<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Turan Dursun Sitesi Forumları</title>
		<link>https://turandursun.com/forumlar/</link>
		<description>Dinlerden Özgürlüğün Sesi.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 16:36:13 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/rss.jpg</url>
			<title>Turan Dursun Sitesi Forumları</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Bilimcilik gorusu uzerine</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43715&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 04:50:05 GMT</pubDate>
			<description>Bilimcilik derken benim kastettigim sey bilimin kendisi degil. Daha cok *doga bilimlerinin bilgi ve aciklama konusunda tek gercek ve guvenilir kaynak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bilimcilik derken benim kastettigim sey bilimin kendisi degil. Daha cok <b>doga bilimlerinin bilgi ve aciklama konusunda tek gercek ve guvenilir kaynak oldugu, bilimsel yontemin disinda kalan alanlarin ise gercek anlamda bilgi ortaya koyamayacagi gorusu.</b> Bunun farkli bicimleri olabilir. Mesela ahlak, insan zihni, anlam, deger gibi konular hakkinda bilimsel olarak bilgi elde edilemiyorsa, bunlar hakkinda gercek bir bilgiden de bahsedilemeyecegini dusunmek bunun bir bicimidir. Burada fizik, biyoloji veya kozmoloji gibi bilimlerin ortaya koydugu bulgulari tartismiyorum. Benim tartistigim sey, bu bilimlerin kendi alanlarindaki basarisindan hareketle <font color="DarkBlue"><b>bilimsel bilginin gercekligin tamami hakkinda tek gecerli bilgi kaynagi oldugu sonucuna gecilmesi.</b></font><br />
<br />
O yuzden bilimciligi sadece bilime fazla guvenmek veya bilimi cok sevmek gibi bir tutum olarak da gormemek gerekir. Ben burada bilimciligi belirli bir <b>tez veya gorus</b> olarak ele aliyorum. Cunku sadece bilim gercek bilgi verebilir dedigin anda artik fiziksel dunyada yaptigin bir olcumu veya deney sonucunu bildirmiyorsun. Bilginin ne oldugu, neyin bilgi sayilabilecegi ve hangi yollardan bilgi elde edilebilecegi hakkinda daha genel bir iddiada bulunuyorsun. <font color="DarkBlue"><b>Bilim bize doga hakkinda bilgi verebilir ama sadece bilimin gercek bilgi verebilecegi iddiasini bilimsel bir deneyle ortaya koyamazsin.</b></font> Bilimin verdigi bilgiyi reddetmiyorum. Tam tersine bilim kendi alaninda bilgi uretir. Bilimciligin bir baska ozelligi de <b>doga bilimlerini merkeze almasidir.</b> Burada ozellikle fizik, biyoloji, kimya gibi alanlardan bahsediyorum. Bu nedenle bilimciligi bilim insanlari diger insanlardan daha zekidir, daha ustundur veya daha guvenilirdir gibi bir dusunceyle de karistirmamak gerekir. Bir insan bilim insanlarini cok yuceltebilir ama bu tek basina burada bahsettigim anlamda bilimcilik degildir. Bir noktayi da aciklastirmak istiyorum. Ben bilimcilik kelimesini burada hakaret veya kucumseme amaciyla kullanmiyorum. Bu gorusu acikca benimseyen ve savunan insanlar da var. Dolayisiyla bir goruse bilimcilik demek, otomatik olarak o gorus yanlistir veya kotudur demek degil. <b>Once hangi iddianin ortaya konuldugunu anlamak gerekiyor. Ondan sonra bu iddianin dogru olup olmadigini ayrica tartisabiliriz.</b> Zaten bilimcilik denildiginde tek bir gorusten de bahsetmiyoruz. Bunun daha guclu ve daha zayif bicimleri var. Mesela <b>bilim gerceklik hakkinda bilgi edinmenin tek yoludur demekle, bilim gerceklik hakkinda sahip oldugumuz en guvenilir bilgi yollarindan biridir demek ayni iddia degil.</b> Birincisi cok daha guclu bir iddia. Ikincisi ise bilime cok guclu bir epistemik konum verir ama zorunlu olarak bilim disindaki butun bilgi imkanlarini reddetmez. Cunku benim itirazim bilime veya bilimsel bilgiye degil. Bilimin nesnel dunya hakkinda elimizdeki en guclu bilgi araclarindan biri oldugunu zaten kabul ediyorum. <b><u>Bilimin basarisini kabul etmek baska bir sey, bu basaridan hareketle bilim disinda gercek bilgi olamayacagini ileri surmek baska bir sey.</u></b>Bilimciligin farkli bicimlerine baktigimizda bu ayrim daha acik goruluyor. Mesela felsefe, psikoloji veya teoloji gibi alanlarin birtakim sorular sordugunu kabul edebilirsin ama <b>bu sorular bilimsel yontemle cevaplanamiyorsa gercek anlamda bilgi ortaya koyamazlar</b> diyebilirsin. Yani gozlem, deney, olcum gibi bilimsel yontemlerle sinanamayan bir iddianin bilgi olarak kabul edilemeyecegini dusunebilirsin. Bu, bilimciligin metodolojik bicimlerinden biri olur. Bunun daha ileri bir bicimi de var. Burada felsefe, metafizik veya bazi sosyal bilimlerin sordugu kimi sorularin zaten gereksiz, anlamsiz veya gercek bilgi ortaya koyamayacak sorular oldugu dusunulebilir. Hatta bunlarin zamanla terk edilmesi ve yerlerini doga bilimlerine birakmasi gerektigi savunulabilir. Mesela zihne veya bilgiye dair geleneksel bir felsefi problemi ele alalim. Birisi bu problem yuzyillardir tartisiliyor ve hala ortak bir sonuca ulasilamadi. O halde bunu felsefeyle tartismayi birakalim ve meseleyi sinirbilim ile bilissel bilimlere birakalim diyebilir. <b><u>Bu artik bilimin bir bulgusunu kabul etmekten daha guclu bir iddia.</u></b> Cunku burada hangi sorularin anlamli olduguna ve hangi alanlarin bize gercek bilgi verebilecegine dair bir karar veriliyor. Bunun daha da guclu bir biciminde psikolojinin sonunda biyolojiye, biyolojinin kimyaya, kimyanin da fizige indirgenebilecegi dusunulebilir. Sosyal bilimlerin ve insan bilimlerinin bagimsiz aciklamalarina da ihtiyac kalmayacagi savunulabilir. <b>Ama burada artik bilimin buldugu bir gercegi ifade etmiyoruz. Neyin gercek oldugu, neyin bilgi sayilacagi ve hangi bilgi yolunun gecerli oldugu hakkinda felsefi bir pozisyon ortaya koyuyoruz.</b> Bilimciligin bilimsel bulgulardan yararlanmasinda elbette bir sorun yok. Fakat <b><u>sadece bilimin gercek bilgi verebilecegi iddiasinin kendisi bilimsel bir bulgu degildir.</u></b> Bu, bilim ve bilginin sinirlari hakkinda kurulmus felsefi bir gorustur.<br />
<br />
Bilimciligin burada onemli bicimlerinden biri <b>epistemolojik bilimcilik</b>. Bunun temel iddiasi kabaca, gercek bilgiye sadece doga bilimlerinin yontemleriyle ulasilabilecegidir. Ama bunun da kendi icinde farkli dereceleri var. Mesela doga bilimleri bilgiye ulasmanin tek guvenilir yoludur diyebilirsin. Ya da daha guclu bir sekilde, bilinebilecek ne varsa ancak doga bilimleri yoluyla bilinebilir diyebilirsin. Hatta prensip olarak butun sorularin sonunda bilim tarafindan cevaplanabilecegini de savunabilirsin. Bunlar birbirine yakin gorunuyor ama tam olarak ayni sey degil. Bilim bilgiye ulasmanin tek guvenilir yoludur dediginde, bilim disindaki bir yolla tesadufen dogru bir bilgiye ulasilabilecegini tamamen reddetmis olmuyorsun. Ama <font color="DarkBlue"><b>butun gercek bilgi sadece doga bilimlerinin yontemleriyle elde edilebilir</b></font> dediginde cok daha guclu bir iddiada bulunuyorsun. Benim dikkat cektigim nokta da burada. Bu cumle herhangi bir fizik, biyoloji veya kimya deneyinin sonucu degil. Neyin bilgi sayilacagi ve hangi yontemin gercek bilgi uretebilecegi hakkinda ortaya konulan epistemolojik bir tez. <b><u>Hangi deneyi yapip sadece bilim gercek bilgi verir sonucuna ulastik? Boyle bir deney yok.</u></b> Bilim kendi alaninda bize son derece guvenilir bilgiler verebilir ama buradan bilim disinda gercek bilgi olamaz sonucuna gecmek ayrica gerekcelendirilmesi gereken felsefi bir iddia. Bunun kapsami da her zaman ayni olmak zorunda degil. Birisi <b>ne hakkinda olursa olsun gercek bilgi ancak doga bilimleri yoluyla elde edilebilir</b> diyerek bu iddiayi her seye uygulayabilir. Bir baskasi ise bunu sadece belirli bir alana uygulayabilir. Mesela insan bilinci hakkinda gercek bilginin sonunda sadece sinirbilim ve doga bilimlerinden gelebilecegini savunabilir. Dolayisiyla bilimcilik her zaman ayni sertlikte veya ayni genislikte karsimiza cikmiyor. Bazen gercekligin tamamina yonelik bir iddia oluyor, bazen sadece belirli bir alan hakkinda ortaya konuluyor. <b>Burada bilimsel olan sey, bilimin kendi yontemiyle elde ettigi bulgulardir. Bu bulgulardan hareketle hangi bilgi turlerinin gecerli olduguna veya insanin neyi hangi yollarla bilebilecegine karar vermek ise artik bilimin kendi bulgusu degil, epistemolojik bir pozisyondur.</b> Benim yaptigim ayrim su: bilimsel sonucu kabul etmek baska, o sonuctan hareketle bilginin tamami hakkinda felsefi bir sonuc cikarmak baska...Matematik meselesi bence bilimcilik acisindan ilginc bir problem ortaya cikariyor. Cunku doga bilimleri matematigi surekli kullaniyor ama sayilarin kendisi fiziksel nesneler degil. Mesela 2 sayisini laboratuvarda bulamazsin. Mikroskop altinda goremezsin veya gidip onunla fiziksel bir etkilesime giremezsin. Ama buna ragmen 2+2=4 bilgisini dogru kabul ediyoruz. Hatta fizik, kimya ve diger doga bilimleri zaten buyuk olcude bu matematiksel bilgiler uzerinden calisiyor. O zaman burada soyle bir soru ortaya cikiyor: <font color="DarkBlue"><b>Eger gercekligi tamamen fiziksel olanla sinirliyorsak, matematiksel bilgiyi nereye koyacagiz? Sayilar gibi fiziksel olmayan seyler hakkinda nasil bilgi sahibi oluyoruz?</b></font> Buna cevap vermeye calisan nominalist yaklasimlar elbette var. Sayilarin bizim disimizda bagimsiz soyut varliklar olmadigini soyleyerek bu problemi asmaya calisanlar da var. Ama mesele bununla kolayca kapanmiyor. Cunku matematigi bir kenara atamazsin. Bilimin kendisi matematige cok ciddi bicimde bagimli. Fiziksel dunyayi anlamaya calisirken kullandigin teorilerden yaptigin hesaplamalara kadar her yerde matematik var. Yani bir taraftan gercekligi fiziksel olanla sinirlandiriyorsun, diger taraftan bu fiziksel gercekligi anlamak icin fiziksel bir nesne olmayan matematiksel yapilari kullaniyorsun. <b><u>Dolayisiyla matematik, ozellikle bilimciligin daha radikal bicimleri icin oyle kolayca gecistirilebilecek bir konu degil.</u></b> Burada matematiksel bilginin ne oldugunu ve bizim bu bilgiye nasil sahip oldugumuzu da aciklamak gerekiyor. Bir diger mesele de zihin ve dusuncenin kendisi. Burada biraz sinirbilimden ornek vereyim. Mesela ben bir elmayi dusundugumde beynimde birtakim fiziksel ve kimyasal surecler meydana geliyor. Belirli noronlar aktif oluyor, belirli beyin bolgelerinin aktivitesi degisiyor. Bunlarin bir kismini fMRI, EEG veya baska yontemlerle inceleyebiliyoruz. Buraya kadar sorun yok. Ama <b>beyinde olctugumuz fiziksel aktivite ile benim elmayi dusunmemin tamamen ayni sey oldugunu soylemek</b> bundan daha ileri bir iddia. Cunku sinirbilim bize dusunce sirasinda beyinde neler oldugunu gosterebilir. Fakat dusuncenin kendisinin sadece bu fiziksel sureclerden ibaret olup olmadigi zihin felsefesinde ayrica tartisilan bir mesele. Zaten radikal eliminatif materyalizmde bizim dusunce, inanc, arzu, niyet gibi kullandigimiz zihinsel kavramlarin gercekligi sorgulaniyor. Hatta bilim ilerledikce bunlarin yerini tamamen beynin fiziksel aciklamalarinin alabilecegi savunulabiliyor. Burada da su soru ortaya cikiyor: <font color="DarkBrown"><b>Beyindeki fiziksel surecleri tamamen aciklamamiz, dusuncenin kendisini de tamamen acikladigimiz anlamina geliyor mu? Yoksa fiziksel sureci aciklamakla zihinsel deneyimin ne oldugunu aciklamak arasinda hala bir fark var mi?</b></font> Mesela beynimde elmayi dusunurken hangi noronlarin aktif oldugunu sana gosterebilirim. Ama ekrandaki o beyin aktivitesine bakmak ile benim zihnimde kirmizi bir elmayi dusunuyor olmam ayni turden bir sey degil. En azindan bunlarin ayni sey oldugu kendiliginden ortaya cikmiyor. <b><u>Dolayisiyla beynin fiziksel mekanizmasini gostermek ile zihin, dusunce ve oznel deneyimin bundan baska hicbir sey olmadigini gostermek arasinda bir bosluk var.</u></b> Radikal bilimcilik veya eliminatif materyalizm bu ikincisini de savunacaksa, o zaman bu gecisin neden yapilabilecegini ayrica aciklamasi gerekiyor.<br />
<br />
Bir diger konu da ahlak meselesi. Bilimciligin daha radikal bicimlerinde burada ilginc bir sorun ortaya cikiyor. Ahlaki davranislarimizin nereden geldigini bilimsel olarak arastirabiliriz. Mesela insanlar neden yardimlasiyor? Neden isbirligi yapiyor? Neden kendi grubundaki insanlari koruyor? Bunlarin evrimsel bir gecmisi olabilir. Bu davranislar atalarimizin hayatta kalmasina veya uremesine yardim etmis olabilir. Daha sonra kultur de isin icine girmis olabilir. Boylece bugun ahlak dedigimiz daha karmasik normlar ortaya cikmis olabilir. Buraya kadar bir sorun yok. Bilim bunlari arastirabilir. <b>Insanlarda belirli ahlaki davranislarin nasil ortaya ciktigini ve neden devam ettigini inceleyebilir.</b> Ama bir davranisin nasil ortaya ciktigini aciklamak onun ahlaken dogru oldugunu gostermiyor. Mesela yardimlasmanin evrimsel olarak avantajli oldugunu gosterebilirsin. Bundan insanlar birbirine yardim etmelidir sonucu cikmaz. <font color="DarkBlue"><b>Bir davranisin neden ortaya ciktigini aciklamak baska bir sey. O davranisin neden dogru veya yanlis oldugunu gostermek baska bir sey.</b></font> Burada olan ile olmasi gereken arasindaki eski felsefi problem ortaya cikiyor. Doga bize ne oldugunu gosterebilir. Insanlarin nasil davrandigini da gosterebilir. Ama buradan insanlarin nasil davranmasi gerektigi kendiliginden cikmiyor. Daha radikal bilimcilik burada ahlaki dogrular icin de bilimsel bir temel aradiginda baska bir problemle karsilasiyor. Diyelim ki bugunku temel ahlaki sezgilerimiz dogal secilim sonucunda ortaya cikti. O zaman su soruyu sormamiz gerekiyor: <b>Dogal secilim neden bizi ahlaki olarak dogru olana gotursun?</b> Sonucta dogal secilimin amaci ahlaki gercegi bulmak degil. Hatta ortada boyle bir amac bile yok. Hayatta kalmaya ve uremeye yardim eden ozellikler seciliyor. Bir inancin veya davranisin bize avantaj saglamasi onun ahlaken dogru oldugunu gostermiyor. Iste burada daha radikal bir sonuc ortaya cikabiliyor. Belki de bizim bazi seyleri gercekten dogru veya yanlis gibi hissetmemiz evrimsel surecin ortaya cikardigi bir ozelliktir. Yani ahlaki dogruluk hissinin kendisi de uyum saglamaya yardim eden bir mekanizma olabilir. Buradan <b>nesnel ahlaki dogrularin aslinda bulunmadigi</b> sonucuna kadar giden gorusler var. Bu durumda insanlar yine yardim eder. Isbirligi yapar. Fedakarlik yapar. Bazi davranislari cok yanlis bulur. Fakat bunlarin aciklamasi nesnel bir ahlak yasasi olmak zorunda degildir. Evrimsel ve kulturel gecmisimizle aciklanabilir. <font color="DarkBlue"><b>Fakat yine ayni temel soru ortada kaliyor: Bir ahlak kuralinin nasil ortaya ciktigini aciklamak onun dogru oldugunu gostermiyorsa bilim bize ahlaken ne yapmamiz gerektigini hangi temelde soyleyecek?</b></font> Bilimciligin ahlak konusunda cevaplamasi gereken zor sorulardan biri de bu.<br />
<br />
<br />
<i>*Burada ara veriyorum...</i></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148">Felsefik Tartışmalar</category>
			<dc:creator>Andrew</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43715</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SSCB'de Anayasa Yoktu, Kot Pantolon Yasaktı]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43716&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 23 Aug 2026 00:04:58 GMT</pubDate>
			<description>Bilgivehis, 
 
Bu durumun benimle alakasi yok. Acikcasi elestirini anlayamadim. Cunku zaten Amerikan Anayasasi dunyanin en iyi anayasasi. *Ne var ki...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bilgivehis,<br />
<br />
Bu durumun benimle alakasi yok. Acikcasi elestirini anlayamadim. Cunku zaten Amerikan Anayasasi dunyanin en iyi anayasasi. <b>Ne var ki ABD Anayasasinda begenmedigin?</b> Tam olarak oradaki olayi anlayamadim. Sen bir birey olarak zaten herkesi elestirebilmelisin. Bu senin en dogal hakkin. Burada bir problem yok. Ben de ayni sekilde elestirebilmeliyim. Zaten <b>bu elestirebilme hakkina bile ABD Anayasasi sayesinde sahibiz</b>. <b><font color="DarkRed">Isvicre dedigimiz adamlar dahi bu tur ozgurlukleri ABD Anayasasindan aldilar. Sadece bu da degil. Bugun kullandigin bircok sey ABD ve Israil tarafindan uretiliyor veya gelistiriliyor ve dunya insanligina kazandiriliyor. Telefondan tut bilgisayara, kullandigin ilaclara kadar ABD ve Israil yapiyor bunlari. Bugun kullandigin elektrik konusunda bile kimin elektrigi buldugunu biliyor musun? <font color="DarkBlue">Kim buldu elektrigi?</font> Amerika'yi kuran kurucu babalardan</font> <font color="Teal">Benjamin Franklin</font>.</b> Ha Amerika, isvicre vb. kusursur mu? Hayir tabiki de. Dunya'da hic kimse yada hic bir kurum kusursuz degildir zaten. Ama en azindan asgari duzeyde ne olcude yer aliyorlar, ona bakmak lazim. <br />
<br />
Sen sosyalizmde ozgurluk var mi saniyorsun? Lenin'in zamaninda anayasa mi vardi saniyorsun? Lenin kanun benim diyordu. Stalin de oyle. Hepsi oyle. Kot pantolon bile giyemezdin yasakti yani. <font color="DarkBlue"><b>Bugun Kuba'ya git, cep telefonundan ozgurce websitelerine bile giremezsin. Sosyalizmde belirli bir zumre neyin senin icin en dogrusu olduguna karar verir; sen senin cin neyin iyi oldugunu bilemezsin, karar da veremezsin.</b></font> Sen sosyalizmi iyi bir sey saniyorsan biraz dusun, sorgula.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12">Konu-dışı</category>
			<dc:creator>Andrew</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43716</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Gazilerin yürüyüşüne polis engeli</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43714&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:55:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Er şehit yakınları ve er gaziler, Güvenpark'ta sürdürdükleri oturma eyleminin 38'inci gününde polis müdahalesiyle parktan çıkarıldı, gaziler ve şehit...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Er şehit yakınları ve er gaziler, Güvenpark'ta sürdürdükleri oturma eyleminin 38'inci gününde polis müdahalesiyle parktan çıkarıldı, gaziler ve şehit aileleri, Gazi Uyumevi'ne götürüldü. <br />
<br />
Duruma tepki gösteren gaziler İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapmak istedi ancak polis ekipleri protestocuların uyumevinden çıkışlarına izin vermedi.<br />
<br />
Polis ile uzlaşamayan gaziler yere yatarak eylem yaptı.<br />
<br />
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Cenk Özatıcı ve Kevser Ofluoğlu ile Genel Başkan Başdanışmanı ve emekli Tümgeneral Rafet Kılıç destek verdi.<br />
<br />
&quot;ALANDAN KALDIRILIRKEN TAVŞAN AVLIYORLARMIŞ GİBİ GÖZÜMÜZE PROJEKTÖR TUTTULAR&quot;<br />
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yaptığı açıklamada, Güvenpark'taki eylemlerinin yalnızca özlük haklarının teslim edilmesi amacı taşıdığını belirterek, &quot;Ankara Güvenpark'ta emsal özlük haklarımız için toplandık, bir eylem yapıyoruz. Orada yaptığımız eylem sadece haklarımızı almak içindi. Bizim hakkımız olanı almak içindi. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız ve bu ülkenin ortak değerleriyiz, şehit aileleriyiz ve gazileriyiz&quot; dedi.<br />
<br />
Çerçioğlu, &quot;bugün sabah düşmanca bir tavırla yaka paça alandan çıkarıldıklarını&quot; söyleyen Çerçioğlu, şunları kaydetti:<br />
<br />
&quot;Alandan kaldırılırken sanki tavşan avlıyorlarmış gibi gözümüze projektörler tuttular. Çok kötü bir muameleye maruz kaldık. Buradan Türk polisini kınıyorum demek istemiyorum, onlar da bizim vatandaşımız ama böyle bir muamele yapılamaz. Benim orada gördüğüm hepsinin yüzü maskeliydi, sadece bir tanesininki açıktı. <b>Sanırım o da emniyet amiriydi. O, Türk bayrağına düşmanca bir tavırla, ağaca asılı Türk bayrağını böyle asılmak suretiyle nasıl kopardığını ben kendi gözlerimle gördüm.</b> Biz çekemedik kameraya, polis kameraları eğer bunu yayınlarsa siz de göreceksiniz.&quot;<br />
<br />
Çerçioğlu, Gazi Uyumevi'ne götürüldüklerini, İçişleri Bakanlığı'na yürümelerine izin verilmediğini belirterek &quot;Bizi rehin aldılar, rehin. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Gazi Uyumevi'nden, Bilkent'ten çıkartılmadık. Rehin edildik orada, rehin... Ey Türk halkı, size sesleniyorum. Sizin evlatlarınız rehin edildi orada. Bugün bizeyse yarın sizin çocuklarınıza. Biz tüm Türkiye'de 86 milyon yaşayan insanın çoluğunu çocuğunu korumak için güvence altına almak için biz bu eylemi yaptık. Ama rehin alınmış durumdayız. Daha sonra yola çıktık, İçişleri Bakanlığı'na yürümek istedik. Orada da polis ablukasıyla karşılaştık. Şu an yolda, bura ne olarak geçiyor bilmiyorum, yolu kapattık, oturduk. Yürüyemiyoruz, kalkacağız birazdan. İçişleri Bakanlığı'na yürüyeceğiz, orada basın açıklaması yapacağız&quot; diye konuştu.<br />
<br />
&quot;GAZİLERİMİZİ ADETA REHİN ALMIŞ DURUMDALAR&quot;<br />
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özatıcı da gazilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirterek, &quot;En başından beri gazilerimizin yanındayız. İstedikleri çok bir şey değil. Şehit aileleri arasında haksızlıklar, farklılıklar var. <b>Protez bacaklarını zamanında temin edemiyorlar, </b>bunların temin edilmesini istiyorlar. Ve bunu barışçıl yöntemlerle, bir kamu alanında, bir parkta yapıyorlar. Ama buna bile müsaade gösterilmiyor&quot; dedi.<br />
<br />
Gazilerin Gazi Uyumevi'nde tutulduğunu söyleyen Özatıcı, &quot;Gazileri sürükleyerek, yerlerde sürükleyerek çıkaranlar şu anda arkada Gazi Uyumevi'nde gazilerimizi adeta rehin almış durumdalar. Hürriyetten tahdit... Bir şekilde gazilerimiz orada, uyumevinden dışarı çıkamıyor, yürüyemiyor&quot; diye konuştu.<br />
<br />
Özatıcı, gazilerin geçmişte memleketin en ücra köşelerinde görev yaptıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:<br />
<br />
&quot;'Şehit ol' dendiğinde tereddüt etmediler, gerektiğinde gaziliği de şeref bildiler. Devlet ne zaman istediyse bu askerlerimiz, gazilerimiz orada oldular. Bu gazilerimiz bir kere bir talepte bulundukları zaman devletin yetkilileri neredeler? Hükümet yetkilileri neredeler? TBMM'de PKK'ya af yasası çıkarmakla meşguller. Öcalan posterlerine müsamaha gösteren, PKK'nın havai fişeklerine müsamaha gösteren, PKK'nın gösterilerine, sloganlarına müsamaha gösteren hükümet; kendi gazilerine burada müsamaha göstermiyor, gece 03.30'da yerlerde sürüklüyor.<br />
<br />
1991 yılında Çetinkaya Mağazası'na molotofkokteyli atan, attığı molotofkokteyliyle 12 vatandaşımızı diri diri yakan, yananlardan bir tanesi iki yaşında bir bebek olan saldırının başfaili Çetin Arkaş denilen terörist serbest bırakılıyor, meydanlarda geziyor, önüne mikrofonlar verilip konuşma yaptırılıyor ama gazilerin konuşmasına müsaade edilmiyor. Böyle bir düzen olmaz. Haklarını teslim etmediğiniz bu gaziler Fransız lejyonerleri değil, bu memleketin askerleridir. Bu neferlerdir El-Bab'da, Cerablus'ta, Azez'de mücadele eden, terörle mücadele eden gazilerdir.<br />
<br />
Şimdi talimatla bizim çevremizi sarmış arkadaşlar. Hatta beni de gözaltına almaya çalıştılar. Zaten PKK'lıların serbest bırakıldığı yerde Türk milletinin evlatlarının dışarıda hür bir şekilde gezmesi bize zuldür. Bizi de alabilirsiniz istiyorsanız.<br />
<br />
&quot;GAZİLERLE NEREYE GİDİLECEKSE ORAYA GİDECEĞİZ&quot;<br />
Binlerce PKK'lıyı serbest bırakacak yasa çıkarken gazilerimizi yerlerde sürükleyenlere şu soruyu soruyorum, dört yıl önce 15 Ağustos 2026'da Şemdinli ve Eruh saldırısında Türk askerinin kanını döken PKK'lılar Mardin'de, Mersin'de, Türk şehirlerinde havai fişeklerle kutlamalar yapıyor. Türk askerine ilk saldırı günü Türk yurdunda havai fişeklerle kutlanacak, meydanlarda Öcalan posterleri asılacak, Öcalan lehine sloganlar atılacak; siz de 'İçişleri Bakanıyım' diye ortalarda gezeceksiniz.<br />
<br />
Zannediyorlar ki biz azız, biz azınlıktayız. Biz hiç de az değiliz. Biz öz yurdumuzda garip, öz vatanımızda parya da değiliz. Biz büyük Türk milletiyiz ve bu memleketin de gerçek sahipleriyiz. Dolayısıyla bizi gözaltına alsanız da yerlerde sürükleseniz de sonuna kadar o gazilerle nereye gidilecekse menzil, oraya kadar gideceğiz.&quot;<br />
<br />
Açıklamanın ardından gaziler ve vekiller barikatlara yüklendi. Kısa süren arbede sonrası bir gazi fenalaştı. Gaziler, İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapana kadar alandan ayrılmayacaklarını söyledi.<br />
<br />
BAKANLIĞA YÜRÜMEK İSTEYEN GAZİ FENALAŞTI<br />
Şehit yakınları ve gazilerin İçişleri Bakanlığı'na yürüyüşüne polis müdahale etti. Müdahale sırasında bir gazi fenalaştı.<br />
<br />
GAZİ KÖPRÜYE ÇIKTI<br />
Er şehit yakınları ve gazilerin engellenen yürüyüşünde bir gazi yaşananlara isyan etti. Köprü korkuluklarına çıkan gazi, arkadaşları tarafından ikna edilerek aşağı indirildi.<br />
<br />
<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gazilerin-yuruyusune-polis-engeli-sehit-aileleri-ve-gaziler-dernegi-genel-baskani-cercioglu-gaziler-olarak-rehin-alindik-2530463" target="_blank">https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiy...lindik-2530463</a><br />
Çocukların okulda ''Türküm, doğruyum'' demesini yasaklayanlar sonuçta.<br />
Askeri bir törende ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' diyenleri, ordudan uzaklaştıranlar sonuçta.<br />
Şaşıracak, üzülecek bir şey yok.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43714</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Furkan Vakfı'na operasyonda Levent Börek ve 4 şirkete kayyım atandı]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43713&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:48:33 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Furkan Vakfı'nın kurucusu Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi bu sabah şafak operasyonu ile gözaltına...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Furkan Vakfı'nın kurucusu Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi bu sabah şafak operasyonu ile gözaltına alındı. <br />
<br />
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyon kapsamında 5 şirkete kayyım atandığını duyurdu. <br />
<br />
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kayyım atanmasına karar verilen şirketler belli oldu. Şirketler arasında &quot;Levent Börek&quot; markasının bulunması dikkat çekti.<br />
<br />
5 ŞİRKETE KAYYIM<br />
İşte kayyım atanan şirketler:<br />
<br />
Mustafa Levent TAMTÜRK&#39;ün yetkilisi ve ortağı olduğu, kamuoyunda &quot;Levent Börek&quot; markasıyla bilinen MLT Börekçilik Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,<br />
Ali KÜRERİ&#39;nin yetkilisi ve ortağı olduğu Adana Gizem Turizm Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık İnşaat Gıda Dekorasyon Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi,<br />
İsmail KARADENİZ&#39;in yetkilisi ve ortağı olduğu Büyük Çukurova Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,<br />
Mahfuz ÇAMLI&#39;nın yetkilisi ve ortağı olduğu Çamlıoğlu İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi,<br />
Mustafa FİDAN&#39;ın yetkilisi ve ortağı olduğu GF Seyahat Taşımacılık Turizm Akaryakıt Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi<br />
<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/furkan-vakfi-na-operasyonda-levent-borek-ve-4-sirkete-kayyim-atandi-2530454" target="_blank">https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiy...atandi-2530454</a><br />
Süleymancılara yapılan operasyonu eleştirmesinin ardından, bu operasyon yapılmış.!<br />
<br />
Muhalif partilere kayyum, muhalif cemaatlere operasyon. <br />
Yeni Türkiye. Terörsüz Türkiye. Türkiye yüzyılı. :caked:</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43713</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Süleymancıların lideri Alihan Kuriş tutuklandı</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43712&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 21:11:16 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Süleymancılara yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 gün önce 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#39;nın Süleymancılara yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 gün önce 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, tarikat lideri Alihan Kuriş&#39;in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, 38 kişi gözaltına alınmıştı.<br />
<br />
123 ADRESE OPERASYON DÜZENLENMİŞTİ<br />
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adres olmak üzere toplam 123 adreste arama ve el koyma kararı uygulanmıştı.<br />
<br />
MASAK incelemelerinde, 'Alihan Kuriş suç örgütü' yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden <b>100 milyar TL</b>'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edilmişti. Kara para aklandığı değerlendirilen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına ise kayyum atanmıştı.<br />
<br />
5 SUÇTAN SORUŞTURMA<br />
Alihan Kuriş liderliğindeki şüpheliler hakkında &quot;suç örgütü kurma ve yönetme&quot;, &quot;suç örgütüne üye olma&quot;, &quot;suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama&quot;, &quot;kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık&quot; ve &quot;Vergi Usul Kanunu'na muhalefet&quot; suçlarından soruşturma yürütülüyor.<br />
<a href="https://www.birgun.net/haber/suleymancilarin-lideri-alihan-kuris-tutuklandi-729541" target="_blank">https://www.birgun.net/haber/suleyma...uklandi-729541</a><br />
Yine bir dini cemaat.!<br />
<br />
Kuran kursu, imam hatip, öğrenci yurtları gibi şeyler üzerinden milyarlarca lirayı ülke dışına çıkarıyorlar. <br />
Peki, devlet bu zamana kadar neden operasyon yapmadı?<br />
Az önce bir video izledim. Anlatılanlar doğruysa eğer, Ayasofya ve Çamlıca camisi cemaate yasaklanmış. Bu konu önemli bir konumda olan birisinin kulağına gitmiştir ve bir şekilde en tepeye bu bilgi ulaşmıştır. Bu noktadan sonra operasyon başlamıştır sanki.<br />
<br />
Yani milyarlarca lira kazanmaları veya yurtdışına bu paraları aktarmaları bu zamana kadar kimsenin umurunda değilmiş. Benim anladığım bu. MİLYARLAR.!<br />
<iframe width="500" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/7jF8wfpRwX8" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43712</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Özdağ'dan Özel'e çağrı: 'Evet' demeyin]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43711&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:59:17 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, çerçeve yasayı desteklememesi için YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e çağrıda bulundu. Özdağ, "Bu yasa...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, çerçeve yasayı desteklememesi için YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e çağrıda bulundu. Özdağ, &quot;Bu yasa tasarısına ‘evet&#39; derseniz, sakın ‘Biz muhalefet partisiyiz&#39; diye ortaya çıkmayın&quot; ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kamuoyunda &quot;çerçeve yasa&quot; olarak bilinen, &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi&quot;ne YENİ Parti Grubu&#39;nun &quot;evet&quot; diyeceği iddialarına tepki gösterdi.<br />
<br />
ÖZEL'İN VİDEOSUNU PAYLAŞTI<br />
Özdağ, paylaşımında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in TBMM'de yaptığı bir konuşmanın videosunu paylaştı. Videoda Özel, şu ifadelere yer veriyor:<br />
<br />
&quot;Orada herkes imza attı bunun altına. İmza namustur. Şimdi biz imzamızın arkasındayız, görüyorsunuz. Tüm kötülüklere rağmen arkasındayız, tüm zulümlere rağmen arkasındayız. Biz bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali için, bu ülkede Kürt&#39;ün de Türk&#39;ün de anasının gözünden bir damla yaş akmasın diye, bu kadar zorluğa ve bile bile, bizi zorla bu işin karşısına itmeye çalışmalarına rağmen çok doğru bir yerde bu işin arkasındayız&quot;<br />
<a href="https://www.odatv.com/siyaset/umit-ozdagdan-ozgur-ozele-cerceve-yasa-cagrisi-120158072" target="_blank">https://www.odatv.com/siyaset/umit-o...risi-120158072</a><br />
Yeni parti <b>harakiri </b>yapmak üzere. <br />
<br />
Bu yasayı yaptıran kim?<br />
Bu yasanın arkasındaki isim kim?<br />
Pkklılara af çıkaracaklar. Pkklılara af çıkarılmasını kim isteyebilir? Pkk elebaşısı değil mi?<br />
<br />
Yeni parti açıldığı gibi kapanmış olur. <br />
Geriye Zafer partisi ve İyi parti kalır. Halk bu iki partiye desteğini kaydırır. <br />
Yeni parti kurmakla olmaz bu işler. Kafa, eski Kılıçdaroğlu kafası.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43711</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fatih Erbakan'dan 'MEKKE Güvenlik Anlaşması' açıklaması]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43710&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:47:42 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan MEKKE Güvenlik Anlaşması'na ilişkin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan MEKKE Güvenlik Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
&quot;TÜRKİYE, SORUNUN BİR PARÇASI HALİNE GETİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR&quot;<br />
Erbakan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:<br />
<br />
&quot;Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki yakınlaşma sonucu Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan MEKKE Güvenlik Anlaşması ile Türkiye'nin, Ortadoğu'da barışın tesisi yönünde çözümün bir parçası olmaktan çok, sorunun bir parçası haline getirilmeye çalışıldığını görmek mümkündür.<br />
<br />
ABD ve İsrail, İran'ın kendileri için büyük güvenlik tehdidi oluşturacağı vehmiyle, İran'a karşı başlattıkları tek taraflı saldırgan tutumlarla istedikleri sonucu alamayınca farklı yöntemlere başvurmaya başlamışlardır. ABD ve İsrail bölgedeki Müslüman ülkeleri İran'a karşı vekil güçler olarak kullanmak istemektedir. ABD etkisiyle imzalanan Mekke Anlaşması'nı da bu kapsamda değerlendirmek gereklidir. Anlaşmanın isminin de bu asıl amacı perdelemek için özellikle seçildiği anlaşılmaktadır.<br />
<br />
Küresel güç odaklarının Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bloğu ile İran'ı karşı karşıya getirebilecek ve Ortadoğu'nun istikrarını bozmaya yönelik hamlelerinin farkında olmak ve buna karşı tedbir almak gereklidir. Bu nedenle, Türkiye'nin öncülüğünde acilen, D-8 Teşkilatı'nı oluşturan ülkelerin ortaya koyacakları ‘kapsamlı eylem planı' ile bölge aktörlerinin bir araya gelip, yeni istikrarsızlıklara değil, barış, kardeşlik ve güvenliğe yönelik adımlarla gerçek ve kalıcı çözümü ortaya koymaları elzemdir.&quot;<br />
<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/fatih-erbakan-dan-mekke-guvenlik-anlasmasi-aciklamasi-2527702" target="_blank">https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiy...lamasi-2527702</a><br />
Türkiye, şeriatle yönetilen bir ülke değil. Laik bir ülkeyiz biz.<br />
Laik ve özgür bir ülke olsaydık, böyle bir antlaşma yapabilir miydik?<br />
<br />
Yeni düşmanlar kazanıyoruz sanki. Irak, İran, Yemen, Umman, Ürdün, Lübnan ya da Hindistan niye bu antlaşmada yok?<br />
Sünni Vahhabi birlikteliği mi bu?<br />
Afganistan'da var.<br />
Çok acayip.:boink:</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43710</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Suça sürüklenen çocuk' artık 'adli süreçteki çocuk' oldu]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43709&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:39:00 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Çocuklara ağır cezalar verilebilmesinin önünü kanun teklifi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. 
 
AKP'nin teklif ettiği düzenleme, çocuklara...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Çocuklara ağır cezalar verilebilmesinin önünü kanun teklifi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.<br />
<br />
AKP'nin teklif ettiği düzenleme, çocuklara yönelik adli süreçlerin işleyişini baştan aşağı değiştiriyor. Düzenlemeyle birlikte, kamuoyunda &quot;suça sürüklenen çocuk&quot; olarak bilinen kavram, yasal mevzuatta &quot;adli süreçteki çocuk&quot; ifadesiyle yer değiştirdi. <br />
<br />
Yapılan değişiklik sadece isimlendirmeyle sınırlı kalmadı. 12-18 yaş grubunu kapsayan ceza sınırları yükseltilirken, infaz süreçlerinde daha katı ve bürokratik engellerle dolu bir yapı inşa edildi.<br />
<br />
Cezalar yükseliyor, kapalı cezaevleri önceleniyor<br />
Yeni düzenlemenin en çarpıcı yanlarından biri, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocuklar için uygulanan hapis cezası sınırlarının artırılması oldu. Buna göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar için ceza aralığı 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar için ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası olarak yeniden belirlendi.<br />
<br />
Daha da önemlisi, infaz uygulamasındaki dönüşüm oldu. Geçmiş uygulamada hapis cezalarının infazı doğrudan çocuk eğitim evlerinde başlarken, yeni yasayla birlikte çocuk hükümlüler artık doğrudan kapalı cezaevlerine gönderilecek. Yalnızca &quot;iyi halli&quot; olduğu tespit edilen çocuklar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk eğitim evlerine alınabilecek.<br />
<br />
Çocuk eğitim evine geçiş kararı altı ayı geçmeyecek şekilde yeniden değerlendirilecek ve çocuğun davranışlarına göre bu haktan mahrum bırakılması da mümkün olacak.<br />
<br />
Çocuk eğitim evlerinin kapsamı daraltılıyor<br />
Düzenlemede yer alan istisnalar ise çocuk eğitim evlerinin kapsamını daraltıyor. &quot;Terör&quot; ve &quot;örgüt&quot; suçlarından mahkum edilen çocuklar, cezalarını kesinlikle eğitim evlerinde infaz edemeyecek. <br />
<br />
Öte yandan, firar etme veya başka bir fiilden tutuklanma durumlarında çocuk derhal kapalı cezaevine nakledilecek. <br />
<br />
Kurum güvenliği veya kişi güvenliği bakımından tehlikeli görülen çocuklar da benzer şekilde eğitim evlerinden çıkarılarak kapalı cezaevlerine gönderilecek.<br />
<br />
Bununla birlikte, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar doğrudan çocuk eğitim evlerine yönlendirilecek.<br />
<br />
Koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında da bazı kriterler değiştirildi. 15 yaşını dolduruncaya kadar geçen sürelerin iki gün sayılması kuralı korunsa da kasten öldürme, cinsel suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç örgütü kurma gibi suçlarda bu kriter ortadan kaldırıldı. <br />
<br />
Ayrıca, 12-18 yaş grubundaki çocuklar kapalı cezaevlerine yerleştirilirken sadece cinsiyetlerine göre değil, fiziki gelişimleri ve işledikleri suçun türüne göre de ayrıştırılacak.<br />
<br />
Güvenlikçi yaklaşım çocuk suçluluğunu çözmüyor<br />
Tüm bu düzenlemeler, çocukları suçun öznesi olarak daha ağır bir cezai yaptırıma tabi tutarken, suça sürüklenmenin arka planındaki yapısal sorunları görmezden geliyor. <br />
<br />
Daha ağır cezaların çocuk suçluluğunu azalttığına dair hiçbir bilimsel veri bulunmazken, çocukları ailelerinden, eğitim hayatından ve sosyal destek ağlarından koparıp cezaevi duvarları arkasına itmek, onları yeniden suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. <br />
<br />
<b>Devlet asıl görevi olan çocuğu suça iten yoksulluk, eşitsizlik ve ihmal zincirini ortadan kaldırmak yerine, suça sürüklenen çocuğu cezalandırma yoluna gidiyor.<br />
<br />
Çocukları korumanın yolu onları tarikatların, cemaatlerin etkisine terk etmeyen, nitelikli, bilimsel ve laik eğitimi her çocuğa eşit ulaştıran, çocuk işçiliğini kökten yasaklayan bir kamusal çocuk koruma sisteminden geçiyor.</b><br />
<a href="https://haber.sol.org.tr/haber/cocuklara-agir-ceza-duzenlemesi-meclisten-gecti-suca-suruklenen-cocuk-artik-adli-surecteki" target="_blank">https://haber.sol.org.tr/haber/cocuk...adli-surecteki</a><br />
Mesela ortaokulda, atıyorum 10 farklı öğretmen derslerimize girdi. Her öğretmene karşı bakışımız farklıydı. Bazı öğretmenleri, fiziki olarak taciz eden öğrenciler oluyordu. Bazı öğretmenler de derse girdiği anda, inanılmaz bir sessizlik olurdu. <br />
<br />
Yani, öğrenci öğretmene göre davranışını değiştiriyordu. Bunu okula giden herkes farkeder.<br />
<br />
Türkiye denilen yeri de bir sınıf gibi düşünün. Bu sınıfı yöneten öğretmen kim?<br />
İktidar olan, otorite sahibi kim?<br />
Bu kişi veya kurum neyse, Türkiye'deki herşeyin/herkesin sorumluluğu da ona aittir.<br />
<br />
Eğer derste bir öğrenci sınıftaki kurallara uymuyorsa, bunun sorumluluğunu çocuğa veya bu çocuğun ailesine filan yükleyemezsiniz. Belki birkaç çocuk istisna olabilir ama genel olarak öğrenci öğretmene göre hareket eder.<br />
<br />
Türk halkı da, kendisini yöneten kişiye/kişilere göre hareket etmektedir.<br />
Yani ortada SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR varsa, bu çocukları bu hale getirenler suçludur.<br />
Hem çocukları suça sürüklüyorlar, hem de cezaları arttırıyorlar.<br />
<br />
Dipnot; 2002'den önce SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK diye bir şey yoktu.!</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43709</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Pkklılar siyasete girecekmiş. Çerceve yasa.!</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43708&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:26:57 GMT</pubDate>
			<description>Kamuoyunda çerçeve yasa teklifi olarak bilinen 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kamuoyunda çerçeve yasa teklifi olarak bilinen 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğuları ve Tuncer Bakırhan'ın da aralarında bulunduğu 360'a yakın milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu.<br />
<br />
Teklife göre, terör örgütü PKK/KCK'nin silah bırakmasının güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi gerekecek.<br />
<br />
Teklif, örgüt üyeliği, yardım ve propaganda suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçlar için soruşturma, kovuşturma ve ceza infazlarının ertelenmesini öngörüyor.<br />
<br />
Kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar ise kapsam dışında bırakılıyor.<br />
<br />
AKP'Lİ GÜLER'DEN &quot;SİYASİ YASAK&quot; AÇIKLAMASI<br />
Yasa teklifine göre; ceza davaları 5 yıl ertelenen PKK'liler 2 yıl geçtikten sonra siyasi partilere üye olabilecek, aday gösterilebilecek.<br />
<br />
Düzenlemenin uygulanması Milli Güvenlik Kurulu'nun PKK/KCK ile bağlantılı yapıların feshedildiğini ve silahların tamamen bırakıldığını tespit etmesi şartına bağlanıyor. <br />
<br />
Teklife göre, kasten öldürme suçu işleyen hiçbir biçimde kanundan faydalanamayacak. 2005 öncesinde ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis gerektiren bir suç işleyenler de kapsam dışında olacak. Ancak bu tarihten sonra söz konusu cezaları da gerektiren suçları işleyen, örgüt yöneticileri ve üyeleri, kasten öldürme suçu işlememişlerse kanundan faydalanabilecek. Cezaları ya da dava ve soruşturmaları ertelenenler siyasete de oluşturulacak kurul kararıyla dönebilecek. Ceza ve davaları 5 yıl ertelenenler iki, 10 yıl ertelenenler üç yıl geçtikten sonra kurul kararıyla <b>siyasi partilere üye olabilecek, aday gösterilebilecek.</b><br />
<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/resmen-meclis-e-sunuldu-iste-10-soruda-cerceve-yasa-teklifi-2526734" target="_blank">https://www.cumhuriyet.com.tr/siyase...eklifi-2526734</a><br />
Silah son çaredir. İnsanların silaha sarılmasının nedeni, sözlerin/eylemlerin etkisiz kalmasından dolayıdır. <br />
Pkklılar, sözlerinin/eylemlerinin etkisiz olduğunu düşünerek, yani siyasete güvenmeyerek silaha sarılmışlardır. Bu insanlara ''Yaptığınız şeyden vazgeçin, gelin beraber siyaset yapalım'' demekte neyin nesidir?!<br />
<br />
Yaptıkları şeyden emin olmasalar, zaten dağa çıkmazlar. Haklı olduklarına inanmasalar, silaha sarılmazlar. Zaten <b>''Yaptığımız hiçbir şeyden pişman değiliz''</b> diyorlar.<br />
<br />
Teröriste siyasetin yolu açılmaz. Trajikomik bir durum bu.<br />
<br />
Bugün bu yapılanları, yarın bir başka terör örgütü, mesela Fetöcüler işaret ederek; ''Biz de çok üzgünüz, biz de siyaset yapmak istiyoruz'' derlerse ne olacak? Ya da Işid'liler.!</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43708</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Feynman Köşesi</title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43707&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 18:42:50 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Al&#305;nt&#305;--- 
Richard Phillips Feynman (https://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Feynman) (11 Mayıs 1918 - 15 Şubat 1988),[2] kuantum mekaniğinin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div style="margin:20px; margin-top:5px; ">
	<div class="smallfont" style="margin-bottom:2px">Al&#305;nt&#305;:</div>
	<table cellpadding="6" cellspacing="0" border="0" width="100%">
	<tr>
		<td class="alt2">
			<hr />
			
				Richard Phillips <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Feynman" target="_blank">Feynman</a> (11 Mayıs 1918 - 15 Şubat 1988),[2] kuantum mekaniğinin ayrılmaz formülasyonu [en], kuantum elektrodinamiği teorisi, aşırı soğutulmuş sıvı helyumun süper-akışkan fiziği ve partonu önerdiği parçacık fiziğindeki çalışmaları ile 1965'te, Julian Schwinger ve Sin-Itiro Tomonaga ile birlikte Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüş Amerikalı teorik fizikçidir.
			
			<hr />
		</td>
	</tr>
	</table>
</div>Feynman'ın dinler, tanrı, İsa hakkında bazı yayınları var. Hamarat bir <a href="https://www.youtube.com/@Feynman%C4%B1nZihni/videos" target="_blank">youtube kanalı</a> bu yayınları Türkçeye çevirmiş (çeviri çok iyi değil, yine de anlaşılıyor), yapay zeka ile seslendirilmiş (seslendirme de çok iyi değil, vurgulama hataları olmakla birlikte, anlaşılıyor).<br />
<br />
Feynman, inanırları incitmemek için olabildiğince nazik bir şekilde fiziksel bulgulara dayanarak kendi düşüncelerini açıklıyor.<br />
<br />
Forumdaki aktif iki başlık için izlemenizi öneririm.<br />
<br />
Teizm ve Ateizme Elestirilerim<br />
<a href="https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=665222#post665222" target="_blank">https://turandursun.com/forumlar/sho...222#post665222</a><br />
<br />
Doğada Allah'ın Kanunları Geçerli Mi? Ve Ölü Deniz<br />
<a href="https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=665226#post665226" target="_blank">https://turandursun.com/forumlar/sho...226#post665226</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=139">Fizik</category>
			<dc:creator>Şüpheci Dinsiz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43707</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Doğada Allah'ın Kanunları Geçerli Mi? Ve Ölü Deniz]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43706&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 01 Aug 2026 19:32:44 GMT</pubDate>
			<description>İnsan bilincinin üretimlerini dışarıda tutarsak doğada tanrıya, tanrısallığa işaret eden bir şey var mı? İnsanın kendisinin doğanın bir sonucu olması...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İnsan bilincinin üretimlerini dışarıda tutarsak doğada tanrıya, tanrısallığa işaret eden bir şey var mı? İnsanın kendisinin doğanın bir sonucu olması nedeniyle doğada Allah'ın kanunları işliyor denebilir mi? Retorik bir soru. İddia sahibinin -insanın- iddiasını kanıtlamak için kendisine referans vermemesi gerekir.<br />
<br />
Bu kanunlar geçerli mi sorusunu &quot;oluşlar, varlık, bilinç ve doğal mekanizmaların varlığının tanrıya işaret edip etmemesi&quot; gibi bir yerden değil de aslında; doğada, tanrının biz insanlar için koyduğu kurallara riayet eden başka bir hayvan topluluğu var mı diyebilmek adına soruyorum? Çalmayacaksın, öldürmeyeceksin, bilmemne yapmayacaksın kanunları var ya hani, doğada bunlara riayet eden bizden başka hayvanlar var mı? Muhtemelen yok. Olsaydı porno kategorilerinde onları da bulabilirdik :)<br />
<br />
Doğayı biraz izleyen birinin göreceği tek şey: &quot;maddenin soğuk devinimi&quot;<br />
<br />
Yavru hayvanlar diğer hayvanlar tarafından kolay av olduğu için avlanır, kuşlar birbirinin yuvasını dağıtır, kardeşler birbirini yemek için ödürebilir, büyük memelilerde ****lik yaygındır, deprem-sel-soğuk-sıcak-kuraklar ortalığı kırar geçirir vs. Ve tüm bu yaşananlar sırasında ne meleklerin, ne evliyaların ne de başka bir varlığın müdahalesi görülmez. Muhtemelen hiçbir zaman da görülmemişti. Nuh'un gemisi ve geminin alttan ısıtmalı kamaralarında pişbirik oynayan hayvanlar dışında tabi.<br />
<br />
&quot;Hayvanlar, Allah'ın insanları test içün, ibret içün dünyaya doldurduğu figüranlardır. Bu nedenle de onlara ne olduğunun Allah katında bir hükmü yoktur. İnsan ise özellikle yaratılmış bir canlıldır ve görevi olaylardan ibret almak, şükretmektir vs. vs.&quot; denebilir mi?<br />
<br />
İnsanlar için hayvanlar figüran konumundaysa, insan Allah nazarında ne konumundadır?<br />
<br />
En nihayetinde hayvan tekamülünden zuhur etmiş canlılarız. Evrim güçlü ve destekli kanıtlarla bunu söylüyor. Dünyada gezen en berbat mahlukla bile bir miktar akrabalığımız var. Allah ise evreni var eden boyutlar ötesi, zaman üstü bir varlık, ondan ötesi-berisi yok.<br />
<br />
Biz hayvanlara bunu reva görüyorsak koskoca Allah bizi neden kaale alıyor?<br />
<br />
Allah, <br />
ya sandığımız kadar güçlü değil.<br />
ya sandığımız kadar büyük değil ve lokal.<br />
ya kötücül ve canlıların acı çekmesinden hoşlanan bir psikopat<br />
ya da hiç yok.<br />
<br />
Buradan bakınca &quot;Zeus&quot; daha ayakları yere basan bir tanrı gibi, en azından bazen güreş tutabiliyorsun falan.<br />
<br />
-------<br />
<br />
Ölü Deniz gösterisinde Deniz Göktaş, kitaba güncelleme gerektiğinde zorlanılacağını söylüyor. Çok haklı değil mi?<br />
<br />
Allah olarak Araplara kitap gönderiyorsun ve adamlar anlamıyorlar ya da bir şekilde yanlış anlıyorlar. Tanrının iyicil bir varlık olduğunu düşünürsek bugün dahi anlayamadıklarını görüyoruz. Kendisi çok iyimser olan ve kitabı da hep insancıl bir iyimserlikle yorumlamak isteyenler -Mustafa Öztürk, İhsan Eliaçık, Edip Yüksel vs.- kitabın yanlış anlaşıldığını ve İslam geleneğiyle kitabın söylediğinin aslında uyuşmadığını söyleyip duruyor.<br />
<br />
E o zaman tanrının mesajı demek ki yerine ulaşmamış demek değil mi? Yani aslında ya bir kitap daha lazım ya da olana güncelleme şart. Çünkü kimse doğru düzgün birşey anlayamamış, anlamıyor.<br />
<br />
Yani Deniz Göktaş haklıymış, güncelleme getirme hakkından vazgeçmek mantıklı değilmiş.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=104">Ateizm</category>
			<dc:creator>errata</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43706</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fas'lılar neden kaçıyorlar?]]></title>
			<link>https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43705&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 22:53:26 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Lk4n89BnvBA 
ABD Başkanı Donald Trump cuma günü, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk bölgesi Ceuta'ya kitlesel göçmen geçişlerine dair açıklama...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><iframe width="500" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Lk4n89BnvBA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
ABD Başkanı Donald Trump cuma günü, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk bölgesi Ceuta'ya kitlesel göçmen geçişlerine dair açıklama yaptı. Trump, Demokratların yeniden iktidara gelmesi halinde ABD'nin de benzer bir durumla karşı karşıya kalabileceğini ileri sürdü.<br />
<br />
Trump Fox News'a verdiği mülakatta, &quot;Bu korkunç. O fotoğrafı unutmayın. Yanlış taraf iktidara gelirse üç yıl içinde biz de bu hale geleceğiz. Eğer Demokratlar kazanırsa pek de iyi bir hayat yaşayamayacaksınız,&quot; dedi.<br />
<br />
Göçmenlik konusunu politikasının merkezine koyan Trump, daha sıkı sınır kontrolleri savunusunu güçlendirmek için Ceuta'da yaşanan olayları örnek gösteriyor.<br />
<br />
Beyaz Saray; en az 43 kişinin hayatını kaybettiği, birçoğunun Fas'tan İspanyol özerk bölgesine yüzerek geçmeye çalışırken can verdiği Ceuta'daki durumdan &quot;aşırı solcu küreselci politikaları&quot; sorumlu tuttu.<br />
<br />
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise cuma günü Ceuta'ya giderek kitlesel geçişlerden insan kaçakçılığı şebekelerini sorumlu tuttu ve bu kişilerin eylemlerinin &quot;en sert ifadelerle ayıplanmayı ve kınanmayı hak ettiğini&quot; söyledi.<br />
<br />
İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre, perşembe gününden bu yana Ceuta'ya yasa dışı yollardan giren yaklaşık 37 bin 500 kişi Fas'a iade edildi.<br />
<br />
Avrupa Birliği ise Ceuta'dan kıta Avrupa'sına herhangi bir göçmen geçişinin kaydedilmediğini vurguladı. Üst düzey bir AB yetkilisi cuma günü yaptığı açıklamada, &quot;Avrupa kıtasına doğru gerçekleşen bir göç hareketi bulunmamaktadır,&quot; ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Washington ile yeni gerilimler<br />
Son gelişmeler, Trump ve Sánchez'in 19 Temmuz'da New Jersey'deki FIFA Dünya Kupası finali sırasında gerilimi yatıştırmış gibi görünmesinden haftalar sonra, Washington ile Madrid arasındaki zaten gergin olan ilişkilerde yeni bir cephe açma riski taşıyor.<br />
<br />
İki taraf arasındaki temel anlaşmazlık noktası savunma harcamalarıydı. İspanya, GSYİH'sinin yüzde 5'ini savunmaya ayırma yönündeki NATO hedefini reddetmeyi sürdürüyor; Sánchez bu hedefi &quot;mantıksız ve karşıt sonuçlar doğuran bir yaklaşım&quot; diye nitelendiriyor. Trump ise Avrupalı müttefiklerin askeri harcamaları artırmasını defalarca talep etti ve aksi takdirde ABD'nin NATO'ya olan taahhütlerini gözden geçirebileceği uyarısında bulundu.<br />
<br />
Musk da eleştirilere katıldı<br />
Elon Musk da X platformunda yaptığı bir dizi paylaşımla Ceuta'da yaşanan olaylara dahil oldu.<br />
<br />
Musk bir paylaşımında, göçmenlerin özerk bölgeye tırmandığı görüntüleri zombi filmi World War Z (Dünya Savaşı Z) filminden bir sahneye benzeterek &quot;Vay canına, İspanya'daki durum çılgınca görünüyor!&quot; diye yazdı.<br />
<br />
Saatler sonra bu paylaşımının &quot;bir şaka&quot; olduğunu belirten Musk, Joe Biden başkanlığı dönemindeki ABD-Meksika sınır görüntüleri ile Ceuta'ya ulaşan göçmenlerin videosunu yan yana paylaşarak altına &quot;Biden yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri işte böyleydi,&quot; notunu düştü.<br />
<a href="https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/31/trump-ceutadaki-kriz-icin-asiri-solcu-politikalari-sucladi" target="_blank">https://tr.euronews.com/my-europe/20...kalari-sucladi</a><br />
Trump haklı. Sol hümanist akılla varacağınız nokta bu. <br />
<br />
Pedro Sánchez Filistin'i desteklemiyor mu?<br />
Niye Faslıları iade etmiş, niye insan kaçakçılarına kızmış?<br />
Kucak açsın bu insanlara ya. Hümanist sonuçta. Hümanist Pedro, ne oldu?:caked:<br />
<br />
Elon Musk'ta haklı. Zombi saldırısı gibi.<br />
<br />
Fas'ın resmi dini İslam. Ülkenin %99'u müslüman.<br />
Faslılar birşeyden kaçıyor gibiler. Acaba neden?</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=129">Aktüel Haberler</category>
			<dc:creator>Nolan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43705</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
