PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İsa Egemen Olsaydı


pante
30-04-2009, 13:34
Yahudilerin Kralı olduğunu kabullenen İsa, gerçekten kral olsaydı, hem de dünyaya hükmeden bir kral ne yapardı dersiniz?
Günümüz için düşünecek olursak; satıcılara saldırıp sehpalarını devirdiği gibi, tüm fabrikaları yakıp-yıkar, tüm işyerlerini kapatırdı herhalde. Tabi bütün teknolojiyi de ortadan kaldırırdı. Neden mi?

Hıristiyanlık, yeni bir din kılığı altında eski Yunan’ın stoa felsefesini dile getiriyordu.
Doğal yaşayışa dönülmeliydi. İsa şöyle sesleniyordu:

"Gökteki kuşlara bakınız; ne ekerler ne biçerler, ne kilerleri ne ambarları vardır, oysa Baba onları yeterince beslemektedir. Kırdaki çiçeklere bakınız; ne çalışırlar, ne iplik eğirirler, oysa Baba onları yeterince giydirmektedir. Vay şimdi tok olanların haline, çünkü aç kalacaklardır. Vay şimdi gülenlerin haline, çünkü ağlayacaklardır." (Matta-6)

Gerekli olan, toplum sınıflarını altüst edecek yeni bir düzendi. Musa’nın yarar ölçüsüne karşılık İsa, bu düzeni sağlamak üzere, yoksulluk ölçüsünü getiriyordu. Gerçek erdem yoksulluktaydı. Tanrı katına ancak yoksullar ulaşabileceklerdi. Zenginin ki ise devenin iğne deliğinden geçmesi kadar imkansızdı ona göre.
Kendisine inanmış olan zengin bir adama malını, mülkünü herşeyini yoksullara dağıtmasını ve yoksul kalmasını söyleyince adam şaşırmış, üzülerek yanından ayrılmıştı. (Matta-19)

Neydi İsa?
Deli mi?
Komünist mi?

pante
30-04-2009, 13:42
"Zengin bir adamın toprakları bol ürün vermiş. Adam kendi kendine, 'Ne yapmalıyım? Ürünlerimi koyacak yerim yok' diye düşünmüş. Sonra, 'Şöyle yapacağım' demiş. 'Ambarlarımı yıkıp daha büyüklerini yapacağım, bütün tahıllarımı ve mallarımı oraya yığacağım. Ve kendime, ey canım, yıllarca yetecek kadar birikmiş bol malın var. Rahatına bak, ye, iç, yaşamın tadını çıkar diyeceğim.'

Ama Tanrı ona, 'Behey akılsız!' demiş. 'Bu gece canın senden istenecek. Hazırladığın bu şeyler kime kalacak?' Kendisi için servet biriktiren, ama Tanrı katında zengin olmayan kişinin sonu böyle olur." (Luka 12:15-21)


Görülüyor ki İsa, mülkiyete karşıdır. Çalışmama konusundaki sözlerini mecazi kabul etsek dahi, mülkiyete karşı olduğu açıktır. Mal-mülk edinmek, stok yapmak, para-altın biriktirmek, zengin olmak İsa'nın gözünde çok kötüdür.

Acaba bir ahırda doğacak yerde bir sarayda doğsaydı farklı mı düşünürdü?
Sarayda büyüyen Musa zengini de fakiri de aynı kefeye koymuştu:

Canlarınızın bedeli olarak bu armağanı verdiğinizde, zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden eksik vermeyecek. (Mısır'dan Çıkış-30/ 15

pante
30-04-2009, 13:46
İsa ve öğrencileri komün hayatı yaşıyor, komün hayatını yaşatmak istiyorlardı.

"Hem Tanrıya hem de Mamon'a (servet anlamında kullanılan zenginlik tanrısı) hizmet etmek olanaksızdır' demişti. ''Çömezleri de Tanrıya hizmet etmek için Mamon'dan yüz çevirmişlerdi. Dolayısıyla ilk Hıristiyan toplulukları da bir çeşit komünist hayat yaşamaya başladılar ya da bu ideale ellerinden geldiğince yaklaşmaya çalıştılar'' (M. Beer)

Başlangıçta "Size barışı değil savaşı getirdim" diye yola çıkan İsa, zamanla pasifist bir yol izlemiş, kendisinden sonrakiler ise düzene karşı tamamen teslimiyetçi bir zihniyette hareket etmişlerdir.

Aşağıdaki sözler herhalde Hristiyanlığın kurucusu Pavlus'a ait: Romalılar:13

1. Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı`dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.

2. Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.

3. İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın.

4. Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı`ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı`nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı`ya hizmet ediyor.

5. Bunun için, yalnız Tanrı`nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir.

6. Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı`nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır.

7. Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin.

''Roma sistemine protesto olarak büyümüş ve yaygınlaşmış (olan ...) Hıristiyanlık, İmparator Konstantin'in (311-337) Hıristiyanlığı benimsemesiyle Roma İmparatorluğu'nu ele geçirmiş, bir bakıma da Hıristiyanlık İmparatorluğun eline geçmiştir'' (Bernard Lewis)

Komün hayatından imparatorluk dinine.
Bugün de öyle değil mi? Kiliselerin görkemine, papanın, papazların ihtişamına bakın.
Komünü savunmuş ama Kapitalistlerin -emperyalistlerin sömürü mekanizmalarına araç olmuş bir din.

Akhenaton
30-04-2009, 13:49
''Roma sistemine protesto olarak büyümüş ve yaygınlaşmış (olan ...) Hıristiyanlık, İmparator Konstantin'in (311-337) Hıristiyanlığı benimsemesiyle Roma İmparatorluğu'nu ele geçirmiş, bir bakıma da Hıristiyanlık İmparatorluğun eline geçmiştir'' (Bernard Lewis)




Bu vatandaşa kesinlikle katılmıyorum.Konstantin yazdırana kadar böyle bir din yoktur zaten.Bu yorum batının kilise bilimidir.Yanlı ve yanlış.:):)

pante
30-04-2009, 16:47
Bu vatandaşa kesinlikle katılmıyorum.Konstantin yazdırana kadar böyle bir din yoktur zaten.Bu yorum batının kilise bilimidir.Yanlı ve yanlış.

Musa'lar, İsa'lar Akhenaton'un havarileriydiler.
Asıl peygamber Akhenaton'du. Aten'in peygamberi.
Kadim Mısır'ın 18. hanedanın firavunlarından Akhenaton, M.Ö. 1350-1335 yılları arasında bir din devrimi yaptı. Tarihin belki de ilk dinsel devrimiydi.
Çok tanrıcı dini devirip Aton dinini kurdu. Eski dincileri, rahipleri sindirdi. Tapınaklardan tanrıların isimlerini sildirdi. Büyük bir temizlik yaptı.

Ancak kurduğu dini sağlam temellere oturtamadı. Ölümünden sonra karşı devrim patladı. Çok tanrıcılar Akhenaton'a ve Aton dinine dair ne varsa yakıp yıktılar. Tanrılarını geri getirdiler. Rahipler yine işbaşı yaptılar. Akhenaton lanetlenmiş ilan edildi.

Karşı devrimi kabullenmeyen Musa, Mısır'dan umudunu kesti. İnanırlarıyla birlikte Mısır'ı terketti. Ve kendi devletini kurdu.
Yüzyıllar sonra Roma İmparatorluğu işgal ettiği Musa'nın ülkesinde tek tanrıcı dinle tanıştı. Akhenaton'un laneti, İsa'nın kanıyla Roma'ya da bulaştı.

OQONUC
30-04-2009, 18:23
Helal be pante...

Vallahi uçkurdan bu aşamaya konu olarak aşama kaydetmek inanki büyük başarı. Tebrik ederim. Sonuna kadar bu konunun özünde yanındayım. Detaylarda kapışırız sorun değil.

İşte bu yaaaa; keyfim geldi yerine...

Teşekkürler
Selamlar

pante
30-04-2009, 23:09
"Size diyorum: Ne yiyeceksiniz, yahut ne içeceksiniz diye hayatınız için, ne giyeceksiniz diye bedeniniz için kaygı çekmeyin "

Sufi felsefesinin temeli İsa'nın bu sözlerine dayanır.
"Bir lokma bir hırka" anlayışı ve Mevlana'nın "Rızkımın peşinde koşmam" sözü, İsa'nın yaşam ilkeleriyle aynıdır. İncillere göre Tanrı'nın egemenliğine girebilmenin, Tasavvufa göre kamil insan olabilmenin önündeki engeldir zenginlik peşinde koşmak.
İsa insanlara: "Yer yüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin ki, orada güve ve pas yeyip bozar ve orada hırsızlar delip girerler ve çalarlar. Fakat kendinize gökte hazineler biriktirin ki, orada ne güve, ne de pas yeyip bozar ve hırsızlar orada ne deler ve ne de çalarlar". Bu sözlerin anlamı açıkça "mal-mülk edinmeyin, hazinelerinizi, kiler ve ambarlarınızı doldurmayın, dünya için çalışmayın" demek değil midir?

Öyleyse Hristiyan kapitalistler, hem dini hem de kapitalizmi savunanlar nasıl izah edecekler bu ayetleri?
Örnek ortada. Zengin adama "Herşeyini sat, peşime düş!" diyor İsa.
Hangi kapitalist tüm varlığını yoksullara dağıtıp, o da bir yoksul gibi yaşar?

Bazı Hristiyan araştırmacılara göre Kudüs'teki ilk Hristiyan Kilisesi, zorunlu olarak komünist prensipleri uygulamıştır.
Bazı araştırmacılar ise, verdiğimiz İncil ayetlerine dayanarak, Hristiyanlığın başlangıcında özel mülkiyetin olmadığını, İsa'nın etrafında toplanan ilk cemaatte ve ondan sonra Kudüs'de meydana gelen Hristiyan cemaatinde özel mülkiyet yerine, bir tür komünist sistemin uygulandığı ve ortak mülkiyet esasına dayanan bir yapının var olduğunu söylemektedirler.

İsa bir Yahudiydi ve başlangıçta bir Yahudi mezhebi gibi ortaya çıkmıştı.
Zamanla mesihliği "Öyle diyorsanız öyledir" diyerek kabullendi.
Birçok Yahudi peygamberinden çok daha etkili olmasına rağmen Yahudilere kendisini kabul ettirememesinin nedeni söylemleriydi.
Ama söylemlerindeki "Tanrının oğlu" olduğu sözlerinden ziyade mülkiyete karşı, zenginlere karşı tavrıydı. Din, mülkiyete karşı değil, mülkiyeti koruyan olmalıydı.
Nitekim, Pavlus sayesinde de öyle oldu.

Akhenaton
30-04-2009, 23:19
Musa'lar, İsa'lar Akhenaton'un havarileriydiler.
Asıl peygamber Akhenaton'du. Aten'in peygamberi.
Kadim Mısır'ın 18. hanedanın firavunlarından Akhenaton, M.Ö. 1350-1335 yılları arasında bir din devrimi yaptı. Tarihin belki de ilk dinsel devrimiydi.
Çok tanrıcı dini devirip Aton dinini kurdu. Eski dincileri, rahipleri sindirdi. Tapınaklardan tanrıların isimlerini sildirdi. Büyük bir temizlik yaptı.

Ancak kurduğu dini sağlam temellere oturtamadı. Ölümünden sonra karşı devrim patladı. Çok tanrıcılar Akhenaton'a ve Aton dinine dair ne varsa yakıp yıktılar. Tanrılarını geri getirdiler. Rahipler yine işbaşı yaptılar. Akhenaton lanetlenmiş ilan edildi.

Karşı devrimi kabullenmeyen Musa, Mısır'dan umudunu kesti. İnanırlarıyla birlikte Mısır'ı terketti. Ve kendi devletini kurdu.
Yüzyıllar sonra Roma İmparatorluğu işgal ettiği Musa'nın ülkesinde tek tanrıcı dinle tanıştı. Akhenaton'un laneti, İsa'nın kanıyla Roma'ya da bulaştı.


Pante ; Ortodoksin pante ,

Aslında insanların istediğini yapıyorsun.Judaizmin Mısırı çok tanrılı gösterme
Akhenaton ve Mısır yönetimi arasındaki ilişki senin bahsettiğin tarzda değildir. Zaten tüm dünya çografyasında benzer olaylar yaşanmıştır.Bunlardan biride Aztek ve Mayalardır.Astro rahiplerin bilgiyi çıkar amaçlı kullnaması nedeniyle yaşanan sıkıntılardır ki, akhenaton adına anlatılan hikaye batının çoklu tanrıdan tekli tanrıya geçiş ve jenerik modernleşme ayağının önemli hikayelerinden bir tanesidir.

Tabi burda sorulması gereken soru şudur ???????

Mısır tarihi ve bu tarih üzerine anlatılan masalsı hikayenin kimler tarafından niye yazıldığıdır.

Mısır kültür bakanlığı niye amerikan kontrolü altındadır.

Akhenaton ve mısıra yerleşik bir dizi çöl bedevisi Mısır'ı küresel afet nedeniyle terkettiler, dinle , tanrıyla , peygamberle uzaktan yakından ilgisi ve alakası yoktur.Aynı dönemde bir çok uygarlıkta kendiliğinden son bulmuştur.

Dikkatini çekmek istediğim nokta tarihlemeler ve mısır tarihinin kasıtlı olarak öne çekilmesi.

Ha Roma olayınada gireriz, oda baştan aşağı yalan dolan. Roma çok tanrılı değildir.Roma asyatik ana-erkil kült sistemine saygı duyar ki, bu çoklu tanrı anlamına gelemez.

Paolo
01-05-2009, 01:18
MESİH İSA zaten Kraldır.Kral olarak geldiğince büyük bir görkemle gelecek.Ve koyunlarla keçileri ayıracak.Koyunlar sonsuza dek mutlu bir hayat sürecek.Keçiler için aynısını diyemeceğim.

belki
04-05-2009, 02:58
Koyun, keçi demişken aklıma geldi.

Hz. İsa "Kuzu" olarak isimlendirilir. "Agnus Dei" Tüm günahlar için kurban edilmiş bir kuzu, Tanrı'nın kuzusu. Kuzu, Rablerin Rabbi Kralların Kralıdır" (Esinleme 17:14)

Bir de günah keçisi diye bir kavram var.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Günah_keçisi :
Suçsuz olduğu halde başkalarının suçunu yüklenen kişi ya da topluluk.


Günah keçisi kavramına çeşitli toplumlarda değişik zamanlarda rastlanır. Eski Ahit (http://tr.wikipedia.org/wiki/Eski_Ahit)'deki Kefaret Günü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kefaret_G%C3%BCn%C3%BC) ayinlerinde Yahudi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi) kavminin günahlarını simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenirdi. Bu Keçi kurayla seçili ve Azazel (http://tr.wikipedia.org/wiki/Azazel) adlı kötü ruhu yatıştırmak için Yahudi kavmini günahlarından arındırmak üzere Kudüs (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kud%C3%BCs) dışında bir uçurumdan aşağya atılırdı. Eski Yunan'da veba ve benzeri afetleri hafifletmek ya da önleme amacıyla günah keçisi olarak insanlar kullanılırdı. Atinalılar Thargelia Şenliğinde (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Thargelia_%C5%9Eenli%C4%9Fi&action=edit&redlink=1) bir kadın ve bir erkek seçerler, şölenden sonra bu çifti kentte dolaştırırlır, ince yeşil dallarla dövülür sonra da kent dışına sürülür orda büyük olasılıkla taşlanırlardı, böylece kentin bir yıl boyunca kötü talihten korunacağına inanılırdı.


Biri birinden esinlenmiş gibi duruyor.

Paolo
04-05-2009, 13:05
MESİH İSA din kurmaya gelmemiştir.İnsanlar AYDINLIĞI,IŞIĞA,BOL YAŞAMA sahip olsunlar, kavuşsunlar diye gelmiştir.Ve ONA iman edende karanlıkta kalmayacağı güneş gibi açıktır!KEÇİ olacağıma KOYUN olmayı yeğlerim.İSEVİLİĞE din diyerek cahilliğini gösterdiniz.Kim İSEVİLİĞE din derse yalancıdır!Bilmiyorsanız öğrenin acep!

uv9
04-05-2009, 15:30
Neydi İsa?
Deli mi?
Komünist mi?[/quote]

İsa nın kutsal olmayı amaçladığı yönünde sağlam tarihsel kanıtlar yoktur.Thomas Jefferson un John Adams a yazdığı belki gelecekte olabilir.Yüce bir varlık olan babası tarafından bir bakirenin[?]rahmine düşürülen İSAnın gizemli neslinin ,Jüpiter in beynindeki Minerva nesli efsanesi gibi bir masal olarak değerlendirileceği günler gelecektir.

Paolo
05-05-2009, 00:24
İSA MESİH ne delidir nede komünist.RABDİR.Hayatında zaten çok açık şekilde belli oluyor.

pante
05-05-2009, 00:49
İSA MESİH ne delidir nede komünist.RABDİR.Hayatında zaten çok açık şekilde belli oluyor.


Sevgili Paolo, Rablığını değil, dünya yaşamındaki insan halini gözönüne alarak soruyoruz.
Deli olmadığına göre, bu sosyo-ekonomik söylemlerini hangi sisteme benzeştirebiliriz. Kapitalistlerle-emperyalistlerle hiç uyuşmuyor.
Serveti, zenginliği, mülkiyeti reddediyor.
İnsanların kuşlar gibi hür olmasını, ekmek için kaygı duymamasını, depolamamasını söylüyor.
Aynı şeyi Marksistler de söylediğine göre İsa, Marksistlerin babasıdır diyebilir miyiz?

Paolo
05-05-2009, 01:10
Pante eğer MESİH İSAYI dünya yaşamındaki durumuna göre değerlendirirsek sanırım hümanist diyebiliriz.TANRI sevgisi ve insan sevgisi üzerinde çok durmuştur.Ve eylemleriylede göstermiştir.

Fii
06-05-2009, 01:57
"deli mi, komünist mi" sorusuna keşke komünist olsaymış diyorum aslında.

zira ben, ateist olmakla birlikte, dinlerin çıkışındaki temel değerler bakımından en çok isa'nın mülksüzlüğe işaret eden, komün hayatını salık veren sözlerine sempati duyuyorum.

zaten söylediğiniz gibi stoacılık da olabilir bunun kökeni ama sanki uzak doğudaki bazı felsefelerden de bir etki var.

isa'nın bir kişi olarak gerçekten var olduğunu kabul edeceksek, muhtemelen böyle bir öğretinin yol göstericisi olmuştur diye düşünüyorum.

ama yine de bir kişi olarak isa'nın var olmadığı konusundaki kanaatim daha güçlü.

Paolo
06-05-2009, 02:53
Yaşamıştır.Neyse konumuz bu değil.RAB İSA MESİH huzur,sevgi,kurtuluş,esenlik getirmeye geldi.Kend yüceliğini hiçe saydı.Bataklıktan AYDINLIĞA,karanlıktan IŞIĞA çıktık.Sonuç olarak MESİH İSA ne komünisttir.Nede sosyalist!Olsa olsa hümanist olur.

KızıL
06-05-2009, 14:12
isa neden komünist olacak ki?? nasıl bir soru bu yahuu ne sosyalist ne komünist olamaz ha deli miydi? onu bilemiyorum...

Paolo
06-05-2009, 20:51
MESİH İSA RABDİR.Olsa olsa ESENLİK önderi,hümanist olur.Başka şey olamaz.Dediklerinizden.

Fii
06-05-2009, 21:46
isa neden komünist olacak ki?? nasıl bir soru bu yahuu ne sosyalist ne komünist olamaz ha deli miydi? onu bilemiyorum...

böyle birinin varlığını kabul ediyorsak bile, farklı incillerde son sözleri değişik olan birinin nasıl bir dünya görüşünü ortaya koymaya çalıştığı da tartışılabilir.
benim hatırladığım kadarıyla yuhanna incilince tüm yaşamını bir "görev" olarak görüp son sözü "tamamlandı" olan isa, matta incilince son söz olarak "baba neden beni yalnız bıraktın" mealinde bir şey söyler.

hıristiyanlığın ilk yüzyıllarındaki felsefeler çok çeşitlendiği için de kestirmek güç. sonuçta çıkışı mazlum, sonrası isa roma'nın yerleştirdiği bir devlet dini.
islam ise çıkışından itibaren kısa sürede zaten bir devlet dini oluyor. o yüzden hıristiyanlık öğretilerindeki bakış farklılıklarında bu kadar fark olabilmesi normal geliyor bana.

Paolo
06-05-2009, 22:19
Fiji İsevilik din değildir.RAB İSA MESİHİ izlemek ve Onun gibi olmaya çalışmaktır.Yuhanna müjdesinde RAB hem kurtuluşun hemde peygamberlikleri tamamladığı için öyle der.Matta müjdesinden ise Mezmur 22'den alıntı yapar.Peygamberliği gerçekleştirmek için.

elcihanaferin
06-05-2009, 23:18
Türkçede İsevi, 'Hıristiyan' için; Musevi de 'Yahudi' için hala kullanılmaktadır. T. Dil Kurumu sözlüğü aynen böyle tarifler. Dolayısıyla İsevilik, Hıristiyanlık; Musevilik de Yahudilik anlamına gelir. Bunlar da dilbilgisi açısından, kelime yapısı olarak din isimleridir.

Sn Fii, sakın sorduğunuz sorulara cevap beklemeyin. Hiç bir zaman net bir cevap alamazsınız, tartışma yapamazsınız. Bilgi eksikliği ve yanlış söyleme korkusu, sadece tebliğ cümleleri getiriyor.


.

Paolo
07-05-2009, 01:19
Hristiyanlık diye birşey yokki.İSEVİLİK var.MESİH düşmanlarının uydurduğu isimdir hristiyanlık.İsevilikte her zama net cevap vardır.Sayın fijide cevabını aldığını sanıyorum.Biz siz miyiz ki cevap veremeyelim.Sorduğum soruya hala cevap veremediniz.

Kızıl Derili
16-06-2009, 23:52
İsa şüphesiz diğer peygamber olduğunu iddia edenler gibi şizofrenin tekidir.

(Kızıl'dan Öğütler-7/12)

xD

Nazzam-Cubbai
17-06-2009, 00:51
İsa şüphesiz diğer peygamber olduğunu iddia edenler gibi şizofrenin tekidir.

(Kızıl'dan Öğütler-7/12)

xD


Kizil sen beklenen mesihmizin , et beden olmus tanrimizin nesin ??

hiristiyanlar seni 2000 yildan beri bekliyor sonunda geldin halelüya

artik hiristiyanlar pesini birakmaslar , bol bol ögüt ver onlara

-------------------

Paolo
17-06-2009, 14:35
İsa Mesih şizofren değil Rabdir.Hiçbir deli onun yaptığını yapamaz.

tut-ank-amon
08-07-2009, 16:34
Bence de Isa şizofren değildir , çünkü adını Isa koydukları ve adına binalar diktikleri bu sayede de Rant sağladıkları bir olayın adıdır . Yani yaşamamıştır ki şizofren olabilsin .

Gerçi kiliseye guvenilirlik gitgide azalmakta ama halen buyuk bir kesim bu yolda devam etmektedir. Bayramlarında seyranlarında ev ev dolaşıp o evleri kutsayıp topladıkları kayda geçilmeyen paraları bu yarattıkları ISA sevgisi sayesinde sağlamaktalar. Yani bu olayı bitirmek onların rant kapısını tamamıyle kapatacağından işlerine gelmeyecektir. Bir de düşünün ki bu kadar papazın işsiz kaldığını , bu adamlar ne yapabilir ki ruhani hayatın dışında ??
Gerçi her din için aynı şeyler geçerli ya ....

Saygılarımla

Zaccheo
08-07-2009, 21:13
Mesih İsa yaşamıştır.Burdada ispatlanmıştı zaten.Kabul etsenizde etmesenizde Rab İsa Mesihe vardır.Genelleme yapmayınız gerçek Peder(Rahip) para için değil RAB rızası için yapar müjdelemeyi görevini.

mehmetsalih
08-07-2009, 21:57
Selam,

Komonizm-Marxizim toplumları geri bırakan ve teknolojiye karşı çıkan gerici bir akımdır. Ama bazı yanlarını desteklememek elden değil. İsa'ya gelince; Mal veya Mülk için değil, işçi veya bunun şunun için değil NEFİS TERBİYESİ için malı red etmiş bunu ayırmak gerek.

Sevgi...

elcihanaferin
08-07-2009, 22:59
Paolo,

Gene uydurmuş ve

Mesih İsa yaşamıştır.Burdada ispatlanmıştı zaten.Kabul etsenizde etmesenizde Rab İsa Mesihe vardır.Genelleme yapmayınız gerçek Peder(Rahip) para için değil RAB rızası için yapar müjdelemeyi görevini.

demişsiniz.

Kimse İsa'nınyaşadığını ispatlayamadı. Ama yaşamadığı kesin. Bütün gospeller fabrikasyondur. Bunların hepsi aktarıldı. Buna karşılık sadece yukarıdaki gibi iki cümlelik cevaplar verdiniz. Bu da kanıt olmaz. Gospellerde İsa'dan bahsedilmesi onun yaşadığınıda kanıtlamaz. İsa tarihi bir şahsiyet değildir. Gökte kalmış ve hiç yere inmemiştir.

Dünyada Katolik kilisesinden daha zengin bir kuruluş var mı? Bütün devletler dahil!

placebo
09-07-2009, 00:48
Bayramlarında seyranlarında ev ev dolaşıp o evleri kutsayıp topladıkları kayda geçilmeyen paraları bu yarattıkları ISA sevgisi sayesinde sağlamaktalar. Yani bu olayı bitirmek onların rant kapısını tamamıyle kapatacağından işlerine gelmeyecektir.

Kardinalleri,papazları da en az İsa kadar sadedirler.Boyunlarında 10 kiloluk altından haçlarıyla,ellerinde değerli taşlarla süslü asalarıyla birlikte bir şatafat içerisinde ,yine altından süslemeli kiliselerinde tapınıp dururlar..Rab kutsasın,bereketlesin, dualarını kabul eylesin..

Zaccheo
09-07-2009, 01:09
Birincisi paolo değilim zaccheo'um ok?Terbiyeye davet ediyorum sizi.Terbiyesizliğe gerek yok.Yok uydurmaymış vs.Askerlik arkadaşınız yada mahalle arkadaşınız yok karşınızda.Diğer iddalara gelince MESİH İSA yaşamıştır.Delilde çoktur.Madem yaşayamadıysa nasıl bunca kişi onun ismiyle mucize yapabilir?Nasıl onca kişi O'nu görebilir?Bu arada KELAM'dan bahsetmediğim halde kelamdan konuştuğumunu idda etmişsiniz pes doğrusu!Ayet var mı yazılarımda?Burda bir dostumuzun ifadesiyle RAB İSA MESİHİN yaşamadığını idda edip tartışmak saçma ve gereksizdir.Olmuş bir şeyi olmamış gibi göstermeye çalışsanızda boşunadır.Bana sevgiyi,barışı gösterebilir misin?Uyduran varsada sensin.Aslında Rab Mesihin yaşadığını onlarda biliyorlar.Ama gerçeği kabullenmek işlerine gelmiyor.Sırf anlamsız bir inat yüzünden GERÇEK'leri reddediyorlar.Sanki bu dünya onlara kalıcak.Bu dünya Kral Süleymana bile kalmadı?Size mi kalmasını bekliyorsunuz?

brakisefalp
09-07-2009, 08:37
O değil de farkettim ki bu dincilerin her türü aynı. Hrıstiyanı da müslümanı da al birini vur ötekine.

"İsa vardır, gelmiştir !"

Kanıt ?

"İnsanlar görmüş, mucizeler var, havada durdum şahitlerim var"

Sürekli efsanelere, dogmalara dayalı bir inanç sistemi. Yüzyıllarca Avrupa'yı karanlığa boğan Hrıstiyanlık hala pişkince İsa Rab'den falan bahsedebiliyor demek ki. Dinlerin utanma duygusu olmaz belki ama o dinlerin inananlarında bir kaç soru işareti olması gerekmez mi?

Dinin egemen olduğu her yer ilkeldir, dinsel düşünce insan doğasıyla çelişir. Allah gelse, bu benim dinim buna inanın dese, kendi eliyle kitabını kapı kapı dağıtsa yine de din dindir. Ha islamiyet ha hristiyanlık ne de başka birşey. Al birini vur ötekine.

Yergin
09-07-2009, 09:19
Kanıt mı? İnsan aklı ne geniş bir yapıya sahip, her geçen gün şaşırmamak mümkün değil.

Milyonlarca insanın bağlı olduğu bir peygamber için, varmıymış hani kanıt?

elcihanaferin
09-07-2009, 11:19
Birincisi paolo değilim zaccheo'um ok?Terbiyeye davet ediyorum sizi.Terbiyesizliğe gerek yok.Yok uydurmaymış vs.Askerlik arkadaşınız yada mahalle arkadaşınız yok karşınızda.Diğer iddalara gelince MESİH İSA yaşamıştır.Delilde çoktur.Madem yaşayamadıysa nasıl bunca kişi onun ismiyle mucize yapabilir?Nasıl onca kişi O'nu görebilir?Bu arada KELAM'dan bahsetmediğim halde kelamdan konuştuğumunu idda etmişsiniz pes doğrusu!Ayet var mı yazılarımda?Burda bir dostumuzun ifadesiyle RAB İSA MESİHİN yaşamadığını idda edip tartışmak saçma ve gereksizdir.Olmuş bir şeyi olmamış gibi göstermeye çalışsanızda boşunadır.Bana sevgiyi,barışı gösterebilir misin?Uyduran varsada sensin.Aslında Rab Mesihin yaşadığını onlarda biliyorlar.Ama gerçeği kabullenmek işlerine gelmiyor.Sırf anlamsız bir inat yüzünden GERÇEK'leri reddediyorlar.Sanki bu dünya onlara kalıcak.Bu dünya Kral Süleymana bile kalmadı?Size mi kalmasını bekliyorsunuz?


Eğer siz Paolo değilseniz neden sadece Paolo yasaklı olduğu zaman ortaya çıkıyor, sonra da yok oluyorsunuz? Üye oluş tarihiniz bile Paolo'nun daha önce yasaklı olduğu tarihe denk düşüyor. Durumunuzu forum yöneticilerine bildireceğim. Sizin IP'nizle Paolo'nunkini karşılaştırmalarını isteyeceğim.

Yukarıdaki yazıma karşılık bu kadar saldırgan olmanız ve terbiyesizlikten bahsedebilmeniz sizin yargılama değerlerinizi ortaya koymaktadır.

İsa Mesih dediğiniz zatı kimse görmemiştir. Onun hakkında yazıldığı söylenen Gospellerden en önce yazılan, onun öldüğü iddia edilen yaklaşık tarihten yaklaşık 60 sene sonra yazılmıştır. O 4 tane evanjelik gospel yaklaşık MS 90 ila MS 240 tarihleri arasında anonim olark yazılmıştır. Doğru dürüst kimler tarafından yazıldığı belli değildir. Kilise işine gelenleri kabul etmiş diğerlerini de sapkın ilan etmiştir. Evanjelik gospellerde yazılan mucize vs o kadar acayiptir ve yazılanlara göre İsa o kadar çok halkı etkilemiştir ki, o sırada yaşamış ve her şeyi kayda alan tarihçilerin onun yaptıklarını ve ona yapılanları kaydetmemeleri imkansızdı. Ama hiç bir kayıt yoktur! Yaşadığına dair hiç bir iz yoktur. O kadar iyilik yaptığı, şifalar verdiği, binlercesinin orad burada onu izleyerek sen tanrımızsın dediği halk, Pilatus sorunca neden onun serbest bırakılmasını istemiyor da gözü kanlı biçimde aleyhine bağırıyor? Bu sadece kurgulamadır. Binlerce kişiyi cezbeden, arkasından koşturan, onları tedavi eden, herkesi hayran bırakan birisini bulmak için Yahuda İskaryot'un öperek onu göstermesine ihtiyaç mı olurdu? Buradan da kurgulama olduğu belli. Maksat onun bir şekilde çarmıhta can vermiş olmasını kurgulamak için hikaye uydurmak ve insanların şefkat hislerini dürtelemektir.

Bunları daha önce de "İsa Mesih'in kişiliği" başlığında hep yazdım. Orada da burada da sadece yapabildiğiniz iki satırı geçmeyen misyonerlik cümleleri yazmaktır.

Sevgi ve barış dinlerin veya tanrıların tekelinde değildir. Aslında tanrılar olmadan sevgi ve barış çok daha güzeldir.

Bütün bu meseleler ahlak sorunudur. İsevi ahlakının ne olduğunu yazmaya başlamıştım. Hakaretamiz yazışmalar dolayısıyla başlığı kilitlemişler. Bu İsevi ahlakının nelere mal olduğunu, ne menem bir şey olduğunu yazmaya devam edeceğim.

Bu dünya hiç kimseye kalmaz lafları boş laflardır. Elbet kimseye kalmayacak. Hepimiz, bizden öncekiler gibi öleceğiz, un ufak olacağız. Sonradan dirileceğini sananların ahlakı nasıl içinden çıkılmaz hale getirdiğini ise "İsa Mesih'in Kişiliği" başlığında göreceksiniz.

İsa'nın yaşadığı yalanını bu sitede kimse yutmaz. İsa'nın yaşamamış olmasını İsevi'liğin olmayacağı şeklinde acayip bir yorumlama ile telaş içindesiniz. Kimse "İsevilik yoktur" demiyor. İsevilik, Hıristiyanlık 1900 yıldır vardır. Ama İsa yaşamamıştır.

aydoe
09-07-2009, 12:53
85.96.***.114
88.234.***.196

bu iki İp adresi Paolo ve Zaccheo ya ait yani ya aynı kişiler ya da aynı pc ile bağlanmaktalar.
Zaccheo açıklama getirecektir herhalde!

elcihanaferin
09-07-2009, 13:06
85.96.***.114
88.234.***.196

bu iki İp adresi Paolo ve Zaccheo ya ait yani ya aynı kişiler ya da aynı pc ile bağlanmaktalar.
Zaccheo açıklama getirecektir herhalde!

Bu bahsedilen açıklama, terbiyesizliğe ait bir açıklama olacaktır.

Zaccheo
09-07-2009, 13:16
Öncelikle şunu belirteyim.İşlerim yoğun olduğu için fazla gelemiyorum siteye.Arada sırada geliyorum.Zaten üye olduğum tarihte çok yakındır.Aydoe Paolo'nun yada benim yüzümümü gördünde aynı kişi olduğumuzu idda ediyorsun?Terbiyesizliği ben değil siz yapıyorsunuz yalancılıkla ve sahtekarlıkla itham ediyorsunuz beni.Gelelim iddalarınıza.Yahudanın öpmeside peygamberliğin gerçekleşmesi içindi.Halkı ferisiler kışkırttılar.Onun için istemediler serbest kalmasını.Kilise işine gelen değil GERÇEK olandan yana olmuştur.İftira atmayınız.Gospelin türkçesini bilmiyorsunuz sanırım.MESİH İSA'yı birçok insan görmüştür.Birçok gören arkadaşım vardır.İspat idda edenindir.Varsa ispatınız hodri meydan.Biz ispatlamak zorunda değiliz saiz ispatlamak zorundasınız.Size göre yaşamamış olabilir.Ama genelleme yapamazsınız ok?Bana göre RAB İSA MESİH vardır ve yaşamıştır.

aydoe
09-07-2009, 17:39
''bu iki İp adresi Paolo ve Zaccheo ya ait yani ya aynı kişiler ya da aynı pc ile bağlanmaktalar.
Zaccheo açıklama getirecektir herhalde! ''

Aydoe Paolo'nun yada benim yüzümümü gördünde aynı kişi olduğumuzu idda ediyorsun?Terbiyesizliği ben değil siz yapıyorsunuz yalancılıkla ve sahtekarlıkla itham ediyorsunuz beni.

Paolo (http://www.turandursun.com/forumlar/kmgu/user.php?do=edit&u=6774) 88.234.xxx.196 [Bu Üyeye ait Mesajları ara] [Üyeye ait diğer IP-Adreslerini ara]
Zaccheo (http://www.turandursun.com/forumlar/kmgu/user.php?do=edit&u=8004) 88.234.xxx.196 [Bu Üyeye ait Mesajları ara] [Üyeye ait diğer IP-Adreslerini ara]

Paolo (http://www.turandursun.com/forumlar/kmgu/user.php?do=edit&u=6774) 85.96.xxx.114 [Bu Üyeye ait Mesajları ara] [Üyeye ait diğer IP-Adreslerini ara]
Zaccheo (http://www.turandursun.com/forumlar/kmgu/user.php?do=edit&u=8004) 85.96.xxx.114 [Bu Üyeye ait Mesajları ara] [Üyeye ait diğer IP-Adreslerini ara]

Demogoji yapma arkadaşım aynı iple nasıl bağlandığınızı açıkla bana .
Ya aynı yerde olan iki ayrı insanız diyeceksin ,ya da ben sizi kandırmaya çalışan bir yalancıyım diyeceksin,lafı dolandırmana gerek yok.
Açıklamanı bekliyorum.

tut-ank-amon
09-07-2009, 17:39
Ben size yaşadığım yerden bahsedeyim biraz . Polonya ( katoliklerin sağlam olduğu kalelerden birisi) .

Bu ülkede her adım başı kilise inşa edilir , modern kiliseler , ( vatikan ın şirket binaları)

Iki tür insan vardır dini açıdan bakınca , birincisi ;
Dinine körü körüne bağlı orta yaş ve üzeri olanlar (kilisenin para kaynakları)
ikincisi; dinine bağlı olmayıp , çevre baskısından çekinen ve her tür dini olayı baskı ile gerçekleştiren bir genç kesim ( adamlar Polonya daki çarşamba mahallesinden çekinirler:) )

Aslında bu genç kesimde de belli bir yerden sonra sizin dini eleştirilerinize karşı çıkanlar oluyor. Adamların kanına işlemiş , değişmiyorlar.

Bunda en büyük rol Karol Wojtyla nın tabii ki. papa seçilmeseydi bu hale gelirmiydi bilemem

Sayın Paolo , gerçek peder (rahip ) ne derseniz deyin bu adamlar bedava dan para kazanıyorlar . Dinse savundukları neden bedavaya yapmıyorlar bu işi? Krakow un en güzel tepesindeki Klasztor ( ruhban okulu ) turistik açıdan iyi bir gelir sağlıyor şüphesiz. Czestochowa daki JASNA GORA ( Aydınlık tepe ) güya Meryem in gölgesinin düştüğü tepe, Papanın da Polonya ya geldiğinde konuşma yapmış olduğu , çok fazla hacı adayı turist çeken bir gezinti alanı , Eyaletlerinden birisinin adı Swiety Krzysz ( Kutsal Haç )

Para basıyorlar , Vatikan a düzenli ödemelerini yapıyorlar , Senato da bile 3 adet Opus Dei li var .

Bu adamlar dini savunuyor , siz de RAB -MESIH-ISA falan anlatıyorsunuz bize , tamam neye inanırsanız inanın , ama bu şahıs yaşamamış , düşünülmüş , yaratılmış , kazanç kapısı olmuş ve bu şekil gidiyor , kimse de bu dengeyi değiştirmek istemiyor , biz istesek ne olacak ki , gücümüz mü yetecek , hayır , siz şu an güçlü olan tarafsınız arkanızda milyarlarca ISEVI var , ama bu kadar çalışanı olan kilisenin sizleri nasıl hala bedavaya çalıştırdığını da anlamış değilim

Saygılarımla

Zaccheo
09-07-2009, 21:02
Aydoe inanmazsan inanma.Yalan borcum yok sana.Sonuçta ne benim yüzünü nede Paolo'nun yüzünü gördün tanıyorsun.Bilmediğin konulard insanları yargılama.Demagoji yapanda ben değilim ayrıca ok?Paolo kardeşi sadece buradan tanıyorum oda ismen.MESİH İSA'nın gelişi önceden peygamberlerce aracılığıyla bildirilmiştir.Tut idda eden sizsiniz.Dolasıylada ispatta idda edenindir.Biz ispatlamak zorunda değiliz.Ama yinede belgelerimizi döküyoruz kanıtlamak zorunda olmadığımız halde.


İsa gerçekten yaşadı mı? İsa Mesih’in yaşadığına ilişkin tarihi kanıtlar var mı?




Soru: İsa gerçekten yaşadı mı? İsa Mesih’in yaşadığına ilişkin tarihi kanıtlar var mı?

Yanıt: Bu soru sorulduğunda soran kişi genellikle “Yani, Kutsal Kitap’ın dışında demek istiyorum” gibi ifadeler ekliyor. Oysa İncil’in tarihsel kanıtlar için kaynak olamadığı düşüncesine katılmıyoruz. İncil’de İsa Mesih’le ilgili yüzlerce referans var. İncil’in ikinci yüzyılda, yani İsa’nın ölümünden yüzden fazla yıl sonra, yazıldığını iddia edenler var. Bu böyle olsa bile (kaldı ki, o düşünceyi zaten kesinlikle reddediyoruz), eski tarih kanıtları bağlamında, adı geçen olaylardan ikiyüz yıldan daha az bir zaman sonra kaleme alınan yazılar, son derece güvenilir kanıtlar sayılıyor. Üstelik, hristiyan olsunlar olmasınlar, bilim adamlarının büyük çoğunluğu, Pavlus’un mektupları (hiç değilse onların bazıları) birinci yüzyılının ortasında, yani İsa’nın ölümünden en fazla 40 yıl sonra, yazıldığını kabul ediyorlar. Eski el yazıları ölçüsünde bu, milattan sonra birinci yüzyılında İsrail’de İsa adında bir adamın yaşadığına dair, son derece güçlü bir kanıttır.

Dikkat edilmesi gereken başka bir nokta şudur: M.S. 70 yılında Romalılar, Kudüs kentini ve İsrail’in çoğunu işgal edip yok ettiler, nüfusunu da kılıçtan geçirdiler. Bütün kentler ateşe verilerek yerle bir edildi. Durum böyle iken, birçok tarihsel kanıtların da imha edildiğine şaşmamalıyız. Büyük olasılıkla İsa’nın yaşadığını kanıtlayabilen birçok göz şahitleri de öldürüldü. Bütün bunlar birinci el tanıklıkların az olmasına sebeptir.

İsa’nın hizmeti büyük ölçüde Roma Emperatorluğunun geri kalmış bir taşra bölgesinde bulunan önemsiz bir kasabaya sınırlı olduğunu da göz önünde bulundursak, Hristiyanlıkla ilgili olmayan kaynaklardan şaşılacak kadar çok bilgi alınılabilir. İsa hakkında en önemli tarihsel kaynakların arasında şunlar var:

Birinci yüzyılda yaşamış olan ve eski zamanlarının güvenilir tarihçilerinden sayılan Romalı Tasitus, yazılarında ‘batıl inançlarına’ sahip olan “Hristiyanlar”dan söz ediyor (adları da, asıl eski Yunanca bir söz olan ‘Hristos’un Latince hali ‘Hristus’tan gelmiştir). O Hristus’un da emperator Tiberyus’un zamanında valilik yapmış olan Pontuslu Pilatus’un altında acı cektiğini söylüyor. Emperator Hadrian’ın başsekreteri olan Suetonius, ‘Hrestus’ (ya da Hristus) adında bir adamın birinci yüzyılda yaşadığını yazdı (Annali 15,44).

En ünlü Yahudi tarihçi Flavyus Yosefus’tur. ‘Kronikler’ adlı eserinde Yakup’tan söz ederken, onun “Mesih denilen İsa’nın kardeşi” olduğunu söylüyor. Aynı eserde bulunan 18:3 numaralı paragraf uzun tartışmalara sebep olmuştur: “O zamanlarda İsa adında bilge bir adam vardı (ki, ona adam demek yerinde mi, değil mi bile tartışılıyor). Çünkü şaşılacak işleri yapan biriydi... Mesih oydu... Onlara üçüncü gün yeniden diri olarak göründü. Allahtan gelen peygamberler zaten onun hakkında bunu ve bunun gibi daha on binlerce şey önceden bildirmişlerdi”. Aynı paragrafın başka bir versiyonu şöyle: “O günlerde İsa adında bilge bir adam vardı. Davranışı çok güzeldi ve erdemli biri olarak tanındı. Yahudilerden ve başka milletlerden birçok kişi onun öğrencisi oldu. Pilatus onu çarmıhta öldürülmek üzere idam etti. Oysa müridleri onu izlemekten vazgeçmediler. Çarmıha gerilmesinden üç gün sonra kendilerine göründüğüne ve hayatta olduğunu anlattılar. Ona göre, belki de peygamberlerin mucizeler atfettiği Mesih oydu.”

Yulyus Afrikanus, İsa Mesih’in çarmıha gerilmesinde baş gösteren karanlığı tartışırken, tarihçi Tallus’tan alıntı yapıyor (‘Baki Yazılar’, 18).

Genç Plini, ‘Mektuplar’ adlı eserinde, paragraf 10:96, en eski Hristiyan tapınma uygulamalarından söz ediyor. Hristiyanların İsa’ya Tanrı olarak ibadet ettikleri ve ahlaka çok önem verdiklerini söylüyor; her hafta kutlanan yemek paylaşımı ve Rabbin Sofrası ayinine de değiniyor.

Yahudilerin önemli bir eseri olan Babil Talmudu, ‘Sanhedrin 43a’ numaralı makalesinde, İsa’nın Fısıh Bayramı’nın arifesinde çarmıhta öldürüldüğünü tasdik ediyor, İsa’nın düşmanları tarafından büyücülük yapmak ve Yahudileri dinlerinden döndürmekle suçlandığını da kaydediyor.

Samosatalı Luçyan ikinci yüzyılda yaşamış olan bir Grek yazardır. İsa’nın Hristiyanlar tarafından tapıldığını, yeni öğretiler yaydığını ve onların uğruna çarmıhta öldürüldüğünü kabul ediyor. İsa’nın öğretilerinin arasında imanlılarının birbirlerini kardeş saymaları ve tövbe edip bütün başka tanrıları reddetmenin önemi de yer alıyor. Hristiyanların İsa’nın geri braktığı yasalarına uygun yaşadıklarını, kendilerini ölümsüz saydıklarını söylüyor. Ölümden korkmamak, gönüllü fedakar olmak ve maddi şeylerden feragat etmek özyapılarında bulunduğunu da vurguluyor.

Mara Bar-Serapyon, İsa’nın bilge ve erdemli bir adam olarak tanındığı, birçokları tarafından İsrail’in kralı sayıldığı, Yahudiler tarafından öldürüldüğü ve müritlerinin öğretilerinde yaşamakta olduğunu tasdik ediyor.

Sonra, Gnostik yazarların tüm eserleri de mevcuttur: ‘Hakikat İncili’, ‘Yuhanna Apokrifi’, ‘Tomas İncili’, ‘Diriliş hakkında İnceleme’ v.s. Bunların hepsi de İsa’dan söz ediyorlar.

Hatta, İncil’in özü olan İsa’nın müjdesi, hristiyan olmayan erken kaynaklardan adeta yeniden oluşturulabilir: İsa’ya Mesih denildi (Yosefus), İsa “büyücülük” (= mucize) yaptı, İsrail halkına yeni öğretiler sundu, onların yüzünden Yahudiye ilinde (Tasıtus) Fısıh Bayramında idam edildi (Babil Talmudu), fakat Tanrı olduğunu ve tekrar döneceğini iddia etti (Eliezar). Öğrencileri buna iman edip ona Tanrı olarak taptılar (Genç Plini).

Sonuç olarak, hem hristiyan hem de hristiyan olmayan kaynaklara bakarak, İsa Mesih’in yaşadığına dair kesin kanıtlar bulunduğu kanısındayız. Milattan sonra birinci yüzyılda, İsa’nın 12 havarisi dahil, binlerce hristiyanların hayatlarını seve seve feda edip öldürülmeye razı geldiler. İsa Mesih’in gerçekten yaşamış olduğuna en büyük delil, belki de budur. Kişi gerçek saydığı bir şey için ölebilir, ama kimse bir şeyin yalan olduğunu bilerek onun uğruna ölmez.

elcihanaferin
10-07-2009, 00:27
Bravo Paolo Zaccheo,

Bu sefer her nasılsa öğrenip veya destekli gelmişsiniz. Şimdiye kadar, aylardır rastlanmadık bir şekilde "İsa Mesih'in kişiliği" başlığında yazılara nihayet bir cevap niteliği taşıyan bir mesaj var karşımızda. Bu destek kişiye şapka çıkartıyor ve hoş geldiniz diyorum. Misyoner anlayışla bir kaç cümlelik cevaplar yerine nihayet paragrafları olan ve tartışma yapan bir cevap geldi.

Bu yazıyı yazan her kimseniz Sn. X, Daha önce yukarıda bahsedilen başlıktaki İsa Mesih'in uydurmasyon olduğuna dair pek çok yazıyı okuyup öyle cevap vermeliydiniz. Çünkü aşağıda alıntılarını yaptığım mesajınız, ikna edici olmaktan çok uzak.

Aydoe inanmazsan inanma.Yalan borcum yok sana.Sonuçta ne benim yüzünü nede Paolo'nun yüzünü gördün tanıyorsun.Bilmediğin konulard insanları yargılama.Demagoji yapanda ben değilim ayrıca ok?Paolo kardeşi sadece buradan tanıyorum oda ismen.

Nasıl oluyor da ismen tanıdığınız birisinin bilgisayarını kullanıyorsunuz? Kiralık bir bilgisayar mı var orada? Ya da internet cafe'den mi mesajlar atıyorsunuz?

MESİH İSA'nın gelişi önceden peygamberlerce aracılığıyla bildirilmiştir.Tut idda eden sizsiniz.Dolasıylada ispatta idda edenindir.Biz ispatlamak zorunda değiliz.Ama yinede belgelerimizi döküyoruz kanıtlamak zorunda olmadığımız halde.

İsa'nın yaşamadığı ortada. Gören yok ki adını verelim. Dolayısıyla gören varsa adını vermek durumunda olan sizsiniz. Ama herhangi ad veremezsiniz, çünkü görenin de kaydı yoktur, gören olmamıştır ki.

İsa'nın gelişi Eski Ahit metinlerine dayandırılmak istendiği için (Mesih olacak ya) takla üstüne takla atılmıştır. Mesela illa ki İsa Davud'un şehrinde doğacak diye karnı burnunda bir kadın 6 günlük yola koşulmuştur. Bulunan sebep ise Roma İmparatorluğunda görülmemiş bir şey, yani nüfus sayımıdır. Yusuf ile Meryem'den başka hiç kimse nüfus kaydı yaptırmaz, hele bu iş için başka şehre gitmez! Böyle bir kayıt başka hiç bir yerde de yoktur. Nedense İsa'nın doğumu hiç gereksiz yere bir mağaraya, yani gözlerden uzak bir yere alınmış ve doğduğu doğaüstü (!) görüntülerle sabitlenmek istenmiştir. Bırakın İsa'yı doğurmayı, Gospellerde İsa'nın kardeşlerinden bahsedilmesine (4 erkek kardeş adı verilmiş) rağmen sırf kehanet doğru çıksın diye Meryem bakire yapılmıştır. Bu kadar üstüste zorlamadan bir hakikat çıkacağına elbet herkes şüphe duyar.


Soru: İsa gerçekten yaşadı mı? İsa Mesih’in yaşadığına ilişkin tarihi kanıtlar var mı?

Yanıt: Bu soru sorulduğunda soran kişi genellikle “Yani, Kutsal Kitap’ın dışında demek istiyorum” gibi ifadeler ekliyor. Oysa İncil’in tarihsel kanıtlar için kaynak olamadığı düşüncesine katılmıyoruz. İncil’de İsa Mesih’le ilgili yüzlerce referans var.

İncil (gospeller) İsa'nın yaşadığına dair tek belge olarak ileri sürülebiliyor. Başka kanıt gösterilemiyor. Ama incil tarafsız bir belge niteliğinde değil. Zaten Gospellerde İsa'nın hayatı anlatılmıyor bile. Sadece doğumu var. Daha sonra 12 yaşında meşhur mabette herkesi hayrette bırakan bilgeliği ile ailesinden 3 günlük(!) gaybubeti var. O kadar bilge, dahi bir çocukla daha sonra mabetten kimse ilgilenmemiş. Ben orada olsam alıp okuturdum, yanımdan ayırmazdım vs. Daha sonra o bilge çocuk ne oluyor. Nasıra'da kim bilir nele yapmıştır diye düşünürken hiç bir bilgi yok. Neden? Önemi yok diye cevap veriyorlar - laf mı bu? Kimi kandırıyoruz? Sonra birdenbire 30 yaşında İsa ortaya çıkar ve vaaz eder. Bir kaç hafta sonra da çarmıha gerilir. İşte gospellerdeki İsa'nın hayat hikayesi bu bir kaç cümledir. Bundan başka bütün Hıristiyanlık edebiyatında İsa hakkında en ufak bir bilgi yoktur. Bunu neresi tarihi şahsiyet?

İncil’in ikinci yüzyılda, yani İsa’nın ölümünden yüzden fazla yıl sonra, yazıldığını iddia edenler var. Bu böyle olsa bile (kaldı ki, o düşünceyi zaten kesinlikle reddediyoruz), eski tarih kanıtları bağlamında, adı geçen olaylardan ikiyüz yıldan daha az bir zaman sonra kaleme alınan yazılar, son derece güvenilir kanıtlar sayılıyor. Üstelik, hristiyan olsunlar olmasınlar, bilim adamlarının büyük çoğunluğu, Pavlus’un mektupları (hiç değilse onların bazıları) birinci yüzyılının ortasında, yani İsa’nın ölümünden en fazla 40 yıl sonra, yazıldığını kabul ediyorlar. Eski el yazıları ölçüsünde bu, milattan sonra birinci yüzyılında İsrail’de İsa adında bir adamın yaşadığına dair, son derece güçlü bir kanıttır.

Burası da tamamen yanlış. Ortada güçlü kanıt falan değil, kanırt bile yok. Hıristiyan olamayan 2. yüzyıl tarihçileri İsa'dan hiç bahsetmemiştir. Ne zaman yazıldığı tam olarak bilinmeyen Pavlus'un mektuplarında İsa hakkında hiç bir bilgi yoktur. Sadece İsa, Pavlus'a güya görünmüştür. O kadar. Ne yedi içti, ne zaman ne dedi, Kardeşlerinden dayak yedi mi? Annesine nasıl ekmek götürdü? (Babalığı Yusuf''un erken öldüğü varsayımıyla - çünkü ondan da hiç iz yok!)

Dikkat edilmesi gereken başka bir nokta şudur: M.S. 70 yılında Romalılar, Kudüs kentini ve İsrail’in çoğunu işgal edip yok ettiler, nüfusunu da kılıçtan geçirdiler. Bütün kentler ateşe verilerek yerle bir edildi. Durum böyle iken, birçok tarihsel kanıtların da imha edildiğine şaşmamalıyız. Büyük olasılıkla İsa’nın yaşadığını kanıtlayabilen birçok göz şahitleri de öldürüldü. Bütün bunlar birinci el tanıklıkların az olmasına sebeptir.

Evet iyi bir kaçış yolu. Romalı'lar Kudüs'ü yerle bir etti ama kayıtlar kaldı. En azından başka İsa'ların kayıtları kaldı. Ama bizim Mesih'in kayıtları her nedense yok. Bu Kayıtları kalmış İsa'lar için bakınız : "İsa Mesih'in Kişiliği" başlığında bunlar tek tek anlatılmıştır, çünkü tarihi kayıtları vardır. Hatta bir meczup İsa için bile kayıt vardır. Ama on binlerce kişiyi peşinden koşturduğu söylenen, binlerce kişiyi şifaya kavuşturan, cinleri yok eden, muhteşem mucizeler yaptığı söylenen kişi nedense Roma Valilerinin hiç tanımadığı, rapor etmediği, tarihçilerin yazmadığı birisidir. Daha doğrusu, diğer İsa'lar yaşamış ama, bu yaşamamış, sadece gökte kalmıştır.

İsa’nın hizmeti büyük ölçüde Roma Emperatorluğunun geri kalmış bir taşra bölgesinde bulunan önemsiz bir kasabaya sınırlı olduğunu da göz önünde bulundursak, Hristiyanlıkla ilgili olmayan kaynaklardan şaşılacak kadar çok bilgi alınılabilir. İsa hakkında en önemli tarihsel kaynakların arasında şunlar var:

Bu ne şimdi? İsa'nın doğduğu söylenen Nasıra diye bir yer bile yok tarihte! Hangi kayıt? Kilise böyle bir şey bulsa sevincinde ne yapacağını şaşardı! Bu cins kaçamaklara sığınamazsınız. O zaman kaç defa Kudüse gidip geldiği belirsiz ya, oradan bir kayıt çıksaydı (Her fısıh bayramında gidiyor malum)


Birinci yüzyılda yaşamış olan ve eski zamanlarının güvenilir tarihçilerinden sayılan Romalı Tasitus, yazılarında ‘batıl inançlarına’ sahip olan “Hristiyanlar”dan söz ediyor (adları da, asıl eski Yunanca bir söz olan ‘Hristos’un Latince hali ‘Hristus’tan gelmiştir). O Hristus’un da emperator Tiberyus’un zamanında valilik yapmış olan Pontuslu Pilatus’un altında acı cektiğini söylüyor. Emperator Hadrian’ın başsekreteri olan Suetonius, ‘Hrestus’ (ya da Hristus) adında bir adamın birinci yüzyılda yaşadığını yazdı (Annali 15,44).


En ünlü Yahudi tarihçi Flavyus Yosefus’tur. ‘Kronikler’ adlı eserinde Yakup’tan söz ederken, onun “Mesih denilen İsa’nın kardeşi” olduğunu söylüyor. Aynı eserde bulunan 18:3 numaralı paragraf uzun tartışmalara sebep olmuştur: “O zamanlarda İsa adında bilge bir adam vardı (ki, ona adam demek yerinde mi, değil mi bile tartışılıyor). Çünkü şaşılacak işleri yapan biriydi... Mesih oydu... Onlara üçüncü gün yeniden diri olarak göründü. Allahtan gelen peygamberler zaten onun hakkında bunu ve bunun gibi daha on binlerce şey önceden bildirmişlerdi”. Aynı paragrafın başka bir versiyonu şöyle: “O günlerde İsa adında bilge bir adam vardı. Davranışı çok güzeldi ve erdemli biri olarak tanındı. Yahudilerden ve başka milletlerden birçok kişi onun öğrencisi oldu. Pilatus onu çarmıhta öldürülmek üzere idam etti. Oysa müridleri onu izlemekten vazgeçmediler. Çarmıha gerilmesinden üç gün sonra kendilerine göründüğüne ve hayatta olduğunu anlattılar. Ona göre, belki de peygamberlerin mucizeler atfettiği Mesih oydu.”

Yulyus Afrikanus, İsa Mesih’in çarmıha gerilmesinde baş gösteren karanlığı tartışırken, tarihçi Tallus’tan alıntı yapıyor (‘Baki Yazılar’, 18).

Genç Plini, ‘Mektuplar’ adlı eserinde, paragraf 10:96, en eski Hristiyan tapınma uygulamalarından söz ediyor. Hristiyanların İsa’ya Tanrı olarak ibadet ettikleri ve ahlaka çok önem verdiklerini söylüyor; her hafta kutlanan yemek paylaşımı ve Rabbin Sofrası ayinine de değiniyor.


Bunların hiç birisi itibar edilebilecek şeyler değil. Çünkü uydurma. Bu hususlarda da "İsa Mesih'in Kişiliği başlığında bunlar tek tek anlatılmıştır. Peder Origen'in gerçekleri nasıl tahrif ettiğini, gerçekte Tacitus ve Josephus'un neler dediğini o başlıktan görüp o zamanlar yapılan bilgi aşırma ve yanıltmalarını görebilirsiniz.

Yahudilerin önemli bir eseri olan Babil Talmudu, ‘Sanhedrin 43a’ numaralı makalesinde, İsa’nın Fısıh Bayramı’nın arifesinde çarmıhta öldürüldüğünü tasdik ediyor, İsa’nın düşmanları tarafından büyücülük yapmak ve Yahudileri dinlerinden döndürmekle suçlandığını da kaydediyor.

Samosatalı Luçyan ikinci yüzyılda yaşamış olan bir Grek yazardır. İsa’nın Hristiyanlar tarafından tapıldığını, yeni öğretiler yaydığını ve onların uğruna çarmıhta öldürüldüğünü kabul ediyor. İsa’nın öğretilerinin arasında imanlılarının birbirlerini kardeş saymaları ve tövbe edip bütün başka tanrıları reddetmenin önemi de yer alıyor. Hristiyanların İsa’nın geri braktığı yasalarına uygun yaşadıklarını, kendilerini ölümsüz saydıklarını söylüyor. Ölümden korkmamak, gönüllü fedakar olmak ve maddi şeylerden feragat etmek özyapılarında bulunduğunu da vurguluyor.

Bu husuta da bahsettiğim başlıkta yeterli bilgi var. Hıristiyan pederler İsa'nın yaşadığını ispatlayabilmek için çok arama yapmışlar ama bulamayınca kendileri edebiyat şahaserleri yaratma yoluna gitmişlerdir.
Mara Bar-Serapyon, İsa’nın bilge ve erdemli bir adam olarak tanındığı, birçokları tarafından İsrail’in kralı sayıldığı, Yahudiler tarafından öldürüldüğü ve müritlerinin öğretilerinde yaşamakta olduğunu tasdik ediyor.

Sonra, Gnostik yazarların tüm eserleri de mevcuttur: ‘Hakikat İncili’, ‘Yuhanna Apokrifi’, ‘Tomas İncili’, ‘Diriliş hakkında İnceleme’ v.s. Bunların hepsi de İsa’dan söz ediyorlar.

Hani gnostik gospeller sapkındı? O zaman bazı gnostik gospellerde nasıl İsa'nın göğe falan çıkmadığını, Meryem'in bakire olduğunu yazmadığını da anlatmalısınız.

Hatta, İncil’in özü olan İsa’nın müjdesi, hristiyan olmayan erken kaynaklardan adeta yeniden oluşturulabilir: İsa’ya Mesih denildi (Yosefus), İsa “büyücülük” (= mucize) yaptı, İsrail halkına yeni öğretiler sundu, onların yüzünden Yahudiye ilinde (Tasıtus) Fısıh Bayramında idam edildi (Babil Talmudu), fakat Tanrı olduğunu ve tekrar döneceğini iddia etti (Eliezar). Öğrencileri buna iman edip ona Tanrı olarak taptılar (Genç Plini).

Sonuç olarak, hem hristiyan hem de hristiyan olmayan kaynaklara bakarak, İsa Mesih’in yaşadığına dair kesin kanıtlar bulunduğu kanısındayız. Milattan sonra birinci yüzyılda, İsa’nın 12 havarisi dahil, binlerce hristiyanların hayatlarını seve seve feda edip öldürülmeye razı geldiler. İsa Mesih’in gerçekten yaşamış olduğuna en büyük delil, belki de budur. Kişi gerçek saydığı bir şey için ölebilir, ama kimse bir şeyin yalan olduğunu bilerek onun uğruna ölmez.


İsa'nınyaşadığı hakkında kesin kanıtların olmadığı ortada. Ama iman başka şey. Tam bir teslimiyet gerektirir. Sorgu sual olunmayacak, körü körüne inanılacak. Sorgu sual etmek, günahtır, Rabbın Krallığına giremezsiniz, yani cehennem alevlerinde sonsuz acı çekersiniz. Bahsettiğim başlıkta 12 havarinin de fabrikasyon olduğu anlatılıyor. Onlar birer defa değil bir kaç kere öldüler. Hem de başka başka yerlerde.

Hıristiyan dini elbette bir gerçektir. Dünya bu din yüzünden çok acı şeyler çekmiştir ve hala da çekmektedir. Teistik dinler insanlığın başına bela olmuş ve insanları birbirine düşürmüş köhnemiş kurumlardır.

Hıristiyan - aslında genel olarak dinsel - ahlak insanlara çok acayip şeyler yaptırır. Tanrının sözlerini yerine getirmeme günahtır. Dolayısıyla cehennemde yanmamanın yolu dindarlar için ihtiyatlı davranarak itaatten geçer.

Zaccheo
10-07-2009, 01:23
Sizinde yazılarınızın palavra ve gerçeği çarpıtmak olduğu apaçık.Anlamanızda sorun var sanırım.Paolo değil ZACCHEO'yum.Aydoe'nun asılsız bir iftirası var sadece o kadar.Bir söz vardı.Sanırım minareyi çalan kılıfını uydurur.Evet evet.Tam size uyuyor elçihan.Yine bulmuşsunuz bir kılıf.Çok iyi laf cambazlığı yapıyorsunuz bravo.Hahaha.MESİH İSA'yı gören birçok insan olmuştur ve halada şuan birçok gören insan var.Evt ispat idda edenindir.Cevaplarınızı bekliyoruz elçihan.Atıp tutmak kolay.MESİH İSA alçakgönüllüdür.Şehirdeki otellerde yer olmadığı için Meryem Anayla Aziz Yusuf ahıra gitmişlerdir.Acep yazıyı nasıl okunuz çok şaştım.Altta tarihçi adları var.Takitus,Lusian vs.1 ve 2.Y.y tarihçileri RAB İSA MESİHTEN bahsetmiştir.Hep aynı laf ama ispat yok.İşte paşalar gibi kanıt.Dedim ya kılfını uydurmuşsunuz hemen.Tarihçilerin belgeleri var.Nasıra var hala Kudüste.Sözde tarihçilerin yazılarında tahrip olduğunu idda etmişsiniz.Ama belge gösterememişsiniz.Kim ne zaman,nerden ve ne amaçla yaptıklarını söylememişsiniz.Buda iddadınız ne kadar asılsız olduğunu gösterir.Gnostikler sapkın ama onlarda bile MESİH'ten bahsediyor.Yanlışta olsa.RAB MESİH İSA'nın yaşadığı ortada.Ama bazıları gerçekleri sindiremediği için kabullenemiyor o kadar.Hristiyanlık yoktur.İSEVİLİK vardır.Dervişin fikri neyse zikride o olurmuş.Bizi kendinizle karıştırmayınız.Evt dünya sizden çok çekmiştir.Bütün dinlere saldırıyorsunuz.İftilara atıyorsunuz yeri geldiğinde hakaretten bile çekinmiyorsunuz.Anasını ağlattınız dünyanın pardon sülalesini.

elcihanaferin
10-07-2009, 01:56
Sn. Zacchio Capito,

Bir önceki mesajı kesinlikle siz yazmış olamazsınız. Bir önceki mesajı bir Sn X yazmış. Ama herhalde onun pili bitti ki siz kalemi ele almak zorunda kaldınız. Bu durum ifadenizin değişmesinden, hatta bana "elçihan" demenizden bile çok belli. Düzgün, anlamlı ifadeler yerine, cümle yapısı düşük ifadeler kullanmanız, sizi hiç yadırgatmıyor. Capito?

Aslında şu Mr. X'i buraya üye yapsanız da, "İsa Mesih'in Kişiliği"ndeki bilgilere karşılık neler söyleyebilecek görseydik. Çünkü sizin o kadar atıfta bulunmama rağmen, o yazıları hiç okumadan, misyonerlik görevini yerine getirdiğiniz yine belli oldu, kimliğiniz hususu da perçinlenmiş oldu. (Bu hususta şüpheye yer yoktu zaten).

unbe
10-07-2009, 02:14
kişisel tartışmalardan hakaretvari ve alaycılıktan kaçınmanızı tavsiye ederim.
yoksa bu başlığıda kilitlerim.düzgün tartışın.

Zaccheo
10-07-2009, 02:41
Eğer belgeleri kastediyorsanız evt kopyaladım kendim yazmadım yani.İnternette buldum.Sizinde saçma konuları gündeme getirmeniz ve aynı şeyleri bıkmadan tekrar etmeniz hiç kızdırmıyor beni.Aksine çok eğleniyorum.Evet utandırmıyor çünkü.Herkesin seviyesine göre cevaplar veriyorum.Siz MESİH İmanlılarına hakaretler,çamurlar atarken ayıp olmuyorda biz düşüncemizi söyleyince mi ayıp oluyor?Saçma yazılarla uğraşıcak vaktim yok.Bizde o kadar yazı yazmamıza rağmen hiç okumadan,düşünmeden alakasız yazılar yazmışsınız.Sizinde görevini RAB'le ve MESİH imanlılarıyla uğraşmak. İnsan adil olur biraz.Bana diyeceğinize önce kendi cümle yapısına bakınız.İnsan kendi merteğini çıkarır önce dimi?

Zaccheo
10-07-2009, 02:46
En azından bazılarının pili bitsede var.Ama bazılarının hiç yok.Bırakın pili temeli yok.Ana parça eksik hahahaa.Sizin kimliğiniz deşifre edilediği yıllar oldu.RAB kelamında sizin gibilerin kimliklerini ve niyetlerini söylüyor.Dur yakalandın polis)))))Onları çürük meyvelerinden tanıyacağız.


15«Sahte peygamberlerden sakının! Kuzu postuna bürünerek gelirler size, ama özde yırtıcı kurtlardır. 16Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? 17Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. 18İyi ağaç kötü meyve veremez. Kötü ağaç da iyi meyve veremez. 19 (http://www.incil.com/doc/incil_html/Mt.Dipnotlar.html#7:19)İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. 20 (http://www.incil.com/doc/incil_html/Mt.Dipnotlar.html#7:20)Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

aydoe
10-07-2009, 07:47
''Aydoe'nun asılsız bir iftirası var sadece o kadar.''

Sen ne terbiyesiz ne iftiracı bir insansın ki açıklayıcı veya kabul edilebilir bir cevap vermek yerine beni iftiracılıkla suçlayabiliyorsun!

Ben paolo ile zaccho'nun aynı iple bağlandığını tesbit etmişim ve ip nolarını da vermişim.
Bunun iki açıklaması olabilir ya ikisi aynı insandır ya da aynı pc ile bağlanan iki ayrı insandır.
Bunun sorunun cevabını VER,aynı yerdemisiniz aynı iple bağlanan iki ayrı insanmısınız yoksa ,paolo cezalı olduğu için farklı nickle üye olup yazan paolo mu?

KORN
05-02-2010, 21:13
Türkçede İsevi, 'Hıristiyan' için; Musevi de 'Yahudi' için hala kullanılmaktadır. T. Dil Kurumu sözlüğü aynen böyle tarifler. Dolayısıyla İsevilik, Hıristiyanlık; Musevilik de Yahudilik anlamına gelir. Bunlar da dilbilgisi açısından, kelime yapısı olarak din isimleridir.

Sn Fii, sakın sorduğunuz sorulara cevap beklemeyin. Hiç bir zaman net bir cevap alamazsınız, tartışma yapamazsınız. Bilgi eksikliği ve yanlış söyleme korkusu, sadece tebliğ cümleleri getiriyor.


.

Muhammed'e inananlarda Muhevi mi oluyor :)))

güneşinzaptıyakın
06-02-2010, 09:41
Muhammed'e inananlarda Muhevi mi oluyor :))) Hritiyan batıda Muhammedi olarak adlandırılır çoğunlukla doğrudur, son on yıldır medya müslim tanımlamasınıda terör nedeniyle kullanır olmuştur...

Natan
05-08-2013, 22:58
İsa egemen olsaydı bu ve benzeri kareler olmazdı.
Demek isanın egemen olması palavra.

Hortlaktan medet umanlar,
söylediği "isa...egemensin..." ilahisinden ve insanlığından utansın.

Onbinlerce yıldır insanlar acılar ve ölümler yaşarken,
Tanrı neyle meşgul?


http://turandursun.com/forumlar/attachment.php?attachmentid=252&stc=1&d=1375731834

Neva
23-11-2013, 13:07
Guncelleme.