Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaşamın kaynağı
AKHENATON
11-05-2008, 13:58
Evrim yaşam ve en basit tek hücreli yaratıktan insana dek yaşam biçimlerinin dünya üzerinde gelişmesine sebep olan olayların genel rotasını açıklayabilir.Ama evrim , evrimin gerektirdiği milyonlarca yıl açısından Homo sapiens’in bir gecede oldu denebilecek ve Homo Erectustan aşamalı bir değişimi belirtecek daha eski safhalara ait kanıt olmadan açıklayamaz.
Konuyu biraz geriden açarsak , ilk ve temel soru dünyanın yanısıra başka bir yerde de yaşam varmıdır. ?
Konuyla ilgili bilim adamları yaşam için milyonlarca kombinasyon sağlayacak gezegen olduğunu ve gezegenler arasında uzayın boş olmadığını artık biliyorlar.Örneğin uzayda anlaşıldığı kadarıyla gelişimlerinin ilk safhalarında yıldızları saran buz kristali bulutlarının kalıntıları olan su molekülleri var.Bilimin bu keşfi ; kimsenin dikkate dahi almadığı mezapotamya metinlerinde vardır ; Güneş sularının Tiamat’ın suları ile karıştığı bir çok metinde yazar.
Bilim adamlarının ulaştığı bir diğer sonuç yaşam dış gezegenlerdede evrimleşmiş olabilmekle kalmaz, muhtemelen orada evrimleşmiştir.Bu gezegenler ,güneş sisteminin daha hafif elementlerinden oluşmuştur, genelde evreninkine daha benzer bir birleşime sahiptirler ve atmosferlerinde hidrojen ,helyum,metan,amaonyum ve beklide neon ve su buharından ,yani organik moleküllerin üretilebilmesi için gereken eşementlerin hepsinden bolca bulunur.
Tüm bu bilgiler ışığında bilim adamları yaşamın, ağır kimyasal bileşimleri olan gezegenler üstünde değil de güneş sisteminin dış uçlarında evrimleştiği sonucuna varmışlardır.
Eğer ortada bir bilmece var ise , buda yaşamın dünya üzerinde ortaya çıkışıdır..?
Dünya yaklaşık 4,500,000,000 yıl önce oluştu ve bilim adamları basit yaşam biçimlerinin bu oluşumdan sonraki birkaç yüz milyon yıl içerisinde dünya üzerinde mevcut olduğuna inanıyorlar.Bu oluşum biraz çabuk gibi.Ayrıca , 3,000,000,000.- yıldan daha fazla yaşlı olan en eski ve en basit yaşam biçimlerinin biyolojik -olmayan değilde biyolojik kökenli moleküllerin olduğuna dair birkaç gösterge var.Başka bir deyişle , dünya oluştuktan bu kadar kısa süre sonra bu kadar kısa sürede ortaya çıkması ,bunun daha önceki bir yaşam biçiminden kayanaklanıyor olmasından dolayıdır , yoksa cansız kimyasalların ve gazların birleşmesinden dolayı değil.
Tüm bu bilgiler aklı karışmış olan bilim adamlarına , dünya üzerinde kolayca evrimleşemeyecek olan yaşamın , aslında dünya üzerinde evrimleşmediğini göstermektedir.
Bilim dergisisi Icarus Eylül 1973 yazısında Nobel ödüllü Francis Crick ve Dr.Leslie Orgel “ Dünya üzerindeki yaşam uzak bir gezegendeki küçücük bir organizmadan başlamış olabilir” teorisini dahada geliştirir.
Çalışmalarına, bilim adamları arasında dünya üzerindeki yaşamın kökleriyle ilgili son teoriler yüzünden yaşanan rahatsızlıktan başlayan bilim adamları , şu soruyu sormuşlardır ?
Dünya üzerindeki tüm yaşam için niçin tek genetik kod vardır. ?
Eğer yaşam çoğu biyoloğun inandığı gibi ilksel bir çorba ise çeşitli genetik kodları olan organizmalar gelişmiş olmalıydı.Sonra , molibdenum çok nadir bulunan bir element iken , yaşam için gerekli enzim tepkimelerinde niye rol oynar.? Dünya üzerinde bolca bulunan krom ve nikel biyo kimyasal tepkimelerde niçin bu kadar önemsizdir. ?
Crick ve orgel tarafından sunulan bu teori , sadece dünya üzerindeki tüm yaşamın başka gezegenden geldiğini söylemekle kalmaz , bu tohumlamanın amaçlı olduğunuda söyler.
evrensel-insan
11-05-2008, 15:05
Saygideger AKHENATON;
Sizin nasil bir bakis acisina sahip oldugunuzu bilmiyorum ama; ben bu yazinizda bir nakli bakis acisinin varligini algiliyorum.
Yani"ne yapalim sonucta, dunya da, ustundeki canlilarda-ki insanogluda buna dahil-birileri tarafindan, bir yerlerden yonlendiriliyor"
Sonucta tanriya varmanin baska bir yolu.Nakli bakis acisi-yaratimsal,dunyaotesi ve dogaustudur-bu yazinin temeli.
Yaniliyormuyum?
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON
11-05-2008, 16:55
Ortodoksin bilime ve dinlere inanmam ; bakış acım budur.Gerek ortodoksin bilimin gerekse dinleri aynı noktanın iki kutbu olarak değerliriyorum ve gerçekleri vermediklerini düşünüyorum.
Özellikle yukarıda vermiş olduğum sorular üzerine ne yaratılışcılar nede klasik evrimciler pek düşünmezler.
Kaldı ki bugüne kadar bilimin kurumsal olarak dinleri red ettiğini görmedim, sadece biraysel kayıkçı kavgasındalar.
Esenlikler ;
evrensel-insan
12-05-2008, 01:42
Saygideger AKHENATON;
Ortodoksin bilime ve dinlere inanmam ; bakış acım budur.Gerek ortodoksin bilimin gerekse dinleri aynı noktanın iki kutbu olarak değerliriyorum ve gerçekleri vermediklerini düşünüyorum.
Yukarida senden verdigim alinti, guzel bir ozet.Yalniz merak ettigim, bundan sonrasi; yani, sence 21. yuzyilda bu hala boylemi? boyle ise neden degisime ugramadi? Eger degisti diyorsan, nasil bir degisim gosterdi?
Ayrica senin, sana ait olan bir bakis acin varmi? Var ise hangi temele dayaniyor? Ya da henuz bir karar verememis, ama hep karsi cikis temelli bir bakis acinmi var? Agnostikmisin? Ya da kendi dusuncelerini icinde gordugun baska bir izm varmi? Yani ist temelinde bakarsak, inandigin,ve ....istim diyebildigin bir ideoloji, akim,felsefe varmi?
Kusura bakma sorularim sana yogun gelebilir; ama simdiye kadar bu site de bu kadar detayli soru sordugum bir uye olmadi.Ustelik, lutfen rahat ol, ben seni etiketleyecek veya sabitliyecek, bir dusunce yapisina sahip degilim.
Sadece biraz daha yakindan dusuncelerini ogrenmek ve algilamak istedim, hepsi okadar.Yorum da yapacak degilim.Ayrica sorularima cevap vermeye de bilirsin.
Eger beni, seni sorguya cekiyormus gibi algilarsan; simdiden ozur dilerim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON
12-05-2008, 03:20
Bakış açım ; yunandan başlamış düşünce sistemi içerisinde yer almaz.Yazdıkça anlayacaksın.
evrensel-insan
12-05-2008, 05:12
Saygideger AKHENATON;
Yazilarini bekliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON, senle şu "ortodoksin bilim" sloganını bir türlü tartışamadık... ne zaman sana sorsam, ileriye postalayıp geçiştirdin... Tüm non-teist platformlarda aynı şekilde parazit yapıyorsun... ben ve diğer non-teistler hep sana nedir bu diye soruyor, ileriye postalayıp bir daha görünmüyorsun!
Günümüz bilim -anlayışı- neden ortodoksindir? Marduk'u bir hurafe, bir mitoloji olarak gördüğü için mi? Mitolojik savaşları, zorlama sembolizmle nükleer savaş gibi gösterenleri muhattap almadığı için mi?
Nedir?
Neden tartışmadığını, konuyu neden açmadığını ben söyleyeyim... anlatacağın/inandığın şeyler öylesine komik ki, gelecek tepkileri biliyorsun... o yüzden konuyu açmıyorsun!
Evrim yaşam ve en basit tek hücreli yaratıktan insana dek yaşam biçimlerinin dünya üzerinde gelişmesine sebep olan olayların genel rotasını açıklayabilir.Ama evrim , evrimin gerektirdiği milyonlarca yıl açısından Homo sapiens’in bir gecede oldu denebilecek ve Homo Erectustan aşamalı bir değişimi belirtecek daha eski safhalara ait kanıt olmadan açıklayamaz.
Nasıl bir kanıt talep ediliyor? Australopithecus ne oluyor?
Konuyu biraz geriden açarsak , ilk ve temel soru dünyanın yanısıra başka bir yerde de yaşam varmıdır. ?
Bilimin en temel kavramlarından biri olan pozitivizm nedir öğrenmenizi salık veririm.
Şu an ki, bilimsel bilgi edinme yöntemlerimiz bu soruyu cevaplamaya yeterli değildir... bu yüzden, bu soru, doğrudan, bizim irademiz dışında gözlem yapılmadığı müddetçe cevaplanabilecek bir soru değildir.
Yani, "Merhaba dünyalı biz dostuz" diyen bir uzaylı benzeri bir gözlem olmadığı müddetçe.
Konuyla ilgili bilim adamları yaşam için milyonlarca kombinasyon sağlayacak gezegen olduğunu ve gezegenler arasında uzayın boş olmadığını artık biliyorlar.Örneğin uzayda anlaşıldığı kadarıyla gelişimlerinin ilk safhalarında yıldızları saran buz kristali bulutlarının kalıntıları olan su molekülleri var.Bilimin bu keşfi ; kimsenin dikkate dahi almadığı mezapotamya metinlerinde vardır ; Güneş sularının Tiamat’ın suları ile karıştığı bir çok metinde yazar.
Sümerliler garip bir uygarlıktır... astronomi onlar için bilimden ziyade bir din, yani astrolojidir ve orada aktarılanlar sümerlilerin dini görüşlerini, hikayelerini yansıtır... Zorlama sembolizmle ibrahimi dinlerin ne hale getirildiği ortadayken, sunduğun şu iddialardaki mistisizmi bilimin alternatifi, aslı olduğunu iddia etmen komiktir.
Sümerlilerin dini temelli astronomi gözlem ve yorumlarını dinden ayırmadan, zoraki sembolizm yorumları ve mistik yorumlarda bilimsel terminoloji kullanarak prim kazanma çabası... şaklabanlıktır.
Bilim adamlarının ulaştığı bir diğer sonuç yaşam dış gezegenlerdede evrimleşmiş olabilmekle kalmaz, muhtemelen orada evrimleşmiştir.Bu gezegenler ,güneş sisteminin daha hafif elementlerinden oluşmuştur, genelde evreninkine daha benzer bir birleşime sahiptirler ve atmosferlerinde hidrojen ,helyum,metan,amaonyum ve beklide neon ve su buharından ,yani organik moleküllerin üretilebilmesi için gereken eşementlerin hepsinden bolca bulunur.
Tüm bu bilgiler ışığında bilim adamları yaşamın, ağır kimyasal bileşimleri olan gezegenler üstünde değil de güneş sisteminin dış uçlarında evrimleştiği sonucuna varmışlardır.
Hangi bilim adamları? Kim vermiş onlara o sıfatı?
Kaldı ki, -"ortodoksin"- bilim, canlının dünya dışı bir sistemden geldiği iddiasına karşı çıkmaz... Hatta günümüzde, canlının temel organik moleküllerinin uzaydan geldiğine inanan pek çok -"ortodoksin"- bilim adamı mevcuttur. Ama, kesin bir şey var, bu -varsayımda- gelen bileşenler ilkel, "canlımsı"ları oluşturmuştur... geri kalan işi evrim yerine getirmiştir. Organik izler bir kaç milyar geriye kadar gidebilirken, ökaryot canlılara 500-600 milyondan(hadi, sen hatrına biraz daha ekleyelim, 1 milyar olsun!) öncesinde rastlanmıyor. Bu, canlının çok uzun süre basit yapılı olarak evrildiğinin en temel dayanağıdır.
Eğer ortada bir bilmece var ise , buda yaşamın dünya üzerinde ortaya çıkışıdır..?
bunu bir muamma olarak kabul etsek bile ondan sonra işleyen evrim muamma değildir!
(Devam edecek...)
Dünya yaklaşık 4,500,000,000 yıl önce oluştu ve bilim adamları basit yaşam biçimlerinin bu oluşumdan sonraki birkaç yüz milyon yıl içerisinde dünya üzerinde mevcut olduğuna inanıyorlar.Bu oluşum biraz çabuk gibi.Ayrıca , 3,000,000,000.- yıldan daha fazla yaşlı olan en eski ve en basit yaşam biçimlerinin biyolojik -olmayan değilde biyolojik kökenli moleküllerin olduğuna dair birkaç gösterge var.Başka bir deyişle , dünya oluştuktan bu kadar kısa süre sonra bu kadar kısa sürede ortaya çıkması ,bunun daha önceki bir yaşam biçiminden kayanaklanıyor olmasından dolayıdır , yoksa cansız kimyasalların ve gazların birleşmesinden dolayı değil.
İşte yukarıdaki paragraftaki sözlerimin nedeni! Sinsi mistisizm!
Kendin söylüyorsun, biyolojik kökenli, daha doğrusu "ilkel biyolojik" moleküller sözkonusu... Geldiyse bile, canlı uzaydan gelmedi, canlının yapıtaşları(amino asit vb.) uzaydan geldi. Bunlar, canlı için kaynak oluşturabilir ama... ilkel, canlı bile diyemeceğimiz yapılardır. Aksi taktirde ökaryotların izine 3 - 3,5 milyar rastlanamaması açıklanamaz.
Tüm bu bilgiler aklı karışmış olan bilim adamlarına , dünya üzerinde kolayca evrimleşemeyecek olan yaşamın , aslında dünya üzerinde evrimleşmediğini göstermektedir.
Palavra!
Canlı dünya üzerinde evrilmiştir... ökaryot canlıların bu denli gecikmesini nasıl açıklayacaksın merak ediyorum!
Bilim dergisisi Icarus Eylül 1973 yazısında Nobel ödüllü Francis Crick ve Dr.Leslie Orgel “ Dünya üzerindeki yaşam uzak bir gezegendeki küçücük bir organizmadan başlamış olabilir” teorisini dahada geliştirir.
Çalışmalarına, bilim adamları arasında dünya üzerindeki yaşamın kökleriyle ilgili son teoriler yüzünden yaşanan rahatsızlıktan başlayan bilim adamları , şu soruyu sormuşlardır ?
Dünya üzerindeki tüm yaşam için niçin tek genetik kod vardır. ?
Buna, -uzaylı dışında- bir çok açıklama getirilebilir. Veya -henüz- getirilmeyebilir... ancak bu, tek başına uzaylı için bir dayanak olmaktan çok uzaktır.
Eğer yaşam çoğu biyoloğun inandığı gibi ilksel bir çorba ise çeşitli genetik kodları olan organizmalar gelişmiş olmalıydı.Sonra , molibdenum çok nadir bulunan bir element iken , yaşam için gerekli enzim tepkimelerinde niye rol oynar.? Dünya üzerinde bolca bulunan krom ve nikel biyo kimyasal tepkimelerde niçin bu kadar önemsizdir. ?
Kimyasal yasaları sadece niceliklere indirgemek nasıl bir yaklaşımdır çözmek mümkün değil!
Bu bir tarafa, dünyanın kimyasal ortalaması, canlının oluştuğu yerel ortamla özdeş midir? Canlı dünyanın her tarafında bir anda ortaya çıkmadı, bir bölgeden ortaya çıkıp, -muhtemelen- farklı bölgelerde farklı aşamalardan geçti. Burada, dünyanın değil, bölgenin kimyasal şartlarından bahsedilebilir, ancak şu an elimizde bu bölgeyle ilgili bir veri yok.
Crick ve orgel tarafından sunulan bu teori , sadece dünya üzerindeki tüm yaşamın başka gezegenden geldiğini söylemekle kalmaz , bu tohumlamanın amaçlı olduğunuda söyler.
Teori değil, hipotez!
Yönlendirilmiş evrimse, palavradan başka bir şey değildir. Ortada bunun için herhangi bir kanıt yoktur... Tipik, mistisizm "bilinmeyenler" çakallığından başka bir şey değildir.
Yeni üyeler değişik forumlarda 10 mesaj kotasını doldurmadan başlık açamazlar. Bunun tek istisnası Tanışalım Bölümünde açılacak tanışma başlığıdır. Akheneton'un başlığı kota dolana kadar kilitlenmiştir.
10 mesaj kotasını doldurduğundan başlık açılmıştır ama benmi açtım Frodo mu bilmiyorum.
AKHENATON
13-05-2008, 06:44
!0 mesaj kotasını doldurduğundan başlık açılmıştır ama benmi açtım Frodo mu bilmiyorum.
teşekkürler ;
bir kaç eleştiri daha alayım hepsine cevap gelecek.
Kişisel fikirlerinin “spekülatif” olduğunu itiraf eden Crick, kimi zaman yanılabileceğini de şu sözlerle kabul etmişti: “Her zaman, her şeyi doğru bilen bir kimse, belli ki pek bir şey yapmamıştır”. http://www.ntvmsnbc.com/news/280402.asp
Bunların hepsi varsayımdır.
Önümüzde uzun yıllar ve bilimsel gelişmeler var.
Evrime inanmak diye bişey yoktur,evrim bilimle birlikte gelişmektedir.
Ama evrime inanmayan ve üflemeyle insan yaratıldığına inananlar halen üfürükçülerin peşinde gezmektedir.
Dünya üzerinde ilk canlı organizmanın oluşumunda göktaşı düşmüşse ve ordan başlamışsa ne fark eder ki evrimi şu an bile gözlemliyebiliyoruz.
Evrim sürüyor ve görüyoruz.
AKHENATON
13-05-2008, 12:00
Kişisel fikirlerinin “spekülatif” olduğunu itiraf eden Crick, kimi zaman yanılabileceğini de şu sözlerle kabul etmişti: “Her zaman, her şeyi doğru bilen bir kimse, belli ki pek bir şey yapmamıştır”. http://www.ntvmsnbc.com/news/280402.asp
Bunların hepsi varsayımdır.
Önümüzde uzun yıllar ve bilimsel gelişmeler var.
Evrime inanmak diye bişey yoktur,evrim bilimle birlikte gelişmektedir.
Ama evrime inanmayan ve üflemeyle insan yaratıldığına inananlar halen üfürükçülerin peşinde gezmektedir.
Dünya üzerinde ilk canlı organizmanın oluşumunda göktaşı düşmüşse ve ordan başlamışsa ne fark eder ki evrimi şu an bile gözlemliyebiliyoruz.
Evrim sürüyor ve görüyoruz.
bakın işte bu konuyu bu yüzden tartışamıyoruz.
yazının en başındada verdiğim üzere sorun evrim veya evrime inanmama değildir.Gerek teistler, gerekse ateistler düşüncelerini sürekli var ve yok üzerine oluşturduğu için bu konular bu ülke için belkide biraz erken.
nasıl teistler sapiensi ve yaşamın kaynağını veremeyip dincilerde tanrının varlığını kanıtlamadan sürekli bir birleriyle kayıkçı kavgası yapıyorsa ortada gizlenen başka birşeylerin olduğu bir gerçektir.
ilk yaşamın göktaşı ile düşmüş olması oldukça farklı şeyler ifade ederki siz bile şaşırırsınız.
nasıl teistler sapiensi ve yaşamın kaynağını veremeyip dincilerde tanrının varlığını kanıtlamadan sürekli bir birleriyle kayıkçı kavgası yapıyorsa ortada gizlenen başka birşeylerin olduğu bir gerçektir.
ilk yaşamın göktaşı ile düşmüş olması oldukça farklı şeyler ifade ederki siz bile şaşırırsınız.[/quote]
Allah insanı şaşırtmasın ben şaşırmam ama teistlerle dinciler arsındaki farkı anlayamadım.
AKHENATON
13-05-2008, 13:04
nasıl teistler sapiensi ve yaşamın kaynağını veremeyip dincilerde tanrının varlığını kanıtlamadan sürekli bir birleriyle kayıkçı kavgası yapıyorsa ortada gizlenen başka birşeylerin olduğu bir gerçektir.
ilk yaşamın göktaşı ile düşmüş olması oldukça farklı şeyler ifade ederki siz bile şaşırırsınız.
Allah insanı şaşırtmasın ben şaşırmam ama teistlerle dinciler arsındaki farkı anlayamadım.[/QUOTE]
ateistler yazacağıma teistler yazmışım, olur böyle hatalar cümlenin gelişinden belli zaten.konu sapmasın böyle ayrıntılarla.
nasıl [a]teistler sapiensi ve yaşamın kaynağını veremeyip dincilerde tanrının varlığını kanıtlamadan sürekli bir birleriyle kayıkçı kavgası yapıyorsa ortada gizlenen başka birşeylerin olduğu bir gerçektir.
İnsanın, yaklaşık olarak evrimsel gelişimi: Australopithecus afarensis, Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Ergaster, Homo Sapiens. (Bunun daha detaylısı da var)
Daha bu sıralamaya tek kelam etmeden "sapiensin kaynağı verilemiyor" cinsinden iddialı laflar etmek hiçte hoş bir davranış değil, ne dersin?
AKHENATON
14-05-2008, 03:46
İnsanın, yaklaşık olarak evrimsel gelişimi: Australopithecus afarensis, Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Ergaster, Homo Sapiens. (Bunun daha detaylısı da var)
Daha bu sıralamaya tek kelam etmeden "sapiensin kaynağı verilemiyor" cinsinden iddialı laflar etmek hiçte hoş bir davranış değil, ne dersin?
haklısın herkes işine geldiği sıralama ile teori yazarsa doğru.ortodoksin bilim işine geldiğini görür işine gelmediğini görmezden gelir, yoksa gerçeği vermek durumunda kalacaktır.ısrarla düşünme noktanız inkar ettiğini judeo/hristiyan dünya anlayışı içinde...
http://img508.imageshack.us/img508/5603/skullstarchildjm1.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/5603/skullstarchildjm1.dbbe267d84.jpg (http://g.imageshack.us/g.php?h=508&i=skullstarchildjm1.jpg)
ortodoksin bilim sıralamaya bunuda dahil etsin bakalım , hangi aşamaya sokacak.
birde konuda sırayla gidelim , insanın evrimi ve yaşamın kaynağını karıştırmadan.yoksa sapla saman karışıyor araya birde kuranda şöyle böyle yazılınca sinirleniyorum ve konudan kopuyorum.tıpkı görüşte olduğu gibi.
Crick ve orgel tarafından sunulan bu teori , sadece dünya üzerindeki tüm yaşamın başka gezegenden geldiğini söylemekle kalmaz , bu tohumlamanın amaçlı olduğunuda söyler.
Akheneton bu yargıya özellikle Crick ile ilgili olarak nasıl vardığınızı bize anlatır mısınız ?
Çok ilginç bir saptama çünkü..Dahası eğer bu yargı doğru ise iki tane Crick olmalı. Ama
nobel ödüllü bir tane Crick var ve kafam karıştı. Bak benim bildiğim Crick ne diyor ;
"Evrenin modern tanımlanışı ve zaman içinde gelişimine ilişkin son 150 yıl içinde baştan aşağı değişmiş olan bilgimiz, bugünkü biyoloji için gereken temeli oluşturmaktadır. Charles Darwin ve Alfred Wallace birbirlerinden habersiz biyolojik evrrimin temel işleyişini, yani doğal seçilimi bulana dek "Tasarlanmışlık Savı" karşı çıkılamaz görünüyordu. İnsan gibi karmaşık ve iyi tasarlanmış bir oluşum, herşeyi bilen bir tasarlayıcı olmaksızın nasıl ortaya çıkabilirdi ki ? Ama artık bu sav tümüyle çökertilmiştir. Şimdi biliyoruzki bakteriden insana bütün canlılar biyokimyasal düzeyde birbirlerine çok yakın sayılır."
F.Crick, Şaşırtan Varsayım s6.
AKHENATON
14-05-2008, 08:54
"Evrenin modern tanımlanışı ve zaman içinde gelişimine ilişkin son 150 yıl içinde baştan aşağı değişmiş olan bilgimiz, bugünkü biyoloji için gereken temeli oluşturmaktadır. Charles Darwin ve Alfred Wallace birbirlerinden habersiz biyolojik evrrimin temel işleyişini, yani doğal seçilimi bulana dek "Tasarlanmışlık Savı" karşı çıkılamaz görünüyordu. İnsan gibi karmaşık ve iyi tasarlanmış bir oluşum, herşeyi bilen bir tasarlayıcı olmaksızın nasıl ortaya çıkabilirdi ki ? Ama artık bu sav tümüyle çökertilmiştir. Şimdi biliyoruzki bakteriden insana bütün canlılar biyokimyasal düzeyde birbirlerine çok yakın sayılır."
F.Crick, Şaşırtan Varsayım s6.
Sayın frodo ;
bakınız konumuz , yani ana yazımız evrim değil.yaşamın kaynağı.ben sırayla gitme taraftarıyım yoksa bir ordan bir evrimden konu dağılıp gidiyor.yaşamın kaynağı ile ilgili teori ve düşünceleri önce alalım ve herkes düşüncesini yazsın sonra insana geçelim.zaten ortada kimse evrim yok demiyor.ben sadece ortodoksin bilimin şekilde bir evrim olmadığını söylüyorum ; insan ve tarım için.
bu işliyecez.siz şimdi dünya üzerindeki yaşamının başlangıcı ile ilgili ya ilk yazıma eleştiri getirin veyahut size mantıklı geleni yazın.
evrim teorisinin yaşamın kaynagı ile ilgilendigini zannetmiyorum Evrim sadece yaşam ile ilgilenir. Yaşamın nasıl ortaya çıktıgı evrim disiplininin işi degildir. yaşamın kaynagı konusunda da degişik spekülasyonlar vardır. Tanrı, dünya, ya da uzay. Ben eleştiriyi anlamış degilim, bunun evrime endeksini de.
saygılarımla
Konun(m)uzun ne olduğunun farkındayım akheneton. Crick'in yaşamın uzaydan geldiğini,sizin deyiminizle tohumlandığını ve hatta bu tohumlamanın amaçlı olduğu teorisini (!) savunduğunu söylüyorsunuz. Ben de soruyorum Crick bunu nerde söylemiş ? Eğer söylememişse yada siz bilmiyorsanız neden yazınıza kattınız ? Çünkü
Crick yaşamı tetikleyen moleküllerin uzaydan gelmiş olabileceği düşüncesini ileri sürerken evrim teorisine değil abiyogenez hipotezine alternatif getirir. Bu noktadan sonra ise sizin deyiminizle ortodoksin (böyle miydi ?) bilim adamıdır.
Hala sorum ortada Crick yaşamın amaçlı biçimde uzaylılar tarafından başlatıldığını nerde
ileri sürer ? Eğer böyle bir hipoteze sahip değilse sizin hem bu saygın bilim adamına hem de forum ahalisine bir özür borcunuz yok mu ?
evrensel-insan
14-05-2008, 10:28
Saygideger arkadaslar;
Yasamin kaynagi, canli yasayan yasama, yeni bir uye olarak katilanin yasamidir ve kendinden once canli yasayan yasama; uyum saglama ve kendi yasamini surdurme mucadelesidir.
Kendi yasami bittiginde, canli yasayan yasam devam etse de onun yasamiyla birlikte; onun icin canli yasayan yasam da bitmistir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel ilk defa ben de alkış efekti aradım. Yani bir konuya ancak bu kadar degerli katkı yapılabilirdi. Sagolun, var olun.
saygılarımla
AKHENATON
14-05-2008, 13:07
Hala sorum ortada Crick yaşamın amaçlı biçimde uzaylılar tarafından başlatıldığını nerde
ileri sürer ?
bakınız Crick ' in nerde ne söylediğini en baş yazımda verdim.Lütfen cümle değil bütün dahilinde düşünelim.Dünya üzerindeki tarihlemeler ve evrim sürecinin bu gelişim dahilinde başlayamayacağı ve bilim adamlarının (bağımsızlarının), bu şartlar altında yaşamın dünya dışında gerçekleştiğine ve dünya içinde gerçekleşmiş olsaydı , tüm canlılarda tek bir genetik kod olmasının mantıksız olmasından bahsettim.
Eğer ki , dünya ilksel bir denizse niye tüm canlıların farklı genetik kodu yok..?
düşünme noktamız bu. ?
bu konu sadece Crick'e ait bir konuda değil, bir çok bilim adamının gündeminde.
Asıl sorun , bürokratik bilimin , bu teoriye niye aşırı tepki gösterdiği ?
yoksa asıl gerçek ortayamı çıkacak.hem yaşamın başı hakkında çelişkili açıklamalar yapıp hemde mantıklı açıklamalara aşırı tepki vermesi oldukça ironik.
lütfen sadece Crick'e takılmadan devam edelim.
AKHENATON
14-05-2008, 13:09
Saygideger arkadaslar;
Yasamin kaynagi, canli yasayan yasama, yeni bir uye olarak katilanin yasamidir ve kendinden once canli yasayan yasama; uyum saglama ve kendi yasamini surdurme mucadelesidir.
judeocu felsefik cevaplar vereceksek eğer ;
mutlak doğru olmadığı için , mutlak gerçeklikte olamaz.
Esenlikler ,
Yasam dunyaya Uzaylilardan gelmistir, tamam farz edelim ki dogru, peki uzayda yasam nasil olustu. Yasam uzayda yada dunyada nerde olusursa olussun, olus bicimi ayni sureclerden olusur.
evrensel-insan
21-05-2008, 07:43
Saygideger AKHENATON;
Ben ne mutlaktan, ne dogrudan ne de gerceklikten bahsettim.Sadece, yasamin kaynagini algiladigim gibi cevapladim.Senin daha degisik bir cevabin varsa, sen de onu ver.Ustelik, senin, benim felsefemi algiladigini da zannetmiyorum.Eger merak edersen; "Evensel'in kosesi"n deki cizimlerime ve yazilarima bir bakabilirsin.
Not;Murlak konusunda ne dusundugumu merak ediyorsan; onu da "Mutlak nedir"basligindan, bulup, okuyabilirsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan