PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türk Ailesi ve Engelsci “ Cinsel Kolektif Aile “


AKHENATON
03-11-2008, 13:31
Türk Ailesi ve Engelsci “ Cinsel Kolektif Aile “

Orhun yazıtlarında da evlilik sistemiyle ilgili bazı görüşlere rastlarız.

“ Üstte mavi gök , altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insanoğlu kılınmış,insanoğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan , İstemi Kağan oturmuş….Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İlteriş Kağan’ı annem İlbilge Hatun’u göğün tepesinden tutup yukarıya kaldırmıştır.”

Bu ifadelerde evrenin yaradılışının (kozmogoni) ilk izlerini sezdiğimiz gibi Bilge Kağan’ın babasının İlteriş , anasının İlbilge Hatun olduğunu kesinlikle öğreniyoruz.

Hunların yerini alan Göktürklerdede aile , tamamıyle karı-koca ilişkisine dayanan çekirdek aile tipidir.50 yıllık Çin tutsaklığını dile getiriken, Kül Tigin yazıtında şu ifadelerede raslarız ;

“ O zaman kul kulluk olmuştu, cariye (küng) cariyeli olmuştu, küçük kardeş (ini) büyük kardeşini (eçi) bilmesdi,oğlu( oğlı) babasını (barıg) bilmezdi. “

Bu ifadelerden , kul cariye kavramının ,Göktürklerde belirli toplumsal statüye sahip olduğunu , ancak millet, Çin yönetimine geçtikten sonra toplumsal yerlerini yitirdiği görülür. Yazıtlarda zengin bir akrabalık terminolojisi ile karşılaşılır.Bunlardan önemlileri Yagbu,Tahran, Şad, Tölis, Tarduş,Bey, Prenses vb.

“ Bars bey idi.Kağan adını biz verdik.Kız kardeşim prensesi verdik.Kendisi ihanet etti.Kağanı öldü ,milleti cariye ,kul oldu. “

Burada cariye ve kul olma , milletin düştüğü aşağı statüyü göstermek için kullanılır.Aile için istenen özellik , ve ilişkiler yazıtta oldukça açıktır ve çekirdek aile tipi gelişim söz konusudur.

Türklerde evliliklerle ilgili tarihsel nitelik taşıyan başka bir belge Oguz Kağan Destanıdır. Bu destanla ilgili tek bir yazma nüshası vardır , oda Uygurca olup, Paris milli kütüphenesinde bulunmaktadır. Bugün bu destanın ancak değişikliğe uğramış ,hikayeleşmeye yüz tutmuş, ana destandan ayrıldıktan sonra kağıda geçirilmiş bazı parçaları ile bir özetini teşkil eden rivayetleri elimizde bulundurmaktayız.Bu parçalarda en büyüğü ve önemlisi Dede Korkut kitabıdır.Bağımsız eser haline getirilmiş ikinci en önemli parça Oguz Kağan destanıdır.

Oguz Kağan destanında , Oguz’un dünyaya gelişi şu şekilde anlatılır ,

“ ….Olsun dediler.Onun Resmi budur;

Bundan sonra sevindiler.

Yine günlerden bir gün Ay Kağan’ın gözü parladı.Doğum ağrıları başladı ve bir erkek çocuk doğurdu.Bu çocuğun yüzünü gök ,ağzı ateş (gibi) gözleri ela, saçları ve kaşları kara idi.
Perilerden daha güzeldi.

Oğuz hanın babası Ay Kağandır.Türkler başlangıçta Gök Tanrı derken ,Maniheizmin girişinden sonra “ Ay Tanrı” demeye başlamışlardır.Destana M.S 840 dolaylarında Uygurların Orhun Nehri boylarında yaşarken girdiği düşünülmektedir.Bilindiği üzere eski Türklerde Gök ve Güneş birinci derece önemlidir.Mani dini coğrafya üzerinde etki gösterince Ay birinci sırayı almıştır.Şamanist olan Türk ve Moğol kavimlerinde genel olarak Güneş-Anne ve Ay-Babadan söz açılır.Destanın ayrıntıları incelendiğinde ;

Oğuz-Kağan bir yerde, Tanrıya yalvarırken,
Karanlık bastı birden, bir ışık düştü gökten,
Öyle bir ışıktı ki, parlak aydan, güneşten.
Oğuz-Kağan yürüdü, yakınına ışığın,
Gördü, oturduğunu ortasında bir kızın.
Bir ben vardı başında, ateş gibi ışığı,
Çok güzel bir kızdı bu, sanki Kutup yıldızı!.
Öyle güzel bir kız ki, gülse, gök güle durur!
Kız ağlamak istese, gök de ağlaya durur!
Oğuz kızı görünce, gitti aklı beyninden,
Kıza vuruldu birden, sevdi kızı gönülden.
Kızla gerdeğe girdi, aldı dilediğinden!

Gebe Kalmış idi kız,gün geceler doğunca.

Gözleri aydın oldu, üç oğlancık doğunca.

Gök Türklerde insan erkek , kurt ise dişidir.Destanda Türk mitolojisinin ana ilkesi değişmemiş Dişi Kurt ortadan kalkmış , onun yerine güzel bir kız oturmuştur.Oguz Han’ın destanda iki karısı vardır.

Ünlü Tarihçi Rasonyi’ ye göre Türklerin tek kadınla yaşadıklarına dair kesin deliller söz konusudur.Nitekim ,Minusinsk yöresinde yaşayan tatarların destanlarında ,en temiz tek evlilikle yaşayan kahramanlardan söz edilir.Uygurların çoğunluğu tek kadınlıdır.

Tanınmış Sinolog ve tarihçilere göre Mete ve Oğuz Kağan destanlarında görülen motif benzerlikleri , Meteden öncede Oguz Kağan destanının Türkler içinde yaşadığı görüşü hakimdir.

Çin ve Uygur kaynaklarından alınan metinlere dayanarak , buraya kadar sıralanan Aile ve evlilik sistemi hakkında bilgileri toparlarsak ; Türklerde köklü bir evlenme düzeni hakimdir. Özellikle Mete Hanın hayatı bunu açıkça ortaya koyar.Aile kutsal bir kuruluştur.Mete’nin Hatunu (Katun) Kağan gibi kutsallığa sahip ve devlet yönetiminde söz sahibi olan şahsiyettir.

Eski Türklerde , Çinlilerin aksine ne akrabalık nede ataerkil (patriyalyarkal-babalık) ailesinin bulunmaz.Rasonyi ve Gökalp bunu Şamanizme bağlar; Sha-Man ; dişi ve erkeğin uyumu ; kadının hukukça ve siyasal ,ekonomik eylemlerde erkeğe eşitliğidir.Bu durumda içten evliliği (endogamy) kökleştirmiştir.

Aynı zamanda belirli boylarda ataerkil ve dış evlenme gelenekleri vardır.Şimdiki Kırgızlarda olduğu gibi boylar arasında “karşılıklı dönür” olma gelenekleri vardır.Alınan kız erkeğin ailesidir ve kocası ölse dahi geri dönmez.Bununla ilgili üvey ana ve yenge ile evlenme kültürüne raslanır.

19 yy.’ da hayvanların hayatlarından esinlenerek ailenin ilkel gelişimini cinsel serbestliğe (Promiscuity) dayandıran kurumların (1) bugün için artık gerçekliğinin olduğunu söylemek mümkün değildir.

Kökenlerini 1865 tarihli Mc Lehnan’ın İlkel Evlilik adlı eserinden alan bu düşünce kurumuna göre başlangıçta sadece anne-cocuk ilişkisinin bulunduğu bir serbest cinsiyet (Promiscuity) vardır.Bunu birkaç erkek ile birkaç kadının ilişkilerini teşkil eden grup evlenme izlemiştir.Bundan sonra ise birkaç erkeğin tek bir kadınla bağlılığını teşkil eden Polyandry’e yönelme başlamıştır.Bu aşamadan sonra Mc Lennan güçlü erkeklerin birkaç kadın almakla aynı zamanda Polygyny’ye yöneldiklerini açıklamaktadır.Toplumdaki fazla erkeklerin öldürülmesi , köleleştirilmesi veya eş seçmeye zorlanması sonucta monogamy( tek eşlilik) denilen yüksek ahlak değerlerine sahip aile türünün doğmasına sebep olmuştur.

Engels bu sıralamalarda daha çok “grup evlenemesi” türünü ailenin evrimi için hareket noktası olarak kabul etmektedir.Bu konudaki söylemi “ Gerçekten de, bugün bile şurada burada inceleyebildiğimiz ve tarihteki varlığını mutlaka tanımak zorunda kaldığımız en eski, en ilkel aile biçimi olarak ne buluyoruz.? Grup halinde evlilik ; yani bir küme erkekle bir küme kadının birbirlerine karşılıklı şekilde sahip olduğu ve kıskançlığa çok az yer bırakan evlilik biçimi” (2). Engels , bu arada insan ile hayvan cinsel hayatı arasındaki benzerlik dönemini yansıtan bir durum dan, insanların bu aşamaya geldiklerini belirtir.

“……fakat bildiğimiz grup halinde evleneme biçimleri öylesine anlaşılmaz durumlar gösteriyorlar ki , bunlar bize cinsel ilişkilerin daha eski ve daha basit biçimlerini ve böylece en sonunda hayvanlıktan insanlığa geçişe tekabül eden , bütün kurallardan yoksun cinsel ilişki dönemini düşünmeye zorluyorlar : insanlar, hayvanlar arasındaki cinsel ilişki biçimlerini tamamen aşarak insanlığa geçmişleridir.” (3)

Morgan ‘ın bütün kurallardan mahrum ilkel cinsel ilişki durumu aslında 1861 “Ana Hukuku” adlı eserindeki görüşlerin bütünüdür.19 yy. araştırmacıları ; Bachofen,Mc Lennan, Morgan , özellikle sonuncusu Engels’i geniş ölçüde etkileyen araştırmacılardır.

Oysa günümüzde yapılan araştırmalar ve değerlendirmler adı geçen bu isimleri doğrulamamaktadır.Düşüncelerinin batı merkezli olduğunu bildiğimiz Bozkurt Güvenç dahi “ ailenin evrim teorileri bugün artık geçerliliğini yitirmiş ilk denemelerdir.Akrabalık sistemlerinin modern toplumlar içindeki yeri ve önemi üzerinde yapılmış sosyolojik araştırmalar ,beklide, bu teorinin tersinin daha doğu olabileceğini göstermiştir.Toplum aileyi değil ,aile biçimleri toplumsal değişmeyi yansıtır.” (4)

Ayrıca Marksist teoriye yakın bir varsayım “ ekonominin şekli ile farklı aile tiplerinin değiştiği “ yolundaki tezler günümüz çalışmalarında tamamen çürütülmüştür.Teoriye göre küçük çekirdek aile sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkmıştır fakat , bugün dahi sanayileşmesini yaşayamamış hala tarımla yaşamını devam ettiren az gelişmiş bir çok ülke olmasına karşın çekirdek aile modeli en yaygın aile şeklidir.

Bugün Birleşik Amerikaya ve İngiltereye bakarak teori üretmek dünya gerçeği ile örtüşmez. Batı tipi düşünce merkezinde yer alan bu iki ülkenin siyasi ve sosyolojik tarihi bellidir. Tarihi belli olan iki ülke sanayileşmesini geriye doğru izlemek , özellikle ki Amerika halkının sanayi devriminden önce İngiltereden gelen göçmenlerce oluşturulduğu bilinmektedir.Bugün Marksist teorinin iddia etmiş olduğu ; Çekirdek Aile tipi sanayi devriminin bir sonucu olduğu tarihsel bir hatadır.Tam tersine sanayi devrimi çekirdek ailenin bir başarısıdır.

(1)-(2)-(3)..F.Engels…..Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni.

(4)…Bozkurt Güvenç…İnsan ve Kültür ,Antropolojiye Giriş.

Akhenaton
14-05-2009, 15:42
Bu başlığın Engelsciler tarafından eleştirilmesini isterdim.:)

pante
14-05-2009, 17:36
Marx ve Engels “Komünist Manifesto”da şöyle yazmışlardır:

“Burjuva, karısını basit bir üretim aracı olarak görür. Üretim araçlarının ortaklaşa kullanılacağını duyunca da, pek doğal olarak, herşeyin ortak olmasının kadınların da ortak olmasına yol açacağından başka sonuca varamaz.

Gerçek amacın, kadınların basit birer üretim aracı olmaktan çıkarılması olduğu, aklının ucundan bile geçmez burjuvanın.

Doğrusu, burjuvalarımızın, komünistler tarafından açıkça ve resmen kurumlaştırılacağını ileri sürdükleri, kadınların ortaklaşa kullanılması karşısında duydukları erdemli öfkeden daha gülünç bir şey olamaz. Komünistlerin kadınların ortaklaşa kullanılmasını getirmelerine gerek yoktur ki; çok eski zamanlardan beri varolan bir şeydir bu.

Burjuvalarımız, bırakalım genelev fahişelerini, yanlarında çalışan proleterlerin karılarına ve kızlarına keyiflerince el atmakla da yetinmez, birbirlerinin karılarını ayartmaktan sonsuz bir zevk alırlar.

Burjuva evliliği, gerçekte, evli kadınlarda ortaklıktır. Bu yüzden de komünistler, olsa olsa, kadınların ortaklaşa kullanılmasını ikiyüzlülükle gizlenen bir şey olmaktan çıkarıp açıkça meşrulaştırılmış bir şey haline getirmek istemekle suçlanabililer. Nerede kaldı ki, bugünkü üretim ilişkilerinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte, kadınların bu sistemden kaynaklanan ortaklaşa kullanılmasının, yani açık ve gizli fuhuşun da ortadan kalkacağı açıktır.”


Marks ve Engels'in bu iddiaları bilimsel bir teoriye dayanmadan ve kendi evrimiyle gerçekliği ortaya çıkmadan doğru olarak savunulamaz.
Marks, engels ya da bir başkası çevrelerindeki burjuva yaşamından yola çıkarak insanlığın geleceğini şekillendiremez.
Evlilik bir sözleşmedir, gelecekte ortadan kalkabilir. Ama ailenin ortadan kalkacağını ve zaten gizli olarak varolduğu iddia edilen ortak cinselliğin meşrulaşacağını öne süren düşünce bilimsellikten yoksundur.
Bu savların yanlış algılanmasına karşı Türkiye sosyalistleri "Yarin yanağından gayri her yerde, her şeyde hep beraber olmak için" ilkesini benimsemişlerdir.

Ne peygamberler, ne filozoflar ne de ideologlar insanların özel yaşamlarını şekillendiremezler. Özel mülkiyete karşı olmak, özele karşı olmak demek değildir. Duygu, düşünce ve yaşam biçimleri kanunlarla sınırlandırılamaz. Toplumların doğası ne faşist, ne dinci ne de komünist fikirlerle değiştirilemez.
Sonunda değişen o fikirler olur.

frodo
14-05-2009, 19:49
Şimdi ne anlamalıyız bu yazıdan ?

Engels'in "“……fakat bildiğimiz grup halinde evleneme biçimleri öylesine anlaşılmaz durumlar gösteriyorlar ki , bunlar bize cinsel ilişkilerin daha eski ve daha basit biçimlerini ve böylece en sonunda hayvanlıktan insanlığa geçişe tekabül eden , bütün kurallardan yoksun cinsel ilişki dönemini düşünmeye zorluyorlar : insanlar, hayvanlar arasındaki cinsel ilişki biçimlerini tamamen aşarak insanlığa geçmişleridir.” derken yanıldığını Türklerin "... ... tek kadınla yaşadıklarına dair kesin deliller söz konusudur.Nitekim ,Minusinsk yöresinde yaşayan tatarların destanlarında ,en temiz tek evlilikle yaşayan kahramanlardan söz edilir.." gerçeğine tosladığını mı ?

Sahi ne anlamamız gerekiyor ?

KızıL
14-05-2009, 20:19
komünist manifestoyu okumanı tavsiye ederim...

Akhenaton
14-05-2009, 21:23
komünist manifestoyu okumanı tavsiye ederim...


Biz bir kopya olan manifestoyu değil , aslı olan Siyon Protokollerini okuyoruz.:)

boğaziçi
14-05-2009, 22:08
konuyla alakali degil ama birsey belirtmek istedim;
kazim mirsan a gore gok turk yanlis okunmustur...orjinal yaziya gore okundugunda yazi okuk turuk tur yani turuk=tanrisal tur/goksel cins anlamina geliyor..(on turkceye gore)
yani anlami=tanrisal turk

Akhenaton
14-05-2009, 22:12
konuyla alakali degil ama birsey belirtmek istedim;
kazim mirsan a gore gok turk yanlis okunmustur...orjinal yaziya gore okundugunda yazi okuk turuk tur yani turuk=tanrisal tur/goksel cins anlamina geliyor..(on turkceye gore)
yani anlami=tanrisal turk

On : Kozmos
ok : Boy-Irk

Kozmik Irk.

Tüm Uygarlığın Kökeni Türklerdir.

http://akhenaton.blogsayfasi.com/tarihsel-surecte-tanri/

boğaziçi
14-05-2009, 22:23
kozmos un simgesi de hilal

OQONUC
14-05-2009, 23:13
Biz bir kopya olan manifestoyu değil , aslı olan Siyon Protokollerini okuyoruz.:)
.............

Yahudi Protokollere Savunması: http://www.ushmm.org/wlc/tr/article.php?ModuleId=10007058

http://www.ushmm.org/wlc/tr/article.php?ModuleId=10007244


.................................................. ...................................


Protokoller (Alıntı Adresi : http://www.izafet.com/beyin-firtinasi/192231-siyon-protokolleri.html
.............
SİYON PROTOKOLLERİ
Nedir:Özelikle Yahudi düşmanı kesimlerinin el kitabı olan ve dünyada birçok ülkede çeşitli dillere çevrilen protokoller bugüne dek defalarca basılmıştır.Protokollerin temel yaklaşımı bir grup çok gizli Yahudi önderinin dünyayı ele geçirmek ve tek dünya hükümeti biçiminde kendi evrensel krallıklarını kurmaplanı olduğu şekilde özetlenebilir.
Ortaya Çıkışı:
Arkadaşlar bu konu baya uzundu yazmak istemedim.Özetle Sovyetlere satılmak istenmesi ve yahudi düşmanlığı yaratılması için sızdırıldı...Birçok dünya siyasetçisi bu olaya gerçek gözüyle baktı...
Yahudiler ise komplo diyerek cevap verdiler...
Ortak görüş ise şu...Kaynaklar gerçek fakat ifadeler ağırlaştırılmış...

PROTOKOLLERDE NELER VAR!!!
1 Nolu Protokol:
-Yaratılışın kanununa göre hak kuvvette yatar
-Siyasetin ahlakla bağı yoktur ahlaklı hükümdar tahtında duramaz.Bu gibi vasıflar Yahudi olmayan krallıklara ait olmalıdır.
-Gayemiz uğruna rüşvetçilik düzenbazlık ve hıyanetten çekinmeyiz.
-Hürriyet eşitlik kardeşlik gibi kelimeleri biz bağırdık 'budala papağanlar' bu oltamıza takıldı.Gerçekte eşitlik yoktur.Bu sloganlar Yahudi olmayan hükümetleri mahvedici kurtçuklar oldular.
2 Nolu Protokol:
-Seçeceğimiz yöneticiler kabiliyetleri zayıf ve kölece itaat edecek kimseler olmalıdır.Kendilerinin müşaviri veya uzmanı olan bizim çocuklarımız sayesinde ellerimizde oyuncağa dönecekler.
-İlmin emridir diye körü körüne nazariyetleri emrimizdeki basın aracılığıyla yayacağız.
-Basın halkın şikayetlerini sürekli dile getirerek hoşnutsuzluk yaratmalıdır.
3 Nolu Protokol:
-Anayasal devletlerin dengesini bozduk.
-Liberalizmi kullanarak onları rekabet haline soktuk.Kısa bir zaman sonra karışıklıklar ve iflaslar tüm dünyayı kaplayacaktır.
-Fransız ihtilaline büyük adını biz verdik.Çünkü o tamamen bizim eserimizdir.O vakiten beri daima dünya için hazırladığımız Siyon kanından kral lehine çalışıyoruz.
-Biz iktidara gelince hürriyet kelimesini lugatten sileceğiz.
4-5 Nolu Protokol:
-Görünmeyen bir kuvveti kim devirebilir.Biz böyle bi kuvvetiz.
-Bir zamanlar dünyadaYahudi olmayanların koalisyonu bizimle baş edebilirdi ama bu artık mümkün değildir.Çünkü onların arasına dini ve milli kinler soktuk.Şimdi bize karşı koyacak bir devlet diğerlerinden destek göremeyecektir.
-Halkın zihnini bozmalıyız.Zihinlerini boş nutuklarla meşgul etmeliyiz.

6-7-8- Nolu Protokoller:
-Yahudi olmayanların sanayiini tamemen çökertmek için Yahudi olmayanların arasında geliştirdiğimiz lüksü ve spekülasyonu artıracağız.
-Siyasi vasıtalar ekonomik anlaşmalar veya borç yükümlülükleri ile her devletin kabinlelerine gördüğümüz bütün iplikleri entrikalarımızla karmakarışık hale getireceğiz.Müzakereler ve anlaşmalar esnasında kurnaz davranacağız.
-Biz hükümetleri iktisatçıların dünyası ile kuşatacağız.Bu sebeple iktisadi ilimler Yahudi öğreniminin başlıca konusunu oluşturur.Bizim etrafımızda bankerler sanayicilr sermayedarlar olacaktır.Çünkü herşeyi rakamlarla halledeceğiz.
-Hükümetlerde sorunlu mevkileri mazisi kötü halk arasında kötü şöhretli kişilerin eline vereceğiz.Eğer o kişiler bizim emirlerimize boyun eğmesse cezai sorumluluk ve silinmeyle karşılaşaklardır.Son nefeslerine kadar bizim menfaatlarımızı savunmak zorunda kalacaklardır.
9-10 Nolu Protokoller:
-Yanlış olduğu bizce bilinen prensipleri gençliğe vererek onların gençliğini şaşırttık ve bozduk.
-Hükümet darbemizi başardığımız zaman haklara şöyle diyeceğiz:éherşey çok kötü şekildeydi.Herkes ızdırap ile ezildi.Biz size eziyet veren sebepleri milliyetleri hudutları tedavüldeki paraların farklılıklarını ortadan kaldırıyoruz.Tabii itaat sözü vermemekte serbestsiniz". ozaman avam bize dönecektir.
-Liberalizmi devlet organizmasına soktuğumuzdaonun büyün siyasi görünüşü değişikliğe uğradı.Devletler öldürücü bir hastalığa yakanlanmışlardı.
-Yahudi olmayanlar eğer zamanı gelmeden önce neler geldiğini tahmin ettiğinde biz onlara korkutucu terör manevrası uyguladık ki en cesur kalpler bile ürker.Metrolar yeraltı geçitleri başkentler bütün teşkilatları ve arsivleriyle birlikte havaya ucurulacaktır.
11 Nolu Protokol:
-Yahudi olmayanlar bir koyun sürüsüdür ve biz onların kurtlarıyız ve sizler biliyorsunuz ki kurtlar koyun sürüsüne daldıklarında neler olur?
12 Nolu Protokol:
[COLOR="Blue"Kendi kamplarından olan bir gazetenin fikirlerini tekrar ettiklerini sana budalalar bizim fikirlerimizi veya bizim için makbul gören herhangi bir fikri tekrar etmiş olacaklardır.
-Basında parola gibi işleyen masonik dayanışmayı açığa vuran haller vardır.
-Bizim kontrolümüzde olmadan tek bir tebliğ bile halka ulaşmayacaktır.Hatta bütün haberleri toplayan birkaç ajans tarafından yayılması sebebiyle bu neticeyi elde etmiş bulunmaktayız.
[/COLOR]13 14 Nolu Protokoller:
-Siyasi meseleler onları asırlardır meydana çıkaran ve yönetenlerin haricindeki kimselerin idraklerinin dışındadır.
-İlerleme Allah'ın seçtiği kavim olan bizlerden başkası bilmesin diye aldatıcı fikirlerdir.
-İlerici ve aydınlanmış olarak tanınan memleketrede manasız bir edebiyat meydana getirdik.İktidara gelene kadar bu tüp bir edebiyatın gelişimini destekleyeceğiz.
-Bütün bu halkarı yüzyıllar boyunca kimsenin keşfedemediği bir siyasi plana göre kademe kademe aldattığımızdan ozaman kim şüphe edebilir.
-Filozoflar Yahudi olmayanların inançlarının kusurlarını münakaşa edeceklerdir.Fakat bizim inancınız bizden başka kimse tarafından tamamıyla öğrenilemeyeceğinden bizim inancımızı hiç bir bakış açısını hiçbir zaman münakaşa konusu yapamayacaklardır.
15 Nolu Protokol:
-İsrail kralı Avrupanın kendisine sunduğu tacı giydiğinde dünyanın atası olacaktır.
16 Nolu Protokol:
-Biz önceki yüzyılların hoşumuza gitmeyen bütün olaylarını insanların kafasından sileceğiz ve sadece Yahudi olmayan hükümetlerin hatalarını tasvir edeb bölümlerini yakacağız.
17-18 Nolu Protokoller:
-Biz gizlenip tüm hükümetleri yıkıncaya kadar asla dışarıya çıkmayacağız.Yahudi kralı dünyanın gerçek papası enternasyonal kilisenin atası olacaktır.
-Biliyorsunuz ki ajanlarımız vasıtalarıyla Yahudi olmayan kralların hayatlarına karşı sık sık suikastlar yaparak onların nüfuzunu kırdık.
Yorum:Bu madde Kennedy Turgut Özal ve hatta Atatürk olarak yorumlandırılıyor.
20-21-22 Nolu Protokoller:
-Yahudi olmayan devletlerin dikkatsizlikle müsaade ettikleri borçlanma metotları yüzünden onların hazineleri boştur.Bunula birlikte borçlar birbirini takip etmeke olacak ve bütün devletler iflasa sürüklenecektir.
-Yahudi olmayan devletlerin faiziyle bizden borç para almaları onların beyinlerinin gelişmediklerine delalettir.
-Yahudi olmayan hükümetlere o devletlerin ihtiyacı olmayan bor paralar vvererek o paraları iki üç misli ve daha fazla olarak geri almak hususunda idarecilerin rüşvet almalarınddan ve hükümdarlarının gevşekliklerinden yararlandık.
-Günümüzün en büyük kuvveti olan altın ellerimizdedir.İki gün içerisinde depolarımıdan istediğimiz kadar tedarik edebiliriz.
24 Nolu Protol:
-Sadece kayıtsız şartsız sert kabiliyetli hatta zalim bir şekilde hükmedecek şekilde kimseler iktidar dizginlerini bizim Siyon liderimizden alacaktır.
-Yalnız Kral ve onu korumak için yanında duran üç kişi ne yapılacağını bilecektir.
-Hükümdarımız Davudun kutsal zürriyetindedir.

Mesajı yazanın notu;
"Düyadaki hiçbir siyasal olgu tesadüfen gelişmez.Emin olabilirsinizki yaşanan her siyasi olay karanlık odalarda düşünülerek önceden planlanmış ve meydana getirilmiştir. (Eisenhover )

OQONUC
14-05-2009, 23:16
Sahi ne anlamamız gerekiyor ?
..............

Neyi anlamak istiyorsanız onu tabikii...

Selamlar

Akhenaton
04-06-2009, 13:47
Şimdi ne anlamalıyız bu yazıdan ?





Anlaşılması gereken Yahudiler tarafından yazılan Marksizmin , malların ve kadınların ortak kullanımına dayanan bir sistem olduğu.

dilaver
04-06-2009, 13:57
Ayrıca Marksist teoriye yakın bir varsayım “ ekonominin şekli ile farklı aile tiplerinin değiştiği “ yolundaki tezler günümüz çalışmalarında tamamen çürütülmüştür.Teoriye göre küçük çekirdek aile sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkmıştır fakat , bugün dahi sanayileşmesini yaşayamamış hala tarımla yaşamını devam ettiren az gelişmiş bir çok ülke olmasına karşın çekirdek aile modeli en yaygın aile şeklidir.

Akhenaton

Bunları nereden uyduruyorsun anlamış degilim.

Her şeyden evvel bahsettigin yaklaşımlarla ilgili en önemli katkıyı Morgan Eski Toplum adlı eserinde yapmıştır. Ve tek eşli aile biçiminin mülkiyetin evriminin zorunlu bir sonucu oldugunu çok net verilerle ortaya koymuştur. Zaten Engels Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni adlı eserini yazarken onun bulgularından faydalanmıştır.

Çekirdek ailenin ortaya çıkışını sanayi devrimine baglayan hiç bir Marksist yazın yoktur. Tek eşli ailenin ortaya çıkışının temeli babanın mülkiyetini kendi çocuklarına aktarma güdüsüdür. Daha önce mülkiyet önce tüm soy, sonra da kan yakınlıgına dayanan ama gene de soy içinde aktarılıyor ve ortaklaşa devam ediyordu.

Bahsedilen mallar ise kişinin şahsi eşyaları degil, toprak vg gibi üretim araçlarının mülkiyetidir.

Marksistlerin ise kadını ortaklaşa kullanmak diye bir yaklaşımı asla olmamıştır. Engels mülkiyet harici gerçek bir sevgi ve gerçek bir erkek/kadın ilişkisinden bahsetmiştir.

Kadının para ile ve paranın getirdikleri ile satın alınamayacagı gerçek bir ilişki.

saygılarımla

Akhenaton
04-06-2009, 14:09
Dilaver çok biliyorsan karşıma çık aralarda kaçak yazıp durma nerden uydurduğumuda öğrenmiş olursun.

Bana kendi duygularını değil marksist alıntılar yaparak yaz.O yok bu yok deme biz kafamızdan uydurmuyoruz.Ana -erkinde karşımdan kaçtın varsa bilgin bu konuda buyur.

AKHENATON diyorki ;


Marksizm malların ve kadınların ortak kullanımıdır.Bunu bana değil yahudilere sor diyecek fakat hepsi öldü.

Ha AKHENATON malların ve kadınların ortak kullanımınımı nerden yazmış ;


F.Engels-Ailenin,özel mülkiyetin......S.49
L.Tourneau. Evolution du marriage el de la famille. 1888
Carl C. Zimmerman . Yeni Sosyoloji Dergisi s. 261-262

Gerçekler acıdır dilaver.
üstün ırk yahudiler kendinden hariç herkese babasız bir toplum önerir.
Zaten komünizme geçte son aşamadaaile kavramının yıkılması gerekir, YAHUDA'lara göre.:nono:

dilaver
04-06-2009, 16:41
Sen sadece bir çarpıtıcısın Akhenaton. Seni ciddiye alıp seninle polemik yapma diye bir sevdam olamaz. Çünkü sen sadece yalan yazıyorsun. Ne demişsin :

F.Engels-Ailenin,özel mülkiyetin......S.49

Açıyorum sayfa 49 u. Başlık şöyle :

Ortaklaşa, punaluan aile ve bu başlık sayfalarca devam eder. Sen önce punaluan aile nedir biliyor musun, hiç zannetmem. Engels'i de okudugunu zannetmem. Ama nasılsa kimse bakmaz diye basıyorsun yalanları. Burada anlatılan komünist toplum degil ilkel toplum ve onların evlilik/aile ilişkileridir.

Her şeyden evvel punaluan aile Morgan'ın tanımlamasıdır. Zaten Engels'in bu kitabı da Morgan'ın geniş bir izahı ve destegidir.

Nedir eski toplumdaki Punaluan aile. Morgan onu şöyle anlatır :

Punaluan aile : Bir grup içinde birden çok erkek kardeşlerin birbirlerinin karılarıyla ya da birden çok kız kardeşin birbirlerinin kocalarıyla evlenmelerinden oluşuyor. Eski Toplum C 1 sf 100

Benim alıntılarım senin gibi kafadan atmasyon degildir. İsteyen bakabilir. Babasızlık eski toplumun kuralıdır.

Sen ona buna hava atıp meydan okumayı bırak bildiklerin varsa yaz. Engels ile ilgili yalanın haricinde başka atacagın yalanlar da varsa onları da cevaplandırmaya hazırım.

Unutmadan Engels o kitapta şunu savunur :

Engels, “Eger sadece aşk üzerine kurulu evlilik ahlaklı ise, sadece aşkın devam ettigi evlilik ahlaklı demektir.”

Engels. “Hayatlarında, bir kadını asla parayla ya da bir başka toplumsal güç aracılıgıyla satın almamış olacak yeni bir erkekler kuşagı. Kendini gerçekten aşktan başka hiçbir sebeple bir erkege vermeyecek, ya da bunun ekonomik sonuçlarından korkarak kendini sevdigi kimseye vermekten vazgeçmeyecek olan yeni bir kadınlar kuşagı.

saygılarımla

dilaver
04-06-2009, 16:59
Hayret Akhenaton anında cevap vermedigine göre bir yerlerden Engels'in kitabını bulup 49. sayfaya bakmaya gitti herhalde. Sonraki 10-20 sayfaya da bakmasını salık veririm.

Bakalım o kitabın bir satırında komünistlerin kadını ortaklaşa kullanmaları ile ilgili bir tek kelimeye rast gelebilecek mi.

Yalnış kulvardasın Akhenaton. Bunlar seni aşar. Sen gene Marduk'una filan devam et. En azından mizah oluyor egleniyoruz.

saygılarımla

Akhenaton
04-06-2009, 17:40
Hayret Akhenaton anında cevap vermedigine göre bir yerlerden Engels'in kitabını bulup 49. sayfaya bakmaya gitti herhalde. Sonraki 10-20 sayfaya da bakmasını salık veririm.



yahu dur iki dakka sigara almaya gittik , hemen arkamızdan yazmışsın.Bizede hak ver elli farklı başlıkta yazıyoruz.



Yalnış kulvardasın Akhenaton. Bunlar seni aşar. Sen gene Marduk'una filan devam et. En azından mizah oluyor egleniyoruz.


Marks engels konusunda benim diyen marksisti cebimden çıkarırım.

Peki ya sen marduk konusunda ne yazabilirsin. ????

Hiç bir şey.

Sadece 100 yıl önce yazılmış doğmaları tekrarlarsın.Kaldı ki , engelsin görüşleri engelse ait değildir.

Akhenaton
04-06-2009, 18:10
Ortaklaşa, punaluan aile ve bu başlık sayfalarca devam eder. Sen önce punaluan aile nedir biliyor musun, hiç zannetmem. Engels'i de okudugunu zannetmem.



Senin bildiklerini ben unutmak istiyorum artık.Benim bildiklerimse seni aşar.




Her şeyden evvel punaluan aile Morgan'ın tanımlamasıdır. Zaten Engels'in bu kitabı da Morgan'ın geniş bir izahı ve destegidir.



Ben ne diyorum , yazdıklarımı tekrar oku ve anlamaya çalış.

Bachofen (1861)
Mc Lennan (1865)
Morgan (1877)

Toplumun evrimini ailenin evrimine bağlayan evrim teorisi bugünkü bulgularla geçerliliğini tümden yıkılmış İLK DENEMELERDİR.

Akrabalık işişkilerine dayalı sistemin bu teorinin tersine daha doğru olduğu

bilim cevrelerinde kabul görmüştür.

Türk okuyucusu Morgan ismiyle Engelsin kitabıyla buluşmuştur.Engels bu denemesinde Morgan'ın " EVLİLİK SİSTEMLERİ" adlı saha araştırmasından faydalanmıştır.Fakat bu araştırmaların dünya üzerinde homojen olmadığı , belirli bir toplumu baz alarak yapılan araştırmanın genelleme yapılmasının yanlışlığı bugün tüm sosyologların ortak söylemidir.




Sen ona buna hava atıp meydan okumayı bırak bildiklerin varsa yaz. Engels ile ilgili yalanın haricinde başka atacagın yalanlar da varsa onları da cevaplandırmaya hazırım.


Yahu dünya sosyolojisine hakim değilsinki neyi cevaplayacaksın. Hemde AKHENATON' a karşı. GÜLERLER ADAMA.


Benim alıntılarım senin gibi kafadan atmasyon degildir. İsteyen bakabilir. Babasızlık eski toplumun kuralıdır


Bu iddianı asla kanıtlayamazsın.
Şöyle ki, Türk tabletleri hala ayakta ve yıkılmadı.
Önünüze somut kanıt koyuyoruz hala gözlerinize perde inmiş.
Heredot hurafelerini bu kadar çok okuyup düşünce geliştirilirse sonuç bu olur.
Ana-erki başlığı açtın konuya girdim kaçtın.
Önce ana-erkil , ata-erkil nedir onu tam kavra.
Yahudiler dünya halkını karalamak için somut ve mesnetsiz yazı basmış ayet gibi tekrarlıyorsun.
Günümüz sosyologlarını oku biraz.



Unutmadan Engels o kitapta şunu savunur :

Engels, “Eger sadece aşk üzerine kurulu evlilik ahlaklı ise, sadece aşkın devam ettigi evlilik ahlaklı demektir.”



dilaver,

engelsin neyi savunduğunu biliyoruz ve öyle olmadığını somut kanıtlarla veriyoruz.kendine hem bilimsel diyorsun hem somut verileri red ediyorsun.

19 yüzyılda hayvanların hayatlarından esinlenerek geliştirilen teorinin , Promiscuity dayandırılan kurumların bugün yanlış bir teori olduğunu ben değil bütün bilim cevreleri söylerken senin DİN KİTABIN yanlışsa bu benim sorunnummu.

Dilaver,

Bu konularda sert kayaya çarparsın bak uyarmadı deme sonra.:hungry:

Bana tarih sahnesinden somutlama yaz ayet yazma, Türk tarihi sosyolojisine gir ve engelsi doğrula.

dilaver
04-06-2009, 18:16
Akhenaton

Boş sözle ve palavradan başka bir şeyle işin yok. O zaman seni neden ciddiye alayım ki

Ne dedin 49 sayfa. Ben de diyorum ki orada komünistlerin ortak kadın diye bir dertleri yok. Engels'in kitabının hiç bir yerinde böyle bir şey yok.

Şimdi kalkmış Türklere falan geliyorsun ve habire üfürüyorsun.

Önce iddianı kanıtla ve Engels ten örnek ver.

Dakika başı ben en çok bilirim ile ancak egonu tatmin edersin. Ama bu kadar milletin sana güldügünü bilerek de bu iş zor.

Gelelim 49 sayfaya. Var mı söyleyecek bir sözün.

saygılarımla

Akhenaton
04-06-2009, 18:26
Akhenaton

Boş sözle ve palavradan başka bir şeyle işin yok. O zaman seni neden ciddiye alayım ki

Ne dedin 49 sayfa. Ben de diyorum ki orada komünistlerin ortak kadın diye bir dertleri yok. Engels'in kitabının hiç bir yerinde böyle bir şey yok.

Şimdi kalkmış Türklere falan geliyorsun ve habire üfürüyorsun.

Önce iddianı kanıtla ve Engels ten örnek ver.

Dakika başı ben en çok bilirim ile ancak egonu tatmin edersin. Ama bu kadar milletin sana güldügünü bilerek de bu iş zor.

Gelelim 49 sayfaya. Var mı söyleyecek bir sözün.

saygılarımla


dilaver sen benim yazdıklarımı okumuyormusun.
Hayır bu konuda bilgim yok desen anlayacamda, habire olayı demagoji boyutuna getirmen konuyu soğutuyor.
Ben sana Engelsin kitabını bas demiyorum, kitabını merak eden nette bi dolu e*kitabı var indirir okur.
Biz burda kitabı tarihin bize verdiği somut verilerle sorguluyoruz.
Sendende istenen budur.
Ben sana engelsin kökünü yazdım , engelste kimmiş.

Bana engelsi tarih sahnesinde doğrula.Bu forumda kimse engelsin kitabının 3 satırıyla ,ilgilenmiyor, ilgilenilen orda yazılanların somutlanması.

Ne yazmışım ben promiscuity dayandırılarak yazılan aile evriminin tamamen yanlış olduğu ve bunun en basit örneğinin Türk Aile yapısı olduğu ve buınunla ilgili somut verilerin bulunduğu.

Varsa itirazın belirt yoksa kitabı basmana gerek yok kitap bende dahil tüm nette mevcut.

dilaver
04-06-2009, 18:37
öncelikle Türk ailesi ile ilgili yazdıklarını okumadım, bakarım sonra.

Sana somut olarak sordugum soru şu. Komünistler ortaklaşa kadın kullanmayı nerede savunmuşlar.

saygılarımla

Akhenaton
04-06-2009, 18:56
Yahu hem okumuyorsun hemde kafadan yazıyorsun.
Önce oku sırayla.

dilaver
04-06-2009, 19:10
Marksizm malların ve kadınların ortak kullanımıdır.Bunu bana değil yahudilere sor diyecek fakat hepsi öldü.

Ayrıca Marksist teoriye yakın bir varsayım “ ekonominin şekli ile farklı aile tiplerinin değiştiği “ yolundaki tezler günümüz çalışmalarında tamamen çürütülmüştür.Teoriye göre küçük çekirdek aile sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkmıştır

Sana bu iki iddianın kaynaklarını sordugumu hatırlıyorum. Verdigin ise Engels sayfa 49 idi. Orada öyle bir iddia olmadıgını biliyoruz.

İki tane çarpıtman var, aslı astarı da yok. Bana kalkıp Türk toplumundan bahsetmişsin. Benim gündemimle alakası yok şu an.

Önce bir bunların cevabını alayım, sonra gerisine bakarız.

saygılarımla

dilaver
04-06-2009, 20:21
Bazen sana gülmek mi aglamak mı lazım bilemiyorum Akhenaton. Yazdıgın her yazı gibi bu yazıyı da ciddiye almamıştım, ancak daha sonra komünistler hakkında iddialarını pervasızca tekrarlayınca bir iki açıklama için müdahil oldum.

O kadar gülünecek bir husus ki, MS 8 yy daki Orhun yazıtlarını, 9 yy daki Oguz Han destanını örnek olarak verip tek eşliligi savunmaya çalışıyorsun. O zamanki Eski dünya içinde grup evliligi oldugunu kim nerede iddia etmiş ki.

Türklere gitmeye gerek yok ki. 1000 sene eskiye git ve orada da tek eşli evliligi bul. Hem de Oguz Kagan gibi iki karısı olmayan evliligi. Ama daha da eskiye git. Herodotos, Diodoros, Plutarkhos, Caesar bunlarda grup evliliginin izlerini fazlasıyla bulabilirsin.

19 yy da Hawai, Aborjinler, Afrika araştırmaları gene bu bulguları kapsar.

Yok yok seni ciddiye almak gerçekten hata imiş. Ben de Türkler ile ilgili ciddi bir şeylerden bahsettigini sanmıştım.

Sana iyi rüyalar, dünyanın en büyük sosyologu ve de herkesten iyi marksizmi bileni.

Tek satırlık ben en iyi bilirim diye yazılan iletileri ciddiye almayalı uzun zaman olmuştu. Gene devam.

Ana erki başlıgına bir şeyler yazıp yazmadıgına dikkat etmemiştim. Ona da bakayım. Ama tek satırlık ileti olduguna eminim.

saygılarımla

Akhenaton
04-06-2009, 21:14
dilaver aralardan satır girip bütünlüğü bozma yazıları sırayla eleştir.Şu alıntı yapma olayınıda bir zahmet öğren ki okurken gözlerimiz yorulmasın.

diagoras
07-06-2009, 09:09
Bu forumda sasirdigim cok sey var, ama degerli akhenatonun ufurmelerini hala ciddiye alma sabrini gosterebilen uyeler oldugunu gormek en cok sasirtani oldu. nacizane onerim bu sabri gostermeden once istatistiklerden yazdigi yuzlerce tek satirlik yazilara bir bakin ve karsilik bisey yazmaya karar verin.


"Ha AKHENATON malların ve kadınların ortak kullanımınımı nerden yazmış ;

F.Engels-Ailenin,özel mülkiyetin......S.49" - akhenaton

he he yazmis bnede baktim, hemde sayfalarca yazmis. pes ya arkadasim. yani birisinin gidip bakmayacagini dusunecek kadar safsin, bunu yazmissin. bide arkasindan bu sirkin yalanini yanitlamadan tartismaya devam etmeye calismissin... belki sen unutmussundur ama hatirlatayim, goz gore gore yalan yazarak carpitmaya calismak cok cirkin bir davranistir. bundan sonra yapmaman senin daha fazla rezil olmani engeller.

herneyse , neler gorecez hayatta bakalim.


Saygilarimla

Akhenaton
07-06-2009, 13:22
Bu forumda sasirdigim cok sey var, ama degerli akhenatonun ufurmelerini hala ciddiye alma sabrini gosterebilen uyeler oldugunu gormek en cok sasirtani oldu. nacizane onerim bu sabri gostermeden once istatistiklerden yazdigi yuzlerce tek satirlik yazilara bir bakin ve karsilik bisey yazmaya karar verin.



Konuya hakimsen çık karşıma.
Yoksa demagojilerle uğraşamıyorum.


"Ha AKHENATON malların ve kadınların ortak kullanımınımı nerden yazmış ;

F.Engels-Ailenin,özel mülkiyetin......S.49" - akhenaton


Sapla samanı karıştırarak düşüncelerinizin doğruluğunumu su yüzüne çıkaracaksınız.Daha M-L ye hakim değilsin kalkmış bana söylem yapıyorsun. M-L teorisinde Çekirdek aile kavramı kapital sanayileşme sonrası ortaya çıkmış olduğunu okumadan işine geren yerleri cımbızlayıp bunları birleştirerek düşünce üreteceğine bütünü analitik olarak yorumla.
Sayfa 49 un size kökenini yazdım, doğrudan sayfa 49 umu basayım.Öncelikle Engels düşüncesi engelse ait değil.Ben kimler olduğunu yazdım.

Tabi yurdum Türkiyesi Engelsin kitabını aşamayan enttellektüel bilginin ötesine geçemediği için bu bilgilerin nerden kotarıldığı konusunu pek bilmez. Size kökünü ve analitik değerlenirmesini yapsakta düşüncede derinlik olmayınca anlamak zor tabi.

Tolstoy boşuna dememiş, M-L bilinçsiz Hristiyanlıktır diye.

M-L ciler kuran ayetletlerini araştırmaktan kendi ayetlerine fırsat gelmiyor demekki.

Akhenaton
07-06-2009, 13:31
O kadar gülünecek bir husus ki, MS 8 yy daki Orhun yazıtlarını, 9 yy daki Oguz Han destanını örnek olarak verip tek eşliligi savunmaya çalışıyorsun. O zamanki Eski dünya içinde grup evliligi oldugunu kim nerede iddia etmiş ki.



Pes diyorum artık.
Ben boşuna demiyorum bu ülkenin M-L 'leri 3 lenin cevirisinden fazla bilgisi yok diye.

Yazıda ve sonraki yazılarda Engelsin düşüncelerini aldığı tüm sosyologları teker teker yazdım.

Siz kafayı Engels'le bozmuşsunuz.

Bilmeniz gereken bu araştırmaları engelsin yapmadığı , sadece alıp kullandığı. Ve bu kullandığı teorininde ne olduğunu yazdım.



Ama daha da eskiye git. Herodotos, Diodoros, Plutarkhos, Caesar bunlarda grup evliliginin izlerini fazlasıyla bulabilirsin.

19 yy da Hawai, Aborjinler, Afrika araştırmaları gene bu bulguları kapsar.



Çökmüş bir ideolojiyi savunmak için sürekli konudan uzaklaşıcı bilgi yazma.

HEREDOT HURAFELERİ hakkında bir dolu bilgi var.Heredota göre tarih yazacaksan heredot tartışalım.Heredot tarihci değil şaklabandır.Bugün batı Heredota sadece gülümsemeyle bakar.

Ben sana Türk tarihini örnek veriyorum, afrikadaki X kabilesi beni bağlamaz. Dünya M-L cilerin dediği gibi Homojen değildir ve tarihsel gelişimi Determinist değildir.

Malesef ki, Ülkemiz M-L leri düşüncelerinin köklerini bilmiyor.

Heredot yazdın beni kopardın zaten.

Heredotun tüm tarih anlatımcılığı Hollywood filmciliğine benzer. Türklerle ilgili anlatılarını geçiyorum.Mısır tarihi ile ilgili anlatıları tamamen gerçek dışıdır.

Önce konuyu kavrayınız, anlatılmak isteni kavrayınız, Analitik ve derin düşününüz.:thumb:

Fii
08-06-2009, 00:05
akhenaton. çok haklısın, ben komünistim. aile kavramına, evliliğe karşıyım. kadın mal değildir, o yüzden teş eşlilik, çok eşlilik gibi kavramlar beni ilgilendirmiyor.

ve bir çok insan da temelde böyle düşünüyor. burada senin zoruna giden asıl mesele ne onu net olarak söylemiyorsun ben bunu anlamıyorum.

Akhenaton
08-06-2009, 00:10
akhenaton. çok haklısın, ben komünistim. aile kavramına, evliliğe karşıyım. kadın mal değildir, o yüzden teş eşlilik, çok eşlilik gibi kavramlar beni ilgilendirmiyor.

ve bir çok insan da temelde böyle düşünüyor. burada senin zoruna giden asıl mesele ne onu net olarak söylemiyorsun ben bunu anlamıyorum.


Sen karşı olabilirsin bende karşı olabilirim , sorun bu değil. Sorun M-L ideolojisinin tüm dünyayı homojen sayarak teori üretmesi, tıpkı deterministler gibi.

Fii
08-06-2009, 00:18
Sen karşı olabilirsin bende karşı olabilirim , sorun bu değil. Sorun M-L ideolojisinin tüm dünyayı homojen sayarak teori üretmesi, tıpkı deterministler gibi.

senin anlamadığın şu. teori tüm dünyayı homojen saymıyor. dünyada birbirinden bağımsız veya minimum etkileşimli bir sürü uygarlık çizgisi var. hepsi aynı çizgide değil. marksist mantık, bunlardan herhangi birinin gelişimi üzerine kafa yorar. ki burada birinci örnek avrupa uygarlığıdır. aksini iddia etmek zaten büyük saçmalıktır.
dünyada tek zaman dilimi yok, anakronizm diz boyu. tek ülke içinde dahi bu tabidir.

0ne
08-06-2009, 01:53
Sen karşı olabilirsin bende karşı olabilirim , sorun bu değil. Sorun M-L ideolojisinin tüm dünyayı homojen sayarak teori üretmesi, tıpkı deterministler gibi.
konuyla alakası yok ama

temelde M ile L nin dünya görüşleri birbiriniz ozmoz etmez

dersem buna kanıt olarak DİYALEKTİK MATERYALİZM ile AMPİRİZMİN

teorik yapılarını işaret etsem bunu ne şekilde algılarsın ML BİRLİĞİNİN

pratikte mümkün olamayacagı konusunda da belki bildiklerin vardır



kadın ve aile konusuna gelince sol perspektifli bir dergide çizgi dizi takip etmiştim

ütopya

adı verilen bir ülkedeki yaşam modelinde aile evlilik yoktu , çocuklar

kreşlerde devlet tarafından yetiştiriliyordu

bu konu ile ilgili objektif bilgileri 35..40 yıl önce üniv okuyanlardan

sormak lazım belki o dönemlerde okudukları bir kitaptan hatırladıklarını

söyleyebilir ve bu ütopya denen kavrama ışık tutabilirler

Akhenaton
08-06-2009, 01:58
Bu konuyla ilgili Felsefenin Fakirliği diye bir yazı yazmıştım fakat konuda asla derinliğe inemedik.Nedendir bilinmez.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6069&highlight=felsefenin+fakirli%F0i

0ne
08-06-2009, 02:12
Bu konuyla ilgili Felsefenin Fakirliği diye bir yazı yazmıştım fakat konuda asla derinliğe inemedik.Nedendir bilinmez.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6069&highlight=felsefenin+fakirli%F0i


çok fazla kelime kullandıgındandır

az öz ve kimsenin cümleyi istedigi yöne çeviremeyecegi sıkı bir mantık

la yazmayı denersen

kimse konuyu anladıgı şekilde yorumlamaya kalkışamaz .

ortaya koymak istedigin önerme ; değişkenler çok olunca eşitlenemiyor

Akhenaton
08-06-2009, 02:17
Batı felsefesinin yersiz oluşu düşüncenin mantıksal olarak iletimini zorlaştırıyor.Verilmek istenen düşüncenin felsefi bir plarformu olmadığı için mecburen detaya girmek zorunda kalıyorum fakat bunu mümkün olduğunca kısaltıyorum.

0ne
08-06-2009, 03:00
Batı felsefesinin yersiz oluşu düşüncenin mantıksal olarak iletimini zorlaştırıyor.Verilmek istenen düşüncenin felsefi bir plarformu olmadığı için mecburen detaya girmek zorunda kalıyorum fakat bunu mümkün olduğunca kısaltıyorum.


bir bitirimhaneye girdiğinde iyi günnner dersen nasıl bakarlar yüzüne ???

ama oturaklı bir selamun aleykum ağalar dersen hemde sag elini gögsüne vurarak

sonuç ne olur ikisi arasındaki yani ??

işte buna yöntem farkı diyorlar

şöförler kraathanesinde muhterem hakka yürüdü dersen

ne diyo lan bu diye aval aval bakarlarken

hacı abi dün gece kontagı kapadı ağalar dersen

vay be mekanı cennet olsun diyecekler

olay bu kadar işte

yöntem farkı senin zekanı degil hitab edecegin zekanın boyutlarına uymanı gerektiriyorsa

gavurun deyimiyle just do it

0ne
08-06-2009, 03:04
bu arada copy pastecilikle konuşanları kennedy suikasti benzeri bir komployla

moved etmeyide düşünmüyor degilim itiraf edeyim

KızıL
08-06-2009, 07:14
bütün kitabı okudum her sayfayı 2 kere okuyan herkese sordum bu nerde yazıyor diye kımse göremedi...

güzel bir reklam vardı hatırlarmısınız???

AĞZI OLAN KONUŞUYOR....

selanikli
08-06-2009, 10:21
Sen karşı olabilirsin bende karşı olabilirim , sorun bu değil. Sorun M-L ideolojisinin tüm dünyayı homojen sayarak teori üretmesi, tıpkı deterministler gibi.

Komünist ideoloji hiç kimseye ailesini nasıl kuracağını ve düzenleyeceğini dayatmaz.
Engels'in sözünü ettiğin kitabında da, gelecekte yaşayacak insanlar, nasıl yaşayacaklarına da kendileri karar vereceklerdir yazmaktadır.
Amaç karalama olunca bu yazı yok sayılır tabii ki. Bunda şaşılacak bir şey yok.
Kaldı ki, o sözler olmasa bile Engels ailenin nasıl olması ya da olmaması gerektiği konusunda kendi fikirlerini söylemiştir. İsteyen dikkate alır, istemeyen almaz.

0ne
08-06-2009, 10:57
bütün kitabı okudum her sayfayı 2 kere okuyan herkese sordum bu nerde yazıyor diye kımse göremedi...

güzel bir reklam vardı hatırlarmısınız???

AĞZI OLAN KONUŞUYOR....

AKHENATON 1960 larda etkin bir düşünce olan anarşizm in din devlet aile

reddeden fikirlerinin komunizm içine sızmış olan yönlerine işaret

etmek isterken ENGELS in kitabına atıfta bulunup işi çıkmaza sürüklemiş

o kitabın pdf si mevcutta vardı bende baya bi bakındım


bir bayan yazarın kitabı vardı akhanatonun dediklerini doğrulayan

ama oda sadece tek bir örnek ve türkiyede üniv gençliğine bir dönem

dayatılmış akıllarda soru işareti bırakmıştır

bana bu bilgileri 2 yıl önce bir abla anlatmıştı bir ara onunla görüşür

yazarı bayan olan bu aile kavramını reddeden kitap hakkında doneler aktarırım

fırsat bulursam

diagoras
08-06-2009, 17:18
AKHENATON 1960 larda etkin bir düşünce olan anarşizm in din devlet aile

reddeden fikirlerinin komunizm içine sızmış olan yönlerine işaret

etmek isterken ENGELS in kitabına atıfta bulunup işi çıkmaza sürüklemiş

o kitabın pdf si mevcutta vardı bende baya bi bakındım


bir bayan yazarın kitabı vardı akhanatonun dediklerini doğrulayan

ama oda sadece tek bir örnek ve türkiyede üniv gençliğine bir dönem

dayatılmış akıllarda soru işareti bırakmıştır

bana bu bilgileri 2 yıl önce bir abla anlatmıştı bir ara onunla görüşür

yazarı bayan olan bu aile kavramını reddeden kitap hakkında doneler aktarırım

fırsat bulursam

Degerli One, tam olarak demek istediginizi anlamadim fakat anarsizmde de kadinin ortak kullanimi gibi bir dusunce olmaz, belki boyle bir yaklasimin en son bagdastirilacagi ideoloji M-L dir ama anarsizm de bole bir dusunce daha da uzaktir, ve siddetle krsi cikar. ayrica temelde aile ve dini anarzmde , marksizimde red eder.

lutfen yazdiklarinizi yanlsi anladiysam beni duzeltiniz.

Saygilarimla

Akhenaton
08-06-2009, 17:24
Yahudi dinleri ;

Erilleştirilmiş Komün (Esaret düzeni ) M-L

ve

Özgürlüğü alınmış Anarşizm

Yahudi olmayanlara aile kavramını red etmesini ister.Dünya işte.Seçilmiş ırkın saf kalması lazım.

Hepsinin ideologunun yahudi olmasını tesadüf gören M-L ve kendine anarşist diyenler dünyayı ne zaman çözeceksiniz .:pray2: