Orijinalini görmek için tıklayınız : Tezkereye karşı imza verelim...
Merhaba,
Secimlere bizlerin ortak sesi ve temsilcisi olacak ortak adaylarla girilmesini isteyenler olarak ortaklastigimiz taleplerden dordu asagidaki gibiydi:
Savasa, emperyalizme ve her turlu sinir otesi askeri operasyona karsi cikmak
Kurt sorununun askeri degil bariscil siyasi cozumunu savunmak
Halklarin esitlik, ozgurluk ve kardesligi icin calismak
Butun dinsel, mezhepsel, cinsel, etnik ayrimciliklara karsi ezilen, baskilanan gruplarin sesi olmak
Irkciliga ve ayrimciliga taviz vermemek
Turkiye'nin Kuzey Irak'ta askeri operasyonlar yapmasina yasal zemin hazirlayan bir tezkerenin TBMM'ye sunuldugu su gunlerde egemenler tarafindan parcalanmak istenen ortakligimizi devam ettirmek ve sesimizin meclisteki milletvekillerimiz araciligiyla daha gur cikmasini saglamak amaciyla asagidaki deklarasyonu imzaya aciyoruz.
"Sinir Otesi Operasyona Hayir" diyen bu deklarasyonun Ufuk Uras'in TBMM'de duzenleyecegi ORTAK bir basin toplantisiyla kamuoyunun bilgisine sunulmasini istiyoruz.
Bu cercevede hazirlanan deklarasyonu imzaliyorsaniz lutfen bu maile adiniz soyadiniz ve varsa uyesi oldugunuz parti, sendika, meslek orgutunu belirterek cevap veriniz. (tezkere@ortakaday.net) Bu cagriyi butun olanaklarinizi kullanarak acilen yayginlastiracaginiz umuduyla, hepimize kolay gelsin.
www.ortakaday.net
DEKLARASYON
SINIR OTESI OPERASYONA HAYIR!
Biz asagida imzasi olanlar,
1- Sinir otesi operasyonlarin akan kani durdurmadigini, sadece daha cok kan akmasina neden oldugunu goruyoruz.
2- "Teror"e karsi mucadele olarak mesrulastirilan bu tur sinir otesi operasyonlarin halklar arasindaki kardeslik baglarini zayiflatip, nefret, dusmanlik ve irkciligi korukledigini biliyoruz.
3- Kurt sorununun bariscil siyasi cozumunu zorlastiran catisma ortamini korukleyen butun operasyon ve eylemlerin son bulmasini talep ediyoruz.
4- DTP ve demokratik olarak secilmis milletvekillerinin barisin insa edilmesi icin muhatap alinmalarini, uzerlerindeki baskinin kaldirilmasini istiyoruz.
5- Yukaridaki nedenlerle sinir otesi operasyonlara yasal zemin saglayan tezkereye ve sinir otesi askeri operasyonlara hayir diyoruz.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TERÖRÜN TÜRKİYEYE FATURASI
Terörün Bedeli
Türkiye’nin kanayan yarası terör, ne cana ne israfa doyuyor. Terörün ağır faturasında ilk sıralarda acı, gözyaşı ve heba olan milyarlarca dolar var. Son 30 yılda terör nedeniyle 37 bin vatandaşımız yaşamını yitirdi, Türkiye’nin 300 milyar doları, terörle mücadele için kaybedildi.
İşte gerçek rakamlarla, hem canımızı hem cebimizi yakan terörün bedeli...
Binlerce can...
1984 yılından 2006 yılı Haziran ayına kadar bu yana ülke sınırları içerisinde 45 bin 453 terör eylemi gerçekleştirildi.
36 bin 628 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Olaylarda yaşamını yitirenlerin 4 bin 354’ü asker, 272’si polis,
1330’u korucu, 123’ü öğretmen ve 325’i kamu görevlisiydi.
Yine 1984 ylından bu yana 117 bin 207 PKK’lı yakalandı. Öldürülen PKK'lı sayısı ise 25 bin.
Terörle mücadele operasyonlarında yaralanan asker sayısı 9 bin 722, yaralı polis sayısı 1547 olurken, 1932 geçici köy koruyucusu da yine görev başıonda yaralandı.
PKK’lılar için çıkarılan pişmanlık yasasından 3 bin 482 kişi yararlandı.
Milyarlarca dolarlık kambur: TERÖR...
Resmi kayıtlara göre terör eylemlerinin Türkiye’ye doğrudan maliyeti 100 Milyar dolardan fazla. Dolaylı maliyetlerle birlikte zararımız 300 milyar dolara yaklaşıyor…
300 Milyar dolarla neler yapabilirdik? Neler kaybettik?
7 tane GAP yapabilirdik!
Terörün filizlendiği Güneydoğu Anadolu bölgesine yönelik en önemli kalkınma projelerinden biri olan GAP’tan 7 tane daha yapılabilirdi. GAP’ın maliyeti 42 milyar dolar.
Türkiye’nin dış borcunu kapatabilirdik!
Türkiye’nin dış borç toplamı olan 140 milyar doları kapatabilirdik. Geriye kalan 160 milyar dolar kaynakla, zengin bir ülkenin refah düzeyi yüksek vatandaşları olabilirdik.
30 bin km otoban yapabilirdik!
Mevcut otoban uzunluğunun 15 katına tekabül eden 30 bin km otobanı hizmete açabilirdik.
5 milyon derslik açabilirdik!
Başta terör olmak üzere bugün Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı pek çok sorunun temelinde gösterilen eğitim sorunu, terörle mücadele için harcanan 300 milyar doların kullanımıyla, rahatlıkla çözülebilirdi. 5 milyon derslik, mevcut derslik sayısının 12 katına tekabül ediyor.
Türkiye’nin 83 yıllık sağlık giderini karşılayabilirdik!
Türkiye’nin temel sorunları arasında ilk sıralarda yer alan sağlık sorunu, hem devlete hem vatandaşa kambur olmaya devam ediyor. Devlet vatandaşa yüksek standartta ve herkesin ulaşabileceği sağlık hizmetini sunamamanın sıkıntısını yaşarken, vatandaş hastanelerde borç yüzünden mahsur kalıyor. Şimdi bütün bunların 83 yıllığına çözüldüğü düşünün... Hayal değil! 300 milyar doları terör için harcamasaydık, gerçek bu kadar yakındı...
75 tane Atatürk Barajı yapabilirdik!
Türkiye’nin en büyük enerji projelerinden Atatürk Barajı’ndan 75 tane daha olduğunu düşünün... Dünya enerji ve su savaşlarını korkuyla beklerken, enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamış, belki de enerji ihraç eden bir ülkenin vatandaşları olabilirdik. Eğer 300 milyar doları terörle mücadele için harcamasaydık...
Alıntıdır.---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Terör için yapılan askeri harcamaların hiçbir işe yaramadığının ve gün geçtikçe maliyetinin halkımız üzerinde büyüyen bir kambur olmaya devam ettiğinin *ispatıdır anlatılanlar.Hal böyleyken yapılacak sınır ötesi bir operasyonun da bir çözüm olmaktan ziyade, bize sonuçları ağır bir siyasi problem *olarak döneceği de aşikardır.
Tezkere onaylanacak olsa da, dileğim kullanılmasına gerek olmadan bu sorunun çözülmesi ve daha barışçıl yollardan halledilmesidir.
Saygılar.
liopleurodon
16-10-2007, 11:05
Eğer, tezkereyi destekleyen bir kampanya varsa haber verin, imza atayım..
Adam eline silahı alsın, milleti haraca kessin, yol kesip adam öldürsün.. Irak'a kaçsın..
Biz "barışçı çözüm" vs. nutukları ile avunalım öyle mi?
Nedir bu barışçı çözüm martavalı? Barışçı bir şekilde memleketi ikiye filan bölmek mi? Bölelim ki kolay yutsunlar mı?
K.Irak'taki tipler apaçık, alanen bizim insanımızı öldüren, çarşımıza bomba koyan eşkiyaları besliyorken, onlara destek çıkıyorlarken, apaçık şekilde ülkemize göz dikerlerken biz barışçı olalım diye, onlara vakit kazandıralım öyle mi?
Bizim "sözde" solcular böyledir işte. Irkçı bir terör örgütü olan pkk onlara göre özürlük savaşçısı, bu hareketin siyasal kolu olan dtp demokrasi havarisi, pkk ve dtp'nin faşist olduğunu söyleyen benim gibiler ise faşisttir bunlara göre!..
silahsız çözüm isterlerken de pkk lı faşistlere aynısını söylemek akıllarına gelmez!..
ha bir de bunların hepsi güya amerikan emperyalizmine karşıdırlar. ama bu faşistleri desetekleyenin amerika olduğunu bile bile onları savunurlar.
Arkadaşlar;
Burada bu konu hakkında *kendi görüşlerimi anlatmak isterdim eğer bu konuda ki siyasi bilgilerim *yeterli olsaydı.Ancak barışçıl yol derken neyi kast ettiğimi bunları yazılara dökerek *kendimi ifade edebileceğimi de *pek sanmıyorum ve yanlış anlamalar olacağını da düşünerek bu barışçıl çözüm önerileri nedir şeklinde basında dolaşan ve bu konuda görüş belirten yazar ve kişilerden alıntılar yaparak bunları size vermek isterim.
Artık bazı siyasal sorunların çözümü için, bizlerin de bunu kabul etmesi gerektiği, sadece bir terör örgütünü (pkk) bahane ederek kafalarımızı deve kuşu misali kuma gömmemeliyiz.Böyle bir sorun vardır ve artık bu ülkede yaşayan *bireyler de *bunları kabul etmeli ve demokratik yollardan çözüm üretilmesi tarafında olmalıdırlar.Yoksa sadece askeri operasyonlar ne zaman yapılacak diye beklemek,sonuç getireceğini düşünmek hem bu konuda çözümü güçleştirmekte, hem de her geçen gün havalara atılan ülke servetinin,yoksul olan halkın üzerine daha da yoksulluk bindirdiğini inkar etmektir.
Diğer iletimde verdiğim terörle mücadele de harcanan paraların ekonomik boyutunu bir inceleyin ve bugünkü açlık sınırının altında *yaşayan insanlarımızın halini göz önüne getirin *ve siz karar verin.
Saygılar.
5 Ekim 2007 *
Cengiz ÇANDAR *cengizcandar@referansgazetesi.com
AB (demokratikleşme) yolu: Kürt sorununa çözüm yolu
Hilmi Özkök'ün Türkiye'nin yakın tarihindeki unutulmaz Genelkurmay başkanlarının başında geldiğine kuşku yok. Kendisini “askeri darbe sevdalıları”na beğendiremedi ama tam da bu nedenle, yani TSK'ni siyaset dışında tutmaya gösterdiği özenle, hem başında bulunduğu kurumun saygınlığına katkıda bulundu, hem de ismi çevresinde bir saygınlık halesi oluşturdu.
Hilmi Özkök ile yapılan uzun söyleşi, Milliyet gazetesinde sürüyor. Emekli Orgeneral Özkök, o söyleşide, “PKK ve Kürt sorununa nasıl baktığı”na ilişkin, ayrıca, “Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulursa Türkiye bölünür mü, Güneydoğu, Kuzey Irak'taki Kürt devletine meyleder mi?” sorularına cevap olarak şöyle bir çerçeve çiziyor?
“1. Türkiye'de bir Kürt gerçeği var. Halkımızın bir bölümü kendini kök tibarıyla Kürt olarak tanımlıyor. Bu bir gerçek.
*2. Ayrıca bir Kürtçülük ideolojisi ve/veya siyaseti var. Bu da bir gerçek.
*3. Bir de silahlı bir hareket var: PKK.
Bu üç ayrı oluşuma ve aralarındaki ilişkiye bakmak lazım.”
Hilmi Özkök'ün bu üç unsura, “aynı şey” olarak bakmıyor; “ayrı” görüyor. Ama, bunların arasında bir “ilişki” olduğunun da farkında. Özkök'ün, Türkiye'nin bu en hassas konusuna yaklaşımı ve benimsediği metodoloji doğru. *Dolayısıyla, şu değerlendirmesi de doğru:
“Şimdi önemli olan şu: Kürt devleti kurma ümidi nasıl kesilir?... Öyle bir durum olur ki, artık *bölgedeki Kürt kökenliler, hatta Kuzey Irak'takiler de ‘Ayrı bir Kürt devleti kurmaya gerek yok' diyebilirler. Düşünün ki, Türkiye AB'ye girmiş, fert başına milli gelir 15 bin doları aşmış. O zaman böyle düşünebilirler...”
Yıllardır dilimizde tüy biterek savunduğumuz ve binbir pespaye komploya ve “andıç” gibi “28 Şubat Genelkurmay yapımı” iftiraya hedef olmamıza neden olarak görüşümüz özetle bu; Hilmi Özkök'ün vurguladığı...
*** * * * **** * * * * ***
Haftasonunda konuşmacı olarak katıldığım Diyarbakır'daki “Türkiye'de Kürtler: Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler” başlıklı konferansta, 13 yıl önce, ta 1994'te ardarda yazdığım iki yazıdaki görüşümü tekrar ettim ve o görüşlerimin “güncelleştirerek”, bugün için de geçerli olduğunu söyledim. Özetle:
“Kürt sorunu, Türkiye'nin en önemli ulusal sorunudur. Kürtler, bölgede çeşitli ülkelerde yaşadığı için, ayrıca bölgesel nitelikte, yani Türkiye sınırlarının ötesine geçen özellikleri bulunan bir sorundur. Ortadoğu bölgesinin dünya politikasında işgal ettiği yer ve önem nedeniyle, uluslararası boyutlar taşıyan bir sorundur.
Ortadoğu'da ulus-devlet formatına göre kurulmuş, Arapların –gereğinden de fazla- birçok devleti var. Farslar, İran'ın şahsında bir ulus-devlete sahipler. Keza, Türkler de. Yahudiler ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra İsrail ile birlikte bir ulus-devlet sahibi oldular. Bölgenin büyük ve yerleşik ulusal topluluklarından sadece Kürtlerin devleti yok.
Bu nedenle, Kürt sorunu ya da bu “sancı”, Kürtler, bir devlete kavuşuncaya ve/veya bölgedeki mevcut devletlerden birini kendi devletleri olarak benimseyerek, “ayrı bir ulus-devlete ihtiyacımız yok; bu devlette kendimizi buluyoruz, bu devlet bizim/bizim de devletimiz” diyebilecekleri noktaya kadar sürecek.
Türkiye'nin AB aday üyesi olması, giderek katılım müzakerelerine başlaması, Türkiye'nin Türkiye Kürtlerinin Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi devletleri olarak benimseyeceği dönüşümünü ifade ediyor.
Bu durumda, Türkiye Kürtlerinin, bağımsız bir Kürt devleti de kurulsa, Kuzey Irak'a doğru meyletmesi değil, Irak Kürtlerinin AB üyesi, Kürt nüfusunun kimlik haklarına sahip, özgür ve müreffeh bir topluluk olarak yaşadığı Türkiye'ye meyletmesi çok daha güçlü bir ihtimaldir.”
Hilmi Özkök ile “esasta” mutabık olduğumuz hususlar bunlar.
Konuya böyle yaklaştığınız takdirde, Kuzey Irak'taki “oluşum”u, Türkiye'nin bir “güvenlik tehdidi” olarak da görmezsiniz, göremezsiniz, görmemeniz gerekir.
Çünkü, Kuzey Irak'daki “Kürt devletleşme oluşumu”nu öyle görüyorsanız, yani Türkiye için bir “güvenlik tehdidi” olarak algılıyorsanız, Türkiye'nin Kürt vatandaşlarına güvenmiyorsunuz, onları sürekli olarak Türkiye'yi parçalamak ve Kuzey Irak'taki “oluşum”la birleşmek isteyen “beşeri unsur” olarak görüyorsunuz demektir.
Aynı zamanda, “özgüven”iniz yok demektir. Zira, AB yolunda dönüşerek ve modernleşerek büyüyen bir Türkiye'nin Kürt vatandaşları, ister istemez, Türkiye'nin nüfuzunu Irak'taki soydaşları üzerinden yayacak ve arttıracaklardır.
Yani, tam tersine; Türkiye'nin demokratikleşmesi ve AB rotası, Irak'taki otoriter/totaliter merkezci eğilimler açısından bir “güvenlik tehdidi” oluşturur.
*** * * * *** * * * ***
Peki, PKK, Türkiye için bir “güvenlik tehdidi” oluşturmuyor mu? PKK, terör silahına başvurmuyor mu? PKK, gerek ABD ve gerekse AB nezdinde bir “terörist örgüt” olarak kayıtlara geçmiş değil mi? Böyle bir “terör örgütü”ne karşı tavır almak ve mesafe koymak gerekmiyor mu?
Bunların hepsi doğru ve bunların tümüne verilecek cevap “evet.”
Ancak, bu nasıl yapılacak? Bu “evet” ve “evetler” nasıl uygulamaya geçirilecek? *Anket yapmıyoruz. Ülkede kanı durdurmaya ve ulusal birliği kurmaya çalışıyorsak, bunu “siyaset yolu”yla yapabiliriz. Sadece vur-kır yetse idi, 1984'te PKK'nın ilk silahlı eylemleri başladığından bu yana geçen 23 yıl içinde bu işi çoktan çözmüş olurduk.
Bu iş, ne “Hedef PKK değil Barzani'dir” diye formüle edilen ve MHP'ye egemen, Genelkurmay'ın da benimsediği sezilen “Kuzey Irak'a askeri müdahale” ile çözülür; ne de DTP'yi “PKK'ya terörist de; yoksa seni muhatap almam” söylemiyle baskı altına alan Tayyip Erdoğan yöntemiyle. Hele hele, DEP'e 2004'te yapılanı, 2007'de DTP için tasavvur ederek hiç değil.
Niçin mi? Yarına...
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7424133&yazarid=215
6 Ekim 2007 *
Cengiz ÇANDAR *cengizcandar@referansgazetesi.com
Diyarbakır'da Gerry Adams'ı anımsamak...
“Gerry Adams, o güzel Ağustos günü, ünlü Belfast pub'u Duke of York'taki işinden ayrıldığında silahlarını da yanına alıp gitti. Barın müdavimleri, ki bir çoğu İngiliz televizyon ve gazete muhabirleriydi onun ayrıldığını öğrendiklerinde çok üzüldüler.
Pub'ın en popüler barmeniydi o... Katolik Falls Road ile Protestan Shankill Road arasındaki patlak veren petrol bombaları kullanılan çatışma alanına doğru yola çıkmıştı. Gerry Adams savaşa, yanında, bir düzine boş bira şişesiyle, gidiyordu...”
O boş şişeler petrol bombası olacaktı, tabii ki.
Belfast'ta yıllar önce Shankill Road ve Falls Road civarında dolaştıktan sonra satın aldığım “The I.R.A.” adlı kitabın sonundaki Gerry Adams bölümünden bu satırlar. İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA ve Kuzey İrlanda'daki şiddet ortamına ilişkin en güvenilir ve uzman yazarın Tim Pat Coogan olduğunu öğrendikten sonra, onun imzasını taşıyan bu kitabı Belfast'ta alıp, “kitap cephaneliğim”e eklemiştim.
O sayede, illegal ve terör silahına başvuran IRA ile onun “siyasi kolu” gibi çalışan Sinn Fein'in *aslında etle tırnak gibi birbirine bağlı olduğunu öğrenmiştim. İngilizler (Tony Blair hükümeti) *IRA ve terörünü lanetlerken, benim Belfast'ta bulunduğum o tarihte, Sturmont Kalesi'nde Gerry Adams liderliğindeki Sinn Fein heyeti ile “çatışmaya son vermek”, “Sinn Fein'in parlamentoda temsili” ve “IRA'yı silahsızlandırmak” müzakerelerini yürütüyorlardı.
Oysa, kitabı okuduğumda, gerek Gerry Adams ve gerekse Sinn Fein'in iki numarası Martin McGuinness'in, 1970'lerin başında IRA'nın silahlı kolu “Provo”ların önde gelen liderleri olduğunu da okumuşum. Hatta, 1972 yılında, bir İngiliz askeri helikopteri ile Londra'ya İngiliz hükümetiyle yapılan gizli görüşmeye götürülen IRA heyetinde her ikisi de yer almıştı.
Gerry Adams'ın bir kardeşi ve kuzeninin, kendisi Sinn Fein namına İngilizlerle müzakereleri yürütürken yasadışı IRA üyeliğinden ötürü tutuklandığını, kendisinin de bir dönem işkenceden geçtiğini, bunları, hep o dönem öğrenmiştim...
İngilizler, Kuzey İrlanda'da terörü durdurmak ve Gerry Adams'ı muhatap almak için, kendisine “IRA'yi terörist ilan et *ve kına” diye bir talepte hiç bulunmadılar.
Bugün, Kuzey İrlanda'da terör sona erdi. IRA, silahsızlandırıldı...
*** * * * * * *** * * * * ****
Diyarbakır'da geçen haftasonu, en ön sırada DTP milletvekillerinin oturduğu çok kalabalık bir dinleyici topluluğu önünde konuşurken, işte bu “IRA-Sinn Fein bağlantısı”nı aklımda tutarak, “PKK ile DTP arasında organik bir bağ var. Örgütsel ilişki demiyorum. Çünkü, yasa dışı bir örgüt ile öyle bir ilişki suç. Oysa, DTP, seçilmiş ve parlamentoda grup bile kurmuş meşru ve yasal bir siyasi parti. Ancak, elbette ki, DTP ile PKK arasında bir organik bağ söz konusu” diye konuştum.
Ve, ekledim: “Eğer, DTP ile PKK arasında bir organik bağ da yoksa, ben o DTP'yi ne yapayım? Ne yararı dokunabilir öyle bir DTP'nin? Ne kendisine, ne Kürt sorununa, ne Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz.”
Konuşmanın bir yerinde, bir “varsayım”ı da dillendirdim. Varsayım ama olgu aynı zamanda; eğer PKK'nın seçime girdiğini varsaysak, ona kim oy verecek idiyse, DTP'ye oy verenler de aynı kişiler.
Peki, böyle bir “organik bağ” nereden geliyor?
Kendimizi aldatmayalım; kardeşlerden biri milletvekili seçiliyor, yani “yasa koyucu” sıfatı kazanıyor, diğeri dağda, yani “yasa dışı” konumda. Veya, yeğen, ya da kuzen. Hem, zaten şu andaki DTP milletvekili olan bazıları, bir süre önce “yasa dışı örgüt üyeliği” nedeniyle hapiste değil miydi?
Gerçi, DTP milletvekillerinden Hasip Kaplan, dünkü *Referans'ta yayınlanan röportajında, PKK ile irtibat konusundaki bir soruya, “Yok, biz yasal bir partiyiz. Bizim illegal hiçbir partiyle organik bir bağımız yok. Ve üstelik farklı bir partiyiz, farklı bir kuruluş sürecimiz var. Binlerce delege içinden 500 kurucu üye seçildi” diyor ama “gerçeğin tümü” bu dediklerinden ibaret değil.
“Organik bağ”ı benim yukarda kullandığım anlamda anlarsanız, Hasip Kaplan'ın da buna bir diyeceği olamaz. Objektif gerçek. DTP, “legal” bir parti ve buna kağıt üzerinde uyan bir kuruluş süreci geçirdiği için, elbette, PKK'dan farklı. Ama, DTP, niçin ve nereden gelen istek üzerine kuruldu? Zaten, “bölge ve kimlik partisi” niteliğinde DEHAP varken, İmralı ilan etmedi mi DTP'nin kurulması gereğini? DTP'lilerin büyük çoğunluğu DTP kurulacağı ve “emir büyük yerden geldiği için” kendisini fesheden DEHAP'lılardan oluşmuyor mu?
Türkiye'de Kürt sorununun çözümü, ülkemizin şiddet ikliminden kurtarılmasını, kan dökülmesinin önlenmesi ve bu amaçla PKK'nın silahsızlandırılması doğrultusunda yol alacak isek; bu yolda demokrasiyi pekiştirecek isek, birbirimizi aldatmaktan ve yalan-dolan üzerinde gölge boksuyla politika yapmaktan artık vazgeçmemiz gerekiyor.
*** * * * * **** * * * * ****
Yani?
Yanisi, şu: DTP'nin TBMM'de temsilini, Türkiye'nin “barışçıl bütünleşmesi” için mükemmel bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Onu ikide bir “PKK'yı terörist ilan et; seni muhatap alayım” diye sıkıştırmamalı ve onu, bunu yapmadığı ve yapamayacağı için meşruiyet çizgisi dışına itmemeliyiz. Çünkü, ilan etmez. Çünkü, edemez. Ve, ayrıca etmemelidir ki, PKK'yı “silahsızlanmaya” yönlendirecek bir mekanizma olarak işlevsel bir değer kazanabilsin.
Kaldı ki, DTP'yi, bir CHP'ye, bir MHP'ye hatta AKP'ye benzetirseniz, onun bir “bölge ve kimlik partisi” olarak ne işlevi kalır ki?
“PKK'ya terörist de” kampanyası başka şey, DTP'yi “şiddete karşı çıkmaya, ondan uzak durmaya” teşvik etmek başka şey.
Başbakan'a biri, “Sinn Fein-IRA” konusunu anlatmalı...
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7431711&yazarid=215
teskereyi destekliyorum....sonuna kadar...
Hıncal Uluç’tan ‘DTP’ye şans tanıyalım’ çağrısı
Gazeteci Hıncal Uluç, “18 yaşında tercih yapma zorunda olan Kürt delikanlısının PKK’ya sapmasını önleyecek tek parti DTP” diye yazdı ve DTP’ye şans tanıyıp, PKK’ya “terör örgütü” demeleri ya da “kınamaları” için baskı yapılmaması çağrısı yaptı.
İSTANBUL - Gazeteci Hıncal Uluç, bugün SABAH gazetesindeki köşesinde Güneydoğu’da 23 yıldır süren savaşı bitirecek, Kürt gençlerinin PKK’ya gitmesini önleyecek tek partinin DTP olduğunu yazdı. DTP’nin başında Ahmet Türk’ün olmasının da büyük şans olduğunu vurgulayan Uluç, “DTP’ye güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum.. Ve de onlara şans tanıyıp, fırsat verip, sabır içinde beklemek.. Bu süre içinde DTP’yi “Öyle konuş.. Böyle de.. Şunu açıkla” diye de zorlamamak gerek.. Bırakalım adamlar siyaset yapsınlar” diye yazdı. Uluç yazısını “Fazla bir şey kaybetmeyiz, 23 yıldır kaybettiklerimizin yanında” diye tamamladı. *
Haberin devamı *
Yazısına, “yeri, günü, saati önemli değil, Batı’daki yavukluya giden Doğu’daki asteğmen mektubu” ile başlayan Hıncal Uluç, 1984’ten bu yana tam 23 yıldır süren “terörle savaşın ne zaman biteceğini” sorup, “Kimse bilmiyor” yanıtı veriyor ve özetle şöyle devam ediyor:
Savaşı sadece askeri alanda yapıyoruz çünkü.. Asker kendi savaşını kazanıyor, ardından diyor ki: “Çözüm silahlarda değil. Askeri zaferin arkasını, sosyal reformlarla getirmezsek, bu iş bitmez.”
Dünyanın en üstün teknolojileri ile bataklığı kurut.. Ama oraya su veren kaynakları ortadan kaldırmazsan, bataklık yeniden doğar kısa zamanda.. PKK’yı dağlarda yenersiniz.. Kaçarlar.. Sinerler.. Dağılırlar.. Onları besleyen kaynağı kurutamazsanız, kısa zamanda yeniden güçlenir, silahlanır, gene dağa çıkarlar..
ÜÇ ŞEHİT DE ASLAN GİBİ KÜRT DELİKANLISI
23 yıldır kaç defa oldu bu..
Mesele kaynağı kurutmak..
Tabii, teslim olmayacaksın.. Tabii dağda savaşı vereceksin.. Ama bu arada düz ovadaki savaşı da kazanacaksın.. Dağı besleyen ovayı yanına çekeceksin..
Son şehitlerin üçünün adı Mehmet’ti.. Üç Kürt delikanlısı aslan gibi.. Kürtçe ağıtlarla kalktı cenazeleri..
YA ASKERE GİDECEK, YA PKK’YA
Şimdi 18 yaşına gelen Kürt Mehmet’in eline silah alması kesin.. Ya askere gidecek, ya PKK’ya.. Başka şansı yok..
Mesele PKK’ya gitmesini önlemek..
Tamam.. Reformlar.. Taa Osmanlı’dan beri ihmal edilen Doğu’nun, Doğulu’nun kalkınması..
“Alavere, dalavere Kürt Mehmet nöbete” lafının artık bir şakaya dönüşmesi.. Ama bunlar uzun vade ister.. Bugün başlasanız, en az 20 yıl.. PKK bekler mi?.. Zehirler saçılmaya, gencecik beyinler yıkanmaya devam edecek.. Bu dünya, olmadı ötekiyle ilgili parlak vaadler.. Irkçı, milliyetçi hamaset edebiyatı.. Kökü taa okyanusların ötesinden, hemen komşuya dış tahrikler, teşvikler, dolaplar, satın almalar.. Hiç olmadı tehdit, şantaj!..
Doğu’daki ortam, yaşan koşulları onların lehine.. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Kürt Mehmet kanmaya yatkın nasılsa..
“DÜZ OVADA SİYASET” DİYEN AĞAR NASIL TÜKENDİ?
Kim anlatacak onlara gerçeği..
Kime inanıp, düz ovada siyasetle işlerin düzeleceğini düşünecek ve sabırla beklemeye başlayacaklar, PKK’ya direnip?..
PKK’ya karşı en çetin savaşı vermiş ve de kazanmış olmanın verdiği güvenle “Kimse beni yanlış anlamaz” diye ortaya çıkıp “Düz ovada siyaset yapalım” der demez tükenen ve sözünün arkasında duramayan Mehmet Ağar örneği ortadayken, hangi partiye, hangi lidere inanacaklar?.. Cumhuriyetin iktidara gelen tüm partileri içinde Doğu’nun yarasına ciddi merhem olan çıktı mı bugüne dek?..
Kim götürdü onlara isteklerini, ihtiyaçlarını..
Gerçekçi olalım..
TEK PARTİ DTP... AHMET TÜRK DE BÜYÜK ŞANS
18 yaşında tercih yapma zorunda olan Kürt delikanlısının PKK’ya sapmasını, umutlarını ona bağlamasını önleyecek “Derdini silahla değil, düz ovada siyasetle söyle” diyecek bir tek parti var günümüzde.. DTP!..
Tamamı kendilerinden oluşan DTP!..
Bu partinin başında Cumhuriyetin siyasal sistemi içinde yetişmiş Ahmet Türk’ün oluşu da büyük şans.. Umutları artıran unsur..
DTP içinde takiye yapanlar var mı?..
Bilemem.. Vardır herhalde.. Hangi partide takiyeci yok ki?.. Kötü niyetliler?.. PKK köstebekleri.. Uyduları.. Olabilir..
Ama her ne olursa olsun, bugün için DTP, PKK’ya yatkın, PKK’ya meyyal Kürt gencine düz ovada siyaset yaparak başarıya ulaşabileceğini söyleyecek, gösterecek, inandıracak, kanıtlayacak, onları PKK yolundan çevirecek tek kuruluş.
ŞANS VERMELİ, “ŞUNU AÇIKLA” DEMEYE ZORLAMAMALI
DTP’ye güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum.. Ve de onlara şans tanıyıp, fırsat verip, sabır içinde beklemek..
Bu süre içinde DTP’yi “Öyle konuş.. Böyle de.. Şunu açıkla” diye de zorlamamak gerek..
Bırakalım adamlar siyaset yapsınlar..
Siyasetin gereğini yapsınlar..
DTP, senden, benden önce, PKK sarmalındaki Kürt gencine kendisini inandırmak, kabul ettirmek, sevdirmek zorunda çünkü.. İnandıramazsa, MHP’den fazla olmaz, onlar üzerindeki etkileri.. Sıfırlanırlar.. O zaman da savaşı düz ovaya indirecek parti kalmaz ortada..
Soğukkanlı, akıllı, mantıklı ve sabırlı davranırsak, bitebilir bu savaş..
Öfkeler, kinler, nefretler unutmayalım, kaynağı da canlı tutar, tersine..
DTP’yi köşeye sıkıştırmak yerine, onlara zaman tanıyalım!.. Bu şansı kullanalım. Fazla bir şey kaybetmeyiz, 23 yıldır kaybettiklerimizin yanında..
http://www.ntvmsnbc.com/news/423087.asp
pkk denilen faşist yapılanma olduğu sürece kimse barışçıl çözüm beklemesin!..
dtp çatısı altındaki şovenistler olduğu sürece kimse barış beklemesin!.. adamların tarihinde şovenizm dışında *yaptıkları ne var?! içinde "barış" geçen mesajlarında tehditten başka ne halt söylemişler!
kürtler içlerindeki bu faşistleri temizlemedikleri sürece bu devran böyle gider!..
cengiz çandar geçmişi göz ününe alınırsa ciddiye alınacak bir adam değil. dünün solcusu bugünün siyasal islamcısı. yarının nesi bilinmez!.. *esecek rüzgara bağlı!..
hıncal uluç'un yazdıklarına ise söylenecek tek şey var. dtp şu anda mecliste. yani istedikleri şans ellerinde. ve şu ana kadar herzaman yaptıkları gibi şovenizm dışında bir haltlarını görmedik. kısaca kendi şanslarını yine kendileri boşa harcamakta!
liopleurodon
16-10-2007, 13:46
Boş, anlamsız ve zrıva olmuş.. Şu ikide birde söylediğim safsatalardan yani.. Tafsilatını http://www.safsatakilavuzu.com dan öğrenirsin..
Hükümet (ki cinim kadar sevmediğim bir hükümettir) ülkede can ve mal güvenliğini tehdit eden silahlı eşkiyanın yok edlimesi için sınır ötesi operasyon izni alıyor.. Tepe tepe kullansın, hatta Barzani'nin filan kafasına da sıkıp gelsinler gitmişken..
Siz ise, güya demokratik çözüm -her neyse o- lafları ile bu alakasız mevzuya destek vermeye çıkıyorsunuz.. Efendi, bu tezkere, eşkiyayı yok etmek için alınmış bir tezkere. Gidip K.Irak vs. her neresiyse, orada Leyla Zana'yı aramayacaklar, DTP'ye kurşun sıkmayacaklar..
Gayet demokratik şekilde, bak adamlar meclisteler.. Bu ülkenin bütçesinden maaş alıyorlar.. Dilediklerini de söyleyebilirler.. Ama kürtler sadece Diyarbakır'da yaşamıyor. Ve onların bu aldıkları 3-5 oy, "kürt vatandaşlarımızı" temsil filan da etmeye yetmez.. Güneydoğu'da AKP %53.14 oy almış, demekki güneydoğu'yu bu DTP cilerden çok AKP temsil ediyor..
DTP veya başka bir demokratik harekete karşı alınmış bir tezkere varmış sanki gibi, onları öne koyup, eşkiyaya karşı mücadeleyi tü kaka ilan etme çabasındasınız..
Ha, demokrasi olunca.. Siyaset aslen idam meydanı, idam sehpası demektir.. Orada siyasete çıkıyorsan, karşı fikirlerin de olacağını ve mevzunun gayet çetin olacağını da bileceksin.. Yani, öyle 3-5 milletvekili seçip, seçtirip bu memlekette dilediğin gibi at oynatma hakkın olmaz..
InVitatio
16-10-2007, 13:48
PKK ile gönül baglarini koparamayanlarin ayni PKKya nasil davraniliyorsa öyle davranilmali !
bunun ne imi cimi olur nede janjanli libos edebiyati....
ortada bir isyan vardir ve bu isyana bu halk hergün cocuklarini kayip etmektedir.
evet DTP bozuntularda artik kendisine ceki düzen verecekler , neyin , kimin partisi olduguna karar verecekler , eger Kandil Dagindaki yapilanma ile dayanisma icerisinde iseler o zaman kandil dagina cikmadan önce bu bozuntularin oldugu yerden baslamali bu ise....
Tezkereye karşıyım.
Bundan evvel defalarca sınırötesi harekat yapıldı ama sorun hiçbirinde çözülmedi. Bu sefer de çözülmeyecektir. PKK militanları kamplarını boşaltıp sivil kıyafetlerini giyip Irak'ın iç kesimlerine geri çekilebilir. TC ordusu kendi sınırına dönünce tekrar kamplarına yerleşebilirler.
Ayrıca Tunceli gibi sınıra uzak bölgelerin Irakdaki kamplarla pek bir ilgisi yoktur. Şırnak'a K. Irak'dan sızma olabilir ama Tunceli'ye olamaz. Tuncelideki PKK yı temizleyemediysen bunun bahanesibi K. Irakda aramamalısın.
İşin askeri yönü bir yana sosyal tabanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmek mümkün değildir. Seçim sonuçlarına göre DTP nin Kürt toplumunda kabaca %50 civarında desteği vardır. DTP, PKK ya sempatiyle baktığına göre ve birkaç milyon seçmeni olduğuna göre birkaç milyon destekçisi/sempatizanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmenin çok zor olduğu açıktır. Örgüt halktan yeni katılımlarla varlığını ve etkinliğini az veya çok sürdürecektir.
Sınırtötesi harekat savaş ve intikam çığlıklarından öte anlam taşımıyor. Öldürülen PKK lılar TV lerde * duyurlarak toplumda kabaran intikam duygusu doyurulmak isteniyor. Ağalayn Türk analarının yanında daha fazla Kürt anası ağlatılacaktır. Ama onlar TV lerde gösterilmeyecektir.
Resmi kayıtlara göre terör eylemlerinin Türkiye’ye doğrudan maliyeti 100 Milyar dolardan fazla.
İyi de barış yapmasını, toplumsal uzlaşma yapmasını bilseydik o parayı kaybetmezdik. Bu parayı kaybetmenin tek nedeni PKK olamaz. Şiddete karşı şiddet, kısasa kısas anlayışının ısrarla sürdürülmesi sonucu böyle büyük bir maddi bilanço ile karşı karşıyayız.
Son 30 yılda terör nedeniyle 37 bin vatandaşımız yaşamını yitirdi,
Bu ölü sayısının 30.000 civarındaki PKK lıdır. Onlar ise vatandaştan sayılmıyor çünkü vatanhaini kabul ediliyorlar. Bu nedenle *rakamda çarpıtma var. Karşı tarafın safında ölenler terör mağduru sayılmaz çünkü reşittir ve kendi karar vermiştir dağa çıkmış, ölümü göze almış ve ölmüştür.
Nitekin "Kan uykusu" adlı belgeseli show tv de izlerken bir subayımız bir çatışma sonrası "Ben leş toplamam dedim" diyor ve PKK lıların cesetlerini dağda bıraktığını ifade ediyor. Yani ölenler leştir. Vatandaş olmadığı için indirilmemiştir. Nitekim güneydoğuda çatışan askerlerle konuştuğunuzda genellikle "şu sayıda leş aldık" terimini kullandıklarını sık duyarsınız.
teotihuacan
16-10-2007, 14:05
Bu Hıncal adam olmaz...
Hazrete göre Ahmet Türk büyük şansmış. Bu kafalar yüzünden terör de başımızda, binbir türlü bela da yıllardır başımızda. Hangi iktidar devrinde, hangi feodal ağanın, kime faydası olmuş. Kalkmış derebeyini bize övüyor...
De get.....
Boş, anlamsız ve zrıva olmuş.. Şu ikide birde söylediğim safsatalardan yani.. Tafsilatını http://www.safsatakilavuzu.com dan öğrenirsin..
Siz öğrenmişsiniz ya bu yeterli...
*
Hükümet (ki cinim kadar sevmediğim bir hükümettir) ülkede can ve mal güvenliğini tehdit eden silahlı eşkiyanın yok edlimesi için sınır ötesi operasyon izni alıyor.. Tepe tepe kullansın, hatta Barzani'nin filan kafasına da sıkıp gelsinler gitmişken..
Siz ise, güya demokratik çözüm -her neyse o- lafları ile bu alakasız mevzuya destek vermeye çıkıyorsunuz.. Efendi, bu tezkere, eşkiyayı yok etmek için alınmış bir tezkere. Gidip K.Irak vs. her neresiyse, orada Leyla Zana'yı aramayacaklar, DTP'ye kurşun sıkmayacaklar..
Gayet demokratik şekilde, bak adamlar meclisteler.. Bu ülkenin bütçesinden maaş alıyorlar.. Dilediklerini de söyleyebilirler.. Ama kürtler sadece Diyarbakır'da yaşamıyor. Ve onların bu aldıkları 3-5 oy, "kürt vatandaşlarımızı" temsil filan da etmeye yetmez.. Güneydoğu'da AKP %53.14 oy almış, demekki güneydoğu'yu bu DTP cilerden çok AKP temsil ediyor..
DTP veya başka bir demokratik harekete karşı alınmış bir tezkere varmış sanki gibi, onları öne koyup, eşkiyaya karşı mücadeleyi tü kaka ilan etme çabasındasınız..
Ha, demokrasi olunca.. Siyaset aslen idam meydanı, idam sehpası demektir.. Orada siyasete çıkıyorsan, karşı fikirlerin de olacağını ve mevzunun gayet çetin olacağını da bileceksin.. Yani, öyle 3-5 milletvekili seçip, seçtirip bu memlekette dilediğin gibi at oynatma hakkın olmaz.. *
*
Tezkere onaylanacak olsa da, dileğim kullanılmasına gerek olmadan bu sorunun çözülmesi ve daha barışçıl yollardan halledilmesidir diye de bir ekleme yapmışım.
PKK ile gönül baglarini koparamayanlarin ayni PKKya nasil davraniliyorsa öyle davranilmali !
bunun ne imi cimi olur nede janjanli libos edebiyati....
ortada bir isyan vardir ve bu isyana bu halk hergün cocuklarini kayip etmektedir.
evet DTP bozuntularda artik kendisine ceki düzen verecekler , neyin , kimin partisi olduguna karar verecekler , eger Kandil Dagindaki yapilanma ile dayanisma icerisinde iseler o zaman kandil dagina cikmadan önce bu bozuntularin oldugu yerden baslamali bu ise....
Kendine çeki düzen vermeleri gerekenler sadece DTP'liler midir ? 23 yıldır T.C nerededir ? TSK değil, T.C.
Saygılar.
liopleurodon
16-10-2007, 15:33
>>> "Ben *leş *toplamam *dedim" *diyor *ve *PKK *lıların *cesetlerini *dağda *bıraktığını *ifade *ediyor. *Yani *ölenler *leştir.
İyi demiş.. Bende toplatmazdım, kurda kuşa yem lazım, biyolojik malzeme döngüsü yani..
Hiç bir bahanesi bile olmadan dağa çıkıp, elinde silah, cana kast eden, haraç kesen bir eşkiyadan bahsediyoruz.. Ona kim dağa çık demiş? Dağdan inmişte, neden indin diyen mi olmuş?
Eline silahı alan, kafasına top mermisi yemeyi gönüllü olarak kabul etmiş adamdır. Oğlunun elindeki silahı almayan ana, oğlunun uçaksavar mermisi ile soba borusu gibi açılmış göğsüne göz yaşı akıtmayı kabul etmiş anadır..
Çıkıp bunların mızlanmaya hakkı yoktur.. Bırakırsın elinden silahı, gelir, adam gibi siyasete çıkarsın.. Gandhi gibi mesela..
Ve bebeklere, kadınlara vs. kurşun sıkan beş para etmez eşkiyanın cesedini adamdan saymak, insan onuruna sığmayacak kadar alçak bir davranış olacaktır.. Destekliyorum, eşkiyanın leşleri dağda bırakılsın, farelere protein lazım her durumda.. Onlar dayanıklı hayvandır, kolay kolay etkilenmezler..
Tezkere için geç bile kalınmıştır.
Bu terör karşısında hükümetin elinde tezkere daima olmalıdır.
Tezkereye evet ama hemen ve gereksiz kullanımına hayır.
Zamanlama çok önemli. İstihbarat daha da önemli.
Vurdun mu ses getireceksin.
Dağları taşları dövmeyecek, dolu kampları döveceksin.
liopleurodon
16-10-2007, 15:44
>>> Kendine *çeki *düzen *vermeleri *gerekenler *sadece *DTP'liler *midir *? *23 *yıldır *T.C *nerededir *?
T.C. den ne istenmiştir de, ne yapılmış/yapılmamıştır? Nasıl istenmiştir? İstenmiş midir?
Evet, buyrun, bekliyoruz.. Hangi milletvekili, ne yapmıştır bu hususta?
gercekisim
16-10-2007, 16:12
Barışçıl yolmuş..(!) ne barışçıl yolundan bahsediyorsunuz? *Eline silahı alıp asker,polis,kadın,çocuk önüne geleni öldüren kişilere karşı ne barışçıl yolundan bahsediyorsun?!
Bu teskere geç bile kaldı,şimdiye dek çoktan çıkmalıydı..halkların eşitliği diye bir lafı ağzınıza sakız yapmışınız söyleyip duruyorsunuz...Eşit haklara sahip değilim diyen bir adım öne çıksun ! Bu memlekette herkes için aynı kanunlar geçerli ve buna rağman doğu ve güneydoğuda ,oradaki vatandaşlarımıza batıda yaşayanlara nazaran fazla haklar bile veriliyor,hala daha halkların eşitliği zırvalaması devam ediyor..
DTP yi destekleyenleri de kınıyorum ! * Daha dün çıkıp "arkamızda cudi var" *diyen hainleri savunanların vatanseverliğinden ve samimiyetinden şüphe duyarım!
Ufuk uras ta işine baksın alsın maaşını otursun ! ya da o kadar seviyorsa gidip DTp ye katılsın da rengini tam belli etsin !
TESKEREYE EVET ! *Dilerim O teröristlerin üzerinden tanklar geçsin ! Hepsinin köküne kibritsuyu !
Biz isa mıyız ki yanağımza tokat atana diğer yanağımızı dönelim?
<strong>SİLİNEN</strong>
16-10-2007, 17:20
Tezkereye karşıyım.
Bundan evvel defalarca sınırötesi harekat yapıldı ama sorun hiçbirinde çözülmedi. Bu sefer de çözülmeyecektir. PKK militanları kamplarını boşaltıp sivil kıyafetlerini giyip Irak'ın iç kesimlerine geri çekilebilir. TC ordusu kendi sınırına dönünce tekrar kamplarına yerleşebilirler.
Ayrıca Tunceli gibi sınıra uzak bölgelerin Irakdaki kamplarla pek bir ilgisi yoktur. Şırnak'a K. Irak'dan sızma olabilir ama Tunceli'ye olamaz. Tuncelideki PKK yı temizleyemediysen bunun bahanesibi K. Irakda aramamalısın.
İşin askeri yönü bir yana sosyal tabanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmek mümkün değildir. Seçim sonuçlarına göre DTP nin Kürt toplumunda kabaca %50 civarında desteği vardır. DTP, PKK ya sempatiyle baktığına göre ve birkaç milyon seçmeni olduğuna göre birkaç milyon destekçisi/sempatizanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmenin çok zor olduğu açıktır. Örgüt halktan yeni katılımlarla varlığını ve etkinliğini az veya çok sürdürecektir.
Sınırtötesi harekat savaş ve intikam çığlıklarından öte anlam taşımıyor. Öldürülen PKK lılar TV lerde * duyurlarak toplumda kabaran intikam duygusu doyurulmak isteniyor. Ağalayn Türk analarının yanında daha fazla Kürt anası ağlatılacaktır. Ama onlar TV lerde gösterilmeyecektir.
İnsan hayret ediyor.
Bir kere daha önceki 4 büyük Irak'a yönelik kara harekatında 7.300 pkk'lı ölü ve yaralı veya sağ olarak ele geçirilmiş ve pkk neredeyse bitme noktasına getirilmiş. Örgütün lideri paket servis yapılarak getirilmiş ve örgüt silah bırakmak zorunda bırakılmış. Bütün bunlara rağmen "daha önceki operasyonlarda ne kazaıldı" demek bir aymazlıktır, çarpıtmadır.
Bir ulus kendisine yönelik tehdide her koşulda karşılık verir.
Silahlı teröristlerle pazarlık olmaz.
Silaha sarılana hak vermek olmaz.
Bir tek yöntem vardır.
Şehitlerimizin hesabını onların hakettiği dilde sormaktır.
Ortama yılgınlık ve umutsuzluk saçarak pkk'nın kovasına su taşımak yerine terörle mücadelenin her koşulda yürütüleceği konusunda "kararlılık" koymak her vatanseverin görevidir.
Vatan kavramından uzak, sözümona demokrat görünümlü emperyalist işbirlikçisi pkk'nın destekçilerinin karşı propagandalarını biz vatanseverler zerre kadar takmayız.
Vız gelir tırıs gider.
O çok sözü edilen batı ülkeleri de kendilerine yönelik töröre karşı ne yer ne zaman ne mekan demeden en acımasız şekilde mücsdele ederler.
Hadi Polonya'da üstlenmiş bir terör örgütü Almanya'da terör yapsın da görelim.
Almanya canına okur o Polonya'nın.
Ayırıca Birleşmiş milletler sözleşmeleri ile de korunmuş bir haktır sınır ötesi terörle mücadele.
En doğal hukuki hakkımızı kullanırken bile tereddit mü edeceğiz?
Olaya bak. Adam gelecek vuracak beni ve ben hiç birşey yapmayacağım. Gel vur diyeceğim.
Sizler gibi adamlar yüzünden şimdi demokrasi, hak, hukuk, insan hakkı vb. değerlerden de tiksinti duymaya başladım.
Sizler gibiler olsa olsa emperyalizme hizmet eden değerler istismarcıları olursunuz
Sizde vatan, bağımsızlık, millet vb. yüce değerlerin zerresi yok.
Suç sizde değil sizleri yetiştirenlerde.
Hatta sizlere akıl veren batılılarda.
Şu teöristlerin hakkını savunduğunuz kadar Kerkük Türkmenlerinin hakkını savunamazsınız.
Kerkük'te hertürlü zorbalık, şiddet, sürgün politikaları bu emperyalist işbirlikçisi bu kürt yönetimi tarafından uygulanmakta. Gıkınız bile çıkmaz.
Ama mehmetçiği şehit eden teöristleri savunmaya gelince aslan kesilirsiniz.
Bizim tarihimiz böyledir. Dışarıdan daha çok içeriden çıkar düşmanlarımız.
Kahramanı da haini de bol bir ülkenin çocuklarıyız.
Tezkere sınırlı çıkıyor. Bu sakıncalıdır. Sadece pkk ile mücadele değil aynı zamanda Türkmen kardeşlerimizi aynı Kıbrıslı Türkleri esaretten kurtardığımız gibi kurtarmalıyız.
Musul ve Kerkük hedefimiz olmalı ve Mustafa Kemal'in vasiyeti yerine getirilmeli.
Bence bunu yapacak güce sahibiz.
Sonra da gelsin içerideki kürtleri Türkleştirme politikaları zaman geçirmeden uygulanmalı.
Pkk'yı bitirmenin en etkili yolu Türkleştirmedir.
O zaman bölücü terörün tabanı kalmaz zaten.
Akıllı olalım ve bölücülerin sözlerine kanmayalım
Türk-Kürt ikilemi yoktur yalnızca büyük Türk ulusu vardır.
"Musul ve Kerkük hedefimiz olmalı ve Mustafa Kemal'in vasiyeti yerine getirilmeli.
Bence bunu yapacak güce sahibiz.
Sonra da gelsin içerideki kürtleri Türkleştirme politikaları zaman geçirmeden uygulanmalı.
Pkk'yı bitirmenin en etkili yolu Türkleştirmedir.
O zaman bölücü terörün tabanı kalmaz zaten.
Akıllı olalım ve bölücülerin sözlerine kanmayalım
Türk-Kürt ikilemi yoktur yalnızca büyük Türk ulusu vardır."
Kızıl elma ne zaman ? Hani unutmayalım diye soruyorum ?
Sayın pelikan sen gerçekten Kemalist misin ? Yoksa M.Kemal düşüncesinden insanları uzaklaştırmak için mi uğraşıyorsun ?
Bu başlıkta bence boşuna yazıyorsunuz. Teskere meclisten geçmeyecektir. İşte nedeni:
1 - Akepe iktidarı göbekten ABD'cidir. Bundan önce pek çok kez olduğu gibi RTE de ABD'den icazetle iktidar kurmuştur.
2 - 22 Temmuz öncesi terör azalmış, yavaşlamıştı. Teslimiyetçi Akepe'nin zaferi ve sonrasında TSK her gün yıpratılarak itibarsız hale gelmesi terörü olağanın da dışında fazla kıldı. Bu durumda tepkilere karşı Akepe hükümeti - binbir nazla da olsa - teskere kararı almak zorunda kaldı. Ancak bu bir takiyedir. Şimdiden Akepe grubunda sesler yükseldi. Hükümet sadece görüntüyü kurtaracak, teskere meclisten geçmeyecektir.
Tabii, keşke yanılsam! O zaman da çok sevinirim.
Ben ne isterdim onu da söyleyeyim: Hem sınır ötesi harekat yapılsın hem de Irak sınırı kapatılsın, İncirlik kapatılsın, Irak'a verilen enerji kesilsin, Türkiye - Irak hava sahası da sivil uçuşlara kapatılsın. Nato'dan ve AB'den çıkılsın. Bütün bunlar yapılsa Türkiye'nin durumu çok kötü olur sananlara da söylüyorum: Hiç bir şey olmaz. Şu andaki halimizden daha kötü bir şey olamaz. Aksine itibarlı oluruz. Halk zaten çok fakir. Bir şey olursa zenginlere olur, onlar da soluğu ABD'de İsviçrede falan alırlar zaten.
Frodo'ya katılıyorum.
Bir insan haklı olduğu konularda diline sahip olamayıp da nasıl haksız çıkarsa,
Pelikan da sayfa dolusu doğru görüşlerinin arasında 1-2 maksadı aşan cümlesiyle tepki alıyor.
"Kürtleri Türkleştirmek" ifadesinin ne anlama geldiğini bir mesajında açıklıyor ama herkes o mesajını okumayabilir. Dolayısıyla sürekli bu ifadeyi kullandığında, açıklamasını okumayanlar bu görüşü aşırı milliyetçilikle, ırkçılıkla eleştirebilir.
Şimdi de Musul-Kerkük'ü alma konusu.
Kuzey Irak' operasyonun asıl amacının Musul-Kerkük olduğunu öne sürenleri haklı çıkarırcasına kullanılmış ifadeler.
"Sanki beni ırkçılıkla, işgalci zihniyetle suçlayın" dercesine bir çaba içinde.
Türkiye için Musul-Kerkük konusu bitmiştir.
Atatürk Musul, Kerkük için mücadele vermiş ama başaramamıştır.
Bu konuda bir vasiyeti de yoktur.
Biz başımızdaki terör belasından kurtulalım, razıyız.
Musul, Kerkük'ü yedirmezler kimseye.
Frodo ve Pante'ye katılıyorum. pelikan Atatürk hakkında çok yazıyor ama unuttuğu bir şey var.
Atatürk bir düşünürdü ve akılcıydı. Hiç hayal görmezdi, gerçekçiydi. Yapamayacağı şeylerin sözünü vermezdi. O bir hesap adamıydı. Pelikan'ın haklılığını bozan aşrılıktan kurtulması gerçekten iyi olacak.
<strong>SİLİNEN</strong>
16-10-2007, 18:20
Musul ve Kerkük Misak-ı Milli'nin içindeydi.
İngilizler ile kürt isyancıların yaptığı ittifaktır oraları kaybetmemizin sebebi.
Her önüne gelen bizi işgal eder, paramparça eder iç isyanlar çıkartır, karış karış parsellerler ve sen bunu yapanlardan soğumazsın da bu milletin en doğal hakkı olan ve bin birtürlü dümenle bizden alınmış toprakları geri isteyince mi Mustafa Kemal'den soğursun.
Yarın öbürgün Diyarbakır'ı da senin elinden aldıklarında bu toprakları geri isterken de mi soğuyacaksın Mustafa Kemal'den.
Türkiye'yi bölmek isteyenlere karşı atılacak en büyük adım "ben bölünmem büyürüm" adımıdır.
Kıbrıs'ta yaptık bunu.
Bak şimdi oradaki Türklerin bağımsız bir yurdu var.
Peki Kerkük, Süleymaniye ve Musul'daki Türkmenler.
Düpedüz soykırıma uğruyorlar.
Mustafa Kemal'den soğursun tabi, sen önce kendi *insanının hakkını savunmasını öğren.
Kendi insanlarımızı bu emperyalist işbirlikçilerinin insafına mı terkedeceğiz?
Kendi topraklarımızı emperyalist işbirlikçilerine mi vereceğiz?
Sen bağımsızlık nedir bilir misin?
İçinde yaşıyorsun onun ama kıymetini bildiğin yok. Aynı soluduğun hava gibidir.
Olmadığında anlarsın ne olduğunu.
Mustafa Kemal'den soğuyacakmış.
Hadi ya !
Bunu söyleyen bir insan zaten Mustafa Kemalci değildir.
Mustafa Kemalciler "VATAN" derler.
Söz konusu olan VATAN ise gerisi teferruattır, derler
Asıl demokrasi, hak-hukuk vb. değerlerden soğuyan bizleriz.
1000 yıldır köyüme girmeyen demokrasi şimdi.....'dan giriyor.
Alın Soroscu, Bilderbegci demokrasinizi sizin olsun tepe tepe kullanın.
Biz vatana bakarız arkadaş.
Musul ve Kerkük benim her daim hedefimdir.
Oradaki Kürt isyancı Barzani ve hempalarını aşağıya sürüp Türkmen kardeşlerimize bir bağımsız devlet kurdurmayı hedef almalıyız.
Bu bizi bölmeye çalışan emperyalistlere bir cevap olacaktır bu. Ama bu işler AKP gibi bir hükümet ile yürümez.
Ecevit gibi bir lider lazım bize.
Millet te herşeyi göze alacak aynı milli mücadele yıllarındaki gibi.
İşte o zaman Hatay gibi Kıbrıs gibi bir ilave daha yaparız Lozan'a.
Mezarda taş koymuşam,
Göz üstü kaş koymuşam,
Türk’ten ayrılan günden,
Gözlerde yaş koymuşam,
Milletle toprak için,
Kerkük’e baş koymuşam
-(Kerküklü şair Sadun Köprülü)
Şu teöristlerin hakkını savunduğunuz kadar Kerkük Türkmenlerinin hakkını savunamazsınız.
Dikkatinizi çekerim son aylarda artık Kerkük Türkleri TV lerimize pek çıkarılmıyor neden acaba dersiniz :) Çünkü Irak Türkleri Türkiye'nin Irak'a müdahalesine karşı çıkan açıklamalar yaptılar. "İşimize karışmayın" dediler. Bu nedenle bir ara Kerkük Türklerini eziliyormuş havasında veren şoven medyamız son aylarda pek mevzu bahis etmiyor.
Ne kadar çırpınırsanız çırpının K. Irak'da Kürt devleti kuruldu artık. En azından federasyon derecesinde yer alacaklar Irak içinde. Geçmiş olsun. Türkçü şovenistlerin yapabilecekleri birşey yok. Kandil'den öteye geçmek dünyayı çalkalar, neo-faşistlerimizin gücü buna yetmez.
PKK ya karşı üstünlüğümüzü ABD silahlarının sağladığını -özellikle uçar birlik sevkiyatında kullanılan skorsky, apache helipkopterleri ve M16 lar, jammerler, m48 tankları vs. olduğunu unutmayalım. ABD Kürtleri destekliyor saçmalığını bırakıp PKK ile olan savaşta %99 ABD silahı veya patenti kullandığımızı göz önünde bulunduralım. ABD nin sadece silah sağlamadığını Apo'yu bizzat teslim eden ülke olduğunu da unutmayalım. BUnları ABD yi övmek için değil, şovenlerimizin dediklerinin tam tersine safta yer aldığını belirtmek için söylüyorum.
Sınırötesi operasyonlarda ölen PKK lı 7000 değil de 17000 olsa bile değişen birşey olmaz. Milyonlarca kişiden oluşan desteği olan bir örgüt -üstelik üreme hızı yüksek- sürekli yeni katılıma ulaşacaktır. Hele 25000-30000 insanını kendi gözünde Kürdistan şehidi olarak tanımlayan bu insanlar bgayrağı yere düşürmemeye çalışacaklardır.
Yahu neden Musul'da Kerkük'de duralım ki? Güneyde Suudi Arabistan'a, doğuda Çin'e varalım. Bugaristan'daki soydaşlarımız unutulmamalı! (Size bir müjdem var çocuklar; çayda, kahvaltıda yenir; acaba nedir, nedir; Eti, Eti, Eti)
Atatürk, Hatay'ı elde edebileceğini hesaplamıştı. Ama Misak- milli sınırları içinde olmasına rağmen Musul-Kerkük'ü üstelemedi. Atatürk'ün bir de "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü vardır. Atatürk'ü maceracı Turgut Özal ile karıştırmayalım.
Musul ve Kerkuk'te Kürtlerin Turkleri tek bir "Turkum" diyen kalmayincaya kadar asimile etmesi haklaridir. Gucu eline geciren digerlerini asimile etmelidir. Yunanistan ve Bulgaristan'daki Turkler de Yunanistan ve Bulgaristan tarafindan asimile edilmeliler. Turkceyi unutup Yunanca ve Bulgarca konusmali ve cocuklarina Turk isimleri vermekten artik vazgecmelidirler. Aslinda bu isi Bugaristan baslatmisti ama bitiremedi. Derhal yeniden baslanmasi ve Turkler bitene kadar yola devam edilmesi gereklidir.
Bu yontem uygulanirsa hicbir ulkede azinliklar sorunu kalmayacak ve butun ulkelerin sorunlari kokunden halledilmis olacaktir. Ayni sey Irak'ta zamaninda Saddam tarafindan yapilmis olsaydi simdi Kuzey Irak'ta Kurt sorunu olmazdi. Saddam beceriksiz oldugundan isi yarida birakmistir, bu yuzden de ABD onu asmakta haklidir.
Pelikan kardesimiz aslinda Cumhurbaskani, Genelkurmay Baskani, Basbakan ve Baskomutan olmus olsaydi, siz gorurdunuz butun sorunlar nasil kolayca cozulurmus.
Birakin tezkereyi mezkereyi.. Yasasin her ulkeye bir diktator kampanyamiz.
Cem, acaba ABD Apo'yu neden Türkiye'ye verdi? Vermeseydi ne olurdu, hiç düşündün mü? Atatürk'e düşünen akılcı dedik diye başkası akılsız mı olacaktı? Bunlar hep İngilizlerin ünlü sözünün uygulamalarıdır: (Divide and conquer) Böl ve yönet!
Teslimiyetçilik ne büyük rahatlık değil mi? Gel Kürdistan, bizim silahımız yok. Ye bizi!
Postmodern küreselcilik işte böyle ümmetçilik getirir. Haydi Atatürk Cumhuriyetini beğenmeyen 2. Cumhuriyetçiler, dayanın neo-liberal Amerikalılara.
Kendini kemalist olarak lanse edenlerin gözden asla kaçırmaması gereken bir şey var; demokrasi, insan hakları,özgürlük ,eşitlik barış için çaba sarfetme sorumluluğu. Bu hasletler başkalarına kaptırılmadan sahiplenilmeli ve içselleştirilmelidir.
Mustafa Kemal adı basit kafatasçı milliyetçiliklere hapsedilemez. Şimdi bağımsızlıktan bahsedenler yıllardır Nato'ya ABD'ye neden ses çıkartmadıklarını açıklamak durumundadırlar.
Onlara sormak hakkımızdır "Daha önceleri neredeydiniz ?"
Kimsenin (bu site yönetiminde) PKK yandaşı veya destekçisi olduğu yok. Bu anlamda kimse yel değirmenlerine kılıç sallamasın.Aksine PKK terörünün ve onun ardındaki güçlerin niyetinin farkındayız. Bu farkındalık Kürt sorununu göz ardı etmemizi getirmemeli. Aksine PKK ve benzerlerinin *halkı savaşa götürme araçlarının elinden alınması şarttır.Bu sorun sadece ensitite sorunu değildir. Bu sorun aynı zamanda eğitimde, işte, aşta eşitlik sorunudur. Yoksulluk, dışlanmışlık sorunudur. TSK bile bu sorunun farkında ve güneydoğuda askeri olanaklarını sivil hayata yardım amaçlı kullanabiliyor. Ama sanal kemalistler hızlarını alamayıp Kerkük'ü Musul'u almaya niyetliler. Nedense bir koyup üç alma macerasını unutmuş görünüyorlar.
Demokrasi, en geniş anlamda insan hakları, bireyin ve her türden azınlığın korunup kollanması
vazgeçilmez taleplerimizdir. Ve bunu sadece ve sadece bu halkın standardı olması için istemek boynumuzun borcudur.
1. körfez savaşında şimdiki abd başkanı buş'un babasına ıraklı kürtler "hacı" diyorlarmış. orada devleti kuran amerika. o belli çevrelerce "özgürlük savaşçısı" ilan edilen çapulcular değil.
amerika Türkiye'ye silah veriyormuş. sanki onlara vermiyor!..
bu işten beslenenler belli. başta amerika... silah tücarları... he iki tarafın şovenistleri... kürt şovenistler ırksal mücadelelerine marksist-leninist süsü verip kendilerini kandırmakla meşguller. bilmedikleri şeyse faşist faşisttir. yok ben bunların mücadelelerine destek veriyorum, yok ben bunlara sempati duyuyorum diyen herkes de bu faşizmin parçasıdır. varsın onlar kendilerine marksist-leninist desinler :wink:
[b]
Kurt sorununun askeri degil bariscil siyasi cozumunu savunmak
Ne sorunu?
Kürtler bu ülkede ne zaman itildi?
Özal kürt değilmidir?
Şu an parlementonun en az 1/3 'ü kürttür.
Ama doğru ya....
SİZ BÖLÜCÜSÜNÜZ. :evil:
Amacınız zaten belli.
Bu komançiler kalın kafalıdır. :twisted:
İnançsız olabilirim.
Ama asla vatanıma, milletime, bayrağıma ihanet etmem... SATMAM.
VAHDETTİN'inden tutun da apo'suna kadar çoooooook rezillerini gördük.
gercekisim
16-10-2007, 21:43
AKP'nin teskere konusunda samimi olduğunu ben de sanmıyorum zira;daha seçim öncesinde teskere lafını ağızlarına bile almıyorlardı ve gerçek niyetleri de teskerenin çıkmamasıdır ancak şuanki durumda elleri mahkum bir vaziyette kaldılar,oylamanın açık şekilde yapılması halinde mecburen teskereye evet demek zorunda kalacaklardır ve umarım öyle olur ve teskere çıkar.
Musul ve Kerkük konusunda bize yedirmezler diye ümitsiz konuşanlar bence yanlış bir düşünce içindeler.Ümitsiz başlanan hiç bir ii gerçek başarıya ulaşamaz ve bu Türkiye'nin gerçekleştirme kudretine sahip olduğu bir hayaldir ve operasyonun hedefleri arasında Musul ve Kerkük üzerinde en azından bundan sonrası için sürekli bir söz hakkı elde etme çabası olmalıdır.Türkiye bunu başarabilecek kabiliyettedir ve eli hiç te zayıf değildir.
Onlar bize yedirmezse biz de onlara yedirmeyiz o kadar.
1. körfez savaşında şimdiki abd başkanı buş'un babasına ıraklı kürtler "hacı" diyorlarmış. orada devleti kuran amerika. o belli çevrelerce "özgürlük savaşçısı" ilan edilen çapulcular değil.
amerika Türkiye'ye silah veriyormuş. sanki onlara vermiyor!..
bu işten beslenenler belli. başta amerika... silah tücarları... he iki tarafın şovenistleri... kürt şovenistler ırksal mücadelelerine marksist-leninist süsü verip kendilerini kandırmakla meşguller. bilmedikleri şeyse faşist faşisttir. yok ben bunların mücadelelerine destek veriyorum, yok ben bunlara sempati duyuyorum diyen herkes de bu faşizmin parçasıdır. varsın onlar kendilerine marksist-leninist desinler :wink:
Dürüst olmak böyle oluyormuş.
maksist faşist barzani'yi çözmüş.
peki, barzaninin 2 nesil öncesinin yahudi olduğunu ve hatta ailesinde haham bile çıktığını *biliyormusun? :twisted:
Bilmezsin... aslında bilirsin ama inkar edersin.
AMA BİZ BİLİYORUZ. :twisted:
operasyonun hedefleri arasında Musul ve Kerkük üzerinde en azından bundan sonrası için sürekli bir söz hakkı elde etme çabası olmalıdır.Türkiye bunu başarabilecek kabiliyettedir ve eli hiç te zayıf değildir.
Onlar bize yedirmezse biz de onlara yedirmeyiz o kadar.
Musul-Kerkükle bitmez bu iş.
Biz daha fazlasına layık bir milletiz. Ama akılllı olmalıyız. Saldırgan gözükmemeliyiz. Yoksa dünyadan soyutlanırız.
Irak Türkmenleri silahlandırılmalıdır.
Bu ihmal farklı gerekçelerle ihmal ediliyor.
Frodo, burlap ve pante ye katılıyorum.
Kesinlikle AB ile ilişkilerimizi kesmeliyiz. Nato ile olan ilişkileri askıya alıp, incirliği derhal kapatmalıyız. Osmanlının bıraktığı mirası (sözde ermeni soykırımı) reddetmeliyiz. Bizi ilgilendirmez arkadaş. Biz Türkiye Cumhuriyeti yiz. Amerikalıların kızılderelilere yaptıkları katliamları meclis gündemine koyalım. Amerikalıların dünyanın her tarafında katliamları var. Biz neden soykırım iddiasında bulunmuyoruz. Fransızların soykırımları ne olacak. Ya almanlarınki.. Geçin bunları. Küçük düşündüğünüz sürece küçülmeye devam edersiniz. *
Bu ülkede kürtlerin bir devlet iddiası yok. YOK YOK YOK.. niye zorla bir kürt devleti oluşturmaya çalışılıyor. Ha başka ülkelerdeki kürtlerin bir iddiası varsa o zaman bizimle ne ilgisi var kardeşim. Nerede seslerini çıkarıyorlarsa orada ortaya çıksınlar. Bu ülkedeki kürtlerin ayrı yaşamak gibi bir arzuları yok. Bu zaten onların menfaatine değilki. Modern bir ülke dururken yüzyıllar boyuncu yeniden karanlığa gömülmek hangi akla hizmet olsun. Bunu sadece kürtleri sevmeyenler isteyebilir.
Tezkere çıkması gerekiyor. Umuyoruz çıksın. Bu hükümetin böyle bir cesareti ve basireti yok ama umarım çıkar. Çıksa bile yinede bir yıllık süre içinde bu hükümetin amerikan kuklacılığı yüzünden askeri dizginleyeceği görülüyor. Oyalama taktiğiyle vakit öldüreceğe benziyor.
Cem in bazı söylemlerinede katılmamak elde değil. *Bir devlet varki topraklarının göbeğinde (Tunceli) her ne amaçla olursa olsun terör estiriliyor ve yok efendim dağlıkmış yok efendim halk yardım ediyormuş gibi bahanelerle müdahale edemiyorsun. Bu kadar saçmalık bu kadar aptalca neden öne sürülemez. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Tunceli yimi temizleyemeyecek. *Buna ancak kargalar güler. *
Devlet PKK yı nasıl yarattıysa öylede ortadan kaldırabilir. Yeterki Akp gibi korkak ve gerici beyinler başta olmasın. Akp başta olduğu sürece kürt devletide kurulur, ırakda bölünürki zaten bölündü, bizim başımızada bela olurlar. *
Barış için AKP sonrada ABD gitmelidir.
Oh oh iyi Esir Türkleri Kurtarma Ordusu kurulmuş bile. *:lol:
* * Yahu arkadaşlar, tezkereye seviniyorsunuz ve Musul'u Kerkük ü falan hemen aldınız bakıyorum, bunun sonu da Turan olur inşallah. *:lol: Sizler hiç harita okumaktan anlar mısınız, hadi haritadan vazgeçtim Kandil neresidir, derinligi nedir, sınırdan kaç km içeridir, nasıl gidilir, nasıl gelinir hiç araştırma zahmetine katlandınız mı.
* * Oranın arzi yapsının Dogu Anadolu daglarından daha çetrefil oldugunu, bir ucunda İran'ın Pjak ( iran pkk sı ) ile savaştıgını, bu savaş sonrasında İran ile enerji anlaşmaları yapıldıgını biliyor musunuz. Siz zannediyorsunuz ki orada Pkk şezlongları açmış Tsk yı bekliyor. Orada Pkk lı mı bulacagınızı umuyorsunuz. Nasıl bir bataklıgın içerisine çekilmek istendigimizin farkında degil misiniz. Daha Gabar dagındaki 80 kişilik grubu imha edememişsin, Kandil dagına gidip adam avlayacaksın.
* * *Kandile kadar zahmet edeceginize sınırlarınızı korumayı deneseniz nasıl olur diyorum. Konyadaki teröristi nereye girip durduracaksınız, Arnavutluk'a mı. Bu tezkerenin ve Irak sınır harekatının bir tek faydası olabilir, belki iç kamuoyu rahatlar, rahatlatılır. Ama genel anlamda Türkiye öyle bir batagın içine çekilmek isteniyor ki sonuçları tahmin bile edilemez.
* * *Tezkere ve operasyon taraftarı kuvvetlere bakalım. Başta Pkk, sonra hükümet, tüm milliyetçi, ulusalcı güçler koro halindeler. Irak'a girelim, Pkk da Irak'a gelin diyor. Amerika girmeyin diyor, Irak Kürdistanı girmeyin diyor. Amerikanın ki tavşana kaç tazıya kaç politikası, girin diyor gizliden, girmeyin diyor bagırarak. Bu meselede devlet, pkk, Abd aynı tarafta. Her zamanki gibi tüm gerici güçlerle birlikte.
* * *Sorun bu ülkenin içerisinde anlayamıyormusunuz. Kemalistimiz ( kendisinin tanımı, yoksa bu sitedeki kemalistlere göre oy birligi ile kemalist degil ) Kürtleri Türkleştirmekten bahsetmiş , iyi de 84 yıldır zaten bunu yapıyorsun, savaşmaktan imhadan bahsetmiş, iyi de 23 yıldır zaten bunu yapıyorsun; insan bir geriye döner de biz nerede hata yaptık diye sorar.
* * * Sevgili Burlap bilimsel düşünce yöntemi hakkında pek çok çevirin oldu. 84 yıl sonra geriye baktıgın zaman, 23 yıl sonra hala aynı şiddetle devam eden savaşa/teröre baktıgın zaman verilerden bilimsel yöntemi kullanarak ne şekilde bir sonuç çıkarmamız gerekiyor.
* * * Sevgili degişim bu başlıgı açtıgın ve bu metni koydugun iyi oldu. Ben tezkereye hayır dedim, tüm tezkerelere de yaşamım boyunca hayır dedigim gibi.
* * * *Bir de kemalistimizin *( kendisinin tanımı, yoksa bu sitedeki kemalistlere göre oy birligi ile kemalist degil ) devamlı emperyalizm diye haykırdıgını duyuyorum. Kim acaba bu emperyalizm bir ismi var mı. Hukuka göre azmettirenin daha fazla suçu vardır ve daha agır cezalandırılır. Şu azmettiricinin cezası ne olacak acaba. Azmettirici dururken maşalarla kavga etmek neye yarar acaba. Şu emperyalizmin adını koyarak ona yönelmesi gereken ekonomik, kültürel, siyasi ve askeri tavırları da bize vatanseverlik aşkıyla izah etse çok faydalanırız umarım.
* * * *Haa bir de söylemeyi unuttum. Bence tezkerenin sınırları Sibiryaya kadar uzatılmalı. Sibiryada üç ailelik bir Türkiyeden gitme grup varmış, kendilerine Kürt diyorlarmış, şaşırmışlar. mauım bunlar hızlı ürüyor *:lol: , bir an evvel oraya kadar gidip onları da Türkleştirmekte fayda var diye düşünüyorum. *:cry:
* * * *saygılarımla
no_panik
16-10-2007, 23:30
Tezkereye karşı imza mı ? :)
Hocam şaka gibi yaa... Bu sitede gördüğüm en akıl almaz forum konusu... Hiçbir zihniyet tezkere konusunda Türkiye'ye haksız olduğunu söyleyemez. Bakın İsrail'e, 2 israil askeri için Lübnanı yerle bir etti. Bizim daha ne kadar canlarımızın yanması lazım ki bu gidişe bir dur diyebilelim.
Tezkereye karşı imza toplamaya yeltenen arkadaşların galiba bu pkk'dan canları yanmamış olcak ki bu kadar rahat konuşabilmekteler. Garip doğrusu *8O
Bundan yaklaşık 3-4 ay evveline kadar bende işin barışçıl yollarla halledilmesi gerektiği kanaatindeyim ama bu düşünceyi savunurkende unuttuğum bir şey vardı...Karşı tarafın kumaş kalitesi... Karşındaki insan barışçıl yollardan anlamıyorsa sen ne kadar çırpınırsan çırpın elde var sıfır...
Yarın 500'ün üzerinde milletvekili ile muhtemelen bu tezkere geçer. Yanlız dikkat edilmesi gereken bir noktada tezkerenin mutlaka amacına uygun olarak kullanılması. Yapacağımız herhangi bir yanlış hareket bizi zor durumlarda bırakabilir. Bu konuda dikkatli olmalıyız.
Camgöz kardeşim iletilerine dikkat et. mesajları en çok sandık odasına kaldırılan üyelerimiz yarışmasında iddialısın.
tezkereye karşı olanlar,sınırı geçip bizlere saldıranların da sınırötesi ve sınıriçi harekatlarına karşı çıkabilmelidirler.eğer daha önce bu konuda bir karşı duruşları yoksa yazıklar olsun onlara.
askeri çözüm işi bitirici bir çözüm olamaz tabii ki hiçbir zaman.ama mutlaka gerektiği kıvamda da savunma ve caydırma amaçlı olarak en sert şekilde uygulanmalıdır.
ben kürt ırkına karşı bir düşmanlık taşıyan kimse ile henüz tanışmadım bu yaşıma dek.mahallede en iyi arkadaşlarımız hep karışık olarak kürtlerden de vardı.farkına bile varmazdık kürt olduklarının ,çocuklarımız da hala farkına varmıyorlar.patronlarımız,iş arkadaşlarımız da kürtlerdendi,aynı mesaiyi yapar aynı maaşı alırız,bir ayrım olmaz.
hasta olunca aynı hastanede aynı doktor aynı ücret karşılığı bakar bizlere,sormaz hanginiz kürt diye.
pkk kürt halkını temsil edemez ve adına konuşamaz.kendisi vahşi bir terör örgütü veya çetesidir.
amma coğrafik ve demografik olarak da yurdumuzun en geri bölgelerinde,iş güc sahibi olamayan,fakir ve kalabalık aileler ağırlıklı olarak kürt ailelerdir.ihmal edilmiş bölgelerimizde yaşayagelmişlerdir.ben o bölgelerde o şartlarda yaşamak istemezdim.kendileri adına üzgünüm ve de devletimiz namına kendilerine mahcubum.devlet erkanı her vatandaşına asgari standartta insani yaşam alanları oluşturmadan,kendilerine şehirlerin en güzel havadar ve manzaralı yerlerinde evler,lojmanlar,dinlenme tesisleri,moral eğitim merkezleri,ordu evleri *vs yapıyorlarsa,maalesef yazıklar olsun onlara da demek zorundayım.
Ben tezkerenin gecmesini isterim ama ordunun Irak'a girmesine karsiyim. Tezkere gecerse bunun ABD uzerinde politik baski kuracagini ve onlarin oyalama taktiklerine rest cekmemizi saglayacagini dusunuyorum. Konu politika olunca blofsuz *basarili olunamayacagini *dusunuyorum. Turk ordusunun basindakiler de Irak'a girmeye can atmiyor diye dusunuyorum. Dikkat ederseniz secimlerden once Buyukanit ile Hukumet arasinda izin verilmedi - basvuru olmadi polemigi yasanmisti. Kimse girmek istemiyor zaten. Ama Turkiye'nin de korkak siyaset yapmasi bastan kayip olur. Karaliligimizi gosterip ABD'yi , dolayli olarak da *Irak hukumetini isbirligine zorlamaliyiz. Bence bir yillik sure verilmesi de bu amacla. O yuzden teskereye evet, ama K.Irak'a girmeye hayir diyorum.
Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmek istediğini sanmıyorum. Ordu da hükümet de bunu istemiyor aslında. İki nedenden tezkere çıkarılıyor. Birincisi elimizde bir tehdit unsuru olsun diye, ikincisi de iç kamuoyuna dönük. Herkes biliyor ki oraya girmek demek PKK ile çatışmak demek olmayacaktır. Olay tahmin edilmeyecek kadar hızla büyüyecek, mülteci kampları ve peşmergelere karşı bazı operasyonlar yapılacak, ki bunlar ister istemez olacaktır, çünkü PKK'nın mülteci kamplarından da destek aldığı biliniyor. Olaya peşmergeler ve Barzani de katılacak ve bu duruma ABD seyirci kalamayacaktır. İran'ın bile bundan birtakım çıkar hesapları olduğundan olay hızla gelişecek ve bölgeye Barış Gücü yada başka bir takım operasyonlar yapmak gereği ortaya çıkacaktır. Bu işlerin o kadar kolay olmadığını sanırım ordu da çok iyi bildiği için züccaciye dükkanına giren fil gibi davranmıyor, hatta nerdeyse hiç açıklama yapmıyor. PKK da işlerin kendi lehine gelişeceğini hesap ettiği için Türkiye'ye gel gel diyor. Böyle bir sürecin sonunda Kürdistan devleti resmi olarak kurulabilir diye düşünüyorum.
Peki DTP bunu neden istemiyor. Bu süreçte çok kan akacağını tahmin ediyor olmalı. DTP, bir Kürt devleti kurulması için değil, Türkiye içinde kültürel ve ulusal haklarını elde etmek için uğraşıyor. Bu gelişmeler sonunda PKK ile DTP'nin yollarının da giderek ayrılabileceğini düşünüyorum. Son eylemlere karşı net şekilde tutum aldılar zaten.
Neler olacağını yaşayıp göreceğiz tabii. Benim tahminin Türkiye tezkereyi siyasi bir koz olsun diye elinde tutacak.
liopleurodon
17-10-2007, 09:04
>>> Milyonlarca *kişiden *oluşan *desteği *olan *bir *örgüt *-üstelik *üreme *hızı *yüksek- *sürekli *yeni *katılıma *ulaşacaktır.
PKK'nın bu desteği olsaydı, zaten bitmişti çoktaaan.. Siz sadece hayal görüyorsunuz..
Sınırötesi operasyon, eşkiyanın kaçabilecek alanını daraltır.. Bu nedenle eskisi gibi eli kolu rahat olamaz ve eylemleri önemli ölçüde azaltır.. Diğer yandan lojistik desteğini büyük oranda güçleştirir..
Millet sanıyor ki, Irak'taki eşkiyayı asker gidecek, orada tepeleyecek.. Ben asker olsam niye böyle yapıp kendimi onların sahasında ateşin önüne koyayım?
Askeri stratejiden filan anlamadığınız kesin..
Sınırötesi operasyon tek başına terörü bitirmez.. Ama büyük çapta daraltır ve diğer önlemlerin alınabilir olmasını sağlar..
kompLeks
17-10-2007, 09:54
tezkerenin çıkmasıyla terör bitecekse hemen çıksın...ama biteceğini sanmıyorum...2 sene sonra bi daha hortlar...savaş hiç bir zaman çözüm değildir...sadece nefreti bir kat daha artırır...göz yaşları sel olup akar...acılar her zaman kalplerde taşınır...
* biz terörün bitmesini istiyoruz, peki terör bizden ne istiyor ? bunu bileniniz var mı ? terörist dediğimiz kişiler sadece beyni yıkanmış ne yaptığını bilmeyen amacı olmayan bir takım insanlar mı yoksa sesini duyurmak isteyen amaçları olan insanlar mı ? her iki ihtimal de olabilir...her iki ihtimal aynı anda da olabilir...
* eğer teröristler ne yaptığını bilmeyen, dış güçler tarafından desteklenen insanlarsa; dış güçler desteğini çekmediği sürece savaş terörü bitiremez...bu yolda bi 3oo milyar dolar daha harcarız...
* eğer teröristler amacı olan sesini duyurmak isteyen ama duyuramayan insanlarsa; onların sesini duymadığımız sürece terör gene bitmiyecektir...savaş her iki durumda da çözüm değildir...
* 1. durumda çözüm terörü destekleyen dış güçleri ortadan kaldırmaktır...bu ne kadar uygulanabilir tartışmaya açıktır...
*
* 2. durumda çözüm o insanların sesine kulak vermektir...
afganistanı düşünün...amerikalılara sorsanız tüm afganistanlılara terörist gözüyle bakarlar...afganistanlılara amerikalıları soralım bakalım onlar ne düşünüyor...afganların amerikalılar hakkında iyi düşündüklerini hiç sanmıyorum...ıraklılar da aynı şekilde...her geçen gün içlerinde büyüyen amerikan nefreti bir gün amerikanın sonu olacak...
* herkes terörün bitmesini ister (dış güçler hariç) kimse dağlara ölmek için gitmez...bunu terörist bile istemez...eğer sorunumuz sadece 2. durumdan ibaretse sorun barışçıl bir şekilde çözülebilir...yok değilse işimiz çok zor demektir
Sargon'un son iletisine katılıyorum. Ne hükümet, ne ordu aslında sınırötesi harekat yapmak istemiyor. Ancak terör lkarşısında açmazdalar. Sadece Liop'un söylediği şekilde bir yararı var.
Bu işin kaynağı ABD ve AB'dir. Onlardan gelen destek olmasa bu iş sürmez. Ancak devletin de aklını başına alarak bölgede yatırım yapıp, refahı geliştirmesi, adil davranışlar içinde olması gerekir. Elbette tek başına polisiye önlemlerle sonuç alınmaz. Aktardığım davranışı becerecek bir yönetim ise yok. Göbekten AB ve ABD bağlantısı içinde olanlar bu işi beceremez.
Sevgili dilaver, benim çevirdiğim bilimle ilgili makaleler ne yazık ki pozitif bilimlerle ilgili. Sosyal bilimlerde nesnellik bekleyemezsin. Burada şartlanmalar, psikoloji falan da işin içine girer. Aşrılıkları dolayısıyla bu tarzda yorumlamalısın. Hiç bir zaman sosyal bilimler hususunda labaoratuar denemesi yapamazsın. Fiziksel bilimlerdeki gibi evrenseli bulmayı amaçlamayı bırak, deney grupları kurup çeşitli tepkiler aldığında bile bir genellemeye gidemezsin. Çünkü o gruplar bir daha aynı sosyal ortamda hiç bulunmazlar. Sosyal ortam sürekli değiştiği için deneydeki bireylerin algılamaları ve tepkileri de hep değişir. Bu bahsettiğim öznelliğe en fazla matematik kullanan ekonomi dalı da girer.
Onun için insanları uyutmaya yönelik son aşama bazı kötü niyetlilerin (yani sömürücülerin) işine gelmiştir. Yani postmodern görüşten bahsediyorum. Sosyal bilimlerin yukarıdaki açmazını kendi şartlarından beslenen ve çevreden yalıtılmış bir biçimde ele alıp sonucunu da başka sorgulamalara izin vermeden aynı şartlarla irdeleyip yorumlamak. Bunda da dıştan sorgulamalara izin verilmediğine göre bizim bildiğimiz şekilde, yani modernizmde olduğu gibi, evrensellik araştırılması yoktur. Bu sistem elbette küreselliği kendi çıkarına kullanan sömürgenler için bulunmaz bir fırsattır. (Bu husustaki 4 iletim kayıp, bunları yeniden ileteceğim)
Ancak buradaki çeşitli başlık tartışmalrı için anımsadığım bir yorum var: *Özgürlükten kaçış!
Erich Fromm'a göre insanlara özgürlük büyük sorumluluk getiriyor. Bu sorumluluk insanları korkutuyor. Dolayısıyla güdülmeyi, otluğu kabulleniyorlar. Fromm 1. Dünya savaşı sonrasında Avrupa'lılar için her şey iyi giderken İtalyan ve bilhassa Almanların faşistlere boyun eğmesini bu şekilde "özgürlükten kaçış"a bağlıyor.
Zamanımızda postmodern küreselleşmeyle hem kavramlar belirsizleştirilir insanlar cahilleştirilir, karar veremez hale getirilirken, sistem özgürlüklerden kaçışı da daha kolay hale getiriyor. Artık teslimiyetçilik en kolay şeydir. Bir sürü bahane mevcuttur...
tezkereye karşı olanlar,sınırı geçip bizlere saldıranların da sınırötesi ve sınıriçi harekatlarına karşı çıkabilmelidirler.eğer daha önce bu konuda bir karşı duruşları yoksa yazıklar olsun onlara.
Tezkereye karşı olmak demek, yapılan terörist saldırıları desteklemek veya onların yaptıkları eylemleri meşru görmek değildir ve burada tezkereye karşı olan hiçbir arkadaşımın bunun aksini söyleyebileceğini zannetmiyorum, sizde benim gibi biliyorsunuzdur.
ben kürt ırkına karşı bir düşmanlık taşıyan kimse ile henüz tanışmadım bu yaşıma dek.
Şimdi bu sitede görmüş oldunuz ve aynı şekilde ''karşı duruşları olmayanlar...'' cümlenizi hatırlamanızı temenni ediyorum, ve bu sadece bir temennidir.
pkk kürt halkını temsil edemez ve adına konuşamaz.kendisi vahşi bir terör örgütü veya çetesidir.
Bende bu cümlenizin altına imzamı atıyorum.
ihmal edilmiş bölgelerimizde yaşayagelmişlerdir.ben o bölgelerde o şartlarda yaşamak istemezdim.
Zaten kimsede *oralarda yaşamak istemediği için yurt dışından o bölgelerde *çalıştırılmak üzere ithal doktor tartışmaları yapıyoruz.C.Başkanı olmuş kürt bile vardır, kürtlere *ayrımcılık yoktur diyenlere en güzel cevap ithal doktor tartışmalarıdır.Başka da ayrım varmıdır yokmudur tartışması aramaya gerek yoktur.
amma coğrafik ve demografik olarak da yurdumuzun en geri bölgelerinde,iş güc sahibi olamayan,fakir ve kalabalık aileler ağırlıklı olarak kürt ailelerdir.ihmal edilmiş bölgelerimizde yaşayagelmişlerdir.ben o bölgelerde o şartlarda yaşamak istemezdim.kendileri adına üzgünüm ve de devletimiz namına kendilerine mahcubum.devlet erkanı her vatandaşına asgari standartta insani yaşam alanları oluşturmadan,kendilerine şehirlerin en güzel havadar ve manzaralı yerlerinde evler,lojmanlar,dinlenme tesisleri,moral eğitim merkezleri,ordu evleri *vs yapıyorlarsa,maalesef yazıklar olsun onlara da demek zorundayım.
Bunları keşke sizin gibi herkes kabullenmiş ve dile getiriyor olabilse, zaten sorunun çözümü için ülke olarak bir adım atmış olabilirdik.Benimde içimde taşıdığım bu duyguları dile getirdiğiniz için ayrıca teşekkür ederim.
Saygılarımla.
liopleurodon
17-10-2007, 13:26
>>> Ancak *devletin *de *aklını *başına *alarak *bölgede *yatırım *yapıp, *refahı *geliştirmesi, *adil *davranışlar *içinde *olması *gerekir.
Kim nereye, ne yatırımı yapmamış, ne etmemiş?
Neresi ihmal edilmiş?
Birincisi şu: Güneydoğunun diğer herhangi bir yerden menfi olarak bir şekilde farklı ele alındığı yoktur.. Kanunlarda, yatırımlar filanda o veya bu bölgeye aynen yapılmıştır..
Ha, derseniz ki, yeme bizi liop, ne yatırımı güneydoğuya? Derim ki, gidin batının, karadenizin, akdenizin bir yerine bakın.. Sanki oralar daha mı fazla yatırım görmüştür?
Gidp bakarsanız ne göreceksiniz? Aha izmir diyeceksiniz.. Eee, izmi demek gediz ovası demek örneğin.. Dünyanın medeniyetin doğduğu topraklar.. İzmir coğrafyadan şanslı en başında.. Ve gene gidip bakın, izmir'in yarısından çoğu kürt..
Kısaca, güneydoğuya batıya olandan daha az yatırım yapılmış değil.. GAP'a bakın mesela.. Elbette yatırımların yanlış, abes olması başka bir sorun ama, bu "Yatırım yapılmıyor..." anlamına gelmiyor.. GAP'a harcanan para örneğin, daha rantabl bir şeyler yapılsa, türkiye borç verir hale gelirdi şimdiye dek..
Evet, terörist ne istiyor? İnanın ki, kandan başka bir şey istemiyor.. Çünkü istiyorum deyip alamadığı hiç bir şey yok..
Liop haklısın. Aslında iletim bu açıdan eksiktir. Çünkü bölgede zorla yatırımların baltalandığını ve devletin yatırım yapamaz hale getirildiğini yazacaktım. Eksik kaldı. Teröristler senelerdir halkı zorlayarak yatırımlara karşı çıktılar, hem de yatırımları sabote ettiler. Bunu da sadece kendi amaçları açısından, kendilerine kötü davranıldığını göstermek ve halkı da umutsuzlaştırmak için yaptılar. Ama sonuçta ibre onlardan tarafa oldu. Sonuç gene aynı: Doğu ile batı arasında gelir dağılımında büyük fark vardır ve devlet bu işin bir şekilde üstesinden gelmelidir.
Ufuk Uras: Operasyon daha fazla acı getirir
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, tezkereye karşı olduklarını açıkladı. Uras “Sınırötesi operasyon daha fazla ölüm, daha fazla acı” anlamına geldiğini söyledi.
ANKARA - 21 Ekim’e 5 gün kala referandum metninde değişiklik yapılmasını da eleştiren Uras vatandaşları referanduma katılmamaya çağırdı. *
Haberin devamı *
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında son 23 yılda 24 sınırötesi harekat yapıldığını ancak sorunun bir türlü çözülemediğini söyledi.
Uras “Biz bu tezkereye karşıyız çünkü bölgemizin ve ülkemizin daha çok şiddete değil barışa ihtiyacı var. Diplomasi yapmak için askeri yöntemlere ihtiyaç duymak yanlıştır” diye konuştu.
DTP’li milletvekilleri üzerinde baskı ve dışlama çabaları olduğunu savunan Uras buna son verilmesi gerektiğini söyledi.
Uras “PKK derhal silah bırakmalı, saldırılarına son vermeli. Devlet ve hükümet ise sorunun barışcıl zeminde çözülmesi için acil bir tavır sergilemeli” dedi.
http://www.ntvmsnbc.com/news/423260.asp
İşte Ufuk Uras'ın rengi.Görmek isteyenler olur diye..
Saygılar.
liopleurodon
17-10-2007, 17:33
>>> Doğu *ile *batı *arasında *gelir *dağılımında *büyük *fark *vardır *ve *devlet *bu *işin *bir *şekilde *üstesinden *gelmelidir.
Aslında böyle bir durumda yok.. Aydın'ın bir köyü ile Hakkari'nin bir köyü arasında fark yok.. Her ikisinde de gençel aç kalır, büyük şehre göçerler..
İyi bilinen bir hikayedir.. Devlet okul yapar. Millet içine eder.. Asker muhtara sorar, sen niye bakmıyorsun, bak okul, böyle içine edilmese.. Muhtar cevap verir: "Ben bu TC'nin yaptığı okulun içine ederim.." Askerde "Ben de o pisliği sana yediririm" der ve harbiden yedirir. Konu mahkemelik olur..
Burada kim haklıdır, kim değildir ayrı bir soru.. Ama şu kesindir, devlet oraya okulda yapmıştır, her bir şeyde..
Evet, yetersiz denebilir.. Ama bir gidin, Batıda, Beylikova'nın, Çifteler'in köylerini görün bakalım, doğudan farkı var mı?
Terörün bölgeye yatırımla duracağını filan düşünmek abesle iştigaldir.. Eşkiyanın derdi bölgenni kalkınması filan değildir.
Ama şu elbette doğrudur.. Aşı, işi yerinde olan delikanlının dağda eşkiyalık yerine, sinemada çıtırlara sarılmayı isteyeceği kesindir. İşsizlik, eğitimsizlik vb. teröre adam sağlar, ama sadece teröre değil, mafyaya da, lapkaç ve oto farelerine de adam sağlar..
Ama terörün boyutu, niteliği başka bir şeydir.. Doğrudan cana kast ve katliam üzerien dayanrı.. Kısa vadede işsizliği filan çözmek hayal olur bu ülkede.. Bu nedenle askeri tedbirler vs. alınıp terör baskılanmalıdır. Bitirelemese bile minimum düzeye çekilmelidir.. İşte bu noktada, askerin elinde ırak'a kaçış veya ırakta tespit edilen bir lojistik noktasını vurma imkanı büyük bir avantaj olacak, eşkiyanın elini kolunu daha çok bağlayacaktır..
ben tezkereye karşıyım ,, bunun daha kötü sonuçlar getireceğini düşünüyorum
daha fazla kan akacak , şiddet artacak , karşı taraftan misillemeler çoğalacak vs..
bölgemizde huzur kalmayacağını düşünüyorum ..
sorunlar silahla çözülmez,, çözülmemeli ,,
ben habilis olarak bunu düşünüyorum ..
syglr
liopleurodon
17-10-2007, 18:05
>>> bölgemizde *huzur *kalmayacağını *düşünüyorum *.. *
Bölgemizde huzur mu var ki?
>>> sorunlar *silahla *çözülmez,, *çözülmemeli *,,
Bunun tersini düşünen, elinde silah dağda gezinen eşkiya olmalıdır muhatabın.. Adam yol kesip can alıyorsa, durma sen barış vs. nutukları at..
Olacak iş mi bu söylediğin habilis? Adam elindeki silahı bırakır.. Gelir, senden olacak bir şey ister.. Sende o zaman tamam dersin.. Evet, yukardakini okuyunca elinde silah olan benim gelip kafama sıkma hakkın doğmaz mı?
İnsanların, birey veya topluluk olarak herşeyi isteme hakları yoktur.. Hatta denebilir ki, evet, herşeyi isteyebilirsiniz.. Ama bedeli vardır, ödeyebilirseniz.. PKK'nın ne istediği belli değildir.. Ama mırıldandıklarının bedeli bellidir.. Bunu ödemek için silaha sarılan, karışdakinin de aynısını yapacağını kabul etmiştir zaten..
Burada yazdık bundan önceki sınır ötesi operasyonlarda öldürülen teröristlerin miktarları bilinçli olarak az verilmişti...ama ele geçen silahlar gazetelerde ve televizyonlarda yayınlandı bir tugayı donatacak kadar silah mühimat binlerce havan mermisi roket atar (siz hiç Roket atarın ısısı ile yanmış bir asker naaşı gördünüzmü,,,düzeltilmediği için tabutu sandık biçiminde yapılır.) mrmiler c4 patlayıcıları, bunlar ele geçmese idi bu kadar mühimat kaç masumun ölümüne sebeb verecekti acaba...kaç anne ağlıyacaktı, kaç çocuk yetim kalacaktı...DTP ye methiyelere düzen arkadaşlar bu partinin aponun söylevinin haricinde hiç bir şey söyleyemeyeceğini bilemezlermi iki sebeble söyleyemezler...1- nesilleri kurutulur...2- Varlık sebebleri Aponun ta kendisidir.
Camgöz kardeşim iletilerine dikkat et. mesajları en çok sandık odasına kaldırılan üyelerimiz yarışmasında iddialısın.
Uyarın için teşekkürler KANDAŞIM.
Bu arada; yarışmada olduğumu bilmiyordum.
Doğal halim. :D
Ama sandık kesmez beni.... asıl hedefim atılmak. :D
Uyarın için teşekkürler KANDAŞIM.
Bu arada; yarışmada olduğumu bilmiyordum.
Doğal halim. Very Happy
Ama sandık kesmez beni.... asıl hedefim atılmak.
:lol: *:lol:
Asıl seni Ateistforum kesmiyor Camgöz (?)
Atılsan da başka bir nickle gelirsin yine.
Ne kadar olsa buranın havası farklı. *:)
<strong>SİLİNEN</strong>
18-10-2007, 03:08
Dikkatinizi çekerim son aylarda artık Kerkük Türkleri TV lerimize pek çıkarılmıyor neden acaba dersiniz :) Çünkü Irak Türkleri Türkiye'nin Irak'a müdahalesine karşı çıkan açıklamalar yaptılar. "İşimize karışmayın" dediler. Bu nedenle bir ara Kerkük Türklerini eziliyormuş havasında veren şoven medyamız son aylarda pek mevzu bahis etmiyor.
Gerçekten inanıyor musun buna? İnanmak istediğine mi inanırsın hep böyle?
Bu kadar saf ve temiz kalpli olamazsın herhalde.
Koskaca insan CIA'nın propaganda tuzağına düşer mi?
Kerkük'te Türkmenler çok rahatlar öyle mi?
http://www.turkatak.gen.tr/index.php?option=content&task=view&id=1958&Itemid=2
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=487334
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=237454
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/05/siyaset/siy10.html
http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=2972&Itemid=6
Özellikle bu Türkmen meselesini attım ortaya hani sizin çifte satandartlı bakışınız çıksın ortaya diye. Aynen düşündüğüm gibi de oldu.
Böylelikle sizlerin gerçekte hak-hukuk-demokrasi-barış havarisi olmadığınız daha da net olarak görülür herhalde sitedeki diğer arkadaşlar tarafından artık.
InVitatio
18-10-2007, 03:36
isin garibi türkiye cumhuriyeti
yillarca saddam zamaninda bu barzani ve talabani bozuntularina kirmizi pasaport verdi....
oraya buraya rahat ucsunlar diye ucak verdi....özal bunlar ile arasi iyidi....hani ne bileyim gelip gitmeleri felan filan....saddam gitti dostluk bitti.....
ne istir cidden ben anlamadim.....
türkiye'deki cumhuriyet rejimine *atatürk "ne mutlu türküm" diyene dedi diye irkci rejim diyenlere sormak lazim....bu ne bicim irkcilik ki türkmenlere bugün en zor günlerinde bile bir kirmizi pasaport vermiyor ? veremiyor ? barzani ve talabaniye yaptigi logistik yardiminin yarisini yapamiyor ?
haaa yoksa sorun gene "din ve mezhep" sorunu mu ?
yani bu kürdler "sunni / saafi"dir halkbuki türkmenler ise sii olduklari icin göbekten zaten irana baglilar diye mi cidden anlamis degilim.....
ne olursa olsun....artik yeter bu asker artik birseyler yapmali....ama simdi tezkere cikti laf ebeligi yapilmakta tabiki bu arada artik bombalanacak kamplarda da kimse kalmamistir.....bu asker de gidip sehir merkezine bomba atacak degil ya....
göstermelik daga iki bomba atilcak bir kac pkkli lesi gösterilecek tv lerde oldu bitti olacak gibi geliyor bana.....
:lol: *:lol:
Asıl seni Ateistforum kesmiyor Camgöz (?)
Atılsan da başka bir nickle gelirsin yine.
Ne kadar olsa buranın havası farklı. *:)
Havasına suyuna geliyom zaten. :D
2 yıl önce burdan atıldım.
Ondan sonra da elim değmedi.
Nasip şu günlereymiş.
hehhe heh heh ehhhehh :D
Dikkatinizi çekerim son aylarda artık Kerkük Türkleri TV lerimize pek çıkarılmıyor neden acaba dersiniz :) Çünkü Irak Türkleri Türkiye'nin Irak'a müdahalesine karşı çıkan açıklamalar yaptılar. "İşimize karışmayın" dediler. Bu nedenle bir ara Kerkük Türklerini eziliyormuş havasında veren şoven medyamız son aylarda pek mevzu bahis etmiyor.
Gerçekten inanıyor musun buna? İnanmak istediğine mi inanırsın hep böyle?
Bu kadar saf ve temiz kalpli olamazsın herhalde.
Koskaca insan CIA'nın propaganda tuzağına düşer mi?
Kerkük'te Türkmenler çok rahatlar öyle mi?
http://www.turkatak.gen.tr/index.php?option=content&task=view&id=1958&Itemid=2
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=487334
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=237454
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/05/siyaset/siy10.html
http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=2972&Itemid=6
Özellikle bu Türkmen meselesini attım ortaya hani sizin çifte satandartlı bakışınız çıksın ortaya diye. Aynen düşündüğüm gibi de oldu.
Böylelikle sizlerin gerçekte hak-hukuk-demokrasi-barış havarisi olmadığınız daha da net olarak görülür herhalde sitedeki diğer arkadaşlar tarafından artık.
Pelikan KANDAŞIM,
biz bunların ne olduğunu biliyoruz.
Ama içlerinde çok temiz kalplileri var.
En küçük bir spekülasyona, propagandaya kanacak kadar cahil olanları da var.
Biz onlar için buradayız.
Barış diye diye ciklet çiğner gibi laf geveliyorlar.
İcraat yok.
Atma tutma bir haber söylüyorlar. Ama hepsi yalan.
Düzmece haber ve rakamlarla konuşuyorlar.
Adaleti bu sitede asla arama.
Onların adaleti kendi aralarında. Başkalarına tahamülleri çok sınırlı. Tabi, adaletleri de kısır.
Onların barışları sadece birilerinin kafalarına vurabilecekleri sopa namına kelimeler.
Onların ağzına sakız ettiği *barış kelimesi de savaşlarının bir aracı. *:twisted:
gercekisim
18-10-2007, 15:46
Doğuya veya Güneydoğuya yeterli yatırım yapılmadı o yüzden terör oluyor diyerek,yatırım eksikliklerini teröre mazeret olarak kabul etmek tamamen mantık dışıdır !
bugün Türkiye'de halen doğudaki veya Güneydoğudaki köylerden,şehirlerden daha kıt imkanlara sahip yerleşim yerleri mevcuttur ve onlar hiçbir zaman silaha sarılıp ta başkalarının canına kastetmiyorlar..o zaman meselenin temelinde ne var onu iyi anlamak lazım..meselenin temelinde Türkiye'den toprak kopararak bölgede ayrı bir devlet veya ilk aşama olarak federasyon kurma niyeti vardır,bu niyet artık tamamen suyüzüne de çıkmıştır..Bölgenin kalkınmasını sağlamak için terör yapmak nasıl mantıksızsa Toprağımıza gözdikenlere,silahla saldıranlara karşı zeytin dalı uzatarak safça yaklaşım sergilemek te o denli mantıksızdır,verilecek her taviz yeni tavizleri doğurur..Bu nedenle teskerenin çıkması iyi olmuştur ve gereği gibi kullanılarak meselenin çözümü sağlanmalıdır.ancak ben hükümetin bu konuda samimi olduğunu düşünmüyorum ve tahminimce meseleyi sürümcemede bırakıp kışın gelmesini bekleyecekler ve böylece kış aylarında operasyon mümkün olamayacağı için hainlere vakit kazandıracaklar birdahaki bahar ayında da belki artık komşumuz ırak değil ama tanımadığımız ve kabul edemeyeceğimiz gayrimeşru sözde bir devlet olacak,işler daha da kötüye gidecek..umarım böyle olmaz.Çünkü o zaman daha büyük sorunlar meydana çıkar...mesela aidiyet düşüncesiyle,duygusuyla hareket etmeye kalkışabilecek özürlüler çıkabilir.
Türkiye'nin durumu maalesef aşağıdaki karikatürde görüldüğü gibi değil mi zaten? :(
http://www.karikaturevi.com/gelenler/CelalCağrıGökgül-TürkiyeHarita.jpg
Doğuya veya Güneydoğuya yeterli yatırım yapılmadı o yüzden terör oluyor diyerek,yatırım eksikliklerini teröre mazeret olarak kabul etmek tamamen mantık dışıdır !
bugün Türkiye'de halen doğudaki veya Güneydoğudaki köylerden,şehirlerden daha kıt imkanlara sahip yerleşim yerleri mevcuttur ve onlar hiçbir zaman silaha sarılıp ta başkalarının canına kastetmiyorlar..o zaman meselenin temelinde ne var onu iyi anlamak lazım..meselenin temelinde Türkiye'den toprak kopararak bölgede ayrı bir devlet veya ilk aşama olarak federasyon kurma niyeti vardır,bu niyet artık tamamen suyüzüne de çıkmıştır..Bölgenin kalkınmasını sağlamak için terör yapmak nasıl mantıksızsa Toprağımıza gözdikenlere,silahla saldıranlara karşı zeytin dalı uzatarak safça yaklaşım sergilemek te o denli mantıksızdır,verilecek her taviz yeni tavizleri doğurur..Bu nedenle teskerenin çıkması iyi olmuştur ve gereği gibi kullanılarak meselenin çözümü sağlanmalıdır.ancak ben hükümetin bu konuda samimi olduğunu düşünmüyorum ve tahminimce meseleyi sürümcemede bırakıp kışın gelmesini bekleyecekler ve böylece kış aylarında operasyon mümkün olamayacağı için hainlere vakit kaandıracaklar birdahaki bahar ayında da belki artık komşumuz ırak değil ama tanımadığımız ve kabul edemeyeceğimiz gayrimeşru sözde bir devlet olacak,işler daha da kötüye gidecek..umarım böyle olmaz.Çünkü o zaman daha büyük sorunlar meydana çıkar...mesela aidiyet düşüncesiyle,duygusuyla hareket etmeye kalkışabilecek özürlüler çıkabilir.
Asıl operasyon kışın olacak gibi geliyor bana.
Neden?
Çünkü; kışın teröristler sığınaklarda barınma telaşı içindedir ve daha toplu haldedir.
Lokal lojistik ve casusluk imkanları tamamen kalkmış veya çok sınırlıdır.
Yani mağradaki ayının kar sebebiyle dışarıyla bağlantısı kesilir.
Kar kaçış olanaklarını ve araziye hakimiyetini tamamen sınırlar.
Bence bu kış ayı avı açısından çok bereketli geçecek. :twisted:
Ayucuklar yattıkları inlerinde ve barınaklarında kızartılacak.
Çooooook bereketli geçecek bu kış.... çok.
thunderpoint
18-10-2007, 16:07
Çünkü; kışın teröristler sığınaklarda barınma telaşı içindedir ve daha toplu haldedir. Lokal lojistik ve casusluk imkanları tamamen kalkmış veya çok sınırlıdır.
Yani mağradaki ayının kar sebebiyle dışarıyla bağlantısı kesilir. Kar kaçış olanaklarını ve araziye hakimiyetini tamamen sınırlar.
Camgöz, demek ki bu konuda da fakirsin!...
Çünkü; kışın teröristler sığınaklarda barınma telaşı içindedir ve daha toplu haldedir. Lokal lojistik ve casusluk imkanları tamamen kalkmış veya çok sınırlıdır.
Yani mağradaki ayının kar sebebiyle dışarıyla bağlantısı kesilir. Kar kaçış olanaklarını ve araziye hakimiyetini tamamen sınırlar.
Camgöz, demek ki bu konuda da fakirsin!...
Fakirliğim ayıbım değildir. Paylaş da engin tecrübelerinden faydalanalım.
Ama kış operasyonunun bereketi geçmişle sabittir.
Çok bilmiş tavırları yapmana hiç gerek yok.
ben sana savunduğum fikir hakkında bir örnek vereyim;
Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı GENERAL OSMAN PAMUKOĞLU'nun yaptığı askeri harekatlardaki gebertilen kancık saysı bereketin göstergesidir.
1993-1995 yılları arasındaki sınır ötesi ve sınırlarımız içinde yer alan kamplara yapılan baskınlar terörün yediği en ağır tokatlardır.
Niye?
Çünkü OSMAN PAŞA bu operasyonu demir bir yumruk gibi kış vakti terörün beline indirmiştir.
Fikrime katılır veya katılmazsın....
Ama sululuk yapma. :evil: *
(Sululuğu nerede gördün anlayamadım! *Önce üslubunu düzeltmen gerekiyor. Söylediklerini sınamak istiyorsan kışın ortasında, sırtında 35 kilo techizatla Kato'ya tırman, sonra görüşelim şoven camgöz: thunderpoint)
varsa fikrin belirt. *yoksa afra tafraya gerek yok. :evil:
bu kürtlere bir anlam veremiyorum.bunlar ne biçim bir toplum şunu düşünemiyorlarmı bugün bir ırak ABD topraklarını istilaya geldiğinde tef çalıp oynadılar ve ülkelerini savunma gereksimini dahi görmediler ben hiç bir tarihte araplar ve kürtler kadar kalleş bir toplum görmedim kendi ülkelerinin liderini bile sattılar.şimdi hallerine bak bölük pörçük bir devler karılarının kızlarının karınlarında coni ******i aç suzuz biçare haldeler bunun içinmiydi tef çalıp oynamalarınız conilere sarılmalarınız.anlamazmıydınız bire gafiller bire cahiller siz yağmurdan kaçıp doluya tutunacağınızı bilemedinizmi şimdi ABD nin sizi bölüp köle edeceğini düşünemedinizmi yuh size şimdi *o ırakta devlet kurmak isteyen kahpeler hiç heveslenmeyin ABD ordan çıktığında haliniz nice olacak saddam zulmünden kaçtığınızda yine o yüce toplum size sınırlarını açtı ekmek verdi aş verdi işte o ulus sizin tc dediğiniz TÜRKİYE CUMHURİYETİ sizi bagrına bastı olsun biz alışkınız arkadan hançerlenmeye biz alışkınız satılmaya yine o millet sizi sevgiyle kucaklar.içinizde biraz insanlık varsa bırakın TÜRKLERE kalleşliği bırakın ikiyüzlülüğü artık gercekler çok uzakta degil arka bahçemiz görün ibret alın sizlerdide toprak diye sevindiriyor.bize kışkırtıyor sonumuz ırak gibimi olsun analarımız bacılarımız conilere mezemi olsun ne istiyorsunuz kalkın sizde pkk denen şerefsizlere kürtler olarak isyan edin görelim kardeşliğinizibu ülke hepimize yeter yoksa size ne küristan kalacak bu ülkede nede bize TÜRKİYE elele verelim atamızın dediği muhassır medeniyetlere hep beraber yükseltelim vatanımızı.ama diyorsanız yok biz devlet istiyoruz ozaman başka bu millet tarihte 29 tane kürt isyanı bastırmıştır.biz degil 29 isyan 129 isyana bile hazırız.bunu aklınıza sokun bir olalım iri olalım diri olalım karar sizin biz YURTTA SUL CİHANDA SULH diye büyütüldük ama size kalmış
Ben Kuzey Irak'taki Kurtlere cok hak veriyorum. Saddam'in kurt katliamlarinin haddi hesabi yok. Biyolojik silah kullanarak toplu kiyimlarinin da herkesin haberi vardir sanirim. Galiba sayin Ersay'in bir haberi yok.
Tabiiki Kurt halkinin da bir vatani olacak. Bunun K. Irak'ta olmasina da karsi degilim. Onemli olan Turkiye ile K. Irak'in aralarindaki su PKK problemi ortaklasa olarak cozulsun. Bundan iki tarafta buyuk faydalar gorecektir. K.Irak'in Turkiye'ye yakinlasmasi en cok onlarin isine gelir. Cunku ABD Irak'tan ayrilinca ( en az 10 yil olarak tahmin ediliyor bu sure) Cevredeki ulkelerden en yakini Turkiye olacaktir. Turkiye'nin PKK'ya karsi operasyonlarinda Pesmergelerin isbirligini de unutmamak lazim. PKK sorununa karsi birlikte hareket ederlerse ve ikili iliskiler normale inerse ve hatta Turkiye Kurtleri K.Irak'ta desteklerse Turkiye'deki PKK tabani da iyice azalir.
Olaylarin gelisiminde sagduyunun galip gelecegini ve Turkiye ile Kurdistan'in kardes iki ulke olarak var olacagini umuyorum.
lafa geldiği zaman atam izindeyiz derler. yahu atatürk dememiş mi araplara güven olmaz diye? suriye'ye iran'a güvenip güney kürdistan'a girmek çok yanlış bir harekat.
Ucuncuyol, bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasının Türkiye için savaş nedeni olacağını sanırım bir ara Genelkurmay'dan birileri dile getirmişti. Genelkurmay açısından sorun bir PKK ile sınırlı değildir. Bağımsız bir Kürdistan (lafın icabı bağımsız diyoruz, elbette ki İsrail ve ABD'ye bağımlı olacak) Türkiye için kabul edilemez birşeydir. Çünkü 80 yıllık söylem Kürt'lerin bir ulus olmadığı üzerine kurulmuştur. Türkiye'de devlet denilen şeyin ancak ve ancak ulusal olabileceği şeklinde bir paradigma vardır. Sorgulanmadan kabul edilen birşeydir bu. Bu yüzden Kürt'lerin bir devletinin olması, kabul edilmeyen Kürt ulusunun bir gerçek olduğunu ortaya çıkaracak. Yani kısacası PKK diye birşey olmasaydı da farketmezdi. Bağımsız bir Kürdistan yine de kabul edilmezdi. Bu konuda inanılmaz büyük bir önyargı ve tepki var Türk yönetimlerinde.
Ulus konusuna girince bu konuda birşey daha eklemek istiyorum. Osmanlı'da milliyetçilik eski Osmanlı kültürel anlayışının devamı olarak gelişti. Yani Batı Avrupa'da başlayıp, sonra orta Avrupa'ya yayılan seküler millet anlayışından farklıdır. Osmanlı'da milletler vardı, ama din temelinde ayrılıyorlardı. Yani müslüman milleti, hıristiyan milleti, yahudi milleti şeklinde milletler vardı. Burda Kürtler, Çerkesler vb. müslüman milletinden sayılıyordu. Ermeniler hıristiyan milletinden sayılıyordu. Milliyetçilik Rumeli'den başlayıp bize gelmeye başladığında bu klasik sınıflandırma kafalarda kaldı aslında. Yani müslüman milletinin yerine Türk milleti dendi ama kavrayış hala müslüman milleti idi. Hatta İttihat Terakki'nin millet anlayışının içine din de dahil edilir. Aynı dinden olmak millet olarak kabul edilmek için gerekli olan şartlardan biriydi.
Kemalizm'in milliyetçilik anlayışı İttihat Terakki anlayışından gelmiştir. Kemalizm'de dinin millet kavrayışının içinde olmaması gibi birşey sözkonusu değildir aslında. Sadece buna fazlaca yer verilmez. Aslında aynı şey İttihat Terakki'de de vardı. İttihatçılar da laik ve modernizm yanlısı idiler. Ama yüzlerce yıldan beri kabul edilmiş olan dinsel gruplama anlayışını sorgulamadılar fazlaca. O zaman dertler başkaydı çünkü. Kemalizm'in millet kavrayışının içine Kürtleri, Çerkesleri de sokup hepsine Türk adını vermesinin böyle bir geçmişi var.
Bu kavrayış ciddi sorunlara yolaçtı tabii. Avrupa'daki gibi milletlerin bizde olmadığını kabul etmek yada Avrupa'daki gibi sınıfların bizde olmadığını kabul etmek diğerlerini reddetmek demekti. Bir bağımsız Kürdistan kurulması demek yüzyıllardır süregelen bir paradigmanın iflas ettiğini kabul etmek demektir. İşte bu yüzden de Türkiyenin derin sahipleri bağımsız Kürdistan'ı savaş nedeni sayıyorlar.
Son olarak, bu tezkerenin PKK için çıkmamıştır diyorum. Tezkere'nin hedefi PKK değil, bağımsız Kürt devleti kurulmasını engelleme çabasıdır. Bu ilk adımdır bence ve iş giderek derinleşecektir muhtemelen. Paradigmamızı yıkmayız, gerekirse savaşırız deniyor. PKK terörü işin oyalamacasıdır sadece.
Bu sorun nasıl çözülür peki? Ben bu konuda biraz bilinemezciyim. Belki yanlış birşey ama kendi yaşadığım pratiklerden yola çıkarak yorum yapıyorum. Ne zaman böyle çözümsüz bir kriz durumu ile karşılaşmış olsam ve uzun süre çözülemese, bunu genellikle tamamen olayın dışından gelişen başka birşey sorunu gelip çözmüştür. Hem de hiç tahmin etmediğim şeylerin nerdeyse yan ürünleri denebilecek basit bir şekilde çözüm gelmiştir. Tabii bu çözümler her zaman istendiği gibi olmuyor, ama hayat kilitlenmeleri uzun süre kaldırmıyor ve bir şekilde kökünden çözüp atıyor. Ortadoğu ise böyle sürpriz gelişmelere fazlasıyla açık bir bölge. Ne olacağını bilmek çok zor. Ama Türkiye paradigmalarında böyle gerici şekilde ayak direrse, Türkiye'nin başına fena şeylerin geleceğini düşünmemek için bir sebep bulamıyorum. Türkiye uzun süre ayakta durmak istiyorsa sarılması gereken şey diktatörlükler, yobazlık, gericilik, dinler, milliyetçilik falan değildir. Bunların hepsi geçici bir süre insanları gaza getirir, gözlerini döndürür, hırslarını ve nefretlerini büyütür ama uzun vadede felaketler getirir. Çözüm demokratik bir sistemde halkının mutlu yaşamasını sağlamaktır. Şiddeti, nefreti, öfkeyi, "diğerlerini" aşağılamayı, ezmeyi, yoketmeyi, asimile etmeyi, "diğerleri"nin varlığını inkarı vb. reddetmek ve hoşgörülü ve toplum yaratmak için çaba harcamaktır.
Ne yazık ki, sözlerimin hep adeta suya yazılmış olduğunu gördüğüm için umutsuzum. Bizim topraklarımızda öfke tohumları sevgi ve hoşgörü tohumlarından daha güçlü.
Sevgili Sargon,
*Bu paradigmalarin ben de farkindayim. Bugunku Kurt sorununun kaynaginin tarihi sebeplerini de biliyorum. Yazdiklarina genelinde katiliyorum. Ama ben senden biraz daha iyimser yaklasmaya calisiyorum sanirim. Zaman ve olaylar bize gosterecek.
*Benim simdiden kabul ettigim bir gercek var: K.Irak'ta Kurdistan devleti kurulacak. En azindan Irak'a bagli federe bir *devlet yapisinda. Turkiye ne yaparsa yapsin bunu engelleyemez. Istedigi kadar tezkere cikarsin, istedigi kadar asker yigsin sinira. Gobegimiz bagli bir kere ABD'ye. Ordunun da hukumetin de yapabilecegi birsey yok. Tayyib'in deyimiyle Turkiye'de herkez trubunlere oynuyor.
*Bu gercegi kabul ettikten sonra ; bu durumu Turkiye nasil lehine cevirebilir diye fikir yuruttum.
Bugunlerde kabul edilen tezkere de Turkiye ile ABD arasindaki danisikli dogus izlenimi uyandirdi bende. Sanki ABD bu durumdan faydalanip K.Irak hukumetine soyle diyecek: " Bak Kurt kardeslerim durumu biliyorsunuz, Turkiye'yi artik ben bile zaptedemiyorum, su PKK'ya artik sirt cikmayin, bu sizin cikariniza da terstir" . Boylece ABD direkt PKK'ya cephe almamis durumunda olacak. Cunku ABD PKK'nin kardes orgutunu Iran'a karsi kullanmak istiyor.
Izleyip gorecegiz.
80 li yıllarda Kürt kimligini ve Kürt realitesini tanıyan ve kendi Kürtleri ile barışık olan bir TC bugün elinde kozları tutan taraf olabilirdi. Zannedersem Özal bu gerçegi görmüştü. Toprak veren degil, toprak alan ve birleştiren bir konumda olabilirdi.
* *Uzun vadede hala bu kartı muhafaza edebilir ama her geçen gün toprak altımızdan kaymakta.
* *saygılarımla
Sevgili Dilaver,
*K.Irak'ta Kurt devleti hele bir kurulsun, O zaman bak Turkiye'nin siyaseti nasil cark ediyor. Bugun Irak icinde ekonomik istikrari yakalamis, nisbeten daha huzurlu tek bolge K.Irak. Kurtler bu konu da cok azimli ve heyecanli gorunuyorlar.
Şimdi burada herkes dokunaklı yazmaya başlamış ama ne yazık ki tespit doğrudur. Dünyada hoşgörü diye bir şey kalmamıştır ve dünya amansızca acımasızdır. Onun için kimseye hoşgörülü davranılmaz. Türkiye İsa mı ki tokat atana öbür yanağını çevirecek :) ?
Dünyada korkunç bir küreselleşme yaşanıyor. Bir küresel burjuvazi ortalığı kasıp kavuruyor. İnsanlığın birikimi olan değerler kavram kargaşası içinde yok ediliyor. Bu iş yapılırken bütün dünyada emekçiler bilinçsiz yığınlar haline dönüştürülüyor. Dikkat ederseniz bütün dünyada mevcut bilimsel devrimler, aydınlanma, burjuva devrimleri, sanayi devrimleri vs hepsi yok ediliyor.
Bakın bunlar; yani sınırların ortadan kalkması, ulusların kalkması, devletin kalkması, sınıfsız toplum gibi kavramlar komünist idealleriydi. Bunlar artık küresel burjuvazi tarafından kullanılıyor. Şimdi ulus-devlet ortadan kaldırılacak ve bu birimler artık küresel sermayenin eyaleti haline getirilecek. Bir yerde taşeronlaştırılma demek bu. Yani bu ulusal burjuvaziler, küresel burjuvazinin taşeronu haline geliyor. Plan, program bu. Onun için ulus, ulus niteliğinden çıkarılmaya çalışılıyor. Kavramlar sorgulanıp ümmetçilik ön plana çıkarılıyor. Artık işçi, köylü gibi sınıflar yok edilmeye çalışılıyor. İşsizleştirilerek kent varoşlarında yığınlar haline getiriliyor. Dünyadaki teknik gelişmeler tamamen bu küresel burjuvazı lehine işliyor. Tahsin Yücel'in Gökdelen romanını okumanızı salık veririm. Olay 2070'de Türkiyede geçiyor. Varoşlardaki "yılkı" adamlarıdır, öngörülen.
Burada sürekli asker darbeci olarak niteleniyor. ama iyi niyetli, zamanında faşist uygulamalar karşısında birebir kalmış bu arkadaşlar amacın ordunun bertaraf edilmek olduğunu da görmeliler. Amaç ordu-halk ilişkisini ortadan kaldırmaktır. (Haydi bakalım, Büyükanıt Paşa da hizaya girdi. Gül ve Tayyiple birlikte, söylemin değişmesinden bunun farkına varmıyor musunuz?) Amaç orduların profesyonelleşerek küresel burjuvazi emrine girmeleridir. Gittikçe meslek eğitimi yok oluyor dolayısıyla işçilerin baskıcı davranışlar dışında bilinçsiz ve sonuçta örgütsüz kalarak azaplaştırılmaları hedefleniyor. Yani üretimin bütünlüğünün bozulması öngörülüyor. Bunun arkasından kim soldan söz edebilecek? Daha 2 ay önce seçim sonucunun Türkiye'de solun olmamasına bağlandığını görmüştük. Bu gidişle solun ne olduğu bile bilinmeyecek. Toplum dışında bireye önem vererek onu ön plana almak sadece aldatmacadır. Amaç bütün toplumsal yapının bozulması ufacık birimlerin kalması yani, sınıfların yok edilmesidir. Bunun sonucunda 5 paraya talim eden yığınlar ve küresel burjuvazinin taşaronu olan bir komprador sınıfı olacak. İnsanlar kişiliklerini kaybetmiş yığınlar haline gelecek.
Şimdi, ABD'nin (neo-liberallerin) ithal etmeye çalıştığı herkese zorla dayattığı küreselcilik, postmodern kıstaslar kullanarak bu işi becermektedir. Akıllı tasarımın neden bu kadar dayatıldığını sanıyordunuz ki? Olay bilim ile dinin örtüştürülmesidir. Bilimi parçalamaya yönelik bir uzlaşma aranıyor. Bu hususta Avrupa da taşeron görevi yapıyor. Kendine gelince feryadı koparanlar Türkiye'de dini eğitimi, laiklik karşıtlığını demokrasi meselesi olarak görüyor. Sonra da gayet yüzsüz bir şekilde "islami devlet olrsanız AB'ye giremezsiniz" diyorlar.
Bu şekilde bütünlükleri, bağları koparılmış yığınlar nasıl bir arada kalır? Din ile! Alın size sürüyle tarikat var, Seçin beğendiğinizi girin. Bazısı kürtçe, bazısı türkçe, bazısı çerkesçe, bazısı lazca vs konuşsun, dil beraberliği de gerekmez yani. Ulus neyimize, etnisitelerle idare edilir, hatta etnisite içinde tarikatlere göre de bölünürüz. Devlet neyimize, zaten eyaletyler halinde olacağız. Ümmet kavramı bizi dinlere göre birbirimize yapıştırır. İşte ABD'nin görevleri bu şekilde yerine getiriliyor. Yani burada bir darbe yapılmaktadır. Herkes sanıyor ki asker darbe yapar. Bu darbeyi hergün görüyoruz. Ama biliyorsunuz kurbağanın kovadaki suyunu yavaş ısıtıyorlar.
Bu gün Atatürk'in ortaya koyduğu bir nebze burjuva demokratik sayılabilen süreç bitmiştir, geri dönülmüştür. Sıranız geldi 2. Cumhuriyetçiler, yallah yallah!
Burlap, sen de benim gibi umutsuzlar ekibindensin anlaşılan. Ama birbirimize zıt taraflardan görüyoruz olayı. Sen o taraftan ben bu taraftan umutsuzluk yaşıyoruz. Ben ülkede önü kesilemeyen bir milliyetçi ve muhafazakar yükseliş görüyorum ve bunun felalete götüreceğini düşünüyorum, sen ise tersine milliyetçi muhafazakar değerlerin yokolduğunu ve parçalandığını, küreselci ve liberal bir gelişim olduğunu düşünerek tersinden bir felaket öngörüyorsun.
Herhalde ikimiz de biraz yanılıyoruz. Gel şunun bir ortasını alalım. *:D
herkes cok biliyo barışcıl cözümmüş!!!!tezkereye hayırmış!!!!bu yakılarda askerlik yapan var mı aranızda??tezkereye hayır diyenler neye göre hayır diyor??gecen haftalarda siirt te ki catışmada ölü ele gecirilen *8 pkk itlerinden 5 nin ermeni cıktığını ve grup liderleinin elinde ABD nin kaybettiği ( nasıl oluyorsa!!!) silahı bulundurduğunu kacınız biliyor??13 sehit verildi..sayı saymayı bilmeyenlere bu tezkereye hayır diyenlere diyorum tam 13 genceck fidan eğer sen sınır ötesi operasyon yapmazsan daha nice 13 ler gidicek ve barzani gibi itler senin üstüne havlayıp durcak..sınır ötesi operasyona sonuna kadar destek...ve son olarak sen doğudaki terörü halletmeden oraya istihdam sağlayamazsın önce ordaki karışıklığı cözücen sonra oraya yatırım yapcan..yoksa senin yatırımlarını yatırırlar üstünden gecerler..biraz araştırın bugüne kadar doğu ve g.doğuya kurulmaya calışılan fabrikalardan kactanesi pkk tarafından yağmalandı...öyle radikallik taslıcam diye böyle abuk subuk konular acıcağınıza biraz araştırma yapın ve pkk denen illetin iç yüzüne araştırın...tezkereye sonuna kadar destek tam destek
Sargon,
Umutsuzluk zaman zaman oluyor. Ama milliyetçi muhafazakarlığı kabul edemem. Yani, milliyetçi muhafazakar değerlerin yok edildiğini söylemiyorum. Her şeyin aşırısı zarardır. Elbette bir miktar ulusal olmak gerekir. Ama muhafazakar asla! Benim ulusal anlayışım ve devlet anlayışım içiçedir. Yanı ben bir yerde demokratik burjuva devriminin tamamen oluşmasını isterdim. Ancak 1950'den başlayan süreç bunu tamamen tersine çevirdi.
Bu arada kapitalist sistem aşamalarını sürdürüyor. O hale geldi ki sosyalizmi bitirdi. Halbuki komünistler emperyalizmi son aşama olarak niteliyorlardı. Ama postmodern küreselcilik ile bir aşama daha ortaya çıktı. Küresel burjuvazi doğdu. Bu öyle önüne alınamaz bir saldırganlık ki dehşet verici. Kendini hiç dizginleyemez durumda. En güzel değerleri alıp onları uyguluyor, medeniyet, sevgi, kalkınma götürüyor ayağı ile sömürü düzeninin yapısını değiştirerek sömürüyü uzatmayı beceriyor, hatta bunu evrensel hale getirmeyi gözüne kestirmiş. Bu sistem öyle berbat ki, küresel ısınma da bunun eseri. Bu küresellikten kurtulmak hemen hemen olanaksız. Çünkü küreselliğin ulusları, kaynakları vs bir araya getirme gibi güzel işlevleri de var. Ama çark, bu güzellikleri getirirken aslında korkunç sömürüyü taşıyor.
Bak MHP'nin milliyetçi söylemlerinin ne olduğu ortaya çıktı. Milliyetçi-mukaddesatçı temeli hemen kendini belli ederek sömürü tarafında yer aldılar. Aslında bunların ırkçılığı da göbekten parasal bağlılık. Geçmişe de bakarsan, bunlar her zaman çıkar sağlamak için o söylemde olmuşlardır. Esas korkulacak tarafları mukaddesatçılıkları. Testere ile kafa kesenler de burada.
Şimdi geri dönüp bakılırsa, benim anımsadığım sadece Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığı oylanırken oylamaya katılmayana para cezası verildi. Ama şimdi gene para cezası var. Hem de 17 YTL. Neden? Çünkü dinsel gidişin perçinlenmesi gerekiyor. Katılım düşük olmamalı! Katılanların yüzdesi itibariyle de "evet" oylarının fazla olacağından da eminler. Her adımda uyuta uyuta şeriata doğru gittiklerini görüyorum. Bunun sonucu da kesin parçalanmadır. Ümmetleşme, ulusal bilincin yitmesi devleti de ortadan kaldıracak. Ama biz daha ulusal devlet olmayı tam olarak becerememiştik ki! Bütün cumhuriyet tarihinde feodaliteyi bertaraf edemedik ki' İnönü en kuvvetli zamanında "köylünün kanını emen toprak ağasının kökünü kazıyacağım" dedi, bir şey yapamadı. Ulusal değerlere varıp, onları özümlemeden bir sonraki aşamaya geçmek çok zor. Zaten Atatürk'ün devrimleri yukarıdan aşağıyaydı.
Onun için şimdiki politikalar bizi yüzer - gezer bir yığın yapmaktan öteye gitmez. Devletsiz olmaz, devlet bize gerekli. Devlet sadece bir ad değildir. Yasalar topluluğudur. Devletsizlik anarşidir. Anarşide güçlü zayıfı ezer. Devlet olmanın gerekleri de ulustur, dil birliğidir, geçmiş birliğidir. Burada din yoktur. Osmanlı zamanında Hristiyan Milleti, Müslüman milleti denilmesi feodal yapıdan gelmektedir. O artık geride kalmıştı. Üniter devlet olarak bütün vatandaşları sarmak durumundaydık. 1950 sonrası bunlar hep geri döndürüldü. Şimdi neo-liberalistlerin pratik alanı olduk. Bu ortamda nasıl umutlu olunur?
Ortasını ben bulayım arkadaşlar.
Türkiye'de milliyetçi-muhafazakar görüş, dinci+liberal+bölücü görüşten çok daha güçlüdür.
Her ne kadar milliyetçi-muhafazakarların önemli bir kısmı iktidara oyunu vermiş olsa da..
Ancak gidişat, milliyetçi-muhafazakarlardan sürekli kan kaybına neden olmaktadır.
Yani, Dinci+liberal+bölücü görüş gittikçe güçlenmektedir.
Türkiye, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulmasına karşıdır. Konu Irak'ın bütünlüğü açısından önem arzeder. Bunun sebepleri 1. Dünya Savaşına kadar dayanır. Çünkü Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan Musul ve Kerkük'ten vazgeçilmesi kararı, Irak'ın bütünlüğünü bozmamak nedeniyle alınmıştır.
Irak bölündüğünde, eski defterler, hesaplar açılır.
Yoksa Türk vatandaşlığını paylaştığı bir kesimin soydaşlarının Türkiye'ye komşu bağımsız bir devlet kurmaları Türkiye'yi rahatsız etmez, tersine memnun eder.
Hangi şirket yönetim kurulu, hissedarlarının yakınlarının, kendisine müşteri olacak başka bir şirket kurmalarını kötü görebilir. :)
Tabi ki eğer, diğer şirket hissedarları kışkırtıp bu şirketi de ele geçirmeye kalkarsa ona hop denecektir. Israrcı olunduğunda da hissedarlara şirketten yol verilecektir. Gitsinler yakınlarının şirketine.
Dostça-dürüstçe ilişki içinde olurlarsa mesele yok tabi.
Ama yakınlarının şirketi paravansa, arkasında mafya varsa o şirketin rahat durması da beklenemez.
Ya o şirketi mafyadan kurtarmak gerekir, ya da o şirkete baştan tavır almak.
Türkiye'nin de yaptığı budur.
Sözde 11 Eylül'ün ardında Saddam'ın olduğunu öne sürerek, Saddam'ı cezalandırma bahanesiyle Irak'ı işgal eden ABD'nin gerçek amacı Türkiye'nin ulusal birliğini, toprak bütünlüğünü yoketmek ise Türkiye'nin de buna sessiz kalması düşünülemez. Bu sessiz kalmama ise ne ırkçılıktır, ne faşizmdir, ne de antidemokrasidir. Bunun adı vatan savunmasıdır. Vatan savunmasında da Türkiye'nin hassasiyeti bilinir.
Burlap, benim kastettiğim muhafazakarlık dini muhafazakarlık değildi. Muhafazakarlık derken eski sistemi muhafaza etmek anlamında muhafazakarlığı kastettim. Kemalizm bir sistem öngörmüştü. Bu sistem o dönemin dünyasına uydu. Emre Kongar'ın değerlendirmesini biliyorsundur sanırım. Türkiye kurulduğunda dünya yeni savaştan çıkmıştı. Sonrasında kriz ve soğuk savaş dönemi geldi. Bu dönem boyunca Türkiye'de kurulmuş olan sistem ABD'nin ve Avrupa devletlerinin işine geliyordu. Kürt sorunuydu, şuydu buydu önem taşımıyordu. Sovyetlere karşı müttefiki olan bir devlet vardı ortada ve korunmalıydı. Türkiye Kürtleri tanımadı, kabul etmedi diye gıkını bile çıkarmıyordu hiç.
SSCB ve Doğu Bloku yıkıldı. Dengeler değişti. Artık sosyalizme karşı dalgakıran rolü üstlenecek Türkiyenin fazla önemi kalmadı. Burdan Tükiye önemsizleşti anlaşılmasın, sadece Türkiye'deki yüksek milliyetçilik ve dini gericiliğin fazla önemi kalmadı. Sadece milliyetçilik değil, dini gericilik de o zamanlar önemliydi, çünkü sosyalizme en büyük düşmanlığı onun sayesinde elde ediyordu. Sosyalistler dinsiz ve kafirlerdi çünkü. Dünya dengeleri değişti demiştik. Ama Türkiye hala bunu kabul etmek istemiyor. ABD Ortadoğu'da yeni bir düzen kurmak istiyor. Daha önce İngilizlerin bölge hesaplarını gözeterek Mustafa Kemal'in politikalar oluşturmasına ve Musul ve Kerkük'ten vazgeçmesine, bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler geliştirmesine karşın, sonraki yıllarda adeta donmuş, hiç bir politikasını değiştirmeye yanaşmayan, 1923'te ne dediysek o diyen tamamen gerici bir zihniyet yerleşti kaldı. Şu anda Türkiye'nin komşularından hiçbiri dostı değil, hepsi de adeta düşmanıdır. Halbuki böyle olması gerekmiyordu. Bu durum 1950'nin falan sorunu değildir. Türkiye'de dünyanın değiştiğini, Ortadoğu'da dengelerin değiştiğini gören partiler falan yok. Kurusıkı milliyetçilikle iş götürmeey çalışanlar var sadece.
Soğuk Savaş döneminde ABD Ortadoğu'da yeterince etkili olamıyordu. Şimdi daha rahatladı. Irak'a girdi, İran'a diş biliyor. Bush açıkça 3. dünya savaşından bahsediyor. Burda Kürdistan'ın kurulacağı gün gibi açıktır. Koca Arap denizinde İsrail dışında bir mütefik arıyor ABD ve Kürtlerde bunu buldu. En rahat olduğu yer Kürdistandır. Ayrıca bölgeyi geliştirmek için çaba da harcayacaktır. Irak yanıp dururken Kürt bölgesi gelişiyor şu anda. Tabii İran'la bir savaş çıkarsa neler olacağını bilmek zor.
Ancak bütün bu gelişmeler sürerken, Türkiye ne yapıyor. Sadece hayır diyor. Ben Kürdistan'ı kurdurtmam da kurdurtmam. Savaş çıkarırım, yakar yıkarım, razı olmam. Bu kadar aptalca bir politika olabilir mi? ABD'nin paçası tutuşmuş. Bir süper güç ve sarılabileceği tek dal var, o da Kürtler. Kürtler de tabii ki bunu değerlendirecekler. Türkiyeyle de iyi geçinmek istiyorlar. Sen de biraz politika yap, hesap yap. Yok ben 80 yıl önce and içmiştim, Kürt diye birşey yoktur denerek ülke mi yönetilir. Kürtlerin devlet kurması sorun değilmiş de Irak'ın toprak bütünlüğü sorunmuş. Böyle bir mantık olabilir mi? Irak'ın toprak bütünlüğünü istemenin Türkiye açısından anlamı nedir ki? Biz Iraklıları çok seviyoruz, o yüzden Irak'ın parçalanmasına izin veremeyiz. Sorunun Kürt kardeşlerimizle bir ilgisi yok. *:D Yahu Irak'ın toprak bütünlüğü demek Türkiye için Kürt devletinin kurulmaması demektir. Kürt devleti sorun olmasıydı Irak'ın bütünlüğünden kime ne? Girit Yunanistan'dan ayrılsa Türkiye savaş nedeni mi sayacaktır bunu. Komşularımızın toprak bütünlüğüne dokundurtmayız mı diyecek. Yahu sen zaten hiç bir komşunla dost değilsin ki, kime masal anlatıyorsun.
Sorun gelişmelerin gerisinde kalmaktır, yani muhafazakarlıktır. Dünya değişir, dengeler değişir, hesaplar farklılaşır, bazı yönetimler bunu farkeder, buna göre yeni politikalar geliştirirler. Bazıları ise direnirler, ilkelerimiz, antlarımız, yeminlerimiz, büyüklerimizin mirası derler, sonrada koca Sovyetler gibi gümbürdeyip giderler. Sonra yerine ne kurulacağı belli olmaz. Türkiye birçok konuda 80 yıl önceki politikalarını sürdürmektedir. Hatta bir gelenek vardır dış ilişkiler konusunda. Hangi yönetim gelirse gelsin belli politikalar değişmez. Bu yapı fazlaca tutucu, muhafazakar ve esnekliği olmayan bir yapıdır. Sevdiğim bir arkadaşımın bir sözü vardı. "Kırılırız ama eğilmeyiz" derdi. Eğilmedi, direndi, savaştı ve alçakça bir şekilde katledildi. Sözünü yıllarca düşündüm, ama hiç bir zaman kabul edemedim. Politika, kırılana kadar ayakta durma sanatı değildir. Gerektiğinde eğilmeyi bilme sanatıdır. Güne ayak uydurabilme sanatıdır.
Türkiye paradigmalarını aşamaz, muhafazakarlığına sarılmaya devam ederse ömrü çok uzun sürmez. Bunun nedeni AKP hükümeti falan değildir, AKP gider, başkası gelir. Temel anlayışlar değişmediği sürece, korkunun ecele faydası yoktur.
rebera_roni
20-10-2007, 11:12
teskereye karsıyım sonuna kadar...
Sargon,
Bir önceki iletin ile bunun arasında pek çok fark var. Bu sefer konuyu değişik yola aktarmışsın. Türkiye’nin kötü idare edilmesi ve kötü politikası ile devletin konumu, tarzı farklı şeylerdir. Bu aldatmaca sonrasında gelmiş sonucu 1923 Türkiye’si politikalarında ısrar etmeye bağlamışsın. Bunu da geri zihniyet olarak niteliyorsun. Yeni dengeler oluşmuş, Türkiye bu dengeleri görememiş. E sonra? Türkiye gelişmelerin gerisinde kalmış, bu da muhafazakarlıkmış.
Hayır, buna muhafazakarlık denmez. Gelişmelerin gerisinde kalmak, iş yapmamak, tembellik etmek, gaflet, dalalet ve hatta hıyanetiçinde bulunmak demektir. Muhafazakarlık bambaşka bir şeydir.
İşte tam da benim anlattığım şey budur: KAVRAM KARGAŞASI. Sen sonuçta bu kötü politikaları Türkiye’de “devlet” kurumunun ve “ulus” kurumunun niteliklerinin kötü olmasına bağlıyorsun. Sanki bu kurumların içeriği değişirse, politikalar da yoluna girecekmiş gibi bir kanıya kendini kaptırmışsın. Uygulamayı yapanların yanlışlığını genel kuralların yanlışlığında bulmak elbette daha önce de anlattığım postmodern küreselciliğin ta kendisidir. Ne yapalım,? Gelin devleti kaldıralım, gelin ulusu kaldıralım! Gelin yeni yasalar yapalım, Türkiye’yi ümmet, etnisite bazlı eyaletlere bölelim. Sonuç buna çıkar. Halbuki yanlış kuruluşta değil uygulamadadır. Bütün yazında da uygulama yanlışını anlatıyorsun.
Geçen yazındaki devlet ve ulus hakkında yazdıkların burada yok. O yazını ve benim yazımı tekrar okumanı öneriyorum. Çünkü son iletinde yukarda bahsettiğim muhafazakarlık tanımlaması dışında yadsıyacağım bir şey yok.
Korkunun ecele yararı yok. İnsanların ordu darbesi dışındaki ABD güdümlü kurbağayı ısıtarak sinsice yapılan darbeleri görmeleri gerekli…
.
Merhabalar
Sitenizi uzun zamandır ilgiyle izliyorum. Özellikle başta sayın Cem olmak üzere sayın spartakus, sayın sargon ve sayın Dilaverin sorgulayıcı ve aydınlatıcı yazılarını ilgiyle takip etmekteyim. Bence tabuları sorgulayabilmek ya güçlü kişiliklerin yada bulunulan ortamın bir ürünüdür. *Yukarda yazılatını ilgile okuduğum arkadaşların duruşları, güçlü kişiliklerinden kaynaklandığını gözlemliyorum.
Bu başlığın altına neden bu yazıyı yazdığıma gelince; bir toplumu aşağılayan provokatif yazı olmasından dolayı forum kurallarının 4. maddesine aykırlık göstermiştir. Farklı görüşlere sahip olabilirsiniz, buna saygı duyulur ancak bu görüleriniz kişilere ve toplumlara hakaret etme hakkı vermez.
Saygılarımla
hizmetine karşılık kaç para alıyorsun? * camgöz
* * * sadece kuru bir teşekkür almışız camgöz. Kimse para vermemiş,beklememişiz de zaten. Senin hizmet dedigin benim ise ifadeyi dile getirme özgürlügü dedigim olayda yanıma kalan sadece zulum ve işkence oldu. Bu da benim uzlaşmazlıgımı arttırdı. Ne hikmetse deger yargıları sadece ve sadece mülkiyet ve para olanlar bizim çabamızı anlayamazlar. İnsan olabilmeyi de insanlıgın onurunu da anlayamazlar.
* * * 30 senedir de hep benim nereden para aldıgımı sorarlar. Vallahi veren olsa alacagım da verene rastlamadım şimdiye kadar *:lol:
* * * aramıza hoş geldin özgür_
* * * saygılarımla
rebera_roni
20-10-2007, 23:39
CAMGOZ *yazdıklarınla bırak mağarada yaşamayı insanlıktan *bile düştüğün belli oluyor zaten.senin gibi zihniyetler yüzündem daha çok savaşlar çıkacak.madem istiyorsun ve isteyenler için buyrun ırak orda, kandil orda hade bakalım ne olacak göreceğiz.bakalım dökülen kanların hesabını nasıl ödeyeceksiniz gelecek çocuklara.
mağaraymış ayıp sana ve sen gibi düşünenlere söle bir dön bak be şu türkiye'deki aydınların kaç yanesi kürt.mağarada da yaşamış olsa insanlıktan çıkmadıkları kesin.
hade bakalım sen destek ver teskereye ama çok merak ediyorum acaba sen çıkacak savaşa katılacak mısın hiç sanmıyorum gerceği.burdan yazmak kolay can tatlı ama.
neyse saygılar...
Eğer, tezkereyi destekleyen bir kampanya varsa haber verin, imza atayım..
Adam eline silahı alsın, milleti haraca kessin, yol kesip adam öldürsün.. Irak'a kaçsın..
Biz "barışçı çözüm" vs. nutukları ile avunalım öyle mi?
Nedir bu barışçı çözüm martavalı? Barışçı bir şekilde memleketi ikiye filan bölmek mi? Bölelim ki kolay yutsunlar mı?
K.Irak'taki tipler apaçık, alanen bizim insanımızı öldüren, çarşımıza bomba koyan eşkiyaları besliyorken, onlara destek çıkıyorlarken, apaçık şekilde ülkemize göz dikerlerken biz barışçı olalım diye, onlara vakit kazandıralım öyle mi?
Liop abinin iletisinin altına koşulsuz imzamı atıyorum.Eklemek istediğim: Tabiki kaba kuvvet sorunu kökten çözemez.Lakin gözlerini korkutmanın hatta o gözü oymanın zamanı çoktan geldide geçiyor bile...Ülkemde gözü olanın gözünü oymaya her daim hazırım.Hazır olan G.D.A ve D.A da vatani görevini yapan ve teskere almayı reddeden mehmetciklerimiz bitmez bu ülkede.
SAYGILAR
13 şehit daha..
Şu imzayı bir de terör örgütünü lanetlemek için vermeyi düşünseler..
13 şehit daha..
Şu imzayı bir de terör örgütünü lanetlemek için vermeyi düşünseler..
vermezler!.. verirler mi hiç?!
şu anda toplam 41 kişi, 15 i ölü, 16 sı yaralı, 10 u kayıp. CNN haberine göre. Programa çıkan bir profun şöyle bir açıklaması var. Sınırdan tavşan bile geçse Abd nin haberi olur. Ama bu teknolojiyi bizimle paylaşmıyorlar. Yani harekata falan gerek duyulmadan sınır denetlenebilir.
* * *Tezkere çıkıyor, sınır ötesi harekatı herkes destekliyor, tam tersine böyle bir eylem yapılıyor. Verilen mesaj bizim sınır ötesinden korkumuz yok, sizi oraya bekliyoruz. Başka bir anlam çıkaramıyorum.
* * * Hiç bir hükümet bu tarz bir eyleme cevap veremezse ayakta kalamaz. Yarın analar, evlatlarının hesabını sormaya başlarlar. Burada esas düşman Abd dir. Bir an evvel Abd ile ilişkiler askıya alınmalı, tüm üs ve tesisler kapatılmalıdır. Abd ye tüm lojistik destek kesilmelidir. Abd ile degil Abd ye ve pkk ya karşı Kürt halkı kazanılmalı ve yeni bir kuvva yaratılmalıdır.
* * * * Şimdi başbakanı izledim, edindigim izlenim çaresizlik ve medyaya sansür oldu. Akşam 8 de toplantı yapacaklarmış, yahu siz bir haftadır ne yapıyorsunuz, planlarınız hala hazır degil mi.
* * * * *saygılarımla
Şeitlerimise Allah rametetsin.bu hayinner kürt filece deil.çünküm kürtolmak içün issanolmak lazım.bunnar kürt deil*hayin*Hayinoluhayin.lan****lar ekmeene yediinis suyuna içtiinis*içinde sizinde issanınısın olduu vatan evlatlarının kamyınuna bomba atılırda bukadan issana kıyılırmı?Bunnarda bu kürtler -*eziliyo lafına aazlarına sakız etmişler.kürtlerin ezildii filece yok.
sadecene bölücüler eziliyo.bizin burda kürt kardeşlerimisin bieli yada*bieli balda.en çok kazanan esnaf onnar.sate benim gördüüm gerçek kÜrtün bu bölücülüknen bi işiyok.Bunnar aMarika ve aBli milletlerin bisiböl me tezgaına gelenner.Yoksam Türk*Kürt kardeş valla.bide bu ipteler teve söledi.uDündar paranın çouavrupada esrar heroin satıp kaznmışlar.İyiolmuş sen ona koru *oda senin evladına ot*heroin satsın.zeirlesin.eee Allaın tokadı yokdenirya..etme bulamdünyası..
Şeitlerimise ramet olsun.Allah anababa*evlatlcıklarına sabırvesin.(amin)
tezkereye hayır diyen kendini bilmezler acsında bi televizyonlarını izlesinler siz burda cok bilmişlik taslarken 16 sehit daha verdi bu ülke sayı saymayanlar için *bu tezkereye hayır die başlığı acan kişi için brdaha söyleyim tam 16 sehit ve rakamlar yükselmeye devam ediyor ne yazıkki...13 sehitin ardından bugün 16 sehit daha :( *bukadarını bu ülke artık kaldıramaz bukadarı cok fazla...aslında yazılacak cok sey var ama su an sinirimden ve kinimden dolayı hiçbirşey yazamıyorum yapabildiğim tek sey terörü ve terörü destekleyenlerin topun lanetlemek malesef:(
Bu son olay henüz netleşmedi.
Ama eğer soru işaretlerini aydınlatan haber ve açıklamalar gelmezse, arkasında komplolar aranacağı kesin.
Çünkü olayla ilgili olarak herhangi bir teröristin öldürüldüğüne, yakalandığına dair bir bilgi yok.
Askeri birliğin çay üzerindeki köprüye hareket halindeyken, sözde 100 civarında teröristin Irak sınırından girip 3-5 km. ötesindeki köprüye saldırı düzenlemek üzere yola koyulmaları çok ilginç.
Askerler tam köprünün üzerinde iken köprünün havaya uçurulması da.
Bu teröristlerin sahip olabileceği bir istihbarat olmadığı gibi, bu istihbaratı kısa zamanda böylesine değerlendirebilecek bir örgüt işi de değil bu.
Eğer olay bu bilgiler çerçevesinde ise kesinlikle istihbaratın ve operasyon planının arkasında ABD vardır.
Şuna emin olalım ABD sadece silahlarıyla değil, eğitimiyle de, istihbaratıyla da, terör planlarıyla da örgütü desteklemekte ve Türkiye'yi enayi gibi oyalamayı, Türkiye ile oynamayı sürdürmektedir.
Eğer halka açıklanmayan bu yönde bilgilere devlet sahipse ve buna rağmen bu oyuna boyun eğiliyorsa topyekün bir ihanet çemberinin içindeyiz demektir.
Halbuki bu durumda tek yol vardır;
ABD ile ilişkileri askıya almak, tüm ABD askerlerini sınır dışı etmek, üslere el koymak ve derhal bir terör seferberliği başlatmak.
Kesinlikle hiç tereddüt etmeden Kuzey Irak'ta belirlenen noktalara, terör kamplarına ve Kuzey Irak yönetimine haddini bildirmek üzere stratejik noktalara havadan vuruşlar yapmak.
Oyuna gelinmemeli, asla karadan girip Kuzey Irak'a yerleşecek şekilde bir yanlış içinde olunmamalıdır.
Kuzey Irak'ın enerjisi kesilmeli, Habur sınır kapısı kapatılmalı, lojistik geçişlere izin verilmemeli, teröre açıkça cephe alana kadar ve bunu uygulamalarında gösterene kadar da ambargo uygulanmalıdır.
Bu ortamda borsaymış, ekonomi imiş kesinlikle düşünülemez. Gelinen noktadaki kriz çok daha önemlidir. Şu anda fiili işgal şartları olmasa dahi, daha tehlikeli bir Sevr ortamına gidişat vardır.
Bu gidişatı durduracak olan da Türkiye'nin kararlılığıdır. Bunun için gerekirse gemileri yakacak kadar tavizsiz olduğunu göstermelidir.
Düzeltme notu:
Yazıyı gönderdikten sonra son dk. haberi olarak olayda 23 teröristin öldürüldüğü bildirildi.
Düzeltme notumdaki haber Genelkurmay açıklamasına ait.
Açıklama şöyle:
TARIH * : 21 Ekim 2007
NO * * * *: BA- 23 / 07
* *21 Ekim 2007 günü saat 00.20 sıralarında, Irak'ın kuzeyinden topraklarımıza sızan PKK terör örgütü mensupları tarafından, Hakkari/Dağlıca'da konuşlu Piyade Taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğümüze kalabalık bir grupla üç ayrı bölgeden silahlı saldırıda bulunulmuştur.
* *Çıkan çatışmada 12 şehit, 16 yaralı verilmiştir.
* *Saldırıya anında misliyle karşılık verilmiş; teröristler, silahlı helikopterler tarafından görerek, mevcut ateş destek vasıtaları ile görmeyerek ateş altına alınmıştır. Şu ana kadar 23 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca, olay bölgesinin güneyinde teröristlerle yeniden temas sağlanmış olup, çatışmalar devam etmektedir.
* * Teröristlerin kaçış istikametleri manevra birlikleriyle takip edilmektedir. Birliklerin harekatı ile koordineli olarak, 63 adet muhtemel hedef ağır silahlarla ateş altına alınmıştır.
* * Kamuoyu gelişmelerden ayrıca bilgilendirilecektir. Saygı ile duyurulur.
mevcut ateş destek vasıtaları ile görmeyerek ateş altına alınmıştır.- Açıklama
Pante bu cümleyi düşünmek lazım bence.
" mevcut ateş destek vasıtaları ile görmeyerek ateş altına alınmıştır"
kastedilen havan ve topçu atışlarıdır.
Hımmm, o zaman mesafe bayağı var. nokta atışmı yapmışlar yani sizce?
Gelen ilk haberler ile televizyonlara kilitlendik.
Kendi kendime sakinleşmem için telkinler verirken, soğukkanlı nasıl düşünülürün cevabını bulmaya çalışıyorum.
1. Olay Türk tarafında, Irak sınırının 4. km olmuş.
2. Olaya karışan terörist sayısı belli değil. (Verilen sayılara inanmak istemiyorum. 150-200 kişilik bir kitlenin hareketi bu noktada nasıl atlanır ya da atlatılır inanılır gibi değil)
3. 12 Şehit verilmiş, 16 yaralımız var (Bu yaralıların bazıları ağır)
4. Operasyon devam etmekte.
5. 23 Terörist etkisiz hale getilirmiş!!! (Bu haber de benim açımdan şüpheli)
Bizi nereye sürüklüyorlar.
Bunu yaparken kimleri nasıl kullanıyorlar.
Hamaset nutukları atmak ve mangalda kül bırakmamak şu an için yapılanlar.
Ya sonra?
12 Evladımızın acısını çıkarmak için kaç yüz evladımızı daha ateşini içine atacağız.
Askerliği yapanlar bilir.
Asker yetiştirmek üç beş ay gibi kısa bir sürede olmaz.
Hele hele karşılarında, dünyanın en çetin doğal şartlarında,
gerilla taktiği uygulayan, onyıllarca dağlarda yaşamış teröristlere karşı.
Bu iş profesyonellerin işidir.
Bu profesyonellik de alan savunması değil, operasyonel harekatlar ile yapılır.
Biz biraz geç kaldık.
Henüz; geçen aylarda, oluşturulaya başlandı bu organizasyonlar.
Hazırlanıp da işe koyulmaları için en az iki üç yıl gerekir.
Bu işin askeri tarafı.
Ekonomik tarafına da baksak mı?
Daha yeni yeni belimizi doğrultmaya başlamıştık.
GSMH 1500-2000 Dolarlardan 4500-5000 Dolarlara çıkmaya başlamıştı.
Demokrasimiz biraz daha oturmaya ve halkımıza daha çok dönmeye başlamıştı.
IMF borçlarımızı istesek tek kalemde silebilecek pozisyonlara da geliyorduk.
AB ile dansımız ağır aksak da gitse, devam ediyordu.
Suriye, İran, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan hatta Yunanistan la bile sıkı ilişkiler kuruluyor, ekonomik yapılar güçlendiriliyordu.
Ya şimdi?
Ya savaş halinde?
Ya savaştan sonra?
Kimse çıkıp da; -Ne yani ekonomiyi düşüneceğiz diye savaşmayalım mı? diye düşünmesin.
Savaşın ne zaman vazgeçilmez olduğunu, savaşın içinde yetişmiş bu milletin evlatları bizzat vermiştir.
Unutmayın!
Konu PKK değildir.
Konu Kürtler değildir.
Konu Kürt devleti değildir.
Kürdü ile Türkü ile yaşadığımız bu bölgenin üzerinde dolaşan kara bulutlar bizim coğrafyamızdan gelmemiştir. Ama yanlış yerde bulunan tohumları sulayarak ayrık otlarını yetiştirmiş ve yetiştirmektedir.
Çok üzgünüm. Çok.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
Yemyeşil çayırların içine yeşil, kırmızı, mavi pancurları olan şirin evler serpiştirilmiş. Sonbaharın güzelliğini burda farkettim. Sonbahar hep yağmur, çamur, sis, toz dumandan oluşan karanlık bir mevsim gibi gelirdi. Halbuki ağaçların rengarenk duruşları, yeşil, sarı, kahverengi *ve kırmızının tonlarının zenginliği adeta beynime kazınıyor. Her adımda birbirinden güzel tablolar seyrediyor insan. Yollar düzgün ve bakımlı. Tabloyu bozan bir beton yığını değil, bir güzellik katkısı gibi. Orta yaşlı birisi spor kıyafetlerini giymiş pazar sabahı spor yapıyor. Tren istasyonda dururken iki sevgili öpüşüyor. Hafif bir yağmur var ama hiç de hüzünlü değil adeta enerji veren, can veren bir mutluluk kaynağı gibi.
Etrafımda güzellikler dünyası olsa ne yazar. Kafamın içinde gecenin karanlığında patlayan mavzerlerin çatlak sesleri, gecenin karanlığını yaran ateşlerin parlak sıcaklığı var. Şiddetin, savaşın, kanın, barutun gürültülü kalabalığı kafamı zonklatıyor. Yandım anam sesleri, oy hawarlara karışıyor. Neden hep yanınca analarımızı anarız. Hep analarımız mı yanar. Belki çoğu daha bir sevgilinin elini bile tutamamış, hangi hengameden çıkıp gelmiş bilmediğimiz, adı sanı değil, sadece sayıları olan gencecik çocuklar. Memleketimizi emanet ettiğimiz gençlerimiz. Canımızın parçaları. Bu dağların sarplığı, tozlu topraklı vadiler, yolsuz yollar sanki kendi coğrafyasını o gençlerin yüzüne işlemiş gibi. Yumuşak bir yatak bile ne kadar uzak bir hayal. Her an tetikte, her an bir çıtırtı sesinin izinde olmak, parmağı sürekli tetik üzerinde tutmak insanı ne kadar hızlı yaşlandıran birşeydir.
Yaşlı bir kadın yürüme arabasını yavaş yavaş itekliyor. Yanından geçen gençlere yılların tecrübesinin verdiği bir olgunlukla gülümseyerek bakıyor. Bir başkasının merhaba sesi yüzünü güldürüyor. Merhaba cevabında sanki binlerce merhaba gizli gibi. Mutlu olmak bazen ne kadar kolay olabiliyor.
Mutluluğun ne olduğunu bir de televizyonun karşısında korkuyla bekleyen analara babalar sorsan. Onlar için mutluluk çocuklarının iyi olduğuna dair bir haber alabilmek sadece. Kim bilir kaç anne, kaç baba çocuklarına ulaşmaya çalışmıştır şimdi. Acaba ona birşey oldu mu? Acaba sağ mı? Çoğunun aklında şu soru: Bu savaş, bu öfke, bu terör ne zaman bitecek? Biz ne zaman huzur bulacağız?
Bize ne deniyordu. Irak'a operasyon yaparak PKK'yı yoketmezek bile sınırlandıracağız. Neden yapmıyorsunuz o zaman. Hadi şimdi tam zamanıdır. Canımız yanıyor. Canımızdan parçalar kopuyor. Madem böyle bitireceksiniz PKK'yı, hadi yapın artık operasyonu da kurtulalım. İnsanın canı yandığında, zarar gördüğünde hele böyle ölüm gibi büyük şeyler yaşadığında önce kolay bulmak ister hemen. Bizim çözümümüz de ortada. Bize bu anlatıldı hep. PKK'ya karşı sınır ötesi operasyon yapmak gerekiyor. Yoksa terörü durduramayız.
PKK'nın da zaten bunu istediğini bildikleri halde yalan söylemiyorlar mı? Artık açıkça konuşun, biraz dürüst olun. Deyin ki, biz Kuzey Irak'a savaş ilan etmek istiyoruz. Olay PKK sorunu değildir, onun güç aldığı zeminin tamamını kurutmak gerekir. Bu da Kuzey Irak'tır. Açıkça savaşı ilan edin o zaman. Gerekçe de PKK'ya Kuzey Irak yönetiminin PKK'yı desteklemesi olsun. Zaten operasyonun hedefinin ne olduğunu herkes biliyor, ama içerde histeri krizi yaratmak için hedef PKK imiş gibi gösteriliyor sürekli. Barzani nasıl açıklama yaptı: Operasyon olursa kendimizi koruruz. Adam operasyonun hedefinin PKK olmayacağını gayet iyi biliyor. Bunu Türkiye de biliyor, ABD de, herkes biliyor. Bir halk bilmiyor. Çünkü halkın öfkesinin dinmemesi lazım.
O yemyeşil çayırlar bitti, ara istasyonların mutluluk görüntüleri de bitti. Trenden inmem gerekiyor artık, yolculuk buraya kadardı. Silah seslerinin, yüzleri coğrafyalarını yansıtan insanların hayalleri ise sürüyor. Sanırım bu yol çok daha uzun sürecek ve ben vüzut-beyin parçalanmışlığını yaşamayı hep sürdüreceğim. Yeşil mutluluklar içinde iken canım orda yanmaya devam edecek.
buna yürek dayanırmı?....böyle büyük bir ihaneti bu halk nasıl unutcak....o şehit tabutları her köyde kentte kasabada bulunan şehitlikler unutulabilcekmi....ip kopmuştur arkadaşlar....ip kopmuştur....taraflar belirlenmiş tir ve bu bir iç savaş haline gelmiştir....Şehitlerimizin ruhu şad olsun...
gercekisim
21-10-2007, 16:24
Halen demokrasi,insan hakları havariliği yapanları kınıyorum ! İnsan hakları insanlar içindir teröristler için değil ! evet,Türkiye bölgeye çeklilerek tuzağa düşürülmeye çalışılıyor bunu normal bir insan görür ama Türkiye oraya girmezse bu defa daha da büyük bir tuzağa düşmüş olur,bu durumda Yukarı tükürsen bıyık,aşağı tükürsen sakal vaziyetindeyiz. Buna rağmen Türkiye Kuzey ırak'a tükürüp,Türkiye'yi bölmek niyetinde olanları BOĞMALIDIR..Kısacası yine kurtuluş mücadelesinde olduğu gibi Ya istiklal,ya ÖLÜM demelidir..Kötünün iyisini seçmeye kalkışmamalıdır zira Atatürk'ün de dediği gibi Ehveni şer,şerlerin en kötüsüdür! *
Şimdi benim bu söylediklerime lütfen hiçbir bozuk düşünceli kişi ya da hain laf salatası yaparak yanıt falan yazmaya çalışmasın ! sadece okuduğunu anlamaya çalışsın ! Bu vakitten sonra diyalog falan olmaz ! bu işin diyaloğu olacaksa konuşarak olmaz! Bu nedenle de yazdıklarıma karşıt görüş bildirenleri siyasi olarak tanımadığımı ve yanıt vermeye tenezzül etmeyeceğimi belirtiyorum,onları tekrar KINIYORUM !
Sargon;
Hiç kimse Kuzey Irak'a operasyonla PKK'yı bitireceğini ya da sınırlandıracağını söylemedi, söylemiyor.
Kuzey Irak'a savaş ilanı iddian ise senin Barzani ile aynı düşüncede olduğunu gösterir.
Türkiye, durup dururken sınır ötesi operasyona kalkışmıyor.
Kalkışacağı da belli değilken böyle acı bir günde senin bu iddiaların hoş durmuyor.
*ateşdüştüüyereyakmasın-hepimise yaksın.Allah sabırvesin-995
Sargon;
Hiç kimse Kuzey Irak'a operasyonla PKK'yı bitireceğini ya da sınırlandıracağını söylemedi, söylemiyor.
Aşağıda Erdoğan tezkerenin gerekçesini açıklıyor. Buna göre hedef PKK'dır.
http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=25650
Diyor ki:
Muhtemel bir sınır ötesi harekattan hedefe sadece ve sadece terör örgütüdür. Kimse tezkerenin arkasında başka hedef aramamalıdır. Irak bizim komşumuzdur. Oradaki insanlar bizim akrabalarımızdır.
Ben de diyorum ki bu uydurmadır. Terör vuruyor, sorumlusu da PKK'yı koruyan Kuzey Irak'tır denerek Kuzey Irak'ta Kürt devleti kurulmasını engellemeye çalışıyor Türkiye. Bu gün gibi açıktır. Şimdiye kadar yirmi küsur defa sıcak takip falan yapıldı, şimdi neden bekleniyor. Çünkü bu operasyonun anlamı PKK takibi falan değil, Kuzey Irak'a savaş ilan etmektir.
Burda da dışişleri bakanlığının büyükelçilere verdiği brifing var:
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=398424
Orda da deniyor ki:
Brifingde, Irak'ın toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin korunmasının Türkiye'nin birinci önceliği olduğu, Türkiye'nin amacının Irak'ta istikrarın ve huzurun sağlanması olduğu vurgulanarak, tezkerenin sadece PKK terörüne yönelik olduğu belirtildi.
her ikisinde de tezkerenin amacının PKK olduğu söyleniyor. Ben de diyorum ki bu yalandır, uydurmadır. Sen de şimdi bana kimse amacın PKK'yı bitirmek yada sınırlandırmak olduğunu söylemedi diyorsun. Ya ne söylediler? Barzani'ya savaş ilan edecez mi dediler?
Kuzey Irak'a savaş ilanı iddian ise senin Barzani ile aynı düşüncede olduğunu gösterir.
Barzani ile aynı görüşte olmak ile aynı dünya görüşünde olmak sanırım aynı şey değildir. Herkes zaman zaman aynı görüşte olabilir. Aslında nerdeyse bütün dünya bu görüştedir. Türkiye'nin operasyonunun bir savaş ilanı olacağı bütün dünya basınında yazılıp çizilmekte. Sadece Türkiye kamuoyu bu konuda aldatılmaktadır.
Türkiye, durup dururken sınır ötesi operasyona kalkışmıyor.
Kalkışacağı da belli değilken böyle acı bir günde senin bu iddiaların hoş durmuyor.
Demek ki acı yaşayan sadece şahinlik yapanlardır. Başkaları sevinç mi yaşıyor. Bu acı günlerde savaş çığırtkanlığı yapanların söyledikleri hoş duruyor da benim söylediğim gerçekler mi hoş durmuyor. Neyin kime hoş göründüğü oldukça subjektif birşeydir. Bana göre de Kürt sorununu böyle içinden çıkılmaz hale getirenler, sorunu bir terör sorunu haline dönüştürenler, asıl bu *gerçekleri inkar edenlerdir. Ben bu çocukların katili olarak sadece PKK'yı görmüyorum. Onun kadar bir diğer suçlu da 80 yıldır Kürt gerçeğini inkar edip görmezden gelen ve hep aynı tezleri savunup duran Türkiye yöneticileridir. Aynı yöneticilerin inkarcı tezlerini savunduğun için senin tezlerin de bana hoş gelmiyor.
Tabi herkes birileriyle benzer ağızlarda konuşabilir.
Sargon'un da düşüncelerinin Barzani ile aynı çizgide olmasının bir anormal tarafı yok.
Biz de Genelkurmay'ın, Baykal'ın , Perinçek'in ağzıyla konuşuyor gibi görülebiliriz.
Önemli olan söylenenlerin, iddia edilenlerin somut verilere dayanmasıdır. Karalama amacına dönüşmemesidir.
Özal zamanında ABD'nin Irak'a müdahalesinde Türkiye için bu tür iddialar geçerli olabilirdi.
Çünkü Özal Kerkük ve Musul'dan bahsediyor, 1 koyup 3 almaktan sözediyordu.
Ama o günleri hatırlayanlar bilir ki, ordu buna itibar etmemiştir.
O dönem Özal'ın yanında yer alan 2. Cumhuriyetçi dönek liboş takımı ise, şimdi Türkiye'nin Kuzey Irak operasyonunun arkasında Kerkük-Musul olduğunu, Kuzey Irak yönetimini hedef aldığını ileri sürüyor.
Genelkurmay, Türkiye için planlanan senaryonun farkındadır. Bu senaryoda PKK'nın da, Diaspora'nın da, ABD ve AB'nin rolünü de iyi bilmektedir. Kuzey Irak yönetiminin, DTP'nin, 2. cumhuriyetçi liboş takımının ve bilumum UKKTH'nı dillerinden düşürmeyen-başka da bir iş yapmayan sözde sosyalist örgütlerin düşünce ve niyetlerinin de farkındadır.
Kuzey Irak'a girildiğinde bu saydığım grupların topyekün bir cephe şeklinde Türkiye'yi eleştiri ve tehdit bombardımanına tutacağı da açıktır. Teröristlerin vahşetleri, yaşanan acılar, şehit analarının gözyaşları gözardı edilecektir. Ordu, İşgalci olmakla suçlanacak belki de Kıbrıs Barış Harekatından sonra olduğu gibi ambargo uygulanacaktır.
Ordu büyük olasılıkla, bunun bilincinde olarak operasyonları sınır bölgesinde sınırlandıracak ve asıl darbeyi hava hücumlarıyla vuracaktır.
Bu operasyonlarla PKK bitmez. Ne İspanya Eta'dan kurtulabilmiştir ne de İrlanda İra'dan.
Terör, etnik sebeplere dayandığında ancak şiddetini azaltabilir, geçici olarak pasifize edebilirsiniz. Bir müddet sonra canlanması teröre karşı başarısız olunduğunu göstermez. Artık Türkiye'deki terör çok köklü değişiklikler olmadıktan sonra tükenmez. Hele ki Kuzey Irak'taki yapılaşmadan sonra. Ama terör bitmeyecek diye, teröre karşı sessiz, pasif de kalınamaz. Evlatlarını teröre şehit verenlerin morale ihtiyacı vardır. Akan kanların, dökülen gözyaşlarının, yaşanan acıların bir nebze dinmesi için terörün zayıf karnına vurmaktan çekinilmemelidir. Bu zayıf karın Kuzey Irak'tır. PKK'ya destek veren Kuzey Irak'a haddi bildirilmelidir. Hiçbir ülkeden, hiçbir eleştiri ve tehditten çekinmeden ama planlı, akılcı bir operasyonla.
Bu opersyonda belki de Türkiye, hiçbir ülkeden destek görmeyecek, yalnız kalacaktır.
Belki de Türkiye'nin buna ihtiyacı vardır. Bu yepyeni bir başlangıç olabilir.
Gerekirse rota değişir. Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye orada yerini bulur.
Sargon;
Bu konuda düşüncelerin, tezlerin seni ilgilendirir. Hoş görülüp görülmemesi önemli değil.
Ama herkes birbirine başsağlığı dilerken, insanlar acı içindeyken bu doğrultudaki düşünceleri sergilemen zamanlama açısından hoş olmamıştır. Tepkiye açıktır, tahrik edicidir.
Ondan sonra duygu yüklü insanların tepkisini ırkçılıkla değerlendirme hatta cezalandırma gafletine düşülüyor.
Burada açık açık bir PKK'lı da görüşlerini dile getirebilir, getiriyor da.
Ama böyle bir günde susmasını bilmelidir.
Pante'nin Sargon'a neden kızdığını anlamadım. Çünkü Sargon şimdiye kadarki tutumunun anlayışının dışına taşacak bir şey yapmamış ki?
Son değil de bir önceki iletisini okuyunca gördüğüm şeyi aktarayım:
İlk üç paragrafta resmen, yani kelimenin tam - ama tam *anlamıyla - edebiyat var. Zat - ı muhterem yeşil görüntülerden kırmızı pancurlardan bahsediyor, sanarsınız ki yeni gelin. İnsan ne diyecekse der. Laf kalabalığının anlamı ne olabilir? Benim haince anlayışım, bunun sadece işi sulandırmak olduğu şeklinde yorumlamaktır. Belki başka *okuyanlar değişik anlam verebilirler.
Dördüncü paragraf bütün ölenler için bir acımadır, hümanist ayaklarında pusu kuranlarla pusuya düşenleri aynı torbaya atan kandırmacı bir söylem (kendisi bunun kandırmacı olmadığını söyleyecektir ve tabii böyle söylemek en tabii hakkıdır.)
Beşinci paragrafı ise PKK'ya karşı bir hareketın yapılmadığını, neden yapılmadığının kısaca sorulmasıdır Laf kalabalığına bakmayın (iş sulandırma olunca demogoji çok kolay yapılabilir bir olgudur).
Ama hemen bundan yanılmayın. 5. paragraf aslında 6. paragrafın girişidir. Esas anlam 6. paragraftadır, sıkı durun: O kadar Türk askerinin ölümünden Türkiye sorumludur. Çünkü bunları (yani askerlerinin öldürülmesini Kuzey Irak'a karşı savaş açmak için Türkiye yapmıştır!
Şimdi düşününüz üstüste o kadar Türk askeri öldürülüyor; eğer bunu tanımlamak gerekirse ben bunu Türkiye'ya karşı açılmış bir savaş olarak nitelerim. Ama Sargon bunu Kuzey (!) Irak'a karşı açılmış bir savaş olarak tanımlıyor. Ne ilginç çelişki! Bak şu Türk askerlerine, Irak'a savaş ilan etmek için kendilerini öldürtmüşler.
Sonra Sargon'un iletisinde ne olmuş? O yemyeşil çayırlar bitmiş! Vay vay! Bu ne rüya yahu? Muhammet'in sara nöbetlerine parmak ısırtır. İşte size postmodern küreselci hizmet. Buyrun kaşıklayın.
Benim bu son olaylardan çıkardığım sonuç şudur: Türkiye'ye ABD örtülü savaş açmıştır. Ulus olmayı beceremiyen ve bu gidişle becermesi zor olan kürtlerin teröristlerini taşeron olarak kullanmakta ve her türlü desteği (teknik ve enformatik) vermektedir. ABD Türkiye'yi gözden çıkarmıştır ve Türkiye'yi çökertmek için (postmodern küresel tekniği kullanarak) kavramları değiştirip, saptırıp, halkı bilinçsizleştirerek yol almaktadır. Bunu için de (her zaman olduğu gibi) işbirlikçi misyonerlereri kullanmaktadır. Yani ben seni öldüreyim ama sen hoşgörü göster,demokrasi var, çözüm yolları araştır, nerede insan hakları? aksine davrananlar ve söylemler ırkçıdır. Ne güzel dünya! Beni öldürürken doyuma ulaş be abicim!
Zor günler herkes için,ülkemiz için,şehitler verildi gene aileleri yasa boguldu.birşey yapmalı ama ne?halkımızın buldugu çözüm:yer bursa ve bursanın merkezi heykel.olayları sıcagı sıcagına protesto etmek için toplanmış binlerce kişi.ellerinde Türk bayrakları diger ellerinde bıçak,arabaların üstüne binmişler 'ya allah bismillah allahu ekber' diye slogan atıyorlar başınızı ezecegiz diye bagırıyorlar.aralarında hic bayan yok.elleri meşhur işaret şeklini almış kurt misali bagırıyorlar derken genclerin takıldıgı bir sokaga giriyorlar ve bütün kafelere girip gencleri abuk sabuk satanist vb tabirlerle yorumlayıp dövüyorlar kimilerini yaralıyorlar.hatta olaylara karşı gelmek isteyen bir yaşlı adamın elindeki cocugu yere atıp adamı dövüyorlar.ve diyorlarki şehitler ölmez!şehitleri öldüren insanlarmış gibi herkese saldırıyorlar.şehitler ölmezdi evet onlar bu kadar cahil oluıp bu kadar yanlış tercihler yapmasalardı.onlar önce insan olup ülkeleri için sorumluluklarını yapıp azıcık gozkapaklarını kaldırsalardı.onlar kadınları türbana sokmayı düşünceklerine haklar verip eşitligi savunsalardı.onlar emperyalizmin bir numaralı destekçisi insanları başlarına taç etmeselerdi.onlar şiddetin hayvanlara bile yakışmadıgını anlasalardı.ve onlar ülkelerinin içinde bulundugu vahim durumu gerçekten görebilselerdi,arkasına saklandıkları dincilik maskesiyle sahtekarlık vahşilik yapmsalardı.Bu insanların yaptıkları sadece yeni şehitler yeni kayıplar yeni yıkımlar için destek olmak ve sokaklarda bagırıp ne yaptıklarının bilincinde olmadan amacından sapmış şeyler yapmalarıdır.bu ne insanlıga nede ülkelerini sevmelerine sıgar.sorun bugunde degil geçmişte tekara yapılan hatalardave bunları düzeltmeyip insanlık dersi almamakta.bu cahillik süregeldikce nice hasanlar mehmetler terörizm canavarına şehit gidecekler. *saygılarımla
Boşluk'un iletisi korkunç! Bazılarınız bunu - bütün korkunçluğuna rağmen - normal bir tepki, boşalma, rahatlama olarak görebilir.
Ancak hiç de öyle değil. Siz 6-7 Eylül olaylarını yaşamamışsınızdır. İstanbul'da o korkunç, insanların insanlıktan çıktığı sözde Kıbrıs tepkisi tedhiş ve yağmayı bilemezsiniz. Ben küçüktüm, ama akrabam bunları yapanlardan biriydi. Onun için biliyorum!
Şimdi aynı dönem başlamak üzeredir. Nedeni de bu içi boş, sözde demokrasi ve sadece kendi cebini doldurmak için bireysel özgürlük savunucusu, dindar görünen iktidardır. Düşünün ki Hrant Dink'in katilleri devletin polis örgütü tarafından çaktırmadan himaye ediliyor. Malatya'da testereyle kelle kesenler korunuyor. Ya ne olacaktı? Küresel Hümanistler (idare-i maslahatçılar) ne yapabilir?
Atatürk'ün devrimlerinin içini boşaltanlar, her an onun devlet ve ulus olma yolundaki ilkelerini yozlaştıranlar bunlardan sorumlusur. Ektiklerini, insan olmama yolunda biçiyorlar. Lanet olsun onlara!
gercekisim
21-10-2007, 22:30
Sargon;
Bu konuda düşüncelerin, tezlerin seni ilgilendirir. Hoş görülüp görülmemesi önemli değil.
Ama herkes birbirine başsağlığı dilerken, insanlar acı içindeyken bu doğrultudaki düşünceleri sergilemen zamanlama açısından hoş olmamıştır. Tepkiye açıktır, tahrik edicidir.
Ondan sonra duygu yüklü insanların tepkisini ırkçılıkla değerlendirme hatta cezalandırma gafletine düşülüyor.
Burada açık açık bir PKK'lı da görüşlerini dile getirebilir, getiriyor da.
Ama böyle bir günde susmasını bilmelidir.
Değerli Pante;bazılarının ıkına sıkıla,söylemek isteyip te söyleyemedikleri bağımsız kürdistan hayalleri olduğunun farkındasın ve bunu açıkça dile getirmekten korkanlara,aynı üstü kapalı üslupla cevap veriyorsun ve o noktada bence *aslında hata yapıyorsun..Bunların gerçek niyetlerini sen de biliyorsun tartışmanın üstü kapalı niyetler üzerinden yapılması sebebiyle, tartışma da gerçek sebepler üzerine olmuyor..ama açıkça söylüyorum ki: bu şerefsizleri,hainleri üstü kapalı ya da açık olarak savunanlar en az onlar kadar HAİNDİR !
Burada pkklıların da görüşlerini dile getirebileceklerini söylemeni de anlayamıyorum ! şayet burası insanlığa önem veren vatansever bir siteyse,ki ben öyle düşünüyorum,pkklıların burada görüş belirtmesi gibi birşey olmamalı ! olamaz ! bu propaganda yapılmasına müsaade olur ve site yöneticileri de buna müsaade etmekle suça ortak olmuş olurlar.Bunu istemeden,düşünce özgürlüğü adına söylediğini düşünüyorum ama düşünce özgürlüğünün tanımını birdaha düşünmeni isterim zira senin vatan sevginden,en azından bu konudaki görüşlerin nedeniyle en ufak bir şüphem yok.
Burlap, yazının detaylı analizi için sağol. Sabah trenle yarım saatlik bir yolculuk sırasında aklıma gelenleri, duygularımı yazmak istemiştim. Yani rüyada değildim o sırada. İki ayrı dünyayı, iki ayrı dünyanın durumunu anlatmaya çalışmıştım. Birisi İsviçre'nin sakin bir bölgesi, diğeri Hakkari'nin sınır bölgesi idi. Sana göre yazdıklarımın içeriği oldukça zenginmiş. Edebiyat yapmak, yeni gelin, laf kalabalığı, işi sulandırmak, hümanist ayaklarında pusu kuranlarla pusuya düşenleri aynı torbaya atmak, demogoji, postmodern küreselci hizmet gibi çok sayıda tanımlama yapmışsın.
Aslında tartışmada en son kaldığımız yerden devam edecektim ama PKK'nın saldırısı ile konunun pek bir önemi kalmadı, ben de onları tartışacak durumda hissetmedim kendimi. Bu arada Pante'nin bana niye kızdığını anlamadığını, bunun zaten her zamanki halim olduğunu söylemişsin, ama sen de en az Pante kadar kızgınsın.
Bu arada yazdıklarınla ilgili bir yeri belirtmekle yetineyim. Diğerleri oldukça subjektif ve biraz abartılı saptamalar zaten. Savaş açma ile ilgili konudan bahsedeceğim. PKK, Türkiye'ye 1984'de savaş açmıştır zaten. Ortada bu açıdan bir sorun yok. Yani PKK'nın saldırısını Kuzey Irak'ın Türkiye'ye savaş açması olarak değerlendiremezsin. PKK'nın savaş açması olarak değerlendirebilirsin. Ama bu zaten kimsenin tartışmadığı bir durum. *Ancak Kuzey Irak Kürt yönetimi Türkiye'ye savaş açmış değildir. Türkiye, PKK'ya karşı sıcak takip zaten düzenliyor şu anda. Uluslararası hukuktan gelen hakkını kullanıyor. Ama eğer operasyona başlarsa Kuzey Irak'a savaş açmış olacaktır. Pante de bu forumda yazdıklarımı kabul etmiş olmalı ki, Kuzey Irak'a saldırmamız gerekir tarzında bir başlık açmış. Yani buraya kadar yazdıklarımın doğru olduğu bana karşı çıkanlar tarafından da kabul edilmiş oluyor.
Haberlerde, yurt içindeki tepkiler dikkatimi çekti.
Hemen hemen her yerde bir tepki var.
Ama Erzurum farklı.
PKK amacına Erzurum'da ulaşmış görünüyor.
Gösteriye katılan kalabalık, kürt vatandaşların yaşadığı mahalleye yürümeye kalkmış.
Yazık.
Yazık bize.
Her esintiyle yönümüz değişmekte.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
Değerli Pante;bazılarının ıkına sıkıla,söylemek isteyip te söyleyemedikleri bağımsız kürdistan hayalleri olduğunun farkındasın ve bunu açıkça dile getirmekten korkanlara,aynı üstü kapalı üslupla cevap veriyorsun ve o noktada bence *aslında hata yapıyorsun..Bunların gerçek niyetlerini sen de biliyorsun tartışmanın üstü kapalı niyetler üzerinden yapılması sebebiyle, tartışma da gerçek sebepler üzerine olmuyor..ama açıkça söylüyorum ki: bu şerefsizleri,hainleri üstü kapalı ya da açık olarak savunanlar en az onlar kadar HAİNDİR !
Burada pkklıların da görüşlerini dile getirebileceklerini söylemeni de anlayamıyorum ! şayet burası insanlığa önem veren vatansever bir siteyse,ki ben öyle düşünüyorum,pkklıların burada görüş belirtmesi gibi birşey olmamalı ! olamaz ! bu propaganda yapılmasına müsaade olur ve site yöneticileri de buna müsaade etmekle suça ortak olmuş olurlar.Bunu istemeden,düşünce özgürlüğü adına söylediğini düşünüyorum ama düşünce özgürlüğünün tanımını birdaha düşünmeni isterim zira senin vatan sevginden,en azından bu konudaki görüşlerin nedeniyle en ufak bir şüphem yok.
Sevgili Gerçekişim;
Birisi "Benim düşüncelerim bu" diyorsa ben o düşüncelerini eleştirebilirim.
Ona, onun söylemediği, aktarmadığı düşünceleri "Sen aslında böyle düşünüyorsun" diyemem.
Elbette sunduğu düşüncelerden az çok sunamadıklarını da tahmin edebiliriz. Ama tahminle kimseyi suçlayamayız. Son söylenecek sözleri baştan söylemek doğru değil. Bazı arkadaşlar bunu yapıyorlar ama doğru bulmuyorum.
O nedenle benim üstü kapalı eleştirdiğim söylenemez. Her konuda açık tavır koyuyor, kesinlikle düşüncelerime gem vurmuyorum.
"Burada bir Pkk'lıda görüşlerini yazabilir, yazıyor da." demiştim.
PKK propagandası yapmadan, bölücülük yapmadan yazabilir. Ama örneğin Gerilla nickli üye, daha önce "Dersimm" olarak PKK'yı savunmaktan atılmıştı. Şimdi yeni nickiyle devam ediyor, görüşlerini yazıyor. Seviyeli yazdıktan, haddini aşmadıktan sonra "Bunu atın" diyemem.
Sadece o değil, onun gibi birkaç kişi daha var, sık yazmasalar da.
Keşke eli silahlı teröristler, silahları bırakıp böyle forumlarda, derneklerde, partilerde faaliyet içinde olsalar. Keşke kurşun atacaklarına, meydanlarda slogan atsalar.
Bu platformda sağlanmazsa eğer, yaptığı teröre kılıf bulmuş olurlar. "Konuşamıyoruz, düşüncelerimizi açıklayamıyoruz, silaha sarılmaktan başka çaremiz yok" derler.
Türkiye, 70'lerin Türkiyesi değildir artık. Komünist olduğunu söylediği için asılanları çoktur bu ülkenin. Ama o dönemler bitti. Artık her türlü dernek, her türlü parti kurup siyasi mücadele vermek mümkün. Dolayısıyla terörün sığınabileceği bir kılıf da yok.
Bırakalım kimileri de Kürtlere özgürlük desin, eyalet desin, federe devlet desin. Onlara cevabını verebiliriz. Ama silah diyorsa, terör diyorsa bu forumda tabi ki işi yok. Dağlara kadar yolu var.
gercekisim
21-10-2007, 23:30
Değerli Pante;bazılarının ıkına sıkıla,söylemek isteyip te söyleyemedikleri bağımsız kürdistan hayalleri olduğunun farkındasın ve bunu açıkça dile getirmekten korkanlara,aynı üstü kapalı üslupla cevap veriyorsun ve o noktada bence *aslında hata yapıyorsun..Bunların gerçek niyetlerini sen de biliyorsun tartışmanın üstü kapalı niyetler üzerinden yapılması sebebiyle, tartışma da gerçek sebepler üzerine olmuyor..ama açıkça söylüyorum ki: bu şerefsizleri,hainleri üstü kapalı ya da açık olarak savunanlar en az onlar kadar HAİNDİR !
Burada pkklıların da görüşlerini dile getirebileceklerini söylemeni de anlayamıyorum ! şayet burası insanlığa önem veren vatansever bir siteyse,ki ben öyle düşünüyorum,pkklıların burada görüş belirtmesi gibi birşey olmamalı ! olamaz ! bu propaganda yapılmasına müsaade olur ve site yöneticileri de buna müsaade etmekle suça ortak olmuş olurlar.Bunu istemeden,düşünce özgürlüğü adına söylediğini düşünüyorum ama düşünce özgürlüğünün tanımını birdaha düşünmeni isterim zira senin vatan sevginden,en azından bu konudaki görüşlerin nedeniyle en ufak bir şüphem yok.
Sevgili Gerçekişim;
Birisi "Benim düşüncelerim bu" diyorsa ben o düşüncelerini eleştirebilirim.
Ona, onun söylemediği, aktarmadığı düşünceleri "Sen aslında böyle düşünüyorsun" diyemem.
Elbette sunduğu düşüncelerden az çok sunamadıklarını da tahmin edebiliriz. Ama tahminle kimseyi suçlayamayız. Son söylenecek sözleri baştan söylemek doğru değil. Bazı arkadaşlar bunu yapıyorlar ama doğru bulmuyorum.
O nedenle benim üstü kapalı eleştirdiğim söylenemez. Her konuda açık tavır koyuyor, kesinlikle düşüncelerime gem vurmuyorum.
"Burada bir Pkk'lıda görüşlerini yazabilir, yazıyor da." demiştim.
PKK propagandası yapmadan, bölücülük yapmadan yazabilir. Ama örneğin Gerilla nickli üye, daha önce "Dersimm" olarak PKK'yı savunmaktan atılmıştı. Şimdi yeni nickiyle devam ediyor, görüşlerini yazıyor. Seviyeli yazdıktan, haddini aşmadıktan sonra "Bunu atın" diyemem.
Sadece o değil, onun gibi birkaç kişi daha var, sık yazmasalar da.
Keşke eli silahlı teröristler, silahları bırakıp böyle forumlarda, derneklerde, partilerde faaliyet içinde olsalar. Keşke kurşun atacaklarına, meydanlarda slogan atsalar.
Bu platformda sağlanmazsa eğer, yaptığı teröre kılıf bulmuş olurlar. "Konuşamıyoruz, düşüncelerimizi açıklayamıyoruz, silaha sarılmaktan başka çaremiz yok" derler.
Türkiye, 70'lerin Türkiyesi değildir artık. Komünist olduğunu söylediği için asılanları çoktur bu ülkenin. Ama o dönemler bitti. Artık her türlü dernek, her türlü parti kurup siyasi mücadele vermek mümkün. Dolayısıyla terörün sığınabileceği bir kılıf da yok.
Bırakalım kimileri de Kürtlere özgürlük desin, eyalet desin, federe devlet desin. Onlara cevabını verebiliriz. Ama silah diyorsa, terör diyorsa bu forumda tabi ki işi yok. Dağlara kadar yolu var.
Değerli Pante sen zaten üstü kapalı konuşan birisi değilsin bunu biliyorum ve ben de direkt olarak sen üstü kapalı konuşuyorsun demiyorum.karşındaki kişi üstü kapalı ama aslında ne olduğunu belli edecek şekilde konuşmasına rağmen onun tuzağına düşüp,onun eleştirilmesine müsaade ettiği kadarına eleştiri yapmış oluyorsun..eleştirilerin gerçekte ne olduğu belli olduğu halde üstü örtülü belirtilen niyetler üzerine olduğu için net olamıyor.
Konuşamıyoruz diye terör yapmak gibi birşey mazereti bakımından sözkonusu olamaz..hiçbirşey teröre mazeret edilemez..Yok bana hizmet gelmedi,yok ben konuşamadım ya da konuştum da beni dinlemediler diye terör yapılamaz..Terör en büyük insanlık suçudur !. Bölücülüklerine yukarıda belirttiğim şekilde kılıf bulanlar zaten samimi olmadıklarını terör yaparak göstermiş oluyorlar..çünkü terör yaparak huzur gelmesini beklemek,konuşma hakkına kavuşacağını düşünmek mantık dışıdır.
Meydanlara dökülüp slogan atarak yol yapılmasını,su gelmesini,okul gelmesini isteyen istesin elbette ama bunları kimse terör yapmaya bahane edemez ! Bu tür kişilerin yaptıkları yasadışı gösterilerde attıkları sloganlarda sen hiç yol,su,okul vb. şeyler istiyorum diye bir slogan duydun mu değerli Pante? Yok böyle birşey onların istedikleri bizim açımızdan net şekilde ortada,onlar memleketi bölmek istiyorlar.Bu nedenle burada yazan pkk yandaşlarının samimi olmadıkları,pkkyı savunuyor olmalarından belli.Bizim birçok vatan evladımız dağlarda hayatını kaybederken bu hainler,kanıbozuklar pkkyı savunmakta hiç mahsur görmüyorlar. Kısacası nush ile uslanmayanın hakkı tekdir,tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir !.
Bu başliği açarak pkk yandaşlığı yaptığımı düşünen,sırf kendi görüşlerini benimsemiyorum, savaşa karşıyım diye görüş belirttiğim için bana pkklı damgası vuran ve sık sık bunu dile getirenleri bende kınıyorum.Ben kahrolsun pkk deyince sorun bitecekse eğer, buyrun KAHROLSUN pkk işte söyledim. Ne kadar da aptalca değil mi ?, ama böyle isteniyor.Birileri vatanseverlik yapmanın *savaş çığırtkanlığı yaparak olacağını sanıyor ve kendi tekelinde olduğunu zannediyor da ondan söylüyorum.İşte demek ki, bende pkk sempatizanı değilim.
Peki savaş karşıtlığım değiştimi ?
Aklı selim davranma zamanıdır,ama bakıyorum da herkes savaş çığırkanlığı yapmakta ısrarla devam ediyor.Ve kimin eline ne geçiyor ? Bu bir oyundur ve şu anda da gayet başarılı olunmuştur.Aksini savunan olabilir mi ?
Bir düşünün askeri bir konvoy kendi toprakların da ve terörün kol gezdiği bir yerde *hiçbir güvenlik önlemi almadan, sayıları 200 yada üzeri terörist guruplarca tuzağa düşürülüyor.Sizce mantıklı mı ?
Şimdi de bu olayı askerin kendisinin yaptığını söylemeye çalıştığımı *iddia edersiniz.
Son olay göstermiştir ki askeri yönetim sorunu vardır.Böyle bir terörist birliğin nasıl ve ne şekilde haberi olmuştur oradan geçecek askeri birlikle ilgili ? Hadi haberleri oldu içerden aldılar bu istihbaratı, peki sen niye öyle bir birliği gerekli *güvenliği sağlamadan ateşe atarsın ? Bunu sorgulayabilecek kim olabilir şimdi ?
Ölen gencecik insanların *hesabı kimden sorulacak ? Savaş çığlıkları attırarak bunu unutturabiliriz ama değil mi ? Güçlü devlet hiç kimseye hesap vermeden gider orayı sessiz sedasız yerle bir edip geri dönerdi bu olaydan sonra *(İsrail).Peki biz güçsüzmüyüz yani ? Elbette değiliz, ama birilerinin işine mi gelmiyor da önce kamuoyu oluşturup daha sonra da sonuçlarına herkes katlansın mantığı *yapılıyor ? O sonuçta nedir, herkes elbet düşün(ür)ebilir.
Ben hala savaş karşıtıyım ve bu aptalca oyunun bir parçası da değilim.Herkes istediği gibi düşünebilir ve görüşde bildirebilir.
Saygılar.
gercekisim
22-10-2007, 11:46
Kahrolsun pkk demek neden aptalca oluyor? Bence hiç te aptalca değil ve sen de bunu aptalca bularak söylemedikten sonra,gönülden söyledikten sonra sorun yok.
Savaş karşıtlığına gelince sen ne kadar savaş karşıtıysan burada teröristlere ve teröre karşı harekat yapılmasını savunanlar da savaş istedikleri ya da savaş yandaşı olduklarından bunu söylemiyorlar senin de bunu anlaman gerekir. Hergün onlarca askerimiz hayatını kaybederken bunu yapanlara karşılık verilmesi gerektiğini söylemek neden savaş çığırtkanlığı oluyor? ne deseydik o zaman bırakalım yapsınlar,bırakalım öldürsünler mi diyelim?
Dün pusuya düşürülen askeri konvoyun hiçbir güvenlik önlemi almadığını nerden çıkarıyorsun?Önlem almadan bir intikal yapacak kadar acemi bir ordumuz mu var ki böyle düşünüyorsun?
Şimdi birşey yapılmayacaksa o zaman bunun sonu nereye varır?
Bu konuda kısa vadede ne yapılmasını doğru bulursun o zaman?
rebera_roni
22-10-2007, 12:12
sevgili değişim
sen ne kadar kahrolsun pkk desende eğer bu ülkede savaş karsıtıysan seni bir örgütün üyesi yaparlar illaki.
ben kahrolsun pkk da demiyeceğm ve ben hiç bir örgüt yanlısı değilim.bu teskere saçmalığama her zaman karsıyım.kaç defa operasyon yapıldı, kaç defa kan döküldü değişen ne oldu sadece iki taraftanda ölen masum savaşçılar.ne zaman anlayacak bazıları bu sorunun bir savaşla bitmeyeceği.
akşam haberleri kayseriyi gösteriyor insanlar askerlik subesine gidip tekrar askerlik için bas vuruyor ama şunu neden kimse görmüyor buna karşı doğu-güneydoğu gençleride buna misilleme diye dağa taşar şimdi.hadi o zaman bakalım görürüz artık sorunu çözmüşmü mü yoksa daha beter mi ettiniz.
YETER ARTIKKKKKK YA YETER KAN GÖRMEK İSTEMİYORUM.KARDEŞİN KARDEŞİ VURMASINI İSTEMİYORUM.
gercekisim
22-10-2007, 12:17
Teskereye ve müdaheleye karşı olan arkadaşlar ne öneriyorlar? açık bir şekilde önerisini belirtecek kimse varsa lütfen yazsın biz de ne düşünüldüğünü anlayalım,bilelim. ÇÖZÜM nedir?
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 12:36
Bu *bir savaş değildir, savaş devletler arasında olur. Sürekli "savaşa karşıyım" diye kendisine "barış adamı" süsü verenler sinsce pkk'yı "devlet" olarak gösterme kurnazlığı peşindeler.
pkk'nın terör örgütü olduğunu söylemeyen ülke kalmadı. ABD de AB de hepsi terör örgütü olarak tescil etti.
Bu durumda terörle mücadeleyi hâla savaş olarak lanse edenler kesinlikle ard niyetliler.
Bu şekilde devleti "saldırgan" gibi gösterme amaçlarını ifşa ediyorlar.
Bu bir propaganda yöntemidir.
Böylelikle içerideki kamuoyunu kendi devletine karşı yönlendirerek baskı kurmak ve pkk ile "masaya oturmaya" zorlama amacındalar.
Yani koyun postuna girmiş kurt durumu vardır.
Bunların hepsi hikayedir.
Türkiye pkk'yı kaçtığı yere kadar kovalayacak ve bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da başını ezmeye devam edecektir.
Şehit sayısı da durumu değiştirmez.
Asıl bu örgüte en ufak bir taviz verildiği taktirde şehitlerimizin kemikleri sızlar.
Onlar boşuna şehit olmadı.
Gerekirse milyonlarca Türk şehit olacaktır.
Toprak *uğrunda şehit olan var ise vatandır.
Biz bu toprakları vatan yaptık.
Bir karışını bile kimseye vermeyeceğiz.
Türk vatanının her köşesi Türkündür.
Ayrıca dimyata pirince gidenlerin ellerindeki bulguru almanın da zamanı gelmektedir.
Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Telafer bizi bekliyor.
Bu bölücülere verilecek en güzel cevap olacaktır.
rebera_roni
22-10-2007, 13:04
sevgili pelikan ben bunu anladımki senin bu cümlenle ''Türk vatanının her köşesi Türkündür.'' bu cümleler olduğu sürece bu kavga devam edecek.onun için ben artık yorum yapmıcam.
ve unuttuğun birşeyi hatırlatmak istiyorum bu toprakları şehit vererek vatan yaptık.o şehitler arasında kürtlerinde olduğunu ne çabuk unutuyorsun.doğu cephesinde zaferi kazanıp kazanıp batı cephesine geçip çanakkale savaşına katılanlarda kürtlerdi.yani şimdi savaştığın insanları ataları ve şimdi bu teskereye destek vererek o günkü kardeşliğe kurşun sıkıldığa inanıyorum.
Burda ne kadar konuşsakta herkes kendi bildiğini okuyacak onun için ben bu konuda susuyorum artık.lacaksada olsun diyorum artık, ama ilerde sonuçlarına sakın üzülmeyin çünkü bunu teskereyi destekleyip savaş çıkmasını isteyenler sebep olmuştur bana göre.
saygılarımla...
Can Dündar *
Silahtan önce siyaset ve diplomasi
Anlaşılıyor ki PKK, Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahalesinden çekinmiyor; tersine bunu tahrik ediyor.
Bunun Türkiye'yi iki alanda zor durumda bırakacağını düşünüyor:
Önce müdahale edeceği coğrafyada...
Kuzey Irak'ta bir işgalci güç konumuna düşmesi, Barzani ile karşı karşıya gelmesi, günlerdir mitinglerle tırmandırılan Türkiye karşıtı ortamın pekiştirilmesi amaçlanıyor. Bunun, Türkiye sınırları içindeki Kürt nüfusta da tepki yaratması ve bir ayrılığa kapı aralaması bekleniyor.
İkincisi, dünya ve özellikle Amerika nezdinde, Ankara'nın zor durumda kalması planlanıyor. Haklılığını anlatmakta zorlanan Türkiye'nin dünyadan tecrit edileceği, yalnızlığa itileceği umuluyor. PKK, tezkereden 4 gün sonra böylesine kapsamlı bir saldırı yaparak "Haydi, girin" diye meydan okuyor.
PKK'nın stratejisi buysa, saldırıların tırmanarak süreceğini tahmin etmek kehanet olmaz.
***
Buna karşı içeride durum ne?
Tam bir şaşkınlık hali...
Pazar sabahı Ankara suskunluğa bürünmüş gibiydi.
Terörle yaşamaya alışmış İsrail türü ülkeler, saldırıyı izleyen bir kaç saat içinde sert tepki verirken Ankara'da gün boyu askeri bir mukabele şöyle dursun, bir hükümet açıklaması bile yapılamadı.
Resmi yetkililerden, tepkiyi bırakın, duruma dair bir izahat bile gelmeyince de her kafadan bir ses çıktı.
Daha dün, tezkereden sonra, "Bak sert çıkınca nasıl sindiler. Tezkerenin T'si yetti" diyenler, öyle sert çıkmakla sonuç alınamadığını görünce bu kez de "Ne duruyoruz!" diye bağırmaya, askeri kışkırtmaya başladılar.
Böylece silahlı kışkırtma, iç kışkırtmayı tetikledi.
***
Eğer PKK'nın planı, başta söylediğim gibi, Türkiye'yi yabancı bir ülke toprağında, bütün dünyayı karşısına alacağı bir operasyonda batağa gömmekse, öncelikli hedef bu tuzağa düşmemek olmalıdır.
Türkiye, gözünü büyük sınır ötesi hedeflere dikmeden önce, kendi toprağındaki bu türden kanlı saldırılara engel olmanın yolunu acilen bulmalıdır.
Önceki gece düşülen pusunun bin beterinin sınır ötesinde orduyu beklediği unutulmamalıdır.
***
Temel sıkıntı, Türkiye'nin kapsamlı, kararlı, etraflı bir Kuzey Irak politikasının hâlâ- olmaması... Türkiye'nin bölgeyle ilişkisini, hâlâ Amerika ya da Bağdat üzerinden kurmaya çalışması...
Bu politikasızlık yüzünden Türkiye, bölgede inisiyatif alan, gidişata yön veren, akışı belirleyen taraf olamıyor; tersine gelişmelerin peşinde sürükleniyor; refleks şeklinde tepkiler veriyor.
Her yönden zorlu bir askeri operasyon için silah doldurmadan önce bu politikanın oluşturulması ve çok yönlü siyasi manevralar yapılması gerekiyor.
Diplomasi de ne yazık ki siyaset gibi devre dışıdır.
Orada da ön alamayan, olayları geriden takip eden, tepki vermekle yetinen bir Türkiye görüyoruz.
Hem ABD'ye rest çeken, hem onun himmetine sığınan bir Türkiye...
Barzani'ye önce pasaport verip sonra düşman ilan eden bir Türkiye...
İran'la yakınlaşıp ABD tepki gösterince geri adım atan bir Türkiye...
***
Bu belirsizliğin oluşturduğu tavırsızlık, öfkeli kitlelerin baskısıyla ülkeyi büyük maceralara ya da iç çatışmalara sürükleyebilir.
O yüzden hükümetin itidalini koruyarak ve askeri gücü bir baskı kartı olarak elinde tutarak, bir an önce kapsamlı bir siyaset oluşturması ve buna uygun diplomatik adımlar atması zorunludur.
Hükümet bunu yapamaz da olayların akışında sürüklenmeye devam ederse, bu sel onu da götürür.
http://www.milliyet.com.tr/2007/10/22/yazar/dundar.html
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 13:28
Arkadaşım kürtler de savaşmıştır doğrudur ama bu ülkede Türk-kürt ayırımı yoktur aynı Türk-laz ayırımı olmaması gibidir.
Sizin mantığınız yanlış çalışıyor.
Türklük ırksal/etnik bir kavram değildir bütün etnistelerin kaynaşmış tek ismidir.
Bin defa söyledik aynı şeyleri.
Ne yani etnistelere göre vatanı bölecek miyiz?
İşe bak! Bölücülüğün de mantığı böyle sakattır.
O zaman Lazlar da savaştı kuzeyi Lazlara mı vereceğiz. *Komik olmayın.
Türkiye Cumhuiyeti vatandaşlarına "Ne mutlu Türküm" dediği müddetçe Türk denir.
Türk ve Kürt halkı diye iki ayrı halk yaşamaz bu topraklarda.
ama Kürt-Laz-Çerkez-Boşnak vb...etnisteler yaşar ve hepsine birden Türk denir.
Türk olduğunu kabul etmeyenler de misafir olarak efendi efendi yaşarlar.
Alt tarafı "ne mutlu ki Türküm" diyeceksiniz bunu bile demekten acizsiniz.
O zaman ait olduğunuz yere gidin eğer bulabilirseniz.
rebera_roni
22-10-2007, 13:59
kusura bakma türk olsaydım ''ne mutlu türküm''diyene derdim ama türk değilim ve ikincisi sen tarihe bakta kimi nereye gönderdiğine dikkat et ve kimin nereye ait olduğunu anlarsın belki.
bir önceki yazımda dediğim gibi siz böyle düşündükçe bu topraklarda hiç bir zaman kardeşlik yaşanmayacak ve madem istiyorsunuz buyrun ırak orda, kandil orda, gerilla orda, mehmetçikde yolda gidiyor zaten.akacak kanların tek sorumlusu sen ve senin gibi düşünenlerdir bunuda böyle bil.ölecek masumlarında tek sorumlusuda siziniz.
saygılarımla...
gercekisim
22-10-2007, 14:01
Bir soru soruyorum ve net olarak cevap bekliyorum,diplomatik çaba falan filan gibi muğlak ifadelerle bişey açıklayamazsınız,diplomatik çaba bugüne dek oldu ve sonuç çıkmadı belli ki çıkmayacak ta..boşu boşuna lafı gevelemeyi bırakıp net çözüm öneriniz nedir onu söyleyin..
Tekrar soruyorum Türkiye'deki terör sorununun,bölücülük sorununun bertaraf edilmesi için teskere ve buna bağlı müdahele dışında bir öneriniz VAR MI? varsa nedir? yoksa ne demek istiyorsunuz? Sizin bildiğiniz bizim bilmediğimiz birşey mi var?Ne olduğunu ya da olmaması gerektiğini değil,ne olması gerektiğini söyleyin.
Teskereye ve teskereye bağlı müdaheleye karşı çıkanlar net olarak cevap verin lütfen.Cevap vermek yerine lafı geveleyip muğlak şeyler söyleyecekseniz hiç bişey demeyin de bu saçma konu ortadan kalksın,forumun derinliklerindeki yerini alsın.
InVitatio
22-10-2007, 14:07
Sevgili Pelikan
bu forum icinde kendine aydin bir üyemiz var, aydinligi sadece bir olgunun inkari ile olabilecegine düsünüyor, yani hic bir fiiliyat gerektirmeksizin, sadece beyan ediyorsunuz ve aydin bir insan olarak kabul ediliyorsunuz.....
simdi ayni mantik ile bakarsak,
mutluluk sadece TÜRK'e mahsus birseymidir ? diger milletlerden olan insanlar mutlu olamaz mi kendi deger yargilarini ve etnisyenliklerini inkar etmedikce ? veya mutlu olabilmenin yegane sarti ici bos bir mantik ile TÜRKÜM diyebilmekmidir ?
dogrusu "ben kürdüm ve bu ülkenin bana verdigi özgürlüklere olan saygimdan dolayi burada yasamaktan son derece mutluyum" söyletebilmek degilmidir ?
neden birileri , kendinden birseyleri inkar etmek zorunda kalsin mutlu olabilmek icin ?
bugün biri ciksa ve dese ki " ne mutlu almanim diyene"
türk asilli , müslüman bir alman vatandasi olarak buna karsi cikacak olan ben olacagim !
peki siz ? benim yanimda mi yoksa karsimda mi olacaksiniz ?
Türkiye Cumhuriyeti tabiki tüm askeri gücünü kullancak ve kandil dagini bu toplum bozuntularin basina yikacak ve türkiyeli tüm insanlar , kendi gelecekleri , huzur ve refahlari icin buna zaten destek vermektedirler, meydanlar gönüllü askere gitmek isteyen insanlar ile dolup tasiyor ki bu da bu toplumun gercek gücünü gösterir....
ve tabiki gerekirse Kandil Daginda ne yapilcaksa, gerekirse kandil dagindakiler ile dayanisma ile olanlarin oldugu her yerde yapilmali.
Bu Devleti kuran ruh, hic bir zaman bir kac feodal bozuntuya boyun egmemistir , egmeyecektir, bu topraklarda isyan bayragini acanlarin sonu bellidir.
rebera_roni
22-10-2007, 14:11
eğer sorun banaysa gercekisim nasıl bir tavır tutarsın bana göre bilmiyorum veya beni hangi örgüte veya düşünceye mensup görürsün onuda bilmiyrum.ama nasıl göreceksen gör.
tek çözüm bana göre '' DİYALOG''
saygılarımla..
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 14:23
Arkadaşım bir İngiliz çıkıp da Fransa'da ben Fransız değilim İngilizim ve Fransa aynı zamanda İngilizlerindir dese Fransızlar ne der buna?
"Türk değilim" diyenler ait oldukları ülkeye gitsinler eğer bulabilirlerse.
Türk olmak da sadece gönüllü olarak "Ne mutlu Türküm" demek ile mümkün.
Yani soya bakmıyoruz, sopa bakmıyoruz, ırka bakmıyoruz, geçmişe bakmıyoruz, daha ne yapalım.
Gönüllü olarak "Türküm" de olay biter. O zaman sen de sonradan buraya yerleşmiş Alman bile olsan artık Türksündür.
Biz bunca güzellik gösteriyoruz, daha ne yapacağız?
Türk olmayanların Türkiye'de işi yoktur kardeşim.
Misafir olarak yaşarlar, o da efendi olmaları şartıyla.
Türkiye de Türklerindir. Aynı Fransa'nın Fransızların olması gibi.
Hayret bir şey ki, bu kadar basit şeyleri anlatmak zorunda kalıyoruz.
Bölcülük insanın kanına bir kere girdimi işte böyle basit şeyleri bile anlamaz olur.
gercekisim
22-10-2007, 14:24
eğer sorun banaysa gercekisim nasıl bir tavır tutarsın bana göre bilmiyorum ama veya beni hangi örgüte veya düşünceye mensup görürsün onuda bilmiyrum.ama nasıl göreceksen gör.
tek çözüm bana göre '' DİYALOG''
saygılarımla..
Sorum seni de kapsıyordu ve sen de olması gerektiği gibi üzerine alınıp cevap vermişin ama bu cevap benim sorduğum sorunun cevabı değil DİYALOG ile nasıl çözülecek terör sorunu,teröristle diyalog yapan bir tane ülke yoktur dünyada ve olamaz çünkü terör diyaloğu reddetmenin neticesidir zaten,terör yap sonra gel masaya oturup konuşalım de...bu olacak iş değildir ya da karşındakini enayi sanmaktır.Ayrıca pelikan'ın yazdığı Türk tanımına bak öyle karar ver istersen,senin ben Türk değilim demen bile ırkçı bir düşünce içinde olduğunu ve ben bir ırktanım diye bunu ön plana çıkarmanı gösterir.."Türk" kavramının tanımı anayasada bile var ve hiçbirşekilde bir ırk olarak tanımlanmıyor ama sen çıkıp ben Türk değilim diyorsun..ne olduğun beni ilgilendirmez aynı şekilde benim ırkım da başkasını ilgilendirmez,herşeyden evvel insanım ve Bu ülkenin bir ferdiyim,bu devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes te TÜRK'tür,ırkı ne olursa olsun ! ama bunu kabul etmeyip te benim ırkım da falanca ırk dersen o zaman ırkçı olduğunu ve etnik temelde düşündüğünü itiraf ediyorsun.
Ve yazdığın diyalog cevabıyla bir çözüm öne sürmüş olmuyorsun,yine muğlaklık var..Kiminle ve neyin diyaloğu yapılmalı,diyalogdan amaçlanan nedir? bu elde edilecek sonuç neyi sağlayacak? mesela Türkiye'nin bir bölümünü verin de biz orada kürt devleti kuralım mı diyorsun? diyalog konusu bu mu olacak,ya da bize şu imkanları verin mi diyorsun(ne imkanı olursa) *net bişey söyleyin. Muğlak olduğu zaman bu diyalog da diyalog olmaz.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 14:32
Şimdi Almanya'da 2 milyon Türk yaşıyor. Diyelim ki bunların 500 bini Alman vatandaşı gerisi Türk vatandaşı.
Şimdi o geri kalan 1,5 millyon Türk dese ki: "Almanya'da sadece Almanlar yaşamıyor aynı zamanda Türkler de yaşıyor" dese ve "Almanya sadece Almanların değil aynı zamanda Türklerindir lütfen bunu anayasanız da belirtin" dese Almanlar ne der buna?
"Yürü len" derler bi de üstüne sopa çekerler söyleyene.
Hayret ki, bize böylesine saçma mantığı kabul ettirmeye kalkıyorlar.
Bir kere daha tekrar ediyorum: Türkiye Türklerindir.
InVitatio
22-10-2007, 14:44
Hayir Pelikan
TÜRK olmak gibi insanlarin bir gayesi olmamali ! böyle bir gaye sadece irkci bir mantigin sonucu olur !
insanlar bu topraklar üzerinde kendi kisilikleri ile mutlu olabilmeli, onlar misafir felan degil bu topraklarin asil sahipleridir.
Irka bakip bakmamak ayri birsey, hayir sen "kürd" degilsin , sen aslinda "Türksün" deyip, sadece türk olanlari "bizden" olarak kabul etmek baska birseydir.
Insanlar yasadikari toplumdaki onlara karsi o toplum icindeki hüküm edenler, gücü elinde bulunduranlar bana karsi nasillar ona göre tavirlarini belirler....yoksa o kadar müslüman türk neden elin "gavur" almanyasinda yasasin ? cünkü mutlular , cünkü bunlarin refah seviyesi yüksek, cünkü burada firsat esitlgi var , cünkü burada bir isleyen adalet mekanizmasi var !
bunlar türkiyde tam layiki ile var diyebiliyormuyuz ?
peki sormak lazim size o zaman, aslen kürd olan ve "türküm" diyen birisinin kizi basi örtülü halde üniveriste okumak isterse ne diyecegiz ? hayir mi diyecegiz ?!
veya siz bu PKK nin üzerine bu tesetürlü kadinlarin abilerini süreceksiniz , vatani kurtarmis olacaksinz , yeri geldiginde abilerini "sehid" ilan edeceksiniz, ama tesetürlü insanlarin "tesettür bir siyasi simgedir ! onlarin bu sekilde üniversite okumlari yanlistir" diyeceksiniz ?
Peki siz hangi halkin cocuklarini ne diye bu PKKlilar üzerine süreceksiniz ?
yani ici bos bir "türklük" bu toplumun hangi sorununu cözemüstür ? cözemedigi artik kesindir!
Insanlarin ici bos "ülkülere" ile degil , o insanlar ile empati yapabilen, onlar karsi degil , onlara ragmen degil onlar ile bir toplum insaa edebilmektir !
empati yapmak icin Irkdas olma zorunlulugu veya ici bos TÜRKLÜK engeldir.
-Maximus-
22-10-2007, 14:53
pelikan-Şimdi Almanya'da 2 milyon Türk yaşıyor. Diyelim ki bunların 500 bini Alman vatandaşı gerisi Türk vatandaşı.
Şimdi o geri kalan 1,5 millyon Türk dese ki: "Almanya'da sadece Almanlar yaşamıyor aynı zamanda Türkler de yaşıyor" dese ve "Almanya sadece Almanların değil aynı zamanda Türklerindir lütfen bunu anayasanız da belirtin" dese Almanlar ne der buna?
"Yürü len" derler bi de üstüne sopa çekerler söyleyene.
bu kadar at gözlükleriyle dünyaya bakmakta mümkünmüş demekki, almanyadaki işçiler ile
kürtleri karşılaştırmak, yuh yani bu kadar olur.
kürtler bu coğrafyada türklerden önce yaşıyordu, mesele mulkiyet ise, bu mülk kürtlerindir.
ama bu kadar kaynaşmış bir milleti bir kaç fransız abd uşağı istiyor diye birbirine düşürmeye
hiçkimsenin hakkı yok. *yağlı popolarınızın üzerine oturup gak guk yapıp ahkam kesmeyin, orada
ölenler gencecik insanlar.
bir kere daha tekrarlıyormuş türkiye türklerinmiş, sen türk olduğunu ispatlayabilrimisin, ben
sokaklarda çekik gözlü tıknaz insanlar göremiyorum, bırakın kürt olmayı türk olmayı, insan
olmaya bakın, insan olmanın gerekliliğini yapın. böylesi faşizan söylemlerle sizin pkk dan ne farkınınız kalıyor.
gercekisim
22-10-2007, 15:14
Burada neden şu ırk veya bu ırk lafı ederek birbirinize karşıt fikirler öne sürüyorsunuz? Eğer etnik temelde bir tartışmaya girerseniz ve bir tarafın eskiden bu toprakların sahibi olduğunu iddia etmeye başlarsanız o zaman başka bir ırkın da çıkıp bu topraklarda daha önce sen varmışın,senden önce de ben vardım o zaman orası benim deme hakkını kullanması gayet mümkündür.Bu nedenle ırk isimleri telafuz etmek yerine terör sorununun nasıl çözüleceğine kafa yorun,hergün askerlerimiz hayatını kaybediyor,vatandaşlarımız hayatını kaybediyor ve bunların ırklarını illa ki merak ediyorsanız bakın, kimi Türk, kimi Laz ,kimi Çerkez,kimi Kürt ama hepsi insan..Teröristler ise insanlık suçu işleyen canilerdir sadece..ırkını öne sürerek tartışan ırkçının ta kendisidir ! hiç boşuna yormayın kendinizi,hata yaptığınızı kabul edin ve tekrar etmeyin.Dün askerlerimizin şehit olması sonrasında yine Hakkari'de bir düğün konvoyuna teröristlerce düzenlenen saldırıda 16-17 vatandaşımız yaralanmıştı..bunlar da büyük ihtimalle ırk olarak kürt, şimdi ne olacak o zaman terör kürtleri mi savunuyor? savunmadığı ortada..o zaman etnik kökene bağlı olarak konuşmamak gerekir.Hepimizin ortak düşmanı terör ve teröristtir,o kadar ! Bunu kabul etmeyip te teröristler benim için çalışıyor diyen de HAİNin önde gidenidir!
rebera_roni
22-10-2007, 15:20
sevgili gercekisim
''ne mutlu türküm diye'' cümlesi kadar ırkçı bir söylem olabilir mi.o zaman diğer miletler mutsuzmu olyor.bu ülkeye vatandaşlık bağlı olmam beni türk yapmaz.madem ben vatandaşlık bağıyla bağlıyım ''ne mutlu türkiyeliyim diyene'' derim.ve sen bu sözlerinle kürt halkını yok sayıyorsun.hangi durumda olursa olsun bu topraklarda yaşayan bütün etnik gruplar türktür.böyle bir mantık olamaz.ve hala sunu görmüyorsunuz pkk nasıl tanımlarsanız tanımlayın umrumda değil ortada bir sorun var.ve bu sorun kürt sorunudur pkk sorunu değil.pkk sorunu derseniz o zaman şimdiye kadar olan diğer isyanlara ne diyeceksiniz.pkk den önceki kürt isyanları ne oluyor.ben sadece çoğu türk kardesimde sunu görüyorum ülke yıkılıcak fobisi.kimse birbirinden toprak istemiyor.bende senle beraber antalyayı, çanakkaleyi,sakaryayı aldım düşmandan oraları sana bırakıpta sadece diyarbakırı almaya niyetim yok.bunu yaparsam atalarımın uğruna çanakkale savaşında döktüğü kanın bir anlamı kalmaz.
saygılarımla...
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:23
Hayir Pelikan
TÜRK olmak gibi insanlarin bir gayesi olmamali ! böyle bir gaye sadece irkci bir mantigin sonucu olur !
insanlar bu topraklar üzerinde kendi kisilikleri ile mutlu olabilmeli, onlar misafir felan degil bu topraklarin asil sahipleridir.
Irka bakip bakmamak ayri birsey, hayir sen "kürd" degilsin , sen aslinda "Türksün" deyip, sadece türk olanlari "bizden" olarak kabul etmek baska birseydir.
Arkadaşım isteyen "ben Türk değilim" diyebilir, kimsenin beynine girecek değiliz.
Ama bu topraklar Türke aittir.Herkes bunu bilecek.
"Türk değilim" dediği anda bı topraklarda misafir olarak yaşar. Egemenlik iddia edemez.
Etnisitlerin egemenlik iddiası bölücülüktür.
Ayrıca Mustafa Kemal'in dediği gibi egemenlik bir hak hukuk meslesi değil güç meselesidir.
Mücadele ile alınır.
Türkiye Türklerindir ve öyle kalacaktır.
Irkçılık ise asıl etnisitler üzerinden bölücülük yapanlara ait bir özelliktir.
Almanya nasıl Fransızların değil Almanların ise Türkiye de Türklerindir.
Yani Türkiye'de iki ayı millet yoktur tek millet vardır o da Türk milletidir.
"Çok ulusluluk" Osmanlının parçalanma sebebi idi ve şimdi aynı şeyi getirip Türkiye'ye dayatmayın.
Türkiye'de daima tek bir millet yaşayacaktır. O millet de Türk milleti olacaktır.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:29
Peki siz hangi halkin cocuklarini ne diye bu PKKlilar üzerine süreceksiniz ? invitatio
Tamam anlaşılmıştır sizin niyetiniz.
Siz de taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakanların yanında yeriniz almışsınız.
Beyefendi vatan toprağını savunmak kutsal bir vazifedir.
Milli mücadele yıllaırnda 15-16 yaşında çocuklar askere alınıyordu.
Biz sizin bu kafayla gitseydik şimdi sadece Konya ve Tuz gölü civarında yaşıyor olacaktık.
Vatan toprakları "tek bir kişi" kalana kadar savunulmaya devam edilecektir.
Bir değil milyonlarca şehit verceğiz ama savunacağız.
Türk bayrağı yurdun her köşesinde dalgalanacaktır.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:33
bu kadar at gözlükleriyle dünyaya bakmakta mümkünmüş demekki, almanyadaki işçiler ile
kürtleri karşılaştırmak, yuh yani bu kadar olur.
kürtler bu coğrafyada türklerden önce yaşıyordu, mesele mulkiyet ise, bu mülk kürtlerindir.
ama bu kadar kaynaşmış bir milleti bir kaç fransız abd uşağı istiyor diye birbirine düşürmeye
hiçkimsenin hakkı yok. *yağlı popolarınızın üzerine oturup gak guk yapıp ahkam kesmeyin, orada
ölenler gencecik insanlar.
bir kere daha tekrarlıyormuş türkiye türklerinmiş, sen türk olduğunu ispatlayabilrimisin, ben
sokaklarda çekik gözlü tıknaz insanlar göremiyorum, bırakın kürt olmayı türk olmayı, insan
olmaya bakın, insan olmanın gerekliliğini yapın. böylesi faşizan söylemlerle sizin pkk dan ne farkınınız kalıyor.
Asıl at gözlükleir ile dünyaya bakan sizlersiniz.
Hiç kimse "ben Türk değilim" diyerek bu ülkenin sahibi olamaz.
Ben Türk değilim" diyenlerin durumu Almanya'daki Türk vatandaşlaırnın durumu gibidir ve bunun da hukuki" bir sonuca bağlanması gerekir.
Yani "yabancı" olarak nitlendirilecektir. Ve her yıl oturma iznini uzatmak için emniyetin yabancılar şubesine müracat edeceklerdir.
"Ben Türk değilim" diyenin ben ancak "yabancı" olarak haklarını tanırım.
Almanya da öyle yapar Fransa da.
gercekisim
22-10-2007, 15:36
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözü ırkçı değildir. Bunu anlayamıyorsunuz birtürlü Bu devleti kim kurdu Atatürk peki ne dedi ,Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür ! *bu sözden senin etnik kökenin kürt değildir diye bir mana çıkarmayın..alakası yok sana etnik kökenden bahseden yok ama sen durmadan ben Türk değilim falanca ırktanım diyorsun(hangisi olduğunu bilmiyorum) *
Madem bu memlektten toprak koparılmak istenmiyor,o halde sorun nedir? senin kürt sorunu dediğin şey nedir? ve NET ÇÖZÜM ÖNERİN NEDİR? hala cevap vermedin..talebin nedir? sen bunu söylemedikçe ben bunu senin sözlerinden edindiğim izlenim doğrultusunda ve temelinde *istediğim şekilde yorumlarım ve algılarım..şu soruya net bir cevap verin de tartışmamız gerçek sebep üzerine olsun.. Eğer bu memleketten toprak isterim demiyorsanız,ki öyle birşey olmadığını söylüyorsunuz o zaman mesele nedir?hangi mesele teröre maazaret olabilir?
Bu memleketten toprak talep etmek derdinde olmayanları tenzih ederek toprak talep eden şerefsizlerin (böyle düşünenlere de rastladım) hiçbir zaman başaramayacaklarını ben de *rahatlıkla söyleyebilirim,onlar kendi kanlarında boğulacaklardır.
InVitatio
22-10-2007, 15:36
Pelikan
hayir Pelikan bu topraklar bu ülke icin calisanlarindir ! bu ülkenin sahibi, *bu ülkede geleceklerini beraber insaa etmek isteyenlerdir!
bu ülke onun bunun digerleri üzerinde , benim gibi olmazsan, benim gibi düsünmezsen , benim düsmanimsin baski kurmak isteyenlerin ülkesi degildir !
senin bu dedigini fransa'da jean mari le pen de diyor , oda fransizlarin asla ve asla kara kara insanlarin olmayacagini düsünyüor , fransiz olmanin yegane sartlarindan birisi'de Beyaz olmaktdir diyor....
ama fransa ona da prim vermiyor ! cünkü fransiz halkin büyük bir cogunlugu demokrat insanlar vardir, orada hic bir insanin sirf baska bir irka ayid oldugu icin " bu ülke onlarin ülkesidir" denilmez...
Almanya'daki senin savnudugun bu fikirleri sadece fasit NPD partisi savunmakta, kendi gelecgini ici bos kavramlar ile degilde , toplumun gerceklerini temel alirsak , daha özgür, daha demokratik, daha mutlu bir türkiye icin güzel ve dogru bir baslangic olacak diye düsünyorum....
Almanyada ki fasist rejimin son kalintilari ile burada prim yapmak istemen ise ayri bir sorun...
almanyda iki defa oturum hakki görüslerinizin sizin gibi fasizan bir niyetden ötürü degil , bu toplum icindeki insanlarin hangi derecece bir katma deger verebidiklerine göre verilmektedir !
bu topluma hic bir katma degeri sunamayanlarin oturum haklari tekrar gözden gecirilir, bu toplum icin calismayanlara oturma izni verilmez.
peki bizim toplumda devlet hangi vatandasina is göstermisdir ki , is imkanlari sunmusturki , ya kabul et veya ülkeyi terk et diyebilmistir...
lütfen almanyadaki türkler hakkindaki ahkam kesen görüslerinizi tekrar gözden gecirin
sizin buradaki tutumunuz almanyda IRKCILIK olarak degerlendirilir ve CEZAI islem yapilmasi gerekir !
atatürkün dönemideki siyasi sartlari göz önünde alarak onu degerlendirmeyi onun adina daha mantikli buluyorum, sonucta kendisini "ilme" adayan bir insanin , 80 yildir bir statüko icinde kendisini tanitilmasini istemesinden en cok gene kendisi rahatsiz olmali diye düsünüyorum....
Insan kültünden uzak bir yaklasim icinde olursan, atatürkü daha iyi anlaycagini düsünüyorum....
eger bu ülke , bir kadinin tesetürü yüzünden yikilcak ise,
eger bu ülke sirf bir insanin "hayir ben türk degilim" demesi ile yikilcak ise
demek bu ülkenin temelleri saglam degildir !
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:37
Ayrıca bir coğrafyada daha önce yaşamak o coğrafyanın sahibi olmayı gerektirseydi dünya haritasını topyekün değiştirmek gerkirdi.
Olaya bak.
Adam 1071'den sonrasını tarih kabul etmiyor 1071'den öncesine bakıyor.
1071'den sonra kürtlerle beraber mi yaşadık?
İşte ulus olmak için yeterli olan "ortak tarih"
Hadi getir itirazını bakalım.
Bak kardeşim Atatürk'ün dediği gibi; egemenlik hak hukuk meselesi değildir ve mücadele ile güç ile alınır.
Egemen olan Türklerdir ve öyle kalacaktır.
Aksini iddia eden ise mücadele edecek.
Yenilirse tarihe karışacak yenerse iddia edecek.
Bu kadar basit.
-Maximus-
22-10-2007, 15:40
pelikan-Bir *değil *milyonlarca *şehit *verceğiz *ama *savunacağız. *
Türk *bayrağı *yurdun *her *köşesinde *dalgalanacaktır
sen fazla strateji oyunu oynamışsın, savaş klavye'nin tuşlarına vurmak kadar kolay değil efendi.
savaş o oynadığın oyunlardaki gibi değil, hiç vurulmuş ölen birini gördünmü hayatta, ne kolay dimi
tuşlara vurup savaş demek. yürü beee aslan parçası.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:43
İnvitatio, ben "vatan" ve Türklük" kavramlarına yabancılaşmış tairkat eğitimli ümmetçi zihinlere sürekli aynı şeyleri tekrar edecek değilim.
Sizler "vatan" değil "ümmet" kavramı ile iştigal edersiniz.
O yüzden vatanseverlere de "faşist" dersiniz.
Öz yurdu olarak Arap topraklarını görenlere bu kavramları anlatacak değilim.
Sizler kayıp kuşaklarsınız.
Emperyalizmin ideolojik çarpıtmalarının kurbanlarısınız.
Ben söyleyeceklerimi söyledim.
Herşey açık ve nettir.
InVitatio
22-10-2007, 15:46
Pelikan
amatörce tahminleriniz görüldügü kadar sadece ülke siyaseti ile ilgili degil....benim ne olup olmadigim hakkindaki yorumlarinizda da kendisini gösteriyor ;-)
peki ozaman ümmeti olanlarlarin cocuklarini askere almayin ;-) bakalim ne kadar savuncaksinz bu vatani....
acikca söyleyim...benim icin cember sakalli yobazlar ne ise, neo nihal atsizcilarda aynisidir, benim gözümde PKK ne ise , onlar gibi düsünen siz'de aynisinizdir.....
hic bir farkiniz yok...onlar siyasi kimliklerini bir kürd kimligi üzerine otuturmus sizler ise ici bos bir TÜRKLÜK kimligi üzerine....
ötükenci gürühun TÜRKLÜK anlayisi hic olmazsa daha gercekci , sizin bu suni türklük kavraminizin basarsizligi dur bugünkü toplumsal sorunlar....
rebera_roni
22-10-2007, 15:47
pelikan senin bu topraklardan attığın insanlar sen gelmeden önce burda yaşayan insanlardır.ev sahipliği yapıp diğerlerini misafir olarak görüyorsun.onun bunun kitabını bile okuma, kaynağına bakma ilk meb'in tarih kitaplarında öğrencilerine okutturduğu tarih kitabına bakta türkler nerden geldiğini görürsün.senin sadece amacın toprak olduğu ''Biz sizin bu kafayla gitseydik şimdi sadece Konya ve Tuz gölü civarında yaşıyor olacaktık. '' zaten burdan belli.pkk'ye bölücü diyorsunuz ama sizden daha bölücü insan görmüyorum.
Belliki senin ve senin gibi düşünenlerin gözü kan istiyor ama madem böyle isteklisin al silahı eline katıl teskereye burdan destek verme gitte katıl faliyete gecir şu düşündüklerini.burda neden zaman harcıyorsunki.hepinizin gözü kan bürümüş yazıklar olsun.
ALIN BE VURACAĞINIZ YER BELLİ VURACAĞINIZ İNSANLAR BELLİ.GİDEN BAKALIM SONUÇ NE OLACAK.KAN GÖRMEK İSTİYORSANIZ GİDİN VURUN.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:52
benim gözümde PKK ne ise , onlar gibi düsünen siz'de aynisinizdir İnvitatio
Tam da tahmin ettiğim gibi. Pkk ile Türk vatanseverlerini aynı kefeye koymak ancak ya II.cumhuriyetçilerin, neo liberal sosyalistlerin ve tarikat eğitiminden geçmiş "ümmetçilerin" *işi olabilir.
Farkında değilsiniz ama bu sözleriniz ile "ihanet" sınırlarında dolaşıyorsunuz.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 15:53
--------
InVitatio
22-10-2007, 15:55
Pelikan hayir onlarin degil
ayaklari yere basan ve önünü gören insanlarin sözü, siz ise tarihin sayfalarinda hitler ile beraber anilcak tiplersiniz, size hayirli ugurlu olsun.....kendiniz ile gurur duyabilirsinz, birakin ben duymayim...
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 16:02
Hitler mi?
O ari ırk savunucusudur.
Aynı kürt bölücüler gibi.
Bizim millyetçiliğimiz "vatan savunması" üzerine kuruludur.
Saldıran kim ise onu hedef alacağız pek tabii ki.
Ayrıca vatanın Türk yurdu olduğunu söylemek de faşizm değil gerçeğin ifadesidir.
Aynı Fransa'nın Fransızlara ait olduğunu *gerçek olması gibi.
Aksini iddia edenler ise sadece efendi efendi yaşarlar aynı Almanya'daki Türklerin efendi efendi yaşadıkları gibi.
Şehitlerimiz bu topraklar ne başkalarının yurdu olsun diye ne de başkaları ile paylaşılsın diye can vermedi.
Onlar bağımsız bir Türk yurdu için can verdi.
Türk düşmanlarının da bu topraklarda daima yabancı muamelesi göreceği aşikardır.
Ait oldukları yere de gidebiliriler.
Biletleri bizden olsun.
gercekisim
22-10-2007, 16:15
"ötükenci gürühun TÜRKLÜK anlayisi hic olmazsa daha gercekci , sizin bu suni türklük kavraminizin basarsizligi dur bugünkü toplumsal sorunlar.... "
invitatio bu sözlerinden ne anlayalım istersin? ötükenci mantık daha gerçekçi olduğu için tercihin o mudur? yoksa Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı mıdır? Hangisi?
Bu memlekette kimse ırkını öne sürmezken birileri çıkıp ben şu ırktanım demek gereği duyuyorsa ki o birilerinin kim olduğunu herkes biliyor yabancı devletlerin oyununa gelip isyanlar çıkaran,ırk düşüncesi temelinde isyanlar çıkaran ve devlet kurma rüyası görenler,her etkinin bir tepki doğuracağını da bilmelidirler..onlar böyle yaparak ötükenci zihniyetin ön plana çıkmasını kendileri sağlamış olurlar.Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bir bütün olma ilkesi bu hayalperetlerin emellerinin gerçekleşmesine asla müsaade etmez !
sabahtan beridir bir soru soruyorum kimse çıkıp ta net bir cevap veremedi verebileceğini de sanmıyorum..artık bu sorunun cevaplanacağına dair ümidim de yok! o zaman boşuna tartışmayalım..kim,canı nasıl isterse öyle düşünsün ama kimse terör ve teröristi savunur tarzda konuşmasın ! çünkü terörün mazereti olmaz !
Teroru savunmak akli basinda kimsenin yapamiycagi bir sey. ortaya cikan terorun sebeplerini arastirip cozum yolu bulmak, yine akilini kulanabilip empati yaparak dusunebilmeyle mumkun.
Halkin kin ve nefretinin artirildigi kiskirtmalarin arkasinda ne oldugunu arastirmak, sonuclarini onceden tahlil etmeye calismak, vatan hainligi ile etiklendiriliyor, milliyetcilik, bu vatanin bataga girmesini degil, sakin kafayla bu bataktan milletine zarar gelmeden nasil siyrilabilecegini arastirmaktir. Buna sebep olan nedenleri ortaya dokup caresini uygulamaya koymaktir. Vurun kirin oldurun care olabilseydi, bunca insan kiyimina sebep olan harpler sonrasi dunya gulluk gulistanlik olmasi gerekirdi. Halbuki hala insanlarin gecmisten ders aldigini ben goremiyorum.
-Maximus-
22-10-2007, 17:31
**********
TheHebelehubu
22-10-2007, 17:40
siz böyle cahil cahil konuşursanız o YAVRUlar daha daha şehit olacak
hep böyle ezildi zaten bu halk
Taschkafa
22-10-2007, 17:42
otuz yıl önce sorun mafyaya havale edilseydi,ne o kadar insan ölürdü nede o kadar analar babalar ağlardı,artık çok geç,,bunda demem şuki...çünkü sorun yokdu ,sorun yaratıldı.
sayın türkiye cumhuriyeti hiçbir sorun çözemez *sadece *ülkeye ve vatandaşlarına sorun yaratır,bu böylede devam edicek,yoksa dünyanın en güzel corafyası *en zengin ülkesi böyle perperişan yaşamaz,,bu saatden sonra çok zor,,bu kadar gelişmiş bir örgütü atmak.
daha chp nin başından sayın baykalı atamıyorsunuz,,tek bir kişiyi..
o topraklarda yaşamadığım ve yaşamıcağım için çok mutluyum,,ne mutlu avrupalıyım diyene..
invi,nin dediyi gibi *elin GAVURU (bu söz beni çileden çıkarır ,ama ne yapalım,,yapacak birşey *yok)bizim sorunlarımızla *daha iyi ilgilenip,bütün sorunlarımızı çok daha iyi çözüyor,,tekrar ne mutlu avrupalıyım diyene,,
* * hepinize saygı ve selamlar
AYAZKIZI'nin yazdiklari, planin islediginin bir ispati. Halki galeyana getirip sagduyuyu yok etmek. Kin ve nefreti kirbaclayip milleti birbirine dusurmek.
AYAZKIZI'nin yazdiklari, planin islediginin bir ispati. Halki galeyana getirip sagduyuyu yok etmek. Kin ve nefreti kirbaclayip milleti birbirine dusurmek.
Bunları dile getirince vatan haini oluyoruz sevgili vartor.
"Bunları dile getirince vatan haini oluyoruz sevgili vartor." *değişim
ilk mesajınızda yapıştırdığınız metinde suçladığınız ordu ve tezkere kadar tüm bu olayların başlıca müsebbibi olan pkk'yı aynı şekilde eleştirmediğiniz sürece buna şaşırmanız abes olur.
"barış" derken sadece tek tarafın adım atmasını kastederseniz de şaşırmayacaksınız.
orduya karşı gösterdiğiniz *şahin tavrı pkk denen örgüte göstermezseniz de şaşırmayın.
bakın aşağıda sizin verdiğiniz tezkereye hayır metninden
3- *Kurt *sorununun *bariscil *siyasi *cozumunu *zorlastiran *catisma *ortamini *korukleyen *butun *operasyon *ve *eylemlerin *son *bulmasini *talep *ediyoruz. "
güya "eylem" denilerek pkk ya da atıf var. ama pkk'yı ayrıca eleştirecek kadar cesaretleri olmayanlar barış istiyoruz diyorlar. önce bu iki yüzlü ve tarafgir tutumu bırakın ki gerçekten barış istediğinize birileri inansın.
ne zaman ki asıl pkk denen faşist sürüsünün bu halkı kin ve düşmanlığa, toplumda ayrımcılığa ve kine sürüklediğini açıkça deklare edersiniz(öyle "eylem" gibi tek kelimelike kıytırık söylemlerle değil) o zaman inandırıcı olursunuz barış söyleminizde.
şu haliyle yaptığınız milleti kandırmaktan başka bir şey değil.
AYAZKIZI
22-10-2007, 18:55
bugün şehitlerimizin anısına tüm türkiyede eylem vardır saat 21 30 da ışıklar söndürülüp yakılacaktır..terörü, ve terörü destekleyenleri, ve buna izin verenleri, ve engel olamayanları kınıyoruz
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 19:09
Bakın bir kere daha söyleyim:
Türkiye Türklerindir.
Aynı Fransa'nın Fransızların olması gibi.
Bu insanların düştüğü durum: Fransa'da yaşayan bir İngilizin "Neden Fransa sadece Fransızların olsun aynı zamanda biz İngilizler de yaşıyoruz Fransa hem Fransızların hem de İngilizlerin olsun" demesi kadar saçmadır. Zaten bunu söyleyen bir İngilize de ağzının payını verirler onlar.
Kısacası ne Türk olmak ne de Türkiye'nin Türklerin olması ırkçılık değildir.
Asıl ırkçılık kendisini tarihte "ari-ırk" olarak tasnif eden kürtçülere mahsustur.
1071'den sonrasını tarih olarak kabul etmeyenler ve 1071'den öncesine göre kendilerini "Türk olmayan Kürt" olarak lanse edenler asıl ırkçılardır.
Bilimsel anlamıyla ırkçılarıdır çünkü tarihe "ırki" krtierler ile bakmaktadırlar.
Sizler daha bu yollrdan geçiyorken ben faşizm, ırkçılık, şovenizm üzerine ciltlerce kitap okudum.
Biz de sosyalist olduk ona buna faşist, ıkçı falan dedik, biliriz bu söylemleri.
Ama şimdi düşündüğümde o dönemler bu kavramları bilimsel anlamı ile değil sadece öfkemin karşılığı olarak küfür olarak kullandığımı farketmemdir.
Zaten bana fşist, ırkçı falan diyenler de aynı şekilde bu kavramların altını doldurmadan sadece küfür amaçlı kullanıyorlar.
Yani sosyalistlerin küfürüdür bunlar. Faşist, ırkçı, şoven vb...
O yüzden geçin bunları.
Bir kavaramı yerli yerine oturtmasını öğrenin.
Size Fransa'dan Almanya'dan ne örnekler verdim anlamadınız.
Amacınız "ırkçılık" temelinde bir etnisiteye "ulus" kimliği kazandırmak ise hiç boşuna uğraşmayın.
Kürt ulusu diye bir ulus asla olmayacaktır. En azından bu topraklarda olmayacaktır.
Biz Osmanlı mıyız canım öyle tongaya düşelim.
Çok ulusluluk çağı bitmiştir. Küreselleşme "mikro milliyetçilik" üretmektedir.
Ama Türk milleti tek bir millet olarak kalacaktır ve o millet de Türk ismi ile anılacaktır.
Türk olmayanların da ayrı bir milli kimlik hakkı yoktur.
Egemenlik güç ile, mücadele ile alınır, hak/hukuk talebi ile değil.
Siz egemenlik ile hak/hukuk kavramlarını birbirine karıştırıyorsunuz.
Zaten neyi karıştırmıyorsunuz ki?
En iyisi bol bol okuyun. Sizlere tavsiyem budur.
En azından benimle tartışacak bir birikiminiz olsun.
Yoksa böyle sürekli aynı şeyleri tekrarlamaktan bana da gına geldi.
-Maximus-
22-10-2007, 19:25
pelikan dünyadan bi haber bir mağaradanmı yazıyorsun, kaç yuzyıldır ordasın, igiltere
örneğini vermişsin, hiçmi tarih okumadın, iskoçladan *irlandalılardan haberin varmı
yada sen en iyisi daha güncel bir meseleyi ispanya bask eta meselesini araştır.
ama önce şu at gözlüklerini çıkar.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 19:39
Asıl mağarada olan sizlersiniz.
Ben çöllerde yaşarım.
Daha mistik :)
Ayrıca ne var Bask ve Eta meselesinde?
"1978 Anayasası İspanya’yı otonom bölgelerden oluşan bir devlet haline getirmiş, Bask ve Katalonya bölgelerine verilen otonomi statüsü 25 Ekim 1979’da bir referandumla kabul edilmişti. Özerklik statüsü yüzde doksan oyla kabul edilmişti. Bask ülkesi ve Katalonya için özerklik diğer eyaletlerden çok daha fazlaydı. Üstelik Euscadi’ye verilen haklar her yıl biraz daha arttı. Böylece bu iki sanayi bölgesine yerel parlamentolarını oluşturma, vergi, polis, eğitim ve radyo—televizyon yayını konusunda kontrol yetkisi verilmişti. Şu an Bask ülkesinin para, ordu ve sosyal güvenlik konuları dışında Madrid’deki merkezi hükümetle hiç bir ilişkileri bulunmuyor. Özel Euscadi parlamentosu ve hükümeti ülkenin kamu sağlığı, eğitim ve güvenliği konusunda tek yasama ve yürütme organı. Euscadi (Bask Bölgesinin Baskça’daki adı) kendi vergisini de kendisi topluyor, bu verginin bir bölümünü aldığı hizmetlere karşılık merkezi hükümete veriyor. Madrid’deki merkezi hükümet geçen yıl bir adım daha atarak, kendisinin topladığı KDV, akaryakıt ve sigara vergisinin de kontrolünü Euskadi’ye bıraktı.
Siyasi partilere izin verilmesi, özerklik statüsünün kabulü, Bask parlamentosunun ve Ertzaintza’nın (Euskadi’nın polis gücü) varlığı, silahlı mücadelenin ve ETA’nın bitmesi gerektiğine karar vermek için yeterliydi aslında. Toplum o noktada özerkliğin derecesini ve yapısını demokratik yollarla kararlaştıracak şartlara sahipti.Fakat ETA ve Herri Batasuna tüm bunlara rağmen tam bağımsızlıktan taviz verilmeyeceğini açıkladılar. 1978 Anayasası’ndan sonra Bask bölgesinde terör azalacağı yerde artmaya devam etti. ETA, 1980 yılının eylül—ekim—kasım aylarında 36 kişiyi öldürerek o güne kadarki şiddet eylemlerinde rekor kırdı. Bu sırada İspanyol polisinin ETA üyelerine karşı öldürme eylemlerinin yanısıra sağcı İspanyol örgütleri de ETA üyelerine karşı şiddet eylemlerine başladılar. Otonomi verilmesi kararına direnen neo—faşist “İspanyol Silahlı Grupları” adlı örgüt Bask bölgesindeki Bilbao şehrinde silahlı saldırılarını artırdı. ETA ile ittifak halinde bulunan örgüt veya partilerin üyelerine saldırılar düzenledi."
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=17653
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 19:41
Bir de şu İspanya'nın DTP'sinin başına gelenlere bakalım:
http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/10/071006_basque-batasuna.shtml
İşte Avrupa !
İyi okumalar.
gercekisim
22-10-2007, 19:52
Buradaki birkaç kişi kesinlikle samimi değil ve dolayısıyla aynı zamanda ikiyüzlü de diyebilirim ! Sabahtan beridir soruyorum ! sizin gerçek talebiniz nedir? derdiniz nedir? ne istiyorsunuz ve terörün bitmesi için teskere ve buna bağlı operasyon *yerine NE ÖNERİRSİNİZ?net şekilde yanıtlayın *diye . ama birtanesi de çıkıp net bir yanıt veremedi ! ancak lafı geveleyip durdular...sizi tekrar KINIYORUM ! sizin gerçek niyetiniz bence belli olmuştur..zira sukut ikrardandır..
Pelikan doğru söylüyor Egemenlik güç ile, mücadele ile alınır, hak/hukuk talebi ile değil.! böyle terörist sözcülüğü yapmayı da bırakın artık ! bir zamanlar iranda ya da ırakta da aynı naneyi yemeye kalkanların halini hatırlayın,laf gevelemek yerine onları araştırın..siz olsa olsa sahte hümanist olursunuz !
talabani şerefsizi olsun,barzani p..çi olsun amerika şerefsiz olsun hepsi kuzey ıraka girmeyin diyor siz ne diyorsunuz siz de aynısını diyorsunuz..bunu söylemenizin nedeninin Türkiye'nin iyiliğini düşündüğünüzden olduğunu sanmıyorum.tıpkı onlar gibi!
-Maximus-
22-10-2007, 19:54
ağzına sağlık pelikan, bak ne güzel yazmışsın, peki yazdıklarını anladınmı bari, artık eski
tavrından vazgeçersin heralde, dimi bak ingiltere yalnızca ingilizlere ait değilmiş.
ha bu arada pardon ben mağara sanmıştım, çöldesin demek, güneşe dikkat et kafanı
kuma soksanda başka yerlerin yanar.
gerçeklerden kaçamassın
-Maximus-
22-10-2007, 20:00
gerçekisim
bak ne güzel yedirmişler, abd istemiyormuş, yahu bunu tezgahlayan abd, neden istemesinki.
tarihe şöyle bir bakın abd üçüncü dünya ülkelerinde neden halkı ayaklandırmış, hangi çıkarı için
abd senin ıraka girmeni istiyor çünkü petrol fiyatlarını yükseltmek istiyor, sizi pohpohlayan
medya çokuluslu şirketlerin güdümünde, veriyor gazı alıyor istediğini.
<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 20:02
Allahallah vatandaşın okuması da yok.
ETA ne yapmış? Her türlü özerklik ve hakka rağmen "teröre" devam etmiş.
İspanya' ne yapmış?
Hem ETA'nın hem de onun siyasi kanaı Batusta'nın canına okumuş.
Hadise bu kadar basittir.
Bölücülük sadece ve sadece TORPAK talebi için yapılır.
Hak hukuk üstüne kürtçülük yapmazlar güzelim bu ülkede.
Ve vereceğin hiç bir hak o bölücüleri tatmin etmez.
Çünkü amaç TORPAK tır.
Onlar denedi gördü. Biz de onlara bakarak dersimizi çıkarıyoruz.
gercekisim
22-10-2007, 20:18
bak maximus kimse bana numara yapamaz ! ben senin gibi sazan misali zokayı yutan birisi değilim ! ABD Türkiye'nin girmesini elbette istemiyor..bölgede bir kürt devleti kurdurmak istiyor ve sen de açıkça söyleyemediğin bu ırkçı niyetine ortak olarak ABD'yi gördüğün için şimdi başkalarını suçluyorsun halbuki zokayı yutan sen ve senin gibiler yakın tarihe şöyle bir bakarlarsa ABD'nin kürtleri kaçıncı kışkırtması olduğunu ve *isyanlarından sonra kürtlerin başına ne geldiğini görürler..iran ve ırakın zamanında yaptıklarını görürler de Türkiye'nin de ne kadar müsamahalı davrandığını belki anlarlar ! sen de buradaki bazıları gibi faşistsin bu belli.
"Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
Tarih'i tekerrür diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?"
-Maximus-
22-10-2007, 20:38
böyle gaza geldiğine göre proje tutmuş demektir, abd nin işi bu, üçüncü dünya ülkelerinde
yandaşlarınının pohpohlalamasıyla halk sokaklara dökülür ve abd istediğini alır. yakın tarihe
bak ukranyaya bir bak bakalım abd istediğini nasıl almış.
1985 -1990 yılları arasında ham petrol fiyatları 10 dolar civarında, tamda bu dönemde amerikan
ekonomisi en durağan dönemini yaşıyor, abd ilk körfez hareketini yaptığında petrol fiyatları
40 dolara kadar çıkıyor, bu sayede abd saldırı için harcadığı masrafı fazlasıyla çıkardığı gibi
petrol fiyatlarıda 30 -35 dolar bandıma oturuyor. yani artık dünyanın en büyük petrol tedarikçisi
petrolu iki katından fazla bir fiyata satmış oluyor..
*
* * * * * * * * * * * * * işte proje ,, bakalım sen neresindesin
günümüzde ham petrol fiyatları 28 dolara kadar inmiş durumda, bu durumda abd nin
poltikaları gündeme gelir, proje devreye sokulur, zamanında savaşçılık oynamak için
yokedilmeyen terör örgütü abd tarafından *devreye sokulur, dağda hiç suçu olmayan
bir kaç gariban öldürülür, abd nin güdümündeki medya halka gazı verir, sen sokağa
dökülürsün, hiç istemesede devlet güçleri ıraka girmek zorunda kalır.
ham petrol yükselir abd istediğini alır, ama sen sokağa neden çıktığını anlamazsın.
hadi geçmiş olsun
Ayakkızı;
Irkçı söylemlerinden vazgeç.
Biz terörün asıl amacının Türk ve Kürt halkını birbirine düşürmek derken sen bunu zaten yapmaktasın. Yani sen terörün oyununa gelmişsin bile.
Maximus;
Petrol fiyatlarıyla oynamak çok kolaydır. Bunun için Türkiye'yi Irak'a çekmek gerekmez.
BOP desen aklım yatar da, petrol fiyatlarını yükseltme amacı espri için yazıyorsun gibi geldi.
-Maximus-
22-10-2007, 21:06
pante neden espiri olsun, amaç petrol fiyatlarını yükseltmek, elbetteki bop işin
ayrı tarafı, o yuzyıllar sürecek bir proje, abd nin dünyayı petrol üzerinden sömürdüğünü
unutmayalım, hem en büyük üretici hem en büyük tedarikçi, neden yükseltmesin.
bizim memlekette bir kaç milyon doları olanlar dolar yükselsin diye tank yürütüyorda
abd petrol yükselsin diye neden mini bir kriz çıkarmasın.
pante neden espiri olsun, amaç petrol fiyatlarını yükseltmek, elbetteki bop işin
ayrı tarafı, o yuzyıllar sürecek bir proje, abd nin dünyayı petrol üzerinden sömürdüğünü
unutmayalım, hem en büyük üretici hem en büyük tedarikçi, neden yükseltmesin.
bizim memlekette bir kaç milyon doları olanlar dolar yükselsin diye tank yürütüyorda
abd petrol yükselsin diye neden mini bir kriz çıkarmasın.
BOP için ABD'nin yüzyıllarca bekleyecek zamanı yok.
Dünyadaki petrol rezervlerinin ömrü zaten 50 yıl.
20-30 sene sonra büyük kriz başlar.
Bu süre içinde ABD'nin yeni dünya düzenini tamamlamış olması ve dünya enerjisini eline geçirmesi gerekiyor. İlk hedef ise Ortadoğu.
egemen düşünce tabi tabi evet,
doğuda kürtlerin pkkya çok buyuk desteği var, hepsi belki dağa cıkmıyor ama biliyosunuz saklamaya gerek yok destekliyolar işte. yanlışmı yapıyolar? evet yanlışyapıyolar ama bu çok normal, onlarda sizler gibi milliyetçler, kendi halklarının egemen düşüncesini destekliyorlar, hemen hemen herkes gibi sizler dahil
eminim doğuda hemen her ailede dağa cıkmıs ölmüş bir kişinin hikayesi ardır. Bir adam dusunun kardesi babası dağa çıkış ölmüş, bu adamda dağa çıkıcaktır. zincirleme bişekilde bu nefret devam eder gider. bir kan davasıdır bu. abisini babasını öldürenlere karşı bu nefretin içi milliyetçilik denen şeyle doldurulur ki yaptığı şey onurlu görünsün. doğrumu yapıyodur, yanlış yapıyodur ama bu çok normaldir o adam doğuştan bir katil değildir oda hepimiz gibi insandır.
unutmayın siz kurtlere kufrettikçe onlarda size edicektir, siz onlardan nefret ettikçe onlarda sizden nefret edicektir siz savaş kan istedikçe onlarda savaş kan istiyecektir. barış için önce milliyetçilik denen şeyden kurtulmak gerekir benim düşüncem budur.
egemen düşünce tabi tabi evet,
doğuda kürtlerin pkkya çok buyuk desteği var, hepsi belki dağa cıkmıyor ama biliyosunuz saklamaya gerek yok destekliyolar işte. yanlışmı yapıyolar? evet yanlışyapıyolar ama bu çok normal, onlarda sizler gibi milliyetçler, kendi halklarının egemen düşüncesini destekliyorlar, hemen hemen herkes gibi sizler dahil
eminim doğuda hemen her ailede dağa cıkmıs ölmüş bir kişinin hikayesi ardır. Bir adam dusunun kardesi babası dağa çıkış ölmüş, bu adamda dağa çıkıcaktır. zincirleme bişekilde bu nefret devam eder gider. bir kan davasıdır bu. abisini babasını öldürenlere karşı bu nefretin içi milliyetçilik denen şeyle doldurulur ki yaptığı şey onurlu görünsün. doğrumu yapıyodur, yanlış yapıyodur ama bu çok normaldir o adam doğuştan bir katil değildir oda hepimiz gibi insandır.
unutmayın siz kurtlere kufrettikçe onlarda size edicektir, siz onlardan nefret ettikçe onlarda sizden nefret edicektir siz savaş kan istedikçe onlarda savaş kan istiyecektir. barış için önce milliyetçilik denen şeyden kurtulmak gerekir benim düşüncem budur.
Doğru yazmışsın Karşıt. Hak veriyorum.
Bunun en büyük suçluları ise 12 Martçılar, 12 Eylülcülerdir. O dönemlerin yöneticileridir.
70'li yıllarda bu sorunlar geleceği görebilen, ufku geniş, demokrat yöneticilere sahip olsaydık çözülebilirdi. Ama copla, sopayla, işkenceyle, idamla, katliamla bastırmaya çalıştılar.
Tam bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi taleplerimiz faşist baskılarla susturuldu.
Ve terör doğdu.
O dönem bu terör örgütleri henüz halkın anlayacağı şekilde terörle ortaya çıkmamış olsa da düşüncelerinden ve eylemlerinden dolayı tavır aldık, eleştirdik. Onları sol olmamakla, devrimci olmamakla, ırkçı faşist olmakla suçladık. Devlet bunu göremedi. ABD ise o dönem komünizm korkusuyla devleti şiddete yöneltiyor, kontrgerilla ile çözüm arıyordu.
Bugün gelinen nokta ise, o günleri 4 gözle aratacak durumdadır.
Çözümü ise çok zordur.
Tek çare terörü minimuma indirip Doğu ve Güneydoğu halkını kucaklamaktır.
Sanayi ile, yol ile, okul ile, kültür ile, sevgi ile kucaklamaktır.
AYAZKIZI
22-10-2007, 23:02
sevgili pante
zaten mesajlarımı siliyorsun..ben ırkçı söylemlerden niye vazgeçeyim..zaten senin gibi insanlar tarafından etiketlenmemek adına hepimiz sustuk ve bu günlere geldik..şimdi yavrıularımız öldürülüyor..sen hiç askere çocuk gönderip her günün her anını korkuyla haber bekleyerek yaşadınmı..sen hiç vatandan uzak olup...senin vatanının pasaportuyla dolaşıp..ben şuyum diyen insanlar karşısında sinirlerine hakim olmak zorunda kaldınmı...hani bu sitede herkes kendi görüşünü yazabiliyordu...işte yazıyorum ve mesajlarımı siliyorsunz gerekçe olarakta beni ırkçı olarak etiketliyorsunuz..ben milliyetçiyim..bunun sizin jargonunuzdaki ismi ırkçı ise evet ben ırkçıyım..şimdi anladımki bu sitede özgürce yazabilmek için ya allahı inkar etmek gerekiyor yada tam tersini isbatlamak için debelenmek..
Ayazkızı mesajını pante değil ben sildim. Mesajınızda anne olduğunuzu yazmışsınız. Bir ana daha fazla analar ağlamasın diyeceğine muhtemelen 4 kuşak öncesinde akraba olduğu bir "kardeşine" aşağılık demez, dememeli. PKK ve ABD nin oyununa geliyorsunuz. Onların istediği de tam da yaptığınız şey.
PKK terörü ile Kürt halkını aynı yere koymaya başlarsanız tuzağa düşmüş, kafeslenmiş lursunuz.
Aksine gün birlikte emparyalizmin tezgahlarını boşa çıkarmak için çabalama dönemidir. Yükseltilecek bayrak "kendinden olmayanı" tu kaka ilan edenlerin bayrağı değil barışın,kardeşliğin eşitliğin ve özgürlüğün bayrağıdır. Bu hasletlere siz sahip çıkmazsanız başkaları, birilerinin maşaları sahip çıkar ve insanları kandırır. Oysa barış,kardeşlik, eşitlik, özgürlük demokrasi herkesten çok analara yakışır.
Bu hasletleri ortada bırakmasın analar. Çünkü onlar ortada öksüz bırakılırsa kirli ellerde gariban insanların kandırılma araçlarına dönüyor.
hayır sayın ayazkızı
* * sitede yazmak için sadece tüzügü kavramak gerekiyor. Tüzük ise küfür etmeyi yasaklıyor. Biz burada düşünce arıyoruz ve küfürün de düşünceyle bir alakası yoktur tam aksine düşüncesi olmayanların başvurdugu son derece basit bir yöntemdir. Söyleyecek bir sözünüz yoksa susarsınız küfür etmeniz gerekmiyor. Ya da foruma girmeden istediginiz kadar sövüp sayın burada ise site tüzügüne uyun. Dilerseniz önce onu okumaya başlayın.
* * *Kürtlere karşı Türkleri tahrik ettiginiz yazınızın ne insanlıkla ne Türklükle ne de inanmakla bir alakası vardır. Site tüzügüne aykırı olan bu iletiniz de kaldırılmıştır. Bu şekilde devam ederseniz zaten aramızda barınma şansınız yoktur. Irkçıların ise hiç yeri yoktur.
* * * *saygılarımla
gercekisim
22-10-2007, 23:42
maximus sen petrol fiyatlarına fazla takmışın kafayı bu kadar hayalperest olma..Gerçeğin petrol fiyatlarını yükseltmek değil,petrolü ele geçirmek olduğunu sen de biliyorsun boşuna debelenme..
hatırlattığım yakın tarih çok dokunmuş sana anlaşılan ki sen de bana ukrayna'ya bak falan diyorsun,ama kelalaka kuruyorsun..Sen iyisimi benim verdiğim yakın tarih örneğini tekrar tekrar oku ve ibret alınacak taraflarını al..boşu boşuna petrol fiyatlarına kafanı yorma borsada paran yoksa..
ben artık hain düşünce ve emellere sahip olduğunu düşündüğüm kişilerle diyalog kurma çabasının fayda vermeyeceğinden emin olduğumdan bu konuda tartışmıyorum,sadece takip etmeteye devam ediyorum ve site yöneticilerine de terör örgütü propagandası yapanlara karşı uyanık ve tedbirli olmalarını öneriyorum..
Pante gibi mantıklı bir kişinin sözleri bile hain emellere sahip olan kişileri etkilemediğine göre karşımdaki kişilerin beyinleri çok fena şekilde yıkanmış buna eminim. Hadi siz yazmaya devam edin,gevelemeye devam edin !
Taschkafa
23-10-2007, 00:15
ciyerim yanıyor *babasız kalan evlatlara.
ciyerim yanıyor evlatsız kalan ana babalara.
ciyerim yanıyor eşini kaybaden kadınlara.
benim meselem deyil ama genede ciyerim yanıyor hergün.
yazıklar olsun böyle yönetime.
yazıklar olsun böyle yöneticilere.
yüzmilyondefa yazıklar ve lanet olsun.
-Maximus-
23-10-2007, 09:49
gerçekisim, canım sen fazla gaza gelmişsin biraz sakin ol, memleketi kurtarmıyoruz burda
alt tarafı herkes kendi fikrini belirtiyor, heralde sen hükümet bizim yazdıklarıma göre hareket
ediyor sanıyorsun, o yüzdenmi bu kadar dikkatlisin, rahat ol, kimsenin bizden haberi yok. *:lol:
site yöneticilerine de terör örgütü propagandası yapanlara karşı uyanık ve tedbirli olmalarını öneriyorum..
bu görevi sana verelim, baksana sen çok uyanıksın, şüpelendiklerini hemen takibe al *:lol:
gercekisim
23-10-2007, 10:28
gerçekisim, canım sen fazla gaza gelmişsin biraz sakin ol, memleketi kurtarmıyoruz burda
alt tarafı herkes kendi fikrini belirtiyor, heralde sen hükümet bizim yazdıklarıma göre hareket
ediyor sanıyorsun, o yüzdenmi bu kadar dikkatlisin, rahat ol, kimsenin bizden haberi yok. *:lol:
site yöneticilerine de terör örgütü propagandası yapanlara karşı uyanık ve tedbirli olmalarını öneriyorum..
bu görevi sana verelim, baksana sen çok uyanıksın, şüpelendiklerini hemen takibe al *:lol:
Bak maximuscuğum ben kimsenin gazına gelecek birisi değilim,bazıları gibi sazan da değilim ! Hükümet'in benim düşünceme göre ya da senin düşüncene göre hareket etmediğini ben de biliyorum,bunu kendini çok zeki sanan kişilerden duymak gibi bir ihtiyacım da yok ! onun için sen aklınsıra bana öğüt vermeyi bırak,burada ne yazıyorsan yaz,çiz ! ben takip ederim ya da etmem o da benim bileceğim iş,tıpkı Hükümet gibi ben de senin düşüncelerine göre hareket etmem ! site yöneticilerine söylediklerim de seni bağlamaz,çünkü sen onlardan değilsin..iki kişinin arasındaki konuşmaya karışana ne denir biliyorsundur heralde bu zeka seviyenle..değil mi maximus?..bundan sonra tıpkı asıl konu gibi başka konularda da muhatabım olarak kabul etmeyeceğim birisin ve bu da sana yazdığım son cevap olsun..bundan sonra ne yazarsan yaz senin gibi birisine cevap vermek düşüncesinde değilim..hadi sen işine bak canım !
rebera_roni
23-10-2007, 10:33
sayın ayazkızı annesiniz hepimizden daha çok canınız yanıyordur bu belli.bakın ne yazmışsınız
''sen *hiç *askere *çocuk *gönderip *her *günün *her *anını *korkuyla *haber *bekleyerek *yaşadınmı..sen *hiç *vatandan *uzak *olup...senin *vatanının *pasaportuyla *dolaşıp..ben *şuyum *diyen *insanlar *karşısında *sinirlerine *hakim *olmak *zorunda *kaldınmı.'' *ama size sunu sorabilirmiyim. bir oğlu dağda bir oğlu askerde olan anne şimdi nasıl bir duygu içinde onu hiç düşündünüz mü?
bizimde burda teskereye karşı koymamızın nedeni işte bu anneler ağlamasın artık.iki annenin acısıda aynı.ama yeter artık bu acı dursun.
saygılarımla...
ilk mesajınızda yapıştırdığınız metinde suçladığınız ordu ve tezkere kadar tüm bu olayların başlıca müsebbibi olan pkk'yı aynı şekilde eleştirmediğiniz sürece buna şaşırmanız abes olur.
"barış" derken sadece tek tarafın adım atmasını kastederseniz de şaşırmayacaksınız.
orduya karşı gösterdiğiniz *şahin tavrı pkk denen örgüte göstermezseniz de şaşırmayın.
Sn deggial;
Elbette ben muhatap olarak devletimi tanıyacağım benim terör örgütüyle işim olmaz!!.Ne ben terör örgütü yanlısıyım ne de sempatizanı bunları karıştırmayın.Terör örgütüne elbette ateş püskürelim hep beraber, ama *şu aramızda ki kendini bilmez,sadece kendini vatansever sanan,her fırsatta ırkçılık yapmaktan çekinmeyen,belli bir etnik kökene saldırmayı huy edinmiş insanlarla mı yapalım bunları ? Ben bunlardan kendimi ayrı tutarak zaten söylüyorum.Ama onların diliyle değil ve herkes istediği gibi yorumluyor bu söylemleri,sadece yazık!!
Devletimizin bizi getirdiği noktaya bakmamız, ve pkk’yı meşrulaştırmamamız için de onları bu işe *katmamamız gerektiğini benim kadar sizinde biliyor olmanız lazım.Onlara barış çağrıları yapmak demek onları adam yerine koymak demektir.Bunları benim mi söylemem *lazım, terör örgütüne sempatizan olmadığımı anlatmam için !!.Çünkü bu bir tuzaktır.Hem de çok büyük siyasi sonuçları *olabilecek bir tuzak.Bu tuzağa *niçin ırkçılık yapanlarla beraber düşeyim ?.
Bakın tekrar edeyim, bu yazıya pkk’yı dahil edipte barış çağrısı yaparsanız onları meşrulaştırmış olursunuz.!!! Ve ondan sonra yine eleştirilirsiniz onlarla nasıl muhatap olursunuz diye.Terör örgütüyle pazarlık yapılmaz diye, yine söylemediklerini bırakmazlar.Yani iki ucu boklu değnektir bu deklarasyon.Ama susulsun mu yıllardır yapıldığı gibi.Herkes kafasını gömsün mü ? gerçekleri görmemek için ?.
Ben devletime çağrı yaparım, haince katliamlar yapan terör örgütüne değil bunu böyle bilin.
DEKLARASYON
SINIR OTESI OPERASYONA HAYIR!
Biz asagida imzasi olanlar,
1- Sinir otesi operasyonlarin akan kani durdurmadigini, sadece daha cok kan akmasina neden oldugunu goruyoruz.
2- "Teror"e karsi mucadele olarak mesrulastirilan bu tur sinir otesi operasyonlarin halklar arasindaki kardeslik baglarini zayiflatip, nefret, dusmanlik ve irkciligi korukledigini biliyoruz.
3- Kurt sorununun bariscil siyasi cozumunu zorlastiran catisma ortamini korukleyen butun operasyon ve eylemlerin son bulmasini talep ediyoruz.
4- DTP ve demokratik olarak secilmis milletvekillerinin barisin insa edilmesi icin muhatap alinmalarini, uzerlerindeki baskinin kaldirilmasini istiyoruz.
5- Yukaridaki nedenlerle sinir otesi operasyonlara yasal zemin saglayan tezkereye ve sinir otesi askeri operasyonlara hayir diyoruz.
ne zaman ki asıl pkk denen faşist sürüsünün bu halkı kin ve düşmanlığa, toplumda ayrımcılığa ve kine sürüklediğini açıkça deklare edersiniz(öyle "eylem" gibi tek kelimelike kıytırık söylemlerle değil) o zaman inandırıcı olursunuz barış söyleminizde.
şu haliyle yaptığınız milleti kandırmaktan başka bir şey değil. * * * * *
Evet bu ülkeyi bölmek ve parçalamak isteyen bir pkk *gerçeği var.Pkk denen faşist sürüsünün,halkı parçalamak istemesine,kin ve nefret tohumlarını bu halkın üstüne serpiştirmesine olanak sağlayan hangi zihniyettir ? pkk’nın ekmeğine yağ sürenler kimlerdir peki ?
Kimse kimseyi kandırmıyor sn deggial,aslında herkes kendini kandırıyor.
Einstein’nın bir lafı var ‘’aynı hatayı tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemek salaklıktır’’ diye.İşte ben bu salaklığa tahammül edemiyorum artık.
Gelin hep beraber tekrar düşünelim, bu ülkenin çizili sınırları içerisinde kaynaşmış kültürlerimizle,bütün *dinsel, mezhepsel, cinsel, etnik ayrımcılıklara karşı nasıl çözüm üretebiliriz diye.Sizler merak etmeyin insanca yaşadığına inanan hiç kimse huzursuzluk çıkarmaz ve çıkarılmasına da asla müsaade etmez.
Saygılar.