PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah Her Dua'yı Kabul Etmiyor !!!!!!


bayraktaro1
21-08-2007, 09:53
Sevgili Arkadaşlar;

Ben Ankara'da yaşayan birisiyim ve geçenler şehir içerisinde ciddi anlamda susuzluk sorunumuz oldu. Sayın Belediye Başkanı müsfedemiz Melih GÖKÇEK beyfendi "Su kesintilerinin iki gün aralıklı olmak üzere 5-6 ay süreceğini, yılbaşından sonrada barajlardaki doluluk oranına bağlı olarak kesintiler hakkında karar verileceğini bildirmişti"

Sonuç ne oldu, yalnış hesap Bağdat'tan döndü ve iki semtte ana borular patladı. Bu iki günlük kesintiler oldu bir hafta, insanlar çıldırdı. Ne dedi Melih GÖKÇEK beyfendi;

"Barajlardaki doluluk oranımız % 4, işimiz Allah'a kaldı" demez mi!!!!

Hemen işe diyanet el attı "Cuma namazları sonrası milleti yağmur dualarına çağırdı" Ankara halkı, bakanlar akın akın Yağmur duası yaptılar. Sonra sonuç ne oldu ? Hiç birşey, diyanet ne dedi "Yağmur duasını tekrarlamamız gerekiyor". Sonra ertesi Cuma'da yağmur duası tekrarlandı. Kanal 7'de de sözde İsveç Konsolosluğu'da duaya katılmış.

Son olarak ne oldu; Yağmur yağmadı. Sadece bir gece hafif bir çizeleme yaptı.

En sonunda, kriz meclise taşındı. Başbakan dedi ki "Melih Gökçek hata yapmıştır." Daha sonra, hiç TV'lerde görünmeyen o beyfendi çıktı TV'lere "Ankara 5 ay boyunca su kesintisi yapmayacağız. Kızılırmak projemiz var. Hata benim -Ankara halkından özür diliyorum"

YORUM : Yav arkadaşlar sinirlenmemek elde değil. Başbakanın açıklamasından sonra Melih beyfendi nasıl da yalakalanıyor. Şimdilik bizim armut halk da "Sorunumuz çözüldü" deyip yan gelip yatıyor. Uyutuyorlar sizleri hala farkedemiz mi? Klasik dua muhabbetleri ile, işi Allah'a salıp sorunu çözdüğünü göstermek ne kadar kolay değil mi? Ulan Melih *beyfendi Barajları % 4'e indirinceye kadar aklın neredeydi ? Dünyada bas bas bağırıyorlar, "Global ısınma var, ilk sorun susuzlukla başlayacak" diye. Mevsimlerin değiştiğini herkes biliyor.

Gerçek çözüm, sorun üretmek değil. Soruna dürüstçe göğüs gerip çözmeye çalışmaktır.

Arkadaşlar, hepimizin aklı var. Düşünelim. Hatalarımızdan ders alalım. Tercübelerimizle ilerleyelim. Şimdi, volkan patlamaları sonucu hiç yok olan bir kasaba duydunuz mu? Ama eskiden vardı. Çünkü insanlar artık, aktif volkan sorunu olan dağların bilincinde ve oraya yerleşim yerleri kurmuyorlar. Var olanlarda da, sürekli sismograflar volkan hareketlerini saniye saniye kayıt ediyorlar. Herhangi bir sorunda halkı uyarıyorlar. İnsanlık böyle gelişir.......

Dünyanın en şiddetli ve en büyük depremleri ABD'de ve Japonya'da olmaktadır. Ama, bir de orada ölen insanlara bakın. Felaketin büyük olanları sadece bizde yok..... Bir de Türkiye'ye bakın. Deprem, biz azgınlık yaptığımız için Allah cezalandırdı demi.........

Evreni gözlemleyin, herşey orada var zaten

spartan-troy
21-08-2007, 12:22
paşam her kapına geleni içeriye alır mısın sen?

nokta.

habilis
21-08-2007, 12:45
yağmur duaları felan .. hani vardırya ilkel kabilelerde yağmur yağması için çırpınırlar ..

su sıkıntımız varsa bence bunun sorumlusu ,sorumsuz yetkililerdir !!

spartan-troy
21-08-2007, 12:46
yani yağmur duasına çıkanlar değil.

bayraktaro1
21-08-2007, 13:36
Sevgili Spartan - Troy;

O yağmur duasına çıkan halkın tabiki hatası var. Suyu israflı kullanmıştır. Ama, sorunun ana kökeni buymuş gibi göstermelerine gıcık oluyorum. Melih GÖKÇEK beyfendi çıkıyor "Yok üç gün duş alın, dördüncü gün kafanızı yıkayın. Duş aldığınız yerin altına kova koyun, onu tuvaletlerde kullanırsınız. Sular kesilince, ananızın yanına memlekete ya da tatile gidin" gibi suç sadece halkın gibi armut armut konuşması, karşısındakini de armut bilenlerin yapacağı iştir.

SUYUN asıl sorunu, kendi imzaladığı ve imzalattığı işverdiği denetleme yapmadığı ve bir çoğunda da çıkarı olduğu şirketlere aittir. Ben Ankara'nın bir çok arazisini gezmekteyim. 1980'lerde Harita Genel Komutanlığı'nın yaptığı 1/25.000 ölçekli haritalarda, araziyi inceliyorum, gürül gürül akan dereleri gösteriyor haritada. Ama araziye bir gidiyoruz ki, nehirden yeller esiyor. Bir çukur halinde kuru dere olmuş oraları. NEDEN Çünkü, bir çok şirket para namına çevreyi kirletiyor ve Melih amcamın da işine geldiğinden buna göz yummaktadır.

Bugün Doğa'nın kirlenmesine en büyük sebep, fosil yakıtların kullanılması ile ortaya çıkan SERA gazlarıdır. Bu gazlar (NOX, CO, CO2 gibi doğada ayrıştırılması oldukça uzun süren), sanayi kuruluşları tarafından verilmektedir. Sadece gazlar değil, proses atıkları, atık sular direk doğaya verilmektedir. Buna en büyük sebep olan ülkelerin başında ÇİN ve ABD gelmektedir. Bu hıyar ülkeler, KYOTO PROTOKOLÜ'nü imzalamaktan vazgeçmişlerdir. Çünkü bu protokole göre, her ülke % 5 oranında sanayisinde indirime giderek en azından bir süre çevreyi kirletme oranı azalmış olacaktı. Ancak, Armut ABD, ben dünyayı kirleten en büyük ülke değilim, bunu imzalamam diyerek işin işinden çıkmıştır.

ARMUT ÇİN'de; benim ülkem fakir. *Benim için çevreden daha çok ekonomim önemlidir. O yüzden ben bunu imzalamam. Avrupa Devletleri ne güne duruyor, onlar çözsün. Diyerek işin işinden çıkmıştır.

GERÇEKLERLE YÜZLEŞ ÖYLE ÇÖZÜM ÜRET. Şu an dünyada iki büyük tehlike vardır. BİRİ ABD. Diğeri de ÇİN'dir

spartan-troy
21-08-2007, 13:46
eyvallah tabi ki...katılıyorum...sözüm olamaz bu yazıya.

gerilla
21-08-2007, 14:42
şimdi, bir an için kendimizi inançlı biri varsayalım. allah bize dünya'yı kusursuz vermiş, oksijen bol, kutuplar erimiyor. sonra biz dünya'nın içine ediyoruz ve bu işte sorumlu olarak allah'ı görüyoruz. el insaf ya, el insaf!

ebeladl
21-08-2007, 16:36
Allah bize suyu israflı kullansak dahi su verebilir.
Ama isnanlar insan olmadıktan sonra Allah ders vermek için kendinize gelin uyarısı yaoıyor. Yoksa istersen hergün 1 damla su iç Allah onu bir kurutur. Sebeplere vermeyin. Her sebebe sebep olan biri var onu bulun.

K.C.
21-08-2007, 16:59
Sayın ebeladl,

Sizin yorumunuza bakılırsa Amazon ormanlarında yaşayanlar insan, Afrika'nın kuraklıkla boğuşan pekçok ülkesinde yaşayanlar insan değil.
Allah niçin konumu, çoğrafik ve iklimsel özellikleri yağmur yağmaya uygun olan yerlerdekileri uyarma ve ders verme gereği duymuyor da, uygun olmayan yerlerdekileri (insan olmadıkları gerekçesiyle, ki yeni doğmuş ve susuzluktan ölen bebekler için de aynı şeyin söz konusu olduğunu unutmamak lazım) uyarma ve ders verme gereği duyuyor?

Bu sakın insan olmayanlara Allah'ın bir uyarısı değil de, coğrafyayla, iklimle v.s. ile ilgili bir mevzu olmasın?

pardus
21-08-2007, 17:04
Ahirzaman alametlerine inanan ümmet,bunları hiç mi takmaz?
ya da takar da birşey olmaza mı bırakır?
Allah bizi susuz bırakmaz deyip yan gelip yatar
su gelmeyince de insanları suçlar!
ilginç değil mi!
cahilliye döneminden kalmalar...

bayraktaro1
21-08-2007, 17:08
Yuh Ebeladl Yuh sana;

Sana başka söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum. Senin gibi armutları, böyle Melih amcamlar bol bol kandırır. Allah dediğin varlığı, lambadan çıkan cine benzettin galiba. Sana şu ana kadar gelmiş geçmiş en büyük dahi olan Albert EİNSTEİN ve şu an yaşayan dahi olan STEPHEN HAWKİNG (Oxford'da halen fizik profesörüdür) sözleriyle ile yanıt vereyim istersen;

*"Var olan her şeyin uyumlu bir birlikteliğinde ortaya çıkan Tanrı’ya evet ;ama insanların günlük işleriyle ilgilenen, cezalandırıcı veya mükafatlandırıcı Tanrı’ya hayır”.

Ben daha çok Spinoza’nın panteistik -Tanrı her yerdedir- anlayışına inanıyorum. Ve bu bakış açıma da ‘din’ diyorum; hem bilimle hem de rasyonel düşünceyle uyumlu bir din”. Ve daha da önemlisi; insanın, davranışlarını, bu büyük gücün yarattığı insan aklıyla yönlendirebileceğine, buna da doğru eğitimle ulaşılabileceğine inanır. Hemen ‘ateist’ damgası yer."
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Albert EİNSTEİN

"Başlangıçta bu kurallar Tanrı tarafından gelmiş olabilir; ama o zamandan itibaren O evreni kendi kuralları içinde gelişmesine bırakmıştır ve artık karışmamaktadır gibi görünmektedir."
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Stephen HAWKİNG


NOT; Anlayabildiysen EBEDALL beyfendi;

* * * Rahmetli Einsten amcam diyorki, İnsanlarda akıl vardır. Aklını kullanarak, doğadaki karşılaştıkları sorunları rahatlıkla çözebilir. Dua'ya gerek yok diyor anladıysan.

* * *Hawking amcamda, zaten var olan kanunlar var ve herşey bu kanunlarla yürümektedir. Diyor; Yani yine diyor ki; eğer dünyada bir taşı havaya kaldırırsan ona bir potansiyel enerji yüklersin, taşı bıraktığında taş daima yere düşer. Taşın yere düşmemesi için, yerçekimini kaldırman gerekir bu da UZAY'da çekimsiz ortamda söz konusudur diyor.

*Birşey daha söyleyeyim. Einsten, Alman kökenli ve ABD vatandaşı olarak ölmüştür. Hawking bir ingilizdir. Tanrı herhalde onları duymuyor mu nedir? TV seyrediyorsan Dünya'da 181 ülke vardır ve en gelişmiş ilk 7 ülke içersinde; ABD, İngiltere ve Almanya bulunmaktadır. AAAA ne tesadüf;

Türkiye'nin yerini söyleyeyim mi ben sana 181 ülke içerisinde - en az gelişmiş 50 ülke içerisine girmektedir. Biz ne tesadüfse üçüncü dünya ülkesiyiz. Avrupanın en fakir ve en az gelişmiş ülkesiyiz. Bu arada bu en az gelişmiş 50 ülkenin çoğunluğunu da müslüman ülkeler oluşturmaktadır.

NE diyeyim. Senden Türkiye'de o kadar çok var ki? Gelişmez bu ülke...

bayraktaro1
21-08-2007, 18:26
Sayın ebeladl;

Zaten yazılardan hiçbirşey anlamayacağını biliyordum. Yine hiçbirşey anlamamışsın vermişsin yaygarayı, senin gibileri biz çok gördük. Hemen de sahiplenmişsin benim dinim diye, Senin dininle falan uğraşan yok. Biz burada özgür düşüncelerimizi söyleriz.

Bu arada benim ırkım senin dikkatini çekmiş galiba. Ben Türk oğlu Türk'üm. Onu'da söyleyim.Senin dediğin gibi doğan çocuklar müslüman olmuyor. Benim annem hem Türk hem de müslümandır ve beş vakit namaz kılar. Ben bildiğim kadarıyla 4 kuşaktır Eskişehir'liyim. Ailem de Eskişehir'in köylerinden gelmedir. Anladın kardeşim. Bu arada bir Türk vatandaşı olarak, askerliğimi de Ankara'da yaptım. Öyle atıp atıp da tutma lütfen.

Osmanlı Osmanlı diye övündüğün armutların bu kadar güçlü olmasının sebebi, bütün dünyanın din kisvesi altında uyuyan bir toplum olmasından kaynaklanmaktadır. Herhalde Tarih'te çağları okumuşsundur. Orta Çağ diye bahsedilen, Osmanlı'nın en gelişmiş (Fatih Sultan Mehmet'in yaşadığı) dönemine rastlar ne tesadüfse ve o çağ bütün tarihçiler tarafından karanlık çağ olarak nitelendirilir. Çünkü, o dönemde senin gibi armutların çokluğundan dolayıdır, bilimle uğraşanların hepsini bir güzel zehirlemişlerdir.

1781 Fransız ihtilalinden sonra, Avrupa'da aydınlanma devri başlamış ve dini bir kenara bırakarak bilimde ilelemeyi seçmişlerdir ki, bilimdeki en büyük buluşlar son 200 yılda atılmıştır. O dönemde Osmanlı ne yapmıştır. Ayran Budalası gibi ağzını açmış, Lale devrinde Laleler yetişiyor diye, uyumaya şarkı söylemeye, haremlerde dolaşmaya devam etimiştir. Boncuklu Deli İbrahim'lerde, küçük yaşta padişahlarda başa geçmiştir.

Sen, şu an çoğaltılması yasaklanan ( Padişahları ne tesadüfse peygamberler gibi dokunulması tabu olan ), İstanbul Kanatlarımın Altında - Filmini seyretmişsindir herhlade. Orada, Osmanlı'nın ne halde olduğu, IV. Murat'ın senin bildiğin gibi ve bize lanse edilen CİHAN ÜNAL olmadığını, biseksüel olduğunu, Hezanfer Ahmet Çelebi'nin o dönemde yaşadığını (Galileo dönemine dek gelmektedir), Gelileo'nun "Dünya dönüyor deyip, engizisyonda yargılandıktan sonra, ölmemek için -ben yalnış söyledim. Aslında dünya dönmüyor, incilde yazdığı gibi dünya yuvarlak değil düzdür" deyişini soysuzluk olarak eleştirdiğini, yaptığı hesaplamalar ve kadavra incelemeleri sonucunda, kendisine kuşlara benzer bir kanat yapıp, galata kulesine çıkıp, boğazı bir baştan bir başa geçtiğini, bütün insanların hayran kaldığını. Armut IV. MURAT'da işin içinden çıkamayıp, Ünlü Din Ulemalarına (Senin gibi armutlara) danıştığını ve Din Ulema Başkanı "Padişahım, Bu çelebi Allah'a şirk koşmuştur. Halkı da kandırmıştır. Kendini haşa Padişah ve Allah'tan üstün kılarak sizin üstünüzde uçmuştur. Bu bir şirktir. Boynu vurula" demesini biliyorlardı.

Daha sonra armut IV. Murat bir emirle Çelebî'yi yakalatıp, tövbe ettirip, sürgün emri vermiş, Çelebi'de sürgünde hastalanarak ölmüştür. İşte senin Osmanlı dediğin armutlar. Bilime nasıl bakıyorlardı.

Ülke'deki bütün hatunları gözden geçirip, padişahın gözüne hoş gelenleri Harem'ine atıp, sayısı belli olmayan yüzlerce çocuk doğurttuktan sonra, beğenmediklerini vezirleriyle evlendirdiklerini de biliyoruz.

Tamamıyla bir monarşi sistemiyle yürüyen, emre karşı gelenleri bir dudak ağzı ile astıran, padişahları da biliriz. eğer Müze gezme adetin varsa (pek sanmıyorum ama), T.C. İŞ Bankası
'nın açtığı ve "Osmanlı ve Ölüm" isimli sergisini fırsat bulursan gezmeni salık veririm. En son, İstanbul-Karaköydeydi.... Orada Osmanlı'nın kafa kesmelerle ünlü bir imparatorluk olduğunu da anlarsın. Avrupa boşu boşuna bize BARBAR demedi.

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN TÜTMEZ

spartan-troy
21-08-2007, 18:28
pasam suyun bitmesi ilahi değil,siyasi...o uyuz *akp belediye baskanı melih gökçek,1 sene önceden biliyordu bunun böyle olacağını...yumurta kapıya gelince mi aklına geldi.

frodo
21-08-2007, 20:52
Bu başlıkta yazılanları okuyunca ben kendi adıma utandım. Biraz edeb yahuuu.

Not: Eğer üyelerimiz forum kurallarını okumuyorlarsa dert değil; öğretiriz.

ebeladl
21-08-2007, 21:11
Ya siz ne kadar ilginç insanlarsınız.
Sen benim atama armut gibi sözler kullanamazsınız.
Kutsal değerlerimle dalga geç.
Türk oğlu Türküm diyen beyefendi aynı ırka ait olduğumuz Macarların durumu gibi olmuşlardır.
Irkta bir ortaklık vardır.Irktakiler birbirlerini severler.Yoksa bak Macarlarla aramızda nasıl bir ortaklık var. Acaba var mı?
Ama diğer müslüman Türklere bak değerlerimiz hala korunuyor.
Türk'üm demek tarihine sahip çıkmaktır.Onların barbar olduğunu kabul etmek değildir.
Sen atanı eleştirebilirsin ama ona sövmeye armut demeye ahkkın yoktur.
Osmanlı aydınlattı Dünya'yı ilimle.
Ben matematikçiyim matematikte cebirde bir çok buluşu Müslüman İlim Adamları yaptı.
Ulemaya öyle hakaret etme.
Birde benim atalarıma saygısızlık etme.
Eğer yanlışlıkları varsa onu söyle.
Birde benle şöyle dalga geçiyorsun. "ne tesadüfse ..."
Ya sen kainatı tesadüflere bağlayan adam bu acaba garip mi geldi sana.
Osmanlı medeniyetinin Batıyı aydınlatması ile ilgili kitaplara da ulaşabilirsin.

osiris
21-08-2007, 22:37
abi ben de ankarada yaşıyorum *melih gökceke oy verenler hep isyan halindeler keşke belediye seçimnleri şimdi olsada bu sahtekar riyakar dönek başkandan kurtulsak adam 15 senedir başkan hala bir şey oldumu suçu kendi üzerine ltmıyor ya kendinden *önceki yönetimin yada devlet kurumlarını suçluyor bu su kesintisinde de böyle oldu önce dsi suçladı sonra vantandaşları oda tutmadı suyu fazla kullanıyor diğerek diğer belediyeleri suçladı sonun da kıvırırken kıvrıken köşeye sıkıştı suçunu kabul etti

bayraktaro1
22-08-2007, 11:25
EDEBALL BEYFENDİ;

Yönetim tarafından uygun bulunmadığı için silinmiş bir yazınız var. Orada vermişiniz yaygarayı, sizi ilgilendirmeyen konulara girmişsiniz. Ben de size uygun bir dille yanıtımı verdim. Benim ırkımla ilgili yazdıklarınız çok hoşmu da benden saygı bekliyorsunuz?

thunderpoint
22-08-2007, 12:18
Ama diğer müslüman Türklere bak değerlerimiz hala korunuyor.
Türk'üm demek tarihine sahip çıkmaktır.Onların barbar olduğunu kabul etmek değildir.
Osmanlı aydınlattı Dünya'yı ilimle.

Sevgili ebeladl kardeş,

Arkadaşımız özgür_beyin'in beylik bir sözü vardır ve ben onu pek yerinde bulurum.
"Sorun *cahil *olman *değil,kendini *alim *sanman!"

Bence bu söz sen ve senin gibiler için söylenmiş olmalı. Yanlış anlama bu bir hakaret değil, kendini geliştirmen, ahlakiliği benimsemen için bir düstur gibi algıla bence...

Hele bir söyle bakalım: "Atam" dediğin Acem soylu Osmanlı nasıl Türk oluyor? Hadi "Türk" diyelim; 600 küsür sene neden hiç bir Türk soylu şahsiyet pay-ı taht'a tutunamıyor? Neden "soyum" dediğin kavmin anaçları hep Hıristiyan -ki şu durumda ırk bu dine daha yakın oluyor.-

Eğer Osmanlı Türk ise Orta Asya ve Anadolu'daki onlarca Türk Beyliği'ni kim yok etti?
Esir ve parçalanmış Türk Beylikleri'nin 'Harem'e bile sokulmayan kızları hangi badirelerden geçiyordu? Sultanların bu kızlardan doğma çocuklarını hangi akîbetler bekliyordu? Saray yönetim kademesi neden 'Devşirmeler'den oluşuyordu?

Önce bunları bir çöz, ama sakın rutin ağızla gelme; iyice araştır.
(Çünkü söyleyeceklerini tahmin edebiliyorum. Sende asırlarca bozulmuş bir ırkı Fatih'in sözde anasıyla ya da istisnai Karamanoğlu'yla düzeltmeye çalışma!) *

Sevgiler...

Subat
22-08-2007, 12:27
15 yıldır her ay kesintisiz dağıtılan koli koli erzak, bedava ekmek, daha da ötesi bedava çorba.. Halk bunlara isyan etemz tabi ki :) ama iş susuzluğu gelince isyan etmek geliyor akıllara.. Yani kişisel çıkar meselesi.

Bir bilgisayarın tüm parçalarının üretilmesi için harcanan su mitarı sizce ne kadardır?
tamı tamına 100 ton.
Bir bilgisayar fabrikasının dakiada bir bilgisayar ürettiği hesaplanınca bu suların nereye gittiği görülecektir.
Peki ya bir arabanın tüm parçalarının üretimi için harcanan su ne kadardır?
Tamı tamına 338 ton. Bir araba fabrikası ne kadar araç üretiyor yıllık bilmiyorum ama bilen varsa hesap eylesin lütfen..
Su tasarrufuymuş.. Bir insan yılda 140 ton su tasarruz edebiliyormuş ne güzel!
Bir insan bir yıl su tasarruf etsin bir bilgisayar bu suyu 1.4 dakikada tüketsin...

Her dua kabul olur mu bilmiyorum ama olsa da duadan en fazla nasibi alan kapitalistler oluyor :)
Hadi yağmur duasına.. Bir araba daha üretilebilinsin diye!..

22-08-2007, 13:34
Yıllar önce lise takımındayken futbol da *final maçına çıkıyorduk Rakip bizden o kadar güçlüydü ki kesin yenilecektik. Dua ettim, Allah'ım eğer bu maçı kazanırsak benim ömrümü maçtan hemen sonra al dedim.
O heyecanla maça çıktık. Ben tam 3 gol attım ve şampiyon olduk. Herkes beni havalarda uçururken düştümü bana bir sızı? Yav ben ne yaptım diye. Bu sefer de başladım mı Allah'ım demin ettiğim duayı ne olur kabul etme diye. Bugün bile hem güler hem hüzünlenirim o halimi anımsadıkça.

Sonra anladım ki, Kainat ve insan sadece isteklere uygunluk ile yönetilemez. Mutlak idare başını ve sonunu bilmek ile olabilir ancak. Bu nedenle çoğu zaman edilen duaların o anı kurtamak olduğu düşünülürse, her edilen dua kabul edilmiş olsaydı insan kendi duası ile kendini mahvf ederdi.

Dua kavramını hiç kabul etmeyenler ise bunu insanın içsel motivesi olarak açıklamaya çalışırlar. Aslında anlatılanların pekte birbirinden farkı yoktur. Birisi mutlak gücü Allah'a verirken, diğeri o gücü kendi elinde kabul eder.

Dua başlığını okuyunca yazamadan edemedim.
Selamlar
ED.

bayraktaro1
22-08-2007, 14:12
Sevgili dalbil;

Freud'un Totem ve Tabu adlı kitanıbını okudun mu bilmiyorum. Freud der ki "İnsan eğer inanırsa düşünce ile kendisini öldürebilir" der.

Buna en somut örnek olarak da, Klan'larda dini inançları ile bağlantılı var olan kurallara karşı gelen bir insanın, klandan kovulduktan sonra kendini mağaralara çekip, "Ben nasıl böyle birşey yaptım." suçluluk duygularıyla düşünerek aşırı bunalımdan düşünce ile kendi kendini öldürebildiklerini anlatır.

Yani bir aşırı inanç meselesi; Sen maçtan sonra öleceğine inanırsan ölürsün. Bu kadar basit, bunu ister dua ile yap, ister düşün hiç farketmez.

Bir de Freud derki; Tanrı = Baba'dır. İnsanın özünde, doğduğunda diğer canlılardan farklı olarak hep bir ebebeynin korumasına ihtiyaç duyar. Bunda da aradığı kusursuz babanın üstün koruma inancıdır. Bunun ölünceye kadar devam etmesini ister. Dinlerin temel düşünceleri ve Tanrı kavramı bu babanın devam etmesi için çıkmıştır. Böylece baba onları her zaman korur, gözetir, kızar, cezalandırır... v.b.

Burada yazarını şimdi hatırlamıyorum ama "Anne-Babadan Boşanmanın Özgürlüğü" adlı bir gelişim psikoloji kitabı vardı. Kuraldışı Yayıncılığın. Orada olgunlaşmanın temeli, anne-babayı affetmek ve bir gün onların da ölebileceğini kabullenmek ve bilinmeyenin farkında olmaktan bahseder.

İçinizdeki babayı, hala dinlerle yaşatıp, bilinmezlerle yüzleşmeden olgunlaşamıyorsunuz maalesef. Çünkü, Osmangazi Üniveriste'si Tıp Fakültesi'nde bir konferans vardı başlığı çok dikkatimi çekmişti. "MERHABA HÜZÜN" derdi. Hüznü kabul etmeye ve yaşamaya başladığınızda olgunlaştığınızdan bahseder.

Maalesef, dini kabul etmek hala içindeki Babayı yaşatmak ve olgunlaşamamaktır. Olgunlaşmanın temeli de Artık içindeki Baba'nın öldüğünü ve hayata gelirken nsasıl yalnızsan, yaşarken de yalnız olduğunu kabullenmekle başlıyor ve bu hüzünle yüzleşmekle başlıyor.

22-08-2007, 15:37
Merhaba Bayraktaro;

Freud ile ilgili yeterince kitap okuduğumu söyleyebilirim. Hatta Jung'u da çok iyi bilirim. İllada pisikolojik bir yön tutmam gerekirse ben Freudun aksine Jung derim. Çünkü Jung Freud'un aksine katı bir durş sergilemeden katmanları tarif etmişir en azından.

Ancak, *Felsefe ve bağıl dallarının ucunun hep açık olduğunu, öne sürülen sav ve görüşlerin bir kişiye bağlı olarak öne sürüldüğünü, dünyada ne kadar kişi varsa çok az da farklılıklar gözetse değiik değişik düşünceler olduğunu, bu kadar farklı düşünce ve yapının aslında görünmeyen bir güç ile yönetilmesinin ancak mümkün olabileceğini, bu gücü kabul ettikten sonra, asıl felsefenin o gücü anlamak veya o güçe varma veya o güçle kaynaşmak olduğunu, daha sonrada felsefe akımlarından hangisini seçerseniz seçin hepsinin localde bir davranış tahlilleri veya kuralları olduğunu inşallah göreceksiniz.

Bu tıpkı yerçekimini kabul edip, yerçekiminden faydalanmak gibidir.

Unutmayınız, her bir düşünürün bir amacı vardı. Ortak amaçların birleşmesinin insan faktörü ile ne kadar müşkül olduğunu hep beraber dünyada izliyoruz zaten.

Allah kavramı ile Tanrı, Rab, baba gibi kavramlar o kadar karışmış ve kasıtlı olarak bir biri içerisine sokulmuştur ki, bir incil alsanız elinize ya burda kim kimdir i anlamak için bile yıllarınızı veririsiniz.

Yanılmıyorsam Stefean Swing (ismi yanlış yazmış olabilirim yıllar önce ki hafızamda kalan isimler lütfen kusura bakmayınız) di onun bir sözü vardı, "DAS KAPITAL'i o kadar okudum bir şey anlamadım. Ama benim bunca eğitimimle anlamadığım bir kitabın cahil halk peşinde kutsal olarak koşuyordu buna bir anlam veremiyordum. Sonunda şu sonuca vardım. Das Kapital o kadar anlaşılmaz bir kurgu ile yazılmıştı ki onun tek bir sayfasını dahi sonuna kadar okuma başarısı gösteren birisi bu verdiği emeğin boşa gitmemesi içöin o bildiği kaarını savunuyordu."

Aynı durum Kuran'ı anladığını iddia edenlerde de çokca vardır. Halbuki, anlamak yaşamadıktan sonra hiç birşeydir.

Allah cc. Kuran'ı kerimde bu duruma örnek olarak tevrat yüklü eşekler örneğini vermiştir zaten.

Bilgiye olan açlığın insanda verdiği savrulmaları çok iyi bilirim. Lütfen ukalalık olarak da almayın şunu demeden de geçemeyeceğim. "Belki sizin yaşadığınız kırılmaların kat be kat fazlasını yaşadım." Eğer çıkış olsaydı bunu bulurdum.
Ben tüm çemberi dolandım, ve merkezi buldum. Siz ve bu sitede yazılarından sezinlediğim bazı arkadaşlar henüz çemberi dolanmakla meşgulsunuz. Belki de bu siteye beni çeken asıl sebep de bu.
Zira, hoca damdan düşünce ne demiş bilirsiniz..
Bana bir başka damdan düşen getirin benim halimden ancak o anlar. :)

Selamlar
ED.

thunderpoint
22-08-2007, 17:14
"Belki sizin yaşadığınız kırılmaların kat be kat fazlasını yaşadım." Eğer çıkış olsaydı bunu bulurdum. Ben tüm çemberi dolandım, ve merkezi buldum. Siz ve bu sitede yazılarından sezinlediğim bazı arkadaşlar henüz çemberi dolanmakla meşgulsunuz. Belki de bu siteye beni çeken asıl sebep de bu.
Zira, hoca damdan düşünce ne demiş bilirsiniz..
Bana bir başka damdan düşen getirin benim halimden ancak o anlar. :) ED.

Emin misin sevgili dalbil. Yani sen varılacak yere varmışsın! Hüsrana uğramayasın...

Bu konuda benim bir düsturum var:"Düşünebildiklerini düşünülebileceklerin hepsi zannetme!"

Şu "bunca eğitiminize" de bir açıklık getiriverirseniz iyi olur. Bu iş direkt eğitimle oluyorsa belki sizin kadar eğitim almış birileri çıkar siteden; biz de onlara fikir sorarız...

Sevgiler...

22-08-2007, 17:48
Merhaba Bayraktaro;

Şahsım ile ilgili bilgi almak isterseniz bana şahsen ulaşabilirsiniz. Mail adresim var. Aldığım eğitim ve kırılmalar hakkında ise zamanı gelince yeterli açıklamayı yaparım gerekirse zaten. Bunca eğitim den kastım, Allah'ı ararken ki süreçti. Ama bu kriter olarak aldığınız okul eğitimimin de hiç yabana atılmayacak bir seviyede olmadığı anlamına gelmez.

Hüsrana uğramak konusunda hep endişeli oldum olmaya da devam edeceğim. Aramanın ve durmamanın en temel şart olduğunu söyleyen ben, bulduğumu iddia eden sizsiniz.

Başkalarının düşünceleri sizi sarstığında o kişinin şahsına merak duymaktansa söylediklerini araştırmak daha makul ve faydalı bir davranış olur.

Kuran'ı okumayı asla bırakmayın.
Bu size son mesajım, eğer benimle konuşmak isterseniz sitedeki mesajımdan bana ulaşabilirsiniz. Merak etmeyin gizli kapaklı veya misyon sahibi vs biri değilimdir.

Selamlar

ED.

thunderpoint
22-08-2007, 19:22
"Belki sizin yaşadığınız kırılmaların kat be kat fazlasını yaşadım." Eğer çıkış olsaydı bunu bulurdum. Ben tüm çemberi dolandım, ve merkezi buldum. Siz ve bu sitede yazılarından sezinlediğim bazı arkadaşlar henüz çemberi dolanmakla meşgulsunuz. Belki de bu siteye beni çeken asıl sebep de bu.

Sevgili dalbil,

Bana kızmış, bayraktaro'yu fırçalamışsın... Sana taktığını düşündün galiba; bak orada bile yanıldın!

Efendim yukarıdaki alıntıda yazanlar sizin sözleriniz değil mi? Peki aşağıdakiler?

Aramanın ve durmamanın en temel şart olduğunu söyleyen ben, bulduğumu iddia eden sizsiniz.

Karar ver; aramaya devam mı, yoksa buldun mu? Ve lütfen mazeret üretme, zamanım değerli...

Sevgiler ve hayırlı hidayetler kardeşim...

22-08-2007, 19:34
Merhaba Thunderpoint;

Merkezi bulmaktan ne anladınız siz çok şaşırdım cidden ?

Kimsenin bana taktığını falan düşünmedim. Beşer olarak isimde yanılma *hakkımı kullandım o kadar. *Zaten bu yüzden aramaktan asla vazgeçmeyeceğim. Bu nedenle aramak benim için önemli. Halbuki beşerin ismi de bile hata yapabileceğini gördüğğü halde kainatı idareye kalkışması ne kadar doğru acaba?

Hemen taktığım yargısına vararak peşin hükümlü siz davrandınız. Ama olsun hata insan özgüdür.


Merkezi bulmak ile ilgili ise, jung okuyun derim. Zaten o terimi de başka bir yerde jung ile yazarken sanırım çağrışım olarak kullandım. herneyse...

Aramaya devam, ama bir ara ne aradığımı da sorun lütfen olur mu.

Bir daha bana kardeşim diye hitap etmezseniz sevinirim. Zira sizden büyük olasılıkla yaşça büyüğüm ve ortak bir manevi kardeşliğimizde söz konusu değil.

Selamlar
ED.

frodo
22-08-2007, 19:52
"Bir daha bana kardeşim diye hitap etmezseniz sevinirim. Zira sizden büyük olasılıkla yaşça büyüğüm ve ortak bir manevi kardeşliğimizde söz konusu değil. "

Sayın dalbil manevi kardeşliğiniz olmayacağı kesin. Ancak "yaş" konusunda fazla iddialı olmayın derim. Neredeyse ihtiyarlar heyeti gibiyizdir, merak buyurmayın.

Bir iletinizde de ""Belki sizin yaşadığınız kırılmaların kat be kat fazlasını yaşadım." Eğer çıkış olsaydı bunu bulurdum. Ben tüm çemberi dolandım, ve merkezi buldum. Siz ve bu sitede yazılarından sezinlediğim bazı arkadaşlar henüz çemberi dolanmakla meşgulsunuz. Belki de bu siteye beni çeken asıl sebep de bu. Zira, hoca damdan düşünce ne demiş bilirsiniz..
Bana bir başka damdan düşen getirin benim halimden ancak o anlar." diyorsunuz . Peki yanılma
ihtimaliniz yok mu ? Sizi bu kadar emin konuşturan ne ? Vahiy filan mı aldınız diyeceğim yanlış anlaşılacak.

thunderpoint
22-08-2007, 19:57
Sevgili dalbil,

"Mazeret üretme" demiştim!

Sana edebi çalışmalarında başarılar; hayırlı salınım ve dolanımlar ile hidayetler diliyorum sevgili kardeşim...

ebeladl
22-08-2007, 22:11
Tüm ateist kardeşlerden özür diliyorum.
Dediğim gibi ben Osmanlıların dört dörtlük olduğunu kabul edemem.
Ama benim dinim dört dörtlüktür.Dinime dört dörtlük uyulsa insanların hepsinin Müslüman olacağını düşünüyorum. Tabi bu yorum kişiden kişiye değişir.
Yazdığım hakaret içeren sözlerim için abilerim ablalarım ve kardeşlerden özür dilerim.
Ben kendim çok kıymetli bir müslüman olamadım.
Olsaydım bana lütfu ilahi olarak gösterilen kat-i delil ile insanlara faydalı olurdum.
Bu dinlerden özgürlükle ilgili Forum/Sitede ben Maymunlarla fosillerle falan uğraşarak Evrimleşmenin nasıl olduğunu incelemenizi bekliyordum.
Bilemezdim ki Harun Yahya Beyin iyi niyetle fakat bazı yanlışları olan açıklamaların tartışılıp islamın kirletilmesini..
Ama her yerde söylediğim gibi zaman zordur bu zaman.
Ahir zaman kabul edilir dinimizce.
14 asır önce zaten bildirilmiş. Böyle bir zaman geleceği ve bu zamanda Allah'ın yokluğuna güya deliller getirileceği(sizin yorumunuz farklı olabilir).
Ama küfrün beli kırılmıştır kardeşler.
Size söylüyorum ve samimiyim kat-i tecrübem var.
Ama her şeyi madde de aramayın.
Ruh var. Nazar var. vb. yani metafizik var.
Biraz şu islama bakın.
Pişman olmazsınız.
Sakın demeyin ki çok baktım.
Biraz dikkatle ve önyargılardan uzak.
Geçmişini bir kenara bırak.
Birikimini önyargılarını bırak.
Pişman olmazsınız.
Unutmayın muhakkak ölüm var.
Ölümden sonrası benim için kesin olan o şeye bir ihtimalle bakın ve araştırın.

Kendinize bir şans verin Alimde yanılabilir. Profesörde yanılabilir. Bizim dinimizce Peygamberde yanılabilir. Ama mühim olan inatta ısrar etmeyip doğruyu bulmak.
Esenlikler dilerim.
Tekrar özür diliyorum EFENDİM

pante
22-08-2007, 22:44
Ama küfrün beli kırılmıştır kardeşler.
Size söylüyorum ve samimiyim kat-i tecrübem var.

Şu bilgi ve tecrübelerinden biz de faydalansak sevgili Ebeladl.
Örneğin bize mucizelerden bahsetmek yerine bazı çelişkilerimizi giderecek konulardan bahsetsen.
Bakarsın sayende kafamızda şüphe kalmaz, İslam'ı benimseriz. Sen de büyük sevaba girersin.
Örneğin bize Kur'an'daki matematik hesabı yanlışlığını izah etsen. İşte linki:

Allah'ın Matematik Hatası (http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=2493&postdays=0&postorder=asc&start=60)

Biliyorsun matematik demogojiye, kıvırıp-çarpıtmaya gelmez. Dünyadaki dili de aynıdır. Arapça kelimeleri tahrif ederek de matematik hatalar izah edilemez. Yap hesabını. Basit! ilkokul 5. sınıf hesabı.
Tatmin edici açıklama getir, bak bu forumda onlarca inanmayanı müslüman yaparsın.
Yok eğer açıklayamıyorsan, yazdıklarında daha ölçülü, alçakgönüllü ol.

dilaver
22-08-2007, 23:35
sayın ebaladl

*evrimi tartışabilmen için önce evrimin ne oldugunu ögrenmen gerekiyor. İstersen bunun için öncelikle www.evrimteorisi.org adlı siteyi bir incele ve evrimin ne oldugunu HY den degil de oradan ögren. Ondan sonra istedigin gibi bilim ve din forumunda başlık aç ve evrimi tartışalım. Ama evrimin konusu yaratılış degildir canlılıgın gelişimi ve türeyişidir. Evrim teorisinin konusu arasında tanrı yoktur bunu da iyice bir belle.

* Ayrıca habire özür dileyip duruyorsun, özür sizler için bu mudur. Önce basacaksın küfürü sonra özür dileyeceksin. Bu iki tip insanın davranış tarzıdır. Birtanesi yeterince olgunluga sahip oalamayan genç çocukların, digeri ise henüz belli bir birikime sahip olamamış kültürsüz insanların. Ha bir de ne olrsa olsun bir kutsala sahip olanlar küfür etmeden duramazlar ve mutlaka ortamı gererler.

* Başka bir başlıkta msn adresini vermişsin. Söyleyecek şeyin varsa neden toplum içerisinde savunmaya çekiniyorsun anlamıyorum. Buyur tüm forumlar sana açık. Düşüncelerini kanıtlarınla beraber sun ve bizi de imana getir. Ama bu böyledir, şu söyledir ben en dogruyu biliyorum diye boş gevezelikler edeceksin milletin de vaktini alma. Kendi sinir sistemini de bozma. Bizi de zabıtalık yapmayla ugraştırma.

* *Ölümün oldugunu kimse inkar etmiyor ve şaşıracak bir şey degil bu. Belki senin iddia ettigin gibi bir yaratıcı da vardır bu bizi ilgilendirmiyor. İlgilendirse bile böyle bir yaratıcı asla işkenceci falan olamaz. Kimseyi de yakmak için korkutmaz. Bizimle de ilgilenecegini falan zannetmiyorum. Bırak dursun durdugu yerde. Kendin ölmekten korkuyorsan bir psikolog yardımı falan al istersen. Çünkü korkulacak bir şey degil bu. Yaşamını anlamlı ve faydalı bir şekilde yaşamış isen hiç korkma bence. Senden sonraki nesiller seni herhangi bir eserinle insan olarak, insanlıga faydalı olarak hatırlayacak ve anacaklarsa hiç telaş etme. Ama bu topluma hiç bir kalıcı şey bırakmamışsan o zaman ben bu hayatı boşuna geçiriyorum diye düşün.

* * Bu cennet cehennem masallarıyla kim senin aklını çeldiyse sor bakalım onlara hiç gidip de dönen, bunun böyle oldugunu söyleyen bir adem olmuş mu. Yoksa bu insanları gütmek ve yaşamda ellerinde olanları alabilmek ve onları bu dünyada kölece çalıştırarak, hak aramalarını engelemek için tezgahlanmış bir oyundan mı ibaret.

* * *Haa, bir de anladıgım kadarıyla HY bohçası c/p lerle gelmişsin evrim ile ilgili. c/p lere başvurmadan bilim ve din forumu var, evrim başlıkları var. Biraz zahmet et, emek ver ve bilgiye ulaşmaya çalış. Nacizane tavsiyem bu site seni biraz geriyor gibi. Sizler pek bilgiye ve düşünceye alışık olmadıgınız için birinin bir laf söyleyip de digerlerinin huşu içerisinde Allah senden razı olsun temposundaki yerlere alışıksınız. Tercih gene de senin.


* * *saygılarımla

23-08-2007, 17:53
Thunderpoint, kardeşim hitabını iki kez kullandığınız için Neyzen'i çağırmak şart oldu.

Sanma ciddiyet ile sarfederim sanatımı
Ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir.
Bezm-i meyde süfehanın saz meftun oluşu
Nazarımda su içen eşşeğe ıslık gibidir.

....
Merhab Frodo,

Yanılma olasılığım olmasa burada olmazdım zaten. Aramak kelimesini mazeret, merkezi bulmak terimini durmak olarak algılayanların aramadığını söyleyip, kesin bir dille karşı çıkan ney meclisleri olduğunu anlatmama sanırım gerek yok.

Yaş konusuna gelince, ben 47 yaşındayım.

Bu bölüme yazdığım bu son yazıdır.

Selamlar
ED.

frodo
23-08-2007, 18:17
Thunderpoint, kardeşim hitabını iki kez kullandığınız için Neyzen'i çağırmak şart oldu.

Sanma ciddiyet ile sarfederim sanatımı
Ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir.
Bezm-i meyde süfehanın saz meftun oluşu
Nazarımda su içen eşşeğe ıslık gibidir.

....
Merhab Frodo,

Yanılma olasılığım olmasa burada olmazdım zaten. Aramak kelimesini mazeret, merkezi bulmak terimini durmak olarak algılayanların aramadığını söyleyip, kesin bir dille karşı çıkan ney meclisleri olduğunu anlatmama sanırım gerek yok.

Yaş konusuna gelince, ben 47 yaşındayım.

Bu bölüme yazdığım bu son yazıdır.

Selamlar
ED.

Durun daha yeni başladık nereye ?
Yaşıtmışız, bak ne güzel anlarız birbirimizi. Aynı kuşaktan insanlar olarak iki çift lafın belini kırarız. Son yazdığınızla alıntıladığım yazınızı "nesh" etmişsiniz. "Belki sizin yaşadığınız kırılmaların kat be kat fazlasını yaşadım." Eğer çıkış olsaydı bunu bulurdum. Ben tüm çemberi dolandım, ve merkezi buldum. Siz ve bu sitede yazılarından sezinlediğim bazı arkadaşlar henüz çemberi dolanmakla meşgulsunuz. Belki de bu siteye beni çeken asıl sebep de bu.
Zira, hoca damdan düşünce ne demiş bilirsiniz.. Bana bir başka damdan düşen getirin benim halimden ancak o anlar." Ee doğal olarak "henüz çemberi dolaşmakta" olan bizlere de "damdan
düşen" biri olarak bulduğunuz ama "aramakta durmadığınız" merkezi anlatırsınız.

Nedense aklıma İz TV'de tesadüfen seyrettiğim bir program geldi. Türkiye'nin el değmemiş (bundan siz betonlaşmamış anlayın) ıssız bir sahilde oturan ve denize bakan birisini yakalamış
programcılar. Soruyorlar ;
* -Birader ne yapıyorsun burada ?
Saçı sakalı birbirine karışmış meczup görünüşlü "birader" düzgün bir Türkçe ile cevap veriyor ;
* -Bu dalgalar vurup duruyor kıyıya, birilerinin onları görmesi gerek .
* .....
Sonra kamera sunucuya odaklı, gerilemeye başlıyor. Kameranın görüş *açısında "birader" nokta gibi olana *kadar sunucu "biraderle" olan diyaloğu hakkında tabiri hoş görün 'geyik' yapıyor. Sonra bir anda duruyor, bir kaç saniye bomboş bakıyor kameraya, neden sonra ;
*- "Durun yav, adam hayatın anlamını çözmüş" deyip elinden mikrofonu atıp koşmaya başlıyor
"birader"e doğru.
.....

gerilla
30-08-2007, 14:37
allah duaları kabul etti ve istanbul'a iki gün boyunca yağmur yağdı. yağmur yağmayınca ateist olan arkadaşlar, şimdi müslüman mı olacaksınız?

bayraktaro1
31-08-2007, 10:05
Sevgili Gerilla;

Lütfen açtığım başlığı okursan, neresinden bahsettiğimi de anlarsın. Ben İstanbul demedim, Ankara dedim bu bir. Bu başlığı açtığımdan beri Ankara'ya sadece 1-2 saat'lik bir yağmur yağdı ve başka yağmadı bu iki.

Sen hala yağmuru Allah'la bir tutuyorsan. Sen daha Kemal SUNAL filmlerini seyretmeni tavsiye ederim. Gerçek yanıtı orada alırsın. Filmin adı "Üç Kağıtçı" idi galiba.

Hala, şu din adamı geçinen zındıkların peşine takılırsınız beraber "Yağmur Duasına" çıkarsınız. Bu adamların ne özelliği varsa? Telapatisi mi kuvvetli.

Şunu da söyleyeyim o zaman; dünyanın en tehlikeli ikinci fayı olan Kuzey-Anadolu fay hattı maalesef Türkiye'de, sen hiç bir önlem almana gerek yok. Allah İstanbul'u korur zaten. Bol bol duaya çıkarsınız. Son Yüzyıl içerisinde bir 7 ve üstü deprem bekleniyor. Sen şimdiden dualarına başla.

TEMA VAKFI boşuna açıklıyor "Türkiye Çölleşiyor" diye... Olsun ne gerek varki Ağaç dikmeye, bol bol dua edelim. Allah zaten verir.

Biz neden yaban hayatı koruma kanunları alıyoruz ki, Avcılar bol bol vursun av hayvanlarını, zaten Allah'a bir dua ederiz. O ol der, hemen hayvanlar oluverir.

Bırakalım çevre kanunlarını da, bol bol DUA'ya başlayalım....... Hadi Gerilla sende bizim imamımız ol.

spartan-troy
31-08-2007, 11:43
*evrimi tartışabilmen için önce evrimin ne oldugunu ögrenmen gerekiyor. İstersen bunun için öncelikle www.evrimteorisi.org adlı siteyi bir incele ve evrimin ne oldugunu HY den degil de oradan ögren.


:D *:D
gorende evrim teorisini siz yarattınız zannedecek
dilaver kardeş,,,sabah sabah cok komigime gitti....al sana can alıcı bir soru?

neye göre doğru sizin siteniz,kendiniz mi bilimsel labrotuvarlarda deney yaptınız
:D *:D hy 'nin neyi var,,,adam o kadar tercuman calıstırıyor yanında...yazık günah gerçekten.

gerilla
31-08-2007, 12:29
yağmuru allah'la bir tutan sensin sayın bayraktaro. dua kabul olmamışmış, sen bu kuraklığa sevniyorsundur bile, allah'ın yokluğuna ispat diye (böyle bi şey çok saçma.).

seyyah3441
31-08-2007, 15:36
DOSTLAR *,

ÇOĞUNLUKLA DOLAŞILIP BULDUM ZANNEDİLEN AN ASLINDA *KAYIP OLUNAN AN OLUYOR.

UMARIM HEP ARARIZ.....

bayraktaro1
31-08-2007, 17:38
Gerilla Demiş ki;

yağmuru allah'la bir tutan sensin sayın bayraktaro. dua kabul olmamışmış, sen bu kuraklığa sevniyorsundur bile, allah'ın yokluğuna ispat diye (böyle bi şey çok saçma.).

Şimdi sana yazacak halim yok ama, duramadım işte. Bu kadar sığ olma lütfen, Ne demek Bu Kuraklığa Seviniyorsun ? böyle saçma bir söz duymadım. Allah'ın yokluğunu ispatlamak için Kuraklığa sevinecekmişim. Yok daha neler?

Gerilla ben siteye Mars'tan yada Allah katından bağlanmıyorum. Cehennemden falan da bağlanmıyorum. Ben de senin gibi bu dünyada yaşıyorum ve benim de sevdiklerim var. Ne diye kuraklığa sevineceğim. Ben Kuraklığa sevinsem bu mücadeleyi yapmam. Nerede o anlayış sende?

Sana başımdan geçen bir olayı anlatayım da, kimin duyarlı olduğunu anla. Bundan 2-3 yıl önce ben İstanbul'da bir holding'te çalışıyordum. Genel Müdür Yardımıcısı ile konuşuyorduk. Beyfendiye dedim ki ; "Dünya gittikçe kötüleşiyor. Buzullar da iyice erimiş. Birşeyler yapmalıyız" dediğimde bana ne derse beğenirsin "Sana ne kardeşim, buzularda buzlar eriyormuş. Sen işine bak."

Bunu söyleyen bir Genel Müdür Yardımcısıydı. Zaten o düşüncede olan biri olmasa orada olurmuydu? - Bak Cumhurbaşkanımıza, çok bilgili olduğu için mi Cumhurbaşkanı oldu, ya da dini görüşü yüzünden mi ? Ateist bir insanı (gerçekten öyle yaşayan), bu devirde hiç Cumhurbaşkanı yaparlar mı?

Şu an, Chatlaştiğin rahatlıkla fikirlerini yazdığın, Windows yazılımının dahisi kim dersin ? AAA bildin; BİLL GATES, ne tasedüfse Bill GATES'de ateist. Bak adam işinize yaradı.

Sen yargısız infazcının tekisin. Ben şimdi Allah yok diye bıyık altından da gülüyorumdur. Geç kardeşim bunları. Kimseyle dalga geçecek kadar ne halim var. Ne de o kadar seviyesizleşirim. Ama baba eleştiricilerdenimdir. Burcum Başak ve Solağımdır.

Dikkatini çekerim, büyük dahilerin bir çoğunda solaklık görürsün. Çünkü Solaklar eleştirinin babasını yaparlar.....

Engse Hohol
29-04-2018, 07:26
✔ (https://tr.sputniknews.com/turkiye/201804291033229252-cubbeli-ahmet-ahmey-hakan-aciklamasi-bir-dua-ettim-isinden-oldu-kanal-d/) Cübbeli Ahmet : Bir dua ettim Ahmet Hakan işinden oldu. Umrede yaptığımız duâlarda bazı kişileri Allah'a havale etmiştik. Ertesi gün Ahmet Hakan'ın Kanal D'den ayrıldığını işittik.

Allah'ın dünya insanları arasından ortadoğulu peygamberleri seçmesi gibi, kabul edilesi duaları da gereksinmelerine göre değil, beğendiği tarikat ehli insanına göre seçerek kabul ediyor olmalı.