11. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusunda 21 Ekimde referanduma gidilecek.
Referanduma 22 gün kalmasına rağmen hala gündeme girmiş değil.
Neden?
Çünkü politikacılar şaşkınlar da ondan.
Ne tür bir tavır içinde olacaklarını kestirebilmiş değiller.
Referandum için talepte bulunan AKP idi, karşı çıkan CHP.
Fakat 22 temmuz seçimlerinden başarıyla çıkan AKP, MHP'nin armağanıyla 11. cumhurbaşkanını seçebildi.
Dolayısıyla referandum talep ettiğine *pişman oldu.
Talebini geri de çekemedi.
Şimdi zaten cumhurbaşkanı var.
Eğer referandumdan "Evet" çıkarsa cumhurbaşkanının istifa etmesi gerekecek.
Çünkü "evet" çıkması halinde 40 gün içinde halkoyuna gidilmesi şart.
Ee, iki cumhurbaşkanı olmayacağına göre Gül'ün istifa edip aday olması gerekiyor.
Bu arada Gül'ün cumhurbaşkanlığından rahatsız olan çevreler için referandum bir ümit kapısı olabilir.
Yani işler tersine dönebilir. Referandumu isteyen AKP "hayır" oyunu, referanduma karşı çıkan CHP ise "evet" oyunu destekleyebilir.
İşte siyaset böyle birşey.
Peki ya Gül'den daha fazla tercih edilebilecek bir aday rakip olursa kazanma şansı olabilir mi?
AKP'nin şu andaki gücüne rağmen mümkün görünüyor.
Gerilimi düşürmek isteyenler de Gül'e oy vermeyebilirler.
Hazır AKP ve CHP referandum tavrını açıklamamışken sizin görüşünüzü alalım.
Bakalım partilerden bağımsız olarak düşünceleriniz nedir ve partiler tavrını ortaya koyunca fikriniz değişecek mi?
Bence hiçbir önemi olmayan bir cevabı vardır.
Nedeni de son altı aydır, devletin tepesinde dönen pervanelerin, artık halkın gözü önünde olmasıdır.
Yeri gelmiştir, yasalar ters yüz edilmiştir.
Yeri gelmiştir, kurumlar işlevlerini değiştirmiştir.
Yeri gelmiştir, yasama yürütme yargı organları işlevlerini değiştirmiştir.
Alttakiler üst olmuş, üsttekiler şaşırmıştır.
Gücü elinde bulunduranlar konuşmuş, konuşması gerekenler güçsüz kalmıştır.
Velhasıl kelam ne kadar kötü de desek T. C. bir hukuk devleti olmasına rağmen olanlar olmuştur.
Sonuç olarak, affınıza da sığınarak sorunuzu şu şeklide sormamız daha mantıklı olmaz mı?