PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Referandumda oyların rengi


pante
29-09-2007, 22:08
11. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusunda 21 Ekimde referanduma gidilecek.
Referanduma 22 gün kalmasına rağmen hala gündeme girmiş değil.
Neden?
Çünkü politikacılar şaşkınlar da ondan.
Ne tür bir tavır içinde olacaklarını kestirebilmiş değiller.

Referandum için talepte bulunan AKP idi, karşı çıkan CHP.
Fakat 22 temmuz seçimlerinden başarıyla çıkan AKP, MHP'nin armağanıyla 11. cumhurbaşkanını seçebildi.
Dolayısıyla referandum talep ettiğine *pişman oldu.
Talebini geri de çekemedi.

Şimdi zaten cumhurbaşkanı var.
Eğer referandumdan "Evet" çıkarsa cumhurbaşkanının istifa etmesi gerekecek.
Çünkü "evet" çıkması halinde 40 gün içinde halkoyuna gidilmesi şart.
Ee, iki cumhurbaşkanı olmayacağına göre Gül'ün istifa edip aday olması gerekiyor.

Bu arada Gül'ün cumhurbaşkanlığından rahatsız olan çevreler için referandum bir ümit kapısı olabilir.
Yani işler tersine dönebilir. Referandumu isteyen AKP "hayır" oyunu, referanduma karşı çıkan CHP ise "evet" oyunu destekleyebilir.
İşte siyaset böyle birşey.

Peki ya Gül'den daha fazla tercih edilebilecek bir aday rakip olursa kazanma şansı olabilir mi?
AKP'nin şu andaki gücüne rağmen mümkün görünüyor.
Gerilimi düşürmek isteyenler de Gül'e oy vermeyebilirler.

Hazır AKP ve CHP referandum tavrını açıklamamışken sizin görüşünüzü alalım.
Bakalım partilerden bağımsız olarak düşünceleriniz nedir ve partiler tavrını ortaya koyunca fikriniz değişecek mi?

AYATA
29-09-2007, 22:16
EVETTTTT * Diyorum EVETTTTT ......yahu düşünüce pekte evet demek gelmiyor içimden ya... :(

no_panik
30-09-2007, 00:58
Evet on kere evet, yüz kere evet, bin kere evet....

okinono
30-09-2007, 00:59
Oy kullanmıyorum...

ozgur_beyin
30-09-2007, 01:02
Bu işin hukuki boyutu nedir? Bilen var mı?

okinono
30-09-2007, 01:03
Bu arada bir süre siteye giriş yapamayacağım sanırım.

Mecburi bir istirahat için yarın veya pazartesi gelecekler de... 15 gün sonra umarım görüşürüz.

Bağkur a borcu olan varsa aranızda onları da bekleriz.

Özgürlüğün ekose camlardan hayali bir başka oluyor :)

Selamlar.
İyi geceler.

ozgur_beyin
30-09-2007, 01:04
no panik ,senin kaç oyun var? yoksa aşiret reisimisin? :lol:
İsminin başına ''habib'' ekleyen ''Noyan'' la bir akrabalığın var mı?

mhmd
30-09-2007, 01:22
Sn. ozgur_beyin,

" Bu işin hukuki boyutu nedir?" diye sormuşsunuz?

Bence hiçbir önemi olmayan bir cevabı vardır.
Nedeni de son altı aydır, devletin tepesinde dönen pervanelerin, artık halkın gözü önünde olmasıdır.
Yeri gelmiştir, yasalar ters yüz edilmiştir.
Yeri gelmiştir, kurumlar işlevlerini değiştirmiştir.
Yeri gelmiştir, yasama yürütme yargı organları işlevlerini değiştirmiştir.
Alttakiler üst olmuş, üsttekiler şaşırmıştır.
Gücü elinde bulunduranlar konuşmuş, konuşması gerekenler güçsüz kalmıştır.
Velhasıl kelam ne kadar kötü de desek T. C. bir hukuk devleti olmasına rağmen olanlar olmuştur.
Sonuç olarak, affınıza da sığınarak sorunuzu şu şeklide sormamız daha mantıklı olmaz mı?

Bu işin AliCengiz boyutu nedir?

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın.

ozgur_beyin
30-09-2007, 01:25
Bu işin AliCengiz boyutu nedir? mhmmd

Sevgili mhmmd kardeşim ,herhalde zurnanın zırrt deliğide burası.

3.yol
30-09-2007, 01:31
Bekir Coskun'un Hurriyet'te yayinlanmis bir yazisi vardi bu konu hakkinda ve "10.5'uncu Cumhurbaskanı isimli" . Okuyunca cok gulmustum.


http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7214068&yazarid=2

Ben Turkiye'de olsam ve oy kullanabilsem "evet" verirdim.

no_panik
30-09-2007, 01:43
Tane deseydim haklı olabilirdin ama bu kelimeyi kullanmadım.
Ayrıca aşiretin olmasınada gerek yok. Benle aynı duygu ve düşünceleri paylaşan bir çok kişinin olduğunu bilmek en azından seni rahatsız etsede beni oldukça rahatlatıyor *:D

mhmd
30-09-2007, 01:52
Sn. ozgur_beyin,

Yaşım 36. Çok geçirmiş olmasak da görmüşlüğümüz olan bir yaş.
Eğitimim Yüksek Lisans. Eğitimi bitirmesek bile İç güveysinden hallice bir eğitim.
Bunlara rağmen bildiklerimi (bilemediklerimi) son 6 ayda anladım.
Biz bir hukuk devletinde yaşadığımızı zannediyorduk.
Biz bir sosyal devlette var olduğumuzu düşünüyorduk.
Bizim devlet yapımızın laik olduğunu öğretmişlerdi.
Demokratik bir Cumhuriyetimiz var biliyorduk.
Ve bu bildiklerimiz de ana konulardı.

Yasaların kimlere karşı işlediğini; TMSF nin o kadar bastırmasına rağmen Demirellerin, Yargıtaydan dönen davaları bize öğretti.
Ülkem insanının ekonomik kast sistemini; Laila'da deliler gibi para harcayanların birkaç yüz metre ilerisinde basit hastalıklara bile para yetiştiremeyen garibanlardan öğrendim.
Kendileri baş örtüsü için laiklik naraları atanların, güç ellerine geçince, din derslerini nasıl zorunlu yaparız telaşında olduklarını seyrettik.
Halk seçsin diye halk oylamasına gönderilen değişikliklerin arkasından, sonuçlardan korkan seçkin kitleyi gördüm.

Velhasıl kelam bilemiyorum.
Daha doğrusu benim gibi; sözde tatlısu müslümanı bir takkiyecinin anlayamayacağı kadar çetrefilli olduğunu gördüm.
Ama bir şeyi de fark ettik sonunda.
Bu ülkede söylenenler ile yapılanlar arasında uçurumların olduğu.
Bu ülkede yazılanlar ile uygulananlar arasında bir korelasyonun olmadığı.
Ve yineliyorum.
Değil bu işi konuşacağımız hiçbir işin hukuksal boyutu önemli değildir.
Uyanıkların ve dalkavukların pozisyonları, sermayenin ve yönetimin çıkarları önemlidir.
Güç kimde ise onun borusu ötmektedir. Vesselam.
Gerisi bizi aşar.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

3.yol
30-09-2007, 08:49
Sevgili mhmmd,

Bunlari gorebilmen bile cok onemli . Bircok Turkiye insani bunlari goremedigi icin bu durum aynen devam ediyor.
Yakinlarina anlat izah et durumu. Git hur bir sekilde , hangi partinin fikri olursa olsun kendince dogru olana oyunu kullan. En azindan ben elimden geleni yaptim dersin icin rahat olur.

Herkes zaten boyle oy kullansa daha nitelikli insanlar yonetir ulkeyi. Ama ne yazikki insanlar futbol takimi tutar gibi tutuyor partisini ve sonra oy kullaniyor.

pante
04-10-2007, 20:04
Ve referanduma sadece 18 gün kala, dün Başbakan Erdoğan görüşünü açıkladı. Herkesi referandumda "evet" oyu vermeye çağırdı.
Bu referandumda evet çıktığı takdirde *12. cumhurbaşkanını ve sonrakileri halkın seçeceğini söyledi.
Halbuki anayasa değişikliği paketinde 11. cumhurbaşkanı diye açıkça yazıyor.
Bunu bile bile 12. cumhurbaşkanı demesi, pakette hiçbir değişikliğe gidilmemiş olduğu halde padişahvari bir tavırla 12. cumhurbaşkanı dedikten sonra "Bu da böyle biline" demesi hukuk karşısındaki ciddiyetsizliğini ortaya koyuyor.

Ardından açıklama yapan YSK ise, başbakanın sözlerine "Ona sen karar veremezsin, yetki bende" mahiyetinde bir açıklama yapmasına rağmen *referandumda evet çıkması halinde 40 günsonra 11. cumhurbaşkanı seçimi için " Bakacağız " diyor. Bu ne ciddiyetsizlik!

Tam da Aziz Nesin'lik bir traji-komik durum.

Tepkilerden sonra ise bugün başbakanın muhalefetle anlaştığı ve 11. cumhurbaşkanı ibaresini 12. ye çevirmek için muhalefetle, MHP ve DTP ile anlaştığı belirtiliyor. AKP, Anayasa değişikliği paketindeki 11'inci cumhurbaşkanının seçimini düzenleyen geçici 18'inci ve geçici 19'uncu maddelerde değişiklik yapılması için Meclis Başkanlığı'na teklif verdi.

Bu değişiklik yapıldığı takdirde bize de referandumda "Hayır" demek düşüyor.

Çünkü akılalmaz bir durum da olsa, yeni anayasa hazırlığında cumhurbaşkanı yetkilerinin azaltılacağından bahsediliyor. Hem cumhurbaşkanının yetkisini azaltıp hem de cumhurbaşkanını halka seçtirmenin demokrasi ile bağdaşır yanı yok. Mevcut yetkilerle bir halk seçimi olabilirliği mümkünse de, noter durumuna sokulmuş bir cumhurbaşkanını neden halk seçsin?

Doğrusu ise bu referandumun iptal edilmesidir. Çünkü 7 yıl sonraki cumhurbaşkanı seçimi için bugünden amaçsız, plansız, hukuk dışı bir referanduma harcanacak paraya yazıktır.

awaliquor
04-10-2007, 20:58
Hayır!!! Bence tek sandalye seçimleri eğitimlerini tamamlamış,oldukları gibi görünen,göründükleri gibi olabilen ,kendilerini ifade yeteneğine sahip ,özsaygılı toplumların kaldırabileceği bir hak.Hala adayların kaşına gözüne,kocasının emrettiğine,doların işaret ettiğine oy verilebiliyorsa, bence tek sandalyeye hayır!

04-10-2007, 21:38
Sevgili pante,

CHP ve MHP'nin tavrı belli oldu. Abdullah Gül'den kurtulabilmek için milletin önüne RTE'nin kaprisleri, öfkesi, kompleksleri ve hırsı sayesinde altın tepside sunulan fırsatı millete kullandırmamak için anayasa değişikliği teklifinin geçici maddelerini değiştirme hususunda AKP'ye destek vaad ediyorlar, yani evet çıksa bile referandumda 11. değil 12. Cumhurbaşkanı'nın seçilmesi oylanacak. Bu arada, gümrük kapılarında oy verme işlemi devam ediyor!!!

Böylece, 22 Temmuz seçimlerinin nasıl bir toplum mühendisliği ürünü olduğu, tüm kurumların bu işin içinde olduğu gerçeği bir kez daha onaylanıyor.

Birileri vermiş çelik çomağı elimize, oynuyoruz işte ama ben artık sıkıldım, Fethiye'ye taşınıp kahvecilik yapmaya karar verdim, hepinizi beklerim.

pante
04-10-2007, 21:54
Birileri vermiş çelik çomağı elimize, oynuyoruz işte ama ben artık sıkıldım, Fethiye'ye taşınıp kahvecilik yapmaya karar verdim, hepinizi beklerim.

Evi kurdun, şimdi de kahve. Maşaallah Youef! :)
Artık tamamen Fethiyeli oluyorsun yani!
Ama Fethiye'ye de gitsen çelik çomak senle beraber gelecektir.
Hele ki kahvecilikte yanından hiç eksik olmazlar. :)
Hayırlı olsun! Belki birgün yolumuz düşer.

04-10-2007, 22:51
Sevgili pante,

Duble espressolar benden, yeter ki yolun düşsün. Makinaları kuramamış olursak odun ateşinde güzel birer orta kahve yaparız, şömine bütün kış yanıyor *:)

pante
05-10-2007, 00:53
Teşekkürler sevgili Youef. Kısmet diyelim.
--------------------------------------------------------
Bu referandum bir saçmalıktır. Bir kuyuya taş attılar, şimdi çıkartmaya çalışıyorlar.
Kibirleri nedeniyle geri adım atmak istemiyorlar.

Serdar Turgut'un "Referandum Saçmalığı" başlıklı yazısı:

http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=93675,4

Abdullah Gül'ü Kurtarma Operasyonu:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7418979.asp?gid=180&sz=23677

Kendilerine güveniyorlar madem, "evet" çıktığı takdirde Gül istifa etsin ve halkoyu için aday olsun. Ama göze alamıyorlar.

MHP'de paket değişikliğine destek vermeyecek gibi görünüyor.
Bu durumda AKP + DTP oylarıyla değişikliği yapmaya çalışacaklar.
AKP içinden çıkabilecek 3-5 süpriz oy bu "Referandumda katakulli ittifakı" nı şok edebilir.

05-10-2007, 08:39
Yeniçağ gazetesinden Arslan Bulut'un referandumla ilgili bugünkü yazısı. Yazının alındığı gazete bazı arkadaşların tepkisini çekecektir eminim ama keşke radikal de böyle yazılar yayımlasa da alıntılasak.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=922

degisim
05-10-2007, 09:24
Artık böyle bir senaryonun oyuncusu olmak istemediğim için pek de oy kullanmayı planlamıyorum.

Bu arada RTE bir kaç gündür DTP'yle ilgili açıklamalar yapıyor.Bunların arkasından gidipte *referandum için destek isterlerse ne denebilir ki burası Türkiye !.

Erdoğan: PKK'ya terör demeyenlerle muhatap olmayız!
Tayyip Erdoğan; "Terör örgütünün avukatlığını yapıyorlar, bu kabul edilemez." dedi.
Reklam
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı ve Almanya Federal Meclisi Alman-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu Başkan Yardımcısı Claudia Roth ile görüştü.

PKK'YA KARDEŞİMİZ DİYENLERLE MUHATAP OLMAYIZ

AK Parti Genel Merkezi'ndeki görüşmede Erdoğan, Claudia Roth'un, 'PKK ile DTP'yi birbirinden ayrı tutmamız gerekir' sözüne terör örgütü PKK'yı destekleyenlerin bulunduğunu hatırlatarak, ''Terör örgütüne, 'terör örgütü' demeyenler 'kardeşim', 'arka bahçemiz' diyenler var. Terör örgütünün avukatlığını yapıyorlar, bu kabul edilemez. PKK'ya terör örgütü demeyenlerle muhatap olmayız'' dedi.

http://www.haberaktuel.com/news_detail.php?id=91284

deggial
05-10-2007, 11:22
Bunun böyle olacağı taaa o zamanlar belliydi. sidik yarıştırmak için kısacık bir zaman diliminde boyundan büyük işlere girişirsen işte şimdi böyle kalırsın!..

kanun yazmaktan bi *haber adamlar anayasa değiştiriyor. bundan da geçtim anayasa hazırlıyorlar şu anda.

hangi akıl 11. cumhurbaşkanı diye bir ifade yazar ki? hele ki 11. cumhurbaşkanı bu referandumdan önce meclis tarafından seçilmek zorundaysa.

şimdi hiçbir önemi olmayan bir referandum için dünyanın parasını sokağa atacaklar. hala sidik yarıştırmaya devam ediyorlar!

mhmd
05-10-2007, 14:46
Sn. deggial,

"şimdi hiçbir önemi olmayan bir referandum için dünyanın parasını sokağa atacaklar" diye yazmışsınız? Cümlenizin öznesi gizli.

Bu olayın müsebbibini biraz daha açabilir misiniz?

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

deggial
05-10-2007, 16:58
sayın mhmmd, özne gizli değil aslında ama neyse...

madem sordunuz buyrun gizli (olmayan) özne, yine benim mesajımdan:

kanun yazmaktan bi *haber adamlar anayasa değiştiriyor. bundan da geçtim anayasa hazırlıyorlar şu anda.

pante
05-10-2007, 19:33
Bu olayın müsebbibini biraz daha açabilir misiniz?

Bu durumun müsebbibi AKP ve CHP'dir.

AKP,Türbanı Çankaya'ya çıkarma uğruna uzlaşmaya yanaşmamıştır.
CHP ise AKP'nin önünü tıkamak için, olmayan bir 367 yarattırması, pire için yorgan yakmaya benzemiştir.
AKP, seçim sonucunu sineye çekecek şekilde kabullenmiş olsa, referanduma başvurmazdı.
Ama nerden bilsin seçimden öncekinden daha güçlü çıkacağını.

Nitekim CHP'nin yaktığı yorgan boşa yanmış, pire ateşten sıçrayarak kurtulmuştur.

Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez, referanduma gidecek olan anayasa paketindeki değişiklik ele alacağına ya da referandumun iptali konuşulacağına mahalle baskısı konularıyla günler geçirilmiştir.

Biz bu başlığı açtığımızda dahi referandum gündemde yoktu. Herhalde yazımızı okuyunca uyandılar ve sorunu ele aldılar. :)
Ama iş işten geçmiş, gümrüklerde oylar kullanılmaya başlanmıştı bile.
Şimdi kalkıp ta pakette 11.'yi 12. olarak değiştirirsen, kullanılmış oylar ne olacak?
Biri çıkıp referandumdan sonra itiraz etse, "Ben 11. cumhurbaşkanı için oy verdim. Değişiklik yapılacağını bilsem farklı oy kullanırdım." dese ve referandum iptal edilse, yazık değil mi harcanan paraya, emeklere, insanların işini gücünü bırakıp kuyrukta beklemesine.

Dünyada görülmüş şey değil. Eğer iptal edilmeyip, pakette değişiklik yapılarak referanduma gitmede ısrar edilirse yakında alay etmeye başlarlar. "Türkiye bu! normaldir." derler.

Neredeydi aklınız 2 aydır?

Bu arada bir dip not düşeyim:
Birisi çıkıp itiraz etse dedim ya! Çıkmaz. CHP değilde AKP olsaydı özellikle bir adamını, avukatını dışarı gönderir ve oy kullandırtır, itiraza hazır tutardı. CHP, bunu akıl edemez. Etse bile, icraate koyamaz.

EZ_TuDu
05-10-2007, 19:49
EVET...HAYIR... Sanki iki ucu b....... bir değneğe benziyor.. *Ne EVET inden hayır var, nede HAYIR ından hayır var... Şimdi nasıl millete hayırlı olsun diyeceğizki. Saçmalık...

AYATA
05-10-2007, 19:57
Şu "iki kişiden biri" değilseniz...

AKP'nin seçmeni belli olsun

REFERANDUMU OYLAMAYIN!!!


Siz "hayır" oyu da kullansanız bile, referandumdan "evet" çıkacaktır.

Yüzde ellinin altında kalan referandumlar iptal edilir.

YSK'nın yapamadığını yapın; son seçim oyununu referanduma hiç gitmeyerek bozun!

AKP'ye oy verenlerin sayısı belli olsun! * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


...ve YSK kendisinin ve seçim düzeninin dürüst olduğuna güveniyorsa, referandum dahil her seçimde oy kullananların imzaladığı seçmen listelerinin fotokopilerini seçimden sonra muhtarlıklarda sergiler; sahte imzaların hesabının sorulmasına ortam hazırlamış olur; kuşkular da ortadan kalkar.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Son seçimde neler yaşandı; çok yazıldı ama kısaca bazılarını anımsayalım:

Seçmen sayısı, olması gerekenden fazlaydı.
Kaç kişinin mükerrer oy kullandığı sonraki seçimde belli olacak. *
Muhtarlığın askısında isimlerini gören milyonlar, seçim günü listelerde kendisini bulamadı ve oy kullanamadı.
Bilgisayar programı Amerika'daki seçim hilebazlığıyla ünlü Sun Microsystems'le Türkiye için diktatörlük isteyen Rahmi Koç'un sirketine yaptırıldı. *
Aynı numaralı birden çok sandık vardı.
Oy vermeye gidenler daha önceden oy kullandıklarını (!) ve imzaladıklarını (!) gördü. *
Çöplerden mühürlü oylar çıktı.
Seçim görevlilerinin ellerinde tutanakla YSK'nın açıkladığı sandık sonuçları aynı değildi.
gibi "yüksek değerler"in üstünü çizin bir kalemde; somut belgelere bile "maddi hata" (!) diyor YSK...

Birtek oy bile kutsalken, yapılması gereken tek iş vardı: seçimi yinelemek.

Birtek maddi hata bile halel getirir seçimin namusuna...

YSK, seçimi zerzevat satmak sanabilir; birkaç çürük için, bütün mal atılmaz ya!

Oysa seçim, doğmamış bebeklerin geleceklerini de belirleyen kutsal bir iştir; lekesiz olmalı.

En küçük bir kuşkuya yer olmamalı namusunda! Halel gelmemeli ırzına!

Oysa, sorgulanması bile seçim namusunun üzerinde kuşku doğurur; kara leke oluşturur.

Referandumda da bir sürü maddi hata olacak; çünkü güvencesi YSK'de maddi hata var!

Önce sandık sonuçlarını neden seçmenden kaçırdı YSK?

Kimin malını, kimden kaçırdı...

Yanlış sandık sonuçları ortaya çıkınca maddi hata denildi. *

YSK çalışanlarının bebekleri de maddi hatalardan ileride nasibini alacak : ((

YSK seçimi iptal etmedi; denetimindeki oyunu sürdürüyor...

"AKP'ye oy vermeyenler; son üç seçimde de sorgulanan YSK'nin denetleyeceği referandumda sandığa gitmeyin! "

YSK'nin yapamadığını yapın; son seçim oyununu referanduma hiç gitmeyerek bozun!

AKP'ye oy verenlerin sayısı belli olsun!


REFERANDUMU OYLAMAYIN!!! *


(alıntıdır)

mhmd
06-10-2007, 05:58
Sn. SİRİUS-B
En son seçimde AKP'nin oyu belli olmadı mı? :wink:

Şaka bir yana sorumluluk AKP ile birlikte CHP nin de kucağındadır.
Dün aynı ikilinin hatası sonucu, şu anki mantıksızlık doğmuştur.

AKP diretmiştir.
CHP diretmiştir.
DYP diretmiştir.
ANAP diretmiştir.
Cumhurbaşkanı diretmiştir.

Halk ise cevabını net bir şekilde vermiştir.

AKP hata yapmaya devam ediyor.
Bir partili çıkmış beyanat veriyor.
- Tüm oyların içinde, gümrüklerdeki oy oranı çok küçük kalırmış!!!

Referandum tümden iptal edilmelidir.
Yeni anayasa taslağı, her görüşten uzmanlarca yeniden düzenlenmelidir.
Bu düzenlemenin içine, "Cumhurbaşkanı halk seçer" ibaresi mutlaka konmalıdır.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

pante
17-10-2007, 20:24
YSK'nin yapamadığını yapın; son seçim oyununu referanduma hiç gitmeyerek bozun!


En doğrusu da bu!
Referanduma katılmamak, referandumu boykot etmek.
AKP'nin oylarının belli olması açısından değil ama;
Bu anlamsız, bu gereksiz referandum yanlışına ortak olmamak için,
7 yıl sonrasının cumhurbaşkanını seçme yöntemini, alt yapısı hazırlanmadan sunmalarından dolayı
protesto etmek için sandığa gitmeyelim.
Katılım oranını %50'nin altına düşürerek siyasilere bir ders verelim!
Katılım şartı yok, cezası da yok.
Dolayısıyla tarihi yanlışa ortak olmanın anlamı da yok!

multima
18-10-2007, 00:28
sandık başkanı olmama rağmen oy kullanmayacağım

saçmaslığın daniskası bu

halka gidecek cumhurbaşkanı halka ne vaadederek oy isteyecek anlayan varsa beri gelsişn

K.C.
20-10-2007, 10:27
Akşam haberlerde (ATV) mikrofon sokaktaki vatandaşa uzatılıyor. Genellikle yaşlı teyzeler tercih edilmiş ne hikmetse. " "Evet"e basın diye yazmışlar, (bilboardları kastediyor) ben de evet'e basacam" diyor çoğunluğu. Neyi oyladıklarını, referandum'un ne olduğunu bilip bilmediklerini soruyor muhabir, gülüyorlar bilmeyişlerine.

Bana öyle geliyor ki vadandaşların çoğu neye niçin oy verdiğini bilmeden gidecek ve "evet"e basacak.

ozgur_beyin
20-10-2007, 10:33
Sevgili K.C. benim necip halkım , ''evet'' leri Tayyipe verdiğini sanarak ,oy verecek . BUNDAN, EMİN OL.

degisim
20-10-2007, 10:36
Birde ceza çıkarmışlar şimdi başımıza (17.00 YTL),ama yine de vermiyecem oy.Akıllarınca yaptırım uygulayacaklar.

pante
20-10-2007, 11:29
Birde ceza çıkarmışlar şimdi başımıza (17.00 YTL),ama yine de vermiyecem oy.Akıllarınca yaptırım uygulayacaklar.

Daha önceki mesajımda ceza olmadığını yazmıştım.
Yazımdan sonra ceza çıktı.
Oy kullanmayıp ta ceza gelince " Sen ceza yok diye yazmıştın" denilmesin. :)

Katılımın düşüklüğü korkusu cezayı getirdi.
Buna rağmen hala %50'nin altında kalma olasılığı var.
Öyle olursa eğer cezayı da uygulayamazlar.

Evet/Hayır'lı referandumlarda toplam seçmen sayısı üzerinden Evet ya da Hayır'ın %50'si aranmalı bence. Bu türlü sonuç haksız olacaktır.
Örneğin katılımın %51 olduğunu farzedelim. %26 Evet çıkmış olsa kabul sayılacak.
Yani, seçmen sayısının %26'sının isteğine uyulmuş olacak. Bu yanlış.
Üstelik de seçmen büyük oranda bilinçsiz.

Ayrıca Referandumun sonucunu, hükümet isterse mecliste bir kanun çıkararak değiştirebilme olanağına sahip. Yani Hayır çıksa dahi isterse meclisten kanunla referandumun tersi bir karar alabilir. O zaman ne anlamı kalıyor referandumun?

Bu referandum kesinlikle itiraz görecek ve iptal edilecektir. Bir de tekrarı kararı alınırsa, bu defa iki ayrı seçim masrafı. Bir inat uğruna..

deggial
20-10-2007, 11:42
Yılmaz Özdil'in yazısından iki bölüm:

"Muhabir, vatandaşa soruyor...

- Cumhurbaşkanı’nı kim seçmeli?

- Meclis seçmeli.

- Referanduma katılacak mısınız?

- Evet.

- Ne oy vereceksiniz?

- Evet vereceğim."




"Bir başkasına soruyorlar...

- Neleri oyluyoruz?

- Bilmiyorum.

- Ne oy vereceksiniz?

- Evet vereceğim.

- Niye?

- Öyle..."


yazının tamamı:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7522974.asp?yazarid=249

K.C.
20-10-2007, 11:57
Psikolog Alanur Özalp, referandumda "evet" oyunun beyaz, "hayır"ın ise kahverengi olmasının bilinçli bir tercih olduğuna işaret etti.

Alanur Özalp ANKA'ya yaptığı açıklamada, renklerin insanlar üzerinde farklı anlamları bulunduğunu belirtti.

Kırmızının kızgınlık, sarı ve kahverenginin olumsuz duygular, portakal renginin özgürlük, beyazın sağlık, doğruluk, bakirelik, yeşilin açık tonunun doğa, koyu tonunun ise dini bir anlamı bulunduğunu söyleyen Özalp, bu nedenle referandum için seçilen renklerin bilinçli olarak tercih edildiğini düşündüğünü kaydetti.

Beyaz rengin her zaman doğru, saf anlamına geldiğini, bu nedenle özellikle referandumla ilgili kesin yargısı bulunmayan kesimin bu rengi tercih etmesinin olası olduğuna değinen Özalp, "Hayır için siyahı da seçebilirlerdi. Kahverengiyi seçerek biraz yumuşatmaya çalışmışlar, ancak kahverengi de insanlar üzerinde olumsuz izlenim yaratır" dedi. (Ankara Haber Ajansı)

mhmd
20-10-2007, 14:56
Niçin EVET?
Niçin HAYIR?

"Halkoyuna sunulacak 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun tam metni şöyle:

MADDE 1 – 7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının 77. maddesinin birinci fıkrasında geçen 'beş' ibaresi' dört' olarak değiştirilmiştir. MADDE 2 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 79 uncu maddesinin ikincifıkrasında geçen 'seçim tutanaklarını' ibaresinden sonra gelmek üzere' ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını' ibaresi; son fıkrasında geçen 'halkoyuna sunulması' ibaresinden sonra gelmek üzere 'Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi' ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 96'ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 'Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.'

MADDE 4 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 101 – Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı'nın görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Cumhurbaşkanlığı'na Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılıteklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde 10'u geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.' MADDE 5 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

'MADDE 102 – "Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinindolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır. Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, buoylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanı'nın görevi devam eder. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir."
Kaynak, http://www.haberturk.com/haber.asp?id=41182&cat=110&dt=2007/10/20

Şu metni lütfen bir kez daha okuyun ve yarın kullanacağınız veya kullanmayacağınız oyunuzun rengine öylece karar verin.

Ne iktidarın dayatmasına,
Ne muhalefetin şirretliğine,
Ne bürokrasinin klişelerine,
Ne de hiç kimsenin görüşüne göre değil.

Kendi kararımızı kendimiz verme uğruna oyumuzu verelim veya vermeyelim.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

deggial
20-10-2007, 15:08
sayın mhmmd, "muhalefetin şirretliği" ibaresiyle nedemek istediğinizi biraz daha açmanız mümkün müdür?

mhmd
20-10-2007, 15:50
Sn. deggial,

Pek tabii ki...
"Şirret: 1. Hırçın, huysuz, geçimsiz, edepsiz, yaygaracı, kavgacı, 2. Şarlatan"
Kaynak, Büyük Türkçe Sözlük, D. Mehmet DOĞAN

Yukarıdaki açıklamaların gayrısında, aklıselim sahibi, doğruya doğru yanlışa yanlış diyebilecek cesareti gösteren, edepli, yerince konuşan, uzlaşmacı bir muhalefet olduğunu şahsen ben düşünmüyorum. Düşünmememizin nedeni de, böyle bir şeyi göremememizdir.

Bu konuda DTP dahi CHP den daha olumlu bir çizgi sergilemekte, düşüncelerini ve politikalarını kavga aracı yapamamaktadır.
Sorun sadece CHP de değildir. DYP ve ANAP da aynı şerbetten içen diğer taraftır.
İlk yazımdaki iktidarın sıfatları da bunda belirleyici neden olmuştur.
Ancak tüm bunlara rağmen adam gibi muhalefete hasret kalışımız devam etmektedir.
AKP nin aldığı oyların yarısına yakını, muhalefetsizliktendir. Yoksa AKP nin çok üstün başarısından değildir.
Umarım yaptığım açıklamalar işe yaramıştır.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

ozgur_beyin
20-10-2007, 16:23
Sevgili mhmmd ,AKP *muhalefete düşerse ''şirret'' olacak mı?

mhmd
20-10-2007, 16:45
Sn. ozgur_beyin,

Geleceği bilemem ama şu anki durumları da pek iç açıcı görünmüyor.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

ozgur_beyin
20-10-2007, 16:49
Haklı söze ''hacı emmin ne desin?'' :lol:

mhmd
21-10-2007, 15:13
Hacı emmime saygılar *:lol:

Bu gün referandum için oy kullanmaya gittik. Ailece 4 oyumuz vardı biz 5 kişi gittik.
Henüz 2 yaşındaki oğlum da bu havayı teneffüs etmeli.
Vatandaş isek, vatandaşlık hakkını, kendi istediği şekilde kullanmalı.
Sokaklarda, karşıt fikirli arkadaşlarına kurşun sıkmadan.
Karşıt fikirli kardeşini boğazlamadan. Milletine düşman, vatanına yabancı olmadan.
Sözünü söylemeli, hakkını kullanmalı.
Varsın demokrasimiz biraz kör, bir miktar da topal olsun.

Referanduma giderken bile BOYKOT u düşünenleri utandırsın.
Bu kadar mantıksızlığın mantığını uyduranları kınasın.
Oyunu kullansın.

Referandum sonuçları hayırlı uğurlu olsun.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Cemal
21-10-2007, 15:49
abim bisde gidipoyverdik.2bis+2 de anambubam.. 4 oyama bisde 6 kişigittik.cemalle tubayıda aldık.muhamed abimiin dediigimi*valla onnarda örensin.bunnarvazife.Oy açıklanmas ama *bis hepimisaramısda konuştuk*evet*verdik.halk seçsin -*dedik.hanı başta eskiigedii olur ama *sonuçta güzelbişe..biyetki daa halka verimiş oldu.Bis esas bunun içüm verdik.Bide babamın deyişilen bu Kıl Baykala inat vedik *evet -oyları.adamherşeye mahalif abim.haberlerde o çıkıncas bis hemene teveye çeviriyos.sıktı bu adamın boş mahalefeti.. :lol: atamadılarda cepeliler bu adamı.

thunderpoint
21-10-2007, 16:18
Bide babamın deyişilen bu Kıl Baykala inat vedik *evet -oyları.adamherşeye mahalif abim.haberlerde o çıkıncas bis hemene teveye çeviriyos.sıktı bu adamın boş mahalefeti.. :lol: atamadılarda cepeliler bu adamı.

Sevgili Cemal,

Tayyip ve avanesi daha mı az kıl acaba?

Sevgiler...

Cemal
21-10-2007, 16:20
abim.bis adama sevemedik ayilece.napiim.?başkıl bu abim.. :lol:

Cemal
21-10-2007, 16:23
abim yasmaya unutmuşum.Bu bAşbakanımıslan.cUmurbaşkanımısında bıyık şekilleride *pek*kıl... 8O
bence hiç yakışmıyo..bisdede bıyık var..ama yakışıklı abim..onnarınkı biras biçimsis..(Bak hatrırn içün onnardada kıllık bulduk..sevildiine bilyanı.. :D

thunderpoint
21-10-2007, 16:25
Bu bAşbakanımıslan.cUmurbaşkanımısında bıyık şekilleride *pek*kıl... 8O bence hiç yakışmıyo..bisdede bıyık var..ama yakışıklı abim..onnarınkı biras biçimsis..(Bak hatrırn içün onnardada kıllık bulduk..sevildiine bilyanı.. :D

Sağol sevgili cemal..

Cemal
21-10-2007, 16:30
sende saol abim-993

gercekisim
21-10-2007, 16:33
Oyların rengi ne olursa olsun bu referandum sanılan şey referandum değildir yani hukuken geçersizdir..
Bir defa oylama başladıktan sonra maddeler değiştirildi ve yeni halini referanduma meclis gönderdi meclis referandum yapamaz ki,o yetki ve görev *cumhurbaşkanındadır..bu durumda bu geçersizdir.ve iptal edileceğini tahmin ediyorum.

nil
21-10-2007, 17:49
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi *büyük bir yanlıştır arkadaşlar. Çünkü halkın çoğunluğu cahil ve bilinçsizdir. Öğrenim görmüş bilinçli gözükenlerin de çoğunluğu henüz bilimsel düşünmeyi öğrenememiş yani doğaüstü inançlardan kurtulamamıştır.

Aslında yanlış olan halkın seçmesi değil, Cumhuriyet ve Demokrasinin "halkın dediği olur" şeklinde algılanması ve seçmesi için halkın önüne konanların gerçek laikliğe aykırı olmasıdır.

Dolayısıyla laikliğin ne olduğunu bilmeyen ya da kendine göre yorumlayan halkın yaptığı seçim de yanlış olacaktır. Halk, dini inancı olan bir partinin ya da *Cumhurbaşkanın seçilmesini çok doğru bulacaktır ve oyunu bunlara verecektir.

Oysa gerçek laikliğe ve yasalara göre Cumhurbaşkanı da dahil hiç kimse dini inancını, ibadetini ve kıyafetini resmi alana taşıyamaz. Ama çoğu ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de bu yasalar kağıt üzerinde kalmakta, uygulamada bunlara aykırı davranılmaktadır.

Bunu yaparken de gerekçe olarak yasalardaki din ve vicdan *özgürlüğü öne sürülmektedir.Oysa din ve vicdan özgürlüğü, laikliğe aykırı olmamak yani dini inancını, ibadetini ve kıyafetini resmiyete taşımamak, bunları başkalarının din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlamayacak, başkalarına kendi dini inancını dayatmayacak, dolayısıyla zorlamayacak *şekilde yapmaları şartıyla geçerlidir.

İşte asıl yanlışlık laikliğin ya da din ve vicdan özgürlüğünün bu bir türlü doğru anlaşılamayan, anlamak istenmeyen tarafındadır.

Dolayısıyla bu doğru anlaşılıp uygulanmadıkça dini kullanan siyasi partilerin ve Cumhurbaşkanının seçiminin halka bırakılması çok yanlıştır. Halk bu ince ayrıntıları fark edebilecek ve doğruyu yanlışı ayırt edebilecek düzeyde değildir. Ehliyet verirken bile lise diploması istenirken bunların ayırt edilmesini lise diploması bile olmayan kişilere bırakmak çok çok yanlıştır.

Burası yanlış anlaşılmasın, lise diploması olmayan bir şeyden anlamaz, anlayamaz demek değildir, hiç okumamış biri de çok şeyden anlayabilir, prof. olmuş biri de hala bilimsel düşünmeyi bilmiyor dolayısıyla *bazı doğruları ve gerçekleri *bir türlü göremiyor, görmek istemiyor, *olabilir ama bu genelde böyledir ve seçmesi için halkın önüne konanlar doğru konmalıdır ve seçme ve seçilme hakkı herkese verilmeyip bunun liseyi bitirmiş olma gibi bazı şartları olmalıdır. Bu şartların ne olacağı elbette tartışılabilir ama bazı şartlar, önlemler mutlaka olmalıdır.


Dini kullanan ve niyetini belli eden bir partiye izin verilip de Cumhurbaşkanlığına talip olduğu zaman buna dur demek de yanlışı yanlışla düzeltmeye kalkmaktır.

Bunlar Cumhuriyet ve Demokrasi en büyük eksik ve yanlışlarıdır. Ama her şey gibi bunlar da evrim halindedir ve elbet düzelecektir,ama ne kadar erken düzeltilirse o kadar kar olacaktır.

pante
21-10-2007, 19:07
Referanduma katılım oranını %50'nin çok altında yazmıştım.
Ama henüz açılan sandık sayısı %63.
Sandıkların üçte ikisi açılmasına rağmen katılım sonucu değişebilir.
Görelim bakalım sonuç ne olacak?
Sandığa gitmemekle doğru karar verip vermediğimizi göreceğiz.

deggial
21-10-2007, 19:26
Türk halkı 7 yıl sonra "güya" yönetime katılmayı garanti altına almak amacıyla referandumunu yapmıştır.

şu ana kadar görünen *o ki halk bunu pek de istemiyor. katılım düşük. her nekadar iktidarımız bize şirinlik yapmaya çalışıp *"biraz da siz seçin" dedilerse de.

halkın yönetime katılmasını sadece oy vermeye indirgeyenler de sanırım şu anda "ezici" zaferlerini kutluyorlardır. neredeyse % 80 gibi ezici bir çoğunluk evet demiş!

mhmd
21-10-2007, 21:44
" Cumhurbaşkanını halkın seçmesi *büyük bir yanlıştır arkadaşlar. Çünkü halkın çoğunluğu cahil ve bilinçsizdir. Öğrenim görmüş bilinçli gözükenlerin de çoğunluğu henüz bilimsel düşünmeyi öğrenememiş yani doğaüstü inançlardan kurtulamamıştır. "

Çok enteresan. Gerçekten de enteresan.
Seçim zamanında kendini bilmez bir yazar da aynısını söylüyordu.
Göbeğini kaşıyan adamdan bahsediyordu.


Şehit ana babalarına bakıyorum.
Evet evet bunlar onlar. Göbeklerini kaşıyan adamlar.
Ölenler de onların çocukları!
Tarlada çalışanlar, askere gidenler, vergi verenler, esnaflar, iki kuruş için gün boyu ter dökenler. Namusu ile yaşamaya çalışanlar, hırsızlıktan, arsızlıktan, dolambaçlı yollardan anlamayanlar.
Her türlü fedakarlığın istendiği insanlar.
Ama iş yönetmeye geldiği zaman;
- DUUUUUUUUUR.
- Niye?
- Sen göbeğini kaşıyan adamsın.
- İyi de ben halkım, çoğunluğum, bu içtiğin aşta en fazla emeği olanım.
- Farketmez, sen cahilsin, bilinçsizsin, eğitim almış olsan bile henüz bilimsel düşüncen yok. Herşeyden öte sen daha doğaüstü güçlere inanmaktan bile kurtulamamışsın.

Öyle ya; Hitler de aynı sözü söylüyordu Yahudi katliamında, Stalin de halkı boy hizasına getirirken aynı düşüncelerdeydi, Musolini, Afrika kıtasındaki emellerini bunun üzerine kurmuştu. Ama hepsi tarih oldu. Halk kaldı. Kalmaya devam edecek.

Öğretmenlik mesleğine sahip birinin düşünceleri buysa vay benim halkıma.....

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Kişilere yönelik ifadelerde daha dikkatli olalım. Pante

dilaver
21-10-2007, 21:59
Sn Mhmmd

* * *Stalin de halkı boy hizasına getirirken aynı düşüncelerdeydi,

* * *Ben hep araştırırım ama Stalin in halkı küçümsedigine dair en ufak bir kaynaga rastlamadım. Tam tersi kaynaklar önüme çıktı hep. Bu konuda kaynak önerirseniz sevinirim ben de tek yanlı bakıştan kurtulabilirim.


* * * saygılarımla

21-10-2007, 22:15
Mhmmd gitmiş oyunu hane halkı ile birlikte kullanmış. Pek güzel yapmış. Hayırlı, uğurlu olsun. Pek demokratik bir katılım yapmış.

Bana bir açıklar mı hangi soruya evet demiş, hangisine hayır? Dünyada benzeri görülmemiş bir hukukun geçerliğine katkıda bulunduğunuz için teşekkürler.

Yoksa hepsine mi evet demiş? Nasıl hepsinin doğru olduğuna karar vermiş? Referandumun bu değişmiş haliyle oylanmasını kewndine nasıl yedirebilmiş? Onbinlerce gümrükte kullanılan oylar nasıl değişmiş sorulara aktarılacakmış? Yoksa onlar yok mu sayılacakmış?

Sistemin Akepe ve Detepe'ye uygun düşmediği anda - yani oylanmış referandum sonucundan bahsediyorum - meclis tarafından rahatça değiştirilebileceğinden haberiniz var mı?

Buradaki sorulardan hiç birisi doğrudan kişisel olarak Mhmmd ile ilgili değildir. Sadece kendisini oy vererek mutlu sananlara sunulmuştur.

Bu referandumdaki sistemin garabetinin farkında mısınız? Yıllarca sürecek bir şaibeyi oyladığınızı farketmediniz mi?

Akepe'nin mecliste istediğini elde edemediği için senelerce bir şey söylemediği yadımadığı bir sisteme karşı çıktığını, dolayısıyla değiştirmeye çalışıp beceremediğini, sonra da salt çoğunluğu ile değişik bir vaziyet alıp dayatma yaptığının ve seçim sonucunda bunu sirdirdüğünün farkına varmadınız mı? Bunu da demokrasi olarak nitelersiniz değil mi?

no_panik
21-10-2007, 22:24
Sevgili Nil hocam.. Siz zaten çok kültürlü ve bilgilisiniz.... Bunca bilginiz ve kültürünüz boşa gitmeden en iyisi mi cumhurbaşkanını size seçtirelim. Şimdi bunca halkı cumhurbaşkanı seçtirmek için yormayalım... Zahmet olmazsa sizin dediğiniz birisini cumhurbaşkanı olarak atarız biz... Nede olsa halkımız cahil yaa ... Anlamazlar onlar... :)

İşin en garip tarafı ne biliyor musunuz sevgili arkadaşlar. Tıpkı mhmmd hocamında dediği gibi bu sözlerin bir öğretmen tarafından söylenmiş olması. Artık öğretmenin öneminden, topluma ışık tutmasından falan bahsetmeyeceğim. Eğer bu sözleri bir öğretmen söylüyorsa vay bizim halimize... Vay ki ne vay...

Demokrasi nedir?
Demokrasi bir yönetim şeklidir aynı zamanda karşıt düşüncelere de saygı göstermenin en güzel örneğidir....
Demokrasi ne değildir?
İşimize gelmedi diye onu kötüleme şekli ve şemali değildir *:D

mhmd
21-10-2007, 22:41
Sn. dilaver,

Bu konudaki bilgileriniz yanında benimkilerin lafı bile olamaz. Ancak bir hatırlatmam olur mu diye aktaracağım.
"Stalin" bir lakapmış. Rus dilinde bu lakap; çelik anlamını taşırmış.
Bu lakap;
"Lenin'in ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri oldu. 1920-1930 arası sağ ve sol ideolojik mücadele sırasında suçlandı. Bu mücadelelerde binlerce insan sürgüne gönderildi veya görevden alındı. Bu sürgünler ve cezalandırmalar milli temelde değil, esas olarak ideolojik çizgiler üzerine oluyordu. Stalin'in ideolojik mücadele sırasında geliştirdiği görüşler ve siyaset, (özellikle muhalifleri tarafından) Stalinizm olarak adlandırılır."
Kaynak, http://tr.wikipedia.org/wiki/Josef_Stalin

Bu olaylardan dolayı mı verilmiştir? Yoksa;
"Josef Stalin, planlı ekonomi, kollektivizasyon ve endüstrileşme uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı.Bunu yaparken muhalefete karşı sert önlemler almaktan, katliamlar yapmaktan kaçınmamıştır."
Kaynak, http://tr.wikipedia.org/wiki/Josef_Stalin

Olaylardan dolayı mı verilmiştir? Yoksa...?

Sn. dilaver bu konuda size herhangi bir şey öğretebilecek düzeyim olmadığının farkındayım. Okuduklarımın bir kısmı bu idi.
Duyduklarım ise yazılmayanlar sınıfına giriyor.
Dedem, aynı dönem (yaklaşık 15 yıl) Rusya'da çalışmış bir işçi idi. Lenin ve Stalin dönemini şahsen yaşamış bir kaynak. Ve anlattıklarının bana uzantıları ile cevap vermiştim.
Sizin bildikleriniz, bunların tersi ise benim bir deyiceğim yok. Zaten sorun Stalin de değildir.
Halka rağmen politikalardır hedefim. Başka bir şey değil.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

mhmd
21-10-2007, 22:55
Sn. Burlap,
"Bana bir açıklar mı hangi soruya evet demiş, hangisine hayır?"
-Aynı başlığın 3. sayfasındaki yazımızda; Neye EVET, Neye HAYIR demiştik.

"Nasıl hepsinin doğru olduğuna karar vermiş?"
-Hepsine Hayır diyenler nasıl karar vermişse öylece.

"Onbinlerce gümrükte kullanılan oylar nasıl değişmiş sorulara aktarılacakmış? Yoksa onlar yok mu sayılacakmış?"
-Bu konuda hemfikiriz. Ve konu hakkındaki görüşlerimi forumda belirtmiştim. Nicel yönden yanaşarak oyları azımsamanın hukuksal boyutu gerçekten de büyük garabet.

"Sadece kendisini oy vererek mutlu sananlara sunulmuştur."
-Sn. Burlap, askere gitmek, vergi vermek, vatantaşlık haklarınızı kullanmak eylemlerinde neden mutlu olmak değildir. Vatanınız kabul ettiğiniz yerde, vatandaşlık hakkınızın kullanılmasıdır. EVET için kullanmaktır, HAYIR için kullanmaktır. Ama mutlaka kullanmaktır.
Yoksa birileri gibi; onu boykot ederim, bunu boykot ederim, meclise de girmem, oylamaya da gitmem, referanduma da katılmam, katılanı da boykot ederim anlayışı ile küsmek değil.

Son paragrafınızı anlayamadım. Açarsanız sevinirim.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

pante
21-10-2007, 23:21
Ben de seçimlerde oy kullanılması taraftarıyım.
Ama örneğin %5-6 oy kapasitesine sahip bir parti %10 barajından dolayı seçimi boykot edebilir. Taraftarları da oy vermeyebilir. Hak verir, saygıyla karşılarım.

Referandum ise farklıdır. Seçimlerle bir tutulamaz.
Referandumun bir "Evet" oyu vardır, bir de "Hayır" oyu.
Peki nerede " Çekimser" oyu.
Çekimser kalmak oy değil midir?
Meclis dahil, her oylamada çekimser oy mümkünken referandumda neden olmaz?
Üstelik de böyle muallak, böyle ne idüğü belirsiz, oy kullananların tam olarak neye oy verdiklerini bilmedikleri bir seçimde "Çekimser" oyu şarttır.

Denebilir ki, sandığa gidilir, imza atılır ama boş oy verilebilir, geçersiz sayılırdı.
Bu da bir çeşit takiyye olurdu.
Boş oy için sandığa gitmenin mantığı yoktur.
Gitmemeyi boş oy olarak değerlendirmek daha mantıklıdır.

Sonuç olarak, referandumda cezaya rağmen oy kullanmamış olmak, askere gitmek, vergi vermek, vatantaşlık haklarınızı kullanmak gibi örneklerle bir tutulamaz. Gitmemek de bir oydur.

dilaver
21-10-2007, 23:45
Sn mhmmd

* * imanızı elbette anladım. Ama stalinin tek eleştirilemeyecek yerinden vurmuşsunuz. O halkı tarafından çok sevilirken halkını da *( yoksulları ve işçileri ) çok seven biri. Neyse sadece bunu belirtmek istemiştim.

* * Stalin adı ise onun devrim sırasındaki kod adı, aynı lenin gibi. Dilaver ya da mhmmd gibi. Her taraftan eleştirbilirsiniz, katıldıgım yerler de olabilir ama bir tek eleştirdiginiz konuda eleştirirseniz saglam kaynak bulamazsınız.


* *saygılarımla

gercekisim
22-10-2007, 00:01
Ben de seçimlerde oy kullanılması taraftarıyım.
Ama örneğin %5-6 oy kapasitesine sahip bir parti %10 barajından dolayı seçimi boykot edebilir. Taraftarları da oy vermeyebilir. Hak verir, saygıyla karşılarım.

Referandum ise farklıdır. Seçimlerle bir tutulamaz.
Referandumun bir "Evet" oyu vardır, bir de "Hayır" oyu.
Peki nerede " Çekimser" oyu.
Çekimser kalmak oy değil midir?
Meclis dahil, her oylamada çekimser oy mümkünken referandumda neden olmaz?
Üstelik de böyle muallak, böyle ne idüğü belirsiz, oy kullananların tam olarak neye oy verdiklerini bilmedikleri bir seçimde "Çekimser" oyu şarttır.

Denebilir ki, sandığa gidilir, imza atılır ama boş oy verilebilir, geçersiz sayılırdı.
Bu da bir çeşit takiyye olurdu.
Boş oy için sandığa gitmenin mantığı yoktur.
Gitmemeyi boş oy olarak değerlendirmek daha mantıklıdır.

Sonuç olarak, referandumda cezaya rağmen oy kullanmamış olmak, askere gitmek, vergi vermek, vatantaşlık haklarınızı kullanmak gibi örneklerle bir tutulamaz. Gitmemek de bir oydur.

Ben referandum için oy kullanma yerime gittim ve oy pusulası,mühür ve zarfı alıp kabine gittim sonra da hayır kısmına "evet" mührünü basıp zarfı götürüp sandığa attım,çıkışta bir de baktım ki hayır kısmı "evet" mührüyle mühürlenmiş pusula cebimde *:D *nasıl güzel olmuş mu? Böyle hukukdışı referanduma böyle cevap verilir. :D

gercekisim
22-10-2007, 00:09
" Cumhurbaşkanını halkın seçmesi *büyük bir yanlıştır arkadaşlar. Çünkü halkın çoğunluğu cahil ve bilinçsizdir. Öğrenim görmüş bilinçli gözükenlerin de çoğunluğu henüz bilimsel düşünmeyi öğrenememiş yani doğaüstü inançlardan kurtulamamıştır. "

Çok enteresan. Gerçekten de enteresan.
Seçim zamanında kendini bilmez bir yazar da aynısını söylüyordu.
Göbeğini kaşıyan adamdan bahsediyordu.
Edepsiz!!!

Şehit ana babalarına bakıyorum.
Evet evet bunlar onlar. Göbeklerini kaşıyan adamlar.
Ölenler de onların çocukları!
Tarlada çalışanlar, askere gidenler, vergi verenler, esnaflar, iki kuruş için gün boyu ter dökenler. Namusu ile yaşamaya çalışanlar, hırsızlıktan, arsızlıktan, dolambaçlı yollardan anlamayanlar.
Her türlü fedakarlığın istendiği insanlar.
Ama iş yönetmeye geldiği zaman;
- DUUUUUUUUUR.
- Niye?
- Sen göbeğini kaşıyan adamsın.
- İyi de ben halkım, çoğunluğum, bu içtiğin aşta en fazla emeği olanım.
- Farketmez, sen cahilsin, bilinçsizsin, eğitim almış olsan bile henüz bilimsel düşüncen yok. Herşeyden öte sen daha doğaüstü güçlere inanmaktan bile kurtulamamışsın.

Öyle ya; Hitler de aynı sözü söylüyordu Yahudi katliamında, Stalin de halkı boy hizasına getirirken aynı düşüncelerdeydi, Musolini, Afrika kıtasındaki emellerini bunun üzerine kurmuştu. Ama hepsi tarih oldu. Halk kaldı. Kalmaya devam edecek.

Öğretmenlik mesleğine sahip birinin düşünceleri buysa vay benim halkıma.....

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın



İstersen şunu bir oku bakalım senin dediğin gibi mi olmuş..


Bu adam yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.


Bu adam ilköğretim çağında zorunlu dini eğitim alır.


Bu adamın aile kökeni kimse çözemeyeceği kadar karanlıktır.


Bu adamın ailesinde daima gizlenen bir Yahudi bağlantısı vardır.


Bu adamın ruhsal yapısı çok dalgalı ve düzensizdir.


Bu adam gençliğinde ve ileri yaşında karşıtlarına argo ile yanıt veren küfürbaz ve külhanbeyi tavırlı biridir.


Bu adam verdiği sözleri tutmayan ve imzaladığı açık/gizli anlaşmalara uymayan biridir.


Bu adam devlet yönetimi konusunda CAHİL ama BASKICI ve ŞANTAJCIDIR.


Bu adam kendi anadilini bile doğru dürüst konuşamadığı gibi yabancı bir dil de öğrenmek istememiştir.


Bu adam kendi ülkesinde ALT ve ÜST kimlikler bulunduğuna inanır.


Bu adamın kendi devleti ve ordusuyla derin sorunları vardır.


Bu adam hem özel yaşamında hem de siyasi faaliyetlerinde daima MAĞDURU oynamıştır.


Bu adam gençliğinde çok yoksulluk çektiğini öne sürerek sürekli olarak haksız kazanç dahil her türlü yoldan çok para kazanma hırsı ile yaşamıştır.


Bu adamın cinsel sapmaları olduğu ve/veya cinsel sorunlar yaşamış olduğu anlaşılmıştır.


Bu adamın epilepsi (sara) hastalığına duçar olduğu ve zaman zaman ‘Fit' diye bilinen buhranlar geçirdiği hep gizlenmiştir.


Bu adamı bir gizli örgüt, ülkesinde lider yapmaya karar vermiştir.


Bu adam başbakan olunca cumhurbaşkanını halkın seçmesini istemiş ve kendisinin cumhurbaşkanı yapılmasını dilemiştir.

Bu adamı iktidara getiren gizli örgüt, onu kullanarak ülkesinde DEVLETİ çökertmiş ve VATANI böldürmüş ve işgal uğratmıştır.


Bu adam tarihin tanıdığı EN KİFAYETSİZ MUHTERİS LİDERDİR.
Bu Adamı Tanıdınız Mı?

Bu adam Adolf Hitler'dir.

Size birisini anımsatıyor mu?


kaynak: http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=7052

kim kime benziyor? hitler cumhurbaşkanını *halkın seçmesini siterken aynı zamanda da onlara göbeğini kaşıyan adam demiş midir? yoksa takiye mi yapmıştır?

nil
22-10-2007, 02:13
"Muhabir, vatandaşa soruyor...

- Cumhurbaşkanı’nı kim seçmeli?

- Meclis seçmeli.

- Referanduma katılacak mısınız?

- Evet.

- Ne oy vereceksiniz?

- Evet vereceğim."




"Bir başkasına soruyorlar...

- Neleri oyluyoruz?

- Bilmiyorum.

- Ne oy vereceksiniz?

- Evet vereceğim.

- Niye?

- Öyle..."




Ben bu gerçeği kastetmiştim.
Söylediklerimi hakaret amaçlı söylemedim, düşüncem böyle olduğu için söyledim.
Ama "edepsiz" bir düşünce değil, çok açık bir hakarettir.

InVitatio
22-10-2007, 03:43
Söylediklerimi hakaret amaçlı söylemedim, düşüncem böyle olduğu için söyledim.
Ama "edepsiz" bir düşünce değil, çok açık bir hakarettir.
[i]

aslinda burada bir kendi mesajim vardi ! cekindigimden degil ! sizin bu basit *tutmunuza prim vermemek adina sildim !
ama sunuda söylemeden edemeycegim , birgün bu toplum sizin gibi kendi kibirini toplum hayatin merkezine koyanlari tükürügünde bogacaktir , bunda da adim gibi eminim.....

Kişilere yönelik ifadelerde seviyeyi koruyalım. Pante

22-10-2007, 08:46
Seneler önce,eve doğalgaz borusu yaptıracaktım.
Bir şirket ile anlaştık.Ertesi gün bir usta bir kalfa ve bir çıraktan oluşan ekip geldi ve çalışmalara başladı.
Usta arada bir çıraktan bir şey istiyor ve çırak hata yapınca da "Aptal" "Beyinsiz" "Gerizekalı" gibi ulvi sözcüklerle garibim çırağı ödüllendiriyordu.
Bir,iki,üç sonunda dayanamadım ve ustaya
-Usta bu vatandaş senin çırağın mı ?
-Evet abi neden sordun ?
-Bu çırak ne zamandır senin yanında ?
-3 Yıldır abi.
-Usta,bu çırağı yetiştirmek kimin işi ?Bu çocuk kendi kendine mi öğrenecek işini ?
-Ne demek istiyorsun abi ?
-Arif olan "Understand"
dedik bitirdik işi.O saatten sonra bir daha iş bitene kadar çocuğu güzel sözlerle ödüllendirmedi usta.

Şu çılgın Türkler kitabında,bir bölümde,T.B.M.M si M.Kemal paşa'yı,Orduların başına "Başkomutan" olarak atadı.
Savaş başlamak üzere,ama "Başkomutan" cephede askerlerin arasında değil,1.Öğretmenler kurultayında konuşmada.
-Askeri bir başarı kazanabiliriz ama bu kısa süreli olur.Onun için bizi buraya getiren sebeblerin başında gelen "Cehalet"i ortadan kaldırmak gerekir.Bunun başarılabilmesi de siz Öğretmenlerin elinde.

Öğretme(m)n lerin değil.

M.Kemal Atatürk'ü seviyoruz !!!!
Bu söze,hep içimden "Harbiden mi ?" demek gelmiştir nedense.

Onun "Emanet" lerinden biri olan "Eğitim" kurumunun, ferdleri "Öğretmen"ler olup "Cehalet"in yenilmesine katkıda bulunacağımıza,bir "Öğretme(m)n" olup serzeniyoruz ne hikmetse!!!

Ne hazin,ne hazin * :(

mhmd
22-10-2007, 09:21
Bilen bilir tarzımızı, doğru bilgi candır bize
Değil, bahisteki hakaretler, insanı hor, zuldur bize
Boynu bükük, milletimin göbeğini gösterene
Gereğini hem söyleriz hem yazarız EDEPSİZE...

Not: Hiçbir; insan oğlu insan aşağılanamaz, yerilemez, hor görülemez. Özellikle sınıfsal ayırımlarda bulunarak, Anadolumun bağrı yanık insanlarına, beyinsiz, göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalılar hitabında bulunamaz. Bu fiilleri işleyenlere ise güzel Türkçemizde en hafifi ile EDEPSİZ denir.
"Edepsiz: 1.Edebi olmayan, terbiyesiz,hayasız, utanmaz, 2.Ters, şirret"
Kaynak, Büyük Türkçe Sözlük, D. Mehmet DOĞAN

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

rebera_roni
22-10-2007, 11:27
akşam haberlerini izliyorum

sokaktan veya sandık alanlarındaki vatandaşlara soruyorlar ''EVET'' mi ''HAYIR'' mı dediniz.kime evet kimi hayır dedi.AMMMA ikinci bir soru neden evet dediniz veya neden hayır dediniz sorusuna vatandaşlar anlamsız gülmeler yada bilmiyorum demesi beni pek düşündürmedi.çünkü hangi seçimde vatandaş gerçekten neye ve kime oy verdiğini biliyorki

ama amcanın birinin cümlesine çok güldüm ''HAYIR'' dedim neden hayır dediniz amca ''bilmiyorum ben sadece vatandaşlık görevimi yaptım'' :D *

vatandaşlık görevi sadece sandığa gitmekmiş işte böyle bir toplumumuz var.

saygılarımla...

nil
22-10-2007, 22:37
Kusuruma bakmayın arkadaşlar, bazılarının seviyesine inemiyorum.