PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bahçeli'nin 'Kimse gitmezse İmralı'ya ben giderim' sözlerine tepkiler ne oldu?


Nolan
18-11-2025, 21:43
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 18 Kasım Salı günü TBMM'de yaptığı grup konuşmasında PKK lideri Abdullah Öcalan'ın ziyaret edilmesi çağrısını yineledi.

Bahçeli "hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa" Öcalan'ın tutulduğu İmralı adasına kendisinin gidebileceğini söyledi.

Bahçeli, "Meclis'te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse açık açık söylüyorum:

"Alırım yanıma üç arkadaşımı; kendi imkânlarımızla İmralı'ya gitmekten, gocunmanın, çekinmenin, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten imtina etmem" dedi.

https://www.bbc.com/turkce/articles/cp3xvnrngk5o
:boink:
https://www.youtube.com/watch?v=LGPdWUyMlag

Andrew
20-11-2025, 03:53
Bahceli'nin aciklamalari cok yerinde. Apo'nun zaten son 20 yildir siyaset icinde, ozellikle Mecliste olmasi gerekirdi. Ozgurlugu sebepsiz yere 99'dan beri gasp ediliyordu. Yakinda cikar. Umarim Turk ve Kurt halki icin hayirlisi olur.

Yıldıztozu
21-11-2025, 16:53
Ozgurlugu sebepsiz yere 99'dan beri gasp ediliyordu.

Özgür kalmasını savunabilirsin ama bunu dersen komik olursun. Sonuçta öcalan bir terör örgütü lideri ve bu abd ve avrupa tarafından da terör olarak tanınıyor.
Abd usame bin ladini neden öldürdüyse öcalan da benzer sebepten hapiste.

Yıldıztozu
21-11-2025, 17:00
Chp komisyona üye vermemiş.
Akp-mhp-dem ittifakına karşı chp-zafer-iyi ittifakı belirdi gibi.
10 sene önce şu ittifakları söylesen kimse inanmazdı, ama oldu.

Erdoğan'ın amacı da buydu, dem'den faydalanmak.
Dem oldu yem.
Dem için de menfaat önemli, hukuk demokrasi insan hakları falan öncelik değil.
Üç kapitalist bir arada akp-mhp-dem.
chp tarafı sosyalizmin temsilcisi konumunda.

Nolan
21-11-2025, 17:10
Benzin 61 TL olmuş, bunlar İmralı'ya gidecek.!

Şu haberi hatırlatayım;

Görüşmede ele alınan konulara ilişkin iktidara yakın basın organlarından bilgiler gelmeye devam ederken, TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik, şaşırtan bir iddia ortaya attı. Atik, 75 yaşındaki Öcalan'ın talepleri arasında ev hapsine çıkmak ve evlenmek olduğunu aktarırken, "Taleplerden birisi de yeni bir hayat kurmak. Öcalan ev hapsine çıkıp evlenmek istiyormuş. Abdullah Öcalan yeniden bir hayata başlangıç yapmak istediğini devlet yetkilileri ile paylaşmış." ifadelerini kullandı.
https://www.sozcu.com.tr/ocalan-dan-tuhaf-talep-evlenmek-istiyorum-p124444

Andrew
21-11-2025, 19:29
Özgür kalmasını savunabilirsin ama bunu dersen komik olursun. Sonuçta öcalan bir terör örgütü lideri ve bu abd ve avrupa tarafından da terör olarak tanınıyor.
Abd usame bin ladini neden öldürdüyse öcalan da benzer sebepten hapiste.

Teror orgutu tanimi yapman gerekir. Bu tanima en uygunu devletlerdir. Ozellikle orta dogu devletleridir. En iyi devletler ise azi disi cekilmis devletlerdir. Devletlerden daha BUYUK teror orgutu mu olur!

Afrika'daki bazi devletleri de sayabiliriz. Pkk teror'de sinegin kanadi kalir. Osmanli'dan hatta onun oncesi Selcuklu'dan beri bunlar koskoca kitada teror estiriyorlar. Hatta Gokturklere kadar gidebilirsin. Turkler 3 kitada teror istermekle meshurdur.

Teroru icad eden, 3 kitada imalatini hapan, ihracaarini satan ve hatta kitabini yazip, diplomasini duvara asanlardir bunlar. 😀😀

Apo ve pkk, bunlarin devede kili sayilmaz.

Andrew
21-11-2025, 19:59
Biri instagrama bakip 31 cekmekse, digeri 3 kitanin irzina gecmektir.

Nolan
21-11-2025, 21:40
Cinayet işleyen birisinin 'ama başkaları da cinayet işliyor' savunması ne kadar zırvaysa, 'pkk terör örgütüyse, devlet denilen organizma terörün dik âlâsıdır' demek o kadar zırvadır.

Hepimiz bu devlet denilen organizmanın içindeyiz. Bu organizma sayesinde hayatımıza devam ediyoruz. Devleti tu kaka ederken, bunun da farkında olmamız lazım. Evet, devlet kötü, insanlar kötü. Tamam da sen iyi misin?
İnsan, kişi dediğimiz şey de var olmak için teröre başvuran bir canlı.
Yani demagoji yapılacaksa, her türlü yapılır.
Pkk'nın terörist bir yapılanma olmadığını söylemek için her türlü demagoji yapılabilir yani. Devlette terörist, insan da terörist gibi.

Savaşmadan, teröre başvurmadan devlet denilen organizmanın kurulmasına imkan yok. Bu organizmayı devam ettirmek için de zor kullanmak zorundasınız. Pkk ya da Işid gibi yapıların amacı da budur. Terör sayesinde kendilerine bir yer açmak, oraya yerleşmek ve orada zor kullanarak milyonlarca insana sahip olmak. Bir virüs gibi çoğalmak işte.

Terörist bir oluşumla, devlet arasındaki farkı hukukla açıklayabiliriz belki. Devlet denilen şeyin için de iyi ya da kötü bir hukuk olur. Kişiye göre değişebilir ama toplumun genelini tatmin edecek bir hukuk sistemi vardır.

Terör örgütlerinde hukuk olmaz. Pkklılar camiye gidip, içerideki insanları dışarı çıkarıp, hepsini kurşuna dizen bir güruh. Bunun adı terör değil diyen, sı.ıp sıvayan birisidir.

Şunu anlarım. Pkklılar var oldukları tarihten beri sadece güvenlik güçleri ile çarpışsalardı, asla sivillere bir şey yapmasalardı, pkkya başka türlü bakılabilirdi. 'Bu pkklıların bir derdi var' herhalde diyebilirdik ama bunlar, canavarca hisle, sivil ve masum insanları keyfi olarak katlettiler ve bundan en ufak bir pişmanlık duymadılar, duymuyorlar.

bilgivehis
21-11-2025, 22:06
Apo ve pkk, bunlarin devede kili sayilmaz.

Yanlış bir görüş.
Bu onu ve terörü masum yapmaz.




Turkler 3 kitada teror istermekle meshurdur.


Bu daha da yanlış.
Terör Türklerle sınırlı değil, bütün devletlerin ve sömürgenlerin tarihi terör ve toplu katliamlardır.
Sadece vahşi kapitalizmin son yüzyılda yaptıgı veya yaptırdıgı terörden en az bir milyar insan ölmüştür.
Ayrıca günümüzdeki bütün terörlerin arkasında vahşi kapitalizm vardır.
En büyük terör de en küçük terör de artık tek merkezden yani emperyalizmden yönetilmektedir.
Dolayısıyla eskiden terör gücü yeten yeteneydi, şimdi ise sadece emperyalizmin çıkarıyla doğru orantılıdır.

Andrew
21-11-2025, 23:07
Ben asil teror orgutlerinin devletler oldugunu soyluyorum. Teror dedigimiz seyin tanimina bakalim mesela. Nedir? korku salmak, hukuk tanimamak, siddet uygulamak, katletmek, insanlari sindirerek baski altina almak, hakkina hukukuna tecavuz etmek. Bu tanima birebir uyan yapilarin, cogu zaman devletlerin ta kendisi oldugunu soyluyorum. Cunku tum bu eylemleri mesru bir guc gibi gorunerek, cok daha genis capli ve sistematik bir sekilde yapma imkani var. Bu genel cercevenin en carpici orneklerinden biri de, maalesef, bugunku Turkiye. Tabii Turkiye sadece bir ornek.

Ozelde Turkiye'yi konusursak, tam olarak yukaridaki bu teror tanimini icra ediyorlar. Korku salmak icin en temel guvencemiz olan hukuku islevsiz hale getirdiler. Anayasa'yi ayaklar altina alarak, yargiyi ele gecirerek, hukuk diye bir sey birakmadilar.

Bu, bir toplumu TERORLE YONETMENIN EN TEMEL ADIMIDIR; insanlara "sizi koruyan hicbir kural yok" mesaji vermek. Bu korkunun uzerine, EKONOMIK TERORU de ekliyor. Insanlarin gelecegini calarak, onlari agir vergiler ve umutsuzlukla ezerek, FARKLI BIR TURDE KITLESEL BIR SIDDET uyguluyorlar. Bu da bir cesit sindirme politikasi.

Daha somut siddet ve katletme boyutuna gelirsek, ozellikle her secim donemi oncesi Kuzey Irak'ta yasananlar var. Sirf ic siyasette "gucluyuz" imaji cizmek ve milliyetci duygulari kasiyarak iktidarda kalmak ugruna, masum koylulerin canina kiyiliyor. Bu, devlet eliyle yapilan, siyasi cikar icin MESRULASTIRILMIS bir katliamdir ve terorun en saf halidir. Gundelik hayatta da bu teroru her an hissediyor insan.

Sesini cikarani "terorist" ilan edip hapse atmak var.

Polisin insanlara hayvan muamelesi yapmasi var.

Konusma ozgurlugunu tamamen gasp etmek var.

Insanlarin bogazina zorla islam sokuyorlar. Okulda ZORLA cocuklarin beynine tecavuz ediyorlar. Hergun ezan iskencesini cektiriyorlar camilerden. Vatandasin parasini hic bir hesap vermeden gidiyorlar bu sacmaliklara akitiyorlar. kimse HESAP SORAMIYOR. Cunku dogal olarak korkuyorlar.

Vatandasin cebindeki uc kurusu bile caliyorlar.

Madem, polisin bir gorevi de hirsizligi onlemek, ahan da en buyuk hirsiz yukarida. Ona niye dokunmuyor? Aksine, hirsizin agababasinin sopasi gibiler.

Teror uygulayan adamlar, yine devlet eliyle hapisten cikarildi ve yine ayni devlet tarafindan kullaniliyorlar.

Kadin ticaretinden, uyusturucu ticaretie kadar, bunlar devlet eliyle yapiliyor Turkiye'de.


Tum bunlar, devletin vatandasina karsi bir SINDIRME, yildirma ve KORKU SALMA aracindan baska bir sey degil. Yani bu; TANIM GEREGI, terordur.

Asker, vatandasi helikoptere aliyor, assagi atiyor, kimse de hesap soramiyor. Bu bir terordur.

Bugun Turkiye'de iktidari elinde tutanlar, hukuku bitirenler, zorbalik yapanlar en buyuk teror orgutunun ta kendisidir.

Andrew
22-11-2025, 00:32
Yanlış bir görüş.
Bu onu ve terörü masum yapmaz.




PKK zaten masum bir orgut degil; zaman zaman teror eylemleri de yapmistir. Yaptigi teror eylemlerini desteklemiyorum. Belki eylemlerinin yuzde yetmisi yanlistir.

spartacus
22-11-2025, 00:38
Adına ne denirse densin, terör konusunda elbette T.C'nin eline su dökülemez, ancak şu ya da bu her ne sebeple olursa olsun. Bir örgütle müzakare yapılırsa, bu 2 taraf için de en tepeden ilerler, bu bağlamda Apo'nun kim, ne olduğunun tartışılması anlamsız, elbette görüşülecek kişi odur... İçeride olmasa ne olacaktı? Ha içeride ha dışarıda muhatap olur... Ya da ulusların kaderlerini tayin hakkı diye bir hukuk, hak var, madem birlikte, ötekileştirmeden yaşamak istemiyorsun tanırsın olur biter. Bu meseleyi gerici ,dinci örgütlerle bir tutmamak gerekir, çok farklı kulvarlar, dil yasaklarsan, dışlarsan, ötekileştirirsen, ezersen, biçersen, baskı uygularsan, ıslığını bile yasaklarsan, ormanlarını köylerini yakar, yüzlerce köyü boşaltır, insanları sıraya dizip döversen,çobanının koyunalrını apoletlerinle dilediğin gibi alıp, kestirip yersen, her türlü tacizi, hak tecavüzün kendine hak görürsen, bu baskı ve korku yönetimi, terör ikliminin etkisi bir yere kadar sürer, kemiğe dayandığında çatışma kaçınılmaz olur ve hal ve durum kimsenin arzu etmediği yerelere değin varır...

Ülkeler savaşır, birbirini bombalar vs. sonunda barış müzakeresi olduğunda masaya oturulur, sonsuza kadar sürmesi mümkün değil... Bu konuya da bu çerçeveden bakılmalı.. Ben özelden bakmıyorum, Türkiye'de hala daha 200 yıl eskiden kalma çadır, Osmanlı devlet anlayışı hakim, bu devlet anlayışı öteden beridir ülke için de toplum için de ziyan, yani bu haliyle hiç bir eşy olmasa bile ziyan...

Bu devlet anlayışı değişmez, 21. yüzyılda hala daha çadır kafalı ırkçı anlayışla götürülmeye çalışırsa, bir de yanına dincilik de eklenmiş, tam Türk-İslam sentezine varılmışsa, ülkenin varacağı yer Nazizmle soslanmış dincilikle bulanmış tipik ortadoğu ülkesidir...

Diğer taraftan ülkede ırkçı, milliyetçi ötekileştirme, ayrıştırma konusu en çok da ırkçılıktan, hamasetten nemalananlar için nimet değerinde, bu sebeple de çatışma ve savaşın süreğen devam etmesinden yanalar. Bir yanda yarısına dincilerin sürüleştirip sırtına bindiği, diğer yarısına bunların bindiği bir toplum ve dikensiz bir sömürü cenneti var...

Irkçıların, bizim milliyetçilerin ortadoğuda Allahu akbaarrr diye terör estirenlerden pek bir farkı yok... İkisi de gücü elde tuttuğu an kükremiş aslan kesilir, kendisinden gayrısına yaşam hakkı tanımazlar ve terörle yönetirler... İkisi de hamasetten, nutuktan beslenir, ikisi de süsü psikolojisinden halkı köleleştirir, ötekileştirir, berikileştirir vs...

Bazıları da milliyetçilik üzerinden anti emperyalizm masalı okur(akıl manıtğa da ziyan ederek, duyanda ekonomi-politik bir sistem, alan sanır, oysa ötekleştirme, böl, parçala kapış sürü anlayışıdır), oysa tam tersidir, sürüleştirlen her toplum, emperyalizme etmek içindir, ekonomi-politik kavramlara subjektif istismar hamaseti eklenir, bu masal sayesinde de Dünyanın birinci kuklası olurlar, oysa bağımsızlık dediğin ekonomidir, sanayidir, hukuktur(önce herkes demeyi öğrenmen gerekir)... Toplumu aydınlatacak, ileri götürecek, sosyal hukuk normlarına dahil edecek neleri var? Hiç, tüm bunlar bunların zinhar zararınadır, sabah bilmem ne evliya, Alaaddin, akşam Dede Korkut masalı...

Laiklik derler bayrak edip içi boşalır, ırkçılıkla bağdaşırmış gibi, devlet derler, insanın, toplumun, sosyalin, kamunun değil, bir aidiyetin isminindir, yahu 21. yüzyıldasın, her kurum ekonomi-politik... Her Türk asker doğar, devlet ne derse yapacaksın, halk devletin kölesidir(kamu devletin hizmetçisi, devlet elde kırbaç halkı çite sürmek için var), sakarya hurra, ver mehteri... Emek dersin yok, hak, hukuk yok, yaşam standardı Afrikayla yarışıyor, dünyanın en çok vergisini alıp halkının en fazla aç gezdiği, gelir dağılımı adaletsizliğinde liderliğe oynadığı, hiç bir sosyal güvencesi olmayan ülkeler liginde liderliğe oynuyor, demokrasi bilmez, hukuk tanımaz, sosyalliği ırkçı, dinci hezeyanlara endeksler vs. En ideal milliyetçisi mafyadır, dincidir, onlar işi çözeli çok olmuş. Siyaset bilmez, ekonomi-politik bilmez, ortalama bir takım holiganı ne ise ancak o kadardır ve birileri kaval çalar berikiler de sürüye katılır...

Kah ezan der, Kur'an sallarlar, kah bayrak der kurt gibi ulurlar, çağ olmuş 21. Yüzyıl bunlar hala Roma gerisinde...

10 yılda her köşeden bir milyarder türetir, ya Kur'an sallamıştır ya da vatan, millet sakarya hurra... Vurur kırbacı halkın sırtına halk ohh iyi geldi bir de öbür yanıma vur türküsü okur... ne kadar kırbaçlarlarsa, holiganlıktan zombileşmiş toplum o kadar daha fazlasını ister, neden? Bunun içinde şartlandırılmışlığa, şartlı reflekse, holiganlığa ve kullanımına, ta Pavlov'un deneylerine değin girmek gerekir...

Neyse Ortadoğunun göbeği haline gelmiş, sıfır hukuk, iliğine dek sömürülen, talan edilen ülkede ne halt edeceklerse etsinler... Savaş çığırtkanları davullarını çalsın, oyuna dönmüş birlikte, ötekileştirmeden insan gibi yaşamak örteden beridir deveye binmiş, devam etsin vs...

Andrew
22-11-2025, 02:16
Sen kalk, CHP Ocalanla birlikte diye kiyameti kopart, kara propaganda yap. Bunu da secimlerde kullan. Koca turkiye halkini da kiskirt, CHP'ye dusman et, sonra da kalk "terorist apo" yu "onder apo" ya cevir ve ayagina git, birlikte isbirligi yap. Ne ikiyuzlu insanlar bunlar! Devlet, elbette Apo'yla yillar once gorusmeliydi ve zaten Meclis'te olmaliydi fakat AKP-MHP ve koca turkiye'nin iki yuzlulugu insani cileden cikariyor.

Akp-mhp bu isi ceviremez; ayagina sikti bence.

Biz de Yilmaz Morgulle ugrasiyoruz. Beddua etmisim, adam oldurmeyle es deger deyip, amcasinin oglu savciymis da, bana dava acacakmis. Bak bak, laflara bak, beddua insani oldurmekle esdegermis. Bunu soyleyen de sozde avukati. Benim cevap "salak herifler" oldu. Millet gercekten delirdi.:bounce:

Yıldıztozu
23-11-2025, 09:59
Ozellikle orta dogu devletleridir.

Avrupa/amerika ortadoğudan daha milliyetçi daha ırkçıdır. Hem tarihlerinde bu var, nazizim vs hem günümüzde devam ediyor.
Yazın Avusturya seyahati yapmıştım, orada yaşayan ve avusturyalı olmayanlara karşı net tavır alıyorlar. Böylece kendi yapılarını muhafaza edip koruyabiliyorlar.

Milliyetçilik normal bir tavırdır, olması gerekir de. Yoksa hiçbir millet kendi yapısını koruyamazdı.

Ben mesela İngiltere'ye göç etsem orada ikinci sınıf insan muamelesi görmeyi kabul ederim, çünkü bunu normal karşılarım. Bana bir ingilize davrandıkları gibi davranmamalılar.
Bana eşit davranmıyorsunuz diye terör estirmem.

Andrew
23-11-2025, 12:01
Avrupa/amerika ortadoğudan daha milliyetçi daha ırkçıdır.

Yerine, kisiye, topluma ve kosullara gore degisir. Bu yorumunu destekliyorum. Amerika'da da asiri milliyetciler var, insani deli ederler. Yari acik kamyonetin arkasina on tane bayrak koyuyor, trafikte aksama kadar dolasiyor, yuz tane sembol ekliyor arabasina, sirk gibi. Bazilarinda bu "kafayi yeme" durumuna gelmis. Dincilerde de var bu, milliyetcilerde de.

Adam kafayi bayrakla, Trump'la yemis.

spartacus
23-11-2025, 22:55
Avrupa/amerika ortadoğudan daha milliyetçi daha ırkçıdır. Hem tarihlerinde bu var, nazizim vs hem günümüzde devam ediyor.
Yazın Avusturya seyahati yapmıştım, orada yaşayan ve avusturyalı olmayanlara karşı net tavır alıyorlar. Böylece kendi yapılarını muhafaza edip koruyabiliyorlar.

Milliyetçilik normal bir tavırdır, olması gerekir de. Yoksa hiçbir millet kendi yapısını koruyamazdı.

Ben mesela İngiltere'ye göç etsem orada ikinci sınıf insan muamelesi görmeyi kabul ederim, çünkü bunu normal karşılarım. Bana bir ingilize davrandıkları gibi davranmamalılar.
Bana eşit davranmıyorsunuz diye terör estirmem.
Örnek verdiğiniz yerdeki "milliyet" kavramıyla bağdaşmıyor, Türkiye'deki ırkçı esaslara dayalı aradaki fark bu. Yoksa her devirde, gücün temsili, aidiyet, grup holiganlığı vardır veya empoze edilerek toplumlar kullanılabilir, yerine göre egemen olabilir. Osmanlıcı, selçuklucu, Germiyancı, Karamancı... hiç birisi de milliyetçilik değildir, aynı minvalde holiganik, fanatik düzeyde siyasileştirilmiş aidiyetler de günümüzde milliyetçilik sanılıyor. Fanatik olmayanı da var, kamu temsili olarak ulus, ulusal kavramı kullanılır, ancak bu kullanım milliyet ile karıştırılmamalı ve doğrusu ulusal değil kamusal ifadesi kullanılmalıdır... (örneğin ulusal sınırlar = kamusal sınır demektir, milliyete dayalı bir kriter taşımaz, ABD ulusal sınırları dendiğinde kimse Alman sınırı diye aanlamaz, ülke sınırıdır kastedilen)

Oysa ABD'nin çoğunluğu Alman'dır, milliyete vuracaksak... Ne zaman ABD'de Alman milliyetçiliği yükselir, ırkçı sembollerle kendilerini temsil etme ve diğerlerine yaşam şansı tanımaz, hakim olur, ancak işte o zaman konumuzla ilgili bağdaşır ve elbette görece cahil olan ABD toplumu, cehaletini 10 kat arttırmış olur ve toplumsal birliktelik ve bağlar da zayıflar, ABD'nin nalları da kırılır, dün ABD bayrağı sallayan Portekiz, İspanyol, İngiliz, Fransız vb... şimdi başka bayrakları salamaya zorlanır, dayatılmış olur ve bu haklı, meşru bir davranış olur.

Milletlerin yapısını koruyan şey ise, holiganlık, fanatiklik değil, kültürel yaşam ve olanaklarıdır, aksine bu holiganik takım tutuculuğu zarar verir. Bir ülkede toplumun aklının başına gelmesi, holiganı olduğunun altında ezilmesiyle de ve farketmesiyle de gerçekleşir, musibet olarak. Örneğin Türkiye siyasal İslam+milliyetçilik gibi. Millet çaısından koruyucu etken milliyetçilik değil, milliyetçilik, dincilik vb. esasen şişirilmiş bir balon, toplumsal hipnozun, afyonun en elverişli araçlarıdırlar, ne kadar şişirilirse, o kadar boştur ama daha fazla ses çıkartır, böl, parçala, çatıştır, sömür etkili araç olur, ortalık toz duman olur. O toz duman içinde .... olur.

Milliyet 18, 19. yüzyıllarda-namına taımlanmıştır, evveliyat esasında milli bir ayrıma dayanmaz. Bu halde nasıl oldu da 3.000 yıllık milletlerden söz ediliyor? Sözü edilen esasen milliyetçilik soslu bir cila, sözde öyle tanımlanmış bir aidiyet değil, ortak yaşam normları, kültürü(dil, folklor vb.) birlikteliğidir...

Milliyet sosyo-kültürel bir kavramdır, tanımı da buna bağlıdır, o sebeple binlerce yıllık ortak kültürlü toplumlardan söz edilebilir. Biyolojik değil sosyo-kültürel edinimdir. Dili öğrenir, folkloru öğrenir ve böylece kişi sosyo-kültürel bir aidiyet edinmiş olur. Kişi bebekken B ülkesine bırakılır, orada yetişir, oranın aidiyetini alır... 21. Yüzyılda bir aidiyetin dilini, kültürünü yasaklamak nedir? Bunu yapan da sözüm ona milliyetçi, kısaca ileri düzeyde yoıbazlık, akıl, mantık dışılık(aslıdna kendisini tanımlayıp, meşru kıldığı dalı da kesiyor).

Kısaca dil, kültür, folklor hukuki olarak ancak sağlıklı olarak süregidebilir, bu bağlamda hukuk "herkes" ktirerine dayanmalıudır, aksi halde verili koşullar ziyandır... Bir toplumun dilini, kültürünü yasaklamak nedir? Bunun üzerinden de bölücülük, ayrım hikayeleri okumak nedir? Cehaletin dibidir, kendine düşmanlıktır ve bir kisme kendisine hak gördüğünü diğerine görmeyip ötekileştirmişse, bunu kendisine düşman olmadan yapamamış demektir...

Her neyse bizim cahilimiz çok, din istismarıyla afyonlananlarımız nasıl görünüyor? İşte milliyetçiler de buradan baktığımda farklı görünmüyorlar, ama bunu anlamaları uzun sürecek... Ha ezanla, ha bayrak, sakarya ile, farklı kapıya çıkmıyorlar ve ikisin de kendine ait subjektif, ulvi sahte gerekçeleri, afyonlandıkları hamaset iksirleri var...

Yıldıztozu
24-11-2025, 21:28
Biyolojiye göre ayırmak ırkçılık olurdu. Milliyetçilik ise medeniyet ve kültürle ilgili. Bu anlamda üstün olma durumu mevcut.

Bir Danimarka medeniyeti, bir Afganistan medeniyetinden üstündür diye rahatlıkla söylenebilir.
Dolayısıyla Danimarkalılar üstün medeniyetlerini koruyabilmeleri için milliyetçi olmak zorundadırlar. Sıkı göçmen politikaları uygulamaları gerekir. Oraya göç etmek isteyen birine danimarka vatandaşı biriyle eşit şartlar sunmamalıdır. Orada yaşamak isteyen diğer insanlara eksik haklar sunarak dışlamaları gerekir.

"ictenlik"
24-11-2025, 23:51
Türkiye muhtemelen AB görevleri/uyum/talepleri kapsamında geçmişte yarım kalmış bir işi ya da emri hallediyor
Bahçeli ve Erdoğan burada sadece iyi polis kötü polisi oynuyor olmalı.
Yani Türkiye halkı buna uyumsuz, milliyetçiler böyle bir şeye olur vermez, halka bunu anlatamayız kısmı Bahçeli'ye ipotek ve ihale edilmiş olmalı. Milliyetçileri hazırlama ve yumuşatma

Türkiye muhtemelen süreç sonunda AB ye kesin bilet/vize isteyecek ya da AB ve D Türkiye'yi Çin-Rus blokuna kaptırmak istemiyorsa bir şekilde/yolla AB sine uyumlamak/katmak zorunda kalacak olmalı. Bu Polonya, Ukrayna gibi güvenlik arayan varlıklar içinde önemli ve arzulanıyor.

Bunun tamamen bir tiyatro olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Bay Fidan gibiler İran'ın yaşadıklarını yaşamamak gibi vurgular sunmuş ve o gerginlikte "şimdi bunları neden yaptığımızı anladınız mı" vb demiş olsa da burada milli irade ya da seçimler olduğu konusunda şüpheliyim.

Muhtemelen AB ile müzakerelerde ilk iş Kürt sorununuzu çözün deniyordu (ya da şunları şunları).
Seçim öncesi tuhaf olaylar silsilesi de bunu doğruluyor. Erdoğan Kılıçtaroğlu'nun ajandasını açıklıyordu demek ki bu ajanda sadece onun ajandası değilmiş demek ki ajanda uluslarası ortak görevlerden oluşuyor ve her kim üstlenirse .
Kılıçtaroğlu: "beni seçin AB ye gireceğiz, alacaklar, almalılar, sözler var dedi" neye dayanarak?

Tam bir tiyatro ve izleyenlerin ne yerine konduğu belli değil

Nolan
25-11-2025, 00:07
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun belirlediği heyet, pazartesi günü İmralı'da Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan ile görüştü.

Görüşmedeki heyette AK Parti'den Hüseyin Yayman, Milliyetçi Hareket Partisi'nden Feti Yıldız ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nden (DEM Parti) Gülistan Koçyiğit'in yer aldığı bildirildi.
https://tr.euronews.com/2025/11/24/tbmm-baskanligi-duyurdu-heyet-imralida-ocalanla-gorustu
Terör sorununu çözmek için ilk olarak sosyologların kapısını çalarsınız. ''Böyle toplumsal bir sorunumuz var, bize yardımcı olun'' dersiniz. Gerekirse yurtdışından uzman sosyologları davet edersiniz. Benzer işleri yapan bilim insanlarına da başvurulabilir tabi.

Terör sorununu çözmek için teröristin kapısına gitmek, mesela Akp iktidarında ortaya çıkan 'kadın cinayetleri' denilen olguyu çözmek için, en çok kadın öldüren kişinin yanına gitmek gibidir.

Zekanın kırıntısına hasretiz.!

Ya da ekonomi sorunu. Bu sorunu ortaya çıkaran Akp iktidarıdır ve bu sorunu çözecek olan da Akp iktidarı dışında kalan ekonomistlerdir. Şu an yaşanan ve kronik bir hale gelen ekonomi sorununu çözmek için, şu andaki iktidarın ekonomiden sorumlu bakanına gidilmez. Sorunu yaratan bu kişiler ve bu sistem zaten.

Bunların kendisi sorun. Bırakın sorun çözmeyi, yeni sorunlar yaratan bir iktidar değil mi bu?

spartacus
25-11-2025, 03:22
Bir Danimarka medeniyeti, bir Afganistan medeniyetinden üstündür diye rahatlıkla söylenebilir.
Dolayısıyla Danimarkalılar üstün medeniyetlerini koruyabilmeleri için milliyetçi olmak zorundadırlar. Sıkı göçmen politikaları uygulamaları gerekir. Oraya göç etmek isteyen birine danimarka vatandaşı biriyle eşit şartlar sunmamalıdır. Orada yaşamak isteyen diğer insanlara eksik haklar sunarak dışlamaları gerekir.
Kutsal, mutlak üstün medeniyet diye de bir şey yok(medeniyet bakımından Türkler'de pek ileri sayılmaz, ligin sonlarında denebilir ve elbette gerinin milliyetçiliği, dinciliği vb. aksine bu durumu bayraklaştıran gerici, sağcı, yobaz anlayışlardır, esasen verili hal durum üzre muhafaza esaslıdır, anlamsız hamasettir. Kaldı ki Türkiye'deki Kürtler, yerlidir, Danimarkaya göçen Afganlı değillerdir. Peki bu halde kendine meşru saydığın despotizme, gericiliğe, hukuksuzluğa(hani üstün medeniyettin :)) karşı diğerleri kendini nasıl koruyacak? Demek ki üstün medeniyet vb.değilsiniz... Burada da geri medeniyet olma halini milliyetçilikle savunduğunuzda, daha da gericileştirdiğinizde ne oluyor? İşte Türkiye gerçeği oluyor(bakınız hukuksuzluğun, cehaletin örneği Türkiye!), mese sadece Danimarkada Afgan olma meselesi değil ki, dincilik, milliyetçilik yobazlığının getirdiği geriyi mutlaklaştırma, cilalama, kutsallaştırma olarak da dönüyor(yani bahse konu etiğin medeniyet açısından da medeni olamama, geri medeniyetin dokunulamaz ve kutsal, cilalı kılınması ve ileri gidememeninin, soğan ekmek yerim yine de taş devrinde sürü olurum vs. sebebi de oluyorlar: )

İfadelerde hukuk yok, milliyetçilik, dincilik var... Bu durumda Afgan'a karşı her türlü hukuksuzluğu kendine hak görüyorsun, hukuku ise ona hak görmüyorsun, sonra ne oluyor? Kendini korumak namına,diğerlerine milliyetçilik adıyla baskı uygulamak, gücü yetenin yetirdiğine zulmederek çözüm üretmesi,, aslında tipik Taliban anlayışı, meşrulaştırması...

Toplumlar yaşam normlarını ancak hukukla sağlayabilir, koruyabilir, gerici yobaz ırkçılık, dincilik, milliyetçilik ise toplumsal normlara da, önemsediğin medeniyete de tecavüzdür. Kısaca bir toplumun kendine ziyanıdır, o sebeple de 3. Dünya ülkesi olmakta, kalmakta(işte sözde sözü edilen emperyalizm bu sebeple toplumların milliyet, din vb. üzerinden kullanıla gelmesi, kötürümleştirilmesi, sürüleştirilmesini(amade) temel strateji haline getirmektedir ve zaten açık stratejileridir, tekrar keşfedilmesi gerekmiyor. Bir iki ilaçla(afyonla) bütün toplumu elde tutmak, basitçe yönlendirmek, empoze, hipnoze etmek, tipik evcilleştirme(hayvandan faydalanma) stratejisi)...
Terör sorununu çözmek için teröristin kapısına gitmek, mesela Akp iktidarında ortaya çıkan 'kadın cinayetleri' denilen olguyu çözmek için, en çok kadın öldüren kişinin yanına gitmek gibidir.

Zekanın kırıntısına hasretiz.!

Örneğin bireysel, yine de bu mesele de, kadına şiddetin önüne geçebilecek toplumsal çalışmalardan yani aslında en temelde hukuktan geçer. Kadına şiddeti yasaklamalı, önlemler almalı, toplumsal hukuku ve toplumun hukuk dahili bilinçlenmesi sağlanmalıdır, bir kere HERKES demeyi öğrenmek gerekir vb. Şu anda örneğin siz kadına şiddet şarttır, çünkü erkek(Türk) üstündür diye vb. savunuyorsunuz farkında iseniz...

Demek ki diğer meselede de dilini, kültürünü, kültürel ve tarihi sembollerini yasaklamamak, ötekileştirmemek, eşit hak tanımak vb. yani meselenin özüne inilmeli. YANİ AYRIMCILIĞA son vermeli... Sonuç olarak aşırı zeka ve özel sosyolog gerektirecek bir durum da söz konusu değil, temelde yatan yine hak, hukuk... Yoksa Hitler'i de haklı bulan sosyologlar bulabiliriz, loglar değil bize sadece basit akıl, mantık ve bilim-sel, objektif! yaklaşım gerekir. (Duygusal değil, duygusal bakarsak, bir de tek taraflı olunca sıkıntı çözülmez, büyütülür... Şehit annesinin gözüyle bakarsak, diğer taraftanda onca yakılmış, bir çok insanı öldürülmüş ve diğerinin de ölen annesinin gözüyle de bakarsak herkes haklıdır, oysa asıl mesele sorunu çözmek ve acıların da daha fazla büyümesine engel olmak olmalıdır -eğer gerçekten acı çeken insanları ve daha çekecek olanları düşünüyorsak. Örneğin Köroğlu'nun haklı olup, olmaması tartışması da değildir, mesele bu pratiğe yol açan temeldeki despotizmdir, o despotu(Bolu Beyi) çözmedikçe, diğeri de çözülmez, üretmeye devam eder.)

Örneğin şiddete maruz kalma durumunda kadınların da kendini koruması hak oluyor değil mi? O halde demek ki, şiddete maruz kalan bir kadının, şiddete başvurarak kendini koruması da => hak halini alır.

Terör meselesi dendiğinde böyle geniş açıda ve tarafsız bakmak gerekir... Bu halde buradan baktığımzıda ötekinin terörü gibi berikinin de terörü söz konusu ve ancak ikisinin de bittiği koşulda sorun çözülür(adına barış dersiniz, çözüm dersiniz ne derseniz deyin, mesele belli)

Andrew
25-11-2025, 04:46
Sen, belirli toplumlari, insanlari benden assagi diye hukuk uygulamazsan, ezersen, eziyet edersen, assagilarsan, hakir gorursen, o insanlar da firsatini buldu mu, orgutlenir, silahlanir gelir senin tepene biner. Bunlar dinci olabilir, dinsiz olabilir, fark etmez. Kimin gucu kime yetiyorsa der.

Yıldıztozu
25-11-2025, 14:42
Bu durumda Afgan'a karşı her türlü hukuksuzluğu kendine hak görüyorsun, hukuku ise ona hak görmüyorsun, sonra ne oluyor?

Hukuk uygulamak illa eşit haklar sunmak anlamına gelmeyebilir.
Bir afgana ''sen burada memur olamazsın, işçi olarak %20 daha az maaş alırsın'' demeyi haksızlık olarak tanımlamam. Bu durumu ''medeniyeti korumanın'' parçası olarak tanımlarım.
Danimarka gidip Afganistan'a müdahale edip orayı engelliyor olsaydı haksızlık hukuksuzluk olurdu. Fakat burada zorla bir şey yok, kendi evine gönüllü gelmiş birine farklı şartlar sunma var. Bu hukuksuzluk değil.

Kaldı ki Türkiye'deki Kürtler, yerlidir, Danimarkaya göçen Afganlı değillerdir.

Evet bu önemli bir fark.
Türk ve kürt kültürü arasında bazı farklılar olsa da bir antalyalıyla bir konyalı arasında da farklar vardır ve her farklılığı birbirinden ayrıştırmak pratik olmazdı.

Özetle vurgulamak istediğim şey milliyetçiliğin dincilikle eşit seviyede yobazlık olarak görülmemesi gerektiği.
Bazen milliyetçilik gereklidir. Milliyetçiliğin sonucunda uygulanan ayrımcılık da haktır.

Kopenhag şehri harika bir medeniyet kurmuş, her yere bisikletle gidebiliyorsun, herkese değer veriliyor, herkes mutlu. Bu düzen içinde bir afgana gel sen de bizimle yaşa diyemezler. Çünkü kurdukları sistem bozulur.

spartacus
25-11-2025, 19:17
Hukuk uygulamak illa eşit haklar sunmak anlamına gelmeyebilir.
Bir afgana ''sen burada memur olamazsın, işçi olarak %20 daha az maaş alırsın'' demeyi haksızlık olarak tanımlamam. Bu durumu ''medeniyeti korumanın'' parçası olarak tanımlarım.
Danimarka gidip Afganistan'a müdahale edip orayı engelliyor olsaydı haksızlık hukuksuzluk olurdu. Fakat burada zorla bir şey yok, kendi evine gönüllü gelmiş birine farklı şartlar sunma var. Bu hukuksuzluk değil.
Hukuksuzluk tabi ki, ama sen gerekçeyi milliyetçilikle yapmıştın, asıl sorun da orası, en azından hukuka gelmemiz de bir ilerleme. Fakat; YURTTAŞLIK hakkı olan hiç kimseye ayrı hukuk işletemezsiniz, medeniyet diyeceksiniz, değilse sonuçları zaten ortada(bu halde üstün medeniyet yönlü anlamsız gerekçeni de, yine kendin çürütmüş olursun)... Kastettiğin ise sığınmacı için olabilir, o da hukuka girer evet ve sığınma koşullarınca da sığınmacı hukukuna tabi olurlar! Ancak Türkiye'de Kürtler sığınmacı değiller, yani dediğim gibi öne sürdüğün alakasız örnek üzerinden gidemeyiz, sence de çarpıtmış olmuyor musun? (hani direk söylemeyim, yanlış anlaşılıyorum)...

Ama YURTTAŞLIK vermişsen yapamazsın, yaparsan zaten hukukunu çiğnersin, bir anlamı kalmaz ve buradan açtığın gediği kapatamazsın, işine gelen daha en tepeden kullanır... Kaldı ki günümüz kapitalizmin dünyasında dahi medeniyetlerde hukukun temel muhatabını anlamlı kılan YURTTAŞLIK kavramıdır.
Yurttaş = dil, din, renk, cisiyet ayrımı olmayan (çocuklara, varsa kendini savunma konusunda yetersiz olan namına pozitif ayrım olabilir)
Özetle vurgulamak istediğim şey milliyetçiliğin dincilikle eşit seviyede yobazlık olarak görülmemesi gerektiği.
Bazen milliyetçilik gereklidir. Milliyetçiliğin sonucunda uygulanan ayrımcılık da haktır.
Bulunduğun yerden bakarsak elbette doğru söylersin, ancak benim bulunduğum yerden bakarsan yanlış yerdesin... yani aslında sözünü ettiğin medeniyetin gerisinden bakmaktasın. Herhangi bir İslamcı partiye oy veren anti-laik birine de sorsan kendisini ileri, diğerlerini geri, zararlı görür vs. O'nun açısıyla yola düşersek işimiz yaş.

Hasılı senin açınla da yola düşersek işimiz yaş ve gerçekler ortada... Yani dincilik de, milliyetçilik de özünde muhafazakar, beraberinde afyon, gericidirler, sosyo kültürel edinimlerin siyaseten kullanımı zaten bir kere anti demokratik, anti laiktir, medeniyet gerisidir, kullanımlık alettir......

Dincilik ile milliyetçiliğin oynadığı gerici, yobaz rolün görünmesi için şu ülkede daha ne yaşanması, daha ne olması lazım? Sonuç olarak milliyetçilik sana has, özgü de değil, hal böyle olunca Kürtler de milliyetçilik yapmalı noktasına varırsın ve haklı olarak yapar ve mücadele eder... Kısaca sıfıra sıfır elde var sıfır... Boş, anlamsız, gereksiz...

Bunun dışında tarihsel, kültürel olarak sahiplenmek vb. bunlar farklı konular, biz yeri geldiğinde Sümer'i de, tüm geçmişi de sahipleniyoruz, yaşayanı ise hayli sahipleniyoruz. Kürt diye de ayrıcalık, ayrımımız yok ki, nerede dilinden, kültürülden, inancından, inançsızlığından, cinsiyetinden vb. dolayı ezilen varsa, orada haksız, hukuksuzluk vardır -elbette inancını, aidiyetini hamaseten istismar edip siyasileştirenler, diğerlerini ötekileştirip hukuksuzluğa yol açanlar elbette davranışa izin vermemek bağlamıyla istisna... İnançları, milliyetlerinden, dili, dini, cinsi, renklerinden vb. dolayı değil, bu halde hukuku imkansız kıldıkları, hukuka aykırı davrandıkları(eylem, davranışları) için. Örneğin bir baba çocuğuna şiddet uygulayıp ben babasıyım, döverim de, severim de diyemez, kendisine hukukun üstünde ve dışında ayrıcalık tanıyamaz, tanırsa, yaparsa da suçtur ve o çocuk büyüdüğünde kafasını kırsa yeridir ve yine her ikisi de olur suç, işte olan da bunun gibi, bu halde çözüm, çocuğu değil babayı cezalandırmak veya bu davranışa izin verilmemesi, siyaseten de kullanılmasının engellenmesi(laiklik) gerekir... Kısaca senin öne sürdüğün çözüm değil, zaten sorunu üretendir, sorunu üretip ardından da kendi ürettiğin sorunu -> davranışına gerekçe gösterip, kendime ayrıcalık tanımam lazım demen de çelişkidir... ABD'de yaşanmış ve en nihayetinde ezilenin mücadelesiyle aşılmış ırkçlıktan farkı, ABD'de olmaması...