Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Mitoloji & Esoterisizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 03-10-2008, 19:57
serüvenci serüvenci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 06 May 2008
Mesajlar: 917
Standart Bilim Ayetleri - Akhenaton

üyemiz AKHENATON bu başlık altında düşüncelerini yazılarıyla bize açacaktır.

saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-10-2008, 20:57
AKHENATON
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Öncelikle bu başlık altında Havvanın Uzun yürüyüşü adı altında yazmış olduğum yazıyı buraya taşımaya karar verdik.

Bu başlık altında yazmış veya yazacak olduğum yazılar her hangi bir düşünceyi ve görüşü temsil etmez.

En temel konumuz olan insan ile ilgili mevcut teoriler bellidir.Ve taraflar taraflarını almışlardır ve asla yer değiştirmeyecek gibi önlerine konulan bilgi ile düşüncelerini savunmaktadırlar.

En temel konuyla ilgili olarak kendini evrimci-ateist ilan eden kişiler bile insanın evrimini bilmemektedir.Bu net ortamındaki forumlardan bellidir.Tek tartışma konusu din olup, oda sığ bir anlayışla ayşenin, fatmanın yaşından öteye geçememektedir.

Öncelikle evrimi savunan arkadaşlara sayın dilaverin yazdığı havvanın uzun yürüyüşü ie Wikide yayınlanmış olan Darwinin evrim teorisini yanyana koyup okumalarını tavsiye ederim. Wikide sapiensin yaşı hala 35,000 yıldır.Sayın dilaverin Havva konusunda ise 200 bin yıla dayandırılır.

Tüm bu sorunlar doğrultusunda diğer forumdaki yazıları okuyucunun daha rahat anlaması için düzenleyerek burdan devam edicem.Evrim teorisindeki bu farklılaşmanın asıl nedenini daha net olarak ortaya tarihleriyle verdiğim zaman daha rahat anlaşılacağını düşünüyorum.

Evet bu ülkenin en temel sorunu Harun Yahyadır. Fakat Harun yahyayı , dinleri savunduğu için değil gerçek bilgiyi kasıtlı olarak deforme edip içine tanrı figürünü koyarak piyasaya vermesi sonrasında , düşünce tartışmalarının madde ve ruh söylemini aşamamasıdır. Detaylı okuyucu harun yahyanın yazılarının dip notlarını incelerse düşünce temellerini yansıttığını söylediği kişilerin tanrı düşüncesi ile uzaktan yakından alakası olmayan , dünyada yaşamın dış kaynaklı olduğunu savunan insanlar olduğu rahatça görülecektir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-10-2008, 21:32
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

1- Wikipedia % 100 dogru diye bir şey yok.

2-benim başlıgımda Avrupadaki sapiensin yaşı gene 40 bin senedir.

3-Sapiens her halde bir anda Avrupa da ortaya çıkmadı.

4-Eleştirmeden evvel iyice okuyup anlamak gerekli.

5-200 bin sene ya da tam olarak 196 bin sene en eskiye tarihlenen Afrika kaynaklı sapiensin yaşıdır.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-10-2008, 22:21
AKHENATON
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

1- Bu maddenizle ilgili olarak , Wiki bana göre kaynakça oluşturamaz.

2- Ben avrupa değil ilk sapiensi bahsetmiştim.

3- haklısınız benimde sorguladığım bu zaten ve sapiens bir anda ortaya çıkmıştır.Soy bakımından akrabası varken atası yoktur. Bilim dünyasınında arayıp bulamadığı Missing Link , eksik halkada buna denir.Ani ve devrimci bir üründür.

4- Yahu yazınızı okudum.

5- Bakınız bende bunu sorguluyorum , neden çok merkezliden tek merkeze geçtiniz. Buna niye geçtiğinizi bu başlık altında herkes görecek. 196 bin de yanlış bir yıldır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-10-2008, 23:57
Serdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Serdar Serdar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
Standart

Şuna evrim demiyelim de başka birşey diyelim. Evrim adı da iyice kirlendi, önyargı duygularını çalıştıran din ve toplum kaşıtı bir kelime oldu sanki.

Neymiş efendim?.......................................... .................................................. ....

Ne 196 bin sene öncesine, ne de 196 bin yıl sonrasına gitmenize hiiiiiiiiç mi hiç gerek yok.

Bahsettiğiniz konu enerjiyle ilgili temel temel bir meseledir. Enerjinin devinimidir. Her yerde her an gözlenebilir. Sağlıklı bir insan tarafında farkedilip, hissedilebilir. Ne o öyle çukur kazıp duruyonuz? İçinden katır boku çıkıyor, "aaaaa oooooo evrim varımış" diyorsunuz. İçinden keçi boku çıkıyor, " aaaaa ooooooo evrim yok imiş" diyorsunuz. Siz ne halt yediğinizi bilimiyorsunuz. Evrimin varlığı çukurun içinden bir köpek bokunun çıkmasına mı bağlı?

Evrim sensin ey insanoğlu. Senin her an nefes alış verişin bile bir evrim. Senin her saniyen bir evrim. Oturduğun yerden bile evrim geçiriyorsun.

1 ay oturuyorsun, 2 ay, 3 ay oturuyorsun. Olmadı. Asansörü olan bir apartımandan daire satın alıyorsun. Asansörle çıkıyorsun katları. 2 sene çıkıyorsun, 5 sene çıkıyorsun. Sonra bir gün geliyor, elektrikler kesiliyor. Katları yürüyerek çıkmak zorunda kalıyorsun. Bir de bakıyorsun ey insanoğlu, bir de bakıyorsun ki, nefesin, soluğun kesilmiş. Bu ne diyorsun? Ecelim mi geldi yoksa? Hayır ey insanoğlu. Sen, vücudunun nasıl çlıştığını bilmiyorsun. Sen kendin yapını kavrayamamışsın. Sen hayatın işleyişini kavrayamamış bulunmaktasın.

Duvarın dibiminde kösülüp duran tahta masa bile evrim geçirmekte, gün gelip yıpranmakta, parçalanmakta.

Fakat ey insanoğlu, şu an da senin hayatı sağlıklı bir insan olarak anlayıp algılaymamanın nedeni sen değilsin: senin içinde bulunduğun toplumu işleyişini oluştuan hayat şartları, ekosistemin, temel gereksinimlerini karşılayamaman. Onun için toplumsal bir stres altındasın ve değişim geçirmektesin. Tıpkı su sıkıntısı karşısında, yırtınan bir bitki gibisin. Yaprakların solmuş, köklerin kurumuş. Sadece toprağın derinliklerinde, daha nemli bölgelerinde, hala canlı kalabilmiş köklerinle gövdeni ve yapraklarını kurtarma çabası içindesin. Sen bu şartlar altında doğayı ve çevreyi nasıl sağlıklı, gerçeğe uygun ve zırhsız biçimde algılayabilesin? Algılayamazsın ey insanoğlu!

Yani sen bir akış içindesin, devinim ve daima bir süreç içindesin. Akıp gitmektesin. Durmuyorsun. Duramazsın da. Kendini bu akış içinde değerlendirmelisin.

Daha ne diyeyim. Sayfalarca yazı yazsam buraya boşuna. Bunu herkes biliyor. En azından birbirinize saygınızı kaybetmeyin bari.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-10-2008, 02:45
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger AKHENATON;

Yazdigin yazilardan, bir seyi anlamaya calisiyorum.Evet, diyelim; yaratilis mantigi curutuldu.Zaten, evrimi savunanlarda; bunu ortaya koyuyorlar.Benim, anlayamadigim; sen, evrimi de mi curutuyorsun?, curutuyorsan; yerine ne oneriyorsun?, ya da "evrim, bu denilen sekilde olmadi da, aslinda soyle oldu" demek isteyip, evrime yeni bir acilim mi getirmek istiyorsun?, sonucta; evrimi kabul ediyorsan, getirecegin; yeni acilimin ne gibi bir yarari olacak?

Benim,cozumum ise gayet acik. Sonucta; yaratilis teorisini de; evrim teorisinide, varsa veya ileride olacaksa; o teoriyide ortaya atan insanoglu.

Dolayisiyle, benim acimdan cozum; isteyen inanca ve yaratilisa inanir.Isteyen evrime; sonucta degismeyen tek sey.

INSANOGLU VARDI VE VARSAYDI.

Nasil oldugunu da, yine kendisi cevapliyor ve cevaplayacak.Bence, soru; insanoglu kendini nasil var kabul etti ve nasil varsaydi? Iste bu sorularin cevabi da; insanoglunun evrensel varsayma kokeninin sorununda yatiyor.

Inancin, teorinin, bilimin ve felsefenin ortak evrensel "nasil" sorusunun kokeni ne? Cunku, kim, ne, nerede, neden sorusunun cevaplari belli. Nasil sorusunun cevabi ne?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-10-2008, 06:33
-InVi- -InVi- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
-InVi- - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Akhenaton Bismillah dedi.....
artik Evrimin yikilmasi an meselesi.....
biz dilaver'e misyonerlik edip müslüman edemedik....
akhenaton vesile olup, dilaver müslüman olacak mi acaba ?
ama evrim teorisi adi üstüne "evrim TEORISI" yani sonucta sadece
(simdilik/bugüne kadar güclü) bir teorinin kayip edecegi pek fazla birsey yoktur diye
düsünüyorum.....tam tersine sadece biraz daha "olgunlasmasini" saglar diye düsünyorum......

akhenaton,
bu basligi takip edecegime dair yüce moleküller adina ant icerim !
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-10-2008, 15:07
AKHENATON
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DÜZENLENMİŞ YAZI 1


Dünyadaki ilk sırlar insanoğlunun gerçek kökleriyle ilgilidir. Günümüzde kabul görmüş iki teoriye göre Darwincilik ve Yaratılışçılık insanoğlunun kökleri konusunda artık insanoğlunu ikna edememe noktasına gelmiş olmasına karşın karşıt iki düşüncede teorilerine sıkı sıkıya bağlıdır.

Farklı iki teoriye göre insanoğlunun kökeni ile ilgili düşünceler oldukça farklıdır.Farklı iki teori yüzyıllardır birbiriyle savaş halinde olup bugüne kadar kesin bir galibi olmamakla birlikte kavganın süreceğini ve iki farklı teorininde birbirine karşı üstünlük sağlayamayacağı şimdiden bellidir.

Ateistler ve Teist'ler arasındaki bu yaratılış kavgaları asla sonuçlanamaz.Sebebi ise iki karşıt düşünceninde doğruyu göstermediğidir.İki yanlıştan bir doğru çıkmaz.

Bilim dalı olarak arkeoloji'nin kökeni 200 yıl öncesine dayanır.Elde edilen bilgiler ağırlıklı olarak dinsel anlatımlar doğrultusunda bir köken yaratmak ve insanlığa bilimsel bir görünüş kazandırılmak istenmiştir.

Gerek insanın kökeniyle ilgili dinsel anlatımlar gerekse kurumsal sistemle yönetilen bilim mekanizmalarının , insanın kökleriyle ingili anlatımlarında hiç bir fark bulunmaz.İki karşıt düşünce derinlikli okunursa aslında aynı anlatım olduğu açıkça ortaya çıkar.Bir görüş aynı tarihsel sürece farklı bir başlangıç diğer karşıtı ise aynı tarihsel sürece farklı bir başlangıç koyar.İki düşünceninde ortak noktası tüm yaşamın dünya üzerinde oluştuğu dünya dışı tüm olguların şiddetle karşı çıkıldığı ve bunu dile getirenlerin gerek din gerekse bilim mekanizmalarında aforoz edildiği gerçeğidir.

Bilimsel disiplinlerde her hangi bir bulgunun akademik düzeyde kabul edilebilmesi için oldukça uzun sürelerin geçmesi gerekmektedir.Kanıtınız somut olsa dahi , bilim otoritelerinin süzgecinden geçmeyen hiçbir somut bilgi bilimsel olarak adlandırılmaz.

Bilim çevrelerinde süzgeçten en ağır şekilde geçen bulgulardan bir taneside Amerika kıtasıdır.Diğerleri ise Hindistan ve çin ve Türk kalıntılarıdır.Özellikle görünmek istenmez.

Eski dünyadan amerika kıtasına ilk seferler 10.yy da kuzey avrupalı denizciler tarafından yapıldığı süphe götürmez bir gerçekliktir.Bu seferlerin gönüllü lideri ise irlandalı rahip Brendanın üstlendiği de genel ve kabul görmüş teoriler arasında yerini alır.Amerika yerlilerinin kültürlerinde iz bırakmayan bu seferler kuzeydoğu da dar bir bölge ile sınırlıdır.
Fakat kuşkucu ve bağımsız bilim adamları bunun ilk tanışıklık olduğu konusunda emin değillerdir.Çünkü orta emerikada elde edilen arkeolojik kalıntılar, bağımsız düşünenler için kafakarıştırıcı bir dizi sorunlarıda beraberinde getirmiştir.

Konuyla ilgili G.Messadie Orta Amerika kültüründe Yoğun Afrika izleri taşıyan La Venta kültüründeki Olmek Heykelleri üzerinden ve okyanusya yerlileriyle orta amerika yerlilerinin kültürleri arasındaki benzerlikten yola çıkarak bölgenin Okyanusya Afrika' dan insanların ziyaretine uğramış olduğunu muhteşem eserinde ortaya koyarak mevcut ortodoksin bilimin tüm tezlerini kumdan kale gibi yıkar.

Aynı şekilde 1976 yılında Venezuellada yüzlerce Roma paras bulunmuştur.Bu paraların en yakın tarihlisi İ.S.IV yüzyılına kadar gitmektedir.Meksika ve Veracruz eyaletindeki bir mezarda Romalılara ait Venüs heykeli ve ingiliz kolonilerinin İ.Ö.XII uzandığı sanılan bakırdan Çin paraları bulunmuştur.

Bu ve bir dizi bulgular insanlık tarihi için kronoloji hazırlayan bilim dünyası için ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkarmıştır.

Bu gelişmelerin ışında Bağımsız kuşkucu bilim, ortodoksin kurumsal üniversitelerin insanlık tarihi anlatımlarını red ederek saf gerçeği aramaya koyulmuşlardır.

Olmek , Maya , Toltek ve İnkaların topraklarında mevcut bilimin insanoğluna dayattığı tarihten daha önce karşılaşma yaşanmışmıdır. ?

Varsayımlar doğrultusunda Roma paraları ve Venüs heykelinin sürekli yağmalama yapan deniz korsanlarının yaptığı düşünülebilir.Bu ilk bakışta ortodoksin bilim dünyası taraftarlarınca oldukça rahatlatıcı bir söylem olarak karşılanır.Fakat kazı çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgi alındığı zaman ortaya çıkan manzara , Roma heykel başının 12.yy ait bir Aztek mezarında bulunmuş olmasıdır.

Konuyla ilgili varsayımlarımızı masaya koyarsak ;
Yine bir korsanın bunu getirdiğini ve saklamak için bu mezarı seçtiğini ve ordan çıkaracak fırsatı olmadığını düşünelim.

Oldukça zorlama olan bu düşünce ile mevcut tarih ahlayışını bozmadan bu olayı açıklayabiliriz.Fakat diğer bulgularla yan yana koyunca bu açıklama bilimsel kuşkuculuğa şüphe düşürerek , bilimin mevcut düzeni korumak için kullanılan bir araç olduğu ortaya çıkar.

Nedenmi ?

Bulunan kalıntılar sadece Roma heykeli değildir.İ.Ö. 12 yy kalma bakır Çin paralarını bilimin saklayabilme şansı yoktur , çünkü kamuoyu tarafından kazı çalışmalarının sonuçları bilinmektedir.Fatihlerin orta ve güney amerikayı yağmaladıkları dönemde Avrupalıların çin çin kültürü ile temasları oldukça tazedir.Ve çin imparatorluğu oldukça güçlü olup paralarını batılı sömürgecilere kaptıracak zayıflıkta olduğunu söylemek oldukça cocuksu bir söylemdir. Böyle bir hırsızlığa göz yumsak bile bu paraların okyanusun diğer tarafında Kolombiya taşınmasını ve orada gizlice gömülmesini, mantık sınırları içinde kimse açıklayamaz.

Yeni dünyadaki bu arkeolojik sorunlar sadece İ.Ö. 1200 dolaylarıyla sınırlı kalmaz, Kıtanın ASIL SORUNU insanlığın bu kıtadaki ilk çıkışında yatar.

Bilim dünyası bu kıtadaki ilk insan varlığını İ.Ö 12.000 dolaylarında , buzul çağı bitiminde düşünür.Bu büyük ve uzun bir göçe bağlı bir teoridir.Asyalı Mongoloid ırk , bering boğazını geçerek amerikaya ulaşmış , kıta sahasına ulaştığı zaman ayrı kollara dağılarak içlere doğru ilerlemiştir.

Devam Edecek.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-10-2008, 16:29
Serdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Serdar Serdar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Saygideger AKHENATON;

Yazdigin yazilardan, bir seyi anlamaya calisiyorum.Evet, diyelim; yaratilis mantigi curutuldu.Zaten, evrimi savunanlarda; bunu ortaya koyuyorlar.Benim, anlayamadigim; sen, evrimi de mi curutuyorsun?, curutuyorsan; yerine ne oneriyorsun?, ya da "evrim, bu denilen sekilde olmadi da, aslinda soyle oldu" demek isteyip, evrime yeni bir acilim mi getirmek istiyorsun?, sonucta; evrimi kabul ediyorsan, getirecegin; yeni acilimin ne gibi bir yarari olacak?


evrensel-insan
Gerçekten de Akhenaton bu sorunun cevabını verecek misin? Yaradılış yok, evrim yok diyorsun. Belki de sen farklı olmaya çalışıyorsun. Fakat kendine delik bulamıyorsun. Afallıyorsun. Yoksa şimdi çıkıp da, "insanoğlu hep vardı, evrimden gelmedi." mi diyeceksin. Ama aynı zamanda "yaradılış yoktu" da diyeceksin. Yattığım yerden gülmek geldi bir an.

İnsanoğlu öteden beri hep vardı demek de, yobazlıktan gericilikten öte birşey olur. Çünkü yaratılış kelimesi bile bir hareketi, olayı, devinimi dile getiriyor. Fakat bu ise, katılığı, durağanlığı dile getiriyor. Ve bu da doğa ve evrenin yapısına uymuyor.

Akhenaton bu sendeki sağlıksızlığı, metabolik durağanlığı gösteriyor. Git bir, spor yap, aerobik yap. Cinsel yaşamını düzeltmeye çalış. Derin derin nefes al. Ve derin derin ve hızlı nefes aldıkça, vücudundaki, titreşimleri, karıncalanmayı, duyuları hissedeksin. Ondan sonra dur bir dinlen. Ve tekrar nefes al. Ama ne yaparsan yap, nefes almayı elden bırakma.

Konu Serdar tarafından (04-10-2008 Saat 16:40 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-10-2008, 20:28
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

İki düşünceninde ortak noktası tüm yaşamın dünya üzerinde oluştuğu dünya dışı tüm olguların şiddetle karşı çıkıldığı ve bunu dile getirenlerin gerek din gerekse bilim mekanizmalarında aforoz edildiği gerçeğidir.

Akhenaton evrim teorisinin ne oldugundan haberin var mı. Evrim teorisi yaşamın kökeni ile ilgilenmez. Evrim canlılıgın nasıl sürekli olarak evrildiginin teorisidir. İmdi HY cılık oynamayı bırakarak gerçekten elle tutulur bir eleştiri getir ki cevaplanabilsin.

Kaldı ki yaşam bir yaratılış ile de başlamış olabilir, dünyaya yaşam formları uzaydan da gelmiş olabilir. Bunlar evrimin konusu degildir. Evrim bir tanrıyı ya da yaradanı yadsımaz. Bunu yazmaktan kollarımız koptu. Ama evrimde peygamberin rolü yoktur. Dincilerin bütün dertleri de budur.

Evrimi eleştirmeye çok yakın zamandan başlamadın mı. Anlaşıldıgı kadarıyla senin evrimin ne oldugundan haberin yok. İstersen hiç bu konulara girme. Sen kendi tezlerini yaz da onların üzerinde tartışalım.

İlk olarak şu uzaylıların geçtigi Sümer metinlerini asmakla başlayabilirsin. Olsa olsa 10 satır olur her halde, bu kadar çok şeyi yazdıgına göre bu metinleri de yazabilirsin umarım.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:47 .