Orijinalini görmek için tıklayınız : Ermeniler'in Yahudi katliamı...
Yahudi lobi kuruluşu ADL’nin sözde Ermeni soykırımı konusundaki çıkışı, tarihî bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Ermeni çetelerinin Anadolu ve Kafkasya’da yaklaşık 10 bin Yahudi’yi de katlettiği ortaya çıktı.
*
--------------------------------------------------------------------------------
Geçtiğimiz haftalarda ABD’deki Yahudi lobi kuruluşu ADL’nin (Anti-Defamation League/ İftira-inkârla Mücadele Birliği) “Ermeni soykırımı” iddialarını önce benimsemesi, ardından “konu tarihçilere bırakılmalı” şeklinde yumuşak geçiş yapması bütün dünyada yankı uyandırdı. Ermeniler, Yahudilerin kendilerine üstü örtülü de olsa destek vermesinden mutlu oldu. Ancak Yahudiler için durum bu sefer biraz farklıydı. Öyle ki, ADL’nin tavrı Yahudiler nezdinde yer yer rahatsızlık oluşturduğu gibi, bu konuda bir ‘özeleşiri’ yapılması üzerinde de duruldu. Yahudilere göre Ermeni meselesi kendilerinin dışında bir hadiseydi ve konuya dâhil olmaları doğru değildi. Hatta bu konuda geçmişte yaşadıkları mağduriyetler bile söz konusuydu.
Aynı günlerde İsrail’in Washington Büyükelçiliği eski müsteşarı Lenny Ben-David, İsrail hükümetini ve ABD’deki Yahudileri Ermeni iddiaları konusunda “dikkatli” olmaya çağırıyordu. Ben-David’in 5 Eylül 2007 tarihinde Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan “Türkiye ve Ermenistan: Yahudiler ne yapmalı?” başlıklı makalesinde Ermenilerin yüzbinlerce Müslüman ve binlerce Yahudi’yi katlettikleri yolundaki “bilgi ve duyumlara” dikkat çekti. Şüphesiz bu, yeni bir tartışmanın da başlangıcını oluşturdu.
Peki, eski müsteşar Lenny Ben-David’in “duyumlar, bilgiler var” dediği olayın aslı var mı? Tarihî kaynaklar, bu konuda bize net bilgiler veriyor. Ancak Ben-David’in söylediği rakamlardan çok daha net bir sonuçla birlikte. Ermeni çetelerinin 1914’ten başlayıp 1919’a kadar toplam 2 milyon Müslüman’ı katlettiği, Osmanlı arşiv belgelerinde ortaya çıkıyor. Aynı belgeler binlerce Yahudi’nin de yine Ermeniler tarafından katledildiğini ortaya koyuyor. Bu konuda kesin bir rakam olamamakla birlikte, sayının 10 bini bulduğu aktarılıyor. Katliamlar, daha çok Kafkasya’da yaşayan Yahudilere zarar vermişti.
Ermenilerin Yahudilere yönelik katliamlar tertip etmesi, olayların canlı tanıkları tarafından da dile getirilmiş. Sebeytaycılık, Ladino ve Kripto Yahudi Cemaatleri konusunda çalışmaları olan araştırmacı-yazar Dr. Gad N..i, Ermenilerin, şiddet eylemlerini daha çok Kafkasya’da yaşayan Yahudilere yönelttiğini söylüyor. N..i, bu tezini geçmişte yapılmış bir akademik çalışmaya dayandırıyor: “Tel Aviv Üniversitesi’nde görev yapan merhum Prof. Dr. Arieh Shmuelevitz’in Ermeniler tarafında kıyıma uğrayan bir Kürt Yahudi köyü ile ilgili bir çalışması var. Bunu bana illettiler.” Gad N..i, Ermenilerin yaptığı katliamları canlı tanıklarından da dinlemiş: “Ermeni olaylarını bizatihi yaşamış; ancak şu anda hayatta olmayan Urmiye doğumlu Kürt Yahudi’si bir hanım, sorumu; ‘O sıralar herkes birbirine düşmandı. Kimin kim olduğu belli değildi.’ diye cevaplandırmıştı.”
Gad N..i, Ermenilerin Yahudilere yönelik katliamlarının izini tanıklardan ve araştırmalardan sürerken Osmanlı döneminde tutulan raporlar bu konuda net bilgiler veriyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi kayıtlarına göre, Ermeni çetelerinin Anadolu’da başlattığı katliamlardan Müslümanlarla birlikte Yahudiler de nasibini alıyor. Ermeniler o dönemde bankerlik, ticaret gibi birçok sektörü elinde bulunduran Yahudilere karşı mücadele içindeydiler. İstanbul’daki bu manzara, Anadolu’ya öfke biçiminde yansıdı.
CESETLER DUVAR GİBİ YIĞILMIŞTI
Osmanlı Devleti o tarihlerde Ermenilerin Ruslarla işbirliği halinde Müslüman ahaliye, özellikle kadınlara yaptıkları mezalim ve kötü fiillerle ilgili Trabzon, Van ve Diyarbakır vilayetlerinde detaylı çalışmalar yaptırıyor. Dâhiliye Nezareti’nden Hariciye Nezareti’ne yazılan raporlar birbirinden ilginç olayları kapsıyor. Osmanlı arşivinde bulunan bu raporlar, 1914-1916 yılları arasındaki hadiseleri kapsıyor. Bir raporda, Van’ın Gevaş tarafındaki Müküs’te bulunan Ermeni komitacıları tarafından 3 bin Müslüman’ın katledildiği anlatıldıktan sonra raporu hazırlayan memurların, akabinde Hoşab’daki (Başkale) mezalimi kayıt altına alıp Hakkâri’ye ulaştığı belirtiliyor. Hakkâri’den çıkıp akrabalarını arayan Yahudi cemaatine mensup 300 kişilik bir kafilenin Seyl köyü civarında Ermeniler tarafından doğranıp “duvar şeklinde” istiflendiğini gören memurlar, bu olayı da raporlarına not ediyor. Memurlar, cesetlerin üst üste yığıldığı bu görüntüleri canlı tanıkların şahitliğinde aktarıyor.
Ermenilerin Yahudilere yönelik katliamları Seyl vakası ile sınırlı değil. Doğu’da yaşayan bütün Yahudiler, Ermenilerin tedhiş ve zulümlerine maruz kaldı. Canlarını kurtarmak isteyen Yahudilerin gruplar halinde İstanbul’a gelmek için yola çıktıklarını da tarihî vesikalar bize aktarıyor.
Doç.Dr. Sedat Laçiner*GÜNEYDOĞU’DA YAHUDİ OLMAMASI, ERMENİ KATLİAMLARINDAN KAYNAKLANIYOR
Yahudiler ile Ermeniler arasında her zaman tarihsel bir rekabet oldu. Ermeniler diğer bazı Hıristiyan toplumlar gibi anti-semitik özellikleri zaman zaman ortaya çıkan bir toplum. Osmanlı döneminde küçük kasabalara kadar Ermenilerin Yahudilere dönük düşmanlıkları gözlenmiş, Ermenilerin asılsız suçlamaları nedeniyle bazı Yahudiler ağır cezalar dahi almıştır. Örneğin Amasya’da küçük bir çocuğu kaçırıp ayin yaptılar iftirası sonucunda asılan Yahudiler olmuş; ancak olaydan sonra çocuklar bulununca olayın içyüzü anlaşılabilmiştir. İstanbul, Selanik ve İzmir gibi büyük şehirlerde ise rekabetin asıl nedeni ekonomikti. Saraydaki tüm görevlerde Ermeni-Rum ittifakı, Yahudileri hedef aldı. Ayrıca bankerlik gibi bazı sektörlerde rekabet had safhaya varmıştı. İttihat Terakki döneminde ise Ermeni milliyetçileri Yahudileri Türkler gibi rakip gördüler. Hatta İttihat ve Terakki’nin aslında Yahudi örgütü olduğu iddiası Ermenilerden çıkmıştır. Talat Paşa ve diğer önde gelen üyeleri için Yahudi oldukları iddiaları ortaya atılmış, Talat Paşa kendi köklerini ispat etmek zorunda kalmıştı. Aynı suçlamalar Atatürk için de yapıldı. Hatta bugün dahi Atatürk ve İttihat Terakki yöneticilerinin Yahudi olduğu iddiası bazı aşırı Ermeni gruplarca tekrarlanıyor. Birinci Dünya Savaşı boyunca yer yer bazı Yahudiler de Ermeni saldırılarından paylarına düşeni aldı. Örneğin Hakkâri ve çevresinde bulunan çok az sayıdaki Yahudi, Ermeni saldırıları sonucunda katledilerek yok edildiler. Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Yahudi kalmamışsa bunda Emeni katliamlarının ve baskılarının da etkisi var.
* Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı
Sevgili SIRIUS-B,
*Bugun buyuk bir Ermeni nufusunun 1915'e kadar yasadigi bolgelerde hic Ermeni kalmamasina da katliama ugradilar diyebilir miyiz?
Diyemeyiz Vartor amaç ... devlete karşı baş kaldırmış Anadoluda kendinden olmayan Türk, Kürt, yahudi, çerkez herkesi yok etmek için çeteler halinde gruplaşmış onbinlerce insanı çoluk çocuk demeden yok etmiş bir topluluğu, pasifize etmek için devlet bir karar alıyor...sürgün...ve bu sürgün kararı Devletin bir çok cephede savaş halinde olduğu en güçsüz döneminde alınıyor...Canı yanmış türk ve kürtler İntikam fırsatını değerlendirmek için yaptıkları saldırılarla sürgüne gidenlerin miktarlarını azaltmayı başarıyorlar...ama çoğu önce suriyeye, ordan lübnana ve hatta fransaya ve Amerikaya kadar gidiyor....
* *Burada planlı bir katliam varmı heleki bir soykırım amacı....Büyük şehirlerdeki İstanbuldaki Ermenile neden dışında bunun...O dönemde devlette görevli Ermenile bile bulunmakta...
* *Katliam Ülken dış güçlere karşı canla başla savaşırken fırsatı değerlendirip Düşmandan aldığın yardımla köyleri basıp şehirleri basıp masum sivil halkı öldürmektir...bak bakalım o dönemde ermenilerin bastığı bir askeri birlik varmı.
* *Rüzgar Eken Fırtına biçer....
* *Tek bir soru sorayım...ermenile bu yaptıklarını yapmamış olsalardı...bu elim olay olurmuydu?
Sirius,
Osmanlıda yaşayan Ermenilerin çoğunluğu bu Ermeni çetelerinin içinde değildi. Kendi halinde yaşayan çok sayıda Ermeni vatandaşı da mevcuttu. Mesela çok yaşlı ve yalnız başına yaşayan Ermeni çiftleri düşün. Bunun yanında Osmanlı ordusuna yazılan Ermeniler de mevcuttur. Ayrım gözetilmeksizin ve çoğunluğu göç ettirilmiştir. Mesele, Ermeniler arkadan vurmaya çalıştı biz de karşılık verdik denecek kadar basit değildir.
Ermeni çetelerin hiç varolmadığı illerde bile Ermeniler sürülmüştür. Örneğin Eskişehir'de hiç Ermeni çetesi olmadığı ve bir kurşun bile atılmadığı halde üstelik bu şehrin doğu bölgelerine çok uzakta olduğu da düşünüldüğünde bu şehirdeki Ermenilerin sürülmesi çok yanlışdır. Benzeri şekilde olayların olmadığı uzakk şehirlerden bile sürülmüşlerdir. Bu durumu "tedbir" olarak da yorumlamak mümkün değildir, çünkü:
1) Dönemin ulaşım olanaklarının kısıtlılığı da düşünüldüğünde Ege şehirlerinden doğudaki Ermeni isyanına destek vermek zordur ve kısıtlı olabilirdi.
2) Eğer göçler "tedbir" amaçlı ise savaşın bitmesinde sonraki dönemde isyanlarla ilgisi olmayan Ermeni halkının dönmesi sağlanmalı idi. Oysa bu yapılmamıştır. Çünkü tapulu Ermeni topraklarının hazır Ermeniler gitmişken yağmalanması ve el konulması daha çekici görünmüştür.
Ceza, suçu işleyenlere verilir tüm bir halka değil. BU nedenle dağdaki çeteci oğlu yüzünden köyündeki yaşlı Ermeni dede ve nineyi sürmek ve tapulu toprağına el koymak adil değildir. Suçtur.
Mesele "geri hatlarda vuran Ermeni çeteleri " düzeyine indirgenemez. Tartışma bu seviyede kalamaz. Gerçekler kabullenilmeli ve tarihimizin ak sütten kaşık olmadığı itiraf edilmelidir. Olan olmuş ve atalarımız bazı büyük suçlar işlemiştir. Şimdi önemli olan yaşananları tanımaktır. Şoven milliyetçi devlet anlayışı yerine insan hakları ve evrensellik temelli bir anlayışı oturtmak zorundayız. Ancak bu çok zor görünüyor. Milliyetçilik pompalamasıyla çok nesil yetişti. Çocukları yetiştiririken milli ve dini değerleri temel değer olarak koyduk, İnsan hakları değerlerini değil. Ben çok okuyan ve düşünen ve yüksek eğitim almış bir insan oalrak bile geç yaşlarımda farkettim bu ayrımları. Bu nedenle bu anlayışın toplumda yaygınlaşması çok uzun vadede görüyorum. Daha uzun süre içte ve dışta büyük sıkıntılar yaşayacağa benziyoruz.
kocaeli İzmit i bilirmisiniz Cem bey ..Benim dedemi bahçeciğin böcekli köyünde ermeni çeteler katletti....İstanbula 90 km.. mesafesi...tüm köy halkı kesildi..bir kişi o da foseptik kuyusuna saklandı öncsinde kulakları kesilmiştir yaralıyken kadınlara tecavüz edildiği sırada sürüne sürüne foseptiğe atmıştır kendini *ölürken sekesen yaşlarındaydı seviniyordu aynı rüyayı artık görmeyeceğim diye....köyde müslüman gürcü köyüdür....aydın taraflarına git oradada anlatırlar benzer olaylar.
<strong>SİLİNEN</strong>
13-10-2007, 22:01
Bak Cem kardeşim sana kapı gibi 2 link vereceğim. Bu linklerde Ermeniler ile ilgili bütün Osmanlı belgeleri var. Tehcir konusunun da detayları ile ilgili bilgi edinebilirsin:
http://www.devletarsivleri.gov.tr/kitap/kitap.asp?kitap=8&belge=8
http://www.devletarsivleri.gov.tr/yayin/osmanli/o_b_ermeniler/obermeniler.htm
Yani sağdan soldan apartladığın cımbızlama bilgiler ile insanlara yanlış bilgiler verme.
Bırakın artık bu propagandaları.
Mazlum bir millet var ise tarihte o da Türk milletidir.
Ayrıca Ermeni çetelerinin yarattığı vahşet ile ilgili de tonlarca döküman, bilgi belge verebilirim.
Sen zannediyor musun ki, Ermeni zulmü sadece Doğu'da oldu.
Yunanlıların, İtalyanların, İngilizlerin kontrolünde korkunç düzeyde zulüm yaptılar bütün yurtta.
Bursa Orhangazi'de Yunan işgalinin hemen ardından Ermeni çetlerinin yaptığı katliamların buraya yazsam miden kalkar. Ermeni çete üyeleri Yunan ordusundan subay maaşı alıyorlardı.
O yüzden bırakın bu tip "tehcir" hikayelerinden yola çıkıp Ermeni mazlumculuğu yapmayı da gerçek zülmün kurbanlarını anın, geçek zalimleri görün.
Arada bir de Hiroşima'ya atılan atom bombasının öldürdüğü yüzbinlerce Japon'u da anın ve o atom bombasını atan Amerika'yı lanetleyin.
<strong>SİLİNEN</strong>
13-10-2007, 22:15
Ceza, suçu işleyenlere verilir tüm bir halka değil. BU nedenle dağdaki çeteci oğlu yüzünden köyündeki yaşlı Ermeni dede ve nineyi sürmek ve tapulu toprağına el koymak adil değildir. Suçtur. (Cem)
Hikaye bunlar. Osmanlı'da tehcir edilen Ermenilerin önemli bir kısmı da köylerine geri getirilmiştir
savaşın bitiminde.
http://www.devletarsivleri.gov.tr/kitap/belge.asp?kitap=8&belge=148#secili
Kim kimin malına el koymuş. Osmanlı kimsenin malını gaspetmez. O kadar da değil.
Daha da beteri tehcirden geri getirilen Ermeniler geldikleri günden itibaren ayrılıkçı faaliyetlere geçmiş ve bir çok Ermeni ve Rum klüpleri, dernekleri açılmıştır Osmanlı aleyhine faaliyette bulunup silahlı direnişe geçmek için.
<strong>SİLİNEN</strong>
13-10-2007, 22:29
11 Mayıs 1921 günü Orhangazi Belediye Bşkanı Mehmet ve Eski belediye başkanı Tahsin Beylerle Çakırlı köyünden Şerif Süleyman ve arkadaşlarının isteği üzerine itilaf devletleri temsilcilerinden oluşan bir araştırma kurulu durumu yerinde incelemek üzere bölgeye geldi. Kurulun inceleme raporundan, Orhangazi'nin yakıldığı; bu yangından 1000 evden 5'inin kurtulabildiği anlaşılmaktaydı. Bunlardan birisi Türk cesetleriyle doluydu. Kurul üyeleri yaşayan olup olmadığını anlamak için üst üste yığılmış cesetleri birbiri üzerinden indirmişler; ancak koma halinde ve nabızları durmak üzere olan bir ihtiyarla onaltı yaşlarında bir gence ulaşabilmişlerdi.
Diğer bir sokakta ağızına el bombası konmuş bir delikanlı bulunuyordu. Gözleri açık kalmıştı. Biraz ileride karnından bağısakları dökülmüş bir kadın cesedi bulunuyordu. İki adım ötede iki yaşlarında başsız bir çocuk cesedi bulunuyordu. Ayrıca raporun katliam programını, Yüzbaşı Dimitri Gregorya'nın idare ettiği kayıt edilmiştir.
Yine aynı kurulun 15 Mayıs 1921 tarihli raporunda Kapaklı, Karacaali, Hamidiye, Muradoba'da Ermenilerin Türkleri katlettiği anlaşılmaktaydı.
19 Ekim 1921 günü düzenlenen diğer bir raporda ise, Yeniköy, Cihanköy, Dutluca ve Raşadiye köylerinin katledilmiş insanların kesik başlarıyla dolu olduğu ve buralarda dolaşan kurul üyelerinin insan parçalarına basmamak için büyük özen göstermek zorunda kaldıklarına dikkat çekmekteydi.
Saime Yücer--Bursa Ermenileri Üzerine Bazı Saptamalar ve Orhangazi'de Ermeni olayları (1914-1922)
Aslinda Muslumanlarin katliamlara ugramalarinin daha onceleri vardir. Girit'teki musluman Turkler de katliamlara ugramislardir. Benim anneannemin annesi kucuk yasta ailesi ile birlikte Girit'ten zor kacmislardir. O da cevrede saygin bir aile olduklarindan oturu. Ama kacamayip katliama ugruyan cok aile vardir.
* *Ayni sekilde Balkanlar'daki topraklar kaybedilince orada yasayan Turklerin bir cogu da katliama ugramistir. O topraklardan tehcire ugrayan akin akin insanlar Osmanliyi cok zor durumlarda birakmistir. Ama bu olaylar bati medyasinda haber konusu bile olmamistir. Yunanlilarin , Bulgarlarin bagimsizligindan bahsedilir ama sivil , hicbir sucu olmayan zulme ve katliama ugrayan muslumanlarin lafi bile agiza alinmaz.
Ortada cok buyuk bir cifte standard vardir.
Sevgili Cem,
Eskisehir'i ornek vermissin ben sana resimleriyle ermenilerden ele gecirilen cephanelerin resimlerini gostereyim:
http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/album/index.html
Tasnaklar butun yurtta cephanelerini hazir tutmuslar. Yukaridaki baglantidaki bilgilere gore ele gecirilen cephaneler Izmit, Bursa, Adana, Kayseri , Adapazari, Izmir , Diyarbakir, Hacin , Dortyol , Trabzon , ... Firsati gelince ayaklanmak uzere. Bahaettin Sakir Erzuruma gider dunya savasindan once, Ermeni Tasnaksutyun cemiyeti ile gorusmeye. Onlara Osmanliyi desteklemeri cagrisinda bulunur. Ama ne yazikki Ermeniler bagimsizliklari icin firsat gorurler bu savasi.
Daha yazilacak cok sey var. Bizlerde insani olani savunmaya calisiyoruz. Ama gercekleri de gormek lazim. Arastirmak lazim. Lutfen bu konu da propagandalari hazir lokma yutmayin.
Hümanist bakışımız Dünyanın bu döneminde bizim tüm dünyada aptal gibi görünmemize sebeb oluyor sanki...Devletlerin güçlü olması gereken ve halkın devletinin arkasında olması gereken bu dönemde aşırı ve romantikleşmiş bir hümanist bakış açısı bize ancak zarar verir diye düşünüyorum
Eskisehir'i ornek vermissin ben sana resimleriyle ermenilerden ele gecirilen cephanelerin resimlerini gostereyim:
Ucuncuyol arkadaş,
Gösterdiğin resimlerin benim Eskişehir mevzumla ne ilgisi olduğunu anlayamadım. Resim linkini sen verince sandım ki Eskişehirdeki Ermenilerden ele geçen silahların veya Eskişehiğrdeki çetelerin resmi var. Sen genel anlamda resimler vermişsin. Ama bunlar zaten biliniyor. 20 yıldır buna benzer resimleri ben dahil hemen herkes görmüştür TV de veya gazete-dergilerde. Sen görmediğimi mi sanmıştın?
Şurayı anlamakta zorlanıyorsunuz sanırım, bir Rus tarihçi bu konuda kısa ve öz bir aydınlatma yapmış, katılıyorum:
"Osmanlının arka hatlarında Ermeni çetelerinin yaptığı gerilla savaşına karşı Osmanlı devletinin de şiddetli karşılık vereceği zaten bekleniyordu ancak tepki çok aşırı oldu"
Gördüğünüz gibi dünya tarihçileri Osmanlı geri hatlarındaki Ermeni çetelerinin hareketlerini zaten biliyor. Ermeni tarafını savunan bir tarihçinin bile "osmanlı durup dururken Ermeni soykırımı yaptı" dediğini duydunuz mı hiç? Duymadınız çünkü tez zaten böyle değil. Tez şudur artık kafanızın içine iyice kazıyın ve durup durup "Ermeniler de geri hatlarda Türkleri katletti" sözünü temcit pilavı gibi tekrarlamayın: Osmanlı devleti Ermeni çetelerinin hareketine suçlu-suçsuz tüm Ermeni halkını katlederek veya sürerek yanıt vermiştir.
Sadece van Gölü çevresinde 55000 Ermeninin katledildiği tahmin edilmektedir. Bu sayı bile tüm Ermeni saldırılarında ölen Türk sayısından kat kat fazladır.
Bu mesele "rüzgar eken fırtına biçer" sözüyle örtülemez. Çünkü dağdaki çeteci Ermeni genci yüzünden köyünde yaşlı Ermeni dede ve nine katledilemez veya sürgüne de gönderilemez. Bu davranış "rüzgar eken fırtına biçer" sözüyle örtülemez.
Siz biraz fotoğraf göstermişsiniz biraz da ben göstereyim:
AŞAĞIDAKİ ERMENİ ÇOCUKLARI TEDBİR AMACIYLA GÖÇ ETTİRİLMİŞTİR:
http://www.armeniapedia.org/images/4/49/Armeniankids.jpg
Aşağıdaki Ermeni anne ve çocuğu Ermeni çetlerine katılma ihtimaline karşı sürülmüş, sürülürken verilen yiyecekler sayesinde kilo alıp toplanmışlardır:
http://www.armeniapedia.org/images/e/e1/Geno18.JPG
Ermeni Sorunu konusunda kafa yoranların göz önünde bulundurması gereken noktalardan biri devletin hareket tarzının çetelerin, teröristlerin hareket tarzından farklı olması gerektiğidir.
Örneğin Hizbullah domuz bağı ile adam öldürüyor diye devlet hizbullahçıları domuz bağı ile öldüremez. Aynı şekilde Ermeni çeteleri Türk köylerini bastı diye devlet de Ermeni köyünü basıp sivilleri katledemez, etmemesi gerekir. Zaten sorun burdadır. Yoksa Ermeni çetelerinin yaptıklarını tüm dünya tarihçileri zaten biliyor.
Yoksa Ermeni çetelerinin yaptıklarını tüm dünya tarihçileri zaten biliyor.- CEM
...
Gerçekten biliyorlar mı ?
Veya bildiklerini deklare ediyorlar mı?
Veya Tarihçinin bilmesi ile tarihçinin görevi biter mi?
Veya Tarihçi demek, herşeyi bilip, işine geleni tam zamanında cazgır ile söyleyip,
işine gelmeyeni dağıtılmayan tozlu raflar arasına sıkıştırmak için suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışarak, kimsenin duymayacağı şekilde fısıldayan mıdır?
Bakın , Galatasaray'ın bir marşıydı sanırım, şöyle diyordu
İnsanlar tarih yazar, tarihi galatasaray. -- Bu cümle bir çok şeyi açıklıyıor zaten.
İşte sevgili Cem,
Siz insanların yazdığı doğru ve yaşanmış tarihten örnekler ile doğru bir yerden baktığınızı sanarken,
Tarihi başkalarının ne amaç için kullandıklarını ve vakıaların bugün kullanım amaçlarını belki kaçırıyorsunuz.
Bu tıpkı kadının sünnet konusu gibi bir şey sanırım. Vakıa doğru ama vakıanın kullanım amacı yanlış. (Dün akşam ki sohbete katılan arkadaşlara teşekkür ederim bakın ne işe yaradı :)
Bizler ise bugün *önce amacımı sorgulamalıyız yoksa vakıa yımı? Bence sormanız gereken asıl soru bu olmalıdır kendinize.
Tarihle yüzleşmek demek, başkasının amacını kabul etmek değil, hür ve özgür olarak halkların uğradığı zulmleri kabul etmek demektir.
Ne amacı bu oki derseniz eğer, uzun zuzun yazmaya da hazırım. Zaten herkes kızıyor amma da çok konuşuyor diye; ama konuşmadan da olmuyor iki birader.
şte durum ortada.
Selamlar
Yoksa Ermeni çetelerinin yaptıklarını tüm dünya tarihçileri zaten biliyor.
Değil dünya, buradaki bazı arkadaşlarımız dahi bilmiyor ya da kabul etmiyor.
Az tartışmadık bu konuda. İşte link:
Ermeni Terör Örgütleri Masalı (http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=2793&highlight=devrim)
liopleurodon
16-10-2007, 12:22
>>> BU *nedenle *dağdaki *çeteci *oğlu *yüzünden *köyündeki *yaşlı *Ermeni *dede *ve *nineyi *sürmek *ve *tapulu *toprağına *el *koymak *adil *değildir. *Suçtur.
Sevgili cem, kim kimin malına el koyuyor? Osmanlı'nın anadolu'daki toprak/mal düzeni nasıldı? Öyle mal sahibi olmak var mıydı?
Diğer yandan yapılan sürgün, geri dönersiniz diye geçici uzaklaştırma değil, nüfusu seyreltmeye yöenlik, toplu ermeni yaşayan yerlerden daha küçük ermenilerin yaşayacağı yerlere doğru bir harekettir ve kalıcıdır.. Yani, 100 hanelik bir ermeni köyü, 100 hane olarak kaydırılmaz.. 100 farklı yere birer hane olarak kaydırılır..
Bu durumu öyle ele alıp, öncesini sonrasını vs. görmeden, görmeye çalışmadan değerlendiremezsiniz.. Osmanlının tarihi pek çok kara leke ile doludur.. Ama bu mevzu, bu lekelerin arasında yer almaz..
Olayı devrinin ve bölgesinin dinamikleri içinde ele almak gerekir.. Bu halde, osmanlının sürgün kararı çok çok insaflı bir karar olarak bile görülebilir.. Osmanlı, örneğin Celali isyanından bu hakkıda tanımış değildir..
Ama siz çıkar 1910 - 1918 arasında gelişen olayları sanki ,oturup duran ermenileri sürüp topraklarını yağmalayan osmanlı gibi lanse etmeye çalışırsanız, haksızlık etmiş olursunuz.. Aynı dönemde balkanlarda, kafkaslarda, ortadoğu, afrika vs. de neler yaşanmıştır, biraz da bunlara bakın önce..
Evet, ilk bakışta hoş olmayan şeyler olmuştur.. Ama burada hiç kimse masum değildir.. Elbette, filler sevişirken çimenler ezilir, alakasız halktan böyle niyazi olanlar olur.. Ama bu sistemin bugünde yaşanan bir cilvesidir. Fakat çıkıp buna, osmanlı ermenilere soykırım yaptı diyemezsiniz..
Birde şöyle bakın, eğer osmanlı bunu yapmasaydı, o zaman ermeniler ne yapacaktı?
Sevgili Cem o resimlerin ermenilere ait olduğunu nereden biliyorsunuz bu gözü dönmüş adamlar Atatürk ün bir koltukta otururken ayakları dibinde kafatasları olan resimler sergilediler ve sonra aslında yerde kedi yavruları olduğu resmin fotoshop olduğu ortaya çıktı....Kinle ve almak için çıldırdıkları tazminat parası ile gözleri dönmüş olanların savlarını buraya taşıyorsunuz...onlarca resmin aslında sahte olduğu ortaya çıkmamışmıydı...sizin çok sevdiğiniz bu ermeniler çarlık Rusyasında ve Sovyet rusyada hiç bir halk sevmezdi. *sırf çok kolay ihanet ettikleri için...Adını şu an hatırlayamadığım bir rus yazarın bir sözü vardır aynen şöyle..."Elbette ki Ermenilerde insandır, Ama evlerinde dört ayak üzerinde yürürler"....Bu kin ile gözü dönmüş olan ve karabağda 20 yüzyılda Azeri soykırımı yapmaktan çekinmeyen ve tüm edebiyatlarını garibanizm ve nefret üzerine kurmuş halkı göklere çıkarmak onlara yarardan çok zarar verecektir....o övdüğünüz Hrant bile öldürülme sebebi olan yazısında bu konuyu eleştirmişti...
sevgiyle kalın.
öncelikle ermeni soykırım vardır diye parlamentolarında karar almış ülkelere bir bakalım. onların tarihlerinde bin beterleri var mı yok mu?
sonra o zamanlara bir dönelim. ermeniler sütten çıkmış ak kaşık mı mesela? *neden osmanlı "soykırım" için beklemiş o kadar? varsa böyle bir amaçları daha önceden yapamazlar mıydı ?
sonra aşağıdaki linke bakalım
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=54465,12
doğrudur, değildir bilemem. basınımız malum!.. orjinal metni bulmak lazım. ama eğer doğruysa hazır ol hrant! yakında bizim sözde solcular seni de faşist ilan ederler :wink:
Sonra aşağıdaki linke bakalım
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=54465,12
doğrudur, değildir bilemem. basınımız malum!.. orjinal metni bulmak lazım. ama eğer doğruysa hazır ol hrant! yakında bizim sözde solcular seni de faşist ilan ederler Wink
Tabi ki doğrudur.
Mesele, Ermeni - Türk meselesi olarak geçer. Buna tabi ki bizden hiç kimse itiraz etmez.
Sebebi Kürtlerin ayrı görülmemesi, Türk tanımı içinde yer alması nedeniyledir.
Bunu Kürtçü örgütlerin suistimal ettiğini ve Ermenilerin soykırım iddiasını desteklediğini görmekteyiz.
Osmanlı askeri Ermenileri öldürmemiştir. Bunun tek bir belgesi, kanıtı yoktur. Ama asker, tehcir edilen Ermeni kafilelerini yeterince koruyamamıştır. Sebebi savaş koşullarıdır. Peki kimden koruyamamıştır?
Eşkiyalardan, çetelerden. Bunların da tamamı Kürt kökenlidir.
sevgili pante, "doğrudur, değildir bilemem" derken hrant dink'in bu sözleri reutors'a söyleyip söylemediği hususunu kastetmiştim.
bunun dışında yazdıklarınızla hemfikirim:)
konuyla ilgili birde link ben
vereyim dedim ,
daha önce verildiyse özür dilerim ,
http://theforgotten.org/intro.html
işte site bu ,
bir ara bu türk lamerler tarafından saldırıya
maruz kalmış ve kapanmıştı,
yayına devam ediyorlar şimdi..
ilginç bir site, *
ben bu konuda şunu düşünüyorum ;
zamanında her iki taraftanda katliamlar
gerçekleştirilmiştir. iki taraftanda insan ölmüştür diyorum
soykırım varmı yokmu kesin olarak bilmiyorum..
veriler ne derece nesnel
objektif o da belli değil ,, yani ermeni çetelerinde çok sayıda
silah bulunmuş belliki bunların birkısmınıda kullanmışlar,..
osmanlılarda masum değil ,, onlarda vurmuş kırmışlartabi..
nice insanı öldürmüşler ,,, şuanda doğu ermenilerden süpürülmüş
durumda..
konu biraz karanlık ve kesin konuşmaktan
kaçınıyorum ..
benim düşüncem bu , yanılıyorda olabilirim ,,,
Sevgili habilis verdiğin link tek yanlı, gerçeklerle örtüşmeyen uydurulmuş sözlerle,
provokatif çarpıtmalar üzerine kurgulanmış.
Sitede bir İddia: Jön Türkler Ermenilerin kuzeydeki ortodoks ruslarla birlikte hareket edeceğinden kuşkulandıkları Ermeni halkını yok etmeye karar verdiler. Ve spotttan
verilen Talat paşa'nın "Tüm Ermenileri öldürün" emri(!) ile osmanlının gözü dönmüş biçimde
Ermenilere saldırmıştır. tehcir kararı 28.nisan.1915 tir. Ermeniler bu karar çıkmadan önce
Rus birlikleri ile birlikte zayıf Osmanlı birliklerini yok ederek Van'da devlet kurmuşlardır.
O dönemde yaklaşık 70 bin nufusa sahip olan Van'da 250 binden fazla Ermeni toplanır.
Yani Osmanlı sadece kuşku duyduğu için harekete geçmemiştir.
Akşam evde kitaplığımı bir karıştırayım. Calıforniya Ünv.Tarih profosörü bir yazarın
ilginç saptamaları vardı bu konuda.
"Gösterdiğin resimlerin benim Eskişehir mevzumla ne ilgisi olduğunu anlayamadım. Resim linkini sen verince sandım ki Eskişehirdeki Ermenilerden ele geçen silahların veya Eskişehiğrdeki çetelerin resmi var. Sen genel anlamda resimler vermişsin. Ama bunlar zaten biliniyor. 20 yıldır buna benzer resimleri ben dahil hemen herkes görmüştür TV de veya gazete-dergilerde. Sen görmediğimi mi sanmıştın?" - Cem
Sevgili Cem,
Verdigim resimler 20 yildir biliniyor olabilir. Ilk ne zaman ortaya konuldugunu bilmiyorum, arastirmaya da vaktim yok. Zaten ne kadar zamandir ortada oldugu da onemli degil. Onemli olan: Ermenilerin nasil orgutlendigini gostermeleri. Osmanli'nin Eskisehir'de de saklanmis cephane bulup bulmadigi da onemli degildir. Bulup bulmadigini da bilmiyoruz. Elimizde kalan fotograflar bunlar. Bu fotograflar su sehirlerde isyan planlandigini ispatliyor:
Izmit, Bursa, Adana, Kayseri , Adapazari, Izmir , Diyarbakir, Hacin , Dortyol , Trabzon
Ankara/Yozgat, Urfa, Diyarbakir , Sivas , Sivas/Merzifon , Amasya , Malatya , Maras.
Van'i yazmadim o listeye cunku orada zaten isyan basladi ve basarili da oldu. Ermeniler Van'i Ruslar gelene kadar savundular. Bizim soykirimcilar bunu hesaba katamamislar demekki !! Ermenilerin de zamanlamasi da mukemmel. Tam Ruslar Dogu'dan isgale basladiklari zaman. Pardon, bir an unuttum Ermenilerinki mesru mudafaa idi. Ermeni tarihciler boyle yazarlar. Hatta filmini bile yaptilar : "Ararat"
Dogu'da Rus sinirina yakinlarda Ermenilerin Osmanliya bagligi 1914 yilinda nasilmis su gazete kupurune bir goz atalim:
http://img153.imageshack.us/my.php?image=armeniansagainsturkeynotr7.gif
Bu haber NewYorkTimes gazetesinde 13 Kasim 1914 yilinda yayinlandi.
Bizzat ben kendim arsivlerinden buldum
CEVIRISI:
Petrograd ( Rusya) dan gelen ve Londra uzerinden 2:30 Kasim 12'de bildirildi.
Ermeniler Turkiye'ye karsi
Ermenilerin Rusya-Turkiye arasindaki savastaki rollerini anlatan raporlar Turk sinirindan Rusya baskentine geliyor.
Ruslarin ele gecirdigi bircok kasabada , ermeni ogrenciler isgalci kuvvetlere katilmaya hazir olduklarini gosterdiler ve Ruslar'in gelisine duzenli olarak tadbikat ile hazirlandiklarini ve gizli gizli silah toparladiklarini izah ettiler. Ruslarin ilerledikleri bolgelerde, bu raporlara gore, ermeni koyluleri Rus ordularini sevincle karsilayip onlara bedava yiyecek veriyorlar.
Bir ermeni gazetesi , ermeni tarihindeki krizleri kastederek sunlari bildiriyor:
Ermenilerin selameti/kurtulusu icin uzun zamandir beklenen gun geldi ve ermeniler belli olan gorevlerini yerine getirmek icin hicbir fedekarliktan kacinmamak uzere hazirlanmislardir.
Sinirdan Petrograd'a gelen raporlara gore ermenilerin Turk ordusunda bulunmak istemedikleri ve Ruslara teslim olmalarindan dolayi silahli catisma haberleri geliyor. Bugun, onemli bir sehir olan Van'in ermeni gerilla ceteleri *tarafindan buyuk bir kuvettle kusatildigi rivayet ediliyor.
Arkadaslar, bu yazi yabanci kaynakli yani bizim soykirimcilarin uydurma haberlerinden biri degil !!
Yorum sizlerin.
Teknik bir ariza oldu.
Bir onceki yazimda resmi gosteremedim:
Adresini baglanti olarak vereyim, haberin aslini gormek isteyenler icin.
http://img153.imageshack.us/my.php?image=armeniansagainsturkeynotr7.gif
''Bugun, onemli bir sehir olan Van'in ermeni gerilla ceteleri *tarafindan buyuk bir kuvettle kusatildigi rivayet ediliyor.'' * ucuncuyol
Bu kuşatmada babamın amcaları ermeniler tarafından köydeki evlerin de yakılarak öldürülmüş,babası ise *kaçarak hayatta kalabilmiş.Küçük bir dip not eklemek istedim.
Saygılar.
Anadolu halki o savas suresinde cok zulumler gormus. Degisim arkadasimizinki gibi bir cok hikaye vardir dedelerimizin ninelerimizin aktardigi. Benim de arkadasimin dedesi Erzurum'un bir koyunden canini zor kurtarmis. Butun koy halki camiye doldurulup yakilmis , annesi ve babasi dahil olmak uzere. Anadolu'daki herkes nasibini almis bu vahsetten, ermeni , kurt, turk , yahudi , suryani , cerkes , laz , .... demeden. Ama batili devletlerin diger insanlarin cektikleri acilari tanimayip sadece ermenilerin acilarini tanimalari ve Osmanli'yi soykirim ile suclamalari INSANIN CANINI SIKIYOR.
Cifte standart, iki yuzluluk artik adina ne derseniz deyin. Habilis'in verdigi baglantiya bakarsaniz, orada bolca Nazi / Ittihat ve Terakki , Hitler/Talat Pasa benzetmesi yaparlar. Hatta Osmanli'nin ermenileri trenle sevkiyatini bile Hitler Almanya'sindaki Yahudilerin toplama kamplarina gonderilmesiyle paralellik kurarlar. Okudugum bir kitapta Osmanli'nin gas odalarinda ermeni cocuklarini oldurduklerini bile okudum. Bu yaptiklari tarihte benzeri gorulmemis bir carpitmadir. TAM BIR PROPAGANDA ORNEGIDIR.
Saygilar,
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 02:49
http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/album/083.htm
http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/album/037.html
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 02:54
http://img.blogcu.com/uploads/insiyakimilli_ermeni_soykirimi.gif
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 13:08
Hep söylenir, yok Osmanlı devletmişte Ermeniler çeteymiş, onlar yapabilirmiş Osmanlı yapamazmış şu imiş bu imiş.
Birincisi Osmanlı Ermeni soykırımı yapmadı.
Osmanlı'nın yaptığı tehcir idi.
Cem'in gösterdiği resimler tehcir resimleridir.
Tehcirin tahmin edilmedik ölçüde bir takım ağır sonuçları oldu. Özellikle kadın, çocuklar ve yaşlıların bundan çok etkilendiği doğrudur ve bir yönüyle de insani bir dram yaşanmıştır. Ama cana kast amacıyla devlet eliyle yapılmış bir eylem yoktur.
Kırım yoktur, katliam yoktur.
Ermeniler bu şekilde tehcir esnasında çekilmiş bir kaç resim ile dünyaya "yahudi soykırımı" gibi bir soykırım olmuş gibi porpaganda yapmaktalar.
O insanlar esir kamplarında değildi yollarda idi. Bir çok Osmanlı belgesinde de tehcir edilen Ermenilere verilen erzaklar, iaşeler belgeler ile sabittir. Daha da ötesi tehcirden geri dönüş ve geri dönüş ile ilgili iaşe, barınma sorunu ile ilgili sağlanan imkanlara ait belgeler de mevcuttur.
"Osmanlı Bakanlar Kurulu'nun 30 Mayıs 1915 tarihli kararıyla, Ermenilerin canlarının ve mallarının korunmasını, göçmen ödeneğinden geçimlerini sağlayabilmeleri için yardımın yapılmasını, ihtiyaçlarına göre mal ve toprak dağıtılmasını, hükümet tarafından evler yapılmasını, alet ve teçhizat temin edilmesini, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının sağlanmasını, sağlık durumlarının hergün doktorlar tarafından kontrol edilmesini, hasta, kadın ve çocukların trenle gönderilmesini ve alınması gereken daha pekçok önlemi bildiren emirler yayınlamıştır."
--Şifre Kalemi., nr. 55/291; nr. 55/341; nr. 57/345; nr. 57/351.(Bu belgelere göre tehcirde Ermeniler'in ihtiyaçlarının karşılanması için toplam 2.250.000 kuruşun tahsis edildiği görülmektedir)--
Ermeni iddiaları asılsızdır.
Soykırım Ermeni toplumunu kökten yoketmeye yönelik sistemli ve bilinçli bir devlet politikası var ise söz konusu olur.
Böyle bir çabanın olmadığı, böyle bir niyetin olmadığı ve böyle bir eylemin olmadığı da aşikardır.
Osmanlı kendi topraklarının bir bölümünden diğer bölümüne insanları techir etmiştir ve savaşın bitimi ile birlikte geriye getirmiştir.
Ermeni toplumunu kökten yok etmek gibi bir eylem sözkonusu değildir.
Osmanlı devlet gibi davranmıştır.
Yukarıdaki listede görüleceği gibi 500 binin üzerinde Türk Ermeni çeteleri tarafından katledilmiştir vahşi bir şekilde
"Osmanlı devlet idi onlar devlet değildi" mantığı ile kimseyi aklayamazsınız.
Bilakis bu katliamlar emperyalist işgal güçlerinin yönlendirmesi, organizasyonu ve desteği ile gerçekleşmiştir.
Yani Türklere uygulanan katliamlar devlet katliamlarıdır. Ermeni çeteleri Yunan, Fransız, İngiliz, Rus, İtalyan subaylarının aldıkları maaşları alıyorlar ve o devletleirn bütçelerinden silah dahil harcamaları karşılanıyordu.
Ermeniler de kendilerini aklayamazlar onlar çeteydi diyerek.
518.bin Türk'ü acımasız bir şekilde katledenler tarih önünde hesap verme sorumluluğundan kaçamazlar.
Yok öyle yağma.
Bir iki sıska çocuk fotoğrafı gösterip dünyaya kendilerini mazlum gibi gösterip Türkleri barbar gibi gösterme çabası tek kelime ile sahtekarlıktır.
Asıl mazlum olan Türkler zalim olan Ermenilerdir.
Asıl katliama uğrayan Türkler zulüm yapan Ermenilerdir.
Türklere uygulanan katliamların suçu sadece Ermeilerin üstünde değil aynı zamanda Yunan, İngiliz, Fransız, Rusların da üstündedir.
Onlar kendi ellerindeki kanı yıkasınlar.
Daha dün Vietnam'da 2 milyon Vietnamlıyı hem de Napalm gazları ile öldüren, Japonya'ya *atom bombası atıp 500 bin Japonu katleden ve bugün de Irak'ta 1 milyon insanı öldüren Amerika önce kendi kanlı elleirini temizlesin de ondan sonra gelsin bize konuşsun.
Bütün batının tarihi kan, soykırım ve vahşet tarihidir.
Eğer emperyalist batılılar Anadoluyu işgal etmeseydi bu yaşananların hiçbirisi olmayacaktı.
Onlar hem Anadoluyu işgal ettiler hem de Ermeni çeteleirni kullanarak Türkleri kırımdan geçirdiler.
Utanmadan Ermeni soykırımı tasarısı geçiriyorlar meclislerinden. Hem de soykırıma ait bir tek belgeleri olmadan.
Hadi canım sizde!
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 13:25
Ve spotttan
verilen Talat paşa'nın "Tüm Ermenileri öldürün" emri(!) ile
Arkadaşım Ermeni yalanından başka bir şey değildir bu Talat paşa sözü.
Böyle bir söz yoktur.
İkincisi ""dedi, dedim, dedik" ile tarih olmaz.
Soykırımı ispatlayacaksın.
1, 5 milyon insandan bahsediyorlar. Eğer öyle olsa idi soykırıma ait tek bir belge koyarlardı.
1,5 milyon insanı kimse gizleyemez.
Sadece bir kaç söz getiriyorlar ve onlar da kendi uydurmaları.
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 14:43
İşte Talat Paşa’nın Diyarbakır Valisi’ne 12 Temmuz 1915’te gönderdiği telgraf:
http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=100
Bâbıâlî
Dahiliye Nezareti
Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti
Diyarbakır Valiliğine, * * * * * * * * (Şifre)
Son zamanlarda vilâyet dahilindeki Ermeniler ile diğer bütün hrıstiyanlara da katliamlar yapıldığı ve bu cümleden olarak, daha sonra Diyarbakır’dan gönderilen kişiler vasıtasıyla, Mardin’de Marhasa (Ermeni din adamı) ile Ermeniler arasındaki diğer hrıstiyan ahaliden, yediyüz kişinin geceleri şehirden dışarı çıkarılarak koyun gibi boğazlattırıldığı ve şimdiye kadar bu katliamlarda öldürülenlerin ikibin kişi tahmin olunduğu ve buna ivedilikle ve kesin olarak son verilmezse çevre vilâyetteki müslümanların da ayaklanarak bütün hrıstiyanları katl etmelerinden korkulduğu, haber alınmıştır.
Ermeniler için düşünülen siyasî tedbirlerle (tehcir kararı), onların kontrol altında tutulmasına yönelik tedbirlerin, diğer hrıstiyanlara da uygulanacak şekilde genişletilmesi kesinlikle uygun olmadığından, kamuoyu üzerinde çok kötü etkiler bırakacak ve bilhassa bunun üzerine hrıstiyanların hayatını tehlikeye sokacak bu türden olaylara derhal son verilmesi ve gerçeklerin açıklığa kavuşturulması. 29 Haziran 1331 (29 Haziran 1915).
Yazıldı. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Nazır
Not :
1- Orijinal metinde kullanılan “istihbar” kelimesi haber almak anlamında olup, istihbarat örgütüyle bir ilgisi yoktur.
2- Diyarbakırdan sevk edilenler, olayı tahkik etmek amacıyla gönderilmiş kişiler olup, bunlar bahsedilen katliamları yapanlar değildir. Merkeze ulaşan bilgilerin kaynaklarından birisini oluşturmaktadırlar.
3- Merkeze ulaşan haberin diğer kaynakları ise, Mardin’deki Ermeni din adamı (marhasa) ile Ermeniler arasındaki Ermeni olmayan diğer Hristiyan ahaliye mensup kişilerdir.
Ve spotttan
verilen Talat paşa'nın "Tüm Ermenileri öldürün" emri(!) ile
Arkadaşım Ermeni yalanından başka bir şey değildir bu Talat paşa sözü.
Böyle bir söz yoktur.
İkincisi ""dedi, dedim, dedik" ile tarih olmaz.
Soykırımı ispatlayacaksın.
1, 5 milyon insandan bahsediyorlar. Eğer öyle olsa idi soykırıma ait tek bir belge koyarlardı.
1,5 milyon insanı kimse gizleyemez.
Sadece bir kaç söz getiriyorlar ve onlar da kendi uydurmaları.
1,5 milyon insan buharlaşabilir mi?
Elbette hayır.
Peki, *hiçbir belge öne sürmeden *bunu kastederek konuşanların niyetleri nedir?
Türkiye Cumhuriyetini zora sokmak ve osmanlıyı karalamak gibi bir ard niyet taşımasalar gerçeği itiraf edecekler.
Ama niyetler farklı..
Pelikan KANDAŞIM, yazdıklarını büyük bir keyifle okuyorum.
Bu güzel paylaşımların ve emeğin için sağol.