PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 50 Milyon Yıl Sonraki Hayvan Resimleri


NedimYilmaz
20-07-2007, 16:17
GELECEĞİN HAYVANLARI

50 Milyon yıl sonra yeryüzü neye benzeyecek? Bilimin hayal sınırlarında yapılan çalışmaları çok değişik bir fikir ortaya koyuyor. 50 milyon yıl sonra yeryüzündeki hayvanların geçirdiği evrimler ve neye benzedikleri... Kıtasal hareketlilik Kuzey ve Güney Amerika'yı birbirinden ayıracak. California bir adaya dönüşecek ve yavaş yavaş kutuplara yaklaşacak. Bunlar İskoç Paleontolog Dougal Dinox'un varsayımları.

* "Desert Shark" ismi verilen hayvanlar ise; bataklıklar ve nehirlerin korkulan hayvanları timsahların evrimleşmesiyle ortaya çıkacak. Aşırı sıcaklık ve çölleşmeyle birlikte bu hayvanlar, kurak ortamın gerektirdiği şekilde yaşamaya başlayacaklar. Yeterli besin ve suyu her gereksinim duyduğu anda sağlayamayacakları için "özel" yağ depoları oluşturmak zorunda kalacaklar. Böylelikle boyunda, kuyrukta ya da kafadaki ince çizgiler kaybolacak ve hatları daha kaba bir görünüme bürünecek. Avını elinden kaçırmamak için yırtıcı özelliklerini geliştirecek. 50 milyon yılda evrimleşerek "Desert Shark"a dönüşecek olan timsahlar, tam yırtıcı bir köpekbalığını andıracak.

* "Swinging Monkey" ise; bitki örtüsünün zamanla yok olması, birçok hayvanın etobur olmalarına neden olacak. Maymunlar daha önce meyve ve bitki kökleriyle beslenirken, 50 milyon yıl sonra usta balık avcılarına dönüşecek. Bu tür, daha büyük bir görünüme bürünecek ve bugünkü maymundan çok daha vahşileşecek.

* 50 milyon yıl sonra en yoğun evrimi "Tekparmaklılar" geçirecek. Bu hayvanların boyun ve ağız yapıları, bataklıklarda balık avlamak için uzayacak ve daha esnek hale gelecek. Bugün tüm memeliler gibi, 7 olan boyun eklemlerinin sayısı 15'e kadar çıkacak.

* "Woolly Gigantelope" Antilopların evrim sonunda aldığı yeni türe verilen ad. 3 metre uzunluğundaki bu hayvanların derisinin altı kalın bir yağ tabakasından oluşacağı için soğuktan etkilenmeyecek. Boynuzlarını vantuz gibi kullanıp, avını yutacak.

* "Desert Leaper" 50 milyon yıl sonra büyük ölçüde çölleşecek olan yeryüzüne en mükemmel uyum sağlayabilecek bir tür olacak. Bir kanguru türevi olan bu hayvan, kılsız derisi ve uzun kulaklarıyla sıcağa rahatlıkla dayanabilecek. Korku vermeyen, sakin yaradılışlı bir hayvan! Büyük olasılıkla çöl fareleriyle beslenecek.

* "Striger" büyük dönüşümlerden sonra varlığını sürdüren ender "kedigiller"den biri olacak... Toprakta pek yaşama şansı kalmadığı için avını ağaçların üstünde arayabilecek bir fizyolojik değişim gösterecek. Giderek maymuna benzeyen bu hayvan, maymun yiyerek beslenecek.

* "Raboon" daha önce ağaçların üstünde yaşayan maymunların toprağa inmesi ve toprak koşullarına uyum sağlamasıyla ortaya çıkan bir tür. Soyu tükenen aslanların yerini alacak.

Ekolojik dengenin bozulması sonucu, yaban domuzu ve karıncayiyen'in ortak özelliklerini barındıran "Turni"ler ortaya çıkacak.

Aslında bu konu bizi de ilgilendiriyor çünkü bana oldukça fantastik bir fikir olarak geldi. Gerçeklik payı olsa da olmasa da… *Şimdi; evrim geçirecek hayvanların neye dönüşeceğini görelim.

http://www.geocities.com/almira_cilek/turni.JPG

Bu hayvanımızın adı Turni. Karıncayiyen'in ve yaban domuzu'nun evrim geçirmiş hali.

http://www.geocities.com/almira_cilek/bataviya.JPG

Bu evrim geçirmiş hayvanın adı ise Bataviya. Bu görünüm bize oldukça tanıdık bir hayvan olan denizaslanını hatırlatıyor.

http://www.geocities.com/almira_cilek/swimmimg.JPG

Bu evrim geçiren hayvanın adı swimming monkey. Maymunların yok olacak bitki örtüleri nedeniyle etobur olacaklar ve usta bir balık avlayıcısına dönüşecek. Ve daha da vahşileşecekler.

http://www.geocities.com/almira_cilek/tek.JPG

Bu hayvanımızın adı ise tek parmaklılar. Eklem sayılar 7 den 15 e çıkacak.

---------------------------------

Ayrıca teknoloji ile canlılar alemini birleştirdiğimizde şöyle bir sonuçta elde edebiliriz;

http://img96.imageshack.us/img96/9940/200604121420xinsrc382060228160.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/1337/200604121420xinsrc362060228160.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/5961/200604121420xinsrc372060228160.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/8564/200604121420xinsrc372060228161.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/5783/200604121420xinsrc382060228161.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/3761/200604121420xinsrc362060228161.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/7936/200604121420xinsrc382060228162.jpg

mhmd
20-07-2007, 17:22
Enteresan!

Hayvanların, evrim ile değişmeleri biraz daha mantıklı geldi.
Son resimlerdeki benzetmeler ise biraz komik duruyor. Hele hele miyop fil figürü. :)
Paylaşımınıza teşekkür Sn. Nedim Yilmaz

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Liberty_
20-07-2007, 20:01
Ben resimleri daha çok mutasyona benzettim ne dersiniz? Aslında seni radyasyona tabi tutsak bu şekilde çocukların doğabilir mesela :lol: (Hoşgörüne sığınıyorum espri yaptım :) )

habilis
20-07-2007, 23:51
ilginç resimlerde:) ...


bunlar evrimle -rastgele bir değişimle değilde tasarlanmış mekanizmalarla donatılmış :)

evrim74
24-08-2007, 03:43
Çok ilginç geldi üzerinde pek fazla konuşulan bir konu değil. Evrim geçmişten günümüze kadar olan değişimleri irdeliyor. Gelecekte neler olabileceği hakkında pek fazla kaynak yok. Bu konuda başka linkler veya kaynaklar varsa yazabilirseniz sevinirim. Bir yerde 200 milyon yıl sonra memelilerin kalmayacağını okumuştum. Dev karıncaların çöllere hakim olacağından bahsediyordu. Acaba biz insanlar olacak mıyız? Belki içimizden çıkacak elit bir grup farklı bir yöne doğru evrilebilir. Bunlar dünya kaynaklarını daha fazla kullanma şansına erişmiş ayrıcalıklı insanların soyundan gelebilir. Kendilerini izole edip farklı bir yaşam geliştirerek bugünkü görünümümüzden daha farklı bir fenotipe ulaşabilirler. Geri kalan insanlar yeraltında ya da elverişsiz şartlarda daha da hayvanlaşabilir. Konuşmayı unutabilirler.

Bu konuda biraz fikir yürütelim. Hayal gücümüzü kullanalım. Gerçekten ilginç bir konu ve spekülasyonlara açık.

spartan-troy
24-08-2007, 11:53
bir platini bile vücut kan uyusmazlığı ve dokuların aglinitasyon özelliğine göre vücuda konduğuna göre,bunlar acaba hangi özelliğe göre vücuda konulur bilinmez. :D *:D

spartan-troy
24-08-2007, 11:56
evrim 74 kardesimiz sunu soylemis;


Çok ilginç geldi üzerinde pek fazla konuşulan bir konu değil. Evrim geçmişten günümüze kadar olan değişimleri irdeliyor. Gelecekte neler olabileceği hakkında pek fazla kaynak yok


peki geçmişte olsan ve bugunu düşünsen gelecek olmuyor mu? geçmişe gidipte,(50 milyon yıl önceye) canlıların evrimleştiğini buluyorsunuzda,bir canlının gelecekteki evrimleşmiş halini nasıl bulamıyorsunuz.Hakkaten enteresan.İŞTE EVRİM BU KADAR ZIRVA BİR MEKANİZMADIR.daha ne oldugu belli değil.

24-08-2007, 13:36
Sevgili Nedim,ben 50 milyon yıl sonra evrimleşen canlıların nasıl olabileceklerini tahmin edemiyorum.Ama 50000 yıl sonra insanlarda büyük gelişmeler ve evrimleşmeler olacağından eminim.
* Tüm hastalıklara çare bulunmuş,artık insanlar ömürlerini kendi istekleri ile tayin ediyorlar.Özel merkezlere gelip tamam artık,yeteri kadar yaşadım.Başkalarının hakkına saygılı olmam lazım.Lütfen yaşamıma son verirmisiniz"diyorlar.Tatiller,balayılar artık hangi yıldızda geçirilecek,zevke göre seçiliyor.Alınan bir hap ile bir ay enerji ve yapı maddeleri sağlanıyor.Ne bileyim daha pek çok güzellikler.
* Bu arada bazı insanlar hala evrimleşmeyi reddediyorlar.Ama doğa gereğini yapıyor.Bunlardada zorunlu evrimleşmeler oluyor.Dişilerinin Kafalarına taktıkları türbanlar kafa derisine kaynıyor.Yok olan saçların yerini alıyor.Asında küçük olan beyin bu beze yer açmak için iyice küçülüyor,erkek cinsin beynine bağımlı oluyorlar.Omuzlarda oluşan balık pulu yapısındaki bir örtü aşağılara inip ayak bileğine kadar vücudu örtüyor.Bu aynı zamanda güneşten alınmıyan D vitaminini oluşturuyor.Anatomileri öyle değişiyorki G-string den başka don giyemiyorlar.Vücuttada garip değişimler oluyor.Dörtgenimsi bir yapı,sanki bir tarlayı andırıyor,erkekleri bu tarlaya istedikleri gibi girebilsin diye.Bir kısım dişilerde dahada enteresan bi şeyler oluyor.Oluşan siyah esnek bir kabuk sadece gözlerin önü açık kalmak üzere tüm vücudu örtüyor.Şekilleri penguene benziyor.Erkek cinsindede önemli değişimler oluyor.Üst dudak ve alt çene sakal ve bıyıktan dolayı dümura uğrayıp tamamen kıldan oluşuyor.Kafada sünnetli penis gibi bir deri kıvrımı oluşuyor.Bu birazda sarığa benziyor.Bu arada penis demişken,hepside sünnetli ve dört penisli doğuyorlar.Çünki dört dişi ile evleniyorlar.Sağ el baş ve işaret parmakları evrimleşerek boğum boğum olup bir sinirin üzerine tesbih taneleri gibi diziliyuorlar.Yani sağ elde tabii bir tesbih oluşuyor.Dört dişi aldıklarından,her bir dişi birini yıkasın diye dört ayakları oluyor.
* Bu türde dişi ve erkek olarak genel değişimler ise şöyle.Dişlerine diş fırçası ve macunu alerji yapıyordu.Misvak denen bi odunla ancak dişlerini temizleyebiliyorlardı.Sabahtan akşama kadar günde beş kere epilepsi krizi gibi bir haller oluyor.Bulundukları yerde aniden yatıp kalkmaya başlıyorlar.Burunlarının ucunda gelişen hücreler pusula gibi manyetik oluyor.Bu yatış kalkışlarda daima belli bir yönü hedef alıyorlardı.Senede belli dönemnlerde ağızları gündüz kitlenip,bir şey yiyip içemiyorlar.Ayrıca sex yaşamlarıda bu dönemde kitleniyor.Dil ve ses telleri özel şekil alıp Arapçadan başka dili konuşamıyorlar.Kulaklarından giren bir cins örümcek bunların beyinlerini yuva yapıyor.Beyine ördüğü ağlar ile beyini sarsıntılara ve zararlı akımlara karşı koruyor.Bir nevi ortak yaşam.Ama haftada bir toplanıp topluca ve ritimli olarak kafayı" lebbeyk ya hu lebbeyk ya hu" diye bağırarak sallamak gerekiyor.Kafadaki örümceklerin çiftleşmeleri için şart.Genelde bir erkek ve dört dişi şeklinde evleniyorlar.Ama içlerinde bazı sakalı daha gelişen,ağız yapısından,ağız salyası daha çok olan (Ki bunlar,bu salyaları hasta olan diğerlerinin ağzına tüküren şifacılar)saygınlık görenleri daha çok dişi ile çiftleşebiliyor.Hatta öbürlerine yasak olan dokuz yaşındaki dişilerle dahi çiftleşebilirler.Zaman içerisinde bu tür beyin yapısından ve düşüp kalkma krizlerinden dolayı bilim ve teknolojiden geri kaldı.Zaten eskiden beri bunlar bilimi falan reddediyorlardı.Garip bir durumları vardı.Açlık ölümü bunlar arasında oluyordu.Salgınlar savaşlar hep bunları buluyordu.Ama hala geleneksel iddialarından vazgeçmiyorlardı.Güya Mehdi diye biri gelecekmiş.Tüm galaksileri yenecekmiş.Kainatın hakimi bunlar olacaklarmış.İşin garibi en basit bir toplu iğneyi bile,gavur diye sevmedikleri diğer insanlardan alıyorlardı.Hangi güç ve silah ile kainatı alacakları bilinmez.Geçen asırlarda yeni ibadet şekilleride geliştirdiler.Mesela yılın belli zamanlarında koyun v.s kestikleri halde buna gavur dedikleri diğer insanları kesmeyide ilave ettiler.Ayrıca yine bu gavurlardan 30-40 tanesini bir binaya doldurup,"madımak oy madımak"türküsü eşliğinde yakmak gibi yeni ibadetleride oldu.Bu gavur öldürme işlemlerini genelde ya toplu olarak cesaret buldukları için,yada kalleşce arkadan yanaşarak yapıyorlardı.
* İşte bunlarda benim geleceğe dair evrim varsayımlarım.Esenkalın.

NedimYilmaz
24-08-2007, 13:45
gelecekteki evrimleşmiş halini nasıl bulamıyorsunuz

Bilimdeki titizlikler ve hiçbir zaman kesin kanı konmamasının biletini gene bilime kesiyorsunuz sevgili spartan-troy.

Ve tabi nasıl oldu ise evrim kuramına.

Yani bu yüzden işe yaramaz, zırva bir mekanizmadır nasıl diyebiliriz? Bilimde bir kuram böyle mi çürütülür ?

24-08-2007, 13:56
peki geçmişte olsan ve bugunu düşünsen gelecek olmuyor mu? geçmişe gidipte,(50 milyon yıl önceye) canlıların evrimleştiğini buluyorsunuzda,bir canlının gelecekteki evrimleşmiş halini nasıl bulamıyorsunuz.Hakkaten enteresan.İŞTE EVRİM BU KADAR ZIRVA BİR MEKANİZMADIR.daha ne oldugu belli değil.[/quote]


* Aspartan-Troy (Bana sanki bira markası gibi geliyor.)Sen Biyoloji tahsil ettim diyorsun.Peki arkadaş EVRİM bildiğim kadarıyla biyolojinin temel ayaklarından biridir.Sen bu okulda okurken EVRİM bahisleri geçtiğinde inanmadığın,reddettiğin halde nasıl dersini çalışıp imtihanlara girdin.Hocalarına nasıl yalan söyledinde sana o okulun diplomasını verdiler.
* Yani şu yukarıdaki yazınla bizleremi yalan söylüyorsun,yoksa bitirdiğin okulamı yalan söyledin.
* * * * * * Yaw sen bu sitenin Kemal Sunal'ısın.Sakın gideyim falan deme.Yazdığın yazıları dört gözle bekliyorum.Komedisin.
* * * *
* * * * * * *Esenkal.

spartan-troy
24-08-2007, 14:15
ephilips şaka mı yapıyorsun yoksa bilerek mi soyluyorsun...gercekten saka yaptıgını soyle bana...inanmıyorum mantıga bak....evrimi kabul etmiyorum ben,ve bu gorusumden de kimse vazgectiremez beni,hani nerde kaldı fikir özgürlüğü,hoca gelicek bana evrimi kabul et al diplomayı git bu mudur yani senin mantıgın? evrimi kabul etmiyorum,hocaya yalan soyledim,uniyi bitiremedim....


bakın arkadaslar,ben evrimcilerin arasın da okudum,bunu kabul ediyorum,2 hoca tastamam evrimciydi,ama asla bize evrime inanın gibi bir dusunceyi empoze etmediler,cunku isteyen istediğine inanır....hoca dersini verir gecer...cok itiraz ettim tahta da...koca koca proflara inanılmaz sorular sordum,ne yazık ki mantıki cevaplar veremiyorlar....milyar yıl önce diyorlar geçiyorlar...ama asla öğrenciye evrim gerçektir,sınavlarında evrimi yazmayana sıfır veririm gibi salakca bir durum asla olmadı olamaz da....eğer öyle bir hoca varsa ,bunu ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı durumundan dolayı dava etmek mümkündür.

pante
24-08-2007, 14:22
Troy'a katılıyorum.
Din dersinde de öyle.
İnanıp inanmadığını belirtmek gerekmiyor.
Sorulan soru örneğin İmanın şartları ise yanıtlarsın. Bunu yanıtlaman inandığını-inanmadığını göstermez.
Sonuçta "İslam'a göre" cevap vermiş oluyorsun.
Biyolojide de "Evrim teorisine göre".

oldschool
24-08-2007, 14:29
çok güzel resimler...sırf bunları görmek için 50 milyon sene daha yaşayacam...

spartan-troy
24-08-2007, 14:33
bu arada tekrar hatırlayım ephlips biyoloji *evrimle ilgilenmez,biyoloji canlı bilimidir ve asla ilahi boyutta incelenmez (bana göre hatalı,ama bilimde böyle ) ilahi boyutta incelenmediği için doğa kanunları der.Evrimci olmayan bir çok hocamız doğanın üstün yeteneği der,ama evrim demez,....tamam ekoloji ve doğa olayları ile ilgilenir ama evrimi biyolojiye mal etmek,biyolojiye saygısızlıktır.biyolojide kalbin evrimleşmesi yoktur,biyolojide fiziksel bütünlük içinde kalbin çalışması ve ona etki eden kuvvetlerin bileşkesi vardır.biyoloji teorik olarak canlı bütünlüğünde sonuçları inceler,açar karaciğerine bakar ve sonuç çıkartır.Biyoloji olasılıklarla ilgilenmez,matematiksel olmakla birlikte biyolojide kombinasyon olmaz.biyoloji tek bir yolun ispatlanmış hadisesidir.sen şimdi kalbinden hasta bir insana,gelipte olasılık konuşamazsın,ekg sini alırsın ve kan ph ını ölçüp gerekli rehabilite teknikleri aldıktan sonra sonuçlara göre teşhis koyarsın.biyoloji budur.

evet pante,o yüzden ephilips 'in mantıgına sende katılmadığını anladım,o yüzden bu ülkede her ne kadar zırva akp hükümeti demokrasinin d 'sinden bile çakmıyorsa,insancıl politikada isteyen istediğine inanır.

24-08-2007, 16:30
Sevgili Panthe;
* *Belkide ben meramımı anlatamadım.Din derslerini örnek veriyorsun.Unutma bizleri o derslere zorla soktular.Bazı konularıda öğrenmek mecburiyeti koydular.İster istemez sınıf geçmek için *bazı şeyleri öğrendik.Örneğin savaşa karşı olmamıza,adam öldürmeye karşı olmamıza rağmen zorunlu olarak askere gittik.Orada tek-er eğitiminde adam nasıl boğulur,neresinden kolay ölür bunları öğrendik.
* *Ama mesleğe veya bilim sahibi olmaya gelince iş değişir.Muvazzaf asker olursun,düşmana,öldürmeye inanır,mesleğinde başarılı olmaya çalışırsın.Din görevlisi olursun,mensup olduğun dine gönülden inanırsın.Örneğin Turan DURSUN iyi bir eğitimle,başarılı bir din adamıyken,uğruna hizmet ettiği,mensubu olduğu dine inaancını kaybetmiş,aslanlar gibi tüm sıfatlarından sıyrılarak inandığının mücadelesini vermiştir.
* *Peki siz,hiç bir doktorun,hastalıkların muska ile iyileşebileceğine,çocukların leylekler tarafından getirildiğine,dua ile her derdin deva bulabileceğine inandığını,yada bir coğrafyacının dünyanın düz olduğuna inandığını düşünebiliyormusunuz.
* *Bu arkadaş bitirdiği o okul sebebiyle öğretmende olabilirdi.Ne diyecek.Çocuklar kitabınızdaki şu,şu sayfaları yırtınmı diyecek.Onlara bizim oluşumumuzu Havva ve Adem ile mi açıklıyacaktı.Evrim zırva,saçma mı diyecekti.Günümüzde bu konudaki katı tutumuyla diğer dinlere *ve inançlara örnek olmuş Vatikan bile artık evrimi kabule hazırlanıyor.Papa "galiba doğru "dedi.Evrim günümüzde net olarak bazı ufak tefek halkaları eksik olsada kesinleşmiştir.Bu gerçek bilginin bu kadar şaibeli olmasının sebebi zülf-ü yare dokunmasındandır.Yıllarca kilise onu yok etmek için her şeyi yaptı.Parayla bilim adamı satın aldı,tarihçilere kronolojiyi çarpıttırdı.Bu çabalar günümüzdede azalsada sürüyor.Öyle bir hale geldiki evrimle ilgili bir kanıt bulunduğunda,önce kilise ikna edilmeye çalışıldı.Ama mızrak çuvala sığmıyor.Yazılmış göksel din kitapları var.Bunların yalancı çıkması ne kadar acı.Bir sürü adam bundan sebepleniyor,ekmek yiyor.Din adeta süper bir endüstri.Evrim hakkındaki tereddütler,aleyhindeki ispatlar zırvadır.Örneğin amerikada vasat bir okuldaki vasat bir prof.tutuyor,yaptığım incelemeye göre evrim safsata imiş,işte isbatı diyor.Adam hemen meşhur oluyor.Ayrıca vatikandanda "çalışmalarına devam et "parası geliyor.Bizim zübüklerde mal bulmuş mağribi gibi hemen bu habere yapışıyorlar."Evrim çöktü","evrim zırvaymış" vesaire,vesaire.Bakalım vatikan evrimi kabul edince ne yapacaklar.Oradan gelen bilgi kırıntılarıyla idare ediyorlardı.Bu seferde herhalde evrimin uyduruk olduğunu Harun Yahya,Aspartan-Troy gibi bilim adamları ispat ederler.
* * Sevgili Panthe,laf lafı açtı konuyu uzattım.Kusura bakma.Kısaca demek istediğim,evrime inanmıyan birisi sağda solda ben Biyolojist'im falan filan diye söyleyip gezmemeli.Hem bilimi inkar edeceksin.Hemde onun etiketinden yararlanacaksın.Olmaz.Bende Kimyagerim.Diyeyimki,"yaw,bence suda bir oksijenle,iki hidrojen yok,gözümlede görmedim.Gören varmı,bence su melakelerin mubarek terleri".oldumu şimdi.
* * Esenkalın.

spartacus
24-08-2007, 16:42
"biyoloji *evrimle ilgilenmez,biyoloji canlı bilimidir ve asla ilahi boyutta incelenmez"

İşte bu nedenledir ki Biyoloji(bilim dalı) var bilim var.

sen şimdi kalbinden hasta bir insana,gelipte olasılık konuşamazsın,ekg sini alırsın ve kan ph ını ölçüp gerekli rehabilite teknikleri aldıktan sonra sonuçlara göre teşhis koyarsın.biyoloji budur.
3 İhlas ve birde 40 suya atılıp içilecek 7 dua içsek olmaz mı? Yada bir hoca bulup üfüttürsek?


Dinler ortaçağındır, bilim ise insanın. Din muayane yapmadan ilaç yazan doktor gibidir, dinleri kendi çıkarları uğruna ve ilahlarıda kendi çıkarları(yada belirli bir azınlık) doğrultusunda kullananlar her zaman evren, insan, hayat vs gibi konularda bir şeyler zırvalamak zorunda idiler, çünkü her şeyi bilen Tanrı yada Allah sözleri onları istemeselerde köşeye sıkıştırır ve onlar ise her zaman muğlak laf deryaları ile, masallar ile oldu bittiler ile her şeyi anlatırken birde ifadelerini Tanrı sözüdür diyerek ezberlenmesi ve yerine getiirlmesi zorunlu(!!) tartışmasız reçeteler olarak emrederlerdi. Madem her şeyin bir reçetesi var ve bu reçeteler SALT SUBJEKTİF, yani nesnel değil edebiyat alanında şeyler o halde bilim var olmamalıydı.

Dinlerin teorik alanı nesnel değildir, dinler öznele hitap ederler ve büyük bir çaba ile kişileri neyin ne olduğuna dair kurgusal masallarına ikna etmeye çalışırlarken ve zorunlu şartlar koşarlarken kaynağını öznelden(subjektif) alırlar, ardınca nesnel çıkarlar elde etmek üzerine kurulmuş sistematik yöntemler bütünü haline dönüşürler. Damlaya damlaya göl olur ve temelde tek bir amaca hizmet eden büyücülük gittikçe gelişerek sistemli bir omurgaya yerleştirilir. *Oysa bilim insanın nesnel edinimlerine dayanır ve alanı hiç kimsenin hayali kuruntusunu açıklamak yada insanların inançları temelinde fikirler üretmek gayesi taşımazlar. Çünkü inançda temelde subjektiftir ve bir inancın anlamlılığını nesnel gerçekler teşkil eder. Nesnel alanı ise bilim incelmektedir ki bu inançlarında yanlışlanmasına, yanılgıların ortaya çıkmasına yol açabilir, tüm dini enjeksiyonlar ister tarihte ister günümüzde olsun bilim ve gözlem düşmanıdır. Hiç bir tabu bağımlısı içindeki inancın ve tabusal bağlılığın aşınmasını istemez, bu ise insanları gerçeklerden kaçmaya ve ondan şiddetle korkmaya zorlar.

Mesala birisi şunu söylüyor diyor ki "ben bunları söylüyorum, söylediklerim doğrudur, o halde inancaksınız" Öteki ise diyor ki söylediklerinde doğru olduğunun yada olmadığının çokta bir önemi yoktur önemli olan hangi temele dayandığındır" der. Birincisi diyelim bir günlük yol gideceğiz kuzeye ve göreceksiniz ki orada deniz var" dediklerim doğrudur inanın, diğeri ise diyor ki söylediklerinin doğru yada yanlış olması kuzeyde bir günlük yolun sonunda ki denizden daha önemli değildir ve sen bizim inanmamızı istiyorsun peki sana neden inanalım! Göreceğiz ki dediklerinin ne olduğunu kuzey ve bir günlük yol ortaya çıkartacak. İşte nesnel alan burasıdır diğerine dileyen dilediği gibi inanabilir ve inandığı içinde her daim TARTIŞMASIZ doğru olarak kabul edecektir. Bir günlük yolu yürüsenizde eğer inanca ilahi şeyler de katılmış ve kurgular üretilmiş ise deniz görülmese bile mutlaka bir açıklama getirecektir çünkü atmasyon alanı sorumsuz bir alandır heleki ben Tanrının yalancısıyım denmişse artık sizden rahat sallayanı yoktur. Gidipde denizi göremeyen Hiç bir şey bilmiyor ise biz bilmeyiz o bilir diyecektir. İşte bilimden duyulan korku onun alanının nesnel olduğu ve masalsı reçeteler ile ilgilenmediği içindir. Bilimin mayasının bilmek olduğudur, bilmediğini bilmek ve bilmediğini öğrenmek için çabadır bu hamurun mayası, insanlığı kandırmak için akşam sabah arası rüyasından lham alıp, bol bol üfürmek değildir.

Yani bu gün Biyoloji insanın gelişim sürecinde kemiklere et giyidiriliyor demez, ama ortaçağda Deve kesen o zamanın geri insanı deve derisini yüzerken demek ki böyle oluyormuş mantığına sahip olur bunu birde Tanrıya söylettimi değmeyin yaratılan etkiye ve yüce bilmeye. Şimdi biz ne yapıyorsak Allah'da tam tersini yaptı, biz etleri kemiklerden ayırıyoruz demek ki o da yaratırken kemiklere et giydiriyordu... Bu ultra süper biyolojik bilgi Kur'an'dandır, bakın göreceksiniz bu söz için bile sayfalarca ama, ama, ama denecek bir üst paragraftaki 1 günlük yol ve deniz gerçeğine ulaşacağız, o halde ulaşmamak için araştırmamalı, zaten her şey orada verilmiş, bilim denen illet ile mücade edilmelidir. İşte bilime karşı çıkabilmenin en kolay yollarından birisidir "evrim" sözcüğü...

Evrimde keyfiyet yoktur, bu ne bilimin nede bizlerin keyfiyetine göre ele alınamaz. Sırf ortaçağ insanı ben böyle bir masalla yaratıldım diyor diye evrime karşı olmak keyfiyettir, oysa evrim nesnel bir süreçtir ve gözlemlenebilirdir. Nesnel süreçler ise insanların iradesinden bağımsız var olabilen süreçlerdir, bu şartlarda değişimler ve dönüşümlerin sürece ve koşullara bağlı gelişimi bize evrim kavramını olumlar.

Evrimde ulaşaılan son nokta evrim artık ulaşabileceği en üst sınıra varmıştır gibi sözler anlam dışıdır, evrimde hiç bir zaman bir üst yada son nokta tanımlanamaz, ve kesin sınırlar da çizilemez. Geçmişin incelemesi demek yani 50.000.000 yıl öncenin 50.000.000 yıl sonrada böyle olacaktır demek değildir, bunu ifade etmek zaten evrimin ne olduğunu anlamamış olmaktır. *çünkü maddenin hareketi durmaksızındır ve tüm maddelerin ilişkileri sarmal sonsuz bir süreçledir ve düz bir çizgi izleyemez. Evrimde sarmal ve sonsuzdur ve bu süreçler dahilinde koşullarla birlikte ortaya çıkar. *Ancak geniş anlamda içinde bulunulan koşulların geçmiş ve bu gün ve gelecek bağı oranında dinlerin yaptığı gibi laf sallamak yerine mevzu gelecek olunca sürekli bulgular(hayal yok) ve açığa çıkan olgular temelinde varsayımlarda, görüşlerde, deneylerde bulunulur. Bir incir çekirdeği kadar varsayımın dahi NESNEL boyutu ortaya konulur, işkembeden sallanmaz ve bu konuda hayal etmek işkembeden sallamaktan başka bir şey değildir. O halde alanımız Edebiyattır ve dilediğimizde hayal kurabiliriz... İşte dinler ile bilim arasındaki temel fark buradadır, din kulağa hoş gelecek bir şekilde sallamaktır ve sallarken hiç bir etik sorumluluğu yoktur ve kesin gözüyle ortaya sürülürler oysa bilimin alanı edebiyat değildir, insanların kulaklarına hoş gelecek, onların korkularına, umutlarına, zevklerine hitap edecek umut tacirliği yapacak şeyler üretmek değildir, ve size yarın şu bölge yağmurlu gözüküyor derken incelemelerini ortaya koyar, rüzgarın yönü, bulutların hareketi, hava dalgaları gözlemleri vs ama asla kesinlikle demez, çünkü bilir ki rüzgarın yönü, hava dalgaları vs bunlar değişkendir sabit değildir ve her şeyden evvel bilginin yeterliliği, bu söylem için hiç bir inata ve ispata ihtiyacının olmayışı, nesnel gerçek ne gösteriyorsa O an O'nun ifade edilmesi....

spartan-troy
24-08-2007, 17:11
ephilips kardes din dersinden gecmek zorundasın,bende biyolojiden gectim...sen benim anlatmak istediğimi anladın mı kardesım....sen içinden Allah yok dersin...sen şimdi kalkıpta bunu sınav kagıdına yazarsan hoca sana hiç bir sey yazmadıgın icin sıfır verir...

ama ben sınavlarda evrimi yazmıyorum ki hoca bize genetik sorusu soruyor...bunu evrimle acıklayın demiyor ki....

spartan-troy
24-08-2007, 17:15
bak spartacus anlaşamadığımız noktayı soyliyim mi sana....ben inanışın bilimle ilgisi olmadığını soyluyorum...ve bu konuda bilimsel bir ispat yapılmaz....ama siz evrime bilimsel bir teori diyorsunuz....işte bunun ispatını yapıcaksın...

yoksa siz zor duruma düşüyorsunuz...sen şimdi bana Allah yok desen bende var desem ,hangimiz bilimsel konusmus oluruz...hiç birimiz...ama evrim var ve bilimsel diyorsan cıkarıp halka göstericeksin...oyle 20 milyon yıl yaftasının arkasına sıgınmakla bu işler olmuyor..darwinde beceremedi su anki evrimcilerde beceremiyor.

NedimYilmaz
24-08-2007, 18:10
Konu her zamanki gibi "Din - Bilim" çatışmasına kayıyor.

Konu bu değil. Sevgili Troy, gelecekteki evrimleşmiş halini nasıl bulamıyorsunuz ve bu yüzden evrim zırvadır demişti ve ben de bu görüşün bilimsel olmadığından bahsetmiştim.

Diğer taraftan Troy o konuda haklı, Evrim biyolojinin temelini oluşturuyor kısmı yanlış değil, ama eksiktir. Evrim kuramı biyoloji içnide tartışma konusudur, temelini evrimden almaz. Canlıların sınıflandırması konusunda evrim ile bağdaşmış vaziyettedir ama geçiş süreçleri tartışmalıdır.

Bilim ile uğraşan bir bilim insanı, bir üniversite hocası, asla öğrencilerine dikte etmez. Çünkü kendi içinde bile kuramlar vardır evrim teorisinin.

spartan-troy
24-08-2007, 18:13
işte bende bunu anlatmaya çalıştım sevgili nedim yılmaz,,,konunu dağıttık biraz ama kusura bakma...resimleri bende beğendim işin ası,fake bile olsa güzel resimler...ama ben o günleri görecek kadar yaşayamam herhalde.

Svarog
30-04-2008, 13:22
teknoloji - canlı melezi ilginçmiş
teknoloji insan melezini merak ediyorum *:lol:
müslümanların kafasına yapay beyin konsun *:lol: *:lol:

Onur2
11-06-2008, 00:21
:D iyide bunlar elektriklemi çalışcak. Hocam bi baksaydın bunların nitrojeni felan eksik olmasın.İşte evrimin gülünçlüğünü bu resimler ne de güzel anlatmış.

strategic_choice
12-06-2008, 11:33
resimler konunun ana fikrine hangi ciddiyetle bakmamız gerektiğini açıkça gösteriyor:)) verdiğin ince mesaj için teşekkürler..

yucemanitu
22-06-2008, 12:51
Bir şey daha var... Küresel iklim değişikliği bu şekilde devam ederse kontrolden çıkmış sera etkisi nedeniyle günümüzden 50 yıl sonra denizlerdeki hayat 200 yıl sonra da insan türü yok olacak. Dünya sera gazının etkileri nedeniyle 1 milyon yıl içinde Venüs gibi bir yer olacak. Venüs Güneş'e Merkür'den daha uzak olmasına rağmen Merkür'den daha sıcaktır nedeni ise kontrolden çıkan sera etkisidir. Yani 50 milyon yıl sonra Dünya'da hayat olmayacak.