
10-03-2009, 00:50
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Çekin Pis Ellerinizi Bilimden
|
Darwin'in doğumunun 200. Türlerin Kökeni'nin ilk basımının 150. yılı nedeniyle Unesco tüm dünyada 2009'u Darwin yılı ilan etti.
Bilimle az ya da çok ilgili her basın organı, her dergi tüm dünyada bu anma etkinliğini kapağa taşımakta gecikmedi. Türkiye'de 42 yıldır Tubitak tarafından yayınlanan bilimsel ve teknolojide yaşanan gelişmeleri Türk okuyucusuna taşıyan Bilim ve Teknik Dergisi de Mart/09 sayısını Darwin'e ayırdı.
Dergi ekibi için son derece normal bir bilimsel refleksti yaptıkları. Tüm dünyada ilan edilen Darwin yılını kapağa taşımaktan daha doğal bir şey olabilir miydi ?
Ama Tubitak'ın yeni yönetimi Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası garabetini okullara dağıtmakta sakınca görmeyen bir zihniyetin uzantısıydı ve derginin genel yayın yönetimi Çiğdem Atakuman'ın bilimsel refleksi başına iş açmakta gecikmedi. Tubitak Başkan Yardımcısı Ömer Cebeci derginin hazırlanan taslağını veto etti. Darwin ve Evrim Teorisine ayrılan 15 sayfa ile birlikte hazırlanan kapak, derginin genel yayın yönetmeni Çiğdem Atakuman'la birlikte dergiden atıldı.
Yerine konan kapak Küresel İklim Değişikliği oldu.
Bu anlayışın hayatın her anında bizi kuşatmasına karşı çıkmak her aydının, her demokratın öncelikli görevidir. Tüm duyarlı insanları bu uygulamayı protesto etmeye çağırıyoruz.
Çiğdem Atakuman'lar sahipsiz değildir.
Bilim Ve Teknik dergimizden çekin elinizi...
|
Bu yazı biraz aceleye gelmekle beraber Bilim Ve Teknik Dergisinde yaşanan skandala tepki olarak cem'in katkılarıyla kaleme alındı ve hem sitemizin hem de evrim-teorisi sitemizin ana sayfasından yayına girildi.
Tüm duyarlı insanları bu çirkin sansürcülüğü mahkum etmeye ve bu olayda taraf olmaya çağırıyoruz.
İnsani olan her şey kabûlüm.
Konu frodo tarafından (10-03-2009 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.
|

10-03-2009, 02:50
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

10-03-2009, 03:37
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
|
|
Sevgili Frodo
Elimde bahsi gecen sayi mevcut.Site Tuzugune uygunsa,upload edip linki vereyim.
Yada direk torrent linkini vereyim.ilk 16 sayfasinda degisiklik gozukuyor.
http://rapidshare.com/files/20736435...f.torrent.html
"Eger camlariniz kirliyse manzarayi ne kadar degistirirseniz degistirin goruntu ayni kalir..."
|

10-03-2009, 10:52
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Mar 2009
Mesajlar: 16
|
|
Skandal ( Bilim ve Teknik Dergisi )
Gerçekten büyük skandal...
Bilim ve Teknik’te Darwin skandalı
10 Mart 2009
TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısındaki Darwin kapağı ve içerideki 15 sayfası üst yönetimin sansürüne uğradı. Kapak değişti, içerik atıldı. Dergide Darwin ile ilgili yazı kalmadı.
TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergisi’nin Evrim Teorisi’nin sahibi Charles Darwin’in 200’üncü doğum yıldönümü ve 2009 yılı UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin yılı ilan edilişi nedeniyle hazırladığı Mart sayısına sansür uyguladığı ortaya çıktı.
Kanal D Ana Haber Bülteni’nde yer alan habere göre 42 yıldır okuyucuyla buluşan Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısı kapağı ve içeriği basım aşamasında değiştirildi. Bir haftalık gecikmeyle yayımlanan derginin Evrim Teorisi’nin babası Darwin için özel olarak hazırlanan sayısı TÜBİTAK üst yönetimi tarafından veto edildi. Derginin yayın kurulu
Yapılan ilk kapak Değişen kapak üyeliğini de yapan, TÜBİTAKBaşkan Yardımcısı Ömer Cebeci, Bilim ve Teknik Dergisi’nin Darwin’i anlatan 15 sayfalık bölümünün basımdan önce çıkartılmasını sağladı. Saygın derginin kapağı da apar topar değiştirilerek, yerine Küresel İklim Değişikliği ile ilgili bilgiler konuldu. Böylelikle Bilim ve Teknik Dergisi, tarihinde ilk defa sansüre uğradı.
Ancak olaylar bu kadarıyla kalmadı. Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısının Charles Darwin’e ayrılarak hazırlanan kapağının altında imzası olan Genel Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman görevinden alındı. Çiğdem Atakuman görevden alınması yolundaki haberleri yalanlamadı ancak, "Halen TÜBİTAK çalışanıyım. Konuşmam doğru olmaz" dedi. Derginin değiştirilen Mart sayısında Atakuman’ın ismi künyede yer değiştirdi ve "Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Yönetmeni" olarak yer aldı.
Derginin Nisan sayısında Çiğdem Atakuman’ın isminin yer alıp almayacağı konusunda TÜBİTAK’ın hiçbir yetkilisi konuşmaya yanaşmadı. 2009 UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin Yılı olarak ilan edilirken, Türkiye’nin en saygın bilim ve araştırma kurumu olarak bilinen TÜBİTAK’taki bu skandal akıllarda soru işaretleri bıraktı. Dini çevreler Evrim Teorisi’ne ve Darwin’in görüşlerine şiddetle karşı çıkıyor.
Aşağıdaki link bilim teknik dergisinin linkidir , lütfen bir girip tepkinizi gösteren bir mesaj bırakın ...
unutmayın '' yürüyen bir dangalak oturan 10 entellektüelden iyidir ''
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/mesaj_panosu/
Konu hamiyoda tarafından (10-03-2009 Saat 11:33 ) değiştirilmiştir.
|

10-03-2009, 13:32
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Aslında çarpıcı siyasi konularla oyalanırken neler atladığımızı veya nelerin bize yutturulduğunun farkında bile değiliz. Ekim 2008 tarihli bir haber ve bağımsız düşüncenin nasıl körpe beyinlerde boğulduğunun resmi:
|
Dersimiz ‘felsefeden çıkış’
03/10/2008
Milli Eğitim’in yeni felsefe müfredatı ‘dini bütün, milliyetçi ve saygılı’ gençlik hedeflerken felsefe anlatmayı unutmuş
BETÜL KOTAN
ANKARA - Derslerde sık sık hadislerden örnekler verilir, tanrının varlığına ilişkin ‘kanıtlar’ sıralanırken, aksi görüşler kısaca geçilir, amacı milli değerleri özümsemiş, saygılı öğrenciler yetiştirmektir... Yeni müfredat çerçevesinde hazırlanan Felsefe Dersi Programı ve Kılavuzu taslağı, ‘dini ve milliyetçi’ motifleriyle felsefe öğretmenlerini isyan ettirdi:
“Bu program uygulanırsa, felsefe dersi diye bir şey kalmaz.”
‘Çağdaş bilgiden uzak’
Uzmanlık alanı ‘felsefe’ olan akademisyen ve öğretmenlerin oluşturduğu Felsefeciler Derneği, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın yenilenen ortaöğretim müfredatı kapsamında hazırladığı Felsefe Dersi Programı ve Kılavuzu Taslağı’nın dini ve milliyetçi motifler içerdiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’na tepki gösterdi. Felsefeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Küpeli, felsefe grubu derslerine ilişkin Talim Terbiye Kurulu’nun hazırladığı taslakların, nesnellikten ve çağdaş bilgi ölçütlerinden uzak olduğunu savundu. Küpeli, felsefe dersine ilişkin hazırlanan taslak programda, ders amaçları arasında sayılan ‘milli değerleri özümsemek’, ‘özgürlük ve sınırlılık dengesini korumak’, ‘saygılı ve hoşgörülü olmak’ gibi başlıkların felsefe eğitiminin genel amaçları arasında yer almadığını belirterek, “Bu maddeler felsefe eğitiminin değil, ahlak bilgisi dersinin konusu olabilir” dedi.
Terk edilmiş bir görüş Felsefe dersi program taslağında, teleolojik bir yönlendiriciliğin göze çarptığını belirten Küpeli, şu uyarılarda bulundu:
“Taslakta, ‘varlıkların meydana gelişinde bir amaç olup olmadığı’ gibi bir konunun öğrenci tarafından tartışılması ve ‘Her varlığın meydana gelişinde bir amaç vardır’ sonucuna varması bekleniyor. Bu, gerek bilimlerde gerekse felsefede terk edilmiş bir görüş olan teleolojinin öğrenciye benimsetilmeye çalışıldığı anlamına gelir.”
Kurandan hadisler, kompozisyon konusu
• Siyaset ve Felsefe ünitesinde, etkinlik kapsamında ‘Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır’ diyen hadis -i şerife yer veriliyor. Bu hadisin konu olacağı bir kompozisyon yazılması isteniyor.
• Taslakta, ‘Evrensel Anlamda Din İnsana Ne Kazandırır?’ ve ‘Evrensel Anlamda Felsefe İnsana Ne Kazandırır?’ başlıklarıyla din ve felsefenin karşılaştırıldığı bir tabloya yer veriyor. Bu tabloda dinin insana ‘huzur’, ‘mutluluk’, ‘güven’, ‘manevi doygunluk’ ve ‘Tanrı sevgisi’ verdiği öğretiliyor.
Tanrı var ki...
• Taslakta, tanrının varlığını kanıtlamak için öğretmenden şu etkinliği yapması isteniyor:
“Öğretmen öğrencilere bir kitap gösterir.
Yazar olmadan bu kitabın var olması mümkün mü?
Resim gösterir.
Ressamsız bu resmin kendi kendine olması mümkün mü?
Sınıftaki sıralar, masalar v.b
Marangoz olmadan tahtaların bir araya tesadüfen gelmesi mümkün mü?
Yapan olmadan en küçük varlık bile var olmadığına göre bu bir mükemmellik içinde işleyen bu kâinat sahipsiz yaratıcısız olur mu?
Yukarıdaki sorular ile öğrencilerin dikkati çekilir.
Aşağıdaki sorular yazılarak öğrencilerin düşünmesi istenerek grup etkileşimi başlatılır.
Her eserin bir ustası olur mu?
Evren nasıl meydana geldi?
Evrende bir mükemmellik var mı?
Evrendeki düzenin amacı nedir?
Bir atom zerresini bile düzenli hareket ettiren kuvvet nedir?
Tanrının varlığına ilişkin kozmolojik, ontolojik ve teolojik kanıtlar, soru- cevap tekniği ile ortaya konur.
Aşağıdaki paragraf öğrencilere okunarak etkinlik sonlandırılır.
“Doğa hakkındaki gözlemlerimiz bize onda bir düzen olduğunu göstermektedir. Doğa hakkındaki bilgimiz arttıkça onun parçaları arasındaki karmaşık uyum ve genel yapısındaki olağanüstü planlılık daha açık bir biçimde kendini göstermektedir. Bu uyum düzen ve planlılık ne kendi kendini ortaya çıkabilir, ne salt bir rastlantının ürünü olabilir. Bu olağanüstü makinenin sisteminin gerisinde, akıllı, bilgili, planlı bir varlık olmalıdır. O, ancak Tanrı olabilir. O halde tanrı vardır, tanrı var ki biz varız, evren var, evrendeki düzen var, zaman var, hayat var, ölüm var. (Felsefeye giriş Prof. Dr. Ahmet Aslan, Mart 2005)”
Etkinlik bitiminde ölçme ve değerlendirme bölümünde öğrenciye ‘Tanrının varlığı ile ilgili kanıtlar nelerdir?’ ifadelerini içeren tek bir soru soruluyor.
‘Dini mozaikler’de bazı parçalar eksik
• Din ve Felsefe ünitesinde kazanımlar bölümünde, ‘Felsefe ve dinin insana kazandırdığı, bakış açılarını fark eder’, ‘Dinlerin bilime verdiği önemi fark eder’ ifadeleri yer alıyor. Ayrıntılı etkinlikler bölümünde ‘Dini Mozaikler’ başlığı altında da ‘Yüzyıllarca bir arada yaşamı sağlayan inanç mozaiklerinin, bireye ve topluma katkılarına din olgusunun vurgusu yapılarak etkinlik sonlandırılır’ deniliyor. Aynı ünitede ‘Tanrı hakkındaki kanıtların neler olduğunu açıklar’ kazanımının açıklamasında da ‘Kozmolojik kanıt, Hudus kanıtı, Ontolojik Kanıt, İmkân ve Ahlak kanıtı gibi görüşlere yer verilebilir” deniliyor.
• Üniteler tanıtılırken, ‘Din ve Felsefe’ ünitesinde, ‘Tanrı Hakkındaki Görüşler’ başlığı altında, ‘Tanrının Varlığını Kabul Edenler’, ‘Tanrının Varlığını Reddedenler’, ‘Tanrının Varlığı veya Yokluğunun Bilinemeyeceğini Öne Sürenler’ konularına değinileceği belirtiliyor. Ancak taslak programda, ünite içerisinde, konu etkinlik yapılmadan, ‘Tanrı hakkındaki görüşleri bilir ve farklarını ortaya koyar’ kazanımının açıklamalar bölümünde, ‘gerekçelendirme, tutarlılık arama, doğru- yanlış belirleme. Tanrının varlığı ile ilgili Teizm, Ateizm, Panteizm, Agnostizim, Deizm gibi görüşlere yer verilmelidir’ ifadeleriyle geçiştiriliyor. Ünitede, daha çok ‘tanrının varlığının kanıtlanması’ üzerinde duruluyor.
• ‘Evrensel Anlamda Din İnsana Ne Kazandırır’ ve ‘Evrensel Anlamda Felsefe İnsana Ne Kazandırır’ başlıklarıyla din ve felsefe karşılaştırılıyor. Bu tabloda dinin insana ‘huzur’, ‘mutluluk’, ‘güven’, ‘manevi doygunluk’, ‘Tanrı sevgisi’ verdiği belirtiliyor.
Öğrencilere milliyetçi film izlettiriniz...
• Siyaset ve Felsefe ünitesi altında, ‘Türk Milleti’nin bağımsızlığına verdiği önemi ve bağımsızlığını korumak için yaptığı mücadeleyi anlatan bir film seyrettirilir’ etkinliği yer alıyor.
• Amaçlar bölümünde, öğrencilerde hedeflenen özellikler, ‘Milli değerleri özümseyerek, evrensel değerlere de açık olmaları’, ‘Hem etik hem de estetik değerleri; milli ve evrensel açıdan yaşamıyla ilişkilendirebilmeleri’ diye sıralanıyor. Programın yaklaşımları anlatılırken de ‘milli eğitimimizin amaçları doğrultusunda milli değerleri koruyup geliştiren, evrensel değerleri benimseyen bireylerin yetiştirilmesine vurgu yapar’ görüşü aktarılıyor.
|
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

10-03-2009, 13:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
tübitak'ta akp'nin kadrolaşmasının kronolojisi için;
2003 mayıs – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’ın görev süresi sona erdi.
2003 mayıs – tübitak’ın 12 kişilik bilim kurulu, prof. namık kemâl pak’ı tekrar başkanlığa seçti.
2003 mayıs – bilim kurulu’nun aldığı bu karar, onaylanması için başbakanlığa gönderildi. başbakanlık, bu seçimi onaylayıp kararı cumhurbaşkanlığı’na göndermesi gerekirken göndermedi. tübitak bilim kurulu’na başbakanlık müsteşarı ömer dinçer tarafından gönderilen mesajda, tübitak başkanlığı’na prof. nükhet yetiş’in seçilmesi önerildi. tübitak bilim kurulu, yasaya aykırı bu uygulamayı reddetti.
2003 eylül – başbakanlık, tübitak bilim kurulu’ndan gelen evraklar hakkında 5 ay işlem yapmadı ve gönderilen tüm evrakları bekletti. çünkü bilim kurulu’ndaki 6 üyenin görev süreleri 2003 eylül’de doldu.
2003 eylül – bilim kurulu toplanarak boşalan 6 üyelik için yeni üyeleri seçti. onaylanması için başbakanlığa gönderdi. başbakanlık seçilen bu 6 yeni üyeyi onaylamayarak, kendisinin belirlediği 12 kişilik listeden 6 kişinin üye seçilmesini istedi.
2003 eylül – bilim kurulu, yasalara aykırı olan bu uygulamayı reddetti. bilim kurulu tarafından yasaya uygun olarak seçilen 6 üyeyi de başbakanlık onaylamadı.
2003 ekim – tübitak’la ilgili bir maddelik bir yasa başbakanlık tarafından tbmm’ye önerildi. bu yasa önerisinde, bir defaya mahsus olmak üzere, tübitak başkanı ve boşalan bilim kurulu üyeliklerine atamayı başbakanlık kendisi yapmak istedi.
2003 kasım – bir maddelik yasa önerisi, önce eğitim komisyonu’nda, sonra da tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla kabul edildi ve cumhurbaşkanı’na gönderildi.
2003 kasım – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasayı veto ederek tbmm’ye aynen geri gönderdi.
2003 aralık – yasa önerisi, tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla tekrar değiştirilmeden kabul edildi. cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, yasayı mecburen kabul etti. cumhuriyet halk partisi, 141 milletvekilinin imzaladığı dilekçe ile, yasanın iptali ve yürütmesinin durdurulması için anayasa mahkemesi’ne başvurdu.
2003 aralık – başbakanlık, fırsattan istifade, boşalan 6 bilim kurulu üyeliği için atama yaptı.
2004 ocak – tübitak bilim kurulu, başbakanlık tarafından atanan 6 yeni üye ile ilk kez toplandı ve başkanlığa, başbakanlık tarafından önerilen prof. nükhet yetiş’i seçti. tübitak bilim kurulu’nun 6 eski üyesi, kararın ardından topluca istifa ettiler.
2004 ocak – anayasa mahkemesi, tübitak yasası’nın yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi. ancak; karar geriye yönelik olarak işleyemeyeceği için, hükümet tarafından atanan 6 yeni üye görevden alınamayacaktı.
2004 ocak – cumhurbaşkanı, anayasa mahkemesi’nin verdiği karar sebebiyle, atama kararnamesini imzalamadı ve başbakanlığa iade etti.
2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanı prof. naci görür ve yardımcısı remzi akkök görevlerinden istifa etmek zorunda bırakıldılar.
2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanlığı’na geçici olarak, “prof. nükhet yetiş’in eşi” önder yetiş getirildi.
2004 nisan – ankara 1. idare mahkemesi, prof. namık kemâl pak’ın seçim kararnamesini onaylamayarak, prof. nükhet yetiş’in seçilmesini öneren başbakanlığın bu kararını hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurdu.
2004 haziran – yemekhane bölümünde çalışan 13 personel, “idari tasarruf” gerekçesiyle işten çıkarıldılar ve işsiz bırakıldılar.
2004 haziran – başbakanlık, 1. idare’nin kararına itiraz ederek iptali için başvuru yaptı. bölge idare mahkemesi, 1. idare’nin kararını yerinde bularak başbakanlığın itirazı’nı oybirliği ile reddetti.
2004 ağustos – ankara cumhuriyet başsavcılığı, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak ve diğer 3 kişi hakkında “görevi kötüye kullanma” bahanesiyle soruşturma başlattı. adı geçen kişiler, suçlamaları reddettiler.
2004 ağustos – tübitak’ın popüler bilim kitapları ve popüler bilim dergileri haricindeki yayınlarını basan matbaa kapatıldı ve 12 işçinin işlerine son verildi.
2004 eylül – yeni yönetim tarafından ilk kez bilim ve teknoloji yüksek kurulu toplantısı yapıldı. asli üyelerden yök, toplantıya temsilci göndermedi.
2004 eylül – tübitak görevlilerinin ücretlerini belirleme yetkisi başbakan’a verildi.
2004 ekim – ankara 4. iş mahkemesi, işten çıkarılan işçilerin görevlerine geri dönmesini öngören bir karar aldı. işçilere de 6 maaş tutarında tazminat ödenmesine hükmetti.
2004 aralık – ankara 1. idare mahkemesi, tübitak başkanı’nı ve boşalan üyelikleri bir defaya mahsus olmak üzere başbakanlığın seçmesini sağlayan kanunu esastan görüşerek iptaline karar verdi. 2004 nisan’da da, aynı mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
2004 aralık – işçilerin işe iade kararına edilen itirazı görüşen yargıtay 9. hukuk mahkemesi işçileri haklı buldu ve işçilerin işe iadesini onayladı. 6 maaş tutarında tazminat, 10 maaşa çıkarıldı.
2005 şubat – kamu çalışanlarının çifte maaş almalarını önleyen yasa önerisine, tübitak bilim kurulu üyeleri için “istisna” getirildi. yani tübitak bilim kurulu üyelerinin çifte maaş almalarının önü açılmaya çalışıldı.
2005 mart – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak, atanması gerekirken atamasını yapmayan, “hukuka aykırı ve keyfi” davranan başbakan recep tayyip erdoğan hakkında 100.000 ytl istemli manevi tazminat davası açtı.
2005 nisan – tübitak ulakbim müdürü doç. dr. tuğrul yılmaz görevinden alındı.
2005 nisan – akp, tübitak yasası’nı değiştirmek için yeni bir teklif hazırladı. bu teklife göre, başbakan’ın tübitak bilim kurulu’na üye seçimindeki etkisi ve yetkisi artıyordu.
2005 nisan – tübitak yasa teklifi komisyonda kabul edildi.
2005 mayıs – kanun teklifi, tbmm genel kurulu’nda akp’nin oyları ile kabul edildi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasanın üye seçimi ve kurumun özerk yapısı ile ilgili 3 maddesini veto ederek yeniden görüşülmesi için tbmm’ye gönderdi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği maddeler komisyonda aynen kabul edildi.
2005 haziran – geri gönderilen teklif, tbmm genel kurulu’nda akp tarafından aynen kabul edildi.
2005 temmuz – cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, aynen kabul edilen yasayı onaylamak zorunda kaldı. ayrıca, anayasa mahkemesi’ne iptal davası açacağını da kamuoyuna duyurdu.
2005 temmuz – cumhuriyet halk partisi, kanunun 3 maddesinin iptali istemiyle anayasa mahkemesi’ne başvurdu. mahkeme, cumhurbaşkanı’nın iptal ve yürütmeyi durdurma başvurusu ile chp’nin başvurusunu esastan görüşmeyi kararlaştırdı.
2005 temmuz – bilim kurulu, yeni yasa doğrultusunda oluşturuldu ve görevine başladı.
2005 temmuz – anayasa mahkemesi, hakkında başvuru yapılan maddelerin yürürlüğünü durdurdu.
2005 eylül – başbakan recep tayyip erdoğan, tübitak bilim kurulu üyelerini kabul etti, ve görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.
2006 şubat – danıştay, prof. nükhet yetiş’in hükümet tarafından başkanlığa önerilmesini içeren kararı iptal eden mahkeme kararını uygun buldu.
2006 ekim – 17. asliye hukuk mahkemesi, tübitak tarafından bilim kurulu eski üyelerine açılan davayı, “kurumun atanmış bir başkanı olmadığı ve bu yüzden aktif dava ehliyeti olmadığı” gerekçesiyle reddetti.
2006 ekim – 16. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı bir bilgisayar mühendisinin işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – 9. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı olan eski iletişim danışmanının işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – 14. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı tübitak tedyeb başkan yardımcısı’nın işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – başbakan recep tayyip erdoğan’ın, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’a 7.000 ytl manevi tazminat ödemesine mahkemece karar verildi.
2007 ocak – 3. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkarılan bilgi işlem eski müdürü’nün işe iadesine karar verdi.
2007 ocak – 4. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan tübitak sage eski güvenlik koordinatörü’nün işe iadesine karar verdi.
son iki yılda o kadar çok gelişme oldu ki, artık takip etmekten vazgeçtim. artık tübitak'ın ismi de logosu da değiştirildi; içi tamamen boşaltıldı. böyle bir tübitak, bilim ve teknik dergisi'nin darwin'in 200. doğumgününü kutlayan sayısını tabii ki sansürler. aksi olsaydı şaşardım.
(ekşi sözlük yazarı :roseinthefist, 10.03.2009 12:44)
roseinthefist'e derleme için teşekkürlerimizle....
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

10-03-2009, 14:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Mar 2009
Mesajlar: 16
|
|
Hz. muhammed in ayı ikiye bölmesi kanıtlandı!
*Kuran'da miras bolusumu kanitlandi. matematik ile ilgili tum bildiklerimiz yanni$mis. "
* Sabah namazina kolay kalkmanin bilimsel 10 yolu.
*Kimyasal mucize: zemzem
*Badem bıyığın sırrı çözüldü
*Allah'ın kaldırma kuvveti
* Teleport dosyası: hicret
* Genetik dünyasında devrim: allah geni bulundu
* Madde dünyasından sonra: cennet ve cehennem
* İman ve serebral noron sayisi arasindaki iliski.
* Kuran'in sifresi uzerine yeni bir matematik model.
*Vücud koruma aracı olarak peçe
* Gençlik bilim eki sızıntı derginizle birlikte ücretsiz, hayırlısıysa kaçırmayın..."
*Sahur programi jeneriğindeki hızla açan çiçeğin sırrı
*Bir fizik tedavi mucizesi: namaz"
* Tübitak'ın yeni iletişim protokolü vahiy'nin yankıları:
*Yerçekimi aldatmacası; "uçarken görüntülenen kuşlar" "gavur cambridge çalkalanıyor" "newton sapkını ve islam gerçeği"
*Kazalarda nazar faktörü. hangi nazar duaları maksimum korumayı sağlıyor.
*Turkiye nin mübarek yatırları ve astrofizik
*Ateist darvin ve asılsız iddiaları - melih gökçek'in balonlu anlatımıyla...
*Arşimet'le ilgili bugüne kadar bilinmeyenler: kaldırma kuvvetini abdest alırken buldu (oha!).
* Üretimde modern karar destek sistemleri: rabbine sor karar ver. general motors: "keşke biz de sorsaydık" *.
*Mmurphy yasalarinin çöküşü...alt makale ba$ligi: her sey nasip kismet meselesi.
* Newton' un hareket yasalari" alt makale ba$ligi: yercekimi kanunu diyorlar. caminin cekim gucunu hice saymayin lan allahsizlar.
*Yılın bilimadamı ödülleri: Harun Yahya ödülünü milli eğitim bakanı'nın elinden aldı. richard dawkins blendax güzeli seçildi.
* Tanrinin olmadiginin ispatinın yanlışlığı.allah'ın varlığının ispatı özel sayısı.
* Cleveland'da bulunan ve allah diye bağıran horozun sırrı...
* Fethullah gülen'le bilim üzerine bir pazar sohbeti
* 21. yüzyılda bilimsel keşifler dosyası: hepsi kuranda zaten yazıyor
Ben güldüm sizde gülün :-)
|

10-03-2009, 15:47
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Çekin Pis Ellerinizi Bilimden!
Dokunulmazlık zırhlarına sığınmış olanlar bilmelidirler ki asıl dokunulmaz olan bilim olmalıdır. İster din cephesinden gelsin, ister siyaset cephesinden bilime uzanan eller pistir, iğrençtir. O ellerle tokalaşılmaz, o eller tutulmaz. O eller rezil elidir, yobaz elidir, katil elidir. Bin kere yıkasa da temizlenmez o eller.
Bunlardan tiksinilmelidir.
Sanata tükürenler, şimdi de bilime tükürmektedirler.
Asıl suratlarına tükürülmesi gerekenler bunlardır.
Bunları demokrat olarak görmek en büyük aldanmışlıktır.
Bunlar yobaz demokratlardır.
Bunların gözünde demokrasi, her yerde türban giyilebilmesidir.
Bunların gözünde bilim, yumurta üzerindeki Allah yazısıdır.
Bunların gözünde sanat ilahidir, cami mimarisidir, güzel Kur'an okumaktır.
Bunların gözünde ahlak, şeriattir.
Bunların gözünde siyaset, şeriat için yapılacak takiyyedir.
4 yüzyıl önce Kopernik'in kitabını yasaklayan, Galileo'yu Engizisyon'da yargılayan ve susturan, Darwin'i bir düşman olarak gören Kilise günümüzde günah çıkarıyor. Darwin'den, Galileo'dan özür anlamına gelecek tavır sergiliyor.
İslam dünyası ise 10 yüzyıl öncesinden yani Farabi'lerin, ibni Sina'ların, Mevlana'ların, İbni Rüşd ve İbni Haldun'ların döneminden daha gerilere düşüyor.
2007 yılı dünyada "Maden idim, nebat oldum; nebat idim, hayvan oldum; hayvan idim, insan oldum; insanım ölüyorum, ölmekle tekamül ediyorum, niye üzüleyim?" diyen Mevlana'nın 800. doğum yıldönümü olarak kutlanmıştı. 2009 yılı ise, Mevlana ile aynı temelde buluşan ve "Türlerin Kökeni" kitabıyla o düşünceyi bilimsel bir teori haline getiren Darwin'in 200. doğum yıldönümü olarak dünyada kutlanıyor. Mevlana'nın tırnağı bile olamayacak olanlar, Darwin'in resmine dahi tahammül edemiyor. Bu gerici zihniyeti 80 yıl önce Atatürk şu sözlerle mahkum etmişti:
"Uygarlığın yeni buluşlarının ve fennin harikalarının cihanı değişmeden değişmeye sürükleyip durduğu bir devirde yüzyılların eskittiği köhne zihniyetlerle, geçmişe kölecesine bağlılıkla varlığımızı sürdürmemiz mümkün değildir. Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekamülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. En büyük hakikatlar ve ilerlemeler, fikirlerin serbest ortaya konması ve karşılıklı tartışılması ile meydana çıkar ve yükselir. Bilim çeviri ile olmaz, inceleme ile olur. Bilim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerden ben buyruk vermem. Bu alanda isterim ki, beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi biliminize, anlayışınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal bilimlerin yapıcı yönlerini gösteriniz, ben izleyeyim. Ben manevî miras olarak hiçbir ayet, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır.
Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki amaçlara tümden eremediğimizi, ne var ki, kesin olarak ödün vermediğimizi akıl ve bilimi zekice edindiğimizi onaylayacaklardır.
Zaman hızla ilerliyor. Ulusların, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada kesin olarak değişmeyecek yargılar getirdiğini savunmak, aklın ve bilimin gelişimini yadsımak olur."
Bu gerici zihniyet, çıkarcı, basiretsiz, aymaz siyasetçiler yüzünden son 60 yılda yeniden palazlandı. Gelinen nokta çok düşündürücüdür. Artık bilimin, fennin dışında mürşit arayanlar gaflet, cehalet ve dalalet içinde değil sadece, iktidarın da içinde. Ne yazık ki küçük hesaplar nedeniyle buna göz yuman anlayış ve siyasetler ise içimizde, yanımızda. Liberal etiketiyle, solcu etiketiyle, ateist etiketiyle aramızdalar. Bizi asıl yaralayan da bu.
|

10-03-2009, 15:56
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Sevgili pante'nin başlığı duruma daha iyi anlattığı için "Çirkin Sansür" başlığı "Çekin Pis Ellerinizi Bilimden" olarak değiştirilmiş ve iki
konu birleştirilmiştir.
İnsani olan her şey kabûlüm.
Konu frodo tarafından (10-03-2009 Saat 16:05 ) değiştirilmiştir.
|

10-03-2009, 19:33
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Vatikan Darwinden özür diledi,bizim diyanette herhalde 200 sene sonra özür diler.
İnandıkları Allah bunlara akıl fikir versin ,ne diyeyim.
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:17 .
|