PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye Cumhuriyeti Basbakani


Sayfa : [1] 2

cigi
29-01-2009, 22:28
Bütün Dünya'nin gözü önünde, Davos' ta bir ulusun basbakanini izledim.
Iki dakika icinde hakli bir davada nasil, haksiz olunur onu izledim.

Mustafa Kemal'in emanetinin hangi beyinlerin, ellerinde nasil carcur edildigini izledim.
Diplomasi terbiyesini hala ögrenememis bir ulusun basbakanini izledim.

Radikal dinci Hamas'a; Iran ile, önce destek veren, simdi bu durumdan kurtulabilmek icin, ne yapacagini bilemeyen bir basbakan izledim.

Karizmatik dedikce, kendisini karizma tiki tutan, tikli bir basbakan izledim.
Nerden izledim, izlemez olaydim.....

janti
29-01-2009, 22:42
Sevgili cigi , yorumuna tamamen katılıyorum.

Bu adam dünya savaşı başlatacak kadar cahil bir kabadayıdır, buna oy veren her elde bunun kadar suçludur .

Anlayamıyorum Türkiye halklarının uyanması için daha ne gerekiyor ..

Sevgiyle Kalın.

aydoe
29-01-2009, 22:57
Walla ben izlemedim iyiki de izlememişim iki gündür ne gazete ne tv ne de forumlara girdim.
Son derece rahattım hiç değilse sinirlerim gerilmedi,duygu durumum normalleşti.
Hatta sevgili Cigi merak edip sağolsun aradı konuştukta sağ ve salim olduğuma kanaat getirdi.
insanlar tedirgin geleceklerinden endişeli ve mutsuz,herkes dertli ve gündem hergün değişmekte insanlarımız değişik masallar dinletilerek uyutulmakta.
İşimiz zor çok çalışmamız gerekli çoook.

yucemanitu
29-01-2009, 23:01
Aceba bu davranışını önceden planlamış mıydı (adama rets çekip kalkıp gitmeyi) yoksa o an aklına eseni mi yaptı? Çok tuhaf görünüyor ama resmen duygularıyla hareket etti egosuna yenildi ve cahilane bir gururla bağırıp çağırıp kalkıp gitti. Egosuyla duygularıyla ülke yöneten bütün dünyanın çözülmesini istediği bir sorunda binlerce canın hayatın önüne kendi egosunun doyumunu koyan korkunç bir kibir. Gerçekten çok korkunç.

janti
29-01-2009, 23:26
Sevgili Atlas, Tayyib bence Gül'ün(ün) yediği tokatın rövanşını almaya çalıştı. Yanlı medyası durumu düzeltmeye çalışıyor.

Tayyibin karısı ağlayarak Perezin tüm sözleri yalandı diyor ne anladıysa EDİT :). Yanlı basın Gazzede ölen çocuklara ağladığını söylüyor ama Başbakan eşi olarak Irakta ABD tarafından öldürülen çocuklara ağladığınıda görmedik, üstelik Bir ülke Cumhurbaşkanı için yalan söylüyor diyerek oluşabilecek krizin farkında değil.

Tam IMF kucağına oturma arifesinde ( bu arada IMF 2 şart koşmuş bunlar asla kabul edilebilir değilmiş açıklamasıda sakıncalıymış Tayyibin ) . Bakalım önümüzdeki günlerde Ekonomi ne hal alacak.


Sevgiyle kal.

pante
29-01-2009, 23:26
http://img102.imageshack.us/img102/821/filelf1.th.jpg (http://img102.imageshack.us/my.php?image=filelf1.jpg)

Tehikenin farkında mısınız?
Resmi büyüterek bakın o halde:

Hala tehlikenin farkına varamadıysanız daha da varamazsınız..

evrensel-insan
29-01-2009, 23:36
Saygideger arkadaslar;

Ronesans oncesinden kalma; 16. yuzyil davranis sahibi, 18. yuzyil zihniyetine sahip bir kisinin; 20. yuzyila kendisini uyarlamaya calisanlarin verdigi emirlerle hareket eden bir kisinin; 21. yuzyilda; nasil bir gorunum saglayacagini bekliyordunuz? Osmanli erkegi oldugunu da; unutmamak gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
30-01-2009, 01:15
arkadaşlar , bir kasabın oğluyla bir berberin oğlu güreşe meraklıymış.
bu iki yiğit güreş için iddiaya tutuşmuşlar.
gün gelene kadar berber hergün oğlunu traş etmiş. kasap ise oğlunu pirzalolarla bifteklerle beslemiş. güreş günü gelmiş ve kasabın oğlu berberin oğlunu kaptığı gibi çimenlere osaatte gömmüş.
bizimkinin güreşide aynı ama tahmin ettiğinizgibi bizim ki berberin oğlu oldu.
ama yüzde 47 kesim yarın efelenmeye başlarlar bizimki nasıl oturtturdu peresi diye

katre_07
30-01-2009, 01:45
uslup kaba olabilir...

ama tepkisi haklıydı..

sen dıyemezsın diyor bı abımızde koskoca israil cumhurbaşkanına!!!

bak hele..

gidip elini opmesı gerekirdi herhalde

en doğrusunu yapmıştır...(sizler bıle kufur edecek pozısyona gelmiştınız gazze konulu tartışma da)

kalkıp gıtmesı ayıp ıse ..konuşacaktı başbakan zaten..konuşturmadılar..ne ayıbı

bastı o da kalayı hepsine..çekti gitti..

iiii de etti...

qw19
30-01-2009, 02:15
Helali hoş olsun Tayyip Erdoğan'a. Gereğini yaptı, başından beri de doğru davrandığını yazmıştım, şimdi bir kez daha yazıyorum helal olsun. Erdoğan Chavez'i solladı.

Selamlar.

janti
30-01-2009, 02:17
Sevgili katre gene beni anlayamamışsın, ben başbakandan değil başbakanın eşinden bahsediyorum sence EDİT bu sözü söyleme yetkisine sahipmidir ve kriz yaratacak bir söz değilmidir.

Pereze Gazze açık cezaevi oldu ve adam öldürmeyi iyi bilirsiniz diyor Hamas sözcüsü başbakanın , sonrada evlatları ,halkı ölen adam doğal tepki ile sizin başınıza her gece roket yağsa ne yapardınız diyor.

Silivri Guantanamo' su yada Ergenekon gözaltısında insanı kanser edip öldürmeyi sizde iyi biliyorsunuz diyebilirdi Perez.

Orda iyikide TSK kürtlere Pkk sorunsalı adı altına neler yapıyor demedi Perez.

Evet ikiside kasaptır ama Tayyib önce kendi kapısının önünü süpürsün.


Sevgiyle kal.

qw19
30-01-2009, 02:34
Başbakan hiç de Hamas sözcülüğü yapmadı, aksine Hamas yanlışlarından vazgeçmelidir dedi.

İki yüzlü Avrupa'nın, Arap'ların koyamadığı tavrı koydu. Avrupa'lılarada hakettikleri yanıtı "siz bunları alkışlıyorsanız, siz de insanlık suçu işliyorsunuz" diyerek verdi.

Emine Erdoğan'da doğru söyledi, Peres yalan söylüyordu çünkü. Onu da tebrik ediyorum.

Hiç kriz falan da çıkmaz, en azından Araplarda bundan cesaret alırlarda bu katliamlara daha aktif şekilde karşı çıkarlar.

Selamlar.

mutluluk35
30-01-2009, 03:47
Buradaki eleştirileri haksız buluyorum..Orada konuşan AKP lideri değildi,TC başbakanıydı.85 yıllık TC tarihinde,bu tür zirvelerde,konferanslarda üçüncü dünya ülkesi olmanın verdiği ezikliği eksiksiz yansıtan liderlerin aksine,Erdoğan’ın gösterdiği haklı tepki,iktidarlarını Batılılara borçlu Arap şeyhlerinin sınırları cetvelle çizilmiş onursuz devlet anlayışlarına da,bu arada sömürgeci,vesa-yetçi,mandacı zihniyet kompleksinden kurtulamayan Avrupaya da bir cevap olmuştur.Ortada bir diplomasi terbiyesizliği varsa,bu kahvehane ağzıyla sesini yükselten Peres’indir,bir ülkenin başbakanı-nın sözünü hem sözlü hem de elle temasla kesmeye çalışan panel moderatörünündür.Bu işin sonunda savaş falan da çıkmaz kimse merak etmesin,Peres özrünü de dilemiştir,dostlar arasında böyle tartışmalar olur gibi diplomatik dillerle olayı kıvırmaya bile çalışmıştır.İsrail yakın çevre politikası gereği,dört bir yanının Araplarla çevrili olmasının verdiği paranoyayla Türkiye’den kopamaz.Erdoğan’ın Hamas’a destek vermesi de gayet normal. Hamas seçilmiş iktidardır,ancak Batının demokrasi kriterlerine uymadığı için tanınmıyor diyelim.Ama buna rağmen Hamas bir realitedir ve onun katılmadığı bir çözüm,çözüm olmaz.Başbakan gerektiği gibi davranmıştır,tepki göstermeseydi manşetler aşağı yukarı,Peres Erdoğanı azarladı tarzında olacaktı.O zaman mı Türk dış politikasının başı dik olacaktı.Türkiye taraf olmuştur gibi eleştiriler yapılıyor sürekli,bugüne kadar ülke başını kaldırıp ileriye bakamadı,baksaydı Ortadoğuyu, Kafkasyayı Balkanları görecekti.Bunun sebebi de bu tarafsızlık,bekle-gör gibi saçma politikalardır.İç muhalefet de yarın ayaklanır,solcu CHP de efendilerine yapılan bu terbiyesizliği eleştirir,ya da bunu belediye seçimleriyle ilişkilendirir.Bu durum hesaplanmış bir şey değildi,canlı yayında herkes şahit oldu.Bu durum bundan sonraki hükümetlerin Ortadoğuya bakışından,Yahudi lobisinin Türkiye’ye karşı tutumuna kadar birçok faktörü etkileyecektir.Akp hükümetine karşı en ağır eleştirileri getiren bir Türkiyeli olarak,Erdoğan’ın bu davranışından gurur duydum.İçeride her türlü eleştiriyi yapalım ama Sezar’ın hakkını da Sezar’a verelim.Helal olsun Erdoğan’a iyi çaktı Osmanlı tokadını...

dilaver
30-01-2009, 05:28
Açıkçası haberi ilk duydugum anda hoşuma gitti. Sonra seyretmedem netten biraz ayrıntı okumaya çalıştım, sonrada sitedeki yorumları izledim, ama yorumların hepsi bana sevimsiz geldi. Daha sonra Erdogan'ın İstanbul'a inmesiyle oluşan basın toplantısında biraz daha ayrıntıya vakıf oldum. Evet baştan beri ben de qw19 ve mutluluk gibi hissettim ve düşündüm.

Erdogan güzel tavır aldı, ancak gene de bunun bir kayıkçı kavgası oldugunun altını çizmek durumundayım. İsrail devletine net tavır almak isteyen bir başbakan önce ülkesi ile İsrail devleti arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirmeli, aktif tavır alabilmeli. Ne yazık ki Lobi ve Abd buna engel, sonuçta ancak bu tarz gösteriler olabilmekte. Ne yapalım bu da bizim bir miktar gururumuzu okşuyor her halde. :D

Erdogan'ın bir hayali hoşuma gitti. Bizi kim ne der diye harekatımızı ayarlayamayız diyor. Güzel temenniler, keşke gerçek olabilse ve tavır alınabilse. Ancak gerçek olamayacagını gene Erdogan'ın İMF tepkisi sonucunda Şimşek ten gelen tavırlarla ve işadamlarından gelen tepkilerle anlayabiliyoruz. Gene de arada sırada böyle şeylere şahir olabilmek güzel; yanılsama oldugunu bilsek bile. :mad:

saygılarımla

yucemanitu
30-01-2009, 10:09
Arkadaşlar tavır koymak isteyen bin türlü yapar bu işi. Chavez elçileri sınır dışı etti. Bizimki iç politikaya oynadı tek yaptığı göstermelik şekilde efelenmek. Haydi o zaman iptal etsin askeri anlaşmaları yahu Filistin halkının üstüne bomba yağdıran İsrail pilotları nerde eğitiliyor? Konya'da. Filistin halkının barışa ihtiyacı var, huzura ihtiyacı var. Sorunu çözmek için bir şeyler yapmak ayrı show yapmak ayrıdır. Tayyip emperyalist güçlerin maşasından başka bir şey değildir. Irak bombalanırken az daha kuzeyden kapıları açıp Türkiye üzerinden kara harekatına izin verecekti bunu çabuk unutmuşsunuz. Irak'taki katliama tecavüze ağzını açıp bir şey demiyor. Resmen iç politikaya oynadı orda. Ayrıca CHP'nin samimi olması ya da samimiyetsiz olmasının da bu konuyla bir alakası yok. Bir tarafın günahı bir başka tarafın sevabı değildir.

placebo
30-01-2009, 10:17
Ben de Dilaver,Mutluluk ve qw19 un fikirlerine ve beğenilerine eşlik ediyorum..Erdoğan Türkiye'nin başbakanı olarak dürüst ve insancıl davrandı..Dünya bir basiretsizlikle,ağzı dili bağlanmış vaziyette savaşta ölen suçsuz insanları ve çocukları izlerken,o tepkisini gösterdi..Belki diğerleri de feyz alır ve sesler daha çok çıkmaya başlar..Artık çok geç olsa bile..

frodo
30-01-2009, 10:55
Sezar'ın hakkı Sezar'a.

R.T.Erdoğan son bölümde moderatöre öfkesini dizginleyememiş olsa da,

İsrail'i eleştireceğim derken Tevrat'ın "öldürmeyeceksin" emrini okuma gibi absürd
bir açılımda bulunsa da,

T.C başbakanının yapması gerekeni yapmış ve bu yüzden alkışı haketmiştir.

Elbette uzlaşacaklar çünkü "aynı kapla" ilgili ortaklıkları var. Peres özür dilemiş, muhtemelen bugün de eleştirecektir Erdoğan'ı. Erdoğan nasıl bu şovu iç politikada kullanma hevesinde ise İsrail'li muhattapları da aynı şeyi yapacaktır.

İç politika açısından Erdoğan'ın eli şimdi daha rahat. Günlerdir özellikle Saadet Partisi tarafından (Konya'da verilen eğitim, askeri anlaşmalar v.b nedenlerle) verilen rahatsızlıktan
kurtulacak.

Şanslı adam bizim başbakan.

Yani komplo teorisi olsa ancak bu kadar cuk oturur...

cigi
30-01-2009, 11:38
Diplomasi terbiyesini icine sindirmis, akilli ve aninda beyninde ileriye dönük bir cok kapilari acip, görebilen bir Türkiye Cumhuriyeti Basbakani, Perese ve moderatora öyle bir yanit verirdi ki; Dünya tarihine gecerdi.

Su anda, hangi konu olursa olsun, bulundugum caga uyamayip, sartlara göre rekabet edemiyorsam kaybetmeye mahkumum. Bu kadar basit. Hele, hele söz konusu olan, diplomasi ve omuzlarimda agirligi olan koskoca bir devletin sorumlulugu ve gelecegi ise.

Hic bir ülkenin desteklemedigi Hamas; simdiye kadar Türkiye Laik Cumhuriyeti ve Iran tarafindan desteklendi.Türkiye'ye davet edildi...Burasi cok düsündürücü..

Kalkip birisini azarlayip, aniden tokat atmak o kadar kolay ki !!! Ondan sonra...... Bekle bakalim ne olacak, bana ne yapilacak diye.

Arkasinda danisman ordusu ile geziliyor, bu kabadayilik alkislaniyor ve prim yapiyorsa; Kasimpasa da, daha karizmatik kabadayilar vardir sanirim. Yandan atilmis bir ceket, elinde tesbih, yumurta topuk ayakkabilarinin üstüne basan bir basbakan.

- Peres ne diyon anlamiyom ama, sanki kötü bir seyler söylüyomussun gibi bagiriyosun len... Bi cakarim, kodummu oturttururum sana yahudi ihtiyar bunak......

Bu basbakanimizi Türkiye'ye dönüsünde, karsilamaya gelenlerin sayisi cok daha fazla olurdu diye düsünüyorum...:)

Yerel secimler anketlerine, en az 5 puan AKP lehine katki yaptigini saniyorum, bu kabadayiligin.... Bakalim ne olacak. Hep birlikte görecegiz.

Saygilar.

mhmd
30-01-2009, 12:21
Uzun uzun yazmaya hacet yok.
Olumlu, mantıklı, duygulu, örnek bir davranış olarak değerlendirmekteyiz.

sargon
30-01-2009, 13:27
Ben de birkac gündür haber falan okumuyordum. Yollarda verilen parasiz gazetelerden duydum olayi. Avrupa'da günün olayi olmus. Gerci Erdogan'in "ben Israil'e yada Peres'e degil moderator'e tepki gösterdim" demesini öne cikarmislar, o yüzden önce ne oldugunu pek anlayamadim. Gayet normal bir tepki vermis. Konferans organizatorleri hemen bir basin toplantisi yapip, moderatorun davranisini elestirmisler.

Böyle bir olaydan yola cikip "bütün Türk politikasini berbat etti" vb. gibi anlamsiz elestiriler de "Davos fatihi Erdogan" yada "Filistin halkinin en büyük destekcisi" ilanlari da bana fazlaca abatili geliyor.

serüvenci
30-01-2009, 13:29
biraz absürd olarak görülebilir; anlayana, kısa ve öz olarak:

"dünya bir tiyatro sahnesi ve bizler yardımcı oyuncularız, onlar başroldeler."

mep
30-01-2009, 13:40
Güzel bi show..!

Yav gazzede çoluk çocuğu öldüren o bambaları atan pilotları biz eğitiyoz be..
Suçluluk psikolojisi olsa gerek..!

cigi
30-01-2009, 13:42
Buyrun yavas, yavas basladi diplomasi terbiyesi ve Türkiye ile Israil'in birlikte olan pozoisyonlari:

Hollanda: NOS

http://www.nos.nl/nosjournaal/artikelen/2009/1/29/290109_erdoganverlaatdavosnaruzie.html

Ingiltere: BBC

http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/default.stm

Almanya: ARD

http://www.tagesschau.de/ausland/erdogan110.html

http://www.tagesschau.de/multimedia/bilder/istanbul132_v-gross4x3.jpg (http://www.tagesschau.de/ausland/erdogan110-magnifier_mtb-1_pos-1.html)

Tehlikenin farkindayiz.

janti
30-01-2009, 14:20
Değerli Arkadaşlar bizden farklı görüşleri sevimsiz bulmamakla birlikte , anormal derecede duygusal davranıldığını düşünmekteyim.

80'li yılların ortalarında , İngilterede bir barda Tv'de izlediğim bir olayı ve o anki duygularımı anlatmak istiyorum.

Özal Heatrow havaalanına inmiş, Yunanistanla olağan Dalaşmalardan biri gelişiyor, Basın Özala soruyor bu konu hakkında ne diyeceksiniz ? Özal ; Biz sürekli elimizi uzatan barış yanlısı tarafımız ama bizimde sabrımız var Elimizi geri itene elimizin tersiylede çarparız anlamında sözleri açıkça ve el hareketleri söylüyor.
O anda ben tamam Türkiye'ye dönme vakti gelmiştir , aslanım Özal gibi düşüncelerimi İngilizlerin vay be siz neymişsiniz demesiyle yoğun yaşıyorum.

İşte sizin bugünki benzer tavrınızı , ben o yıllar yaşamış Ardından Özalın Bu ülkeye neler yaptığına bizzat şahit olmuştum.

Zaten diktatörlük sevdası yaşayan bir adama , bugün yapılacak her alkış Gücünün büyümesini getirecektir.

Bu adam Faşist Gürcistanın Osetya işgali ve 2000 masum insanın ölümüne bırakın tepki vermeyi, Bizzat açıkça Gürcitanın toprak bütünlüğü yanındayım diyerek yalanlar zırvaladı. Çünki Abd böyle istedi.

Ben bu olayında arkasında Abd politikaları olduğu inancındayım, o bölgede savaşın bitmesini ne Hamas nede İsrail ister , tek geçim kaynakları savaş ve kaostur. Şimdi Tayyib Hamas ve cahil Arap dünyasının Kıçını kaldırarak yeni saldırıların meşruluğu adına küçükte olsa bir yol açmıştır. Hamas bunu iyi değerlendirecektir karşılığında İsrailde iyi değerlendirip kıyımlara devam edecektir.

Bu adam çıkıp Bush'a aynı tavrı sergileyebilseydi sizi gayet anlardım.

Tayyibin sığlığı ve gericiliği hakkında kesin konuşan, Komünist yada sol gelenekten gelen arkadaşların bu opurtinist yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu vesile ile hiç inanmak istemediğim Tayyibe Aşırı solcularda oy verdi söylemlerine şu anda inanmaktayım.

Vucud dilinden anlayan arkadaşlar gayet iyi görebilecektirki, Tayyib Perez'i Bir lider değil bir yahudi olarak görüp ona göre düşmanca davranmıştır.

Modaratör Tayyibin öfkesini yatıştırmak için samimi bir hareketle elini omuzuna koyuyor ve fırsatını bulsaydı durumu düzeltmeye çalışacağını düşünüyorum , gel görki Tayyib önceden kafasına yazmış olduğu senaryoyu durmaksızın bir çırpıda söz dizini haline getiriyor.

Arkadaşlar 100 kilise yıkarak yerine 100 cami yapanları sevap işliyor görmekten vazgeçelim.

Ayrıca lütfen eleştirileri bir yakınınıza yada akrabanıza yapılıyormuş gibi algılayıp, eleştirene Sevimsiz ve Seviyesiz kelimeler kullanmayalım.

Sevgiyle kalın.

serüvenci
30-01-2009, 14:49
ilk olarak;

bir oyunun parçası olan bu durumun farkına varmak gerektiğini düşünüyorum. NTV'de yapılan bir yorum, dikkatimi çekti. kısa ve öz olarak, böyle bir olayın gerçekleşmesi için hazırlıklı gidildiği belirtiliyor. neden böyle bir olayı gerçekleştirme ihtiyacı duyduklarına gelince; birbiri ile ilintili veya birbirinden bağımsız bir kaç ihtimal ortaya konabilir;

1. Ortadoğudaki savaş halinin devam etmesi isteği. Bu ihtimal, en zayıf ihtimaldir. Çünkü Otadoğuda savaş halini devam ettirmek adına TC nin böyle bir davranış sergilemesine ihtiyaç duyulmayacak kadar stratejik pozisyon almış durumdalar.

2. AKP nin TC içerisinde kaybettiğini düşündüğü yandaşlarını tekrar yanına çekme ve istenilirliği ile birlikte oy potansiyelini daha da arttırma çabası. Bu ihtimal, yüksek düzeyde olasıdır. Bir kahraman edası ile karşılanışı ise bunun iyi bir göstergesidir.

3. BOP, projesine dayalı olarak ABD - İsrail - TC ilişkilerinin zayıflatılırak bir karşıtlık oluşturulma çabası. Bir zamanlar üzerinde düşündüğüm ve farklı bir sonuca ulaştığım, İsrail ve ABD nin TC ye nasıl savaş açabileceği konusuyla ilintili bir durum olabilir. İhtimal vermesem de bu karşıtlık bir savaşa doğru gidebilir ya da savaşa giden yolun ilk adımı olabilir. BOP un genel amacının bölge devletlerin küçültülerek yeni devletcikler kurulması olduğunu düşünürsek Tc nin de bu proje de bir savaş konusu olacağı açıktır.

4. TC nin zaten dibe vurmuş olan itibarını toprağın altına gömerek TC yi zor bir pozisyona sokarak, masaya oturulduğu zaman azami düzeyde çıkarlar elde etme çabası. Bu ihtimal de yüksek olasılığa sahiptir. Eğer hatırlayacak olursak Tezkere nin meclisten geçememesi TC nin başına büyük belalar açmıştı.

Daha fazla şey söylenebilir. Ama benim söyleyeceklerim bu kadar.

karadenizli
30-01-2009, 14:52
Burada başbakanı eleştirenlerin çoğunun basında sadece başbakanın tepkisine yer veren haberleri izlediğini düşünüyorum.Ben orada hepsini dinledim özellikle şimon peresi onun o küstah tavrını-eğer izlediseniz-nasıl göremessiniz.

Şunun söyleyeyim eğer orada atatürk olsaydı oda kalkıp giderdi.

frodo
30-01-2009, 14:53
Sezar'ın hakkı Sezar'a.

R.T.Erdoğan son bölümde moderatöre öfkesini dizginleyememiş olsa da,

İsrail'i eleştireceğim derken Tevrat'ın "öldürmeyeceksin" emrini okuma gibi absürd
bir açılımda bulunsa da,

T.C başbakanının yapması gerekeni yapmış ve bu yüzden alkışı haketmiştir.

Elbette uzlaşacaklar çünkü "aynı kapla" ilgili ortaklıkları var. Peres özür dilemiş, muhtemelen bugün de eleştirecektir Erdoğan'ı. Erdoğan nasıl bu şovu iç politikada kullanma hevesinde ise İsrail'li muhattapları da aynı şeyi yapacaktır.

İç politika açısından Erdoğan'ın eli şimdi daha rahat. Günlerdir özellikle Saadet Partisi tarafından (Konya'da verilen eğitim, askeri anlaşmalar v.b nedenlerle) verilen rahatsızlıktan
kurtulacak.

Şanslı adam bizim başbakan.

Yani komplo teorisi olsa ancak bu kadar cuk oturur...

Beklenen açıklama geldi. :)

Peres özür dilemedim diyor. Demiş ki :
“Bugün olanlar için son derece üzgünüm. Dostlar zaman zaman kendi aralarında tartışabilirler. Herşeyden önce Türkiye Cumhuriyeti'ne ve başbakan olarak size her zaman büyük saygı duydum. Kendimi Türkiye'nin ve Başbakan Erdoğan'ın dostu olarak görüyorum. Başbakan olarak size olan saygım ve takdirim her zaman sürmüştür.”


Hatta başbakanın basın toplantısında benim tepkim moderatöre idi demesinin altını çizmeyi de ihmal etmemişler.

Uluslararası haber ajansı AFP ise, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in Erdoğan'dan özür dilemediğini duyurdu. AFP'ye açıklama yapan İsrail Cumhurbaşkanı sözcüsü Ayelet Frish, Erdoğan'dan özür dilendiği haberini yalanladı. Frish, "Özür dilendiği açıklanması doğru değil" dedi. İsrailli sözcü, Erdoğan'ın telefonla konuşma sırasında tavrının Peres'e karşı olmadığını, ancak oturumun moderatörüne karşı olduğunu belirttiğini de özellikle vurguldı.

Şimdi bu başlıkta spesifik olarak bu konuda başbakanın tavrı doğru mu yanlış mı tartışıldı. Başbakanın geçmişi, uyguladığı politikalar, ideolojiisi filan değil. Sevgili
janti demişki ;

Bu vesile ile hiç inanmak istemediğim Tayyibe Aşırı solcularda oy verdi söylemlerine şu anda inanmaktayım.

Aşırı solcu(!) ya da kazma solcu(!) ya da sınıf indirgemeci solcu (!) her kimseler
onlar AKP'ye oy vermez sevgili janti.

Bu anlamda yeni inançlarını gözden geçirmeni tavsiye ederim.

Bu tipler her ne kadar soyları bayağı tükendiyse de "ezilenlerin" lehine olmayacak hiç bir duaya amin demezler.

qw19
30-01-2009, 15:11
Siz kimsiniz Janti, bizim ne olduğumuz da, ne olmadığımızda çok belli, Filistin'de bir katliam vardır, buna karşı her kim tepki koyarsa da beğenimi kazanır, bunun opotünizmle ne ilgisi var, şu tavrın zaten oportünizmin ta kendisi, Hamas dinci, terörist diye tüm Filistin halkı öldürülmeyi hakediyor öylemi, Hamas dahil hiç kimse öldürülmeyi haketmez.

Kaldı ki İsrail tamamen sivil hedeflere yönelmiştir, halkta yaratacağı yılgınlık ve bıkkınlık ile halkın Hamas'a olan desteğini kırmayı hedeflemiştir. Bu bilinçli yapılan bir sivil hedef saldırısıdır. Bırak ta eski/yeni komunistler bunu senden daha iyi analiz etsin.

Yok AKP'ye oy vermişizde, o kıçı kırık iddialarını kendine saklaki seviyesizlikle yaftalanma. O seviyesiz lafınıda nereden çıkardın o da bir muamma.

İsrail'ide, Filistin'inide, ha keza bir çok tartışmalı bölgeyi İngiltere barlarından izlemedim, oralarda yaşananları, oraların insanlarını aklının alamayacağı kadar da iyi bilirim.

Bir şeyler yazarken de dikkat et, o boyalı basın, neyi ne için yazıyor.

Eğer İsrail halkı da bu saldırılara, göz yumuyorsa onlarda bu suça iştirak ediyorlar. Bunun daha ötesi yok.

Selamlar.

janti
30-01-2009, 15:20
Sevgili frodo ''Şimdi bu başlıkta spesifik olarak bu konuda başbakanın tavrı doğru mu yanlış mı tartışıldı. Başbakanın geçmişi, uyguladığı politikalar, ideolojiisi filan değil'' demişsin, ama bu yorumuna katılmak mümkün değil.

Bu adamın yaptığı herşey doğal olarak siyasi olmak ve öyle ele alınmak zorundadır. Orda yaptığı politikadır, bana görede yanlıştır, orda yaptığı yahudi nefreti dışa vurumudur ideolojiktir, Sıradan bir insan olsaydı söylemin kabul edilebilirdi. Olayların sadece bir parçasını alıp Çirkinlik dolu bir bütünden ayırır ve sunarsanız, kendi görüşünüze göre haklı çıkabileceğiniz bir çok doneye sahip olup öne süreblirsiniz ( bu size değil genel anlamda).

Yok.. yok... inançlarımda her hangi bir değişim yok , hadi diyelim oy vermediler, ama bu destekler nitelikteki tavırlarda bu anlamda kullanılacak, hatta çekimser bir çok kişinin oyunu yönlendirecektir, yani ha oy vermişsin ha bu şekilde destek vermişsin :)

Bu arada belirtme gereği duydum , Aşırı solcular benim söylemim değildir , Akp'inin iktidara taşındığı dönemde halkın, basının genel değerlendirme sonucu söylediği sözdür.

Sevgiyle kal.

pante
30-01-2009, 15:30
İlk anın duygusal düşünceleri bunlar, temelinde de milliyetçilik yatıyor.
Zaten RTE'de sıkıştı mı milliyetçiliğe sarılıyor.

Ben Davos'taki kriz hakkında yorum yapmadım ama sadece bir resim koydum ortaya. Resimdeki RTE herşeyi söylüyor zaten.
Bunun farkına sonradan varan ya da vardırılan RTE de havalanındaki basın toplantısında "Ben diplomasiden anlamam, diplomat değilim. Ben siyasetçiyim" dedi.
Ama Davos, siyaset meydanı değil. Diplomasi meydanı.
Diplomasiden anlamayan, inceliklerini öğrenecek.
Mesele RTE'nin konuşmaları, taraflılığı, Hamas'ın sözcülüğü değil.
Hatta bu konularda haklıdır da.
Mesele diplomasi eksikliği ve kabalığıdır.
Bunun yanında padişahvari tavrıdır.
Bugün demokrasinin etkisiyle sınırlı hareket eden RTE'nin öfkelendiğinde hiçbirşeyi gözü görmediği ve elinde olsa yıkıp geçeceği gözlerinden bellidir.
Bakkal dükkanı yönetmediğini söyleyen RTE, Davos'ta bakkal gibi tavır sergilemiştir. Davos'tan iç politikaya yönelik ne çıkarabileceğinin hesabı içinde mal bulmuş mağribi gibi saldırganlığa yeltenmiştir.

Akabinde tüm parti örgütü seferber edilmiş, metrolar 4'e kadar çalıştırılmış, hiçbir ücret de almadan araçlar kaldırılmıştır havaalanına ve olay, iç politika malzemesine dönüştürülmüştür. Belli ki seçim çalışmaları boyunca bunu hep kullanacaktır.
"RTE'yi artık İslam dünyasının halife adayı" olarak görenler de var.
Öyle görenler, ona istek duyanlar kendi ülkelerinde tahta oturtup halife ilan edebilirler kendisini. Bilsinler ki Türkiye laik bir ülkedir ve halifeliğe yeri yoktur.

janti
30-01-2009, 15:35
gw19 öncelikle terbiyeli ol bana karşı kullandığın uslube dikkat et.

Yaşın kaç bilmiyorum ama fazla gelişmemişsinki bu kadar celallenip dişlerini çıkartabiliyorsun.

Flistinli terör örgütü hamas kaç israilli asker öldürmüştür kaç sivil öldürmüştür aç oku bana hakaret edeceğine araştır.

Senin eski yada yeni komunist dediklerine devrimci ahlakı öğretecek kadarda deneyimliyim.

Bana zırva okuma, Terörist ve dinci olgusunu kabul ederek yapılan katliamda masumlara timsah gözyaşıda dökmeyin. O masumların kanı seninde onayladığın terörist ve dincilerin sayesinde akmaktadır.

Bana zorla İsrali savundurtmayın. Ne biliyorsunda ahkam kesiyorsun , ingilterede barda olmamı alaycı ele alman ne kadar sığ değilmi ? Bilirmisin yada istersen sana kanıtlarımda Fkö kamplarında bulundum , arap israil savaşını, Bizzat Ammanda yaşadım, Militanların gece Ammanda gayri müslüm avlarını gördüm , komşularımız arkadaşlarımız öldürüldü.

Fkö neden yok edildi biliyormusun barişa bir adım kalmıştı çünki , ve bunu k,m yaptı biliyormusun ? Abu Nidal nasıl katledildi kimin işbirliği ile biliyormusun? Öyle oturduğun yerden çirkin konuşmayı kes ve araştır.

İstanbulda bir çok Flistinli öğrenciyi barındırdım, şimdi senmi tanıyorsun Flistinliyi.

Anlatayım Flistinlilerle bir odaya kapan 4. gün seni parçalarlar 6. gün kendilerini parçalamaya başlarlar , bu onların yapısı. ( bu sözüme ırkçılık deme sakın). Aç tarihe bak bu halkın yaptıklarını gör.

YAZDIKLARINI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMENİ EĞER ADAM GİBİ ADAMSANDA BURDA BENDEN ÖZÜR DİLEMENİ BEKLEYECEĞİM.

thunderpoint
30-01-2009, 15:39
Burada başbakanı eleştirenlerin çoğunun basında sadece başbakanın tepkisine yer veren haberleri izlediğini düşünüyorum.

Karadenizli,

Neden böyle düşünelim ki.. Ya da bu düşüncede olanların aklı yok mu da, birine danışmayı ve fikir almayı yeğlesinler?

Buradaki asıl eleştiri -hangi ülkenin olursa olsun- bir başbakanın uluslararası platformdaki bu davranışının son derece küçük düşürücü olmasınadır.. Haklıdır ya da haksızdır, mesele bu değil; mesele davranışın başbakanın alıştığı tavrı ve psikozu global areneda fütursuzca uygulamasının sonuçlarına bu ülke vatandaşlarının katlanmak zorunda kalması meselesidir..

Bu tavır faşist bir tavırdır.. Sen buradaki ithamı, isnadı ve baskıyı göremiyorsan diyeceğim birşey kalmaz... Madem ki haklıdır -hazır eline fırsat geçmişken- bunu dünya kamuoyuna pozitif şahsiyetle anlatmaya çalışsaydı daha doğru olmaz mıydı? Türkler akıllı da dünya aptal mı? Herkes görmeyecek miydi ezeni-ezileni?

Ayrıca meselenin özündeki "Bu bir dinler kavgasıdır.. Bu kavganın temelinde sahip olunan kutsal kitaplardaki yargı ve emirler vardır" algısı kesinlikle ihmal edilmemelidir.. Sen bunun politik-bürokratik bir çarpışma olduğunu söyleyebilir misin?

Bir başka ve en can alıcı konu.. Birgün hiç bir 'sıcak' bahane yokken üzerinize bomba ve roket yağmaya başlıyor.. Ne dersiniz; "Gel kardeşim, elini ver bana"mı? Tayyip -sana küstahça gelen- Perez'in bu sorusunu yanıtlamak yerine neden hemen -kendi inançsal psikolojisini taşıyan Perez'i- suçlama tavrı gösterdi.. Bunun sebebi Hamas gibi düşünüyor olmasından başka bir şeydir de biz mi bilmiyoruz?

Bence şöyle düşün: "Bu işi en optimum değerlendirenler dinlerden özgür bireylerdir. Çünkü her iki taraftan da fikirsel çıkarları bulunmamaktadır.



Şunun söyleyeyim eğer orada atatürk olsaydı oda kalkıp giderdi.

Bu muammayı tartışmak da yanlış olacaktır ama burada da yanıldığına eminim.. Atatürk o toplantıyı terkeden olmazdı kanımca.. O bütün teferruatları düşünür ve -varsa- haklılığını net bir tavırla anlatmaya çalışır; gerekirse nüansları dahi irdeleyerek memleketini ve milletini küçültmeyecek savlar geliştirir; sonuç olarak da tüm diğerlerini orayı terkedecek halet-i ruhiyeye sokardı.. Atatürk bir fikir adamıydı sevgili karadenizli; Tayyip gibi okuduğunu anlamayıp ulemadan fetva ve icazet isteyen ya da uluslararası tescilli teröristlerin önüne diz çöken bir sahte kabadayı değil!..

Sonra Atatürk'ün böyle düşünmesi ve davranması neyin belirleyicisi olabilir ki? Bence onu taraftar yapma ve 'saflara çekme' çabasından öte değil..

frodo
30-01-2009, 15:40
İlk anın duygusal düşünceleri bunlar, temelinde de milliyetçilik yatıyor.
Zaten RTE'de sıkıştı mı milliyetçiliğe sarılıyor.

Ben Davos'taki kriz hakkında yorum yapmadım ama sadece bir resim koydum ortaya. Resimdeki RTE herşeyi söylüyor zaten.
Bunun farkına sonradan varan ya da vardırılan RTE de havalanındaki basın toplantısında "Ben diplomasiden anlamam, diplomat değilim. Ben siyasetçiyim" dedi.
Ama Davos, siyaset meydanı değil. Diplomasi meydanı.
Diplomasiden anlamayan, inceliklerini öğrenecek.
Mesele RTE'nin konuşmaları, taraflılığı, Hamas'ın sözcülüğü değil.
Hatta bu konularda haklıdır da.
Mesele diplomasi eksikliği ve kabalığıdır.
Bunun yanında padişahvari tavrıdır.
Bugün demokrasinin etkisiyle sınırlı hareket eden RTE'nin öfkelendiğinde hiçbirşeyi gözü görmediği ve elinde olsa yıkıp geçeceği gözlerinden bellidir.
Bakkal dükkanı yönetmediğini söyleyen RTE, Davos'ta bakkal gibi tavır sergilemiştir. Davos'tan iç politikaya yönelik ne çıkarabileceğinin hesabı içinde mal bulmuş mağribi gibi saldırganlığa yeltenmiştir.

Akabinde tüm parti örgütü seferber edilmiş, metrolar 4'e kadar çalıştırılmış, hiçbir ücret de almadan araçlar kaldırılmıştır havaalanına ve olay, iç politika malzemesine dönüştürülmüştür. Belli ki seçim çalışmaları boyunca bunu hep kullanacaktır.
"RTE'yi artık İslam dünyasının halife adayı" olarak görenler de var.
Öyle görenler, ona istek duyanlar kendi ülkelerinde tahta oturtup halife ilan edebilirler kendisini. Bilsinler ki Türkiye laik bir ülkedir ve halifeliğe yeri yoktur.

Hatta bu şovu gericiliğin yeni bir zıplayışı olarak görme eğilimi de var. Gazze'de
yapılan mitingte "bir Türk"ün şunları söylediği ajanslara düştü:

"Türkiye’de 70 milyon Abdülhamit var hepsi sizin yanınızda. Zaferimiz mübarek olsun. Bundan 3-4 sene önce Hamas’a terörist diyorlardı. Bugün İsrail’e terörist diyoruz, Amerika’ya terörist diyoruz, İngiltere’ye terörist diyoruz. Yahudiler, çocuklarımızı ve kadınlarımızı öldürürken diyorlardı ki: “Muhammed öldü kızları kaldı" Biz buradayız. Türkiye’deyiz, Mısır’dayız, Suriye’deyiz, heryerdeyiz. Bizim kızlarımız ve çocuklarımız da sizi yener."


Bu toz duman arasında doğruyu bulmak zor olacak...

Serdar
30-01-2009, 15:40
Seni kim büyüttü, besledi, kime karşı çıkıyorsun, yesinler seni!

Dünyada ekonomik gücü elinde bulunduran dev sermayedarlar, her yıl İsviçre'rin Davos Kent'inde bir araya gelirler. Hani şu komplo teorilerine yakıştırılarak üstü örtülmeye, çarpıtılmaya çalışılan zenginler, erk sahipleri.

Belli ki zaman yaklaşmakta. Ne zamanından kastettiğimi sanıyorum anlıyorsunuz.

Gündelik siyasetle uğraşmayı sevmem. Lakin olanlar yarın ne olacağını söylemekte. Süreç belli.

1-TSK'nın gözden düşürülme çalışmaları.

2-Yargının gözden düşürülme çalışmaları.

3-TBMM ve devlet gitmiş, çökmüş adeta. Ekonomik alanda devletten özel sektöre geçiş süreci de yaşandı.

4-Basın ve medya nedir, nasıl birşeydir, kimlerdir onu da biliyorsunuz sanırım.

SONUÇ: Sadece görünürde halkın gözünde bir devlet var. Ama aslında hiç birşey yok.

Ortada sadece bir kibrit çakılmayı beklemekte.

Kibriti de Tayyip takımını da çaktıracaklar gibi görünmekte şu sıralar.

Tayyip çocukları çok mu seviyor? Sanmıyoruz değil mi? Ülkenin bütün kurumlarını, kuruluşlarını, topraklarını yeni dünya düzeninin erk sahiplerine çarçur eden bir iktidarın İsrail-ABD-Avrupa sermayedarlar sistemine gerçekten karşı çıkıp, ters düşeceklerini sanmıyoruz.

Açıkçası 3-4 yıl içerisinde Türkiye'nin İsrail-ABD karşısında yer alacak bir blokta sıcak savaşa gireceğini düşünmekteyim. Bu süreç içerisinde TC'nin doğusunda görünüşte Kürt, içerikte siyonist bir devlet ayrıştırılarak kurulabilir.

DAHA fazla açık yazılamaz sanırım: bu çakal fitili ateşleyip, aslında yeni dünya düzeninin dev sermayedarlar sistemine hizmet edecek. Yani köleci, tekelci, sermayeci, kapitalist, tek para birimci, tek dilci sisteme...

mutluluk35
30-01-2009, 15:48
Bu olayla birlikte,Türkiye-İsrail ilişkilerinin boyutları tartışılmaya başlandı,Türkiyede İsrail pilotları eğitiliyormuş falan gibi..
Konya’da pilotların eğitilmesi,23 Şubat 1996’da İsrail ile imzalanan Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşmasına dayanmaktadır.Savunma sanayi işbirliği anlaşmasından,serbest ticaret anlaşmalarına kadar, savaş uçaklarının modernizasyonunu,istihbaratta işbirliği,ortak deniz tatbikatlarına kadar birçok gelişme Erbakan ve Çiller dönemine dayanır.Ne var ki suç onlarda da değildir.Bu anlaşmaların içeriğinden hükümetler bile haberdar edilmemiştir.Sanırım güvenilir deniz kızı tatbikatıydı,tatbikat gerçekleştirildiği sırada,hükümet bu haberi yalanlıyordu.Askeri ilişkilerin temelini oluşturan bu anlaşmayı imzalayan Genelkurmaydır ve meclis devre dışı bırakılmıştır.Bu anlaşma resmi gazetede yer almayan tek askeri anlaşmadır,Türkiye haberi yabancı basından öğrenebilmiştir.AKP 28 şubat sürecinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor.MGK toplantısında,radikal İslamcı grupların oluşturduğu tehdit vurgulanırken,bunları destekleyen ülkelerin Türkiye-İsrail yakınlaşmasına karşı oldukları özellikle vurgulanmıştı.Akp hükümeti bir anda büyükelçisini çekip,anlaşmaları tek taraflı feshedemez,istese de bunu yapamaz.Bir türban olayında muhtırayı yiyen Akp,böyle radikal kararlar alamaz.Zaten sözkonusu olayın bu boyutlarda tartışılması çok doğru değil.Ortada bir ülkenin başbakanına sesini yükselten bir liderin ve kimin sözünü kestiğini bilmeyen bir gazetecinin saygısızlığı var.Bu tepki gösterilmeseydi,diğer türlüsü onursuzluk olurdu

OQONUC
30-01-2009, 16:07
Ortada bir ülkenin başbakanına sesini yükselten bir liderin ve kimin sözünü kestiğini bilmeyen bir gazetecinin saygısızlığı var.Bu tepki gösterilmeseydi,diğer türlüsü onursuzluk olurdu ...
.............

Bu konuda okuduğum en aklı selim ve doğru yaklaşım.. Teşekkürler.

serüvenci
30-01-2009, 16:10
Senin eski yada yeni komunist dediklerine devrimci ahlakı öğretecek kadarda deneyimliyim.

Sn. Janti,

Lütfen başka bir konu başlığı ile devrimci ahlâkı bizlere aktarın. Çok merak ettiğim bir konu idi. Öğrenmekten büyük bir zevk alacağım.

Saygılarımla

pante
30-01-2009, 16:31
Ortada bir ülkenin başbakanına sesini yükselten bir liderin ve kimin sözünü kestiğini bilmeyen bir gazetecinin saygısızlığı var.Bu tepki gösterilmeseydi,diğer türlüsü onursuzluk olurdu


Konuşmaları izleyenler farkındadır.
Aslında alevlenecek, huysuzluk yapılacak bir durum yoktur.
Şimon Peres, Erdoğan'ın suçlamalarına yanıt verirken Erdoğan'a doğru dönüp:
"Size de her akşam saldırılsa, istanbul'a her akşam yüzlerce roket yağsa ne yapardınız?" sorusu öfkelenilecek bir soru değildir.
Peres'in konuşması bitince sinirli bir şekilde 1 dk. ek süre isteyen Erdoğan, bu soruyu ustalıkla yanıtlayabilir ve İsrail'i haksız düşürebilirdi. Ama hazırlıksız olduğu belli olan Erdoğan, geçmişteki israil başbakanlarını aşağılamaya kalkıştı, İsrail'e karşı bir arabulucu rolünde değil bir Filistinli gibi tavır aldı. Konuşmasını uzatmaya kalkışınca bu defa da araya girmek isteyen moderatörle takıştı.
Sonra da ya sinirlerine hakim olamayarak ya da bilinçli bir show'la toplantıyı terketti.

Bu tavırlar fanatiklerinin hoşuna gidebilir, 10-15 yaşındaki çocukların da.
Ama "Atatürk de olsa aynı şeyi yapardı" diyenler büyük yanılgı içindedir.
Bırakın Atatürk'ü hiçbir başbakanımız-cumhurbaşkanımız böyle çirkin tavırlar sergilemedi, sergilemezdi. Cumhuriyet tarihinde örneği yoktur.

Şimon Peres'e verilecek yanıt şu olmalıydı:

"Haksızsınız. Çünkü teröre karşı sivillerin zarar göreceğini düşünmeden terörle karşılık veriyorsunuz. Bunu yıllardır politika haline getirmişsiniz. Bu anlayışla bundan sonra da bir takım saldırıları bahane ederek benzeri katliamlara girişmeniz kuvvetle muhtemeldir ama kesinlikle insanlık suçudur. Ama ben asıl suçu siz de değil, sizi engellemeyenlerde buluyorum. BM, ABD ve AB, bu konuda pasif davranmakta ve gereğini yerine getirmemektedirler. Benzer acıların yaşanmaması için acil tedbirler almak ve Filistin halkınının can güvenliğini sağlamak insanlık borcudur."

Bu kadarlık bir konuşma dahi yeterli olurdu, Atatürk'e gerek yok.
Ama hesap başka.

janti
30-01-2009, 16:34
Sevgili Serüvenci, orda yaptığım imaydı yani bana yapılan ahlaksızlığa karşı bir vurgulamaydı. Ama bir şeyler öğrenmek istiyor ve öğretebileceğmi düşünüyorsanız bunu yüz yüze diyalog şeklinde yapmakta yarar var.

Bunu bana pm yoluylada yazabilirdiniz.

Sevgim ve Saygımla

serüvenci
30-01-2009, 16:49
Sn. Janti,

Teşekkür ederim. Fakat sizin bilginizden yalnız benim değil herkesin yararlanmasını isterim. Forumlar içerisinde o konudaki bilgilerinizi paylaşırsanız diğer arkadaşlarımız da yararlanır.

Bir de merak ettiğim bir şey var:


1. Tayyib Perez'i Bir lider değil bir yahudi olarak görüp ona göre düşmanca davranmıştır.

2. İstanbulda bir çok Flistinli öğrenciyi barındırdım, şimdi senmi tanıyorsun Flistinliyi.Anlatayım Flistinlilerle bir odaya kapan 4. gün seni parçalarlar 6. gün kendilerini parçalamaya başlarlar , bu onların yapısı. ( bu sözüme ırkçılık deme sakın). Aç tarihe bak bu halkın yaptıklarını gör.

Yukarıda alıntıladığım yazılarınızın birincisinde başbakana bu tavrından ötürü olumsuz yaklaşıyorsunuz, sonra da ikinci yazınızla filistinlilere karşı olumsuz bir bakış sergilenmesine yol açacak bir genelleme yapıyorsunuz. Böyle bir genelleme yaparak o insanları aşağılamış olmuyor musunuz? Ayrıca başkaları böyle bir genelleme yapınca olumsuz eleştiri de bulunuyor musunuz?

Saygılarımla

frodo
30-01-2009, 17:03
Değerli Arkadaşlar bizden farklı görüşleri sevimsiz bulmamakla birlikte , anormal derecede duygusal davranıldığını düşünmekteyim.

.......

.......

.......

.........

........

Bu adam çıkıp Bush'a aynı tavrı sergileyebilseydi sizi gayet anlardım.

Tayyibin sığlığı ve gericiliği hakkında kesin konuşan, Komünist yada sol gelenekten gelen arkadaşların bu opurtinist yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu vesile ile hiç inanmak istemediğim Tayyibe Aşırı solcularda oy verdi söylemlerine şu anda inanmaktayım.

........

Arkadaşlar 100 kilise yıkarak yerine 100 cami yapanları sevap işliyor görmekten vazgeçelim.

Ayrıca lütfen eleştirileri bir yakınınıza yada akrabanıza yapılıyormuş gibi algılayıp, eleştirene Sevimsiz ve Seviyesiz kelimeler kullanmayalım.

Sevgiyle kalın.

Sevgili janti bu ifadeler size ait değil mi ? üstelik bu başlıkta sizin yazınıza gelinceye kadar polemik yaratabilecek sevimsiz ve seviyesiz bir mesaj da yok.

Ama nedense "aşırı solcuları" oportunist ve hatta gizli AKP hayranı ilan etmişsiniz. Bu durduk yerde yapılan bir sataşma iken qw19 (biraz diplomasi
özürlüdür kendisi) size cevap yazmış. Belli ki mesajınızın ilk cümlesi ile sonrası arasındaki uçuruma takılmış ve biraz da kızmış:

Siz kimsiniz Janti, bizim ne olduğumuz da, ne olmadığımızda çok belli, Filistin'de bir katliam vardır, buna karşı her kim tepki koyarsa da beğenimi kazanır, bunun opotünizmle ne ilgisi var, şu tavrın zaten oportünizmin ta kendisi, Hamas dinci, terörist diye tüm Filistin halkı öldürülmeyi hakediyor öylemi, Hamas dahil hiç kimse öldürülmeyi haketmez.

Kaldı ki İsrail tamamen sivil hedeflere yönelmiştir, halkta yaratacağı yılgınlık ve bıkkınlık ile halkın Hamas'a olan desteğini kırmayı hedeflemiştir. Bu bilinçli yapılan bir sivil hedef saldırısıdır. Bırak ta eski/yeni komunistler bunu senden daha iyi analiz etsin.

Yok AKP'ye oy vermişizde, o kıçı kırık iddialarını kendine saklaki seviyesizlikle yaftalanma. O seviyesiz lafınıda nereden çıkardın o da bir muamma.

İsrail'ide, Filistin'inide, ha keza bir çok tartışmalı bölgeyi İngiltere barlarından izlemedim, oralarda yaşananları, oraların insanlarını aklının alamayacağı kadar da iyi bilirim.

Bir şeyler yazarken de dikkat et, o boyalı basın, neyi ne için yazıyor.

Eğer İsrail halkı da bu saldırılara, göz yumuyorsa onlarda bu suça iştirak ediyorlar. Bunun daha ötesi yok.

Selamlar.

Sonra da
orda yaptığım imaydı yani bana yapılan ahlaksızlığa karşı bir vurgulamaydı.
diyorsunuz. Tamam biz çerkesler biraz güçlü egolara sahibiz de bu kadarı fazla değil mi ?

hem olmadık yerde polemik çıkartıyorsunuz sonra da birilerini ahlaksızlıkla suçluyorsunuz.

Ne diyelim pes yani...

qw19
30-01-2009, 17:05
Zevzeklik etmeden önce düşünüp konuşursan, düzgün yanıt alırsın, hala bilip bilmeden ukalalıklarına devam edersen, hakettiğin yanıtları almakta gecikmeyeceksin.

Otobüste filistinleri görüp de tanıyıp ne çabuk fikir sahibi oldun, katliamlara ok veren bir ahlaksızın ağzın da da devrimci ahlak çok iğreti duruyor.

Selamlar.

janti
30-01-2009, 17:34
Sevgili Serüvenci , o o yazıda herhangi bir aşşağılama yada çelişki yoktur, parentez içersinde belirttiğim cümleyede dikkat edin lütfen. Toplumların kendilerine has yapısı vardır ve bahsettiğim durumda Flistin halkının-insanının genel yapısıdır.

Arkadaşlar Siyonizmi savunur pozisyona hızla sürüklendiğimin farkındayım.
Lütfen şunu anlamaya çalışın, Çocuklar sadece Flistinde ölmüyor İsraillilerinde sivilleri ve çocukları ölüyor, ağlayacaksak tümüne ağlayalım, vahlayacaksak tümüne vahlayalım, Çocuk dünyanın her yerinde çocuktur, İnsan dünyanın heryerinde İnsandır. Bu olaylarda Hemen kalıcı barış sağlanmasını istememek ve birine taraf olmak insanlık ayıbıdır.

Arkadaş ''Hamas dinci, terörist diye tüm Filistin halkı öldürülmeyi hakediyor öylemi'' Yahu hangi yazımda böyle bir ima var, aksine Hamasın kendi çocuklarını bilerek katlettirdiği yolunda eleştirim var. Bunu söylerken korkmak lazım yada etikmi davranıyorum diye sorgulamak lazım.

3-5-6-10 yaşlarında çocuklara kefen üstü bomba sarıp propaganda yapmayı haklımı buluyorsunuz ?

Abdulhamit Yahudilerin teklifini kabul etmiş olsaydı günümüz nasıl olurdu hiç düşündünüzmü ? Kabul etmedi İngilizler devreye sokuldu ve o flistinli kardeşlerin Osmanlı askerlerine uyguladığı Karbela olayını bileniniz varmı ?

Ürdünde Maan diye bir bölge var, bölgenin girişinde ve çıkışında Tanklar var , koşullar tamamen güneydoğu gibi , İngilizlerin ve Emirin kovaladığı osmanlı askeri Maan'a sığınıyor, Maan kuşatılıp kardeş ( arap ) kanı dökülmeden osmanlının teslim edilmesi isteniyor, Maan emiri bana sığınanı kimseye temsil etmem diyor , cesedimi çiğnemedende kimseyi alamazsınız diyor.

Bu durumda kuşatma uzun bir zaman sürüyor açlık susuzluk baş gösteriyor , Osmanıda bozulma ve dağılma başlıyor , kaçanların her biri tavuk gibi boğazlanıyor, şu anda Maanda osmanlının inşaa ettiği demir yolunun yakınındaki kumlar 1 metre kazılsa osmanlı askeri kemikleri ile karşılaşılıyor. Bunları yapanlar kimlerdi diye sormayacağım ?

O gündür bugündür Maan Ürdünün varlıklarından oldukça kısıtlı faydalanmaktadır, yakın geçmişte irandan kaçan bir mollayı isteyen Kral Hasana ( eşi Rania Flistin kökenldir ) isyan ettiler , herkes silahlandı , kralın Abd yapımı helikopterleri kesin saldırı amaçlı Maana doğru yola çıktığı anda molla kaçırıldı.

Gene geçmişte Ürdün kralı hüseyin Flistinlileri Ürdüne davet edip onları kamplara yerleştirerek dünya gözünde büyük sempati toplamıştır. Bu misafirler her gece kamplardan kaçarak Ürdünde gayri müslüm ve kral yanlılarını vurup öldürmeye başlamıştır, ayn zamanda sınırdan sızma yapıp İsrailde sivil hedeflere saldırılar düzenlemiştir. İsrail bir kaç uyarıdan sonra ,o kampları jetlerle yerle bir etmiştir o sıcakta çürüyen yanık ceset kokularını hala hissediyorum.

Camal Abdul Nasır gibi dünya iyisi bir yiğit adam , arap dünyasının kaypaklığı sonucu tüm hava gücünü daha yerden kalkmadan İsrail jetleri tarafından vurularak kaybetmiştir. Kısa bir sürede gerçekten kahrından hastalanarak ölmüştür.

Bunlar ırkçı söylemler değil bunlar tarihi olgular, şimdi biz kimin safında ne için varız. Dün çoğumuz FKÖ özgürlük mücadelesini kendimizi Fedainleştirerek ( arapça Fkö Militanlarına Fedain denirdi ) destekliyorduk, sonuçta kutsal bir özgürlük mücadelesi vardı ortada ya şimdi durum aynımıdır Bu seçilmiş unsurlar gerçekten özgürlükmü istiyorlar ? hayır bana katiyyen hayır..

Konu oldukça saptı özür dilerim ama tarihi gerçekleri bilip ona göre günümüz olaylarını değerlendirmek gerekiyor.

Bazı arkadaşlarımın öngördüğü gibi savaş kapıdadır, dünki olay belki sebeb görülmeyecek ama yarın bu kan davasından kaynaklı bir kıvılcım yeterli olacaktır. Dünya savaşının provaları başlamıştır, dün Osetya ve Aphazya'da, bugün Flistinde ve yakın gelecekte Güneydoğuda tam şeklini almaya başlayacaktır.

Sevgim ve saygımla.

yucemanitu
30-01-2009, 17:56
Başlık gene birbirine girmiş. Neyse alışkınız politika sayfasında böyle olmasına bari ucundan kenarından nasibimizi almadan kaçalım. Yalnız Tayyip gibi bir adamın showu hiç de samimi değil. Davos'ta kalkıp çıkmak bunu herkes yapabilir. Bu onur değildir. Adam gibi konuşup Filistin halkının katledilmesine karşı çıkabilirdi. Ağır konuşan hafifler. Bu diplomaside de böyledir. Gerçek hayatta da böyledir forumda da böyledir. Çok ağır konuşan saldırgan davranan karşıdan da çok sert tepki alabilir. Evet Peres da saygısızdı ama olaya bütünüyle bakacaksak günlerdir Tayyip'in yurt içinde yaptığı demeçlere konuşmalara da bakalım Peres de buna karşılık vermek istedi. Tayyip resmen işi kıraathane kavgası boyutuna getirmek için her şeyi yaptı. Hiç saldırganlık göstermeden hiç ağır konuşmadan iki çift laf edip tokat gibi Peres'in suratında patlatabilirsiniz. Mesela Erdoğan Tevrat'tan ayet okumak ve kalkıp gitmek yerine şunu diyebilirdi. "İsrail halkı kısa bir süre önce Nazi kıyımını yaşamış bir halk olarak, Filistin'deki acıyı çok iyi anlayabilir." Ama bu sözü söylemek yerine çekip gitmiş bunun adı da onur kurtarmak onurla CDk yarışı aynı şey olmuş haberimiz yok.

janti
30-01-2009, 18:03
Sevgili frodo sana cevap vereceğim, ama diğer seviyesize asla, hala terbiyesizliğe devam ediyor çünki. Bu uslubün ne bana nede kendisine katkısı var ezikliğe devam etsin. Yalnız merak ediyorum bu arkadaş neyle besleniyor Otobüs ne alaka ? Adam yanıt yerine salt hakaret ediyor o kadar anlatımım için bir tane edepli yada mantıklı bir yorum koymuşmu yok tarihsel yanlışın var vs. herhalde görgüsü bu kadar ve sende onu ufaktan onaylıyorsun hayret ve pes doğrusu :)

Tr'de sosyalist devrim neden heba oldu bilirmisin neden franksiyonlaşmalar başladı bilirmisin ? Masa başlarında bazı yeşil parkalılar comarad'lar sadece ahkam keserdi olmaz sen eleştiremezsin, opurtinist diyemezsin, biz deriz onu size , arkadaşın devrim mahkemesine çıkartılmasını öneriyorum diyenler yüzünden.. hiç bir eleştireye açık olmayan eleştiriyi saldırı olarak algılayan , adam gibi düşünce aktarmaya çalışanları provakatör ilan eden unsurlar yüzünden başladı ve heba edildi. Adam 3 kelime bilmiyor, okumuş Marx'tan 3 kelime onuda tam anlayamamış çıkmış devrimciyim diyor ve ahkam kesiyor. Hiç bir eğitici yada kazanım taşımayan hakaret cümlelerle sözde devrimcilik savunuyor hayır arkadaş devrimcilik oynuyor.

Neyse sevgili frodo gelelim senin ayıklamalarına ;

''Ama nedense "aşırı solcuları" oportunist ve hatta gizli AKP hayranı ilan etmişsiniz. Bu durduk yerde yapılan bir sataşma iken qw19 (biraz diplomasi
özürlüdür kendisi) size cevap yazmış. Belli ki mesajınızın ilk cümlesi ile sonrası arasındaki uçuruma takılmış ve biraz da kızmış:''

ilan etmiyorum davranışlar yorumlar bunun kanıtıdır, benimkine durduk yerde sataşma diyorsunuz , yapmayın sevgili frodo bu kadar yanlı olmayın , Akp'nin girişimleri ile gurur duyan her türlü zihniyete bu eleştiriyi getirim nedeninide yazdım, saldırı bu değil saldırı savunmaya çalıştığın terbiyesizliğin hakaretlere varan cümleleri olmalıdır. Yapma yazıktır bu kadar basite indirgeme birazda kızmışmış yok ya az daha kızsa bizi dağa kaldıracak adam sen az biraz daha kızmışmı diyeceksin :))


''diyorsunuz. Tamam biz çerkesler biraz güçlü egolara sahibiz de bu kadarı fazla değil mi ?

hem olmadık yerde polemik çıkartıyorsunuz sonra da birilerini ahlaksızlıkla suçluyorsunuz.

Ne diyelim pes yani... ''

İşte halkların kendilerine has özelikleri dediğim buydu güçlü egoda bizimmiş senin söylemine göre. Ama olmadık yerde polemik çıkartmak değil bu yani susalım yazmayalımmı , benim o arkadaşa bir kelimem yokken kendisi tuzum diye atlamış ortama yazdığım ''Ayrıca lütfen eleştirileri bir yakınınıza yada akrabanıza yapılıyormuş gibi algılayıp, eleştirene Sevimsiz ve Seviyesiz kelimeler kullanmayalım.'' sözü tüm genel tartışmalar içindi bunda azıcık objektif olsanız yorumunuz polemik yapmaya çalıştığım olmaz aksine tartışmaların doğru eksende yürümesi için gerekli olduğunu düşünürdünüz, geldiğim günden beri aslanlar şahinler gördüm hakaretler işittim , sizler sevimli bulasınız diye doğru bildiğimi yazmayacakmıyım.

Bir ton profakatif yazı var, özür konusunda bir çok hakaret vardı , bunlarada bu sağlam duruşu gösterdinizmi ?


Senli benli konuşmam hafife almak değil aksine dost ve yakın görmektendir.

ARTIK HERŞEYİ ANAOKULU SEVİYESİNDE YAZMAYA ÇALIŞACAĞIMKİ İNCİK CİNCİK KELİMELER AYIKLANIP SİLAH OLARAK BANA DÖNMESİN.

Sevgim ve saygımla

janti
30-01-2009, 18:07
İzniniz varsa özür dileyerek bu konudanda çekiliyorum. Bu seviyede tarafgirlikle tartışma sağlıklı olmayacak daha kötü seviyelere gidecektir.

Uslubüm , provakasyonum ve tüm anlatmaya çalıştığım sizin çok iyi bildiğiniz tarihi benim yalan tarihçiliğim yüzünden hepinizden özür dilerim.

Sevgiyle kalın

cigi
30-01-2009, 18:41
Sevgili atlas;

Bak ne kadar güzel söyluyorsun. Üstelik, sen bir politikaci ve ayni zamanda basbakan degilsin.

Sevgili pante'nin yazdiklarini söyleyebilse; su anda durum cok farkli olacakti. Fakat bu sekilde bir beyin ve ince zeka kivrakligi icin vizyon sahibi bir basbakan olmasi gerekir.

Ben izlerken, yüz tavirlarindan bu sekilde bir cikis yapabilecegini, emin olun hissettim ve '''sakin yapma'' diye bagirmisim.

Böyle firsatlar siyasette ve diplomaside her zaman ele gecmez. Iki dakika, sadece iki dakika icinde firsati tepti ve nasil bir siyasetci oldugunu gösterdi.

Karsilayanlarin konusmalarina ve bagrismalarina bakarmisiniz? Futbol takimi holiganlari gibiler.Yazik, hemde cok yazik.

Bu tavirin karsiligi; olumlu veya olumsuz, zaman icinde belli olacaktir.

Emperyalist ülkeler su anda kis, kis gülerek ellerini ovusturmaya basladilar bile.

Dilerim Türk dis politakasi ufak, tefek siyriklar ile bunu atlatir. Fakat ekonominin kötü gidisatina aranan kilif olarak, sonradan bunu gecirirlerse hic sasmayacagim.

Saygilar.

qw19
30-01-2009, 19:13
Sevgili Serüvenci , o o yazıda herhangi bir aşşağılama yada çelişki yoktur, parentez içersinde belirttiğim cümleyede dikkat edin lütfen. Toplumların kendilerine has yapısı vardır ve bahsettiğim durumda Flistin halkının-insanının genel yapısıdır.

Arkadaşlar Siyonizmi savunur pozisyona hızla sürüklendiğimin farkındayım.
Lütfen şunu anlamaya çalışın, Çocuklar sadece Flistinde ölmüyor İsraillilerinde sivilleri ve çocukları ölüyor, ağlayacaksak tümüne ağlayalım, vahlayacaksak tümüne vahlayalım, Çocuk dünyanın her yerinde çocuktur, İnsan dünyanın heryerinde İnsandır. Bu olaylarda Hemen kalıcı barış sağlanmasını istememek ve birine taraf olmak insanlık ayıbıdır.


Yav sen gerçekten kendini nasıl bir acınası duruma düşürdüğünün farkında değilsin. Toplumların kendine has yapısı varmış, Filistinliler de hain bir yapıya sahipmişler bundan başka ne anlaşılır. Lafının arkasında dursana. Filistinlilerin yaptıkları hainliklerden örnekler vererek, Filistinlilere yapılan katliamları mı kınıyorsun, bu düpedüz katliamlara onay vermek.


Komunistler AKP'ye oy vermiş, bunu kendi kendine mi buldun biri mi söyledi.

Anlatalım madem;

Bütün dünya ve o katliamlara utangaçca seyirci kalan Avrupa her lafında hem Hamas'ı kınar, hem de İsrail'i kınarsa, bundan Filistin İsrail'in yaptığı mezalimi hakediyor gibi bir sonuç çıkar, en azından eşit bir tepki varmış gibi anlaşılır. Kaldı ki Hamas'ın kurulup, gelişmesinde, İsrail'in katkılarından da haberin olmadığı çok belli. Filistin'i El Fetih, Hamas çatışmasına, yani iç savaşa sürüklemek için yapmıştır bunu da. Bu gün de Hamas'ı dışarıda tutarak, aynı politikayı izlemektedir.

Tayyip Erdoğan, Chavez tüm Arap aleminin, tüm dünyanın aksine sessiz kalmamış tepki vermiştir. Bu konuda doğru davranmıştır, ilk defa Filistin bu kadar açık biçimde desteklenmiştir. İsrail'in yanında olmak gibi kolaycılığa kaçmamıştır. Amerika ile ters düşme pahasına yapmıştır bunu, iç politikaya da oynamıştır doğru ama Tayyip Erdoğan'ın bunu hesap ederek yaptığını sanmıyorum, sonradan siyasi rant sağlama peşine düşmüştür ayrı, bedelini ödemiştir, ödeyecektir sağlasın, bunlar yeterince dillendirildiği için pek seslendirmeyeceğim.

İsrail Amerika'nın cambazıdır, Amerika cambaza bak cambaz diyerek, Irak işgalinden, Afganistan işgalinden gözleri uzak tutmaktadır. Eğer İsrail bu savaşın durmasını istiyorsa cambaz olmaktan kurtulmalıdır, çözüm elbetteki İsrail'in elindedir. Çünkü güçlü olan taraf İsrail'dir.

Bir Filistinlinin sözü vardı, "Kan kılıcı yenecektir.". Filistin'in durumu bundan ibarettir. Kılıca kanı ile direnmektedir.

Selamlar.

aydoe
30-01-2009, 19:31
Tayyip ilk defa takkiye yapmamış gerçek yüzünü ve dişlerini göstermiş.
İçerde kurandan ayetler okur orda da tevrattan okumuş,birde Peres'e ananıda al git deseymiş tam kasımpaşalı helal diyecektim:D
Maç sıfır sıfırken sahayı terkedip 3-0 mağlup duruma düşmüştür.
Ama taraftar destekliyor takımıda kaptanıda bu gemi nereye gider,takım kümemi düşer göreceğiz:)

Titan
30-01-2009, 19:34
Başbakanın konuşmaları derli-toplu ve kullandığı argümanlar daha sağlamdı, Simon Peres ise konuşma sırasında biraz paniklemiş gibiydi. Benzetme olarak bu durumda Atatürk'ün tavrı ne olurdu diye sorulacak olursa, bırakın toplantıyı kalkıp terketmesini Davos'a gitmezdi.

Titan
30-01-2009, 20:06
Arkadaşlar, kişiler arasında fikir ayrılıkları olması demokratik bir ortamın gidişatı açısından sağlıklıdır, ama bunu kişisel düzeye indirgemeyip üsluba da yansıtmazsak daha tutarlı ve olgun analizler yapabiliriz, lütfen!

serüvenci
30-01-2009, 20:42
Sevgili Serüvenci , o o yazıda herhangi bir aşşağılama yada çelişki yoktur, parentez içersinde belirttiğim cümleyede dikkat edin lütfen. Toplumların kendilerine has yapısı vardır ve bahsettiğim durumda Flistin halkının-insanının genel yapısıdır.

Arkadaşlar Siyonizmi savunur pozisyona hızla sürüklendiğimin farkındayım.
Lütfen şunu anlamaya çalışın, Çocuklar sadece Flistinde ölmüyor İsraillilerinde sivilleri ve çocukları ölüyor, ağlayacaksak tümüne ağlayalım, vahlayacaksak tümüne vahlayalım, Çocuk dünyanın her yerinde çocuktur, İnsan dünyanın heryerinde İnsandır. Bu olaylarda Hemen kalıcı barış sağlanmasını istememek ve birine taraf olmak insanlık ayıbıdır.

Sn. Janti,

Toplumların kendine özgü yapıları konusunda kısmen haklısınız. Ancak bir toplumdaki benzer yapının az olduğuna inanırım. Genel olarak toplumsal bazda değil grupsal bazda daha çok benzer yapılara sahiptirler. Filistinlilerle ilgili kullandığınız ifadeler, benim nazarımda önyargılıdır. (ve sizin filistinlilerle ilgili ifadeniz, başbakana atfettiğiniz yahudi nefretinin dışa vurumu ifadesi ile aynı yaklaşımı göstermektir diye düşünüyorum. )Bir grup çerkezin olumsuz davranışına ve tek taraflı yazınlara dayanarak bütün çerkezleri yargılama ve aşağılama hakkına nasıl sahip değilsem, siz de bir yerlerde tanıştığınız birkaç Filistinliye dayanarak böyle bir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz. Kişi ve grup bazında bu tip ifadeleri kullanmanızda benim açımdan bir sakınca yoktur.

Ayrıca Yahudiler (etnik grup olarak İbraniler) konusunda da bir şeyler yazsaydınız da onların toplumsal yapısını anlasaydık.

Son olarak; bir insan, düşmanınız bile olsa eğer takdir edilecek bir davranış sergiliyorsa takdirinizi belirtmeniz en güzelidir. Başbakanın davranışı eğer takdir edilecek bir davranışsa üye arkadaşlarımızın takdir etmesinde ve alkışlmasında bir sakınca görmem. Hatta eşit ve adil davrandıklarından dolayı takdir etmekten çekinmem.

Saygılarımla

dilaver
30-01-2009, 21:06
Her şeyden evvel Davos ne anlama geliyor, bunu tespit etmemiz gerekiyor. Acaba dünya emekçileri ve ezilen halklar için hayırlı planlar mı yapılmakta, yoksa onların başına çoraplar mı örülmekte. Davos katılımına ben bu açıdan bakarım. Burada olup olmamayı da bu kıstasa göre degerlendiririm.

Ortadogu'da bir soykırım yürütülüyor, Filistinliler kadın çocuk demeden sistemli bir katliama maruz bırakılıyorlar, bu aynı zamanda Ortadoguyu çelişkiden kurtulamayan bir batak haline getirirken dogal kaynaklarının da yagmalanmasını kolaylaştırıyor. Abd bu iş için İsrail devletini oraya yerleştirdi ve İsrail'in varlıgı bu cografya için bir çıban halini aldı.

O halde emperyalizme darbe vurmak için öncelikle İsrail devletine darbe vurmakla başlamak gerekiyor. İster iradi olsun, isterse bilinçsiz ve fevri bir tepki olarak ele alınsın, İsrail devletine vurulan her darbe emperyalizme vurulan da bir darbedir. RTE nin niyetlerinin ötesindeki çıkışı tüm dünyanın ezilen halkları açısında İsrail devletine karşı bir darbedir ve dünyanın ezilen halkları ve barışsever güçleri için olumludur. RTE hepimizin içinde olanları dile getirmiştir. Dünyanın tüm ezilen halklarının dile getirmek istediklerini ortaya koymuştur. Ve yaşamının her halde en büyük primini yapmıştır.
Elbette İsrail devletine darbe vurmak ile antisemitizmi birbirinden ayırmak gerekiyor. Antisemitizm asla kabul edilemeyecek bir olgudur. Davos olayından sonra dünya üzerindeki tepkilere göz attıgımızda Erdogan'ın dünya çapında bir prestij sagladıgı ama emperyalist odaklarca topa tutuldugu açıkça görülebilecektir. Büyük basında bunun izleri görülebilir. Demek ki Yahudi Lobisi ile ileriki günlerde sorun yaşama imkanı dogabilir ve rövanşı almak isteyeceklerdir.

Raslantılar bazan bütün dengeleri degiştirebilir. Evrendeki bir elektronun bile yer degiştirmesi çok uzaklarda farklı oluşumları tetikleyebilir. Yaşayıp görecegiz, ancak gene de tüm bunlara ragmen Türkiye'nin bu onurlu duruşu devam ettirebilecegini zannetmiyorum. Aslında Türkiye tüm İslam cografyasına önderlik edebilme fırsatı yakalamıştır ama buna izin verilecegini zannetmiyorum. RTE nin çıkışını ise bozuk bir saatin bile günde iki kez dogruyu göstermesi olarak degerlendiriyorum.

Ancak dikkat ederseniz artık bir numaralı gündemimiz haberler oldu. Türkiye'de her gün gündem degişiyor ve farklılaşıyor. Gelişmelere yetişebilmekte zorlandıgımız günler oluyor. Bu aslında ciddi bir kırılmanın da ifadesidir ve bence olumludur. Merak ettigim Yalçın Küçük bu olayla ilgili ne yorum yaptı. Bileniniz var mı ? Judaist iktidarı nasıl degerlendirdi. Sabetaycılık nerede bu işin içerisinde.

saygılarımla

dilaver
30-01-2009, 21:21
http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=52919

saygılarımla

michaud
30-01-2009, 21:31
Türkiye'yi kimler yönetiyor. One minute one minute. Böyle bir uslup bir başbakana yakışır mı, sen 70 milyonu temsilen konuşmacı sıfatıyla orda bulunacaksın ve kullandığın usluba bak. Acaba olay daha önce tezgahlanmış mıydı, bilmiyorum bu durumda Erdoğanı iktidara taşıya siyonist İsrail ve ABD buna neden göz yumdu. Yoksa Erdoğan birden galyanamı geldi. İlk durumda Erdoğan'ın oyları arttırmak için güzel bir koz. Ama öteki ülke için felaket, ülkeyi nasıl bir adam yönetiyor. Erdoğan orada sinirlenmeden, sinirlerine hakim olarak çok güzel haklı çıkabilirdi. Ama duygularına hakim olamadı ve Türkiye haksız duruma düştü. Yorumlarda Erdoğan ve Çevez bir arada kullanılmış. Arkadaşlar Çavez İsraile karşı tek yaptırım yapan ülkenin devlet başkanıdır, ki Venezuella'nın Filistinele ne tarihsel bağı var nede ekonomik lişkisi. Erdoğan ise İsraille ilişkiler konusunda bekara karı boşamak kolay üslubunu kullanan biri. Yani İsrailin nikahlısı .

mutluluk35
30-01-2009, 21:38
'' Venezuella'nın Filistinele ne tarihsel bağı var nede ekonomik lişkisi''-michaud

İşte o deyim bunun için geçerlidir,Türkiye'yi İsrail'le nikahlayanları bu başlıkta önceki sayfalarda yazdım.Bu ülkede en iyi hükümet,ancak geçmiş hükümetlerin pisliğini temizleyebilir,o da müsaade edilirse....

BASKALTURK
30-01-2009, 21:40
Deve medeniyeti´nin son tükenmis nesli,ilkel kahraman gürcü el tayyip,kendisini iktidara getiren yahudilere posta koydu!!?? Buna inanmak icin cok iyi niyetli olmak lazim! Iyi planlanmis bir senaryo oldugunu düsünüyorum! Bizim gürcü sadece uzaktan kumandali iyi bir basbakan degil,ayni zamanda iyide bir aktörmüs! Amerika in onayi olmadan,yahudilere (meczup ahmedinecad haric) posta koyacak bir millet varmi? Siyasi karizmasi cizilip,delikten süpürülmesi söz konusu olmus bir sahis,sahiplerinin onayi olmadan,böyle bir kahramanlik yapabilirmi? peres´in Ayni gün telefon acip özür dilemesi,dahada mide bulandirici! Heyecana kapilmanin geregi yok! B.O.P.esbaskani kendisine verilen rolü oynadi!

Birde apar topar gelecegi biliniyormus gibi ,o pankartlar ile 15000 insan nasil havalimanina gitti?esenlikle

BASKALTURK
30-01-2009, 21:44
http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=52919

saygılarımla

Sn.dilaver, henuz davasi sonuclanmamis bir dava ismine ve o olusuma terorist diyebilen arsizlarin yazisini buraya koymakla suc isliyorsunuz.


Umraniye davasi halen sonuclanmamis ve terorist mi?Vatan perver mi?oldugu belirlenmemistir.Lutfen biraz dikkat ediniz!

Ne demek ''ETÖ’nün avukatı da, sanığı da hemfikir: 'Başbakan yanlış yaptı...'' Basbakan degil miydi ERGENE.ON davasinin savcisi benim diyen? Avukat ve sanik ne zamandan beri SAVCI ile hemfikirler de is yapmis gibi basligi boyle ahmakca secmisler?Hemfikir olsalar davaya ne hacet?

Ergenekon ismini teror ile andirmayacagiz!Bu boyle biline!

dilaver
30-01-2009, 21:44
Şimdi Sezar'ın hakkını da Sezar'a vermek gerekiyor. Öncelikle RTE nin uslubunu degerlendireceksek Peres'in de uslubundan bahsetmek zorundayız. Peres uslubunun uygunsuz oldugunu ve bu konuda üzgün oldugunu söylüyor. Şimdi Peres'in Erdogan'a bagırmasına ses çıkarmayacagız, ama RTE nin sen hitabına bahane bulacagız. Bu yakışık almıyor bence.

İkinci olarak RTE tavrının moderatöre karşı oldugunu ve bir hak gaspı oldugunu söylüyor. Terk nedeni olarak bunu gösteriyor. Bu politik bir yaklaşım ama ilkeli gibi duruyor. Söz hakkı kısıtlanan kim olursa olsun yapacagı ilk protesto toplantıyı terk etmek olur. Öyle ya konuşmanız kısıtlanacaksa o toplantıda neden yer alasınız ki.

Kaldı ki olayın özünün bu olmadıgını sagır ve kör sultanlar bile biliyor. Olay İsrail'in yaptıklarına karşı bir patlamadır. Diplomatik gaflar gene diplomatlarca kılıfına uydurulabilir. Tansu Çiller az mı gaf yapmıştı, ne oldu tatlı anılar ve espriler oldu. Gene eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün yaptıgı gaflar da hatırlayanlarca tebessümle karşılanacaktır.

Ancak burada her şeyden evvel bir siyasi duruş vardır. RTE tüm dünyanın gözü önünde hem İsrail'e hem de ABD ye posta atan lider konumundadır ve dile getirdikleriyle prim yapmıştır. Yahudi lobisinin tepkisi de bunadır, yoksa toplantıyı terk etmesine degil. Bence tartışılması gereken de budur.

Erdogan alenen tüm dünya emekçilerinin bir aydır meydanlarda dile getirdiklerini, ama o meydanları yöneten devlet erkanının ısrarla gözden saklamaya çalıştıgı gerçekleri dile getirmekle yanlış mı yapmıştır.

saygılarımla

evrensel-insan
30-01-2009, 22:31
Saygideger arkadaslar;

Anadolu toplumu; genelde sicakkanli, efe, kabadayi v.s. bir toplum yapisina sahiptir. Bunun en guzel orneklerini; maclarda ve mahalle kavgalarinda goruruz. Ayaginiza biri bassa; ozur dileyecegine; sizin ozur dilemenizi bekler. Kavgaya hazir bir toplumdur. Ataturk'ten bu yana soylenen bir sey vardir." Biz hep alttan aliyoruz, sabrediyoruz, haksizliklara boyun egiyoruz, sesimizi cikaramiyoruz, v.s."

RTE' in, bu cikisinin altinda yatan neden nedir?, bireysel-hakka tecavuz, zaman acisindan- bir cikismi?, Turkiye adina bir cikis mi?, muslumanlik adina bir cikis mi?, demokrasi adina bir cikis mi?, siyasi bir cikis mi?, yoksa insanlik adina bir cikis mi? Bu bir cikistir.

Diyelim cikis, moderatore; o zaman , neden bir daha Davos toplantilarina katilmayacagini belirtmistir? , bu belirtis; kisisel mi? yoksa; ulke adinamidir? Olayda, Davos'un "sucu" moderatorun sucuna neden esdeger kilinmistir? Bu cikis; sanki, Israil'i veya Israil'in Filistin uzerindeki politikasina ne kadar etki edecektir? Bu cikisin; Davos acisindan "ciddiyeti nedir? Kendisinin konusturulmamasinin ne deni "suclama" icerikli konusmasi olamazmi? Neden, Israil'e karsi direk tavir almistir? Hamas'i hic elestirmismidir? Eger, elestirmediyse; taraf tutmus olmazmi? Sonucta, orada bir toplanti vardir. Israil ile ilgili goruslerini; direk Perez'e iletemezmiydi? Okadar kisinin onunde, suclayici bir tavir koymasi, ne kadar etiktir? v. benzeri sorular.

Sitedeki, yazilardan da, anlasiliyorki; Avrupa onunde; bugune kadar "boynubukuk" kalis; herkesin siniriymis. "oh be, nihayet" dusuncesi herkesin ozlemiymis. Ama, herzaman oldugu gibi; tum bu tepkiler ve "aferin" ler; sonucta bir birikmis duygu bosalimi. "ofkeyle kalkan zararla oturur" ve "keskin tursu, kupune zarar verir" atasozlerini unutmayalim. Olayin sicakligi gectikten sonra; sakin kafayla ve mantikla bir daha dusunelim. Aksi; bu cikisin getirecekleri, bizleri-ulkeyi ve toplumu- gafil avliyabilir.

Yoksa, bu cikis bir oy potansiyeli amacli olmasin?

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
30-01-2009, 22:41
Merak ettigim Yalçın Küçük bu olayla ilgili ne yorum yaptı. Bileniniz var mı ? Judaist iktidarı nasıl degerlendirdi. Sabetaycılık nerede bu işin içerisinde.

saygılarımla

Sevgili dilaver; Ayni aksam tv de 32. gün programinda,Yalcin Kücük ve Samil Tayyar kapismasi vardi.:D

Not: Avrupa yayini belki gecikmis veriliyor olabilir.

Saygilar.

unbe
30-01-2009, 22:48
sözü geçen hadiseyi bugün akşam haberlerinde izledim.
sn. Başkaltürke aynen katılıyorum.
bu planlanmış bir senaryodur.
madem RTE o kadar katledilenlere üzülüyordu
yanıbaşında ırakta çocuklar ve insanlar katledilirken neden sesi çıkmadı????
ki orada katledilenlerde kendisinin "din kardeşleri"idi.
seçim zamanı yaklaştı ya
adam nasıl oy toplasam diye bu tarz hamlelere girişti işte
zaten yurda dönüştete organize olan vatandaşın coşkusundan bunun tamamen bi nevi seçim yatırımı olduğu apaçık ortada.

saygılar

qw19
30-01-2009, 23:03
Ben de bir başka atasözünü anımsatayım sevgili Evrensel-insan,

"Ölmüş eşek, kurttan korkmaz."


İyi tamam, peki Tayyip ne yapmalıydının bundan başka yanıtı var mı?

Sakin sakin toplantıyı bitirse, ne anlamı olurdu, bu seferde Peres'e iki çift lat etmedi diye hayıflanacaktınız, dış basına baktınız mı arkadaşlar neler deniyor,

Avrupa basını her zamanki yalamalığıyla, konunun özüyle değil Tayyip Erdoğan'ın hırçınlığıyla ilgilenmiş, İngilizler her zamanki riyakarlığıylaTayyib'e kızmış, en iyi tepki Wahington Post'dan gelmiş "Tayyib Gazze konusunda Peres'i fena hırpaladı."

Şimdi dikkat edin emperyalistlerle aynı tepkiyi kimler veriyor.

Gazzelliler Tayyib Erdoğan'a destek mitingi düzenlemiş, ilk defa onca kıyımın, yıkımın arasında moral bulmuş Filistinliler, insanlar gene ilk defa insan yerine konulmuşlar, dünyanın gözü önünde desteklenmişler sırf bunun için bile değer.

Selamlar.

evrensel-insan
30-01-2009, 23:04
Saygideger arkadaslar;

RTE'in cikisini birde su acidan degerlendirin. Amerika'ya gittiginde; amerikan annelerine; "Irak'ta olen cocuklariniz, sehit" diyebilen, Irak'taki o kadar olen kisinin arkasindan suspus kalan, RTE; ne degisti de; birden bu cikisi yapti?

ABD'yi karsisina almaya cesaret edemeyen RTE, nasil olur da; onun bas muttefiki Israil'i karsisina alma girisiminde, bulunur? Yoksa; ODP esbaskani olan RTE, nin Israil'i karsisina almasinin altinda, yarin ABD'yi de karsisina alacagi mi, yatmaktadir? Yoksa, bu ABD'nin; Turkiye politikasindaki "gunah benden gitti, bunu sen istedin" icerikli, yeni bir donum noktasimidir? Acaba bu cikislarin arkasi; bundan sonra, nerde ve nezaman devam edecektir? Kisasa kisas; bu cikistan dolayi; Israil, acikca PKK'yi desteklerse, ne olacaktir? Iki ana gucun, tekini karsisina alan, RTE; yoksa; ulkeyi "feda" mi etmektedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
30-01-2009, 23:09
Saygideger qw19;

Farkindaysan, ben bir durum degerlendirmesi yaptim. Ne "iyi" ne de "kotu" yapti demedim. Onemli olan, ne yaptigi degil; neden yaptigidir. Iste ben de; bunun degerlendirmesini yaptim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
30-01-2009, 23:09
İngiliz mandası bencede uygundur hocam.

evrensel-insan
30-01-2009, 23:19
Saygideger qw19;

Ingiliz mandasi !?, ne icin uygundur, anlayamadim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Titan
30-01-2009, 23:49
Bütün bunlar bir oyun mu, yoksa Başbakan gerçekten samimi davranarak mı böyle bir çıkışta bulundu? Türkiye'ye yararları ve zararlarını görmek kısa vadede anlaşılmaz, dış ilişkilerin uzun yıllara göre şekillendiği düşünülürse...

dilaver
31-01-2009, 00:08
Bence de İngiliz mandası uygundur. qw19 a gene katılıyorum bu başlıkta. Hayırlara vesile olur inşallah.

saygılarımla

pante
31-01-2009, 00:15
Ben hep diyorum da inandıramıyorum sakalım olmadığı için; "Yeni mandacılar türedi" diye.
İşte buyrun Evrensel-insan. :D

aydoe
31-01-2009, 00:22
Sayın evrensel-insan
Herşeyi anlama gerekliliği yok ,onlarda seni anlamıyorlar zaten:)
Ben sizi anlıyor ve düşüncelerinize katılıyorum
sevgiler

qw19
31-01-2009, 00:23
Hocam ben İngiliz camızını kastedmiştim, ama arkadaşlar camız altında buzağı aradıklarından.

Selamlar.

karadenizli
31-01-2009, 00:50
Sayın arkadaşlar burada bir yanlış anlaşılma var galiba yahu peres kendisi arayıp özür diledi demekki adam kendisi hatasını kabul ediyor böyleyken daha hala kimi eleştiriyorsunuz.

Başbakan o tepkiyi vermeseydi bu seferde erbakan durumuna düşerdi yine eleştiri alırdı "peres başbakanı azarladı" gibilerinden ya bırakın kendinize ideolojik bir pay çıkarmayıda diğer ateist veya deist arkadaşlarınız gibi sizde objektif olun ve gerçeği görün.

Atatürkte öyle yapardı demişimde eleştiri almışım bu eleştirlerden dolayı ağlayıp sızlıyorum şimdi.Ben küçüklüğümden beri sünepe bir atatürk portresi değil böyle durumlarda gerkli tepkiyi veren dik duran bir atatürk okudum siz hangi atatürkü okudunuz çok merak ediyorum.

evrensel-insan
31-01-2009, 01:11
Saygideger aydoe ve qw19;

Yorumlariniz icin tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
31-01-2009, 01:18
Saygideger pante ve dilaver;

Ataturk bile; ingiliz mandasina boyun egmemis! Siz mi egeceksiniz? :p

Hic, bu dusunce Anadolu ruhuna yakisirmi? "YA istiklal, ya olum" Allahallahallah... ;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

unbe
31-01-2009, 02:59
iyi de sn. Karadenizli
RTE zaten yıllardır yaptıklarıyla Türkiyeyi rezil hallere soktu.
perezin özür dilemediğinide israil basını açıkladı zaten.
ortada özün mözür yok.
verdiği tepki gecikmiş bi tepkidir.
zamanında başka şeylerede tepki gösterseydi belki o zaman samimi olduğuna inanabilirdim.
ama döndükten sonra partisinin nerdeyse miting düzenleyerek karşıladığı biri hiç inandırıcı gelmiyor bana samimi de gelmiyor
aksine daha da sahtekar geliyor.

pante
31-01-2009, 03:17
RTE zaten yıllardır yaptıklarıyla Türkiyeyi rezil hallere soktu.
perezin özür dilemediğinide israil basını açıkladı zaten.
ortada özün mözür yok.
verdiği tepki gecikmiş bi tepkidir.
zamanında başka şeylerede tepki gösterseydi belki o zaman samimi olduğuna inanabilirdim.
ama döndükten sonra partisinin nerdeyse miting düzenleyerek karşıladığı biri hiç inandırıcı gelmiyor bana samimi de gelmiyor
aksine daha da sahtekar geliyor.

Evet. Eğer doğal bir tavır koyma olayı olsaydı daha mazur görülebilirdi.
Ama tamamen önceden planlı, bilinçli ve iç politikaya yönelik olduğu belli.
Arabuluculuğa soyunan bir başbakan böyle mi davranır?
Böyle bir arabuluculuk olur mu?
Bu tavırdan sonra değil İsrail'e, dünyaya karşı hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır.
Hele organize bir şekilde havalanına toplanılıp miting yapılması tam bir rezalet.
AKP örgütünde sms'ler gönderiliyor tüm üyelere:
"Dünyanın yeni lideri başbakanımızı karşılamaya (...)" diye yazıyor.

evrensel-insan
31-01-2009, 03:38
Saygideger arkadaslar;

"Bizim vezir, oldu bu yolda rezil" Bakalim," yukaridan"; nasil bir tepki gelecek? Tabi eger; bu "yukarinin" bir emri degilse!

Aklima, bir sarkidan bir parca geldi: "Neden basinizi one egdiniz. "Simdi soruyorum, bukup; boynumu daha onceleri neredeydiniz!"

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
31-01-2009, 04:28
Sandık odasına alınmış bi başlık,
Hamas kimdir Hamas nedir Hamas necidir
http://www.turan-dursun.com/forumlar/showthread.php?t=8641

Okuyabilen okusun,okuyamayana ben aktarayım

HAMAS KİMDİR :

HAMAS , Ahmed Yasindir,Rantisidir,Halid Meşaldir,İsmail Haniyyedir, İZZETTİN EL-KASSAM'dır..

HAMAS NEDİR :

HAMAS, inatla sessiz kalan ümmetin yüzüne tükürme hakkı olan yiğitler topluluğudur.

HAMAS NECİDİR:

HAMAS ,dikduruşun,tevhidin,direnişin,inancın,mücadelenin ,cihadın,şehadetin,aşkın anlamıdır..
HAMAS ,islamcı,özgürlükçü,direnişçi ve savunucudur...

Bu başlık neden sandık odasında?
Turan Dursun sitesinde hamas savunulacak,Tayyip savunulacak ,karşı görüştekilere hakaret edilecek ise bu başlık neden kaldırılmış?
Başlığı ben kaldırdım.
Tayyip'in çıkışı emperyalizme Abd'ye ,Ab'ye İsraile karşı bir başkaldırı değildir.
Hamas'ın avukatlığına soyunmuştur.

İslami direniş örgütü
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hamas

Sizlerde zannediyorsunuz ki bu kasımpaşalı delikanlı ezilenlerin savunucusu,adam kasımpaşalıyım eli maşalıyım diyor hala anlamıyorsunuz.
Tehlikenin hala farkında değilsiniz
Sizler walla bravo adama felan diyorsanız tabiki fanatik taraftar davulla zurnayla karşılar sabahlara kadarda çalar.
FKÖ kamplarında eskiden sosyalistler olurdu şimdi radikal islamcılar eğitilmekte ve dinlerden özgürlük sitesinde de maalesef yönetimdeki arkadaşlar bile walla iyi bravo tayyyibe ne güzel haması savunuyor demekte işte kurbağanın yavaş yavaş ısıtılması budur.

qw19
31-01-2009, 11:53
Aydoe Hamas'ın yerine, Müslüman yazıp assan yazıyı, özünde budur zaten.

Ondan sonrada o yazdıklarını bir daha düşün.

Eğer Hamas'ın literatürdeki anlamına bakacaksak adamlar samimi müslümanlar.

Bunu yaratan koşulları yok sayıp, sonuçlarından hareketle düşmanlık bizlere yakışan tavır değildir. Biz koşulların insanları belirlediğini ve koşulların düzeltilmesi ile insanlarında düzeleceği hipotezinden hareket ederiz.
Siz onca kıyıma maruz kalanların sağlıklı psikoloji içerisinde normal kalabileceklerini düşünüyorsanız, normal olmayan budur.

Bırakın önce o koşulları yaratanlara ve devam ettirmek isteyenlere kinimizi kusalım.

İsrail'de durum farklı mı sanıyorsunuz, değil. Savaşlara katılanların çoğu ruh sağlığını yitirmiş.

Selamlar.

mhmd
31-01-2009, 12:02
Sahi, şimdi desek ki;

-Arkadaşlar, dinlerden özgürlük platformunda,
Yahudi şeriatı ile yönetilen,
BM kararlarını ve Uluslar arası hiçbir anlaşmayı kendi çıkarına uygun değil ise kabul etmeyen,
Kurulduğu tarihten bu güne kadar ülke sınırlarını devamlı genişleten,
BM karşı çıkmasına rağmen başkentini dahi Kudüs olarak belirten,
İsimleri dahi Tanrı adıyla güreşen anlamında,
Kurulmasını sağlayan BM ve İngiltereye bile yahudi göçünün durdurulması ilk olmak üzere hemen hemen tüm konularda kafa tutan,
İsrail devleti hakkında ne düşünüyorsunuz?

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0srail

cigi
31-01-2009, 13:21
Aydoe Hamas'ın yerine, Müslüman yazıp assan yazıyı, özünde budur zaten.

Ondan sonrada o yazdıklarını bir daha düşün.

Eğer Hamas'ın literatürdeki anlamına bakacaksak adamlar samimi müslümanlar.


İsrail'de durum farklı mı sanıyorsunuz, değil. Savaşlara katılanların çoğu ruh sağlığını yitirmiş.



Sevgili qw19;

Söz konusu olan Türkiye Cumhuriyeti Basbakaninin; soguk kanliligini koruyarak, duruma aninda hakim olup, Peres'in düstügü hataya düsmeyip, bu firsati cok düzgün bir sekilde degerlendirebilmesidir... Cok büyük kazanclar elde edilecekti diye düsünüyorum.

Ne yazik ki bu firsat kacmistir. Bilerek yada bilmeyerek. Diplomasi kültürünü dahi tartisamiyoruz. Sonucda elestridigim bu basbakani, Avrupali'lara karsi savunmak durumundayim. Hepimiz ayni geminin icindeyiz; batsada, ciksada, yelkenleri fora yol alsada.

Hamas konusunda olan düsüncelerine katilmiyorum. Bu gün insan haklari örgütü bir aciklama yapti. 10 El Fetih üyesinin, Hamas tarafindan idam edildigine dair. Ayrica El Fetih sözcüsü Ez Zarir'in 19 Ocakta yapmis oldugu aciklamalarini da okumani isterim.

Israil insaninin ruh sagligi bozulmus diyorsun. Cok haklisin. O bölgede yasayan insanlarin, ruh sagliklarinin düzgün olmasini beklemek yanlis olur diye düsünüyorum.

Saygilar

mhmd
31-01-2009, 13:30
"Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e eleştiri dozu yüksek konuşmalarının bir sebebi de, Gazze saldırısından 4 gün önce görüştüğü İsrail Başbakanı Olmert'in kendisini "oyalamasından ve hatta aldatmasından" kaynaklanıyor.

Oysa İsrail sadece Türkiye Başbakanı'nı değil dünyayı dinlemiyor.

Hatta Musevi fizik dehası Albert Einstein'ı bile...

"Araplarla yan yana yaşamayı ve namuslu anlaşmalar yapmayı başaramazsak, iki bin yıl boyunca çektiğimiz acılardan hiçbir şey öğrenmemişiz ve başımıza gelecek her şeyi de hak edeceğiz demektir."

Bu satırlar, Einstein tarafından İsrail'in ilk devlet Başkanı Chaim Weizmann'a, 1929'da henüz Dünya Siyonist Örgütü başkanı iken yazılmıştı.

Einstein, geleceği görmüş. Erdoğan boşuna üzülmesin..."

Kaynak, Bugün, Erhan Başyurt'un köşe yazısından bir kesit

Yok yok biz yine de çok üzülelim ve anlamamakta direnelim.

kaancan
31-01-2009, 14:12
perez-istanbulu hergün bombalasalar siz ne yapardınız
RTE-siz öldürmeyi iyi bilirsiniz...bana sesini yükseltme yaşlı adam...

(zavallı perezin olup biteni anlamaya çalırken içler acısı bir hali vardı...)

perez nerden bilsin? ülke bir yerel seçim arifesindedir....ak parti ciddi bir oy kaygısı taşımaktadır...dağıtılan kömürler fayda etmemektedir....halk elektrik,su,telefon faturalarını ödeyememekte ödeyememeyi bırakın düştüğü kredi kartı batağında kredi kartına taksit yaptırmaya çalışmakta üstüne üstlük her geçen gün işsiz sayısı artmaktadır....ve artık kriz teğet değil,merkezden geçmektedir hamd olsun....

muhalif partilerin adayları güçlüdür...adaylar millet vekili olan şeh sait torunlarının eroin tacirliğini,akp belediyelerindeki üç kağıtları,arazi mafyalığını(şaban dişli)...vs ortaya çıkarmış,halk arasında akp de güven sorunu oluşmaya başlamıştır...

akp bir numaralı oy ve rant kalelerini kaybetmek üzeredir!

ve partiden uzaklaşan,gözleri açılmaya başlayanlar ve daha fazlasının oylarını alabilmek için son birkez halkı aldatmayı denemenin tam zamanıdır;atatürk'ü ağzına almayanlar ilk defa atatürk'ün sözlerinden örnekler kullanmaya başlamışlar,yaptıklararı davranışları atatürk'le özdeşleştirecek kadar cüretkar olmuşlardır...

bence Perezin şok olduğu,anlamaya çalıştığı veya şok olmuş gibi yaptığı (danışıklı dönüşüklüde olabilir) davranışın ardında yatan asıl sebep bu kadar basittir;halka rağmen halka karşı yapılan sivil darbe devam etmeli...

kaancan
31-01-2009, 14:24
aksi halde filistinde ölen 1500 insan kadar güneydoğuda 30.000 in üstünde hergün şehit verdiğimiz ve vereceğimiz gencecik askerlerimizide türkiye cumhuriyeti başbakanının umursaması gerekmezmiydi?
umursamaz elbette orduyu bilinçli bir şekilde yıpratılmaya çalışırken aynı düşünce kalkıp türk ordusunu gencecik şehitlerine elbette acımaz ve umursamaz!!!

mhmd
31-01-2009, 14:46
Evet Sn. Perez ve Sn. Moderatör o kadar şaşkın ve garipsemişler ki;
Bu işin baş mimarı moderatör,
-Ortadoğu’daki arabuluculuk çabalarına çok hayranlık duyduğum Başbakan Erdoğan’a hiç bir şekilde saygısızlık etmek gibi bir kastım olamaz. Dün (önceki) gece zamanımız bittiği için üzgünüm. Zamanımız bittiği için hiçbir konuşmacıya ikinci turda konuşma hakkı vermek mümkün olmadı. Başbakan Erdoğan, panelimizin de konusu olan ‘barış sürecine dönülmesine’ yardımcı olabilecek insanlardan biridir. Önümüzdeki aylarda Erdoğan ve Türkiye bu konuda anahtar rol oynayacaklar.

Ve o şaşkın yaşlı adam,
-Bugün olanlar için son derece üzgünüm. Dostlar zaman zaman kendi aralarında tartışabilirler. Herşeyden önce Türkiye Cumhuriyeti'ne ve başbakan olarak size her zaman büyük saygı duydum. Kendimi Türkiye'nin ve Başbakan Erdoğan'ın dostu olarak görüyorum. Başbakan olarak size olan saygım ve takdirim her zaman sürmüştür.

Diyebilmiştir şok sürecinin arefesinde...

Güneydoğuda verilen askeri mücadelede şehir merkezlerini ordumuz bombalıyor ve kadın çocuk demeden yüzlerce kayıp verdiriyor olsaydı, olayların benzerliğinden söz edebilirdik.
Böyle bir olay mı var?

Terörist faaliyetlerde verdiğimiz şehit ve gazilerimizi bize mi soruyorsunuz?
Ayıp ediyorsunuz.

BASKALTURK
31-01-2009, 15:26
Davos'ta Şimon Peres'i "paramparça" ettiği için Erdoğan'a, "Helal Olsun" diyor. Milletimiz, "sünepe olmadığımızı gösterdiği" için Erdoğan'a minnettar kalıp, yollarına karanfiller döküyor… Ortadoğu ve İslam alemi ayağa kalkıp, Erdoğan'a "cengaver" unvanı veriyor.
Milletimize bu kadarcık sevinci çok görmekle suçlanma pahasına, zarfa değil, mazrufa bakacağım. Davos, Ergenekon, Deniz Feneri ve bilumum yolsuzluklar, CHP ve Saadet Partisi atakları ile IMF'den köşeye sıkışan Erdoğan'ın, Türk Milleti'nin ayranını kabartmak üzere mahalli seçimler için yaptığı "altın vuruş"tur…
Kimbilir belki bu senaryoda, "Ahmedinejad'dan daha iyi bir sözcüyü hak eden İslam dünyası" için emperyalist yapımı yeni bir "Sünni Lider" hazırlama da vardır!...
Gazze Saldırısından birkaç gün önce Ankara'ya gelen İsrail Başbakanı Olmert'le tam 5 saat görüşmedi mi? Saldırılar başlayınca, "Bize saygısızlık etti" demedi mi? "Peki kardeşim sen 5 saat ne konuştun" diye sorulunca, "Sadece İsrail-Suriye görüşmelerini" konuştuklarını açıklamadı mı? Hatta muhalefete şöyle çatmadı mı; "Benim söylediğime inanmıyor, maalesef sağda solda yazılan çizilene inanmak suretiyle karar veriyorsun. Bu kararı verdiğin sürece neyi anlatayım sana…"
Bunların hepsi oldu. Ama dün o henagame arasında başka bir şey daha oldu, Başbakan Erdoğan aynen, "Bunu artık açıklamak zorundayım. Olmert'e dedim ki…" cümlesiyle başlayarak, Hamas'ın elindeki askerleri kurtarma, karşılığında İsrail'in elindeki Hamas bakan ve milletvekillerini, olmadı çocuk ve kadın esirleri bırakmalarının pazarlığını yaptığını bir bir anlattı. Aslında geçen hafta Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu da, İstanbul'daki "büyük gazetecilere", o görüşmede Olmert'e "arabuluculuk" teklifinde bulunduklarını, ancak Olmert'in, "Biz Mısır'dan memnunun, siz işinize bakın" falan dediğini açıklamış, ama kimse üzerinde durmamıştı. Eee, şimdi biz Erdoğan'a, "nasıl inanalım"?..
Bunu geçtik, Meclis'te Gazze konulu önergenin görüşmelerinden sonra CHP'nin, "kınama bildirisi" yayınlama teklifini kim reddetti? AKP… Niye; "bunlar hassas dengeler" gerekçesiyle…
Peki, "İsrail'le ilişkileri kesin" çağrılarına, "Biz bakkal yönetmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyoruz" cevabını veren kimdi? Tayyip Erdoğan… Ya, "Sadece belli çevreleri tatmin etmek için ya da bir nevi popülizm adına atılacak bu adımdan bölge zarar görür" diyen? Dışişleri Bakanı Ali Babacan…
O Tayyip Erdoğan ki, 2002'de "Filistin'in mazlum halkıyla dayanışma" adına, İsrail'le yapılan Tank Modernizasyon Anlaşmasının askıya alınması için hükümetin tepesinde boza pişiriyor, "Türkiye'nin anlaşmayı askıya almadığı her gün, bu topraklardaki var oluşumuzun tarihsel dokusunu zedelemektedir" diye feryat ediyordu.
Davos Cenginden sonra ne oldu? Bush'un mitingini kestirip, telefona çağıran Peres, Erdoğan'ı arayıp, özür diledi. Vay bee… Erdoğan da, gururla, "telefon tutanakları da var" açıklamasını yaptı. Madem tutanak üzerinden gidiyoruz, şu Olmert görüşmesinin tutanakları da açıklansın canım!.. Peki Erdoğan'ın, "Benim öfkem Peres'e değil, moderatöreydi" sözleri özür değil mi?
Demek, Davos'ta Peres'i, "paramparça ettiği" ha?.. İcraat yok ama durmak da yok, seçime kadar bağırmaya devam Tayyip Bey!..

Hele millet, "diklenmeye" bu kadar hasret kalmışken!.. Necip milletimizin aklına gelmez ki, Kıbrıs meselesinde, Ermenistan meselesinde, Barzani, Talabani ile ilişkilerde "monşerlik" yapıyorsunuz da, "şimdi ne oldi" diye sorsun. Hele o "Süleymaniye çuval"ı, hatırlar mısınız; "Böyle aklınıza estiğiniz zaman nota verilmez. Müzik notası mı bu?" dediğinde, nasıl da "monşer" olmuştu!..
Erdoğan, Davos'a giderken, çıngar çıkarmayı kafasına koymuştu. Nereden biliyorum? "Peres'e birkaç sözüm olacak" demedi mi?
Toplantıdan önce kiminle görüştü? Al Gore ve Tony Blair… Yorum yok!..Ama bu olanlar nedense beni Ocak 2007'ye götürdü. Türkiye dahil 36 Avrupa ülkesindeki Yahudi toplumlarını çatısı altında toplayan Paris Merkezli Avrupa Musevi Kongresi'nin Başkanı Pierre Besnainou-Erdoğan görüşmesine. O günlerde İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, "Yahudi soykırımı efsane" demiş, buna öfkelenen Besnainou da, Avrupalı liderlere, İran ve Ahmedinejad'a, gerekli tüm yaptırımları uygulamaları çağrısında bulunmuştu. Kısa bir süre sonra da Türkiye'ye gelip, Başbakanlığın personelin kullandığı yan kapısından girerek, Erdoğan'la görüşmüştü. Görüşmeden görüntü dahi alınmasına izin verilmemişti ama Besnainou, "Çok ilginç bir görüşmede bulunduklarını" açıklamıştı. Besnainou-Gül görüşmesi ise tamamen gizli tutulmuştu.
İşte bu görüşmelerden sonra Besnainou, 15 Şubat 2007'de İsrail Haaretz Gazetesi'nde bir yazı yazar. Ve bu yazıda, Türkiye ziyaretinde, "Başbakan Erdoğan'a, Ortadoğu'da lider rolü oynayabileceğini" söylediğini açıklar, "İslam dünyası Ahmedinejad'dan daha iyi sözcüyü hak ediyor… Erdoğan'ın, İslam dünyasının sözcüsü olması gerekiyor" diye de ekler. Daha önemlisi Besnainou'nun iddiasına göre, "Erdoğan da bu analizleri" onaylıyordu!..
Davos fethinden sonra İslam dünyası ayakta, Gazze'de Erdoğan'a destek mitingi düzenleniyor… "Hoş geldin İslam dünyasının yeni sözcüsü" diyelim mi?..
Erdoğan, Davos'u yakıp, yıkarken, dünürü Sadık Albayrak, anında ve gururla HaberTürk'e bağlanıp, O'nu, Lozan'daki Mustafa Kemal ve İnönü'ye benzetti.Pes!.. Erdoğan'ın "idolüm" dediği o Sadık Albayrak, "Şeyhülislam Mustafa Sabri" adlı kitabında Mustafa Kemal, arkadaşları ve topyekün Türkler için "cibiliyetsiz-milliyetsiz" dememiş miydi? Mustafa Kemal ve Ankara hükümetini, "kahpelikle, sahtekarlıkla" suçlamamış mıydı?.. Yok, ben ağzımı bozmayacağım!..
Sonuç; Emperyalist güçler Davos senaryosunda var veya yok, ama şu kesin ki Erdoğan, mahalli seçimlere kadar "suratlarına tükürse" kendisine bir şey demeyeceklerini, hatta Peres gibi özür dileyeceklerini biliyor. Bunun verdiği rahatlıkla yağmasa da, esip-gürlüyor. Onların bu mülayimliğinin sebebini herhalde anlamışsınızdır… Türkiye'nin derisini yüzmüş, yüzmüş kuyruğuna getirmişler, ya AKP mahalli seçimleri kaybederse, bütün "emekleri" heba olmaz mı? Gıcırtıları buradan duyulsa da, dişlerini sıkıp, AKP'ye desteğe mecburlar… Sonrası?.. Tabii Türkiye için tufan… Belki Erdoğan için de!..

Meyyal Uygur

janti
31-01-2009, 15:36
Sevgili mhmd , konudan izin istemiştim ama gene dayanamıyorum.

Tayyib'e yapılan bu açıklamalar geri adım değildir , bunlar stratejidir , adamların karşısında en rahat oynayabilecekleri, iki kelime ile istedikleri şekle sokabilecekleri malzeme varken , onu kaybetmeyi göze alabilirlermi ?

Yani sen ciddi ciddi ,bu söylemleri samimi bulup burda önümüze sürebiliyorsun.

Güneydoğu konusunu ve o coğrafyayı , Hamasın Flistininin, Mollaların İranı kadar bilmiyorsun. Kendi ülkenizin sorunsallarında kuzu , bizle hiç alakası olmayan gerici toplumların sorunlarında Şahan'sınız.

Güneydoğuda kaç köy yakıldı yıkıldı ? ne tür infazlar yaşandı ? bilmiyor değilsin , şimdilik işine gelmediği için o gerçekleri pas geçip, burda Hala kadın çocuk ölümlerinin duygu sömürüsünü yapıyorsun.

Ortada bir savaş var , hayvanlar bitkiler dahil ölümler olacaktır. Bomba sarılı minikleri , evinden çıkanı infaz ederiz tehditlerini yapanları, görmezden gelip üstelik onları övüyorsunuz , Sizin gibi övenleride Övenler ,yok insan hakları, yok gericiliğe karşıyız ,yok islam şeriatı gericilik kan ve göz yaşıdır , yok samimiler, yok bilmemne diyede övenler çıkıyor. Hala bir şeyin farkında değiller Hamasın mücadelesi Flistin eksenli özgürlük mücadelesi değildir, Hamas Cihad ilan etmiştir. Bu ne demektir hepiniz bilirsiniz.

Ezilenler edebiyatınıda bırakın , ben gidip Hamas eziliyor! diye ne savaşmak isterim nede oğlumu yada yakınlarımın gitmesini isterim. İsteyenler gidebilir daha önce bir arkadaşımız harika yazmıştı , Kaç camii var her birinde ortalama şu kadar Hamasçı var sadece bunlar ve sizler Flistine gitseniz İsraili tükürükle boğarsınız bunda çok ciddiyim, Arkanızda molla rejimininde olduğunu düşünürsek İsraile herhalde ayakta 5 çekersiniz.

EEE... şimdi sizler samimiyseniz neden gidip katılmıyor ve Cihadınızı İsrailden başlayarak zaferlendirmiyorsunuz ?

Bazı arkadaşlarımızın yazılarıda size yol vermekte , sizlerde bundan feyz alıp hah.. bakın biz doğruyuz diyorsunuz, hatta daha ileri gidip birbirlerine düştüler oh ohhh... işte bizim haklılığımız kanıtı diyorsunuzdur. Ne yazıktırki sizin sağlamanızı, dinle uyutuluyorsunuz yok öyle şeyler diyenler yapıyor.

Duygusal ve ideolojik bakan arkadaşlar , açık olun Tayyib orda birinin gözünün üstüne bir tane patlatsaydı sizler çok daha fazla haz alıp mutlu ve gururlu olmayacakmıydınız ? olayın adı 70 milyonun yumruğu olmayacakmıydı ?

İnanın Arkadaşlar Erdoğan o yumruğu atmıştır ve sizler şu anda bununla gururlanıyorsunuz. Çok yakında ardı ardına gelecek yumrukların hesabını hiç bilmiyorsunuz , ülke açlıkta , sefalet hızla büyümekte, buna başbakanınızın katkıları sonucu uluslararası gizli ekonomik yaptırımlarda eklenince , önce gayri müslümlerin varlıklarına saldırılar başlayacak , daha sonra halklar, daha sonra mahalleler daha sonra komşular. Ya sonrası ?

Kendi iç politikasını iyileştiremeyen teslimiyetçi bir adamın, Dış politikada başarısını beklemek gerçekleşmeyecek bir rüyadır.

Saygımla

qw19
31-01-2009, 17:11
Hamas konusunda olan düsüncelerine katilmiyorum. Bu gün insan haklari örgütü bir aciklama yapti. 10 El Fetih üyesinin, Hamas tarafindan idam edildigine dair. Ayrica El Fetih sözcüsü Ez Zarir'in 19 Ocakta yapmis oldugu aciklamalarini da okumani isterim.
cigi

Sevgili cigi,

Hamas'ın aşağılık bir örgüt olduğu konusunda tereddütüm yok zaten. Ama gerek El Kaide, gerek Hamas aslında gerçek müslümanlığı temsil eden örgütler. Sanırım sözlerim yanlış anlaşılmış, samimi müslümanlardan kastım iyi, hoşgörü sahibi müslümanlar değil, Kuran'a uyan uygulayan müslümanlar, İslamiyet barış dini değildir. Adamların uygulamaya çalıştığı Kuran'ın ta kendisi, bu mana da gerçekten dürüst ve samimi buluyorum.

Şimdi madalyonun öteki yüzüne bakalım, Hamas İsrail desteğiyle, El Kaide Amerika eliyle kurulmuştur, bunlarda yer alanlar kelimenin tam anlamıyla zavallıdır zaten, asıl kötü bu zavallıları kullananlar değilmidir.

Karşı çıkılması gereken kötülüğün kaynağıdır.

Selamlar.

janti
31-01-2009, 22:13
Irak'ta 1 milyon Müslüman'ın katledilmesini seyreden Tayyip bey Davos'ta niye gürledi?

Doğrudur, Gazze'de korkunç bir İsrail zulmü var.
Bundan dolayı toplum olarak elem duyduğumuz vakıadır.
Ama sormak lazım, benzer ve hatta çok daha ötesi katliamlar hemen yanıbaşımızdaki Irak'ta yapılmadı mı?
Orada akan Müslüman kanı değil miydi?
Öyle idiyse orada olanlara gıkını bile çıkarmayanların şimdi Filistin bağlamında pozlara bürünüp kahramanlık taslamaları nasıl inandırıcı olabilir?

İkiyüzlülüğün belgesi
İmam-ı Azam hazretlerinin, Musa Kazım Efendilerin Kabri Şerifleri bombalanır, insanlar Ebu Gureyb Hapishanesi'nde hayvan misali boğazlanırken bir kınama demecini bile vermeyenlerin şimdi günah çıkarırcasına Gazze'deki bebeleri kullanmaları ahlaki midir?
Evet kullanma nitelemesini bilinçli olarak yapıyorum ve Tayyip Erdoğan'ın o bebeleri siyasi fayda için dillendirdiğini düşünüyorum.
Yok ben ulusalcı kardeşimiz Nihat Genç gibi gaza gelip tir tir titremiyorum, tersine sergilenen bu ikiyüzlülük adına utanç duyuyorum.
Telafer'de, Bağdat'da, Basra'da olanlara yıllar yılı susmanın ötesinde lojistik destek vereceksin, ama seçim kapıya geldiğinde birden Filistin mücahidi kesileceksin!
Yemezler kardeşim yemezler!
Hem meydan okumak öyle lafla, tiyatro ile poz atmakla olmaz!
Eyleme dönüşmeyen tavır kuru gürültüdür.
Hatırlayın, benzer şeyleri üç sene önce de gördük.
Tayyip bey yine İsrail'e hücum eder gibi olmuştu da Washington'dan randevu alamamıştı.
Peki ne oldu sonra?
Erdoğan İsrail'e koşmuş ve aman dileyerek Washington'dan randevu almıştı.
Dahası, bırakın onu bunu, arkadaş madem medyan okuyor ve tutum alıyorsun, Dünya Yahudi Kongresi'nin 100 yıldır hiçbir Müslüman öndere vermeyip sana layık gördüğü o cesaret madalyasını geri versene! Şekli bile olsa İsrail'e eylemli bir tavır takınsana!

Yakarma ve sünepelik
Bunları yapmayacaksın, ama çıkaracağın kuru gürültülerle kahramanlık taslayacaksın!
Bir başka komiklik, yapılan sünepelik istismarıdır.
Tayyip beye göre bizim millete sünepelik yakışmazmış!
Elhak yakışmaz, kuşkun mu vardı buna!..
Ama dur bir dakika!
Sünepelik konusunda bu ülkede konuşması gereken son adam sensin!
Niçin mi?
Yahu sen değil misin Washington'un Yahudi mahfillerinde "Beni kullanın, ne olur deliğe süpürmeyin" diye yalvarıp yakaran...
Bunu yapan ya da kendi adına yaptıran birinin sünepelik sözcüğünü ağzına almaya hakkı olabilir mi?
Dahası Türk ordusunun başına bin yıldır ilk kez senin başbakanlığın döneminde çuval geçirilmedi mi?
O rezalete ses çıkarmayan ve nota verelim diyenlerle de "Ne notası, müzik notası mı" diye eğlenen ve onlarla alay eden birinin hiç sünepe millet değiliz demeye hakkı olabilir mi?

İstismar padişahı
Pardon pardon, sevgili Nihat Genç'ten özür diliyorum, ben de titriyorum, ama benimki onunkinin tam tersi, yani ortaya konan tiyatro ya da riyakârlıktan ötürü çıldırıyorum!
Evet hiç dolandırmadan yazıyorum, Tayyip Erdoğan'ın Davos tutumu siyasi şovdur ve tıpkı Hayrünnisa hanımın türbanı misali iç tüketime sunulmak üzere vizyona konmuştur.
İstismar padişahı Erdoğan, yaşlı Peres'in verdiği pası iyi değerlendirmiş ve golü atmıştır. Hadise yoksulluk, hırsızlık, işsizlik, yani toplumsal kaos ve de Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bunalan Erdoğan'ın her zaman yaptığı gibi kendini hamaset ve istismar denizine atmasından ibarettir!

'Açım Tayyip' diyen Rizeli hapsi boyladı!

Yer Rize - Potamya (Güneyce) yolu, yani Tayyip Erdoğan'ın babasının nüfusa kayıtlı olduğu ilçe güzergâhı... Başbakan Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta sonu bölgeyi ziyarete gidiyor.
Erdoğan il merkezindeki törenlerden sonra babasının ilçesine gitmek için yola çıkıyor.
Tayyip duymasa da...
Tabii bu süreçte Rize ili sınırları dahilinde neredeyse her yerin trafiği kesiliyor.
Erdoğan'ın görkemli ve uzun konvoyu Salaha Deresi'nden yukarıya doğru kıvrılırken,
adı Fahri Topçu olan 35 yaşındaki Rizeli yol kenarında feveran ediyor:
"Ula Tayyip hepumuzi aç biraktuğun yetmeyurmuş cibi şimdi bi da yolları cesturdun!
Allah'tan kork Allah'tan.
Hepumuzi aç biraktun, canumuzi yaktun. Obur tarafta coruşuruz..."

Tayyip bey bunları duymadı ama başkaları duydu...
Kimler mi onlar?..
Erdoğan'ın yakın korumaları...
Ve sonra olanlar...
Peki sonra ne mi oldu?
Bu sözleri eden Rizeli Fahri Topçu hemen yaka paça yere yatırılıp üstü arandı.
Bitmedi, sürüklenerek polis aracının paspasına yatırıldı.
Bitmedi, ardından bir fezleke hazırlandı ve derhal nöbetçi mahkemeye sevk edildi.
Sonuç:
Fahri Topçu tutuklandı, yani o şimdi hapis...

Peki itham edildiği suçu mu soruyorsunuz?
Devlet büyüklerine hakaret...
Evet bu şekilde Tayyip Erdoğan kendi memleketinde hemşerisini hapse attıran Başbakan olarak da tarihe geçmiş oldu...

Sabahattin Onkibar. Yenicag. 31.01.2009

--------------------------------------------------------------------
Not : yazı mailime gelmiştir.

özgür kalın..

mhmd
01-02-2009, 00:12
Bizce bu başlığın zamana ihtiyacı var.
En az yerel seçimden sonraki aylara kadar.
Başbakanın davranış ve görüşlerinin, yapay ve kısır politika uğruna yapılan adice aldatma mı?
Değil mi?

Bu arada Sn. Devlet BAHÇELİ'nin açıklamasına paralel bir açıklama yaptığımızı da belirtelim.

qw19
01-02-2009, 01:48
Yani mhmmd adamın amacını boşver yav, iyi bir pozisyona hizmet etmiş mi, etmemiş mi ona bak. Meselelere bu şekilde bakmazsak herkesi topyekün reddetmek, doğrusuna bile yanlış demek zorunda kalırız. Böylesi durumda, tüm yanlışlardan 10 katı daha fazla yanlıştır. Allah insanı doğruya yanlış, yanlışa doğru demekten korusun. Haksızlığın, adaletsizliğin yegane temeli budur. Selamlar.

ozgur_beyin
01-02-2009, 05:35
yahu bu ülkenin onuru veya kabile olmadığı anlayışı askerimize amerikalılar tarafından
çuval geçirildiğinde nerdeydik.

şimdi tayyip taraftarlarının gönlünü fethetti nasıl israil başkanını göt üstü oturttu diye böbürleniyorlar olsalarda çuval işinden ne haber. tayyipi övenlerin cevabı nedir?
merakediyorum

qw19
01-02-2009, 06:07
yahu bu ülkenin onuru veya kabile olmadığı anlayışı askerimize amerikalılar tarafından
çuval geçirildiğinde nerdeydik.

şimdi tayyip taraftarlarının gönlünü fethetti nasıl israil başkanını göt üstü oturttu diye böbürleniyorlar olsalarda çuval işinden ne haber. tayyipi övenlerin cevabı nedir?
merakediyorum

Senin hiç bir şeyi merak ettiğin yok, merakı olanın öncesinde iki satırlık yazısı olur, yada yazılanları okur ondan sonra fikir beyan eder.

Öyle elektriği keşfetmiş gibi elinde hamam tası fırlanmaz, çuval geçirilince ne diyorlarmış, Atatürk saltanatın ordusunda askerdi, sen de bir zamanlar müslümandın buna ne diyorsun, o zamanlarda çok mu ipe sapa gelir laflar ediyordun.

Kırklara, yedilere mi karıştın, Tayyip taraftarları falan, burada kimse Tayyip taraftarı değil. Hoş Tayyip taraftarı olsam da senden korkacak değilim.

evrensel-insan
01-02-2009, 06:24
Saygideger arkadaslar;

"PKK" nin, Turkiye de, yaratilis amaci ne ise; Hamas'in da; Filistin'de yaratilis amaci; El-Kaide'nin de; Afganistanda yaratilis amaci aynidir. Terorun ve terorizmin yaratilis amaci aynidir zaten, yoksa; teroristler, ne kendi kendine tureyebilir, ne de ayakta kalabilir; onlari yaratanlarin destegi olmasa.

Ne Israil'in amaci; Hamas; ne de, Hamas'in amaci Israil'dir. Ikisinin de Amaci; Filistin ve Ortadoguda; savasi, katliami, surekli kilmak ve bu konuda biribirine destek olmaktir. Iktidarlar, tarafindan; halkin temsilcisi olarak; tarih sahnesine cikartilanlar; aslinda; hem iktidarin halkin gozundeki "guven" isigini canli tutmak hem de ulke ici veya bolge ici; dini-milli savasi canli tutmaktir.

Dolayisiyle, Israil veya Hamastan, birini savunmak; katliami, insanlik disi drami, savasi, kargasayi v.s. savunmaktir.

Bu bilince ulasanlar, ancak; bu olayi tarafsiz ve insanlik gozuyle algilayabilirler. Teroru, terorizmi; ve herturlu; ulke karistirici, savas kiskirtici orgut ve kuruluslari savunmak; emperyalizmi; onun merkezilesen tekellesmesini, gucunu, zorbaligini v.s. savunuyor olmak demektir.

Bu bilincsizde olsa, maalesef; cennet'in yollari dikenli taslarla doludur. Dolayisi ile; Hamasi savunmak, emperyalizmi savunmaktir.

Bu da bize, emperyalizmin; bir gorunen yuzunun, bir de gorunmuyen yuzunun oldugunu; gostermektedir. Gorunen yuzu gormek; yuzeyseldir ve nisbeten kolaydir. Asil olan, gorunmeyen yuzu gorebilmektir. Emperyalizme karsi cikmak icin yapilan bu hata; yapani tam da, emperyalizmin ozune iter.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
01-02-2009, 06:27
yahu bu ülkenin onuru veya kabile olmadığı anlayışı askerimize amerikalılar tarafından
çuval geçirildiğinde nerdeydik.

şimdi tayyip taraftarlarının gönlünü fethetti nasıl israil başkanını göt üstü oturttu diye böbürleniyorlar olsalarda çuval işinden ne haber. tayyipi övenlerin cevabı nedir?
merakediyorum

Her önüne gelen Türkiyeye,dolayısıyla bize dayılanıyor..Ezildik senelerce .Kırk yılda bir de bizim de sesimiz çıktı diye çakı bulmuş çingene çocuğu gibi sevindik diye etmediğiniz kalmadı yahu..Bu sesi çıkaran ister Tayyip olsun,ister Ali ,ister Veli..Demek dünya susuyor diye üzülmeleriniz ,ah vah larınız sahteydi..Demek dünyanın da sesi çıkarlar yüzünden çıkmıyordu.Sizin onlardan ne farkınız kaldı ki..Peres bize dayılanırken alışkanlığınız üzerene susmamız bekleniyordu..Alışkanlık var serde tabii,,eziklik var..Tayyipin diğer çıkar politikaları beni bu insani olunması gereken ortamda bağlamıyor..Merak etmeyin Tayyip Peres e çattı diye ilişkiler bozulmaz.Ülkeler arası ilişkiler insani ilişkilere benzemez ve hemen bozulmaz.Karşılıklı çıkarlar söz konusudur..Hele Amerika planlarını 50 sene öncesinden yapar,bizim gibi duygusal davranıp ani kararlarla ilişkilerini bozup anlık politikalar üretmez..

Biz Tayyipçiyiz de siz de bizi anında suç üstü yaptınız:confused:..Sana da gün doğmuş Özgür,bizi suç üstü yakalamışsın..

sheyhzade
01-02-2009, 06:36
Sevgili Evrensel-Insan

Olusturulan PKK,HAMAS,EL KAIDE...
Handi amac ugruna olusturulduklarini bilerek mi mucadele ederler?
Yoksa bir yigin kandirilmis/kullanilmis insan midirlar?

Hamas olmasa Israil icin artisi/eksisi ne olur?
Hamas'in yok olmasi neyi degistirir?
Hamas yok olabilir mi?

Ayni mantikla,PKK nin olusumu Turkiyeye ne kazandirmistir?
Yok olmasi neyi kaybettirir/kazandirir?

evrensel-insan
01-02-2009, 07:33
Saygideger sheyhzade;

Eger bu orgutlerin icinde yer alanlardan bahsediyorsan; bunlarda; herkes gibi kisilerdir. Kendileri, ya ideolojik yada ekonomik nedenlerle bu orgutlerde yer almaktadir. Inandiklari bir savas ugruna savastiklarini dusunurler. Ama aslinda; insanlik disi amaclar icin; birer arac olarak kullanilmadiklarini goremeyebilirler.

Gunumuzde; emperyalizmin tutunabilmesi icin; sadece halki ezmek ve somurmek yetmez.

Onlari ; bu ezilme ve somuruye karsi; dini ve milli cikarlari kullanarak ta; kiskirtmak ve bunun icin orgutler, kurumlar, kuruluslar v.s. kurmak gerekir.

Iste, Hamas, El-Kaide, PKK v.s. emperyalizmin bu amacla kurdugu orgutlerdir. Bunlar olmasa; kaos ortami yaratip; savasi canli tutamazlar. Savas ekonomisinden, beslenemezler, silah uretemezler, ulkeleri elde edemezler. Halka, karsi "guven" saglayamazlar-bu kendi kurduklari orgutlere karsi halki koruyor gozukerek- kisileri, biribirine dusuremezler; ayrimciligi, boluculugu, korukleyemezler. Suru psikolojisini ve korku felsefesini uygulayamazlar.

Iste bu nedenden; Hamas, PKK, El-Kaide v.s. vardir ve beslenmektedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Özne
01-02-2009, 09:38
Evrensel-insan'ın konuda 95. ve 98. mesajlarında yazdıklarına katılıyorum. Ayrıca diplomasi diye birşey var. Seçim önü belki güzel bir gösteri oldu ancak bunun acısını çok fena çıkarırlar. Başbakanın yaptığı artisliğin bedelini yine halk çekecektir. Ayrıca israil ve israil gibi güçlü devletler lehine çıkarılan onca yasayı niye çıkardın madem? demezlermi adama. Onca toprağı satın aldı adamlar. Tıpkı geçmişte filistinde yaptıkları gibi.

asinar
01-02-2009, 10:03
Davos'ta olan bitenler, Türkiye'deki "Ananı da al git!" tavrının devamıdır bence. Bu davranışın AKP seçmen sayısını arttıracağı beklenebilir tabii, ama uluslar arası ilişkiler açısından Türkiye'yi nereye oturtacağını bekleyip göreceğiz.
Aşağıdaki yazıyı okunmaya değer buluyorum.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10901062.asp?yazarid=3

aydoe
01-02-2009, 11:17
RECEP TAYYİP ERDOĞAN KONUŞMASI

Biz insanı yardım gönderiyoruz, 15 gün kapılarda bekletiliyoruz. Kızılay 15 gün kapıda bekletildi, rica minnet kabul ettirdik.

Çok daha ilginç olanı, şu anda 27 Aralık'tan 4 gün önce görüşme yapıyoruz.

5-6 saat biz İsrail'in Suriye'de 5. raundunu görüşürken özel temsilciler görüşme yaptı. Hedefimiz doğrudan görüşmeler nasıl yapılacak bunu başarmak istiyoruz. Bunları konuştuk, bir iki kelimeye kadar düştü. Bunları da hafta sonu karara bağlayalım denildi. Ben Olmert'e şunu söyledim.

Dedim ki bakın Hamas'ın elindeki askeri biz kurtarabiliriz. Sizden ricam şu. Reform ve Değişim Partisi Filistin'de seçim kazandı. Hep demokrasiden yanayız dedik ya. O zaman bu demokratik mücadeleyi vermiş ve onları kazananları saygıyla karşılayabiliriz. İşte o seçilenlerden milletvekilleri bakanları sizin elinizde esir. Gelin burada bir paket yapalım, Sayın Abbas'a gösterdiğiniz jesti sizde onlara gösterin. Dedi ki eğer bunları bırakırsak Abbas kriz geçirir dedi. Dedim ki o zaman elinizdeki çocuklar esir en azından onları bırakın dedim. O da arkadaşlarla görüşelim size döneriz. Hala dönecek.

Sonra ne oldu 1400 insan öldü bunların arasında çocuklar var.

Soruyoruz size insanca düşünelim. İsrail'in elindeki silah ve kitle iletişim silahları dahil bunların birisi Filistin'de var mı? Bir şey biliyorsam bunların zerresi kadarı yok.

Hamas bir reform partisinin farklı bir şeklidir. Onu bu hale kim getirdi, seçimlerden sonra ona bu demokratik hakları vermeyenlerdir.

Bu kapıların açılması gerekiyor. O insanlar hapishanede mi yaşacak. Önce bu kapıların açılması gerekiyor. İnsanlar öncelikle yaşam hakkını kazanması gerekiyor. Deniliyor mi silah girmesin. Eğer bu tünellerin ucu Mısır'daysa onlar da bunu sokmasın.

Olmert'e söyledim, siz bu görüşmeleri tek taraflı görüşüyorsunuz. Çünkü siz sadece El Fetih'le görüşüyorsunuz bu Hamas'ta bu ülkenin bir parçası.

Hamas gerçeğini kabul edin,El Fetih'le görüşmeyin ''Hamas bir reform partisinin farklı bir şeklidir'' biz Hamasın yanındayız Haması destekliyoruz diyor çünkü müslüman kardeşler Haması desteklerler diyor. Aydoe

PERES İDDİALARA CEVAP VERİYOR

Sayın Başbakan ne zaman beklediniz biliyorsunuz. O dönemde dinamitler vardı ve ölenler oluyordu o dönemde. Televizyon izlemek istemek istemiyorum, çok fazla detay bilmeniz gerekiyor. İsrail, 60 yıllık bir devlet ve savaşıyoruz. Bu kadar savaşan bir ülke var mı? Sayın Mübarek aslında durumu biliyor. Sayın Abbas durumu biliyor, sizin kadar biliyor.

Ne oluyor burada. Her gün 1 milyon kişi barınaklarda kalmak zorunda kalıyor. Her şey yolunda mıydı? Günlerce aylarca yıllarca bekledik bir son gelsin diye ama son gelmedi.

Bir sorun var ve bu sorunu saklamak istemiyorum. İran'ın Orta Doğu'da bir egemenlik kurmak istiyor. Silah temin ediyorlar, bomba temin ediyor. Ne yapmamız gerekiyor. Her gece İstanbul'da roket saldırısı olsa ne yapardınız size soruyorum.

İran lojistik destek veriyormuş

Bizim yapmak istediğimiz şu. Biz barış istiyoruz ve artık tercihimiz yoktu ve bunu yaptık. Roketler kullanılıyor Yahudilerin öldürülmesini isteyenlerle.

Basit değil, terör örgütünün başlangıcı olduğunu biliyoruz.

İsrail kimseyi öldürmek istemiyor. Çocuklar son derece önemli. Bizim topladığımız tüm paralar çocuk merkezlerine gidiyordu. Beş yıl içinde hastane yoktu mesela. 5,500 çocuğa yardım ettik mesela. Arap doktorları da yoktu İsrail'de tedavi yaptık.

Masum ailelere saldırılırsa ne olur? Mesela biz insanlara lütfen buradan ayrılın diye telefonlar açtık. Lütfen buraları terk edin dedik. Bunları yapmak zorundaydık. Herhangi hükümet ne yapardı bu durumda. Sayın genel sekreterin sözlerini de anlıyorum. Lütfen net olarak burada mesajı vermek istemiyorum. İsrail'in bir ateşkese ihtiyacı yok çünkü biz başlatmadık. Onlar durdurursa ancak olur. Biz insanları öldürmekle uğraşmıyoruz. Sayın Arap inisiyatifini başlatmasını önemli bir tercih olarak görüyorum. Bizim karşılaştığımız sorunlar şimdi biz Filistinlilerle müzakerelere başladık. Sayın Mübarek şunu söyledi: Barış için bunu yapmamız gerekiyordu. Bizim aşırı bir karmaşık sorun var karşımızda.

ERDOĞAN: Peres ben den yaşlısın sesin çok yüksek çıkıyor

Erdoğan'da yaş takıntısı var aynı konuda Baykala'da saldırmıştı

Sayın Peres ben den yaşlısın sesin çok yüksek çıkıyor biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisidir

Bende suçluyum çünkü hep bağırarak konuşurum diyor ve kimsenin sesi benden yüksek çıkmamalı diyor.

Öldürmeye gelince siz çok iyi bilirsiniz.

Ülkenizde Başbakanlık yapmış kişilerin sözleri vardır

Tankların üzerinde Filistin'e girdiğimde kendimi mutlu hissediyorum diyen başbakanlarınız vardı.

Bu zulümleri alkışlayanları da ayıplıyorum.

Buradan iki söz söyleyeceğim.

Sözümü kesmeyin
Benim sözümü kimse kesemez ,sözüm üstüne söz söylenmemeli kabullenemem

1 Tevrat 6. maddesinde der ki öldürmeyeceksin. Burada öldürme var.

Allahın'ın kitabına aykırı davranamazsınız,dininizin dediğini yapın diyor

İsrail barbarlığı zalimliğin de ötresinde bir şey bir Yahudi.

Avi Şalom Guardina'da bunu söylüyor. İsrail Haydut devlet haline gelmiştir.

İsraile direk saldırı var ,halbuki Türkiye'ye bir şey diyen yok ki ,neden burda top yekün bir devleti haydut ilan ediyorsun ,haydutlarla neden görüşüp ikili anlaşmalar yapıyorsun?

Benim için Davos bitmiştir. Siz konuşturmuyorsunuz. 25 dakika konuştu 12 dakika konuşturuyorsunuz.

Bu tavır yerine Peres'e ; savaşın ve kanın durması gerekiyor ,bu konuda Hamas'la görüşeceğim süresiz ve kalıcı bir ateşkes ve siyasi çözüm için varmısınız?
Türkiye ortadoğuda barış için ne yapılması gerekiyorsa üstüne düşen her göreve hazırdır.İsrail gerçekten barış ve savaşın durmasını istiyorsa silahlarını sustursun ki diyalog sürecini başlatalım diyebilirdi.
Ne yaptı bu iş bitmiştir dedi kalktı yürüdü gitti yürü bakalım kim tutar seni!

pante
01-02-2009, 12:55
Her önüne gelen Türkiyeye,dolayısıyla bize dayılanıyor..Ezildik senelerce .Kırk yılda bir de bizim de sesimiz çıktı diye çakı bulmuş çingene çocuğu gibi sevindik diye etmediğiniz kalmadı yahu..Bu sesi çıkaran ister Tayyip olsun,ister Ali ,ister Veli..Demek dünya susuyor diye üzülmeleriniz ,ah vah larınız sahteydi..Demek dünyanın da sesi çıkarlar yüzünden çıkmıyordu.Sizin onlardan ne farkınız kaldı ki..Peres bize dayılanırken alışkanlığınız üzerene susmamız bekleniyordu..

Sn. Placebo;
RTE'den daha tutarlı ve cesur tavırlar koyan başbakanlarımız da oldu.
Üstelik İsrail'e de değil, ABD'ye, İngiltere'ye.
Ama onlar bunu ne iç politikaya yönelik bir planla yaptılar ne de kullandılar.
Onlar "Şöyle yaptım, böyle dedim" havasına girmediler.
RTE ise ayılar varken fino'ya sataşmaktan kahraman ilan edildi.


RTE'ye verilen ABD desteğinin nedeninin Irak olduğunu da unutmayalım.
İktidar olabilmek ve ABD desteği alabilmek için Irak'a müdahalaye susma sözü verenlerin ve Özgür_Beyin'in dediği gibi askerimize çuval geçirilmesine sessiz kalanların tam da seçim öncesi yaptıkları bu show bizi aldatmasın.

Halbuki Filistin'i vuran pilotların hepsi Konya'da eğitildiler, öldürme talimlerini bizde yaptılar. Bağırdığı Peres'i TBMM'de çıkartıp konuşturtan da bunlardır.
Bunlar ikiyüzlü politikalardır. Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar. Bugün kendi yandaşlarının dışında dahi destek bulabilir, milletin gözünü boyayabilir ama yarın ne olduğu belli olacaktır.

cigi
01-02-2009, 12:57
Sevgili aydoe;

Senin yazini okumadan önce Zaman ve Yeni safak gazetelerini okuyordum.
Bu olayin nasil ve planli programli yapildiginin ip uclari ortaya cikmaya, ortalik iyice aydinlanmaya basladi.

Davos, Hamas ve hatalar

http://www.turkgazeteleri.com/GZT/zaman_gazetesi.htm

Baykal sessiz mi kalacaktı?

http://www.turkgazeteleri.com/GZT/zaman_gazetesi.htm

'Dik durmak, ama diklenmemek'

http://www.turkgazeteleri.com/GZT/zaman_gazetesi.htm

Halk ve bir kısım medya

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=01.02.2009&y=FehmiKoru

Davos'da zalimin suratına hakikati haykırmak…

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=01.02.2009&y=TamerKorkmaz



Davos' dan; bu panelin yapilmasi icin israr eden ve dayatan ülke Türkiye'dir aciklamasi geldi.:)

Simdi fotograflarin diger parcalarini tek, tek yan yana koyuyorum. Bu fotografin tamamini net olarak görebilmek isteyen herkes cok basit yapabilir. Fakat bakmak yetmiyor.

Türkiye' den bu panelin yapilmasi israrindan, basbakanin Türkiye' ye gelis saati ve Türkiye' de olan kutlamalar.:)

El insaf; insanlarin ellerinde tasidiklari pankart sopalari bile ayni idi. Metro gibi toplu tasima organizelerine ne diyorsunuz?

Bir yazi daha okuyalim.

http://www.turkgazeteleri.com/GZT/hurriyet_gazetesi.htm

Cemaat ve Türkiye Cumhuriyeti hükümeti nasil birlikte calisiyor görelim.
Fakat bu yazi ile yukarida bulunan yazilari karsilastirmanizi rica ediyorum.


Aslanim Tayyip; Sira geldi simdi, Celal Talabani' nin kulagini cekip, iki tokat
atmaya....:p

-Heeeeeeeeyyyyyyytttttt senin ülkenden geliyor ulan, bu teröristler... Sonrada oraya geri dönüyorlar..... Simdi kulagindan ceker iki Osmanli samari patlatirim haaaaaaa !!!!!!


- Biiiiiiiiirrrrrrrrrrrrrrrrrr, cok korktum yaaaaaaa..... Hemen, hemen simdi emir veriyorum gerekeni yapmalari icin, Tayyip agam...Biiiiirrrrrrrrrr.


Yasasin....Böyle giderse bir ay icinde hic bir sorunumuz kalmayacak.:D

Saygilar.

qw19
01-02-2009, 13:47
Sizin sözlerinizden anladıklarım,

Tayyip samimiyse neden İsrail ile ilişkileri kesmemektedir, (Ama İsrail ile ilişkilerin kesilmesinden yana da değilsiniz bu da çok net)

Bu tavrı ile iç siyasette prim yapmıştır. (Doğru)

Tayyip kaba davranmıştır.

Tayyib'in kabalığı yüzünden biz zarar göreceğiz.


Benim anlatmaya çalıştıklarım,

Bir şekilde, kişiliksiz Türkiye olmaktan çıkmalıydık, bir olay gerekliydi.

Süregelen İsrail'in terbiyesizliklerine de atılmış bir tokattır. Başbakanın bekletilmesi, Olmert'in barış görüşmeleri için gelip 3,4 gün sonra Filistin'e saldırı başlatması.

Arap dünyasında, özellikle Arap halkları arasında kahraman ilan edilmiştir. Fakat Arap liderlerininde düşmanlığını kazanmıştır, İran hariç, bu da Türkiye açısından olumlu gelişmedir. Çünkü Arap liderler de artık halkın güvenini ve sempatisini kazanmak için daha aktif davranmaları gerektiğini anlayacaklardır.

Amerika eğer Ortadoğu'da barış tesis etmek istiyorsa bunun Arap halklarının saygısını kazanmış Türkiye ile olacağını farketmiş ve bunu hemen fırsat olarak değerlendirmiştir. Bu olay İsrail'inde yararınadır. Çünkü Erdoğan'ın artık Hamas'a saldırıları, terörü durdur deme hakkı doğmuştur.

Avrupa'nın nasıl tavırsız ve kişiliksiz politikalar izlediği açığa çıkmıştır.

Ortadoğu barışında Türkiye'nin olmazsa olmaz olduğu ortaya çıkmıştır.

İçeride bizim de gururumuz okşanmıştır.

Monşer politikalarının bir halt olmadığı, bunun bize hiç bir yarar sağlamadığı da görülmüştür. Ne zaman Türkiye masaya otursa, AB olsun, İsrail, Amerika bunlar ne dersek kabul ederler mantığıyla hareket ediyorlardı. Davos ekonomik bir toplantı ve IMF le görüşmeler önemliydi bizim için. Sanıyorlardı ki kredi bizim elimizde Türkiye'nin gıkı çıkmaz. Bu tavır alın kredinizi nerenize sokarsanız sokun tavrı olmuştur. Tutar mı bilmem, ama eğer tüm dünyaya yayılmış Türklerden, Türkiyeden düşman yaratmak istemiyorlarsa oturup elli kere düşünmeleri lazım.

Bizi sürekli PKK, Ermeni meselesi ile tehdit edenlerin artık İslam ve Türk dünyasını (halkları manasında) arkasına almış bir Türkiye ile karşı karşıya kalmışlardır. Planlanmışsa bile iyi planlanmış, doğru uygulanmıştır.

Herşeyi tehdit, olumsuz olarak algılamaktan kurtulup, fırsatları algılamak, değerlendirmek gereklidir.

Selamlar.

cigi
01-02-2009, 14:20
Sevgili qw19;

Davos' da RTE kazanmistir.. Türkiye Cumhuriyeti kaybetmistir.

Moderotarindan tutun, olayin basindan sonuna kadar,
bu bir planli tertipdir.:)
Moderator degistirildiginde itiraz etmeyen kim?

Hani öfke bir hitabet sanatiydi...

Senden yasli birisine,( Cumhurbaskanina ) Dünya'nin gözü önünde: Sen benden yaslisin, sesin cok cikiyor, öldürmeyi cok iyi bilirsiniz.
Denmez. Bu sekilde bir konusma tavrini, hic bir ülkenin basbakani kullanamaz. Hakki da yoktur.

Simdi olaya birde ters acidan bakalim:

Ayni yerde, ayni cümleleri, bizim baskanimiza karsi sarfedildigini varsayalim.

Kabul etmemiz mümkün olabilir mi?

RTE ne yapardi bunuda cok merak ediyorum..:D

Ya hanimi..? Daha oralara hic gelmiyorum.:)

Sizin vurguladiginiz konularin cözümü, böyle olmamalidir diye düsünüyorum.

Saygilar.

pante
01-02-2009, 14:28
Arkadaşlar, yanılgının asıl noktası bu paneli Davos sanmaktır.
Halbuki Davos programına bu panel sonradan ilave edilmiştir.
Ve Türk heyetinin talebiyle yapılmıştır bu panel.
Plan bellidir. RTE tarafından da başarıyla uygulanmıştır.

İki yıl önce Peres'e neden bu tepki gösterilmemiştir?

http://haber.sol.org.tr/mansetler/anamanset/9522.html

AKP iktidara gelmeden önceki Irak'a bir bakalım. Bir de günümüzün Irak'ına.
Aradan geçen 6-7 senede Irak'ta yaşananları düşünelim. Öldürülenleri, işkenceleri, tv'lerdeki hunharca görüntüleri hatırlıyalım.
Bu tablo karşısında kuzu olan Erdoğan'ın tam da seçim öncesinde kurt kesilmesinin sebebini daha iyi anlarız. Filistin'de bin kişi öldürüldüyse Irak'ta bin misli öldürülmüştür.

İsrail konusuna gelinirse;
Bugüne dek Türkiye daima Filistin'in yanında olmuş ama bunu iyi bir politika ile İsrail'i karşısına almadan yürütebilmiştir.
Türkiye, Arap ülkelerinden göremediği desteği İsrail'den görmüştür.
Arap ülkelerinin tutumlarına rağmen bir de Yahudi lobisini karşımıza almanın ne derece doğru olduğu iyi irdelenmelidir.

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=1402

Geçmişteki diplomatları aşağılayan, 40'a yakın şehit diplomatı görmezden gelen, basit bir yerel seçimi kaybetme kaygısı nedeniyle Türkiye'yi riske atabilen, asıl eleştirmesi gereken Arap ülkeleri ile BM, ABD ve AB ortada iken İsrail'le Türkiye'yi karşı karşıya getiren ve Türkiye'deki Yahudi vatandaşlarımızı da hedef haline getiren bu zihniyet alkışlanmamalı, desteklenmemelidir.

qw19
01-02-2009, 15:44
Sevgili Pante ;

İki yıl önce Peres'e neden tepki gösterilmemiştir diyorsun, gösterildiği zaman da kızıyorsun.

Irak meselesinde Saddam salağının hiç mi suçu yok, Kürtlere soykırım uygulamamışmıdır, Türkiye'yi tehdit etmemiş midir. Saddam müptezelidir tüm bunlara sebep.

İsrail derken elbette yönetimi kastediyoruz, yoksa gerek Türkiye'deki Museviler, Gerek İsrail vatandaşları ile bir alıp veremediğimiz yok. Ayrıca benim yahudilerle de gönül bağım var, çok da severim. Türkiye'nin ileride de gerçek müttefiki olacak tek ülkedir İsrail. Fakat oldukça şımardılar, o şımarıklıklarını öncesinden de bildiğim için örnekleyeceğim, Türkiye'yi bilen İsrail'liler Türkiye'yi El-Al'la alırız diyebilmektedir, bu son tavırları, TC başbakanını bekletmeleri, haber vermeden, barış girişimlerinde bulunmadan Filistin'e saldırı düzenlemeleri, Türk yardım konvoylarını bekletmeleri, bunların hepsi El-Al şımarıklığının devamıdır.

Onlarda biraz akıllı olsunlar, bütün OrtaDoğu'da yapayalnızsın, bir tek Türkiye var düzgün ilişki kurabildiğin, bu kadar terbiyesizliğinde manası yok, hep biz mi düşüneceğiz ilişkileri. Türk yahudileri de tavır koysun, karşı çıksın bu nezaketsizliklere.

buna ilaveten bu savaşı durdurabilecek olan İsrail'dir, kendi çocuklarının ölümüne, kendileri sebep olmaktadır, hep mi Filistin suçlu, yav suçun 10 da 9 u İsrail'indir.

Daha ne diyorsunuz anlamakta zorlanıyorum, Filistin'i suçlu ilan ettiniz çıktınız. Adamlar toprakları işgal edildiği için suçlular, öldürüldükleri için suçlular, Gazza hapishanesinde yaşamaya mahkum edildikleri için suçlular, okulları bombalandığı için suçlular, yiyeceksiz, susuz, elektriksiz kaldıkları için suçlular.

1200 ölü, 5000 yaralıları olduğu için suçlular.

Neymiş Tayyip iki çift laf etmemeliymiş, çıkarlarımız zedelenirmiş, zedelensin, filtreli cigara içmeyiverin bişi olmaz, az kuru fasulye pilava talim edin, olup olacağı bu, amma ödünüz patlıyormuş rahatınız bozulacak diye.

Selamlar.

pante
01-02-2009, 16:02
Daha ne diyorsunuz anlamakta zorlanıyorum, Filistin'i suçlu ilan ettiniz çıktınız. Adamlar toprakları işgal edildiği için suçlular, öldürüldükleri için suçlular, Gazza hapishanesinde yaşamaya mahkum edildikleri için suçlular, okulları bombalandığı için suçlular, yiyeceksiz, susuz, elektriksiz kaldıkları için suçlular.


Hayır, yanılıyorsun. Hiçbir zaman öyle düşünmedik.

Terör örgütü Hamas'ın hükümet olması, Filistin'in dünya karşısındaki masum ve mazlum görüntüsünü bozmuş ve İsrail'in elini güçlendirmiştir.
İsrail'e katliamlarında bir haklılık bahanesi oluşturmuştur.

İsrail'in saldırılarından en çok etkilenenler sivillerdir.
Bu saldırılar vahşettir, terördür, katliamdır.
Tahrik eden Hamas da olsa, ilk saldırılar Hamas'dan da gelse bu katliamlar hoşgörülemez, bu vahşet karşısında suskun kalınamaz.

Ama ne var ki 90 yıl öncesi 1. Dünya Savaşı gibi dünyayı kasıp kavuran emperyalistler arası büyük savaş içinde yaşanmış acı olaylara ve katliamlara karşı tek yanlı olarak duyarlılık gösteren batı, gözünün önünde cereyan eden katliamlara karşı aynı duyarlılığı göstermemektedir. Göstermelik demeç ve kınamalarla geçmişte olduğu gibi bugün yaşananlar da geçiştirilmektedir.

İsrail'in katliamları karşısında "Ama Hamas'ın da roket saldırıları ve tahriki var" diyen zihniyet, aynı bakış açısını tehcir olayında ortaya koymamakta, "Şartlar ve tahrikler ne olursa olsun kabul edilemez" bulmaktadır. İşte bu ikiyüzlülükten Filistin halkına fayda gelmez. Bugüne kadar gelmemesinin nedeni de budur.
Bu yüzden ne Avrupa ne Amerika ne BM kılını kıpırdatmaz, sorunu çözmez.

Bu sorun, Hamas gibi terör yaparak da çözülemez.
Bu sorunun çözülmesi ABD imparatorluğunun çökmesiyle ve gerçek anlamda yansız ve barışçı bir BM'nin oluşturulmasıyla mümkün olabilir.

Dayan Filistin, az kaldı...

Aynı sayfada sen de şöyle yazmışsın:

İsrail'de, Filistin'de siyaseten homojen yapıda değildir. Bu nedenle ne topyekün İsrail ne de Filistin suçlanabilir. İsrail'li şiddet yanlıları Filistin'deki radikalleri, Filistin'deki radikallerde İsrail'deki şiddet yanlılarını beslemektedir.

Barış yanlısı İsrail ve Filistin vatandaşları ülkelerindeki faşist ve radikallere karşı silahlı mücadele başlatmadıkça ve bunları yok etmedikçe bu savaşın sonu gelmez.

İsrail ve Filistindeki radikallerin anladıkları tek dil şiddettir. Ve bunlara şiddet uygulanmalıdır. Gerisi boş. Savaşı kim başlattı, kim daha çok öldürdü tartışmalarının faydası ve amacı yoktur. Gerek Hamas'a, gerek İsrail radikallerine karşı düzenlenecek her türlü şiddet meşru ve mübahtır.

Bunu yapmayanlar bu savaşın kurbanları olmaya devam edecektir.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8635&page=2

RTE'nin kabadayı tavırları bir hayli etkilemiş demek ki. :)

qw19
01-02-2009, 16:06
http://w9.gazetevatan.com/Turkiye_atesle_oynuyor/221097/1/Gundem

Dış basında Davos haberleri. İngiliz aynı tüyü bozukluğuna devam ediyor, arkadaşlar AB'den bir şey olmaz da, çıkmaz da. Kansızlardan hiç bir konuda dürüst, açık, dirayetli tavır beklenmez. AB'nin kıçına takılmaktanda bir an önce kurtulmalıyız. Bu iş artık Türkiye'ye çok zarar vermektedir. PKK'nın destekçileri nerede AB'de, sürekli Türkiye'yi oyalayan kim AB, şeriatçıları, dincileri destekleyen kim AB, daha nereye kadar.

3.5 İstanbul'lu zengin istiyor diye daha ne zamana kadar AB nin kıçını yalayacağız.

Selamlar.

qw19
01-02-2009, 16:09
Pantecim okuduğunu hiç anlamamışsın, Filistin ve İsrail'deki şiddet yanlıları hedef alınmalıdır dedim, Filistin halkı demedim, İsrail halkı demedim.

Yazılarıma bir de alt yazı geçerim bundan sonra.

Selamlar.

janti
01-02-2009, 16:27
Arkadaşlar bir şeyi öğrenebilirmiyim ?

Filistinlilerin toprağı işgalmi edilmiştir, yoksa bizzati Filistinliler tarafından İsraillilere satılmışmıdır ? Satılmışsa satılan topraklara Hakim olan, en iyi şekilde değerlendirmeye çalışan İşgalcimidir ?

Kudüs işgalmi edilmiştir yoksa satınmı alınmıştır ?

Satamadıkları , topraklarda hiç bir üretim yapmayıp, orda yaşama alanını iyi düzeye çıkartmadan kolaycılığa kaçıp zamanında sattıkları zengin toprakları İşgal etmekmidir amaçları ?

Bugün Urfa dahil Türkiyenin Güneydoğuda zengin kaynaklara sahip alanları karış karış satılmaktadır, Sömürgeci Osmanlı zihniyetinin devamı olan sömür ye yat zihniyeti ile ve ülkenin kendi üretimin tamamen durması sebebi ile aynı günler bizi beklemektedir .Yarın bu adamlara sizler işgalcisiniz diyebilecekmiyiz , onlara Terörist saldırılar düzenleyip verin topraklarımızı diyebilecekmiyiz, bu hakmıdır ?

Bana bu konularda Çamur kokusu olan sözleri ( provakatör , polemikçi vs. ) kullanmadan cevap verecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.

Özgür kalın.

mutluluk35
01-02-2009, 17:05
Sayın janti
Öncelikle güneydoğudaki toprakların karış karış satıldığına dair elimizde hiçbir veri yoktur ve bunlar şimdilik söylentidir.Hiçbir devlet parayla toprak satın alınarak kurulmaz,uluslar arası hukukta devlet olmanın şartları bellidir.Filistin denilen bölgeye ait topraklar ,İsrailliler tarafından satın alındığı sırada bölge devletsizdi,daha doğrusu İngilizlerin vesayeti altındaydı.Devletlerin kamulaştırma haklarının da saklı olduğu düşünüldüğünde,bu söylentiler gerçekse bile,özel mülkiyet kavramını devletlerin egemenlikleri ile ilişkilendirmek pek doğru olmaz..Hatta ve hatta,hiçbir yabancı taşınmaz malının olduğu bir ülkenin iç karışıklık yaşamasını, bölünmesini istemez bile diyebiliriz,yani faydası bile vardır..:)

qw19
01-02-2009, 17:06
Mesele artık İsrail'in nasıl kurulduğundan iyice uzaklaşmıştır, kimse problemi Araplar ve Filistinlilerde dahil İsrail'in nasıl kurulduğuna dayandırmamaktadır.

Herkes 1967'de kabul edilen sınırlarına çekilmesini istemektedir İsrail'in. Duyduğum kadarıyla İsrail'in %22 si Filistinlilere verilecekti, fakat bu gün Filistinlilere %12-13 civarında toprak kalmıştır, o zamandan beridir İsrail gıdım gıdım sınırlarını genişletmiştir.

Diğer mesele de Filistinli şeyhlerin topraklarını sattıkları doğrudur, bu paralarda daha sonra yahudi oruspular marifetiyle şeyhlerden geri alınmıştır, Golda Meir'in bu oruspulara üstün hizmet madalyasıda taktığı rivayet olunur.

Şimdi pizim padişah Anadolu'yu İngilizlere satmış olsaydı, senin mantığınla bizler hak iddiasında bulunmayacaktık öyle mi.

Bu mantık doğru değil.

Selamlar.

evrensel-insan
01-02-2009, 17:19
Saygideger janti;

Bir toprak parcasi kime aittir. Toprak parcasinin sahibi varmidir? Bu bir mala benzer. Bi malin sahibi kimdir? "mal sahibi, mulk sahibi; hani bunun ilk sahibi?" tekerlemesi bunun en guzel ispatidir.

Tarihsel temelde bakarsak; savaslar sonucu, bir toprak parcasi durmadan el degistirmistir.

Son tahlilde bakarsak; o toprak parcasi uzerinde yasam ve iliski suren halka aittir.

Adina Filistin denmisse ve sinirlari Filistin olarak cizilmisse; bugun o topraklarda; filistinliler yasiyor demektir.

Amac nedir? Filistinlileri o topraklarda yasatmamak mi? Yada; Filistin adini kullanarak; arap dunyasina ve ortadoguya; goz dagi vermemi?

Amac ne olursa olsun; o topraklarda, yasayan Filistin halki; sakin ve bariscil bir yasam surememektedir.

Bu yasami da; onlara surdurmeyen,, emperyalist zihniyettir. Bu emperyalist zihniyetin-ki ben buna su asamada amerikan idealizmi diyorum- su anki felsefesi; nihilizm den, ideolojisi sorostan; gucleride; devlet acisindan, ABD ve Israil; kargasa acisindan; onlarin bolgede yarattigi ve savasir gozuktugu teror gucu.

Amac nedir? O bolgede; savasi diri tutmak ve kendi cikarlari dogrultusunda yonetip; yonlendirmek. Daha once, Suriye'de, Lubnan'da, Kuveyt'te, Iran-irak savaslarinda, veya Kore'de, Afganistan'da, Eski Yugoslavya ve eski SSCB topraklarinda ve dunyanin cesitli yerlerinde, cesitli zamanlarda oldugu gibi.

Amac, kargasayi ve kaosu diri ve guncel tutmak ve bu durumdan kendi cikari yararina beslenmek ve etrafini-orgutlerini v.s.- beslemektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

janti
01-02-2009, 17:19
Sevgili mutluluk35 , Güneydoğudaki toprak alımları ve gene Urfa hastahanelerinde, İsrailliler tarafından yapılan doğumlar sonucu nufus kağıdı talepleri söylenti olmaktan çokta ötedir. Mersinde özenle gizlenen, çok büyük kapışma ve çatışmalar yaşanmaktadır.

Sizin anlatımınıza göre ortadoğuda suriyede yoktur, ürdünde yoktur, ırakta yoktur ,yani bir tane Arap devleti yoktur orda tek devlet Osmanlıdır, onunda egemenliliğinin son bulması ile cetvelle çizili devletler doğurulmuştur . Filistin diye bir devlet hiç var olmuşmudur ? yada Siz Filistin devletisiniz diye egemen güçlerce verilmişmidir ?

Uluslararası hukuğa göre diyoruz peki Örneğin Aphazya neden bu hukuk çerçevesinde ele alınmıyor, Abd neden burda Uluslararası hukuğa aykırı davranıyor gibi çok sorular çıkartılabilir.

Özgür kalın.

janti
01-02-2009, 17:38
Sevgili evrensel-insan , Filistini Osmanlı ve Filistinliler adlandırmıştır , İsrailide İngilizler ve İsrailoğulları.

Kaos ve bundan kaynaklı rant konusunda hepimiz fikiriz.

Sevgili gw19, bu svaş tarihsel kökenlere dayanmaktadır , kuruluşlarla ilgili bilgileri göz ardı etmek bizi sağlıklı sonuçlara götürmez.

Adam O...puyla, Muhabbet tellalıyla işi götürmüş, bizi yolumu ilgilendirir sonucumu ? Tarihte or...pularla ve onların çocuklarıyla neler kazanılmış sayfalar dolusu gerçek var :))

''Herkes 1967'de kabul edilen sınırlarına çekilmesini istemektedir İsrail'in. Duyduğum kadarıyla İsrail'in %22 si Filistinlilere verilecekti, fakat bu gün Filistinlilere %12-13 civarında toprak kalmıştır, o zamandan beridir İsrail gıdım gıdım sınırlarını genişletmiştir.''

İşte zurnanın zart dediği delik bu olaydır. 1967'deki sınırları kim yeterli bulmuş ? Amaç sadece Kudus'ün ele geçirilmesidir. FKÖ Kudusu çifte paylaşım konusunda benimsemeye gittiği içinde tasfiye edilmiştir. Şu anki yerleşkenin %12 ye düşme sebebi Yapılan saldırılara karşı bir cevaptır , faşizancamıdır evet faşizancadır ama ölenin hiçmi kabahati yok diyede sormak lazım.

Mantığım ve Osmanlı örneğinizin hiç bir benzerliği yoktur, Tarihsel olgular benzer ve aynı değildir.

Özgür kalın.

mutluluk35
01-02-2009, 17:38
Abhazya konusunun satın almayla bir ilgisi yok tabi ama zaten Abhazya hukuken özerk bir bölgedir,1921 ve 1936 SSCB anayasınca böyle..Sadece Gürcistan bunu tanımıyor,1991'de Abhazlar bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde başlayan fiili işgal devam ediyor,yoksa hukuki bu sorun yok..Dağlık Karabağ da böyledir,BM'nin ilgili kararlarına göre Ermenistan işgalci durumundadır burada..Tek sorun uluslararası hukuku denetleyen devletlerüstü bir mekanizma olmaması ve herşeyin ahde vefaya dayanmasıdır...

qw19
01-02-2009, 18:16
Tayyip erdoğan'ın uysal koyun değiliz lafını duyduğumda, Recep İvedik II'nin fragmanı aklıma geldi.

Recep İvedik gazete okurken "evcil hayvan aranıyor" diyen ilanı okur, yav ben hayvanım ama, evcil değilim der.

Hani bizde koyunuzda, uysal değiliz.

Selamlar.

dilaver
01-02-2009, 18:21
Dünyaya hangi pencereden bakarsanız, hangi sınıfın penceresinden bakarsanız o şekilde ve o sınıfın çıkarlarına uygun olarak degerlendirme yaparsanız. Bu olaya da iki tarz bakış açısı vardır. Birincisi ezenlerin ve sermayenin tarafından bakıştır; digeri ise ezilenlerin ve emegin penceresinden bakıştır. Ne demektir bu ?

Emek cephesi, tüm dünyada ezilenlerle birlikte yer alır ve onların bakış açısından olayları degerlendirir. Emek cephesine göre tek çelişki emek ile sermaye arasındaki çelişkidir ve bu cephenin içinde tüm ezilenler yer alır. Tüm anti emperyalist çıkışlar bu cephenin kazandıgı mevzilerdir. Sınır diye bir şey yoktur, ulus, insan, kişi, cinsiyet, din farkı yoktur ve kabul edilemez. Tek bir hedef vardır; emperyalist/kapitalist sistemin yok edilmesi ve sınıf sömürüsünün ortadan kaldırılarak dünya komününün teşekkül edilebilmesi.

Peki bu nasıl gerçekleştirilecektir. Bunu gerçekleştirmek uluslararası gericiligin karşısında yerli gericiligi desteklemekle oluşturulamaz. Bunu gerçekleştirmek gerici güçler arasında bir tercih yaparak da oluşturulamaz. Bunu gerçekleştirmek ezilen ulus mücadelelerine karşı çıkmakla da başarılamaz. Emperyalist cephe kademe kademe tüm dünya halklarının mücadeleleri ile geriletilebilir ve en zayıf oldugu yerden kopar. İşte bu yüzden de devrimci emek güçleri gericiler arasındaki çelişki ve çatışmadan yararlanabilmesini bilmelidirler.

RTE nin çıkışındaki olumlu tavır budur. RTE istemeden de olsa dünyada emperyalist saldırılar ve siyonist işgal ile ilgili olumlu bir tartışma başlatmış ve bir anda kendisi de farkında olmadan popularitesi tüm ezilenler nezdinde artmış, tüm dünya ezilenleri moral bulmuş ve emperyalist basın ve koro tek ses halinde buna karşı çıkmıştır. Dünyadan ve ülkeden örnekler veren arkadaşlar emperyalist cephedeki tepkileri de verseler, acaba ne deniyor onları da alt alta koyarak yazsalar ne iyi olacaktı. O zaman dünyadaki gerçek cepheleşme ve emperyalizm olgusu daha net anlaşılabilecekti.

Arap ülkeleri dahil yönetimlerin hiç birinin bu olayda sesi net duyulmamıştır. Çünkü o yönetimlerin Filistin diye bir meseleleri yoktur, anti emperyalizm diye de bir meseleleri yoktur. Olsaydı zaten İsrail o topraklarda barınamazdı. İsrail siyonist yönetimi Ortadoguya sokulan emperyalist bir öncü gücüdür ve amacı da Ortadogu'da devamlı karışıklık çıkarmak suretiyle kaynakların daha serbest olarak yagmalanmasıdır. İsrail'in elinde bulunan ve tüm dünyada karşılıgını bulan muazzam finansman gücü global olarak her yerde istedigini yapmasının da temelini oluşturmaktadır. İsrail devleti ortadan kaldırılıp yerine yahudi/filistin / arapların demokratik cumhuriyeti kurulmadan da Ortadoguya barış gelmeyecektir. O halde İsrail devletine vurulan her darbe anti emperyalisttir ve Ortadogu halklarının çıkarınadır.

İsterse bu darbe Hamas tarafından vurulsun. Hamas'ın niteligi, ideolojisi, çizgisi Hamas'ın temsil ettigi kesimlerin kendi iç sorunudur. Hamas İsrail'i geriletebiliyorsa olumludur ve anti emperyalisttir. Eleştirilmeli, yaptıgı yanlışlar ortaya konulmalı ancak Hamas tercihinin bir ulusun kendi iç meselesi oldugu unutulmamalıdır. Ayrıca Hamas'ın bir neden mi yoksa sonuç mu oldugu dikkate alınmalı ve Hamas'ın İsrail destegiyle kuruldugu göz önüne alınmalıdır. Bu da gericiler arasındaki bir çelişkidir. Aynı El kaide de oldugu gibi silah şimdi ters tepmiştir, ya da belki amaçlanan buydu ama ipler fazlasıyla kaçırılmıştır.

Şİmdi bundan sonra gelişebilecek olan şudur. Gerek büyük sermayenin gerekse de TSK nın olay sonrasındaki beyanatlarından İsrail'in vazgeçilmezligi anlaşılmıştır. İsrail de açıklamalarında hesaplaşmayı ileriye aktardıgını belli etmiş ve dostluktan dem vurmuştur. Erdogan ise cini lambadan çıkarmıştır. Emperyalistler arasındaki çelişkilerden yararlanıp Türkiye Ortadogu'nun etkin gücü olabilir, ya da Erdogan bunu bir iç politika malzemesi olarak kullanabilir.

Hiç tahmin etmesem de cinin lambadan çıkması Türkiye'nin önünde çok farklı bir kulvar açmıştır. Türkiye saglam politikalar geliştirerek bagımsız bir siyaset izleyebilir ve bölgesinde lider konuma yükselebilir. Böyle bir imkan teorik olarak vardır. En çok dikkatimi çeken ise bu başlıkta en çok İsrail ile polemige karşı çıkanların Mustafa Kemal'i savunan, anti emmperyalizmi agızlarından düşürmeyen arkadaşların olmasıdır. Peki anti emperyalizm nasıl olacak acaba. İsrail'i destekleyerek, Abd nin sözünden çıkmayarak bir anti emperyalizm olabilir mi.

Öncelikle bir tavır almak gerekiyor. ABD nin yanında mısınız, ona karşı mısınız. Sizce anti emperyalizm nedir ve nasıl olur.

saygılarımla

evrensel-insan
01-02-2009, 18:25
Saygideger qw19;

Guzel bir espriydi. Dusuncene saglik. Bu da bana, bir gelinin; yeni evine giderken, "hem aglarim, hem giderim" ini hatirlatti. Uysal olamamizda; herhalde, musluman olmadan onceki tarihi yapimizdan kaynaklaniyor. Hem teslim olmayi secmisiz, hemde teslim olmamak icin direniyoruz. Ayni yeni gelin gibi.Bence en guzel atasozu, burda; "Bu ne pehriz, bu ne lahana tursusu" olsa gerek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

janti
01-02-2009, 18:51
Sevgili Dilaver , yanlış anlamadıysam yazında belirttiğin durum açıkça emperyalizmle mücadelede Faşistlerle ve Şeriatçı Radikallerle işbirliği yaparız değilmidir ? Bu ilkeli duruşu ne hale getirir hiç düşündünüzmü. Yada şöyle söyleyelim böyle bir durumda nerde kaldı ilkeli duruş.

Ordaki OLay Türkiyede azınlıklar , farklı dinler , Sag, Sol ve Ulusalcı dayanışması ile Bu gerici hükümetin Demokratik yollarla gönderilmesi için yapılacak veya önerilen mücadele biçimi değildir.

Emperyalizmin merkezi ABD'dir, İsrail değilki İsrail ve diğerleri emperyalizmin yolunda bir araçtır bu durumda neden Haması destekleyelimki ?

Yaratacağımız yeni bir Halife emperyalistlerden farklımı olacaktır , Ha.. Bu lider ilkeli, demokrat , sözünün eri, başı ayrı altı ayrı oynamayan birisi olsa, dinlere eşit mesafede olsa dinlerden dolayı ırkçılığı tesçilli olmasa herşeyden önemlisi Şeriat hayalleri olmasa , evet Haydi destekleyelim.

Biz İsraili savunmadık, insanlara yanlış empoze ediyorsunuz bizi ,Tayyibin yaptığını yanlış bulduk, Bazı arkadaşlarımız sizde dahil övdünüz doğru buldunuz , Tayyibe olan eleştirilerimizi sevimsiz bularakta bizi eleştirdiniz, hatta hakaretlere varan yazışmalar yaşadık. Sizler ısrarla İsraili işaret ederken Dikkat ettiyseniz bizde merkez olarak Abd yi işaret ettik ve dedikki hadi ona dikilseydinya hatta emperyalist Rusyayada dikilseydiya. Ulusalcı yada Kemalist değilim ama bu görüşlerle güvenle ve rahatlıkla emperyalizm mücadelesine çıkarım bu anlamda burdaki fikir birliğimi ileri düzeyde mücadelede işbirliğinede çeviririm Ama sürekli kullanılan ve buna bir türlü ayıkamayan Gerici Radikal dincilerle 100 mt yürüyemeyeceğimize eminim Arkamda dursalar sırtımdan vururlar önümde dursalar bizden evvel düşman bayrağını öpüp yaltaklanmaya başlarlar . Hayırmı diyorsunuz bende pekiyi derim.

Birde bir ayrıntıyı gözden kaçırıyoruz, yorulmuş yıpranmış artık ne akıl sağlığı kalmış ne fiziki sağlığı kalmış İsraile efelenmek yiğitlikmi oluyor , bir taraftan ezilen Filistin diyoruz bir taraftan her koşulda elimizin çok güçlü olduğunu söyleyerek İsraili aşşağılıyor ve kabadayılık yapıyoruz. Tekrar ediyorum Emperyalist Abd ve Emperyalist Rusyaya efelenseya Başbakan işte o zaman görürüz İlkeli duruş neymiş.

Özgür kalın.

aydoe
01-02-2009, 19:02
''Öncelikle bir tavır almak gerekiyor. ABD nin yanında mısınız, ona karşı mısınız.'' Dilaver

ABD'nin karşısındayız,AKP yi iktidar yapan ABD'dir.
Amerika karşıtlığı ise kıstas o zaman İran'ı destekleyelim.
Amerikanın baş düşmanı İran şu an
Hem emek sermaye çelişkisi özdür diyeceksin sonrada ,''Türkiye saglam politikalar geliştirerek bagımsız bir siyaset izleyebilir ve bölgesinde lider konuma yükselebilir. Böyle bir imkan teorik olarak vardır.'' diyeceksin.
Sevgili Dilaver ulus devletimi savunmaya başladınız sonunda sizde.
Bakın İsrailde kişi başı milli gelir 8-10 bin dolar ve üretim ilişkilerine bakınız;

''İsrail ekonomisi, yüksek teknolojik araç gereç üretimi, tarım, sanayi, elmas işlemeciiği ve turizme dayalıdır. Kişi başına düşen milli gelir, Avrupa ortalamasına yakındır. Kibbutz adı verilen kommünal tarım çiftlikleri gıda üretiminin tamamına yakınını gerçekleştirerek ülkenin gıdada kendi kendine yetmesini sağlar. Teknoloji alanında İsrail ekonomisi dünyanın en hızlı gelişen ülkesidir. Intel, IBM, Motorola, Google gibi firmaların İsrail'de Ar-Ge merkezleri bulunur, bunun nedeni silikon üretimi için ülkenin elverişli olması ve en önemlisi kişibaşına düşen bilgi teknolojilerinde çalışan sayısının çok yüksek olmasıdır. NASDAQ endeksinde İsrail Firmaları en çok işlem görenler sıralamasında ABD ve Kanada'dan sonra üçüncü gelir. İsrail çeşitli güvenlik sorunlarına rağmen sürekli kaliteli insan gücü yetiştirmeye önem vererek ekonomisinin büyümesini sağlamıştır. Bu gelişme Filistin için de faydalıdır. Bugün Gazze'dce kişi başına milli gelir Afrika'nın neredeyse tamamından ve Arap ülkelerinin bir çoğundan yüksektir. Filistin 8 üniversitesi ile Arap dünyasının en kültürlü bölgelerinden biridir.

Tarım

İsrail tarımının temel birimini kibbutzlar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kibbutz) teşkil eder. Kibbutz, bir kollektif üretim teşkilatıdır. Necef Çölü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Necef_%C3%87%C3%B6l%C3%BC) uzun çalışmalardan sonra ekilebilir duruma getirilmiş ve tarımsal üretim artmıştır. Kibbutz, kollektif çiftlikleri biçiminde teşkilatlanmış olmasına rağmen kooperatif şeklinde birimler de vardır. Bu birimlere moşavim denir. Tarım bu teşkilatlar tarafından yapılır. İsrail toplam işgücünün % 6,5’u tarım sektöründe çalışmaktadır''
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0srail

İsrail bir ulus devlet ama komünal ve kollektif üretim teşkilatları varmış.
Bizim Devlet Üretme çiftliklerimiz ise satılıyor maalesef.
İsrail kendine çalışıyor bizim gibi ABD jandarmalığına soyunmamış.

pante
01-02-2009, 19:07
En çok dikkatimi çeken ise bu başlıkta en çok İsrail ile polemige karşı çıkanların Mustafa Kemal'i savunan, anti emmperyalizmi agızlarından düşürmeyen arkadaşların olmasıdır. Peki anti emperyalizm nasıl olacak acaba. İsrail'i destekleyerek, Abd nin sözünden çıkmayarak bir anti emperyalizm olabilir mi.

Kim ABD'ye karşı çıkmış?
Tayyip mi antiemperyalist?

Önce siz bunları bir açıklayın bakalım..

dilaver
01-02-2009, 19:16
Sevgili Janti

Yazdıklarımdan ya hiç bir şey anlamadınız, ya da ne yazıldıgını okuma zahmetine katlanmadınız. Öncelikle başkalarının söyledikleri kendilerini baglar, beni degil. Ben kimse ile bir koro içinde degilim ve olmadım da. Bir tek emek ekseninden bakanlarla, milliyeti, dini olmayanlarla, enternasyonalist olanlarla ve emperyalizme karşı mücadeleyi kapitalizme karşı mücadele ile birleştirenlerle birlikte durmaya çalışırım. Düşünceme göre emperyalizme karşı mücadele iç gericilik ve onun temsilcisi olan devlet ile mücadele ile eşdeger ve aynıdır. Ülke içindeki tavır böyle olmalıdır.

İkinci bir mesele kimse ile, hiç bir şeriatçı ya da faşist ile işbirligini savunmadım ve savunmam. Ancak gericiler arasındaki çelişkiden yararlanarak hem cepheyi genişletmek hem de bu temelde teşhiri saglamak ne demektir, bunun üzerinde bir düşünün isterseniz. Yazılarımın hiç bir tanesinde RTE ye övgü göremezsiniz. Bozuk saatin bile günde iki kere dogruyu gösterebilmesi övgü ise onu da sizin algınıza veririm.

Siyasi mücadeleler bir strateji dogrultusunda ele alınacak saglam taktiklere baglıdır. Taktikler stratejiye aykırı olmaz ama onu destekler ve uyum saglar. Bu da temel ve baş çelişki tespitlerinin dogru olarak ele alınmasında yatar. Bizlerin yapacagı bu olumlu çıkışı derinleştirmek olmalıdır. RTE şöyle ya da böyle bir çıkış yapmıştır. İsteyerek ya da işbirligi ile ya da iç politika olarak ya da fevri ve başka çaresi kalmadıgı için. Bu önümüzdeki günlerde belli olacak. Ve tahminimce RTE gene ABD ve İsrail'in dümen suyundan gidecek. İşte o zaman bu çelişkili durum bizim RTE yi teşhir için elimizde saglam bir kanıt olacak ve onun ve temsil ettigi sınıfların duruşunu göstermeye çalışacagız. Bizim gene duruşumuzda bir degişiklik olmayacak, gene yalpalamayacagız. Çünkü bizim duruşumuz çıkar degil emek eksenli bir duruştur.

Haması desteklemek gerektigini yazdıgımı da hatırlamıyorum. İsrail'e vurulan her darbe kimden gelirse gelsin olumludur diyorum. Abd ye vurulan her darbe olumludur diyorum. Kimi gericiler arasındaki çelişkiler ile olur, kimi haklı mücadeleler ile olur, kimi de farklı olur. Burada destek diye bir şey yok. Tam aksine Hamas'a karşı eleştirilerimizden bahsettim ama Hamas Filistin ulusunun iç meselesidir. Çözümü de onlar bulacaktır. Bizim Filistin ulusuna her hangi bir şey dikte ettirmek gibi bir pozisyonumuz olamaz. Onlar kendi kaderlerine kendileri karar vereceklerdir.

Son olarak benim için birlikte olacagım insanların müslüman, hiristiyan, musevi, nasturi, alevi olması hiç de önemli degildir. İnsanların inançları benim gözümde zerre kadar önemli degildir. Benim gözümde inanç ayrımı olmadıgı gibi ancak ve ancak mensup oldugu sınıfsal aidiyet vardır. Yoksul müslümanlar benim dogal müttefikimdir. Emekçiler, yoksul köylüler benim ana sınıflarımdır. Çünkü çıkarlarımız ortaktır.

Ayrıca 30 senedir Kahrolsun ABD ve Rus emperyalizmi diye bagırdıgımı da ilave edeyim.

saygılarımla

evrensel-insan
01-02-2009, 19:17
Saygideger arkadaslar;

Iste emperyalizmin istedigi de; tam bu kavga, kim emperyalist kim degil. Halbuki, emperyalist icerikli olmayan gibi gozuken dusunce ve orgutlenmelerde, emperyalist zihniyetin bir urunudur.

Kendi cikari icin yaratipta onla savasir gozuken, emperyalist zihniyet; yiginlari da; bu savasta; ya kendine ya da; cikari icin yaratipta, onunla savasir gozuktugune ceker.

Boylece, tartisma; emperyalizmin disina cikamaz ve "gostermelik, anti emperyalizm; yani sozde degil, ozde emperyalizmin icinde tikali kalir.

Iste, hangi ucu olursa olsun; her iki ucta emperyalizmin ekmegine yag surer. Cunku, her iki ucunda; yiginlari, toplumlari, hak ve ozgurlukleri, insan ve insanligi savunma gibi; bir dusuncesi yoktur. Cunku, emperyalizmin her iki koluda; INSANLIK DISIDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
01-02-2009, 19:31
Sevgili Dilaver ulus devletimi savunmaya başladınız sonunda sizde.

Sevgili aydoe

Yaşamımızda pek çok çelişki oldugu gibi siyasi hayatımızı, ülkemiz gerçeklerini belirleyen, hemen her konuda ve her sınıf arasında da çelişkiler vardır. Gelişmeler zaten bu çelişmelerin de çözülmesidir.

Ülkemizdeki temel çelişki emek sermaye çelişkisidir ve tüm diger çelişmeler ise buna baglı olarak çözülmeldir. Ama ergenkon da gördügümüz gibi gericiler arasındaki çelişkiler, ya da devlet klikleri arasındaki çelişkiler de bazen uzlaşmaz bir biçimde gündeme gelebilirler. TC her ne kadar işbirlikçi bir devlet ise de, gene de emperyalistlerle arasında çelişkiler vardır. Bazen bunlar da ön planda görülebilir. Elbette ulus devlet ile Abd arasında da bir çelişki vardır. Ancak bunlar çok talidir. Zaman zaman bu örnekte oldugu gibi bunlar kopma noktasına gelebilir. Bize düşen bu çelişkileri derinleştirmeye çalışmaktır.

Devlet ile Abd arasındaki çelişki uzlaşmaz hale gelebiliyorsa bu olumludur, çünkü bu aynı zamanda emperyaist zinciri de zayıflatacak ve demokratik güçleri zindeleştirecektir. Bu çok nadir olan bir olgu olsa da zaman zaman bu tarzda ön plana çıkabilir. Elbette bunu giderecek ve bastıracaklardır. Elbette kopma noktasına gitmeyecektir. Ama giderse de buna hayır demeyiz ve kopmaya gitmesini arzu ederiz. Emperyalist zincirin kopmasından bahsediyorum . Demokrasinin şartı bu.

Ancak biz bunu senin gibi temel bakış açımıza koymayız, koyamayız. Ulus devlet olmak, zincirden kopabilmek olumludur, ama zordur ve bizim de mücadele noktamız bu degildir. Elbette ulus devlet olabilmeyi şu andaki durum açısından söylüyorum. Çünkü temel çelişkimiz emperyalizm ile ulus arasındaki çelişki degildir.

saygılarımla

janti
01-02-2009, 19:54
Sevgili dilaver, etiketlendiğim için artık yorumdan kaçınıyorum :) Size yorum niteliği cevabı gene sizin yazılarınızla vereceğim.



''Erdogan güzel tavır aldı, ancak gene de bunun bir kayıkçı kavgası oldugunun altını çizmek durumundayım. İsrail devletine net tavır almak isteyen bir başbakan önce ülkesi ile İsrail devleti arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirmeli, aktif tavır alabilmeli. Ne yazık ki Lobi ve Abd buna engel, sonuçta ancak bu tarz gösteriler olabilmekte. Ne yapalım bu da bizim bir miktar gururumuzu okşuyor her halde.''


''Yazılarımın hiç bir tanesinde RTE ye övgü göremezsiniz. Bozuk saatin bile günde iki kere dogruyu gösterebilmesi övgü ise onu da sizin algınıza veririm.''


Özgür kalın.

dilaver
01-02-2009, 20:16
Bu yazımdan şayet Benim RTE yi övdügümü çıkardıysanız size kocaman bir alkış diyorum. Başkası elimden gelmiyor. Yalnız merak ettigim acaba sizin gibi düşünen başka bir arkaaşım da var mı.

saygılarımla

qw19
01-02-2009, 23:39
Başında beri RTE yi övdü durdu dilaver, beni bile solladı.

Aha da janti, pante, aydoe 3 eder, cürmü meşut yaptı, bende katıldım etti 4, şeriata göre bile Tayyipcisin, kesin Evrensel hocamda katılır, eder 5.

Artık teslim ol, mezalime son verelim.

Selamlar.

evrensel-insan
01-02-2009, 23:44
Saygideger qw19;

Bildigim kadariyla, bilmeden bozulan oruc, bozulmus sayilmaz. Yanilim payi, her zaman baki ve mevcuttur. Ayrica; her olay ve durumda; antiemperyalist dusunce uretebilmekte kolay degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

janti
02-02-2009, 01:19
Güzel espirilerinize, bende bu kadar yoğun tartışmadan sonra bir espiri ile katılmaya çalşacağım ( Ciddende korkuyorum şimdi bu espirim nasıl algılanır diye :) )

Hadi gelin hep birlikte, Peres senden özür diliyoruz kampanyası başlatalım :))


Özgür kalın.

placebo
02-02-2009, 01:23
Güzel espirilerinize, bende bu kadar yoğun tartışmadan sonra bir espiri ile katılmaya çalşacağım ( Ciddende korkuyorum şimdi bu espirim nasıl algılanır diye :) )

Hadi gelin hep birlikte, Peres senden özür diliyoruz kampanyası başlatalım :))


Özgür kalın.


Bu çok güzel bir espri olmuş sevgili janti..Bende akabinde Peresten özür dilemiyoruz kampanyası başlatırım..Sen hele bir başla da..:D

cigi
02-02-2009, 02:26
Sn Fehmi Koru

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=01.02.2009&y=FehmiKoru

Sn Can Dündar



http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Date=02.02.2009&ArticleID=1054005&AuthorID=75&b=Ofke%20nasil%20kontrol%20edilir&a=Can%20Dündar&ver=06 (http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Date=02.02.2009&ArticleID=1054005&AuthorID=75&b=Ofke%20nasil%20kontrol%20edilir&a=Can%20Dündar&ver=06)

Sn Yilmaz özdil


http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10901383&yazarid=249 (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10901383&yazarid=249)

Türkiye atesle oynuyor vatan

http://w9.gazetevatan.com/Turkiye_atesle_oynuyor/221097/1/Gundem

Sn Mümtaz soysal


http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=55&hn=33526 (http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=55&hn=33526)


Sn Bekir Coskun

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10901368&yazarid=2 (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10901368&yazarid=2)


Saygilarimla

placebo
02-02-2009, 02:38
Sevgili cigi,ben linklerini vermiş olduğunuz yazılar içerisinden Tayyip Erdoğanın Davos ta ki davranışıyla ilgili şu yorumu kabul ediyorum:

Davos’taki gerginliğin sadece Türkiye’deki yerel seçimlerle ilgili olmadığı ve Türkiye’nin, “ağır ağır ama kararlı biçimde bölgesel bir güç olma niyetini” de yansıttığını ileri sürdü. ‘Erdoğan’ın mesajları’ başlıklı yorumda, olayın sadece bir “seçim hesabına” indirgenemeyeceği kaydedildi. Erdoğan’ın tavrının başka mesajlar da içerdiği kaydedilen yorumda, “İşin içinde Türkiye’nin Ortadoğu’daki faaliyetleri ve AB adaylık süreci de var. Erdoğan’ın geçen günlerde Brüksel’de Avrupa’ya Türkiye’nin AB adaylığının hafife alınmamasını vurgulaması rastlantı değil. Türkiye, yeniden kafasını kaldırmış bulunuyor: İsrail ve Avrupa uyarılmakta”

cigi
02-02-2009, 13:19
Sevgili cigi,ben linklerini vermiş olduğunuz yazılar içerisinden Tayyip Erdoğanın Davos ta ki davranışıyla ilgili şu yorumu kabul ediyorum:


Sevgili placebo;

Ben farkli, farkli görüsleri buraya link olarak verdim.

Benim düsüncemde bir degisiklik yok. Bu sekilde bir konusma tarzinin Türkiye Cumhuriyeti Basbakanina yakismadigi, düsüncesini hala savunuyorum. Her seyin bir yeri ve kurali vadir diye düsünüyorum.
Neden siyaset bilimi okutuluyor, dis iliskiler, diplomasi v.b.

Cok düzgün bir uslupla ve secilmis cümleler kullanabilseydi basbakanimiz; ömür boyu unutulmayacakti... Bu sekil cikisda unutulmayacak. Zaman ilerledikce nasil bakilacagini, yüksek okullarda nasil islenecegini hep birlikte görürüz diye düsünüyorum.

Su anda ülkemde, sisirilmis kadrolara bakiniz lütfen. Her köse basinda isinin erbabi olmayan imamhatip mezunlari... Basbakanimiz hangi okuldan geliyor?

Öfke hitabet sanati üniversitesi,
vaazda insan paylama akademisi :D

Demek ki herkes bosa okuyor Siayasal bilgileri, mühendisligi, doktorlugu, iletisimi, hukuku.......

25 tane danisman ordusu ile böyle konusuyor, vay halimize.

Su anda sokaklarda RTE icin, yalelli ceken Arap'lari da görecegiz... Hemde cok yakinda.

Israil de olan sessizligi ben iyiye yoramiyorum. Aslinda, Peres tarafindan ince bir mesaj coktan verildi bile.;)

Sevgiler

unbe
02-02-2009, 14:12
arkadaşlar
beni ayrıca rahatsız eden bir konu da RTE'nin ingilizce konuşamamasıdır.
koskoca başbakan
bütün devletlerin önünde ingilizce konuşamayan azınlıktan
yakışmıyor bence....
hal ve tavırları zaten yeteri kadar nezaketsiz
birde anında ingilizce cvp verememesi de eksi bence.

pante
02-02-2009, 14:30
arkadaşlar
beni ayrıca rahatsız eden bir konu da RTE'nin ingilizce konuşamamasıdır.
koskoca başbakan
bütün devletlerin önünde ingilizce konuşamayan azınlıktan
yakışmıyor bence....
hal ve tavırları zaten yeteri kadar nezaketsiz
birde anında ingilizce cvp verememesi de eksi bence.

RTE bir dönem İngilizce dersi alıyor diye duymuştum.
İnsan ders almasa dahi bu kadar toplantı, bu kadar seyahat, 1-2 senede hiç olmazsa orta düzeyde öğrenirdi.
"One minute, good morning, excuse me, hello" düzeyinin üstüne çıkamamış.
Konuşmalarını İngilizce yapmasına gerek yok ama bu tür diyaloglarda ya da telefon görüşmelerinde arada tercüman olması hoş değil.

janti
02-02-2009, 16:14
Tercüman olması iyidir , Hiç olmassa kendi inisiyatifini kullanıp bazı densizlikleri önler.. Yani ne Peres Kafayı suratına yer, nede, Mod'un bileği kırılır :))

Özgür kalın.

pante
02-02-2009, 16:57
Acaba Türkçe bilen Yahudiler, RTE'nin sen'li konuşmasını Peres'e aktarmış mıdır?
Çeviride İngilizce'de "sen" olmaması sayesinde kabalık bir nebze hafiflemişti.

Bu arada "Öfke hitabet sanatıdır" diyen Erdoğan, Peres'in yüksek sesle konuşmasını "suçluluk psikolojisi gereği" olduğunu ifade etmişti.
Şimdi Erdoğan'ın yüksek sesli konuşmalarını, gazetecileri azarlayan tavırlarını düşününce o suçluluk psikolojisinin kendisinde hayli fazla olduğunu anlıyoruz.

qw19
02-02-2009, 20:34
http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2009/02/01/AR2009020101672.html

Arkadaşlar yukarıda ki haberin orjinali, aşağıdaki de Vatan gazetesinin tercüme ettiği haber. Yazarın adını vermeden yayınlamış. The Washington Post demek başka, Soner Cagaptan demek başka.

http://w9.gazetevatan.com/Turkiyeye_yazik_olacak/221298/1/Manset

Şu haber dahi başbakanın yaptığı işin doğruluğunun ispatıdır. AB den uzaklaşıyormuş Türkiye öyle ya bizi AB aldılar, biz de hayır girmiyoruz diyerek uzaklaşıyoruz. Kıbrıs'ta evet dedik, ama Rum kesimi hayır demesine rağmen herhangi bir yaptırıma maruz kaldı mı.

Şu yalancı, sahtekar AB'den birde onun işbirlikçilerinden uzaklaşalım kurban kesecem.

Selamlar.

pante
02-02-2009, 21:12
Sevgili qw19;
Ne dersin, sana göre Erdoğan artık yüzünü Doğu'ya dönmeye mi başladı?
Ben zaten batıya kerhen döndüğüne inanıyordum ya, acaba "yetti gayri" mi demiş oluyor bu resti ile, yoksa batıya dönükken çaktırmadan göz kırptığı doğuya "artık yavaş yavaş dönmenin vakti geldi" diye mi düşünüyor?
Ve bu düşüncesinde ABD'nin başına Obama'nın gelmiş olmasının ve gelir gelmez de müslümanlara olumlu mesaj göndermesinin verdiği cesaretin rolü var mıdır?

qw19
03-02-2009, 01:22
Sevgili qw19;
Ne dersin, sana göre Erdoğan artık yüzünü Doğu'ya dönmeye mi başladı?
Ben zaten batıya kerhen döndüğüne inanıyordum ya, acaba "yetti gayri" mi demiş oluyor bu resti ile, yoksa batıya dönükken çaktırmadan göz kırptığı doğuya "artık yavaş yavaş dönmenin vakti geldi" diye mi düşünüyor?
Ve bu düşüncesinde ABD'nin başına Obama'nın gelmiş olmasının ve gelir gelmez de müslümanlara olumlu mesaj göndermesinin verdiği cesaretin rolü var mıdır?

Ortada rest yok ki. Erdoğan şekerin verdiği sinirle bir şövalyelik yaptı o kadar. Şekeri düşünce de yumuşadı.

Obama Bush'u aratacak gibi geliyor bana. Bizim gibi ülkelerde başa getirilen insanların kontrol edilebilirliği Amerrika veya İngiltere'dekilere göre daha azdır, hatta Amerika'dakilerin hiç şansı yoktur diyebilirim.

Kısaca Obama Amerikan dış politikasının asla dışına çıkamaz. Velevki çıktı, ne eşcinselliği kalır, ne uyuşturucu alışkanlıkları orataya dökülmedik, en iyi ihtimalle de suikaste kurban gider.

Obama'dan bir şeyler beklemek çok hatalı olur, eğer Tayyip Erdoğan dediğin gibi buna güvendiyse.

Ben Türkiye'yi değiştirecek ve geliştirecek olanın kendi iç dinamikleri olduğunu, buna dönmemiz gerektiğini temenni ediyorum yoksa başbakan bir yere dönemez. Yönünü çevireceği yerler Amerika'nın uhdesindedir.

Selamlar.

evrensel-insan
03-02-2009, 01:57
Saygideger arkadaslar;

Ben, Obahama'nin nasil bir politika izleyecegini; daha secilmeden once yazmistim. RTE' icin; degisen tek sey; emirlerin ve buyruklarin icerigi olacaktir.

Amerikan idealizmi; Obahama ile birlikte; sopa politikasindan havuc politikasina gececektir. Bu da savaslardan, isgallerden ziyade; evengalizmin; daha detayli ve genis calismasiyla olusacaktir. Bu konuda zaten; hristiyanlarin destek verecegi aciktir. Amac; cemaat toplumlarini; dini mentalitenin havucu temelinde egitmektir.

Buradaki; en buyuk celiski; RTE ile, F. Gulen ikilisi arasinda yasanacaktir. Eger amerikan idealizmi; RTE'den evengalist yanasim duyumunu alamazsa; bu zaten onun sonu olacaktir. Bu temelde RTE musluman ve islam yonunu surdurmekte israr edebilir. Israil, cikisinin altindada; RTE'nin bu yeni politik acilimi sezmesi yatmaktadir.

Ortadogunun istenen sekilde sekillenebilmesinin; sadece savas, guc dayatimi ve zorla, olamayacagini; amerikan idealizmi gormustur. O yuzden, soros'un mikro ayrimcilik politikasinin evengalizm temelli bir butunluge donusmesi kacinilmazdir. Bu da; Radikal islamin tasnifi ve desifresi temellidir.

Burada teror; radikal islam temelli tanitilirken; ayni zamanda teror; radikal islama karsi da bir orgutlenme icerigine burunecektir-ki Ergenekon sorusturmasi, bana gore; bu temelde yurutulmektedir-

RTE'nin gelecegi; bu degisime ayak uydurup uyduramamasina baglidir. Uyduramazsa da; alternatifi zaten hazirdir.

Bunun da yansimasini; RTE'nin secim sonrasina birakalim. Cogunlukla gelirse ne yapacak?, gelmezse ne yapacak? Kendi dusunce ve davranislarina mi yonelecek?, Emirlere mi uyacak? v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
03-02-2009, 02:46
Sevgili qw19;
Ne dersin, sana göre Erdoğan artık yüzünü Doğu'ya dönmeye mi başladı?
Ben zaten batıya kerhen döndüğüne inanıyordum ya, acaba "yetti gayri" mi demiş oluyor bu resti ile, yoksa batıya dönükken çaktırmadan göz kırptığı doğuya "artık yavaş yavaş dönmenin vakti geldi" diye mi düşünüyor?
Ve bu düşüncesinde ABD'nin başına Obama'nın gelmiş olmasının ve gelir gelmez de müslümanlara olumlu mesaj göndermesinin verdiği cesaretin rolü var mıdır?

Bence Avrupa bizi ya yanına alacaktır,almayacaksa da yüzümüzü kendi coğrafyamıza dönmeye itecektir..Türkiye bir yere ait olmak zorundadır,yalnız kalamaz..Ya Avrupalı olacağız,ya da arapların bir nevi önderliğine soyunacak bir konuma yükselmeye çalışacağız..Erdoğanın bu kozu göstermesi gerekiyordu ve bir şekilde de bunu gösterdi..Herkes ortadoğunun ve dünyanın yeniden şekillenmesinde yerini almış görünürken,Türkiye burada nerede olacaktır..Bence Erdoğanın da bizimde sorunumuz budur..Avrupalımıyız?değil miyiz?

Sevgiler

unbe
03-02-2009, 03:15
avrupanın bizi kabullenmesi zor görünüyor.
dolayısıyla doğu daha yakın gibi.
ancak laik ve demakrat bi ülke olduğumuzdan onlarında kabullenmesi zor gibi.
geride Rusya kaldı.
avrupa birliği gibi bi birlik kurulsa Rusya ile iyi olur düşüncesindeyim.
çünkü araplarla yakın olmaya çalışmak Atamızın vasiyetini hiçe saymaktır.
bakalım hep beraber bekleyip görücez neler olacak.

pante
03-02-2009, 03:28
Bence Avrupa bizi ya yanına alacaktır,almayacaksa da yüzümüzü kendi coğrafyamıza dönmeye itecektir..Türkiye bir yere ait olmak zorundadır,yalnız kalamaz..Ya Avrupalı olacağız,ya da arapların bir nevi önderliğine soyunacak bir konuma yükselmeye çalışacağız..Erdoğanın bu kozu göstermesi gerekiyordu ve bir şekilde de bunu gösterdi..Herkes ortadoğunun ve dünyanın yeniden şekillenmesinde yerini almış görünürken,Türkiye burada nerede olacaktır..Bence Erdoğanın da bizimde sorunumuz budur..Avrupalımıyız?değil miyiz?


Avrupa'nın bize olan Avrupalılık politikası Osmanlı'dan itibaren hiç değişmemiştir aslında.
Hemen hemen iki asırdır aynıdır.
Avrupa ülkeleri bizi Avrupa'nın komşusu ve idare edilmesi, kaybedilmemesi gereken bir köprü ülke olarak görmüştür hep.
Türkiye tüm kriterleri yerine getirmiş olsa dahi, hatta AB'ye alınsa dahi Avrupalı olarak görülmeyecektir.
Önemli olan Avrupa'nın sınırları içinde gözükmek değil, batılı olmak değil onların uygarlık ve gelişmişlik düzeyinde olmaktır.
Bir de bizim kendimizi ne hissettiğimiz önemlidir. Büyük çoğunluğun kendini Avrupalı hissetmediği açıktır. Onların düzeyine gelsek de hissetmeyecektir.
Asyalı olarak da hissetmiyoruz. Asya ile Avrupa ortası bir konumda görüyoruz kendimizi. Hemen her konuda orta yolda gibiyiz.

sinner
03-02-2009, 03:35
Avrupada işsizlik ve hayat pahalılığı artarken,
ve bunun sorumlusu olarak göçmenler görülürken
Bizim Avrupaya kabulümüzü uzak bir gelecek olarak görüyroum.

Öte yandan Türkiyede yönümüzü nereye çevireceğimiz konusuna ne zaman halk karar vermiş ki ?
Bu onuya ABD ve sermaye ne der sonra ?

placebo
03-02-2009, 03:53
Avrupada işsizlik ve hayat pahalılığı artarken,
ve bunun sorumlusu olarak göçmenler görülürken
Bizim Avrupaya kabulümüzü uzak bir gelecek olarak görüyroum.

Öte yandan Türkiyede yönümüzü nereye çevireceğimiz konusuna ne zaman halk karar vermiş ki ?
Bu onuya ABD ve sermaye ne der sonra ?

Buna tabii ki ne halk ne de Türkiyeyi yönetenler karar veremezler,ancak bazı şekillerde baskı uygulayabilirler..Türkiyenin nerede yer alması gerektiğine sözünü ettiğin güçler karar verecektir..Ama verirken de sonradan gelişebilecek ayrılıkların neler olabileceklerinin hesabını iyi yapmaları gerekir...

Sevgiler

sinner
03-02-2009, 04:59
Baskıyı kim yapacak ?
Kamuoyu:
Sivil toplum örgütleri, Medya, Siyasi Partiler.
Ancak bunlar Türkiyede yeterince bağımsız ve açık kurumlar mı tartışılır.
Sahibinin sesi ;)

janti
03-02-2009, 11:40
Konudaki ana tema ilgili bir yazı

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1054861&b=Kayitlardaki%20surpriz (http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1054861&b=Kayitlardaki%20surpriz)

Türkiye siyaseti, aslında Nato-BM-AB arasında ( birbirileri ile olan rekabet ve sekter tutumlar göz önüne alınmalı ) sıkışmış bunların politikalarını iyi değerlendiremediği içinde , ülke olarak ciddi sıkıntılara dalıp daha sonrada çıkmaya çalışmaktadır.

Bu oluşumları desteklemek yanında olmak anlamında söylemiyorum. İçinde görünüp zaman zaman yaramaz çocuğu , zaman zaman çekimserliği, zaman zaman çok çirkin pazarlıklar yapması, zaman zamanda haklı karşı duruşları ile , güvensiz ve öteki görülmektedir. Sağlam ve ilkeli bir siyaset koyamıyorsanız bu durumları yaşamnızda olağandır.

Özgür kalın.

cigi
03-02-2009, 11:42
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_8014_02022009_4.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=2)

cigi
03-02-2009, 11:43
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_8014_02022009_2.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=4)

cigi
03-02-2009, 11:43
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_8014_02022009_1.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=5)

cigi
03-02-2009, 11:44
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_1066_02022009_5.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=8)

cigi
03-02-2009, 11:45
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_1066_02022009_4.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=9)

cigi
03-02-2009, 11:46
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_1066_02022009_2.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=11)

cigi
03-02-2009, 11:46
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_197_02022009_1.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=13)

cigi
03-02-2009, 11:49
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_1318_02022009_1.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=14)
http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7618_4615_02022009_1.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7618&page_number=15)

cigi
03-02-2009, 12:01
Avrupa ülkeleri bizi Avrupa'nın komşusu ve idare edilmesi, kaybedilmemesi gereken bir köprü ülke olarak görmüştür hep.
Türkiye tüm kriterleri yerine getirmiş olsa dahi, hatta AB'ye alınsa dahi Avrupalı olarak görülmeyecektir.
Önemli olan Avrupa'nın sınırları içinde gözükmek değil, batılı olmak değil onların uygarlık ve gelişmişlik düzeyinde olmaktır.
Bir de bizim kendimizi ne hissettiğimiz önemlidir. Büyük çoğunluğun kendini Avrupalı hissetmediği açıktır. Onların düzeyine gelsek de hissetmeyecektir.
Asyalı olarak da hissetmiyoruz. Asya ile Avrupa ortası bir konumda görüyoruz kendimizi. Hemen her konuda orta yolda gibiyiz.

Sevgili pante;

Bence bu cümlelerin iyice acilmasi gerekir diye düsünüyorum. Fakat tartismanin konusu baska yöne dogru ilerler derseniz hep birlikte düsünüp, baska bir baslik bulabiliriz.

Bir cümlede ben ekleyeyim senin yazdiklarina ilave; Avrupa Birligi ülkelerinin, bize bakis acisini yansitan.

Türkiye'yi vazgecilmez bir yedek lastik gibi görmektedirler. Ne zaman kullanilacagi belli olmayan, fakat yedek lastiksiz de asla yola cikilamayacaginin bilincinde olanlar toplulugu.:)

Sevgiler.

qw19
03-02-2009, 12:17
Daha önce verdiğim linkte Soner Cagaptay'ın Washington Post'taki yazısı vardı, Türkiye'deki AB, İsrail ve ABD yanlısı basın Soner Cagaptay'ın kim olduğunu açıklamadan makaleyi yayınladı, bu bilerek yapılıyor. Soner'in Yahudi lobisinin adamı olduğunu söyleseler makale etkisini yitirecektir çünkü. Çünkü bende dış basını merakla takip ediyorum özellikle Amerika basınını, Washington Post'ta böyle bir yazı çıkması beni şaşırtmıştı, yazının orjinalini bulunca, yazarını öğrenince kayda değer olmadığı da ortaya çıktı.

Burada amaç işte Amerika'da Davos'tan dolayı Türkiye'ye karşıdır mesajı vermek, bütün dünya nezdinde Türkiye hatalıdır demeye çalışmak.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10912512.asp?yazarid=215

Bambaşka bir açıdan bakacağım bugün, AKP dincilerin, dindarların partisidir. Şeriat özleminde olduğunu sanmıyorum, içerisinde şeriat özlemcileri vardır o ayrı, geneli anlamıyla.

RTE bu tavrıyla, radikal İslami unsurları da AKP'de tutmayı başaracaktır, onların ayrılıp terörize olmalarınıda engelleyecektir. Aynı zamanda El Kaide, Hizibullah gibi örgütlerinde Türkiye içinde eylemler yapmasının ideolojik zeminini ortadan kaldırmıştır.

Selamlar.

qw19
03-02-2009, 12:44
http://online.wsj.com/article/SB123361705224841345.html#articleTabs%3Darticle
http://w9.gazetevatan.com/Doguda_kahraman_batida_kustah/221457/30/Manset

Vatan gazetesi devam ediyor aynı şeyi yapmaya. WSJ Avrupa'da yayımlanan bir yazıyı,
WSJ'in hemde başyazısı olarak lanse ediyor.

Üyelik gerektirdiği için giremedim WSJ Europe'a başyazı olduğunu da hiç sanmıyorum.

Selamlar.

frodo
03-02-2009, 13:07
Bence bu Davos meselesi fazlaca iç politika ile ilişkili. Daha dün hükümet İsrail'le ikili ilişkilere önem verdiklerini ve bu ilişkileri geliştirmek istediklerini açıkladı.

İsrail'in bu çıkışın rövanşını almak için aleni bir çaba içerisine gireceğini hiç sanmıyorum. Ama bu türden yazılarla sürekli bir rahatsızlık hissi oluşturulacaktır.

Batı R.T.E'ye verdiği destekle ilgili biraz düşünmeye başlayacak, açık çek yerine izle ve
gör kredisine dönecektir.

Davos'un en fazla etkileyeceği yer Türkiye ve yerel seçimlerdir.

Haa bir de uzun vadede finans kurumlarının Türkiye'ye bakışlarında eski hararetli destek
yerini hayırhah bir tutuma bırakacaktır.

Ve son olarak bu başlık bence hakettiğinden fazla yer işgal etti

Titan
03-02-2009, 13:23
BOP süreci tamamlanıncaya kadar, başbakanın çıkışlarını alttan almaya devam edebilirler.

K.C.
03-02-2009, 14:02
Filistin ve İsrail'in bu güne gelmesinin tarihini şöyle özet olarak bulabileceğim bir link bilen var mı?

pante
03-02-2009, 14:08
Meğer RTE'nin tepkisinde dile getirdiği bazı ifadeler tercümelerde yer almamış.
Örneğin "Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz", "Benim için Davos bitmiştir, bir daha da gelmem" ifadeleri çevirilerde yokmuş.
Yani bunları sadece Türkçe bilenler anlayabildi. Dünya bilmiyor. :)

Grup toplantısındaki konuşmasını dinledim.
Monşer demeden yine diplomatları eleştirirken "Ben siyasetçiyi, diplomasiden anlamam" dedikten sonra;
"Ben konuşmamda çok diplomatik davrandım" demesi ilginçti.
Hele moderatör omuzuma elini koyduğunda başka birşey de yapabilirdim ama yapmadım, diplomatik davrandım" demesi daha da ilginçti.
Akla hemen bir kroşe, bir kafa geliyor. :D

qw19
03-02-2009, 14:08
Başlıkta AB süreci, Amerika politikaları, Ortadoğu, Filistin, İsrail, Arap dünyasında Türkiye bunların hepsi tartışıldı. RTE-Davos fazlaca yer işgal etmedi, sonuçları açısından ne getirir/götürürden çok Türkiye'nin yeri, tavrı ne olmalıdır hakkında fikirler öne sürüldü, uzunca süredir olmayan canlı tartışmalardan biriydi.

Bundan daha geniş ve kapsamlı konu da bu ara aklıma gelmiyor. Yoksa başlığın adına aldanmayalım.

Selamlar.

pante
03-02-2009, 14:17
Filistin ve İsrail'in bu güne gelmesinin tarihini şöyle özet olarak bulabileceğim bir link bilen var mı?

Kısa bir özet olarak aşağıdaki link uygun olabilir K.C.

http://www.tumgazeteler.com/?a=4510882

Titan
04-02-2009, 13:23
BOP süreci tamamlanıncaya kadar, başbakanın çıkışlarını alttan almaya devam edebilirler.

Ve bu sürecin tamamlanması için, Türkiye'nin "ılımlı islam" modeliyle bu coğrafyada ki müslüman ülkelere "abilik" gibi bir misyonun ilk aşamasının tamamlanmasıyla birlikte, islam ülkelerinin onu artık bir "halife" olarak tanımlaması ile 2. aşamaya geçtiğinin göstergesi olabilir mi? Bunların hepsinin dış destekli bir senaryo olduğunu da hatırlatarak.

Diğer yandan, Başbakanın bir süre önce BOP'un işlerliğini yitirdiğini açıklamasıyla eşbaşkanlığının misyonunun da tamamlandığını düşünerek, dış politikadan çok iç politikaya (ki bunu yapmanın en iyi yöntemlerinden biri islam dışı dinlere karşı yapılan taciz) yönelerek yaklaşan yerel seçimleri garantiye almak da olabilir.

Bunları öğrenmek içinde zamana ihtiyaç var, en azından orta vade de bu "çıkışın" yansımaları netleşecektir.

cigi
05-02-2009, 01:54
Tayyip Erdogan su anda Arap halklarinin kahramani mi?

http://mideast.blogs.time.com/2009/02/02/erdogan-arab-hero/

Time dergisinin 2 Subat 2009 yayiminda sn.
Scott MacLeod/Cairo yazisi ve düsünceleri ile makalesi...:)

Neden gülümsüyorum? Cünkü benim, olmasini savundugum diplomatik dilin nasil olabilecegini acikliyor.

Ayrica Davos' ta olan RTE nin davranisinin diplomasi ile bir ilgisi olmadigini ve bunu ancak tiyatro oyuncularinin basari ile yapabilecegini acikliyor.:D

Erdogan struggled with moderator David Ignatius' efforts to conclude the discussion at the appointed hour, shouting, "One minute, one minute!" and "Don't interrupt me!" before eventually getting up and theatrically walking off the stage..

Fakat yazinin sonlarina dogru su anda Arap' larin en kahraman ve saygin kisisinin, denizden su icme aritma tesisilerinin yapilmasini saglayan kisi olan, Seyh Mohammed bin Rashid al-Maktoum'un oldugunu belirtiyor yazar.

Iran cumhurbaskani Ahmedi Nejad'in ve RTE nin cok ismi anilan kisiler olmadigini söylüyerek söyle bitiriyor makalesini:

Cok yazik ki, Israil ve Filistin halklarinin baris icin arabuluculuguna soyunmus bir siyasetci ve basbakanin, Israil Cumhurbaskanini katil olarak nitelendirerek, bu baris sürecine darbe vurmustur ve baris konusmalarinin kesilmesini saglamistir.Fakat Arap toplumunun hasas hisleri ile oynamistir. Bu yüzden cok daha güclü Arap liderlerinin bu konu üzerine egilmelerini mecbur etmistir.

Saygilar,

imhotep
05-02-2009, 22:09
http://www.penguen.com/content/Kapak/kapak333.jpg

imhotep
06-02-2009, 03:07
Televizyonda tartışma programı yöneten biri olarak, farklı görüşten konuklara adil davranma zorunluluğunu ve ateşli bir tartışmada eşit süre ilkesine sadık kalmanın zorluğunu iyi biliyorum.

Bu gözle, Gazze oturumunu Davos’un resmi sitesinden bir kez daha, dikkatle izledim.
http://gaia.world-television.com/wef/worldeconomicforum_annualmeeting2009/default.aspx?sn=7017

Gözlemlerimi aktarayım:

Planlı bir çıkıştı

1) Paneli Türkiye istemiş. Erdoğan’ın hem dünyaya hem de “içeriye” yönelik bir çıkışı önceden planladığı anlaşılıyor.

2) Oturumu, Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Schwab’ın yönetmesi planlanmış. İki gün önce Ignatius adı ortaya çıkmış. Türkiye itiraz etmiş, ama üstelememiş. Erdoğan’ın ilk hatası, hakkaniyetinden emin olmadığı bir moderatörle yola çıkması...

3) İkinci hata; süre... Böyle netameli bir konu ve önemli konuklar için 1 saat, çok az...

4) Genelde âdet, konukları ilk turda kısa konuşturmak, ikinci turda birbirlerini yanıtlamaları için yeniden söz vermektir. Moderatör öyle yapmadı; ilk turda uzun konuşmalarına fırsat verdi; tartışmaya zaman bırakmadı.

Süre hesabı yanlış

5) Erdoğan, moderatörü haşlarken “Peres 25 dakika konuştu, ben 12 dakika konuştum” demişti.

Kronometreyle ölçtüm. Durum şu:
Ban Ki-moon 7 dakika 20 saniye konuşmuş.
Erdoğan 16 dakika konuşmuş.
Amr Musa 12 dakika 45 saniye konuşmuş.
Peres 21 dakika konuşmuş.

Yani Erdoğan kendi konuşma süresini olduğundan 4 dakika az, Peres’inkini ise olduğundan 4 dakika çok söylüyor.

8 tane “One minute”

6) Peres’in kendisini eleştiren diğer 3 konuşmacıya birden cevap vermeye çalıştığı düşünülürse bu süre adil sayılır.

7) Oturum tam 1 saatte tamamlanıyor. Moderatör, “Bu tartışma gece boyu sürebilir” diyerek kapatırken, Erdoğan söz isteyince, koluna dokunarak (evet, ilk o dokunuyor) engellemeye çalışıyor. Bunun üzerine Erdoğan da onun kolunu tutarak “one minute”lere başlıyor. Ve 8 kez (saydım; tam sekiz kez) “Bir dakika” diyerek söz istiyor.

8) Ama “1 dakika”da kalmıyor. 1.5 dakika konuşup önündeki kâğıtları açınca, moderatör “Süremiz doldu” diye uyarıyor. “Sözümü kesmeyin” diyor.

Erdoğan ve 2 dakikayı buluyor. Ignatius’un eli o zaman omuza konuyor. Erdoğan bu kez ona patlıyor. Ve 3 dakika sonunda duruyor.

Tercümedeki eksik

9) Gelelim asıl sürprize:
Bandı İngilizce izleyince simültane tercümanın belki telaştan, belki diplomatik bir skandala engel olmak için bazı sert sözleri atladığı ya da dozunu düşürdüğü anlaşılıyor.
Mesela Erdoğan Peres’e, “Sesin yüksek çıkıyor. Sesinin çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisiyledir” diyor. Çeviri şöyle:
“Çok güçlü bir sesiniz var. Belki de kendinizi biraz suçlu hissettiğinizden sesiniz güçlü çıkıyor.”
Erdoğan’ın “Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözü tercüme edilmemiş.
“Benim için Davos bitmiştir” sözü de...
Dolayısıyla, Peres ve Türkçe bilmeyen dünya, Erdoğan’ın diklenişini bizimle aynı dozda hissetmemiş.

10) Son bir gözlem:
Erdoğan paneli terk ederken Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa onu ayakta tebrik ediyor, sonra da peşinden gitmeye teşebbüs ediyor. Tam gidecekken BM Genel Sekreteri’nin “Gel otur” işaretiyle koltuğuna dönüyor.

Futboldaki gibi, bazı pozisyonlarda kimin kime faul yaptığı, hakemin nerede şaştığı, bandı başa sarıp yeniden izleyince daha iyi anlaşılıyor.

Can Dündar, Milliyet

KızıL
07-02-2009, 01:59
şimdi biz bu baibakanın zaten ne kadar konuşma kıtı edebiyat yoksunu türkçe katili vede argo kralı olduğunu biliyoruz ... benim asıl şaşırdığım nokta ise böle bir emperyalizm uşağının tutupda orada kasımpaşalı damarı tutupta heyyytt yakarım ulenn dediğini sanan insanlara yanarım.. görünmüyormu abd nin oyunları hazır seçim yaklaşıyor tabanımla aram açıldı bu israille yapılan anlaşmalar bizi zora soktu hacıı diyerek abd ye yalvaran birisini görmek zormu?? hacı bi kıyak yap bizede durumu kurtaralım dediğini duymuyorlar mı??
delikanlılık yapacak sa şöyle konya üssünden başlansa ya? yada tank anlaşmaları? zaten gerisini sölemeye bile gerek yok.... izim karnımız bu hikayelere tok! haydi sen git senin gibileri kandır...

cigi
08-02-2009, 13:36
Son günlerde, R.T.E. nin Davos' da sergiledigi komedi ile ilgili, yabanci basinda cikan yazilari takip etmeye calisiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Basbakani ile dalga geciliyor, alay ediliyor.:mad:

Hic kimse, kendi sahsi cikarlari ugruna, benim ülkemin sayginligini ayaklar altina altina alamaz, buna hakki yoktur.:mad:

T.C. Basbakani olarak bir ulusu temsil eden kisi, bunun bilicinde degil ise yaziklar olsun..

Bu basit ve cirkin gösteriye, cikarlari ugruna destek verenler ve 15 gün sonrasini bile beyinlerinde idrak edemeyip alkis tutanlar; simdi ilerde neler olabilecek diye kafalarini ellerinin arasina alsinlar ve baslasinlar düsünmeye.

Arap yallellisi de bitti.

"Arap olmayan tarafların, Arap ülkelerindeki gelişmelere, yıkıcı bir şekilde karışmasından rahatsızlık duyulduğu" ifade edilerek, bildiri yayimlamislardir.:D

http://www.ekolay.net/haber/haber.asp?pid=64&haberid=592773

Buyrun cenaze namazina.

karadenizli
08-02-2009, 14:11
Televizyonda tartışma programı yöneten biri olarak, farklı görüşten konuklara adil davranma zorunluluğunu ve ateşli bir tartışmada eşit süre ilkesine sadık kalmanın zorluğunu iyi biliyorum.

Bu gözle, Gazze oturumunu Davos’un resmi sitesinden bir kez daha, dikkatle izledim.
http://gaia.world-television.com/wef/worldeconomicforum_annualmeeting2009/default.aspx?sn=7017

Gözlemlerimi aktarayım:

Planlı bir çıkıştı

1) Paneli Türkiye istemiş. Erdoğan’ın hem dünyaya hem de “içeriye” yönelik bir çıkışı önceden planladığı anlaşılıyor.

2) Oturumu, Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Schwab’ın yönetmesi planlanmış. İki gün önce Ignatius adı ortaya çıkmış. Türkiye itiraz etmiş, ama üstelememiş. Erdoğan’ın ilk hatası, hakkaniyetinden emin olmadığı bir moderatörle yola çıkması...

3) İkinci hata; süre... Böyle netameli bir konu ve önemli konuklar için 1 saat, çok az...

4) Genelde âdet, konukları ilk turda kısa konuşturmak, ikinci turda birbirlerini yanıtlamaları için yeniden söz vermektir. Moderatör öyle yapmadı; ilk turda uzun konuşmalarına fırsat verdi; tartışmaya zaman bırakmadı.

Süre hesabı yanlış

5) Erdoğan, moderatörü haşlarken “Peres 25 dakika konuştu, ben 12 dakika konuştum” demişti.

Kronometreyle ölçtüm. Durum şu:
Ban Ki-moon 7 dakika 20 saniye konuşmuş.
Erdoğan 16 dakika konuşmuş.
Amr Musa 12 dakika 45 saniye konuşmuş.
Peres 21 dakika konuşmuş.

Yani Erdoğan kendi konuşma süresini olduğundan 4 dakika az, Peres’inkini ise olduğundan 4 dakika çok söylüyor.

8 tane “One minute”

6) Peres’in kendisini eleştiren diğer 3 konuşmacıya birden cevap vermeye çalıştığı düşünülürse bu süre adil sayılır.

7) Oturum tam 1 saatte tamamlanıyor. Moderatör, “Bu tartışma gece boyu sürebilir” diyerek kapatırken, Erdoğan söz isteyince, koluna dokunarak (evet, ilk o dokunuyor) engellemeye çalışıyor. Bunun üzerine Erdoğan da onun kolunu tutarak “one minute”lere başlıyor. Ve 8 kez (saydım; tam sekiz kez) “Bir dakika” diyerek söz istiyor.

8) Ama “1 dakika”da kalmıyor. 1.5 dakika konuşup önündeki kâğıtları açınca, moderatör “Süremiz doldu” diye uyarıyor. “Sözümü kesmeyin” diyor.

Erdoğan ve 2 dakikayı buluyor. Ignatius’un eli o zaman omuza konuyor. Erdoğan bu kez ona patlıyor. Ve 3 dakika sonunda duruyor.

Tercümedeki eksik

9) Gelelim asıl sürprize:
Bandı İngilizce izleyince simültane tercümanın belki telaştan, belki diplomatik bir skandala engel olmak için bazı sert sözleri atladığı ya da dozunu düşürdüğü anlaşılıyor.
Mesela Erdoğan Peres’e, “Sesin yüksek çıkıyor. Sesinin çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisiyledir” diyor. Çeviri şöyle:
“Çok güçlü bir sesiniz var. Belki de kendinizi biraz suçlu hissettiğinizden sesiniz güçlü çıkıyor.”
Erdoğan’ın “Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözü tercüme edilmemiş.
“Benim için Davos bitmiştir” sözü de...
Dolayısıyla, Peres ve Türkçe bilmeyen dünya, Erdoğan’ın diklenişini bizimle aynı dozda hissetmemiş.

10) Son bir gözlem:
Erdoğan paneli terk ederken Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa onu ayakta tebrik ediyor, sonra da peşinden gitmeye teşebbüs ediyor. Tam gidecekken BM Genel Sekreteri’nin “Gel otur” işaretiyle koltuğuna dönüyor.

Futboldaki gibi, bazı pozisyonlarda kimin kime faul yaptığı, hakemin nerede şaştığı, bandı başa sarıp yeniden izleyince daha iyi anlaşılıyor.

Can Dündar, Milliyet

Ne yapalım özür dileyelim
o zaman peresten
dimi imhotep
böyle zorlamalı yorumlarda tabiki haklıyken
haksız konuma
geçersiniz

imhotep
08-02-2009, 16:07
Sevgili karadenizli bu yazıdan çıkara çıkara özür dilememiz gerektiğini mi çıkartabildiniz?

sheyhzade
08-02-2009, 16:07
Karadenizli bazen acaba bu vatandas ; site tarafindan
uyeleri ataslemek icin yaratilmis,olmayan bi sahis mi acaba
diye dusunmekten kendimi alamiyorum.

Haklisi haksizi mi var simdi burda.Burda yazilanlar gozlem.
Neresine ne sekil itirazin var?

Erdoğan 16 dakika degil 12 dkk mi konusmus?
“Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözü tercüme edilmemiş.
edilmis mi yani??

böyle zorlamalı yorumlarda tabiki haklıyken
haksız konuma
geçersiniz

hakli olunan konu ne mesela??

Baykal lafi koydu iste.Askerin basinda cuval varken nerdeydi??
Yok efendim aramista,yok birakilmalarina vesile olmus...

Aman aramasaydi..Zahmet etmis..

qw19
08-02-2009, 16:37
Sevgili karadenizli bu yazıdan çıkara çıkara özür dilememiz gerektiğini mi çıkartabildiniz?

Ben İmhotep'in yazısından başbakanın hareketinin yersiz olduğu sonucunu çıkarıyorum, hareket yersizse özür dilemekte de beis yok. Moderatör bir parmak atmış noolacak.

1300 ölü, 5000 yaralının hareketi de yersiz. Hele hele 600 çocuğun kendilerini öldürtmelerine ne demeli. Filistin'e hiç yakıştıramadım.

Filistin derhal özür dilemelidir, İsrail harekatına gerek kalmadan intihar etmeliydiler, Aşure törenlerine katılıp kendilerini yaralamalı, kendi binalarınıda yıkmalıydılar.

Bu arada İsrail Aşure törenlerine bedava bıçak gönderecekmiş.

Selamlar.

imhotep
08-02-2009, 19:16
qw19 da aynı karadenizli gibi anlaşılması gereken şeyi anlamış. Tebrikler...

qw19
08-02-2009, 21:54
Karadenizli'ye haksızlık ediyorsun İmhotep yazısını 12 den önce yazmış bir kere.
Selamlar.

Ratiönalism
08-02-2009, 22:13
Benim gözümle Başbakan

*Kabadayı.%100 İstanbul Kabadayısı
*Kendini yükseklerde gören
*Zavallı
*Boşbakandır
*Saygısız,hoşgörüsüz
*Mahalle karıları gibi bağıran:D
*Sunni İslam Faşistliğini iyi yolla gösteren
*Korkak:D

imhotep
09-02-2009, 00:18
Karadenizli'ye haksızlık ediyorsun İmhotep yazısını 12 den önce yazmış bir kere.
Selamlar.

Ha, tamam o zaman. Şimdi seni mi ona, onu mu sana vurmam lazım? :rolleyes:

aydoe
23-02-2009, 22:09
Yılın siyaset fotoğrafı dalında Hürriyet Gazetesi Foto Muhabiri Hasan Tüfekçi'nin 'T.C Başbakanlık' isimli fotoğrafı üçüncülüğe layık görüldü

http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/7901_254_23022009_12.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=7901&page_number=2)

cigi
26-02-2009, 01:36
Bakalim Belediye secimlerine etkisi ne olacak?

http://www.medyatava.com/haberimages/03022009224106.jpg

cigi
26-02-2009, 02:12
Öldürmeyeceksin, bunu böyle bilesin...

http://www.klipmekani.com/tag/komik-tayyip-erdogan-sarkisi/

One munite...Olmaz, olmaz...One munite.

Vaaay, T.C. Basbakani vay...

cigi
27-02-2009, 02:58
Yukarida verdigim linkden, arkadaslar izleyememis.

http://www.youtube.com/watch?v=a_B4I17dHIE (http://www.youtube.com/watch?v=a_B4I17dHIE)

cigi
03-03-2009, 00:24
Deniz Baykal: Başbakan maganda üslubu kullanıyor

http://www301.mackolik.com/Nethaber.Statics/Images/news/r/v/rtekarikaturkzsbbbzzzzzi.jpg


http://www.nethaber.com/Politika/92234/Deniz-Baykal-Basbakan-maganda-uslubu-kullaniyor

cigi
03-03-2009, 13:15
‘Maganda üslubu’ mahkemelik oldu

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&VersionID=23696&Date=02.03.2009&ArticleID=924146


Al birini, vur öbürüne...

Birisi siyaset hayati boyunca basbakan olamamis ihtiraslari bitip, tükenmek bilmeyen B.C.H.P ( Baykalin Carsafli Halkim Partisi ) lideri....

Digeri hic ummadigi bir sekilde basbakan olarak, her konustugunu ve yaptigini agzina yüzüne bulastiran T.A.K.P ( Tayyibin Attigimi Kondururum Partisi ) lideri...

Tayyip'e cok özel secim ayarlandirildigini ve buna yardimci olan Baykal'i ben unutmadim.

Geldigimiz su anda ise:

Göbek kasintilarinin, ïyilestirilemedigi gibi, bu kasinti hastligi, bedenlerin popo bölümüne sicramis durumda...

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üzerinde, kirmizi alarm isiklari yanip sönmeye baslamistir...

Ülkemin bütün saglik ve sivil savunma ekiplerini göreve cagiriyorum... Doga ve canlilari yasatma gönüllüleri calisanlarina da ayrica sesleniyorum....

S.O.S

S.O.S

S.O.S

cigi
05-03-2009, 01:08
Iste T.C. Basbakani

http://www.youtube.com/watch?v=Q6txJN3xox0&playnext=11&playnext_from=QL

prozac
09-03-2009, 00:17
Tüm Mersin '' Dünya lideri şehrimizde '' pankartlarıyla dolu..

Önlem olarak gözaltına alındı...

http://www.kenthaber.com/Haber/Genel/Normal/o-malum-ciftci-ise-gozaltinda/790b075f-d308-4e4f-97f4-eb36fbbd486c.aspx

unbe
09-03-2009, 14:48
dün akşam haberlerde söylediler
geçen yıl RTE'nin ananı da al git lan dediği çiftçi sabah gözaltına alınmış....
bunların demokrasi anlayışı bu kadar işte.

cigi
09-03-2009, 15:40
dün akşam haberlerde söylediler
geçen yıl RTE'nin ananı da al git lan dediği çiftçi sabah gözaltına alınmış....
bunların demokrasi anlayışı bu kadar işte.

Sevgili unbelieving;

Bunlarin demokrasi anlayisi yoktur ve hic olmamistir.
Demokrasi bunlar icin; seriat yönüne dogru giden trendir.:)

Bindikleri trenin koltuklarini söktüler,hertarafini parcaladilar.:mad:

Kompartmanlarinin icine yesil takkeli, tahta kilicli imamlari doldura, doldura yollarina devam ediyorlar.

Elbet bir gün bu tren, gidecegi hedefe varamadan; bir istasyonda uzun süreli ihtiyac molasi vermek icin duracak...:)

Yurdunu seven, gelecegini düsünen insanlarin hepsi de o istasyonda olacaklar. Kimse merak etmesin.

Saygilar.

unbe
09-03-2009, 18:58
sevgili Cigi
zaten öyle diyerek avutuyoruz kendimizi
yoksa bu karışıklıkta bu zor yaşam koşullarında delirmemek işten bile değil....

mehmetsalih
09-03-2009, 22:13
Sevgili unbelieving;

Bunlarin demokrasi anlayisi yoktur ve hic olmamistir.
Demokrasi bunlar icin; seriat yönüne dogru giden trendir.:)


:)doğru söylüyorsun ama şunuda unutmayalım sosyalist biri içinde aynısı geçerli.

azınlık
09-03-2009, 22:30
... sosyalist biri içinde aynısı geçerli.

Hadi canım, ne şekilde?

A.

mehmetsalih
09-03-2009, 22:52
ya halkların hantalaşması, marxın esas sayılması sınıfların kalkması... bu dogmatizm değilde ne? sana göre sosyalizm güzel ise benim için cumhuriyet-hilafet. Cihat ve devrimle binlerce kanın akıtılması... ye-iç eğlen sen devleti boş ver. ne olursa olsun sen dünyayı değiştirsen unutma! kendine getirirsin farklı bir yere götürmesin. madem insan eşit o halde tüm düzenlerde aynı... çünkü her düzeni bir insan kurar.... sevgiler...

cigi
09-03-2009, 23:03
benim için cumhuriyet-hilafet

Bu ne demek simdi?

Cumhuriyet ve hilafet:)

Imam hatip mezunlari ile kacak dergahlardan, sokaklara salinan takkeliler cogaldikca, bakalim daha neler duyacagiz, neler görecegiz?:D

Cumhuriyet-hilafet öyle mi?

Bir madalyayi da sen hak ettin... Tebrik ediyorum seni..:p

cigi
09-03-2009, 23:05
http://www.youtube.com/watch?v=DXv8t4j6DH8&feature=related

mehmetsalih
09-03-2009, 23:17
CEVcevap vermediğin için bende cevap yazamıyom. Ben her gundinin oy kullanmasına karşıyım. ben imam hatiplide değilim. üstelik dorudan demokrasi nerde var? hilafete gelince herhalde sen hiç dört halifenin nasıl seçildiğni bilmiyon. neyse benim için hiçbiriside önemli değil. ben sadece şunu savunuyorum her sistemide insan çıkarmış bu yüzden kand dökmeye gerek yok...

mehmetsalih
09-03-2009, 23:18
ben bunu dinemiştim. erdoğana karşı tutumumu bilmiyrsun. ama sen kategorik olarak algılağın için benide bir gruba görmeden sokmuşun.

mehmetsalih
09-03-2009, 23:22
sizin birinci yanlışınız insanları gruplara sokmak. müslümanların tarihini ilmini bilmeden eleştriyorsun. bizim raven, ibn rüşt, gazali, ibn teymiye, ibn arabi, ibn sinalarımız var. sen bizi daha tanımamışsın bir kaç degahçıyla muuhabet etmi,şin. o kadar. biz o kadar geniş bir toplumuzki kuran mahluktur deyip ayetleri abdlara yönelten olduğu gibi, kuran vardı deyip dogmatikleşenlerimizde vardır. sen anarşist bir ateist ile mücadeleci,sosyalist bir ateisti bir tutabilirmisin.

azınlık
09-03-2009, 23:29
sana göre sosyalizm güzel ise benim için cumhuriyet-hilafet ...

Ona ne şüphe ...

... madem insan eşit o halde tüm düzenlerde aynı... çünkü her düzeni bir insan kurar.

Ha şunu bileydin, niye din saçmalıktır diyoruz zannediyorsun?

A.

cigi
09-03-2009, 23:45
CEVcevap vermediğin için bende cevap yazamıyom. Ben her gundinin oy kullanmasına karşıyım. ben imam hatiplide değilim. üstelik dorudan demokrasi nerde var? hilafete gelince herhalde sen hiç dört halifenin nasıl seçildiğni bilmiyon. neyse benim için hiçbiriside önemli değil. ben sadece şunu savunuyorum her sistemide insan çıkarmış bu yüzden kand dökmeye gerek yok...

Imam hatipli olmadigin belli oldu.
Tarikatin birinde yetistirmisler seni.:)
Hadi gel ismini de söyle su tarikatin, kartlari acik oynayalim.
Diger bir konu ben seni tanimiyorum...

Ayrica bu gibi durumlarda tercüman istiyorum sitemizden.
Sagolsun Evrensel hocam, hemen kosup yardima geliyor.:)

Evrensel hocam, yardiminiza gereksinim var...

KızıL
10-03-2009, 00:01
mehmet salih sosyalizmle bunları aynı kefeye koyman sosyalizmi hiç bilmıyor olmandan kaynaklanıyor olsa gerek.. senin için iyi benim için iyi sistem tartışması yapmıyoruz bir bir sistem alternatifi sunarken insanlığın geneli için ve insanca yaşamak için şimdilik en iyi olandan bahsediyoruz...
insanın olduğu her yerde hatalar olabilir ancak hata olmayan kasti yapılan şeyler farklıdır.. sosyalizm kadar dogmatik olun başka bişey istemem...

evrensel-insan
10-03-2009, 00:10
Saygideger cigi;

mehmetsalih´isimli üyeden Alıntı
CEVcevap vermediğin için bende cevap yazamıyom. Ben her gundinin oy kullanmasına karşıyım. ben imam hatiplide değilim. üstelik dorudan demokrasi nerde var? hilafete gelince herhalde sen hiç dört halifenin nasıl seçildiğni bilmiyon. neyse benim için hiçbiriside önemli değil. ben sadece şunu savunuyorum her sistemide insan çıkarmış bu yüzden kand dökmeye gerek yok... Tercumesi

Sizden, benim yazdigima cevap alamadigim icin; ben de cevap yazamiyorum.(demek mesajlar ancak cevap olarak yaziliyor!) Dinler oyuncak degil, oyle hergun oy kullanilarak; uzerinde karar verilmez. Ayrica, ben imam hatipli olsam, dediklerini kabul edebilirim. Dort halife bile demokrasiyle secilme di ki!, sen demokrasi istiyorsun. Uzun lafin kisasi; sistemleri, insanlar ortaya koyar. (o yuzden sistem ne olursa olsun, kabul edilmelidir-bunu ben anlam tamamlansin diye ekledim.) Sistem icin; kan dokmek gereksizdir.

Buyur, tepe tepe kullan.:D

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
10-03-2009, 00:29
Sagolasin sevgili evrensel hocam.
Hemen imdadima yetisiyorsun.

Gercekten bir sey anlamiyorum, ben bunlarin yazdiklarindan.
Sen de cok güzel ceviri yapiyorsun.

Bizim tercüme grubuna da ceviri yapsana.
Baskanimiz aydoe'ya karsi bayagi mahcub olduk.
Son zamanlarda bir seyler bulamiyoruz tercüme edecek.
Bunun gibi takim calismasi yapabilirsek, degerli bilgileri arkadaslara kazandiririz.

Ben birde Arap'ca bilen birisini bulabilirsem, takimi tamamlariz diye düsünüyorum.Sen ne dersin?

Saygilar.

evrensel-insan
10-03-2009, 00:36
Saygideger cigi;

Eger bana sorarsan, ben Turkiye de; cografi ve tarihten gelen, tum farkli dillerin ve onlari konusanlarin bir tercume burosu olmali ve her arkadasta; konustugu dil temelinde, arastirma yapip; siteye aktarmali. Boylece; Anadolu, o zaman; tam da Anadolunun agzindan aktarilmis olur. Ben bu konuda fakir kalmisim, bir tek Turkce ve kus dilini biliyorum. :)

Saygilarimla;
evrensel-insan

mehmetsalih
10-03-2009, 00:47
Gelde bunlarla tartış! işine gelmedimi laf kalabalığıyla def et. kızıl ordu her nedense tecume gerekmeden anlamış tartışmaya gelmiş fakat siz herhalde anlamazlıktan geliyorsunuz. Evet en güzeli dediniz. Ohalde neden dogmatik birşeyi kabulenmemi istiyorsun? hani en güzeli herçağda oluyordu. Şuan kulandığın en güzel ise gelecek çağda daha güzeli olur ve senin güzel dediğin aslında güzel olarak değilde barbar olarak görünür. Neymiş demeki çağa-kişiye ve çevreye göre insan güzel-kötü tanımını yaparlar. Çıplak kadın şimdiye kadar adilik olarak görülürken ressamlar zevkle etik bir zeminde çalışmalarını sürdürürler. peki senin sosyalizm deyip bir kaç yüzyıl önceki dogmayı bu çağa taşımanla benim birkaç yüzyıl önceki dogmayı taşımam arasındaki fark ne? isterseniz evrensel bunu da tercüme ederde bir bahaneniz olmaz. Azınlık senin mesajların niye çöptekenesine atılmıyor. normalde biz böyle şeyler yazınca hemen çöp kovasında buluyoruz kendimizi. sen sadece slogan atırsun. başka ne yapıyorsun ki? diğerleride dalga geçiyorlar. on kişi arasında bir düşünen çıktıda doru düzgün cevap! vermeye çalıştı tşk. kızıl ordu. hem bana göre ihtilaf rahmetir. bunuda evrensel tercume eder artık.

cigi
10-03-2009, 01:10
Ben bu konuda fakir kalmisim, bir tek Turkce ve kus dilini biliyorum. :)


Tamam iste evrensel hocam.
Ben senden niye yardim istiyorum.;)

Bu dili ve Türkce biliyorsun birde fakirim diyorsun.
Baskanimiz aydoe, mum ile kus dili bileni ariyor.
Yasadik be hocam.:)

Kac cesit bunlar biliyorsun degil mi?

Saygilar.

evrensel-insan
10-03-2009, 01:25
Saygideger cigi;

Ben birtek "epce, aapca" lisini ve duz kusdilini biliyorum. Yani. "g" eklemeli olanini. Yoksa, baska cesitleri de mi var? ;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
10-03-2009, 01:26
bunuda evrensel tercume eder artık.

evrensel hocam seni yormuyorum umarim.:)

Arkadas hangi tarikata mensup oldugunu bir türlü söyleyemedi.;)
Bak senin bildigin diger dilden yaziyor öyle.

Saygilar.

cigi
10-03-2009, 01:28
Ayni kafadan bir tane basbakanimiz var.

http://www.youtube.com/watch?v=NMtYDn-BtxM&feature=related (http://www.youtube.com/watch?v=NMtYDn-BtxM&feature=related)

azınlık
10-03-2009, 11:23
Azınlık senin mesajların niye çöptekenesine atılmıyor. normalde biz böyle şeyler yazınca hemen çöp kovasında buluyoruz kendimizi. sen sadece slogan atırsun. başka ne yapıyorsun ki?

Valla o soruyu bana değil yöneticilere soracaksın ... demek ki çöpe atmaya uygun görmüyorlar.

Evet haklısın, ben sloganlarla konuşmayı severim; onlar düz laflardan daha fazla etki yapıyor. Hem zaten her Platon'un bir Phaedrus'a ihtiyacı yok mudur? Hadi gel çık işin içinden ...

A.

mehmetsalih
10-03-2009, 20:48
Yakında edebiyat bölümünde tartışırız. Ben edebiyatçı değilim vala. Ama istesen tatlı tatlı cafede konuşuruz. Vala doğru söylüyorsun bizim sokreteslere çok ihtiyacımız var.

cigi
10-03-2009, 21:28
Yakında edebiyat bölümünde tartışırız. Ben edebiyatçı değilim vala. Ama istesen tatlı tatlı cafede konuşuruz. Vala doğru söylüyorsun bizim sokreteslere çok ihtiyacımız var.

Sen birak edebiyat bölümünde tartismayi, önce Türkce ve dilbilgisi kurslarina katil.:D

Bulundugun cemaat ya da hangi tarikat ise, orada beynine neler doldurulmussa onlari burada satmaya calisiyorsun.

Cok farkediliyorsun, insan alt yapiyi olsun biraz saglamlastirir.
Bilmemek ayip degil ki...:)

cigi
10-03-2009, 21:32
Kim Bu Adam?

Bu adam yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.

Bu adam ilköğretim çağında zorunlu dini eğitim alır.

Bu adamın aile kökeni kimse çözemeyeceği kadar karanlıktır.

Bu adamın ailesinde daima gizlenen bir Yahudi bağlantısı vardır.

Bu adamın ruhsal yapısı çok dalgalı ve düzensizdir.

Bu adam gençliğinde ve ileri yaşında karşıtlarına argo ile yanıt veren küfürbaz ve külhanbeyi tavırlı biridir.

Bu adam verdiği sözleri tutmayan ve imzaladığı açık/gizli anlaşmalara uymayan biridir.

Bu adam devlet yönetimi konusunda CAHİL ama BASKICI ve ŞANTAJCIDIR.

Bu adam kendi anadilini bile doğru dürüst konuşamadığı gibi yabancı bir dil de öğrenmek istememiştir.

Bu adam kendi ülkesinde ALT ve ÜST kimlikler bulunduğuna inanır.

Bu adamın kendi devleti ve ordusuyla derin sorunları vardır.

Bu adam hem özel yaşamında hem de siyasi faaliyetlerinde daima MAĞDURU oynamıştır.

Bu adam gençliğinde çok yoksulluk çektiğini öne sürerek sürekli olarak haksız kazanç dahil her türlü yoldan çok para kazanma hırsı ile yaşamıştır.

Bu adamın cinsel sapmaları olduğu ve/veya cinsel sorunlar yaşamış olduğu anlaşılmıştır.

Bu adamın epilepsi (sara) hastalığına duçar olduğu ve zaman zaman ‘Fit' diye bilinen buhranlar geçirdiği hep gizlenmiştir.

Bu adamı bir gizli örgüt, ülkesinde lider yapmaya karar vermiştir.

Bu adam başbakan olunca cumhurbaşkanını halkın seçmesini istemiş ve kendisinin cumhurbaşkanı yapılmasını dilemiştir.

Bu adamı iktidara getiren gizli örgüt, onu kullanarak ülkesinde DEVLETİ çökertmiş ve VATANI böldürmüş ve işgal uğratmıştır.

Bu adam tarihin tanıdığı EN KİFAYETSİZ MUHTERİS LİDERDİR.
Bu Adamı Tanıdınız Mı?

Bu adam Adolf Hitler'dir.

Size birisini anımsatıyor mu?


Kaynak: ‘Bilinmeyen Hitler', Aytunç Altındal, Alfa Yay. 15.Baskı, 2006

unbe
11-03-2009, 10:23
sevgili cigi
anımsattı anımsatmasına ama anımsattığı şahısın yanında hitler masum çocuk bence.....
söz konusu şahıs hala utanmadan yüzü kızarmadan milletin gözünün içine baka baka yalan söylemeye devam ediyor
ekonomik krizi umursamıyor bişi olmaz diyor
olmaz tabii kendisine ve yedi sülalesine
olan zavallı vatandaşa oluyor
millet kriz geçirip birbirini öldürüyor
dur bakalım nolcak
ben sonumuzu bu gidişle hayırlı görmüyorum ya neyse.....

cigi
12-03-2009, 01:57
Bir baska bu Basbakan

http://www.youtube.com/watch?v=eKhLSL9EKAA

unbe
12-03-2009, 10:10
videoyu izledim Cigi
Arada ne kadar fark var anlaşılıyor
hala bu millet nasıl böyle alçak bir adama oy vermeyi düşünebilir merak ediyorum.....
araştırmalar gerçekten doğru galiba
türk halkının İQsu doksanlarda
bunun başka bir açıklaması olamaz
üstelik ülkemiz ATATÜRK gibi bir lideri tanımışken
onun devrimleriyle bugüne kadar bağımsız kalabilmişse
ben anlayamıyorum halkın mantığını
anlayan varsa bana da anlatsın....

unbe
12-03-2009, 10:14
dün haberlerde hepimiz izledik
13 yaşındaki bir çocuk RTE'nin aracı geçerken
allah cezanızı seçimlerde verecek diye bağırmıştı
bunun üzerine o çocuk korumalar tarafından otobüse tıkıldı,tartaklandı
ve RTE çocuğun ensesini tabiri caizse "çizdi"
olaylar bununla sınırlı değil
çocuk daha sonra ilçe milli eğitim müdürü tarafından çağrılıyor
ve dava açarsa okuldan atılabileceğine dair "tehdit"ediliyor.
13 yaşındaki bir çocuktan korkan bir başbakan
en ufak bir eleştiriye tahammül edemeyen bir başbakan......
insanlıktan nasibini almamış
terbiyesiz bir başbakan.....

pante
12-03-2009, 13:55
ve RTE çocuğun ensesini tabiri caizse "çizdi"

Bu çocuk boynunu çiziklerle kurtardı.
Ya geleceğin çocuklarının boyunları?

cigi
14-03-2009, 00:21
Bu videoyu izlediginiz zaman, su andaki Türkiye Cumhuriyeti Basbakaninin ve diger bakanlarin gercek yüzlerini göreceksiniz.

Bu sitede yazi yazan bütün müslüman arkadaslar. Bu videoyu izlemenizin zamani geldi. Takiye yapanlar, alli pullu yazilar yazarak insanlari kandirmaya calisanlar buyursunlar izlesinler.:)

Keyifli izlemeler dilerim.

http://www.youtube.com/watch?v=VhfnHKgF-yw

unbe
15-03-2009, 10:25
izleyemedik Cigi
Youtubedan yükledin sanırım:(

cigi
15-03-2009, 12:30
Evet youtube dan yükledim

Youtube izlemiyorsaniz birde sunlari deneyin.

Internet sayfalarinizi kapatin.

1-Baslat 2-denetim masasi 3-Ag baglantilari 4-Yerel agbaglantilarina sag tikla 5-Özelikleri ac 6-Internet iletisim kurallari (TCP/IP) üzerine basip özellikler 7- Asagidaki DNS sunucunu adresini kullan
8-Cikan yere 4-2-2-1
4-2-2-2 tamam basin
Tekrar internete girin. Bunlarda yardim etmezse baska dns ayarlarida var. Bunlari denemeniz gerekir.

Saygilar.

Emre93
15-03-2009, 12:42
http://img19.imageshack.us/img19/1851/76182914020220093jpg.gif (http://img19.imageshack.us/my.php?image=76182914020220093jpg.gif)

unbe
15-03-2009, 20:49
Cigi
ben ağ bağlantılarımı zaten değiştirdim ondan değil
arada youtube gidip geliyor sanırım ondandır....

Titan
15-03-2009, 21:24
Youtube'a girmek için google'dan "youtubejacker" diye ufak bir program var, bu programı bilgisayarınıza kurun, hiçbir yan etkisi yok, tıpkı yasaklanmadan önceki haliyle rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Bu arada muhalefet parti başkanlarınında RTE'den aşağı kalır yanı yok maalesef...

cigi
15-03-2009, 21:55
Bu arada muhalefet parti başkanlarınında RTE'den aşağı kalır yanı yok maalesef...

Cok dogru.
Onun icin al birini vur öbürüne diyorum.:)
Siyasette karsilikli olan konusmalarin seviyesi, bu kadar hic düsmemisti.
A.K.P ve R.T.E ile Türkiye Cumhuriyeti, her konuda geri gitmistir. Türkiye disindan bu fotograf o kadar net gözüküyor ki.

Adam herkesi kendine benzetti.
Cocugu sokaga yolla, ilk karsilastigi kötü kelimeleri ögrenir ve bunlari sarftedecek bir firsat kollar.

Yakin gelecekte bunlar, parlamentoda birbirlerinin ailelerine küfür etmeye baslarlarsa hic sasirmamak gerekir.:D

Saygilar.

Titan
15-03-2009, 22:33
cigi,

Siyasi üslubu boşverdim, muhalefet'in yapıcı hiçbir politikası yok, sadece RTE'nin bir önce yaptığı konuşmalara geveze kocakarılar gibi laf yetiştirmekten başka eylemleri yok, tıpkı 2007 seçimlerinde olduğu gibi. Kendilerini ve yapacaklarını anlatmaktan ziyade, RTE'nin laflarına muhalefet ediyorlar. Muhalefet, RTE'nin en büyük şansı bence...

cigi
15-03-2009, 23:05
cigi,
Muhalefet, RTE'nin en büyük şansı bence...

Sevgili Titan,

Dogru söze nedir? Hic bir sey.
Cok hakli düsünüyorsun.
T.B.M.M de bir tane dogru düzgün ne parti var ne de bir milletin vekili.
Oturduklari koltuklarin derileri ceylan derisinden degil mi?:mad:
Ceylanlarin kemikleri sizliyordur mutlaka.
Bos yere öldürüldüklerine mi yansinlar, derilerinin üstlerinde oturanlarin; akilsiz, bilgisiz, sorumsuz ve terbiyesizlerin olduklarina mi?:)

Saygilar.

prozac
26-03-2009, 01:08
İmageShack tan resim yukleyecektim son padişahın orada bile reklamı var..

http://imageshack.us/

cigi
26-03-2009, 16:14
http://www.youtube.com/watch?v=KBlPtoHkBc4&feature=related

hiramusta
26-03-2009, 23:15
Bu başlığı yeni gördüm.Keşke görmez olaydım...seviyesizlikten adeta midem bulandı ve biran için bazı arkadaşlar hakkında eşek altın semer ilişkisi aklıma geldi...
Arkadaşlar buradan uyarıyorum,herkesin birilerini eleştirme hakkı vardır ama bu hak,T.C 'nin seçilmiş bir Başbakan'ı olan bir insan için hakaret etme anlamını taşımaz.Benim ricam,hakaret babını taşıyan ifadelerin ya yazarlar tarafından ya da site yöneticileri tarafından kaldırılması.Sonra tatsızlık çıkmasın,demedi demeyin.

aydoe
27-03-2009, 00:16
''T.C 'nin seçilmiş bir Başbakan'ı olan bir insan ''

Kimin tarafından seçilmiş?
2002 seçimlerinden öce yanında olan ,birlikte Amerikaya gittiği özel kalem müdürü ve danışmanı olan Turan Çömez nerede?

Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener nerde?

Hocaları Erbakan ne diyor?
''Milli görüşten ayrıldılar Abd işbirlikçisi oldular''

Eşbaşkan seçilmişmi yoksa atanmışmı?

cigi
27-03-2009, 00:24
Bu başlığı yeni gördüm.Keşke görmez olaydım...seviyesizlikten adeta midem bulandı ve biran için bazı arkadaşlar hakkında eşek altın semer ilişkisi aklıma geldi...
Arkadaşlar buradan uyarıyorum,herkesin birilerini eleştirme hakkı vardır ama bu hak,T.C 'nin seçilmiş bir Başbakan'ı olan bir insan için hakaret etme anlamını taşımaz.Benim ricam,hakaret babını taşıyan ifadelerin ya yazarlar tarafından ya da site yöneticileri tarafından kaldırılması.Sonra tatsızlık çıkmasın,demedi demeyin.

Yok ya tatsizlik mi cikacak?
Hadi bakalim cikar elindeki tuzlugu...
Sekerlerin üstüne tuz mu dökeceksin?
Tadsizlik cikarmak icin?:D

Bu basbakanin yaptiklarini ben onaylamiyorum.
Elestiriye acik olmayan basabakanin muridimisin sen?
Onu korumak sana kaldiysa düzgünce düsüncelerini yazarsin.
Tehditmi ediyorsun sen insanlari?
Sen kimsin?

elcihanaferin
27-03-2009, 01:02
Bu başlığı yeni gördüm.Keşke görmez olaydım...seviyesizlikten adeta midem bulandı ve biran için bazı arkadaşlar hakkında eşek altın semer ilişkisi aklıma geldi...
Arkadaşlar buradan uyarıyorum,herkesin birilerini eleştirme hakkı vardır ama bu hak,T.C 'nin seçilmiş bir Başbakan'ı olan bir insan için hakaret etme anlamını taşımaz.Benim ricam,hakaret babını taşıyan ifadelerin ya yazarlar tarafından ya da site yöneticileri tarafından kaldırılması.Sonra tatsızlık çıkmasın,demedi demeyin.



Benim de başbakan hakaret ettikçe midem bulanıyor. Önüne gelene saldıran; tahammülsüz; cahil, şairleri ve filozofla imparatoru birbirine karıştıran; bugün söylediğini yarın geri alan, işine gelince yine söyleyen birisi. Ama gerçekten de kendisine yağmur yağıyor dense, bana ördek dedin pozisyonunda oluyor. Geriye doğru bir düşünün, siz hiç onu herhangi bir konuda anında cevap verirken gördünüz mü? Bunu beceremez. İlla ki danışmanları ile tartıştıktan sonra cevaplar. Yoksa en olmadık yersiz cevapları verir ve bu arada hakaret eder, birilerini suçlar.

cigi
27-03-2009, 01:25
Midemizin bulanmamasi icin gercek bir lider nasil olunurmus degisik bir dilde izleyelim ve dinleyelim.
Fakat o zaman söylenmesi gerekli olan söz icin simdi Ne mutlu Anadolu'luyum olarak algiliyorum. Her Anadolu insani benim kardesimdir.

http://www.youtube.com/watch?v=Jcfm0lEpiTA

evrensel-insan
27-03-2009, 01:42
Saygideger arkadaslar;

Bir kisinin unvan sahibi olmasi baskadir, o unvanini, yansittigi kisiligiyle yerine getirip getiremedigi baskadir, insan olmak baskadir.

Hani herkesin bildigi bir anlatim vardir; Oglu, kral olmus ve babasini yanina getirtmis, sonrada " baba, bak sen bana birsey olamazsin diyordun, bak ben kral oldum" demis. Babasi da; "oglum, ben sana kral olamazsin demedimki, adam-insan-olamazsin dedim" demis. Oglu da "neden baba?" diye sormus. Babasi"sen adam olsaydin, babani ayagina getirtmezdin" demis.

RTE, Resmi olarak TC.'nin basbakanidir. Ama, kisilerin basbakani degildir. Ustelik "adam-insan- olamadigini" da her olayda gostermekte ve kanitlamaktadir. Unvan sahibi olmak baska, olunan o unvanin hakkini vermek baskadir.

"Bir basbakan nasil olmalidir?" temelli bir soru sorulsa, herhalde verilecek cevaplara; RTE'in kisiligi, bilgisi, bilinci, birikimi, deneyimi; dusnce ve davranislari uygun dusmez.

Saygilarimla;
evrensel-insan

prozac
27-03-2009, 01:42
Ata ile rte kıyaslanamaz ...
Arada uçurum var..Biri Ülkemizin kurucusu diğeri davos fatihi Biri lider diğeri uşak..

cigi
27-03-2009, 01:58
RTE, Resmi olarak TC.'nin basbakanidir. Ama, kisilerin basbakani degildir. Ustelik "adam-insan- olamadigini" da her olayda gostermekte ve kanitlamaktadir. Unvan sahibi olmak baska, olunan o unvanin hakkini vermek baskadir.
evrensel-insan

Yasa be sevgili evrensel hocam;

Döktürmüssün gene.Midesi bulananlar iyice okusun bu koyu renkli cümleyi.

Bulanti hapimiz da vardir hani....:p

Hap fayda etmez ise bir bardak tuzlu su icmesini tavsiye ediyorum. Aninda fayda eder...:D

Rahatlarsin be kardesim... Tuvalet koridorun sonunda sagdaki en son kapi.
Gecmis olsun...

hiramusta
27-03-2009, 02:11
Üzerinde hangi akademik ünvanı taşıyorsan onu çıkarıp çöpe at Cigi.Çünkü onu taşımayı haketmiyorsun.Senin ne kadar basit bir insan olduğunu anladım.Senin de ,ülke menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarına feda eden üç kuruşluk insanlardan bir farkın yok.Yazıklar olsun.Anlaşılan kimse, yeri foseptik çukuru olan sözlerini kaldırmayacak ve bu rezalete site yönetimi de göz yumacak.Turan Dursun sitesinin saygınlığının ayaklar altına alınmasına razı oluyorsanız,siz bilirsiniz arkadaşlar.

hiramusta
27-03-2009, 02:16
Ben lafla peynir gemisi yürütenlerden değilim.Lafa bakmam,icraata bakarım.Benim için lider olan,ülkem için icraatlarıyla kendisini ortaya koyandır.

2007 itibariyle Ak Parti hükümetinin icraatları:


1 Ocak 2005 Paramızdan 6 Sıfır Atıldı TL'ye İtibarı İade Edildi.
35 yıl sonra enflasyon tek haneli rakama indi.( %31,18 den %9,9 'a indi)
2001' de % 9,5 küçülen Türkiye, AK PARTİ İktidarı'nda yıllık ortalama %7,6 oranında büyüdü
2002'de 2.598 dolar olan milli gelir, 2006'da 5.550 dolara yükseldi .
37 olan bakanlık sayısı AK PARTİ iktidarında 23'e indirildi.
2002'de %10,3 olan işsizlik oranı AK PARTİ iktidarında %9,9'a geriledi.
AK PARTİ iktidarında, 20 bin metrenin üzerinde tünel inşa edildi. Sadece Karadeniz bölgesi'nde 12 yeni tünel yapıldı.
AK PARTİ İktidarında, muhtaç vatandaşlarımıza 4 milyar 410 milyon YTL yardım yapıldı.
AK PARTİ İktidarında sanayi sektörü % 31,4 oranında büyüdü.
AK PARTİ iktidarında 55 il ve 5 ilçede kent ormanı kuruldu. ' her ilde bir kent ormanı' için çalışmalar devam ediyor.
AK PARTİ iktidarında, dünyanın en büyük projesi kabul edilen Bakü- Tiflis- Ceyhan Transit Ham Petrol Boru Hattı inşaatı bitirildi. Hattan ülkemizin yıllık kazancı 300 milyon dolar olacak.
AK PARTİ iktidarında, 7 adet yeni Polis Meslek Yüksek Okullarının sayısı 27'ye çıktı.
AK PARTİ iktidarında Türkiye, OECD ülkeleri arasında ortalama % 13, 6 oranı ile en hızlı ihraç artışı sağlayan ve dünyanın en büyük 22. ihracatçısı ülke haline geldi.
AK PARTİ iktidarında, 180bin kız çocuğu " Haydi Kızlar Okula" kampanyası ile okula kavuştu.
AK PARTİ iktidarında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) bünyesinde 229 yeni kuruluş ve 24 Ek bina hizmete açıldı.
AK PARTİ iktidarında, hastalarımızın hastanelerde, rehin tutulduğu günler sona erdi.
2002 yılında sanayi sektöründeki istihdam sayısı 3 milyon 954 bin iken AK PARTİ iktidarında, 323 bin kişi artarak 4 milyon 277 bin kişiye ulaştı.
2002 yılında 32,8 milyar YTL olan tarımın milli gelire olan katkısı, 2005 yılında 49,3 milyar YTL' ye ulaştı.
Ülke genelinde yıllık ortalama 350 köy/mah.de kadastro çalışması yapılırken, AK PARTİ iktidarında bu rakam 2700 köy/mah. 'ye ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, ceza infaz sistemi etkin hale getirildi.
AK PARTİ iktidarında toplam 2 milyon 999 bin 231 adet otomobil üretildi. Bunun 1 milyon 879 bin 739 adedi ihraç edildi. 37,3 milyar dolar gelir elde edildi.
2000 ile 2002 yılları arasında toplam 7 adliye binası açılmış iken, AK PARTİ iktidarında toplam 38 adliye binası hizmete açıldı.
AK PARTİ iktidarında zorunlu askerlik süresi 18 aydan 15 aya, yedek subay askerlik süresi 15 aydan 12 aya, kısa dönem askerlik süresi 8 aydan 6 aya indirildi.
AK PARTİ iktidarında üniversitesinde kapısındaki yığılmayı azalmak için 15 yeni üniversite kuruldu.
AK PARTİ iktidarında,756 bin çiftçinin 1,5 milyar YTL borç faizi silindi. Geri kalan 1,2 milyar YTL yeniden yapılandırıldı.
AK PARTİ iktidarında, 4 milli park, 1 tabiat parkı, 76 mesire yeri,13 tabiat anıtı yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, 34 üretim laboratuarı kurularak yılda 650 bin adet faydalı böcek üretilip ormana salındı.
AK PARTİ iktidarında, ülkemizde ilk defa Karadeniz'in deniz alanında 3 petrol ve doğal gaz arama sondajı gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, vergi barışı sağlandı.
AK PARTİ iktidarında gelir vergisi ve KDV'de indirimler yapıldı. Kurumlar vergisi % 30'dan % 20'ye indirildi.
Bütün iktidarların söz verdiği halde ödemediği nema hesabını AK PARTİ iktidarı kapadı. 4 yılda 14,7 milyar YTL ödendi.
AK PARTİ iktidarında, KOBİ' lere, sıfır faizli ihracat kredisi sağlandı.
Esnaf kredi faizleri %52'den %13 ' e indirildi.
Esnaf kredi miktarı 23 kat artarak 3,5 milyar YTL' ye ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, temel hak ve özgürlüklere ilişkin güvenceler arttırıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğünün alanı genişletildi.
AK PARTİ iktidarının ilk 4 yılında 1 milyon 925 bin kişiye iş imkânı sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, kadın - erkek eşitliğini sağlamaya yönelik düzenlemeler yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, yoksul ailelerimizin çocukları için 229 milyon 895 bin 269 YTL sağlık yardımı yapıldı. 913 bin 154 çocuğumuzun yardımlardan faydalardı.
2002 yılında 83 milyon YTL olan hayvancılık destekleri, AK PARTİ iktidarında, 660 milyon YTL' ye çıkarıldı.
Ağaçlandırma çalışmaları yılda ortalama 2 bin hektar iken, 5 kat aratarak, yılda 10 bin 500 hektara çıktı.
AK PARTİ iktidarında, doğalgaz kullanan il sayısı 5 den 39' çıkarıldı. 2007 yılı sonunda doğalgaz kullanan il sayısı 49 olacak.
2002 yılında 747 bin 53 km. olan elektrik dağıtım hattı uzunluğu AK PARTİ iktidarında, 810 bin 311 km.' ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, Merlis projesi hayata geçirildi 923 il ve ilçe nüfus müdürlüğü'nün genel müdürlükle ve birbirleri ile bilgisayar ağ bağlantısı kuruldu.
2002 yılında 32 bin olan ihracatçı firma sayımız, AK PARTİ iktidarında, %31 artarak 42 bine yükseldi.
AK PARTİ iktidarında, öğrencilerimiz için 116 yeni yurt yapıldı, 16 bin ek öğrenci kapasitesi sağlandı.
Yetiştirme yurtlarımızda kalan gençlerimizde 2002 yılında 193 öğrenci üniversite sınavında başarılı olmuş iken 2006 yılında başarılı genç sayımız 314' çıktı.
AK PARTİ iktidarında, 2006 itibarı ile kamu sektöründe 8.915 özürlü istihdam edildi.
AK PARTİ iktidarında, tüm sağlık kuruluşlarına acil başvurularda sigorta veya ödenme işlemlerinden dolayı, beklemeye ve geri çevrilmeye son verildi.
2002'de devlet hastanelerinde 6.500 olan muayene odası sayısı AK PARTİ iktidarında, 15.300 'e çıkarıldı. Muayene süreleri arttı kuyruklar azaldı.
AK PARTİ iktidarında, sanayi sicil belgesini ibraz eden işletme, ticarethane ve şantiyelere % 20 daha ucuz elektrik kullanma imkânı getirildi.
AK PARTİ iktidarında, çiftçini maliyetlerini düşürmek için toplam 1 milyar 50 milyon mazot desteği verildi.
Adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, bölge adli mahkemelerinin kurulmasını sağlayacak kanunlar çıkartıldı.
13 hükümet eskiten 960 metre uzunluğunda ki Göcek tüneli hizmete açıldı.
AK PARTİ iktidarında, yoksul ailelerimizin çocuklarının önlük, çanta ve kırtasiye gibi okul ihtiyaçları için 50 milyon YTL kaynak sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, her yıl düzenli olarak ülkenin yoksulluk profilini çıkarmayı amaçlayan "YOKSULLUK ARAŞTIRMASI" yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, yapılan yeni düzenlemelerle özürlü istihdamına öncelik sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, genç girişimcilerin sermaye şirketlerine ilk defa vergi muafiyeti sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, imalat sanayinde kapasite kullanım oranı %84'ü aştı.
AK PARTİ iktidarında, şirket kuruluşları kolaylaştırıldı. Şirket kuruluşları;19 aşamadan 3 aşamaya,2,5 aydan birkaç saate indirildi.
Türkiye'ye giren yabancı sermaye 1 milyar dolardan,12,8 milyar dolara çıktı.
2001'de %59 olan tarımsal kredi faiz oranı, AKPARTİ iktidarında%7-%13 aralığına çekildi.
AK PARTİ iktidarı 2006'çiftçimize 5 milyar YTL tarımsal destek ödemesi yaptı.2007 tarım destek miktarı ise 5 milyar 250 milyon YTL olarak belirlendi.
AK PARTİ iktidarında, çiftçimiz rekor sayıda '0' km. traktör satın aldı.
AK PARTİ iktidarında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, anlaşmazlıkların çözümlenmesinde bağlayıcı ilke haline geldi.
AK PARTİ iktidarında, 341 kaza kara noktasında iyileştirme çalışması yapıldı. Çalışmalar sonucunda kaza sayında % 64 azalma sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımızın her türlü sağlık giderleri karşılandı.
AK PARTİ iktidarında, endüstriyel odun üretimi 7 milyon m3' den 9 milyon m3' e çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, sanayi elektriği % 6,5 konut elektriği ise % 1,5 oranında ucuzlatıldı.
AK PARTİ iktidarında, özürlü çocukların eğitim masraflarını zengin fakir ayırımı yapmadan devlet karşılıyor. Ayda 360 YTL.
2002 yılında 9 milyar dolar olan "Komşu ve Çevre Ülkelere" yönelik ihracatımız AK PARTİ iktidarında, 24 milyon dolara ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, 25 milyon YTL harcanarak YİBO' lar (Yatılı İlk Öğretim Bölge Okulu) yeniden düzenlendi.
AK PARTİ iktidarında, Öğretmenlik mesleği, öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen olarak kademelendirildi.
AK PARTİ iktidarının 2005-2006 yıllarında 14 bin 56 çocuğumuz korunma altına alınmadan, ailelerinin veya yakınlarının yanında parasal yardımla desteklendi.
AK PARTİ iktidarında, vatandaşlarımızdan 112 ambulans hizmetleri için ücret alınması kaldırıldı.
Alınması günlerce süren sanayi ve sicil belgesi, AK PARTİ iktidarında, artık 1 saatte veriliyor.
AK PARTİ iktidarında, kırsal alanların yerinde ve sürdürülebilir kalkınması için kırsal kalkınma yatırımlarına toplam 280 milyar YTL kaynak ayrıldı.
AK PARTİ iktidarında, 15 ceza infaz kurumu, 2 personel eğitim merkezi hizmete açıldı.
Ak parti iktidarında, afetten zarar gören vatandaşlarımız için toplam 106 milyon 235 bin 535 YTL acil yardım yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, yoksul ailelerimizin çocuklarına öğle yemeği desteği verildi. Bu amaçla, 580 bin öğrenci için 400 milyon YTL yardım yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, 2007-2011 yıllarını kapsayan Türkiye'nin ilk Resmi İstatistik Programı hazırlandı.
110 YTL olan Bağ-Kur Tarım emekli aylığı AK PARTİ iktidarında, 315 YTL' ye çıktı.
258 YTL olan Bağ-Kur Esnaf emekli aylığı 489 YTL' çıktı.
257 YTL olan en düşük SSK emekli maşı AK PARTİ iktidarında, 478 YTL' ye çıktı.
346 YTL olan en düşük emekli sandığı maaşı AK PARTİ iktidarında, 606 YTL oldu.
184 YTL olan asgari ücret, AK PARTİ iktidarında, 380 YTL' ye çıktı.
328 YTL olan en düşük memur maaşı AK PARTİ iktidarında, 720 YTL' ye çıktı.
1,012 YTL olan kamuda çalışan işçinin ortalama ücreti AK PARTİ iktidarında, 1.669 YTL' ye yükseldi.
25 YTL olan 65 yaş aylığı AK PARTİ iktidarında, 68 YTL' ye çıktı.
51 YTL olan özürlü aylığı AK PARTİ iktidarında, 208 YTL' ye çıktı.
AK PARTİ iktidarında, ilaç fiyatlarında %80'ne varan indirim sağlandı. Bu sayede, her yıl 900 milyon dolar tasarruf edildi.
AK PARTİ iktidarında, sağlık ocaklarında muayene oda sayısı, 6.300'den 13.500' e çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, 60 üstü emeklilerimizden isteyenlerimizden isteyenlere maaşları kendi evlerinde teslim edildi.
AK PARTİ iktidarında, Tarım sigortaları kapsamında ilk etapta; "dolu" ve "hayvan hayat" sigortaları uygulamaları başlatıldı.
AK PARTİ iktidarında, öğretmelere verilen hazırlık ödeneği 425 YTL' ye çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında Türkiye, dünya dış ticaret liginde 200 milyar doları aşan 20 ülke arasında yerini aldı.
AK PARTİ iktidarında, yurt içi petrol doğalgaz aramalarına 745 milyon dolar yatırım yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, 4.295 olayda, 1 milyar 68 milyon YTL değerinde kaçakçılık olayı ortaya çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, üniversitelerde yapılan çalışma sonucunda 1.355 hakim, savcının İngilizce öğrenmesi sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, afetzedelerin iskânı için 20 bin 548 konut inşa ederek vatandaşlarımıza teslim etti.
AK PARTİ iktidarında, 32 ceza evinden gönderilen 107 eğitim projesi için destek verildi. Bu amaçla, 1 milyon 492 bin YTL kaynak aktarıldı.
AK PARTİ iktidarında, zararlı böceklerle yapılan kimyasal mücadele kaldırılarak biyolojik mücadele sisteme geçirildi.
AK PARTİ iktidarında, orman köylülerine Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında 14 milyon YTL kaynak sağlandı.
Ülkemiz 2002 yılında 4.265 km. uzunluğunda olan doğalgaz boru hattı uzunluğu, AK PARTİ iktidarında, 7.295 km.'ye çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, yolcu taşımacılığında %6, yük taşımacılığında %33 ve liman elleçlemelerinde ise %24 oranında artış yaşandı.
%24 oranında artış yaşandı.
AK PARTİ iktidarında, ülke bütün yurt ve yuvalarda ücretsiz internet erişimi uygulaması başlatıldı.
AK PARTİ iktidarında, uluslar arası Hidrojen Enerjisi teknolojileri Merkezi, İstanbul'da kuruldu.
AK PARTİ iktidarında, 4 yıl genel bütçeden en büyük pay Milli Eğitim Bakanlığına ayrıldı.
AK PARTİ iktidarında, ilköğretim ve orta öğretim öğrencilerinin eğitim hayatları süresince " 100 Temel Eser" belirlendi.
112 Acil Hizmetlerinde 618 olan ambulans sayısı, AK PARTİ iktidarında, 1.443'e yükseltildi.
AK PARTİ iktidarında, yüksek öğrenim bursları 45 YTL' den 150 YTL çıkarıldı.
Üniversite öğrencilerine ilk kez ücretsiz yemek yardımı uygulaması başladı günde 3 YTL
AK PARTİ iktidarında, Liseler 4 yıla çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, ilk defa başvuran ve belgelerini tamamlayan herkese burs veya öğrenin kredisi verildi.
2002 yılında maden ruhsatı sayısı 4.401 iken, AK PARTİ iktidarında, çıkarılan Maden kanunu ile bu sayı 37.505' e ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, Meteorolojik haberleşme sistemi yenilendi.
AK PARTİ iktidarında, yargı kurumlarının online bağlantısını sağlamak amacıyla kurulan UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) uygulamaya başlandı.
AK PARTİ iktidarında, yapı malzemeleri kontrolünün ülke genelinde yaygınlaştırılması için 28 ilde beton laboratuarı kuruldu.
AK PARTİ iktidarında, yoksul vatandaşlarımıza dini bayramlarımız öncesinde toplam 100 milyon YTL yardım yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, yoksul bölgelerimizdeki 78 aşevi ile 70 bin 190 vatandaşımıza günlük sıcak yemek verildi. Bunun için 17 milyon YTL kaynak aktarıldı.
1937 Yılında başlayan orman kadastrosunun %15'i AK PARTİ iktidarında yapıldı. Böylece kadastrosu yapılan orman alanı %92'ye çıktı.
AK PARTİ iktidarında, "Alo 150" Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) uygulaması başladı. BİMER uygulamasıyla vatandaşlarımız sorunlarını doğrudan başbakanlığa bildirmektedir.
2002 yılında 16,9 milyar m3 olan doğalgaz tüketim miktarı, AK PARTİ iktidarında, % 73 artışla 29,3 milyar m3'e ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, 784 esnaf ve sanatkârımız iş hayatına başladı.
AK PARTİ iktidarında, iktidarında 160 tanesi hastane olmak üzere, toplam 416 sağlık tesisi hizmete açıldı.
AK PARTİ iktidarında, 6 ülke ile Serbest Ticaret anlaşması imzalandı.
AK PARTİ iktidarında, sağlanan gümrük idaresinin modernizasyonu ile 93 gümrük idaresinde işlemlerin %99,9'u elektronik olarak gerçekleştirilir. Hale getirildi.
2002 yılında 71 çocuğumuza koruyucu aile yanında bakım hizmeti verilirken, AK PARTİ iktidarında, bu rakam 767'ye ulaştı.
AK PARTİ iktidarı milletvekili seçilme yaşını 25'e indirdi.
2002 yurt genelinde 7.804 adet kızamık vakası görülmüşken, bu rakam 2006 yılında sadece 31 vakaya düşürüldü.
AK PARTİ iktidarında, 56 ilin "İl Çevre Durum Raporu" güncelleştirilerek internete aktarıldı.
AK PARTİ iktidarında, düşük gelirli 32.196 ailemizin süt sığırcılığı, koyunculuk ve seracılık projeleri için, 246 milyon 532 bin 684 YTL kaynak aktarıldı.
AK PARTİ iktidarında, sadece ormancılık faaliyetlerinden 200 Milyon YTL tasarruf sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, Akdeniz ülkeleri içerinde orman yangınları ile mücadelede en başarılı ülke Türkiye oldu.
AK PARTİ iktidarında, orman köylülerine üretim işçiliği ve kanuni haklar olarak yılda ortalama 460 milyon YTL ödeme yapıldı.
2002 yılında 141 olan "Bebek Dostu Hastane" sayısı AK PARTİ iktidarında 513' e çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, TÜBİTAK' Türkiye'nin AR-GE politikasının gelişimi için 456 milyon YTL kaynak aktarıldı.
AK PARTİ iktidarında, evsel katı atıkların vahşi depolanmasına son vermek için çalışmalar başladı. 10 il belediyesinin düzenli depolama tesisinin temeli atıldı.
AK PARTİ iktidarında, son derece önemli olan Ulusal bor araştırma Enstitüsü kuruldu.
AK PARTİ iktidarında, 6 milyon 324 bin aileye 4 milyon 327 bin 645 ton ücretsiz kömür yardımı yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, ilk kez, Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı Teşvif Fonu kaynaklarının tümü, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için kullanıldı.
AK PARTİ iktidarında, yoksul vatandaşlarımızın ilköğretime devam eden erkek çocuklarına aylık 18 YTL, kız çocuklarına aylık 22 YTL yardım yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, Aile araştırma kurumu ile Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, çıkarılan yasa ile ilk kez resmi statü kazandı.
AK PARTİ iktidarında, tüketicilerin mağduriyetini giderecek yasal düzenlemeler yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, bor ürünleri üretimi 436 bin tondan, 3 milyon tona çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, bölge adliye mahkemeleri sisteme dâhil edildi.
AK PARTİ iktidarında, havaalanlarındaki meteorolojik sistemlerin modernizasyonu kapsamında 10 otomatik gözlem sistemi kuruldu.
AK PARTİ iktidarında, 2 milyon dar gelirli ailenin demografik bilgilerini içeren veri tabanı oluşturuldu.
AK PARTİ iktidarında, Türkiye, FAO 2005 Dünya Ormancılık raporuna göre ağaçlandırmada ilk 10 ülke arasına girmeyi başardı.
2002 yılında üretim fidan adedi 117 milyon iken, AK PARTİ iktidarında, bu rakam 350 milyon fidana çıktı.
AK PARTİ iktidarında, yerli kaynaklara verilen önem sebebiyle, Türkiye'nin ilk jeotermal haritası hazırlandı ve jeotermal sahalar özel sektöre açıldı.
AK PARTİ iktidarında, Zonguldak' taki havzada bulunan 26 kömür sahası özel sektöre devredildi. Toplam 11.500 kişiye iş imkânı sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, ülkemizin en büyük 4. barajı olan Ilısu Barajı'nın temeli atıldı. Ilısu barajı'nda 3,8 milyar kilowatt saat elektrik üretilirken, 120 bin hektar alan da suya kavuşacak.

hiramusta
27-03-2009, 02:20
Elektrikteki kurulu gücümüz, 2002 yılında 31.845 megavat iken AK PARTİ iktidarında, %26 artarak 40.206 megawatt'a çıktı.
2005-2006 eğitim öğretim yılında, ise 27 bin öğrencimiz okullarına ücretsiz taşındı.
AK PARTİ iktidarında, okul binaları yeni bir mimarı anlayışla inşa edildi. Gelenekle gelecek, okul binasında buluştu.
AK PARTİ iktidarında, İpsala, Gürbulak ve Hamzabeyli, Gümrük Kapıları inşaatları, başlamasından itibaren 1 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak hizmete girdi.
AK PARTİ iktidarında, Ülkemizin ilk yer altı doğalgaz deposu, Trakya-Silivri açıklarında inşa edildi.
AK PARTİ iktidarında, kömür sektöründe bir ilke imza atılarak, bayilik sistemi kuruldu. Böylece kaliteli ve ucuz kömür dağıtımı gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, Hazar Bölgesi doğalgazını ülkemize getirecek olan Şahdeniz projesi AK PARTİ iktidarında, tamamlandı. Hattın ülkemizdeki uzunluğu 230 km.' dir.
AK PARTİ iktidarında, yurtdışı Petrol ve doğalgaz aramaları için 2 milyon 845 bin dolar yatırım gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, Habur Sınır Kapısı tamamlandı.
AK PARTİ iktidarında, Sosyal Bilimler Lisesi açıldı.
AK PARTİ iktidarında, TOKİ tarafından toplam 538 şantiyede 203 bin 846 konutun yapımı gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, hava ulaşımında sağlanan indirimle, milyonlarca vatandaşımız ilk kez uçağa bindi.
AK PARTİ iktidarında, liman ücretlerinde yaklaşık % 50 indirim yapıldı. Denizciliğimize ucuz mazot temin edildi.
1985 yılından 2002 yılına kadar 8 milyar dolar tutarında özelleştirme yapılmışken, AK PARTİ iktidarında, bu rakam 18,5 milyar dolara ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, köy tüzel kişiliklerine yapacakları özel ağaçlandırma çalışmaları için 1 milyon 300 bin YTL hibe kaynak sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, hava tahminlerinde tutarlılık oranı % 90'ın üzerine çıkartıldı.
AK PARTİ iktidarında, toplam 34 bin 535 metre jeotermal sondajı yapıldı. 544 megawatt ısı enerjisi görünür hale geldi.
AK PARTİ iktidarında, kömür aramaları için 135 bin 574 metre sondaj yapıldı ve 1 milyon 400 bin ton kömür rezervi ortaya çıkarıldı.
Bugüne kadar yapılan 650 bin hektar erozyon kontrolü çalışmasının 181 bin hektarı (%28) AK PARTİ iktidarında gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, nüfus iş ve işlemlerinin hiçbir formaliteye gerek kalmaksızın kolaylıkla yapılabilmesi sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, İthal kömür fiyatları ton başına 50-60 dolar ucuzladı. 350 milyon dolar tasarruf sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, 11 saha, elektrik üretimi amaçlı 10 saha da ısınma kömürü temini amaçlı, olarak özel sektöre açıldı. 20 bin 600 kişiye iş imkânı doğdu.
AK PARTİ iktidarında, tehlikeli atık ve ambalaj atığı tesislerinin kurulması ve lisanslandırma çalışmaları başladı.
Ülkemizin 8,3 milyar ton olan linyit rezervi yeni aramalarla AK PARTİ iktidarında, 9,3 milyar tona yükseldi.
AK PARTİ iktidarında, Nükleer santrallerin kurulması için yapılan çalışmalarda önemli mesafeler kat edildi.
AK PARTİ iktidarında, Afrika'ya yönelik ihracatımız 2,1 milyar dolardan %70 artarak 3,6 milyar dolar'a ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, atı su arıtma tesisleri enerji giderlerinin %50'si karşılandı. Böylece tesisler atıl vaziyetten kurtarıldı.
AK PARTİ iktidarı, şehit, dul, yetim ve afetzede ailelerin ortaöğretimde okuyan çocuklarına burs verdi. Burstan 2 bin öğrenci yaralandı.
AK PARTİ iktidarında, Türkiye'nin ilk Hızlı Tren ve Lokomotif Fabrikası'nın temeli Sakarya'da atıldı.
AK PARTİ iktidarında, Ankara- Konya Hızlı Tren Hattının temeli atıldı, yapımına başlandı.
AK PARTİ iktidarında, beyaz eşya üretiminde rekor artışlar sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, İzmir Adnan Menderes Havaalanı Dış hatlar Terminali rekor sürede bitirilerek hizmete açıldı.
Ülkemiz Avrupa Ülkeleri ile enerji alanında entegrasyonunu sağlayacak olan Türkiye- Yunanistan doğalgaz boru hattı projesinin yapımına başlandı.
AK PARTİ iktidarında başlanan Mısır- Türkiye Doğalgaz boru hattı projesi kapsamında, doğalgazın boru hatlarıyla ülkemize taşınma anlaşması imzalandı.
AK PARTİ iktidarında, MOBESE Projesi (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu ilk defa İstanbul'da devreye koyuldu. Ve şehrin muhtelif yerlerine 560 kamera monte edildi.
MOBESE Projesi ile köprü ve otoban turnikelerden geçiş yapan 69 milyon 738 bin 189 aracın sorgulaması yapıldı. Bunlardan 732'sinin çalıntı kaydı olduğu tespit edildi.
AK PARTİ iktidarında uygulanmaya başlanan MOBESE projesi ile 1,274 aranan şahıs yakalandı.
AK PARTİ iktidarında, Türkiye'de doğanlar için 30, yurt dışında doğanlar için 60 gün içinde bildirimde bulunulması halinde nüfus cüzdanı ücreti alınmıyor.
AK PARTİ iktidarında, iş hacimleri yoğun olan illerdeki 18 adliye ile İstanbul ilindeki 4 beldede nüfus temsilcilikleri açıldı, vatandaşlarımızın işleri kolaylaştırıldı.
AK PARTİ iktidarında, gümrüklerde otomasyon sistemine geçilmesiyle, ihracat işlemlerinin %96'sı, ithalat işlemlerinin ise %75'i ilk kez 24 saat içinde bitirildi.
İlk kez AK PARTİ iktidarında, "Çevreye karşı işlenen suçlara" müeyyide getirildi.
AK PARTİ iktidarında, SSK'lı, Yeşil kartlı, memur ayırımı yapılmadan tüm vatandaşlarımızın kamuya ait sağlık kuruluşlarından eşit şekilde hizmet alması sağlandı.
302 milyon dolar olan maden ihracatımız AK PARTİ iktidarında, 661 milyon dolara ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, 3.940 km. yeni elektrik üretim hattı yapıldı. Elektrik üretim hatlarımızın uzunluğu 47.206 km' ye çıktı.
Yeraltına alınan elektrik dağıtım kabloların uzunluğu, 2002 yılında 19.954 km. iken, ak parti iktidarında 32 bin km artışla, 52.048 km'ye ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, NABUCCO boru hattı projesine başlanıldı. Nabucco, Bulgaristan-Romanya-Macaristan güzergâhını izleyerek, Avusturya'ya Hazar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinin doğalgazını taşıyacak.
AK PARTİ iktidarında, İstanbul, Çanakkale boğazlarının tanker tehdidi altında kalmaması için, Samsun - Ceyhan Ham petrol by pass boru hattı projesine yönelik çalışmalar başladı.
AK PARTİ iktidarında, Petrol piyasası kanunu ve maden kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanunlar çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, 8 gümrük kapımızda uygulanmakta olan GÜMSİS Projesi ile kaçakçılıkla etkin mücadele sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, deniz yolu ile yapılan kaçakçılığın önüne geçebilmek için mevcut deniz filosu yenilendi, 4 adet yeni motorbot hizmete sokuldu.
AK PARTİ iktidarında, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer ile nüfus idaresi arasında yazışma yapılması devri sona erdi.
AK PARTİ iktidarında, kişileri tek bir numarada tanımlamak üzere,Türkiye Cumhuriyeti Kimlik numarası uygulaması başladı. Bir çok numara kullanılması uygulamasına son verildi.
AK PARTİ iktidarında, Türkiye ihracatının önemli finansal destek kuruluşu olan Türk Eximbank' a 1,5 milyar dolar tutarında nakdi kaynak aktarıldı.
AK PARTİ iktidarında, ihracata yılda ortalama 7-8 milyar dolar tutarında kredi ve sigorta/garanti desteği sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, KOBİ' lere kullandırılan kısa vadeli krediler 5 milyar YTL' ye ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, ihracat sektörüne sağlanan toplam destek 27 milyar dolara ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, Özürlüler kanunu ile ilk defa özürlülere karşı yapılan ayırımcı uygulamalara ceza hükmü getirildi.
2002 yılında yurt genelinde % 78 olan aşılama oranları, AK PARTİ iktidarında, %90'ın üzerine çıktı.
Daha önce aşılama programında mevcut olmayan kızamıkçık, kabakulak ve menenjit aşıları AK PARTİ iktidarında, standart programa dahil edildi.
AK PARTİ iktidarında, Avrupa'nın en büyük aşı kampanyası gerçekleştirilerek 18 milyon 217 bin çocuğumuz aşılandı.
AK PARTİ iktidarında, bebeklerimizin kemik gelişimini destekleyen D vitamini ücretsiz dağıtıldı.
2002 yılında 10.224 olan sıtma vaka sayısı, AK PARTİ iktidarında, 604' e düşürüldü.
Tüm koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan bütçe, 2002 yılında 961 milyon YTL iken, AK PARTİ iktidarında 2 milyar 101 milyon YTL' ye yükseltildi.
AK PARTİ iktidarında, "Aile hekimliği kanunu" çıkartılarak 10 ilde uygulamaya konuldu. Aile hekimliği 2007 yılında 10 ilde daha uygulamaya geçecek.
2002 yılında uzman hekimlerin %10'u kamuda tam gün çalışırken AK PARTİ iktidarında, bu oran %55' e yükseldi.
AK PARTİ iktidarında, yeşil kartlı vatandaşlarımızın, devlet memurları gibi, kamu sağlık hizmetlerin faydalanması ve ilaçlarını istedikleri eczaneden alması sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, yeşil kartlı hastaların ayakta tedavileri, muayene, tetkik- tahsil, diş hekimi ve diş protezi, gözlük ve acil tedavi giderlerinin ödenmesi sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, ALO 184 SABİM hattı kuruldu. Vatandaşlarımızın bir telefonla sağlık bakanlığı'na direkt olarak ulaşma sağlandı. 2 milyon 100 bin aramaya cevap verildi.
AK PARTİ iktidarında, 4 yılda ilköğretim öğrencilerine 376 milyon ders kitabı ücretsiz dağıtıldı.
AK PARTİ iktidarında, lise öğrencilerine ilk defa 36 milyon adet ders kitabı ücretsiz verildi.
AK PARTİ iktidarında, ilk kez eğitim harcamalarının tümünün vergiden düşülmesine imkan sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, " Bilgisayarlı Eğitime Destek" kampanyası ile 406 bin bilgisayar eğitimiz hizmetine girdi.
AK PARTİ iktidarında, okul kayıtları internetten yapılabilir hale geldi.
AK PARTİ iktidarında, 40 yıllık ilköğretim ve ortaöğretim müfredatı A' dan Z' ye yenilendi.
AK PARTİ iktidarında, ek ders ücretleri %40 oranında artırıldı.
AK PARTİ iktidarında, 210 bin öğretmen ataması yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, 40 yeni Anadolu Öğretmen Lisesi açıldı.
AK PARTİ iktidarında, ilköğretimde bitişik eğik yazıya geçilmesiyle birlikte yazısı güzel bir nesil yetişmeye başladı.
AK PARTİ iktidarında, okullarımızın neredeyse tamamına internet erişim imkânı sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, spor liseleri hizmete girdi.
AK PARTİ iktidarında, öğretmenlerin atamalarına "nokta tayin" sistemi getirildi.
AK PARTİ iktidarında, eğitimde zorunlu hizmet, il düzeyinden ilçe düzeyine indirildi.
AK PARTİ iktidarında, öğretmenlerin kendi branşlarında çalışabilmesi için gerekli düzenlemeler yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, Milli Eğitim Akademisi'nin yasal alt yapısı tamamlandı.
AK PARTİ iktidarında, öğretmelerin askerlikleri için yeni düzenlemeler yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, öğrencilerin rehberlik dosyaları internetten takip edilmeye başlandı.
AK PARTİ iktidarında, kılık kıyafette yeni bir düzenlemeye gidilerek formaya her yıl para ödenmesinin önüne geçildi.
AK PARTİ iktidarında, 16 bin sözleşmeli sağlık personeli istihdam edildi.
2002 yılında Sağlık Bakanlığı hastanelerinde bulunan 1.500 adet diyaliz cihazı sayısı AK PARTİ iktidarında, 3 bine çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, ikl defa AK PARTİ iktidarında, "Hekim Seçme Hakkı" uygulaması başlatıldı. Halen 276 hastanemizde uygulanıyor.
AK PARTİ iktidarında, 112 Acil istasyon sayısı 481' den 1.148' e çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, 10 yılda bir sokağa çıkma yasağı ile uygulanan nüfus sayımı uygulamasına, modern bir kayıt sistemi ile son verildi.
Türkiye NATO zirvesine ilk kez AK PARTİ iktidarında, ev sahipliği yaptı. (2004)
İslam Konferansı Örgütü ( İKÖ ) Genel sekreterliği görevine ilk kez bir Türk getirildi. (2004)
AK PARTİ iktidarında, ilk kez bir Türk Başbakanı Güney Afrika'ya gitti. (2005)
Başbakan R. Tayyip ERDOĞAN, 16 yıl aradan sonra Yunanistan'ı, 51 yıl aradan sonra ise Türk azınlığın yaşadığı Batı Trakya'yı ziyaret eden ilk Türk Başbakan oldu. 2004
Suriye Devlet Başkanı 57 yıl, Rusya Devlet Başkanı ise 30 yıl aradan sonra Türkiye'ye gelerek resmi ziyarette bulundu.
Türkiye, Pakistan'da yaşanan deprem felaketinin ardından bu ülkeye 150 milyon dolar tutarında ayni ve nakdi yardım sağlandı.
Başbakan R. Tayyip ERDOĞAN ve İspanya Başbakan Zapatero'ya BM Genel Sekreteri tarafından Medeniyetler İttifakı Girişimi'nin eş başkanlığı görevi verildi.
AK PARTİ iktidarında, Suriye ile elektrik enerjisi satış anlaşması imzalandı. Suriye'ye 1,4 milyar kWh/ yıl elektrik enerjisi satacağız.
2003 yılında 685 milyon dolar olan maden ve mermer ihracatı, AK PARTİ iktidarının aldığı önlemler ile 2006 yılının aldığı önlemler ile 2006 yılının ilk 8 ayında 1,5 milyar dolara ulaştı.
AK PARTİ iktidarında, yurt dışı müteahhitlik sektörü, 65 ülkede 80 milyar dolar tutarında 3.500' e yakın proje ile dünya müteahhitlik sektörünün önemli aktörler arasında yer aldı.
Dünyanın en büyük 225 müteahhit firması arasında, 20 firma ile yer alan Türkiye, ABD ve Çin'den sonra 3. sıraya yerleşti.
AK PARTİ iktidarı, Etiyopya'daki yoksullar için 20 adet su kuyusu açtı. Böylece 40 bin kişi temiz içme suyuna kavuştu.
AK PARTİ iktidarı, Kosova'da yaşayan soydaşlarımız için televizyon kurdu. Kurulan televizyon, Balkanlar'ın Türkçe yayın yapan ilk televizyonu oldu.
AK PARTİ iktidarında, " Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi" kapsamında kazı, jeofizik, epigrafi, müze, restorasyon, koruma onarım, harita çalışmaları yürütüldü.
AK PARTİ iktidarında, Bişkek' te açılan Kırgız- Türk Kemik İliği Nakli Merkezi, Türk ve Kırgız doktorları bir araya getiren Orta Asya'daki ilk ve tek merkez oldu.
AK PARTİ iktidarı inşa edildiği tarih itibarı ile en büyü Türk eseri olma özelliğini taşıyan Türkmenistan'ın Mevr şehri'ndeki Sultan Sancar Türbesi restorasyonu Türkiye tarafından gerçekleştirildi.
AK PARTİ iktidarında, 18 ayrı ülkenin 29 üniversitesinde, 18 Türkoloji Bölümü ile 12 Türk Dili ve Kültür Merkezi açıldı.
AK PARTİ iktidarında, vatandaşlarımızın kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçen "yaşam memnuniyeti araştırması" her yıl düzenli olarak yapılmaya başlandı.
AK PARTİ iktidarında, Ermenistan- Gürcistan ve Türkiye arasında yeni hava koridorları tesis edildi. Böylece Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan hava sahalarına daha kısa rotalardan Trafik akışı imkânı elde edildi.
2002 yılında 114 fuar organizasyonu yapılırken, 2005 yılında 212 fuar düzenlendi. AK PARTİ iktidarında, düzenlenen toplama fuar sayısı 841 oldu.
AK PARTİ iktidarında, İstanbul- Selanik arasında 8 Temmuz 2005 tarihinden itibaren dostluk/filia ekspres treni işletilmeye başlandı.
AK PARTİ iktidarında, İstanbul- Avusturya arasında karşılıklı olarak haftada bir sefer yapan Ro-La trenleri ile uluslar arası taşımalarımız ivme kazandı.
AK PARTİ iktidarında, Antalya Hava alanı 2. Dış hatlar terminali rekor sürede bitirilerek hizmete açıldı.
2002'de IMF'ye 22,1 milyar dolar borcu olan Türkiye AK PARTİ iktidarında, 9,9 milyar dolara düşürüldü.
İlk kez AK PARTİ iktidar ile KKTC ekonomik ve politik kuşatmayı yardı.
Geçmiş dönemlerin büyük yolsuzluklarına ilişkin en kapsamlı tahsilât AK PARTİ iktidarında, yapıldı.
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde AK PARTİ iktidar oldu.
AK PARTİ iktidarında, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) kaldırıldı.
Yolsuzluklar önlemek amacıyla finans sektörü yeniden yapılandırıldı. Ve kamu maliyesinde şeffaflığı tanıyacak kanunular çıkartıldı.
AK PARTİ iktidarında, 4 925 sayılı karayolu taşıma kanunu çıkarıldı ve karayolu taşımacılık sektörünün tamamı ilk kez kanun düzeyinde yasal bir alt yapıya kavuştu.
Ülkemizi hızlı trenle tanıştıracak Ankara- İstanbul hızlı tren Projesi'nin temeli 8 Haziran 2003' te Başkan R. Tayyip ERDOĞAN tarafında atıldı.
Bünyesinde demir yolu boğaz tüp geçişi inşaatını da barındıran Dünyadaki en önemli Projelerden Marmaray projesinin temeli atıldı. (2004)
1972 yılında beri çalışması devam eden Divriği- Sivas Demir yolu inşaatı AK PARTİ iktidarında, tamamlandı.
AK PARTİ iktidarında, Ankara Esenboğa hava alanı rekor bir sürede tamamlanarak hizmete açıldı.
1990-2002 yılları arası KOBİ' lere 20,05 milyon dolar destek sağlanmışken AK PARTİ iktidarında, 233,6 milyon dolar destek sağlandı.
2002'de 47 milyon dolar olan un ihracat değeri, AK PARTİ iktidarında, 425 milyon dolara çıktı.
Her yıl ortalama 1,5 milyon ton kaliteli buğday ithal etmek zorunda kalan ülkemiz, AK PARTİ iktidarında, ihtiyacını yurt içinden karşılar hale geldi.
AK PARTİ iktidarında, otel, motel ve tatil köyleri ile özel sağlık müesseselerinin tüm kayıtlarını bilgisayarda tutmaları ve genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlamaları hükmü getirildi.
AK PARTİ iktidarında, vatandaşlarımızın kamunun her alanındaki yaşamını kolaylaştırmak ve işlemleri hızlandırmak amacı ile KPS ( kimlik paylaşımı sistemi) kuruldu.
AK PARTİ iktidarında, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın nüfus cüzdanlarının konsolosluklarımızca posta ile ikamet adreslerine gönderilmesi imkânı sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, PTT hizmetlerinde de büyük gelişme yaşandı. 2002 yılında otomasyona açık işyeri sayısı 707 iken, 2006 yılında bu sayı 2,938'e yükseldi.
çocuk yuvalarında 20-25 çocuk için bir bakıcı anne istihdam edilirken, AK PARTİ iktidarında, 8 çocuğa bir anne uygulaması başlatıldı.
Yetiştirme yurdunda kalıp lisede okuyan bir gencimize 2002 yılında aylık 18 YTL harşlık verilirken, AK PARTİ iktidarında, harşlık miktarı 54 YTL' ye çıkarıldı.
AK PARTİ iktidarında, Motorin yerine Biyo-dizel kullanımı yaygınlaştırıldı. Ve özel sektörün biyo-dizel sektörüne girmesine imkân sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, Türk Ceza Kanunu yenilendi. Ve 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu yasalaştı.
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nda değişiklik yapılarak Adli Tıp Kurumu çağın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırıldı.
Yoksulluk nedeni ile yuvaya bırakılan çocuklardan 2 bin 854 çocuk anne kucağına geri döndü. Ailelerine yapılan çocuk yardım 76 YTL' den 158 YTL' çıkarıldı.
İş ve işçi bulma kurumu yeniden yapılandırılarak çağdaş bir yapıya kavuşturuldu.
Askerlik yapmakta iken hayati öneme haiz hastalıklar nedeni ile terhis edile er, erbaş ve yedek subayların tedavilerine bir yıl daha devam etme imkânı getirildi.
AK PARTİ iktidarında, " Özürlüler Kanunu" 7 Temmuz 2005 tarihinde resmi gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
AK PARTİ iktidarında, ecdat yadigârı 750 vakıf eserin onarımı yapıldı.
AK PARTİ iktidarında, otomotiv sanayimiz dünyada 17. AB üyeleri içinde 7. hafif ticari araçlarda 3. ve otobüs üretiminde 1. sıraya yerleşti.
AK PARTİ iktidarında, elektrikteki kayıp kaçak oranlarıyla yapılan mücadele sonucu kaçak % 25'ten %17' ye düştü. Bu fark 1 milyar 236 milyon 322 bin 629 YTL' ye karşılık gelmektedir.
AK PARTİ iktidarında, Siirt Pervari, Şırnak Cudi Dağı gibi bölgelerimizde petrol arama faaliyetlerine başlandı.
AK PARTİ iktidarında, Atıl durumdaki 18 bin 854 maden sahası yeniden işletilmek üzere özel sektöre açıldı ve 18 bilyon 392 ihale geliri elde edildi.
AK PARTİ iktidarında, özürlülerin yurt dışından ithal etmiş oldukları özel tertibatlı otomobiller ile her türlü tesisat ve araçlar gümrük vergisinden muaf tutuldu.
AK PARTİ iktidarında, her türlü özürlü için bir ev emlak vergisinden muaf tutuldu.
AK PARTİ iktidarında, SSK'lı ve Yeşil Kartlı hastaların ilaçlarını serbest olarak tüm eczanelerden almaları sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, 4 yıllık fakülte ve yüksek okullarından lisans düzeyindeki mezunların, emniyet teşkilatına polis memuru olarak alınması sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, çocuklar, anne hanelerinde anne soyadları ile tescil edilmeye başlandı.
AK PARTİ iktidarında, Türk mallarını kaliteyle bütünleştirmeyi amaçlayan "TURQUALİTY" projesi uygulamaya konuldu.
AK PARTİ iktidarında, özürlü çocukların aileleri " Umut Adımları Projesi ile eğitildi.
Sağlık Ocaklarında 65 milyon olan muayene sayısı AK PARTİ iktidarında, 110 milyona çıktı.
AK PARTİ iktidarında, muhtar maaşları 98 YTL' den 263 YTL' yükseltildi.
AK PARTİ iktidarında, tarımda kişi başına düşen milli gelir 1,5 kat arttı.
AK PARTİ iktidarında, Vakıflar Genel Müdürlüğü, personel giderleri de dahil olmak üzere bütün bütçesini karşılayabilir hale geldi.
"Vakıf Arşiv Yönetim Sistemi" projesi ile birlikte arşiv belgeleri derlendi, internet ortamında ilgililere sunuldu.
AK PARTİ iktidarında, yurt dışına kaçırılan paha biçilmez vakıf kültür varlıkları tekrar ülkemize kazandırıldı.
AK PARTİ iktidarında, "Vakıf Eserleri Video Film Arşivi" projesi ile tüm eserler kayda alındı. Daha sonra tahribata uğramış olsalar bile aslına uygun olarak onarımlarının yapılması sağlandı.
AK PARTİ iktidarında, köylerdeki 3 bin kapalı okul yeniden hizmete girdi.
AK PARTİ iktidarında, özel öğretim yasal düzenlemelerle teşvik edildi.
AK PARTİ iktidarında, vakıflar genel müdürlüğü'nün yönetim ve denetiminde sadece 9.483 tarihi eser görünürken, AK PARTİ iktidarında, bu sayı 18.500'e ulaştı.

cigi
27-03-2009, 02:59
Üzerinde hangi akademik ünvanı taşıyorsan onu çıkarıp çöpe at Cigi.Çünkü onu taşımayı haketmiyorsun.Senin ne kadar basit bir insan olduğunu anladım.Senin de ,ülke menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarına feda eden üç kuruşluk insanlardan bir farkın yok.Yazıklar olsun.Anlaşılan kimse, yeri foseptik çukuru olan sözlerini kaldırmayacak ve bu rezalete site yönetimi de göz yumacak.Turan Dursun sitesinin saygınlığının ayaklar altına alınmasına razı oluyorsanız,siz bilirsiniz arkadaşlar.

Senin gibi gözlerine at gözlükleri takarak dünyaya tek yönle bakan insanlarin cümleleridir iste bu yazilar.Senin isine gelmeyen yazilar icin bile sitenin yönetimine yalvarmaya basladin.Ne kadar minnacik oldugunun farkinda bile degilsin. Yeter ki bütün insanlar senin gibi ayni sekilde düsünsünlar ve yasasinlar.

Inandiklarindan baska hic bir fikire ve düsünceye saygi duymayan tek tip beyinleri yikanmis olarak yetisip büyüyen insanlarin itiraflaridir bunlar.:D

Beynini hala gelistirememis olan bir insan olarak sende tuzagima düstün hiramusta.:)

Eger karsimda canli olarak benimle tartissan 3 dakikalik dahi sansin olmadigini söylemek zorundayim.Fakat üzülmene gerek yok her gün dogan yeni günes ile birlikte 24 saat ögrenmek icin zamanin var. Yasamin sona erene kadar.

Sen ve senin gibiler bu dünyayi, ancak bir baskasinin actigi delikten gören ve algilayabilen insanlarsiniz.Farkli yasantilari, farkli düsünceleri, farkli algilamalari, farkli inaclari algilamiyacak kadar sig bir beyniniz ve algilamaniz oldugunu düsünüyorum.

Kendi düsüncelerini dayatan ve o cercevede konusulmasindan haz duyan insanlarin kategorisindesiniz.Yasaminiz boyunca Türkiye disina cikmamis hatta 10 farkli sehiri dahi gezmemisiniz.Bakin nasil kesin konusuyorum. Kendi beyninizde bir cember var onun disina asla cikamiyorsunuz.

Hic önemli degil. Insanin yasantisinda ilk 100 sene cok zor gecer.:p
Ikinci 100 senede bir seyler ögrenilir.
Ücüncü senede ise olgunluga ulasilir.
Siz daha 25. senede bulunuyorsunuz.:D

Daha önünüzde cok seneler var ve bazi konulari etraflica ögrenmek, algilayabilmek icin....AKP icin bu kadar cirpinan ve yaptiklarini asacak kadar bir savunma psikolojisi icine düsen bir kisinin yasi; olsa olsa 18 yasinda olur. Falkat ben size biraz iltimas geceyim dedim.Bu kiyagimida unutmayin.

Hadi bakayim biraz daha dersini iyice calis öyle gel.ïki iletide saldin kendini ne oldugunu iyice aciga cikarttin.Fethullahci kardesim benim. Daha coook okuman gerekecek.

hiramusta
27-03-2009, 03:42
Aslanım benim.
Ufak atta civcivler yesin.Sen benim ne olduğumu anlamadın :) ama ben senin ne mal olduğunu çok iyi anladım.Karşı karşıya gelirsek 3 dk dayanamazmışım.Maksadının birilerini aydınlatmak değil birileriyle güreşmek olduğu ortaya çıktı.Merak etme koçum ben bilgisine sorumsuzca güvenen,bilgisini ilah edinen çok insanı madara etmişimdir.Madem karşı karşıya gelmek istiyorsun,ben varım.Benim şu an bulunduğun yere gelmem imkansız ama sen buraya gelebilirsin,yolculuk ve konaklama masrafını da ödüyorum.Buna hayır dersen özeline msn adresimi veriyorum,oradan seninle tartışabiliriz.

cigi
27-03-2009, 04:23
Aslanım benim.
Ufak atta civcivler yesin.Sen benim ne olduğumu anlamadın :) ama ben senin ne mal olduğunu çok iyi anladım.Karşı karşıya gelirsek 3 dk dayanamazmışım.Maksadının birilerini aydınlatmak değil birileriyle güreşmek olduğu ortaya çıktı.güvenen,bilgisini ilah edinen Merak etme koçum ben bilgisine sorumsuzca çok insanı madara etmişimdir.Madem karşı karşıya gelmek istiyorsun,ben varım.Benim şu an bulunduğun yere gelmem imkansız ama sen buraya gelebilirsin,yolculuk ve konaklama masrafını da ödüyorum.Buna hayır dersen özeline msn adresimi veriyorum,oradan seninle tartışabiliriz.

Bak güresmek icin can atan sadece ben degilmisim.Ayrica birden argo sekilde kelimeler üretmeye basladin.:)

Aslanim, kocum,mal, civciv.Cok güzel ve hos bir diyalog olmaya basladi.Ayi, esek, deve, koyun, tavukda varmi tartisma lugatinizda?
Ne dersiniz?

Bir baska baslik altinda site yönetimine yalvarip yakariyordun, ne oldu birden?Sikayet ettigin ifadelerin daha kötülerini kullanmaya basladin.
Fakat ben aldirmam bu sekilde olan ifadelere.Koyun kocun yol docun gibi filan. Minübüs soförlügümü yapiyorsun?:)

Imkansiz diye bir seyde tanimam. Senin dedigin olayi tersine cevirelim ne dersin?Hadi bakalim, Türkiye'ye baska bir pencereden bakma firsati sana. Gördüklerine sende cok sasirirsin belki, neden olmasin?

Senin bulundugun ve yasadigin yeri ben biliyorum dolayisi ile senin masraf etmene gerek yok, nasilsa gelirim oraya bulusuruz.:)

Sanki gelmedigim yasamadigim bir yer gibi konusuyorsun.Sen nasil istersen öyle olsun.Fakat benim arzum senin bilmedigin ve görmedigin yerleri görmen. Biraz daha ufkun genislerdi diye düsününyorum.

azınlık
27-03-2009, 09:50
hiramusta,

Nesin sen? Hükümet yalakası mı?

Kendini "müslümanım" diye tanımlayan biri bu haydut çetesinin hırsızlıklarını, ahlaksızlıklarını, üçkağıtlarını ancak ve ancak Muhammed'in "savaş kandırmacadır" sözü ile mazur görür ve gösterebilir.

Yukarıda saydığın şeyler ve daha fazlası yapılmıştır. Önemli sorulardan biri şudur: bu söylediklerin ne pahasına (yani kaç paraya) yapılmıştır? 100 liralık iş 250 liraya mı yapılmıştır?

Gelelim ikinci konuya. Bu çapulcu çetesi zır-cahildir. Bu iddiamın doğruluğunu anlamak için en fazla üç ayımız var. "Babalar gibi satarız" dediler sattılar. Şimdi ekonomik kriz ortasında alabildikleri önlemlere bak: vergi indirimi, KDV indirimi. Reel ekonomi ile ilgili yapısal hiçbir önlem yok. Niye? Çünkü sattılar-savdılar, ellerinde yapısal önlem almaya olanak verecek araç kalmadı, yapabildikleri tek şeyi yapıyorlar: sermayedarı tehdit ediyorlar. Ama buraya dikkat: o adamlar MÜSİAD üyeleri değil, başbakan ters baktığında "pardon ağam" demezler. Bak Lassa sessiz sedasız Mısır'a taşındı.

Evet, bu haydut güruhu ve onların şürekası zır-cahildir. Ve sanıyorsanız ki kriz geçti-geçecek daha hiçbirşey görmediniz derim. Yandaşların cukkaladığı o paraların hepsi bu kriz sonunda kaybedilmiş olacak.

Başbakan'ın kankalarının bir kısmı hali hazırda batık durumdalar, ha bugün ha yarın düze çıkarız diye umut ediyorlar ama nafile.

Gelelim darbe meselesine. Ne diyorsunuz: "Siz hala darbeci misiniz?"

Peki şu soruya bir yanıt ver bakalım: darbeci ne yapar? Söyleyeyim: darbeci meclisi fesheder yani çalışmaz duruma getirir, yargıyı denetimine alır, yapılacak işleri (yürütme) de birkaç kişiden oluşan bir komite ile sürdürür.

Darbe istiyorsan bugünkü Türkiye'de yasama, yargı, yürütme kimin elinde ona bak. Eğer darbeden kastın AKP'nin oradan indirilmesi ise ben de darbeciyim. Ama unutma, darbe zaten oldu, biz sadece karşı darbe ile laik demokratik sosyal hukuk devletimizi ihya etmeyi umuyoruz.

Dediğin gibi başımızdaki haramiler bir sürü şey yaptılar ... limanları, fabrikaları, madenleri, vatan toprağını, yandaşlarına ve emperyalistlere peşkeş çektiler. Milli eğitimi "dini eğitim"e çevirdiler, küçücük çocukların geleceğini kararttılar. Bugün her çocuk 5500 dolar borçlu doğuyor.

Bunun açıklaması cehalet değilse, ihanettir.

Ama bu AKP seçmeni RTE'nin ittirmesiyle fare gibi yavrulamaya ve yavrularını kendileri gibi yetiştirmeye devam ettikçe daha da beter olacağız. Ne demek istediğimi çok yakında anlayacaksın.

A.

hiramusta
27-03-2009, 12:01
Bak! yaşadığım yeri de biliyorsun,kimseden gizlim saklım yok benim.Mail adresimi de gönderdim sana,gelişini dört gözle bekliyorum.
Senin yosunlu akvaryum diye tabir ettiğin Anadolu'da ne güzellikler ne güzel insanlar,ne aydın fikirler göstereceğim sana.Sonra sen o pis,yozlaşmış,uyuşturucu batağında ki sarhoş kusmuklarıyla dolu okyanusuna dönebilirsin...Ülkemin başına birşey gelse,benim Anadolu'dan başka yaşayacak toprağım yok.Kanımın son damlasına kadar vatanımı savunurum...Ama,senin ikinci bir vatanın var.% 100 Eminim ki,en ufak bir savaşta kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp,ikinci vatanına kaçacaksın...Seni entel maganda seni.

cigi
27-03-2009, 12:48
Seni 4 gözle bekliyorum Cigi.

Ben de seni.:)

Yukarida astigin AKP iletilerine bir bak bakalim kim yapar bunu?
Bu site AKP nin yayin organi ve reklam ajansi degil.

Kabzimal edalari ile konusan bir basbakani kendine ve Türkiye Cumhuriyetine yakistirabiliyorsan, ne dememi bekliyorsun?:)

Sen yasamin boyunca laik demokrasi ve evrensel hukuk kurallarinin oldugu hic bir ülke görmemisin ve ne oldugunuda bilmiyorsun. Üstelik nasil oldugu konusunda acip bir seyler bile karistirmamissin. Dolayisi ile argo ve saygisizca konusan bir devlet adami sana cok normal geliyor.Cünku sende hemen ayni agizi kullanmaya basladin.:D

Sanal alemde dahi iki dürtükleme ile döküldün sacildin. Canli olarak karsimda eger burada yanimda olsan 3 dakika cok olacak senin icin. Tek bir soruma karsilik, senin verecegin tek kelimelik yanit senin beynini allak bulak eder be hiramusta. Belki yanit dahi veremiyeceksin.

Ben senin blogunda olan yazilarini 4 ay önce okudum.;)
Onun icin biraz daha dikkatli ol istersen.Bak bu uyarmayi yapmayabilirdim de.

Türkiye'ye uzun bir müddet icin geldigim zaman her isteyenle tanisirim konusurum.Benimle tanistigin zaman hayatina nese ve renk gelecek buna cok eminim.:)

Bulundugum yerde olsa senin acindan daha iyi olacagini düsünüyorum. Hayata bakisin ve algilaman cok degisecek.Hayattan keyif alarak nasil yasanir birlikte görecegiz.

Simdi Davos fatihi yandan carkli külhanbey basbakanimiz ile kaldigimiz yerden devam edelim.

azınlık
27-03-2009, 12:49
Ulusal gururumuz, Davos kabadayısı Fatih Sultan Recep'in ülke ekonomisine katkısı:

Vatan Gazetesi sitesinden ...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in de katıldığı Davos’taki toplantıda ‘one minute’ çıkışı Alanya’da deniz turizminin yüzde 80’ini oluşturan İsrailli turistlerde iptallere neden oldu. Alanya Liman İşletmeleri (ALİDAŞ) ve Alanya Marina A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Müfit Kaptanoğlu, Mayıs ayında gelmesi planlanan İsrailli yolcu taşıyan 20 geminin seferini iptal ettiğini söyledi.

Sefer iptallerini İsraille yaşanan gerginliğe bağlayan Kaptanoğlu, “Şu ana kadar 12 bin turist gelmekten vazgeçti. İsrail pazarındaki daralmayı Avrupalı turistlerle aşmayı hedefliyoruz” dedi. Her yıl 95 İsrail gemisinin yaklaşık 100 bin İsrailli’yi ilçeye getirdiğini açıklayan Kaptanoğlu, bunun gemi turizminde yüzde 80’lik kısmı oluşturduğunu belirtti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Davos’taki çıkışının İsraille ilişkileri gerdiğine dikkat çeken Kaptanoğlu, “Yaşanan gerginliklerden dolayı turist sayısının yüzde 25 azalacağını düşünüyorduk. Firmalardan biri Mayıs’taki 20 seferini iptal etti. Bu da 12 bin turist kaybı demek” diye konuştu.

A.

elcihanaferin
27-03-2009, 12:52
Bu sitede bu şekilde hakaretamiz yazılar yakışmıyor. Sanki başbakan ağzından çıkmış gibi...

Bir de bu önceki "Akepe iktidarında" diye başlayan mesajlarda (herhalde Akepe seçim bildirgesi) devletin borcunun (iç ve dış) ne kadar arttığı (bütün cumhuriyet tarihininkinden fazla) nedense yazılmamış. Mesajlardaki çeşitli halk lehine olduğu iddia edilen rakamları toplayıp, devlet borcunun artan kısmında çıkarırsak cukka gemicik bedellerine falan ulaşırız herhalde...