![]() |
Önce Kürt, Olmadı Demokratik, Açılım
Politika bölümünde açılım neden konuşulmadı merak ettim... :der:
Az yaygara kopmadı ülkede, Livaneli içli bir yazı döşedi AKP ile buluştu, S.Aksu "son kadı" sıfatına kavuştu malum... Kürt Açılımıydı, döndü dolaştı Demokratik oldu, şimdi de açılımdan vaz geçilmiş "süreç" kelimesine geçilmiş... Bu konuya bakışınız nedir? |
Alıntı:
Bu sürecin daha yeni başladığı bir dönemde başka bir başlık altında ( sanıyorum bask modeli başlığıydı) düşüncelerimi ifade etmiştim. Malesef ülkemizde ilkokuldan başlayarak tüm eğtim kademelerinde bir bölünme paronayası, insanları tek tipleştirme sevdası, Türk ırkının ustunluğu vurgusu üstüne kurulmuş. Aynı şekilde Develtin burokrasisi ve diğer alanları bu temeller üzerine kuulmuş. Bu nedenle bu açılımın uygulanmasının çok zor olduğunu bahsetmiş ve demokrasi, özgürlükler ve farklılıklar anlamında çok fazla bir beklentim olmadığını bu kelimelerlede olmasa benzer kelimelerle ifade etmiştim. Sanırım zaman beni haklı çıkartıyor. Sanırım ortaya içi boş birşey çıkacak. Ama şunuda ilave edemeden duramayacağım, çağa ne kadar direnilse direnilsin sonuda zaman çağın gereksinimlerine mutlaka karşılık verecektir. Birgün mutlaka ülkemizde Demokrasi, özgürlükler, barış ve kardeşlik sağlanacaktır. Suyun akışını engelleyemeyeceğiniz gibi çağın gerektirdiklerinide engeleyemesiniz. Belki sadece biraz geçiktirebilirsiniz. Açılım konusundaki düşüncelerim ne kadar isabetliyse bu konudaki düşüncelerimin isabetinden o kadar eminim. saygılarımla... |
Bu ülkede demokratlaşmanın çok uzun süreceği çok açık, hiç birimizin bu sürenin sonunu göremeyeceği bir gerçek...
Ancak, bu sorunun çözümü, ülkenin demokrasi çözümüyle de doğrudan alâkalı görünmüyor bana şahsen... Önce kürtlerin kendi içlerindeki ilkel düzene -toprak ağaları, aşiret, kadının hayvandan değersiz durumda olması, vs vs- bir dur demesi gerekiyor... Bizzat devlete karşı verdikleri bu mücadeleyi, kendi başlarındaki eğrileri için neden vermediklerini hep merak ederim ve bunu yapsalardı, çözüm adına bir hayli yol alabilirlerdi şu ana dek, diye düşünüyorum... |
Mesajları kökten silmenin mantığını anlayamadım, unbe'nin ilk mesajında hiç bir ihlâl yoktu...
Tanrı varlığı yokluğu ve dinlerin tartışıldığı bir sitede, bu konuda konuşulamaması ilginç... Bu mesele mi kutsal oldu şimdi? |
Bu açılımlar tamamen göstermeliktir.
Asıl gaye terörün önlenmesi değildir. ABD'nin Kuzey Irak'tan çekilmesi konusunun değerlendirilmesi sonucunda Kuzey Irak'ın varlığını koruma ve PKK gibi farklı yapılanmaları bölgeden uzaklaştırma kararıdır. Bölgeden uzaklaştırılacak olan PKK'nın konuşlanacağı bir yer olmaması ve artık misyonunun sona ermesi ve bundan sonra siyasi mücadeleye ağırlık verilmesi nedeniyle alınan PKK'yı tasfiye kararının uygulamaya sokulmasıdır amaç. Bunu öyle sunmadılar, terörün terkedilmesi fırsatı olarak sundular ve bunu bir demokratik açılım pazarlığı görüntüsüne soktular. Kürtlerin ve Türklerin sorunları böyle demokratik açılım aldatmacalarıyla çözülmez. hep birlikte göreceğiz. seneye, 2-3 sene sonra da ve daha sonrasında da bu sorunlar konuşulmaya devam edilecek. Çözüm demokratik devrimdedir. Kürt halkını feodal beylerin elinden kurtarmak, terör örgütüne mahkum düşünceden özgür düşünceye kavuşturmak ve şovenist-milliyetçi anlayışlardan arınmakla sağlanır. Demokratik devrim barışçı yollarla da mümkündür. Yeter ki halk desteğini alan kararlı bir devrimci iktidar olsun. |
iletiler kökten silinmedi sevgili esron.
ilgisiz iletiler taşıdım.orda duruyorlar. |
Tespitlerin bir kısmına katılırım Pante...
Gelgelelim Kürt halkını feodal beylerin elinden kurtarmak işi zor biraz, devrimci iktidar ise ütopya... Bu durumda ne olacak? Kürt halkının bir bölümü sürekli ezileni oynadığı ve bununla beslendiği sürece, gerçeği görmek istemediği sürece, nasıl bir gelişme olabilir ki? |
İlk iletini niye taşıdın o zaman unbe? O gayet konuyla ikgiliydi de... :)
|
kürt sorunundan yabacılar,kirli siyasetçiler ve imralı elini çekip iki halkı karşı karşıya bıraksalar ve bu iki halk aralarında bu güne kadar gelişen komşuluk,akrabalık,insanlık adına yeni bir anlaşma yolu bulacaklardır eminim..
Ama bundan rant sağlayacaklar asla bu imkanı kullandırmaz karıştırır önce en baştakileri; sonrada iki halkı karşı karşıya getirip öldürerek silahlarını satar politik isteklerini dayatırlar.. Her iki halk içinde üzgünüm.. Bu oyunların bozulmasını diliyorum.. Bıraksınlar kötü siyaseti HALK açlımı yapsınlar.. saygılar.. parmis Güneşin_kızı |
Kapitalizm geliştikçe Kürt ağaları da yok olacak zaten zaman içinde. Şu anda bile doğuda geçmişe göre çok azalmış durumdalar. Ağaları yok etmek için devrime filan gerek yok. Ekonomik yatırımlar ve hukuk devletinin daha doğrusu hukuk kurallarının kendisini hissetirmesi ağalık sistemini zaten yok ediyor.
Ayrıca Kürt sorununu Kürt ağalarının hakimiyetine indirgemek doğru olmadığı gibi gerçek hedefi de saptırır. Dersimin adını Tunceli yapan Kürt ağalar mıdır yoksa Başbakanının İnönü Cumhurbaşkanının Atatürk olduğu devlet midir? Kürt çocuklarını Türklük andı okumadan içeri sokmayan milli eğitim anlayışını Kürt ağalar, hocalar mı egemen kılmıştır? Sorun ağa meselesi filan değildir. Türk milliyetçiliğinin Kürt halkını asimile etme meselesidir. Cumhuriyet rejiminin en büyük zaafı bu konuda olmuştur. AKP açılımı doğrudur, gereklidir. Zaten gördüğümüz gibi PKK bu açılıma şiddetle karşı çıkmış ve DTP yi dolaylı yoldan tehdit etmiştir. PKK demokratik çözüm istemediği için demokratik açılım onları rahatsız ediyor. Neden rahatsız ediyor çünkü Bask sorununda olduğu gibi devletin geniş özgürlükler sağlaması ayrılıkçıların sayısını son derece azaltacaktır. PKK bundan dolayı rahatsız. Benzer şekilde Türk milliyetçileri/ulusalcıları da bu gelişimden rahatız. Hem Kürt milliyetçileri hem Türk milliyetçileri Kürt açılımından rahatsız durumda. Çünkü ideolojiler benzer. AKP, Nazım Hikmet'e vatandışlığını geri verdi, 1 Mayıs'ı gene bayram yaptı. Kendini sol sayan CHP'nin, DSP'nin yapamadığını yaptı. Tebrik etmek lazım. Kürt sorununda da tam çözüm olmasa bile önemli başarılara imza atabilir AKP ama CHP-MHP ayağına dolanıyor. |
Cem
AKP 1 mayısı bayram yaptı ama taksimi yasakladı.bu yaptıkları olsa olsa göz boyamak için yapılmıştır düşüncesindeyim. |
AKP ile hayata bakışı taban tabana zıt insanların, eğitimde, hukukta ve toplum yaşantısını ilgilendiren her alanda AKP'nin yaptıkları kabak misali ortadayken ve bu, ne yapamayacağının kanıtıyken, konu Kürt meselesine gelince birden AKP'yi başarılı bulmaları, insanın düşünme şeklinin ne kadar oynak olabileceği konusuna yeni bir örnek getirmekten öte bir öneme sahip değildir...
Doğuda ağaların azaldığı, gibi camı kırık gözlüklerle olaya bakarsak, sorunun dibine ineceğimizi hiç düşünmüyorum... Hele de bu Türk milliyetçiliğinin Kürt halkını asimile etmesi, fikrini yıllardan beri düşünmekteyim ama ne kadar uğraşsam da bu görüşün içinde, hani derde derman olacak bir parça, bir nebze bile adalet bulamam... Türkiye'de iki etnik grup yaşamaktadır sanki ve bunların birne Kürt, diğerine Türk denmektedir... Böyle bir tanımlama sadece ülkesiyle, toprağıyla uyum sağlayamayan Kürtlerin dile getirdiği bir düşüncedir, asla da tüm Kürtlerin böyle düşündüğüne inanmam... Böyle bir asimile etme düşüncesini de, bir kaç slogan söylemi, aklı başında hiç kimse kabul etmez, bu ülkede Kürtler, her meslekte yer alırken ve hatta Cumhurbaşkanı olmuşken... Kürtçe nedeniyle bu asimilenin olduğu çok söylenir ama hiç bir ileri ülkeye gidip, dilini bilmeden adım atamazken, kendi ülkesinin dilini öğrenmemek, olsa olsa yine Kürtlerin sorumluluğunda olan bir sorundur... Bu ülkede Türkçe öğrenmeyiz diye inat eden ve dil bilmediği için de, toplumun bir çok alanında yer alamayan, alamadığı için de "bu ülkede demokrasi yok" diye ve bire bin katarak hazırlanan dosyalarla, örneğin İsveç'e iltica eden Kürtlerin, orada yaşayabilmek için çatır çatır İsveççe konuştuğunu kulaklarımla duyduğum için, bu beylik yaklaşımlar, bana gerçeği işaret etmiyor... Kısaca, Kürtler, sorun dedikleri konuyu çözmek için önce kendilerine bir çeki düzen verecek, sonra oradaki hukuksuzluklar ve haksızlıklar - ülkenin neresinde yok ki bu haksızlıklardan? - tüm ülkenin demokratikleşmesiyle çözülebilir ancak... Gerçeği doğru tespit etmeyerek, terörü meşrulaştıracak yaklaşımlar sergileyerek, hele hele CHP veya MHP gibi partileri yere batırırken, AKP gibi adı dışında herhangi bir yerde temiz herhangi bir hatıra bırakmayan partiyi "haklı" bularak bu iş çözülmez... |
Alıntı:
Alıntı:
Ancak AKP nin ayakta kalabilmesi İslami düşünceyle olmaz. Laik güçler buna izin vermez. Bu durumda AKP nin tutunabileceği tek dal var: demokrasi ve özgürlükler. Bunları salt takiyye olarak yapmıyorlar. Bu kadar çok takiyye olmaz. AKP, avrupanın hıristiyan demokrat partilerinin modeline giriyor, evriliyor. Bu desteklenmelidir. Şeriatçi bir parti olarak kalması yerine demokrasiye yönelmiş bir İslami parti teşvik edilmelidir. Bu bizim de çıkarımızadır. AKP ne kadar tutarlı ve kararlı yapacaktır bunları, bu bakımdan şüphelerim var elbette. Ama yönelim var bu bir gerçek ve başaramazlarsa bile bu yönelim desteklenmelidir görüşündeyim. |
Alıntı:
Kapitalizm ağalığı yok etmez, feodalitenin tasfiyesi devrimle olur ancak. Devrim yapılamadığı için 80 yıldır ağalıklar, beylikler yokedilemiyor, edilemez. Sistemin bir parçası olmuşlar artık. Bütün ağalar, aşiretler dedelerinden aldıkları mirası sürdürüyorlar. Aralarında eksilmiş olan, yokolmuş olan yok. Bunlar yanlış bilgidir. Alıntı:
En büyük sorun ekonomiktir yani. Tabi ki sonrasında insan gibi yaşamak, insan gibi muamele görmek isterler, dillerini, kültürlerini kullanmak isterler. Ne çekiyorlarsa geri kalmışlıktandır, fodalitedendir. Kapitalistlerin ve devletin güneydoğu'ya yatırım yapmamaları, hizmet götürmemelerindendir. Alıntı:
Neden destek görmemiştir ve CHP'ye teröristlerle işbirliği suçlaması yapılmıştır? Bunu yapanlar arasında bugünün AKP'lileri o dönemin Refah Partilileri de mevcuttur, unutmadık henüz. CHP aynı yerinde duruyor, AKP bu noktaya geldiyse ABD-AB dayatması ile gelmiştir, kendi gelişmesiyle değil. Dış etkenler olmasa şimdiye kadar çoktan ülkeyi karıştırmışlar, iç savaşa yol açmış olurdu bunlar. |
Alıntı:
Gördüğünüz gibi, bu anlayış, kapıları baştan kapatan bir anlayıştır... Kapıyı kapat, anahtarı denize at, sonra da beni içeri almıyorlar diye bağır çağır... Adil değil... |
Alıntı:
Siz dağ Türkü, kart-kurt'un ne zaman çıktığını dahi bilmiyorsunuz, ne tür yanlış şeyler ortaya koyuyorsunuz. Dağ Türkü iddiası 70'li yıllarda bir emekli albayın yazdığı kitapta ortaya atılır. O dönem milliyetçilerinin gözünde Kürtler bir Türk boyudur. Orduda da bu görüş yaygındır. Bu Dağ Türkü iddiası bu kesimde geçici olarak tutar. Halkın, devletin benimsediği bir görüş değildir. Bugün dağ Türkü iddiasını dillerinde sakız yapanlar Kürtlerdir, Türkler değil. Aynı "En iyi Kürt, ölü Kürttür." sözü gibi. Bir Türk'ten duymadım şimdiye kadar. Şimdi diyorsun ki "dağ Türkü kabul edildikleri için yüksek mevkilere gelebildiler." Dağ Türklüğü 70'li yıllarda çıktı. Ama Kürtler 1923'ten beri devlet kademelerinde en yüksek mevkilerde yer aldılar. "Türküm" dediği için. "Kürtüm" dese yüksek mevkilere gelemezdi" diyorsun. Kim kime, nereye diyecek bunu Cem? Milletvekili olmak, bakan olmak, başbakan olmak için bir yere gidip "ben Türküm" mü deniyor. Ya da kim "Kürtüm" diyeni getirmiyor vekilliğe, bakanlığa. Bunların tümü yalan-yanlış bilgiler. Kürtüm dediği için hiç kimse politikadan, milletvekili, bakan olmaktan engellenmedi şimdiye kadar? Örneği olan varsa versin, araştıralım. Osmanlı' da yokedilmiş bir Türk kimliği altında Türkmen'i, Yörük'ü, Kürd'ü, Çerkes'i, Arnavut'u birleşmişler. Şimdi şovenist Kürtçüler çıkıp kimlik meselesi yapıyor. Olabilir, ama bu "geçmişte Kürdüm diyenler yüksek mevkilere gelemediler" iftirasına kadar varmamalı. Kimse geçmişte milletvekili, bakan olmak isterken "Kürdüm" demedi, demeye gerek de duymadı. |
Alıntı:
1 Mayıs'ın tatil olup olmaması hiçbirşeyi değiştirmez. Solcular tatil olsa da olmasa da 1 Mayıs'ta meydanlarda oluyorlardı zaten. AKP'nin göz boyamak için yaptığı sirk maymunu numaralarına kim aldanır ki? Ayrıca meydanlarda toplanan emekçileri döven polisler, Fettullahçı çetelerin denetiminde değil mi? Alıntı:
|
Alıntı:
Ancak özellikle yukardaki alıntınızla ilgili olarak, bu tarihi gerçeğe ve doğru tespite neden karşı çıkılıyor anlamadım. Yapılan bir icraatın doğrumu yanlışmı olduğunu anlamak için icraati yapan kişilerin kimliğine mi bakılır yoksa icraatin kendisi mi bakılır. Yukarda verilen ve benzer birçok icraat, icraatın kendisi mi yanlış, yoksa bu icraatları yapan akp olduğu için mi yanlış. Evrensel anlamda Sol ve Demokrasi anlayışının siyasi karşılığı malesef ülkemizde bulunmamaktadır. Emekten, Demokrasiden, Özgürlüklerden yana bir anlayış bulunmamaktadır. Kendini bu anlayışta olduğunu ifade eden siyasi harket malesef söylem ve uygulamları bu anlayışın tam tersi olmaktadır. Bu nedenledir ki bu anlayış, çok uygun konjukture rağmen, akp karşıtı geniş koalisyonun verdiği desteğe rağmen, kerhen destekleyenlere rağmen, geniş halk kesiminden, varoşlardan, emekçi kesimden destek bulamamakatdır. Sadece burjuva sınıfı, birkısım laik ve statukocu kesimden destek bulabilmektedir. Solu desteklemesi gerekenler sağı, sağı desteklmesi gereken kendini sol ifade edenleri desteklemektedir. Burda ya halk rotayı saşırmış, yada siyaset yapanlar. Bence siyaset yapanlar rotayı saşırmış durumda. Yukardaki açıklamanın bence karşılığı; Evrensel Solun ve Demokrasinin siyasi karşılığı olmadığıdığından bu boşlukların bazılarını akp dolduruyor. |
Saygideger arkadaslar;
Siyasi ve iktidar icerikli, bir acilima ne isim takarsaniz takin; sorun cozulemez. Sadece sorunu cozme adina, iktidara gelecek olanlar veya iktidarini korumak isteyenler; kendi ideolojik/inancsal cikarlari ve amaclari temelinde; sorunu arac olarak kullanirlar. Taki amaclarina erene kadar. Sorun; ideolojik/inancsal dogrular arasi savasim sorunu degildir. Sorun insan haklari ve kisisel hak ve ozgurluklerin taninmasi ve antiayrimci hukuk temel ve guvencesinde korunmasi ve uygulanmasi sorunudur. Kurt varmidir? Vardir? kendine gore bir dili, bir ananesi, toresi var midir?, vardir. Peki bu bir Anadolu da, fark midir?, Farktir. O zaman yapilacak iki sey var? Bu farki ayiracakmisin?, yoksa bu farkla birliktemi yasayacaksin? Bu farkla birlikte yasayacaksan; o zaman o farkin farkina varacaksin ve farkinin hak ve ozgurlugunu taniyacaksin. Soyle bir ornek verelim. Vucudumuzdaki organlar ve gorevleri, isleyisleri biri birinden farklimidir?, farklidir. Peki farkli olan bu organlardan birini vucudumuzdan ayirirsak; vucudumuz o organsiz ve onun islevi olmadan eski halini korur mu? Korumaz. O zaman, demekki neymis! Her organ biribirinden farkliymis ve bu farklar butunu bizim vucudumuzu meydana getiriyormus. Iste Anadolu da, bu ornekteki gibi; farkli farklardan olusan bir vucuttur. Saygilarimla; evrensel-insan |
bu sorun derin ve yılları alabilecek bir çözüm sürecidir.bunu günlere sığdırmak hata olur.bende bir kürdüm ama hükümet'in yol haritası bana hiçte ciddiye alınacak birşey gelmiyor.
nedne diye sorarsanız halen insanlar ölüyor bu ister asker ister gerila olsun fark etmez sonuçta ölen insandır,ve eğer hükümet gerçekten bu sorunu çözmek istiyorsa ilk önce operasyonlaru durdursun operasyonlar durarsa çatışma olmaz çatışma olmassa insanlarda ölmez ve ikinci büyük aktifliği yapsın ki bu önemlidir.askeri anayasayı değiştirsin.bu olursa ancak çözüm gelişebilinir. |
Alıntı:
Ayrıca CHP'yi destekleyen yoksullar, varoş müdavimleri yok mu sanıyorsun? Istersen bi Ege'deki fakir Alevi köylerini gez. Mamak'ın varoşlarında duvarlara çizilen altı okları, CHP ve DSP sloganlarını gör. CHP'nin milliyetçi bir damarı olduğu doğru ve bu milliyetçilik elbette eleştirilmeli ancak CHP'yi "fazla laik" olduğu için eleştirenler ya gerici, ya da aptaldır. |
'Türk tarafı insan haklarını Kürtlere henüz tanıma noktasına gelmiş değildir. Gerçi Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisindeki Türklere de insan haklarını doğru dürüst tanımaz.'
'Türkiye’de Türk idare eden, geriye kalanlar ise idare edilenlerdir. Ama iş orada da durmaz. Dil, din, ırk, cinsiyet farkının daniskası yapılır Türkiye’de... Türkçe’nin dışında dil, Sunniliğin dışında din olamaz. “Görüldüğü yerde ezilmelidir”... Ve, Türkiye’nin sınırları içerisinde sadece Türk kültürü geçerli olacak. Oraya kadar da yetmez, Türkiye’nin sınırları içerisinde olan herkes, “Ben Türküm, ne mutlu Türküm diyene” andı içecek her sabah. Yani köklerini unutup Türklüğü kabul edecek. Bu da bu işe yakın bir gelecekte çözüleceğine ilişkin bir işaret vermez.' 'Türklere göre ise, devlet güçleri ile teröristler aynı terazinin birer kefesine konamaz. O nedenle teröristler silah bırakıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teslim olmalıdırlar. Sonra? Kürt ağzını poyraza açsın ve sıfırdan başlasın başlayabilirse... ' 'Kürtler (PKK) sadece Türkiye’ye göre terörist faaliyetlerin içindedirler. Dünyanın çoğu ülkelerinde PKK Ulusal Kurtuluş Savaşı veren bir örgüttür ve bu savaşı vermekte olan Kürtler haklıdırlar. Kürtler dünyada devleti olmayan en kalabalık ulusturlar. Ve devlet kurmak haklarıdır. “Biz Türküz” diyenler ayrıca “Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK ile görüşmez. PKK lideri Abdullah Öcalan’la da görüşmez” görüşündedirler. Peki öyle ise kiminle görüşecek Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri? Sokaktaki Kart Kurt’unan mı? ' Türkiye Cumhuriyeti Anayasası zaten Kürtlerin ve diğer etnik grupların haklarını korusaydı bu savaş çıkmazdı. Bu anayasayı ve kamu hukukunu yapan Kürtler değil Türklerdir. Çözüm aranırsa gerçekten, evrensel insan hakları ile uluslararası hukuka baş vurulur... arif hasan tahsin 14 eylül yazısından alıntıdır. |
Alıntı:
Peki günümüzde batıda Hıristiyan Demokrat partiler o vahşi ortaçağ hıristiyanlığının siciline sahip olmalarına rağmen demokrasinin temel değerlerini kabul edip mecliste yer almışlarsa, meşrularsa neden bir benzeri de İslam toplumlarında örneğin Türkiyede olamasın? Elbette olabilir. Nasıl ki saçları açık, bikini giyen, modern ama namaz kılıp oruç tutan bayanlar varsa İslamın sembolik değerlerini savunan ama asıl olarak demokratik değerleri öne alan İslami parti de mümkündür. Elbette bu tür partilerin tutarlı ve tam performanslı bir demokratik çizgi izlemeleri mümkün olmayabilir ancak çoğulcu sistemde kabul edilebilir düzeyde meşru varlıkları mümündür. |
Alıntı:
Hepimiz biliyoruz ki Kürtler=PKK değildir. Özlemi bu olanlara ve teröre Kürt-Türk savaşı havası vermek isteyenlere ancak ırkçı faşist gözüyle bakabiliriz. Dünyada kimin nasıl tanındığı önemli değildir. Kimin nasıl tanıtıldığı önemlidir. PKK, dünyada terör örgütü listesinde yer almış bir örgüttür. Kürtler=PKK göstermeye çalışmak, Kürtleri terörist göstermeye çalışmakla aynıdır. |
Alıntı:
Farkın hak ve özgürlüklerini tanımak derken neden bahsettiğinizi öğrenebilir miyim? Ülkede, din ve adaetlerden kaynaklanan kişilerin "birey olamama" sonucu, demokrasinin bir türlü oturamamasından dolayı, eline gücü geçirenin herkese yaşattığı adaletsizliklerin dışında, Kürtlerin yaşadığı adaletsizlikler nelerdir, örnekleyebilir misiniz? Başka herkeste olan ama Kürtlerde olmayan hak ve özgürlükleri de örneklemenizi istiyorum mümkünse... |
Sayın Molloch
Tabiki Bir Sosyal Demokrat içinde laiklik kavramı çok önemli. Zaten laiklik demokrasi kavramının olmasa olmazıdır. Demokrat bir ülke herzaman laiktir. Ama bence sadece laiklik vugusu sosyal demokrasiyi yansıtmaz. Dikkat edersen bir kısım laik kesim demişim yani laiklerin hepside desteklediğini düşünmuyorum, destekliyorsalar bile kerhen destekliyordur. Sosyal Demokrasilerde, demokrasi anlayışı olmadan sadece laiklik kavramı hiçbirşey ifade etmez. Unutmayalım saddam rejimide laikti. Bunları söylerken alıntı yaptığınız yazmda laiklik savunduğu için herhagi bir eleştiri yapmadım. Sadce bazı kesimle laiklik nedeniyle desteklediğini vurgulamak istedim. Solu desteklemesi gerekenler sağı, sağı desteklemesi gereken kendini sol ifade edenleri desteklemektedir. Bakırköyde, Şişlide, Kadıköyde emekçilerin yoğun olarak yaşadığını düşünmuyorsunuz umarım. Yada Umraniyede, Samandırada, K.Çekmecde burjuvanın ağırlıkta yaşadığını düşünmuyorsunuzdur. 90 lara kadar bu durum mevcut tablonun tam zıtıydı. |
Alıntı:
"Çatışma olmazsa insanlar ölmez" elbette... Cevaplanacak soru şudur: Hangi şartlarda çatışma olmayacak? Terörün tanımını değiştirerek düşünen hiç bir zihniyetin bu soruna çözüm üretmesi ihtimal dahilinde olamaz... Ayrıca, PKK = Kürtler, algısının, yıkanmış beyin ürünü olduğunu düşünüyorum ve olaylara asla böyle bakmayan bir çok Kürte haksızlıktır bu... |
Alıntı:
ve gelipte medya ağzıyla burda yazma yorum yapma |
Alıntı:
Ne milyonları? Hangi miting milyonları görmüş bugüne kadar? Abartmayın. "Kürtler PKK'lıdır. ben de Kürdüm" diyen PKK'lıdır ve terörist sempatizanıdır. Bunun başka bir açıklaması yok. Ben medya ağzıyla yorum yapmıyorum ama sen terörist sempatizanı ağzıyla yorum yapıyorsun. |
Yahu bu kürtler de gerçekten ne çok geri kalmış insanlar! eee bu da demktir ki bu çağdışı görüntüleri ile her halükarda biz yani medeniyet denen dişliyi tek tek kırmış çağa ayak uyduran,asri bir millet olan biz ne derse onlar hakkında neyi münasip görürse doğrusu budur!
Cehaleti eğitim yolu ile vatandaşına veren, reva gören tek ülke biz olmasak da bu konuda araplardan hiç de geri kalır yanımız yok. sahi mümkün mü Kürtlerin şu anda yaşanan çağdan bu kadar ayrı gezmeleri ? bu kadar zamana duyarsız kalabilmeleri. Hadi o bölge ve insanları hakkında hiç bir şey görülmek,duyulmak istenmiyor olabilir de birileri de kalkıp sormaz mı? bu adamlar bu kadar geri yaratılışlı iseler! şu meclisteki temsilcileri ne anlatıyor? binlerce kişi nasıl meydanlara toplanıyor? o meydanlardaki Kürt kadınları nasıl bu gerilik ile zılgıt çekebiliyor? nasıl kaç zamandır kadınlar o bölgede "Biz Kadınız Kimsenin Namusu Değiliz" diyebiliyor. Bunu meydanlarda bağırabiliyor? Şimdi ben de kalkıp batı illerinden birinde gidip bir kırsala yakın, geleneklerinde esnememiş bir yerleşim yeri bulup, Türk halkının ilerleme düzeyini sürekli o yeri örnek göstererek dile getirsem ne kadar gerçekçi olur acaba. Bakın bu sitede ben,shopen,özgür sizlerden ne kadar da geriyiz değil mi? Hatta ben daha yazacaktım ağam izin vermiyor:) |
Alıntı:
|
Alıntı:
asimile edilen kürtlermi acaba.....bu en büyük yalandır..Hakkari örneğini ele alalım biz de. Hakkari, Türkiye, İran ve Irak sınırının birleştiği üçgen. Türkiye’nin en uç noktası. Beşikçi’nin dediği gibi burada Türk yaşamaz, DTP’nin oy oranı %90’dır. Ama bundan 80 yıl önce böyle değildi! 1927 yılı nüfus sayımında Hakkari’nin nüfusu 25 bindi. Bunun 17 bini Kürttü, 8 bini ise Türk. Yani o zaman bile Türkler burada %25’lik bir nüfus barındırıyordu. Peki nereye gitti bu Türkler? Evet Türkler Kürtleşti! Eğer rakamları 1927’den yüz yıl geriye götürürsek aynı eğilim devam edecektir. Türk nüfus çoğalacak Kürt nüfus azalacaktır. O zaman Hakkari kimin vatanı? Diyarbakırın kırk yıl evvelki nüfusuna bakın bakalım.....bütün Türk tarihini inceleyin bir tek Türkleşmiş kürt aşireti bulamazsınız ben kürtleşmiş türk boylarını sayayımmı. Diyarbekir’de Karacadağ'da yaşayan Türkan/ Terkan' /Kürtçe: Türkmenler) aşiretinin bütün fertleri Oğuz ilinin Beydili boyuna mensup halis Türk olduğunu bilirler. Bununla beraber, Türkçe'yi unutarak onun yerine Kürtçe'yi ikame etmişlerdir. Bu aşiretlerden Karakeçili aşireti ise, Osmanlılar'ın ecdadı Kayı boyu ile akrabalık iddiasında bulunmakla beraber kendilerini Kürt zannetmektedirler." Yine Siverek'te Bucak isminde bir nahiye vardır ki Zazaca konuşur. Halbuki Lazkiye'de Bucak ve Bayır ismindeki nahiyeler Türkçe konuşur" diye yazıyor.Ziya Gökalp'in bu konudaki tespitlerine yıllarca karşı çıkıp savaş açanlar bakın şimdi neler yazıyorlar. Aşağıdaki yazılanlar da Abdullah Öcalan’ın ( savunmasından; "Türkmen akınlarının XI. Yüzyılda Kürtler’in yoğun yaşadıkları coğrafyaya akın etmeleri iki halk arasında yoğun bir kaynaşmaya yol açtı. Kürtler’in nisbeten yerleşik konumları bu yüzyıllarda daha çok Türk boylarının erimelerine yol açıyordu." diyen Öcalan yazının devamında; "Türk üst tabakaları, yerel siyasal kültürle bütünleşip çoğunlukla hakim olurken, alt tabaka daha çok Kürtler içinde erimeyi yaşıyordu." açıklamasında bulunuyor. sonuç böyle iken...onur üyemiz gerçekleri saptırmak için elinden geleni yapıyor. Peki Kürtlerin vatanı neresi? Böyle bir yer yok! Kürt, laboratuvar koşullarında üretilmiş ilk insan türüdür. Emperyalistler Doğu Sorunu’nu ortaya koyduklarında Kürt ortaya çıkmıştır. Kürtçüler ve yıllarca kürtlere hamilik yapmış sözde sosyolog Beşikçi yakınmaktadır, bu kadar nüfusu olduğu halde Kürtlerin hiç devleti olmadı diye. Ama soruyu tersinden sormalılar: Devlet kurmaya yetmeyen bu nüfus Kürt mü acaba? Beşikçi Ortadoğu’da 40 milyon Kürt olduğundan bahsediyor. Ama ne hikmetse bu 40 milyon Kürdün Kürtlük bilinci yokmuş. O nedenle de Kürdistan’ı kuramıyorlarmış! İyi ama neden bilinçleri yok? Beşikçi’ye göre Türklerin baskısından. Ama ulusal bilinç daha doğuş aşamasında vardır. Bir halkı ulus haline getiren daha doğum aşamasında oluşan ulusal heyecan duygusudur. Ama Kürtlerde bu oluşmamıştır çünkü hiçbir zaman Kürt denilen bir ulus olmamıştır. Çeşitli Kürt kabileleri olmuştur ama bunlar tarih öncesi ilkellikte nüfus örgütlenmeleridir. Tarihsel gelişim içinde de hiçbir zaman uluslaşma yönünde bir gelişim göstermemişlerdir. Batılılar geldiklerinde bu Kürt kabilelerinden bir Kürt ulusu üretmeye koyulmuşlardır ama bu da tutmamıştır. Kürt nüfusu üretilmiştir ama Kürt milleti yaratılamamıştır! Bugün bile ortak bir Kürt dilinin olmaması, Kürt çetebaşı Apo’nun bile Kürtçe konuşamaması asimilasyonun değil tarihin bir sonucudur. Kürtler hiçbir zaman millet olamamıştır o nedenle de dilleri yoktur. onlar büyük bir güruhtur...içlerinde farsileri arapları ve soysuzlaşmış türkmen kabilelerini barındıran büyük soysuz bir güruh... ... |
Saygideger esron;
Asagidaki sorularina, evrensel-insan dusuncesi degilde; kendi bireysel yasam ve iliskilerimden ornek vereyim. Farkın hak ve özgürlüklerini tanımak derken neden bahsettiğinizi öğrenebilir miyim? Bir kisiyle tanisiyorum "Ben Kurdum, benim kendi toplumuma ait, bir dilim, torem, ananem, ahlakim, tarihim, kulturum, sanatim, yasam ve iliski tarzim var" diyor. Bir, baska milli kokenden olanda kendini tanitiyor. Toplum icinde; farkli milli-dini kokensel kimlik ve kisilik degerlerine sahip kisilerle beraber yasamak istiyorsan; onlarin bu kendi farklari icin istedikleri yasam ve iliskinin uygulanabilmesini savunman gerekir. Bu antiayrimciliktir ve o kisinin kisisel hak ve ozgurlugudur. Farklar; birarada ancak birbirlerinin farklarinin farkina varirlar ve birbirlerinin farklarina izin verirle se; ancak birarada yasayabilirler. Ülkede, din ve adaetlerden kaynaklanan kişilerin "birey olamama" sonucu, demokrasinin bir türlü oturamamasından dolayı, eline gücü geçirenin herkese yaşattığı adaletsizliklerin dışında, Kürtlerin yaşadığı adaletsizlikler nelerdir, örnekleyebilir misiniz? Benim herhangibir milli kokensel yanasimim yok, Kurt te degilim. O yuzden onlarin adina konusamam. Bu sorunun cevabini kendilerine sorarsaniz, size soylerler. Ben kisaca, "Kurt olarak yasam ve iliski surememek" diyebilirim. Başka herkeste olan ama Kürtlerde olmayan hak ve özgürlükleri de örneklemenizi istiyorum mümkünse... Baska herkeste olan derken, neyi kasdettiniz? Turkiye de; hakim milli koken ve milliyetcilik Turk kavramina aittir. Dolayisiyle, Turklerin boyle bir sorunu yok. Saygilarimla; evrensel-insan |
arkadaşım git araştır diyorum,kendi gözümemi inanayım yoksa senin medya ağzınamı.evet ben bir kürt genciyim yıllarca dilim ve kültürüm sizin gibiler tarafından hapsedilmiş durumdadır.
terörist sempatizanıymışım yıllarca dili sümürülen kültürü yozlaştırılan ve katliamlara uğrayan benmi teröristim yoksa buna sebeb olan sizin gibi düşünenlermi. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama o mücadele verenleri, farklı ideolojiye sahip oldukları için katleden terörist PKK'yı Kürtlerle eşit tutulsun diye vermedik o mücadeleyi. Ne Denizler, ne Mahirler asla böyle düşünerek yola çıkmadılar. Geldiğimiz noktada şoven Kürtçüler teröristleri Kürt halkına maletmeye kalkışıyorlar. 20 milyon Kürd'ün PKK destekçisi olanı olsa olsa 1-2 milyondur. devletin ve hükümetlerin sahiplenemediği Güneydoğu halkı ne yazık ki kaleşlerin karşısında özgür iradeleriyle tavır koymaktan acizdirler. Tam demokratik bir ortamda PKK'yı da, geçmişteki devlet politikalarını da silkelenip sırtından atacak ve kendileri gibi ezilen-sömürülen tüm Anadolu insanıyla omuz omuza olacaklarından şüphe yoktur. |
Konu dinler olunca, aynı akıl süzgecini kullanan insanların burada farklılaşması, düşündürücü...
Evrensel-insan der ki: Toplum icinde; farkli milli-dini kokensel kimlik ve kisilik degerlerine sahip kisilerle beraber yasamak istiyorsan; onlarin bu kendi farklari icin istedikleri yasam ve iliskinin uygulanabilmesini savunman gerekir. Bu antiayrimciliktir ve o kisinin kisisel hak ve ozgurlugudur. Ben size somut bir örnekleme yapsanız dedim... Dert nedir? Bu ülkede, kendi etnik kimliğiyle ve kendi dilini konuşarak yaşamaktadır bir çok farklı kökenden insan... Yani, Kürtlerin okullarda Kürtçe eğitim almasından mı bahsediyorsunuz, somut olarak dediğiniz ne, onu bilmek istiyorum, farklı yaşam biçimi istiyorlar, savunman gerekir, dediğiniz ne? Net olabilir misiniz? Demişim... Sorun nedir demişim... Siz hep dil özgürlüğü vs vs... Bildiği kadarıyla zaten kendi arasında her şeyi konuşmakta özgürse, nedir sorun demişim, sizden hep aynı özgürlük süslemeleri gelmiş... Eğitim demişsiniz... Sizi anlamak benim için gerçekten zor... Oysa örnekleme yapacak ve isteyecek kadar açık yazıyorum ama siz şöyle cümleler yolluyorsunuz: Toplum icinde; farkli milli-dini kokensel kimlik ve kisilik degerlerine sahip kisilerle beraber yasamak istiyorsan; onlarin bu kendi farklari icin istedikleri yasam ve iliskinin uygulanabilmesini savunman gerekir. Bu antiayrimciliktir ve o kisinin kisisel hak ve ozgurlugudur. Farklar; birarada ancak birbirlerinin farklarinin farkina varirlar ve birbirlerinin farklarina izin verirle se; ancak birarada yasayabilirler. Bu cümlede istenilen nedir diyorum yine benzer cümleler geliyor... Şöyle bir cümle kurdunuz mu? : Elbette tüm Türkiye Türkçe eğitim alacak okullarda ama üniversitelerde Kürtçe bölümü de olmalı, diyorum ben... Hayır... Netlik anlayşım bu benim, bu cümleyi kursanız ben de anlardım herkes de anlardı...ama siz: Toplum icinde; farkli milli-dini kokensel kimlik ve kisilik degerlerine sahip kisilerle beraber yasamak istiyorsan; onlarin bu kendi farklari icin istedikleri yasam ve iliskinin uygulanabilmesini savunman gerekir. Bu antiayrimciliktir ve o kisinin kisisel hak ve ozgurlugudur. Farklar; birarada ancak birbirlerinin farklarinin farkina varirlar ve birbirlerinin farklarina izin verirle se; ancak birarada yasayabilirler. Nedir şimdi burada net istenen, ben hariç herkes anladıysa, haklısınız... Not: Alıntıya basacağıma mesaj düzelte basıp buradaki mesajı değiştirmiş oldum ve orijinal mesaj kayboldu, özür dilerim... |
Alıntı:
Kürtten millet, aşiretten devlet olmaz. Tarih sahnesindede yoktur. |
Alıntı:
Farsca konuşmak istiyorsan irana , arapça konuşmak istiyorsan suriyeye gideceksin. Senin kültürüm dediğin kültür onlara ait zaten. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:49 . |