![]() |
Elif lam mim...
Teke Tek programı Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı...Aslında Tasavvuf şiiri konusunda uzman olan Gönül Tekin hanımefendiyi konuk ediyorlar, Gönül hanım Sümer yazıları ve Sümer tarihi konusunda eşsiz bir derya olduğunu gösterdi....sohbet çok güzel ve bilgilendiriciydi.Gönül Hanım El lah kültünede ısrarlar üzerine değindi ve El lah ın asur kökenli bir tanrıça olduğunu bir adının da kaab olduğunu ve onu sembol eden putunda siyah bir taş olduğunuda açıkladı. (Allah, kaabe, hacerül esved in kökeni)..bir ara Murat Bardakçı Gönül hanıma şu Kur'an da şifre gibi algılanan Elif lam mim harflerinin anlamınıda anlatsana.dedi...ama Gönül hanım burada anlatamam tepki alırım diye anlatmadı...ayrıca tartışmadan sonra bu konuya değiniriz anlamında kaş göz işaretleri yapıldı....şimdi bu konuyu bilen arkadaşlar varmı? acaba...
|
Sn. Ayata;
Sanıyorum Gönül Tekin de Huruf_u Mukatta harflerini İslam öncesi Arap şiiriyle ilişkilendiriyor. Şiirlerini okumaya başlarken dinleyenlerin dikkatini toplamak amacıyla yani ''okumaya başlıyorum'' der gibi ve şiirin makamına uygun bir vurgu ile harfler kullanırlarmış. ''Miiiim'' gibi, ''Nuuuun'' gibi. Diyanet'in şöyle bir açıklaması vardı: “ Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan Huruf-u Mukatta, Kuran'ın nazil olduğu dönemde Arap edebiyatında yaygın bir kullanıma sahipti. Şairler ve belâgat ehli bunları kullanırdı. Hatta bunun örneklerine İslâm öncesi şiir ve nesrinde rastlanmaktadır. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradığı için, bunların Kuran'da kullanılmasına karşı çıkan veya sorular yönelten olmadı. Çünkü bu tür kullanım onlara yabancı değildi. Hatta hiçbir saldırı fırsatını kaçırmayan İslâm ve Kur'an düşmanları bile bu harflerin kullanımına karşı çıkmadılar. Fakat zamanla, bu harfler kullanılmamaya başlandığından, tefsirciler bunların anlamını ve önemini tayin etmede güçlüğe düştüler.” Süleyman Ateş bu konuda şöyle diyor: Bu harfler dinleyenlerin dikkatini vahyedilen ayetlere çekme görevi yapar. Tıpkı telefon konuşması başında “alo” der gibi... İşte harflerin kısaca açıklaması budur." Huruf-u Mukatta konusunda Sodomo'nun çok güzel bir çalışması vardı. Konuyu merak edenler için: Huruf-u Mukatta |
sayın Pante aydınlatıcı bilgiler için teşekkürler...Ama Gönül Tekin hanım...elif, lam, mim kelimelerini bir tür ebced ile açıklayacaktı..Babilde İanna, marduk, nergal, nannar gibi tanrıları ifade eden bir takım harflerin olduğunu anlatıyordu sanki, sonra bu konu açıldı ne yazıkki bende o an çok dikkatli değildim.. :(
|
Alıntı:
Fahreddin el-Razi islam öncesi Arapların harflerle bazı nesneleri isimlendirdiğini söylemektedir. Örneğin : Para = ayn - ع Bulut = gayn - غ Balık = nun- ن gibi.. Gönül Tekin bunu kastetmiş olabilir. Keşke ekranda açıklayamadığını internette yazmış olsaydı. |
Gönül hanımın mukatta harfleri konusunda kem küm etmesini anlayamadım. Halbuki konunun civcivli bir tarafı yok, arkaik yönünü anlatacaktı bilimsel olarak.
Görülüyor ki, Tv'ler İslam ile ilgili hiçbir konuda ralite kaldıramıyor.Bu konular daha çok kitaptan kitaba akademik düzeyde işlenmek zorunda. Doğrusu ben de pek çok konuyu Tv'de söylemeye çekinirim hele Medine dönemi zor anlatılır bizim açımızdan ama mukatta harflerinin oluşumunu anlatmak, köklerine inmenin ne sakıncası vardı ki? Bu kadarına bile izin yok mu şimdi? Pante'nin bahsettiği "alo" durumu pek Mukatta harfleri için söylenemez. Ses ile ilgli değildir, yazım ile ilgilidir. Durum daha çok Cem YLMZ'daki gibidir. Yalçın Küçük bunu Cem Yalamaz okur mesela :) Veya pante'yi "pnt" diye yazmak gibi. Bunlar keslmiş harflerdir. Kasideye isim verilirken seçilen bir kelimenin (ki kasidenin anlamını en iyi yansıtacak kelime seçilir) kesilerek yazılmasıdır. İyi ama bir sorun vardı. Muhammed kaside şairi değildi, nesir şairi idi. Sorun da burada başladı. Nesir tarzında kaside yazmaya kalktı ama ipin ucunu kaçırdı. Mekke dönemi fena gitmedi ama sonra işin içine siyaset girdi. Yazdığına pek dikkat etmedi, anı kurtarmak adına biçimden çok içerik öne çıktı. Mukatta harfli surlerin bitişi ile birlikte şairlik de bitti. Bence sorulması gereken soru şu: Neden mukatta'lardan sonra vazgeçti? Bu onun şairliğini deşifre mi ediyordu? Kuran'a şair olmadığını söyleyen ayetler koyması, şairliğini gizlemeye çalışması fazlasıyla aşikar bir durum. Mukatta harflerinden vazgeçmesinin sebebi de bu idi bence. O şairlikten kaçıyordu. |
Süleyman Ateş'in öyle açıkladığını duymamıştım...
Geçmişte bulunduğum bir çok tasavvuf sohbetinde ise, nedense -şimdi aklıma takıldı- hep, iki şey sonsuza kadar sırrını koruyacak, biri insan biri Kuran, dendiğini ve hemen ardından da örnek olarak, Elif lam mim, verilirdi... Kimsenin açıkladığını duymadım... Çünkü mutasavvuflar bunu hep Kuran'ın sırrına örnek olarak verir... |
İlahi geleneğe aşina olanlar bilirler.
Sonsuzluk "O" na ait olduğu için, O'na ait olan tek bir din'in, bir önceki "Evre"sindeki inancın inanırları olan, Fani'ler için sonsuz görünen, bilinemez sanı-zan-zehabında bulunulan "Sır"lar, Tıpkı "Müteşabih ayet"ler gibi, Bir sonraki evrede kendini "İzhar" ederler. |
slm arkadaşlar konmuyla alakası yok yeni olduğum için başlık acamadım öğrenmek istediğim bir iki şey vardı konu ile ilgili bilgisi olan arkadaş bilgilerini paylaşırsa sevinirim
konu: elif lam mim in nerden geldiği ne anlama geldiği ile ilgili bilgisi olan arkadaş bunu paylaşırsa sevinirim TEŞEKKÜRLER |
Süleyman ateş Evrime Kuranı Kerimden kanıt getirmeye çalışacak kadar sapık ve İslam dışı görüşlere sahip olduğu için bu tür iddialarını kale alamıyorum malesef...
Bunlar Müteşabih(Anlamını Allah ve Allahın bildirdiği kullar dışında hiç kimsenin bilemeyeceği) ayetlerdir... |
Arkadaslar 1 saattir elifle ilgili bir yazi hazirladim fakat yollamaya calisiken hata olustu ve kayboldu. Nasil üzülcüm bilemezsiniz. O kadar saat ugrasip yazmistim. Neyse vaktim oldugu baska bir zaman tekrar yazmaya calisirim.
|
huruf-u mukatta harflerinin eski put ve tanrıların baş harfleri olduğu söyleniyor ama bu sadece bir teori,çünkü filolojik açıdan bir çok tutarsızlık var
örneğin: elif-uzza lam-lat mim-menat ra-ra (mısır tanrısı) ha-hübel ta-taus (melek-i tavus) |
hurufu mukatta türü örnekler islam öncesi arap şiirindede v ardır
|
Birer ezgi türü olabilirler.
Usullü ezgilerden veya usulsüz ezgilerden yani. Gurbet havası, yas havası, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, çöl havası, tören havası türünden şeyler. |
Bu konu hakkında yeni bilgiler var mı?
|
Elif, lam,mim...
Nedir bu elif,lam,mim...
Anlaşılır ve apaçık Kuran neden böyle bir üslup seçmiş. Ciddi soruyorum nedir, elif,lam,mim... |
Alıntı:
|
Bu sitenin biryerlerinde mantikli cevabina rastlamisdim,yok deyil var.saygilar
|
Bir radyo programında "ilim" anlamına gelebileceğini dinlediğimi hatırlıyorum.
|
Aşağıda şöyle bir açıklama var:
“ Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan Huruf-u Mukatta, Kuran'ın nazil olduğu dönemde Arap edebiyatında yaygın bir kullanıma sahipti. Şairler ve belâgat ehli bunları kullanırdı. Hatta bunun örneklerine İslâm öncesi şiir ve nesrinde rastlanmaktadır. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradığı için, bunların Kuran'da kullanılmasına karşı çıkan veya sorular yönelten olmadı. Çünkü bu tür kullanım onlara yabancı değildi. Hatta hiçbir saldırı fırsatını kaçırmayan İslâm ve Kur'an düşmanları bile bu harflerin kullanımına karşı çıkmadılar. Fakat zamanla, bu harfler kullanılmamaya başlandığından, tefsirciler bunların anlamını ve önemini tayin etmede güçlüğe düştüler.” Anlaşılıyor ki, İslam alimleri, Kuran için “Allah kelamı” falan deseler de, Kuran’ın var olan edebi yapısı, “Kuranın nazil olduğu dönemdeki” Arap toplumlarındaki yazar-şairlerinin kullandığı edebi form-biçimlere tamamen uyum sağlıyor, daha doğrusu “nazil” dönemindeki toplumun gerçek edebi-dini değerleriyle tam bir uyum gösteriyordu. http://toplumvetarih.blogcu.com/s-at...lah-mi/4252256 |
Sayın sodomo'nun Hurufu mukatta konusunu okumanızı önereceğim size..
Elif Lam mim diyerek vaat başlıyor.. Devamında Allah'ın herşeye gücü yeter(v.b.) denilerek dönüm noktası oluşturuluyor.. Son olarakta gördüğünüz yerde öldürün(v.b.) denilerek prestij sunuluyor.. Bilmeyenler için; Alıntı:
|
Alıntı:
Bir örnekte ben vereyim bari: "Ya Sin!" ne anlama gelebilir? "Sin" denilen şey, çok eski bir puttur. Önemli putlardandır. Bir putu ve putperestleri sözlü olarak yerle bir ettikten sonra neden adıyla çağırma hevesine kapılırsınız ki? Günümüzde çocuğuna put ismi veren müminler var, çok eğlenceli... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Aynı zamanda sadece “Elif, lam, mim” değil “Ta Sin Mim” gibi harf topluluğu ile başlayan süreler de var. Bunun gibi Elif Lâm Mîm Râ ve Elif Lâm Mîm Sâd harf dizileri de var. Diğerlerini de toplam olarak göz önüne alırsak tümü Arapça'daki 29 harften 14 tanesidir: Elif, Lam, Mim, He, Sad, Kef, Ayn, Sin, Kaf, Nun, Ra, Ya, Ta, Ha… Tabi bunlar İslamiyet öncesi şiirlerde belki tarihi bir olayı da vurguluyor olabilirler ama bu konuda ne yazık ki bir bilgim yok. Teke Tek isimli çıktığı son proğramda Gönül Tekin'e de bunun da Sümerlerle bir ilşkisi olup olmayacağı sorulmuştu ve Gönül Tekin verilecek tepkileri ön gördüğü için bu konuya girmek istemediğini söyledir ve sadece bu konuya çıkardığı bir kitabta değindiğini söylemekle yetindi. Ancak bu kitap satılmıyor sadece üniversiteler için ön görülmüş.. Bu yüzden maalesef bu şekilde bilemeyeceğiz. |
Konuyu merak eden arkadas vardi,simdilik bunu buldum.
|
Elif lam mim "ilim" olamaz. İlim sözcüğü elif ile değil, ayın ile başlar.
Bu Kuran harflerinde anlam aramak, araçların plakalarındaki harflerde anlam aramaktan farksızdır. Deliliktir, hezeyandır. Bunlar Kurana sanki bir keramet, bir esrar varmış da bir halta yarar bir menem iş anlatılıyormuş izlenimi vermek için konulmuş göz boyamalardır. 34 OUP 5198 ne anlama gelir, neyi şifreler ve ne gibi gizli sırlara işaret eder diye merak etmekten farksız bir aptallık ve bir hezeyandır. |
Bir kitaba neden şifre konur.Demek ki bir azınlık hedeflenmiş.Bu şifrelerin ne anlama geldiğini bilen bir azınlık.Örneğin "Ya Sin" kodlaması da öyle.Ya Sin'in ne anlama geldiğini bilen birileri var ama sıradan insanlar bilmiyor.
|
" Sana, Elif Lam Mim nedir diye soruyorlar.De ki onlara, bu Kur'an ın bir mucizesidir, gayb'ın anahtarıdır,bunu ancak bilen bilir...", diye bir ayet ya da benzeri bir ayet var mıdır Kuran-ı Kerim'de??? Yoktur. Peki niye yoktur??? Hadi Müslümanlığı seçenleri geçelim o dönemde, en büyük azman Ebu Leheb'in de mi aklına gelmedi bu Lam mim neyin nesidir diye sormak? Sormadılar, çünkü o dönemde herkes biliyordu ne olduğunu. Gelen Ayetlerden anlaşılacağı üzere, (" senin için herkes şair diyor,,,sen şiir bilmezsin,,,bu şairlerin sözleridir,,," ) yapılan eleştiriler ve sıkça sorulan sorular şiir üzerinedir.
Aklı başında Arap ilahiyatçılar,ilahiyat profesörleri bu Lam mim Cim' i tartışmazlar bizler gibi. Niye??? Çünkü, onlar biliyorlar bu kelimelerinin temelini ve nereden geldiğini. Fakat, bizimkiler Kur'an'ı tercüme ederken bu cümleleri tercüme edemediler doğal olarak ve aynen bıraktılar. Zamanla, bizler de Kur'an'ı okurken ( İslam öncesi Arap tarihi,kültürü,şiiri, edebiyatını hiç bilmediğimizden) bu bahsi geçen kelimeleri bir sır, bir mucize falan gibi kabullendik. İşi bilenler de ( çok iyi bildikleri halde) bu konuda susmayı tercih ettiler. Aslında burada tartışılan konu " Kur'an da geçen Lam Mim nedir?" değil de, İslamiyet öncesi Arap şiirinde sıklıkla geçen Elif Lam mim ne anlama geliyor olmalıydı...İslamiyet öncesi şiirde de geçen bu kelimeler, aynı Kur'an da olduğu gibi bir anlam ve mana içermiyor. O zaman bu şiirlerde de mi bir sır,ilahi kudret ve mucize var? Konuyu fazla uzatmadan küçük bir ip ucu vereyim ve bu olayın ne anlama geldiğini anlayabilecek misiniz bakalım...Günümüzden bir örnekle; Bir arkadaşınızın düğünü var ve siz erkenden gittiniz salona, anfiler kuruluyor salona,sazcı geldi, org cu geldi.Düzenek kuruldu ve en son şarkıcı aldı mikrofonu eline, " ses ses ses" , "deneme 123,deneme 123,deneme 123", " Sıh, sıh, sıh"... dedi. siz ne anlarsınız bundan??? Asıl konuya gelelim. Bu sır dolu harf'lerle başlayan Sure'leri hiç incelediniz mi? Nedense hep aynı sözlerle başlıyor ve ileriki aşamalarda Musa Peygamber'in hikayeleri tekrarlanıyor...(Bir Sure'nin dışında) Hep İsrailoğulları'nın hikayesi anlatılıyor ilginç ve benzer bir şekilde. Acaba şifre varsa Tevrat ile ilgili olabilir mi??? |
mukatta harfleri tek başına okunurlar ama tek başlarına ayet sayılmazlar, başlattıkları surenin karakteristikliğiyle ilgilidir bence bunlar. arap ilahilerine uygunluğu rastlantı olmasa gerek dolayısıyla ebced ile de ilgisi olabilir. bunlara anlam verilememesi apaçık rehber iddiasındaki bir kitabın (kitabin mübin- كِتَابٍ مُّبِينٍ) çelişkisidir elbette. başlattıkları surenin karakteristikliğine atıf olmaları bana daha mantıklı geliyor. qaf harfinin ifade ettiği karakteristik özellik qafiye (قافية), sad harfinin ifade ettiği karakteristik özellik husumet gibi
|
muhyiddin arabi, bu harfler için elif'in tanrı, yaratan, allah, zeus olduğunu(zeusu ben uydurdum haşa muhyiddin öyle bişey demiyor tabikide) lam'ın bağlayıcı olduğunu kime insana insanında mim olduğunu yazıyordu kitabında sanırım adı futuhatı mekiyye idi yeniden bakmam lazım ama; allah elif, insan mim aradaki köprude lam idi. kendince açıklamasında, ve cümleleri tasavvufvari hani okurken hmm demek bu manadaymış ne yüce anlamı varmış demenizi sağlıyor bulursam eklicem söz.
|
Arap edebiyatı geleneği en mantıklısı
|
"elif lam mim..." lerin anlamını muhammed de bilmiyordu. bir yerden araklayıp kullanmış.
ama bunları sömürmekten de geri kalmamış. http://www.sorularlarisale.com/print...e.php?id=17137 <<< Yahudî âlimlerinden Ebu Yâsir bin Ahtab bir kısım yahudî âlimleriyle birlikte, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) yanından geçtikleri bir sırada, Resul-i Ekrem (A.S.M.) Fatiha Sûresiyle, Bakara Sûresinin başı olan الم ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ.. الخ âyetini okuyordu. Ebu Yâsir'in kardeşi Huyey bin Ahtab bunu işitti, kendi kardeşi Ebu Yâsir'e dedi ki: "Biliyor musunuz, ben Muhammed'i dinledim, ona nazil olmuş olan Kur'an'dan الم ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ.. الخ (elif lam mim zalikel kitebü...)yi okuyordu." Yahudiler dediler: "Sen bizzat ondan bunu dinledin mi?" O dedi: "Evet, aynen dinledim." Bunun üzerine, Huyey bin Ahtab ve Ebu Yâsir, bazı yahudî âlimleriyle birlikte kalkıp Resulullah'a geldiler, dediler: "Yâ Muhammed, sana nazil olmuş olan âyetlerden الم ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ.. الخ yi okuduğunu hatırladın mı?" Resul-i Ekrem (A.S.M.) dedi: "Evet, hatırladım." Dediler: "Bu, sana Cebrail vasıtasıyla Allah'tan geldi değil mi?" Dedi: "Evet aynen öyle..." Yahudiler dediler: "Senden evvel gelmiş Peygamberlerden hiç birisinin müddeti ve ümmetinin zamanı seninkinden gayrı bilinmemektedir. Bu âyete göre, senin ümmetinin ömrü çok azdır.." Ve Huyey bin Ahtab yanındaki yahudîlere dönerek dedi ki: "Elif birdir, Lâm otuzdur, Mim ise kırkdır. Tamamı yetmişbir sene eder. Öyle ise, siz ey yahudîler! Ümmetinin ömrü sadece yetmişbir sene olan bir Peygamberin ümmeti olur musunuz?" Sonra Peygamber'e dönerek dedi: "Yâ Muhammed! Senin yanında bu âyetten başka bir şey var mıdır?" Resul-i Ekrem (A.S.M.) dedi: "Evet vardır..." Dedi: "Nedir?" Dedi: المص(elif lam mim sad) Huyey bin Ahtab bunu hesaplayınca dedi ki: "Bu evvelkinden daha ağır ve uzundur, yüz altmış bir sene eder." Huyey yine sordu: "Dahası var mıdır?" Resul-i Ekrem (A.S.M.): "Evet var" dedi. Huyey: "O hangisidir?" dedi. Resul-i Ekrem (A.S.M.) الر (elif lam ra)kelimesini söyleyince, Huyey: "A.. bu daha ağır ve uzundur, ikiyüz otuzbir sene eder." Yine Huyey Peygamber'e sordu: "Bundan başka da var mıdır?" Resul-i Ekrem (A.S.M.): "Evet var" dedi ve المر (elif lam ra)yi okudu. Yahudî Huyey bunu duyunca daha da afalladı, "Bu daha ağır ve uzun ve ikiyüz yetmişbir sene eder." dedi. Huyey bütün bunları Peygamber'den duyunca: "Yâ Muhammed! Senin emrin, işin bizi şaşırttı. Bilemiyoruz, müddetin az mıdır, yoksa çok mudur?" Ve kalktılar gittiler. Giderken yolda Ebu Yâsir, kendi kardeşi Huyey'e ve beraberindeki yahudî âlimlerine dedi ki: "Mümkündür; bütün bu rakamların toplamı Muhammed'e verilmiş olsun. Bunların yekûnu ise, yedi yüz kırk üç yıldır." >>> çevir kazı yanmasın.. |
Alin Hepsi Burada var
http://www.mirach.org.uk/advanced/sytext01.html
3: Ates, Su, Hava 7: Gezegenler 12: Burclar 22 Harf oluyor toplamda. Yahudilerden alinmis bir sekil. Surdanda Arap-Yahudi alfabesi arasindaki gecislerden hangi harf neye denk geliyor gorursunuz. http://en.wikipedia.org/wiki/History..._Semitic_abjad |
DIL ENGELI -LANGUAGE BARRIER
http://www.free-minds.org/Old/articl...e/language.htm Dr Ayman'in bu makalesinde öne sürdügüne göre "hurufu mukatta"nin her biri harf degil kelimedir. O yüzden harf harf degil kelime olarak yani bitisik yazilmislardir. Kurân "halkin dili"nde inmistir; o yüzden halkin kullandigi seslenisleri, deyimleri, argolari... icerir. Örnegin sûre 20 TÂHÂ ile baslar. طه "Beyefendi!" anlaminda bir seslenistir. Arapcanin klasik sözlüklerinde bunun aciklamasi: معناهُ يا رجُلُ بالحَبْشِيَّةِ طَهْ مجزومة : إِنها بالحبشية يا رجل TÂHÂ 1,2: طه مَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لِتَشْقَى Beyefendi! Bu kurân'i senin zahmet cekmen icin indirmedik. * TAS (طس): gömülmek, odaklanmak. Neml 1: طس تِلْكَ آيَاتُ الْقُرْآنِ وَكِتَابٍ مُّبِينٍ Odaklan aciklayan kitabin, kurân’in bu âyetlerine. * TASAM (طسم): bileglemek didik didik etmek. Suârâ 1-2: طسم تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ Didik didik et aciklayan kitabin bu ayetlerini. * HAM (حم): bir amacla, planli. Aciklama: حَمَّهُ: قصد قصده.- اللّه كذا: قضاه وقدّ ره حُمَّ يُحَمُّ حَمّا :- الأَمرُ: قُضي؛ (حُمَّ): الأمْرُ بالضم (حَمّاً) قُضِيَ وله ذلك قُدِّرَ وحَمَّ حَمَّهُ) قَصَدَ قَصْدَهُ) Mumin 1-2: حم تَنزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ Bir amacladir bu kitabin üstün, bilen Allah’tan indirilmesi. * ASAK (عسق): hayat verme pollenleme Sûrâ 1, 2, 3: حم عسق كَذَلِكَ يُوحِي إِلَيْكَ وَإِلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكَ اللَّهُ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ Planli bir sekilde hayat vermek üzere üstün, bilge Allah sana ve senden öncekilere iste böyle vahyeder. Sevgi ile, Hasan Akcay |
Bir dostumuz çok eksik yazmış, diyor ki; ''Kurân "halkin dilinde'' inmistir; o yüzden halkin kullandigi seslenisleri, deyimleri, argolari... icerir.''
Aslında şöyle deseydi, daha gerçekçi olacaktı; ''Kurân " Arap halkının dilinde ''inmistir; o yüzden Arap halkının kullandigi seslenisleri, deyimleri, argolari... icerir. FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK... |
kutsal geometriye göre boyut kapılarını açan üçlü.
|
Alıntı:
Boyut kapıları da ne ola ki ? X-Files filminden bir replik gibi olmuş sayın arya biraz açsanız da öğrensek. |
Baska bir forumda yaziyordum burayada ekleyeyim. Su mesaj olayini halledeyim baslik acacagim Hz. Ali ile ilgili.
Yahu dilinin kokeni olan Kenan dilinin harflerini iyi incelemek lazimmis. http://en.wikipedia.org/wiki/Phoenician_alphabet Elif = Okuz (okuz basi) = A harfinin kaynagi (okuz basinin ters sevrilmis hali) Lam = Goad (yani durtmek yada saban) = L harfinin kaynagi(tarla surme aleti) Lam linkinden devam ediyorsun. Misir tanricasi Neth cikiyor karsina. Ra = Ali => annesi ve lakabi kutsal inek. "As mother of Ra, she was sometimes described as the "Great Cow who gave birth to Ra"." Mim = Su. yani gene donup dolasiyor. Elif-Lam => Kutsal evlilik Mim => Ortaliginin sulanmasi = Zemzem suyu Elif-Lam-Mim => Ilkbahar gelisi http://www.agnostik.net/images/smilies/icon_e_smile.gif Gene alfabedi Ayn = Goz demek. Simgesi yuvarlak. = O harfi. Hatirlanacagi uzere Elif Allah, Mim Muhammet, Ayn Aliydi. Ali= Goz = Ra (Neth'in (kutsal inegin) oglu). |
Alıntı:
Is ebced hesaplarina dokulmus anlasilan.. |
resmen hitabete büyü ile başlıyor. bazı tanrıların isimleri anılıyor sanırım
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:18 . |