PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çekin Pis Ellerinizi Bilimden


frodo
10-03-2009, 00:50
Darwin'in doğumunun 200. Türlerin Kökeni'nin ilk basımının 150. yılı nedeniyle Unesco tüm dünyada 2009'u Darwin yılı ilan etti.

Bilimle az ya da çok ilgili her basın organı, her dergi tüm dünyada bu anma etkinliğini kapağa taşımakta gecikmedi. Türkiye'de 42 yıldır Tubitak tarafından yayınlanan bilimsel ve teknolojide yaşanan gelişmeleri Türk okuyucusuna taşıyan Bilim ve Teknik Dergisi de Mart/09 sayısını Darwin'e ayırdı.

Dergi ekibi için son derece normal bir bilimsel refleksti yaptıkları. Tüm dünyada ilan edilen Darwin yılını kapağa taşımaktan daha doğal bir şey olabilir miydi ?

Ama Tubitak'ın yeni yönetimi Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası garabetini okullara dağıtmakta sakınca görmeyen bir zihniyetin uzantısıydı ve derginin genel yayın yönetimi Çiğdem Atakuman'ın bilimsel refleksi başına iş açmakta gecikmedi. Tubitak Başkan Yardımcısı Ömer Cebeci derginin hazırlanan taslağını veto etti. Darwin ve Evrim Teorisine ayrılan 15 sayfa ile birlikte hazırlanan kapak, derginin genel yayın yönetmeni Çiğdem Atakuman'la birlikte dergiden atıldı.

Yerine konan kapak Küresel İklim Değişikliği oldu.

Bu anlayışın hayatın her anında bizi kuşatmasına karşı çıkmak her aydının, her demokratın öncelikli görevidir. Tüm duyarlı insanları bu uygulamayı protesto etmeye çağırıyoruz.

Çiğdem Atakuman'lar sahipsiz değildir.

Bilim Ve Teknik dergimizden çekin elinizi...


Bu yazı biraz aceleye gelmekle beraber Bilim Ve Teknik Dergisinde yaşanan skandala tepki olarak cem'in katkılarıyla kaleme alındı ve hem sitemizin hem de evrim-teorisi sitemizin ana sayfasından yayına girildi.

Tüm duyarlı insanları bu çirkin sansürcülüğü mahkum etmeye ve bu olayda taraf olmaya çağırıyoruz.

frodo
10-03-2009, 02:50
http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/03/09/tubitaktan.inanilmaz.sansur/517049.0/index.html

sheyhzade
10-03-2009, 03:37
Sevgili Frodo

Elimde bahsi gecen sayi mevcut.Site Tuzugune uygunsa,upload edip linki vereyim.
Yada direk torrent linkini vereyim.ilk 16 sayfasinda degisiklik gozukuyor.

http://rapidshare.com/files/207364352/Bilim_Teknik_Mart_2009.pdf.torrent.html

hamiyoda
10-03-2009, 10:52
Gerçekten büyük skandal...

Bilim ve Teknik’te Darwin skandalı

10 Mart 2009


http://www.hurriyet.com.tr/_np/6623/7516623.jpg

TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısındaki Darwin kapağı ve içerideki 15 sayfası üst yönetimin sansürüne uğradı. Kapak değişti, içerik atıldı. Dergide Darwin ile ilgili yazı kalmadı.

TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergisi’nin Evrim Teorisi’nin sahibi Charles Darwin’in 200’üncü doğum yıldönümü ve 2009 yılı UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin yılı ilan edilişi nedeniyle hazırladığı Mart sayısına sansür uyguladığı ortaya çıktı.

Kanal D Ana Haber (http://www.hurriyet.com.tr/anasayfa/) Bülteni’nde yer alan habere göre 42 yıldır okuyucuyla buluşan Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısı kapağı ve içeriği basım aşamasında değiştirildi. Bir haftalık gecikmeyle yayımlanan derginin Evrim Teorisi’nin babası Darwin için özel olarak hazırlanan sayısı TÜBİTAK üst yönetimi tarafından veto edildi. Derginin yayın kurulu


http://www.hurriyet.com.tr/_np/6624/7516624.jpg http://www.hurriyet.com.tr/_np/6625/7516625.jpg



Yapılan ilk kapak
Değişen kapak
üyeliğini de yapan, TÜBİTAKBaşkan Yardımcısı Ömer Cebeci, Bilim ve Teknik Dergisi’nin Darwin’i anlatan 15 sayfalık bölümünün basımdan önce çıkartılmasını sağladı. Saygın derginin kapağı da apar topar değiştirilerek, yerine Küresel İklim Değişikliği ile ilgili bilgiler konuldu. Böylelikle Bilim ve Teknik Dergisi, tarihinde ilk defa sansüre uğradı.

Ancak olaylar bu kadarıyla kalmadı. Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısının Charles Darwin’e ayrılarak hazırlanan kapağının altında imzası olan Genel Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman görevinden alındı. Çiğdem Atakuman görevden alınması yolundaki haberleri yalanlamadı ancak, "Halen TÜBİTAK çalışanıyım. Konuşmam doğru olmaz" dedi. Derginin değiştirilen Mart sayısında Atakuman’ın ismi künyede yer değiştirdi ve "Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Yönetmeni" olarak yer aldı.

Derginin Nisan sayısında Çiğdem Atakuman’ın isminin yer alıp almayacağı konusunda TÜBİTAK’ın hiçbir yetkilisi konuşmaya yanaşmadı. 2009 UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin Yılı olarak ilan edilirken, Türkiye’nin en saygın bilim ve araştırma kurumu olarak bilinen TÜBİTAK’taki bu skandal akıllarda soru işaretleri bıraktı. Dini çevreler Evrim Teorisi’ne ve Darwin’in görüşlerine şiddetle karşı çıkıyor.



Aşağıdaki link bilim teknik dergisinin linkidir , lütfen bir girip tepkinizi gösteren bir mesaj bırakın ...

unutmayın '' yürüyen bir dangalak oturan 10 entellektüelden iyidir ''



http://www.biltek.tubitak.gov.tr/mesaj_panosu/

frodo
10-03-2009, 13:32
Aslında çarpıcı siyasi konularla oyalanırken neler atladığımızı veya nelerin bize yutturulduğunun farkında bile değiliz. Ekim 2008 tarihli bir haber ve bağımsız düşüncenin nasıl körpe beyinlerde boğulduğunun resmi:

Dersimiz ‘felsefeden çıkış’

03/10/2008
Milli Eğitim’in yeni felsefe müfredatı ‘dini bütün, milliyetçi ve saygılı’ gençlik hedeflerken felsefe anlatmayı unutmuş

BETÜL KOTAN

ANKARA - Derslerde sık sık hadislerden örnekler verilir, tanrının varlığına ilişkin ‘kanıtlar’ sıralanırken, aksi görüşler kısaca geçilir, amacı milli değerleri özümsemiş, saygılı öğrenciler yetiştirmektir... Yeni müfredat çerçevesinde hazırlanan Felsefe Dersi Programı ve Kılavuzu taslağı, ‘dini ve milliyetçi’ motifleriyle felsefe öğretmenlerini isyan ettirdi:
“Bu program uygulanırsa, felsefe dersi diye bir şey kalmaz.”
‘Çağdaş bilgiden uzak’
Uzmanlık alanı ‘felsefe’ olan akademisyen ve öğretmenlerin oluşturduğu Felsefeciler Derneği, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın yenilenen ortaöğretim müfredatı kapsamında hazırladığı Felsefe Dersi Programı ve Kılavuzu Taslağı’nın dini ve milliyetçi motifler içerdiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’na tepki gösterdi. Felsefeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Küpeli, felsefe grubu derslerine ilişkin Talim Terbiye Kurulu’nun hazırladığı taslakların, nesnellikten ve çağdaş bilgi ölçütlerinden uzak olduğunu savundu. Küpeli, felsefe dersine ilişkin hazırlanan taslak programda, ders amaçları arasında sayılan ‘milli değerleri özümsemek’, ‘özgürlük ve sınırlılık dengesini korumak’, ‘saygılı ve hoşgörülü olmak’ gibi başlıkların felsefe eğitiminin genel amaçları arasında yer almadığını belirterek, “Bu maddeler felsefe eğitiminin değil, ahlak bilgisi dersinin konusu olabilir” dedi.
Terk edilmiş bir görüş Felsefe dersi program taslağında, teleolojik bir yönlendiriciliğin göze çarptığını belirten Küpeli, şu uyarılarda bulundu:
“Taslakta, ‘varlıkların meydana gelişinde bir amaç olup olmadığı’ gibi bir konunun öğrenci tarafından tartışılması ve ‘Her varlığın meydana gelişinde bir amaç vardır’ sonucuna varması bekleniyor. Bu, gerek bilimlerde gerekse felsefede terk edilmiş bir görüş olan teleolojinin öğrenciye benimsetilmeye çalışıldığı anlamına gelir.”
Kurandan hadisler, kompozisyon konusu
• Siyaset ve Felsefe ünitesinde, etkinlik kapsamında ‘Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır’ diyen hadis -i şerife yer veriliyor. Bu hadisin konu olacağı bir kompozisyon yazılması isteniyor.
• Taslakta, ‘Evrensel Anlamda Din İnsana Ne Kazandırır?’ ve ‘Evrensel Anlamda Felsefe İnsana Ne Kazandırır?’ başlıklarıyla din ve felsefenin karşılaştırıldığı bir tabloya yer veriyor. Bu tabloda dinin insana ‘huzur’, ‘mutluluk’, ‘güven’, ‘manevi doygunluk’ ve ‘Tanrı sevgisi’ verdiği öğretiliyor.
Tanrı var ki...
• Taslakta, tanrının varlığını kanıtlamak için öğretmenden şu etkinliği yapması isteniyor:
“Öğretmen öğrencilere bir kitap gösterir.
Yazar olmadan bu kitabın var olması mümkün mü?
Resim gösterir.
Ressamsız bu resmin kendi kendine olması mümkün mü?
Sınıftaki sıralar, masalar v.b
Marangoz olmadan tahtaların bir araya tesadüfen gelmesi mümkün mü?
Yapan olmadan en küçük varlık bile var olmadığına göre bu bir mükemmellik içinde işleyen bu kâinat sahipsiz yaratıcısız olur mu?
Yukarıdaki sorular ile öğrencilerin dikkati çekilir.
Aşağıdaki sorular yazılarak öğrencilerin düşünmesi istenerek grup etkileşimi başlatılır.
Her eserin bir ustası olur mu?
Evren nasıl meydana geldi?
Evrende bir mükemmellik var mı?
Evrendeki düzenin amacı nedir?
Bir atom zerresini bile düzenli hareket ettiren kuvvet nedir?
Tanrının varlığına ilişkin kozmolojik, ontolojik ve teolojik kanıtlar, soru- cevap tekniği ile ortaya konur.
Aşağıdaki paragraf öğrencilere okunarak etkinlik sonlandırılır.
“Doğa hakkındaki gözlemlerimiz bize onda bir düzen olduğunu göstermektedir. Doğa hakkındaki bilgimiz arttıkça onun parçaları arasındaki karmaşık uyum ve genel yapısındaki olağanüstü planlılık daha açık bir biçimde kendini göstermektedir. Bu uyum düzen ve planlılık ne kendi kendini ortaya çıkabilir, ne salt bir rastlantının ürünü olabilir. Bu olağanüstü makinenin sisteminin gerisinde, akıllı, bilgili, planlı bir varlık olmalıdır. O, ancak Tanrı olabilir. O halde tanrı vardır, tanrı var ki biz varız, evren var, evrendeki düzen var, zaman var, hayat var, ölüm var. (Felsefeye giriş Prof. Dr. Ahmet Aslan, Mart 2005)”
Etkinlik bitiminde ölçme ve değerlendirme bölümünde öğrenciye ‘Tanrının varlığı ile ilgili kanıtlar nelerdir?’ ifadelerini içeren tek bir soru soruluyor.
‘Dini mozaikler’de bazı parçalar eksik
• Din ve Felsefe ünitesinde kazanımlar bölümünde, ‘Felsefe ve dinin insana kazandırdığı, bakış açılarını fark eder’, ‘Dinlerin bilime verdiği önemi fark eder’ ifadeleri yer alıyor. Ayrıntılı etkinlikler bölümünde ‘Dini Mozaikler’ başlığı altında da ‘Yüzyıllarca bir arada yaşamı sağlayan inanç mozaiklerinin, bireye ve topluma katkılarına din olgusunun vurgusu yapılarak etkinlik sonlandırılır’ deniliyor. Aynı ünitede ‘Tanrı hakkındaki kanıtların neler olduğunu açıklar’ kazanımının açıklamasında da ‘Kozmolojik kanıt, Hudus kanıtı, Ontolojik Kanıt, İmkân ve Ahlak kanıtı gibi görüşlere yer verilebilir” deniliyor.
• Üniteler tanıtılırken, ‘Din ve Felsefe’ ünitesinde, ‘Tanrı Hakkındaki Görüşler’ başlığı altında, ‘Tanrının Varlığını Kabul Edenler’, ‘Tanrının Varlığını Reddedenler’, ‘Tanrının Varlığı veya Yokluğunun Bilinemeyeceğini Öne Sürenler’ konularına değinileceği belirtiliyor. Ancak taslak programda, ünite içerisinde, konu etkinlik yapılmadan, ‘Tanrı hakkındaki görüşleri bilir ve farklarını ortaya koyar’ kazanımının açıklamalar bölümünde, ‘gerekçelendirme, tutarlılık arama, doğru- yanlış belirleme. Tanrının varlığı ile ilgili Teizm, Ateizm, Panteizm, Agnostizim, Deizm gibi görüşlere yer verilmelidir’ ifadeleriyle geçiştiriliyor. Ünitede, daha çok ‘tanrının varlığının kanıtlanması’ üzerinde duruluyor.
• ‘Evrensel Anlamda Din İnsana Ne Kazandırır’ ve ‘Evrensel Anlamda Felsefe İnsana Ne Kazandırır’ başlıklarıyla din ve felsefe karşılaştırılıyor. Bu tabloda dinin insana ‘huzur’, ‘mutluluk’, ‘güven’, ‘manevi doygunluk’, ‘Tanrı sevgisi’ verdiği belirtiliyor.
Öğrencilere milliyetçi film izlettiriniz...
• Siyaset ve Felsefe ünitesi altında, ‘Türk Milleti’nin bağımsızlığına verdiği önemi ve bağımsızlığını korumak için yaptığı mücadeleyi anlatan bir film seyrettirilir’ etkinliği yer alıyor.
• Amaçlar bölümünde, öğrencilerde hedeflenen özellikler, ‘Milli değerleri özümseyerek, evrensel değerlere de açık olmaları’, ‘Hem etik hem de estetik değerleri; milli ve evrensel açıdan yaşamıyla ilişkilendirebilmeleri’ diye sıralanıyor. Programın yaklaşımları anlatılırken de ‘milli eğitimimizin amaçları doğrultusunda milli değerleri koruyup geliştiren, evrensel değerleri benimseyen bireylerin yetiştirilmesine vurgu yapar’ görüşü aktarılıyor.

frodo
10-03-2009, 13:49
tübitak'ta akp'nin kadrolaşmasının kronolojisi için;

2003 mayıs – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’ın görev süresi sona erdi.
2003 mayıs – tübitak’ın 12 kişilik bilim kurulu, prof. namık kemâl pak’ı tekrar başkanlığa seçti.
2003 mayıs – bilim kurulu’nun aldığı bu karar, onaylanması için başbakanlığa gönderildi. başbakanlık, bu seçimi onaylayıp kararı cumhurbaşkanlığı’na göndermesi gerekirken göndermedi. tübitak bilim kurulu’na başbakanlık müsteşarı ömer dinçer tarafından gönderilen mesajda, tübitak başkanlığı’na prof. nükhet yetiş’in seçilmesi önerildi. tübitak bilim kurulu, yasaya aykırı bu uygulamayı reddetti.

2003 eylül – başbakanlık, tübitak bilim kurulu’ndan gelen evraklar hakkında 5 ay işlem yapmadı ve gönderilen tüm evrakları bekletti. çünkü bilim kurulu’ndaki 6 üyenin görev süreleri 2003 eylül’de doldu.
2003 eylül – bilim kurulu toplanarak boşalan 6 üyelik için yeni üyeleri seçti. onaylanması için başbakanlığa gönderdi. başbakanlık seçilen bu 6 yeni üyeyi onaylamayarak, kendisinin belirlediği 12 kişilik listeden 6 kişinin üye seçilmesini istedi.
2003 eylül – bilim kurulu, yasalara aykırı olan bu uygulamayı reddetti. bilim kurulu tarafından yasaya uygun olarak seçilen 6 üyeyi de başbakanlık onaylamadı.

2003 ekim – tübitak’la ilgili bir maddelik bir yasa başbakanlık tarafından tbmm’ye önerildi. bu yasa önerisinde, bir defaya mahsus olmak üzere, tübitak başkanı ve boşalan bilim kurulu üyeliklerine atamayı başbakanlık kendisi yapmak istedi.

2003 kasım – bir maddelik yasa önerisi, önce eğitim komisyonu’nda, sonra da tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla kabul edildi ve cumhurbaşkanı’na gönderildi.
2003 kasım – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasayı veto ederek tbmm’ye aynen geri gönderdi.

2003 aralık – yasa önerisi, tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla tekrar değiştirilmeden kabul edildi. cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, yasayı mecburen kabul etti. cumhuriyet halk partisi, 141 milletvekilinin imzaladığı dilekçe ile, yasanın iptali ve yürütmesinin durdurulması için anayasa mahkemesi’ne başvurdu.
2003 aralık – başbakanlık, fırsattan istifade, boşalan 6 bilim kurulu üyeliği için atama yaptı.

2004 ocak – tübitak bilim kurulu, başbakanlık tarafından atanan 6 yeni üye ile ilk kez toplandı ve başkanlığa, başbakanlık tarafından önerilen prof. nükhet yetiş’i seçti. tübitak bilim kurulu’nun 6 eski üyesi, kararın ardından topluca istifa ettiler.
2004 ocak – anayasa mahkemesi, tübitak yasası’nın yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi. ancak; karar geriye yönelik olarak işleyemeyeceği için, hükümet tarafından atanan 6 yeni üye görevden alınamayacaktı.
2004 ocak – cumhurbaşkanı, anayasa mahkemesi’nin verdiği karar sebebiyle, atama kararnamesini imzalamadı ve başbakanlığa iade etti.

2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanı prof. naci görür ve yardımcısı remzi akkök görevlerinden istifa etmek zorunda bırakıldılar.
2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanlığı’na geçici olarak, “prof. nükhet yetiş’in eşi” önder yetiş getirildi.
2004 nisan – ankara 1. idare mahkemesi, prof. namık kemâl pak’ın seçim kararnamesini onaylamayarak, prof. nükhet yetiş’in seçilmesini öneren başbakanlığın bu kararını hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurdu.

2004 haziran – yemekhane bölümünde çalışan 13 personel, “idari tasarruf” gerekçesiyle işten çıkarıldılar ve işsiz bırakıldılar.
2004 haziran – başbakanlık, 1. idare’nin kararına itiraz ederek iptali için başvuru yaptı. bölge idare mahkemesi, 1. idare’nin kararını yerinde bularak başbakanlığın itirazı’nı oybirliği ile reddetti.

2004 ağustos – ankara cumhuriyet başsavcılığı, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak ve diğer 3 kişi hakkında “görevi kötüye kullanma” bahanesiyle soruşturma başlattı. adı geçen kişiler, suçlamaları reddettiler.
2004 ağustos – tübitak’ın popüler bilim kitapları ve popüler bilim dergileri haricindeki yayınlarını basan matbaa kapatıldı ve 12 işçinin işlerine son verildi.

2004 eylül – yeni yönetim tarafından ilk kez bilim ve teknoloji yüksek kurulu toplantısı yapıldı. asli üyelerden yök, toplantıya temsilci göndermedi.
2004 eylül – tübitak görevlilerinin ücretlerini belirleme yetkisi başbakan’a verildi.

2004 ekim – ankara 4. iş mahkemesi, işten çıkarılan işçilerin görevlerine geri dönmesini öngören bir karar aldı. işçilere de 6 maaş tutarında tazminat ödenmesine hükmetti.

2004 aralık – ankara 1. idare mahkemesi, tübitak başkanı’nı ve boşalan üyelikleri bir defaya mahsus olmak üzere başbakanlığın seçmesini sağlayan kanunu esastan görüşerek iptaline karar verdi. 2004 nisan’da da, aynı mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
2004 aralık – işçilerin işe iade kararına edilen itirazı görüşen yargıtay 9. hukuk mahkemesi işçileri haklı buldu ve işçilerin işe iadesini onayladı. 6 maaş tutarında tazminat, 10 maaşa çıkarıldı.

2005 şubat – kamu çalışanlarının çifte maaş almalarını önleyen yasa önerisine, tübitak bilim kurulu üyeleri için “istisna” getirildi. yani tübitak bilim kurulu üyelerinin çifte maaş almalarının önü açılmaya çalışıldı.

2005 mart – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak, atanması gerekirken atamasını yapmayan, “hukuka aykırı ve keyfi” davranan başbakan recep tayyip erdoğan hakkında 100.000 ytl istemli manevi tazminat davası açtı.

2005 nisan – tübitak ulakbim müdürü doç. dr. tuğrul yılmaz görevinden alındı.
2005 nisan – akp, tübitak yasası’nı değiştirmek için yeni bir teklif hazırladı. bu teklife göre, başbakan’ın tübitak bilim kurulu’na üye seçimindeki etkisi ve yetkisi artıyordu.
2005 nisan – tübitak yasa teklifi komisyonda kabul edildi.

2005 mayıs – kanun teklifi, tbmm genel kurulu’nda akp’nin oyları ile kabul edildi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasanın üye seçimi ve kurumun özerk yapısı ile ilgili 3 maddesini veto ederek yeniden görüşülmesi için tbmm’ye gönderdi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği maddeler komisyonda aynen kabul edildi.

2005 haziran – geri gönderilen teklif, tbmm genel kurulu’nda akp tarafından aynen kabul edildi.

2005 temmuz – cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, aynen kabul edilen yasayı onaylamak zorunda kaldı. ayrıca, anayasa mahkemesi’ne iptal davası açacağını da kamuoyuna duyurdu.
2005 temmuz – cumhuriyet halk partisi, kanunun 3 maddesinin iptali istemiyle anayasa mahkemesi’ne başvurdu. mahkeme, cumhurbaşkanı’nın iptal ve yürütmeyi durdurma başvurusu ile chp’nin başvurusunu esastan görüşmeyi kararlaştırdı.
2005 temmuz – bilim kurulu, yeni yasa doğrultusunda oluşturuldu ve görevine başladı.
2005 temmuz – anayasa mahkemesi, hakkında başvuru yapılan maddelerin yürürlüğünü durdurdu.

2005 eylül – başbakan recep tayyip erdoğan, tübitak bilim kurulu üyelerini kabul etti, ve görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

2006 şubat – danıştay, prof. nükhet yetiş’in hükümet tarafından başkanlığa önerilmesini içeren kararı iptal eden mahkeme kararını uygun buldu.

2006 ekim – 17. asliye hukuk mahkemesi, tübitak tarafından bilim kurulu eski üyelerine açılan davayı, “kurumun atanmış bir başkanı olmadığı ve bu yüzden aktif dava ehliyeti olmadığı” gerekçesiyle reddetti.
2006 ekim – 16. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı bir bilgisayar mühendisinin işe iadesine karar verdi.

2006 kasım – 9. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı olan eski iletişim danışmanının işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – 14. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı tübitak tedyeb başkan yardımcısı’nın işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – başbakan recep tayyip erdoğan’ın, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’a 7.000 ytl manevi tazminat ödemesine mahkemece karar verildi.

2007 ocak – 3. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkarılan bilgi işlem eski müdürü’nün işe iadesine karar verdi.
2007 ocak – 4. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan tübitak sage eski güvenlik koordinatörü’nün işe iadesine karar verdi.

son iki yılda o kadar çok gelişme oldu ki, artık takip etmekten vazgeçtim. artık tübitak'ın ismi de logosu da değiştirildi; içi tamamen boşaltıldı. böyle bir tübitak, bilim ve teknik dergisi'nin darwin'in 200. doğumgününü kutlayan sayısını tabii ki sansürler. aksi olsaydı şaşardım.
(ekşi sözlük yazarı :roseinthefist, 10.03.2009 12:44)

roseinthefist'e derleme için teşekkürlerimizle....

hamiyoda
10-03-2009, 14:31
Hz. muhammed in ayı ikiye bölmesi kanıtlandı!

*Kuran'da miras bolusumu kanitlandi. matematik ile ilgili tum bildiklerimiz yanni$mis. "

* Sabah namazina kolay kalkmanin bilimsel 10 yolu.

*Kimyasal mucize: zemzem

*Badem bıyığın sırrı çözüldü

*Allah'ın kaldırma kuvveti

* Teleport dosyası: hicret

* Genetik dünyasında devrim: allah geni bulundu

* Madde dünyasından sonra: cennet ve cehennem

* İman ve serebral noron sayisi arasindaki iliski.

* Kuran'in sifresi uzerine yeni bir matematik model.

*Vücud koruma aracı olarak peçe

* Gençlik bilim eki sızıntı derginizle birlikte ücretsiz, hayırlısıysa kaçırmayın..."

*Sahur programi jeneriğindeki hızla açan çiçeğin sırrı

*Bir fizik tedavi mucizesi: namaz"

* Tübitak'ın yeni iletişim protokolü vahiy'nin yankıları:

*Yerçekimi aldatmacası; "uçarken görüntülenen kuşlar" "gavur cambridge çalkalanıyor" "newton sapkını ve islam gerçeği"

*Kazalarda nazar faktörü. hangi nazar duaları maksimum korumayı sağlıyor.

*Turkiye nin mübarek yatırları ve astrofizik

*Ateist darvin ve asılsız iddiaları - melih gökçek'in balonlu anlatımıyla...

*Arşimet'le ilgili bugüne kadar bilinmeyenler: kaldırma kuvvetini abdest alırken buldu (oha!).

* Üretimde modern karar destek sistemleri: rabbine sor karar ver. general motors: "keşke biz de sorsaydık" *.

*Mmurphy yasalarinin çöküşü...alt makale ba$ligi: her sey nasip kismet meselesi.

* Newton' un hareket yasalari" alt makale ba$ligi: yercekimi kanunu diyorlar. caminin cekim gucunu hice saymayin lan allahsizlar.

*Yılın bilimadamı ödülleri: Harun Yahya ödülünü milli eğitim bakanı'nın elinden aldı. richard dawkins blendax güzeli seçildi.

* Tanrinin olmadiginin ispatinın yanlışlığı.allah'ın varlığının ispatı özel sayısı.


* Cleveland'da bulunan ve allah diye bağıran horozun sırrı...

* Fethullah gülen'le bilim üzerine bir pazar sohbeti


* 21. yüzyılda bilimsel keşifler dosyası: hepsi kuranda zaten yazıyor

Ben güldüm sizde gülün :-)

pante
10-03-2009, 15:47
Dokunulmazlık zırhlarına sığınmış olanlar bilmelidirler ki asıl dokunulmaz olan bilim olmalıdır. İster din cephesinden gelsin, ister siyaset cephesinden bilime uzanan eller pistir, iğrençtir. O ellerle tokalaşılmaz, o eller tutulmaz. O eller rezil elidir, yobaz elidir, katil elidir. Bin kere yıkasa da temizlenmez o eller.
Bunlardan tiksinilmelidir.
Sanata tükürenler, şimdi de bilime tükürmektedirler.
Asıl suratlarına tükürülmesi gerekenler bunlardır.
Bunları demokrat olarak görmek en büyük aldanmışlıktır.
Bunlar yobaz demokratlardır.
Bunların gözünde demokrasi, her yerde türban giyilebilmesidir.
Bunların gözünde bilim, yumurta üzerindeki Allah yazısıdır.
Bunların gözünde sanat ilahidir, cami mimarisidir, güzel Kur'an okumaktır.
Bunların gözünde ahlak, şeriattir.
Bunların gözünde siyaset, şeriat için yapılacak takiyyedir.

4 yüzyıl önce Kopernik'in kitabını yasaklayan, Galileo'yu Engizisyon'da yargılayan ve susturan, Darwin'i bir düşman olarak gören Kilise günümüzde günah çıkarıyor. Darwin'den, Galileo'dan özür anlamına gelecek tavır sergiliyor.
İslam dünyası ise 10 yüzyıl öncesinden yani Farabi'lerin, ibni Sina'ların, Mevlana'ların, İbni Rüşd ve İbni Haldun'ların döneminden daha gerilere düşüyor.
2007 yılı dünyada "Maden idim, nebat oldum; nebat idim, hayvan oldum; hayvan idim, insan oldum; insanım ölüyorum, ölmekle tekamül ediyorum, niye üzüleyim?" diyen Mevlana'nın 800. doğum yıldönümü olarak kutlanmıştı. 2009 yılı ise, Mevlana ile aynı temelde buluşan ve "Türlerin Kökeni" kitabıyla o düşünceyi bilimsel bir teori haline getiren Darwin'in 200. doğum yıldönümü olarak dünyada kutlanıyor. Mevlana'nın tırnağı bile olamayacak olanlar, Darwin'in resmine dahi tahammül edemiyor. Bu gerici zihniyeti 80 yıl önce Atatürk şu sözlerle mahkum etmişti:

"Uygarlığın yeni buluşlarının ve fennin harikalarının cihanı değişmeden değişmeye sürükleyip durduğu bir devirde yüzyılların eskittiği köhne zihniyetlerle, geçmişe kölecesine bağlılıkla varlığımızı sürdürmemiz mümkün değildir. Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekamülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. En büyük hakikatlar ve ilerlemeler, fikirlerin serbest ortaya konması ve karşılıklı tartışılması ile meydana çıkar ve yükselir. Bilim çeviri ile olmaz, inceleme ile olur. Bilim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerden ben buyruk vermem. Bu alanda isterim ki, beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi biliminize, anlayışınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal bilimlerin yapıcı yönlerini gösteriniz, ben izleyeyim. Ben manevî miras olarak hiçbir ayet, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır.
Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki amaçlara tümden eremediğimizi, ne var ki, kesin olarak ödün vermediğimizi akıl ve bilimi zekice edindiğimizi onaylayacaklardır.
Zaman hızla ilerliyor. Ulusların, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada kesin olarak değişmeyecek yargılar getirdiğini savunmak, aklın ve bilimin gelişimini yadsımak olur."


Bu gerici zihniyet, çıkarcı, basiretsiz, aymaz siyasetçiler yüzünden son 60 yılda yeniden palazlandı. Gelinen nokta çok düşündürücüdür. Artık bilimin, fennin dışında mürşit arayanlar gaflet, cehalet ve dalalet içinde değil sadece, iktidarın da içinde. Ne yazık ki küçük hesaplar nedeniyle buna göz yuman anlayış ve siyasetler ise içimizde, yanımızda. Liberal etiketiyle, solcu etiketiyle, ateist etiketiyle aramızdalar. Bizi asıl yaralayan da bu.

frodo
10-03-2009, 15:56
Sevgili pante'nin başlığı duruma daha iyi anlattığı için "Çirkin Sansür" başlığı "Çekin Pis Ellerinizi Bilimden" olarak değiştirilmiş ve iki
konu birleştirilmiştir.

aydoe
10-03-2009, 19:33
Vatikan Darwinden özür diledi,bizim diyanette herhalde 200 sene sonra özür diler.
İnandıkları Allah bunlara akıl fikir versin ,ne diyeyim.

evrensel-insan
10-03-2009, 20:53
Saygideger aydoe;

Turkiye, tarih olarak 400 yil; dusunce olarak 300 yil geriden geliyor. 200 yil biraz iyimser gibi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL
10-03-2009, 20:53
işte bunların zihniyeti ancak susmamalıyız protesto etmeye devam etmelıyız....

asinar
10-03-2009, 22:17
Allah'ın insanı balçıktan yaratıp, içine ruh üflediğine inanan necip Türk Milleti, insanın - haşa - maymundan türediğini iddia eden (!) Allahsız keferenin hakkından gelmeyi, Allah'ın izniyle, liboşların, tatlısu demokratlarının, cehaletlerinden tahsille kurtulmuş görünen ama .......leri baki kalmış olan akademisyenlerin ve de çıkarlarının geleceğini mahalle kabadayısı tavırlı siyasetçilere yalakalık yapmak üzerine oluşturan ikiyüzlülerin de yardımıyla başaracaktır inşaallah.
Az kaldı az... Çok yakında hak gelecek, batıl zail olacak.
Necip Türk milletinin de başı göğe erecek inşaallah.
Şimdiden hepimize hayırlı olsun.

İnsan maymuna dönüşebilir ( Bknz, Kur'an) ama maymun insana dönüşemeeeeez!

gercekisim
10-03-2009, 23:41
Evrim Teorisini va Darwin'i sansürlemeleri,korktuklarını gösterir,! Teorinin doğruluğu yobaz zihniyeti korkutuyor.
Güneş balçıkla sıvanmaz! Bilim her zaman kazanır!

KızıL
11-03-2009, 01:20
ÜKD: Ömer Cebeci istifa etmeli


file:///C:/DOCUME%7E1/STALND%7E1/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot.jpghttp://img15.imageshack.us/img15/8273/bilimteknikilimdegisikl.jpg (http://img15.imageshack.us/my.php?image=bilimteknikilimdegisikl.jpg)

Bilim ve Teknik dergisinin Darwin’li kapağının son anda değiştirilmesi ve yayın yönetmeninin bu nedenle görevden alınması nedeniyle yarın saat 12:00’de TÜBİTAK önünde bir basın açıklaması gerçekleştirileceğini duyurdu.



soL (HABER MERKEZİ) ÜKD bir açıklama yayınlayarak Bilim ve Teknik dergisinin Darwin’li kapağının son anda değiştirilmesi ile ilgili yarın saat 12:00’de TÜBİTAK önünde bir basın açıklaması gerçekleştirileceğini duyurdu. Açıklamada “TÜBİTAK, Türkiye Cumhuriyeti'nin ana bilimsel araştırma kurumu, aynı zamanda Türkiye'nin en köklü popüler bilim dergisi Bilim ve Teknik'i çıkaran kurumdur. Dün medyaya yansıyan haberlere göre, Bilim ve Teknik dergisi Mart ayı sayısında Charles Darwin ve biyolojik evrim konusunu işlemek istemiş, ancak TÜBİTAK başkan yardımcısı Ömer Cebeci, dergiye müdahale edip içeriğini değiştirtmiştir. Dahası, dergi editörünün görevden alınması sürecini başlatmıştır. Cebeci haberleri reddetmemiştir” denildi.
Evrim kuramı, biyolojik bilimlerin en temel unsurlarından biridir denilen açıklamada “Sırf 2008 yılı başında beri uluslararası biyolojik, tıbbi ve zirai bilim dergilerinde 23,406 biyolojik evrimi konu edinen makale yayınlanmıştır. Bunlara Nature ve Science gibi temel bilim dergileri dahildir. Ayrıca TÜBİTAK'ın, Turkish Journal of Biology gibi kendi hakemli dergileri de dahildir. Demek ki TÜBİTAK başkan yardımcısı Cebeci, ne dünyada, ne ülkemizde, ne de kendi kurumunda yürüyen araştırma faaliyetlerinden habersiz, cahil bir yöneticidir. Üstüne üstlük cahil dünya görüşüne uymadığı için toplumun bilgilenmesine de engel olabilen, görevini kötüye kullanan bir yöneticidir. Sn. Cebeci'yi bu makama getiren siyasi irade ve bürokratik çevre de kendisi kadar cahil ve ehliyetsizdir” ifadeleri kullanıldı.


TÜBİTAK'in Fetullahçı cahil ve ehliyetsiz bir kadronun eline düştüğü belirtilen açıklamada “Türkiye'de bilim üretiminin daha da geri kalması anlamına gelecektir. Ülkeyi daha da bağımlılaştıracaktır. AKP herhalde bunu istemektedir. AKP'nin en yakın ortağı ABD ve Avrupa Birliği gibi zengin ülkeler ve odaklar ise bu sonucu açıkça arzu etmektedir. Hem üniversite çevresi hem halkımız AKP'ye karşı uyanık olmalıdır. TÜBİTAK ise konuya en kısa zamanda açıklık getirmelidir. Kurumda gerçekleşen AKP yanlısı tarikat kadrolaşması derhal temizlenmelidir. Ömer Cebeci ise derhal istifa etmelidir” denildi.

KızıL
11-03-2009, 01:27
..................

Ayejj
11-03-2009, 13:10
Oldu olacak TUBİTAK ın başına birde sarıklı şeyh oturtup adınıda Tasavvuf Bilimlerini Araştıma Kurumu olarak değiştirsinler.

thunderpoint
11-03-2009, 13:16
http://haber.gazetevatan.com/pics/yazarlar/122.jpgMine G. Kırıkkanat


Darwin’e sordum Cleveland dedi...

Eşi olamayacak kadar müstesna Maliye Bakanımızın refikası Ahsen Unakıtan, kocacığını sağlığına kavuşturup, kendisi ve girişimci çocukları hamisiz ve vatanı milleti de unakıtmasız koymayan hastane seçimini ulvi biçimde, “Rabbime sordum, Cleveland dedi” diye açıkladı.

Kimi köşe yazarı, Ahsen Hanım’ın Rabbı’yla kurabildiği doğrudan ilişkiyi sorguladı, kimi Rabb’ın niye GATA, Hacettepe, Cerrahpaşa ya da herhangi bir SSK hastanesini değil de Cleveland’ı buyurduğuna şaşırdılar.

Ama hiçbiri, Rabb’ın neden nüfusun yüzde 99,9’u Müslüman olup zaten namazında niyazında AKP hükümetinin yönettiği ve zaten dini bütün bir Sağlık Bakanı’nın çekip çevirdiği hastaneler yerine, bir Amerikan hastanesini yeğlediğini çözemediler.

Oysa cevap basitti.

Başını önden değil arkadan fiyonklamak suretiyle modern bir Müslüman olduğunu kanıtlayan ve kocacığını televizyon kameraları önünde uluorta sıvazlayarak sevgisel yakınlıkta alafrangalık sergileyen Ahsen Hanım, Rabb’ından Müslüman bir hastaneyi değil, en iyi hastaneyi göstermesini istemişti.

Rab da ‘yiğidi öldür, hakkını yeme’ dediğinden, dünyayı kendisinin yarattığına inanandan çok, Darwin’in teorilerini kanıtlayan biyolojik protezleri kullanan Cleveland’ı işaret etti, tabii.

Şimdi yazacaklarımın doğruluğundan kuşkulananlar, http://www.clevelandclinic.org (http://www.clevelandclinic.org/) sitesine girip ‘Aortic valve replacement’ başlığında verilen bilgileri okusunlar.

***
Bütün dünyada en ileri tekniğiyle referans gösterilen Cleveland hastanesinin araştırma laboratuvarları da bir numara. Bu laboratuvarlarda kök hücre üzerine çalışılıyor. Olanaklar sınırsız: İnsanların yıpranmış hücrelerini, kök hücreden üretilen yeni hücrelerle tamir mi istersiniz, DNA’sı insana çok yakın canlı domuz vücudunu bir tarla gibi kullanıp, kök hücre ekerek, boy atınca çıkarılıp insana nakledilecek organ tarımı mı istersiniz, yakın gelecekte her türlü opsiyon açık...

Zaten Cleveland hastanesinde yapılan kalp ameliyatlarında, eğer protez takılacaksa, yapay protezden çok biyoprotez kullanılıyor. Örneğin 2006 yılında Cleveland’da aort kapakçığı değiştirilen hastalardan yüzde 86’sına yapay değil, biyoprotez takılmış.

Hastanenin özel sitesi, bu biyoprotezlerin domuz aort kapağı, sığır perikardı ya da çeşitli hayvan hücrelerinden elde edildiğini açıklıyor, gururla.

Hiç merak buyurmayınız, Türkiye’de de başarıyla gerçekleştirilen bu ameliyatlarda aynı biyoprotezler kullanılıyor, zaten hastalar da bana ne kapağı taktılar diye merak etmediği gibi, sormamaya da özen gösteriyorlar.

Biyoprotez aort kapakçığı, özellikle şeker hastası kalp hastalarına takılıyor.

Sayın Unakıtan’ın nasıl bir ‘bypass’ geçirdiğini bilmiyorum, ama aort kapakçığının değişmesinin gerekmediği kesin.


***
Ben size bütün bunları, Cleveland’ın aslında ne kadar Darwin’ci olduğunu ve tıp biliminde evrim teorisine uygun işlediğini kanıtlamak için anlatıyorum.

Eğer Cleveland bilimcileri evrimci olmayıp yaratılış safsatasına uygun davransalardı, insan, domuz, sığır, fare vb. gibi türlerin hücre akrabalığı üzerine çalışmaz, ondan organ alıp ötekine takıp çalıştıramazlardı.

Dolayısıyla, tam Maliye Bakanımızın, sağlığına böylesi Darwin’ci bir hastane tarafından kavuşturulduğu günlerde, Darwin’in TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik dergisinin kapağından kovalanması ve Dr. Çiğdem Ataduman’ın da yayın yönetmenliğinden alınması, hiç şık olmadı.

Türkiye’de güya bilimi ilerletmekle görevli TÜBİTAK’ın başına konuşlanan Prof. Ömer Cebeci, sanırım kendisini iktidarın yarattığını biliyor, dolayısıyla yaratılış teorisine göre davranıyor.

Önemli değil. Prof. Ömer Cebeci’nin başkanlığında bir TÜBİTAK’la Türkiye ne büyür, ne küçülür. Hastanelerimiz de değiştirecekleri biyoprotez aort kapakçıklarını, ABD laboratuarlarından ithal eder, kaynağını sormazlar.

Kullar böyle akılsız olunca, Rab da TÜBİTAK’ı yaratılışçı ulemaya emanet eden ehli Müslim zevata, Cleveland’a gidip Darwin’cilere ameliyat olmasını tavsiye eder.

frodo
11-03-2009, 18:02
13 Mart 2009 Cuma 12.30 - “Bilime Sansür”e Sansür Eylemi: ODTÜ DEVRİM’in “D”sinde Buluşup “EVRİM”e Sahip Çıkıyoruz!

Evrime Sahip Çıkıyoruz (http://odtuevrimesahipcikiyor.wordpress.com/2009/03/10/odtudevrimstadyumu/)

pante
11-03-2009, 19:16
Bugün Tübitak önünde Üniversitelerin eylemi vardı.
AKP ve Tübitak yönetimi protesto edildi.
Tepkiler artıyor.
Uluslararası bilim çevrelerinden de tepkiler geliyor.
Kraliyet Akademisi de sansürü eleştirerek evrim teorisinin artık tartışılamayacak şekilde doğrulanmış bir gerçek olduğunu belirtti.
Meclis başkanı Köksal Toptan da dergiye müdahaleyi doğru bulmadığını açıkladı.
Tepkileri sürekli kılıp Nisan sayısını özür sayısına çevirtmek gerekiyor.
Eğer bu başarılırsa dini baskılar karşısında önemli bir zafer elde edilmiş olacaktır.

karadenizli
11-03-2009, 20:24
OLdu olacak birde askeri darbe yapsınlar.

Bunlara malzeme veren o herifin gelmişini,geçmişini,önünden geçmişin...........

pante
11-03-2009, 21:14
OLdu olacak birde askeri darbe yapsınlar.

Bunlara malzeme veren o herifin gelmişini,geçmişini,önünden geçmişin...........

Darbeyi yobazın teki yapmış zaten Karadenizli.
Küfürlerini de misliyle o yobaza havale edelim.

azınlık
11-03-2009, 22:39
Kraliyet Akademisi de sansürü eleştirerek evrim teorisinin artık tartışılamayacak şekilde doğrulanmış bir gerçek olduğunu belirtti.

Bunlar Darwin'e kitabının sonsözünü (zorla) yazdıran arkadaşları değil miydi? Niye çarketmişler acaba?

Meclis başkanı Köksal Toptan da dergiye müdahaleyi doğru bulmadığını açıkladı.

Kendisinin bu tartışmalardan daha önemli işleri yok mu acaba (millet fark-u zaruret içinde kırılmakta ve meclis başkanı lütfetmiş dergi kapağı yorumluyor) ... üstelik TÜBİTAK'ın başına kimlerin nasıl ve niye getirildiğini bilmiyor mu? Kendisi de meclisteydi ve bakandı o zamanlar.

A.

pante
11-03-2009, 23:24
Tepkiler:

Kraliyet Akademisinden (http://www.sansursuz.com/haberler/templates/sansursuz.asp?articleid=78062&zoneid=1&y=)

AKP'li Bakandan (http://www.haberform.com/haber/ak-parti-darwin-tubitak-darwin-sansur-ak-parti-sansur-mehmet-aydin-10920.htm)

Meclis Başkanından (http://www.haber7.com/haber/20090311/Toptan-TUBITAKin-yaptigi-yanlis.php)

Üniversiteler Tübitak Önünde (http://www.showhaber.com/109653/Guncel/Tubitak-onunde-sansur-tepkisi-haberi.html)

Genel tepkiler (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11181768.asp)

prozac
12-03-2009, 00:07
http://img91.imageshack.us/img91/8837/259128.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=259128.jpg)


Dün “dini bütün” ve de “yandaş” gazetelerde olmamasına şaşırmadım o haberin. Herhalde “Bu nasıl iş?” diye soracak halleri yoktu. “Yaşasın” diye havaya fırlamamış olmaları da belki henüz kıvamına gelmemiş “dengeler” yüzündendir. ( “Sabah” Gazetesi’nde niye yoktu, anlamadım.)

Oysa Vatan’da, Hürriyet’te, Milliyet’te, Cumhuriyet’te, Radikal’de manşetti.

Elbette manşet olmalıydı, çünkü akıllara ziyan bir olay yaşanmış, adı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) olan bir kurumun, adı “Bilim ve Teknik” olan dergisinin kapağından ve içeriğinden “evrim teorisi” nin kurucusu Darwin, unvanı “profesör” (bilim adamı) olan bir yönetici tarafından çıkarılmıştı.

Akıllara ziyan değil de ne?

İsterseniz, şimdi TÜBİTAK’ın Darwin’e bakışını bir kenara bırakalım ve biraz Amerika’ya uzanalım.

Çiçeği burnunda Başkan Hüseyin Obama, önceki gün bir bilimsel devrimin yolunu açtı. Eski (ve gerici) Başkan Bush’un “kök hücre” araştırmalarına koyduğu sekiz yıllık ambargoyu kaldırma kararı aldı. Artık ABD hükümeti, insan yaşamı ve sağlığı için büyük umut olan kök hücre araştırmalarına yardım edecek.

Gerçekten merak ediyorum: Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, saygısını dile getirdiği “demokratik ve laik” Türkiye Cumhuriyeti’ndeki son “Bilim ve Teknik” olayına yeni Amerika yönetimi nasıl bakıyor acaba?

Hillary’yi kaçırdım. Kaçırmasaydım, ona başka birşey soracaktım. “Türkiye’ye artık ılımlı İslam devleti demeyeceğini söyledin, anayasaya ve laikliğe vurgu yaptın, ağzına sağlık da... Araya sıkıştırdığın şu ’dini özgürlüklere saygı’sözüyle ne demek istedin? Biraz açar mısın?” diye soracaktım. Olmadı, Bayan Clinton’ın zamanı yoktu, üstelik çalışma gezisine gelmişti, hemen gitti.

Ama bir ay içinde gelecek olan Obama’yı kaçırmaya hiç niyetim yok. Mutlaka soracağım. Diyeceğim ki: “Hüseyin Bey, söyle bana, 2009 Dünya Darwin Yılı’nda, Darwin’in şu Bilim ve Teknik dergisinden buharlaştırılması hakkında ne düşünüyorsun? Bilim ve Teknik’te kök hücreye de yasak konur mu dersin? Irak, İran, Afganistan’la ilişkileri... Yeni Orta Doğu politikalarını... İslam dünyasına vereceğin mesajları... Suriye, İsrail, Hamas, Hizbullah arabuluculuğunu hangi ’Bilim ve Teknik’le yapacaksın? Türkiye’ye bakışta Bush’la farkını nasıl ortaya koyacaksın? Darwin’li mi Darwin’siz mi?”

Bakalım ne diyecek?


H.Bila / Vatan

evrensel-insan
12-03-2009, 00:19
Saygideger prozac02;

Bu sorulara cevap beklerken; sakin ola; Obahama'nin kim oldugunu, neyi temsil ettigini ve de emperyalist zihniyetten baska bir zihniyete sahip olamayacagi gercegini, sakin unutma. Cevaplarinda da; gercekler yerine; politik emperyalist cikar ara.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
12-03-2009, 00:35
Köşe Yazılarından Tepkiler:

Oktay Ekşi - Evrimsiz Kafa (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11181950.asp?yazarid=1&gid=61)

Yalçın Doğan - Tübitak El Pençe Divan (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11181089.asp?yazarid=91)

Doğan Hızlan - Tübitak'a Güven Kalmadı (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11181086.asp?yazarid=4)

Haluk Şahin - Tübitak Utancı (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=925620&Yazar=HALUK%20ŞAHİN&Date=11.03.2009&CategoryID=98)

Hakkı Devrim - Bilime Karşı Tavır (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=925566&Yazar=HAKKI%20DEVRİM&Date=11.03.2009&CategoryID=98)

Türker Alkan - Ilımlı Bilim (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=925577&Yazar=TÜRKER%20ALKAN&Date=11.03.2009&CategoryID=97)

frodo
12-03-2009, 14:00
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11194348.asp?gid=229

Tubitak geri adım attı.

Bu yapılan ayıbı ortadan kaldırmasa bile en azından güçlü tepkilerin bir işe yarayacağı
gerçekliğini hatırlattı...

prozac
13-03-2009, 01:15
Tübitak nasıl çark edeceğini şaşırdı ,derginin bir sayısı darwin e ayırılacak..

http://www.haber3.com/news_detail.php?id=456984

tepkiler büyüyor..

http://www.haber3.com/news_detail.php?id=456754

karadenizli
13-03-2009, 13:59
Arkadaşlar sansür mansür yokmuş
o tübitaktan ayrılan kadın
yetki aşımı yapmış
yani ilk önce zaten "küresel iklim değişikliği"ymiş
ama o kadın alelacele kapağı darwine çevirmiş bazı eksikler olduğu için ilk kapağa döndürmüşler.

Kadında bu yetki aşımını öncedende yaptığı için görevden ayrılmış.

karadenizli
13-03-2009, 14:01
Yazık oldu sansür ayaklanmanıza
http://www.nethaber.com/Toplum/93952/TUBITAKtan-Darwin-aciklamasi-Genel-Yayin-Yonetmeni-YETKISINI

kappapi
13-03-2009, 14:18
Nature'a girdikten sonra yemez zaten karadenizli..
http://www.nature.com/news/2009/090310/full/news.2009.150.html

karadenizli
13-03-2009, 14:29
Ama kappapi bu sadece bizim ülkemizde olan birşey değilki yabancı ülkelerdede bu ve buna benzer şeyler oluyor.Hatta amerikada neler neler olmuş zamanında.

Zaten bu bilim tarihinin gelmiş geçmiş en çok tartışılan teoremi

KızıL
13-03-2009, 14:30
sende yedin yani bunları karadenizli öyle mi yetki asşımıymış... ha sen yediysen afiyet olsunda biz yemeyiz bu numaraları...

elcihanaferin
13-03-2009, 19:40
"Amerika'da neler neler oluyor" cümlesinde haklılık var. Türkiye ve Amerika "Yaratılış Tasarımı" ile ilgilenen ve bunu bilim olarak yutturmaya kalkışan 2 ülke. Geri kalan bütün dünya bunlara şaşkınlık ve alayla bakıyor. Türkiye'de bunun önderliğini HD ve şürekası yapıyor. "Şüreka" içine MEB de giriyor tabii.

karadenizli
13-03-2009, 23:43
Amerika bilimin başı
bunuda dikkatinize sunarım.

elcihanaferin
14-03-2009, 02:08
Amerikada zaten hiç bir üniversitede akıllı tasarım veya yaratılış eğitimi yapılmıyor. Bu konuda araştırma yapabilen yok (Nası periler hakkında araştırma yapılamazsa, aynısı). Ancak liselere bunu sokmak için uğraşıyorlar. Tabii sökmüyor.

Ayrıca "yazık oldu sansür ayaklanmanıza" lafı da biraz aceleci olmuş. Çünkü Dr. Atakuman aşağıdaki şekilde açıklama yaparak bilimsiz kurumu yalanlamış:

------------------
Bilim ve Teknik dergisinin ''yayın yönetmeni'' olarak gözüken Dr. Çiğdem Atakuman, hakkındaki suçlamalara karşı ''gerçekleri sunmak amacıyla'' yaptığını belirttiği yazılı açıklamada, Mart 2009 sayısının hazırlanmasında, Bilim ve Teknik dergisinin olağan süreçlerinde herhangi bir aksaklık veya sorumlu yazı işleri müdürü ve yayın yönetmeni olarak yetki aşımının söz konusu olmadığını kaydetti.

Derginin yayın hayatına başladığı tarihten beri uygulanan süreçlerin, Mart 2009 sayısı için de işletildiğini ifade eden Atakuman, Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı'nın organizasyon şeması ve görev tanımlarına göre, dergi yayın yönetmeninin, Popüler Bilim Yayınları Müdürüne bağlı olduğunu, asalet yürüttüğü Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğü görevinin yanı sıra Bilim ve Teknik dergisi adına Basın Savcılığı'nda kayıtlı sorumlu yazı işleri müdürlüğü, genel yayın yönetmenliği ve tüm bu fonksiyonların bağlı olduğu Bilim ve Toplum Daire Başkan Vekilliği görevini yürüttüğünü bildirdi. Atakuman, bu organizasyon yapısında, dergi yayın kurulunun, derginin içeriğiyle ilgili karar alma yetkisinin bulanmadığını belirtti.

.....

Atakuman, ''dergi içeriğinin ve kapağının yeniden hazırlanmasının kendi inisiyatifiyle değil, tümüyle Prof. Ömer Cebeci tarafından gerçekleştirildiğini'' kaydetti.

-------------------------------

Yani yapılan işlem sansürdür. Bu da mevcut iktidarın kurduğu faşist dinci baskı metodunun bir başka tezahürüdür.

Ayejj
14-03-2009, 12:29
Bilim ve Teknik Dergisi'nin görevden alındığı belirtilen Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman, kendisini suçlayan TÜBİTAK yöneticilerine zehir zemberek yanıt verdi.

http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/atakuman-kendisini-boyle-savundu-233644.htm

karadenizli
14-03-2009, 14:13
Ya tabiki kovulan bir kişi zehir zemberek açıklama yapacak
ben onu kanal d de dinledim pis bir yalancı olduğunu hemen anladın
hemen "ee,hıg,mıg" a başladı

KızıL
14-03-2009, 14:24
tabi kovulduğu için yalan söylüyor değil mi??
ya aç gözünü diyorum sana sadece...

ayrıca tubitak a yazdığım yazı dan sonra bir mail aldım kendilerinden...

BASIN AÇIKLAMASI


Bilim ve Teknik Dergisinin Mart sayısının hazırlık ve basım aşamasında, tamamen kurum içi süreçlerdeki aksaklıklar ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeninin yetki aşımından kaynaklanan sorunların “Darwin Sansürü” olarak algılanması, hem Kurumumuz hem de bilim camiamız için çok üzücü olmuştur.

Bilim ve Teknik Dergisinin Mart 2009 sayısında “Küresel iklim değişikliği” ana temasının işlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu tema doğrultusunda editoryal çalışmaların tamamlandığı ve görsel çalışmalara devam edildiği bilgisi, 27 Şubat 2009 tarihinde Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman tarafından, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’ye bildirilmiştir.

Derginin Mart sayısı Darwin Yılı veya Kuramına hasredilmemiş, ancak Darwin ve Evrim Kuramı ile ilgili TÜBİTAK yayınları, derginin “Yayın Dünyası” sayfalarında yer almıştır. Ancak, rutin yayın süreçlerinin dışında, basım aşamasından hemen önce, Dr. Atakuman tarafından, dergiye 16 sayfa ilave edilmiş ve bu doğrultuda, hafta sonu kapak da değiştirilmiştir.

Olağan süreç ve işlemlerin dışına çıkılarak, hafta sonu acele ile değiştirilerek hazırlatılan dergi, 2 Mart Pazartesi sabahı Prof. Cebeci’nin görüşüne sunulmuştur. Doğal olarak, Darwin Yılı temasının, bir uzman yardımcısı tarafından kaleme alınmış ve bilimsel değerlendirmesi yapılmamış ilave sayfalar ile yayınlanmasının uygunluğu sorgulanmıştır.

Bunun üzerine Dr. Atakuman, yaptığı yanlışlığın farkına vararak kendi inisiyatifiyle dergi içeriğini ve kapağını tekrar 27 Şubat tarihi itibariyle hazırlanmış olan “Küresel iklim değişikliği” temasına dönüştürerek basıma gönderilmesi kararı ve talimatını vermiştir.

Bu süreçte, ne TÜBİTAK yönetiminden, ne de TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’den, genelde veya özelde Darwin için bir baskı veya sansür söz konusu değildir. Ancak Dr. Atakuman’ın daha önceki dönemlerde de sergilediği, yetki aşımı ile ilgili olaylar da göz önüne alınarak, kendisine Kurum içinde birim değişikliği önerilmiştir.

Eğer derginin Mart 2009 sayısı incelenirse, Darwin ve evrim konusunda TÜBİTAK yayınları hakkındaki bilgilerin yer aldığı görülecektir. Tanıtımı yapılan binlerce sayfadan oluşan bu eserler, Türkiye'deki konuyla ilgili tüm yayınlar ve haberlerden daha zengindir. Kurumumuzun Darwin ve Evrim Kuramına yaklaşımı bütün bilimsel olgulara ve teorilere yaklaşımından farklı değildir. Evrimsel biyolojide modern sentezin öncülerinden biri olan Ernst Mayr'ın 'Biyoloji Budur' isimli kitabı Kasım 2008 tarihinde Kurumumuz tarafından yayımlanmıştır.


Her yıl olduğu gibi, Darwin Yılı olan 2009 yılında da, konu Bilim ve Teknik Dergisinde detaylı ve yeterli olarak ele alınacaktır. Bilim ve Teknik Dergisinin bir sayısı bu konuya tahsis edilecektir.

TÜBİTAK’ın kuruluş görevleri, (i) akademik camianın ve özel kesimin yaptığı bilimsel ve teknolojik araştırmaları desteklemek, (ii) ülkemiz için kritik olan bilimsel ve teknolojik araştırmaları yapmak, (iii) toplumumuzda bilim okur yazarlığının yükseltilmesine katkı sağlamak ve (iv) bilim insanlarına destek sağlamaktır.

TÜBİTAK, kuruluş amaçları ve misyonu doğrultusunda çalışmalarına devam edecektir. Bilim ve teknolojide anlamlı ve güçlü adımları atmakta iken, bu konunun önyargılara dayalı olarak gündeme getirilmesinin, ülkemizin bu atılımlarına yardımcı olmayacağı değerlendirilmektedir.

Gelinen bu noktaya farklı anlamlar yükleyerek olayın bilime sansür gibi gösterilmeye çalışılması bilimin önündeki her türlü engelin ortadan kaldırılmasını ve bilimin desteklenmesini temel görev kabul etmiş Kurumumuzu ve çalışanlarını derinden yaralamıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kosovalı
14-03-2009, 19:30
Bilime aykırı bir safsatadan ibaret olan evrimi tübitaktan uzaklaştırma çabaları için sayın cebeciyi şahsım adına kutluyorum.Hep yanınızdayız sayın cebeci.Halk yanınızda.En önemliside bu zaten.

dilaver
14-03-2009, 20:44
Halkevlerince hazırlanan yeni Bilim ve Teknik kapakları :

http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d2dac1d55-936a-48a3-90cf-dc7a4604900e.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha18xay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007701c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_1.jpg)
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d212d8286-4cf3-46d9-a980-75f6300c0ffc.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha18yay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007801c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_2.jpg)
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3db07d8162-f80e-4519-8832-488ab1f4427e.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha18zay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007901c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_3.jpg)
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d6ecc7ffb-ba1b-4c0c-8a42-7386fa69a71c.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha180ay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007a01c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_4.jpg)


saygılarımla

dilaver
14-03-2009, 20:45
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d6b0980d5-274c-4e3e-a5b6-89831666a8f3.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha181ay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007b01c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_5.jpg)
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3db6977420-3ea6-40b6-878b-5fa26c5bcaff.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha182ay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007c01c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_6.jpg)
http://co106w.col106.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.40.7/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d2dac1d55-936a-48a3-90cf-dc7a4604900e.jpg%26ct%3daW1hZ2UvanBlZw_3d_3d%26nam e%3ddHViaXRha19rYXBha18xay5qcGc_3d%26inline%3d1%26 rfc%3d0%26empty%3dFalse%26imgsrc%3dcid%253a007701c 9a47a%2524bc9e0dd0%252471b1fea9%2540AMILO&oneredir=1&ip=10.12.138.8&d=d2637&mf=0&a=01_36d9a61fddff18617cafb896c1f49114575eba41ae6e0 8abe8969cba8f5226b5 (http://politeknik.org.tr/site/images/stories/yayin/tubitak_kapak_1.jpg)

saygılarımla

karadenizli
14-03-2009, 23:40
genç ateistler gibi sizde tatmin psikolojisine girmişsinzi dilaver
sizin bu tatminlere ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum.

pervane
15-03-2009, 00:05
İnançlarını nedenlerken tıkandıkları yerde, eğer yoksa bile kaybedeceğim ne var diye ifadelerde bulunanların evrim konusunda bu kadar dayanıklılık göstermeleri dikkate değer doğrusu!

dilaver
15-03-2009, 00:35
Karadenizli

Ne yazık ki tubitak ı getirdikleri nokta neredeyse bu. Ben 2 sene evvel bilim ve teknik okumayı bıraktım, sadece bu yüzden. İçerigi boşalmaya başlamıştı çünkü. Umarım gelecegi nokta halkevlerinin hicvettigi nokta olmaz.

saygılarımla

OQONUC
15-03-2009, 02:14
Sahi bir bilim teknik yazarı vardı eskiden burada; mısırlı kıpti nehir hanım :) tüh kaçırdınız ilim irfan hanımını. Olsaydı şimdi ne güzel anlatırdı. Bizleri karanlık dünyamızdan bir güzel aydınlatırdı, güneş gibi doğardı bilimin yüzü mort olmuş çehrelerimize. Ahh dilaver ahh , bir kişiylede iyi geçin yaaa. :D

elcihanaferin
16-03-2009, 19:13
Eklenti yapma yetkim olmadığı için (henüz) buraya yapıştıramadım. İnternette Tübitak'a Bilim Teknik dergisi için kapak önerileri gırla gidiyor. Bazı seçme kapak cümleleri:

- Muska Yazma ve Cin Çıkarma Tekniklerinde Son Gelişmeler
- Tübitakakp
- Tübitakakp Bilim Kurulu Galileo'yu da Çürüttü: DÜNYA DÖNMÜYOR.
- Abtest suyu alyuvarları nasıl çoğaltıyor; Dosya: Ulemanın bilim dünyasını sarsan araştırmaları
- Evrim Çürütüldü (Alltraki resimde klasik evrim resmi tersine konmuş : insandan maymuna geçiş şeklinde, bir farkla: maymunun sarığı var)
- ısauD zirK (Fonda eski türkçe yazı var)

- Kimyasal Mucize : Zemzem
- Bir Antiaging Mucizesi: Oruç
- Sahur programı jeneriğindeki hızla açan çiçeğin sırrı
- Kazalarda nazar faktörü: Hangi dualar maksimum fayda sağlıyor?
- Bir Ağız ve Diş Hijyeni Harikası : MİSVAK
- İbn-i Sinanın Teğet Teorisi ve Türkiye'ye yansımaları
- Prototip Üretimde "Maşaallah" ve Önemi
- Cin Çarpmasından Korunma Yöntemleri



Tabii bu arada fonlarda çok güzel resimler var.

frodo
16-03-2009, 20:57
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Latif%20Demirci/LAT%C4%B0F%20DEM%C4%B0RC%C4%B0%2038.HAFTA/01.jpg

cigi
16-03-2009, 21:09
Tufan TÜRENÇ tturenc@hurriyet.com.tr

TÜBİTAK nasıl katledildi

YIL 2002... AKP henüz iktidara gelmemiş.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11216139_p.asp

sanssızspermramazan
16-03-2009, 21:36
Ben bu ülkeyi anlayamayacağım, batıda güncel konu Darwinci Evrimin kilise düşüncesi çerceversinde insana dayatılan sözde bilim olduğu tartışılırken ülke konuşulan şeye bak, yanlışa bir yanlış..

cigi
19-03-2009, 19:27
Tübitak dergisindeki Darwin sansürü Leman'a kapak oldu

http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/8076_7062_19032009_1.jpg (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=8076&page_number=2)

elcihanaferin
01-04-2009, 11:13
Tübitak'ı Akepe'nin niye hırsla ele geçirmek istediği anlaşıldı. Bugün Hürriyet'te çıkan habere göre 6 bilim dergisi editörü kendilerine haber bile verilmeden görevden alınmış. Bunların dergilerini SCIE'ye sokmayı başarmış vasıflı insanlar olduğu anlaşılıyor. Habere göre editoryal bağımsızlığın Tübitak idaresi altında her geçen gün nasıl yitirildiği, direnenlerin nasıl görevden alınma sürecine tabi tutulduğunu görmek mümkün.

Görevden alınanlar yerine kimlerin getirileceğini düşünürsünüz? Bunun için ben bir ipucu vereyim : Akademik dergilerin başına, Akademik Yayınlar Müdürü olarak Çukurova Universitesi İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi Anabilim Dalı araştırma görevlisi Dr.Abdurrahman Aliy getirilmiş. Bir din felsefecisi, kendi alanıyla zerre kadar ilgisi olmayan, tamamen fen bilimleri konusunda uluslararası yaynlar yapan 12 akademik derginin müdürlüğüne getiriliyor! Büyük ihtimalle yabancı dil bile bilmiyordur. Varın siz artık bu kurumdan bilimsel yayın bekleyin. Görevlerin takunyalılarca doldurulması kesindir. Malum buralarda maaşlar iyi!



.

frodo
01-04-2009, 11:38
Tübitak'ı Akepe'nin niye hırsla ele geçirmek istediği anlaşıldı. Bugün Hürriyet'te çıkan habere göre 6 bilim dergisi editörü kendilerine haber bile verilmeden görevden alınmış. Bunların dergilerini SCIE'ye sokmayı başarmış vasıflı insanlar olduğu anlaşılıyor. Habere göre editoryal bağımsızlığın Tübitak idaresi altında her geçen gün nasıl yitirildiği, direnenlerin nasıl görevden alınma sürecine tabi tutulduğunu görmek mümkün.

Görevden alınanlar yerine kimlerin getirileceğini düşünürsünüz? Bunun için ben bir ipucu vereyim : Akademik dergilerin başına, Akademik Yayınlar Müdürü olarak Çukurova Universitesi İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi Anabilim Dalı araştırma görevlisi Dr.Abdurrahman Aliy getirilmiş. Bir din felsefecisi, kendi alanıyla zerre kadar ilgisi olmayan, tamamen fen bilimleri konusunda uluslararası yaynlar yapan 12 akademik derginin müdürlüğüne getiriliyor! Büyük ihtimalle yabancı dil bile bilmiyordur. Varın siz artık bu kurumdan bilimsel yayın bekleyin. Görevlerin takunyalılarca doldurulması kesindir. Malum buralarda maaşlar iyi!



.

Darwin yetmedi ’prof’lara da kıydı

1 Nisan 2009
Sefa KAPLAN

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısında Darwin’le ilgili yazının sansür edilmesinin gerisinde, daha büyük bir skandalın yattığı ortaya çıktı. TÜBİTAK’ın yeni yönetimi, 20 Ocak 2009’da hiçbir açıklama yapmadan altı akademik derginin editörünü görevden aldı. Editörler, yerlerine yeni isimlerinin atandığını dergilerin web sitelerinden öğrendi. Üstelik bu editörlerin hepsi, görev yaptıkları dergiye uluslararası bir nitelik kazandırmış isimlerdi.

BİLİM ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısında Charles Darwin’le ilgili makalenin sansürlenmesiyle gündeme gelen TÜBİTAK’ta (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), 20 Ocak’ta 2009’da altı bilim dergisi editörünün kendilerine haber bile verilmeden görevden alındığı ortaya çıktı. Görevden alınan isimler, yönettikleri dergileri, uluslararası bilim camiasına kabul ettirmiş ve hatta söz konusu dergileri Science Citation Index Expanded’a sokmayı başarabilmiş isimler. Daha da ilginç olan ise editörlerin, yerlerine yeni isimlerin atandığını, yönettikleri dergilerin web sitelerinden öğrenmeleri.

’Yönetime direnen görevden alınıyor’

Konu ile ilgili olarak Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji Dergisi’ne bir mektup yazan Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi ve TÜBİTAK’ın eski Tıp Bilimleri Dergisi (Turkish Journal of Medical Sciences) editörü Doç. Dr. Mahir Özmen, görevden alınan isimlerin dergilerini indexslere taşımayı başaran isimler olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Popüler bilim dergisi Bilim ve Teknik’te son yaşanan olaylar nedeniyle TÜBİTAK web sitesinden kamuoyuna bir duyuru yapıldı. Dikkatle okuduğunuzda ’yetki, yetki aşımı’ ifadelerine rastlarsınız. Dergiler için ’puplication ethics (yayın etiği)’e baktığınızda olmazsa olmaz olan ’editorial freedom (editoryal bağımsızlık)’ kavramının her geçen gün nasıl yitirildiğini, buna direnenlerin nasıl bir uygulamayla görevden alma sürecine tabii olduklarını görürsünüz. Büyük resmin içindeki asıl ayrıntı, bence Akademik Bilim Dergileri ile ilgili sorundur."

’Utandığım için söyleyemedim’

Doç. Özmen, altı akademik derginin editörü görevden alınırken, Darwin skandalı ile adını duyuran Dr. Çiğdem Atakuman’ın görevde olduğunu ve olup biteni sadece seyretmeyi tercih ettiğini belirterek, "Pek çok ünlü bilim insanı durumu protesto ederek istifa ederken seyirci kalmayı ve bu boşluktan faydalanmayı düşünen inanış"ın sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Editörlüğünü yaptığı Kimya Dergisi’ni (Turkish Journal of Chemistry), daha 1995’te uluslararası bilim çevrelerine kabul ettiren Prof. Bahattin Baysal ise, "Görevden alındığınızı neden haber vermediniz" sorusunu, "Utandığım için görevime son verdiklerini kimseye duyurmadım" diyerek cevapladı.

Sorularımızı yazılı olarak isteyen TÜBİTAK’tan ise, haber sayfalarımıza konuncaya kadar herhangi bir açıklama gelmedi.

İşte görevden alınanlar ve dergileri

Prof. Dr. Aydın Aytuna - Turkish Journal of Mathematics.

Prof. Dr. Kemal Leblebicioğlu - Turkish Journal of Electirical Engineering and Computer Sciences.

Prof. Dr. Bahattin Baysal - Turkish Journal of Chemistry.

Prof. Dr. Nevin Selçuk - Turkish Journal of Engineering and Environmental Sciences.

Prof. Dr. Yiğit Gündüç - Turkish Journal of Physics.

Doç. Dr. Mahir Özmen - Turkish Journal of Medical Sciences.

Hürriyet Gazetesinin Haberi (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11336269.asp?gid=229)

Ayejj
10-04-2009, 14:23
Darwin sansürü yeniden New Scientist'te
Tübitak'ın Bilim Teknik dergisinin Mart sayısında Darwin kapağının yarattığı sansasyon, saygın bilim yayınlarından New Scientist'e haber oldu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24955536/

one
10-04-2009, 14:58
olmayana ergi metotları ile ulemadan onay alıp diyanet işlerinden

tersine muhendislik fetvaları ilemi? yayın yapacaklar durum bunu gösteriyor

evrensel-insan
14-04-2009, 20:13
Saygideger arkadaslar;

TÜBİTAK, Bilim ve Teknik dergisinin kapağının Yazı İşleri Müdürü Dr. Atakuman'ın yetki aşımıyla gerçekleştiğini duyurdu. Kurum, önümüzdeki aylarda Darwin'in dergide kapak olacağını açıkladı.

TÜBİTAK, hafta başından bu yana devam eden Darwin sansürü tartışmalarıyla ilgili bir açıklama yaptı.


TÜBİTAK'ın açıklaması şöyle:

"TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin Mart sayısının hazırlık ve basım aşamasında, tamamen kurum içi süreçlerdeki aksaklıklar ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeninin yetki aşımından kaynaklanan sorunların “Darwin Sansürü” olarak algılanması, hem Kurumumuz hem de bilim camiamız için çok üzücü olmuştur.

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin Mart 2009 sayısında “Küresel iklim değişikliği” ana temasının işlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu tema doğrultusunda editoryal çalışmaların tamamlandığı ve görsel çalışmalara devam edildiği bilgisi, 27 Şubat 2009 tarihinde Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman tarafından, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’ye bildirilmiştir.

Derginin Mart sayısı Darwin Yılı veya Kuramına hasredilmemiş ancak Darwin ve Evrim Kuramı ile ilgili TÜBİTAK yayınları, derginin “Yayın Dünyası” sayfalarında yer almıştır. Ancak, rutin yayın süreçlerinin dışında, basım aşamasından hemen önce Dr. Atakuman tarafından, dergiye 16 sayfa ilave edilmiş ve bu doğrultuda hafta sonu kapak da değiştirilmiştir.

Olağan süreç ve işlemlerin dışına çıkılarak, hafta sonu acele ile değiştirilerek hazırlatılan dergi, 2 Mart Pazartesi sabahı Prof. Dr. Cebeci’nin görüşüne sunulmuştur. Doğal olarak, Darwin Yılı temasının, bir uzman yardımcısı tarafından kaleme alınmış ve bilimsel değerlendirmesi yapılmamış ilave sayfalar ile yayınlanmasının uygunluğu sorgulanmıştır.

Bunun üzerine Dr. Atakuman, yaptığı yanlışlığın farkına vararak kendi inisiyatifiyle dergi içeriğini ve kapağını tekrar 27 Şubat tarihi itibariyle hazırlanmış olan “Küresel iklim değişikliği” temasına dönüştürerek basıma gönderilmesi kararı ve talimatını vermiştir.

Bu süreçte, ne TÜBİTAK yönetiminden, ne de TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’den, genelde veya özelde Darwin için bir baskı veya sansür söz konusu değildir. Ancak Dr. Atakuman’ın daha önceki dönemlerde de sergilediği, yetki aşımı ile ilgili olaylar da göz önüne alınarak, kendisine Kurum içinde birim değişikliği önerilmiştir.

Eğer derginin Mart 2009 sayısı incelenirse, Darwin ve evrim konusunda TÜBİTAK yayınları hakkındaki bilgilerin yer aldığı görülecektir. Tanıtımı yapılan binlerce sayfadan oluşan bu eserler, Türkiye’deki konuyla ilgili tüm yayınlar ve haberlerden daha zengindir. Kurumumuzun Darwin ve Evrim Kuramına yaklaşımı bütün bilimsel olgulara ve teorilere yaklaşımından farklı değildir. Evrimsel biyolojide modern sentezin öncülerinden biri olan Ernst Mayr’ın "Biyoloji Budur" isimli kitabı Kasım 2008 tarihinde Kurumumuz tarafından yayımlanmıştır.

Her yıl olduğu gibi, Darwin Yılı olan 2009 yılında da, konu TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinde detaylı ve yeterli olarak ele alınacaktır. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin bir sayısı bu konuya tahsis edilecektir.

Gelinen bu noktaya farklı anlamlar yükleyerek olayın bilime sansür gibi gösterilmeye çalışılması bilimin önündeki her türlü engelin ortadan kaldırılmasını ve bilimin desteklenmesini temel görev kabul etmiş Kurumumuzu ve çalışanlarını derinden yaralamıştır."-Alinti-

Saygilarimla;
evrensel-insan

prozac
02-05-2009, 14:37
Göreve tekrar çağırılan Atakuman kovuldu..

http://www.haber3.com/news_detail.php?id=470666

Ayejj
13-06-2009, 18:30
Tübitak bilim kuruluna ''ince ayar''
TÜBİTAK Bilim Kurulu üyeleri, tarafsız davranmayı önleyecek derecede olumlu/olumsuz düşünce veya ön yargı sahibi oldukları kişi, kurum ve kuruluşlarla ilgili gündem maddelerine ilişkin oylamaya katılamayacak.

http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/tubitak-bilim-kuruluna-ince-ayar-315099.htm