Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Türbanlı kız çocuğu ortalığı karıştırdı. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=15167)

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 18:17

Türbanlı kız çocuğu ortalığı karıştırdı.
 
Geçtiğimiz ay ortasında basına yansıyan bir habere göre, Diyarbakır’da 12 yaşındaki bir kız çocuğu yaz tatilinde gittiği Kur’an kursundan sonra türban takma kararı aldı, okullar açılınca okuduğu İlköğretim okuluna türbanla gidip derslere girmeye çalışınca kriz çıktı, okul yönetimi kılık kiyafet kanununa muhalefetten velisi olan babasına uyarı ve diğer idari cezaları verirken, baba kızını türban ile okutabileceği bir İlköğretim okulu aramak için mücadeleye başladı ve çocuğun okula gidememesi ve babanın diretmesi ile birlikte sorun Milli Eğitim bakanlığına taşındı, özellikle yerel medyada konu büyük bir ajitasyon malzemesi yapıldı. basına-tinercilerin-gittiği-okula-bile-almadılar, diye yansıyan sorun şimdilik günlük politik haberler arasında kaybolsada yakında gene haberlerin başköşesine oturacaktır.

Türban dayatması ve sorunu gün geçtikçe derinleşiyor, tıpkı uyuşturucu sorunu gibi geldi İlköğretim okullarına dayandı, erişkin bireylerin okuma hakkı olarak ortaya çıkan türban takma ve İslam namusu diye dillendirilen sorun şimdi İlköğretimde, soruna destek veren İslam dışı kitlelerin ne yapacakları merak konusudur! 12 yaşında ki bir çocuğun hür iradesi olarak saygı gösterilmesi ve okuluna gidebilmesi için başlatılan kampanya yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Türban’ın bir özgürlük ve sosyal hak olarak tanınması gerektiği konusunda gelinen nokta çok önemlidir, bir sonraki nokta sanırım Anaokulları olacaktır…

saroz 07-12-2009 18:38

Sevgili Güneş, Türban konusunun siyasal propaganda ve ajitasyon malzemesi olarak kullanıldığını biliyorum.
Ancak, nasıl ki che resmi veya Atatürk resminin kıyafetlerde bulunabilmesini savunuyorsam, türbanın da özgürce kullanılabilmesini savunuyorum.

Türban veya başörtüsünün, ifade özgürlüğü, kıyafet özgürlüğü hatta siyaset özgürlüğü olarak düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.

Siyasetin ana okullara kadar inmesi apolitik bir toplum için çok önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum.

Bunun tek taraflı bir siyasi görüşü dayatmak değil her düşüncenin özgürce ifade edilebilmesi olarak algılıyorum.

Çellist 07-12-2009 18:38

Bu 12 yaşındaki kızın özgürlüğü örtünmekle sınırlı. Zaten Türkiye'deki Peşmerge-İslam rejimindeki özgürlük de örtünme özgürlüğü ile sınırlı.

12 yaşında bir delikanlı veya daha üstü yaşta bir erkekle konuştuğu ve o er kişinin karşısında mahçup bir şekilde güldüğü görülse ve bunun haberi namus (!) timsali mahallelerinde yayılsa ailesi kızın anında gırtlağını keser -o cinayet öncesi cennete girmesini engellemek için amca oğlu filan tarafından tecavüze uğraması da çok muhtemel-. Diyarbakırlı iki sevgilim oldu, onların anlattıklarından da biliyorum; oralardaki mahkemelere konu olan bir kısım (20 küsür) davayı da biliyorum; oralarda avukat asker şu bu sıfatları ile görev yapmış aile büyüklerimin anlattıklarını da biliyorum; yani dediklerim masal ya da iftira değil... Bu müminlerin ve Peşmerge kardeşlerimizin özgürlük ve namus anlayışıdır. Bu anlayış bu insanların aklındaki meşruiyetini Kur'an ve hadisten alır.

evrensel-insan 07-12-2009 18:47

Saygideger arkadaslar;

Turkiye de, kisiler bireysellesmedikce, normal bir yasam gelmedikce, sivil zihniyet halka ve iktidara yerlesmedikce, hak ve ozgurlukler, politika olarak hem kisitlama hem de isteme yonunde toplumsal bir olgu olmaktan kurtulamayacaktir. Sonucta hak ve ozgurlukler, politikanin elinde alet oldukca; hem yeterli bulmayan, hem de sinirlamaya calisan iktidar mucadelesi ve toplumsal kutuplasma suregelecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 18:47

Ben çoluk çocuğun hiç bir sömüreye yada propagandaya alet edilmemesi taraftarıyım, 18 yaşından sonra yetişkin bir birey olarak senin söylediğin şeyleri yapsın ve her türlü özgürlüğü yaşasın elbette, ama burda sorun çoluk çocuktur, intifada ki çocuk ile türban takan çocuk istismar ediliyor demektir bence mesela, tıpkı 12 yaşında evlenmek isteyen çocuk gibi yada kendini panzerlerin önüne atması gibi, hepsi çocuk istismarıdır bence, siyaset yetişkin bireylerin işidir, elbette herkezin siyasi düşünce içinde olmasını sağlamak çok önemlidir ve toplumun gelişmesi açısından çok büyük bir hamledir, ama çoluk çocuğu siyasete bulaştırmayalım derim ben. Bu siyasette bir sonraki adım evlilik yaşının 12 ye çekilmesi olacaktır, daha sonraki adım 6 yaş olacaktır ve bunlar çocuk istismarına girer her halukarda, çoluk çocukla siyaset yapılmaz...

ulpian 07-12-2009 18:48

Bir yandan ''kız çocuklarınızı da okula gönderin'' diye kapmanyalar yapmak, diğer yandan da yöre insanının dini vecibe olarak gördüğü olguları kısıtlamak da ayrı bir çelişki.

Hukuki yaptırım, kısıtlama ve yasaklamalarla aydınlık mücadelesi verilmez arkadaşlar.

saygılarımla

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 18:52

Dikkat edelim çocuk ''Ahzap'' ayetinde ''Allah'' emrediyor diye türban takıyor, yarın bir başka çocuk felanca ayette yada hadiste ''Allah'' emrediyor diye evlenmek isterse ne olacak? Bunun adı aydınlık mücadelesimi olacak? Yetişkin bireylerden söz etmiyoruz burada unutmayalım, çoluk çocuktan bahsediyoruz...

eylemsel 07-12-2009 18:59

sayın saroz

Türbanın ifade,kılık kıyafet yada politika özgürlüğüyle ilişkilendirmek;bunu yukardaki olayla birlikte açıklamak pek mümkün degil.Çünkü 12 yaşında bir kız çocuğunun türban takmak istemesi,kendisinin iradesinin dışında,babasının iradesidir.

evrensel-insanın düşüncesine katılıyorum. Çünkü gerçek anlamda bireyleşmiş bir toplumda,bir baba 12 yaşındaki kızının türban takması konusunda bu şekilde bir tutum içinde olmaz.

Çellist 07-12-2009 19:05

Alıntı:

Bir yandan ''kız çocuklarınızı da okula gönderin'' diye kapmanyalar yapmak, diğer yandan da yöre insanının dini vecibe olarak gördüğü olguları kısıtlamak da ayrı bir çelişki.
Ayrıca,

O kızların evlerinden dışarı çıkmaması da dini vecibe... O zaman okulda ne işi var? Demek ki kızın babası şov yapıyor ve kızını da bu şov uğruna manüpile ediyor.

O kızların sünnet edilmesi de dini vecibe. Ülkemizde yaşayan Peşmergelerde bu sünnet vecibesi az oranda da olsa uygulanmakta; ama neden bunun şovu yapılmamaktadır? Çünki hiç kimse bu konuda kızını manipüle edemez; manipüle etmeye kalkacak kadar da vicdansız namussuz olamaz; en azından, ne kadar vicdansız namussuz da olsa bundan çıkar sağlayamayacağını görecek kadar birkaç beyin hücresine sahiptir. O yüzdendir ki Mezapotamya halkının (Peşmergesi, Arabı) aşiretleri okula göndermeyecek oldukları kızlarını sünnet ettirirler ve bu işi çok gizli saklı yaparlar.

ulpian 07-12-2009 19:05

Arkadaşlar,

sınırı nerede çekmeyi (ve sınırı tam da orada çekmiş olmanızı nasıl açıklamayı) düşünüyorsunuz?

12 yaşında bir çocuğun kendi iradesi hukuken esas alınmaz, doğrudur. O halde kimin iradesi esas alınmalıdır. Kabul ediyorum, çok zor ve sorunlu bir konu. Dört dörtlük bir çözüm mümkün değil. Fakat bu konulardaki kararı en azından çocuk 14 yaşına gelene kadar ebeveyne vermekten başka çare göremiyorum.

Hem mesele eğer yaş ise, bugün ülkemizde maalesef reşit kadınlar da başörtüsü ile eğitim hizmeti alamamakta.

Yanlış anlaşılmaması için tekrarlıyayım:
Ben türbana da, diğer her türlü dini olguya da karşıyım ve her ortamda buna karşı mücadele verilmesi taraftarıyım. Ancak bu mücadele hukuki yaptırım ve yasaklamalarla olmaz, olmamalı.

Buna hem hakkımız, yetkimiz yok. Hem de bu yöntemle zaten başarıya ulaşamayız.

saygılarımla

ugorur 07-12-2009 19:07

Bu gün türban takmak isteyen çocuk yarın ben erkeklerle beraber okumak istemiyorum, Allah böyle istiyor derse ne yapacağız? Onuda mı vereceğiz? Ertesi gün Ayşe benim kalemimi çaldı, elleri ve ayakları çaprazlama kesilsin Allah böyle istiyor derse ne yapcağız? Bir kere taviz verildimi sonu gelmez bunların.

Şu anda türban konusunda "Kişisel haklarımız engelleniyor." savunması ile ilerliyorlar, bu engelleme gibi görünsede bu isteklerin sonu gelmez. Din ve vicdan hürriyeti istekleri içine istediğiniz herşeyi koyabilirsiniz. Bunun sınırını iyi belirlemek gerekiyor. Bu sınırlar belli olmadığı için ülkemizde böyle sorunlar çıkıyor. Hangi konular Din ve vicdan özgürlüğüne girer neler girmez?

Saygılarımla
Umurcan Görür

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 19:12

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267504)
Arkadaşlar,

sınırı nerede çekmeyi (ve sınırı tam da orada çekmiş olmanızı nasıl açıklamayı) düşünüyorsunuz?

12 yaşında bir çocuğun kendi iradesi hukuken esas alınmaz, doğrudur. O halde kimin iradesi esas alınmalıdır. Kabul ediyorum, çok zor ve sorunlu bir konu. Dört dörtlük bir çözüm mümkün değil. Fakat bu konulardaki kararı en azından çocuk 14 yaşına gelene kadar ebeveyne vermekten başka çare göremiyorum.

Hem mesele eğer yaş ise, bugün ülkemizde maalesef reşit kadınlar da başörtüsü ile eğitim hizmeti alamamakta.

Yanlış anlaşılmaması için tekrarlıyayım:
Ben türbana da, diğer her türlü dini olguya da karşıyım ve her ortamda buna karşı mücadele verilmesi taraftarıyım. Ancak bu mücadele hukuki yaptırım ve yasaklamalarla olmaz, olmamalı.

Buna hem hakkımız, yetkimiz yok. Hem de bu yöntemle zaten başarıya ulaşamayız.

saygılarımla

Altını çizdiğim sözlerinde bende hem fikirim, yasaklarla hiç bir zaman hiç bir ideoloji bir yere varamaz, varmadıda zaten tarih boyunca. Fekat çoluğu çocuğu bu işlere karıştırmayalım, çocuk istismarına alet olmayalım ve önündeki engelerin kaldırlmasınada karşı çıkalım. 14 yaş sınırı sadece çocuk ile ergen çocuk arasındaki hukuki bir sınırdır, resmi sınır toplum teamüllerinede uygun olarak 18 dir, birey olsun yetişsin ne yaparsa yapsın ama çoluk çocukla ne siyaset nede başka bir şey yapılmasın, onları en güzel nasıl okutur yetiştiririz biz ona bakalım, dediğim gibi 12 yaşındaki bir çocuğun iradi davranmayacağını biliyoruz, bir sonraki adımda ben evlenicem diyen 12 yaşındaki dinini yaşamak isteyen çocuğa ne cevap vereceğimiz şimdiki tavrımızla belirlenecektir diyorum ben...

ulpian 07-12-2009 19:19

Arkadaşlar,

şu ''bir sonraki adım şu olursa ne yapacağız'' argümanı bence çok tehlikeli. Bu argümanla her türlü insan hakkı sınırlandırılır, hasır-altı edilir.

''Bir sonraki adımda'' ne talep edecekleri tartışmasını bir yana bırakarak, makul olan sınırın nerede çekilmesi gerektiğine karar vermeliyiz.

Söylediğim gibi hayal ettiğimiz ''ideal toplum'' nasıl olur, değil soru. Soru, hukuki yaptırımlarla müdahale etme sınırını nerede çizmeliyiz.

örneğin:
- Erkek çocukların sünnetini yasaklamak istiyor muyuz? 18 yaşına geldiklerinde karar versinler diye.
(Bence mesela bu, başörtüsü meselesine nazaran daha haklı bir yasak olur.)

- Çocukların babalarıyla ramazanda camiye teravihe götürülmesini yasaklamak istiyor muyuz?
(Bence mesela burada sınırı aşmış oluruz.)


saygılarımla

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 19:22

Dinlerden özgür bir bireyin bence savunması gereken tek şey çoluk çocuğun laik bir şekilde yetişmesi gerekliliğidir. İsteğe bağlı din dersi olabilir, ama çocukları özgür bir birey olarak yetiştirebilmek için bir takım asgari müşterekte yaptırımlar olması gerekir. Saroz'un bahsettiği siyasileşme işte budur, çocukluktan militan yetişirse çocuk yani bir şekilde yönlendirilmiş ve ön yargılı olarak tek kutuplu bir yaşamda yaşarken ondan aydınlanma için vatandaş olmasını beklemek ne derece doğrudur?

evrensel-insan 07-12-2009 19:24

Saygideger eylemsel;

Çünkü gerçek anlamda bireyleşmiş bir toplumda,bir baba 12 yaşındaki kızının türban takması konusunda bu şekilde bir tutum içinde olmaz.-eylemsel-

Konu iki taraflidir. Yani somalili bir baba da kizinin basini ortturerek okula yollar.

Buradaki iki ana konuyu cok iyi algilamak gerekiyor. Birincisi ulkenin bireyi icin var olmasi, sivil hukuk ve isleyis, hak ve ozgurlukler ve kutuplasmayan bir toplum.

Devletin dusuncesi "her birey, kisilik ve kimligini olusturan her turlu degeri yasam ve iliskisine tasima hak ve ozgurlugune sahiptir. Bunu bir politika araci, toplumsal bir baski araci ve baskalarina mudahele araci olarak kullanamaz. Eger boyle bir durum dogarsa, bu antiayrimcilik ilkesinin bir hukuk sorunudur"
Bireyin dusuncesi" Ben nasil kendi degerlerimin hak ve ozgurlugunu istiyorsam, baska bir birey de kendisinin hak ve ozgurlugunu ister, benim hak ve ozgurlugume nasil kimse mudahele edemezse, ben de baskasinin hak ve ozgurlugune mudahele edemem"

Sorunun ikinci ve en onemli kaynagi ise; devletin bireye yanasimi ile, yanastigi bireyin birey olamamis sorunudur.

Bunu da soyle izah edeyim. Bir somalili baba, kizinin 5 yasindan beri basini baglar. Bu cocuk 16 yasina kadar aile bagiyla buyuyeceginden, devlet mudahele edemez. Sorun 16 yasindan sonradir. 16 yasindan sonra bir kiz cocugunun devlet acisindan basortu takabilmesinin tek bir bakis acisi vardir. Bu onun hak ve ozgurlugudur.

Iste film burda kopmaktadir. Eger bu 16 yasindaki kizcagiz, birey bilincini almis, devletin ne yapabilecegini algilamai, tum aileden ve cevreden gelecek baski ve zorlamalari ve de tehlikeleri algilayabilmis ve kendisine mudahele edildigine karar vermis ve bunu sikayet olarak hukuka tasimissa; iste devlet o zaman bireyini korur.

Bunun yaninda, cocuklara, fiziksel bir baski kurmus veya cinsel istismar etmis ya da cocugun bir sikayeti uzerine, devlet o cocugu yasi kac olursa olsun ailenin elinden alabilir.

Butun mesela; nasil bir degere sahip olursa olsun, bir kisinin birey bilinci almasi ve hak ve ozgurluklerin anlamini bilmesi ve olan mudaheleleri hukuka tasiyabilmesidir.

Bu temel de bakinca, gercekci olarak kac somalili kizin bu duzey bir zihniyete erisebilecegi dusunulebilir?

Iste gelismis ulkelerdeki bu celiski, devletin herkesi birey olarak degerlendirmesi ve olamayanlar icin bir mudahele de bulunmamasidir. Cunku bu mudahele baslangici devleti askeri bir zihniyete, toplumu tek yone yonlendirme zorlamasina ve hak ve ozgurluklerin bu temelde kisitlanmasina yonelimdir, yani devletin ideoloji kullanmasidir ki, bu bireyin hak ve ozgurluklerine terstir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ugorur 07-12-2009 19:30

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267512)
Arkadaşlar,

şu ''bir sonraki adım şu olursa ne yapacağız'' argümanı bence çok tehlikeli. Bu argümanla her türlü insan hakkı sınırlandırılır, hasır-altı edilir.

''Bir sonraki adımda'' ne talep edecekleri tartışmasını bir yana bırakarak, makul olan sınırın nerede çekilmesi gerektiğine karar vermeliyiz.

Söylediğim gibi hayal ettiğimiz ''ideal toplum'' nasıl olur, değil soru. Soru, hukuki yaptırımlarla müdahale etme sınırını nerede çizmeliyiz.

örneğin:
- Erkek çocukların sünnetini yasaklamak istiyor muyuz? 18 yaşına geldiklerinde karar versinler diye.
(Bence mesela bu, başörtüsü meselesine nazaran daha haklı bir yasak olur.)

- Çocukların babalarıyla ramazanda camiye teravihe götürülmesini yasaklamak istiyor muyuz?
(Bence mesela burada sınırı aşmış oluruz.)


saygılarımla

Sayın ulpian

Bir sonraki aşamayı düşünmek gerektiği için sınır koyulmalı. Bizim ülkemizde bu işe konan bir sınır yok. Ne yapılırsa ihlal olur ne yapılırsa özgürlük olur sorularına cevap vermeden önce serbesiyet vermek çok tehlikelidir.

Demokrasinin bile bir sınırı olmalı. Bazı konularda %90 istese bile engelleme konmalıdır. Ama bu sınırları nasıl belirleyeceğimiz ve neler olacağı burda önem arz ediyor.

Saygılarımla
Umurcan Görür

güneşinzaptıyakın 07-12-2009 19:37

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267512)
...............................

''Bir sonraki adımda'' ne talep edecekleri tartışmasını bir yana bırakarak, makul olan sınırın nerede çekilmesi gerektiğine karar vermeliyiz.

Söylediğim gibi hayal ettiğimiz ''ideal toplum'' nasıl olur, değil soru. Soru, hukuki yaptırımlarla müdahale etme sınırını nerede çizmeliyiz.

.................................

Sorun iki şekilde var olmaktadır bu noktada, bireyin hakları ve toplumun hakları. Bireyin hakları olarak tabii ki ebeveyninin kendi görüşüne göre yetiştirmek istediği bir çocuk algılamak gerekir, iradi yetişkinliğe ulaşmamış her bir çocuk ancak ebeveyninin isteği ile şekillenir ve hakkı olur, klasik anayasal ve hukuksal hakları dışında elbette. Doğaş olarakta bir sonraki istek olarak algılanan şey aslında ebeveynin bir sonraki adımda isteyeceği olur doğal olarak, çocuğun istençleri (temel istekler haricinde) tamamen ebeveyn tarafından belirlenirken kendi Dünya algılaşıyışına göre şekillendirir, doğal olarak 12-14 yaş aralığında evlenme isteğide ebeveynin kendi algılayışı ve siyasi görüşü ile hayat bulur, keza istenç burda Dinsel özgürlük olarak teamül eder, aslında arka planda bir doğma'nın istekleri vardır, ebeveynde aslında içinde bulunduğu toplumla birlikte hareket eder, doğal olarak görünen eylem aynı zamanda bir dinsel toplum iradesinide yansıtır bizlere. Bu yüzden de tek başına bir hak özgürlüğü değildir, tüm toplumlarda çocuklar ortak gelecek olarak algılanır, o yüzden çağdaş devletlerde çocukları ebeveynlerinden bile koruyan kurumlar oluşturulur. Çocuğuna baskı uygulayan ebeveynlerin elinden alınır çocuklar ve koruma altında toplum adına yetiştirilir. İstenç her durumda ebeveynin istencidir, bir istence göz yumum diğerine yummamak ne kadar doğrudur? Unutmayalım toplumsal çıkarlardan bahsediyoruz, geçtiğimiz yıllarda Avusturya da bir faşist parti kazandı ve hükümete girmeye hak kazandı ama Ab baskısı ile o partiye kapatma davası açıldı. Siyaset derken çizilen sınırlar nerde başlar için bence güzel bir örnektir bu yaşanan. Bir onraki adım sendromunu toplum yararına düşüdürken sınır nerde çizilir sorusuna bu konuda en güzel yanıt 18 dir bence. Fikri ve hukuki sorumluluk sahibi bir yetişkin olarak sitediğini yapsın. Tekrarlıyorum; burda çocuğun değil aslında ebeveynlerinin ve içinde bulundukları kitlenin haklarını tartışıyoruz alt satırlarda. İşin içine bir örgütlü kitle giriyorsa çözümde ona göre olmalıdır bence.

Çellist 07-12-2009 19:43

Bence,

Alıntı:

- Erkek çocukların sünnetini yasaklamak istiyor muyuz? 18 yaşına geldiklerinde karar versinler diye.
(Bence mesela bu, başörtüsü meselesine nazaran daha haklı bir yasak olur.)
Kesinlikle doğru bir hüküm. Sünnet yasaklanmalı; çocuk hakları ihlalidir. Bir erkek sünnet olmak istiyorsa 20 yaşından itibaren sünnet olabilmelidir. Kadınlara böyle bir hak verilemez çünki sakat kalmak istemek bir hak değildir. Kadın ve erkek sünnetleri apayrı cerrahi müdahalelerdir. Kadın sünneti penisin kesilip alınması ile aynı şiddette bir operasyondur.

Alıntı:

Çocukların babalarıyla ramazanda camiye teravihe götürülmesini yasaklamak istiyor muyuz?
(Bence mesela burada sınırı aşmış oluruz.)
Asla! Teravihi geçelim, babalar çocuklarını zorla bayram namazına bile götürebilmeli -sabahın körü ya, o yüzden "Bile" vurgusunu yaptım. Baba otoritesi bir yaşa kadar o çocuğa fiziksel bir zarar vermediği sürece sonuna kadar haklı ve var olması gereken bir otoritedir.-

Ama kız çocuklarının namus bahanesi ile dövülme ve hatta işkencelerle katledilme olasılığı altında yaşaması yasaklanılması gereken ve ağır yaptırımları da olması gereken bir durumdur.

1) Laik bir hayat sürme zorunluluğu 21 yaşına kadar geçerli olmalı. Babanın bayram namazı zorbalığı bunun dışındadır. :)

2) Bu sitedeki gibi dinin tartışıldığı ulusal ölçekte bir TV kanalı ve ulusal ölçekte basılıp dağıtılan bir gazete var olmalı.

3) Kurumsal (Devletin ya da özel kurumların verdiği) din eğitimi yasaklanmalı.

4) Kamu -devlet ya da özel- hizmetinde görevli insanlar görevlerini dini gerekçelerle aksatıyorsa veya görevlerini dini gerekçelerle fesata uğratıyorlarsa meslekten men edilmeliler -bkz Ergenekon davası, bkz memur atamaları, bkz erkek hastalara iğne yapmayı reddeden tesettürlü doktor hanımlar-.

Bu dört madde uygulandığında kim ne giyiyorsa giysin. Hakim Hanım bile burka mı giymek istemiş; giysin... Bundan böyle herkes insan haklarını ihlal etmedikçe istediğini yapsın.

frodo 07-12-2009 19:47

C.Sagan'ın aktardığı bir olayı hatırladım nedense. ABD'de bir öğrenci (orta öğretim düzeyinde) okula diğer dinlerle ilgili çirkin sloganları içeren t-shirtlerle geliyor. Okul idaresi öğrenciye disiplin cezası uyguluyor. Öğrenci ve ailesi okulun uygulamasını mahkemeye taşıyor. Uyanık bir avukat bulan aile konunun "inanç özgürlüğü" olduğunu ve okul idaresinin anayasal hak olan inanç özgürlüğünü kısıtladığını bu nedenle öğrenciye verilen cezanın haksız olduğunu savunarak davayı kazanıyor.

Şimdi 12 yaşında bir çocuğun dinsel bir sembolle anayasal bir hak olan eğitim alma hakkını kullanarak bayrak yapılması ilginç olacak.

Peki yarın bu öğrencilerin diğer inançları aşağılayıcı t-shirtle okumak istemeleri durumunda ne olacak ? Yine inanç özgürlüğü çerçevesinde mi bakılacak ?

ulpian 07-12-2009 19:50

sayın Çellist,

doğrusu hiç beklemezdim bunu, itiraf ediyorum. :)

Ama büyük ölçüde aynı düşünüyoruz gibi. 1. ve 4. maddenin somut ayrıntılarında bazı ayrılıklarımız olabilir bence, fakat genel anlamda aynı şeyleri ve aynı ''sınırları'' savunuyoruz.

saygılarımla

ulpian 07-12-2009 19:54

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267522)

Peki yarın bu öğrencilerin diğer inançları aşağılayıcı t-shirtle okumak istemeleri durumunda ne olacak ? Yine inanç özgürlüğü çerçevesinde mi bakılacak ?

Bence sevgili frodo, aslında ''inanç özgürlüğü'' de ''fikir özgürlüğü ve hayatını kendi fikirleri doğrultusunda şekillendirme özgürlüğü'' kapsamında ele alınmalı. Yani bugün Batı hukuk sistemlerinde bile olduğu gibi, inanç özgürlüğünün diğer özgürlüklere nazaran bir ayrıcalığı, daha fazla ehemmiyeti olmamalı (ama daha az da olmamalı).

Somut örneğine gelince. ''Aşağılama''dan kastın, hakaret içerikli yazılar ise, elbette yasaklanmalı.

Fakat bunun haricinde hiçbir şekilde kısıtlanmamalı. Herkes okuluna başörtüsüyle de, haç kolyesiyle de, ''Tanrı yoktur'', ''Dinler masaldır.'' gibi t-şörtlerle de gidebilmeli.

saygılarımla

eylemsel 10-01-2010 22:18

Türkiye koşullarında bahsedilen özgürlüklerin aslında laik kesim açısından tehlikeli olduğu kanaatindeyim.

Sizlerin bahsettiği şekilde dinsel inanış özgürlüklerinin olmadığı ortadadır

Devletin bütün kurumlarında yoğun bir şekilde dincileşme eğilimi varken,karşılıklı özgürlük boyutuyla ilişkilerin yaşanacağını düşünmek hayalden öte bir anlam taşımıyor.
Olması gerekenden bahsediyorsunuz ama gerçekler hiç de öyle değil
.
Ebeveynlerin belli bir yaş sınırına kadar-farklı yaş aralığı söylediği için belirtmiyorum-çocuklarını pek çok açıdan yönlendirmesi haklı bulamayız.

Çocuklar anne-babalarının özel mülkü değildir;bu nedenlede yönlendirme
yapmaları kabul edilemez.

Çekirdekten yetiştirip şekillendirdikten sonra belli bir yaşa geldiginde şunu-bunu seç demek,objektiflik taşımaz.

güneşinzaptıyakın 11-01-2010 12:20

Alıntı:

eylemsel´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 279459)
...............Ebeveynlerin belli bir yaş sınırına kadar-farklı yaş aralığı söylediği için belirtmiyorum-çocuklarını pek çok açıdan yönlendirmesi haklı bulamayız.

Çocuklar anne-babalarının özel mülkü değildir;bu nedenlede yönlendirme
yapmaları kabul edilemez.

Çekirdekten yetiştirip şekillendirdikten sonra belli bir yaşa geldiginde şunu-bunu seç demek,objektiflik taşımaz.

Bu sorun geçmişte bir çok toplum yapılandırılması projesinde ele alınıp pratikte denendi, zaten mevcut toplum yapısında yapılanda budur, çocuğu toplum ve aile adına şekillendirmek. Mevcut yaşadığımız sistemde bu okul ve aile tarafından belirlenen dış aktivitelerle yapılıyor, yaşadığımız ülkeden örneklersek eğer, çocuk zorunlu sünni din eğitimi okuyor, mahalle baskısı ile din ve temsil ettiği değerler vasıtası ile ahlak vb. öğreniyor (öğrenilen çoğunlukla yüzeysel ve primatif bilgiler olsada en büyük etken oluyor çoğunlukla bireyin yaşamında), aile ise meşrebine göre bir din ve ahlak eğitimi veriyor, geriye ise sadece çocuğun bunları özümseyip karakterine uygun bir toplumun beklediği türde bir birey olması kalıyor...

Toplum çocuk üzerinde hak sahibidir, bu durum en ilkel kabilelerden gene en gelişmiş toplumlara kadar böyledir. Fakat geçmişte yaşadığımız deneyimler bize öğretmiştir ki çocuk ebeveyn olmadan eğitilimez, eski deneyimler bize anne-baba olmadan yetiştirilen çocukların travmatik bir yaşam sürdüklerini göstermiştir. Yukarda örneklediğim gibi günümüzde yaşanan yetiştirme yöntemi sağlıksız olsada şu an için en geçerli yöntemdir, bizlerin yapması gereken bu yöntemi daha sağlıklı ve laik hale getirmek olmalıdır. Aile elbet çocuk üzerinde söz sahibidir, her ebeveyn çocuğunu istediği noktada görmek ister ama toplumda oluşturduğu kurumlar ve kanunlar vasıtasıyla bunu denetler ve yönetir...

Yigit 12-01-2010 00:47

Sen kız çocuğunu doğduğu günden itibaren böyle yetiştirirsen, çevresindeki herkes türban takıyorsa, saçının bir telini bile görürlerse cehenneme gider yanarsın derlerse tabikide çocuk takmak ister.Birde aile baskısı durumu var o da işin asıl boyutu.

Diyeceğim odur ki burda suçlu kız değil toplumdur ve okula girişin serbest olması gerekir çünkü eğer giremesse tamemen örümcek kafalı diyebileceğimiz tiplerden olup kendi toplumdan ayıklayarak tarikatlara girebilir.

evrensel-insan 12-01-2010 01:26

Saygideger arkadaslar;

Bireysel hak ve ozgurluklerin, en onemli iki ilkesi vardir; birincisi antiayrimcilik, ikincisi mudahele.

Bir kisi istedigi gibi giyinebilir, bu onun bireysel hakkidir. Ama; ozgurlugu, baskalarini da bu turlu giyime zorladigi yerde biter. Yani bireysel hak ve ozgurlukler, toplumlar ici karsilikli kutuplasan hak ve ozgurluk savasina donusemez. Dolayisiyle, burada dikkat edilmesi gereken konu; devletin iki yonlu gorevidir, hem bireye istedigi gibi giyinme hakki verir; hem de bireyin baska bir bireyin giyim hakkina tecavuzde ozgurlugune izin vermez.

Bunun icinde sivil kurum ve kuruluslar, bu duruma dusmus bir bireyi; hem savunurlar, hem de ona her turlu hukuki yol ve yontemi gosterirler ve uygulamasini saglarlar.

Sonucta kilit nokta; bireyin giyim hakkinin, ozgurlugu; baska bir bireyin giyim hakki ozgurlugu siniridir. Hic bir zaman hak ve ozgurlukler, politikanin aleti olamaz. Bu devletin sivil kurum ve kuruluslarinin gorevidir. Hangi ideolojik gorus iktidara gelirse gelsin, bu hak ve ozgurluklerin sivil kurum eliyle korunmasi degismez.

Devlet, o yuzden hukumet olarak boyle bir gorevi ustlenmez ve hak ve ozgurlukler toplumsal mucadelesine hem politik, hem sosyal olarak ta izin vermez.

Sonucta yetiskin olmayan cocuklarin bilinc duzeylerinin yukselmesi, kendilerini bir birey olarak yaslari kac olursa olsun, ortaya koymalarina yol acacaktir. Bu da, misal olarak; bir cocugun kendisine secilen yasam ve giyim tarzina itirazi dogurmakla kalmayacak; evin disina da bu rahatsizlik yansiyacak ve boylece, devlet; o ailenin cocugu belirli bir yasama ZORLADIGI kanisina vararak; cocugun yetismesine el koyacaktir.

Iste cocuklarin bu gelisen birey bilinci, onlarin korkusuzca, kendi istek ve arzularini ve rahatsizliklarini dile getirme olanagi doguracak; eger anne baba bu konuda cocugu zorlama yonune giderse, bu rahatsizlik cocugun evi disindaki alanlarda fark edilecek ve konu hukuksak bir temele oturtularak; cocugun yetistirimini devlet uslenecek ve gerekirse cocugu ailenin yetistiriminden kurtaracaktir.

Gunumuzde, cocuga, ailesi tarafindan uygulanan fiziki siddet, cinsi su istismar, fark edildiginde veya sikayete tasindiginda, hukuk temelinde devlet devreye girer.

Sonucta birey bilincinin bir yasi yoktur. Kisinin yasi ne olursa olsun, kendi istemini ve rahatsizligini dile getirir. Ama; bilhassa ailelerin etiksel inanclarinda, devlet pasif kalmaktadir. Cunku buradaki aktiflik, aile yasamina bir mudaheledir, devlet bunu ancak; aile cocuga gereken yanasimi gostermiyorsa ve rahatsizlik ispatli ve hukuki ise, o zaman el koyar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın 12-01-2010 11:39

Evrensel insan; konu içinde daha öncede devlet kurmunun çocuklara ve konuya müdehale etmesi gerektiğini vurgulamıştın, verdiğin örnek güzel ve açık şekilde durumu özetliyor, evet tıpkı ebeveynlerin şiddet kullanması, istismar etmesi yada ihmal etmesi vb. bir çok nedenle devlet nasıl çocukları himaye altına alıyorsa bu ve benzeri durumlarda da devlet kurumları devreye girmelidir.

Çocuklar bir sonraki nesil olarak toplumun güvencesidirler, aileler kadar toplumda hak ve söz sahibidir, çocukların yetişkin ve saygın bir birey olmaları en başta toplum için faydalıdır, bu yüzden eğitim ve öğretim laik olmak zorundadır...

Psiko 12-01-2010 12:14

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267492)
Bir yandan ''kız çocuklarınızı da okula gönderin'' diye kapmanyalar yapmak, diğer yandan da yöre insanının dini vecibe olarak gördüğü olguları kısıtlamak da ayrı bir çelişki.

Hukuki yaptırım, kısıtlama ve yasaklamalarla aydınlık mücadelesi verilmez arkadaşlar.

saygılarımla

Sevgili ulpina ;

Pedofili
ve
Ateizm ve ahlak başlıklarında,
"Ebeveyn-Veli" lerin,
çocukların sorumluluklarında,
evlenecek çocuklar bahsinde,
ileri sürdüklerinle,
12 Yaşındaki bir çocuğun "Örtünme isteği"
ve
özgürlük arasında,
nasıl bir korelasyon görmektesin ?

Ebeveyn-veli bir çocuğu evlendireceği zaman özgür olamamalı iken,
12 yaşında bir çocuğun örtünmeme izin verin dediğini,
kendi aklı ve isteği ile mi söylediğini sanmaktasın ?
Bu dışardan bakılınca özgürlük gibi duran,
istek,
yine büyüklerden geliyor olmasın ?
"Hukuki yaptırım, kısıtlama ve yasaklamalarla aydınlık mücadelesi verilmez." Ulpian
dediğimiz şey,
iş evlenme-evlendirilmeye gelince olur,
başörtüsü takacağım dediğinde olmaz mı ?

faran 12-01-2010 14:16

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 279914)
Sevgili ulpina ;

Pedofili
ve
Ateizm ve ahlak başlıklarında,
"Ebeveyn-Veli" lerin,
çocukların sorumluluklarında,
evlenecek çocuklar bahsinde,
ileri sürdüklerinle,
12 Yaşındaki bir çocuğun "Örtünme isteği"
ve
özgürlük arasında,
nasıl bir korelasyon görmektesin ?

Ebeveyn-veli bir çocuğu evlendireceği zaman özgür olamamalı iken,
12 yaşında bir çocuğun örtünmeme izin verin dediğini,
kendi aklı ve isteği ile mi söylediğini sanmaktasın ?
Bu dışardan bakılınca özgürlük gibi duran,
istek,
yine büyüklerden geliyor olmasın ?
"Hukuki yaptırım, kısıtlama ve yasaklamalarla aydınlık mücadelesi verilmez." Ulpian
dediğimiz şey,
iş evlenme-evlendirilmeye gelince olur,
başörtüsü takacağım dediğinde olmaz mı ?


bugün kafir hollandada olsun diğer ülkeler olsun müslüman bir kız çocuğu okullara yani devletin okullarına başörtülü olarak dini inaç özgürlüğü olraka giriyor mu? giremiyormu? siz söyleyin. Vallahi derslerine girmektedir.

bugün kafir Amerika bir aday başkan, başkan seçildiğinde incile el basıp yemin edip görevine başlıyor mu? başlamıyor mu? Vallahi görevine incil basmadan senatoda başlayamıyor? bir de bizim ülkemize bakalım...

eylemsel 12-01-2010 21:04

saygıdeger güneşinzaptıyakın
Ailenin tasviye edilmesi gibi bir durumun gerçekleştirilen deneyimler sonucunda olumlu bir etki bırakmadığını tarihsel süreçtede görüyoruz.
Böyle bir durumdan yana olamayız.
Devlet bireye karşı sorumludur. modern bir yapı içinde ailenin insan hak ve özgürlükleri açısından ön plana geçip,bu hak ve özgürlükleri zedeleyici bir tutum içinde olması noktasında devletin müdahale etmesi gerekir.
12 yaşında bir kız ÇOCUĞUNUN kendi iredesiyle böyle bir karar alma noktasında bağımsız olduğunu söyleyemeyiz. Böyleyse devletin bu duruma müdahale etmesi gerekir.
Seçim yapma iradesi gösterilen yaşa kadar kimsenin dinsel simgeleriyle eğitim görmesi yada kamusal alanda bu simgeleri kullanması doğru bir tutum değildir.
sayın faran
Kafir Hollanda,Kafir Amerika bizi ilgilendirmiyor.Türkiyedeki uygulamalar böyle devam ederse yakında ayrı okullarda,hastanelerde ve toplu taşıma araçlarında cinsiyet ve ayrımcılığın olduğu bir topluma doğru yol alıyor olacağız.

güneşinzaptıyakın 12-01-2010 21:14

Eylemsel; yazdıklarını zaten ben yazdım, aile ancak bir kötü durum esnasından sonra tasviye edilebilir, kimsenin her hangi bir şey adına aileyi ve insanları durduk yere bedbaht etmeye hakkı yoktur. sanırım benim söylediklerimin altını çizmişsin teşekkürler...

eylemsel 12-01-2010 21:19

güneşinzaptıyakın
rica ederim

evrensel-insan 12-01-2010 22:34

Saygideger GUNESINZAPTIYAKIN ve eylemsel;

Devletin mudahelesinde, aile yetistirimi ve egitimi/ogretimi konusunda dikkat edilmesi gereken cok onemli bir durum var.

Iste gelismis ulkelerdeki bu celiski, devletin herkesi birey olarak degerlendirmesi ve olamayanlar icin bir mudahele de bulunmamasidir. Cunku bu mudahele baslangici devleti askeri bir zihniyete, toplumu tek yone yonlendirme zorlamasina ve hak ve ozgurluklerin bu temelde kisitlanmasina yonelimdir, yani devletin ideoloji kullanmasidir ki, bu bireyin hak ve ozgurluklerine terstir.-e.i. mesaj 15.

Saygilarimla;
evrensel-insan

eylemsel 12-01-2010 23:01

Saygıdeğer evrensel-insan
Devletin bireysel hak ve özgürlüklere müdahalesi,bir süre sonra devlet diktatörlüğüne götürebilir.
Bu noktada bahsettiginiz hak ve özgürlüklerin ihlalini doğurur.
şuan tartıştığımız konuda devletin müdahale etmesi doğru bir karardır.

basitrasin 13-01-2010 00:20

Herkese Selam.
Konu türbanlı kız çocuğu olunca, geçenlerde tanık olduğum bir olayı anlatmak istiyorum.
Bizim yan apartmanda oturan ailenin ilköğretime devam eden bir kızı vardı. 11-12 yaşlarında. Yolda falan görüyordum. Modern giyimli bir kızcağız. Bir gün yan apartmandan gelen kavga gürültü sesleriyle balkona fırladık. Yandaki apartman balkonunda kızcağız ağlıyor. Annesi babası bağırıyor. Olay anlaşıldı kızcağızın artık türbana girme zamanı gelmiş. Ancak o modern giyinmeye devam etmek istiyor. Türban takmak istemiyor. Annesi bir yandan, babası bir yandan kızlarını örtünmeye zorluyorlar.
Neyse lafı uzatmayalım. Birkaç gün sonra onu yolda gördüm. Başı eğik, başında türban. Yürüyordu. Ezilmiş, sindirilmiş halde.
Saygılarımla.

Yigit 13-01-2010 00:38

Alıntı:

basitrasin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 280160)
Herkese Selam.
Konu türbanlı kız çocuğu olunca, geçenlerde tanık olduğum bir olayı anlatmak istiyorum.
Bizim yan apartmanda oturan ailenin ilköğretime devam eden bir kızı vardı. 11-12 yaşlarında. Yolda falan görüyordum. Modern giyimli bir kızcağız. Bir gün yan apartmandan gelen kavga gürültü sesleriyle balkona fırladık. Yandaki apartman balkonunda kızcağız ağlıyor. Annesi babası bağırıyor. Olay anlaşıldı kızcağızın artık türbana girme zamanı gelmiş. Ancak o modern giyinmeye devam etmek istiyor. Türban takmak istemiyor. Annesi bir yandan, babası bir yandan kızlarını örtünmeye zorluyorlar.
Neyse lafı uzatmayalım. Birkaç gün sonra onu yolda gördüm. Başı eğik, başında türban. Yürüyordu. Ezilmiş, sindirilmiş halde.
Saygılarımla.

Aynı olay bizim apartmanda oturan arap ailenin kız çocuğuna oldu.10-11 yaşlarındaki bu kızı kapatmışlar ve herkese kız kapanmak istedi diyorlar hatta bununla böbürleniyorlar.Gerçekten yazık...

güneşinzaptıyakın 13-01-2010 10:30

Evrensel insan; devletin bireysel hak ve özgürlüklere müdehalesini değil, seninde örneklediğin ve benimde sık sık değindiğim, istismar-şiddet-sağlıksız şartlar vb. nedenlerle nasıl belli kurumlar duruma müdahale ediyorsa bu tip vakalarda da müdehale etmelidir, aksi yöndeki yaşamlarda olabilecek vakalar içinde geçerlidir benim görüşüm, tek yanlı bir davranış kalıbı olmamalıdır kanaatimce...

Çocuğun bir bilinci ve yetişkinlere özel davranış kalıplarına sahip olmayışı vb. yetilerinin gelişmemiş olması ve bu yüzden hayatını idame etmesi hususundan muaf tutulması konusunda hepimiz hem fikiriz. Sorun sınırın nerede çekileceği ve hangi kurumların nasıl ve ne şekilde bu tip vakalara müdehale edeceğidir kanaatimce...

evrensel-insan 13-01-2010 21:04

Saygideger GUNESINZAPTIYAKIN;

Sorun sınırın nerede çekileceği ve hangi kurumların nasıl ve ne şekilde bu tip vakalara müdehale edeceğidir kanaatimce...-GZY-

Toplum birey bilinciyle dogumundan itibaren bilinclendikce; bu siniri bireylerin kendi hak ve ozgurluklerini aramalari belirliyecek. Cunku devlet, bireyinden yukumlu ve sorumlu olacaktir.

Devletin bu sorumluluk ve yukumlulugunu birey disina cikarirsak, bu toplumsal bir icerik olur ki, bu da o zaman devletin yonlenmesini ideolojisini ve inancini getirir. Iste asil tehlike budur.

Iliski karsilikli devlet-birey iliskisi olarak kalmalidir. Ki burada bireyin yardimcisi ve yol gostericisi, gerektiginde devleti de karesisina alarak; sivil kurum ve kuruluslar olacaktir.

Bunlarin bir uzmanlik alani olmasinin yaninda faaliyetlerini devlet eliyle surdurmeleri ve bireylere yardimlarini ucretsiz yerine getirmeleri de elzemdir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın 13-01-2010 22:00

Evrensel insan ben mevcut sistemden bahsediyorum, ileride olabilme ihtimali olan bir toplumdan değil, mevcut sistemi nasıl daha iyi ve işler hale getirebiliriz hakkında şahsi fikirlerim sadece, geçmiş pratikten yola çıkarak şahsi tespitlerim üzerine yorumlarım...


Yani istismar edilen bu konudaki çocuk benzeri olaylarda kriter ne olmalıdır? sınır nerede başlamalıdır yada bitmelidir? devre dışı bırakılan ebeveynlerin yerine yaklaşık değerlerde bile olsa ne konulabilir? toplumsal rehabilitasyon nasıl olmalıdır vb. soruların yanı sıra, ebeveyn hakları nerede başlar ve biter, toplumun hakları keza aynı şekilde nasıl olmalıdır vb. sorularla şimdiki sistemin daha işler hale gelebileceğini düşünüyorum...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:11 .