PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ötenazi İnsan Hakkıdır.


Ayejj
12-07-2008, 01:47
Tedavisi mümkün olmayacak şekilde saglığını kaybetmiş acı veya aşağılanma içinde yaşamaya mahkum insanlar için ötenazi bir kurtuluş yolu olabilir.Sorunları çözülmez belki ama daha fazla acı çekmeleri önlenmiş olur.Onurlu bir ölüm de her insanın hakkıdır.
Devlet bu vaziyete düşmüş yurttaşlara huzur içinde,ağrı sancı çekmeden hayatlarını sonlandırmada yardımcı olmalıdır.Bunun için gerekli kurumları kurmalı yasaları çıkarmalıdır.
Ötenazinin bir insan hakkı olmasına destek veren görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

evrensel-insan
12-07-2008, 02:08
Saygideger kapecuk;

Turkiye gibi bireyi olmayan, dolayisiyle hak ve ozgurlukleri mahkum kilan bir hukuk anlayisi olan, ve herzaman bir kutuplastirilma temelinde yasatilan toplum icin, boyle bir oneri; bence cinayete canak tutmaktir.

Hem de boyle bir kanun cikarimi eliyle. Vatandasina deger vermeyen ve onu herturlu cikari icin kullanan devlet ve hukumet yapisi, bu konuyu da kendi cikari icin kullanacaktir. Yoksa oldurecegi kisiyi dusundugu icin degil.

Bu senin dedigin, bireyi icin var olan devlet ve onun hukumetlerinde belki onerilebilir. O da, bana gore "tanridan umut kesilmez" dusuncesine terstir. Cunku tip elinden geleni yapar-o anki olanaklarla-ve tedavi ettiyi hastayi, tanriya havale eder.

Yasami kendi elinde olan kisinin, dogumuna kendi karar veremedigi gibi; olumune de karar veremez. Cunku dogum ve olum (olmek) kisinin insiyatifinde ve kontrolunde-ki burada intihari ayri tutmak lazim-degildir.

Onun tek kontrol edebilecegi ona verilen yasamidir. Yasamini da yasatmakla yukumludur, oldurmek le degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
12-07-2008, 13:09
''Cunku dogum ve olum (olmek) kisinin insiyatifinde ve kontrolunde-ki burada intihari ayri tutmak lazim-degildir.'' Evrensel-insan

İnsan kendi ile ilgili kararları verebilmelidir.
Doğmak bizim seçimimiz değildir ama doğduğumuzda zaten kişilik olarak şu anda ki ben değilizdir. Yalnızca ailesinden ve atalarından genetik özelliklerini alarak doğmuş ağlayan bir bebek.
Yaşamın ilerlemesiyle benliğini kazanır,sizin deyiminizle vatandaş olur ,birey olur insan veya köle olur,inançlı olur,inançsız olur,ideolojisi olur,olmaz,aidiyetleri olur olmaz,tabusu olur,dogmaları olur veya boyundurukları olur veya olmaz her neyse birşeyler olur.
İşte bu noktada insana olan saygımızdan ötürü insanın kendi seçimini kabullenmek zorundayız,ona bu hak verilmelidir.
Allah'a inanmayan bir insana,Allah'tan umut kesilmez diye acı çektiremeyiz,kararına saygı duymalıyız.
Ötenazi insani bir haktır,destekliyorum.
Doğumuma ben karar vermedim ama ölümüme karar verebilmeliyim.

amenofis
12-07-2008, 13:35
allahın verdıgı canı allah alır

boyle dusunen bırı kanser olsa metastaz dolayısıyla dayanılmaz agrılara maruz kalsa o acıları cekermı acaba..tabıkı kısının olme hakkı vardır.....

ama işte bızler sırlar dunyası ınsanlarıyız...genel olarak...bı mucıze ak sakallı dede sıhırlı degnek....3 kulfü bır elham...

bızlerkı ıstek dua talep eden ınsanlarız..kolpacının tekı toplamıs ahalıyı dua merasımı yazıyo..coskun sabahtan sarkı ıster gıbı kagıt yolluyolar kolpacıya..seker hastasıyım bı dua alabılırmıyım...eşim kum dokuyo bı okusanızda hafrıyat ısınden parayı vursak falan..

seytan vardır....seytanın adıda egıtımsızlık ve cehalettır..en buyuk dusman budur...

insan ısterse ölebılmelı...

mhmd
12-07-2008, 15:57
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Madde 3 -Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Bu hak kişinindir. Kullanmak hakkı da kişiye aittir.
Ötenazi ise bu hakkın istek ile son verilmesi hakkıdır.

Öncelikle yasal değildir.
Ötenaziyi gerçekleştirecek merci neresidir?
Doktor, Hastane, Üniversite, Adli tabiplik...
Bu merciye yetkiyi verecek kişi ya da kurum kimdir?
Hastanın Doktoru, Hakim, Üniversite kurulu, Üst kurullar...
Ötenaziyi kim isteyebilir?
Hastanın kendisi, Birinci Derece Yakını, Doktoru...
Nasıl uygulanır?
:eek:

Nereden bakarsanız bakın içinden çıkılamayacak kadar insani, hukuki, teknik, sosyal, psikolojik problemler içeren bir konudur ötenazi.

Çocuğu olanlar için bir soru ile bitirelim.
Ne kadar ağır hasta ve ağrılar içinde olursa olsun ve bilseniz ki bir iki saat içinde ölecek çocuğunuz için ötenaziye karar verebilir misiniz?

Ayejj
12-07-2008, 20:09
Saygideger kapecuk;

Turkiye gibi bireyi olmayan, dolayisiyle hak ve ozgurlukleri mahkum kilan bir hukuk anlayisi olan, ve herzaman bir kutuplastirilma temelinde yasatilan toplum icin, boyle bir oneri; bence cinayete canak tutmaktir.

Hem de boyle bir kanun cikarimi eliyle. Vatandasina deger vermeyen ve onu herturlu cikari icin kullanan devlet ve hukumet yapisi, bu konuyu da kendi cikari icin kullanacaktir. Yoksa oldurecegi kisiyi dusundugu icin degil.

Saygıdeger evrensel-insan devlet veya başkaları ötenazi hakkını kötü amaçları için kullanabilirler diye bu haktan insanların mahrum bırakılması doğru mudur.O halde bu mantık kullanılarak insanların özgürlüklerini kısıtlayan her türlü uygulama haklılık kazanmaz mı?

hayko
12-07-2008, 20:27
intihar,insan hakkıdır...
:D

K.C.
12-07-2008, 22:06
Ötenazi hakkına sonuna dek destek veriyorum.
Ancak Türkiye'nin bu günlerinde böyle bir yasa çıkarmaya kalkışmak abesle iştigal olur. Zira yasa koyucu Allah'ın verdiği can'ı ancak Allah'ın alma hakkına sahip olduğuna, hastalıkların Allah'ın bize uyguladığı sınav olduğuna, her hal ve şartta halimize şükretmemiz gerektiğine inanan ve ötenaziyi uygulayacak kişinin günahkar (katil) olacağını düşünen çoğunluktan oluşmakta.

sayın mhmmd,
çekincelerinizde haklı olabilirsiniz, ama bunu ilk uygulayacak ülke olmayacağımız için diğer ülkelerdeki kanunlar incelenerek usulüne ilişkin pratiğe dökülmüş örnekler mevcut olduğundan zorluk çekileceğini sanmıyorum.

kandahar
12-07-2008, 22:22
Ötenaziyi desteklemiyorum. Ötenazi uygulayan doktor katildir. Kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yok. Eğer kişi ölmeyi çok istiyorsa bunu kendi kendine yapsın, sorumluluğu doktorlara ve başkalarına atmasın.

evrensel-insan
12-07-2008, 23:21
Saygideger kapecuk;

Bu haktan mahrum birakilmak baskadir, bu hakki talep etmek baskadir. Iste bu yuzden dolayi, insanlarin ozgurluklerini kisitlayan herturlu uygulama, haksizliktir.

Ama sonucta yasam bireye ait olduguna gore, onun bu tip olumune de, yine bireyin kendisi karar vermesi gerekir; ki bu da " ben intihar etmek istiyorum, ama bunu kendim yapamiyorum. Siz benim adima yapin" anlamina gelir. Bu da bir kisiye, kendi rizasiyla kendini oldurtmektir ki, kanunen olduren sucludur ve cinayet islemistir.

Bence herhalukarde, dogal olum (olmek), en mantiklisidir. En azindan, bu olume ortak olacak olanin vicdan rahatligi acisindan.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
13-07-2008, 00:47
Doğru düşünüyorsunuz Sn. K.C.

Öndeki yürüyenlerin izini takip edelim. (Bu onları asla geçemeyeceğimizin de belirtisidir ayrıca :) )
Ötenazinin yasal olarak uygulandığı ülkelerin sayısı üçtür!!!

1. A.B.D.
A.B.D’de aktif ötenazi yasakken, istemli pasif ötenazi mahkeme kararları hukaka uygun sayılmaktadır.Örneğin; Massachusetts Yüksek Mahkemesi’nin Superident of Belchertown State School V. Saikewich kararı yaşam destekleyici tedavinin kesilmesi yönünde olmuştur.Tedavisi mümkün olmayan akut myeloblastik monositik lösemi hastası Saikewich’e önerilen tedavi önemli yan etkileri olan ve acı çekmesine neden olacak kemoterapidir.Mahkeme, hastanın karşılaşacağı korku ve acının, bu tedaviden beklenen yarardan,diğer bir ifade ile yaşamın sınırlı ölçüde uzatılmasından daha ağır olduğuna karar vermiştir.

Eyaletlerin farklı uygulamalarından dolayı intihara yardım adı altında aktif ötenazinin suç sayılmadığı bir olaylar zinciri yaşanmıştır. Mishigan Eyaleleti’nin, intihara yardımın suç sayılmadığı nadir eyaletlerden biri olmasından yararlanan Dr. Keverkian intihar makinesi icat etmiş, bu makinenin tanıtımı T.V.’ler de ve yazılı basında yapılmıştır. Bu makine, hekimin damara soktuğu iğne aracılığı ile hasta zehir enjekte etmektedir. Hastanın enjeksiyon için bir düğmeye basması yeterli olmaktadır. Böylece hekim hastayı doğrudan öldürmemekte, sadece onun makineyi kullanmasını sağlayarak yardım etmektedir. Mishigan Eyaleti'
nde, Dr. Kevorkian’ı engellemek için 1992’de intihara yardımı yasaklayan bir yasa hazırlanmış, 1993’te de yürürlüğe girmiştir. Doktor yasa çıkana kadar 27 hastasına ölme için yardım etmiştir. Yasa yürürlüğe girdikten sonra iki hasta daha aynı yolla hayatını kaybetmiş, açılan davada jüri doktoru suçsuz bulmuştur.

Ötenazide hastanın vasiyetini mutlak arayan bazı eyaletlerde, hastanın yazılı ve önceden verilen açık iradesi bulunmadıkça yapay yaşam desteğinin kaldırılması mümkün görülmemektedir. Diğer taraftan 20 eyalette hastanın iradesi tam olarak tespit edilmezse dahi yasal temsilcisi veya onun yerini tutan bir başkasının örneğin mirasçıların iradesinin yeterli görüldüğü belirlenmiştir.

2. Hollanda
10 Nisan 2001 tarihinde, Hollanda Parlamentosunun 75 üyeli alt kanadı olan Senatoda, ötenaziyi hukuka uygun hale getiren yasa kabul edildi.

Söz konusu yasaya göre, iyileşme umudu bulunmayan kişiler, istedikleri takdirde doktor kontrolü altında yaşamlarına son verebilme hakkına sahip durumdadırlar. Ötenaziyi uygulayan doktor, yaptığı işlemi “Bölgesel Ötenazi Denetleme Komisyonu”na bildirmek zorundadır.

Komisyon, ötenazinin yasalara uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetleye bilecektir. Bu denetim sonucunda, komisyon, doktorun ötenazi işlemini özenli şekilde yapmadığına kararına varırsa savcılığa suç duyurusunda bulunacaktır.

Bu yasa yürürlüğe girmeden önce Hollanda’da ötenazi kazai içtihatlarla oluşturulan kriterlere uygun olarak yapıldığı takdirde hukuka uygun sayılıyordu. Hollanda, ötenazinin en çok uygulandığı ülkedir. Bu ülkede, her yıl 2300 kişi ötenazi sonucunda hayatlarını kaybetmektedir. Böyle bir yasanın yürürlüğe girmesinin, yaratığı en büyük pratik değişiklik, doktorların cezai kovuşturmaya uğrama ihtimallerinin tamamen ortadan kalkması olmuştur.

3. Belçika
Belçika ilk ötenazi kavramıyla on dokuz sene önce karşılaşmıştır.1981 yılında bir sinemada çıkan yangında paniğe kapılan ve kapıya yüklenen izleyicilerden birisine saptanan demir parmaklığın çıkarılması imkansız görülmüştür. Hastanın bilinci yerindeyken yalvarmalarına dayanamayan bir doktor, tabancasıyla ateş ederek yaralının hayatına son vermiştir. Mahkemeye sevk edilen doktor beraat etmişse de meslek odası tarafından meslekten çıkarılmıştır.

Belçika Meclisi, 2002 Mayıs ayında ötenaziyi suç olmaktan çıkaran kanun tasarısını onayladı. Bu kanun çıkmadan önce Belçika’da kasten adam öldürmesuçu sayılmasına rağmen yukarıdaki örnekte seyrekte olsa olduğu gibi mahkeme kararlarıyla, ötenazi fiilinin failerine ceza verilmediği görülmekte idi.

Yasada, ötenazi isteyen hastanın 18 yaşından büyük olması, bu talebini bilinçli ve kendi iradesi ile yapması, bu isteğini düşünerek ve birkaç defa yansıtması şart koşuluyor. Hastaya ötenazi yapılabilmesi için, fiziki ve psikolojik açıdan, tıbbi olarak sürekli ve dayanılmaz acı çekiyor olması, çaresiz bir aşamada olması gerekiyor. Ötenazi talebi ile ötenazi “infazı” arasındaki sürenin en az bir ay olması öngörülüyor. Yasaya göre insanlar, sağlıklı günlerinde vasiyetname hazırlayarak, ötenazi gerektiren hale düştüklerinde ötenaziye gidilmesini de isteyebilecek. İnceleme heyeti eğer “gereksiz” bir ötenazi uygulaması saptarsa, adli tatbikat başlatılacak.
(Alıntıdır)

Evet, gördüğümüz kadarı ile dünya üzerinde üç ayrı devletin yasalarına ötenazi girmiştir. Uygulamalarına baktığımız devletlerin bir özelliği dikkatinizden kaçmamıştır.
Hukuğun, insan haklarının, demokrasinin, kişisel özgürlüklerin en yoğun yaşandığı ve devletçe kutsandığı yerler.

Ötenazinin serbest olduğu yerlerde dahi bazı hukuki uygulamalar soru işaretlerimizi bir kat daha artırmaktadır.

"Ötanazinin yasal olduğu Hollanda'da hükümet, ölümcül hastalıklara yakalanan bebeklerin 'Acılarının dindirilmesi amacıyla' doktorlar tarafından aşırı dozda morfin verilerek yaşamlarının sonlandırılabileceğine karar verdi... "

Önceki mesajımızın sonunda verdiğimiz örneğin farklı bir açılımını üstte görmekteyiz.

Tüm bunları yazarken de güzel ülkemin en güvenilir kurumu devlet yapısı içindeki Tapu Müdürlükleri aklımıza geldi.
Tapu müdürlükleri ve rüşvetçi Tapu müdürleri, ilaç soyguncusu Belediye Hekimleri, özel işi için insanları karakollara tıkan Savcıları, teammülleri yasaların önünde gören Hakimleri, asker kaçağı üreten sahte raporcu Sağlık Kurulları v.s.
Bilmem anlata biliyor muyum?

aydoe
13-07-2008, 01:33
Bazı insanlar onurlu ve gururludur.Kimseye zahmet çektirmek istemezler ve kötü hastalıklı durumda olmak onlar için zuldur.
Cins köpek bile öleceğini anladığında evini terk eder ve ölüsünü sahibinin görmesini istemez.
Bir yakınım kanser oldu 80 yaşında bir insan ve hayattan hiçbir beklentisi kalmamış.
Aylarca yattı ve devamlı bir an önce ölmek istedi.
Benden ona bir silah bulmamı istedi.Yada ölmesini sağlayacak bir iğne veya zehir.
Tabiki ben isteğini yerine getiremedim,yasalar önünde suçlu duruma düşerdim.
Ama kendi adıma düşünüyorum da haklıydı aslında ,insan bir içimlik zehiri yanında bulundurmalı.
Kim karar verecek tabiki insanın kendisi karar verecek.Kimse başkası adına ötenazi kararını veremez.
Unutmayın ki atları da vururlar ,at hisli ve soylu bir hayvandır.
Ata yapılan iyiliği insanlardan esirgemiyelim.

mhmd
13-07-2008, 07:54
"Unutmayın ki atları da vururlar ,at hisli ve soylu bir hayvandır."

Sn. aydoe, atlara yapılan işlemin gerekçesi, ekonomiktir!!!
Bir belgeselde seyretmiştim, bir atın kırık ayağı için özel bir vinç ile hayvan tam sekiz ay askıda kaldı, özel alçılar yapıldı ve hayvan iyileşti.
Ancak hiçbir zaman eskisi gibi olamadı.
Zaten ona uğraşının da sebebi damızlık olarak spermlerini kullanmak idi.

Teknik olarak çok büyük uğraş ve harcama ile atı devamlı yatırarak ayak tedavi edilebilinir. Ancak bu masraflı ve sonuç itibarı ile de rantabl değildir.
Bu işin bir tarafı diğer tarafı da bunun ötenazi ile ne alakası vardır?

At ölümü kendisi mi seçmiştir?
Ölümü istemekte midir?
Fazlaca hayalperest olduğumuzu düşünürdük, yanlız olmadığımızı anladık. :)

evrensel-insan
13-07-2008, 18:52
Saygideger mhmmd;

Sn. aydoe, atlara yapılan işlemin gerekçesi, ekonomiktir!!!
At ölümü kendisi mi seçmiştir?
Ölümü istemekte midir?-mhmmd

Butun bu senden alintiladiklarima, bir seylerde ben eklemek istiyorum.

Insanoglunun at ile dialog kurabilmesi mumkunmudur?
Insanoglu at dili, ya da at insanoglu dilini bilebilmektemidir?
At adina karar verebilme yetkisini, insanogluna atin kendisimi vermistir?
Insanoglu, dilini bilmedigi baska canlilar-ya da cansizlar- hakkinda fikir yurutup bu fikri uygulamayi ne zaman birakacaktir?
Insanoglu, kendi cinsi icinde bile; baska birisi adina karar vermekten ne zaman vazgececektir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
13-07-2008, 19:34
Ötenaziyi bilmem ama "ötanazi" yi insan hakkı olarak görüyorum.
Sağlıklı insanın intiharına engel olunamazken, ölümü kesinleşmiş, heyet raporu çıkarılmış, kendisinin bu yönde talebi olan, acı ve ızdırap çeken ölümcül hastaya neden engel olunur?
Dini sebeplerden, iyileşme ümidinden ve doktorlara olan güvensizlik nedeniyle suiistimallerden.
Dini sebepler toplumsal bir baskı oluşturuyor.
İyileşme ümidi yakınlarının, sevenlerinin baskısı.
Güvensizlik ise hukuki.
Bence ilk ikisi önemli değil, aşılabilir.
Üçüncüsü için bürokrasi arttırılarak çözüm bulunabilir. Örneğin, doktor heyeti ve ötanazi dilekçesinin yanında noter ve avukat ilave edilebilir. :)

kandahar
13-07-2008, 21:10
Sevgili dostlarım. Bizde bir söz vardır: "çıkmamış candan ümit kesilmez". Nitekim "öleceksin" denilen ya da 1 ay ömrün kaldı denilen pekçok insanın bir şekilde; ister mucize deyin ister tıbbi istisna hayata geri döndüğü vakıadır, hatta yıllarca komada kalıp sonra hayata dönenler var. Bu kadar bireyci ve bencil olmayın. Kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yok. Eğer kişi gerçekten yaşamak istemiyorsa; ki bencilcedir, en azından bunu kendisi yapmalı, kimseyi bu sorumluluğun altına sokmamalı, doğru düzgün intihar edecek cesareti göstermemelidir. Nitekim kendine saygısı olan bir insanın da çektiği acılara rağmen kendisini öldürmek isteyeceğine inanmıyorum. İnsan insandır, köpek ya da at değil. Bir kere bunun farkına varan insan zaten ölmek istemeyecektir.

vartor
13-07-2008, 21:38
Yasama icgudusu tum canlilar icin gecerli olan en guclu gudulerimizde biridir. Yalniz kendine degil, etrafina da aci cektirdigini goren, umitsizligin farkinda olan birisi icin, euthanasia, bu icguduye ragmen, tam da insancil bir karar olabilir.
Bence de insan kendisi, hayatina son vermeye karar verebilmeli, eger kendi eliyle yapma imkani yoksa, kanuni bir yoldan hareket ederek o insana yardim edilebilmelidir.

kandahar
13-07-2008, 21:50
Etrafına acı çektirmek ne demek? Çocuğunuz hasta olsa "bana acı çektiriyor bir an evvel ölsün de kurtulayım" diye düşünecek birisi var mı içinizde?

aydoe
13-07-2008, 22:04
''Insanoglunun at ile dialog kurabilmesi mumkunmudur?
Insanoglu at dili, ya da at insanoglu dilini bilebilmektemidir?'' Evrensel-insan

Evet mümkündür ,benim atımın veya köpeğimin bakışından ben ne dediğini ve ne hissettiğini anlıyabiliyorum.
Ama sayfalar dolusu yazan veya bir sürü şey anlatan bir insanı aynı dili konuşmamıza rağmen anlıyamıyabiliyorum.:p
Gözler çok şey anlatır kelimeler kifayetsizdir.

kandahar
13-07-2008, 22:06
Aydoe amca şu son sözlerini Evrensel amca söylemiş olsa üzerinde bir hafta mavra dönerdi valla.:D

evrensel-insan
13-07-2008, 23:22
Saygideger aydoe;

Senin at dilini, bildigini bilmiyordum. Hangi insan-at karisimindan bu dili ogrendin?:confused:

Ben ise kendi cinsin disindakilerle, algilayamadigin bir dialog kuracagina; ve algiladigini zannedip, kendini kandiracagina; algilayamadigini kabullendigin kendi cinsinle dialog kurmani oneririm.

En azindan o konuda harcayacagin caba, hem mantikli; hem gercekci, hemde olanak dahilindedir.:rolleyes:

Gözler çok şey anlatır kelimeler kifayetsizdir.-aydoe.

Demek son umit, senin benim gozlerimi gormene kaldi. Ben pek degisecek birsey oldugunu zannetmiyorum ama; bakarsin bir gun o da olur.


Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj
14-07-2008, 02:08
Kişi kendi intiharını kendi gerçekleştiremeyecek durumda olabilir.Bu durumda ona birilerinin yardımcı olmaları gerekir.Mevcut kanunlara göre intihara yardım ise suçtur. Bu yüzden kişisel bir özgürlük olması gereken intihar etmek özgürlüğü kısıtlanmaktadır.

evrensel-insan
15-07-2008, 03:58
Saygideger kandahar;

Ben, aydoe'nin soyledigi sozleri soyleyebilirmiyim, hic?:rolleyes:

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
15-07-2008, 21:00
Sayın Evrensel-insan,
Unutmayınız ki Tanrı atı çerkesler için yaratmıştır ve at sahibine göre kişner ,senin at kişnemeyi bilmiyor ya da seni algılıyamıyordur:p

Bugün yatalak hastası olan bir insan geldi 4-5 aydır yatıyormuş bütün vücudunda yaralar açılmış,ağrı acı içinde kıvranıyor yaraları artıyormuş(devamlı yatmaya bağlı oluşan dekübitis ülserleri),bu insan hem acı ve ağrı çekiyor canı yanıyor,hemde yakınlarına acı çektiriyor,üzülüyorlar ve yapacak birşey yok bir an önce ölmesini bekliyorlar.
82 yaşında bir kadıncağız,Allah'a dua ediyorlar bir an önce canını alması için ama almıyormuş.
Kadıncağız ölmeye razı ama çekiyor işte,daha ne kadar sürer bilinmez 1-2 ay sonra daha da kötüleştikten sonra ölür herhalde.
Ama torunları keşke onu eski haliyle hatırlayabilseler terminal dönemdeki haliyle değil.
Bu tarz ümitsiz durumlarda hastnın kararına yardımcı olunmalı ve saygı duyulmalıdır.
Kahramanca ölümü seçme hakkı tanınmalıdır,en azından ateistlere ötanazi hakkı verilmelidir.

evrensel-insan
16-07-2008, 03:04
Saygideger aydoe;

Valla, benim hic atim olmadi.:),

" put to sleep"," humane killing" v.s. terimler, insanoglu tarihi boyu hep cikarci amaclar icin kullanilmistir.

Burada bir cani-ki doktor- yasli hastalari igne metoduyla olduruyormus. Oldurdugu yaslilarin sayisinin 300'un ustu oldugu iddia ediliyor.1970' lerden beri bu isi yapiyormus.Soruldugunda verdigi cevap" daha fazla aci cekmemesi".

Olaya bu temelde bakildiginda; karar merci onem kazaniyor. Kim baska birisinin olumu hakkinda karar verebilir? Boyle bir hak kime veya hangi kuruma taninabilir? Bu hakka sahip olan kurumun veya sahsin, bu isi bir cikar icin yapmadigindan, kim ve nasil emin olabilir? Bu karari almak icin hangi veriler gecerli sayilabilir?

Ustelik, dogal olarak canli yasam savasi verir. Bu savas olume karsi verilen savastir. Bu canlinin en dogal hakkidir.

Dogal olum (olmek), katagorisine otenazi eklenebilirmi? ki o zaman ancak hastanin olumune ortak olan sahis veya kurumun, hukuksal bir yaptirimi olmaz.

Bence dusunce ve davranista insan olamamis insanoglunun bunu algilayacak ne bir bilinci ne de buna bir insani deger verebilecek bir tecrubesi vardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
16-07-2008, 20:48
Valla, benim hic atim olmadi.

Saygıdeger evrensel-insan

Şimdi sizin içinde bulunuduguz durumun nedeni anlaşılabilir hale geldi. Site olarak bu at konusunda sizin için ne yapabiliriz bilmiyorum. Ama en azından ben size Adaları tavsiye ederim. Orada at da var eşek de. Elbette mülkiyeti size ait olmayacak ama bu takıntınızı orada bir nebze de olsa hafifletebilirseniz her halde bizlerin de psikolojik haline ve sinir katsayılarımızın düşüşüne katkınız olabilir diye düşünüyorum. :)

Eskiden sitede bir yfln/youef vardı. Sonra bana küstü siteden ayrıldı. :eek:
Ama onun bir atı vardı. İlk çözüm olarak avatarınıza bir küheylan eklemeniz belki ileri bir aşama ve ara çözüm olabilir. :D

Gene de elbette size ne şekilde davranacagınız söyleyemeyiz.

Bu arada ötenaziyi destekledigimi de belirteyim ki konu dışına çıkmış olmayalım. :p

saygılarımla

evrensel-insan
16-07-2008, 21:54
Saygideger dilaver;

Gene bulmusun bir cumle, uzerinde yazi yazacak. :D

Ben, atim olmadi derken, herhangibir yakinmayi dile getirmedim. Sadece, aydoe, at dilinden anliyormus!:confused: ta, ben de " benim atim yok, o yuzden at dilinden anlamam" demek istemistim.

Ayrica at uzerine hicbir takintim olmadi. Ama bundan sonra olursa; ilk bilen sen olursun.

Ama anlasilan, zavalli atlar, sizin cikariniz yuzunden, otenazi kurbani oluyorlar. At dilinden anladigim ilk gun, atlari, insanlara karsi orgutluyecegim.:)

Yeter hayvanlarin, insanoglunun elinden cektigi. At kosuyor, parayi insanoglu aliyor, oh ne ala memleket.

Bu arada at takintisi tutmadigina gore,sizlerin psikolojik haliniz ve sinir katsayiniz hakkinda, alinan son bilgilere gore dusus olmayacakmis.:rolleyes:

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
16-07-2008, 22:05
Valla, benim hic atim olmadi.

''Şimdi sizin içinde bulunuduguz durumun nedeni anlaşılabilir hale geldi. Site olarak bu at konusunda sizin için ne yapabiliriz bilmiyorum.'' Dilaver

Sevgili Dilaver,
Çok iyi bir öneride bulunmuşsunuz,gerçektende Evrensel-insan'ın bir at sahibi olması , sitemiz ,dünyamız ve insanlık için çok olumlu bir gelişme olacaktır.:)
Şahsen ben kendisine bir at hediye edebilirim.:p

Atlarla iletişim kurmasının evrensel-insan'ın bireylikten insanlığa geçişini hızlandıracağını ve bunun da tüm insanlık için faydalı olacağını düşünmekteyim:rolleyes:

http://www.saglikliyasamicin.com/genel-saglik/ata-binmenin-tedavi-edici-ozelligi/

Ata binen çocuklarda , sosyal iletişim artmakta , kişide kendine güveni artar, onlar için sosyal anlamda yaşam kalitesi artmakta, onlarda gevşeme duygusunu artırır . Eğlendirici ve rahatlatıcı bir deneyim oluyor.
http://www.marmarisemreozelegitim.com/atla_tedavi.asp

Ne yapalım yapalım hocayı bir ata bindirelim:)

evrensel-insan
16-07-2008, 22:21
Saygideger aydoe;

Turkiye'ye gelirsem, seni gorursem, senin de o sira da bir atin bos olursa-bu hikaye gitgide N. hocanin " pesin parasi" na donusmeye basladi.-o zaman istekler yerine gelmis olur.:D

Ama, maalesef o zamana kadar sabredeceksiniz. Yalniz biliyorsunuz, sabreden dervis ya muradina erermis, ya da sikintidan....mis.;)

Sizlere birsey olmasini istemem. O yuzden daha pratik ve cozume goturucu, baska bir takinti bulmaniz gerekiyor. Hem, sizin, hem benim, hem de insanligin adina. :rolleyes:

Saygilarimla;
evrensel-insan

LaTeX
21-08-2008, 23:28
insani bir haktır!

çakırcalı
21-08-2008, 23:57
İntihar, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre bir hak değil, aksine, her şartta önlenmesi gereken bir olgudur. Ötenazi ise, zaten mevcut kanunlara göre mümkün değildir. Kaldı ki Türkiye şartlarında ötenazi kanunlaşsa dahi hiçbir amaca hizmet etmez. Çünkü, ötenazi isteyecek hasta ve yakınları, gelişmiş ülkelerdeki bu türden isteği gereksiz kılacak yolları görmemişlerdir dahi. Dolayısıyla Acil Servis kapılarından döndürüldükleri için ölen bunca insanın olduğu bir ülkede ötenazi, devletin vatandaş katliamına resmi bir zemin hazırlamaktan ileri gitmez.

Dahası yine bu ülkede bırakın ötenaziyi, ölüm oruçlarına karşı yapılan operasyonlar dahi, devletin kişi hak ve özgürlüklerine bakışını en güzel şekilde anlatıyor. Ölüm orucuna girmiş bir hükümlüye yapılan askeri-idari bir müdahele, kişinin salt yaşamasını sağlamaya yönelik bir müdahele değil, kanunda da açıkça belirtildiği üzere, hükümlünün infazdan kaçışını engellemeye yöneliktir. Yani "Önce şu cezanı bir infaz et de, sonra ne b.k yiyorsan ye!" zihniyeti.

Bu ülkede gerçek anlamda ötenazi anlayışının oluşabilmesi için daha çok zaman gereklidir. Ancak gerçek olan bir şey varsa, tıbben iyileşmesi mümkün görülmeyen ve kişiye ağır acılar yaşatan bir hastalığın pençesine düşmüş bir insanın, ölüm yoluyla da olsa bu tür hastalık ve acılardan kurtulma hakkı olduğuna inanıyorum. Bir arkadaş, sözkonusu kişinin insanın kendi çocuğu da olsa buna karar verilip verilemeyeceğini soruyor: Eğer ölümün kaçınılmaz olduğu o hastalığı yaşayan ve o acıları çeken kişi benim çocuğumsa ve bir ebeveyn olarak düşünceme başvurulacak olsa, hiç düşünmeden ötenazinin uygulanmasını isterim. Gerçek sevgi, yeri geldiğinde sevilenden vaz geçmeyi de gerektirebilir çünkü. Sırf babalık duygularımı tatmin etmek için çocuğumun o acıları çekmesine katlanamam.

Ayejj
22-08-2008, 00:18
Bir arkadaş, sözkonusu kişinin insanın kendi çocuğu da olsa buna karar verilip verilemeyeceğini soruyor: Eğer ölümün kaçınılmaz olduğu o hastalığı yaşayan ve o acıları çeken kişi benim çocuğumsa ve bir ebeveyn olarak düşünceme başvurulacak olsa, hiç düşünmeden ötenazinin uygulanmasını isterim. Gerçek sevgi, yeri geldiğinde sevilenden vaz geçmeyi de gerektirebilir çünkü. Sırf babalık duygularımı tatmin etmek için çocuğumun o acıları çekmesine katlanamam.

Çakırcalı harbi delikanlı adamsın.Gerçek sevginin ve fedakarlığın ne demek olduğunun farkındasın.Alkışlıyorum seni....

Serdar
22-08-2008, 01:13
"Ötenazi" de ne demek? Nazileri öte geçmek geliyor aklıma.

kandahar
22-08-2008, 01:46
Bir arkadaş, sözkonusu kişinin insanın kendi çocuğu da olsa buna karar verilip verilemeyeceğini soruyor: Eğer ölümün kaçınılmaz olduğu o hastalığı yaşayan ve o acıları çeken kişi benim çocuğumsa ve bir ebeveyn olarak düşünceme başvurulacak olsa, hiç düşünmeden ötenazinin uygulanmasını isterim. Gerçek sevgi, yeri geldiğinde sevilenden vaz geçmeyi de gerektirebilir çünkü. Sırf babalık duygularımı tatmin etmek için çocuğumun o acıları çekmesine katlanamam.

Bu türden felsefeler hoştur ve boştur. Başınıza gelsin o zaman görelim yapabilecek misiniz dediğiniz şeyi. Sanki hasta çocuğunu yaşatmaya çalışan baba bunu bir umutla yapıyor değil de kendini tatmin etmek için yapıyor.:rolleyes:

çakırcalı
22-08-2008, 01:58
Bu türden felsefeler hoştur ve boştur. Başınıza gelsin o zaman görelim yapabilecek misiniz dediğiniz şeyi. Sanki hasta çocuğunu yaşatmaya çalışan baba bunu bir umutla yapıyor değil de kendini tatmin etmek için yapıyor.:rolleyes:

Umut varsa (-ki bu durumda tıp bunu söyler), çocuğu için yapıyordur. Umut yoksa (-ki bu durumda tıp bunu da söyler), kendisi için yapıyordur. Sen olsan belki öleceğini bile bile sırf kendini tatmin etmek için veya ele güne karşı göstermelik çırpınışlara devam edip, o çocuğun acılarını görmezden gelebilirsin ama herkes sen değil ki. "Çocuğum olarak üç-beş gün daha yaşasın da varsın benim dahi çekemeyeceğim acılara katlansın, ne yazar?!" diyecek kadar bencil ve acımasız değilim. Sen "sen" olduğun için sensin, ben de "ben" olduğum için benim.

evrensel-insan
22-08-2008, 02:06
Saygideger arkadaslar;

Bir kisinin, baskasi adina karar veriyor olmasi-ki bu ister baba, ister anne, isterse baska bir akraba yakini olsun-herseyden once, insan haklarina terstir.

Kisi kendi hak ve ozgurlugunu kendisi ortaya koyar ve bu hukukla garanti altina alinir. Bir baskasi adina karar veren kim olursa olsun, basta karar yetkisine sahip olmadigi gibi; bu karariyla, baskasinin hak ve ozgurlugune mudahele ediyor demektir.

Olaya soyle bakalim, intihar etmeye karar vermis, bir kisi, size gelip "Ben, kendimi oldurmek istiyorum, ama yapamiyorum, beni, benim adima oldururmusun" dese; kac kisi, bu istegi yerine getirir? Ayrica, bunun bir cinayet olmadigini nasil ispat edebilir? Buradan da anlasiliyor ki; olmek istegi veya gerekcesi; ne olmek isteyene, ne de onun olumunu saglayacak olana taninmamistir.

Bir kisinin, dogal sartlar disinda, olumune karar vermek; hem insanin ozune hemde insanliga terstir. Cunku insanoglunun tek bir degeri ve amaci vardir; o da yasam. Bu da onun en dogal hakkidir.

Hangi sart ve nedene bagli olursa olsun, ne bahane sunulursa sunulsun, dogal olumun disindaki, insanoglu eliyle olum, bir insanlik sucudur ve oyle veya boyle bir cinayettir.

Bana gore, savaslar, toplu cinayet; kanunun emrettigi olumler de siyasi veya sosyal cinayettir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

kandahar
22-08-2008, 02:33
Umut varsa (-ki bu durumda tıp bunu söyler), çocuğu için yapıyordur. Umut yoksa (-ki bu durumda tıp bunu da söyler), kendisi için yapıyordur. Sen olsan belki öleceğini bile bile sırf kendini tatmin etmek için veya ele güne karşı göstermelik çırpınışlara devam edip, o çocuğun acılarını görmezden gelebilirsin ama herkes sen değil ki. "Çocuğum olarak üç-beş gün daha yaşasın da varsın benim dahi çekemeyeceğim acılara katlansın, ne yazar?!" diyecek kadar bencil ve acımasız değilim. Sen "sen" olduğun için sensin, ben de "ben" olduğum için benim.

Sayalım ki acılar içinde hasta yatıyor 2 ay ömrü var, pekala tıp nedir? Bilim mi? Bilim. Yani ne? Sürekli gelişiyor. Sen tutup çocuğunu öldürdün, kısa süre sonra da tedavi bulundu, o zaman ne ayva yiyeceksin? Yani "tıp söyledi" savın daha baştan yanlış. Sonuçta "tedavisi olmayan hastalık" yok, "tedavisi henüz bulunamamış" hastalık var.

Ayrıca "çocuğum olarak üç-beş gün daha yaşasın" türünden bir saçmalık kimsenin aklından geçmez, bu kadar bencil bir insan zaten çocuğu yaşatıp da onun çilesini çekmez, hatta sen de şöyle düşünüyorsun bence "ölsün de kurtulayım bunun derdinden bıktım" nasıl, oldu mu? Ayrıca bir insanın ölmek üzere de olsa birini kurtarma gayreti insani bir tepkidir, bencilce değil.

Ayrıca Evrensel amca'nın son yazdıklarına da katılıyorum.

çakırcalı
22-08-2008, 03:13
İnsan cahil olunca söz anlatmak da zorlaşıyor. Bir hastalık hakkında ihtisas yapmış tıp doktoru veya bağlı bulunduğu kurum, o hastalıkla ilgili tedavinin ne boyutta gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini, konuyla ilgili yapılan çalışmaların ne aşamada olduğunu mutlaka takip ediyor ve biliyordur. Onun için zaten hastayla ilgili rapor verebiliyorlar: "Kurtulma ümidi var" veya "Mümkün değil" diyebiliyorlar. Tıp otoritelerinin mümkün değil dediği bir durumda "Çıkmadık candan ümit kesilmez, allah verdi allah alır..." gibi zırvalara sığınmanın bilimsellikle ne alakası var?
Evet, böyle bir durumda "Ölsün de kurtulayım" derim. Bir takım zırvalıkların ardına sığınıp, çocuğunun acılarına seyirci kalan "üç-beş gün daha bencil ve ahlaksız bir baba" olarak kalmaktansa, "çocuksuz adam" olmayı yeğlerim.

LaTeX
22-08-2008, 03:20
İmkan bulanların bu filmi izlemesini tavsiye ederim.
İçimdeki deniz (Mar adentro)
http://beyazperde.mynet.com/film.asp?id=2185

kandahar
22-08-2008, 04:04
İnsan cahil olunca söz anlatmak da zorlaşıyor. Bir hastalık hakkında ihtisas yapmış tıp doktoru veya bağlı bulunduğu kurum, o hastalıkla ilgili tedavinin ne boyutta gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini, konuyla ilgili yapılan çalışmaların ne aşamada olduğunu mutlaka takip ediyor ve biliyordur. Onun için zaten hastayla ilgili rapor verebiliyorlar: "Kurtulma ümidi var" veya "Mümkün değil" diyebiliyorlar. Tıp otoritelerinin mümkün değil dediği bir durumda "Çıkmadık candan ümit kesilmez, allah verdi allah alır..." gibi zırvalara sığınmanın bilimsellikle ne alakası var?

Karşımdaki saçmalayınca anlamak zor oluyor. Ben bu gibi "zırvalardan" bahsettim mi bu başlık altında? Tıp otoriteleri dediğiniz kişiler insan değil mi? O otoriteler sürekli tıbbi hatalar yapmıyorlar mı? Ölecek dedikleri halde yaşayan insanlar yok mu?

Gerçi konuyu hiç bu noktaya -yani tıp bilimi- getirmeye bile gerek yok. Olay daha başından yanlış. Bu mantıktan hareketle her tür cinayeti meşru göstermek mümkün. Kaldı ki ben ötenaziyi savunmadığımı söyledim, birisi illa ölmek istiyorsa bunu kendisi de yapabilir. Yetişkinler için bu geçerli, çocuklar konusunda ise; bugüne dek ölmek isteyen bir çocuk görmedim, ne kadar acı çekerse çeksin hasta çocuklara sorulduğunda da tek söyledikleri "yaşamak istiyorum". Dolayısıyla insanların hayatları üzerinde karakuşi hükümlere dayanıp söz sahibi olamazsınız. Kimsenin kimsenin canını -cezai durumlar dışında- hakkı yoktur.

çakırcalı
22-08-2008, 04:18
Karşımdaki saçmalayınca anlamak zor oluyor. Ben bu gibi "zırvalardan" bahsettim mi bu başlık altında? Tıp otoriteleri dediğiniz kişiler insan değil mi? O otoriteler sürekli tıbbi hatalar yapmıyorlar mı? Ölecek dedikleri halde yaşayan insanlar yok mu?

Gerçi konuyu hiç bu noktaya -yani tıp bilimi- getirmeye bile gerek yok. Olay daha başından yanlış. Bu mantıktan hareketle her tür cinayeti meşru göstermek mümkün. Kaldı ki ben ötenaziyi savunmadığımı söyledim, birisi illa ölmek istiyorsa bunu kendisi de yapabilir. Yetişkinler için bu geçerli, çocuklar konusunda ise; bugüne dek ölmek isteyen bir çocuk görmedim, ne kadar acı çekerse çeksin hasta çocuklara sorulduğunda da tek söyledikleri "yaşamak istiyorum". Dolayısıyla insanların hayatları üzerinde karakuşi hükümlere dayanıp söz sahibi olamazsınız. Kimsenin kimsenin canını -cezai durumlar dışında- hakkı yoktur.

Oğlun trafik kazası geçirmiş, tüm vücudu yanmış, hayati organlarının birçoğunu yitirmiş, sinir sistemi darmadağın olmuş, sonsuz acılar içinde bir takım destek üniteleriyle yatağa bağımlı olarak yaşıyor. O zaman oğluna dersin "Sakın ötenazi isteme, kendi kendini öldürebilirsen öldür" diye, ha?...

kandahar
22-08-2008, 04:28
Oğlun trafik kazası geçirmiş, tüm vücudu yanmış, hayati organlarının birçoğunu yitirmiş, sinir sistemi darmadağın olmuş, sonsuz acılar içinde bir takım destek üniteleriyle yatağa bağımlı olarak yaşıyor. O zaman oğluna dersin "Sakın ötenazi isteme, kendi kendini öldürebilirsen öldür" diye, ha?...

Bu dediğiniz örnek ayrıdır. Ortada bir kaza var, hayati organların çoğu gitmiş, bu durumda zaten makinelere bağlamadan bir dakikadan fazla yaşayamaz. Bu tür şartlarda 21. yy teknolojisinin zorla yaşatma sevdasına ben de karşıyım. Kişi ölümü kabullenmeli ve normal şartlarda zaten çoktan ölmüş olacak yakınını zorla bu dünyada tutmamalı.

Fakat bu durum çok istisnai olduğu gibi, her türlü "acılı hastalık" durumuna da uygulanamaz. Kişinin duyguları, hisleri varolduğu müddetçe yaşıyordur. Görüyorsa, duyuyorsa, hissediyorsa bu hakkı elinden almak cinayettir. Hele hele bir çocuğa asla böyle bir şey yapamam.

çakırcalı
22-08-2008, 04:37
Burada zaten nezleden, gripten, romatizmal hastalıklardan, hatta kanserden veya AİDS'ten bahsedilmiyor. Yaşamanın mümkün olmadığı ve bu durumun tıbben sübut bulduğu durumlardan bahsediliyor değil mi? :)
Konu başlığını ve ilk iletiyi okusaydın bunu görürdün.

kandahar
22-08-2008, 04:44
Verdiğin örnek çok uç bir örnek olduğu gibi, bugüne dek ötenaziden öldürülenler ("yaşamına son verilenler" demem gerek değil mi? öyle olunca öldürülmüş olmuyor) arasında hiçbir tanesi de sizin dediğiniz durumda olamaz. Çünkü sinir sistemi tahrib olmuş, organları tamir olamaz derecede zarar görmüş, bedeni yanmış bir insanın zaten kendi kararlarını verecek durumu yoktur ve bence yaşatılması doğru değildir, meğer ki daha evvelden "başıma ne gelirse gelsin bitkisel hayata da girsem beni yaşatın" türünden bir vasiyeti olsun.

karadenizli
20-02-2009, 01:51
Arkadaşlar bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz.İslami açıdan değerlendirmiyorum zaten o açıdan günahtırda.

Evrensel boyutta bir insanın ölme hakkı olabilirmi ama en çok sevdiğiniz insanı düşünerek değerlendirin.

kappapi
20-02-2009, 02:03
Karadenizli, sen iyi bir hastanenin ağrı terapisi bölümüne bir uğra, sonra karar verirsin... Oğlu ölsün diye duan eden insanları bi gör...

karadenizli
20-02-2009, 02:14
sadece fikrini söyleyebilirdin kappapi bana sataşmadan.

O zaman intihara kalkışanlarada karışmayalım "boşver canım ölme hakkını kullanıyor" mu diyelim böyle saçmalık olurmu.

Güçistenci
20-02-2009, 02:24
-------------------------------------

dilaver
20-02-2009, 02:27
sayın karadenizli

Babam akciger kanseri oldugu zaman daha bu tartışmalar yoktu. Doktora sorduk, iki şık var dedi. Ya cigerler patlayacak hale gelecek ve tüplerle yaşatacaksınız ya da şanslıysanız beyne vuracak ve bir şey hissetmeden gidecek dedi.

Beyne vurdu, ama o zaman hepimiz bir an evvel ölsün diye düşündügümüzü hatırlıyorum. Anam imanlıdır ve o da dua ediyordu. Bunu bilmeyen, yaşamayan idrak edemez.

Şayet tıbben yapılacak bir şey yok ise, elbette ötenazi gerekir, gerekmelidir. Sonuçta zaten ölmüş olan bir bedene daha fazla acı çektirmenin anlamı var mıdır.

saygılarımla

pante
20-02-2009, 02:31
Arkadaşlar bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz.İslami açıdan değerlendirmiyorum zaten o açıdan günahtırda.


Günah olduğunu kim belirlemiş?
Kur'an'da var mı böyle bir yasak?
Ötenazi konusunu intiharla aynı düşünmemek gerek.

Bu arada Erbakan da karısının fişini çektirmişti diye hatırlıyorum.

K.C.
20-02-2009, 11:30
Yaşamak nasıl en temel haksa, ölmek de tıbben yapılabilecek hiçbir şeyin kalmadığı yerde temel bir hak olmalı.

Benim vasiyetimde de "size her ne şekilde olursa olsun yük olacaksam fişimi çekin" sözlerim var. Bir kişiyi aylarca bitkisel hayatta yaşatmak için önemli ölçüde masraflar yapılmakta, yakınlar her gün hastaneye taşınmakta, özel hayatları alt üst olmakta, sinirler yıpranmakta, üzüntü, moral dibe vurmakta...

Kimseye bu eziyetleri yaşatmaya hakkım yok.
Acı çekiyorsam, kimsenin bana bu acıları yaşamaya devam etmem için ısrar etme hakkı da yok.

"Yas sendromu" 6 ayda atlatılır. Her gün, hergün aynı eziyeti, ümitle ümitsizlik arası gidip gelişleri yaşamak ve yaşatmak yas sendromundan daha ağır görünüyor bana.

Çekin fişimi, herkes rahatlasın.


"Milyon dolarlık bebek" filmi geldi aklıma. :(

cigi
20-02-2009, 12:02
Erdemli bir insan olmanin ilk sarti, diger canlilari yasatmak icin verdigi mücadeledir.

Kan ve organ bagisindan bir haber olan bu insanlara, ötenaziyi anlatabilmenin cok zor oldugunu düsünüyorum...

Hayat bu beyinler icin, kalin bir perdenin arkasinda... Ara sira perdenin arasindan kafalarini cikarip, geri cekiyorlar...

Saygilar.

Ayejj
20-02-2009, 12:08
Ötenazi bence insan hakkıdır diye düşünüyorum.Bir insanın yaşam hakkı ne kadar doğuştan ona ait bir hak ise yaşamına son vermekte doğuştan hakkı olmalı.

''İntihar etmek isteyeni tutan yok.Buyursun isteyen etsin bunun yasal düzenlemeye gerek yok.'' diyorsanız.
Yasal olarak intihara yardım etmek suçtur.Dolayısıyla acı çekmeden kendi kendine intihar edemeyecek duruma gelmiş insanları hiçe sayıyorsunuz demektir.
Oyüzden nasıl tedavi olmayı devlet vatandaşına sağlıyorsa, ötenazi hakkınıda , insan onuruna yakışır şekilde ve yasal problem çıkarmadan sağlamalıdır.

Soda
06-03-2009, 19:35
Ben ötenazinin bir hak olduğunu düşünmekteyim ama bu oldukça tartışmaya açık felsefi ve hukuki bir konudur. Aslında ölüm bir haksızlıktır ama bu da ayrı bir felsefi tartışma gerektirir.

Bu kadar ölümün işlendiği bir topikte ölümle ilgili bir Zen hikayesi anlatmadan duramayacağım:

Hikayeyi kısaca anlatayım:

Bir Zen ustası ağır hasta, ölümün kıyısında yatağında yatıyormuş.
Öğrencileri etrafında toplanmışlar. Öğrencilerinden birisi onun ona çok sevdiği bir pasta alıp getirmiş. Diğer öğrencileri içinde biraz edebsiz olan bir öğrenci ise ona bu ölüm yatağında şu soruyu sormuş:

--Usta sen bize bugüne kadar çok şey öğrettin. Ölmeden önce bütün öğretilerini özetleyecek bir şey söyler misin?

Usta, yatağından başını kaldırarak, diğer öğrencinin getirdiği pastadan bir parça istemiş. Bir tadımlık pastayı ustaya vermişler, usta pastayı zar zor ağzına alıp tadına bakmış.

ve

--Oooo, demiş pasta çok lezzetli.

sonra son bir tebessüm ve ardından hayata gözlerini yummuş.


Ve bu söz bir insanın ölmeden önce söyleyeceği en bilgece söz olarak kayıtlara geçmiş.

Absürdist
06-03-2009, 21:28
Çocuğu olanlar için bir soru ile bitirelim.
Ne kadar ağır hasta ve ağrılar içinde olursa olsun ve bilseniz ki bir iki saat içinde ölecek çocuğunuz için ötenaziye karar verebilir misiniz?

Sayın mhmd,

Annemle bu konuyu bir kaç sene önce konuştuğumda cevabı hayır olmuştu. aralıklarla tekrar tekrar soruyorum belki fikrini değiştirir mi diye ama değiştirmiyor. Ötenaziye karşı.

Bana göre ötenazi bir hak olmalıdır. Ben tedavisi mümkün olmayan bir hastalık yüzünden acı içinde kıvranırken ötenazi uygulamamak bence bir sadistlik örneğidir.

unbe
09-03-2009, 19:14
hangi yönden bakılırsa bakılsın ötenazi kişinin kendisinin vereceği bir karar olmalıdır.
şahsen bende tedavi edilemeyeceksem acı içinde yaşamaktansa öleceğimde kesinse neden acı çekeyim?
ama çocuğum için böyle bir kararı veremem kıyamam gibime geliyor.

iceman
10-03-2009, 00:39
sevgiLi mhmd; peki sen çocuğunun acı içinde öLmesini izLeyebiLir misin? (pardon sonunu okumamışım..çocugum yok ama oLsa da aynı düşünce içinde oLurdum mutLaka..yani acı çekmesini istemezdim)

eylemsel
09-04-2009, 22:39
ötanizin kabul edilmemesinde çeşitli etkenler var. öncelikle yaşamı sonlandırmak istemek hem dinler hem de toplumsal kurallar açısından başkaldırı olarak algılanıyor. kuralların sarsılması istenmedigi içinde insanların bu özgürlüklerini kullanmaları engelleniyor. bitkisel hayattasınız yada felçli bir şekilde yaşamınızı sırf bu kuralların devamı için sürdürmek zorunda kalıyorsunuz. holanda ve belçika ötanazi hakkını kabul eden ülkeler

parmis
09-04-2009, 22:58
Ben yaşamaktan ve yaşatmaktan yanayım... insana verdiğim değerden dolayı. intihara hoş bakmıyorum... zaten kısacık bir yaşamımız var ve sonu belli neden kendi ellerimizle ölmek ki... Zaten ölmeyecekmiyiz? Herşeye rağman yaşamak güzel:)

merhaba:))

parmis(güneşin-kızı)

Ayejj
10-04-2009, 12:28
Ben yaşamaktan ve yaşatmaktan yanayım... insana verdiğim değerden dolayı. intihara hoş bakmıyorum... zaten kısacık bir yaşamımız var ve sonu belli neden kendi ellerimizle ölmek ki... Zaten ölmeyecekmiyiz? Herşeye rağman yaşamak güzel:)

merhaba:))

parmis(güneşin-kızı)

Yaşamak nefes alıp vermek midir?Damarlarında kanın hareketi etmesi mi yaşadığını belli eder?

Mutsuz geçen yüz yıllık yaşamı mı istersin? Yoksa mutlu geçen yüz dakikayı mı yaşamak istersiniz?
Neyi yaşadığın önemli.

mhmd
10-04-2009, 12:33
Kimseyi de boşu boşuna dünyaya mahkum etmemek lazım.!!!

parmis
10-04-2009, 15:28
Yaşamak nefes alıp vermek midir?Damarlarında kanın hareketi etmesi mi yaşadığını belli eder?

Mutsuz geçen yüz yıllık yaşamı mı istersin? Yoksa mutlu geçen yüz dakikayı mı yaşamak istersiniz?
Neyi yaşadığın önemli.

Sevgili ayejj illada mutsuz yaşayacağız diye bir nedenmi var yaşamak birazda mücadele etmek değilmidir... Yaşarken herşey olası mutlulukta, mutsuzlukta, hastalıkta, sağlıkta aslında her şey inasana dair değilmi? Ben mücadeleci bir yapıya sahibim en acı şeylerden bile güzellikler çıkarabilirim.Evet yaşamak nefes almak değil ama acılar ya da sorunlar karşısında yılmak yaşamdanda vaz geçmek değil.
Üstelik bu hakkın yasal olarak verilmesine kimin ihtiyacı var? işleri hayat kurtarmak olan bu konuda hipokrat yemini eden doktorların buna yaklaşımı ne olur acaba? yasal celad olmaya razı olurlarmı?
umarım hiç kimse umutsuzluk ve yılgınlık sonucu ölümü seçmez yaşanacak en çok elli- altmış yılı olan bir ülekenin inasanlarıyız.. Gönül ister ki daha sağlıklı daha uzun ve daha mutlu yaşayalım..sevgilerle...
merhaba:))
parmis(güneşin_kızı)

vartor
10-04-2009, 17:49
Sevgili parmis,
Burada bahsedilen aci cekmekten maksat, oyle olagan acilardan degil, dayanilmaz ve geriye donusu olmayan hastaliklar neticesi olan bir aci. Bir fert olarak olumu kurtulus olarak secmeye neden hakkim olmasin? eutenasia bir baskasinin sizi olume mahkum etmesi degil, olume mahkum birinin, olum zamanini kendi iradesiyle secmesidir.
Umarim aradaki farki anliyorsunuz...

evrensel-insan
10-04-2009, 18:11
Saygideger vartor;

Kisi bitkisel hayata girmis olabilir, yani kendi olumunu onaylayacak bilincini kaybetmis olabilir. Bence, bilimsel olarak; bir kisi kendi hakkinda karar veremeyecek duruma geldiyse; birileri mutlaka onun hakkinda karar verme yetkisine sahip olur.

Dogan bir bebek; kendisini besleyemez, o yuzdende annesi onu besler. Bu canliyi yasatmanin baska canli tarafindan saglanisidir. Eger canlinin amaci yasam ve yasatilmaksa; otenazi buna ters duser.

Olumun, bir canliya baska bir canli tarafindan gelmesi; bu canli insanogluysa cinayettir. Canli kendi canina kiyarsa; intihardir. Demekki; canlinin, olum konusu, ya kendinden gelecek; ya da disaridan gelecekse; suc olacak.

Bitkisel hayata girmis bir kisinin canli olup olmadigini saptamak gerekir. Soru sudur; Canlilik; canli olanin kendi iradesindeki algimidir?, yoksa canlilik disaridan birinin algilamasimidir?, bitkisel hayattaki bir kisi icin, artik canlilik algisi kalmamistir. Yani, canliligi ancak disaridan onaylanmaktadir. Ama ortada onaylanan bir canlilik vardir.

ONAYLANAN BIR CANLILIK SONLANDIRILAMAZ. Mantigina bakalim "artik aci cekmesin" disaridaki bir kisinin; baskasi hakkinda konusup karar vermesi, ne kadar dogrudur?, onu "aci cektigini" neye gore saptar? Bitkisel bir hayata girmis bir kisinin olmesini, kim ve neden ister?

Saygilarimla;
evrensel-insan

sinner
10-04-2009, 18:45
http://img7.imageshack.us/img7/7566/ogretmenfelc.jpg

Ankara'nın Polatlı İlçesi'nde 5 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu omurilik felci geçiren 25 yıllık resim öğretmeni Tuğrul Cankurt'un ötenazi isteği İsviçre'deki bir kilinik tarafından 04 Mart 2009 tarihinde kabul edildi.

Ötenazi isteği kabul edilen ilk Türk olan Cankurt, ötenazi istemenin bir insan hakkı olduğunu belirterek, "Boynundan aşağı tutmayan birinin ölümü istemesi kadar normal bişey yok. Ölmek benim hakkım ve o hakkımı kullanmak istiyorum" dedi. Ötenazi istemesinden sonra birçok çevreden tepki aldığını kaydeden Cankurt, "Bana tepki gösterip 'O zaman intihar et' diyorlar. Ancak benim ne durumda olduğumu intihar bile edemiyeceğimi bilmiyorlar. Bilselerde benden bunu istemezlerdi, çünkü boynumdan aşağısı tutmuyor. Ayrıca bazılarıda dinen günah olduğunu ve bunun bir imtihan olduğunu söylüyorlar. Ancak bence asıl imtihanı bu ülkeyi yönetenler veriyor. Milyonlarca felçliyi kaderiyle, ölümle başbaşa bırakan bu ülkenin yöneticileri asıl imtihandan geçiyor" dedi.
http://haber.mynet.com/sayfali/guncel/Olme-istegi-kabul-edildi/10Nisan2009/X1239372888531/0

sinner
10-04-2009, 21:41
ONAYLANAN BIR CANLILIK SONLANDIRILAMAZ. Mantigina bakalim "artik aci cekmesin" disaridaki bir kisinin; baskasi hakkinda konusup karar vermesi, ne kadar dogrudur?, onu "aci cektigini" neye gore saptar? Bitkisel bir hayata girmis bir kisinin olmesini, kim ve neden ister?


Evrensel hocam,
Ötanazi tartışmaları benim izlediğim kadarıyla bitkisel hayata girmiş insanların hayatlarına son verme konusunda yapılmıyor. Bunların yaşamları tamamen makinelere bağlı olduğu için doktorlar ailelerini organ bağışına teşvik ediyorlar. Sonuçta bir şeklide fişleri çekiliyor...

Asıl tartışma ise omurilik felci geçirip bilinci tamamen yerinde olan insanların ölme isteklerinin toplum ve dinler tarafından kabul görülmeyişiyle yaşanıyor. Tabiki bu insanlara destek vererek tartışmanın karşı cephesinde yer alan sivil toplum örgütleri de var.

2004 yılında Ötanazi konusunu işleyen İspanyol yapımı oldukça etkileyici bir film izlemiştim. Bu insanları ve çektiklerini anlamak için görmekte yarar var diye düşünüyorum. ;)

http://img379.imageshack.us/img379/6717/maradentro.jpg

Ödüllü İspanyol yönetmen Alejandro Amenábar, gerçek bir hayat hikayesinden uyarladığı ‘İçimdeki Deniz’de, ötanazi isteyen yatalak bir denizciyi anlatıyor. Film, 2 dalda Oscar adayı ...

‘Biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum.’ [Ramon Sampedro]

Filmin Tanıtımı :
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/309076.asp

Film üzerine bir inceleme:
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/310072.asp

Filmin Fragmanı :
http://en.dtrailer.com/movies/watch/mar-adentro

parmis
10-04-2009, 22:26
Sevgili vartor,
İnanın her şeyi anlıyorum ama yinede bir kez yaşanacak bir yaşamın sonlandırılmasına kıyamıyorum... Benimde düşücem bu :)

merhaba:))

parmis(güneşin kizi)

evrensel-insan
10-04-2009, 22:45
Saygideger sinner;

Bilincini koruyan kisinin otenazi istemesini ise; hic mantikli bulmuyorum. Hawkins'i ele alalim. Insanoglunun dusunce ureten ve iletisime gecen organi beyin ve dusunce olduguna gore, sen uretecegin dusunce ile; insanogluna bir teori bir ideoloji sunabilirsin.

Eger, yasam vucudun felc olmasiysa; beynin ve dusuncenin bir onemi kalmiyor. Bence, insanoglunu insanoglu yapan yani; beyni ve dusuncesidir.

Ama; bir kisi; vucudunu kullanamamayi, bir otenazi gerekcesi gorurse; malul ve ozurlulerede haksizlik olmazmi? Vucudun ne duzeyde islersizligi seni; otenaziye razi eder?

Bence, beyin isledikce ve kisinin bilinci yerindeyse; otenazi istemesinin tek nedeni, hem bencillik; hemde dunyayi gogusluyecek bir cesarete ve bilince sahip olmamaktir.

ISLEYEN BEYIN VE DUSUNCESI YASATILMALIDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL
11-04-2009, 08:03
gönlüm ötenaziyi bir hak olarak kabul etmekten yana değil, ancak gerçekten tıbbın çaresiz kaldığı beklemenin faydaya değilde sadece acıya dönüştüğü hergeçen gün kişinin acı çekmesi ve yakınlarının acı çekmesinide insanlık ötenazi olarak görmeli diye düşünmekteyim.. Bi yerden sonra olması gerektiğinide düşünüyorum... Ama gerçekten son çare gerçekten doğru sonuç olacağında..

Ayejj
11-04-2009, 13:59
Saygideger sinner;

Bilincini koruyan kisinin otenazi istemesini ise; hic mantikli bulmuyorum. Hawkins'i ele alalim. Insanoglunun dusunce ureten ve iletisime gecen organi beyin ve dusunce olduguna gore, sen uretecegin dusunce ile; insanogluna bir teori bir ideoloji sunabilirsin.

Eger, yasam vucudun felc olmasiysa; beynin ve dusuncenin bir onemi kalmiyor. Bence, insanoglunu insanoglu yapan yani; beyni ve dusuncesidir.

Ama; bir kisi; vucudunu kullanamamayi, bir otenazi gerekcesi gorurse; malul ve ozurlulerede haksizlik olmazmi? Vucudun ne duzeyde islersizligi seni; otenaziye razi eder?

Bence, beyin isledikce ve kisinin bilinci yerindeyse; otenazi istemesinin tek nedeni, hem bencillik; hemde dunyayi gogusluyecek bir cesarete ve bilince sahip olmamaktir.

ISLEYEN BEYIN VE DUSUNCESI YASATILMALIDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan
Sn evrensel insan ,

Biraz empati yaparak konuya bakın.Mesela trafik kazası geçirenin siz olduğunu boynunuzdan aşağısını kullanamadığınızı varsayalım.

Beyniniz çalışıyor düşünceyle dolusunuz fakat ellerinizi kullanamadığınız için TD sitesine bağlanıp ,düşüncelerinizi ifade edemiyorsunuz.

Başka şekilde ifade etmeye çalışıyorsunuz. mesela ses kaydı doldurabilirsiniz.Ama buseferde recorder tuşuna basamıyorsunuz.

Hawking gibi konferans veya ders vermek istiyorsunuz.Fakat bu seferde Arabaya kendiniz binemiyor ,inemiyor,sınıfa kendiniz ulaşamıyorsunuz.
Her saniyeniz tamamen başka insanların merhametine muhtaç ve o merhametin kölesisiniz.

Sevdiğiniz insanlara yük olduğunuzu bunun sizi yaraladığını düşünün.

Yaşamak için sindirim yapmaya mecbursunuz fakat her sindirimin sonucunda bir boşaltım yapmanız gerekiyor. Özür diliyerek söylüyorum ama altınız temizlenirken yaşayacağınız utanma duygusunu düşünün.

Sizce ,yaşamak bütün bunlara değer mi?

Böyle bir vaziyetteki insanların ölmeyi istemesini bencillik olarak algılamak aslında gerçek bencillik değil midir?

parmis
11-04-2009, 15:04
Ben konuyu çok ilginç ve kayda değer buluyorum gerçekten empati yapıyorum ya bu kararı alacak yetiye sahip değilsem; hastalık beynimi sulandırmış beni aciz ve kötü duruma düşürmüşse;bu durumda yakınlarımı nasıl böyle bir sorumluluk altına sokarım ki yaşamları boyunca bunun muhasebesini yapıp, vicdan azabı çekmelerini istemem .. Hayat öyle kolay sonladırılacak bir şey değil, bakmayın siz savaşlara, teröre,katiliamlara..Bile isteye bir yakınınızın ölümüne karar vermek nasıl bir dugu? kendi ölümünüze karar vermek nasıl bir dugu?
Gercekten ciddi anlamda beni meşgul ediyor ötenazi özgürlüğü; bence arkadaşlar Yaşam özgürlüktür..Her şeye her koşula rağmen yaşamak isterim doğrusu .. Evet şu Hawkins örneği çok çarpıcı ve attan düşerek bonundan aşağısı felçli olan bir aktör, o haliyle filim çekmişti gayette başarılıydı üstelik..
İşin bir başka boyutu daha var neden bu insanlara bakımevleri, sağlık merkezleri kurulmuyor rahat etmeleri sağlanmıyor bence konuşulması gereken konu bu onların hayatının sonlanmasına yardım etmek değil..
Ülkemizde kanser hastalarının son evrelerinde evlerine yollandığını; acılar içindeki hastaların, evlerindeki koşullar iyi olmasa bile acılar içinde yaşamlarını yitirdiğini ve geriye kalanlarda da yıkıcı kötü izler bıraktığını biliyorsunuzdur anlatmama gerek yok...
Arkadaşlar gerçekten burada konunun ÖLÜM hakkı yerine İNSANCA yaşama yaşatma hakkı olması gerektiğine inanıyorum.. biliyorum bana kızacksınız ama hepinize saygı ve sevgiler...
merhaba:))
Parmis(güneşin-kızı)

one
11-04-2009, 15:05
saglıklı insanların bile toplumsal çürümelerden manzarasızlıklardan parasızlıklardan

allahsızlıklardan dolayı .na ..yim böyle hayatın diyerek yaşamaktan pişmanlık

duydukları gerçeğinden haberimiz var ise

ve saglıklı insan psikolojisi bile bazen hayatın ağır yüküne yenilip yaşama sevincini kaybedebiliyorsa

yaşama sevincini tümden kaybetmiş acı ve ızdırap çektiren bir bedende kendisini

tutsak hisseden birinin özgürlük talebine duyarsız kalmamak ona saygı göstermenin

en insani şekli

bu sadece bir değişik perspektiften olası bir yorum telaş yok sakin olalım

evrensel-insan
11-04-2009, 20:15
Saygideger ayeji;

Insanoglunun iki yonu vardir. Birincisi birey yonu, ikincisi insan yonu. Birey yonu; insanoglunun kendisini, kendisi olarak yasattigi yonudur. Insan yonude, ki ben bunu daha once de aciklamistim, en az uclu bir olusumdur.

Cunku, insan; sosyal bir canlidir ve iletisim kurar. Bir birey; kendi yasamini kendi fiziksel yetisiyle devam ettiremiyebilir. Yeryuzunde, bir suru ozurlu yasayanlar vardir. Eger, insanin biribirini her sartta tamamlayacagini dusunursek, ki bu sosyal olarak bir gerekliliktir. O zaman, bireyin kendi kendine fiziksel olarak yetememesi, bir sorun olmamalidir.

Bence, insani, insan yapan onun fiziksel yetisi degil; dusuncesidir. Konu eger muhtacliga gelecekse, ki senin mesajindan ben boyle algiliyorum.

Biz aile olarak; buyukannemize senelerce baktik. Cunku yatalakti. Konunun ozu bence; birey; ne olursa olsun yasama azmini devam ettirmelidir. Bir mustakil var olan varligin amaci yasamdir. Yasam da; ancak, o mustakil varligin elinden olumle alinir.

Ben bu olum kararinin baska bir canli hatta bireyin kendisinin de degil; dogal olarak alinmasi taraftariyim.

CANLI OLUR (OLMEK), OLDURULEMEZ. CANLI OLDURULURSE; BU CINAYETTIR YA DA INTIHARDIR.

Bence bir canlinin fiziksel olarak; yasamini surdurmesini baska bir canli eliyle yurutmesi; o canli icin bir "utanc, eksiklik, zahmet v.s. " degil,gerekliliktir. Bu da insanin; baska bir canli icin yuklendigi gorevdir.

BIR CANLIYI YASATMAK VEYA YASAMASINI SAGLAMAK; HEM YASAM BILINCININ HEMDE CANLI BILINCININ GEREGIDIR. O canlinin yasamasi icinde; elinden gelen insan degerlerini kullanmak onun canli olusunun bir geregidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

vartor
12-04-2009, 05:02
Atlari da vururlar adli bir film seyretmistim Amerikada depresyon yillarindaki hayattan kaynakli. Cok etkilenmistim, aclik yillarinda mukafati kazanip karnini doyurabilecek bir cift, yarismayi kaybedince kendisini vurmasini isteyen kiz arkadasini istegi ustune silahla olgurur, neden yaptigi soruldugunda 'atlari da vururlar" cevabini vermisti.
Ayejj gayet guzel izah etmis; Devamli utanc ve aci icinde yasayan bir insanin kendi haytina son verilmesini istedigi halde, bu istegini yerine getirmeyip, olene kadar istirap icinde yasamasina hayat denilebilirse eger umursamayalim.
Bir karinca bile incitmeyi sakindigim halde, kendim veya bir yakinimin aci cekmesini seyredecek kadar umursamaz olamiyacagimi zannediyorum.

cigi
12-04-2009, 14:42
Arkadaşlar gerçekten burada konunun ÖLÜM hakkı yerine İNSANCA yaşama yaşatma hakkı olması gerektiğine inanıyorum.. biliyorum bana kızacksınız ama hepinize saygı ve sevgiler...
merhaba:))
Parmis(güneşin-kızı)

Sn. parmis,

Niye kizalim?:)

Bak ne güzel yazmissin.
Müslüman olmayan insanlara karsi; vurun allahsizlari, gebertelim su din ve islam düsmanlarini diyecek kafa yapisinin hakim oldugu bir ülkede; ''ben bu aciya artik dayanamiyorum, lütfen bana gerekilen müdahale tibbi olarak yapilsin'' diyen insana iskence cektirerek yasatmak icin yirtiniyorsunuz.

Bu nasil perhiz, nasil lahana tursusu...Yok bu uymadi, biraz oturakli oldu.
Haticem iniyor yokus yukari, agactan karpuz düstü.:D

Daha dün bir insan ötenazi hakkini kullanabilecegi bir ülkeye, Isvicre'ye müracat etti ve kabul edildi.Dürbünlerinizin ayarlarinizi en yüksek bölüme alalim lütfen.:rolleyes:

katre_07
12-04-2009, 15:38
slm arkadaşlar güzel bir konu..

başka bir açıdan tartışılacak olsaydı..

mesela ınananlar(ınanç meselesini yukarıda kı yazılarda tartışıldığı ıcın yazıyorum..)insan hasta olmuş..amansız bir hastalığa yakalanmış..yapcak birşey yok..tedavisi yok..o halde onun yaşamına sonra verelim gıbı...birdusunceyle çıksaydılar..

inananmayanlar ... ya da bir çok şeyı dının getırdığıne ınananlar.. hadı bir tedavısı bulunursa gıbı bır dusunceyle geleceklerdi...

hadı bir tedavısı bulunacak olursa..?

lorenzonun yağı fılmını mutlaka ızleyın...

saygılar..!

cigi
12-04-2009, 17:11
hadı bir tedavısı bulunacak olursa..?

lorenzonun yağı fılmını mutlaka ızleyın...

Ayni inandigin dinini bildigin kadar, bu konuyuda o kadar biliyorsun.

Niye mutlaka?:)

Senin dinine inananlar ve sen, önce insani, dogayi ve diger canlilari yasatmak ugruna kendilerini kanitlasinlar da, sonra bu konuyu tartissinlar. Eger bir dine inanmiyorsan bu konu hakkinda elestirilerini yazarsin. Bir dine inanan insanin bu konu hakkinda yazma sansi yok kardesim.

Hem ne biliyorsun sen bu konuda? Bir tane cakma yagli film izlemisin, kendini tip uzmani saniyorsun.:D

Hayatinda bir kez olsun ölümcül hastalarin oldugu hastaneye gittin mi? Yakin bir akraban veya tanidigini, böyle bir durumda gördünmü?
Yok...

Dinlerden özgür bir sekilde yasamak istiyorum; öldürmek istiyorsun da;
ölmek icin özgür irademi kullaniyorum, sana ne oluyor?

Isiniz gücünüz PC lerin arkasinda bilmediginiz konular hakkinda cak, cak, cak laf salatasi üreterek, bunlari diger insanlara dayatmak.

parmis
12-04-2009, 23:00
Sayın Cigi
Ben böyle düşünüyorum demiştim Sayın Cigi hani düşünceye ve düşünene saygı vardı:)
( Müslüman olmayan insanlara karsi; vurun allahsizlari, gebertelim su din ve islam düsmanlarini diyecek kafa yapisinin hakim oldugu bir ülkede;) demişsiniz buna kesinlikle katılmıyorum üç-beş yobazın bağnazın saçmalıklarını koca bir ülekeye mal edemezsiniz bu hem haksızlık hemde insafsızlık olur.. Bu her muslumanın böyle düşündüğü anlamınada gelmez neden bu kanıya vardığınızı bilmiyorum ama bence yanlış...Kaldıki insanın yaşam hakkı olduğunu, bu hakkın korunması gerektiğini aciz ve kötü durumda olan hastalara devletin bakımeveleri açması onları rahat ettirmesi gerektiğini savunuyorum..
Evet haklısınız dam üstünde saksağan vur beline kazmayı:)
saygılarla..
parmis Güneşin_kızı

sinner
13-04-2009, 02:35
Semavi 3 din bu konuda ortak bir görüşe sahip. (Sadece Protestanlar'ın bir kısmı ötanazi uygulamalarını onaylıyor.)

Bu dinlere göre, insan Tanrı tarafından (kendi suretinde) yaratılmıştır ve hayat ona Tanrı tarafından bahşedilmiştir. Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Tanrı’nındır.
Buradan hareketle 3 dinde hem intihar hem de ötanazi benzeri uygulamalar yasaktır, katl olarak görülür. Ayrıca, hayatın uzamasını sağlayacak her türlü uygulamanın uygulanması benimsenmiştir.

Peki biz dinlerden özgür olanlar bu konuda nasıl düşünüyoruz ?

Omurilik felci geçiren bir insanın kendi yaşamını sonlandırma isteğine karışabilir miyiz ? Karışıyorsak bunu hangi hakla yapıyoruz ?

Bir de şu var idam ile ötanazi aynı kategoride değerledirilebilir mi?
İdama karşı olanlar ötanaziye de karşı mıdırlar ?

evrensel-insan
13-04-2009, 02:52
Saygideger sinner;

Omurilik felci geçiren bir insanın kendi yaşamını sonlandırma isteğine karışabilir miyiz ? Karışıyorsak bunu hangi hakla yapıyoruz ?

Bir de şu var idam ile ötanazi aynı kategoride değerledirilebilir mi?
İdama karşı olanlar ötanaziye de karşı mıdırlar ? -sinner-

Tabiki karisamayiz, ama bu istegi benden rica ederse; benim bunu yapmam mumkun degildir.

Idamda da; bence konu aynidir. Bir kisinin olumunu (olmek) baskabiri onaylamaktadir. Ben ne onaylarim, ne de uygularim.

Konu cok basit aslinda; ya insanoglunun biribirini oldurmesine karsisindir, ya da degilsindir. "Su sartlarda, durumlarda, konumlarda; karsiyim; surda degilim" demek, ikircemliktir ve kararsizliktir.

Ayni zamanda; baskasi eliyle olumu (olmek) sartlara gore dogrulamak ve yanlislamaktir. Iste insanoglunun da sorunu budur zaten. Isine geldigini dogrular, gelmedigini yanlislar. Peki neye gore; ideolojisini, inancinin ayrimciliginaa, cikarina, dogruluguna gore.

Ya insana ve onun insanligina gore?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj
13-04-2009, 07:07
Sn evrensel insan

Siz olaya teorik olarak yaklaşıyorsunuz.Oysa yaşam bireysel şartlar içerisinde sahip olunana bir olgu. Öznel bir olay. Acı ,acıyı çeken insana has bir durum.Biz kendimizi ne kadar karşımızdaki kişinin yerine koymaya çalışırsak çalışalım.Bu bizi ancak fikir sahibi kılar. Acıyı hissetmekse başkadır.

Bir konuya teorik yaklaşmak kolaydır. Bütün doğru şeyleri ,ideal şeyleri sıralar bir ülkünün ne kadar güzel olduğunu hem kendinize hemde herkese ispatlarsınınz.

Önceki iletide olaya empati yaparak bakmanızı, işte bu yüzden istemiştim. İnsan yaşama sevincini kaybetmişse, yaşaması için ona sunduğunuz ülkülerin hiçbir önemi olmaz.

Büyükannenizden ve ailecek ona bakmaktan hiç yüksünmediinizden bahsetmişsiniz. Elbetteki bu takdire şayandır. Ama olaya birde büyükannenizin penceresinde bakın o hiç böyle bir şeyi yaşamak istermiydi?

Saygılar

katre_07
13-04-2009, 15:35
Ayni inandigin dinini bildigin kadar, bu konuyuda o kadar biliyorsun.

Niye mutlaka?:)

Senin dinine inananlar ve sen, önce insani, dogayi ve diger canlilari yasatmak ugruna kendilerini kanitlasinlar da, sonra bu konuyu tartissinlar. Eger bir dine inanmiyorsan bu konu hakkinda elestirilerini yazarsin. Bir dine inanan insanin bu konu hakkinda yazma sansi yok kardesim.

Hem ne biliyorsun sen bu konuda? Bir tane cakma yagli film izlemisin, kendini tip uzmani saniyorsun.:D

Hayatinda bir kez olsun ölümcül hastalarin oldugu hastaneye gittin mi? Yakin bir akraban veya tanidigini, böyle bir durumda gördünmü?
Yok...

Dinlerden özgür bir sekilde yasamak istiyorum; öldürmek istiyorsun da;
ölmek icin özgür irademi kullaniyorum, sana ne oluyor?

Isiniz gücünüz PC lerin arkasinda bilmediginiz konular hakkinda cak, cak, cak laf salatasi üreterek, bunlari diger insanlara dayatmak.


cici.. şey cigi arkadaşım..neden yazma hakkı yokmuş benım ve benım gıbılerın..pardn ama boyle yazmak ıstemezdım: sanane..!

oyle bır uyarıyla karşılaşmadım ben bu sitede...

burada bu konuyu ınanç meselesı olmadan tartışmak ısterdım..ancak yukarıda belırttığım gıbı daha once ınanç mevzusu konuşulduğu ıcın yazdım..ınançtan bağımsız olarak ta tartışabilirim..

insanları musluman ve olmayan olarak ayırma hakkın yok..(bunu yaptığının farkında mısın bılemem)...herkes ıstedığını yazar ve boyle bır şey demen fazlasıyla bana nasıl bır zıhne sahıp old anlatıyor...

bir ınsanın sıkıntısını gıderenın Alahın da otekı dunyada sıkıntısını gıdereceğını..

kıyamet anında bıle bır ağaç dıkmenın guzel bır davranış olduğunu..

peygamberın cılız bır deveyı gorup onun halıne acıyıp sahıbıne kızdığını ...öğütler verdığını..

benım dınım bana anlattıktan sonra.. yazdıklarının ben ve benım gıbılerın uzerınde hıç bır tesırı olmayacaktır...olmaz da..

cıcı arkadaşım..ben soyleyeceklerımı soyledım..otenazıye karşıyım ve nedenı sadece dın olarak değil..

sen bı gıt gez gel ..ya da lorenzonun yağı fılmını ızle..oyle gel..ne demek ıstedığımı anlarsın...

elbette acı çeken ınsanların olmasını ıstemem..ama olmekten (OLDURMEKTEN)başka çarelerde olmalı..

en azından bu çareler DÜŞÜNÜLMELİ..

hadı hoş kal..!

sinner
13-04-2009, 15:55
Evrensel Hocam,
Benim ötanazi konusundaki referans noktam insan iradesine saygıdır...

evrensel-insan
13-04-2009, 18:28
Saygideger ayeji;

Büyükannenizden ve ailecek ona bakmaktan hiç yüksünmediinizden bahsetmişsiniz. Elbetteki bu takdire şayandır. Ama olaya birde büyükannenizin penceresinde bakın o hiç böyle bir şeyi yaşamak istermiydi?-ayeji-

Gercekler ve yasamin getirdikleri ve getirecekleri; ne bir kisinin istegine baglidir, ne de bir kisinin iradesi ve kontrolu dahilindedir. Ama, yasam devam ediyorsa; ne sekilde ve nasil bir gerceklikle devam ederse etsin, etmelidir.

Bence, bir kisi; herhangibir nedenden dolayi yasamina son vermeye karar verdiyse; bunu zaten yapar ve yasamina son verir. Bunun adi intihardir. Eger bir kisi herhangibir nedenden dolayi yasamina son vermek istiyor ve veremiyorsa; bunu da baskasindan talep ediyorsa; bu onun hakkidir ve edebilir. Ama, ben bireysel olarak, boyle bir istegi yerine getiremem ve ne sartta olursa olsun, yasamimi da surdurmeyi yeglerim.

Benim, buyukannem demekki yasama arzusu ile doluydu ki; hic boyle bir sey talep etmedi ve acilarina da; gercekci davranarak katlandi. Ne duygusal davrandi, ne de yasamini sonlandirma dusuncesine girdi.

Bence, konu gercekci olmaktir, dogruyu aramak ve uygulamak degil; cunku bu konuda da her konuda oldugu gibi, gercekler onemlidir. Dogrular ise, kisiseldir ve goreceli ve de degiskendir.

Bir kisi; icinde bulundugu gercegi kendi dogrusunun inanciyla kabul-red ikilemine sokuyor ve red olarak; yasamina son vermek istiyorsa; bu onun dusuncesidir ve saygi duymak gerekir. Ama bu istegi yerine getirmek benim dogrularim arasinda degildir. Kendim de bu durumda olsam, gerceklerle yuzyuze kalip; dogrularima degil; e goreme yonelirim. Nedir egorem; yasamdir, olum (olmek) degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
13-04-2009, 18:34
Saygideger sinner;

Bu konuda seninle, hemfikirim. Yalniz; kendi hayatina son verme istegini benden talep ederse yerine getiremem ve ben ne durumda olursa olsun yasamimi surdurmek isterim. Cunku; gercekler, ne duzeyde olursa olsun; irade disidir. Ama dogrular kisiseldir, degiskendir ve gorecelidir. Benim icinde gercek yasamdir, ne duzeyde ve sartta olmasi farketmez ve ben; yasama, olumu (olmek) hicbir sart ve kosulda tercih etmem. Edersem, gercekle celismis olurum. Ama; gercegi kabullenemeyip; kendi dogrusal inanclariyla yasamina son vermek isteyen olursa; once onu yasatmak icin ugrasirim. Ama onun dogrularina onun adina saygi duyarim. Ama beni, kendi dogrularina alet etmesine de izin vermem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
13-04-2009, 23:07
[quote=katre_07;166524]

insanları musluman ve olmayan olarak ayırma hakkın yok..(bunu yaptığının farkında mısın bılemem)...herkes ıstedığını yazar ve boyle bır şey demen fazlasıyla bana nasıl bır zıhne sahıp old anlatıyor...

bir ınsanın sıkıntısını gıderenın Alahın da otekı dunyada sıkıntısını gıdereceğını..

kıyamet anında bıle bır ağaç dıkmenın guzel bır davranış olduğunu..

peygamberın cılız bır deveyı gorup onun halıne acıyıp sahıbıne kızdığını ...öğütler verdığını..

quote]

Elbette yazacaksin.

Bak yukarida ki yazdiklarina.:)

Ötenazi ile ilgili bilgin bunlardan ibaret. Hemen kizarak, istedigim tepkiyi vermisiniz. Biraz daha düsünerek ve arastirarak yazmayi deneseydiniz cok daha iyi cümleler kurabileciginizi düsünüyorum.:)

Süper oldu bu: ciliz bir deve, peygamber ve ötenazi.:D

sinner
14-04-2009, 00:43
Saygideger sinner;

Bu konuda seninle, hemfikirim. Yalniz; kendi hayatina son verme istegini benden talep ederse yerine getiremem

Evrensel Hocam ona da bir çözüm bulmuşlar.
Buna, kişinin kendi iradesiyle ölümü seçmesine yardım etmek diyorlar.
Mesala zehirli bir karışımı bir bardağa doldurup içine pipeti yerleştiriyorlar. Ötenazi isteyen kişi sıvıyı kendi iradesiyle içiyor yada içmiyor. Tercih ona kalmış.

evrensel-insan
14-04-2009, 01:10
Saygideger sinner;

Bir kere bir insanoglunu oldurme karari almaya gor. Mutlaka bir yolu bulunur. Ama o bardak bir kac kere bosalip dolabilir. Taki, kesin karari kisi verene kadar.

Benim bir kedim vardi. Yemek yemiyor ve su icmiyordu. Meraklanip, veterinere goturdum. Muayene etti ve "bu kedinin disi apse yapmis, cekmemiz icin uyusturmamiz ve uyusturmak icin de anason vermemiz gerekir. Yalniz, yasi oldugu icin-16 yasindaydi- tum ic organlari hemen hemen curumus o yuzden anasona dayanamaz" dediler. Bende "peki neden yemek yemiyor, su icmiyor, bu onu zaten oldurur (olmek)" dedim. Veterinerde "Kediler yemek yeyip su icmezse olecegini bilmezler" dedi. Bende "peki, ne olacak?" dedim. "Uyutacagiz, tek cozum bu " dediler. O an nasil bir duygu icine girdigimi anlatamam ve sordular "Uyuttuktan sonra ne yapalim?", bende "ben ne uyutmaniza karisirim, ne de sonrasina" dedim. Kedimle, uzun sure vedalastim. Sanki, bana hayvan anlamista "neden beni olume terk ediyorsun?" diye, soruyormus gibi geldi. Uzun vedalasmadan sonra, ordan suratle ayrildim. Sonra da, ne aradim, ne sordum.

Oyuzden, birisi boyle bir karar alacaksa; onu vazgecirmeye ugrasirim. Baktimki karari kesin, saygi duyarim tabi ki. Ama, onun kendini oldurmesinde; hic bir yardimim ve payim olmaz ve olamaz. Cunku benim icin, bir kisinin en buyuk degeri, onun yasamidir. Cunku, bunun icin dunyaya gelmistir. Buna karsi cikisi, onun dunyaya gelisine ve amacina terstir. Ama sonucta, onun kararidir ve bu karara kendisini, kendi dogrusuyla inandirmissa da; yapacak pek birsey yoktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

istatistik
06-10-2011, 00:43
Şahsi görüşüm, bir kişinin ötenazi hakkının bulunması yönünde. Eğer ki kişi hayatının nası ve hangi yönde gideceğine karar verebiliyorsa, nasıl ve ne zaman sonlanabileceğine de karar verebilmelidir.

Tabi ötenazi konusunda bir de kişinin ruhsal durumu açısından bakmak gerekiyor. Yani, kendi kararlarını sağlıklı olarak veremeyecek durumda olan bir kişinin ötenazi hakkına sahip olup da bu hakkın kullanması tartışılabilir. Bu da ötenaziye karşı olanların kullanabileceği bir argüman. Çünkü ölüm döşeğinde olan bir kişinin ruhsal dengesinin ve doğru karar alabilme yeteneğinin yerinde olduğunu kanıtlamak zor olsa gerek.