dilaver´isimli üyeden Alıntı
Sonuçta dogru taktiklerden yoksun Tudeh'in işbirlikçi politikası iflas ederk tüm demokratik güçlerin ezilmesine yol açan bir baskı ile sonuçlandı. O zaman dogru çizgide yer alan İİKKP (iran işçileri Kötlüleri Komünist Partisi) uyarıları fayda vermedi.
Haber dogru ise Mısır da kazan kaynıyor. Bu daha başlangıç. Atina ile başladı ve Mısır ile devam ediyor, daha da derinleşecektir sınıf mücadeleleri. Latin Amerika zaten hiç dinmeyen bir öfke seli ile yürüyor ve ciddi kazanımlar görülüyor.
İzleyip görecegiz ama İslam'a güven olamayacagı ispatlanmış bir olgu.
saygılarımla
|
Dilaver'in tespitleri son derece doğru. Takiyyeciliğin İslam'ın 6. şartı olduğu bir dönemden geçiyoruz, aslında bu her zaman böyleydi ya. İslam'la demokrasinin bağdaşmayacağı ve İslam'ın demokrasi ile uzlaşamayacağı çok açıktır. Çünkü Allah demokrat değildir.
Bence sol tercihini İslamcılardan yana değil, Mübarek'ten yana kullanmalıdır. Hitler faşizmi dahi en iyi şeriat rejiminden daha evladır, buna Asr-ı Saadet dönemide dahildir.
Sol Türkiye'de de İslamcıların tuzaklarına düşmektedir, Filistin meselesinde olduğu gibi. AB gibi demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmiş olduğu ülkeler Hamas ve İsrail'i birlikte kınayan demeçler verirken, sol denen sapmalar İslamcılarla omuz omuza slogan atmaktadırlar.
Selamlar.