![]() |
Bilime Güvendim Diyenler<:D
Geçen Kadın İnsan mıdır? diye bir başlık açtım tahmin edebileceğim polemik dolu cevaplardan başka hiçbir eleştiri alamadım. Aklı başında bir kaç değerli üyenin istisnai durumları bunun dışındadır ki biz zaten çoğunluğu yanlış görürüz. Bu pek önemli değil ama bu başlığada aynı cevapları almamak için not düştüm. İşin garip yanı Kadınla ilgili yazının içeriğinden haberdar olmayanları dahi sezebildim. Mehmet- Salih o zaman Müslümandır yanlıştır kanısı ''aynen şuan Bilim doğrudur'' konusuna gönderme yapar.
Artık diyebiliriz ki saflar netleşmiş Dincisi , Dinsizi , Kafiri , Müslümanı herkes Kitaplarını yeniçağın madasına uygulamaya çalışmaktadır. Aynen Kadın konusu gibi. Diyebilirim ki Bilime güvenen birçok insana sadece İnsanların çoğu Bilim, Teknoloji dediğinden desteklemesi sözkonusudur. Benim bu başlığımı görenlerden bana destek vereceklerini beklememem tıpkı dogmalaşan Kadın anlayışı gibi. Sizlere birkaç örnek vererek konuya giriş yapacam. Bizim doğunun bir kısmında özelde geçmiş zaman içerisinde Namus davası için İnsan öldürmek, kan davası bir şerefti. Bu töreye uymayanda şerefsizdi. Şuan ise ''Kandavası yanlış töresine uymayan şerefsiz veya katildir'' Yani bir çağ diğer çağın eleştirisinden ibarettir. Bana cevap yetiştirmek veya karşı çıkmak isteyenlere şu sözüm var : ''yazacağınız şeyler yeni olsun, malumun ilanı olmasın'' zaten ben böyle sırf söz olsun diye mesaj yazanlarıda salıyorum ama burada ciddi bir konuyu dağıtanlara lütfen mesaj yazmayın çağrısında bulunuyorum. Vikipedi Bilim Nedir? « Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabasıdır. Albert Einstein « Gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır. Bertrand Russell Kısaca yukarıda Bilimin tanımını okumanız ve Bilim hakkında düşüneceğiniz aynı paraleliktedir. Ama Bilimin canlı görüntüsünü şöyle tanımlayabiliriz. Hani Çocuklar büyüye büyüye çevreyi tanırlar ya işte Bilim adamlarıda evreni, gökyüzünü büyüye büyüye tanırlar. Ama burada dikkat edilmesi gereken bir nokta varki Richard Dawkins oğluna nasihat ederken Şeytanın Papazı adlı kitabında şöyle söylemeye çalışır ''Bilim Adamları ile Peygaberler arasındaki fark şudur; Peygamberlerin Allah ile görüştükleri Tarihe karışmış. Ama Bilim Adamları ise şuan yaşıyorlar ve bize sundukları veriler güvenilirdir'' Batlamyus döneminden sonra Dünya'nın Yuvarlak olmadığı söylendi. Daha öncede Yuvarlaktır sözleri dolaşıyordu. Sonrasında Endülüs Bilim Adamları bunu kabul etmediler; Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamaya çalıştılar fakat Halkın çoğu buna inanmıyordu aksine düz olduğuna inaıyorlardı. Hatta Kilise meclisleri bu söyleme sahip olanları cezalandırıyordu ki şimdide düz olduğuna güveneler aynı psikolojik baskıya maruz kalmaktadırlar. Peki neden o zaman düz deniliyordu? Verebileceğim bir cevap varsa oda ''o zaman kanıtlanmış ve kuşkuya mahal bırakmayacak deililer vardıki Dünya gözleme ve duyulara düz olduğunu kanıtlıyordu'' Yani o zaman Dünya düz görülüyordu şimdi de uzaydan bakılınca geoit görülüyor Fark = Gözlem ve zaman farklılığı... Bu yazımı okuyanlar bu ne demek istiyor veya amacı nedir diyecekler. Amacım orada olanı açıklamaktan başka birşey değildir. Gözlem: Kökü GÖZ yani şuan yazarken ekranda okuduklarımızı beynimize! ulaştıran. Doğrusu benim gözlerim sizin gözleriniz gibi değildir. Çünkü gözlerim doğuştan düşüktür. Yakına gitmeden renkleri ve yazıları fark etmem. Ama gözlük takarken farklı bir görüntü gibi gelir bana. Bu gözlük siyahta, kızrmızıda olabilirdi tabi. Gözlemlere göre kaç tane renk var? bir sürü ama görebildiklerimiz !.. Kırmızı, beyaz, siyah vb. Peki; Bizim gördüklermiz gerçekten olduğu gibimidir? Yoksa farklı mıdır? Aletlerin ve duyularımızın söyledikelrinin doğru olduğunun tatmin edici, TAHMİN bırakmayacağı kanıtı nedir? *Bilim Adamlarının Doğru söylediğinin kanıtı nedir? *Güneş Dünya etrafında döndüğü tahmin ediyordu. Bunu söyleyen gözlemdi... Sonra Bilim İnsanları sabit olduğunu açıkladı, daha sonra yine Bilim Adamları kendi yerinde çok hızlı döndüğünü ilan etti.. Ne malum yanlış olduğu? ... Tez - Antitez - Sentez çağlar değişir. Bir zaman Din çok popilerdi ve herkes doğruluğuna güven verirdi. Başka bir zaman Felsefe başka bir zaman ise Mistiksizim şimdi ise Bilim ne malum gelecek yalan çıkarmasın Bilimi??? Bilim devam etsin çünkü Bilim sadece maddeyi ele alır fakat başka alanlarda varki maddeyi inkar eder işte o zaman Bilime Güvendim Diyenler<:D şu olur yani gerici, yobaz... :fencing:herşey şu görüntüden ibarettir... Herçağ aynı şeyi borazanla haykırır ama başka bir çağ bu çağa lanet eder. İşte doğru olanlar azınlıkta kalan -dışlananlardır... |
Sevgili MehmetSalih
Bilimin yanıldığını gösteren gene bilimdir.Bilimin kendisi bile ben bilime köküne kadar güveniyorum demez çünkü bu bilim olmaktan çıkar. Bilimsel metodta bile hipotezi doğrulamak diye birşey yoktur. Bilimadamı ortaya koyduğu hipotezi yanlışlamaya çalışır. Ortaçağda dünyanın düz olduğu bilimle bulunmuş olabilir. Fakat sonrasında takınılan tutum bilim değildir. Çünkü bilim hiç bir zaman ben değişmez doğruyum demez. Bugün bilim eğer yanılıyorsa bunu ne peygamber ne tanrı ne de başka birşey gösterecektir. Bilimin yanıldığını gene bilim gösterecektir. Bilime işte bu noktada güvenilir. Bilimin bulduğu doğruya değil. |
Gözlem, İngilizce "observation" için bulunmuş Türkçe karşılıktır. Observation, sadece göz değil tüm duygular ile dış dünyadan veri toplamak anlamına gelir.
Shakespeare'in "herşey bakanın gözlerindedir" deyişinden yola çıkıyorsan ne ala ... ancak bilim "bilyorum" demez, "arıyorum" der. Desteksiz, üfürükten, kolaycı bilmek her derde deva kutsal kitapların takipçilerinin işidir; üstelik bunu bile bilimi emellerine alet etmeden doğru dürüst kıvıramazlar. Örneğin; hala dünyanın küre olduğu bilinmiyor olsaydı üzerinde yaygaralar kopardıkları Kur'an ayetleri için "Gördün mü? Ta o zamanlar yazdırmış Allah dünyanın düz olduğunu ..." diyor olurlardı. A. |
Alıntı:
bilim deneydir, deneyler ise imkanlar ile kısıtlıdır. insan bilimde aştım diyebilir ama aştıgı sadece ilkel egosudur. bilimin temeli egodur yani:) |
dogru ve gerçeklik arasındaki farkı bulmak üzere yola çıkmış olmaktır aslında yeryüzünde yaşanan ve çaglar arasındaki popülerlik,dogru degişkenlik göstersede gerçeklikte bunu yapamasın degişken degildir.antik çaglarda bile yeryüzünü anlama ve cevaplar arama çabası varken ve insanlar farkında bile degillerken dünya yuvarlak degilmiydi gibi bir gerçeklik çıkarki ortaya,ayrıca belirtilmelidirki bilinen bir çok dogru aksi ispatını her zaman bekler,bilim bunu sorgulamayı kendine görev edinir.yıllarca demir oranı bakımından popüler olan ıspanak gibi,sonrasında yapılan hesaplamanın yanlışlıgından kaynaklanan hata giderilince gerçek anlaşılmış oldu..ama dersenizki bunun da degişmeyecegini nerden biliyoruz ya bu yapılan hesaplama yanlışsa tabiki buda sorulabilir ve sorulmalıda çünkü sorgudur bilimin kendisi ilerlemenin geregide bu degilmidir.
saygılar |
Alıntı:
|
Bilim kuşku duyma kültürüdür.
Prof.dr Rennan Pekünlü ve Richard Feyman'ın kısa ve güzel iki yazısı forumumuzda Sn dilaver tarafından asılmıştı. Bu konuya iligi duyanların okumasını tavsiye ederim. http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=7547 |
Alıntı:
Bugün can nedir, bilim bunu bulamaz diyenler, dün güneş nedir, yıldızlar nedir, evren nedri, insan nasıl meydana gelmiştir gibi sorular soruyorlardı ve bunları bilim bulumaz diyorlar. Dün bu soruları soranlar bugün cevaplarını alıyorlar ise yarında senin gibi sorular soranlar da cevaplarını alacaklardır. Hiç merak etme. Keşke bilime güvenenlerin çok fazla güvenmemelerini nasihat ederken aynı şekilde de Kuran'a da çok güvenenlerin, çok fazla güvenmemelerini nasihat etsen söylediklerin mantıklı olurdu. Ortaya kanıtlarla gelen bilime güvenmeyin diyorsun ama ortada kanıtı olmayan bir kitaba güvenin diyorsun. Bu çok tutarlı bir yaklaşım değildir. |
Alıntı:
arkadaşın anlatmak istediği can o bu can, yani varlık ve farkındalık |
Dediğin filozof Descartestir ama can o değildir maalefffeeef.... Dünya nedir? güneş nedir? bunun bilinemeyeceğini söyleyen yok(tu) dostum... :D
|
Ayrıca Kur'ana güvenelim veya güvenmeyelim bu ayrı bir tartışma çünkü sen hala benim kur'ana nasıl baktığımı bilmiyorsun.
|
Alıntı:
vatikan ve kilise engizisyonunun 2000 yıllık paranoyasını ortaya koydugunun farkındamısın metafizikçilierin bilimin keşfettiklerine e canım bizim kitap yazıyordu şeklindeki pişkinliklerinim çoklugunu kanıt göstererek ve 2000 yıllık metafizik tarihinde bu sorunun cevabını metafizikçilerin verememe beceriksizliklerine bakarak CAN ı açıklamayı bilime bırakıp köşelerinde biz biliyorduk tatavası yapmayacaklarını nerden biliyorsunki |
Alıntı:
Ozaman sana soruyorum. Tamam bilime güvenmeyelim. Çevremizde olup bitenlerle ilgili soruların cevaplarını nerden alacağız. Dünya yuvarlak mı? Güneşte neler oluyor? İnsanlar bu dünyada ilk ne zaman nasıl ortaya çıktı vs vs gibi soruların cevaplarını nereden öğrenceğiz? |
Ki-Adi yaptığın eleştiri çok yerindedir. Ama şunuda unutmamak lazım benim söylediklerim BİLİMİ DIŞLAYALIM, YOK EDELİM One'nin beni anladığı gibi değildir. Yada Bilim yanılır yalan söylerde değildir. Kısaca ben ortada olanı açıklıyorum ve olaylara septist bir anlayış çizilmesi gerektiği anlayışındayım. Ayrıca Marx gibi işçileri savunalım derken Dine afyon diyelim mantığı ki Böyle bir sözüde 26 yaşlarında söylemiş ve bu onu bağlar diye bir sınırda tanınmaz. Aynı şekilde Bilimci olalım derken Hint zenginliğini, Demokratiso savunalım derken sokratesi red edelim anlamında gelmez.
Sadece diyorum ki yanılmaz ve yanılamaz yasası olamaz. Hatta sitede gözlediğim bazı kişiler yada hepsi diyeyim Ahlak ve marifetide artık Bilime bağlamış durumda. Ben tamamen olmasada osho anlayışını taktir ederim. Çünkü Bilim ile Madde üstünü çok güzel ve beraber yürütür. Yani diyorum ki Bilim hayatın esası değildir. Çok güzel sonuçlar vermiş olabilir ki veriyor. Ama bu anlama gelmez ki herşey Bilimdir. Nasılki siz(?) Bilimi Dine karşı kulanarak tüm Dinleri veya Madde dışı bazı gerçekleri yok saymaya çalışırsınız. Buna karşı bir zamanlar Din derken Kilise anlayışı ile Bilimi yasaklamıştır. Bu anlayışlar İnsan denen varlığın sezgilerini, gözlemlerini birbirinden bağımsız kılmaya veya koparmaya çalışır ki İnsan ne cansız yaşar nede fiziksel bedensiz.... Esenlikle Kalın |
Sevgili Mehmetsalih
Dediklerini anlıyorum.Daha öncede dediğim gibi benim ve bilime güvenen insanların güvendiği bilimin bir konuda bugün için getirdiği açıklama değildir. Bizim güvendiğimiz eğer o getirdiği açıklama yanlışsa gene bunu bilim ortaya çıkaracaktır. Bu bilimin getirdiği her açıklamada bu böyle olmuştur. Dinle bilim çok güzel anlaşılar yeter ki din, bilimin kendisinin yanılabileceğini kabul ettiği gibi , kendisinin de yanılabileceğini kabul etsin. Yoksa ben karşı çıkalamaz doğruyum diyen bir din ile bilim hiç bir zaman geçinemez. |
Ki-Adi önemli olan Bilim Bilim diyenler Meditasyonu unutmasınlar. Çünkü unutmayalım ki İnsanın dışında bir Dünya olduğu gibi İçindede bir Dünya vardır. Bu Din değildir. Din sadece avvam yani sıradan halka hitap etmek için kıssalar anlatarak gönül ferahlığı verir. Ama Buda, İbn arabi gibiler farklı bir dünyaya sahiptirler ve bunu farklı yaşarlar.
|
Alıntı:
ibni arabi den söz açıldığına göre kuran için osmanın muhabbetleri deme ihtimalin varmı |
One sanırım bu konu Bilim üzerinde bakıyorum siz Direksiyonu yine çeviriyorsunuz. Kur'an ile ilgili başka başlıklar var merak ediyorsan bir göz at.
|
Alıntı:
ibni arabi islama sığamamış çok muhteşem bir alimdir onu anmışken sırada ibni sina ibni rüşt farabi gibi kaynagını rasyonel akıldan alan üstadlarıda anmamak olmaz :) |
gelelim bilime
ilkel bir kabile yaşantısını ele alalım hastalandıgınız zaman gidersiniz kabile meydanına totemlere sunaklara her neyse büyücüler tarafından kutsanırsınız filan , şifa umarsınız tıpta placebo etksimiydi ne kendi, inancınızın beden kimyası üzerindeki psikolojik yaptırım etkisi beyninize mutluluk hormonları salgılatır ve başağrınız geçer peki acıktıgınız zaman ne yaparsınız ?? büyücü ve totem e gitmekle dua ile karnınızın doymayacagını çok iyi bilirsiniz dimi ? işte bilim bu noktada devreye girer ağaç keser yay yaparsınız dal keser ok yaparsınız , hayvan kemiklerini taşlara sürter sivriltir ok ucu yaparsınız ve gider bir hayvan avlar onu pişirir yersiniz açlığınız giderlimiş olur burda bilimin işi işlevi ne olaki ??? derseniz size oku hedefe yöneltirken balistik hesaplamalarını tasları sivriltirken agacları keserken mekanik yasalarını hatırlatırım neymiş bilim ??? bilim işte bu bilim bunların toplam genellenmiş adı bilim bunlarla ugraşır ne sanıyorsanız bilimi bilemem ama bilim ne rezil nede sefil olmayı gerektiren platformlarda olmadı şimdiye kadar ve güven unsuru gerektirecek bir özellikte yoktur bilimde sürekli form gelişiminde olan bir mevzuya kesinlik kazandırmak bilim adına kusursuzlugu iddia eden varsada yalancıdır en azından PI 3.14 ün 500 basamagını tam olarak kullanmayı başarıncaya kadar bilimsel hiç bir kural kesin degildir ne anladık şimdi zatıalinizden dinleyelimmi ? :) |
Alıntı:
Laf salatası ... Din ile batı bilimi yollarını rönesans ile ayırdı çünkü din ile bilimin anlaşamayacağı açıktı. "Yanılıyor olabilirim" diyen bir semavi din bilen beri gelsin. A. |
Alıntı:
dikkat ediyorum mesajların temel mantıgını anlamadan yada bunu alışkanlık haline getirmiş bir huy edinmiş olarak anında negatif tavır koyuyorsun kimse seni uyarmıyormu ? panik atak belirtileri veriyorsun; sakin sakin okuduktan sonra sakince cevaplaman kişisel gelişimin için daha faydalı olur |
Saygideger arkadaslar;
Bilim ile din arasindaki farki bize en acik bir sekilde gosteren veriler sunlardir. Birincisi, din de; bilimde bir dusunce urunudur. Bilim dusunceden yola cikar, hipotez ortaya atarak, daha sonra bu teori olarak; gozlem ve deneye sunulur. Kanitlandiginda da; bilimsel kanit olur. Yalniz bir seyin bilimsel olabilmesi icin; yanlislanir olabilmesi; ve sadece yanlislanana kadar gecerli olabilmesi, yani epistemolojik olabilmesi gerekir. Iste bilim burada an olarak sona erer. Taki yeni bir hipotez/teori/deney/gozleme kadar. Din de dusuncenin urunudur. Aradaki en buyuk fark; dinin hipoteze degil; inanca bagli olmasidir. Eger bir teori veya ideoloji inancsalsa; ispat degil; dogruluguna inanmak gerekir. Buradaki en buyuk fark; inancin, ne dogrulugunun ne de yanlislanabilirliginin olmamasidir. Ustelik; bilim, algi olarak; yansiyanin bes duyuyla ve somutla algilanmasina hitap ederken; inanc, algi olarak; sezgiye ve duyuma dayanan ve soyutu isaret eden bir durum tasir. Insanoglu; inancsal yapisiyla; sosyal-siyasal-toplumsal duzen ve sistemler kurmuslardir. Din de bu sistemlerden ve duzenlerden biridir. Ayrica din; yasam ile degil; olum(olmek) ile; dunya ile degil; dunya otesi ile, doga ile degil; dogaustu ile, yani; kisaca gerceklerle degil; inancsal dogrularla sekillenir. Dinin sekillenisi; ufak tefek tarihi yenilikler eklenmeye de calisilsa; sabittir. Dinin mentalitesi; verilen buyruklara harfiyen uymak ve dusunce uretmemektir. Dinin amaci; insanoglunun tek elinde olan, yasami gozardi etmek ve yasami olum ile gostermemektir. Cunku amac; yasami kisinin kontrolunden almaktir. Dinde korku vardir, endise vardir, Bilim ise; kisiye bir yuk yuklemez. Kisaca, konu bilime guvenmek veya bilime baglanmak v.s. degil; insanoglunun devamli sorgulayan nedenleyen ve hem kendi turu ve cinsi; hem de kendi disinda kalanlar icin; daha teknik ve gelismis, daha cevapkar bir yasam ve iliski surmektir. DIN; INSANOGLUNU ARAC OLARAK KULLANIR BILIM ISE; INSANOGLUNUN ARACIDIR. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
A. |
Alıntı:
Sevgili azınlık dikkatli okuduysan dinle bilimin geçinebilmesi dinin hatalarını kabul etmesine bağlı dedim. Böyle bir din var mı yok mu beni ilgilendirmez. Yoksa ilelebet dinle bilim bir arada anılamaz. |
Kanitlandiginda da; bilimsel kanit olur.
Evrensel bunu gözden geçir istersen. Kanıt nedir? Azınlık bir defada oldun şu Dinsiz Formatından kurtul. Her zerene kadar Dine karşı kodlanmış gibisin. |
Alıntı:
Dine karşı kodlanmak anlamsız kaçmış, taraflı bile olsa açık bir zihinle kutsal kitapları okumak din gerçeğini anlamaya ve aksini savunabilmek için donanım sahibi olmaya yeter. Yani gerçekten "kodlama" varsa bile bunun müsebbibi "tanrı sözü" kitaplardan başkası değildir. Bilim ile dini bağdaştırmak, bilimi yıpratmak, bilim dışındaki anlama çabalarını bilime karşı ve ona alternatif olarak sunmaya çalışmak beyhudedir ve sonucu da "millet gider Mersin'e, biz gideriz tersine"dir. 1000 senedir senin yapmaya çalıştığını binlerce islam alimi yapmaya çalışmış ve hepsi de başarısız olmuştur. 1000 yıl öncesinden bugüne islam kaynaklı tek bir icat, tek bir buluş söyleyin ... tersine gitmek sizin kanınıza işlemiş. A. |
1000 yıl öncesinden bugüne islam kaynaklı tek bir icat,
Güldürmeyin adamı ya. Sen sadece Bilim ismini duymuşsun o kadar. Şuan övünmeye çallıştığın Bilimin temelini kim attı araştır. İspanya alimleri olacak galiba.... :D azınlık biraz araştır. Bilim diyerek olmaz Bilimin ne olduğunu bil. |
Saygideger mehmetsalih;
Kanit mesela; su 0 derecede donar ve 100 derecede kaynar gibi. Bes duyuyla algilanabilir ve kavramlanabilir, kanit. Saygilarimla; evrensel-insan |
Bunun böyle olduğunu neyle kanıtlıyorsun?
|
Saygideger mehmetsalih;
Hepsini ayri ayri gozlemleyerek, gozlemlerken farklarinin farkina vararak ve her farkli duruma bir kavram vererek. Saygilarimla; evrensel-insan |
zaten yazımı okumuşsan ben Duyulara güvenilemeyeğini açıklamaışım. Aynı mekan biri için sıcak biri için soğuk olabilir. YANİ kişiye göre değişir.
|
Alıntı:
Laf salatası yapma, bir tane buluş, bir tane icat söyle bana! Temelini atmıştır diyorsun ... itirazım yok, temelini atmış. Peki binayı kim çıkmış? Dikkat ettiysen 1400 sene demedim, 1000 sene dedim. Çünkü dinin beyinleri çürütmesi bir süreçtir; yavaş yavaş olur bu işler. Hadi şimdi sor bakalım wiki abiye bir tane islam buluşu var mı; namaz zamanı ezan okuyan saaten başka? A. |
Saygideger mehmetsalih;
Burda duyu yok. Su, buz ve buhar var. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
islam coğrafyası şu anki bilimin temellerinin atıldığı yerdir ama dedigin gibi bundan en az 1000 sene öncedir o. düşünün yani, bütün dünya arap rakamlarını kullanıyor, ama islam coğrafyasında bilim adına ne kalmış günümüzde meçhul. Alıntı:
|
Alıntı:
A. |
Azınlık kodlanmış Din düşmanlığını bari insaflı kulan... Al sana iki icat....
Paraşüt Endülüslü Abbas Kasım İbn Firnas , Ameliyat Ebu’l- Kasım El Zehravi’nin, bulduğu ameliyat yöntemleri ve 200 alet hâlâ kullanılıyor. Burda duyu yok. Su, buz ve buhar var. Evrensel sanırım sen beni konuşturmak sitiyorsun. Su, buz ve buhar bunların varlığını sana bildiren nedir? Yine Duyularımız değil mi? |
Saygideger mehmetsalih;
Ben yazimda aciklamistim. Kavramlar; dusuncenin urunudur. Dusunce de algiladigini kavramlastirir. Bu algida iki turludur. Yansiyan algi; yani bes duyu ile algilanan ve sezgisi algilanan; ki bu da, duyu ve inanctir. Bilimin epistemolojik yapisi; sadece bes duyu ile algilanani yani, somutu one cikarir. Anlasilmayan nedir? Saygilarimla; evrensel-insan |
Uçma memet, uçma ...
Oku: According to historian Robert Temple, Chinese texts described a form of parachute 21 centuries ago - Tarihçi Robert Temple'a göre 21 yüzyıl (2100 yıl) önceki Çin yazıtları bir çeşit paraşütü tarif ederler. Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Parachute Dur bakalım ameliyat ne işmiş ... A. |
İbn Finas 9. yüzyılda yani 1100 yıl önce yapmış paraşütü. Hala dediğim sınırlar içindeyiz.
A. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:00 . |