![]() |
Hz. Muhammed kısırmıydı
Ben bu konuyu bir kaç yerde daha açtım ama kimse doğru dürüst cevap vermedi. Bende cesaretlenip Diyanet işleri başkanlığına aşağıdaki yazımla sordum. Onlarda alttaki cevabı verdiler. Aynen kopyalıyorum. Hanımlarını anlattıktan sonra allttaki bolt yazılı esas cevapları hiç kabul edilir cinsten değil. Ancak cevabı burada alabileceğim kanatine vardım. Buradaki yazılanları okuduktan sonra.
Bazıları ne olacak kısaısrsa bu ne değiştirir gibi laflar ettiler. Birde bu konuyu kafir billah bir başka sitede sormuş orada onu azarlamışlar cevap veren olmamış. Aslında bu soru tarih değiştirecek bir konu. Hz. Muhammedin 12 kadar eşi olmasına rağmen sadece Hz. Hatice ve Hz. Marya nın çocuğu olmuş . Haticeden 6 , Marya dan 1. Diger hanımlarında çocuk doğurma yaşında olmalarına ragmen neden çocuk olmamıştır. Mesela Hz. Ayşe, Hz. Zeynep. Hz.Cüveyriye, Hz. Safiye gibi eşleri neden gebe kalmamışlardır. Yoksa Peygamberimiz hakikaten kısırmıydı ? İşlerinizde başarılar dilerim. From: "D.İşl.Bşk.(Dini Sorular)" <dinisorular@diyanet.gov.tr> Add to Address Book To: Subject: Re: Hz. Muhammedin eşleri Sayın İlgili Hz. Peygamber'in hanımlarının hayatlarıyla ilgili bilgi kısaca aşağıda zikredilmiştir.Geniş bilgi edinmek için Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından " Hz. Muhammed Niçin Çok Evlendi , Ahmet KARADUT " adlı esere bakabilirsiniz. 1- Hatice (r): Hz. Peygamber'in (sav) ilk evlilik hayatı, Hz. Hatice validemizle başlar. Onunla evlendiğinde, Efendimiz'in yaşı 25, hanımının yaşı ise, 40'tır. Yani aralarındaki yaş farkı, 15'tir. Onun, Hz. Peygamberin yanındaki yeri, diğerlerinden biraz farklıdır. Peygamberliğini tebliğde O'nun yanında olmuş, bütün insanların terk edip, O'nunla alay ettiklerinde O'na teselli vermiş, hattâ Hz. Peygamber'e ilk vahiy gelmesi esnasında böyle bir şeyle ilk karşılaşmanın verdiği heyecanla ürpermesi karşısında hiç tereddüt etmeden şu gönül okşayıcı ve heyecan yatıştırıcı sözleri söylemiştir: "Sana müjdeler olsun! Allah'a yemin ederim ki, Allah seni hiçbir vakit utandırmayacaktır. Çünkü sen, akrabana bakarsın, sözün en doğrusunu söylersin, işini görmekten aciz olanların ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir, kimsenin kazandırmayacağını kazandırır, misafiri en iyi şekilde ağırlarsın, Hak yolunda zuhur eden hâdiseler karşısında, halka yardım edersin." Bu nâdide kadın, aynı zamanda ilk Müslümanlardandır. Vahyin nüzulünün onuncu yılında, hicretten üç sene önce vefat etmiştir. Allah Resulü, Hz. Hatice'nin ölümü karşısında bir hayli üzülmüştü. Hz. Peygamber'in amcası ve müşriklere karşı koruyucusu olan Ebu Talib ile kendisiyle sükûnet bulduğu eşi Hatice'nin vefatı gibi üzücü olaylar peş peşe geldiği için bu yıla, hüzün yılı denilmiştir. Resulullah'ın bu evliliği 25 yıl sürmüş, İbrahim dışındaki bütün evlatları da yine bu nâdide kadından olmuştur. Vefatı esnasında Resulullah'ın yaşı 50'dir. Yani Hz. Peygamber evlilik hayatının büyük bir kısmını ve aynı zamanda gençlik ve olgunluk yaşlarını, sadece ve sadece, kendisinden 15 yaş büyük olan bir kadınla geçirmiştir. 2. Sevde binti Zem'a (r): Bu hanımı da ilk Müslümanlardandır. Kocası Habeşistan'a yapılan hicretten sonra vefat etmiş olup, kimsesiz kalmıştı. Efendimiz, onunla evlenerek, bu kalbi kırığın da, yarasını sardı; onu perişan olmaktan kurtardı ve ona arkadaş oldu. Zaten sadece Efendimiz'in nikahı altında bulunmayı düşünen bu büyük kadının, dünya adına istediği başka hiçbir şey de yoktu. Ve Allah Resulü'yle evlendiğinde yaşı 55'ti. Buradan da anlaşılacağı üzere, bu evlilikteki asıl amaç, kimsesiz ve yardımcısız kalan bir kadının elinden tutmak, emin bir yuvaya kavuşturmaktı. 3. Aişe (r): Resulullah'ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz.Ebubekir'in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber'i temsil etmeye çalışıyordu. 3. Aişe (r): Resulullah'ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz.Ebubekir'in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber'i temsil etmeye çalışıyordu. Resulullah Aişe'yi çok seviyor ve O'na karşı çok şefkatli davranıyordu. Hz.Aişe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah'ı gördükleri zaman O'ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi." O'nun Hz. işe ile evliliği, yanından hiç ayrılmayan, çektiği sıkıntılara beraberce katlanan, mağara arkadaşı Hz. Ebubekir için en büyük bir mükâfat idi. . Hz.Aişe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah'ı gördükleri zaman O'ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi." O'nun Hz. işe ile evliliği, yanından hiç ayrılmayan, çektiği sıkıntılara beraberce katlanan, mağara arkadaşı Hz. Ebubekir için en büyük bir mükâfat idi. 4. Hafsa binti Ömer (r): Hz. Hafsa dul bir kadındır. Kocası Bedir Savaşı'nda şehid edilmiş bir mücahittir. Kocasının vefatına üzülmüş, yalnız başına kalmıştır. Babası Hz. Ömer, kızını önce Hz. Osman'a evlenmesi için teklif etmiş, ancak O kabul etmemiş, Hz. Ebubekir'e teklif etmiş, O da kabul etmemiştir. Daha sonra da duruma şahit olan Allah Resulü fazla beklemeden O'nunla evlenmek istediğini bildirmiş ve evlenmiştir. Bu evlilik de, zaruretlerin getirdiği bir evlilik olup, bununla o yüce insan Hz. Ömer'in gönlü hoş edilmiş, kocasının ölümüne üzülen ve yalnız kalan birisinin bu yalnızlığı giderilmiştir. 5. Zeynep binti Huzeyme (r): Resulullah (sav) Hafsa'dan sonra bu kadınla evlenmiştir. Onun kocası da Bedir'de şehit edilmiş olan, Ubeyde b. Hâris'tir. Yalnız başına ve kimsesiz kalan bu mübarek kadının yaşı da 60'tır. Bu kimsesizlik zamanında, kendisine yardım edecek bir ele şiddetle muhtaçtır. Onu bu ihtiyaç içerisinde gören şefkat ve merhamet Peygamberi, onu da nikâhlayarak kendi kanatları altına almak istemiştir. Zaten evlendikten iki yıl sonra da vefat etmiştir. 6. Zeyneb binti Cahş (r): Allah Resulü'nün halasının kızıdır. Gayet asil, ince ruhlu ve iç derinliğine sahip bir hanımdı. Yakın akrabası olması hasebiyle Hz. Peygamber'in çok iyi bildiği ve tanıdığı birisi idi. Evlilik çağı gelince de onu, evlatlığı Zeyd'e istemişti. Onun ailesi ilk önceleri böyle bir teklif karşısında biraz tereddüt gösterince, bunun üzerine şu âyet nâzil olmuştur: "Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulü'ne karşı gelirse, açık bir sapıklık etmiş olur." (33, Ahzâb:36). Neticede hem ailesi, hem de kendisi teklifi kabul etmişlerdir. Onlar kızlarını Resulullah'a vermek istiyorlardı. İstenen kişi başkası olunca, başlangıçta haklı olarak bir tereddüde kapıldılar. Daha sonra da Zeyd'le nikahları kıyılmış oldu. Ancak bu evlilik kısa sürmüş, sonunda boşanmak mecburiyetinde kalmışlardır.Zeynep binti Cahş daha sonra Peygamberimizle evlenmiştir. Kur'ân-ı Kerîm bu evlilikle ilgili şu bilgiyi vermektedir: "Allah'ın nimet verdiği, senin de nimetlendirdiğin kimseye: 'Eşini bırakma, Allah'tan sakın', diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa asıl kendisinden korkulması gereken Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince, Biz, onu sana nikahladık ki, (bundan böyle) evlatlıkları, hanımlarıyla ilişkilerini kestikleri zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir." (33, Ahzâb:37). 7. Ümmü Seleme (r): Bu da ilk Müslümanlardan olup, Habeşistan'a hicret edenlerdendir. Daha sonra da Medine'ye hicret etmiş, çok sevdiği ve kendisine sıkıntılı hicret yolculuklarında arkadaşlık yapıp, yanından hiç ayrılmayan biricik eşini Uhud Savaşı'nda şehit vermiştir. Yurdundan, yuvasından uzak, bir sürü yetimle, hayat külfetini yüklenmiş bu kadına, ilk şefkat elini, Hz. Ebubekir ve Ömer uzatırlar. Ancak o, bu talepleri reddeder. Daha sonra evlilik teklifini Resulullah yapar ve bu teklif kabul edilir. Böylece yetimleri, sıcak bir yuvaya kavuşmuş, babalarının ölümünden duydukları üzüntüyü, Allah Resulü vesilesiyle unutmuş, hiçbir zaman gerçek bir babayı aratmayacak bir babaya kavuşmuş oldular. Ümmü Seleme de Hz. işe gibi dirayet ve fetaneti olan bir kadındı. Bir mürşide ve mübelliğe olma istidadındaydı. Onun için bir taraftan şefkat eli onu, himayeye alırken, diğer taraftan da, bilhassa kadınlık âleminin medyûn-u şükran olabileceği bir talebe daha ilim ve irşad medresesine kabul ediliyordu. 8. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r): Mekke'de küfrün bayraktarlığını yapan Ebû Süfyân'ın kızıdır. Mekke'nin zor şartlarında inancını yaşayamayınca, kocasıyla birlikte Habeşistan'a hicret etme mecburiyetinde kalmıştı. Ancak bu esnada kocası önce Hıristiyan olmuş, sonra da ölmüş, Ümmü Habibe yalnız başına kalmıştı. Allah Resulü durumu öğrenince Necâşi'ye haber göndererek, tek başına kalan bu hanımın kendisine nikahlanmasını istedi. Durumu öğrenince fevkalâde sevinen Ümmü Habibe'nin nikahı, Necâşi huzurunda kıyılmış oldu. Şayet Hz. Peygamber böyle yapmayacak olsaydı, yalnız ve kimsesiz bu kadın, ya Mekke'ye dönecek babasının ve ailesinin şiddetli zulümleri karşısında dinini bırakacak, ya Hıristiyanlardan yardım dileyecek, ya da kapı kapı dilenip hayatını sürdürecekti. Ancak bu evlilikle en güzel yolu seçmiş oluyordu. Bu evlilik vesilesiyle, o gün için Müslümanların ve Peygamber'in azılı düşmanı olan Ebû Süfyan, inananlara yaptığı işkenceyi hafifletmiş, içinde Hz. Peygamber'e karşı olan azılı kini birazcık dahi olsa dinivermişti. Daha geniş dairede ise, Emevîlerle bir akrabalık te'sis edilmiş oldu ki, bu da onların Müslümanlığa girmelerini kolaylaştıran bir unsur oldu. Bundan sonra Ebû Süfyan hâne-i saâdete rahatlıkla girip çıkma avantajına sahip olarak, Müslümanlığı daha yakından tanıma fırsatını bulup, sonunda iman dairesine girmiş oldu. 9. Cüveyriye binti Hâris (r): Müslümanlar, yapılan Müreysi gazvesinde galip gelmiş, pek çok ganimet elde edilmiş, bunun yanında 700 kadar da esir alınmıştı. Esirlerin içinde, Benî Mustalik kabilesinin başkanının kızı olan Cüveyriye de bulunuyordu. Cüveyriye, Hâris b. Dırar'ın kızı idi. Hâris, Mustalikoğulları Yahudilerinin reisi idi. Cüveyriye önce Musâfi b. Saffan'la evlenmiş, Musâfi, Müreysi Muharebesi'nde ölmüştü. Cüveyriye, Hz. Peygamber'e müracaat ederek hürriyete kavuşmayı talep etmiş, Resulullah da onun fidyesini bizzat kendisi vererek hürriyete kavuşturmuştur. Babası gelip kızını götürmek isteyince, o Müslüman olarak Medine'de kalmayı tercih etmiş, bilahare de Resulullah ile nikahı kıyılmıştır. Resulullah'ın bu evliliğinden sonra, Abdulmuttaliboğullarının hissesine düşen esirler salıverilmiş, diğer Müslümanlar da bu durum karşısında, Resulullah ile akrabalık bağı bulunan bir kabilenin insanları esir edilemeyeceği düşüncesiyle alınan bütün esirleri salıvermişlerdir. Hz. Peygamber'in bu evliliği de altmış yaşları dolayındadır. Bu evlilikte O, önemli bir kabileyle akrabalık kurmayı hedeflemiş, pek çok esirin serbest bırakılmasını sağlamış, bundan da önemlisi pek çok Yahudi'nin İslâm'la şereflenmesine vesile olmuş ve kocası savaşta ölen, dolayısıyla İslâm'a ve Müslümanlara aşırı bir şekilde kinle dolu bir hanımı, şefkat kanatlarının altına alarak onu müminlerin anası mertebesine yükseltmiştir. 10. Safiyye binti Huyey (r): Asıl adı Zeynep'tir. O dönemde Arabistan'da reislere düşen ganimet hissesine Safiyye denilmektedir. Bu kadın da Resulullah'ın hissesine düştüğü için Safiyye adını almıştır. Ana-babası, Yahudilerin ileri gelenlerindendi. Hatta babası Nadiroğullarının reisi, annesi de Kureyza oğullarının reisinin kızıydı. Hayber Gazvesi'nde, babası, kocası ve kardeşi öldürülmüş, kabilesinden pek çok kimse esir alınmıştı. Safiyye, İslâm'a karşı aşırı bir şekilde kin ve nefretle doluydu. Savaş sonrası Resulullah onu kendi nikahına alarak, yumuşamasını sağlamış oldu. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir bölümüyle akrabalık kurulmuş, onların Müslümanlığı yakından tanımaları imkânı sağlanmış, düşmanların kötü bir kısım emellerinin, önceden bilinmesi kolaylaşmış ve Müslümanlığın sınırları bu vesileyle genişlemeye yüz tutmuştur. 11. Mâriyetü'l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r): Resulullah İslâm'a davet için etraftaki hükümdarlara mektuplar gönderiyordu. Bunlardan birisi de Mısır hükümdarı Mukavkıs'tı. Mukavkıs, elçiyi güzel bir şekilde karşılamış, Hz. Peygamber'e birtakım hediyelerle birlikte iki de cariye göndermişti. Yolda bu iki cariye, Müslümanlık hakkında malûmat sahibi olduktan sonra, İslâm'ı seçmişlerdi. Bunlar Medine'ye varınca, Resulullah Mariye'yi kendisine almıştı. Bilahare azad ederek, onunla evlenmiştir ki, oğlu İbrahim, işte bu hanımındandır. Bu evlilik, bütün Mısırlılar üzerinde büyük bir te'sir icra etti. Müslümanlarla Mısır'daki Bizanslılar arasında çıkan savaşta, Mısırlılar tarafsız kalmış, Bizanslılara arka çıkmamışlardır. İşte bunun sebeplerinden birisi de, kendi milletlerinden olan bir kadının, Hz. Peygamber'le evli oluşudur. 12. Meymûne binti Hâris (r): Asıl ismi Berre olup, Resulullah tarafından Meymûne olarak değiştirilmiştir. Hz. Peygamber'in son evliliğidir. Hudeybiye antlaşmasından bir yıl sonra Hz. Peygamber'le Müslümanlar, Mekke'ye tavaf ziyaretine gitmişlerdi. Bu sırada Peygamberimiz'in amcası Abbas, Allah Resulü'ne Meymûne'yle evlenmesini teklifi etti. Zira Meymûne, Abbas'ın baldızı olup, nikah yetkisini ona vermişti. Peygamberimiz de bu teklifi kabul buyurarak, onunla nikahlandı. Bu durum karşısında Mekkeliler: "Demek ki, Muhammed hemşehrilerine hâlâ dostluk ve hayır duyguları besliyor." yorumunu yaptılar. Bu evliliği yaptığında da Resulullah, altmış yaşları civarındadır. Gayesi, yine dul kalan bir kadına yardım elini uzatma, Müslüman olduğu hâlde Mekke'de müşriklerin içinde kalan birini bu sıkıntıdan kurtarma ve Mekkeliler'e karşı bir jest yapma vardır. E-postanızda da ifade ettiğiniz üzere Hz. Peygamber’in 7 çocuğu olmuştur. Bu çocukların biri Hz. Mariye’den diğerleri Hz. Hatice’den dünyaya gelmiştir. Diğer hanımlarından çocuğunun olmamasından dolayı, Hz. Peygamber'in için kısır olduğunu söylemek ancak cehaletle yorumlanabilir. Diğer hanımlarından çocuğu olmamasını Yüce Allah'ın taktiridir. O dilediğine evlat verir, dilemediğine vermez. Bilgilerinizi rica ederiz. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Netice işi Allaha bağlamışlar . İstediğine verir istemediğine vermez. Bu konunun gerisini cevaplarınızdan sonra anlatacağım. |
anlaşılan allah muhammedi seçmekle ne kadar hata yaptığını anlamış ve bari çocuklarıyla uğraşmayayım diyerek ona fazla çocuk vermemiş.başka nasıl açıklanabilir ki.madem adam peygamber, allahın en iyi kulu allah neden ona kıt davranmış ki.bolluk bahşetmesi gerekmiyormuydu.bu sorularla karşılaşmamasını sağlaması gerekmiyormuydu.yoksa o zamanlar çocuk kontenjanımı kapalıydı.size şaka yollu gelebilir bu cümleler ama başka açıklaması yok.allah istediğine verir istemediğine vermez se eğer çocuçuğu demek ki muhammedle aralarında bir müsibet olmuştur.
|
canli kardesim ... tarihi ne kadar da degistiriyorsun bravo ... kisir ise o çocuklar nerden geldi madem kisir diyorsun isbatini o sapik yaziyla geçistiriyorsun sana sunu demek kalicak onun evlendigi diger kadinlar kisir idi bundan dolayi sen arastirmalarina devam et ... bu konuda diger sitelerde sana cevap verememislermisde geç bunlari buna ne cevap vericeksin sen mühürlenmislerdensin ...
|
Alıntı:
|
sen benim yazilarimi anlamiyorsun begeniyle okumak degil anlamak önemli sen anlasaydin böyle yazmazdin sen açiklik getirde ilmin kisirlik hakkinda ne diyor ?
|
şu "mühürlenmişlikten" bahsediyorum, kısırlıktan değil :D
|
Alıntı:
Hepsi doguracak yaşta ve kısır değillerdi. Aldığı eşleri yaşlarına göre aşağıda. Karılarının yaşları evlendiğinde söyle dir. Hatice 39 ( 6 çocuk ) Sevde 50 yaşlı Ayşe 6 yaşında nişan 9 yaşında gerdek. Zeynep 35 Gelini. Hafsa 30-35 Ummü Habibe 30-35 Cüveyriye: (13) Safiye: 25 Haris’in kızı Meymune 25 Huzeyme kızı Zeynep: 20 cariye: Marya 16 ( 1 ibrahim ) cariye Reyhane 19 Kevser Suresi Bismillahirrahmanirrahim 108/1. Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. 108/2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes . 108/3. Doğrusu ( asıl sonu kesik olan ) adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir. Bu ayette de mekkedeki halk tarafından ( Amcası Ubu Lehep )Muhammede kısır denildiği de açık olarak ayete göre ortada. Hatice yaşlı 40 yaşındaki bir kadından 6 çocuk ve Muhammet 58 yaşında iken 16 yaşındaki cariye (kıpti ) mariyeden ibrahim adlı bir erkek çocuk. Herkes Muhammede kısır dediği için Muhammet aslında erkek ocuğu o kadar çok istemektedirki ( hatta yanıp tutuşmaktadır. ) İbrahim gözünü horoz dideklediğinden ölünce dağlara taşlara diye ağlamıştır. Bu durumda 50 yaşından 58 yaşına kadar 10 kadar kadınla birlikte olmasına reağmen çocuk yok. Bence maryanın hamileliği Mısırdan Muhammede hediye gelirken yolda getirenleden tarafından hamile bırakılsa gerek. Geriye bir de çocukgu olan hatice ksalıyor. Haticenin durumu ise daha özel. |
Güzel kardeşlerim. Vallahi araştırmadan yorum yapıyorsunuz bu konularda. Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'in çocuğu olmayan karıları ya dul kalanlar ya da yakınlarını kaybedenlerdir. Tek kalan kadınlara zarar gelmemesi için evlenmemiştir. Peygamberimizin kısırlık gibi bir sorunu olduğunu da zannetmiyorum. Ayrıca Allah Peygamberimize yani en sevdiği kuluna bütün nimetlerini vermemiştir çünkü Peygamberimiz rahatlıkla yaşasaydı, zorluk çekmeseydi, ümmeti de onun bu durumlar karşısında nasıl sabırla durduğunu göremezdi. Yani buradan da çıkarılacağı gibi, dünya yaratıldığından beri hiçbir şey tesadüfen olmamıştır. Herşeyin bir amacı vardır.
ALLAH AKIL FİKİR VERSİN İNŞALLAH. |
Alıntı:
"Hz. Muhammed(s.a.v.)'in çocuğu olmayan karıları ya dul kalanlar ya da yakınlarını kaybedenlerdir. " Dul kalan 25 yaşındaki kadının çocuğu olmazmı ? yakınını yani kocasını kaybeden kadının çocuğu olmazmı ? Bak esas sen düşünmeden konuşuyorsun. Evlendiği ve yattığı kadınarın listesi yukarda var. Maşallah hepside genç ve dinç kadınlar . Sevde haraiç o da zaten çocuk olan ayşenin dadısı. Yatma sırasını bile ayşeye veriyordu. "Peygamberimize yani en sevdiği kuluna bütün nimetlerini vermemiştir " Vermiştir vermiştir. Hatice'ye önceki iki kocasından kalan mallar dünyanın ganimeti Muhammet karun kadar zengindi. İşte bir erkek evladı yoktu ve düşmanları onunla dalga geçiyordu SOYU KESİK diye. Bir üzüntüsü buydu. Bir tek haticeden olan fatma kalmıştı. Diger 2 oğlanla 3 kız ölmüşlerdi erkenden. Çok yalvarıyordu Allaha bir erkek evlat diye. Olmuyordu. Ama huylanmıştı niye olmuyordu o kadar sağlıklı kadından . Aldıkça alıyordu. Cariyeler hariç. Acaba doğrumu bana söyledikleri . Kısırmıyım ben diye içi içini yiyordu. HADİ DİYORDU . MARYA KIPTİSİ GELMEDEN HEMEN ÖNCE YOLDA GEBE KALMIŞTIR. HATİCEYE NE OLUYORDU. GERÇİ HEP SURİYE YE KERVANLA GİDİYORDU HATİCEYİ ÇOK AZ GÖRÜYORDU AMA 6 ÇOCUK BİR DEN NASIL OLMUŞTU 40 DAN SONRA BU İKİ KOCADAN KALMIŞ YAŞLI KADINDAN. |
Bazı gerçekler vardır.Yürekli insanlar çıkar,konuşur,toplumu aydınlatır.
Yürekli insan çıkmazsa "Kral çıplak" misali bir çocuk çıkar,gerçekleri yine su yüzüne çıkarır.Ancak yalanların,iftiraların da da ömrü uzun sürmez. Böyle çirkin,mesnetsiz bir yazıdan ve iftira olduğu aşikar iddiandan ne medet ,ne amaç içinde olduğunu anlayabilmek mümkün değil. Hz.Meryem'in hamileliği hakkında iddia etsen kimse sesini çıkarmayabilir.Çünkü bilimsel bir tarafı yok.Üstelik te dinin temel inançlarından biri ve ümmetini Hz.İsa'nın tanrı'nın oğlu olduğu inançlarına vardıracak kadar önemli. Ama bu konu,sevenlerini,inananları incitecek,öfkelendirecek ve asla kimsede bir tereddüt oluşturmayacak kadar çürük bir iddia. Peygamber'in özeli konusunda yeterince eleştiri var zaten.. Kısır demenin ne mantığı var.Erkek çocuğu yetişmemiş desen bir nebze.O da olabilir.Sonra farzedelim kısır.Ne önemi var.Buradan ne elde edeceksin. Bir arkadaşımız da "Allah yanlış karar verdiğini anlamış,o yüzden erkek evlat nasip etmemiş" diyor.Demek ki siz Allah'a ve gönderdiği peygamberlere inanıyorsunuz.Ya da maytap geçiyorsunuz.Bu da çok yakışıksız.Hele hele dinlere hatta tanrıya inancı olmadığını açıklamaya kalkanlar,güçlerini bilimden aldıklarını iddia edenler daha ciddi,tutarlı,akılcı ve saygılı olmak zorundalar.Aksi takdirde zaten iddia ettikleri konulara baştan ön yargılı ve itibar etmeyen topluma bu ciddiyetsizliğinizle hiçbirşey veremezsiniz.Kendinize çeki düzen vermeniz kendi yararınıza. |
Arkadaşım çok güzel yazıyorsun tebrik ederim. Gerçekten sorulması gereken sorular bunlar.
Ah bu kitapta neden böyle soruları savuşturacak bi dua yok acaba?? Belki de vardır da biz bilmiyoruzdur hehehe Müslimin çoktan okumaya başlamış olabilir duasını. Neyse ben sadece tebrik etmek istedim. müslüman arkadaşlara fazla laf sokmadan aradan çekileyim yoksa senin sorularını cevaplamak yerine benimle atışmayı tercih ederler sonra da "ohhh verdik gereken cevabı" derler hatta bidaha da bu konuda hiç düşünmezler. Ancak Allah'ın "muhammedin soyu kesilmeyecek, sürecek, esas ona kısır diyenlerin soyu kesilecek" diye ayet yolladıktan sonra bunun fos çıkması enteresan. ulan hadi ben yollasam ayeti tamam ben insanım kıçımdan da atarım yalan da söylerim ama Allahtan bahsediyoruz, bir ilahtan, islamın tanrısından... Buyrun arkadaşlar yalancı tanrınız sizin olsun. Ama bir insan nasıl olur da gerçeklere karşı bu kadar duyarsız olmayı başabilir bunu çok merak ediyorum. Dikkat ederseniz bu sitede kimse kuranı çürütmek için bilimden astrofizik kuramlarından yola çıkmıyor. Sizin en önemli hakikat dediğiniz kuran dan yola çıkıp dininizin yalan olduğunu ispatlıyoruz. Not: Verecek bir cevabınız varsa bana cevap yazmayın. Arkadaşın sorusuna cevap verin... Nasıl olur da Allah muhammede soyunun süreceğini vaadetmesine ramen ibrahim öldükten sonra başka oğlu da olmadığı için bu vaat fos çıkmıştır? allah kasten mi yalan söylemiştir? yoksa alışkanlıkları gereği çok düşünmeden konuşup sonra da sık sık fikir değiştiren allah yine böyle bir uyku sersemliği anında mı bu ayeti yollamıştır? Bu sorulara tek cümlede cevap verip "budur" diyecek müslümanın alnını karışlarım... |
Yahu Hz. Muhammed(s.a.v.) o kadınlarla birlikte olmak için evlenmiyordu ki... O zamanlar tek kalan kadınlara kötü bakıldığı için evleniyordu. gerçi o zamanki cahil zalimler sizin kadar kötü bakamaz ama...
|
Çarpıtmayın konuyu cemaat-i müslimin.
Kevser Suresi Bismillahirrahmanirrahim 108/1. Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. 108/2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes . 108/3. Doğrusu ( asıl sonu kesik olan ) adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir. Ne yani kevser suresi diye bişey yok o ateistlerin uydurması mı? Hadi cevaplayın arkadaşlar allahın vaadi neden fos çıktı? Yoksa muhammedin soyunun kesildiği de mi ateistlerin uydurması? |
PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI
Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kevser Suresi Bismillahirrahmanirrahim 108/1. Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. 108/2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes . 108/3. Doğrusu ( asıl sonu kesik olan ) adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir. -------------------------------------------------------------------------------------------------------- peygamberimizin soyunun tükendigini bu ayetin neresinde yaziyor ? siz bu ayetden ne anliyorsunuz ? kimin soyu tükenecek diyor ? |
Hz. Ümmü Külsüm
Hz. Ümmü Külsüm Peygamber Efendimizin en küçük kızı olan Hz. Fatıma'nın büyüğü idi. Bir diğer rivayette ise Hz. Fatıma'dan da küçüktü denilmekteyse de sahih olan birincisidir. Hz. Ümmü Külsüm Efendimize peygamberlik gelmeden önce, Efendimizin amcası Ebu Lehebin oğullarından Uteybe ile nişanlanmıştı. Annesi Hz. Hatice, Müslüman olduğu zaman O da müslüman olmuş Mekkeli kadınlar Peygamberimize biat ederken o da kız kardeşleriyle beraber biat etmişti. Daha sonra Allah–u Teala "Tebbet süresini" indirince Uteybe, babası ve annesinin baskısıyla daha evlenmeden Ümmü Külsüm'den ayrılmıştı. bu da uyduruk degilmi yok canim buda nasil kizi olur ... |
Alıntı:
“33/51. Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış, olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalplerinizde olanı bilir; Allah Bilendir, Halim olandır.” Karılar kavga etmiş sen yatacan ben yatacam diye. Muhammette genç lerle yatmak yine Allahı alet etmiş sex işlerine. Yukardaki ayeti göndermiş sen istediğinle yat yaşlıları devreden çıkar diye sağlık vermiş. Muhammet tüm kadınları ile yatmıştır. "O zamanlar tek kalan kadınlara kötü bakıldığı için evleniyordu. " Hiç böyle ahmak ça söz olurmu yahu. O fakir al karılığa, buna kötü bakarlar al karılığa, bunun kocası öldü al karılığa. Koskaca peygamber ve Allahı kimsesiz kadınları korumak için karılığa almaktan başka çare bulamadılar-sa eğer hiç bir boka çare olamazlar. O devirde Muhammet dokunmayın bu kadına diyecekte başkası yan gözle bakacak ha. Elini kolunu bir saat sonra çapraz keser valla. Bir de şu olay var. Bir adım daha ilerleyelim. Muhammedin torunu denilen HASAN ve HÜSEYİN ni öldüren muaviye ordularının başında kim vardı biliyormusun. Muhammedin biricik sevgili karısı HZ. AYŞE. Hoppalaaaa. Muhammedin karısı torunlarını öldüren ordunun başında komutan başında türbanı sırtında siyah cübbesi ile. Bir vasiyet mi aldı acaba Muhammetten benim bu Fatmanın kızımın ve dolayısıyla benim soyumu kurut diye. |
Alıntı:
Ben o ayetten muhammedin soyunun süreceğini (yani soyunun kesilmeyeceğini aksine devam edeceğini) anlıyorum. Zaten bunun aksi bir ifade de kullanmadım. Sorun şu: muhammedin soyu sürmedi. Haticeden olan çocuklarından sadece fatma yaşadı diğer 2 oğlan ve 3 kız küçük yaşta öldü. Marya dan olan ibrahim de evlilik çağına gelmeden öldü Yani muhammedin bütün oğulları (3 oğlu da) evlenemeden öldü. Kevser suresi de bu vesileyle fos çıkmış oldu. Umarım şimdi daha anlaşılır biçimde anlatmışımdır... |
exclusive topic neydi peygamber kisirmiydi ? demekki kisir degildiki çocuklari oldu simdik güzel kardesim ... neden hz muhammedin 3 erkek çocuguda öldü bunun sebebini bliyormusun ? --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- allahin sözü hakdir ... hz muhammed son peygamber oldugundan ondan sonra peygamber gelmiyecek olmasindan dolayi erkek çocuklari ölmüstür ... nasil ki hz ibrahim aleyhisselamin oglu hz ismail peygamber oldu ... ozaman peygamberlik devam ediyordu babadan ogula hz isada hiç evlenmedi oglu olsun peygamber olsun ... hz muhammede ise son peygamber bundan dolayi da ogulari öldü ... ama sen nerde anliyacaksin bunlari ...
|
Alıntı:
MUHAMMET ZATEN KISIRDI VE ONUN İÇİN ALAY EDİLİYORDU SOYU KESİK DİYE. kim di alay eden amcası Ebu lehep. gerçi haticeden olan iki kızını ona gelin vermişti ama beğenmeyip sonradan iade etmiş amcası lehep. ondan dolayı lehebe koca karı gibi beddua var kuranda ellerin kurusun lehep diye . Bak Tebbet suresi. |
Babadan oğula geçen peygamberlik de nedir allah aşkınıza?
Bunların hepsi sahtekar.Hepside nedense yahudi.Bir tane Asya'dan,Afrika'dan,Avrupa'dan,ortadoğu haricinden peygamber yok.Sözde tüm milletlere gönderilmiş.Yahudi ile araptan başkasına peygamber duymadım.Babadan oğula hepsi sıralanır.Bir tane başka milletten örnek yok.Zaten başka kanıt aramaya gerek yok herşey burdan belli oluyor. |
sizin dorunuz o degil sizin sorunuz neden hz muhammed kisir idi ... sonra diyorsunuz ki :MUHAMMET ZATEN KISIRDI VE ONUN İÇİN ALAY EDİLİYORDU SOYU KESİK DİYE. kim di alay eden amcası Ebu lehep. gerçi haticeden olan iki kızını ona gelin vermişti ama beğenmeyip sonradan iade etmiş amcası lehep. ..... ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- hz muhammedin kimden çocugu olup olmadigi seni neden bukadar rahatsiz ediyor ? kiskaniyormusun yoksa o kadar çok hanimi oldugu için ... kompleksli canli efendi ...
|
Alıntı:
Her insan ölür. Benim derdim ayetle yani allahın kelamıyla. Allah "soyun sürecek" diyor ama muhammedin soyu sürmüyor. Nasıl olur da allahın "olacak" dediği iş olmaz? (senin için şıkları da yazıyorum. beğendiğini seç bana cevap olarak ver) A- allah yalan söylemiştir. B- allah şaka yapmıştır. C- allah yanlışlıkla böyle bişey söylemiştir. D- o sözü allah söylememiştir, allahın kelamı değildir, ateist uydurmasıdır. E- aslında muhammedin soyu sürmüştür, erkek çocukların tümünün evlenemeden öldüğü ateist uydurmasıdır. F- ayette kastedilen kişi muhammed değil başka birisidir, ateistler olayı çarpıtmaktadır. Tabi senin bu şıklar dışında bir cevabın varsa lütfen bunu bizimle de paylaş. |
Müslüman arkadaşlar Burkay'ı yanlız bıraktınız... Yakışır mı size bir din kardeşinizi yanlız bırakmak? Bu mesajı okuyan diğer müslümanları da kevser suresi hakkındaki bu sorulara cevap vermeye davet ediyorum.
|
Alıntı:
tarihte gizli saklı kalmasın. Ya eğer hatice bu çocukları başkasından yapmışsa. yazık aleviler hala dövünüyorlar zincirlerle . Muhammedin torunları öldürüldü diye. Ya bu Hasan Hüeyin muhammedin gerçekte torunu değilse. Belki dövünmekten vaz geçerler. Değilmi Ya. Daha başka olaylar da var. Sen yazdıklarımı hep atlıyorsun. Hiç birine daha akıllı bir cevap veremedin. Diger müslümlerde kaçıştılar nedense. Tabii bu konu netameli bir konu. |
Al işte cemaat-i müsliminden bi burak vardı o da dayanamadı kesdi cevapları... Hadi bakalım kevser suresi de böyle cevapsız kala kaldı... Ne diyim bilmiyorum ki işinize gelmeyince hemen kaçıyosunuz...
|
exclusive'nin kevser süresine ilişkin verdiği şıklardan D şıkkına katılıyorum.Ancak Hz.Muhammed ateist değildi.Ayrıca kısır da değildi.
Kendisine "ekber" yani "nesli kesik" diyenlere oğlu İbrahim olduktan sonra verdiği cevap olabilir. Ya da "nesli kesik" ten kastı müşriklere ; "putperestlik bitecek ama islam sürecek" anlamında olabilir. Bu da benim bir kıyağım olsun müslüman kardeşlerime.Ne de olsa tasavvufta birleşiyoruz. |
Acemi ateist arkadaşlar. B....da boncuk bulmuş çocuklar gibi,
"erkek çocuğu olmadığı için Hz. Muhammed kısırdı, bunu da ben keşfettim! " diyerek seviniyorsunuz. İyi bir ateist olmak için önce iyice Türkçe öğrenin; sonra, mantıklı laflar etmeye gayret edin. Hz. Muhammed'in çocukları var dedikten hemen sonra kısırdı diyorsunuz. Kısır, hiç çocuğu olmayan demektir. Çocuğu olan bir erkeğe kısır denir mi? Bir insanın soyunun sürmesi için kız çocuklarının olması yeterli değil mi? Kız çocuğundan olan çocuklar ve onların devamı erkeğin soyu değil mi? Bunu yazan mantıksız adam, ısrarla erkek çocukları yaşamadı, dolayısıyla soyu devam etmedi diyor. Mantık mekanizmasında bir problem var bu zatın! Erkek çocukların yaşamasında mutlaka bir takım hikmetler vardır. Biz böyle inanıyoruz. Siz, çarpık mantık mekanizmanızla istediğiniz yorumu yapın, ama forumda yazarken biraz mantıklı olmaya çalışın; zira, mantıksız iddialara cevap yazmak da çok sıkıcı oluyor. Çok evlilik yapan bir kişinin, hangi eş(ler)inden çocuk yapmak istediği, hangilerinden yapmak istemediğini, yaşanan zamandan 1400 sene sonra nasıl sorguluyorsunuz? Belki Hz. Muhammed filanca hanımından çocuk yapmak istemedi, ya da filanca hanım, yaşı gereği üreme fonksiyonunu yitirmişti; belki de, çocuk yapmak istemekle birlikte, filanca hanımın yaşı nedeniyle sıhhatli bir doğum olmayacağını düşündü. Bir çok olasılık düşünülebilir. Hangisi doğru olursa olsun, sonuçta ne farkeder ki? Mesela 10 tane erkek evladı olsaydı siz müslüman mı olacaktınız? Bunların hepsini hiç dikkate almadan, kafanıza göre ve sadece hakaret etmek amacıyla atıp tutuyorsunuz. |
Alıntı:
""putperestlik bitecek ama islam sürecek" anlamında olabilir." Amma atmışsın ha. sana soyu kesik diyenlere karşı erkek evlat verdik . Hadi namaz kıl kurban kes diyor. Kevser Suresi Bismillahirrahmanirrahim 108/1. Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. 108/2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes . 108/3. Doğrusu ( asıl sonu kesik olan ) adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir Sana pek çok nimet vermişizdir. Diyor. Bunun dinin devamı ile uzak yakın ilgisi yok. O kadar çok istiyordun al 58 yaşından sonra sana erkek evlat veridik diyor ama horoz gözünüm didekliyor. Mikrop kapıp ölüyor. Bir horoza bile sözü geçmiyor Allahın. Birde Allah soyunun devamını istemedi diyenler var. On da ne alaka. Senin soyun kalkmayacak . esas kalkacak olanlar sana kin tutanlardır diyor ama. olmuyor Amcası lehebin soyu devam ediyor malesef. Ben bir araştırma yaptım. Çok kadınla evli olup ta her gün bir kaç kez cinsel ilişkide bulunanların çocuğu olmazmış. Bir hadis var muhammedin seksüel gücü hakkında . orada bir kaç erkek gücünde olduğu ve günde bir kaç birleşme yaptığına dair. İsteyene bu hadisi de verebilim. Bunu da çok düşündüm. fakat ara ara savaşlara katıldığı ve uzun zaman evden ayrıldığı zamanlar oluyormuş. Bu durumda bu savda geçersiz kalıyor. |
evet beyler bakiyorum hiçbiriniz ayetleri anlamamissiniz sonra gene kalkip dalga geçmeye devam ediyorsunuz ... hepiniz anladiginizi saniyorsunuz ama hepiniz fos çiktiniz ... ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ A- allah yalan söylemiştir.
B- allah şaka yapmıştır. C- allah yanlışlıkla böyle bişey söylemiştir. D- o sözü allah söylememiştir, allahın kelamı değildir, ateist uydurmasıdır. E- aslında muhammedin soyu sürmüştür, erkek çocukların tümünün evlenemeden öldüğü ateist uydurmasıdır. F- ayette kastedilen kişi muhammed değil başka birisidir, ateistler olayı çarpıtmaktadır. Tabi senin bu şıklar dışında bir cevabın varsa lütfen bunu bizimle de paylaş. ---------------------------------------------------------------------------------------------- bunlara cevap bile vermem aslinda ama sizi mutlu edecekse cevapliyalim ... bu saydigin siklarin ( f ) hariç hepsi yalan siz ayet anliyacak kapasiteye gelmeniz için imaniniz olmasi gerekir ne anlatmak isteniyor orada kendince yorumluyorsun elle tutulacak hiçbir sey yok bosuna kandirmayin kendinizi ... |
evet ham kisir diyorsunuz sonra çocuklari olmustur ama soyu devam etmemistir diyorsunuz buyrun çeliskilere karar verin artik bizde ona göre yorum yapalim ya dönmeyin firildak gibi ...
|
Bizim tartıştığımız konu gayet tekik ve ilmi bir tıp olayıdır.
Sağa sola çarpıtmaya gerek yok. Herhalde şunlarda anlaştık. 1- Haticenin 2 kocadan sonra ve kırk yaşından sonra 6 adet çocuğu olmuştur. 2- Muhammet 58 yaşında iken çingene mısırlı maryadan 16 yaşında bir çocuğu olmuştur. Başkaca yoktur. Cüveyriye: (13)Peygamber, Kureyş’in ileri gelenlerinden Hâris’in kızı Cüveyriye ile Hicret’in 5.yılında evlendi. Muhammed 56 yaşındaydı o sırada Mustalik savaşında ailesinin üyeleriyle birlikte tutsak düşen Cüvetriye 13 yaşında dünya güzeli bir kızdı. Peygamberle görüşme dileğinde bulundu. Tutsak olarak, Sabitbin Kays’ın payına düştüğünü, azad olabilmek için onunla anlaşmış bulunduğunu, bu konuda kendisine kolaylık gösterilmesini diledi Bu bayanın köyünü talan etmişler ne kadar erkek varsa öldürmüşler . karılarını köle cariye diye almışlar. O gaddarlık görmüş bu kadın. Kadınları da satacaklar her yere köle pazarına gidecekler. Bu kadını çok güzel ve genç olduğu için (13 yaş Yani nine çocuk Ayşe gibi ) diğer kadınlar Muhammed’e gönderiyorlar ricaya ve bu kadın bedelini ödemek için Muhammet’ten borç istiyor. Muhammet kıza bayılınca ne yapacaksın borcu ben seni karılığıma alayım diyor. Ve alıyor. kalan kadınların hepsini bırakıyorlar böylece. Peki bu kadının maşallahı var . 13 yaşında daha bundan niye olmuyor. |
diyanet'in cevap yazısının (doğruluğu-yanlışlığı değil) nezaketine hayran kaldığımı söyleyebilirim yalnızca. Ben bir tabu olan dinin eleştirisinde bulunma iddiasındaki bizlerin daha zeki olması gerektiğini düşünüyorum.
|
Madem tıbbi ve ilmi bir konu diyorsun:
Tıb ilminde soy sadece erkek çocuktan mı sürüyor? Yoksa sen tıbba göre değil ataerkilliğe göre mi konuşuyorsun? Hasan-Hüseyin'in soyu peygamber soyudur.Bu da alevi kardeşlerimize bir kıyak. |
he evet canli bak ilminle alinti bir yaziyla peygamberimiz kisirmis bravo ... seni tebrik ederim bütün islami etkiledin büyük bir ün sahibi oldun islam bitti artik ... islami yok eden bir zat guines rekorlar kitabina geçtin ...
|
canlı denen arkadaş, sen anlamıyor musun yoksa anlayamıyor musun? Çok evlilik yapan birinin her hanımından çocuğu olması gerekir diye bir kanun mu var? Yazdık yukarda, iyice okusana! Anlayamıyorsan madde madde yazayım.
-kız çocuğu olana kısır denmez. - Kız çocuk da soyu devam ettirir. - Çok evlilikte, bir veya birkaç hanımdan çocuk olmaması, a) hanımın yaşı ve sağlığı b) erkeğin yaşı ve sağlığı c) erkeğin hangi hanımdan çocuk yapmayı istediği ya da hangisinden istemediği d) hanımın çocuk yapmayı isteyip istemediği nedenlerinden bir veya bir kaçıyla açıklanabilir. - Peygamber de bir insandır ve kaza, ölüm gibi olaylar onun ve çocuklarının da başına gelebilir. Öte yandan, kız çocuğunun hor görüldüğü bir devirde, peygamberin kız çocuğunun olması Allah'ın insanlığa ne de güzel bir mesajıdır! (anlayana tabi ki, anlama özürlülere değil) |
bülent kardes sen bunlari kime yaziyorsun güzel kardesim anliyor lar ama anlamamzlikdan geliyorlar çünki bunlar savunucaklari seyi kurandaki anlamadiklari ayetleri güya akillarinca bize karsi kullaniyorlar bilmiyorlarki kurani kerim iman ile okundugu zaman ilim ve feyiz verir insana ...
|
Alıntı:
"Çok evlilik yapan birinin her hanımından çocuğu olması gerekir diye bir kanun mu var?" eğer erkek sağlamsa kadında sağlamsa evet hepsinden olur. 15 kadar nikahlı kadının dan sadece ikisinden olmuş digerlerinden olmamışsa erkekte bir sorun vardır. Hadi 15 kadının 3-veya 4 kısır olsun gerisin hepsi birden kısır olması mümkün değil. O halde erkeğin kısır olduğu diger çocuk olan 2 kadının da kaçak var demektir. Ben kadından soy devam etmez demedimki. Diger iki kadında kaçak var diyorum. Biri zaten mısırlı bir çingene olan kadın. Marya cariye. Bu hediye gelmiş taaa mısırdan aylarca yol gelmiş. Gelirken yolda getirenlar tarafından hamile bırakılmış olabilir. Geriye kalıyor. ilk İki kocası ölmüş 40 yaşında saygın bir kadın olan haticeye. O devirde kadınlar erken evleniyordu da erkekler geçmi evleniyordu sanki. onlarda erken evleniyordu. Muhammet ise kimsesiz olduğu için kendine uygun bir hanım bulamamış 25 yaşına basmıştı. Deve çobanlığı yapıyordu. Ne yapsın iki koca eskitmiş olan hatice zor durumda idi bu durumda kendine fakir ama bilinen kimsenin bir şey demeceği biri lazımdı. yardımcısı Ben muhammetle bir konuşayım onu işgüveyliğine alırız. çocuğuna baba yaparız demiştir. Gerisi sonra. |
7 Çocuğu olan adama da kısır diyorsanız yuh artık size.Eminim içinizden hiçbirinizin 7 çocuğu yoktur.Ozaman siz ultrakısırsınız.
|
Alıntı:
SORUYA İYİ BAK . 15 HAMIMLI BİR ERKEĞİN NİYE SADECE İKİ KARISI DOĞURRUR DA DİGERLERİ DOĞURMAZSA. ERKEK KISIRDIR. DOĞURAN İKİ KARISINDA KAÇAK VARDIR. BU İLMİ BİR ÖLÇÜTTÜR. |
Bir kimse salak olmaya görsün,Lokman gelse derdine çare bulamaz.Şeytanların (müşriklerin) aklına gelmeyen şey sizin aklınıza geliyor.(Müşrikler Peygambere kısır demiyorlardı,erkek çocuğu olmadığı için soyu kesik diyorlardı)
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:44 . |