Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Utanç Veren Madde/ler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12875)

Averroes 19-09-2009 20:35

Utanç Veren Madde/ler
 
İnsan vücudu, ki maddedir kendisi, bu vücudun bazı maddelerine (uzuv) mahremiyet atfetme nasıl meydana gelmiştir? El neden mahrem sayılmazken, cinsel organlar mahrem sayılır? Oysa aynı hücre, aynı stoplazma, aynı mitokondri, aynı DNA… Maddenin ayıbı olur mu?

Mahremiyet nedir? Neden örtünürüz? Bunun sınırı nedir? Bu sınırı kim belirliyor? Vücudun yarısının örtünüp yarısının açılması gerektiğine modernizm/çağdaşlık/aydınlanmışlık diyen referans noktası olarak neyi gösteriyor? Neden çırılçıplak değiliz? Oysa hayvan akrabalarımızın (!) örtünmekle ilgili kaygıları olmadığı bir gerçek… Hangi enzim, hangi hormon, hangi DNA, evrimin hangi aşaması…? Neden giyiniyoruz?

Üniversitede bir kız arkadaşım vardı. Erkek arkadaşının onu kullanıp daha sonra terk ettiğini ağlaya sızlaya anlatıyordu. Çok üzülüyordum durumuna. O anlatıyordu anlatmasına da kafamdaki filozofun sorularını o anda ona soramıyordum. Ama şimdi sorabilirim:

1- Karşılıklı rıza ile evlilik dışı cinsel ilişkiye girilmiş. Alan razı, veren razı… Niye “kullanılmışlık” hissine kapılınsın? Eğer cinsel ilişkiye girilmeden erkek arkadaşı onu terk etmiş olsaydı, “kullanıldım” ifadesini kullanmayacaktı. “Kullanıldım”ı sağlayan cinsel organdır. Çünkü tokalaştım diye “kullanıldım” diyen yoktur. Madde olan cinsel organa kişiyi intihara zorlayacak bu denli bir iffet verilişinin bilimsel açıklaması nedir?

2- Kullanılmışlık hissine kapılanlar neden hep kadınlar? Ben bugüne kadar “kullanıldım” deyip, bunu bir kadınla yaşadığı cinsellikle açıklayan bir erkeğe rastlamadım. Bu “kullanılabilirliğin” bilimsel temeli nedir? Hani ben Müslüman’ım ya bilimden anlamam, her şeyi Kur’an’la açıklamaya çalışıyorum, siz dinlerden özgürsünüz daha iyi bilirsiniz.

3- Niye giyiniyoruz? Elle penisin farkı nedir? Bir farkı yoksa, neden birini gösteriyoruz da diğerini saklıyoruz?

4- Erkek göğsünü gere gere ortalıkta dolaşırken, kadınlar bunu neden yapamıyor? Kadının tam olarak vücudunun neresi/nereleri mahrem? Bunun ortak bir algısı var mı? Ortak algısı yoksa kimseye çırılçıplak olsun/her tarafını kapatmış olsun kızmaya hakkımız var mı?

5- Kadınlar kara çarşafla dolaşırken “Afganistan” benzetmesi yapanlar, çıplaklığı neden hoşgörürler? Çıplaklığı hadi hoş gördün, çırılçıplaklığa niye karşıdırlar? Kimin ne kadar soyunacağı/kapanacağı bilgisi onların tekelinde midir?


Daha çok soru var, duruma göre gelecek.

Not: Sorduğum sorular ne forumdaki, ne de herhangi bir felsefeye ait bir insan grubuna iffetsizlik/ahlaksızlık suçlaması getirmemektedir. "Sen önce Kur'an'daki/Hadisteki şu cümleye açıklık getir" türünden sorduğum soruların hiçbirinin cevabı olmayan cevaplar vermekten kaçınınız. Sorulara yorum getirirken temelsiz/fevri/histerik açıklamalar getirilmemesi temennimdir. Mümkünse bilimsel olanlar tercihimdir.


Saygılar

karbokatyon 19-09-2009 21:22

İnsanlar, diğer hayvanlardan farklı olarak kürk ve kalın yağ tabakası benzeri yapılar bulundurmadıkları için, soğuktan korunmak amacıyla giyinmeye başlamışlardır. Takdir edersiniz ki, şu gün dahi, hava koşullarına uygun giyinmemek örneğin idrar yollarında rahatsızlığa sebep olabilmektedir.

"Peki neden kürkümüz yok?" diyebilirsiniz, bu konuda da bir teori vardır: insanların, diğer tüm insansı/maymunlar içerisinde en yavaş gelişen tür olduğu. Bunun sonuçları olarak; bireyler hayatları boyunca ebeveynlerine bağlı kalırlar, aile bağları gelişir, bilgi aktarım oranı ve zeka gelişimi artar. Ve konumuzla ilgili olarak, hiçbir zaman diğer insansı/maymunlar kadar kürk geliştirecek erginlik seviyesine ulaşamazlar. Ayrıca, insanlarda ergenliğe girişle beraber koltukaltı gibi bölgelerde tüy gelişiminin hızlanmasının herhangi bir amacı var mıdır, dikkatinizi çekmek isterim. Şahsen ben bulamadım.

Mahremiyet insan yaratısıdır. Gerekli midir? belki bir yere kadar evet. Ancak bu daha çok, tek-eşli birliktelikte güven duygusunun sarsılmaması, birey ve dolayısıyla toplum huzurunun zedelenmemesi için olması gereken bir şeydir.

5 sorunuzda bilmem sizin de dikkatinizi çekiyor mu; kadınların örtünmesi üzerinde daha fazla durmuşsunuz.

Sizin açınızdan söylüyorum, hayat bir sınavsa, ve bu sınavda şehvet duygularının bastırılması gerekiyorduysa; erkekler, kadınları örtünmeye zorlayarak 1-0 önde başlamıyorlar mı? Diyebilirsiniz ki, erkeklerin bakması engellenemez ama bakacakları yerin örtünmesi sağlanabilir. Ancak, nasıl ki kadınları örtünmeye sözle/anlatarak götürüyorsanız; erkeklere de baştan bakmaması gerektiği aynı şekilde söz geçirilmesi gerekmez mi? Onlar da eşit iradeye sahip değiller midir yani? Kadınları daha pasif öğe olarak göstermeyi, ve tanrıya-ki varsa- bir cinsiyete sahipmiş de bir cinsiyeti kayırırmış gibi atıflarda bulunmayı bıraksanız lütfen.

Ayrıca 2. sorunuza özel olarak: kadınlar annelik güdüsünü sağlaması gereken hormonlar ve etkileri sonucunda daha duygusaldır.

rodof 19-09-2009 21:24

İnsan vücudu, ki maddedir kendisi, bu vücudun bazı maddelerine (uzuv) mahremiyet atfetme nasıl meydana gelmiştir? El neden mahrem sayılmazken, cinsel organlar mahrem sayılır? Oysa aynı hücre, aynı stoplazma, aynı mitokondri, aynı DNA… Maddenin ayıbı olur mu?



nasılki arabanın bile bazı uzuvları mahremiyet istiyorsa insanında kıyasla elle alınabilinir ,pc nin bile çoğu parçalrını gizliligi gibi ..bazı şeyleri şeklende olsa kamufule etmek ne kadar reel bir davranış dikatinize ,


Mahremiyet nedir? Neden örtünürüz? Bunun sınırı nedir? Bu sınırı kim belirliyor? Vücudun yarısının örtünüp yarısının açılması gerektiğine modernizm/çağdaşlık/aydınlanmışlık diyen referans noktası olarak neyi gösteriyor? Neden çırılçıplak değiliz? Oysa hayvan akrabalarımızın (!) örtünmekle ilgili kaygıları olmadığı bir gerçek… Hangi enzim, hangi hormon, hangi DNA, evrimin hangi aşaması…? Neden giyiniyoruz?



vay be değinmeden geçemiyecem kanaatimce dua edinki texstil sektöründe birileri bu yazıyı okumasın ,inanın yaşamınız boyunca giyim sorunuz kalmaz haata sıraya bile girerler promosyonlar alır başını gider inanki dahiane bir yaklaşım ,hemde ken icatınız olan bir yazı tavsiyem hemen patentini alın ..gerçi bir yanı biraz noksan olmuş hemen düzeltmenizi tavsiye ederim, hayvan bölümü biraz işin cidiyetini çörütüyor çünkü insanı farklı kılan üzelikler var ..bir anda aklıma geldi düşünsen insanlar hep çıplak mezat pazar misali olmaz olmaz vazgeçtim..


Üniversitede bir kız arkadaşım vardı. Erkek arkadaşının onu kullanıp daha sonra terk ettiğini ağlaya sızlaya anlatıyordu. Çok üzülüyordum durumuna. O anlatıyordu anlatmasına da kafamdaki filozofun sorularını o anda ona soramıyordum. Ama şimdi sorabilirim:



malum anna erkil yokta ondan, egemen sınıf her şartlarda üstün olur yaklaşımı söz konusu ,

1- Karşılıklı rıza ile evlilik dışı cinsel ilişkiye girilmiş. Alan razı, veren razı… Niye “kullanılmışlık” hissine kapılınsın? Eğer cinsel ilişkiye girilmeden erkek arkadaşı onu terk etmiş olsaydı, “kullanıldım” ifadesini kullanmayacaktı. “Kullanıldım”ı sağlayan cinsel organdır. Çünkü tokalaştım diye “kullanıldım” diyen yoktur. Madde olan cinsel organa kişiyi intihara zorlayacak bu denli bir iffet verilişinin bilimsel açıklaması nedir?



biimsel açıklaması kaanatimce yok bilim bu yür şeylere zaman ayırmaz ,ama etik yaklaşımda söz edecek olursak ,kişilik temelde saklı anlayışını var sayarsak tabiki cinsel ilişki sonucunda terkedilmişlik hayal kırıklılığı yaratır ..tam zıtını ele alalım bu birtelik devamı halinde bu tür kulanılmışlık safsataları belkide olmaz, dolayısıyla kulanıldım yaklaşımı kopuşun geldiği andan itibaren söyleniyorsa inanmak zorlaşır ..alan razı veren razı teezinizden yola çıkarsak sorun yok galiba ..

2- Kullanılmışlık hissine kapılanlar neden hep kadınlar? Ben bugüne kadar “kullanıldım” deyip, bunu bir kadınla yaşadığı cinsellikle açıklayan bir erkeğe rastlamadım. Bu “kullanılabilirliğin” bilimsel temeli nedir? Hani ben Müslüman’ım ya bilimden anlamam, her şeyi Kur’an’la açıklamaya çalışıyorum, siz dinlerden özgürsünüz daha iyi bilirsiniz.



tekrar belirtmekte yarar var ANNA erkilin fessi egemen gücün erkeğe geçmesi dolayısıyla kadını hegemonyasına alması itibariyle pek deginmez doğrusu erkek kesimi .ama hiç kulanılmadım demek farazi bir durum saptamasıdır ,kulak ardı etmek gibi bir durum .

3- Niye giyiniyoruz? Elle penisin farkı nedir? Bir farkı yoksa, neden birini gösteriyoruz da diğerini saklıyoruz?



anatominin gerekliliği geleneklerin belirleyiciliği ürf adetin toplumdaki yeri ve ünemi ,samimi olarak bir deney yapılırsa neden yapılmadı acaba şimdiye kadar dünyanın her hangi bir ülkesinde yapılması manidar olur örnek teşkil eder belki biri ğn ayak olsa kaanatimce deyme keyfime yer yüzünde bir çoğu takir edecek belkide dünyaya geldiğimiz vaziyetiyle yaşarız .asıl itibariyle neticede insanlar çıplak doğuyorlar neden cıplak hayatlarını idame etmesinler ,ama deginmeden edemiyecem texstilciler duymasın sakın sıraya girerler .hani günün birinde ışınlama yöntemiyle bir metot geliştirilse sice uçak firmalarının ve diger firmaların hali ne olur bir düşünün , dünya bilimin sayaesinde bu hallere düştü bilginize yadırgamayın ..

4- Erkek göğsünü gere gere ortalıkta dolaşırken, kadınlar bunu neden yapamıyor? Kadının tam olarak vücudunun neresi/nereleri mahrem? Bunun ortak bir algısı var mı? Ortak algısı yoksa kimseye çırılçıplak olsun/her tarafını kapatmış olsun kızmaya hakkımız var mı?




yok degindigim gibi hem kültürel farklar hemde çevresel koşular buna etkendir örneği kendinizden elle alın batıda diyelim gelenek halini almış kapalı giyim tarzı içerisinde yaşıyorsunuz ve ebe bireylerinizde farklı bir stil biraz yadırgayıcı olur sanırım ,toplum sana uymuyorsa sen topluma uymak zorundasın olmazlar olmaz bir laf..




5- Kadınlar kara çarşafla dolaşırken “Afganistan” benzetmesi yapanlar, çıplaklığı neden hoşgörürler? Çıplaklığı hadi hoş gördün, çırılçıplaklığa niye karşıdırlar? Kimin ne kadar soyunacağı/kapanacağı bilgisi onların tekelinde midir?


vahi vahi ,malum islamiyete ürtünme varzdır . selam ve sevgiler..


Daha çok soru var, duruma göre gelecek.

Not: Sorduğum sorular ne forumdaki, ne de herhangi bir felsefeye ait bir insan grubuna iffetsizlik/ahlaksızlık suçlaması getirmemektedir. "Sen önce Kur'an'daki/Hadisteki şu cümleye açıklık getir" türünden sorduğum soruların hiçbirinin cevabı olmayan cevaplar vermekten kaçınınız. Sorulara yorum getirirken temelsiz/fevri/histerik açıklamalar getirilmemesi temennimdir. Mümkünse bilimsel olanlar tercihimdir.


Saygılar

yidemir 19-09-2009 21:25

Öncelikle cinsiyet ayrımı yaparak ahlâki konuları tartışmak bana yanlış geliyor.

Ben de birkaç soru sormak istiyorum, genele.
  • Tokalaşarak kullanılan kişiler her yerde var, çünkü çıkar ilişkisi tokalaşmayı çok seviyor. Neden kendi çıkarı için insanlar birbirleriyle tokalaşır, sevişir, öpüşür, kavga edip dövüşür veya gülüşür?
  • Acaba dünya insanı bayanlar, neden bazı ülkelerde hep ikinci planda? Ve neden hep kullanılan onlar? Güçsüz oldukları için mi acaba? Yok, belki öyle olmayabilir... Yoksa Turan Dursun'un dediği gibi "yarıklar" yüzünden olabilir mi?
  • Erkekler niçin ülkemizde, muhafazakar semtlerde özellikle göğüs kıllarını göstermek için çaba harcarken, bazı bayanlar niçin askılı giysi giymek konusunda tereddüte düşüyor veya giymiyor?
  • Acaba dünyada herkes çırılçıplak olsaydı, bazı kişiler bazı nedenlerden dolayı belli yerlerini örtseydi, o kişilere karşı nasıl bir yargımız olurdu? Ya da muhafazakâr mantalite nasıl düşünürdü, merak ediyorum doğrusu.
  • Bir toplulukta herkes kapalı giymeye özen gösterirken, bazı kişilerin rahat bir giyim tarzıyla dolaşması neden hoş karşılanmaz? Rahat yaşayanlar farklı oldukları için mi?
Baktığımızda basit şeyler bunlar, fakat açılan konuyla alakalı ince ayrıntılar var kanımca.

theatre 19-09-2009 21:45

Sevgili shopenhauer,

Ben kadınları tapılası uğruna ölünesi varlıklar olarak gördüm hep..

Hayatımın önemli bir kısmını bu zanla geçirdim.

Maalesef romantik çağın (1946-1980) kuşağındanım.


Düşünsenize koskoca bir Glen Ford bir kadının iskemlesini çekiyor ve elini öpüyor.


Ama başına götürmüyor.

Aman ha..


Dinciler tarih boyunca kadın cinselliğini kullandılar.

Kadın bedenine olan genç erkek arzularını iyi bildikleri için kadının bedenini genç erkekleri avlamak için yem yaptılar..

Genç erkeklerin kadınlara duyduğu açlığı sömürdüler.

İnsanın doğasından gelen cinsel arzularını önce insanlara kötü gösterip..

Sanki herkes her an aşna fişna yapıyormuş gibi zannettirerek..

İnsanların bir kısmını bir kısmına düşman ettiler.



Kadın örtünmesi hakkında erkek yaş grupları arasında yapılan bir araştırmada belli bir yaş üstündeki erkeklerin,kadınların giyim kuşamı ile hiç te ilgilenmedikleri ortaya çıktı.

Gençlerde ise..

Kadını bir cinsel obje olarak gören kültürlerde,genç erkekler örtünmeden yana idi.


Bir başka neden de..

Dincilerin başka kültürler hakkında inanılmaz yalan ve iftiralarıdır.

Sanırsınız ki..

Başka uygarlıklar da insanlar her şeyi bir tarafa bırakmış..

Yalnızca..


Doğa insanın nasıl olması gerektiğini milyonlarca yıl önce belirlemiş.

Hayvanlarda da öyle.

Düşünüyorum da hayvanların da din adamları olsaydı?

"Wallahi Efendi hazretleri buyurdular ki:Başındaki bir kılı gösteren koyunlar günah işlemişlerdir."

"Gale İbn Şams buyurdu ki:Wallahi o yüzünü örtmeden gere gere dolaşan ayılar büyük günah işliyorlar.


Bir de:

Kadınların ne anasının gözü olduğunu bilen bilir.

Averroes 19-09-2009 21:45

Tevazu bir yana, bendenizin açtığı bu başlık site için bir kilometre taşıdır. Niye utandığımızı sorgulamakta, ahlak anlayışımız ile ilgili ezberleri bozmaktadır. Sanıyorum, Hz Muhammed ve eşinin kertenkele kovalamasını tartışmaktan daha fazla tartışılmayı hak etmektedir. Şimdiye kadar yazılan yazıları okudum. Yorumcu arkadaşlar, karbokatyaon istisna, sorulara yeni sorularla eklemeler yapmışlar. Onlar da farklı açılardan bakmışlar. Bu sorulara verilecek en iyi cevaplar yine sorular olacaktır.

Sn karbokatyon demişsiniz ki, "5 sorunuzda bilmem sizin de dikkatinizi çekiyor mu; kadınların örtünmesi üzerinde daha fazla durmuşsunuz."

Aslında yazıyı yazarken salt kadınların örtünmesi ile ilgili bir kaygım yoktu. Genel olarak bunu insanoğlunun genel bir sorunsalı olarak ele aldım. Ama takdir edersiniz ki, utanma ve iffet kavramları en fazla kadınlar üzerinde tezahür etti(rildi)ği için kadın unsuru biraz daha ön plana çıkmış olabilir.

sanırım bu konu hakkında bizi bilimsel verilerle aydınlatacak değerli dinlerden özgür bireylerimiz vardır. bekliyoruz.

Averroes 19-09-2009 21:50

Sn theater,


Olayı

dinciler

dinsizler

tartışmasına

kaydırmadan

sadece

sorulara

odaklanarak

cevaplandırırsanız

seviniriz.

Mesela,

(sizin bir dinsiz olduğunuzu farz ederek soruyorum)

Neden giyiniyorsunuz?

Madde'ye

niye

kutsallık

atfediyorsunuz?

Eşinizi

niye

kıskanıyorsunuz?

Kıskanmanın

bilimsel

açıklaması

nedir?


Saygılar

theatre 19-09-2009 22:23

Madem öyle..


Kıskanmanın bilimsel açıklaması..

Sahiplenme iç güdüsüdür.

Bütün canlı türlerinde vardır..


Maddeye kutsallık atf eden de kim miş?

Benim hehangi bir maddeyi kutsallamak gibi bir sorunum yok.


Eşimden ayrıldım.

Allahsız benimle uğraşılamayacağını anlamadı.


Giyiniyorum..

Çünkü giyimmeyi seviyorum.

Geçenlerde bir bayan çok ünlü bir İtalyan markası giydiğimi görünce..

Bana vuruldu.

Markaları bir de arabaları seviyorlar..


Ben Tanrı'nın varlığına inanıyorum..


Olayı dincilere getirmemin nedeni.

Bu konuları hep dinciler ortaya atıyor.

Normal insanlar bu tür şeylerle iştigal etmiyorlar.


Sanırım..

Anlaşıdı.

Averroes 19-09-2009 23:17

Sn Theater,

Bir kez daha özetliyorum. Siz Tanrı'ya inandığınızı söylüyorsunuz. Ben özellikle ateist arkadaşlardan, iffet duygularının kaynağını istiyorum. Neden cinsel olarak utanırlar? Maddenin utanması olur mu? Maddeyi örtmek olur mu? Ben bunların cevabını bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum.

karbokatyon 20-09-2009 00:08

Alıntı:

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 235799)
Ben özellikle ateist arkadaşlardan, iffet duygularının kaynağını istiyorum. Neden cinsel olarak utanırlar? Maddenin utanması olur mu? Maddeyi örtmek olur mu? Ben bunların cevabını bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum.

Anladığım kadarıyla "iffet"i örtünmek ya da cinsel münasebette bulunmamak olarak algılıyorsunuz. Oysaki namus; birisine duyulabilecek güveni, birisi bir söz söylediğinde o söze duyulabilecek itimatı, birisinden "kötü" bir şey beklememe sebepleri toplamını teşkil eder. Duruşmalarda şahitlerin namus ve şeref üzerine ant içtiklerini de hatırlatırım.

Peki dinsizlerin "namus" duygusunun kaynağı nerden gelmektedir?

Şöyle diyeyim. Bir dinsiz neden "iyilik" yapmak isterse, o nedenle de "namuslu" olmak isteyebilir. İyilik yapmak ister, çünkü "ahlak" örüntüsü empati üzerine temellenmiştir. Yani kendisini karşısındakinin yerine koyarak eylemlerde bulunur, ya da bulunmaz. Kendisi başkalarının sözlerine güvenebilmek için, önce kendisi güvenilir olmakla başlar...

"Neden cinsel olarak utanırlar?" demişsiniz. Soruyu şöyle sorsak daha makul olacak galiba: "Neden cinsel yerlerini teşhir etmekten geri dururlar?"

Toplumda bir "estetik" anlayışı oluştuğundan olabilir. Nasıl ki, bir ayı için dünyadaki en güzel varlık başka bir ayı ise, giyinen bir insan için de giyinen bir insandır...Kısacası, bir çok şey gibi, giyinmek ve bazı yerleri örtmenin gereklilik halini alması da yetiştirilmeyle, ve toplum normlarıyla bireylere aşılanır.

cenker 20-09-2009 00:26

feodal köylü toplumlarda kadın maldır değersizdir.şehirli sanayileşmiş toplumlarda kadınla erkeğin arasındaki fark azalır.bu kuraldır istisnası yotur.avrupa eskiden müslümanlardan daha tutucuyken sanayileşip şimdiki halini almıştır.

ahlak anlayışının her zaman dinle alakası yoktur.hemen hemen her insanda çoğalma ve beslenme iç güdüsü vardır.zamanla corteks(beyin kabuğu) geliştikçe insanın diğer duyguları da ortaya çıkar.empati ahlak insanlara zarar vermemek vatan sevgisi vb gibi şeyler zamanla öğrenilir kişiliğimiz oluşur.bunların oluşması için illa dine ihtiyaç yoktur.

giyinme örtünme vb gibi normlar binlerce yıllık insanlık tarihiyle şekillenmiş şeylerdir.eğer bu kurallara uymazsak dışlanırız.bırakın çıplak dolaşmayı 70lerin kıyafetleriyle dolaşsanız bile alacağınız tepkiyi düşünün.

bana göre bu siteye giren merak eden her müslüman dinsizlik adayıdır.zannetmiyorumki muhammedin övüldüğü bir siteye herhangi bir ateist giripte ne yazdıklarını merk etsin.sayın schopenhauer bu sorgulamacı tavır sizi dinsizliğe götürür şimdiden uyarayım hepimiz geçtik bu yollardan :)

Averroes 20-09-2009 00:34

sayın cenker, ortada bir sorgulamacı tavır olduğu konusunda hemfikiriz. ancak burada sorgulayan benim ama sorgulanan maddeden utanan bir kısım insanlar.

Olayın beni ilgilendiren yönü gayet açıktır: Allah, vücudumla birlikte, içimdeki iffet hissini de yarattı. İffet hissinin sağladığı güven duygusu insanları sokak ortasında çiftleşen hayvanlardan ayırdı. Aksi durumda ortada ne evlilik kalırdı, ne de sağlıklı bir toplum. Ben bunun gerekliliğine inanan bir insanım zaten. Burada açmaz da olan ben değilim.

Ama saatlerce önce değerli ateist forumdaşlarımıza sorduğumuz sorulara net cevaplar alamadık henüz:

1- Niye cinsel olarak utanıyorlar? (Sakın buradan ateistlere utanmaz dediğim gibi bir işgüzarlığa kalkmasın kimse)

2-Madde'ye iffet duygusu nasıl atfedilmiştir?

3- El ile cinsel organın farkı nedir?

4- Neden giyiniyorlar?

Bunların hepsi felsefi sorulardır. Herhangi bir hakaret amaçlanmamaktadır. Farz edin ben bilmiyorum ve bilenlerden yardım istiyorum.


Saygılar

simply a good person 20-09-2009 01:17

Adem ile havva bile incir yapragiyla yetinmisken, koca koca carsaflari kim icat etti acaba:)

Bence giyinme-örtünme; ögrenilmislik, aliskanlik, anane, din, kültür, iklim sartlari olabilir. Yoksa utanma felan gibi düsünsek amazonlarda hala ciplak dolasan kabileler mevcut. Demek gayet dogal da karsilanabiliniyormus.

simply a good person 20-09-2009 01:21

bir de nette bakayim dedim, bakin ne buldum:bump2:

İran'da çıplak kabile bulundu


İRAN'IN Kerman eyaletinde, 200 insanın ilkel şartlarda yaşadığı bir köy bulundu. İran'da yayımlanan Keyhan gazetesinin haberine göre Pidnekuiye adlı köy, Ciroft şehrine bağlı Anberabad ilçesinden 120 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda yer alıyor. Kabilenin konuştuğu dilin ne olduğu henüz açıklanmadı.

GAZETENİN, Ciroft milletvekili Ali Zadser'i kaynak göstererek verdiği haberde, köydeki insanların mağarada yaşadığı ve ilk insanlar gibi çıplak dolaştığı kaydedildi. Zadser, bugüne kadar bulundukları yerden başka yere gitmeyen köylülerin örtünmek için ağaç yapraklarını kullandıklarını da söyledi.


alinti linkide burda: http://www.milliyet.com.tr/2006/05/25/yasam/yas06.html

pante 20-09-2009 01:22

Alıntı:

Adem ile havva bile incir yapragiyla yetinmisken, koca koca carsaflari kim icat etti acaba
Allah (c.c) gökten indirdi.

K.C. 20-09-2009 02:35

Alıntı:

Adem ile havva bile incir yapragiyla yetinmisken
Demek ki civarda İncir ve yaprağı olmasaydı şimdi "mahrem / ayıp" olmayacaktı.

HuBBeZ 20-09-2009 02:36

Tabiata bakacaksınız...

...tabiilikten uzaklaştırılmış insanın gayritabii hallerinden iki yüz elli kilo gül yağı çıkarmaya çalışmanın alemi yok.

Kedi köpek besleyenleriniz bilirler.

Diyelim ki kedinizi ya da köpeğinizi seviyorsunuz...elini sırtından kuyruk kısmına doğru yaklaşınca hayvan anında alarma geçer.

Çünkü cinsel organı onun tür idame organıdır ve güdüsel olarak o organa yaklaşan bir şey olduğu zaman irkilir.

Tıpkı surata doğru gelen bir nesne ya da darbeye karşı kolunuzu kaldırmanız ya da gözünüzü kapatmanız, veya kollarınızla kafanızı sakınmanız gibi.

Cinsel organlar tür idame için gerekli olan ve güdüsel olarak korunan organlardır.

Gerek derisi, gerekse dokusu diğer organlara nazaran çok daha nazik, sinir uçları da yüzeye yakın olmasından dolayı kolayca tahriş olan bir yapıdadır.

Acı sevenleriniz bilirler...

...yemesi de çıkarması da beladır.

Cinsel organlar anüs aynı zamanda istenmeyen kokuların da oluşabildiği organlardır.

Ezcümle...olay utanma değil tür idame dürtüsü ile nazik yapıda olması nedenli koruma güdüsüdür.

:)

Averroes 20-09-2009 12:57

Alıntı:

simply a good person´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 235912)
Adem ile havva bile incir yapragiyla yetinmisken, koca koca carsaflari kim icat etti acaba:)

Bence giyinme-örtünme; ögrenilmislik, aliskanlik, anane, din, kültür, iklim sartlari olabilir. Yoksa utanma felan gibi düsünsek amazonlarda hala ciplak dolasan kabileler mevcut. Demek gayet dogal da karsilanabiliniyormus.


Sizi görüntülü ve belgeli olarak Amazonlar'da "çırılçıplak" yaşayan kabileler bulunduğunu ispatlamaya davet ediyorum. Bu iş temennilerle yürümez. Tabi cinsel bölgeleri de açık olmalı. Aksi takdir de nasıl oluyorda bu insanların vücutlarının tamamını açıpta cinsel bölgeleri kapattıklarını soracağım.

Averroes 20-09-2009 13:01

Alıntı:

simply a good person´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 235918)
bir de nette bakayim dedim, bakin ne buldum:bump2:

İran'da çıplak kabile bulundu


İRAN'IN Kerman eyaletinde, 200 insanın ilkel şartlarda yaşadığı bir köy bulundu. İran'da yayımlanan Keyhan gazetesinin haberine göre Pidnekuiye adlı köy, Ciroft şehrine bağlı Anberabad ilçesinden 120 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda yer alıyor. Kabilenin konuştuğu dilin ne olduğu henüz açıklanmadı.

GAZETENİN, Ciroft milletvekili Ali Zadser'i kaynak göstererek verdiği haberde, köydeki insanların mağarada yaşadığı ve ilk insanlar gibi çıplak dolaştığı kaydedildi. Zadser, bugüne kadar bulundukları yerden başka yere gitmeyen köylülerin örtünmek için ağaç yapraklarını kullandıklarını da söyledi.


alinti linkide burda: http://www.milliyet.com.tr/2006/05/25/yasam/yas06.html

Teşekkür ederim böyle bir kanıta ihtiyacım vardı.

Haberde tek resim yok. Milliyet gibi bir gazeteden asparagas dışında ciddi bir haber beklemiyordum zaten.

Üstelik bu kısa haber bile sizi değil beni destekliyor.

Bakın ne diyor haber: Zadser, bugüne kadar bulundukları yerden başka yere gitmeyen köylülerin örtünmek için ağaç yapraklarını kullandıklarını da söyledi.

Simply a Good Evidence! Thank you!

Averroes 20-09-2009 13:08

Alıntı:

HuBBeZ´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 235972)
Cinsel organlar anüs aynı zamanda istenmeyen kokuların da oluşabildiği organlardır.

Ezcümle...olay utanma değil tür idame dürtüsü ile nazik yapıda olması nedenli koruma güdüsüdür:)

Tamam, o halde şöyle yapalım. Kokudan arındrırlmış bir vücutla, ve zedelenme riski bulunmayan bir ortamda kendiniz çırılçıplak dolaşır ve yakınlarınızın da böyle dolaşmasına göz yumar mıydınız?

Bir de unutmamak lazım, cinsel organların zarar görmesini incecik iç çamaşırlarımı engelleyecek? İncir yaprağını tercih ederim:) "Darbelerden korunmak için" açıklaması yeterli bir açıklama değildir? Beyin jimnastiğine devam...

esron 20-09-2009 13:24

Alıntı:

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236052)
Tamam, o halde şöyle yapalım. Kokudan arındrırlmış bir vücutla, ve zedelenme riski bulunmayan bir ortamda kendiniz çırılçıplak dolaşır ve yakınlarınızın da böyle dolaşmasına göz yumar mıydınız?

O zaman tüm toplum çıplak gezerdi zaten, salak mı millet...

Giyinmek mecburiyetten ve giyinmek üzerinden namus, dinlerle öğretilmiş bir şeydir...

İlk insanlar Zara veya Armani'den mi giyiniyorlardı diye düşündünüz?

Averroes 20-09-2009 13:38

Alıntı:

esron´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236057)
O zaman tüm toplum çıplak gezerdi zaten, salak mı millet...

Giyinmek mecburiyetten ve giyinmek üzerinden namus, dinlerle öğretilmiş bir şeydir...

İlk insanlar Zara veya Armani'den mi giyiniyorlardı diye düşündünüz?

Esron Bacım,

Giyinmek mecburiyetten diyorsun,

Ben de soruyorum, ne mecburiyetiniz var?

HuBBeZ 20-09-2009 13:40

"İncir yaprağı" için referansınız nedir?

Kutsal kitaplar.

"Bilimsel cevap istiyorum" diyordunuz.

*

İnsanoğlunun iklime göre korunma amaçlı giyinmesi (post, deri) ile cinsel organların örtmesinin birbirinden ayrılması ve bunu da "utanma doğal bir dürtüdür" şeklinde servis edilmesinin amacı maksadını aşar.

Bir önceki iletim;

Tabiata bakacaksınız...

...tabiilikten uzaklaştırılmış insanın gayritabii hallerinden iki yüz elli kilo gül yağı çıkarmaya çalışmanın alemi yok.

Kedi köpek besleyenleriniz bilirler.

Diyelim ki kedinizi ya da köpeğinizi seviyorsunuz...elini sırtından kuyruk kısmına doğru yaklaşınca hayvan anında alarma geçer.

Çünkü cinsel organı onun tür idame organıdır ve güdüsel olarak o organa yaklaşan bir şey olduğu zaman irkilir.

Tıpkı surata doğru gelen bir nesne ya da darbeye karşı kolunuzu kaldırmanız ya da gözünüzü kapatmanız, veya kollarınızla kafanızı sakınmanız gibi.

Cinsel organlar tür idame için gerekli olan ve güdüsel olarak korunan organlardır.

Gerek derisi, gerekse dokusu diğer organlara nazaran çok daha nazik, sinir uçları da yüzeye yakın olmasından dolayı kolayca tahriş olan bir yapıdadır.

Acı sevenleriniz bilirler...

...yemesi de çıkarması da beladır.

Cinsel organlar anüs aynı zamanda istenmeyen kokuların da oluşabildiği organlardır.

Ezcümle...olay utanma değil tür idame dürtüsü ile nazik yapıda olması nedenli koruma güdüsüdür.


...idi.

Bu değil;

Cinsel organlar anüs aynı zamanda istenmeyen kokuların da oluşabildiği organlardır.

Ezcümle...olay utanma değil tür idame dürtüsü ile nazik yapıda olması nedenli koruma güdüsüdür




Özetle;
İnsanoğlu korunma amaçlı giyinmek zorunda kalmıştır...utanma değil.

esron 20-09-2009 13:54

Alıntı:

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236059)
Esron Bacım,

Giyinmek mecburiyetten diyorsun,

Ben de soruyorum, ne mecburiyetiniz var?

Başkalarının nedenini bilemem ama ben üşüyorum...:smow:

karbokatyon 20-09-2009 14:00

Alıntı:

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236052)
Tamam, o halde şöyle yapalım. Kokudan arındrırlmış bir vücutla, ve zedelenme riski bulunmayan bir ortamda kendiniz çırılçıplak dolaşır ve yakınlarınızın da böyle dolaşmasına göz yumar mıydınız?

Bir de unutmamak lazım, cinsel organların zarar görmesini incecik iç çamaşırlarımı engelleyecek? İncir yaprağını tercih ederim:) "Darbelerden korunmak için" açıklaması yeterli bir açıklama değildir? Beyin jimnastiğine devam...

Sindirim sisteminin görevini gereğiyle yerine getirebilmesi, besinlerden daha fazla faydalanılabilmesi amacıyla, sindirim sisteminde bakteriler bulundurulur. Bu bakterilerin faaliyetleri sonucunda koku kendiliğinden meydana gelir. Ayrıca mevzu bahis olan bölgelerin sürekli kapatılması da kokunun hapsolmasına sebebiyet verir.

Zedelenme riski bulunmayan demişsiniz. Komik oluyor, çünkü cinsel dürtüleri sağlayan cinsel hazzın oluşabilmesi için o bölgelerin hassas/narin olması mecburidir. Olması mecburi olan şeylerin üzerinde ise "ya olmasıydı" diye varyasyonlar üzerinde düşünmekse ne kadar makul, bilemedim.

2 kere gayet bilimsel ve mantıklı açıklamada bulundum ama sanki hiç duymamış, okumamış gibi davrandınız. Sadece birisinin bir sorusunu aldınız ama altındakileri veya üstündekileri okumamış gibi davranıyorsunuz.

"İncecik iç çamaşırları mı engelleyecek?" diye sormuşsunuz? Öncelikle ortalıkta incecik iç çamaşırlarıyla dolaşan insanlar görüyormuşsunuz gibi konuşuyorsunuz. Ayrıca ben sorayım size o zaman:

Madem amaç sadece örtünmekti, neden günlük kıyafetlerinizin altına iç çamaşırı giyiyorsunuz acaba?

Erkek olarak, herkesin sakallı dolaştığı bir toplumda, sakalsız dolaşır mıydınız/ dolaşabilir miydiniz? Cinsinizi bilmiyorum ama; erkek değilseniz, herhangi bir erkek yerine kendinizi koyarak cevap veriniz. O kadar da empatiniz olsun artık.

ulpian 20-09-2009 14:10

Sayın schopenhauer,

bence de hayli ilginç ve birçok farklı açıdan değerlendirilebilecek sorular sormuşsunuz.


Siz anladığım kadarıyla (biraz üstün-körü özetleyecek olursak) şöyle bir sonuç çıkartmaktasınız: ''Hiç bir dini/kutsalı kabul etmeyen materyalist ateistler, sözkonusu ahlak/utanma/cinsellik algılarını gerçek hayatta göstererek asılında kendileri ile çelişmektedirler.''

Bir yönüyle bence de haklı tarafları olabilir böyle bir eleştirinin. Fakat şunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor ki, toplumlar bir şekilde biyolojik ve kültürel evrim sonucunda birçok alanda türlü algı, alışkanlık ve anlayışlar geliştirmiş. Konulara bilimsel yaklaşmaya çalışan materyalistler olarak, bu alışkanlıkların tümünü radikal bir eleştiriye tabi tutsak, hiçbirine ''kutsal'' bir kaynak atfetmesek bile, pratikte bizlerin de belli bir toplumun parçası olduğu gerçeğini yok edemeyiz.

Örnek vermek gerekirse (bilinçli olarak konuyla hiç ilgisi yokmuş gibi görünen bir örnek): Ülkemizde ve Batı ülkelerinde kedi ve daha birçok hayvan türü yenmez. Bu iğrenç ve toplumsal konvensiyonlara aykırı olarak görülür.

Örneğin bir materyalist olarak ben, bu toplumsal konvensiyonun sebeplerini araştırabilirim, kedi yenmesinde hiçbir tıbbi sakınca olmadığını idrak edebilirim, dolayısıyla bu alışkanlığın (toplumsal konvensiyon haricinde) hiç bir dayanağı olmadığı sonucuna varabilirim.

FAKAT: Bütün bunları idrak etmiş olmam, benim bundan böyle kedi yememi mecburi kılmaz. Bunların, sadece (mutlak bir kaynağı olmadan) ''rastlantısal'' şartlarla oluşmuş olan toplumsal algılardan ibaret olduğunu anladığım halde, kedi yemekten hala iğrenebilirim. Bu bir çelişki değildir.


Aynı şekilde giyinmek veya ''sapık'' olarak görünen seksüel pratiklerin ''sapık'' olarak görülmesi vs. gibi ''ahlak''la ilgili algıların da aslında hiçbir ''mutlak'' kaynağı olmadığını anlayabilir, fakat yine de bu gibi konularda da pratikte bu algılara uygun yaşayabilirim. Kedi yememek örneği gibi, burda da herhangi bir çelişki olmaz.


Bir materyalist olarak ancak mesela bu gibi konuları tartışırken ''mutak değer'' argümanları öne sürdüğüm zaman kendimle çelişmiş olurum. Kedi yememem için, çıplak gezmemem için veya ''sapık/iğrenç'' olarak görünen seksüel pratiklerde bulunmamam için aslında hiçbir ''mutlak değer'' kaynağı yok. Fakat yine de bunları yapmazsam/yapmak istemezsem, bu bir çelişki değil, sadece herkes gibi benim de zevk ve algılarımın doğal olarak sosyalleşme sürecinden belli bir oranda etkilendiğinin göstergesidir.


saygılarımla

HuBBeZ 20-09-2009 14:14

Freud un psikanaliz (bkz: id, ego, süper ego) inceleyiniz.

Şu adreste güzel bir özeti var...

FREUD PSİKANALİZ ÖZETİ

Eğer içerik incelenirse anlaşılacaktır ki UTANMA duygusu kişinin bir süper egosudur. Diğer bir deyiş ile toplumsal yaşam içerisinde insanların birbirleri sosyal yaşamlarını düzenleyen kurallar çerçevesinde oluşan ve id i tetikleyen bir unsurdur.

Kişinin doğuştan var olan dürtüleri, yani idleri ve egoları utanma duygusunu içermez.

Kişiler neden giyinme ihtiyacı hissetmişlerdir?

Korunma amaçlı.

Neden cinsel organlarına ayrı bir önem vererek örterler:

Nazik ve duyarlı yapıda oldukları için.

Utanma duygusu istem dışı ve içgüdü ile var olan bir duygu mudur?

Değildir.

İnsanoğlunun utanma duygusunu bilimsel olarak ele alıp inceleme isteğinin karşısına incir yaprağı koyacaksak bu işin yeri burası olmaz...bayram namazında imamın vaazı yeterli olacaktır.

esron 20-09-2009 16:22

Cinsellik anlamındaki utanma duygusu değil sadece, korkular, her çeşit korku, yargılar, kafanın çalışma şekli, bunların hepsi sonradan öğretilir insana...

Ben iki yaşında bir bebeğin cinsel organını görüp de, "aa ne kadar ayıp" diyen çocuk görmedim...

Ya da tavuk veya kediden korkan çocuk...

Yedi yaşına gelince denize girmemek için eşşek gibi anıran pek çok çocuk var ama bebeği attığınzda suya direkt yüzer bunu hepiniz biliyorsunuz...

Kedi görünce ciyak ciyak korkanlar var...

Dolayısıyla, toplumsal yaşamdan dolayı öğrettiğiniz pek çok şey insanın aslında doğalında olmayandır...

Bir kadın ve erkeği bebek olarak alın ve birarada büyütün, ıssız bir yerde, cinsellik duyguları geliştiğinde cinselliği yaşayacaklardır ama diyelim kadın bir acı duydu, erkek "doğal" olarak, devam etmeyecektir...

Toplumda "tecavüz" ne ile açıklanır peki?

Doğal olanın öğretiyle bastırılması sonucu, doğal olmayana yönelmeden başka bir şey değil...

Utanma duygusu doğuştan, falan gibi saçma sapan şeylerin üstüne mantık inşa ederseniz, tecavüzü de "e kadın da poposunu sallamasaydı" şeklinde düşünüp meşru kılan "mazeretler" oluşturmanız pek zor olmaz...

cenker 20-09-2009 16:41

habercide izlemiştim.coşkun aral afrikada bir müslüman kabileyi ziyaret etmişti.orda kadınlar müslüman olmalarına rağmen göğüsleri açık dolaşıyorlardı.toplumdan topluma değişen konular bunlar.

bir insana bebekliğinden itibaren dirseğini gösterme günah ayıp derseniz ilerde herkes dirseği açık dolşmasına rağmen o kişi dirseği kapalı dolaşacaktır.mantıksız olduğunu bile bile.aynen bu örnekteki gibi ya da ulpianın kedi örneği gibi kolay kolay başka türlü düşünemiyor insan.bir nevi beyin yıkama.bu beyin yıkamanın abartılmasına ya da toplum dışı olmasına da okb diyoruz.

esas konumuza gelisek dinde beyin yıkamadır.bebeklikten beri öyle bir çembere alınıyoruz ki u çemberden çıkmak çok büyük irade istiyor.sadece islama özgü değil hindistandaki hindularda polonyadai katolikler de türkiyede ki müslümanlar da hepsinin düşünce yapısı aynı.

Averroes 20-09-2009 17:13

Hubbez: "İncir yaprağı" için referansınız nedir?

Kutsal kitaplar.

"Bilimsel cevap istiyorum" diyordunuz.

Sch: Cinsel utanma fenomeninin bizzat kendisi bilimin sahasıdır. Tabi materyalistler cevabını bulabileceklerse... Bu bilimin ilk denekleri Adem ve Havva'dır. Dünyada her bireyde, her devirde, her iklimde somut olarak gözlemlenebilir, hatta bu cinsel utanmayı korunma, iklim şartları vs. durumlarla açıklamaya çalışan ateistlerde bile...



Hubbez: İnsanoğlunun iklime göre korunma amaçlı giyinmesi (post, deri) ile cinsel organların örtmesinin birbirinden ayrılması ve bunu da "utanma doğal bir dürtüdür" şeklinde servis edilmesinin amacı maksadını aşar.

Sch: Evet utanma doğal bir dürtüdür. Bunu ispatladım ve her şekilde de ispatlayabilirim. Ama kendinizde ispatlayacağınız ve ikna olabileceğiniz bir durum için neden hala diretiyorsunuz anlamak mümkün değil.

Hubbez: Bir önceki iletim;

Tabiata bakacaksınız...

...tabiilikten uzaklaştırılmış insanın gayritabii hallerinden iki yüz elli kilo gül yağı çıkarmaya çalışmanın alemi yok.

Kedi köpek besleyenleriniz bilirler.

Diyelim ki kedinizi ya da köpeğinizi seviyorsunuz...elini sırtından kuyruk kısmına doğru yaklaşınca hayvan anında alarma geçer.

Çünkü cinsel organı onun tür idame organıdır ve güdüsel olarak o organa yaklaşan bir şey olduğu zaman irkilir.

Tıpkı surata doğru gelen bir nesne ya da darbeye karşı kolunuzu kaldırmanız ya da gözünüzü kapatmanız, veya kollarınızla kafanızı sakınmanız gibi.

Sch: Refleksle doğal utanma dürtüsünü birbiriyle karıştırmayalım lütfen.


Hubbez: Cinsel organlar tür idame için gerekli olan ve güdüsel olarak korunan organlardır.

Gerek derisi, gerekse dokusu diğer organlara nazaran çok daha nazik, sinir uçları da yüzeye yakın olmasından dolayı kolayca tahriş olan bir yapıdadır.

Acı sevenleriniz bilirler...

...yemesi de çıkarması da beladır.

Cinsel organlar anüs aynı zamanda istenmeyen kokuların da oluşabildiği organlardır.

Ezcümle...olay utanma değil tür idame dürtüsü ile nazik yapıda olması nedenli koruma güdüsüdür.

...idi.

Sch: Bakın ne diyorum? Bu organların nazik oluşu tek başına gizlemek için yeter bir neden midir? Vücudun nazik olmayan bir tek yerini bana söyleyebilir misiniz? Neden hepsini değilde ısrarla cinsel bölgelerimizi kapatıyoruz? Açık kaldıklarında ortalığa sarin gazı da salmadıkları bir gerçek.



Hubbez: Özetle;
İnsanoğlu korunma amaçlı giyinmek zorunda kalmıştır...utanma değil.

Sch: Özür dilerim Hubbez, bunu yapmak zorundayım artık. Yoksa anlaşamayacağız. Lütfen hakaret olarak almayın. Neyse vazgeçtim, sizi kızdırmamak için genel bir ifade seçeceğim. Madde olan penisimizi/vajinamızı yine başka bir madde olan ..... ile temas ettirip ya da daha başka herhangi bir forma sokup neden haz alma yoluna gitmiyoruz? Oysaki zevkli bir aktivite olacak. Zevkten niye iğrenelim ki? İğrendiniz değil mi? İğrenmek bana hak vermektir.


Devam edecek...

Averroes 20-09-2009 17:26

Karbokatyon: Sindirim sisteminin görevini gereğiyle yerine getirebilmesi, besinlerden daha fazla faydalanılabilmesi amacıyla, sindirim sisteminde bakteriler bulundurulur. Bu bakterilerin faaliyetleri sonucunda koku kendiliğinden meydana gelir. Ayrıca mevzu bahis olan bölgelerin sürekli kapatılması da kokunun hapsolmasına sebebiyet verir.

Sch: Yani niye cinsel bölgeleri kapatıyoruzun cevabı çıkabilecek kokuyu engellemek mi diyorsunuz? Bu mudur? O halde özür dileyerek sormak durumundayım. Ailenizle koku riskinin olmadığı bir ortamda çırılçıplak bulunur muydunuz?

Karbokatyon: Zedelenme riski bulunmayan demişsiniz. Komik oluyor, çünkü cinsel dürtüleri sağlayan cinsel hazzın oluşabilmesi için o bölgelerin hassas/narin olması mecburidir. Olması mecburi olan şeylerin üzerinde ise "ya olmasıydı" diye varyasyonlar üzerinde düşünmekse ne kadar makul, bilemedim.

Sch: "cinsel dürtüleri sağlayan cinsel hazzın oluşabilmesi için o bölgelerin hassas/narin olması mecburidir." demişsiniz. Peki iççamaşırı giymek o hassaslığı ve narinliği nasıl sağlıyor. Diyelim hızlıca bir futbol topu çarpsa, iç çamaşırı bunu engelleyebilecek mi?


Karbokatyon: 2 kere gayet bilimsel ve mantıklı açıklamada bulundum ama sanki hiç duymamış, okumamış gibi davrandınız. Sadece birisinin bir sorusunu aldınız ama altındakileri veya üstündekileri okumamış gibi davranıyorsunuz.

Sch: Ama bazı cevapların neresinden tutacağımı bilmiyorum. Ben sadece anlayabildiklerime cevap yazabilirm. Sanırım siz de...


Karbokatyon: Madem amaç sadece örtünmekti, neden günlük kıyafetlerinizin altına iç çamaşırı giyiyorsunuz acaba?

Sch: Benim bu soruya verecek cevabım savunduğum tezimle örtüşüyor. İstenmeyen bir durumla karşılaşıp insanların ortasında mahçup olmak istemem:) (Bu cevaba gülmeniz bile tezimi destekler)

Karbokatyon: Erkek olarak, herkesin sakallı dolaştığı bir toplumda, sakalsız dolaşır mıydınız/ dolaşabilir miydiniz? Cinsinizi bilmiyorum ama; erkek değilseniz, herhangi bir erkek yerine kendinizi koyarak cevap veriniz. O kadar da empatiniz olsun artık.

Sch: Sn Karbokatyon. Ben erkeğim. Soruya soruyla cevap vereyim: (Varsa) Eşinizi niye kıskanıyorsunuz?



Devam edecek...

HuBBeZ 20-09-2009 17:44

Burada mektuplaşmıyor sentez yapılabilmesi amaçlı bilgi giriyoruz. Dolayısı ile yazana yönelik, yazar hedefli yazdığınız kısımların bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Diğer bir deyiş ile serin geliniz...kızmam...o kısımlara cevap bile vermem.

Adem ile Havva bilimsel referansınız ise Kutsal kitaplar bilim kitabınız, ulema da bilim adamınız demektir. Hal böyle olunca elbette çıkar dersiniz ki; "Utanma duygusu doğuştan gelen bir dürtüdür."

Hatta daha ileri gider, dersiniz ki;

Genetiktir...anadan babadan evlata geçer.

Adama sorarlar...bin kişinin önünde seksen yedi derece eğilip, yüz yetmiş beş derece bacak açan erkek ve kadın striptizciler?
Saatte yedi erkek rekoru kıran hayat kadınları?

Onlar sayılmaz! Onlar doğal olarak birlikte getirdikleri utanma duygularını sonradan kaybedenlerdir.

Bebek doğar doğmaz memeyi agzına alıp cakkada cukkada emiyor ama elleri ile orasını, burasını, önünü, arkasını kapatmıyor...

...aynı bebek aksi söylenmediği sürece hem de yıllarca evde, plajda, havuzda bahçede, ev ziyaretlerinde sere serpe başkalrının içinde dolaşıyor, utanmıyor ama din iman yaygarası yapma adına birileri bu gerçekleri yok sayarak bilimsel kisvesi altında ayan beyan bu zırvaları yuturmaya kalkabiliyor.

Pekiiii...bu kadar aleni olarak atıp tutma rahatlığının yanına şu doğuştan gelen utanma duygusunun onda biri dahi neden yerini alamıyor?

"Ben çıkarım yüzlerce insanın karşısına geçer atarım tutarım ama gram utanmam" dediğiniz zaman o bahsi geçen utanma duygusu nereye kaçmakta?

Dincinin işi gücü insanların temel ihtiyaçları konusunda ahkam kesmektir...adı üzerinde; Temel ihtiyaçlar.

Nedir o temel ihtiyaçlar;

Yaşam idame:Yemesi, içmesi...
Soy idame: Cinsel ihtyaçları...

Ondandır hedefler bunlar üzerinedir.

Diyorsunuz ki utanma duygusu doğuştandır...

Demek bu Lut kavmi genetik olarak bundan yoksun doğdular...ya da sonradan kaybettiler.

Adam çıkıyor homoseksüelitenin hayvanlarda da olduğunu çatır çatır ispatlıyor...

...kilise, cami, sinagog hop oturup hop kalkıyor ve akademik olarak yayınlanmasın, bilimsel geçerlilik kazanmasın diye milyar dolarlar harcıyor.

Neden?

E o zaman üç kitaptan ya leblebi külahı yaparsın ya da uçak.

Utanmak duygusu ağız, kulak, göz için gelmiyor...her türlü zırvayı sallamak için gelmiyor...ama sadece cinsel organlar için geliyor.

Ayıptır...

Averroes 20-09-2009 17:55

Ulpian: Siz anladığım kadarıyla (biraz üstün-körü özetleyecek olursak) şöyle bir sonuç çıkartmaktasınız: ''Hiç bir dini/kutsalı kabul etmeyen materyalist ateistler, sözkonusu ahlak/utanma/cinsellik algılarını gerçek hayatta göstererek asılında kendileri ile çelişmektedirler.''

Sch: Sayın Ulpian, öncelikle hoşgeldiniz. Üslubunuzun berraklığı burada da kendini belli etmiş. Ateistler için aynen dediklerinizi soruyorum.

Ulpian: Bir yönüyle bence de haklı tarafları olabilir böyle bir eleştirinin. Fakat şunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor ki, toplumlar bir şekilde biyolojik ve kültürel evrim sonucunda birçok alanda türlü algı, alışkanlık ve anlayışlar geliştirmiş. Konulara bilimsel yaklaşmaya çalışan materyalistler olarak, bu alışkanlıkların tümünü radikal bir eleştiriye tabi tutsak, hiçbirine ''kutsal'' bir kaynak atfetmesek bile, pratikte bizlerin de belli bir toplumun parçası olduğu gerçeğini yok edemeyiz.

Sch: Doğru...

Ulpian: Örnek vermek gerekirse (bilinçli olarak konuyla hiç ilgisi yokmuş gibi görünen bir örnek): Ülkemizde ve Batı ülkelerinde kedi ve daha birçok hayvan türü yenmez. Bu iğrenç ve toplumsal konvensiyonlara aykırı olarak görülür.

Örneğin bir materyalist olarak ben, bu toplumsal konvensiyonun sebeplerini araştırabilirim, kedi yenmesinde hiçbir tıbbi sakınca olmadığını idrak edebilirim, dolayısıyla bu alışkanlığın (toplumsal konvensiyon haricinde) hiç bir dayanağı olmadığı sonucuna varabilirim.

FAKAT: Bütün bunları idrak etmiş olmam, benim bundan böyle kedi yememi mecburi kılmaz. Bunların, sadece (mutlak bir kaynağı olmadan) ''rastlantısal'' şartlarla oluşmuş olan toplumsal algılardan ibaret olduğunu anladığım halde, kedi yemekten hala iğrenebilirim. Bu bir çelişki değildir.


Aynı şekilde giyinmek veya ''sapık'' olarak görünen seksüel pratiklerin ''sapık'' olarak görülmesi vs. gibi ''ahlak''la ilgili algıların da aslında hiçbir ''mutlak'' kaynağı olmadığını anlayabilir, fakat yine de bu gibi konularda da pratikte bu algılara uygun yaşayabilirim. Kedi yememek örneği gibi, burda da herhangi bir çelişki olmaz.


Bir materyalist olarak ancak mesela bu gibi konuları tartışırken ''mutak değer'' argümanları öne sürdüğüm zaman kendimle çelişmiş olurum. Kedi yememem için, çıplak gezmemem için veya ''sapık/iğrenç'' olarak görünen seksüel pratiklerde bulunmamam için aslında hiçbir ''mutlak değer'' kaynağı yok. Fakat yine de bunları yapmazsam/yapmak istemezsem, bu bir çelişki değil, sadece herkes gibi benim de zevk ve algılarımın doğal olarak sosyalleşme sürecinden belli bir oranda etkilendiğinin göstergesidir.


Sch: Sayın Ulpian, sizi gayet net anladım. Bundan sonra yazıma verilmesini isteyeceğim direkt cevaplar için sizi referans olarak göstereceğim.

Tezim karşısında ileri sürülebilecek ve bir materyalistin verebileceği en mantıklı cevabı verdiniz.

Ancak kedi örneği acaba doğal utanma dürtüsü teziyle uyumlu mudur?

Kedinin hiçbir zararı ve hatta belki de faydası olmasına rağmen yerim ya da yemem. Dünyada böyle bir araştırma yapılsa ve insanlara "Aslında kedi yemek sağlığa zararlı değilmiş" dense, dünyanın yüzde kaçı evet der, yüzde kaçı hayır. Gelecek cevaplar evet de olsa haır da olsa yüzde yüz müdür?

Yaratılışla Gelen Cinsel Utanma Dürtüsü tezimde sonuç yüzde yüzdür. Yani bilinç seviyesi yerinde, ruh sağlığı bozuk olmayan, ve de reşit olan insanların yüzde yüzü hangi toplumda olurlarsa olsunlar, cinsel olarak utanırlar.

Hemen akla şu soru gelebilir: Çıplaklar kampı ne oluyor? Nüdistler ne oluyor?

Tezime karşı sürülebilecek bir itiraz olabilir. Ama ben de derim ki:

Çıplaklar kampında sereserpe uzanmış bir çift gördüm. Ve yanındaki eşine/partnerine/erkek arkadaşına aldırmadan ona cinsel taciz de bulundum. Beni ne yaparlar orada? 5 dk durdururlar mı? Ama tokalaşmak istesem belki tokalaşabilirdi. Çünkü büyük bir ihtimalle tokalaşmaktan cinsel anlam çıkarmayacaktı. Niye kızdı o zaman? Oysaki özünde zevkli bir aktivite olan seks yapacaktık hepsi bu? Niye korktu, niye iğrendi? Oysa çıplaklar kampındayız...

Konvensiyonların zamanla toplumsal yasa olabildikleri bir gerçektir. AMA bu konvensiyonların hangisi birincil fizyolojik ihtiyaçlar listesinin olmazsa olmazlarından olan seks maddesi ile alakalıdır. SEks dürtüsü yaşayan bütün canlılarda organizma pasiftir, aktif değil. Yani siz kendinizi belirli bir süre doğal cinsel ihtiyaç duymaktan muaf bırakamazsınız. Tıpkı su içmekten muaf tutamayacağınız gibi... Ama bir ömür kedi yemeyebilirsiniz. Kedi örneği şahsın keyfinde bir konudur, ama seks dürtüsünün ortaya çıkması doğumla birlikte vardır, ve mecburidir. Dünya neslinin devam edebilmesi için seks dürtüsünün ortaya çıkması, nüfus kontrolünün ve cinsel hastalıkların önlenmesi için de gizlenmesi bir Yaratıcı tarafından öngörülmüştür. Çünkü dünyayı döndürecek olan insanların sevişme arzusudur.



Saygılar


Devam edecek...

HuBBeZ 20-09-2009 17:59

Gelelim istenmeyen kokular kısmına:

Çoğu kişinin yaşadığı...

...bazı kişilerin iğrendiği, çeşitli tabusal ya da kurallar nedenli uzak durduğu bazı cinsel haller vardır.

Kimilerinin bir fantezi olarak düşündüğü, kimilerinin marifet olarak algıladığı ORAL yani AĞIZ ile cinsel organlara TEMAS ın partnerların birbirlerine gönderdiği referansların oluşmasını sağlarlar.

Tad ve koku partnerlar arasında sağlık referansı oluşturur ve verirler.

Ondandır...

...hayvanlar da insanlar da cinsel ve defikasyon organlarının oldukları bölgelere farklı bir çaba ile farklı yaklaşırlar.

Haaa Cuma vaaz çıktısı bilgileri getirip buraya bilimsel içerik olarak asabilirsiniz...

...okuyucu her ikisini de okuyacaktır.

Okuyanın utanma duygusunun doğuştan ya da sonradan olmasının da önemi olmayacaktır...

...zira Halep ile Arşının yerleri her daim aynıdır.

:)

Averroes 20-09-2009 18:04

Alıntı:

HuBBeZ´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236126)
Burada mektuplaşmıyor sentez yapılabilmesi amaçlı bilgi giriyoruz. Dolayısı ile yazana yönelik, yazar hedefli yazdığınız kısımların bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Diğer bir deyiş ile serin geliniz...kızmam...o kısımlara cevap bile vermem.

Adem ile Havva bilimsel referansınız ise Kutsal kitaplar bilim kitabınız, ulema da bilim adamınız demektir. Hal böyle olunca elbette çıkar dersiniz ki; "Utanma duygusu doğuştan gelen bir dürtüdür."

Hatta daha ileri gider, dersiniz ki;

Genetiktir...anadan babadan evlata geçer.

Adama sorarlar...bin kişinin önünde seksen yedi derece eğilip, yüz yetmiş beş derece bacak açan erkek ve kadın striptizciler?
Saatte yedi erkek rekoru kıran hayat kadınları?

Onlar sayılmaz! Onlar doğal olarak birlikte getirdikleri utanma duygularını sonradan kaybedenlerdir.

Bebek doğar doğmaz memeyi agzına alıp cakkada cukkada emiyor ama elleri ile orasını, burasını, önünü, arkasını kapatmıyor...

...aynı bebek aksi söylenmediği sürece hem de yıllarca evde, plajda, havuzda bahçede, ev ziyaretlerinde sere serpe başkalrının içinde dolaşıyor, utanmıyor ama din iman yaygarası yapma adına birileri bu gerçekleri yok sayarak bilimsel kisvesi altında ayan beyan bu zırvaları yuturmaya kalkabiliyor.

Pekiiii...bu kadar aleni olarak atıp tutma rahatlığının yanına şu doğuştan gelen utanma duygusunun onda biri dahi neden yerini alamıyor?

"Ben çıkarım yüzlerce insanın karşısına geçer atarım tutarım ama gram utanmam" dediğiniz zaman o bahsi geçen utanma duygusu nereye kaçmakta?

Dincinin işi gücü insanların temel ihtiyaçları konusunda ahkam kesmektir...adı üzerinde; Temel ihtiyaçlar.

Nedir o temel ihtiyaçlar;

Yaşam idame:Yemesi, içmesi...
Soy idame: Cinsel ihtyaçları...

Ondandır hedefler bunlar üzerinedir.

Diyorsunuz ki utanma duygusu doğuştandır...

Demek bu Lut kavmi genetik olarak bundan yoksun doğdular...ya da sonradan kaybettiler.

Adam çıkıyor homoseksüelitenin hayvanlarda da olduğunu çatır çatır ispatlıyor...

...kilise, cami, sinagog hop oturup hop kalkıyor ve akademik olarak yayınlanmasın, bilimsel geçerlilik kazanmasın diye milyar dolarlar harcıyor.

Neden?

E o zaman üç kitaptan ya leblebi külahı yaparsın ya da uçak.

Utanmak duygusu ağız, kulak, göz için gelmiyor...her türlü zırvayı sallamak için gelmiyor...ama sadece cinsel organlar için geliyor.

Ayıptır...

Dostum öncelikle sakin ol. Kızmak, bağırmak haklı olmaya yetmez. Sigara kullanıyorsan git bir sigara yak. Ve yazdıklarımı kızmadan, hemen cevap verme gayretine düşmeden, kimseye hakaret etmediğim gerçeğini göz önünde bulundurarak, Ulpian arkadaşımızın konuyu niye sizin gibi algılamadığı üzerinde biraz düşünerek, ve en son ona verdiğim cevabı bir daha okuyarak gelin. Özür dilemek için hala öfkeli olursanız sorun değil.

HuBBeZ 20-09-2009 18:12

Bir kaç başlıkta dile getirdim ama...

...Kuran da Havva nın adı geçmez.
...Adem in de erkek olduğu belirtilmez.

Bilim in referansı bu mudur.

Arşın hala orada...

...açar bakarsınız.

Var ise buyrunuz getiriniz.

HuBBeZ 20-09-2009 18:14

Gözden kaçmış olabilir;

HuBBeZ:

Alıntı:

Burada mektuplaşmıyor sentez yapılabilmesi amaçlı bilgi giriyoruz. Dolayısı ile yazana yönelik, yazar hedefli yazdığınız kısımların bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Diğer bir deyiş ile serin geliniz...kızmam...o kısımlara cevap bile vermem.

aydoe 20-09-2009 18:14

1- Karşılıklı rıza ile evlilik dışı cinsel ilişkiye girilmiş. Alan razı, veren razı… Niye “kullanılmışlık” hissine kapılınsın? Eğer cinsel ilişkiye girilmeden erkek arkadaşı onu terk etmiş olsaydı, “kullanıldım” ifadesini kullanmayacaktı. “Kullanıldım”ı sağlayan cinsel organdır. Çünkü tokalaştım diye “kullanıldım” diyen yoktur. Madde olan cinsel organa kişiyi intihara zorlayacak bu denli bir iffet verilişinin bilimsel açıklaması nedir?

Bilim sanat tarafından temelleri atılmış olup her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür. Bilim, temelde, deney ve gözleme dayalı bilgi bütününü anlatır.
Rıza ile cinsel ilişkiden duyulabilecek pişmanlık psikolojiktir.Yaşadığınız toplumun size vermiş olduğu role uygun davranış gösterip göstermediğinizdir.
Cinselliğin tabu olmadığı ve özgür yaşanabildiği toplumlarda kullanılmışlık gibi bir algılama olmayacaktır.
Bu tamamen fenotiple alakalı yaşadığın toplumun etik değerleri alakalı bir algılamadır.
Tokalaşmak ayıp olsaydı o zaman tokalaştığı için intihar edenler de olabilirdi.


2- Kullanılmışlık hissine kapılanlar neden hep kadınlar? Ben bugüne kadar “kullanıldım” deyip, bunu bir kadınla yaşadığı cinsellikle açıklayan bir erkeğe rastlamadım. Bu “kullanılabilirliğin” bilimsel temeli nedir? Hani ben Müslüman’ım ya bilimden anlamam, her şeyi Kur’an’la açıklamaya çalışıyorum, siz dinlerden özgürsünüz daha iyi bilirsiniz.

Kullanılmışlığın daha çok kadınlar tarafından dile getirilmesi kadının meta olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır.
Yaşadığımız toplumda erkeğe daha fazla cinsel özgürlük tanınmış kadın ise baskılanmıştır.
Ama erkeklerde kullanılınabilir.Bu bir ilişkideki tarafların dürüst olup olmamasına bağlı olarak değişebilir.
Kadınlar erkekleri çok güzelde kullanabilirler.


3- Niye giyiniyoruz? Elle penisin farkı nedir? Bir farkı yoksa, neden birini gösteriyoruz da diğerini saklıyoruz?


İlk giyinme örtünme şeklinde fiziksel koşullardan korunmak amaçlı olarak ortaya çıkmıştır.
Nasıl yağmurda sığınacak bir yer arar ,nasıl güneşten kendimizi korumak için başımızın üstüne bir şey tutarsak ,fiziksel korunma amaçlıdır.
Avcı toplayıcı toplumlarda ,hayvan derisinin tabaklanması ve bitkilerden faydalınarak ,soğuktan ve güneşten korunmak amaçlı örtünme şeklinde giyinme ortaya çıkmıştır.
Elimizede soğuk havalarda eldiven giyeriz.
Elle penisin farkı ise ailenin ortaya çıkması ve cinselliğin belirli etik kurallara bağlanması sonucu oluşmuştur.
Bir Homosapiens için elle penisin senin sorduğun anlamda hiç bir farkı yoktu.
Sen hiç cinsel organından utanan, cinsel organlarını saklayan başka tür bir canlı gördünmü


4- Erkek göğsünü gere gere ortalıkta dolaşırken, kadınlar bunu neden yapamıyor? Kadının tam olarak vücudunun neresi/nereleri mahrem? Bunun ortak bir algısı var mı? Ortak algısı yoksa kimseye çırılçıplak olsun/her tarafını kapatmış olsun kızmaya hakkımız var mı?

Toplumsal baskı yüzünden yapamıyor,ben bu Temmuz Holanda'da idim ve kadınların erkeklerden daha açık giyindiklerini gördüm.
Ha çıplak yaşayan topluluklarda var.
Ortak algı içinde yaşadığın,ait olduğun toplumsal etik kurallara uygun giyinmektir.
Tabiki kızmaya hakkımız var göz estetiğimizi bozmamalı ve beni rahatsız etmemeli.

5- Kadınlar kara çarşafla dolaşırken “Afganistan” benzetmesi yapanlar, çıplaklığı neden hoşgörürler? Çıplaklığı hadi hoş gördün, çırılçıplaklığa niye karşıdırlar? Kimin ne kadar soyunacağı/kapanacağı bilgisi onların tekelinde midir?

Çıplaklığa karşı değilim şimdi benim kızım var bikini giyiyor.
Nerde giyiyor deniz kıyısında herkesin bikini ile denize girdiği yerde giyiyor.
Şehir merkezinde gezmeye çıkarken bikini ile çıkmak istese kızım bu uygun kıyafet değil üstüne bir şeyler giyin derim.
Çıplaklar kampında da mayo ile denize girmek yasak herkes çıplak.
Yani Afganistan'da kıyafet başkadır,Eskimolarda daha başkadır,Ekvatorda ise daha başkadır.
İklime ve içinde yaşadığın topluma uygun giyinirsin.
Giyimin ve cinselliğin dinle alakası yoktur.
sevgiler

Averroes 20-09-2009 18:15

Cenker: habercide izlemiştim.coşkun aral afrikada bir müslüman kabileyi ziyaret etmişti.orda kadınlar müslüman olmalarına rağmen göğüsleri açık dolaşıyorlardı.toplumdan topluma değişen konular bunlar.

bir insana bebekliğinden itibaren dirseğini gösterme günah ayıp derseniz ilerde herkes dirseği açık dolşmasına rağmen o kişi dirseği kapalı dolaşacaktır.mantıksız olduğunu bile bile.aynen bu örnekteki gibi ya da ulpianın kedi örneği gibi kolay kolay başka türlü düşünemiyor insan.bir nevi beyin yıkama.bu beyin yıkamanın abartılmasına ya da toplum dışı olmasına da okb diyoruz.

esas konumuza gelisek dinde beyin yıkamadır.bebeklikten beri öyle bir çembere alınıyoruz ki u çemberden çıkmak çok büyük irade istiyor.sadece islama özgü değil hindistandaki hindularda polonyadai katolikler de türkiyede ki müslümanlar da hepsinin düşünce yapısı aynı.

Sch: Göğüsler üremeyi sağlayan organlar değillerdir. Cinsel obje olarak görüldükleri gerçektir, ama şurası bir gerçek ki, göğüslerle vajinanın bilinçaltındaki tezahürleri farklıdır. Göğüslerini açacak kadar cesur olan bu insanlar oldu olacak cinsel bölgeyi de açsalardı. Onları ne engelledi? Olayın müslüman, hrisityan ya da ateist olmakla bir ilgisi yok. Müslüman olduğumu unutun. Tezime odaklanalım.

İnsanlarda doğuştan getirdikleri bir cinsel utanma potansiyeli vardır. Ve birey bilincini eline geçirir geçirmez, toplum içerisinde bu utancını pratiğe döker. İddiam budur.

İddia yıkılır mı? Sadece bir tek yolla yıklır.

Penis ve vajinaın elden bir farkı olmadığını düşünen ve buna uygun yaşayan insan toplulukları. İşte google, işte ansiklopediler.... Buyrun...

esron 20-09-2009 18:15

Alıntı:

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 236134)
Dostum öncelikle sakin ol. Kızmak, bağırmak haklı olmaya yetmez. Sigara kullanıyorsan git bir sigara yak. Ve yazdıklarımı kızmadan, hemen cevap verme gayretine düşmeden, kimseye hakaret etmediğim gerçeğini göz önünde bulundurarak, Ulpian arkadaşımızın konuyu niye sizin gibi algılamadığı üzerinde biraz düşünerek, ve en son ona verdiğim cevabı bir daha okuyarak gelin. Özür dilemek için hala öfkeli olursanız sorun değil.

Yahu burası tartışma platformu mu, psikolojik tahlil platformu mu Şopen?

Yazılanları okuyorum alt alta, hoop bu mesaja kadar Hubbez'in yazdıklarını okurken "kızmak veya bağırmak" olarak bir şey görmemişken, birden sizin mesaj...

Hubbez'in söylediklerini yok saymak, cevap vermekten kaçmanın bir diğer yolu... Yok sigara yak, yok sakin ol...

Sizin bu şark kurnazlığıyla konuyu çevirme girişiminizi görmezden geliyor ve soruyorum:

Var mı Hubbez'in yazdığı ve bilimsel olan gerçeklere bir açıklamanız?

Varsa yapın... Dinlemedeyim...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:34 .