Orijinalini görmek için tıklayınız : Eğitim Sistemimizde Kürtlerin Asimilasyonu
Eğitim sistemimiz Kürt çocuklarını asimile ederek onlara Türk etnik aidiyetini sağlamaya yöneliktir. Tarih ve Sosyal Bilgiler gibi ders kitaplarında milli tarihimiz anlatılırken Türklerin orta asya kökenli olduğu atalarımızın Göktürkler, Hunlar, Oğuzlar olduğu söylenmektedir. Bunlar pek açıktır ki etnik Türk topluluğunun tarihidir.
Oysa Türkler orta asya da iken bugünkü Anadoluda Kürtler yaşamakta idi. Oğuzlar, Göktürkler Türkiye vatandaşlarından Kürt etnik aidiyetinde olanların değil Türk etnik aidiyetinde olanların atalarıdır.
Türk etnik topluluğunun tarihini Rum kökenli Türkiye vatandaşına, Kürt kökenli Türkiye vatandaşına işte bu bizim, sizin, hepimizin tarihidir diyerek anlatmak asimilasyondur.
Bir diğer asimilasyon derslerde dünya ülkelerinin, çeşitli toplulukların bilgileri verilirken ülkemizdeki Kürt toplumu hakkında hiç bilgi verilmemesidir. Bu şekilde Kürt toplumu çocukların zihnine "yok" olarak verilmektedir.
Orta 2. sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde sınıfa anlatacağım konu Romanya idi. Romanya'nın başkentini, para birimini, yönetim şeklini, Karpat dağlarını vs. sınıfa anlatmıştım. Başka arkadaşlarım da diğer ülkeleri anlatmıştı. Ama asıl kendi ülkemizin içi kasıtlı olarak eksik anlatılmıştı. Bunu çok ileriki yıllarda anladım.
Sorunun bir diğer yönü koskoca Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde de yaşanıyormuş. Bu fakülteyi bitiren Hasan Cemal'in köşesinde yazdığına göre fakültede Kürt toplumundan, Kürt ayaklanmalarından, tarihinden hiç bahsedilmiyormuş.
Şimdi gelin traji-komik bir duruma daha bakalım:
Ankara'da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi var. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de alanındaki en iyi fakültedir.
Bu fakültenin Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü bakın hangi anabilim dallarından oluşuyor:
Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü; Arap Dili ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Hindoloji,
Japon Dili ve edebiyatı, Kore Dili ve Edebiyatı, Sinoloji, Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim
Dallarından oluşmaktadır
http://www.dtcf.ankara.edu.tr/dtcfdogudilleri.html
Bu durum insana yuh dedirtebilir ancak. Sen kalkıp Urdu dili, Kore dili, japon dili öğreteceksin ama ülkendeki milyonlarca Kürtün dilini öğretmeyeceksin. Kürtçenin önemli derecede Farsça, Arapça ve Türkçenin etkisi altında olması bir şeyi değiştirmez. Türkçedeki yabancı kelimelerin sayısı en az Kürtçedeki kadar olduğu biliniyor. Sonuçta bir İranlı da Türk de Arap da Kürtçeyi anlayamaz. Hatta Kürtçenin farklı lehçelerini Kürtler de anlamaz.
O halde Dil ve Tarih Coğrafya fakültesinde Kürtçenin pas geçilmesinin tek bir nedeni olabilir: Kürtleri yok saymak, Kürtçeyi yok saymak.
Bir etnik topluluğu asimile etmenin en uygun yöntemlerinden biri dilini yok etmektir. Bu ise gerek ilk öğretimimizde gerek orta öğretimimizde gerekse de üniversitelerimizde sistematik olarak yapılmaktadır.
Türkiyedeki şoven-militarist milliyetçiliğin hedefi PKK'yı değil Kürtlüğü yok etmektir. PKK'nın terör eylemlerine baş vuruyor olması yukarıdaki belirlemelerin doğru olmadığını göstermez. PKK olsun veya olmasın, haklı olsun veya olmasın Türkiye'de Kürt Sorunu vardır. Kürtlüğü asimilasyondan vazgeçilmelidir.
elbette asimile etmek çabasındadır. kendi kültürünü yerleştirme çabasındadır. ancak şunu unutmamak gerekir ki kürt halkı yıllardır büyük bir direnç gösterek asimile olmamaya çabalamıştır. ancak başka bir kültürün etksinde kalmıştır. o da batı kültürüdür yani abd ve ab kültürüdür. tc nin batısını etkileyen bir kültür sonraları göçler nedeniyle batıya yerleşen kürt halkını etkisine almıştır ancak ilk gelen jenerasyon yine direnç gösterip kendi kültürünü devam ettirmiştir. sonraki jenerasyonların bir çoğu iki kültür arasında sıkışıp klamıştır. bu arada barbar kültürü denen bir kültür ortaya çıkmış. bu kültür de bugünkü metrolpollerde kapkaç vb eylemleri gerçekleştirenlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. bu yeni kültür sadece kürt halkını değil tüm halkı etkilemiştir. şunu da ifade etmeliyim. kürt kesimi içerisindeki bazı gruplar çocuklarını bundan sıyırp gerçekçi bir kültürel yapıyla yetiştirmiştir. apo nun 10 çocuk doğurun demesine uynalar ise hüsrana uğramıştır. bunlar arasında derslerini alanlar bugünlerde çocuklarını türklerden daha kültürlü bir şekilde yetiştirmektedir.
Sokaklarda Ermeniyim, Kürdüm diye bağırmak demokrasi hatta Kürdüm diye ABD’den silah alıp Türk öldürmek de demokratik bir hak olarak görülmektedir. Buna karşı Türküm, milliyetçiyim demek suç halini almıştır.
Emperyalizmin güdümünden çıkamayanların, dışarıdan uyaran olmadan, zorla milliyetçilik yapanların mazlum edebiyatı yapmaya hakları yoktur.
Kemalist milliyetçilik, etnik kökene bağlı değildir. Bu ifade bir türlü algılanmak istenmemekte.
Gelin, biz hepimiz tek bir ulusuz, sizler de bu ulusun asli unsurusunuz önermesine karşı hayır biz azınlığız diyenlere benim söyleyecek çok da sözüm yok. İkinci sınıf vatandaşlık isteyen aydıncıkların solculuk taslamasına ancak gülerim.
Ulus kavramı ortadadır ! Etnik bölücülük yapmaya çalışanlar ortadadır ! Gerisi de laftır !
Castro'nun sözleri bu noktada önemli.
“Türkiye’deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki, sizin
oradaki Kürt Hareketi, Yankee’nin (ABD’nin) petrol bekçisi olmaz.”
Bu sözleri Fidel Castro kendini ziyarete Türkiye’den gelen bir heyet önünde söylüyor. Bu heyet içindekilerden biri de Esenyurt eski belediye başkanı Gürbüz Çapan’dır. Yıl ise; 1994. PKK Hareketi’nin Şemdinli baskını olayından sonraki yıllar.
Daha ortada ne Irak işgali var, ne de Apo’nun yakalanması meselesi.
Ne yazık ki Castro’nun belirttiği gibi Kürt Hareketi ABD’nin yani Yanke’nin elinde adeta oyuncak olmuş durumda.
Yanke’nin AB destekli Ortadoğu işgalinin en büyük destekçisi artık Kürtler oldu.
Kürtler verdikleri mücadeleye “bağımsızlık” adını veriyorlar.
Dünya’nın süper gücüne “petrol bekçiliği” yapmanın adı ne zamandan beri
“bağımsızlık mücadelesi” oldu.
Üstelik bu bekçiliğe sadece Kürtler içindeki bir grup değil önemli bir
çoğunluk aday, kamuoyuna açıklanan araştırma sonuçlarına göre Türkler’in %80-82’si ABD’nin Irak işgaline karşı iken Kürtler’in %92’si bu işgalden yana ve bu işgalin bölgeye demokrasi getireceği düşüncesi var.
Şimdi soruyorum size kim faşist ! Kim antiemperyalist !
Fidel Mustafa Kemal'i dünyanın en büyük devrimcisi olarak görürken kürtçüleri amerikan uşağı olarak görüyor !
Castro, Atatürk'ü kastederek,
"O'nun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl devrimci Atatürk'tür." diyor ve şöyle devam ediyor; “Bu kadar büyük bir devrim yaptım ama Atatürk'ün yaptıklarını başaramazdım."
hysteria
20-03-2008, 02:04
O *halde *Dil *ve *Tarih *Coğrafya *fakültesinde *Kürtçenin *pas *geçilmesinin *tek *bir *nedeni *olabilir: *Kürtleri *yok *saymak, *Kürtçeyi *yok *saymak.
*
evet kurtlerde bu yuzden daga cikmislardir ve haklilardir! degilmi?!
kurtluk o kadar asimile olmaktadir ki lazlara cerkezlere kendi lehceleri ogretilirken birtek kurtlere bu hak taninmamistir.
Baştan sona safsata dolu bir yazı.
Türklüğün etnisite olduğunu söylemek en basit tanımıyla ilkokul düzeyidir.
Ayrıca Kürtlerin Türklerden önce Anadolu'da yaşadığını söylemek "kart kurt" hikayesi kadar gülünçtür. Türkler Anadolu'da 15 bin senedir mevcuttur. İstersen ispatlayayım da şaşır.
Ama ben başka bir şey söyleyeceğim. Hadi diyelim 1000 yıl önce geldik (1071'de)
Peki bu neyi gösterir?
Şimdi Bizanslılar da Türkler'den önce Anadolu'daydı o zaman. Peki Bizansın torunları olan Rumlara mı bırakalım şimdi bu toprakları :)
Veya bu topraklar Rumlarındır mı diyelim?
Ne istiyorsunuz?
Biz Türklerin hep kendimizi "misafir" gibi görmemizi mi? Ev sahibi değiliz ama misafiriz, öyle mi?
Bu mudur aşılamaya çalıştığınız psikoloji?
Bu "daha önce var olanın o toprakların asıl sahibi olduğu" iddiası o kadar komik ki...
Kızıldereliler için de geçerli bu durum ama beyaz adam çıkmıyor o topraklardan. Çıksın mı :)
Komedi devam ediyor:
Bir diğer asimilasyon derslerde dünya ülkelerinin, çeşitli toplulukların bilgileri verilirken ülkemizdeki Kürt toplumu hakkında hiç bilgi verilmemesidir. Bu şekilde Kürt toplumu çocukların zihnine "yok" olarak verilmektedir
Kürt toplumu hakkında bir bilginiz var ise siz verin de görelim. Kürt tarihçileri daha "Kürt" isminin nereden geldiğini bile bulabilmiş değiller. Onların da kendilerine göre "kart kurt" teorileri var tabii yersen :)
Uydurma Med, Guti hikayeleri de masal statüsüne bile girmiyor. Sallama statüsünde.
Tarihte bir Kürt devleti ve milleti de bulamayan bu zevat "Apo geldi de biz Kürt kimliğimizin farkına vardık ya Apo olmasa idi ne yapardık" diyecek kadar saçmalama yarışına girmişler.
Yahu milli kimlik öyle bir adam çıkacak da 1980 yılında sen o saate kadar bilmeyecen de o saatten sonra o adamdan öğreneceğin bir durum değil ki. Milli kimlik tarihten kopan gelen bir şey.
Yani tarihten kopup gelmemişse zaten o milli kimlik olmadığı için gelmemiştir. Kürtlük hiçbir zaman bir "ulus kimliği" olmadı. O yüzden de şaşkın ördek gibi avare dolaşıp kendilerine sallama bir "ön ata / ön kavim" bulma telaşına düştü sözde Kürtçü teorisyenler ve tarihçilerin okurken oturup ağladığı Med/Guti hikayeleri uydurdular.
Bakın bu topraklardaki Kürtçülük akımlarına hep emperyalizmin Osmanlı ile olan iştigali ile ortaya çıkmıştır.
Emperyalizm Anadolu topraklarına girdiği veya girmek istediği her noktada Kürtçülük akımını desteklemiş teşvik etmiştir. Onların ulusları bin parçaya bölme konusunda eşsiz hünerleri vardır.
En ufak bir faklılık, topluluklar arasındaki lehçe farklılığı bile onlar için bir fırsattır.
Hemen sen gel bakalım yamacıma seni azınlık yaparız, sana haklar veririz, gir koltuğumun altına
türünden bir siyasete başlarlar. *
Maksat mümkün olduğu kadar çok parçayı bütünden kopartmak ve bütünün gücünü kırma ve kopanı da kendisine muhtaç halie getirmek.
Kısacası dostum Kürtlük bir etnistedir, Türklük ise bir millet adıdır.
Önce yaparsınız etniste, millet tanımınızı sonra Kürtlük uyuyor mu buna bakarsınız, bu topraklarda bir mi yoksa iki mi millet var bize söylersiniz biz de öğrenmiş oluruz.
Konuya bilimsel bakılır öyle basmakalıp cümleleri binlerce kez tekrar ededurmak bir fikir değil propagandadır.
Yok Kürtler Türkler'den daha önce yaşıyormuş...
Hadi ispat et.
İstersen ben Kürtlerin Turan soyu olduğunu ispat edebilirim.
Peki o zaman ne yapacaksın?
Fikrini değştirecen mi? Hiç sanmam. Çünkü niyet başka.
Kimin nereden geldigini birakin da esas gunumuzde olan soruna care gosterin.
Turk sadece bir milleti degil, bir etnisiteyi de temsil eden bir kelimedir. Bugun Turkiye sinirlari disinda Turkik devletleri kardes saymak, Azerbaycani kayirmak neden acaba?
Gecenlerde sohbet odasinda bir arkadasa; "Yurt disinda bir toplantida *tanistigin Turkiyeli bir rum, ermeni, veya kurt'e mi kendni yakin hissedersin yoksa turkmenistanli bir turk'e mi" diye sormustum.Elbette turkiyeliye diye cevap vermisti. Demek ki etnisite degil insanlari bir araya getiren. Ancak bir sinifin digerinin ustune baski uygulamasi, eninde sonunda direnisle karsilanacaktir, Isterse toplumun tumu ayni etnisite olsun, birsey farketmez.
meaculpa
20-03-2008, 05:33
Yazınız için teşekkürler sayın cem. Gayet yerinde tespitler olmuş ve benim de anlatacagım bir olaya arguman oluşturmuş.
Yabancı dil agırlıklı fakat resmi bir lise mezunuyum ve tarih dersine hep bir hassaslığım vardı. Fakat resmi tarih hep bana süphe ile yaklaşmam gerektiğini fısıldıyordu içten içe. Etrafımda olan bitenleri görüyor kürt yogunlukta bir bölgede yaşıyor ve bu insanların nereden geldiğini öğrenmeyi arzuluyordum. Tarih dersimize bir yarbay eşi giriyordu ve bir gün yazılı bir yoklamanın ardından erken bitirdiğim için *hocam bir sorum vardı size ve merak ettigim bir konuydu dedim. Tarihle ilgili oldugumu bilir ayrı tutardı beni ve sor ama yazılı olarak sor ben sonra degerlendirir sana haber veririm dedi. Bir kagıt alıp sorumu yazmaya başaladım. Yazılı kagıdının altına yaz, ben okurum dedi. *Yazılı kağıdının arkasına sadece şunu yazdım " kürtler nereden gelmişlerdir ve nereye dayanır milliyetleri? "
Yazılı yoklama sonuclarını bekliyoruz ki haftada iki saat tarih dersimiz var. Hoca bir hışımla girdi sınıfa, adımı anarak cık sınıftan dedi. Ne olduguna anlamn veremedim. Sınıftan cıkınca karsımda bir kac okul ögretmeni ve hocanın yarbay eşini gördüm. Müdür de disiplin kurulu adına orda meger. Odama buyrun deyince müdür odasına yöneldik. Başladı yarbay sorular sormaya. İlk soru şu; kürtmüsün ve nerelisin?
Babam kafkas göçmeni, annem yezidi dedim. Yani türksün sen dedi ki hala bu ne sacmalık diyorum yada ne dayatma. Babamın görevi icabı buraya gelip yerleştigmizi ve aslen farklı bir sehirli oldugumuzu soyledim. Bu kezde alevimisin *ded:) Hayır sunniyiz dedim.
Hocam dayanamadı atladı ordan; kızım sen kımlerle gorusuyorsun, varmı etrafında pkk propagandacıları demezmi. Nasıl yani dedim. Beni neden sorguluyorsunuzki? Hocam yanıtladı; neden kürtleri merak ediyorsun? yada nerden geldikleri ile neden ilgileniyorsun dedi. Etrafımdaki bütün insanlar nerdeyse kürt dedim nasıl merak etmeyeyim ki. Hadi biz orta asyadan, oguz kayı boyundan geldik bu da onun gibi bir merakdı dedim.
Yarbay atladı, merak edilecek neleri varki, onlar bir halk bile degil aslında onlarda türk ama bilmiyorlar dedi. Bende bunu merak ettigimi soyledım ve bunun ıcın sordgumu dile getirdim ama bu sorgunun eger farklılıklar yoksa neden yapıldıgınıda icten ice dusunuyorum.
Müdür araya girdi, kızımız başarılı ve örnek bir ögrencidir ailesinide tanırız, vatansever insanlardır dedi. Yarbay ; evt beyni yıkanıyor olabilir demezmi:)
Neyse bu olay bir şekilde müdürn refaransları ve benim cevaplarımla ( babam kafkas göçmeni yani tamam türküm) diye kapatıldı. Aileme haber verildi. Annem duyarlı bir kadındır ki gelip ortalıgı birbirine kattı:) Bir egitim kurumunda merakı için bir öğrencinin hain statusunde sorgulanmasını hazmedigini gereken yerlere başvuracağını belirti. Müdür araya girip olayı yine kapattı fakat tarihcinin gözetimi altında okul bitirmeme engel olunamadı ne yazikki. Kürt dosyamıda ne yazikki kapatıp illegal kanallarla bilgilenmeye sevkettim ötesi için. Devlet olarak İLLEGAL kavramımızda pek kabarık ya hadi neyse.
Velhasıl; Kürtlerin neler yaşadıklarını bırakın, asimilasyonlara ugradıklarını konuşmayı bırakın bu milletin nerden geldiğini sorgulamak bile neredeyse bütün ögrencilik kariyerime son noktayı koyduracaktı. İşte böyle tahammulsüz ve paranoyak bir ülkede ve böyle ırkçı politikacılar yada egitimcilerce yönetilip, eğitiliyoruz.
Sayin meaculpa, gercegi yasayan daha iyi bilir. Yasamis biri olarak problemin ana kaynaklarini tespit etmissiniz. Sizin yerinize bir kurt kokenli talebe sorsaydi ayni soruyu, basina gelecekleri gorur gibi oldum. Bu milleti bolen devletin ta kendisi olmus, basindan sizinkine benzer olaylar gecen kurt cocuklari ses cikarmasa da bir kin gudecektir bu siniflandirmayi yapanlara.
* Anadolu tarihinde, hititler, ligyalilar, urartu, yunan medeniyetinden bahsedilir de kurtler hic yokmus gibi davranilir. Kanunlarla ulkemizde yasayan kokeni ne olursa olsun her bireyin haklari korunmadikca, esit davranilmadikca ortaya eninde sonunda bir sorun cikmasi kacinilmazdir.
* Devamli Kanada ornegini veriyorum, herhalde biktirdim. Kanada vatandasi olan bir insanin rengi, dili, dini, kokeni ne olursa olsun kanunlar karsisinda esittir. Irkcilik yapanlar hapisle cezalandirilir. Dunyanin herbir bucagindan gelenlerle, burada dogmus buyumus biri arasinda fark gozetilmez.
Bu derecede kozmopolit bir ulkenin insanlarinin ahenk icinde birbirlerini rahatsiz etmeden yasamalarinin sirri belki de bundadir.
Sevgili İmhotep,
Yazdıkların arasında eğitim sistemimizin Kürtlere yaklaşımıyla ilgili bir satır bile göremedim. Genel bağlamda Kürt sorunu zaten başka başlıklar altında tartışılıyor. Bu başlık altında özel olarak eğitim sistemi içinde kalalım lütfen. Konuyla ilgisi olmadığı için mesajını silmek isterdim ama farklı yorumlanacağını düşündüğüm için vaz geçtim.
Hysteria,
Bu başlıkta dağa çıkma ve silaha sarılmayı ele almıyorum. Lütfen varsa eğitim sistemimiz ve Kürtler konusu içinde kalınız.
Safirat,
Sen önce yazım üslubunu değiştir arkadaşım. Bu üslupla bu mekanda uzun süre kabullenebileceğini sanmıyorum. Yazım hakkında şu kelimeleri kulllanmışsın:
..safsata
..ilkokul düzeyi
.. kadar gülünçdür
..komik ki
..komedi devam ediyor
Yani sen kendince bu küçümseme içeren ifadeleri kullanınca haklı oluyorsun ve üste çıkmış oluyorsun değil mi? Genellikle bu üslubu kullanıyorsun.
Amacın sitedeki ortamı kızıştırmak, tansiyonu yükseltmek. Forumlarda bu tür üslup kullanarak karşındakini de benzeri üslup kullanmaya kışkırtmak. Bu şekilde forumlarımızda anarşi ve sanal terör ortamı yaratmaktır amacın. Bunu artık sitenin çoğu müdavimi biliyor. Bu nedenle yazım üslubunu düzeltene kadar yazılarına karşılık vermeyeceğim. Kurduğun tuzağa düşmeyeceğim.
Üslubunu görmezden gelip mesajının içeriğindeki iddiaları yanıt vermek üslubunu meşru görmem anlamına gelecektir. Bu nedenle sadece bir üye olarak diğer arkdaşlarıma da safiratın benzeri mesajlarını yanıtlamamalarını tavsiye ederim.
Mealcupa,
Anın, ülkemizde Kürt kimliğinin ne derece inkar düzeyinde olduğunun çok çarpıcı bir örneği.
arkadaşlar asimilasyon konusundan nerelere atlamışsınız. arkadaşlar eğer iktidar bir ırkın elindeyse diğer ırkları asimile etme çabasında olacaktır. türk kürt vs fark etmiyor. kürtler iktidar sahibi olsaydı türkleri asimile etmeye çabalayacaktı. peki kürtler türklerin pollitikaları nedeniyle asimile oldu mu? hem evet hem hayır. daha önce söylediğim göçlerin nedeni ne idi? pkk nin varlığı ve mevcut olağanüstü hal koşullarıydı. pkk nin ortaya çıkmasındaki etmenler nelerdi? Mustafa Kemal zamanından bu yana devam eden kürt meselesi, kürtlerde var olan feodal yapının kırılamaması, altyapı yetersizliği ve ekonomik yetersizlik vs. bu sorunların çözümlerine yönelik tc devleti herhangi bir adım attı mı şiddet ve sindirme poltikası dışında? peki kürtlerin bu sorunları çözmeye yönelik çözümleri oldu mu pkk yi desteklemek dışında? kürtler birşeyleri devletten beklemek yerine neden kendileri harekete geçip bir şey yapmadılar? feodal yapıdan mı kaynaklanıyordu? yoksa onlar da türkler gibi bir başımız olsun bizi yönlendirsin derdinde mydi? o bölgede hayali yatırım yapanlar bugün gıptayla baktıkları kürt işadamlarından bazıları değil miydi?
eğer bir suçlu aranacaksa hepimiz suçluyuz, eğer mağdur olan birileri varsa hepimiz mağduruz. bu ülkenin tek sorunu kürt - türk meselesi değildir. siz böyle konuları tartışarak birilerine gönüllü olarak hizmet ediyorsunuz. kürt türk meselesi hallolunca ne olacak? yine karşınıza sorun çıka(rıl)acak.
thunderpoint
20-03-2008, 12:35
Mealculpa,
Anın, ülkemizde Kürt kimliğinin ne derece inkar düzeyinde olduğunun çok çarpıcı bir örneği.
Sadece o değil, sitede yaşadığımız sorunla birebir örtüşüyor.
ANAYASA,
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU *
* Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birliği bir sistem olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Yeni Türkiye'nin kültür hayatında çok önemli bir aşamayı başarıya ulaştıran Tevhid-i Tedrisat Kanunu, aslında büyük bir kültür hamlesidir. Eğitimin birleştirilmesi ile, özellikle 19. yüzyıl sonlarından beri Türkiye eğitiminde görülen medrese ve okul (mektep) diye devam eden ikililiğe son verilmiştir. "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" ile öğretim ve eğitim birliği sağlanarak milli kültür birliğine yönelmek istenmiştir. Öğretim ve eğitime milli ve laik bir karakter veren Tevhid-i Tedrisat Kanunu, milli gelişme tarihinde daima büyük yer tutacak bir inkılabın da adı olmuştur.
* * *3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu, öğretim ve eğitimin birliğini sağlamakla beraber medreselerin de kaldırılmasını sağlamıştır. Keza 3 Mart 1924 tarihli, Şer'iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırılmasına dair kanunla da, vakıfların bağlı bulunduğu vekalet (bakanlık) kaldırıldığından ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun üçüncü maddesi ile de Şer'iye ve Evkaf Vekaleti bütçesinde mektepler (okullar) ve medreseler için ayrılan ödenek Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığına) devredildiğinden, medreselerin kaderini tayin Maarif Vekaletine bırakılmıştır.
* * *2 Mart 1926'da kabul edilen, "Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun" Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunun ilkelerinin ışığı altında eğitim hizmetlerini düzenlemiştir. Devletin izni olmadan hiç bir okulun açılmayacağını öngören Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun aynı zamanda çağdışı bütün derslerin okul müfredat programlarından kaldırılmasını da sağlamıştır.
Ülkemizin her yerinde aynı eğitim verilmektedir.Kürt kökenli yurttaşlarımıza değişik bir eğitim programı uygulanmamaktadır.Onları azınlık değil kendimizden görmüşüz,hatamı etmişiz?“
Atatürk milliyetçiliği... ayrımcı ve ırkçı bir kavram değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkının, kökeni ne olursa olsun, devlet yönetiminde tartışmasız eşitliği, içtenlikli birliği ve birlikte yaşama istencini içeren çağdaş bir olgudur... Türk devletinin vatandaşları arasında etnik ya da diğer herhangi bir nedenle siyasal veya hukuksal ayrım söz konusu değildir... Türkiye’de... Ulusal bütünlüğün temeli ortak kültüre, laiklik ilkesiyle akla, mantıklı düşünceye, sağduyuya, adalete dayanan ‘Atatürk milliyetçiliği’dir. Anayasa, Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi resmiyette Türk adıyla tanıtan birleştirici ve bütünleştirici bir milliyetçilik anlayışına sahiptir”
Türkiye'nin her bölgesinde Kürt yurttaşlarımız yaşamaktadır ve eşit vatandaşlık haklarına sahiptir.
Biz ulus olmak isterken birileri bizi kabilelere bölmeye çalışıyor.Kabile olmak isteyen ayrılıkçılar veya Büyük Kürdistan hayaliyle aldatılan Kürtler ne yazık ki en fazla zararı görüyor.
Sorun suçlamalarla ayrımcılıkla ve silahla çözülmez.
Bizim sorunumuzu emperyalistler,demokrasi ihracatçıları çözemez.
Sorunumuzu *biz demokratik bağımsız bir yapılanma içinde çözebiliriz.
Tabiki ayrılıkları değil birliktelikleri çoğaltarak yaşatarak.
Halkın birlik ve bütünlüğü etnik ve dinsel kökenlerle ayrılmamalıdır.
Türk'ü Kürt'e düşman ederseniz çok kanlı bir iç savaşın müessibi olursunuz.
Yeter artık diyenler silahları bırakmalı ve demokratik mücadeleyi tercih etmelidir.
Demokrasi halk için olmalıdır.
Ülkemizde demokratik bir yapı içinde kardeşçe yaşamanın koşulları tesis edilmelidir.
Başlık yazısının pek çok yerine katılmamıza rağmen, çok dar bir çerçeve olduğunu düşünmekteyiz.
Genelde söylenen asimilasyon deyimini biz farklı almak isteriz.
Bildiğiniz üzere asmilasyon; güçlü bir toplum ya da kültürün, daha zayıf toplum ve kültürleri kendi içinde dönüştürerek eritmesi, kendine eklemesi demektir.
Oysa ki; ülkemizde güçlü bir toplum ya da kültüre dönüşüm ya da dönüştürme yoktur. Çünkü ne baskın bir toplumsal yapımız mevcuttur ne de evrensele uzayan bir kültürel yapımız mevcuttur.
Olan şey, tek tipleştirmedir.
Tek tip insan yetiştirme çabaları, tek taraflı, zoraki ve topluma rağmen yapılan politikaları içerir.
Bir ve en önemli kolu da eğitimdir.
Bu konuda sadece ülkemiz ve sistemimizi eleştirmekte çok doğru değildir.
Büyük değişimlerin ve yıkımların yaşandığı tüm toplumlarda oluşturulmaya çalışılan vatandaş tipi tek tip insandır.
Bu insanlar, henüz yeni olan yönetim ve sisteme karşı koyamayacak pozisyonda olmalıdırlar. Hiçbir konuda çok güçlenmeleri istenmez.
Ne ekonomik, ne sosyolojik, ne hukuksal olarak çok güçlü ve çeşitli, toplum yapısı oluşumlarına izin verilmez / verilemez!.
Hele hele ülkemiz gibi çok büyük yıkım ve çalkantıların yaşandığı, yetmiş kültür ve millet mozayiğinden gelen, toprakları üzerinde onlarca dil konuşulan bir o kadar din barındıran bir cihan devletinin mirasçısı olunca işler biraz daha zorunluluk haline getirilmiştir.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, baskın devlet ideolojisi doğrultusunda yeni bir halk, yeni bir kült oluşturulmaya çalışılmıştır.
Tedrici olarak yapılması gereken değişiklikler o kadar hızlı olmuştur ki, çarkların altında yok edilen halifelik makamından bile "-Doğru yapıyorlar ama çok hızlı yapıyorlar, hazmedilemeyen yeniliklere rağmen durmuyorlar, yavaşlamıyorlar, büyük hata yapıyorlar" gibisinden serzenişleri dahi görmüştür.
Konumuza doğru gelirsek.
Evet tektip insan yetiştirmek uğruna, toplum içinde çok büyük bir demografik yapıya sahip olan Kürt kültürü ve dili, eğitimin de içinden silinmiştir.
Ancak sorarım sizlere, bu eğitim sisteminde Abhaz, Çerkez, Laz, Ermeni, Yahudi, Süryani, Yezidi, Mecusi, v.s. kültürlerinin hangisi var?
Yapılanları görüyor ancak sadece Kürtlere karşı olduğunu düşünmüyoruz.
İpuçlarımız ise, İdeoloji, Güçsüz devlet ve yönetim yapısı, Kolaycılık, Tek tipleştirme ve Baskı dır.
ozgur_beyin
20-03-2008, 16:42
arkadaşlar Kamil Paşa (1833-1913) bir konu üzerinde 10 değişik tez hazırlamasıyla meşhurdur. hazırladığı
her konuyu mükemmel bir surette savunurmuş.
bu başlıktaki yazılarıda kamil paşa'vari oluyor.
birinin ak dediğine, öteki kara diyor.
Ol mahiler derya içre, derya nedir bilmezler." mısrasında olduğu gibi , belirli kesim ''ötekileri''
yok saymanın ve ''eğer burası (türkiye) *bizim egemenliğimizdeyse , ne veriyorsak onlarda onunla yetinmek zorundadır'' demektedir.
tabi bunu söylerken PKK. zihniyetinden bahsetmiyorum ,desteklemiyorumda. PKK bana göre, umutsuz gençleri
tıpkı cemaatlar gibi kullanmaktadır. onları bir ideal! uğruna sömürüp kendilerini *(üst grup) rahat bir yaşam sağlamaktadır.
evrensel-insan
20-03-2008, 21:32
Saygideger arkadaslar;
Asimilasyon bir milliyetci anlayis ve bakis acisidir.Hangi milli aciyla bakildigina baglidir.
Milliyetcilik-milliyet sahibi olmak degil,ki o bireyin kisisel hak ve ozgurluk alanidir-kendi milli acisindan baska bir milli aciya izin vermez ve onu ya asimiliye eder,ya ayrimcilikla suclar,ya gormemezlikten gelir,yada onu yok etme savasina girer.
TC maalesef,turklestirme politikasini-ki kurtulus savasi boyle olmamis Turkiye'nin tum milli kokensel katilimiyla saglanmistir-kurulusundan beri uygulamakta ve baska milli kokene izin vermeme cabasi gostermektedir.Bu da ister istemez baska milli kokeni benimsemis kesimlerin kendini hem kendine hem de topluma ispati temelinde orgutlenip karsi cikislarinaa sebep olmustur ve hala olmaktadir.
Milliyetcilik,hangi milli tabana dayanirsa dayansin,boluculuk ve ayrimciliktir.
Toplumun butununu tehdit eder ve onlari devamli kutuplu kilar.
Bu da amerikan idealizminin soros ideolojisinin mikro ayrimcilik temelli calismalarinin bir urunudur ve sadece ona yarar.
Milliyetci olmaktan ziyade,Anadolunun yillar yili gelenegi haline gelmis,toplumun cesitli milli yapisini kollamak ve korumak bunun butunlugu zedeleyici soylemlerine kulak asmamak gerekir.
Milli koken ve degerler bir kisi icin onemlidir ve onun yasaminin yonlendirilmesinde buyuk bir rol sahibidir.
Kimse kimseyi kendi milli kokenine cekmek yerine herkes saygi temelinde nasil kendi milliyetinin hak ve ozgurluklerini korumak ve kollamak istiyorsa,baskasina da mudahale etmemeli ve onu oldugu gibi kabullenmelidir.
Bu aslinda bir birey olma sorunu ve bireysel hak ve ozgurlukleri,sivil kuruluslar temelinde koruyacak bir hukuk devletine sahip olma sorunudur.Yani devletin bireyi icin var olmasi;vatandasin devlet icin degil.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili Cem,
Esasında konu tam olarak da bununla ilgili. Türk Ulusu kimliğini reddetmenin, bölücülük yapmanın bir başka ifadesi de mazlum edebiyatı yapmaktır. Kültürümüzü yaşattırmıyorlar, dilimizi linç ediyorlar, tarihimizi yok ediyorlar vs.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir Ulus devlettir. Resmi dili Türkçedir. Eğitim dili de aynı şekilde Türkçedir. Kültür dersleri yine Türk kültürü çerçevesinde işlenir. Bu, Ulus devlet olmanın gereğidir.
Diğer kültür ve dillerin eğitimi isteğe bağlı olarak, devlet eli dışında, özel olarak yapılabilir. Bu çizgide Kürtçe kursların önü açılmıştır. Ancak ilgisizlik nedeniyle kapanmştır pek çoğu. Bunda da suçu rica ediyorum devlette bulmayın. Çünkü artık kabak tadı verdi ve inandırıcılığı yok.
Her neyse, dediğim gibi konu tamamen bununla ilgili. Mazlumları ezenlerle işbirliği yapanların mazum edebiyatı yapmaya hakları yoktur.
Saygılar
Sevgili imhotep,
Senin hala konunun dışında dolandığını iddia ediyorum. İlk yazımda bazı iddialar vardı ve varsa bunlarla ilgili yorumunu almak isterim:
1- Kürtlerin ataları Oğuzlar, Hunlar veya Göktürkler midir? Bizlerle beraber orta asyadan mı göç etmişlerdir? Etmemişlerse, onlar o tarihlerde zaten anadoluda varlarsa tarih ders kitaplarımızda Kürt çocuklarına Türk etnik tarihinin "bizim" tarihimiz olarak empoze edilmesi doğru mudur?
2- Sosyal bilgiler kitaplarımızda ülkemiz pek çok yönüyle anlatılırken Kürtlerin pas geçilmesi doğru mudur?
3- Dil ve Tarih Coğrafya Fakültelerinde Urduca ve Korece bile öğretilirken Kürtçenin pas geçilmesi hakkında ne düşünüyorsun?
Saygılarımla.
metalheart
20-03-2008, 22:16
KONU EĞİTİM SİSTEMİMİZ :
konuşacağımız konunun altyapısını belirleyelim önce..
forumu okuyan herkesin en az ilköğretim seviyesi eğitimi aldığını varsayaraktan..
başlıca karşılaştığımız birebir yaşadığımız temel sorunları özetlersek
Öğrencilerin ezberciliğe itilmesi
Öğretmenlerin kendini geliştirmemesi
Öğrencilerin yeteneklerine göre gideceği okulların belirlendiği bir sistemin olmaması
Öğrencilerin sosyal yönden geliştirilmemesi
Eğitim sisteminde yenilenme olmaması
Fazla ve gereksiz bilgi yüklemesi yapılması
Öğretmenlerin iyi eğitilmemesi
Müfredatın yetersizliği
Atama bozuklukları
Dersane, özel ders ve özel okulların eğitimde eşitsizliğe sebep olması
Dersane, özel ders ve özel okulların devlet okullarındaki kaliteyi düşürmesi
sayılabilmekle beraber
kız çocuklarının okula gönderilmemeleri
aile iç yapısındaki ekonomik yetersizliklerin çocukları okuldan mahrum etmeleri...
diğer yandan
Türkiye Cumhuriyeti *OECD raporlarına göre GSMH 'dan eğitime en az kaynak ayıran ülkelerin başındadır..
OECD üniversite mezunu ortalaması %36 iken , türkiye de lise mezunu *ortalaması %30 üniversite mezunu oranı %10 ile son sıralarda...
her yıl değiştirilen müfredat , imam hatiplar sorunu,katsayı düzenlemeleri bunun yanında her yıl üniversite sınavına başvuran sayısı 1.775.000 kişidir..kaç tanesi kazanabilmekte kaç tanesinin hayalleri sönmektedir...??
aynı eğitim öğretim türk kürt demeden bütün öğrencilere verilmektedir.
hüsranı hepsi yaşamaktadır.
ayrıca madem td sitesinde yazıyoruz :
eğitimde din unsuru akp iktidarı ile tavan yapmıştır.en önemli sorunların başında gelmektedir.imamlar milli eğitim müdürü olmakta modern çağdaş eğitim gözardı edilmektedir.
sorular sorunlar çoğaltılabilmekle beraber ülke içinde yaşayan herkes için geçerlidir..
sanki sistemde herşey düzgünmüş gibi , eğitim sisteminden cımbızla kürt asimilasyonu görüşünü çıkarıp ortaya sunmak belli haksızlığa uğrayan diğer fertleri yok saymaktır...
politik sorunları yanlızca kemalizme fatura edip gerisini görmemek ayrıca büyük hata olur.
sorun genel ve bütündür...
eleştireceksek , hak koruyacaksak : herkese demokrasi herkese özgürlük herkese eşitlik
HEMEN ŞİMDİ....
Hangi Kürtçe'yi öğreteceksiniz sayın Cem ? Diyarbakırlı'nın dediğini Tunceli'li anlamıyorsa, Millet olduklarını ispatlamak için Mezopotamya-Pers mitlerinden karışım yapıp kendilerine yontuyorlarsa, Türkçe-Farsça-Arapça karşımı bir dil oluşturulmuş ve başka yerde örneği görülmeyen, sayı isimlerinin başka bir dilde olduğu bir dil güçlü bir medeniyetin unsuruymuş gibi dayatılmaya çalışılıyorsa, Urartuları Kürt diye niteleyerek kendilerine yapmacık bir tarih hazırlamışlarsa ve bu milletin dayatılmasının altında emperyaslit çıkarlar varsa...
Kime neyi anlatacaksınız ?
Yaratılan Kürtçeyi öğretecek,
http://www.bizimanadolu.com/pages/Ara2003/Page18.pdf
Kuzey Irak'ta ;
Kürtlerin parçalanmışlığından kaynaklanan lehçe farklılıkları, Kürt dilindeki materyal yetersizlikleri ve yeterli düzeyde eğitmen bulunamaması gibi sorunlar yaşanıyor.
Kürdistan’daki eğitim sisteminde Baas rejiminin etkilerinin olduğunu iddia eden Şükriye Teymur, bu konuda şu bilgileri veriyor: “Eğitimde kullanılan materyaller Arapça’dır. Bunların Kürtçe’ye çevrilmesi gerekiyor. Fakat bunlarda eski zihniyete göre yazıldığı için gelişkin değil. Kendi anadilimizde eğitim görmek için buraya gelmemize rağmen burada yaşadığımız temel sorunlardan bir tanesi de hala dil sorunudur. Kürtçe’nin Soranca lehçesinde eğitim görmek bizi etkiliyor. Dışarıdan gelen öğrencilerin çoğu Soranca bilmiyor. Buda öğrencileri dil konusunda zorluyor. Bu yüzden de ezbere yöntemine başvuruyorlar. Buda fazla sağlıklı olmuyor.”
''SAİD NURSİ VAN DA BİR MEDRESE AÇIP ORDA KÜRTÇENİN DE OLDUĞU BİR EĞİTİM PLANINI TASARLAMIŞ.BU GÜN KÜRTÇE EĞİTİM İSTEYEN DEVLET HAİNİ VE IRKÇI OLARAK NİTELENDİRİLİYOR.SAİD NURSİ GİBİ BİRİ KÜRTÇE EĞİTİM İSTİYORSA BİZ NİYE İSTEMEYELİM?
Yaşasın Kürt İslam Sentezi
Kahrolsun Kemalizm
gozeneli
21-03-2008, 00:01
Kürtler Türkleştirilmek isteniyormuş.Ne zamandan beri yüz yıl mı bin yıl mı?
Kürtler Türkleştirilmek isteniyormuş.Ne zamandan beri yüz yıl mı bin yıl mı?
Türk milliyetçiliği devlet ideolojisi olduğundan beri gozeneli. Osmanlı döneminde Kürtler hep özerk yaşamıştır. Kürtler vergi verir savaş olduğunda da orduya asker verirler ama iç işlerinde özerk yaşarlarmış.
600 yıllık Osmanlı döneminde Dersim şehrinin adını Tunceli yapmak gibi bir derdi olmamıştır devletin. Ama Türk milliyetçiliği devletin hakim ideolojisi olunca tamamının Kürt olduğu şehirlerin adı bile değiştirilmiştir.
1990 lı yılların sonundan itibaren demokrasi Türkiye'de ilerleme göstermiştir. Demokrasimizin halen önemli eksikleri olmasına rağmen Kürtler sadece barışçıl yolla mücadele edebilirler. Artık PKK'nın silahlı mücadele sürdürmesinin gerekçeleri kanımca kalmamıştır. Türkiye'de 141,142 ler kalktı Komünist parti serbest oldu, Kürtçe konuşma yasağı 1984 de kaldırıldı, 2000 li yıllarda Kürtçe gazete-dergi, müzik yayını serbestleştiridi. TRT az da olsa Kürtçe yayın yapmaya başladı. Kültürel Kürt kimliği üzerinde baskıların son yıllarda azalmaya başladığını görmekteyiz. Bunlar olumlu gelişmeler.
Parti kapatmalarda anayasa mahkemesinde eskiden aranan 6/11 lik oy oranı yerine 7/11 oranının aranması ve muhtemel yeni düzenlemelerin de olumlu etkisiyle PKK tamamen silahtan arındırılabilir. PKK nın olmadığı bir ortamda sadece DTP ve Kürt sivil toplum kuruluşlarının olduğu bir ortam benim arzumdur. Bugüne kadar PKK barışçıl mücadele ortamının olmadığını ve Kürt partilerinin sürekli kapatıldığı yönünde kendine meşruiyet arıyordu. Eğer önümüzdeki dönemde parti kapatma biraz daha zorlaştırılırsa bundan en büyük zararı görenin PKK olacağını düşünüyorum.
Kürt özgürleşme hareketine evet ama PKK'ya hayır diyorum.
evrensel-insan
21-03-2008, 18:01
Saygideger cem;
Kurtler veya milli kokensel diger milliyetler,ulkemizde bir azinlik sorunu degildir.
Bilmiyorum,benim bu konudaki yazimi okudunmu?
Sorun; bireyi olmayan ve birey yetistirmiyen toplumsal yapimizin olaya vatandas gozuyle bakma sorunudur.
Milli-dini kokensel temel,bireysel hak ve ozgurlukler ve bu bireysel hak ve ozgurlukleri,sivil toplumlari eliyle koruyacak ve kollayacak olan hukuk devletini kurma sorunudur.
Bu sorun toplumsal sorun haline getirildiginde kutuplasma ve ikna savasi kacinilmazdir.Bireysel hak ve ozgurlukler temelinde ise bu bireylerin birbirlerinin hak ve ozgurluklerine mudahele etmeyen ve saygi duyan bir bireysel bilinctir.
TC her nedense iktidarlari eliyle milli-dini kokensel temeli hep kutuplastirmis ve gereksiz bir karsitlik dogurmustur.
Bunu da hala yapmaktadir.Bu da bizi bizim yonetmeyip,baskalarinin yonetimine izin vermis iktidarlarin sorunudur.
Bu konuda da benim amerikan idealizmine hem tarihi hem felsefi getirdigim acilimlar ve bunun Turkiye uzerindeki etkisini aciklayici yazilarim var.
Bireyi birey yapan onun sahip ciktigi milli-dini kokensel yapisi ve bunun getirdigi yasam tarzidir.Bu da onun hak ve ozgurludugur.
Hic bir birey biribirinin bu alanina giremez ve mudahale edemez,girerse bu bir hukuk sorunudur ve hukuk temelinde hallolur.
Bu bir-Turkiye'de oldugu gibi-toplumsal sorun olmamalidir.Hele hele Anadolu gibi cok kokenli bir milli-dini kokensel yapidan olusan ve bunu yuzyillardir birarada yuruten toplum icin bu kutuplasma,bu toplumun yapisina terstir.Her zaman aci,keder ve cozumu olmayan bir surec yasatmistir,yasatmaktadir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın arkadaşlar, bu tür bir tartışma yöntemiyle hiç bir yere varılamayacağını düşünüyorum. Asıl konuşulması gereken konudan başka her şeye değiniliyor ama bir türlü ana konu tartışılamıyor.
Cem sormuş bu konuda ne düşünüyorsunuz.
cevaplar:
"eğitim sisteminden cımbızla kürt asimilasyonu görüşünü çıkarıp ortaya sunmak belli haksızlığa uğrayan diğer fertleri yok saymaktır.."
Belli haksızlığa uğrayan diğer fertleri de buyrun işaret edin, gündeme getirin, ayrı bir başlıkta *onları da *tartışalım. Görüyorum ki burdan ne ülkeler yıkılıp kuruluyor :roll: *Korkunun ecele faydası olmaz
"Hangi Kürtçe'yi öğreteceksiniz sayın Cem ?"
Hangi Kütçenin ögretileceği sizin ve Sayın Cem'in sorunu olduğunu sanmıyorum. Bunun neden sorun yapıldığını da anlamış değilim. Buna sizin yerinize Kürtler karar verebilir mi? tabi müsade buyurup bir de bu insanlar hangi lehçeyi konuşmak istiyor diye bir soru sorabilirmiyiz? Cevabına tahammül edemediğimiz soruyu sormaya cesaret edebilecekmiyiz?
Olmaz biz zaten bu adamların dil çokluğu konusunda bir açıklarının olduğunu biliyoruz. Hadin ordan vurmaya başlayalım.
Beyler/ Bayanlar lütfen sizler gibi okuyacak sağlıklı gözlere sahip değilim artık yormayınız . Ya çözüm için katkıda bulunalım ya da.
Ne dikene dokunup, ne de gülü incitelim.
Bu arada meraklısına ne Türküm ne de Kürt, her konuya farklı yaklaşan üyelere bir uzun zıplama töreni düzenlendiğini gözlemliyorum da hatırlatayım dedim.
Osmanlı döneminde Kürtçe eğitim sistemi üzerine bilgisi olan aktarabilir mi acaba?
Selçuklu döneminden itibaren Anadolu'da herhangi bir zorlama olmaksızın Türklerin Kürtleştiği, Kürtlerin Türkleştiği olgusunu biliyor musunuz? (Türklerin Kökeni, Doğan Avcıoğlu, cilt 5)
Osmanlı'nın şehir ismi değiştirme derdi olmadığından ve değiştirmediğinden emin misiniz?
600 yıllık Osmanlı tarihinde Dersim ne zaman şehir olmuştur?
Yoksa Cumhuriyetten sonra mı?
Siirt, diyarbakır, Van, Mardin, Hakkari, Bitlis, Malatya, Elazığ, Muş, Bingöl, Sivas, Kars vb.
Doğu ve Güneydoğu şehirlerinin hangisinin adını değiştirmiştir T.C.?
Dersim'in ismi Kürt ismi miydi? Değiştirilme nedeni asimilasyonsa diğer şehir isimleri neden değiştirilmemiştir?
Dersim İsyanı halkın devrimci isyanı mıdır?
Yoksa feodal aşiretlerin devrimlere olan direnişi midir? *Destekler miydiniz?
Tarihte Türklerin Kürtlerden ayrışmış, ilgisiz, bağımsız, farklı olduğu bir dönemi biliyor musunuz?
Bu konuda kesin delilleri, belgeleri olan bir kaynak var mı?
ABD, İngiltere, Fransa vb. ülkeler Türkiye'den çok daha demokratik ülkeler ve ileri derecede gelişmişler.
Amerika'da yerlilere, Avustralya'da Aborijinlere, Fransa'da azınlıklara kendi dillerinde eğitim veriliyor mu? Nasıl?
Asimilasyon, egemen ve çoğunluk olanın bağlı ve azınlık olanı kendi diline, kültürüne uydurması mıdır her zaman? Tersi de olabilir mi?
Sadece okul eğitimi ile asimilasyon olur mu? Olursa hala neden Güneydoğuda Türkçe bilinmez?
meaculpa
22-03-2008, 04:18
Sayin meaculpa, gercegi yasayan daha iyi bilir. Yasamis biri olarak problemin ana kaynaklarini tespit etmissiniz. Sizin yerinize bir kurt kokenli talebe sorsaydi ayni soruyu, basina gelecekleri gorur gibi oldum. Bu milleti bolen devletin ta kendisi olmus, basindan sizinkine benzer olaylar gecen kurt cocuklari ses cikarmasa da bir kin gudecektir bu siniflandirmayi yapanlara.
* Anadolu tarihinde, hititler, ligyalilar, urartu, yunan medeniyetinden bahsedilir de kurtler hic yokmus gibi davranilir. Kanunlarla ulkemizde yasayan kokeni ne olursa olsun her bireyin haklari korunmadikca, esit davranilmadikca ortaya eninde sonunda bir sorun cikmasi kacinilmazdir.
* Devamli Kanada ornegini veriyorum, herhalde biktirdim. Kanada vatandasi olan bir insanin rengi, dili, dini, kokeni ne olursa olsun kanunlar karsisinda esittir. Irkcilik yapanlar hapisle cezalandirilir. Dunyanin herbir bucagindan gelenlerle, burada dogmus buyumus biri arasinda fark gozetilmez.
Bu derecede kozmopolit bir ulkenin insanlarinin ahenk icinde birbirlerini rahatsiz etmeden yasamalarinin sirri belki de bundadir.
Benim yerimde kürt asıllı biri olsaydı kesinlikle durum cok daha vahimdi. Senaryolar yazmayı cok mantıklı bulmuyorum fakat soyleyeceklerımde uzayda yasanmıyorlar. Şöyle ki benim yerimde bir kürt cocugu o soruyu sormuş olsaydı kımbılır belkide okuldan atılma noktasına gelecekti araya girecek baska soylem veya ayrıntılarla ve bu cocuk ötesinde devletin tabiri ile hain olabilmek için en etkin sebebleri barındırmış olacaktı içinde yıllarca. Sonrada isyan edip belkide bir orgute tabi olacak bunu kendisine yapanlardan hesap sorma hakkaniyetini kullanacaktı. Hiç de fantazi degil bu söylemlerim ki bu gercekle yasayan bir sürü genc oldu bu ülkede.
Kanada örneginize ilkkez şahit olmanın mutlulugunu yaşatmak isterim size de bana da. Kanada da yaşamak istiyorum:)
meaculpa
22-03-2008, 05:06
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=97327
Kürt dili ve edebiyatı adına adından bahsdilmesi gerektigine inandıgım ve konu ile ilgili yardımda bulunacak sozlerını tespitledigim bir isim. Mehmet UZUN. okumak isteyen arkadaşlara yardımcı olmasını dilerim.
Kürtçe, Türkiye'de uzun yıllar yasaklandı. Kürt kültürü bunun dışında ne tür baskılar yaşadı?
Sadece dil değil, kimlik de horgörüldü. Köy ve şehir isimleri değiştirildi. Benim ninemin, annemin doğduğu köyün ismi Katine'ydi. Hâlâ yöre halkı Fırat'ın yakınındaki bu köye Katine der. Milattan önce 200, 300 yıllarında orada kurulan Kommagen uygarlığının merkezlerinden biridir bu. Katine Kürtçe değil. Bu isim iki bin yıllık bir tarihi anlatıyor. Ama otuz yıl önce bu isim değiştirildi ve Narlıkaya yapıldı. Narlıkaya benim annem ve nineme hiçbir şey anlatmıyor. Böyle bir ismi Türkçeleştirdiğinizde, iki, üç bin yıllık tarihi de yok ediyorsunuz. Bırakın bu isimler kalsın. Bu isimler insanlara kendi toprakları, kültürleri hakkında bilgi sağlıyor. Kim olduklarıyla ilgili onlara bir güven veriyor. Ayrıca Kürtlerin tarihi de yasaklandı. Hâlâ Türkiye'ye geldiğimde, gazeteleri okuduğumda hayret ediyorum
Der mehmet uzun. Ve Tc tarafından değiştirilen kürt yerleşim yerlerinin isimlerine dikkat ceker. Tatmin etmezse bu acıklamalar gerekirse yaşadıgım yerden de türçeleştirilmeye çalışılan köy ve kasaba isimlerinide verebilirim. Ve bu uygulamada alenen asimilasyonun bir başka yoludur.
hysteria
22-03-2008, 06:26
bu turkler var ya bu turkler, onlaardan hersey beklenir, sahi gaz odalari hangi sehirdeydi? kalintilari bulunur yakin zamanda
evrensel-insan
22-03-2008, 19:11
Saygideger hysteria;
Turk yasam ve dusunce tarzindan degilde;bunun duygusal kokenini akilci mantikla kendi cikari icin kullanan dunya gorusu ve dusunceden hersey beklenir.
Ne zaman bizim duygusal yapimiz,bireyci akilciligin kurnazligini algilayacak mantiga erisir-ki bu maalesef tarihin hicbir doneminde,bu gun dahil gerceklesememistir-ve kendi oz turkluluk degerlerini algilar,ogrenir,bilir,savunur ve kendine mal ederse;iste o gun ve o zaman kimsenin ithaliyle yasamayi ve dusunmeyi birakacak ve insan ve insanligina uygun olan dusunce ve yasam yapisini bilerek,bilinclenerek ve ozumsuyerek ayakta durabilecektir.
Iste belki o zaman turkler,yine bilim de,felsefe de,sosyal ve siyasal yasami orgutlemede tarihin gerisinde kalip birilerini takip etmeyecek ve kendi-bu konulardaki-degerlerini yetistirecek ve dunyaya sunarak kendini kabul ettirecek ve belkide insan ve insanligi adina dunyaya onculuk bile edebilecektir.
Turk yasam ve dusunce tarzinin bunu basarabilecek tecrubesi,tarihi,birikimi,renk ve cesitliligi-dunyaya hukmeden batidan onde olarak-bunyesinde mevcuttur.
Ayrica bati dunya goruslerinde-en azindan gunumuzde- korelmis olan insan vicdani,hala bizde dokunulmamis ve islenmemis bir cevher olarak durmaktadir.
Bunun bile bilince cikmasi tek basina birlik,butunluk,beraberlik temelinde ve karsilikli saygi ve hosgoru iceriginde baslangic icin bir mihenk tasi olusturacaktir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın Mahhmut Kürtler gerçekten de karar verebilir mi ?
Diyarbakırdakinin konuştuğu dili Tuncelilinin anlayamayacağı kadar farklılaşmış lehçeleri (Nasıl oluyorsa ?) olan bir dilin öğretimini nasıl yapacaksınız ?
Kürtler buna nasıl karar verecek ?
Kürtlerin neden bir lehçe konusunda karar vermeleri gerektiğini düşünüyorsunuz ?
Yoksa siz de ülkedeki "dil birliğinin" önemini mi keşfettiniz ?
Dil konusunda Kürtlerin açıklarının olduğunu biliyorsak bu toplumu nasıl güçlü bir kültür simgesi olarak, milliyetçiliğin bir sorunu gibi ortaya koyuyoruz ?
Ve...
Milyon kez sorduğum gibi, bir ulusun hagi unsurlardan oluştuğunu biliyor muyuz ?
gozeneli
23-03-2008, 20:44
Herhalde Cem yazdıklarınızı gerekli bir tartışmayı başlatmak için yazdınız.
Ben İngiltere'de yaşayan bir Türküm ve Türklügümlede büyük gurur duyuyorum.
Benim Bir yarı İngiliz yarı İrlandalı hanımdan kızım var.Ben kızımın ne kadar Türk gelenek ve törelerini ögrenmesini istiyorsam (Arap Gelenegi demedim) İngiliz ve İrlanda kültürünü ögrenmesine engel olmam olamam bunlar kızım benligi.
Türkiye'de Kürtlerde kendi kültürlerini sürdürmektedir. Öyle olmasaydı onlar çoktan kayıp olmazlarmıydı?
Turgut Özal, İbrahim Tatlıses gibi kişiler ben Kürtüm deyince bozuk çalan var mı?
Aydoe'nın yazdıgı gibi Türkiye'nin resmi dili Türkçedir.
Eğitim sistemimiz Kürt çocuklarını asimile ederek onlara Türk etnik aidiyetini sağlamaya yöneliktir. Tarih ve Sosyal Bilgiler gibi ders kitaplarında milli tarihimiz anlatılırken Türklerin orta asya kökenli olduğu atalarımızın Göktürkler, Hunlar, Oğuzlar olduğu söylenmektedir. Bunlar pek açıktır ki etnik Türk topluluğunun tarihidir.
Oysa Türkler orta asya da iken bugünkü Anadoluda Kürtler yaşamakta idi. Oğuzlar, Göktürkler Türkiye vatandaşlarından Kürt etnik aidiyetinde olanların değil Türk etnik aidiyetinde olanların atalarıdır.
Türk etnik topluluğunun tarihini Rum kökenli Türkiye vatandaşına, Kürt kökenli Türkiye vatandaşına işte bu bizim, sizin, hepimizin tarihidir diyerek anlatmak asimilasyondur.
Bir diğer asimilasyon derslerde dünya ülkelerinin, çeşitli toplulukların bilgileri verilirken ülkemizdeki Kürt toplumu hakkında hiç bilgi verilmemesidir. Bu şekilde Kürt toplumu çocukların zihnine "yok" olarak verilmektedir.
Orta 2. sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde sınıfa anlatacağım konu Romanya idi. Romanya'nın başkentini, para birimini, yönetim şeklini, Karpat dağlarını vs. sınıfa anlatmıştım. Başka arkadaşlarım da diğer ülkeleri anlatmıştı. Ama asıl kendi ülkemizin içi kasıtlı olarak eksik anlatılmıştı. Bunu çok ileriki yıllarda anladım.
Sorunun bir diğer yönü koskoca Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde de yaşanıyormuş. Bu fakülteyi bitiren Hasan Cemal'in köşesinde yazdığına göre fakültede Kürt toplumundan, Kürt ayaklanmalarından, tarihinden hiç bahsedilmiyormuş.
Şimdi gelin traji-komik bir duruma daha bakalım:
Ankara'da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi var. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de alanındaki en iyi fakültedir.
Bu fakültenin Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü bakın hangi anabilim dallarından oluşuyor:
Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü; Arap Dili ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Hindoloji,
Japon Dili ve edebiyatı, Kore Dili ve Edebiyatı, Sinoloji, Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim
Dallarından oluşmaktadır
http://www.dtcf.ankara.edu.tr/dtcfdogudilleri.html
Bu durum insana yuh dedirtebilir ancak. Sen kalkıp Urdu dili, Kore dili, japon dili öğreteceksin ama ülkendeki milyonlarca Kürtün dilini öğretmeyeceksin. Kürtçenin önemli derecede Farsça, Arapça ve Türkçenin etkisi altında olması bir şeyi değiştirmez. Türkçedeki yabancı kelimelerin sayısı en az Kürtçedeki kadar olduğu biliniyor. Sonuçta bir İranlı da Türk de Arap da Kürtçeyi anlayamaz. Hatta Kürtçenin farklı lehçelerini Kürtler de anlamaz.
O halde Dil ve Tarih Coğrafya fakültesinde Kürtçenin pas geçilmesinin tek bir nedeni olabilir: Kürtleri yok saymak, Kürtçeyi yok saymak.
Bir etnik topluluğu asimile etmenin en uygun yöntemlerinden biri dilini yok etmektir. Bu ise gerek ilk öğretimimizde gerek orta öğretimimizde gerekse de üniversitelerimizde sistematik olarak yapılmaktadır.
Türkiyedeki şoven-militarist milliyetçiliğin hedefi PKK'yı değil Kürtlüğü yok etmektir. PKK'nın terör eylemlerine baş vuruyor olması yukarıdaki belirlemelerin doğru olmadığını göstermez. PKK olsun veya olmasın, haklı olsun veya olmasın Türkiye'de Kürt Sorunu vardır. Kürtlüğü asimilasyondan vazgeçilmelidir.
türkiyede iki halkın bir arada yaşaması devletin geleceği için tehlikedir bu yüzünden türk olmayan azınlıklar bir şekilde yok edilmelidir bu bir kaç yolla olabilir en insancıl olanı asimilasyondur ben bu saatten sonra asimilasyonun başarıya ulaşacağı kanatinte değilim çünkü kürtler uyandı bu onlar uyanmadan yapaılmalıydı en iyi çözüm ermeni ve rum sorununda olduğu gibi kürtlerin kuzey ırakıdaki kerdeşlerinin yanına gönderilmeleri oradaki türkmenlerde buraya yerleştirilmeli türkiye 60 milyonlada yoluna devam edebilir
Türkiye'de Kürtlerde kendi kültürlerini sürdürmektedir. Öyle olmasaydı onlar çoktan kayıp olmazlarmıydı?
Osmanlı döneminde Kürtler özerk yönetime sahip oldukları için asimile olmadan günümüze gelebildiler. Ancak Cumhuriyet döneminden itibaren maalesef (maalesef diyorum çünkü Cumhuriyet'in aslında toplumumuza çok büyük kazanımlar getirdiğini düşünüyorum ama azınlıklar meselesi hariç) yavaş yavaş asimile edilmektedirler. Örneğin Osmanlı döneminde kendi dillerinde eğitim görebilirken şimdilerde sadece Türkçe eğitim görebilmektedirler. Türk etnik tarihi Kürt çocuklarına aşılanmaktadır. Benim eski sekreterimin ana-babası Kürt olduğu ve Kürtçe bildiği halde sekreterim bilmemekte idi.
Kanada'da resmi dilin İngilizce ve Fransızca olduğunu bir diğer Kürt sorunu başlığında mutluluk35 nikli arkadaştan öğrendik:
http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=8052
İngiliz ve Fransız kökenli iki topluluk Kanada'yı oluşturmaktadır. Uygarlık budur. Bu iki toplumluluk, 2 resmi dil ve Qubec'te bağımsızlık referandumu Kanada'yı dünyanın en gelişmiş 7 ülkesinden biri olmasını engellememiştir. Ancak Türkiye'de bırakın bunları "Nevruz" yerine Kürtçe "Newruz" yazan belediye başkanları "w" harfi yüzünden tutuklanmaktadır.
Türkiye'de Kürtlerde kendi kültürlerini sürdürmektedir. Öyle olmasaydı onlar çoktan kayıp olmazlarmıydı?
Osmanlı döneminde Kürtler özerk yönetime sahip oldukları için asimile olmadan günümüze gelebildiler. Ancak Cumhuriyet döneminden itibaren maalesef (maalesef diyorum çünkü Cumhuriyet'in aslında toplumumuza çok büyük kazanımlar getirdiğini düşünüyorum ama azınlıklar meselesi hariç) yavaş yavaş asimile edilmektedirler. Örneğin Osmanlı döneminde kendi dillerinde eğitim görebilirken şimdilerde sadece Türkçe eğitim görebilmektedirler. Türk etnik tarihi Kürt çocuklarına aşılanmaktadır. Benim eski sekreterimin ana-babası Kürt olduğu ve Kürtçe bildiği halde sekreterim bilmemekte idi.
Kanada'da resmi dilin İngilizce ve Fransızca olduğunu bir diğer Kürt sorunu başlığında mutluluk35 nikli arkadaştan öğrendik:
http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=8052
İngiliz ve Fransız kökenli iki topluluk Kanada'yı oluşturmaktadır. Uygarlık budur. Bu iki toplumluluk, 2 resmi dil ve Qubec'te bağımsızlık referandumu Kanada'yı dünyanın en gelişmiş 7 ülkesinden biri olmasını engellememiştir. Ancak Türkiye'de bırakın bunları "Nevruz" yerine Kürtçe "Newruz" yazan belediye başkanları "w" harfi yüzünden tutuklanmaktadır.
kanada ile türkkiyeyi karşılaştırman gerçeği yansıtmıyor birincisi kanada göçmen ülkesi ve dah 150-200 yıllık tarihi olan bir devlet *ikincisi kanadanın dışında azılıkların kurduğu bir devlet yok burada ise kuzey ırak ve orada kurulmuş bir kürt devleti var ve bu devletin genişleme isteğini görüyoruz üçüncüsü ve belkşide en önemlisi batılı devletlerin ortadoğudaki çıkarları uyarınca bu meseleyi sürekli kurcalamaları eğer batı kürtlere bu kadar destek vermemiş olsa kürtler bu noktaya gelemezlerdi bunun için türkiyede yaşayan türkler *hazır olamalıdır neye malolursa olsun sonucu ne olursa olsun türklere ait olan türkiye cumhiriyeti yaşatılmalıdır daha savaşın başlangıcındayız bugünden sonra halkların kardeşliği falan işlemez kim kazanırsa diğeri yok olmaya mahkumdur yok olmamak için birlik olmalıyız
Isvicre'deki ornek Kanada'dan daha da carpici. 7 milyon nufuslu bir ulkede 4 tane resmi dil var. Bunlar Almanca (yuzde 63.7) Fransizca (yuzde 20.4) Italyanca (yuzde 6.5) Romansca (yuzde 0.5). Isvicre'nin kuzeyinde insanlar Almanca, Fransiz sinirina yakin bolgelerde Fransizca, guneyde ise Italyanca konusulur. Ayrica Romansca konusan kesim cok cok az olmasina ragmen dilleri resmi dil olarak anayasada kabul edilmistir ve resmi yazismalar, egitim vb. bu dilde yapilir.
Ornegin Italyan kantonundaki insanlarin Italya'ya katilmalari gibi bir tehlikeye karsi Italyanca'nin resmi dil olarak kabul edilmemesi gerektigi gibi birsey iddia ederseniz, sizin akil sagliginizdan suphe edecekleri kesindir.
hysteria
23-03-2008, 23:32
zaten bizim insanlarimiz isvicredeki insanlarin egitim,ekonomik, etc, duzeyinde olsalar bunlari tartismiyor olurduk:D
Isvicre'deki ornek Kanada'dan daha da carpici. 7 milyon nufuslu bir ulkede 4 tane resmi dil var. Bunlar Almanca (yuzde 63.7) Fransizca (yuzde 20.4) Italyanca (yuzde 6.5) Romansca (yuzde 0.5). Isvicre'nin kuzeyinde insanlar Almanca, Fransiz sinirina yakin bolgelerde Fransizca, guneyde ise Italyanca konusulur. Ayrica Romansca konusan kesim cok cok az olmasina ragmen dilleri resmi dil olarak anayasada kabul edilmistir ve resmi yazismalar, egitim vb. bu dilde yapilir.
Ornegin Italyan kantonundaki insanlarin Italya'ya katilmalari gibi bir tehlikeye karsi Italyanca'nin resmi dil olarak kabul edilmemesi gerektigi gibi birsey iddia ederseniz, sizin akil sagliginizdan suphe edecekleri kesindir.
hala aynı yaklaşım *biz ne kadar istemesekte kürtleri ve türkleri *dışarıdan sürekli kışkırtma olacaktır eğer isviçre orta avrupada değilde ortadoğuda olsaydı aynı sorunları onlarda yaşardı o yüzden boş hayallar kurupda insanların kandırmaya çalışmayın
Yani biz bir Ortadogu ulkesi oldugumuz icin Kurtlerin dillerine bir suru yasak getiriyoruz, oyle mi?
Yani biz bir Ortadogu ulkesi oldugumuz icin Kurtlerin dillerine bir suru yasak getiriyoruz, oyle mi?
kimseye yasak getirmiyoruz isteyen evinde konuşsun türkiye türklerindir resmi dilide türkçedir bunu kabul eden eder etmeyen ya defolup gider yada .........
meaculpa
24-03-2008, 02:05
Yani biz bir Ortadogu ulkesi oldugumuz icin Kurtlerin dillerine bir suru yasak getiriyoruz, oyle mi?
kimseye yasak getirmiyoruz isteyen evinde konuşsun türkiye türklerindir resmi dilide türkçedir bunu kabul eden eder etmeyen ya defolup gider yada .........
T.C egitim sisteminde, kürtlerin asimile edilme çabalarının yanında türklerinde aşırı ırkçılıga yönlendirilmeside başlıbaşına büyük bir sorun olmuştur. Nitekim türkiye türklerindir, dilimizde türkcedir kabul etmeyende defolup gider yada ....( tehditleride görseydik psikolojik anlamda da yorum yapabilme imkanımız olurdu) gibi cümlelerle ırkçı soylemler yerini bulmuştur. Aslında nifak tohumlarını ekenlerin dışda değil birebir köhne olan bu zihniyetlerin içinde oldugunu algılamak içinde allame-i cihan olmaya hacet yoktur. Ne yazıkki bu talihsiz soylemler, soyleyenin degil halkların kardeşliginin başına bela olurlar. Sonrada yine bu zat-ı muhteremler çıkıp kürtler niye feveran edip isyan ediyorlar, niye silah kuşanıp dağa cıkıyorlar diye olabilecek en absurd sorularıda sorabilirler. Bu arkadaşlarımıza esenlikler temenni edip cıktıkları bu ulvi ırkçılık yolunda daha bol bol kafatascılıklara neden olduklarını ve olacaklarını müjdeleriz.
Çok yazık!
metalheart
24-03-2008, 02:20
açıkça türkiye kelimesine uyuz oluyoruz diyin olsun bitsin...
etrafından dolanmaya gerek yok...
sözüm *ona hem Atatürk iyi ki cumhuriyeti kurdu ama falandı filandıya gerek yok...
rahatsız olan söylesin ...
bu imaların yönü rejim ötesi Atatürk ilkeleridir...
ya iyi okumuyorsunuz ve anlamıyorsunuz yada kökten buna karşısınız...
bugünkü şartlarda ülkeyi diğer demokratik ülkelerle karşılaştırırken , diğer yönlerini de dikkate almanızı ayrıca tarihsel süreçteki geçiş noktalarını da iyi incelemenizi temenni ederim..
Tüm arkadaşlardan konu başlıgına baglı kalmalarını önemle rica ederim. Dil üzerinden assimilasyon tartışılıyor, bu konuda fikri olan lütfen katkıda bulunsun, gereksiz itham, suçlama ve yergilerle konu üzerinde ilerleme yapmanın imkanı yok.
* * Bu konuda söyleyecek sözü olmayanların da sırf söylemiş olmak için bir şeyler karalamasına ve farklı konulara dalmasına da gerek yoktur. Başlık sahibi bir konu açmış, ilginizi çekmiyorsa katılmazsınız olur biter. Herkesin her şeyi sorgulamaya ve tartışmaya hakkı vardır. Sorgulara dayanamayanların ise dayanamayacakları başlıgı takip etmelerine de gerek yoktur.
* * Konuyu şöyle de toparlayabiliriz. Urdu dilleri ve Pakistan Antolojisi diye bir bölüm vardı ve bugün yok olan bir dili araştırıyordu. Ki bana göre gereklidir. Peki bugün etnik olarak Türkiyede ciddi bir yer tutan Kürtler ile ilgili akademik olarak bir bölüm ya da kürsü kurulması gerekli ve faydalı mıdır.
* * Kaldı ki Kürt etnisitesi sadece ülkemiz sınırları içerisinde degil komşularımız sınırları içerisinde de ciddi bir yekun teşkil ediyor. Bilim yapmak üzere kurulmuş üniversitelerimizin bu gerçeklige gözlerini kapamaları dogru mudur. Dogru ise neden dogrudur ve bir gerçege olguya göz kapatarak bilim yapılabilir mi.
* * Yanlış ise ne yapılmalı ve nasıl yapılmalıdır. Neden yanlış yapılmıştır ve yanlışta ısrar etmek ne sonuç verir.
* * * saygılarımla
Tüm arkadaşlardan konu başlıgına baglı kalmalarını önemle rica ederim. Dil üzerinden assimilasyon tartışılıyor, bu konuda fikri olan lütfen katkıda bulunsun, gereksiz itham, suçlama ve yergilerle konu üzerinde ilerleme yapmanın imkanı yok.
* * Bu konuda söyleyecek sözü olmayanların da sırf söylemiş olmak için bir şeyler karalamasına ve farklı konulara dalmasına da gerek yoktur. Başlık sahibi bir konu açmış, ilginizi çekmiyorsa katılmazsınız olur biter. Herkesin her şeyi sorgulamaya ve tartışmaya hakkı vardır. Sorgulara dayanamayanların ise dayanamayacakları başlıgı takip etmelerine de gerek yoktur.
* * Konuyu şöyle de toparlayabiliriz. Urdu dilleri ve Pakistan Antolojisi diye bir bölüm vardı ve bugün yok olan bir dili araştırıyordu. Ki bana göre gereklidir. Peki bugün etnik olarak Türkiyede ciddi bir yer tutan Kürtler ile ilgili akademik olarak bir bölüm ya da kürsü kurulması gerekli ve faydalı mıdır.
* * Kaldı ki Kürt etnisitesi sadece ülkemiz sınırları içerisinde degil komşularımız sınırları içerisinde de ciddi bir yekun teşkil ediyor. Bilim yapmak üzere kurulmuş üniversitelerimizin bu gerçeklige gözlerini kapamaları dogru mudur. Dogru ise neden dogrudur ve bir gerçege olguya göz kapatarak bilim yapılabilir mi.
* * Yanlış ise ne yapılmalı ve nasıl yapılmalıdır. Neden yanlış yapılmıştır ve yanlışta ısrar etmek ne sonuç verir.
* * * saygılarımla
sayın dilaver kürt meselesinde biz türk milliyetçileri olarak konuşacağız ne söyleyeceğimizede siz karar *veremezsiniz demokrasi maskesini kendine kalkan yapan kürt milliyetçileri ve onların yerli işbirlikçileri bizi durduramaz *haklısınız kürtler önemli bir nüfusa sahip ve buda tehlikenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor eğer kürt nufusu önemsenmeyecek kadar az olsaydı zaten istedikleri verilirdi ama kürtlere kendi dillerinde eğtim hakkı vermek başlangıçtır bunların istekleri bitmez sonra özerklik ve en sonundada kuzey ırakla birleşmek isteyecekler bizde elimiz kolumuz bağlımı oturacağız siz kendinizi türk hissetmeye bilirsiniz bu nedenlede türkiyeyi yok etmek için kürtlerle işbirliği içine girebilirsiniz ama bizler asla türkiyeyi böldürmeyeceğiz sadece türk olduğuzmuz için değil çocuklarımızın torunlarımızın geleceği için bu savaş devam edecek
Öğrencilik yıllarımızda sınavlarda soruların yanıtını bilemiyorsak genellikle soruyla alakasız bilgileri sanki alakalıymış gibi yazar anlatırdık. Böylece boş kağıt verip sıfır almaktansa hiç olmazsa bazı konularda bir şeyler bildiğimizi boş olmadığımızı göstermeye çalışırdık.
Şimdi bazı arkadaşların açtığım başlığa yanıtlarına bakınca o günleri hatırlıyorum. Tabi önemli bir fark var. Burada konuyla ilgili bilgisizlik değil de genellikle doğru yanıtı bildiği halde başka kaygılardan dolayı yanıtlamama seziyorum.
Öğrencilik yıllarımızda sınavlarda soruların yanıtını bilemiyorsak genellikle soruyla alakasız bilgileri sanki alakalıymış gibi yazar anlatırdık. Böylece boş kağıt verip sıfır almaktansa hiç olmazsa bazı konularda bir şeyler bildiğimizi boş olmadığımızı göstermeye çalışırdık.
Şimdi bazı arkadaşların açtığım başlığa yanıtlarına bakınca o günleri hatırlıyorum. Tabi önemli bir fark var. Burada konuyla ilgili bilgisizlik değil de genellikle doğru yanıtı bildiği halde başka kaygılardan dolayı yanıtlamama seziyorum.
evet haklısınız cem bey aynı şekilde sizinde kanada ile ile türkiyeyi karşılaştırmanız alakasız bence ama bunlar ayrı konular değil birbirine bağlı konlardır kürtçe eğtim isteyen bir kürt aynı şeklide bağımsız bir devletde istemektedir *benim kürtlere bir düşmanlığım yok içlerinden sevdiğim bir sürü arkadaşım var ama yarın o arkadaşlarım bana düşman kesilecekler onun için en iyisi kanlı bıçaklı olmadan ayrılmak
Ortadoğuda yaklaşık olarak 40 milyon Kürt var.
Bunların %70'i Kürtçe'yi özgürce konuşuyorlar.
Diğerlerinin bildiği kelime sayısı çok az olduğundan Türkçe, farsça, Arapça konuşuyor.
Irak'ın Kuzeyinde eğitim dili Kürtçe.
Dünyada bazı ülkelerde de Kürtçe kürsüleri mevcut.
Yine bazı ülkelerin radyo ve tv yayınlarında Kürtçe mevcut.
Trt-3 Gap da bunlardan biri.
Bu Kürtlerin yarısı Kurmançi lehçesi kullanıyor.
Türkiye'dekilerin de hemen hemen %90'ı. Dğerleri Zazaca konuşmakta.
Atatürk Devrimlerinin etkisi Kürtçede de görülmüş ve Arapçadan latince alfabeye geçmişler.
75.000 kelimelik bir sözlük yapmışlar ama büyük çoğunluğu Arapça, Farsça, Türkçe.
Türkçe nasıl ki Osmanlı döneminde Arapça ve farsçanın asimilasyonuna uğramıştı, Kürtçe de öyle.
Yalnız bu asimilasyon Arapça ve Farsça'ya ait.
Çünkü Kürtçeden Arapça'ya ya da Farsça'ya geçen kelime yoktur.
Ama Türkçe'den Kürtçe'ye, Kürtçe'den de Türkçe'ye geçen kelimeler bir hayli çoktur.
Burada da bir zorlama değil, benimseme olgusundan söz edilebilir.
Asimilasyon denmesi yanlıştır.
Resmi dilin Türkçe olması da asimilasyon olarak nitelendirilemez. Eğitimde Kürtçe'ye yer verilmemesi de.
1.si gayet doğaldır. 2 resmi dil, ya da sadece Kürtçenin resmi dil olması düşünülemez.
Eğitimde Kürtçe ise bir yetersizliğin sonucudur.
Tabi bu arada münferit olarak asimile girişimlerinde bulunanlar da olmuştur bireysel olarak.
Ama genel anlamda Cumhuriyet tarihinde bir asimilasyondan bahsedilemez.
Kürt kökenliler özgürce bugüne kadar Kürtçeyi evde, işte, sokakta kullanmışlardır.
Bir kürt Enstitüsü ve hiç olmazsa İlköğretimde Türkçe ile birlikte Kürtçe eğitimi gereklidir.
Geçmişteki siyasilerin yanlışları bir kenara bırakılmalıdır.
Kürtçe eğitim ile terörün güçleneceği ve ayrılıkçıların kozlarının artacağı düşüncesi yanlıştır.
Bence bu girişimler teröristlerin propagandalarını eksiltir.
Ekonomik ve kültürel iyileştirmeler neticesinde halk desteklerini kaybederler.
Siyasi olarak ise mecliste terör yanlısı bir partinin yerini demokrasi yanlısı bir partinin alacağı büyük olasılıktır.
Asimile etmek, sürmek ya da sürekli terör ile yaşamak çözüm değildir.
Kürtçe eğitim ile terörün güçleneceği ve ayrılıkçıların kozlarının artacağı düşüncesi yanlıştır.
Bence bu girişimler teröristlerin propagandalarını eksiltir.
Ekonomik ve kültürel iyileştirmeler neticesinde halk desteklerini kaybederler.
Siyasi olarak ise mecliste terör yanlısı bir partinin yerini demokrasi yanlısı bir partinin alacağı büyük olasılıktır.
* *Bunlar çok önemli ve yerinde tespitler pante. Tanımlarda aynı olmasak bile özüne katılıyorum. Acaba diger arkadaşlar ne düşünüyorlar bu konuda.
* * Cem'in açtıgı konu başlıgını bu tespitler etrafında geliştirmemiz gerekiyor. Belki de bu tespitler çözüme giden yolun başlangıcına da işaret edebilirler.
* * Şimdi Pante için de, hiç kimsenin senin bunları yazmandaki amacın ne diyemeyecegine göre tartışmayı bu minvalde geliştirmeyi ve daha sakin olmayı bir kere daha öneriyorum.
* * saygılarımla
meaculpa
24-03-2008, 22:15
Kürtçe eğitim ile terörün güçleneceği ve ayrılıkçıların kozlarının artacağı düşüncesi yanlıştır.
Bence bu girişimler teröristlerin propagandalarını eksiltir.
Ekonomik ve kültürel iyileştirmeler neticesinde halk desteklerini kaybederler.
Siyasi olarak ise mecliste terör yanlısı bir partinin yerini demokrasi yanlısı bir partinin alacağı büyük olasılıktır.
Öngörülerinizi bende destekliyorum. Kürtçe eğitim ile ayrılıkcıların propagandalarının hiç bir alakası yoktur. Yapılan propagandalar için gerekli olan kürtçe degil sadece bir dildir. Türkcede yapılsa, çincede yapılsa kürtce de yapılsa nihai varılacak nokta aynı olacaktır. Burda esas kitlelere ulaşmaktır. Bu anlamda kürtce eğitimi serbest kılmak kocaman bir halka evet siz varsınız ve kendi dilinizle istediginiz egitimi alabilirsiniz demektir. Aynı zamanda sizde bu toprakların cocukları ve hiçbir ayrılıga tabi tutulmayan vatandaşlarsınız telkinlerini de beraberinde getirecektir.
Bu girişimin sonucu da ancak ve ancak kürt halkının, bu fırsatları sunan devletine daha çok baglanmasına neden olur. Ayrılıkcı zihniytlerinde büyük ölçüde destekledikleri; kürtce egitim *argumanları da ellerinden akar gider.
Ekonomik ve kültürel iyileştirmeler burda bence en can alıcı noktadır. Bir toplumun refah seviyesi *ne kadar yükseltilirse o toplumun aydınlanması da o denli kolaylaşır. Dogu- batı ayrımı yapmadan gerekli hizmetlerin tesis edilmesi demek; çogunlugun kürt oldugu kesimlerde yine devletin fark gözetmeksizin bütün insanına aynı vatandaşlık haklarını sundugunu idrak ettirir. Bu idraka varabilen insanların da kolay kolay isyana meyletmesine açıkcası olabilirlik tanımıyorum. Kültürel manada kürt kültürünün istenildigi biçimde yaşatılmasına cevaz vermek demekde yine aynı ölçüde ayrılıkcı zihniyetlerin, kullandıgı politikalarıda silip götürebilecek nitelikde iyileştirici etki yaratacaktır.
Tüm bu öngörülerin paralelliginde; aydınlanan, bir takım özgürlüklerle buluşturulan ve refah seviyesi daha da yükseltilip evet sen de hiç bir fark gözetmeksizin bu ülkenin kürt vatandaşısın, tarzında yapılacak barışçıl reformlarla ;bir halkın siyasi anlamda yansılamalarıda daha akılcı ve daha barışçıl *zeminlere dayandırılabilecektir.
metalheart
24-03-2008, 22:38
refah seviyesi yükseltilmesi nedir meaculpa ??
ben istanbulda asya tarafında oturuyorum.
mahallenin ilköğretim okulunda sınıflardaki *öğrenci sayısı 65..
aynı okulda hizmetli olarak görev yapan kadının aylık maaşı 300 ytl.
kocası öğretmen 600 ytl maaş alıyor.
asya kıtasından avrupaya geçmek için hala iş saatlerinde 2 saate yakın trafikte beklemem gerekiyor. benzinin fiyatı burdada 3 ytl .nin üzerinde.
babam ssk emeklisi ..damar hastası çekmediği zorluk ızdırap kalmadı devlet hastanelerinde...
düzgün ticaret yapmak adına hergün bir arkadaşımın iflas ettiğini öğreniyorum..
insanların borç batağında dünyada cehennemi yaşadığını birebir gözlemliyorum..
bu refah seviyesi yükseltme konusuna gelince...
yaşım 40 ve bugüne kadar refah seviyemin arttığını görmedim..bu saatten sonrada göreceğimden şüpheliyim..
sanki buradaki insanların bir eli yağda bir eli balda, doğuda yaşayanın rızkından kesilip batıdakiler yiyiyormuş *gibi olgular ancak gariban tesellisi olur...
ayrıca refah nasıl yükseltirilir onun da formüllerini verirseniz memnun olurum...
çünkü benim ve benim gibilerin haybeye boş işler için verecek delikli kuruşumuz yok...
eğitim konusu gene güme gitti demeyin sonra...
meaculpa
24-03-2008, 23:18
Öncelikle ben bir iktisatçı degilim nerden kısıp nerden arttırılacagınıda kestiremem bu anlamda benim önerilerim bir vatandaş olarak genel hatlarıyla irdelenebilir ancak ve nasıl yapılacagına dair sorunuzun muhattabı ben degilim.
Bir diğer konu ise refah seviyesini yükseltmek her ülkenin ekonomi anlamında ilk *hedeflerindendir. Refah seviyesinin yükselmesi için tek başına zenginleşmek yeterli değildir. Tıpkı tek basıma düşünüp *benim refah seviysini yükseltemeyecegim gibi.
Yazıma dikkat ederseniz sadece doguda refah seviyesini yükseltelim demedim. Dogu-batı ayrımı yapmadan bu dagılımın tesis edilmesini vurguladım. Kaynaklar kıt dahi olsa bu dagılımın adaletli bir biçimde devlet tarafından dagıtılabilecegini soyluyorum. Kozmopolit bir şehirde yaşamının zorluklarından bahsetmişsiniz size karşı cıkmıyorum her kosulda ülkenin genelinde bu sorun yaşanıyor fakat doguda daha derin ne yazıkki. Kırsaldan kentlre göç bile bunun en önemli ıspatı ve yansımasıdır. Koskoca bir ilde devlet eliyle tesis edilen tek bir hastane, tek bir fabrika ki o da özelleştirilmek üzere var olunca bu insanlar adına adil bir dagılımdan söz edebilmek mümkünmüdür ki nüfüsü 100 bin. Fabrikanın kapasitesi 1500 kişilik. Devlet memurluklarını saymaz isek bu sehirde çalışma ortamı adına tek bir kuruluş dahi yoktur. Durum böyle olunca bu insanlara adil bir dagılımdan söz edebilmek mümkünmüdür. Hastane deseniz gelen hastalarının yarısını baska illere transfer etmektedir teczhizat yetersizliginden. Devlet hastanesinde ki bir tek hastane var tekrarlıyorum; nasıl olurda techizat yetersizligi söz konusu olur. Halk fakir cogunlukta ve veriglerle her gecen gün daha da fazla fakirlesmekte aynı sey batı ıcınde gerecli dıyeceksınız fakat batıda yaratılan istihdam ortamları en azından doguya nazaran daha iyi durumda ve insnanların alternatıflerı fazla.
bakın panten abi ne güzel söylemiş kuzey ırakta kürtçe eğtim yapan kurumlar varmış iilada ben bu bi halta yaramaz dili öğrenmek istiyorum diyen vasa gitsin orada öğrensin tutanmı var şimdi bana kızıyorsunuz ama bu işin sonu çok kötü olacak yazık bu insanlara
bakın panten abi ne güzel söylemiş kuzey ırakta kürtçe eğtim yapan kurumlar varmış iilada ben bu bi halta yaramaz dili öğrenmek istiyorum diyen vasa gitsin orada öğrensin tutanmı var şimdi bana kızıyorsunuz ama bu işin sonu çok kötü olacak yazık bu insanlara
* *osiris bak pante abin diger şeylerin yanında ne söylemiş :
Bir kürt Enstitüsü ve hiç olmazsa İlköğretimde Türkçe ile birlikte Kürtçe eğitimi gereklidir.
* *güzel kardeşim ben sana kızmıyorum, kızanın da oldugunu sanmıyorum. Ve senin düşündüklerini ifade etme hakkın olduguna inanıyorum, ama sen de senin gibi düşünmeyenlere bu hakkı tanıyor musun, tanıyacak mısın. Kaldı ki pante abinin düşünceleri kendisini baglar, dogru ya da yanlış olarak nitelendirilebilir. Bu düşüncelerin karşısına elli degişik versiyonlu düşünce de çıkarılabilir.
* * *Önemli olan karşımızdaki fikre ifade hakkı verebilmektir. Demokrasi de budur. Aslında yavaş yavaş bu noktaya gelebildigimizi hissediyorum . Bunu bir kavrayabilsek o zaman siyaset bir stress degil bir mutluluk olabilecektir.
* * *saygılarımla
bakın panten abi ne güzel söylemiş kuzey ırakta kürtçe eğtim yapan kurumlar varmış iilada ben bu bi halta yaramaz dili öğrenmek istiyorum diyen vasa gitsin orada öğrensin tutanmı var şimdi bana kızıyorsunuz ama bu işin sonu çok kötü olacak yazık bu insanlara
* *osiris bak pante abin diger şeylerin yanında ne söylemiş :
Bir kürt Enstitüsü ve hiç olmazsa İlköğretimde Türkçe ile birlikte Kürtçe eğitimi gereklidir.
* *güzel kardeşim ben sana kızmıyorum, kızanın da oldugunu sanmıyorum. Ve senin düşündüklerini ifade etme hakkın olduguna inanıyorum, ama sen de senin gibi düşünmeyenlere bu hakkı tanıyor musun, tanıyacak mısın. Kaldı ki pante abinin düşünceleri kendisini baglar, dogru ya da yanlış olarak nitelendirilebilir. Bu düşüncelerin karşısına elli degişik versiyonlu düşünce de çıkarılabilir.
* * *Önemli olan karşımızdaki fikre ifade hakkı verebilmektir. Demokrasi de budur. Aslında yavaş yavaş bu noktaya gelebildigimizi hissediyorum . Bunu bir kavrayabilsek o zaman siyaset bir stress degil bir mutluluk olabilecektir.
* * *saygılarımla
ben benim gibi düşünmeyenlerede bu hakkı tanrım merak etme abi çünkü çevremde sahip olduğum dinsiz ve kafirce düşünceler yüzünden çok tenkid edilen bir insanım o yüzden bir insanın fikrini özgürce ifade edebilmesinin ne demek olduğunu bende iyi kimse bilemez ama fikir leri geçekleştirmek için silahlı bir mücadele varsa işte orada dur derim bu sorun sadece kürtlerin ve türklerin sorunu olmaktan çıkmıştır biz ne kadar verirsek verelim bazı dış güçler daha fazlasını talep etmeleri için birilerini kışkırtacaklar mesela barzani ve talabinin türkiyedeki kürtlerle hiçi bir ilşikisi olmadığını söylemek ev ilerde bunu bize koz olarak kullanmıyacağınmı söylemek ( kaldıki şimdi bile kullanıyor) saflık olur bu sorun bizi aşmıştır ve çözüme dönük hareketler sorunu dahada içinden çılıkmaz bir yere çekecek yoksa banane allahın kürtdünün kendi dilini öğrenmesinden * bizim dilimizi doğru dürst kanuşamayıp içine ediyorlar zaten
Aydinlik70
06-04-2008, 13:25
Kürtler zaten dilleri unutmus degil. Tüm etnik azinliklar arasinda tek kürtler hizli bir sekilde maksatli cogalmaktadir, ayrica Türk insanina rumlardan beter zarar veren yine kürtlerdir, kürt isyanlari 200 yildir bitmedi ve devam edecek. Zamanindaki dinci görüsler yüzünden kardeslik ninnileriyle gercek bir Türk Ulusunun olusmasi engellenmistir, nasil Rum ve Ermeni ulustan sayilmadiysa kürt, laz ve öbürkü azinliklar da sayilmamaliydi, diye düsünüyorum. Simdi yapilacak bir sey yok. Türkiyede kürt olan kardeslik maskesi altinda Türklerle alay ediyor.