![]() |
Ya Cehennem Var ise?
''Kuran Ehli'' nickli arkadaş yazdı:
Alıntı: ''Peki ya bir yaratıcı varsa da ve ölümden sonra hayat varsa? Ya cennet ve cehennem gibi kavramlar varsa? Bu durumda yaratıcının varlığını kabul eden karda , etmeyen zararda oluyor.Ateist insanların genelde hayata pragmatist bir mantıkla baktıklarını biliyoruz. Zaten inançsızlıkları onları, pragmatist olmaya yönlendiriyor. Pragmatist bir mantıkla bakarsak, ve bu mantığa göre sorumuzu sorarsak; Yaratıcının varlığını kabul etmek mi, yoksa reddetmek mi daha mantıklı? Ateist insanlar, bu sorunun cevabını düşünmüşlerdir sanırım.'' Sonu -izm'le biten ve belli bir düşünceyi misyon addederek öne süren hiç bir ideolojide olmadığım gibi; islam'da da değilim. Bir itikadim/mezhebim yok. Bu şartlar altında 'gerçek bir ateist' olmuyorum. Yinede benim bakış açımdan soruna cevap verebilirim arzu edersen.. İslam Fütuhat, Cihad, Mukatele, Mut'a, Recm; Azil, Maide 38; Nisa 34; Bakara Suresinin kadın-erkek hukukunu ''düzenleyen'' ilgili ayetleri vb Nosyonlardan ötürü Yahudi şeriatını aratmayan -ki kökü de zaten oraya dayanmaktadır-bir İnanç dizgesidir. Bu koşulsuz itaat her bünyeye göre değildir. Zira ''Fıtrat'' gereği insan düşünmektedir ve Kötülüğün Dinler eliyle Meşruiyet kazandırılması (Theodizee Sorunsalı); sindirilmesi zor bir Aksiyom'dur. İnançsızların pragmatik varlıklar olup, İmanlıların pragmatik olmadığını senden öğreniyorum. Benim dünyamda aslolan nosyonların belli başlılarını şöyle sıralayabilirim: * İnsan ve Doğa sevgisi * Vicdan /Merhamet * Akıl / Sağduyu * Dürüst yollardan para kazanma / Hile ve desiseden uzak durma * Okuma, öğrenme, araştırma, sorgulama * Sıkı bir eğitim * İnsanlara güvenmek (şüphe etmek değil) İlk etapta aklıma gelenler bunlar. Benim dünyamda olmayan nosyonlar: * İbadet ve her türlü dinsel seremoni (namaz, hac, abdest, gusül, dua vb vb ) * 'Amelleri' Allah için yapmak (''Amelleri ailem, kendim, ülkem için yapmayı yeğlerim) * Kulluk (İnsanlık onuru ile bağdaştırmak kolay değil) ----Cennet ve cehennem gibi kavramlar varsa---- * Bakarsın -Mü'minlerin rüyası Rüyetullah' bize de nail olur- herhalde bir hesaba çekmeden cehenneme sevk etmeyecektir ''Zat-ı Zül-Celal''.. Verilmeyecek hesabım yok; vicdanım çok rahat. O'nun ''salih amel'' diye nitelediği amellerin fazlasını, çok fazlasını yapıyorum. Fakat ibadet; Ilay-ı Kelametullah; Küçük Cihad gibi absürdlüklerde yokum. Zaten ''O'da'' yok ve hiç var olmadı..Ama korku içinde bu ontolojik problemler altında boğulan (kendimi asla ayırmıyorum) insan bir çıkış yolu hep aramıştır. O' da hiç sıkılmadan-biteviye 124 000 peygamber ile 3 kitab göndermiştir - En azından iddia bu. (Malum Zebur diye bir kitabın varlığı hiç söz konusu olmamıştır- Tevrat'ın Mezmurlar bölümü Zebur diye nitelenmiştir. Ortada ayrı bir kitab yok ve hiç olmamıştır.) Hayatımı pragmatik bir perspektife göre düzenleme alıklığını hiç yapmadım.. Çok farklı kavramlara öncelik veriyorum..(MuTeZiLe) (Bir islami siteden aktardım) |
Mutezile, bu "Theodizee Sorunsalı" hakkında bana önereceğin bir kitap var mı ?
|
Bazı Türkçe kaynaklar varmış; fakat ben hiç birini okumadım. Yabancı kaynaklardan bu konuyu araştırmıştım vaktiyle. Türkiyede de epey kitap çıkmış şimdi görüyorum. Bir tanesini alta asıyorum Sodomo:
''İslam Düşüncesinde İlahi adalet sorunu'' Yazan Eric L. Omsby /Kitabiyat yay. Şu linkte kitap hakkında ayrıntılı bilgi var: http://www.weblebi.com/Default.aspx?...xyTDIGWfT6HAxg |
çok teşekkür ederim Mutezile.
|
Eşya zıtlarıyla bilinir”, “illet olmazsa âfiyet olmaz,” diyor Bediüzzaman, “maraz olmazsa sıhhatın lezzeti kalmaz.”
şöyle bir göz gezdirdim internette yukarıdaki ifadelere rastladım ya bu adamların "teodise" hakkındaki yorumları bunlar mı ? hayret ki ne hayret...... Allaha toz kondurmamak için ne kadar basitliklere kaçıyorlar. Yani dünyada onca savaş, barbarlık, hastalık, kaza, bela vb şeylerin hepsi "sıhhatin lezzeti" anlaşılsın diyemi var ? yani "illet olacak ki afiyet olsun" öylemi...tabiii bu kadar illetten sonra insan sıhhatte ve afiyette olmaz da ne olur ?! |
Ana karnına düşen, ama çeşitli sebeplerden dolayı ölü doğan; dolayısıyla bu dünyaya gözlerini açamayan binlerce bebeler var.
''Andolsunki biz onu bir çiğnemlik et -(Nutfe)- yaptık...'' Ana rahmine düştüğünde doğmamış bebenin alnına Rızkını, Amelini, Ecelini Ecirini, Zürriyetini falan yazan melek; O bebeğe dünyaya gözlerini açmayı nasib etmiyor. Neden? Çünkü Ümmü'l-Kitab olan Levh-i Mahfuz'da o bebenin 2 cihan hayatı kayıt altına alınmış.. Neden? Bu dünyayı yaşaması Allah katında öngörülmemiş. Neden? O'nun hikmetinden sual olunmaz. Neden? Kuranda da Hızır as'ın kundaktaki bebeği öldürdüğü ayetler ile kayırlıdır. Meğer o bebe doğsaymış Salih amellerden itizal edenlerden olacak imiş kötü insan olacakmış; o yüzden canı alınmış. Ya yüreği yanan ana - babası o binlerce bebenin? ''Andolsun ki; Onların Allah katında muhakkak ki ecirleri vardır...'' |
evet o ayet Kehf suresi 80. ayettir. "(Bu çocuğun) ana babası mümin kimselerdi onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk" der. yani çocuk ana babasına karşı azgınlık yapmasın diye Hızır tarafından öldürülmüştür.
|
burada anlamadiginiz bir konuda insanca düsün meniz ileriye dönük ilminizin olmayisindan ve mantiginizin alabildigi noktaya kadar gidip tikanmanizdan .. önünüze gelen bir set var o setin arkasini görmeden yorum yapiyorsunuz bu herzaman için yanilgiya sebeb veriyor sizlerde ... mantigin tikandigi noktada allahin kudreti meydana çikiyor ... bizi yaratan akli veren o ancak aklimizin erecegi yere kadar gideriz sonra tikaniriz orada allah baslar ... bir bebegin ölmesi veya bir yetiskinin ölmesi arasinda hiçbir fark yok hepsi insan ancak hersey bir sebeb dogrultusunda cereyan ediyor ve bu yüzden anlamadiginiz noktalarda allaha isyan bayragi çekiyorsunuz çünki ilminiz bu kadar neden niye sorularina cevap veremediginizden ötürü bu ortami kendinize yaratiyorsunuz ...
|
Ooo Mutezile,
Yazımı demek buraya yapıştırmışsın. :D Son yazdığım yazıyı da ben yapıştırayım bari buraya. :D Sana zahmet olmasın. İslam Fütuhat, Cihad, Mukatele, Mut'a, Recm; Azil, Maide 38; Nisa 34; Bakara Suresinin kadın-erkek hukukunu ''düzenleyen'' ilgili ayetleri vb Nosyonlardan ötürü Yahudi şeriatını aratmayan -ki kökü de zaten oraya dayanmaktadır- bir İnanç dizgesidir. Alıntı: Mutezile Kur'an daki barışı öütleyen ayetlere baktın mı? Kuran a göre kendimizi savunmak için cihad ederiz. Geleneksel islam bunu saptırmıştır. Sonra da ortayabomba olup patlayanlar çıkmıştır. Recm kur'an da olan birşey değildir. Recm gelenekçilerin uydurduğu birşeydir. Kur'an da yoktur. Kur'and a zinanın cezası sabittir. Gerçek din yalnızca kur'anda olan dindir. Azil le dinden çıkarmayı kastediyorsanız , o hiç yoktur Kur'an da. Yalnızca Allah insanların imanını bilebilir. Siz mezheplerin diniyle karıştırdınız anlaşılan kur'anın dinini. Sizin Yahudi şeriatını aratmayan dediğiniz din, kur'anın dini değil, sizi Allah inancından dine bu tür saçmalıkları sokarak uzaklaştıran, mezhepçilerin, tarikatlerin, uydurma hadislerin dinidir. Seni Turan Dursunun sitesinin forumunda gördüm. İlk baştaki yazımı da asmışsın oraya. Ordan arkadaşlarını çağırsana, gelsinler cevap versinler burada bu soruya. Son olarak söyleyeceğim Mutezile, tek aklı ve mantığı kullanmayı öğütleyen ve yalnızca kur'an mantığını savunan gruptur. Tarih boyunca geleneksel islamcılar tarafından hep öldürülmüşlerdir. Sizin Mutezile, nickini almanızdaki amaç, heralde bu akımın gümbür gümbür geldiğini görüp, ateist düşüncenin karşısında en büyük engel olacağını görerek bu adı karalamaya çalışmanızdan olsa gerek. Bu kişilerin düşüncelerine karşı ateizmi savunmanız kolay olmayacağı için olsa gerek. Dalga geçtiğiniz hadisleri kabul etmedikleri için , acaba neyle saldırırız düşüncesi olsa gerek. Son olarak, tam ateist olmadığınızı söylediğinize göre Allahın varlığını kabul edip Kur'anı reddedenlerden misiniz? |
Ayrıca bu konuya verilecek cevapları merak ettiğim için; bana ait olan yazıyla yeni topicte tekrar açıyorum.
|
KuranEhli : hosgeldin kardes ...
|
Mutezile siz dünya ehlisiniz;bunları anlayamazsınız..Ha öbür dünyada gayet iyi anlayacaksında bakalım sana ve ailene faydası olacakmı?
Şu dünyada olunmayacak tek şey varsa oda ateizmdir..Putperestler bile Allah'a inanıyorlardı ama putları vesile ediyorlardı..İlah gibi tapınıyorlardı.Sizin putunuzda dünya..ve kendi heva ve hevesiniz... Şu kadar canlıya ve onların harikulade mekanizmaları bir kenara bırak bunlar için tesadüf de,ondan sonra hikmetli işleri anlamaya çalış;pardon eleştirmeye çalış!...Ya arkadaşım bir kere sen öbür dünyaya inanmıyorsun;Hızır'ın(a.s) yaptığının ne olduğunamı inanacaksın..Bu kadar gözleriniz;çevrenizi görmekten aciz,bakan-körler iken..Ya durun hele önce şu kainat kitabını okuyun..Kendinize bakın..Gözünüze,kulağınıza,lkalbinize böbreğinize nasıl çalıştıklarına bakın;sonra envai çeşit mahlukata bakın;ne acayip cihazları var;elektrikli savunmalar,kızılötesi görmeler,düşük frekansları algılamalar,acayip-hayretler düşüren düzenekli ayaklar ..ya hele şunlara bakında önce bir sevmeyi öğrenin..eserin sanatkarı kmidir diye bir sorun..Şu kameranın bir sahibi olurda,şu gözün sahibimi olmaz!... |
ya arkadaşlar akıl ve kalp farklı fıtratlarda oldukları ve farklı işlevler gördükleri için farklı mekanlarda toplanmışlardır. yoksa bi aklımız olurdu o da bize arta arta yeterdi. neden bunların görevlerini karıştırıyoruz, iman ve Allah ı tanımak kalple olur akıl ise tasdik içindir. nitekim ayette de diyor ki "Ben alemlere (yere göğe) sığmam fakat mü'min kulumun kalbine sığarım" dikkatinizi çekerim aklına değil===> kalbine... nitekim niceliği ölçülemeyen bir varlığı akılla kavramaya çalışırsak, tıkanma noktasını yakalamış oluruz. sonra da aşırı düşünceler, sapıtmalar.....
|
Soldier , senin bu söylediklerin forumun son noktası her başlığın altına gelebilecek genel bir cevap ve buna cevap vermek zor
|
farkındayım serdar kardeş de aynısını tüm topic lerin altına yazamam ya. zaten ortada cevap verilesi bir şey de yok hani. bu bir idrak meselesi ve anladığın noktada biter. ben sadece bunu vurgulamak istemiştim yani bu kadar tartışmalar falan güzel, düşünce alışverişi çok hoş, insana bilgi kazandırıyor ama sonunda gerçekleşenler pek hoş olmuyor. nihayetinde iş inanmakla inanmamak arasındaki kısır döngüde gidip geliyor. benim yapabileceğim ise bilgimi aktarmak, düşüncelerimi söylemek ve sonra da dua etmek. genel diyorsun, zamanla daha derinine de girerim zira şu an sınavlarım var, yoğunum.
sağlıkla kal, Allah büyüktür, O ne güzel vekildir! |
Ensareo;
''iltifatların için teşekkür ederim''. Hep aynı, bildik söylem. Ezberlettin, ve baydırdın.. Kuran Ehli; Kuran Ehli Yazdı: Alıntı:
* Edip Yüksel'in Kuran mealine ciddi bir şekilde okuyan, satır satır didkleyen bir Mü'min; muhterem Edip'e lanet okur ve aynı Ka'b bin Eşrefe yaıpldığı üzere Edibin defterini dürmek için gönüllü Mücahit arayışına çıkar. * Benim gibi islamda olmayan, fakat ucundan köşesinden bu konulara ilgi duyan ve bir şeyler karalayan birisi ise Edip'e olan saygısını muhafaza etmekte zorlanır. (Bu arada Edip'in 1997 yılında yayınldığı- sen daha 14 yaşında sivilceli bir ergenken yayınladığı- ''Müslüman Din adamlarına 19 soruyu -Ozan Yayınları- SEN GÜZEL İNSAN ''Müslüman Din Adamlarına sorular'' diye aktarıyorsun.. Edip Yükseli seversen sev.. Ama adamın Kitabının Başlığını bari değiştirme..ayıptır...Bu arada bu kitabın bende 2. baskısı var. Bulunması kolay olmayan numunelik baskılardandır) Gerçekten meraklı isen Reşad halife ile kaleme aldığı meali ''biraz irdeleye biliriz'' burada.. Önerim bunu önce kendin yap. Benim katkı yapmama hiç gerek kalmayabilir. Alıntı:
* Benim ''uğraştığım'' kişi sen değilsin. İslam'da yazılı vahiy hükümleri ile sabit İslam şeriatıdır''. Edip onları kendi aklına mantığına göre revize ederken İlmin, Tefsirin başını gözünü kırdığı için ''afarozu'' yedi.. Ama mert adam olduğunu teslim etmek gerekir. Bu kadar safsatanın arkasında dimdik duruyor. Eğilip bükülmüyor.. Edip Adnan Oktar sapığının ipliğini pazara çıkaranlarında başında gelir. Takdir ettiğim yönleri yok değil. Alıntı:
Alıntı:
* Mutezile hakkında çizdiğin çerçeve şablon ve klişe yaklaşımlarla dolu olmakla birlikte, doğru nitelemeler de içermektedir. Ehl-i Sünnet ile Şia'nın, Aleviliğin ortak boy hedefi olmayı ''başarabilen'' Mutezile, birbirini günahları kadar sevmeyen bu iki mezhebin (H u s u m e t i n köklerinin Ğadirü Humm'da, Sekaleyn de aramak gerekir) ortak düşmanı haline gelmesini aslında bir tek şeye borçludur: İslam'a Aydınlanmayı; nakil yerine Aklı koymak gailesindedir. Cemel ve Sıffin savaşlarında tarafsız kalıp, savaşlara katılmayanlar, Mu'tezile'nin ilk mümessilleridir. Bazı kimseler meydana gelen savaşlarda her hangi bir tarafı desteklemeyip, olaylardan uzak durmayı (itizali) tercih etmişlerdi. Bu nedenle bunlara, "ayrılanlar bir kenara çekilenler" anlamında Mu'tezile denmiştir. Akaidi Akıl temeline oturtmak; Akılla çeliştiği anda Nassı tevil etmek Mutezilede temel prensiptir. Mutezile demek = İslamda h ü r düşünceyi savunmak demektir. [b]Benim açımdan Mutezile de; Şia kadar, Sünni mezheb kadar k a b u l e d i l m e z bir yönelimdir. Çünkü o da İslamdır. Ama İslamın ''Ehven-i Şeri'' olduğunu da dürüstçe teslim etmek gerekir.[/B] Cumhuriyet tarihi açısından bakıldığında Köy Enstitüleri ile Mutezile'nin amaç ve akıbeti arasındaki koşutluk şaşırtıcıdır. Her ikisi de ''Aydınlanma' nın'' ilk temsilcileridir. Her ikisi de başlangıçta girdikleri topluma (mutezile - Abbasilere / Köy Enstitüleri - Türkiyeye) fevkalade yarar sağ- lamış toplumun ''mekruhtan'' ve cehaletten i t i z a l etmesine ön ayak olmuştur.. Akıbetleri ise; her ikiside ortadan kaldırılıp bulundukları toplumların cehalet karanlığına geri düşmeleri olmuştur. İslam Mutezile ile Aydınlanma yı daha Hicri 2-3 Yüzyılda yakalamayı ıskalamış. İslamda değilim. Olsaydım mezhebim tabii ki ehl-i sünnet değil, Mutezile olurdu. Alıntı:
temel referansları arasında addedilen 4 sacayak: Kuran / Hadis-Sünnet / İcma / Kıyasu-Fukaha.. Bunları gözardı ederek İslam anlaşılmaz. Anlaşılır olsaydı Edip Yüksel de bunlar hakkında kitap yazmaz, yermez; bütün dikkatini ve gayretini Kuranda toplardı.. Onun hadis bilgisi ve Kütub-u Sitte araştırmalarının derinliği şaşırtıcıdır.. Fakat Müctehidliğe soyunmuştur; ve ortaya koyduğu patetik Mealle (Reşad Halife Be'yatı ile de birlikte - adamı Mehdi/Nebii diye baştacı yap- ması da Edip Yükselin itibarına ve inandırıcılığına ''ka t k ı s ı '' olmuştur- ama Yükselin arzu etmediği bir katkıdır bu. Sevgili Turan Dursun'un örneğinde olduğu gibi Hadislere bakarken sadece Mütevatır Hadis Külliyatı diye bilinen E's-Sahihleri (Müslim ve Buhari) dikkate alıyorum.. Siyerde, İslam Tarihinde, Tefsir de ise en muteber Müctehid ve Ulemadır okuduğum.. Müsteşrik kaynaklarından tek satır göremezsin...Esbab-ı Nüzulde de öyle |
Sayın Mutezile,
'Ben Müslüman Din Adamlarına 19 Soru' kitabından, 4 ya da 5 tanesini alıp, oraya kopyaladım. bu durumda soru sayısı 19 değilde 4 yada 5 olduğu için, Müslüman Din Adamlarına Sorular, olarak başlık atmam, gayet normaldir. Ben bir kişinin mealine bağlı kalmıyorum. Reshad khalifa mealini de orjinalinden henüz okumadım. Ama you ( Reshad) tipi , bazı ayetlerde kendi adını koymasını kastediyorsanız, diyeceğim şudur. Ben Reshad'ın ne amaçla bunu yaptığını bilmiyorum.Reshad delirmişte olabilir belki. Kendini peygamber falann sanıyor da olabilir. Ayrıca, şunları da ekleyeyim, kişilere değil , görüşlere önem veriyorum. Onların görüşlerinde doğru olmayanlar olabilir tabi ki. ama bu beni bağlamaz. Ben onların müridi değil, sadece kurana bağlı olan bir şahsiyetim. Edip'in yermesi, onun doğruyu , yanlıştan ayırmak istemesi ve de bunu herkese göstermek istemesidir.Kütübi Sitteyi araştırması, onlardaki yanlışları göstermek içindir. bundan daha doğal ne olabilirki. kendi bilgisini herkesle paylaşmak istedi. Uğruna ölümü göze aldı. Vatanını terketti. Sevgili Turan Dursun'un örneğinde olduğu gibi Hadislere bakarken sadece Mütevatır Hadis Külliyatı diye bilinen E's-Sahihleri (Müslim ve Buhari) dikkate alıyorum.. Siyerde, İslam Tarihinde, Tefsir de ise en muteber Müctehid ve Ulemadır okuduğum.. Müsteşrik kaynaklarından tek satır göremezsin...Esbab-ı Nüzulde de öyle Alıntı : Mutezile Bu kaynakları incelemenizdeki amaç nedir? Sizin inandığınız bir dava var mı? Yoksa da, İnandığınız şeyi tam olarak açıklayabilir misiniz? |
Kuran Ehli kardeş;
* Alıntı:
bu hesabı gönder bakalım. Helal olsun Kuran Ehli doğru yapmışsın diyece k mi sana? Ne cevap geleceğini ikimizde az çok biliyoruz. İnternette arpacaık soğanları pek çoktur. Google'de ''Ayetnip'' yazıp aratırsan bir tek kaynağa rastlayacaksın: Benim yazım. Fakat üzerindeki imza Savcı diye birine ait. Adam kelimesini değiştirmeden yazımın tamamını sahiplenmiş. Altına cevap yazanlara da mukabele edemiyor serseri:) O yazıyı son şeklini vermem aylarımı almıştı.. Sen bu Savcıdan daha aklı başında biri olarak bu tür yollara tevvesül etme men gerekirdi. Edip Yüksel'in adından hicap duyuyorsan; önyargılardan ür küyorsan hiç bu yola çıkma derim. Tabii tarik senin - istediğin cihetten gidersin. * Edip Yüksel'le Reşad halife'nin ''çağdaş'' Mealinden bende önemli pasajlar var. Görmek istediğin de aktarırım. Müslüman cemaat bu iki muhteremi boşuna ''afaroz'' etmediler. * Alıntı:
* Sonu -izm'le biten ve belli bir düşünceyi misyon addederek öne süren hiç bir ideolojide olmadığım gibi; islam'da da değilim. Bir itikadim/mezhebim yok. Bu şartlar altında 'gerçek bir ateist' olmuyorum. Yinede benim bakış açımdan soruna cevap verebilirim arzu edersen.. İslam Fütuhat, Cihad, Mukatele, Mut'a, Recm; Azil, Maide 38; Nisa 34; Bakara Suresinin kadın-erkek hukukunu ''düzenleyen'' ilgili ayetleri vb Nosyonlardan ötürü Yahudi şeriatını aratmayan -ki kökü de zaten oraya dayanmaktadır-bir İnanç dizgesidir. Bu koşulsuz itaat her bünyeye göre değildir. Zira ''Fıtrat'' gereği insan düşünmektedir ve Kötülüğün Dinler eliyle Meşruiyet kazandırılması (Theodizee Sorunsalı); sindirilmesi zor bir Aksiyom'dur. İnançsızların pragmatik varlıklar olup, İmanlıların pragmatik olmadığını senden öğreniyorum. Benim dünyamda aslolan nosyonların belli başlılarını şöyle sıralayabilirim: * İnsan ve Doğa sevgisi * Vicdan /Merhamet * Akıl / Sağduyu * Dürüst yollardan para kazanma / Hile ve desiseden uzak durma * Okuma, öğrenme, araştırma, sorgulama * Sıkı bir eğitim * İnsanlara güvenmek (şüphe etmek değil) İlk etapta aklıma gelenler bunlar. Benim dünyamda olmayan nosyonlar: * İbadet ve her türlü dinsel seremoni (namaz, hac, abdest, gusül, dua vb vb ) * 'Amelleri' Allah için yapmak (''Amelleri ailem, kendim, ülkem için yapmayı yeğlerim) * Kulluk (İnsanlık onuru ile bağdaştırmak kolay değil) Dinlerden itizal etmedikçe; husumetten, şiddetten, Cihad'dan, ayrımcılık- tan ayrılmamız kolay olmayacak. İnsanlık tarihi bunu kafamıza vur vura tekrarlıyor ama algılayamıyoruz sanırım. Radikal evangelist G.W Buşt denen arpacık soğanı Tanrı'dan vahiy aldığını söyleyebiliyor. Uyguladığı şiddeti ve kıyımı din eksenine oturtabiliyor. Bu Irk ve Din ayrımcılığının başımıza ördüğü çoraplar ortada iken hala bu iki referansa sımsıkı sarılmak bana ünlü bir düşünürün şu sözlerini anımsatır hep: '' Milli aidiyet ve Dini; insan doğar doğmaz kazandığı iki etikettir. Bunları kazanmak için d o ğ m a k t a n başka bir şey yapmasına gerek kalmamıştır. Bunlarla da ölebilir eğer arzu ederse. T ü m h a y a t ı boyunca bu iki etiketin (hasletin?) üzerine t e k t u ğ l a koyamayanlar, doğaldır ki her fırsatta bu ikisini ön plana çıkaracak, ve varolmalarının temel referansları olarak Dini ve Milli aidiyeti temel düstur addedecekler- dir.'' Bu meali ezberledim şu haliyle ama bu satırları söyleyen Düşünürün adı aklımda yok. Ortaokul yıllarımda bir kitaptan defterime çekmiştim. Sanırım Alman bir düşünür idi zira o sıralar ortaokulu Almanya'da okuyordum.. Bu satırların kime aid olduğunu bilen varsa, beni bu 25 yıllık meraktan kurtarsın lütfen:) |
Sayın Mutezile,
Edip Yüksel'in makalelerini kopyalayıp ta, onun yazılarını kopyalamamın yanlış olduğunu kabul ediyor ve bundan sonra yaptığım her alıntının altına, her kim olursa olsun ismini vereceğime dair kendime söz veriyorum. Müslüman cemaatin bu iki muhteremi neden aforoz ettiklerini biliyorum. Elinizdeki pasajları da görmekten memnuniyet duyarım. Dilerseniz email adresime de gönderebilirsiniz. Burada da inceleyebiliriz. E-mail adresim; agneau_dinnocence@msn.com . Dileyen arkadaşlar bu adresten bana mail de atabilirler. Dün ve önceki gün 2000 yılındaki Ceviz kabuğunda Edip Yüksel'in konuk olduğu iki programı netten download edip izledim. İkinci programda, Ali KILIÇ adında bir psikolog telefon bağlantısıyla bağlandı. Edip Yüksel'in ağzında bir bakla olduğunu, bunu 4-5 yıl içinde açıklayacağını düşündüğünü söyledi. Dine ihtiyaç olmadığını ve de bir insanın, insan olarak yaşadığı zaman, dindar olacağını; bunu da ispatlayacaklarını söyledi. Bu görüşler bana sizin görüşlerinizi çağrıştırdı. Bu kişiyi tanıyor musunuz? İspatlayacağız dedikleri şeyleri ispatlamışlar mıdır? |
D Ü Z E L T M E
''İnternette arpacaık soğanları pek çoktur. Google'de ''Ayetnip'' yazıp aratırsan bir tek kaynağa rastlayacaksın: Benim yazım. Fakat üzerindeki imza Savcı diye birine ait. Adam kelimesini değiştirmeden yazımın tamamını sahiplenmiş. Altına cevap yazanlara da mukabele edemiyor serseri:) O yazıyı son şeklini vermem aylarımı almıştı.. ''
Bu sözümü geri alıyorum.. Şimdi ''ayetnip'' yazıp aratınca google'da benim yazım çıkıyor - ''Savcının'' yazsısı yok..Niye düzeldiği konusunda hiç bir fikrim yok. Google yazının sahibini buldu anlaşılan:) Kuran Ehli arkadaş; Alı Kılıçı tanımıyorum. İspatlamaya söz verdiği nedir, bir fikrim yok. Nasıl ispatlayacak onu da bilmiyorum.. Edip Yükselin ceviz kabuğu programlarını internette nerden buldun. Bende izlemek isterdim. Bulduğun Adresi yazar mısın? Edip Yüksel -Reşad Halife Kuran mealinden pasajları buraya asayım ki; söz söylemek isteyen başka arkadaşlara da vesile olsun. İlk fırsatta aktar maya başlayacağım.. |
Edip Yükselin, Ceviz Kabuğu programını, http://19.org/?dosyalar linkinden download edebilirsiniz.
google da aradığınızda yazınızın sizin adınızda çıkmasına sevindim. Edip Yüksel -Reşad Halife meali Türkçe midir? İngilizce mi? Yeni bir başlıkta inceleriz sanırım. |
Çok teşekkürler
|
Yaşlı keşiş yolun kenarında oturuyordu.
Gözleri kapalıydı, bacak bacak üstüne atmıştı Ve elleri kucağındaydı. Oturduğu yerde derin düşüncelere dalmıştı. Birden bir samurai savaşçısının sert ve emreden sesi, keşişi derin düşüncelerinden uzaklaştırdı. "Yaşlı adam! Bana Cennet ve Cehennemi anlat!" Keşiş önce hiçbir şey duymamış gibi yanıtsız bıraktı bu sesi. Fakat sonra yavaş yavaş gözlerini açtı. Samurai her geçen saniye biraz daha sabırsız bir şekilde yanıt beklerken, dudaklarının kenarında farkedilmesi çok zor bir gülümseme belirdi. Keşiş sonunda, "Cennet ve cehennemin sırlarını öğrenmek istiyorsun demek ki" diye yanıtladı. "Bu kadar pejmurde olan sen. elleri ve ayakları kir içinde olan sen. Saçları taranmamış, nefesi kokan, kılıcı paslı sen. Çirkin ve annenin kılığına özenmediği sen. Sen bana Cennet ve Cehennemi soruyorsun ha?" Samurai birden küfür etti. Kılıcını çekti ve keşişin başının üstüne kaldırıverdi. Keşişin başını bedeninden ayırmak üzere hazırlanırken, yüzü morardı, boynundaki damarlar kabardı. Kılıç tam inmeye başlarken yaşlı keşiş sakince "Bu Cehennem işte" dedi. Samurai o anda biraz korku, biraz şaşkınlık, biraz şefkat ve biraz sevgiyle, yaşamını kendisine birşeyler öğretmek için yasamini feda etmeyi göze alan adama baktı. Kılıcını yere indirdi ve gözleri yaşlarla doldu. "Ve" dedi yaşlı keşiş, "İşte bu da Cennet." |
heey bu güzelmiş, beğendim. ama bi ekleme yapmak istiyorum...."bunun böyle olduğunu öğreten de din".
şimdi diğer arkadaşlar iddia ederler, hayır, biz din olmadan da böyle düşünebiliyoruz, din olmadan Allah a inanmadan da gayet iyi insanlar olabiliriz. peki, size iyi kötü kavramını ilk öğreten nedir??????? samimi düşünüp öyle cevap yazarsanız sevinirim, çünkü doğru-yanlış a dair ilk bilginizin kaynağını öğrenmek istiyorum. hayır, televizyonlardan duyduğunuzu değil, büyüklerinizden gördüğünüz, hukuk kurallarından yola çıktığınız da değil, hele rol modeli olarak seçtiklerinizin görüşlerinden hiç değil....şimdi söyleyin, size ilk iyi-kötü kavramını öğreten kim, insanlığın varlığından bu güne kadar gelen bu farkı edindiğiniz ilk kaynak ne?????? lütfen sorularım üzerinde hakiki bir düşünme seansından sonra yanıtlayın. şimdiden teşekkürler..... |
Eğitim,çevre,anne-baba,medya,din vb.kurumlar kişinin yetişmesine,kişilik özelliklerinin oluşumunda etkilidir tabi..
Ancak kişiliğin,iyi ya da kötü olmanın asıl mayası gen'lerdedir.Özümüzdedir.Özümüzdeki ilahi nurdadır.. |
Alıntı:
Her insanda mevcuttur. Öyle mi? Bu varsayımının 2 temel dayanağı var bence: 1-) Sendeki 'İman' 2-) Kuran Bunların dışında bu savını temellendirebileceğin ne var? |
Re: Ya Cehennem Var ise?
Yenileme..
sohbet güzel bir noktaya gelmiş ama devam etmemiş... |
Re: Ya Cehennem Var ise?
Kayıplara karışmış;
bizi terketmiş sevgili Mutezile Dostum.. Nerelerdesin.. Özledim.. Bu birincisiydi. 2- Pante'yi Kuran'a bağlıyorsan; hata ediyorsun. Pante'nin bildiğim kadarı ile Kuran'a kesin bir inancı bağlılığı yok, ama saygısı var. Pante bir kudret-ilahiye inanıyor bildiğim kadarı ile. Peygamberlik ve dini kitaplar konusunda da vahye değil, ilhama inanıyor. Sen bu ikisinin farkını sezecek bilgi ve yetenektesin Sevgili Mut. Kendini daha fazla özletme sevgili ateist arkadaşım. Dön artık.. Sen bu yemeğin ayrı bir lezzetisin. Yemek güzel hamdolsun,ama senin tuzunda bulunsun.. :wink: Sevgilerimle… İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola.. Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...) ***********….*************….***********….********* ****….********* Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir. |
Re: Ya Cehennem Var ise?
cehennem ateşi ilahi adaletin bir kısmı mı? şu korkunç sahneyi gözünüzün önünde bir canlandırın:acı içinde ,cığlıklaratarak kıvranıyor.ona merhamet eden yok ona acıyan yok!!!bu iğrenç işkence saatlerce günlerce yıllarca sürer sürer sürer....peki bu işkence yerini kim yarattı :TANRI..BİRDE CENNETİ YARATTI HEM İŞKENCE HEM GÜZEL BİR YER.cehennemi yaratan birisi merhametl,sevgi dolu olabilirmi? o merhamet eder.acır.cezalandırır ama işkence yapmazz..yani siz tanrıyı büyük bir işkenceci olarak görüyorsunuz...bizler kusurlu yapımızla bile merhamet ederiz .birini canlı canlı pişirip yakmayız neden çünkü acırız merhametliyiz..yukardakidahada merhametli değilmi ? o hayli hayli yapmaz..!!! mukaddes kitaba göre bir insan ölürse toprak olur.....ruhu başka bir aleme gidpte acılar ıstıraplar çekmez.
"yaşayanlar biliyorlarki öleceklerdir.fakat ölüler birşey biilmez.." (vaiz9:5)" birşey bilmeyen"ölülerin cehennem ateşinin verdiğiacıları tatması olanaksızıdr.cehennem saçma olduğu kadar zararlı bir öğretidirde.kafanız rahat olsun cehennem diye bir yer yok!!! tanrı öyle bir yer yaratmaz yaratmamıştırda.ben bir ataist değilim ama bunu mukaddes kitaba göre söylüyorum.bu işkence olayları cehennem öğretileri,ruhun göçü gibi saçma doktrinler yahudiliktede ,islamdada ,hrıstıyanlıktada,zerdüşlük dinindede,eski mısır inançlarındada, hinduzimdede afrika animizmindede,şinto dinindede hatta budacılıtada *ve başka etnik dinlerdede var.bunlara inanacakmısısnız???ineğe tapan bir hinduda cehenneme ,ruh göçüne inanıyor bir müslümanda...isevide yahudide..veyhasıl canın ölümsüzlüüne inanmak aslındacanın ölümsüz olmasını istemektir.fakat bu istek öyle güçlü olurki , "mantığı ezip geçer" !!ölen insanlar ölüm uykusundadır.ben inanıyorum ki bir gün tanrı iyiyide kötüyüde kaldıırıcaktır.cennnetde şu anda yok ama armagedondan sonra kurulucak.. saygılar |
Yukari var ise denilmis gordugume gore mutezilenin pekte umrunda degil.
|
Cehennem var olamaz. Ama ya varsa diyorsan bu cehennemiin hristiyanların zerdüştlerin budistlerin cehennemi olabilme ihtimali niye hiç düşünülmez.
niye cehennem deyince herkes sadece islamdan bahseder. niye bahailik ya doğru ise ya yahudilik doğru ise demez bunu hiç anlayamıyorum. |
Alıntı:
Hangi müslümanın işine gelir ki bu?Birisini korkutmak istiyorsan en sıradışı,akıldışı şeyleri denemelisin.Cennet,cehennem kavramları tıpkı bir annenin küçük bebeğini büyütmek için kullandığı argümanlar gibidir. Hadi oğluşumm yumurtayı yersen parka salıncağa götüreceğim seni.Yok yemezsen yumurta arkandan ağlar vb.. Ne farkı var ki? Temelde İnanç(yönetim) sistemleri oluşturulurken ilk yasalar bunlar olur zaten.Baskılamak itaat etmesi için korkut(cehennem) ,tepki vermesin diye ödüllendir(cennet). Sevgiler |
Alıntı:
ama bir seviyede okumuş insanların dahi ve lev ki doğru olabiliyorsa hristiyanlıkta doğru olabilir ve yanabilirim diye düşünmüyor bunu anlamak zor. |
Selam
Sayın vıshnu Okuyan insanların tamamını düşünen sorgulayan insan diye tanımlamak doğru olmaz sanırım.Hatta büyük kısmı için geçerli değil.Fakat toplumsal ve de ekonomik anlamda refah yakalama,kabul edilme,saygı görme vb.. şeyler yüzünden insanların çoğu bunu akıllarından geçirseler bile dillendirmezler.Bu temel anlamda küçükken aldıkları eğitim,büyüdükleri ortam veya korkunun getirdiği bir irade eksikliğidir.Sadece yaşadığım şehirde tamamiyle tanrı ve din olgularının akıl dışı olduğunun farkında olup tam aksine dinsel toplulukların içinde aynen onlar gibi yaşayıp davranan hatta önder gibi davrananlara şahit oldum.Bunun sebebi tamamiyle ekonomik ve de sürdürülebilir soy(ekonomik anlamda) dur. Tabii burada karaktersizlik tanımı yapılabilir belki ama bu günümüzdeki insan modeline tamamiyle uygun bir modeldir.Sorma-sorgulama-dediğimi yap-gününü gün et. Düşünmemenin dayanılmaz hazzı. Sevgiler |
Alıntı:
|
Muhammed Zamanında dünyaya gelmiş olsam, bu şiddet dininin kılıçla yayıldığı anları görsem muhtemelen Ateist olurdum.
bu konuda da beni muhammede neden inanmadın diyecek bir tanrı tasfir edemiyorum öyleyse cehenneme yollaması için de geçerli bir sebebi olamazdı. Iraktaki Yunanistandan ve perslerden alınan ilmi geliştiren bu süre içerisinde bilime ve matematiğe çok katkı sağlayan bir çok ünlü Müslüman ismin arasında doğup büyüseydim o zaman muhtemelen Müslüman olur inancımı bu yöne doğru iletirdim. Günümüz şartlarında doğdum. İslama inanan bu inanç yüzünden hiç bir bilimi benimsemeyen, aşı karşıtı din ile insanları sömüren liderler, din için bir birine kin duyan bireyler ülkeler topluluklar, işid belası, Arabistan pislikleri, kadının gömülse daha iyi olurmuş dediğim islamdaki yerini gördükçe Ateist oluyorum, bu durumda Allahın beni cehenneme sokması için iyi bir bahane uydurması gerekir. |
Alıntı:
bu da aidiyet meselesi aslında. |
Mutezilenin gozunu korkutmak icin cok ugrasmislarda adam yelkenleri indirmemis,pes etmemis iyidir.
|
Hangi din doğrudur konusuyla ilgili olarak eğer hristiyanlık doğruysa muslumanlar cehenneme, ıslam doğruysa hıristiyanlar cehenneme gidecek midir gercekten? Sanmam.
Önemli olan tanrı inancidir, din ikinci plandaki seçimdir. Hangi dinin doğru veya yanlış olduğuna dair net kanıtlar yoktur . Fakat bence tanrının varlığına dair yeterli kanıt vardır. Tanrının adaletli olduğunu varsayarsak , tanrıya bağlı olmasına rağmen yanlış din seçiminden dolayi bir insanı ebedi cehenneme atacağını sanmıyorum. Tanrıya inanan bir kişi din seçimini kendi araştırarak ve düşünerek yapmalı. Bana göre tanrı tek din göndermiştir. Bu dinini zamanın şartlarına göre guncelleyerek yeni peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Bu anlamda bakarsak son guncellenen din ve kitap islamdir.Ayrica diğer ilahi dinleri ve peygamberleri de kabul eden tek din ve kitap islamdadir. Bu mantığın yanlış olma ihtimali de var tabi. Ama yanlışsa bile adaletli olan tanrının beni bu yüzden cehenneme göndereceğini sanmam. Çünkü diğer dinlerden biri doğruysa bana net kanıtlar vermemiştir. |
Tek görüşün muhalefet etmek.
Hayal dünyasında yaşayan sensin ve bunun farkında değilsin. En kötüsü de farkında olamamak zaten. Evet şimdi sen de benim için aynı şeyleri düşünmeye devam et:) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:29 . |