PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kara Harekatı


dilaver
01-03-2008, 01:01
Bu konuyu hiç degerlendirmedik ve de tartışmadık. Başka başlıklarda bir iki atıfta bulunduk sadece. Kara harekatı biiti. Sonuç 24 er ve erbaş ve üç de korucu. Toplam 27 insanı kaybettik. 27 vatan evladını. Sizin teammüllerinize uyarak pkk lıları zikretmiyorum. Peki ne kazandık, ne oldu, ve degdi mi bu 27 insanın hayatına. Biri bana açıklayabilir mi. Pkk yı bitirdik mi, bölücüleri engelledik mi, yoksa rezil mi olduk.

* *saygılarımla

aydoe
01-03-2008, 02:17
Yüksek dağlar karlı olur,üşünür
Büyüklerimiz bizden iyi düşünür.

Safirat
01-03-2008, 05:18
Bu konuyu hiç degerlendirmedik ve de tartışmadık. Başka başlıklarda bir iki atıfta bulunduk sadece. Kara harekatı biiti. Sonuç 24 er ve erbaş ve üç de korucu. Toplam 27 insanı kaybettik. 27 vatan evladını. Sizin teammüllerinize uyarak pkk lıları zikretmiyorum. Peki ne kazandık, ne oldu, ve degdi mi bu 27 insanın hayatına. Biri bana açıklayabilir mi. Pkk yı bitirdik mi, bölücüleri engelledik mi, yoksa rezil mi olduk.


Hayır bitiremedik.
Peki bitiremeyince ne oluyor?
Soru bu.
Bitiremeyince ne oluyor?

Hayata siyah-beyaz bakılmaz.
Hayatın kendisi bir mücadeledir.
Her durumda bir mücadele vardır.
Bir hastalığa yakalandın ama kullandığın ilaçlar seni tam iyileştirmez. Yüzlerce hastalık vardır böyle. Ama tıbben onun adı "baskılamak"tır.

Evet, hastalığı baskılarsın ve böylelikle hastalığı kontrol altında tutabilir ve günlük yaşamına devam edebilirsin. Aksi taktirde hastalık seni ölüme götürür veya sakatlığa.

Hayat bir mücadeldir.

Ve bizler can verme uğruna bu mücadeleden vazgeçmeyiz sözkonusu olan kendi bedenimiz ve ruhumuz olan VATAN olunca.

Kısacası pkk'ya karşı bu mücadeleler yapılmasaydı Türkiye çoktan bölünmüş olurdu.
İşte bu mücadelelerin ne fayda sağladığı sorusuna verilecek en iyi cevap budur.

vgm.1
01-03-2008, 14:40
Amerika PKK ve Barzani-Talabani ile anlaşmaya vardı. '-3 aya kadar Türkiye'de genel af ilan edilecek, PKK'nın lider kadrosu hariç tutulacak, onlaraAvrupa ülkelerinden birinde veya Kuzey Irak'ta sığınma hakkı verilecek. Hüsnü Mali'nin söyledikleri çıkacak gibi geliyor bana.

*Harekata Amerika izin verdi ve bitirdi.
Bu nedenle ne TC'nin, ne de DTP'nin harekatın sonlandırılmasında biz etkendik lafları, laf-ı güzaf. Amerika'ya rağmen olacak iş değil bunların hiçbiri.

1 kişinin ölmesinin bile savunulur tarafı yoktur ama Dağlıca baskını tahriktir ve başarıya ulaşmıştır. Ne pahasına. Bir noktadan sonra kim haklı kim haksız önemi kalmaz, bu nedenle daha önceleri müteaddit defalar belittiğim gibi tarihi, geçmişi boşverip bugünden çözmek gerek sorunları.

*Selamlar.

pante
01-03-2008, 19:28
Bu konuyu hiç degerlendirmedik ve de tartışmadık. Başka başlıklarda bir iki atıfta bulunduk sadece. Kara harekatı biiti. Sonuç 24 er ve erbaş ve üç de korucu. Toplam 27 insanı kaybettik. 27 vatan evladını. Sizin teammüllerinize uyarak pkk lıları zikretmiyorum. Peki ne kazandık, ne oldu, ve degdi mi bu 27 insanın hayatına. Biri bana açıklayabilir mi. Pkk yı bitirdik mi, bölücüleri engelledik mi, yoksa rezil mi olduk.

Kara harekatının sebebi ne Pkk'ya darbe vurmak ne de bitirmekti.
Gerçi böyle bir harekatla Pkk'nın bitirileceğini kimse söylemiş değil.
Amaç, Akp'nin halka kendini ispatlaması ve halkın duygularını tatmin etmekti.
Birincisi sağlanmış oldu. Artık Akp bu yönde gelecek eleştirilere cevap verecek bir koz sağlamıştır. İkincisi ise başarılamadı. Çünkü halkın beklentisi yerine getirilemedi.
Üstelik de halk ABD'ye olan bağımlılığın daha da farkına varmış oldu.

Kara harekatına karşı olduğumu daha önce yazmıştım.
Bunun en önemli nedeni; düzensiz çetelerin karşısına ordu sürülmez.
Amaç kampları ele geçirip çökertmek olsa, örneğin hedef Kandil olsa belki mümkün.
O da bir sonuç getirmez, sadece halkın moralini düzeltir geçici olarak.

İkinci önemli neden; ABD'nin belirlediği zaman aralığında ve ABD istihbaratıyla harekat olmaz.
Bunun sakıncaları malum.
Tam bağımsız olamadığımız takdirde de ABD'den habersiz karar alamaz, uygulayamayız.
Resmi izin olmasa dahi haber sızdırılır ve karşı taraf önlemini almış olur.

Zaten tam bağımsız bir ülke olmuş olsak, böyle şiddetli bir terör sorunumuz da olmazdı zaten.
Neden olmayacağı, olamayacağı konusuna belki daha sonra değiniriz.
Ama bilinmelidir ki bağımlı bir türkiye bu terör belasından kesinlikle kurtulamaz ve değil 25, 125 kez harekat yapılsa sonuç alınamaz. Bu terör de azalacağına gitgide şiddetlenir.
Hele Kuzey Irak'ta taşlar yerine oturduktan ve Irak'ın bölünmesi tamamlandıktan sonra terör farklı taktiklere dönüşecek, ayrılıkçılar yeni stratejiler oluşturacaktır.
İşbirlikçi ve teslimiyetçi politikalar sürdüğü takdirde Türkiye'nin başı daha çok ağrıyacaktır.
Bu aşamadaki olasılıkları da bir başka yazıda ele alabiliriz.

Safirat
03-03-2008, 02:56
Pante arkadaşımız oldukça karamsar takılmış.

Pkk'ya genel af pek mümkün görünmüyor bana. AKP'nin bunu istediği malum hatta onlar Apo'nun bile affından yanalar ama " Türk millet" adıyla bilinen devasa bir realite var bu topraklarda.

Zaten bu operasyon süreçleri de 81 ildeki Türk milletinin şahlanışı ile tetiklenmedi mi?
Eğer gereken yapılmasa idi ne hükümetin en genelkurmayın milletin yüzüne bakacak bir durumu olamazdı.

Ben her daim son sözü "millet"in söylediğine inanırım. Herkes oynar oyununu ama son sözü millet söyler.

Ayrıca Türkiye'nin askeri kararlar açısından bağımlı olduğunu söylemek çok abartılıdır.
Kıbrıs harekatı Amerikan ambargosuna ve 6. filo tehditlerine rağmen yapıldı hem de o dönemin onca imkansızlığı içinde.

Siyasi bağımlılık ise AKP dönemine özgü bir durum. Hiç bir hükümet bu denli bağımlı davranış sergilemedi.

En basiti meşhur Dubai anlaşması idi. Bu anlaşma ile 8,5 milyar dolar karşılığı K.Irak'a girmeme garantisi verildi ABD'ye. Sonra bu anlaşmanın resmen yürürülüğe girmediği söylendi ise de anlaşmanın fiiilen yürürlülte olduğunu oraya AKP'nin engellemeleri ile 4 yılı boyunca giremeyişimizden ve Pkk'nın bunu firsat bilerek yüzlerce bina/karargah kurmasından anlıyoruz. Yani AKP Amerika'ya Amerika da Pkk'ya bu garantiyi vermişlerdi.

Sonuçta herkes bu satranç oyununda hamlesini yapıyor.
Bence Genelkurmay çok başarılı bir organizasyon ile milleti de arkasına alarak *adım adım süreci kendi lehine çevirdi.

Daha önce ne karadan ne havadan giremiyorduk şimdi ise hem karadan hem havadan girebiliyoruz. Bu siyasi-stratejik bir ilerlemedir. Ve daha da önemlisi bu girişin sadece başlangıç olduğunu herkes biliyor.

Operasyonun neden bu kadar kısa sürdüğüne en iyi cevap da efsane komutanımız Osman Pamukoğlu'nun harekatın başlamasından 1 gün sonra (23 Şubat) söylediği sözlerden bellidir.

İNSAN BEDENİ ORAYA 1 HAFTA ANCAK DAYANIR

"Süreye gelelim. Bu 3-4 günden önce bitemez. Bir de kış koşullarında bu işler öyle kolay değil. Dışarıdan ofisten oturup yorumlayarak olacak işler değil. Üç, dört gün bu sert hava koşullarına yani derin kar, kış koşullarında bir insan bedeninin, zihninin, ruhunun dayanabileceği tavan ölçüdür. En iyi birliklerinizle bunu yapmaya kalksanız bu 5 gün, 6 gün 1 haftayı geçemez. Çünkü sonuçta bir insan var. Biz de insanız karşı taraftaki de insan. Bana bu iş ne kadar süre diye soruyorsanız, kamplar için gerçekten 3-4 güne ihtiyacınız var. Biraz daha sürdürdüğünüz an doğa koşullarında sürdürdüğünüz an bu iş en fazla 1 haftada bitmesi gerekir."


http://www.serigundem.com/haber/20080223/Pamukoglu-Pasa-harekati-degerlendirdi.php

Evet, sonuçta Cumhuriyet tarihimizin en zor dönemeçlerinden geçiyoruz.
Bir yandan işbirlikçi bir hükümet bir yanda Amerika'nın fiili Irak işgali ve Türkiye'ye karşı aldığı düşmanca tutum ve AB ile birlikte Türkiye'yi bölme planları ile diğer yanda Barzani, Talibani ve Pkk gibi emperyalist işbirlikçilerine karşı mücadele eden kahraman Türk ordusu ve onu destekleyen yüce Türk milleti.

Sonuçta siyasi-askeri-diplomatik ve ekonomik bir savaş sürmekte.

Olduça soğukkanlı biçimde en akıllı adımları atmadığımız sürece bu savaşı kaybedebiliriz.

Ben Türkiye'nin Nato'dan, AB sürecinden çıkacağı günlerin yakın olduğunu ve Rusya ve Çin ile stratejik bir işbirliğine gireceğini düşünüyorum. En azından çok fazla baskı altında kalırsa bunu yapar.
O zaman sadece biz değil bütün dünya etkilenir bundan.

meaculpa
03-03-2008, 04:10
Bu konuyu hiç degerlendirmedik ve de tartışmadık. Başka başlıklarda bir iki atıfta bulunduk sadece. Kara harekatı biiti. Sonuç 24 er ve erbaş ve üç de korucu. Toplam 27 insanı kaybettik. 27 vatan evladını. Sizin teammüllerinize uyarak pkk lıları zikretmiyorum. Peki ne kazandık, ne oldu, ve degdi mi bu 27 insanın hayatına. Biri bana açıklayabilir mi. Pkk yı bitirdik mi, bölücüleri engelledik mi, yoksa rezil mi olduk.

* *saygılarımla

Değmez mi hiç sayın dilaver, "her yol mubahtır" prensibi ile hareket eden ve oy toplamak adına insanları gözden çıkarabilen saçma sapan politik oyunlar adına bu savaş. Olan 27 asker ve sizin zikretmekten kaçındıgınız fakat benim gönül rahatllıgı ile vurgulayabilecegim diger insanların yaşamlarına oldu. Tabi birde akp nemalandı. Türban olayı ile islamcı kesimin oylarını toplayacak, harekat ile de mhp kesimini ve diger savaş çıgırtganlıgı yapanların gönüllerini okşlayacaktı ve yaptı da. Bush un emri ile de operasyonu bitip "yaşasın amerikaya olan baglılıgımız" diye haykırıverdi. E daha ne olsun böyle karlı bir iş için bir kac bin kişi bile ölse degmezmi...

03-03-2008, 23:14
İNSAN BEDENİ ORAYA 1 HAFTA ANCAK DAYANIR

PKK lılar bir hafta değil bir ay değil yıllarca kalıyor o ortamda. Bir komutan nasıl söylemiş o lafları hayret.

En iyi birliklerinizle bunu yapmaya kalksanız bu 5 gün, 6 gün 1 haftayı geçemez. Çünkü sonuçta bir insan var. Biz de insanız karşı taraftaki de insan.

Adamlar mağarada yıl boyu yağda unu kavurup yiyorlar. Banyo diye bir şey tahminimce yılda birkaç kereyi geçemiyordur. Sen bir komutan olarak en elit birliğim 1 hafta dayanır diyorsan artık lükse-konfora düşmüşsündür. Bu durum moral-motivasyonun eksik olduğu durumlarda görülür. Davasına kendini adayan adam bunu düşünmez. Şaşırtıcı.

aydoe
04-03-2008, 00:28
Orası neresi,kuzey Irak *
Irak topraklarında Türk askeri istemiyor.
Abd askeri işgaline sesini çıkarmıyor.
Pkk'lıları koruyor kolluyor.
Talabani ,Barzani Kürt.Abd 'nin Irak'taki işbirlikçileri Kürt.
Irak kuzeyini güvenlik bölgesi ilan edip adım adım Kürdistan kurduran Amerika.
Irak'a C.Talabani'yi devlet başkanı yapan,Barzani'ye Kürt Federe Devleti kurduran Abd.
Kürtler bağımsızlık istiyor.Büyük Kürdistanı düşlüyor.Bütün dünya destekliyor.
Türkiye Cumhuriyeti bölünmek parçalamak,yok edilmek isteniyor.
Ulus devlet yokedilmek isteniyor.Atatürk tasfiye edilmek,Tsk yıpratılmak ,güçsüzleştirilmek isteniyor.
Ümmetçi iktidar da kendi çıkarları doğrultusunda bu gidişata hizmet ediyor.
Al gülüm ver gülüm ,türbanı dola, vakıflar yasası çıkar,tekeli sat,vatanı sat.
İçerden ,dışardan yıkılmaya çalışılan bir ülkenin vatandaşıyız ,Ne Mutlu bize

Safirat
04-03-2008, 12:21
PKK lılar bir hafta değil bir ay değil yıllarca kalıyor o ortamda. Bir komutan nasıl söylemiş o lafları hayret.
Adamlar mağarada yıl boyu yağda unu kavurup yiyorlar. Banyo diye bir şey tahminimce yılda birkaç kereyi geçemiyordur. Sen bir komutan olarak en elit birliğim 1 hafta dayanır diyorsan artık lükse-konfora düşmüşsündür. Bu durum moral-motivasyonun eksik olduğu durumlarda görülür. Davasına kendini adayan adam bunu düşünmez. Şaşırtıcı.

İnsanı en çok yanıltan kendi düz mantığıdır. Evet, biz insanlar daima düz mantığını kolaycılığına kaçarız. Bunu aşmak ve derinlemesine analiz yapmak bizlerin kafacuazını yorar. Sonra da düz mantığın doğal ürünü olan demogoji tek sığınağımız olur.

Örneğin: "Tarihi şanlı muharebelerle dolu Türk ordusunun komutanı şimdi 'tereyağından kıl çeker gibi geri çekildik' diyerek geri çekilme ile övünüyor" diyen bir milliyetçi yazar da aynı hataya düşer.

Pkk'lılar o soğukta yaşamıyorlar. Onlar mağaralarda kurdukları ısıtma sistemlerinin yanıbaşında yaşıyorlar. *Pkk'lılar bu yüzden kışın bir eylem yapamıyorlar çünkü dışarı çıkıp uzun süre kalmak donmak demektir. Operasyon birlikleri ise dışarıdalar ve açıkta yatıp kalkmak zorundalar. Tek yapabilecekleri kardan bir sığınak yapıp rüzgarın etkisini kırmak.

Pkk'lıların mağaraları da öyle bildiğiniz anlamda sıradan ayıların kaldığı mağaralar da değildir.
Mağaralarının içi her türlü konfora sahiptir.

Ayrıca mağarada kalmak zorunda kalmaları da son hava operasyonlarından sonradır.
Daha önce mağaralarda da değil basbayağı bildiğimiz karargah olarak kullanılan betonarme binalarda ve köy evlerinde kalıyorlardı. Yani bu da yeni bir şeydir.

Ayrıca Pkk'da insanın zerre kadar değer yoktur. Kimse donarak ölen militanlar için hesap sormaz.
Ama Türk ordusunda soğuktan donarak kitlesel ölümler başlasa o zaman ortaya çıkacak durumu tahmin dahi edemiyorum. En azından bütün komutanların istifa etmek zorunda kalacakları aşikar.

Sonuçta Pamukoğlu paşanın operasyondan 1 gün sonra söylediği bu sözler operasyonun neden *7-8 gün ile sınırlı kaldığının en kesin kanıtını sunmaktadır bize. Yani her şey önceden böyle planlanmıştı. İşte bilim de zaten "anlamlı olanı" bulma sanatıdır. Eğer operasyondan sonra söyleseydi "anlamlı" bulunmazdı. Ama bu cümleler gerçekliği kesin bir biçimde bize göstermektedir.

Gerisi Amerikan medyasının psikolojik operasyonudur.

Hayret ki Amerika'daki medya kendi hükümetlerinin karizmasının çizildiğini düşünüyor Türk ordusunun Amerika'nın fiili egemenlik sahasına girmesinden dolayı.

Demek ki, "Amerikan medyası" ifadesi Amerika'ya özgü değil Türkiye'ye özgü bir ifade :)

sargon
04-03-2008, 14:29
Ben bu harekatı hayretle izledim. Hala da ne gibi bir sonuç alındığını anlamış değilim. Aylardır Türkiye'de ortalık ayağa kalktı, adeta halk galeyana getirildi. Şimdiye kadar PKK çok sayıda saldırıda bulunmuştu, hepsine tepki vardı ama bu sefer Irak'a girelim, işgal edelim, vuralım kıralım sesleri en yüksek seviyeden dile getirildi. Hatta ordu ve "kahraman ordu"cular ordunun Irak' girmesini engelleyen olarak AKP'ye saldırdılar. AKP de ABD ve diğer müttefikleri ile uzun görüşmeler yaptı. Birçok dünya ülkesine ve uluslararası örgüte de bu operasyonun kendine yapılan saldırıya bir cevap olduğunu kabul ettirmeyi de başardı. Ayrıca ABD'den istihbarat bilgisi bile sağlandı. Koordinatlar ABD tarafından verildi, Türk ordusu da o noktalara bomba yağdırdı. Yaşar Büyükanıt ABD'nin verdiği destek ile başarılı hava saldırıları yaptıklarını açıkça söyledi.

Kara harekatı da ABD'nin onayı ile yapıldı. ABD operasyon kısa sürede bitirilsin dediğinde Yaşar Büyükanıt "kısa süre izafi bir kavramdır, bir gün de bir yıl da olur" diye cevap verdi ama ertesi gün operasyon bitti. "Olur, yarın bitiriyoruz" demediği için ulusal onurumuzu ayakta tutmayı başardı. Eğer ABD zaten operasyonun biteceğini biliyorsa, ki Genelkurmayın böyle bir kararı olsaydı ABD'nin bunu bileceğinden *hiç kuşkum yok, ABD'nin tepesindekilerin bu açıklamaları Genelkurmayı madara etmek için yapmış olmalı. İyi de bu durumda Genelkurmay Başkanı'nın da böyle üst perdeden değil, daha farklı konuşması beklenirdi. Tabii bilmek mümkün değil, ama olayın gelişmesi "ordu" dinine mensup olanlar dışında herkes gibi bana da bu kararın ABD'nin çekil demesinden sonra alındığını düşündürttü. ABD'nin de Türk hükümetini ve orduyu madara etmek gibi bir niyetinin olduğunu pek sanmıyorum aslında. Türkiye'nin iç politik durumuna göre esip üfürmek Türk politikacılarının ve ordunun işidir daha çok. ABD pek bunu hesaplayacak durumda değil. Onların çok daha büyük dertleri var.

Sonuç bence ünlü bir sözle ifade edilebilir. "Öldürmeyen darbe güçlendirir" PKK bu süreçten askeri olarak kayıplarla çıkmış olsa da politik olarak güçlenmiştir. Ordu ve hükümet ise halkın gözünde prestij kaybetmiştir. Ama asıl gelişmeler önümüzdeki yıllarda olacak. Eğer ABD seçimlerini Obama kazanırsa, ki bu büyük bir ihtimal, ABD ordusu Irak'tan çekilecek. Bu durumda neler olabileceğini tahmin etmek bile güç.

04-03-2008, 14:44
boşa zaman para ve insan kaybından başka bir şey değil. amaç toplumun dengelerini bozmak. insanları dengesizleştirmek. sebepsiz şiddetin yeni boyutlara ulaşmasını sağlamak. abd yiiyi çocuk gibigöstermek. pkk yi siyasallaştırıp sivilleştirmek. amaç göz boyamak.irana saldırı hazırlıklarına ön ayak olmak. sayayım mı daha? !!!
240 terörist etkisiz hale getirildi deniyor. 27 asker ve korucu öldü deniyor. pkk nin yayın organları da tersini ifade ediyor. 108 asker öldü diyorlar. hepsi de ayrı telden çalıyor. bu arada amerikan-yahudi sermayesi ve kültürü ülkemize yerleşip güzel insanları sömürüyor. bu duruma gık diyen yok. oh ne güzel değil mi? haydi yaşasın kötülük diyelim. bir de nihahaha yı unutmayın.

04-03-2008, 17:33
Safirat olmaz öyle şey. Düşün ki eskiden korkulan Türkiye-SSCB savaşı çıkmıştı. Ordumuz Karsa'da-Sarıkamış'da bir hafta kalıp geri mi dönecekti kışın? Bir komutanın kış koşullarında bir hafta dayanabiliriz demesi tam bir gaflet.

Onlar mağaralarda kurdukları ısıtma sistemlerinin yanıbaşında yaşıyorlar

Oldu olacak doğal gazlı kombileri de var deseydin. Ara sıra basılan sığınakları tv'de, youtube'de izledim. Hangi ısıtma sistemleri varmış merak ettim? Hem çatışma koşullarında ateş yakılmaz. Dumanı tüter, yerini belli eder.

Mağaralarının içi her türlü konfora sahiptir.

Bazılarında yiyecek çeşidi ve miktarı daha boldur, konfor dediğin olsa olsa budur. Bir mağara ne derece konforlu olabilir? Belki K. Irak daki kamplar biraz daha rahat olabilir ama çatışma başladığında dağda mevzii almak, nöbetini tutmak zorunda onlar da. Mağarada oturup Türk ordusunun gelmesini beklemiyorlardır herhalde?

Ama Türk ordusunda soğuktan donarak kitlesel ölümler başlasa...

Jandarmanın ayağında gördüğüm gore-tex botları ben dağcılık sporu yaptığım bekarlık yıllarımda bile satın alamamıştım. Pahalı botlar. Son teknoloji çadırlar, uyku tulumları ve kıyafetler kullanılıyor merak etme sen askerlerin donarak öldüğü dönem taaa Sarıkamış'da kaldı.

Zor koşullar altında savaşıyorlar bunu kabul ediyorum ama bir subayın "orda ancak bir hafta dayanabilirdik" demesi yanlış.

Safirat
04-03-2008, 17:34
Sargon arkadaşımızın bu yazdıklarını eleştirmeye neresinden başlasam diye düşünmeden edemedim.

Ben bu harekatı hayretle izledim. Hala da ne gibi bir sonuç alındığını anlamış değilim. Aylardır Türkiye'de ortalık ayağa kalktı, adeta halk galeyana getirildi. Şimdiye kadar PKK çok sayıda saldırıda bulunmuştu, hepsine tepki vardı ama bu sefer Irak'a girelim, işgal edelim, vuralım kıralım sesleri en yüksek seviyeden dile getirildi.

Her kim bu operasyon ile Irak'ın işgal edileceğini düşündüyse fena halde gaza gelmiş demektir.
Herşeyden önce ortada meclisin hükümete verdiği tezkere var. O tezkerede asıl amacın Pkk kampları olduğu açıkça belirtilmiş. Ve bugüne kadar da hep bu söylem mütaaddit defalar bütün resmî ağızlar tarafından tekrarlandı. Hâl böyle iken uzayda yaşayan varsa böyle düşünmüş olabilir.



Hatta ordu ve "kahraman ordu"cular ordunun Irak' girmesini engelleyen olarak AKP'ye saldırdılar.

Evet, 12 Nisan'da Büyükanıt paşa bunu beyan ettiğinde K.Irak operasyonlarına hükümetin start vermesi gerekiyordu en azından. Hatırlayalım o zaman RTE "İçeridekileri hallettikte mi dışarılara geldi sıra?" diyordu. Yani AKP iktidarının dünyadan haberi yoktu ve büyüyen Pkk riskini de hafife alıyordu. AKP'ye *0(sıfır) *terör teslim edilmiş ama AKP kendi 4 yıllık iktidarında Amerika ile yaptığı gizli ve açık Dubai anlaşması çerçevesinde K.Irak'a orduyu sokmama konusunda adeta yemin etmişti. 8,5 milyar dolarlık anlaşma resmen değil ama gizli olarak uygulamaya konuldu. Kısacası kukla AKP *hükümeti döneminde Amerika'ya K.Irak'a girmeme sözü verilmiş ABD de Pkk'ya Türk ordusunun K.Irak'a girmeyeceği garantisi vermişti.

Bu böyle olmasa idi Pkk K.Irak'ta yüzlerce bina/karargah/köy kurmazdı. Ama havadan bombalanan yüzlerce binayı göz önünde bulundurursak Pkk'nın K.Irak'ta devlet kurduğunu bile söyleyebiliriz. Peki şimdi yüzlerce bina yapabilir mi? Yüzlerce karargah, eğitim tesisi, lojistik tesisi inşaa edebilir mi? Edemez çünkü hem havadan hem karadan giriyoruz artık. Demek ki daha önce Türk ordusunun giremeyeceği sözü bizzat Amerika'lılar tarafından verilmiş olmalı.
Tabii Amerika'lılara da AKP tarafından.


Kısacası AKP Türkiye'nin sınırötesi harekatını para karşılığı satmıştır.
AKP sadece KİT'leri değil Türkiye'nin bütün dış politasını da para karşılığı satmaktadır.


AKP en son verdiğimiz şehitlerimizden sonra 81 ilde yükselen tepkiye dayanamamış ve harekete geçmek zorunda kalmış ve pek tabii ki bu büyük milli tepkinin rotasına girmiştir ve meclisten tezkereyi geçirmiştir. Daha da ötesi bu tezkerenin bile hakkını çok geç vermiş ve operasyonların kışa sarkmasına neden olmuştur.

Burada belirleyici olan AKP olmamış Türk milletinin tepkisi olmuştur.
Biz şehitler verirken "İçeridekileri hallettikte mi sıra dışarıdakilere geldi" diyen zihniyet şimdi bu başarılara ortak olma hakkına sahip değildir.



Kara harekatı da ABD'nin onayı ile yapıldı. ABD operasyon kısa sürede bitirilsin dediğinde Yaşar Büyükanıt "kısa süre izafi bir kavramdır, bir gün de bir yıl da olur" diye cevap verdi ama ertesi gün operasyon bitti. "Olur, yarın bitiriyoruz" demediği için ulusal onurumuzu ayakta tutmayı başardı. Eğer ABD zaten operasyonun biteceğini biliyorsa, ki Genelkurmayın böyle bir kararı olsaydı ABD'nin bunu bileceğinden *hiç kuşkum yok, ABD'nin tepesindekilerin bu açıklamaları Genelkurmayı madara etmek için yapmış olmalı. İyi de bu durumda Genelkurmay Başkanı'nın da böyle üst perdeden değil, daha farklı konuşması beklenirdi. Tabii bilmek mümkün değil, ama olayın gelişmesi "ordu" dinine mensup olanlar dışında herkes gibi bana da bu kararın ABD'nin çekil demesinden sonra alındığını düşündürttü. ABD'nin de Türk hükümetini ve orduyu madara etmek gibi bir niyetinin olduğunu pek sanmıyorum aslında. Türkiye'nin iç politik durumuna göre esip üfürmek Türk politikacılarının ve ordunun işidir daha çok. ABD pek bunu hesaplayacak durumda değil. Onların çok daha büyük dertleri var.

ABD kara harekatına onay verir miydi bir düşünün. Verecek olsa neden bunca zaman vermedi?
Kendi egemenlik alanına başka bir ülkenin askerinin girmesini kim ister?
Üstelik meşhur Dubai anlaşması ile başlayan *" köpekleri salıverip taşları bağlama" sürecini nasıl es geçiyorsunuz?

Biz "harekat" sözcüğünü kullandığımız her anda "Türk ordusunun Irak'a girmesini istemiyoruz" diye her türlü tepkiyi gösteren Amerika'lılar değil miydi son 3-4 ay öncesine kadar.

Peki ne oldu da Amerika izin verdi?

"Amerika izin verdi" demek tam doğru bir cümle değil.

Doğrusu;

"Amerika izin vermek zorunda kaldı" dır

Evet, Amerika izin vermek zorunda kaldı çünkü Türk ordusu izinsiz de gireceğini sınıra yaptığı yüzbinlerce askrlik yığınağı ile gösterdi.

Amerika'nın Irak'taki komutanı'nın "Buradaki birliklerimiz ile Türk ordusuna karşı koyamayız" deyişini lütfen Hürriyet gazetesi arşivinden bulunuz.

Aynı zaman da: *"Az kalsın 2 ay önce Türk ordusu ile savaşa giriyorduk" diyen Amerika'lı yetkililerin bu sözlerini de arşivlerden bulunuz.

Amerika'nın yaptığı, Türk ordusunun her halükarda yapacağı girişi "kontrollü" hale getirmekti. İşte "anlık istiharat"ın amacı da bu idi.
Yani gelecek olan selin su kanallarının içinde kontrollü bir şekilde akmasını sağladılar.

"Madem vuracaksın o halde sadece Pkk'yı vur ama K.Irak'ı işgale girme" türünden bir anlaşma bu.

Evet, artık K.Irak'ın içindeyiz. Hedefimiz sadece Pkk olduğu müddetçe de Amerika'nın bizi engellemesi söz konusu değil ve engelleyemez de.

Ayrıca bu son operasyondan geri çekilme ile ilgili son gün Bush'un yaptığı açıkalmalar da tam anlamıyla bir siyasi kurnazlıktır.

Kendi egemenlik alanına Türk ordusunun girmesi sonucu kendi kamuoyunda çizilen karizmasını
kurtarmak için "başı ve sonu önceden planlanmış" bu harekattan bir gün önce bu açıklmasını yapması ona şimdilik bir rahat nefes aldırdı.

Gerisi de adı Türk medyası olan ama aslında "Amerikan medyası" olan bu medyanın Türk ordusuna olan güveni sarsmak için öteden beri sürdürdüğü sistematik psikolojik harekatın bir parçası sadece. Onlar da kendilerine verilen görevi yaparak Türk ordusunu Amerika'nın emri ile hareket eden bri ordu gibi gösterme ve halkın gözündeki değerini düşürme işine soyundular ve bu da şaşrıtıcı değildir.

Eğer Amerika'nın emri ile hareket etseydi bu ordu o zaman Afganistan'a Amerika'nın isteği doğrultusunda Türk askerinin gönderilmesini reddetmezdi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=198126


Biraz daha dikkatle okyalım gelişmeleri.

Bugüne kadar ki bütün başarılarımız hep böyle psikolojik harekat kapsamındaki propagandalarla üstü örtülmeye çalışıldı.

En basiti Apo'nun yurda getirilişi bile Amerika'ya mâl edildi. Halbuki Kenya'ya kadar ABD'nin hiçbir dahli yoktu ve bence biraz daha sabredilse idi bir iki pirinç dolu gemi karşılığı Apo'yu Kenya'dan almak hiç de zor değildi. Hatırlayalım Atilla Ateş paşanın Suriye sınırında yaptığı konuşmayı ve bunu ona göre değerlendirelim. Pkk kendi liderini bile koruyamadı ve Türkiye o operasyonu da bir tek silah sıkmadan "tereyağından kıl çeker gibi" halletti.



Sonuç bence ünlü bir sözle ifade edilebilir. "Öldürmeyen darbe güçlendirir" PKK bu süreçten askeri olarak kayıplarla çıkmış olsa da politik olarak güçlenmiştir. Ordu ve hükümet ise halkın gözünde prestij kaybetmiştir. Ama asıl gelişmeler önümüzdeki yıllarda olacak. Eğer ABD seçimlerini Obama kazanırsa, ki bu büyük bir ihtimal, ABD ordusu Irak'tan çekilecek. Bu durumda neler olabileceğini tahmin etmek bile güç

Pkk'nın hiçbir politik gücü yoktur. Bir terör örgütüne politik güç izafe etmek onu fazla ciddiye almak demektir. Pkk'nın sadece propaganda gücü vardır onu da kendi düştüğü durumu gizlemek için kullanır.
Hele hele artık hem havadan hem karadan girdiğimiz şu dönemlerde Pkk'nın durumu daha da vahim bir hal almıştır. Ben söyleyeyim 1 seneye kalmaz Pkk silah bırakmak zorunda kaacak hem de herhangi bir "şart" öne sürme küstahlığına bile giremeden.

Bekleyin görün.

Ayrıca o dediğiniz gibi Amerikan ordusu Irak'tan çekilirse bizim elimiz çok rahatlar.
Irak arka bahçemiz olur. Hatta bambaşka bir düzleme girer konu. Ama emin olun Türkiye'nin lehine çalışmaya başlar bütün siyasi gelişmeler.

Safirat
06-03-2008, 15:35
Safirat olmaz öyle şey. Düşün ki eskiden korkulan Türkiye-SSCB savaşı çıkmıştı. Ordumuz Karsa'da-Sarıkamış'da bir hafta kalıp geri mi dönecekti kışın? Bir komutanın kış koşullarında bir hafta dayanabiliriz demesi tam bir gaflet.

Hayret ediyorum ki Sarıkamış'ı örnek gösteriyorsun. Sarıkamışta binlerce askerimiz donarak şehit düştü. Bu olay bizim toplumsal-insani ve de askeri bilinçaltımıza çok derinlemesine nüfuz etti.
Şu anda bunun sonucunun en çekindiğimiz şeyin "kar/soğuk" olduğunu görerek anlayabilirsin.
Türk ordusu bu harekatı *aynı zamanda kendi bilinçaltına ait bu kaygı ile ile yüzleşmek için bile yapmış olabilir. Sarıkamış'tan sonra bizim en zayıf tarafımız oldu soğuk iklim. Bir anda binlerce askeri kaybetmek mümkündür böylesi iklimlerde. Ve bunun hesabını da hiçbir komutan veremez.


Oldu olacak doğal gazlı kombileri de var deseydin. Ara sıra basılan sığınakları tv'de, youtube'de izledim. Hangi ısıtma sistemleri varmış merak ettim? Hem çatışma koşullarında ateş yakılmaz. Dumanı tüter, yerini belli eder.


Huyum kurusun her zaman belgeli bilgili polemikler içinde olmayı severim:

"Belirlenen mağara ve sığınaklarda yapılan incelemede, 1 adet 12 kilogramlık mutfak tüpü, 23 adet battaniye, 3 adet kuzine soba, 30 adet soba borusu, bir adet set üstü ocak, 45 adet 15 kilogramlık plastik bidon, 5 adet parka, 10 çift ayakkabı, 34 adet şırınga, 40 adet Jetokain ampul (uyuşturucu), 5 adet ağrı kesici ampul ve muhtelif mutfak malzemeleri ile gıda maddeleri ele geçirildi....

http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2005/Ekim/10/Haber_91889.aspx

Peki kuzine soba ne imiş bakalım:

http://www.ekonomikticaret.com/Product.aspx?_pId=2056329&_catId=3654

Sobasız bir tek mağara bile yoktur. Kaldı ki, TSK'nın hava operaysonlarında gördüğümüz gibi mağara yaşamına henüz yeni başladılar. Daha önce inşaa ettikleri betonerme veya kargir yapılarda kalıyorlardı.

Ayrıca duman konusu ise o kadar büyük sorun değildir.

Kaldı ki, kışın pkk'nın hiç eylem yapmamasından bile anlayabilirsin kışı sabit noktlarda geçirdiklerini ve hareket etmemeye özel önem gösterdiklerini.

Jandarmanın ayağında gördüğüm gore-tex botları ben dağcılık sporu yaptığım bekarlık yıllarımda bile satın alamamıştım. Pahalı botlar. Son teknoloji çadırlar, uyku tulumları ve kıyafetler kullanılıyor merak etme sen askerlerin donarak öldüğü dönem taaa Sarıkamış'da kaldı.

Zor koşullar altında savaşıyorlar bunu kabul ediyorum ama bir subayın "orda ancak bir hafta dayanabilirdik" demesi yanlış.

Ayağa giyilen bot durumu değiştirmez. O hareket esnasında korunmayı sağlar. Barınmak başka bir hadisedir. Operayon Türk askerinin gidip oradaki mağaralarda barınmasını sağlamak üzere yapılmadı, vurup çıkmak üzerine yapıldı. Ve bu sureçte hep dışarıda barındılar. Bir bakın da görün:


http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster5.asp?prm=0,1000522&id=19&galeriid=3011#galeriStart

http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster5.asp?prm=0,9619532&id=15&galeriid=3011#galeriStart

http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster5.asp?prm=0,8714458&id=16&galeriid=3011#galeriStart

http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster5.asp?prm=5,623686E-02&id=17&galeriid=3011#galeriStart



Ayrıca K.Irak'ta kalmak başka bir tezkerenin konusudur. "Orada kalmak" apayrı bir siyasi durumdur.

Eğer tezkere "orada TSK haricindeki bütün silahlı unsurlar tasfiye edilecektir" şeklinde çıksaydı ve Kıbrıs'taki gibi *bir sınır çekme durumu olsa idi o zaman orada her tepeye Türk bayrağı çekilir ve karargahlar inşaa edilirdi.

İyi de bunu Büyükanıtpaşa 12 Nisan'da "siyasi hedefler belirlenmelidir" derken anlatmıştı zaten.
Tezkerenin konusu da sadece Pkk'yı vurmak üzerine yazıldı. Bunu bugüne kadar bütün AKP yetkilileri de hep böyle anlattılar hatta dünya kamuoyunun tepkisini almamak için üstüne basa basa söylendi bu.

Önce tezkereye bakılmalıdır. Tezkere sadece "nokta operasyonlarına" göre yazılmıştır.
Hâl böyle iken TSK'yı bütün yaptığı açıklamaları dikkate almadan Amerika'nın güdümünde imiş gibi göstermek bu kara operasyonunun başarısını TSK'ya yönelik bir psikolojik harekata dönüştürerek gölgelemeye çalışmak demektir. Ve bunu yapanlar TSK'nın Türk milleti nezdindeki güvenini zedelemek için özel bir gayret göstermektedirler. İşte asıl tehlike de budur.
Eğer TSK'ya olan güven sarsılırsa o zaman TSK çok büyük yara alır. Bu da Pkk'nın arayıpta bulamadığı bir şeydir.

Baykal ve Bahçeli çok büyük hatanın içindedirler. *İki gün içinde TSK'ya olağanüstü zarar verdiler ve hâla bunun idraki içinde bile değiller.

dilaver
07-03-2008, 23:49
basında yazıldı çizildi, oldu olacak bu videoyu da buraya alalım :

http://nl.youtube.com/watch?v=fHrqrZT0Gjo


saygılarımla

Safirat
08-03-2008, 03:55
Herşeyden önce bu konuşmaların bizzat sözü edilen paşaya ait olup olmadığı apayrı bir bilmecedir.

Farzedelim ki ona ait.

Bu konuşmanın konusu tamamıyla 16 ve 22 Aralık tarihlerindeki hava harekatlarına ait bilgi verilen 25.Aralık 2007 tarihli Genelkurmay basın açıklamasında geçen 150-175 teröristin öldürüldüğü bilgisi ile ilgilidir.

Yani bu konuşmalar son yapılan kara operasyonu ile ilgili değildir, daha önceki hem de 2 ay önceki hava opeasyonları ile ilgilidir.

Tabii bizim basının bunu son yapılan kara operasyonuna ait pkk'lıların ölü sayısı ile ilgili gibi sunması da bu basının ne derece satılmış olduğunun tipik bir kanıtıdır, o da ayrı mesele.

Ayrıca Münir Erten paşa basında çıkan bilgilere göre "Elektronik Sistemler Komutanı" yani hassas dinleme yapan Genelkurmaya bağlı istihbarat biriminin komutanıdır.

Hal böyle iken o hava operasyonlarındaki Pkk'lıların ölü sayısını *Pkk'nın iletişim sistemine girerek elde ettiği bilgilerden aldığı anlaşılmaktadır ki, bu tip dinleme yoluyla elde edilecek bilginin doğruluğu tamamıyla allaha emanetir. Çünkü pkk'nın yöneticilerinin ölü sayılarını dinlendiklerinden adları gibi emin oldukları iletişim sistemleri içinde dile getirmeleri mümkün değildir.
Tam aksine bu ölü sayısını dinlendiklerini bildikleri için kasıtlı olarak iletişimlerini tamamıyla yanlış bilgiler üzerinden yürüterek kendilerini dinleyenleri yanıltmaya çalışacakları aşikardır.

Kaldı ki o 5 ölü 4 yaralı hikayesini pkk ilk hava operasyonunda söylemiş sonra da bir daha hiç ilave ölü *ve yaralı rakamı söylememiştir kara operasyonuna kadar.
Yani pkk'ya göre ilk hava operasyonu haricinde yaralı ve ölüsü yoktur.
Bu da tam anlamıyla yalanın dik alasıdır.

Ayrıca pkk'ya verilen zarar sadece insan kaybı değildir. Pkk'nın -- bütün dünyanın GÖZLERİ ile gördüğü gibi--yüzlerce tesisi yerle bir edilmiştir. Bu tesislerin imha edilmesi bile pkk'ya çok ağır darbedir. Artık pkk'nın işi 3-5 kat daha zordur. Artık K.Irak'ta iletişim, eğitim, lojistik, barınma vb. tesisleri kurma ayrıcalığına sahip değildir. Bunun dezavantajları ise zaman içinde görülecektir.

Bütün bunların yanında pkk'nın piskolojik hali de içler acısıdır. Örgütün bütün "kahramanlık" propagandalarına karşın içi kan ağlamaktadır. Örgütün alttaki elemanlarını elinde tutma ve yeni eleman kazanma şansı da yoktur.
Hiçbir sempatizan sürekli bombalandığını bildiği yerlere örgütün yalan propagandasına (iş, eğitim, kız bulma vb.vaadlere) inanarak gitme saflığını göstermez.

Kısacası yüzlerce ayrı faydası olmuştur bu operasyonların ve pkk'nın geleceği vahimdir.
Onların artık Coniler'den başka bir sığınağı kalmamıştır ama onları Coniler bile kurtaramaz.

evrensel-insan
08-03-2008, 04:54
Saygideger arkadaslar;

Amerikan idealizminin once 1968'lerde el-kaide olarak(ki o zamankiSSCB'nin dagilimi amaciyla yaratilmisti) ve 1980'lerde PKK olarak yaratilan teror hareketi,amerikan idealizminin ulkeleri ve toplumlari soros ideolojisi temelinde dagitma orgutleridir.Eger amerikan idealizmi,Turkiye'yi federal devletler yapisina dondurme amacinda ise,zaten once Kuzey irak bolgesini TC'ne federe bir devlet olarak bagliyacak sonra da Sevr temelinde TC'ni ilimli islam Turkiye'ye kalma temelinde Kurdistan ve Ermenistan olarak ayiracaktir ki bunu amacliyorsa zaten yarattigi PKK'ya gerek kalmayacak ve tarihin sayfalarina gomulecektir.Bence onemli olan-Tarihte hic olmamis-kendi oz yapimiza uygun iktidar ve ic-dis politikamizi kendimiz cizmek ve kendi kaderimizi kendimiz tayin etmektir.Ama once bunun icin biz ve oteki vatandaslari kavgasina ve korku felsefesinin suru psikolojisine ve bunun getirdigi vatandas toplumu temeline bir son vermemiz ve birey olarak ve birey yetistirerek bireysel hak ve ozgurlukler temelinde ve bunu koruyan ve kollayan hukuk devletini ve sivil toplum kuruluslarini yaratmamiz ve vatandasa birey olabilmeyi ogretmemiz gerekiyor aksi taktirde bizde bu koltuk ve cikar temelli iktidarlar olduktan ve amerikan idealizmiyle yonlendirilmeye devam ettikten sonra onlar girin derler gireriz,cikin derler cikariz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

billguavera
18-03-2008, 05:53
anlamadıgım o bölegeyı en ıyı bılen o gerıllalar en fazla bır hafta dayanıyor bızım hayatında belkı askerlık nedenıyle sehır dısına cıkmış askerler 1-2 ay orda operasyona cıkıyor ve dönuyor sasılcak sey dogrusu kim ne derse desin arkadaslar bu iş kolay kolay bitmez bu sorunun ana baslıgı kurt sorunu içinde ele alınmalı ve ona göre adım atılmalı
bizim anti laikçi akp bu sebeplerden dolayı kendini demokrasi güücü peh
peh hatta kalesı ılan edıyor demokrasi de hangi sorun silahla cözuldu bilen varsa bana sölesin artı pkklı olenlerde birer insan arkadaslar kimse bunu aklından cıkarmasın yıllarca ateskes yapıldı noldu operasyonlar yine devam etti hiç kimse bundan yararlanım demedi bi masaya oturmadılar yanıldıkları şey pkk 5-10 bin sayıya sahip silahlı bir guç olarak b
ilin
iyor işte en buyuk hata kim nederse desin güney dogunun yüzde doksanı pkknin arkasında
dır hatta ve hatta bugun k
ürt realitesini kabulettiren de pkk nın ta kendisidir sosyalist görüşlü
bi insan olarak pkkyi savunmuyorum fakat
kurt halkının özgürlük mücadelesinin herzaman arkasındayım biji bretıya gelan (yasasın halkların kardesliği)

aydoe
18-03-2008, 11:30
Sayın bill iyiki de pkk yi savunmuyorsun,birde savunsan herhalde silahları kuşanıp dağa çıkacan.
Kürt şövenizminin etkisine girmişsin baksana kürtçe öğrenmeye başlamışsın.
Pkk şoven ayrılıkçı bir harekettir.Halkı ayıran etnik kökene dayalı ayrımcılık yapan pkk dır.
Önderleri bile kürt değildir.Kime ve neye hizmet etmektedirler?
Türkiye halkı değişik etnik kökenden insanlardan oluşmuştur.Emperyalizmin amacı devletleri etnik ve dinsel farlılıklar temelinde bölmek ve güçsüzleştirmektir.
Irak'ta ve Balkanlarda yaşanan bölünmeler en iyi örnektir.
Kürtlerin amacı büyük kürdistanı kurmaktır.Yok kimlik tanınması hak ve özgürlük bu işin kamuflajıdır.
Ne yapalım hangi ülke hangi devlet bölünmek ,parçalanmak ister.Kürtler var olmak ve varlıklarını sürdürmek istiyorlarsa ,silahlarını bırakacaklar.Vatan hainliğini bırakacaklar.
Savaşta kazanan savaşanlar değil savaştıranlardır.
Saygılar

Safirat
18-03-2008, 14:03
Hep aynı uydurma hikayeler. Kürtlerin %90'ı Pkk'yı destekliyormuş. O yüzden mi DTP'nin oyu yarı yarıya geriledi. Kürt oylarının %25'i bile DTP'ye verilmedi. Bu halleri ile de Kürtleri temsil etmeleri mümkün değil ama daima Kürtler adına konuşurlar. Sanki Kürtler arkalarında. Daha da beteri insanların da bu tip söyleme prim vermesi, DTP'nin Kürtleri temsil ettiğini sanmaları.

Yok Pkk'nın 5-10 bini bulacakmış. Daha önce buldu da ne oldu? Ona bakarsan Pkk'ya karşı mücadele eden Köy Korucularının saysı da 20 bin. Ne olacak şimdi? Köy korucuları Kürt değil mi?

Sonra Pkk ne kazandırmış Kürtlere? Yok efendim Kürt sorunundan bahsediliyormuş...
Bu mudur yani? Bütün Kürtleri "sorun" olarak gören bir düşünceyi geliştirdiği için mi kazanım sağlamış?

Peki Kürtler bu durumdan memnun mu? Kürtler "sorun" olarak görülmekten memnun mu?

Bilakis Kürtlerin işi çok daha zor bugünlerde. Her türlü antipatik bakışı üzerilerine çekiyorlar.
Büyük şehirlerde gittikçe yalnızlaşıyorlar ve kendi kabuklarına çekiliyorlar sosyal antipatiden dolayı. Kendilerine potasniyel bir Pkk'lı gözüyle bakılıyor. Bu mudur kazanç?

Pkk'nın öldürdüğü insanların %90'ının Kürt olması da cabası. Yıllarca olağanüstü hal koşullaırnda yaşadılar. Ne kazandılar pkk sayesinde?

Koskoca bir hiç.

Cahil gençleri kullanarak, 12-13 yaşında çocukları kaçırıp onların eline silah vererek, çocukları bile ölüme ve öldürmeye göndererek işlediği insanlık suçlarının hesabını yine insanlığın vicdanına vermektedir Pkk.

Şu linkteki fotoğrafları gören ve ben insanım diyen herkesin temel görevi Pkk ile insanlık adına mücadele etmektir. Bu sadece biz Türklerin değil bütün insanlığın görevidir.

http://www.pkkgercegi.net/pkk_gercekleri_dosyalar/frame.htm

Pkk'ya terör örgütü diyemeyenlerin "insanlık" adına söyleyecekleri hiçbir şeyleri yoktur.

Onlar "insanım" bile demesin.

mahhmut
19-03-2008, 20:59
"kurt halkının özgürlük mücadelesinin herzaman arkasındayım biji bretıya gelan (yasasın halkların kardesliği)"billguavera

Sayın billguavere, bu sözleriniz yıllar önce izlediğim Mem-ü Zin'in film müziği kasetinde Musa Anter'in bir sözünü anmadan geçemeyeceğim "Ulan İ.oğlu İ. ne demeye bu kadar güzel Türkçe konuşulan bir memlekette, Kürtçe ıslık çalıyorsun! :lol: *(bu arada Türkiye güzellerinden biri oynuyordu filmde yanlış hatırlamıyorsam)

Memleketi kurtara kurtara memleket olmaktan çıkardılar. Can Yücel