile insanlari sokaklara doktu.
Virus`u kapmiyanlari, kapmalari icin zemin hazirladi, Cunku Hazineyi bosaltti, Hazinede para yok, Kendisi, Cocuklari, Damadi, Akrabalari, Yakinlari ve Yandaslari tarafindan har vurup harman savurdular, istedikleri yatirimi yaptilar. Fakat Efendilerinin boylesi bir oyun oyniyacagindan haberleri yoktur!!!
Simdi haberleri oldu, Firsat Bu Firsat, Emekli Paralari ve Emekli tedavi ve ilaclari kendisi icin oldukca buyuk bir yuk...
Bir Tas ile Kus Vurmak tam da buna derler.
Yaptirdi,
Istifa Etmesini Istedi,
Soylu ilk basta yanlis demec verse`de, Soylemesi gerekeni soyletti,
Istifa Ettirdi.
Hemen Ardinda Bu iyi cocuk,
Isini ve Gorevini cok iyi yapiyor,
Dedigimden disari cikmiyor.
Davutoglu ve digerleri gibi kivirmiyor,
Sen Istifa Etmiyorsun, Oyuna devam ediyoruz, Bu konuda yorum yapan, ileri geri konusani da TEROR ORGUT MENSUBU der, iceri atariz.
Bize Kimse Karisamaz, Cunku Biz Bu Ulkenin Diktatorleriyiz...
Soylu'nun istifası Erdoğan'n oyunu
https://www.redditstatic.com/desktop2x/img/renderTimingPixel.png
Soylu'nun istifası Erdoğan'n bir oyunu. İyi polis ve kötü polis oyunun, ve bu sadece insanlara affetsin deye yapıyor.
Sokağa çıkma yasağı Erdoğan tarafından söylendi ve böyle büyük bir tepki olduğu için Erdoğan'ın kendisini kurtarması gerekiyor için bunu yapıyor.
Erdoğan Soylu'nun gizlice istifa etmesini söyledi kesin. İstifa etmesini istemiyormuş gibi görünmek ve iyi insan gibi davranmak onun planı.
Bide yok ben sokak çıkma yasağı Erdoğan değil de ben (Soylu) söyledim de, hep suç benim olsunda Erdoğan iyi benzesin. İnsanların öfkesi Erdoğan değil de beni üstümü olsun. Odan soruna ben çıkım ve insanların öfkesi bitisin.
Bu nasıl bir şaka ve bir oyun, sadece bu olsa. İnsanlar gözünü açsın artık yeter ya, Türkiye ne hale getirdelerini görsünler artık. İnsanlar soru sorup ve biraz büyük resmimi görseler, biz dağ iyi yolarda oluruz. Halkı salak salak gibi oyunlatıyorlar.
Kusuru bakma arkadaşlar sinirim var ama gerçekten yeter.
KORKUNUN OLUME FAYDASI VARMIDIR?
KORKAK BIR TOPLUMUN YASAMA HAKKI OLABILIRMI?
SUSTUGUN ZAMAN, SIRANIN SANA GELMIYECEGINIMI DUSUNUYORSUN?
Baskoylu
15-04-2020, 03:43
Süleyman Soylu'nun istifası oyun mu?
İstifa senaryosuyla Soylu, Erdoğan ve iktidara karşı oluşan tepki, eleştiri dalgasının önü kesilirken, toplumun da "gazı" alındı.
BOYLE BIR TOPLUMA SAHIP OLAN BU ULKENIN NEDENSE GAZI HEP ALINIYOR VE HALI BOYLE OLUYOR,
BOYLE OLMAYA DA DEVAM EDECEKTIR,
ASLINDA BU TOPLUM, GAZI ACIK ACIK BIRAKSA ERDOGAN VE TAYFASINI ZEHIRLEMEYE VE HAK ETTIKLERI YERE GONDEREMEYE YETER....
Baskoylu
16-04-2020, 18:15
Son dakika haberler... ABD'de korkunç rakam! 1 günde 4931 kişi öldü
ABD'de yeni tip Corona Virüsü (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 4 bin 931 artarak 30 bin 990'a çıktı.
Kovid-19 salgınının en etkili olduğu ülkeler listesinde ilk sırada bulunan ABD (https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd)'de vaka ve ölü sayısı her geçen gün artıyor.
Johns Hopkins Üniversitesinin paylaştığı son verilere göre, ülkede virüsün bulaştığı kişi sayısı son 24 saatte 30 bin 48 artarak 639 bin 733'e, can kaybı 4 bin 931 artarak 30 bin 990'a ulaştı.
Vaka ve ölü sayısındaki bu ani artışın ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) artık "muhtemel" Corona (https://www.hurriyet.com.tr/corona-virusu/) Virüsü vaka ve ölümlerini de rakamlara dahil etmeye başlamasından kaynaklandığı belirtiliyor.
CDC daha önce sadece kendi laboratuvarlarında ve özel ya da eyalet laboratuvarlarında yapılan test sonucu "pozitif" çıkan kişileri sayıya dahil ederken, klinik bulguları Corona Virüse işaret eden kişileri istatistiklerin dışında tutuyordu.
ABD'yi 182 bin 816 vakayla İspanya, 165 bin 155 ile İtalya, 134 bin 753 ile Almanya takip ediyor.
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-haberler-abdde-korkunc-rakam-1-gunde-4931-kisi-oldu-41496444
Ne Tesaduf, Amerika da Trump, Turkiye de Erdogan gibiler neden ayni akibete ugramiyor!!!!
Ozellikle 65 yas ustu insanlari katletme plan ve politikalari istedikleri gibi islemektedir.
Bolup, Parcaladiklari ve istedikleri gibi yonettikleri Dunya Halklari Uyanacakmi acaba?
bilgivehis
16-04-2020, 21:54
Bolup, Parcaladiklari ve istedikleri gibi yonettikleri Dunya Halklari Uyanacakmi acaba?
Köle, köle olmaktan mutluysa onu uyarmaya kalkmak bir işe yaramadığı gibi uyaranı düşman sayar.
İşte bugün dünya halkları tam da böyle bir duruş içinde.
Dünya halkları kapitalizmi bir mabed haline getirmiş, kapitalizmi kendilerine tanrı tarafından ihsan edilmiş bir lütuf sayıyorlar.
Memur köle sürekli maaş aldığı için mutlu, köylü köle tarlası var diye mutlu, esnaf köle dükkanı var diye mutlu, işçi köle işi var diye mutlu, işsiz köle makarna aldığı için mutlu, müslüman köle cennete gidecek diye mutlu.
Köleler böylesine mutluyken, tanrı saydıkları kapitalizme neden isyan etsinler?
Zira kapitalizmin kendisi kölelerin kendisidir, kendi kendini imha etmezler.
İşte bu dünyada bu yüzden devrim olmuyor.
hiç kimsenin mutlu olduğu falan yok
yarın devrimci bi durum ortaya çıktığında hazırlıksız yakalanmanın
sinyalleridir bu tarz söylemler
şu an kapitalizm
altyapı ile hiç bi sorunu çözemiyor
tamamen üstyapının koşullayıcılığına dört elle sarılıyor
kullanılan her araç eskir ve işlevsizleşir
üstyapı ile durumu kotarma mücadelesinin bu derece yoğunlaşması
devrimin ayak sesleridir
hiç kimsenin mutlu olduğu falan yok
yarın devrimci bi durum ortaya çıktığında hazırlıksız yakalanmanın
sinyalleridir bu tarz söylemler
şu an kapitalizm
altyapı ile hiç bi sorunu çözemiyor
tamamen üstyapının koşullayıcılığına dört elle sarılıyor
kullanılan her araç eskir ve işlevsizleşir
üstyapı ile durumu kotarma mücadelesinin bu derece yoğunlaşması
devrimin ayak sesleridir
Sn Khaos.
Bu kadar yakın mı devrimci durum. Yoksa devrimcilerin her zaman gördüğü görmek istediği hayal mi.
Aslında bende senin gibi düşünüyorum Devrimci durum yarın kadar yakın. Bir virüs ne hale soktu dünyayı böbür böbürlenen o koca devletleri onların istihbarat teşkilatlarını ekonomilerini borsalarını bankalarını ne hale soktu. Gözle görülmeyen elle tutulmayan virüs.
Bu saatten sonra hiç bir şey dün gibi olmayacak. Bütün sistemleri bozuldu bütün, planları çöktü, kaçacaklar ama gidecekleri yer yok Şimdi birbirlerini suçlamaya başladılar sen para az verdin ben çok sen yaydın yok öteki yaydı. Komple teorileri havada uçuşuyor Emperyalizm in oyunu muş virüs.
Doğa işte böyle yapar doğanın gücünü küçümseyen ona beylik yaptığını sananlar otursunlar ne halt yediğini düşünsünler. Avustralya da ormanlar yanarken karnını kaşıyanlar Su çok içiyor diye develeri katlederken gülenler düşünsün bu dünya bu evrenin tek sahibi olmadıklarını.
Bu kriz devrimci durumun habercisi . Çok yakında dünyada çok gür sesleri duyacağız meydanlar yine şenlenecek devrimci sloganlar bazılarını korkutacak Belkide çok yakında Dünyanın en güçlü bir ülkesinde kızıl bayraklar doruklara çekilecek
Eğer yaşarsak göreceğiz. Yaşamasak ta görmesek te bizim (insanlığın) olan olacak.
Şüpheci Dinsiz
17-04-2020, 17:17
https://twitter.com/solhaberportali/status/1251079548785082368
Baskoylu
18-04-2020, 15:20
Son dakika haberi: Haydar Baş'ın ardından bir acı haber daha...
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-haberi-haydar-basin-ardindan-bir-aci-haber-daha-41497693
Corona Virus`undan her gun olen yuz`un uzerindeki haberler ACI HABER Olmuyor!!! Ama Yandaslari ve kendisine yakin olanlarin olum neticesinde sayfa basi olarak nerdeyse Bayraklar yariya inecek!!!!!
Bu Hastaligi ve daha nice hastaliklari cikaran BABALARINIZ elbette kaza ile olsa da kendilerinde de bir kac kisi gidecek.
Ustelik Adam ic kanamadan dolayi hayatini kaybetmis..
Pekki Dogu ve Dogu Anadolu da hayatini Corona virus`den kaybedenlerin rakamini vermiyorsun?? Cunku basarisiz ve yetersizligini ortaya koymus olursun.
Cunku kendini baska ulkelerden ustun gorme ve gostermeye calisiyorsun.
SENI; TURKIYE HALKI TANIMAZSA BILE,
BEN SENI
GOZ ALTINDA KAYIPLARINLA TANIYORUM.
ISKENCEDE KATLETTIKLERINLE TANIYORUM.
TOPLU KATLIAMLARINLA TANIYORUM.
YARGISIZ INFAZLARINLA TANIYORUM.
ISKENCEDE KATLETTIKTEN SONRA, YUKSEK BINALARDAN ASAGIYA ATTIGINI, INTIHAR SUSU VERMENDEN TANIYORUM.
BEN SENI, SANA KARSI CIKAN HER BIREYIN TERORIST ILAN ETTIGINI VE ZINDANLARA KAPATTIGIN ILE TANIYORUM...
Baskoylu
05-05-2020, 19:19
Rusya, Guney Kore, Iran, Venezuella gibi ulkelerin yani sira kendisi icin en buyuk tehdit olusturan Cin olusturmaktadir.
Cin genel olarak Kurnaz politika uyguladigi icin Nato ve Birlesmis Milletler tarafindan tedbir alinacak bir acik vermemesi, ABD denen Can emici vampire farkli olanaklara bas vurmasini zorlamistir.
Emperyalizm denilen kan emici yapilanma, bir birine karsi ustunluk saglamaya calismasi en buyuk mucadelelerinden biridir, Ayni zamanda kendi paylarina ortak olusturmamak icin farkli bir ulkeninde gelismesini veya ekonomik olarak buyumesini engeller bagimli olmasi icin BIR BIRLERI ILE IS BIRLIGI YAPMAK DA ZORUNLU BIR ISBIRLIGIDIR.
Herkes kendi somurgesinde olan ulke ve ulkeleri kendisine bagimli olmalari icin butun imkanlarini kullanirlar.
Sana bagimliligindan hosnut degilse, seninle bazi konularda cikmaza girdiyse, bana veya diger isbirlikcilerimize gidebilir, ne olursa olsun bizim pazarimiza ortak olma ortamina gelmemelidir, politikasi ile. Hem Rekabet, hemde Isbirlikciliklerini birlikte surdurmektedirler.
Az Gelismis Ulkeler Uzerinde Egemenliklerini ve Acimasiz Somurulerini Surdurmek icin kendilerine bagimli olan ulkelerin GEMLERINI ellerinde bulundurmak icin butun imkanlarini kullanmak zorunda olduklarini cok iyi biliyorlar, Cunku gecmiste SAHIP OLDUKLARI IMPARATORLUKLARININ NASIL YIKILDIGINI COK IYI BILIYOR VE ONDAN DERS ALARAK DAHA TEMKINLI VE BILINCLI DAVRANDIKLARI KESINDIR.
Yillar once TIME Dergisinde Okudugum bir yazi aynen soyleydi, " USA`nin Soviyetlerin 17 Ekim Devriminden rahatsiz olmasi, Kendileri icin en buyuk tehlike oldugundan dolayi 1920 den sonra Soviyet sistemini yerle bir etmeye calismalarindan dolayi 25 Aralik 1991 e kadar harcadigi butce 100 tane Afrika kitasini, yani 1 Afrika kitasi degil, 100 Afrika kitasinda yasiyan her bireyin milyarder olabilecegini idda etmisti.
Ilk basarili olmasinin mimari Lev Trocki`dir. IHANETE UGRIYAN DEVRIM kitap bunun en iyi kanitidir.
Fransa, Japonya, Ingiltere gibi ulkeler sessiz politikalarini surduruken ABD tarhiler boyunca Isgalciligini, Acimasiz Kahpe oyunlarini surdurerek nice savaslara, katliamlara, Baski ve Somurulerini surdurmeye devam etmeyi surdurmektedir..
Ilginctir her seferinde kendi ayagina baltayi vuran yine kendisidir.
Kore, Filistin, Irak, Libya, Afganistan benzeri yiginla ulkeler uzerinde oynadigi butun oyunlarda yenilgi ile cikmasina ragmen, nice savunmasiz Sivil Kadin, Genc, Cocuk, Yasli savunmasiz insanlarin KATILIDIR.
Kendisine bagli olan ulkelerin ufak bir uyumsuzluk gostermesinin hemen ardindan kendisine bagli tuttugu ekonomi ve politik konulari kademeli olarak gundeme gerir, susturma ve kendisine olan sadakatini surdurmesini soyle veya boyle kuyrugunu kismasini saglar, Yillardir Turkiye`deki Egemenler Uzerinde Oynadigi Oyun Bunun En Guzel Ornegidir.
Ornek verirsek;
1. Ikiz Kulelerin yerle bir edilmesinde bizzat kendilerinin zamansiz aciklamalarindan dolayi, bu oyunun mimari kendileri oldugu, yani kendileri tarafindan yaptirildigi aciga cikti.
Ikiz Kulelerin yanlis izolasion (Installation) yapildigindan dolayi KANSER vakasi oldukca yuksekti. 2 Kuleninde yikilmasi ve yeniden yapilmasi oldukca buyuk sorundu.
Bir Tas ile Uc Kus Vurma politikasi, Kendisi icin inanilmaz bir kazanc olacakti.
1 Kulelerin Yikilmasi.
2 Kendilerine buyuk sorunlar yaratmaya calisan BIN LADDIN denen beladan kurtulmasi,
3 Bin Laddin tarafindan yapildigini kanitlarsa, Butun Mal varligina el koyacak, bu mulkiyetle 2 kule degil 50 kulle dikebilir, ayni zamanda Afganistani ele gecirmis olur…
Kulelerin Vurulmasinin hemen akabinde Bush denen geri zekalinin TV de, "BU EYLEMI YAPAN BIN LADDIN DIR" Demesi, butun oyunlari aciga cikardi. Tabi bunda geri zekali Bin Laddin kendisini kullanan ABD nin oyununa gelmesi de madalyanin diger bir yuzudur…
Aids
2. Aids hastaliginin Afrika kitasinda Insanlarin Maymunlarla girdigi cinsel iliskiden dolayi ortaya ciktigini ortaya atan yine ABD denen kan emici vampirin oyunuydu.
Basta ABD olmak uzere Egemenlerin Insanlar uzerinde yaptiklari deney sonucu yine Kendilerine ayit olan laboratuvar`da cikan ve yayilan bir hastaliktir.
3. SARS Virus`u Cin`de insanlar uzerinde yapilan deney sonucunda cikan bir virus`tur
4. CORONA VIRUS`u, Yarasa, Pangolin (Karinca Yiyen) gibi hayvanlardan bulastigi YAYGARASI ve iddalarin yalanini yine kendileri acikladi.
Kim Acikladi?
Kim olacak ABD nin basinda olan Trump denen geri zekalinin aciklamalarindan ortaya cikti. Kendileri tarafindan bizzat laboratuvar da yapildiginin itrafi, DUNYA HALKLARINI AYAGA KALDIRMIYORSA SUC KIMDE?
IRKCILIK, MILLIYETCILIK, DINCILIK, MEZSEPCILIK, BAGNAZLIK, GERICILIK, PARTICILIK VS VS GIBI YAPILANMALARI KORUMA, KOLLAMA, BOL, PARCALA VE YONET POLITIKASI, BUNLARIN VAZ GECILMEZIDIR.
EGEMENLERIN TEK BIR AMACI VAR. OMURLERINI BIR SURE DAHA UZATMA CABASIDIR.
SONUC OLARAK, IRKCILIGI, MILLIYETCILIGI, DINCILIGI, MEZSEPCILIGI, GERICILIGI, BAGNAZLIGI, PARTICILIGI VS VS GIBI OLUMSUZLUKLARI NE ZAMAN ASACAGI, NE ZAMAN KENDISINI YENILIYECEGI, NE ZAMAN UYANACAGI BUYUK BIR SORU ISARETI.
GECE YARISI SAAT 12 DE BUTUN SAATLER DURMUS BIR SANIYE DAHI ILERLEMIYEN SAAT`LERIN NE ZAMAN CALISMAYA BASLIYACAGI, GUNESIN NE ZAMAN DOGACAGI, UYANMAK ISTEMIYEN DUNYA HALKLARI NE ZAMAN AYDINLIGA CIKACAGI YINE BUYUK BIR SORU ISARETIDIR.
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
tolonbey
09-05-2020, 17:23
Iste böyleee.
Sayin Baskoylu,
Bir tarihde dogu almanyaya gittim.Doogu almanya hudut kaapisindan iceri girerken sandimki yoksul bir aylenin TAVUK kümesine giriyorum.Yikik dökük duvarlar.Kopuuk ipler aman allah aman.Bati ALMAN denizi piril piril,dogu alman denizi cöplük dersin deniz degilde.Lastikler tekerlekler,demirler.tenekeler,naylonlar,ayakkabil arla dolu deniz.Dogu almanya sosyalist batisida kapitalist.
Gectik macaristana divanda oturduk sira bekliyoruz.Sigara icen alman siigarasini unuttup gitti.Macar gümrükcü o sigarayi almak icin yarim saat etrafimizda dolandi baktiki sahibi gelmedi eyilip sigarayi alip gitti.Bir ukranyali alman anlatti.Komunizim ukraynaya gelince ilk 9 ay köylü yiyeceklerini köyde acilan lokanttadan yedi.Devlet baktiki olmuyor herkes evinde yemegini yapsin yesin dendi.Ama para yetismediginden cok zorluk cektik dedi.
Konusmak kolayda yeni sistemi uygulamaya koymak kolay degil.En uygun sistem kapitalizimmdir.Noldu sosyalistler ,komunistler 70yilda yikilip gittiler.
Söylemek kolayda yeni bir sistemi uygulamaya gecirmeek bu cagda mümkün degildir.
Haaaaa japonya gibi bir millet bulursak onlarla mümkün olurda baska milletlerle sizin istediginiz sistem kurulaamaz. Niye kurullamaz?Japonya o sisteme 500 yil önce baslamisti.O sistemi ancak 500 icinde halk ögrrenebildi.Peki acaba biz dediginiz sistemi tam kurabilecekmiyiz,gerekeni yapabilecekmiyiz?500 yil inatla bu isi basarmak icin sabredebilecekmiyiz.Japonyayi amarika bile kiskaaniyor.Ama ne yapsin o sistemi amarika halkinin kabul etmesi 500 beklemesi imkansizdir.Helede müslüman ülkeler.
Müslümanlar gariyi bile ALLAHTAN istiyorCamilerde Allaha yalvarmaktan nerdeyse altlarina gaciracaklar.Bunlarmi senin dedigin sistemle yasiacaklar.
Bak müslüman sair ne diyor siirinnde
Rizk icin sakin üzülme
Calismayi birak HUUUUUUUUU de.
iKi tahra arasinda olsan bile
Halikim besler seni.
Yahu iki tanta arasinda Allahin besledigi canli insan degil TAHTA kurusudur.Bunlarla TUVALETE bile giddilmez.
Muhammedül ekber diyorki DIN AKIL iSi degil, NAKIL isidir.Peki din akil isi degilse Allah nicin akli koydu kafamiza.Kurandaki ayatta söyle diyor AKLINI KULLANMAYANIN BASINA PiSLiK yagdiririm.Sen bunlara ne ögretebilirsin?Islam,insanlar aydinlandikca batacaktir.Insanlar yeterince aydinlaninca islama ELVEDA diyecezde artik o ne.zaman olur 500 yil sonrami 1000 yil sonrami.Benim düsünceme göre ancak iki bin yil sonra olabilir sizin bu iddialariniz.Onun icin yormayin kendinizi:-))
Dedeniz
Otoriter Kemalist
11-05-2020, 10:11
Coronanın herhangi birisinin oyunu ya da projesi olduğuna inanmıyorum.
Komplo teorisyenleri hep böyle iddialar ortaya atarak insanların kafasını boş yere işgal ediyorlar. Bence komplo teorisyenleri de en az dindarlar kadar tehlikelidir.
Baskoylu
11-05-2020, 22:54
Sayin tolonbey,
Bir olusumun veya yapilanmanin nitelik ve niceligini kavramadan, ogrenmeden ve bilmeden ulu orta kulaktan duyma sozlerlerle yola cikarsak varacagimiz sonuc ve degerlendirmeler gorduklerinizden oteye gitmiyecektir.
Komunizm Nedir.
Sosyalizm Nedir?
Sosyal Demokrasi Nedir?
Demokrasi Nedir? vs vs
Yani sistemlerin nitelik ve niceligini ogrenmeden dogru tahlil etmenizinde mumkunu yoktur.
Tanri Vardir, Tanri Yoktur gibi iddalardan once, Tanrinin ne oldugu ne olmadigini ogrenmek aklin yolu ile bunu dogru tahlil etmekten gecer, Dogru tahlil sonucunda Tanrinin varligini ve yoklugunu mantikli bir yaklasimla cozebilirsin.
Yani bir seyin nitelik ve niceligini ogrenmeden onu yok edemezsin ayni zamanda var oldugunu da savunamazsiniz.
Sosyalizm`de Arti Deger Yoktur, (Somuru Yoktur) Esit Ise Esit Ucret, Herkesin Yetenegine ve Herkesin Gucune Gore Is kosullari vardir. Paylasmak ve birinin digerinden ustun olmama olusumu vardir.
Uretim araclarinin kamunun, devletin elinde olmasi, ekonomik etkinliklerin kâr yerine insanlarin butun gereksinimlerini karsilamasi kayitsiz sartsiz gerektigini one suren, deger olarak emege onem veren, toplumun orgutlenmesinde koklu degisiklikler amaclayan siyasal ogretidir.
Ekonominin buyuk kucuk bir aristokrat, zenginler sinif ya da kapitalist bir sinif yerine genis kitlelerin yararina isletilmesi gerektigi savunan yonetim bicimidir. Sosyalizm, Sosyalist Devlet bir modeldir. Emek ve Sermaye uretici gucun insan, insan emegi somuruye dayanmiyan, kendin pisir kendin ye, kendin uret, kendin tuket, Ezen ve Ezilenin, Somuren ve Somurulenin olmadigi, dolayisiyla uretilen ve yaratilan herseyin toplum icin, toplum hersey icin, insanlik - insan icin, insan insanlik icin mucadele veren, yani gercek olan toplum oldugu dusuncesinden yola cikilarak olusturulmus bir sistemdir.
Dogu Almanya, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk, Yogoslavya, Polanya, Kuba, Cin ve daha sayamiyacagimiz bir cok kendisini Sosyalist veya Komunist iktidar oldugunu gosteren ve gostermeye calisanlari bir yana birakin.
Soviyetler Birligi`inde 17 ekim Devrim surecinden sonra bazi asamalar kaydedilmesine ragmen SOSYALIST ASAMA KAYDEDILMEMISTIR. 1938 de St Petersburg da yapilan kongre konusmasinda, Stalin soyle bir cumle kurar, " Lenin Yoldasin Omrunun Yetmemesinden Dolayi Asilmasi Gereken Sosyalist Asamayi tamamladik ve Asmis durumdayiz" demistir.
Bir sonraki parti delegesi, "Stalinle ayni fikirde olmadigini, Sosyalist Asamanin asilmasi icin gereken bir kac kistasin yerine getirilmedigi, bunlarin getirilmemesini goz ardi edilerek, Sosyalist Asamanin Asildigini Savunmak, Sosyalizm Felsefesine kucumsenmiyecek zararlar verebilir" der.
1939 da Kongre toplantisinda, Stalin, Delege yoldasin soylediklerini onaylar, Sosyalist Asamanin Asilmadigini soyler...
Soviyetler Birliginde Sosyalizm insa edilmemisken, diger ulkelerde Sosyalist Asamanin asildigini ve Sosyalist bir ulke olduklarini savunmak, Ayaklari Yerden Kopuk, kanatlari kirilmis kusa benzer.
Cin devriminden sonra Mao nun omru sadece KULTUR DEVRIMINE YETMISTIR. Kultur devriminden sonra, Sosyalizm adina bir adim atilmamistir.
Kuba Devrimden sonra, Rus Sosyal Emperyalizmin kiskacindan bir adim ileri gitmemistir, tas ustune tas koyulmamis, halklarin refahi ve gelecegi icin bir adim atmamistir, Rus Sosyal Emperyalizmin verdikleri ile yetinmis, kendisini gelistirmek, yenilemek ve Sosyalizm asamasi icin ufak bir adim bile atmamistir.
Zaten CHE Bu Yuzden Bakan iken, Fidel Castro ile celiskiye dusmus Bakanligi birakip, Bolivya ya gidip Devrimci mucadelede Duzen tarafindan ketledilmistir. Fidel Castro ve onun gibiler Sosyalizm icin mucadele veren kisi ve kisiler degildirler, bunlar aksine, Teorisi - Pratigine Uymuyan, Pratigi - Teorisine uymiyan, bilerek veya bilmiyerek Sosyalizme zarar veren Emperyalizmin ekmegine yag surenlerdir.
Sonuc olarak Emperyalizm; kendisi icin en buyuk tehlike olan, kendi saltanatini yerle bir edecek ve korkulu ruyasi olan SOSYALIZM VE KOMUNIZIM Gibi yapilanmalari yok etmek adina elinden gelen butun imkanlari kullanacaktir, kullanmak zorundadir, yok degilse omrunu kisaltmis olacaktir.
Ornegin Arkadasin birisi, Emperyalizmin savunuculuguna soyunmus, Boylesi iddalarin KOMPLO TEORISI olarak gormeye calismis, ustelik DINDARLAR KADAR TEHLIKELI OLDUGUNU Savunmus!!!!!
Aslinda Savundugu ve avatarindaki kisinin nitelik ve niceliginin bile farkinda olmadan, Yani DIYANET BASKANLIGINI meclisin vaz gecilmezi yapan sanki baskasiymis gibi.
1 MAYIS EMEK VE DAYANISMA (ISCI VE EMEKCI ) Bayramini, yassakliyan, BAHAR BAYRAMI OLARAK lanse eden baskasiymis gibi.
Mustafa Suphi ve 14 yoldasini planli getirip KARADENIZDE Hunarca katlettiren baskasiymis gibi.
1938 Dersim Katliamin Bas Sorumlusu ve Turkiye sinirinda nice katliamlarin ve cinayetlerin ozellikle FASIST yasalarin mimari oldugunu bile bile savunuyorsa!!!!!!!
Emperyalizmin; Dunya Halklarin Bas Dusmani Oldugunu da Goremez...
Canada`ya Deli Dana Yaptirimi Uyguliyan, Irak ve Iran`a Nuklear silahlanma yanlari ile yaptirim uyguliyan, Cin`e Sars ve Corana Virus, Afrika`da insanlar uzerinde yapilan deney sonucu AIDS vs vs hastaliklari uyguliyan, Dunya genelinde haksiz Savaslarin da mimari olan ABD ve onun gibi ulkelerin sahip oldugu VAHSILIGI GORMUYOR...
Onlarin savunuculugunu yaparak, DOGRULARI SOYLEMEYE CALISANLARI DA, KOMPLO TEORISI URETTIKLERINI SAVUNABILIYOR!!!!!!!
YARASA VE PANGOLIN (KARINCA YIYEN) Hayvanlari Yiyen Cinliler CORONA VIRUS`u ortaya cikardiysa. bu hayvanlardan PANZEHIR uretilmesi cokmu zor? Bu Hayvanlar Insanlar tarafindan tuketiliyorsa! ilk kezmi tuketiliyor? Ilk kez tuketilmiyorsa simdiye kadar neden cikmadi?
Panzehir basitçe, bir zehrin veya virüsün etkisini önleyen, yok eden ya da söz konusu etkinin tam tersi etki yapan maddelere verilen isimdir.
Panzehir adı Farsça pad zahr'dan gelir. Antidot olarak da bilinir.
Panzehirlerin çalışma mantığı
Genel olarak panzehir zehire karşı iki şekilde etki eder.
Zehrin yapısını bozarak.
Bu tip panzehirler zehrin yapısını bozarak ya da zehirle halkalı bileşik oluşturarak; zehrin yeni ve zehir etkisi göstermeyen bir maddeye dönüşmesini sağlayarak etkisiz hale getirir. Genellikle Sitotoksik (hücre yapısını bozan) zehirlere karşı yapılan panzehirler buna benzer şekilde çalışırlar.
Zehrin etki ettiği hücresel yapıya bağlanarak ve emilimi azaltarak
Bu tip panzehirler, zehrin etki ettiği hücresel yapıya zehirden önce bağlanarak zehire bağlanacak yapı bırakmayan maddelerdir. Bu sayede zehirin emilimini sağlayan yapı bozulur ve zehir daha az emilir. Genelde Nörotoksik (sinir hücrelerinin çalışmasını bozan) zehirlere karşı yapılan panzehirler bu şekilde çalışırlar.
Panzehirler yapısal olarak ikiye ayrılır
Bölgesel Panzehirler
Zehirlenen bölge üzerinde kullanılan panzehirlerdir. Bu panzehirlerin kullanım amacı öncelikle emilimi azaltmaktır. Özellikle temas yolu ile ya da ağız yolu ile alınan zehirlerde kullanılır. Uygulandığı bölgede zehirin emilini sağlayan almaçlarla birlikte zehire bağlanarak emilimi azaltırlar ve zehirlenmeyi durdururlar. Alkol, aktif karbon, amonyak, süt, yoğurt en bilinenleridir.
Sistematik Panzehirler
Kan zehirlenmelerine karşı kullanılırlar. Kimyasal, fizyolojik ve farmakolojik panzehirler olarak üç gruba ayrılır. Genellikle zehirle halkalı bileşik yaparak zehrin yapısını bozma yolu ile çalışırlar. Yılan zehirlerine karşı yapılan antikor içerikli panzehirler de bunlardandır.
Panzehirler nasıl elde edilir?
Panzehirler, zehrin kimyasal yapısı bilindiğinde zehir ile etkileşime girecek bileşiklerin suni olarak üretimi ile elde edilebilir. Aktif kömürün panzehir olarak kullanımı buna basit bir örnektir.
Zehrin yapısının karmaşık olduğu durumlarda ise zehre bağışıklığı bulunan hayvanlardan serum üretilerek ve bu serum saflaştırılarak panzehir elde edilir. Örneğin yılan zehirleri için bu işlem kısaca şu şekilde yapılır.
At, inek gibi büyük ve güçlü hayvanlara yılan zehri düşük dozlarda verilir.
Hayvanın vücudu antikor üretmeye başladığında zehrin dozu yükseltilir.
Zehrin dozunun yükselmesi ile üretilen antikor miktarı da artar.
Antikor miktarı beklenen seviyeye ulaştığında hayvanın kanı serum üretmek üzere hayvana zarar vermeyecek miktarlarda alınır.
Alınan kan serum üretimi için kullanılır.
Serumda bulunan antikorlar saflaştırılarak panzehir haline getirilir.
Bu şekilde elde edilen panzehirler hastaya önce küçük miktarlarda verilerek alerjik reaksiyon oluşup oluşmadığı kontrol edilir. Alerjik reaksiyon oluşmaması durumunda zehrin miktarı ile doğru orantılı olarak daha fazla miktarda panzehir hastaya verilir.
Böylelikle zehrin vücut üzerindeki etkisi kırılmış olur.
tolonbey
12-05-2020, 09:03
iste böyleee.
S Baskoylu,Nazim Hikmet Rusyayya gidince orda Rus komunist yöneticileriyle Ters düstü.Nazim diyorduki siz gercek komunist sistemi uygulamiyorsunuz.Rus yöneticilerde bize komunist sistemi sizmi ögreteceksiniz demislerdir.Nazimi kendulerinden uzak tutmuslardir.
Ben dogu almanyaya gittim.hicmi hic beyenmedim dogu Almanyayi.Insanlar cok ACiZ ülke cöplüktü,YOKLUKTU.
Macaristani oldukca beyenmistim.Insanlar oldukca mutlu ülkeleri oldukca medeeni ve temizdi.Köylerde bile batililardan alinmis otomobiller kullaniyorlardila.Yüzleri olldukca gülüyordu.
Romanyaya gittik,Romanya FELEKETLERi yasiyordu.Halk cok yoksul,yüzler ASIK üstbas perisan.Halbuki RRomanya Macaristandan daha verimli bir topragi var.Misafir oldugumuz alman aile kahve yapip getirdi kahve taslarinin saplari kirikti.Adamlar bir kahve taslarini biile yeniliyecek paraya sahip degilller.Birde ne diyor alman aile bu bölge almanlarin cogunlukta olduklari bölge,öteki bölgeler buradan cok daha kötü.Benzinciden benzin almaya gittim etraf araba dolu millet benzin bekliyor.Bana dedilerki 10 kmilerdee yolun üstünde bir otel var.O otelde bir memur var ondan bir kagit alip gelecen ondan sonra beklemeden benzin alip gidecen.söyleneni yapip benzini aldik.Romanya yoksullugun yoksullugunu yasarken CAVUSESKO 1150 odali sarayda yasiyordu.
Mutlu,varlikli yasamin sirri sistemde degil insanlarin kafasindadir.EEger bilim ve teknigle gerekektigi kadar ilgilenip bir cok sey yapip üretip satiyorsan ülkene girdigi oranda para kadar mutlu yasarsin.Aksi takdirde sürünürsün.Hanki rejimi secersen sec.
Ülkelerde rejim degisikligi kolay birseyde degil.Ukaynada yasayan bir alman kapitalist sistemden kominist sisteme geciste cektiklerimizi biz biliriz diye anlattida agzimiz acikta kaldi.Neler yasamislar neler.
Japonlarin bugünkü geldigi yere gelmek icin 1700 yillarindan itibaren baslamislar calismaya.Ancak 500 yil sonra gelebilmisler bu seviyeye.Japon halki heryönde dünyanin tepesinde bir halktir.Amarika bile gibtayla bakiyor bu halka.Bu seviyeye cikarilan bir halk tabiki kalkinmada ilk neden oluyur.
Japonyada istasyonlarda tirene kosan kimse göremesin deniyor.Isci icinden gelerek ben dünden daha fazla mal cikaracamm diyor.Patron nasil daha cok iscilerimi memnun edebilirim deye düsünüyür.
Japonyada ne yeraltinda nede yerüstünde cikan birsey yoktur,hepsi disardan alinir,YAPILIR ve disari satilir.Japonlar genelde herseyi ilk bulanlardir.Japonya halkini öyle egitiyorki halk her zorlugu,imkansizligi cok kolay yenebiliyor.
Biz daha halka bir sistem secememisizHer hükümet baska DAVUL caliyor.
Ne demisti iREiS biz DEMOKRASi tirenine binip SERiAT istasyonunda inecez.Ordanda seriat otobüsüne binip Seriati yasayip yasatacagimiz yere inecez.Birbaskasi sosyalist rejimci.öteki kapitalist.Yani her iktidar sistemine sifirdan basliyor.Bu hal 3-5 10-15- engec 20 yilda deyisip yeniden tekrarlaniyor.Bu halkla nereye gidebilir bu ülke.1 kisiye 10 kisi saldirirsa bir ülkede o halkdan hicbir derde derman aranamaz.
Biz daha ne tarafa gidecegimize karar verebilmis bir ülke deyiliz.
Dedeniz
antkanser
12-05-2020, 20:20
iste böyleee.
S Baskoylu,Nazim Hikmet Rusyayya gidince orda Rus komunist yöneticileriyle Ters düstü.Nazim diyorduki siz gercek komunist sistemi uygulamiyorsunuz.Rus yöneticilerde bize komunist sistemi sizmi ögreteceksiniz demislerdir.Nazimi kendulerinden uzak tutmuslardir.
Ben dogu almanyaya gittim.hicmi hic beyenmedim dogu Almanyayi.Insanlar cok ACiZ ülke cöplüktü,YOKLUKTU.
Macaristani oldukca beyenmistim.Insanlar oldukca mutlu ülkeleri oldukca medeeni ve temizdi.Köylerde bile batililardan alinmis otomobiller kullaniyorlardila.Yüzleri olldukca gülüyordu.
Romanyaya gittik,Romanya FELEKETLERi yasiyordu.Halk cok yoksul,yüzler ASIK üstbas perisan.Halbuki RRomanya Macaristandan daha verimli bir topragi var.Misafir oldugumuz alman aile kahve yapip getirdi kahve taslarinin saplari kirikti.Adamlar bir kahve taslarini biile yeniliyecek paraya sahip degilller.Birde ne diyor alman aile bu bölge almanlarin cogunlukta olduklari bölge,öteki bölgeler buradan cok daha kötü.Benzinciden benzin almaya gittim etraf araba dolu millet benzin bekliyor.Bana dedilerki 10 kmilerdee yolun üstünde bir otel var.O otelde bir memur var ondan bir kagit alip gelecen ondan sonra beklemeden benzin alip gidecen.söyleneni yapip benzini aldik.Romanya yoksullugun yoksullugunu yasarken CAVUSESKO 1150 odali sarayda yasiyordu.
Mutlu,varlikli yasamin sirri sistemde degil insanlarin kafasindadir.EEger bilim ve teknigle gerekektigi kadar ilgilenip bir cok sey yapip üretip satiyorsan ülkene girdigi oranda para kadar mutlu yasarsin.Aksi takdirde sürünürsün.Hanki rejimi secersen sec.
Ülkelerde rejim degisikligi kolay birseyde degil.Ukaynada yasayan bir alman kapitalist sistemden kominist sisteme geciste cektiklerimizi biz biliriz diye anlattida agzimiz acikta kaldi.Neler yasamislar neler.
Japonlarin bugünkü geldigi yere gelmek icin 1700 yillarindan itibaren baslamislar calismaya.Ancak 500 yil sonra gelebilmisler bu seviyeye.Japon halki heryönde dünyanin tepesinde bir halktir.Amarika bile gibtayla bakiyor bu halka.Bu seviyeye cikarilan bir halk tabiki kalkinmada ilk neden oluyur.
Japonyada istasyonlarda tirene kosan kimse göremesin deniyor.Isci icinden gelerek ben dünden daha fazla mal cikaracamm diyor.Patron nasil daha cok iscilerimi memnun edebilirim deye düsünüyür.
Japonyada ne yeraltinda nede yerüstünde cikan birsey yoktur,hepsi disardan alinir,YAPILIR ve disari satilir.Japonlar genelde herseyi ilk bulanlardir.Japonya halkini öyle egitiyorki halk her zorlugu,imkansizligi cok kolay yenebiliyor.
Biz daha halka bir sistem secememisizHer hükümet baska DAVUL caliyor.
Ne demisti iREiS biz DEMOKRASi tirenine binip SERiAT istasyonunda inecez.Ordanda seriat otobüsüne binip Seriati yasayip yasatacagimiz yere inecez.Birbaskasi sosyalist rejimci.öteki kapitalist.Yani her iktidar sistemine sifirdan basliyor.Bu hal 3-5 10-15- engec 20 yilda deyisip yeniden tekrarlaniyor.Bu halkla nereye gidebilir bu ülke.1 kisiye 10 kisi saldirirsa bir ülkede o halkdan hicbir derde derman aranamaz.
Biz daha ne tarafa gidecegimize karar verebilmis bir ülke deyiliz.
Dedeniz
zırnık kadar aklın yok senin. 1150 odalı saray senin reisinde var
tolonbey
12-05-2020, 21:01
iste böyleee,
Sen cok akilli oldugun icinmi solcu oldun.Nerde türkiyedeki eski soolcular.Kanatlanip uctularmi.
Komunist dogu Alman basbakani güney amarikaya kacti.Nekadar para kacirdi biliyormusun.95 milyar.Senin coh insalcil solcularin.Bati almanyadogu almanyaya kapilarini acinca mühürlemeye alinan pasaportlarin arasina birer muz koyuyorduu bati almanya öyle veriyordu pasaportunu geri.Muzu gören dogulu sevincinden havaya ucuyordu.Cünkü yasaminda hic muuz yememistii gencler.Komunist sistemle seriat ayni, hicbir farklari yoktur.Ikisindede hersey% 60-70 yasaktir.
Dedeniz
antkanser
13-05-2020, 01:50
iste böyleee,
Sen cok akilli oldugun icinmi solcu oldun.Nerde türkiyedeki eski soolcular.Kanatlanip uctularmi.
Komunist dogu Alman basbakani güney amarikaya kacti.Nekadar para kacirdi biliyormusun.95 milyar.Senin coh insalcil solcularin.Bati almanyadogu almanyaya kapilarini acinca mühürlemeye alinan pasaportlarin arasina birer muz koyuyorduu bati almanya öyle veriyordu pasaportunu geri.Muzu gören dogulu sevincinden havaya ucuyordu.Cünkü yasaminda hic muuz yememistii gencler.Komunist sistemle seriat ayni, hicbir farklari yoktur.Ikisindede hersey% 60-70 yasaktir.
Dedeniz
ben çok akıllı değilimdir muhtemelen. ama solcu olacak kadar akıllıymışım demek ki.
aptallar solcu olamaz, olmaz demiyorum , dikkat et, olamaz diyorum. ne hafızaları, ne kapasiteleri, ne de beyinleri yetmez. aptallar ya ırkçı ya dinci olurlar. kısa süreli kar etmeyi, kazanım sanacak kadar salaktırlar. şekil 1A.
hadi git yat dedemiz miş bide bana genç diyo. ellah ellah. de git .
Solculuk Sağcılık ne demek bu yaşıma kadar anlamış değilim. Birileri bu insanları kamplaştırmak için mi icat etti solculuk sağcılığı. Yoksa birilerinin işine geldiği için mi uydurdu bu terimleri.
Mesela komünist olmak solculuk mu sağcılık mı Veya dindar olmak.
Örneğim İhsan Eli açık din ve dindarlık anlatıyor solcu mu veya cüppeli Ahmet sağcı mı. Veya Ecevit solcu Demirel sağcı mı idi.
Benim bildiğim bazı siyasal terimler vardır Gerici, Liberal, faşist -muhafazakar ( bu bile net değil)- Sosyalist, devrimci, İlerici gibi.
Otoriter Kemalist
13-05-2020, 11:53
ben çok akıllı değilimdir muhtemelen. ama solcu olacak kadar akıllıymışım demek ki.
aptallar solcu olamaz, olmaz demiyorum , dikkat et, olamaz diyorum. ne hafızaları, ne kapasiteleri, ne de beyinleri yetmez. aptallar ya ırkçı ya dinci olurlar. kısa süreli kar etmeyi, kazanım sanacak kadar salaktırlar. şekil 1A.
hadi git yat dedemiz miş bide bana genç diyo. ellah ellah. de git .
İşte şu anda gözüme takvalı ve tam muhafazakar bir Müslüman gibi geliyorsun. Onlar da kendilerinin zeki ve üstün olduğunu zanneder. Hatta ben bunu en çok Fetullahçılarda gördüm. Kendilerini herkesten akıllı ve bilgili gibi görüyorlar.
Bize göre de tam tersi solcu olmak için aptal olmak gerekir. Solculuk tıpkı din gibi hayal aleminde yaşamaktır ki ben solcuları dindarlarla aynı kategoride değerlendiriyorum bu yüzden.
Ayrıca Atatürk mü aptal, Celal Şengör mü aptal, İlber Ortaylı mı aptal?
Ne solcuların ne de dincilerin bu ülkeye gram katkısı olmamıştır.
Otoriter Kemalist
13-05-2020, 12:00
zırnık kadar aklın yok senin. 1150 odalı saray senin reisinde var
Ahahaha verecek cevap bulamayınca hemen de ad hominem'e sarılmış zavallı solcu.
Sen tolon dedeyi tanıyor musun ki onun reisçi olduğundan bu kadar emin şekilde konuşuyorsun?
Ne solcuların ne de dincilerin bu ülkeye gram katkısı olmamıştır.
Sn Kemalist Otoriter Totoriter
Katkı dediğin nedir
Yolda, Tünelde, Köprüde çalışmadılar mı demek istiyorsun. Tarlada, şeker fabrikasında, Tariş te, Fisko birlikte, Sümer bank ta, Tekelde, Çalışmadılar mı demek istiyorsun solcuların.
Sence katkı ne oluyor. Onun için mi 1971 -12 martında aslıdılar veya 1980- 12 eylülün de.
Yoksa onlar solcu değil miydi Sağcı değiller biliyoruz da Solcu da mı değildi. Peki sen hangi gruptansın. Totoriter Kemalist.
Otoriter Kemalist
13-05-2020, 22:44
Sn Kemalist Otoriter Totoriter
Katkı dediğin nedir
Yolda, Tünelde, Köprüde çalışmadılar mı demek istiyorsun. Tarlada, şeker fabrikasında, Tariş te, Fisko birlikte, Sümer bank ta, Tekelde, Çalışmadılar mı demek istiyorsun solcuların.
Sence katkı ne oluyor. Onun için mi 1971 -12 martında aslıdılar veya 1980- 12 eylülün de.
Yoksa onlar solcu değil miydi Sağcı değiller biliyoruz da Solcu da mı değildi. Peki sen hangi gruptansın. Totoriter Kemalist.
Yıl olmuş 2020 elin ecnebisi uzaya koloni kuruyor siz hala yok onlar sağcı yok bunlar solcu muhabbeti yapıyorsunuz. Yazık yani.
Ben sağ ve sol gibi saçma sapan tanımlamalara itibar etmem. Ben sağa sola bakmam, ileriye bakarım sadece.
Bütün işçileri solcu yaptı adam :D
Ayrıca asılınca otomatikman mükemmel bir insan mı oluyorsun yani? İskilipli Atıf, Şeyh Said, Seyit Rıza ve Adnan Menderes gibileri de mi ilerici olarak görüyorsun?
ilahimasal
13-05-2020, 22:55
Ecnebi !!
Sende bu devletin malısın!
O ecnebiler dedigin uzaya koloni kurmadı kursa ne olucak ? Çokmu önemli ?
Solcular uzaya koloni kurmak istemez cünkü oraya harcanacak maddiyat icin dunyada binlerce insanı SÖMÜRMEK durumunda kalır.!
Sol dediğin ve isaret ettigin artık kimlerse demiyorum anlıyoruz zaten. İşte onlar sömürüyü sevmez.
Bir dinci birde islamcıymısta bilmem ne .
Pardon siz kimdiniz? Neydiniz ? Ne ise yararsınız? Bir iki parca bir seyler karalada bilelim.
Dinci ve solcu olmadıgına göre elbet bir boksunuzdur. Ne bok oldugunuzu bilmek isteriz.
Yıl olmuş 2020 elin ecnebisi uzaya koloni kuruyor siz hala yok onlar sağcı yok bunlar solcu muhabbeti yapıyorsunuz. Yazık yani.
Ben sağ ve sol gibi saçma sapan tanımlamalara itibar etmem. Ben sağa sola bakmam, ileriye bakarım sadece.
Bütün işçileri solcu yaptı adam :D
Ayrıca asılınca otomatikman mükemmel bir insan mı oluyorsun yani? İskilipli Atıf, Şeyh Said, Seyit Rıza ve Adnan Menderes gibileri de mi ilerici olarak görüyorsun?
Uzaya koloni kuranlarda da sağcı solcu yok mu sanıyorsun. Sen hala iskipli rıza menderes İnönü le mi uğraşıyorsun Bir kurtarıcı mı bekliyorsun.
Genel anlamda solcu işçileri emekçilerden taraf olanlara deniyor ortadakilere de ortanın solcusu yani kemalistlere deniyor.
İşçilerin olması gerek taraf elbette solculuk -Konu işçi olduğunda açarız ayrıntıları ile.-
İlerici olman için tarafın sol olmalı yoksa muhafazakar veya gerici olursun Neden sola ön yargı ile bakıyorsun. Otoriter olduğun için sanırım. Otoriter ne demek diktatör faşist kral gibi tanımlar otoriterlik içine giriyor.
Bence kendini biraz esnet daha net şeyler görürsün.
tolonbey
14-05-2020, 17:53
iste böyleee,
Komunist Nazim diyordiki yarin yanagindan gayri herseyde ortak olmaliyiz.Rusyaya kacti Ruslarada fikrini böyle aciklayinca hassiktir,bize koministligimi ögretecen dediler.Bu nedenle Ruslar Nazima hicbir görev vermediler.Hatta pasaport bile vermediler.Romanyaya gectide ordan pasaport aldiydi.
Komunist sistemde gelisme cok zordur.Hatta inkansizda denebilir.Türkiyede yari komunistlik sayilirdi fabrikalarin cogu devletin elindeydi.Almanyada bir demir celik fabrikasinda 3,000 kisi calisiyorsa TTürkiyede bir denircelik fabrikasin da 10,000 kisi calisirdi.Fabrikada söz sahibi insanlar isci olarak fabrikaya girebilmek icin bir kac bin liaa yetkililere bayildimi hemen fabrikaya alinirdi.Bir Yogoslav vatandasiyla konustumda komunist rejim zamaninda ise dogru dürüs gitmezdim dediydi.Cünkü fabrikada yüksek bir mevkim varrdi.Bir dafasinda ise 9 ay gitmedim demisti.
Sahipli bir fabrikada bunu yapabilirmisin?
Almanyada calistigim fabrikada kaynakciydim.Fabrikaya girdigimde günde 9 kuplunk kaynatiyordum.Zaman okadar bolduku zamani geciremiyordum.Tuttum kuplung sayisini 15 cikardim.Arkadaslar kudurdu sen ne yapiyorsun.Ulan oglum vakit gecmiyor hic degilse faydamiz dokunsun dedim.Derken ustabasi geldi dediki duydumki sen kuplung sayisini artirmisin.Evet artirdim dedim.Gitti fabrikanin mühendisini cagirdi.Mühendis geldi sen bunu nasil basardin dedi.Yapda göriyim yaptim gördü tesekkür etti ve dediki bunun karsiligini alacaksin.Arkadan fabrikanin müdürü geldi tesekkür edip önümüzdeki ay ayligina bir dafaya mahsus 3300 euro ödiyecez dedi.Burdan aldigim atesle masanin üstüne 80 kg lik kuplungu 2 kiyle Kaldiriyorduk.Masaya kaynattigim bir kolla bu kuplumglarii insansiz düymeye basmakla masaya kaldirmaya basladim.Gene mühendis geldi ölcdü bicti hesap edip gitti.Bu sefer patron gelip tesekkür edip öncekii ödedigininn birkac mislini ödedi,Bir yogoslar buldugu bir yenilikten doyai 40,000 dm bahsis almisti.Devletin elindeki is yerlerinde bu olmaz.Dedigim gibi Almanyada 3 bin kisiyle cikarilan mal Türkirede 10,000 kisiyle cikariliyordu.Bu nedenle devletin elindeki bir cok fabrikalar sivillere satildi.
Almanyadan bir cok fabrika Cine ya tasindi yada orda yeni bir fabrika acti.Almanyada saat ücretimiz28 Euröydu cinde sat ücreti 3 euro.Bu nedenle almanyadan pekcok isyeri Cine gitti.Örnegin bizim fabrika bir fabrika macaristana,birtane arjantine bir fabrikada cine acti.Devlet olsa böyle birsey yapmaz.
Kapitalist sistem hep fazla üretmek icin ugrasir.
Örnegin Almanyada söyle bir yasa var.Her fabrika en az 3 yilda bir ürettigi malzeme üstünde bir degisiklik yapmak zorundadir.Buda teknik bakimindan fabrikalari zorluyor.
Bir zaman geldi Fabrikaya ROBOT getirdiler.Bu robotlarla üretim dahada arti,Fabrikadaki yasli insanlari emekliye cikardilar Yeni makinalar geldi.Yeni gelen mainalarda örnegin önceden 30 kisi calisirkan indi 10 kisiye.Devletin elindeki fabrikalar bunu yapmaz.Cünkü girende devlete cikanda devletten,Kisiyi ilgilendirmiyor..
Ama fabrika sahibi devamli düsünüyor ne yapmaliyimki cikisim az olsun girisim cok.Cünkü ayni malzemeyi cikaran fabrikalar var.Hanki fabrika ucuz verirse alicilar gidiyor ona.
Yaniiiiii KAPITALIST sistemin onüne hicbir sistem gecemez.
Bilim ve TEKNIKTE tavan yapan kapitalist sistemdir.Kim daha iyi yaparsa o kazanir.
Hanimin calistigi fabrikanin müdürüne dedimki,eskiden Almanyanin ürettigi mallar cok saglamdi son yillarda biraz avaralasti deyince dediki siz geldinizya Almanyaya ondan olmustur dedi ve güldü.Sonrada saka diyorum dedi.Son yillarda ürettigimiz mallarda cok yabanci parca kullaniyoruz ondandir dedi.Evet,güney koreden,cinden,surdan burdan onbinlarce cesit yedek parca geliyor.Bu parcalar disarda ucuz oldugundan disardan aliyorlar.
Kapitalist sistemin derdii,benim malim daha saglam,daha ucuz,görünüsü daha güzel olmaliki dünya benim malimi tercih etsin.Ama devletinse böyle birderdi yoktur aCiL olarak.
Bekarken logantalarda yerdim yemegimi.Belirlemistim en güzel yemekleri hanki loganta cikariyor deye.Hep onlara giderdim.Kapitalistt sistemin malinin üstünde mal yoktur.
Gecen yil izmirde bir manifaturaciya girdik bir kutu dikis ignesi istedik.Adam detirdi kutuyu baktimki kutunun üstünde söyle yaziyorMADEiN-DEUTSCHLAN.Alman malidir diyor bu igneler.
Müslüman hereyi ALLAHDAN ister.
Allahim,bana gapuz memeli,ince belli güzel yüzlü bir gari.
Bolda para
Tarlama mahsül
Elmaligima alma
Birde otomobil
Kizima bir eyi goca
Oglumada eyi gari
ver ALLAHIM verrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrderiz.Ordularimiza muzaffariyat düsmana maglubiyat ver yarapbimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm.
Ruslarla 41 kere savasmisiz birkere kazanmis 40 kere kaybetmisiz.Eeeeeeeee dua ile ismi olur.
Dedenüz
antkanser
15-05-2020, 00:41
bu malları kaale alıp bir şeyler anlatabileceğini zannedenler korona virüsüne laf anlatabilirler, ama bunlara anlatamazlar, çünkü bunlar amip.
tiplere bak, toliter kamilist, turdur, ahlaksız yıldız tozuymuş, lavuk bunlar be, bi sie verecen bunlara, kapatacan pencereyi.
Komunist Nazim diyordiki yarin yanagindan gayri herseyde ortak olmaliyiz.Rusyaya kacti Ruslarada fikrini böyle aciklayinca hassiktir,bize koministligimi ögretecen dediler.Bu nedenle Ruslar Nazima hicbir görev vermediler.Hatta pasaport bile vermediler.Romanyaya gectide ordan pasaport aldiydi.
-------------------------
Yarin yanağından başka her şey ortak olmalı Şeh Bedrettin in sözüdür. Nazımda kullanmıştır. Şeh Bedrettin de 850 yıllarında yaşamış bazı yerde 80 yıl bazı yerlerde 120 yıl iktidar olmuş Yarin yanağı dahil her şey ortaktır diyen Karmatiler den almıştır. Bu Karmatiler ok, yay, mızrak ve at dışında her şey her kesin diyerek ilk el komünizm i kurmuş ve uzun dönem yaşatmışlardır.
Yani Komünizm SSCB ile sınırlı değil ondan önceleri var. Sonraları da olacak.
Komünizm ne Rusya ne Nazımla sınırlı İnsanlık bunu bütün dünyada deneyecektir.
Otoriter Kemalist
15-05-2020, 19:56
Komunist Nazim diyordiki yarin yanagindan gayri herseyde ortak olmaliyiz.Rusyaya kacti Ruslarada fikrini böyle aciklayinca hassiktir,bize koministligimi ögretecen dediler.Bu nedenle Ruslar Nazima hicbir görev vermediler.Hatta pasaport bile vermediler.Romanyaya gectide ordan pasaport aldiydi.
-------------------------
Yarin yanağından başka her şey ortak olmalı Şeh Bedrettin in sözüdür. Nazımda kullanmıştır. Şeh Bedrettin de 850 yıllarında yaşamış bazı yerde 80 yıl bazı yerlerde 120 yıl iktidar olmuş Yarin yanağı dahil her şey ortaktır diyen Karmatiler den almıştır. Bu Karmatiler ok, yay, mızrak ve at dışında her şey her kesin diyerek ilk el komünizm i kurmuş ve uzun dönem yaşatmışlardır.
Yani Komünizm SSCB ile sınırlı değil ondan önceleri var. Sonraları da olacak.
Komünizm ne Rusya ne Nazımla sınırlı İnsanlık bunu bütün dünyada deneyecektir.
Yıl olmuş 2020 hala komünizmi mi deneyeceksiniz? 😂
Sizin döneminiz çoktan bitti artık kabullenin.
Yıl olmuş 2020 hala komünizmi mi deneyeceksiniz? 😂
Sizin döneminiz çoktan bitti artık kabullenin.
Ah be her şey bitti dendiğinde bitse idi Sen hala Kemalist kalmazdın. Halbuki Türkiye de Kemalizm defterini Menderes kapatmıştı.
Demek bitti dendiğinde bitmiyormuş.
Otoriter Kemalist
17-05-2020, 23:54
Ah be her şey bitti dendiğinde bitse idi Sen hala Kemalist kalmazdın. Halbuki Türkiye de Kemalizm defterini Menderes kapatmıştı.
Demek bitti dendiğinde bitmiyormuş.
Türkiye'de Kemalizm defterini AKP-PKK-FETÖ-liberal-solcu ittifakı kapatmıştı. Ama onların ortaklığı bozuldu ve birbirlerine girdiler. Şimdi bizim vazifemiz hepsinin silinmesini bekleyip o defteri yeniden açmak.
ilahimasal
18-05-2020, 00:48
Türkiye'de Kemalizm defterini AKP-PKK-FETÖ-liberal-solcu ittifakı kapatmıştı. Ama onların ortaklığı bozuldu ve birbirlerine girdiler. Şimdi bizim vazifemiz hepsinin silinmesini bekleyip o defteri yeniden açmak.
Siz !--- Kimsiniz.
Hepsinin silinmesi! --- Nasıl olacak o iş.
O defteri açmak ! --- Yattıgınız yerdenmi?
Bir yerlerden tetiklenen bir kaç mahvil 1 haftadır insanları tehdit yolu ile tahrik ediyorlar.
Belliki maksatları insanlar galyana gelip sokağa dökülsünde birilerine DARBE fırsatı çıksın.
Artık ögrendik . Darbe sartları oluşsunda darbe yapalım diyen tipler bizleri sokağa yönlendirecek ucubeleri orda burda konuşturup tehdit ettiriyor.
Yemezler oğlum yemezler. Kimse siz darbe yapasınız diye sokaga çıkmaz.
Sizde babayı darbe yapabilirsiniz.
Devriniz bitti son kenanistlerde kazınır olur biter. Gerci kenanizde kalmadı hepsi bir delikte korkuyla bekliyor.
Kemaliz devri bitttiiii. Bay bayyy hepinizz.
Hahaha.
Not kemaliz denilen tiplerin ATATÜRK ile uzaktan yakından alakası yoktur.
Nerde lan o nur serter denen karı?
Türkiye'de Kemalizm defterini AKP-PKK-FETÖ-liberal-solcu ittifakı kapatmıştı. Ama onların ortaklığı bozuldu ve birbirlerine girdiler. Şimdi bizim vazifemiz hepsinin silinmesini bekleyip o defteri yeniden açmak.
Biraz tarih bilgin olsa böyle yazmazdın. FETO bir NATO Projesidir. AKP Emparyalizm in ılımlı islam modeli Sen NATO hala varken Emperyalizm hala etkinken bu iş birliğinin kendiliğinden biteceğini mi sanıyorsun.
Feto bu ülke siyasetine 1964 te girdi amacı da Anti komünizm di Ortağı MHP dir.Amaç birisi (milliyetçileri) sağı diğeri liberalleri örgütlemekti.
Biraz tarih oku
Bu gün AKP nin ortağı MHP tesadüfen mi bu ortaklık oldu sanıyorsun Dün FETO ile ortaklık ne kadar tesadüf değilse Bu gün MHP ile ortaklık o kadar tesadüf değil.
Kemalizm in devletteki defteri NOTO ile kapandı.Bir kaç direneler oldu elbet onlarda 1990 lı yıllarda temizlendi.
Otoriter Kemalist
18-05-2020, 11:57
Biraz tarih bilgin olsa böyle yazmazdın. FETO bir NATO Projesidir. AKP Emparyalizm in ılımlı islam modeli Sen NATO hala varken Emperyalizm hala etkinken bu iş birliğinin kendiliğinden biteceğini mi sanıyorsun.
Feto bu ülke siyasetine 1964 te girdi amacı da Anti komünizm di Ortağı MHP dir.Amaç birisi (milliyetçileri) sağı diğeri liberalleri örgütlemekti.
Biraz tarih oku
Bu gün AKP nin ortağı MHP tesadüfen mi bu ortaklık oldu sanıyorsun Dün FETO ile ortaklık ne kadar tesadüf değilse Bu gün MHP ile ortaklık o kadar tesadüf değil.
Kemalizm in devletteki defteri NOTO ile kapandı.Bir kaç direneler oldu elbet onlarda 1990 lı yıllarda temizlendi.
Daha önce sana söylemiş miydim hatırlamıyorum. Ama bugün benim bildiğim kadarıyla NATO'dan çıkmayı savunan tek parti Vatan Partisi.
Madem NATO bu kadar kötü bir şey, o zaman git Vatan Partisi'ne oy ver.
Sn Kemalist.
Yazdıklarımı anlamamışsın sanırım anlamak için okumuyorsun.
Ben AKP Feto ve MHP bir NATO projesidir diyorum, Sen bana Perincek e katıl diyorsun.
Yalnız dikkatini çekiyorum Perincek de Bahçeli gibi AKP nin önünde arkasında dolaşıyor bence dikkat et.
Bak Perinçek çi (BBB) .M. Feyzioğlu kendine yer arıyor Erdoğan ın arkasında önünde geziyor.Bir yıl önce neye karşı çıkmışsa şimdi tam tersini söylüyor. Hani insanda ara sıra dalgalanma olabilir de tam ters istikamette olursa buna dalgalanma denmez.
Ben üst sınırımı CHP de bırakayım daha ilerisi bana ya dar ya bol gelir. Ayrıca Kemaist te değilim onu da söyleyeyim.
Otoriter Kemalist
18-05-2020, 13:56
Sn Kemalist.
Yazdıklarımı anlamamışsın sanırım anlamak için okumuyorsun.
Ben AKP Feto ve MHP bir NATO projesidir diyorum, Sen bana Perincek e katıl diyorsun.
Yalnız dikkatini çekiyorum Perincek de Bahçeli gibi AKP nin önünde arkasında dolaşıyor bence dikkat et.
Bak Perinçek çi (BBB) .M. Feyzioğlu kendine yer arıyor Erdoğan ın arkasında önünde geziyor.Bir yıl önce neye karşı çıkmışsa şimdi tam tersini söylüyor. Hani insanda ara sıra dalgalanma olabilir de tam ters istikamette olursa buna dalgalanma denmez.
Ben üst sınırımı CHP de bırakayım daha ilerisi bana ya dar ya bol gelir. Ayrıca Kemaist te değilim onu da söyleyeyim.
Bugünkü (Y)CHP'nin tek bir ABD-NATO karşıtı söylemi var mı? Bırak onu PKK ve FETÖ aleyhinde bile doğru dürüst laf edemiyorlar. Anca "Biz PKK'lı değiliz, FETÖ'cü değiliz ama..." diyebiliyorlar.
Peki FETÖ ve PKK'nın (Y)CHP karşıtı tek bir söylemi var mı?
Twitter ve Youtube gibi yerlerde hala bir sürü Fetullahçı var. Arada sırada onlara da bakıyorum neler diyorlar acaba diye. Daha bugüne kadar Kılıçdar'ı eleştirdiklerini görmedim mesela. Ama Perinçek'i sürekli hedef gösteriyorlar. Sanki ülkeyi yöneten oymuş gibi.
Perinçekçi değilim ama önümüzdeki seçimlerde (Y)CHP Abdullah Gül gibi birisini aday gösterdiği takdirde-ki muhtemelen onu gösterecek-hiç düşünmeden gider oyumu Perinçek'e veririm çünkü o FETÖ düşmanı.
Perinçekçi değilim ama önümüzdeki seçimlerde (Y)CHP Abdullah Gül gibi birisini aday gösterdiği takdirde-ki muhtemelen onu gösterecek-hiç düşünmeden gider oyumu Perinçek'e veririm çünkü o FETÖ düşmanı.
Yani sen siyasetini FETO düşmanlığı üzerine kurguluyorsun. Mesele, ekonomi, işsizlik, iş yaşamı, askarı ücret, iş saatlerinin azalması gibi derdin yok. Demokrasi yargıda bağımsızlık liyakat. İşçi örgütlenmeleri gibi şeyler seni ilgilendirmiyor.
Bence sen seçimlerde AKP ye oy verirsin ki aradığın her şey orada var. Şimdiden CHP adına aday bile gösteriyorsun.
Demek Perinçek FETO düşmanı
Otoriter Kemalist
18-05-2020, 17:42
Demek Perinçek FETO düşmanı
Peki sana göre kim FETÖ düşmanı?
Peki sana göre kim FETÖ düşmanı?
Ben pek göremiyorum.
Bu feto meselesini futbol sahasında ki top a benzetiyorum. Her kes tekme vuruyor ama o topu her kes de seviyor. Çünkü o top o oyunu oynatıyor ve herkese kazanç (seğirci ye taraftara kulüplere oyunculara ) sağlıyor.
Baskoylu
20-05-2020, 06:58
SENMISIN BENIM LABORATUVARIM`DA OYUN OYNIYAN!!!!
BEDELINI SIMDI ODIYECEKSIN.
NASILMI?
ISTE BOYLE......
Son dakika haberi: Yeni ölümcül salgın ortaya çıktı! Hızla yayılıyor...
Gelen son dakika (https://www.milliyet.com.tr/haberler/son-dakika) haberlerine göre; ABD (https://www.milliyet.com.tr/haberler/abd)'de "tavşan hemorajik virüsü 2 (https://www.milliyet.com.tr/haberler/tavsan-hemorajik-virusu-2) (RHDV2 (https://www.milliyet.com.tr/haberler/rhdv2))" olarak bilinen yeni bir ölümcül salgının, evcil ve yaban tavşanları arasında hızla yayıldığı bildirildi. Corona virüs'ün ilk ortaya çıktığı yer olan Wuhan'da yapılan araştırmada dünyayı adeta şoke eden yeni bilgiler ortaya çıktı. İşte tüm detaylar...
ABD Tarım Bakanlığından yapılan açıklamada, mart başında ilk kez ülkenin güney batısındaki New Mexico eyaletinde tespit edilen virüsün Texas, Arizona, Colorado ve California eyaletlerinde yayılmaya başladığı belirtildi.
Açıklamada, RHDV2'nin Kovid-19'la bir bağının olmadığı, insanlara veya diğer hayvanlara bulaşmadığı, sadece tavşan türlerini etkilediği kaydedildi.
Yetkililer, tavşanlarda ani ölüme sebep olan oldukça bulaşıcı virüsün Kuzey Amerika'da ilk defa görüldüğüne dikkati çekerek, ülkedeki yabani tavşan türünü ve bağlantılı yaban hayatını ciddi şekilde etkileyeceğini vurguladı.
RHDV salgınının ilk kez 1984'te Çin'de görüldüğü belirtilerek, bu ülkeye de Avrupa'dan ithal edilen tavşanlardan geçmiş olabileceği düşünülüyor.
ŞOKE EDEN CORONA VİRÜS ARAŞTIRMASI
Dünyayı etkisi altına alan corona virüste yeni gelişmleler gelmeye devam ediyor... Uzmanlar virüsün nasıl ortaya çıktığını bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.
https://www.milliyet.com.tr/galeri/son-dakika-haberi-yeni-olumcul-salgin-ortaya-cikti-hizla-yayiliyor-6215788/3