Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilim Ayetleri - Akhenaton
serüvenci
03-10-2008, 19:57
üyemiz AKHENATON bu başlık altında düşüncelerini yazılarıyla bize açacaktır.
saygılarımla.
AKHENATON
03-10-2008, 20:57
Öncelikle bu başlık altında Havvanın Uzun yürüyüşü adı altında yazmış olduğum yazıyı buraya taşımaya karar verdik.
Bu başlık altında yazmış veya yazacak olduğum yazılar her hangi bir düşünceyi ve görüşü temsil etmez.
En temel konumuz olan insan ile ilgili mevcut teoriler bellidir.Ve taraflar taraflarını almışlardır ve asla yer değiştirmeyecek gibi önlerine konulan bilgi ile düşüncelerini savunmaktadırlar.
En temel konuyla ilgili olarak kendini evrimci-ateist ilan eden kişiler bile insanın evrimini bilmemektedir.Bu net ortamındaki forumlardan bellidir.Tek tartışma konusu din olup, oda sığ bir anlayışla ayşenin, fatmanın yaşından öteye geçememektedir.
Öncelikle evrimi savunan arkadaşlara sayın dilaverin yazdığı havvanın uzun yürüyüşü ie Wikide yayınlanmış olan Darwinin evrim teorisini yanyana koyup okumalarını tavsiye ederim. Wikide sapiensin yaşı hala 35,000 yıldır.Sayın dilaverin Havva konusunda ise 200 bin yıla dayandırılır.
Tüm bu sorunlar doğrultusunda diğer forumdaki yazıları okuyucunun daha rahat anlaması için düzenleyerek burdan devam edicem.Evrim teorisindeki bu farklılaşmanın asıl nedenini daha net olarak ortaya tarihleriyle verdiğim zaman daha rahat anlaşılacağını düşünüyorum.
Evet bu ülkenin en temel sorunu Harun Yahyadır. Fakat Harun yahyayı , dinleri savunduğu için değil gerçek bilgiyi kasıtlı olarak deforme edip içine tanrı figürünü koyarak piyasaya vermesi sonrasında , düşünce tartışmalarının madde ve ruh söylemini aşamamasıdır. Detaylı okuyucu harun yahyanın yazılarının dip notlarını incelerse düşünce temellerini yansıttığını söylediği kişilerin tanrı düşüncesi ile uzaktan yakından alakası olmayan , dünyada yaşamın dış kaynaklı olduğunu savunan insanlar olduğu rahatça görülecektir.
1- Wikipedia % 100 dogru diye bir şey yok.
2-benim başlıgımda Avrupadaki sapiensin yaşı gene 40 bin senedir.
3-Sapiens her halde bir anda Avrupa da ortaya çıkmadı.
4-Eleştirmeden evvel iyice okuyup anlamak gerekli.
5-200 bin sene ya da tam olarak 196 bin sene en eskiye tarihlenen Afrika kaynaklı sapiensin yaşıdır.
saygılarımla
AKHENATON
03-10-2008, 22:21
1- Bu maddenizle ilgili olarak , Wiki bana göre kaynakça oluşturamaz.
2- Ben avrupa değil ilk sapiensi bahsetmiştim.
3- haklısınız benimde sorguladığım bu zaten ve sapiens bir anda ortaya çıkmıştır.Soy bakımından akrabası varken atası yoktur. Bilim dünyasınında arayıp bulamadığı Missing Link , eksik halkada buna denir.Ani ve devrimci bir üründür.
4- Yahu yazınızı okudum.
5- Bakınız bende bunu sorguluyorum , neden çok merkezliden tek merkeze geçtiniz. Buna niye geçtiğinizi bu başlık altında herkes görecek. 196 bin de yanlış bir yıldır.
Şuna evrim demiyelim de başka birşey diyelim. Evrim adı da iyice kirlendi, önyargı duygularını çalıştıran din ve toplum kaşıtı bir kelime oldu sanki.
Neymiş efendim?.......................................... .................................................. ....
Ne 196 bin sene öncesine, ne de 196 bin yıl sonrasına gitmenize hiiiiiiiiç mi hiç gerek yok.
Bahsettiğiniz konu enerjiyle ilgili temel temel bir meseledir. Enerjinin devinimidir. Her yerde her an gözlenebilir. Sağlıklı bir insan tarafında farkedilip, hissedilebilir. Ne o öyle çukur kazıp duruyonuz? İçinden katır boku çıkıyor, "aaaaa oooooo evrim varımış" diyorsunuz. İçinden keçi boku çıkıyor, " aaaaa ooooooo evrim yok imiş" diyorsunuz. Siz ne halt yediğinizi bilimiyorsunuz. Evrimin varlığı çukurun içinden bir köpek bokunun çıkmasına mı bağlı?
Evrim sensin ey insanoğlu. Senin her an nefes alış verişin bile bir evrim. Senin her saniyen bir evrim. Oturduğun yerden bile evrim geçiriyorsun.
1 ay oturuyorsun, 2 ay, 3 ay oturuyorsun. Olmadı. Asansörü olan bir apartımandan daire satın alıyorsun. Asansörle çıkıyorsun katları. 2 sene çıkıyorsun, 5 sene çıkıyorsun. Sonra bir gün geliyor, elektrikler kesiliyor. Katları yürüyerek çıkmak zorunda kalıyorsun. Bir de bakıyorsun ey insanoğlu, bir de bakıyorsun ki, nefesin, soluğun kesilmiş. Bu ne diyorsun? Ecelim mi geldi yoksa? Hayır ey insanoğlu. Sen, vücudunun nasıl çlıştığını bilmiyorsun. Sen kendin yapını kavrayamamışsın. Sen hayatın işleyişini kavrayamamış bulunmaktasın.
Duvarın dibiminde kösülüp duran tahta masa bile evrim geçirmekte, gün gelip yıpranmakta, parçalanmakta.
Fakat ey insanoğlu, şu an da senin hayatı sağlıklı bir insan olarak anlayıp algılaymamanın nedeni sen değilsin: senin içinde bulunduğun toplumu işleyişini oluştuan hayat şartları, ekosistemin, temel gereksinimlerini karşılayamaman. Onun için toplumsal bir stres altındasın ve değişim geçirmektesin. Tıpkı su sıkıntısı karşısında, yırtınan bir bitki gibisin. Yaprakların solmuş, köklerin kurumuş. Sadece toprağın derinliklerinde, daha nemli bölgelerinde, hala canlı kalabilmiş köklerinle gövdeni ve yapraklarını kurtarma çabası içindesin. Sen bu şartlar altında doğayı ve çevreyi nasıl sağlıklı, gerçeğe uygun ve zırhsız biçimde algılayabilesin? Algılayamazsın ey insanoğlu!
Yani sen bir akış içindesin, devinim ve daima bir süreç içindesin. Akıp gitmektesin. Durmuyorsun. Duramazsın da. Kendini bu akış içinde değerlendirmelisin.
Daha ne diyeyim. Sayfalarca yazı yazsam buraya boşuna. Bunu herkes biliyor. En azından birbirinize saygınızı kaybetmeyin bari.
evrensel-insan
04-10-2008, 02:45
Saygideger AKHENATON;
Yazdigin yazilardan, bir seyi anlamaya calisiyorum.Evet, diyelim; yaratilis mantigi curutuldu.Zaten, evrimi savunanlarda; bunu ortaya koyuyorlar.Benim, anlayamadigim; sen, evrimi de mi curutuyorsun?, curutuyorsan; yerine ne oneriyorsun?, ya da "evrim, bu denilen sekilde olmadi da, aslinda soyle oldu" demek isteyip, evrime yeni bir acilim mi getirmek istiyorsun?, sonucta; evrimi kabul ediyorsan, getirecegin; yeni acilimin ne gibi bir yarari olacak?
Benim,cozumum ise gayet acik. Sonucta; yaratilis teorisini de; evrim teorisinide, varsa veya ileride olacaksa; o teoriyide ortaya atan insanoglu.
Dolayisiyle, benim acimdan cozum; isteyen inanca ve yaratilisa inanir.Isteyen evrime; sonucta degismeyen tek sey.
INSANOGLU VARDI VE VARSAYDI.
Nasil oldugunu da, yine kendisi cevapliyor ve cevaplayacak.Bence, soru; insanoglu kendini nasil var kabul etti ve nasil varsaydi? Iste bu sorularin cevabi da; insanoglunun evrensel varsayma kokeninin sorununda yatiyor.
Inancin, teorinin, bilimin ve felsefenin ortak evrensel "nasil" sorusunun kokeni ne? Cunku, kim, ne, nerede, neden sorusunun cevaplari belli. Nasil sorusunun cevabi ne?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Akhenaton Bismillah dedi.....
artik Evrimin yikilmasi an meselesi.....
biz dilaver'e misyonerlik edip müslüman edemedik....
akhenaton vesile olup, dilaver müslüman olacak mi acaba :)?
ama evrim teorisi adi üstüne "evrim TEORISI" yani sonucta sadece
(simdilik/bugüne kadar güclü) bir teorinin kayip edecegi pek fazla birsey yoktur diye
düsünüyorum.....tam tersine sadece biraz daha "olgunlasmasini" saglar diye düsünyorum......
akhenaton,
bu basligi takip edecegime dair yüce moleküller adina ant icerim !
AKHENATON
04-10-2008, 15:07
TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÜZENLENMİŞ YAZI 1
Dünyadaki ilk sırlar insanoğlunun gerçek kökleriyle ilgilidir. Günümüzde kabul görmüş iki teoriye göre Darwincilik ve Yaratılışçılık insanoğlunun kökleri konusunda artık insanoğlunu ikna edememe noktasına gelmiş olmasına karşın karşıt iki düşüncede teorilerine sıkı sıkıya bağlıdır.
Farklı iki teoriye göre insanoğlunun kökeni ile ilgili düşünceler oldukça farklıdır.Farklı iki teori yüzyıllardır birbiriyle savaş halinde olup bugüne kadar kesin bir galibi olmamakla birlikte kavganın süreceğini ve iki farklı teorininde birbirine karşı üstünlük sağlayamayacağı şimdiden bellidir.
Ateistler ve Teist'ler arasındaki bu yaratılış kavgaları asla sonuçlanamaz.Sebebi ise iki karşıt düşünceninde doğruyu göstermediğidir.İki yanlıştan bir doğru çıkmaz.
Bilim dalı olarak arkeoloji'nin kökeni 200 yıl öncesine dayanır.Elde edilen bilgiler ağırlıklı olarak dinsel anlatımlar doğrultusunda bir köken yaratmak ve insanlığa bilimsel bir görünüş kazandırılmak istenmiştir.
Gerek insanın kökeniyle ilgili dinsel anlatımlar gerekse kurumsal sistemle yönetilen bilim mekanizmalarının , insanın kökleriyle ingili anlatımlarında hiç bir fark bulunmaz.İki karşıt düşünce derinlikli okunursa aslında aynı anlatım olduğu açıkça ortaya çıkar.Bir görüş aynı tarihsel sürece farklı bir başlangıç diğer karşıtı ise aynı tarihsel sürece farklı bir başlangıç koyar.İki düşünceninde ortak noktası tüm yaşamın dünya üzerinde oluştuğu dünya dışı tüm olguların şiddetle karşı çıkıldığı ve bunu dile getirenlerin gerek din gerekse bilim mekanizmalarında aforoz edildiği gerçeğidir.
Bilimsel disiplinlerde her hangi bir bulgunun akademik düzeyde kabul edilebilmesi için oldukça uzun sürelerin geçmesi gerekmektedir.Kanıtınız somut olsa dahi , bilim otoritelerinin süzgecinden geçmeyen hiçbir somut bilgi bilimsel olarak adlandırılmaz.
Bilim çevrelerinde süzgeçten en ağır şekilde geçen bulgulardan bir taneside Amerika kıtasıdır.Diğerleri ise Hindistan ve çin ve Türk kalıntılarıdır.Özellikle görünmek istenmez.
Eski dünyadan amerika kıtasına ilk seferler 10.yy da kuzey avrupalı denizciler tarafından yapıldığı süphe götürmez bir gerçekliktir.Bu seferlerin gönüllü lideri ise irlandalı rahip Brendanın üstlendiği de genel ve kabul görmüş teoriler arasında yerini alır.Amerika yerlilerinin kültürlerinde iz bırakmayan bu seferler kuzeydoğu da dar bir bölge ile sınırlıdır.
Fakat kuşkucu ve bağımsız bilim adamları bunun ilk tanışıklık olduğu konusunda emin değillerdir.Çünkü orta emerikada elde edilen arkeolojik kalıntılar, bağımsız düşünenler için kafakarıştırıcı bir dizi sorunlarıda beraberinde getirmiştir.
Konuyla ilgili G.Messadie Orta Amerika kültüründe Yoğun Afrika izleri taşıyan La Venta kültüründeki Olmek Heykelleri üzerinden ve okyanusya yerlileriyle orta amerika yerlilerinin kültürleri arasındaki benzerlikten yola çıkarak bölgenin Okyanusya Afrika' dan insanların ziyaretine uğramış olduğunu muhteşem eserinde ortaya koyarak mevcut ortodoksin bilimin tüm tezlerini kumdan kale gibi yıkar.
Aynı şekilde 1976 yılında Venezuellada yüzlerce Roma paras bulunmuştur.Bu paraların en yakın tarihlisi İ.S.IV yüzyılına kadar gitmektedir.Meksika ve Veracruz eyaletindeki bir mezarda Romalılara ait Venüs heykeli ve ingiliz kolonilerinin İ.Ö.XII uzandığı sanılan bakırdan Çin paraları bulunmuştur.
Bu ve bir dizi bulgular insanlık tarihi için kronoloji hazırlayan bilim dünyası için ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkarmıştır.
Bu gelişmelerin ışında Bağımsız kuşkucu bilim, ortodoksin kurumsal üniversitelerin insanlık tarihi anlatımlarını red ederek saf gerçeği aramaya koyulmuşlardır.
Olmek , Maya , Toltek ve İnkaların topraklarında mevcut bilimin insanoğluna dayattığı tarihten daha önce karşılaşma yaşanmışmıdır. ?
Varsayımlar doğrultusunda Roma paraları ve Venüs heykelinin sürekli yağmalama yapan deniz korsanlarının yaptığı düşünülebilir.Bu ilk bakışta ortodoksin bilim dünyası taraftarlarınca oldukça rahatlatıcı bir söylem olarak karşılanır.Fakat kazı çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgi alındığı zaman ortaya çıkan manzara , Roma heykel başının 12.yy ait bir Aztek mezarında bulunmuş olmasıdır.
Konuyla ilgili varsayımlarımızı masaya koyarsak ;
Yine bir korsanın bunu getirdiğini ve saklamak için bu mezarı seçtiğini ve ordan çıkaracak fırsatı olmadığını düşünelim.
Oldukça zorlama olan bu düşünce ile mevcut tarih ahlayışını bozmadan bu olayı açıklayabiliriz.Fakat diğer bulgularla yan yana koyunca bu açıklama bilimsel kuşkuculuğa şüphe düşürerek , bilimin mevcut düzeni korumak için kullanılan bir araç olduğu ortaya çıkar.
Nedenmi ?
Bulunan kalıntılar sadece Roma heykeli değildir.İ.Ö. 12 yy kalma bakır Çin paralarını bilimin saklayabilme şansı yoktur , çünkü kamuoyu tarafından kazı çalışmalarının sonuçları bilinmektedir.Fatihlerin orta ve güney amerikayı yağmaladıkları dönemde Avrupalıların çin çin kültürü ile temasları oldukça tazedir.Ve çin imparatorluğu oldukça güçlü olup paralarını batılı sömürgecilere kaptıracak zayıflıkta olduğunu söylemek oldukça cocuksu bir söylemdir. Böyle bir hırsızlığa göz yumsak bile bu paraların okyanusun diğer tarafında Kolombiya taşınmasını ve orada gizlice gömülmesini, mantık sınırları içinde kimse açıklayamaz.
Yeni dünyadaki bu arkeolojik sorunlar sadece İ.Ö. 1200 dolaylarıyla sınırlı kalmaz, Kıtanın ASIL SORUNU insanlığın bu kıtadaki ilk çıkışında yatar.
Bilim dünyası bu kıtadaki ilk insan varlığını İ.Ö 12.000 dolaylarında , buzul çağı bitiminde düşünür.Bu büyük ve uzun bir göçe bağlı bir teoridir.Asyalı Mongoloid ırk , bering boğazını geçerek amerikaya ulaşmış , kıta sahasına ulaştığı zaman ayrı kollara dağılarak içlere doğru ilerlemiştir.
Devam Edecek.
Saygideger AKHENATON;
Yazdigin yazilardan, bir seyi anlamaya calisiyorum.Evet, diyelim; yaratilis mantigi curutuldu.Zaten, evrimi savunanlarda; bunu ortaya koyuyorlar.Benim, anlayamadigim; sen, evrimi de mi curutuyorsun?, curutuyorsan; yerine ne oneriyorsun?, ya da "evrim, bu denilen sekilde olmadi da, aslinda soyle oldu" demek isteyip, evrime yeni bir acilim mi getirmek istiyorsun?, sonucta; evrimi kabul ediyorsan, getirecegin; yeni acilimin ne gibi bir yarari olacak?
evrensel-insan
Gerçekten de Akhenaton bu sorunun cevabını verecek misin? Yaradılış yok, evrim yok diyorsun. Belki de sen farklı olmaya çalışıyorsun. Fakat kendine delik bulamıyorsun. Afallıyorsun. Yoksa şimdi çıkıp da, "insanoğlu hep vardı, evrimden gelmedi." mi diyeceksin. Ama aynı zamanda "yaradılış yoktu" da diyeceksin. Yattığım yerden gülmek geldi bir an.
İnsanoğlu öteden beri hep vardı demek de, yobazlıktan gericilikten öte birşey olur. Çünkü yaratılış kelimesi bile bir hareketi, olayı, devinimi dile getiriyor. Fakat bu ise, katılığı, durağanlığı dile getiriyor. Ve bu da doğa ve evrenin yapısına uymuyor.
Akhenaton bu sendeki sağlıksızlığı, metabolik durağanlığı gösteriyor. Git bir, spor yap, aerobik yap. Cinsel yaşamını düzeltmeye çalış. Derin derin nefes al. Ve derin derin ve hızlı nefes aldıkça, vücudundaki, titreşimleri, karıncalanmayı, duyuları hissedeksin. Ondan sonra dur bir dinlen. Ve tekrar nefes al. Ama ne yaparsan yap, nefes almayı elden bırakma.
İki düşünceninde ortak noktası tüm yaşamın dünya üzerinde oluştuğu dünya dışı tüm olguların şiddetle karşı çıkıldığı ve bunu dile getirenlerin gerek din gerekse bilim mekanizmalarında aforoz edildiği gerçeğidir.
Akhenaton evrim teorisinin ne oldugundan haberin var mı. Evrim teorisi yaşamın kökeni ile ilgilenmez. Evrim canlılıgın nasıl sürekli olarak evrildiginin teorisidir. İmdi HY cılık oynamayı bırakarak gerçekten elle tutulur bir eleştiri getir ki cevaplanabilsin.
Kaldı ki yaşam bir yaratılış ile de başlamış olabilir, dünyaya yaşam formları uzaydan da gelmiş olabilir. Bunlar evrimin konusu degildir. Evrim bir tanrıyı ya da yaradanı yadsımaz. Bunu yazmaktan kollarımız koptu. Ama evrimde peygamberin rolü yoktur. Dincilerin bütün dertleri de budur.
Evrimi eleştirmeye çok yakın zamandan başlamadın mı. Anlaşıldıgı kadarıyla senin evrimin ne oldugundan haberin yok. İstersen hiç bu konulara girme. Sen kendi tezlerini yaz da onların üzerinde tartışalım.
İlk olarak şu uzaylıların geçtigi Sümer metinlerini asmakla başlayabilirsin. Olsa olsa 10 satır olur her halde, bu kadar çok şeyi yazdıgına göre bu metinleri de yazabilirsin umarım.
saygılarımla
AKHENATON
04-10-2008, 20:36
TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÜZENLENMİŞ YAZI 2
Amerika kıtasındaki insanoğlunun varlığına ilişkin teori bağımsız kuşkucu bilim adamlarınca oldukça komik ve alt yapısı olmayan , tamamen bir masalın , bilim yuvaları denen üniversiteler tarafından insanlığa empoze edildiği bir yaklaşımdan öteye geçemez.
Bu teorinin doğruluğunu kabul etsek bile ; göçlerin kuzeyden güneye doğru yavaş bir seyir izlediğini dikkate alarak , ilk yerleşim birimlerinin amerikanın kuzeyinde başlaması ve bin yıllar içerisinde ilkin Meksika ardındanda And dağları dolaylarına indiğini düşünmek, teorinin kendi içerisinde doğruluğu açısından şüphe göstermeyecek yaklaşımdır.
Bu yaklaşım içerisinde bilgi birikimi ilkin kuzeyde kalmalı ve ordan dağılım göstermelidir. Meksika, peru, Bolivya ‘ya gidenler bu yarışta mantık olarak evrim süreci içerisinde geri kalmak zorundadır.
Fakat elde edilen tüm bulgular , gerek arkeolojik olarak gerekse antropolojik olarak Bering geçişiyle ilgili tüm Evrimci yaklaşımları yanlışlar.
Amerikaya ilk vardıklarında bile bizon ve ayı avlayan , çadırlarda yaşayan topluluklar , topraklarını güneye inenlerden daha önce seçmelerine karşın mevsimsel göçebelik ilkesine göre yaşamakta iken MEKSİKA platosuna inenlerin görkemli taş yapılar yapması , basitte olsa tarıma dayalı kendi ekonomilerini , şaşırtıcı hassaslıkta kendi takvimlerini ve bugün dahi kullanılan 60 lı sayı sistemini bulmalarını , bilim dünyasının bugün yeni ulaştığı astronomi bilgisini bırakın her hangi bir bilim adamı açıklama getirebilsin , kuzeyli akrabalarına fark atmışlardır.
Süreç içerisinde görkemli taş yapılar yapan, sayı ve matematiği kullanan sıfırı bilen, modern bilimin bugün yeni ulaştığı astroloji bilgisine sahip bu insanlar için , ortodoksin bilim evrim süreci bozulmasın diye tekerleği bulamamışlardı gibi, oldukça komik eleştiriler getirir.
Bu gelişmeler ışıgında Bering Göçünü savunabilmek için ORTODOKSİN BİLİMİN elinde bir tek dayanak kalır.
Bu savunma ise ; Kızılderililerle Asyalılar arasındaki , etnik ve kültürel benzerliktir.bering göçünün artık tek savunma noktası Kızılderililer ve Asyalılar arasındaki ŞAMAN benzerliğidir.
(Dip Not : Eski toplumlarda Şaman sadece Türklere ve Kızılderililere ait bir kavram değil tüm dünyayı saran, ana-erkil inancın bir yansıması olup Taraflı Durkheimci özelliklerle uzaktan yakından alakası bulunmaz.)
Arkeoloji ve Antropoloji cephesinde bu tezi çürütecek bulgular 20 yy. sonlarında ortodoksin bilim tarafından artık saklanamayacak düzeyde artmıştır.
İlk önce Niede Guidon ve Georgette Delibrias’ın 1986 yılında brezilyada yaptıkları araştırmalar ile Ortodoksin Teori sallanmaya başlamıştır.2 araştırmacının bulgularına göre Amerika kıtasında insanın yaşı 35.000 yılı öncesine kadar gitmektedir.
Bilim rahiplerince yönetilen , üniversite oligarşisi başlangıçta bu tezlere oldukça sert tepki vermiştir.Ne vardi yapılan Karbon-14 testleri tezleri doğrulayınca oligarşik bilimin söylecek fazla bir şeyi kalmamıştır.
Ardından kıtada yapılan araştırmalarda Amerikada insan varlığını 70.000 yıl önceye ,Wisconsin buzul dönemine dayandıran sonuçlar ortaya çıkmıştır.
Cro-Magnan adamın yaşının 35.000 yıl olduğuna göre , Wiskonsinde 70.000 yıl önce yaşayan bu insan ırkı kimdir. ?
Wiskonsin kalıntıları ile Bering “ Göçü teorisi “ kumdan kale gibi yıkılmıştır.
Bir Neanderthal göçü gibi radikal bir yaklaşım düşünülebilirmiydi. ?
Eğerki Bering geçişini doğru saysak bile ; Beringten gelen Asyalılar Kuzey Amerika yerlilerini oluşturuyorsa , Orta ve Güneyde yaşayan kimlerdir. ?
Daha bundan 10 yıl öncesine kadar And’ dağlarındaki inka varlığının köklerini İ.Ö 1200 dolaylarına rastladığı söylenen “ Chavin de Huantar “ kültürüyle başlatılıyordu.
Fakat İnka inanışlarında İ.Ö 3000 yılları söylemleri , teorinin bozulacağını düşünen Bilim Ortodoksini tarafından her zamanki gibi MİT-oloji olarak hasır altı edilmiştir.
Tüm bu insanoğlundan saklanan ve hasır altı edilen bilgiler karşısında , 2001 yılında Ruth Shady ‘nin Caralda ortaya çıkardığı Görkemli Kent , İknaların iddialarını doğrulamaktadır.Benzeri biçinde La Venta kültüründe , La Venta’da bulunan Afrika izleri ; aslan ve fil kabartmaları, telaşa kapılan Bilim Adamları tarafından Gözlerden kaçırılmaya çalışılsada Bağımsız Bilim adamlarının kayıtlarına çoktan girmiştir.
Dip Not : Cevap yazan tüm arkadaşlara , yazım bitince cevap yazıcam endişe etmesinler. Daha arkeoloji bitmedi , bitsin antropoloji sonrasında DNA ya giricem, zaten tüm sorularınızın cevabını yazıda bulacaksınız.
Acele etmeyiniz , malum denetimdeki üyeyiz yazılar geç çıkıyor forumda.
Akhenaton seninle bu sitede karşılaşmadan önce, youtube üzerinden tanışarak msn'de birkaç kişiyle toplantı yapmıştık.O toplantıda uzaylılara falan sıcak bakıyordun. Yanılmıyorsam, konuyu gelip gene uzaylılara dayandıracaksın.
Bering boğazı eski zamanlarda donmakta ve geçilebilecek kadar bir yer oluşturmakta idi. Bulunduğu iklim koşullarına göre bu tez doğru olabilir. Ayrıca Eski Amerikan Yerli kültürü ile Asya kültürü arasında dil başta olmak üzere, bir çok kültürel benzerlik vardır(Buna araç ve aletler dahil).
Dünya gerçekten de bir kök kültüre sahip olabilir, ben buna sıcak bakıyorum. Kazım Mirşan Beyin çalışmaları da bunları kanıtllıyor. Mirşan, gerek Avrupa'daki eski yazıtları, gerek Asya'da ki birçok eski yazıtı belli bir yönteme göre okuyabilmiş ve Avrupalı birçok bilim adamının aksine okudukları anlamlı olmuş ve belli bir bütünsellik oluşturabilmiştir. Yapmış olduğu birçok çalışmanın sonucunda, hor görülmüş, dışlanmıştır. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, bilirsiniz.
Geçeceksin bu uzaylıları, muzaylıları, fetoşcu hocaların dersanelerinde öğrencilere anlattıkları gerzekçe hikayeler bunlar.
Dünyanın gerçek tarihini saptırmak peşinde koşan pek çok kesim var. Bunların hepsi ekonomik ve sömürge zihniyetli temellidir. Bunları göz önünde bulundurmak lazım.
AKHENATON
05-10-2008, 14:32
YAZI 3
Mevcut ordodoksin düşünce yapısının sıkı savunucusu , ateistlerin elinden düşürmediği ; Gordon Childe ‘ nin “ Kendini Yaratan İnsan “ kitabına bir göz atmakta fayda var. (datay isteyen sayfa 110-120 arasına baksın)
Ona göre uygarlığın gelişiminde yaygın olarak kullanılan “neolitik uygarlık söylemi “ yanlış olduğu , insanlık tarihi boyunca elde edilen kazanımların çok yavaş ilerlemeler sonucunda ortaya çıktığını , ancak bu sürecin neolitik devrim sonrasında hızlandığını söyler.
İ.Ö 6.000-3.000 yılları arasında insan ata ve yele gem vurmasını öğrenmiş ,sabanı ,tekerleği ,kayığı bulmuştur.maden filizlerini keşfetmiş, güneş takvimi oluşturmuştur. Kentsel yaşamın tüm bu özellikleri Galileo’ya dek hiçbir zaman bu denli hızlı olmamıştır/ Childe.
Bu yaklaşımlar ve anlatılar, eski dünyaya dair bir portredir, yeni dünyaya ait bir portre ortada bulunmaz.Childe nin bu yaklaşımı oldukça tipik bir söylemdir.
Orta Amerika kıtasına baktığımız zaman Childenin yaklaşımlarıyla ilgili hiçbir paralellik bulunmaz. Olmekler ve Mayalar saban kullanmamışlardır.Madencilikle ilgili olarak hiçbir ize rastlanmaz , atın evcilleştirilmesi bir yana izi bile bulunmaz. Tekerlek icat edilmemiş, yelkenli tekne yapılmamıştır.
Tüm bu bulgulara rağmen Childe’ın Yakındoğu için sıraladığı yaklaşım ve gelişim dizisinde son evre yazı ,sayı ve ölçü birimleri dir.Childe’ nin bu ortodoksin bilim anlayışı Amerika kıtası ile kesinlikle uyuşmamaktadır.
Eğerki Ortodoksin Bilim doğru ise ; 3000 yıllık bir süreç içerisinde oluşan bilgi birimi sonucunda sayı ve ölçü sistemi için gerekli ise ve daha sonrasında Galileo’ya kadar yavaş bir seyir izlediyse Orta Amerika Halklarına gelişim için oldukça avans verilmesi gerekmektedir.
Fakat Ortodoksin (Üniversite Bilimi) , teorilerini değiştirmemek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Durum böyleyken Amerika Kıtasında ilk insanın varlığı Cro-Magnan öncesi varlığının tespiti , Ortodoksin bilim için tahammül edilemez bilgi demekti.
Ortodoksin Bilim Yuvalarında Çok merkezli Darwin Teorisine , Bilim adamlarımız sıkı sıkıya sarılmışken tüm bu bulgular sonucunda karmaşıklık yaşanırken ,
Ocak 1987 de Allan Wilson ve Kalifornia Üniv. , Berkeleyden Meslektaşı Rebecca Cann ve Mark Stoneking , NATURE dergisinde “ Mitokondriyal DNA ve İnsanın evrimi “ isimli bir makale yayımlarlar.
Bu biokimyacılara göre insanın yaşı 200.000 bin yıl önce Afrikada yaşamış bir dişi bireye kadar izlenir.
Bu yaklaşım eski ahite bir gönderme olarak bilim dünyasında “ Mitekondriyal Havva “ olarak adlandırılan yeni bir teorinin çekirdeğini oluşturur.
Yalnızca anatomik anlamda değil, davranışsal olarakta insanın geçmişini izlemeye çalısır.Ve çok merkezli teoriye karşın insanın yaşını daha geriye attığı için üstün duruma geçer.Çok merkzli teori ; farklı coğrafi bölgelerde aynı zamanda evrimi savunan teori arkeolojik bulgular ile artık çökmüştür. Çok merkezli Teoride insanın yaşı 35.000 , tek merkezli havada 196.000 bil yıla çıkarılmıştır.
Dinler karşısında 1987 yılına kadar kesin doğru olarak insanoğluna servis edilen Darwin Teorisi artık yoktur.Onun yerine Havva Teorisi gelmiştir.
Fakat , gerek Darwin Teorisinin gerekse Havva Teorisinin çok önemli handikapı vardır ki , Oda Amerikadır. (Heralde bu handikaptan evrimciler Komünist oldu.:D:D)
Devam Edecek.
TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÜZENLENMİŞ YAZI 2
Bu teorinin doğruluğunu kabul etsek bile ; göçlerin kuzeyden güneye doğru yavaş bir seyir izlediğini dikkate alarak , ilk yerleşim birimlerinin amerikanın kuzeyinde başlaması ve bin yıllar içerisinde ilkin Meksika ardındanda And dağları dolaylarına indiğini düşünmek, teorinin kendi içerisinde doğruluğu açısından şüphe göstermeyecek yaklaşımdır.
Bu yaklaşım içerisinde bilgi birikimi ilkin kuzeyde kalmalı ve ordan dağılım göstermelidir. Meksika, peru, Bolivya ‘ya gidenler bu yarışta mantık olarak evrim süreci içerisinde geri kalmak zorundadır.
Amerikaya ilk vardıklarında bile bizon ve ayı avlayan , çadırlarda yaşayan topluluklar , topraklarını güneye inenlerden daha önce seçmelerine karşın mevsimsel göçebelik ilkesine göre yaşamakta iken MEKSİKA platosuna inenlerin görkemli taş yapılar yapması , basitte olsa tarıma dayalı kendi ekonomilerini , şaşırtıcı hassaslıkta kendi takvimlerini ve bugün dahi kullanılan 60 lı sayı sistemini bulmalarını , bilim dünyasının bugün yeni ulaştığı astronomi bilgisini bırakın her hangi bir bilim adamı açıklama getirebilsin , kuzeyli akrabalarına fark atmışlardır.
[/B]
Sevgili akhenaton;
Bir bölgede şehirlerin kurulması için tarımsal fazlanın üretilmesi gerekir.Kızılderililerde tarım yoktur.Göçebe avcı toplayıcı bir toplum.Sen diyosunki ilk önce kuzeyde medeniyet niye kurulmadı.Niye güneyde kuruldu.Oysa atladığın bir şey var.Güneyde de medeniyet kuramamış gruplar var. Brezilya ormanlarında yaşayan bugün bile taş devri standartlarında olan kabileler var.Onlarda güneyli ama medeniyet kuramamışlar.
Çünkü üretim sistemleri hala eski ve tarımsal fazla elde etmiyorlar.
AKHENATON
06-10-2008, 00:17
YAZI 3 EK
Çok merkezli evrim teorisi , yani dünyanın farklı bölgelerinde eş zamanlı yada birbirine yakın zamanlarda gerçekleşen bir evrimi savunan yaklaşım bulunan tüm bulgular ışığında geçerliliğini yitirmiştir.
Çok merkezli evrim teorisinin çökmesiyle , yerine ikame ettirilen mtaDNA , çok merkezliye göre daha sağlam temellidir fakat ;
Hepimizin ortak atası Afrikalı Havva ‘nın varlığı söz konudur.Fakat havanın çocuklarının dünyaya dağılışındaki farklı görüşler , asya ile Avrupa kıtasına bağlantı kuramaz.Olası göç yolları üzerinde sadece fikir yürütür ve Amerika hep dışta kalır ki , taki Bering’e gelene kadar.
Bu teori aynı zamanda , bugünkü insanın belirleyici kabul edilen özelliklerini, yani kas ve iskelet yapısını dikkate almaktan öteye geçemez.Dolayısıyla farklı ırkların ortaya çıkışını asla açıklayamaz.Yapılan tüm yorumlamalar bilimsellikten uzak nesnel fikirlerdir.
DNA sarmalının çabuk bozulabilir olması ve geriye doğru gidildikçe elle tutulur bilgilere ulaşmanın zorluğu , neanderthal ve Cro-Magnon’un ortaya çıkışından sonra bile dünya kaç kez doğal afetlerle karşılaşmıştır.Durum böyleyken DNA sarmalına dayanarak insanı geriye doğru izlemek sadece din kitaplarındaki hikayelerden öteye gidemez.
Bunca değişik farklı insan ırkının hangi evrim koşulları altında farklılaştığı konusunda yanıt vermek bu düşünce savunucularının pek işine gelmez.Aynı zamanda bu ortak ataların dünya üzerine dağılmalarını antropoloji cephesiyle incelerken La Venta’da Olmek başları, Chichen Itza’da fil ve aslan kabartmaları , orta ve güneydeki roma heykelleri kolombiyadaki çin paraları ve insan türüne ait forillerin 70.000 yıl önceye dayanması pastanın üstüne krema olur.
dEVAM eDECEK.
kandahar
06-10-2008, 05:24
Peki bu ırk farklılıkları sana göre nasıl oluşmuştur Akhenaton? Bu arada yazılar doğru ya da yanlış zevkle okudum, çünkü bana ilginç geldi.
Bu arada bu ırkların farklılıkları konusu kafama takıldı. Evrime göre "iklim farkları" yüzünden bu değişim oluyor peki bu kadar kısa sürede bu kadar farklılaşma mümkün mü? Bu farkları düşününce aklıma ister istemez Nuh'un oğulları geldi...
Akhenaton yazıların serbest uçuş modunda olduğu için neresinde tutsan elinde kalıyor.
Önerim Evrim teorisini öğrenmendir. Çünkü görülüyor ki evrim teorisi ile antropolojiyi birbirine karıştırıyorsun.
Sağdan soldan öğrendiğin "çok merkezli evrim" "afrikadan çıkış" gibi insan evriminin örüntülerini anlama çabalarını ne dediklerini bile bilmeden eleştirmeye çalışıyorsun.
Afrikadan çıkış kuramı antropoloji tarihinde oldukça geriye gitsede ilk güçlü biçimde dillendiren Chritopher Sitringer'dir. Ocak 1987 de Allan Wilson , Rebecca Cann ve Mark Stoneking , “ Mitokondriyal DNA ve İnsanın evrimi “ makalesi Afrikadan çıkış kuramının moleküler kanıtı olma iddiasını taşır. Çok merkezli evrim örüntüsü hala bir çok antropolog tarafından savunulmaktadır. Bu tartışmanın bittiğini söylemek mümkün değildir.
Bilimi ve bilimsel çalışmayı kavramadığın için "hahaha dün çok merkezliği savunuyorlardı şimdi afrikadan çıkışı işte ortodoksin bilim bu" gibi tuhaf durumlara düşüyorsun. Her kuram olgularla teste tabidir. Yani çok merkezli evrim insanın tarihi örüntüsünü kökenini kavramaya yönelik bir kurgudur. Bulunan her fosil bu örüntüyü onaylıyorsa antropologların bu kuramı temel almaları kaçınılmazdır. Ama bu örüntü moleküler düzeyde olgularla aynı uyumu göstermemektedir. Ve dediğim gibi son söz henüz söylenmemiştir.
Yazılarında ilginç tespitlerde var. Bir tanesi MÖ 12 yy tarihlenen bakır çin parası. Bunlar olmasa yazıların eğlenceli olmaktan çıkacak. Muhtemelen çinlilerin de bundan haberi yoktur.:D
AKHENATON
06-10-2008, 12:49
Kandahar ;
Ben insanın genetik Klon olduğunu savunuyorum.Neden mi bu bölümün sonunda göreceksin.
Frodo ;
bakınız yazının başında ne yazdım, arkeoloji, antropoloji ve artık çözümlenmiş olan DNA ile yazacağımı belirrtim.
Bu üç branş altında asla insanın evrim ürünü olduğunu ispatlayamazsınız.Kaldı ki DNA yazdığım zaman insanın evrim ürünü olduğunu yazanlar nereye kaçacak çok merak etdiyorum.
Hadi bırakın DNA ya gelmeden eleştiri yapın, yazdıklarıma dair zerre kadar eleştiri yok, nedenmi çünkü ben taraf değilim , o yüzden sadece gerçeği yazarım ve kendimi bir taraf olarak kandırma gereksinimi hissetmem.
Size Süreç içerisinde doğru gibi savunduğunuz 2 farklı yaklaşımı yazdım, varmı burda bir yanlışlık siz ondan bahsedin.Konuyu dağıtmamk için şuan konu harici sorulara girmiyorum. Onlar sonda.:)
Akhenaton yazıların bulgulara değil hemen hemen tamamı yanlış genellemelere dayanıyor.
Diyorsun ki;
"Dinler karşısında 1987 yılına kadar kesin doğru olarak insanoğluna servis edilen Darwin Teorisi artık yoktur.Onun yerine Havva Teorisi gelmiştir."
"Fakat , gerek Darwin Teorisinin gerekse Havva Teorisinin çok önemli handikapı vardır ki , Oda Amerikadır. (Heralde bu handikaptan evrimciler Komünist oldu.)"
Evrim teorisini bilmediğini söyleyenlere de kızıyorsun. Darwin teorisi ile Havva teorisi iki farklı teori değildir. Kaldı ki havva teorisi diye bir şey de yoktur. (mtDNA ya göre oluşturulan kuramdan bahsettiğini varsayıyorum.) Bu teori insan tarihinin örüntülerine yönelik bir yaklaşımdır. Bu cümleyi kuran birisini ciddiye almamak gerekir. Ama yazılarını öyle bir tutku ve bağnazlıkla yazıyorsun ki ilgilenmemek mümkün olmuyor.
Bir defa da şaşırt bizi, şu türden iddialarını kaynaklara dayandır ;"orta ve güneydeki roma heykelleri kolombiyadaki çin paraları ve insan türüne ait forillerin 70.000 yıl önceye dayanması pastanın üstüne krema olur."
Çin paraları ile ilgili bir önceki yazımda uyanısın diye üstü kapalı bir şeyler yazdım. Ama dikkat etmedin anlaşılan. MÖ 12 yyıla tarihlenen çin parası iddiası oldukça komik.
Amerika kıtasında sapienslere ait olduğu bilinen en eski yerleşim birimi Meadowcroft'da bulunmuştur ve en cesur tahminler 19.000 yıl öncesine gider. Ama sen bir anda 70.000 bin yıl öncesine gittin. Üstelik de kaynak göstermeden.
Bu enerjini doğru yollara kanalize etmeni ve "vaaz" etmeden aykırı bulguları tartışmanı beklemek umarım hayalcilik olmaz. Lütfen ayakları yere basan şeyler söyle.
AKHENATON
06-10-2008, 15:33
Akhenaton yazıların bulgulara değil hemen hemen tamamı yanlış genellemelere dayanıyor.
Diyorsun ki;
"Dinler karşısında 1987 yılına kadar kesin doğru olarak insanoğluna servis edilen Darwin Teorisi artık yoktur.Onun yerine Havva Teorisi gelmiştir."
"Fakat , gerek Darwin Teorisinin gerekse Havva Teorisinin çok önemli handikapı vardır ki , Oda Amerikadır. (Heralde bu handikaptan evrimciler Komünist oldu.)"
Evrim teorisini bilmediğini söyleyenlere de kızıyorsun. Darwin teorisi ile Havva teorisi iki farklı teori değildir. Kaldı ki havva teorisi diye bir şey de yoktur. (mtDNA ya göre oluşturulan kuramdan bahsettiğini varsayıyorum.) Bu teori insan tarihinin örüntülerine yönelik bir yaklaşımdır. Bu cümleyi kuran birisini ciddiye almamak gerekir. Ama yazılarını öyle bir tutku ve bağnazlıkla yazıyorsun ki ilgilenmemek mümkün olmuyor.
Bir defa da şaşırt bizi, şu türden iddialarını kaynaklara dayandır ;"orta ve güneydeki roma heykelleri kolombiyadaki çin paraları ve insan türüne ait forillerin 70.000 yıl önceye dayanması pastanın üstüne krema olur."
Çin paraları ile ilgili bir önceki yazımda uyanısın diye üstü kapalı bir şeyler yazdım. Ama dikkat etmedin anlaşılan. MÖ 12 yyıla tarihlenen çin parası iddiası oldukça komik.
Amerika kıtasında sapienslere ait olduğu bilinen en eski yerleşim birimi Meadowcroft'da bulunmuştur ve en cesur tahminler 19.000 yıl öncesine gider. Ama sen bir anda 70.000 bin yıl öncesine gittin. Üstelik de kaynak göstermeden.
Bu enerjini doğru yollara kanalize etmeni ve "vaaz" etmeden aykırı bulguları tartışmanı beklemek umarım hayalcilik olmaz. Lütfen ayakları yere basan şeyler söyle.
bakınız sayın frodo, siz inançlı bir insansınız . inançlı insanları ikna etmek çok zordur.Yazımda araştırmacıların isimlerini dahi vermişken , zahmet edip araştırmıyorsunuz, buda benim sizin bilimselliğinize olan şüphelerimi arttırıyor.
ne demişim ben yazımda Niede Guidon , kimmiş bu , harun yahyacıdır kesin
http://www.princeclausfund.org/en/what_we_do/awards/2005NiedeGuidon.shtml
http://en.wikipedia.org/wiki/Ni%C3%A8de_Guidon
Neymiş efendim , Georgette Delibrias ;
http://findarticles.com/p/articles/mi_m1200/is_/ai_4288923
Winconsin buzullarını ve diğer bulgularıda arkeoloji sitelerinden siz araştırın, biraz zahmet olacak ama.:D
Ortodoksin bilimin bir takıp bilgileri sümen altı etmesi görmezden gelmesi , kasıtlı olarak yayınlamaması benim sorunum olmasa gerek. Kaldıki somut kanıtları bile inkar ediyorsunuz. Ne kaldı dincilerden farkınız.Ben boşuna kendimi yırtmıyorum Ateizm 4. Dindir diye. Amaç Judeocu tarihi doğrulamaktan öteye geçemez.
Hadi bunlarla kalsa iyi ortada baştan sona yanlış Mısır ve Asya tarihi var. Mohenjo dora ve Harrappa tabletlerinin 40 yıldır niye verilmediğini düşünün bakalım.
Forumda havva diye bir teori yazılmış, mışlı muşlu ifadelerden başka hiç bir şey yok, tamamen kişisel öngörü hiç bir somut dayanağı yok.Siz tutun benim somut kanıtlarımı görmezden gelin , somut olmayan nesnel anlatımlara bilim deyin.İşte Dünya üzerindeki bilimde buna deniyor.Bağımlı ve Judeocu. Size tavsiyem amerikada üniversitelerde okutulması yasak olan Forbidden Arkeology isimli kitabı biraz araştırmanız.
yazmış olduğunuz , insan tarihinin örüntüleriyle ilintili teori cümlesini yazının başından itibaren yıkıyorum;
tarımı ve tekerleği bilmeyen bir toplum devasa taş binalar yapacak.
Lütfen biraz mantıklı olalım.
İnançlar hakikat düşmenı olarak yalanlardan daha kötüdür ki , siz inanç sahibisiniz. Bağımsız , kuşkucu bilim anlayışına sahip değilsiniz.Yazdığımı bile araştırma zahmetine girmeyip karalama yazısı yazıyorsunuz.
cık cık cıkkk.
Akhenaton seninle daha önce de sanırım F.Crick konusunda bir tartışmamız olmuştu. Yine aynı hikayeleri okumakta ısrarlısın. Ben sana Niede Guidon kim diye sorduğumu hatırlamıyorum.
Ortada ispatlaman gereken bir iddia var diyorsun ki "ve insan türüne ait forillerin 70.000 yıl önceye dayanması " antropolojik kuramları alt üst eder. Ben de kaynak istiyorum. Bu buluntular nerde imiş ? Verdiğin linklere göz attın mı ? Ben orada bile 70000 yıl iddiasını göremedim ?
Demek ortada hiç bir tartışılır bulgu olmadan insanın klon olduğunu iddia etmek inanç olmuyor ama bilimin olguları anlama çabası inanç oluyor öyle mi ?
Evet senden tüm forum üyeleri adına şu iki iddiayı kaynaklandırmanı bekliyorum:
1- Kolombiya'da MÖ 12. y.yıla ait bakır çin paraları bulunmuştur.
2- Amerika'da sapiens varlığını 70.000 yıl öncesine tarihleyen buluntular vardır.
bakınız sayın frodo, siz inançlı bir insansınız . inançlı insanları ikna etmek çok zordur.Yazımda araştırmacıların isimlerini dahi vermişken , zahmet edip araştırmıyorsunuz, buda benim sizin bilimselliğinize olan şüphelerimi arttırıyor.
ne demişim ben yazımda Niede Guidon , kimmiş bu , harun yahyacıdır kesin
http://www.princeclausfund.org/en/what_we_do/awards/2005NiedeGuidon.shtml
http://en.wikipedia.org/wiki/Ni%C3%A8de_Guidon
Neymiş efendim , Georgette Delibrias ;
http://findarticles.com/p/articles/mi_m1200/is_/ai_4288923
Winconsin buzullarını ve diğer bulgularıda arkeoloji sitelerinden siz araştırın, biraz zahmet olacak ama.:D
Ortodoksin bilimin bir takıp bilgileri sümen altı etmesi görmezden gelmesi , kasıtlı olarak yayınlamaması benim sorunum olmasa gerek. Kaldıki somut kanıtları bile inkar ediyorsunuz. Ne kaldı dincilerden farkınız.Ben boşuna kendimi yırtmıyorum Ateizm 4. Dindir diye. Amaç Judeocu tarihi doğrulamaktan öteye geçemez.
Hadi bunlarla kalsa iyi ortada baştan sona yanlış Mısır ve Asya tarihi var. Mohenjo dora ve Harrappa tabletlerinin 40 yıldır niye verilmediğini düşünün bakalım.
Forumda havva diye bir teori yazılmış, mışlı muşlu ifadelerden başka hiç bir şey yok, tamamen kişisel öngörü hiç bir somut dayanağı yok.Siz tutun benim somut kanıtlarımı görmezden gelin , somut olmayan nesnel anlatımlara bilim deyin.İşte Dünya üzerindeki bilimde buna deniyor.Bağımlı ve Judeocu. Size tavsiyem amerikada üniversitelerde okutulması yasak olan Forbidden Arkeology isimli kitabı biraz araştırmanız.
yazmış olduğunuz , insan tarihinin örüntüleriyle ilintili teori cümlesini yazının başından itibaren yıkıyorum;
tarımı ve tekerleği bilmeyen bir toplum devasa taş binalar yapacak.
Lütfen biraz mantıklı olalım.
İnançlar hakikat düşmenı olarak yalanlardan daha kötüdür ki , siz inanç sahibisiniz. Bağımsız , kuşkucu bilim anlayışına sahip değilsiniz.Yazdığımı bile araştırma zahmetine girmeyip karalama yazısı yazıyorsunuz.
cık cık cıkkk.
Lİnk bu mudur akhenathon
http://www.mcremo.com/links.htm
AKHENATON
06-10-2008, 16:27
Evet senden tüm forum üyeleri adına şu iki iddiayı kaynaklandırmanı bekliyorum:
1- Kolombiya'da MÖ 12. y.yıla ait bakır çin paraları bulunmuştur.
2- Amerika'da sapiens varlığını 70.000 yıl öncesine tarihleyen buluntular vardır.
bakınız yazım bitsin hepsini ispatlarım fakat siz hala inançlarınıza devam edeceksiniz.
hatırlarsanız " ilksel çorbata tek genetik " soruma cevap veremeyeceğiniz gibi ispatlarım karşısında yine aynı düşüncelerineze devam edeceksiniz,
neden mi ?
soyca akrabası olan asla atası olmayan Sapiensi evrim ürünü diye savunmak sadece inançtır. Kaldı ki ortada Missing Link vardır.
ama endişe etmeyiniz ,
bu ülkede HY var , tek yaptığı gerçek teorilerin içersine allah kavramını yerleştirip piyasaya sürmek, ve bir nevi sizi doğrulayarak düşünceyi çift merkezde tutmak.Onun Yüzünden P.Bahn alıntıları yaparken bile tereddüt ediyorum, adam onu bile alıp kullanmış.
zeten akrabası olan fakat atası olmayan sapiensin gen ağacını yazınca ne yapacaksınız merak ediyorum. Bu iş bitti çünkü artık.
Aslında size bunu bile yazmama gerek yok , çünkü çok önemli bir cümle yazıyorum, tekrarlayım.
" Sapiensin soyca akrabası olmasına karşın ATASI BULUNMAZ " " Missing Link "
yazıları tamamlayıp, sorularınza cevap yazdıktan sonra , evrimcilerin asla cevap veremediği sorulara geçicem, aslında evrimci demekte pek doğru olmaz.
darwinci diyelim, çünkü sapiens evrim sonrası genetik bir Klondur.
Din neyse sapiens için darwinde odur.
bekleyin.....
dua edin bu ülkede HY var.
Sevgili akhenaton;
Bir bölgede şehirlerin kurulması için tarımsal fazlanın üretilmesi gerekir.Kızılderililerde tarım yoktur.Göçebe avcı toplayıcı bir toplum.Sen diyosunki ilk önce kuzeyde medeniyet niye kurulmadı.Niye güneyde kuruldu.Oysa atladığın bir şey var.Güneyde de medeniyet kuramamış gruplar var. Brezilya ormanlarında yaşayan bugün bile taş devri standartlarında olan kabileler var.Onlarda güneyli ama medeniyet kuramamışlar.
Çünkü üretim sistemleri hala eski ve tarımsal fazla elde etmiyorlar.
Kızılderililerde yaşam anaerkildi.
Avcılık ve toplayacılıktan tarım geliştikçe(yani mülkiyet ve besine ulaşma emeği) yavaş yavaş ataerkil döneme bir geçiş görülür.
Amazon ormanlarının içinde, bugün bile görülen, vahşi insanlarda tarım yoktur. Avcılık ve toplayıcılık vardır. Dolayısıyla anaerkildir. Adamların çekilmiş fotoğrafları da zaten çıplaktır. Helikopteri görünce ok savurduklarını gösteren bir fotoğrafı görmüştüm geçende bir yerde.
Kısacası kapecuk'un dedikleri mantıklı.
Akhenaton büyük bir hışımla yazmış. Yazdıklarının tamamını okudum. Ama ele avuca sığar, tartışmaya değer bir kaç cümle bulamadım, HY'nin gerçekleri saptırarak kullanması görüşünden başka.
İnsanoğlu, kendi varlılığının bilincine varalı, topu topu şurda 100 yıldır, canlılar alemini ve kendisini yapısını incelemeye başladı. Sen de çıkmışsın ki, "yok işte, yok işte" diyorsun. Sabret. Somut kanıt görmeye belki senin ömrün yetmeyecek, ama niyet eden insan evrimi her an, her saniye görmekte, yaşamakta, onun kullanmakta ve kanıtlarıyla görmektedir.
Sana göre kanıt ne? Bunun ölçüsü ne? Neyi görürsen tatmin olacaksın?
Kaldı ki, bilim sık sık saçmalayıp duruyor. Geçenlerde "din gen"i diye birşey olduğunu iddia eden birisinin olduğunu bile duydum. Neler neler var?
Son zamanlarda moleküler biyolojinin siyasal amaçlarla kullanılması da yaygınlaştı. Yani, düşünceleri tam oturmamış, yeterince tecrübe yaşamamış bir insan şu dünyada düşünsel anlamda kolayca yitebilir.
Sen bana şu soruların cevabını bir ver:
Neden insanların suratları farklı farklı? Mesela, bir insanın neden yakın akrabasıyla fiziksel yapısı tıpatıp aynı değil? Tek yumurta ikizlerinde bile farklılık var.
Irklar nasıl meydana gelmiş?
Peki bu durumda insanlar nasıl genetik klon olacak?
Bakın medeniyet ve onun yan ürünü olan yüksek binalar, kurumlar ve kuruluşlar denilen şeyler nasıl oluşur?
Canlıya evrim geçirten besine ulaşma sıkıntıdır. Bir devamlı glikoz çözeltesininde, ihtiyacı olan maddelere sahip bir hücre evrim geçirmez. Çünkü farklılaşmak istemez. Elinde herşey vardır. Durmadan bölünür. Üreme kabiliyeti yerindedir. Besine ulaşma sıkıntısı yavaş yavaş boygöstermeye başlayıca,(mesela besinler çözeltide topaklaşma oluşturursa) hücreler, organize olurlar, plazma ve diğer hücrelerle etkileşim bakımından değişliğe uğrarlar. Fakat eskisi kadar hızlı üreyemezler. Hücre gruplarında özelleşme ve organizayon gelişmesi görülür. Bu olgu laboratuarda basitçe gözlenebilir.
Anaerkil dönemdeki(Cinsel ahlakın omadığı bir dönemde) bir insan da(avcılık ve toplayıcılıkla yaşarlar) besine ulaşma sıkıntısı çekmez. Çünkü besin ağaçtadır, toplar yer. Veya bir hayvanı öldürür. Besine ulaşma, bol şekerli(glikoz) çözelti içindeki bir hücreninki gibidir. Kolaydır.
Fakat gün gelir, bulunduğu bölgede hayvan ve meyve tükenir. Tarımı geliştirene kadar, ya başka bölgelere göç eder, ya da ölür. Tarım ise, emek ve örgütlenme gerektirir. Mülkiyet duygusu da vardır işin içinde. Tam bu esnada anaerkil dönem ataerkil(zorba, babacı, ağacı, patroncu) döneme geçiş olur, olmak zorundadır, sistemin çalışması gereği. Bak işe ki, tam bu esnada cinsel ahlak boy gösterir. Yani üreme kısıtlanır. Ama bunun yerine, bir organizasyon, bir örgütlenme boy gösterir. İnsanlar besine ulaşmak için, dikkatlerini başka noktalara çevirir: Farbrikalar kurmalıdır. Makineler yapmalıdır. Ama bunlar bir organizasyon ve özelleşme gerektirir: herkes fabrikada çalışacak değil ya, hastaneler kurulur, okullar yapılır, yollar ve binalar yapılır. Medeniye denilen şey de budur.
Bu olgular, insanlar ve tek hücreliler arasındaki, evrimi oluşturan temel çarktır.
Doğada mikro ve makro kavramlar vardır: doğa da herşey bu mekanizmalara göre işliyor: Tek hücreli ve insan arasındaki bağıntı, atomlar ve gezegen sistemleri arasında da var. Ve doğada ve işleyişinde bu ve buna benzer bir çok ortak işleyiş ve makanizma var. Bu mekanzimalar ve işleyişler, birbiri içine girerek, katmanlar oluşturarak, doğayı, insanı, hücreleri, bitkileri, yer küreyi, gezegenleri, gezegen sistemlerini, galaksileri ve evreni oluşturmuştur.
AKHENATON
06-10-2008, 21:53
Evet yazımıza devam edelim, şu ana kadar ciddi bir eleştiri alamadık.sayın frodonun kanıt istemesi bir eleştiri değil.kaldıki sayın preach link atmış.Aynı zamanda TC’ de tarih-arkeoloji-din lerle ilgili oldukça iyi bir araştırmacının kitabında bu bilgi mevcut. Şuan için bilgiler çalınmasın.Malum Harun Yahya size çalışıyor.:D:D
Temel antropolojik teoriye göre Amerika kıtalarına son buzul çağının bitimine doğru İ.Ö 12.000 dolaylarında Bering boğazı aracılığı ile Asyadan göçler olmuştur.Bu teori amerikanın değişik bölgelerindeki yerliler ile Asyalıların etnik akrabalıklarını açıklamada yardımcı olur.
Fakat ?
Afrikalı ve Avrupalıların meksikaya bir biçimde göç etmesi bering teorisi dışında bırakılır.Ve hiçbir açıklama getirilemez.Konuyla ilgili olarak Ortodoks arkeoloji bu varlığı ya görmezden gelir yada yaşlılıktan unutkanlığı üzerindedir , ve unutur.
Bu bilgiler ışığında ortodoksin bilim , kendince bilimsel bir yöntem keşfeder ve orta amerikadaki Afrikalı izlerini taşıyan bu hayvanları müzenin deposuna kaldırdı.
Olmek Muamması mevcut düzenin ve gerek dinler gerekse ortodoksin beyni uyuşuk bilimin önünde demoklesin kılıcı gibi durmaktaydı, ve en kötüsüde bu uygarlığın gelişim evresini tespit edemiyorlardı.
Elle tutulur bilgi üretemeyen bilim ordodoksini , maya ve aztek ‘lilere ait bilgileri çözümledikçe engin astronomi bilgilerinin ve ve takvim bilgilerinin olmek kaynaklı olduğuna ilişkin veriler arttıkça muamma dahada güçlenmektedir.Arkeolog M.Stirling tarafından bulunan Mayalara ait hesaplama cetvelinin atasının olmeklar olduğu ortaya çıkmıştır.
Orta amerikada bilinen en eski uygarlık La venta kültürüne aittir.Efsanevi Olmeklerle iç içe düşünülen bu kültür, bilinmeyen şekilde ortaya çıkar ve bilinmeyen şekilde birden kaybolur.Meksika uygarlığının ana damarıdır.Bu insanların oluşturduğu kültür, doğu Asyalılar ve Afrikalı izler taşıdığı yavaş yavaş su yüzüne çıkmaktadır.
Amerika kıtasındaki sorunlar asla bitmez ve bilim hikaye anlatımından başka bir şey yapmaz.
Bering geçişini doğru saysak bileki , sapiensin evrim sürecinden önce amerikada insan fosilleri bulunmuştur ,
Not : Laventa, olmek, maya, aztek kültürleri ; asya ,afrika ve avrupa kültürleri ile karşılaştırmasına girmedim istenirse yazarız.
Devam Edecek.
Akhnetaon,
peki senin bu savunduklarini senden önce kimler savunmus ? yani benim belki en az ilgilendigim alan bu konular ve en az fikir sahibi oldugum alanlar, ama ister istemez insanin aklina su geliyor, ben darwini ön yargisiz okuyabilirken, senin yazdiklarini nereye koyacagiz ?
cidden yazip cizdiklerini, yayinlanmis bilimsel makaleler ile desteklersen bu enteresan olmaya baslayan baslik farkli yorum ve acilimlara vesile olabilir......
niyhayetinde Allah yaratmaz, vesilesini yaratir derler bizde......
yeni bilgiler edinmek icin vesile olman dilegi ile......
AKHENATON
07-10-2008, 04:10
Akhnetaon,
peki senin bu savunduklarini senden önce kimler savunmus ? yani benim belki en az ilgilendigim alan bu konular ve en az fikir sahibi oldugum alanlar, ama ister istemez insanin aklina su geliyor, ben darwini ön yargisiz okuyabilirken, senin yazdiklarini nereye koyacagiz ?
ben darvini savunanların net ortamında henüz teorisini yazdıklarına rastlamadım , bir tek Wikideki çok merkezli darvin teorisi, diğerleri mta DNA ya geçmiş,
bu yaklaşım CSİ Miami dizisindeki şüpheli teşhis etmeden öteye geçemez.Bilim forumlarına bakarsanız görürsünüz zaten, sözde bilimsellik adına ayet yazılmış.
[B]cidden yazip cizdiklerini, yayinlanmis bilimsel makaleler ile desteklersen bu enteresan olmaya baslayan baslik farkli yorum ve acilimlara vesile olabilir......
niyhayetinde Allah yaratmaz, vesilesini yaratir derler bizde......
yeni bilgiler edinmek icin vesile olman dilegi ile......
[COLOR="Blue"]konuları araştırmayanlar için özellikle kaynakça belirtmiyorum. Dünya üzerinde bilimsel kabul edilmenin tek şartı ingiliz ve amerikan kaşesi yemektir.Geri kalan kanıtlarınız somut dahi olsa çizgiyi bozuyorsa bilimsel kabul edilmez.Tek amac Judeocu dünya anlayışını sabit tutmaktır.Belki bir gün bunu Ateistlerde kavrar.
Daha gen konusuna gelmedim ..Gelince oldukça şaşıracaksın.Şimdi buraya kaynakça veririz birde bakarız bir kaç ay sonra Harun Yahya o ismi almış içine allah koymuş sitelerinde basmış.TC de olan budur.Hiç bir Ateist havalara zıplamasın.HY , ateistler için bulunmaz nimettir.Tabiki konuyu derinlemesine javraya bilen görür bunu sadece.
Akhenaton peki senin savunduğun şeyler ne? Tamam, din ve bilimi çürüttün diyelim, sen neyi savunuyorsun?
Bilim forumlarına bakarsanız görürsünüz zaten, sözde bilimsellik adına ayet yazılmış.
[B][COLOR="Blue"]konuları araştırmayanlar için özellikle kaynakça belirtmiyorum. Dünya üzerinde bilimsel kabul edilmenin tek şartı ingiliz ve amerikan kaşesi yemektir.Geri kalan kanıtlarınız somut dahi olsa çizgiyi bozuyorsa bilimsel kabul edilmez.
Bu yazdıklarına katılıyorum fakat, sen de, İngiliz ve Amerikancı, küresel zihin kontrollerinin gerçekleri saptırmak için ortaya attığı kaşelerden yutmuşsun gibi geldi bana.
Daha gen konusuna gelmedim ..Gelince oldukça şaşıracaksın.Şimdi buraya kaynakça veririz birde bakarız bir kaç ay sonra Harun Yahya o ismi almış içine allah koymuş sitelerinde basmış.TC de olan budur.Hiç bir Ateist havalara zıplamasın.HY , ateistler için bulunmaz nimettir.Tabiki konuyu derinlemesine javraya bilen görür bunu sadece.
Kimsenin bilmediği çok gizli bilgilere sahipsin anlaşılan.
AKHENATON
07-10-2008, 19:55
Akhenaton peki senin savunduğun şeyler ne? Tamam, din ve bilimi çürüttün diyelim, sen neyi savunuyorsun?
Yahu genetik klonu savunduğumu kaçıncı yazıcam.Evrim vardır fakat sapiens özel seridir.:D
Akhenaton yazdıkların eğlenceli, düşüncelerini savunmakta "tutkun" takdir edilecek düzeyde olmasa ciddiye bile alınmazsın.
ben darvini savunanların net ortamında henüz teorisini yazdıklarına rastlamadım , bir tek Wikideki çok merkezli darvin teorisi, diğerleri mta DNA ya geçmiş,
Bunu söyleyenin evrim teorisininden bi haber olduğu açık değil mi ? Bir kez daha söyleyeyim her iki kuramda Darwin’ci teoriyi esas alan antropolojik görüşlerdir. Hala anlamamanı neye yoracağımı bilmiyorum.
Bir kez daha (anlaman ümidiyle) bilim vaaz etmez akhenaton. Yani bilimin "işte son nokta budur" anlayışı yoktur. Bilim inkar edilemeyecek denli gerçekliğini dayatan olgular üzerinde yükselir. Bilim kuşku duyma kültürüdür. Her teori yeni olgular karşısında teste tabidir. Eğer bu testlerden başarı ile geçemez ise "gerçeklik" değişmeyeceğine göre teori değişir. İnsanın bilgi edinme süreci budur. Vaaz eden "din" dir. Vahyedilen bilgi doğrudur ve değiştirilemez. Teste tabi değildir. Eğer dinsel bilgi gerçeklik ile çelişirse insan zihni bolca mazeret üretmeye ehildir.
Şimdi bu başlıkta diline doladığın ve anlamlarını ve öngörülerini asla bilmediğin iki farklı kuram nedir göz atalım. (Bunları senin için değil hasbelkader bu başlığı okuyanlar için yazıyorum).
Antropoloji insan evriminin tarihsel geçmişini okumaya çalışır. Dünyanın farklı bölgelerinde bulunan fosiller bu okuma çabasının subjeleridir. Bilim insanları bazen şans bazen de ısrarlı fikri takiplerle ulaştıkları fosillerin hangi "soy"a ait olduğunu hangi dönemde yaşadığını eş zamanlı olarak hangi coğrafyada görüldüklerini, kültürel miraslarını (alet, doğal yolla oluşmayacak izler v.b) karşılaştırmalı olarak incelerler. Bu incelemeler olguları mantıksal
bir kurgu ile açıklamaya başlayınca kuramlar doğar.
İnsanımsı hominidlerin en bilinenlerinden birisi “homo erectus”tur. Fosil kayıtlarına göre En yaşlı homo erectus 2,5 milyon yaşındadır. Bu insanımsı hominid günümüzden 1 milyon yıl Önce afrikadan tüm dünyaya yayıldığına dair bilgilere sahibiz. Homo erectus basit aletler üreten ateşi kullanan ve mağaralarda yaşayan ilk insanımsıdır.
Çok merkezli evrim kurgusu iki somut gerçekten yola çıkar. Afrika kökenli ilk göç dalgası 1 milyon yıl önce asya ve avrupaya yayılmıştır. İkinci göç dalgası ise günümüzden 100 bin yıl önce sapienslerin göçüdür. İkinci göç öncülleri olan homo erectusla gen alışverişinde bulunan sapienslerin günümüz modern insanına dönüşmesi, evrilmesi ile sonuçlanmış ve ortaya çıkan modern insan homo erectusları tarih sahnesinden silmiştir. (Bu teorinin modern
versiyonudur. Daha önceleri özellikle Avrupalı antropologlar gen alışverişinin avrupada Homo neanderthalensis ile yapıldığını ve cro-magnon insanın ortaya çıktığını iddia ediyorlardı. Ki ırkçı yaklaşımlar içeren bu görüş büyük ölçüde tartışmalardan çekilmiştir.)
Moleküler biyolojinin emekleme çağında bu teori olguları, fosil kayıtlarını hatta “ırksal çeşitliliği” sorunsuz açıklar görünüyordu. Ancak gelişen bilim olguları mikro düzeyde test etmeye başlayınca tuhaflıklar görülmeye başladı. Levontin tarafından 7 temel coğrafyada yaşayanlar üzerinde yapılan bir çalışma “ilginç” sonuçlar ortaya çıkardı. Kafkasyalılar, siyah Afrikalılar, Mongoloidler, G.Asya yerlileri, Amerika yerlileri, Okyanusyalılar ve Avustralya yerlileri üzerinde kan grupları,çeşitli enzimler de dahil 17 gende farklılaşmalar İncelenmiş ve bu farklı coğrafyalarda yaşayan “ırkların” genetik olarak “hemen hemen” aynı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu “ırklar” arasındaki farkın çok daha fazlasının Afrika yerlileri arasında tesbiti çok merkezli evrim görüşünü yanlışlar görünmektedir.
Kolayca fark edileceği gibi genetik yakınlık, farklı coğrafyalarda farklı genlerin karışımı ile modern insana geçildiğini söyleyen düşüncenin izah etmekte zorlanacağı bir duruma işaret eder.
Afrikadan Çıkış kuramını daha sonraya bırakıyorum.
Yahu genetik klonu savunduğumu kaçıncı yazıcam.Evrim vardır fakat sapiens özel seridir.:D
Peki bizi kim klonladı AKHENATON?
Peki evrim nasıl oluyor AKHENATON?
"Evrim" ve "genetik klon"u ayıran ve birleştiren noktalar nelerdir AKHENATON?
Canlı ne olmuş da evrim geçirmiş ve ne olmuş da genetik klon oluşturmaya karar vermiş?
Canlıyı böyle davranmaya iten nedenler nelerdir?
Yoksa ikisi bir arada mı olmuş?
AKHENATON
07-10-2008, 22:39
Peki evrim nasıl oluyor AKHENATON?
"Evrim" ve "genetik klon"u ayıran ve birleştiren noktalar nelerdir AKHENATON?
Canlı ne olmuş da evrim geçirmiş ve ne olmuş da genetik klon oluşturmaya karar vermiş?
Canlıyı böyle davranmaya iten nedenler nelerdir?
Yoksa ikisi bir arada mı olmuş?
Bunu genetikle ilgili yazıda belirtmek istiyorum, şuana kadar yazımla ilgili anti tez bekliyorum fakat bildik anlatımlardan ve benim yazdıklarıma asla cevap gelmeyip herkes kendi düşüncesinde ısrarlı.
yazıda yöneltmiş olduğum çok keskin sorular bulunmakla beraber görmezden geliniyor.Ama ben bu görmezden gelmelere alışığım.Sapiense evrim biçen görüş zahmet edip benim bu şemalara dahil olmayan fosil kalıntılarını ve çinde abd tarafından incelenmesine izin verilmeyen insan ve maymundan çok farklı fosillere ne açıklama getirecek acaba.
Klasik ve doğmatik yazılar ve antropolojik veri yazmaya gerek yok, amerika kıtasına beringten geçildiğini söylüyorsanız bende derin ki ; Japon Piramitlerini kim yapmıştır.( Bakınız Türk yazmadım Japon yazdım ) bu üniversitelerde okutulan kitaplarda yazmaz, ama sapa sağlam yerinde..:D:D
AKHENATON
07-10-2008, 23:59
Akhenaton yazdıkların eğlenceli, düşüncelerini savunmakta "tutkun" takdir edilecek düzeyde olmasa ciddiye bile alınmazsın.
Bunu söyleyenin evrim teorisininden bi haber olduğu açık değil mi ? Bir kez daha söyleyeyim her iki kuramda Darwin’ci teoriyi esas alan antropolojik görüşlerdir. Hala anlamamanı neye yoracağımı bilmiyorum.
Bakınız yazımı hala kavrayamadığınızı düşünüyorum.En temel konu İnsan üzerine yazmış olduğum bir yazı.Düşünce sisteminizi sürekli savaş halinde olduğunuz Judeocu felsefe ile yönlendirdiğiniz için düşüncelerinize karşı olan her düşünceyi anti-tez sanıyorsunuz. ben anti -tez yazmıyorum.Ben bilimsel kuşkuculuk ki , ( Eskilerde kaldı.:D) teorileri sorguluyorum ve evrim yok demiyorum, sapiens evrim ürünü değildir diyorum.Önce ne anlatmaya çalıştığımı anlamalısnız.
Bir kez daha (anlaman ümidiyle) bilim vaaz etmez akhenaton. Yani bilimin "işte son nokta budur" anlayışı yoktur. Bilim inkar edilemeyecek denli gerçekliğini dayatan olgular üzerinde yükselir. Bilim kuşku duyma kültürüdür. Her teori yeni olgular karşısında teste tabidir. Eğer bu testlerden başarı ile geçemez ise "gerçeklik" değişmeyeceğine göre teori değişir. İnsanın bilgi edinme süreci budur.
Yahu bu nasıl iştir, benim size söylediklerimi döndürmüş bana söylemişsiniz. Bunları ben savunuyorum zaten siz değil. Siz ortodoksin bilim anlayışına sahipsiniz, çizgi dışında gelişen her türlü düşünce somut kanıtları bile yok sayarsınız.Tıpkı Veliovsky'ye yapılan karalamalar gibi incelemeden inkar edersiniz , teori yanlış bile olsa incelemek gerektiğini düşünmeden mevcut çizginin süzgecinden geçmiyorsa red damgasını basarsınız.
Bunu neden yazıyorum , sizin ve ortodoksin çizgide kendine düşünce oluşturan ateistler farklı düşünce duyduklarında havaya zıplıyorlar.Halbuki konu hakkında en ufak bilgileri dahi yok.Bunu enson Felsefenin fakirliği forumunda gördük.
Şimdi size çözümlenmiş olan insan genetiğinden tüm teorileri alt üst edecek bilgiyi yazdığım zaman düşünceleriniz değişecekmi ?
Tabiki değişmeyecek.
Nedenmi ?
Siz gündelik hayatlarınızı yaşarken sizin adınıza en doğruyu bilen bilim ortodoksini size yetebilecek kadar bilgiyi önünüze koyacak ve siz doğruluğu için savaşacaksınız.Koltuğunuza yaslanıp bir bira açınız ve rahat olunuz.Sizin adınıza düşenen var.
Şimdi bu başlıkta diline doladığın ve anlamlarını ve öngörülerini asla bilmediğin iki farklı kuram nedir göz atalım. (Bunları senin için değil hasbelkader bu başlığı okuyanlar için yazıyorum).
Hadi bunu yap bende daha fazla detaya girip daha fazla somut kanıtla savunduğun tüm ortodoksini parça parça edeyim.Halep ordaysa AKHENATON burda.:D
Antropoloji insan evriminin tarihsel geçmişini okumaya çalışır.
bakınız bana tanım yazmayın teorinizi somut kanıtlarıyla tarihsel maddecilik anlayışı ile yazın.
yazın cevap vereyim, fakat bana kurgu yazmayın , somut olamayan hiçbir şeyde yazmayın.
Sayın Akhenaton
Eskiden bizim sitede bir Hz. Kültigin vardı. Kur'anın da Muhammed'in de daha henüz zuhur etmedigini vaaz ederdi. Onun da kanıtları yanen sizinkiler gibi kendinden menkuldü. Eglenceli biri idi. Ama sonunda ne olduysa oldu, bagırdı, çagırdı gitti. Herhalde vahy almıştı. Malum esinlenme hali.
Sizin de kaynaklarınızın her biri ne hikmetse ya yasaklı, ya gösterilmiyor ya da hasır altı ediliyor. Aslında bu kaynagım yok demenin degişik ve utangaç halidir de hadi biz yedik diyelim.
Neyse sizin başlıklarınızı, siyasi olmayanların haricinde takip etmek oldukça eglenceli olmaya başladı. Amam kaynak yazamayacaksanız bence roman yazma denemesinde bulunabilirsiniz. Ama Tanrıların arabaları da yazıldıydı zaten.
saygılarımla
AKHENATON
08-10-2008, 00:16
Sayın Akhenaton
Ama Tanrıların arabaları da yazıldıydı zaten.
Bakınız ben bu kitabı okumadım.İşte Tc deki en büyük sorunda bu, daniken ötesine geçemiyoruz.TC de üç beş lenin yada dinci kitapların haricinde kitap çıkmaması oldukça kötü, yazmış olduğum yazılarla ilgili size kürsülerini bırakmış bir dolu prof. verebilirim, tabi ilgiliyseniz.Fakat siz inanç sahibisiniz.
akhenaton
Kürsülerinde olan profların daha etkileyici olabilecegini zannediyorum. Kaynaklarının hepsini de kürsülerini terk eden proflardan seçtiysen burada bir istifham ararım.
saygılarımla
AKHENATON
08-10-2008, 01:13
akhenaton
Kürsülerinde olan profların daha etkileyici olabilecegini zannediyorum. Kaynaklarının hepsini de kürsülerini terk eden proflardan seçtiysen burada bir istifham ararım.
saygılarımla
Bence yine yanlış şeyler aramaktasınız. Dünyayı anlamanın yolu ana yoldan değil arka sokaklardan geçer.
Bilimin nasıl belli bir çizgide tutulmak istendiği sözde bilim kanallarının nasıl finanse edildiği hakkında bir çok bilim adamının yazısı mevcuttur.Burda bana söz düşmez.
Hani bizim marksistler ara bir okullarda yürür ya YÖK' e hayır diye. (bizde yapmıştık zamanında) acaba niye yürürler merak ederim hep.Sanki bilim TC de üretiliyor.Hayat işte garipliklerle dolu.
AKHENATON
08-10-2008, 01:39
sayın frodo bu başlıkla ilgili ne yazmak istiyorsanız yazınız, sizi beklemekteyim. Başlık bitince üyeliğimin sonlandırılmasını istiyorum.Bu şartlar altında yazmak pek hoşuma gitmiyor.
Siz yazın ben cevabı verim son yazdığımda üyeliğimi sonlandırabilirsiniz.
Akhenaton denetimdeki üye konumuna girmenizin nedeni "aykırı" fikirleriniz değildi. bunu
gayet iyi biliyor olmalısınız. Kişisel sataşmalara ve buram buram ırkçılık kokan mesajlara imza atmayacağınıza inansam bu duruma hemen son verirdim.
Siz bana mesajlarınızda daha özenli olacağınıza ve site tüzüğümüze uyacağınıza dair
söz verin bu sevimsiz durumdan hepimiz kurtulalım.
AKHENATON
08-10-2008, 14:35
Akhenaton denetimdeki üye konumuna girmenizin nedeni "aykırı" fikirleriniz değildi. bunu
gayet iyi biliyor olmalısınız. Kişisel sataşmalara ve buram buram ırkçılık kokan mesajlara imza atmayacağınıza inansam bu duruma hemen son verirdim.
Siz bana mesajlarınızda daha özenli olacağınıza ve site tüzüğümüze uyacağınıza dair
söz verin bu sevimsiz durumdan hepimiz kurtulalım.
sayın frodo , forumda bir tane ırkçı başlığımı bulamazsınız, bırakınız TD forumunu atedede bulamazsınız, vermiş olduğum sert cevaplar hep alıntılama şeklinde olup pkk mesajları veren ve propagandasını yapan kişileredir.
bana 30 gün ceza verdiniz , ve çok komik bir yazdıdan. Forumda buram burak pkk söylemi yapanlara vermeyip benim teröristlere atom bombası kulanmak gerekli cümlemi ırkçılık olarak yorumlayıp 30 gün ceza verip üstüne denetime almak pek tarafsızca bir yaklaşım değil.
bu forumda insanlarımızın üzerine kurşun yağdıran insanların röportajları basılıyor ve siz onları demokrasi olarak görüp benim bize kurşun sıkanı yok etme özgürlüğümü ırkçılık olarak görmenizin ne demokrasiyle nede tarafsızlıkla bir alakası olabilir.
Ve bu konuyu bu forumda sadece ben dile getirmiyorum, ben sadece sesli olarak söylüyorum.Fakat siz Türk olan herşeyi ırkçı ve faşist olarak görme hastalığından kurtulmadığınız sürece ben daima ırkçı kalırım.
Ortaya bir kürt sorunu atılıyor, özgürce gerçekleri yazamıyoruz ?
ortaya bir ermeni sorunu atılıyor gerçekleri yazıyoruz ırkçı oluyoruz. ?
Türk tarihi yazıyoruz yine ırkçıyız. ?
Yahu ben Türküm. Ve hayatta değişmeyecek tek özelliğimdir.
Siz öncelikle pax-amerikancı ırkçılık ile Türkçülük arasındaki farkı tarih sahnesini annaliz ederek yorumlayın sonra bana ırkçı deyin.
AKHENATON
08-10-2008, 14:38
İnsanın genetik yapısıyla ilgili sırların deşifre olmasıyla birlikte oldukça şaşırtıcı açıklamalar geldi.Bu açıklamalar doğrultusunda sapiensle ilgili marifetlerin bir grup bakteriye ait olduğu üzerine karar kılındı.
Dünya üzerindeki en muhteşem varlık insana ait gen yapısının sanıldığı gibi 100.000-140.000 arasında olmayıp yalnızca 30.000 dolayında olması kısaca bir solucandan yüzde elli fazla gene sahip olması farklı çevrelerde hayal kırıklığı yarattı.
Bu muhteşem varlığa ait genetik yapı hiçte mükemmel olmadığı şempanzeye yakınlığımızın yüzde 95 değil, yüzde 99 dolayında olduğu , fareye yakınlığı ise yüzde 70 yakınlığı olduğu insan geni , diğer omurgalılar ve omurgasızlar , bitkiler,bakteriler , dünya üzerinde yaşayan diğer varlıklarla fonksiyonel olarak farklı olmadığı ortaya çıktı.
Bu sonuçları herkes kendi trübününden değerlendirirken, gerek yaratılışcılar gerekse Darvinciler açısından duymaya tahammül edemedikleri sorularda artık su yüzüne çıkmaya başlamış oldu.
Bilim adamlarının ısrarla cevaplamaktan kaçındığı sorular ,
Eğer yaşam bir dizi kendiliğinden kimyasal tepkime yoluyla başlamış ise neden yaşamın çoklu değilde tek bir kaynağı var. ?
Dünya ilksel bir denizse niye tek genetik kod. ?
Bilim adamları genle ilgili sırları deşifre etmesiyle birlikte kendilerini oldukça zor bir puzzle içinde buldular.Science dergisinde “ Kafa karıştırıcı Buluş “ olarak adlandırılan bu puzzle ;
İnsanın genetik yapısında olan 223 genin , genetik evrim ağacında bulunması gereken evrimsel öncelleri yoktu ?
İnsan nereden geldiği belli olmayan bu genleri nereden ve kimden almıştı ?
Bakteriden omurgasıza , arkasından omurgalılara ve modern insana kadar uzanan evrimsel gelişmelerde , bu 223 gen omurgasız aşamada hiçbir biçimde yoktu.
Bilim adamları evrim süreci içerinde olmayan bu modern insana ait 223 genle ilgili olarak “ Muhtemelen bir bakteriden yatay olarak tranfer “ şeklinde bir açıklama ileri sürdüler.
Bir başka deyişle evrim sürecinde modern insan bu 223 geni aşamalı bir evrimle değil hayat ağacından dikey değil , bir bakteriden yatay olarak aldılar.
İlk bakışta bu 223 gen önemsiz görülebilir.fakat tek bir gen canlılara araında büyük farklılıklar yaratmaktadır.İnsan genomu 3 milyar dolayında nükleotidden (dünyadaki yaşamı sağlayan dört nükleik asitin baş harfleri olan A-C-T-G harfleri) oluşmuştur.
Bunların, yüzde birden biraz daha fazlası, fonksiyonel genler olarak gruplanmıştır (her gen, binlerce “harften” oluşur.) Bir insanla bir diğer insan arasındaki fark, DNA “alfabe”sindeki binlerce “harften” yalnız birisi kadardır.
İnsanla şempanze arasındaki farksa, genetik benzeşmeye göre yüzde 1 dolayındadır ve 30.000 genin yüzde biri, 300 eder.
Dahası, yalnızca DNA’nın mitokondri bölümünden kaynaklanan bazı çok önemli nörolojik enzimlerden de bu genler sorumluydular: “Havva DNA’sı”, yani insanların yalnızca anne kanalıyla aldıkları ve geriye doğru bir tek “Havva”ya dek dayanan miras. Yalnızca bu bulgu bile, şu bakteri transferi tezini şüpheyle bakılacak hale getiriyordu.
Bilim adamlarının üstü kapalı ve insanı insan yapan bu çok önemli genleri yatay bir taransferle bir bakteriden aldığını söylemesinden sonra ;
Steven Scherer , (Baylor Tıp fakültesindeki insan genomu sıralama direktörü ) NATURE dergisine verdiği demeçte ;
Yatay olarak transfer edildiğini ve kaynağının bakteriler olduğunu söyleyen biz değiliz dediği röportajında ,
Ayrıntılı bir araştırmayı yöneten Public Consortium ekibi 113 genin (bu 223 gen içinden) omurgasızlarda bile görünmemekle birlikte bakterilerde çok yaygın olduğunu buldu. Bu muamma genlerin açığa çıkardığı proteinlerin analizi gösterdi ki, saptanabilen 35 taneden yalnızca 10 kadarı omurgalılarda (balıktan ineğe dek yayılan geniş bir yelpazede) görülebiliyordu. Bu 35′in 25 tanesiyse, yalnızca insana özgüydü. “Transferin bakteriden mi insana, insandan mı bakteriye doğru olduğu çok açık değil” diyor.
Washington Üniversitesi‘nin Genom Sıralama Merkezi’nin yardımcı direktörü Robert Waterson, Science dergisine yaptığı açıklamada ;
İyi ama, eğer insan bu genleri bakteriye verdiyse, o bunları nereden aldı?
Sonuç : Her ne kadar son iki kitabında duygusallığın verdiği etki ile hata yapsada Sitchin gelmiş geçmiş en büyük araştırmacıdır, gerisi hikaye.
Hem evrim var diyorsun, hem de sapiens evrim sonucu oluşmadı diyorsun. Peki nasıl var oldu bu sapiens? Yoksa ezelden beri varmıydı?
Evrimin var olduğunu savunarak, bir yaratıcıya inanmıyorsun. O halde bu ateizmden başka nedir?
Son yazdıklarını bu son mesajımdan önce okudum. Laftan başka birşey değil. Çeşitli siyasi veya suni gündem veya yeni akıl dışı çağ akımlarının etkisinde kalmış bilim adamlarının(bu bilimsel haberlerin çoğu akıl dışı bir şekilde topluma pompalanıyor) söyledikleri ve yaymaya çalıştıkları şeyler bunlar. Ne 35 geni, ne 25 geni?
Ben daha önceki yazılarımda bir çok defa gen kavramının çöktüğü anlatan makaleler alıntı yaptım: http://www.turan-dursun.com/forumlar/showthread.php?t=6148
Gen kavramı artık çöküşün eşiğinde, moleküler biyoloji yapmış olduğu elli yıllık yanlışın farkına yeni yeni varmaya başladı.
Sabah, milliyet, hürriyet gibi gazetelerde ve popülist sahte yayınlarla(ve birsürü ders ve bilim kitabı dahil) şimdiye kadar bir sürü gen ile ilgili haberler çıktı. Bunların hiç birinin aslı astarı yok. Kasıtlı olarak küresel patronların emrindeki askerler bilimi kontrol altında tutmaya ve halkı bir moron yığını haline getirmeye çalışıyorlar.
Gen ile yalan söylemek çok kolay. Nedir ki? Gazatenin birine "bilim adamları şu şu genleri buldular" diyorlar. Millet mal gibi "aaaaaa yakında insan ölümsüz olacak" gibi heveslere giriyor.
Ekonomi alanında nasıl rakamlarla yalan söylemek kolaysa "gen" kavramını kullanarak da yalan söylemek o kadar çok basit.
Belki de canlılar alemini gen ve genetik materyaller falan yönetmiyor. Bunu yukarıda vermiş olduğum bağlantıdaki(linkteki) uzun makaleyi okuyunca belki biraz anlarsın. Yeni bir kavram geliyor: Örüt(ağ) kavramı: Canlıları molekülerin reaksiyon ağı yönetmekte. Bu moleküler reaksiyon ağı tepkime oluşturan maddelerin hızından, freakansından ve diğer tepkimeler ile oluşturduğu ağdan, ilişkiden oluşuyor. Bu ağdaki her reaksiyonun belli bir hızı ve çarpışma frekansı var. İşte canlıyı yöneten kavram bu. Canlı madde dediğin şey sulu yay gibi birşey. Birşeyi ne kadar çok yaparsa, kendini o şeyi yapmaya o kadar çok programlıyor. Yani reakisyon hızını ve frekansını ona göre ayarlıyor. İşte bu ağın çalışma şekli bir canlının maymun mu yoksa, kertenkele mi olacağını belirliyor.
Gen kavramı artık çöküşün eşiğinde ve dünyada artık giderek yayılmakta.
Oktay Sinanoğlu diyorki, "canlının bütün faaliyetlerini çekirdekteki DNA'nın yönettiğine 50 yıl adeta bir din gibi inandılar."
Din evrende herşeyi, tek bir kaynağın, yani allahın yarattığını ve yönettiğini söyler. Herşeyi ondan bilir. İşte 50 yıl boyunca da, "central dogma", merkezi dogma(inanç) , yani herşeyi çekirdekteki, kromozomlar üzerindeki DNA'dan bilen inanç, bilim adamlarınca bir din gibi inanılmıştır. İkisi de birbirine benzer.
AKHENATON
08-10-2008, 20:19
Hem evrim var diyorsun, hem de sapiens evrim sonucu oluşmadı diyorsun. Peki nasıl var oldu bu sapiens? Yoksa ezelden beri varmıydı?
Evrimin var olduğunu savunarak, bir yaratıcıya inanmıyorsun. O halde bu ateizmden başka nedir?
Öncelikle yazılarımın sansüre uğramasından dolayı yamama kararı aldım sana sadece Sitchin 12 gezegen ve kozmik kodu okumanı tavsiye edebilirim.En azından beni daha rahat anlarsın.
İkinci yazınla yazmış olduğun benim son yazınla pek alakalı değil.Ana fikirlerimiz farklı.Benim işlediğim konu evrim süreci içerisinde insanı ensan yapan gen'lerin olmadığıydı.Kaldıki senin yazdıkların zaten benim baş yazımı doğruluyor, sadece sen dewrinlemesine bakmıyorsun.Çünkü inanca bürünmüşsün.Bu inancın adıda Ateizm.
Ya AKHENATON, genetik klon demek, birşeyin tıpa tıp kopyası demek. Bir hücreyi veya organizmayı klonladığın zaman, ondan genetik bakımdan tıpkısının aynısını üretirsin.
Anlatmak istediğin şeye "mutant" , "rekombinant canlı" veya "melez" de bari de, bu kadar komik duruma düşme.
AKHENATON
09-10-2008, 01:18
Ya AKHENATON, genetik klon demek, birşeyin tıpa tıp kopyası demek. Bir hücreyi veya organizmayı klonladığın zaman, ondan genetik bakımdan tıpkısının aynısını üretirsin.
Anlatmak istediğin şeye "mutant" , "rekombinant canlı" veya "melez" de bari de, bu kadar komik duruma düşme.
Bu kadar fazla film seyretme.Sana söylediğim kaynakçaları incele ve hücre füzyonu denen olay hakkında bilgi sahibi ol.
sana yukarıda 223 adet gen evrim ağacında yok yazdım, yüzde yüz kopyalama yazmadım.
diğer bir konuda eski ahiti okumayı judeocu anlayışla yapma, ve olayı tanrı var yok olarak değerlendirme.
Ve yahve , elohim yerin toprağından
adamı yaptı,
ve onun burnuna yaşam nefesini üfledi
ve adam yaşayan can oldu.
---------------------------
dünyanın bodrumundan
tan abzunun üstünden
bir yuvarlak olana dek kili karıştır
ve bir yuvarlak şekil ver
kili doğru hale getirecek alan
iyi bilen genç tanrılar sağlayacağım.
can diye çevrilen ibranice terim nefeştir, eski ahit 5 kitap boyunca tekrarlanan nefeş (can-ruh) kan dır.adem isminin çıkarıldığı adama terimi , koyu kırmızı bir toprak değil , adom yani ibranice kandır.kitaplardaki liguistik çeviri farklılıklarını dikkate alırsan insanın genetik olarak evrim sürecinde müdahaleye uğradığı ile ilgili sümer ve akadçada bir çok bilgi bulabilirsin.şimdi bunları uzun uzadıya yazamam , ben sadece bilim ve moneist anlamda deforme edilen eski bilgilerin şifreli yazıldığı kitaplardaki sapiensle ilgili bilgileri bağımsız bilim kaynaklarınca vermeye çalıştım.
http://akhenaton.blogsayfasi.com/ve-tanri-lar-insani-yaratti/
Lütfen bu son yazımdı üyeliğimi sonlandırın.
Yahu genetik klonu savunduğumu kaçıncı yazıcam.Evrim vardır fakat sapiens özel seridir.:D
Ya gözüm gulağım, bunu sen yazmadın mı?
Lütfen bu son yazımdı üyeliğimi sonlandırın.
Dutturamadın tabi, şimdi de kaçmaya çalışıyorsun. Benim de çok yazımı sansürlediler, ben kaçıyor muyum? Adam gibi yazdıklarının arkasında dur.
Bak benim gizemsel simgelerden, eski yazıtlardan, ahitten mahitten, uzaylılardan etkilenen arkadaşım:
Eskiden genetik mi varmış, genetiği bilen mi varmış? 50 yıllık bir geçmişi var, o da çökmek üzere.
Hadi öyle farzedelim, kim yapmış bu hücre füzyonunu? Aklı başında kim varmış, insan evrimleşmeden önce. Şimdi çıkıp da uzaylılar dersen(ki böyle diyeceğini ta başından söyledim) millet çatır çatır güler, göbek deliği çatlar herkesin.
Hücre füzyonu demek, iki farklı hücreyi birleştirmek, sentezlemek demektir. Klonlamak demek değildir. İşte buna da mutant, rekombinat canlı veya melez denir. Hücre füzyonu sadece bunları gerçekleştirmek için kullanılan tekniklerden bir tanesidir. Klonlamak demek, aynısından çoğaltmak demektir. Bitti. Hep gerçekleri saptırıcı sinemalar izlemiş, kitaplar okumuşsun.
Sen bildiğin, insanları mallaştırmak için, kuzulaştırmak ve düşünemez hale getirebilmek için kasıtlı olarak çıkarılan, sahte düşünce akımlarından etkilenmişsin.
AKHENATON
09-10-2008, 16:55
Bak benim gizemsel simgelerden, eski yazıtlardan, ahitten mahitten, uzaylılardan etkilenen arkadaşım:
Eskiden genetik mi varmış, genetiği bilen mi varmış? 50 yıllık bir geçmişi var, o da çökmek üzere.
Hadi öyle farzedelim, kim yapmış bu hücre füzyonunu? Aklı başında kim varmış, insan evrimleşmeden önce. Şimdi çıkıp da uzaylılar dersen(ki böyle diyeceğini ta başından söyledim) millet çatır çatır güler, göbek deliği çatlar herkesin.
Hücre füzyonu demek, iki farklı hücreyi birleştirmek, sentezlemek demektir. Klonlamak demek değildir. İşte buna da mutant, rekombinat canlı veya melez denir. Hücre füzyonu sadece bunları gerçekleştirmek için kullanılan tekniklerden bir tanesidir. Klonlamak demek, aynısından çoğaltmak demektir. Bitti. Hep gerçekleri saptırıcı sinemalar izlemiş, kitaplar okumuşsun.
Öncelikle bu başlık altında bana yazıp durma yazmayacağımı belirttim habire soru soruyorsun, net ortamından bilgi toplayıp derinlemesine bilmediğin konularda benim ne kadar bildiğim veya bilmediğim konusuna girme. Sana burda her şeyi yazamam, burda belirtmiş olduğum kelimeler konunun son cümleleridir.kısa kısa yazıyorum ve detaya girmiyorum, konu başlığından uzaklaşıyorum.sense habire konu başlığı dışında ne varsa yazıp duruyorsun, şimdi başlık altında sana Homo erectusun hızlı evrimsel gelişimi için yapılan genetik manipülasyonumu anlatayım.bununla iilgili yazıları yukarıda vermeme karşın puzzle birleştiremiyorsun, sebebi ise bu konulara yabancı olman.
eğerki bildiğini ve konunun yanlış olduğunu iddia ediyorsan Fikirselde başlık açtım orda devam ederiz.Burda bu konuyla ilgili fazla soru sorma artık bana. Bu konulardada kimseden kaçmam.
Gizemsel şeyler, eski şifreli yazıtlar, peygamberler, sureler, ayetler, genler, doğaüstü güçler, doğaya aykırı düşünceler daima, kendi doğasından sapmış insanoğlu için cezbedici bir nitelik taşır. Kendi doğasını yaşayamayan insanoğlu gerçeği böyle saptırılmış gizemsel düşüncelerde, kitaplarda ve tartışmalarda arar. Bu olgu klinik olarak test edilmiştir.
Dünyanın yapısını anlayamamışsın: Bu tür akımlar, kitaplar, yayınlar ve filmler birden çok amaç güder:
1-Bu tür düşünce akımları ve yayınlar milyarlarca insanın sırtından bedava para kazanmak demektir. Ekonomik bir temele bağlıdır.
2-İkincisi, gerçekleri saklamaya, saptırmaya, düşünce karışıklığı yaratmaya ve insanın düşünme yeteneğini sınırlandırmayı amaç edinir.
http://img183.imageshack.us/img183/5396/akkad3bv1.jpg
Bahsi geçen kitabı isterseniz bi okuyun..korkmayın ısırmaz!!..önyargılarınızdan en yakın zamanda kurtulmanız dileklerimle..
Akhenaton 30000 insan geninden 223 tanesini daha alt seiyedeki canlılarda görülmemesini evrimi çürüten bir durum olarak görmüş.
peki 29777 genin alt seviyedeki canlılarda gözlenmiş olması evrimi desteklemiyor mu?
AKHENATON
13-10-2008, 16:14
Akhenaton 30000 insan geninden 223 tanesini daha alt seiyedeki canlılarda görülmemesini evrimi çürüten bir durum olarak görmüş.
peki 29777 genin alt seviyedeki canlılarda gözlenmiş olması evrimi desteklemiyor mu?
bakınız kapattığım konuya yazmışsınız yine ,
her hangi bir yerde evrim yoktur diye bir yazım yoktur, sadece mevcut darwinci anlatım sadece hikaye olup dünya tarihi değildir, dincilerin tarihine farklı bir bakıştır.
büyük bir ihtimalle , atede bulgularda ilgili kanıt isteyen frodo, istemiş olduğunuz arkeolojik ve antropolojik kanıtlarla ilgili sayın preach' a tavsiye ettiğim bir araştırma kitabından alabilirsiniz, tabiki sayfa 350 ye geldiği zaman.
evet başka bir kanıt ortaya koyayım , evrim saçmalığıyla ilgili , 260-320 milyon yıllık altın zincir , bulabileceğiniz kitap ise yasaklanan Forbidden archeology sayfa 390-395 .hangisini yazayım dünya kadar kanıt var.
BU ÜLKEDE İYİKİ HARUN YAHYA VAR. OLMASA NE EVRİMCİ KALACAK NEDE DİNCİ.HARUN YAHYANIN DİNCİLER ADINA ÇALIŞTIĞINI SÖYLEYEN YALAN SÖYLER.
" Ya bu dünyanın tarihi bir mitse , ama bu mit, dünyanın gerçek tarihinden geriye kalanlarsa. " W.İrwin Thompson.
Sadece düşünmek gerekli , ama oda en zor ey değilmi.
AKHENATON
07-11-2008, 15:58
Ortodoksin bilimin dünya üzerindeki kamuoyu dağıtıcısı yahudi kanalı National Geographic ' te artık pes etmiştir.
http://turkey.ngceurope.com/schedule/daily.aspx --- 07/kasım/2008
..............................
14.00 Bilimin ta Kendisi: Amerika'yı Kim Keşfetti?
Bir çok arkeolojik bulguyu yaptıkları programda saklasalarda artık gerek çok merkezli gerekse mtaDNA teorisinin çökmüş olduğunu ve tarihin yeniden yazılması gerektiğini vurgulayan sınırlıda olsa seyredilmesi gereken belgesel.
" Bilimin o kadar büyük bir kısmı hikayelere dayanıyorki ! Hikayeyi iyi bir anlamda kullanıyorum , ancak yinede hikaye işte. "
Stephen Jay Gould.
Ne olacak bu dünyanın hali..:D