PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mısır'da Neler Oluyor, Yeni bir İran Deneyimi mi


dilaver
05-01-2009, 02:48
Alman televizyonunun (ZDF) Kahire mahreçli haberinde, Mısır'da sol gruplarla İslamcıların İsrail'e karşı beraber gösteri yaptığı ve saldırıdan önceden haberi olduğunu düşündükleri Mübarek hükümetini devirmek için birlikte hareket etmeye başladıkları anlatılıyor. Başlık: "Tartışma sonraya ertelendi - Kahire'de sol ve İslamcılar omuz omuza gösteri yapıyor".

Mısır'da çeşitli muhalefet grupları "Kifayet" (Yeter) hareketi diye bir potada birleşmişler ve Mübarek'i devirmek için Müslüman Kardeşler Örgütü'yle işbirliği yapıyorlarmış. Hükümetin göstericilere karşı sert önlemler aldığı söyleniyor.

Almanca bildigimden degil ama bu mail elime geçti. Linki şu :

http://www.heute.de/ZDFheute/inhalt/7/0,3672,7500167,00.html

Belki Almanca bilen arkadaşlar bize yardımcı olabilirler. 1979 İran Devrimini hatırlıyorum. O zaman sevinçle selamlamıştık devrimi. Ama devrim içerisinde yer alan Tudeh Sovyet yanlısı bir örgüttü. Ve önderligi çarşıya kaptırdı. Kaldı ki önderlik baştan beri esnafın elindeydi.

Sonuçta dogru taktiklerden yoksun Tudeh'in işbirlikçi politikası iflas ederk tüm demokratik güçlerin ezilmesine yol açan bir baskı ile sonuçlandı. O zaman dogru çizgide yer alan İİKKP (iran işçileri Kötlüleri Komünist Partisi) uyarıları fayda vermedi.

Haber dogru ise Mısır da kazan kaynıyor. Bu daha başlangıç. Atina ile başladı ve Mısır ile devam ediyor, daha da derinleşecektir sınıf mücadeleleri. Latin Amerika zaten hiç dinmeyen bir öfke seli ile yürüyor ve ciddi kazanımlar görülüyor.

İzleyip görecegiz ama İslam'a güven olamayacagı ispatlanmış bir olgu.

saygılarımla

qw19
05-01-2009, 04:10
Sonuçta dogru taktiklerden yoksun Tudeh'in işbirlikçi politikası iflas ederk tüm demokratik güçlerin ezilmesine yol açan bir baskı ile sonuçlandı. O zaman dogru çizgide yer alan İİKKP (iran işçileri Kötlüleri Komünist Partisi) uyarıları fayda vermedi.

Haber dogru ise Mısır da kazan kaynıyor. Bu daha başlangıç. Atina ile başladı ve Mısır ile devam ediyor, daha da derinleşecektir sınıf mücadeleleri. Latin Amerika zaten hiç dinmeyen bir öfke seli ile yürüyor ve ciddi kazanımlar görülüyor.

İzleyip görecegiz ama İslam'a güven olamayacagı ispatlanmış bir olgu.

saygılarımla

Dilaver'in tespitleri son derece doğru. Takiyyeciliğin İslam'ın 6. şartı olduğu bir dönemden geçiyoruz, aslında bu her zaman böyleydi ya. İslam'la demokrasinin bağdaşmayacağı ve İslam'ın demokrasi ile uzlaşamayacağı çok açıktır. Çünkü Allah demokrat değildir.

Bence sol tercihini İslamcılardan yana değil, Mübarek'ten yana kullanmalıdır. Hitler faşizmi dahi en iyi şeriat rejiminden daha evladır, buna Asr-ı Saadet dönemide dahildir.

Sol Türkiye'de de İslamcıların tuzaklarına düşmektedir, Filistin meselesinde olduğu gibi. AB gibi demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmiş olduğu ülkeler Hamas ve İsrail'i birlikte kınayan demeçler verirken, sol denen sapmalar İslamcılarla omuz omuza slogan atmaktadırlar.

Selamlar.

breymin
05-01-2009, 23:44
Alman televizyonunun (ZDF) Kahire mahreçli haberinde, Mısır'da sol gruplarla İslamcıların İsrail'e karşı beraber gösteri yaptığı ve saldırıdan önceden haberi olduğunu düşündükleri Mübarek hükümetini devirmek için birlikte hareket etmeye başladıkları anlatılıyor. Başlık: "Tartışma sonraya ertelendi - Kahire'de sol ve İslamcılar omuz omuza gösteri yapıyor".

Mısır'da çeşitli muhalefet grupları "Kifayet" (Yeter) hareketi diye bir potada birleşmişler ve Mübarek'i devirmek için Müslüman Kardeşler Örgütü'yle işbirliği yapıyorlarmış. Hükümetin göstericilere karşı sert önlemler aldığı söyleniyor.

Almanca bildigimden degil ama bu mail elime geçti. Linki şu :

http://www.heute.de/ZDFheute/inhalt/7/0,3672,7500167,00.html

Belki Almanca bilen arkadaşlar bize yardımcı olabilirler. 1979 İran Devrimini hatırlıyorum. O zaman sevinçle selamlamıştık devrimi. Ama devrim içerisinde yer alan Tudeh Sovyet yanlısı bir örgüttü. Ve önderligi çarşıya kaptırdı. Kaldı ki önderlik baştan beri esnafın elindeydi.

Sonuçta dogru taktiklerden yoksun Tudeh'in işbirlikçi politikası iflas ederk tüm demokratik güçlerin ezilmesine yol açan bir baskı ile sonuçlandı. O zaman dogru çizgide yer alan İİKKP (iran işçileri Kötlüleri Komünist Partisi) uyarıları fayda vermedi.

Haber dogru ise Mısır da kazan kaynıyor. Bu daha başlangıç. Atina ile başladı ve Mısır ile devam ediyor, daha da derinleşecektir sınıf mücadeleleri. Latin Amerika zaten hiç dinmeyen bir öfke seli ile yürüyor ve ciddi kazanımlar görülüyor.

İzleyip görecegiz ama İslam'a güven olamayacagı ispatlanmış bir olgu.

saygılarımla
xxxxxx
Sayin dilaver bunu sana seve seve tercüme etmek isterdim ama benim en az iki saatimi alir cünkü sende biliyorsun gazete yazilarinda akademik dil kullanilir biz avrupadaki türk iscileriyse halkin kullandigi dili biliriz,yardimci olamicam icin kusura bakma.saygilar

michaud
25-01-2009, 23:10
İslamcıların damarlarında işbirlikçilik yatmıyor mu? Mısırdaki sosyalistler/solcular İran devriminden ders çıkarmadılarsa bari belli gerçekleri göz ardı etmesinler. İslamcılar o topraklarda nasıl palazlandırıldı, arkalarında kimler vardı? Kızıl kuşağa karşı yeşil kuşak. Dinciler ABD'nin ve İsrail'in desteği olmadan o topraklarda o kadar güçlenebilirlermiydi. Mısır'da solcular dincilerle işbirliği yapıyor mu, yada bu iş birliğinin boyutu ne bunu bilmeden yorum yapmak pek doğru değil ama yapılacak en büyük hata onlarla işbirliği olur.

sargon
26-01-2009, 14:14
Dilaver, bana kalirsa olay biraz abartilmis. Misir'da Kifayet (Yeter) adinda bir örgütün kuruldugundan bahsediliyor ama bu örgüt 3 yil önce kurulmus. Haberde önce Misir'da Israil'e karsi Filistin ile dayanisma grubu kuruldugundan bahsediyor, sonra da 3 yil önce Kifayet örgütünün kuruldugunu söyüyor. Hüsnü Mübarek'i devirmek icin biraraya gelme ifadesi de biraz abartili. Sonucta bunlar muhalif gruplar.

Israil Disisleri Bakani Tzipi Livni, saldiri baslamadan önce Misir'a bir ziyaret yapmis. Bu örgütlere göre saldiri hakkinda Misir bilgilendirilmis, buna ragmen engellemeyi düsünmemis. Bunu HAMAS'tan kurtulmak icin bir firsat bellemis. Tabii Mübarek'in ABD'nin düdügü ile kalkip oturdugunu da söylüyorlarmis. Bu dayanisma grubunun talebi Misir'in Israil'le savasa girmasi degil, yaralilar icin kapilari acilmasi ve Israil'e gaz akisinin durdurulmasi. Misir'dan da Suriye ve Iran'in tutumu gibi bir tutum bekliyorlarmis.

Burda bence en ciddi sorun, HAMAS'i solcularin da desteklemekte olduklari seklindeki bilgi. Mansette boyle soylenmis ama bu konuda haberin detayinda birsey yok. Ayrica yapilan eylemlerin ne kadar büyük veya etkili oldugu konusunda da hicbir bilgi yok.