Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-12-2005, 08:54
canli canli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2005
Mesajlar: 19
Standart Hz. Muhammed kısırmıydı

Ben bu konuyu bir kaç yerde daha açtım ama kimse doğru dürüst cevap vermedi. Bende cesaretlenip Diyanet işleri başkanlığına aşağıdaki yazımla sordum. Onlarda alttaki cevabı verdiler. Aynen kopyalıyorum. Hanımlarını anlattıktan sonra allttaki bolt yazılı esas cevapları hiç kabul edilir cinsten değil. Ancak cevabı burada alabileceğim kanatine vardım. Buradaki yazılanları okuduktan sonra.
Bazıları ne olacak kısaısrsa bu ne değiştirir gibi laflar ettiler. Birde bu konuyu kafir billah bir başka sitede sormuş orada onu azarlamışlar cevap veren olmamış. Aslında bu soru tarih değiştirecek bir konu.

Hz. Muhammedin 12 kadar eşi olmasına rağmen sadece
Hz. Hatice ve Hz. Marya nın çocuğu olmuş . Haticeden 6
, Marya dan 1. Diger hanımlarında çocuk doğurma
yaşında olmalarına ragmen neden çocuk olmamıştır.
Mesela Hz. Ayşe, Hz. Zeynep. Hz.Cüveyriye, Hz. Safiye
gibi eşleri neden gebe kalmamışlardır.
Yoksa Peygamberimiz hakikaten kısırmıydı ?
İşlerinizde başarılar dilerim.





From: "D.İşl.Bşk.(Dini Sorular)" <dinisorular@diyanet.gov.tr> Add to Address Book
To:
Subject: Re: Hz. Muhammedin eşleri
Sayın İlgili
Hz. Peygamber'in hanımlarının hayatlarıyla ilgili bilgi kısaca aşağıda zikredilmiştir.Geniş bilgi edinmek için Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından " Hz. Muhammed Niçin Çok Evlendi , Ahmet KARADUT " adlı esere bakabilirsiniz.
1- Hatice (r):
Hz. Peygamber'in (sav) ilk evlilik hayatı, Hz. Hatice validemizle başlar. Onunla evlendiğinde, Efendimiz'in yaşı 25, hanımının yaşı ise, 40'tır. Yani aralarındaki yaş farkı, 15'tir. Onun, Hz. Peygamberin yanındaki yeri, diğerlerinden biraz farklıdır. Peygamberliğini tebliğde O'nun yanında olmuş, bütün insanların terk edip, O'nunla alay ettiklerinde O'na teselli vermiş, hattâ Hz. Peygamber'e ilk vahiy gelmesi esnasında böyle bir şeyle ilk karşılaşmanın verdiği heyecanla ürpermesi karşısında hiç tereddüt etmeden şu gönül okşayıcı ve heyecan yatıştırıcı sözleri söylemiştir:
"Sana müjdeler olsun! Allah'a yemin ederim ki, Allah seni hiçbir vakit utandırmayacaktır. Çünkü sen, akrabana bakarsın, sözün en doğrusunu söylersin, işini görmekten aciz olanların ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir, kimsenin kazandırmayacağını kazandırır, misafiri en iyi şekilde ağırlarsın, Hak yolunda zuhur eden hâdiseler karşısında, halka yardım edersin."
Bu nâdide kadın, aynı zamanda ilk Müslümanlardandır. Vahyin nüzulünün onuncu yılında, hicretten üç sene önce vefat etmiştir. Allah Resulü, Hz. Hatice'nin ölümü karşısında bir hayli üzülmüştü. Hz. Peygamber'in amcası ve müşriklere karşı koruyucusu olan Ebu Talib ile kendisiyle sükûnet bulduğu eşi Hatice'nin vefatı gibi üzücü olaylar peş peşe geldiği için bu yıla, hüzün yılı denilmiştir.
Resulullah'ın bu evliliği 25 yıl sürmüş, İbrahim dışındaki bütün evlatları da yine bu nâdide kadından olmuştur. Vefatı esnasında Resulullah'ın yaşı 50'dir. Yani Hz. Peygamber evlilik hayatının büyük bir kısmını ve aynı zamanda gençlik ve olgunluk yaşlarını, sadece ve sadece, kendisinden 15 yaş büyük olan bir kadınla geçirmiştir.
2. Sevde binti Zem'a (r):
Bu hanımı da ilk Müslümanlardandır. Kocası Habeşistan'a yapılan hicretten sonra vefat etmiş olup, kimsesiz kalmıştı. Efendimiz, onunla evlenerek, bu kalbi kırığın da, yarasını sardı; onu perişan olmaktan kurtardı ve ona arkadaş oldu. Zaten sadece Efendimiz'in nikahı altında bulunmayı düşünen bu büyük kadının, dünya adına istediği başka hiçbir şey de yoktu. Ve Allah Resulü'yle evlendiğinde yaşı 55'ti. Buradan da anlaşılacağı üzere, bu evlilikteki asıl amaç, kimsesiz ve yardımcısız kalan bir kadının elinden tutmak, emin bir yuvaya kavuşturmaktı.
3. Aişe (r):
Resulullah'ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz.Ebubekir'in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber'i temsil etmeye çalışıyordu.
3. Aişe (r):
Resulullah'ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz.Ebubekir'in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber'i temsil etmeye çalışıyordu.
Resulullah Aişe'yi çok seviyor ve O'na karşı çok şefkatli davranıyordu. Hz.Aişe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah'ı gördükleri zaman O'ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi."
O'nun Hz. işe ile evliliği, yanından hiç ayrılmayan, çektiği sıkıntılara beraberce katlanan, mağara arkadaşı Hz. Ebubekir için en büyük bir mükâfat idi.
. Hz.Aişe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah'ı gördükleri zaman O'ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi."
O'nun Hz. işe ile evliliği, yanından hiç ayrılmayan, çektiği sıkıntılara beraberce katlanan, mağara arkadaşı Hz. Ebubekir için en büyük bir mükâfat idi.
4. Hafsa binti Ömer (r):
Hz. Hafsa dul bir kadındır. Kocası Bedir Savaşı'nda şehid edilmiş bir mücahittir. Kocasının vefatına üzülmüş, yalnız başına kalmıştır. Babası Hz. Ömer, kızını önce Hz. Osman'a evlenmesi için teklif etmiş, ancak O kabul etmemiş, Hz. Ebubekir'e teklif etmiş, O da kabul etmemiştir. Daha sonra da duruma şahit olan Allah Resulü fazla beklemeden O'nunla evlenmek istediğini bildirmiş ve evlenmiştir. Bu evlilik de, zaruretlerin getirdiği bir evlilik olup, bununla o yüce insan Hz. Ömer'in gönlü hoş edilmiş, kocasının ölümüne üzülen ve yalnız kalan birisinin bu yalnızlığı giderilmiştir.
5. Zeynep binti Huzeyme (r):
Resulullah (sav) Hafsa'dan sonra bu kadınla evlenmiştir. Onun kocası da Bedir'de şehit edilmiş olan, Ubeyde b. Hâris'tir. Yalnız başına ve kimsesiz kalan bu mübarek kadının yaşı da 60'tır. Bu kimsesizlik zamanında, kendisine yardım edecek bir ele şiddetle muhtaçtır. Onu bu ihtiyaç içerisinde gören şefkat ve merhamet Peygamberi, onu da nikâhlayarak kendi kanatları altına almak istemiştir. Zaten evlendikten iki yıl sonra da vefat etmiştir.
6. Zeyneb binti Cahş (r):
Allah Resulü'nün halasının kızıdır. Gayet asil, ince ruhlu ve iç derinliğine sahip bir hanımdı. Yakın akrabası olması hasebiyle Hz. Peygamber'in çok iyi bildiği ve tanıdığı birisi idi. Evlilik çağı gelince de onu, evlatlığı Zeyd'e istemişti. Onun ailesi ilk önceleri böyle bir teklif karşısında biraz tereddüt gösterince, bunun üzerine şu âyet nâzil olmuştur: "Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulü'ne karşı gelirse, açık bir sapıklık etmiş olur." (33, Ahzâb:36).
Neticede hem ailesi, hem de kendisi teklifi kabul etmişlerdir. Onlar kızlarını Resulullah'a vermek istiyorlardı. İstenen kişi başkası olunca, başlangıçta haklı olarak bir tereddüde kapıldılar. Daha sonra da Zeyd'le nikahları kıyılmış oldu. Ancak bu evlilik kısa sürmüş, sonunda boşanmak mecburiyetinde kalmışlardır.Zeynep binti Cahş daha sonra Peygamberimizle evlenmiştir.
Kur'ân-ı Kerîm bu evlilikle ilgili şu bilgiyi vermektedir: "Allah'ın nimet verdiği, senin de nimetlendirdiğin kimseye: 'Eşini bırakma, Allah'tan sakın', diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa asıl kendisinden korkulması gereken Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince, Biz, onu sana nikahladık ki, (bundan böyle) evlatlıkları, hanımlarıyla ilişkilerini kestikleri zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir." (33, Ahzâb:37).
7. Ümmü Seleme (r):
Bu da ilk Müslümanlardan olup, Habeşistan'a hicret edenlerdendir. Daha sonra da Medine'ye hicret etmiş, çok sevdiği ve kendisine sıkıntılı hicret yolculuklarında arkadaşlık yapıp, yanından hiç ayrılmayan biricik eşini Uhud Savaşı'nda şehit vermiştir. Yurdundan, yuvasından uzak, bir sürü yetimle, hayat külfetini yüklenmiş bu kadına, ilk şefkat elini, Hz. Ebubekir ve Ömer uzatırlar. Ancak o, bu talepleri reddeder.
Daha sonra evlilik teklifini Resulullah yapar ve bu teklif kabul edilir. Böylece yetimleri, sıcak bir yuvaya kavuşmuş, babalarının ölümünden duydukları üzüntüyü, Allah Resulü vesilesiyle unutmuş, hiçbir zaman gerçek bir babayı aratmayacak bir babaya kavuşmuş oldular.
Ümmü Seleme de Hz. işe gibi dirayet ve fetaneti olan bir kadındı. Bir mürşide ve mübelliğe olma istidadındaydı. Onun için bir taraftan şefkat eli onu, himayeye alırken, diğer taraftan da, bilhassa kadınlık âleminin medyûn-u şükran olabileceği bir talebe daha ilim ve irşad medresesine kabul ediliyordu.
8. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r):
Mekke'de küfrün bayraktarlığını yapan Ebû Süfyân'ın kızıdır. Mekke'nin zor şartlarında inancını yaşayamayınca, kocasıyla birlikte Habeşistan'a hicret etme mecburiyetinde kalmıştı. Ancak bu esnada kocası önce Hıristiyan olmuş, sonra da ölmüş, Ümmü Habibe yalnız başına kalmıştı. Allah Resulü durumu öğrenince Necâşi'ye haber göndererek, tek başına kalan bu hanımın kendisine nikahlanmasını istedi. Durumu öğrenince fevkalâde sevinen Ümmü Habibe'nin nikahı, Necâşi huzurunda kıyılmış oldu.
Şayet Hz. Peygamber böyle yapmayacak olsaydı, yalnız ve kimsesiz bu kadın, ya Mekke'ye dönecek babasının ve ailesinin şiddetli zulümleri karşısında dinini bırakacak, ya Hıristiyanlardan yardım dileyecek, ya da kapı kapı dilenip hayatını sürdürecekti. Ancak bu evlilikle en güzel yolu seçmiş oluyordu.
Bu evlilik vesilesiyle, o gün için Müslümanların ve Peygamber'in azılı düşmanı olan Ebû Süfyan, inananlara yaptığı işkenceyi hafifletmiş, içinde Hz. Peygamber'e karşı olan azılı kini birazcık dahi olsa dinivermişti. Daha geniş dairede ise, Emevîlerle bir akrabalık te'sis edilmiş oldu ki, bu da onların Müslümanlığa girmelerini kolaylaştıran bir unsur oldu. Bundan sonra Ebû Süfyan hâne-i saâdete rahatlıkla girip çıkma avantajına sahip olarak, Müslümanlığı daha yakından tanıma fırsatını bulup, sonunda iman dairesine girmiş oldu.
9. Cüveyriye binti Hâris (r):
Müslümanlar, yapılan Müreysi gazvesinde galip gelmiş, pek çok ganimet elde edilmiş, bunun yanında 700 kadar da esir alınmıştı. Esirlerin içinde, Benî Mustalik kabilesinin başkanının kızı olan Cüveyriye de bulunuyordu. Cüveyriye, Hâris b. Dırar'ın kızı idi. Hâris, Mustalikoğulları Yahudilerinin reisi idi. Cüveyriye önce Musâfi b. Saffan'la evlenmiş, Musâfi, Müreysi Muharebesi'nde ölmüştü. Cüveyriye, Hz. Peygamber'e müracaat ederek hürriyete kavuşmayı talep etmiş, Resulullah da onun fidyesini bizzat kendisi vererek hürriyete kavuşturmuştur. Babası gelip kızını götürmek isteyince, o Müslüman olarak Medine'de kalmayı tercih etmiş, bilahare de Resulullah ile nikahı kıyılmıştır.
Resulullah'ın bu evliliğinden sonra, Abdulmuttaliboğullarının hissesine düşen esirler salıverilmiş, diğer Müslümanlar da bu durum karşısında, Resulullah ile akrabalık bağı bulunan bir kabilenin insanları esir edilemeyeceği düşüncesiyle alınan bütün esirleri salıvermişlerdir.
Hz. Peygamber'in bu evliliği de altmış yaşları dolayındadır. Bu evlilikte O, önemli bir kabileyle akrabalık kurmayı hedeflemiş, pek çok esirin serbest bırakılmasını sağlamış, bundan da önemlisi pek çok Yahudi'nin İslâm'la şereflenmesine vesile olmuş ve kocası savaşta ölen, dolayısıyla İslâm'a ve Müslümanlara aşırı bir şekilde kinle dolu bir hanımı, şefkat kanatlarının altına alarak onu müminlerin anası mertebesine yükseltmiştir.
10. Safiyye binti Huyey (r):
Asıl adı Zeynep'tir. O dönemde Arabistan'da reislere düşen ganimet hissesine Safiyye denilmektedir. Bu kadın da Resulullah'ın hissesine düştüğü için Safiyye adını almıştır. Ana-babası, Yahudilerin ileri gelenlerindendi. Hatta babası Nadiroğullarının reisi, annesi de Kureyza oğullarının reisinin kızıydı. Hayber Gazvesi'nde, babası, kocası ve kardeşi öldürülmüş, kabilesinden pek çok kimse esir alınmıştı. Safiyye, İslâm'a karşı aşırı bir şekilde kin ve nefretle doluydu.
Savaş sonrası Resulullah onu kendi nikahına alarak, yumuşamasını sağlamış oldu. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir bölümüyle akrabalık kurulmuş, onların Müslümanlığı yakından tanımaları imkânı sağlanmış, düşmanların kötü bir kısım emellerinin, önceden bilinmesi kolaylaşmış ve Müslümanlığın sınırları bu vesileyle genişlemeye yüz tutmuştur.
11. Mâriyetü'l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r):
Resulullah İslâm'a davet için etraftaki hükümdarlara mektuplar gönderiyordu. Bunlardan birisi de Mısır hükümdarı Mukavkıs'tı. Mukavkıs, elçiyi güzel bir şekilde karşılamış, Hz. Peygamber'e birtakım hediyelerle birlikte iki de cariye göndermişti. Yolda bu iki cariye, Müslümanlık hakkında malûmat sahibi olduktan sonra, İslâm'ı seçmişlerdi. Bunlar Medine'ye varınca, Resulullah Mariye'yi kendisine almıştı. Bilahare azad ederek, onunla evlenmiştir ki, oğlu İbrahim, işte bu hanımındandır.
Bu evlilik, bütün Mısırlılar üzerinde büyük bir te'sir icra etti. Müslümanlarla Mısır'daki Bizanslılar arasında çıkan savaşta, Mısırlılar tarafsız kalmış, Bizanslılara arka çıkmamışlardır. İşte bunun sebeplerinden birisi de, kendi milletlerinden olan bir kadının, Hz. Peygamber'le evli oluşudur.
12. Meymûne binti Hâris (r):
Asıl ismi Berre olup, Resulullah tarafından Meymûne olarak değiştirilmiştir. Hz. Peygamber'in son evliliğidir. Hudeybiye antlaşmasından bir yıl sonra Hz. Peygamber'le Müslümanlar, Mekke'ye tavaf ziyaretine gitmişlerdi. Bu sırada Peygamberimiz'in amcası Abbas, Allah Resulü'ne Meymûne'yle evlenmesini teklifi etti. Zira Meymûne, Abbas'ın baldızı olup, nikah yetkisini ona vermişti. Peygamberimiz de bu teklifi kabul buyurarak, onunla nikahlandı. Bu durum karşısında
Mekkeliler: "Demek ki, Muhammed hemşehrilerine hâlâ dostluk ve hayır duyguları besliyor." yorumunu yaptılar.
Bu evliliği yaptığında da Resulullah, altmış yaşları civarındadır. Gayesi, yine dul kalan bir kadına yardım elini uzatma, Müslüman olduğu hâlde Mekke'de müşriklerin içinde kalan birini bu sıkıntıdan kurtarma ve Mekkeliler'e karşı bir jest yapma vardır.
E-postanızda da ifade ettiğiniz üzere Hz. Peygamber’in 7 çocuğu olmuştur. Bu çocukların biri Hz. Mariye’den diğerleri Hz. Hatice’den dünyaya gelmiştir. Diğer hanımlarından çocuğunun olmamasından dolayı, Hz. Peygamber'in için kısır olduğunu söylemek ancak cehaletle yorumlanabilir. Diğer hanımlarından çocuğu olmamasını Yüce Allah'ın taktiridir. O dilediğine evlat verir, dilemediğine vermez.
Bilgilerinizi rica ederiz.


DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Netice işi Allaha bağlamışlar . İstediğine verir istemediğine vermez.

Bu konunun gerisini cevaplarınızdan sonra anlatacağım.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-12-2005, 10:52
ngcoskun ngcoskun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Nov 2004
Mesajlar: 569
Standart

anlaşılan allah muhammedi seçmekle ne kadar hata yaptığını anlamış ve bari çocuklarıyla uğraşmayayım diyerek ona fazla çocuk vermemiş.başka nasıl açıklanabilir ki.madem adam peygamber, allahın en iyi kulu allah neden ona kıt davranmış ki.bolluk bahşetmesi gerekmiyormuydu.bu sorularla karşılaşmamasını sağlaması gerekmiyormuydu.yoksa o zamanlar çocuk kontenjanımı kapalıydı.size şaka yollu gelebilir bu cümleler ama başka açıklaması yok.allah istediğine verir istemediğine vermez se eğer çocuçuğu demek ki muhammedle aralarında bir müsibet olmuştur.

Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır.Ama sahip olduğumuz en değerli şey de odur.
ALBERT EINSTEIN
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17-12-2005, 11:04
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

canli kardesim ... tarihi ne kadar da degistiriyorsun bravo ... kisir ise o çocuklar nerden geldi madem kisir diyorsun isbatini o sapik yaziyla geçistiriyorsun sana sunu demek kalicak onun evlendigi diger kadinlar kisir idi bundan dolayi sen arastirmalarina devam et ... bu konuda diger sitelerde sana cevap verememislermisde geç bunlari buna ne cevap vericeksin sen mühürlenmislerdensin ...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17-12-2005, 11:11
hasan_ hasan_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
Standart

burkay Diyor ki
bu konuda diger sitelerde sana cevap verememislermisde geç bunlari buna ne cevap vericeksin sen mühürlenmislerdensin ...
Burkay, yazılarını beğeniyle okuyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17-12-2005, 11:37
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

sen benim yazilarimi anlamiyorsun begeniyle okumak degil anlamak önemli sen anlasaydin böyle yazmazdin sen açiklik getirde ilmin kisirlik hakkinda ne diyor ?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-12-2005, 11:46
hasan_ hasan_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
Standart

şu "mühürlenmişlikten" bahsediyorum, kısırlıktan değil
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-12-2005, 15:07
canli canli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2005
Mesajlar: 19
Standart

burkay Diyor ki
canli kardesim ... tarihi ne kadar da degistiriyorsun bravo ... kisir ise o çocuklar nerden geldi madem kisir diyorsun isbatini o sapik yaziyla geçistiriyorsun sana sunu demek kalicak onun evlendigi diger kadinlar kisir idi bundan dolayi sen arastirmalarina devam et ... bu konuda diger sitelerde sana cevap verememislermisde geç bunlari buna ne cevap vericeksin sen mühürlenmislerdensin ...
" kisir ise o çocuklar nerden geldi madem kisir diyorsun" malesef aradaki kadınlar kısır değiller. Bunlardan ayşe hariç gerisi dul. Haha önceki eşlerinden çocukları var. Ömerin kızı hafsa , safiye hayber kalesi komutanı eşi.
Hepsi doguracak yaşta ve kısır değillerdi. Aldığı eşleri yaşlarına göre aşağıda.
Karılarının yaşları evlendiğinde söyle dir.
Hatice 39 ( 6 çocuk )
Sevde 50 yaşlı
Ayşe 6 yaşında nişan 9 yaşında gerdek.
Zeynep 35 Gelini.
Hafsa 30-35
Ummü Habibe 30-35
Cüveyriye: (13)
Safiye: 25
Haris’in kızı Meymune 25
Huzeyme kızı Zeynep: 20
cariye: Marya 16 ( 1 ibrahim )
cariye Reyhane 19

Kevser Suresi
Bismillahirrahmanirrahim 108/1. Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. 108/2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes . 108/3. Doğrusu ( asıl sonu kesik olan ) adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.


Bu ayette de mekkedeki halk tarafından ( Amcası Ubu Lehep )Muhammede kısır denildiği de açık olarak ayete göre ortada. Hatice yaşlı 40 yaşındaki bir kadından 6 çocuk ve Muhammet 58 yaşında iken 16 yaşındaki cariye (kıpti ) mariyeden ibrahim adlı bir erkek çocuk. Herkes Muhammede kısır dediği için Muhammet aslında erkek ocuğu o kadar çok istemektedirki ( hatta yanıp tutuşmaktadır. ) İbrahim gözünü horoz dideklediğinden ölünce dağlara taşlara diye ağlamıştır. Bu durumda 50 yaşından 58 yaşına kadar 10 kadar kadınla birlikte olmasına reağmen çocuk yok. Bence maryanın hamileliği Mısırdan Muhammede hediye gelirken yolda getirenleden tarafından hamile bırakılsa gerek.

Geriye bir de çocukgu olan hatice ksalıyor. Haticenin durumu ise daha özel.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17-12-2005, 15:48
aliveli123 aliveli123 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Dec 2005
Mesajlar: 12
Standart

Güzel kardeşlerim. Vallahi araştırmadan yorum yapıyorsunuz bu konularda. Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'in çocuğu olmayan karıları ya dul kalanlar ya da yakınlarını kaybedenlerdir. Tek kalan kadınlara zarar gelmemesi için evlenmemiştir. Peygamberimizin kısırlık gibi bir sorunu olduğunu da zannetmiyorum. Ayrıca Allah Peygamberimize yani en sevdiği kuluna bütün nimetlerini vermemiştir çünkü Peygamberimiz rahatlıkla yaşasaydı, zorluk çekmeseydi, ümmeti de onun bu durumlar karşısında nasıl sabırla durduğunu göremezdi. Yani buradan da çıkarılacağı gibi, dünya yaratıldığından beri hiçbir şey tesadüfen olmamıştır. Herşeyin bir amacı vardır.
ALLAH AKIL FİKİR VERSİN İNŞALLAH.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17-12-2005, 17:03
canli canli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2005
Mesajlar: 19
Standart

aliveli123 Diyor ki
Güzel kardeşlerim. Vallahi araştırmadan yorum yapıyorsunuz bu konularda. Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'in çocuğu olmayan karıları ya dul kalanlar ya da yakınlarını kaybedenlerdir. Tek kalan kadınlara zarar gelmemesi için evlenmemiştir. Peygamberimizin kısırlık gibi bir sorunu olduğunu da zannetmiyorum. Ayrıca Allah Peygamberimize yani en sevdiği kuluna bütün nimetlerini vermemiştir çünkü Peygamberimiz rahatlıkla yaşasaydı, zorluk çekmeseydi, ümmeti de onun bu durumlar karşısında nasıl sabırla durduğunu göremezdi. Yani buradan da çıkarılacağı gibi, dünya yaratıldığından beri hiçbir şey tesadüfen olmamıştır. Herşeyin bir amacı vardır.
ALLAH AKIL FİKİR VERSİN İNŞALLAH.
Öyle araştırmalarım varki sende hayran kalacaksın acele etme.

"Hz. Muhammed(s.a.v.)'in çocuğu olmayan karıları ya dul kalanlar ya da yakınlarını kaybedenlerdir. "

Dul kalan 25 yaşındaki kadının çocuğu olmazmı ? yakınını yani kocasını kaybeden kadının çocuğu olmazmı ? Bak esas sen düşünmeden konuşuyorsun. Evlendiği ve yattığı kadınarın listesi yukarda var. Maşallah hepside genç ve dinç kadınlar . Sevde haraiç o da zaten çocuk olan ayşenin dadısı. Yatma sırasını bile ayşeye veriyordu.

"Peygamberimize yani en sevdiği kuluna bütün nimetlerini vermemiştir "

Vermiştir vermiştir. Hatice'ye önceki iki kocasından kalan mallar dünyanın ganimeti Muhammet karun kadar zengindi. İşte bir erkek evladı yoktu ve düşmanları onunla dalga geçiyordu SOYU KESİK diye. Bir üzüntüsü buydu. Bir tek haticeden olan fatma kalmıştı. Diger 2 oğlanla 3 kız ölmüşlerdi erkenden.

Çok yalvarıyordu Allaha bir erkek evlat diye. Olmuyordu. Ama huylanmıştı niye olmuyordu o kadar sağlıklı kadından . Aldıkça alıyordu. Cariyeler hariç. Acaba doğrumu bana söyledikleri . Kısırmıyım ben diye içi içini yiyordu. HADİ DİYORDU . MARYA KIPTİSİ GELMEDEN HEMEN ÖNCE YOLDA GEBE KALMIŞTIR. HATİCEYE NE OLUYORDU. GERÇİ HEP SURİYE YE KERVANLA GİDİYORDU HATİCEYİ ÇOK AZ GÖRÜYORDU AMA 6 ÇOCUK BİR DEN NASIL OLMUŞTU 40 DAN SONRA BU İKİ KOCADAN KALMIŞ YAŞLI KADINDAN.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-12-2005, 17:48
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Bazı gerçekler vardır.Yürekli insanlar çıkar,konuşur,toplumu aydınlatır.
Yürekli insan çıkmazsa "Kral çıplak" misali bir çocuk çıkar,gerçekleri yine su yüzüne çıkarır.Ancak yalanların,iftiraların da da ömrü uzun sürmez.
Böyle çirkin,mesnetsiz bir yazıdan ve iftira olduğu aşikar iddiandan ne medet ,ne amaç içinde olduğunu anlayabilmek mümkün değil.
Hz.Meryem'in hamileliği hakkında iddia etsen kimse sesini çıkarmayabilir.Çünkü bilimsel bir tarafı yok.Üstelik te dinin temel inançlarından biri ve ümmetini Hz.İsa'nın tanrı'nın oğlu olduğu inançlarına vardıracak kadar önemli.
Ama bu konu,sevenlerini,inananları incitecek,öfkelendirecek ve asla kimsede bir tereddüt oluşturmayacak kadar çürük bir iddia.
Peygamber'in özeli konusunda yeterince eleştiri var zaten..
Kısır demenin ne mantığı var.Erkek çocuğu yetişmemiş desen bir nebze.O da olabilir.Sonra farzedelim kısır.Ne önemi var.Buradan ne elde edeceksin.
Bir arkadaşımız da "Allah yanlış karar verdiğini anlamış,o yüzden erkek evlat nasip etmemiş" diyor.Demek ki siz Allah'a ve gönderdiği peygamberlere inanıyorsunuz.Ya da maytap geçiyorsunuz.Bu da çok yakışıksız.Hele hele dinlere hatta tanrıya inancı olmadığını açıklamaya kalkanlar,güçlerini bilimden aldıklarını iddia edenler daha ciddi,tutarlı,akılcı ve saygılı olmak zorundalar.Aksi takdirde zaten iddia ettikleri konulara baştan ön yargılı ve itibar etmeyen topluma bu ciddiyetsizliğinizle hiçbirşey veremezsiniz.Kendinize çeki düzen vermeniz kendi yararınıza.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:37 .